INVERTED PAPILLOMA AND ITS SURGICAL MANAGEMENT

Benzer belgeler
İnverted Papillomada Cerrahi Tedavi Yaklaşımları

Paranazal Sinüslerde İnverted Papillom Zemininde Gelişmiş Bilateral Yassı Hücreli Karsinomun Bilateral Lateral Rinotomi Yaklaşımı ile Tedavisi

Inverted Papillomda Medial Maksillektomi Yaklaşımı Medial Maxillectomy Approach In Inverted Papilloma

İki taraflı frontal sinüs kaynaklı inverted papillom

Otolarengoloji. Sinonazal Papillomlar: Histolojik Tipler ve Tedavi Sonuçlar m z. Türk. Arflivi

İNVERTED PAPİLLOMLU OLGULARDA KLİNİK TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMIMIZ

Sinonazal inverted papillomlara yaklafl m m z

Nazal septum kaynakl inverted papilloma: Olgu sunumu

İnverted papillomlu olgularda endonazal endoskopik ve kombine yaklaşım sonuçları

Inverted Papillomlu Olgulara Yaklaşım ve Sonuçlarımız The Management and Results of Cases with Inverted Papilloma

MAKSİLLER SİNÜS KİTLELERİNE YAKLAŞIM

Nazal Atriyum ve Alt Konka Kaynaklı Inverted Papilloma

Sinonazal inverted papillom: Tek merkeze ait 38 olgunun değerlendirilmesi

Nazal Septumda Dev Pleomorfik Adenom: Bir Vaka Sunumu Huge Pleomorphic Adenoma in the Nasal Septum ; A Case Report Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları

Sinonazal İnverted Papillom; Tedavi Yöntemleri ve Klinik Sonuçları


Nazal obstrüksiyonlu çocuklarda nazal endoskopi kullanýmý

Maksiller Sinüs Piyoseli: İki Olgu Sunumu

İNTRANAZAL ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ'DE UZUN DÖNEM SONUÇLARI VE BAŞARISIZLIK NEDENLERİ

FONKSİYONEL ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ SONUÇLARIMIZ

Giriş Güncel cerrahide tanı ve tedavi planlamalarında ultrasonografinin önemli bir yeri bulunmaktadır. Ultrasonografinin cerrah tarafından gerçekleşti

Nazal Polipler Editör / Prof. Dr. Fikret leri 23 Yazar kat l m yla 16.5 x 23.5 cm, X+142 Sayfa 54 Resim, 9 fiekil, 1 Tablo ISBN

NAZAL KİTLELER SALİH BAKIR KBB NOTLARI

FRONTOETMOİD MUKOSELLERDE ENDOSKOPİK YAKLAŞIM (+)

Aydın Bora 1, Adem Yokuş 1, Alpaslan Yavuz 1, Cihat Kaya 1, Suat Orak 1, Mehmet Deniz Bulut 1, Gülay Bulut 1. Abstract.

Dr. Mehmet Seçer,* Dr. Nilay Taş,** Dr. İsmail Ulusal*

KRONİK SİNÜZİTLİ HASTALARDA RADYOLOJİK ve CERRAHİ BULGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI

(RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU ÖZET

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

DİLDE EPİDERMOİD KANSERLERDE YAŞ, CİNSİYET, SİGARA VE ALKOL KULLANIMININ PROGNOZA ETKİLERİ

Küçük hücreli dýþý akciðer kanserli olgularda preoperatif - postoperatif taný uyumluluk oranlarýnýn karþýlaþtýrýlmasý

PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ

Paranazal Sinüs Anatomik Varyasyonlarının Bilgisayarlı Tomografi ile Analizi

Tiroid Papiller Kanserde Güncel Kanıtlar ve Gerçekler. Kılavuzlara göre Ameliyat Stratejisi Değişti mi?

Akciðer kanseri tanýsý alan olgularýmýzýn Retrospektif deðerlendirilmesi

Türk Toplumunda Etmoid Çatı ve Kafa Tabanı Analizi

24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ

Unilateral konka büllozanin alt konka üzerine etkisi: CT değerlendirmesi

FONKSİYONEL ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ UYGULANAN HASTALARDA KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR

NAZAL OBSTRÜKSİYON DR H HAKAN COŞKUN

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

ENDOSKOPİK CERRAHİ YÖNTEMLE KONKA BÜLLOZANIN TEDAVİSİ

Nazal kavite ve osteomeatal kompleks anatomik varyasyonları. Anatomic variations of nasal cavity and osteomeatal complex

ANTRAL EKTOPİK DİŞ ECTOPIC TOOTH IN MAXILLARY SINUS ANTRUM Rinoloji

Rinosinüzitler Editör / Prof. Dr. Atilla Tekat 30 Yazar kat l m yla 16.5 x 23.5 cm, X+182 Sayfa 163 Resim, 9 fiekil, 16 Tablo ISBN

GATA Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi'ne yýllarý arasýnda viral hepatit nedenli yatýþlarýn sýklýðý ve daðýlýmý

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Özet. Abstract. Giriş. Olgu Sunumu. Başvuru: Kabul: Yayın:

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

Kemoterapi alan hastalarýn sosyodemografik ve tanýsal özellikleri

THE ETIOLOGICAL ROLE OF SMOKING IN HEAD AND NECK TUMORS

Çocukluk çaðý baþ aðrýlarýnýn prospektif deðerlendirilmesi

Unilateral Choanal Atresia Diagnosed During Operation: Case Report. [Peroperatif Tanı Konulan Unilateral Koanal Atrezi: Olgu Sunumu]

KANITLARIN KATEGORİSİ

KOMPLİKASYONU: FRONTAL SİNÜS MUKOSELİ FRONTAL SINUS MUCOCELE FORMATION AS A LATE COMPLICATION OF TRANSCRANIAL PITUITARY SURGERY Rinoloji

Lokalizasyon çalışmalarının şüpheli olduğu primer hiperparatiroidi olgularında 99 Tc-MIBI intraoperatif gama-prob kullanımı: Kohort değerlendirme

ÇOCUKLARDA ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ: 10 YILLIK TECRÜBEMİZ

FRONTAL SİNÜS KOLESTEATOMU

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr.

KOANAYA ULAŞAN İZOLE NAZAL POLİPLİ OLGULARDA KLİNİK DENEYİMİMİZ

MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI ÖZET

Paranazal Sinüs Osteomları

Tiroidektomi Sonrası Hipokalsemi Gelişiminde İnsidental Paratiroidektominin, Hastaya Ait Özelliklerin ve Cerrahi Yöntemin Etkilerinin İncelenmesi

DERÝN BOYUN ENFEKSÝYONLARI: 50 VAKANIN SONUÇLARI. Deep Neck Infections: Results of 50 Cases

LARENKS KANSERİ OLGULARIMIZIN RETROSPEKTİF ANALİZİ

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ

Burunda Dev Yabancı Cisim: Rinolit

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK EĞİTİM PROGRAMLARI. KBB-007 KBB Ab.D. Burun ve Paranazal Sinüs Hastalıkları Teorik Dersleri

Genç Olgularda Görülen Retina Dekolmanýnda Uygulanan Konvansiyonel Dekolman Cerrahisinin Anatomik ve Fonksiyonel Sonuçlarý

Endoskopik Cerrahinin Nazal Polipozis, Kronik Sinüzit ve Rinojenik Baş Ağrılı Hastalardaki Uzun Dönem Sonuçlarının Karşılaştırılması

LAPAROSKOPİK SURRENALEKTOMİ DENEYİMLERİMİZ

Otolarengoloji. Endoskopik Sinüs Cerrahisi Sonuçlar m z. Girifl. Türk. Arflivi. S. Ceylan, U. Köro lu, M.F. Yaz c, G. Güvener, B. Serin, F.

Dev konka bülloza piyoseli

NAZAL HAMARTOM i OLGU SUNUMU NASAL HAMARTOMA. İbrahim ÇUKUROVA Aytekin YAZ Murat GÜMÜŞSOY Gül Caner MERCAN Ümit BAYOL Orhan Gazi YİĞİTBAŞI

Rinosinüzit burun boþluðu ve sinüsleri döþeyen müköz

Küçük hücreli dýþý akciðer kanserinde cilt metastazý: Beþ olgu sunumu ve literatürün gözden geçirilmesi

Üst Karýn Cerrahisinde Postoperatif Solunumsal Komplikasyon Riskinin Preoperatif Parametrelerle Ýliþkisi

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği

Tek taraflı endoskopik sinüs cerrahisi yapılan hastaların değerlendirilmesi

Aðrý tanýsý klinik olarak, DITI ile konulabilir

Endoskopik Nazal Polipozis Cerrahisinde Mikrodebrider ve Komplikasyonlar

YÖNTEMİ İLE TEDAVİLERİ

TAVŞANLARDA MAKSİLLER SİNÜS MUKOZASININ REJENERASYONU

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon

ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ SONUÇLARIMIZ

SUBMANDİBULER TÜKRÜK BEZİ BÜYÜMELERİNDE BENİGN MİXED TÜMÖR ORANI

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Kliniği, Antalya

ENDOSKOPİK ENDONAZAL DAKRİOSİSTORİNOSTOMİ SONUÇLARIMIZ

Vaka Eşliğinde Güncel Pratik Yaklaşım: Oligometastatik Meme Kanserine Yaklaşım. Prof. Dr. Feyyaz ÖZDEMİR K.T.Ü Tıbbi Onkoloji B.D.

Paranazal sinüs mukosellerinin göz komplikasyonları

Transkript:

INVERTED PAPILLOMA AND ITS SURGICAL MANAGEMENT Dr. Ahmet Ömer ÝKÝZ* Dr. Semih SÜTAY* Dr. Tamer Kemal EDAÐ* Dr. EnisAlpin GÜNERÝ* ÖZET Ýnverted papillom nedeniyle 10 hasta opere edilerek 2 sine intranazal eksizyon, 4 üne medial maksillektomi, 4 üne ise endoskopik cerrahi uygulanmýþtýr. Ýntranazal eksizyon ve endoskopik cerrahi yapýlan gruplarda birer olguda olmak üzere toplam 2 hastada 3 rekürrens görülmüþtür. Ýntranazal eksizyon sonrasý rekürrens görülen olguya kurtarma cerrahisi olarak orta konkayý koruyan inferior medial maksillektomi yapýlmýþ ancak bu operasyon sonrasý tekrar rekürrens geliþmesi üzerine revizyon cerrahisinde orta konka alýnmýþtýr. Endoskopik cerrahi sonrasý gözlenen rekürrens ise ikinci endoskopik cerrahi sonrasý kontrol altýndadýr. Kanýmýzca inverted papillomda endoskopik cerrahi lateral nazal duvar ile sýnýrlý tümörler için uygun bir alternatif teþkil etmedir ancak maksiller sinusun medial duvarý dýþýndaki uzanýmlar, orbita uzanýmý, malignite varlýðý ve izleme gelemeyecek olgularda standart yöntem olan medial maksillektomi tercih edilmelidir. Anahtar Sözcükler: Ýnverted papillom, medial maksillektomi, endoskopik cerrahi, rekürrens SUMMARY Ten patients were operated for inverted papilloma and surgical procedures were intranasal excision in 2, medial maxillectomy in 4 and endoscopic surgery in 4 patients. Two patients, one in the intranasal excision group and the other in the endoscopic group, had a total of 3 recurrences. Inferior medial maxillectomy was performed with preservation of the middle turbinate for the recurrence encountered after intranasal surgery, but as a second recurrence also occured, middle turbinate was excised in a second revision surgery. The recurrence seen after endoscopic surgery was controlled with a second endoscopic surgery. In our opinion endoscopic surgery constitutes a suitable alternative for inverted papillomas limited to the lateral nasal wall but extensions into the maxillary sinus other than its medial wall, orbital extensions, presence of malignancy and patients who are poor candidates for follow-up should undergo standart medial maxillectomy. Key Words: Inverted papilloma, medial maxillectomy, endoscopic surgery, recurrence *Dokuz Eylül Üniversitesi Týp Fakültesi Kulak Burun Boðaz Anabilim Dalý - ÝZMÝR Çalýþmanýn Yapýldýðý Klinik(ler) : Dokuz Eylül Týp Fak. Hast. KBB Kliniði Çalýþmanýn Dergiye Ulaþtýðý Tarih : 15.06.2001 Çalýþmanýn Basýma Kabul Edildiði Tarih : 22.08.2001 Yazýþma Adresi : Dr. Ahmet Ömer ÝKÝZ, Dokuz Eylül Üniversitesi Týp Fakültesi KBB Anabilim Dalý 35340 Ýnciraltý-ÝZMÝR e-posta: ahmet.ikiz@deu.edu.tr 134

GÝRÝÞ Burun içini döþeyen ektodermal kökenli mukoza, Schneiderian membran olarak bilinir. Bu mukozadan köken alan papillomlar tüm sinonazal tümörlerin %0.4-4.7 sini oluþtururlar. Fungiform, inverted ve silendirik olmak üzere 3 tipleri vardýr. Fungiform tip daha çok septumdan köken alýrken, diðer iki tip lateral nazal duvar kaynaklýdýr. Inverted papillom (ÝP) sinonazal papillomlarýn %47 sini oluþturur ve hiperplastik epitelin stroma içine doðru prolifere olmasý ile karakterizedir (7,16). Basý sonucu yaptýðý kemik destrüksiyonu nedeniyle lokal agresif seyri, tam olmayan rezeksiyonlar sonrasý yüksek rekürrens oraný ve malignite ile birlikte bulunabilmesi ÝP nin bilinen özellikleridir. Literatürde farklý cerrahiler sonrasý rekürrens oraný %10 ile 76 arasýnda bildirilmektedir (10,16). Klasik intranazal giriþimlerin çoðunlukla rezidüel tümör býrakýlmasýna sebep olarak yüksek oranda rekürrensle sonuçlanmasý nedeniyle lateral nazal duvar ile tümörün bir bütün olarak çýkarýldýðý medial maksillektomi tedavide standart cerrahi yöntem olmuþtur (10). Bu yöntem dýþýnda nazal kavitede saðladýðý görüþ üstünlüðü ve geniþleyen endikasyon sýnýrlarý ile son zamanlarda endoskopik cerrahi de bu hastalýðýn tedavisinde artan oranda kullanýlmaya baþlamýþtýr (3,14,15,17). Günümüzde medial maksillektomi, ÝP tedavisinde uzun yýllar boyunca baþarýsý kanýtlanmýþ ve çeþitli tedavi metodlarýnýn sonuçlarýnýn karþýlaþtýrýlmasýnda referans olarak kullanýlan altýn standart tedavi yöntemi olmaya devam etmesine karþýn (10,16), uygun olgularda endoskopik cerrahi ile de baþarýlý sonuçlar alýndýðý ve daha az morbidite yaratýldýðýný bildiren yayýnlar da mevcuttur (3,14,15,17). Çalýþmamýzda son 15 yýlda kliniðimizde ÝP tanýsý ile opere edilen olgular retrospektif olarak incelenerek farklý cerrahi yöntemler ile elde edilen sonuçlar ve rekürrens gözlenen olgulardaki olasý nedenler araþtýrýlmýþ; cerrahi tedavilerin seçiminde yol gösterici olabilecek kriterler irdelenmiþtir. YÖNTEM VE GEREÇLER Anabilim dalýmýzda 1.1.1985-31.12.2000 tarihleri arasýnda ÝP tanýsý ile cerrahi tedavi gören 10 olgunun dosyalarý retrospektif olarak incelenmiþtir. Olgularýn yaþ ortalamasý 54.4 (46-61) olup, 9 u (%90) erkek, 1 i (%10) kadýndýr. ÝP 6 hastada sol, 3 hastada sað tarafta olmak üzere toplam 9 hastada unilateral, bir hastada ise bilateral lokalizasyonlu olarak saptanmýþtýr. Hastalarýn baþvuru semptomlarý ve bunlarýn süreleri, önceki operasyonlarý, fizik muayene bulgularý, kullanýlan görüntüleme teknikleri, operasyon tipleri ve özellikleri, histopatolojik tanýlarý, izlem süreleri ve rekürrens görülen olgularda rekürrenslerin görüldüðü yerler ve yapýlan kurtarma cerrahilerinin özellikleri kaydedilerek deðerlendirmeye alýnmýþtýr. BULGULAR Hastalarýn semptomlarýnýn tanýdan 2 ay ile 37 yýl (ortalama 10.9 yýl) öncesine kadar uzandýðý ve burun týkanýklýðý yakýnmasýnýn tüm hastalar için ortak olduðu saptanmýþtýr. Baþvuru esnasýndaki semptomlar sýklýk sýrasýna göre Tablo da görülmektedir. TABLO : Baþvuru semptomlarý Semptom Hasta sayýsý (Yüzde) Burun týkanýklýðý 10 (%100) Kötü kokulu burun akýntýsý 6 (%60) Koku alma azlýðý 5 (%50) Yüz aðrýsý 3 (%30) Epistaksis 2 (%20) Hastalarýn özgeçmiþlerinde 5 ine ÝP tanýsý öncesi 2-8 kez (ortalama 4.6) nazal polipektomi yapýldýðý ve tanýnýn son polipektomi materyalinin parafin kesitlerinde konulduðu, kliniðimiz dýþýnda yapýlan bu cerrahilerde hastalarýn üçüne daha önceki operasyonlarýnda histopatolojik inceleme yapýlmadýðý; daha önce cerrahi geçirmeyen 5 olgudan 2 sinin polipektomi ve Caldwell-Luc (CWL) operasyonu, birinin ise endoskopik cerrahi materyalinin parafin kesitlerinden taný aldýðý, iki hastada ise endoskopik cerrahi esnasýndaki frozen çalýþma sonucu ÝP tanýsý konduðu ve bu tanýnýn daha sonra parafin kesitlerde de doðrulandýðý saptanmýþtýr. Hastalarýn fizik muayenelerinde saptanan poliplerin, 5 hastada orta meatusta, 4 hastada tüm nazal kaviteyi dolduran tek taraflý, 1 hastada ise bilateral yerleþimli olduklarý saptanmýþtýr. Üç hastada polipoid kitlelerin frajil özellikte olduðu dikkati çekmiþtir. Görüntüleme yöntemi olarak çalýþmanýn baþlangýç dönemindeki bir hastada yalnýz konvansiyonel radyolojik inceleme yapýlmýþ olup, diðer hastalarýn tümüne aksiyel ve koronal planda bilgisayarlý tomografi (BT) incelemesi yapýlmýþtýr. Biyopsi sonucu ÝP+karsinoma insitu olarak bildirilen bir hastada ise BT ye ek olarak manyetik rezonans görüntülemesi (MRG) de yapýlmýþtýr. Primer cerrahi tedavi olarak 2 hastaya intranazal eksizyon ve CWL, 4 hastaya medial maksillektomi ve 4 hastaya da endoskopik sinus cerrahisi uygulanmýþtýr. Histopatolojik taný 9 hastada ÝP, 1 hastada ise ÝP+karsinoma in situ olarak bildirilmiþtir. Post-operatif izlem süreleri konvansiyonel cerrahi uygulanan hastalarda 1-10 yýl (ortalama 5.7 yýl); endoskopik cerrahi uygulanan hastalarda ise 3-11 ay (ortalama 6.5 ay) dýr. Ýzlem süresi boyunca 2 hastada toplam 3 rekürrens görülmüþtür. Rekürrens görülen hastalardan biri intranazal eksizyon ve CWL yapýlan hastalardan olup, ameliyat sonrasý 4. yýlýnda gözlenen rekürrens nedeni ile orta konka salim olarak deðerlendirilerek, olguya midfasyal degloving yöntemi ile in- 135

Dr. Ahmet Ömer ÝKÝZ ve Arkadaþlarý ferior medial maksillektomi yapýlmýþtýr. Hastada bu operasyondan 2 yýl sonra vestibul bölgesi arkasýndaki yumuþak dokuda ve orta konka hizasýnda rekürrens görülmüþ ve lateral rinotomi ile infraorbital sinir, rekürrensin olduðu yumuþak doku ve orta konkayý eksizyona dahil edilecek þekilde geniþletilmiþ medial maksillektomi yapýlmýþtýr. Bu son operasyonu takiben hasta 2 yýldýr sorunsuz olarak izlemdedir. Rekürrens gözlenen olgulardan bir diðeri de ÝP nin ilk operasyonda orta meatusta sýnýrlý olduðu görülen ve endoskopik olarak tedavi edilen hastadýr. Bu hastada post operatif 4.ayda görülen rekürrens tekrar endoskopik cerrahi, alt konka eksizyonu ve CWL ile kontrol altýna alýnmýþtýr. Olgu ikinci cerrahi sonrasý 5 aydýr hastalýksýz olarak izlemdedir. TARTIÞMA ÝP en sýk 50-60 yaþlarýnda ve daha sýk olarak erkeklerde görülmektedir (8-10,18). Görülme sýklýðý olarak erkek/kadýn oraný 1/1-5/1 arasýnda bildirilmektedir; ancak tüm olgularýn erkeklerden oluþtuðu seriler de mevcuttur (4,6,8-10,14,18). Çeþitli serilerde hastayý hekime getiren esas yakýnma nazal obstrüksiyon olup bunu sýrasý ile burun akýntýsý, yüz aðrýsý ve epistaksis izlemektedir. Semptomlarýn hekime gelmeden önce 2 hafta ila 45 yýl arasýnda deðiþen sürelerde var olabildiði ve hastalarýn %47-72 sinin uzun süreli öyküleri boyunca bir veya birkaç nazal polipektomi geçirdiði bildirilmektedir (4,8-11,18). Bizim olgu serimizde de, ÝP nin ortalama görülme yaþý 54.4, erkek/kadýn oraný ise 9/1 olarak saptanmýþtýr. Serimizdeki tüm olgularda nazal obstrüksiyon ortak semptom olup, bunu burun akýntýsý ve koku alma azlýðý izlemektedir (Tablo). ÝP tanýsý öncesi olgularýmýzýn semptomlarýnýn ortalama 10.9 yýldýr var olmasýna ve 5 inin daha önce 2-8 kez arasý deðiþen nazal polipektomi öyküsü olmasýna karþýn, 3 hastaya kliniðimiz dýþýnda yapýlan önceki nazal polipektomilere ait spesmenlerin histopatolojik incelemeye gönderilmemiþ olmasý dikkat çekicidir. Tüm cerrahi spesmenler gibi nazal polipektomi materyallerinin de rutin olarak histopatolojik incelemeye tabi tutulmasý ile gerek lokal invazif potansiyeli gerekse malignite ile birlikte bulunma olasýlýðý taþýyan ÝP nin daha erken bir dönemde tanýsýna ulaþmak mümkün olabilecektir. ÝP nin bilateral görülme insidansýnýn %2-13.3 arasýnda olduðu bildirilmektedir (4,9,14,15,18). Malignite ile birlikte bulunma veya sekonder olarak malignite geliþme insidansý ise çeþitli serilerde %4.5-33 arasýnda deðiþen oranlarda saptanmýþtýr (4,5,8,10,11,14,15,18). Nachtigal (11) multisentrik tümörlerde malignitenin daha yüksek oranda bulunduðunu ve bu olgularýn malignite açýsýndan dikkatle incelenmesi gerektiðini ifade etmektedir. Bizim serimizde bir olguda bilateral ÝP, farklý bir olguda da karsinoma in situ görülmüþ olup, oranýmýz her ikisi için de %10 dur ve saptanan bu oran literatür ile uyumlu bulunmuþtur. ÝP nin cerrahi tedavisi zaman içinde farklý aþamalardan geçmiþtir. Yayýnlara kronolojik sýrada bakýldýðýnda 1950-1960 lara ait kitaplarda küçük ÝP lerde elektrokoter ile tedavi önerildiði görülmektedir (1,2). Daha sonra ise pek çok serinin ilk dönemlerinde intranazal eksizyonlar yapýlmýþtýr. Ancak klasik intranazal giriþimlerdeki görüþ yetersizliði nedeniyle rezeksiyonlarýn yetersiz kalmasý sonucu yüksek rekürrens oranlarýnýn görülmesi bu tip cerrahilerin uygun olmadýðýný göstermiþtir (4,11, 18). Myers in (10) daha önceden yapýlmýþ sýnýrlý rezeksiyona ait 7 yayýný analiz ettiði araþtýrmasýnda, bu tip cerrahi uygulanan serilerdeki rekürrens oraný ortalama %59.84 (%0-78) bulunmuþtur. Serimizin ilk yýllarýnda da 2 olguya intranazal eksizyon ve CWL tarzýnda sýnýrlý cerrahi yapýlmýþtýr. Bu olgularýmýzdan bir tanesinde rekürrens gözlenmiþ olup daha sonra hastaya medial maksillektomi operasyonu yapýlmýþ, diðer olgu ise postoperatif 2. yýlda kontrolden çýktýðý için rekürrens geliþimi açýsýndan yeterli bir süre izlenememiþtir. Bu gruba giren iki hastamýzdan birinde rekürrens gözlenmiþ olmasý, diðer hastamýzýn da takipten çýkmasý ve literatürde sýnýrlý eksizyonlarda belirtilen yüksek rekürrens oranlarý nedeni ile, daha sonraki hastalarýmýza klasik intranazal eksizyon uygulamasý yapýlmamýþtýr. Medial maksillektominin ÝP de cerrahi yöntem olarak uygulanmaya baþlamasý ile rekürrenslerde önemli azalma saðlanmýþ olup, bu giriþim ile rekürrensleri %0-18 oranýna indirebilmek mümkün olmuþtur (4,8-11,18). Medial maksillektomi için çoðunlukla lateral rinotomi insizyonu tercih edilmekle birlikte, uygun olgularda eksternal insizyon skarýndan kaçýnmak için midfasyal degloving insizyonu da ikinci bir seçenek teþkil etmektedir (12,13). Kliniðimizde medial maksillektomi, primer tedavi yöntemi olarak 4 olguda, intranazal+cwl cerrahisi sonrasý rekürrens gözlenen bir olguda ise sekonder olarak uygulanmak üzere toplam 5 olguda kullanýlmýþtýr. Ýnsizyon seçimi 4 olguda lateral rinotomi bir olguda ise midfasyal degloving þeklinde olmuþtur. Olgularýmýzdan birinde rekürrens gözlenmiþ olup, medial maksillektomi sonrasý rekürrens oranýmýz %20 olarak saptanmýþtýr. Bu grupta rekürrens gözlenen olguya ait özellikler incelendiðinde, hastaya midfasyal degloving insiyonu yapýldýðý ve rekürrensin alt konka ve orta mea ile sýnýrlý olduðu görülerek geniþ bir kavite yaratmamak amacý ile orta konka ve etmoid labirentin bir bölümünü koruyacak þekilde inferior medial maksillektomi operasyonu yapýldýðý gözlenmiþtir. Bu operasyonu takiben 2 yýl sonra gözlenen rekürrensin, ikinci giriþim esnasýnda düþünülenden daha yaygýn olan tümörün orta konka bölgesinde de bulunmasýna veya multisentrik olmasýna baðlý olabileceði düþünülmüþtür.bu olguda geliþen nüks 136

ÝP de medial maksillektomi uygulamasýnda lateral nazal duvar, etmoid labirent ve maksiller sinüs mukozasýnýn tümüyle çýkarýlmasýnýn daha uygun olduðu görüþünü desteklemektedir (10). Son yýllarda ÝP nin endoskopik cerrahi ile tedavisine yönelik çalýþmalar giderek artmýþtýr. Bu yöntemin avantajlarý arasýnda endoskop ile saðlanan iyi görüþ altýnda tümör yayýlýmýnýn daha iyi deðerlendirilebilmesi sonucu gereksiz kemik eksizyonundan kaçýnýlmasý, medial maksillektomideki kadar geniþ bir kavite yaratýlmamasý sonucu kavite bakýmýnýn gerekmemesi ve eksternal skarýn olmamasý sayýlabilir (9,14,15,17). Endoskopik cerrahiyi savunanlar bu yöntem sonrasý rekürrens oranlarýnýn %21-33 arasýnda olduðunu ve rekürrenslere de genellikle endoskopik cerrahi ile müdahale edilebildiðini, bazý olgularda ek olarak CWL gerektiðini ancak medial maksillektomiye gerek duyulmadýðýný bildirmektedirler (14,15,17). Öte yandan diðer bir grup araþtýrmacý ise endoskopik cerrahi sonrasý rekürrenslerin medial maksillektomi sonrasý görülenlerden belirgin oranda daha yüksek olduðunu ve malignite potansiyeli taþýyan bir hastalýk için bu oranlarýn kabul edilemeyeceðini, bazý olgularda yapýlan sýnýrlý eksizyonlar sonrasý dura ve periorbita gibi sorunlu alanlara ekimler olabildiðini, endoskopinin bu hastalýkta yayýlým sýnýrlarýný ve rekürrensleri belirlemek açýsýndan faydalý olduðunu ancak cerrahi tedavide tümörü çýkarma þansýnýn en fazla olduðu ilk operasyonda medial maksillektomi yapýlmasý gerektiðini savunmaktadýrlar (10,11,18). Endoskopik cerrahideki geliþmelere paralel olarak son 1.5 yýl içinde kliniðimizde de preoperatif tetkikler ve endoskopik muayene ile lateral nazal duvarda sýnýrlý ÝP si olduðu saptanan 4 olguya endoskopik cerrahi uygulanmýþ olup, hastalarýn 1 inde (%25) rekürrens gözlenmiþtir. Olgumuzda gözlenen rekürrensin endoskopik cerrahi ve CWL ile eksizyonu mümkün olmuþ ve açýk cerrahiye gerek olmamýþtýr. Sonuç olarak endoskopik cerrahi ÝP tedavisinde uygun olgularda iyi bir tedavi alternatifi oluþturmaktadýr, ancak endoskopik cerrahi serilerindeki izlem süreleri medial maksillektomi serilerindeki sürelere ulaþana kadar, bu yöntemin iyi seçilmiþ olgularda tercih edilmesi uygun olacaktýr. Cerrahi yöntem seçimi konusundaki görüþümüz Sham (14) ve Stankiewicz (15) ile benzer olup, endoskopik cerrahinin orta mea ve maksiller sinusun medial duvarýný aþmayan tutulumu olan hastalar için uygun olduðu; endoskopik olarak ulaþýlamayacak maksiller sinus uzanýmlarý, orbita ve intrakranial uzanýmlar, malign transformasyon gözlenen hastalar ve izleme gelemeyecek hastalarda ise medial maksillektominin tercih edilmesinin daha doðru olacaðý þeklindedir. 137

Dr. Ahmet Ömer ÝKÝZ ve Arkadaþlarý KAYNAKLAR 1. ALTUÐ HM: Burun ve Paranazal Sinüs Hastalýklarý, Ýsmail Akgün Matbaasý, Ýstanbul 1966. 2. BOURDIAL J. Tumeurs des fosses nasales (20400). In: LE- MAITRE F, BALDENWECK L, RICHIER J, (Eds): Encclopédie Médico=Chirurgicale Oto-Rhino-Laryngologie. 10th ed. Paris: 18 rue Séguier; 1958. pp 1-5. 3. COOTER MS, CHARLTON SA, LAFRENIERE D, SPIRO J. Endoscopic management of an inverted nasal papilloma in a child. Otolaryngol Head Neck Surg 1998;118:876-9. 4. ÇELÝK H, ERYILMAZ A, GÖÇMEN H, AKMANSU H, ÖZER H, SÜZEN A, ÖZERÝ C. 13 olguda burun ve paranazal sinüslerin inverted papillomu. KAYTAZ A (Eds): 23. Ulusal Türk Otolarengoloji ve Baþ-Boyun Cerrahisi Kongresi Tutanaklarý. Erol Ofset Matbaacýlýk. Ýstanbul, 30 Eylül- 4 Ekim 1995, pp 201-4. 5. ÇELÝK O, YALÇIN Þ, YANIK H, GÖK Ü, ÝNAN E, HAN- ÇER A. Ýnverted papillomada malign transformasyon. Türk Otolarengoloji Arþivi 1995;33:119-22. 6. GÜRSAN Ö, ERDOÐDU S. Ýnverted papillom ve tedavisi. Kulak Burun Boðaz Ýhtisas Dergisi 1992;3:31-3. 7. KRESPI Y, LEVINE TM. Tumors of the nose and paranasal sinuses. PAPARELLA MM, SHUMRÝCK DA, GLUCKMAN JL, MEYERHOFF WL (Eds): Otolaryngology. 3rd ed. W.B. Saunders Company;. Philadelphia, 1991. Vol 3, pp 1935-58. 8. LAWSON W, LE BENGER J, SOM P, BERNARD PJ, BIL- LER HF. Inverted papilloma: an analysis of 87 cases. Laryngoscope 1989;99:1117-24. 9. MC CARY WS, GROSS CH, REIBEL JF, CANTRELL RW. Preliminary report: endoscopic versus external surgery in the management of inverting papilloma. Laryngoscope 1994;104:415-9. NES L. Management of inverted papilloma. Laryngoscope 1990;100:481-90. 11. NACHTIGAL D, YOSKOVITCH A, FRENKIEL S, BRA- VERMAN I. Unique characteristics of malignant schnederian papilloma. Otolaryngol Head Neck Surg 1999;121:766-71. 12. ÖNERCÝ M, YILMAZ T. Paranazal sinüslere ve kafa kaidesine midfasiyal degloving yaklaþýmý. K.B.B. Postasý 1994;3:97-100. 13. ÖNERCÝ M, YILMAZ T. Lateral rinotomi.k.b.b. Postasý 1994;3:138-142. 14. SHAM CL, WOO JK, VAN HASSELT CA. Endoscopic resection of inverted papilloma of the nose and paranasal sinuses. J Laryngol Otol 1998;112: 758-64. 15. STANKIEWICZ JA, GIRGIS SJ. Endoscopic surgical treatment of nasal and paranasal sinus inverted papilloma. Otolaryngol Head Neck Surg 1993;109:988-95. 16. STERN SJ, HANNA E. Cancer ot the nasal cavity and paranasal sinuses. MYERS EU, SUEN JY (Eds): Cancer of the Head and Neck. 3rd ed. W.B. Saunders Company. Philadelphia, 1996. pp 205-33. 17. SUKENIK MA, CASIANO R. Endoscopic medial maxillectomy for inverted papillomas of the paranasal sinuses: value of the intraoperative endoscopic examination. Laryngoscope 2000;110:39-42. 18. VRABEC DP. The inverted schneiderian papilloma: a 25 year study. Laryngoscope 1994;104:582-605. 10. MYERS EU, FERNAU JL, JOHNSON JT, TABET JK, BAR- 138