Programlama Dilleri Seviyeleri Yazılım demişken işin temelinden girelim. Piyasada bir çok yazılım dili isimleri duyarız. Assembly, Fortran, C#, C, Java, Pascal, Phyton şuan aklıma gelen bazı programlama dilleridir. Aklımıza şöyle bir soru gelebilir. Peki, ben hangi dili öğrenmeliyim ya da yazacağım bir uygulama için hangi dili kullanmalıyım? Aslında iki soru da başlı başına ayrı başlık altında incelenmesi gereken konulardır. Çünkü yazacağınız uygulama hangi platformda kullanılacak, hangi tür teknolojileri içinde barındıracak, yapısı vb. durumlar yazılım dili seçiminde temel başlıklardır. Bizim tüm bunlardan önce bilmemiz gereken en temel konu ise yukarıda saymış olduğum yazılım dillerinin hangi sınıfa ait olduğunu bilmektir. Yani bunları bilmeden işe koyulamayız. Programla dilleri kendi aralarında kullanım alanlarına göre sınıflandırılır. DÜŞÜK SEVİYE DİLLER (LOW LEVEL) Bu kategorideki diller, doğrudan mikroişlemci üzerinde makine kodu çalıştırdıkları için düşük seviyeli dil olarak adlandırılır. Bu diller ile yazılım geliştirme işlemi oldukça zordur. Donanıma hakimiyet gerektiren veya direkt donanım üzerine geliştirilen projelerde kullanılırlar. Doğrudan donanım üzerinde kodlama yapıldığı için, bellek yönetimi ve registry yönetimi doğrudan yazılım geliştirenler tarafından yapılır ve projeler çok yüksek performansla çalışabilirler. Buradaki düşük kelimesi programla dili ile makine dili arasında bulunmayan ya da az bulunan bir soyutlama imkanını temsil eder. Makine dili ise 0 ve 1 dir. Yani donanım birimlerimiz ikilik sayı sisteminde çalışır. Bir donanım birimi için 0 veya 1 vardır. Bunu temelde şöyle de
düşünebiliriz.ilköğretim hayatınız da hepimiz basitte olsa bir ampul devresi yapmışızdır. Devre kapalı devre ise 1 dir yani akım vardır ve ampül yanıyordur. Devre açık ise akım geçmiyordur ve ampul yanmıyordur. Donanımımız bu dilden anladığına göre dolayısı ile yazılan ilk programlarda makine dili ile yazılmıştır. Fakat makine dili ile bir uygulama yazmak oldukça zahmetli ve hata yapmaya çok müsaittir. Örneğin makine dilinde seni seviyorum : 011110011 01100101 01101110 01100100 00100000 011001101 01110110 01101001 01111001 01101111. Seni seviyorum gibi çok özel bir cümle bile ne kadar anlamsız geldi değil mi? Makine dili ve çevirim işlemlerini daha sonra bir başka yazıda ayrıca belirteyim. İşte programla dillerini hayatın içerisinde kullandığımız dillere yakınlaştırmak ve programla işini daha kolaylaştırmak için araya zamanla seviyeler konulmuş. Bu seviyelerde ise derleyiciler ve yorumlayıcılar kullanılmaya başlanmış. Bu derleyiciler ise yazdığımız program satırlarını makine diline çeviriyor. Assembly programlama dili makine diline en yakın dildir. Düşük seviyeli diller doğrudan mikroişlemci üzerinde çalışabilir. Düşük seviyeli dillere örnek verecek olursak: C, C++. ORTA SEVİYE DİLLER (MID LEVEL) Bu diller ile yazılan uygulamalar, düşük seviye dillerde olduğu gibi doğrudan mikroişlemciye erişemezler. Orta seviye de yazılan kodların makine diline çevrilmesi gerekmektedir. Bu çeviri işlemi içn virtual machine yani sanal katman kullanılır. Bu katmanın amacı, orta seviye dil ile yazılmış kodları mikroişlemciye kendi anlayacağı dil olan, makine diline çevirmektir. Farklı bir deyişle, orta seviye ile alt seviyenin anlaşabilmesi için oluşturulmuş bir dönüştürücüdür. Bu seviyede ki her dilin kendine ait sanal katmanı bulunmaktadır. Bellek yönetimi yoktur. Bellek üzerinde oluşturulan nesnelerin temizlenmesi için çöp toplama (garbage collection) yapısı vardır. Orta seviye dillerin düşük seviye dillere göre en büyük avantajı ise yazılım geliştirme
işleminin daha kolay olmasıdır. Orta seviye dillere örnek verecek olursak C#, Java. YÜKSEK SEVİYE DİLLER (HİGH LEVEL) Yüksek seviye diller makineye daha az bağımlıdır. Yüksek seviye dillerde bir Assembly ve makine diline göre birçok komut satırı tek bir komutla gösterilir. Dolayısı ile uygulamalar daha kısa sürede yazılabilir. Yüksek seviyeli diller orta seviyeli dillerin soyutlama kavramı dahil edilmiş hali olarak düşünülebilir. Dinamik yapıya sahip olan yüksek seviyeli dillerin yazımları (syntax) esnek olup, nesne yönelimli ve fonksiyonel yapıya sahip olmaları en önemli avantajları gibi gözükse de performansları en olumsuz yönleridir. Yüksek seviye dillere örnek verecek olursak: Ruby, Delphi, Cobol, Basic, Fortran. Evet bu konuda temel olarak söyleyeceklerim bu kadar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere esen kalın, hoşça kalın. Dünya Adaletsiz Çocuk! Dünya Zorba. Çıkar boynundan at o ipi çocuk! Salıncaklar mı yok sana? Kalk hadi o soğuk betondan, Yatacak başka yer mi yok sana?
En sevdiklerimi verdim ölüme de; Ben bu yaşımda gitmenin böylesini görmedim. Kırılan bir boyun gibi orta yerinden kırıldığını ömrün Görmedim Ademoğlunun dalından koparılır gibi koparıldığını ve böylelikle umut etme kabiliyetimizi aldılar elimizden. Ne diyeyim, dilerim ihtiyacı olan birine gidiyordur bizden aldıkları umut! Dünya adaletsiz çocuk! Dünya zorba. Elbet eşitleneceğiz o gün kıyamda. Bu kekeme, toz ve duman sözlerimi iyi belle, Bahara kalmaz, gelirim yanına. Nazım Hikmet Bu şiir ölümünün yıl dönümünde Nazım Hikmeti saygıyla anarak Ali İsmail Korkmaza ithaf edilmiştir. Musulça Köyü Evet. Hayde bakalım vira bismillah. Bloğumuzu açtıktan sonra yazıcağım ilk yazıyı merak ediyordum. Gerekli altyapı çalışmalarından sonra tabi ki sıra ilk yazıyı yazmaya gelmişti. Eeee kodlar bir yere kadar artık bir yerden sonra
içeriğin konuşması gerekiyor. Bu konuda çok kararsızdım ne yazsam diye düşünüyordum. Aslında birazda bu işi bu konudaki iş ortağım, kalemine çok güvendiğim sevgili hayat arkadaşım, eşimden bekliyordum ama bu aralar okuldaki not işleriyle meşgul olduğundan pek fırsatı olmadı. Neyse.. bu konu ilk iş toplantısında gündeme getirilecektir. Nerede kalmıştım; ilk yazı konusunu düşünürken konu kendisi karşıma çıkıverdi bugün. Eee bizde bu yola çıkarken unutmamak için yazıyoruz düşüncesi ile yola çıkmıştık. Efendim konuyu çok uzattım galiba neyse gelelim asıl meseleye bugün iş için gittiğim Edirne nin Havsa ilçesinin Musulça köyünde bir etkinlik olduğunu duyduk ve yola koyulduk. Musulça köyü Osmanlı köyü ile ilerisindeki Hasköyü geçtikten sonra karşımıza çıkıyor. Etkinliğin adı ise Musulça Köyü Konacık ve Şükür Yemeği. 700 yıllık bir etkinlik evet yanlış yazmadım tam 700 yıllık geleneksel bir etkinlik Etkinlik yaklaşan buğday hasadı öncesi hasadın iyi geçmesi, ürünlere bir zarar gelmemesi ve verilen emeklerin karşılığının alınması için yemek ikramı ve edilen dualardan oluşuyor. Musulça köyüne vardığımızda etkinliğe ilginin oldukça yüksek olduğunun farkına vardık. Belediye başkanlarından, milletvekillerine, kurum ve kuruluş müdürlerinden civar köylerden gelen insanlara kadar köy oldukça kalabalıktı ve biraz araç parkı sorunu yaşadık. Etkinlik köy meydanına yakın kapalı pazar yeri alanı ve yan taraftaki bahçede düzenleniyor. Kapalı pazar yerinin girişinde köy ihtiyar heyeti ve köyün ileri gelenleri sizleri teker teker karşılıyor ve hoş geldiniz diyor. Gerçekten çok sıcak ve samimilerdi bunu gayet iyi hissedebiliyorsunuz. İçeri geçip boş bulduğumuz bir masaya oturduk ve yaklaşık 5 dakika sonra yemeklerimiz geldi. İlginçtir dışarıdan gelen misafirseniz tabildot şeklinde verilen yemeğinizi kendiniz almıyorsunuz oturup bekliyorsunuz ve yemekler dağıtılıyor. Ama köy sakini iseniz yemeğinizi kendiniz almak zorundasınız kural böyleymiş. Tabildotta pilav, haşlanmış dana eti, tirit ve sınırsız ayran vardı ve yemeklerin hepsi inanılmaz güzel ve lezzetliydi. İnsanlar yemek yerken köyün ileri gelenlerinden bir amca bir hoşgeldiniz konuşması yaptı. İlk
sözleri Canlar, dostlar hepiniz hoşgeldiniz oldu. Evet orada bir çok mevki makam sahibi insan varken bunları saymak yerine konu hepimizdi ve Candık birer dosttuk onun için, orada bulunduğumuz için. Bu iki kelime çok hoşuma gitti. Leziz yemeklerin üzerine böyle sıcak ve samimi bir konuşma ile mutluluğum bir kat daha artmıştı. Konuşmacı amca kısaca etkinlikten bahsetti köy sakinlerinin Horasan Türklerinden olduğundan ve etkiliğin 700 yıldan bu yana sürdürüldüğünden bahsetti. Etkinliğin belli bir takvim günü yokmuş, buğdaylar başak vermeye başladıktan 40 45 gün sonra bir perşembe günü yapılıyormuş. Evet etkinlik takvimi için iki kural var. Birincisi buğdayların başak vermeye başlamış olması. İkincisi 40 45 gün geçmesi ve perşembe günü olması tuhaf değil mi? Efendim vaktimiz kısa olduğu için biz Musulça köyünden erken ayrılmak zorunda kaldık. Bizleri misafir eden ve bu etkinliği düzenleyen Musulça köyünün güzel ve harika insanlarına sonsuz teşekkürler. İnşallah hasadınız bereketli ve bol olur. Yolunuz yılın Mayıs sonu, Haziran başı gibi Havsa ya düşerse muhakkak bu etkinliğe uğrayın derim. Görüşmek üzere esen kalın hoşça kalın. 06/02/2016