KABUL EDİLMEZLİK KARARI

Benzer belgeler
KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KAYITTAN DÜŞÜRME KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

BAŞVURUNUN REDDİNE İLİŞKİN KARAR

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

Transkript:

Priştine, 17 Mayıs 2013 Nr. Ref.: RK408/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI18/13 Başvurucu Blerim Uka Priştine Bölge Mahkemesi nin Ac. nr. 1314/2012 sayı ve 7 Aralık 2012 tarihli kararı hakkında anayasal denetim başvurusu KOSOVA CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ Mahkeme Heyeti: Enver Hasani, Başkan Ivan Čukalović, Başkanvekili Robert Carolan, Üye Altay Suroy, Üye Almiro Rodrigues, Üye Snezhana Botusharova, Üye Kadri Kryeziu, Üye Arta Rama-Hajrizi, Üye Başvurucu: 1. Başvurucu, Priştineli avukat Gani Asllani tarafından temsil edilen şu anda Priştine de mukim Mitroviçalı Blerim Uka dır.

İtiraz Edilen Karar 2. Başvurucu, kendisine 16 Ocak 2013 tarihinde teslim edilen Ac. nr. 1314/2012 sayı ve 7 Aralık 2012 tarihli Priştine Bölge Mahkemesi kararına itiraz etmşitir. Başvurunun Konusu 3. Başvurucu, bu mahkemenin adil ve tarafsız karar çıkarmadığını, bu şekilde Kosova Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerini ihlal ettiğini ileri sürmüştür. 4. Başvurucu aynı şekilde Mahkeme den Priştine deki mahkemenin E. nr. 915/12 sayı ve 5 Mart 2013 emirnamesi hakkında yürütmeyi durdurmaya ilişkin ihtiyati tedbir koymasını talep etmiştir. İlgili Hukuk 5. Başvuru, Kosova Cumhuriyeti Anayasası nın 113.7 ve 21.4 fıkraları, 03/L-121 sayılı Kosova Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Hakkında Yasa (bundan sonra: Yasa) nın 20. madde ile 22.7 ve 22.8 fıkraları ve Kosova Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü (bundan sonra: İçtüzük) nün 56. kural 2. fıkrası dayandırılmıştır. Başvuru Süreci 6. Başvurucu 15 Şubat 2013 tarihinde Kosova Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi (bundan sonra: Mahkeme) ne başvurmuştur. 7. Başkan, 26 Şubat 2013 tarihinde Üye Almiro Rodrigues i raportör yargıç olarak görevlendirmiş, Üyeler Altay Suroy (başkan), Kadri Kryeziu ve Arta Rama-Hajrizi den oluşan Ön İnceleme Heyeti ni belirlemiştir. 8. Ön İnceleme Heyeti 16 Nisan 2013 tarihinde Raportör Yargıç ın raporunu görüştükten sonra Mahkeme Heyeti ne başvurunun kabul edilmezliği ve ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin öneri sunmuştur. Olguların Özeti 9. Başvurucu, 31 Mart 2000 tarihinde H.S. nin mülkiyetinde olan P.P. DAK INGENIERING şirketine icra müdürü görevine getirilerek iş sözleşmesi akdetmiştir. 10. Şirket sahibi H. S. şirketin mali sorunlarından dolayı 2001 yılının Kasım ayında şirketin faaliyetini durdurmaya karar verip, şirket çalışanlarının bu nedenle iş ilişkilerinin kesildiğini yazılı olarak bildirilmesini şirket icra müdürü olarak başvurucuya emretmiştir. 11. Başvurucu 27 Kasım 2002 tarihinde şirketle ilişiğinin kesildiğini bildirin yazılı kararı I. H. ye teslim etmiş, ancak I. H. böyle bir kararı almayı reddetmiştir. 2

12. I. H. 2006 yılının bilinmeyen bir tarihinde Priştine Belediye Mahkemesi nde başvurucuya karşı dava açmış, iş sözleşmesine göre kendisine ödenmesi gereken maaşların ve gördüğü zararın tazmin edilmesini talep etmiştir. Başvurucu, hakkındaki dava Mahkeme tararından kendisine bildirilmediğini ileri sürmüştür. 13. Başvurucu, I. H. nin Blerim Uka (başvurucu) ile değil de sahibinin H. S. olduğu N. P. DAK ENGINEERING ile iş ilişkisi kurduğunun bilincinde olduğunu belirtmiştir. 14. Priştine Belediye Mahkemesi 15 Aralık 2008 tarihinde dava dilekçesini kabul edip C1. nr. 139/2006 sayı kararı çıkartarak P. P. DAK INGENIERING şirketinin I. H. ye 15 Ağustos 2001 tarihinde akdedilmiş iş sözleşmesi uyarınca maaş ödemesini emretmiştir. 15. Ancak başvurucu Belediye Mahkemesi Kararı nın P. P. DAK INGENIERING şirketine I. H. nin maaşlarını ödemesini emrederken kendisini bazen şirket sahibi gibi yükümlülük altına soktuğunu (aslında kendinsin davacı gibi şirketin sözleşmeyle çalışan elemanı olduğunu) bazen de şirketin yasal temsilcisi değerlendirdiğini ve öyle anlaşılıyor ki şirket sahibi ile icra müdürü arasındaki fark bilinmemektedir, zira P. P. DAK INGENIERING şirketinin sahibi H. S. dir ve I. H. onunla iş ilişkisi kurmuştur açıklamasında bulunmuştur. 16. Başvurucu, Priştine Bölge Mahkemesi nin C1. nr. 139/2006 sayı ve 15 Aralık 2008 tarihli kararına 16 Nisan 2009 tarihinde itiraz etmiştir. 17. Priştine Bölge Mahkemesi 27 Nisan 2012 tarihinde çıkardığı Ac. nr. 540/2009 sayılı kararla başvurucunun itirazını reddedip Priştine Belediye Mahkemesi nin DAK-ADK INGENIERING şirketi hakkındaki C1. nr. 139/2006 sayı ve 15 Aralık 2008 tarihli kararını onamıştır. 18. I. H. 17 Mayıs 2012 tarihinde Priştine Belediye Mahkemesi nin Blerim Uka nın mülkü olan DAK-ADK INGENIERING şirketi hakkındaki C1. nr. 139/2006 sayı ve 15 Aralık 2008 tarihli kararının icrası için başvuruda bulunmuştur. 19. Priştine Belediye Mahkemesi 10 Ekim 2012 tarihinde çıkardığı Ekz. nr. 915/2012 sayılı kararla icra dilekçesini onamıştır. 20. Başvurucu, Priştine Belediye Mahkemesi nin Ekz. nr. 915/2012 sayılı icra kararına 16 Ekim 2012 tarihinde itiraz etmiştir. 21. Priştine Bölge Mahkemesi başvurucunun itirazını temelden yoksun bularak 7 Aralık 2012 tarihinde reddetmiş ve Priştine Belediye Mahkemesi nin Ekz. nr. 915/2012 sayı ve 10 Ekim 2012 tarihli kararını onamıştır. Başvurucunun İddiaları 22. Başvurucu, P. P. DAK INGENIERING şirketinin sahibi olmadığını, icra müdürü sıfatıyla şirkette çalıştığını ileri sürmüştür. 3

23. Başvurucu aynı şekilde 24 Kasım 2004 tarihinde kendisinin, ayrı bir hukuki varlık olarak ADK adlı bir şirket kurduğunu ve H. S. nin mülkü olan P. P. DAK INGENIERING şirketiyle hiçbir ilgisi olmadığını ileri sürmüştür. 24. Başvurucu 17 Mayıs 2012 tarihinde icra kararında bir hatanın olduğunu, bu kararda icranın DAK-ADK şirketine yönelik olması talep edildiğini, ancak bu şirket nihai kararın esas metninde zikredilmediğini (C1. nr. 139/2006 sayı ve 15 Aralık 2012 tarihli karar) ortaya koymuştur. 25. Başvurucu, adalet mahkemelerinin olgusal durumu tespit etmeden ve Anayasa ile Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi ne aykırı kararlar çıkardıklarını tespit etmiştir. 26. Başvurucu, Anayasa nın 21 maddesi [Genel Esaslar], 22. madde [Uluslararası Belge ve Anlaşmaların Doğrudan uygulanması], 31. madde [Adil ve Tarafsız Yargılanma Hakkı] ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin 6. maddesiyle güvence altına alınan hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 27. Başvurucunun Anayasa Mahkemesi nden genel anlamda talebi şudur: Adalet mahkemeleri kararının meşruiyetini, bu kararların Kosova Cumhuriyeti yasalarına, Kosova Cumhuriyeti Anayasası na ve Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi ile Ek Protokollerine uygunluğunu değerlendirmek. 28. Başvurucu devamında Anayasa Mahkemesi nin bu hukuk meselesine ilişkin değerlendirme yapacağı beklentisindedir. Başvurunun Kabul Edilirliği 29. Başvurucu, I. H. nin Belediye Mahkemesi nde hakkında açtığı davaya ilişkin tebligatı hiçbir zaman teslim almadığını ileri sürmüştür. Başvurucu devamında tüm derecelerdeki adalet mahkemelerinin hiçbiri davalının kim olduğu ve aslında davalı olması gereken tarafın kimin olduğu yönünde olgusal durumu tespit etmediğini belirtmiştir. 30. Mahkeme öncelikle başvurucunun Anayasa da belirtilip Yasa ve Mahkeme İçtüzüğünde açıklanan kabul edilirlik koşullarının yerine getirip getirmediğini incelemelidir. 31. Bununla ilgili olarak Mahkeme, Anayasa nın 113. madde 1. fıkrasına [Yargılama Yetkisi ve Yetkili Taraflar] atıfta bulunur. Fıkra şöyledir: Yasalarla belirlenen tüm yasal yollar tükendikten sonra bireyler, kamu otoriteleri tarafından kendi bireysel hak ve özgürlükler ihlal edildiğinde dava açma haklarına sahiptirler. 32. İçtüzüğün 36. kuralı 1(c) bendi şöyledir: Mahkeme başvuruları yalnız şu hallerde görüşebilir: c) Başvuru açıkça temellendirildiği zaman. 4

33. Mahkeme İçtüzüğün 36.2.(d) bendine de atıfta bulunur. Bent şöyledir: Mahkeme, açıkça temelden yoksun başvuruları şu kanaatlere vardığında reddeder: d) Başvurucunun kendi iddiasını yeterli şekilde kanıtlayamadığı zaman. 34. Anayasa Mahkemesi, Priştine Belediye Mahkemesi nin C1. nr. 139/2006 sayı ve 15 Aralık 2008 tarihli kararının 4 Aralık 2008 tarihli tebligatın kabulüyle teyit olunabileceği şekilde davalı sürekli olarak duruşmaya çağrılmasına rağmen Mahkeme nin çağrısına cevap vermemiş ve duruşmaya katılmayışın nedenini bildirmemiştir. Bu şekilde Mahkeme, Çekişmeli Yargı Yasası nın 295. maddesi ve davacının yetkili temsilcisinin önerisi uyarınca açık karar duruşmasını yapmıştır. 35. Başvurucu, I. H. tarafından Belediye Mahkemesi nde hakkında açılan davanın adalet yargılaması süresince herhangi bir itirazda bulunmamış, ne de iddia ettiği ihlale ilişkin şikayetinin kanıtlamamıştır. 36. Diğer yandan Bölge Mahkemesi 7 Aralık 2012 tarihli kararında şu gerekçeyi bildirmiştir: Nihai karar ADK şirketini yükümlü kıldığından yukarıda koşullarda burçlu ADK şirketinin alacaklının zararlarının tazmin etmeye yönelik yükümlülüğünün olmadığına ilişkin itiraz iddiaları temelden yoksun oldukları gerekçesiyle kabul edilmemiştir. Bu, aynı davalının borçlu olduğundandır. Bu olgu dava dosyasındaki yazışmalarla Mahkemece doğrulanmıştır. Başka bir deyişle kamusal belgede geçen ve sahibinin H., müdürünün ise Blerim Uka nın olduğu borçlu DAK-Engineering şirketi artık Blerim Uka nın sahibi olduğu ADK şirketi tarafından yönetilmekte olup şirket müdürü H. S. dir ve tüm bunlar sadece adının değiştirildiği aynı şirketin söz konusu olduğunu ortaya koymaktadır. Şirket adının değiştirilmesi ve şirket müdürü ile sahibinin aralarında değişmeleri şirketin alacaklılara yönelik yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Bu husus nihai kararla doğrulanmıştır. 37. Anayasa Mahkemesi, adalet mahkemelerince çıkarılan kararlarda olguların değerlendirilmesi ve kanunların uygulanması anlamında dördüncü derece mahkemesi olmadığını hatırlatır. 38. Usul ve maddi hukukun yorumlanması ve uygulanması adalet mahkemelerinin hakkıdır (Bkz. mutatis mutandis, Garcia Ruiz v. İspanya [GC] nr. 30544/96, 28, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi [AİHM] 1999-I). 39. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun davasını kanıtlamaya ve davasıyla ilgili önemli saydığı delilleri adalet mahkemelerine sunmaya çok sayıda imkanı bulunduğunu belirtir. Adalet mahkemelerinin olgusal ve hukuki gerekçeler Belediye Mahkemesi ile Bölge Mahkemesi kararlarının hepsinde ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Bölge Mahkemesi başvurucunun argümanlarına cevap verdiği ve Belediye mahkemesi kararının olgusal ve hukuki gerekçelerine destek verdiği bir karar çıkarmıştır. 5

40. Bu şekilde Belediye Mahkemesi ile Bölge Mahkemesi başvurucunun itirazlarını dikkate alıp cevap vermişlerdir. 41. Anayasa Mahkemesi, adalet mahkemelerince alınan kararlarda iddia edilen yanlışların değerlendirilmesi konusunda sınırla yetkiye sahiptir ve adalet mahkemelerinin bu tür tutumlarını kendininkilerle değiştiremez (Bkz. AİHM, Jantner v. Slovakya Cumhuriyeti, no. 39050/97, 32, 4 Mart 2003 Kararı). 42. Başvurucu bu şekilde Belediye Mahkemesi ile Bölge Mahkemesince anayasal haklarının ihlal edildiği yönündeki iddiaları yeterli derecede kanıtlamaya başarılı olamamıştır. Bundan başka Mahkeme, Belediye Mahkemesi ile Bölge Mahkemesi kararlarının yeterince gerekçelendirilmiş olduğunu ve bu halleriyle herhangi bir keyfilik ortaya koymadıklarını belirtir. 43. Bu şekilde başvurunun İçtüzüğün 36.2(b) kuralı gereğince açıkça temelden yoksun olduğundan kabul edilmezdir. İhtiyati Tedbir Talebi 44. Yasa nın 27. maddesi ile İçtüzüğün 54 (1) kuralın şunu açıkça belirtmişlerdir Dava esastan görüşülüp Mahkeme de sonuçlanmadan önceki herhangi bir dönemde taraflar ihtiyati tedbirin konmasını talep edebilir. 45. Ancak başvuru kabul edilmez olduğundan İhtiyati Tedbir talebi İçtüzüğün 54. kural 1. fıkrasının belirlediği koşulları yerine getirmez. 46. Bu nedenle İhtiyati Tedbir talebi kabul edilmez olarak reddedilmiştir. 6

BU SEBEPLERDEN DOLAYI Anayasa nın 113.7 fıkrası, Yasa nın 20 ve 27. maddeleri ile İçtüzüğün 36.2, 54, 55 ve 56. kuralı uyarınca Anayasa Mahkemesi nin 17 Mayıs 2013 tarihinde yapılan duruşmasında oybirliğiyle: I. Başvurunun kabul edilmez olarak reddine, II. III. IV. İhtiyati tedbir talebinin reddine, Kararın taraflara bildirilmesine, Yasa nın 20.4 fıkrası uyarınca Resmi Gazete de yayımlanmasına karar verilmiştir. V. İşbu karar derhal yürürlüğe girer. Raportör Yargıç Anayasa Mahkemesi Başkanı Almiro Rodrigues, imza Prof. Dr. Enver Hasani, imza 7