Konu 5: NEOLİTİK ÇAĞ 1

Benzer belgeler
Doğu Akdeniz de Tarım ve Şehirleşme Süreci. Elif Ünlü Boğaziçi Üniversitesi - Tarih Bölümü

NEVALİ ÇORİ. Nevali Çori nin en ilginç yönü 4. yapı katında ortaya çıkartılmış kutsal yapıdır. Yerleşme yerinin doğu ucundaki bu yapı dıştan 14x14

Konu 6: Çanak Çömlekli Neolitik

Uygarlığın Doğuşu ve İlk Çağ Uygarlıkları Video Flash Anlatımı 2.ÜNİTE: UYGARLIĞIN DOĞUŞU VE İLK UYGARLI

İnsanların var oluşundan yazının icadına kadar olan döneme denir. Tarih öncesi devirlerin birbirinden

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ. Prehistorik Dönem Yapı Kültürü

TARĠH TÜRKLERDEN ÖNCE ANADOLU

İktisat Tarihi II. 1. Hafta

Dünya Miras Listesinde Bir Neolitik Kent. Çatalhöyük

Göbekli. Uygarlık Tarihinin Karakutusu: Bugün Şanlıurfa kent merkezine yaklaşık 15 km uzaklıkta

Türkiye Neolitik Araştırmaları Üzerine Bir Değerlendirme

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:

TÜRKİYE PEYZAJI (FAKÜLTE)

Kebaran Kültür (M.Ö / ) Taş endüstrisinde ana değişimler var. Kebara uçları önemli. Kebara sitleri küçük boyutlu.

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TÜRKİYE KÜLTÜR PORTALI PROJESİ

PRT 303 KIBRIS ARKEOLOJİSİ. Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu

Resim 9. Homo sapiens kafatası karşılaştırması.

DÜNYANIN ÇÖZEMEDİĞİ GİZEM: GÖBEKLİ TEPE

Bozkır hayatının başlıca ekonomik faaliyetleri neler olabilir

ESKİ MEZOPOTAMYA VE MISIR TARİHİ

PRT 403 Geç Asur-Geç Babil Arkeolojisi

ÇANAK ÇÖMLEKSİZ NEOLİTİK DÖNEM DE YUKARI MEZOPOTAMYA DA KÜÇÜK TAŞ ESERLER

ESKİ ANADOLU TARİHİ TAR101U

GÖRSEL KÜLTÜR KISA ÖZET KOLAYAOF

RESULOĞLU YERLEŞİMİ VE MEZARLIK ALANI 2013 YILI KAZI RAPORU

TARİH 1.

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş

29. KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI 3. CİLT

TARİHİ KISA ÖZET KOLAYAOF

UYGARLIKLAR TARİHİ-I AYDAN DEMİRKUŞ. 1. Tüm öğrencilere Çalışma Kâğıdı dağıtılır.

2016 Özalp Tarihçesi: Özalp Coğrafyası: İlçe Nüfus Yapısı: Yaş Grubu Erkek Kadın Toplam 0-14 Yaş Yaş Yaş Yaş Yaş

300m. çapında ve 15m. yüksekliğindeki Neolitik Dönem in ilk evrelerine ait Göbekli Tepe nin topografik özelliklerinden ve yer seçiminden dolayı, ilk

ÇANAK ÇÖMLEKSİZ NEOLİTİK ÇAĞDA GÜNEYDOĞU ANADOLU DA DİN VE SOSYAL YAPI. Serap ÖZDÖL *

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ

Tamer Gök 2 Haziran Bodrum

GÖBEKLİ TEPE. UYGARLIĞIN DOĞUŞUNDA Neolitik şölenlerin izleri. Dünyanın En Eski Tapınım Alanı ve Besin Üretiminin Başlangıcı

TARIMSAL YAPILAR. Prof. Dr. Metin OLGUN. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

TANER ÖZDEMİR TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ ZAMAN VE TAKVİM

ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI ŞENKAYA İLÇE MERKEZİNİN MEKAN OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİ PROJESİ ONUR PARLAK TUĞÇE YAĞIZ

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI

EKONOMİK FAALİYET 9. BÖLÜM TÜRLERİ

2011 YILI RESULOĞLU KAZISI

ANTİK ÇAĞDA ANADOLU ANATOLIA AT ANTIQUITY KONU 3 FRİGLER 1

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı

Nüfus Dağılışını Etkileyen Faktörler İkiye Ayrılır: 1-Doğal Faktörler 2-Beşeri Faktörler

SARAY Saray İlçesinin Tarihçesi:

Üç Şerefeli Camii. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

ÇİMENTO VE BETONUN TARİH İÇİNDE GELİŞİMİ

COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ:

GÖBEKLİ TEPE. Yukarı Mezopotamya da Sosyal Karmaşıklığın İlk Adımları. Erken Neolitik Dönem. Oliver DIETRICH, Jens NOTROFF

İzmir İli Arkeolojik Yüzey Araştırmaları

Atoller (mercan adaları) ve Resifler

GOBUSTAN KAYALIKLARI VE İLK SANATÇILAR

TEMEL ZOOTEKNİ KISA ÖZET KOLAY AÖF

Tarih Öncesi Devirlerde Ekonomik Faaliyetlerin Gelişimi

İNSAN VE ÇEVRE A. DOĞADAN NASIL YARARLANIYORUZ? B. DOĞAYI KONTROL EDEBİLİYOR MUYUZ? C. İNSANIN DOĞAYA ETKİSİ

Fiziki Özellikleri. Coğrafi Konumu Yer Şekilleri İklimi

30_39_gobekli_tepe_temmuz.indd :07

Tarih Öncesi Çağlar - PREHĠSTORĠK DEVĠRLER

COĞRAFYA-2 TESTİ. eşittir. B) Gölün alanının ölçek yardımıyla hesaplanabileceğine B) Yerel saati en ileri olan merkez L dir.

UYGARLIK TARİHİ DERS NOTLARI - 4. TARIMIN KEŞFİ ve YERLEŞİK TOPLULUKLARIN ORTAYA ÇIKIŞI

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

BÜYÜKBAŞ-KÜÇÜKBAŞ HAYVAN VARLIĞI VE SÜT ÜRETİMİ MEVCUT DURUMU TÜRKİYE İZMİR KARŞILAŞTIRMASI

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları

Coğrafya Proje Ödevi. Konu: Hindistan ve Nijerya nın Ekonomik Özellikleri. Kaan Aydın 11/D

TARIM TARİHİ VE DEONTOLOJİSİ

X. BÖLÜM KEMİĞİN FARKLI KULLANIMLARI. Mızraklarda ve oklarda yaygın olduğunu bildiğimiz sap kullanımı bununla sınırlı

BÖLGE KAVRAMI VE TÜRLERİ

B-) Aşağıda verilen sözcüklerden uygun olanları ilgili cümlelere uygun biçimde yerleştiriniz.

2016 Başkale nin Tarihçesi: Başkale Coğrafyası:

Başkale nin Tarihçesi: Başkale Coğrafyası:

ŞANLIURFA İLİ MERKEZ İLÇESİ NEOLİTİK ÇAĞ VE ÖNCESİ 2015 YILI YÜZEY ARAŞTIRMASI RAPORU

NÜFUSUN GELİŞİMİ, DAĞILIŞI VE NİTELİKLERİ

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti

30. KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI 2. CİLT

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

ÖSYM. Diğer sayfaya geçiniz KPSS / GYGK-CS

İnsanlık tarihindeki en büyük hata tarıma geçiş miydi?

ORTA /OLGUN BRONZ ÇAĞ M.Ö

SULTAN IZZETTIN KEYKAVUS TÜRBESİ, 1217, SİVAS

İktisat Tarihi II. I. Hafta

MED SANATI: Arkeolojik kaynaklar ise çok sınırlıdır. Iran arkeolojisinde Demir Devri I I I. safhasıdır (Orta Batı İran da: ).

T.C. Konya Valilii l Kültür ve Turizm Müdürlüü Yayınları Yayın No: 258

Test. Beşeri Yapı BÖLÜM 7

İspanya ve Portekiz de Tahıl ve Un Pazarı

KONU 3: PALEOLİTİK ÇAĞ (Eski Taş Çağı)

HABERLER ÖZBEKİSTAN-TÜRKİYE ULUSLARARASI ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR PROJESİ: ÖZBEKİSTAN DA YERKURGAN MERKEZ TAPINAĞI 2013 YILI ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMASI

... i S TAT i S T i K L E R L E DiYAR BAKiR 2018

Türkiye'de Toprakların Kullanımı

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ

MÜZİK ALETLERİ 40 BİN YIL ÖNCESİNE DAYANIR

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ. Konu:14.YÜZYIL BEYLİKLER DÖNEMİ MİMARİSİ

Çaldıran daha önceleri Muradiye İlçesinin bir kazası konumundayken 1987 yılında çıkarılan kanunla ilçe statüsüne yükselmiştir.

TÜFEK, MİKROP VE ÇELİK

HİERAPOLİS, 06/08/14-21/08/14 ÇALIŞMALARI MERMER RESTORASYONU ÇALIŞMALARI

Bereketli Hilal de bira izleri. Dr. Patrick E. McGovern

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 2 SASANİLER-İSPANYA EMEVİLERİ-TULUNOĞULLARI

Adıyaman'ın İsmi Nereden Geliyor?

Transkript:

Konu 5: NEOLİTİK ÇAĞ 1 Taş Çağlarının sonuncusu olan Neolitik, Yeni Taş Çağı anlamına gelmektedir ve bazen Cilalı Taş Çağı olarak da adlandırılmaktadır. Ancak Neolitik Çağ da yaşanan kültürel gelişmeler, taş aletlerdeki yeniliklerden çok daha fazlasıdır. Bu çağda tarım keşfedilmiş ve hayvanlar evcilleştirilmiştir. Neolitik, aslında başlangıç ve bitişi kesin tarihlerle sınırlanan bir dönem olmaktan çok tarımın başladığı ve hayvanların evcilleştirildiği bir kültür evresi olarak tanımlanabilir. Bu gelişmeler, dünyanın çeşitli yerlerinde farklı tarihlerde yaşanmıştır. Neolitik Çağ daki diğer bir yenilikse çanak çömlek yapımının başlamasıdır. Çanak çömlek yapımının başlaması, tarım ve hayvanların evcilleştirilmesinden sonra Neolitik Çağ ın üçüncü önemli yeniliği olarak kabul edilmektedir. Çanak çömlek yapımı Neolitik Çağ ın ortalarında geliştiği için Neolitik Çağ iki evreye ayrılır: Çanak Çömlek Öncesi Neolitik (İngilizce Pre-pottery Neolithic in kısaltması olan PPN de bir adlandırma olarak kullanılmaktadır.) ve Çanak Çömlekli Neolitik. Çanak-Çömlek Öncesi Neolitik de kendi içinde ikiye ayrılmaktadır: Çanak Çömlek Öncesi Neolitik A (PPNA) ve Çanak Çömlek Öncesi Neolitik B (PPNB). Neolitik Çağ ın Evreleri Evre Alt Evre Yıl (İ.Ö.) Çanak Çömlek Öncesi Çanak Çömlek Öncesi Neolitik A (PPNA) 10.000-8.000 Neolitik Çanak Çömlek Öncesi Neolitik B (PPNB) 8.000-7.000 Çanak Çömlekli Neolitik 7.000-5.500 Çanak Çömlek Öncesi Neolitik Çanak Çömlek Öncesi Neolitik yerleşimleri, Epipaleolitik Çağ a ait Natufyen yerleşimlerinin devamıdır. Bu yerleşimlerin bazılarında bu evrede de kısmen yabani tahıl toplayıcılığı ve avcılık devam etmiştir. Bu durum, bir geçiş döneminin yaşandığını göstermektedir. Verimli Hilal: Filistin den başlayarak Batı ve Kuzey Suriye yi, Kuzey Mezopotamya yı ve Dicle Nehri nin doğusunda kalan Zagros Dağları nın batı eteklerini kapsayan bölgedir. Tarım Tarımın geliştiği ilk yer, Orta Doğu da verimli hilal adı verilen bölgedir. Yeni araştırmalar, ilk defa tarıma alınan buğdayın ana vatanının Urfa ve Diyarbakır arasındaki Karacadağ olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla beraber tarım, dünyanın başka yerlerinde, örneğin Amerika kıtasında ve Güneydoğu Asya da birbirinden bağımsız olarak daha sonra başlamıştır. Tarım, Ortadoğu da yaklaşık günümüzden 10.000 yıl önce, Güneydoğu Asya da günümüzden 8000 yıl önce ve Orta Amerika da ise günümüzden 5000 yıl önce başlamıştır. Ancak bu bölgelerde tarımı yapılmaya başlanan bitki türleri farklıdır. Ortadoğu da arpa, buğday; Güneydoğu Asya da pirinç ve Orta Amerika da ise mısır tarıma alınan ilk bitkilerdir. Tarım bu merkezlerde başladıktan sonra hızla diğer bölgelere de yayılmıştır. Böylece tarımın keşfine dek tüm insan topluluklarının esas geçim biçimi olan avcı-toplayıcılık, giderek azalmış ve marjinal bir hale gelmiştir. Doğu Akdeniz, Kuzey Suriye, Kuzey Mezopotamya ve Güneydoğu Anadolu daki yoğun tahıl toplayıcılığına dayalı Epipaleolitik yerleşimler, yavaş yavaş tarımsal üretime geçerek Neolitik yerleşimlerine dönüşmüştür. Filistin de Jeriko ve Jarmo, Suriye de Mureybet, Anadolu da Caferhöyük (Malatya), Çayönü (Diyarbakır), Hallan Çemi (Batman), Nevali Çori (Urfa) ve Göbekli Tepe (Urfa) verimli hilal üzerinde bulunan Neolitik köy yerleşimlerinin en önemlileridir. İç Anadolu da ikinci bir Neolitik bölgesi daha bulunmaktadır. Buradaki en önemli yerleşmeler arasında ise Çatalhöyük (Konya), Suberde (Konya), Canhasan (Karaman), Hacılar (Burdur), Kuruçay (Burdur) ve Aşıklıhöyük (Aksaray) sayılabilir. Yukarıda da söz ettiğimiz gibi yerleşik yaşam, tarımın keşfinden önce başlamıştır. Yabani tahıl toplayıcılığına dayanan geçim biçimi, yerleşik yaşamı zorunlu kılmıştır. Yerleşik yaşamın başlamasından ve ilk köylerin oluşmasından sonra bir nüfus artışı olmuştur. Tahıl toplayıcılığı, köylerde artan nüfusu

beslemekte yetersiz kalmış olmalıdır. Böylece insanlar, besin sorununa yeni çözüm yolları aramaya yönelmiş ve yabani bitkileri denetim altına almayı keşfederek tahıllarını artık kendileri üretmeye başlamışlardır. Yabani tahılların bol miktarda bulunması ve insanların bunları topluyor olmaları, tarımın keşfinde en önemli etkendir. Bu sayede insanlar bu tahılların doğal özelliklerini gözlemlemiş ve bu tahılları denetim altına almanın da yollarını keşfetmiş olmalıdırlar. Yukarıda da bahsedildiği gibi buğday ve arpa, Ortadoğu da tarımı yapılan ilk bitkilerdi. Bu bitkileri mercimek, nohut, bakla ve diğerleri izlemiştir. İnsan müdahalesiyle daha çok ürün veren, dayanıklı ve iri taneli tahıllar ve baklagiller üretilmiştir. Tarımla birlikte doğada bulunan besinlerin tüketilmesine dayanan geçim biçimine alternatif olarak doğanın denetim altına alındığı yeni bir geçim biçimi doğmuştur. Neolitik Çağ, üretici ekonomiye geçişin çağıdır. Gordon Childe, insanlık tarihindeki en önemli gelişmenin, yiyecek üretiminin başlaması olduğunu öne sürmüştür ve bu nedenle tarımın keşfini bir devrim olarak nitelendirmiştir. Bu yüzden bu çağdaki gelişmeler Neolitik Devrim olarak da anılır. Hayvanların Evcilleştirilmesi Neolitik Çağ da tarımdan hemen sonra gerçekleşen en önemli yenilik, hayvanların evcilleştirilmesidir. Köpek daha Mezolitik Çağ da evcilleştirilmiştir. Bu nedenle köpek, evcilleştirilen ilk hayvan olma özelliğine sahiptir. Neolitik Çağ da ise beslenme amaçlı olarak koyun, keçi, domuz ve sığır evcilleştirilmiştir. İnsanlar, evcilleştirdikleri hayvanların sütünden ve yününden de faydalanmışlardır. Evcilleştirme süreci, daha çok süt, daha kaliteli yün, daha fazla et veren ve kolay evcilleşebilen uysal hayvanların seçilmesi ve üretilmesiyle gerçekleşmiştir. İlk zamanlar evcil hayvan sayısı az olduğu için avcılık da devam etmiştir. Ancak zamanla evcil hayvanların sayısı artmış ve avcılık giderek azalmıştır. Evcilleştirilen hayvan türü, bölgelere göre farklılık göstermektedir. Örneğin Afrika da sığır ve keçi, Doğu Asya da domuz, Güney Amerika da ise lama evcilleştirilmiştir. At, deve ve kümes hayvanları ise daha geç dönemlerde evcilleştirilebilmiştir. Diğer Gelişmeler Çanak Çömlek Öncesi Neolitik in başlarında, üstleri dallarla veya kamışlarla örtülüp çamurla sıvanan yuvarlak kulübeler yapılmıştır. Bu dairesel planlı barınaklar, daha sonra dikdörtgen planlı, gerçek evlere dönüşmüştür. Bu evlerde mutfak ve kiler işlevi gören ayrı odalar vardır. Bu evlerle birlikte, düzenli bir yerleşim modeline sahip köyler ortaya çıkmıştır. Bu yerleşim yerlerinde bazı yapılar, tapınak veya kutsal mekân özelliğine sahiptir. Bu dönemde ölüler; evlerin tabanlarına, bebeğin ana rahmindeki pozisyonuna benzer şekilde (hoker tarzı), dizler karına çekili olarak gömülmüşlerdir. Ölülerin yanına renkli taşlardan, deniz kabuklarından, bakırdan, kemikten ve fil dişinden yapılma süs eşyaları ve boncuklar konmuştur. Bazı yerleşimlerde ölüler, etleri çürüyene kadar bekletilip sonra kemikleri toplanarak gömülmüşlerdir. Diyarbakır yakınlarındaki Çayönü yerleşiminde ise ölülerin kafatasları vücutlarından ayrılarak başka bir yere, özel bir yapının içine konmuştur. Bu yapı, kafataslı yapı olarak adlandırılmaktadır ve bu yapının muhtemelen inançla ilgili bir anlamı vardır. Neolitik Çağ da orak biçimli aletler ve tahılları işlemede kullanılan taştan öğütme taşları, havanlar ve dibekler yapılmıştır. Ayrıca yüzeyleri ve kenarları sürtülerek düzeltilmiş ve parlatılmış taş aletler de görülmektedir. En yaygın alet, yassı baltadır. 10-15 santimetre arasında büyüklüğe sahip üçgen ya da dörtgen biçimli bu aletler, bir sapa geçirilerek kullanılmıştır. Obsidyen (volkanik cam) Neolitik dönemde alet yapımında bir ham madde olarak yoğun biçimde kullanılmıştır. Doğal kaynaklarından elde edin obsidyenin geniş bir coğrafyada ticaretinin yapıldığı görülmektedir. Uzun mesafeli ticarete konu olan ilk mal, obsidyendir. Özellikle İç Anadolu ile Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Toroslar ile Mezopotamya arasında yoğun biçimde obsidyen ticareti yapılmıştır. Neolitik Çağ da bakır da kullanılmaya başlanmıştır. Bakır, ısıtılıp dövülerek şekillendirilmiş; takı, küçük iğne, olta gibi aletler yapılmıştır. Neolitik te obsidyen ve bakırın yanında deniz kabukları, kaliteli çakmak taşı ve değerli renkli taşların da ticareti yapılmıştır. GÖBEKLİTEPE

Güneydoğu Anadolu da, Şanlıurfa yakınlarında yer alan Göbekli Tepe de yapılan kazılarda, yerleşik yaşama geçişle ilgili mevcut bilgileri altüst edecek buluntular ortaya çıkarılmıştır (Resim 1). Göbekli Tepe, Mezopotamya daki ilk şehirlerden 5.000 yıl, milyonlarca turistin ziyaret ettiği İngiltere deki ünlü Stonehenge den 7.000 yıl, Mısır Piramitleri nden 7.500 yıl, Malta Adası nda bulunan tapınaklardan da 6.500 yıl daha eskidir. Göbekli Tepe, MÖ. 10.000 yani günümüzden 12.000 yıl öncesine tarihlenen Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem e ait bir inanç merkezidir. Yapılan arkeolojik araştırmalar göstermiştir ki; Göbekli Tepe Neolitik Tapınak Alanı, dönem insanlarının belirli zamanlarda bir araya gelerek ibadet ettikleri bir yerdir. Kesin olmamakla beraber tapınağın bizzat onu kullananlar tarafından gömüldüğü öngörülmektedir. Resim 1. Bereketli Hilal ve Göbeklitepe. Resim 2. T biçimli sütunlar. Göbekli Tepe de yapılan kazılar sonucunda yuvarlak planlı, üstü açık taştan inşa edilmiş yapılar açığa çıkarılmıştır. Bu yapıların ortak özelliği duvarlarının, kalınlığı 1.4 metre olan 12 metre boyutundaki T biçiminde sütunlar ile çevrilmiş olması ve yapıların merkezinde de ikişer T biçiminde sütunun karşılıklı olarak yer almasıdır (Resim2). Arkeologlar boyları 3 ila 6 metre arasında değişen bu T biçimindeki sütunların stilize edilmiş insan tasvirleri olduğunu düşünmektedir. Bunun sebebi T biçimindeki sütunlarda görülen kol ve el tasvirleridir. Ayrıca bu sütunlar üzerine işlenmiş hayvan tasvirleri ve soyut semboller yer almaktadır. Göbeklitepe üzerinde yapılan jeomanyetik ve georadar taramalarda çapları 20 ile 30 metreye varan bu daire biçimli yapılardan 20 adet bulunduğu tespit edilmiştir. Yapılan arkeolojik kazılar, Göbekli Tepe nin olağan dışı buluntuları ile dinsel/kutsal bir buluşma merkezi olduğunu kanısını uyandırmaktadır. Buluntular, Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem de yaşayan avcı- toplayıcı insanların hayatta kalma, günlük gereksinimlerini gidermenin yanı sıra doğayı anlamaya çalışma, doğaüstü güçlerin ya da tanrının/tanrıların varlığına inanma, dinsel törenler için düzenli aralıklarla bir araya gelme eylemlerini gerçekleştirdiklerini göstermektedir. Bu dinsel törenlerde hep birlikte, inançlarını simgeleyen hayvan ve insan kabartmalarıyla süslü tapınaklar, dev boyutlu dikili taşlar yapmışlar. ÇAYÖNÜ Diyarbakır da yer alan Çayönü höyüğü, 4.5 m. yükseklikte, 250-300 m. doğu-batı yönünde uzanmakta, yaklaşık 50.000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Günümüzden on iki binyıl kadar önce Çayönü'ne, göçebe yaşamı terk eden bir topluluk yerleşti. Burada, çanak çömlek yapmayı bilmeden, benimsedikleri toplumsal kuralları ödünsüz uygulayarak uzun yıllar yaşadılar. Yuvarlak planlı basit kulübelerle başlayıp giderek taş temelli, kerpiç duvarlı karmaşık yapılara kadar sürekli bir gelişme gösteren mimarileri, o dönem için basit barınaklar olmaktan çok, iyi tasarlanmış, kullanım ve yaşam alanları iyice belirlenmiş ve

kalıplaşmış bir geleneğin temsilcisidir. Çanak çömleksiz dönemi M.Ö. 8200-6000 yıllan arasına tarihlenir ve 6 evreye ayrılır; evrelerinin her birinde farklı yapı tipleri ve buna bağlı olarak da biçim değişikliği görülür. Bu nedenle, çanak çömleksiz dönemin her evresi, bir ev tipiyle temsil edilmekte ve buna göre adlandırılmaktadır. En eski seviye, yuvarlak planlı dal örgü yapıları içerir. Bazen taş temelli, bazen de taş temelsiz olarak, dallardan örülüp, üzeri çamurla sıvanarak kulübe biçiminde oluşturulan yapılar dönemi M.Ö. 8200-7200 tarihleri arasında binyıl sürmüştür (Resim 3). Yuvarlak planlı yapıların hemen üzerinde yeni bir dönem başlamaktadır. Çayönü yağışlı bir iklime sahipti. Yağışın neden olduğu taban suyu ve rutubet önemli sorundu. Evlerin yaşam alanlarının taban seviyesinden yükseltilmesi gerekiyordu. Böylece ızgara benzeri parelel duvarlardan oluşan dikdörtgen biçimli taş platformlar yapılmasına başlandı. Platformlar dallarla örtülüyor, bunun da üstü kil ve kireç karışımı toprakla kaplanıyordu. Platformların bir ucunda küçük bir oda ve depo bölümü vardı. Kamış ve dallarla örülen duvarları, gene çamurla sıvanıyor, orta kesiminde ahşap direklerle destekleniyordu. Günümüzde "ızgara planlı yapılar" diye bilinen bu evler, genellikle 1 1 x6.5 m. kadar olan boyutları ve dikdörtgen planlı oluşlarıyla, birbirine benziyordu. Bu dönem M.Ö. 7200-7100 tarihlerine aittir (Resim 4). Resim 3-4. Çayönü, yuvarlak ve ızgara planlı konutlar. Izgara planlı yapıların üzerinde anıtsal nitelikli yapıların bulunduğu iki evre vardır. Bunlardan birinde, 1 2x 1 0 m. boyutlarındaki geniş avlulu bir yapıda, 295 kadar insan iskeletine rastlanmış ve yapının ölü kültüyle ilişkili işler için kullanıldığı anlaşılmıştır. Anıtsal yapıların üzerinde yeni bir dönem başlar. Yapıların ızgara temelleri hücrelere bölünmüştü. Bodrum katı gibi olan bu hücreler kiler veya depo olarak kullanılıyordu. Asıl yaşam alanı bunun üzerinde ikinci bir kat gibiydi ve bu kata dıştan bir taş merdivenle ulaşılıyordu. Avlu ise arka tarafta üstü kapalı bir sundurma haline gelmişti. Yapılarda kerpiç duvar ilk kez bu dönemde uygulanmaya başlamıştı. Üstü düz çatı ile örtülen yapılar, iki katlı evleri andırıyordu. Yerleşmenin doğu kesiminde, olasılıkla en erken evreden beri özel önem taşıyan meydan yeniden düzenlenmişti. Boyu 50 m'yi bulan bu alan, dünyanın ilk büyük alanı olarak tanımlanabilir. Meydanın içine doğu-batı yönünde, boyları 2.5 m.'yi bulan, işlevleri tam olarak bilinemeyen, iki dizi dikilitaş yerleştirilmişti. Dikilitaşlarla süslü meydanın çevresini ise özel önemi olduğu anlaşılan büyük yapılar kuşatıyordu. Çayönü halkının sosyal yaşamında özel bir önemi ve yeri olduğu belli olan alanın çevresindeki yapılardan birkaçı diğerlerinden farklıydı. Bunlardan en büyüğü 1 1 x 1 0 m. boyutlarındaydı ve terazzo (bir nevi mozaik) denen bir tabanla kaplıydı. Meydandan batıya doğru uzaklaştıkça evler küçülmekteydi. Bu görünümü ile yerleşmenin düzenli ve önceden tasarlanan biçimde

kurulduğu ve sosyal bir farklılaşmanın bulunduğu belli olmaktadır M.Ö. 6600-6300 yıllan arasına tarihlenen hücre planlı yapılar evresi Yeni Taş Çağı için beklenemeyecek olgular içerir. Geniş yapıların oluşturduğu 6. ve sonuncu evrede, meydan önemini yitirip günlük kullanım alanına dönüşmüştür. Bu dönem M.Ö. 6000-5500 (?) yıllan arasına tarihlenir. Çayönü'nde, ölüler yapıların tabanı altına ve iç avluya gömülmekteydi. Tam büzülmüş durumda bırakılan ölülerin yanına yassı balta, boncuk, boncuk dizileri (Resim 6), kemik ya da boynuz aletler vb. ölü armağanı olarak konulurdu. İçinde çok sayıda ve özenle korunmuş kafatasları ele geçmesinden dolayı "Kafataslı Yapı" olarak bilinen, ancak daha somaki yıllarda içinde her türlü kemiğin bulunduğu yapının, Çayönü halkının inanç dünyasında kuşkusuz kutsal bir yeri olmalıydı (Resim 5). Kafataslarının konulduğu böyle bir binaya, inanış sisteminin bir parçasını oluşturan ritüel törenlerin, daha doğrusu salt insanı hedef alan gerçek anlamda bir kafatası kültünün, oturulan mekan dışına çıkılarak, bu amaç için öngörülen ve inşa edilen, özel bir binada uygulanmasına ilk kez Çayönü'nde tanık olunmaktadır. 13u binada, köydeki nüfusun %70'nin gömülü olması, her iki cinse, her yaşa ait oları kemiklerde darp ya da yaralama izi olmaması, buranın, Yakındoğu'daki en önemli insan kültü yapısı olduğunu gösterir. Tüm bulgular, bir zamanlar Çayönü'nde, insanların kurban edildiği adak törenlerinin yapıldığını ön plana çıkarmaktadır. Resim 5. Kafataslı Yapı Resim 6. Çayönü, kemik kolye. Madenleri tanımaya, ilk olarak bakırı soğuk dövme yoluyla işlemeye, mimaride söndürülmüş kireç ve alçıyı kullanmaya, doğal camı ısıtarak biçim vermeyi denemeye başlayan Çayönü halkı, her alanda bir çok değişme ve geliş menin doğmasına olanak verecek bambaşka bir dünyanın kapılarım açmış; eski zamanlardan yenilere doğru, belli bazı önemli tarihi aşamalardan geçip evrimleşerek, çevresindeki kültürlerden farklı özellikleriyle çok ilginç, gelişkin özellikler taşıyan bir kültür ortaya koymuştur. Bilim dünyasında "ilk Köy Toplulukları Dönemi" ya da "çanak çömlek öncesi Yeni Taş Çağı" özellikleriyle tanınan Çayönü, en büyük değişimi evcil hayvanların girmesiyle yaşamaya başlamıştır. Evcil hayvan sürülerinin girmesi, avcılığın beslenmedeki yerini azaltmasıyla birlikte tüm düzeni bozmuştur. Çanak çömlek de yapılmaya başlanan bu yeni evre ile yerleşmede önceki dönemin katı kuralları ortadan kalkmış, ölü gömme-ölü kültü değişmiş, planlı standart yerleşme düzeni bozulmuş, önceleri çok temiz tutulan meydan bir çöplük durumuna gelmiştir. Günümüzdeki köyler gibi rastgele gelişen, isteyenin istediği yere yapı yaptığı, gerektiğinde odalar eklediği, tam bir kargaşaya dönüşmüştür. Kült eşyaları ortadan kalkmış, yalnızca işlevsel nesneler kullanılmaya başlanmıştır. İlginç olan, bu değişim, yerleşimin nüfusunun azalmasına sebep olmasıdır. Bu durum, yeni beslenme türünün getirdiği salgın hastalıkların bir sonucu mudur, yoksa hayvancılığa bağlı göçebe çobanlık mı başlamıştır veya bilinmeyen nedenlerle topluluğun

büyük bir kısmı başka bir yere mi göç etmiştir? Bunların yanıtını gelecek dönemlerdeki araştırmalar verecektir. Çayönü halkının binlerce yıl içinde çok net olarak ve geniş bir sayfa üzerine yazdığı yaşamı, kültür tarihimizin en önemli bir döneminin, kesin bir belgesidir. NEVALİ ÇORİ Şanlıurfa yöresinde, Fırat'tan yaklaşık 3 km. uzaklıkta yer alan Nevali Çori de Atatürk baraj gölü sahasında kalacak olmasından dolayı kurtarma kazıları yapılmış olup günümüzde baraj suları altında kalmıştır. Nevali Çori beş evreli bir yerdir. Yerleşme terasında kerpiç tekniğiyle kireçtaşından yapılmış uzun dikdörtgen planlı, bağımsız ve birbirine paralel duran yapılar, uzun tarafındaki girişleriyle Kantara çayı tarafına bakan evler, iç mekanlarının düzenli olarak bölünmesiyle dikkati çeker (Resim 7). Nevali Çori'nin 4. yapı katında, evlerden biraz uzakta, hemen hemen kare biçimli bir taş yapı vardır. Son derece özenli işçilikle yapılmış terazzo zemini ve dikilitaşlarıyla dikkati çeker. Salonun sağ duvarı üzerinde bir niş bulunmakta, duvarların önünde ise bir seki uzanmaktadır. Ortada, üzerinde alçak kabartma olarak şematik biçimde uzun kollu bir insan işlenmiş olduğu, 3 m. yüksekliğindeki "T" biçimli iki dikilitaş yükselir. Aynı türün biraz daha küçük boyutluları sekiler boyunca odayı çepeçevre sararlar. Anıtsal kabartmalar ve yontularla süslü yapının törensel ve dinsel işlevi olduğu net olarak belirgindir. Yapı, içini dolaşan taş seki, terazzo zemin ve insan biçimindeki monolitik payeleriyle eski doğunun anıtsal boyuttaki en eski ve gerçek kutsal yapılarından birisidir (Resim 8-9). İlk olarak burada keşfedilen T biçimli sütunlar daha sonraları Göbeklitepe de çok daha eski devirlere giden tapınaklarda ortaya çıkarılmıştır. Nevali Çori de ayrıcalıklı bir işlevi bulunmasından dolayı dinsel bir yapı olarak yorumlanması Göbeklitepedeki yapıların da aynı işleve sahip olduklarına kanıt oluşturmuştur. Teoriye göre Göbeklitepe deki tapınaklar kullanımdan çıktıktan sonra ilk yerleşmeleri kuran insanlar benzer geleneği yeni yerleşim yerlerinde de sürdürmeye devam etmişlerdir. Resim 7-8. Nevali Çori deki konutların canlandırma çizimi ve kutsal alan. Göbeklitepe ile olan ortaklıkları sadece T biçimli sütunlardan ibaret olmayan Nevali Çori de çok sayıda heykel de elde edilmiştir. Gerçek boyutlarda kireçtaşından yapılmış, topuz biçimli ve üzerinde yılan kabartması olan bir baş (Resim 10), kompozit figürler, akbaba heykeli ve portre özelliği gösteren bir insan başı ilginç yapıtlardır. Hayvan biçimli tasvirler arasında aslan, panter, yaban domuzu, yaban atı, ayı ve akbaba yer alır. Çakmaktaşından yapılma hasat aletleri ve av silahlan oldukça boldur. İşlenmiş süs boncuklan, çok sayıda pişmiş toprak figürin ve bakır bir boncuk yüksek teknolojiye tanıklık eder. Nevali Çori yerleşik yaşama geçen erken dönem toplulukları içinde özel öneme sahip bir yerleşmedir.

Resim 9. Tapınağın canlandırma çizimi. Resim 10. Heykele ait baş. AŞIKLI HÖYÜK