Ortadoğu Diye Bir Yer Var mı?

Benzer belgeler
AVRUPA NIN SINIRLARI ve TÜRKİYE NİN AVRUPA YA GÖRE KONUMU

DOĞU AKDENİZ DE DENİZ YETKİ ALANLARININ PAYLAŞILMASI SORUNU VE TÜRKİYE

Gelecek 100 Yıl-21. Yüzyıl İçin Öngörüler (Kitap Özeti)

ÇİN İN HAZAR ve ORTA ASYA BÖLGESİNE YÖNELİK POLİTİKASI

Ahmet Sapmaz. Rusya nın Transkafkasya Politikası ve Türkiye ye Etkileri

Orta Doğu, Petrol ve ABD

Orta Asya ve Kafkaslar da Enerjinin Politik Ekonomisi

BÜYÜK SATRANÇ TAHTASI (Kitap Özeti)

ÇOK KUTUPLU DÜNYAYA DOĞRU: ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ

The Elements Affecting Iran s Foreign Policy Making Process

BÜYÜK ORTA DOĞU PROJESİ

Carnegie. Orta Doğu nun Doğusunda İşbirliği Tesisi YAYINLARI. Paul Salem

ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ IRAK IN KUZEYİNDE KURULMASI MUHTEMEL KÜRT DEVLETİNİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ.

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ VE TÜRKİYE

Orta Doğu daki Son Gelişmeler ve Jeostratejik Manzara

Türk Dış Politikası Açısından Kafkasya ve Orta Asya

PETROL, PETROL POLİTİKALARI VE ORTA DOĞU: GLOBAL POLİTİKALARIN BÖLGESEL YANSIMALARI VE IRAK SAVAŞI

İnanç ve İktidar: Ortadoğu da Din ve Siyaset Bernard Lewis

ORTA DOĞU DURUM RAPORU

21. YÜZYILDA TEK KUTUPLULUK TARTIŞMALARI

HUKUKU NDA. Editör ORSAM

RUS DIŞ POLİTİKASINI ŞEKİLLENDİREN TEMEL DİNAMİKLER ÇERÇEVESİNDE RUSYA FEDERASYONUNU- ORTA ASYA TÜRK CUMHURİYETLERİ (TÜRKİSTAN) İLİŞKİLERİ ( )

GÜÇ OLMA STRATEJİSİ ÇİN

Ortadoğu Uluslararası İlişkilerine Sistemik Yaklaşımlar 10 Yıl Sonra

DEĞİŞEN DENGELER IŞIĞINDA ORTA ASYA DAKİ KÜRESEL VE BÖLGESEL GÜÇ ODAKLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME

Güvenlik Kültürü ve Türk Dış Politikası

ORTA ASYA BÖLGESEL GÜVENLİK SİSTEMİNE DOĞRU: PERSPEKTİFLER

İsrail in Dış Politikasının Belirleyicileri

Sorumluluk ve Vizyon 2014 Yılına Girerken Türk Dış Politikası

Transkript:

Ortadoğu Diye Bir Yer Var mı? Sedat LAÇİNER Coğrafi ya da siyasi anlamda bölgeler ortak ve yakın özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Örneğin kıtalar, denizlerle çevrili geniş toprak parçalarıdır. Yarımadalar, dağlar, nehirler vs. bölgelerin sınırlarını belirler. Dinler, mezhepler veya konuşulan dil ve lehçeler vs. de bölgelerin tanımlanmasında kullanılabilir (İslam Dünyası, Latin Amerika örneklerinde olduğu gibi). Gelir düzeyi de bölgelendirmede yararlı olabilir (Kuzey- Güney gibi). Kısacası bir toprak parçasının diğerlerinden ayrılabilmesi için anlamlı özelliklerinin olması ve en azından bir yönden ortak özelliklere sahip olması gerekir. Bu kriterler çerçevesinde ele alındığında Ortadoğu diye bir bölge yoktur. 20. yüzyıla kadar da böyle bir isim dahi mevcut olmamıştır. Dikkatli inceleyecek olur isek, özellikle son yıllarda Genişletilmiş Ortadoğu olarak sunulan bölge birbirinden oldukça farklı bölgelerden oluşmaktadır ve bölge ülkeleri ve halkları arasındaki ortak yönler sanılanın aksine oldukça azdır. Bu sözde bölge iki ayrı Okyanus (Hint ve Atlas Okyanusu), altı ayrı deniz (Akdeniz, Kızıldeniz, Basra Körfezi, Karadeniz, Ege Denizi, Hazar Denizi) kıyılarında bulunmaktadır. Üç ayrı kıtaya (Afrika, Asya ve Avrupa) yayılmıştır. 10 ayrı alt bölgeden (Güney ve Kuzey Kafkasya, Kuzey Afrika, Arabistan, Büyük Filistin ve Suriye, Mezopotamya, Hazar Havzası, Orta Asya (Türkistan), Hint Yarımadası) oluşmaktadır. Üç tek tanrılı din (Müslümanlık, Hıristiyanlık ve Yahudilik) ve neredeyse sayısız mezhebi ve yorumuyla bu bölgede yaşamaktadır. Dinsizlik ve pagan dini yorumlar da dâhil olmak üzere binlerce dini ve ahlaki inanış adı geçen geniş coğrafyada halen yaşanmaktadır ve bu anlamda dünyanın en büyük laboratuarlarından biridir. Batı da hepsi Arap sansa da bölge başta Türkler, Araplar ve Farsiler olmak üzere onlarca farklı etnik-dilsel gruptan oluşmaktadır. Diğer bir deyişle Genişletilmiş Ortadoğu diye adlandırılan bölge, yeryüzünde homojenlik açısından bölge olabilecek belki de en son coğrafyadır. Nitekim Sudan ın Afrika-Arap kültürü ile Tunus un Fransız-Afrika-Arap kültürü karşılaştırıldığında ne kadar farklı ülkelerden bahsettiğimiz kendiliğinden anlaşılacaktır. Veya Türkiye ile Afganistan karşılaştırıldığında, iki ülkenin ne kadar farklı olduğu kolayca görülecektir. Aynı şekilde Azerbaycan ile Mısır ı karşılaştırmak, aynı bölge içinde zikretmek de tuhaftır. Bir Suudi Arabistan ile Kırgızistan, bir Kıbrıs ile Katar da aynı bölge içinde olamayacak kadar farklıdırlar. Peki, nedir bu ısrar? Neden herkes bir Ortadoğu dur tutturmaktadır? Nereden çıktı bu, bölge olamayan bölge. Ortadoğu bölge olamazken, Genişletilmiş Ortadoğu da nereden çıktı? Ortadoğu: Bir İngiliz-Amerikan İcadı Daha önce de belirttiğimiz üzere Ortadoğu kavramı tarih boyunca 20. yüzyıla kadar kullanılmamış bir kavramdır. Anadolu, Mezopotamya veya Kafkasya isimleri ile kıyaslandığında Ortadoğu nun yapay, üretilmiş, hatta icat edilmiş bir kavram olduğu söylenebilir. Her icat gibi, bu icattan beklentiler vardır. Onun da bir işlevi vardır ve bu açıdan 153

Tartışma Platformu / S. Laçiner bakıldığında Ortadoğu denen bölge aslında önce İngiliz, ardından da Amerikan Çıkar Bölgesi anlamına gelir. 20. yüzyılın başlarına kadar Fransızlar Osmanlı toprakları için Yakın Doğu kavramını icat etmişlerdir. Bu kavram Osmanlı nın başladığı yerde başlar, fakat nerede bittiği tam olarak belirlenmemiştir. Çin, Japonya gibi bölgelerin Uzak Doğu olduğu konusunda ise mutabakat vardır. Özellikle 19. yüzyılda Britanya İmparatorluğu nun Çin ve çevresindeki ekonomik ve askeri yayılması Yakın Doğu (Near East) ve Uzak Doğu (Far East) ayırımının daha sık kullanılmasına yol açtı. Ortadoğu (Middle East) kelimesi ise ilk olarak Eylül 1902 de Londra da yayınlanmakta olan National Review da görülmüştür. Kelimenin mucidi Amerikalı bir deniz subayı ve öğretim üyesi olan Alfred Thayer Mahan dır (1840 1914). Mahan dünyaya hâkim olacak gücün, denizlere hâkim olan güç olduğu kuramının sahibidir. Özellikle Britanya (İngiliz) İmparatorluğu nun deniz gücü üzerine uzman olan Mahan sıradan bir akademisyen değildir. Üç günlük 1894 Londra ziyareti esnasında tüm İngiltere onu ilgiyle karşılamış, başbakan ve muhalefet lideri de dâhil olmak üzere en önemli isimlerle tanışmış ve önemli konuları tartışmıştır. Cambridge ve Oxford üniversiteleri de kendisine fahri doktora vermiştir. Yine Londra nın seçkinci Kulübü Ordu ve Donanma Kulübü ne de üye olmuştur. The Times gazetesi Mahan ı, Kopernik ile karşılaştıracak kadar ileri gitmiştir. Mahan ın National Review daki makalesinin adı Pers-Basra Körfezi ve Uluslararası İlişkiler dir (The Persian Gulf and International Relations). Mahan a göre Hindistan ve Uzak Doğu nun güvenliğini temin etmesi gereken Britanya nın bu bölgelere giden yolu da güvenli tutması gerekir. Bu da Basra Körfezi nin güvenli olmasından geçer. Özellikle Rusya nın trans-sibirya hattı ve Orta Asya daki ilerlemeleri, Rusları Hindistan a ve Pasifik e tehlikeli bir şekilde çok yaklaştırmıştır. Bu ortamda Basra Körfezi, Süveyş Kanal ından sonra Hindistan a geçişte en önemli atlama taşı dır. Britanya, Rusya yı engellemek için gerekirse Almanlarla da işbirliği yapmalı ve Rusları gözaltında tutmalıdır. İşte Mahan a göre Ortadoğu bu bölgedir, yani Basra Körfezi ve çevresi. Bu bakış açısına göre Ortadoğu en çok Rusları Hindistan ve Pasifik ten uzak tutmada işe yarayacaktır. Ayrıca denizlerdeki üstünlüğün korunmasında stratejik bir konuma sahiptir. Mahan ın Ortadoğu kavramı yoğun bir ilgi görmüş, önce The Times makaleyi yeniden basmış, ardından da Vanatine Iganitius Chirol un (1852 1929) Ortadoğu Sorunu (The Middle Eastern Question) adlı makalelerini basmıştır. Daha sonra bu seri yazılar 1903 te Ortadoğu Sorunu veya Hindistan ın Savunması Sorunları (The Middle East Question or Some Problems of Indian Defence) adı altında kitaplaştı. Chirol un Ortadoğu terimi, Mahan ın terimine göre daha genişletilmiştir. Chirol, Ortadoğu dediği zaman sadece Basra Körfezi ni değil, Hindistan a giden yoldaki tüm toprakları, Irak, Doğu Arabistan, Afganistan, Tibet ve Asya nın diğer bölgelerini de kapsıyordu. Yani, hem daha genişletilmiş bir Ortadoğu kavramı vardı, hem de Chirol un Ortadoğu su yeni genişletmelere de müsaitti. Chirol a göre Anadolu ve Balkanlar ise Yakın Doğu (Near East) idi. Chirol için Ortadoğu nun en önemli işlevi Hindistan ın korunması olacaktı. Fakat Rusların Kafkaslarda, Bakü de işlettikleri petrol de önemli bir faktördü. Rusları petrol zenginliği önemli bir üstünlüktü ve Britanya kısa sürede Kafkaslar ile ilgilenmek zorundaydı. Yine Almanlar Yakın Doğu da, yani Anadolu ve Balkanlar da güçleniyordu 154

Tartışma Platformu / S. Laçiner ve Ortadoğu bu saldırı için de önemli bir kazanım olurdu. Son olarak Chirol, Japonların Uzak Doğu da yükselişi açısından da Ortadoğu nun önemine değiniyordu. Büyük Ortadoğu Çıkar Bölgesi Kısacası, Ortadoğu İngiliz Çıkar Bölgesi idi. Bunun dışında coğrafi veya siyasi olarak kendisinden kaynaklanan ayırıcı bir özelliği yoktu. Bölge dışı bir güç, kendi çıkarları için önemsediği bir toprak parçasına ad ve misyon veriyordu. İngiltere nin Ortadoğu kavramı bilindiği üzere Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında Mısır a kadar genişledi. Petrolün önemindeki artış ve dünya savaşı bölgenin genişlemesinde önemli bir rol oynadı. İkinci Dünya Savaşı ndan sonra ABD Yakın Doğu ve Ortadoğu kavramlarını bir arada kullandı. Fakat temelde İngiltere nin çıkar bölgesi bunda sonra ABD ye geçiyordu. Artık Ortadoğu nun ne olduğunu tanımlayacak olan ve kavramı genişletecek olan ABD ydi. Özetleyecek olur isek, gerçekte Ortadoğu diye bir bölge yoktur. Ortadoğu ne Doğu nun ortasıdır, ne de homojen özellikleri olan bir bölgenin adı. Ortadoğu çıkar bölgesi ne verilen bir addır ve doymak bilmeyen bir iştahı anlatmaktadır. İştahlar arttıkça bölge de genişletilmektedir. Not: Ortadoğu kavramının doğuşu konusunda daha geniş bilgi isteyenler ayrıca şu kaynağa da bakabilirler: Roger Adelson, London and the Invention of the Middle East; Money, Power, And War, 1902 1922, (Londra ve Ortadoğu nun İcadı; Para, Güç ve Savaş, 1902 1922), (New Haven ve Londra: Yale University Press, 1995). 155