Sahabe Devrinde İçtihat

Benzer belgeler
Asr-ı Saadette İçtihat

Sabah akşam tevâzu içinde yalvararak, ürpererek ve sesini yükseltmeden Rabbini an. Sakın gâfillerden olma! (A râf sûresi,7/205)

İLİM ÖĞRETMENİN FAZİLETİ. Bu Beldede İlim Ölmüştür

Azimet-Ruhsat Mes elesi

BEDÎÜZZAMAN HAZRETLERİNİN İSİM VE ÜNVANLARI

Tahta kılıcın sırrı. İSLÂM TARİHİNDE CEMEL VE SIFFÎN savaşlarına yol açmış hadisatın

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir?

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

Eğitim Programları ANA HATLARIYLA İSLAM DİNİ

İlim gıda gibidir. Ona her zaman ihtiyaç vardır. Faydası da herkesedir.

Resulullah Efendimiz'in Diğer Peygamberlerden Üstünlüğü

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

"İşte, Rabbimizi bize târif eden Kur ân-ı Hakîm; şu kitab-ı kebîr-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi..."

Üstadımızın mezkûr beyanında, Kur'an ın her ayetinin üç hükmü içine aldığı belirtilmiştir. Bu hükümler şunlardır:

sizin yıldızınız kim?

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

Istılah olarak;peygamber Efebdimiz zamanında yaşamış ve de Peygamber Efendimizi görerek ona inanmış olan kişilere denir.

Cehennemin dibine düşen taş

HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI

KIZ ÇOCUKLARI ÜVEY EVLAT MI? Çarşamba, 01 Ağustos :45

Size iki şey bırakıyorum; onlara sımsıkı sarılırsanız kurtuluşa erersiniz: Biri Allah ın kitabı Kur an, diğeri de Ehl-i beytimdir.

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim.

Bu sayfa şu linkten yazdırılmıştır: [

Question. Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir?

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu büyük şeyhi Muhammedi Bakibillah'a yazmıştır.

Adeta Rabbimiz Efendimizi taltif ve teskin etmek,şevk ve gayretini arttırmak amacıyla huzuruna almıştır.

Tarihte İbrahim'e, Muhammed'e, Dört Büyük Halife'ye ve Abbasiler'in 34. halifesi olan Nasır'a Mehdi denilmiştir.

1988 yılında Hac ziyareti için Arabistan da bulunuyordum. Hac vazifemi yaptıktan sonra Medine-i Münevvere ye geçmiştim.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum yıldönümünü türkü-şarkı söylemeden ve haramlar işlemeden kutlamanın hükmü

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

Hz.Peygamber Ümmi İdi

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül :27

*GALIBIYET VE MAGLUBIYET

Kıble, henüz Kabe tarafına çevrilmeden önce idi.

Muhammed içinizden herhangi bir adamın babası değil, o, Allah ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.

Üstad Bediüzzaman Said Nursî nin gözüyle Hz. Muhammed (s.a.v) efendimiz

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.

EFENDİ BABASI BÜTÜN MÜRİDLERİNDEN HABERDAR İMİŞ!

Question. Kadir gecesi yalnız bir gece midir yoksa bir geceden fazla mıdır? Gündüz de kadir gecesinden. sayılır mı?

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

Veda Hutbesi. "Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... 5 TAKDİM... 11

M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI. lar aha beteri. dir veya 7 2. Y. 4. a bakarak " " dersek h 6. olarak sadaka verme.

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

SORU:Ahir zaman alametleri, Ahirzaman alametlerinden abbasi meliki horasana vardığı zaman doğu tarafından iki dişli parlak bir yıldız çıkar.

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

Teravih Namazı - Gizli ilimler Sitesi

Kur an Kerim ayetlerinde ve masumlardan nakledilen hadislerde arş ve kürsî kavramlarıyla çok

İçtihat Nedir? Şartları Nelerdir?

a. Daire-i meşruada kalmayan gençliğin; dünyada, kabirde ve ahirette başlarına gelecek belalar ve elemler neler olabilir?

ESMA VE SIFAT-I NEBİ (A.S.M)

VAHYĐN ÇEŞĐTLERĐ VE KUR AN-I KERĐM Muhammed b. Tavît et-tancî Terc.: Hüseyin Atay

İÇİNDEKİLER. Maide Suresi 116 Ve 117. Ayetlerinin Manası Nedir? Teveffi Kelimesi Ve Arap Dili. Teveffinin Manasıyla İlgili Hodri Meydan

Kadir Gecemiz Mübarek Olsun...


NAMAZI, MESCİT VEYA CÂMİDE CEMAATLE KILMANIN HÜKMÜ. Vaizler Muhammed b. Salih el-muneccid. Terceme edenler. Muhammed Şahin. Tetkik edenler Ümmü Nebil

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

Muhammed Salih el-muneccid

Toplumsal hayatta huzurun temelleri

Başta bu hadis-i kudsinin kaynağını vereceğiz. Ayrıca bu hadis-i kudsinin manası ve hakikatını vereceğiz. "Levlâke" hadîsinin kaynakları şudur:

Ey iman edenler! (Bütün işlerinizde) Allah a itaat edin, Peygamber e de itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın. (Muhammed:33)

Selamın Veriliş Şekli: Selam verildiği zaman daha güzeliyle veya aynısıyla karşılık vermek gerekmektedir. Allah

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu an hayatta ve yeryüzünde hazır mıdır? Abdulkerim el-hudayr

İşin Başı İslam, Direği Namaz, Zirvesi Cihaddır Perşembe, 17 Mayıs :08

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır.

Bid'at münasebetlerde verilen ödüllerin hükmü

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI

_MEYVENIN ÇEKİRDEĞİ AĞACIN ÇEKİRDEĞİN NE AYNDIR NE GAYRDIR..._

"Deki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana tabi olun. Ki Allah'da sizi sevsin." (Âli İmran, 31)

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi;

Hindistan ın Pencap bölgesinde bulunan Kadiyan adlı yerden şöyle bir ses yükseldi:

TEFSİR TARİHİ VE USULÜ

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî

Senin için gelmesi mukadder olan şeylere hırs göstermen yersizdir. Senin için olmayan, başkasının hakkı olan şeylere, hasret çekmen yakışıksızdır.

M. Sinan Adalı. İllustrasyonlar: Sevgi İçigen. yayın no: 114 NASIL MÜSLÜMAN OLDULAR? / 2

Haydin Câmiye Pazartesi, 31 Ekim :26

Bilge kişi, olayların düzenini bilen kişidir. İbn-i Arâbî. Bilgelik, erdemin annesidir. İbn-i Sînâ

Edeb Ya Hu! Cumartesi, 03 Ocak :31

Kur an'daki selaset, selamet, tesanüd, tenasüb, teavün ve tecavüb mucizevî boyutlarındandır; bunları izah edebilir misiniz?

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Tefsir II ILH

DİYOBENDİYE FIRKASI طاي فة دليو ندية

şhur vahiy kâtibi Sahâbî: ZEYD BİN SÂBİT

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE

Okul Başarısı Anne Babalardan Dualar İster (2) Perşembe, 06 Aralık :11. Dualar Beddualar

Nefsini Bilen Rabbini Bilir

Ümmü Rumân (r.a) Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül :32

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir;

Transkript:

Mehmedkirkinci.com Sahabe Devrinde İçtihat Ashab-ı Kiram efendilerimizin fazilet ve meziyetlerini, ömür boyu yazsak bitiremeyiz. Bu bir hakikattir. Sahabelerin kudsiyyet ve ulviyetlerini, kadir ve kıymetlerini takdir etmeyen hiçbir şuurlu müslüman bulunmaz. Dünya ashab-ı kiram efendilerimizin sayesinde huzura kavuşmuştu. Cihanın yegane medar-ı iftiharı onlar idi. Fazilet, kemalat ve adaletin yegane mümessilleriydiler. Hikmetin, marifetin nurunu alemin en uzak köşelerine kadar götüren onlardı. Onların himmet ve gayretleri, cesaret ve fedakarlıkları ile nice küffar ülkeleri İslâm diyarı haline geldi. Onlar, bütün beşeriyetin hidâyet, selamet ve saadetini hayatlarının en büyük gayesi ve hedefi bilirlerdi. Devr-i saadet bir gayret, bir faaliyet devri idi. Bir sahabi yüz kişiye bedel idi. Azim ve metanet, iman ve irfan; sıdk ve sadakat onlarda adeta tecessüm etmiş idi. Az bir zaman zarfında çölleri geçtiler, dağ ve deryaları aştılar, İslâmiyeti Afrika nın, Asya nın sahralarına kadar götürdüler. Maddî manevî fütuhatlara nail oldular. Bir taraftan zulüm ve cehaletin izalesine gayret ederken, diğer taraftan ilim ve irfanın hudutlarını genişletmeye devamı ettiler. İşte bu azim gayret ve fedakarlığın neticesi olarak İslâmiyet bütün cihana yayıldı. Artık onlara ebedî saadet ve huzur refakat etmektedir. Fahr-i Kâinat Efendimiz (a.s.m.) kendisi içtihatta bulunduğu gibi, ashâb-ı kiramı da içtihat yapmaya teşvik ederdi. Efendimizin ahirete teşriflerinden sonra zuhur eden meselelerde Ashab-ı Güzin Hazretleri, aynı tarzda hareket etmişlerdi. Birçok misallerinden birisi şudur ki: Fahr-i Kâinat Efendimiz (a.s.m.), ashabın fakih ve alimlerinden Muaz îbn-i Cebel Hazretlerini Yemen e kadı gönderdiğinde kendisini imtihana tabi tutarak şu sualleri sordular: - Ya Muaz ne ile hükmedeceksin? - Kitab ile hükmederim Yâ Resûlallah. - Ya Onda bulamaz isen ne ile hükmedeceksin? - Sünnet-i seniyye ile hükmederim. - Onda da bulamazsan?.. - Artık o zaman rey im ile içtihat ederim ya Resûlallah, page 1 / 5

dedi. Hazret-i Peygamber (a.s.m.), Hazret-i Muaz in bu cevaplarından çok memnun oldular ve Cenâb-ı Hakka hamdederim ki, Resûlünün elçisini, Resûlünün razı olacağı şeye muvaffak buyurmuştur. dediler. 29 Diğer bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: Kitabullah tan her hangi bir hükmü alıp onun ile amel etmek cümlenize vaciptir. Eğer aradığınız hükmü Kur an-ı Kerim de bulamazsanız benim sünnetime tabi olunuz. Eğer onda da bulamazsanız, ashabımın akvaline (sözlerine) temessük ediniz (onların içtihatlarına uyunuz). Zira: Ashabım semadaki yıldızlar gibidir. Her hangi birinin sözünü tutsanız hidâyeti bulursunuz. 30 Resûlullah Efendimiz (a.s.m.) sahabeler arasında meydana gelen fikir ayrılıklarından dolayı hiçbir sahabeyi muaheze etmemiştir. Ebubekir (r.a.) Hazretleri de, Sahabelerde ortaya gelen ihtilaflar diğer mü minler hakkında ayn-ı rahmettir. diye buyurmuşlardır. Ömer İbn-i Abdülaziz Hazretleri de, Sahabe-i Kiramın farklı içtihatlarda bulunmalarından duyduğum sürür; bütün arabın meşhur develerine sahip olmaktan alacağım sürurdan daha ziyadedir. demiştir. İmam-ı Hanbeli de sahabeler arasında geçmiş olan ihtilafın ümmet-i Muhammed için geniş bir rahmet olduğunu ifade etmiştir. 31 Sahabe-i Kiram Hazretleri Peygamberimizin (a.s.m.) medresesinden ders aldılar, O nun terbiyesi ile tekemmül ettiler. O nun getirdiği şeriat ile akıllarını ikmal, kalblerini tenvir ettiler. O Resûl-ü Azamın (a.s.m.) irşadı ve talimiyle Kur an-ı Azimüşşan ın en derin sırlarını idrake muvaffak oldular. Efendimiz zamanında açılan içtihat kapısı, Ashab-ı Kiram zamanında daha ziyade ihtiyaç kesbetmişti. Zira o devirde bir çok memleketlerin fethedilmesiyle İslâm aleminin hudutları fevkalade genişlemişti. Kur an-ı Azimüşşan, dünyanın en uzak köşelerine kadar nurunu yaymıştı. Ayrı ayrı milletlerden İslâmiyete giren insan sayısı had safhaya ulaşmıştı. Binaenaleyh bunların ahval ve muamelelerine ait yeni yeni mes eleler, hadiseler ardarda zuhur ediyordu. İşte bunların hepsine, hem şeriata ve hem de maslahata uygun cevaplar vermek icap ediyordu. Yani Kur an ve Sünnet-i Seniyyenin ruhuna muvafık bir tarzda, müslümanların müşkillerini halletmek lazım geliyordu. Bu ise sahabe-i kiramın alimlerine ve fakihlerine düşen en mühim vazifelerdendi. Sahabeler şer î hükümlerin bütün hakikatlerini ve esaslarını doğrudan doğruya Peygamberimizden (a.s.m.) talim etmişler, asr-ı saadette şer i ahkâmın tahakkukuna vesile olan bütün hâdiselere bizzat şahit olmuşlardır. Bunun için şeriatın hikmetini, Peygamberimiz in maksadını, âyet ve hadislerin serahat ve delaletlerini, işaret ve page 2 / 5

imâlarını, hakikat ve mecazını, umum ve hususunu bilmek onlarda meleke haline gelmişti. Kitap ve sünnetin; nasih ve mensuhunu hadislerin sahih ve gayr-i sahihini herkesten ziyade bilirlerdi. İçtihada ait kaideleri evvela Resûl-i Ekrem Efendimizin huzurlarında sahabe-i kiram efendilerimizin fakihleri tesbit ettiler. Bir hâdisenin şer i hükmünde birinci derecede Kitab a, ikinci derecede Sünnete müracaat ederlerdi. O mesele hakkında kitab ve sünnette sarahat bulunduğunda rey ve kıyasa asla itibar etmezlerdi. Mümkün olduğu kadar hükümleri, âyet ve hadislerin delalet ve işaretinden istihraç ederlerdi. Allah Resûlü (a.s.m.) hayatındayken, O nun yanında ve yakınında bulunan ashabı, meseleleri bizzat kendisinden sorarladı. Uzakta bulunanlar ise âyet ve hadisten bulamadıkları hükümlerde içtihada müracaat ederlerdi. Hanbeli ulemasından meşhur İbn-i Kayyım, İ lâmu l-muvakkiîn adlı kitabında sahabei Kiramın fakihlerinin sayısının 130 olduğunu beyan ediyor. Fakat bunlar içinde içtihatla en ziyade maruf ve meşhur olanları, dört halife, Abdullah b. Mes ud, Abdullah b. Abbas ve Abdullah b. Ömer, Ebu Musa-el-Eş ârî, Muâz bin Cebel, Übey bin Kâ b ve Zeyd bin Sâbit Hazretleridir. Hazret-i Ömer bir mes ele hakkında hüküm vereceği zaman hiç acele etmez, uzun süre düşünür, pek ziyade itina ederdi. Sahabenin fakihlerini toplar, her birinin reylerini alırdı. Tam kanaat edinceye kadar müzakerlerde bulunur, sonra hükmederdi. Hazret-i Ömer icraatında ne kadar şedid ise, şer î mes elelerin hallinde o derece halim ve mülayim idi. İstişaresiz hiçbir zaman hüküm vermezdi. Ebu Musa el-eş âri ye kitab ve sünnet-i Nebevî de sarahaten bulamadığı hususlarda içtihada müracaat etmesini emretmişti. Hazret-i Ömer bir gün minberde şöyle der: Ey insanlar! Rey (görüş, içtihat) ancak peygamberden isabetli olur. Çünkü Allah Ona gerçeği göstermiştir. Bizden sadır olan rey ise, bir zan ve tekellüftür. Efendimizden (a.s.m.) sonra kendilerine uyulmaya layık olanlar, ancak bu güzide insanlardır. Ümmet-i Muhammed in içerisinde onların imtiyazı, hadis-i şeriflerin sarahatiyle, yıldızlar gibidir. Onlara, fedakarlık, ubudiyet, takva, ilim ve irfanda olduğu gibi içtihat noktasında da kimsenin yetişemeyeceğinde ehl-i Sünnet ittifak etmiştir. O asrın insanları hayır ve fazilette en üstün mertebelere nail oldular. Nitekim Peygamberimizden sual etmişler: İnsanların hangisi daha hayırlıdır? Efendimiz: bir hadis-i şeriflerinde Güzel hayatı, saadet ve selametle yaşamanın en âlâsı beni görene page 3 / 5

ve beni göreni görene ve o göreni görene.. (ila ahir) 32 buyurmuşlardır. Bu hadis-i şerife göre en yüksek makam ve şeref sahabelerindir. Bunların fevkinde bir makam ve şeref tasavvur edilemez. Zira bunlar nübüvvet medresesinin talebesi, Risalet semasının yıldızlarıdır. Bunlardan sonra tabiin ve tebei tabiinin dereceleri gelir; içtihat noktasında cadde-i kübra bunlarındır. İbn Hacer Hazretleri de bu hadis-i şerifi izah sadedinde şöyle buyurmuşlardır: Resûlulllahın bu hadis-i şeriften muradı, o asırlarda ilim ehli ve içtihat sahiplerine ilim ve fazilet noktasında, sonradan gelenlerin yetinemeyeceğidir. Evet, Efendimizin (a.s.m.) hüsn-ü teveccühüne mazhar olan bu mümtaz insanlara tabi olmaları ümmet-i Muhammed hakkında bir zarurettir. Zira Allah, İslâm ın binasını onlarla tesis etmiş ve onları Nebiyy-i Zişan ın (a.s.m.) huzur ve nazarıyla taltif eylemiştir. Onlardaki, kalb temizliği, gönül zenginliği, ilmî ihata, ince nazar, ciddiyet ve sadakat onları hidâyetin zirvesine çıkarmıştır. Senelerce Fahr-i Kainat Efendimizin (a.s.m.) sohbetinde bulunarak o nur-u Nübüvveti kana kana içen sahabeler içinde yetişen alim ve fakihlerin yaptıkları içtihatlar, sonraki asırlarda gelen müçtehitlere ve fakihlere rehber olmuştur. İslâmiyeti yayma uğrunda gösterdikleri gayret ve fedakarlıkta olduğu gibi Kur an dan hüküm çıkarma dirayetinde de sahabe-i kirama kimse yetişemez. Nitekim Bediüzzaman Hazretleri bu hususu şöyle dile getirmektedir: İçtihatta, yani istinbat-ı ahkâmda, yani Cenâb-ı Hakk ın marziyatını kelâmından anlamakta, sahabelere yetişilmez. Çünkü o zamandaki o büyük înkılab-ı İlahî, Marziyat-ı Rabbaniyeyi ve Ahkâm-i İlâhîyeyi anlamak üzere dönerdi. Bütün ezhan, istinbat-ı ahkâma müteveccih idi. Bütün kalbler, Rabbimizin bizden istediği nedir! diye merak ederdi. Ahval-i zaman, bu hali işmam ve ihsas edecek bir tarzda cereyan ediyordu. Muhaverat, bu manaları tazammun ederek vuku buluyordu. İşte bunun için herşey ve her hal ve muhavereler ve sohbetler ve hikâyeler, bütün o manaları bir derece ders verecek bir tarzda cereyan ettiğinden; sahabenin istidadını tekmil ve fikirlerini tenvir ettiğinden; içtihat ve istinbatta istidadı kibrit derecesinde nurlanmaya hazır olduğundan; bir günde veya bir ayda kazandığı mertebe-i istinbat ve İçtihadı, o sahabenin derece-i zekâvetinde ve istidadında olan bir adam, şu zamanda on senede, belki yüz senede kazanmayacaktır. Çünki şimdi saadet-i ebediyeye bedel, saadet-i dünyeviye medar-ı nazardır. Beşerin nazar-ı dikkati, başka maksadlara müteveccihtir. Tevekkülsüzlük içinde derd-i maişet, ruha sersemlik ve felsefe-i tabiiye ve maddîye akla körlük verdiğinden; beşerin muhiti içtimaîsi, o şahsın zihnine ve istidadına, page 4 / 5

Powered by TCPDF (www.tcpdf.org) içtihat hususunda kuvvet vermediği gibi, teşettüt veriyor, dağıtıyor. Yirmiyedinci Söz ün içtihat bahsinde, Süfyan İbn-i Uyeyne ile onun zekâveti derecesinde birinin muvazenesinde isbat etmişiz ki; Süfyan ın on senede kazandığını, öteki yüz senede kazanamıyor. 33 Dipnotlar: 29 Tirmizî, Ahkâm 3, 1327-1328 30 Keşfü l Hafa, 1/64. 30 Keşfü l-hafa, 1/64. 31 Mer i, Dr. Hasan Ahmet, El-içtihat Fi ş-şeri at-il İslâmiye, Riyad, 1984-1404, sh. 8 32 Bu hadis Camiüssağir de Ebû Saîd el-hudrî den rivayet edilmiştir. 33 Sözler. page 5 / 5