MART AYI VELİ BÜLTENİ
MART AYI BÜLTENİ DÜNYADAKİ CANLILAR HAYVAN Suda - Karada- Hem Suda Hem Karada Yaşayan Nesli Tükenmişler İki Ve Dört Ayaklı Evcil Vahşi Beslenme-Barınak Üreme Şekilleri
SU Suyun Rengi Suyun Tadı Suyun şekli var mı? Buharlaşma Yağmur Kar oluşumu Yeryüzü Yeraltı Suları Tatlı su Tuzlu su Suyun Kaldırma kuvveti Su Tüketimi
SORGULAMA HAKLARIMIZ Ormanda yaşayan bir hayvan olsaydın hangi hayvan olmak isterdin? Sence güzel bir gün nasıl olur? Hayvanlar konuşabilselerdi ne söylemek isterlerdi? Balıklar karada köpekler denizde yaşasaydı ne olurdu? NELERE CEVAP ARAYACAĞIZ Aynı dili konuşamayan iki kişi nasıl anlaşır? Kuşların kulakları var mı? Hayvanlar için yapılan koltuğun adı ne olmalı?
1-7 MART DEPREM HAFTASI ÖZEL GÜN VE HAFTALAR MART ATININ İLK HAFTASI YEŞİLAY HAFTASI 08 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ 12 MART İSTİKLAL MARŞI NIN KABULÜ VE MEHMET AKİF ERSOY U ANMA 18 MARTÇANAKKALE ZAFERİ 18-24 MART YAŞLILAR HAFTASI 21-26 MART ORMAN HAFTASI 27 MART DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ MART AYININ SON HAFTASI KÜTÜPHANELER HAFTASI
MEVSİM İLKBAHAR MART AYI KAVRAMLARIMIZ RENKLER Kırmızı Yeşil Mavi Mor GEOMETRİK ŞEKİLLER KENAR KÖŞE
BOYUT İnce Kalın ZAMAN Dün-Bugün - Yarın MESLEKLER Müzisyen Asker
YÖN MEKÂNDA KONUM ÜLKE DUYU Aşağı - Yukarı Hindistan Kokulu - kokusuz
DUYGU Mutlu Üzgün ZIT KAVRAMLAR Hızlı -Yavaş Eski - Yeni Canlı - Cansız AYIN SEBZESİ Bakla
AYIN MEYVESİ Muz SAYI-SAYMA 6-7- 8-9- 10 rakamı AYIN PARTİSİ Şapka Partisi
MART AYI YAŞAYAN DEĞERİ DEĞERLER EĞİTİMİ BARIŞ VATANSEVERLİK Liderlik DERİN DÜŞÜNME NOKTALARI 1. Denizde bir balıksın, balıkçının olta attığını görüyorsun her an oltaya takılabilirsin ne yapardın? 2. Kuş kafesinde yaşasaydın içinde ne olmasını isterdin? 3. Deniz altında yaşayabilseydin hangi hayvanla arkadaş olmak isterdin.
AYI SANAT ETKİNLİKLERİMİZ Artık materyallerden hayvan yapımı Çanakkale Şehitliği Yapımı 3 Boyutlu Orman Yapımı Parmak boyası ile özgün çalışmalar
Koku alma deneyi BİLİM ATÖLYESİ Ciğerlerimizdeki hava deneyi
MUTFAK ETKİNLİĞİ Karışık Pizza Yapımı
ŞARKI ANADİL ETKİNLİKLERİ Küçük karınca yuvasındaydı Her yeri donduran soğuk vardı Kapı çalınca baktı karınca Kimdi ki bu zaman kapı çalan Tembel cırcırdı gelen misafir Kardeşim karnım aç bir şey getir Yazın gezersen hep keyif edersen Kış gelir çok çabuk kalırsın aç.
PARMAK OYUNU Deprem oluyor, deprem oluyor.( Parmak uçları ile dizlere vurulur) Her şey sallanıyor.( Parmak uçları yukarı bakarken eller sağa sola yatırılır.) Korkmayın, korkmayın! Hemen bir masanın altına saklanın (sol elin parmakları açılarak masa yapılır. Sağ elin parmakları koşturulur. Sol elin içine saklanır. Deprem bitti, geçmiş olsun. Evlerimiz sağlam olsun (İki elin parmakları açılarak birbirine dokundurulur.)
ŞİİR Orman Sen insansın, o ağaçtır, Suya, ışığa, sevgiye Bir insan kadar muhtaçtır; Ağaçların şehri orman. Onu ne yak, ne sök, ne kır. Bir dal kopardığın zaman. Gizli bir sesle hıçkır.. Her orman yurda bir ordu Ormanı iyi koru
TEKERLEME EBE Ebe ebe gel bize Uzaktan vur elimize Eğer vuramazsan Ebesin ebe Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, Bunu sana kim dedi? Diyen dedi on yedi Yağlı böreği kim yedi?
GRUP OYUNLARIMIZ Yanlış söyle Halka oyunu Sen söyle Hangisini beğendiniz Çiçek sulama
REHBERLİK KONUSU Çocuklarda Paylaşma Anne-babaların bir kısmı çocuğum oyuncaklarını kimseyle paylaşmıyor, eve gelen arkadaşlarına oyuncaklarını vermiyor ve arkadaşlarının elinden alıp o benim - diyerek bağırıyor şeklinde yakınırlar. Paylaşımcılık tamamen doğuştan getirilen bir duygu olmadığı için, bunu büyük ölçüde bir arada ve beraber yaşamanın getirdiği, öğrenilen bir duygu olarak düşünebiliriz. Bu duygu bir hazır bulunuşluk dönemi gerektirir. Bazen ebeveynler, çocuklarından gelişim açısından uygun olmadığı halde paylaşmalarını beklerler. Evde birden fazla çocuk varsa paylaşım açısından sorun çıkma olasılığı artabilir ve keza okulda da çocuklar bu sorunu yaşayabilir. Paylaşma konusunda yaşanan sıkıntılar doğaldır ancak önemsiz olmadığı için görmezlikten gelmemek gerekir. Bazı ebeveynler bu durumlarda oyuncaklarını paylaşmalısın yoksa kimse seni sevmez şeklinde bir çözüm bulurlar. Ancak çocuğun kim olduğuyla, davranışını ayırmak gerekir. Yani burada sevilmeyen, paylaşmama davranışıdır, çocuk değildir. Paylaşmak daha çok, sahiplik ve saygı ile ilintilidir. Yani çocukların kendi alanları ve bu alana duyulması gereken saygı ile ilgilidir. Çocuğun kendi alanında; onun oyuncakları, yatağı, giysileri vs. vardır ve bunlar çocuk için çok değerlidir. O istemedikçe bunları paylaşması beklenmemelidir. Onun alanına saygı duyulduğu hissettirilmelidir ve çocuğun da başkalarının alanına saygı duyması gerektiği öğretilmelidir. Çocuklar 3 yaşına gelmeden, çok çaba göstermeden paylaşmaları beklenmemelidir. Çünkü bu davranışın gelişmesi için bununla ilgili kavramların çocuk için anlamlı hale gelmesi gerekir ve bu da bir süreçtir. 3 yaşından sonra bile paylaşmak kolay olmayabilir çünkü bazen yetişkinler bile bazı şeyleri paylaşmak istemeyebilir ve bu doğaldır. Çocuklarınıza öncelikle bir başkasının sırasına koyarak, kendi sıralarını bekleyerek oynamalarına yardımcı olup bununla ilgili bir planlama yapmalarına yardımcı olabilirsiniz. Çocuklarınızı gece yataklarında yatırırken, onlardan günün anılarını anlatmalarını isteyebilirsiniz, böylece paylaşmanın sadece nesne paylaşımından ibaret olmadığını, duyguların ve düşüncelerin de paylaşılabileceğini öğretebilirsiniz.