Ġlgili Kanun / Madde 4857 S.ĠĢK/8

Benzer belgeler
İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/8

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, 18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /112

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /6, S. İşK/14 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/1888 Karar No. 2015/6201 Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/8

İlgili Kanun / Madde 4847 S. İşK/22

İlgili Kanun / Madde 5521 S. İşMK. /1

İlgili Kanun / Madde 2821 S. SK/45

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/ S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi:

İŞ GÜVENCESİNİN KAPSAMI OTUZ İŞÇİ ÖLÇÜTÜNÜN HESABINDA DİKKATE ALINACAK ÇALIŞANLAR

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/6 İŞYERİ DEVRİ İŞYERİ DEVRİNİN İŞÇİ ALACAKLARINA ETKİSİ

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/46 HAFTA TATİLİ

İlgili Kanun / Madde 818.S.BK/161

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ S. BK/100

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2007/27699 Karar No. 2008/6006 Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/32 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2008/14944 Karar No. 2010/2311 Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2, 18-21

İŞÇİ TEMİNİ HİZMET ALIM ADI ALTINDA YAPILAN SÖZLEŞMELERİN İŞÇİ TEMİNİ NİTELİĞİNDE OLDUĞU MUVAZAA GEÇERSİZ FESİH

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, S. TSK/25

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/ S.İşK/14

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK

Ġlgili Kanun / Madde 4857 S.ĠĢK/ S. ĠĢK/14

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/6

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/8

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/ S.İşK/14 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/12918 Karar No. 2011/12793 Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/53,54,57

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41

Ġlgili Kanun / Madde 4857 S.ĠĢK/8, 13. KISMĠ SÜRELĠ ÇALIġMA ÇAĞRI ÜZERĠNE ÇALIġMA EġĠT ĠġLEM BORCU

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İŞÇİNİN BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞTIRILMASI DÜRÜSTLÜK KURALI

KIDEM ZAMMI ÜCRETE UYGULANAN AYRI ZAMDIR ÖNCE KIDEM ZAMMI UYGULANIR DAHA SONRA TOPLU SÖZLEŞMEDEKİ NISBİ ZAM UYGULANIR Y A R G I T A Y İ L A M I

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /26, 53 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/11497 Karar No. 2015/15217 Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /18-21,25

İlgili Kanun / Madde 6098 S. TBK/ S. İşK/14

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/ S. İşK/14

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 6762 S. TTK. /4

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2,17-28

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/32

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /18-21

T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41. T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/923 Karar No. 2008/5603 Tarihi:

Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/1. İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, 6, S. İşK/14

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /41

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2,6

İlgili Kanun / Madde BK/66

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/32 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2015/6509 Karar No. 2018/486 Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2

ÜCRET GERÇEK ÜCRETİN TESPİTİ FAZLA ÇALIŞMA

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /9

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STK/25

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32,46

İŞ KAZASINA MARUZ KALAN İŞÇİ ( Maluliyet Oranı %0 Olsa Dahi Kusur Durumu Saptanarak Sonuca Göre Manevi Tazminata Karar Verilebileceği )

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, 18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/17, S. İşK/14

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41, 54,59

İlgili Kanun / Madde 5393 S.ZTFK/5

Yargıtay Kararları. İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/41

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/41 FAZLA ÇALIŞMA

Yargıtay Kararları. İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/41

İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK. /4,13

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TİSSK/53

İlgili Kanun / Madde 6098 S. TBK/100,101

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2,18-21

T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2013/1450 K. 2013/9838 T

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. / S.STSK/25

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/22, S. STSK/36

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/4

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/32

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/ S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/41

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2014/3-686 K. 2016/18 T

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2008/4545 Karar No. 2008/411 Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /2,17-18

Transkript:

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAĠRESĠ Esas No. 2009/10827 Karar No. 2011/12158 Tarihi: 21.04.2011 Yargıtay Kararları Ġlgili Kanun / Madde 4857 S.ĠĢK/8 Ġġ SÖZLEġMESĠNĠN AYIRT EDĠCĠ UNSURLARI BAĞIMLILIK UNSURUNUN ĠÇERĠĞĠ ÖZETĠ 4857 sayılı ĠĢ Kanunu'nun 8/1 maddesi uyarınca "ĠĢ sözleģmesi, bir tarafın (iģçi) bağımlı olarak iģ görmeyi, diğer tarafın (iģveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluģan sözleģmedir. Ücret, iģ göreme (emek) ve bağımlılık iģ sözleģmesinin belirleyici unsurlarıdır. ĠĢ sözleģmesini diğer iģ görme sözleģmeleri olan eser ve vekalet sözleģmelerinden ayırt edici en önemli kıstas bağımlılık iliģkisidir. Her üç sözleģmede iģ görme edimini yerine getirenin iģ görülen kiģiye (iģveren-eser sahibi veya temsil edilen) karģı ekonomik bağlılığı vardır. ĠĢ sözleģmesinde iģçi, belirli veya belirsiz süreli olarak iģveren için çalıģır. Vekâlette ise vekilin belli bir zamana bağlı olarak çalıģması söz konusu değildir. Vekil kural olarak uzmanlığı bakımından iģ sahibinin talimatları ile bağlı değildir. ĠĢ sözleģmesinin varlığı, ücretin ödenmesini gerektirir. Oysa vekâlet için ücret zorunlu bir unsur değildir. Vekâlet sözleģmesine iliģkin hükümlerde, iģ sözleģmesinin aksine sosyal nitelikte edimlere ve koruma yükümlülüklerine rastlanmaz. Bağımsız olarak iģ gören, bu nedenle faaliyetini sürdüreceği zamanı belirlemede kısmen de olsa serbestliğe sahip olan, bütün zamanını tek bir müvekkile hasretmek zorunda olmayan vekil, farklı kiģilerle ayrı vekâlet sözleģmeleri yapabilmekte ve bu 248

Ģekilde ekonomik olarak tek bir iģveren bağlı olmaktan kurtulmaktadır. ĠĢ sözleģmesini belirleyen kriter hukuki-kiģisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukuki bağımlılık, iģçinin iģin yürütümüne ve iģyerindeki davranıģlarına iliģkin talimatlara uyma yükümlülüğünü üstlenmesi ile doğar. ĠĢçi edimini iģverenin karar ve talimatları çerçevesinde yerine getirmektedir. ĠĢçinin bu anlamda iģveren karģı kiģisel bağımlılığı ön plana çıkmaktadır. Bu anlamda iģveren ile iģçi arasında hiyerarģik bir bağ vardır. ĠĢ sözleģmesine dayandığı için hukuki, iģçiyi kiģisel olarak iģveren bağladığı için kiģisel bağımlılık söz konusudur. DAVA: Davacı, itirazın iptali ile takibin devamına % 40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi K.Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafından davacıya 2000,00 YTL. Aylık ve 1000,00 YTL, sair masraflar için ödeyeceği, ayrıca KDV, Stopaj ve giderlerin davalı tarafından karşılanacağını, avukatın maaşının takip eden ayın sonuna kadar ödeyeceğinin kararlaştırılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle davacının vekâlet ilişkisini 29.02.2008 tarihi itibari ile sona erdirdiğini, 17 aylık masraf alacağının tahsili için Adana 3.İcra Müdürlüğünün 2008/2073 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, oysa sözleşme ile 1000,00 YTL, maktu aylık olarak tespit edilen masraf alacağının davacının sayısız taleplerine rağmen ödenmediğini, davalı şirketin itirazının haksız ve yersiz olduğunu, neye ilişkin olduğunu belirtilmediğini beyan etmiş olup, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine % 40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren sözleşmede sair masraf için aylık 1000,00 YTL, ödeneceği belirtilmiş ise de davacının 17 aylık hizmet süresi içerisinde yürüttüğü davaların tüm masraflarının şirket tarafından karşılandığını, şirket adına herhangi bir masraf yapmayan davacının masraf yaptığına ilişkin herhangi bir belge ve masraf faturası da ibraz etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının sözleşme uyarınca davalı işveren nezdinde avukat olarak 17 ay süre ile çalıştığı ve bu süre içerisinde sözleşme uyarınca 17.000,00-YTL sair masraf alacağının davalı tarafından ödenmediği, davacının bu alacağı için 249

Adana 3. icra Müdürlüğünün 2008/2074 esas sayılı dosyasında yaptığı takibin yerinde olup, davalının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmış, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Karar davalı şirket vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8/1 maddesi uyarınca "İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş göreme (emek) ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici unsurlarıdır. İş sözleşmesini diğer iş görme sözleşmeleri olan eser ve vekalet sözleşmelerinden ayırt edici en önemli kıstas bağımlılık ilişkisidir. Her üç sözleşmede iş görme edimini yerine getirenin iş görülen kişiye (işveren-eser sahibi veya temsil edilen) karşı ekonomik bağlılığı vardır. İş sözleşmesinde işçi, belirli veya belirsiz süreli olarak işveren için çalışır. Vekâlette ise vekilin belli bir zamana bağlı olarak çalışması söz konusu değildir. Vekil kural olarak uzmanlığı bakımından iş sahibinin talimatları ile bağlı değildir. İş sözleşmesinin varlığı, ücretin ödenmesini gerektirir. Oysa vekâlet için ücret zorunlu bir unsur değildir. Vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümlerde, iş sözleşmesinin aksine sosyal nitelikte edimlere ve koruma yükümlülüklerine rastlanmaz. Bağımsız olarak iş gören, bu nedenle faaliyetini sürdüreceği zamanı belirlemede kısmen de olsa serbestliğe sahip olan, bütün zamanını tek bir müvekkile hasretmek zorunda olmayan vekil, farklı kişilerle ayrı vekâlet sözleşmeleri yapabilmekte ve bu şekilde ekonomik olarak tek bir işveren bağlı olmaktan kurtulmaktadır. İş sözleşmesini belirleyen kriter hukuki-kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukuki bağımlılık, işçinin işin yürütümüne ve işyerindeki davranışlarına ilişkin talimatlara uyma yükümlülüğünü üstlenmesi ile doğar. İşçi edimini işverenin karar ve talimatları çerçevesinde yerine getirmektedir. İşçinin bu anlamda işveren karşı kişisel bağımlılığı ön plana çıkmaktadır. Bu anlamda işveren ile işçi arasında hiyerarşik bir bağ vardır. İş sözleşmesine dayandığı için hukuki, işçiyi kişisel olarak işveren bağladığı için kişisel bağımlılık söz konusudur. İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini; işverenin talimatlarına göre hareket etmek ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır. İşin işverene ait işyerinde görülmesi, malzemenin işveren tarafından sağlanması, iş görenin işin görülme tarzı bakımından iş sahibinden talimat alması, işin iş sahibi veya bir yardımcısı tarafından kontrol edilmesi, bir sermaye koymadan ve kendine ait bir organizasyonu olmadan faaliyet göstermesi, ücretin ödenme şekli kişisel bağımlılığın tespitinde dikkate alınacak yardımcı olgulardır. Sayılan bu belirtilerin hiçbiri tek başına kesin bir ölçü teşkil etmez. 250

İşçinin, işverenin belirlediği koşullarda çalışırken, kendi yaratıcı gücünü kullanması, işverenin isteği doğrultusunda işin yapılması için serbest hareket etmesi bu bağımlılık ilişkisini ortadan kaldırmaz. Çalışanın işyerinde kullanılan üretim araçlarına sahip olup olmaması, kar ve zarara katılıp katılmaması, girimcinin sahip olduğu karar verme özgürlüğüne sahip olup olmaması bağımlılık unsuru açısından önemlidir. Yukarda sayılan ölçütler yanında, özellikle bağımsız çalışanı, işçiden ayıran ilk önemli kriter, çalışan kişinin yaptığı işin yönetimi ve gerçek denetiminin kime ait olduğudur. İşçi işverenin yönetim ve sorumluluğu altında işleyen bir organizasyon içinde yer alır. Çalışma saatleri kesin veya esnek biçimde, keza işin yapılacağı yer işverence belirlenir. İş araçları ve dokümantasyonu genelde işverence sağlanır. Bu kriter içinde değerlendirilebilecek alt kriter ise çalışanın, kendisine mi yoksa başkasına mı ait iş yada hizmet organizasyonu kapsamında iş yaptığıdır. İşçinin işveren tarafından önceden belirlenen amaca uyma yükümlülüğü var iken, bağımsız çalışanın böyle bir yükümlülüğü yoktur, işçinin önceden iş koşullarını belirleme yetkisi, işim yapılması sırasında kullanılacak araçları seçmesi, işin yapılacağı yer ve zamanı belirleme serbestîsi yoktur. Çalışan kişi işin yürütümünü kendi organize etse de, üzerinde iş sahibinin belirli ölçüde kontrol ve denetimi söz konusuysa, iş sahibine bilgi ve hesap verme yükümlülüğü varsa, doğrudan iş sahibinin otoritesi altında olmasa da bağımlı çalışan olduğu kabul edilebilir. Bu bağlamda çalışanın işini kaybetme riski olmaksızın verilen görevi reddetme hakkına sahip olması (ki bu iş görme borcunun bir ifadesidir) önemli bir olgudur. Böyle bir durumda çalışan kişinin bağımsız çalışan olduğu kabul edilmelidir. Vekilin bağımsızlığı mutlak değilse de, iş sahibinin ısrarlı talimatı karşısında uyarması dışında, dilediği zaman sözleşmeyi sona erdirme hakkı, vekilin bir ölçüde işveren karşısında bağımsızlığını bir ölçüde korumaktadır. Oysa işçi, işin gerçekleştirilmesi yönünden amaca uygun olmadığını düşündüğü bir talimatı, işverenin ısrarı karşısında yerine getirmek zorundadır. Çalışanın münhasıran aynı iş sahibi için çalışması da, tek başına yeterli olmasa da aralarında bağımlılık ilişkisi bulunduğuna kanıt oluşturabilir. Kural olarak işçi sayılan kişinin kendi işçileri ve müşterileri bulunmaz. Bu kapsamda dikkate alınabilecek bir ölçütte, münhasıran bir iş sahibi için çalışan kişinin, ücreti kendisi tarafından ödenen yardımcı eleman çalıştırıp çalıştırmadığı, işin görülmesinde ondan yaralanıp yararlanmadığıdır. Bu durumun varlığı çalışma ilişkisinin bağımsız olduğunu gösterir. Avukat ile yapılan sözleşmede takip edilen dava ve icra dosyalan sebebiyle aylık sabit ücret ödeneceğinin öngörülmesi, taraflar arasındaki ilişkiye iş ilişkisi niteliğini kazandırmaz ( Yargıtay 9.HD. 13.7.2009 gün, 2008/ 876E, 2009/20602 K.). 251

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde iş mahkemelerinin görevi, "iş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi" olarak belirlenmiş olmakla, işçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Somut olayda, taraflar arasında yapılan sözleşme ile davacının davalı şirket ile ilgili her türlü hukuki problemin çözülmesi, hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi ve iş sahibi lehinde ve aleyhinde açılmış ve açılacak dava ve icra takiplerinin yapılması ve yürütülmesi kararlaştırılmıştır. Yine bu sözleşme gereğince davacı avukata ödenecek ücret belirlenmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi mi yoksa vekâlet ilişkisi mi olduğu hususunda bir sonuca ulaşmak için taraflar arasındaki ilişkinin yukarıda belirtilen esaslara göre araştırılması, tartışılması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen hususların taraflar arasındaki ilişkide söz konusu olup olmadığı yeterince araştırılıp tartışılmadan eksik inceleme ile ilişkinin hizmet akdi olarak değerlendirilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. 252