Vergi Kayıp Ve Kaçağının İhbarı İmdat TÜRKAY (Gelir İdaresi Müdürü) 1. Giriş Avrupa Birliğine üyelik sürecinde müzakerelerin başlamasıyla birlikte Türkiye'de Devletin yeniden yapılanması, kamu hizmetlerinin daha verimli bir yapıya kavuşturulması, yolsuzlukla mücadelenin daha etkin biçimde yürütülmesi de geri dönüşü olmayan bir şekilde ülke gündemine girmiştir. Ancak, her konuda olduğu gibi kayıtlı düzene geçilmesi ve kayıt dışı ekonominin topluma ve Devlete verdiği zararın en aza indirilmesi için Devletin bu çabasına vatandaşların da katılması büyük önem taşımaktadır. Kayıt dışı ekonominin genel olarak mali, siyasi, ekonomik, coğrafi, yapısal ve vergi sistemi gibi birçok nedenleri bulunmaktadır. Kayıt dışı ekonominin bir sonucu olan vergi kayıp ve kaçağının azaltılmasında büyük bir fonksiyonu olan "vergi konusunda duyarlılık ve hassasiyet gösteren vatandaşlara" her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Vatandaşların, özelinde de mükelleflerin desteği olmadan, kayıt dışılıkla mücadelede kamu tarafından alınan her türlü önlemler istenen sonucu sağlayamayacaktır. Kayıt dışı ekonomi ile mücadele ve vergi kayıp ve kaçağının önlenmesinde yararlanılan araçlardan biri olan ihbar müessesesi son derece etkin bir fonksiyona sahiptir. Bu konuda Sayın Başbakanın İstanbul Ticaret Odasında (İTO) işadamlarına yönelik olarak yapmış olduğu bir konuşmasında, "Kayıt dışı çalışanı, vergi kaçıranı ihbar edin. Bunu yaparken de "arkadaşımı ihbar ediyorum" diye üzüntü duymayın. Çünkü vergi kaçıranı ihbar eden vatanseverdir " demesi de ihbar sistemine verilen önemi en üst seviyede ortaya koymaktadır. Öte yandan, son yıllarda vatandaşlarda vergi kaçakçılığına yönelen kişi ve kurumları şikâyet/ihbar etme konusunda gözle görülür bir artış vardır. Bunda ülkemizde son yıllarda her alanda yaşanan demokratikleşme sürecine paralel olarak gelişen mükellef haklarının ön plana çıkması ve vergisini ödeyen vatandaşların kendi haklarına sahip çıkarak, vergisini doğru ödemeyen kişi ve kurumları şikâyet/ihbar etmeyi demokratik bir hak olarak algılamalarının da büyük etkisi vardır. Mükelleflerin, sürekli olarak vergi kayıp ve kaçağı konusunda hassas olan vatandaşlar tarafından izlendiğini ve vergi idaresine kendisinin şikâyet edilebileceğini bilmesi, vergiye gönüllü uyumlarının artmasına önemli katkı yapmaktadır. Ayrıca, ekonomik faaliyetlerin kayıt altına alınarak vergi toplanması ve bu ekonomik büyüklüğün vergi, istihdam ve millî gelir boyutlarıyla da kavranmasına yönelik olarak hazırlanan "Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Plânı (2008-2010)" 05/02/2009 tarihli ve 27132 sayılı Resmi Gazete'de 2009/3 sayılı Başbakanlık Genelgesi olarak yayımlanmış ve Plânda yer alan eylemlere ilişkin gerçekleşmeler Gelir İdaresi Başkanlığınca izlenmiştir. Daha sonra da "Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Plânı (2011-2013)" 21/12/2011 tarihli ve 28149 sayılı Resmi Gazete'de 2011/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi olarak yayımlanarak uygulamaya konulmuş ve Gelir İdaresi Başkanlığının "http://www.gib.gov.tr" internet adresinde de yayımlanmıştır. Bugün için vatandaşlar tarafından vergi kayıp ve kaçağının azaltılması noktasında yapılabilecek en doğru iş vergi kayıp ve kaçağına sebebiyet verenleri vergi idaresine bildirmektir. Ekonomik faaliyetlerde bulunan kişi veya kuruluşların vergi idaresinin bilgisi dışında tuttuğu gelirlerinin tespiti ise, re'sen ya da bir ihbar üzerine yapılan incelemeler ile mümkün olabilmektedir. İhbar dilekçeleri ise Anayasanın 74'üncü maddesinde siyasi hak olarak yer alan "Dilekçe Hakkı"nın kullanma biçimi olan 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun hükümlerine göre verilmekte ve değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Ayrıca, vatandaşlar tarafından vergi kayıp ve kaçağını ihbar
edenlere, ortaya çıkan vergi ve vergi ceza tutarına göre talepleri halinde ilgili mevzuat hükümlerine göre ihbar ikramiyesi de ödenebilmektedir. Vergi kayıp ve kaçağının azaltılmasında vatandaşların yazılı veya telefonla vergi idaresine yapacakları bildirimlerin (ihbarın) büyük katkısı bulunmaktadır. Bu çalışmada kısaca ihbar sisteminden bahsettikten sonra, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde faaliyette bulunan Vergi İletişim Merkezine telefonla yapılan ihbarların, ihbar sistemine olan katkısı üzerinde durulacaktır. 2. Vergi İhbar Sisteminin Türk Vergi Sistemindeki Yeri ve Önemi Kayıt dışı ekonomi vergi sistemini ve vergi idaresini olumsuz etkilemekte, idarenin vergi toplama gücünü ve etkinliğini azaltmaktadır. Bundan da önemlisi vergisel yükümlülüklerine uymak suretiyle vergi dairesine kayıtlı olarak faaliyette bulunan mükelleflerin, kendi faaliyet bölgelerinde yaygın olarak kayıt dışı faaliyetleri gördükçe Devlete ve özelinde vergi idaresine olan güvenlerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Türk vergi sistemi esas itibariyle beyan esasına dayanmaktadır. Ancak, bazı hallerde beyan edilen matrahlarla gerçek matrahlar arasında bazı farklılıklar olabilmektedir. Bu durum çoğu zaman, yapılan vergi incelemeleri ile ortaya çıkarılabilmektedir. Vergi incelemelerinde amaç ise ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak, başka bir ifadeyle gerçek durumu tespit etmektir. Ülkemizde vergi inceleme oranının istenen seviyelerde olmadığı düşünülürse incelenecek mükelleflerin seçiminin nedenli önemli olduğu ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla, mükellefler hakkında üçüncü kişiler tarafından yapılan ihbarlar ve bunların sonucunda yapılacak incelemeler sonucunda ortaya çıkarılan matrah ve vergi farkları önemli hale gelmektedir. i 1982 Anayasasına göre vatandaşlar tarafından kullanılan siyasi haklardan bir tanesi de "Dilekçe hakkı" olup, bu hakkın vatandaşlar tarafından ne şekilde kullanılacağı ise 01/11/1984 tarih ve 3071 sayılı "Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun" ile düzenlenmiş bulunmaktadır. İhbar dilekçeleri de Anayasanın 74'üncü maddesinde siyasi hak olarak yer alan "Dilekçe Hakkı"nın kullanma biçimi olan ve 3071 sayılı Kanun hükümlerine göre verilmekte ve değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Şekil şartlarını taşıyan, ciddi ve somut bilgiler içeren ihbar ve şikâyetler beyanları gerçek durumu yansıtmayan mükelleflerin incelenmesini ve gerçek matrahları üzerinden vergilendirilmelerini sağlamaktadır. Şekil şartlarını taşımayan ya da somut bilgi ve belgeler içermeyen ihbar ve şikâyetler ise hem yetkili makamları gereksiz yere meşgul etmekte hem de yasal mevzuata uyan mükellefleri rencide etmektedir. Vergi kayıp ve kaçağına sebebiyet veren kişi veya kurumlar hakkında vatandaşlar tarafından yazılı ve sözlü olarak ihbarda bulunmak mümkün bulunmaktadır. Muhbirin ihbar dilekçesini Vergi Dairesi Başkanlıklarına, Defterdarlıklara (Gelir Müdürlüğü), Vergi Dairesi Müdürlüklerine, Malmüdürlüklerine, Gelir İdaresi Başkanlığına, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına elden veya posta ile yapılabileceği gibi bu birimlerin internet sayfalarına kimlik ve adres belirtilmek suretiyle elektronik posta yoluyla da yapılabilir. Bürokrasiyi azalttığı için telefonla veya e-mail yoluyla yapılan ihbarlar çok etkili olabilmektedir. Ancak, muhbirin ihbar ikramiyesi talebi varsa bu ihbarını yazılı olarak dilekçe ile yapması gerekmektedir. Ayrıca, ihbarın tarh zamanaşımı (5 yıl) süresi içinde yapılması gerekmekte olup, tarh zamanaşımı süresi geçen bir vergisel olay hakkında vergi incelemesi veya denetim yapmak ve de bunların sonucunda vergi ve ceza tarhiyatı yapmak mümkün değildir. Vergi kayıp ve kaçağını ihbarda bulunan kişinin ihbar ikramiyesi talebi olması durumunda ise belli şartlar dahilinde muhbirlere ikramiye de ödenebilmektedir. Ülkemizde gizli tutulmuş bulunan kaynakların açığa çıkarılmasını teşvik etmek ve bu konuda yardımı görülenleri ödüllendirmek için 26/12/1931 tarih ve 1905 sayılı "Menkul ve Gayrimenkul Emval ile Bunların İntifa Hakları ve Daimi Vergilerin Mektumatı Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanun" ii hazırlanarak 31/12/1931 tarihinde yürürlüğe girmiş ve yaklaşık 80 yıldır aralıksız olarak uygulanan ender kanuni
düzenlemelerden bir tanesidir. Vergi kayıp ve kaçağı ile ilgili olarak verilen ihbar dilekçelerinin vergi incelemesine yetkili kişiler tarafından incelenmesi sonucunda vergi ziyaına sebebiyet verildiğinin vergi inceleme raporu ile tespit edilmesi durumunda, ihbarın konusu ile ilgili olarak bulunan matrah ve matrah farkı üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen daimi nitelikteki vergi ve buna bağlı cezalar üzerinden muhbire talebi halinde anılan Kanunda belirtilen oranda ikramiye ödenmektedir. 01/01/2007-31/12/2010 tarihleri arasında vatandaşlar tarafından vergi idaresine verilen ihbar, şikâyet ve müracaat dilekçeleri ve ihbar ikramiyeleriyle ilgili istatistikler aşağıda yer almaktadır. iii Bu ihbar dilekçe sayısı ve muhbirlere ödenen ikramiye tutarları da göstermektedir ki maalesef bu kadar kayıtdışılığın yüksek olduğu ülkemizde, vatandaşlarımız ihbar müessesesini yeterince kullanmamakta ve derin bir sessizlik içinde kayıtdışı ekonomik faaliyetleri seyretmekte ve her şeyi Devletin yapmasını istemektedirler. Dilekçe İkramiyesi Ödenen Ödenen İhbar İkramiyesi Yılı Sayısı Kişi Sayısı Tutarı (TL) 2007 42.980 87 613.450,00 2008 50.650 135 1.187.345,00 2009 56.842 127 782.715,00 2010 52.110 146 1.938.992,00 Vergi idaresinin yapılandırılması, vergi açısından yapılacak planlamanın en önemli ayaklarından birisini oluşturmaktadır. Çünkü, iyi hukuk kurallarına sahip olmak, bunların uygulanmasında etkinlik yoksa bir anlam ifade etmemektedir. Dünya uygulamaları, hukuka saygılı ve anayasal vergile(ndir)me ilkelerini hayata geçirmeyi hedefleyen, yargı kararlarına uyumlu, etkin, mükellef haklarına saygılı, ayrık uygulamalara yer vermeyen, hızlı çalışan vergi idareleri kurma yönündedir. iv 2005 yılında 5345 sayılı Kanun ile Maliye Bakanlığına bağlı olarak kurulan Gelir İdaresi Başkanlığının Stratejik Planında Başkanlığın misyonu, "Toplumsal refahın artırılmasına destek sağlamak üzere yeterli geliri adalet, tarafsızlık, verimlilik ilkeleri çerçevesinde toplamak, vergi sisteminin basitleştirilmesi ve uyumun artırılmasına katkıda bulunmak ve mükellefe kaliteli hizmet sunmaktır." olarak açıklanmıştır. Aynı Stratejik Planda Başkanlığın vizyonu ise, "Her türlü ekonomik yapı ve aktiviteyi geliştiren, kavrayan; güvenilir, etkin, şeffaf, küresel boyutta öncü ve örnek bir idare olmaktır." şeklinde belirtilmiştir. v Gelir İdaresi Başkanlığının kuruluş Kanununda ise vergi ve diğer gelirleri en az maliyetle toplamak, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu sağlamak, mükellef haklarını gözeterek yüksek kalitede hizmet sunmak suretiyle yükümlülüklerini kolayca yerine getirmeleri için gerekli tedbirleri almak ve mükellef odaklılık temel ilkelerine göre görev yapmak gibi birçok amaç belirlenmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı toplumsal vergi bilincini artırmak, mükellefleri vergi mevzuatından doğan hakları ve ödevleri konusunda bilgilendirmek, mükellef hizmetlerini etkin ve hızlı yürütmek, mükellef haklarını korumak, mükellef şikâyetlerini dinlemek için 5345 sayılı Kanunla Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığını vi ana hizmet birimi olarak kurmuştur. Bu kapsamda Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı olarak faaliyette bulunan Vergi İletişim Merkezi (VİMER-444 0 189), mükelleflerin vergisel konularda güncel, doğru ve hızlı bilgiye telefon aracılığıyla ulaşmalarını sağlamak amacıyla 1 Mart 2008 tarihinde kurulmuştur. Tüm Türkiye genelinde çağrı merkezi olarak faaliyette bulunan Vergi İletişim Merkezi, vergisel konularda danışma, ihbar yönetimi ve Motorlu Taşıtlar Vergisi işlemlerine ilişkin hizmet vermektedir. Vergi İletişim Merkezi'nde hizmet saatleri hafta içi 09:00-19:00 arasında olup, resmi tatil
günlerinde hizmet verilmemektedir. Vergi İletişim Merkezi ile telefonla yapılan görüşmeler şehir içi görüşme tarifesi üzerinden ücretlendirilmektedir. vii 1 Eylül 2010 tarihine kadar vatandaşlar, Gelir İdaresine bağlı olarak 81 ilde faaliyette olan Alo Maliye 189 Telefon Hattını telefonla arayıp belge düzeni, kayıt dışı çalışan mükelleflerin bildirilmesi veya mükellefler tarafından vergi dairesine bildirimi yapılmayan hizmet erbablarının bildirimi gibi konularda ihbarda bulunmaktaydılar. Sözlü ihbarlar, tüm Türkiye genelinde 01/09/2010 tarihinden itibaren tek merkezden hizmet veren Vergi İletişim Merkezine (VİMER) 444 0 189 telefon hattı aracılığı ile yapılabilmektedir. Bu uygulama ile birlikte illerde faaliyet gösteren Alo Maliye 189 ihbar hatları kapatılmış ve böylece, ihbar bildirimlerinin tek merkezden VİMER aracılığıyla alınması, alınan ihbar bildirimlerinin ilgili yerlere gönderilmesi, sonuçlarının izlenmesi ve kontrolünün sağlanması mümkün hale gelmiştir. 1 Eylül 2010 tarihinden itibaren 81 ilde bulunan Alo Maliye 189 hatları kapatılması ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı olarak vergisel konularda danışmanlık hizmeti sunan Vergi İletişim Merkezinin yapılan ihbarları da 444 0 189 numaralı hattan almaya başlanmasıyla birlikte, telefonla yapılan vergi ihbarlarının hızlı ve etkin bir şekilde sonuçlandırılması sağlanmış bulunmaktadır. VİMER-444 0 189 telefon hattına yapılan ihbarlar tek merkezden alınıp, sisteme kaydedilmekte ve illere denetim yapılmak üzere sevk edilerek sonuçlandırılmaktadır. Telefonla yapılan ihbarlar genellikle vergi incelemesi gerektirmeyen ihbarlardır ve muhbirlerin ikramiye talebi de yoktur. İhbar ikramiyesi talep edecek muhbir ihbarını yazılı olarak yapması ve ihbar ettiği konuya ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi vermesi ve de ikramiye talebi olduğunu dilekçesinde ayrıca belirtmesi gerekmektedir. 3. Sonuç Ülkemizde toplumsal baskı nedeniyle ihbar müessesesi ne yazık ki yeterince çalışmamakta ve kayıt dışı ekonomik faaliyetlerden bireysel olarak şikâyet eden vatandaşlar tarafından vergi idaresine yeterince yardımcı olunmamaktadır. Devletin kamu harcamalarını karşılamak üzere Anayasa ve vergi kanunlarına dayanarak vatandaşlarından mali güçlerini de dikkate alarak toplamış olduğu en sağlam gelir kaynağı olan vergi gelirlerini arttırma konusunda vergi kayıp ve kaçağına sebep olan kişi veya kurumları vergi idaresine bildirmek bir vatandaşlık görevidir. Vatandaşlar tarafından vergisel yükümlülüklerini yerine getirmeyen mükellefleri vergi idaresine yazılı olarak bildirmenin yanında; mükellef odaklı hizmet anlayışının bir gereği olarak Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı olarak faaliyette bulunan Vergi İletişim Merkezine (VİMER-444 0 189) telefonla ihbarda bulunmaları da mümkün bulunmaktadır. Hızlı ve etkin bir şekilde profesyonel olarak hizmet veren kamunun ilk çağrı merkezlerinden biri olan Vergi İletişim Merkezine vatandaşlar tarafından telefonla vergi ihbarının da yapılabilmesi, bu hizmet kanalını kullanacak olan kişiler açısından büyük bir kolaylıktır. Türkiye genelinden Vergi İletişim Merkezine yapılacak ihbarların tek merkezden yönetimi, değerlendirilmesi ve kısa sürede sonuçlandırılması, ihbarda bulunan vatandaşların ihbar müessesesine olan inancının artmasına ve ondan da önemlisi vatandaşların/mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunun artmasına katkı sağlayacaktır. Ancak, ihbar ikramiyesi talep eden bir muhbirin telefonla veya e-mail yoluyla yapmış olduğu ihbarı için daha sonra mutlak surette yazılı olarak bir dilekçe vermesi gerekmektedir. Son yıllarda özel sektör kuruluşlarında olduğu gibi kamu kurumlarında da "Vatandaş Odaklı Hizmetin Önemi" giderek arttığı bir gerçektir. Bu kapsamda, Kamu Çağrı Merkezlerinin sunmuş olduğu kaliteli hizmetler vatandaşlar tarafından başta zaman tasarrufu sağladığı için büyük ilgi görmekte ve vatandaş memnuniyeti her geçen gün artmaktadır. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının da vatandaş/mükellef odaklı hizmet anlayışı doğrultusunda kaliteli, güncel ve etkin bir şekilde hizmet sunmak amacına yönelik olarak kurmuş olduğu Vergi İletişim Merkezinin; vatandaşlarına hızlı, güvenli, kaliteli ve profesyonel bir şekilde vergisel konularda danışmanlık ve ihbar yönetim hizmeti sunmasının toplumsal vergi bilincinin/vergiye gönüllü uyumun artmasına katkısı büyük olacaktır. Öte
yandan, kamuya ait çağrı merkezlerinden sunulan hizmetlerin kalite ve çeşitliliğinin artması ile birlikte, hem hizmetlerden yararlanan kişilerin memnuniyeti artırmakta hem de vatandaşların çağrı merkezlerinden olan beklentileri artmaktadır. i İmdat TÜRKAY, "Vergi Kayıp ve Kaçağının Azaltılmasında İhbar Müessesesinin Fonksiyonu", Vergi Sorunları Dergisi, Haziran-2008. ii 31 12 1931 tarih ve 1993 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. iii http: www.gib.gov.tr, Gelir İdaresi Başkanlığı Faaliyet Raporları (Dilekçe sayısına merkez ve 81 ile verilen dilekçe sayısı dahil bulunmaktadır.) iv 9. Kalkınma Planı (2007-2013) Vergi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, www.dpt.gov.tr v www.gib.gov.tr, Gelir İdaresi Başkanlığı 2009-2013 Stratejik Planı. vi 16.05.2005 tarih ve 25817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5345 sayılı Kanunun 10. maddesi. vii www.gib.gov.tr Yeni Mükellef Hizmetleri Vergi İletişim Merkezi.