JEOTERMAL TURİZMİNDE TÜRKİYE DEKİ ANTİK KENTLER



Benzer belgeler
Su sıcaklığı: 31 C ve 46 C arasında değişir.

Türkiyede ziyaret edebileceğiniz birçok kaplıcanın özellik ve iletişim bilgileri...

rd Ö rd C/D rd Ö rd C/D rd Ö rd C/D nd DO Tarih /Asklepion, Bergama Kitap / Katre-i Matem Gezi / Brezilya rd C/D Güncel / Etkinlikler Rehberi

Turizm sektörü, Türkiye için önemli bir gelir kaynağı oluşturmaktadır.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

SAĞLIK TURİZMİ YRD. DOÇ. DR. UĞUR AKDU

Çanakkale İlindeki Kaynaklar HIRDIRLAR KAPLICASI KUCUKCETMI KAPLICASI KIRKGECIT ILICASI KIZILCA TUZLASI KAPLICASI OZANCIK ILICASI KARAILICA

ANTİK DÖNEM SAĞLIK MERKEZLERİ

SAĞLIK TURİZMİNİN YENİ YILDIZI; TÜRKİYE. Dünyada sağlık turizminin gelişmesine sebep olan faktörler şu şekilde sıralanabilir;

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı Anadolu Üniversitesi

COĞRAFYA BÖLÜMÜ NDEN EDREMİT KÖRFEZİ KUZEY KIYILARINA ARAZİ ÇALIŞMASI

TÜRKİYE TURİZM STRATEJİSİ 2023 VE MALATYA İLİ TURİZMİ

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI

SİVAS İLİNİN JEOTERMAL. Fikret KAÇAROĞLU, Tülay EKEMEN Cumhuriyet Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, SİVAS

İzmir den İstanbul a akşamüstü uçağı.

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Mutluluğu birlikte yaşamaktır

Turizmde Arz (Tarihsel Çekicilikler)

GENEL BİLGİLER. Yüzölçümü : km² dir. (Türkiye nin 1/55 dir.) Nüfus : ( ) İl Trafik No : 03

T e r m a l i n B a ş k e n t i Thermal Capital of Turkey A f y o n k a r a h i s a r

T.C. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Düzce Yatırım Destek Ofisi Yatırıma Uygun Turizm Alanları Raporu Sektörel Raporlar Serisi IX

AR&GE BÜLTEN. Kültür Turizmi ve İzmir

ANTİK ÇAĞDA ANADOLU ANATOLIA AT ANTIQUITY KONU 3 FRİGLER 1

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU KAZI DESTEĞİ: POLEMAİOS ONUR ANITININ KAZI, RESTİTÜSYON VE RESTORASYON RAPORU


BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı

KONYA ĐLĐ JEOTERMAL ENERJĐ POTANSĐYELĐ

KÜLTÜR VARLIKLARI, ANITSAL YAPILAR, SİTLER vb. ÇEVRE VE PEYZAJ TASARIMI

ŞANLIURFA YI GEZELİM

Tıp Tarihine Yaklaşım

İzmir İli Arkeolojik Yüzey Araştırmaları

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ MİMARLIK BİLGİSİ YUNAN UYGARLIĞI

TÜRKİYE NİN YER ALTI SULARI ve KAYNAKLARI

Hizmet Sektörü Olarak Sağlık Turizminin Ülke Ekonomisindeki Rolü. Dr. Seyit KARACA TOBB Türkiye Sağlık Kurumları Meclis Başkanı

LİKYA TURU MAYIS 2015

COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ:

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

TÜRKİYE TURİZM PİYASALARI 2010-(Balıkesir)

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı. Lala Mustafa Paşa Külliyesi ve Cami. Ilgın Kaplıcaları. Buhar Banyosu

BALIKESİR de. Yatırım Yapmak İçin 101 Neden

En eski uygarlıklardan biri olan Mısır Uygarlığı Nil nehri vadisinde gelişmiştir. Mısır mimarisinin en önemli yapıtları Mısır Piramitleri dir.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

HİERAPOLİS, 06/08/14-21/08/14 ÇALIŞMALARI MERMER RESTORASYONU ÇALIŞMALARI

SULTANHİSAR-AYDIN 260 ADA 1,2,3,4 PARSEL JEOTERMAL ENERJİ SANTRALİ İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU

6.15 TURİZM Ana Konular

T.C. İZNİK KAYMAKAMLIĞI Kılıçaslan İlkokulu Müdürlüğü İLÇEMİZİ TANIYOR, TANITIYORUZ

Herhangi bir yerin ya da ülkenin turist çekebilme potansiyelinin bağlı olduğu unsurlar

ÇAĞLAYAN OTEL AŞİYAN OTEL

KÜTAHYA. Dr. Kamil TÜRKMEN- Kütahya İl Sağlık Müdürü

TERMAL SU NEDİR? Termal sular, sıcaklıkları 20 C nin üzerinde ve mineral yönünden zengin olan doğal kaynak sularıdır.


Roma mimarisinin kendine


GEVALE KALESĠ KAZI ÇALIġMALARI

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları

İZMİR İLİ, ALİAĞA İLÇESİ, ÇAKMAKLI KÖYÜ, LİMAN AMAÇLI 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI DİLEK ÇAKANŞİMŞEK ŞEHİR PLANCISI

Neden Kampnet Organizasyon?

Bergama'dan Ayvalık'a Balıklı Lezzetler Peşinde Mayıs - 21 Mayıs 2017 Katılımcı sayısı 24 kişi ile sınırlıdır. Emre GEZER

"EGE BÖLGESİNİN TURİZM COĞRAFYASI"

HELENİSTİK DÖNEM. Pergamon - Bergama. Erken Dönem M.Ö yüzyıllar -kırık buluntuları -erken dönem kent duvarı

İÇİNDEKİLER. İçindekiler... v Tablolar... xi Şekiller... xii Resimler... xii Önsöz... iii

Urla / Klazomenai Kazıları

MUGLA LETOON ANTİK KENTİ ÖZDİRENÇ UYGULAMALARI

YATIRIMDAN İŞLETMEYE TERMAL TURİZM

Obsidyen ile sağlıklı kalın. OBSİDYEN TAŞI NEDİR?

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

Tablo 37 - İllerdeki Konaklama Tesislerinin Kapasiteleri

Tel: (224) Tel iç hat: Faks: (224) Faks iç hat: temel terim, kavramlar.

ÖSYM. Diğer sayfaya geçiniz KPSS / GYGK-CS

Ö:1/ /02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:

ILISU KASABASI. Ramazan ÖZDEMİR TC AHİLER KALKINMA AJANSI AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ


ARKEOLOJİ ENSTİTÜSÜ

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. Anadolu Üniversitesi Yılı Side Kazısı Çalışmaları. (12 Temmuz-8 Eylül 2010)

8-9 HERA PATRAS SARA ANATOLIA ARTEMİS ASPENDOS ASSOS BERGAMA EFES HİTİT MYRA OLYMPOS

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm TURİZME GENEL YAKLAŞIMLAR

BURSA DA SAĞLIK TURİZMİNDE TERMAL SU POTANSİYELİ ve TERMAL SU YA BAĞLI SAĞLIK TURİZMİ NDEKİ HEDEFLER

BİLDİRİCİ AİLESİ ANTALYA GEZİLERİ

Prof.Dr. ASLI SARAÇOĞLU

KONAKLAMA TESİSLERİNDE KURULACAK SAĞLIK TESİSLERİ

HABERLER ÖZBEKİSTAN-TÜRKİYE ULUSLARARASI ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR PROJESİ: ÖZBEKİSTAN DA YERKURGAN MERKEZ TAPINAĞI 2013 YILI ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMASI

Aphrodite nin Kenti Aphrodisias

FRANSA. Turizm,Ulaşım,Sanayi.

Bayraklı İlçe Raporu

Türkiye nin 2023 Turizm Stratejisi. Hazırlayan : Ahmet Burak Kargı

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ

CAM ESKİÇAĞ DA CEREN BAYKAN DANİŞ BAYKAN TÜRK ESKİÇAĞ BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YAYINLARI

Natur-Med de Bir Gün Nasıl Geçiyor?

SARAY Saray İlçesinin Tarihçesi:

15. MÜZE ÇALIŞMALARI ve KURTARMA KAZILARI SEMPOZYUMU

STRATONIKEIA ANTİK KENTİ SU YAPILARI. Antik kent Muğla Milas yolu üzerindedir. Aşağıda görüldüğü gibi Helenistik kurulmuştur.

Uygarlığın Doğuşu ve İlk Çağ Uygarlıkları Video Flash Anlatımı 2.ÜNİTE: UYGARLIĞIN DOĞUŞU VE İLK UYGARLI

İTALYA. Sanayi,Turizm,Ulaşım

Bugünkü Teknolojiyle Bile İnşa Edilmesi Mümkün Olmayan 19 Akıl A lmaz Antik Yapı

Transkript:

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ JEOTERMAL TURİZMİNDE TÜRKİYE DEKİ ANTİK KENTLER UZMANLIK TEZİ Hatice GÜDÜCÜ Tez Danışmanı Prof. Dr. Gültekin TARCAN Dokuz Eylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği AĞUSTOS 2012 ANKARA

KABUL VE ONAY Hatice GÜDÜCÜ tarafından hazırlanan JEOTERMAL TURİZMİNDE TÜRKİYE DEKİ ANTİK KENTLER adlı bu tezin Uzmanlık Tezi olarak uygun olduğunu onaylarım. Prof. Dr. Gültekin TARCAN (Danışman) Bu çalışma jürimiz tarafından oy birliği/ oy çokluğu ile Kültür ve Turizm Uzmanı Tezi olarak kabul edilmiştir. Adı ve Soyadı: İmzası: Başkan: Üye : Üye : Üye : Üye : Tarih: / /. Bu tez, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Turizm Uzman Yardımcılarının Uzmanlık Tezlerini Hazırlarken Uyacakları Yazım Kuralları Yönergesiyle belirlenen tez yazım kurallarına uygundur.

KÜLTÜR VE TURİZM UZMANLIK TEZİNİN ÇOĞALTILMASI VE YAYIMI İÇİN İZİN BELGESİ Tezi Hazırlayanın Adı Soyadı : Hatice GÜDÜCÜ Tez Konusu Tez Danışmanı : Jeotermal Turizminde Türkiye deki Antik Kentler : Prof. Dr. Gültekin TARCAN Kültür ve Turizm Uzmanlık Tezi çalışmamın, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanarak Milli Kütüphane ve İhtisas Kütüphanesinde her türlü elektronik formatta arşivlenmesini ve kullanıma sunulmasını kabul ediyorum. / /2012

SINAV YETERLİLİK KOMİSYONUNA BEYAN Bu belge ile uzmanlık tezindeki bütün bilgilerin akademik kurallara ve etik davranış ilkelerine uygun olarak toplanıp sunduğumu; ayrıca, bu kural ve ilkelerin gereği olarak, çalışmada bana ait olmayan tüm veri, düşünce ve sonuçları andığımı ve kaynağını gösterdiğimi beyan ederim..../ /2012 Hatice GÜDÜCÜ Kültür ve Turizm Uzman Yardımcısı

ÖNSÖZ Türkiye, konumu, coğrafik özellikleri, iklimi ve ulaşım koşulları gibi özellikleri düşünüldüğünde turizme çok elverişli bir ülkedir. Üç tarafının denizlerle çevrili olması, yılda dört mevsimin yaşanıyor olması, kültürel açıdan antik çağlara uzanan bir tarihin ve arkeolojik mirasın olması, zengin yer altı kaynaklarının bulunması, cennet gibi bir doğanın var olması gibi ve sayamayacağımız birçok güzellikleriyle ülkemiz, renkli ve geniş bir turizm yelpazesine sahiptir. Deniz turizmi, kış turizmi gibi çok bilinen turizm çeşitlerinin yanında sağlık turizmi gibi alternatif turizm çeşitleri de ülkemizde yapılabilmektedir. Önemli bir jeotermal kuşak üzerinde bulunan Türkiye de, doğal çıkışlı ve bol olarak nitelendirilen 1300 dolayında termal kaynak bulunmaktadır. Tarihte bu kaynaklardan hep yararlanılmış ve hamamlar Anadolu insanın kültür değerleri arasına girmiştir. Bunun yanında antik çağlarda yapılan hamamlar, nadir de olsa ayakta kalmış ve günümüzde halen kullanılmaktadır. Günümüzde sağlık turizmi yeniden canlanmaya başlamıştır. Birçok turizm faaliyetinin yanı sıra, sağlık turizmine de yatırımlar giderek artmaktadır. Bunun yanı sıra yapılan arkeolojik çalışmalarda ve kazılarda antik hamam kalıntıları bulunmaktadır. Bu çalışmalarda bulunan bazı yapılar yapılacak onarım ve restorasyon çalışmaları ile ülke ekonomisine kazandırılabilir durumdadır. Ülkemizde bulunan antik hamam sayısı az da olsa, yapılacak çalışmalarla kültürümüze ve ekonomimize katkı sağlayabilirler. Bunlardan başka, bu tez çalışması sırasında bazı zorluklarla karşılaşılmıştır. Jeotermal turizmiyle ilgili yeterli veri ve kaynak bulunamamıştır. Daha da önemlisi, antik hamamlarla ilgili yeterli kaynağa ulaşılamamıştır. Bu açıdan bakıldığında, ülkemiz geçmişle bağlantılı sağlık turizminde yeterli potansiyele sahip olsa dahi, günümüzde henüz yeterli bilimsel çalışmalar yapılamamıştır. i

Ayrıca, çalışmalarımı yönlendiren, araştırmalarımın her aşamasında bilgi, öneri ve yardımlarını esirgemeyen danışmanım sayın Prof. Dr. Gültekin TARCAN a teşekkürlerimi sunarım. Tez çalışmamı tamamlamamda gerekli olanakları ve kolaylıkları sağlayan Sayın Müdürüm Hasan YAVUZ a ve Sayın Müdür Yardımcım Sibel DÖNMEZ e çok teşekkür ederim. Tez araştırmaları sürecinde yaptıkları katkılardan dolayı İzmir Arkeoloji Müze Müdürlüğüne ve Bergama Arkeoloji Müze Müdürlüğüne teşekkür ederim. Tez çalışmam sırasında bana verdikleri destekler için çalışma arkadaşlarıma ve tüm hayatım boyunca yanımda olan aileme teşekkür etmeyi bir borç bilirim. ii

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... i İÇİNDEKİLER... iii SİMGE ve KISALTMALAR DİZİNİ... v TABLOLAR, RESİMLER ve ŞEKİLLER DİZİNİ... vi GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM TEZİN KONUSU, AMACI VE KAPSAMI 1. JEOTERMAL KAYNAKLAR VE TURİZM... 3 1.1. Tez Konusu ve Tanımlar... 6 1.1.1. Antik Dönemde Hamam Yapısı... 6 1.1.2. Termal Turizmde Tedavi Yöntemleri... 7 1.2. Tezin Amacı ve Kapsamı... 8 1.3. Tezin Önemi... 8 İKİNCİ BÖLÜM YÖNTEM 2. TEZ ÇALIŞMASININ YÖNTEMİ... 10 2.1. Önceki Çalışmalar... 10 2.2. Veri Toplama... 11 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM JEOTERMAL TURİZMİNDEKİ ANTİK KENTLER 3. JEOTERMAL TURİZMİNDE TÜRKİYE DEKİ ANTİK KENTLERİMİZ 13 3.1. İzmir... 13 3.1.1. İzmir Bergama... 13 3.1.1.1. Bergama Asklepion... 14 3.1.1.2. Bergama Allianoi... 16 iii

3.1.1.3. Bergama Kleopatra Güzellik Ilıcası... 19 3.1.2. İzmir Balçova... 21 3.1.2.1. Balçova Agemmemnon Kaplıcaları... 21 3.2. Denizli... 23 3.2.1. Denizli Hierapolis... 23 3.3. Afyonkarahisar... 27 3.3.1. Afyonkarahisar Gazlıgöl... 28 3.3.2. Afyonkarahisar Sandıklı... 29 3.4. Ankara... 30 3.4.1. Ankara Kızılcahamam Kaplıcaları... 30 3.5. Çanakkale... 32 3.5.1. Çanakkale Kestanbol Kaplıcaları... 32 3.5.2. Çanakkale Küçükçetmi (Afrodit) Kaplıcaları... 34 3.6. Yozgat... 35 3.6.1. Yozgat Sarıkaya (Terzili) Kaplıcaları... 35 3.7. Eskişehir... 37 3.7.1. Eskişehir Hamam Karahisar(Çardak Hamamı)... 38 3.8. Yalova... 39 3.8.1. Yalova Kurşunlu Hamamı... 39 3.8.2. Yalova Valide Hamamı... 40 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM DEĞERLENDİRME VE SONUÇ 4. TEZ DEĞERLENDİRMESİ VE SONUÇ... 41 4.1. Değerlendirme... 41 4.2. Sonuç... 42 KAYNAKÇA... 44 ÖZET... 47 ABSTRACT... 48 ÖZGEÇMİŞ... 49 iv

SİMGE ve KISALTMALAR DİZİNİ Bu tez kapsamında kullanılan kavram ve tanımlara ilişkin kısaltmalar aşağıda verilmiştir. I. Bir II. İki III. Üç IV. Dört V. Beş VI. Altı VII. Yedi VIII. Sekiz IX. Dokuz X. On XI. Onbir XII. Oniki XIII. Onüç XIV. Ondört XV. Onbeş XVI. Onaltı XVII. Onyedi XVIII. Onsekiz XIX. Ondokuz UNESCO : United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı) M.Ö. : Milattan önce M.S. : Milattan sonra T.C. : Türkiye Cumhuriyeti Hz : Hazreti o C : Santigrad derece v

TABLOLAR, RESİMLER ve ŞEKİLLER DİZİNİ Birinci Bölümün Tablo, Resim ve Şekilleri Resim 1.1. Tarihi Roma kaplıcası...4 Resim 1.2. Tarihi Roma kaplıcası havuz örneği(bath,england).5 İkinci Bölümün Tablo, Resim ve Şekilleri Şekil 2.1. Türkiye de İllere Göre Termal Turizm Merkezleri ve Kaplıcaların Genel Dağılımı 12 Üçüncü Bölümün Tablo, Resim ve Şekilleri Resim 3.1. Asklepion dan genel görünüm 14 Resim 3.2. Asklepion daki yer altı tüneli..16 Resim 3.3. Allianoi Antik Kenti 17 Resim 3.4. Allianoi de bulunan antik kaplıca...18 Resim 3.5. Kleopatra Kaplıcası kazı çalışmaları...20 Resim 3.6. Geçmişte Agamemnon Kaplıca tesisleri.22 Resim 3.7. Balçova Termal Merkezi ve açık termal havuzu.23 Resim 3.8. Hierapolis Antik Hamamı...25 Resim 3.9. Arkeoloji Müzesi olarak kullanılan Hierapolis Antik Hamamı..26 Resim 3.10. Pamukkale antik termal havuzu..27 Resim 3.11. Gazlıgöl Kaplıcası havuzu..29 Resim 3.12. Roma dönemine ait hamamın dıştan görünümü..31 Resim 3.13. Roma dönemine ait hamam.32 Resim 3.14. Küçükçetmi (Afrodit) kaplıcası havuzu..34 Resim 3.15. Terzili Hamamı kazı çalışmaları.36 Resim 3.16. Terzili Kaplıcası..37 Resim 3.17. Kurşunlu Hamamı...39 Resim 3.18. Valide Hamamı...40 vi

GİRİŞ Türkiye hem kültürel açıdan hem de yer altı kaynakları açısından çok büyük potansiyele sahip zengin bir ülkedir. Ülkenin coğrafi konumu ve tarihteki yeri göz önünde bulundurulduğunda tarih boyunca gelişime açık olmuş; birçok insan topluluğuna ve devletlere ev sahipliği yapmıştır. Helenistik Dönem ve Roma İmparatorluğu ülkemiz topraklarında uzun süre nüfuzunu devam ettirmiş ve birçok açıdan etkilemiştir; günümüze çok değerli miraslar bırakmışlardır. Antik dönemlerde dahi jeotermal kaynakların önemi anlaşılmış ve mümkün olduğunca yararlanılmıştır. Geçmişten günümüze yapılan arkeolojik çalışmalarda, çeşitli bölgelerde yapılan kazılarda birçok hamam ve hamam benzeri yapıların kalıntılarına rastlanılmıştır. Türkiye de halen kullanılmakta olan ve tarihi çok eskilere dayanan hamamlar bulunmaktadır. Bunun yanı sıra devam eden kazı çalışmalarında antik dönemlere ait birçok hamam yapısı çıkartılmaktadır. Bu tez kapsamında, ülkemizde mevcut olan ve antik dönemlere ait hamamlar derlenmeye, anlatılmaya ve gelecekte ülke ekonomisine nasıl katkı sağlayabileceği yönünde düşünceler aktarılmaya çalışılmıştır. Tezin birinci bölümünde tez konusu kısa ve öz bir şekilde anlatılmaya çalışılmıştır. Tezin amacı ve kapsamından bahsedilmiştir. Bunun yanı sıra tezde kullanılan terimlerin tanımları yapılmıştır. Son olarak da jeotermal turizmin ve kültürel mirasımız olan antik dönemlere ait hamamların önemi vurgulanmaya çalışılmıştır. Tezin ikinci bölümünde, çalışmanın yöntemi anlatılmıştır. Tez konusuyla ilgili geçmişte yapılan çalışmalar özetlenmiştir. Antik dönemlere ait hamamlar hakkında bilgi toplamak için yararlanılan kaynaklardan bahsedilmiştir.

Tezin üçüncü bölümünde ülkemizde bulunan antik dönemlere ait hamamlarla ilgili detaylı bilgiler verilmiştir. Günümüzde kullanılan atik hamamlar, tarihleri ve şu anki durumları anlatılmaya çalışılmıştır. Ayrıca, varsa geçmişte yapılan arkeolojik çalışmalar ve bulunan yapılardan bahsedilmiştir. Ulaşılabilen kaynakların ışığında halen devam eden arkeolojik kazılar ve bulunan yapılar anlatılmıştır. Son olarak, değerlendirme ve sonuç bölümünde tez konusu kapsamında yapılan çalışma özetlenmiştir. Jeotermal turizminde ülkemizde bulunan antik hamamların önemi bir kez daha vurgulanmıştır. Gelecekte, konuyla ilgili yapılabilecek çalışmalarla ilgili öneriler sunulmaya çalışılmıştır.

BİRİNCİ BÖLÜM TEZİN KONUSU, AMACI VE KAPSAMI 1. JEOTERMAL KAYNAKLAR VE TURİZM Türkiye tektonik olarak çok genç ve aktif bir bölgede bulunmaktadır. Bundan dolayı jeotermal kaynaklar yönünden çok zengindir. Dünyada jeotermal potansiyeli açısından yedinci sırada, Avrupa da ilk sırada yer almaktadır. Jeotermal sistemin oluşumuna bakıldığında, bir ısı kaynağı, ısının taşınabileceği bir akışkan ve taşıyıcı bir yol ve depolanabileceği bir rezervuar gerekmektedir. Tektonik sistem, faylar ve çatlaklar yoluyla ısı taşıyıcısını ve magmanın yer kabuğunun üst seviyelerine taşınmasını sağlamaktadır. Yer kürenin dörtte üçü suyla kaplıdır. İnsan vücudu yaklaşık yüzde yetmiş oranında sudan meydana gelmiştir. Su, canlı hayatında en önemli maddedir. Su olmadan hayatın devamlılığı mümkün değildir. İnsanların yerleştikleri ve köyleri, şehirleri kurdukları yerlere baktığımızda, göl ya da dere kenarları ya da suya en yakın yerler olduğunu görürüz. Antik dönem kalıntılarından da anlaşıldığı gibi, insanlar geçmişte de su kenarlarına yerleşmişlerdir, ya da suyu kanallarla taşımışlardır. Antik dönemlerde özellikle doğal sıcak su kaynaklarına özel önem verilmiştir. Bu tür kaynaklar hem maliyetsiz ve zahmetsiz temizlik, hem de birçok hastalığın tedavisi amacıyla kullanılmıştır ve çok değerli görülmüştür. Kentler, bu kaynakların çevresine kurularak hastalıkların tedavisi amacı ile özel kaplıcalar inşa edilmiştir. Bunların inşasına büyük önem verilmiş ve gerekli görülen hiçbir konfordan kaçınılmamıştır (Resim 1.1.).

Resim 1.1. Tarihi Roma kaplıcası 1 Başlangıçta, termal suları sadece temizlik ve hijyen amacıyla kullanan Romalılar, bu suların tedavi edici özelliklerini fark ederek gittikleri yerlerde buldukları her sıcak su kaynağının üzerine büyük yapılar inşa etmişlerdir (Resim 1.2.). Romalılar, hamamları savaş ve seferlerde yorgun düşen ve yaralanan askerlerini tedavi etmek amacıyla da kullanmışlardır. Ayrıca, Romalılar, hamamları spor ve eğlence amaçlı kullanarak gerek mimari gerekse bilimsel olarak bu alana çok katkı sağlamıştır. Bunun yanında, antik dönemlerde hamamların sosyo-kültürel olarak etkisi çok fazladır. 1 Güvenç, C. (2007), Türkiye deki Termal Turizm Tesislerinin Planlama ve Tasarım İlkelerine İlişkin Bir Model Önerisi (Çanakkale Örneği), Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul. 4

Resim 1.2. Tarihi Roma kaplıcası havuz örneği(bath, England) 2 Roma ve Bizans dönemlerinde Hippocrates başta olmak üzere tıp bilimi ile uğraşan pek çok hekim, doğal sıcak su kaynaklarının tedavi amacı ile kullanılmasında önemli adımlar atmışlardır. Hippocrates dönemine kadar çok az sayıda bulunan antik kaplıcalar, Hippocrates le birlikte sayıları artmış ve beden eğitiminin uygulandığı jimnasyumlarla bir arada yapılmıştır. Ülkemiz, 2000-2500 yıllık bir antik dönem tarihi kaplıca kültürüne sahiptir ve günümüzde de giderek yaygınlaşan ve modernleşen yöntemlerle alternatif tıbba hizmet etmektedir. Aynı zamanda yerli ve yabancı turizm sektörüne de büyük katkı yapmaktadır. 2 Güvenç, C. (2007), Türkiye deki Termal Turizm Tesislerinin Planlama ve Tasarım İlkelerine İlişkin Bir Model Önerisi (Çanakkale Örneği), Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul. 5

1.1. Tez Konusu ve Tanımlar Termal turizmin, ülkemizde kayda değer bir tarihi vardır. Antik dönemde termal kaplıcaların varlığı arkeolojik kalıntılarla kanıtlanmıştır. Halen şifa ve tatil amaçlı yararlanılan antik dönemlerden kalma termal kaplıcalarımız mevcuttur. Bu tez çalışmasında Türkiye de geçmişten günümüze var olan antik dönem termal kaplıcalar ve jeotermal turizm incelenecektir. Doğal sıcak su kaynakları birçok farklı terim ile ifade edilmektedir. Bu terimler genellikle Grek ve Roma kökenlidir. Thermae, kelimesi Türkçeye termal olarak geçmiş Grek kökenli bir kelimedir ve doğal sıcak su kaynakları ve kaplıcalar için kullanılmıştır. Yine kaplıcalar için kullanılan bir diğer kelime ise Spa dır. Bu kelimenin kökeni kesin olmamakla birlikte, Latince Sanitas Per Aquas sudan gelen sağlık ve iyilik anlamlarındaki kelimelerin baş harflerinden alındığı düşünülmektedir. 3 Bu harflere, bazı Roma hamamlarının mermer duvarları üzerine rastgele kazınmış şekilde de rastlanmıştır. Tedavi amacı ile doğal sıcak su kaynaklarının kullanılması da balneoterapi, spa terapi ve hidroterapi gibi farklı isimlerle adlandırılmıştır. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2009 yılında termal turizmi termomineral su banyosu, içme, inhalasyon, çamur banyosu gibi çeşitli türdeki yöntemlerin yanında, fizik tedavi, rehabilitasyon, egzersiz, psikoterapi, diyet gibi destek tedavilerinin birleştirilmesi ile yapılan kür (tedavi) uygulamaları yanı sıra termal suların eğlence ve rekreasyon amaçlı kullanımı ile meydana gelen turizm türü olarak tanımlamıştır. 1.1.1. Antik Dönemde Hamam Yapısı Tarihin ve arkeolojik kalıntıların ışığında antik hamamlara Helenistik Çağ ve Roma Döneminde yaygın bir şekilde rastlanmaktadır. Özellikle Roma Döneminde 3 Üyümez, M. ve İlaslı, A. (2009), Antik Dönemden Günümüze Kaplıcalar ve Afyonkarahisar da Kaplıca Kültürü Tarihi, TMMOB Jeotermal Kongresi, 23 25 Aralık 2009 (s.64 68).Ankara 6

büyük gelişmelerle yaygınlaşmış ve hamam yapıları belli bir planla inşa edilmişlerdir. Roma Dönemine ait hamamlar dört ana bölümden oluşmaktadırlar. Bunlar terleme mahalli (Tepidarium veya cella tepidaria), sıcak banyo dairesi (Caldarium veya cella caldaria), soğuk banyo ve soyunup giyinme mahalli (Frigidarium veya cella frigidaria) ve su ısıtma yeridir. 4 Başka bir kaynağa göre ise Roma hamam yapıları; giriş, soyunma ve bekleme salonu (apodyterium), egzersiz alanları (palaestra), ılıklık (tepidarium), sıcaklık (caldarium), ter atma bölümü (laconium), soğukluk (frigidarium), büyük ve açık bir yüzme havuzu (natatio) ve tuvaletlerden (lavatrina) oluşmaktadır. 5 1.1.2. Termal Turizmde Tedavi Yöntemleri Termal turizmin en büyük kullanım alanı sağlık amaçlıdır. Termal sular birçok hastalığa çok iyi gelmektedir. Tedavi amaçlı jeotermal kaynaklardan çok farklı yöntemlerle faydalanılmaktadır. Balneoterapi, hidroterapi, spa ve fizyoterapi bu yöntemlerden bazılarıdır. Balneoterapi doğada mevcut olan termal sular, şifalı çamurlar ve şifalı gazların içilmesi, içine girilmesi, vücuda sürülmesi veya solunması (inhalasyon) şeklinde uygulanan tedavi yöntemidir. Hidroterapi, suyun sıvı buz ve buhar olarak, sıcak veya soğuk uygulamalar şeklinde sağlığı koruma ve hastalıkları tedavi etme amacıyla kullanımıdır. Talassoterapi ise deniz kıyı şeridinde uygulanan özel bir klimaterapi (iklim tedavisi) yöntemidir. SPA son zamanlarda yaygınlaşan bir kavramdır. Burada çeşme suyu ve paketlenmiş çamur, yosun ve mineral tuzları gibi SPA ürünleri ile değişik uygulamalar söz konusudur. SPA uygulamalarında ise kozmetik yaklaşım ön plandadır, daha çok yaşlılıkta estetik, güzellik ve bakım amaçlı kullanılmaktadır. 4 Reman, R.(1942), Balneologi ve Şifalı Kaynaklarımız, İstanbul: Cumhuriyet Matbaası. 5 Thorpe, M.(2002), Roma Mimarlığı, İstanbul: Homer Kitabevi. 7

1.2. Tezin Amacı ve Kapsamı Arkeolojik kalıntılarla termal kaplıcaların antik dönemlerde ve toplumlarda önemli, değerli ve hastalıkların tedavisinde büyük bir yer tuttuğunu biliyoruz. Günümüzde, termal kaplıcalar kaybettiği önemi, sağlık alanında alternatif tıbbın da popülaritesinin artmasıyla yeniden kazanmaya başlamıştır. Bu tez çalışmasının amacı ülkemizdeki antik dönem termal kaplıcalarını araştırmak, tarihini ve gelişimini irdelemek; var olan bu kaplıcalardan nasıl yararlanılabileceği üzerine yorumlar getirmektir. Ayrıca, ülkemizdeki bu termal kaplıcalarla ilgili mümkün olduğunca detaylı bilgi vererek bir derleme yapılmaya çalışılacaktır. 1.3. Tezin Önemi Ülkemiz turizm açısından çeşitli kaynaklara sahiptir. Üç tarafı denizlerle çevrili olduğundan en çok deniz turizmi yapılmaktadır. Turizmde ülke ekonomisine en büyük katkı deniz turizminden sağlanmaktadır. Bunun yanında, kış turizmi gibi az gelişmiş turizm çeşitleri de vardır. Bunlardan biri de termal turizmdir. Türkiye gibi jeotermal açısından yüksek potansiyele ve kullanılabilir kaynaklara sahip bir ülke için termal turizmin yüksek önem arz etmesi gerekmektedir. Günümüzde termal turizm hareketlerine katılan kişi sayısı özellikle gelişmiş ülkelerde hızla artmakta, yaşlanan nüfus, sağlık amaçlı turizm kapsamında termal turizme katılmaktadır. Türkiye nin termal kaynakları, sıcaklıkları, fiziksel ve kimyasal özellikleri ile Avrupa daki termal kaynaklardan daha üstün nitelikler taşımasına rağmen ülkeye gelen turist sayısı diğer ülkelere göre oldukça düşük kalmaktadır. 6 Ayrıca, termal turizm, hem sağlık hem de tatil amaçlı olduğundan birçok kesime hitap edebilmektedir. Kış ya da deniz turizmi gibi mevsimsel olmadığından, yani her mevsim yapılabilir bir turizm çeşidi olduğundan dolayı da oldukça avantajlıdır. Tüm 6 Türksoy, A. ve Türksoy, S.S. (2010), Termal Turizmin Geliştirilmesi Kapsamında Çeşme İlçesi Termal Kaynaklarının Değerlendirilmesi, Ege Akademik Bakış, Sayı:10, No:1, s. 699 725 8

bu parametreleri bir araya topladığımızda ülkemizdeki termal turizmin de ülke ekonomisine büyük katkılar yapabileceği görülebilir. Termal turizm, ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır. Modern tesisler yapılmakta; sadece ülke içinden değil, yurt dışından da turist talebi artırılmaya çalışılmaktadır. Bunlarla birlikte, ülkemizde tarih turizmi de çok önemli bir yerdedir. Ülkemizdeki antik kaplıcalardan yararlanılarak hem tarih, hem sağlık hem de tatil amaçlı turizmi bir arada sunmak mümkün olabilir. Bu üç turizm çeşidi birlikte yapılabildiği takdirde, ülke tanıtımı ve ekonomisi açısından büyük katkılar sağlayabilir. Ülkemizde bunun yapılabilme olanağı mevcuttur ve değerlendirilmelidir. Bu açıdan bakıldığında antik dönemdeki termal kaplıcaları ve günümüzdeki durumlarını araştırmak ve incelemek önem taşımaktadır. Bu kapsamda, ülkemizin 2023 yılı sağlık turizmi ve termal turizm hedefleri içinde, Troya Çanakkale ve çevresi), Frigya (Afyonkarahisar, Ankara, Uşak, Eskişehir, Kütahya) ve Afrodisyas (Aydın ve Denizli) bölgelerinin her biri termal ve kültür temalı bölgesel varış noktası olarak geliştirilecek, termal ve kültür turizmi kapasitesinin alternatif turizm türleri ile bütünleşmesi sağlanarak yakın çevredeki diğer kültürel ve doğal değerlerle de ilişkilendirilecektir. maddesi yer almaktadır. 7 7 Kültür ve Turizm Bakanlığı (2007), Türkiye Turizm Stratejisi (2023), Ankara. http://www.kultur.gov.tr/tr Erişim Tarihi: 28.08.2011 9

İKİNCİ BÖLÜM YÖNTEM 2. TEZ ÇALIŞMASININ YÖNTEMİ 2.1. Önceki Çalışmalar Ülkemizde antik dönemlerden kalma kaplıca sayısı azımsanamayacak kadar çok olmasına karşın, bu konu üzerine mevcut çalışma sayısı yeteri kadar yapılamamıştır. ARIHAN (2003), Antik Dönemde Tıp Ve Bitkisel Tedavi isimli tez çalışmasında Eski Mezopotamya ve Mısır, Antik Yunan Dönemi ve Antik Roma geçmişindeki bitkisel terapileri, tedavi yöntemlerini ve o dönemlerde yaşamış tıp alanında çalışmış bilim adamlarını araştırmış ve incelemiştir. YARAŞ (2006), Allianoi ve Geleceği isimli makalesinde Paşa Ilıcası olarak da anılan termal kaplıcasının da içinde bulunduğu Allianoi antik kentinin bulunuşundan ve kurtarma kazılarından sonra, bu kentin Yortanlı baraj gölü altında kalmasını ve geleceğini anlatmış ve yorumlar getirmiştir. Menekay (2009), Asklepion BERGAMA isimli dergi yazısında Sağlık Tanrısı olarak bilinen Asklepios mitolojisinin ortaya çıkış hikayesini ve Bergama da bulunan Asklepion da kullanılan ve geliştirilen tedavi yöntemleri hakkında kısaca bilgi vermektedir. Bunun yanında, kalıntılara hala sapasağlam ayakta duran Asklepion un yapılarını da anlatmaktadır. AĞARTAN ALDIRMAZ (2009), Sanat Eserlerinde Yaşayan Bir Mit: Sağlık Tanrısı Asklepios ve Kızı Hygieia isimli yazısında Asklepios mitolojisinin doğuşunu, Asklepios un tıp alanında neler yaptığını ve kızı Hygieia nın babasının ölümünden sonra hastaları tedavi etmeye devam ettiğini anlatmaktadır. 10

ÜYÜMEZ ve İLASLI (2009), Antik Dönemden Günümüze Kaplıcalar ve Afyonkarahisar da Kaplıca Kültürü Tarihi isimli çalışmalarında ülkemizdeki antik dönem kaplıcalarını araştırmışlar; Afyonkarahisar ilinde bulunan kaplıcaların tarihsel ve jeolojik özellikleri incelemişlerdir. Ayrıca, antik dönem toplum kültürlerinin termal suya bakışını ve kullanım alanları hakkında bilgi vermişlerdir. ARAY, ATAÇ, ve UÇAR (2011), Sular Altında Kalan Sağlık Merkezi: Allianoi isimli makalede, Allianoi nin yapılan kazı çalışmaları sonrası ortaya çıktığı, antik dönemde çok büyük bir tedavi merkezi olduğunu, tarihsel süreci içeren konularla ilgili bilgiler vermişlerdir. 2.2. Veri Toplama Tez çalışması kapsamında, genellikle tıp ve sağlık alanında yayımlanan dergiler, kongre sunumları ve jeotermal enerjinin termal turizmde kullanılabilirliği ile ilgili yapılan çalışmalar gibi kaynaklardan yararlanılmıştır. Çalışma içinde yaşanılan en önemli sorun kaplıcalarla ilgili sağlıklı ve sağlam verilere ulaşılamamış olmasıdır. Ülkemizdeki kaplıcalarla ilgili yeteri kadar bilimsel veri bulunamamıştır. Bunun yanında Kültür ve Turizm Bakanlığı na bağlı İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerinden, Müze Müdürlüklerinden, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde yayımlanan dergiler ve bültenlerden ve arkeolojik alanda yapılan çalışmalardan faydalanılmıştır. Türkiye, volkanik ve tektonik bakımdan aktif alanların geniş yer kaplamasından dolayı jeotermal kaynaklar yönünden zengindir, dolayısıyla kaplıca turizmi açısından önemli bir potansiyele sahiptir (Şekil 2.1.). Jeotermal kaynakların yoğunlaştığı bölgelerde, antik dönemlerden kalma hamamlar veya kalıntılarına rastlanma olasılığı, jeotermal kaynakların daha az olduğu bölgelere kıyasla, daha yüksektir. 11

Şekil 2.1. Türkiye de İllere Göre Termal Turizm Merkezleri ve Kaplıcaların Genel Dağılımı 8 8 Akbulut, G.(2010), Türkiye de Kaplıca Turizmi Ve Sorunları, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 9(1), s. 35 54 12

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM JEOTERMAL TURİZMİNDEKİ ANTİK KENTLER 3. JEOTERMAL TURİZMİNDE TÜRKİYE DEKİ ANTİK KENTLERİMİZ 3.1. İzmir İzmir, deniz kıyısında konumlanmış ve ılıman bir iklime sahip bir şehirdir. Yaz mevsiminde deniz turizmi çok canlıdır ve doğal güzellikleri de sahip bir şehirdir. Kış mevsiminde kış turizmi dahi yapılabilme olanağı bulunmaktadır. Ayrıca antik çağların en ünlü şehirlerinden biri olan Efes, İzmir sınırları içerisinde yer almaktadır. İzmir, tarih boyunca her zaman aktif bir rol oynamış ve birçok eski dönem medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Arkeolojik zenginlikleri ile tarih turizmi de yaygındır. Bunun yanında jeotermal enerji kaynakları da bulunmaktadır. Şehir merkezinde Balçova da kış mevsiminde açık havada termal havuza girilebilmektedir. Balçova kaplıcaları haricinde de birçok ilçesinde termal kaplıcalar mevcuttur ve termal turizmi yapılabilmektedir. 3.1.1. İzmir Bergama Bergama, Türkiye nin en büyük ilçelerinden biri olup, tarih öncesi dönemlerden başlayıp İon, Roma ve Bizans uygarlıkları ile devam eden dönemde, dünya çapında önemi olan arkeolojik eserlere ve yapılara sahiptir. Bergama adını antik dönemdeki ismi olan Pergamon dan almaktadır. 13

3.1.1.1. Bergama Asklepion Sağlık ve hekimlik tanrısı olarak bilinen Asklepios, Apollon un oğullarından biridir. Asklepios'un yeri anlamına gelen Asklepion ilk çağlarda Bergama'da gelişmiş bir sağlık merkezi ve dünyada ise en önemli tıp okullarından biridir. Asklepion, ölümün girmesinin yasak olduğu, vasiyetnamelerin hiç açılmadığı şehir olarak anılmaktadır 9 (Resim 3.1.). Resim 3.1. Asklepion dan genel görünüm 10 Mitolojiye göre; Apollon Koronis e aşık olur, ancak Koronis onun bu aşkına ihanet eder ve karnında Apollon un çocuğunu taşıdığı halde Arkadialı Iskhys ile evlenir. Apollon bunu duyunca çok öfkelenir ve Koronis ile Iskhys in yakılarak öldürülmelerini emreder. Koronis in bedeni yanmaktayken Apollon onu alevlerin arasından çıkarıp karnını yardırır ve halen canlı olan oğlunu alıp, onu yetiştirmesi için bir Kentauros (yarı insan yarı at) olan Khrion a verir. Asklepios, hekimliği ve hastaları iyi etmenin sırrını kendisini yetiştiren Khrion dan öğrenir. Böylece, iyi 9 Menekay, S. (2009), Asklepion BERGAMA, Dirim Tıp Gazetesi. 10 http://www.bergama.gov.tr/default_b1.aspx?content=187 Erişim Tarihi: 15.10.2011 14

olacaklarından umut kesilen hastaları bile iyileştirmeye başlar ve Hekimlik Tanrısı olarak mitolojideki yerini alır. 11 Bergama Asklepion u, Eskiçağ da Epidaurus ve Kos taki örneklerine eşdeğer önemde bir tedavi merkezi idi. Sağlık tanrısı Asklepios adına M.Ö. IV. yüzyılın ortalarında, kentin oldukça dışında Geyikli Dağı'nın yamaçlarında, kuytu bir vadi içerisinde, şifa verdiğine inanılan su kaynaklarının bulunduğu düzlükte kurulmuştur. 12 Kazılarda kutsal yerin Helenistik dönemde geliştiği saptanmıştır. Ancak Asklepion en parlak devrini M.S. II. yüzyılda yaşamıştır. Asklepios kutsal alanı, galerili avlusu, 3500 kişilik tiyatro yapısı, İmparator Hadrianus a ait kült salonu, kütüphanesi, yuvarlak planlı Asklepios Tapınağı ile Roma döneminde oldukça önemli bir sağlık merkezidir. Güney kesiminde Helenistik dönemden kalma üç küçük tapınak ile uyku odaları, kutsal kaynak ve havuzlar bulunmaktadır. Kutsal kaynak yanında burada tedavi gören hastaların soğuk ve sıcak havadan korunmasını sağlamak amacıyla uzun bir yer altı tüneli yapılmıştır 13 (Resim 3.2.). 11 Ağartan Aldırmaz, C. (2009), Sanat Eserlerinde Yaşayan Bir Mit: Sağlık Tanrısı Asklepios ve Kızı Hygieia, Zeynep Kamil Tıp Bülteni, Sayı: 1 12 http://www.muze.gov.tr/asklepion Erişim Tarihi: 15.10.2011 13 Menekay, S. (2009), Asklepion BERGAMA, Dirim Tıp Gazetesi. 15

Resim 3.2. Asklepion daki yer altı tüneli 14 Burada genellikle telkin ve fizyoterapinin bugün halen kullanılmakta olan çeşitli şekilleri uygulanmakta idi. O dönemde, su ile çamur tedavi amaçlı kullanılan iki önemli doğal elementti. 15 Asklepion, üç su kaynağının bulunduğu alanla çevrilidir. Kutsal sudan içilmesi, su ve çamur banyoları, açlık-susuzluk kürleri, şifalı otlar, kremlerle yağlanma başlıca tedavi yöntemleri idi. 3.1.1.2. Bergama Allianoi Allianoi, Helenistik Çağ da Bergama'nın 18 kilometre kuzeydoğusunda kurulmuştur. M.S. II. yüzyılda büyük gelişme gösteren Allianoi, Sağlık Tanrısı Asklepios un yurdu olarak bilinmektedir (Resim 3.3.). 14 http://www.sacred-destinations.com/turkey/bergama-asklepion.html Erişim Tarihi: 15.10.2011 15 Mosler, S. (2009), Presenting Past Landscapes: An Approach to Visual Landscape Integrity as a Tool for Archeological Heritage Management, International Journal of Cultural Property, Sayı: 16, s. 25 48. 16

Resim.3.3. Allianoi Antik Kenti 16 Asklepios mitolojiye göre, yarı at yarı insan olan Khiron'dan öğrendiği tedavi yöntemleriyle önemli hastalıkları iyileştiriyordu ve ölüleri diriltiyordu. Zeus buna kızdığı için Asklepios u öldürttü. 17 Yunanlılar Asklepios un adını yaşatmak amacı ile aynı isimle sağlık merkezleri yaptılar. Allianoi de bunlardan biridir. Allianoi topraklarından 45 o C sıcaklığında kükürtlü su çıkan bir şifa merkezidir. Pergamon Krallığı'nın sayfiye yeri olan bölge, yıllarca hydroterapi (suyla tedavi) merkezi olarak hizmet vermiştir. Yortanlı Barajı'nın yapım aşamasında antik değeri anlaşılan bölgede hızlandırılan kazı çalışmaları esnasında, bölgenin Helenistik Çağ da kurulduğu ve en parlak dönemini Roma İmparatoru Hadrianus'la yaşadığı anlaşılmıştır. Allianoi'de Hadrianus döneminde Anadolu'daki pek çok kent gibi büyük bir bayındırlık hareketi yaşanmış ve gösterişli bir Asklepion haline dönüştürülmüştür. Kazılar sayesinde Bergama, ikinci bir sağlık merkezine kavuşmanın dışında arkeoloji alanında bölgenin ve Türkiye'nin önemini daha da artıran Asklepion kültürünün Anadolu'da yaygın olduğu da kanıtlanmıştır. 18 16 http://www.pusula.tv/detail.asp?gundem=4259 Erişim Tarihi: 15.10.2011 17 Ağartan Aldırmaz, C. (2009), Sanat Eserlerinde Yaşayan Bir Mit: Sağlık Tanrısı Asklepios ve Kızı Hygieia, Zeynep Kamil Tıp Bülteni, Sayı: 1 18 Yaraş, A. (2006), Allianoi ve Geleceği, PLANLAMA, Sayı: 37, s. 157 163 17

Allianoi'nin M.S. XI. yüzyılın sonuna kadar Bakırçay havzasında önemli bir sağlık yurdu olarak kullanıldığı ve Bergama Asklepion'unda yapılan psikoterapi tedavi merkezinden farklı olarak burada daha çok 'hydroterapi' uygulandığı yönündeki görüşler de güçlenmiştir. Halk arasında Paşa Ilıcası olarak bilinen kaplıcanın da içinde bulunduğu Allianoi antik yerleşmesinde yapılan kazılar sonucunda Helenistik Çağ mimari buluntularının yanı sıra özellikle M.S. II. yüzyıla ait pek çok arkeolojik eser ele geçirilmiştir. Ayrıca kazılarda; çok sayıda heykeltıraşlık eser, metal eserler, çanak çömlek, kandiller, kemik objeler, çok sayıda üzeri işlemeli cam eser, 1500 civarında altın, gümüş ve bronz sikke, en son olarak da Roma Dönemi nden kalma bir metre 60 santim uzunluğunda kırılmamış olduğu için büyük önem taşıyan mermer Afrodit heykeli bulunmuştur. 19 Allianoi arkeolojik alanı tarım arazileri ve ağaçlık bir alanla kaplı nehir yatağında yer almaktadır. Arkeolojik alan İlya nehriyle iki parçaya bölünmektedir. Kuzeyde, 45 o C-55 o C lik sıcak su kaynağının yer aldığı termal spa banyoları bulunmaktadır (Resim 3.4.). Güneyde ise inşaat yapılarının kalıntıları bulunmaktadır. Bu iki parça, Roma Dönemi nden kalma ve 1992 yılına kadar kullanımda olan bir antik köprüyle birbirine bağlanmaktadır. Bu arkeolojik alan diğer birçok arkeolojik alandan farklıdır. Çünkü Allianoi akarsuya, ormanlık alana, tarımsal araziye, sıcak su kaynaklarına ve zengin bitki örtüsüne sahiptir. Burada, doğa, kültür ve tarih buluşmaktadır. Bu alan termal su banyoları, doğal güzellik ve kültürel mirasın birleşimiyle oluşturulabilecek rekreasyon alanı ve tesis yapımı için gerçekten göz alıcı ve somut bir potansiyele sahip idi. 20 Yortanlı Barajı nın kullanılabilmesi için, arkeolojik kalıntılar ve mevcut antik hamam su geçirmez bir toprak tabakasıyla kaplanmış ve kapatılmıştır. Yortanlı Barajı nın yapımı ve faaliyete geçmesiyle birlikte Allionai şu anda sular altında kalmaktadır. 19 http://www.bergama.gov.tr/default_b1.aspx?content=187 Erişim Tarihi: 15.10.2011 20 Mosler, S. (2009), Presenting Past Landscapes: An Approach to Visual Landscape Integrity as a Tool for Archeological Heritage Management, International Journal of Cultural Property, Sayı: 16, s. 25 48 18

Resim 3.4. Allianoi de bulunan antik kaplıca 21 3.1.1.3. Bergama Kleopatra Güzellik Ilıcası Bergama'da yer alan Kleopatra Güzellik Ilıcası, sıcak suyla tedavi amacıyla antik çağlardan beri kullanılmaktadır. Kleopatra Güzellik Ilıcası, Antik Bergama Kralı II. Eumenes tarafından yaptırılmış, 2000 yılı aşkın bir süre tedavi amacıyla kullanılmıştır. Güzellik Ilıcası, kubbeli ve iki mermer havuzlu bir kaplıcaya sahiptir. Mısır kraliçesi Kleopatra'nın bu kaplıcalarda yıkandığı ve güzelliğini buna borçlu olduğu düşünüldüğünden ılıca, bu ismi almıştır. 2010 yılına kadar kaplıcanın bulunduğu bölgede bir otel ve bungalovlar bulunmaktaydı. İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu nca hamamın tescillenmesinin ardından alanda bulunan otel 2010 yılında yıkıldı ve sondaj çalışmalarına Bergama Belediyesi nce başlanılmıştır. 21 http://www.ozantalyatour.com.tr/tur/haber_detay.asp?haberid=234 Erişim Tarihi: 18.12.2011 19

Bergama Müzesi Müdürlüğü nün denetiminde ve Ege Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Eser Koruma Programı nca kazı çalışmaları yürütülmektedir. Tarihi, M.S. II. yüzyıla uzandığı tahmin edilen hamam, havuz ve soyunma yerlerini içinde barındıran kompleks bir yapı olduğu düşünülen Roma Dönemi mimari kalıntılarının yıllar içinde üzerini örten dolgu malzemeleri temizlenmiş ve arkeolojik kazılar başlamıştır 22 (Resim 3.5.). Devam edecek çalışmalarla kalıntıların tümüyle gün yüzüne çıkarılması beklenmektedir. Resim 3.5. Kleopatra Kaplıcası kazı çalışmaları 23 Kleopatra Kaplıcası nın su sıcaklığı 35 o C dolayındadır. Sodyum bikarbonat ve sülfat bulunan kaplıca suyunun romatizma, nefralji kalp hastalıkları için iyi gelmektedir. Ayrıca kaplıca suyunun yağlı deriler ve seboraik deriler üzerinde hücre yenileyici özelliği olduğu da söylenmektedir. 24 22 http://www.egemeclisi.com/index.php?h=16269 Erişim Tarihi: 18.12.2011 23 http://www.egemeclisi.com/index.php?h=16269 Erişim Tarihi: 18.12.2011 24 http://www.kultur.gov.tr/tr/belge/1-19768/gezilecek-yerler.html Erişim Tarihi: 18.10.2011 20

3.1.2. İzmir Balçova 3.1.2.1. Balçova Agemmemnon Kaplıcaları Adını, Troya kentine saldıran Mykene Kralı Agamemnon'dan alan Balçova Kaplıcaları (Agamemnon), Homeros'un destanlarında ve coğrafyacı Strabon'un eserlerinde yer verildiği gibi antik dönemlerden bugüne uzanan yüzyıllar boyunca şifa merkezi olarak kullanılan hamamlardır. Büyük İskender'in ordularından bir grubun yaralarının tedavi edildiği kaplıcalar bölgesinde antik kalıntılara rastlanmamakla birlikte, tarihi kaynaklardan bilgi edinilmektedir. Agamemnon Kaplıcaları nın mitolojide bir de öyküsü vardır. Anadolu kaplıcalarında benzeri değişik şekillerde anlatılan bu öyküye göre; Agamemnon un kızı hastalanır ve bütün vücudunu yaralar sarar. Zamanın hekimleri genç kızı iyileştiremez. Agamemnon, hastalığın kendi ordusuna bulaşmaması için kızını bugün Balçova Kaplıcaları nın bulunduğu yere zincirlerle bağlayarak ölüme terk eder. Hasta kız buradaki kaplıca suyundan içer. Çamurlara sürünür ve yirmi bir gün sonra iyileşir. Eskisinden daha güzel, daha sağlıklı olmuştur. Bir başka mitolojik söylentiye göre ise; Agamemnon uzun süren savaşlardan sonra yaralı ve hasta askerlerini bir kâhinin önerisi ile buraya getirmiş ve onların şifa bulmalarını sağlamıştır. Ayrıca bu konuda dünyanın ilk hastanesinin burada olduğu da söylenmektedir. Bunların yanında, Makedonya Kralı Büyük İskender'in de ordusundaki yaralıların burada tedavi edildiği konusunda tarihi kaynaklarda bazı bilgiler bulunmaktadır. 1763 yılında Elfont Mil isimli bir Fransız tarafından yeniden ortaya çıkarılan Agamemnon Kaplıcaları, yeniden inşa edilmiş, daha sonraki dönemlerde konaklama üniteleri ve çeşitli tesisler ilave edilerek günümüze kadar gelmiştir (Resim 3.6). 21

Resim 3.6. Geçmişte Agamemnon Kaplıca tesisleri 25 Kaplıcalarda sıcak su, çamur banyosu ve içme suyu bulunmaktadır. Modern tıbbın olanaklarından da yararlanılarak tedavi yöntemleri uygulanan kaplıcalara, gerek yurt içinden, gerekse de yurt dışından, özellikle de Norveç'ten büyük ilgi gösterilmektedir. Su sıcaklığı 63 o C yi bulan kaplıcalarda 3.3 oran değerinde radyoaktivite bulunmakta ve şifalı su sodyum bikarbonat ile klorür içermektedir. 26 Agamemnon Kaplıcaları daha çok üst solunum yollarının kronik iltihapları, nefritler, bazı iltihaplar, romatizma sendromları, metabolizma bozuklukları ve deri hastalıklarının tedavisinde yararlı olmaktadır. Kaplıca çevresinde termal otel ve tedavi merkezleri bulunmaktadır (Resim 3.7.). Balçova Termalleri olarak bilinen kaplıcalarda diğer hastalıkların tedavisinin yanında fizik tedavi de yapılmaktadır. Günümüzde Avrupa nın en önemli sağlık merkezlerinden biri olup, bilimsel olarak çalışan tedavi, rehabilitasyon ve kaplıca merkezidir. Kaplıca fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi ile ün yapmıştır. Merkezde termal havuzlar, balneoterapi, elektroterapi, aktinoterapi, kineziterapi, hidroterapi, fizyoterapi ve parafin üniteleri ile bunlara ait çeşitli uygulamalar yer almakta, uzman sağlık ekibi görev yapmaktadır. 25 http://www.turkforum.com.tr/izmirin gecmis ile bugunku hali arasindaki farklar nasildirt622499.html Erişim Tarihi: 18.10.2011 Erişim Tarihi: 05.11.2011 26 Türksoy, A. ve Türksoy, S.S. (2010), Termal Turizmin Geliştirilmesi Kapsamında Çeşme İlçesi Termal Kaynaklarının Değerlendirilmesi, Ege Akademik Bakış, Sayı:10, No:1, s. 699 725 22

Resim 3.7. Balçova Termal Merkezi ve açık termal havuzu 27 3.2. Denizli 3.2.1. Denizli Hierapolis Hierapolis Antik Kenti arkeoloji literatüründe Holy City olarak adlandırılmaktadır. Kutsal Kent anlamına gelen Holy City denmesinin sebebi kentte bilinen birçok tapınak, yapı ve sıcak su kaynaklarının varlığından kaynaklanmaktadır. Antik kaynaklarda, kentin Helenistik Dönem öncesi adı ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Hierapolis olarak adlandırılmadan önce kentte bir yaşamın var olduğu Ana Tanrıça kültünden dolayı bilinmektedir. Kentin kuruluşu hakkında bilgilerin kısıtlı olmasına karşın, Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından M.Ö. II. yüzyıl başlarında kurulduğu ve Bergama nın efsanevi kurucusu Telephos un karısı Amazonlar kraliçesi Hiera dan dolayı, Hierapolis adını aldığı bilinmektedir. Hierapolis, Roma İmparatoru Neron dönemindeki büyük depreme kadar, Helenistik kentleşme ilkelerine bağlı kalarak özgün dokusunu sürdürmüştür. Deprem kuşağı üzerinde bulunan kent, Neron dönemi depreminden büyük zarar görmüş ve 27 http://www.kaplicarehberi.com/balcova-kaplicalari Erişim Tarihi: 18.10.2011 23

tamamen yenilenmiştir. Yaşanan büyük depremlerden dolayı kent, tüm Helenistik niteliğini kaybetmiş, tipik bir Roma kenti görünümünü almıştır. Hierapolis, Roma Dönemi nden sonra Bizans Dönemi nde de çok önemli bir merkez olmuştur. Bu önem, M.S. IV. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlık merkezi olması (metropolis), M.S. 80 yıllarında, Hz. İsa nın havarilerinden olan, Aziz Philip in burada öldürülmesinden kaynaklanmaktadır. 28 Roma Dönemi nde kent, kaplıcaları sayesinde önemli bir tıbbi merkez haline gelmiş ve şifa bulmak niyetiyle Anadolu nun birçok yerinden gelen hastalar burada yaşamlarının sonuna kadar kalmışlardır. Roma Nekropolü, çoğunlukla bu hastaların mezarlarından oluşmakta ve kültürel çeşitlilik içermektedir. Hierapolis teki Nimfeum (Antik Çeşme) ve Roma Hamamları, kentin bu özelliği nedeniyle inşa edilmiş ve bu yapılar, günümüze kadar gelmiştir. 29 Ayrıca, Büyük Menderes Irmağı yanında kurulmuş olan Tripolis Antik Kenti nin kuruluş amaçlarından biri de günümüzde Yenicekent Kaplıcaları olarak bilinen termal su kaynaklarından tedavi amaçlı yararlanılmasıdır. Yine Sarayköy- Tekke Kaplıcaları olarak bilinen bölgede antik dönemde Karura adında bir kent kurulmuştur. 30 Bu kentin kaplıcalarının sağlık ve tedavi amaçlı olarak kullanıldığı antik kaynaklardan bilinmektedir. Tarihi bilgilerden anlaşılmaktadır ki; binlerce yıldır bölgemizde bilime dayalı tıp ve termal suya bağlı tedavi uygulanmaktadır. Kaplıcaları ile tıbbi merkez konumuna gelen Hierapolis te, hastalar tedavi amaçlı geçici ya da kalıcı olarak konaklamışlardır. Termal kaynakların bulunduğu yerlerde antik dönemde dini ayinler yapılmış, halkın katılımı ile şenlikler düzenlenmiş, devlet yöneticileri ve zenginler tedavi için burayı tercih etmişlerdir. Yapılan araştırmalar tedavilerin din adamları ve hekimlerce yönetildiğini göstermektedir. 28 http://www.pamukkale.gov.tr/tr/content.asp?id=584 Erişim Tarihi: 14.09.2011 29 http://www.pamukkale.gov.tr/tr/content.asp?id=544 Erişim Tarihi: 14.09.2011 30 http://www.pamukkale.gov.tr/tr/content.asp?id=544 Erişim Tarihi: 14.09.2011 24

Termal amaçlı yapılıp, günümüze ulaşan tarihi yapılar arasında Antik Çeşme (Nimfeium) ve Roma Hamamları mimari yapıları ve ihtişamları ile dikkat çekicidir. Büyük Hamam olarak adlandırılan ve Hierapolis Kenti nin en büyük yapılarından olan Roma hamam yapısı günümüzde arkeolojik eserlerin sergilendiği bir müze olarak kullanılmaktadır (Resim 3.8. ve 3.9.). Hamam yapısı büyük boyutlu kesme taşlardan, aralarında harç kullanılmaksızın inşa edilmiştir. Hamam kompleksi; gymnasium ve kütüphane gibi kapalı ve açık mekanlardan oluşmuştur. Resim 3.8. Hierapolis Antik Hamamı 31 31 http://www.forumgercek.com/showthread.php?t=70739 Erişim Tarihi: 05.11.2011 25

Resim 3.9. Arkeoloji Müzesi olarak kullanılan Hierapolis Antik Hamamı 32 Günümüzde Hierapolis Kenti nin bulunduğu alanda, tarihi yapılarla kucaklaşan termal sularda yüzmenin keyfi ve mutluluğu bambaşkadır (Resim 3.10.). Travertenleri yaratan karstik alanlardan çıkan sular, bünyesindeki kireç çözeltisi, buharlaşma ve sudaki karbondioksitin ayrışması sonucu, çökelmiştir. Genellikle beyaz renkte ve pamuk yığınlarını andıran kalker tüfleri ise Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır. Pamukkale termal suyunun tedavi edici özelliği, çok eski çağlardan beri anlaşılmış, yüzyıllar sonra şifa niteliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. UNESCO Kültür Miras Listesi nde yer alarak, özenle korunan Pamukkale, şifalı termal suları ile ziyaretçilerine pek çok alternatifli tedavi olanakları sunmaktadır. Pamukkale de 35 o C sıcaklığındaki su, doktor muayenesini takiben hastanın durumuna uygun olarak kalp-damar sertliği, tansiyon, romatizma, raşitizm, felç, deri, göz, sinir sistemi ve damar hastalıklarının tedavisinde önerilmektedir. 32 http://www.tgdturkey.com/tr/denizli/foto galeri/sehir hakkinda/pamukkale hierapolis arkeolojimuzesi 2689.html Erişim Tarihi: 14.09.2011 26

Ayrıca ılık olarak içildiğinde mide spazmında, idrar söktürmede ve iltihaplarında, böbrek ve kum taşlarının tedavisinde tavsiye edilmektedir. Resim 3.10. Pamukkale antik termal havuzu 33 3.3. Afyonkarahisar Yurdumuzda, kaplıca denilince ilk aklımıza gelen illerden birisi de Afyonkarahisar dır. Afyonkarahisar da diğer bütün jeotermal kaynağa sahip iller gibi tektonik olarak aktif bir bölgede yerleşmiştir. Afyonkarahisar iline bağlı Ömer- Gecek, Heybeli, Gazlıgöl ve Hüdai(Sandıklı) Kaplıcaları antik dönemlerde kullanılmıştır ve günümüzde kullanılmaya devam etmektedir. Bunlardan Hüdai ve Gazlıgöl Kaplıcaları arkeolojik açıdan en önemlileridir. Frigler döneminden itibaren yaklaşık 2700 yıldır varlığı bilinen kaplıcalar, aslında Eski Tunç Çağı ndan beri biliniyor ve kullanılıyor olmalıdır. Çünkü Gazlıgöl karayolu kavşağındaki petrol satış istasyonunun bulunduğu Karaoğlan Höyüğü nde Afyonkarahisar Müze Müdürlüğünce yapılan kurtarma kazısı sonucunda, Eski Tunç 33 http://www.geziresim.com/antalya hierapolis antik kenti.html/hierapolis antik havuz Erişim Tarihi: 14.09.2011 27

II. Dönemi ne ait surla çevrelenmiş kale özelliğinde bir yerleşim yeri bulunmuştur ve bu çalışma ile kaplıcaların yaklaşık 4500 yıllık bir tarihi belirlenmiştir. 34 Eski Tunç Çağı ndan beri varlığı bilinen sıcak su kaynaklarımız, Frig Dönemi nde, insanların kullandığı kaplıcaya dönüşmüşlerdir. Afyon kaplıcalarının suları yüksek sıcaklığa sahip olduğu için tercih edilmektedir. Ayrıca kaplıcaların şehir merkezine yakın olması ve kaplıcaların etrafında bulunan tesislerin fazla olması diğer tercih sebepleri arasındadır. Günümüzde modern bir anlayışla insanların hizmetine sunulmaya çalışılan kaplıca işletmeciliği, yerli ve yabancı binlerce insana sağlık acısından hitap eden turizm sektörü haline gelmeye başlamıştır. 3.3.1. Afyonkarahisar Gazlıgöl Şifalar ülkesi Frigya Salutaris in (Şifalı Frigya) şifa kaynağı olan sıcak suları efsaneye göre ilk kez Frig kralının kızının Gazlıgöl deki termal kaynağa girip vücudunu kaplayan çıbanların iyileşmesiyle insanlara şifa dağıtmaya başlamıştır. Frigler, Gazlıgöl sıcak su kaynağını, kaplıcaya dönüştürmüşlerdir (Resim 3.11.). Halk, zamanla bu kaplıcayı Tanrıca Kibele nin aslanlarıyla anar olmuş ve Leonto Kome (Aslanlı Su Kaynağı Koyu) olarak adlandırmıştır. 35 34 Üyümez, M. ve İlaslı, A. (2009), Antik Dönemden Günümüze Kaplıcalar ve Afyonkarahisar da Kaplıca Kültürü Tarihi, TMMOB Jeotermal Kongresi, 23 25 Aralık 2009 (s.64 68).Ankara. 35 Üyümez, M. ve İlaslı, A. (2009), Antik Dönemden Günümüze Kaplıcalar ve Afyonkarahisar da Kaplıca Kültürü Tarihi, TMMOB Jeotermal Kongresi, 23 25 Aralık 2009 (s.64 68).Ankara 28

Resim 3.11. Gazlıgöl Kaplıcası havuzu 36 3.3.2. Afyonkarahisar Sandıklı Sandıklı ovasındaki sıcak su kaynağındaki kayalık üzerinde, Frig kaya basamakları ve su çukurları Afyonkarahisar Müze Müdürlüğü uzmanlarının çevrede yaptıkları inceleme sırasında belirlenmiştir. Bu dönemlerde sıcak suyun, Aziz Aberkios un dualarıyla ortaya çıktığı mucizesine inanılmaktadır ve adı Agros Thermon dur. Frigya Salutaris (Şifalı-Sağlık veren Frigya ) ismi de bu mucizeden gelmektedir. 37 Bu kutsallık günümüzde de sürdürülmekte ve adı, huda ile ilgili anlamına gelen Hüdai Kaplıcası dır. 36 http://www.kaplicarehberi.com/tag/afyon-gazligol-kaplicalari Erişim Tarihi: 20.09.2011 37 Üyümez, M. ve İlaslı, A. (2009), Antik Dönemden Günümüze Kaplıcalar ve Afyonkarahisar da Kaplıca Kültürü Tarihi, TMMOB Jeotermal Kongresi, 23 25 Aralık 2009 (s.64 68).Ankara 29

3.4. Ankara 3.4.1. Ankara Kızılcahamam Kaplıcaları Kızılcahamam Ankara ya 80 kilometre mesafede, 16.000 nüfuslu, çam ormanları, şifalı suları, kekik ve çam balı, modern turistik tesisleri ile eskiden beri başkentin akciğeri ve su deposu olarak bilinen bir ilçedir. Kızılcahamam turizm yönünden Ankara'nın en hareketli ilçelerinden biridir. Hititlere, Friglere, Lidyalılara, Rumlara ait tarihi kalıntılar, mağaralar ve tarihi eserlerden de anlaşılacağı üzere Kızılcahamam değişik medeniyetlere sahne olmuş çok eski bir yerleşim bölgesidir. Tarihi kaynaklar, 1402 Ankara Savaşı sırasında Timur un, aksayan bacağına şifa olsun diye bölgedeki kaplıcadan faydalandığını, sık sık banyo yaptığını, hatta sıcaklığı 80 o C olan kaplıca suyunda yıkanırken, bacağını birden suya soktuğunda yanma hissedip: Aman bre Kızılcahamam! diye bağırdığını ve ilçenin isminin de buradan geldiği belirtilmektedir. 38 Kızılcahamam Kaplıcaları nın geçmişi Roma İmparatorluğu nun parlak devirlerine kadar uzanmaktadır. Roma Hamamı olarak adlandırılan antik hamam asırlar boyunca geçirdiği tadilatlarla 1941 yılına kadar aktif olarak kullanılmış, fakat yeni hamamların yapılmasıyla uzun süre kullanım dışı kalmıştır. Gövdesi yatık silindir şeklinde iken, Cumhuriyet sonrası ortadaki girişe geniş bir duvar örülmüştür. Önceleri birbirine bağlı yedi bölümden meydana gelirken, bu gün ancak üç bölümü ayakta kalmış, diğer bölümler yeni kaplıca binasının inşası sırasında yıkılmıştır. 39 2011 yılı içinde başlanılan çalışmalar ile tesisin dış kısmı tamamen kayrak taşı ile kaplanarak doğal bir görünüm kazandırılmıştır. Kemerli ve özgün işlenmiş 38 http://www.kizilcahamam.bel.tr/?mod=kizilcahamam-detay&id=367 Erişim Tarihi: 15.10.2011 39 http://www.kizilcahamam.bel.tr/?mod=detay&id=3607 Erişim Tarihi: 15.10.2011 30

alçak kemerli kapı ile girilen tesisin iç bölümleri mermer kaplıdır. Girişte sol bölümde; duş, tuvalet ve dört kurnalı yıkanma yeri, sağ kısımda ise dinlenme yeri ve minik ama konforlu bir havuz bulunmaktadır 40 (Resim 3.12. ve 3.13.). Resim 3.12. Roma dönemine ait hamamın dıştan görünümü 41 40 http://www.kizilcahamam.bel.tr/?mod=detay&id=3607 Erişim Tarihi: 15.10.2011 41 http://www.kizilcahamam.bel.tr/?mod=detay&id=3607 Erişim Tarihi: 15.10.2011 31

Resim 3.13. Roma dönemine ait hamam 42 Kızılcahamam kaplıca suyu ile yapılan banyolar, romatizma, siyatik, lumbago, nevralji ve bazı kadın hastalıkları; içme kürleri ise karaciğer, böbrek, mide ve safra kesesi hastalıkları üzerinde etkilidir. Bu tesislerde bir de fizik tedavi enstitüsü bulunmaktadır. 3.5. Çanakkale 3.5.1. Çanakkale Kestanbol Kaplıcaları Alexandreia Troas kenti, Büyük İskender in adına M.Ö. 310 yılında kurulmuştur. Bunun için bir plato sekiz kilometre uzunluğundaki bir sur duvarıyla çevrilmiştir. Kent ekonomik açıdan oldukça kalkınmış ve önemli bir merkez haline gelmiştir. Roma İmparatoru Sezar ın yaşam öyküsünün yazarı Sueton un yazdığına göre kentin Avrupa ve Asya arasında bağlantı noktası durumundaki konumu nedeniyle, Roma İmparatorluğu nun başkenti olması dahi düşünülmüştür. 42 http://www.kizilcahamam.bel.tr/?mod=detay&id=3607 Erişim Tarihi: 15.10.2011 32

Kentin ikinci kez canlanışı Roma İmparatoru Augustus ile gerçekleşmiştir. Augustus M.Ö. I. yüzyılın ortalarında emekli Roma askerleri için burada bir koloni kurdurtmuş ve kentin bir Roma metropolisi haline getirilmesini desteklemiştir. Aziz Paulos, kentin bu halini M.S. 52 yılında kenti ziyaret ederken görmüş ve Avrupa kıtasına buradan geçmeyi kararlaştırmıştır. Kentin bir başka altın çağı M.S. II. yüzyıldadır. Antik dünyanın en zengin kişilerinden bir tanesi olan Atinalı Herodes Atticus, Kaz Dağı ndan Alexandreia Troas a ulaşan muazzam bir suyolu (Aquaduckt) inşa ettirmiştir. Aynı zamanda, Herodes Atticus kentin büyük hamamını M.S. 135 yılında yaptırmıştır. 123x84 metrelik boyutlarıyla Anadolu daki Roma imparatorluk dönemi hamam yapılarının en büyüklerinden biridir. 43 XIX. yüzyıl başlarında büyük bir kısmı ayakta olan yapı bir deprem sonucunda yıkılmıştır. 1895 yılında Kestanbol Kaplıcaları adıyla şimdi bulunduğu yerde banyo ve tedavi üniteleriyle tekrar açılmış fakat 1. Dünya Savaşı ndan sonra tekrar kullanılamaz duruma gelmiştir. Daha sonra Ezine Belediyesi, 1935 yılında tekrar kullanıma açmıştır. 44 Kaplıca suyunun ısısı ana kaynakta 67 o C, ikinci kaynakta 47 o C, çamur suyunda 68 o C, hamam kaynağında 31 o C ve göz suyu kaynağında 21 o C dir. PH değeri ise ana kaynakta 5.92, ikinci kaynakta 6.16, çamur suyunda 5.86, hamam kaynağında 6.92, göz suyu kaynağında ise 6.94 olarak tespit edilmiştir. Banyo, çamur banyosu, inhalasyon ve serpinti kürleri yoluyla faydalanılabilen kaplıcanın, iltihaplı kadın hastalıkları, romatizma, siyatik, kireçlenme, bazı kemik tüberkülozları, küçük çocuklardaki lenf bezleri şişkinlikleri, üst solunum yolları ve akciğer hastalıklarında etkili olduğu saptanmıştır. 45 43 http://www.kultur.gov.tr/tr/belge/1-19768/gezilecek-yerler.html Erişim Tarihi: 18.10.2011 44 Güvenç, C. (2007), Türkiye deki Termal Turizm Tesislerinin Planlama ve Tasarım İlkelerine İlişkin Bir Model Önerisi (Çanakkale Örneği), Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 45 http://www.canakkalekultur.gov.tr/tr/belge/1-56312/termal-turizm.html Erişim Tarihi: 10.11.2011 33

3.5.2. Çanakkale Küçükçetmi (Afrodit) Kaplıcaları Küçükçetmi Kaplıcası, Çanakkale ye 104 kilometre mesafede, Ayvacık sınırları içinde Küçükçetmi köy sınırları dahilinde Adatepe köyüne bakan yamaçta yer almaktadır. Küçükçetmi Kaplıcası adını Güzellik Tanrıçası Afrodit ten almaktadır. Kaplıcanın tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte Cenevizliler tarafından onarıldığı sanılmaktadır. İlyada destanına göre tanrı Zeus, hastalanan Afrodit i yanından uzaklaştır ve Afrodit İda dağında bir mağaraya konur. Afrodit bu mağarada 41 o C sıcaklıktaki suda yıkanır. Eski sağlığına ve güzelliğine kavuşan Afrodit in yıkandığı bu su, günümüzde Afrodit Kaplıcaları olarak anılmaktadır. 46 Günümüzde çok iyi durumda olmayan bu kaplıcanın bir havuzu ve beş küvetli bir banyosu bulunmaktadır (Resim 3.14). Resim 3.14. Küçükçetmi (Afrodit) kaplıcası havuzu 47 46 Güvenç, C. (2007), Türkiye deki Termal Turizm Tesislerinin Planlama ve Tasarım İlkelerine İlişkin Bir Model Önerisi (Çanakkale Örneği), Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 47 Güvenç, C. (2007), Türkiye deki Termal Turizm Tesislerinin Planlama ve Tasarım İlkelerine İlişkin Bir Model Önerisi (Çanakkale Örneği), Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 34

3.6. Yozgat 3.6.1. Yozgat Sarıkaya (Terzili) Kaplıcaları Efsaneye göre, Roma bölge yönetici krallarından birinin kızı hastalanır. Kral, kızını birçok hekime götürür, tedavisi için her şey yapılır ama kız sağlığına kavuşamaz. Zamanla, kızın dizleri kitlenir, ayakları tutmamaya başlar. Bugünkü adıyla, kızın hastalığı aslında romatizma dır. O dönemde, Sarıkaya sazlık ve bataklıktır. Sıcak suyun bulunduğu yerde ise, küçük bir gölet vardır. Burası balçık halinde su bulunan bir hamamdır. Kral kızını, bu sıcak suyun bulunduğu yere, gezmesi için götürür. Genç kız, avunmak için, çamurlu gölet çevresinde dolaşır, zaman zaman da arkadaşlarıyla birlikte, bu çamurlu suya girer. Bir süre sonra, kızın iyileştiği görülür. Bunun üzerine, kızın babası kral, buraya mermerden bir havuz yaptırır. Çevresini ise, kesme büyük taşlarla çevirttirir. Önceleri bu yörede kimse yaşamaz iken, zamanla bu havuz çevresinde insanlar yerleşmeye ve yaşamaya başlarlar. Kral kızının adı, bu yeni şehre verilir. Yeni şehrin adı Öper veya Hoperi dir. Ancak, tarihi süreç içinde, bu büyük şehrin, büyük bir deprem sonucu yıkılarak yok olduğu anlaşılmaktadır. Sadece, hamamların bulunduğu yer sağlam kalmıştır. Günümüzde, burada iki adet kaplıca vardır. Kaplıcalardan birisi, Roma kral kızının da şifa bulduğu yerde bulunmaktadır. Romalılardan kalma eski hamam sütunları ve abideleri, buranın yalnızca kaplıca olarak değil, turistik yönden de özelliğini ortaya çıkarmaktadır. Bölge, Bakanlar Kurulu tarafından Turizm Merkezi olarak ilan edilmiş ve imar planı hazırlanarak, yatırımcıların ilgisine sunulmuştur. Bunun sonucunda da, Sarıkaya ilçesi, 600 yatak kapasitesiyle, Yozgat ilinin en büyük yatak kapasitesine sahip ilçesi olarak öne çıkmaktadır. 48 48 http://www.gezi-yorum.net/yozgat-sarikaya-kral-kizi-hamami/ Erişim Tarihi: 21.12.2011 35

Roma hamamı denilen yerde günümüzde, kazı çalışmaları yürütülmektedir (Resim3.15.). Bu kazılarda Cumhuriyetin ilk yıllarında, Ilık Hamam (Kaykakam Hamamı) olarak bilinen ve Bazilikanın batı bölümünün güneyindeki bölme açığa çıkarılmıştır. Bazilika alanındaki çalışmalar ise sürdürülmektedir. 49 Günümüzde Roma hamamının bulunduğu yere Terzili Hamamı da denilmektedir. Resim 3.15. Terzili Hamamı kazı çalışmaları 50 Kaplıca bölgesinde iki adet büyük termal havuz, Türk hamamı ve sauna bulunmaktadır (Resim 3.16.). Kaplıca suyunun sıcaklığı çok yüksek olduğu için, ancak soğuk su ile ılıtılarak girilebilmektedir. Terzili Kaplıcası romatizmal 49 http://www.gezi-yorum.net/yozgat-sarikaya-kral-kizi-hamami/ Erişim Tarihi: 21.12.2011 50 http://www.gezi-yorum.net/yozgat-sarikaya-kral-kizi-hamami/ Erişim Tarihi: 21.12.2011 36

hastalıklar, eklem kireçlenmeleri, romatizmalar, bel fıtığı, siyatik ağrıları, ağrılı kadın hastalıkları, cilt hastalıkları, safra kesesi taşlarının düşürülmesi gibi hastalıklara ve rahatsızlıklara iyi gelmektedir. 51 Ayrıca kaplıcada, madensel tuzlara doymuş çamur halindeki toprak ile çamur kürleri uygulanmaktadır. Resim 3.16. Terzili Kaplıcası 52 3.7. Eskişehir Yeraltı suları açısından nitel ve nicel olarak, son derece zengin olan Eskişehir de termal kaynaklar, çok eski çağlardan beri yaygın olarak kullanılmaktadır. Pek çok bilimsel ve akademik tartışmada antik Dorlaion kentinin kuruluş yeri olarak, Eskişehir merkezindeki sıcak sular bölgesi gösterilmektedir. 53 51 http://www.gezi-yorum.net/yozgat-sarikaya-kral-kizi-hamami/ Erişim Tarihi: 21.12.2011 52 http://www.gezi-yorum.net/yozgat-sarikaya-kral-kizi-hamami/ Erişim Tarihi: 21.12.2011 53 http://www.eskisehirkulturturizm.gov.tr/belge/1 58515/termal turizm.html Erişim Tarihi: 18.01.2012 37

Eski Yunanlı yazar Athenaus, M.Ö. 200 yıllarında yazdığı kitabında, içilebilen sıcak sulardan söz etmektedir. Bizans döneminde Eskişehir, şifalı sıcak suları nedeniyle, Bizans imparatorlarının dinlenme merkezlerinden birisi olmuştur. Roma döneminde Köprübaşı ve Sıcak Sular bölgelerinde bulunan hamam ve kaplıcalar nedeniyle Eskişehir, tercih edilen bir yerleşim yeri olmuştur. 3.7.1. Eskişehir Hamam Karahisar (Çardak Hamamı) Termal turizm potansiyeli açısından oldukça zengin olan Eskişehir de Çardak Kaplıcası maden suyu, birinci derecede önemli ve öncelikli termal kaynak suları arasındadır. Çardak Hamamı, Sivrihisar ın 18 kilometre doğusunda Ilıca köyünde bulunmaktadır. Büyük Frigya da (Phrygia Salutiras) Sivrihisar ın doğusunda eski Germe Thermae de bulunan meşhur Aida hamamından bahsedilir. 54 Eski kaplıca binasına ait bazı kısımlarla sütunların, yapıldıkları zamandaki, mimari tarzları muhafaza edilmiştir. Civardaki sütun başlıkları ve statü bakıyeleri bu bölgenin çok eskilerden beri kullanıldığını göstermektedir. Çardak Hamamının suları 35 C sıcaklıktadır. Kaplıcada yer alan ve tarihsel değeri de olan iki hamamın içinde 1,5 metre derinliğinde ve 6x6 metre boyutlarında biri erkeklere biri kadınlara ayrılmış iki havuz vardır. Günyüzü İlçesi nin malı olan suyun bulunduğu alandaki konaklama tesisleri İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğince kiraya verilmektedir. 55 Çardak Hamamı Kaplıca suyu, kükürtlü ve toprak alkali hidrokarbonatlı bir su olup, özellikle deri hastalıklarına ve ağrılı hastalıklara iyi gelmektedir. 54 Reman, R.(1942), Balneologi ve Şifalı Kaynaklarımız, İstanbul: Cumhuriyet Matbaası 55 http://www.eskisehirkulturturizm.gov.tr/belge/1 58515/termal turizm.html Erişim Tarihi: 18.01.2012 38

3.8. Yalova 3.8.1. Yalova Kurşunlu Hamamı 16 yüzyıl önce Bizans İmparatoru Justinianos tarafından yaptırılmıştır. Afet ve savaşlar nedeni ile zamanla toprağa gömülmüş olan Kurşunlu Hamam, 1900 yılında Osmanlı Padişahı Abdülhamit in emriyle onarılmıştır. 56 Hamamın üstü kurşunla kaplı olduğu için Kurşunlu Hamam adını almıştır. Banyonun dış cephesinde mermer üzerine Osmanlıca yazılmış bir kitabe bulunmaktadır. Buhar odası ve terleme odaları Bizans dönemine aittir. Sinir ve kas sistemi rahatsızlıklarında, şişmanlık ve gut gibi metabolizma hastalıklarında, kadın hastalıklarında ve idrar yolu rahatsızlıklarında etkilidir. Tedavi yöntemleri banyo, içme buğu ve fizyoterapi şeklindedir. Resim 3. 17. Kurşunlu Hamamı 57 56 http://www.yalovakulturturizm.gov.tr/belge/1 63616/kaplica turizmi.html Erişim Tarihi: 20.01.2012 57 http://www.flickr.com/photos/sinandogan/5159326188/ Erişim Tarihi: 20.01.2012 39

3.8.2. Yalova Valide Hamamı Valide Hamamı Bizans Kralı Constantinus döneminde 6 kubbeli olarak yapılmıştır. Günümüzde 3 kubbesi yoktur. Osmanlı döneminde Sultan Mecid tarafından onarılmış ve annesi burada tedavi gördüğünden Valide Hamamı adını almıştır. Banyonun buharlı oda bölümünde mermer üzerinde Osmanlıca bir kitabe yer alır. 3.18. Yalova - Valide Hamamı 58 58 http://www.yalovatermal.com/fotograflar Erişim Tarihi: 20.01.2012 40

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM DEĞERLENDİRME VE SONUÇ 4. TEZ DEĞERLENDİRMESİ VE SONUÇ 4.1. Değerlendirme Türkiye, turizm cenneti bir ülkedir. Deniz turizminin ülkemiz ekonomisinde büyük katkısı bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, ülkemiz kış turizmi, dağcılık, yayla turizmi, akarsu turizmi, doğa turizmi ve inanç turizmi gibi turizm çeşitliliğiyle ülke tanıtımına ve ekonomisine büyük hizmetler vermektedir. Tarih turizmi ülkemiz için büyük öneme sahiptir. Tarihimize bakıldığında tarih öncesi devirlerden başlayarak günümüze kadar birçok insan topluluğu bu topraklarda varlığını sürdürmüştür. Özellikle Helenistik Dönemi n ve Roma İmparatorluğu nun bıraktığı miraslar, sonraki dönemlerin kültürünü etkilemekle kalmamış, neredeyse ülkenin her yerinde arkeolojik birçok miraslar bırakmışlardır. Bu açıdan bakıldığında Türkiye'de tarih turizmi, özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarındaki arkeolojik ve tarihi alanlar üzerine yoğunlaşmıştır. Ege ve Akdeniz kıyılarının doğal güzellikleri ve eşsiz sahilleriyle, arkeolojik alanların birbirine yakın olması sebebiyle, genellikle yabancı turistlerce tercih edilmektedir. Ülkemizde önemli bir yeri olan ve giderek popülerleşen bir başka turizm çeşidi de sağlık turizmidir. Sağlık turizmi yani kaplıca turizminin geçmişi çok eski dönemlere dayanmaktadır. Arkeolojik araştırmalarda kaplıcaların Eski Tunç Çağı ndan bu yana kullanıldığını gösteren veriler bulunmuştur. Kaplıca turizmi bir diğer adıyla termal turizmi, doğal tedavi unsuru olan suyun ve özelliklede sıcak suların aynı zamanda zindelik ve rekreatif amaçlı olarak insanın kendisini yenilemesi ve eğlence amacıyla kullanılmasıdır. 41

Kaplıca suları jeotermal kaynaklardan sağlanmaktadır. Türkiye çok genç bir tektonik kuşakta bulunmaktadır ve jeotermal kaynaklar açısından zengin bir potansiyele sahiptir. Bundan dolayı, Türkiye, etkin tedavi edici özelliklere sahip termal su potansiyelinin, zengin kültürel, doğal değerleri ve iklimsel özellikleri ile birleşmesi sonucunda benzersiz bir sağlık turizmi ortamı sunmaktadır. Türkiye nin tarihi mirasına bakıldığında antik dönemlere ait birçok kalıntının ve kentin mevcut olduğu görülmektedir. Bu kalıntılar içinde özellikle Helenistik Dönem ve Roma İmparatorluğu na ait hemen hemen bütün antik kentlerde hamam kalıntılarına rastlamak mümkündür. Bunun yanında, antik dönemlerden kalma hamamların günümüzde dahi kullanıldığına şahit olunmaktadır. Bu hamamların çoğu bakımsız durumdadır. Ayrıca arkeolojik kazılar sırasında da hamam yapıları ortaya çıkmaktadır. Alternatif turizm çeşidi olan kaplıca turizminin gün geçtikçe daha çok rağbet görmesi, ülkemizin zengin bir tarih mirasına sahip olması, jeotermal kaynak potansiyelinin yüksek olması ve hamam kültürünün ülkemizde yaygın olması ve önemli yer tutması ve bunların hepsinin bir arada değerlendirilip, sunulması mümkün görünmektedir. Bundan dolayı mevcut olan antik dönemlerden kalma ve kullanılan hamamlara gerekli özen gösterilmeli ve modernleştirilmeli; gün yüzüne henüz çıkarılmış ve kullanılabilecek durumda olan antik hamamlar restore edilmeli; kurtarma kazılarına hız verip yeni hamam yapıları açığa çıkarılmalı ve tüm bunlar hem yerli hem de yabancı turistin hizmetine sunulmalıdır. Böylelikle, hem ülke ekonomisine hem de ülkemizin ismini duyurmak adına büyük katkılar sağlanabilir. 4.2. Sonuç Bu tez çalışmasında jeotermal turizminde Türkiye de mevcut olan ve antik dönemlerden kalma kaplıca yapıları araştırılmış ve incelenmiştir. Helenistik Dönem ve Roma İmparatorluğu ndan kalma antik kentler ve arkeolojik kalıntılar yoğunluktadır. Jeotermal kaynakların oluşumu binlerce hatta milyonlarca yıllık 42

süreçlerde gerçekleştiğinden dolayı, çok eski dönemlerden beri bu kaynaklar var olmaktadır. Dolayısıyla, antik dönemlerde de insan toplulukları bu kaynaklardan faydalanmışlar ve günümüze ulaşabilen kaplıca kalıntılarını bırakmışlardır. Hemen hemen her bölgede jeotermal kaynakların olması çok geniş alanlara yayılan bir kaplıca kültürünü sağlamıştır. Bu kapsamda, İzmir, Denizli, Afyonkarahisar, Çanakkale, Yozgat ve Ankara illerinde bulunan, kullanılan veya restorasyon aşamasında olan antik hamamlar incelenmiştir. Bu antik hamamların tarihi ve günümüzdeki durumlarıyla ilgili detaylı bilgi verilmeye çalışılmıştır. Günümüzde ve gelecekte bu kaplıcalardan nasıl yararlanılabileceğine dair yorumlar ve öneriler sunulmuştur. 43

KAYNAKÇA Ağartan Aldırmaz, C. (2009), Sanat Eserlerinde Yaşayan Bir Mit: Sağlık Tanrısı Asklepios ve Kızı Hygieia, Zeynep Kamil Tıp Bülteni, Sayı: 1. Akbulut, G.(2010), Türkiye de Kaplıca Turizmi Ve Sorunları, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 9(1), s. 35-54. Aray, N., Ataç, A. ve Uçar, M. (2011), Sular Altında Kalan Sağlık Merkezi: Allianoi, Lokman Hekim Journal, Sayı: 1, No: 2, s. 16-20. Arıhan Karaöz, S. (2003), Antik Dönemde Tıp ve Bitkisel Tedavi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilgiler Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara. Çakalgöz, S.(2005), Antik Dönemlerde Sıcak Su Kaynaklarının Kullanımı Güvenç, C. (2007), Türkiye deki Termal Turizm Tesislerinin Planlama ve Tasarım İlkelerine İlişkin Bir Model Önerisi (Çanakkale Örneği), Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul. Jackson, R.(1990), Waters and Spas in The Classical World, Medical History, Sayı: 10, s. 1-13. Kültür ve Turizm Bakanlığı (2007), Türkiye Turizm Stratejisi (2023), Ankara. http://www.kultur.gov.tr/tr Erişim Tarihi: 28.08.2011. Menekay, S. (2009), Asklepion BERGAMA, Dirim Tıp Gazetesi. Mosler, S. (2009), Presenting Past Landscapes: An Approach to Visual Landscape Integrity as a Tool for Archeological Heritage Management, International Journal of Cultural Property, Sayı: 16, s. 25-48. Reman, R.(1942), Balneologi ve Şifalı Kaynaklarımız, İstanbul: Cumhuriyet Matbaası Taşçı, M.A. (1998), Alexandreia Troas (Antigonia), Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Atatürk Üniversitesi. Thorpe, M.(2002), Roma Mimarlığı, İstanbul: Homer Kitabevi. Türksoy, A. ve Türksoy, S.S. (2010), Termal Turizmin Geliştirilmesi Kapsamında Çeşme İlçesi Termal Kaynaklarının Değerlendirilmesi, Ege Akademik Bakış, Sayı:10, No:1, s. 699-725. 44

Üyümez, M. ve İlaslı, A. (2009), Antik Dönemden Günümüze Kaplıcalar ve Afyonkarahisar da Kaplıca Kültürü Tarihi, TMMOB Jeotermal Kongresi, 23-25 Aralık 2009 (s.64-68).ankara. Yaraş, A. (2006), Allianoi ve Geleceği, PLANLAMA, Sayı: 37, s. 157-163. http://www.bergama.gov.tr/default_b1.aspx?content=187 Erişim Tarihi: 15.10.2011 http://www.muze.gov.tr/asklepion Erişim Tarihi: 15.10.2011 http://www.kultur.gov.tr/tr/belge/1-19768/gezilecek-yerler.html Erişim Tarihi: 18.10.2011 http://wikimapia.org/6655771/tr/balçova-kaplıca-tesisleri-agamemnon-kaplıcası Erişim Tarihi: 18.10.2011 http://www.pamukkale.gov.tr/tr/content.asp?id=544 Erişim Tarihi: 14.09.2011 http://www.kizilcahamam.bel.tr/?mod=kizilcahamam-detay&id=367 Erişim Tarihi: 15.10.2011 http://www.kizilcahamam.bel.tr/?mod=detay&id=3607 Erişim Tarihi: 15.10.2011 http://www.canakkalekultur.gov.tr/tr/belge/1-76866/alexandreia-troas-orenyeri.html Erişim Tarihi: 10.11.2011 http://www.canakkalekultur.gov.tr/tr/belge/1-56312/termal-turizm.html Erişim Tarihi: 10.11.2011 http://www.egemeclisi.com/index.php?h=16269 Erişim Tarihi: 18.12.2011 http://www.pusula.tv/detail.asp?gundem=4259 Erişim Tarihi: 15.10.2011 http://www.ozantalyatour.com.tr/tur/haber_detay.asp?haberid=234 Erişim Tarihi: 18.12.2011 http://www.kaplicarehberi.com/balcova-kaplicalari Erişim Tarihi: 18.10.2011 http://www.turkforum.com.tr/izmirin-gecmis-ile-bugunku-hali-arasindaki-farklarnasildir-t622499.html Erişim Tarihi: 18.10.2011 Erişim Tarihi: 05.11.2011 45

http://www.forumgercek.com/showthread.php?t=70739 Erişim Tarihi: 05.11.2011 http://www.tgdturkey.com/tr/denizli/foto-galeri/sehir-hakkinda/pamukkalehierapolis-arkeoloji-muzesi-2689.html Erişim Tarihi: 14.09.2011 http://www.geziresim.com/antalya-hierapolis-antik-kenti.html/hierapolis-antik-havuz Erişim Tarihi: 14.09.2011 http://www.kaplicarehberi.com/tag/afyon-gazligol-kaplicalari Erişim Tarihi: 20.09.2011 http://www.gezi-yorum.net/yozgat-sarikaya-kral-kizi-hamami/ Erişim Tarihi: 21.12.2011 http://www.pamukkale.gov.tr/tr/content.asp?id=584 Erişim Tarihi: 14.09.2011 http://www.bergama.gov.tr/default_b1.aspx?content=187 Erişim Tarihi: 15.10.2011 http://www.sacred-destinations.com/turkey/bergama-asklepion.html Erişim Tarihi: 15.10.2011 http://www.eskisehirkulturturizm.gov.tr/belge/1-58515/termal-turizm.html Erişim Tarihi: 18.01.2012 http://www.flickr.com/photos/sinandogan/5159326188/ Erişim Tarihi: 20.01.2012 http://www.yalovakulturturizm.gov.tr/belge/1-63616/kaplica-turizmi.html Erişim Tarihi: 20.01.2012 http://www.yalovatermal.com/fotograflar Erişim Tarihi: 20.01.2012 46

ÖZET Türkiye hem kültürel açıdan hem de yer altı kaynakları açısından çok büyük potansiyele sahip zengin bir ülkedir. Kültürel açıdan bakıldığında, tarih öncesi çağlardan başlayarak günümüze kadar birçok insan topluluğu bu topraklarda yaşamış ve insanlığa birçok miras bırakmışlardır. Bunun yanında, jeotermal kaynaklara bakıldığında potansiyeli açısından Türkiye Avrupa da ilk, dünyada yedinci sırada yer almaktadır. Antik dönemlerden bu yana insanlar termal suları başta temizlik amaçlı kullanmışlarsa da daha sonraları, bu suların şifa verici özellikleri keşfedilmiş; tedavi ve rahatlama amaçlı kullanılmıştır. Helenistik Çağ, Roma Dönemi gibi antik dönemlerde büyük termal kaplıca yapılarının inşa edildiğini kanıtlayan arkeolojik kalıntılara, hatta iyi durumda korunmuş kaplıcalara Türkiye nin birçok yerinde rastlamak mümkündür. Bu tez çalışmasında, Türkiye de bulunan antik dönemlerde kullanılmış termal kaplıcalar araştırılmıştır. Çeşitli bölgeler incelenmiş; mevcut kaplıca veya kalıntılarının tarihi gelişimi araştırılmış; günümüzdeki mevcut durumları hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç olarak, nadir rastlansa da antik dönemlerden kalma mimari açıdan etkileyici bu yapılardan günümüzde nasıl faydalanılabileceği hakkında görüşler belirtilmiştir. Anahtar kelimeler: antik dönem, termal kaplıca, Helenistik, Roma, tedavi. 47

ABSTRACT Turkey is a rich country, having a high potential, in terms of culture and resources. Considering cultural aspects, several society lived on these lands from the prehistoric periods till now and left heritage. Moreover, considering geothermal resources, Turkey is the first of Europe and the seventh of the World in terms of resource potential. From ancient period till now, people used the thermal water for cleaning, and then the treatment property of the waters were discovered and used for treatment and relaxation purposes. It is possible to run across the archaeological remnants proving the big thermal baths, even protected and in a good condition baths from Hellenistic Age and Roman Period on a lot of place of Turkey. In this thesis, thermal baths in Turkey, which had been used in ancient ages, were studied. Various regions were explored; historical evolution of the existing thermal baths or remnants of them were analyzed; information about present situations of them was given. As a result, the ideas about the utilization approaches of these ancient time buildings, which were attractive in terms of architecture, were indicated although they rarely exist. Key words: ancient period, thermal bath, Hellenistic, Roman, treatment. 48

ÖZGEÇMİŞ Hatice Güdücü 17.09.1983 tarihinde Denizli de doğdu. 2002 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği bölümünü kazandı ve 2008 yılında mezun oldu. 2009 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği bölümünde yüksek lisans programına başladı ve Büyük Menderes Havzasındaki Jeotermal Sahaların Jeolojik, Hidrojeolojik ve Jeokimyasal Özelliklerinin Analizi ve İncelenmesi konulu yüksek lisans tezinin son aşamasına gelmiş olup, 2012 yılının Ağustos ayında tezini bitirecektir. 2009 yılı başından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, İzmir Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğünde uzman yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Hatice Güdücü iyi derecede İngilizce bilmektedir. Temel ilgi alanları, jeotermal kaynaklar ve jeotermal enerjinin kullanımıdır. 49