Yörük Yolu (14-18 Mayıs 2010)



Benzer belgeler
Uludağ Trans (12-13 Haziran 2010)

Dedegöl Zirvesi (2998 m) (23-24 mayıs 2009)

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Eğerli Köyleri-Kızılcahamam (20 Haziran 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (

Likya Yolu:Hisarçandır-Gedelme (16-18 Mayıs 2009)

Kastamonu (24-25 Ekim 2009) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

1/11. Eğirdir-Isparta

Sandras (Çiçekbaba) (2295 m) (23-25 Nisan 2010) Yazan: Hüseyin Sarı ( Fotoğraflar: Hüseyin Sarı. Sandras zirve (2295 m)

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Belemedik (04 Temmuz 2013)

Çukurören Köyü-Çamlıdere (10 Mayıs 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Aladağlar-Güzeller (3461m) ve Alaca (3588 m) Zirveleri (10-11 Ekim 2015)

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı,

Kızılcahamam Köyleri: Çeltikçi, Güneysaray, Kurumcu, Yukarı Hüyük (20 Mart 2011)

Mercansuyu Vadisi-Munzurlar (11-16 Temmuz 2015)

Likya Yolu-4:Çıralı-Gedelme (22-25 Eylül 2009) 22 Eylül 2009 Salı

Dörtkonak Köyü-Çamlıdere (08 Mart 2009)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

ULUDAĞ GEÇİŞİ ( 5-7 Ekim 2007) Yazan: Hüseyin Sarı (Turhan Tetikcan, Songül Sonal ve Meltem Çetin in katkılarıyla) Fotoğraflar: Hüseyin Sarı

Dağşeyhler Köyü-Beypazarı (13 Nisan 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Bolu-Mengen ve Yedigöller (13-14 Mart 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

St. Paul Yolu-Rotamız

Tur Danışmanımız: Ali Canip Olgunlu

Bakır Dağı (2743 m) (Yazan: Hüseyin Sarı, 31 Temmuz 2005)

BABADAĞ GEÇİŞİ VE ZİRVESİ ( Nisan 2007) (Yazan: Hüseyin Sarı)

FETHİYE- LİKYA YOLU GEZİ PROGRAMI

1.GÜN 7 Ocak, Çarşamba: İSTANBUL BUENOS AIRES

18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma, Kazdağı Zirve Tırmanışı ( Mart 2007) (Yazan: Hüseyin Sarı, Fotoğraflar: Hüseyin Sarı, Songül Sonal)

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

St. Paul Yolu-Rotamız

BREMEN TRENDELBURG HAMELIN - SABABURG

ALADAĞLAR FAALİYET RAPORU

FAALİYET RAPORU. 2 Murat Yıldırım 6 Günay Aydos. 3 Bora Akdeniz 7 Burcu Karabulut. 4 Mehmet Karaalp 8 Turgay Türkoğlu

ULUDAĞ GEÇİŞİ ( 6-8 Ekim 2006) Yazan: Hüseyin Sarı (Turhan Tetikcan ve Songül Sonal ın katkılarıyla) Fotoğraflar: Hüseyin Sarı-Songül Sonal

Iron Butt Reports - 09 July 2011

MASAL YOLU BREMEN TRENDELBURG HAMELIN - SABABURG

FAALİYET RAPORU. ~400 mt. Katılımcılar 1 Ayşe Ceyda Akçınar 5 Kaan Meriç. 2 Demet Yolcu 6 Emrah Kırdök. 3 Cüneyt Avcı 7 Bora Akdeniz

Yıldızbaşı Zirve Faaliyeti Raporu

DAG Eznevit Güney Klasik Yaz Zirve Tırmanışı Faaliyet Raporu. Eznevit Güney Klasik Zirve Tırmanışı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

FAALİYET RAPORU. İstanbul - Eğirdir - Melikler Yaylası Kamp alanı- Dedegöl Dağı Zirve - Aynı Yoldan Dönüş. Alınan İrtifa

St. Paul Yürüyüşü: Isparta Eğirdir-Antalya Perge ( 30 Aralık Ocak 2007)

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011)

FAALİYET RAPORU DEDEGÖL YAZ ZİRVE TIRMANIŞI-1 Isparta- Klasik Dağ Faaliyetin Tarihi Mayıs 2017 Yeri

Çamlıyayla-Mersin (21-22 Mart 2009)

Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı

MASAL YOLU BREMEN TRENDELBURG HAMELIN - SABABURG

Kelaynakların Hazin Öyküsü

FAALİYET RAPORU. kış yürüyüş ve kampçılık malzemeleri. 1 tam dry ip, çeşitli boylarda buz vidaları ve sikkeler. 3K, kişisel emniyet alma malzemeleri

Aladağlar-Beş Günde 5+1 Zirve (18-23 Temmuz 2015)

Vayvay (3600 m) Transı ve Zirvesi (03-06 Ağustos 2006, Yazan: Hüseyin Sarı)

ALADAĞLAR - Kaldı Doğu Sırtı (3723m.)

St. Paul Yürüyüşü: Eğirdir-Yukarı Gökdere ( Ekim 2007) 1. Gün 27 Ekim 2007 Cumartesi

PHUKET 29 OCAK 05 ŞUBAT

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

VAN & DOĞUBEYAZIT GEZİSİ / Mayıs 2019 / 2 gece 3 gün

KEMERLİ KAÇKAR ( Temmuz 2007) Yazan: Hüseyin Sarı (S. Sonal, N. Beytekin ve M. Çetin in katkılarıyla)

KARADENİZ- BATUM GEZİSİ TEMMUZ 2015 KIBRIS TÜRK TABİPLER ODASI AİLESİNE ÖZEL

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

Tokalı Kanyonu ve Akdağ Kıraç (2446m) Tepe Zirvesi (11-13 Ağustos 2017) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (

Düğme Evler : Toroslarda Saklı Cennet Ormana

ODA +KAHVALTI GİRİŞ TARİHİ ÇIKIŞ TARİHİ ODA SAYISI 20

BEYŞEHİR BELEDİYESİ BEYFOT 4. ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOMARATONU

Likya Yolu Yürüyüşü: Muğla Ölüdeniz-Antalya Üçağız (Kekova) ( Mayıs 2007)

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

Tur Programı. Avrupa suyunda yıkanmış ülke Kanada...

Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı. Murat dağı (2312m)

Kamp Malzemeleri: Çadır, uyku tulumu, mat, ocak, yemek takımı vs.

Bafa Gölü ve Beşparmak Dağları Transı (17-19 Mayıs 2008) Yazan: Hüseyin Sarı (Songül Sonal ın katkılarıyla) Fotoğraflar: Hüseyin Sarı

ERKEN REZERVASYON Bulgaristan Bansko Kayak Merkezi nde 10 Numara Bir Kış Tatili

İğneada, Longoz Ormanları, Limanköy, Sınır Köyleri ve Kıyıköy

15 günlük kısa dönem Avrupa gönüllü hizmeti projemi bitirdikten sonra Türkiye ye döndüm ve sizinle oradaki anılarımı bir raporda paylaşmak istedim.

ESKİŞEHİR İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

FAALİYET RAPORU Kaletepe Kuzey-Batı Duvar Tırmanışı

18 19 Kasım 2017 (Zeytin Hasadı Zamanı)

KUZEY İTALYA GEZİSİ VENEDİK / COMO / MİLANO / FLORANSA / PISA MAYIS GECE 4 GÜN

Kat Edilen Yol 17,2km Alınan İrtifa 900m zirve yürüyüşü, 900m öncesi, toplam 1800m Katılımcılar 1 Sinan KUTLUTAN 2 Derya ATÇEKEN.

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

TANZANYA SAFARİ TURU EKİM

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

ST. PETERSBURG&MOSKOVA

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

9-11 Aralık 2016 Erciyes Dağı Kış Tırmanışı Faaliyeti Raporu Hazırlayan: Katılımcılar: Amaç: Hava Durumu: Ay durumu: Kamp Malzemeleri:

FAALİYET RAPORU. EMLER-HÜRTEPE-ADSIZ2 FAALİYETİ Yeri. Faaliyet Tarihi ağustos 2014 Süresi 2 gün. Türü. Güzergah.

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

Nepal Gezisi (Holi Festivali'nde Nepal'e gidiyoruz!)

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı

Tokalı Kanyonu ve Akdağ Akkıraç Tepe Zirvesi (12-14 Ağustos 2016) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (

ADIN YERİNE KULLANILAN SÖZCÜKLER. Bakkaldan. aldın?

GÜZELLİK KRALİÇESİ ERCİYES

Transkript:

Yörük Yolu (14-18 Mayıs 2010) Yazı: Hüseyin Sarı (S. Sonal, M. Tanrıverdi ve N. Beytekin in katkılarıyla) Fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Aslımız Karakoyunlu aşireti. Bir tarafımız Sarıabalı Beyleridir. Burdan göçeriz, 4-5 ay yaylada kalırız sonra döneriz. Koyun, keçi, deve ile göçeriz. Mayıs 6 Hıdırellezde yolda oluruz. 7-8 gün gideriz. Burda Alaçam Gebiz Hacıosman Pıanrgözü, oradan Sütçülere geliriz. Köylerin yanından geçeriz. Sütçüler den sora Belence sonra Yakaköy bizim yayla orası. Kar düşünce geri gelirdik. Kasım ayında 200-350 koyunumuz olurdu. Hiç zorlukla karşılaşmazdık. Koyunlar yerlerini bilirler, davar gider yerine yatar Yörük Hüseyin Demir (Büyük Baba), Deniztepe Köyü, Serik Antalya Yörük Yolu 2009 yılının Eylül ayında Songül, Meltem ve Naci ile birlikte St. Paul yolunun Selge-Perge arasını yürüdükten sonra bizi karşılayarak köylerine, Serik in Deniztepe köyüne davet eden Songül ün fakülteden öğrencisi Ekrem Demir, Ekrem in kardeşi Hüseyin ve amcaları Muhammed ile yaptığımız sohbetimizde kendilerinin Yörük olduklarını öğrenmemizin ardından söz, atalarının yürüdükleri Yörük yoluna geliyor. Sohbetimiz sırasında yeni kuşak Yörüklerin Ekrem ve Hüseyin in bu yolu hiç yürümediklerini öğreniyoruz. Yörük yolunun geçtiği bölgeyi bildiğimizden ve uzun yürüyüş tecrübemizden genç Yörüklere, eğer bu yolu yürümüş büyüklerinden güzergâh hakkında ayrıntılı bilgi alırlarsa kendileri ile birlikte Yörüklerin yürüdükleri yolu yürüyebileceğimizi söylüyoruz. Özellikle İletişim Fakültesi öğrencisi olan Hüseyin in bu yolu projelendirmesi gerektiğini salık veriyoruz. Konuya duyarlılık gösteren genç Yörükler bu fikrimizi sahiplenerek 2010 yılının 19 Mayıs tatilinde yürüyüşe hazır olduklarını bildirerek bizi yürüyüşe davet ediyorlar. Biz de büyük bir keyifle, söz verdiğimiz gibi hazırlıklarımızı yaparak kaybolmakta olan bu geleneği yaşatmak için Antalya ya gidiyoruz. 1/21

1. Gün: 15 Mayıs 2010 Cumartesi Cumartesi sabah saat 07.00 gibi Antalya Serik otogarında Bursa dan gelen Meltem ve Naci Bey ve bu etkinlikte bize eşlik edecek olan modern Yörükler, Ekrem ve Hüseyin Demir ile buluşuyorum. Unuttuğu çadırı Bursa dan getirecek olan otobüsü Antalya da bekleyen Songül ü bir süre Serik otogarda bekledikten sonra Ekremlerin köyüne, Deniztepe ye gidiyoruz. Songül ün gelmesi ile birlikte kahvaltı yaptıktan sonra, Yörük yolunu eskiden yürüyen Büyük Baba Hüseyin Demir ve bir Yörük olan Ekrem in Annesi Şerife Hanım ile sohbet ederek göçtükleri zamanları kendi ağızlarından dinliyor, yol güzergâhına ilişkin bizim de kullanacağımız gerekli ayrıntıları alıyoruz. Hüseyin de bu anları ölümsüzleştirmek için kamera kaydı yapıyor. Ekrem in babası Mustafa Beyin gelişi ile ayaküstü yaptığımız kısa bir sohbetin ardından yol hazırlıklarına başlıyoruz. Mustafa Bey araçla, yürüyüşe başlayacağımız yere kadar rehberlik edecek. Bu yürüyüşte rehberliğimizi yapacak olan amca Muhammed in ise, son anda beklenmedik bir işi çıktığından bize katılamayacağını öğreniyoruz. Yolu, Mustafa Beyin tarifinden, yol üzerindeki köylerden ve yolda yürümekte olan Yörüklerden sorarak bulmaya çalışacağız. Eski, yeni nesil Yörükler ve Yörük ruhlu olanlar (Soldan Sağa (Ayaktakiler): Hüseyin Sarı, Ekrem Demir, Mustafa Demir, Hüseyin Demir, Mehmet Demir; (Oturanlar): Songül Sonal, Kısmet Demir, Meltem Tanrıverdi, Naci Beytekin) Saat 11.50 gibi Deniztepe köyünden araçla yola çıkıyoruz. Ekrem in kız kardeşi Kıymet ve amcasının oğlu Mehmet de bizimle birlikte geliyor. İlk planımıza göre Yörük yolunu yürümeye Pınargözü mevkiinden başlamayı düşünüyorduk ancak kısıtlı zamanımızdan dolayı, Pınargözü nü geçip Belarası mevkine kadar araçla giderek yürüyüşe Belarası ndan başlamanın daha uygun olacağına karar veriyoruz. Mustafa Bey, bu yolu yürüdüğü zamanlardaki heyecanı ile eskiden sürüleri ile geçerken durdukları her noktada aracı durdurarak bizlere bilgi veriyor. Öküzcüler, Kaşıkçı, Çığırgan Deresi, Kömbeci, Çokmezar, Hacıosman Taşı, Gebe Deresi, Elmedin Köyü, Yörük dinlenme yeri olan Kumçukuru, Sinlikuyu, Akyokuş, Taşlıtarla, Bayıryolu ndan geçerek saat 16.40 da Belarası mevkiinde oluyoruz. 2/21

Yörük Mustafa Demir Serik e yerleşmiş Gebiz Yörüklerinin göç yolunda bulunan Belarası, iki belin, Devebeli ve Bayıryolu arasında, Bozburun Dağı manzaralı çok güzel bir yer. Çantalarımızı araçtan indirdikten sonra yanımızda getirdiğimiz ve ağırlık yapacak olan yiyeceklerimizden bir kısmını Demir ailesi ile birlikte bu güzel Yörük yaylasında yiyoruz. 3/21

Yılın bu mevsimi göç zamanı; yolda, sayıları az da olsa göçmekte olan Yörükler var. Kamp alanından geçmekte olan bir Yörük aile ile karşılaşıyoruz ve bir süre sohbet ediyoruz. Günümüzde sayıları çok azalmış olsa da hala eskiden yürüdükleri şekilde sürüleri ile Antalya-Serik den Isparta nın Anamas yaylasına kadar yürüyorlar. Modern yaşam, yörüklerin hayatını da değiştirmiş. Her ne kadar mevsimlik göç devam etse de, geliri yerinde olanlar sürülerini Yörük yolundan değil, araçlarla yaylaya götürüyorlar. Geliri iyi olmayan birkaç aile ise bizim de bu etkinlikte yürüyeceğimiz Yörüklerin yıllar boyunca izlediği güzergâhı izleyerek yaklaşık on gün boyunca sürüleri ile yürüyerek Çayır dedikleri yaylalarına gidiyorlar. Mustafa Bey, göçmekte olan Yörüklerle kendisinin de göçtüğü zamanlardaki heyecanı ile sohbet ediyor. Eskiden göçerlerken bu yaylada nasıl zaman geçirdiklerini bizlere anlatıyor. Kendisi de göç yolunda doğmuş, doğduğu noktayı da bize gösteriyor. Burası Gebiz Yörüklerinin yaylası. Burası Sanlıbel belarası yaylası. Bu yaylaya 30 yıl önce geldik. 1980 yılında göçle geldik. Teşekkür ederim buraya (beni) getirdiğiniz için. O zaman deve, at eşek ile göç eder Anamas çayır yaylasına Kocadağ Melikler yaylasına göç ederdik. Sabah erkenden kalkılır. Akşam davar yürür sabaha varır. Davar sıcakta yürümez. Burdan Devebeline gidersiniz. Hacımemetlerin orada kamp kurarsınız. Devebeli, Arıkbalı, Kürtlüklü, Gavursini, Kızılova, Menteş, (Belenceye gitmeyeceksiniz) Buradan Menteşe kısa yol varmış diyeceksiniz. Karacahisar su fabrikasına gidin. Ömerbükü Kanlıtaş denen yerden yaka köprüsüne varıp köprüyü geçin. Bu yolda hiç kaybolmadık. Buralarda kuyruklu (akrep) soktuydu hiç unutamadım. Defnenin dibinin yağı akrep sokmasına iyi geliyor. Devebeli, Hacmemetler, Çobanisa, Saray (Doğusundan gidilecek), Kürtlüklü diye bir alana çıkılacak. Oradan Gavursini çeşmesine gidilecek. Başında gül var. Sora Kızlova ya gidilecek. Oradan Menteş Menteşten Harmanbeleni, Karacahisar, Karacüce sonra Yaka. Çayır yoluna varacaksınız. Yakadan çıkınca Köklü, Makam, Yağlıçukur sonra Çayır. Son yer Çayır... Yörük Mustafa Demir (Baba), Deniztepe Köyü, Serik Antalya 4/21

Bulunduğumuz bu bel, Gebiz Yörüklerinin göç güzergâhları burası. Diğer Yörükler de başka göç yollarını kullanarak başka yaylalara çıkıyorlar. Göç, yaklaşık on gün sürüyor. Koyunlarla gündüz güneş altında yürümek zor olduğu için günün serin vakitlerini kullanıyorlar. Yaylaya kar düşünce de aynı yolu geri yürüyerek sıcak iklime geri geliyorlar. Belarası ndaki ilk kampımız Birlikte yediğimiz yemeğin ardından Mustafa Bey, Kıymet ve Mehmet bizimle vedalaştıktan sonra araçla Serik e dönüyorlar. Biz ise hava kararana kadar belki biraz daha yürüyebilir miyiz? diye düşünüyoruz ama buranın güzelliği geceyi burada geçirmeye zorluyor. Çeşme başındaki düz alana çadırlarımızı kurarak bu güzel yerin keyfini çıkarıyoruz. Yarın Çobanisa üzerinden geçerek Kızılyayla ya kadar gitmeyi planlıyoruz. 2. Gün: 16 Mayıs 2010 Pazar Sabah 06.00 gibi uyanıyoruz. Bugünkü yolumuz uzun. Zaman kaybetmeden kahvaltı hazırlıklarına başlıyoruz. Sabahın erken vaktinde sürüsünü otlatan Beydilli den Saniye Hanım kamp alanımıza geliyor. Kendisi ile biraz sohbet ediyoruz. St. Paul yolunu yürürken biz de Beydilli den geçmiştik. Saniye Hanım bize St. Paul yolunun geçtiği bölgeye çok yakın olduğumuzu da hatırlatıyor. Kahvaltının ardından kampı toplayarak saat 08.00 de yola koyuluyoruz. Hava oldukça güzel. Devebeli aşıtına doğru yöneliyoruz. Bu beli aştıktan sonra vadi içinden geçerek, Yörüklerin uğrak yeri olan Çobanisa köyünün olduğu bölgeye ulaşacağımız, aldığımız bilgiler arasında. 5/21

Belarası Devebeli ne giderken Deniztepe köyünden olan Yörük Ahmet Karataş ve oğlu ile karşılaşıyoruz. Ahmet Beylerin yolda olduklarını söylemişlerdi. Sohbet edip kendisinden eski günleri anlatmasını istiyoruz. Ahmet Bey den ayrıntılı yol tarifi aldıktan sonra vedalaşarak ayrılıyoruz. Yörük Ahmet Karataş 6/21

Saat 09.50 gibi Devebeli ne ulaşıyoruz. Bu bel, iki vadiyi birbirinden ayırıyor. Çok güzel manzara sunan bu beli aştıktan sonra Yörüklerin eskiden yürüdüğü yolu olabildiğince bire bir takip etmek için toprak araç yolundan değil de vadi içinden yürüyoruz. Devebeli 7/21

Vadi içinde bulunan tek bir evin önünden geçerken, evin sahibi Fatma Yılmaz ile karşılaşıyoruz. Fatma Hanım buraya yakın olan Hacerler köyü, Dibekli mahallesinden. Buradan Yörüklerin geçişine alışık olan Fatma teyze bizi görünce şaşkınlığını gizleyemiyor; çay ikram etmek istiyor. Zamanımızın azlığından çay davetini kabul edemiyoruz. Fatma Teyze den de Yörüklerin izledikleri yollara ilişkin bilgiler alıyoruz, vedalaşarak bize tarif ettiği güzergâh boyunca, dere içinden geçerek Çobanisa köyünü hedefleyerek yürümeye devam ediyoruz. Fatma Yılmaz, Dibekli mahallesi Hacerler Köyü, Sütçüler Köy girişinde, dün Belarası nda gördüğümüz Yörükler ile karşılaşıyoruz. Hava sıcak olduğu için sürüyü dinlendiriyorlar. Biraz sohbet ettikten sonra onların da çay ikramını istemeden geri çevirmek zorunda kalıyoruz. Çobanisa köyünün içine giriyoruz. Saat 13.20 de Çobanisa da verdiğimiz kısa bir molanın ardından Saray köyüne doğru yürüyoruz. Edindiğimiz bilgilerden Yörüklerin Saray a girmeden, köyün altından geçtikleri yönünde. Biz de öyle yapıyoruz. Köyün alt tarafındaki köy mezarlığına yakın bir noktada kısa bir yemek molası veriyoruz. Molanın ardından, küçük bir derenin üstünde yapılmış Yörük köprüsünden geçerek (saat 15.30) yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Saat 16.25 de Saray köyünün alt ucundan geçiyoruz. Yörük yolundan yürüdüğümüzü, yolda karşılaştığımız Saray köyünden Çoban Adem e doğrulatıyoruz. Yürüdüğümüz Yörük yoluna ilişkin tereddütlerimiz olduğunda telefonun çektiği noktalarda Ekrem hemen babasını arayarak yol tarifi alıyor. 8/21

Saray Köyü, Sütçüler Saray a bağlanan araç yolunu takip ederek Kürtlüklü den geçip Gavursini mevkiine kadar yürüyoruz. Geçtiğimiz yerlerde ardıç ağaçlarını görmek bizi sevindiriyor. Gavursini bölgesi Yörüklerin konakladığı noktalardan biri. Bu bölgeden, daha önce yürüdüğümüz St. Paul yolunun Adada-Perge arasını yürürken geçmiştik. Kırmızı-Beyaz patika yol işaretlerini görüyoruz. Gavursini Çeşmesi nden günbatımı 9/21

Saat 18.50 de Tota dağının eteğinde bulunan Gavursini ye ulaşıyoruz. Çeşmenin hemen yanında kamp kuruyoruz. Biraz dinlenip kendimize geldikten sonra yemek hazırlıklarına girişiyoruz. Su kaynağının yanında olduğumuz için buraya su içmeye gelen yaban atları ve kuşları ürkütmeden yakından izlemeye çalışıyoruz. Gavursini kamp alanı Bugün bayağı yol kat etik ve çok da yorulduk. Bugünkü hedefimizde Kızılova olmasına rağmen, su olmadığı için kampı burada kurmaya karar verdik. Sekiz saat boyunca yaklaşık 30 km yol yürümüşüz! Yarın, Yörüklerin takip ettiği güzergâh boyunca, Belence köyünün Menteşe Mahallesi üzerinden geçerek Yaka köyüne kadar gitmeyi planlıyoruz. 3. Gün: 17 Mayıs 2010 Pazartesi Saat 09.20 de yola koyuluyoruz. Eğirdir-Kasımlar yolunu, dün Saray köyden beri üzerinde yürüdüğümüz toprak yolu takip ediyoruz. Yol kenarında yılkı atları görüyoruz. Yürüdüğümüz bu yol ardıç ormanı içinden geçiyor. Bu bölgedeki ardıç ormanları Türkiye deki özel alanlarından biri. Eğirdir-Kasımlar araç yoluna geldiğimiz noktada Dedegölü ilk kez uzaktan görüyoruz. Asfalt yolda sola, Eğirdir istikametine dönerek bir süre yol boyu yürüdükten sonra Yörüklerin takip ettiği Kızılova mevkine saat 11.10 da ulaşıyoruz. 10/21

İsmini toprağının kırmızı renginden alan bu ova orman içinde kalan genişçe bir ova. Burada da yılkı atlarını görüyoruz. Toprağın rengi ile bütünleşen atlar ve arkada Tota dağı ilginç manzaralar sunuyor. 11/21

Kızılova nın içinden geçerek Belence nin Menteşe köyünü hedefliyoruz. Ovadan sonra başlayan orman içinden geçen ve uzun süre kullanılmadığı anlaşılan yoldan yürüyoruz. Saat 12.15 de Kuruca yaylasına ulaşıyoruz. Burada Menteşe köyünden Huriye Metin ile karşılaşıyoruz ve bir süre Yörüklerle ilgili sohbet ediyoruz. Huriye Hanım dan yol tarifini aldıktan sonra yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Huriye Metin (Kuruca yaylası, Menteş köyünden) Yolda doğan sürünün en gençi Huriye Hanım ın tarif ettiği yolu başlangıçta bulmakta zorlansak da sonradan yolu buluyoruz ve dik bir patikadan inerek saat 14.25 de Belence köyünün Menteşe Mahallesine ulaşıyoruz. Burada, cami bahçesinde kısa bir yemek molası veriyoruz. Bir taraftan yemeğimizi yerken bir taraftan da yanımıza gelen meraklı köylülerle sohbet edip Yörüklerle ilgili bilgiler alıyoruz. Yaşlı köylüler, eskiden Yörüklerin süslü develerle buradan geçtiklerini ve köyün karşısındaki meydanlıkta konakladıklarını söylüyorlar. Yörük yolunu yürürken yolun ilginç kültürel esprilerini de öğreniyoruz. Yol sorduğumuz, Belence nin Menteşe mahallesinden bir ormancı emeklisinden, gerçekçi zaman alabilmek için Yörüklerin verdiği süreden daha fazla yürüdüğümüzü söyleyince Yörüklere yol sormayın, burunlarını kaldırarak "ıhıcık" dedikleri yere saatlerce yürürsünüz! deyişi zaman ve yol kavramının Yörüklerce nasıl algılandığını da belirtiyor. 12/21

Menteşe Mahallesi, Belence Yemeğin ardından köylülerle vedalaşıp köyden ayrılıyoruz. Bugün hedefimiz Karacahisar köyünün Pınargözü mahallesine kadar giderek orada konaklamak. Yörüklerin yolunu birebir takip ettiğimizden de emin olmak için köylülerden ayrıntılı bilgi alıyoruz. Menteşe Mahallesi, Belence 13/21

Menteşe mahallesi, Belence Menteşe den ayrıldıktan sonra köyün Harmanbeli mevkiinden geçerek Karacahisar köyünün Pınargözü mahallesini hedefleyerek yürüyoruz. Arada, Yörük yolu tarifi ile uyuşmayan noktalarda Ekrem, ya babasını ya da yoldaki Yörükleri arayarak yol güzergâhı ile ilgili bilgi alıyor. Harmanbeli 14/21

Harmanbeli Son dönemlerde Yörük yolu üzerindeki bazı araziler köylüler tarafından ekilmeye başlandığı için Yörükler, sürülerinin tarlalara zarar vermesin diye tarlaların ekili olduğu yıllarda alternatif güzergâh takip etmeye başlamışlar. Yürüdüğümüz güzergâh da bunlardan biri. Harmanbeli 15/21

Harmanbeli nin sunduğu Dedegöl manzaralı muhteşem görüntülerin eşliğinde Karacaören köyünü yukardan izleyerek Karacaören in Pınargözü mahallesine doğru yürüyoruz. Harmanbeli 16/21

Yörükyolu-Karacahisar Keyifli ve dinlendirici yürüyüşün ardından saat 20.00 gibi Pınargözü mahallesine ulaşıyoruz. Aysu kaynak sularının dolum tesislerinin de olduğu bu mahallede muhtara ulaşarak köy odasını kullanmak istediğimizi söylüyoruz. 17/21

Muhtar, uzun süre kullanılmadığı anlaşılan köy odasını açarak gösteriyor. Oda küçük olduğu için burada kalamayacağımız muhtara söyleyince alternatif olarak köy okulunu öneriyor. Daha iyi durumda olan okul binasında kalmaya karar veriyoruz. Çadırlarımızın iç tentelerini açarak yerleşiyoruz ve akşam yemeği hazırlığına girişiyoruz. Yarın Yakaköy üzerinden Çayır a geçmeyi planlıyoruz. 4. Gün: 18 Mayıs 2010 Salı Saat 09.10 da Karacahisar köyünün Pınargözü mahallesinden ayrılıyoruz. Araç yolunu takip ederek Yaka köyüne ayrılan köprüye ulaşmayı hedefliyoruz. Yol çalışmalarından dolayı hafriyat taşıyan kamyonların çıkardığı tozlardan çok etkilendiğimiz için bu yoldan hızlıca geçmek istiyoruz ve bu kararımıza sebep olan iş kamyonlarına binerek Yakaköy den gelen derenin yol ayrımına kadar otostopla gidiyoruz. Çeşmenin olduğu bu noktadan yürüyerek Yakaköy ü hedefliyoruz. Keyifli bir yürüyüş ile köyü Aksu ilçesine bağlayan araç yoluna ulaşıyoruz. Yol boyu yürürken duran aracın sürücüsü eski bir Yörük ve aynı zamanda Ekremlerin akrabası olan Ali Bahar çıkıyor. Bizim kadar Ali Bey de bu karşılaşmaya şaşırıyor, Ekrem ve Hüseyin ile uzunca sohbet ediyor. Yakaköy Ali Bey bizi önce Yakaköy e (Saat 12.00), burada yaptığımız kısa bir alışverişin ardından yaylaya çıkan yolun başına götürüyor. Ali Bey ile vedalaşarak 12.10 gibi varış noktamız olan yaylaya doğru yürümeye başlıyoruz. Bir süre yürüdükten sonra zaman kazanmak için yolun geri kalan kısmını araçla gitmeye karar veriyoruz. Yakaköy den kiraladığımız kamyonetle Çayır a doğru bizden başka kimsenin olmadığı toprak araç yolundan gidiyoruz. 18/21

Yakaköy ve arkada Dedegöl Tahminimizden de uzun süren yolculuktan sonra saat 14.50 de Anamas Yayla ya ulaşıyoruz. Serikli Yörüklerin yaylası olan bu vadi gerçekten büyüleyici ve çok büyük. Eskiden kıl çadırların kurulduğu yaylada şimdi araç yolunun açılması ile birlikte modern evler yükselmeye başlamış. Çayır 19/21

Yaylada henüz kimse yok. Yayladayken, hava iyice kapatıyor ve gittikçe soğuyor, yavaştan yağmur da çiselemeye başlıyor. Ertesi gün dönmemiz gerektiğinden ve yarın için buradan araç bulmada sıkıntı yaşayacağımızdan bu yaylada fazla oyalanmadan geldiğimiz araçla Aksu tarafından geri dönmeye karar veriyoruz. Yağmur şiddetini gittikçe arttırıyor. Dönüş yolunda yol çalışmalarından dolayı bir süre yolun ulaşıma açılmasını beklerken bayağı ıslanıyoruz. İçimize kadar ıslanmış olsak da Aksu ya inen yolun içinden geçtiği bu vadinin güzelliğini büyük bir keyifle izlemekten de geri kalmıyoruz. Bu vadiye yine gelmeliyiz! Saat 17.00 gibi Aksu ilçesine sırılsıklam halde ulaşıyoruz, Üzerimizdeki her şey ıslanmış durumda. Eğirdir e gidecek ilk dolmuşa yetişmek üzere, ıslak elbiselerimizi hızlıca değiştirerek araca yetişiyoruz. Eğirdir e vardıktan sonra ilk yaptığımız şey yarına almış olduğumuz biletleri birgün önceye almak. Bilet değişikliğinde sorun olmuyor. Bilet işini hallettikten sonra içimizi ısıtmak için hemen lokantamıza, Kemer lokantasına gidiyoruz. Sıcak yemeklerin ardından biraz olsun kendimize geliyoruz. Eskiden göçerdik biz. En son 1970 yılında göçtük. Develerle giderdik. Develeri sağmazdık. Köşeğine verirdik. Deve, eşekle göçerdik. Yurda konardık. Davarlarımız arkadan gelirdi Deveye ıh dersin çöker. Yükü yıkarsın. Çıh dersin kalkar. Sabahtan kalkar evi toparlarsın, çadırını yıkarsın. Sabah oldu mu göçerdik. Çadırımız yıkar, develeri sarardık. Yurda gidince develeri yıkardık çadırımızı kurardık, su getirirdik. Malımız geldiğinde seçerdik, akşam olunca malımızı çadırın arkasına yatırırdık. Şimdi her şey kolay! Araba ile gidiyoruz, sebzemizi serada yetiştiriyoruz kolay oluyor. Bizim aşirete tahta bıçak da derler Yörük Anne Şerife Demir, Deniztepe Köyü, Serik Antalya Yemeğin ardından Ekrem ve Hüseyin i Antalya ya uğurladıktan sonra Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği nin (ETUDOSD) lokaline giderek buradaki dağcı dostlarımızla görüyor ve sohbet ediyoruz. Onlar da, hafta sonu yapacakları; her yıl geleneksel olarak ulusal düzeyde düzenledikleri Dedegöl etkinliği ile meşguller. ETUDOSD lu dostlarla vedalaşarak 22 45 deki otobüslerimize yetişmek için lokalden ayrılıyoruz. İzlenimler... Yörük yolunu yürümemiz, Yörük olan Ekrem ve Hüseyin Demir sayesinde oldu. Bu etkinlik bizim için hem sıra dışı bir güzergâhta yürümemize hem de kaybolmaya yüz tutan ve Anadolu ya özgü bu kültürü yakından tanımamıza neden oldu. Zamanımız olursa dönüş yolunu da Yörüklerle yürümeyi düşünüyoruz. Doğal güzelliği kadar kültürel öneme de sahip bu yolun unutulmaması için yöredeki dağcılık ve spor kulüplerinin Yörük yollarını yürüyerek etkinlik takvimlerine almaları gerektiğini düşünüyoruz. Teşekkür... Bu etkinliğimizi düzenlememize sebep olan, bizi bu etkinliğe davet eden Antalya Serik in Deniztepe köyünden Demir ailesine, Yörük Ahmet Karataş a, yolumuzun üstünde karşılaştığımız Yörük ailelere ve Ali Bahar a teşekkür etmek isteriz. Hüseyin Sarı 15 Haziran 2010, Ankara 20/21

Yürüyüş Rotası Aksu Amanas Yayla (Çayır) 2. Kamp 3. Kamp Dedegöl Tota Dağı 1. Kamp 21/21