... İşletmelerde Kriz Yönetimi



Benzer belgeler
TANITIM DOSYASI. bagatur.com. bagaturlaw

Ekonomi Bülteni. 5 Haziran 2017, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 3 Ekim 2016, Sayı: 38. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Kasım 2016, Sayı: 44. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

2009 YILI I. ÇEYREK EKONOMİK DEĞERLENDİRME ANKET RAPORU

EKONOMİK DEĞERLENDİRME ANKET SONUÇLARI OCAK 2012

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni


Çalışma hayatında barış egemen olmalı

ENDÜSTRİYEL REKLAMCILIK VE BASKI SEKTÖRÜ ÖLÇÜMLEME ÇALIŞMASI SORU FORMU

Ocak 2015 HALI SEKTÖRÜ Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 01/2015 Page 1

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Küresel İktisadi Görünüm

CARİ İŞLEMLER DENGESİ

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

Ekonomi Bülteni. 22 Mayıs 2017, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU

SAYIN BAKANIM SAYIN BAŞKAN OTOMOTİV SANAYİİ DERNEĞİ NİN SAYGIDEĞER TEMSİLCİLERİ DEĞERLİ MİSAFİRLER VE KIYMETLİ BASIN MENSUPLARI

Ekonomi Bülteni. 18 Temmuz 2016, Sayı: 28. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

YÖNETİCİ GELİŞTİRME PLUS. Programın Amacı: Yönetici Geliştirme Eğitimi. Yönetici Geliştirme Uzmanlığı Eğitim Konu Başlıkları. Kariyerinize Katkıları

Ekonomi Bülteni. 17 Ekim 2016, Sayı: 40. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ

Dış Ticaret Verileri Bülteni

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR

İÇ TETKİKÇİ DEĞERLENDİRME SINAVI

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015

Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Ücretlendirme Politikası

KRİZ YÖNETİMİNDE YAPILMASI GEREKENLER

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

YÖNETİM KURULU RAPORU

Ekonomi Bülteni. 19 Aralık 2016, Sayı: 49. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI

Ekonomi Bülteni. 21 Kasım 2016, Sayı: 45. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ

Ekonomi Bülteni. 3 Temmuz 2017, Sayı: 27. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

5.21% -11.0% 25.2% 10.8% % Eylül 18 Ağustos 18 Eylül 18 Ekim 18 AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ ÖZET GÖSTERGELER. Piyasalar

7,36% 5,1% 15,4% 10,1% 87,1 57,1 2,7 17,75% Mayıs 18 Nisan 18 Mayıs 18 Haziran 18

Ekonomi Bülteni. 5 Aralık 2016, Sayı: 47. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

2010 OCAK AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

MALİTÜRK DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi

MESLEKİ EĞİTİM, SANAYİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİ

Ekonomi Bülteni. 13 Şubat 2017, Sayı: 7. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

2 TEMMUZARAL I K

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

BÖLÜM KÜÇÜK İŞLETMELERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI

CARİ İŞLEMLER DENGESİ

Faktoring Sektörü. Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliği. fkb.org.tr

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

ÜLKELERİN 2015 YILI BÜYÜME ORANLARI (%)

2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ŞİRKETLERDE RAPORLAMANIN ÖNEMİ NEDİR? RAPORLAMA PLANI NASIL OLMALIDIR?

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit)

tepav Mart2011 N POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

Basın bilgisi. Şirketin olumlu ekonomik durumunu geliştirme

İş Sağlığı ve Güvenliğine Genel Bakış ve Güvenlik Kültürü

Ekonomi Bülteni. 7 Ağustos 2017, Sayı: 32. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

2010 ŞUBAT AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

İşsizlik ve İstihdam Raporu-Eylül 2016

Ekonomi Bülteni. 15 Mayıs 2017, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 17 Haziran 2014

2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

ISO 9001:2000 KYS nedir, ne yapılacaktır?

Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler

KOBİ ler Nefes alacak / Ankara. TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I

tepav Nisan2011 N DEĞERLENDİRMENOTU 2008 Krizinin Kadın ve Erkek İşgücüne Etkileri Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

1- Ekonominin Genel durumu

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU. Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

FİNANSAL RİSKLER & KORUNMA YÖNTEMLERİ

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Dünya da ve Türkiye de Ekonomik Görünüm

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

TOS 408 EKONOMİ İnşaat Mühendisliği Bölümü

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

Ekonomi II. 21.Enflasyon. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ & DIŞ TİCARET

EURUSD [Euro - US Dolar] Teknik Analiz

BUĞDAY RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI EKONOMİK KALKINMA VE İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ (OECD) TÜRKİYE EKONOMİK TAHMİN ÖZETİ 2017 RAPORU DEĞERLENDİRMESİ

Makro Veri. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre -5,6 puan olan dış ticaretin büyümeye katkısını daha yüksek olarak hesaplamamızdan kaynaklandı.

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI

CARİ İŞLEMLER DENGESİ

V E R G İ A K T Ü E L

8. BÖLÜM STAGFLASYONLA MÜCADELEDE MALİYE POLİTİKASI. Dr. Süleyman BOLAT

2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

EKONOMİK DEĞERLENDİRME ANKET SONUÇLARI ARALIK 2010

Transkript:

Kültürpark İçi Arkeoloji Müzesi Yanı BURSA Tel: 0 224 233 50 18 (pbx) Fax: 0 224 235 23 50 Web: www.busiad.org.tr e-mail: busiad@busiad.org.tr BUSİAD Bursa Sanayicileri ve İşadamları Derneği.......... İşletmelerde Kriz Yönetimi Küresel krizde alınan tedbirler ve çıkış için uygulanan yöntemler, edinilen tecrübeler, öneriler, başarının paylaşımı BUSİAD DÜŞÜNCE KULÜBÜ Mart 2010

Mart 2010 Küresel krizde alınan tedbirler ve çıkış için uygulanan yöntemler, edinilen tecrübeler, öneriler, başarının paylaşımı GİRİŞ Değerli Üyemiz, Uzunca bir süredir içinde bulunduğumuz küresel krizin etkilerinin giderek azalmakta olduğunu hissettiğimiz bu günlerde, kriz sırasında karşılaştığınız güçlükler, bunları azaltmak veya ortadan kaldırmak için izlediğiniz yol, yöntem ve yeni uygulamalarınızın derlenerek, gelecekte olası krizlerde işinsanlarına ışık tutması amacıyla BUSİAD Düşünce Kulübü olarak bir el kitapçığı hazırlanmasının yararlı olacağı inancımızla, sizlerden gelen yazıları derlemiş bulunmaktayız. Bu çalışmaya değerli tecrübeleri ile katkıda bulunan üyelerimize teşekkür ediyor, derlemenin üyelerimiz ve işinsanları için faydalı olacağına inanıyoruz. Saygılarımızla, Prof. Dr. Ali CEYLAN Yön. Kur. Bşk. Yrd. 2

İŞLETMELERDE KRİZ YÖNETİMİ Böyle bir konuda yazı yazmanın ne kadar zor olduğunu biliyorum. Yazımı bir çok açıdan eleştirebilirsiniz. Ancak, yine de yazmam gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, bazı fikirlerim işinize yarayabilir. Böylece, kriz iyi yönetilebilirseniz, işletmeniz en az zararla kurtulabilir. Bu yazımda, Hükümetin alacağı önlemleri bir kenara bırakıp, girişimcinin neler yapabileceğini özetlemeye çalışacağım. 1. İşletme sahip veya yöneticileri, geleceğe ilişkin olarak doğru tahmin yapmaya özen göstermelidirler. Bu nedenle, iyi bir bilgi tabanına sahip olmalıdırlar. 2. Kriz dönemlerinde, liderin moralinin yüksek olması ve akılcı davranış sergilemesi çok önemlidir. Hiç bir lider umutsuzluğa düşmemelidir. Tam aksine, çevresine moral ve güven vermelidir. 3. Her işletme, bir kriz komitesi kurmalı ve krizi nasıl yöneteceğini ve senaryoları belirleyerek, bunu çalışanlarına anlatmalıdır. Krizden çıkış bir ekip işidir. Bu nedenle, işletmenin krizden çıkışı konusunda tüm öneriler dikkate alınmalıdır. 4. İşletmelerde kriz dönemlerinden yenilikçi yaklaşım uygulanmalıdır. Her işletme, yenilikçi yaklaşımla, işletmeye özgü çözümler üretebilir. Yapılacak küçük iyileştirmeler, işletmede moralleri yükseltir,kişilerin özgüvenini artırır ve krizden çıkışı kolaylaştırır. 5. Kriz dönemlerinde hedefler gerçekçi olmalıdır. Bu nedenle, satış, üretim ve benzeri hedefler tekrar gözden geçirilmelidir. 6. Borçların azaltılması, öz sermaye takviyesi,yeni ortak veya ortakların alınması, küçülme, yatırımları erteleme veya bir başka işletme ile birleşme düşünülmesi gereken konulardır. 7. Sağlıklı muhasebe verileri, işletmelerin krizleri önceden görmelerine yardımcı olur. Bu nedenle, muhasebe verilerine ve söz konusu verilerin amaca uygun olarak kullanımına gereken önem verilmelidir. 8. Kasa, bankalar, stoklar, alacaklar ve kısa vadeli borçlar gibi, işletme sermayesi kalemlerinin yönetimine daha fazla zaman ayrılmalıdır. 9. İhracata ve yurt dışı fuarlara katılım konusuna daha fazla önem verilmelidir. Yurt dışındaki fuarlara büyük stantlarla katılmak yerine, daha çok fuara katılmak için, daha küçük stantlar tercih edilmelidir. 10. Kriz dönmelerinde en çok eğitime önem verilmeli, eğitim bütçesinde kısıntıya gidilmemelidir. Önce, girişimcilerin, daha sonra, üst ve orta düzey yöneticilerinin eğitime ihtiyaçları olduğu unutulmamalıdır. 11. Maliyetleri düşürüp, verimliliği arttırma yolları araştırılmalıdır. Çünkü, maliyetleri düşürme ve verimliliği arttırma bitmeyen bir süreçtir. 12.Finansal veriler etkin bir şekilde kullanılıp, nakit dönüşümü,stok devir hızı, alacak tahsil süresi, borç ödeme süresi, fon kaynak kullanım tablosu ve benzeri finansal veriler kullanılmalıdır. Yapılan araştırmalar, işletmeler için kriz dönemlerinin çok büyük fırsatlar yarattığını, atak yapan işletmelerin, genellikle, kriz dönemlerinde ortaya çıktığını göstermektedir. Bu nedenle, kriz denince, kötümser olmak yerine, krizi fırsatların artacağı dönem olarak düşünmekte yarar vardır. Prof. Dr. Ali Ceylan 3

KRİZ YÖNETİMİNDE 3 ARAÇ Krizin içinde yaşıyorum. Krizi hissediyorum ve yaklaşık olarak iki-üç haftadır krizle ilgili konuşmalar yapıyor, yazılar yazıyorum. Kesinlikle anladım ki; basiretli bir girişimci krizi önceden görülebilir. Bunun için, işletme sahip ve yöneticilerinin, bir yandan dünya ekonomisini yakından izlemeleri gerekirken, öte yandan, işletmeleri ile ilgili olarak, nakde dönüşüm hızı, alacak tahsil süresi, stok devir hızı, borç ödeme süresi gibi finansal araçları kullanmaları gerekir. Ancak, uygulamada çok az şirketin söz konusu araçlarını kullandığını tahmin ediyorum. Krizlere hazırlıklı olmak krizleri önlemez. Ancak, uygulanacak stratejiler ve usta manevralarla, işletmenin itibarı ve saygınlığı artırılabilir. Kriz ortamında ilk iş Kriz Yönetim Komitesi oluşturmaktır. Kriz,sanıldığının aksine, küçük işletmeler için, büyüklere göre daha fazla avantajlar sunar. Çünkü, kriz karşısında, küçük işletmeler büyüklere göre daha esnektirler. Kriz ortamında, küçülme, işten çıkarma, yatırımları durdurma ve benzeri kararlar yerine,daha akılcı kararlar alınabilir. Bu yazımda, kriz ortamında kullanılabilecek üç araçtan söz etmek istiyorum. 1.İletişim, 2.Eğitim, 3.Yenilikçilik. Kriz ortamında iletişim kanalları 7 gün 24 saat açık tutulmalıdır. Çünkü, kriz ortamında çalışanlar, müşteriler, satıcılar, bankalar, ortaklar, medya gibi kişi ve kurumlar, daha çok bilgiye ihtiyaç duyarlar. İşletmenin ne yapmak istediğini bilmek isterler. İletişim kanalları boş bırakılırsa, birileri söz konusu kanalları yanlış bilgilerle doldurur.sonuç olarak, iletişimde süreklilik ve tutarlılık sağlanamazsa, kriz ortamında işletmeler büyük tehlikelerle karşılaşabilirler. Her inişin bir çıkışı olacağı için, işletme sahip ve yöneticilerinin de eğitim ve yenilikçilik çalışmalarına önem vermeleri gerekir. Kriz ortamları, eğitime önem veren işletmeler için eğitim fırsatları yaratır. Her işletme personelinin eğitime ihtiyacı vardır. Kriz ortamını fırsat bilip, eğitime ağırlık veren işletmeler, krizi fırsata çevirme şansı elde ederler. Yenilikçi bakış açısı ise, işletmelerin krizlerden en az etkilenmelerine neden olur. Bu nedenle, kriz ortamlarından yenilikçilik çalışmalarına ağırlık verilmelidir. İşletmelerinde yenilikçilik kültürü oluşturabilen girişimciler, rekabet güçlerini arttırlar. Sonuç olarak, krizi fırsata dönüştürebilme, yapılan hatalardan ders almak ve gelecek krizlerden daha az etkilenmek için, her kriz bir fırsattır. Prof. Dr. Ali Ceylan 4

22/10/2009 Sayın Prof. Dr. Ali Ceylan, Muhterem Hocam, Radikal bir cevap olarak algılayacağınızı düşündüğüm ancak benim 55-60 senelik ve tecrübeye dayanan asli düşüncemi belirtmek istiyorum. 1- Küresel kriz; frenlenememiş ve ciro artışına bağlanan muvaffakiyet esasının kabulüne dayalı bir sistemin özellikle halka da açık büyük firmaların idare heyetlerince ve CEO larınca tüketimi karşılığını düşünmeksizin kredi kartlarına güvenerek arttırma çabalarının sonucu olduğuna inanıyorum. 2- Türkiye nin sanayide kalabilme şartının kayıt dışı çalışma ve çalıştırılmasının önüne geçilmesi ve Avrupa İLO yöntemleri ile değil, Amerika FİVE OUT sisteminin uygulanmasına bağlı olduğuna 55 senelik tekstil ve oto yan sanayindeki tecrübemle inanıyorum. Kanun, nizam, vicdan ve hesap vermeyi tanımayan işverenlerimizin haricinde, hiçbir dürüst aklı başında bir işverenin; seneler içinde yetişmiş, tecrübeli, emek, eğitim verilmiş bir çalışanını, bir kaprisle, değil çıkaracağına çıkarabileceğine bile inanmıyorum. Önce galiba hatırlatmam gerek, 960 lı senelerin başı, babamdan müdevver emektar ustalarımız sendikanın fabrika çalışanları ile temasta olduklarını, ne yapmaları gerektiğini sorduklarında tamamen serbestler nasıl istiyorlarsa öyle yapsınlar diyebilen nadir sanayicilerden biriydi. Artık sendikamız var, sene 1960 lar Şevket Yılmaz, Tekstil İşverenler Sendikası başında, Bursa da diğer sendikacı arkadaşları ile birlikte Türk-Japon fabrikası namıyla anılan Cumhuriyet Caddesindeki fabrikamızdaki Pazartesi sabahı görüşmeye geldiler. Kapıya ilan tahtamıza Emprime kısmında çalışmak üzere 3-4 çalışanın aranmakta olduğu yazılıydı. Ancak kapı önünde iş alma için 25-30 kişi birikmiş Biz ise içerde fabrikada çalışmakta olanların ücretlerinin arttırılması için görüşme yapıyoruz. Onlara dışarıdaki asgari ücretli çalışabilmek için bekleyenleri göstererek: Bu bir paradoks değimli diye sual yöneltmiştim. Zannederim 1960 lı yılların sonları İstanbul da Grundig Fabrikasında grev var. Bende Bursa Tekstil İşverenleri Sendikası temsilcisi olarak bulunduğum işçi sendikası merkezindeki bir toplantıda da Grundig in durumunu anımsatarak, bize yöneltilmek istenen elektronik sanayindeki trendin Türkiye nin, bizim üzerimizden uçup, daha ucuz maliyetlere, doğu ülkelerine kayacağını söylemiştim. Daha sonraları Grundig üretimini durdurmak zorunda kalmıştı. Maateessüf seneler sonra haklı çıktım. Sonunda dördüncü nesil tekstilci olan ben, haksız rekabet ortamı nedeniyle asıl işim olan tekstille ilgili firmamı tüm işçi haklarını ödeyerek kapatmak zorunda kaldım. Diğer çalışanlar hala çalışıyor, çalıştırıyor Hatırlatma: (Kayıtlı asgari ücretli çalışan için: Takriben % 22.5 SSK işveren hissesi + % 15 SSK işçi hissesi + % 20-35 vergi ödeniyor.) 300 kişilik bir fabrikayı düşünün. Hele karda göstermiyorsanız Bu tablo kayıtlı ve kayıtsız olanların arasındaki haksız rekabetin boyutunu açıkça göstermekte) Hürmetlerimle M. Memduh Gökçen 5

KRİZİ FIRSATA ÇEVİRME ŞANSI Krizin etkisi azalmaya başladığından beri, daha sağlıklı değerlendirme yapmaya ve geleceğe daha sakin bakmaya başladık. Buna rağmen, keşke, bu kadar önemli ekonomik sorunumuz varken, Türkiye nin gündemi saçma sapan konularla değiştirilmese, kurumlar yıpratılmasa diye düşünüyorum. Bilindiği gibi, küresel krizin en büyük etkisi reel sektör üzerinde görülmektedir. Türkiye ile ilgili olarak, 2009 un ilk çeyreği için açıklanan %13.8 lik küçülme rakamları, olayın büyüklüğünü göstermesi açısından ilginçtir. Bu rakamlara göre, krizin Türk ekonomisini on ikiden vurup geçtiğini söyleyebilirim. Türkiye de reel kesimin en önemli bölümünü KOBİ ler oluşturmaktadır. DİE nün 2002 verilerine göre, Türkiye de 1.881.433 adet işletme faaliyet göstermektedir. Bu işyerlerinde istihdam edilen kişi sayısı 6.325.036 kişidir. Türkiye de faaliyet gösteren işletmelerin %99.5 i KOBİ dir. KOBİ ler, istihdamın %61.1 ini, katma değerin %37.7 sini, yatırımların %56.5 ini ve ihracatın %8 ini gerçekleştirmektedir. Bana göre, KOBİ lerin en önemli üstünlüğü, girişimciliği bir üretim faktörü olarak sisteme dahil etmeleridir. Başka bir ifadeyle, KOBİ ler, girişimciler için pratik bir okul görevi görmektedir. Gerçekten de günümüzün büyük girişimcileri, geçmişte, iş hayatına, birer küçük işletme kurarak başlamıştır. Bu nedenle, Türkiye de girişimcilik desteklenmeli, teşvik edilmeli, girişimciler el üstünde tutulmalıdır. Öte yandan, Türkiye deki krizi fırsata çevirmek için, yapılması gereken en önemli iş, mevcut girişimcileri eğitim ve teknolojik açıdan geliştirerek, ihracat yapabilir duruma getirmektir. Ayrıca, işsizliğin rekor kırdığı günümüzde, eğitimli teknik işsizleri, potansiyel girişimci olarak desteklemek, iş planı yapmalarına yardımcı olmak gerekmektedir. Bu durum, küçük işletmeler arasında rekabeti arttıracağından, ekonomik ve teknolojik açıdan, daha iyi sonuçların alınmasına yardımcı olacaktır. Gerekli çalışmalar yapılırsa, kriz döneminde, Türkiye de KOBİ lerin girişimci profili kolayca değiştirilebilir. Girişimcilerin, TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerinden yararlanmaları sağlanabilirse, hem %16.1 ile rekor düzeye çıkan işsizliğe çözüm bulunabilir,hem de KOBİ lerin %8 olan ihracat içersindeki payları arttırılabilir. Çünkü, kriz döneminde her gösterge kötüye giderken, Merkez Bankası verilerine göre, KOBİ lerin kriz dönemindeki yatırım yapma iştahları, normal döneme göre azalmayıp, artmıştır. Başka bir ifadeyle, KOBİ lerin teşvik belge sayısı, 2007 yılında 942 iken, 2008 yılında %44 artışla 1363 e ulaşmıştır. Aynı şekilde, 2007 yılında teşvik belgesine bağlanan yatırım tutarı, 875.396.173 TL iken, 2008 yılında %27 artarak, 1.112.503.962 TL ye ulaşmıştır. Sonuç olarak, bu ülkenin kurtuluşu veya krizi fırsata çevirme şansı, çağdaş, yenilikçi, olaylara dünya ölçeğinde bakabilen, yeni tip girişimcilerle mümkün olacaktır. Prof. Dr. Ali Ceylan 6

04/11/2009 KRİZDEN ÇIKIŞ Krizden çıkmanın birinci şartı "kriz" kavramını iyi algılamaktır, aşağıdaki sonuçlara bakıldığında insanların bunu anladığı pek söylenemez. Hayatımız Google olduğuna göre onunla başlayalım. Google'a şu soruları soralım ve ne kadar cevap var bakalım: - Kriz nedir / Cevap: 1 750 000 kaynak referans - Kriz ne zaman başladı / Cevap: 2 750 000 kaynak referans - Kriz ne durumda / Cevap: 2 380 000 kaynak referans - Kriz ne zaman biter / Cevap: 2 700 000 kaynak referans Yukarıdaki cevaplara bakıldığında şunlar meydana çıkıyor. "Krizin nedir?" den daha ziyade insanlar ne zaman başladığını merak etmişler. Bu demektir ki insanlar krizin geldiğini anlamamışlar. İkinci en fazla sorulan soru doğal olarak ise "Kriz ne zaman biter" sorusudur? Krizin nasıl geldiğini anlamayanın, ne zaman geçeceğini anlama şansı zaten sınırlıdır. Bu soruları İngilizce ve Fransızca sorunca da sıralama çok değişmemektedir. Olay kültürle alakalı değil daha ziyade genel insan psikolojisi ile alakalıdır. İnsanlar psikolojik olarak hep olumluya inanmak isterler. Olumlu olmak iyidir ama hangi dereceye kadar? Ben kriz yönetimi nasıl yapmalı sorusunu açıklamak için ilk soruya dönmek istiyorum: Kriz nedir? - Kriz işletmenin mevcut konumunu ve geleceğini etkileyen hiç beklenmeyen bir anda ortaya çıkan ve genelde önlem alınmakta geç kalınan olumsuz bir durumdur. Krizin aşamaları nelerdir? Kriz altı aşamadan oluşur. Bunlar şunlardır: Kriz geldikten sonra insanlar şu aşamalardan geçerler: 1.Aşama: Ağlanma-sızlanma aşaması 2.Aşama: Durumu kabullenilmesi 3.Aşama: Kurtulmak için planlar oluşturulması 4.Aşama: Planın alt yapısının hazırlanması 5. Aşama: Kurtulma planını devreye sokulması 6. Aşama: Krizin sonunun görülmesi ile "uzun vadeli" değişim planlarının devreye sokulması. Bu teorik tanımlamalardan sonra kriz yönetimindeki ne yapılması gerektiği zaten ortaya çıkıyor. - birinci ve ikinci aşamaların hızlıca geçilmesi - üçüncü aşamada kısa vadeli "sağ kalma" ve orta vadeli "toparlanma" planlarının paniklemeden yapılması - dördüncü aşamada "müşteri - tedarikçi - çalışan - aile" ile tam bir gönül birliği oluşturarak, yapılan plana tam destek alınması - beşinci aşamada "asıl olan kurumların yaşaması" prensibi çerçevesinde planın "ölümkalım" anlayışıyla devreye sokulması ve çekinmeden en gerekli "zor" kararların alınması 7

04/11/2009 altıncı aşamada nispeten durulma sağlanınca "kriz" ile oluşan fırsatların değerlendirilmesi ve yeni dönemde istenen yapıya doğru kurumun yapılandırma planının yapılması - uygulanmasıdır Bu yukarıdaki altı aşamayı "doğru" yapan şirketler krizden avantajlı çıkarken, yapamayanlar ya kriz sırasında yok olurlar, ya da krizden sonraki dönemde varlıklarını sürdüremezler. Birinci ve ikinci aşama tamamen kişisel ve karakterle ilgilliyken; diğer aşamalar yönetim becerisi olarak gerektirir. Dolayısıyla olağan üstü yönetim becerisine sahip ekibiniz olsa bile, asıl iş ilk iki aşamayı aşmaktır. Yönetim becerileri efsaneleşmiş, herkesin örnek aldığı şirketlerin kriz sırasında iskambil kağıdından kuleler gibi yıkılmalarını hatırlayalım. Sonuçta ilk iki aşama aşılmadıktan / geç aşıldıktan sonra, sonraki aşamaların başarı şansı azalmaktadır. Bu kriz dönemlerinde ekibe ilk aşamayı hızla aştıracak olan kişi ise Lider'den başkası değildir. Hakan Doğu BU KRİZ BİZE TEĞET GEÇMEDİ BİZLERİN SİZLER KADAR OLMASA DA, YAŞAYAN İŞ ADAMLARI OLARAK NAÇİZANE FİKİRLERİMİZİ SİZLERE VE DOSTLARIMIZLA PAYLAŞMA FIRSATI VERDİĞİNİZ İÇİN SİZLERE TEŞEKKÜR EDER SAYGILARIMI SUNARIM. HANİ DERLER YA 'DAMDAN DÜŞENE SORUN' BİZ BU KRİZDE DAMDAN DÜŞTÜK VEYA BAŞKA BİR TABİRİ İLE 'BU KRİZ BİZE TEĞET GEÇMEDİ'. ÜLKENİN TİCARİ RESMİ GÖSTERGELERİ DE BUNU TEYİT EDİYOR.DOLAYISİYLE BU KRİZDEN SANIYORUM Kİ HER KESİM BELLİ BİR DERECEDE ETKİLENDİ. BU ETKİKELER: 1) FİNANS KISMINDA; KREDİLERİMİZİN BAZI BANKALAR TARAFINDAN AMİYANE TABİRLE TIRTIKLANDI. BAZI BANKALAR VAR Kİ ÖZELLİKLE DEVLET BANKALARI SON DERECE YARDIMCI OLMAYA ÇALIŞTILAR.ÇYERİ GELMİŞ İKEN ŞUNU DA SÖYLEMEDEN GEÇEMİYECEĞİM. SANAYİCİNİN İYİ VE KÖTÜ GÜNDE DEVLET BANKALARINA İHTİYACI VAR.)ÖZELLİKLE İHRACATTA; TALEPLERİN AZALMASI, İSTİHDAM VE KAPASİTE DÜŞMESİNE NEDEN OLDU.BU OLUMSUZLUK ÜLKE İÇİN VE UZUN VADELİ HESAP YAPAN, YATIRIM YAPAN, DOLAYI SİYLE BORCU OLAN SANAYİCİ İÇİN CİDDİ SIKINTILAR YARATTI. 2) KAÇINILMAZ BU KÜÇÜLME, SANAYİCİN BÜYÜME MOTİVASYONUNU BOZDU. ANA BAŞLIKLARLA SIRALADIĞIM YAŞADIKLARIMIZA KARŞIN ALDIĞIMIZ TEDBİRLER İSE: 3) ZORUNLU VE MANTIKLI OLAN KÜÇÜLMEYİ HIZLI BİR ŞEKİLDE YAPMAK STOKLARI MİNUMUN NOKTAYA GETİRMEK 4) KÜÇÜLMENİN GETİRDİĞİ İŞLETME SEMAYESİNİN AZALMASI KREDİLERİMİZİN GERİ ÖDEMESİNEDE KATKI SAĞLAMIŞ OLDU. (BUNU DA BANKA BORÇLARINI AZALTMA ADINA YAPMAK İSTEDİĞİMİZ POLİTİKAMIZ İDİ Kİ: BU ÇOK ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU: KÜÇÜLÜP BANKA BORÇLARINI ÖDEMEK.) 8

5) TASARRUF ADINA YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMALARIMIZ VAR. ALIMLARIMIZI SIK VE AZ STOKLA YAPMAK KRİZİN GETİRDİĞİ FİYAT DARALMALARINDAN FAYDALANMAK İÇİN DAHA ÇOK ARAŞTIRMACI OLDUK DAHA İYİ FİYATLARLA ALIMLAR YAPTIK. 6) İNSAN TASARRUFLARI İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR: ÇALIŞMA ETÜDLERİ YAPARAK GEREKSİZ İSTİHDAMLARININ ÖNÜNÜ KAPATARAK TA İNSAN TASARRUFU YAPTIK. 7) KAPASİTE ARTIRIMI İÇİN: YENİ PAZARLAR BULDUK. KRİZİN AZ VURDUĞU ÜLKELERDE PAZAR ARAŞTIRMASI İLE YENİ MÜŞTERİLER BULDUK. TÜM BU GELİŞMELER BİZİ BU GÜN: GELECEKTE TEKSTİL SEKTÖRLERİNDEKİ OLUMSUZ BEKLENTİLERİMİZDEN DOLAYIDIR Kİ: FİRMAMIZIN GELİRLERİNİ ARTIRMAK ADINA: BİR KAÇ SANAYİCİ ARKADAŞLARIMLA BİRLİKDE GÜÇLENEREK ÜLKEMİZİN GELECEKTEKİ YILDIZ SEKTÖRLERİNDEN DİYE KABUL EDİLEN İNŞAAT VE TURİZM SEKTÖRÜNE DE YATIRIMA YÖNLENDİK. SEVGİLİ HOCAM, BİZ HALA BU ÜLKEDE DÜNYA TİCARET KONJÜKTÜRÜNDEKİ GELİŞMİŞ ÜLKELER SANAYİCİSİNİN FIRSATLARINDAN FAYDALANAMIYORUZ. DEVLETİMİZ BİZE CEBİNDEN OLMASADA LOJİSTİK VE STRATEJİK DESTEK SAĞLAMALI. BU MANADA YAŞADIĞIM ACI BİR OLAYI SİZİNLE VE DOSTLARIMLA PAYLAŞMAK İSTİYORUM. SANIRIM 15 YILDIR İTHALAT VE İHRACATTAKİ KUR RİSKLERİMİ FOROVERT YAPMAYA ÇALIŞTIM. SON YILLARDA ÜLKEMİZDE YOĞUN VE KOLAYCI BİR ŞEKİLDE YAPILMAYA BAŞLADI VE BİZDE RAHATLADIK. EN BÜYÜK TİCARİ ORTAĞIMIZ RUSYA İLE TİCARETİMİZDE SON GÜNLERDE AMACINA ULAŞMAYAN, ANLATILAMAYAN YANLIŞ SLOGANLARLA RUBLE MESELESİNİ HALLEDEMEDİK. İNSANLARIN SIKINTISI NE İDİ? RUSYA'DAN PARA GELMİYOR. RUSYA DA DOLAR YOK. (BU DA İNANDIRICI DEĞİL)RUSYADA DOLAR YOK AMA BİZİM RUSYADAN ALDIĞIMIZ PETROLE GAZA VERDİĞİMİZ DOLAR VAR. BENİM İHRACATIMA KARŞILIK GELEN RUBLEME DE DEVLETİMİZ RUBLE VERSİN VEYA DAHADA ÖNEMLİSİ PARİTELERDEN KAYNAKLANAN RİSKLERİ FOROVERT YAPACAK BİR BANKA VEYA FİNANS KURULUŞU YOK. İŞTE DEVLETE BURDA İHTİYACIMIZ VAR. MERKEZ BANKASI BURDAN RUSYA YA İHRAÇ ETTİĞİMİZ MALLARIN KARŞILIĞINDA GELECEK RUBLEYE KARŞI BİZE DOLAR RUBLE FOROVERTE YAPSIN. HOCAM BİR BAŞKA KORKUM 'KATİL KUR' TEKRAR GERİ GELİRSE İŞİMİZ DAHA DA ZORLAŞACAK. ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN. SAYGILARIMLA. Fuat Bursalı 9

23/10/2009 SAYIN ALİ CEYLAN, 21.10.2009 TARİHLİ YAZINIZ GEREĞİ KENDİ ŞAHSI BİLGİ VE TECRÜBELERİMİ AKTARIYORUM EL KİTAPÇIĞINDAN YAYINLANMASINI UYGUN GÖRDÜĞÜNÜZ TAKTİRDE İSMİMİN YAZILMASINDA BİR SAKINCA BULUNMAMAKTADIR. " 22 YILDIR SÜRDÜRMEKTE OLDUĞUM AVUKATLIK MESLEĞİNİN SON 10 YILINDA AĞIRLIKLI OLARAK İŞVEREN VEKİLLİĞİ YAPMAMIZ VE FİRMALARA HUKUKİ DANIŞMANLIK HİZMETİ VERMİŞ OLMAMIZ SEBEBİYLE SON BİR YILDAKİ EKONOMİK KRİZİN FATURASINI ÖDEYEN MÜVEKKİLLERİMİZİN YANINDA BİZDE BU KRİZİ DERİNDEN YAŞAMAKTAYIZ. ESASEN BİZİM GİBİ TAM GELİŞMEMİŞ ÜLKELERDE YAPILAN TİCARETLERİN TİCARETİ YAPANIN KENDİ SERMAYESİNE DAYANMAMIŞ OLMASI SEBEBİYLE PAMUK İPLİĞİNE BAĞLI OLMASI," ÖNCE KAZANIRIZ SONRA BORÇLARI ÖDERİZ" MANTIĞIYLA KAZANMA ZİNCİRİNİN BİR HALKASINDA MEYDANA GELEN KIRILMADA BÜYÜK SORUNLAR YAŞANMAKTADIR. GERÇEKTEN TACİRLER ELİNDE OLMAYAN BEDELİN ÇEKİNİ VEYA SENETİNİ YAZMAKTA BUNLARA BELLİ BİR VADE YAZARAK O ZAMANA KADAR KAZANMAYI UMMAKTA FAKAT KARŞILAŞILAN SORUNU KENDİ SERMAYELERİ İLE GİDEREMEMEKTE VE SONUNDA İŞ ÇIKMAZA GİRMEKTEDİR. GEÇEN SENE BİR YIL İÇERİSİNDE TAKİP ETTİĞİMİZ İCRA DOSYA SAYISININ 300 YE YAKIN İKEN BU SENE İLK 10 AYDA 650 ADETİ GEÇMESİ KRİZİN NE KADAR YAYGIN HALE GELDİĞİNİ AÇIKÇA GÖSTERMEKTEDİR. KRİZİN DUYULDUĞU İLK ANDAN İTİBAREN ÇÖZÜMÜ SADECE İŞÇİ ÇIKARMADA ARAYAN KENDİ MALİYET HESABINI İYİ YAPAMAYAN,BANKA KREDİSİNİN ESASEN YÜKSEK FAİZİ İÇERMESİ SEBEBİYLE MALİYETLERE VE KARA DOĞRUDAN ETKİDİĞİNİ HESAPLAYAMAYAN İŞ ADAMLARI SONUNDA CİDDİ SORUNLARLA KARŞI KARŞIYA KALMAKTADIRLAR. ESASEN ŞİRKETİNDE İYİ BİR İNSAN KAYNAKLARI ELEMANI BULUNDURMAYAN, İYİ BİR MALİ MÜŞAVİRİ OLMAYAN VEYA MALİ MÜŞAVİRİ İLE HER TÜRLÜ BİLGİYİ PAYLAŞMAYAN ANCAK DAVA OLDUĞUNDA AVUKAT TUTMA MANTIĞINDA OLANLARIN SONUNDA ÖDEDİKLERİ MALİYETİN ÖNCEKİNDEN DAHA FAZLA OLDUĞU ORTADADIR. ÖRNEĞİN HAKLI VEYA GEÇERLİ BİR SEBEBE DAYANMADAN ( İHBAR VE KIDEM TAZMİNATINI ÖDEMEK ŞARTI İLE BİLE OLSA ) SADECE KRİZ SEBEBİYLE BİR İŞÇİNİN İŞTEN ÇIKARTILMASININ MALİYETİNİN İŞÇİNİN AÇACAĞI İŞE İADE DAVASININ KAZANILMASI İLE YAKLAŞIK 8 AYLIK MAAŞ TUTARI TAZMİNAT, KARŞI AVUKATLIK ÜCRETİ VE MAHKEME MASRAFLARI OLDUĞU DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE BU MALİYETİN NE KADAR FAZLA OLDUĞU AÇIKÇA GÖRÜLECEKTİR. AMA BURADA ÖNEMLİ OLAN BU MALİYETİN OLACAĞININ ÖNCEDEN BİLİNMESİDİR. YAKLAŞIK BİR YILDIR YAŞADIĞIMIZ KRİZ SEBEBİYLE YAPMIŞ OLDUĞUMUZ TOPLANTILARDA,İŞ ADAMLARIMIZIN PERSONEL EĞİTİMİNE ÖNEM VERMEDİKLERDENDİ KONULARI İLE İLGİLİ HUKUKİ VEYA MALİ YASALARI BİLMEDİKLERİ,MALİYET HESAPLARINI TAM OLARAK YAPMADIKLARI,BORÇ ÖDEMEDE ÖNCELİKLE VE DAHA FAZLA FAYDALI OLANLARI SEÇMEYİ BİLMEDİKLERİ, ( ÖRNEĞİN DAHA FAZLA FAİZİ OLAN VE ŞİRKET BORCU OLSADA ŞAHSI MAL VARLIĞINIZLA SORUMLU OLDUĞUNUZ SSK VEYA VERGİ BORÇLARINI ÖDEMEK YERİNE BAŞKA BORÇLARIN ÖDENMESİNİN SEÇİLMESİ GİBİ ) SIKINTILI ZAMANLARI İYİ YÖNETEMEDİKLERİ, ORTAK OLANLARIN ORTAKLARINDAN SIKINTI YAŞADIKLARI, ŞİRKET SAHİPLERİNİN ŞİRKET KURULUMLARINDA ANA SÖZLEŞMEYİ İYİ HAZIRLA YAMADIKLARI VE BU KONUDA PROFÖSYÖNEL YARDIM ALMADIKLARI, HESAPSIZ BÜYÜDÜKLERİ VE İŞLERİN KÖTÜYE DE GİDEBİLECEKLERİNİ HESAPLAMADIKLARINA ÇOK SIK RASTLANMIŞTIR. Av. Hakan Öztürk 10

EKONOMİK KRİZLERDE MÜŞTERİ ZİYARETİNİN ÖNEMİ VE KRİZ ANILARI Yakın geçmişde yaşadığımız ekonomik krizleri sıralayacak olursak insanoğlu nasıl ki savaşlardan barışla çıkıyorsa çözüm yollarını bularak krizlerden de kurtulmayı başarmışlardır..ancak unutulmamalıdır ki krizlerin hasarları mutlaka olacaktır ama gönül ister ki bunun etkileri asgari seviyede olsun. 1990-1991 Körfez Savaşı(veya Irak savaşı) sırasında bütün dünya piyasaları kilitlenmiş ve Türkiye bundan nasibini alarak uzun aylar süren hem iç hem de dış piyasalarda yaprak kımıldamamıştır.. Ancak 1991 mart ayından sonra ABD ve Müttefiklerin başarıyla çıktığı savaşdan sonra Saddam Hüseyin devrilmemesine rağmen iç ve dış piyasalar coşmaya başlamış ve önemli oranda Türkiye'den ihracat atakları ve sabit yatırımlar alabildiğine artmıştır.. 1994-1995 Tansu Çiller Başbakanlığındaki döviz krizimiz ile 28 şubat siyasal krizimizi 1997-1998 Uzakdoğu Kore'den başlayıp Rusya üzerinden gelen fınansal kriz takip etmiş ve yine piyasalar alabildiğine bozulmuştur. 1999 ağustos depremi,ekonomimizin büyük çoğunluğunun yerleştiği 450 km2'lik alandaki Marmara bölgesinde olmuş ve üretim krizi yanında 25000 'ne yakın insanımızı maalesef kaybetmişiz. Ancak iç ve dış dinamiklerin katkı ve yardımlariyle bu krizden zamanında çıkmayı başarmışızdır. 2001 şubatında Başbakan Ecevit'in koalisyonunda anayasa kitapçığı adı altında bir siyasal krizle birlikte 19 Şubat 2001 devalüasyonu ile ekonomik kriz hasıl olmuş ve döviz ve faizler tavan yapmış ve piyasalar tekrar kilitlenmiştir..tam bu krizden kurtulmaya çalışırken bu kez 11 eylül 2001 ABD- Newyork'da ikiz kulelere terörist saldırı gerçekleşmiş ve dünya piyasalarında ithalat-ihracat siparişleri ile turizmde rezervasyon iptalleri yaşanmıştır. 2002 kasım seçimlerinden sonra gerek Türkiye'de gerekse Dünya ekonomilerinde likidite bolluğu yaşanırken ekonomilerde büyümeler kaydedilmiştir.ancak 2003 İkinci Körfez Savaşı çok kısa sürede sonuçlanmış,saddam devrilmiş ve bu savaş bir dünya ekonomik krizine dönüşmeden atlatılmıştır. Bu kez 2007 den beri ABD ve arkasından AB ülkelerinde özellikle İngiltere kaynaklı Morgrade diye bilinen fınansal kriz dalga dalga yayılarak tüm ülkeleri 2008 eylül den beri etkisi altına almış,çoğu bankacılar,işçiler işsiz kalmış,fabrikalar ve firmalar kapanmaya devam etmiş,ilgili ülkelerde bankacılık ve fınans kuruluşları kurtarılmaya başlanmıştır. Yukarıda sıralamaya çalıştığım kriz durumlarında kem talihimize küsmektense gerek yurt içi ve gerekse mevcut ülkelerdeki müşterilerimizi ve fuarları ziyaret etmemizin en uygun yol ve zaman olduğu inancındayım. Birinci Körfez krizi,1990 ağustos-1991 nisan ayları arasında baş göstermiş,iç ve dış piyasalar oldukça daralmış ve savaşı naklen televizyonlardan seyreder olmuştuk.işte bu ortamda 1991 ocak ayında Sönmez holding'deki ihracat müdürlüğü yaparken gerek Avrupalı müşterilerimize gerekse ABD- Nevvyork'lu müşterilerimize savaş öncesi ziyarette bulunarak karşılıklı sempati ve dertleşme ortamı yaratarak yaptığım ticari amaçlı müşteri ziyaretimi ve aldığım siparişleri yukarıdaki önerime en uygun 11

anım olarak gösterebilirim. Bu müşteri ziyaretim ikiz kuleler diye bilinen ve 11 eylül terör saldırısiyle yok olan dünyanın en zeki ve çalışkan insanlarının bulunduğu Dünya Ticaret Merkezinde olmuş ve körfez savaşının bitmesine birkaç ay kala müşterilerim ev tipi,bina tipi,araç tipi 4 milyon aded Amerikan bayrağı siparişiyle ülkeme döndüğümde oldukça keyiflendiğimi hatırlıyorum. 2008 eylül ayından beri süregelen iç ve dış piyasalardaki tedirginlik bu şekilde devam edemez..döviz ve ticari piyasalarında yeni dengeler oluşana kadar önümüzdeki aylarda uçak şirketleri oldukça fiyat indirimleriyle yolcu kapma peşinde olacaklarından yurt içi ve yurtdışı müşterilerimizi ziyaret programına almamızla insanlığın barış ve mutluluğu,ülkelerin refahı,güvenliği,yücelmesi için yapacağımız ticari seyahat ve fuar ziyaretleri,görüşmeler,anlaşmalar,bağlantılar hiç kuşkusuz çalışma ve çabalarımıza renk katacaktır.. Saygılarımla Nejat Yahya Ekonomist / Gezgin İşadamı EKONOMİK KRİZLERDE MÜŞTERİ ZİYARETİNİN ÖNEMİ VE KRİZ ANILARI Ekonomik olarak tüm dünyada ve ülkemizde sıkıntılı günler yaşadığımız ve önemli derslerin çıkarılması gerektiği bir dönemde biz sektör temsilcilerinin tecrübelerinin derlendiği böyle bir çalışmanın iş dünyasına olumlu katkılar sağlayarak ışık tutacağı inancındayım. Kriz tüm dünyada durgunluk yarattığı için iş hacimlerindeki düşüşün taşımacılık sektörüne yansımasını biz krizin ilk günlerinde ön gördük ve hemen bir aksiyon planı hazırladık. Taşımacılık sektöründe görülen talep daralması dolayısıyla krizin her sektörü etkileyeceğini biliyorduk. Bu doğrultuda her zaman söylenen ama uygulanması nispeten daha zor olan bir gerçeği hayata geçirdik. Krize hazırlıydık fakat bunu her ülke veya her şirket için söylemek ne yazık ki mümkün değil. Bu süreçte yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkan ise krize hazırlıklı olmanın önemi. Global bir firma oluşumuz ve globalleşmenin nabzını tutan, gelişmeleri yakından takip eden bir sektör içinde yer almamız bize krizin boyutlarını ve olası zararlarını anlamak açısından önemli bir avantaj sağladı. Aldığımız önlemlerin sonucunda krizi yönetme konusunda diğer ülkelerden daha başarılı bir tablo çizdik. Sonuç olarak TNT Ekspres Türkiye, TNT'nin faaliyet gösterdiği 200'den fazla ülke arasında kriz dönemindeki yüzde 12'lik büyümesiyle en fazla büyüme gösteren ülke oldu. Bu başarının sebeplerine gelince; kriz döneminde tahsilat hızımızın yüksek oluşu, nakit para akışını artırmamız krizden etkilenme oranımızı düşürdü. Bu başarımız diğer TNT ülkeleri tarafından merak konusu oldu ve bizi bilgi vermek üzere ülkelerine davet ettiler. Tahsilat sürecinin hızlı oluşu ve nakit girişimizin artışı dışında kriz dönemine özel müşterilerimize ekonomik servisler sunduk. Bu anlamda 12

Avrupa Karayolu servisimizi ön plana çıkardık.. Müşterilerimiz acil olmayan gönderilerini daha ekonomik olan karayoluna kaydırdı. Türk firmalarının krizi aşmak için yapacağı tüm atılımlarda atacağı ilk adımı taşıyan bir şirket olarak biz bu krizinden çıkışta da önemli bir rol üstleneceğimizi düşündüğümüz için kriz döneminde de yatırımlarımızda hız kesmiyoruz. 2009 yılında yurtiçi taşımacılık alanında yatırımlarımıza devam ediyoruz. Müşterilerimizin bize kolay ulaşabilmesi için Türkiye'nin her yerinde şube ve acente sayımızı artırıyoruz. Bu yıl içinde Samsun, Diyarbakır ve Van'da yeni şubelerimiz hizmet vermeye başladı. Saygılarımla Turgut Yıldız TNT Ekspres Türkiye Genel Müdürü Küresel krizle ilgili olarak ders almak düşüncesiyle attığınız adımı olumlu buluyorum. Her ne kadar ülkeyi yönetenlerin bizleri öneri ve verdiğimiz akla ihtiyaçları pek olmasa da yine de konuyu araştırmakta fayda var! Yaşanan krizin içten ve dıştan kaynaklanan birçok nedeni bulunmaktadır.bunlardan bir kısmı ülkemiz iradesi ve gücü dışında cereyan ederken bir kısmı da memleketimizi ve firmalarımızı yönetenlerin yanlış ekonomi anlayışlarından kaynaklanmaktadır. Firma yönetici ve sahiplerinin yaptıkları hataların bedelini kendileri ve firmaları öderken ülke yöneticilerinin yaptıkları yanlışların bedelini ise toplum ödemektedir. Firmamızın kriz döneminde yaşadıklarına gelince; Ülkemizdeki krizin başlangıcı küresel krizin dünyada kendini hissettirmeye başladığı 2008 yılı değil, 2006 ortalandır. 2002 yılından itibaren istikrarlı biçimde seyreden Üretim ve istihdam artışı ve bağlı olarak ihracatın hızla gelişmesi 2006 yılından sonra olumsuz olarak görülmeye başlanmıştır. Kötü gidişi fark ederek 2007 sonunda çalışanlarımızın '/3 inin iş akdini feshederek küçülmeye başladık. İhtiyaç durumunda sözleşmeli elemanlarla işimizi yürütmeye çalıştık. Bu önlemlere rağmen yinede çalışanlarımıza yeteri kadar iş veremediğimizden 2009 yılı başında elemanlarımızın bir bölümüne devletin tanıdığı kısa dönem 13

çalışma yöntemini uyguladık. Ayrıca bu dönem içinde yatınmlanmızı ve masraflarımızı azaltabildiğimiz0ölçüde0azalttık. Ülke çapında krizi değerlendirdiğimizde ise; Yurdumuzda krizin çok daha derin seyretmesinin onlarca sebebi bulunmaktadır. Ancak burada, bizce en önemli birkaç noktayı işaret edeceğiz. 1. Düşük kur, yüksek faiz politikası; Ülkemiz içindeki ücret, gaz, elektrik, taşıma v.s. gibi her türlü girdi fiyatları artarken döviz kurunun sürekli gerilemesi ihracatı azaltırken, ithalatı hızla arttırmıştır. Her türlü masraflar ve girdi fiyatlarının artışından ötürü meydana gelen enflasyona karşılık döviz fiyatlarının aşağıya doğru inmesi üreticilerin altından kalkamayacağı durum yaratmıştır. Herşey dövizle alınıp satılsa ve ücret, vergi ve sigorta ödemeleri dövizle olsa, ürünümüzün döviz bazında fiyatının değişmemesi önem taşımazdı! Dövizdeki bu tutarsızlıktan dolayı içeride maliyetler artarken ithal mallarının (dövizin özellikle 2007 yılbaşından sonuna doğru aşırı düşmesi) hergeçen gün daha çok İthal edilerek piyasayı kaplaması, örnek olarak cihaz ve tezgah üreticilerinin, gelen düşük fiyatlı mallarda rekabet edememesine yol açmıştır Aynı şekilde hammadde üreticilerinin ithal hammadde fiyatları kapsamında fiyatlarının yüksek kalmasından ötürü üretimden vazgeçmeleri sonucunu doğurmuştur Özet olarak- Tarım, hayvancılık ve sanayi üretimi dahil her turlu üreticinin Maliyetlerinin en az enflasyon oranında artmasına rağmen döviz kurunun azalması veya sabit kalması,iharacatımızı azaltmakta dışarıya ürün ve ürün satamayışımıza,ithal edilenlerle baş edemeyişimize neden olmuştur. Ancak burada büyük oranda ucuz ithal hammaddeye dayalı iş yapan firmaların durumları farklıdır. Onlar, küresel krizden etkilenmedikçe işleri daima iyi olacaktır. Fakat bu tür firmaların istihdama ve ekonomiye katkıları son derece sınırlıdır. 2. İkinci önemli nokta ise; Piyasaya yeterli miktarlarda TL sürülmemesidir.abd piyasaya bol miktarda Dolar ($), AB'de Euro ( ) sürerken, bizdeki TL darlığı çek ve senetlerin ödenmemesine, vadelerin uzamasına, dolayısıyla firmaların dayanma gücünün yok olmasına neden olmaktadır. İlaveten, kredi kartlarındaki tıkanıklık, insanlarımızın Aşırı borca boğulması îşîn başka bir faciasıdır. Burada belirttiğim iki hususun yarımda ülkemizdeki döviz kaynaklarının kıtlığı, borcumuzun fazla olması, kâr getiren ve getirebilecek kuruluşların yabancılara yok pahasına satılarak bütçeye katkı sağlamasının önlenmesi gibi daha birçok nedende bu krizin ülkemizde başka ülkelere göre çok daha derin geçmesinin sebepleri arasındadır. Görüşümüze göre, bundan sonraki krizlerden daha az etkilenmek için öncelikle döviz kuru ile enflasyon ve faiz oranlan arasındaki bağlantıyı mantıklı ve matematik esaslara göre kurmalıyız. Kısa dönemli menfaatleri düşünerek dövizi baskı altına almak demek, devamlı kriz yaratmak demektir. Saygılarımla Mehmet Fikri Ünal Mastaş 14

KRİZDEN ÇIKIŞTA TECRÜBELERİN PAYLAŞIMI Değerli Arkadaşlar önce krizden henüz ne Dünya'nın ne de Türkiye'nin çıkmadığını belirterek sözlerime başlamak istiyorum. Dünya'nın ilk kez yaşadığı bu global kriz öncelikle A.B.D'nin bir süredir uyguladığı aşırı tüketime dönük. Şişirilmiş balonların, reel ekonomik gelişmeye dayanmıyan sistemlerin uygulaması ile bu noktalara geldiğini hepimiz biliyoruz. Krizin çıkacağını tahmin eden Prof.Rubini, zayıf dolarla ilerleyen ABD ekonomisinin her an çökebileceğini de belirtmektedir. Durumu önce doğru teşhis etmek sonra tedbirleri düşünmek durumundayız. Geçen yıl sonbaharda başlıyan 1.safha diyelim, kriz esnasında şirketimiz önce kadrosunun yaklaşık %25'ini emekli ederekjşten ayrılmayı özendirerek azalttı. Bugün bu oranda azaltılmış kadro aynı üretimi yapabilmektedir. Şirket kaynakları bu dönemde büyük çapta otomasyona ayırdı. Eğitim faaliyetlerini arttırarak verimliliği önemli ölçüde arttırdı. Çalışanlar gelen tehlikenin büyüklüğünü anlıyarak sistem çalışmalarını desteklediler.bir yıldır aynı ücretle çalışmayı kabul ettiler. Bunlara kalemizin içini güçlendirmek diyelim Bunları yaptık ancak en iyi müdefa hücumdur diyerek, Batı ekonomilerinin de kötü durumda olduğunu bilerek Doğu'ya yöneldik. En uzak noktada Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Çin, Hongkong, Tayvan, Endonezya, Filipinler, Singapur, Malezya, İran, Arap ülkeleri, Afrika'ya yöneldik. Bazıları Batı ekonomik sisteminden uzak,kendilerine ait bir ekonomik düzenleri olan bu ülkeler Global kriz'den daha az etkilendiler. Yaklaşık olarak %15-20 ciro azalmasını.masraflarımızı da azalttığımız için dengeliyebildik. Krizin 1. safhasında siparişlerin tamamen durması diye birşey olmadı ancak gelirse şayet 2.safhada neler olabilir onları konuşmalıyız bence. Amerikan ekonomisinin içinde bulunduğu gerçek durumu ve bunun Dünya'ya olası etkilerini iyice kavramalıyız. B ütün bunlar gerçekleşirse şayet 1. safhanın tecrübeleri yeterli olurmu?yoksa yeni oluşacak durumlar eskisine hiç benzemezmi? Realist.çalışkan,süratli ama asla panikte olmamalıyız.tecrübeli ekonomistleri TUSİAD + BUSİAD gibi SlAD'larımızın Ticaret odaları ve hükümet temsilcileri ile beraber düzenleyecekleri bir forum'da krizden çıkış stratejisini tartışmalı.çıkacak neticeleri bir bütünlük içinde uygulamalıyız. Tüm hayatın olduğu gibi bu işin de çıkış yolu STRATEJİK PLANLAMA 'dır. Devlet, Özel sektör, akademisyenler aynı PLATFORM üzerinde bu uygulamalara beraberce karar vermeli, uygulamalı ve gerekiyorsa da düzeltmeleri beraberce yapmalıdır. Bu yaklaşım kriz sırasında da,kriz sonrasında da daima bize gerekli olan yaklaşımdır. Osman Canik 15

HANGİ KONULAR GÜNDEMİMİZİ TEŞKİL ETTİ 1. İşgücü fazlalığımızla nasıl baş edeceğiz İnsan gücümüzü biz stratejik kaynak olarak gördük. Kriz sonrası ortaya çıkacak fırsatlarda gene bizim en güvenilir kaynağımız yetişmiş, deneyimli işgücümüz. Hem bu kaynağı korumak, hem de insan gücü fazlalığımızla başedebilmek için sürekli alternatifler yarattık. Yıl sonu itibarıyla işgücü fazlalığımızdan doğan kayıpların getirdiği zorlukların önemli bir kısmını aştık. o Orta ve uzun vadeli planlarımız doğrultusunda çalışanlarımıza 3 haftalık Eğitimler düzenledik o Outsource ettiğimiz faaliyetlerimizi kendimiz üstlendik (in-sourcing) o Yan kuruluşlarımızda doğan insangücü gereksinimine uygun iş ve zaman planlanları yaparak işgücü fazlalığımızı erittik o Esnek çalışma modelleri geliştirip sendika ile anlaştık o Gönüllü ayrılma paketi geliştirmek 2. Yönetici ve VVCE için nasıl bir ücret politikası izleyeceğiz Bütçeniz dar, enflasyon % 10dan fazla. Ücret zammı yapmadan nasıl çalışanları tutunduracağız Rakip firmalar ücret zamlarını yaparak göreceli avantaj sağladı, İşgücü piyasamızdaki konumumuzu muhafaza etmek için ne yapmalıyız. Canlı olan HR piyasaları karşısında nasıl tutundurma faaliyetleri uygulayacağız 3. Etkin ve doğru informasyonla herkesin bilgi düzeyini aynı düzeyde tutmak İki haftada bir bilgilendirme ektupları 3 ayda bir 3 vardiyada bilgilendirme toplantıları Odak gruplarla periyodik toplantılar Günlük haber bülteni yayınlanması 16

4. "Maliyet bilinci yaratmak" için "etkin kaynak kullanımı projesi" başlattık 5. Stokları azaltmak, müşterilerle sürekli temas sağlıyarak günlük üretim planlarına geçmek 6. Seyahat harcamalarını kısmak, teleconferans sistematiği kurarak etkin iletişime devam etmek 7. Çalışanlarımızdan Daha fazla sorumluluk almalarını istedik o Daha verimli çalışmaları. Daha az çalışarak mevcut işleri götürmek Kriz zamanında doğan ekstra ihtiyaçlar için extra zaman yaratma o Boşalan kadrolar veya yeni ihtiyaçlar için yeni eleman almadığımız için bazı çalışanlarımızdan/yöneticilerimizden çift rol üstlenmelerini istedik o İç eğitmen rolü alarak personeli ihtiyaçlar doğrultusunda eğitmek (1 200 BCE, 3 haftalık eğitim) Daha proaktif ve inovative olmaları yöneticilerden beklentilerimizi açıkladık - Yönetim olarak tek sesli olmak - Ekonomi, Pazar, Bosch global, ülke ve şirket olarak durumumuzu takip edip değerlendirmeleri. Bu amaçla haftalık toplantılar düzenledik. - Çalışanlarına daha fazla zaman ayırmak - Potansiyel olanlara ve kilit personele daha fazla zaman ayırmak - Erişilebilir olmak - Adil olmak (Fedekarlığı BCE, WCE, yönetici herkesten beklemek, çıkan sorunlarla bu çerçevede baş etmek) - Rol model davranış o Karamsarlığa kapılmamak o Bilgilendirmelerde gerçeği yansıtmak, ama yönetimin ve çalışanlarımızın bunun üstesinden gelebileceğini vurgulamak 17

KRİZ YÖNETİMİ Artık herkes krizlerle yaşamaya devam ederken, bu krizleri aşmanın yollarını arama konusunda deneyim kazanıyor. Krizlerin klâsik önlemleri, gelir arttırma, gider kısma, risk minimizasyonu artık yeterli önlemler olmaktan çıktı. 'Sorunlu kapitalizm' artık 'sorumlu kapitalizm' haline geldi. Mevcut alt yapınızı en verimli, çeşitlendirilmiş hizmet ve ürünlere döndürmek, bu ürün ve hizmetlerden elde edilen ekonomik performansı, sosyal ve çevresel performansınızla güçlendirmek zorundasınız. Artık kurumsal sosyal sorumluluk, sosyal girişim anlayışı mutlaka faaliyetlerimizin bir parçası olmak zorunda. İnsan haklarına ve çevreye saygılı olmayan ürün ve hizmet zaman içinde bilinci gelişen toplumlarda talep görmeyecektir. Şimdi, bırakın sıradan eğitim anlayışını eğitimi, öğrenme becerisi, iletişim becerisi, bilinçli olabilme, meslekte ve hayatta problem çözme becerisini kazandıracak öğrenimler programlanmakta... Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), krizden çıkış formülünü 'Meslek eğitimine ağırlık vermek' olarak öngörüyor. OECD Genel Sekreteri, 'Ekonomik krizden çıkış için daha iyi ve fazla iş çıkaran yeni büyüme modeline ayak uydurmanın en geçerli yolu, iş gücünün doğru becerilerle donanması' gerektiğini söylüyor. İyi bir meslekî eğitim, güçlü bir ekonominin artık vazgeçilmezi oldu. Kriz dönemlerinde önem verilmesi gereken, rakiplerin işiyle uğraşmak, kendimizi farklı noktalarda görüp rahatlamak yerine, eğitim başta olmak üzere, sosyal sorumluluğu olan ürün ve hizmetler yaratmak, ilk hareketleri yapan, farklılık yaratan stratejiler üzerine yoğunlaşmak ve güçlü iletişim, tanıtım stratejileri oluşturmak gerekir. İsterseniz şimdi de Kamil Koç Otobüsleri A.Ş Genel Müdürü Kemal Erdoğan'ın şirketimizin kriz süresince yürütmüş olduğu stratejilerle ilgili oluşturduğu başlıklara bakalım; "Bilindiği üzere günümüz tüketicisi için aşağıda yer alan profiller, özellikle kriz zamanlarında da tercihlerinde belirleyici olmaktadır; Prestije önem vermek, Marka seçmek, Detaylı maliyet/fayda analizi yapmak, Daha kalitelisini aramak, Hata affetmemek, Zor beğenmek, Hakkını aramak, gereklşi hallerde şikayet etmek ve takipçi olmak, Teknolojik yenilikleri takip etmek, Kolay ikna olmamak Bu çerçevede. Kamil Koç Otobüsleri A.Ş. olarak, önem verdiğimiz temel nokta, müşteriyi memnuniyetini devamlı kılma becerisini göstermek ve mevcut potansiyele yeni kitleler ekleyerek, 18

Pazar payımızı ve dolayısı ile ciromuzu arttırarak, ekonomik ve rekabetçi koşulların bizi zorladığı düşük kâr oranlarına rağmen kârlı ve saygın bir şirket olarak yolumuza devam etmektedir. Kriz sürecindeki şirketimiz uygulamalarını üç ana başlık altında değerlendirilebiliriz. 1) Gider Azaltıcı Önlemler 2) Gelir Arttırıcı Çalışmalar 3) Finansal Risk Minimizasyonu 1) Gider Azaltıcı Önlemler Bütçe temelli çalışma anlayışı, faaliyet sürecimizin ana unsuru olarak dikkate alınmaktadır. Bütçe çalışmalarında masraf ve kar merkezleri olaraka ayrı ayrı belirlenmiş ve bütünleşik ana amaç paralelinde alt hedefler verilmişitir. Her merkezin hedef/bütçe gerçekleşme performansları izlenmekte ve olası tespitler doğrultusunda düzenlemelere gidilmektedir. Tüm gider kalemleri, toplam gider içindeki payına bakılmaksızın izlenmekte ve sürekli iyileştirilmektedir. Mevcut prosedür ve talimatlara ek olarak, personel seyahat ve giderlerini kontrol altına almak amacıyla. Seyahat ve Harcama Yönetmeliği hazırlanarak uygulamaya alınmıştır. Personel giderlerinde esnek ve sezonluk çalışma olanağı olan birimlerimiz için esnek/sezonluk çalışma uygulamasına başlanmıştır. Özellikle, Host, Çağrı Merkezi ve Bilet Satış kadrolarında belirli süreli iş sözleşmeleri ile dönemsel eleman çalıştırılmasına önem verilmiş ve norm kadro korunmuştur. Mevcut işgücü, dönemsel iş yükü ile karşılaştırılarak, öncelikle yıllık izinler kullandırılmış, atıl iş gücü için de personelin talebi ve muvafakati doğrultusunda ücretsiz izin uygulaması yapılmıştır. Maliyeti yüksek farklı lokasyonlar da toplu eğitimler yerine, görev yerinde işbaşı ve mesleki gelişim eğitimlerine ağırlık verilmiştir. İş yapış yöntemlerimiz gözden geçirilerek, tüm süreçlerin daha verimli ve daha etkin olması yönünde çalışılmış ve çalışılmaktadır. Sürekli iyileştirme anlayışı ile her zaman "daha iyisi olmalı" algısı öne çıkarılmıştır. Birim işleyişleri yeniden düzenlenmiş, ortak işler tek çatı altında toplanarak personel verimliliği arttırılmış ve organizasyon yapısı sadeleştirilmiştir. Bu yolla, orta kademe yöneticilerin yetkileri ve dolayısı ile birimlerin yaptırım gücü arttırılmış, sorunlara hızlı, etkin ve efektif çözüm olanağı getirilmiştir. Belirli destek birimlerde bu çerçevede yapılan tasarrufla norm kadro sayısı %45 kadar varan düşüşler gerçekleştirilmiştir. Toplamda organizasyondaki norm kadro sayısı %7 civarında azaltılmıştır. Raporlamaya verilen önem arttırılmış, yapılan işlerin sonuçlan sürekli sorgulama altına alınmış, bu doğrultuda sonuç odaklı çalışmaya ağırlık verilmiştir. Satmalına sürecinde, minimum stok seviyeleri belirlenerek, stok tutma maliyetleri minimize edilmiştir. Tedarikçi portföyü genişletilmiş, rekabet olanakları değerlendirilerek, uygun fiyat, vade ve ödeme biçimleri ile tedarikçi riski dağıtılmıştır. 2) Gelir Arttırıcı Çalışmalar Krizle birlikte daha rekabetçi bir ortam oluşması nedeniyle, kısıtlı olmak kaydı ile yeni bölgelerde hizmet verilmeye başlanmıştır. Mevcut hatlarımızda sefer sayısı arttırılarak, müşterilerimize sunulan alternatifler çoğaltılmıştır. Rekabet yanında, sektörel işbirliğinin önemi göz ardı edilmemiş, TCDD ile yapılan anlaşma sonucunda kombine taşımacılık alanında çalışmalara başlanarak ve sinerji 19

yaratılmıştır. Bu sayede taşıma sektöründe uzlaşmaz olarak bakılan demiryolukarayolu işbirliği sağlanarak bir dogma yıkılmış ve toplu yolcu taşımacılığında alışılmadık bir katma değer yaratılmıştır. Müşteri memnuniyetini arttırmak amacıyla, bazı şehirlerde şehiriçi servis sayısı arttırılmış, mevcutlar için verimliliği arttırıcı düzenlemeler yapılmıştır. Bazı şehirlerde terminal sayısı arttırılarak, müşteri memnuniyetini ve tercihlerini üst düzeylere çıkarma yolunda iyileştirmeler yapılmıştır. Müşterilerimize sunduğumuz hizmetler çoğaltılmıştır. Müşteri memnuniyetini arttıracak çalışmalarda herhangi bir kısıtlamaya gidilmemiştir. Tüm seferlerimizde wireless internet bağlantısı sunulmuş, gelişen teknoloji ile sefer boyunca müşterilerimize bireysel eğlence sistemleri kullanma olanağı sağlanmaya çalışılmıştır. Yolcu şikâyetlerinin kabulü ve sonuçlandırılmasında hızlı ve etkin olmaya önem verilmiş, şikâyetler kısa sürede ve özellikle anlık çözümlerle giderilmeye çalışılmıştır/çalışılmaktadır. Çeşitli periyotlarla yolcu memnuniyet ve öneri anketleri yapılarak, hizmet kalemlerimizin yeniden düzenlenmesinde yolcu beklenti ve önerileri dikkate alınarak çeşitlendirilmiştir. Otobüs, yazıhane, mola yeri ve şehir içi servisler bu dönemlerde daha sık denetlenerek, düzeltici ve önleyici faaliyetlere önem verilmiştir/verilmektedir. Rakip firma faaliyetleri sürekli takip altına alınarak, hızlı aksiyon alınması yönünde çalışmalar yapılmış/yapılmaktadır. Kaliteli hizmete verilen önem arttırılarak, müşteri tercihinde ön plana çıkmak amaçlanmıştır. 3) Finansal Risk Minimizasyonu Kredi kullanma olanaklarında yaşanabilecek daralma riskine karşılık, nakit planlamasına ağırlık verilmiş, yeni kredi kullanmadan mevcutlar kapatılmıştır. Ödeme ve tahsilat vadelerinin eşleştirilmesi ve bu çerçevede nakit açığına düşmeden operasyonel işleyişin sağlıklı işlemesi esas olmak kaydı ile aktif nakit planlaması yapılmış/yapılmaktadır." Sena Kaleli Kamil Koç Otobüsleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı 20