HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI Kasım 2013 / SAMSUN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI. 21 24 Kasım 2013 / SAMSUN"

Transkript

1 HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI Kasım 2013 / SAMSUN Grup Adı Grup Konusu Grup Başkanı Grup Sözcüsü : 15. Daire : İdare Hukuku : Süleyman Hilmi AYDIN (Danıştay Üyesi) : Hüseyin AKDAŞ (Danıştay Tetkik Hâkimi) Raporlama Heyeti : M. Fatih IŞIK(Danıştay Tetkik Hâkimi), Ahmet MERT(Malatya İdare Mahkemesi Üyesi) TOPLANTI RAPORU 2013 YILINDA 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ 2918 sayılı Kanunda 2013 yılında yapılan değişiklik sonucu, alkollü araç kullanımına ilişkin yaptırımlarda, hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırının 0,21 olarak uygulanacağı yönündeki düzenlemeyle, sadece hususi otomobil sürücüleri 0,50 promil sınırına tabi tutulmuş olup, böylece yolcu ve yük taşıması ile ticari araç tanımında yaşanan tereddütler sona ermiştir. Alkollü olarak araç kullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 5 yıl içerisinde üç veya üçten fazla ihlalde bulunanlar hakkında, görevin adli yargı olduğu düşünülerek görev ret ve incelenmeksizin ret kararları verilmekteyken, yeni düzenleme ile geri alma işlemleri trafik zabıtası tarafından yapılacağından, üçüncü ihlal nedeniyle uygulanan idari işlem mahiyetindeki bu yaptırımlara yönelik açılacak davalarda İdari Yargının görevli olduğu değerlendirilmiştir. Alkol metreye üflemeyi kabul etmeyen sürücülere para cezası ve sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınması yaptırımı getirilmesi caydırıcı bir etki doğuracaktır. 1

2 2918 sayılı Kanunun 2013 yılında değiştirilmesine karşın, yeni düzenlemeye aykırı hükümler içeren Karayolları Trafik Yönetmeliğinde değişiklik yapılmamasının uyuşmazlıkların çözümünde sorun oluşturabileceği görülmüştür SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU VE KARAYOLU TAŞIMA KANUNUNDAN DOĞAN UYUŞMAZLIKLAR Alkol metreyle yapılan ilk ölçüme itiraz üzerine kan örneği alınarak yapılan tespitin en doğru neticeyi vereceği yolundaki içtihatlardan vazgeçilerek, kandan yapılan ölçümle alkol metre cihazı ile yapılan ölçüm arasında istatistiki olarak hiçbir fark bulunmadığı yolundaki Danıştay 8. Dairesinin tarih ve E2007/8946 sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporu ve diğer bilimsel değerlendirmeler dikkate alınarak, itiraz üzerine ölçüm yapılan cihazın süresinde kalibrasyon ayarı yapılmış olması koşuluyla, doğru sonuç vereceği değerlendirilmiştir. İtiraz üzerine sağlık kuruluşuna götürülen sürücünün, alkol metreyle yapılacak ölçüme izin vermemesi ya da vücudundaki alkol miktarının tespitine yönelik her hangi bir tıbbi müdahaleyi kabul etmemesi halinde, ilgili doktor tarafından düzenlenen genel sağlık raporuna itibar edileceği değerlendirilmiştir. Danıştay 15. Dairesince; ilk ölçümde 0,50 promilin üstünde alkol tespit edilmiş sürücünün itirazı üzerine hastanede yapılan ölçümde belirlenen orana bakılmaksızın, yine alkollü olduğunun tespit edilmesi durumunda, metabolizma hızı, açlık ve tokluk durumu, alkolle beraber alınan yiyecekler gibi nedenlerle vücuttaki alkol oranının düşüş hızı kişiye göre değişiklik göstereceğinden, yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunun kabul edilmesi gerektiği yönünde kararlar verilmiştir. Yapılan değerlendirmede çoğunluk tarafından Dairenin görüşüne katılınmamıştır. Karşı görüşte ise; Adli Tıp Kurumunca vücuttaki alkol miktarının saate ortalama 0,15 promil azalacağına ilişkin belirlemenin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Alkollü olduğu tespit edilen sürücünün, kendi imkânlarıyla gitmiş olduğu her hangi bir sağlık kuruluşundan alınan sağlık raporunun Yönetmelikte belirlenen usule uygun olmadığından geçerli olmayacağı, ancak itiraz halinde görevli zabıta nezaretinde sağlık kuruluşuna başvurulabileceği değerlendirilmiştir. Alkollü araç kullandığından bahisle hakkında işlem yapılan sürücünün, aracın başkası tarafından kullanıldığı, tespit esnasında aracın hareket halinde olmadığı, ya da hastaneye 2

3 götürülmediğini ileri sürmesi halinde, işleme esas alınan polis tutanağının hukuken doğruluk karinesinden yararlanması gerektiği, ancak polisin tarafsızlığını şüpheye düşürebilecek nitelikte, husumete binaen ya da başka saikle tutanak tutulduğu yolunda iddia ve delil olması halinde, durumun somut olaydaki delil durumu dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı tarafından, alkolmetre çıktısı, idari para cezası tutanağı ve ehliyetin geri alınması tutanaklarından herhangi birinin imzalanmış olması halinde, alkollü olduğunu kabul ettiği ve buna itiraz etmediğinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Alkolmetre cihazına üfledikten sonra sonuç tutanağını ve sürücü belgesi geri alma tutanağını imzalamaması halinde itiraz ettiğinin kabulü gerektiği, ilgilinin hastaneye götürülmek istenmesine rağmen hastaneye gitmek istememesi halinde ise bu durumun tutanak altına alınması gerektiği kabul edilmiştir. Aynı yıl içerisinde 5 kez hız sınırının %30 undan fazla aşılması nedeniyle sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ilişkin işlemlerin değerlendirilmesinde, dava konusu işlem tesis edilirken daha önceki 4 işlem de dikkate alındığından, sonradan yapılan düzenlemeyle hız sınırlarının artırılması halinde, davacının lehine olan bu düzenlemenin dava konusu işlemin sebep öğesi olan diğer işlemlere de uygulanması gerektiği, bu durumda davacının 3. ihlali hız sınırının %30 dan fazla aşılması kapsamında kalmadığından, lehe olan düzenleme dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği çoğunluk tarafından kabul edilmiştir. Karşı görüşte ise; idari işlemin tesis tarihindeki hukuki durumun irdelenmesi gerektiği, önceki işlemlerin irdelenemeyeceği belirtilmiştir sayılı Kanun un Ek 2. maddesi uyarınca, ilgili belediyeden izin almaksızın yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle aracın trafikten men edilmesi halinde, araçta ücret karşılığı şoför olarak çalışan kişinin, bu işlemin iptali istemiyle dava açması halinde, bu işlem nedeniyle hakkı ihlal olacağından dava ehliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Güzergah tespiti veya mevcut hatlara yeni araç eklenmesi istemiyle yapılan başvurulara ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek olmadığı ve aşağıdaki ilkelerin dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir: -Taşımacılık bir meslek değil kamu hizmetidir, önemli olan kamu yararının sağlanmasıdır. 3

4 - Taşımanın mahallin araçlarıyla yapılması önceliklidir. - Aktarma yapılması yerine tek araçla ulaşılması toplumsal fayda sağlamaktadır. - İdarece yerel ihtiyaçların tespit edilmesi, yeni güzergaha ya da araca ihtiyaç bulunup bulunmadığının açıkça ortaya konması gerekmektedir. Güzergah Yolcu sayısındaki mevsimsel değişikliklerde hangi döneme itibar edilerek sayının belirleneceği konusunda bir kriter getirilmesi gerektiği önerilmiştir. D4 yetki belgesi almak istemiyle yapılan başvurularda, idareler tarafından sadece başvuranın talebi değerlendirilmek suretiyle verilen uygunluk belgelerin eşitsizliğe ve keyfiliğe neden olabileceği kabul edilerek, bu tür başvurular halinde ilgili komisyonlar tarafından ihale usulü ile uygunluk belgesi verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir sayılı Kanun kapsamında hizmet kusuru iddiası ile açılan tam yargı davalarında idare mahkemelerinin görevli olduğu, 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunu'nun 14.maddesi ile 110. maddede getirilen değişikliğin, Devlet ve diğer kamu kuruluşlarına ait araçların sebebiyet verdiği zararlar başta olmak üzere idarenin ve idare ajanının karışmış olduğu trafik kazaları ve buna ilişkin sorumluluk kapsamındaki davalarla ilgili olduğu, hizmet kusurundan doğan davaları kapsamadığı, 110. maddede hizmet kusuruna bağlı olarak idare mahkemelerince yargılama yapılmasına engel bir hüküm bulunmadığı, hizmet kusuruna ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Aksi yöndeki görüşte ise yolların bakım ve gözetimi gibi sorumlulukların 2918 sayılı Kanunda düzenlendiği, dolayısıyla 110. maddede bu kanundan doğan sorumluluk davalarının tamamının adli yargıya bırakılmış olması karşısında hizmet kusuru iddiası ile açılan davaların idari yargının görevine girmediği, nitekim 2918 sayılı Kanunun Geçici 21. Maddesinde "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmayacağının belirtilmiş olmasının, kanun yürürlüğe girdikten sonra idari yargı mercilerince incelemeye yapılamayacağını ortaya koyduğu görüşü dile getirilmiştir. Danıştay ın İdari Yargı nın görevli olduğu konusundaki içtihadına karşılık uyuşmazlık mahkemesinin aksi yöndeki kararı ve Anayasa Mahkemesinin bir benzer olayda vermiş olduğu kararın belirsizliğe neden olduğu, Bölge İdare Mahkemelerince farklı kararlar verilmekte olduğu, mahkemelerin farklı dosyalarda görevlilik görevsizlik yönünde kararlar vererek kendileri ile çelişmesi durumu ortaya çıktığından, bu hususta yasal düzenlemenin 4

5 netleştirilmesi, Bölge İdare Mahkemeleri arasında hüküm farklılıklarının giderilmesi amacıyla Danıştay nezdinde bir yargı yolu getirilmesi ya da mahkemelere ısrar hakkı tanınması gerektiği değerlendirilmiştir. ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR MEVZUATINDAN DOĞAN UYUŞMAZLIKLAR Silah ruhsatının verilmesine ilişkin kanuni yetkinin valiye tanınmış olduğu dikkate alındığında, silah ruhsatı verilmesine ilişkin başvuruların vali adına vali yardımcısı tarafından sonuçlandırılamayacağı, ancak silah ruhsatı talebi kapsamında eksik belge nedeniyle başvurunun reddi gibi emniyet tarafından tesis edilen ön işlemlerde bizzat vali tarafından işlem tesis edilmesine gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır. *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2013 / 5521, K:2013 / 3442 sayılı kararı Silah ruhsat başvurusu kapsamında yapılacak değerlendirmede, hükmün açıklanması geri bırakılmış olan ceza mahkemesi kararlarının yargılaması devam eden davalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2011 / 11350, K:2013 / 2600 sayılı kararı Hükmün ertelenmesi halinde ise hüküm infaz edilmiş sayıldığından, ilgilinin 16. madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği çoğunlukça kabul edilmiş, karşı görüşte ise erteleme kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kabul edilmesi gerektiği savunulmuştur. Ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında yönetmeliğin 16. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu madde kapsamında sayılan fiillerden dolayı yargılanması devam eden şahısların ruhsat verilme ve yenileme işlemleri, yargı kararı kesinleşinceye kadar durdurulur. Yargılama sonucuna kadar silah ilgili birimce emanete alınır." hükmünün, yargılama beraat ile sonuçlanmış olsa bile Yargıtay nezdinde temyiz incelemesinde bulunan davalarda henüz beraat kararı kesinleşmediği için silah ruhsatı taleplerinin yargılaması devam edenler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Silahın muhafazasında kusuru nedeniyle başkaları tarafından bir suç işlenmesine veya intihar ya da intihara teşebbüs edilmesine neden olanlar yönünden, kusurun tespitinde adli yargı kararı aranmayacağı, somut olaya göre değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2012 / 8316, K:2013 / 1518 sayılı kararı 5

6 Ruhsat alma şartlarının sona ermesi halinde 6 ay içerisinde bu durumun bildirilmemesi nedeniyle silah ruhsatlarının iptali işlemlerine ilişkin olarak, 6 aylık süre içerisinde silah ruhsatının verilmesine dayanak oluşturan aynı bent kapsamında silah alma şartlarının mevcut olması halinde bu durumun dikkate alınması gerektiği, bu gibi hallerde silah ruhsatının iptal edilemeyeceği, örneğin şirket yönetim kurulu üyesi olarak görev yapması nedeniyle silah ruhsatı verilen kişi bu şirket yönetim kurulu görevi sona ermiş olsa bile 6 ay içerisinde başka bir şirketin yönetim kurulu üyeliğini yürütmeye başlamış olması halinde bu durumun göz önünde bulundurulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Karşı görüşte ise bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi hakkında yeni durumunun göz önünde bulundurulma imkânı olmadığı belirtilmiştir. *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2012 / 6020, K:2012 / sayılı kararı 5233 SAYILI KANUNUN UYGULAMASINDAN DOĞAN UYUŞMAZLIKLAR 5233 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce terör veya terörle mücadele kapsamında uğranılan zararların yargısal içtihatlar ile doktrin görüşleriyle geliştirilen sosyal risk ilkesine göre tazmin edilmekteydi. Sosyal risk ilkesine göre; uğranılan maddi zararın tespit edilebilmesi için mahkemelerce bilirkişi incelemesi yaptırılmakta ve bilirkişi tarafından hazırlanan rapor hükme esas alınarak maddi tazminata, yine mahkeme heyeti veya hâkim tarafından takdir edilen manevi tazminata hükmedilmekteydi. Ancak; 5233 sayılı Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu, kapsam başlıklı 3. maddesinde de, bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiştir. Mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 5233 sayılı Kanunun sadece maddi zararı öngördüğü, başka bir deyişle terör veya terör mücadele faaliyeti kapsamında uğranılan her türlü zarar nedeniyle artık manevi tazminat ödenmeyeceği, maddi tazminatın Kanunun öngördüğü sınır dâhilinde ödeneceği anlaşılmaktadır. 6

7 Bu durumun Anayasaya aykırı olduğundan bahisle Elazığ İdare Mahkemesi tarafından Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa Mahkemesi'nin tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir; Ancak, anılan Mahkeme kararları ile 5233 sayılı Kanun hükümlerini yorumlayan Danıştay ın gerek 10. ve gerekse 15. Dairelerince 5233 sayılı Kanunun manevi tazminatı öngörmediği, bu nedenle terör veya terörle mücadele sırasında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarara uğrayan kişilerin sadece maddi zararlarının karşılanacağına ilişkin kararlar verilmiş ve bu kararlar istikrar kazanmıştır. Katılımcıların çoğu tarafından da terör veya terörle mücadele sırasında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarara uğrayanların, kanun koyucu tarafından maddi zararlarının karşılanmasının amaçlandığı, manevi tazminatın bu kapsamda değerlendirilmediği hususu belirtilmiştir. Bazı katılımcılar tarafından ise, 5233 sayılı Kanunda manevi tazminat verilemeyeceğine ilişkin bir hükmün olmadığı, gerek Anayasa Mahkemesi kararının gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararının herkesi bağlayıcı olduğu, bu Mahkemelerinin kararlarında manevi tazminatın da istenebileceğinin belirtildiği gerekçeleriyle manevi tazminatın ödenmesi veya hükmedilmesine 5233 sayılı Kanunun engel oluşturmayacağı ifade edilmiştir sayılı Kanuna eklenen geçici bir maddeyle, bu madde uyarınca en son olarak tarihine kadar başvurulması halinde tarihinden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihine kadar uğranılan zararların tazmin edileceği belirtilmiştir. Bu madde kapsamında terör veya terörle mücadele faaliyetleri nedeniyle köylerini ya da mezralarını terk ettiklerinden bahisle uğranılan zararın tazmini amacıyla yapılan başvurular üzerine çıkan uyuşmazlıklarla ilgili olarak uğranılan zararın tazmin edilebilmesi, Danıştay ın yerleşik hale gelmiş içtihatlarına göre köyün ya da mezranın tamamen boşalmış/boşaltılmış olması veya anılan yerleşim yerlerinde sadece geçici köy korucularının kalması gerektiği şartına bağlanmıştır. Çünkü terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun 2. maddesinin (d) bendinde, terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi 7

8 istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar, Kanunun kapsamı dışında tutulmuş; aynı Kanunun 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır. Dolayısıyla terör olayları sonucu terk ettiği köyde bulunan mal varlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararın, köyün tamamen veya köy korucuları ve bunların aileleri dışında kısmen boşaltılması halinde ve köyün boşaltılmasından köye dönüşün başladığı tarihe kadar geçen süreçle sınırlı kalmak kaydıyla tazmini olanaklı bulunmaktadır. Belirtilen durum karşısında; zarar tespit komisyonlarınca, bu kapsamdaki başvurularda köyün veya mezranın idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılıp boşaltılmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde adı geçen köyde oturan olup olmadığı, seçim yapılıp yapılmadığı, sandık kurulu oluşturulup oluşturulmadığı, nüfus sayımı yapılıp yapılmadığı, varsa köy okulunda eğitim ve öğretime devam edilip edilmediği, elektrik ve su aboneliğinin olup olmadığı, araziler için herhangi bir destek yardımı alıp almadığı, köyde köy korucuları ve bunların aileleri dışında kalan olup olmadığı gibi konular göz önünde bulundurulmak ve gerekiyorsa bu hususların açıklığa kavuşturulmasından sonra bir karar verilmesi gerekmektedir. Şayet bu yapılmadan zarar tespit komisyonlarınca bir karar verilmiş ise bu hususların mahkemelerce araştırılıp ortaya konulduktan sonra bir karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, yukarıda belirtilen verilerle ilgili bilgi ve belge yoksa köyün boşaltıldığının zarar tespit komisyonlarınca açıkça kabul edilmesi durumunda da Danıştay tarafından da artık köyün/mezranın tamamen boşaltıldığı kabul edilmektedir. Kişilerin, aile üyelerinden birisine yönelik terör saldırısı sonucunda bu kişinin ölmesi veya yaralanması halinde ikamet ettikleri yerleşim yerinden terör örgütünün bu eylemi nedeniyle göç etmeleri halinde bile, (mal varlığına ulaşılmasını engelleyen bir durum bulunmadığı gerekçesiyle) gerek Danıştay 10. Dairesi gerekse Danıştay 15. Dairesi göç edilen yerleşim yerinin tamamen boşalmış olması şartını aramaktadır. Katılımcılar tarafından mezranın boşaltılıp boşaltılmadığının araştırılması yönünden uygulamada karşılaşılan sıkıntılar dile getirilmiştir. 8

9 Bu konuda ortaya çıkan sorunlardan birisi de, bir yerleşim yerinde münferit zarara uğrayan kişilerin durumudur. Bir yerleşim yerinde bulunan evi yıkılan, aile fertlerine yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı sonucu yakınlarını kaybeden ya da kendisine yönelik terör saldırısından zarar gören kişilerin münferit zararlarının (evin yakılması nedeniyle uğranılan zarar, ölüm ya da sakat kalma nedeniyle uğranılan zarar, ürünlere, ağaçlara verilen zarar gibi) 5233 sayılı Kanundaki şartları taşıması halinde idarece karşılanacağı açık olmakla birlikte, bu tür bir saldırıya maruz kalan kişilere yerleşim yerini terk etmeleri sonucu mal varlığına ulaşamama nedeniyle tazminat ödenebilmesi için de yerleşim yerinin tamamen boşalmış/boşaltılmış olması gerekmektedir. Çünkü yukarıda da açıklandığı gibi kişiden kişiye değişebilen bir duygu olan güvenlik kaygısının nesnel bir ölçüte dayandırılması, bu şekilde aynı yerleşim yerinde yaşayan kişiler açısından mal varlığına ulaşamamadan kaynaklanan zarar yönünden bir ayırım yapılmaması Kanunun amacına uygun düşmektedir. Dolayısıyla, yerleşim yerinin tamamen boşalmamış/boşaltılmamış olması halinde aynı yerleşim yerinde yaşayan kişilerin münferit bir terör saldırısına maruz kalıp kalmadığına bakılmaksızın mal varlığına ulaşamamadan kaynaklanan bir zararının varlığından söz edilemeyecektir. Bu konu ile ilgili olarak Danıştay tarafından geliştirilen içtihat katılımcıların çoğunluğu tarafından benimsenmiştir. Bu içtihada bazı katılımcılar ise şu gerekçelerle katılmamışlardır; 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 12. maddesi ile kanun kapsamındaki maddi zararların sulhen karşılanması için özel bir usul öngörülmüştür. Buna göre, Kanunda belirtilen süreler içinde ilgili valiliklere yapılan başvurular, valilikler nezdinde oluşturulan komisyonlarca değerlendirmeye tâbi tutulmakta ve başvuranın zarara uğradığı sonucuna varılması halinde saptanan zararın ödenmesine karar verilerek bu miktar üzerinden düzenlenen sulhname tasarısı davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilmektedir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisinin sulh name tasarısını kabul etmesi halinde, bu tasarının kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanacağı belirtilmiş, maddesinin son fıkrasında da sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ise ilgililerin yargı yoluna başvurma haklarının saklı olduğu hükme bağlanmıştır. 9

10 Sulhname tasarısı 5233 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılmış bulunan Terör veya Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin ekinde gösterilmiştir. Tasarıda, ''uğradığım zararımın tamamının karşılanmış olduğunu kabul ve taahhüt ederim.'' şeklinde beyan bulunmaktadır. Bu beyanın bulunduğu tasarının zarara uğrayan ya da yetkili temsilcisi tarafından imzalanması durumunda Danıştay ve mahkeme içtihatlarına göre uyuşmazlık ortadan kalktığı için dava açılamayacağı kabul edilmiştir. Zararın meydana gelmesinde zarar görenin de kusurunun olması konusu; 5233 sayılı Kanunla ilgili olarak bir başka hususta müterafik kusura yer verilmiş olması, zararın hesabında zarar görenin kusur veya ihmalinin göz önünde bulundurulması gerektiği konusudur. Çünkü, anılan Kanunun zararın tespiti başlıklı 7. maddesinde, zararların, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirleneceği kurala bağlanmıştır. Bu nedenle zarar tespit komisyonlarınca, zararın meydana gelmesinde zarar görenin kusuru ya da ihmali varsa kusuru veya ihmali oranında zarar miktarından mahsup yapılması zorunlu bulunmaktadır. Başvurucuların (Hizmet Kusuru, Kusursuz Sorumluluk, Sosyal Risk Tercihlerinin Yargılamaya Etkisi): İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Bununla birlikte; bilimsel ve yargısal içtihatlarla geliştirilen sosyal risk ilkesi ile toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan, idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte, yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan, salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağan dışı zararların da topluma pay edilerek giderilmesi amaçlanmıştır. 10

11 Belirtilen niteliğine göre, sosyal risk ilkesinin uygulanabilmesi için olayın tüm toplumla ilgilendirilmesi ve zararın toplumsal nitelikli bir riskin gerçekleşmesi sonucu meydana gelmesi yanında, olay ve zararın yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmaması, başka bir deyişle zarar ile idari eylem arasında bir nedensellik bağının da kurulamaması gerekmektedir tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla kabul edilmiş olup; bu amaç, anılan Kanunun genel gerekçesinde "Devletin anayasal düzenini yıkmayı amaçlayan terör eylemlerine hedef olan kişiler kendi kusur ve fiilleri sonucu değil, toplumun bir bireyi olarak zarar görmektedirler.... Ortaya çıkan bu zararın paylaştırılması, toplumun diğer kesimleri ile zarara uğramış kişiler arasında fedakârlığın denkleştirilmesi, hakkaniyet ve sosyal hukuk devleti ilkelerinin bir gereğidir.... İdarenin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bu zararların, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmadan karşılanmasını kabul eden objektif sorumluluk anlayışına dayalı sosyal risk adı verilen bu ilke, bilimsel ve yargısal içtihatlarla da kabul edilmiştir.... Bu çerçevede yapılan çalışmalar sonunda, terör eylemlerinin ülkemizde yoğun olarak yaşandığı (olağanüstü hal ilan edilen) tarihi ile tarihi arasında, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören kişilerin maddi zararlarının yargı yoluna gitmelerine gerek kalmadan, idarece en kısa süre içinde ve sulh yoluyla karşılanması... amacıyla bu Tasarı hazırlanmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Anılan Kanunun 6. maddesinde, Kanunun yürürlüğünden sonra meydana gelen olaylar nedeniyle yapılacak başvurulara yönelik süreler belirlenmiş ve zarar görenin veya mirasçılarının, zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurması gerektiği; ilgili valilik dışında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan başvuruların, dilekçenin verildiği idarece ilgili valiliğe gönderileceği hükme bağlanmıştır sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde ise, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği, bu 11

12 isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde, bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği hükme bağlanmıştır. Görüldüğü üzere; 5233 sayılı Kanun, yargısal ve bilimsel içtihatlarla kabul edilen "sosyal risk" ilkesinin yasalaşmış halidir. Bu nedenle, adı geçen Kanunun uygulama alanı yalnızca "sosyal risk ilkesi" uyarınca tazmini mümkün olan uyuşmazlıklarla sınırlı bulunmaktadır. Başka bir ifadeyle; zarar ile idari eylem arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde sosyal risk ilkesinin uygulanmasına olanak bulunmadığından; idare hukuku kuralları çerçevesinde öncelikle hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi; dolayısıyla idari eylemlerden doğan zararın, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca tazmini gereken davalarda, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle, hem zarar tespit komisyonları, hem de mahkemelerce uyuşmazlıklarda, öncelikle hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi, kusursuz sorumluluk ilkesinin uygulanamayacağının tespiti halinde ise 5233 sayılı Kanunun uygulanması gerekmektedir. Sosyal risk ilkesi ile hizmet kusuru ilkesi ya da kusursuz sorumluluk ilkelerinin iç içe girdiği durumlar; Başka bir konu da, zararın terörle mücadele faaliyetleri sırasında meydana geldiği; ancak olayda hizmet kusurunun bulunması ya da kusursuz sorumluluk ilkesinin uygulanması gereken durumlarla ilgili bulunmaktadır. Başka bir ifade ile idarenin mali sorumluluğuna yol açan diğer sorumluluk nedenleri olan hizmet kusuru ilkesi ya da kusursuz sorumluluk ilkesi ile 5233 sayılı Kanunun yasal dayanağı olan sosyal risk ilkesinin iç içe girmesi hususudur sayılı Kanun sosyal risk ilkesinin yasal dayanağını oluşturmaktadır. Sorumluluk hukukunda da idarenin birden fazla nedenden sorumluluğu kabul edilmemektedir. Diğer bir deyişle idare, meydana gelen zarardan ya hizmet kusuru ilkesi ya kusursuz sorumluluk ilkesi ya da sosyal risk ilkesi yani 5233 sayılı Kanun uyarınca sorumludur. Hizmet kusuru ile kusursuz sorumluluk ilkelerinin söz konusu olduğu durumlarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 13. maddesinde yer alan bir ve beş yıllık süreler, sosyal risk ilkesinde ise 5233 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır. 12

13 Ancak Danıştay tarafından 5233 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce meydana gelen bazı olaylardan dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda; olayda hizmet kusurunun bulunması ya da kusursuz sorumluluk ilkesinin uygulanması gerekmekte iken 2577 sayılı Kanunun 13. maddesindeki bir ve beş yıllık sürelerin kaçırılması ya da hiç bir şekilde zararı karşılanmayan kişilerin uğradıkları zararların 5233 sayılı Kanunun amacı göz önüne alınarak bu Kanuna göre tazmin edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Keşif Yapılmasına İlişkin Hususlar Yönetmeliğin 11. maddesinde keşfin, komisyonun gerek görmesi halinde yapılacağı belirtilmekle birlikte, kadastro görmeyen yerlerden göç eden kişilerin mal varlıklarının tespiti açısından keşif yapılmasının gerekliliği Danıştay 10. Dairesi ve 15. Dairesi kararlarında kabul edilmiştir. (E:2009/10941) Davacı veya temsilcisinin Tebligat Kanuna uygun bir şekilde keşfe davet edilmemesi nedeniyle keşfe katılamamaları halinde, keşfin usulüne uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle verilen iptal edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. (E:2011/9181) Davalı idare tarafından mahallinde yapılan keşfe davacı usulüne uygun olarak davet edilmekle birlikte keşfe katılmamış ise söz konusu keşfin mahalli bilirkişilerin/muhtarın katılımı ile yapılmış olması halinde bu keşfin sonuçları geçerli ve doğru kabul edilmektedir. (Davacı veya temsilcisi usulüne uygun olarak keşfe davet edilmemekle birlikte keşfe katılmışlar ise keşifte elde edilen bilgiler davacı açısından geçerli kabul edilmektedir.) Davacı veya temsilcisi keşfe katılmış ve davacının mal varlığı olmadığının tespit edildiğine ilişkin keşif tutanağını imzalamışlar ise aksine bir belge ibraz edilmediği sürece mal varlığı olmadığı kabul edilmektedir. (Zilyetlik belgesi de geçerli bir belge olarak kabul edilmemektedir.) (E:2011/12190) 5233 Sayılı Kanundan doğan uyuşmazlıklar genellikle aynı konuya ilişkin seri dosyalar şeklinde olduğundan avukatlar tarafından gerekli olmadığı halde duruşma istenmek suretiyle duruşma usulünün suistimal edildiği değerlendirilmiştir. Duruşmalı dosyalarda vekalet ücretinin daha yüksek olması nedeniyle bu yolun tercih edildiği düşünülmektedir. Bu sorunun çözümü adına duruşma yapılmasının hakimin ya da mahkemenin taktirine bırakılması ya da seri davalarda avukatlık ücreti yönünden farklı bir düzenlemeye gidilmesi gerektiği tüm katılımcılarca belirtilmiştir. 13

14 SAĞLIK MEVZUATINDAN DOĞAN UYUŞMAZLIKLAR Sağlık tazminatına ilişkin dosyalarda bilirkişi olarak Adli Tıp Kurumundan yararlanılmaya devam edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir, ancak Üniversite Hastanelerinden alınacak raporların mahkemece yeterli görülmesi halinde Adli Tıp Kurumuna başvurulmasına gerek olmayacağı kabul edilmiştir. Katılımcılar tarafından Adli Tıp Kurumu hakkında; raporların uzun süreler geçmesine rağmen hazırlanmadığı, dosya teslim edildikten çok uzun süre sonra bir takım belgelerin temin edilmesi gerektiğinden bahisle dosyaların iade edildiği, belirtilen belgelerin temininden sonra ise bu sefer başka belgelerin eksik olduğundan bahisle dosyanın tekrar iade edilebildiği, raporlarda çelişkili kanaatler belirtilebildiği, varılan sonuçta bilimsel gerekçelerin açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığı gibi nedenlerle Adli Tıp Kurumu'ndan beklenilen ve istenilen verimin alınamadığı belirtilmektedir. Bu bağlamda idari yargının tam yargı davalarına ilişkin olarak özellikle hizmet kusurunun tespitinde aradığı ilkelerin Adli Tıp Kurumu tarafından bilinmek suretiyle ve yukarıda anılan mahsurları giderecek şekilde Adli Tıp Kurumu'nun bu hususlarda bilgilendirilmesi, ara kararına ihtiyaç bulunması halinde, kurum tarafından arar kararı yapılabilecek şekilde düzenleme yapılması için gerekli yasal değişikliklerin sağlanması ve gerekirse bu hususların tartışıldığı toplantıların yapılması gerektiği teklif edilmektedir. Tıbbi hataların tespitine ilişkin bilirkişi incelemelerinin bu konuda resmi görevli olan Adli Tıp Kurumuna yaptırılması gerektiği ancak Mahkemelerce üniversite hastaneleri veya ihtisas hastanelerine yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporların karara esas alınabilecek nitelikte bulunması halinde, bilirkişi incelemesinin Adli Tıp Kurumu'na yaptırılmayabileceği kanaatine varılmıştır. Sağlık Tazminatına ilişkin uyuşmazlıklarda hatalı uygulamada bulunduğu doktora da davanın mahkemece ihbar edilmesinde fayda olduğu taraflarca ortak kanaat olarak belirtilmiştir. Hasta dosyası ya da içindeki belgelerin eksikliği nedeniyle idarenin kusuru tespit edilemiyorsa, bu durumda idarenin hizmetin kötü işlemesi nedeniyle en azından manevi tazminata mahkûm edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Muvazaalı Eczane konusunun genel olarak eczane açıldıktan sonra yeterli tespitle ortaya konması gerekmektedir. Ancak, internetten "eczacı arandığı" ilanı, daha önceki (ölen) eczacının çocuklarının eczanenin muvazaalı olduğunu beyan etmeleri bir arada değerlendirilerek muvazaa kararı kabul edilmiştir. 14

15 Eczane açıldıktan sonra, ikametgâh denetimi, emniyetin dinleme kayıtları ve işyeri denetimi gibi bilgi ve belgelerin yeterli görülmesi gerektiği kabul edilmiştir sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 9. maddesi uyarınca ölen eczacının eşi ve çocukları adına mesul müdür tarafından eczanenin 5 yıl çalıştırılması kabul edilmiş, çocuk reşit değilse reşit oluncaya ya da eczacılık fakültesine giderse mezun oluncaya kadar bunun devam edeceği belirtilmiştir. Çocuk eğitime ara vermeksizin lise son sınıfta reşit olmuşsa üniversite sınavı sonucuna kadar eczanenin işletilebileceği ve Eczacılık fakültesinin eğitime ara vermeksizin kazanılması gerektiği kabul edilmiştir sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca, tabipler, diş tabipleri ve uzmanlar a) Kamu b) SGK ile anlaşmalı Özel Hastane c) SGK ile anlaşması olmayan Özel Hastane ve muayenehane Muayene ve tedavi giderlerinin SGK' ya yüklenmemesi için doktorların farklı bentlerde belirtilen sağlık kurumlarına çalışamayacağı kabul edilmiştir. Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 39. maddesinde Acil Hizmetleri düzenlenmiş olup, son iki fıkrasında bunlara aykırı davranılması halinde üç ve on günlük hasta kabulünün durdurulması müeyyideleri öngörülmüştür. Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede bu yaptırımlara yer verilmemiş olsa da Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 9/c maddesinde Sağlık Bakanlığına özel sağlık kurumlarının düzenlenmesi yönünden geniş yetki verildiğinden, Yönetmelikle bu tür yaptırımların düzenlenebileceği kabul edilmiştir SAYILI KANUNDAN DOĞAN UYUŞMAZLIKLAR İlgiliye tebliğ edilen idari para cezasına karşı itiraz komisyonlarına başvurunun zorunlu bir yol olmadığı, bu bağlamda doğrudan para cezası işleminin iptali istemiyle açılan davalarda merciine tevdi kararı verilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bu hususta Danıştay 15. Dairesi'nin kanun yararına bozma kararı bulunmaktadır. 15

16 *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2012 / 623, K:2012 / 1178 sayılı kararı Cezanın tebliğinden sonra 30 gün içerisinde itiraz komisyonuna başvurulmaksızın doğrudan açılan davaların süresi içersinde kabul edilmesi gerektiği, ancak kişi itiraz yolunu seçmiş ise komisyon tarafından başvurunun süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesi ile başvurunun reddi halinde, Mahkemece başvurunun süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı yönünde bir inceleme yapılarak eğer itiraz süresi geçirilmiş ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ancak komisyon kararında 15 günlük süre geçtiği belirtilmesine rağmen olayın esasına girilerek bir karar verilmesi halinde Mahkemece de davanın esasına girilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2011 / 820, K:2012 / 6304 sayılı kararı 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinde özel bir itiraz müessesi öngörüldüğü için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 11. maddesinin uygulama imkânı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu bağlamda idari yargıda farklı dava açma sürelerinin getirilmiş olmasının belirsizliğe sebebiyet verdiği, hak kayıplarının önüne geçilmesi için dava açma süresinin yeknesak hale getirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. İdari para cezalarına karşı açılan davalarda idarece prim tahakkuku yapılıp yapılmadığının özel olarak araştırılmasına gerek bulunmadığı, ancak hizmet akdinin oluşup oluşmadığı yönünde tereddüt hâsıl olması ve dosya içeriğinden hizmet tespit davası, prim tahakkukuna ilişkin açılmış bir dava veya menfi tespit davası açılmış olduğunun anlaşılması halinde bu hususların da araştırılması yoluna gidilebileceği, 15. Daire kararlarının da bu yönde olduğu, Aksi yöndeki görüşte ise; Yasada idareye prim tahakkuk ettirilerek ilgiliye tebliğ edilme yükümlüğü yüklendiği, ancak bunun yerine getirilmesi halinde ispat külfetinin ilgiliye geçerek tahakkukun iptali için iş mahkemesinde dava açılabileceği, bu bağlamda prim tahakkuk ettirilmeden uygulanan para cezalarının iptaline karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2012 / 5312, K:2012 / 6722 sayılı kararı 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi uyarınca, polis tarafından gece kulübü tarzı işyerlerine gerçekleştirilen uygulamalara ilişkin tutanaklara dayanılarak verilen para cezalarında, polis tutanağında ayrıntılı bir şeklide çalışmaya ilişkin tespit varsa cezaya esas alınabileceği, SGK 16

17 görevlisi tarafından yapılan bir tespit bulunmadığından bahisle iptal kararı verilememesi gerektiği görüşü kabul edilmiştir. *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2012 / 245, K:2012 / 6729 sayılı kararı 5510 sayılı Kanun uyarınca verilen para cezalarının farklı unsurlardan oluşabileceği, bu işleme karşı açılan davalarda kısmi iptal kararları verilebileceği, örneğin birden çok çalışana ilişkin olarak işe giriş bildirgesinin verilmemesi nedeniyle kesilen para cezasında, bir çalışana ilişkin olarak somut tespit bulunmadığından bahisle cezanın tamamının iptal edilemeyeceği, her bir çalışan için değerlendirme yapılması gerektiği ve mevzuata aykırı olarak çalıştırıldığı tespit edilen kişiler yönünden davanın reddine diğer kişi veya kişiler yönünden ise iptaline karar verilebileceği kanaatine varılmıştır. *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2012 / 5122, K:2012 / 5808 sayılı kararı 5510 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ile fiil için öngörülen ceza tutarının azaltılması halinde yeni mevzuat hükmü dikkate alınarak lehe olan hükmün uygulanacağı, bu durumda da kısmi iptal karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Aynı işveren ve işyerine ilişkin birden fazla işçiye yönelik tek bir işlem ile ceza verilmesi durumunda, bu işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabileceği, 2577 sayılı Kanunun 5. maddesi kapsamında dilekçe ret kararı verilmesine gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır. *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2011 / 2360, K:2012 / 2365 sayılı kararı Asgari işçilik hesaplaması yapılarak belirlenen para cezasında, farklı delillerle ortaya konulamadığı durumlarda salt hesaplama üzerinden belirlenen işçi sayısına göre ceza verilemeyeceği, emsal işyerlerinin ve kanunda sayılan diğer unsurların dikkate alınması gerektiği, örneğin Karayolları Trafik Kanunun hükümleri uyarınca bir şoförün azami araç kullanım süresi esas alınarak 3 şoför çalışması gerektiğinden bahisle 2 şoför çalıştırmakta olan işveren hakkında para cezası uygulamasında, çalıştığı ileri sürülen şoförün somut olarak tespiti gerektiği, asgari işçilik uygulamalarında varsayımın asgariye indirilerek somut bilgi ve belgelere yönelinmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Aksi yönde bir görüşte ise, 5510 sayılı Kanunun 85. maddesi ile varsayıma dayalı olarak yaptırım uygulama imkânı tanındığı, buna ilişkin hesaplama yönetmelerinin ise yönetmelikle belirlendiği, buna göre incelemeye konu iş için usulüne uygun olarak gerçekleştirilen asgari 17

18 işçilik tutarının esas alınması için ayrıca somut bilgi ile desteklemeye gerek bulunmadığı belirtilmiştir. *Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2011 / 817, K:2012 / 2362 sayılı kararı Aylık hizmet ve işe giriş bildirgeleri verilmeyen bir kişi hakkında bu nedenlerle para cezası verilmiş olması durumunda bu kişiye ait aylık hizmet belgeleri veya işe giriş belgelerinin istenilmesine rağmen ibraz edilmediğinden bahisle para cezası verilmesi durumunda mükerrer ceza nedeniyle iptal kararı verilebileceği kanaatine varılmıştır sayılı Kanun uyarınca verilen para cezalarının tahsiline ilişkin olarak düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılacak davalarda, Kanunda yer alan açık hüküm uyarınca, adli yargı mercilerinin görevli olduğu değerlendirilmiştir sayılı Kanun uyarınca verilen para cezalarına karşı açılan davalarda iptal kararı verilmiş olması halinde dava açılırken peşin olarak yatırılan harçların iadesine karar verilmemesi, harçların yargılama giderleri arasında gösterilerek davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. 18

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 30 Mayıs-02 HAZİRAN 2013 - İSTANBUL Grup Adı Grup Başkanı Grup Sözcüsü : İdare Hukuku 7. Grup : Hannan YILBAŞI (Danıştay Üyesi) : Mehmet

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTISI RAPORU RAPOR

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTISI RAPORU RAPOR HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTISI RAPORU TOPLANTI YERİ : MIRACLE RESORT OTEL TOPLANTI TARİHİ : 23-25 KASIM 2012 Grup Adı KONU GRUP BAŞKANI GRUP SÖZCÜSÜ : İDARE 8. GRUP : DANIŞTAY

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Vekili : Av. Cansın Sanğu (Aynı adreste) İstemin

Detaylı

Temyiz Eden (Davalı) : Antalya İl Özel İdaresi

Temyiz Eden (Davalı) : Antalya İl Özel İdaresi İdari Dava Daireleri Kararları Bu durumda, İdare Mahkemesince, uyuşmazlığa konu kentsel dönüşüm alanına yönelik olarak proje hazırlanıp hazırlanmadığı, plan değişikliği yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/648 Karar No. 2014/1121 Tarihi: 30.01.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK ÖZETİ: Mahkemenin 30.12.2010 tarihli kararı

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/31285 Karar No. 2012/3117 Tarihi: 13.02.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 DENİZ İŞ YASASININ KAPSAMI ÖZETİ:

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/13098 Karar No. 2013/6371 Tarihi: 26.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 İŞÇİNİN TANIK OLDUĞU DOSYADA KENDİ DURUMUNA İLİŞKİN VERMİŞ OLDUĞU BEYANIN

Detaylı

2.1. 4857 SAYILI İŞ KANUNU HÜKÜMLERİNE AYKIRILIK HALİNDE ÖNGÖRÜLEN İDARİ PARA CEZALARI İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

2.1. 4857 SAYILI İŞ KANUNU HÜKÜMLERİNE AYKIRILIK HALİNDE ÖNGÖRÜLEN İDARİ PARA CEZALARI İLE İLGİLİ HÜKÜMLER 4857 SAYILI İŞ KANUNU, 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE SAİR MEVZUATLAR ÇERÇEVESİNDE UYGULANAN İDARİ PARA CEZALARI VE BU CEZALARA İTİRAZ EDİLMESİ USULÜ 1. GİRİŞ Sanayi toplumunun

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16110 Karar No. 2014/94 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 ISLAHIN BİR HAFTALIK KESİN SÜREDE

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTISI RAPORU TOPLANTI RAPORU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTISI RAPORU TOPLANTI RAPORU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTISI RAPORU TOPLANTI YERİ : MIRACLE RESORT OTEL TOPLANTI TARİHİ : 23-25 KASIM 2012 KONU GRUP ADI GRUP BAŞKANI GRUP SÖZCÜSÜ : VERGİ 2. GRUP : DANIŞTAY

Detaylı

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Emniyet Genel Müdürlüğü MALİYE BAKANLIĞINA

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Emniyet Genel Müdürlüğü MALİYE BAKANLIĞINA T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Emniyet Genel Müdürlüğü Sayı : 11088401-2966/32065-.24/S 28/05/2013 Konu : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Değişikliği. Bakanlık Genelge No: 2013/26 EGM Genelge No : 2013/49

Detaylı

İDARİ PARA CEZALARINDA UYGULAMA

İDARİ PARA CEZALARINDA UYGULAMA İDARİ PARA CEZALARINDA UYGULAMA Dr. Ahmet OZANSOY 1. Giriş İdari para cezaları, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu na 1 göre uygulanmaktadır. Belediyelerde uygulayıcılar arasında genellikle encümen para cezası

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/13846 Karar No. 2011/13653 Tarihi: 09.05.2011 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN MUVAZAAYA DAYANIP DAYANMADIĞININ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/20255 Karar No. 2010/11968 Tarihi: 03.05.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 GÜVENLİK HİZMETLERİNİN YARDIMCI İŞ OLMASI HAKLI NEDENLERLE FESİHTE SAVUNMA

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 488 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/4805 Karar No. 2012/12361 Tarihi: 11.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 FAZLA ÇALIŞMA ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Merciine Tevdi Kararı, Süre Aşımı Dava Açma Süresi

Anahtar Kelimeler : Merciine Tevdi Kararı, Süre Aşımı Dava Açma Süresi Onbeşinci Daire Yargılama Usulü Kararları İdare Mahkemesi'nce verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile

Detaylı

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; İDARİ PARA CEZALARI 5510 S.K.MD. 102 Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ

İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/8546 Karar No. 2012/8662 Tarihi: 14.05.2012 İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ ÖZETİ: 506 sayılı Yasanın 61. maddesine

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2014/9315 Karar No : 2015/9212

T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2014/9315 Karar No : 2015/9212 Anahtar Sözcükler: Nisbi vekalet ücreti, maktu vekalet ücreti, hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı Özet: Gerçekte hak edilen tazminat miktarı kestirilemeyen, çözümü davanın her iki tarafı için

Detaylı

T.C. ANKARA 17. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2011/963 KARAR NO : 2011/1582

T.C. ANKARA 17. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2011/963 KARAR NO : 2011/1582 DAVACI: IŞIL TELEVİZYON YAYINCILIK AŞ VEKİLİ: AV. HANDAN COŞGUN, 4 Cad. 694 Sok. No. 3 Kat 3 Yıldız-Çankaya/ DAVALI : RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU/ VEKİLİ : AV. SİBEL SÖYLER (aynı adreste) DAVANIN ÖZETİ:

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI )

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) SS ve GSS KANUNU NA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL) (01.01.2014 31.06.2014 Döneminde)

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/28927 Karar No. 2012/577 Tarihi: 17.01.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 NEMA ALACAĞI ZORUNLU TASARRUFLARDAN

Detaylı

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI İÇİNDEKİLER I. GENEL AÇIKLAMALAR 1. Bireysel başvuru nedir? 2. Bireysel başvurunun temel nitelikleri nelerdir? 3. Bireysel başvuru yolu hangi ülkelerde uygulanmaktadır? 4. Ülkemizde bireysel başvuru kurumuna

Detaylı

İŞ KANUNU NDA İDARİ PARA CEZASI UYGULAMASI VE CEZAYA İTİRAZ USULÜ

İŞ KANUNU NDA İDARİ PARA CEZASI UYGULAMASI VE CEZAYA İTİRAZ USULÜ makaleler Kemal AKINBİNGÖL İŞ KANUNU NDA İDARİ PARA CEZASI UYGULAMASI VE CEZAYA İTİRAZ USULÜ Kemal AKINBİNGÖL* Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü tarafından uygulanan idari para cezaları

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06.

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06. İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06.2011 KIDEM TAZMİNATI HESABINA ESAS ÜCRET YILLIK İZİN ÜCRETİ HESABINDA

Detaylı

REKABET KURULU KARARI

REKABET KURULU KARARI Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015-4-34 Karar Sayısı : 15-34/525-166 Karar Tarihi : 01.09.2015 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr. Ömer TORLAK :

Detaylı

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği 2- Mersin Gümrük Müşavirleri Derneği 3- Bursa Gümrük Müşavirleri Derneği 4- İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği 5-

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/9712 Karar No. 2014/14518 Tarihi: 05.05.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2015/4 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 ÜCRETİN ÖDENDİĞİNİ KANITLAMAKLA

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2012/3492 Karar No : 2013/5107 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 Özeti : Kentsel dönüşüm ve

Detaylı

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR ÖZET : Manevi tazminatı ancak cismani zarara uğrayan kimse isteyebilir. Yansıma suretiyle bir zarardan sözedilerek

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) ŞİKAYET NO : 2015/5132 KARAR TARİHİ : 01/04/2016 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU : Türkiye Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler

Detaylı

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572 D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/10572 Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Vekili ;Av. Nurten Çağlar Yakış Selanik Cad. No:19/1 - Kızılay/ANKARA Davalı

Detaylı

İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI KANUN YOLU

İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI KANUN YOLU 24 Eylül 2011 İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI KANUN YOLU I GENEL OLARAK 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 31.03.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak, 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun Birinci

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 554 Esas No. 2010/26391 Karar No. 2010/23205 Tarihi: 13.07.2010 KIDEM TAZMİNATINA ESAS SON ÜCRETİN HESAPLANMA YÖNTEMİ İŞE İADE DAVASI SONRASI

Detaylı

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA Esas No : 1995/1983 Karar No: 1997/519 Temyiz İsteminde Bulunan :. : Türk Dişhekimleri Birliği : Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA İstemin Özeti : Dişhekimi olan davacıya, Türk Dişhekimleri

Detaylı

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire Esas No : 2009/1602 Karar No :2013/6426 Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği Özeti : Müteselsil sorumlulardan

Detaylı

: Sağlık Bakanlığı - ANKARA

: Sağlık Bakanlığı - ANKARA Temyiz Eden (Davalı) : Sağlık Bakanlığı - ANKARA Vekilleri : - Aynı adreste Karşı Taraf (Davacılar) : Vekilleri : İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2011 günlü, E:2008/4992, K:2011/6148sayılı

Detaylı

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 T.C. Resmi Gazete Yayın Tarihi 24 Aralık 2009 PERŞEMBE Sayı : 27442 GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Bütün hukuki yardımlarda avukat

Detaylı

14. Daire 2012/679 E., 2014/2401 K. "İçtihat Metni"

14. Daire 2012/679 E., 2014/2401 K. İçtihat Metni 14. Daire 2012/679 E., 2014/2401 K. İMAR PARA CEZASI 6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN 3194 SAYILI İMAR KANUNU "İçtihat Metni" Özeti : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü

Detaylı

Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Kanun No. 5736 Kabul Tarihi: 20/2/2008

Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Kanun No. 5736 Kabul Tarihi: 20/2/2008 Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Kanun No. 5736 Kabul Tarihi: 20/2/2008 (27 Şubat 2008 Tarihli ve 26800 Sayılı Resmî Gazete de yayımlanmıştır) MADDE 1- (1) Bu maddenin yürürlüğe

Detaylı

VEKİLİ: Av. Özgür ÖZTEKİN - Üçtutlar Mah. Üçtutlar 6.Sok. Fırat Apt.Kat:4 No:2/15 ÇORUM. : Hukuk MüşaviriHuri GÜLÜMSER-Kızılay/ANKARA

VEKİLİ: Av. Özgür ÖZTEKİN - Üçtutlar Mah. Üçtutlar 6.Sok. Fırat Apt.Kat:4 No:2/15 ÇORUM. : Hukuk MüşaviriHuri GÜLÜMSER-Kızılay/ANKARA ESAS NO: 2014676 KARAR NO: 2015164 DAVACI : Muhsin ŞEREMET VEKİLİ: Av. Özgür ÖZTEKİN - Üçtutlar Mah. Üçtutlar 6.Sok. Fırat Apt.Kat:4 No:215 DAVALILAR: 1- Milli Eğitim Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk MüşaviriHuri

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI. 31 Ekim 03 Kasım 2013 / BURSA RAPOR

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI. 31 Ekim 03 Kasım 2013 / BURSA RAPOR HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 31 Ekim 03 Kasım 2013 / BURSA Grup Adı Grup Konusu Grup Başkanı Grup Sözcüsü : 3. Daire : Vergi Hukuku : H. Ümit AKSOY (Danıştay Üyesi) :

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI

YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI Özet : Yolcunun ölümü halinde, bir can ve meblâğ sigortası türü olan

Detaylı

: Kazan Malmüdürlüğü - Kazan/ANKARA

: Kazan Malmüdürlüğü - Kazan/ANKARA Anahtar Kelimeler : Vergi inceleme raporu, vergi tekniği raporu, tebliğ, vergi mahremiyeti, savunma hakkı Özet: Vergi ve ceza ihbarnamesi ile vergi inceleme raporu tebliğ edildiği halde, işlemlerin dayanağı

Detaylı

T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ. Karar N0:292 12.02.2007 KARAR

T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ. Karar N0:292 12.02.2007 KARAR ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ Karar N0:292 12.02.2007 KARAR 30000 metre kareyi geçen yeşil alanların rekreasyon alanlarının, kapalı ve açık spor alanlarının, oyun alanlarının, kooperatifler

Detaylı

GÜMRÜK İDARESİNCE İSTENEN VERGİ VE PARA CEZALARINA KARŞI YÜKÜMLÜNÜN İDARİ BAŞVURU Y

GÜMRÜK İDARESİNCE İSTENEN VERGİ VE PARA CEZALARINA KARŞI YÜKÜMLÜNÜN İDARİ BAŞVURU Y GİRİŞ Bu yazımızn amacı; idare ile yükümlü ya da ceza muhatabı arasındaki uyuşmazlıkların, yargı organlarına intikal etmeden başlangıç aşamasında çözümlenmesi yollarını göstermektir. Yükümlülerin gümrük

Detaylı

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi tarafından, 5.5.2004 günlü, 25453 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sağlık ve Yardımcı Sağlık Personeli Tarafından

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ ALT İŞVERENLER TARAFINDAN ÇALIŞTIRILAN İŞÇİLERİN İŞÇİLİĞE BAĞLI GİDERLERİNDE OLUŞAN ARTIŞIN FİYAT FARKI OLARAK ÖDENMESİ Vural ŞAHBENDEROĞLU vsahbenderoglu@gmail.com Kamu Yönetimi Uzmanı ve Siyaset Bilimci

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 30 Mayıs-02 HAZİRAN 2013 - İSTANBUL Grup Adı : İdare Hukuku 5. Grup Grup Başkanı : E. Yücel SEYHAN (Danıştay Üyesi) Grup Sözcüsü : İsmail

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/21222 Karar No. 2014/6804 Tarihi: 25.03.2014 İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 SİGORTA PRİMLERİNDEN ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN SORUMLULUĞU İFLASIN AÇILMASINDAN

Detaylı

YAPI DENETİMİ KURULUŞLARI VE YAPI GÜVENLİĞİ. Av. Cihan Kıraner 13.11.2014 Dr. Levent Bıçakcı Hukuk Bürosu

YAPI DENETİMİ KURULUŞLARI VE YAPI GÜVENLİĞİ. Av. Cihan Kıraner 13.11.2014 Dr. Levent Bıçakcı Hukuk Bürosu YAPI DENETİMİ KURULUŞLARI VE YAPI GÜVENLİĞİ Av. Cihan Kıraner 13.11.2014 Dr. Levent Bıçakcı Hukuk Bürosu Genel Bakış I. Yapı Denetiminin Yasal Dayanağı II. Yapı Denetimi Kavramı ve Amacı III. Yapı Denetim

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE

T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Anahtar Sözcükler: Manevi zarar, manevi tazminat, tedavi, hizmet kusuru, hizmetin geç işletilmesi Özeti: Davacının trafik kazasında yaralanan yakınına uygulanan tedavide gecikme olduğu, gerektiği halde

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU T.C YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. 2013/21-2216 Karar No. 2015/1349 Tarihi: 15.05.2015 İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN

TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası: 5233 Kabul Tarihi: 17.07.2004 Resmi Gazete Tarihi: 27/07/2004 Resmi Gazete Sayısı: 25535 AMAÇ Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI KONULAR

ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI KONULAR ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ KONULAR Kabahatler Kanunu Kabahatler Kanununda; toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla; Kabahatlere ilişkin genel

Detaylı

Samsun Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğü Hukuk Davalarını Açma ve Takip Etme Süreci

Samsun Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğü Hukuk Davalarını Açma ve Takip Etme Süreci Samsun Defterdarlığı Müdürlüğü Hukuk Davalarını Açma ve Takip Etme Süreci Dava Açma Talep Yazısı/Dava Dava Açma Talebinin Gelmesi/Dava nin Gelmesi Yazı ve Eklerinin Avukata Havale Edilmesi Yazı ve Eklerinin

Detaylı

yargýtay kararlarý T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ YARGITAY ÝLAMI ESAS NO : 2002/6042 KARAR NO : 2002/6339 KARAR TARÝHÝ : 17.04.

yargýtay kararlarý T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ YARGITAY ÝLAMI ESAS NO : 2002/6042 KARAR NO : 2002/6339 KARAR TARÝHÝ : 17.04. yargýtay kararlarý ESAS NO : 2002/6042 KARAR NO : 2002/6339 KARAR TARÝHÝ : 17.04.2002 : ÝÞVERENÝN HÝZMET AKDÝNÝ HAKLI NEDENLE FESHÝ Grev devam ettiði sýrada davacýnýn iþyerine gelen servis aracýna girerek,

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 29.11.2013 01.12.2013 MALATYA

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 29.11.2013 01.12.2013 MALATYA HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 29.11.2013 01.12.2013 MALATYA Grup Adı : 9.GRUP Grup Konusu : KAMULAŞTIRMA ve KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVALARI Grup Başkanı : Ramazan BOZTEPE

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/32276 Karar No. 2010/216 Tarihi: 18.01.2010 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 İHBAR TAZMİNATI ÖDENMEDEN İŞÇİNİN EMEKLİ OLMASI İŞÇİNİN EMELİLİK

Detaylı

MADDE AÇIKLAMA HESAPLAMA SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ İLE İLGİLİ CEZALAR

MADDE AÇIKLAMA HESAPLAMA SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ İLE İLGİLİ CEZALAR MADDE AÇIKLAMA HESAPLAMA 102-a/1 102-a/2 102-a/3 SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ İLE İLGİLİ CEZALAR Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi İle Genel Sağlık Sigortası Giriş Bildirgesini yasal süre içerisinde verilmemesi,

Detaylı

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ T. 16.2.2006 E. 2005/10998 K. 2006/1271

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ T. 16.2.2006 E. 2005/10998 K. 2006/1271 T. 16.2.2006 E. 2005/10998 K. 2006/1271 İŞ KAZASI SONUCU MALULİYETİNDEN DOĞAN TAZMİNAT DAVASI BEKLETİCİ SORUN - ÖNEL VERİLMESİ ÖZET: Davacıya işveren ve Sosyal Sigortalar Kurumunu hasım göstermek suretiyle

Detaylı

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili

Detaylı

Özelde Çalışan Hekimlere Acil Duyuru İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ YARGI TARAFINDAN HUKUKA AYKIRI BULUNAN ÇALIŞMA YASAKLARINI BİR KEZ DAHA DOLAŞIMA SOKTU.

Özelde Çalışan Hekimlere Acil Duyuru İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ YARGI TARAFINDAN HUKUKA AYKIRI BULUNAN ÇALIŞMA YASAKLARINI BİR KEZ DAHA DOLAŞIMA SOKTU. Özelde Çalışan Hekimlere Acil Duyuru İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ YARGI TARAFINDAN HUKUKA AYKIRI BULUNAN ÇALIŞMA YASAKLARINI BİR KEZ DAHA DOLAŞIMA SOKTU. İstanbul Tabip Odasına iletilen başvurulardan geçtiğimiz

Detaylı

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER Prof. Dr. Mustafa ÇEKER Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 31.10.2013 FAİZ KAVRAMI Faiz, para alacaklısına parasından

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 16-19 MAYIS 2013 BODRUM Grup Adı : Özel Hukuk 3. Grup (Grup Tazminat) Grup Başkanı : Canan KÜÇÜKALİ (İstanbul Hâkimi) Grup Sözcüsü : Aslı

Detaylı

KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA ÇALIŞTIRILAN ALT İŞVEREN (TAŞERON) İŞÇİLERİNİN KIDEM TAZMİNATI NASIL ÖDENECEKTİR?

KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA ÇALIŞTIRILAN ALT İŞVEREN (TAŞERON) İŞÇİLERİNİN KIDEM TAZMİNATI NASIL ÖDENECEKTİR? KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA ÇALIŞTIRILAN ALT İŞVEREN (TAŞERON) İŞÇİLERİNİN KIDEM TAZMİNATI NASIL ÖDENECEKTİR? Bekir AKTÜRK 40 GİRİŞ Bilindiği üzere torba kanun olarak da adlandırılan 6552 sayılı İş Kanunu

Detaylı

PAZARLIK USULÜNDE DAVET EDİLMEYEN FİRMALAR İHALEYE KATILABİLİR Mİ? DANIŞTAY KARARI ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME

PAZARLIK USULÜNDE DAVET EDİLMEYEN FİRMALAR İHALEYE KATILABİLİR Mİ? DANIŞTAY KARARI ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME BİLGİ NOTU SERİSİ PAZARLIK USULÜNDE DAVET EDİLMEYEN FİRMALAR İHALEYE KATILABİLİR Mİ? DANIŞTAY KARARI ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME ÖZET: Bu bilgi notunda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu nun 21 inci maddesinin

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

8. Daire 2010/7065 E., 2013/1488 K. "İçtihat Metni"

8. Daire 2010/7065 E., 2013/1488 K. İçtihat Metni 8. Daire 2010/7065 E., 2013/1488 K. MADEN MADEN İŞLETME RUHSATI VE İZNİ MADEN KANUNU 24. MADDESİ "İçtihat Metni" Özeti : Maden Kanunu nun 24 üncü maddesi uyarınca, işletme projesindeki teknik eksikliklerin

Detaylı

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Milli Eğitim Bakanlığı - ANKARA Vekili :

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Milli Eğitim Bakanlığı - ANKARA Vekili : Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Milli Eğitim Bakanlığı - ANKARA Vekili : Karşı Taraf : İsteğin Özeti :Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 13.10.2014 günlü, E:2014/863, K:2014/1174 sayılı kararın,

Detaylı

İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ

İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ Çalışmamızın amacı idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yer ifadesinin, verilen dilekçelerin kayda girdiği tarihi belirlemede

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği 1 / 5 GENELGE NO: 2014/7 (1759) İlgili Dağıtım Yerlerine İlgi: a) 07/06/2012 tarihli ve 2012/06 (1728) sayılı Genelge, b) 20/05/2014 tarihli ve 2014/3 (1755) sayılı Genelge. Bilindiği üzere; taşınmazların,

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506.S. SSK/ 79

İlgili Kanun / Madde 506.S. SSK/ 79 T.C YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/7417 Karar No. 2013/12193 Tarihi: 10.06.2013 İlgili Kanun / Madde 506.S. SSK/ 79 USTA ÖĞRETİCİLER KISMİ SÜRELİ ÇALIŞMA TAM SÜRELİ ÇALIŞMANIN KOŞULLARININ EYLEMLİ

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 14-17 KASIM 2013 / ADANA

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 14-17 KASIM 2013 / ADANA HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 14-17 KASIM 2013 / ADANA Grup Adı Grup Konusu Grup Başkanı Grup Sözcüsü : 7. Daire : Gümrük Uyuşmazlıkları : Dr. Hasan GÜL (Danıştay Üyesi)

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41. T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/923 Karar No. 2008/5603 Tarihi: 21.03.2008

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41. T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/923 Karar No. 2008/5603 Tarihi: 21.03.2008 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/923 Karar No. 2008/5603 Tarihi: 21.03.2008 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41 FAZLA ÇALIŞMANIN KANITLANMASI ÜCRET BORDROLARI FAZLA ÇALIŞMANIN HAFTALIK ÇALIŞMA

Detaylı

T.C İZMİR BÖLGE İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2012/4000 KARAR NO : 2012/4285 YARGILANMANIN YENİLENMESİNİ İSTEYEN (DAVACI) :

T.C İZMİR BÖLGE İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2012/4000 KARAR NO : 2012/4285 YARGILANMANIN YENİLENMESİNİ İSTEYEN (DAVACI) : YARGILANMANIN YENİLENMESİNİ İSTEYEN (DAVACI) : KARŞI TARAF (DAVALI) : VEKİLİ : İSTEMİN_ÖZET : İzmir İli, Karşıyaka İlçesi, Yalı Mahallesinde, tapunun 32029 ada, 4 parselinde kayıtlı taşınmazdaki yapının

Detaylı

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014 İTİRAZ USULLERİ BMMYK Kasım 2014 İtiraz Usülleri Etkili çare Son karara kadar ülkede kalma hakkı Sınırdışı edilmeme İdari ve yargısal itiraz hakkı İdari süreçler: İlk aşamada dosyayı inceleyen kişiden

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI 01/01/2014-30/06/2014 Tarihleri arasında uygulanacak brüt asgari ücret : 1.071,00 TL 01/07/2014-31/12/2014 Tarihleri arasında uygulanacak brüt asgari

Detaylı

Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Tüketici Dernekleri Federasyonu. : 1- Başbakanlık - ANKARA. 2- Maliye Bakanlığı - ANKARA

Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Tüketici Dernekleri Federasyonu. : 1- Başbakanlık - ANKARA. 2- Maliye Bakanlığı - ANKARA T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2010/14697 E:2010/14697 Danıştay Onuncu Dairesinin; sabit oranlı Türk Lirası tüketici kredilerinde faiz tahakkukunun ve buna bağlı kaynak kullanımını destekleme

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

Trafiği Kontrol ve Düzenleme Görevini Yürütürken Yaralanması Halinde Nakdi Tazminat Ödeneceği )

Trafiği Kontrol ve Düzenleme Görevini Yürütürken Yaralanması Halinde Nakdi Tazminat Ödeneceği ) T.C. DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU E. 2007/45 K. 2011/256 T. 21.4.2011 TRAFİK POLİSİNİN YARALANMASI ( Yürütülen Görev Güvenlik ve Asayişin Korunması Kapsamında Bir Kolluk Hizmeti Olduğundan

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI ÖZET: İş güvencesi hükümleri dışında kalarak işveren vekili konumunun tespitinde iki temel ölçüye göre değerlendirme yapılır. Buna göre işletmenin bütününü sevk ve idare

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı