T.C. FARMASÖTİK TEKNOLOJİ I LABORATUVAR. Konu: Koroner Vazodilatör Etkili Sprey Formülasyonu. Öğretim Görevlisi: (B.U.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. FARMASÖTİK TEKNOLOJİ I LABORATUVAR. Konu: Koroner Vazodilatör Etkili Sprey Formülasyonu. Öğretim Görevlisi: (B.U."

Transkript

1 T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ FARMASÖTİK TEKNOLOJİ I LABORATUVAR Konu: Koroner Vazodilatör Etkili Sprey Formülasyonu Öğretim Görevlisi: (B.U.) Yasemin ÇIRPANLI HAZIRLAYAN Serkan TÜRKMEN ANKARA

2 SOLÜSYONLAR Bu grup preparatlar Çözelti, Mahlül, Solutio, Solution, Liquor, Liqueur olarak ta isimlendirilmektedir. Eczacılıkta hazırlanan preparatların çoğunda çözündürme işlemi yapılır. Çözündürme işlemi ile hazırlanan solüsyon şeklindeki formüller diğer farmasötik preparat şekillerine göre daha fazla sayıdadır. Solüsyon şeklinde hazırlanan bir formülde gerek çözücünün gerekse çözücü içinde çözünen madde veya maddelerin miktarının kesin olarak belirlenmesi gerekir. Burada ağırlık ölçmelerinde birim, genellikle g (bazen mg çok az sayıda formülde µg) hacim ölçmelerinde de genellikle ml (bazen litre veya mikrolitre) olarak verilmektedir. Solüsyon şeklindeki ilaçlar, gerek farmasötik teknoloji bakımından gerekse literatür yönünden üzerinde çok çalışılmış ve çök geniş kullanılma alanı ola değişik yapı ve özellikteki preparatlardır. Genel olarak bir veya birkaç etken maddenin bir veya birkaç çözücü (solvan) karışımında çözündürülmesi ile hazırlanır. Bu nedenle de solüsyonlar en az iki maddeden meydana gelen tek fazlı homojen sistemlerdir : 1 Çözünen madde (solute) 2 Çözücü (solvan) fazlarından oluşur. Yeryüzünde cisimler üç halde bulunur : Gaz, Sıvı, Katı. Çözücüler ve Çözünen maddeler bu üç halden birinde olacağına göre solüsyonlar (Tablo 1) de gösterilen üç grupta verilen örneklerden birine uyacaktır: Tablo 1. Solüsyon çeşitleri Gruplar Çözücü faz Çözünen faz Örnekler (solvan) I Gaz Gaz Havanın içindeki oksijen ve azotun birbiri içinde karışması gibi Gaz Sıvı Bulut ve sis oluşumu Gaz Katı Havada duman ve volkanik tozların dağılımı II Sıvı Gaz Oksijenli su Sıvı Sıvı Su-Alkol ve Su-Gliserin v.b. karışımları. Sıvı Katı Sodyum klorürün v.b. bir katı maddenin bir sıvı fazda çözündüğü sistemler III Katı Gaz Palladium içinde hidrojen dağılımı Katı Sıvı Katı parafin v.b. kütlelerde mineral yağların oluşturduğu sistemler, jeller Katı Katı Şap yapılı maddeler bazı kıymetli taşlar Farmasötik teknolojide bu gruplar arasında II. grup önem taşır; yani sıvı bir sistem (tek veya birden çok solvan olabilir) içerisinde gaz, sıvı ve katı haldeki (bunlar da bir veya birden çok sayıda olabilir) maddelerin bulunduğu ilaç şekilleri solüsyonlar grubunun esasını oluşturur ve çok önemlidir. Örneklemek gerekirse: - Formaldehit solüsyonları su içinde bir gaz çözünmesi ile, - Seyreltilmiş etanol solüsyonları su içinde bir sıvı halindeki maddenin (etanolün) çözünmesi ile, - Basit şurup da su içinde bir katı madde olan (şeker) çözünmesi ile hazırlanır. Çözünen maddenin miktarına, çözücü ve çözünen maddenin fiziksel özellikleri, parçacık büyüklüğü, kristal yapısı, ortamın ısısı, eriticinin yapısı, ve karıştırmak gibi faktörler 2

3 etki eder. Çözünen madde ile çözücü maddenin karşılıklı özellikleri, karşılıklı ilgileri de hazırlanan solüsyonun karakteri üzerine etkilidir. Genel olarak çözünürlük tanımları için eriyen madde ile eritici miktarları arasında farklı değerler ve oranlar kullanılır. Türk Farmakopesi (1974) de bir maddenin çözünme (eriyebilme) derecesini belirtmek için kullanılan kısım deyimi, 1 g katı veya 1 ml sıvının eriyebildiği eriticinin ml sayısını gösterir. Farmasötik bir maddenin erime kabiliyeti tam olarak bilinmediği hallerde eriyebilme derecesini göstermek için aşağıdaki değerler verilmiştir Tanım 1 kısım madde için gerekli eritici miktarı Çok erir 1 kısımdan az Kolayca erir 1 kısımdan 10 kısıma kadar Erir 10 kısımdan 30 kısıma kadar Az erir 30 kısımdan 100 kısıma kadar Güç erir 100 kısımdan 1000 kısıma kadar Çok güç erir 1000 kısımdan kısıma kadar Pratik olarak erimez kısımdan fazla Solüsyonlarda konsantrasyonları belirtmek için genellikle aşağıdaki ifadeler kullanılır. Konsantrasyonun ağırlık birimi ile (a/a) veya (g/ml) olarak ifadelendirilmesi : belirli bir ağırlık (g) veya hacim (ml) solüsyonda çözünmüş madde miktarının ağırlık (g) ile tarifidir. Konsantrasyonun hacim birimi ile (h/h) olarak ifadelendirilmesi : Belirli bir hacim (ml) solüsyonda çözünen madde miktarının hacim (ml) olarak tarifidir. Konsantrasyonların Yüzde (%) Olarak İfadelendirilmesi Bazı hallerde bir numune veya farmasötik formülün ihtiva ettiği etken madde miktarı yüzde(%) konsantrasyon şeklinde ifade edilir. Yüzde konsantrasyon tanımında, total kütle ile etken madde miktarı için verilen birimlerin önemi büyüktür. Miktarlar ağırlık (a) veya hacim (h) değerlerine göre belirtilir. Daha kesin bir deyim ile : a) 100 g numunede bulunan etken madde miktarı gram olarak (a/a) veya (g/g) ; b) 100 ml numunede bulunan etken madde miktarı gram olarak (a/h) veya (g/ml) ; c) 100 ml numunede bulunan etken madde miktarı hacim olarak (h/h) veya (ml/ml) şeklinde ifadelendirilir. Eğer bir solüsyonda yüzde konsantrasyon tanımı yukarıda verilen şekillerde ve tam açık ve kesin olarak yapılmamışsa, değerlendirmelerde aşağıdaki tarifler anlaşılır: a) Katı içinde katı madde karıştırılması ile hazırlanan formüller için (%) (a/a) veya (g/g), b) Sıvı içinde katı madde çözündürülmesi ile hazırlanan formüller için % (a/h) veya (g/ml), c) Sıvı içinde sıvı çözündürülmesi ile hazırlanan formüller için % (h/h) veya (ml/ml) konsantrasyonlarında hazırlanmış kabul edilir. 3

4 Bazı Maddelerin Suda Çözünme Değerleri Suda Eriyen Maddeler (1 kısım madde 1 kısım suda çözünür) Acide citrique Acide tartrique Chloral hydraté Chlorure de calcium Chlorure de zinc Iodure de calcium Iodure de potassium (1 kısım madde 1 3 kısım suda çözünür) Benzoate de soude Bromure de calcium Bromure de potassium Chlorure de sodium Pepsine (1 kısım madde 3 10 kısım suda çözünür) Nitrate de potasse Phosphate de codeine Carbonate d ammoniaque (1 kısım madde kısım suda çözünür) Alun Sulfate de quinine Bicarbonate de soude Ether Iodure de sodium Iodure de stronsium Nitrate d argent Novocaine hydrocloride Resorcine Sucre Urotropine Sulfate de cuivre Sulfate de fer Sulfate de magnesie Sulfate de soude Sulfate de zinc Tanin Ichthyol Lactose Nitrate de pilocarpine Permanganate de potasse Phenol Bleu de methylene Suda Eriyen Maddeler (1 kısım madde kısım suda çözünür) Acide de borique Collargol (1 kısım madde kısım suda çözünür) Cafeine Acide picrique Glycerophosphate de chaux Sulfate de strychnine Gélose (agar-agar) Suda Güç Eriyen Maddeler (1 kısım madde 100 kısımdan daha fazla suda çözünür) Chloroform Acide salycylique Codeine Calcium carbonate Terpine hydraté Iode 4

5 Solüsyon Şeklindeki İlaçların Faydaları ve Sorunları Solüsyonlar homojen ilaçlardır. İyi iyonize edilir, organizmada kolay rezorbe olur. Sıvağı su olan solüsyonlarda bu özelliklere ilaveten zararsız ve ucuz bir solvanla üretim yapılmış olur. Ancak bir çok kimyasal reaksiyon sulu vasatta ve özellikle etken maddelerin çözünmüş halde olması sebebi ile hızlı yürür; stabilite problemleri meydana çıkar, bozunma daha kolay olur. Bu nedenle solüsyonlara tampon ve konservan (antioksidan, antimikrobiyal v.b. yardımcı) maddeler ilave edilir. Solüsyonların gruplandırılması Farmakope, kodeksler ve reçetelerde yazılı olan solüsyonlardan bazıları diğer ilaçlar için sıvağ ve bir kısmı konservan olarak değişik tedavi amaçları ile haricen veya dahilen (Hemodiyaliz solüsyonları, Intraperitonal diyaliz solüsyonları, Sorbitol solüsyonu, Sodyum hipoklorit ve Adrenalin solusyonları v.b.) kullanılır. Solüsyonların Çözücülerine Göre Sınıflandırılması a- Sulu solüsyonlar: Çözücü olarak yalnız su veya fazla miktarda su içeren preparatlardır. b- Susuz solüsyonlar: Sudan başka çözücü ile hazırlanan solüsyonlardır. c- Alkollü solüsyonlar: Çözücüsü seyreltik yada yüksek konsantrasyonda etil alkoldür. d- Hidroalkollü solüsyonlar: Çözücü olarak alkol ve su karışımı ile hazırlanan preparatlardır. e- Yağlı solüsyonlar: Çözücüsü bir yağ veya formüllerinde yüksek konsantrasyonda yağ içeren bir karışımla hazırlanan solüsyonlardır. Ayrıca çözücü olarak gliserin, şurup v.b. maddelerle hazırlanan solüsyon şeklindeki ilaçlar da vardır. Solüsyonların Özelliklerine Göre Tanımı Solüsyonlar etken maddenin özelliğine göre 1- Dahilen ve 2- Haricen kullanılan Farmasötik formüller olarak iki gruba ayrılır. Ayrıca değişik literatürlerde solüsyonlar özelliklerine, formüllerine, hazırlama metotlarına, etken madde konsantrasyonlarına, kullanılış yeri ve şekline, etken madde aktivitesine ve dozuna göre de gruplanır. 5

6 I Solüsyonların Formüllerindeki Madde Sayısına Göre Sınıflandırılması a- Basit (simple) solüsyonlar: Çözünmüş halde tek bir madde içerir. b- Bileşik (Composé) solüsyonlar: Çözünmüş halde birden fazla sayıda etken madde içerir II Çözünen maddenin Parçacık Büyüklüğüne Göre Sınıflandırılması a- Hakiki solüsyonlar: Çözünen maddenin parçacıkları 1mµ dan daha küçüktür. b- Kolloidal solüsyonlar: Çözünen maddelerin parçaları iriliği mµ arasındadır. III Çözünen Maddenin Konsantrasyonuna Göre Sınıflandırılması a- Konsantrasyonu (%) deyimi ile tanımlanan solüsyonlar: 100 g veya 100 ml solüsyon içinde bulunan çözünmüş madde miktarının hacim (ml) veya ağırlık (g) olarak ifadesidir. b- Normal solüsyonlar: Bir litre solüsyonda bir ekivalan gram etken madde içerir. c- Molar solüsyonlar: Bir litre solüsyonda bir molekül madde çözünmesi ile hazırlanır. d- Doymuş (Saturée) solüsyonlar: Belirli şartlarda, bir solüsyonda maksimum miktarda madde çözünmesi ile hazırlanır. e- Aşırı doymuş (Supersaturée) solüsyonlar: Bazı şartları değiştirmek sureti ile (fazla ısıtmak, çalkalamak, karıştırmak v.b.) ortamda çözünebilecek azami madde miktarından daha fazla miktarda madde çözündürmek sureti ile hazırlanır. f- İsotonik solüsyonlar: Çözünen maddenin kan, serum, ve benzeri diğer vücut sıvılarının osmotik basıncına eşdeğerli osmotik basınç gösteren miktarını çözünmüş halde içeren solüsyonlardır. g- Hipotonik solüsyonlar: İsotonik solüsyonlardan daha düşük konsantrasyondaki solüsyonlardır. h- Hipertonik solüsyonlar: İsotonik solüsyonlardan daha yüksek konsantrasyondaki solüsyonlardır. Solüsyonların Kullanılma Yerlerine Göre Sınıflandırılması Bu sınıflandırılmaya göre de ilaçlar aşağıda gösterilen gruplara ayrılır. - Parenteral solüsyonlar: Ağız ve sindirim sistemi haricinde, genellikle injeksiyon yolu ile kullanılan solüsyonlardır - Oftalmik solüsyonlar: Göz için kullanılır. - Nasal solüsyonlar: Burun için kullanılır. - Otik solüsyonlar: Kulak için kullanılır. - Kollotuvar şeklindeki solüsyonlar: Ağız boşluğuna uygulanır. Yutulmamalıdır. - Gargara: Ağız yada boğaza tatbik edilir. Yutulmamalıdır. - Lavman: Rektal yolla kullanılan solüsyonlardır. İki fazlı sistem şeklinde uygulanan örnekleri de vardır. - İnhalasyon: Buhar şekline geçirilip, nefes alınıp içeri çekmek suretiyle ağız, boğaz ve burun yolu ile akciğerlere kadar sevk edilen preparatlardır. - Spray: Burun, ağız ve cilt üzerine püskürterek tatbik edilir. - Damla: Genellikle kulak, burun ve göze damla halinde tatbik edilen solüsyonlardır Bazı hallerde dahilen alınan fakat damla sayısı ile doze edilen solüsyonlar da vardır. 6

7 Hazırlanış ve Formüllerine Göre Solüsyonların Sınıflandırılması - Sulu solüsyonlar: Çözücü olarak yalnız su veya fazla miktarda su ile hazırlanan solüsyonlardır. - Susuz solüsyonlar: Sudan başka bir çözücü ile hazırlanan formüllerdir. - Alkollü solüsyonlar: Çözücü olarak yalnız etil alkol veya yüksek oranda alkol ihtiva eden bir karışım ile hazırlanan solüsyonlardır. - Hidroalkollü solüsyonlar: Çözücü olarak alkol ve su karışımı ihtiva eden preparatlardır. Bunlar etanol ile hazırlanan preparatların su ile seyreltilmiş halleridir. - Yağlı solüsyonlar: Çözücü olarak bir yağ veya yüksek miktarda yağ ihtiva eden bir karışım ile hazırlanan solüsyonlar. - Gliserit: Gliserin yada yüksek miktarda gliserin ihtiva eden bir karışım ile hazırlanan preparatlardır. - Sirkeli solüsyonlar: % 5 veya daha az miktarlarda asetik asit ihtiva eden sulu solüsyonlardır. - Üsareler: Taze bitki veya meyveden sıkma ile elde edilen ve genellikle bir koruyucu madde ihtiva eden farmasötik şekillerdir. - Şurup: Şeker veya diğer tatlı bir maddenin sudaki derişik solüsyonudur. - Eliksir: Çeşitli yapıda maddelerle tatlandırılmış ve genellikle aromatik maddelerin alkollü veya hidroalkollü bir solüsyonudur. - Seyyal Hulasalar: Bitkisel veya hayvansal droglardan etken maddelerin perkolasyonla elde edilmiş konsantre, alkollü veya hidroalkollü preparatlarıdır. - Enfüzyon: Bitkisel veya hayvansal droglarda bulunan etken maddelerin, sıcakta maserasyonla elde edilmiş sulu solüsyonlarıdır. - Dekoksiyon: Bitkisel veya hayvansal drogların etken maddelerinin, soğuk veya sıcakta maserasyonla elde edilmiş sulu solüsyonlarıdır. Solüsyonların Hazırlanış Metotlarına Göre Sınıflandırılması Solüsyonlar çözündürme, maserasyon, perkolasyon, distilasyon, v.b. çeşitli işlemlerle üretilmekle beraber hazırlama metodları başlıca üç ana gruba ayrılmaktadır. 1. Çözündürme metodu ile hazırlanan solüsyonlar, 2. Kimyasal reaksiyonla elde edilen solüsyonlar, 3. Ekstraksiyonla hazırlanan solüsyonlar. Çözündürme metodu ile yapılan çalışmalarda gerektiğinde toz edilmiş madde çözücü içersine konur ve gerekiyorsa ısıtmak, karıştırmak sureti ile eritilir. Kimyasal reaksiyonlarla hazırlanan solüsyonlarda formüldeki iki madde birbiri ile veya çözücü yardımı ile bazı işlemlerle reaksiyona girer ve sonuçta ortamda çözünen yeni bir etken madde oluşur. Liqueur de Fowler, Solution subacetate d aliminium da olduğu gibi. Ekstrasyon işlemi ile, drogun istenilen etken maddesi bir çözücüye alınır. Katran suyunda olduğu gibi gerektiğinde ekstrasyonun verimini arttırmak veya ekstraksiyonu hızlandırmak için yüzey etken özellikte bir yardımcı madde ile birrlikte kullanılır (Tween 20 v.b.) 7

8 Özel Solüsyonlar Yukarıda yapılan gruplar dışında solüsyonlar sterilite özelliğine göre iki gruba ayrılır. Bunların uygulama alanına göre hazırlanışında özel işlemler de gerekmektedir. Steril Solüsyonlar: Ambalajlama işleminin dışında, diğer Farmasötik preparatların özelliğini taşır. Göz, kulak, burun için kullanılan formüller, Parenteral Diyaliz Solüsyonları, Perfüzyon Solüsyonları (Serumlar) ve injeksiyonluk solüsyonlar da bu grup preparatlardır. Steril olmayan solüsyonlar: Ağız yolu ile kullanılan solüsyon şeklindeki formüller bu gruptadır. Bu grup preparatlanrın gerek hazırlama gerekse kullanma esnasında mutlaka mikrobial kontaminasyonu önleyici tedbir alınmalıdır. Solüsyon şeklindeki ilaçlara konservan maddeler, aromalar v.b. maddeler ilave edilir. Solüsyonların kullanımını cazip hale getirmek ve zamanla meydana gelebilecek bazı renklenme olaylarını gizlemek için Gıda Maddeleri Tüzüğü ne göre izin verilen ve FD & C boyaları ile istenilen renge boyanır. Solüsyonların Hazırlanmasında Etkili Faktörler Isı: Solüsyonların hazırlanmasında çözünen maddelerle fazlar arasında enerji alışverişi negatif ise ısı dışarı verilir (exotermik olay); eğer enerji alış verişi pozitif ise sistemde ısı absorbsiyonu olur. Buna da endotermik olay denir. Endotermik olaylarda çözünen ve çözücü karışımı ısıtılırsa katı maddenin erime oranı artar. Ekseri tuzlar bu karakterdedir. Isı arttırılarak çözünen madde miktarı artar ve belli bir değerden sonra çözünen madde miktarı doymuş çözelti verecek şekilde fazlalaşır. Bazı maddeler ise eritici içinde erirken ısı verir ve çözeltinin harareti artar. Exotermik reaksiyon gösteren bu maddelerin karışımı ısıtılırsa erime kabiliyetleri azalır. Örneğin Kalsiyum hidroksit, Kalsiyum sülfat, Kalsiyum gliserofosfat bu özellikteki maddelerdir. Bazen ısının katı cismin erime kabiliyeti üzerinde fazla etkisi olmadığı görülür. Örneklemek gerekirse çözeltiyi ısıtma veya soğutmanın Sodyum klorürün sudaki çözeltileri hazırlanırken etkisi olmaz. Elektriksel etkiler: Solüsyonlardaki fazlar arasındaki iç etkileşmeler özellikle iyon, dipol olayları çözünme hızı üzerine etkilidir. Karıştırma: Genellikle çözünmeyi hızlandıran bir faktördür. Karıştırma esnasında katı parçacıklar zaman zaman saf solvanla temas eder; diğer taraftan çözücü ile temas eden katı partiküllerin yüzeyi genişler. Solüsyonların formülasyonunda hazırlanan ürüne ve kullanılan maddelerin özelliklerine bağlı olarak gösterilen karıştırıcı tipleri kullanılır. Parça büyüklüğü: Çözünen maddelerin parçacıklarının boyutları küçüldükçe yüzeyi genişler ve çözünme artar. Madde ne kadar ince toz edilirse sıvı faz içinde o kadar kolay erir. Maddelerin birbirinin çözünürlüğü üzerine etkisi: Aynı faz içinde bulunan maddelerin formül yapıları, polar ve non polar özellikte olmaları çözünürlük üzerine etkilidir. Benzer yapıdaki maddeler birbiri içersinde çözünür. (Similia Similibus Solvantur). Molekül ağırlıkları büyük olmamak koşulu ile polar gruplar içeren ve polar grupları su ile hidrojen bağları teşkil etmeğe kabiliyetli olan organik maddeler suda erirler. Bu bakımdan etken olan: Polar gruplar: Hidroksil, aldehit, asit, amin ve fenol grupları gibi. Non-polar gruplar suda erime özelliğini azaltır. Organik moleküldeki halojenler de molekülü ağırlaştırdıkları için çözünmeyi azaltır. 8

9 Çözünürlüğün Artmasına Etkili Yardımcı Maddeler Bazı maddelerin çözünmesi, birlikte kullanılan diğer madde yardımıyla arttırılabilir. Üretan ilavesi ile kinin in; benzoik asit veya salisilik asit ile de kafeinin sudaki çözünürlüğü arttırılabilir. Mişterek iyon etkisi: Az çözünen bir madde bile bu maddenin yapısında bulunan aynı iyonlardan birini içeren diğer bir madde aynı solvan içinde bulunduğunda çözünürlük değişir. Örneğin su içinde İyot ve KI birlikre bulunduğu zaman iyodun çözünürlüğü artar. Bu durumdan alkollü ve sulu iyot çözeltileri hazırlanırken faydalanılmaktadır. PH: Bir çok madde asit veya bazik karakterdedir. Bu sebetpen çözünürlükleri ortamın ph sına bağlıdır. Örneğin bir çok alkaloidler suda çözünmezler, halbuki tuzları kolay çözünür. Basınç: Özellikle gazların çözünmesinde basıncın artması maddenin çözünürlüğünü arttırıcı bir etkendir. Yüzey etken maddelerinin etkisi: Esanslarla aromatik su hazırlanışında olduğu gibi yüzey etken maddeler yardımı ile çözünürlük artabilir. Özellikle Tweenler (bilhassa Tween 20) esansların suda çözünürlüğünü arttırır. Solüsyonlarda Kullanılan Çözücüler Bu grup ilaçlar üretilirken, etken maddenin yapısına ve ilacın uygulama alanına göre çözücü seçimi yapılır. Çözücülerin özelliklerinin çok iyi bilinmesi gerekir. Çözücünün özellikleri: Çözücüler kimyasal yapı bakımından stabl (dayanıklı) ve inert olmalı, toksik olmamalı ve allerji meydana geirmemelidir. Organ sıvıları ile geçimli ve kolay karışabilir olmalıdır. Kesinlikle iritan olmamalıdır. Bu amaçla en çok kullanılan çözücüler: Su ve çeşitleri, alkoller, yağlar, ester ve eter yapılı maddelerdir. Çözücüler muhtelif şekillerde gruplanır. İlaç üretimi için en uygun sıvağ gruplaması ve sıvağ örnekleri aşağıda gösterilmiştir. I. Hidrofil sıvağlar: Bu grupta su ve su ile karışabilen sıvağlar vardır. Su ve çeşitleri, farklı derecelerde dilue edilmiş (Seyreltilmiş) etanol, aseton, gliserin, monoetanolamin, propilen glikol, trietanolamin, isopropilalkol, polietilen glikolller (düşük vizkoziteli türevler) şarap, sirke ile bu maddelerin bir veya bir kaçının karışımı sayılabilir. II. Hidrofob sıvağlar: Bu grupta su ile karışmayan veya kolay buharlaşan çözücüler vardır. Sıvı yağlar, eter, etiloleat, isopropil miristat, sıvı parafin, oromatik hibrokarbonlar, eter. Eczacılıkta Kullanılan Çözücülerin Yapıları ve Özellikleri DİSTİLE SU (Aqua Destillata, Eau Distillée) Eczacılıkta sadece su terimi ile distile su anlaşılır. İyi bir sıvağdır, ucuzdur; ayrıca vücut sıvılarının yapısına da uygundur. Deiyonize su veya iyi kaliteli bir çeşme suyundan hareket edilerek normal şartlarda distilasyon veya vakum distilasyonu ya da buhar ile distilasyon yapılarak hazırlanır. Suyun sertliğinin giderilmesi için distillenecek suya sodyum hekza meta fosfat (Calgon) ilave edilir veya öncelikle bir katyon tutucudan (Zeolit v.b.) geçirilir. 9

10 Distile su hazırlanmasında en önemli hususlar aşağıda bildirilmiştir. 1. Distilasyon esnasında toplanan distilaya distillenen sudan sıçrama olmamalıdır (Buharlaşma, Kontaminasyon) 2. Hazırlanan distile suya çevresinden veya atmosferden bir bulaşma olmayacak şekilde önlem alınmalıdır. Toplama kabı v.b. malzemeler temiz olmalıdır. Sistem kontamine olmayacak şekilde tamamen kapalı devre halinde olmalıdır. Hazırlanışı: Genel olarak cam, emaye ve paslanmaz çelikten yapılmış distilasyon cihazlarında ısı yardımı ile hazırlanır. Distile edilecek ve içilebilir özellikteki su, gaz, elektrik veya su buharı ile hazırlanır. Buharlaşan su bir soğutma sistemi yardımı ile yoğunlaştırılır ve distile su elde edilir. Son yıllarda geliştirilen pahalı metodlar olan Elektrodializ Metodu ile Ters Osmoz Metodları da saf su hazırlamakta kullanılmaktadır. Ters osmoz olayı ile özellikleri distile suya yakın ve daha ucuz olan, endüstride geniş bir kullanım alanına sahip saf su hazırlanmaktadır. Az miktarda distile su üretimi için Pyrex camdan yapılmış, muhtelif şekillerde aletler kullanılır. Distilasyon işlemi esnasında bakır, demir veya diğer metal iyonlarının suya karışmaması gerekir. Cihazın içi saf kalay ile kaplanır. Sistemin elektrik veya su buharı ile çalışanları vardır. Elektrikli sistemlerin cereyan sarfiyatı dolayısıyla masrafı daha fazladır. Su kesildiği zaman cereyan otomatik olarak şamandıra vasıtası ile kesilir ve aletin zarar görmesi engellenmiş olur. Distilasyon cihazına gelen suyun deiyonize su olması tercih edilir. Böylece kazanda çabuk kireç bağlanmasının önüne geçilmiş olur. Sanayide büyük miktarlar distile su hazırlamak için vakumlu sistemler yapılmıştır. Ayrıca Ponzini, Köttermann ve Barnstead adı ile bilinen ve distile su hazırlanmasında kullanılan geliştirilmiş sistemler vardır. Cihazın çalışması: Şehir suyu soğutucudan geçip su trompu vasıtası ile önce su seviye ayarlayıcısına ve oradan da ön buharlaştırıcı da istenilen seviyeye kadar dolar. Ön buharlaştırıcıdaki su seviyesi taşırma borusu vasıtası ile ayarlanır. Ön buharlaştırıcıda ısı ile meydana gelen buhar, ısı eşanjörünün serbentine girip ikinci evaporatörü distile su ile doldurur. Kondense olan distile su şamandırayı doldurur ve vakum altında ikinci defa üst soğutucunun bulunduğu kısımda 40 C da vakum altında elde edilen su toplama kabında birikir. Distile Su Çeşitleri Hazırlanan distile suya kullanılış amacına göre bazı işlemler yapılır ve değişik özellikle distile su hazırlanır. İnjeksiyonluk su: Taze distillenmiş sudur. Parenteral preparatların 1000 ml ye kadar olan miktarları ve göz damlalarının hazırlanmasında kullanılır; steril ve apırojen özellikte hazırlanır. Hazırlandıktan sonra 12 saat ve daha fazla bekletilirse injeksiyon preparatlarında kullanılmamalıdır; üretildiği iş gününde kullanılamlıdır. Steril injeksiyonluk su: Tek doz halinde ve 1 litre hacmine kadar olan parenteral preparatlar için çözücü olarak hazırlanan distile veya bidistile sudur. Taze distillenmiş distile su, seçilen bir sterilizasyon metodu, kaynatma, buhar sterilizasyonu, UV ışınlarla sterilizasyon, steril filtrasyon v.b. yöntem ile sterilize edildikten sonra 1-2 gün içinde kullanılmalıdır. Steril injeksiyonluk su ağzı çok iyi kapatılmış küçük hacimli kaplarda bir ay süre ile saklanabilir. 10

11 Bakteriyostatik içeren injeksiyonluk su: İnjeksiyonluk su özelliklerine uygun olarak hazırlanır. İçerisine uygun bakteriyostatik madde ilave edilir. 30 ml ye kadar olan preparatlarda tek veya çok dozlu preparatların üretiminde kullanılır. Perfüzyon çözeltilerinde kesinlikle kullanılamaz. Doku ve organların yıkanması için kullanılan steril su: Steril injeksiyonluk su özelliklerine uygun olarak kullanılabilir. Miktarın büyük olmasına karşın partiküller madde miktarı parenteral infüzyonlar için verilen değerlere uymayabilir. Etiketin üzerinde yıkama amacı ile kullanılan su (irrigation) için kullanılacağı mutlaka yazılmalıdır. Su Çeşitlerinin Standartları İçme suyu için aerobik mikrobiyal sayım ml de 500 koloni (colony) oluşturan birim (cfu) miktarı olarak tanımlanır. Saf suda ml de cfu değeri 100, injeksiyonluk suda 50 olarak verilir. Bidistile su (Aqua bidistillata, Eau bidistillée): Suyun iki defa distile edilmesiyle, diğer bir tanımla distile suyun yeniden distillenmesi ile hazırlanır. Apirojen bir sudur; yani pirojen içermez. Distile suyun özellikleri: Yeni distillenmiş bir su Cl -, SO 4 2-, NH 4 +, Ca 2+ ve ağır metaller ile redüktör maddeler içermemelidir. Buharlaştırma artığı milyonda ppm den fazla olmamalıdır (bu değer yaklaşık olarak 0,1 ppm sodyum klorürden yüksek olmamalıdır). Elektrik geçirgenliği 20 C de 1 megohm (mikrohm) dan fazla olmamalıdır. Distile suyun saklanması: Distile suyun özelliklerine saklandığı kap, saklama süresi, ısı, ışık ve hava etkilidir. Hazırlandıktan hemen sonra kullanılması, eğer uzun müddet saklanacaksa 120 C de 1 saat sterilize edilmesi gerekir. Saklanma esnasında mikroorganizma bulaşması önlenmelidir. İnjektabl preparatların hazırlanmasında kullanılan distile su taze hazırlanmış olmalı; tercihen hazırlandıktan hemen sonra, en geç aynı iş günü kullanılmalıdır. Bazı farmakopeler distile suyun saklanması için koruyucu madde ilavesine müsaade eder (Bakteriostatik içeren injeksiyonluk su). Distile suda yapılan kontrollar: ph ölçülür, ph 5-7 arasında olmalıdır. Sülfat, nitrat, karbonat, kalsiyum, amonyum, ağır metaller, redüktör maddeler aranır. Kullanım yerine göre mikrobiyolojik kontroller (mantar, küf) ve projenite testi yapılır. Deiyonize su (Aqua deionizata) Distile suyun pahalı bir ürün olması nedeni ile özellikle ampul, flakon ve büyük hacimli ( ml) şişelerin yıkanmasında şurup v.b. sıvı haldeki ilaçların üretiminde kullanılmak üzere deiyonize su hazırlanır. İsimlendirmeden de anlaşılacağı üzere deiyonize su iyonlarından, yani hem anyon ve hem de katyonlarından (diğer bir ifade ile minerallerinden) kurtarılmış sudur ve çeşitli kapasitedeki deiyonizasyon cihazlarında hazırlanır. Deiyonizasyon işleminde iyon tutucu maddelerle suyun yapısında bulunan yabancı katyonlar ve anyonlar vasattan ayrılır. Suda bulunan anyon ve katyonlar aşağıda gösterilmiştir. Katyonlar: H +, Na +, K + NH 4 +, Ca ++, Mg ++, Fe ++ ve Fe +++, Mn ++ ve Mn +++, Al +++, Zn ++, Cr +++ Anyonlar: Cl -, SO4 2-, HPO 4 2-, HCO 3 -, NO 3 -, HS - yapısındaki iyonlardır. Bunlar iyon değiştirici (tutucu) maddeler ile iyonlarından ayrılır. 11

12 İyon Tutucu (Değiştirici) Maddeler Suyun iyonlarından kurtarılması Kil, Bentonit, Permutit (Zeolit) gibi doğal orjinli maddeler ile ayrıca Anyon ve Katyon tutma özelliğine sahip doğal ve sentetik reçinelerle yapılır. Bu reçineler de genellikle polimer, kopolimer, kondensasyon ürübü bir yapıdadır. İyon tutucu maddelerin aktif grupları: - Aktif grupları (H + ) olan maddeler aktif (katyon değiştirici); - Aktif grupları (OH - ) olanlar da anyon aktif (anyon değiştirici) özelliktedir. İyi Bir İyon Tutucu Maddenin Özellikleri - Suda ve çözücülerde çözünmemeli, - Isıya dayanıklı olmalı, - Asit ve baz gibi kimyasal maddelere karşı dayanıklı olmalı, - Mekanik mukavemete sahip olmalı, poröz bir yapısı olmalı, - Sütun halinde kullanıldığında parçacıkları kesinlikle genişlememeli ve şişmemeli. İyon değiştiriciler aktif gruplarına göre 1- Kuvvetli veya zayıf katyon değiştirici veya 2- Zayıf veya kuvvetli anyon değiştirici özellikte olabilir. Katyon Değiştirici Reçinelerin Yapısı ve İyon Tutma Özelliği Katyon tutucu reçinelerin genel yapısında (H + ) aktif iyondur ve genel olarak RH; KA; EH şeklinde gösterilir. İyon tutma özelliği gösteren aktif (H + ), -COOH; - SO 3 H ve (fenolik) OH gruplarında bulunur. Bu grupları içeren iyon tutucu maddeler: - Fenol sulfonik asit polimerleri, - Formaldehit kondensasyon ürünleri, - Stiren divinil benzen polimerleri, - Polistiren sulfonik asit polimerleridir. - Zeolit katyon değiştirici olarak kullanılan ve deiyonizasyon yapan ilk bileşiktir. Zeolit: Na 2 O, Al 2 O 3, 2SIO 2,6H 2 O ( Al, Na Silikat) genel yapısındadır. Yapısıındaki sodyum iyonu yardımı ile sudaki Ca ve Mg iyonlarını tutar. İyi bir katyon tutucudur. Formüldeki (Na + ) iyonu, (Ca ++ ) ve (Mg ++ ) ile yer değiştirir.burada iyon tutulma olayı; 2NaR + CaSO 4 CaR 2 + Na 2 SO 4 2NaR + MgCl 2 MgR 2 + 2NaCl 2NaR + Ca(HCO 3 ) 2 CaR 2 + 2NaHCO 3 şeklinde yürür. 12

13 Anyon Tutucu Reçinelerin Yapısı ve İyon Tutma Özelliği Anyon tutucu reçinelerin genel yapısında (OH) aktif iyondur ve genel olarak ROH; AA; EOH şeklinde gösterilir. İyon tutma özelliği gösteren aktif gruplar Primer, sekonder ve tersiyer amino (-NH 2 ) gruplarıdır. Bu grupları içeren iyon tutucu maddeler : - Aromatik amin ile formaldehit kondensasyon ürünleri, - Kuaterner amonyum ile aromatik amin türevleri, - Alifatik aminler, - Dietil amino etil selüloz bileşikleridir. Katyon tutucu reçinelerle çalışırken (R): Sentetik reçineyi ifade ettiğinden kimyaca aktif gruplarına göre oluşan reaksiyonlar: 2NaR + CaSO 4 CaR 2 + Na 2 SO 4 2HR + CaSO 4 CaR 2 + H 2 SO 4 EH + NaCl ENa + HCl şeklinde yürür. Anyon tutucu reçinelerle çalışırken deiyonizasyon olayında meydana gelen reaksiyonlar: ROH + Cl - RCl + (OH) - RNH 3 (OH) - + HCl EOH + XM EOH + NaCl RNH 2 HCl + H 2 O EX + MOH Ecl + NaOH şeklindedir. Deiyonizasyon işlemi sütunlar halinde hazırlanan ve içine iyon değiştirici maddeler yerleştirilmiş deiyonizasyon cihazlarında yapılır. Bunlar iki farklı metod ile çalışmaktadır: 1- Çift yatak metodu: Anyon ve katyon tutucular ayrı iki sütuna yerleştirilmiştir. Bu durumda her bir sütunun iyon tutucu özelliği farklıdır. İyon tutucunun özelliğine göre de Konvansiyonel metod veya Ters işlem metoduna göre iki çeşit çalışma yapılır. a- Konvansiyonel metod: Arıtılacak su önce kuvvetli katyon tutucu, sonra da zayıf anyon tutucu reçineden geçirilir. I. İşlem: Kuvvetli Katyon Tutucu reçine sütununda temizlenecek sudaki Ca, Mg, Na iyonları tutulur ve bunlardan H 2 CO 3, HCl, H 2 SO 4 oluşur. Bu ürün; II. İşlem: İkinci sütundaki Zayıf Anyon Tutucu reçineden geçirilir. Bu sütunda 2AOH + H 2 SO 4 A 2 SO 4 + H 2 O reaksiyonu yürür ve su oluşur. b- Ters işlem metodu: Arıtılacak su önce kuvvetli anyon tutucu sonra da zayıf katyon tutucu maddeden geçirilir. I. İşlem: Kuvvetli Anyon Tutucu reçine sudaki karbonat, klorür iyonlarını tutar. Sonra: 13

14 2- Kaışık yatak metodu (Mixed-Bed): Anyon ve katyon tutucu reçineler tek bir deiyonizasyon cihazı içindedir ve yukarıda çift yatak metodunda belirtilen olay aynı sütunda gerçekleşir. İyon Değiştirici Maddelerin Rejenerasyonu Deiyonizasyon işlemleri esnasında yapısında tuttuğu iyonlardan dolayı iyon değiştiricilerin iyon tutma özelliği (aktivitesi) zamanla biter; ancak rejenere edildikten sonra yeniden kullanılabilir. Her 2-3 haftada bir veya gerektiğinde sistemin rejenerasyonu yapılmalıdır. Burada süre, şehir suyunun sertliğine ve cihazdan geçirilen suyun miktarına bağlıdır. Cihaza gelen şehir suyu bulanık veya iyi süzülmemiş ise suyu filtrasyonla veya önceden çeşitli filtrelerden süzerek organik maddelerden kurtarmak lazımdır. Anyon aktif iyon tutucu üzerinden, kapasitesine göre hesaplanmış miktarda ve konsantrasyonu % 15 olan NaOH, geçirilir ve sonra yıkama suyu ile nötr reaksiyon gösterinceye kadar temiz su ile yıkanır. Katyon aktif iyon tutucu üzerinden de kapasitesine göre hesaplı miktarda % 10 luk HCl geçirilir ve sonra reçineler su ile nötr reaksiyon gösterinceye kadar temiz su ile iyice yıkanır Reçinelerin rejenerasyonunda meydana gelen kimyasal reaksiyonlar RCa + 2 HCl RH 2 + CaCl 2 RCl + NaOH ROH + NaCl Deiyonize Suyun Pirojenik Durumu Genel olarak hazırlanan deiyonize sular apirojen değildir (içinde pirojenik madde bulunabilir); ancak yeni geliştirilen ve çok pahalı deiyonizasyon cihazları ile pirojensiz deiyonize su da hazırlanabilmektedir. Diğer Hidrofil Çözücüler Etanol (alkol): Renksiz, akıcı ve uçucu özellikte, hafif fakat özel kokulu, yakıcı lezzetli bir sıvıdır. 78 º de kaynar, fakat daha düşük derecede de buharlaşabilir ve alev alır. Su aseton, kloroform, eter ve organik eriticilerin bir çoğu ile karışır. Alkol ve yüksek dereceli alkol içeren preparatlar anorganik tuzları, sudaki çözeltilerden çöktürür. Arap zamkı, sulu alkollü çözeltilerinden alkol miktarı % 35 den büyük olunca çöker. Kuvvetli oksidan maddeler ve alkaliler etki eder; renklenme ve siyahlaşma görülür. Alkol sudan sonra eczacılıkta çok kullanılan ve çözücü özelliği en iyi olan solvandır. Çözme kabiliyeti su kadar iyi bir maddedir. Ancak bir çok maddeler sulu vasatta hidroliz oldukları halde alkollü ortamda bu reaksiyon görülmez veya çok yavaş meydana gelir. Ayrıca preparatlarda alkol mevcudiyeti mikroorganizma üremesini engeller. Alkol ve çeşitli miktarda su ilavesi ile hazırlanan alkol-su karışımları hidroalkolik çözücüler olarak bilinir. Her çeşit farmasötik formül hazırlanışında sıvağ ve çözücü olarak kullanılır. Aseton: Renksiz, karakteristik kokulu, parlayıcı, uçucu bir sıvıdır. 55 º de distillenir. Sudaki solüsyonu turnusola karşı nötr bir reaksiyon gösterir. 14

15 SPREY (SPRAY) Sprey, özel alet aracılığıyla püskürtülen sıvı ve püskürtme şeklinde kullanılan ilaç anlamına gelmektedir. (açıklamalı tıp terimleri sözlüğü Prof. Dr. Utkan KOCATÜRK) Bu tip ilaçlar inhalasyon gibi solunum yollarının mukoz membranları ve pulmoner epitelin sağladığı geniş yüzey alanı sayesinde hemen hemen intravenoz injeksiyona yakın hızda emilim sağlar. Ayrıca ağız içine püskürtülmek sureti ile uygulanan spreyler, ilacın kılcal damarlar tarafından emilip doğrudan sistemik dolaşıma geçmesini sağlar, böylece ilaç karaciğer ve bağırsakları atlayıp ilk geçişte metabolize edilmekten kurtulur. Bu uygulama yolunda da ilaç püskürtülürken hava içinde küçük damlacıklar haline gelir ve özellikle solunum yolu hastalıkları olan hastalarda (örneğin astım veya kronik obstruktif akciğer hastalığı) etkili ve uygun bir yoldur. Çünkü ilaç doğrudan etki göstermesi gereken bölgeye ulaşır ve sistemik yan etkiler en aza indirgenmiş olur. Spreyler, uygulama kolaylığı sayesinde özellikle düşük hacimli sıvı preparatların uygulamasında tercih edilebilen bir şekildir. Özel püskürtme mekanizmaları her sıkmada sabit bir hacimde sıvının püskürmesine neden olur. Bu miktar şişe içindeki sıvı miktarından bağımsız olmakla beraber mekanizmanın özelliklerine göre değişiklik gösterir. Piyasada kullanılan spreylerin püskürtme mekanizmaları ilacın doğru dozlaması için büyük önem taşır. Örneğin bir püskürtmede 1.25 mg etken madde uygulanacaksa ve preparatın etken madde miktarı 13,9 mg/ml ise bir püskürtmede 1,25mg / 13.9 mg.ml -1 = 0.09 ml sıvının mekanizma tarafından püskürtülmesi gerekmektedir. Sprey şeklinde uygulanacak preparatların etken madde konsantrosyonları püskürtme mekanizmalarının kapasitesine göre ayarlanır. Koroner Vazödilatörlerin Sprey Olarak Uygulanması: Anjinal atakların tedavisinde ve akut profilaksisinde ve sol kalp yetmezliği yada pulmoner ödemle birlikte gelişen akut miyokard infarktüsün acil tedavisinde kullanılan İsosorbid dinitratın dilaltı (5 mg) uygulanmasına kıyasla % 40, per-oral uygulanmasına kıyasla % 65 daha yüksek biyoyararlanım gözlenmiştir. (Prospektüs İso-Mack Sprey Abdi İbrahim). Su, alkol, eter, kloroform ve uçucu yağların çoğu ile karışır. Ekstraksiyon işlemlerinde menstrum olarak ve çabuk buharlaşma özelliği sayesinde film oluşturma özelliğindeki formüllerde sıvağ olarak kullanılır. Bazı losyon formüllerine girer. Gliserin: Berrak, renksiz, şurup kıvamında, tatlı lezzetli bir sıvıdır. Havanın neminden rutubet çeker. Solüsyonları nötraldir. Su, alkol, etil asetat ve asetonla karışır. Eter, mineral yağlar, uçucu yağlar ve bitkisel yağlar, halojenli hidrokarbonlarda erimez ve karışmaz. Kuvvetli oksidan maddelerle muamele edildiğinde patlamaya sebep olur. Eser miktarda demir ihtiva eden gliserin fenol, tanen, salisilatlar v.b. maddelerle siyahlaşma gösterir. Gliserin iyi bir solvan olup nem çekme özelliği sebebi ile preparatlarda nemli ıslak bir görünüş temin eder. Deriyi yumuşatıcı özelliği vardır. Sıvağ olarak gliserin ile hazırlanan farmasötik preparatlara gliserit adı verilir. Mono ethanolamin: HO. CH 2.CH 2.NH 2 yapısında berrak, renksiz, oldukça kıvamlı hafif amonyak kokulu, ışıktan etkilenen bir sıvıdır º de distillenir. Su, alkol, aseton, gliserin ve kloroformla her oranda karışır. Esansları çözer; eter, heksan ve sabit yağlarla karışmaz. Çözücü olarak ve ayrıca yağ asitleri ile meydana getirdiği sabunlarla hazırlanan krem, losyon v.b. formüllerin yapısına girer. 15

16 Propilen glikol: Fiziksel özellikleri bakımından gliserine oldukça benzeyen bu madde CH 3.CH(OH).CH 2.OH yapısında berrak, renksiz, koyu kıvamlı, kokusuz 190 º de kaynayan bir sıvıdır. Nemli havada rutubet çeker. Su, alkol, aseton, kloroform ve eter ile karışabilir. Uçucu yağları çözer. Sabit yağlarla karışmaz. Birçok vitaminler, steroidler, barbitüratlar için iyi bir solvandır; burun damlaları için iyi bir sıvağdır. Trietanolamin: karışım bir yapı gösterir ve önemli kısmı N(C 2 H 4 OH) 3 olup, dir miktar diethanolamin ve monoethanolamin den oluşmuştur. Renksiz veya çok açık sarı renkli, kıvamlı ve higroskopik bir sıvıdır. Kuvvetli baz özelliğinde olup zayıf asitlerle kolayca tuz yapabilir. Su, alkol, kloroformla karışır. Yağ asitleri ve bilhassa oleik asitle meydana getirdiği bileşikler emüglatör olarak kullanılır. Losyon ve krem formüllerine girer. İsopropil alkol: Çözücü özelliği etanole çok benzeyen bu madde çeşitli losyon formüllerinin yapısına girer. Dahilen kullanılmaz. Polietilen glikoller (Macrogoller, Corbovax lar): Etilen oksit ve suyun farklı şartlarda kondansasyonu ile hazırlanan, değişik molekül yapılı maddelerdir. Genel formülleri: HOCH 2. (CH 2.O.CH 2 ) n. CH 2 OH dir. (n) değeri büyüdükçe maddenin fizik yapısı değişir; viskoz sıvı halden, katı mum manzarası alır. Farmasötik Teknoloji de çok kullanılan polietilen glikoller ve (n) molekül değeri aşağıda verilmiştir. (n) Polietilen glikol Polietilen glikol Polietilen glikol Polietilen glikol Polietilen glikoller erime dereceleri uygun türevler veya karışımları merhemler, kremler ve spozituvarlar için sıvağ olarak kullanılır. Şarap ve Çeşitleri Üzümün fermantasyon ürünü olarak hazırlanır. Bekletme süresi ve hazırlamada kullanılan ürünün özelliklerine göre değişik şaraplar elde edilir. Şarap özlellikle ekstraksiyon ile yapılan üretimlerde tercih edilir. Şaraplar alkol içeriğine göre başlıca 5 gruba ayrılır. Şarap çeşitleri Alkol miktarı (%v/v) - Vinium Album Beyaz şarap Vin Blanc 9 - Vinium Forte Austerum Kuvvetli Şarap Vin De Dessert 15 - Vinium Forte Dulce Tatlı Kuvvetli Şarap - Vin de Liqueur 15 - Vinium Rubrum Kırmızı Şarap Vin Rouge 9 - Vinium Spumans Köpüren Şarap - Vin Mousseux 11 16

17 II Hidrofob Çözücüler Genellikle Farmasötik preparatların hazırlanmasında ve ekstraksiyon işlemlerinde hidrofob çözücüler kullanılabilir. Damar içine uygulanan ilaçlarda yağlar kesinlikle kullanılmaz. Ancak su içinde yağ emülsiyonu şeklinde hazırlanan preparatlar iç faz globüllerinin parçacık büyüklüğünü ayarlamak sureti ile ve özel itina ile kullanılabilir. Sıvı parafin gibi absorbe olmayan yağlar da injeksiyon preparatlarında kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu grup sıvağlar aşağıdaki şekilde sınıflandırılır. Bitkisel yağlar: Badem, pamuk yağ, yer fıstığı (araşit), hint, pamuk, susam, koka ve zeytin yağı çok kullanılır. Hint yağı alkolle kolayca karışabildiği için bilhassa alkol ihtiva eden preparatlar için tercih edilir. Kollodyum için % 2 kadar hint yağı ilavesi ile (elastiki yapıda yumuşak kollodyon (colllodion elastique) hazırlanabilir. Yer fıstığı yağı injektabl preparatlar için tercih edilir; linimentler ve ağız yolu ile kullanılan preparatların terkibine girer. Badem yağının (-10 º C) de berrak kalması da önemli özelliğidir. Haricen kullanılan preparatlarda bitkisel yağlardan özellikleri benzeyenler birbirinin terini alır. Bitkisel yağlar kimyasal yönden dayanıklı, sterilize edilebilen maddelerdir. Esterleri, alkali yardımıyla kolayca sabunlaştırılabilir. Etil oleat: Zeytin, badem ve yer fıstığı yağı özelliklerine eşdeğer özellikleri olan bu madde, oleik asit ile etil alkolün esterleştirilmesi ile hazırlanır. İnjektabl preparatlar için uygun bir sıvağdır. Kokusu ve hoşa gitmeyen lezzeti sebebi ile ağız yolu ile verilen preparatlarda kullanılmaz. Viskozitesinin düşük olması ve iyi bir çözücü olması, vücutta süratli olarak absorbe edilmesi bugün geniş bir kullanılma alanı bulunmasına sebep olmuştur. İsopropil miriasat: Kısmen saflaştırılmış miristik asit ile, isopropil alkolün esterleştirilmesinden hazırlanan bu madde, renksiz, hemen hemen kokusuz, düşük viskoziteli bir sıvıdır. Sabit yağlar ve etanol ile karışabilir. Gliserin ve sorbitol ile karışmaz. Bilhassa krem, pomat gibi preparatlarda çok kullanılır. Kolay bozunmaz, oksidasyona ve redüksiyona dayanıklıdır. Sıvı parafin (Paraffine liquide): Renksiz, tatsız ve kokusuz bir maddedir. Doymuş hidrokarbon yapısındadır. Literatürde parafin likit adı ile tarif edilen maddenin viskoziteleri farklı iki şekli vardır. Yüksek viskoziteli sıvı parafin, genellikle pomat şeklindeki preparatların formülüne girer. Bazı hallerde, kronik kabız tedavisinde müleyyin olarak kullanılır. Deriden absorbe olmaz, fakat deri üzerinde ince bir film tabakası meydana getirir. Bilhassa susuz pomat sıvağları ve göz preparatlarında çok kullanılır. Viskozitesi alçak olan sıvı parafin burun ve boğaz için kullanılan spray şekilli preparatların formülüne girer. Bugün yağlı maddelerin akciğerleri tahriş ettiğinin tespit edilmesi nedeni ile, bu yolla kullanılmasının tehlikeli olduğu kanaati hakim olmağa başlamıştır. Aromatik hidrokarbonlar: Bu grubun bazı maddeleri haricen verilen praparatlada sıvağ gayesi ile kullanılır. Örneğin benzen ve ksilol gibi. Eter: Çabuk alev alması ve su ile karışmaması, maddenin dezavantajıdır. Kullanım alanı çok az olmakla beraber dahilen, oral alınan preparatlarda anestezik eter özelliğindeki eter kullanılmalıdır. Buraya kadar sayılan sıvağlar yalın veya karışım halinde farmasötik preparat formüllerinde kullanılır; gerektiğinde bir yüzey etken madde ile de çözündürme özelliği arttırılır. 17

18 NÖTRALİZE ZEYTİNYAĞ Parenteral preparatların formülasyonunda kullanılan zeytin yağının nötral olarak hazırlanması için önce asitlik derecesi veya asitlik indisi tayin edilir. Sonra nötralizasyon için yağa ilave edilmesi gerekli sodyum karbonat miktarı hesaplanır ve üstüne uygun olarak ilave edilir. (T.K.) ne göre yağın asitlik derecesinin terif ve tayini aşağıda verilmiştir. Asitlik derecesi: 100 g yağda mevcut serbest asidi nötralize etmek için gerekli N KOH çözeltisinin ml olarak miktarıdır. Asitlik derecesini tayin aşağıdaki şekilde yapılır g yağ alınır ml nötral eter veya mutlak alkolün (Nötral eter ve mutlak alkolün eşit orandaki karışımını hazırlamak için aynı hacimde eter ve mutlak alkol alınır.) eşit orandaki karışımında çözülür. 1 ml fenolftalein reaktifi konur. Ve 1/10 N KOH çözeltisi ile renk (10) saniye sabit kalıncaya kadar titre edilir. Harcanan 1/10 N KOH solüsyonunun miktarı N KOH olarak hesaplanır. Tartılan yağ miktarından 100 g yağ için gerekli N KOH miktarı hesaplanır. Bu değer o yağın asitlik derecesidir. Nötralizasyon İçin Gerekli Sodyum Karbonat Miktarının Hesaplanması Bir yağın nötralizasyonu için yapılan hesaplamayı bir örnekle açıklayalım. Örneğin, 5,4 g yağ tartılmış ve faktörü (=1,021) olan 1/10 N KOH çözeltisinden 3,12 ml sarf edilmiş olsun. Burada: 5,4 g yağ için 3,12 x 1,021 ml = 3,18 ml 1/10 N KOH kullanılmış demektir. 100 g yağ için 59 ml 1/10 N KOH ve dolayısıyla 5.9 ml N KOH gerekecektir. Şu halde tayini yapılan yağın asitlik derecesi 5.9 dur. Bu değer 0,6 sabitesi ile çarpılır ve asitlik derecesi tayin edilen 100 g yağın nötralizasyonu için gerekli kristalize Na 2 CO 3 (sodyum karbonat) miktarı bulunur. Hesaplama yapılırken asitlik derecesini 0.6 sabitesi ile çarpmak yerine, aşağıda verilen bir hesaplama da yapılabilir. 100 g yağı nötralize etmek için asitlik derecesi olarak bulunan değerle, örneğin kontrolü yapılan yağ zeytin ise içerdiği yağ asitlerinden oleik asit miktarı fazla olduğundan oleik asit ekivalan miktarı olan sayısı ile çarpılır. Bulunan değer, yağın içerdiği oleik asit miktarıdır. Bu değer 2.5 sayısı ile çarpıldığında ilavesi gereken Na 2 CO 3 (sodyum karbonat) miktarı bulunur. Hesaplanan miktarda billuri sodyum karbonat alınır. Yağ çalkalanarak 45 º ye ısıtılır. Sodyum karbonat ağırlığının onda biri kadar su ile karıştırılıp ezilir ve azar azar sıcak yağa ilave edilir. Kuvvetle çalkalanır, soğutulur ve 24 saat kendi haline bırakılır. Aktarılan yağ süzgeç kağıdından süzülür. Bu yağın sterilizasyonu 135 º º da 1.5 saat süreyle yapılır. 100 g zeytin yağının oleik asit ekivalanı olan 0,282 sayısı aşağıdaki şekilde elde edilir. 10 g yağı nötralize etmek için A ml N/10 KOH gerekiyorsa, 100 g yağı nötralize etmek için 10 A ml N/KOH ve 100 g yağı nötralize etmek için A ml N/KOH gerekmektedir N KOH 282 g oleik aside eşdeğerlidir. O halde 100 gram yağı nötralize etmek için gerekli olan 18

19 A ml N KOH : 282 x A = 0,282 x A g oleik aside eşdeğerli olur. Bu değer (2.5)la çarpılır ve ilavesi gereken sodyum karbonat miktarı bulunur. Aynı metotla nötralize edilen bitkisel sıvı yağlar ve nötralize edilmiş zeytin yağı ile çeşitli injeksiyon preparatları hazırlanmaktadır. Solüsyonların Hazırlanması Solüsyonların hazırlanmasında formülde gram olarak ifade edilmiş bütün maddeler tartılarak alınır; gram olarak verilen miktarı, yoğunluk üzerinden hesap yapmak mümkün olsa bile mezürle ölçmek hatalıdır. Damla ile ifade edilen veya az miktarda verilen sıvı maddeler ancak normal damlalık kullanmak şartı ile damla sayısı ile ölçülebilir. Çözünen maddeler iyice toz edilip, bir karıştırıcı (spatül, baget, mikser) yardımı ile sıvağ içinde veya formülde bulunan ve kendisi için en iyi çözücü olabilecek sıvıda eritilir (Karıştırma konusunda açıklanmıştır) Kristalize haldeki maddeler (sodyum sülfat veya potasyum iyodür gibi), bitkisel ve hayvansal ekstreler iyice toz edilmeli ve tercihen bir karıştırıcı yardımı ile karıştırılarak, erlen, beher veya bir kapsül içinde eritilmelidir. Gümüş protein bileşikleri bir kap içersinde bulunan (oda ısısında) su üzerine ilave edilmeli ve çalkalamaksızın eritilmelidir. Formülde çözücü olarak alkol ve su gibi iki sıvı varsa, alkolde çözünen maddeler alkolde; suda çözünen maddelerde suda çözündürülerek karıştırılır. Alkoldeki sıvılar formüldeki suya ilave edilmelidir. Böylece muhtemel bir çökeltinin kolloidal halde oluşması sağlanır. Bitki ekstreleri tercihen hazırlanmış oldukları çözücüde çözündürülmelidir (Alkol, su veya sulu alkol gibi). Alkaloidler Succus Liquiritiae nin seyreltik seyreltik çözeltileri ile karıştırılmamalıdır: çözünmeyen çökeltiler meydana gelir. Karışımlarda su veya suda eriyen maddeler mevcut ise görünüşleri tamamen berrak olmalıdır. Dekoksiyon, infüzyon, tentür ile beraber organik tuzlar ve esans ilavesi ile hafif bulanık veya opelesans bir görünüm verilirse ambalajı üzerine mutlaka ŞİŞEYİ ÇALKALAYINIZ etiketi yapıştırılmalıdır. Reçetede şurup ve esans varsa, esans en sonra ilave edilir ve iyice çalkalanır. Aksi halde esans ikinci bir faz halinde ayrılır. Genellikle Liquor Anisatus içeren preparatlar da ÇALKALAYINIZ etiketi gerekmektedir. Viskoz sıvılar, tartıldıktan sonra veya ölçüldükten sonra üzerine formülde bulunan sıvı haldeki diğer maddeler ilave edilir ve çalkalayarak veya iyice karıştırıldıktan sonra bulundukları kaptan daha kolay aktarılır; tercihen kap sıvağ ile tekrar çalkalanmalıdır. Şurup veya gliserin ile birlikte, bunlarda kolay çözünmeyen bir madde verildiği zaman, sıvağ ile seyreltme tavsiye edilmez. Çözünmeyen madde havana konur. Üzerine azar azar viskoz madde ilave edilir ve topaklanmış halde madde kalmayıncaya kadar iyice ezilir; sonra da sulandırılır. Bazı formüllere ilave edilen viskoz maddeler de ortamda erimeyen maddelerin çözmesini güçleştirir. Uçucu sıvılar, genellikle hazırlanmış, soğutulmuş ve süzülmüş preparatlara en son ilave edilir. Taflan suyu, hidrojen peroksit ve amonyak solüsyonlarını içeren formüllerde bu şekilde çalışılır. Uçucu özellikteki maddelerin sıcak haldeki enfüzyon veya karışımlara ilave edilmemesi gerekir. Aksi halde madde kaybına neden olunur. Seyreltildiği zaman çöken sıvılar, solüsyonlar ve bazı etanollü solüsyonların seyreltilmesi halinde kolloid halde veya ince bir çökelti meydana gelir. Bu durumda iyice çalkalamak suretiyle çöken kısmın erimesini sağlamak mümkündür. Çökelti tamamen eritilemediği veya çökme yeniden meydana geldiği zaman şişenin üzerine ŞİŞEYİ ÇALKALAYINIZ etiketi koymak gerekir. Reçineli tentürler de seyreltildiği zaman kolloidal 19

20 halde veya preparatın yüzeyinde yer alan veya muallak halde bulunan reçine ayrılır. Reçineli tentürler sulu faza azar azar ilave edilir. Böylece çok ince dağılması temin edilmiş olur. Aksi halde reçine ayrılır ve kabın cidarlarına yapışır. Bu durumda preparatlar bir yada iki katlı tülbentten süzülmelidir. Pamuk asla kullanılmamalıdır. Reçine parçacıklarının bir kısmı da süzme esnasında tutulur ve bir miktar kaybolabilir. Ayrıca bazı hallerde ortama arap zamkı musilajı, asit veya tuz ilavesi de çökmeyi güçleştirir. Solüsyonların Stabilizasyon ve Konservasyonu Sıvı preparatların stabilizasyonundan gaye, içerdikleri etken maddenin preparat tüketilinceye kadar fiziksel ve kimyasal bir değişikliğe uğramadan dayanıklı kalmasıdır. Preparat için özel bir durum yoksa dayanıklılık süresi majistral reçeteler için 1 gün ile 1 yıl arasında, spesialiteler için 1-5 jıl arasında kabul edilir. Antibiyotik, hormon, aşı ve serumların, ambalajları üzerinde Son kullanma Tarihi mutlaka belirtilmelidir. Ayrıca saklama şartlarını da Serin yerde Saklayınız, Buzdolabında Saklayınız veya Işıktan Muhafaza Edilmelidir şeklinde hastaya bildirmek, açıklamak ve hatırlatmak gerekir. Solüsyon şeklindeki ilaçlar stabilite yönünden en kolay ve en süratli bozulur. Bozunmaya etkili faktörler aşağıda verilmiştir. Dahili sebepler: Etken maddeler veya etken madde, çözücü veya yardımcı madde arasındaki etkileşme reaksiyonları, hidroliz veya yavaş cereyan eden diğer kimyasakl reaksiyonlar önemli rol oynar. Harici sebepler: Isı, ışık, hava, oksijen, nem, ilacın primer ambalaj ile teması ve mikroorganizma bulaşması preparatların stabilitesine etkili olur. Solüsyon şeklindeki ilaçlarda saklama esnasında meydana gelen değişmeler başlıca 3 gruba ayrılabilir. 1- Fiziksel Değişmeler Viskozite değişmesi: İlacın formülündeki çözücünün buharlaşması ile viskozitesinin artması veya kristalizasyon oluşur. Formülün su çekerek konsantrasyonunun değişmesi veya reklenme ve benzeri olaylar meydana gelir; viskozite değişir. 2- Kimyasal değişmeler Bu olaylar bir veya birden çok faktör etkisi ile oluşur. Hidroliz: Glikosidler, novokain, penisilin-g sodyum ve steroid solüsyonlarında görüldüğü gibi ph ya bağlı ve süratli ilerleyen bir reaksiyondur. Bu sebeple, solüsyonda ph yı ayarlamak ve vasata tampon ilave etmek çok önemlidir. Örneğin, novakin çözeltileri ph 3-6 da dayanıklıdır. Bu nedenle solüsyonların hazırlanmasında bu değere dikkat edilmelidir. Oksidasyon: Adrenalin, vitamin C, balık yağı, tetrasiklin preparatlarında görülen bu olaya engel olmak için, solüsyonlar azot ve karbondioksit gazı altında hazırlanır; gerekiyorsa ambalajlanır. Solüsyonlarda kullanılan suyu kaynatarak içinde erimiş halde bulunan oksijenden kurtarmak gerekir. Çalışmalarda taze distillenmiş distile su kullanılması da aynı gaye içindir. Ayrıca vasata antioksidan maddeler ilave edilir. Uygun konsantrasyonda sodyum metabisülfit, bütil hidroksi anisol, askorbil palmitat, propil gallat ve takoferoller gibi maddeler kullanmak ta faydalıdır. Metallerde oksidasyona sebep olur. Örneğin eser sayıda demir ve bileşikleri pek çok sayıda kimyasal madde ile reaksiyona girer; Vitamin C ile olan reaksiyon en sık rastlanan olaydır. 3- Mikrobiyolojik Değişmeler Sterilize edilmiş veya aseptik hazırlanmış bir preparata kullanılma esnasında mikroorganizma bulaşması veya bir göz damlasının ambalajı açıldıktan sonra ve kullanma esnasında kontamine olması (mikroorganizma ile bulaşması) bakteriyel değişmeye sebep olur. Limonata, posyon, enfüzyonlar ve göz damlalarında bu değişmelere çok sık rastlanır. Mikrobiyolojik bozunmalar şuruplara ilave edilen benzoik asit, sodyum benzoat, parabenler, sorbik asit, kloroform, fenil etil alkol ve etanol gibi konservan maddelerle önlenebilir. 20

EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir.

EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir. EVDE KİMYA SABUN Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir. CH 3(CH 2) 16 COONa: Sodyum stearat (Beyaz Sabun) CH 3(CH 2) 16 COOK:

Detaylı

ALKALİNİTE. 1 ) Hidroksitler 2 ) Karbonatlar 3 ) Bikarbonatlar

ALKALİNİTE. 1 ) Hidroksitler 2 ) Karbonatlar 3 ) Bikarbonatlar ALKALİNİTE Bir suyun alkalinitesi, o suyun asitleri nötralize edebilme kapasitesi olarak tanımlanır. Doğal suların alkalinitesi, zayıf asitlerin tuzlarından ileri gelir. Bunların başında yer alan bikarbonatlar,

Detaylı

ATIKSULARDA FENOLLERİN ANALİZ YÖNTEMİ

ATIKSULARDA FENOLLERİN ANALİZ YÖNTEMİ ATIKSULARDA FENOLLERİN ANALİZ YÖNTEMİ YÖNTEM YÖNTEMİN ESASI VE PRENSİBİ Fenolik maddeler uçucu özellik göstermeyen safsızlıklardan distilasyon işlemiyle ayrılır ve ph 7.9 ± 0.1 de potasyum ferriksiyanür

Detaylı

CaCO3 + CO2 + H2O. ISI MgCO3 + CO2 + H2O

CaCO3 + CO2 + H2O. ISI MgCO3 + CO2 + H2O 9. SULARDA SERTLİK TAYİNİ 9.1. Sularda Sertlik Çeşitleri Geçici Sertlik (Karbonat Sertliği): Geçici sertlik, kalsiyum ve magnezyum iyonlarının suda çözünmüş olan bikarbonatlarından ileri gelir. Suyun belirli

Detaylı

SABUN SENTEZİ (Yağların Hidrolizi veya Sabunlaştırılması)

SABUN SENTEZİ (Yağların Hidrolizi veya Sabunlaştırılması) SABUN SENTEZİ (Yağların Hidrolizi veya Sabunlaştırılması) Gerek hayvansal yağlar gerekse bitkisel (nebati) yağlar, yağ asitlerinin gliserin (gliserol) ile oluşturdukları oldukça kompleks esterlerdir. Bu

Detaylı

ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN TAYİNİ

ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN TAYİNİ ÇEVRE KİMYASI LABORATUVARI ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN TAYİNİ 1. GENEL BİLGİLER Doğal sular ve atıksulardaki çözünmüş oksijen (ÇO) seviyeleri su ortamındaki fiziksel, kimyasal ve biyokimyasal aktivitelere bağımlıdır.

Detaylı

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ KĐMYA ÖĞRETMENLĐĞĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME 8. SINIF FEN VE TEKNOLOJĐ DERSĐ 3. ÜNĐTE: MADDENĐN YAPISI VE ÖZELLĐKLERĐ KONU: BAZLAR ÇALIŞMA YAPRAĞI

Detaylı

Ayırma ve Đzolasyon Teknikleri : Ekstraksiyon

Ayırma ve Đzolasyon Teknikleri : Ekstraksiyon 3. Deney Ayırma ve Đzolasyon Teknikleri : Ekstraksiyon Sentezlerde istenen ürünü yan ürünlerden, fazla miktardaki veya tepkimeye girmemiş başlangıç bileşiklerinden, safsızlıklardan ve çözeltiden ayırmak

Detaylı

KONU: MOLEKÜLER BİYOLOJİDE TEMEL TEKNİKLER; Çözeltiler ve Tamponlar

KONU: MOLEKÜLER BİYOLOJİDE TEMEL TEKNİKLER; Çözeltiler ve Tamponlar KONU: MOLEKÜLER BİYOLOJİDE TEMEL TEKNİKLER; Çözeltiler ve Tamponlar AMAÇ: - Moleküler Biyoloji laboratuvarında kullanılan çözeltileri ve hazırlanışlarını öğrenmek. - Biyolojik tamponların kullanım amaçlarını,

Detaylı

HEDEF VE DAVRANIŞLAR:

HEDEF VE DAVRANIŞLAR: HEDEF VE DAVRANIŞLAR: 1) Çözünürlük konusuna giriş yapılır ve günlük hayattan örnekler vererek anlaşılmasının sağlanır. 2) Çözünürlüğe etki eden faktörlerin anlatılır ve örneklerle pekiştirilir. 3) Çözünürlüğe

Detaylı

5. GRUP KATYONLAR (Alkali grubu)

5. GRUP KATYONLAR (Alkali grubu) 5. GRUP KATYONLAR (Alkali grubu) Mg +2 Na + K + Li + Bu gruptaki katyonların hepsini çöktürebilen ortak bir reaktif yoktur. Na, K ve Li alkali metaller grubunun üyeleridir. NH 4 da bileşikleri alkali metal

Detaylı

ÇÖZELTİLERDE YÜZDELİK İFADELER. Ağırlıkça yüzde (% w/w)

ÇÖZELTİLERDE YÜZDELİK İFADELER. Ağırlıkça yüzde (% w/w) ÇÖZELTİ HAZIRLAMA İki veya daha çok maddenin çıplak gözle veya optik araçlarla yan yana fark edilememesi ve mekanik yollarla ayrılamaması sonucu oluşturdukları karışıma çözelti adı verilir. Anorganik kimyada,

Detaylı

4. GRUP KATYONLARI (TOPRAK ALKALİLERİ GRUBU)

4. GRUP KATYONLARI (TOPRAK ALKALİLERİ GRUBU) 4. GRUP KATYONLARI (TOPRAK ALKALİLERİ GRUBU) Ba +2, Ca +2, Sr +2 Bu grup katyonlarının bir grup altında toplanmalarına neden olan ortak özellikleri, amonyak (NH 4 OH) amonyum klorür (NH 4 Cl) tamponu ile

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ LABORATUARINDA SIK KULLANILAN BAZI BESİYERLERİNİN HAZIRLANMASI VE MUHAFAZASI

MİKROBİYOLOJİ LABORATUARINDA SIK KULLANILAN BAZI BESİYERLERİNİN HAZIRLANMASI VE MUHAFAZASI MİKROBİYOLOJİ LABORATUARINDA SIK KULLANILAN BAZI BESİYERLERİNİN HAZIRLANMASI VE MUHAFAZASI Çevre Mühendisliği Laboratuarlarında yaptığımız mikrobiyolojik deneylerde en çok buyyon ve jeloz besiyerlerini

Detaylı

Erciyes Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Analizleri ve Teknolojisi Laboratuvar Föyü Sayfa 1

Erciyes Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Analizleri ve Teknolojisi Laboratuvar Föyü Sayfa 1 LABORATUVAR KURALLARI VE ÇÖZELTİ HAZIRLAMA LABORATUVAR KURALLARI 1. Laboratuvar çalışmaları sırasında elbiselerin özellikle yakıcı ve tehlikeli maddelerden korunması için laboratuara önlükle gelinmelidir.

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ 2013 S A M S U N ASİT-BAZ EKSTRAKSİYONLARI TEORİ Ekstraksiyon, organik bileşikleri ayırmak için oldukça yaygın kullanılan bir metotdur. Ekstraksiyon, sıvı-sıvı

Detaylı

Suyun sertliği geçici ve kalıcı sertlik olmak üzere ikiye ayrılır ve suda sertlik çözünmüş Ca +2 ve Mg +2 tuzlarından ileri gelir.

Suyun sertliği geçici ve kalıcı sertlik olmak üzere ikiye ayrılır ve suda sertlik çözünmüş Ca +2 ve Mg +2 tuzlarından ileri gelir. 1. SU ANALİZLERİ 1.1.Sularda Sertlik Tayini Suyun sağlandığı kaynaklar, yağış suyu, (kar, yağmur vb.) yüzey suyu ( göl, ırmak vb.) deniz suyu ve yer altı suyu (kaynak, kuyu vb) olmak üzere dört grupta

Detaylı

A- LABORATUAR MALZEMELERİ

A- LABORATUAR MALZEMELERİ 1- Cam Aktarma ve Ölçüm Kapları: DENEY 1 A- LABORATUAR MALZEMELERİ 2- Porselen Malzemeler 3- Metal Malzemeler B- KARIŞIMLAR - BİLEŞİKLER Nitel Gözlemler, Faz Ayırımları, Isısal Bozunma AMAÇ: Karışım ve

Detaylı

- Bioanalytic; Biyokimya otoanalizörleri için test kitleri üretimi,

- Bioanalytic; Biyokimya otoanalizörleri için test kitleri üretimi, Testonic kitleri Colin Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. Tarafından üretilmektedir. Colin Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. - Colin; Tekstil yardımcı kimyasalları üretimi http://www.colin.com.tr - Vilso; Endüstriyel

Detaylı

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR?

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR? KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR? Prof. Dr. METİN ATAMER Dr. EBRU ŞENEL ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ SÜT TEKNOLOJİSİ BÖLÜMÜ Kaliteli süt üretimi için sağlanması gereken koşullar; Sağlıklı inek Özenli

Detaylı

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME KONU ANLATIMI. Hazırlayan: Hale Sümerkan. Dersin Sorumlusu: Prof. Dr.

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME KONU ANLATIMI. Hazırlayan: Hale Sümerkan. Dersin Sorumlusu: Prof. Dr. HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME KONU ANLATIMI Hazırlayan: Hale Sümerkan Dersin Sorumlusu: Prof. Dr.Đnci Morgil ANKARA 2008 ÇÖZELTĐLER Çözeltiler, iki ya da daha fazla

Detaylı

ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYONLARI MÜDÜRLÜKLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2014 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ. 1 ph 14,00. 2 Elektriksel İletkenlik 14,00

ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYONLARI MÜDÜRLÜKLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2014 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ. 1 ph 14,00. 2 Elektriksel İletkenlik 14,00 ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYONLARI MÜDÜRLÜKLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2014 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ Sıra No: SULAMA SUYU ANALİZLERİ: 2014 FİYATI 1 ph 14,00 2 Elektriksel İletkenlik 14,00 3 Sodyum (Na)

Detaylı

DENEY I ÇÖZELTİ KONSANTRASYONLARI. Genel Bilgi

DENEY I ÇÖZELTİ KONSANTRASYONLARI. Genel Bilgi DENEY I ÇÖZELTİ KONSANTRASYONLARI Genel Bilgi 1. Çözelti İki ya da daha fazla maddenin herhangi bir oranda bir araya gelerek oluşturdukları homojen karışıma çözelti denir. Diğer bir deyişle, bir maddenin

Detaylı

Çözelti konsantrasyonları. Bir çözeltinin konsantrasyonu, çözeltinin belirli bir hacmi içinde çözünmüş olan madde miktarıdır.

Çözelti konsantrasyonları. Bir çözeltinin konsantrasyonu, çözeltinin belirli bir hacmi içinde çözünmüş olan madde miktarıdır. Çözelti konsantrasyonları Bir çözeltinin konsantrasyonu, çözeltinin belirli bir hacmi içinde çözünmüş olan madde miktarıdır. 1 -Yüzde ( % ) -Molarite (M) -Molalite (m) -Normalite (N) çözelti konsantrasyonlarını

Detaylı

KLOR (Cl2) ANALİZ YÖNTEMİ

KLOR (Cl2) ANALİZ YÖNTEMİ S a y f a 1 KLOR (Cl2) ANALİZ YÖNTEMİ YÖNTEMİN ESASI VE PRENSİBİ Klor, ph 8 de veya daha düşük bir ph da potasyum iyodür çözeltisinden iyotu serbest bırakacaktır. Serbest iyot, indikatör olarak nişasta

Detaylı

TAMPON ÇÖZELTİLER. Prof.Dr.Mustafa DEMİR M.DEMİR 09-TAMPON ÇÖZELTİLER 1

TAMPON ÇÖZELTİLER. Prof.Dr.Mustafa DEMİR M.DEMİR 09-TAMPON ÇÖZELTİLER 1 TAMPON ÇÖZELTİLER Prof.Dr.Mustafa DEMİR M.DEMİR 09-TAMPON ÇÖZELTİLER 1 Tampon çözeltiler Kimyada belli ph larda çözelti hazırlamak ve bunu uzun süre kullanmak çok önemlidir. Ancak bu çözeltilerin saklanması

Detaylı

EK 1 TABLO 1 ZEHİRLİLİK SEYRELME FAKTÖRÜ (ZSF) TAYİNİ

EK 1 TABLO 1 ZEHİRLİLİK SEYRELME FAKTÖRÜ (ZSF) TAYİNİ EK 1 TABLO 1 ZEHİRLİLİK SEYRELME FAKTÖRÜ (ZSF) TAYİNİ Atıksu muhtevası, balığın yüzgeçlerine yapışarak solunum epitellerinin şişmesine ve parçalanmasına neden olur ve bu şekilde balıklara zarar verir.

Detaylı

1. BÖLÜM : ANALİTİK KİMYANIN TEMEL KAVRAMLARI

1. BÖLÜM : ANALİTİK KİMYANIN TEMEL KAVRAMLARI ANALİTİK KİMYA DERS NOTLARI Yrd.Doç.Dr.. Hüseyin ÇELİKKAN 1. BÖLÜM : ANALİTİK KİMYANIN TEMEL KAVRAMLARI Analitik kimya, bilimin her alanında faydalanılan, maddenin özellikleri hakkında bilgi veren yöntemlerin

Detaylı

ORGANĠK BĠLEġĠKLER. 2. ÜNİTE 6. Bölüm

ORGANĠK BĠLEġĠKLER. 2. ÜNİTE 6. Bölüm ORGANĠK BĠLEġĠKLER 2. ÜNİTE 6. Bölüm Organik ve Anorganik BileĢiklerin Ayırt Edilmesi Kimya bilimi temelde organik ve anorganik olmak üzere ikiye ayrılır. * Karbonun oksitleri (CO, CO 2 ) * Karbonatlar

Detaylı

ÇÖZÜNME ve ÇÖZÜNÜRLÜK

ÇÖZÜNME ve ÇÖZÜNÜRLÜK ÇÖZÜNME ve ÇÖZÜNÜRLÜK Prof. Dr. Mustafa DEMİR M.DEMİR 05-ÇÖZÜNME VE ÇÖZÜNÜRLÜK 1 Çözünme Olayı Analitik kimyada çözücü olarak genellikle su kullanılır. Su molekülleri, bir oksijen atomuna bağlı iki hidrojen

Detaylı

ÇÖZÜNME OLGUSU VE ÇÖZELTĐLER SÜRE : 2 DERS SAATĐ

ÇÖZÜNME OLGUSU VE ÇÖZELTĐLER SÜRE : 2 DERS SAATĐ ÇÖZÜNME OLGUSU VE ÇÖZELTĐLER SÜRE : 2 DERS SAATĐ HAZIRLAYANLAR: NAZLI KIRCI ESRA N.ÇECE SUPHĐ SEVDĐ HEDEF VE DAVRANIŞLAR. HEDEF 1 : ÇÖZELTĐ VE ÖZELLĐKLERĐNĐ KAVRAYABĐLME DAVRANIŞLAR : 1. Çözünme kavramını

Detaylı

Şarap Üretiminde Fermantasyon Süreci Doç. Dr. Elman BAHAR Öğretim Görevlisi Burcu ÖZTÜRK

Şarap Üretiminde Fermantasyon Süreci Doç. Dr. Elman BAHAR Öğretim Görevlisi Burcu ÖZTÜRK WINE CLUSTER IN TEKIRDAG: WCT TR0135.03-02/015 Şarap Üretiminde Fermantasyon Süreci Doç. Dr. Elman BAHAR Öğretim Görevlisi Burcu ÖZTÜRK Sunum İçeriği Fermantasyon tanımlar Spontan & Saf Kültür Fermantasyonu

Detaylı

GIDA ve TARIM KİMYASI LABORATUVARI TEST VE ANALİZLERİ - 2015

GIDA ve TARIM KİMYASI LABORATUVARI TEST VE ANALİZLERİ - 2015 BİTKİSEL VE HAYVANSAL YAĞ ANALİZLERİ GT 1 KIRILMA İNDİSİ TS 4960 EN ISO 6320 50 GT 2 ÖZGÜL AĞIRLIK (YOĞUNLUK) TS 4959 40 GT 3 İYOT SAYISI (Katı ve Sıvı Yağlarda) EN ISO 3961 60 GT 4 İYOT SAYISI (Ekstre

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

KARIŞIMLARIN SINIFLANDIRILMASI HAZIRLAYAN FEHMİ GÜR

KARIŞIMLARIN SINIFLANDIRILMASI HAZIRLAYAN FEHMİ GÜR IN SINIFLANDIRILMASI HAZIRLAYAN FEHMİ GÜR IN SINIFLANDIRILMASI Karışımlar hangi özelliklerine göre sınıflandırılır? Karışımların sınıflandırılmasında belirleyici olan faktörler nelerdir? Farklı maddelerin

Detaylı

Doku Takibi Süreçleri

Doku Takibi Süreçleri DOKU TAKİBİ Prof.Dr.Erdener ÖZER Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı EPD Kursu, Mayıs 2010, İzmir Daha iyi bir doku takibi için gereken faktörler: Dokuya ait faktörler Doku porları

Detaylı

KALSİYUM, MAGNEZYUM VE SERTLİK TAYİNİ

KALSİYUM, MAGNEZYUM VE SERTLİK TAYİNİ KALSİYUM, MAGNEZYUM VE SERTLİK TAYİNİ Bir suyun sertliği içindeki başlıca çözünmüş kalsiyum veya magnezyum tuzlarından ileri gelip, suyun sabunu çökeltme kapasitesidir. Sabun, suda özellikle her zaman

Detaylı

DENEY 3. MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri

DENEY 3. MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri DENEY 3 MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri AMAÇ: Maddelerin üç halinin nitel ve nicel gözlemlerle incelenerek maddenin sıcaklık ile davranımını incelemek. TEORİ Hal değişimi,

Detaylı

DENEY 8 KARBONHĐDRAT REAKSĐYONLARI. Genel Bilgiler

DENEY 8 KARBONHĐDRAT REAKSĐYONLARI. Genel Bilgiler DENEY 8 KARBONHĐDRAT REAKSĐYONLARI Genel Bilgiler Karbonhidratlar hayvansal ve bitkisel organizmalarda önemli işlevler görürler. Kimyasal olarak karbonhidratlar, polihidroksi-aldehitler (aldozlar), polihidroksi-ketonlar

Detaylı

TAMPONLAR-pH ve pk HESAPLAMALARI

TAMPONLAR-pH ve pk HESAPLAMALARI Genel tanımlamalar TAMPONLAR-pH ve pk HESAPLAMALARI YRD. DOÇ.DR SEDAT MOTOR Tamponlarla ilgili açıklamalara geçmeden önce asit, baz, ph ve pk kavramlarını hatırlayalım. Suda çözündügü zaman (H + ) iyonu

Detaylı

Gıdalarda Tuz Analizi

Gıdalarda Tuz Analizi Gıdalarda Tuz Analizi 01. Peynir ve Tereyaında Tuz Analizi 01.01. Yöntemin Prensibi 01.02. Kullanılan Kimyasallar 01.03. Deneyin Yapılıı 01.04. Hesaplamalar 01.05. Kullanılan Malzemeler 02. Et ve Et Ürünlerinde

Detaylı

ASİT-BAZ VE ph. MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN. Yrd. Doç. Dr. Atilla Evcin Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi 2006

ASİT-BAZ VE ph. MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN. Yrd. Doç. Dr. Atilla Evcin Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi 2006 ASİT-BAZ VE ph MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Asitler ve bazlar günlük yaşantımızda sıkça karşılaştığımız kavramlardan biridir.insanlar, her nekadar asetil salisilik asit ve

Detaylı

amonyak primer amin sekonder amin tersiyer amin

amonyak primer amin sekonder amin tersiyer amin DENEY 9-Bölüm 1 AMĐNLE VE DĐAZONYUM BĐLEŞĐKLEĐ Genel Prensipler Aminler amonyak üzerindeki hidrojenlerin organik gruplar ile değiştirilmesi sonucu türetilen organik bazlardır. Değiştirilen hidrojenlerin

Detaylı

TÜRKELİ DEVLET HASTANESİ 2015 İSMAİL BEZİRGANOĞLU

TÜRKELİ DEVLET HASTANESİ 2015 İSMAİL BEZİRGANOĞLU TÜRKELİ DEVLET HASTANESİ 2015 İSMAİL BEZİRGANOĞLU Diyalizin ilk yıllarında: akut diyaliz kavramı vardı Şehir suyu kullanılırdı. MEVZUAT Su Arıtma Sistemi Yönergesi Bakanlığımız 28.10.2011 tarih ve 44047

Detaylı

Asidite ölçümünde titrasyondaki ideal son nokta, mevcut asitlerin nötralizasyonu için stokiyometrik eşdeğer noktaya karşı gelir.

Asidite ölçümünde titrasyondaki ideal son nokta, mevcut asitlerin nötralizasyonu için stokiyometrik eşdeğer noktaya karşı gelir. S a y f a 1 ASİDİTE TAYİNİ YÖNTEM YÖNTEMİN ESASI VE PRENSİBİ Çözünebilir maddelerin hidrolizi ve ayrılmasının bir sonucu olarak örnekte bulunan hidrojen iyonları standart alkali ilavesiyle reaksiyona girerler.

Detaylı

HAYATIMIZDA ASİTLER VE BAZLAR

HAYATIMIZDA ASİTLER VE BAZLAR HAYATIMIZDA ASİTLER VE BAZLAR Yaygın Olarak Kullanılan Bazı Asitler 1) Sülfürik asit (H 2 SO 4 ) Halk arasında zaç yağı veya dumanlı asit olarak bilinir. Yoğun kıvamlı, renksiz, kokusuz bir sıvıdır. Suda

Detaylı

ELEMENT Aynı tür atomlardan oluşmuş saf maddelere element denir. ELEMENTLERİN ÖZELLİKLERİ 1. Aynı tür atomlardan oluşurlar. 2. Saf ve homojendirler.

ELEMENT Aynı tür atomlardan oluşmuş saf maddelere element denir. ELEMENTLERİN ÖZELLİKLERİ 1. Aynı tür atomlardan oluşurlar. 2. Saf ve homojendirler. SAF MADDE: Aynı cins atom ya da moleküllerden oluşmuş maddelere, saf medde ÖR. Elementler saf maddelerdir. Çünkü; hepsi aynı cins atomlardan oluşmuşlardır. Bileşikler saf maddelerdir. Çünkü; hepsi aynı

Detaylı

Çözünürlük kuralları

Çözünürlük kuralları Çözünürlük kuralları Bütün amonyum, bileşikleri suda çok çözünürler. Alkali metal (Grup IA) bileşikleri suda çok çözünürler. Klorür (Cl ), bromür (Br ) ve iyodür (I ) bileşikleri suda çok çözünürler, ancak

Detaylı

2+ 2- Mg SO 4. (NH 4 ) 2 SO 4 (amonyum sülfat) bileşiğini katyon ve anyonlara ayıralım.

2+ 2- Mg SO 4. (NH 4 ) 2 SO 4 (amonyum sülfat) bileşiğini katyon ve anyonlara ayıralım. KONU: Kimyasal Tepkimeler Dersin Adı Dersin Konusu İYONİK BİLEŞİKLERİN FORMÜLLERİNİN YAZILMASI İyonik bağlı bileşiklerin formüllerini yazmak için atomların yüklerini bilmek gerekir. Bunu da daha önceki

Detaylı

00213 ANALİTİK KİMYA-I SINAV VE ÇALIŞMA SORULARI

00213 ANALİTİK KİMYA-I SINAV VE ÇALIŞMA SORULARI 00213 ANALİTİK KİMYA-I SINAV VE ÇALIŞMA SORULARI A) TANIMLAR, KAVRAMLAR ve TEMEL HESAPLAMALAR: 1. Aşağıdaki kavramları birer cümle ile tanımlayınız. Analitik kimya, Sistematik analiz, ph, Tesir değerliği,

Detaylı

Balıkesir Kimya Sanayi www.balikesirkimya.com 0 (266) 243 40 24

Balıkesir Kimya Sanayi www.balikesirkimya.com 0 (266) 243 40 24 Ürün kodu Malzeme adı Ambalaj Tipi Amb.Şekli TK.200700.01000 Aktif Karbon HDPE Kavanoz 1 kg TK.200700.05000 Aktif Karbon PP Kova 5 kg TK.200700.10000 Aktif Karbon PP Kova 10 kg TK.200710.01000 Aluminyum

Detaylı

MESS Entegre Geri Kazanım ve Enerji San. ve Tic. A.Ş.

MESS Entegre Geri Kazanım ve Enerji San. ve Tic. A.Ş. Sayfa : 1 / 12 1 ATIKLAR İÇİN NUMUNE SAKLAMA KOŞULLARI Parametre Numune Özelliği Numune Türü ICP ile Metal Tayinleri suları vb.), diğer her türlü sıvılar) Mikrodalgada (sıvı) yakılmış Minimum Numune Miktarı

Detaylı

Sulu Çözeltiler ve Kimyasal Denge

Sulu Çözeltiler ve Kimyasal Denge Sulu Çözeltiler ve Kimyasal Denge Sulu Çözeltiler Çözelti: iki veya daha fazla maddenin meydana getirdiği homojen karışımdır. çözücü, Kütlece fazla olan (veya çözme işlemini yapan) bileşene çözücü denir.

Detaylı

Çevre Kimyası 1, Örnek Çalışma Soruları

Çevre Kimyası 1, Örnek Çalışma Soruları Çevre Kimyası 1, Örnek Çalışma Soruları 1. Çözelti Hazırlama ve ph S.1.1. Bir atıksu arıtma tesisinde ph ayarlamak için çözeltinin her bir litresine 1 ml 0.05N lik H 2 SO ilavesi yapılması gerekmektedir.

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

ÇÖZELTİLERDE DENGE (Asit-Baz)

ÇÖZELTİLERDE DENGE (Asit-Baz) ÇÖZELTİLERDE DENGE (AsitBaz) SUYUN OTOİYONİZASYONU Saf suyun elektrik akımını iletmediği bilinir, ancak çok hassas ölçü aletleriyle yapılan deneyler sonucunda suyun çok zayıf da olsa iletken olduğu tespit

Detaylı

EVDE BİYOTEKNOLOJİ. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS

EVDE BİYOTEKNOLOJİ. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS EVDE BİYOTEKNOLOJİ Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS STERİLİZASYON; BİTKİ DOKU KÜLTÜRLERİNDE KULLANILAN STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ VE BU STERİLİZASYON

Detaylı

Çevre Kimyası 1, Örnek Çalışma Soruları

Çevre Kimyası 1, Örnek Çalışma Soruları Çevre Kimyası 1, Örnek Çalışma Soruları 1. Çözelti Hazırlama ve ph S.1.1. Bir atıksu arıtma tesisinde ph ayarlamak için çözeltinin her bir litresine 1 ml 0.05N lik H 2 SO ilavesi yapılması gerekmektedir.

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ (KÜB)

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ (KÜB) KISA ÜRÜN BİLGİLERİ (KÜB) 1 TIBBİ FARMASOTİK ÜRÜNÜN ADI: 2 KALİTATİF VE KANTİTATİF TERKİBİ Sodyum Dihidrojen Fosfat Monohidrat ( NaH 2 PO 4.H 2 O)... 21,6 g Disodyum Hidrojen Fosfat Heptahidrat ( Na 2

Detaylı

Deney 1 HĐDROKSĐL GRUBU: ALKOL VE FENOLLERĐN REAKSĐYONLARI. Genel prensipler

Deney 1 HĐDROKSĐL GRUBU: ALKOL VE FENOLLERĐN REAKSĐYONLARI. Genel prensipler Deney 1 ĐDKSĐL GUBU: ALKL VE FENLLEĐN EAKSĐYNLAI Genel prensipler Alkol ve fenoller su benzeri organik yapılardır. - yapısındaki nin yerine; alkollerde alifatik grup(-),fenollerde ise aromatik grup(ar-)

Detaylı

Normal derişimler için: PE- HD, PTFE Nitrik asit (ρ 1,42 g/ml) ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir. Düşük derişimler için: PFA, FEP

Normal derişimler için: PE- HD, PTFE Nitrik asit (ρ 1,42 g/ml) ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir. Düşük derişimler için: PFA, FEP Ek-1 Nnumunelerin Muhafazası İçin Uygun Olan Teknikler Yapılacak Tayin Kabın Tipi Muhafaza Tekniği En uzun Muhafaza Süresi Yüksek derişimde çözünmüş gaz içeren numuneler için, alındıkları yerde analiz

Detaylı

FEN ve TEKNOLOJİ / ASİT VE BAZLAR GÜNLÜK YAŞAMDA ASİT VE BAZLAR

FEN ve TEKNOLOJİ / ASİT VE BAZLAR GÜNLÜK YAŞAMDA ASİT VE BAZLAR GÜNLÜK YAŞAMDA ASİT VE BAZLAR 1 Yüzyıllardır doğayı ve doğadan elde edilebilecek maddeleri keşfetme arzusu içinde olan insanoğlu 1400'lü yıllarda o güne kadar bilinmeyen bir asidi, yani HCl (hidrojen klorür,

Detaylı

5.111 Ders Özeti #22 22.1. (suda) + OH. (suda)

5.111 Ders Özeti #22 22.1. (suda) + OH. (suda) 5.111 Ders Özeti #22 22.1 Asit/Baz Dengeleri Devamı (Bölümler 10 ve 11) Konular: Zayıf baz içeren dengeler, tuz çözeltilerinin ph sı ve tamponlar Çarşamba nın ders notlarından 2. Suda Baz NH 3 H 2 OH Bazın

Detaylı

1. 250 ml 0,20 M CuSO 4 (aq) çözeltisi hazırlamak için gerekli olan CuSO 4.5H 2 O kütlesini bulunuz. Bu çözeltiden 100 ml 0,10 M CuSO 4 (aq) çözeltisini nasıl hazırlarsınız?( Cu: 63,5; S:32; O:16; H:1)

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

ASİTLER-BAZLAR VE TUZLAR SU ARITIMI. Hazırlayan: Arif Özgür ÜLGER

ASİTLER-BAZLAR VE TUZLAR SU ARITIMI. Hazırlayan: Arif Özgür ÜLGER ASİTLER-BAZLAR VE TUZLAR SU ARITIMI Hazırlayan: Arif Özgür ÜLGER ASİTLER Sulu çözeltilerinde Hidrojen İyonu maddelere asit denir. veren HCI H + + CI CH 3 COOH CH 3 COO + H + ASİTLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ

Detaylı

DENEY 2 GRĐGNARD REAKSĐYONU ile TRĐFENĐLMETHANOL SENTEZĐ. Genel Bilgiler

DENEY 2 GRĐGNARD REAKSĐYONU ile TRĐFENĐLMETHANOL SENTEZĐ. Genel Bilgiler DENEY 2 GRĐGNARD REAKSĐYONU ile TRĐFENĐLMETHANOL SENTEZĐ Genel Bilgiler 1900 yılında Fransız kimyacı Victor Grignard organomagnezyum halojenürleri keşfetti. Grignard 1912 yılında Nobel ödülü aldı ve bu

Detaylı

ÇĠĞ SÜTTE ASĠTLĠK TAYĠNĠ

ÇĠĞ SÜTTE ASĠTLĠK TAYĠNĠ ÇĠĞ SÜTTE ASĠTLĠK TAYĠNĠ Yeni sağılan normal sağlıklı süt asidik reaksiyon gösterir, buna ilk asitlik veya doğal asitlik denir. Bu asitlik birinci derecede bileşimindeki kazein, fosfat ve sitratlardan;

Detaylı

Çizelge 1 Numunelerin muhafazası için genellikle uygun olan teknikler. 100 Nitrik asit ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir

Çizelge 1 Numunelerin muhafazası için genellikle uygun olan teknikler. 100 Nitrik asit ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir Çizelge 1 Numunelerin sı için genellikle uygun olan teknikler Yapılacak tayin Kabın tipi Genellikle kullanılan hacim (ml) ve doldurma tekniği Alüminyum P C Muhafaza tekniği 100 Nitrik asit ile ph 1-2 ndirilmelidir

Detaylı

Aspirinin sentezinde kullanılan asetanhidrit maddeleri uyuşturucu yapımında kullanılan

Aspirinin sentezinde kullanılan asetanhidrit maddeleri uyuşturucu yapımında kullanılan PROJENİN AMACI: Aspirinin sentezinde kullanılan asetanhidrit maddeleri uyuşturucu yapımında kullanılan maddelerden bir tanesi olması ve ancak özel izinlerle temin edilebilir olması nedeniyle bu maddeyle

Detaylı

GIDA AMBALAJLAMA. Yrd.Doç. Dr. H. ALİ GÜLEÇ ggulec@gmail.com

GIDA AMBALAJLAMA. Yrd.Doç. Dr. H. ALİ GÜLEÇ ggulec@gmail.com GIDA AMBALAJLAMA Yrd.Doç. Dr. H. ALİ GÜLEÇ ggulec@gmail.com Aseptik ambalajlama tekniği; Ambalaj malzemesinin sterilizasyonu, Steril atmosferde ambalajın oluşturulması veya daha önceden hazırlanmış steril

Detaylı

KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ

KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ Bu Çalışma Çevre Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Mustafa Öztürk tarafından 2006 yılında yapılmıştır. Orijinal

Detaylı

DOKU TAKĐBĐ. kesit ve yayma için i in ne yapmalıyız? ÖZER. Prof.Dr.Erdener. Patoloji Anabilim Dalı 8.5.2010 EPD KURS 2

DOKU TAKĐBĐ. kesit ve yayma için i in ne yapmalıyız? ÖZER. Prof.Dr.Erdener. Patoloji Anabilim Dalı 8.5.2010 EPD KURS 2 Patoloji laboratuvarını kurduk: (Daha) Đyi bir kesit ve yayma için i in ne yapmalıyız? 8-99 Mayıs s 2010, ĐZMĐR Bu sunumda yer alan resimler yazarın n izni olmadan kullanılamaz. lamaz. 8.5.2010 EPD KURS

Detaylı

2014 YILINDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER

2014 YILINDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER NDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER SIRA NO TARİFENİN NEV'İ KARAR NO KARAR TARİHİ SAYFA NO 1 ANADOLU YAKASI PARK VE BAHÇELER MÜDÜRLÜĞÜ 1 Ağaç Budama Bedeli 1.1 Ağaç Budama Ücreti 2 Ağaç Kesim

Detaylı

Şekil 1. Elektrolitik parlatma işleminin şematik gösterimi

Şekil 1. Elektrolitik parlatma işleminin şematik gösterimi ELEKTROLİTİK PARLATMA VE DAĞLAMA DENEYİN ADI: Elektrolitik Parlatma ve Dağlama DENEYİN AMACI: Elektrolit banyosu içinde bir metalde anodik çözünme yolu ile düzgün ve parlatılmış bir yüzey oluşturmak ve

Detaylı

Sodyum Hipoklorit Çözeltilerinde Aktif Klor Derişimini Etkileyen Faktörler ve Biyosidal Analizlerindeki Önemi

Sodyum Hipoklorit Çözeltilerinde Aktif Klor Derişimini Etkileyen Faktörler ve Biyosidal Analizlerindeki Önemi Sodyum Hipoklorit Çözeltilerinde Aktif Klor Derişimini Etkileyen Faktörler ve Biyosidal Analizlerindeki Önemi Umut ŞAHAR Ege Üniversitesi EgeMikal Çevre Sağlığı Birimi 19.03.2014 Ulusal Biyosidal Kongresi

Detaylı

Kimya Bilim Danış ışmanlığı Çalıştayı Farklı Kaynaklardan Elde Edilen Sütlerin S Mayalanma Sürelerinin S ve ph Değişimlerinin imlerinin Karşı şılaştırmalı Olarak İncelenmesi PROJE EKİBİ: : Nurdan Yavuz

Detaylı

BİYOKİMYASAL OKSİJEN İHTİYACI (BOİ) DENEYİN AMACI : Su örneklerinin biyolojik oksijen ihtiyacının hesaplanması TEORİ:

BİYOKİMYASAL OKSİJEN İHTİYACI (BOİ) DENEYİN AMACI : Su örneklerinin biyolojik oksijen ihtiyacının hesaplanması TEORİ: BİYOKİMYASAL OKSİJEN İHTİYACI (BOİ) DENEYİN AMACI : Su örneklerinin biyolojik oksijen ihtiyacının hesaplanması TEORİ: Atıksular organik maddeler içerdiğinden, bunların konsantrasyonları, yani sudaki miktarları,

Detaylı

Aerosol Ürün Uygulamaları

Aerosol Ürün Uygulamaları Aerosol Ürün Uygulamaları Tempo Kozmetik San. ve Tic. Ltd. Şti. Kimyager Emiş HAS TANIŞ 12.07.2012-Muğla AEROSOLLER Aerosoller; itici gaz, çözücü ve aerosol kabından oluşur. Aerosol kaplarının içinde formülü

Detaylı

MODÜL BİLGİ SAYFASI. GENEL AMAÇ:Öğrenci, bu modül ile gerekli ortam sağlandığında, ASTM, DIN 53242 uygun olarak bağlayıcı analizleri yapabilecektir.

MODÜL BİLGİ SAYFASI. GENEL AMAÇ:Öğrenci, bu modül ile gerekli ortam sağlandığında, ASTM, DIN 53242 uygun olarak bağlayıcı analizleri yapabilecektir. MODÜL BİLGİ SAYFASI ALAN : Kimya ve İşleme MESLEK/DAL: Boya Üretimi ve Uygulama DERS : Boya Teknolojisi MODÜL : Bağlayıcılar 2 KODU : SÜRE : 40/32 ÖN KOŞUL : AÇIKLAMA : GENEL AMAÇ:Öğrenci, bu modül ile

Detaylı

ASİT-BAZ DENGESİ ÖSS DE ÇIKMIŞ SORULAR

ASİT-BAZ DENGESİ ÖSS DE ÇIKMIŞ SORULAR 1. Amonyağın, NH 3, baz özelliği gösterdiğini açıklayan denklem aşağıdakilerden hangisidir? A) NH 3(gaz) NH 3(sıvı) B) N 2(gaz) + 3H 2(gaz) 2NH 3(gaz) C) 2NH 3(gaz) +5/2O 2(gaz) 2NO (gaz) + 3H 2 O (gaz)

Detaylı

ASİTLER VE BAZLAR 1. ASİT VE BAZLARI TANIYALIM. Asitlerin Özellikleri

ASİTLER VE BAZLAR 1. ASİT VE BAZLARI TANIYALIM. Asitlerin Özellikleri ASİTLER VE BAZLAR 1. ASİT VE BAZLARI TANIYALIM Asitlerin Özellikleri Tatları ekşidir. Aşındırıcı özellikleri vardır. Cildi, mermer yüzeyi aşındırırlar ancak asitlerin çoğu plastik, cam veya metal yüzeyleri

Detaylı

YÜZEY AKTİF MADDE TAYİNİ

YÜZEY AKTİF MADDE TAYİNİ YÜZEY AKTİF MADDE TAYİNİ 1. GENEL BİLGİLER Deterjan terimi, çeşitli malzemelerin temizlenmesinde kullanılan kimyasal maddelerin genel adıdır. Deterjanlar yüzey aktif özelliklere sahip organik maddeler

Detaylı

5.111 Ders Özeti #21 21.1

5.111 Ders Özeti #21 21.1 5.111 Ders Özeti #21 21.1 AsitBaz Dengesi Bölüm 10 Okunsun Konular: Asit ve Bazların Sınıflandırılması, Suyun Öziyonlaşması, ph Fonksiyonları, Asit ve Baz Kuvvetleri, Zayıf Asit İçeren Dengeler. Asit ve

Detaylı

5.111 Ders Özeti #23 23.1

5.111 Ders Özeti #23 23.1 5.111 Ders Özeti #23 23.1 Asit/Baz Dengeleri (Devam) Konu: Titrasyon Cuma günü ders notlarından Asidik tampon etkisi: Zayıf asit, HA, protonlarını ortamdaki kuvvetli bazın OH iyonlarına aktarır. Zayıf

Detaylı

ÖLÇÜM VE /VEYA ANALİZ İLE İLGİLİ;

ÖLÇÜM VE /VEYA ANALİZ İLE İLGİLİ; evresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim lüğü EK LİSTE-1/5 ATIK SU (1) ph Elektrokimyasal Metot SM 4500- H + İletkenlik Laboratuvar ve Saha Metodu SM 2510 B özünmüş Oksijen, Oksijen Doygunluğu Membran

Detaylı

a) Kendine özgü organoleptik karakteri olan ve alkol miktarı +20 C de hacmen %15 den fazla olan,

a) Kendine özgü organoleptik karakteri olan ve alkol miktarı +20 C de hacmen %15 den fazla olan, Distile Alkollü İçkiler Tebliği R.G. Tarihi:21.10.1995 R.G. Sayısı:22440 1. KAPSAM Bu bölüm distile alkollü içkilerin tanımını ve özelliklerini kapsar. 2- TANIMLAR 2.1. Distile Alkollü İçki: a) Kendine

Detaylı

İ Ç İ NDEKİ LER. Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1. Fiziksel Kimya ile İlgili Temel Kavramlar 52.

İ Ç İ NDEKİ LER. Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1. Fiziksel Kimya ile İlgili Temel Kavramlar 52. İ Ç İ NDEKİ LER Ön Söz xiii K I S I M 1 Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1 BÖLÜM 1 Giriş 3 1.1 Su 4 1.2 Atık Sular ve Su Kirliliği Kontrolü 5 1.3 Endüstriyel ve Tehlikeli Atıklar

Detaylı

KROMATOGRAFİ. Bir parça kağıt şeridin aşağı hizasından 1 cm kadar yukarısına bir damla siyah mürekkep damlatınız.

KROMATOGRAFİ. Bir parça kağıt şeridin aşağı hizasından 1 cm kadar yukarısına bir damla siyah mürekkep damlatınız. KROMATOGRAFİ Kromatografi, bir karışımda bulunan maddelerin, biri sabit diğeri hareketli faz olmak üzere birbirleriyle karışmayan iki fazlı bir sistemde ayrılması ve saflaştırılması yöntemidir. KROMATOGRAFİ

Detaylı

ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ 0010020036 KODLU TEMEL ĠġLEMLER-1 LABORATUVAR DERSĠ DENEY FÖYÜ

ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ 0010020036 KODLU TEMEL ĠġLEMLER-1 LABORATUVAR DERSĠ DENEY FÖYÜ DENEY NO: 5 HAVAANDIRMA ÇEVRE MÜHENDĠSĠĞĠ BÖÜMÜ Çevre Mühendisi atmosfer şartlarında suda çözünmüş oksijen ile yakından ilgilidir. Çözünmüş oksijen (Ç.O) su içinde çözünmüş halde bulunan oksijen konsantrasyonu

Detaylı

Sentetik Deterjan ve Sabunun Üretilmesi ve Özellikleri

Sentetik Deterjan ve Sabunun Üretilmesi ve Özellikleri 10. Deney Sentetik Deterjan ve Sabunun Üretilmesi ve Özellikleri Genel Prensipler: Temizleme yeteneğine sahip olan maddelerin tümü deterjan olarak adlandırılırlar. Kullandığımız temizlik maddeleri sabun

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ORGANİK KİMYA LABORATUVARI DENEY 8 : YÜZEY GERİLİMİNİN BELİRLENMESİ

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ORGANİK KİMYA LABORATUVARI DENEY 8 : YÜZEY GERİLİMİNİN BELİRLENMESİ ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ORGANİK KİMYA LABORATUVARI DENEY 8 : YÜZEY GERİLİMİNİN BELİRLENMESİ DENEYİN AMACI Gazlarda söz konusu olmayan yüzey gerilimi sıvı

Detaylı

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 ÖNEMLİ! Gıdaları insanların sağlıklarını çok ciddi şekilde etkiler. Bu nedenle, gıda üreten kişilerin temizlik kurallarına uyması çok önemlidir.

Detaylı

MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU

MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU DEMİR SÜLFAT LİKİT 1) MADDE VE ŞİRKET TANIMI Ürünün Tanımı: Demir (II) Sülfat likit Ürün İsmi: TUROKS D2S Üretici/ Tedarikçi Firma: Turoksi Kimyevi Maddeleri San. Tic. Ltd.

Detaylı

SÜT TOZU TEKNOLOJİSİ

SÜT TOZU TEKNOLOJİSİ SÜT TOZU TEKNOLOJİSİ SÜT TOZLARININ TANIMI VE BİLEŞİMİ Süt tozu, yağlı ve yağsız taze sütlerin suyunun mümkün olduğu kadar uçurulması suretiyle elde edilen kurutulmuş bir süt ürünüdür FAO ve WHO standartlarına

Detaylı

T:C: UŞAK ÜNİVERSİTESİ İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı

T:C: UŞAK ÜNİVERSİTESİ İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı T:C: UŞAK ÜNİVERSİTESİ İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü için aşağıda belirtilen malzemelerin alınması düşünülmektedir. Firmanız tarafından

Detaylı

Protein Durultması ve Şarap Taşı Stabilizasyonu

Protein Durultması ve Şarap Taşı Stabilizasyonu WINE CLUSTER IN TEKIRDAG: WCT TR0135.03-02/015 Protein Durultması ve Şarap Taşı Stabilizasyonu Öğretim Görevlisi Gönül AKGÜL Şarapların Berraklaştırılması Durultma This project is co-financed by the Sunum

Detaylı

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar 5.111 Ders Özeti #12 Bugün için okuma: Bölüm 2.9 (3. Baskıda 2.10), Bölüm 2.10 (3. Baskıda 2.11), Bölüm 2.11 (3. Baskıda 2.12), Bölüm 2.3 (3. Baskıda 2.1), Bölüm 2.12 (3. Baskıda 2.13). Ders #13 için okuma:

Detaylı