Öyle bir zaman diliminde yaşıyoruz

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Öyle bir zaman diliminde yaşıyoruz"

Transkript

1

2

3 başyazı Rahman ve Rahim olan Allah ın adıyla. Prof. Dr. Mehmet Görmez Diyanet İşleri Başkanı İmanın Sosyal Boyutu Öyle bir zaman diliminde yaşıyoruz ki, etrafımızdaki her şey âdeta nefsimizin heva, heves, istek ve arzularına göre dizayn ediliyor. Kur an-ı Kerim e göre yaratılış gayelerimizden biri yeryüzünü imar etmek, diğeri de ibadet ve kulluk görevlerimizi yerine getirmektir. Dünya hayatı, bu asıl gayeden saptırıldığında Kur an-ı Kerim in ifadesiyle oyun, eğlence ve lehviyyattan ibarettir. Ne yazık ki bugün bu gaye göz ardı edilerek dünya hayatı sürekli daha cazip ve çekici hâle getiriliyor. İştahlar kabartılıyor, şehvetler kamçılanıyor, çıkar ve menfaat her türlü maslahatın önüne geçiyor. İnsanlar gittikçe dünyevileşiyor. Dinî ve manevi değerlerden uzaklaşıyor. Günlük hayatın debdebesi arasında kendisini, yaratılış gayesini, inancını, ölümü ve ahiret hayatını unutuyor. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya hayatını sadece madde planında kurtarmak için çabalıyor. Diğer taraftan inançtan ahlaka, fikirden eyleme, düşünceden ideolojiye kadar birçok ifsat hareketinin, bırakın fertleri ve toplumları, tabiatın ekolojik dengesini sarsacak kadar yaygınlaştığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bugün insanlık, inanç değerlerini yok saymanın neticesinde fıtrata yabancılaşma, fıtratı tahrip etme, çevreyi hoyratça kullanma, bazı sapıklık ve sapkınlıklara meşruiyet kazandırma gibi insanlığın ve diğer varlıkların geleceğini tehlikeye atan pek çok problemle karşı karşıyadır. Günümüzde Müslümanlar açısından en önde gelen inanç sorunu ise imanamel bütünlüğünün göz ardı edilmesidir. Oysa Hz. Peygamber (s.a.s.) e gelen vahiyde iman, amel ve ahlak bir bütün olarak değerlendirilmiştir. İslam da halis iman ve sahih bilgi kadar önemli olan bir husus da salih amel olduğu içindir ki Kur an-ı Kerim, yüzü aşkın yerde salih ameli, imanla birlikte zikretmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir hadisinde imanın formülü olan kelime-i tevhit ile yolda insanlara eziyet veren bir şeyi kaldırıp atmayı birleştirmiş, her ikisini ve bu ikisi arasında yer alan her anlamlı ve insanlığın yararına olan davranışı da imanın tarifi içinde zikretmiştir. Aynı şekilde Cibril hadisinde geçen iman, İslam ve ihsan kavramları, aslında üç ayrı halka değil, en içte imanın, sonrasında İslam ın, sonrasında da ihsanın yer aldığı iç içe geçmiş halkalardır. Dolayısıyla iman, bütün yönleriyle bir topluma yerleşmedikçe, yaşanan

4 02 başyazı / diyanet aylık dergi bir hayata dönüşmedikçe, teorik olarak sadece Allah a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahirete, kaza ve kadere inanmaktan ibaret kaldıkça, dil ile kalp arasında biten bir akit olarak görülüp vicdanlara mahkûm olduğu sürece, böyle bir imanın, insanlara ve topluma kazandıracağı fazla bir şey yoktur. Gerçekte mümin teorik imanını pratik imanla gösterebilen kimsedir. Şurası iyi bilinmelidir ki Hz. Peygamberin (s.a.s.) bize öğrettiği iman ilkeleri, sosyal hayata yansımak, mümini eyleme ve salih amel işlemeye sevk etmek için vardır. Hz. Peygamber (s.a.s.) in hadislerinde tevhit, sadece Allah ın varlığına ve birliğine iman değildir. Tevhidin, aklın ve kalbin birliği, ruhun ve bedenin birliği, ferdin ve toplumun birliği gibi bireysel ve toplumsal boyutları ve yansımaları vardır. Onun sünnetinde iman, en çok Allah ı ve Rasulü nü sevmektir. Sevdiğini Allah için sevmektir. Kendisi için istediğini mümin kardeşi için de isteyebilmektir. Komşusu açken tok yatmamaktır. Niyet, düşünce ve davranışlarda dosdoğru olmaktır. Güvenilir insan olmaktır. İyiliğe sevinmek, kötülüğe üzülmektir. Güzel sözdür, insanlara yedirmektir. Hoşgörüdür, sabırdır. İnsanı dünya hayatında mesut yaşatacak bir ahlaktır. Allah ın haram kıldıklarından vazgeçirecek bir takvadır. Cahillerin cehaletinden uzak tutacak bir hilmdir. Ölümü çokça hatırlamak ve ölümden sonrası için hazırlanmaktır. Bu nedenlerle bugün insanımıza, çocuklarımıza, gençlerimize imanın teorik anlamından ziyade pratik değerini öğretmek ve pratik imanı tüm eğitim süreçlerine dâhil etmek durumundayız. Çünkü sadece inandım demenin, imanın göstergesi olarak yeterli olmadığını yine Kur an-ı Kerim bizlere bildiriyor: İnsanlar inandık demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannediyorlar? Andolsun biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. (Ankebut, 29/2-3.) İmanın yüzlerce göstergesi, sosyal boyut ya da pratik iman denilen alanlardadır. İman, sosyal boyutunu kaybettiği zaman Müslümanlar toplumsal dinamiklerini kaybetmeye, dolayısıyla da çökmeye başlar. Günümüzde iman algısı, sosyal hayat boyutundan yoksun kalmakta ve vicdanlara mahkûm edilmektedir. O zaman da İslam ın birey ve toplum üzerindeki ahlaki, sosyal ve kültürel yansımasının önü baştan kesilmiş olmaktadır. Netice itibarıyla iman, bir bütün olarak Allah ın varlığını ve birliğini kabul ederek yaşamak ve onun kendisiyle, insanlarla ve tabiatla ilişkilerini düzenleyen bütün emir ve yasaklarına uymaktır. İman, tevhit gibi tam mücerret bir gerçekten ahiret hayatı gibi tecrübe edilemez bir âleme kadar uzanan gönle ait bir kabul ve yöneliştir. İman, sadece dil ile kalp arasında biten bir akit değil, bütün bir varlığı yorumlayan temel bir disiplindir. Bu disiplinin mihveri Allah inancıdır. Allah inancı ile başlayıp ahiret inancı ile tamamlanan amentü dünyasında insanın varlığı anlam kazanır. İnsan yaratılışın, yaşayışın ve ölümün anlamını ancak imanla bulur. İman, her ne kadar dil ile ikrar kalp ile tasdik diye tarif edilse de onun en büyük göstergesi ameldir yani davranışlardır. Zira insan, ahirette defter-i akvale göre değil defter-i amale göre hesaba çekilecektir.

5 editörden Dr. Yüksel Salman Dini Yayınlar Genel Müdürü İnsan, inanan bir varlıktır. Çünkü inanma duygusu fıtridir. Tarih boyunca insanoğlu kendisini hak veya batıl bir inanç sisteminin içinde, onun gözetim ve himayesinde olma ihtiyacı hissetmiştir. İslam inancına göre de her doğan insan, tevhit akidesinin üzerine nakşedileceği temiz bir sayfaya benzer. (Buhari, Cenaiz, 92.) Ancak inanmak, kişi ile inandığı varlık arasında sadece duygusal bir iletişim kurmakla kalmayıp, kişiye mükellefiyet yükleyen, kimlik ve kişilik kazandıran, zorluklar karşısında kuvvetli ve dayanıklı kılıp daima ümit aşılayan, güçsüzlüğü ve ümitsizliği ortadan kaldıran ve müminin hayat tarzını tamamen değiştiren çok güçlü bir bağdır. Bu yüzden Cenab-ı Hak, insanlığa hakikati bulmada yol gösterici olmak ve yanlış yollara sapmaktan insanlığı korumak için başlangıçtan itibaren her dönemde elçiler göndermiştir. Bütün peygamberlerin en önemli vazifesi insanoğlunu tevhid akidesine çağırmak ve doğru inancı yaşayarak insanlığa öğretmek olmuştur. Bundaki hikmet, insanı kötü düşüncelerden arındırmak, inanç dünyasını küfür ve şirkten uzak tutarak aynı anlamda sağlam ve sarsılmaz bir temel üzerine inşa etmek ve Allah ın yeryüzündeki halifesi ve emanetinin taşıyıcısı sıfatıyla onu fıtratına uygun olan yüksek insani ve ahlaki değerlerle donatmaktır. Günümüzde her geçen gün gelişen teknolojinin ve kitle iletişim araçlarının da etkisiyle her türlü bilgiye hızla erişimin kolaylaşması ve bilginin kontrolsüz biçimde yayılması, beraberinde olumsuz pek çok düşünce ve fikir akımının da serbestçe dolaşımına imkân vermektedir. Bu durum, inanç değerlerimiz başta olmak üzere günlük hayatımızı birçok açıdan etkilemekte; bizi inancımızdan, yaratılış gayemizden uzaklaştıran ve özümüze yabancılaştıran birtakım unsurlar, değerler dünyamızı tahrip etmektedir. Tüm bu zararlı etkilerden korunmak; dinî, ahlaki, vicdani değerlerin özünü oluşturan inanç değerlerimizi korumakla ve bu konuda Kur an ın, nebevî öğretilerin, aklın ve vicdanın sesine kulak vermekle mümkün olabilir. Bu düşünceden hareketle; günümüz insanının inanç dünyasını zedeleyen unsurlara ışık tutmak, çağımızın en temel problemlerinden biri olan, aynı zamanda günlük hayatımızda karşılaştığımız pek çok sorunun da kaynağını teşkil eden inanç problemlerinin çözümüne ilişkin önerilere yer vermek ve bu alanda bir duyarlılık oluşturmak amacıyla bu ayki gündem konumuzu inanç değerleri merkezli hazırladık. Prof. Dr. H. Kâmil Yılmaz, İlahî Dinlerin Gayesi Tevhit ve Arınma başlıklı yazısında; çağdaş inanç problemleri için yapılması gereken en önemli hususun önce kalbî ve ruhi disiplini özümsemek olduğu üzerinde durdu. Ümit Şimşek, Allah a İmanı Kur an Nasıl Anlatıyor? başlıklı yazısında iman konusunu doğrudan doğruya Kur an a yönelerek ele alıyor ve Kur an ın dilinden Rabbimize inanmanın hakikatine dair bizlere çözüm yolları sundu. Doç. Dr. İlyas Üzüm, çağımız insanının inanç eksikliklerini kaleme aldığı yazısında, inanç problemlerinde çözüm yolu olarak bilhassa, iman ve salih amel birlikteliğine vurgu yaptı ve bunun iki cihanda da kişiye huzur ve mutluluğun kapısını aralayacağını ifade etti. Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, inanç sorunlarına tarihî açıdan baktığı yazısında, Hz Peygamber döneminden günümüze uzanan inanç problemlerini, siyasi ve itikadi boyutlarıyla ele aldı. Prof. Dr. Selim Özarslan günümüz inanç problemlerinin nedenleri üzerinde durdu. Prof. Dr. Metin Özdemir ise inançsızlığın ve sapkın inançların toplumda açtığı derin yaralardan nasıl korunmamız gerektiğini bizimle paylaştı. Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç ile İnanç Problemleri üzerine yaptığımız kapsamlı söyleşiyi de ilginize sunuyoruz. Gündem yazıları dışında özenle hazırladığımız her bölümü de ilgiyle okuyacağınızı düşünüyorum. Sizleri birbirinden kıymetli yazarlarımız ile baş başa bırakırken, bu sayının doğru ve sahih bilgi temelli inançlarımızın yaşatılması ve her türlü olumsuz etkiye karşı korunması ve canlı tutulması bağlamında katkı sağlamasını Yüce Allah tan temenni ediyorum.

6 içindekiler 269 gündem 06 İlahî Dinlerin Gayesi Tevhit ve Arınma Prof. Dr. H. Kâmil Yılmaz Diyanet İşleri Başkanlığı Adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Dr. Yüksel Salman Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dr. Faruk Görgülü Mali İşler ve Dağıtım Sorumlusu Mustafa Bayraktar (Dön. Ser. İşl. Müd.) Yayın Koordinatörleri Mustafa Bektaşoğlu Dr. Elif Arslan Kâmil Büyüker Tashih Mesut Özünlü Teknik Servis Latif Köse Arşiv Ali Duran Demircioğlu Yönetim Merkezi Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü Üniversiteler Mahallesi Dumlupınar Bulvarı No:147/A Çankaya/ANKARA Tel: (0312) Fax: (0312) Abone İşleri Tel : (0312) Fax : (0312) Abone Şartları Yurt içi yıllık: 33,60 TL Yurt dışı yıllık: ABD, 30 ABD Doları AB Ülkeleri, 30 Euro Avustralya, 50 Avustralya Doları İsveç ve Danimarka, 250 Kron İsviçre, 45 Frank Abone kaydı için, ücretin Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü nün T.C. Ziraat Bankası Ankara - Akay şubesindeki IBAN: TR no lu hesabına yatırılması ve makbuzun fotokopisi ile abonenin hangi sayıdan başlayacağını bildirir bir dilekçe, mektup, yazı, faks veya e-postanın Diyanet İşleri Başkanlığı Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Üniversiteler Mahallesi Dumlupınar Bulvarı No:147/A Çankaya /ANKARA adresine gönderilmesi gerekir. Yayın Türü: Aylık, Yerel, Süreli Yayın Diyanet Aylık Dergi (Türkçe) Temsilcilikler: Yurt içi: İl Müftülükleri, İlçe Müftülükleri Yurt dışı: Din Hizmetleri Müşavirlikleri, Din Hizmetleri Ataşelikleri Yayınlanacak yazılarda düzeltme ve çıkartmalar yapılabilir. Yazıların bilimsel sorumluluğu yazarlarına aittir. Tasarım: Acar Basım ve Cilt Sanayi ve Ticaret A.Ş. Beysan Sanayi Sitesi Birlik Caddesi No: 26 Acar Binası Haramidere / Beylikdüzü / İstanbul - Türkiye Tel: (0.212) / Faks: (0.212) Baskı: Korza Yayıncılık Basım Sanayi Tic. Ltd. Şti. Ankara - Türkiye Tel: (0.312) / Faks: (0.312) Basım Yeri: Ankara / Basım Tarihi: ISSN

7 söyleşi din ve sosyal hayat hikmet penceresi 30 Çağın İnanç Problemleri Üzerine Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç ile Söyleşi 44 Rahmet İklimine Girerken Hasan Küçük 65 İncitmemek ve İncinmemek Prof. Dr. Mehmet Demirci Allah a İmanı Kur an Nasıl Anlatıyor? Ümit Şimşek Çağımız İnsanının İnanç Problemleri Doç. Dr. İlyas Üzüm Ahirete İnanmanın İnsan ve Toplum Bakımından Önemi Prof. Dr. Cağfer Karadaş Anne ve Baba Hakkı Prof. Dr. Âdem Apak Adaletli Hükümdar: Fatih Musa Tektaş Örnek Bir Din Adamı: Hafız Ahmet Karatoprak Hoca Mükerrem Üçkan Tarihî Açıdan İnanç Sorunlarına Bir Bakış Prof. Dr. Ramazan Altıntaş Günümüz İnanç Problemlerinin Nedenleri Prof. Dr. Selim Özarslan Çocuğumuz İçin Zamanımız Var mı? Belgizar Özbek İnternet ve Manevi Hayatımız Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı Fıkıh Köşesi Din İşleri Yüksek Kurulundan Niçin Buradayım, Nereden Geldim ve Öldükten Sonra Nereye Gideceğim? Robert Haz. Aydoğan Arı Yusuf Karabulut 27 İnanç Problemlerinin Toplumsal Yansımaları Prof. Dr. Metin Özdemir 54 İyi Arkadaş ile Kötü Arkadaşın Misali Hale Çerçibaşı 73 Modern zamanların yeni fobisi: Nomofobi Dr. İlhami Ayrancı 34 Toplumsal Bir İlişki Biçimi Olarak İman Prof. Dr. Ejder Okumuş 56 Uğur u Birlikte Uğurlamak Hatice Meraklı 76 Sıla-i Rahmin Önemi Üzeyir Öztürk 37 İslam da İman-Ahlak İlişkisi Prof. Dr. İlyas Çelebi 58 Bizim Yunus Zeki Dursun 79 Kitap Tanıtımı Uğur Yılmaz

8 06 gündem / diyanet aylık dergi gündem İlahî Dinlerin Gayesi Tevhit ve Arınma Prof. Dr. H. Kâmil Yılmaz Diyanet İşleri Başkan Yrd. Geçmiş dönemlerde ideolojik düşüncelerle ayrıştırılmaya çalışılan insanlar, bugün çok daha farklı argümanlar kullanılarak inanç bakımından problemli hâle getirilmektedir. Bununla birlikte insanların bu problemlerden kurtulmak için dinî hayata ve dindarlığa yöneliş içerisinde olduğu da bir gerçektir.

9 gündem / diyanet aylık dergi 07 Aydınlanma Döneminden sonra oluşan materyalist ve pozitivist rüzgârların etkileri, XX. yüzyılda bir hayat tarzı olarak gündelik yaşayışın içine girdi ve modern iletişim araçlarıyla bütün insanlığa model olarak gösterildi. Geçtiğimiz yüzyılda nefse sınırsız bir hürriyet ortamı sunan, hiçbir inanç, değer, kutsal ve engel tanımayan, fert merkezli ve insan için vaat edilen cennetin dünyada gerçekleşeceği ni söyleyen bu düşünce sistemi, insan ömrünü basitleştirerek doğum ile ölüm arasındaki süreden ibaret görmektedir. Buna göre, insan hayatında hiçbir sınırlamaya gitmeden dünyanın haz ve zevklerini yaşayabilmelidir. Amaç güya insanların mutluluğudur. Bunun yolu da insanın canının her istediğini yapabilmesi, vur patlasın, çal oynasın düşüncesiyle yaşayabilmesidir. Bu tür sınırsız nefsani bir hürriyetle ferdin kısa süreli mutluluğu söz konusu olsa bile, bir süre sonra doyumsuzluk ve yeni açlıklar baş göstermektedir. Pozitivist anlayışa ilaveten misyonerlik, satanizm, ateizm gibi akımlar ile krişnacılık ve Doğu dinleri gibi sapık fırkaların kol gezdiği günümüzde insanlık ciddi inanç problemleriyle karşı karşıyadır. Geçmiş dönemler-

10 08 gündem / diyanet aylık dergi İman, bir şule gibi insan kalbini aydınlatan nurdur. Ancak bu nur dış tesirlerle sönmeye mahkûm olabilir. Onun korunması kalbin Allah ile olmasına, kalbin Allah ile olması ise zihnin inanç esaslarını ve ahiret kaygısını sürekli canlı tutmasına bağlıdır. de ideolojik düşüncelerle ayrıştırılmaya çalışılan insanlar, bugün çok daha farklı argümanlar kullanılarak inanç bakımından problemli hâle getirilmektedir. Bununla birlikte insanların bu problemlerden kurtulmak için dinî hayata ve dindarlığa yöneliş içerisinde olduğu da bir gerçektir. Dinî hayata ilgi ve yönelişin yüksekliği, inanç problemlerini çözmek için sevindirici bir gelişmedir. Çağdaş problemlerin çözüm ekseni Bugün çağdaş inanç problemleri için yapılması gereken en önemli husus kalbî ve ruhi disiplini özümsemektir. Çeşitli sapık mezhep ve din mensuplarının el atmak için fırsat kolladığı insanları kurtaracak en sağlam yöntem, doğru dinî bilgi ve duygularla donanmak, dinî hayatın manevi tecrübelerinden geçmektir. Çünkü dinî hayata sadece ilgi ve sevgi duymak yetmez. İnanç problemlerinden dindarlığa yöneliş, dinî kavramların öğrenilip bilinmesinden çok içselleştirmeyi gerekli kılmaktadır. İçselleştirme, bilgi merkezli bir inanç ve aksiyon; yani amel-i salih işidir. Salih amelle gelişen ve beslenen duygu ve düşünceler hayatı yorumlamada insana daha yüksek seviyede rehber olur. Temelde dinî/islami inançla buluşmamış dindarlık algısı ve dinî ritüeller bir anlam ifade etmez. Modernizm kargaşasını yaşayan insanlar için asıl hedef, inanç problemini çözerek aşk ile kulluğa erebilmektir. İnsana can veren, onu manen dirilten iman ve inançtır. Ebedî olan Allah a inanan; yüzünü, yönünü ve gönlünü O ndan yana çeviren bu inanç ile can bulur, dirilir. Diriliş, Hayy/ diri olan Allah ın diriltmek üzere gönderdiği vahy-i ilahî ile olur. İnsan gönlü, Kur an diriliğinde dirilir, vahiy ışığında aydınlanır. Kur an ile buluşan, peygambere ulaşan bir gönül, inanç problemlerini hallederek diri olur. Onlardan uzaklaşan ise inanç problemi yaşar ve zamanla manen ölür. Sağlam bir inançla hayata bakmak, insanın dış tesirlerden daha az etkilenmesini sağlar. İman, bir şule gibi insan kalbini aydınlatan nurdur. Ancak bu nur dış tesirlerle sönmeye mahkûm olabilir. Onun korunması kalbin Allah ile olmasına, kalbin Allah ile olması ise zihnin inanç esaslarını ve ahiret kaygısını sürekli canlı tutmasına bağlıdır. Bu yüzden inanç meselesinin determinist ve pozitif bir yaklaşımla değil, kalbî bir teslimiyet ve ahiret endişesi ile olması gerekmektedir. Ahiret inancı, hayatın değerini ve anlamını yükseltir. Ölüm sonrasında yeniden yaratılıp hesap vereceğine inanan bir insanın daha düzenli ve ahiret için daha dikkatli yaşayacağı açıktır. Ahirette Allah ın kendisine Rabb ini, kitabını, peygamberini ve dinini soracağını bilen, ölümden sonra diriltildiğinde işlediği her türlü iyilik ve kötülükten sorumlu olacağına inanan insan, görevli meleklerin kaydettiği amel defterini güzelliklerle doldurmaya özen gösterir. İnsan, doğuştan inanma ihtiyacında yaratılan bir varlıktır. Yaratan onun fıtratına hanif/tevhit inancını koymuştur. Nitekim şu ayet buna işaret eder: (Rasulüm!) Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah ın yaratışında

11 gündem / diyanet aylık dergi 09 değişme yoktur. (Rum, 30/30.) Bu yüzden tarih boyunca insanlar mutlaka bir inanç ve düşünceye bağlı olarak yaşamışlardır. İlahî dinlerin ve peygamberlerin ilk ve temel gayesi insanları arıtmak; onların gönüllerini dünyadan; nefislerini kötü huylardan tezkiye etmektir. Tezkiye, tevhide aykırı her türlü inanç ve düşünceden kalbi temizlemekle başlar. Kur an da zikri geçen peygamberlerin ana misyonu tevhit mücadelesi; yani insanları küfür ve şirk bataklığından kurtarmak ve inançlarını sağlam bir temel üzerine bina etmekti. Allah Rasulü nün Mekke de geçen nübüvvet hayatının ilk safhası tevhit ve inanç mücadelesiyle geçmişti. Tevhide ermek insanın inanç ve gönül dünyasını imar eder. Zira tevhit, bir inanç ve düşünce sistemi olmanın ötesinde bir hayat tarzı ve yaşama biçimidir. Allah ın birliğine, ahadiyet ve vahdaniyetine inanmak, tevhidin ilk esasıdır. Tevhit aynı zamanda bu âlemde sadece Bir i görüp O nu algılamaya çalışmaktır. Çokluk içinde birliği, birlik içinde çokluğu (kesrette vahdeti, vahdette kesreti) algılamaktır. Böylece kendimize ait varlıktan soyutlanmak ve her şeyin O ndan geldiğine teslim olmaktır. Nitekim şairane ifadesiyle: Veren Sensin, alan Sensin, kılan Sen Ne verdinse odur, dahi nemiz var. gerçeğini kavramaktır. Tevhit, ubudiyet ve kullukta bir olana yönelip O nun dışındakileri kalp, zihin ve düşünce dünyamızdan uzaklaştırmak, beşerî zaaflardan sıyrılıp, benlikten soyutlanarak sadece O nun varlığını idrak etmek, inancı ve imanı teminat altına almaktır. Böylece insan, inanç problemlerini aşarak hakiki tevhide erer. Kulluğunda inanç problemini aşarak Hakk tan başkasını kastetmeyen; gönlü, ruhu ve bedeniyle sadece O na yönelen kimse yüksek manevi derecelere ulaşır. Kulluk ve ibadetini huzur-i kalbî denilen duygu yoğunluğuyla ifa eden kimse, fiilini nefsine değil Hakk a izafe ederek amel ve davranışında ihlasa erer. Böylece kulda kutsi hadisteki: Kulum benimle görür. (Buhari, Rikak, 38.) anlamı zahir olmaya başlar. İnanç problemini aşarak tevhit bilincine eren, hedefi ve gayesi Allah olandır. Tevhit bilincine erende sevgi ve tercihler, şahsi ve nefsani olmaktan çıkıp O na ait olur. Çünkü Bir in sevgisinde fani olan, gönül dünyasındaki sorunları hallederek kendisine ait bir tercih taşımaz. Bu ise insanın inanç ve ibadette olduğu kadar hayatın her safhasında Bir i görmesi, Bir i hissetmesi ve Bir ile yaşadığının farkına varmasıyla gerçekleşebilecek bir olaydır.

12 10 gündem / diyanet aylık dergi Allah a İmanı Kur an Nasıl Anlatıyor? Kur an-ı Kerim, daha kapağını açar açmaz bize Allah ı Rahman ve Rahim isimleriyle tanıtır ve bu isimleri bütün surelerin başında tekrar tekrar bize hatırlatır. Ümit Şimşek Zamanımızın inkâr cereyanları geçmiş dönemlerden çok farklı ve yaygın bir şekilde belirdiği için, inanç konularının ele alınma tarzı hakkında yeniden bir değerlendirme yapmak zarureti kendisini hissettiriyor. Topyekûn bir inkâr probleminin yaşanmadığı, iman konusundaki problemlerin de ekseriyetle yanlış inanç ve hurafeler şeklinde ortaya çıktığı zamanlarda takip edilen ve o zaman için büyük çoğunluğun ihtiyacına cevap veren metotlar bugün yeterli midir? Başta Allah inancı olmak üzere imanın bütün esaslarına tam cepheden hücum eden akımlar karşısında bocalayan zamanımız insanının zihnindeki şüphe ve tereddütlere bu metotlarla ne ölçüde karşı koyabiliyoruz? Hatta daha da ileri gidilerek şunu da sorabiliriz: Bu metotlar, sakın, inanç problemlerinin bu kadar derinleşmesinde bir pay sahibi olmasın? Bütün iman rükünleri hakkında bu soruyu ele almak sözü fazlaca uzatacağından, şimdilik sadece Allah a iman konusunu bu sorunun ışığında incelemek istiyoruz. Ekseriyet itibarıyla biz Allah a iman konusunu selbi ve sübuti sıfatlar üzerine bina eder ve Allah ı bu şekilde tanımaya ve tanıtmaya çalışırız. Gerçi her iki gruba giren sıfatların da esas itibarıyla Kur an dan alındığında şüphe yoktur; onun için bunlarda bir hata tasavvur etmek mümkün değildir. Ancak Kur an ın (ve tabii onun gerçek tefsiri olan Hadisin) bu konuyu açıklayışıyla bir mukayese yaptığımız zaman, bazı eksiklikleri de görmezden gelemeyiz. Öncelikle, kelamcılarımızın selbi anlatıma ağırlık veren yaklaşımlarının bir problem kaynağı teşkil ettiğini belirtmemiz gerekiyor. Selbi yaklaşım, ne olmadığını anlatarak bize Allah ı tanıtmaya çalışır. Gerçi bu anlatım da yine tamamen Kur an a dayanır; fakat Kur an ın anlatımındaki ağırlık selbi değil, sübuti sıfatlar tarafındadır. Yani Kur an bize Allah ın nasıl bir ilah olduğunu ve ne yaptığını anlatır; ne olmadığı ve ne yapmadığı konusundaki anlatımları ise azınlıktadır ve birincisine tabi durumdadır. Bugün Allah inancının hayatımızda çok fazla etkili olma-

13 gündem / diyanet aylık dergi 11 "Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol." (Zümer, 39/66.) Hat: Ferhat Kurlu masında bizim bu dengeyi tersine çevirmemizin rol oynadığını söylemek herhâlde mübalağa olmayacaktır. Selbi sıfatlardaki fazla vurguya karşılık, sübuti sıfatlara yaklaşımımızda eksiklik görüyoruz: Allah ezelî hayat sahibidir, her şeyi bilir, her şeyi görür, her şeyi işitir... Fakat bu tabloda bir şeyler noksan değil mi? Allah ın her şeyi kuşatan rahmeti, hiçbir iyilik veya kötülüğü karşılıksız bırakmayan adaleti, yerden ve gökten hesapsız nimetlerle bizi rızıklandırması, bize kendi kalbimizden daha yakın oluşu, her duamıza cevap vermesi, bizi koruyup gözetmesi ve daha bunlar gibi, bize Allah ı en sıcak hisler içinde anlatan ve O'nu tanıma iştiyakını aşılayan nice Kur an ve hadis tasvirleri var ki, onları bu listede göremiyoruz. Tekrar edelim, geçmişte bu eksiklik bir problem doğurmuyor olabilirdi. İslam cemiyetini ve kültürünü bir bütün olarak düşündüğümüzde, kelamın eksik bıraktığı şeyin tasavvuf tarafından tamamlandığını ve toplumun geneline bu tablonun yine bir bütün olarak aksettiğini söyleyebiliriz. Fakat her türlü inkâr cereyanlarının hücumuna açık durumda olan, buna karşılık İslami altyapısı büyük ölçüde hasara uğramış bulunan bir toplum hakkında bu kadar iyimser olamayacağımız aşikârdır. Bu noktada, doğrudan doğruya Kur an a yönelerek onun Allah ı bize nasıl tanıttığına toplu bir şekilde göz atmak yararlı olacaktır. Biz bu konuya nüzul sırası, mushaf tertibi ve müjde-korku dengesi açısından kısaca göz atmaya çalışacağız. 1. Nüzul sırasına göre Kur an ın ilk olarak inen ayetlerinde göze çarpan en önemli hususlardan biri, Allah tan Rab ismiyle ve muhatabın Allah a mensubiyetini vurgulamak suretiyle senin Rabbin şeklinde bahsedilmiş olmasıdır. İlk ayet Yaratan Rabbinin ismiyle oku buyurmakta, aynı surede bunun hemen arkasında yer alan üçüncü ayette de Rabbüke l-ekram (senin sonsuz lütuf ve cömertlik sahibi Rab-

14 12 gündem / diyanet aylık dergi İnsanlara Allah inancını anlatırken, daha ilk andan itibaren onu Rabbiyle doğrudan doğruya muhatap eden ve Rabbinin sonsuz keremiyle baş başa bir kulluğun sıcaklığını ona tattıran bir metot takip etmeliyiz. bin) ismi gelmektedir. İlk olarak inen sure ve ayetlerde, epeyce bir zaman Rabbüke (senin Rabbin) isminin böylece büyük bir ağırlık teşkil ettiğini, daha sonra Rab tanımına, doğunun ve batının Rabbi, Arş ın Rabbi, Şi ra yıldızının Rabbi, göklerin ve yerin Rabbi gibi açılımlar getirildiğini, buna paralel olarak da lafza-i Celal in gittikçe artan bir yekûnda kullanılmaya başladığını ve nihayet Medine döneminde inen surelerde Allah isminin ön plana geçtiğini görüyoruz. Bunu biraz daha açacak olursak: Kur an, insana hitap ederken, onu daha ilk anda doğrudan doğruya Rabbiyle muhatap etmiş, sonra kademe kademe rububiyet mertebelerini ona göstermiş ve nihayet Sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde yaratan, sonra da Arş a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah tır. (Yunus, 10/3.) gibi ayetlerle, insana, kendisinin ve bütün âlemlerin Rabbi olan Allah ı zat ismiyle ve her şeyi kuşatıcı rububiyetiyle öğretmiştir. Bundan da şu dersi çıkarabiliriz: Hangi yaşta, hangi çağda, hangi sınıf ve mertebede olursa olsun, insanlara Allah inancını anlatırken, daha ilk andan itibaren onu Rabbiyle doğrudan doğruya muhatap eden ve Rabbinin sonsuz keremiyle baş başa bir kulluğun sıcaklığını ona tattıran bir metot takip etmeliyiz. 2. Mushaf tertibine göre Kur an-ı Kerim, daha kapağını açar açmaz bize Allah ı Rahman ve Rahim isimleriyle tanıtır ve bu isimleri bütün surelerin başında tekrar tekrar bize hatırlatır. Hayatın Fatiha sı da böyledir: Biz dünyaya geldiğimizde, kendimizi bir anne ve babanın şefkat ve himayesiyle kuşatılmış buluruz ki, bunlar da yer ve göklerin Rabbinin sonsuz rahmetinden bir parıltıdır. Hayatın kendisi gibi, Kur an ın da ilahî rahmeti hatırlatan isimlerle başlaması dikkat çekici değil midir? Bununla Kur an bize açıkça şunu göstermiş oluyor: Allah ın bütün âlemleri kuşatan ve her şeyi emrine boyun eğdiren kudreti, size cebir ve kahırla değil, lütuf ve rahmetle yöneliyor, yerin ve göğün bütün nimetlerini önünüze seriyor. İşte sizin Rabbiniz ve bütün âlemlerin Rabbi olan Allah, kudreti ve saltanatı gibi rahmeti de her şeyi kuşatan bir ilahtır. O, size, her nefeste bağışladığı saymakla bitmeyecek nimetleriyle muhabbetini gösteriyor ve sonsuz rahmetine yakışanı yapıyor. Siz de kendinize yakışanı yapın, başkaları önünde eğilmekle insanlığınızı küçük düşürmeyin, kulluğunuzu sadece O na yönelterek kendinizi O na sevdirmeye çalışın. Kur an-ı Kerim in bu üslubu açıkça gösteriyor ki, Allah inancını insanlara anlatırken takip edilecek en uygun yol, O nun rahmet sıfatını öne çıkarmaktır. Elbette ki diğer sübuti sıfatların da bu öğretimde önemli bir yeri olacaktır; fakat kulun Rabbiyle tanışma anında ilk olarak O nun Rahman ve Rahim isimlerini öğrenmesinin fıtrata en yakın bir metot teşkil edeceğinde şüphe yoktur. 3. Müjde ve korku Geçmişte hocalarımızın ceza unsuru üzerinde fazlaca vurgu yaptıkları ve insanları gereğinden fazla korkuttukları inkâr edilemeyecek bir gerçektir. Bugün buna tepki olarak gelişen bir anlayış ise, bütünüyle ceza mefhumunu ortadan kaldırmak istidadını

15 gündem / diyanet aylık dergi 13 taşımakta ve Allah tan korkulmayacağını açıkça ileri sürmektedir. Her hususta olduğu gibi, bu konuda da Kur an ın ortaya koyduğu ölçüyü tespit ederek buna hassasiyetle riayet etmemiz gerekir. Aksi takdirde, harici tesirler her zaman bizim hissiyatımızı etkileyerek şu veya bu yönde bizi aşırılıklara sevk edebilir. Peygamberlerin hem müjdeleyici, hem de sakındırıcı olarak gönderildiklerini, Kur an-ı Kerim'de de iman ve amel-i salihe karşılık olarak mükâfatın, inkâr ve isyana karşılık olarak da cezanın beraberce vaat edildiğini hepimiz biliyoruz. Yüce kitabımız Allah ın rahmetiyle başlar, fakat yeri geldiğinde O nun azabını da son derece etkili ifadelerle bize hatırlatır, Allah tan sakındırır, O nun nimetlerine inkâr ve isyanla karşılık verenleri O nun azabıyla açıkça korkutur. Kur an-ı Kerim, sakındırma meyanında ittika, havf, haşyet, rahbet, işfak gibi birçok kavram kullanmıştır; bunların hepsini birden başka anlamlara havale ederek Allah korkusunu yok saymak mümkün değildir. Burada şu iki noktayı birlikte dikkate alırsak, herhâlde dengeyi yakalamış oluruz: Birincisi: Yaratılışta esas olan nimetlendirme ve ödüllendirmedir; ceza, ancak inkâr ve isyanla kendisini buna müstehak hâle getirenler için söz konusudur. Şu ayet-i kerime, bu hususu açıkça dile getirmektedir: Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır. (Yunus, 10/4.) İkincisi: Allah ın ve Rasulü nün sakındırması, insanları dehşet ve çaresizlik içine atan bir sakındırma değil, onları ilahî rahmetin kucağına çağıran bir sakındırmadır: De ki: Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Zümer, 39/53.) Peygamberimiz (s.a.s.) de bu ayet-i kerimeyi, Kim ne işlemiş olursa olsun aldırmadan affeder. şeklinde açıklamıştır. (Tirmizi, Tefsir, 39/2.) Hz. Ali nin (k.v.) Allah ın rahmetinden ümit kestirmemek, günaha da cesaretlendirmemek şeklindeki formülü, bu konudaki denge durumunu en veciz bir şekilde ifade etmektedir. Netice Allah inancını öğretirken takip edilecek en sağlam, en kestirme ve en verimli yol, hiç şüphe yok ki, Kur an-ı Kerim in metodudur. Bu metodun ana hatları ise bizim görebildiğimiz kadarıyla; 1) İlk andan itibaren insanı doğrudan doğruya Rabbiyle muhatap etmek, 2) Öncelikle ve önemle O nun rahmetini vurgulamak, 3) Müjde ve korku arasında Kur an ın ortaya koyduğu dengeyi hassasiyetle korumaktan ibarettir. Konuşmalarımızda, yazılarımızda, derslerimizde, vaazlarımızda, kısacası her türlü irşat faaliyetlerimizde bu üç esası kendimize rehber yaptığımız takdirde, hem etkili hem de istikametli bir metodu yakalamış olacağımızı ümit edebiliriz.

16 14 gündem / diyanet aylık dergi Çağımız İnsanının İnanç Problemleri Dinler Tarihi araştırmaları bize, dinin insanlıkla yaşıt olduğunu, insan topluluklarının, tarihin her döneminde, çoğunlukla, metafizik anlayışlara sahip olduğunu, kutsal ve kutsal a ilişkin, bir biçimde inanç ve tapınma içinde bulunduğunu aktarmaktadır. Doç. Dr. İlyas Üzüm Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Her insan, insan olması bakımından, nerede ve ne zaman yaşamış ya da yaşamakta olursa olsun, hangi kültürel ya da etnik yapıya mensup bulunursa bulunsun, ortak biyolojik özelliklere sahip olduğu gibi ortak duygu, eğilim ve değerlere de sahiptir. Aynı zamanda her insan, toplumsal bir varlık olarak kendi coğrafyasının ve döneminin çocuğu, kendi çağının evladıdır. Dinler Tarihi araştırmaları bize, dinin insanlıkla yaşıt olduğunu, insan topluluklarının, tarihin her döneminde, çoğunlukla, metafizik anlayışlara sahip olduğunu, kutsal ve kutsal a ilişkin, bir biçimde inanç ve tapınma içinde bulunduğunu aktarmaktadır. Bu tespit vahiy realitesiyle örtüşmektedir. Zira evreni eşsiz bir düzen ve güzellik içinde yaratan, insana özel bir donanım veren Yüce Yaratıcı, ilk insanı aynı zamanda ilk peygamber kılmış ve mesajlarını insanlara hem kendilerinden seçtiği elçiler hem de gönderdiği suhuf ya da kitaplarla iletmiştir. Vahiy gerçeği akli bakımdan gerekçelendirilebilir olmasının ötesinde, insanlık tarihi açısından o kadar güçlü bir olgudur ki bazı araştırmacılar insanlık tarihi peygamberler tarihidir itirafında bulunmuşlardır. Ama öte yandan insan, ayetlerde işaret edildiği üzere, zayıf, bilgisiz, nankör zalim olduğundan vahiyle gelen ilahî mesajları bir süre sonra ya unutmuş ya tebdil ve tahrif etmiş ya da saptırmış, vahiyden bir biçimde uzaklaşmıştır. Bu tür durumlarda Yüce Allah yeniden vahiy göndermiş, böylece hem mesajlarının doğrusunu tekrarlamış, hem de anlayışı ve seviyesi farklılaşan toplumlara, bunu onların anlayış ve seviyelerine uygun şekilde aktarmıştır. Vahiy zincirinin son halkası olan Kur an-ı Kerim, muhafazası ilahî uhde altında olduğu için (Hicr, 15/9.) hiç kimse tarafından tebdil ve tahrife uğramamıştır ve asla da uğramayacaktır. Bu bakımdan İslam vahyi kıyamete kadar gelecek bütün insan topluluklarına hitap eden, zaman ve coğrafyaları kucaklayan ilahî, evrensel bir mesajdır. Bu kutlu

17 gündem / diyanet aylık dergi 15 mesaj insanların, öteki ihtiyaçları gibi temel inanç problemlerinin çözümüne ilişkin akli açıklamalarla doludur. Bunlara ulaşmanın ön şartı insanın, insani özelliklerini koruyarak bu ilahî beyanla sağlıklı, sürekli ve doğru bir iletişim içinde olabilmesidir. Başka bir ifadeyle vahiyle doğru temas kurabilmesidir. Bakara suresinin başında bu hususa şöyle işaret edilmektedir: Bu (Kur an), kendisinde şüphe olmayan kitaptır; ittika sahipleri (insani özelliklerini koruyup Hakk a karşı gelmekten sakınanlar) için yol göstericidir. (Bakara, 2/2.) Akide ve kelam âlimleri, vahyin kuşatıcı, evrensel açıklamaları çerçevesinde kendi dönemlerinde ortaya çıkan inkârcı akımları etkisiz bırakmakta zorlanmamışlar; söz gelimi, materyalistleri (Dehriyyun), tabiatçıları (Tabiiyyun), aşırı yorumcuları (Batıniler), nübüvveti inkâr edenleri (Berahime gibi) vb. akli temellendirmelerle başarılı bir şekilde reddedebilmişlerdir. Çağımızın insanı da, bugün birçok fikrî, felsefi anlayışın muhatabı olmuştur ve olmaktadır. Bu muhataplık kimi zaman vahiyle sağlıklı ve yeterli teması olmayan kişi ya da çevrelerde olumsuz izler bırakmış, inanç zayıflığına yol açmış, bazen de inançsızlığa kadar götürmüştür. Sadece günümüzde değil geçmişte de değişik ad ve formatlarda varlığını sürdüren din karşıtı en önemli akım, ateizm olmuştur. Dünyanın değişik yerlerinde oranları %3 lerden %40 lara kadar varan bu akım mensupları metafiziği inkâr etmekte, uluhiyeti reddetmektedir. Oysa vahiy neredeyse baştan sona kadar uluhiyeti, akli temellendirmelerle ortaya koymakta, ateist düşünceye kapı aralayacak her çeşit şüpheyi yok eden güçlü, fıtri, akli deliller serdetmektedir. Bu bağlamda vahiy, fizik âlemdeki düzen, uyum ve güzellikten metafiziğe intikal edip, âlemdeki yaratılılış tan Yaratıcı'ya, yaratılıştaki ilim, hikmet ve kudretten Yaratıcı nın alîm, hakîm, kadîr olduğuna pencereler açmaktadır. Söz gelimi, konuyla ilgili yüzlerce ayetten birisinde şöyle buyrulmaktadır: Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için (Allah ın varlığı ve birliği hakkında) deliller vardır. (Bakara, 2/164.) Kur an-ı Kerim uluhiyetin varlığını temellendirmekle yetinmemekte, onlarca ayetle Allah ın birliğine dikkat çekmektedir: Eğer yerde ve gökte Allah tan başka ilahlar olsaydı kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arşın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir. (Enbiya, 21/22.) Diğer taraftan Kur an-ı Kerim yüzlerce ayetinde uluhiyetle ilgili olarak Yüce Allah ı, birliği yanında diğer nitelikleriyle de (isim ve sıfatlarını) tanıtıp tasvir etmektedir. Söz gelimi, ayetü l-kürsi diye bilinen ve Müslümanların büyük çoğunluğunun ezbere bildiği şu ayet bunun bir örneğidir: Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur (varlığı kendinden, kendi kendine yeterli, yarattıklarına hâkim ve onları koruyup gözetendir). O nu ne bir uyuklama tutabilir ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O nundur. İzni olmaksızın O nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup-gözetmek O na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür. (Bakara, 2/255.)

18 16 gündem / diyanet aylık dergi Vahiy hiçbir zaman fiziki olayların seyrinde sebepleri yok saymamakta, ancak sonuçları sebebe bağlamayıp her şeyi sebep-sonuç ilişkisi içinde düzenleyen gerçek bir sebebin varlığının zaruri olduğuna dikkat çekmektedir. Çağımız insanının, kutsalla ilişkisini olumsuz etkileyen diğer bir ekol, pozitivizmdir. Gerek 19. yüzyılda A. Comte tarafından ortaya atılan genel anlamdaki pozitivizm gerekse 1920 lerde Viyana Çevresi tarafından ileri sürülen mantıksal pozitivizm fiziki varlık ve olayları sebep-sonuç ilişkisine dayalı olarak açıklamayı esas almakta, metafizik ve teolojiyi devre dışı görmektedir. Bu yönüyle pozitivizm açıkça dine karşı cephe aldığını söylemese bile sebep-sonuç zinciri içinde uluhiyeti bir anlamda devre dışı bırakmaktadır. Oysa vahiy hiçbir zaman fiziki olayların seyrinde sebepleri yok saymamakta, ancak sonuçları sebebe bağlamayıp her şeyi sebepsonuç ilişkisi içinde düzenleyen gerçek bir sebebin varlığının zaruri olduğuna dikkat çekmektedir. Söz gelimi, İçtiğiniz suya ne dersiniz? Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? (Vakıa, 56/68-69.) ayetinde yağmurun yağmasında bir sebep olması bakımından bulut yok sayılmamakta, ancak bu olayın arka planına dikkat çekilerek ilahî irade ve kudrete işarette bulunulmaktadır. Esasen sebepler bu âlemde, yüce Allah ın yaratma ve diğer fiillerindeki kanun ve düzenlemelerinden ibarettir. İnsanın yaratılmasında sperm ve yumurta birer sebep, bunların arkasından gelen tatlı bir bebek, sebeplerin etkinliğini akıl ve vicdan karşısında sıfırlayan mükemmel bir sonuçtur. Çağımız insanını inanç yönünden olumsuz etkileyen teorilerden birisi olan evrim, biyolojide, Canlı türlerinin nesilden nesile kalıtımsal değişikliklere uğrayarak ilk hâlinden farklı özellikler kazanma süreci olarak tanımlanmıştır. Bu teori, bazı çevrelerde, evrimcilik adıyla, giderek yaratılışı inkâr eden felsefi bir inanışa dönüşmüştür. Adı üstünde teori olan bu anlayışın irdelenmesini biyoloji ilminin mensuplarına bırakarak, İslam vahyi etrafında şu gerçeklerin altını çizmek gerekir: a) İlk insan Âdem dir ve Allah onu insanlığın babası kılmıştır. b) Her türde kendi içinde bir tekâmül söz konusu olabilir ancak türler arası geçiş söz konusu değildir. c) Yaratılış en büyük ilahî gerçekliklerden birisi olup her an devam etmektedir. d) Hiçbir şey tabii olmayıp her şey ilahî irade ve kudret dâhilinde cereyan etmektedir. Kur an-ı Kerim de yaratılışa dikkat çeken, insanın değerli bir varlık olarak yaratıldığını belirten, Hz. Âdem in yeryüzünde halife kılındığını beyan eden bütün ayetler bu gerçeklere atıflarla doludur. Günümüzde insanları inanç açısından zaafa uğratan yaklaşımlardan birisi olarak sekülerizm e de işaret etmek gerekir. Dilimize dünyevileşme olarak aktarılan bu anlayışta, din ve dinî yükümlülükler bir tarafa bırakılıp dünya hayatına odaklanma önemsenmektedir. Bu anlayış doğrudan inanç alanına dokunuyor gibi görünmemekle birlikte gerçekte, vahiyle gelen birçok ilahî gerçekliğin üstünü örtmekte, insanın dinle ilişkisini negatif olarak etkilemektedir. Zira Kur an-ı Kerim e göre ahiret hayatı dünya hayatından daha hayırlıdır. (Duha, 93/4.), dünyadaki mal-mülk imtihan vesilesidir (Enfal, 8/28.) ve dünya hayatı (nefsin hevasına bakan yönüyle) aldatıcı bir metadan ibarettir. (Âl-i İmran, 3/185.) Dolayısıyla bir mümin, hayatı dünyadan ibaret görmeyecek, dünya-ahiret dengesini kuracaktır.

19 gündem / diyanet aylık dergi 17 Diğer taraftan İslam vahyi, imanı, salt zihinsel formda kabul edilmesi gereken ilkeler olarak ortaya koymamıştır. İman, zihnin olduğu kadar kalbin, duyguların, kısaca bütün insani özelliklerin bu hakikatlerle içkin olması demektir. Kur an-ı Kerim Fatiha suresinden sonra ilk ayetlerinde bu mesajların altını çizmiş, hidayeti tanımlayıp kurtuluşun anahtarlarını vermiştir: Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar. Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar. İşte onlar Rab lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır. (Bakara, 2/3-5.) Fikrî-felsefi anlayış ve teorilerin ötesinde, belirtmek gerekir ki, çağımız insanı, teknolojinin sağladığı kolaylıklara rağmen modern hayatın getirdiği zorluklarla yorgun, yılgın, gergin ve belli ölçüde mutsuzdur. Özellikle Batı ülkelerinde boşanma oranlarının yüksekliği, aile hayatı sıcaklığının giderek azalması, stresin çağın hastalığı olarak anılması bunun somut bazı göstergeleridir. Öte yandan endüstrileşmeyle birlikte gelen ve insanın tabiatı hoyratça kullanmasının sonucu olarak her geçen gün derinleşen küresel ısınma, iklim değişiklikleri, çevre kirliliği gibi global problemler de insanımızın huzur ve mutluluğunu tehdit etmektedir. İslam vahyi ve bunun Hz. Peygamber tarafından hayata aktarılan boyutu olarak sünnet, her çağın insanına olduğu gibi çağımız insanına da kendisiyle, çevresiyle, en önemlisi Rabbi ile barışık olabileceği formüller sunmaktadır. Bu, en kısa ifadesiyle iman etmek ve salih amel işlemektir. (Bakara, 2/25.) İman edip salih amel işleyerek yaşayan insanlar hem dünyasını huzurlu ve mutlu geçirecek hem de ilahî rızaya ererek ahiretlerini cennet kılacaklardır. Fotoğraf: Burhan Çimen

20 18 gündem / diyanet aylık dergi Tarihî Açıdan İnanç Sorunlarına Bir Bakış İnanç konularında Rasulüllah a sorulan sorular, daha çok inancı kuvvetlendirme ve dinî bilgileri artırma amaçlıdır. Bu sebeple sahabe, bu tür konularda vahiyden başka kaynağa ihtiyaç duymamış, Hz. Peygamber in cevabı ile yetinmişlerdi. Prof. Dr. Ramazan Altıntaş Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Bilindiği gibi Hz. Peygamber hayattayken vahiy nazil olmaya devam ediyordu. Sahabe, amelî konularda olduğu gibi itikadi konularda da kafalarına takılan her türlü soruyu sormaktan geri durmuyordu. Kendisine soru sorulan merci tek olduğu için verilen cevap da aynı kaynaktan tek oluyordu. Onlar, verilen cevaplar karşısında, neden böyle, niçin böyle ey Allah ın elçisi? diye sormuyorlardı. Sahabenin soru sormaktan amacı tartışmak değil, bilgilenmekti. Onlarda, teslimiyeti öne çıkaran bir İslam anlayışı hâkimdi. Dini yaşamayı öne çıkaran ve İslam ın yayılmasını temel gaye edinen sahabenin bu anlayışı, Yüce Allah a ve onun kutlu Rasulü'ne sonsuz bir şekilde duydukları itaat ve bağlılıktan kaynaklanıyordu. İnanç konularında Rasulüllah a sorulan sorular, daha çok inancı kuvvetlendirme ve dinî bilgileri artırma amaçlıdır. Bu sebeple sahabe, bu tür konularda vahiyden başka kaynağa ihtiyaç duymamış, Hz. Peygamber in cevabı ile yetinmişlerdi. O dönemdeki İslam toplumunun fikrî ve kültürel yapısının karmaşıklık ve soyutluktan uzak, yalın ve basit bir mahiyet arz etmesinin nedeni, bilgi birikiminin büyük ölçüde başta Kur an, Hz. Peygamber in hadisleri ve Arap şiiri ile sınırlı olmasından kaynaklanmaktadır. İslam ın ilk yıllarında Hz. Peygamber e sorulan inanç konuları ile ilgili sorular; başta Müslümanlar olmak üzere müşrik ve gayrimüslimlerden gelmiştir. Kur an dan ve Hz. Peygamber in hadislerinden öğrendiğimiz kadarıyla en çok sorulan sorular uluhiyet, peygamberlik, kaza ve kader, günah, kıyamet, kıyamet alametleri, diriliş, ruhun mahiyeti vb. gibi inanç konularında olmuştur. Hz. Peygamber e inançla ilgili sorulan soruların bir kısmına Kur an-ı Kerim de temas edilmiştir. Bununla ilgili bazı örnekler şöyledir. İslam ın Mekke döneminde Übey b. Halef isimli bir putperest eline, çürümüş ve ufalanmış bir kemik tozu alarak Hz. Peygambere hitaben: Bunlar çürüyüp yok olduktan sonra mı diriltilecek? diye sorar. Bunun üzerine Hz. Peygamber: Evet, Allah onu, seni ve ikinizi de işte böyle olduktan sonra yeniden diriltecek. der. (İbn Hişam, Sire, I, Mısır, 1936, ) Bu olay üzerine şu ayetler nazil olur: İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir. Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: Çürümüşken kemikleri kim diriltecek? De ki: Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir. (Yasin, 36/77-79.) Yine Mekke müşrikleri

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTK SINVI 26 KSIM 2014 Saat: 11.20 DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. 3. Komşusu açken tok yatan bizden değildir. (Hadis-i Şerif) Bu hadisi ilke edinen bir kimseden aşağıdaki davranışlardan

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata yön veren, temel hak ve

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11.

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11. MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ İÇEL TV-YÖRÜK FM PROGRAM TABLOSU Cami ve Gençlik ( gençlerin camiye ilgisi,hz peygamber ve gençlik (kaynak : DİB cami-gençlik sayfası) İsraf duyarlılığı ya da Tüketim Ahlakı (Hasan

Detaylı

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 2.4.2015 PerşembeÖğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Huzurevi Mescidi

Detaylı

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57 Eğitimci yazar M. Emin KARABACAK ın BAYRAMLIK İSTEMEYEN ÇOCUKLAR (Çocukların Okul Başarısını Artırmada Anne Babalara Düşen Görevler) kitabından sonra ikinci kitabı BİLİNÇALTI APTALDIR ŞAKADAN ANLAMAZ kitabı

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku 2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN AMACI VE GEREKÇESİ Etnik, dini ve siyasi

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

İNSANIN YARATILIŞINDA FITRAT- DEĞER İLİŞKİSİ VE FITRATA MÜDÂHALE / DEĞERLERİN AŞINMASI

İNSANIN YARATILIŞINDA FITRAT- DEĞER İLİŞKİSİ VE FITRATA MÜDÂHALE / DEĞERLERİN AŞINMASI İNSANIN YARATILIŞINDA FITRAT- DEĞER İLİŞKİSİ VE FITRATA MÜDÂHALE / DEĞERLERİN AŞINMASI Konuya girmeden önce kısa bir durum tespitinde bulunmak istiyorum. Hepimiz iyi biliyoruz ki insan denilen yüce varlık,

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR /

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / Çıra Yayınları, İstanbul, 2006/240 sayfa Tanıtan: Muzaffer BARLAK 1 İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Yüce Allah, ilahi hitabının birçok yerinde

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı İMAM HATİP ORTAOKULU TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; 5, 6,7 ve 8.Sınıflar) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin!

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Böyle buyurdu ekonomi, iş adamına. Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Çok kazanacak, çok büyüyeceksin. Başkalarından geri kalmayacaksın. Bir eksiğin olmayacak.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

Ondalık ve Oruç Adakları

Ondalık ve Oruç Adakları Ondalık ve Oruç Adakları 01135_186_Tithing.indd 1 Bütün ondalıklarınızı ambara getirin. Beni bununla sınayın diyor Her Şeye Egemen Rab. Göreceksiniz ki, göklerin kapaklarını size açacağım, üzerinize dolup

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TEFSİR DKB202 4 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TEFSİR DKB202 4 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TEFSİR DKB202 4 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Terim olarak kader, "Allah'ın her şeyi belirli bir ölçü, düzen ve uyum içerisinde yaratmasına ve yaratılmış olan her şeyi programlamasına " denir.

Terim olarak kader, Allah'ın her şeyi belirli bir ölçü, düzen ve uyum içerisinde yaratmasına ve yaratılmış olan her şeyi programlamasına  denir. On5yirmi5.com Kaza ve kader nedir? Kader; planlamak, değerlendirmek, ölçmek ve programlamak gibi anlamlara gelir. Kaza ise, kesin karar vermek, düzenlemek, gerçekleştirmek ve yaratmak anlamına gelir. Yayın

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları / 720 Cep Kitapları / 82 Sorunlarımız Sorumluluklarımız Serisi - 6

Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları / 720 Cep Kitapları / 82 Sorunlarımız Sorumluluklarımız Serisi - 6 Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları / 720 Cep Kitapları / 82 Sorunlarımız Sorumluluklarımız Serisi - 6 Yayın Yönetmeni: Dr. Yüksel Salman Editör: Dr. Ömer Menekşe Koordinasyon: Dr. Hafsa Fidan Tashih:

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

BEDİÜZZAMAN IN TABİATÇILARA KARŞI MÜDAFAA STRATEJİSİ

BEDİÜZZAMAN IN TABİATÇILARA KARŞI MÜDAFAA STRATEJİSİ 2. ULUSLARARASI BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ SEMPOZYUMU İslâm Düşüncesinin 20. Asırda Yeniden Yapılanması ve Bediüzzaman Said Nursî 27-29 Eylül, 1992, İstanbul BEDİÜZZAMAN IN TABİATÇILARA KARŞI MÜDAFAA STRATEJİSİ

Detaylı

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir. KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER Soru 1 : Kur an ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur an ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

ELMALILI M. HAMDİ YAZIR SEMPOZYUMU

ELMALILI M. HAMDİ YAZIR SEMPOZYUMU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ ELMALILI M. HAMDİ YAZIR SEMPOZYUMU 02 04 Kasım 2012, Antalya P r o g r a m 1. Gün (2 Kasım 2012 Cuma): Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu, Kampüs

Detaylı

CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK

CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK ESOGÜ.İlahiyat Fak. İslâm Dini, ferdin toplum içinde uyumlu, güvenilir ve hoşgörülü olmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler getirdiği gibi, onun

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir.

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir. Evlilik öncesi cinsel ilişki, bir mesele olarak, pek çok insan açısından spesifik bir önem taşımamaktadır. Ancak, konuyla ilgili bana gelen sorular, psikolojik danışma seanslarında karşılaştığım hikâyeler,

Detaylı

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI GÜNÜMÜZDEKİ RESMİ SIRALAMA KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI YAYGIN İNİŞ SIRALAMASI - OSMAN BİN AFFAN FARKLI İNİŞ (NÜZÛL) SIRALAMALARI (TERTİPLERİ) Sûre No Sûre Adı Nüzul Sırası Âyet Sayısı Nüzul

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

OKYANUS KOLEJLERİ SINAV SORUSU TEOG SINAV SORUSU DİN KÜLTÜRÜ DİN KÜLTÜRÜ DİN KÜLTÜRÜ. 1. Kader ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

OKYANUS KOLEJLERİ SINAV SORUSU TEOG SINAV SORUSU DİN KÜLTÜRÜ DİN KÜLTÜRÜ DİN KÜLTÜRÜ. 1. Kader ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? 1. Merhaba arkadaşlar benim bir kardeşim oldu, adını Kader koyduk. Kader kelimesinin anlamını aşağıdaki seçenekler arasından bulmama yardımcı olur musun? A) Allah ın canlılara verdiği nimetlerdir. B) Kur

Detaylı

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 1 İsmail İPEK İl Müftüsü Sultan Bayezit Camii 5.6.2016 Pazar Yatsı Rahmet Ayı Ramazan 2 Mehmet BUŞKUN Vaiz Sultan Bayezit Camii 6.6.2016 Pazartesi Öğle Rahmet Ayı Ramazan 3 Adem AYRANCI Müftü Yardımcısı

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı