MİLLİ MÜCADELE'Yİ KONU ALAN PİYESLER *

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MİLLİ MÜCADELE'Yİ KONU ALAN PİYESLER *"

Transkript

1 1 MİLLİ MÜCADELE'Yİ KONU ALAN PİYESLER * Türk milleti, bilinen tarihi geçmişi içinde Oğuz Kağan'ın toparlayıcılığını saymazsak iki defa yok olmakla karşı karşıya kalmıştır. Bunlardan ilki Orta Asya coğrafyasında Çin hegemonyasıdır ki; bu zillet, Kutluk Bey tarafından kırılır. Diğeri ise öncekilerden daha ciddi, daha vahim, daha zalim, daha imkânsız, daha çaresiz, daha yorgun ve daha parçalanmış bir halde yakalar milletimizi. Osmanlı devleti son yüzyılını yenilgi, zulüm, işkence, parçalanma, dağılma, yoksulluk ve yorgunluk halinde sürdürür. Son olarak payitahtı da işgal edilince teslim olmaktan başka çaresi kalmaz. Bu teslimiyet basiretsiz ve ruhsuz yöneticilerin teslimiyetidir. Halkını telef etmiş, gafil yöneticilerin teslimiyeti. Yöneticiler teslim olur ama Türk milleti teslim olmaz. İlk olarak en zor durumda bağrından çıkardığı kahramanlar ile yeniden harekete geçer, kurtuluş mucizesini gerçekleştirir ve düşmana boyun eğdirir. Sonra da yüzyılların sefaletini ortadan kaldıracak kültürel, ekonomik ve sosyal kalkınmanın zafere ulaşacak mücadelesini verir. Millî Mücadele adıyla anılagelen bu büyük savaşın, dramatik edebiyat dışındaki türlerdeki yerini bir kısım araştırmacılar ve yazarlar makale, kitap ve tezlerde anlatmışlardır. Ben ise bu son yok oluştan kurtulma mücadelesini, zafere ulaştığı süreçte, dramatik edebiyatımıza nasıl yansıdığını aktarmaya çalışacağım. Konuyla ilgilenirken, dramatik edebiyatımızda bu konuda müstakil bir çalışmanın yapıldığına dair bir ize rastlamadım. Tespit edebildiğim malzeme ile bir Yüksek Lisans, hatta çocuk oyunları ve senaryoları da içine alabilecek nefis bir doktora çalışması çıkabileceğini de gördüm. Böyle geniş bir malzemenin tamamını burada nakletmem elbette mümkün değil. Ama genel hatlarıyla da olsa konuyu huzurlarınıza getirmek istiyorum. Millî Mücadele konusunu, Mustafa Kemal Atatürk'ten ayrı düşünmemiz elbette mümkün değildir. Millî Mücadele ve bu mücadelenin önderi, merkezi olan Kemal Atatürk, dolaylı veya dolaysız, yüzün üzerinde piyeste ele alınmış ve işlenmiştir. İstanbul'un işgaliyle başlayan Millî Mücadele'nin, Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, Sivas ve Erzurum Kongreleri, Ankara'ya dönüş, Meclis'in açılması, bu arada Kuvâ-yi Seyyare'nin mücadeleleri ve Kuvâ-yi Millîye'nin oluşturulması, düzenli orduya geçiş, I. ve II. İnönü, Sakarya Meydan Savaşları, düşmanın İzmir'den denize dökülüşü, Cumhuriyet'in ilânı resmi tarihimizin bilinen aşamalardır. Bu tarihi akış içinde, belgelerde kalmış hatta unutulmuş pek çok hadise mevcuttur. Buna bir de Mustafa Kemal'in hayatı, ailesi, yakın çevresi ile resmi ve özel İlişkilerini ekleyecek olursak bir dolu malzemenin de dramatik edebiyatın kaynağı olduğunu görürüz. İncelediğimiz piyeslerde bu malzemelerden yeterince İstifade edilmiş, bir kısım piyesler kurgusunu resmi tarih doğrultusunda oluşturmuş, başarılı yazarlar dramatik kurgularında daha çarpıcı ve orijinal sonuçlara ulaşmışlardır. Bunun yanında tekrara düşenler, gerilim unsurunu dikkate almayanlar, öğretici maksatla konuyu ele alanlar; hatta sadece Mustafa Kemal'i yüceltmek maksadıyla yazılanlarda vardır. Prof. Dr. İnci Enginün, "Savaş günleri gerçeğinin tespiti çok hazin sayfalan ortaya çıkarır. Bu gerçek o kadar acıklı ve dehşet vericidir ki, Millî Mücadele'de Türk milletinin katlandığı sıkıntı ve ıstırapları yakından gören yazarlar, onları birer ibret vesikası olarak yazmak isterler., der. Sayısı yüzün üzerinde olan piyeslerden yayım tarihlerine göre bir seçim yaparken; hocamızın biraz önceki sözlerinde yatan tespitini de seçimime ölçü aldım ve son çıkan piyeslere bilhassa ağırlık vererek bir değerlendirmeye gittim.

2 2 Kesin olmamakla birlikte bizim tespit ettiğimiz ilk piyes, üzerinde yayım tarihi bulunmayan Remzi Ayıntâbi'nin yazdığı İntibâh-ı Millî piyesidir3. Daha sonra 1920 yılında Mersin'de yayımlanan A. Rıza'nın İzmir'e Doğru4, isimli piyesi gelir. Hayri Muhittin (Dalkılıç)'ın 1926 yılında kaleme aldığı ve aynı yıl Sadi Tek tiyatrosunda sahnelenen Gazi Mustafa Kemal isimli eseri basında da yankı bulan önemli bir eserdir. Zira bu piyes hakkında Akşam gazetesinin 7 Temmuz 1926 tarihli nüshasında Reşad imzasıyla ve Cumhuriyet gazetesinin 11 Temmuz 1926 tarihli nüshasında imzasız iki de yazı neşredilir. Münir Hayri Egeli'nin Atatürk'ü bir destan kahramanı olarak ele aldığı ve bizzat Atatürk'ün düzeltmelerini yaptığı Bay Önder1 i de ilk grup piyesler arasındadır. En son yayınlanan piyes ise 2001 yılında Nuri Güngör'ün iki perdelik 1212 Gün üdür. İncelememize esas olan ilk piyesimiz, Hayri Muhittin (Dalkılıç)'ın Gazi Mustafa Kemal isimli eseridir. Piyesin kahramanı Masum Bey, İzmir işgal edilince, buna dayanamaz ve Kuvâ-yi Millîye hareketini başlatmak ister. Daha önce Mustafa Kemal'i Dumlupınar'da tanımış ve çok etkilenmiştir. Mustafa Kemal'in zor anlardaki mucizesine inanan Masum Bey, düşmanla işbirliğine giderek kendilerini ele veren vatan haini arkadaşı Kerim Bey'e Mustafa Kemal Paşa'yı anlatır. Amacı onu da Mustafa Kemal in mucizesine inandırmaktır. Piyes, Yunan İşgali altında kalan yerlerdeki insanların gördüğü zulmü, soygunu, baskıyı, tecavüz ve kurşuna dizilmeleri de anlatır ve İzmir'de Yunan'ın denize dökülmesi ile son bulur. Atatürk'ü sahneye çıkarmadan yücelten bir piyestir. Yine Atatürk'ü sahneye çıkarmadan, halk üzerindeki tesirini ve ateşleyici gücünü anlatan bir diğer piyes de Faruk Nafiz Çamlıbel in 1933 yılında kaleme aldığı Kahraman'dır7. Hece vezniyle üç perdelik destan şeklinde kaleme alınan piyesin konusu Millî Mücadele'nin başlangıç yıllarında geçer. Yıllardır savaşmış ve son savaşta yenik çıkartılmış Anadolu'nun yanık yürekli insanları, bezgin ve ümitsiz bir haldedir. Ordu dağıtılmış, düşman yurdu işgal hazırlığı içindedir. İşte tam yılgınlığın ortaya çıktığı anda birisim ortalığı sarar. Bu Mustafa Kemal'dir. Yurdu bir baştan bir başa yıldırım hızıyla dolaşan ve Millî Mücadele'nin ateşini tutuşturan bu kahraman, Anadolu insanı için de kurtuluşun ta kendisi olur. Piyes batı Anadolu'da bir köyde geçer. Asker kaçağı ve eşkıyalık yapmış olan Hüseyin, Mustafa Kemal'i bizzat görünce değişir ve Millî Mücadele'nin ateşiyle tutuşur. Kardeşi Hasan'ın casusluğu karşısında da sessiz kalmaz ve onu bertaraf eder. Artık Bekir Çavuş'un kızı Emine'yle evlenebilmesi için tek engel kalmıştır: Millî Mücadele'den başarıyla çıkmak. Emine de tıpkı Namık Kemal'in Vatan yahut Silistre piyesindeki İslam Bey'in Zekiye'si gibi onu takip eder. Yol, ulaşım ve haberleşme durumunun müsait olmadığı Anadolu topraklarında hızla dolaşarak ümitsizliğe düşen köylüye kurtuluş ümidini aşılamasıyla Mustafa Kemal, Anadolu halkını mücadeleye sokan, itici ve canlandırıcı bir güç olarak piyeste anlatılır, Mustafa Kemal ağızdan ağıza anlatılarak efsane kahraman olarak belleklere kazınır. Hızır gibi algılanır âdeta. Bütün Anadolu ona İnanır ve peşinden koşmaya başlar. Bütün bezgin canlar onun adı etrafında birer kahraman olurlar. Kahramanlık Türk milletinin hasletinde vardır, Hele söz konusu istiklal, yani bağımsızlık mücadelesi olursa. Nitekim Atatürk'ün "Bağımsızlık benim karakterimdir" sözü mensup olduğu milleti de ifade eder. İşte Reşat Nuri'nin 1933 yılında kaleme aldığı İstiklâl isimli piyes de; Millî Mücadele öncesinde, bu mücadeleyi başaranların ruhlarını yansıtması bakımından önemlidir8.

3 3 Bir uslanmaz katil olan serkeş Adalı, yakalanıp ölüm cezasına çarptırılır. Düşmanla işbirliği yapan ağabeyinin dostu, işgal kuvvetleri komutanı General Galo'nun emriyle ipten alınmak istenir. Fakat Adalı ruhunu satmaz, düşmanın verdiği özgürlüğü reddeder ve darağacına gitmeyi kabul eder. Adalı'nın, yabancı işgali karşısında, vatan ve millet aşkı canından daha önemlidir. İşgal kuvvetleri bu topraklarda yaşayan ırkın genlerinde taşıdığı bir özelliği görememişlerdir. İçerideki kanı bozukların hazırladığı imkânlarla bütün ulusu esir edebileceklerini ve istediklerini yaptırabileceklerini zannetmişlerdir. Bugün de dikkate alınması gereken büyük tarihi yanılgıyı Necip Fazıl Kısakürek, 1935 yılında yazdığı Tohum isimli piyesiyle gözler önüne serer. Fransız desteğini de arkalarına alan Ermeni komitacılarla Maraşlıların onurlu mücadelesinin anlatıldığı piyese hâkim olan hava; maddenin emrinde acze düşen insan ile ruhun emrine giren maddenin amansız mücadelesidir. Yazar, insanın iç benliğinin sırlarını, Millî Mücadele'yi yaratan insanda arar ve piyesin kahramanı Ferhat'ta ve çevresinde bu ruhu tespit eder. Ferhat, Anadolu'da yaşayan ve fark edilmeyen büyük çınarın yanık, kavruk tohumudur. İşte Millî Mücadele bu tohumların çatlamasıyla güç kazanır ve kazanılır. Millî Mücadele'nin kazanılmasıyla iş bitmemiştir. Bilakis asıl savaş bundan sonra başlayacaktır. Kültürel ve ekonomik başarıyı da yakalayan Cumhuriyet in ruhu sanat eserleri vasıtasıyla anlatılmalıdır. Halit Fahri Ozansoy'un 1933 yılında manzum olarak tanzim ettiği On Yılın Destanı, bir taraftan Millî Mücadele'nin enkazı üzerinde gezinirken; diğer taraftan bu enkazdan yaratılan, geleceğe dönük yepyeni bir yapının kurulmakta olduğunun müjdesini de verir. Turgut'la Gönül, İzmir'in kurtuluşunda dökülen kanları ve Turgut un şehit babasını anarlar. Bestekâr olan Turgut, bu büyük mücadelenin müziğini yapmak ister. Bunun için de Millî Mücadele'nin geçtiği yerleri dolaşarak ilhamını yakalamaya karar verir ve trenle yola çıkarlar. Zira büyük savaş kazanılmıştır şimdi sıra şairlere ve bestekârlara bu zaferi anlatmak düşmektedir. Turgut'un bünyesi zayıftır, ciğerlerinden hastadır. Uzun yaşayamayacağını düşünür ve "Ah ölmeden bu İşi bitirebilseydim" telaşına düşer. Trendeki saz şairi Âşık, Yunan savaşında bir kolunu ve oğlunu kaybetmiştir. Ama zaferin kazanılması bütün acılarından onu arındırmıştır. Tren Afyon'a gelir ve Afyon'da savaş günlerini yaşamış bir yüzbaşı ile tanışırlar. Yüzbaşı, Afyon savaşını ve Mehmetçiğin kahramanlıklarını gururla anlatır. Tıpkı savaşta olduğu gibi ekonomik kalkınmada da Atatürk'ün yanında topyekûn bu millet fedakârlıklarına devam ederek çalışmıştır. Bu sürede fabrikalar kurulmuş, Gazi'nin Cumhuriyet planı hayata geçirilmiştir. Mustafa Kemal, sanki Hz. İsa'nın ölüye can vermesinden daha büyük bir iş yapmıştır. Ölü bir milleti canlandırmış ve kalkındırmıştır. Bu yüzden bütün Türk milleti her şeyini ona ve savaşta şehit düşenlere borçludur. Uşak'ta bir mühendisin evine gelirler. Memleketin her yerinde fabrikalar kurulmuştur. Kadınlar erkeklerle beraber bu fabrikalarda memleketin kalkınması için çalışmaktadırlar. Turgut, sanat

4 4 ile fennin birlikte çalışarak ülkeyi kalkındıracağına inanır: ''Sanatla fen kardeştir, ikisi de vatanı parlatacak güneştir" der. (s.34) Bir köye giderler. Okuma yazma seferberliği bütün köylere ulaşmış ve başarılı olmuştur. Köylüler cehalet ve geri kalmışlıktan okuma yazmayı öğrenerek kurtulmanın gururunu yaşarlar. Turgut Millî Mücadele'nin yapıldığı coğrafyayı baştanbaşa dolaşarak; buradan aldığı şevkle, 10 yılın bestesini Ankara'da yapar. Anadolu insanının canını, İstanbul'un işgal edilmesinden ziyade İzmir'e Yunan'ın çıkışı yakmıştır. Zira İstanbul padişahın mekânıdır ve onlara göre padişah bir hal çaresi mutlaka bulacaktır. Ama Anadolu milletin mahremidir ve buraya uzanacak eller bütün bir milleti seferber etmeye yeter. Nitekim İzmir, Yunanlıların eline geçince, Makedonyalı yiğit Parti Pehlivan ve iki arkadaşı Topal Murat ve Halil, Salihli'de Çerkez Ethem'in yanına gönüllü savaşmaya koşarlar. Çerkez Ethem, Millî davaya aykırı davranmaya başladığı anda onu terk ederler. Erol Toy'un 1970 yılında yazdığı ve aynı yıl Ocak Tiyatrosunda sahnelenen Parti Pehlivan isimli bu oyunda, Çerkez Ethem, Tatar Haşan, Galip Paşa, Arif Oruç gibi gerçek kişiler de yer almaktadır. İstanbul'un işgali ise ayrı bir karmaşadır. Bir taraftan İşgalcilerin kanunsuz uygulamaları ve çevreye verdikleri zararlar karşısında, yılgınlığa, yorgunluğa, bezginliğe uğrayan vatanseverler, diğer tarafta Yakup Kadri'nin Sodom ve Gomore'sinde sahnelerini seyrettiğimiz işbirlikçi kadınlar, subaylar, fırsatçı İş adamları vardır. İsmet Küntay'ın 1970'de yazdığı Tozlu Çizmeler , böyle bir ortamda tek yolu Anadolu'ya geçmekte bulan vatanseverleri anlatır. Millî Mücadele'nin amansız safhalarından biri de Sakarya ve havalisini kapsar. Bu yöre aynı zamanda zaferin ilk noktasıdır. Abay Dağlı'nın 1971 yılında yazdığı Sakarya ve havalisinde cereyan eden mücadelelerin anlatıldığı dizi piyeslerden biri olan Malazgirt'ten Sakarya ya; tıpkı Malazgirt zaferiyle fethedilen Anadolu'nun, Bizans'ın torunları olduklarını iddia ile Anadolu'yu işgal eden Yunanlılardan, bir daha tekerrür edilmemek üzere, Sakarya zaferiyle yeniden fethedildiği ileri sürülür. Konu Sakarya çevresinde savaş günlerinde geçer. Çetelerin örgütlenmesi, direnmesi ve düşman kuvvetlerine başkaldırmalar anlatılır. Bu arada köylülerden kadınlar ve kızların desteği büyüktür. Erkeksiz köyde kadınlar ve kızlar Nine nin etrafında toplanıp düşmanla mücadeleye girişirler. Bir köprü uçurulur, Trenle nakledilen düşman cephanesi ele geçirilir. İstanbul işgal edilmiş, Sakarya, Sinop yıkılmış, Anadolu halkı acısını içine gömmüş, mücadele İçin toparlanıyor. İstanbul dan Anadolu'ya iki tip aydın gelir. Birincisi Millî Mücadele'yi destekleyenler, İkincisi İşgal güçlerini ve Padişahı tutanlar. Kan davalılar bile düşmana karşı birleşmişken İstanbul hükümeti ve taraftarları bunu yapmazlar. Bu durumda Anadolu halkı iç düşmanlarla da savaşmak zorunda kalmıştır. Piyes Malazgirt ve Sakarya zaferlerini birleştirerek anlatma yoluna gider. Sakarya Lisesi Edebiyat Öğretmeni olan Abay Dağlı nın diğer bir piyesi de Sakarya'da 22. Gün adını taşır. Piyes, Mustafa Kemal in Harbokulu'ndaki günleri, annesi ile ilişkisi ve annesinin ona evlenmek üzere komşu kızı Emine yi tavsiye etmesiyle başlar. Fakat Mustafa Kemal, vatanı düşmandan kurtarmadan, -tıpkı İslam Bey gibievlenmeyi reddeder. Piyes Mustafa Kemal in zaferi getiren "Hücum emrinin verilmesi ile

5 5 biter. Piyeste Mustafa Kemal le birlikte mücadeleye katılan köylüler, çeteler ve aileler de yücelir. Sakarya savaşı aziz kılınır, vatan duygusu ölümün önüne konur ve Mustafa Kemal'e övgüler düzülür. Güngör Dilmen'in Samsun'a Doğru isimli senaryosu da benzer konuyu gündeme getirir. 13 Kasım 1919'da Atatürk işgal altındaki İstanbul a gelir. Zübeyde Hanım oğlunu Padişah Vahdettin'in kızı Sabiha Sultan İle evlendirmek ister. Mustafa Kemal memleket kurtulmadan evliliğe razı olmaz. Senaryo, Mustafa Kemal in Samsun'a çıkması ile biter. Kurgusu mükemmel piyeslerden biri de Orhan Asena'nın 1980 yılında yayımlanan 16 Mart 1920'sidir. Piyes Atatürk ün yakın silah arkadaşı Rauf Bey ve arkadaşlarının İstanbul'daki mücadelesini anlatır. Millî Mücadele'nin İstanbul safhası gözler önüne getirilir. Mustafa Kemal, Rauf Bey ve Kuvâ-yi Millîyecileri İstanbul İşgal edileceği haberiyle acele Ankara'ya çağırır. Zira Osmanlı tükenmiştir yeni bir yapıya ihtiyaç vardır. Bunun için yeni kavga Ankara'da verilecektir. Mustafa Kemal'in ilk istediği Anadolu'da düzenli ordusunu kurmuş müstakil bir cumhuriyettir. Bunun için önce dış düşmanlarla sonra da İçerideki düşman ve gafillerle hesaplaşacaktır. Yani candan can kopartacaktır. İsmet Paşa, Halide Edip Anadolu'ya geçmeye hazırlanırlar, Adnan Bey'i de ikna ederler bu geçiş için. İtilaf kuvvetlerinin meclisi basmaya hazırlandığını duyan Rauf Bey, dünya kamuoyunun ve gafillerin gözünü açmak; işgalcilerin gerçek yüzlerinin fark edilmesini sağlamak için kendini feda edip İstanbul'da kalmak ister. Nami Bey, padişah yanlısı teslimiyetçi bir hafiyedir. İşgalci güçleri medeniyetin temsilcileri olarak kabul edip Rauf Bey ve arkadaşlarından boyun eğmelerini ister. Rauf Bey ise kurtuluş mücadelesini şu sözlerle savunur. "Batı medeniyeti Batı medeniyeti dediğiniz ne ki sizin Nami Bey? İki yüz yıldır gözümüzü bir yalancı tanyerine çevirmişiz, günün doğmasını bekliyoruz, sözüm ona. Bize kaybettirdiği şu İki yüz yıl yetmez mi Batı medeniyeti dediğiniz serabın. Emperyalizmdir gerçek adı sizin Batı medeniyeti dediğiniz şeyin. (s.38) Piyeste, İstanbul'dan Ankara'ya kaçış yolunda Sultantepe'deki Özbekler Tekkesi önemli görevler üstlenir. Çevre köylerin pek çoğu padişah aşkıyla ihanet içindedirler. İsmet paşa, Adıvarlar ve diğer Kuvâ-yi Millîyeciler bu yolla Anadolu'ya geçerler. Bu geçiş sırasında Özbekler Tekkesi'nde karşılaşan Halide Edip ve Çerkez Ethem in kardeşi Reşit, düzenli ordu ve çete konusunu tartışırlar. Nami Bey, sonunda hataya düştüğünü anlar ve baskına uğrayan tekkedekilerin kaçmasına, kendini feda ederek yardım eder. Fuat İşhan ın "Kin tutmayacağız ama olanları da unutmayacağız." diyerek 1984 yılında kaleme aldığı ve Şehir Tiyatroları tarafından başarıyla sahnelenen Bayrak Böyle Yükseldi isimli piyeste; kadını ve erkeği ile can pahasına verilen kurtuluş mücadelesi anlatılır. Düşman denize dökülürken Atatürk'ün dehasına İnanan millet, bayrak direği yerine bedenlerini üst üste yığarlar ve bayrağımız böyle yükselir. Düşman sadece cephede değildir. Ajanlarıyla halkın arasına da karışmıştır. Böyle organize bir güce karşı Türk milletinin inancı, mucize olan kurtuluşu sağlar.

6 6 Piyeste pek gün yüzü görmemiş belgelerden yola çıktığını söyleyen yazar; K. Sami Bey, Ali Fuat, Komiser Burhan, Kasa hırsızı Abbas, İngiliz istihbaratçısı Benet, güzel casus Mary, Gül Hanım, Sıtkı Hoca, unutulmaz gazeteci Haşan Tahsin gibi gerçek kişileri yaşadıkları olaylarla sahneye getiriyor. Aralarında bağlantı kurup, "İnsanca yaşama tarihinin evrensel bir aşaması olan Kurtuluş Savaşı mucizesini, olumluyu, olumsuzu göz ardı etmeden", bir dramatik yapıya kavuşturuyor. Bir yandan mütareke İstanbul'u entrikalarla, tatlı su frenklerinin onur kırıcı davranışları ile acı çekerken; bir yandan da vatan haini Sait Molla'ya karşı dayanışmaya giren Komiser Burhan ve kasa hırsızı Abbas yüreğimizi kabartıyor. Ankara'ya, hatta ordumuzun geri hatlarına sızan düşman casusları ile istihbaratçılarımızın mücadelesi de piyeste heyecanı doruğa çıkarıyor. Haşan Tahsin in şehâdet olayını ve İzmir'in işgalini anlatan bir diğer piyes de 1972 yılında yayınlanan Erol Toy un, İzmir'in İçinde Vurdular Beni-Hasan Tahsin isimli eseridir. Kemal Bekir'in Kâmil Bey i, Kemal Tahir in üçlemesindeki (Esir Şehrin İnsanları, Esir Şehrin Mahpusu ve Yol Ayrımı) bir roman kişisi. Ama bu kez, değişen, içinde yaşadığı ortamın değişmesi sonucu, hem kendisiyle, hem çevresiyle hesaplaşan bir oyun kişisi. Payesin birinci perdesi İşgal altındaki İstanbul'da 'de geçer. Paşazâde Kâmil, İstanbul'dan Anadolu'ya gizlice silah sevkiyatı yaparak Millî Mücadele'ye katılır ama yakalanıp yedi yıla mahkûm olur. Mahkûmiyeti sırasında eşi ve akrabaları işgalcilerden yana tavır alınca eşini boşar. Kamil Bey, hapisten çıkınca kızının hasretine de tahammül göstererek Anadolu'ya geçer. 2. Bölüm 29 Ekim 1933, 10. yıl kutlamaları esnasında karısına bıraktığı kızını görmeye gelir. Karısı başkasıyla evlenmiştir. Kızı, babasının başka bir kadının peşine takılıp Avrupa'ya gittiği ve orada öldüğü anlatılarak büyütülmüştür. Kamil Bey, Kuvâ-yi Millîyeci arkadaşlarının desteği ile kızıyla buluşur ve gerçekleri öğrenir. Babasının hep bir Kuvâ-yi Millîyeci olmasını arzuladığını söyleyen Ayşe, o güne kadar hayalinde yaşattığı babasına böylece kavuşur. Piyeste, işgal altındaki İstanbul ve Kuvâ-yi Millîye hareketine katılanların onurlu savaşları anlatılır. Güngör Dilmen, Hâkimiyet-i Millîye Aşevi isimli piyesinde kurtuluş savaşından Lozan barışına uzanan gerilimli günlerin dramını, Ankara'da bir aşevinde Millî Mücadele'nin gerçek kişilerine dayanarak anlatıyor. İçte padişaha inanarak düşmanla işbirliğine girenler vardır. Bu işbirliğini, başka güvenilir kimselerin olmamasına bağlarlar. İtalyanlarla işbirliği yapan Mehmet Nadir şöyle der: "Ortalıkta Türk devleti adına güvenilir bir varlık kalmamıştı. Hükümeti temsil eden kişiler kendi başlarının derdine düşmüştü. Namusumuz, malımız ayaklar altında kalacaktı. Benim gibi düşünenler bir araya geldik, durumu ölçtük biçtik, selameti İtalyanların işgalinde bulduk. (s.31) Anzavur, Delibaş ve Çapanoğlu çeteleri Kuvâ-yi Millîye'ye başkaldırırlar. Eşkıya Demirci, Yörük Ali ise Mustafa Kemal'e inanarak Kuvâ-yi Millîye'ye katılırlar. Aslında eşkıyalıktan sabıkalı olan bu adamlar, bir anda kahraman kesilirler. İsmet Bey bu durumu şöyle anlatır: "Şu ya da bu nedenle halka, devlete karşı suçlar işlemiş kişilerdi, şimdi ulusal kahraman oldular.

7 7 Evet, dayanağımız ister istemez aşiret reisleri, çift çubuk sahipleri, din adamları. Para ve asker ancak onların aracılığıyla sağlanabiliyor." (s.53) Çerkez Ethem ve taraftarları ise Ankara yı eylemsizlik ile suçlarlar. Hatta Ethem'in ağabeyi Reşit Bey: "Biz cephede düşmanla vuruşuyoruz, siz işi lafa, kırtasiyeye vurmuşsunuz", diyerek Ankara yı hafife alır ve suçlar. Anadolu içlerine ilerleyen Yunan ordusu, düzenli ordunun başarısı sonucu durdurulur. Düzenli orduya inanmayan Çerkez Ethem Ankara'ya boyun eğmez ve Yunan ordusuna sığınır. Piyes Lozan'a İsmet Paşa'nın gönderilmesi ile biter. Çerkez Ethem meselesinin Millî Mücadele İçinde önemli bir yeri vardır. Bu konuyu en çarpıcı şekilde ve belgesel nitelikte Orhan Asena Candan Can Koparmak İsimli piyesinde detayıyla ele alınır. Mustafa Kemal "Devlet gibi davranırken, Çerkez Ethem "Çete" gibi davranmayı sürdürür. Hacı Şükrü Bey'in ağzından Mustafa Kemal ve Çerkez Ethem in karşılaştırılması şöyle yapılır: "İlkin kişilikleri çatışır. İkisi de birinci adam olmak üzere doğmuşlardır. Biri mutlaka öbürünün elinden kapmak isteyecek, beriki vermeyecek, hır çıkacak. Sonra yetişme biçimleri... Biri klasik eğitimden geçmiş, her rütbesini hak ederek çoğu kişinin önünü kesmiş, paşalığa değin yükselmiş, öbürü bir astsubay, ama kurmay subay ağabeyleri buyruğunda çalışıyor. Nice paşaları kıskandıracak yetkiler ve sorumluluklar yüklenmiş, hepsinin altından da başarıyla kalkmış, bugünkü ordusunu on dört kişilik müfrezesi ile kurmuş, bir halk kahramanı. Biri ne kadar ileri düşünceli olursa olsun bir Osmanlı paşası, belki de son Osmanlı paşası." (s.94) Ethem, ağabeylerinin ve yandaşlarının Mustafa Kemal'in karşısına çıkmasını istemeleri karşısında önceleri onları dinlemez, onurlu davranır: "Hayır Ağabey! Her sözün başım gözüm üstüne, ama iktidar uğruna Millî Mücadele'yi bölemem ben. Hem bir askerim ben. Belki de iyi bir asker. Ama iyi bir politikacı olduğumu sanmıyorum. Bir görev verilmiştir bana, bir görev alınmıştır. Hemen yarın görev bölgeme hareket edeceğim". (s.38) Ethem'in büyük ağabeyi Reşat Bey Ankara'da meclistedir. Diğer ağabeyi Tevfik Bey ise yanındadır. İkisi de Ethem'i, Mustafa Kemal'e, karşı durması ve dinlememesi hatta hareketin başına geçmesi için doldururlar. Ama o buna son ana kadar cesaret edemez. Mustafa Kemal e göre çeteler işlerini bitirmiştir. Artık düşmanın karşısına düzenli ordu olarak çıkma zamanıdır. Nitekim kurulan düzenli ordu düşmanı denize döker. Piyes Mustafa Kemal'in hem iç düzenlemede hem de düşman karşısındaki zaferiyle son bulur. Mustafa Kemal'in şu sözleri konuya daha açıklık getirir: "Efendiler! Hem Yunan'ı, hem Ethem Bey kuvvetlerini yenmiş bulunuyoruz. Bu düzenli ordunun ilk yengisidir. Kuvâ-yi Millîye'yi asla hor görmediğimizi bir kez daha belirtmeliyim. Kuvâ-yi Millîye bir dönemin adıydı. Milletin can havliyle ve savunma güdüsüyle başvurduğu ilk ve onurlu karşı koyuşun adı. Ama asıl savaş elbette düzenli ordularla kazanılacaktır. Ve elbette bu düzenli orduları yaratacak, onlara komuta edecek sizlersiniz. Büyük Millet Meclisi'dir. Biz bu gerçeği ne yazık ki bazı arkadaşlarımıza anlatamadık, onun İçin canımızdan can koparmak zorunda kaldık." (s.101) Hem dış düşmanlarla hem de iç ihanet çevreleriyle yokluk ve imkânsızlık içinde mücadele edip başarıya ulaşan Mustafa Kemal in en büyük gücü milletine olan inancı ve ruhundaki

8 8 keşfedilmemiş gizemli bir kuvvetler topluluğudur. İşte Turan Oflazoğlu, Anıtkabir isimli çalışmasında bu gizemli ruhun ötesindeki gücü -biraz da gururla altını çizerek- hatırlatır. Piyes Oğuz Kağan, Bilge Kağan ile Orta Asya hayatına; Alpaslan la başlayan Anadolu'nun fethine; Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman'la biten, muhteşem Osmanlı dönemine; arkasından gelen çöküşler ve yokluklarla mücadelenin yok oluş sınırında Mustafa Kemal ile verilen kurtuluş mücadelesine uzanır. Atatürk'ün ulusumuzu nasıl bir zulmetten kurtardığını tarihi verilerle ortaya koyar. İşgali ve zafere giden yolu anlatır. Askeri zaferlerin yetmediğini, Atatürk'ü büyük yapanın, milletin içine düştüğü ekonomik bunalımdan çıkarmasını ve kültürel şuurun ortaya konmasını da anlattıktan sonra mazideki büyük kahramanlarla Atatürk'ü özdeşleştirerek, hepsinin ruhunun Atatürk te toplandığını ve o yüzden bu büyük zaferi kazandığımızı belirtir. Mustafa Kemal tarih ve millet şuuruyla hareket etmiş ve milletini aynı ruhta buluşturmuştur. Millî Mücadele'nin Samsun cephesini ve özellikle bu mücadeleye katılmada tereddüt gösterenlerin zaman içinde çelişkilerini nasıl yendiklerini, Türk milletinin savaş içinde dahi gülmeyi başardığını ve ümidini hiç yitirmediği de Remzi Özçelik'in Güneş Hala Sıcak isimli piyesinde anlatılır. Emin Bey, padişahın sağ koludur. İstanbul işgal edilir ve meclis dağıtılır. Emin Bey de Bafra'daki çiftliğine döner. Samsun'da Millî Mücadele başlamıştır. Emin Beyin de aralarına katılmalarını bir kaç kere bizzat Atatürk ister. Bu sahne Mustafa Kemal ile Rauf Bey'in ilk münasebetlerini hatırlatır. Emin Bey yeni başlayan millî harekete inanmada tereddütler yaşar. Kızının (Nuray) nişanlısı ile tartışır ve Sami'yi evden kovar. Sami Millîciler'e katılmaya giderken Emin Bey'i korkaklıkla ve vatan hainliği ile suçlar. Nuray da Sami'ye destek verir. Emin Bey ikilem içindedir fakat çevresindeki herkes annesi dâhil Millî Mücadeleyi desteklerler ve katılmasını İsterler. Emin Bey sonunda gerçekleri görür ve Millî Mücadele'ye Mustafa Kemal'in yanında katılmak üzere yola çıkar. Büyük yenilginin ardından ülkemizi saran karanlığı, Yunan ordularının 1919 yılında Ege'den Anadolu içlerine yürümelerini, savaştan yeni çıkmış yorgun ve yoksul Anadolu halkının toprağını ve onurunu korumak için yeniden silaha sarılışını Mustafa Asoğlu Onurlu Direniş Kuvayı Millîye isimli piyesinde anlatır. Konu iç Ege'de Aydın'ın Alvarlı köyünde geçer güz aylarıdır. I. Dünya Savaşı sonrası yenilgilerin ağırlığı ve acısı Anadolu insanının ve toprağının üstüne bir kara bulut gibi çökmüştür. Yorgunluk ve yoksulluğa bir de Yunan çizmesi ve süngüsü eklenir. I. Dünya Savaşı köyü neredeyse erkeksiz bırakmış, birde hükümetin Jandarması ve vergi memurları köylüyü zorlamakta, sıkıştırmakta hatta ırza musallat olmaktadır. I. Dünya Savaşı sonu bir kısım askerler terhis edilir ve geriye dönerler, fakat çok geçmeden Yunan işgali başlayınca tekrar Kuvâ-yi Millîye teşkili için savaşa çağrılırlar. Aydın'da efeler ve askerler ilk cepheyi kurmuştur ve Yunan'la savaşırlar, bu arada da direnişi güçlendirmek için köylerden asker toplarlar. Fakat köylerde "Tarlalar boş, ocaklar sönük, evler direksiz" kalmıştır. Hele memleketin başsız kalması iyice ürkütür köylüyü. Fakat Mustafa Kemal'in adı yeni bir umut olur ve köylüyü diriltir. İnanarak cepheye yeniden koşarlar. Köyün gençleri ve dağa çıkan ümmet Kuvâ-yi Millîye'ye katılmak üzere dualarla köyden yolcu edilir.

9 9 Aynı minval üzere yazılan Nazım Hikmet in Kuvâ-yi Millîye Destanı'nı da burada zikretmek lazım. Bu destan, "düşmanlar tarafından kuşatılmış bir imparatorluğun; onurlu, çağdaş ve adil bir ulus yaratmasının dönüm noktasını ve bu savaşı yapan adsız insanlar, hümanist ve duygusal bir dille, portreler". Yine Nezihe Araz'ın Kuvayı Millîye Kadınları bu onurlu mücadelenin en ağır yükünü çeken kadınlarımızı bize tanıtır. I. Dünya Savaşı'ndan Yunan'ın İzmir'de denize dökülmesine kadar olan dönemi anlatan Yaşar Güner in, Batan Gün'ü ve Ergin Orbey'in Belgelerle Kurtuluş Savaşı önemli piyeslerdir. Kurtuluş Savaşı, dünyada gerçekten benzeri olmayan bir millî direniş hareketidir. Kurtuluş Savaşı, daha çok dış düşmanlar öne çıkarılarak sayfalara yazılmıştır. Oysaki dış düşmandan önce bizim, kendimizle çok çetin savaşlarımız olmuştur. İşte Nuri Güngör'ün 1212 Gün adlı oyununda bu acı olaylardan biri, yani candan can koparmak, kendi kendimizle savaşımız anlatılmıştır. Batı Anadolu'da bir kasaba, I. Dünya savaşı bitmiş, Anadolu'da köyler aç ve sefil, erkekler kalmamış, savaştan kaçanlar da dağlarda saklanırlar, köy ağaları zengindir ve köylüye zulmederler. Yunan İzmir'e çıkmıştır. Padişahın emriyle ordu ve İzmir savunulmadan teslim olmuştur. Yunanlı yakaladığı subayları ve askerleri kurşuna dizmektedir. Kaçabilenler de çeteler kurup savaşa hazırlanmaktadırlar. Hakkı da bunlardan birisidir. Eşraf padişaha inanırken, gerçekleri gören gençler düşmana direnmeyi teklif ederler. Hâlbuki padişah: "Mütareke millet, devlet için hayırlı olacaktır. İşgal kuvvetleri memlekete refah, medeniyet getirecektir. Türk misafirperverliğine yakışır şekilde karşılayın. Teşvik ve tahrike kapılmayın" diye ferman yayınlamıştır. (s.17) Herkes sinmiş ve korku içindedir. Halk savaş bıkkınıdır. Bunu eşraftan Şerefin şu sözleri açıklar: "Savaşacak adam mı var memlekette? On yıldır savaşırlar. Herkes savaş bıkkını... Bir köşesi göçmedik ev mi kaldı?" (s.25) Eşraf çetelere yardım etmek istemez, hatta Yunan işgaline yumuşak yaklaşırlar. Bu yüzden çeteler de eşraftan yardımı zorla alırlar. Soygunculukla suçlanan Çeteci Delidolu konuya açıklık getirir: "Ne demek soymak? Bu adamlar canını koyacak ortaya. Eşraf da parasını koysun. Vermeyenden de zorla alırım arkadaş. Bekçi bile tutsa para vermeyecek mi bu adamlar? Düşmandan mallarını koruyanların ellerine silah vermek, karınlarını doyurmak, boyunlarının borcu değil mi onların? Borcunu vermeyenden ama öyle, ama böyle borcu alınır elbette" (s.30) Direnmek için örgüt kurmak kolay değildir. Hüsnü Hoca ile Cemal ilk harekete geçendir. Kasaba, düşmandan önce birbirleriyle boğuşur. Hakkı'nın sözleri önemlidir: "Çıkarını düşünüyordu herkes. Vatanı kurtarmak kimsenin aklına gelmiyordu. İnandırmak gerekiyordu, doğruyu kabul ettirmek gerekiyordu onları, zorla da olsa... Kolay değildi Cemal in işi... Amma her şeyi göze aldı Cemal, geçti öne. Sonra, sonra gördük ki, bizim bize düşmanlığımız yanında, düşmanın bize düşmanlığı hiç kalırmış meğer." (s.22) Atatürk, yerel direniş kuvvetlerini kendine bağlar ve düzenli orduya geçebilmek için organize eder. Çanakkale'deki başarısı çeteler nezdinde ona güven kazandırmıştır. Nitekim Çetebaşı Cemal de Atatürk'e güvenir.

10 10 Eşraf, aşiret reisi Kuytu Osman'ın adamlarıyla kasabayı basar. Kuvâ-yi Millîye Cemal'i yakalar ve Yunan subayına gönderirler. Eşkıya Delidoru Cemal'i ve kasabayı kurtarır. Hacı Şerif ve Kuytu Osman Yunan a sığınır ve bilgi verirler ve bu defa da kasabayı Yunan gelir talan eder. Yunan ordusu kasabada padişahın askerleri gibi karşılanır. Bu orduyu beslemek de büyük yük getirir eşrafa. Kendi millî ordusuna bakmayan eşraf Yunan'a daha fazla bedel öder. Çetelere vereceklerinin bir kaç mislini düşmana verirler, bir de can, mal, namus emniyetleri olmaz. Yunan askerleri dilediğince davranırlar kasabada. Kaytan Osman ın gözü bu durumu görünce açılır ve hatasını anlar. Bu piyeste de düzenli ordu-çete çatışması var. Eşkıya Delidoru -Tıpkı Çerkez Ethem gibidüzenli orduya karşı çıkar. Ankara'nın düzenli orduyu kurabileceklerine inanmazlar, hatta yavaş hareket ettikleri için eleştirirler. Bu eleştirilerden Atatürk de nasibini alır. Onu Ankara'ya kapanmakla ve aksiyoner olmamakla suçlarlar. Güngör Dilmenin Hâkimiyet-i Milliyet inde de Çerkez Ethem ve yandaşları Atatürk'ü aynı şekilde suçlarlar. Bu piyeste Mustafa Kemal'in yerini bir şekilde Kuvâ-yi Millîyeci Cemal alırken; Delidoru, Çerkez Ethem'i temsil eder. Kasabanın eşrafı tıpkı Çerkez i baştan çıkaranlar gibi Delidoru'yu Cemal'e karşı ayaklandırırlar. Çerkez ile Mustafa Kemal arasında geçen benzer sahneler bu piyeste Cemal ile Delidoru arasında geçer. Zafer kazanılır. Eşraf İstiklal Mahkemeleri'nde yargılanırken, sahipsizlikten gaflete düştüklerini iddia ederler. Cemal de savaşa beyin olarak iştirak eder ve İzmir kurtulur. İstiklâl, karargâhtan iyi idare ile kazanılmıştır. Böylece Mustafa Kemal'in neden Ankara'da bulunduğunun da cevabı verilir. Mustafa Kemal'in özel hayatına uzanan piyesler daha çok son yıllarda yazılmıştır. Recep Bilginer'in Savaştan Barışa Aşktan Kavgaya İsimli iki perdelik piyesinde; Mustafa Kemal'in Latife Hanım ile tanışması evlenmesi ve 2,5 yıldan sonra boşanması anlatılır. Bu süreçte mekân İzmir'dir. Cumhuriyet kurulmuş, bir bir inkılaplar yapılmaktadır. Atatürk'ün evlenme sürecinde annesi Zübeyde Hanım, kız kardeşi Makbule ve zor günlerinde hep yanında olan Fikrîye Hanımla İlişkileri öne çıkar. Büyük zaferi kazanan Mustafa Kemal, evliliğinde doğru seçim yapamamış, boşanmış ve mutsuz olmuştur. Sebep Latife Hanım'ın kadınsı duygular ile hareket etmesi, aşırı kıskançlığıdır. Bu evliliğin doğru bir evlilik olamayacağını Zübeyde Hanım daha başlangıçta şu sözlerle ikaz eder: Kadının çok okumuşu kadı, okumamışı cadı olur." (s. 120) Mustafa Kemal'in başarısız evliliğini anlatan bir de senaryo vardır: Bir Kırmızı Gül. Bu senaryo Nezihe Araz'ın Mustafa Kemal'le Bin Gün isimli piyesinden uyarlamadır. Piyes Latife Hanım'ın anılarından derlenmiş ve pişmanlıklarını anlatan bir oyundur. Senaryo da aynı çizgiyi takip ederek; Atatürk'ün hayatı ve Latife Hanım'la geçen bin günün hikâyesi anlatılır. Zafere giden yolda Atatürk'ün özel hayatına girilir ve askeri başarı kazanan Mustafa Kemal'in duygusal başarısızlığı irdelenir. Mutsuz evlilikte suçlu Latife Hanım'dır. Zira o doyumsuzdur ve sahip olduğu her şeyin yalnız kendisine alt olmasını İster. Bu arada Mustafa Kemal in Fikrîye Hanım ile olan İlişkisi ve Fikriye nin trajedisi de yürekleri sızlatır. Senaryoda, Latife Hanım İle Fikrîye Hanım'ın karşı karşıya gelmesi yanında Rauf Bey'le İsmet Paşa'nın çatışmaları da dikkat çekicidir. Zübeyde Hanım'ın ölümü, Mustafa Kemal'in cenazeye iştirak edememesi, Latife Hanım ile boşanma süreci, Mustafa Kemal'in kalbinin sıkışması, Fransız gazeteci Madam Bertha

11 11 Gaulis'in, Mustafa Kemal'e Latife için "Paşam, bu sizin ilk ve tek yenilginiz." demesi, belgelere dayalı olarak piyeste kullanıldığı öne sürülen malzemelerdir. Senaryo, Latife Hanım ın -röportaja gelen gazeteci kızla- Mustafa Kemal'in kabrine bir tek kırmızı gül göndermesiyle biter. Mustafa Kemal'in emperyalizme karşı Anadolu halkının örgütlenmesinin hikâyesini anlatan Ziya Öztan'ın Bozkırda Bir Yalnız Adam isimli senaryosu, 29 Ekim 1938 tarihiyle başlar. Dolmabahçe sarayında Atatürk hastadır. Geriye gidiş olur: 10 Kasım 1918, işgalde İstanbul ve Atatürk'ün meşhur sözü: "Geldikleri gibi giderler", arkasından Samsun'da başlayan mücadele süreci, Aydın cephesindeki olaylar, Sivas'ta mütareke tartışılır, Erzurum Kongresi ne çileli gidiş, Ankara'ya dönüş ve meclisin açılışı. Tekrar ana dönüş, Atatürk odasında ölümü beklemekledir ama mutludur zira 29 Ekim 1938 Cumhuriyet Bayramı'nı gençler özgürce kutlamaktadırlar. Mustafa Kemal ve Millî Mücadele yi anlatan pek çok öğretici mahiyette çocuk oyunları da yazılmıştır. Bu konuda da bir iki başarılı çalışmayı örnek vermek istiyorum. Mustafa Yılmazkaya nın Kemal Paşa'nın Emri isimli piyesi bir köyde geçer ve Millî Mücadele'ye Mustafa Kemal'in emri doğrultusunda, çocuklar, kadınlar ve yaşlılar iştirak ederler ve düşman denize dökülür. Diğeri ise; çocuk piyesleri içinde en başarılı olanlarından saydığım Fikret Terzi nin Yaşasın Cumhuriyet İsimli piyesidir. Bu çocuk piyesi, çocuklar tarafından değil büyükler tarafından çocuklar için oynanmak üzere yazılmıştır. Piyes, Millî Mücadele nin başlangıç yıllarından start alır. Mondros Mütarekesi ile ülkenin İçine düştüğü çıkmaz, İtilaf devletlerinin Osmanlı üzerine çullanışı ve topraklarını paylaşması sahneleriyle birlikte; Mustafa Kemal'in 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışı, kongreleri toplaması ve arkasından Millî Mücadele'yi başlatması akıcı ve anlaşılır bir üslupla dile getirilir. Tablo tablo devam eden piyes iki perdedir. Piyeste çocuğuyla, kadınıyla, ihtiyarıyla en imkânsız koşullarda düşmana boyun eğmeyen milletimiz, gururla takdim edilir. Bu millet esir yaşamaktansa ölmeyi tercih etmiştir. Vatanı için ölmeyi göze alan bu milletin karşısında düşman bile şaşkınlık içindedir yılında fethedilen İstanbul, 16 Mart 1920 tarihinde işgal edilmiştir. İşgal karşısında milletimizin verdiği tepki kısa zamanda derlenip toparlanmayı da sağlar. Milletin ölüme meydan okuyuşu, I. ve II. İnönü zaferlerini, arkasından da büyük taarruzu görürüz. İşte bu süreç küçük bir Anadolu kasabası örnek mekân alınarak anlatılır. Bu küçük yerleşim yerinde düşmanla mücadelede çocukların da büyük katkısı olur. Yazar, çocuğu, kadını ve yaşlısıyla topyekûn bir mücadele veren bir milletin asla esir edilemeyeceğini tema olarak İşler. Piyes, düşmanın denize dökülüp, cumhuriyetin ilân etmesiyle biter. Piyes, bir taraftan resmi tarihi süreçle ilerlerken yani İstanbul'un işgalinden Cumhuriyetin İlanına, diğer taraftan İşgal altında kalan bir köyün mücadelesi ve düşmanı kovmasını anlatır. Buradaki mücadelede de çocukların, imamın ve kadınların büyük emeği vardır. Ölüm karşısında bile cesaretini kaybetmeden mücadele edenlere yazarın da büyük hayranlığı vardır. Aynı minval üzerinde yazılmış ve çocuklara Millî Mücadele nin Mustafa Kemal'in önderliğinde topyekun nasıl kazanıldığını ve cumhuriyetin nasıl kurulduğunu anlatan tespit

12 12 edebildiğimiz diğer belli başlı piyesler şunlardır: Aka Gündüz: Yarım Osman; Hadi Besleyici: Bayrağımızın Gölgesinde, 19 Mayıs, Bir Bayrak Dalgalandı, Küçük Efe; Münir Karakullukçu: Şehit Fatma; İsmail Dündar: Kemal Yetiş; Tacettin Erdönmez: Vatan İçin; İsa Coşkuner: Küçük Ali; Ömer Sayılgan: Kurtuluş Savaşına Başlarken; Fethi Bolayır: Vatan Kurtulursa Öğretmenim; A. Reşit Uygun: İstiklâl Kahramanları; Mustafa Yılmazkaya: Kemal Paşa nın Emri. Sonuç olarak görüldüğü gibi; Millî Mücadele, bütün yönleriyle ve kişileriyle yeterli olmasa da dramatik edebiyatımızda etraflıca yerini almıştır. Yazılan piyeslerin büyük bölümü, heyecanlarla kurgulanmış ve daha ziyade öğretici mahiyet arz etmektedirler. Özellikle 1960'tan sonra yetişen yazarlar, bu meseleyi daha başarılı dramatik kurgularla ele alırlar ve ciddi eserler verirler. Hele son yıllarda Kültür Bakanlığımızın ödüllü katkıları da sayının artmasına vesile olmuştur. Bunu da burada şükranla karşıladığımı belirtmek isterim. Amerikan iç savaşına, Vietnam'a, Avrupa savaşlarına hatta Irak ve Afganistan çatışmalarına ait binlerce film yapıldığı hepimizin bildiği şeylerdir. O halde bizim bu büyük ve anlamlı mücadelemizin çok daha fazla piyesle ve filmle desteklenmesi gerekmiyor mu? Zira genç nesillere bu mücadeleyi iyi anlatamadığımız için, ülkemiz Atatürk'ten sonra bir dizi bunalımların, parçalanmaların muhatabı olmaktadır. Yeniden toparlanmanın ve değişen dünya düzeni içinde onurlu yerimizi almanın yolu Millî Mücadele'nin iyi anlatılması ve anlaşılmasından geçer. Yeni nesillerimizin gaflet, dalâlet ve hatta hıyanete düşmemeleri için, idrak sahiplerine büyük görevler düştüğünü unutmamamız lazımdır. * Enver Töre, Dramatik Edebiyat Üzerine Araştırmalar I, Dijital Sanat Yayınları 2009.

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde ATATÜRK Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanımdır. Doğup büyüdüğü Selanik, o dönemde önemli bir kültürel merkezdi. XIX. yüzyılın son çeyreğinde

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Kanuna konulan Atatürkü koruma kanunu,aslında onu korumak değil, korumaya muhtaç ve aciz bir kimse olduğunu ima etmektir.

Kanuna konulan Atatürkü koruma kanunu,aslında onu korumak değil, korumaya muhtaç ve aciz bir kimse olduğunu ima etmektir. TIKAÇ * Yeter, Atatürk ü korumayın artık (AB İlerleme Raporu nda, Atatürk ü Koruma Kanunu nun düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtlamada sıkça kullanıldığı uyarısı yer aldı ) Yukarıdaki ifade,avrupa İlerleme

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Kahramanmaraş ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü törenlerle kutlandı. Valilik Kavşağında gerçekleştirilen kutlama törenleri, Sağlık Bakanı Dr. Mehmet

Detaylı

KÖYÜMÜZ AİLE LİSTESİ AKGÜL A Y K A N A T KAMİL AYKANAT A S M A G Ü L A Y C I L KENAN ATLAS CEMAL ATLAS ALİ AKTEN MEHMET AKTEN

KÖYÜMÜZ AİLE LİSTESİ AKGÜL A Y K A N A T KAMİL AYKANAT A S M A G Ü L A Y C I L KENAN ATLAS CEMAL ATLAS ALİ AKTEN MEHMET AKTEN KÖYÜMÜZ AİLE LİSTESİ AKGERMAN HAKKI AKGERMAN MEHMET AKGERMAN ALTAN AKGERMAN ERDAL AKGERMAN YASİN AKGERMAN MURAT AKGERMAN HALİL AKGERMAN AKGÜL İBRAHİM AKGÜL MEHMET AKGÜL CELAL AKGÜL SEZGİN AKGÜL A K T E

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

Hürkuş a Türk Savunmayii nin İlkleri

Hürkuş a Türk Savunmayii nin İlkleri Avrupa nın gıpta ettiği Nu. D.38 den TSK nın gururu Hürkuş a Türk Savunmayii nin İlkleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın Hürkuş'un açılış töreninde Havacılık ve savunma sanayiine isimlerini silinmeyecek

Detaylı

EKİM 15. Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU. kultur@ordu.bel.tr

EKİM 15. Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU. kultur@ordu.bel.tr EKİM EKİM 15 Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU kultur@ordu.bel.tr Sevgili Ordulular Geleceğe emin adımlarla yürüdüğümüz, kent ve insanımızı birlikte inşa etmek için çıktığımız

Detaylı

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8 1/11 ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor 1. Batıya Erken Açılan Kent Selanik 1.Atatürk ün çocukluk dönemini ve bu dönemde içinde bulunduğu toplumun sosyal ve kültürel yapısını analiz eder. 2. Mustafa Kemal Okulda

Detaylı

EĞİRDİR İHTİYAT ZABİTLERİ NAKLİYAT ANONİM ŞİRKETİ

EĞİRDİR İHTİYAT ZABİTLERİ NAKLİYAT ANONİM ŞİRKETİ Eğirdir de Kurulan İlk Milli Şirket: EĞİRDİR İHTİYAT ZABİTLERİ NAKLİYAT ANONİM ŞİRKETİ Eğitimci-Yazar : Recep Bozkurt Eğirdir in sosyoekonomik tarihindeki en önemli olay nedir diye sorulduğunda verilecek

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5)

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) Eylem 1.2 Gençlik Girişimleri Projesi İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLÂL OLSUN ARTIK DÖKÜLEN KANLARIMIN HEPSİ

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ

BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ Her yönüyle edip (edebiyatçý) ve öðretmen Ýbrahim Zeki Burdurlu nun ölümsüz bir yapýtý elinizi öpüyor. Burdurlu bu çalýþmasýnda, cennet Anadolu nun deðiþik yörelerinden

Detaylı

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ ile ARDEV Vakfı nın birlikte düzen-lediği ileri düzey senaryo yazarlığı atölyesi 10 hafta sürecektir. Program hafta içi yapılacaktır.

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Önkoşullar Dersin dili Dersin Türü Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin amacı Dersin öğrenme

Detaylı

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 NO ADI SOYADI GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 3 SELMAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

Yayın no: 133 ÇANAKKALE SAVAŞI. Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi editörü: Özkan Öze Dizi editörü: Prof. Dr. Salim Aydüz

Yayın no: 133 ÇANAKKALE SAVAŞI. Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi editörü: Özkan Öze Dizi editörü: Prof. Dr. Salim Aydüz Zehra Aydüz, 1971 de Balıkesir de doğdu. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü nü bitirdi. Özel kurumlarda Tarih öğretmenliği yaptı. Evli ve üç çocuk annesi olan yazarın çeşitli dergilerde yazıları

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

İkinci B ö l üm KİŞİLİK VE KARAKTER GELİŞİM SÜRECİ

İkinci B ö l üm KİŞİLİK VE KARAKTER GELİŞİM SÜRECİ İkinci B ö l üm KİŞİLİK VE KARAKTER GELİŞİM SÜRECİ itaate mecbur bırakılan çocuk: edilgen çocuk Her çocuk, anne-babasıyla uyum içinde yaşamaktan büyük huzur duyar. Çünkü annebaba, çocuk için yaşamın kurallarını

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRASINA

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRASINA ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRASINA Değerli Üsküdarlılar; Çanakkale Zaferi, hem dünya tarihi açısından, hem de milletimiz için bir dönüm noktasıdır. Mehmetçik burada, tarihe sığmayacak bir kahramanlık

Detaylı

RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ

RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ BAKİ SARISAKAL RUMELİ DEN GELEN SON MÜBADİL KAFİLESİ Türk tarihinin, matemli bir sahnesi daha kapandı. Karasudan, Teselya Ovasına, Alasonya Geçitlerinden, Kayalar

Detaylı

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir?

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? 1)Birinci İnönü Savaşının kazanılmasından sonra halkın TBMM ye ve düzenli orduya güveni artmıştır. Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? A)TBMM seçimlerinin yenilenmesine

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Edirne Tarihi - Edirne nin Yaşadığı İşgaller. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Edirne nin Yaşadığı İşgaller. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Edirne nin Yaşadığı İşgaller Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne nin Yaşadığı İşgaller - Dört İşgal Dönemi........ 4 0.2 İlk Rus İşgal

Detaylı

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 1998-2013/ SON 16 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 1998-2013/ SON 16 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ 998-008 OKS 03... TEOG 009-03 SBS T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 998-03/ SON 6 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ Metin ÖZDAMARLAR Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Detaylı

2013 YILI ARSA M 2 BİRİM DEĞERLERİ

2013 YILI ARSA M 2 BİRİM DEĞERLERİ 2013 ARSA M 2 BİRİM DEĞERLERİ MAHALLE SOKAK ADI AKSEMSETTIN MAH 1 0 0 2013 AKSEMSETTIN MH KASIM EKNLER BU 1 1 148,13 2013 AKSEMSETTIN MH YAVUZ SULTAN SE 1 2 98,74 2013 AKSEMSETTIN MH 0141 SK 1 21 74,06

Detaylı

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER DOĞU VE GÜNEY CEPHELERİ KURTULUŞ SAVAŞI DOĞU VE GÜNEY CEPHESİ DOĞU CEPHESİ Ermeniler XIX. Yy`a kadar Osmanlı topraklarında huzur içinde yaşadılar, devletin çeşitli kademelerinde

Detaylı

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a 100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a ayrıldı. İki önemli tarih, iki önemli şehir bu gezide buluştu.

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 Güzel İzmir imizin kurtuluşu, bugün doksan birinci yılına basıyor. Bu mutlu günü anarken, harp tarihinde eşi görûlmiyen Başkomutanlık Meydan Muharebesindeki geniş

Detaylı

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 1998-2014/ SON 16 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 1998-2014/ SON 16 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ 998-008 OKS 03... TEOG 009-04 SBS T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 998-04/ SON 6 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ Metin ÖZDAMARLAR Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir; Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir.

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir; Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir. Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir; Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir. M. Kemal ATATÜRK «Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz

Detaylı

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR TEOG Sınav Sorusu-3 ANABİLİM Ödev Testi 3. Atatürk ün çocukluk yıllarını geçirdiği Selanik şehrinin aşağıdaki özelliklerinden hangisi, şehirde farklı

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ

T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ DİKKAT! BU BÖLÜMDE YANITLAYACAĞINIZ TOPLAM SORU SAYISI 0 DİR. ÖNERİLEN YANITLAMA SÜRESİ 40 DAKİKADIR. ) I Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurdu. ) Mondros Ateşkesi

Detaylı

TEOG Tutarlılık. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TEOG Tutarlılık. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 2015-2016 8. Sınıf TEOG Tutarlılık T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Sorularımızın TEOG sorularıyla benzeşmesi, bizler için olduḡu kadar, bu kaynaklardan beslenen yüz binlerce öḡrenci ve yüzlerce kurum

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

1895: Selanik Askeri Rüştiyesi ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi ne girdi.

1895: Selanik Askeri Rüştiyesi ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi ne girdi. ATATÜRK KRONOLOJİSİ 1881: Selanik te doğdu. 1893: Askeri Rüştiye ye girdi ve Kemal adını aldı. 1895: Selanik Askeri Rüştiyesi ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi ne girdi. 1899: Mart 13: İstanbul Harp

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Türkiye 2011 Uluslararası Buluşma/ Türkiye 21 Ekim 30 Ekim Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Alman Türk Buluşması Bizi bekleyen gezi nedeniyle hepimiz heyecanlıydık. Uçuş öncesi, bekleme

Detaylı

Kategori: EDEBİYAT Öngörülen ders saati: 60 Alt Kategori Program İçeriği Özel Hedefler Kazanımlar. Edebiyatına

Kategori: EDEBİYAT Öngörülen ders saati: 60 Alt Kategori Program İçeriği Özel Hedefler Kazanımlar. Edebiyatına 23 Kategori: EDEBİYAT Öngörülen ders saati: 60 Alt Kategori Program İçeriği Özel Hedefler Kazanımlar 1. Edebi Türler Batı Etkisinde Gelişen Türk - Batı nın Türk Öğrenci: na - Türkçe yayınlanan ilk 2. Edebi

Detaylı

YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL

YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL YUNAN'A BEŞ BEŞ Kurtuluş Savaşı ndan 7 yıl sonra ilk kez bir Yunan Takımı; Selanik Şampiyonu Aris 1, yurdumuza gelmişti. Bu, temeli atılmakta olan Türk-Yunan Dostluğu çerçevesi

Detaylı

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. İSTİKLÂL MARŞI'MIZ Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. Küçümsemem ama, benzetirim

Detaylı

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 29 EKİM TÖRENLERİ Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 1923 Cumhuriyet ilân edildi. Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk

Detaylı

Asya toplumlarında Nevruz Bayramı her yıi coşku ile kutlanır ve ilkbaharın başlangıcı olarak kabul edilir.

Asya toplumlarında Nevruz Bayramı her yıi coşku ile kutlanır ve ilkbaharın başlangıcı olarak kabul edilir. 4/A 2.ÜNİTE SOSYAL BİLGİLER cevap anahta önemli bir sporumuzdur. Geleneksel ülkemizde yapılan en önemli güreş şenliğidir. öğeler geldi. Asya toplumlarında Nevruz Bayramı her yıi coşku ile kutlanır ve ilkbaharın

Detaylı

1896 Askeri Rüştüye'de Mustafa adlı ğretmeninin kendisine Kemal adını verdiği Mustafa Kemal, Manastır Askeri İdadisi (Lisesi)'ne geçti.

1896 Askeri Rüştüye'de Mustafa adlı ğretmeninin kendisine Kemal adını verdiği Mustafa Kemal, Manastır Askeri İdadisi (Lisesi)'ne geçti. 1881 Mustafa'nın Selanik'te doğuşu 1893 Mustafa'nın Selanik Askeri Rştiyesi'ne yazılması, 1896 Askeri Rüştüye'de Mustafa adlı ğretmeninin kendisine Kemal adını verdiği Mustafa Kemal, Manastır Askeri İdadisi

Detaylı

Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım!

Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım! Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım! Eskiden devletimizin adı Osmanlı Ġmparatorluğu idi. Başımızda padişah vardı. Egemenlik haklarımız padişahın elindeydi. Başkentimiz Ġstanbul du. 19 Mayıs 1919 da Mustafa

Detaylı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST 1 1) Türklerin Anadolu ya gelmeden önce

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

7.2 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında (Proceedings) basılan bildiriler

7.2 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında (Proceedings) basılan bildiriler 1. Adı Soyadı : HALE TORUN 2. Doğum Tarihi : 07.07.1972 3. Ünvanı : Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Marmara Üniversitesi 1994 Y.Lisans Radyo Televizyon ve

Detaylı

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN. Yazar Editör Pazartesi, 28 Ekim 2013 10:34

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN. Yazar Editör Pazartesi, 28 Ekim 2013 10:34 Pazartesi 28 Ekim 2013 10:34 Cumhuriyetimiz gün 90 yıllık dev bir çınardır Bu çınarın kökleri o kadar sağlamdır ki; varlığı mıza birliğimize dirliğimize kasteden kim ne olursa olsun karşısında dimdik durabilmektedir

Detaylı

2016 YILI HAKEM VİZESİ GENEL SONUÇ LİSTESİ / 24-27 ARALIK 2015 - KOCAELİ

2016 YILI HAKEM VİZESİ GENEL SONUÇ LİSTESİ / 24-27 ARALIK 2015 - KOCAELİ SIRA NO ADI SOYADI İLİ LİSANSI KUMİTE SECİLDİĞ İ KONUM KATA SECİLDİĞ İ KONUM 2016 YILI HAKEM VİZESİ GENEL SONUÇ LİSTESİ / 24-27 ARALIK 2015 - KOCAELİ TERFİ SONUÇLARI 1 TİMUR ÖZDEMİR BURSA U.ARASI ORTA

Detaylı

1881: Selanik te doğdu.

1881: Selanik te doğdu. 1881: Selanik te doğdu. 1893: Askeri Rüştiye ye girdi ve Kemal adını aldı. 1895: Selanik Askeri Rüştiyesi ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi ne girdi. 1899 Mart 13: İstanbul Harp Okulu Piyade sınıfına

Detaylı

UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ

UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ Yrd. Doç. Dr. A. Poyraz GÜRSON Atılım Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü Dr. A. Poyraz Gürson, İlk-ortaöğretim ve liseyi İzmir Karşıyaka'da tamamlamayı müteakip

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Ali Rıza Malkoç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Ali Rıza Malkoç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

1. Hafta Şifreleri 1.HAFTA. SELAM Beni tanıdın mı? Ben MĐKĐ.

1. Hafta Şifreleri 1.HAFTA. SELAM Beni tanıdın mı? Ben MĐKĐ. SELAM Beni tanıdın mı? Ben MĐKĐ. Seninle bu hafta yani 18 Haziran 26 Haziran arasında beraberiz. Sana hangi günler hangi dersleri yapacağını ben söyleyeceğim. Benim söylediğim tarihlerde ödevini yapacaksın.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖĞRENİM DURUMU Lisans: 1976-1980 Doç. Dr. Rıza BAĞCI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ/TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Yüksek Lisans: 1984-1987 EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA 1 Kütahya- Eskişehir Savaşı nda ordumuz Sakarya Nehri nin doğusuna çekilmişti. 2 TEKÂLİF-İ MİLLİYE NİN SAKARYA SAVAŞI NA ETKİSİ Tekâlif-i Milliye kararları daha uygulamaya yeni başlandığı için Sakarya

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com GÜNLÜK (GÜNCE) 1 GÜNLÜK Öğretmeye bağlı, gerçekçi anlatım türlerinden biri olan günlükler, bir kişinin önemli ve kayda değer bulduğu olayları, gözlem, izlenim duygu düşünce ve hayallerini günü gününe tarih

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2010-2011 ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM 11. SINIF MF-DİL GRUBU GRUBU TÜRK EDEBİYATI DERSİ III

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2010-2011 ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM 11. SINIF MF-DİL GRUBU GRUBU TÜRK EDEBİYATI DERSİ III ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2010-2011 ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM 11. SINIF MF-DİL GRUBU GRUBU TÜRK EDEBİYATI DERSİ III. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı:

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990 AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Önder PAKER 2. Doğum Tarihi: 27.05.1960 3. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tiyatro Dokuz Eylül Üniversitesi 1982 Yüksek Lisans

Detaylı

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere bağlaç denir. BAĞLAÇ Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir. Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına anlamı olmayan sözcüklerdir. Bağlaçlar her

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı.

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı. Server Dede Sultanahmet Meydanı nda Tapu ve Kadastro Müdürlük binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın baş kitabede buradan yatan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Mustafa MÜJDECİ 2. Doğum Tarihi-Yeri: 30.07.1978 - Yerköy 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. (Çankırı Karatekin Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) 4. Medeni Durumu: Evli

Detaylı

KOTAN A Personelinden Uğurlama

KOTAN A Personelinden Uğurlama KOTAN A Personelinden Uğurlama Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü görevinden Ankara Sosyal Güvelik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişliğine atanan Mahmut KOTAN A, kurum yöneticileri ve

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ KİMLİK BİLGİLERİ

ÖZGEÇMİŞ KİMLİK BİLGİLERİ ÖZGEÇMİŞ KİMLİK BİLGİLERİ Adı ve Soyadı: Arif KOLAY Doğum Yeri: Kütahya Doğum Tarihi: 17.03.1973 Medeni Hali: Evli Yabancı Dil: İngilizce Yabancı Dil Puanları: ÜDS: 60 KPDS: 61 Bölümü/Anabilim Dalı: Tarih

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

EVRAK EKSİKLİĞİ NEDENİ İLE VİZE TALEBİ GERÇEKLEŞTİRİLMEYEN DENETÇİ LİSTESİ ADI SOYADI DENETÇİ NO EKSİK EVRAK NEDENİ

EVRAK EKSİKLİĞİ NEDENİ İLE VİZE TALEBİ GERÇEKLEŞTİRİLMEYEN DENETÇİ LİSTESİ ADI SOYADI DENETÇİ NO EKSİK EVRAK NEDENİ EVRAK EKSİKLİĞİ NEDENİ İLE VİZE TALEBİ GERÇEKLEŞTİRİLMEYEN DENETÇİ LİSTESİ ADI SOYADI DENETÇİ NO EKSİK EVRAK NEDENİ Abdullah ACAR 2058 05.01.2012 tarihine kadar cezalı olduğundan vize işlemi yapılmamıştır.

Detaylı