Tabloid habercilik. Ayşe İnal

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Tabloid habercilik. Ayşe İnal"

Transkript

1 Tabloid habercilik Ayşe İnal Tabloidler, küçük boyutta düzenli olarak çıkan gazetelerdir. Sayfa sayılarının az olması, kolay erişime sahip olmaları, kısa zamanda okunup tüketilmeleri, resimler ve çarpıcı başlıklarla haberlerin sunulması, tabloid basını ciddi/fikir gazetelerinin (prestige press) alternatifi haline getirmiştir. Bugün tabloid sözcüğü, bu küçük boyutlu gazetelerin yaptıkları habercilik biçimini işaret etmek için kullanılır hale gelmiştir. Peter A. Bruck un (1992: 111) belirttiği gibi, gazetelerin hangi ölçekte çıktıkları onların bir kültürel biçim olarak nasıl bir habercilik yaptıklarının tek göstergesi değildir. Örneğin bir Alman gazetesi olan Bild Zeitung un sayfa boyutları büyük ve sayfa sayısı fazla da olsa dünyanın en çok satan tabloidlerinden biri olmuştur. Ayrıca sayfa büyüklüğü bakımından tabloidlere benzer olan, ancak yaptığı habercilik dikkate alındığında ciddi/fikir gazeteleri olan yayınlar da mevcuttur. Burada önemle üstünde durulması gereken konu, tabloid sözcüğü ile nasıl bir habercilikten söz edildiğidir. Ünlü kişilerin özel yaşamları hakkındaki dedikodular, kısa sürede zengin olma, ünlü olma öyküleri, çarpıcı felaket haberleri, bireysel suç öyküleri, tabloid gazetelerle ortaya çıkan ancak bugün başta televizyon olmak üzere farklı iletişim ortamları içine sızan habercilik biçimine dönüşmüştür. Bir dizi haber değeri, bu habercilikle birlikte yaygınlaşmış ve neredeyse tüm dünyada kabul görür hale gelmiştir. Bu nedenle tabloid basın sözcüğünden çok tab- Televizyon haberciliğinde etik sorunlar < 163

2 loid formatlar dan söz etmek daha anlamlı ve kapsayıcı bir yaklaşım oluşturmaktadır. Tabloid formatların temel özelliği olayları haberleştirirken, izleyicinin ilgisini çekecek, izleyicide merak uyandıracak yönlerini öne çıkartarak, olayları seyirlik bir anlatıya dönüştürmeleridir. Bu seyirlik öyküler çoğunlukla ünlülerin özel yaşamlarına odaklansalar da, günümüzde sokaktaki insanın başına gelen felaketler gittikçe daha fazla tabloid formatların konusunu oluşturmaktadır (Garnham, 2000). Bugün Türkiye de yayın yapan özel televizyon kanallarının izlencelerine baktığımızda, sokaktaki sıradan insanların yaşantılarının farklı türler içinde gittikçe daha fazla yer bulduğu gözlenmektedir. Bu televizyon türleri, gündüz kuşağında yer alan kadınlara yönelik programlar olabildiği gibi, şans üzerine kurulu yarışma programları da olabilmektedir. Nicholas Garnham ın (2000) da belirttiği gibi, kişilere, özel yaşama, ünlülerin nerelere gidip, neler giyip nasıl eğlendiklerine duyulan ilgi gün geçtikçe daha da artmaktadır. Tabloidleşme olgusuna olumlu yaklaşanlar, bu haber değerleri dolayımı ile sıradan insanların daha görünür olduklarına işaret etseler de, bu görünür olma biçiminin ardında ciddi etik ve politik sorunlar mevcuttur. Sorgulamaya, medyanın işlevlerine ilişkin şu basit soru ile başlamak etik sorunları çerçevelemek açısından yararlı olacaktır: Medya insanları, yaşamlarındaki sorunlardan kaçmak, uzaklaşmak için eğlendirmeli mi, yoksa bu sorunlar ve çözüm yolları hakkında bilgilendirip, düşündürüp, harekete mi geçirmeli? Medyanın işlevlerini sıraladığımızda her ikisinin de aynı önemde olduğu düşünülse de, bugün karşımıza çıkan tablo ikincisinin neredeyse unutulduğunu göstermektedir. Gece geç saatlerde yayına giren birkaç tartışma programı dışında, güncel siyasal, ekonomik ve sosyal sorunları etraflı biçimde ele alan hemen hiçbir programın olmadığı görülmektedir. Tabloid basınla ortaya çıkan anlatı biçimi, günümüzde egemen anlatı biçimine dönüşmüştür. Bu anlatı biçimi, izleyicinin medyadan beklediklerini, okuma ve anlamlandırma süreçlerini de büyük ölçüde biçimlendirmektedir. 164 > Televizyon haberciliğinde etik

3 Tabloidleşme olgusunun toplumsal bağlamı Tabloid basının yerleştirdiği haber değerleri ve anlatı biçiminin bu kadar yaygınlaşmasının nedenlerine iki açıdan yaklaşmak mümkündür. Birincisi, daha çok satma veya izlenme kaygıları ile biçimlenen yayın politikaları, diğer bir deyişle reklam pastasından alınan payı arttırmanın yolu tabloid formatları yaygınlaştırmaktır. On yıllardır, izleyiciye talep ettiklerini sunuyoruz anlayışıyla kendisine yöneltilen eleştirilerden kurtulmaya çalışan medya kuruluşları, yaptıkları haberciliği ve diğer seçimleri liberal piyasa mantığı içinde haklılaştırmaya çalışmışlardır. Ekonomik sermayenin yanı sıra, kültürel sermayenin de eşitsiz dağılımı dikkate alındığında, medya kuruluşlarının bu savunma mantığının içi boş bir yaklaşım olduğu açıktır. Liberal düşünce ve ifade özgürlüğünü, faydacı yaklaşım içinden savunan John Stuart Mill e kulak verirsek, yapılan seçimleri etik olarak desteklenir hale getirenin, sonuçları itibariyle yaratacakları toplumsal çıkar (public good) olduğuna işaret ettiğini görürüz. Bu yaklaşım, seçimi yapan kişiye etik bir sorumluluk yükler. Piyasa mantığına sığınmaksa, tam tersi, etik tartışmayı dışlar, seçimi yapanı sorumluluktan muaf tutar ve seçimi doğrudan taleple açıklar. Burada, 19. ve 20. yüzyıllarda gelişen siyasal liberalizm tartışmaları ile ekonomik liberalizmin üzerine kurulu olduğu mantığın kısmi bir kopuşunun izini sürmek mümkündür. İkinci olarak, sansasyonel, özel yaşama odaklanan ve bireye ait durum ve yaşantıları seyirlik hale getiren bir habercilik (programcılık) biçiminin rağbet görmesi, talep edilip çokça tüketilmesi, sadece ekonomik dinamikler ve çıkarlarla açıklanamayacak siyasal/kültürel bir sorundur ve etik açıdan bu toplumsal bağlam içinde sorgulanmalıdır. Bu sorunu açmak ve daha ayrıntılı bir biçimde anlamak istiyorsak, haber anlatısını daha geniş ve bütünlüklü bir bakış açısıyla ele almamız gereklidir. Haberin nasıl bir anlatı olduğuna ilişkin temel ilke, haber anlatısının bir olaya dayanması (facticity) ilkesidir. Bu ilke aynı zamanda yerleşik liberal gazetecilik etiğinin temel önermesidir. Hangi olayların haber olacağı ise, yaygın biçimde kabul gören haber değerlerinin süzgecinden geçerek belirlenir. Haber değerleri, yayın kuruluşları ile izleyicilerin buluş- Televizyon haberciliğinde etik sorunlar < 165

4 tukları yerde oluşur ve biçimlenir, haber anlatısı da öyle. Tuchman ın (1978) belirttiği gibi, olay haber olurken, anlatılırken (resimler, görüntüler seçilirken, başlıklar atılırken vb.), gazeteciler haber değerlerini de oluştururlar. Gazeteci, çalıştığı ekonomik ve kültürel ortama ne kadar duyarlıysa, uyumluysa, okuyucu ve izleyicisinin ne kadar- sesi ve sözü olabiliyorsa o kadar başarılıdır. Diğer bir deyişle, haber değerleri var olan değer yargıları ve yaşamı anlamlandırma biçimlerinin içinden süzülür. Etik açıdan uygun, sorumlu bir habercilik hangi haber değerlerine dayanmalıdır? sorusu, ne gazetecilerin, ne editörlerin, ne de yayın kuruluşlarının mülkiyetini elinde bulunduranların kafasını fazlaca meşgul eden bir soru olmamıştır. Haber değerlerini masaya yatırarak etik açıdan bir arayışa girmek yerine, ardına sığınılan, gazetecilerin bireysel yetenekleri olmuştur. To have a nose for news ifadesi, batı kaynaklı habercilik pratikleri içinde biçimlenmiş bir ilke olsa da Türkçe de de ifadesini bulmuştur: Gazeteciler haber kokusu alırlar. Bugün tabloid haberciliğin müşterisine dönüşmüş kitlelerin günlük yaşamlarını, dünyayı anlama, anlamlandırma biçimlerini dikkate aldığımızda, bu insanların pek çoğunun çevrelerinde yaşayan diğer insanların özel yaşamları ile fazlaca ilgili olduklarını görmek şaşırtıcı değildir. Oturdukları apartmanda, mahallede yaşayan diğerlerinin, çalıştıkları kurumdaki diğer insanların ne yapıp ettikleri; ar, namus, iffet vb. kavramları etrafında yaşamlarını nasıl biçimlendirdikleri, pek çok insanın günlük yaşamlarında yaptıkları haberciliğin temel haber değerleridir. İşi gücü bir tarafa bırakıp aşağı mahalledeki yangını izlemeye gitmek; bir patlamanın üstüne, yıkıntıları göreyim diyerek yaşamını tehlikeye atmak; her akşam, acaba bu yarışmacı ne kadar şanslı, ne kazanacak? diyerek ekranın önünde mıhlanıp kalmak sıkça rastladığımız durumlar değil midir? Tabloid habercilik ve tabloidleşmenin içine sızdığı programlar, günlük yaşamın, günlük iletişimin üzerine kurulu olduğu haber değerlerini kullanır. Kısaca söylemek gerekirse, tabloid basının haber değerlerini gazeteciler keşfetmemişlerdir. Onlar kültürün içine gömülü olana kulak vermişler, izleyicinin neyi seyretmek, gözetlemek istediğini hissetmişler, anlamışlar ve bunu pekiştirecek bir haberciliği seçmişlerdir. 166 > Televizyon haberciliğinde etik

5 Kültürün içine gömülü haber değerlerini bulup, bunları kullanarak okuyucu ve izleyici sayılarını arttırmaya yönelik bu tarz bir habercilik medyayı etik sorgulamadan elbette muaf tutmaz. Varlığını liberal demokratik değerlere yaslayarak, bir yandan dördüncü kuvvet olarak çoğulculuğun savunusunu yapan, diğer yandan, yasama ve yürütmeyi denetleyip kontrol ettiğini iddia eden medya, insanları düşündürmek yerine bütünüyle eğlendirmeye yönelik bir habercilik için etik açıdan meşru bir zemin bulamaz. Tabloidleşme ile karşımıza çıkan etik sorunlar Burada karşımıza çıkan etik ve politik sorunları yine iki boyutta tartışmamız gereklidir. Öncelikle bu sorunlar, yukarıda da belirtildiği gibi, bir yönü ile kişisel (yaşamı anlamlandırma biçimlerimize dair) sorunlardır. Diğer yandan, tarihsel olarak ele alınması ve anlaşılması gereken sorunlardır. Etik sorunlar bireyseldir. Her insan çevresinde olup bitenleri öğrenmek ve öğrenirken eşzamanlı olarak anlamak, yorumlamak ve bir özne olarak iyi/kötü, doğru/yanlış ekseni içinde konumlanmak ister. Diğer bir deyişle medyaya ilişkin etik sorunları ele alırken izleyici ve okuyucuları psişik ve bilişsel (cognitive) boyutlar içinde ele almamız gerekir. Stephanie Morgenstern in (1992) belirttiği gibi herkesin kendi yaşamına dair kuramları vardır. Bu kuramlar, akademik kuramlardan daha az sistematik olsalar da, öznelerin yaşama dair anlamlarının içinde örüldüğü bakış açılarıdır. Pek çoğumuz, bu anlamları sarsıp yerinden edecek iletişim biçimleri yerine bunları onaylayıp pekiştirecek iletişim ortamlarını tercih ederiz. Mahalle haberciliği (dedikodusu) bu varoluş biçimi içinde işlevsel ve önemlidir. Tabloid habercilik de, öznenin yetişip büyüdüğü, biçimlendiği ortamlar içinde yaşama dair doğru/yanlış, iyi/kötü, namuslu/namussuz, kabullenilir/dışlanması gereken vb. zihinsel örüntülerini pekiştirecek, onaylayacak ve destekleyecek biçimde işler. Bir ünlünün nereye gittiği, nasıl eğlendiği, kimlerle gezdiği, nasıl bir rezalet çıkardığı vb., tabloid basının ve tabloid haber değerleri üzerine kurulu diğer türlerin temel Televizyon haberciliğinde etik sorunlar < 167

6 odak noktalarından birini oluştururken, izleyiciye iki yönlü bir seçim sunulur. Gözetleyin ve yargılayın (kınayın, dışlayın) veya öykünün (siz de bir ünlü olma şansı yakalamaya çalışın) ya da ikisi birden. Seyirlik anlatılar karşısında, izleyenin/gözetleyenin özdeşleşme biçimi kaygan bir zeminde oluşur (Ellis, 1982; Boileau, 2007). Hem olmak istemek, hem de olamadığı için kınamak ve dışlamak. Tabloid haber değerleri, izleyici ve okuyucusunu bu kaygan zeminde konumlandırırken, ondan etik bir duruş beklemek yerine, kendisini metnin hazzına bırakmasını ister. Ancak bu haz, Barthes ın jouissance kavramı ile işaret ettiği sarsıcı bir deneyim değil, popüler metinlerin tüketilmesinde ortaya çıkan ve izleyiciyi ideolojik olarak rahatlatan bir zevk alma biçimidir (1976). Mahalleliden ünlülere (ya da ötekilere) kaydırılan bu ilgi öylesine sınırlanamaz boyutlara varır ki, Diana yı takip eden paparazziler izleyicinin gözü olur. Medya okuyucusu, bir yandan, çok sevildik bir insanın hayatını kaybetmesine neden olan bu kişileri kınarken, diğer yandan için için- olayla ilgili son dakika görüntülerini merakla bekler. Diğer bir deyişle, tabloid haberciliğin izleyiciden beklediği iki yüzlü bir tavırdır. Bir yandan her şeyi göreyim ve sonuna kadar izleyeyim, diğer yandan izlediğim bu olayın sorumlusu ben olmayayım. Ancak benim yerime başkaları olsun Burada; onu benim yerime izleyen paparazziler Ünlülerin özel yaşamları ile performansları arasındaki sınırın, 1970 lere kadar kısmen de olsa korunduğunu varsayabiliriz. Örneğin Elvis, yaşamının sonuna dek mahremiyetini korumaya çalışan, belki de geçen yüzyılın en popüler kişisiydi. Monroe ise bu sınırı korumayı beceremeyen bir ünlüydü. Sonuçta, her ikisi de, tabloid habercilik karşısında yenik düştüler. Ölümlerinden sonra, mahremiyete dair, ulaşılan her bilgi, tabloid habercilik içinde kullanıldı lerin tam ortasında, mahremiyetin bu denli gözler önüne serilmesi, neredeyse ters döndü ve ölümlerinden sonra onları ölümsüz yaptı. Popüler kültür içinde ünlü olmaya dair bu bilgiyi bilinçli biçimde ve endüstrinin faydası için kullanan figür Madonna oldu. Madonna, 1980 lerde özel yaşamını seyirlik bir anlatıya dönüştürürken, Elvis ve Monroe gibi bir kurban değil, gittikçe tabloidleşen medyanın bilinçli bir metin yazarıydı. 168 > Televizyon haberciliğinde etik

7 Tabloid basının ilgisini oluşturan, ister bir ünlü, ister gittikçe daha fazlasokaktaki insanın yaşamı olsun, izleyici, öteki insanların özel yaşamlarına neden bu kadar teklifsiz bir merak duyuyor ve niçin özel yaşamın korunmasına ilişkin liberal demokratik prensiplere ilişkin hiçbir kaygı taşımıyor? sorusu, endüstri ile izleyicinin buluştuğu, ancak etik açıdan sorunlu bir durumu sorgulamaya açar. Bu soru, bizi diğer bir soruya götürecektir; Bireycilik (individualism) üzerine kurulu liberal düşünce, bir yandan mahremiyeti yasal olarak korur gibi gözükürken, diğer yandan tabloidleşme ile birlikte, mahrem olanın görünür olmasına kayıtsız mı? Bu soruları yanıtlarken, gazetecilik etiği içindeki tartışmaların nereye odaklandığının izini sürmekte yarar vardır. Haber yapılan olay, sıradan insanların yaşamı ise durum farklıdır. Ancak Andrew Belsey in de belirttiği gibi demokrasilerde güç sahibi olanlar, yaşamlarının özel ve kamusal alanları arasında sınırın nerede biteceğine kendileri karar veremezler. (1998: 103). Ancak ironik olan şudur: Siyasal, askeri ve ekonomik seçkinler ve kısmen sınırlı da olsa büyük ölçüde sembolik seçkinler, iletişim kanallarını kontrol etme ve kendi özel yaşamlarını kamudan uzak tutma gücünü de yine en fazla ellerinde bulunduranlardır. Basit bir örnek vermek gerekirse, çocuğu, ebeveynleri ile kötü bir kavga sonucu evden kaçan kişi, toplumsal konumu itibariyle etkili bir kişi ise, iletişim kanallarını çeşitli biçimlerde kontrol ederek bu konunun haber yapılmasını engelleyebilirken, sıradan insanların böyle bir kontrol gücü yoktur. Bir başka somut örnek ise, Türkiye de gece yarıları yapılan arama operasyonları ile sanık olarak karakola, sorguya alınan insanların durumudur. Bu sanıklar eğer, bir banka yolsuzluğu veya sürmekte olan Ergenekon operasyonu gibi kamuoyunun bildiği konulardan dolayı bu davranışlarla karşılaşmışlarsa, yandaşları, kendi görüşlerini paylaşanlar, ortak çıkar grupları tarafından medyada korunmuşlar, bu kişiler ya da doğrudan gazeteciler, yapılan haksızlığın altını çizmişlerdir. Ancak hepimiz biliyoruz veya bilmeliyiz ki, Türkiye de on yıllardır gece evlerinden alınıp sorgulanan sıradan insanların, gençlerin hakları medya tarafından benzer biçimde korunmadığı gibi, çoğu zaman bu olayların Televizyon haberciliğinde etik sorunlar < 169

8 üstü örtülmüş ve olaylar medya tarafından kamu vicdanının dışına atılmaya çalışılmıştır. Bu olayların hiç mi haber değeri yoktur? Tabloid basının haber değerleri içinde kurulan haberlerde de, bunun dışında kalan sosyal ve siyasal konulara odaklanan haberlerde de karşımıza benzer bir olgu çıkmaktadır. Haber medyası sıradan insanların özel yaşamlarına hiçbir sosyal sorumluluk anlayışı içinden destek bulamasa da- daha kolay müdahale edebilmekte, tam tersi, özel yaşamları, kamuya mal oldukları için daha aleniyet kazanması düşünülebilecek kişilere ise daha az dokunabilmektedir. Etik açıdan savunulamaz durumdaki bu yaygın pratik, bizlere, medyaya ilişkin etik tartışmaların medya ile ilgili diğer sorunlardan ve genel olarak siyasal kültür içinde yerleşmiş yaygın pratiklerden, diğer bir deyişle siyasal etikten ayrılmayacağını sergilemektedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, özel yaşama yönelik ilgi sadece kültürel değil tarihsel bir olgudur. Bunu daha iyi anlamak ve tabloidleşme olgusunu tarihsel bağlamına oturtmak için, anlatıların tarih içindeki işlev ve konumlarına dikkatimizi yöneltmemiz gerekir. Her çağ, her siyasal düzen, her kültür, kendi anlatısını oluşturmuştur. Ancak, bu tarihsel bağlamlarının sınırlarını aşarak, insana ilişkin evrensel olan değer ve çelişkileri temsil eden anlatılar kalıcı olabilmiş ve edebi geleneğin köşe taşlarını oluşturmuşlardır. Tabloid anlatıları, hem popüler kültür hem de kitle kültürü içinde anlamamız gerekir. Sözlü kültür içinde üretilen anlatılar ancak uzlaşımsal bir anlatıya veya bir türe dönüştüklerinde kalıcı olur. Buradan yola çıkarak eski çağların, sözlü kültürü içine yerleşmiş, sosyal kontrol aracılığı yapan anlatılarına ulaşmamız ikinci el kaynaklar dışında mümkün değildir. Çağımızın ilkel toplulukları üzerine yapılan çalışmalar, mitlerin nasıl bir toplumsal kontrol işlevine sahip olduğunu göstermiştir. Sözlü kültür içinden gelen mitler ve epik anlatılar, bireye ait olan duygu, düşünce ve yaşantılardan çok topluma ait olan ortak anlamlara odaklanır. Yeni gelişmekte olan edebi türlerin habercisi sayılabilecek örneklerden biri olan Bocaccio nin Dekameron hikayeleri, özel yaşama ilişkin genelleşmiş olayları anlatır. Özel hayatın ve bireyin anlatısı olan romanın 170 > Televizyon haberciliğinde etik

9 arayış döneminde ise yazar, anlattığı olaylar karşısında kendi yargısını gizlemez, kahramanını nesnelleşerek mesafelendirmez. Nihayet, 19. yüzyıl romanında anlatının birey üzerine odaklandığını ve yazarın nesnel bir mesafeden kahramanlarının başına gelenleri anlattığını görürüz. Günümüzün tabloid haberciliğinin köklerini de burada aramalıyız. Çünkü aynı yüzyılda gazeteler kapitalist birer işletme gibi örgütlenmeye başlandığında günümüz haberciliğinin ve haber değerlerinin de temelleri atılmıştır. Murat Belge nin işaret ettiği gibi roman edebiyatın, genelden özele, evrenselden tikele dönüşümü sonucunda ortaya çıkmış bir türdür (2006: 34). Romanın özü, bireysel kişi ve olayları, bir gerçeklik ve edimlilik (actuality) havası içinde anlatmaktır. (35). Roman, burjuvazi ile birlikte ortaya çıkmıştır. Felsefi kökleri, türe özgü olan bireycilik ve özel olanın sergilenmesi, liberalizmin sözleşme fikrinde gömülü olan mülkiyete dayanan bireycilik anlayışı içinde aranmalıdır. Nasıl günümüzde egemen olan basın ve düşünce özgürlüğü düşüncesinin köklerini sözleşme fikrinde arıyorsak, tabloid basının özel yaşantılara odaklanmasının, özeli önemli kılmasının ardında da aynı gelenek vardır. Ancak burada yine karşımıza bir çelişki ve etik sorun çıkmaktadır. Sözleşme düşüncesine dayanan liberal özgürlükler bir yandan liberal bireyciliğin temelini atarak bireye ait olan özel yaşantıları önemli kılıyorsa, diğer yandan, özel yaşamın korunması düşüncesi de aynı liberal felsefede mevcuttur. Medya bu ikincisini çoğu zaman gözden kaçırmakta ve habere konu olan, siyasal ve hukuksal haklarından habersiz, bunları korumak için gereken olanaklara sahip olmayan sıradan insanlar olduğunda, bu hakları kolayca çiğneyebilmektedir. 19. yüz yılın bir başka özelliği burjuva gerçekçiliğinin yaygın bir yazma biçimine dönüşmesidir. Gerçekçilik edebiyat kaynaklı olsa da, zaman içinde popüler türlerin içine yerleşmiştir. Haber de gerçekçi gelenek üzerine oturmuş bir türdür. Bu kitapta yer alan bir diğer yazıda da belirttiğimiz gibi, gerçekçi metinlerde gösteren, doğrudan göndergeyi ( gerçeği ) temsil ediyor izlenimi yaratılır. Dolayısıyla, yazılı basında ya da televizyonda, özel yaşama (veya başka konulara) dair olayların üzerine kurulan haberlerde, izleyici ve okuyucular, adeta komşunun Televizyon haberciliğinde etik sorunlar < 171

10 kapısını gözetler gibi, ünlülerin veya olağandışı olaylar yaşamış sıradan insanların yaşantılarını gözetleme fırsatı bulabilmektedir. Bruck (1992), televizyonun gerçeklik etkisinin altını çizerken, pek çok izleyici için görmenin inanmak olduğunun altını çizer. Tabloidleşen formatlar ise yarattıkları kriz ve skandallarla izleyiciyi seyretmenin hazzı içinde konumlandırmaktadır. Elbette bir edebi anlatı olan roman ile kitleye yönelik olan ve satılmayı amaçlayan haber arasında benzerlikler olsa da önemli farklılıklar da mevcuttur. Yine de her ikisinin de, bireyin yaşantılarına odaklandığını ve bu yaşantılara aleniyet kazandırdığını yadsıyamayız. Roman, yazarın kişisel yaşantı ve gözlemlerinin, birikiminin zihinsel süzgecinden geçerek anlatılmasıysa, haber doğrudan gerçek olayları, gazetecilerin, yeniden kurarak bizlere anlatması ile oluşur. 19. yüzyıl yayın geleneği, bu yüzyılda ortaya çıkan haber değerleri ve tabloid basın üzerine kurulan tabloid formatlar özel yaşamı seyirlik hale getirmektedirler. Suç, özellikle cinsellik içeren suçlar, yine cinsellik içeren aykırı davranışlar ve bunlarla birlikte kadın bedeninin teşhiri, tabloidleşmeyle eşzamanlı gelişen haberciliğin bir sonucudur. Tabloid formatlar içinde biçimlenen haber değerleri dolayımıyla, bireye ait olan (suç, cinsellik, skandallar vb.) haber yapılırken, haber olan olayın toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel bağlamı gözlerden silinir. Roman ise en azından popüler olmayan klasik yapıtlar haberin tersine, roman kişisinin yaşadığı toplumun siyasal, ekonomik ve sosyal sorunlarını sergiler. Burada karşımıza çıkan etik sorunlar iki boyutta ele alınabilir. Birincisi, yukarıda da değindiğimiz bilindik etik tartışmadır: Medya bireyin özel yaşamına ne kadar girebilir ve neleri sergileyebilir? İkincisi, etik sorunlar kapsamına çokça alınmayan, ancak haber medyası üzerine yapılan eleştirilerde sıkça altı çizilen bir konudur: Medya, olayları ve özellikle de suç olgusunu kişiselleştirerek, toplumsal sorumluluğunu ne ölçüde yerine getirebilmektedir? Diğer bir deyişle, olayların toplumsal bağlamlarından yalıtılarak ele alınması sonucunda, kişisel olanın, siyasal ve sosyal olandan ayrılması sorunludur. 172 > Televizyon haberciliğinde etik

11 Dünyanın en önemli ve hemen her yere erişimi olan iki büyük haber kanalı CNN ve BBC World, Uzak Doğu da yaşanan tsunami felaketi sonrasında, bu felaketin sorumlularını sorgulayan tek bir program dışında, olayı eleştirel biçimde ele alan haber veya program yapmamışlardır. Türkiye gibi uzak ülkelerde olan depremlerin şiddetini, Kandilli kadar ya da ondan daha yüksek kesinlikle ölçen ABD ve kendisi tsunamilerden mağdur olup ayrıntılı ölçüm teknikleri geliştiren Japonya nın, neden denizin ortasında olan bu yer sarsıntısını belirleyip yetkilileri bilgilendirmedikleri sorgulanmamıştır. Dalgaların vurduğu ve binlerce insanın öldüğü yerleşim yerlerine, neden resmi kanallar tarafından bilgi ulaştırılmadığı yine hiçbir haber ve programda araştırılmamıştır. CNN de yayınlanan tek bir programda, BBC ve CNN den birer yetkili çağrılarak düşünceleri sorulmuş, onlar da eğer kendilerinden istenmiş olsaydı yayınlarını durdurarak bu felaketten yöre halkını haberdar edeceklerini bildirerek, sorumluluğu üzerlerinden atmaya çalışmışlardır. Felaketin üzerinden günler geçtikçe, kanallarda (özellikle CNN de) bireysel kurtarma/kahramanlık öyküleri daha sık yer almaya başlamış ve bu kadar önemli bir doğal felaket, bağlamından yalıtılarak ve kişisel yaşantılar üzerine kurularak tabloid formatların içine sıkıştırılmaya çalışılmıştır. Felaket anı amatörlerce yakalandığından, içinden fazla öykü üretilemese de, olay, sonuçları itibariyle seyirlik bir anlatıya dönüştürülmüştür. Benzer bir sorunu, Türkiye de yaşanan 17 Ağustos depremiyle ilgili haberlerde de gözlemek mümkündür. Kurtarma sırasında yaşanan kahramanlıklar ve mucizeler, yaralılara ve yakınlarını arayanlara ilişkin öyküler, bireysel ve toplumsal yardım girişimleri, deprem sonrasında gözlediğimiz haberlerin konusunu oluşturmuştur. Medyamızda deprem, toplumsal, kültürel, yönetsel, ekonomik bir sorun olarak ele alınmazken, konu sorumlu tutulan birkaç yap-satçı ya ve İstanbul da acaba kaç şiddetinde bir deprem olacak? merakına kilitlenmiştir. Sonrasında da her önemli toplumsal felaket gibi- unutulmuştur. Kişiselleştirilen deprem öyküleri bir kahramanı da üretmiştir; sevimli deprem dede Ahmet Mete Işıkara. Işıkara, depremin ona sağladığı popülerlikle ilerleyen yıllarda milletvekili adayı olmuştur. Televizyon haberciliğinde etik sorunlar < 173

12 Yukarıda özellikle seçtiğimiz iki örnekte de, günümüzde medyada gittikçe yaygınlaşan tabloidleşme eğilimi sonucunda, son derece ciddi ve önemli iki olay kişisel öykülere dönüştürülmüş ve sorumlu bir gazetecilik anlayışının dışına taşınmıştır. Toplumsal ve siyasal sorunlar ve sorumluluklar sorgulanmazken, kişisel olan yaşantılar ön plana çıkartılmıştır. Her iki olay da, medyadaki yaygın tabloidleşme eğiliminden kurtulamamıştır. Bugün tabloid formatların içine giren, kimi zaman yoksul bir simitçinin milli piyangodan milyarlar kazanmasıysa, kimi zaman bir ünlünün aşk skandalıysa, kimi zaman da, kişiselleştirilmiş bir suç veya yukarıdaki gibi bir kurtarma/kahramanlık serüvenidir. Olayların arka planına ve bağlamına yer verilmediği sürece, konu ister Britney Spears ın boşanması sırasında yaşadığı sıkıntılar olsun, ister sıradan insanların aile içi şiddet davranışları olsun, ister tsunami sonrasında, içinde yaşadığı topluluğu uyararak dağlara çıkaran gencin kahramanlık serüveni olsun, hepsi aynı düzlemde aynı etik sorunları içeren haberlerdir. İlkinde, medya endüstrisinin şişirip üzerinden para kazandığı bir genç kızın ruh haline, ikincisinde, ekonomik ve kültürel sorunlar içinde boğulmakta olan insanların durumuna, üçüncüsünde de, binlerce insanın ölümüne neden olan ihmallere dikkat çekilmezken, bireye ait olan, kişisel olan öne çıkartılmış ve izleyiciye içinde yaşadığı toplumu, ekonomik sistemi, kültürü, dünyayı sorgulamaya yöneltecek bir çerçeve sunulmamıştır. İzleyicilere istediklerini veriyoruz anlayışı üzerine kurulu bir piyasa mantığı, medyanın bu vurdumduymaz tutumunu etik açıdan haklılaştırabilir mi? İzleyiciyi suç ortağı yapmak mı? Düşündürmek mi? Tabloid basın ile birlikte gelişen ancak bu gün tabloidleşen diğer formatların/türlerin içine sızan habercilik anlayışı, yukarıda da altı çizildiği gibi izleyiciyi bir ötekinin yaşamını seyreden olarak konumlandırır. İzleyici ve magazin muhabirleri, izleyici ve kadınlara yönelik gündüz programlarının sunucuları, izleyici ve adli olayları araştıran muhabirler aynı gözetleme olgusunun suç ortaklarıdır. Tabloid haberciliğin öne çıkardığı olumsuz olayların (negativity) haber değerine sahip olduğu anlayışı, izleyici ve haberci/programcıların buluştuğu haber değeridir. Yine yuka- 174 > Televizyon haberciliğinde etik

13 rıda belirtildiği gibi, izleyici, kendi günlük yaşamında ötekiler in özel yaşamında olumsuz olanı merak eder ve günlük iletişim ortamlarında bu olayları aktararak yeniden üretir. Bu yeniden üretme sürecinde, olayı yorumlar; değerlerinin, ideolojisinin süzgecinden geçirir ve aktörleri yargılar. Tabloid basın ve bu haber değerlerinin içine sızdığı diğer programlar da, benzer biçimde, kişisel olanı, özel yaşama dair olanı alenileştirir ve bunu yaparken yaygın değer yargılarını yeniden üretir. Tsunami sonrası köyünü kurtaran genç kahramanlaşır, evinden kaçan, babasına başkaldıran genç kız ise kınanır ve dışlanır. Ünlülerin yaşamı seyirlikleştirilirken, izleyici bir yandan öykünür, diğer yandan bazı olaylar karşısında onları yargılar, kınar. Sonuçta, tabloid haber değerleri dolayımıyla toplumsal olan kişiselleştirilir. Bu yazının başında tabloidleşme olgusunu kavramak için sormamız gereken sorunun medyanın işlevlerine dair bir soru olduğunu belirttik. Medya insanları sadece eğlendirmeli mi, yoksa onları düşündürmeli mi? Ya da en azından, onları eğlendirirken bir yandan da düşündürmeli mi? Tabloid formatlar, eğlenmek, hoşça zaman geçirmek, en fazlası başlarına kötü yaşantılar, bireysel felaketler gelmiş olanlara acıyarak, üzülerek bakmak içindir. Olayların toplumsal bağlamından yalıtılarak kişiselleştirilmesi izleyiciyi düşündürmez. İzleyici, rahat, korunaklı evinde hayatı seyreder ve haline şükreder. Ötekileri yargılarken, seyrettiği olayların içinde geliştiği siyasal, ekonomik ve kültürel ortam hakkında düşünmez. Seyrettiği, çoğu olumsuz olayların arkasında kendisinin de bir payı, sorumluluğu olduğunu aklına getirmez. Tabloidleşme olgusu ile birlikte, izleyici yabancılaşır, politik bir duruş geliştirme kaygısından arınır ve uyku durumuna itilir. Ötekilerin yaşamını izleyerek yargılamak, ötekilerin yaşamı hakkında sorumluluk taşımaktan çok daha kolay ve daha az rahatsız edicidir. Bugün, Türkiye deki özel kanalların süren seriallere yaptığı yatırımın ve diğer program seçimlerinin hangi önceliklerle ve hangi kültürel değerler bağlamında oluştuğunu düşündüğümüzde, tabloidleşme olgusunun aslında metinlerarası bir işleyişinin olduğunu kolayca görebiliriz. Burada kurmaca Televizyon haberciliğinde etik sorunlar < 175

14 olan ve olmayan arasındaki yaygın ayrım yapay bir ayrımdır. Her ikisi içine yerleşen türlerin ortak paydası, kişisel olanı, uzağımızda akıp giden yaşamları yanı başımıza getirmek ve seyirlik bir anlatıya dönüştürmektir. Bireysel olan üzerine kurulu anlatıların edebiyat geleneği içindeki örneği roman olsa da, klasik edebi yapıtlar, bireysel olanı aşar ve bireyi toplumsal bağlamı içinde ele alır. Kırmızı ve Siyah ta Stendhal, Vadideki Zambak ta Balzac, Genç Werther in Acıları nda Goethe, Karamazov Kardeşler de Dostoyevski, Yüzyıllık Yalnızlık ta Marquez, bireysel yaşam öykülerinin ardında duran toplumsal ve siyasal yapıya bakarlar, bireysel yaşantılarda görünür olan toplumsal sorunları günışığına çıkartırlar. Tabloid formatlar ise, toplumsal olanın üstünü örterek sorunları bireysel olgulara indirger. Olayları kişiselleştirirken bize hep aynı şeyi söyler: İyi ve kötü insanlar vardır, doğrular, yanlışlar; güzeller, çirkinler; namuslu ve ahlaksızlar vardır Anlatılansa hep aynı çocuk masalıdır: Kırmızı başlıklı kız annesini dinlemezse kurda yem olur; Hansel ve Grethel in kötü kadınla evlenen babası onları ormana bırakır; Pinokyo babasının sözünü dinlemelidir; Ağustos böceği de karınca gibi kapitalist etik içinde kafasını kaldırmadan çalışmalı, bütün kız çocukları önce Peter Pan ı, sonra da onları sonsuz uykularından öperek uyandıracak beyaz atlı prensi beklemelidir. Başlangıçta çok yakışıklı gözükmese de, size ait olunca, kurbağa da prens olabilir Enrico Morresi (2006) habercilik etiği üzerine yaptığı tartışmada felsefenin sosyoloji karşısında gerileyişi gibi, etiğin de tekniğin karşısında gerilediğine dikkat çekiyor. Başarı nın, en çok izlenecek/okunacak haberi veya programı üretmekle ölçüldüğü bu metinlerarası çıkmazda, etik açıdan bizlere yol gösterici olabilecek örneklerin sayısı parmakla sayılabilecek kadar azdır. Bir kültürel biçim olarak televizyon, kendi anlatı biçimini oluştururken, farklı türlerin içine, süren serialleşmeyi de yerleştirmektedir. Başı sonu olmayan ve uzatılmış bir orta dan oluşan süren serialler, başkalarının hayatını seyirlik hale getirirken, tabloidleşen diğer türler de benzer biçimde işlemektedir. Kevin Robins (1999: 32)., yeni iletişim teknolojileri içinde üretilip yayılan görüntünün çevremize mesafe koymanın, dünyayla doğrudan bağlan- 176 > Televizyon haberciliğinde etik

15 tı kurmanın ürkütücülüğünden kendimizi uzak tutmanın, tecrit etmenin özel olarak modern bir yolu biçiminde geliştiğinin altını çiziyor. Robins e göre asıl mesele, gerçekliğin ürkütücü yanlarından ayrılıp uzaklaşmanın mümkün olup olmadığı değil, gerçekliği giderek görüntü alanımızın dışında kalan, artık gerçek olarak görmediğimiz bir dünyayla yeniden birleşmemizin mümkün olup olmadığıdır (1999: 34). Richard Keeble (2009), tabloidleşme olgusuna karşı bir metin olarak Michael Moore un belgesellerini gösterirken, onun farklı türler arasında kurulan hiyerarşik ilişkiyi aşarak ciddi siyasal eleştiriyi haberin dışına taşıdığına işaret eder. Belki de gelecekte, belgesel sinema, habercilerin yapamadıklarını gerçekleştirecek ve izleyiciyi siyasal eleştiriye davet edecektir. Türsel uzlaşımlar, üretime katılanları yönlendirirken, izleyiciyi de metinlerarası bir okumaya yöneltmektedir. Moore un yaptığı ise, haber olmayan bir anlatı içinde habercilik girişimidir. Doğru etik duruş, politik bir yaklaşım ve bunun için de mücadele gerektirir. Bu mücadele ise, kökenleri tabloid basında da olsa, bugün farklı türlerin içine sızmış anlayışa karşı yeni tür arayışları veya var olan türlerin farklı amaçlar için kullanımı ile mümkündür. Kaynaklar Barthes, Roland (1976). Pleasure of the Text. Çev. Richard Miller. Londra: Jonathan Cape. Belge, Murat (2006). Edebiyat Üstüne Yazılar. İstanbul: İletişim. Belsey, Andrew (1998). Mahremiyet, Aleniyet ve Siyaset. Medya ve Gazetecilikte Etik Sorunlar. A. Belsey ve R. Chadwick (der.) içinde. Çev. Nurçay Türkoğlu. İstanbul: Ayrıntı Boileau, Laurent D. (2007). Psikanaliz ve Dilbilim. Çev. Mehmet Baştürk. Ankara: De Ki. Bruck, Peter A. (1992). Crisis as Spectacle: Tabloid News and the Politics of Outrage. Media, Crisis and Democracy: Mass Communication and the Disruption of Social Order. M. Raboy ve B. Dagenais (der.) içinde. Londra: Sage Ellis, John (1982). Visible Fictions: Cinema: Television: Video. Londra: Routledge and Kegan Paul. Garnham, Nicholas (2000). Emancipation, the Media, and Modernity. Oxford: Oxford University Press. Keeble, Richard (2009). Ethics for Journalist. New York: Routledge. Televizyon haberciliğinde etik sorunlar < 177

16 Morgenstern, Stephanie (1992). The Epistemic Autonomy of Mass Media Audiences. Critical Studies in Mass Communication 9: Morresi, Enrico, (2006). Haber Etiği: Ahlaki Gazeteciliğin Kuruluşu ve Eleştirisi. Çev. Fırat Genç. Ankara: Dost. Robins, Kevin (1999). İmaj: Görmenin Kültür ve Politikası. Çev. Nurçay Türkoğlu. İstanbul: Ayrıntı. Tuchman, Gaye (1978). Making News: A Study in the Construction of Reality. New York: The Free Press. 178 > Televizyon haberciliğinde etik

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU DEĞERLERİMİZ 1. Dürüstlük 2. Saygı 3. Sorumluluk 4. Üretkenlik 5. Farkındalık 6. Hoşgörü EVRENSEL DEĞERLERİMİZ 1. Evrensel kültür birikimine değer veririz. 2. Evrensel ahlak

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLAR KILAVUZU. TTB-UDEK- Etik Çalışma Grubu

UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLAR KILAVUZU. TTB-UDEK- Etik Çalışma Grubu UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLAR KILAVUZU TTB-UDEK- Etik Çalışma Grubu 31 Ekim 2009 TTB-UDEK Etik Çalışma Grubu UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLARI GENEL OLARAK ETİK KURULLAR Etik Kurullar: Tanım Etik

Detaylı

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Sinema ve Televizyon da Etik Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Etik ve Ahlâk Ayrımı Etik gelenek anlamına gelir ve törebilim olarak da adlandırılır. Bir başka deyişle etik, Bireylerin doğru davranış

Detaylı

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014 BİLİMKURGU: BAŞKA BİR VAROLUŞ MÜMKÜN Bilimkurgu bir bakışa göre Samosata lı Lukianos tan (M.S. 2. Yüzyıl) bu yana, başka bir bakışa göre ise 1926 yılında yayımcı Hugo Gernsbeack in scientifiction kelimesini

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

SİZİN WEB SİTENİZ BİR TANEDİR!

SİZİN WEB SİTENİZ BİR TANEDİR! 1 SİZİN WEB SİTENİZ BİR TANEDİR! Tabi şu da bir gerçek ki, sizin siteniz 350 milyon ve hala artmakta olan siteden bir tanesidir. Sitenizin diğerlerinden ayrılması ve ayakta kalması için ne yapabilirsiniz?

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ,

Detaylı

YouTube Türkiye Verileri

YouTube Türkiye Verileri YouTube REKLAMLARI YouTube Türkiye Verileri Aralık 2013 verilerine göre; Türkiye de YouTube tekil kullanıcı sayısı 24.9 milyon kişi İzlenen video sayısı 3,5 milyar video İzleyici başına video 142,4 adet

Detaylı

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU İletişim Nedir? Değişen İletişim Kavramı Yalnızlaşma ve Yabancılaşma Yüzeysel Etkileşim İlgi Eksik Etkileşim Otomatik Etkileşim İletişim Herşeydir! Değişen

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (30 Mart 15 Mayıs 2015)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (30 Mart 15 Mayıs 2015) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (30 Mart 15 Mayıs 2015) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

OĞUZHAN TAŞ Gazetecilik Etiğinin Mesleki Sınırları

OĞUZHAN TAŞ Gazetecilik Etiğinin Mesleki Sınırları OĞUZHAN TAŞ Gazetecilik Etiğinin Mesleki Sınırları OĞUZHAN TAŞ 1979 Ankara doğumlu. 2004 yılından bu yana Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünde öğretim elemanı. Başlıca

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

fizik güncesi ALBERT EINSTEIN DAN 10 HAYAT DERSİ Haftalık E-bülten MARMARİS KAMPÜSÜ

fizik güncesi ALBERT EINSTEIN DAN 10 HAYAT DERSİ Haftalık E-bülten MARMARİS KAMPÜSÜ fizik güncesi MARMARİS KAMPÜSÜ Haftalık E-bülten Sayı: 3 / 13.03.2015 Hazırlayanlar Defne TÜRKER Herkes zekidir. Ancak bir balığı ağaca tırmanma kabiliyetine göre değerlendirirseniz tüm hayatını aptal

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

INDUSTRIAL TRAINING LOGBOOK

INDUSTRIAL TRAINING LOGBOOK GÖRSEL İLETİŞİM BÖLÜMÜ VISUAL COMMUNICATION HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ PUBLIC RELATIONS and ADVERTISING TELEVİZYON HABERCİLİĞİ VE PROGRAMCILIĞI BÖLÜMÜ TELEVISION NEWS REPORTING and YENİ MEDYA

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans. Ankara Üniversitesi 1991 Lisans İletişim Fakültesi/Gazetecilik Gazi Üniversitesi 1995

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans. Ankara Üniversitesi 1991 Lisans İletişim Fakültesi/Gazetecilik Gazi Üniversitesi 1995 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Derya Erdem 2. Doğum Tarihi : 20.09.1972 3. Unvanı 4. Öğrenim Durumu : Yrd. Doç. Dr. : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Ankara Üniversitesi

Detaylı

SİHİRLİ ELLER PROGRAMI

SİHİRLİ ELLER PROGRAMI HEDEF KİTLE Potansiyel Hedef Kitle 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın TV. izleyicisi Programın Hedef Kitlesi 14-65 yaş A,B,C,D,E özellikle kadın TV. izleyicisi Potansiyel hedef kitlemizi 14 yaş ve

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YIL KODU BİRİNCİ YARIYIL BES - 105 Beden Eğitimi ve Spor 0 2 0 GZT - 101 Temel Gazetecilik 3 0 3 GZT - 105 Yazılı ve Sözlü Anlatım 2 2 3 HİL - 107 İşletme Bilimine Giriş 3 0 3 HİL - 111 Sosyal

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi

Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ, YAŞAM ANLATILARI, MİTLER VE TARİH YAZIMI Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi

Detaylı

ADIGÜZEL REHBERLİK. Rehberlik Postası. 2015/Sayı:2

ADIGÜZEL REHBERLİK. Rehberlik Postası. 2015/Sayı:2 1 VERİMLİ DERS ÇALIŞMASI KONUSUNDA VELİLERE ÖNERİLER Anne, baba ve öğretmenlerin öğrenciden genel beklentisi, onların "derslerine çok çalışıp, başarılı olmaları" yönündedir. Beklenti böyle olunca başarısızlığın

Detaylı

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Bilginin sürekli bir gelişme içinde bulunduğu ve bilgi

Detaylı

21.Yüzyıl Öğrenenleri İçin Standartlar

21.Yüzyıl Öğrenenleri İçin Standartlar 30.10.2012 21.Yüzyıl Öğrenenleri İçin Standartlar GENEL DEĞERLER Okuma dünyaya açılan penceredir. Okuma öğrenme, kişisel gelişim ve zevk için temel beceridir. Öğrencilerin bütün içeriklerde ve formatlarda

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Erken Dönem Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Mitolojik Teori Mitlerin Meteorolojik Gelişimi Teorisi Güneş Mitolojist Okul ve Güneş

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi 07-08 Mayıs 2016, Batman ve Hasankeyf En az 12 bin yıllık sürekliliği olan, doğa, kültür ve insanın bütünleştiği, dünyada eşi benzeri olmayan bir kültürel

Detaylı

Eylemlerimiz, genellikle dünyanın doğal döngüleri ile bağlantılıdır.

Eylemlerimiz, genellikle dünyanın doğal döngüleri ile bağlantılıdır. 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel kavramları, insan ve toplum yaşamında

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri Kurucuları ve Okullar ( W. Wundt Okulu,

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır.

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır. Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır. TIP EĞİTİMİNDE SOSYAL PSİKİYATRİ Prof.Dr. Orhan DOĞAN Üsküdar Üniversitesi, İstanbul Tıp eğitiminde psikiyatri Tıp

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE? ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? Prof. Dr. Mukim SAĞIR ÖZET Bu makalede ana dil ve ana dili terimlerinin kullanımları üzerinde durulacaktır. Aralarında nüans olan bu iki terimin Türkçe ve Türk Dili öğretiminde

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla,

OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla, OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla, blok, fen-doğa, yapılandırılmamış oyuncak, müzik, sanat)

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU Kültegin Ögel Ceyda Y. Eke Nazlı Erdoğan Sevil Taner Bilge Erol İstanbul 2005 Kaynak gösterme Ögel K, Eke C, Erdoğan N, Taner S, Erol B. İstanbul

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

AVARE TV PROGRAMI AVARE PROGRAMI. Potansiyel Hedef Kitle. 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın-erkek genel TV. izleyicisi. Programın Hedef Kitlesi

AVARE TV PROGRAMI AVARE PROGRAMI. Potansiyel Hedef Kitle. 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın-erkek genel TV. izleyicisi. Programın Hedef Kitlesi AVARE TV PROGRAMI AVARE PROGRAMI HEDEF KİTLE Potansiyel Hedef Kitle 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın-erkek genel TV. izleyicisi Programın Hedef Kitlesi 14-70 yaş A,B,C,D,E özellikle kadın-erkek

Detaylı

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL I KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL II Yay n No : 1668 flletme Ekonomi : 186 1. Bask - A ustos 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 561-4 Copyright Bu kitab n bu bas

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 HABER PORTALINIZ www.kibrisgenctv.com Kıbrıs ta Birinci, Akdeniz de bir inci 90.0* 96.6 Mağusa Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 Birinci Medya Reklam Birinci Medya

Detaylı

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Medyada Riskler Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Plan Tarihsel arka plan: Çocukların medya kullanımı Günümüzde medya ve çocuk Medyada çocukları

Detaylı

II) Hikâye Dışı düzlemi

II) Hikâye Dışı düzlemi HİKÂYE ETME DÜZLEMLERİ Prof. Dr. Rıza FİLİZOK Günümüz edebiyat araştırmalarında yeni bir bilim anlayışının derin izleri vardır. Özellikle yapısal metin analizinde artık temel kavramlar görecelilik ve fonksiyon

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1

TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1 TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1 Giriş Yaşamımızın tartışmasız en önemli gündemini teknolojik gelişmeler ve tasarım harikası ürünler oluşturuyor..bu sunu sizlere dersimizin amacı ve içeriğini

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim İletişim "Ne kadar çok bilirsen bil, söylediklerin karsındakinin anlayacagı kadardır."

Detaylı

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI (TV, İNTERNET, BİLGİSAYAR VE TELEFON) ALİ PARMAKSIZ Rehberlik Öğretmeni BAĞIMLILIK NEDİR? Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne üstünde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam

Detaylı

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 HABER PORTALINIZ www.kibrisgenctv.com Kıbrıs ta Birinci, Akdeniz de bir inci 90.0* 96.6 Mağusa Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 Birinci Medya Reklam Markanıza

Detaylı

Dönem DENEME TESTİ (Mart 2009)

Dönem DENEME TESTİ (Mart 2009) ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Üsküdar Üniversitesi. İletişim Fakültesi YENİ MEDYA VE GAZETECİLİK BÖLÜMÜ

Üsküdar Üniversitesi. İletişim Fakültesi YENİ MEDYA VE GAZETECİLİK BÖLÜMÜ Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi YENİ MEDYA VE GAZETECİLİK BÖLÜMÜ Ders İçerikleri BİRİNCİ YARIYIL (1. Sınıf, Güz Dönemi) İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel

Detaylı

Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları

Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları Projenin Amacı:Çalışmamızda öncelikle Pascal ve Fermat la tarihsel empati kurmakla birlikte bilginin yolunu bulabilmesi için farklı bakış açılarına ihtiyaç

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

EKLER EK-1 ÖĞRENCİLERİN TV İZLEME ALIŞKANLIKLARI. Sevgili öğrenciler,

EKLER EK-1 ÖĞRENCİLERİN TV İZLEME ALIŞKANLIKLARI. Sevgili öğrenciler, EKLER EK-1 ÖĞRENCİLERİN TV İZLEME ALIŞKANLIKLARI Sevgili öğrenciler, Günümüz dünyasında teknoloji hızla ilerlemektedir. Dünya çeşitli teknolojik araçlar sayesinde küçülmekte ve bu sayede bilgiye ulaşmak

Detaylı

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI Türk ve dünya edebiyatında ortaya konan eserler, amaçları ve içerikleri açısından farklı özellikler taşırlar. Bu eserler genel olarak üç ana başlıkta toplanır. Ancak son dönemde bu sınıflandırmaların sınırları

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

T.C. HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ Sosyal Bilimler Enstitüsü

T.C. HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ Sosyal Bilimler Enstitüsü GENEL BĐLGĐLER T.C. HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ Sosyal Bilimler Enstitüsü Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı Đngilizce Mütercim-Tercümanlık Bilim Dalı YÜKSEK LĐSANS PROGRAMI Mütercim-Tercümanlık Bölümü, Edebiyat

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 1. 1. Bölüm: SİYASAL İLETİŞİM OLGU VE SÜRECİ... 3 1.1 Siyasal İletişimin Tanımı... 3 1.2 Siyasal İletişim Olgusu ve Süreci...

İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 1. 1. Bölüm: SİYASAL İLETİŞİM OLGU VE SÜRECİ... 3 1.1 Siyasal İletişimin Tanımı... 3 1.2 Siyasal İletişim Olgusu ve Süreci... İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 1 1. Bölüm: SİYASAL İLETİŞİM OLGU VE SÜRECİ... 3 1.1 Siyasal İletişimin Tanımı... 3 1.2 Siyasal İletişim Olgusu ve Süreci... 5 2. Bölüm: SİYASAL İLETİŞİMİN DİĞER DİSİPLİNLER VE ALANLARLA

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEK OKULU HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ 2015-2016

YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEK OKULU HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ 2015-2016 YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEK OKULU HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ 2015-2016 1.YIL YARIYIL (GÜZ DÖNEMİ) ATA 151 ATAÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ 1 Bu derste Türkiye Cumhuriyeti'nin

Detaylı

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Cahit Kişioğlu, İzmir 9 Eylül Lions Kulübü ÖZET: Lion ve Leo iletişiminde kullanılan eleştirel veya koruyucu yetişkin tarzını yetişkin boyutuna taşıyarak, Lion - Leo

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK 1984 yılında Eskişehir de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü nü bitirdi. ODTÜ Sosyoloji Bölümü nde yüksek

Detaylı

Üsküdar Üniversitesi

Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi RADYO, TELEVİZYON VE SİNEMA BÖLÜMÜ Ders İçerikleri BİRİNCİ YARIYIL (1. Sınıf, Güz Dönemi) İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı