1999). 2 Osmanlı, Doğu nun egemen gücü, öncü ve sözcüsüdür. Osmanlı varlığını ve

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "1999). 2 Osmanlı, Doğu nun egemen gücü, öncü ve sözcüsüdür. Osmanlı varlığını ve"

Transkript

1 Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Mustafa Kemal University Journal of Social Sciences Institute Yıl/Year: 2009 Cilt/Volume: 6 Sayı/Issue: 11, ENCÜMEN-İ DÂNİŞ VE OSMANLI AYDINLANMASI Dr. Fatih ARSLAN Cumhuriyet Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Özet Türk toplumu iki yüz yıldan fazla bir süredir batılılaşma çabası içerisindedir. Batılılaşma çabaları, ıslahat hareketleri olarak ortaya çıkmıştır. Bu süreçte Batı gibi olma gayretindeki devletin yönetici elitleri, bir yandan kurumları Batı modelinde şekillendirmeye çalışırken, bir yandan da Batı nın bilim ve felsefe gibi alanlarda ortaya koyduğu üstün başarıları anlama yönünde iş görmeleri için çeviri faaliyetlerine önem vermeye başlamışlardır. Çalışmamızın merkezinde işte bu Batı gibi olma çabaları durmaktadır. Batı da doğal bir süreç olarak ortaya çıkan Aydınlanma, Osmanlı İmparatorluğu için Batı gibi olmanın ön şartlarından biri olarak, yapay bir şekilde kurulmaya çalışılmıştır. Dönemin askeri ve siyasal ıslahatlarının yeterli görülmediği noktada eğitim alanında ıslahatlara girişilmiştir. Çalışmamızda, ıslahatlar çerçevesinde kurulan Encümen-i Dâniş bağlamında bir Osmanlı aydınlanmasından bahsedilip bahsedilemeyeceği ele alınacaktır. Anahtar Sözcükler: Aydınlanma, Encümen-i Dâniş, Osmanlı İmparatorluğu. ENCÜMEN-İ DÂNİŞ AND OTTOMAN ENLIGHTENMENT Abstract Turkish society has been in a struggle for westernization over two centuries. Struggles for westernization have appeared as reform movements. Administrative elites of the government; who were trying to behave as western people, have been trying to rebuild the institutions in the forms of western styles in one hand, and on the other hand they have begun to emphasize on translation activities in order to comprehend the achievements of the West in the fields of science and philosophy. At the centre of our study, these westernization struggles stand.the Enlightenment; that has emerged in a natural process in West, has been reestablished in Ottoman Empire artificially as a preliminary condition of westernization. Reform actions have been introduced in educational fields at the point where military and political reforms considered as inadequate. In our study, it will be examined that if there exists an Ottoman enlightenment in connection with Encümen-i Daniş which were built within the frame of the reforms or not. Key Words: The Enlightenment, Encümen-i Dâniş, Ottoman Empire.

2 Encümen-i Dâniş ve Osmanlı Aydınlanması GİRİŞ Osmanlı İmparatorluğu nda ıslahat hareketlerinin başlangıç tarihi olarak 1773 yılı kabul edilebilir. Bu tarihte, o döneme kadar askeri başarılarla gelişimini sürdürmüş olan ancak bir süredir gelişiminde sıkıntılar hatta zorunlu geri çekilişler yaşayan İmparatorluk, ıslaha muhtaç kurumlarının başında ordusunu görmüş ve orduyu modernize etmek amacıyla Mühendishane-i Bahri-i Hümayun adıyla deniz subayı ve mühendisleri yetiştirecek bir okul açmıştır. Bu tarihten önce Humbarahanei Mühendishane ve Baron de Tott tarafından kurulan Topçu Okulu gibi okullar bulunsa da, bu okullar çeşitli siyasi ve mali nedenlerle kendilerinden beklenen yararları gösteremeden, kapanıp gitmişlerdir. 1 Osmanlı ıslahat hareketlerinin askeri karakterinin, Batı nın gelişmişliğinin sebeplerinin Osmanlılarca eksik algılanmasından kaynaklandığı söylenebilir. Batı nın o dönemdeki askeri yeterliliği, Doğu nun öncüsü 2 konumundaki Osmanlı karşısındaki üstünlüğünün nedeni değil bir belirtisidir. Temelde yer alan şey, bir zihniyet dönüşümüdür; dünyanın Batı tarafından yeni ve farklı bir tarzda algılanmaya başlamasıdır. Ancak dönemin Osmanlı sında bu temel nokta gözden kaçırılmış, öze değil şekle dair değişiklerin yeterli olacağı düşünülmüştür. Batıyı örnek alan ıslahat teşebbüsleri, devam edegelen yenilgiler karşısında duyulan zorunlulukla 18. yüzyıldan itibaren hız kazanmıştır. TANZİMAT 19. yüzyıla gelindiğinde, ıslahat hareketleri, bir önceki yüzyılın ıslahat hareketlerinden daha fazla siyasi içerikli bir hal almıştır. 19. yüzyıl ıslahat hareketlerinin zirve noktası, ilanından önceki ıslahatların bir hülasasını sunan ve ilanından sonra yapılacak ıslahatların programını ortaya koyan belge olması hasebiyle Tanzimat Fermanı dır. Bu fermanın Topkapı Sarayı'nın Gülhane bahçesinde okunup ilan edilmesinden dolayı diğer bir adı da Gülhane Hatt-ı Hümayunu dur. 3 Kasım 1839'da Tanzimat-ı Hayriyye Fermanı'nın ilan edilmesiyle başlayan Tanzimat dönemi, XIX. asırda Osmanlı İmparatorluğu'nda yapılan ıslahatlar için kullanılan genel bir tabir haline gelmiştir. Tanzimat, III. Selim zamanından beri yapılan 1 Modern eğitim kurumlarının öncüleri olarak Mühendishaneler için bkz. (KAÇAR, 1999). 2 Osmanlı, Doğu nun egemen gücü, öncü ve sözcüsüdür. Osmanlı varlığını ve dünya tarihi içindeki önemini Doğu içindeki bu bağımsız siyasi rolüne borçludur. Osmanlı, Batı karşısında, Doğu nun koşullarını en iyi biçimde değerlendiren bir cephe Devleti, Doğu imparatorluğudur (EĞRİBEL ve GENÇ, 2001: 145). 423

3 Fatih Arslan şuurlu ve bileşik ıslahat hareketlerinin bir devamı olup, imparatorluğun sonuna kadar devam eden bir harekettir. Tanzimat dönemi, ıslahat hareketlerinin yöneliminin belirlenmesinde Batı etkisinin arttığı bir devre işaret eder. Tanzimat'ın ilanında Avrupa kültür ve medeniyetinin tesirinin ölçüsünü anlayabilmek için Batılı bir tarihçinin konuyla ilgili yorumuna bakmamız aydınlatıcı olacaktır. Alan Palmer ın belirttiği üzere, Padişahı Osmanlı tarihindeki en görkemli jesti yapmaya ikna eden kişi Westminster ve Paris'le iyi niyete dayalı ilişkiler geliştirme konusunda sağlam içgüdüleri olan Reşit Paşa oldu (Palmer, 1995, 171). Jest in kime karşı yapıldığını görebilmek için aynı tarihçiyi biraz daha izlememiz yeterlidir. İngiliz sefiri Lord Ponsonby, Palmerstone'a iki gün sonra yolladığı bir yazıda Bu imparatorluğun eski model yönetimle asla kurtulamayacağını söyleyenlere zafer dolu bir cevap diyordu. Dışişleri bakanı da aralık ayı başlarında ona verdiği cevapta, Sayısız avantajlarla yüklü bir olay diye yazmıştı. Büyük bir siyasal başarı. Hem burada, hem de Fransa'da kamuoyu üzerinde çok büyük etkileri oluyor (Palmer, 1995, 172). Tanzimat Fermanı beş temel alanda düzenlemeler getiriyordu: Tanrı haklarına ilaveten kabul edilen laik haklar sistemi alanında yapılan düzenlemeler, ekonomi, askeriye, eğitim ve edebiyat-sanat alanında öngörülen düzenlemeler. Tanzimat Fermanı uygulama alanında fazla bir varlık gösterememiştir. Siyasi ve entellektüel alanda bir hava değişiminden söz edilebilinse de, uygulayıcı konumundakilerce araç olarak algılanan Ferman'ın, amaçlara ulaşıldığına inanıldığında uygulanması savsaklanır olmuştur. Ancak bu durum Tanzimat Fermanı doğrultusunda hiçbir ıslahatın yapılmadığı şeklinde anlaşılmamalıdır. Mustafa Reşit Paşa'nın hariciye nazırlığı devrine rastlayan Tanzimat'ın ilk yıllarında birçok yenilikler yapıldı. Yeni kanunlar çıkarıldı. Maliye ıslah edilmeye çalışıldı. Ticaret mahkemeleri kuruldu Başka alanlarda da olumlu gelişmelerden söz edilebilir. Bunların başında maarif alanı gelmektedir. Açılan bir takım mektepler, maarifimize yeni bir yön vermeye çalışıyordu. Batı modeli belediye teşkilatı ile arşivcilik yine bu dönemin önemli faaliyetlerinden sayılabilir (Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, 1989a: ). Tanzimat Fermanı'nın ilanını takip eden yıllarda Islahat Fermanı ve Fermanı Adalet gibi fermanlar çıkarılmıştır. Islahat Fermanı, Kırım savaşındaki müttefiklerimizin isteklerini karşılamak üzere hazırlanan ve 1856 Paris Antlaşması nda da sözü edilen bir vesikadır. Islahat Fermanı, Tanzimat Fermanı'ndaki ana haklar teminatına eşitlik esasını da ekliyor, gayrimüslimlerin durumu başta olmak üzere birçok sahada ıslahatı öngörüyordu. Islahat Fermanı, gayrimüslim teba lehine koyduğu hükümler 424

4 Encümen-i Dâniş ve Osmanlı Aydınlanması sebebiyle Müslüman halkı memnun etmemiştir. Namık Kemal gibi vatansever bir şair, Islahat Fermanı'nı, imtiyaz fermanı diye nitelendirmiştir. Ferman-ı Adalet ise 1876'da ilan olunmuş ve memleket için huzursuzlukları gidermek ve yabancı devletlerin müdehale ihtimalini de önlemek maksadı ile mahkeme istiklalini ve hâkim teminatını kapsayan hükümlere yer vermiştir (Eroğlu, 1990: 54-55). Bu fermanlar belirli ve sınırlı alanlara etki etseler de bir takım ıslahat hareketlerine sebep teşkil etmişlerdir. Görüldüğü üzere, bütün bu ıslahat hareketleri, bir şekilde batılı devletlerle olan ilişkilerde siyasal malzeme olarak kullanılmıştır. İmparatorluğun gücünü yitirmesiyle, diplomasi savaştan daha önemli bir hale gelmiştir. Ancak buna tam anlamıyla diplomasi demek doğru olmayabilir. Osmanlılar 18. yüzyıla kadar öteki devletleri kendileriyle eşit değerlendirmedikleri için, Avrupa da oluşan uluslararası hukuk kurallarıyla kendilerini bağlı saymamışlardır. Güçlü oldukları dönemlerde sürekli büyükelçi göndermedikleri gibi, bir iki istisna dışında, başka devletlerden sürekli büyükelçi de kabul etmemişlerdir. Dolayısıyla, kuramda da olsa eşitlik kavramının temeli olduğu uluslar arası sistemde teknik anlamda diplomasi yapmamışlardır. Öte yandan, son zamanlara kadar merkezde dış politikayı belirleyip biçimlendirecek bağımsız bir kurum (Dışişleri Bakanlığı) olmadığından ve böyle bir politikayı çeşitli yönergeler ve amaçlar doğrultusunda uygulayacak dış temsilcilikler de kurulmadığından teknik anlamda Osmanlı dış politikası ndan da söz etmek pek doğru görünmüyor. İşte bu düşüncelerin ışığı altında, Osmanlı devletinin uluslar arası sistemdeki yeri ve rolünün değerlendirilmesi ancak Osmanlı dış ilişkileri başlığı altında yapılabilir (Sander, 2008: 13). Osmanlı, dış ilişkilerde zora girdikçe tercüme işi giderek önem kazanmıştır. Osmanlı entelektüel yaşamının batılılaşmasında önemli bir yere sahip olan Tercüme Odası işte bu ortamda şekillenmiştir. TERCÜME ODASI Tercüme Odası'nın temelini oluşturan yapı, Divan-ı Hümayun Tercümanları 3 denilen, Türkçe bilmeyen imparatorluk unsurlarıyla veya yabancı ülkelerle ilişkilerin yürütülmesiyle görevli tercümanlarca oluşturulmuştur. XVIII. yüzyıldan itibaren Reisülküttab ın yabancı devlet 3 Gerek Divan toplantısı sırasında Türkçe bilmeyenler için ve gerekse yabancı devletler elçileriyle olan mükalemeler için kullanılan tercümanlardır. İlk zamanlarda elçiler kendi tercümanlarını kullanır idiyse de sonru bu usül mahzurlu görülerek terk ve devlet tarafından resmi tercüman tayin olunmuştur. Bu açıklama ve konuyla ilgili daha fazla bilgi için bkz. (SERTOĞLU, 1986:. 88). 425

5 Fatih Arslan elçileriyle görüşmelerinde önemli rol oynayan tercümanların ehemmiyetleri daha da artmıştır. Bir elçi ile yapılan görüşmede elçinin tercümanı Türkçe hitab etse bile, reisülküttab tercüman vasıtası ile konuşmayı sürdürürdü. Tercümanların hemen hepsi XVI. ve XVII. asırlarda müslümanlardan olup kendilerine maaş olarak timar verilmişti. XVII. yüzyıldan itibaren XIX. asrın ilk yarılarına kadar divan tercümanlığı tamamen Fenerli Rumların elinde kalmıştır (Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, 1989b: 329). Askerlerde olduğu gibi babadan oğula geçen bir meslek olarak dış işleri memurluğunun zamanla, genel anlamda gayrimüslim unsurlardan özelde ise Fener Rumları ndan arındırılmaya çalışıldığı göze çarpmaktadır. Dış dünya ile yapılan yazışmaların ciddiyeti ve yoğunluğu artınca Saray'daki Saltanat Divanı'ndan alınıp buranın başı olan Reis-ül Küttap'la birlikte Bab-ı Ali'ye taşındı ve zaman içinde bu Divan-ı Hümayun'un başında bulunan Reis-ül Küttap bir çeşit 'dışişleri bakanı' konumuna yükseltildi. Reis-ül Küttap'tan sonra en önemli ikinci kişi konumunda olan Divan-ı Hümayun Tercümanı bünyesindeki tercümanlar da Saray'daki divandan alınıp Bab-ı Ali'ye bağlandı ve böylece Divan-ı Hümayun Kalemi memurları haline geldiler (Ersoy, 1999: 226). Fenerli Rumlar'ın tercüman olmaları ve hariciye işlerinde merkezi yer işgal etmeleri, 1789 Fransız İhtilali'nin etkileriyle ortaya çıkan milliyetçilik hareketleri doğrultusunda gelişen Yunan isyanları sonucu Osmanlı İmparatorluğu devlet yapısı içinde çeşitli rahatsızlıklar doğurmuştur. Yunan isyanı ile Tercüme Odasının kurulması kronolojik olarak paralellik arz etmektedir. Buradan yola çıkarak devletin çıkarlarını koruyabilecek tercümanların istihdam edilmesi amacının Tercüme Odası'nın kuruluş saiklerinin başında geldiği söylenebilir tarihli Yunan İsyanı üzerine Rum tercümanlardan şüphe duyulmaya başlandı. Bu çerçevede Divan-ı Hümayun Tercümanı Constantine Mourouzi'nin işine son verildiği gibi isyanla ilişkisi olduğu gerekçesiyle idam edildi. Yeterli vasıfları taşıyan bir Müslüman bulunamadığı için onun yerine bir Rum olan Stavraki Aristarchi vekâleten atandı. Ne var ki o da bir yıl sonra görevden alınıp sürgüne gönderildi. Onun yerine ise Rum Ortodoksluktan dönme mühendishane öğretmeni Bulgarzade Yahya Efendi atandı. Onun yardımcısı olarak da Ermeni kökenli Zenob Manasseh atandı. Görüldüğü gibi henüz bu yıllarda yabancı dil bilen vasıflı Müslüman bürokratlara rastlanmamaktadır. Onun için devletin yabancı ülkelerle olan ilişkileri neredeyse tamamen gayrimüslim bürokratlara emanet edilmiştir. Zaman içinde bunun böyle devam edemeyeceğini anlayan Babıâli, Müslüman bürokratların dil öğrenmesini salık vermiştir. (...) Eylül 1821 tarihinde kurulan Babıâli Tercüme Odası Hariciye Nezareti'nin en temel unsurlarını 426

6 Encümen-i Dâniş ve Osmanlı Aydınlanması içermekte ve birçok devlet adamının yetiştiği bir kurum olarak ortaya çıkmaktadır. Kurum öğrencilerin eğitildiği Lisan Odası ve bunların beceri ve deneyim kazandıkları Tercüme Odası diye iki ayrı birimden oluşuyordu. Bulgarzade Yahya Efendi'nin yerine gelen Yahudi kökenli İshak Efendi oldukça yetenekliydi ve birçok Avrupa dilini konuşabilirdi. Ne acıdır ki 1824 tarihinde Babıâli İshak Efendi ve Zenob'dan şüphelenmeye başladı ve görevlerine son verildi. Bunun üzerine öğretmensiz kalan Lisan Odası da kapandı. Ancak Tercüme Odası İshak Efendi'nin damadı olan Halil Esrar Efendi'ye bırakıldı. Aslında Tercüme Odası personel sayısının 1833 tarihine kadar üç kişiyi geçmediği dikkate alındığında neden bir türlü gelişemediği daha iyi anlaşılmaktadır (Ersoy, 1999: 268). Burada bahsedilen, Tercüme Odası mensuplarının sayısının 1833 yılına kadar sınırlı kalması hususu odanın kuruluşu ile ilgili birçok kaynakta 1832 tarihinin veriliyor olmasını açıklar mahiyettedir. 4 Tercüme Odası'nın büyümesi ve önem kazanması 1830'larda başlamıştır. Osmanlı ordularının 1832 yılında Mehmet Ali'ye Konya Savaşında yenilmesi ile 1833 tarihli Hünkâr İskelesi antlaşmasına kadar olan yoğun diplomatik ortamda, Oda nın itibarı yükselmiştir. Ayrıca Oda ya ilerde hem hariciye nazırı, hem de sadrazam olacak Ali ve Savfet Efendiler ve yine ileride sadrazam olacak Keçecizade Fuat ve Ahmet Vefik Efendiler gibi yetenekli kişiler girmiştir. Bernard Lewis e göre, Osmanlı İmparatorluğu nun yaşama endişesini çok fazla hissettiği bir dönemde devletin önemli karar organlarının başına, kaçınılmaz olarak, Avrupa yı, dilini ve işlerini bilen kimseler geçti. Yeni iktidar eliti, ordudan ve ulemadan değil, Tercüme Odası ndan ve elçilik kâtiplerinden oluşuyordu. Bir zamanlar hakir görülen ve yarı süfli bir iş olarak değerlendirilen bu görev, artık bir devlet idaresi okulu ve iktidarı ele geçirmek için mücadelelerin yapıldığı bir savaş alanı haline gelmişti (Lewis, 1993: 118). Kuruluşta, Mustafa Reşit de dâhil, gelecek dönemin önemli devlet adamlarının bulunması ofisin ne denli önemli ve saygın bir yer olduğunu göstermektedir. Ahmet Hamdi Tanpınar, Oda'da yetişen önemli devlet adamları, bu devlet adamlarının siyasi ve entellektüel hayattaki önemleri ve mensuplarının muhalif karakterleri üzerinde ayrıntılı olarak durmuştur. Tanpınar a göre, 1839'dan sonra burası adeta bir mektep haline gelmiştir. Tanzimat devrinde Ali, Fuad, Safvet Paşaları yetiştiren bu oda, sade yeni yetişenlere ecnebi dili öğretmekle kalmaz. Yavaş yavaş yeni bir dünya görüşünün, yeni bir siyasi idealin geliştiği çok ileri bir muhit olur. Abdülaziz 4 Örneğin;"1832'de kurulmuş bulunan Tercüme Odası..." (GÖÇGÜN, 1992: 385) veya " 'de kurulan Tercüme Odası..." (TANPINAR, 1976: 142). 427

7 Fatih Arslan devrinde hızlanan fikir hayatının başında bu kalemin büyük hissesi vardır. Garplılaşma fikrinin, siyasi mücadele fikriyle beraber yürümesi ve yeninin bütün düşünce ve sanat hayatını sarması, nispeten sade dil ve düzgün nesir endişesinin ön safta yer alması gibi vakıalar, bu kalemde kendiliğinden teşekkül eden muhitin eserleridir. Mustafa Refik, Namık Kemal, Edhem Pertev Paşa, Sadullah Paşa gibi Abdülmecid zamanının son senelerinde yetişen gençler, Said Bey'in 'Babıâli'nin muhalefet fırkası' adını verdiği bu muhitte şahsiyetlerini idrak ederler. (Tanpınar, 1976: ) yılına gelindiğinde beş birinci sınıf, beş ikinci sınıf tercümanın yanı sıra onyedi tercüman ve öğretmenlerle birlikte Tercüme Odası mensupları otuz kişiydi ki ünlü İngiliz oryantalist Redhouse de bunların arasındaydı (Ersoy, 1999: 268). ENCÜMEN-İ DÂNİŞ Şekle yönelik değişimlerin bekleneni verememesi kurumsallaşmanın öneminin anlaşılmasını sağlamıştır. Kurumsallaşmanın temeli ise eğitimdir. Nitelikli ve çağın gereklerine uygun insan yetiştirme ihtiyacı, ıslahatçı padişahların eğitim alanına yönelik ilgiyi artırmıştır. Osmanlı tarihinde III. Selim ile birlikte ıslahat hareketleriyle ismi özdeşleşen bir diğer padişah olan II. Mahmut'un 1808 yılında tahta çıkmasıyla her alanda olduğu gibi eğitim alanında da reformlarda hızlanma gözlenmiştir. II. Mahmut döneminde, eğitimin tabana kadar yayılması hedeflenmiştir. Batı teknik, ilim ve düşüncesinin ancak maarif yoluyla Osmanlı Devleti'ne girebileceğini idrak etmiş olan padişah 1824 yılında ilköğretimin mecbur kılındığı bir ferman yayınlamıştır. Bu fermanla gayenin; din eğitimi yapan sıbyan mekteplerine Müslüman çocuklarının devamını sağlamak ve onlara İslam'ın şartlarıyla inanç esaslarını, 'şerait-i islamiyeyi ve akaid-i diniyeyi' öğretmek olduğu belirtilmiştir. (Kayaoğlu, 1998: 49). Yine II. Mahmut döneminde kurulan ve modern ordulara benzer bir yapıya sahip olması planlanan Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu, eğitimli subay ve doktor ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu doğrultuda 1827'de Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Ma'mure açılmıştır. 1834'de subay ihtiyacını karşılamak için Mekteb-i Harbiye kurulmuştur yılında ilk Milli Eğitim Meclisi olarak addedilen Meclis-i Umur-ı Nafia kurulmuştur. Medresenin yerini bu meclis almış, eğitim ve öğretimin planlanmasını üstlenerek, eğitim sisteminin yeniden düzenlenmesine çalışmıştır (Kayaoğlu, 1998: 50). 5 Askeri ve tıbbi okullar hakkında daha geniş bilgi için bkz. (KOÇER, 1992: 34,57-58). 428

8 Encümen-i Dâniş ve Osmanlı Aydınlanması II. Mahmut'un başlattığı eğitim alanındaki yenileşme hareketi Abdülmecid zamanında da devam etmiştir. Abdülmecid eğitime özel önem vermiş ve imar işleriyle eğitim işlerinde sert ve acil önlemler alınması yönünde 1845 yılında bir ferman yayınlamıştır. Padişahın eğitim işleriyle bizzat ilgilenmesi ve bu sert tutumu karşısında devlet mekanizması hemen harekete geçerek memleketin imar ve ıslah işleriyle uğraşacak Meclis-i Muvakkat ve Meclis-i İmariye adlarıyla İstanbul ve taşrada bir takım meclislerin açılmasına karar vermiştir. Bu sebeple Meclis-i Vala Padişah'ın emirlerini iyice tetkik ettikten sonra eğitim işlerini düzenlemek, sağlam ve sürekli bir sisteme bağlanmak üzere 4 Rebiülevvel 1261 (13 Mart 1845) tarihinde ulema, asker ve memur sınıfından oluşan bir Muvakkat Meclis-i Maarif (geçici maarif meclisi) kurulmasını kararlaştırdı. Batı kültürüne vakıf kimselerden müteşekkil bu kurulun başkanlığını Meclis-i Vala üyelerinden Abdülkadir Bey getirilmişti (Kayaoğlu, 1998: 51-52). Meclis-i Muvakkat kuruluş amaçları doğrultusunda çalışarak mevcut okulların bir dökümünü yapmış ve bir yıl gibi bir süre sonra da eğitim konusunda bir rapor hazırlayarak Meclis-i Vala'ya sunmuştur. Rapordaki önde gelen konular şunlardır; 1. Terbiye ve talim-i sıbyan için mevcut olan bütün Sıbyan mekteplerinin durumlarının ıslah edilmesi, 2. Rüşdiye mekteplerine ait düzenlemelerin, usul-i diniyeye müteallik umum halk için bilinmesi zaruri olan ilimleri öğretecek bir okul olacak şekilde yapılması, 3. Osmanlı tebaasından kim olursa olsun, mükemmel bir insan olmak için bütün bir ilim ve fenni öğrenmeye hevesi olanlara, padişahın yakınında bir vazife almak isteyenlere yüksek bir tahsil verebilmek için bütün teşkilatı tam olan İstanbul'da bir Darülfünun, yani üniversite açılması, 4. Bütün bu öğretim kademeleri için lüzumlu nizamname ve program tasarılarını meydana getirmek, eğitim işlerine nezaret etmek ve bu alanda meydana gelecek güçlükleri bertaraf etmek için bir Meclis-i Maarif-i Umumiye kurulması (Kayaoğlu, 1998: 52). Bu rapordaki tavsiyeler doğrultusunda Meclis-i Vala tarafından Daimi Meclis-i Maarif kurulması kararı alındı. Daimi Meclis-i Maarif in görev ve amaçları, Darülfünun'un kurulması, orta dereceli okulların oluşturulması, maarif alanında gerekli reformların yapılması gibi ıslahatları tespit ve müzakere etmek, bunların nasıl icra edildiğini denetlemek, Mekatib-i Rüşdiye Nezareti'nin lağvedilmesiyle, buradan yönetilmekte olan birimlere alınacak kişilerin tespiti ve işlemlerin yürütülmesi ve bir yandan da, Meclis-i 429

9 Fatih Arslan Muvakkat'ın hazırlayıp Meclis-i Vala'ya sunduğu layihaları daha geniş bir şekilde ele alarak uygulamak, ülkenin eğitim ile ilgili meselelerini müzakere ederek gerekli değişiklikleri yapmak olarak sıralanmıştır. Meclis-i Muvakkat, hazırlayıp Meclis-i Vala'ya sunduğu raporda Darülfünun binası yapıldıktan sonra burada okutulacak kitapları hazırlamak üzere bir de Encümen-i Dâniş 6 kurulmasını tavsiye etmişti (Kayaoğlu, 1998: 53). XIX. yüzyıl ıslahatlarının eğitime yönelik olanları arasında Darülfünun kurulması çalışmalarının özel bir yeri vardır. Batılı tarzda bir üniversite olarak kurulması planlanan Darülfünun un kuruluşuna 1846 yılında karar verilmiş ve 1862'de dersler verilmeye başlanmıştır. Bazı kesintilerle de olsa eğitime 1933 yılına kadar devam edilen Darülfünun bu tarihte ilga edilerek yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. 7 İlk etapta Darülfunun a kitap hazırlamak için oluşturulan Encümen-i Dâniş in yerine getirmesi öngörülen yalnızca bununla sınırlı değildir. Kayaoğlu (1998: 63-64), Encümen'in görevleri hususunda dönemin devlet raporlarını incelemiş ve şu dört ana unsurun belirlendiğini belirtmiştir: 1. Devamlı gelişmekte olan ilim ve fikir cereyanlarını takip etmek suretiyle ileride kurulacak üniversite (Darülfünun)'de okutulmak üzere telif ve Arapça, Farsça ve Batı dillerinde yazılmış mühim eserleri tercüme etmek. 2. Fenler ve sanayiye dair yazılacak kitapların herkesin anlayabileceği bir dille telif ve tercümelerini gerçekleştirmek. Halkın cehaletinin giderilmesi ve genel eğitimi için faydalı olacak eserleri de yine onların anlayabilecekleri sade bir üslupla telif ve tercüme etmek. (...) 3. Türkçede çeşitli fenlere dair ihtiyaç duyulan eserlerin çoğalmasını sağlamak. 4. Son olarak, Encümen'in kuruluş gayelerinden birinin de; Lisan-ı Türkinin ilerlemesine hizmet etmek. Encümen-i Dâniş'in üyelerinin sayıları, özellikleri ve seçim yöntemlerini içeren nizamname 1 Haziran 1851'de Takvim-i Vekayi'de dört bölüm ve yirmialtı madde halinde yayınlanmıştır. Bu nizamnameye göre 6 Daniş kelimesinin sözcük anlamı "biliş, bilim, ilim"dir. Encümen-i Dâniş'in ise karşılığı "akademi" olarak verilmiştir. Ancak bu anlamın Encümen'in kuruluşundan sonra verilip yaygınlaşmış olması kuvvetle muhtemeldir. bkz. (DEVELLİOĞLU, 1970: 197). 7 Darülfünun hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. (SERTOĞLU, 1986: 79). 430

10 Encümen-i Dâniş ve Osmanlı Aydınlanması encümenin kuruluşu ve üyelerinin seçimi yolundaki hususlar Cahit Bilim tarafından beş madde halinde sıralanmıştır: 1. Encümen-i Dâniş'in dâhili (asli) ve harici (fahri) olmak üzere iki kısım üyesi olacaktır. Dâhili üyelerin sayısı kırk kişidir. Harici üyelerin sayısı ise serbest bırakılmıştır. 2. Encümen'in birinci ve ikinci olmak üzere iki başkanı olacaktır. Ayrıca yazı işlerini yapacak yeterince sekreter görevlendirecektir. 3. Encümen'in dâhili üyeleri ve başkanları Meclis-i Maarif tarafından belirlenmiştir. Ancak bundan sonra boşalan bir üyeliğe, gösterilen adaylardan birinin encümen genel kurulunda kabulü, Meclis-i Maarifin oluru ve Padişah'ın onayı ile seçim yapılacaktır. 4. Başkanlıklardan birinin boşalması halinde, Meclis-i Maarif encümenin dâhili üyelerinden birini seçecek ve bu da yine Padişah onayı ile göreve başlayacaktır. 5. Başkanlıklardan birinin başka bir göreve atanması halinde üyelik statüsü devam edecek, fakat yerine belirtilen şekilde yenisi seçilecektir (Bilim, 1985: 85). Encümen-i Dâniş'in ilan olunan dâhili üyeleri şunlardır: Mustafa Reşit Paşa, Arif Hikmet Bey, Mehmet Paşa, Rıfat Paşa, Ali Paşa, Emin Paşa, İsmail Paşa, Yusuf Kamil Paşa, Arif Efendi, Tahsin Bey, Şerif Efendi, Fuad Efendi, Ziver Efendi, Lebip Efendi, Recai Efendi, Hayrullah Efendi, Etem Paşa, İbrahim Paşa, Derviş Paşa, Celal Efendi, Hüsam Efendi, Emin Efendi, Kemal Efendi, Ahmet Celal Bey, Ali Galip Bey, Salih Efendi, Subhi Bey, İlyas Efendi, Tahir Bey, Nurettin Bey, Ahmet Vefik Efendi, Nurettin Bey, Osman Efendi, Ali Fethi Efendi, Cevdet Efendi, Hoca Şakî Efendi, Ahmet Hilmi Bey, Tevfik Efendi. 8 Encümen'in yerli, yabancı tanınmış şahsiyetleri arasından seçilmiş harici üyelerinin bazıları ise şunlardır: Müverrih Hammer, Müftü Şakir Efendi, Şam ulemasından Ebussut Efendi, Fransız Bianchi, Ermeni Agop Efendi, İngiliz Redhause, Aleko Efendi, Hekim Edirneli İstifirak Efendi, Hoçe Sahak Efendi, Müderris Hüseyin Nazım Efendi, Müderris Ahmet Reşid Efendi, Davut Paşa, Veli Paşa, Nazif Molla, Müderris Emin Rıfkı, 8 Bu zevat arasında ordudan Paşalar, Ticaret Nazırı, Meclis-i Vala Azası, Şeyhülislam, Sadrazam, Mütercim, Tercüme Odası Memuru, Darülmuallim Hocası vd. gibi çok çeşitli mevkilerden önemli kişiler bulunmaktaydı. Belirtilen kişilerin ayrıntılı ünvanlarıyla yapılan Encümen-i Dâniş üyeleri sıralaması için bkz. (İSKİT, 2000: 39-40). 431

11 Fatih Arslan Antakyalı Ömer Efendi, Mısırlı Edhem Paşa, Maliye Nazırı Kani Mehmed Paşa, Abdullah Paşa, Dramalı Akif Efendi, Vensan Efendi, İstifinaki Efendi, Vasilaki Efendi, David Efendi, Beşiktaşlıoğlu Aleksandri Efendi (Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, 1979: 44). Encümen-i Dâniş'in çalışma şekli sekiz madde halinde sıralanmıştır; 1. Encümen-i Dâniş'in görevi çeşitli bilim dallarında Türkçe kitaplar yazılmasını sağlamak, bunları yaygınlaştırmak ve Türkçe'nin geliştirilmesine çalışmaktır. Bu nedenle Meclis-i Maarif veya encümen tarafından yazılması veya çeviri yapılması istenen bir kitap encümence seçilecek bir kişiye verilir. Üyelerin belirtilen günlerde veya olağanüstü toplantılara katılarak çeşitli dallarda bilimlerin geliştirilmesine ve bunların yaygınlaştırılmasına ve öğrenimlerinin kolaylaştırılmasına çalışmaları ve bunlarla ilgili Meclis-i Maarif'e öneriler götürebilmesi encümenin asli görevleri arasındadır. 2. Bir kitap veya makalenin yazılması için encümen başkanınca bu konuda uzman olanlara görevin verilmesi ve bir ön çalışma yaptırılarak bunlardan encümende beğenilenin yazarına yazma işi verilmesi esastır. 3. Harici üyelerin hizmetleri yazmış oldukları eserlerle encümenin çalışmalarına katılmak şeklindedir. 4. Yazılan bir kitap, Meclis-i Maarif'te beğenilir ve padişahca onaylanırsa ancak basılabilir. 5. Encümen, üye tam sayısının 1/3'nün katılmasıyla toplanır. Bütün üyelerin encümenin her türlü toplantılarına katılmaları gerekmektedir. Özürsüz olarak toplantılara katılmayanlar üyelikten çıkarılarak yerlerine yenileri seçilir. 6. Üyelerden başka ülkelere gidenler buraların sosyal ve kültürel durumlarıyla ilgili olarak encümene bilgi vereceklerdir. 7. Dâhili üyelerin belirtilen yerde her ayın ilk cumartesi günü kışın saat altıda, yazın saat dörtte toplanmaları gerekmektedir. İşlerin olduğu zamanlarda başkanın çağrısı ile daha sık toplantı yapılabilecektir. 8. Yazılacak kitapların sade Türkçe ile yazılmasına özen gösterilecek ve eser niteliğindeki kitaplara ödül verilecektir (Bilim, 1985: 87). Encümen'in devamlı ve düzenli olarak toplanıp toplanmadığı, çalışmalarının yürütülüşü ve toplantılarda görüşülen konular hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Encümen-i Dâniş gerekli hazırlıklar tamamlandıktan sonra 18 Temmuz 1851 tarihinde açıldı. Açılış töreni oldukça görkemli idi. Açılış günü başta Reşit Paşa olmak üzere, devrin 432

12 Encümen-i Dâniş ve Osmanlı Aydınlanması bütün vükela ve uleması ile akademiye aza seçilen zatlar Darülmaarif binasında Encümen'e tahsis olunan dairenin salonunda toplandılar. Açılış törenine Abdülmecid Han da geldi. Sadrazam Koca Reşit Paşa kürsiye çıkarak irticalen kısa bir nutuk söyledi ve sonunda Velinimet Efendimiz Encümen-i Dâniş'in küşadını emr-ü ferman buyurdular diyerek akademiyi resmen açtı (Pakalın, 1993: 530). Encümen-i Dâniş bahsinin mevcut olduğu kaynaklarda, Encümen hakkında tartışılan konuların en önemlilerinden biri Encümen'in bir akademi olup olmadığıdır. Kayaoğlu (1998: 95-96), kitabının Encümen-i Dâniş'in bir akademi olup olmadığı ya da Fransız Akademisi benzeri bir yapıya sahip olup olmadığını tartıştığı kısımlarında bu konu üzerinde var olan görüşlerden bazı örnekler vermiştir; Görebildiğimiz kadarıyla araştırmacılardan sadece Ekmeleddin İhsanoğlu, Encümen'in bir akademi olmayıp ilmi bir cemiyet olduğu hususunda ısrar etmektedir. Aynı zamanda Fransız Akademisi'ne benzetilmesinde de devlet tarafından kurulmasının haricinde bir benzeme olmadığını ve bunun haricindeki bir benzetmenin 'değerlendirme zorlaması' olacağını ifade etmektedir. Kenan Akyüz de; konuya ihtiyatlı bir şekilde yaklaşarak Encümen-i Dâniş'le Fransız Akademisi arasında bazı benzer ve farklı yanları ortaya koymuş ve bir kaç benzerlik haricindeki benzemenin formel ve 'seremoniel' benzerliklerden ibaret olduğunu kaydetmiştir. Kenan Akyüz, eğer bir bilimler akademisi kurulma niyeti olsaydı bunun modelinin o dönem Osmanlı sı için kültürel ilişkilerin en yoğun olduğu Fransa dan alınmasından daha doğal bir şey olmayacağını belirtmiştir. Akyüz e (1975: 30) göre, eldeki resmi belgelerde açıklanmış olmasa da, Encümen-i Dâniş kurucularının Batı daki bilim akademilerini ve bu arada bilhassa Fransız Akademisi ni düşünmemiş olduklarını kabul etmek güçtür. Kayaoğlu (1998: ) da, Encümen-i Dâniş ile Fransız Akademisi arasındaki benzerlikler hususunda; her ikisinin de devlet eliyle kurdurulduğu, her iki kurumun da dilde sadeleşme ve lügat hazırlama yönünde çalıştıkları, beğenilen eserlere ödül verdikleri vb. konulara dikkat çekmiş, sonuç olarak Encümen-i Dâniş'in Fransız Akademisi örnek alınarak kurulmuş bir akademi olduğu hükmüne varmıştır. Encümen-i Dâniş dahilinde yazılan eserler ve Encümen'in faaliyetleri, konuyla ilgili kaynakların ekserisinde yeterince üzerinde durulmamış bir husustur. Bu kaynaklarda Tarih-i Cevdet, Mukaddime Tercümesi, Kavaid-i Osmaniye dışında Encümen'in faaliyetinin bulunmadığı yaygın olan görüştür. Örneğin; Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü'nde Tarih-i Cevdet dışında meydana getirilen bir eserden söz edilmemekte, Kavaid-i Osmaniye ve bir de Lügat hazırlanması kararı alındığı, ancak, bu 433

13 Fatih Arslan alanda harf ve imla konusunda bazı kurallar belirlenmesi dışında önemli bir faaliyetin bulunmadığı bildirilmektedir (Pakalın, 1993:531). Tanpınar'ın 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi adlı eseri bu durumun istisnasıdır ve Tanpınar (1976: ) Encümen'in faaliyetleri konusuna bu durumdan yakınarak giriş yapar. Encümen-i Dâniş'in çok kısa devamında Cevdet Paşa 'Tarihi' ile 'İbn-i Haldun tercümesi' ve Vefik Paşa'nın tarih üzerine bir iki kitabından başka bir eser vermediği -fikir Cevdet Paşa'nındır- öteden beri söylenir ki yanlıştır. Kadrosunun faal kısmına bakılacak olursa, encümen daha ziyade tercüme esası üzerine kurulmuştu. Hakikatte de ilk yapılacak şey bu idi. İstanbul Üniversitesi kütüphanesine Yıldız'dan devredilmiş yazmalar içinde doğrudan doğruya encümen azası tarafından veya encümen namına yapılmış bazı tercümelere tesadüf edildiği gibi, 1271 tarihlerine doğru basılmış olan bazı eserlerin de bu encümenle alakası görülmektedir. Tarih, coğrafya, riyaziye, iktisat, tabiat ilimleri gibi muhtelif bilgi şubelerine ait olan bu eserlerin arasında yeni çağlar tarihine dair olanlar ön safta gelirler. Konuyla ilgili yakın dönem çalışmalarından biri olan Türkiye'de Tercüme Müesseseleri adlı eserinde Taceddin Kayaoğlu Encümen dâhilinde başka çalışmaların da var olduğunu belirtmiştir. Bu çalışmalardan bazıları şunlardır; Tarih-i Umumi, Tarih-i Kudema-yı Yunan ve Makedonya, Avrupa Tarihi, Beyanü'l-Efsar, İlm-i Tedbir-i Menzil, Vücud-ı Beşerin Suret-i Terkibi, Avrupa'da Meşhur Ministroların Tercüme-i Hallerine Dair Risale, Tarih-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniye, İlm-i Tabakat-ı Arz. Ayrıca Mufassal bir Tarih-i Umumi yazdırma teşebbüsü ve Lügat ve İmla çalışmalarından söz edilebilir. 9 Büyük umutlarla kurulan ve oldukça önemli görevler üstlenen Encümen-i Dâniş kendisinden beklenen hizmetleri yerine getiremeden kapanmıştır. Eldeki kaynaklar Encümen'in kapanışıyla ilgili kesin bir tarih veremeseler de hemen hepsinin üzerinde birleştiği nokta, Encümen-i Dâniş'in kuruluşundan yıl sonra devlet salnamelerinde kaydının bulunmayışından yola çıkarak, yıllarında kendiliğinden kapandığıdır. Encümen-i Dâniş'in başarısızlığının önde gelen nedenleri siyasidir. Bu muvakkatiyetsizlikte, bütün iyi niyet ve teşebbüslere rağmen, henüz memlekette olumlu bir ilim hayatının teessüs etmemiş olması, ikincisi azalarının birçoğu ilim işleriyle ciddi surette uğraşacak vakta malik olmayan devlet adamlarının Encümen'e alınması başlıca amillerden olmuştur. Hâlbuki yapılan nizamnamede ilmi evsaf ve faaliyet bilhassa göz önünde 9 Eserler, müellifler ve mütercimler hakkında daha geniş bilgi için bkz. KAYAOĞLU, a.g.e, s

14 Encümen-i Dâniş ve Osmanlı Aydınlanması tutulmuştur. Sonradan dâhili azaların seçilişinde, bir takım erkan-ı devletin Encümen'e ithali ile şeref verilmek tarafı düşünülmüş; kendini ilme, ilim işlerine verecek olan aza ikinci derecede bırakılmıştı (Pakalın, 1993: 531). Kayoğlu (1998: ), başarısızlık nedenleri konusunda Kırım Savaşı, Kuleli Vakası, Darülfünunu'un açılışındaki gecikme, tasarruf amaçlı mali kısıntılar, Encümen'in Meclis-i Maarifi Umumiye'ye sıkı bir şekilde bağlı olmasından mütevellit yeterince özgür olamayışı vb. olgulardan bahsetmiştir. Tanpınar da aynı doğrultuda fikir beyan etmiş ve Reşid Paşa ile Ali Paşa arasındaki husumetin Encümen'in akıbetinde rol oynadığını belirtmiştir. Encümen-i Dâniş uzun müddet yaşamadı. Devrin menfi hususiyetlerinden biri olan sadaret ve kabine değişiklikleri arasında kaynadı gitti. Arada bizim bilmediğimiz başka bir sebep yoksa Reşid Paşa ile Ali Paşa arasında başlayan zıddiyetin en fena neticelerinden biri de bu müesseseye, bu sonuncunun layık olduğu ehemmiyeti vermemesi olmuştur denebilir. Filhakika Paşa'nın 1852'de sadaretten ayrılmasından sonra encümen rağbetini kaybetmiş, şöyle böyle 11 yıl daha mesaisine devam ettikten sonra, belki de bu ölçüsüz israf devrinde, lüzumsuz bir masraf addiyle lağvedilmiştir (Tanpınar, 1976: 144). Encümen-i Dâniş'in eğitim, kültür ve düşünce hayatımıza etki ve katkılarının yadsınamayacağını belirtmeliyiz. Akyüz (1975: 31), Encümen-i Dâniş in kuruluşunu, Türkiye nin çağdaş medeniyete sağlam fikri ve ilmi esaslar içinde girebilmesi için yapılmış ilk ciddi ve büyük girişim olarak değerlendirmek gerekliliğini vurgulamıştır. Richard L. Chambers (1981: 1289), 19. yüzyıldan itibaren Encümen-i Dâniş in üstlendiği misyonun Cevdet Paşa, Genç Türkler ve Yeni Osmanlılar tarafından çoğunlukla kişisel çabalarla sürdürüldüğünü, Türk Tarih Kurumu nu ve Türk Dil Kurumu nu kuran Mustafa Kemal Atatürk tarafından resmi hale dönüştürüldüğünü belirtmiştir. Kayaoğlu ise, Encümen-i Dâniş in önemini üç madde halinde sıralamıştır; 1. Tanzimat döneminde yerleşen eğitimdeki ikiliğe karşı, bütün maarif alanını birleştirme ve ilmi araştırma zihniyetinin memlekete sokulma gereğini ortaya koyan Encümen-i Dâniş; herşeyden önce, maarif alanında şekli yeniliklerin alanında, esasta, düşünce, anlayış, program ve öğretimde de yenilik yapma düşüncesini getirmiştir denilebilir. 2. Osmanlı Tarih Cemiyeti, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu gibi müesseseler, Encümen-i Dâniş gibi bir akademi hüviyetine sahip olmasalar bile Encümen bunların kurumalarında bir model teşkil etmiştir. 3. Türk maarif ve irfanının bütünleşmesi ve terakkisi yolunda atılmış bir adım olan Encümen, şekilde ve özde ortaya koyduğu yenilikler 435

15 Fatih Arslan çerçevesinde müesseseleşmenin önemini ortaya koymuş ve gelecek adına geniş bir ufuk açmıştır (1998: 104). OSMANLI AYDINLANMASI Encümen-i Dâniş in bir Osmanlı aydınlanması yaratmak üzere iş gördüğü söylenebilir. En azından niyet bu yöndedir. Ahmet Cevdet Paşa tarafından kaleme alındığı rivayet edilen 1851 tarihli bir raporda bu niyet açıklıkla ortaya konulmuştur. Bilginin münakaşa ve şüphe kabul etmeyen üstünlüğünden, medeniyetin tamamlanmasının yalnız ve yalnız bilimlerin geliştirilip yayılması ile mümkün olabileceğinden, bunun ise ancak devletin sürekli çabalarına dayandığından bilimlerin gelişmesine çalışan devletlerin her zaman mâmur ve halkının refah ve medeniyet içinde olduklarından, böyle devletlerin başka devletlere hâkim olmalarının değişmez bir adet haline girdiğinden, hatta Osmanlı Devletinin şanlı devirlerinde bilim güneşinin Doğu ülkelerini aydınlattığından, o zamanlar ilim ve fen devletin himayesinde olduğu için birçok bilim dallarına kütüphanelere sığmayacak eserler yazıldığından bahsedildikten sonra artık yabancı dillerdeki kitapların tercüme edilmesi gerekliliği bildirilmiş, çünkü durumun değiştiği, bilim güneşinin Doğu nun göklerinde alçalmaya başladığı tespiti yapılmıştır (Akyüz, 1975: 17-18). Görüldüğü üzere, Doğu nun aydınlatıcı gücünün azaldığı gerekçesiyle Batı nın aydınlığına talip olunmuştur. Ancak sürecin ismi bile edilgen bir duruma işaret etmektedir: Aydınlanma, varsayılan karanlık durumdan başka bir gücün yardımı ve himmetiyle aydınlanarak kurtulma. Lakin, Batı nın kendisini yeniden kurarken temel aldığı Aydınlanma hareketi de bütünüyle sorunsuz değildir. Ahmet Çiğdem, Aydınlanmanın işte bu özde parçalı, ancak görünüşte bütüncül yapısının mimarlarına, dönemin filozoflarına işaret etmiştir. Alman ve İngiliz Aydınlanması'ndaki birkaç isim dışta tutulursa (örneğin Kant ve Hume) gerçekte kurumsal anlamda filozof bile olmayan, felsefi bir sistem geliştirme konusunda ne istekli ne de başarılı, söylediklerinin bir cemaat içi söylem olmasından çok, kamuya ulaşmasından yana, dolayısıyla felsefi bir dil kurma yerine, varolan dili felsefe için araçsallaştıran, ne ateist ne de teist ama bazen deist bazen pagan, insanın yeryüzündeki hayatının kusursuzlaştırılması dışında da bir inancı olmayan, korku ve miti aşılması gereken uğraklar olarak görüp, kendileri birer korku ve mit imgesine dönüşmüş aydınlanmış despotlara bir tür put-kırıcı gözüyle bakan, kimi Diderot gibi ölünceye kadar kendi ilkelerine ve zeminine sadık, kimiyse Voltaire gibi her an ve tehlike karşısında ilkelerinden vazgeçmeye hazır, politik otoriteyle ne barışkın, ne de büsbütün küs, kâh onsekizinci yüzyılın yaramaz çocukları kâh akıl 436

16 Encümen-i Dâniş ve Osmanlı Aydınlanması imparatorluğunun saygıdeğer üyeleri les philosophes dur Aydınlanmayı yaratan. Gay'in söylediği gibi, onsekizinci yüzyılda birçok filozof, ancak bir Aydınlanma vardı: Edinburgh'dan Napoli'ye, Paris'ten Berlin'e, Boston'dan Philadelphia'ya kültür eleştirmenlerinin, dini şüphecilerin ve siyasal reformcuların gevşek, disiplinsiz, bütünüyle örgütlenmemiş koalisyonu (1997: 20-21). Batın'ın topyekün bir bütün olmadığı, belirli ortak değerler üzerine temellenen, ancak özgünlüklerin itinayla korunduğu, çatışmanın çekişmenin eksik olmadığı bir yapı arz ettiği ne yazık ki Batı'yı birebir görmemiş, orada yaşamamış, onu ancak kitaplardan okumuş ve kişilerden dinlemiş bazı Tanzimat dönemi aydınlarımız için pek de malum değildir. İşte, dönemin gözde söylemi olarak Avrupalılaşma mefhumunun ortaya çıkışı bu noktada önem kazanmaktadır. Avrupalılaşma'ya gelince; bir kıt a, bir medeniyet camiası hüviyetini nasıl değiştirir; daha doğrusu değiştirebilir mi? Asya Asya dır, Avrupa Avrupa... Kelime, Batı'nın yükselme devrinde, Batılı sömürgeciler tarafından uydurulmuştur. Tanzimat intelijansiyasının meçhulü olan bu mefhum sonraları bir bayrak olmuş... Tarihlerinden kopuk bir avuç şaşkının omuzladığı bir teslimiyet bayrağı. Bir iflasın ifadesidir. Avrupalılaşma, bir inkar çılgınlığı, bir intihar kararıdır. Emperyalizmler kabza-i teshirine geçirdiği ülkeleri yok etmek için, onları kendilerine benzetmek isterler. İngilizler, ingilizleştirmek, Fransızlar fransızlaştırmak, Portekizliler portekizlileştirmek peşindedir önceleri. Hırıstiyan korsanların istila sınırları genişledikçe bu tabirler yetersiz gelmeye başlar. Daha müphem, daha kucaklayıcı, daha yumuşak bir tabir keşfedilir: Avrupalılaştırmak. Giderek bu mefhum da fazla dar, fazla gurur kırıcı bulunur. Yerine yeni bir yalan bayraklaştırılır: Batılaşma (Meriç, 1980: ). Batı ile münasebetleri daha fazla olabilen aydın ve yönetici kesim üyeleri ise Batı'nın yekpare olmamaklığının farkına varmışlarsa da, bunun sonuçları her zaman müspet olmamıştır. Reşit Paşa'nın İngiliz taraftarlığı, Enver Paşa'nın Alman siyasetine hayranlığı gibi durumlar tarihsel gerçekler olarak ortada durmaktadırlar. Batı, sömürgeci amaçlarla gittiği ülkelere kendi değerlerini de götürmüştür ki bu değerler yukarıda zikredilen aydınlanmanın ana kavramları temellidir. Özgürlük, eşitlik, hür düşünce gibi fikirleri Batı'dan alan aydınlarımız bilerek ya da bilmeyerek yine Batı'nın emperyalist emellerine hizmet etmişlerdir. Bu fikirlerin, bu yönde kullanımının en önemli örneklerinden biri, imparatorluğun son dönemlerindeki en antiemperyalist padişah olarak hükmeden Abdülhamid'e müstebdit damgası vurulması ve onun meşruti idare kurulması maksadı ile tahttan indirilmesidir. Şerif Mardin her ne kadar 437

17 Fatih Arslan farklı bir bakış açısından da olsa bu fikrimize destek vermiştir. Mardin (1996: 29-30), jöntürklerin siyasi ve entellektüel fikirlerinin kaynaklarına yeterince ulaşamadıkları bir dönem olarak Abdülhamid dönemini örnek verirken Batı kaynaklı fikirlerin bu dönemde ülkeye rahatça giremediğini belirtmektedir. Cemil Meriç, Tanzimat Aydınlarını müstağrip 10 diye adlandırmış, onların ne Batı düşüncesini, ne de kendi gelenek ve düşünce sistemlerini tam olarak anlayamamış olduklarını iddia etmiştir. Müstağrip ne yeni bir dünya görüşü kurabilir, ne de Batı'nın cömertçe sunduğu ideolojiler arasında seçim yapacak güçtedir. Seçmek için, anlamak lazım. Anlamak için, karşılaştırmak. Mukayese, irfana dayanır. Batı'nın sosyal ve politik tarihi bilinmeden ideolojileri kavranabilir mi? İdeoloji bir bütündür. Belli bir dünyanın sorunlarını çözmek için hazırlanmış bir bütün. Kaldı ki müstağripler bu ideolojiyi naslaştırırken Batı'da yeni yeni çelişkiler beliriyordu. İdeoloji, iktisadi alt yapının ifadesidir. Sosyal bir sınıfın çıkarlarını dünyaya geçerli bir hakikat diye sunar. Oysa müstağrip Avrupa fikriyatını bir ilmihal gibi ezberlemeye kalkar (Meriç, 1997: ). Müstağrip olmak, tıpkı aydınlanma fiilinde olduğu gibi edilgen olmak demektir. Oysa batılı anlamda Aydınlanma kişinin edilgen değil etkin olduğu bir süreçtir. Immanuel Kant ın Aydınlanma tarifi aydınlanma üzerine belki de en bilinen tariftir: Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedenini de aklın kendisinde değil, fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aramalıdır. Sapere aude! Aklını kendin kullanmak cesaretini göster! sözü imdi Aydınlanma nın parolası olmaktadır (Kant, 1984: 213). Oysa, 19. yüzyıl Osmanlı aydını düşülen durumdan çıkış yolunu başkasının aklını kullanmak suretiyle bulabileceğini sanmıştır. Dolayısıyla, batılı anlamda bir Osmanlı aydınlanmasından söz edilebilir mi? sorusu şüpheli bir hal almıştır. Bu sorunun cevabını Hilmi Ziya Ülken kesin bir şekilde vermiştir. Türkiye de Aydınlanma devri diye bir devir olduğunu söylemek güçtür. Çünkü Fransa da Lumiere, Almanya da Aufklarung denen bu fikir cereyanının kendi bünyemizden doğabilmesi için, ondan önce bu fikirleri hazırlayan tecrübecilik ve akılcılık çığırlarının, Renaissance ile başlayan Descartes ve 10 Müstağrip: istigrabeden, garibine giden, şaşakalan. bkz. (DEVELLİOĞLU, 1970: 885). 438

18 Encümen-i Dâniş ve Osmanlı Aydınlanması Locke ile gelişen bütün modern felsefenin Türkiye'de yaşanmış olması gerekirdi. Halbuki bu fikir gelişmelerinin olduğu yüzyıllarda Türkiye, Avrupa ile hemen hiçbir fikir temasına girmeden kendi içine kapanmış bulunuyordu. Öyle ise burada sözünü ettiğimiz aydınlanma tabii bir fikir evriminin neticesi olacak yerde, 19. yüzyılın ortasında birdenbire dışarıdan gelen bir fikir aşısının ürünü olarak doğmuştur (Ülken, 1998: 64). Bu aşı tam olarak tutmamıştır. Cumhuriyet bu aşının tutması için oldukça önemli bir hamle olarak ortaya çıkmış, ancak yeterli olmamıştır. Biz bu gün hala bu "mefkure"nin peşinden koşmaktayız. Aydınlanmak, modernleşmek, batılı olmak yolundaki bu koşu kısa vadede sonuçlanacak gibi gözükmemektedir. Bu yolda öncelikli adımın gibi olma çabası ndan vazgeçme olduğuna inanıyoruz. Bu çaba, ilkin, kendi varlığının inkârını gerektirir. Sonrasında ise, öykünülen yapının öncülüğünü, yönlendiriciliğini ve giderek müdahaleciliğini kabul etmek demektir. Oysa biz zaten bir şeyiz. Birden bire, boşlukta ortaya çıkmış değiliz. Tarihsel ve kültürel arka planımız var. Ne olduğumuzun, nerede durduğumuzun açıkça vurgulanması gereklidir. Dolayısıyla, 19. yüzyıl Osmanlı sında yapılan ıslahatlar, tercüme faaliyetleri, Encümen-i Dâniş in kurulması ve benzeri çabalar gibi olma sürecinin parçaları olarak okunabilirler. Bu nedenle, bir Osmanlı aydınlanmasından söz edebilmenin yolu, ya aydınlanma tarifini değiştirmekten ya da Osmanlı nın neliğini dönüştürmekten geçer. Bilindiği üzere ne aydınlanmanın tarifi değişmiştir, ne de Osmanlı amaçlanan dönüşümü gerçekleştirip ayakta kalabilmiştir. 439

19 Fatih Arslan KAYNAKÇA Akyüz, K. (1975). Encümen-i Dâniş. Ankara: Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları. Bilim, C. (1985). İlk Türk Bilim Akademisi: Encümen-i Dâniş. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 3 (2) s Chambers, R. L. (1981). The Encümen-i Daniş and Ottoman Modernization. VIII. Türk Tarih Kongresi, Cilt 2. Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi, s Çiğdem, A. (1997). Aydınlanma Düşüncesi. İstanbul: İletişim Yayınları. Devellioğlu, F. (1970). Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügat. Ankara: Aydın Kitabevi, Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi (1989a). Cilt 11. İstanbul: Çağ Yayınları. Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi (1989b). Cilt 12. İstanbul: Çağ Yayınları. Eğribel, E. ve Genç, E. S. (2001). XIX. Yüzyıl Osmanlı Siyasi Yaşamı. XIX. Yüzyıl. (Ed.: Ertan Eğribel), Kardeşler Matbaası. Eroğlu, H. (1990). Türk İnkılap Tarihi. Ankara: Savaş Yayınları. Ersoy, H. (1999). Batılılaşma Girişimleri ve Osmanlı Hariciye Nezaretinin Kuruluşu. Osmanlı Ansiklopedisi. Cilt 6, Ankara: Yeni Türkiye Yayınları. Göçgün, Ö. (1992). Tanzimat Devri Türk Edebiyatı. Türk Dünyası El Kitabı Cilt 3, Ankara: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları. Kaçar, M. (1998). Osmanlı İmparatorluğunda Mühendishanelerin Kuruluşu. Osmanlı Ansiklopedisi Cilt 8, Ankara: Yeni Türkiye Yayınları, s Kant, I. (1984). Seçilmiş Yazılar. (Çev.: Naci Bozkurt), İstanbul: Remzi Kitabevi. Kayaoğlu, T. (1998). Türkiye'de Tercüme Müesseseleri. İstanbul: Kitabevi Yayınları. Koçer, H. A. (1992). Türkiye'de Modern Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. Lewis, B. (1993). Modern Türkiye nin Doğuşu. (Çev.: Metin Kıratlı), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları. 440

20 Encümen-i Dâniş ve Osmanlı Aydınlanması Mardin, Ş. (1996). Jön Türklerin Siyasi Fikirleri. İstanbul: İletişim Yayınları. Meriç, C. (1980). Kırk Ambar. İstanbul: Ötüken Neşriyat. Meriç, C. (1997). Mağaradakiler. İstanbul: İletişim Yayınları. Pakalın, M. Z. (1993). Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü Cilt 1. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. Palmer, A. (1995). Osmanlı İmparatorluğu Bir Çöküşün Yeni Tarihi. (Çev.: Belkıs Çorakçı Dişbudak) İstanbul: Bilgin Yayıncılık. Sander, O. (2008). Anka nın Yükselişi ve Düşüşü. Ankara: İmge Kitabevi Sertoğlu, M. (1986). Osmanlı Tarih Lügati. İstanbul: Enderun Kitabevi İskit, S. R. (2000). Türkiye'de Neşriyat Hareketleri Tarihine Bir Bakış. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. Tanpınar, A. H. (1976). 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi. İstanbul: Çağlayan Kitabevi. Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi Cilt 3. (1979). İstanbul: Dergah Yayınları. Ülken, H. Z. (1998). Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi,.İstanbul: Ülken Yayınları 441

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... V GİRİŞ...1 1. Eğitime Neden İhtiyaç Vardır?...1 2. Niçin Eğitim Tarihi Okuyoruz?...2 I. BÖLÜM İSLAMİYET TEN ÖNCEKİ TÜRK EĞİTİMİ 1. Eski Türklerde Eğitim Var mıdır?...5 2. Hunlarda

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME 207 KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 13/12/1983 No : 189 Yetki Kanununun Tarihi : 17/6/1982 No : 2680 Yayımlandığı R.G. Tarihi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : MUZAFFER TEPEKAYA 2.Doğum Tarihi : 20.10.1962 3.Unvanı : Prof. Dr. / Tarih Bölümü 4. e-mail : muzaffer.tepekaya@cbu.edu.tr Öğrenim Hayatı: Derece Alan Üniversite Lisans Tarih Selçuk

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Arşivcilik İstanbul Üniversitesi 1996. Ortadoğu Enstitüsü. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Arşivcilik İstanbul Üniversitesi 1996. Ortadoğu Enstitüsü. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Nurdan Şafak 2. Doğum Tarihi ve Yeri:. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Arşivcilik İstanbul Üniversitesi 1996 Yüksek Siyasi Tarih ve Marmara

Detaylı

(Galatasaray Lisesi,Mekteb-i Sultanî) ~ û. rüşdiyye 5

(Galatasaray Lisesi,Mekteb-i Sultanî) ~ û. rüşdiyye 5 ¼ À o p o ù 4 i q ¼~» ¼~ Tanzimat î ÿ ü»ž ¼» ¼ Ì À ¼» a ¼» å À» b ¼» ~ À» ÿ ü ¼ 16 22 Ð 1 Tanzimat 13 20 {» i Ž i» ~¼ å o o~¼ o ½ 19» 1923 û À 1839 å 1876 ~»» ³ å å» v 1856»» À» p ~ å p»ž å 1» p ~ ³» ~»Ž

Detaylı

Prof. Dr. Mehmet Ali BEYHAN Tel: [0 212] 455 57 00-15875 e-mail: mehmetalibeyhan@yahoo.com Oda no: 315

Prof. Dr. Mehmet Ali BEYHAN Tel: [0 212] 455 57 00-15875 e-mail: mehmetalibeyhan@yahoo.com Oda no: 315 Prof. Dr. Mehmet Ali BEYHAN Tel: [0 212] 455 57 00-15875 e-mail: mehmetalibeyhan@yahoo.com Oda no: 315 Doğum Tarihi ve Yeri: 1953 / Malatya EĞİTİM İlkokul: (1961 1966) Yazıca İlkokulu (Malatya) Lise: (1969

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ (OKÜSEM) YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ (OKÜSEM) YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ (OKÜSEM) YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'nin eğitim verdiği örgün lisans

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, Fikri Mülkiyet Hakları Koruma Derneği

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK VE İDARİ PERSONEL GELİŞTİRME MERKEZİ YÖNETMELİK

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK VE İDARİ PERSONEL GELİŞTİRME MERKEZİ YÖNETMELİK GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK VE İDARİ PERSONEL GELİŞTİRME MERKEZİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç YÖNETMELİK Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı; Girne Amerikan Üniversitesi bünyesinde kurulan

Detaylı

T.C KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS İÇERİKLERİ I. DÖNEM

T.C KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS İÇERİKLERİ I. DÖNEM T.C KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS İÇERİKLERİ I. DÖNEM TAR513 Klasik Dönem Osmanlı Taşra Teşkilatı Klasik dönem Osmanlı taşra teşkilatı; Osmanlı

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK

BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK Meslekleşme ölçütleri Öğretmenlik Mesleğinin Yasal Dayanakları Öğretmenlik Mesleğinin Temel Özellikleri Türkiye de Öğretmenliğin Meslekleşmesi Öğretmenlerin hizmet öncesinde

Detaylı

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi OSMANLILAR 1 2 3 Osmanlılarda Eğitimin Genel Özellikleri Medreseler çok yaygın ve güçlü örgün eğitim kurumları haline gelmiş, toplumun derinden etkilemişlerdir. Azınlıkların çocuklarını üst düzey yönetici

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

OSMANLI EĞİTİM SİSTEMİNDE BATILILAŞMA

OSMANLI EĞİTİM SİSTEMİNDE BATILILAŞMA OSMANLI EĞİTİM SİSTEMİNDE BATILILAŞMA ÖZET Süleyman KARATAŞ Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantıları yolu ile istendik davranış değişikliği meydana getirme sürecidir. Eğitim sistemini oluşturan

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI TÜRKİYE CUMHURİYETİ AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Avrupa Birliği Temel Konular Pınar TANLAK Eğitim ve Kurumsal Yapılanma Başkanı 1 NELERDEN BAHSEDECEĞİZ? Bakanlığımız ve Sunduğumuz Hizmetler Bakanlığımızda

Detaylı

Ankara Patoloji Derneği. Dr. ALP USUBÜTÜN

Ankara Patoloji Derneği. Dr. ALP USUBÜTÜN Dr. ALP USUBÜTÜN LEONARDO DA VİNCİ 1452-1519 ANDREAS VESALIUS (1514-1564) Rembrandt Van Rijn "The Anatomy Lesson of Dr. Tulp" (1632) Giovanni Battista Karl Freiherr Morgagni von Rokitansky (1682 1771)

Detaylı

Aday Meslek Memurluğu Sınavı için aranan genel koşullara ek olarak adayların bilmeleri gereken hususlar:

Aday Meslek Memurluğu Sınavı için aranan genel koşullara ek olarak adayların bilmeleri gereken hususlar: Dışişleri Bakanlığı Giriş Sınavları (PS. İstanbul Aydın Üniversitesinin bu programı, öğrencileri Ekonomi Bakanlığı Diş Ticaret Müsteşarlığı, AB Bakanlığı, MIT Müsteşarlığı gibi kurumların giriş sınavlarına

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

YÖNETMELİK. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan:

YÖNETMELİK. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan: YÖNETMELİK Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan: ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BİLİM KURULU ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

Koca Mustafa Reşid Paşa

Koca Mustafa Reşid Paşa Osmanlı İmparatorluğu ndaki ilk Mason Locası 1738 de Galata da kurulmuştur. Osmanlı vatandaşı olarak mason olan ilk kişi Yirmisekiz Mehmed Çelebi nin oğlu Yirmisekizzade Mehmed Said Paşa olmuştur. Osmanlı

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ AKADEMİ BİRLİĞİ YÖNERGESİ Birinci Bölüm Genel Hükümler Amaç Madde 1 tarafından yürürlüğe konan bu yönergenin amacı, Akademi Birliği nin amacını, görev, yetki ve çalışma alanlarını düzenlemektir. Tanımlar

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Mustafa MÜJDECİ 2. Doğum Tarihi-Yeri: 30.07.1978 - Yerköy 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. (Çankırı Karatekin Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) 4. Medeni Durumu: Evli

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

HOCA AHMET YESEVİ ULUSLARARASI TÜRK-KAZAK ÜNİVERSİTESİ AVRASYA ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

HOCA AHMET YESEVİ ULUSLARARASI TÜRK-KAZAK ÜNİVERSİTESİ AVRASYA ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar HOCA AHMET YESEVİ ULUSLARARASI TÜRK-KAZAK ÜNİVERSİTESİ AVRASYA ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1-(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Hoca Ahmet Yesevi

Detaylı

NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO

NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO Cilt:3 Sayı:4 Şubat 2013 Issn: 2147-5210 www.thestudiesofottomandomain.com NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO THE

Detaylı

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ Halk arasında gâvur padişah ve püsküllü bela olarak adlandırılan padişah II.

Detaylı

Orta Asya Türkleriyle ilgili yukarıdaki kavramlardan hangisi varlığı sürekli olmayan toplumsal ve siyasal birimi ifade eder?

Orta Asya Türkleriyle ilgili yukarıdaki kavramlardan hangisi varlığı sürekli olmayan toplumsal ve siyasal birimi ifade eder? KPSS TARİH DENEME SINAVI 1: I- Orhun Anıtları II- Yenisey Yazıtları III- Manas Destanı Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Kırgız Türklerine aittir? A- Yalnız ll B-l ve ll C-ll ve lll D-l ve lll E-Yalnız

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu 17 Mayıs 2014 Tarihinde Ankara da Gerçekleştirildi UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Yönetmeliğinin 14. Maddesine göre toplanan XXVI. Genel Kurul, 2014-2018

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ ID Başlık ECTS 1 Yarıyıl 70001 Α Türk Dili I Biçimbilim ve Sözdizimi 70001 Β Türk Dili I Okuma - Anlama ve Yazılı Anlatım Becerileri 70001 C Türk Dili I-

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8 1/11 ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor 1. Batıya Erken Açılan Kent Selanik 1.Atatürk ün çocukluk dönemini ve bu dönemde içinde bulunduğu toplumun sosyal ve kültürel yapısını analiz eder. 2. Mustafa Kemal Okulda

Detaylı

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU Uyguladığı kooperatif modeli ile eğitimde ülkemizde tek ve örnek bir kurum olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi, kurulduğu tarihten bu yana hep eğitimin

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor)

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Secaattin Tural 2. Doğum Tarihi : 15.07.1966 3. Unvanı : Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5. Çalıştığı Kurum : Kırklareli Üniversitesi Derece Alan Üniversite Lisans Türk Dili

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI Türkiye İstatistik Kurumu ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, ülkemizde yaklaşık 8,4 milyon

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 24.04.2006

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 24.04.2006 KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi Tarih: 24.04.2006 Bilgi Raporu Sayı : 2006/130/190-2006/135/95 Konu : Osmanlı Dönemi Merkez Bankacılığı Cumhuriyet Dönemi Merkez Bankacılığı ve TCMB nin Kuruluşu

Detaylı

İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU

İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU 12265 İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU Kanun Numarası : 6570 Kabul Tarihi : 20/11/2014 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 29/11/2014 Sayı : 29190 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 55 Amaç ve kapsam MADDE

Detaylı

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 10 Mart 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28937 Siirt Üniversitesinden: YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

İmparatorluk Döneminde: Okul öncesi eğitimi üstlenen bazı kurumlar vardı. Bunlar sıbyan okulları, ıslahhaneler, darüleytamlar.

İmparatorluk Döneminde: Okul öncesi eğitimi üstlenen bazı kurumlar vardı. Bunlar sıbyan okulları, ıslahhaneler, darüleytamlar. TÜRKİYE DE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM Türkiye de ki okul öncesi eğitimin gelişmesini imparatorluk dönemindeki okul öncesi eğitim ve Cumhuriyet ten günümüze kadar olan okul öncesi eğitimi diye adlandırabilir. İmparatorluk

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

ĐDAŞ ĐSTANBUL DÖŞEME SANAYĐĐ A.Ş. ANA SÖZLEŞME TADĐL TASARILARI

ĐDAŞ ĐSTANBUL DÖŞEME SANAYĐĐ A.Ş. ANA SÖZLEŞME TADĐL TASARILARI ĐDAŞ ĐSTANBUL DÖŞEME SANAYĐĐ A.Ş. ANA SÖZLEŞME TADĐL TASARILARI Gayrimenkullere Tasarruf Madde 5 Şirket maksadını temin için her türlü gayrimenkuller satın almak, inşa etmek, kiralamak ve satmakla yetkilidir.

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Önkoşullar Dersin dili Dersin Türü Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin amacı Dersin öğrenme

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

BĠLECĠK ÜNĠVERSĠTESĠ AKADEMĠK ÖZGEÇMĠġ FORMU

BĠLECĠK ÜNĠVERSĠTESĠ AKADEMĠK ÖZGEÇMĠġ FORMU BĠLECĠK ÜNĠVERSĠTESĠ AKADEMĠK ÖZGEÇMĠġ FORMU Adı Soyadı İlhami YURDAKUL Ünvanı Doç. Dr. Alanı Tarih Doğum Yeri İspir-Erzurm Doğum 01/08/67 E-Posta ilhami.yurdakul KĠġĠSEL BĠLGĠLER EĞĠTĠM DURUMU Derece

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994. Y. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1998

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994. Y. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1998 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Abdullah Demir 2. Doğum Tarihi: 01 Ocak 1970 3. Unvanı: Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994 Y. Lisans Hukuk Marmara

Detaylı

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM VE DAYANAK AMAÇ MADDE 1- Bu yönergenin amacı; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi nde öğrenim gören

Detaylı

Fatih Mehmet SANCAKTAR. II. Meşrutiyetten Cumhuriyete Milli Egemenlik Düşüncesinin Gelişimi: Hüseyin Cahit (Yalçın) Örneği (1908-1924)

Fatih Mehmet SANCAKTAR. II. Meşrutiyetten Cumhuriyete Milli Egemenlik Düşüncesinin Gelişimi: Hüseyin Cahit (Yalçın) Örneği (1908-1924) KİŞİSEL BİLGİLER Ad ve Soyadı Unvanı Adres e-posta Doğum Medeni Durumu MESLEKÎ DENEYİMİ Arş. Gör. 06.1.199 Yrd. Doç. Dr..06.006 Yrd. Doç. Dr. 18.11.010 EĞİTİM-ÖĞRETİM DURUMU Lisans 199 Yüksek Lisans 1996

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

AB ĠLE MÜZAKERE SÜRECĠNDE AB MÜKTESEBATINA UYUMUN VE BU BAĞLAMDA ÇEVĠRĠNĠN ÖNEMĠ. Nilgün ARISAN ERALP TEPAV AB ENSTİTÜSÜ DİREKTÖRÜ

AB ĠLE MÜZAKERE SÜRECĠNDE AB MÜKTESEBATINA UYUMUN VE BU BAĞLAMDA ÇEVĠRĠNĠN ÖNEMĠ. Nilgün ARISAN ERALP TEPAV AB ENSTİTÜSÜ DİREKTÖRÜ AB ĠLE MÜZAKERE SÜRECĠNDE AB MÜKTESEBATINA UYUMUN VE BU BAĞLAMDA ÇEVĠRĠNĠN ÖNEMĠ Nilgün ARISAN ERALP TEPAV AB ENSTİTÜSÜ DİREKTÖRÜ 1 AB ÜYELİK (KOPENHAG) KRİTERLERİ Siyasi Kriterler demokrasiyi, hukukun

Detaylı

KAYSERİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SİVİL SAVUNMA UZMANLIĞI GÖREV, SORUMLULUK VE YETKİ ESASLARINI BELİRLEYEN İÇ YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER

KAYSERİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SİVİL SAVUNMA UZMANLIĞI GÖREV, SORUMLULUK VE YETKİ ESASLARINI BELİRLEYEN İÇ YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER KAYSERİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SİVİL SAVUNMA UZMANLIĞI GÖREV, SORUMLULUK VE YETKİ ESASLARINI BELİRLEYEN İÇ YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER AMAÇ Madde 1- Bu yönetmelik Kayseri Büyükşehir Belediyesi

Detaylı

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Kırklareli Üniversitesine bağlı

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Sinop Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Gaziosmanpaşa Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

(Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773)

(Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773) 22 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28773 YÖNETMELİK (Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773) İpek Üniversitesinden: İPEK ÜNİVERSİTESİ DİL EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

EĞİTİM EMEKÇİLERİ ÖRGÜTLENME TARİHİNDEN

EĞİTİM EMEKÇİLERİ ÖRGÜTLENME TARİHİNDEN EĞİTİM EMEKÇİLERİ ÖRGÜTLENME TARİHİNDEN BAKİ SARISAKAL EĞİTİM EMEKÇİLERİ ÖRGÜTLENME TARİHİNDEN Muallimler Birliği Umumi Merkezi Reisi İzmir Mebusu Necati Bey Muallimler Birliği Müessislerinden Prag Sefiri

Detaylı

- 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun

- 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun - 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun (Resmî Gazele ile neşir ve ilâm : 24/V/9S3 - Sayı : 2409) No. Kabul tarihi 23 - V -933 BÎRİNCİ MADDE İstatistik umum müdürlüğü; umum müdürlük, müşavirlik,

Detaylı

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ TEPEBAŞI BELEDİYE MECLİSİNİN 06.09.2012 TARİH VE 179 SAYILI MECLİS KARARI İLE KABUL EDİLMİŞTİR. T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ AMAÇ

Detaylı

HAVACILIK UZMAN YARDIMCILARININ YETİŞTİRİLMESİ, YETERLİK SINAVI VE TEZ HAZIRLAMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM

HAVACILIK UZMAN YARDIMCILARININ YETİŞTİRİLMESİ, YETERLİK SINAVI VE TEZ HAZIRLAMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden, HAVACILIK UZMAN YARDIMCILARININ YETİŞTİRİLMESİ, YETERLİK SINAVI VE TEZ HAZIRLAMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNERGE Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 17 Ağustos 2010 SALI Resmî Gazete Sayı : 27675 Namık Kemal Üniversitesinden: YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Madde 1 Bu Yönetmelik, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI TOPLANTI TARİHİ: 11.03.2013 TOPLANTI NO: 06 KARAR:06-01: Gündem ve gelen evrak konusu görüşüldü. Toplantı

Detaylı

Ders Kodu Teorik Uygulama Lab.

Ders Kodu Teorik Uygulama Lab. Ders Kodu Teorik Uygulama Lab. Osmanlı Türkçesi Metin İncelemeleri (19-20 yy) Ulusal Kredi Öğretim planındaki AKTS 224022300001201 1 2 0 2 4 Ön Koşullar : Bu dersin ön koşulu ya da yan koşulu bulunmamaktadır.

Detaylı

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Rektörlüğe bağlı olarak görev yapan ve Rektör Yardımcısı

Detaylı

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. Yayın Kataloğu

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. Yayın Kataloğu Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayın Kataloğu 2013 2 TAHRÎRU USÛLİ L-HENDESE VE L-HİSÂB EUKLEIDES İN ELEMANLAR KİTABININ TAHRİRİ Nasîruddin Tûsî (ö. 1274) Meşhur Matematikçi Eukleides in (m.ö.

Detaylı

IV. CETVEL (Madde 72) GÜVENLİK KUVVETLERİ ASKERİ MEMUR KADROLARI HİZMET SEMALARI 62/1987 81/1991 TERCÜMAN MÜTERCİM KADROSU 24/1992 HİZMET ŞEMASI

IV. CETVEL (Madde 72) GÜVENLİK KUVVETLERİ ASKERİ MEMUR KADROLARI HİZMET SEMALARI 62/1987 81/1991 TERCÜMAN MÜTERCİM KADROSU 24/1992 HİZMET ŞEMASI IV. CETVEL (Madde 72) GÜVENLİK KUVVETLERİ ASKERİ MEMUR KADROLARI HİZMET SEMALARI 62/1987 81/1991 TERCÜMAN MÜTERCİM KADROSU 24/1992 1. Kadro Adı : Tercüman Mütercim Hizmet Sınıfı : Üst Kademe Yöneticisi

Detaylı

ÖZ GEÇMİŞ II. Akademik ve Mesleki Geçmiş

ÖZ GEÇMİŞ II. Akademik ve Mesleki Geçmiş ÖZ GEÇMİŞ I. Adı Soyadı (Unvanı) Mustafa ARSLAN (Yrd.Doç.Dr.) Doktora: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2007. E-posta: (kurum/özel) marslan@ybu.edu.tr; musarslan19@gmail.com Web sayfası

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

MENTEŞE BELEDİYESİ DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI YÖNETMELİĞİ

MENTEŞE BELEDİYESİ DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI YÖNETMELİĞİ MENTEŞE BELEDİYESİ DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar, Temel İlkeler Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, Menteşe Belediye Başkanlığı

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

ANTALYA SERBEST MUHASEBECĐ MALĐ MÜŞAVĐRLER ODASI ODA ĐÇ YÖNETMELĐĞĐ

ANTALYA SERBEST MUHASEBECĐ MALĐ MÜŞAVĐRLER ODASI ODA ĐÇ YÖNETMELĐĞĐ ANTALYA SERBEST MUHASEBECĐ MALĐ MÜŞAVĐRLER ODASI ODA ĐÇ YÖNETMELĐĞĐ BĐRĐNCĐ BÖLÜM AMAÇ VE KAVRAMLAR Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı; Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası nın, Yönetim Kuruluna

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ TEMİZ İNSAN TEMİZ ÇEVRE TOPLULUĞU TÜZÜĞÜ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ TEMİZ İNSAN TEMİZ ÇEVRE TOPLULUĞU TÜZÜĞÜ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ TEMİZ İNSAN TEMİZ ÇEVRE TOPLULUĞU TÜZÜĞÜ TOPLULUĞUN AMACI MADDE 1- AMAÇ 1- Ekolojik dengenin korunması amacı ile içinde bulunduğumuz çevreye ve burada yaşayan bütün canlı varlıklara

Detaylı

Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Görev Yetki ve Çalışma Yönetmeliği. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Görev Yetki ve Çalışma Yönetmeliği. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Konya Büyükşehir Belediyesi Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Görev Yetki ve Çalışma Yönetmeliği Kabul Tarihi: 18/04/2008 Kabul Sayısı: 183 Sayılı Belediye Meclis Kararı Yayım Tarihi:

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ Madde 1: Topluluğun Adı Ve Merkezi a)topluluğun Adı : Bilgesam Gençlik Platformu dur. b)topluluğun Merkezi : İstanbul dur. Madde 2: Topluluğun Kurulma Amacı 1-BİLGESAM

Detaylı