Ya l l kta Bak ma Muhtaçl k ve Yeni Bir Bak m Kültürü. Sosyal Bak m Sigortas : Demografik De i imlerin Yaratt Bir Sorun ve Tart maya Aç k Bir Konsept

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ya l l kta Bak ma Muhtaçl k ve Yeni Bir Bak m Kültürü. Sosyal Bak m Sigortas : Demografik De i imlerin Yaratt Bir Sorun ve Tart maya Aç k Bir Konsept"

Transkript

1 Ya l l kta Bak ma Muhtaçl k ve Yeni Bir Bak m Kültürü Sosyal Bak m Sigortas : Demografik De i imlerin Yaratt Bir Sorun ve Tart maya Aç k Bir Konsept 1

2 2

3 3

4 4

5 çindekiler YA LILIKTA BAKIMA MUHTAÇLIK VE... 1 YEN B R BAKIM KÜLTÜRÜ... 1 SOSYAL BAKIM S GORTASI: DEMOGRAF K DE MLER N YARATTI I B R SORUN VE TARTI MAYA AÇIK B R KONSEPT. 1 Ç NDEK LERÖNSÖZ... 5 ÖNSÖZ... 7 G R BAKIMA MUHTAÇLIK PROBLEM TANIMLAR BAKIMA VE YARDIMA MUHTAÇ ENGELL YA LILAR H ZMETLERDEN YARARLANMADA KAYDA DE ER B R EY YOK! BAKIMA VE YARDIMA MUHTAÇLIK DAHA Y NASIL TESP T ED LEB L R? 34 GERONTOLOJ ATLASI LK BULGULAR SEBEPLER TÜRK YE DE DEMOGRAF K YA LANMA LER YA LILIK YA LI KADINLAR ÇO ALIYOR BAKIMA VE YARDIMA MUHTAÇ ENGELL LER GEÇM N DEVAMI SEÇENEKLER M Z YEN STRATEJ LER B L MLER N BULU MASI ÖNER : SOSYAL BAKIM S GORTASI AMACI F NANSMAN BAKIMA MUHTAÇLI IN TESP T Sigortal l k art Bak ma Muhtaçl k Derecesi Kriterler H ZMETLER Evde Profesyonel Bak m Aile Taraf ndan Evde Bak m Parasal ve Aynî Hizmetler Dan manl k Hizmetleri Bak c lar çin Ücretsiz Kurslar Bak ma Uygun Konut

6 Profesyonel Hizmetlerde Modüler Ödeme Sistemi Sosyal Yard m Kurumu BAKIM YASASI GEREKL! SOSYAL BAKIM S GORTASININ TEMEL ÖZELL KLER SOSYAL BAKIM YASASI KARAR VERME HAKKI EVDE BAKIM ÖNCEL H ZMETLER N TÜRÜ VE KAPSAMI ÖNLEM VE REHAB L TASYON ÖNCEL B REYSEL SORUMLULUK B LG LEND RME VE DANI MANLIK ORTAK SORUMLULUK YEREL YÖNET MLER N GÖREV BAKIM KURUM VE KURULU LARININ HAKLARI VE GÖREVLER BAKIM KASALARININ GÖREV GELECEK ÜZER NE ÖNGÖRÜLER GENÇ NÜFUSUN ANLAMI BAKIMA MUHTAÇ YA LILAR ÇO ALACAK Z H NSEL ENGELL YA LILARA ÖZEL BAKIM VE YARDIMLAR A LE SON SÖZ EK LLER KAYNAKÇA KAYNAKÇA

7 Önsöz Hastal klar, kazalar, sakatl klar geliyorum demiyor, beklenmedik bir anda ortaya ç k yorlar. Böyle durumlara kar kendisine kol kanat gerecek alternatiflerin bulundu unu bilmesi insan için rahatlat c, güzel bir duygudur. Di er taraftan ya l l kta bak ma ve yard ma muhtaçl k, adeta ç rarak Türkiye ye gelece ini bildirmektedir. Demografik de i imler, bak ma muhtaç ya l say s n n h zla artaca haberini iletmektedir. nsanlar n gelecekle ilgi kayg lar n asgari düzeye çekebilecek en iyi alternatiflerden biri yeni bir bak m kültürünü olu turmak ve bak ma muhtaçl k riskine kar en uygun cevap Sosyal Bak m Sigortas n n devreye sokulmas d r. Devletlerin de gelecekle ilgili kayg lar ço almaktad r. Özellikle toplumsal ya lanma nedeniyle! Bunun çe itli gerekçeleri aras nda bak ma muhtaç ya l lar n ço almas da var. Bu yüzden gerontolojik konular ele alan kitaplarda, gelecekle ilgili öngörülere çok s k rastlamaktay z. Gelece i güvence alt na alma hesaplar yap l rken, birçok faktörü ve aralar ndaki kar l kl etkile imlerden do acak sonuçlar tahmin etmek gerekiyor. Bu yüzden hem insanlar hem de devletler, gelece in, bugün yapabilecekleri eyleri yapmam olman n pi manl n duyacaklar bir dönem haline gelmesi için çaba harcamaktad rlar. Gelecek daima tahmin etmeyi gerekli k lmaktad r ve tahmin kavram n n özündeki yan lg pay, gelece i mutlak ekilde bilmeyi ve planlamay engellese de, tahminlerimizdeki yan lg pay n en aza indirgeyerek, olas kötü durumlara kar zaman nda al nacak önlemlerle, uykular m z kaç ran kayg lar azaltabilir, hatta yok edebiliriz. 7

8 Yar n nas l bir dünya ile kar la aca m z belli de il. Belki ya am ilginç k lan bu belirsizliktir. Ölece imizi bildi imiz halde ya ama bu kadar s k sar lmam z n nedeni bu olsa gerek. Ya amay sevdi imiz için, onu uzatmaya çal yoruz. Hiçbir ya am süresinin bize yeterince uzun görünmeyi inin nedeni, ya amay sevdi imizden ileri gelmiyor mu? Tarih boyunca bu özelli ini hep korudu insan, sonsuz ya am üzerine dü ler kurdu. Dü leri gerçekle medi, ama gerçekten dikkate de er bir ya am süresine ula t n görüyoruz. Yüzy l önce ortalama k rk y lla s n rl olan ya am n, bugün altm, yetmi, seksen ve daha yukar lara ta d. Ancak her zaman oldu u gibi madalyonun bir de öbür yüzü var. Ya am süresi uzad kça, ya am n n son safhas nda bak ma ve yard ma muhtaç hale gelme riski artmaktad r. Bu risk herkes için ortaya ç km t r, özellikle uzun bir ya am sürdürece inden yola ç kanlar n bunu daha fazla dikkate almalar gerekiyor. Ya am standard yükseldikçe, ya l l n ileri safhalar nda bak ma ve yard ma muhtaç hale gelme olas l n n artt n bilimsel ara t rmalar da ortaya koyuyor. Her ne kadar uzun süre sa l m z koruyabiliyor, ba kas n n yard m na gerek kalmadan ya am m z sürdürebiliyorsak da, ya l lar aras nda bak ma ve yard ma muhtaçlar n artan say s, ya am uzatt kça ba ml olarak geçecek y llar da uzatt m z gösteriyor. Özellikle T p ve Farmakolojinin, bu konuda bizden yard mlar n esirgemeyece i kesindir. laçlar, tedavi yöntemleri ve t bbi cihazlar sayesinde ya am uzat labilirken, bazen insan ummad, hatta ho lanmad kadar uzun süre hayatta kalabiliyor. 8

9 Yatalak olarak ya amaktan, ba kalar na ba ml olmaktan, bebek gibi alt n n temizlenmesinden b kanlar, ac lar içinde k vrananlar, toplumun, ya ama verdi ini iddia etti i de erden ötürü, ölmek isteyip ölemiyorlar. Ya ama sevincini yitirmemi bak ma ve yard ma muhtaç ya l lar n ço alaca gelece e do ru yol al yoruz. Ya l l kta bak ma muhtaçl k, ça m z n bu nedenden ötürü en önemli problemlerinden biridir. Öyle bir problemdir ki bu, devleti, toplumu, bireyi oldu u kadar, aileyi, çocuklar, gençleri de ilgilendiriyor. Çünkü bak ma muhtaçl k sadece bireyi etkilemez. Aksine kolektif bir etkiden söz edebiliriz. Bu kolektifli in olumsuz yönlerini azaltmak, varsa e er olumlu etkilerini ço altmak dü üncesi, iyi bir ç k noktas olarak görünüyor. Bak ma ve yard ma muhtaçl n olumsuz bir ey oldu unu anlamakta zorlanmasak da, herhalde bunun ne gibi olumlu yönleri olabilir diye bir soru akla gelebilir. Bu ise bak ma muhtaçl a hangi perspektiften bak ld yla ili kilidir. E er sadece t bbi bir problem olarak ele al n rsa, olumsuz yönleri daha a r basacakt r, ama sosyal bir olgu olarak alg lan rsa, bireyin, ailenin, toplumun, bu probleme getirece i çözümlerden elde edece i kazançlar da olacakt r. Çünkü bedensel fonksiyonlarda meydana gelen hasarlar de ildir insan öldüren, aksine insan ya arken sosyal bir ölü haline de gelebilir. As l problem bu noktada yat yor ve bu çal man n amac Türkiye de say lar n n hiç de az olmad görülen sosyal ölüleri canland racak bir çözüm önerisi getirmektir. Say lar n n ço alaca na dair güçlü sinyaller ald m z bak ma ve yard ma muhtaç ya l lar n durumu, sa l k sistemini, bak m hizmetlerini, aileyi, ekonomik sistemi ve akla gelebilecek di er sosyal sistemlerin hepsini az ya da çok etkilemektedir. Annesi yatalak olan bir kad n, i inden ayr lmak zorunda kalabilir. Bunun ekonomiye ve aile 9

10 gelirine etkisi olacakt r. Fakirle en aileler ço ald kça, bundan çocuklar etkilenecektir. Bo anma olaylar, aile içi iddet, psikolojik bunal m geçiren insanlar ço alacakt r. Bak ma ve yard ma muhtaçl n içindeki avantajlara gelince, e er bu problemi çözmede kararl l k ortaya ç karsa, çözüm giri imlerinin yarataca olumlu sonuçlar olacakt r. Belirtti im ve belirtmedi im problemlerin yaratt ihtiyaçlara uygun çözümler getirerek, olumlu etkileri hissedilecek, toplumun dayan ma duygular artacakt r. Bunun yan s ra hizmet sektörüne yapaca etkileri dü ünelim. Hizmet çe itlili i, kalitesi ve kalifiye eleman gibi Türkiye nin ihtiyac olan olumlu etkiler yaratacakt r. Ama bu olumlu etkiler, beklemekle ortaya ç kmazlar. Bunu yaratacak bir araç laz m. Bak ma muhtaçl k problemine çözüm olabilecek etkiler yarat lmadan, olumlu geli melerin meydana gelmesini bekleyemeyiz. Bu arac n ad Sosyal Bak m Sigortas d r (SBS). Bununla ilgili bir taslak sunuyorum. Geli tirilmeye aç k, tart lmay bekleyen bu taslak, risk ve kayg lar azaltacak niteliktedir. Toplumun, ailenin ve bireyin asgari düzeye inecek kayg lar toplumun dinamiklerini pozitif yöne çekecektir. Yeni bir bak m kültürünün olu mas na yol açacak ve toplumsal dayan ma kavram na yeni boyutlar ekleyecektir. Bu konseptin amac bak ma ve yard ma muhtaçl ortadan kald rmak de ildir, aksine birey, aile, toplum ve devlet aç s ndan yaratt olumsuz etkileri, el birli iyle azaltmak, mümkün olan durumlarda bunlar tamamen silmektir. Türkiye nin yeni bak m kültürünün ad olabilecek Sosyal Bak m Sigortas, bak ma ve yard ma muhtaçl n toplumdan d lanmaya yol açan etkilerini yok ederek, 10

11 toplumsal kalk nma, istihdam, hizmet kalitesi ve organizasyonu gibi çe itli katma de erler getiren, üzerine tart maya de er bir konsept olarak görünüyor. Birlikte geli tirebilir, riskleri herkes için azaltabiliriz. Doç. Dr. smail Tufan 11

12 Giri Kat ks z, saf gerçe i hiçbir zaman ortaya koyamay z. Daima gerçekli in bir bölümünü s n rlayarak, onu analiz edebiliriz. Fakat kat ks z, saf bir hata da yoktur. A a da sunaca m bilgiler, bu iki nokta aras nda yer alan, ilk noktaya daha yak n olan bulgulardan meydana gelmektedir. Türkiye de cereyan eden demografik de i imlerin yaratt en önemli sonuçlardan biri bak ma ve yard ma muhtaç birey say s nda meydana getirdi i art t r. Bunun temel sebebi, toplumsal ya lanma e ilimidir. Bugün öyle bir dünyada ya yoruz ki hiçbirimiz yar n bizi nas l bir dünyan n bekledi ini kesin olarak söyleyemez. Geleneklerin ve metafizi in erozyona u ramas yla ba lant l olan bu durum modern toplumlar n risk toplumu (Beck 1986) 1 olarak tan mlanmas na yol açm t r. Bu yüzden riskin sosyolojisinden (Luhmann 1991) 2 söz edilmektedir. Toplumlar n yap s nda meydana gelen güçlü de i imler, imdiye dek hiç görülmemi yeni bir toplumun ortaya ç kmas na yol açm t r. Bu toplumun eskisinden birçok yönden ayr özelliklere sahip oldu unu, ya l lar n maziye bakarak, eski günleri yâd etmelerinden anlamakla birlikte, o eski günlerin, bugünkü durumlar n n sebebi oldu unu unutmalar na hayret ederiz. Bugünün toplumu beklentileri, problemleri, ihtiyaçlar ba lam nda tamamen farkl niteliklere sahip oldu u için, onun beklentilerinin kar lanabilmesi ancak yeni giri imlerle mümkün olabilecektir. 1 Beck, U Risikogesellschaft. Auf dem Weg in eine andere Moderne. Suhrkamp: Frankfurt/M. 2 Luhmann, N Soziologie des Risikos. De Gruyter: Berlin. 12

13 Bu de i imler ya l lar n ço almas yla ba lad. Ya am süresinin uzamas na sevinen insan, bunun toplumda yarataca problemleri ba tan göremedi. Daha önce tarihte rastlanm bir geli me oldu u için, ya l toplumla ilgili tecrübelerden yoksundu. Bu yüzden endüstri ülkeleri, toplumsal ya lanmay uzun süre görmezlikten de gelmi lerdir. Ufak bir uzman grubu, kendi aras nda ya lanma ve ya l l tart m, yarataca sonuçlar n sosyal sistemi ve sosyal bar tehdit edebilece ini önceden haber vermi lerdi. Ancak bilim adamlar da dâhil, çok az insan demografik de i imlerin bu kadar h zl geli ece ini tahmin edebilmi ti. Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya, Yeni Zelanda, k smen Asya ülkelerinde yo unla an endüstri, bu ülkelerdeki ya am standard n n h zla iyile mesini sa lay nca, uzun ömürlülük olgusu ortaya ç km t r. T bbi geli meler, çal ma ko ullar ndaki olumla de i imler, daha iyi beslenme ve ikamet ko ullar, endüstrile menin yaratt olumlu sonuçlard r, ama demografik etkileri beklenmedik derecede ya l lar n lehine geli mi tir. Henüz 20.yüzy l n ba lar nda ortalama 40 y ll k bir ya am beklentisine sahip olan insanlar, bugün 80, 90 ya lar na rahatl kla eri ebilmektedir. Türkiye 72 milyon insan yla Avrupa da bir istisna olarak gösterilebilir. Çünkü nüfus yap s itibariye genç bir görünüm sunmaktad r. Ancak makyaj n ne kadar tazelemek istese de, art k yüzündeki k r kl klar gidermesi mümkün olmayacakt r. Türk toplumu, t pk di erleri gibi geri dönü ü olmayan ya lanma sürecinin içinde kendisini bulmu tur. Bu geli meyi biraz daha detayl ca incelemekte yarar vard r. Çünkü toplumsal ya lanman n yarataca sonuçlar tahmin edebilmek için, sadece bireyler de il, toplumlar da kendi bünyesindeki de i imleri idrak edebilmelidir. Ancak bu ekilde önceden 13

14 alaca önlemlerle, bünyedeki de i imlerin olumsuz etkilerini asgari bir zararla atlatabilir. Bak ma Muhtaçl k Problemi T.C. Devlet Planlama Te kilat n n sa lad maddi olanaklarla yedi bölgede 5 y l sürecek ve yedi ilde 3500 ya l n n kat ld, Türkiye Birinci Gerontoloji Atlas ara t rmas n n ilk bulgular ya l lar n çok ciddi problemlere sahip olduklar n ortaya koymu tur. Türkiye nin ilk Gerontoloji Atlas n (Tufan 2006c, GeroAtlas ) 3 ç karmak üzere yürüttü ümüz ara t rmada, bak ma ve yard ma muhtaç birçok ya l yla da kar la t k. Bay K. (72 ya nda), e iyle ufak bir evde ya yor. Geçirdi i felç sonras gördü ü t bbi tedaviler sayesinde hareket yetene inin bir bölümünü tekrar elde edebilmi. Ama sol kolu ve baca eski gücüne kavu amam. Yar felçli olarak ya am n sürdürüyor. Y kan rken, giyinirken, merdivenleri inip ç karken, sokakta yürürken yard ma ihtiyac var. Ya l e i ona elinden geldi ince yard mc olmaya çal yor. Ama onun da sa l k durumu pekiyi de il. Özel bir bak c tutacak ekonomik güce sahip de iller. Bay K. n n ufak bir emekli ayl yla k t kanaat geçiniyorlar. Bayan K. hayat nda hiç çal mam. Ev kad n olarak geçirdi i ya am nda iki çocuk yeti tirmi. Biri k z. Ama evlendikten sonra ba ka bir kente ta nm lar. Bu yüzden çocuklar ndan yard m bekleyemiyor. Onlar n da gelir durumu çok iyi olmad halde, arada s rada parasal yard mlarda bulunarak, anne ve babalar na yard mc olmaya çal yorlar. Akrabalar ndan yard m talep etmek istemiyorlar. Bayan K. n n deyimiyle herkesin kendi derdi kendine yetiyor. Zaman n n neredeyse tamam n evinde geçirmek zorunda olan Bay K. özel bir bak c tutacak durumlar olsayd bile, yak n çevrede bak m 3 Tufan,. 2006c. Türkiye Gerontoloji Atlas Ara t rmas. 14

15 hizmeti sunan kurum veya kurulu bulunmad n belirtiyor. Kendisini en çok üzen eyin yar felçli bir ya l olarak ya am n sürdürmesinden de il, daha ziyade e ine yük olmaktan büyük bir üzüntü duydu unu söylüyor. öyle olabilirdi: Bay K. henüz hastanede tedavi görürken, hekimlerin tavsiyesine uyarak Bayan K. Sosyal Bak m Sigortas na ba vurabilir ve e inin bak ma muhtaçl k derecesinin tespit edilmesini talep edebilirdi. Evinin yak n ndaki özel veya resmi bir bak m kurulu uyla irtibata geçebilir ve bir kalifiye bak m personeli, Bay K. n n evini tetkik ederek, bak m hizmetleri için uygunlu unu belirleyebilirdi. Bu inceleme sonunda, evde bak m n devam için Bay K. n n bir bak m yata na ve bir de tekerlekli sandalyeye ihtiyac oldu unu tespit edebilir ve bunu yaz l olarak tasdik edebilirdi. Evinde bak labilmesi için, günde bir kere olmak üzere profesyonel bir bak c n n Bay K. y evinde ziyaret etmesinin yeterli gelece ini tespit edebilir ve bir de uygun bir bak m plan haz rlayabilirdi. Her sabah Bay K. evinde ziyaret eden profesyonel bak c, onu y kay p, giydirdikten sonra e ine teslim edebilirdi. Günün geri kalan k sm nda Bayan K., e inin bak m n yapmaya devam edebilirdi. Bu arada tedaviye devam edilebilir, belki Bay K. bir süre sonra bir bak c ya gerek kalmadan ya am na devam edecek duruma gelirdi. Sa l k durumu iyi olmayan, ya l l n yaratt fiziksel güç kay plar ndan dolay Bayan K. e inin bak m n bir bak c n n üstlenmesinden mutlu olur, kendisinin yapamayaca a r i lerin bu bak c taraf ndan yap lmas yla, kendi sa l n da daha uzun süre koruyabilirdi. Bayan L. (43 ya nda) annesiyle birlikte (82 ya nda) bir apartman dairesinde ya yor. Ev kendilerinin, bu yüzden kira problemi yok. Babas trafik kazas nda öldükten sonra annesiyle birlikte ya amak üzere e iyle annesine ta nan 15

16 Bayan L., annesinin bak ma muhtaç hale gelmesiyle birlikte evlili inin bozuldu unu söylüyor. Bu yüzden üç y l önce e inden bo and n belirtiyor. Çocu u bulunmayan Bayan L., özel bir irkette sat eleman olarak çal maktad r. Yorucu bir i gününün ard ndan, ak amlar bir de annesinin bak m n yapmaktad r. Ekonomik durumu bir bak c tutmaya yeterli oldu u halde, çünkü kendi maa n n yan s ra, annesinin de dulluk ayl ald n belirtmektedir, güvenebilece i bir bak c bulamad n belirtiyor. Annesinin birçok i i tek ba na yapabildi ini, sadece a r i lerde yard ma ihtiyac oldu unu belirten Bayan L., annesine bu i lerde yard mc olabilecek kalifiye bir bak c bulamaman n s k nt s n ya ad n vurguluyor. Profesyonel bak m hizmeti sunan kurulu lar n eksikli inden ikayet ederken, annesini hiçbir zaman, bir bak mevine vermeyi dü ünmeyece ini, tek iste inin, kendisinin evde olmad saatlerde, annesine yard mc olacak, önüne bir tabak s cak yemek koyacak ve ilaçlar n aksatmadan verecek, güvenilir bir bak c bulmak oldu unu söylüyor. Tan mlar Sosyolog Rene König in (1973) 4 dedi i gibi sadece terimlerden hareket ederek özel bilgilere ula lmaz, onlar, tam kar l olmayan manalar ndaki belirlenmek istenen sosyal var olu boyutunun analitik anlat m n temsil ederler. Ya l l n, ya lanman n, engellili in bugüne kadar kesin tan mlar n n ortaya konulmam olmas, kelimelerdeki manalar n bollu una dayanmaktad r. Bu yüzden bu çal madaki anlamlar na aç kl k kazand rmam z gerekir. 4 König, R Einleitung Pp in Handbuch der empirischen Sozialforschung edited by R. König. Deutscher Taschenbuch Verlag (dtv): Stuttgart. 16

17 Ya l kavram yla buna ba layal m. Ya l denilince akla genellikle ki inin ya gelir. Her ne kadar problemli bir tan mlama olsa da, ya l l k, belli bir ya a eri mi bireylerle tan mlanacakt r. Yani ya l l n sanki bir alt s n r varm gibi davranaca z ve ya 60 ve üzerinde olanlar, bu çal mada ya l olarak adland raca z. Fakat gerontolojik kaynaklarda ya l l n 12 ayr tan m bulundu unu an msatmak gerekir (Bango 1994: ). Bunlar aras nda takvimsel ya, en çok kullan lan d r. Bunun yan s ra psikolojik, hukuksal, sosyal ve di er ya türleri, ya l l n tan mlan nda kullan lmaktad r. Engellilik de tan mlanmas zor kavramlardan biridir. Literatürde çe itli tan mlar yap lan engellili in Türkiye deki tan m, bu çal mada kullan lmayacakt r. Sak ncal yönleri bulunan bu tan m n, engellili i ifade edemedi i görülmektedir. Türkiye Özürlüler Ara t rmas (2002) sonuç raporundaki tan ma göre, engellilik, normal ya am n gereklerine uymamakt r (D E 2002 Türkiye Özürlüler Ara t rmas ) 5. Engellilik, bu ekilde de tan mlanabilir, ama birçok yönden hem tan mlayan, hem tan mlanan aç s ndan dezavantajlara sahiptir. Öncelikle normal ya am nedir ve kim taraf ndan tan mlan r sorusunun cevab n vermek gerekir. Bu cevap verildikten sonra hangi k staslardan hareket ederek, bir insan normal ya am n gereklerini yerine getiren, di erini getiremeyen eklinde s n fland r laca n ortaya koymak ve bunun do ru bir s n fland rma oldu unu da kan tlamak gerekir. Belki klasik bir örnek olacak ama dünyaca ünlü ngiliz fizikçisi Hawkins, bir engelli midir, yoksa normal ya am n gereklerini yerine getiren biri midir? Bedensel 5 T. C. Ba bakanl k Devlet statistik Enstitüsü Türkiye Özürlüler Ara t rmas. Yay n Numaras D E Matbaas : Ankara. 17

18 fonksiyonlar ndan hareket edersek, normal denilen ve ne oldu u belli olmayan ya am n gereklerini yerine getiremeyece inden hareket etmek gerekecektir. Ama engellili i bu ekilde tan mlamak, insan s n rland rmak ve t bbi bir kategoriye indirgemektir. O halde daha engellili i daha iyi ifade edebilen bir tan ma ihtiyac m z vard r. Engellili i, bedensel fonksiyonlardaki hasarlar n yaratt sosyal dezavantajlar (Heiden 1996) 6 olarak tan mlarsak, Dünya Sa l k Organizasyonu nun tan m na bir hayli yakla m oluruz. Dünya Sa l k Organizasyonu üç kademeli engellilik tan m ndan hareket eder. Bu tan m hasar (impairment), fonksiyonel k s tlanma (diability) ve sosyal dezavantaj (handicap) aras nda ay r m yapar (Tews 2001: 16). Organizmada, do u tan veya sonradan ortaya ç kan bir hasar, bu tan ma göre engellilik de ildir. Organizman n fonksiyonlar nda k s tlama meydana getiren hasar n sosyal dezavantajlar yaratmas n, engellilik olarak görür. Normal ya am n herkes için mümkün olabilece i görü ünü benimser. E er bu gerçekle miyorsa, bunun nedenini organizmadaki hasara dayand rmaz, aksine fizyolojik fonksiyonlar nda k s tl l k bulunan insanlara uygun olan ko ullar n noksanl n engellilik olarak kabul eder. Böylece sosyal çevre taraf ndan engellenmek, engellilik anlam na gelmektedir ki Türkiye deki tan mda bu eksiktir. Tamamen farkl bir perspektif sunan WHO nun tan m, art k suçu organizmas ndaki hasarda de il, bu hasar dikkate almayanlarda arar. Yard ma ve bak ma muhtaçl k aras nda da ay r m yapmak gerekir. Günlük ya amda düzenli olarak yerine getirilmesi 6 Heiden, H.-G Niemand darf wegen seiner Behinderung benachteiligt werden - Grundrecht und Alltag: eine Bestandsaufnahme, Reinbek bei Hamburg. 18

19 gereken i lerin üstesinden gelinememesi durumunda ortaya ç kan yard ma muhtaçl k, bak ma muhtaçl k de ildir. Örne in merdivenleri tek ba na inip ç kamayan bir ya l ya yard m edilir, ama bu bak m de ildir. Bedensel fonksiyonlar nda meydana gelen hasar nedeniyle yard ma ihtiyaç duyan bu ya l ya yard mc olunmazsa, soka a ç kamaz. te o zaman toplumdan soyutlanma süreçleri ba lam olur. Bedensel fonksiyonlar ndaki hasar nedeniyle sosyal dezavantajlara maruz kalmaya ba lar ve engelli haline gelir. Bak ma muhtaçl k, bedensel fonksiyonlardaki hasar n derecesi yükseldikçe ortaya ç kan, yard m n yan s ra, bak m n gerekli oldu u durumlarla ba lant l d r. Merdivenleri tek ba na inip ç kamayan ya l, örne in yatalak duruma gelir ve idrar kesesi üzerindeki kontrolünü kaybederse, günde birkaç defa y kanmas, yata n n de i tirilmesi, vücudunda yaralar olu mamas için özel önlemlerin al nmas gerekecektir. Bu giri imleri art k yard m olarak de il, daha ziyade bak m kavram yla tan mlamak gerekir. Bu analizler unu ortaya ç karm t r: Yard ma ve bak ma muhtaçl k, engellili in ortaya ç kmas na yol açabilir. E er bak ma ve yard ma muhtaçl k yaratan fonksiyonel k s tlamalar ortadan kald ran ko ullar yarat lmazsa, birey, sosyal çevrenin yaratt bariyerlerden ötürü engelli konumuna gelmektedir. Ba ka bir örnekle de bu tan m n daha iyi oldu u görülebilir: Örne in askerlik ya gelen bir erkek, hekim kontrolünden geçirilerek, askerli e uygun veya de il eklinde s n fland r l r. Bu ba lamda ordunun normali tan mlay na dayanan k staslar devreye girmektedir. Bir parma eksik olan erkek, askerli e uygun olarak kabul edilmeyebilir, ama ondaki bu farkl l k, onu, günlük 19

20 ya am n gereklerini yerine getiremeyen birey s n f na indirgemez. Organizmada meydana gelen her hasar, ki iyi bak ma ve yard ma muhtaç hale getirmedi i gibi, birçok engellilik türünün d tan alg lanmas mümkün olmad halde, bu engelliler bak ma ve yard ma muhtaç olabilirler. Örne in spastik engellilik d tan alg lanabilen engellilik türlerinden biridir, buna kar n sa rl k, ilk etapta d tan alg lanan bir engellilik olmad halde, i itme engelinden dolay birey çok çe itli sosyal dezavantajlara maruz kalabilir. Örne in trafi e ç kabilmesi için kendisine kulak olan bir refakatçinin yard m na ihtiyaç duyabilir. Engellilerin sosyal ya ama kat lmas n engelleyen, onlar soyutlayan toplum (Neubert/Cloerkes 1994; Thimm ) taraf ndan engellili in tan mlan, engellilere sunulan hizmet ve yard mlar n türünü, kapsam n ve tarzlar n belirlemektedir. Bak ma ve yard ma muhtaç bir kimseyi, hangi kriterlerden hareket ederek, bu s fat ona verdi imizi kesin olarak ortaya koymad kça, kimin, ne kadar ve hangi bak m ve yard m türlerine ihtiyaç duydu unu belirleyemeyiz. Terimlerimizin sosyal içeriklerini mümkün oldu unca iyi tan mlamal ve kulland m z kavramlar n, sosyal yönden var olmak ve olmamak aras ndaki s n r çizebilece ini göz önünde bulundurmal y z. Buraya kadar yapt m z analizler, engellili in bir hastal k olarak kabul edilemeyece ini de ortaya koymaktad r. Ancak hastal ndan dolay sosyal dezavantajlara maruz kal yorsa, bu insan engelli olarak tan mlamak gerekir. Örne in AIDS, sadece t bbi bir problem de ildir, ayn zamanda HI-Virüsü ta y c s veya 7 Thimm, W Leben in Nachbarschaft. Hilfen für Menschen mit Behinderungen. Herder: Freiburg, Basel, Wien. 20

21 AIDS hastas olmak, birçok yönden sosyal dezavantajlarla maruz kalmakt r (bkz. Rhotensee1999) 8. Dolay s yla HIV ta y c lar ve AIDS hastalar birer engellidir, ama engelli olduklar n d tan alg lama olana yoktur. Engellilik ve hastal k, ayn eyler olmad klar halde, hastalar, engellilik ara t rmalar n n kapsam na al nmaktad rlar (Bkz. Türkiye Özürlüler Ara t rmas 2002). Bir insan n hasta olup olmad na hekim karar verir. Böylece hastal k kurumsal bir ürün haline gelmektedir (Freidson , Zola ). Engellilik sosyal bir olgudur. K smen alg lamalara dayanan tutumlarla, k smen önyarg larla ba lant l d r. Bu önyarg lar sadece toplumda de il, ayn zamanda kurum ve kurulu larda ç.al an uzmanlarda da vard r. Bu yüzden engellilerdeki farkl yerine engelsizlerle ortak noktalar dikkate alan (Miles- Paul/Frehse 1994) yetene i geli tirmemiz gerekir. Ya l l k, engellilik veya hastal k olmad halde, alg lanan engellilik ile ba lant s vard r. Özellikle ya l l n d tan alg lanan izleri ortaya ç kt kça, tutum ve davran lar n de i ti i görülmektedir. E er ya l, ayn zamanda d tan alg lanan bir engellili e sahipse, sosyal çevresi ona normal ya am n gereklerine uymayan damgas n vurabilir. Bu yüzden engelli, hasta, sa l kl ve ya l kavramlar aras ndaki, birço u basmakal p dü üncelere dayanan tutum ve davran lara f rsat tan mayan bir engellilik tan m ndan hareket edilmesi gerekir. 8 Rhotensee, M Die soziale Konstruktion von AIDS zwischen Exotik und Integrität. Eine Untersuchung zu Aufklärungsmaterialien in Westeuropa und Südostasien. Lang Verlag: Frankfurt/Main, Belin, Bern, Bruxelles, New York, Wien. 9 Freidson, E Porofession of Medicine. A Study of the Sociology of Applied Knowledge. Dodd Mead: New York. 10 Zola, I Medicine as an Institution of Social Control Pp in Sociological Review

22 Engellili in, ya a ve cinsiyete göre yaratt sonuçlar, birbirinden tamamen farkl olabilirler. Kad n engellilerin birçok yönden daha fazla sosyal dezavantajlara maruz kald klar, hem ulusal hem de uluslar aras bulgularla kan tlanabilir. Ayr ca bireyin ya, farkl problemlerle ba lant l d r. Bu yüzden Tews (2001: 12) engellileri genç, daha ya l ve ya l eklinde ay rarak, problemlerini tespit etmeyi önermektedir. Organizmadaki hasarlardan dolay sosyal dezavantajlara maruz kalmakt r. Engellilik Bak ma ve Yard ma muhtaçl k Yard ma muhtaçl k Bak ma muhtaçl k ekil 1: Engellilik Bu analizler unu ortaya ç karm t r: Yard ma ve bak ma muhtaçl k, engellili in ortaya ç kmas na yol açabilir. E er bak ma ve yard ma muhtaçl k yaratan fonksiyonel k s tlamalar ortadan kald ran ko ullar yarat lmazsa, 22

23 birey, sosyal çevrenin yaratt bariyerlerden ötürü engelli konumuna gelmektedir. Ba ka bir örnekle de bu tan m n daha iyi oldu u görülebilir: Örne in askerlik ya gelen bir erkek, hekim kontrolünden geçirilerek, askerli e uygun veya de il eklinde s n fland r l r. Bu ba lamda ordunun normali tan mlay na dayanan k staslar devreye girmektedir. Bir parma eksik olan erkek, askerli e uygun olarak kabul edilmeyebilir, ama ondaki bu farkl l k, onu, günlük ya am n gereklerini yerine getiremeyen birey s n f na indirgemez. Organizmada meydana gelen her hasar, ki iyi bak ma ve yard ma muhtaç hale getirmedi i gibi, birçok engellilik türünün d tan alg lanmas mümkün olmad halde, bu engelliler bak ma ve yard ma muhtaç olabilirler. Örne in spastik engellilik d tan alg lanabilen engellilik türlerinden biridir, buna kar n sa rl k, ilk etapta d tan alg lanan bir engellilik olmad halde, i itme engelinden dolay birey çok çe itli sosyal dezavantajlara maruz kalabilir. Örne in trafi e ç kabilmesi için kendisine kulak olan bir refakatçinin yard m na ihtiyaç duyabilir. Engellilerin sosyal ya ama kat lmas n engelleyen, onlar soyutlayan toplum (Neubert/Cloerkes 1994; Thimm ) taraf ndan engellili in tan mlan, engellilere sunulan hizmet ve yard mlar n türünü, kapsam n ve tarzlar n belirlemektedir. Bak ma ve yard ma muhtaç bir kimseyi, hangi kriterlerden hareket ederek, bu s fat ona verdi imizi kesin olarak ortaya koymad kça, kimin, ne kadar ve hangi bak m ve yard m türlerine ihtiyaç duydu unu belirleyemeyiz. Terimlerimizin sosyal içeriklerini mümkün oldu unca iyi tan mlamal ve 11 Thimm, W Leben in Nachbarschaft. Hilfen für Menschen mit Behinderungen. Herder: Freiburg, Basel, Wien. 23

24 kulland m z kavramlar n, sosyal yönden var olmak ve olmamak aras ndaki s n r çizebilece ini göz önünde bulundurmal y z. Buraya kadar yapt m z analizler, engellili in bir hastal k olarak kabul edilemeyece ini de ortaya koymaktad r. Ancak hastal ndan dolay sosyal dezavantajlara maruz kal yorsa, bu insan engelli olarak tan mlamak gerekir. Örne in AIDS, sadece t bbi bir problem de ildir, ayn zamanda HI-Virüsü ta y c s veya AIDS hastas olmak, birçok yönden sosyal dezavantajlarla maruz kalmakt r (bkz. Rhotensee1999) 12. Dolay s yla HIV ta y c lar ve AIDS hastalar birer engellidir, ama engelli olduklar n d tan alg lama olana yoktur. Engellilik ve hastal k, ayn eyler olmad klar halde, hastalar, engellilik ara t rmalar n n kapsam na al nmaktad rlar (Bkz. Türkiye Özürlüler Ara t rmas 2002). Bir insan n hasta olup olmad na hekim karar verir. Böylece hastal k kurumsal bir ürün haline gelmektedir (Freidson , Zola ). Engellilik sosyal bir olgudur. K smen alg lamalara dayanan tutumlarla, k smen önyarg larla ba lant l d r. Bu önyarg lar sadece toplumda de il, ayn zamanda kurum ve kurulu larda ç.al an uzmanlarda da vard r. Bu yüzden engellilerdeki farkl yerine engelsizlerle ortak noktalar dikkate alan (Miles-Paul/Frehse 1994) yetene i geli tirmemiz gerekir. Ya l l k, engellilik veya hastal k olmad halde, alg lanan engellilik ile ba lant s vard r. Özellikle 12 Rhotensee, M Die soziale Konstruktion von AIDS zwischen Exotik und Integrität. Eine Untersuchung zu Aufklärungsmaterialien in Westeuropa und Südostasien. Lang Verlag: Frankfurt/Main, Belin, Bern, Bruxelles, New York, Wien. 13 Freidson, E Porofession of Medicine. A Study of the Sociology of Applied Knowledge. Dodd Mead: New York. 14 Zola, I Medicine as an Institution of Social Control Pp in Sociological Review

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir?    Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir? İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi Afet Yö netimi İnsan toplulukları için risk oluşturan afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, afet anında hızlı ve etkili bir kurtarma, ilk yardım, geçici barındırma

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIM İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIM İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIM İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu yönetmeliğin

Detaylı

TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI

TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI Aralık 1 Giriş Kurumumuz taraf ndan üretilen istatistikler kullan c lara çeşitli kanallar yoluyla sunulmakta, hizmet kalitesini artt rmak ve kullan c ihtiyaçlar n karş lamak

Detaylı

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR Sosyal Güvenlik Nedir? Sosyal güvenlik, bireylerin ve ailelerin ekonomik ve sosyal risklerle karşılaşmaları

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 15 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL

Detaylı

6663 SAYILI KANUNLA SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA YAPILAN DÜZELMELER. Değerli Meslek Mesubumuz, 10.02.2015

6663 SAYILI KANUNLA SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA YAPILAN DÜZELMELER. Değerli Meslek Mesubumuz, 10.02.2015 6663 SAYILI KANUNLA SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA YAPILAN DÜZELMELER Değerli Meslek Mesubumuz, 10.02.2015 6663 sayılı Kanun ile; emekli olduktan sonra Bağ-Kur kapsamında çalışmaya devam eden esnafın emekli

Detaylı

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ *

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ * HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ * Doç. Dr. Meral TEKİN ** Son yıllarda halk eğitimi, toplumdaki öneminin giderek artmasına koşut olarak, önemli bir araştırma alanı olarak kabul görmeye

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

B REYSEL EMEKL L K S STEM

B REYSEL EMEKL L K S STEM B REYSEL EMEKL L K S STEM 1 B REYSEL EMEKL L K S STEM NED R? kinci bir emeklilik geliridir, çal rken sahip oldu unuz hayat standatlar n z koruman z, emeklilik döneminde kendi ayaklar n z üzerinde durman

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

01 OCAK 2015 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBA PARLAKLIĞI SALİH MERT İLİ DENİZLİ ANADOLU LİSESİ 10/A 436

01 OCAK 2015 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBA PARLAKLIĞI SALİH MERT İLİ DENİZLİ ANADOLU LİSESİ 10/A 436 01 OCAK 2015 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBA PARLAKLIĞI SALİH MERT İLİ DENİZLİ ANADOLU LİSESİ 10/A 436 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBALAR ELEKTRİK AKIMI Potansiyelleri farklı olan iki iletken cisim birbirlerine dokundurulduğunda

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

2- Hastalara muayenehaneye ilk defa mı? Sürekli mi? geldikleri sorulduğunda %30 u ilk defa %70 i sürekli geldiklerini bildirmişlerdir (Şekil 2).

2- Hastalara muayenehaneye ilk defa mı? Sürekli mi? geldikleri sorulduğunda %30 u ilk defa %70 i sürekli geldiklerini bildirmişlerdir (Şekil 2). RAPOR Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararını açıklamasından sonra Sağlık Bakanlığı Tam Gün Yasası nı tekrar gündeme aldı. Önce torba yasaya konan daha sonra bazı değişiklikler için torba yasadan ayrılan

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği KONU SİRKÜLER 2009 / 32 Sigorta Primi Desteklerine Yönelik Yeni Düzenlemeler (5921 Sayılı Kanun) Genel Olarak İşsizlikle mücadeleye yönelik bir yasal düzenleme olarak nitelendirilebilecek olan 5921 Sayılı

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU Hazırlayan Sosyolog Kenan TURAN Veteriner Hekimi Volkan İSKENDER Ağustos-Eylül 2015 İÇİNDEKİLER Araştırma Konusu

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

TÜRKİYE DE HASTANEDE YATAN HASTALARIN AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ VE DAVRANIŞLARINI DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI

TÜRKİYE DE HASTANEDE YATAN HASTALARIN AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ VE DAVRANIŞLARINI DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI TÜRKİYE DE HASTANEDE YATAN HASTALARIN AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ VE DAVRANIŞLARINI DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI Sayın İlgili; Bu anket çalışması, akılcı ilaç kullanımı konusunda mevcut durumun değerlendirilmesi

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı,

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Konular Geçmi ten önemli trendler Esneklik ve esnek güvence Bireyselcilik ve azalan dayan ma Silikle en toplum 2 Toplumsal: Daha az evlilik Daha fazla

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ Doç. Dr. Ülkü TATAR BAYKAL İÜ Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı ve Yönetici Hemşireler Derneği Yönetim Kurulu

Detaylı

YABANCI İŞÇİLERİN ÜÇ AYDAN SONRA SİGORTALI OLMALARI ZORUNLU MU? I- GİRİŞ :

YABANCI İŞÇİLERİN ÜÇ AYDAN SONRA SİGORTALI OLMALARI ZORUNLU MU? I- GİRİŞ : YABANCI İŞÇİLERİN ÜÇ AYDAN SONRA SİGORTALI OLMALARI ZORUNLU MU? I- GİRİŞ : Bilindiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4. ve 6. maddelerine göre kimlerin sigortalı

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

5510 sayılı SGK kanunu hakkında duyurular

5510 sayılı SGK kanunu hakkında duyurular 23/11/2008 Aylık prim ve hizmet belgesi 23 Kasım 2008 tarihli ve 27063 sayılı resmi gazete tebliğinde Aylık Prim Ve Hizmet Belgesinin güncel formatı yayınlanmıştır. Bu yönde personel paketinde de 4.0.13

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi ÜN VERS TEYE G R SINAV S STEM NDEK SON DE KL E L K N Ö RENC LER N ALGILARI Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Detaylı

Türkiye de Uluslararası Koruma Arayan Kişiler için İŞGÜCÜ PİYASASINA ERİŞİM

Türkiye de Uluslararası Koruma Arayan Kişiler için İŞGÜCÜ PİYASASINA ERİŞİM Türkiye de Uluslararası Koruma Arayan Kişiler için İŞGÜCÜ PİYASASINA ERİŞİM SORULAR & YANITLAR MÜLTECİLER İÇİN ÜCRETSİZ HUKUKİ DESTEK Şubat 2016 Güncellemesi Türkiye de uluslararası korumaya başvurdum.

Detaylı

KURUYEMİŞ SEKTÖR RAPORU

KURUYEMİŞ SEKTÖR RAPORU KURUYEMİŞ SEKTÖR RAPORU Ocak 2016 Kuruyemiş sektörü geçtiğimiz sezon kuraklı ve don gibi olumsuz koşullar nedeniyle rekoltelerde düşüş yaşarken fiyatlarda önemli artışlara sahne olmuştur. Geçtiğimiz yıl

Detaylı

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü

Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Kontenjan : 45 Puan türü : MF-4 Eğitim dili : Türkçe Hazırlık : İsteğe Bağlı Yerleşke : Konuralp Yerleşkesi Eğitim süresi : 4 Yıl Yüksek lisans/doktora

Detaylı

MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi. Kapanış Konuşması. 27 Mayıs 2016. İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri,

MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi. Kapanış Konuşması. 27 Mayıs 2016. İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri, MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi Kapanış Konuşması 27 Mayıs 2016 Saygıdeğer (Emine Erdoğan) Hanımefendi, Sayın Bakanım, (Fatma Ramazanoğlu), İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri, Değerli

Detaylı

TUġBA BELEDĠYESĠ KADIN VE AĠLE HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELĠĞĠ

TUġBA BELEDĠYESĠ KADIN VE AĠLE HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç TUġBA BELEDĠYESĠ KADIN VE AĠLE HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELĠĞĠ Madde 1 :Bu yönetmeliğin amacı, Kadın ve Aile hizmetin tür ve niteliğini, işleyişini, işleyişine ilişkin

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Dursun Yıldız SPD Başkanı 2 Nisan 2016 Giriş Gelişmenin ve karşı duruşun, doğuya karşı batının, kuzey kıyısına karşı güney kıyısının, Afrika ya karşı

Detaylı

Sayfa 1 / 5 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATINA GÖRE İŞYERLERİNDE RİSK DEĞERLENDİRMESİ NASIL YAPILACAK?

Sayfa 1 / 5 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATINA GÖRE İŞYERLERİNDE RİSK DEĞERLENDİRMESİ NASIL YAPILACAK? Sayfa 1 / 5 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATINA GÖRE İŞYERLERİNDE RİSK DEĞERLENDİRMESİ NASIL YAPILACAK? Yazar: Arif TEMİR* Yaklaşım / Şubat 2013 / Sayı: 242 I- GİRİŞ Bilindiği üzere risk değerlendirmesi

Detaylı

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır. Yazıyı PDF Yapan : Seyhan Tekelioğlu seyhan@hotmail.com http://www.seyhan.biz Topolojiler Her bilgisayar ağı verinin sistemler arasında gelip gitmesini sağlayacak bir yola ihtiyaç duyar. Aradaki bu yol

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler 1.Temel Kavramlar Abaküs Nedir... 7 Abaküsün Tarihçesi... 9 Abaküsün Faydaları... 12 Abaküsü Tanıyalım... 13 Abaküste Rakamların Gösterili i... 18 Abaküste Parmak Hareketlerinin Gösterili i... 19 2. lemler

Detaylı

İ.Esenyurt Üniv.2016 Yüksek Lisans / Bahar Dönemi Yönetimde Yeni Gelişmeler Sunum 02. Hazırlayan; Erkut AKSOY

İ.Esenyurt Üniv.2016 Yüksek Lisans / Bahar Dönemi Yönetimde Yeni Gelişmeler Sunum 02. Hazırlayan; Erkut AKSOY 1 Yönetimde Yeni Gelişmeler Yalın Organizasyonlar Sunumu; Erkut AKSOY Kaynak; Öğrenci No.:1432110032 2016 Bahar Dönemi Yüksek Lisans III.Dönem YALIN ORGANİZASYONLAR ZASYONLAR; Daha önceki konularda değindiğimiz

Detaylı

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır?

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır? Nisan, 01.04.2013 OTĠZM, EĞĠTĠM HAKKI VE UYGULAMALARI Nisan ayı otizm farkındalık ayı olarak belirlenmiştir. Gün, ay ve yıl olarak belli amaçlara hasredilen tema lar, toplumda dikkat çekmek, konunun önemini

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

Girişimcileri destekleyen

Girişimcileri destekleyen Girişimcileri destekleyen kurum ve kuruluşlar KONUYA BAŞLARKEN 1. 2. Girişimci adayları kuracakları işlerle ilgili ne gibi desteklere ihtiyaç duyarlar? Kredi, hibe, teşvik kavramları size ne ifade etmektedir?

Detaylı

2. Söz konusu koruma amaçlı imar planı üst ölçek plana aykırı hususlar içermektedir.

2. Söz konusu koruma amaçlı imar planı üst ölçek plana aykırı hususlar içermektedir. İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Beykoz I. Bölge, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planı ve Beykoz I. Bölge 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planı Bakanlık Makamının 30.12.2014

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK GİRİŞ Yaygın anksiyete bozukluğu ( YAB ) birçok konuyla, örneğin parasal, güvenlik, sağlık,

Detaylı

Temel Kendini Değerlendirme Aracı

Temel Kendini Değerlendirme Aracı Temel Kendini Değerlendirme Aracı Ebeveynler ve Veliler için Anket Günün Tarihi Lütfen doldurunuz. Anket Form Numarası Okul tarafından doldurulacaktır. Sevgili Ebeveynler, Sevgili Veliler, bu anketle,

Detaylı

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman TABOY HASTA Vitaboy çok kötü bir rüya görüyordu. Rüyas nda karanl k bir yerdeydi. Kimse onun sesini duymuyordu. Yata nda k vran yordu. Birden uyand. Bütün bunlar bir rüyayd. Fakat kendini çok yorgun hissediyordu.

Detaylı

Buradaki bilgiler özet olup genel hatları ile tanımlamalar bulunmaktadır. Derste anlatılan örnekler ve analizler bu dokümanda yer almaktadır.

Buradaki bilgiler özet olup genel hatları ile tanımlamalar bulunmaktadır. Derste anlatılan örnekler ve analizler bu dokümanda yer almaktadır. Buradaki bilgiler özet olup genel hatları ile tanımlamalar bulunmaktadır. Derste anlatılan örnekler ve analizler bu dokümanda yer almaktadır. GİRİŞ İnşaat sektörü, barınma ihtiyacı başta olmak üzere insanların

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

ARCHİ DANIŞMANLIK VE GAYRİMENKUL DEĞERLEME A.Ş. KALİTE GÜVENCE SİSTEMİ, GÖZDEN GEÇİRME RAPORU. Sayfa 1 / 7

ARCHİ DANIŞMANLIK VE GAYRİMENKUL DEĞERLEME A.Ş. KALİTE GÜVENCE SİSTEMİ, GÖZDEN GEÇİRME RAPORU. Sayfa 1 / 7 ARCHİ DANIŞMANLIK VE GAYRİMENKUL DEĞERLEME A.Ş. KALİTE GÜVENCE SİSTEMİ, GÖZDEN GEÇİRME RAPORU 2015 Sayfa 1 / 7 10 Ocak 2016 ARCHİ DANIŞMANLIK VE GAYRİMENKUL DEĞERLEME A.Ş. 2015 YILI KALİTE GÜVENCE SİSTEMİ,

Detaylı

Özel Sektör Gönüllüler Derneği

Özel Sektör Gönüllüler Derneği TÜRKİYE DE VE ÖZEL SEKTÖR DE GÖNÜLLÜLÜK ARAŞTIRMASI KASIM 05 1 PROJE EKİBİ Danışman Dr. Halil İ. ZEYTİN....Genel Müdür Doç. Dr. İzzet BOZKURT Araştırma Yöntemleri Uzmanı Proje Ekibi Fatma KAMİLOĞLU.......Proje

Detaylı

Muhasebe, Personel Müdürlükleri ne

Muhasebe, Personel Müdürlükleri ne SİRKÜ : 2011/08 KAYSERİ Konu : Sosyal Güvenlik ve İş Hukuku Mevzuatında 31.03.2011 Torba Kanunla Yapılan Değişiklikler ve Yeni Düzenlemeler (3) Muhasebe, Personel Müdürlükleri ne Bundan önceki iki sirkülerlerimizde;

Detaylı

PROJE TEKLİF FORMU. Haydi birlikte harika bir iş çıkartalım.

PROJE TEKLİF FORMU. Haydi birlikte harika bir iş çıkartalım. Projeniz için atezer i seçtiğiniz için teşekkür ederiz. Lütfen bu formun içerisinde projenizle ilgili olan kısımları doldurun, bu projenizi daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. İyi sonuçlar elde etmek

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Hayata Dokunan Bir El: YEDAM (Yeşilay Danışma Merkezi)

Hayata Dokunan Bir El: YEDAM (Yeşilay Danışma Merkezi) Hayata Dokunan Bir El: YEDAM (Yeşilay Danışma Merkezi) Bağımlılıkta rehabilitasyon süreci dediğimizde bağımlı bireylerin psikolojik ve sosyal destek ile hayata yeniden kazandırılması kast edilmektedir.

Detaylı

Konu : Nakit Sermaye Artırımlarında Vergi Avantajı (2) 08.04.2016

Konu : Nakit Sermaye Artırımlarında Vergi Avantajı (2) 08.04.2016 SİRKÜ : 2016/09 KAYSERİ Konu : Nakit Sermaye Artırımlarında Vergi Avantajı (2) 08.04.2016 04.03.2016 tarih ve 29643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurumlar Vergisi 1 Seri No.lu Genel Tebliğinde Değişiklik

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ - CV ANADOLU ÜNİVERSİTESİ-İŞLETME FAKÜLTESİ-2015 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ-BİLGİSAYAR DONANIMI-2002

ÖZGEÇMİŞ - CV ANADOLU ÜNİVERSİTESİ-İŞLETME FAKÜLTESİ-2015 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ-BİLGİSAYAR DONANIMI-2002 SÜREYYA KUMRU ÖZGEÇMİŞ - CV T.C. Kimlik No : 10982374778 Doğum Tarihi : 18/06/1979 Uyruğu : T.C. Cinsiyeti : Bayan Medeni Durumu : Bekar Sürücü Belgesi : B sınıfı Cep Telefonu : 0 530 224 17 92 sureyyakumru79@gmail.com

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ Dr. Ayhan HELVACI Giriş Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda yapılan eğitim birçok disiplinlerden

Detaylı

10. Performans yönetimi ve bütçeleme bağlantıları

10. Performans yönetimi ve bütçeleme bağlantıları 10. Performans yönetimi ve bütçeleme bağlantıları girdi süreç çıktı etki, sonuç Üretkenlik,verimlilik, etkinlik Kaynaklar Nihai Hedefler 4.10.2006 1 Yönetim anlaşması en azından aşağıdakileri içermelidir

Detaylı

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA Dersin Amacı Bu dersin amacı, öğrencilerin; Öğretmenlik mesleği ile tanışmalarını, Öğretmenliğin özellikleri

Detaylı

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız 1 2 TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız Tunç Tort a ve kütüphane sorumlusu Tansu Hanım

Detaylı

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MART 2016 MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ BİRİNCİ

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/82

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/82 VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/82 KONU: Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Hakkında Kanun Yayımlandı. 6327 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde

Detaylı