Türkiye nin Restorasyonu: Güçlü Demokrasi, Dinamik Ekonomi, Etkin Diplomasi. Prof.Dr. Ahmet DAVUTOĞLU Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkiye nin Restorasyonu: Güçlü Demokrasi, Dinamik Ekonomi, Etkin Diplomasi. Prof.Dr. Ahmet DAVUTOĞLU Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı"

Transkript

1 Türkiye nin Restorasyonu: Güçlü Demokrasi, Dinamik Ekonomi, Etkin Diplomasi Prof.Dr. Ahmet DAVUTOĞLU Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı ision papers Stratejik Araştırmalar Merkezi No. 7, Ağustos 2014

2 Türkiye nin Restorasyonu: Güçlü Demokrasi, Dinamik Ekonomi, Etkin Diplomasi Prof.Dr. Ahmet DAVUTOĞLU Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı YAZAR HAKKINDA Ahmet Davutoğlu 1959 yılında Taşkent, Konya da doğdu. Ortaokulu İstanbul Erkek Lisesi olarak bilinen İstanbul Lisesi nde tamamladıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi nin İktisat ve Siyaset Bilimi bölümlerinden mezun oldu. Aynı üniversitede Kamu Yönetimi yüksek lisansı ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler doktorasını tamamladı yılında yardımcı doçent olduğu Uluslararası Malezya İslam Üniversitesi nde Siyaset Bilimi bölümünü kurdu ve 1993 yılına dek bölüm başkanlığını üstlendi. Marmara Üniversitesi nde Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü, Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü nün doktora programının yanı sıra Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Harp Akademisi nde dersler verdi yılları arasında Beykent Üniversitesi nde Uluslararası İlişkiler profesörü ve Uluslararası İlişkiler Bölümü başkanı olarak görev yaptı. 58., 59. ve 60. T.C. Hükümetleri döneminde Başbakanlık başdanışmanlığı ve büyükelçilik görevlerinde bulundu. 1 Mayıs 2009 tarihinde 60. T.C. Hükümetinin Dışişleri Bakanı olarak atandı genel seçimlerinde TBMM ye AK Parti Konya milletvekili olarak seçildi ve 61. Hükümete Dışişleri Bakanı olarak atandı. Dış politika konusunda Türkçe ve İngilizce kaleme aldığı çok sayıda eseri bulunmaktadır. Ayrıca eserleri Japonca, Portekizce, Rusça, Arapça, Farsça, Yunanca ve Arnavutça başta olmak üzere çeşitli dillere tercüme edilmiştir. Evli ve dört çocuk babası olan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu İngilizce, Almanca ve Arapça bilmektedir. Yayınları arasında Alternative Paradigms (Alternatif Paradigmalar) (Lanham: University Press of America, 1993), Civilizational Transformation and the Muslim World (Medeniyet Dönüşümü ve İslam Dünyası) (K.L.: Quill, 1994), Stratejik Derinlik (Küre Yayınları, 2001) ve Küresel Bunalım (Küre Yayınları, 2002) bulunmaktadır. Uluslararası ilişkiler, bölgesel analiz, karşılaştırmalı siyaset felsefesi ve karşılaştırmalı medeniyet tarihi üzerine yaptığı çalışmalarında çok-disiplinli bir yaklaşımı benimsemiştir. İÇİNDEKİLER GİRİŞ 3 TÜRKİYE NİN RESTORASYONUNUN TEMELLERİ 4 GÜÇLÜ DEMOKRASİ: İÇ SİYASİ RESTORASYON 8 EKONOMİK RESTORASYON: DİNAMİK EKONOMİ 11 ETKİN DİPLOMASİ: DIŞ POLİTİKA RESTORASYONU 13 Bu yazı, Ocak 2014 de düzenlenen 6. Büyükelçiler Konferansı nda yapılan konuşmanın gözden geçirilmiş ve güncellenmiş halidir. Tüm haklar saklıdır

3

4 TÜRKİYE NİN RESTORASYONU: GÜÇLÜ DEMOKRASİ, DİNAMİK EKONOMİ, ETKİN DİPLOMASİ GİRİŞ Bölgesel ve küresel ölçekte çok dinamik bir süreçten geçmekteyiz. İnsanlık tarihinde böylesi kısa süreli değişimlerin bu ölçekte yoğun bir şekilde yaşandığı çok az dönem görülmüştür. Bu dinamik uluslararası konjonktürde eğer aynı dinamizmi sürdüren bir tavır sergilenmezse, o dinamik konjonktür toplumları kendi iradeleri dışında alıp götüreceği gibi, belirli mekanizmalar içinde sürükler ve kendi iradelerini yok eder. Bu nedenle, eğer dinamik bir konjonktür içindeyseniz, geleceği belirleyerek orada rol almak ve en önemlisi de bu geleceğe yönelik vizyon geliştirmek iddiasındaki ülkeler ve aktörler, bu dinamizmin mantığını, dokusunu, doğasını anlayıp aynı toplumsal ve siyasal dinamizmle karşılamak suretiyle cevap verebilmek durumundadırlar. Fakat böylesi sistemik dönüşümlerin yaşandığı dönemlerde toplumlar birçok meydan okumayla karşı karşıya kalırlar. Bu meydan okumalara cevap üretmek ancak dönüşümün akışına kendini kaptırmadan o akışın dinamizmine uygun bir tavır sergilemekle mümkün olur. Dinamik şartlarda statik bir tavır sergileyenler bir müddet sonra o dinamizmin kurbanı, mağduru ya da mahkûmu olurlar. Dinamik şartlarda kendini dinamik bir şekilde yenileme refleksi geliştiren toplumlar ise bu süreçleri yönetme kabiliyetini göstererek, bir sonraki dönemlere, hatta yüzyıllar a ve gelecek nesillere daha hazırlıklı bir dünya ve ülke sunarlar. Türkiye, gerek bulunduğu coğrafya, gerekse de sahip olduğu tarihi birikim ve dinamik insan unsuruyla, bütün bu süreçlerin içinde en etkin biçimde rol oynayabilecek kapasiteye sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye nin söz konusu kapasitesi, sahip olduğu tarihi ve coğrafi derinliğin gerektirdiği unsurlara dinamik bir şekilde adapte olmasına ve bu sürecin her bir parçasını birbirinden ayırmadan değerlendirmesine bağlıdır. Daha sarih bir ifade ile, Türkiye içinden geçtiği dinamik değişimlerin ritmini tutmakta gecikirse, bir müddet sonra tarihin dışında kalma veya tarihin akışının mahkûmu olmak riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Tarihi ve coğrafi konumun gerektirdiği sorumluluklar Türkiye nin pasif bir tutumla bu dinamik süreci tanımlamasını ve anlamasını imkânsızlaştırmaktadır. Bu nedenle, doğru ve anlamlı bir perspektifle küresel sistemdeki değişimleri ulusal kapasiteyle nasıl karşılayacağımızı gerekmektedir. Küresel sistemin değişimini anlamak, öncelikle Türkiye nin bu değişim içinde kendini nasıl konumlandırdığını ve bundan sonra bu sürece nasıl intibak etmesi gerektiğini anlamaktan geçer. Türkiye son 10 yılda siyasi, ekonomik ve toplumsal düzlemlerde çok kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçmektedir li yıllarda yaşanan bu dönem Türkiye nin modern siyasi tarihinde Tanzimat tan bu yana en önemli restorasyon süreçlerinden biridir. Bu tür bir dönem Türk siyasi tarihinde ilk kez 3

5 yaşanmamıştır. Osmanlı döneminde değişik restorasyonlar yaşanmış ama moderniteyle birlikte başlayan- Türk toplumunun Tanzimat ve Fransız Devrimi sonrasındaki yeni moderniteyle tanışmasından bu yana- 3 büyük restorasyon olduğunu söyleyebiliriz; 2000 li yıllarda yaşanan ise dördüncü büyük restorasyondur. Osmanlı döneminde değişik restorasyonlar yaşanmış ama moderniteyle birlikte başlayan- Türk toplumunun Tanzimat ve Fransız Devrimi sonrasındaki yeni moderniteyle tanışmasından bu yana- 3 büyük restorasyon olduğunu söyleyebiliriz; 2000 li yıllarda yaşanan ise dördüncü büyük restorasyondur. sistemin dönüşümünde inisiyatif alan aktif bir tavır benimsemesini sağlayacak siyasi, ekonomik ve dış politika alanındaki tarihsel restorasyonu üç temel anlayış üzerine inşa edilmiştir: Güçlü demokrasi, dinamik ekonomi ve etkin diplomasi. Bu kavramlardan güçlü demokrasi ve dinamik ekonomi etkin bir diplomasinin ön koşulu olarak değerlendirilebilir. Küresel ve bölgesel sistemin yanı sıra Türkiye nin de tarihi bir dönüşümden geçtiği bir dönemde tarihsel restorasyon, siyaset, ekonomi ve diplomasinin her zamankinden daha fazla birbirinden ayrılmaz bir şekilde düşünülmesini ve bu alanlarda politika belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Bu üç alanı etkin kullanamayan bir Türkiye nin küresel sistemin dönüşümüne kendi özgünlüğüyle katkı yapması oldukça zordur. Katkı yapamamasının dışında böylesi bir yanlış okuma Türkiye yi küresel ve bölgesel dönüşümün edilgen bir aktörü konumuna itecektir. Bu restorasyonların temel kavramı zamanın ruhunu yakalamaktır; yani dogmatik bir tutumdan ziyade zamanın bir ruhu varsa onu yakalama çabasıdır.bu ruh bazen Fransız Devrimi yle Fransa da, bazen demokrasi ve çift kutuplu yapıyla Atlantik ekseninde tecelli ederken bazen de bugün milletin sesinin daha gür çıktığı ve yankı bulduğu Ortadoğu da tecelli eder. Burada temel husus, başka şekillerde ve başka yerlerde ortaya çıksa bile zamanın ruhunu ve dinamiğini tutabilme çabasıdır. Bu restorasyon, günümüzdeki dinamik konjonktürde sadece pasif bir şekilde ayakta kalmayı ve değişime direnmeyi değil, aksine değişime yön verecek inisiyatifler üstlenmeyi gerekli kılmaktadır. Türkiye nin küresel TÜRKİYE NİN RESTORASYONUNUN TEMELLERİ Türkiye nin farklı tarihsel dönemlerde uluslararası sistemde meydana gelen küresel ölçekli dönüşümlere vermiş olduğu cevapların hepsi de modern Türkiye tarihinin farklı şekillerde restorasyonu için önemli bir başlangıç teşkil etmektedir. Modern Türkiye tarihinde yukarıda da ifade edildiği gibi bugüne kadar üç büyük restorasyon yaşanmıştır; birincisi Tanzimat, ikincisi Cumhuriyet, üçüncüsü demokrasi ve çok partili sisteme geçiş. Her üç restorasyon da doğru zamanda, doğru şekilde atılmış adımlardır. Her bir restorasyonu Türkiye nin küresel sistemin dönüşümüne intibak çabası olarak ele almak gerekmektedir. 4

6 Bu restorasyonların her biri büyük bir savaştan sonra yapılmış, savaş sonrasında dünya yeniden şekillenirken Türk aydınları görebildikleri şekliyle, Türkiye nin o zamanki gücü ve kapasitesi nispetinde bu ruhu yakalamaya çalışmışlardır. Tanzimat, Osmanlıyı Fransız Devrimi nin getirdiği yeni kavramlarla tanıştırmıştı. Klasik, kadim kavramlarla bu yeni kavramlar arasında bir uyum oluşturma çabası, vatan kavramı dâhil, birçok kavramın literatürümüze girmesine de sebep oldu; bu uyum çabası ilk mahalli seçimler dâhil olmak üzere birçok yeni mekanizmanın sosyal hayata girmesiyle de kendisini gösterdi. Aynı dönemde yeni kavramlar ve yeni mekanizmalar yanında yeni kurumlar da kendini gösterdi. Bugün hayatımızdaki itfaiye kurumundan posta teşkilatına dek pek çok kurum o dönemlerde oluştu. Kurumlar değişirken devlet mevcut varlığını sürdürmeye çalıştı. Ekonomik restorasyon kavramıyla kastettiğimiz de 1839 yılındaki Tanzimat Fermanı öncesi, 1838 Türk-İngiliz Ticaret Antlaşmasıyla başlayan bir başka ekonomik paradigmaya geçiştir. Dış politika restorasyonu da o günkü Avrupa sistemine giriştir ve arkasından güçler dengesiyle devletin kendi dış politikalarını aşma çabasıdır. Bütün 19. yüzyıl bu mücadele etrafına şekillenmiştir diyebiliriz. Islahat Fermanı gibi, Osmanlı ıslahat çalışmalarının o dönemde Avrupa daki büyük Kongrelere zaman itibarı ile tekabül etmesi, Osmanlı nın o dönemin uluslararası yapıya intibak etmeye çalıştığının göstergesidir.. Bu çabalar ise tamamıyla o zamanın ruhuna uygun gelişmelerdir. Bu restorasyon askeri teknolojinin değişiminden kurumsal yapının değişimine, yeni kavramlara kadar pek çok değişimi içerir. Ancak geçmişle yüzleşilerek atılan bu adımlara karşı doğal bir direnç doğmuştur. Bundan sonra Türk toplumu içerisinde iki ayrı damar ortaya çıkmıştır: kadim değerleri savunanlarla, moderniteyi savunanlar. Bu iki 5

7 farklı yaklaşım arasında bugüne dek süren ve sanki hiç bir araya gelemeyeceklermiş hissi oluşturan bu rekabetin kökenlerini de Napolyon Savaşları sonrasında Genç Osmanlıların ilk teşebbüslerinde bulmak mümkündür. Türkiye nin küresel sistemin dönüşümünde inisiyatif alan aktif bir tavır benimsemesini sağlayacak siyasi, ekonomik ve dış politika alanındaki tarihsel restorasyonu üç temel anlayış üzerine inşa edilmiştir: Güçlü demokrasi, dinamik ekonomi ve etkin diplomasi. Birinci Dünya Savaşı gibi büyük bir savaş sonrasında Cumhuriyet in kurulması ve ulus devlet kavramı çerçevesinde ulus oluşturma çabası da o zamanın ruhuna uygun girişimlerdir. Avrupa da da sadece Osmanlı değil Rusya, Almanya, Avusturya- Macaristan gibi imparatorlukların dağılması ile birlikte benzeri trendler yaşanmıştır. Osmanlı-Türk tecrübesinin bu meydan okumalar etrafında karşılaştırılabileceği ülkeler Yunanistan, Bulgaristan, İran, Suriye ve Brezilya gibi ülkeler değildir. Türkiye nin karşılaştırılabileceği siyasi yapılar 20. yüzyıla büyük emperyal devlet yapılarıyla giren ve ulus-devlet tecrübesine geçmeye çalışan uluslardır. Bunlar Almanya, Avusturya- Macaristan ve Rusya gibi büyük ölçekli devletlerdir. Bir imparatorluğun dağılma sürecinde bu yapılar neyle karşılaştıysa Osmanlı da benzeri meydan okumalarla karşılaşmıştır. Türkiye nin hangi siyasi birimlerle karşılaştırılması doğrudur şeklinde bir soru sorulduğunda, İngiltere ve Fransa nın coğrafi uzaklık ve devamlılık problemi yaşayan imparatorlukları değil, doğal olarak iç içe yaşayan ve kontrol ettiği etnisitelerle karışmış olan veya bu etnisitelerle sürekliliği olan imparatorluk yapıları esas alınmalıdır, bunlar da Avusturya-Macaristan ve Rusya gibi imparatorluklardır. Cumhuriyet de bir restorasyon faaliyetidir; bu kez değişen devletin kurumları değil, devletin rejimi olmuştur. Aynı kurumlar yeni rejim altında da devam etmiştir; bu yönelim tamamıyla o zamanın ruhuna uygundur. Tanzimat ve Cumhuriyet dönemlerinde izlenen ilkelerin doğru ya da yanlışlığı tartışılabilir, ancak bunlar dinamik yapı ve ilkelerdir ve uluslararası sistemde yaşanan değişimlere paralel olarak değişebilirler. Yine bir savaş sonrası, II. Dünya Savaşı sonrasındaki demokrasi ve çok partili sisteme geçiş de bir restorasyondur. Bu keresinde de, dışarıda çift kutuplu yapıda kendini bir kutupta konumlandırma tercihi ile içeride yapılan demokrasi ve çok partili sisteme geçiş tercihi arasında bir paralellik vardır. Bu dönemde tarımın sanayileşmesinden şehirlere göç olgusuna kadar ekonomik alanda yaşanan yeni bir restorasyona şahit olduk. İzmir İktisat Kongresiyle uygulamaya konulan milli iktisat kavramı Cumhuriyet in ekonomik restorasyon boyutunu oluşturmuştur. Cumhuriyetin 100. yılında belirlenen hedeflere bakıldığında; yine bir büyük savaş sonrasında - bu kez sıcak bir savaş değil, soğuk bir savaş sonrasında- ve belki de daha önceki savaşların aksine Türkiye nin net olarak kazanan tarafta yer aldığı bir savaş sonrasında gerçekleşen bir restorasyona şahit oluyoruz. Bugün ilk defa modern dönemde 6

8 uluslararası sistemin kazanan tarafındayız. Ancak 90 lı yıllarda kaybedenmişiz gibi davrandık. Bu sebeple 90 lı yıllar kayıp yıllar olarak görülmelidir. Dolayısıyla, iç siyasi restorasyonda özgürlük-güvenlik dengesini muhkem bir hale getirmek ve bu iki vazgeçilmez arasında varmış gibi gözüken tezadı da tümüyle zihinlerden ve siyasi hayattan silmek en temel amaçlardan biri olmalıdır. Soğuk Savaş sonrasında da bir restorasyona ihtiyaç vardı de başlayan özgürlük ve demokratikleşme hamleleri, AB entegrasyonunda yaşanan ilerlemeler, Kıbrıs la ilgili 2004 te atılan adımlar ve bunun AB nin önünü açması gibi gelişmelerin 1991 de gerçekleşmiş olması gerekirdi. Ancak o zaman 2023 için tespit edilen hedeflerin önemli bir kısmı yakalanmış olurdu. Restorasyonu geciktirecek ne kadar gerekçe varsa hepsi 90 lı yıllarda yaşandı: Kısa süreli koalisyon hükümetleri, ekonomik krizler; ekonomik rantla siyasi rantın birleşerek devletin objektif ve şeffaf karar alma mekanizmalarını kuramaması bu gecikmenin arkasında yaşanan en önemli nedenler arasındaydı. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse Sened-i İttifak tan Tanzimat a kadar geçen sürenin kaybı gibi, ya da Meşrutiyet le Cumhuriyet arasında geçen kayıp süre gibi, 90 lı yıllarda da fırsatlar kaybedilmiştir. Bugün ise içinde olduğumuz geçiş dönemi uluslararası sistemde yeni bir düzenin kurulma evresidir. Türkiye nin sözkonusu geçiş döneminde yaşamakta olduğu restorasyon süreci ise bu anlamda dördüncü restorasyonu temsil etmektedir. Türkiye nin günümüzde devam eden restorasyonunun üç temel ayağı vardır. Bunlar iç siyaset, ekonomi ve dış politika alanlarından oluşmaktadır. Türkiye nin iç siyasi yaşamında son on yıldır 7

9 temel siyasi ilkelerden biri olarak uyguladığı demokrasisini derinleştirmesi, etkin bir ekonomi ile ekonomik gücünü konsolide etmesi ve proaktif bir biçimde dış politikada sürdürülebilir bir dinamizm sağlaması, bu restorasyon sürecini tamamlamasını ve küresel sistemin dönüşümünde aktif bir özne olmasını sağlayacaktır. GÜÇLÜ DEMOKRASİ: İÇ SİYASİ RESTORASYON İnsanlık tarihinde bütün arayışların temelinde siyaset, ekonomi, diplomasi ve kültür sürekli bir biçimde tek bir şeyi inşa etmek için yola çıkmıştır; o da insan onuru dur. İnsan onuruna hitap etmeyen hiçbir siyasal sistem, insan onurunu esas almayan hiçbir ekonomik yaklaşım ve insan onurunu göz ardı eden hiçbir uluslararası sistem kalıcı olamaz. İnsanlık düşünce tarihine hızlıca bir göz atıldığında benzer bir biçimde, büyük çığırlar açmış düşünürlerin, filozofların ve dini önderlerin sürekli öne çıkardıkları temel konunun insan onuru olduğu anlaşılır. Bugün Türkiye nin insan onurunu merkeze alan siyasi restorasyonunun ruhu, özgürlükler ve demokrasinin geliştirilmesidir. Türkiye nin son on iki yıl içinde gerçekleştirdiği siyasi restorasyonun arka planında bu toprakların insanına, vatandaşlarımıza tekrar onurlu bir gelecek inşa ederek onların özgüvenini ayağa kaldırmak vardır. Onlara tarihte vardınız, bundan sonra da var olacaksınız ve sizin kültürünüz ikincil, edilgen bir kültür değil, sizin tarihiniz edilgen bir tarih değil, tarihte özne olma iradesi göstermiş bir millettir hatırlatmasını yapmak vardır. Tekrar o iradeyi gösterebilir kılmak ve güçlü demokrasi, dinamik ekonomi, etkin diplomasinin arayışı bu restorasyonun temelini oluşturmaktadır. Bu temel, her şeyden önce demokrasinin de en önemli ilkesi olan millet iradesi ve millet iradesinin dayandığı güçlü demokrasidir. Türkiye nin son on iki yıl içinde gerçekleştirdiği siyasi restorasyonun arka planında bu toprakların insanına, vatandaşlarımıza tekrar onurlu bir gelecek inşa ederek onların özgüvenini ayağa kaldırmak vardır. Onlara tarihte vardınız, bundan sonra da var olacaksınız ve sizin kültürünüz ikincil, edilgen bir kültür değil, sizin tarihiniz edilgen bir tarih değil, tarihte özne olma iradesi göstermiş bir millettir hatırlatmasını yapmak vardır. Demokrasi bizim için modern dönemin en vazgeçilmez değeridir ve bugün bunu koruma zaruretiyle karşı karşıyayız. Demokrasimiz 1950 lerde inşa edilirken kuşkusuz birçok meydan okumayla karşı karşıya kalındı. Türkiye nin demokratik konsolidasyonunu geciktiren askeri darbeler ve sonrasında daha da ağırlaşan siyasi geçiş süreçleri yaşandı. Ancak 19. yüzyılın başlarına kadar giden oy verme, kendi iradesini siyasete yansıtma gücü ve bu güçten kaynaklanan demokrasi bilinci Türkiye de güçlü bir şekilde hep var olmuştur. Bu bakımdan, küresel sistemin dönüşümüne verilecek cevap Türkiye nin demokratik siyasi restorasyonu; bunu oluşturacak güçlü demokrasinin ilkelerinin dayandığı zemin ise özgürlük-güvenlik dengesinin sağlanmasıdır. Dolayısıyla, iç siyasi restorasyonda özgürlükgüvenlik dengesini muhkem bir hale getirmek ve bu iki vazgeçilmez arasında varmış gibi 8

10 gözüken tezadı da tümüyle zihinlerden ve siyasi hayattan silmek en temel amaçlardan biri olmalıdır. Bunun için de en önemli araç anayasadır. Yeni bir anayasa yazımı zamanın ruhunu yakalamak için en önemli adımdır. Tanzimat nasıl ki bir metin olarak zamanı yakalamaya çalıştı, nasıl ki Cumhuriyetle birlikte ilk meclisin ilk anayasası o zamanın ruhuna uygun olmaya çalıştı, nasıl dörtlü takrir diyebileceğimiz Demokrat Parti nin doğuşuna yol açacak metinler ve çok partili sistem onu yakaladıysa, bugün de Türkiye olarak benzer metinlere ihtiyacımız var. Güçlü demokrasinin felsefi, ahlaki ve kurumsal olmak üzere üç temeli bulunmaktadır. Felsefi Temel Güçlü demokrasinin felsefi temeli tek bir insanın dahi kendi aklıyla, kendi tercihleriyle bir irade koyma kapasitesine sahip olduğunun kabul edilmesidir. Eğer bir siyasal sistem herhangi bir vatandaşının siyasi tercih kullanma hakkını kabul etmezse, otoriter bir nitelik kazanır. Bu nedenle, demokrasinin felsefi temeli her bir vatandaşın, her bir bireyin akli becerisiyle tercih kullanma hakkını kabul etmekten geçer ve bu konuda da kimse diğerine üstün değildir. Kimse sahip olduğu statüyle veya sahip olduğu konumla üstünlük iddia edemez; bu cumhuriyetin de, demokrasinin de temel prensiplerine aykırı düşer. Demokrasinin felsefi temeli, tek tek bireylerin akli tercihleriyle kolektif bir aklın oluşabileceğine dair olan inançtır. Bu inancı yok ettiğinizde, insanların iradeleriyle, tek tek bireylerin iradeleriyle ortak bir akıl oluşacağı fikrinin felsefi yaklaşımını yok ettiğinizde demokrasi yaşayamaz. Demokrasi yönlendirmeyle ve bireylerin belli kalıplar içinde düşünmeye zorlanmaları suretiyle teminat altına alınamaz. Demokrasinin bu bakımdan en temel felsefi ilkesi bir ülkenin her bir vatandaşına güvenmesidir ve onların kendi doğrusunu tercih edebileceğine inanmasıdır. Bu güven mekanizması ancak vatandaşların arasında etnik, mezhebi, dini bir ayrım gözetmemekle mümkün olabilir. Bu nedenle insan onuru, her bir birey için aynı ölçüde geçerli oldukça değer kazanır ve güçlü demokrasinin vazgeçilmez bir ilkesi haline dönüşebilir. Yasaklara karşı mücadele etmedikçe, özgürlük-güvenlik dengesini koruyup her bir özgürlük alanını genişletmedikçe demokrasiyi inşa ve tahkim edemezsiniz. Bundan sonra da Türkiye insanın özgür iradesini sınırlandıran her türlü yasağa karşı mücadele eden bir ülke konumunu koruyacaktır. Bu felsefi temeli harekete geçirmek için yasakların kaldırılması gerekir. Hiçbir yasağın bireylerin tercih haklarının önüne getirilip konmaması gerekir. İnsanların kişisel tercihleri dolayısıyla yasaklara muhatap olduğu bir sistem, aslında yasaklara muhatap olan o insanların seçme hakkını ve akli kapasiteni reddetmek anlamına gelir. Bu nedenle 10 yıl içinde yasaklara karşı Türkiye olarak olağanüstü bir mücadele verildi ve, en sonuncusu 2013 Eylül ayında olmak üzere, demokratikleşme paketleri çıkarıldı. On yıl öncesine göre Türkiye demokrasisinin geriye gittiğinin iddia edilebilecek tek bir objektif kriter yoktur. Hangi kriteri alırsanız alın 9

11 Türkiye demokrasisi güçlenmiştir. Türkiye Devleti nin kendi vatandaşına olan güveni artmış ve vatandaşların devlete olan aidiyet hissi güçlenerek tahkim edilmiştir. Yasaklara karşı mücadele etmedikçe, özgürlük-güvenlik dengesini koruyup her bir özgürlük alanını genişletmedikçe demokrasiyi inşa ve tahkim edemezsiniz. Bundan sonra da Türkiye insanın özgür iradesini sınırlandıran her türlü yasağa karşı mücadele eden bir ülke konumunu koruyacaktır. Ahlaki Temel Demokrasinin ahlaki temellerini hesap verilebilirlik ve şeffaflık oluşturmaktadır. Eğer bu iki temel prensip olmazsa bir toplumda demokrasiyi inşa etmek mümkün değildir. Türkiye nin iç siyasi restorasyonunun da en önemli dinamiklerinden birini oluşturan bu ahlaki temel, AK Parti hükümetlerinin özellikle yolsuzluklara karşı mücadele yürütmesinin merkezine bu ilkeyi almasına neden olmuştur. Hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkesi başta siyasetçiler olmak üzere, bütün bürokratik kesimler için eşit ölçüde bir zarurettir. Kişiler bulundukları konumları gereği sahip oldukları güçleri nedeniyle hesap verebilmelidir. Türkiye on yılı aşkın bir süredir bu konuda özellikle 1990 lı yıllarla karşılaştırıldığında çok önemli mesafeler kaydetmiştir. Kurumsal Temel Güçlü demokrasinin üçüncü ayağını ise kurumsal temel oluşturmaktadır. Kurumsal temelin merkezinde ise meşruiyet kavramı yer almaktadır. Meşruiyet ancak ve ancak o meşruiyetin kaynaklandığı gücün kullanış biçimi ve kaynağı ifade edildiğinde doğru zemini bulur. Bir güç eğer milletin denetimindeyse ve kaynağı milletse meşrudur. Milletten güç almanın süreci de açıktır; objektif, demokratik süreçler, yani seçimler ve millet iradesinin yansıdığı referandumlar ve diğer mekanizmalar. Ancak ve ancak milletten kaynaklanan bir güç meşru kılınabilir. Bu bakımdan demokrasinin derinleşmesi ile bireylerin refahı başta olmak üzere, dinamik bir ekonomiye sahip olan toplumlar ve devletlerin yükselişe geçmesi arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Gücün meşru kılınması, meşru bir kaynağa dayanması dışında kullanımının da meşru hudutlar içinde olmasının temel ölçüsünü belirleyecek olan anayasal sınırlardır. Bu bağlamda, öncelikli olarak güçler ayrılığı prensibinin doğru tanımlanması zorunludur. Yasama, yürütme, yargı arasındaki ilişkiler ancak her bir alanın anayasal sınırlar içinde kendine sağlanan yetkileri kullandığında doğru bir zeminde işlerlik kazanır. Bu dengenin bozulması yürütmenin etkinliğini azaltabileceği gibi yargı aleyhine bozulan denge de demokrasinin derinleşmesine zarar verir. Özellikle böylesi dinamik bir konjonktüre doğru tepkiler verebilmesi için yürütme etkinliğinin sağlanması olmazsa olmaz bir şarttır. Görünmez koalisyonlar veya herhangi bir vesayet anlayışı yürütme etkinliğini yok eder. Bu nedenle demokrasinin de temelini oluşturan güçler ayrılığı ilkesinin anayasal bir çerçevede işlerlik kazanması, o ülkenin demokratik derinliğini konsolide edeceği gibi aynı zamanda küresel sistemik dönüşüme adapte olabilmesinin önünü açar. 10

12 Güçlü bir demokrasi olmadan dinamik bir ekonomi ve etkin bir diplomasiyi temin edemeyiz. Türkiye de demokratik süreçler işledikçe, Türkiye de kendi milli iradesinden ve testinden geçmiş iktidarlar bu demokratik süreçler içinde politikalar belirledikçe etkin bir diplomasiye sahip olabilirsiniz. EKONOMİK RESTORASYON: DİNAMİK EKONOMİ Türkiye nin iç siyasi restorasyonunun temelini demokratik konsolidasyon ve özgürlüklerin derinleştirilmesi oluşturuyorsa, bu temeli sarsılmaz bir devamlılığa dönüştürecek olan da ekonomik restorasyondan geçmektedir. Bu bakımdan demokrasinin derinleşmesi ile bireylerin refahı başta olmak üzere, dinamik bir ekonomiye sahip olan toplumlar ve devletlerin yükselişe geçmesi arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Bireylerin de, devletin de onuru ancak ve ancak kendine yeterlilik içinde bir ekonomik imkâna sahip olmasıyla mümkündür. Kendi vatandaşlarınızın onurunu korumak için öncelikli olarak onları belli bir asgari düzeyde ekonomik bir yeterliliğe sahip kılmanız gerekmektedir. Vatandaşların 11

13 ekonomik bakımdan yetersiz olması ve zor şartlarda yaşamaları onurlarını korumasını da zorlaştırır. Devletler de aynı şekildedir; ekonomisi güçlü olmayan devletlerin kendi onurlarını korumaları zorlaşır. Türkiye ekonomisinde son 10 yıl içinde kat edilen gelişme bu bakımdan son derece önemlidir. Türkiye nin ekonomik restorasyonun diğer bir önemli ayağı ekonomide zamanın ruhunu doğru olarak yakalayabilmektir. Ekonomik restorasyonda zamanın ruhu iki noktadadır: birincisi kadim ekonomik havzaların yeniden doğuşunda; İpek Yolu, enerji hatları, Çin, Hindistan vs.; ikincisi ise küresel ekonomik araçların teknolojiyle birlikte getirdiği yeni ivmededir. Bu gelişimi çarpıcı bir şekilde gözler önüne seren bazı istatistiklere bakmakta fayda vardır yılında Türkiye de günde 1 doların altında yaşayan kişilerin oranı yaklaşık %0.5-%1 arasındaydı. Diğer bir ifadeyle, nüfusumuzun yaklaşık %0.5 i sadece günde 1 dolarla geçiniyordu ye gelindiğinde ise bir doların altında kimse kalmadı yılında günde iki doların altında gelire sahip olanlar ise takriben %3-4 civarındaydı. Bugün 2 doların altında geliri olan Türk vatandaşı kalmadı. Dört doların altı bütün dünyada gelir paylaşımındaki adalet bağlamında önemli bir kıstastır yılında günde dört doların altında geliri olanların sayısı %30 du. Bugün bu oran % 2.3 e düştü. Türkiye de ekonomi kalkınırken bunun gelir paylaşımıyla halka sirayet etmesi mümkün olmazsa demokrasiyi de tahkim edemezsiniz. Ancak orta sınıfın güçlendiği toplumlarda demokrasi yaşayabilir. Şu anda Türkiye gelir paylaşımı itibariyle uluslararası standartların üstüne çıktı. Kitlelerin büyük ölçüde günde 3 doların altında olduğu bir ekonomide demokrasi yeşermez, dış temsilde güçlü olunamaz. İnsan onuru da korunamaz. Bu bağlamda son 10 yıl içinde büyük mesafe kaydedildi. Bu temel felsefe ile yaptığımız planlamalar dahilinde önümüzdeki yıllarda Türkiye de dört doların altında da kimse kalmayacak. Türkiye nin ekonomik dinamizmini makro ekonomik göstergelere bakarak anlamak mümkündür. 10 yıl öncesinde Türkiye IMF den borç alan bir ülke konumundayken bugün IMF ye 5 milyar dolarlık bir katkı yapmaktadır. Ayrıca son 10 yıl içinde GSMH mız 4 misli artarak 800 milyar dolar civarına ulaştı. Satın alma gücü paritesiyle 1 trilyon doları aştı. Kişi başına düşen gelir 3,5 misli artarak dolara, satın alma gücü paritesiyle birlikte hesaplandığında ise 17 bin dolar civarına, dış ticaret hacmimiz de 400 milyar dolara ulaşmıştır. Dış ticaretimiz bu ekonomik gelişmeye paralel olarak 150 milyar dolara ulaşırken, dışarıdan gelen yabancı yatırım ise 10 yıl içinde 130 milyar dolar seviyesine erişmiştir. Sadece bu istatistikleri göz önüne aldığınızda dahi Türkiye nin dinamik ekonomisinin nereye ulaştığını görmek mümkündür. Dünya ekonomisinin bugün her zamankinden daha kırılgan olduğu bir dönemde Türkiye nin elde etmiş olduğu kazanımlar hiçbir gerekçeyle kaybedilmemeli ve bu kazanımlardan fedakarlık, feragat edilmesi düşünülmemelidir. Söz konusu dönemde bazen iç, bazen dış krizlerle Türkiye 12

14 son 5 yıl içinde her türlü sınavdan başarılı bir şekilde geçti. Şimdi dünyanın değişik köşelerinde acaba Türkiye ekonomisinin ne kadar kırılgan olduğu veya önümüzdeki aylarda bazı krizlere ne kadar dayanacağına dair seçimlere de endeksli analizler yapanlar çıkabilir. Türkiye geçtiğimiz 13 yıl boyunca milli iradeden kaynaklanan güçlü demokrasiyi ve ekonomik bağımsızlıktan kaynaklanan dinamik ekonomiyi tecrübe etti ve hissetti. Dolayısıyla, Türk milletinin söz konusu kazanımlardan fedakârlık edeceğini de, bundan vazgeçeceğini de kimse bir an bile düşünmemelidir. Güçlü bir demokrasi ve dinamik bir ekonomi gibi iki temel üzerine yükselen Türkiye, etkin diplomasiyi, bu temel üzerinden devam ettirecektir. Bu nedenle etkin diplomasi dinamik ekonominin daha fazla önünü açacağı gibi ekonominin dinamizmine daha fazla dinamizm katacak ve böylece Türkiye demokrasisi daha fazla güçlenecektir. Türkiye nin diplomasideki duruşunun temel ilkesi, insan onurunu öne çıkarması, onu savunması ve dünyanın her yerinde bunun mücadelesini vermesidir. Türkiye nin ekonomik restorasyonun diğer bir önemli ayağı ekonomide zamanın ruhunu doğru olarak yakalayabilmektir. Ekonomik restorasyonda zamanın ruhu iki noktadadır: birincisi kadim ekonomik havzaların yeniden doğuşunda; İpek Yolu, enerji hatları, Çin, Hindistan vs.; ikincisi ise küresel ekonomik araçların teknolojiyle birlikte getirdiği yeni ivmededir. Modernite ve Avrupa ekonomisi ile bunun öncesindeki kadim ekonomik havzaları ve sonrasındaki postmodernitenin getirdiği küresel ekonomik araçların birleştiği yeni bir ekonomik alan doğmaktadır. Türkiye dış politikasında da ekonomik alanı kıtasal ölçeğe çıkartma düşüncesindedir. Türkiye nin Afrika ya açılımı, Asya ya açılımı 3. Dünyacılık olarak görülmemelidir. Batı da İngiltere, Fransa, Almanya üzerinden bir hat çizildiğinde; kuzeyde Rusya doğuda Çin ve Hindistan hattı çizildiğinde geri kalan bütün Afro-Avrasya nın en büyük ekonomisi Türkiye dir. Bu anlamda Türkiye büyük bir üretim üssüdür. Bütün bu havzanın Türkiye ye açılması gerekmektedir. Türkiye nin vize politikasını serbestlik merkezli inşa etmesinin arkasındaki rasyonalite de budur. Vizelerin kaldırılmasındaki amaç işsiz insanların buraya gelmesi değil, aksine Anadolu daki insan ve üretim gücünün buralara akması ve buralarla bütünleşmesidir. Benzer şekilde Türkiye nin yüksek düzeyli işbirliği konseyleri kurmasının arkasında yatan temel motivasyon da böylesi bir anlayışa sahip olmasıdır. Bu motivasyonun temel amacı AB yle, çevre havzalarla ve küresel alanla entegrasyon süreçlerini başarıya ulaştırmaktır. ETKİN DİPLOMASİ: DIŞ POLİTİKA RESTORASYONU Türkiye nin restorasyonunun üçüncü ayağını ise dış politika oluşturmaktadır. Dinamik uluslararası konjonktürün olduğu dönemlerde dinamik bir dış politika takip etmek bir zarurettir. Türkiye nin dış politikadaki dinamizmine kaynaklık eden en önemli unsur ise insan kaynağıdır. Son 13 yılda Türk dış politikasının temel felsefi zemini oluşturan insani diplomasi bu anlamda insan unsurunun nasıl ele alındığını göstermesi bakımından çarpıcı bir misal 13

15 temsil eder. Bu insan kaynağını doğru yönetmek ve uluslararası alanda seyrüsefer halinde tutmak her zamankinden daha fazla önemlidir. Eski devlet anlayışlarının çoğunda, özellikle de otoriter anlayışlarda, insan, vatandaş veya tebaanın göz önünde olması ve kontrol edilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle, olağanüstü dönemlerde sürekli seyahat sınırlamaları getirilmiştir. Türkiye dış politikadaki dinamizmin insanın özgürlüğüne bağlı olduğu anlayışıyla, 75 milyon vatandaşının her bir ferdinin ne kadar çok hareket ederse o kadar çok değer üreteceğini bir ilke olarak kabul etmektedir. Dolayısıyla, Türkiye insan hareketliliğini bir risk olarak değil bir özgürlük meselesi olarak ele almaktadır. Küresel sistemin ve dünya siyasetinin bütün unsurlarıyla son derece dinamik bir şekilde ilerlediği bir dönemde bir ülkenin insan hareketliliğini sınırlandırması düşünülemez. Zira insan hareketi durdurulursa toplumsal dinamizm de duracaktır. Mademki tarih dinamik bir şekilde akıyor, bizim insanımız da bu dinamizme ayak uyduracak bir tarzda donanmalı ve bu dinamizmin içinde dinamik bir şekilde seyrüsefer halinde olmalıdır. Dünya, 20. yüzyılın son 10 yılına büyük ümitlerle girmişti. Bu 10 yıl içinde demokrasi yaygınlaşacak, özgürlükler- Fukuyama nın meşhur tarihin sonu tezi hatırlanırsa- ve liberal demokrasi yayılacak ve ekonomik kalkınma olacaktı. Ancak 21. yüzyılın ilk 14 yılına baktığımızda maalesef tam aksi bir trend ortaya çıkmıştır. 11 Eylül olaylarıyla başlayan, arkasından Irak, Afganistan müdahaleleri, küresel ekonomik kriz, Avrupa krizi ve nihayet Arap Baharıyla devam eden çok yoğun krizlerin ve meydan okumaların ortaya çıktığı bir döneme tanıklık ediyoruz. Böylesi dinamik bir konjonktürde ülkelerin takip ettikleri diplomasi öncelikle ilkeleri olan duruş sahibi ve etkin olmalıdır. Türkiye nin merkezine insan onurunu yerleştirdiği etkin diplomasi anlayışının dört temel ayağı vardır ve bütün bunlar dış politikada son 12 yılda gerçekleştirilen tarihi restorasyonun kalıcı hale gelmesinde son derece önemlidir. Duruş sahibi olmak öncelikli olarak insan onuruna sahip olmakla mümkündür. Dünyanın her bir köşesindeki, hangi renkten, hangi dinden, hangi mezhepten olursa olsun, insan onuruna saygıyı göstermeyen bir diplomasi, duruş sahibi de olamaz, etkin de olamaz, saygın da olamaz. Ancak 20 ve 21. yüzyıla hızlıca bakıldığında uluslararası siyasette insan onuruna yönelik saygının kaybolduğu hemen anlaşılacaktır. Önce Nazi ideolojisi ve faşizm, sonrasında da Bosna, Ruanda ve şimdi de Suriye. Bugün ortaya çıkan karamsarlığın da temel nedeni bu kötü tarihsel tecrübelerdir. Tüm bu yaşananlar uluslararası sistemin, İkinci Dünya Savaşı tecrübesiyle oluşmuş acı tecrübeler üzerine inşa edilmiş küresel sistemin zaaflarını da ortaya koymaktadır. Bosna da bir halk 3 yıl süreyle etnik bir kıyıma maruz bırakıldı; Birleşmiş Milletler (BM) mekanizmaları çok sonra devreye girebildi. Ruanda da benzer şekilde etnik temizlik yaşandı ve birçok büyük ülkenin politikaları sorgulandı. Şimdi Suriye de insan onuruna sahip çıkmayan hiçbir çözüm, hiçbir politika geleceği belirleyemez. 14

16 Türkiye nin diplomasideki duruşunun temel ilkesi, insan onurunu öne çıkarması, onu savunması ve dünyanın her yerinde bunun mücadelesini vermesidir. Son 10 yıl içinde Türkiye nin dış politikasında insanlık onurunun dışına çıkan veya insan onuruyla çatışan herhangi bir adım, herhangi bir inisiyatif olmamıştır. Aksine, medeniyetler ittifakıyla, arabuluculuk girişimleriyle, barış çabalarıyla, Somali, Myanmar ve daha birçok ülkede yapılan insani yardımlarla, Filistin in devlet olarak tanınmasıyla Türkiye nin önceliği insan onurunu yüceltmek olmuştur. İnsanlık tarihinde kimler insan onuruna sahip çıkmışsa, onların savunduğu değerleri bugün Türkiye Cumhuriyeti de her yerde onurla savunmaktadır. İnsan onuruna yapılan bu vurgu etkin diplomasinin dayandığı temelini oluşturmaktadır. Türkiye nin merkezine insan onurunu yerleştirdiği etkin diplomasi anlayışının dört temel ayağı vardır ve bütün bunlar dış politikada son 12 yılda gerçekleştirilen tarihi restorasyonun kalıcı hale gelmesinde son derece önemlidir. AB ve Transatlantik Ayağı Etkin diplomasinin ayaklarının ilkini AB ve Trans-Atlantik ayağı oluşturmaktadır. AB ile ilişkilerimiz bu çerçevede ele alındığında en önemli stratejik ilişkilerin başında gelmektedir. Türkiye bir taraftan kendi içinde ekonomik ve siyasi anlamda değişim, dönüşüm ve devinim yaşarken aynı zamanda Avrupa da yaşanan tarihsel dönüşümün de bir parçasıdır. Bu durum, tarihinin ve realitenin bir parçası olduğu gibi aynı zamanda da Türkiye nin siyasi tercihidir. Ancak, Türkiye sadece Avrupa nın bir parçası değil bunun yanı sıra Asya nın, Afrika nın ve bütün komşu bölgelerin de asli unsurudur. Dolayısıyla Türkiye de sadece Avrupa da yerleşik bir ülke olarak Ortadoğu ya, Orta Asya ya oryantalist bir bakışla bakmak yerine kendisini o tarihin de bir parçası olarak konumlandırmaktadır. Öte yandan, Ortadoğu da, Orta Asya da, Kafkaslarda oturan bir ülke olarak da Avrupa ya bir başka dünya diye de bakmak yerine kendisini Avrupa tarihinin de ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. Bu durum hem coğrafi hem de tarihi olarak Türkiye nin 15

17 en önemli kazanımları arasında yer aldığı gibi en önemli özgün nitelikleri arasında da yer almaktadır. Nasıl ki Türkiye nin moderniteyle gelenek arasında bir sentezi varsa, ülkemiz Avrupa, Asya, Afrika ilişkilerinde de bu anlamda merkezi ve karşılıklı etkileşim içinde özel bir konuma sahiptir. Bu bakımdan, Avrupa tarihinin bir parçası olmak ve AB nin müzakere yürüten ülkesi olmak açısından belki de 2013 yılının en önemli gelişmesi vize muafiyeti konusunda Türkiye nin atmış olduğu adımdır. Bu gelişme Türkiye nin dış politikasının merkezi unsurlarından biri olan insani yönü bir kere daha ortaya çıkarmaktadır. Kendi insanınıza dünyada ne kadar başı dik ve özgür bir şekilde dolaşma imkânı sunuyorsanız, o kadar saygı duyuyorsunuz anlamına gelir. Yine AB içinde bütün engellemelere rağmen ve Kıbrıs ta uygulanan çifte standartlara rağmen son dönemde bütün muhataplarımızca Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nin (KKTC) Kıbrıs sorununun çözümü konusunda ne kadar samimi olduğu tekrar tekrar teyit edilmiştir. Kıbrıs sorununun çözümü konusunda bundan sonra Türkiye olarak yine proaktif tutumumuzu sergileyeceğiz, ama bir taraftan da KKTC yi ve Kıbrıslı Türk kardeşlerimizi dünyada başı dik dolaşır kılacağız. Öte yandan, NATO ve Transatlantik Ekonomik İşbirliği konusunda da ilişkilerimizin ve tutumumuzun aynı etkinlikte süreceğinden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Amerika Birleşik Devletleri yle (ABD) ilişkilerimiz bu çerçevede belki de modern dönemin en kurumsallaşmış ilişkileridir. Küresel bir güç olarak ABD nin gittikçe yükselen bir güç haline gelen Türkiye yle ilişkileri bundan sonra da sadece ikili bağlamdaki etkisi anlamında değil, dünya politikasının gelişiminde de önemli etki yapmaya devam edecektir. Komşu Ülkeler ve Bölgelerle İlişkilerimiz Avrupa Birliği ve ABD ile ilişkiler eskiden beri kurumsallaşmış bir mahiyet arz ederdi. Bölge ülkeleriyle ilişkilerimiz ise özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde birçok meydan okumayla karşı karşıya kaldı. Balkanlar da, Kafkaslar da, ABD müdahalesiyle Irak ta benzer süreçler yaşandı. Son 10 yıl içinde komşu ülkelerle ilişkilerimizde devrim mahiyetinde gelişmeler yaşadık. Bu hem siyasi hem ekonomik hem de kültürel ilişkiler bağlamındadır yılına kadar Türkiye nin en büyük komşusu olan Rusya dan Türkiye ye bir devlet başkanı ziyareti olmamıştı yılından bugüne kadar ise, Rusya ile, her sene en az bir kez karşılıklı ziyaret yapılmaktadır. Son 4 yıl içinde, ayrıca, iki ülke arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) kurulmuş, ve- dış ticaretimiz neredeyse 10 katı artmıştır. Ortadoğu da, Orta Asya da, Kafkaslarda oturan bir ülke olarak da Avrupa ya bir başka dünya diye de bakmak yerine kendisini Avrupa tarihinin de ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. Bu durum hem coğrafi hem de tarihi olarak Türkiye nin en önemli kazanımları arasında yer aldığı gibi en önemli özgün nitelikleri arasında da yer almaktadır. 16

18 Komşu ülkelerle karşılıklı yaşadığımız restorasyon sürecinin bir başka önemli örneğini ise Yunanistan oluşturmaktadır. İki ülke bütün Cumhuriyet tarihi boyunca karşılıklı önyargılarla birçok defa karşı karşıya geldi. Her iki ülke de karşılıklı çok katı reaksiyoner bir dış politika anlayışı çerçevesinde hareket ediyorlardı. Ancak bugün iki ülke arasındaki ilişkiler son derecek yoğun ve güven içinde yürütülmektedir. Bütün Cumhuriyet tarihi boyunca 35 anlaşma imzaladığımız Yunanistan la, son 4 yıl içinde iki Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey (YDSK) toplantısında 50 anlaşma imzalamıştır. Bu güven ortamı iki ülkenin özellikle Akdeniz ve Ege merkezli istikrarlı bir düzenin oluşturulmasında önemini ortaya çıkarmaktadır. Türkiye nin bu anlayışını mücavir coğrafyadaki bütün ülkelere sirayet ettirmek mümkündür. Bütün komşu ülkeler dahil 16 ülkeyle kurduğumuz YDSK lar sayesinde Türkiye nin İran, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan ve Mısır la dış ticareti 10 misli artmıştır. On üç komşu ülkeyle dış ticaretimiz 2002 de 13 milyar dolar iken, şu anda 98 milyar dolara ulaşmıştır. Bütün bu gelişmelerin arkasında Türkiye nin dış politikasında tehdit merkezli hareket etmekten vazgeçmesi yatmaktadır. Bugün küresel sistemin çok önemli bir dönüşümden geçtiği bir dönemde, Türkiye bu dönüşümün adeta merkezi noktasında yer almaktadır. Türkiye nin içinde bulunduğu coğrafya tarihin her döneminde dönüşüme hem kaynaklık etmiş hem de bu dönüşümün doğrudan muhatabı olmuştur. Yine bugün bakıldığında Türkiye nin içinde bulunduğu coğrafyanın tarihin aktığı bir coğrafya olduğunu söyleyebiliriz lı yıllarda Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Orta Asya da yaşadığımız büyük meydan okumalarla, şimdi Ortadoğu da karşı karşıyayız. Bu nedenle içinde bulunduğu coğrafya Türkiye yi hem toplumsal hem siyasal ve ekonomik hem de dış politika alanında meydan okumalarla karşı karşıya bırakmaktadır. Önceden Türkiye bir Avrasya devleti olarak bilinirdi. Biz buna son 5-6 yıllık söylemimizde artık Türkiye Afro- Avrasya devletidir diyoruz, çünkü bütün insanlık tarihinin ana kıtasının merkezinde bir konumdayız. Bu noktada, Arap Baharı sonrasında takip ettiğimiz politika dolayısıyla dış politikayı eleştirenlerin Türkiye nin bu süreçte insan onurunu merkeze alan bir tutum benimsediğini hatırlaması gerekmektedir. İnsan onuru eğer bütün siyaset ve düşünce ve sosyal hayatın temeliyse, insan onuru adına Suriye de rejimin karşısında durmak Türkiye açısından şüpheye yer bırakmayacak şekilde meşru bir davranıştır. Gelecek nesiller de, Türkiye nin Suriye rejiminin uygulamış olduğu yöntemler karşısında çok açık ve ilkeli bir tutum sergilemiş olması politikası ile dünyanın her yerinde, yarın gurur duyacaklardır. Nasıl 1990 lı yıllarda Türkiye nin Miloseviç in yanında durması insanlık onuruna aykırı idiyse - ki orada hava bombardımanı, kimyasal silah ve Scud füzeleri kullanılmamıştı - bugün de Esad rejimi ve benzerlerinin yanında durmak bir o kadar insanlık onuruna aykırıdır. Bu noktada Dışişleri camiamız her yerde insanlık onuruna ve bu onur adına ortaya çıkan meselelere sahip çıkacak, 17

19 öncülük edecek ve hiç çekinmeyecektirler. Kim ne derse desin, Türkiye olarak biz mazlumların, onuru zedelenmiş insanların, ekmek bulamayan Somalilerin, her türlü baskı altında uluslararası sistemin cevabını veya çözümünü bekleyen bütün kesimlerin kardeşiyiz, dostuyuz ve o meselelere sahip çıkma kararlılığındayız. Ortadoğu daki gelişmeler büyük sancıları beraberinde getirmektedir. Bir kıyas olması açısından şu örnek üzerinde durulabilir: Bazen Arap Baharı ve sonrasındaki gelişmelerin kışa döndüğü şeklinde haklı olarak kaygılar dile getirilmektedir. Arap Baharını Türkiye başlatmadı, Türkiye nin iradesiyle de başlamadı, ama Arap dünyasında Türkiye den ilham alanlar olmuştur. Türkiye ilham vermeye mümkünse devam edecektir. Ama, Türkiye bunu, birine ilham vermek, birine bir şey dayatmak adına değil, o insanlarla yaşadığımız kader ortaklığı sebebiyle yapacaktır. Benzer sebeplerle Türkiye Mısır da askeri darbeye karşı çıkmıştır. Tarihi belirleyecek olan unsur, güçlünün yanında, realitenin yanında olmak değil, insanlık onurunun ve insanlığın yanında olmak, hakkın ve adaletin yanında olmaktır. Zorluklarla karşılaşırsınız, ama başınız eğik olmaz. Kısa dönemde realite adına zulümlere boyun eğenler kısa dönemde başlarını kaldırabilirler veya değişik forumlarda değişik şekillerde konuşarak bir müddet daha diplomasi yaptıklarını zannederler. Fakat orta ve uzun vadede mahcup olurlar. Türkiye insanlık onurunu korurken gerçekçi politikaları da ihmal etmemektedir. Duruşumuz, gerçekçilikten kopmak anlamına gelmemektedir. Onun için son dönemde gerçekçi bir diplomasiyle Cenevre 2 de, rasyonel bir diplomasiyle Suriye ye çözüm bulmak için çaba sarf ediyoruz; onun için aylarca Beşar Esad ı çözüm yoluna girmesi için ikna etmeye çalıştık. Bugün Suriye politikasında etkili olduğu düşünülen ülkelerin çoğu hiçbir müdahalede bulunmazken, hiçbir telkinde, hiçbir çabada bulunmazken, biz 2011 yılını Beşar Esad a, aman şu sonuçlar doğmasından korkuyoruz, orduyla halkını karşı karşıya getirme demek suretiyle ikna etmeye çalışarak geçirdik. O zaman Suriye de etkin olduğu düşünülen ülkelerin hiçbirisi ortada yoktu. Bugün rasyonalizm adına, gerçekçilik adına insanlık onuruna sahip çıkmayan bir diplomasinin bölgede ve dünyada etkin olmayacağını da bileceğiz. Dolayısıyla bu ahlaki ilkesel politikamız rasyonel politikayla birlikte sürecek. Etkin diplomasi saygın diplomasidir. Bu saygınlığı kaybettiğiniz anda etkinliğiniz de zayıflar. Samimi eleştiriler her zaman demokrasi içinde olur. Fakat değerlendirmelerde yanı başımızda Ortadoğu nun modern dönemdeki en kanlı savaşının yürüdüğü de unutulmamalıdır. İran- Irak Savaşı nı bir kenara koyarsak, şu anda Suriye deki insan kaybı 1967 Savaşı ndan, 1948 Savaşı ndan, 1973 Savaşı ndan, 14 yıl süren Lübnan iç savaşından daha fazladır. Bugün topraklarımızda 1 milyon civarında Suriyeli kardeşimizi ağırlıyoruz. Türkiye insan onurunu koruma ve mültecilere destek anlamında bir destan yazmakta ve bütün uluslararası toplumun bu konuda takdirini toplamaktadır. Bu çerçevede, Ortadoğu daki gelişmeler öne çıksa da, Kafkasya ve Orta Asya da da Türkiye aktif bir politika takip etmektedir. Türkiye nin dış politikada sahip olduğu anlayışın da bir 18

20 parçası olarak Türk Konseyi kurularak Soğuk Savaş sonrası bölgeye yönelik en büyük adımlardan biri atılmıştır. Bu politikanın bir parçası olarak bütün Orta Asya daki ülkelerle yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyleri de ayrıca hayata geçirilmiştir. Türkiye aynı yöndeki politikasını ekonomi ve enerji alanında da hayata geçirmektedir. Bu yüzyılın en önemli enerji projelerinden biri olan TANAP ın Azerbaycan la inşa edilmesi bu bakımdan son derece önemlidir. Türkiye bundan sonra da ortak tarihimizin güzelliklerini keşfetmek için bütün komşu coğrafyada yer alan ülkelerin halklarıyla omuz omuza birlikte yürüyüşüne devam edecektir. Yeni Açılım Alanları: Afrika, Latin Amerika, Asya Etkin dış politikanın bir diğer ayağında Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi yeni açılım alanları oluşturmaktadır. Önceden Türkiye bir Avrasya devleti olarak bilinirdi. Biz buna son 5-6 yıllık söylemimizde artık Türkiye Afro-Avrasya devletidir diyoruz, çünkü bütün insanlık tarihinin ana kıtasının merkezinde bir konumdayız. Onun için Afrika ya büyük bir açılım sergiledik ve bu açılım hiçbir aksama olmadan devam etmektedir Ocak ayının ilk haftasında TBMM Dostluk Grubu başkanlarımızla birlikte Ankara da mukim Afrika ülkeleri Büyükelçileriyle toplandık. Türkiye de şu anda 27 Afrika Büyükelçiliği bulunmaktadır; bundan 4-5 sene önce ise bu rakam sadece 10 civarında idi. Türkiye nin ise Afrika da 35 Büyükelçiliği bulunmaktadır ve bu yanıyla Afrika da en fazla temsil edilen birkaç ülke arasındadır. Afrika nın her yerinde açtığımız büyükelçiliklerimizin üç hedefi bulunmaktadır. İlk olarak ülkemizi bu bölgede görünür kılmaktır. İkinci olarak Afrika halklarıyla kader birliği geliştirmektir. Türkiye Afrika ya salt ekonomik çıkar saikiyle gitmemektedir. Örneğin Eritre de Büyükelçilik açtığımızda yetkililer herkes Asmara da büyükelçilik kapatırken siz açtığınız için terk edilmediğimizi anladık demişlerdir. Üçüncü olarak da Afrika 21. yüzyılın yükselen kıtası olacaktır, özellikle ikinci yarısında. Bizim şimdiden bir yüzyıl sonrası için, Afrika nın her yerinde kültürüyle, ekonomisiyle, iş adamlarıyla bulunan bir ülke konumu kazanma amacıyla hareket etmemiz gerekmektedir. Bizim şimdiden bir yüzyıl sonrası için, Afrika nın her yerinde kültürüyle, ekonomisiyle, iş adamlarıyla bulunan bir ülke konumu kazanma amacıyla hareket etmemiz gerekmektedir lı yıllarda başlatılan Afrika, Latin Amerika açılımları, ekonomik imkânsızlıklar sebebiyle, akim kalmışken, şimdi ise, başlattığımız bu süreç, arkasında dinamik bir ekonominin var olması nedeni ile, başarı ile devam etmektedir. Altı sene önce Etiyopya da sadece bir Türk şirketi ve 50 milyon dolar yatırımımız vardı; şimdi ise 341 Türk şirketi ve 3,5 milyar dolar yatırımımız bulunmaktadır. Türk Hava Yolları (THY) Afrika ya 38 noktaya uçuyor ve şu anda Afrika da en fazla noktaya uçan ikinci hava yolu şirketi niteliği kazanmıştır. Türkiye nin bu siyasetinin arkasında bütün kurumlarıyla entegre bir Afrika stratejisi bulunmaktadır. THY resmiyette özel bir şirket olmasına rağmen, devletin stratejik vizyonuna uyum sağlayabilmektedir. Türkiye nin diplomasideki etkinlik anlayışı bu temel 19

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Milletten destek alan sadece millete hesap verir

Milletten destek alan sadece millete hesap verir Milletten destek alan sadece millete hesap verir Aralık 25, 2013-6:52:16 Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Milletten desteğini alan sadece millete hesap verir. Bu üslup yerleştiği zaman ve her şey şeffaf

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

USAK tan Çağrı: Türkİye ve AB ye. Düşüyor

USAK tan Çağrı: Türkİye ve AB ye. Düşüyor USAK tan Çağrı: Türkİye ve AB ye Acİl Sorumluluklar Düşüyor USAK, 7 Haziran Genel Seçimlerinin ardından Türkiye-AB ilişkilerini tartışmak amacıyla alanında uzman isimlerin bir araya geldiği bir çalıştay

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında işbirliği protokolü

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ LİSANS DERS PROGRAMI (II.Öğretim) 101 İktisada Giriş I 2 0 2 4 102 İktisada Giriş II 2 0 2 4 103 Genel Muhasebe I 2 0 2 4 104 Genel Muhasebe II 2 0 2 4 105

Detaylı

TASAM TARAFINDAN DÜZENLENEN 6. ULUSLARARASI TÜRK-ASYA KONGRESİNDE SUNULAN TEBLİĞ: TÜRK DÜNYASININ ENTEGRASYONU (İstanbul, 7-8 Haziran 2012)

TASAM TARAFINDAN DÜZENLENEN 6. ULUSLARARASI TÜRK-ASYA KONGRESİNDE SUNULAN TEBLİĞ: TÜRK DÜNYASININ ENTEGRASYONU (İstanbul, 7-8 Haziran 2012) TASAM TARAFINDAN DÜZENLENEN 6. ULUSLARARASI TÜRK-ASYA KONGRESİNDE SUNULAN TEBLİĞ: TÜRK DÜNYASININ ENTEGRASYONU (İstanbul, 7-8 Haziran 2012) Protokolümüzün saygıdeğer mensupları, Sayın Başkan, Değerli katılımcılar,

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM) KURULUŞ RAPORLARI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM) Kuruluş adı Birleşmiş Milletler (BM) Kuruluş Tarihi 1945 Merkezi New York (ABD) Üye ülke sayısı 192 Genel Sekreter Ban Ki-mun Genel Bilgiler Dünya barışı ve sosyal

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, TPQ yla gerçekleştirdiği özel söyleşide Rusya ile yaşanan gerginlikten Ukrayna nın

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998)

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Oktay Uygun 2. Doğum Tarihi 18. 01. 1963 3. Unvanı Profesör 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hukuk Fakültesi İstanbul Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Kamu Hukuku

Detaylı

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ Ekonomik İşbirliği Teşkilat (EİT), üye ülkeler arasında yoğun ekonomik işbirliğinin tesis edilmesini amaçlayan bölgesel düzeyde bir uluslararası teşkilattır. Teşkilat, 1964 yılında kurulan Kalkınma İçin

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Avrasya da Ekonomik İşbirliği İmkanları: Riskler ve Fırsatların Konsolidasyonu Mustafa Aydın Ankara, 30 Mayıs 2006 Avrasya Ekonomik

Detaylı

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR T.C. Ekonomi Bakanlığının gerçekleştirdiği Küresel Ticarette Türkiye nin Yeniden Konumlandırılması-Dış Ticarette Yeni

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

İslâm Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu ( ISTTP ) 2. Akil Kişiler Kurulu Toplantısı

İslâm Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu ( ISTTP ) 2. Akil Kişiler Kurulu Toplantısı İslâm Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu ( ISTTP ) 2. Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 25 Mart 2013, Kahire - Mısır Geçici Taslak Sonuç Raporu ( Özet ) İslâm İşbirliği Teşkilatı İİT Üyesi Ülkeler Düşünce

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için ÖN SÖZ Barış inşası, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafından tekrar çatışmaya dönmeyi önlemek amacıyla barışı sağlamlaştırıp, sürdürülebilir hale getirebilecek çalışmalar

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler

Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler Doç Dr. Atilla SANDIKLI Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler YAYINLARI İSTANBUL 2014 Kütüphane Katolog Bilgileri: Yayın Adı: Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

Stajyer Eğitim Programı (SEP)

Stajyer Eğitim Programı (SEP) Stajyer Eğitim Programı (SEP) Güzin Ceyhan içindekiler İstanbul Enstitüsü Hakkında Stajyer Eğitim Programı (SEP) Vizyon ve Misyon Beklentilerimiz Programın Akışı Programın Özellikleri Başvuru Seminerler

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu

IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu 1. IV. Uluslararası Türk - Asya Kongresi 27-29 Mayıs 2009 tarihleri arasında İstanbul da icra edilmiş ve son derece yapıcı ve samimi bir ortam içerisinde

Detaylı

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ 2014 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Mayııs 2014 2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

Detaylı

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Özlen Kavalalı Müsteşar Yardımcısı V. 50 yıldan fazla bir geçmişe sahip Türkiye-AB ilişkileri günümüzde her iki tarafın da yararına olan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Eylül 2013 Sunum Planı STA ların Yasal Çerçevesi Türkiye nin

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler Tolga YAKAR UNDP Turkey Billion people 10 World 8 6 4 2 Africa Asia Europe Latin America and Caribbean Northern America 2050 yılında dünya nüfusunun

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

ODA/BORSA BAŞKANLARI. 2 Temmuz 2009, Ankara

ODA/BORSA BAŞKANLARI. 2 Temmuz 2009, Ankara ODA/BORSA YÖNETİM M KURULU BAŞKANLARI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI 2 Temmuz 2009, Ankara Küresel Krizin Etkileri; Hem gelişmiş ülkelerin, hem de gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızları düşüyor Gelişmekte

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ 4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ Elektronik yan sanayi sektörünü bir araya getiren tek organizasyon Uluslararası Electronist Fuarı yerliyabancı birçok farklı şehir

Detaylı

Doğu Afrika Jeopolitiği ve Türkiye nin Somali Politikası

Doğu Afrika Jeopolitiği ve Türkiye nin Somali Politikası Doğu Afrika Jeopolitiği ve Türkiye nin Somali Politikası Mehmet Özkan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETAV), İstanbul, 2014, 136 Sayfa. Hacı Mehmet BOYRAZ* 1998 yılında ilan edilen Türkiye

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU

KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU TÜRKİYE DE ÜRETİM VE TÜKETİM Sağlıklı beslenme konusunda her geçen gün daha da duyarlı davranmaya başlayan tüketiciler kırmızı ete alternatif olarak, daha az yağlı ve daha ucuz

Detaylı

ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER

ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER Türkmenistan da Siyasal Rejimin Geleceği: İç ve Dış Dinamikler Açısından Bir Değerlendirme Yazar: Haluk ALKAN Özet: Türkmenistan, çok yönlü özelliklere sahip bir ülkedir. Sahip

Detaylı

TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Hollanda İlişkileri; Fırsatlar ve Riskler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 130 Haziran 2015 İKV DEĞERLENDİRME NOTU TÜRKİYE SEÇİMLERE İLERLİYOR: 7 HAZİRAN A DOĞRU SİYASİ PARTİLERİN AB POLİTİKASI Gökhan KİLİT, İKV Uzmanı Büşra ÇATIR, İKV Uzman Yardımcısı 0 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

Detaylı

İstatistikler ve Kanıta Dayalı Karar Verme Semineri

İstatistikler ve Kanıta Dayalı Karar Verme Semineri T.C. MALİYE BAKANLIĞI Muhasebat Genel Müdürlüğü İstatistikler ve Kanıta Dayalı Karar Verme Semineri Toplantısına İlişkin Rapor Toplantının Yeri ve Tarihi: Belçika/Brüksel (3/4 Mayıs 2012) Toplantıya Genel

Detaylı