SABAH GAZETESİ NiN ÜCRETSİZ İLAN EKİDİR. 24 KASIM 2014 İki evden birine diş fırçası girmiyor T

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SABAH GAZETESİ NiN ÜCRETSİZ İLAN EKİDİR. 24 KASIM 2014 İki evden birine diş fırçası girmiyor T"

Transkript

1 SABAH GAZETESİ NiN ÜCRETSİZ İLAN EKİİR İki evden birine diş fırçası girmiyor T ürk işhekimleri Birliği Genel Başkanı Prof. r. Taner Yücel, Kasım Ağıziş Sağlığı Haftası itibarıyla son derece önemli açıklamalarda bulundu. Ağız ve diş sağlığı yerinde olan bireylerin daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdüğünü ifade eden Yücel; Bu hafta, biz dişhekimleri için ayrı bir önem taşıyor. Zira ülkemizde yılda bir kişiye bir diş fırçası bile düşmüyor, her iki evden birinde hiç diş fırçası bulunmuyor. Her üç kişiden birinin dişlerini günde bir kez dahi fırçalamadığı toplumumuzda, 65 yaş üstü dişsizlik oranı ise yüzde 67 i aşıyor dedi yılında ünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan verileri yorumlayan Yücel, şöyle devam etti: ünya Sağlık Örgütü nün raporu, dünyada her yıl yaklaşık 36 milyon insanın, genel sağlığı etkileyen ve bulaşıcı olmayan hastalıklar olarak tanımlanan kardiyovasküler problemlerden, diyabetten, kanserden ve solunum yolu rahatsızlıklarından öldüğünü gösteriyor. Bilimsel veriler ise, diş çürüklerinin en yaygın kronik hastalıklardan biri olduğuna işaret ediyor. iş çürükleri ve diş eti hastalıkları, saydığımız ölümcül rahatsızlıkların bir kısmında ortak risk faktörüne sahiptir ve kötü ağız diş sağlığı, pek çok önlenebilir hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırlar. REEL SEKTOR 01 CMYK Ağız ve diş sağlığı sorunlarını, Türkiye nin en önemli halk sağlığı problemlerinden biri olarak nitelendiren TB Genel Başkanı Prof.r. Taner Yücel, toplumsal bilinç mesajı verdi. ON BİNLERCE ÇOCUĞA EĞİTİM VERİLİ Öte yandan Prof.r. Taner Yücel, Türk işhekimleri Birliği olarak toplumsal ağız sağlığı bilinci aşılamada benimsedikleri felsefe ve rota hakkında da bilgi verdi yılında İstanbul da düzenlenen FI 101. ünya işhekimleri Birliği Kongresi sırasında toplanan Genel Kurul da imzalanan İstanbul eklarasyonu prensipleriyle hareket ettiklerini söyleyen Yücel; açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı: Biz, Türk işhekimleri Birliği olarak, toplumun ve bireylerin ihtiyaçlarına göre yeniden tanımlanmış bir sağlık modeline ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. Fark ve farkındalık yaratılması için kalıcı, verimli, sürekli, yeni teknolojilerden yararlanan, sosyoekonomik koşullardan daha az etkilenen bir sağlık sisteminin oluşturulması gerektiğine inanıyoruz. Bu amaç ve inanç doğrultusunda da faaliyetlerimizi hız kesmeden sürdürüyoruz. Mesleki sorumluluklarımız çerçevesinde attığımız siyaset üstü somut adımların başında, ağız-diş sağlığı için uygulanan koruyucu girişimlerin genel sağlığa olan olumlu etkisinin net bir şekilde aktarılması ve anlatılması geliyor. İyi ağız-diş sağlığına sahip olan bireylerin genel sağlık durumlarının da çok daha iyi olduğu gerçeğinden yola çıkarak, etkin, güvenli ve ucuz olan bilimsel temelli koruyucu dişhekimliği uygulamalarının yaygınlaşması adına yapıcı girişimlerde bulunuyoruz. Geliştirdiğimiz Koruyucu Ağız-iş Sağlığı projeleriyle Türkiye çapında on binlerce çocuğumuza ulaştık, bireysel ağız hijyeninin, fluoridli diş macunu ile diş fırçalama tekniklerinin öğretilmesinde gönüllü yüzlerce dişhekimi ile çalıştık. Bu noktada, koruyucu temelli ağız-diş sağlığı politikalarının sadece genel sağlığa değil, ülke ekonomisine de katkıda bulunduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Temennimiz, tüm bu toplumsal hedeflerin yakalanabilmesi adına, koruyucu ağız-diş sağlığı hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 26 bin dişhekiminden alınması talebinin bir an evvel hayata geçirilmesidir. Türk işhekimleri Birliği (TB) Genel Başkanı Prof. r. Taner YÜCEL

2 2 HAMİLELİK VE AĞIZ-İŞ SAĞLIĞI oç.r. Hande Şar Sancaklı K adınların hayatında fizyolojik bir süreç olan hamilelik süresince değişen endokrinolojik denge itibari ile ağız-diş sağlığını da etkileyen bir takım değişiklikler meydana gelmektedir. Başta tükürüğün yapısında gözlenen asit miktarında artma, tamponlama kapasitesinde düşme nedeni ile diş sert dokuları çürüklere karşı daha savunmasız hale gelmektedir. Hormonal değişikliklerin yanısıra, hamileliğin özellikle ilk aylarında görülen kusma ve hamilelik boyunca devam edebilen reflu sonucunda mide asidinin yükselerek ağız ortamının da daha asidik hale gelmesi ile diş minelerinde erozyon ve önleminin alınmadığı takdirde dişlerde hassasiyet ortaya çıkabilir. Hamilelik süresince görülen bir diğer ağız-diş komplikasyonu ise değişen progesteron ve hormon seviyeleri nedeni, C vitamin eksikliği gibi durumlarda ortaya çıkabilen hamilelik gingivitisidir. işetlerinde şişlik, ödem ve kanama ile kendini gösteren bu iltihapsal dişeti hastalığı oral hijyenik girişimlerin düzenli olarak uygulanması ile kontrol altına alınmaya çalışılır. Özellikle bulantı ve kusma sorunu yaşayan hamile bireyler diş fırçalamaktan kaçınabilirler. Bu da dişin sert dokuları üzerinde daha fazla plak birikimine neden olabileceği gibi gingivitisin de prognozunu başka bir deyişle dişetlerindeki şiş ve kanamaların periodontal bir hasar bırakabileceği ihtimalini doğurur. Hamilelik sürecinde değişen hormon seviyelerine bağlı dişetlerinde hamilelik tümörü, hamilelik granulomu, epulis granuloma gibi lezyonlara rastlanılabilmektedir. Bu gibi durumlarda bir dişeti hastalıkları uzmanına başvurmak gerekebilir. Aşırı bulantı ve kusma görülen hamilelere mine erozyonunun ve çürüklerin önlenebilmesi amacıyla; sık karbonhidrat yerine proteinden zengin gıdalar tüketilmesi (beyaz peynir vs..), kusmaları hemen takiben diş fırçalanmaması, karbonatlı su ile ağız çalkalanması, yumuşak diş fırçası ve mutlaka florlu diş macunu kullanılması, gece yatmadan önce florlu ağız gargaraları kullanılması, öğün aralarında karbonhidrat alımının sınırlandırılması tavsiye edilmelidir.gingivitis ve kanamaları önlemek amacıyla ise oral hijyen girişimlerine ek olarak C vitamininden zengin beslenmenin önemi hakkında anne adayı uyarılmalıdır. Hamilelik süresince ortaya çıkan diş çürükleri, periodontal sorunlar ve bunlara bağlı gelişebilen enfeksiyonların tedavisi açısından mutlaka dişhekimine başvurulması gerekir. Hamileliğin 2. trimester diye tanımlanan aylar arası dönem diş tedavilerinin yapılması açısından en güvenli dönemdir. Bu dönemde fetusta organ oluşumu büyük oranda tamamlanmış olduğu için jinekolog konsültasyonunda girişimsel işlemler ve diş tedavileri yapılabilir. Öncelikle hamile bireylerde diş sert dokularının hamileliğin etkilerine karşı bütünlüğünü korumak üzere koruyucu amaçlı tedaviler planlanmalı, oluşabilecek akut enfeksiyonlar önlenmelidir. Unutulmamalıdır ki anne adayında gözlenen yüksek çürük seviyeleri ve dişeti hastalıkları düşük kilolu bebek doğumlarına, ileri boyutlarda varolan dişeti iltihapları düşük ve erken doğum riskine yol açabilmektedir. engeli beslenmenin; şüphesiz sağlıklı bir hamilelik geçirmenin temel kurallarından biri olmasının yanısıra diş sert dokularında oluşabilecek çürüklerin önlenmesi açısından da etkin olabileceği gibi hamilelik öncesi ve sırasında folik asit, prenatal vitamin alımı protein ve kalsiyumdan zengin beslenmenin dudak-damak yarık oluşma riskini indirgeyebileceği de öne sürülmektedir. GESTASYONEL İYABET VE AĞIZ-İŞ SAĞLIĞI Hamilelik sırasında görülebilecek olan hamilelik diyabeti olarak da adlandırılan Gestasyonel iyabet varlığında ise ağızda tükürük akışının düşmesine bağlı kuruluk, dişetlerinde şişlik ve kanamalar, artan çürük riski hastalığın erken belirtileri olarak ortaya çıkabilir. Periodontitis, preeklampsi ve gestasyonel diyabet gelişen hamilelerde görülebilirken, aktif periodontitisin de hamilelikte preeklampsi oluşumunda etkili olabileceği ve gestasyonel diyabeti kontrol altına alabilmede engel olabileceği ileri sürülmektedir. Y E N İ OĞ A N ve ÇO CUK L A R A ağız diş sağlığı Prof.r.Oya Aktören YENİ OĞAN VE ÇOCUKLARA AĞIZ İŞ SAĞLIĞI İÇİN YAPILMASI GEREKENLER NELERİR? iş çürüğüne neden olan faktörlerden biri ağız içinde çürük yapıcı bakterilerin var olmasıdır. Anne, bakıcı ve/yada kardeşin ağzında var olan çürük yapıcı bakterilerin bebeğin ağzına geçerek kolonize olabildikleri genetik çalışmalar ile gösterilmiştir. Bu nedenle, bebeğe çürük yapıcı bakteri geçişinin önlenebilmesi için örn. mama kaşığının ortak kullanılmaması, emzik ve biberonun ağız yolu ile temizlenmemesi gibi davranışlara dikkat edilmelidir. Beslenme şekline ilişkin yanlış tutum ve davranışlar da çürük oluşumunda çok önemli rol oynar. 2 yaşından küçük bebeklere biberon ile ballı süt, şekerli süt, tatlandırılmış meyve suyu gibi şekerli icecekler verilmemelidir. Emzikler bal, reçel gibi şekerli gıdalara batırılmamalıdır. 2 yaşından büyük çocuklarda, şekerli, karbonhidratlı gıdaların ve şekerli içeceklerin sık aralıklarla tüketilmemesine özen gösterilmelidir; şeker içeren gıda/içecekli ara öğün sayısı günde 3 den az olmalı; şeker içeriği az, besleyici özelliği yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Şeker ve karbonhidrattan zengin ve dişe yapışma özelliği fazla olan gıdalar yenilecek ise, bu gıdalar öğün aralarında değil de ana öğünlerin hemen sonrasında yenmeli ve sonrasında da dişler temizlenmelidir. İlk süt dişinin sürdüğü aylardan itibaren dişler temizlenmeye başlanmalıdır. Bebeklerin uyku öncesi ve/yada uykuda emzirilmeleri ya da biberon ile beslenmeleri sonrasında dişler ve dişeti bölgesi parmak fırçalar, parmağa sarılacak bir gazlı bez/ tülbent ya da yumuşak bir diş fırçası ile temizlenmelidir. iş fırçası boyutlarının ve diş macunu fluorid içeriğinin çocuğun yaşına uygun olmasına dikkat edilmelidir. 2 yaşına kadar diş fırçasına macun sürüntü şeklinde konulmalı, 2-6 yaşlarında macun miktarı bezelye tanesi kadar olmalıdır. işler 1 i mutlaka gece yatmadan önce olmak üzere günde en az 2 kez fırçalanmalıdır. 5 yaşına kadar fırçalama anne babanın yardımı ile gerçekleştirilmelidir. Ağız çalkalama sularının 6 yaşından büyük çocuklarda diş fırçalamanın yanı sıra diş ve diş eti sağlığı açısından uygulanması ağız hijyenine katkı sağlar. Çocuklarda diş fırçalamanın yanı sıra diş ipi kullanma alışkanlığının da geliştirilmesi dişlerde ara yüz çürüklerinin ve diş eti hastalıklarının önlenmesinde önem taşır. 6 yaşından büyük çocuklarda, şekersiz çikletler tükürük akış hızını stimule etmesi açısından diş çürüklerinin önlenmesinde pozitif bir etki oluşturur. Ksilitollü jikletler ve preparatlar da çürük yapıcı bakteri sayısını azaltması, tükürük ve dental plak ph ın artırılmasında, remineralizasyonun sağlanmasında etkili olduğundan çürük oluşma riskinin azaltılması amacı ile kullanılabilir. İŞLER NE ZAMAN SÜRER? NE ZAMAN AİMİ İŞLER ÇIKAR? Bebekte ilk süren süt dişleri alt orta kesici dişlerdir (6-10ay). Üst orta ve yan kesici süt dişlerin sürmeleri ortalama olarak 12 ayda, tüm süt dişlerinin sürmeleri ise yaklaşık 2,5 yaşında tamamlanır. Süt dişlerinin ortalama sürme zamanları:orta-yan süt kesici dişler: 6-12 ay, köpek dişleri:18-24 ay, birinci süt azı dişleri: ay, ikinci süt azı dişleri:24-30 ay dır. İlk süren sürekli diş birinci büyük azı dişidir. Süt dişi dizisinin en arkasında ort 6-7 yaşında sürer. Sürekli dişlerin ortalama sürme zamanları: sürekli kesici dişler:7-8 yaş, birinci küçük azılar ve alt köpek dişleri: 9-10 yaş, 2.küçük azılar ve üst köpek dişleri: yaş, 2. büyük azılar: 12 yaş, 3. büyük azılar: yaş. FLOR İŞLER İÇİN NEEN ÖNEMLİ? Flor, diş çürüklerinin önlenmesinde ve başlangıç çürük lezyonlarının remineralizasyonunda uygulanan ve etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış çürük önleyici bir ajandır. Bu nedenle, flor içerikli topikal prepratlar koruyucu dişhekimliği alanında dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Fluoridli prepratlar diş yüzeyine topikal olarak uygulandığında minenin demineralizasyona karşı direncini ve remineralizasyonunu artırmakta, çürük oluşumunda etkili olan dental plaktaki asit üretimini azaltmaktadır. Lokal fluorid uygulaması sonrası diş yüzeyinde fluroapatit, kalsiyum fluorid kristalleri oluşmakta, ph düştüğünde ise bu kristallerin erimesiyle ortama salınan fluorid çürük atağını kontrol etmektedir. Bu şekilde, diş yüzeyinde oluşmuş fluorid kristalleri ph kontrolünü sağlayan bir fluorid salınım sistemi oluşturmaktadir. Lokal olarak uygulanan fluoridin çürük önlemede etkin bir rol oynaması nedeniyle fluorid gerek düşük gerek yüksek çürük riski taşıyan bireylerde değişik yoğunluklarda ve sıklıklarda uygulanarak remineralizasyonu sağlayacak yeterli düzeyde fluoridin diş minesi-plak yüzeyinde bulunması sağlanmasına çalışılır. Fluoridin tüm dünyada en yaygın kullanım şekli fluoridli diş macunlarıdır. Fluoridli diş macunu ile günde 2 kez dişlerin doğru yöntem ile fırçalanmasının diş çürüğünden korunmada anlamlı bir etki oluşturduğu ünya Sağlık Örgütü ve bilimsel kuruluşlar tarafından önemle vurgulanır. Çocuğun çürük risk düzeyine uygun olarak dişhekimleri tarafından diş yüzeylerine periyodik olarak uygulanan fluoridli prepratlar da diş çürüğünün oluşması- nın önlenmesinde ve yeni başlamış olan çürük lezyonlarının remineralize edilmesinde anlamlı pozitif etkiler oluşturur. ÇÜRÜKSÜZ NESİLLER İÇİN YAPABİLECEKLERİMİZ NELERİR? iş çürüksüz nesiller yetiştirebilmek için kapsamlı koruma ve tedavi sistemlerinin ülkelere uyarlanarak yerinde ve doğru olarak uygulanması gerekliliği global ve ulusal otoriteler tarafından vurgulanmaktadır. Ülkelerde ağız diş sağlığı ile ilgili farklı disiplinlerden gelen tüm paydaşların diş çürüğüne karşı güç birliği oluşturarak ülke profiline uygun ağız diş sağlığı iyileştirme programlarının ve politikalarının oluşturulması, ağız diş sağlığının genel sağlık sistemi içinde entegrasyonunun sağlanabilmesi önerilmektedir. iş sağlığının optimum düzeyde korunması için yapılması gereken tüm koruyucu tedavi hizmetlerinin devlet güvencesi ve sorumluluğu altında dishekimlerince uygulanması, bebeklerde/cocuklarda dişlerin periyodik izlenmesi ve risk düzeylerine uygun koruyucu profesyonel ve bireysel uygulamaların düzenli olarak yapılması, ağız diş sağlığı hizmetlerinin tüm bireylere erişebilir olması diş çürüğünün önlenmesinde ve çürüksüz nesiller yetiştirilmesinde büyük önemi olan parametrelerdir. Erken çocukluk çağı döneminden itibaren bireylerde diş çürüğü risk parametrelerinin analiz edilebilmesi, koruyucu tedavi yaklaşımlarının doğru olarak uygulanabilmesi ve toplum düzeyinde yaygınlaştırılabilmesi konusuna ilişkin güncel protokoller ve bilimsel çalışmalar diş çürüğünün önlenebileceğini göstermektedir. iş çürüğünün önlenmesinde eğitim büyük önem taşımaktadır. iş sağlığının önemi ve diş çürüğünün önlenmesine yönelik beslenme şekli ve koruyucu uygulamalar konusu okul öncesinden başlayarak tüm eğitim seviyelerindeki ders programlarına dahil edilmeli ve ağız diş sağlığının korunmasına ilişkin davranış bilinci bireye küçük yaşlardan itibaren aileler ve öğretmenler tarafindan bireye kazandırılmaya çalışılmalıdır. Ayrıca tüm toplum düzeyinde ağız diş sağlığının önemi, diş çürükleri ve sonuçlarının önemli sağlık sorunlarına neden olduğu konusunda sürekli olarak farkındalık oluşturmak, bireylerde çürük oluşturmayan beslenme alışkanlıklarına dikkat çekmek ve bireylerin ağız hijyenlerini en üst düzeyde korumaları için yapmaları gerekenleri periyodik olarak toplum ile paylasmak bireylerin yaşam süresince diş çürüksüz olmalarına katkı sağlayabilecek faktörlerdir. Menopozda osteoporoz tedavisinde kullanılan Bifosfonatların ağız diş sağlığı açısından önemi Prof. r. Özen oğan Onur M enopoz, kadınlarda kemik dokusu kaybının hızlandığı, gelişen osteoporoz nedeniyle yaşam kalitesinin olumsuz etkilendiği zorlu bir süreçtir. Menopoz sürecinde tükürük azlığı ile ortaya çıkan ağız kuruluğu ve alveol kemiği kayıpları diş çürüklerinde, periodontal hastalıklarda, stomatitlerde ve aftöz lezyonlarda artışa neden olurlar. Osteoporoz tedavisinde kemik dokusunun korunması amacıyla, kemik metabolizması üzerine etkinlikleri tanımlanmış olan bifosfonat grubu ilaçlar yaygın olarak kullanılmaktadır. Ağızdan veya damar yolu ile alınan bu ilaçlar, kemik dokusunu koruyarak hastanın yaşam kalitesinde önemli bir iyileşme sağlarken, çene kemiklerinde vücudun diğer kemiklerinden daha yüksek seviyelerde tutunmalarından ve etkilerinin uzun REEL SEKTOR 02 CMYK süre devam etmesinden dolayı ağız diş sağlığı açısından bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunların en önemlisi hastaların çenelerinde osteonekroz dediğimiz kemik dokusu ölümlerinin meydana gelmesidir. İyileşmesi çok geniş bir zaman dilimine yayılan osteonekrozdan korunmak amacı ile bifosfonat grubu ilaçların kullanımından vazgeçmek doğru değildir. Bu yaklaşım yerine hastalarda ilaç kullanımından önce mutlaka ağız diş sağlığı muayenesi yapılmalı, enfekte dişler çekilmeli, diş çürükleri tedavi edilmeli, uyumsuz dolgu ve protezler yenilenmeli, dişeti tedavileri ve ağız hijyeni eğitimleri gibi gerekli tüm tedaviler tamamlanmalıdır. Cerrahi işlem yapıldığı taktirde bifosfonat kullanımı kemik yüzeyinde dişeti iyileşmesi tamamlanana kadar ertelenmelidir. Hareketli protezler yerine öncelikle sabit protezler tercih edilmeli, hareketli protez kullanan hastalarda ise ileride sıkın- tı yaratabilecek kemik sivrilikleri cerrahi operasyonla düzeltilmelidir. Bifosfonat grubu ilaç kullanımları geniş zaman dilimlerine yayılırlar. olayısıyla önceden ağız diş sağlığı tedavileri tamamlanmış olsa dahi ilaç kullanılırken de diş tedavisi ihtiyacı doğabilir. Ağız yolu ile alınan bifosfonatlar üçüncü yıldan itibaren, damar yolu ile alınan bifosfonatlar ise üç beş aylık bir zaman diliminden sonra osteonekroz riski doğurabilir. Bifosfonatların kortikosteroidler ile birlikte kullanılması ise riski yükseltmektedir. Bifosfonat grubu ilaçlar kullanılırken diş tedavisi ihtiyacının doğduğu durumlarda mutlaka hastanın hekimi ile ilaç kullanımı gözden geçirilmeli, gerekirse bir süre ara verilmeli ve gereken işlemler yapılmalıdır. Hastalarımızın bu konuda bilgilendirilmesi ve koruyucu hekimliğin öneminin vurgulanması, olası istenmeyen etkilerin oluşmasının önlenmesinde en etkili yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

3 3 Ağız-diş sağlığı ve sigara Prof. r. Korkud emirel S igara kullanımının bilinen zararlı etkilerinin yanı sıra neden olduğu ağız-diş sağlığı sorunları sıklıkla göz ardı edilmekte veya bilinmemektedir. Sigara kullanımı ile akciğer kanseri arasındaki neden sonuç ilişkisinin aynı şiddette ağız içi yumuşak doku kanserleri ile sigara kullanımı arasında da olduğu kanıtlanmıştır. iğer bir deyişle sigara kullanımı sadece akciğer kanserinin gelişmesinde etkili olmakla kalmayıp dişeti, dil ve dudak kanserlerine de zemin hazırlamaktadır. Ancak sigara kullanımının ağız-diş sağlığı ile ilişkisi kanser ile sınırlı değildir. İŞETİ HASTALIKLARININ EN ÖNEMLİ BELİRTİSİ İŞETİ KANAMASIIR Sigara kullanan bireylerde dişeti hastalıkları ve dişleri yerinde tutan kemiğin erimesine daha sık rastlanmaktadır. Sigara dumanı kanser yapıcı maddelerin yanı sıra damar büzücü maddeler ve vücudumuzun savunma sistemini bozucu veya engelleyici maddeler de içermektedir. Bu nedenle ağız bakımının yetersiz olmasına bağlı gelişen bir dişeti hastalığının varlığında; bireyin aynı zamanda sigara kullanması, vücudun bu mikroorganizmalarla mücadele etmesinde de zaafiyete İŞ ETİ HASTALIKLARI r.serdar SÜTCÜ iş eti hastalıkları dünyada en yaygın görülen hastalıklardır. Hastalığın Primer etyolojik faktörü bakteri plağıdır. iş üzerinden uzaklaştırılmayan plak, ağızdaki mikroorganizmaların etkisi ile çoğalarak büyür ve mikroorganizmaların salgıladıkları doku yıkıcı enzimler nedeniyle iltihabi ve immün reaksiyonlar başlar. işeti iltihabının en önemli klinik belirtisi kanamadır. iş firçalarken, bir şeyler yerken, travma sonucu veya spontane olarak bu kanamalar görülür. Kanama hastayı hekime getiren en önemli bulgudur. FIRÇALAMA ESNASINA KULLANILAN MACUN MERCİMEK BÜYÜKLÜĞÜNE OLMALIIR işeti hastalıklarından korunmada ve hastalıkların tedavisinde en önemli faktör plağın etkili olarak uzaklaştırılması, yani oral hijyen işlemlerinin doğru ve düzenli bir şekilde uygulanmasıdır. Oral hijyenin sağlanmasında en önemli uygulama mekanik plak temizliğidir ve bu amaçla kullandığımız aletler diş fırçası ve ara yüz temizlik araçları (diş ipi, kürdan ve ara yüz fırçalarıdır) işler alt ve üst çeneler ayrı ayrı olmak üzere her bir dış yüzeyine 8-10 kez değecek şekilde hem dış hem de iç yüzeyler fırçalanır. Ara yüzeylerdeki plak ise ara yüz şekline, topografisine uygun bir arayüz temizlik aracı ile uzaklaştırılır. Fırçalama esnasında kullanılan macun mercimek büyüklüğünde olmalıdır. REEL SEKTOR 03 CMYK yol açarak hastalığın daha hızlı ilerlemesine neden olur. iğer taraftan dişeti hastalıklarının en önemli belirtisi dişeti kanamasıdır. Sağlıklı dişeti kanamaz ve dişetinin sadece hasar gördüğünde veya hastalıklı olduğunda kanayabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. iğer bir deyişle dişeti kanaması bir hastalık belirtisidir ve sigara kullanan hastalarda dişetinin daha az kanaması bir sağlıklı olma durumundan ziyade dişeti hastalığının en önemli belirtisinin gizlenmesi durumudur. Böylece ilerlemesi belirti vermeksizin devam eden hastalık dişlerin daha erken sallanmasına ve çekilmesine neden olmaktadır. SİGARA KULLANANLARA İŞ KAYBI VE İŞ ETİ HASTALIKLARI AHA SIK GÖRÜLMEKTEİR Sigara içen bireylerde dişeti hastalığı sadece daha hızlı ilerlemekle kalmayıp aynı zamanda bu bireylerde dişeti hastalıklarının da tedavisi daha güç ve zahmetli olmaktadır. olayısı ile sigara içenlerde tedavi başarısı daha düşüktür. Sigara kullanma alışkanlığının ağız sağlığına olan olumsuz etkilerinin iki boyutlu olduğu şeklinde özetlenebilir. Sigara kullanan bireylerde diş kaybı ile sonlanabilecek dişeti hastalıkları hem daha sık görülmektedir, hem de tedavisi daha güç olmaktadır. Sigara kullanımının dişeti hastalıkları ile ilişkisi bununla sınırlı kalmayıp ağız kokusuna neden olması nedeni ile de sosyal açıdan da gündeme gelmektedir. Ağız kokusundan şikayet eden bireylerde sigara kullanma alışkanlığından vazgeçilmediği sürece ağız kokusunun giderilmesinde başarıya ulaşılması zor görünmektedir.

4 4 Ortodontik bozukluklar neden tedavi edilmelidir? Prof. r. Tülin Arun olur. Bu gibi durumlar söz konusu olduğunda interdisipliner bir tedavi protokolü geçerli olur. Ortodonti uzmanı ve plastik cerrahın işbirliği içinde çalışarak gerçekleştirdiği ortognatik cerrahi (ortodontik tedavi + maksillofasyal cerrahi) uygulamaları gerçekleştirilir. Ortodontik tedavi süresi nasıl belirlenir? Olgunun şiddetine ve bireyin sahip olduğu iskeletsel ve dişsel bozukluğa bağlı olarak süre değişmekle birlikte ortalama iki üç yıllık bir süreçten söz etmek mümkündür. Bu süreç boyunca 4 ila 6 haftalık aralıkla kontroller gereklidir. Ancak aktif ortodontik tedavi dönemi tamamlandığında, en azından büyüme gelişim döneminin tamamlanmasına dek sürecek olan pasif pekiştirme dönemi başlar. Bu dönemde genellikle ön dişlerin arkasına yerleştirilen sabit pekiştirme aygıtları uygulanarak hastanın takibi yapılır. Ç oğu insan daha çekici ve düzgün dişler, güzel bir gülüş ile kendini daha rahat ve güvenli hisseder. Ortodontik tedavinin hedefi de hem fonksiyon hem de estetiği düzelterek bireyin kendine güvenini artırır. üzgün dizilmiş dişler, kişinin düzgün konuşmasına katkıda bulunur. üzgün sıralanmayan üst ve alt ön dişler ortodontik tedavi ile düzeltilebilecek konuşma bozuklukları yaratabilirler. Ciddi fonksiyon bozukluğuna yol açan dişsel ve iskeletsel bozukluklarda besinleri ısırma ve parçalama zorlukları bile görülmektedir. üzgün diş dizileri ve düzgün bir kapanış çiğnemeyi ve hazmetmeyi kolaylaştırır. üzgün sıralanmış dişler sağlıklı diş ve dişetlerine katkıda bulunmaktadır. Çünkü düzgün dişlerle diş fırçalama ve diş ipi kullanımı daha rahat olduğundan ağız hijyeni daha kolay sağlanabilir. Bu, dişetlerinin dişle birleştiği yerdeki bakterilerden kaynaklanan ve dişetlerine zarar veren dişeti iltihabı gibi enfeksiyonların ve çürüklerin ortaya çıkma riskini de azaltır. Ortodontik tedavi ne zaman yapılmalıdır? Uygun tedavi yaşı nasıl saptanır? Erişkinlerde ortodontik tedavi yapılabilir mi? Hasta kaç yaşında olursa olsun, dişsel düzeltmelerde tedavi her yaşta mümkündür. Bireyin yaşına ve beklentilerine göre uygun aygıt seçilerek tedavi gerçekleştirilir. Yine de erişkinlere oranla çocuk hastalar için tedavi süreci, genellikle aynı yaş grubundaki arkadaşları ile eş döneme rastladığı için daha sıradan ve adeta büyüme sürecinin bir parçası gibi algılanabilir. Ortodontik tedavi mekanikleri de hastanın büyüme-gelişim döneminde ya da erişkin olmasına bağlı olarak farklı prensipler içerir.yaş büyüdükçe artan estetik kaygılar dikkate alınarak daha az belli olan estetik braketler, şeffaf plaklar tercih edilir. Ancak bireyin kemik yapısında bir düzensizlik söz konusu ise yani iskeletsel bir problem mevcut ise yaş önemlidir. Mevcut iskeletsel problemin özellikleri dikkate alınarak hasta belirli periodlarla kontrole çağrılarak tedavi için uygun zaman belirlenir. Bu durumda bazı olgularda fonksiyonel tedaviye gereksinim vardır ve bu tedavi de ergenlik çağına kadar olan sürede yapılır. Geç kalındığında yani erken dönemde tedavi edilmediğinde ise yaşından sonra ( bireyin büyüme gelişimi tamamlandıktan sonra) Ortodontik tedavi öncesinde ağız hijyeninin en uygulanacak cerrahi operasyonların da üst seviyeye çıkmış olması, ağızda bulunan daimi dişlerin fisür örtücülerle korumaya alınmış olması ortodontik tedaviye eklenmesi gerekir. önerilir. Ortodontik tedavi sırasında başarılı Kimi zamanda iskeletsel ortodontik bir sonuca ulaşmak için ortodonti uzmanının bozukluğun taşıdığı spesifik özellikler önerilerine uyarak hastanın yediklerine, içtiklerine nedeniyle zaten tedavi için büyüme ve ve ağız bakımına çok dikkat etmesi gereklidir. gelişim döneminin tamamlanması gerekli Ortodontik tedaviye başlamak üzere olan hastalara öneriler Ortodontik tedaviler r. Serhat ÖZSOY ORTOONTİK TEAVİLER NEEN? Ortodontik tedaviler dişlerin çene kemikleri içerisinde düzgün bir biçimde sıralanmasını, çene ve yüzün büyüme ve gelişim bozukluklarını düzeltmeyi hedefleyen tedavilerdir. üzgün sıralanmış dişler ve dengeli çene ilişkilerinin bireyin çiğneme sağlığı ve sosyal hayıtına pek çok olumlu etkisi bulunmaktadır. üzgün sıralanmış dişler daha rahat temizlenebildiği için bireyin diş sağlığı geliştirilir ve güzel bir gülümseme kişinin özgüvenini arttırır. NE ZAMAN? Ortodontik tedavi günümüzde her yaşta uygulanabilmektedir. Çocuğun diş gelişimi ve çene gelişiminin ortodontik açıdan değerlendirilmesine 7-8 yaşlarında başlanmalıdır. Çenelerin boyutsal ve birbirleriyle olan ilişkisindeki bozuklukları büyüme gelişim dönemi içinde tedavi etmek gerekmektedir. Erişkin bireylerde çenelerde görülen ilişki ve boyut bozuklukları cerrahi ve ortodontik tedavi yaklaşımlarıyla düzeltilebilmektedir. HANGİ YÖNTEMLER? Tedavi amacıyla kullanılmakta olan pek çok uygulama vardır. Bunlardan en yaygın olanı ve halk tarafından en çok bilineni sabit ortodontik aygıtlar olarak tanımlanan braket ve diş tellerinden oluşan tedavi mekanikleridir. Bunlar metal veya porselen (diş renginde) olabilir. Bununla beraber hastaların takıp çıkarabildiği hareketli aygıtlar, ağız dışından kullanılan maskeler ve boyunluklar gibi pek çok tedavi aracı bulunmaktadır. Ayrıca dişlerin arkasına yapıştırılan tellerle yapılan ve lingual tedavi olarak adlandırılan ve şeffaf takıp çıkartılabilen aygıtlarla yapılan tedavi şekilleri de mevcuttur. Bunlardan hangisinin uygulanması gerekliliğine hastanın problemine göre hekim karar verecektir. YETİŞKİNLERE ORTOONTİK TEAVİ işler ve destek kemik doku uygun olduğu sürece ortodontik tedaviler her yaşta yapılabilmektedir. Erişkin hastalar için daha az belli olan şeffaf porselen braketler, Lingual tedaviler ve tedavi alanı daha dar olsa da şeffaf takıp çıkarmalı apareyler uygulanabilmektedir. işeti hastalıkları tüm dünyada en yaygın görülen hastalıklardandır Prof.r. Serdar Yalçın İŞETİ HASTALIKLARININ BELİRTİLERİ NELERİR? İŞ ETİ HASTALIĞI NEİR? işeti hastalığının ilerlemesi ile dişetinde kanama, dişeti çekilmesi ve hassasiyet, kötü bir ağız kokusu ve tat, daha uzun görünen diş varlığı ve dişlerde yer değiştirme rotasyon ile dişte uzamalarla kendini göstermektedir. işeti hastalıklarının ana nedeni ağız bakımının yeteri kadar yapılamaması nedeniyle oluşan bakteriyel plaktır. Bunun yanında bazı sistemik hastalıklarda, stres varlığında, hormonal değişikliklerde, hamilelikte, şeker hastalığında, sigara veya madde kullanımında, düzenli alınan bazı ilaçların sonucunda da görülmektedir. İŞETİ HASTALIKLARI KİMLERE GÖRÜLÜR? İŞETİ HASTALIKLARI NASIL GELİŞİR? işeti hastalıkları bakteriyel plağın etkisi ile dişeti çevresinde başlar ve özellikle fırçalamada kanama, dişetinde kızarıklık ve şişlik şeklinde kendini belli eder. Bu durum gingivitis yada diş eti iltihabı olarak tanımlanmaktadır. Bakteriyel plak ağız bakımı ile temizlenmez ve dişeti iltihabı tedavi edilmezse periodontitis olarak da tanımlanan tablo ile karşılaşılır. Bu durumda iltihap sadece dişi çevreleyen dişetinde olduğu gibi aynı zamanda dişe destek olan kemikte etkili olur ve kemikte erimelere neden olur. işeti hastalıkların çocuklarda, erkek ve kadınlarda farklı şartlarda görülebilmektedir. Çocuklarda kronik olarak görülmekle birlikte özellikle gençlerde agresif periodontitis olarak da tanımlanmaktadır. Kadınlarda ise ergenlik çağındaki hormonal değişimde, menstürasyon döneminde, hamilelikte, menopoz ve sonrası dönemde görülebilmektedir. İŞETİ HASTALIĞI VE SİSTEMİK HASTALIKLAR işeti, kalp hastalıklarının ana nedeni olan damarlardaki plak yapısını ağız da ki bakteriyel plağın benzer yapıda olması dikkat çekmektedir. Ayrıca ağızdaki mikroorganizmaların solunum yolu hastalıklarını aktive etmesi, dişeti iltihabının diyabet ile dişeti hastalıklarının kardeş hastalık olarak tanımlanması, gebelikte görülen ağız iltihabının, düşüklere neden olmasına, doğan bebeklerin düşük doğum ağırlıklı olmalarına neden olduğu bilinmektedir. İŞETİ HASTALIKLARI VE AĞIZ BAKIMI olayısıyla herhangi bir ağrıya neden olmaksızın gelişebilen dişeti hastalıkları ile mücadele ve tedavide düzenli ağız bakımı, düzenli diş hekimi kontrolleri farkındalığı çok önem taşımaktadır. Özellikle ara yüz temizliği, efektif ağız bakımı çok önemlidir. işeti hastalıkları nedeniyle gerçekleşen diş kayıpları çiğneme fonksiyonunda bozulmalara, implant ve protez gibi daha detaylı tedavilerin yapılmasına neden olabilmektedir. z? eri ed e eld lüş gü bir l ze gü ha da sıl na k ere ed yb ka az en işlerimizi oç. r. Uğur Erdemir P orselen laminalar, diğer bir deyişle yaprak porselenler dişlerimizden çok az bir madde kaldırılarak (ortalama 0,5 mm) veya bazen de hiç madde kaldırmadan yapabildiğimiz, dolayısıyla ağrı hissetmeden yaptırabileceğiniz oldukça estetik, kalıcı ve diş dokuları ile biyouyumlu uygulamalardır. işlerde görülen aralıkların, renk değişimlerinin, hafif çapraşıklıkların, aşınmaların yaratmış olduğu görüntü sorunu ile gülüşün tekrar tasarlanmasını kalıcı ve oldukça estetik bir REEL SEKTOR 04 CMYK şekilde çözümlememize imkan veren uygulamalardır. Porselen Lamina Vener yapı içerisinde metal bulunmadığından dişeti kenarlarında siyah-mor renklenmeye neden olmazlar. Çok ince yapıda olduklarından ışık geçişine izin vererek tıpkı kendi dişlerimiz gibi doğal görünüme sahip olan estetik uygulamalardır. Bunun yanında doğal diş yapısının yüzey özelliklerini de oldukça başarılı bir şekilde yansıtabilirler. Lamina Vener restorasyonlar çok ince yapıda olduklarından diş dokularına yapıştırılmadan önce oldukça kırılgan bir yapıda iken, diş dokularına özel yapıştırma ajanları ile bağlandıktan sonra kırılma riski oldukça azdır. iş dokularından oldukça fazla madde kaldırılan klasik kuron restorasyonlara göre minimum miktarda diş dokusu kaldırıldığı için restorasyonların yapıştırılmasını takiben hassasiyet oluşma riski neredeyse hiç yoktur. Porselenin doğası gereği aşınma ve renklenme olasılığı diş rengindeki kompozit dolgu materyallerine göre oldukça düşük olup, dişeti sorunlarına yol açmayan ve bakteri plağı oluşumunu önleyerek ağız hijyeninin korunmasına yardımcı olan bir özelliğe de sahiptirler.

5 5 Genel anestezi ve sedasyonla dişhekimliği uygulamaları Yard. oç. r. Tolga Şitilci işhekimliği nde lazerlerin kullanım alanları Prof. r. Sevil Gürgan SAĞLIK hizmetleri, bilimsel gelişmelerin ışığında yeni boyutlar kazanmaktadır. işhekimliğinde lazerlerin kullanımı da bu gelişmelerin canlı şekilde yaşandığı alanlardan biridir. Lazerlerin etkili ve doğru kullanımı, ancak lazer cihazını kullanacak kişi ve yardımcı personelin, temel lazer fiziği, lazer-doku etkileşimi, lazer cihazının kullanımı, muhtemel tehlikeler ve alınacak önlemler konusunda eğitim almış olması ile mümkündür. Lazerler, bilinçsiz ve bilgisiz kullanıldığında çevreye ve insan sağlığına zararlı olabileceğinden, diş hekimliğinde lazer eğitiminin, ticari kaygıdan uzak, bilimsel kurumlar bünyesinde gerçekleştirilmesi gereklidir. Lazer teknolojisi, son yıllarda genel tıp ve diş hekimliği alanlarında yaygın şekilde kullanılmaktadır ve bugün diş hekimliği uygulamalarına getirdiği yeniliklerle oldukça yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. Lazerler geleneksel diş hekimliği uygulamalarını desteklemek ve hastalara daha konforlu ve teknolojik bir tedavi alternatifi sunmak noktasında, modern diş hekimliğinde önemli yer tutmaktadırlar. Ancak bu teknolojinin hala gelişmeye devam ettiği ve bilinen avantajlarının yanında, henüz keşfedilememiş birçok uygulama alanı ve şekline gebe olan bir alan olduğu unutulmamalıdır. iş hekimliğinde kullanılan lazerler Nd YAG lazer, iode lazer, Erbium lazer, CO2 lazer ve KTP lazer olarak sıralanabilir. Kullanım alanları lazerin dalga boyuna göre değişmektedir. Lazerler hem hasta hem hekim açısından konfor sağlayan cihazlardır. Günümüzde koruyucu, yani çürüğün önlenmesi amacıyla, çürüğe dayanıklılığın arttırılmasında, dişlerin dolgu için hazırlanmasında, çürük temizlenmesinde, prepare edilen dişlerin sterilizasyonunda, pulpa kaplamalarında, renklenmiş dişlerin beyazlatılmasında, restorasyonların sertleştirilmesinde, diş hassasiyetinin giderilmesinde ve daha birçok işlemde güvenle ve başarıyla kullanılmaktadır. işhekimi açısından ise, aynı cihazla uç değiştirmeye gerek olmadan, ayarlar değiştirilerek birçok işlem bir arada yapılabilir olma avantajı sağlar. Klasik diş hekimliği uygulamalarında hissedilen ağrı, önemli ölçüde kullanılan yüksek hızda dönen kesici aletlerin yarattığı titreşim ve ısıdan kaynaklanır. Lazerle yapılan preparasyonlarda, titreşim ve sıcaklık artışı büyük ölçüde önlendiğinden, tedavilerin birçoğu ağrısız bir şekilde gerçekleştirilebilmekte, bu nedenle anesteziye duyulan gereksinim azalmaktadır. Kanamanın kontrol altına alınabilmesi ile dişetine yakın restorasyonlar aynı seansta tamamlanabilmekte, restorasyonların tutuculuğu ve klinik ömrü de anlamlı düzeyde artmaktadır. Lazer sayesinde çene kemiğinde ve dişetinde her çeşit cerrahi işlem de daha rahat ve kolay yapılabilmektedir. Ayrıca implant uygulamalarında lazer teknolojisi ile cerrahi işlem aşamaları basitleşmekte ve tedavi genelinde zaman kazanılmaktadır. Lazerler uçuk ve aftların tedavilerinde de kullanılabilmektedirler. Hangi radyolojik inceleme, ne zaman, ne sıklıkta yapılmalı? Prof.r.Tamer Lütfi Erdem iş ve çeneleri ilgilendiren hastalık ve bozuklukları sadece klinik muayene ile tanımlamak her zaman mümkün olmamaktadır. Çene kemiğinde ve dişlerin kemik içinde kalan köklerinde yer alan sinsi oluşumların tanısı için tek çözüm radyolojik tetkiklerdir. Bu nedenle radyolojik görüntüleme diş hekimliğinin her alanında en sık kullanılan yardımcı muayene yöntemidir. Radyolojik tetkikler, tanı, bazı tedavilerin radyolojik planlaması, tedavi aşamalarının kontrolü ve tedavi sonrası takip amaçlı kullanılabilir. Uygulamada en çok diş ve çeneleri bir arada gösteren panoramik grafiler ve dişleri görüntüleyen ağız içi radyografiler kullanılmaktadır. Bunlardan başka ortodontik tedavi öncesi ve sırasında kullanılan sefalometrik radyografiler ve el bilek radyografileri de oldukça sık REEL SEKTOR 05 CMYK kullanım alanı bulmaktadır. Geleneksel radyolojik uygulamaların yetersiz kaldığı olgularda dental bilgisayarlı tomografiler alınmaktadır. Gerekli görüldüğü takdirde hasta, elektromanyetik rezonans görüntüleme (EMAR, MRG), ultrasonografi ve sintigrafi gibi ileri tetkikler için tıbbi radyoloji kliniklerine yönlendirilebilmektedir. iş hekimliğinde kullanılan radyolojik tetkiklerde mutlaka iyonlaştırıcı radyasyon söz konusudur. Her ne kadar kullanılan dozların kanser, organ kaybı gibi durumlarla doğrudan bir ilişkisi saptanmamışsa da hastanın kesin fayda göreceğinden emin olunamayan durumlarda radyolojik tetkik yapılmamalıdır. Ayrıca radyolojik görüntüleme sadece diş hekiminin gerekli gördüğü hallerde gerçekleştirilmeli, hamilelerde ve küçük çocuklarda kullanımı mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır. iş sorunları, insanların sadece ağız sağlığını değil, genel sağlıklarını da etkilemektedir. Bu nedenle diş hastalıkları, tespit edildikleri ilk andan itibaren en kısa sürede tedavi edilmelidir. Ancak toplumda oldukça yaygın olan dişhekimi korkusu yüzünden, diş tedavilerinin yapılması gecikmekte ve var olan diş problemleri ilerleyerek diğer dişleri ve genel sağlığı da etkileyecek duruma gelmektedir. Pek çok insan bu yüzden kurtarılabilecek dişlerini kaybetmekte, hatta genel sağlıklarında bozulmalar yaşanmaktadır. Sonuçta dişhekimi korkusu, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde, sosyal ve ekonomik anlamda ihmal edilemeyecek önemli kayıplara yol açmaktadır. Oysa tüm dünyada bu sorunu yaşayan insanlarda diş tedavilerinin uygulanabilmesi için oldukça etkin ve güvenli yöntemler olan sedasyon veya genel anestezi altında diş tedavileri uygulanmaktadır. işhekimi korkusu, aşırı seviyede öğürme refleksi problemi, önceden beri süregelen diyabet, hipertansiyon, bazı kalp ritmi bozuklukları gibi kronik sağlık problemlerinin varlığı, uzun sürecek tedavi seansları ve bazen de sadece hastanın istemesi gibi çok geniş bir yelpazeye yayılan sebeplerle, diş hekimliğinde sedasyon uygulaması tüm dünyada oldukça güvenli bir şekilde yapılmaktadır. Sedasyon, kelime anlamı olarak sakinleştirme demektir. Sedasyon sağlamak için çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar buruna uygulanan bir maske aracılığıyla solunum yoluyla veya bir damara yerleştirilen kelebek ile kana verilerek uygulanmaktadır. Sedasyon ağrıyı engelleyen bir işlem değildir. Bu nedenle hastalara sedasyon yapıldıktan sonra mutlaka lokal anestezi yapılmalıdır. Hastalar işlem boyunca diş hekimlerinin kendilerinden isteyeceği ağız açma veya kapama hareketlerini yapabilmek için uyanık olmakta ancak işlem sonunda, kullanılan ilaçların özellikleri sayesinde işleme ait lokal anestezinin yapılması dahil, hiç bir süreci hatırlamamaktadırlar. Bu süreçte hastalar kaygılarından kurtulmuş, hafifçe uykuya eğilimli, işbirliğine açık ve stresten arınmış bir hale gelirler. Bu durumdaki hastaların diş tedavileri oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir ve hastaların sedasyon uygulanmadan önceki korkularından kaynaklanabilecek, şeker yükselmesi veya düşmesi, hipertansif kriz, bayılma, kusma veya uzun tedavi seanslarında yaşanabilecek yorgunluk gibi sorunlar da bertaraf edilmektedir. Sedasyon, diş tedavisi bitirildiğinde hastalara verilen ilaçların kesilmesi ile sonlandırılmakta ve hastalar kısa süre dinlendirildikten sonra evlerine gönderilmektedirler. Ayrıca bu işlem ihtiyaç duyuldukça tek- rarlanabilmekte ve kullanılan ilaçlara bağımlılık gelişmesi söz konusu olmamaktadır. işhekimliğinde sedasyon uygulamasında, hastanın normal hayatında işbirliği kurabilecek bilinç seviyesinde olması çok önemlidir. Bu nedenle genellikle 15 yaş altındaki çocuklarda ve her yaştaki zihinsel engelli diş hastalarında sedasyon yerine genel anestezi uygulamak daha fazla tercih edilir. Genel anestezi, dişhekimliğinde günden güne daha sık uygulanmaktadır. Bunun nedenleri, genel anestezinin günümüzde, geçmişe oranla çok daha güvenli bir işlem haline gelmiş olması ve tedavi edilemeyen dişlerin genel sağlık üzerine olumsuz etkilerinin giderek daha iyi anlaşılmış olmasıdır. Artık hekimler, diş kaynaklı genel sağlık sorunlarının giderilmesinin önemini daha iyi anlamakta ve bu sorunların önlenmesi için genel anestezinin sağladığı kolaylık ve konforu daha fazla kullanmayı tercih etmektedirler. Genel anestezinin sedasyondan oldukça farklı bir süreci vardır. Bu uygulama genellikle hekimleriyle işbirliği kuramayacak olan çocuklarda, sedasyonla baskılanamamış öğürme refleksi sorunu olanlarda, lokal anestezi ilaçlarının ağrıyı önlemede yeterli olmayacağı işlemlerde veya lokal anestezi ilaçlarına karşı allerjisi olan hastalarda, zihinsel engeli olan hastalarda, dişhekimi koltuğunda sabit oturmasına ve ağzını açmasına engel olacak fiziksel engeli olanlarda, tüm tedavisinin tek seansta tamamlanması gereken hastalarda, genel sağlık durumu günlük hayatını engelleyecek kadar bozuk olan hastalarda yapılacak diş tedavilerinde ve psikiyatrik hastalığı olan hastalarda kullanılmaktadır. Hastaların bilinci işlem süresince tamamen kapalıdır. Bu çok derin bir uyku haline benzer. işhekiminin kolay çalışabilmesi ve hastanın güvenliği için hastanın hareketsiz olması sağlanır. Özellikle çocuk hastalarda genel anestezi, anne babalarının da bulunduğu ameliyathane ortamlarında, kendilerini güvende hissederlerken, hiç iğne kullanılmadan, hoş kokulu bir anestezi ilacının koklatılmasıyla başlatılmakta ve çocuklarda ruhsal travma oluşmasının önüne geçilmektedir. Bu çocuklar büyüdükleri zaman dişhekiminden korkmayan hastalar olmaktadırlar. Genel anestezi altında yapılan diş tedavileri boyunca tüm hayati işlevler kontrol altında tutulur. Bu hastalarda ağrı duyma söz konusu olmadığı için, lokal anestezi bazı özel gereksinimler olmadıkça, kullanılmaz. Tedavi bittikten sonra hasta uyandırılır ve bir kaç saat dinlendirildikten sonra taburcu edilir. Hastalar yapılan diş tedavisine bağlı olarak, genellikle işlemden sonraki gün normal hayatlarına devam edebilirler. Genel anestezi uygulaması, sonraki gün normal yaşama dönülmesine engel teşkil etmez. Toplumda genel anestezi hakkında yaygın olan yanlış ve eksik bilgiler nedeniyle hastalar veya hasta yakınları, genel anestezi uygulamasına karşı zaman zaman önyargı ile yaklaşabilmekte ve özellikle çocuklarda genel anestezi uygulamasından kaçınabilmektedirler. Oysa günümüzde kullanılan ilaç ve malzemeler sayesinde artık diş hekimliğinde genel anestezi damak yarığı olan yeni doğan prematüre bebeklerden, ileri yaştaki çok ciddi sağlık sorunu olan engelli hastalara kadar, uzman kadrosu ve uygun teknik imkanları olan merkezlerde, büyük bir güvenle uygulanmaktadır.

6 6 iyabet ağız-diş sağlığı ilişkisi neden önemli? Prof.r. Esra Yıldız yılında yayınlanan Birleşmiş Milletler Siyasi eklarasyonuyla, yılda yaklaşık 36 milyon insanın bulaşıcı olmayan hastalıklar olarak tanımlanan kalp hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, kanser ve diyabetten yaşamını yitirdiği bildirilmiş ve bu hastalıklar ile diş çürüğü ve dişeti hastalıklarının ortak risk faktörlerine sahip oldukları belirtilmiştir. iş çürüğü ve dişeti hastalıkları dünya genelinde nezleden sonra 2. en yaygın görülen hastalıklar olarak bildirilmektedir. Ülkemizde farklı yaş gruplarında ortalama çürük+dolgulu diş+çekilen diş sayısının 6.3, 60 yaş ve üzerindeki bireylerde çekilmiş diş sayısının 23, 65 yaş ve üstü bireylerde de total dişsizlik oranının % 67 düzeyinde bulunduğu yapılan çalışmalarla gösterilmektedir. Ülkemiz 7 milyon diyabetli sayısı ile Avrupa da en yüksek hasta sayısına sahip 5. ülke olarak bildirilmektedir. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarda, kan şekeri yüksekliği ve vücudun savunma sistemini baskılayıcı etkisi nedeniyle, diyabetin ağız ve diş sağlığını en fazla bozan hastalıklar grubu içerisinde yer aldığı vurgulanmakta, 35 yaş üstü diyabetli hastalarda dişeti hastalıkları oranının %80-90 lara ulaştığı belirtilmekte, dişeti hastalıklarının diyabetin önemli komplikasyonlarından biri olduğunun altı çizilmekte ve diyabet ile dişeti hastalıkları ve diş çürükleri arasındaki ilişkiye dikkat çekilmektedir. Öte yandan diyabetli hastalarda ki yetersiz ağız-diş sağlığının kan şekerinin kontrolünü ve HbA1C düzeyini olumsuz etkilediği, dolayısıyla her 2 hastalığın da karşılıklı etkileşim içerisinde olduğu belirtilmektedir. Hastanın klinik muayenesi sırasında saptanan ağız kuruluğu, diş çürüklerinde artış, dişeti kanamasındaki artış ve şişlikler, tekrarlayan dişeti abseleri, ağızda yanma hissi, ağızda mantar enfeksiyonları, yara iyileşmesinde gecikme ve ağızdaki aseton kokusu dişhekiminin diyabet riski taşıyan hastasının erken tanının koyulmasına yar- dımcı olmasına imkan yaratır. iyabetli bir hastanın ağız-diş sağlığı için kan şekeri seviyesini kontrol etmesi, sigara içmemesi, dişetlerinde oluşan problemleri takip etmesi, beslenmesini diyabete uygun şekilde düzenlemesi, doktorunun önerilerine göre ilaçlarını düzenli kullanması, günde 2 kere florlu diş macunu ile dişlerini fırçalaması, dişler arası bölgede plak birikimini önlemek için diş ipi kullanması, protezlerin temizliğine dikkat etmesi, hareketli protezlerin gece çıkarılması, yılda 1 kez dişhekimi randevularının sabah planlaması, randevu sırasında da olası hipoglisemi atağı için yanında karbonhidrat içeren gıda bulundurması önemlidir. Her diyabetli hasta mutlaka ağız-diş sağlığı ile ağızdaki diyabete bağlı gelişebilen komplikasyonlar açısından değerlendirilmek üzere mutlaka dişhekimine gitmelidir. iş tedavileri açısından metabolik kontrolü iyi olan diyabetli hastalarla sağlıklı kişiler arasında ağız-diş tedavisi seçenekleri açısından çok büyük bir farklılık bulunmaz. iyabetlinin ilgili uzman hekimlerce konsültasyonu ve hekim kontrolünde takibi yapıldığı takdirde diş tedavileri güvenli şekilde uygulanabilir. Sonuç olarak toplumumuzda diş çürüğü ve dişeti hastalıkları ile diyabette izlenen yüksek yaygınlık; ortak risk faktörlerine sahip ancak koruyucu yaklaşımlarla önlenebilir olan bu iki önemli sağlık sorununa karşı biz diş hekimlerinin endokrinologlarla daha fazla mesleki işbirliği yapmalarını zorunlu hale getirmiştir. İŞ ÇÜRÜKLERİ Prof. r. Banu Önal belirleyebilir ve oluşabilecek çürükleri önceden tahmin ederek koruyucu uygulamalara başlayabilir. Böylelikle çürük riskinin derecesine göre önlemler alınabilir. Yüksek şekerli gıda tüketimi, kötü ağız hijyeni, diş fırçalamama, diş hekimine gitmeme, ağız kuruluğu, diş çürüğü için risk olarak değerlendirilmektedir. ÇÜRÜK NEİR? iş çürüğü dişin üzerinde yerleşen mikroorganizmaların (bakterilerin) besinlerle alınan şekerleri metabolizma ederek asit üretmeleri sonucu diş sert dokularında oluşan yıkımdır. iş çürüğünün başlıca üç etkeni mevcuttur. Bunlar; Bakteri plağı (ağızda bulunan bakterilerden oluşan yapışkan bir tabaka ki temelde bu bakteriler Streptokokus mutans tır) Şeker ve şekerli gıdalar Bünyeye bağlı etkenler (dişin yapısı, tükürüğün bileşimi gibi etkenler) iş çürüğü kontrol edilebilen enfeksiyöz bir hastalıktır ve belirtileri başlamadan önce yapılacak koruyucu uygulamalarla engellenebilir. Maalesef ülkemiz nüfusunun % 95 i diş çürüğünden etkilenmiştir. ÇÜRÜK RİSKİ BELİRLENEBİLİR Mİ? iş hekimi klinik muayene bulgularıyla veya henüz çürük oluşmadan tükürük örneği alarak çürük riskini ÇÜRÜĞÜN ÖNLENMESİNE BESLENME NASIL OLMALIIR? Çürük riski olan bireylerde beslenme düzeni değiştirildiğinde risk azaltılabilir. Çürük riski yüksek olan gıdalar: tatlı, yapışkan, karbonhidrat içeriği yüksek yiyecek ve içeceklerdir. Bu ürünler üç ana öğün içinde tüketilip ardından dişler fırçalanarak çürük riski azaltılabilir. Öğün sonraları dişleri fırçalamak mümkün değilse ağız su ile çalkalanmalı veya şekersiz sakız çiğnenmelidir. Öğün aralarında elma, havuç gibi sert dişleri temizleyecek meyveler veya yoğurt, beyaz peynir gibi yüksek kalsiyum içerikli gıdalar tercih edilebilir. Proteinler diş dostu kabul edilen gıdaların başında gelir. Peynir özellikle şekerli gıda tüketimi sonrası tercih edilen bir besindir. Spor yaralanmaları için kullanılan ağız koruyucuların önemi oç. r. Uğur Erdemir S por aktiviteleri esnasında oluşan çarpma, düşme gibi travmalar ağız içi yumuşak dokular özellikle de dişler üzerinde önemli hasara yol açabilmektedir. Yapılan çalışmalar spor aktiviteleri esnasında yaşanan bu tip travmaların özellikle çene ve yüz bölgesinde %30 lara varan oranlarda görülebildiğini göstermektedir. Spor aktiviteleri esnasında oluşan bu tip travmalar çoğunlukla diğer sporcunun çarpması, zemine çarpma veya kullanılan ekipmanlar (Top, raket, sopa vs) nedeniyle gerçekleşmektedir. Çene ve yüz bölgesinde oluşabilen bu travmalar çoğunlukla üst çene dişlerinde görülebilirken yüz ve çene kemiklerinde de hasara neden olabilmektedir. Oluşan bu hasar dişlerde kırılmalara, dişin tamamen yerinden çıkmasına, çene kemiklerinde kırılmalara, dil, dudak ve yanak gibi yumuşak dokularda da yırtılma ve zedelenme gibi problemlere neden olabilmektedir. işler üzerinde oluşan spora bağlı travmanın önlenebilmesi için en uygun koruyucu yöntem ise şeffaf plaklar şeklinde hazırlanabilen ağız koruyucuların kullanılmasıdır. Bu şeffaf plaklar hem ön hem de arka dişler üzerinde oluşabilecek travma hasarının önlenmesinde oldukça koruyucu olduğu gibi aynı zamanda dil, yanak ve ağız mukozasının korunmasında da faydalıdırlar. Bu koruyucu plaklar, dişhekimleri tarafından ağız içinden alınacak ölçülerden elde edilen modeller üzerinde kolay bir şekilde hazırlanabilmekte, maliyeti ucuz, uygulanması kolay apareylerdir. işler üzerine sporcu tarafından kolayca yerleştirilebilen bu plaklar, çarpma veya travma nedeniyle sert dokular üzerine gelen kuvveti absorbe ederek veya dağıtarak olası hasarın en az düzeyde olmasına yardımcı olurlar. AĞIZ-İŞ SAĞLIĞI VE TÜTÜN T Prof.r. Nurcan Buduneli - işhekimi Mustafa Oral - r. Gülser Kılınç üm dünyada 1.1 milyar kişi, Türkiye de ise yetişkin nüfusun yarısına yakını tütün ve tütün ürünleri kullanmaktadır. ünya Sağlık Örgütü raporlarına göre, ünyada yılda 6 milyon kişi, ülkemizde ise 100 bin kişi tütün ürünlerini kullanmaya bağlı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir. Kullanıcılarının yarısının ölümüne neden olan tütün ve tütün ürünlerinin; akciğer hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları ve kanserler başta olmak üzere bir çok hastalığın en önemli risk faktörlerinden biri REEL SEKTOR 06 CMYK olduğu kanıtlanmıştır. Tütün ve tütün ürünlerinin iyi bilinen bu zararlarından başka, kullanımı sırasında ilk olarak temas ettiği ağız ortamında; ağız içi dokularında kansere öncülük eden lezyonlar (yaralar), ağız kanserleri, dişeti hastalıkları, dişlerin ve implantların kaybedilmesi risklerini de arttırmaktadır. Ağız kanserlerinin %75 inin birinci sebebi tütün ürünlerinin kullanılmasına bağlıdır. Tütün ve tütün ürünleri, diş destek dokularının (yumuşak dokular ve kemik) yıkımı açısından bağımsız bir risk faktörü olarak kabul edilmekte, kullanan bireylerde dişeti hastalığı görülme sıklığı 2 ile 7 kat daha artmaktadır. Ayrıca, yakın zamanda yapılan araştırmalar, tütün ürünlerinin, kalıtımsal (genetik) ve şeker hastalığı gibi diğer risk faktörleri ile de etkileşerek diş destek dokularının yıkımını arttırdığını göstermektedir. Tütün ve tütün ürünleri damarsal değişikliklere yol açar, dişeti kanamasını baskılamakta ve hastalığın fark edilmesini geciktirerek sinsice ilerlemesine zemin hazırlamakta ve hastalığın erken tanısını engellemektedir.

7 7 Eksik dişli ağızların rehabilitasyonunda İMPLANT SEÇENEĞİ oç. r. Mustafa Ramazanoğlu iş eksiklikleri, ağız diş sağlığında dengenin bozulmasının yanı sıra bireyin beslenmesi, görünümü, konuşması ve psikolojisi üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır. Bu eksikliklerin giderilmesinde her zaman arzu edilen, doğanın en ideal seviyede taklit edilmesidir. Son yıllarda dünyada ve ülkemizde eksik dişlerin ve ilgili çene dokularının fonksiyonel onarımında implant destekli protezler tercih edilmektedir. Basitçe tanımlayacak olursak, çene kemiklerine diş köklerini taklit eden vida şeklinde titanyum implantlar yerleştirilerek protezlere mekanik destek sağlanmaktadır. Böylece hastaların fonksiyonel ağıziçi işlevlerinin de kalitesi artmaktadır. Lokal anestezi veya bazen genel anestezi altında gerçekleştirilen bu tedavinin başarısında hastanın genel sağlık durumunun değerlendirilmesi, yönteme engel durumların ve uygulama için doğru zamanın belirlenmesi önemlidir. Çoğu zaman doğal dişler kaybedildikten sonra çene kemikleri hızla erimekte, sinus boşlukları yer çekimi etkisi ile sarkmaktadır. Bu tip vakalarda implant yerleştirmek için yeterli miktarda kemik kalınlığı ve yüksekliği kalmamaktadır. Kemik dokusunun eksikliklerinin giderilmesinde başta hastanın kendi kemiğinden alınan parçalar tercih edilir. Bu yöntemin avantajı elde edilen kemiğin kalitesinin hastanın doğal kemiği olması nedeniyle istenen seviyede olmasıdır. ezavantajı ise ikincil bir ameliyat alanı açılmasıdır. Hastanın kendi kemiğinden doku elde edilememesi durumunda ise hazır banka kemikleri kullanılır. Bunlar insan veya hayvan kaynaklı olabildikleri gibi sentetik maddeler de olabilir. Kemik dokularında eksikliklerin giderilmesine yönelik yöntemlerin kullanılması halinde tedavi süreci bir miktar uzar ve yeterli kemiğin kazanımı sonrasında implantlar yerleştirilebilir. Gelişen teknoloji, dişhekimliğinde hasta kaynaklı yetersizliklerin aşılmasında, istenmeyen durumların azaltılmasında hekimlere ve hastalara önemli katkılar sağlamaktadır. Üç boyutlu radyolojik görüntülemeler eşliğinde hastanın çene kemiklerinin ölçümleri yapılabilmekte, kemik hacminin yetersizlikleri belirlenebilmekte ve implant cerrahisinin boyutları ameliyat öncesinde planlanabilmektedir. Yine hastanın ameliyat öncesi yapılan bilgisayar destekli radyolojik tetkikleri eşliğinde tedavi planları protez yapım süresini de önemli ölçüde kısaltmaktadır. Bilgisayar destekli hazırlanan protezler sayesinde implantların ağıza yerleştirildiği günde protez takılabilmektedir. Şu an için yüksek maliyetli olan bu tedavi yöntemleri ileri yıllarda hemen her bireyin ulaşabileceği tedavi yöntemleri arasındaki yerini alacaktır. işlerimiz daha beyaz olabilir mi? Prof. r. Sevil Gürgan iş beyazlatma uygulamaları son yıllarda hastalar tarafından en fazla talep edilen dişhekimliği hizmetlerinden biridir. Yaklaşık 20 yıldır güvenle uygulanan diş beyazlatma uygulamaları, bugün dişhekimleri tarafından muayenehanelerde yapılabildiği gibi, dişhekiminin kontrolü altında hastalar tarafından muayenehane dışında da gerçekleşdirilebilmektedir. Beyazlatma sistemlerinde aktif ajan olarak hidrojen peroksit ve karbamit peroksit kullanılmakta ve bu ajanlarla başarılı sonuçlar alınmaktadır. Ancak, beyazlatma uygulamalarına başlamadan önce, başarıya etki eden faktörlerin teşhisi ve hastaya özgü tedavi planlamasının doğru şekilde gerçekleştirilmesi son derece önemli ve gereklidir. Hastanın istek ve beklentileri son derece önemlidir. İnci gibi beyaz dişler bekleyen hastalar nadiren tatmin olurlar. Ancak diş rengi daha iyi olacak beklentisi daha iyi sonuç verir. İdeal olarak, hastaya beyazlatma uygulaması, bu uygulamanın riskleri, faydaları, güncel yan etkileri, ömrü ve diğer tedavi seçenekleri ile ilgili gerekli bilgiler açıklanmalıdır. Hastanın ofiste veya evde zamanının olup olmadığını öğrenmek, hangi beyazlatma tekniğinin uygulanacağı konusunda fikir verir. Tütün, kahve, çay veya renkli besin tüketme şekli önemlidir. Sigara içen hastalara diş beyazlatma işlemi uygulanmaz. Başarılı olunmaz. işlerin doğru ve uygun olarak beyazlatılması, sadece renklenmenin tipi ve şiddetine bağlı değildir. işin mine yüzeyinin bütünlüğü, kalınlığı ve dişte mikro çatlakların olup olmadığı önemlidir. erin çatlaklar, ağartma solüsyonunun dişin derinliklerine ulaşmasına sebep olarak ağrıya neden olur. iş ve dişetlerinde inflamasyon veya irritasyon olması da önemlidir. uyarlılığa neden olabilecek çürükler, defektif restorasyonlar beyazlatma işlemine başlamadan önce tedavi edilmelidir. iş beyazlatma uygulamasının başarılı olabilmesi için, dişlerin üzerindeki eklentilerin ve plağın proflaktik polisaj uygulaması ile uzaklaştırılmış olması şarttır. Böylece, dişin gerçek rengi ortaya çıkar ve beyazlatma ajanlarının direk olarak diş yüzeyine temas etmesini engelleyecek olan yüzeyel eklentiler ortadan kalkar. Uygulanacak beyazlatma ajanının konsantrasyonu ne kadar yüksek olursa, oksidasyon da o derece yüksek olur. Bu nedenle, aynı sürede uygulandıklarında yüksek konsantrasyonlu ajanlar düşük konsantrasyonlu ajanlardan daha fazla beyazlama sağlar. Benzer bir beyazlama sağlamada ise, yüksek konsantrasyonlu ajanların kullanımı tedavi süresini kısaltır. Beyazlatmanın etkisini direkt olarak etkileyen faktörlerden biri de uygulama zamanıdır. Beyazlatma ajanı diş yüzeyine ne kadar uzun süre uygulanırsa, renk değişimi o kadar fazla olur. iş renginde etkili bir beyazlama elde etmek ve olası yan etkileri oluşmadan önleyebilmek için, bireysel faktörlerin teşhisi üzerinde hassasiyetle durulması ve tedavinin kişiye özgü planlanması şarttır. ental Laser Uygulamaları iş çürüklerinin tedavisi pek çok hasta için korkutucudur. Ağrısız ve anestezi olmaksızın yapılan dental laser tedavileri hastaların diş tedavisi fobisini kaldırmaya yardım etmektedir. ental laser kullanılarak çürük temizlenmesi işlemi sırasında hastalar ağrı ve basınç hissi duymazlar. iş tedavileri esnasında anestezi gerekmemesi özellikle çocuk hastaların, diş tedavisi yaptırması konusunda istekli olmasını sağlamaktadır. Laserler ile yapılan dişeti operasyonlarının sonuçları daha başarılı olmakta ve yara iyileşmesi daha çabuk tamamlanmaktadır. Bu açılardan Laser estekli işhekimliği konusu her geçen gün daha fazla ilgi çekmekte ve hastalar tarafından bu tedavilerin talep edilmesine sebep olmaktadır. olmaktadır.geleceğin dişhekimleri, teknolojiyi tedavilerinde en iyi şekilde kullanabilen hekimler olacaktır. ENTAL SERT VE YUMUŞAK OKU LASER SİSTEMLERİ Bu bir ilandır Waterlase Teknolojisi REEL SEKTOR 07 CMYK hastalıklı diş etlerindeki bakterilerin etkin bir şekilde temizlenmesidir. Laser cihazları ile dişlerdeki dentin hassasiyetlerinin tedavisi ve bazı küçük ağrıların geçici olarak giderilmesi de mümkündür. Tüm bu özel kullanım alanları ile laser teknolojisi dişhekimliği pratiğine her gün daha fazla entegre olmakta, hastalar tarafından çok kolay kabul görmekte ve diş hekimlerince kullanılmaktadır. Türkiye de 2000 yılından itibaren kullanılmaya başlayan laser teknolojisi bugün 500 den fazla diş kliniğinde aktif olarak kullanılmaktadır. 5-6 Kasım tarihlerinde İstanbul da 300 den fazla dişhekiminin katılımı ile gerçekleşen Uluslararası iş Laseri Kongresi nde değişik ülkelerden toplam 21 konuşmacı bu konudaki en son gelişmeleri meslektaşları ile paylaşmıştır. Laser teknolojisi, günümüzde tıpta değişik cerrahi branşlarda kanamasız ve minimum travma ve minimum ağrı ile kesme ve kanama durdurma için, göz hekimliğinde çok çeşitli uygulamalarda, veteriner hekimliğinde, fizik tedavisinde, ağrı tedavisinde kullanılmakta ve kullanım alanları her geçen gün artmaktadır. Taşınabilir Yumuşak oku Laser Cihazı iyot Yumuşak oku Laser Cihazı Sert ve Yumuşak oku Laser Cihazı ÜNİVERSİTE VE OALAR İŞBİRLİĞİYLE SÜREKLİ LASER EĞİTİMLERİ Unimed Tıbbi ve Analitik Cihazlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Şehremini Mahallesi Ziya Gökalp Sok. No:42/A Mevlanakapı-Fatih İstanbul Tel: pbx Faks: NORM GRAFİK HASTALARİN dishekimi korkusuna son veren Waterlase teknolojisi, laser ışını ile su ve havayı karıştırarak dişlere dokunmadan ve baskı yapmadan ışık ve su karışımı ile çürüklerin temizlenmesi ve dişlerin aşındırılmasına imkan vermektedir. Bu teknoloji ile ağız içindeki birçok operasyon iğne ile anestezi yapmaya gerek kalmadan ya da çok az anestezi ile yapılabilmektedir. Ayrıca laser ile sağlam dokulara dokunmadan sadece çürük dokuların kaldırılması mümkün olabilmekte ve dokularda minimum hasar olduğundan operasyon sonrası ağrı ve şişme de minimum düzeyde kalmaktadır. Laser ile yapılan operasyonların en önemli avantajlarından birisi de dokuya değmeden çalışmadan dolayı bakterilerin bir yerden başka bir yere taşınmasının önlenmesi yani enfeksiyon bulaşma riskinin ortadan kaldırılmasıdır. Ayrıca laser ışınları çalışılan bölgelerdeki bakterileri de öldürmekte ve operasyon sonrasındaki enfeksiyon riskini de minimum düzeye indirgemektedir. Laserler, yumuşak dokularda yapılan kesilerde çevre dokularda minimum tahribat yapmakta ve kanamasız temiz bir görüş sahası sağlamaktadır. Laser cihazlarının diş hekimliğindeki bir diğer kullanım alanı ise kanal içinde ya da

8 8 İŞHEKİMİNİ, OALARIMIZI VE TB Yİ TANIYOR MUYUZ? A. Tarık İŞMEN - TB Genel Sekreteri A. Tarık İŞMEN TB Genel Sekreteri İŞHEKİMİ KİMİR? Ülkemizde 1219 sayılı yasa ile dişhekimi tanımı yapılmış olup dişhekimi; insan sağlığına ilişkin olarak, dişlerin, dişetlerinin ve bunlarla doğrudan bağlantılı olan ağız ve çene dokularının sağlığının korunması, hastalıklarının ve düzensizliklerinin teşhisi ve tedavisi ile rehabilite edilmesine ilişkin her türlü mesleki faaliyeti icra etmeye yetkili kişi olarak tanımlanmıştır lü yıllardan itibaren bağımsız dişhekimliği fakültelerinde verilmekte olan dişhekimliği eğitimi ülkemizde de pek çok ülkede olduğu gibi 5 senelik bir eğitim sürecini kapsamaktadır. Ülkemizde şuan da 40 ı eğitim veren toplam 62 dişhekimliği fakültesi bulunmaktadır. işhekimliği ve tıp öğrencilerini birbirinden ayıran en önemli fark; dişhekimliği öğrencilerinin eğitimlerinin 3. yılından itibaren hasta muayene ve tedavisine başlamaları buna karşın tıp öğrencilerinin ancak mezuniyetleri sonrasında uzmanlık eğitimleri sırasında hasta muayenesi ve tedavisine başlayabilmeleridir. İşte bu önemli fark dişhekimlerinin pratisyen olarak adlandırılmasını ortadan kaldırmakta ve dişhekimlerinin diplomalarını aldıktan sonra muayenehanelerinde her türlü hastaya hizmet verebilecek bilgi ve beceriye sahip olarak meslek hayatına atılmalarına imkan vermektedir. TÜRK İŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ (TB) KİMİR? Türk işhekimleri Birliği Anayasa nın 135.inci maddesinde tanımlanan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kapsamında 7 Haziran 1985 tarihinde Resmi Gazete de yayınlanan 3224 sayılı Türk işhekimleri Birliği Kanunu ile kurulmuş, anayasal bir meslek kuruluşudur. TÜRK İŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ NİN VİZYONU VE HEEFLERİ NELERİR? Türk işhekimleri Birliği; toplumun ağız-diş sağlığının korunması, geliştirilmesi, bireylerin kolay ulaşabileceği ağız-diş sağlığı hizmetleri için, genel tıpla birlikte multidisipliner işbirliği sayesinde bilimsel ve koruyucu temelli ulusal sağlık politikalarının oluşturulmasına ve geliştirilmesine katkıda bulunabilmeyi hedeflemektedir. Türk işhekimleri Birliği, dişhekimlerinin maddi, manevi haklarını korumak ve meslek ahlakının korunmasını sağlamak adına çalışmalarını yürütür. TB tarafından dişhekimliği mesleğinin standartlarını yükseltmek, meslek etik ve disiplinini sağlamak amacıyla çıkarılan tüzük, yönetmelik ve genelgeler yayınlanarak dişhekimliği dünyasının bilgisine sunulmaktadır. TÜRK İŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ ORGANİZASYON ŞEMASI NASILIR? Ağız diş sağlığı hizmeti sunan 26 bini aşkın dişhekiminin ortak sesi ve dişhekimliği mesleğinin Türkiye deki sözcüsü olan Türk işhekimleri Birliği, Türkiye nin farklı coğrafi bölgelerinde kurulmuş olan, üyeleri ile doğrudan ilişki içinde bulunan 34 işhekimleri Odası nda; meslektaşlarımız mevcut komisyon ve oda organlarında gönüllülük esasına dayalı olarak görev alarak mesleğimizin ilerlemesi için çaba harcamaktadırlar. Mesleğini serbest olarak icra eden dişhekimleri için Odalarımıza üye olmak, yasal bir zorunluluktur. Güçlü örgüt bilincindeki meslektaşlarımızın katkıları ile her geçen gün daha iyi ve güzeli gerçekleştiren Odalarımız ve Birliğimiz tam bir uyum içinde, meslektaşlarının hizmetinde amatör bir ruhla görevlerini yerine getirmektedirler. Belirli zamanlarda bir araya gelen Başkanlar Konseyi toplantılarıyla, Odalar ve Türk işhekimleri Birliği arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve böylece sorunlara sağlıklı çözümler üretilmesi sağlanmaktadır. Türk işhekimleri Birliği; kamu kurumlarıyla ilişkilerini Merkez Yönetim Kurulu üyeleri aracılığıyla yürüterek, her platformda dişhekimliği mesleğine ait sorunları dile getirmekte ve çözümlere facebook.com/entsplyimplants.com.tr REEL SEKTOR 08 CMYK ait önerilerini sorumlu kamu yöneticilerine iletmekte ve bu konuda her türlü destek ile işbirliği içinde görevini yerine getirmektedir. Türk işhekimleri Birliği, Anayasa nın ve yasaların güvencesi ile ülkemizde; demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda meslek ve ülke sorunlarına yönelik çeşitli sivil toplum örgütleri ile işbirliği içindedir. işhekimliğinde 5221 sayılı yasa ile 8 klinik ana dalın uzmanlık olarak kabulü, endişe edildiği gibi dişhekimliği müfredatında herhangi bir yetersizliğe yol açmamıştır. işhekimlerinin mesleki gelişmelerinin devamı için Sürekli Eğitim Modelleri oluşturulmakta ve dişhekimlerinin bilgilerinin sürdürülebilir olarak gelişmesi çalışmaları planlanmaktadır. TB tarafından 1998 yılında kurulan Sürekli işhekimliği Eğitimi Yüksek Kurulunu Türkiye genelinde yapılan bilimsel etkinliklerin akreditasyonu ve kredilendirme kriterleri yönetmeliğini oluşturmuştur. Türk işhekimleri Birliği; fakültede edinilen bilgi ve becerilerin güncellenmesi, dişhekimliği alanındaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin izlenmesi, topluma daha nitelikli ağız-diş sağlığı hizmeti verilmesini sağlamak amacıyla, bilimsel derneklerle birlikte ortaklaşa oluşturulan standartları belirlenmiş akademik eğitim sonrası Sürekli işhekimliği Eğitimi (SE) programları gerçekleştirmekte, dişhekimliği fakülteleri ile uyum içinde sürdürülen bu bilimsel etkinlikler ile dişhekimlerinin eğitim ve uygulama düzeyinin yükseltilmesi hedeflenmektedir. Türk işhekimleri Birliği her sene gerçekleştirdiği uluslararası bilimsel kongreler ile 5000 dişhekimini bir araya getirmekte ve ağız-diş sağlığı konusunda en güncel bilgi ve teknolojileri paylaşmakta, dişhekimliği alanında en geniş fuarı düzenlemekte ve bu şekilde en yüksek seviyede topluma ağızdiş sağlığı hizmetinin verilmesinde üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirmektedir. Türk işhekimleri Birliği bünyesinde, dişhekimliği fakültesi öğrencilerinden oluşan ve şu anda eğitim veren 40 dişhekimliği fakültesinde okuyan öğrenci ile temas halinde olan sahip olduğu yönergesi çerçevesinde çalışmalarını yürüten TB Öğrenci Kolu yer almaktadır. TB Öğrenci Kolu nun 2007 yılından beri gerçekleştirdiği kongreler, aynı zamanda dişhekimliği fakültelerinde verilen eğitimin tartışılmasına, eksikleri veya artıları hususunda fikir alışverişinde bulunulmasına, öğrencilerin bir araya gelerek birbirlerini yakından tanımasına, düşünce geliştirme ve de kendi sorunlarına sahip çıkma bilincini geliştirmelerine, öğrencilerin anayasal meslek örgütleri olan TB ve Odalarını tanımalarına, meslek kuruluşlarının demokrasilerdeki önemini kavramalarına, gelecekte meslek örgütlerine katılarak destek olmalarının ne kadar önemli olduğunu anlamalarına imkan vermeleri açısından büyük önem taşımaktadır. ÜLKEMİZE BİREYLERİN SAHİP OLUĞU SOSYAL GÜVENCE AĞIZ-İŞ SAĞLIĞI HİZMETLERİNEN HANGİLERİNİ NE KAAR KAPSIYOR? Sağlık Uygulama Tebliği ne (SUT) göre; 1) %40 ve üzerinde özürlü kişiler hariç olmak üzere kapsamdaki kişilerin özel sağlık hizmeti sunucuları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık hizmeti sunucularındaki diş ünitelerinde yapılan ağız ve diş sağlığına ilişkin tedavileri (ortodonti hariç) Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenmemektedir. 2) %40 ve üzerinde özürlü kişilerin özel sağlık hizmeti sunucuları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık hizmeti sunucularındaki diş ünitelerinde yapılan diş tedavilerinin ödenebilmesi için, özürlülük durumu belgelendirilmelidir. Bu hastalar; Sağlık Bakanlığı na bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri (ASM), ağız ve diş sağlığı hastaneleri, ağız ve diş sağlığı eğitim ve araştırma hastaneleri veya üniversitelerin diş hekimliği fakültelerince üç dişhekimi tarafından sağlık kurulu raporu düzenlenmesi halinde, özel sağlık hizmeti sunucuları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık hizmeti sunucularındaki diş ünitelerine başvurabilirler. Sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarihten itibaren 10 iş günü (raporun alındığı gün dahil) içinde tedaviye başlanılması gerekmektedir. 3) Ortodontik tedavi gereksinimi olan hastalar, Sağlık Bakanlığı na bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri (ASM), ağız ve diş sağlığı hastaneleri, ağız ve diş sağlığı eğitim ve araştırma hastaneleri veya üniversitelerin diş hekimliği fakültelerince üç dişhekimi tarafından sağlık kurulu raporu düzenlenmesi halinde, özel sağlık hizmeti sunucuları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık hizmeti sunucularındaki diş ünitelerine başvurabilirler. Hasta hakları nelerdir? Hasta Hakları evrensel değerdir ve önemlidir. Sistem hatası hekime mal edilmemelidir. Kaliteli sağlık hizmeti için hekim hakları olmalıdır. Hasta hakları sistemin bir parçası olmalıdır Etik değerler herkes için önemlidir ve geçerlidir Hak ve bağımsız adalet herkese gereklidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞIMIZ ELİMİZDE

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞIMIZ ELİMİZDE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞIMIZ ELİMİZDE Ağız ve diş sağlığı anne karnında başlar Doğum öncesi yeterli beslenen ve sağlam doğan bebeklerin 6 aylıktan itibaren ilk SÜT DİŞLERİ çıkar 2,5 3 yaşın sonuna kadar çocuğun

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ-YER TUTUCULAR-FLOR UYGULAMASI-FİSSÜR ÖRTÜCÜLER

KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ-YER TUTUCULAR-FLOR UYGULAMASI-FİSSÜR ÖRTÜCÜLER KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ-YER TUTUCULAR-FLOR UYGULAMASI-FİSSÜR ÖRTÜCÜLER Koruyucu Diş Hekimliği Çocuklarda koruyucu diş hekimliği yaklaşım ve tedavileri şu başlıklardan oluşur:» Fırçalama» Diş gelişiminin

Detaylı

Genel Bilgiler. Hastalar için önemli hususlar

Genel Bilgiler. Hastalar için önemli hususlar Genel Bilgiler Bölümümüzde uyguladığımız kapsamlı muayene esnasında; genel sağlık durumunuz ile ve varsa sürekli kullandığınız ilaçlarla ilgili bilgi alınır; genel ağız muayeneniz yapılır, tedaviden beklentileriniz

Detaylı

ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ ve ORTODONTİ

ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ ve ORTODONTİ Hayat gülümseyince güzel... ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ ve ORTODONTİ Erken yaşta yapılan tedaviler yarının estetik sorununu önlüyor prodenta.com.tr Çocuk Diş Hekimliği Çocuk diş hekimine (Pedodontist) ilk olarak

Detaylı

20 MART DÜNYA ORAL SAĞLIK GÜNÜ HAKKINDA BASINDA YAYINLANAN HABERLER 2013

20 MART DÜNYA ORAL SAĞLIK GÜNÜ HAKKINDA BASINDA YAYINLANAN HABERLER 2013 20 MART DÜNYA ORAL SAĞLIK GÜNÜ HAKKINDA BASINDA YAYINLANAN HABERLER 2013 EN YAYGIN İKİNCİ HASTALIK http://www.hurriyet.com.tr/saglik/22849234.asp Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Başkanı Prof. Dr. Taner

Detaylı

Sabit Protezler BR.HLİ.011

Sabit Protezler BR.HLİ.011 Sabit Protezler Beyin Tümörleri Sabit Protezler Sabit Protez Nedir? Sabit protez, eksik veya aşırı derecede madde kaybı görülen dişlerin, renk ve dokusuna benzer malzeme kullanılarak yerine konması işlemidir.

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış PEDODONTİ Ders Koordinatörü: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr DersSorumluları: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr Prof.Dr. Şaziye Aras, saziye_aras@yahoo.com Prof.Dr. Leyla Durutürk,

Detaylı

Uykudan önce ASLA!!!

Uykudan önce ASLA!!! Uykudan önce ASLA!!! ŞEKER TÜKETİMİ-5 BAŞARAMAZSAN!!! Şekeri tükettikten hemen sonraki ALIŞKANLIĞI OTURTMAYA ÇALIŞ ; Macunlu ya da macunsuz fırçalasın, Ağzını suyla çalkalasın, Peynir-yoğurt yesin ya da

Detaylı

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 13 Diyabet ve diş-dişeti sorunları

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

DİŞETİ TEDAVİSİ, AĞIZ KOKUSU, LAZER ve İMPLANT UYGULAMASI

DİŞETİ TEDAVİSİ, AĞIZ KOKUSU, LAZER ve İMPLANT UYGULAMASI Hayat gülümseyince güzel... DİŞETİ TEDAVİSİ, AĞIZ KOKUSU, LAZER ve İMPLANT UYGULAMASI Erken yaşta yapılan tedaviler yarının estetik sorununu önlüyor prodenta.com.tr Dişeti Hastalıkları ve Tedavisi Gingivitis

Detaylı

Hareketli Protezler BR.HLİ.008

Hareketli Protezler BR.HLİ.008 Hareketli Protezler Hareketli Protez Nedir? Hasta tarafından takılıp çıkarılabilen ve eksik dişlerin yerini alan apareylerdir. Total protez, parsiyel protez, immediat protez ve diş üstü protezler olmak

Detaylı

e-bülten İÇİNDEKİLER TEMMUZ 2009-28 AYIN VAKASI EĞLENCE KÖŞESİ HABERLER Ortodontist Dr.Med.Dent. Benan OĞUZ Dr.Med.Dent.

e-bülten İÇİNDEKİLER TEMMUZ 2009-28 AYIN VAKASI EĞLENCE KÖŞESİ HABERLER Ortodontist Dr.Med.Dent. Benan OĞUZ Dr.Med.Dent. Ortodontist Dr.Med.Dent. Benan OĞUZ Dr.Med.Dent. Cem CANİKLİOĞLU e-bülten TEMMUZ 2009-28 Online randevu alabilmek İçin tıklayınız. İÇİNDEKİLER ÖZGÜRCE GÜLÜMSEYEBİLMEK İÇİN Farkında olmadan yaptığımızı

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

AYDINLATILMIŞ ONAM BELGESİ

AYDINLATILMIŞ ONAM BELGESİ ORTODONTİK TEDAVİLER İÇİN AYDINLATILMIŞ ONAM BELGESİ 1 BİRİNCİ BÖLÜM Başarılı bir ortodontik tedavi için hastanın kendisine yapılacak tedavi hakkında bilgi sahibi olması gereklidir. Genellikle bilgilendirilmiş

Detaylı

-Evde sağlık hizmetleri. -Genel anestezi ile müdahale işlemleri

-Evde sağlık hizmetleri. -Genel anestezi ile müdahale işlemleri Yapılan araştırmalar, Türkiye nüfusunun %10-12'sinin fiziksel ya da zihinsel engelli olduğunu göstermektedir. Bu rakam ortalama her 7-8 aileden birinde engelli bir birey yaşadığı anlamına gelmektedir.

Detaylı

Ağız Sağlığı ve Çocuğunuz

Ağız Sağlığı ve Çocuğunuz Ağız Sağlığı ve Çocuğunuz Süt dişleri ve dişlerin yer değiştirmesi Daimi dişler Beslenme ve ağız sağlığı Oral hijyen En sık rastlanılan ağız hastalıkları Dental malformasyon Travmaların önlenmesi Diş ve

Detaylı

Başlıca uygulama alanları şu şekilde özetlenebilir:

Başlıca uygulama alanları şu şekilde özetlenebilir: Laminate kaplama (Laminat Vener-dental veneer) nedir? (Laminey, Lamine ya da lamina olarak da bilinir.=yaprak Porselen) Görünüşünüzü olumsuz yönde etkileyen bir çok diş bozukluklarında mükemmel bir kozmetik

Detaylı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi KALP KRİZİ Kalp krizi (miyokard

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ?

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? Kalsiyum bir çok kişinin bildiği gibi kemik ve dişlerin yapı, oluşum ve sürdürülmesinde temel bir gereksinimdir. Kemik erimesini azaltmada yardımcı

Detaylı

ÜNIVERSITE BURSU VEREN KURUMLAR HANGILERIDIR? BURS SARTLARI NE...

ÜNIVERSITE BURSU VEREN KURUMLAR HANGILERIDIR? BURS SARTLARI NE... ÜNIVERSITE BURSU VEREN KURUMLAR HANGILERIDIR? BURS SARTLARI NE... Portal : www.meydangazetesi.com.tr İçeriği : Gündem Tarih : 08.11.2015 Adres : http://www.meydangazetesi.com.tr/guncel/universite-bursu-veren-kurumlar-hangileridir-burs-sartlari-nelerdir-bu

Detaylı

Yediklerimizde Neler Dişleriniz Çürüyebilir?

Yediklerimizde Neler Dişleriniz Çürüyebilir? Yediklerimizde Neler Dişleriniz Çürüyebilir? Diş hekimi Seyhan Ergin dişlerin çürümesine yol açan beslenme şekilleri ve diyetlerle ilgili soruları yanıtladı: 1 / 10 * Neler dişlerimizi çürütüyor? Besinlerden

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONRASI AĞRI Altı haftaya kadar karın alt bölgesinde aralıklı ağrılar

Detaylı

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yazar Ad 139 Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yaşın ilerlemesine bağlı olarak göz sağlığında değişiklikler veya bozulmalar olabilir. Bu değişikliklerin tümü hastalık anlamına gelmemektedir. Ancak diğer

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

Bir Tatlı Kaşığı Ortodonti (Önleyici Ortodontik Tedavi)

Bir Tatlı Kaşığı Ortodonti (Önleyici Ortodontik Tedavi) neye yarar sevilmek, hesapsız sevmedikçe; ya da öğrenmek, tek kelime öğretmedikçe... Bir Tatlı Kaşığı Ortodonti (Önleyici Ortodontik Tedavi) Türk Dişhekimleri Birliği nin 5. Ulusal Kongresi nde tanımıştım

Detaylı

Politika. Görevliler Branşlar Muhasebe. Görevler Hedef gruplar Hasta ödeme planı. Ağız diş sağlığı

Politika. Görevliler Branşlar Muhasebe. Görevler Hedef gruplar Hasta ödeme planı. Ağız diş sağlığı Tablo 1. Diş Sağlık Hizmet Sunumu Politika Ağız diş sağlığı sunumu sistemi Görevliler Branşlar Muhasebe Görevler Hedef gruplar Hasta ödeme planı Ağız diş sağlığı Tablo 2. Genel Ağız Diş Sağlığı Sektörünün

Detaylı

GÜNLÜK HĠJYEN ALIġKANLIKLARI

GÜNLÜK HĠJYEN ALIġKANLIKLARI GÜNLÜK HĠJYEN ALIġKANLIKLARI HĠJYEN NEDĠR? Bir sağlık bilimi olup,temel ilgi alanı sağlığın korunması ve sürdürülmesidi r. KĠġĠSEL HĠJYEN Kişilerin kendi sağlığını korudukları ve devam ettirdikleri öz

Detaylı

İlköğretim-ana sınıflarında Diş Çürüğü ile Savaşmak için Aktif bir florlu jel-vernik uygulama programı

İlköğretim-ana sınıflarında Diş Çürüğü ile Savaşmak için Aktif bir florlu jel-vernik uygulama programı İlköğretim-ana sınıflarında Diş Çürüğü ile Savaşmak için Aktif bir florlu jel-vernik uygulama programı Neden ulusal koruyucu ağız-diş sağlığı programına ihtiyacımız var..??!! 1- Ağız hijyeni eğitimi konusunda

Detaylı

Ağız ve diş sağlığının devamlılığını sağlamak için yaşam boyu etkili ve yeterli bakım gereklidir.

Ağız ve diş sağlığının devamlılığını sağlamak için yaşam boyu etkili ve yeterli bakım gereklidir. Ağız ve diş sağlığının devamlılığını sağlamak için yaşam boyu etkili ve yeterli bakım gereklidir. Ancak kadınlarda ağız diş bakımı, yaşamlarının belirli bölümünü alan puberte, bebek emzirme, hamilelik,

Detaylı

Ağız Ve Diş Sağlığı AMASYA DİŞ SAĞLIĞI

Ağız Ve Diş Sağlığı AMASYA DİŞ SAĞLIĞI Ağız Ve Diş Sağlığı AMASYA DİŞ SAĞLIĞI AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI Ağız, sindirim sisteminin başlangıcıdır. Bütün besinler dişler yardımıyla sindirime hazırlanır. Bu nedenle dış o oldukça önemlidir. Ağız ve dişlerin

Detaylı

ADIM ADIM TEMİZLİK İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBE 2008

ADIM ADIM TEMİZLİK İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBE 2008 ADIM ADIM TEMİZLİK İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBE 2008 ADIM ADIM TEMİZLİK EL YIKAMA AĞIZ VE DİŞ TEMİZLİĞİ VÜCUT TEMİZLİĞİ EL YIKAMA ELLERİMİZİ NİÇİN YIKARIZ? Ellerimizdeki mikropları uzaklaştırmak

Detaylı

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM SAĞLIK VE HİJYEN NEDİR? Sağlık; kişinin doğuştan getirdiği kalıtsal özellikleri ile fiziksel, biyolojik ve sosyal

Detaylı

e-bülten İÇİNDEKİLER Şubat 2009-23 AYIN VAKASI EĞLENCE KÖŞESİ HABERLER Ortodontist Dr.Med.Dent. Benan OĞUZ Dr.Med.Dent.

e-bülten İÇİNDEKİLER Şubat 2009-23 AYIN VAKASI EĞLENCE KÖŞESİ HABERLER Ortodontist Dr.Med.Dent. Benan OĞUZ Dr.Med.Dent. Ortodontist Dr.Med.Dent. Benan OĞUZ Dr.Med.Dent. Cem CANİKLİOĞLU e-bülten Şubat 2009-23 İÇİNDEKİLER ORTODONTİK SORUNLARIN SEBEPLERİ Beslenme bozuklukları,ağızdan nefes alma,parmak emme ve Yatış şeklinin

Detaylı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi- İstanbul

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

ORTODONTİ. Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DOR 603 Ortodontik tanı yöntemleri, Fonksiyonel analiz,

ORTODONTİ. Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DOR 603 Ortodontik tanı yöntemleri, Fonksiyonel analiz, ORTODONTİ Ders Koordinatörü: Prof. Dr. Mutahhar Ulusoy Ders Sorumluları: Prof. Dr. Zahir Altuğ altug@dentistry.ankara.edu.tr Prof. Dr. Hakan Gögen Doç.Dr. Çağrı Ulusoy DOR 601 Büyüme ve gelişim Z 3 0 3

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

For Sifa University Hospital Saç Ekimi Ünitesi

For Sifa University Hospital Saç Ekimi Ünitesi For Sifa University Hospital Saç Ekimi Ünitesi www.sifa.edu.tr FUE SAÇ EKİMİ Saç ekimi, çeşitli nedenlerle saç açıklığı ya da seyrekliği oluşmuş alanlara, kişinin kendi saç köklerinin nakledilerek saçsız

Detaylı

DİŞHEKİMİNİN GENEL SAĞLIKTAKİ ÖNEMİ VE GELECEKTEKİ MİSYONU (Dişhekiminin Kazandığı Yeni Misyonun Çıktıları/Faydaları) ÇALIŞMA GRUBU-1 RAPORU

DİŞHEKİMİNİN GENEL SAĞLIKTAKİ ÖNEMİ VE GELECEKTEKİ MİSYONU (Dişhekiminin Kazandığı Yeni Misyonun Çıktıları/Faydaları) ÇALIŞMA GRUBU-1 RAPORU TDB 20.ULUSLARARASI DİŞHEKİMLİĞİ KONGRESİ MESLEK SORUNLARI SEMPOZYUMU FDI 2020 VİZYONU REHBERLİĞİNDE İSTANBUL DEKLARASYONU (26-27-28 Mayıs 2014 Kuşadası, Aydın) DİŞHEKİMİNİN GENEL SAĞLIKTAKİ ÖNEMİ VE GELECEKTEKİ

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

Kanser ile Yaşarken Kendinize İyi Bakmak. Diş Sağlığı ve Çenede Osteonekroz

Kanser ile Yaşarken Kendinize İyi Bakmak. Diş Sağlığı ve Çenede Osteonekroz Kanser ile Yaşarken Kendinize İyi Bakmak Diş Sağlığı ve Çenede Osteonekroz Değerli hasta ve hasta yakınlarımız; bu kitapçıklar sizlere Hematoloji Uzmanlık Derneği tarafından hastalığınız sürecinde karşınıza

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi Bölüm 17 Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Dr. Gülhan AYHAN ve Dr. Ömer AYTEN Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların

Detaylı

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi.

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi. Ağız Kokusuna Karşı Dilinizi de Fırçalayın Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi. İSTANBUL - Sağlıklı

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

E n do k rin o lo ji ve M e ta bo lizm a H a s ta lık la r ı E ğ itim H e m şire s i S e rpil E s m e n

E n do k rin o lo ji ve M e ta bo lizm a H a s ta lık la r ı E ğ itim H e m şire s i S e rpil E s m e n D İY A B E T T E A Ğ IZ V E D İŞ S A Ğ L IĞ I E n do k rin o lo ji ve M e ta bo lizm a H a s ta lık la r ı E ğ itim H e m şire s i S e rpil E s m e n A ğ ız s a ğ l ığ ı de y in c e : Çürüksüz dişler Sağlıklı

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ Dr. Sema ÖZBAŞ Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanı Sağlık Bakanlığı Teşkilat Şeması Türkiye Halk

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

Hepatit C ile Yaşamak

Hepatit C ile Yaşamak Hepatit C ile Yaşamak NEDİR? Hepatit C kan yoluyla bulaşan Hepatit C virüsünün(hcv) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. 1 NEDİR? Hepatit C virüsünün birçok türü (genotipi ) bulunmaktadır. Ülkemizde

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ Prof. Dr. Erdal ZORBA GEÇMĐŞTEN GÜNÜMÜZE SAĞLIK Geçmişte sağlığın tanımı; hastalıklardan uzak olma diye ifade edilirdi. 1900 lerin başında ölümlerin büyük bir kısmı bakteri ve

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

Diyabette Bakım,Takip ve İzleme. İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji,Diyabet ve Metabolizma Uzm.Hem.

Diyabette Bakım,Takip ve İzleme. İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji,Diyabet ve Metabolizma Uzm.Hem. Diyabette Bakım,Takip ve İzleme İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji,Diyabet ve Metabolizma Uzm.Hem.Alev Kahraman Kan Glukozunun Diyabetli Birey Tarafından Takibi Kan glukozunun

Detaylı

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir.

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. KEMOTERAPİ KEMOTERAPİ NEDİR? Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. Kemoterapide, bir veya birden fazla ilaç bir arada kullanılabilir. Her ilacın

Detaylı

Bizi çekici kýlan, etrafýmýza karþý ilk imajýmýzý belirleyen, elbetteki saðlýklý bir gülümsemedir. Bu sebeple, doðal diþlerin kaybý, kiþinin kendisini toplumdan izole etmesi ya da toplum içinde tedirgin

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

HİJYEN VE SANİTASYON (LBV104U)

HİJYEN VE SANİTASYON (LBV104U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HİJYEN VE SANİTASYON (LBV104U) DERS

Detaylı

FIRÇALAR ÇANTADA DİŞLER YOLUNDA. Hakan Yusuf GÜNER Vali

FIRÇALAR ÇANTADA DİŞLER YOLUNDA. Hakan Yusuf GÜNER Vali FIRÇALAR ÇANTADA DİŞLER YOLUNDA Hakan Yusuf GÜNER Vali Eylül 2014 PROJENİN AMACI Genel Amacı İlköğretim 1. sınıf öğrencilerine: Düzenli fırçalama eğitimi ( günde en az 1 kere akıllı fırçalatmak ) Öğretmen-veli

Detaylı

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY FORMÜL %0.2 klorheksidin glukonat içerir. Yardımcı madde olarak; gliserin, limon esansı ve nane esansı içerir. Bir püskürtme 0.15 ml dir ve 0.0003 g klorheksidin glukonat içerir.

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde Artroskopi nedir? Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde çeşitli tedavileri uyguladıkları bir cerrahi prosedürdür. Artroskopi sözcüğü latince arthro (eklem)

Detaylı

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ Bu sunu Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Hayatboyu Öğrenme Programı Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi kapsamında düzenlenen Eğitim Toplantıları için hazırlanmıştır.

Detaylı

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME Beslenme Yetersizliğine Bağlı Sorunlar 1 PROTEİN ENERJİ YETERSİZLİĞİ Büyüme ve gelişme için gerekli olan enerji, protein, karbonhidrat, vitamin ve minerallerin yeterince alınmamasına

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI FUSİNAT 500 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Bir film kaplı tablet 500 mg sodyum fusidat içerir. Yardımcı maddeler: Mikrokristal selüloz PH 200, krospovidon, laktoz anhidrat,

Detaylı

DIABETES MELLITUS NEDİR? NEDENLERİ VE SONUÇLARI. Mümkün olduğunca normal bir yaşam. Lilly Deutschland GmbH Werner-Reimers-Straße 2 4 61352 Bad Homburg

DIABETES MELLITUS NEDİR? NEDENLERİ VE SONUÇLARI. Mümkün olduğunca normal bir yaşam. Lilly Deutschland GmbH Werner-Reimers-Straße 2 4 61352 Bad Homburg DIABETES MELLITUS NEDİR? NEDENLERİ VE SONUÇLARI DEDBT01944 Lilly Deutschland GmbH Werner-Reimers-Straße 2 4 61352 Bad Homburg Mümkün olduğunca normal bir yaşam www.lilly-pharma.de www.lilly-diabetes.de

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/4 DAMAK YARIĞI AMELİYATI AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hasta Adı Dosya No Tarih / Saat..... Yöntem: DAMAK YARIĞI CERRAHİ TEDAVİSİ BİLGİLENDİRME FORMU Çocuğun doğmasından uzun bir süre önce, gelişimin

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

Alper ERKEN Metalurji Mühendisi, MBA

Alper ERKEN Metalurji Mühendisi, MBA Hastanın Anatomik Yapısı ile tam uyumlu, Temporomandibular eklem (TMJ-Alt çene eklemi) Protezi Geliştirme, Tasarım ve Üretimi 40 Biyo/Agroteknoloji 14 Tıp Teknolojisi Alper ERKEN Metalurji Mühendisi, MBA

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar üretir. Bunların başında insülin gelmektedir. İnsülin, pankreastan

Detaylı

Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor.

Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor. Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor. Sağlıklı çocuk izlemi: Çocuğun yaşına uygun ruhsal, fiziksel

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

Tiroid nedir? BR.HLİ.058

Tiroid nedir? BR.HLİ.058 BR.HLİ.058 bezi boynun ön bölümünde adem elması adı verilen kıkırdağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir organdır. Yaklaşık 20 gram ağırlığındadır. Vücudumuz için hayati önemi olan hormonlar salgılar.

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel yetersizlik üç ölçütte ele alınmaktadır 1. Zihinsel işlevlerde önemli derecede normalin altında olma 2. Uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme 3. Gelişim

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

HİJYEN VE SANİTASYON

HİJYEN VE SANİTASYON HİJYEN VE SANİTASYON TEMİZLİK+ HİJYEN= SANİTASYON Bulunduğumuz ortamda hastalık yapan mikroorganizmaların hastalık yapamayacak seviyede bulunma durumuna hijyen denir. Sağlıklı (temiz ve hijyenik) bir ortamın

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı