TÜRKİYE DE ÇOCUK İSTİSMARI ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRKİYE DE ÇOCUK İSTİSMARI ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ"

Transkript

1 T.C. BEYKENT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İŞLETME YÖNETİMİ ANABİLİM DALI HASTANE VE SAĞLIK KURUMLARI YÖNETİMİ BİLİM DALI TÜRKİYE DE ÇOCUK İSTİSMARI ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ (Yüksek Lisans Projesi) Projeyi Hazırlayan Nur YALÇIN Öğrenci No Danışman Yrd. Doç. Dr. Kamil USLU İSTANBUL, 2011

2 YEMİN METNİ Yüksek lisans projesi olarak sunduğum Türkiye de Çocuk İstismarı ve Çözüm Önerileri başlıklı bu çalışmanın, bilimsel ahlak ve geleneklere uygun şekilde tarafımdan yazıldığını, yararlandığım eserlerin tamamının kaynaklarda gösterildiğini ve çalışmamın içinde kullanıldıkları her yerde bunlara atıf yapıldığını belirtir ve onurumla doğrularım Nur YALÇIN I

3 İÇİNDEKİLER Sayfa No YEMİN METNİ İÇİNDEKİLER ŞEKİLLER LİSTESİ KISALTMALAR LİSTESİ ÖZET.... ABSTRACT..... I II V VI VII VIII GİRİŞ ÇOCUK İSTİSMARI ve İSTİSMAR TİPLERİ Çocuk İstismarının Tarihi Süreci ve Nedenleri Çocuk İstismarının Tanımı Çocuk İstismarının Tarihi Süreci Çocuk İstismarının Nedenleri Çocuk ile İlgili Risk Faktörleri Ailenin Sosyal Yapısı İle İlgili Risk Faktörleri Anne-Baba İle İlgili Risk Faktörleri Toplumla İlgili Risk Faktörleri Çocuk İstismarı Tipleri ve Tıbbi Tanısal Yaklaşım Fiziksel İstismar, Tanımı Fiziksel İstismar Uygulama Şekilleri Fiziksel İstismarın Tespiti, Ortak İpuçları Fiziksel İstismar ile Karışabilecek Durumlar Fiziksel İstismarın Çocuk Üzerindeki Etkileri Cinsel İstismar, Tanımı Cinsel İstismar Çeşitleri Çocuk Cinsel İstismar Faillerinin Özellikleri Cinsel İstismarın Tespiti, Fiziksel ve Ruhsal Bulgular. 31 II

4 Cinsel İstismar ile Fiziksel İstismar Arasındaki Temel Farklılıklar Cinsel İstismara Uğrayan Çocuğun Takibi Cinsel İstismara Uğrayan Çocuğa Yapılmaması Gerekenler Çocuğun Duygusal İstismarı Çocuğun Duygusal İstismarına Neden Olan Davranışlar Çocuğun Ekonomik İstismarı Çocukların Kaçırılmaları Çocuk İşçiliği Çocuk İhmali Çocuk İhmali Olarak Kabul Edilen Başlıca Durumlar Çocuk İhmali İçin Kuşku Uyandırması Gereken Bulgular ÇOCUK HAKLARI, TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE ÇOCUK İSTİSMARI ve İHMALİ Çocuk Hakları Çocuk Haklarının Tanımı Çocuk Haklarının Tarihçesi Türkiye de Çocuk Haklarının Gelişimi Uluslararası Kaynaklarda Çocuk Hakları Çocuk Hakları İle İlgili Uluslararası Bildiriler Çocuk Hakları ile İlgili Uluslararası Sözleşmeler T.C. Anayasasında Çocuk Hakları ile İlgili Bölümler Türk Hukuk Sisteminde Çocuk İstismarı ve İhmali Türk Hukuk Sisteminde Çocuğun Korunması ve Hakları Türk Medeni Kanununda Çocuğun Korunması Türk Ceza Kanununda Çocuk İstismarı ve İhmali Türk Hukuk Sisteminde Ç.İ.V.İ. nı Bildirme Yükümlülüğü ile İlgili Hükümler Sağlık Çalışanlarının Adli Olgularda İhbar Zorunluluğu.. 74 III

5 3. ÇOCUK İSTİSMARINA KORUYUCU YAKLAŞIM ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ İstismara Uğrayan Çocuğa Hastanelerde Yaklaşım ve Sağlık Çalışanlarının Sorumluluğu Adli Olgu Bildirimi Tıbbi Girişimin Hukuka Uygunluğu Hukuki Yönden Tıbbi Kayıt ve Önemi Kusurlu Tıbbi Uygulama Nedenleri Tıpta Kötü Uygulama İddiaları Türk Ceza Kanununda Hekimlerin ve Diğer Sağlık Personelinin Cezai Sorumlulukları Çocuk İstismarı Olguları Sağlık Personeli Tarafından Neden Atlanmaktadır Olguların Raporlanması Çocuk İhmali ve İstismarına Yaklaşımda Hastane Çocuk Koruma Birimleri İstismara Uğrayan Çocuğun Hastanelerde İzlenme Prosedürü Çocuk İstismarı Olgularının İzlenmesinde Yaşanan Sorunlar İstismara Uğrayan Çocuğun Rehabilitasyonu İstismara Uğramış Çocuğun Psikolojik Sorunlarına Yaklaşım İstismara Uğrayan Çocuğa ve Ailesine Ekonomik ve Sosyal Destek Verilmesi Çocuk İstismarının Önlenmesine Yönelik Çözüm Önerileri Birincil Önleme Çalışmaları İkincil Önleme Çalışmaları Ailelere Öneriler Üçüncül Önleme çalışmaları SONUÇ ve ÖNERİLER KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ IV

6 ŞEKİLLER LİSTESİ Şekil 1 : Çocuk ihmal ve istismarında izlenecek yol V

7 KISALTMALAR LİSTESİ ABD : Amerika Birleşik Devletleri BM : Birleşmiş Milletler ÇHS : Çocuk Hakları Sözleşmesi ÇİKORED : Çocuğu İstismardan Koruma ve Rehabilitasyon Derneği ÇİVİ : Çocuk İstismarı ve İhmali Md : Madde MK : Medeni Kanun SHÇEK : Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu TCK : Türk Ceza Kanunu TC : Türkiye Cumhuriyeti VI

8 TÜRKİYE DE ÇOCUK İSTİSMARI ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÖZET Çocuklara bir yetişkin, toplum, devlet veya başka bir çocuk tarafından; bedensel, duygusal, zihinsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen kasıtlı bir davranış uygulanması olarak tanımlanan çocuk istismarı, çocuklardaki hastalanma ve ölümün en önemli nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Değişik tür ve boyutlarda; dini, ahlaki, teknolojik, toplumsal, kültürel, çocuğun kendisi ile ilgili, ailenin sosyoekonomik durumu ve ebeveynin özellikleri ile ilgili olmak üzere çeşitli kolaylaştırıcı faktörlerle ve bu faktörlerin birbirleriyle etkileşimine bağlı olarak gerçekleşmektedir. Çoğunlukla gizli kalması, maruz kalan çocuk ve toplum üzerinde uzun süreli, kalıcı, çok yönlü problemler yaratması ve bir insanlık sorunu olması nedenleriyle multidisipliner yaklaşım gerektirmektedir. Olguların atlanmaması için ilgili sağlık çalışanları istismar ve ihmalin semptomlarını tanıyabilmelidirler. Başta devlet düzeyinde olmak üzere, eğitim, sağlık, hukuk alanlarında çocukla ilgili her kurum ve bireyin çocuk istismarı ve ihmali ile ilgili hassasiyeti ve görev bilinci sağlanmalıdır. Son yıllarda ülkemizde sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, hukukçular, bürokratlar, ilgili hükümet yetkilileri ve diğer kurumlar tarafından çocuk istismarı ve ihmalinin önlenmesine ve farkındalığın sağlanmasına yönelik çeşitli platformlarda düzenlenen çok sayıda sempozyum ve çalışmalar, internetin ve basının da yardımıyla geniş kitlelere ulaştırılmaktadır. Ayrıca ilgili bakanlıklar tarafından çocuk istismarının önlenmesine yönelik yeni yasaların yürürlüğe girme aşamasında olduğu haberleri de gündemdeki yerini almaktadır. Tüm bu plan ve çalışmalar ivedilikle uygulanmalı, özellikle devlet düzeyinde alınacak radikal tedbir ve caydırıcı cezalar ile çocuk istismarına son verilmelidir. Bu projede Türkiye de çocuk istismarı çeşitli boyutlarıyla ele alınmış, başta hastaneler olmak üzere ilgili kurumlardaki tanı, bildirim ve koruma aşamalarındaki yetersizlikler, çözüm önerileri ve alınacak önlemler ortaya konularak çocuk istismarına karşı açılan savaşa katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Çocuk istismarı, çocuk hakları, pedofili, travma, çocuk koruma merkezi VII

9 CHILD ABUSE IN TURKEY AND SOLUTION SUGGESTIONS ABSTRACT Child abuse which is described as an application of a purposeful behaviour which has a negative impact on physical, emotional, mental and social development of an infant by an adult, the society, the state or another child constitutes one of the most important reasons behind illnesses and death of infants. It takes place in various types and dimensions; depending on redeeming factors such as religious, ethics, technological, social, cultural factors related to the child itself, relating to socio-economical status of the family and characteristics of the parents and interaction of these factors. A multidisciplined approach is necessary as a result of the fact that it often stays unreported, creates multi-faceted, permanent, problems with long term effects over the child subjected to the abuse and the society. Health workers need to be able to recognise the sypmtoms of abuse and neglect in order not to miss any cases. Every institute and individual, led by the state itself and institutes in education, health, law areas should be armed with sensibility and task awareness relating to child abuse and neglect. Numerous symposiums and studies organised by non-govermental organisations, academics, lawyers, bureucrats, government authorities involved in and other institutes on platforms aimed at prevention of child abuse and creating a difference have reached wide audiences in this country in recent years with the help of the internet and the press. There is also the news of a new legislation about to be passed on is appearing on the agenda which is prepared by the ministry involved. All these plans and studies should immediately be put in practice, child abuse must end with the help of radical measures and deterrent penalties taken at state level especially. Child abuse in Turkey has been studied in its various dimensions on this project aiming to contribute to the war against child abuse by revealing shortages at recognition, and protection stages at related institutes led by hospitals, suggesting solutions and prevention methods. Key Phrases: Child abuse, children s health, children s rights, law, protection, prevention. VIII

10 GİRİŞ Çocuk istismarı toplumun her kesimini etkileyen sosyal bir sorundur. Çocuklar kolayca güven duydukları, korkutulabildikleri ve kandırılabildikleri için istismara çok açıktırlar. Ülkemizde aile içinde, kurumda, toplumda çocuğun fiziksel, duygusal, cinsel istismarının, çocuk emek ve iş istismarının boyutlarını tam olarak yansıtan geniş çaplı araştırmalar yoktur. İstismara uğrayan çocuk, aile birliğinin bozulacağı endişesiyle, korkutulduğu ve sindirildiği için, yaşadığı taravmanın etkisiyle karşı koyacak gücü bulamadığından veya kendisine yapılanı tam olarak algılayamadığından vb. çeşitli nedenlerle sessiz kalmaktadır. Bazı çocuklar ve istismara tanık olan erişkinler ise ne yapacaklarını, nereye başvuracaklarını bilmemeleri; yalnız bırakılacaklarını, olayın medyaya yansıyarak aile şereflerine leke sürüleceğini düşünmeleri, yasaların kendilerini yeterince koruyamayacağını ve özellikle istismar aile içinde gerçekleşmişse faille karşı karşıya gelmeleri halinde daha ciddi travmaya uğrayacaklarını hatta öldürülebileceklerini düşünmeleri vb. çeşitli sebeplerden dolayı olayı gizlemektedirler. Çocukları korumada en önemli hususlardan biri de yasaların çocukları ne kadar koruma altına aldığının bilinmesidir. Bu sayede çocuklarla ilgili görevleri ve sorumlulukları olan her birey kendine düşen görevi daha iyi kavrayabilecek, gerektiği yerde müdahale edecek ve tüm istismara uğramış çocukları yasal organlara bildirebileceklerdir. Türk toplumunun ailesel ve kültürel bazı özellikleri çocuk istismarını kolaylaştırmaktadır. Ekonomik sorunların yanısıra çok çocukluluk ve tek odalı evlerde barınma zorunluluğu, ataerkil aile yapısı, düşük eğitim düzeyine sahip ebeveyn, kültürümüzde çocuğa ve kadına uygulanan şiddetin kabul görmesi, eğitimde cinsiyet ayrımcılığı, kızların erken yaşta evlendirilmesi, fiziksel şiddeti destekleyen Dayak cennetten çıkmadır, kızını dövmeyen dizini döver, eti senin kemiği benim vb. toplumun zihnine yerleşmiş sözler aile içi istismarı kolaylaştırmaktadır. İstismar olayı çocuk için olduğu kadar içinde yaşadığı aile ve toplum için de çok yönlü, bazen tamiri imkansız sorun ve sonuçlara neden olmakta, çeşitli sakatlıklarla veya ölümle sonuçlanabilmektedir. İstismar sonrası yaşananlar ise belki de istismarın kendisinden daha örseleyici olabilmektedir. Türkiye de çocuk istismarı, tıp ve hukuk alanlarında, siyasi alanlarda ve basında son yıllarda sık sık dile getirilmekte, çeşitli platformlarda tedbir, önleme, çözüm önerileri, farkındalık yaratma vb. konularda yapılan akademik araştırmalarla, istatistiksel çalışmalar ve 1

11 düzenlenen sempozyumlarla gündemde tutulmaktadır. Son T.C. hükümetinin de ilgili bakanlıklar nezdinde önleme ve çözümleme aşamalarında yoğun çalışmaları basında çıkan haberlerle gündemdeki yerini almaktadır. TBMM Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan raporda çocuk istismarının birinci sırada aile içinde gerçekleştirildiği, bunu okullar, kolluk kuvvetleri, sokaklar, bakım yurt ve yuvaları, tutuklu ve hükümlü olarak tutuldukları kurumlar ve çalıştıkları iş yerlerinin izlediği açıklanmaktadır. SHÇEK tarafından son 5 yılda haklarında koruma kararı alınan çocukların % 18,6'sının, anne ve babasının ihmal ve istismarına maruz kaldığı için korunmaya alındığı bildirilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre yılları arasında 0-10 yaş arası çocuğun suç mağduru olmaları nedeniyle merkezlere getirildiği bildirilmektedir. Türkiye de 8 ilde, yaşları 4-12 arasında toplam çocukta yapılan bir çalışmada %34,6 kız ; % 32,5 erkek çocuğun fiziksel istismara uğradığı saptanmıştır. İstismarı uygulayanların % 77 si aile üyelerinden, % 11 i akrabalardan, % 2 si çocuk ile irtibatı olan diğer kişilerden (öğretmen, bakıcı vb.) oluşmaktadır yılında İstanbul, Ankara ve İzmir de tecavüz edildikten sonra öldürülen ve failleriyle birlikte emniyet müdürlüklerine yansıyan 26 olgu bildirilmiştir. Adli makamlara başvuran çocuk cinsel istismarı olgusu ise tüm olguların % 5-10 udur. Emniyet Bilişim ve Telekomünikasyon İzleme Birimleri tarafından 2010 yılında şikayete dayalı kapatılan porno siteden tanesinin çocuk pornosu olduğu kaydedilmiştir. 60 Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi'ne başvuran çoğunluğu 12 yaş altındaki çocukların yüzde 45'inin fiziksel, yüzde 40'ının cinsel, yüzde 10'unun ihmal, yüzde 5'inin duygusal istismara uğradığı ve istismarın ancak uzmanlar tarafından fark edildiği belirtilmektedir. Türkiye nin 2007 yılında imzaladığı Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi, 10 Eylül 2011 tarih, sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, resmen kabul edilmiştir. Çocuk istismarının çok boyutlu olarak ele alındığı bu çalışma ile Türkiye nin çocuk istismarının neresinde yer aldığı incelenmiş, ilgili birimlerdeki yetersizlikler ve karşılaşılan sorunlar ile çözüm önerilerinin paylaşılması amaçlanmıştır. Proje kapsamında çocuk istismar ve ihmali 3 bölümde ele alınmıştır. Birinci bölümde, çocuk istismarı ve ihmalinin çeşitli boyutları ile ilgili genel bilgilere yer verilmiştir. 2

12 İkinci bölümde, Türkiye de ve dünyada Çocuk Hakları ile ilgili bildirgeler ve sözleşmelere yer verilmiş ve Türk Hukuk Sisteminde Çocuk İstismar ve İhmalinin Yeri kapsamında Türk Ceza Kanunu ile Türk Medeni Kanununun ilgili maddeleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, bir profesyonel gözüyle Türk Sağlık Sistemi İçinde Çocuk İstismarı ve İhmali ele alınarak Çocukların Çocuk İstismarından Korunmaları için Alınacak Önlemler ve Çözüm Önerileri anlatılmıştır. 3

13 1. ÇOCUK İSTİSMARI ve İSTİSMAR TİPLERİ 1.1. ÇOCUK İSTİSMARININ TARİHİ SÜRECİ ve NEDENLERİ Çocuk İstismarının Tanımı Çocuk koruma kanununa göre çocuk; Daha erken yaşta ergin olsa bile, 18 yaşını doldurmamış kişi şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanım aslında Çocuk Hakları Sözleşmesi birinci maddesindeki Çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır tanımına da uymaktadır Sayılı Türk Medeni Kanunu ise 18 yaşını doldurmayan kişilerin de ergin kılınmasına imkan tanımaktadır. Buna göre 15 yaşını dolduran çocuğun kendi isteği ve velisinin rızası ile mahkemece ergin kılınması mümkün bulunmaktadır. 1 Çocuk istismarı ve ihmalinin ilk tanımı, 1970 de Hellnes isimli bir araştırmacı tarafından, çocukla bakıcısı arasında çocuğun fiziksel ve gelişimsel durumuna yansıyan, Kaza sonucu ortaya çıkmayan, etkileşim ya da etkileşim eksikliği şeklinde yapılmıştır yılında ise Helfer ve Kempe, tanımda bazı değişiklikler yaparak çocuk istismarı ve ihmalini, anne babaların veya çocuktan sorumlu kişilerin giriştiği veya ihmal ettiği eylemler sonucunda çocukların kaza dışı hasara uğraması olarak tanımlamıştır. Felthous isimli bir araştırmacı da daha net kavramlar üzerinde durarak çocuk istismarını, çocuğu kasıtlı olarak dışlamak, incitmek ve zarar vermek amacıyla, doğrudan çocuğun bakımı ile yükümlü birey tarafından fiziksel güç kullanarak çok hafiften başlayarak öldürücü olabilen fiziksel yaralanmaya sebebiyet verilmesi olarak tarif etmiştir yılında Parke ve Colimer çocuk istismarı tanımına kültürel boyut eklemiş ve Anne ve babalar ile çocuğa bakmakla yükümlü olan kişilerin giriştiği, çocuk yetiştirme ile ilgili kültürel standartlara uygun olmayan eylem ve eylemsizlikler sonucu çocuğun kaza dışı hasara uğraması şeklinde tanımlamışlardır. 2 David Gil 1981 yılında çocuk istismarı ve ihmalini, İnsanların yaptıkları veya yapmaları gerektiği halde yapmadıkları davranışlardan ya da insanların yarattıkları veya tolere ettikleri koşullardan dolayı, çocuğun gizli güçlerini ortaya koymasının, yeteneklerini geliştirmesinin engellenmesi biçiminde tanımlanmaktadır. Bu tanımla çocuğun gelişiminin 4

14 engellenmesine yol açabilecek davranışların da çocuğun istismarı ve ihmali kapsamına alındığı görülmektedir. 3 Çocuk istismarı, geniş anlamda, 0-18 yaş grubundaki çocuğun, belli bir zaman dilimi içerisinde, kendisine bakmakla yükümlü yetişkin kişiler veya başka bir çocuk tarafından büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkileyen, kaza dışı ve önlenebilir her türlü davranışa maruz bırakılması şeklinde tanımlanabilir. Dünya Sağlık Örgütünün ( WHO ) tanımına göre çocuk istismarı; Çocuklara bir yetişkin, toplum, devlet veya başka bir çocuk tarafından, bilinçli veya bilinçsiz olarak; bedensel, duygusal, zihinsel veya sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen, çocuğun istismar veya şiddet olarak algılamadığı veya yetişkinlerin istismar olarak kabul etmediği davranışları da içine alan bir davranış uygulanmasıdır. 4 Bu tanımlardan da anlaşıldığı gibi, çocuk istismarında çocuğa uygulanan davranışın niteliği ve nedenleri ya da uygulayan kişi veya kişilerin niyeti değil, yapılan eylemin çocuk üzerindeki etkisi önem taşımaktadır Çocuk İstismarının Tarihi Süreci Çocuk istismarına, insanlık tarihi boyunca her kültürde ve yazılı tarihin başlangıcından itibaren çeşitli kaynaklarda rastlanmasına karşın insanlığın konuya dikkati son yüzyıl içinde çekilebilmiştir. Victor Hugo ve Charles Dickens in romanlarında çocuk istismarı ayrıntılı ve çok boyutlu bir şekilde işlenmektedir. Tıbbi literatürdeki ilk tanımlama ise 1860 yılında Tardieu tarafından yapılmıştır. Tardieu, 1860 yılında Paris Tıp Akademisi nde ilk kez çocukların cinsel ve fiziksel istismarına değinirken, Caffey 1946 yılında kemik kırıkları ile subdural hematom saptanan çocuklarda Caffey Sendromu ve Kempe 1961 yılında Hırpalanmış Çocuk Sendromu tanımlamasını yapmışlardır. Eş zamanlı olarak Child Abuse teriminin de kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Garbarino ve Gilliam 1980 yılında çocuğa karşı yapılan uygunsuz ve zarar verici davranışların özellikle uzmanlar tarafından tespit edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. 5 Ensest ( aile içi istismar ) ise binlerce yıldan bu yana bilinmekte, birçok tarihi kitaplarda resmedilerek dikkat çekilmekte ve failleri lanetlenmektedir.tarihsel açıdan bakıldığında Peru, Mısır ve Japonya da kraliyet ailesinin saflığını korumak adına bu yolun meşrulaştırıldığı görülmektedir. Sofokles in kral Oidipus Tragedyasında Oidipusun istemeden babasını katlettikten sonra öz annesi ile evlendiği ve daha sonra da gerçeği öğrenerek kendi gözlerini kör etmek suretiyle kendisini cezalandırdığından söz edilmektedir. 6 5

15 Amerika Birleşik Devletleri nde sekiz yaşındaki bir kız çocuğuna üvey annesi tarafından uygulanan fiziksel istismar (dayak) ilk çocuk istismarı olgusu olarak 1874 yılında kaydedilmiştir. Mahkemeye intikal eden ve olayın faili olan üvey annenin 1 yıl hapis cezası ile sonuçlanan bu olaydan 8 ay sonra ise, davanın avukatlığını yapan E. Gerry tarafından ilk çocuk koruma derneği kurulmuştur. 7 Türkiye de ise çocukların korunmasına yönelik olarak hizmet veren ilk kurum, kurtuluş savaşında yetim kalan çocukların korunması ve yetiştirilmesi amacıyla 1921 yılında Himaye-i Etfal Cemiyeti adıyla kurulan şimdiki adıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ( SHÇEK ) dur. 5 Mayıs 1981 de Resmi Gazete de yayınlanan kararla bu cemiyet feshedilerek, görevleri Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı`na devredilmiş, 1991 de ise başbakanlığa bağlanmıştır. Hukuk açısından bağlayıcı olmamasına rağmen 1924 de Atatürk ün de imzaladığı Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, beş maddeden oluşan ve 4. maddesinde Çocuğun her türlü istismara karşı korunmasından söz edilen ilk uluslararası bildirgedir de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Sözleşmesi nde hak ve özgürlüklere yeterince değinilmediği ve çocukların özel olarak korunması gerektiği öne sürülerek çocuklara özgü ayrı bir belge hazırlama çalışmaları başlatılmıştır yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 78 ülke temsilcilerinin katılımıyla Çocuk Hakları Evrensel Bildirisi oybirliğiyle kabul edilmiştir. Türkiye, 1990 yılında imzaya açılan Çocuk Hakları Sözleşmesi ni ilk imzalayan ülkeler arasında yer almakla birlikte, sözleşme ancak 1994 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanarak 27 Ocak 1995 tarihinde Resmi Gazete de yayınlanmış ve 4058 sayılı yasa ile iç hukuk kuralına dönüşerek uygulanmaya başlanmıştır. Türkiye de çocuk istismarı ile ilgili çalışmalar giderek artan bir kamuoyu ve sivil toplum kuruluşları desteği ile sürdürülmekte, çeşitli platformlarda konu ile ilgili çok sayıda bilimsel toplantılar gerçekleştirilmekte, eğitici faaliyetler yürütülmektedir de tıp doktoru, pedagog, psikolog, hukukçu ve gönüllüler tarafından kurulan Çocuğu İstismardan Koruma ve Rehabilitasyon Derneği-ÇİKORED, konuyla ilgili olarak Türkiye de kurulan ilk dernektir. 8 6

16 Çocuk İstismarının Nedenleri: Çocuk istismarı değişik tür ve boyutlarda; dini, ahlaki, toplumsal, kültürel, çocuğun kendisi ile ilgili, ailenin sosyoekonomik durumu ve ebeveynin özellikleri ile ilgili olmak üzere çeşitli kolaylaştırıcı faktörlerle ( risk faktörleri ) ve bu faktörlerin birbirleriyle etkileşimine bağlı olarak gerçekleşmektedir. Bu faktörler, istismarın gelişim üzerindeki olumsuz etkilerini arttıracağı düşünülerek araştırma kapsamında incelenen, istismarla ilişkili özelliklerdir ve istismarın süresi, şiddeti ve faille yakınlık derecesi ile yakından ilgilidir. Çocuğa karşı şiddet genellikle çocuğun yakından tanıdığı, yakın çevresinde bulunan anne, baba, aile yakınları, okul öğretmeni ve diğer görevli kişiler veya bir başka çocuk tarafından uygulanmaktadır. Çocuğa yönelik şiddetin nedenleri üzerinde yapılan araştırma ve geliştirilen yaklaşımların hiç birisi tek başına çocuğa yönelik şiddeti açıklayamamakta ve şiddet eğilimi nesiller boyunca azalmaksızın devam etmektedir. Başlangıçta, çocuk istismarının seyrek olarak kişilik bozukluğu olan, düşük sosyoekonomik düzeyde yetişkinler tarafından uygulandığı, istismarcıların çocukluklarında istismara maruz kalmış kişiler oldukları ve yıllar geçtikçe istismarın yaygınlılığının arttığı iddia edilmekteydi. Yapılan çalışmalar, çocuk istismarı ve ihmalinin çok seyrek olmadığını ve çeşitli yapısal özellikteki toplumlarda karşımıza çıkabileceğini göstermektedir. Çocuk istismarı faillerinin ruhsal açıdan problemli kişiler oldukları konusundaki düşünce ise BAZI araştırmacılarca çok fazla destek bulmamıştır. Çocuk İstismarı faillerine özgü bir ruhsal problem tanımlanmamakta dolayısıyla ruhsal problemi olmayan kişilerin de bu tür davranışları gerçekleştirebildiği ve çocukluğunda istismar edilenlerin tümünün istismarcı olmadığı, istismara uğramayan kişilerin de istismarcı olabileceği belirtilmektedir. Yıllar içinde çocuk istismarı ve ihmali davranışlarında gözlenen artışın ise bu konudaki araştırmaların ve farkındalığın artışına bağlı olabileceği öne sürülmektedir. 9 Diğer bazı araştırma sonuçlarına göre ise çocuğa şiddet uygulanmasının en önde gelen nedenleri olarak; geleneksel aile yapılarında fiziksel cezalandırmanın normal karşılanması (kültürel tolerans), ebeveynin geçimsizlikleri, anlaşmazlıkları, mutsuz ve huzursuz aile ortamı, üvey ebeveyn olma durumu, ailenin ekonomik ( yoksulluk, işsizlik, borçlanma vb. ) sosyal, ruh ve beden sağlığı ile ve bunların elde edilebilirliği ile ilgili sorunları ön planda sorumlu tutulmaktadır. 10 7

17 Çocuk koruma kanununa göre Korunma ihtiyacı olan çocuk bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal ya da istismar edilen ya da suç mağduru olan çocuklardır. Bu kapsamda korunması gereken çocuklar: Anne babası ölmüş, kimsesiz çocuklar Sokakta yaşayan, korumasız, kötü alışkanlıklara ve fuhşa teşvik edilen çocuklar Savaş ve silahlı çatışma, sel, deprem vb. felaket yaşanan bölgede bulunan çocuklar Bakım, beslenme, korunma vb. temel ihtiyaçları karşılanmayan çocuklar. İşkenceye ve insanlık dışı muameleye maruz kalan çocuklar Mülteci ve azınlıklara mensup, haklarını kullanmasına yasal engel bulunan çocuklardır. Çocuk istismarını kolaylaştıran başlıca risk faktörleri: 1. Çocuk ile ilgili risk faktörleri 2. Anne- baba ile ilgili faktörleri 3. Ailenin sosyal yapısı ile ilgili risk faktörleri 4. Toplumla ilgili risk faktörleri olarak incelenmektedir Çocuk ile İlgili Risk Faktörleri İstismara uğrayan çocuktaki bazı özellikler istismarı kolaylaştırmaktadır. Bu risk faktörlerini taşıyan çocuklar çoğunlukla fiziksel şiddete maruz kalmaktadırlar. Genellikle her yaşta çocuk istismarla karşı karşıya kalmakta ise de yaş küçüldükçe istismara uğrama olasılığı ve istismarın çocuk üzerindeki olumsuz etkisi artmaktadır. Çocuğa ait başlıca risk faktörleri: Çocukta Hiperaktivite, Tik, Kekemelik Özürlü çocuk (fiziksel sakatlık, doğumsal anomaliler, zeka geriliği ) Sürekli veya aşırı ağlayan çocuk Çocukta davranış bozuklukları Çocukta okul başarısızlığı Anti sosyal arkadaş grubu Bazı toplumlarda kız çocuğu olmak Gebe annenin diğer çocuğu olmak 8

18 Az uyuma ve uyku düzensizlikleri İkiz, üçüz çocuklardan biri olmak Düşük doğum ağırlıklı ve/veya prematüre çocuklar Çocuğun beklenen, istenen cinsiyette olmaması Yemek yemeyen iştahsız çocuk veya aşırı iştahlı çocuk Gece işemeleri ( enüresis nokturna ) Kronik hastalıklar ve çocukluk travmaları Bu risk faktörlerine sahip olsun olmasın her çocuğun bir yetişkin tarafından çeşitli boyutlarda istismara uğramasının temelinde, çocuğun kendisini istismarcı yetişkinden koruyacak ruhsal ve fiziksel özelliklere, güce sahip olmaması gelmektedir. Çocuğun yaşı ne kadar küçükse istismara karşı direnç göstermesi de o kadar az olacaktır. Sevdiği, güvendiği ve bağımlı olduğu anne ve babası tarafından çeşitli şekillerde istismar edilen çocuk, her bakımdan büyük bir travma yaşayacaktır Ailenin Sosyal Yapısı ile İlgili Risk Faktörleri Küreselleşmenin etkisiyle dünyada büyük bir zenginlik döneminin yanı sıra yoksulluk da ileri boyutlarda yaşanmakta, oluşan sosyoekonomik sorunlardan ise en çok çocuklar etkilenmektedir. Ailenin sosyal yapısı ile ilgili başlıca risk faktörleri: Fakirlik, evsizlik, işsizlik, düşük eğitim düzeyi Zamansız ve istenmeyen gebelik veya evlilik dışı gebelik Çok çocukluluk Stresli iş ortamı veya iş yaşamında başarısızlık Stresli yaşam olayları Zayıf destekli tek ebeveyn Sosyal izolasyon ve sosyal destek zayıflığı Kültürel açıdan uyumsuzluk Sağlık, bakım ve sosyal hizmet olanaklarına yeterince ulaşamama 9

19 Anne Baba ile İlgili Risk Faktörleri Çocuklar, % 95 olasılıkla anne ve/veya babaları tarafından istismara uğramaktadırlar. İstismarcı anne ve babalar özellikle kriz dönemlerinde yani anne-babanın başa çıkma mekanizmalarının tükendiği durumlarda ( işsizlik, ailevi sorunlar, hastalıklar, ebeveynin ölümü vb.) eylemlerini gerçekleştirmektedirler. Ebeveynin çocuklarına yönelik hangi eylemlerinin istismar sayılabileceği, içinde yaşadıkları toplumun değer ve inançları, ceza ve disiplin yöntemleri, çocuğa yönelik kabul edilebilir ve kabul edilemez davranışların neler olduğuna bağlı olarak ele alınabilir. 12 Çocuğuna istismar uygulayan anne ve babalara özgü bazı ortak kişilik özellikleri olduğu ileri sürülmektedir: *İstismarcı anne babalar genellikle kendi kişisel memnuniyetlerini çocuğunkinden üstün tutan, çocuğu gereksinimlerini karşılayacak bir alet gibi gören, çocukla ilgili gerçekçi beklentileri olmayan, katı, duygularını kontrol edemeyen, ruh sağlığı bozuk, sosyal ilişkileri zayıf, tatminsiz kişilerdir. *Kendilerini değersiz ve sevilmeyen kişiler olarak görürler. Çoğu istismarcı yoğun aşağılık duyguları ve dürtü kontrol bozuklukları olan, kendini tutma ve yönetme becerisi geliştirememiş kişilerdir. *Benmerkezci yapıdadırlar ve çevrelerindeki bireylerin yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak ile ilgili rolleri olduğu düşüncesindedirler. Sorunlardan kaçarak hazzı yaşamak eğiliminde olup hazza odaklanmışlardır. Çoğu zaman algılama, muhakeme etme, sebepler ve sonuçları arasındaki ilişkiyi kurmakta güçlük çekmektedirler. 13 Ev içinde eşlerden birinin diğerine zarar verecek davranışlarda bulunması; kendisine fiziksel, duygusal veya cinsel istismar uygulanan annenin kendi çocuğuna da kötü muamele uygulamasına ve o evde yaşayan çocukta davranış bozuklukları, gelişme geriliği oluşmasına yol açabilmektedir. Ayrıca ev içi şiddete tanık olan çocuk potansiyel istismarcı olabilmektedir. 10

20 Bu kapsamda anne ve baba ile ilgili başlıca risk faktörleri: Çocukluklarında istismara uğramış olmaları (ailede değişik tipte istismarların kuşaktan kuşağa geçmesi saldırganlık siklusu) Mutsuz çocukluk geçirmiş olmaları Her türlü ruhsal problemler ve hastalıklar ( depresyon, kişilik bozuklukları,) Duygusal açıdan olgunlaşmamış olmaları (çocuğun sorumluluğunu alabilecek olgunlukta olmamaları.) Anne ve/veya babada ciddi cinsel sorunlar ve anormal cinsel eğilimler Alkol ve/veya madde bağımlısı olmaları Üvey anne veya üvey baba Küçük yaşta (20 yaşın altında) doğum yapan anne Sık aralıklarla doğum yapan anne Ana babanın beklentilerinin çocuğun gelişimi ile uygunsuzluğu İlgisiz, hoşgörüsüz ya da aşırı kaygılı olmaları Düşük eğitim düzeyi Anne ile baba arasındaki sorunlar, sevgisizlik, iletişim problemleri Tek ebeveyn olmak ( boşanma, ölüm, ayrı yaşama vb. ) Dış çevre ile ilişkisini kesmiş, anti sosyal ebeveyn Toplumla İlgili Risk Faktörleri Bazı yazarlar çocuk istismarının tamamen toplumsal etkenlerle ilgili olduğunu, bazıları da sanıldığı kadar hakim rol oynamadığını ileri sürmektedirler. Toplumsal etmenler bazı durumlarda doğrudan çocuk istismarına neden olabileceği gibi bazı durumlarda başlatıcı, sürdürücü, tetikleyici ve zemin hazırlayıcı olabilmektedir. Toplumla ilgili risk faktörlerinden en önemlisi yoksulluktur. Yoksulluk ve işsizliğin yaygın olduğu toplumlarda çocuklara yönelik şiddet ve istismar da artmaktadır. Kimsesiz çocuklar, güç koşullar altında yaşayan çocuklar cinsel istismara maruz kalmakta ve uyuşturucu madde kullanımına alıştırılmaktadırlar. Bu çocukların istismara uğramalarının önlenmesi, içinde yaşadıkları toplumun duyarlılığı ile yakından ilişkilidir. 11

TÜRKİYE DE ÇOCUK KORUMA SİSTEMİNİN GENEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ An Evaluation on Child Protection System in Turkey

TÜRKİYE DE ÇOCUK KORUMA SİSTEMİNİN GENEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ An Evaluation on Child Protection System in Turkey TÜRKİYE DE ÇOCUK KORUMA SİSTEMİNİN GENEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ An Evaluation on Child Protection System in Turkey Dr. İsmet Galip YOLCUOĞLU/Sosyal Hizmet Uzmanı. SHÇEK İstanbul Atatürk Kız Yetiştirme

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Baş Etme: Çok Boyutlu Bir İnceleme

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Baş Etme: Çok Boyutlu Bir İnceleme Türk Psikoloji Yazıları, Haziran 2014, 17 (33), 1-12 Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Baş Etme: Çok Boyutlu Bir İnceleme Duygu Kandemirci Ege Üniversitesi Dilek Yelda Kağnıcı Ege Üniversitesi Özet Kadına

Detaylı

TÜRKİYE DE 0-8 YAŞ ARASI ÇOCUĞA YÖNELİK AİLE İÇİ ŞİDDET ARAŞTIRMASI

TÜRKİYE DE 0-8 YAŞ ARASI ÇOCUĞA YÖNELİK AİLE İÇİ ŞİDDET ARAŞTIRMASI TÜRKİYE DE 0-8 YAŞ ARASI ÇOCUĞA YÖNELİK AİLE İÇİ ŞİDDET ARAŞTIRMASI Mayıs 2014, İstanbul Bu araştırma Bernard van Leer Vakfı'nın finansal ve teknik desteği ile gerçekleştirilmiştir. Bernard van Leer

Detaylı

KADINA YÖNELĐK ŞĐDDET EL KĐTABI

KADINA YÖNELĐK ŞĐDDET EL KĐTABI KADINA YÖNELĐK ŞĐDDET EL KĐTABI 1 ĐÇĐNDEKĐLER ÖNSÖZ KADIN DAYANIŞMA VAKFI 1. TOPLUMSAL CĐNSĐYET 1.1. Toplumsal Cinsiyete Dayalı Đşbölümü 1.2. Cinsiyete Dayalı Đş 1.3. Toplumsal Cinsiyet Rolleri 1.3.1 Kadınların

Detaylı

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİNİN VE İL EYLEM PLANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ RAPORU

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİNİN VE İL EYLEM PLANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ RAPORU SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİNİN VE İL EYLEM PLANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ RAPORU ANKARA Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı SOKAKTA YAŞAYAN

Detaylı

SAĞLIK PERSONELİNİN MARUZ KALDIĞI İŞ KAZALARI VE GERİ BİLDİRİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ. Ayşe UÇAK

SAĞLIK PERSONELİNİN MARUZ KALDIĞI İŞ KAZALARI VE GERİ BİLDİRİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ. Ayşe UÇAK 1 SAĞLIK PERSONELİNİN MARUZ KALDIĞI İŞ KAZALARI VE GERİ BİLDİRİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Ayşe UÇAK CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS TEZİ DANIŞMAN Yrd. Doç. Dr. Hamit Selim

Detaylı

EDİRNE ŞEHİR MERKEZİNDE Kİ SON TRİMESTER GEBELERİN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ, YAŞAM KALİTELERİ, KAYGI DÜZEYLERİ

EDİRNE ŞEHİR MERKEZİNDE Kİ SON TRİMESTER GEBELERİN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ, YAŞAM KALİTELERİ, KAYGI DÜZEYLERİ T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI Tez Yöneticisi Yrd. Doç.Dr. E. Melih ŞAHİN EDİRNE ŞEHİR MERKEZİNDE Kİ SON TRİMESTER GEBELERİN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ, YAŞAM KALİTELERİ,

Detaylı

ÇALIŞMA YAŞAMINDA ÖZEL RİSK GRUPLARI

ÇALIŞMA YAŞAMINDA ÖZEL RİSK GRUPLARI ÇALIŞMA YAŞAMINDA ÖZEL RİSK GRUPLARI Amaç Çalışma yaşamında sağlık ve güvenlik açısından farklı riskler içeren ve özel olarak korunması gereken gruplar hakkında bilgi sahibi olmak. Öğrenim hedefleri İSG

Detaylı

HÜRRİYET AİLE İÇİ ŞİDDETE SON KAMPANYASI KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİ EĞİTİMİ DEĞERLENDİRME RAPORU

HÜRRİYET AİLE İÇİ ŞİDDETE SON KAMPANYASI KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİ EĞİTİMİ DEĞERLENDİRME RAPORU HÜRRİYET AİLE İÇİ ŞİDDETE SON KAMPANYASI KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİ EĞİTİMİ DEĞERLENDİRME RAPORU ETKİNLİKLERİNİN SÜRESİ: 9 Eylül-29 Ekim 2009 EĞİTİM YERİ: Hürriyet Hakkımızdır Treni Konferans Vagonu, Gar

Detaylı

İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing)

İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi www.csgb.gov.tr İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi Yayına Hazırlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma

Detaylı

ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ

ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... 1 YASAL DAYANAK... 1 YÖNTEM... 2 GENÇLİK POLİTİKALARI... 4 1. GİRİŞ... 4 1. 1. Gençlik Tanımı... 4 1. 2. Neden Gençlik Politikası... 5 2.

Detaylı

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI SOSYAL SEKTÖRLER VE KOORDİNASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2007 ISBN 978 975 19-4115 - 5 (basılı nüsha) Bu Çalışma Devlet Planlama Teşkilatının

Detaylı

Birleþmiþ Milletler Çocuk Haklarý Komitesi nin Çocuk Haklarýna dair Sözleþme ye iliþkin Genel Yorumlarý 2006 2008

Birleþmiþ Milletler Çocuk Haklarý Komitesi nin Çocuk Haklarýna dair Sözleþme ye iliþkin Genel Yorumlarý 2006 2008 Birleþmiþ Milletler Çocuk Haklarý Komitesi nin Çocuk Haklarýna dair Sözleþme ye iliþkin Genel Yorumlarý 2006 2008 ICC Çocuk Haklarý Serisi 4 International Children s center (ICC) Uluslararası Çocuk Merkezi

Detaylı

LİSE ÖĞRENCİLERİNİN İLK YARDIM TEMEL UYGULAMALARI İLE İLGİLİ BİLGİ VE DENEYİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

LİSE ÖĞRENCİLERİNİN İLK YARDIM TEMEL UYGULAMALARI İLE İLGİLİ BİLGİ VE DENEYİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI LİSE ÖĞRENCİLERİNİN İLK YARDIM TEMEL UYGULAMALARI İLE İLGİLİ BİLGİ VE DENEYİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Hemşire

Detaylı

ÇOCUĞA KARŞI ŞİDDETİN Göstergelerle İzlenmesi Eğitimi Eğitici El Kitabı

ÇOCUĞA KARŞI ŞİDDETİN Göstergelerle İzlenmesi Eğitimi Eğitici El Kitabı ÇOCUĞA KARŞI ŞİDDETİN Göstergelerle İzlenmesi Eğitimi Eğitici El Kitabı THIS PROJECT IS FUNDED BY THE EUROPEAN UNION IN PARTNERSHIP WITH UNICEF ÇOCUĞA KARŞI ŞİDDETİN Göstergelerle İzlenmesi Eğitimi Eğitici

Detaylı

TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI

TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI Dr. Şule Çağlar KISALTMALAR...4 ÖNSÖZ...5 GİRİŞ...6 ULUSLARARASI ÇERÇEVE...8 ULUSAL ÇERÇEVE... 12 ELDE

Detaylı

Gör Beni, Duy Beni. Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme yi kullanma ve tanıtma rehberi

Gör Beni, Duy Beni. Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme yi kullanma ve tanıtma rehberi Gör Beni, Duy Beni Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme yi kullanma ve tanıtma rehberi Gör Beni, Duy Beni Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme yi kullanma ve tanıtma

Detaylı

SİGARA, ALKOL, UYUŞTURUCU VE DİĞER BAĞIMLILIKLAR

SİGARA, ALKOL, UYUŞTURUCU VE DİĞER BAĞIMLILIKLAR ÖZEL POPÜLASYONLAR 1. Kadınlarda alkol ve madde kullanımı 2. Ergenlik dönemi 3. Sağlık çalışanları 4. Yaşlılar 5. Sokakta yaşayan çocuklar 6. Suç, cezaevi ve madde kullanımı 7. Bağımlı ebeveynlerin çocukları

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNTİHAR

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNTİHAR DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNTİHAR intiharla mücadelede çözüm yolları MUHAMMED MURTAZA YETİŞ AK Parti Adıyaman Milletvekili Sağlık Aile Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi YÖNETİCİ ÖZETİ İntihar vakalarının

Detaylı

İNSANIN SAVUNMASIZLIĞI VE KİŞİSEL BÜTÜNLÜĞÜNE SAYGI İLKESİ. UNESCO Uluslararası Biyoetik Komitesi (IBC) Raporu

İNSANIN SAVUNMASIZLIĞI VE KİŞİSEL BÜTÜNLÜĞÜNE SAYGI İLKESİ. UNESCO Uluslararası Biyoetik Komitesi (IBC) Raporu İNSANIN SAVUNMASIZLIĞI VE KİŞİSEL BÜTÜNLÜĞÜNE SAYGI İLKESİ UNESCO Uluslararası Biyoetik Komitesi (IBC) Raporu İNSANIN SAVUNMASIZLIĞI VE KİŞİSEL BÜTÜNLÜĞÜNE SAYGI İLKESİ UNESCO Uluslararası Biyoetik Komitesi

Detaylı

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi Sonuç Gözlemleri. (27. Oturum)

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi Sonuç Gözlemleri. (27. Oturum) Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi Sonuç Gözlemleri (27. Oturum) CRC/C/15/Add.152 / 8 Haziran 2001 ÇOCUK HAKLARI KOMİTESİ 27 nci OTURUM SÖZLEŞMENİN 44 ncü MADDESİ UYARINCA TARAF DEVLETLER TARAFINDAN

Detaylı

Türk Tabipleri Birliği, Etik Bildirgeler Çalıştayı Sonuç Raporları

Türk Tabipleri Birliği, Etik Bildirgeler Çalıştayı Sonuç Raporları Türk Kardiyol Dern Arş - Arch Turk Soc Cardiol 2009;37 Suppl 3 51 EK 3 Türk Tabipleri Birliği, Etik Bildirgeler Çalıştayı Sonuç Raporları Birinci Baskı, Haziran 2008, Ankara Türk Tabipleri Birliği Yayınları,

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ NİN TARAF DEVLETLERE YÜKLEDİĞİ POZİTİF YÜKÜMLÜLÜKLER

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ NİN TARAF DEVLETLERE YÜKLEDİĞİ POZİTİF YÜKÜMLÜLÜKLER T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ ANA BİLİM DALI AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ NİN TARAF DEVLETLERE YÜKLEDİĞİ POZİTİF YÜKÜMLÜLÜKLER YÜKSEK LİSANS TEZİ Sadık KOCABAŞ

Detaylı

UZUN YOL ARAÇ SÜRÜCÜLERİNDE MADDE KULLANIMI, MADDEYE ERİŞEBİLİRLİK VE MADDE TESTLERİNE BAKIŞ AÇISI

UZUN YOL ARAÇ SÜRÜCÜLERİNDE MADDE KULLANIMI, MADDEYE ERİŞEBİLİRLİK VE MADDE TESTLERİNE BAKIŞ AÇISI T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ADLİ TIP ENSTİTÜSÜ SOSYAL BİLİMLER ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. M. Fatih YAVUZ UZUN YOL ARAÇ SÜRÜCÜLERİNDE MADDE KULLANIMI, MADDEYE ERİŞEBİLİRLİK VE MADDE TESTLERİNE BAKIŞ

Detaylı

MOBBİNG SUÇ TİPİ İÇİN BİR ANALİZ DENEMESİ DEFININING THE MOBBING AS A TYPE OF CRIME

MOBBİNG SUÇ TİPİ İÇİN BİR ANALİZ DENEMESİ DEFININING THE MOBBING AS A TYPE OF CRIME MOBBİNG SUÇ TİPİ İÇİN BİR ANALİZ DENEMESİ DEFININING THE MOBBING AS A TYPE OF CRIME Zeynep Duygu ULUSOY * 1 Özet: Mobbing olgusuna ilişkin farkındalığın artmasıyla konuyla ilgili olarak Türk hukukunda

Detaylı

TÜRKİYE DE ENGELLİ GERÇEĞİ. Mustafa Öztürk

TÜRKİYE DE ENGELLİ GERÇEĞİ. Mustafa Öztürk 30 TÜRKİYE DE ENGELLİ GERÇEĞİ Mustafa Öztürk MÜSİAD Cep Kitapları: 30 ISBN 978-605-4383-07-8 Kitap Editörü ABDULLAH SERENLİ Yayına Hazırlık YAVUZ TÜRK Kapak Tasarım MEVLÜT EREN Mizanpaj ORHAN TATLICI Baskı

Detaylı

Doç. Dr. Gazi UÇKUN, 1 Öğr.Gör.Asiye YÜKSEL 2,Barış DEMİR 3 Uzman İclal YÜKSEL 4. Özet. 4 Tübitak İş Güvenliği Uzmanı iclal.yuksel@tubitak.gov.

Doç. Dr. Gazi UÇKUN, 1 Öğr.Gör.Asiye YÜKSEL 2,Barış DEMİR 3 Uzman İclal YÜKSEL 4. Özet. 4 Tübitak İş Güvenliği Uzmanı iclal.yuksel@tubitak.gov. KURUMSAL İTİBARIN ARTIRILMASINDA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜNÜN ROLÜ İLE MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA BULUNAN İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI PROGRAMININ ANALİZİ* Doç. Dr. Gazi UÇKUN, 1 Öğr.Gör.Asiye YÜKSEL 2,Barış

Detaylı

TÜRK TABİPLE Rİ BİRLİ Ğİ M E R K E Z K O N S E Y İ

TÜRK TABİPLE Rİ BİRLİ Ğİ M E R K E Z K O N S E Y İ TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ ETİK BİLDİRGELER ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORLARI Türk Tabipleri Birliği Etik Bildirgeler Çalıştayı Sonuç Raporları Birinci Baskı, Haziran 2008, Ankara Türk Tabipleri Birliği Yayınları

Detaylı

İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI

İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI Türk İdare Dergisi Sayı: 466 Mart 2010 95 İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI ÖZET Suat DERVİŞOĞLU 1* İnsan haklarının tanınması ve güvence altına alınması kadar bu

Detaylı

lkö retimde Haklar m z Var! lkö retimde Haklar ve Hak Arama Yollar

lkö retimde Haklar m z Var! lkö retimde Haklar ve Hak Arama Yollar lkö retimde Haklar m z Var! lkö retimde Haklar ve Hak Arama Yollar Eğitimde Haklar Projesi, Sabancı Üniversitesi Eğitim Reformu Girişimi tarafından Avrupa Birliği mali desteği ile yürütülmüştür. Bu yayında

Detaylı