CUMHURİYET DÖNEMİ MİZAHI ÜZERİNDE DEĞERLENDİRMELİ BİR BİBLİYOGRAFYA ÇALIŞMASI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "CUMHURİYET DÖNEMİ MİZAHI ÜZERİNDE DEĞERLENDİRMELİ BİR BİBLİYOGRAFYA ÇALIŞMASI"

Transkript

1 EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TDA -TÜRK HALK BİLİMİ BİLİM DALI CUMHURİYET DÖNEMİ MİZAHI ÜZERİNDE DEĞERLENDİRMELİ BİR BİBLİYOGRAFYA ÇALIŞMASI YÜKSEK LİSANS TEZİ Hazırlayan: Esengül EŞİGÜL Danışman: Doç. Dr. Metin EKİCİ İZMİR-2002

2 Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğüne sunduğum Cumhuriyet Dönemi Geleneksel Türk Mizahı Üzerinde Değerlendirmeli Bir Bibliyografya Çalışmasıi adlı yüksek lisans tezinin tarafımdan bilimsel, ahlâk ve normlara uygun bir şekilde hazırlandığımı, tezimde yararlandığım kaynakları bibliyografyada ve dipnotlarda gösterdiğimi onurumla doğrularım Esengül EŞİGÜL

3 TUTANAK Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulu nun 14/08/2001 tarih ve 2175 sayılı kararı ile oluşturulan jüri, TDAE-Türk Halk Bilimi anabilim dalı yüksek lisans öğrencisi Esengül EŞİGÜL ün Cumhuriyet Dönemi Geleneksel Türk Mizahı Üzerinde Değerlendirmeli Bir Bibliyografya Çalışması başlıklı tezini incelemiş ve adayı 23/08/2001 günü saat 10:00 da tez savunmasına almıştır. Sınav sonunda adayın tez savunmasını ve jüri üyeleri tarafından tezi ile ilgili kendisine yöneltilen sorulara verdiği cevapları değerlendirerek tezin başarılı olduğuna oybirliğiyle karar vermiştir. BAŞKAN ÜYE ÜYE

4 YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU DOKÜMANTASYON MERKEZİ TEZ VERİ FORMU Tez No: Konu: Üniv. Kodu: Not: Bu bölüm merkezimiz tarafından doldurulacaktır. Tezin Yazarının: Soyadı : DÖNMEZ Adı : PINAR Tezin Türkçe Adı : TÜRK MİTOLOJİSİ ÜZERİNE TÜRKİYE'DE YAPILMIŞ YAYINLARIN BİBLİYOGRAFYASI VE BU YAYINLARIN ANALİZİ Tezin Yabancı Dilde Adı : A Bibliography of Mythology Studies on Turkish Mythology in Turkey and Analysis of These Studies Tezin Yapıldığı : Üniversite : EGE ÜNİVERSİTESİ Enstitü : SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Yılı : 2001 Tezin Türü : Yüksek Lisans Doktora Tıpta Uzm. Sanatta Yeterlilik [ X ] [ ] [ ] [ ] Dili : TÜRKÇE Sayfa Sayısı : 90 Referans Sayısı : 61 Tez Danışmanlarının : Ünvanı : Prof. Dr. Ünvanı : Adı : FİKRET Adı : Soyadı : TÜRKMEN Soyadı : Türkçe Anahtar Kelimeler İngilizce Anahtar Kelimeler 1. Türk 3. Mit 5. Analiz 1. Turkish 3. Myth 5. Analysis 2. Mitoloji 4. Bibliyografya 2. Mithologia 4. Bibliography

5 ÖZGEÇMİŞ 1978 yılında Tokat Turhal da doğdum yılında ilkokula başladım yılında lise eğitimimi tamamladım. Aynı yıl Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ne kaydımı yaptırdım yılında buradan mezun oldum yılında Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları A.B.D. Halk Bilimi Bilim Dalında Yüksek Lisans eğitimi almaya başladım. Hâlen bu alandaki çalışmalarıma devam etmekteyim. Esengül EŞİGÜL

6 YÜKSEK ÖĞRENİM KURULU DOKÜMANTASYON MERKEZİ TEZ VERİ GİRİŞ FORMU YAZARIN Soyadı: DÖNMEZ Adı: Pınar Merkezimizde Doldurulacaktır Kayıt No: TEZİN ADI Türkçe: TÜRK MİTOLOJİSİ ÜZERİNE TÜRKİYE DE YAPILAN YAYINLARIN BİBLİYOGRAFYASI VE BU YAYINLARIN ANALİZİ Yabancı Dil: A BIBLIOGRAPHY OF MYTHOLOGY STUDIES ON TURKISH MYTOLOGY IN TURKEY AND ANALYSIS OF THESE STUDIES TEZİN TÜRÜ: Yüksek Lisans Doktora Doçentlik Tıpta Uzmanlık Sanatta Yeterlilik [ X ] [ ] [ ] [ ] [ ] TEZİN KABUL EDİLDİĞİ Üniversite: EGE ÜNİVERSİTESİ Fakülte: Enstitü: SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Diğer Kuruluşlar: Tarih: TEZ YAYINLANMIŞSA: Yayınlayan: Basım Yeri: Basım Tarihi: ISBN:

7 TEZ YÖNETİCİSİNİN Soyadı, Adı: Metin EKİCİ Ünvanı: Doç. Dr. TEZİN YAZILDIĞI DİL: TÜRKÇE TEZİN KONUSU (KONULARI): YAYINLARIN BİBLİYOGRAFYASI TEZİN SAYFA SAYISI: XVIII+90 TEZİN REFERANS SAYISI: 61 TÜRK MİTOLOJİSİ ÜZERİNE TÜRKİYE DE YAPILMIŞ TÜRKÇE ANAHTAR KELİMELER: 1. Türk 2. Mitoloji 3. Mit 4. Bibliyografya 5. Analiz Başka vereceğiniz anahtar kelimeler varsa lütfen yazınız. İNGİLİZCE ANAHTAR KELİMELER: (Konunuzla ilgili yabancı indeks, abstrakt ve thesaurusları kullanınız.) 1. Turkish 2. Mythology 3. Myth 4. Bibliography 5. Analysis Başka vereceğiniz anahtar kelimeler varsa yazınız. 1-. Tezimden fotokopi yapılmasına izin veriyorum [ ] 2-. Tezimden dipnot gösterilmek şartıyla bir bölümünün fotokopisi alınabilir [ X ] 3-. Kaynak göstermek şartıyla tezimin tamamının fotokopisi alınabilir [ ] Yazarın İmzası: Tarih:

8 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...I GİRİŞ I. Mizah Nedir?...III II. Mizah Teorileri...XII III. Mizah Çeşitleri...XXVI IV. Mizah Türleri...XXXVIII V. Mizah Tipleri...XLIII I.BÖLÜM: CUMHURİYET DÖNEMİ GELENEKSEL TÜRK MİZAHI BİBLİYOGRAFYASI I.1..KİTAPLAR: I.1.A-Genel Konular...1 I.B- Tipler 1-Nasrettin Hoca İncili Çavuş Bektaşî Bekri Mustafa Mahallî Fıkra Tipleri Toplumsal Tipler...35 I.2.MAKALELER: I.2.C- Genel Konular...40 I.2.D- Tipler I.2.D.1-Nasrettin Hoca...42 I.2.D.2- İncili Çavuş...67 I.2.D.3-Bektaşî...68 I.3.TEZLER...69 I.4. SÜRELİ YAYINLAR...73 I.5. NASREDDİN HOCA ÜZERİNE YAPILMIŞ FİLM VE TİYATRO YAPITLARI. I Sinema...75 I Yabancı Sinema...76 I Televizyon Filmi...77

9 I Eğitsel Film...77 I Canlandırma Sineması...77 I Yabancı Canlandırma Filmi...81 I Tiyatro...81 I Tiyatro Kitapları...82 II.BÖLÜM: II.1. Kitap Değerlendirmeleri...83 II.2. Makale Değerlendirmeleri SONUÇ KAYNAKLAR ÖZET ABSTRACT ÖZGEÇMİŞ

10 ÖNSÖZ Mizah, toplumsal düşünüşün kesif bir ürünüdür. İnsanın olduğu her yerde mizah vardır. İnsanlar; günlük yaşamın bir anını, toplumda aksayan bir kurumu, düzeltmek veya uyarmak istedikleri her kişiyi ve olguyu, mizah yoluyla açığa vururlar. İnsanlar, mizahın oklarından kurtulabilmek için, kendilerine çeki düzen verme ihtiyacı duyarlar. Bu nedenle mizah, toplumsal yapıyı düzeltir. Mizahın en temel özelliklerinden biri gülmedir. Gülme ve mizahın tanımı ilk olarak İ.S. 1. yy da Roma daki Hatiplik Okulu nda tartışılmış, günümüze kadar ulaşan bu tartışmadan kesin bir sonuç alınamamıştır. Gülme ile mizah arasındaki ilişki kimi zaman filozoflar tarafından, kimi zaman araştırmacılar tarafından ele alınmış, farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bu nedenle gülmenin ve onu yaratan mizahın tek ve kesin bir tarifini yapmak mümkün olmamıştır. Gülme ve mizahın tarifi, çeşitleri, psikolojisi, dil ve üslubu hakkında yapılan araştırmalar ise, konuyu aydınlattıkları kadar, daha da karmaşık hale getirmişlerdir denilebilir. Ayrıca bu alandaki terim karmaşasını da, yukarıda belirtilen problemlere eklemek gerekir. Yapılan araştırmalarda kesin olarak saptanan bir şey vardır ki, o da gülmenin ya da mizahın insanla, dolayısıyla hayatla sıkı sıkıya bir ilişkisi olduğudur. Bu durum gülmeyi ve mizahı, insanla ilgili bütün bilim dallarının incelemesine yol açmıştır. Mizah ve gülme ile ilgili bilimsel akademik inceleme ve araştırmalar 1960 lı, 70 li yıllardan itibaren yoğunlaşmıştır. Amerika nın pek çok şehrinde gülme ve mizahla ilgili bilimsel araştırmalar yapılmış, pek çok üniversite dikkati çeken araştırmalar ve yayınlar yapmışlardır. Mizahı konu edinen dernekler kurulmuştur. Ülkemizde ise mizah, konu ve alan itibariyle zengin olmasına karşın, bu alanda yapılan bilimsel inceleme ve çalışmalar hâlâ istenilen seviyeye ulaşmamıştır. Çalışmamızın amacı, ülkemizde Cumhuriyet ten sonra yayınlanan mizah eserlerini bir araya getiren bir bibliyografya hazırlamak ve başta kendimiz olmak üzere bu konuda çalışacak araştırmacılara yardımcı olabilmektir.

11 Çalışmanın Giriş bölümünde Mizah nedir? Mizahın tanımları, teorileri, mizahî eserlerin sınıflandırılması gibi konular ele alınacaktır. Ayrıca mizahla ilgili terimlerin açıklanması yoluna gidilecek, geleneksel Türk mizahı içerisindeki tipler kısaca tanıtılacaktır. Birinci Bölüm de Cumhuriyet döneminde geleneksel Türk mizahı ile ilgili yapılan yayınların bibliyografyası verilecektir. Tespit edilen çalışmaların künyeleri; kitaplar, makaleler, süreli yayınlar, tezler ve Nasreddin Hoca üzerine yapılan sinema ve tiyatro eserleri olmak üzere beş ana başlıkta toplanmıştır. Kitaplar ve makaleler de iki alt gruba ayrılarak kendi içlerinde; teorik eserler, yani genel konular ve mahalli tipler şeklinde tasnif edilmiştir. Bibliyografyada yer alan eserlerin bir kısmına ulaşılmış, bir kısmı da başka eserlerin kaynakçalarından elde edilmiştir. Bu nedenle bazı eserlerin bibliyografya künyeleri eksik kalmıştır. Ayrıca, her şeye rağmen bu bibliyografya çalışması dışında kalmış, görme şansımızın olmadığı başka kaynaklar da söz konusudur. Bu türden eserlerin bu çalışmaya daha sonra eklenmesi her zaman mümkündür. İkinci Bölüm de ise, hazırladığımız bibliyografyadaki bazı eserlerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Değerlendirmesi yapılan eserlerin, mizah ve gülme konusunu farklı bir bakış açısıyla ele almaları ve bu alanda yapılan çalışmalara temel teşkil edecek genişlik ve nitelikte olmalarına göre seçildiklerini de belirtelim. Çalışmamda eserlerinden ve fikirlerinden yararlandığım Hocam Prof. Dr. Fikret Türkmen e teşekkür ederim. Çalışma konusunun tespit edilmesinde ve çalışmanın her aşamasında, fikirleriyle çalışmamıza yön veren ve yardımlarını esirgemeyen değerli Hocam Doç. Dr. Metin EKİCİ ye teşekkürü bir borç bilirim.

12 GİRİŞ A. MİZAH NEDİR? İnsanlar, yaşamdaki olaylara farklı şekillerde tepki verirler. Bazı insanlar, yaşanan olaylara gülerek yaklaşırken, bazıları ağlamaklı olur. İnsanların yaşadıkları olaylara ve dünyaya gülerek yaklaşmaları, onları can sıkıntısından, hastalıktan ve ruhun sömürgeleştirilmesinden kurtaran doğal bir savunma hattı dır. 1 Olaylara gülerek yaklaşım ve bu yaklaşımın da sanatlı bir biçimle ifade edilmesiyle ortaya çıkan sanat dalına mizah denir. Bu tanım, mizahı oldukça genel bir açıdan ele almaktadır. Mizahın, birbirinden değişik ve birbirini tamamlayan pek çok tanımı vardır ve mizahla ilgili pek çok araştırma ve inceleme yapılmıştır. Mizahın ne olduğu üzerinde çalışmalar yapan filozoflar ve bilim adamları, gülmenin sanatlı şeklinin mizah olduğu sonucuna varmışlardır. Tamamen insana dayalı olan mizah sanatı, doğal olarak insanların ilgisini çekmiş, araştırmalara konu olmuştur. Yazarlar ve filozoflar, mizah kavramıyla en eski çağlardan bu yana ilgilenmişler; bu kavrama gerçekçi, metafizik, edebî, ruhbilimsel ya da mantıksal açılardan yaklaşıp farklı tanımlar getirmeye çalışmışlardır. Platon, Aristo, Çiçero, Kant, Spencer, Schopenhauer, Bergson, Croce, Freud bunların başında gelir. Mizah kavramı farklı alanlarla ilgili olduğu için mizahın tanımı da gittikçe genişlemiştir. Örneğin, Platon ve Aristo konuya katharsis bir çerçeveden yaklaşırken 2, Bergson temayı göz önünde tutar ve mizahı karşıtlıkla açıklamaya çalışır. 3 Bergson, açıklamalarında, mizahın oluşturulma yöntemlerini ve amacını ortaya koymaya çalışır. Freud, psikanalist öğretinin doğrultusunda; mizahın, insanlardaki saldırı dürtüsünden kaynaklandığını savunur. 4 Okuduğumuz her kitap ve her farklı yazar, mizahın birbirinden değişik ve birbirini tamamlar tanımlarını vermektedir. 1 Sanders, Barry. Kahkahanın Zaferi. İstanbul: Ayrıntı Yayınları, s Moran, Berna. Edebiyat Kuramları ve Eleştiri. İstanbul: Cem Yayınları, ss Ayrıca; Morreal, John. Gülmeyi Ciddiye Almak. Çeviren: Kubilay Arsever - Şenay Soyer. İstanbul: İris Yayınları, ss Baskı. 3 Bergson, Henry. Gülme. Çeviren: Yaşar Avunç. İstanbul: Ayrıntı Yayınları, Morreal, John. age., ss

13 Klasik çağdan bu yana mizah konusu araştırılmıştır. Mizahı katharsis kavramıyla açıklamaya çalışan Aristo ya göre; mizah ile trajedi, sanatın iki şeklidir ama aralarında farklar vardır. Trajedi, acıma ve korku duygularını uyandırmak suretiyle bu duyguların arınmasını sağlar. Buna karşın mizahta, trajedinin konu edindiği kötümser olaylara iyimser bir bakış sergilenir ve kötü olaylardan hep kurtuluş olacağı vurgulanır. Böylece mizah arındırıcı, birleştirici işlevini yerine getirmiş olur. 5 Mizahın insanlar için, toplum için, kısacası insanla ilgili her türlü yapı için son derece faydalı bir unsur olduğunu söylemek yanlış olmaz. Katharsis yaklaşıma göre; mizahın genel işlevi, güldürerek boşalım sağlamak tır. Bu nedenle mizahî yaratmaların büyük çoğunluğu, yaratıldıkları toplumun sosyal, kültürel, ekonomik koşullarının, gelenek ve göreneklerinin, değer yargılarının, olumsuz, uyumsuz, çelişkili yanlarını, gülünecek biçimde yansıtırlar. Böylece mizahî eser, bir topluma kendi sorunlarını düşündürüp, onu bilinçlendirir, rahatlatır. Mizahın ne olduğu konusunda batı ülkelerinde pek çok araştırma yapılmış ve bu araştırmalarda mizah kelimesinin karşılığı olarak, Latin kökenli, humor sözcüğü verilmiştir. Bu kelime bir taraftan mizah kelimesini karşılamakta, diğer taraftan da çeşitli vücut salgıları anlamına da gelmektedir. Kelimenin bu ikinci anlamı da konumuzla ilgilidir ve bu anlam çeşitli kaynaklarda şu şekilde açıklanmıştır: Vücut salgıları, insanın kişiliğini, yani mizacını etkiler. Eski Yunanlılar, 4 çeşit mizaç tespit etmişlerdir: Öfkeli, soğukkanlı, sıcakkanlı ve içe kapanık. İnsanın herhangi bir mizaç türüne sahip olmasının sebebi, vücudundaki salgıların fazlalığı ya da azlığıdır. Günümüzde fizyoloji ve sinir sistemi tipolojisi üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda buna benzer bir sınıflandırmaya ulaşılmıştır. Mizac terimi; temel duygululuk eğilimlerini ifade eder. Bu temel eğilimler bir ruhî çöküntü kutbu (melankoli) ve bir açılma kutbu (mani) arasında yer alan bir takım değişmeler gösterir. 6 Bu tanımı, Webster in Amerikan Dilinin Yeni Dünya Sözlüğü (Webster s New World Dictionary of the American Language) de destekler. Bu sözlüğe göre mizah 5 Moran, Berna. age., s. 27. Ayrıca; Aristo. Poetika. Çeviren: İsmail Tunalı. 1449b. ile karşılaştırınız. 6 Meydan Larousse Ansiklopedisi. 14. Cilt. s. 56.

14 (gülmece), bir kimsenin hali, karakteri, yönelimi, eğilimi, tertip ve düzeni, dengesi, ruhsal durumu, zekası ve akıl durumu, yerli ya da yersiz istekleri, düş ve kuruntuları ve aynı zamanda gülünç olan bir şeyi görebilme, algılayabilme, anlatma yeteneği nin adıdır. 7 Mizah sözcüğü ile ilgili olarak benzer tanımların yapıldığı bir başka kaynak da Red House Sözlüğü dür. Red House Sözlüğü mizahı (humor) şu şekilde açıklamaktadır: Mizaç, tabiat, huy, halet; lâtife, mizah, şaka, nükte; eski fizyolojide uzvi bir cismin kan ve safra ve irin vs. gibi mayi maddesi, hılt; cerahat, humor; keyfine tabi olmak, birinin merakına uymak; tahammül etmek; dikkatle idare etmek. Ayrıca mizahla ilgili şu deyimlere yer verilmiş ve deyimler, good humor: iyi huy ; out of humor: canı sıkkın, sinirlenmiş, öfkeli ; sence of humor: bir şeyin tuhaf yanını görme kabiliyeti, şakadan anlama ; humorsome: keyfî, aklına estiğine göre, komik, güldürücü hali olan şeklinde açıklanmıştır. 8 Bir diğer kaynak Ana Britannica, mizahı; olayları gülünç, alışılmadık, çelişkili yönlerini yansıtarak insanı düşündürme sanatı şeklinde açıklamaktadır. Bu ansiklopedide verilen bilgiye göre; en kaba şakadan, en ince espriye kadar bütün mizah örnekleri, birbirleri ile uyum içindeki olaylar arasındaki çelişkinin birdenbire ortaya çıkmasına dayanır. 9 Mizahın ne olduğu ile ilgili çalışmalar, Avrupa da Rönesans döneminde de devam etmiştir. Rönesans İngiltere sinde, Elizabeth döneminde yaşayanlara göre iki âlem vardır: Büyük âlem, kainat; küçük âlem, insan. Büyük âlemin toprak, su, hava ve ateş olmak üzere 4 büyük elementi vardır. Bu elementler âlemdeki her varlığın ruhsal dünyasına, düşünce ve davranışlarına etki eder. Yapılan araştırmalarda, Türk ve İslam düşüncesinde de var olan bu dört unsur, mizah terimiyle farklı bir şekilde ilgili 7 Webster s New World Dictionary of the American Language. s Ayrıca; Özünlü, Ünsal. Gülmecenin Dilleri. Ankara: Doruk Yayınları, s. 19. ile karşılaştırınız. 8 Red House İngilizce- Türkçe Sözlük. İstanbul: Amerikan Bord Neşriyat Dairesi Yayınları, s Baskı. 9 Hürriyet Ana Britannica. Mizah maddesi. 23. Cilt.

15 görülmüş ve her unsurun bir ruh hali, düşünce ve davranış tarzını sembolize ettiği savunulmuştur. Buna göre; Toprak...Melankoli Su...Soğukkanlılık Hava...Soyluluk, Değer Ateş...Öfke, Sinir i ifade etmektedir. Rönesans dönemindeki mizah ; yani humor teriminin açıklamasını sürdüren araştırmacılara göre; insan, yaşamak için yiyeceklere bağımlıdır. Yiyecekler vücutta sindirilince, karaciğer 4 salgı salgılar. Bu salgılara batı dilinde humor adı verilir. Bu kelime hem insan karakterini etkileyen salgılar, hem de mizah anlamında kullanılır. Çünkü salgılar, insanın kişiliğini etkiler. Farklı kişilikteki insanlar, aynı olaylara farklı tepkiler verebilirler. Kimi güler, kimi kızar, kimi de daha başka tepkiler gösterebilir. Bütün bu yaklaşımlardan çıkarılan sonuca göre, gülme ve mizah, vücudun belli olaylar karşısındaki tepki sonucu, belli salgılar salgılamasıyla ilgili görünmektedir. Yani; vücudun bir etki-tepki sonucunda oluşturduğu salgılar, gülme ve dolayısıyla mizah yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu inanış M.Ö. 2. yüzyılda yaşamış olan Galenos a dayanır. Galenos 4 temel vücut sıvısına dayanan eski bir fizyolojik kuramdan mizaç kavramını geliştirmiştir. Suyuk adı verilen bu sıvılar kan, balgam, kara safra ve sarı safradır. Kan, sıcak ve heyecanlı; balgam, ağır, kayıtsız; kara safra, melankolik; sarı safra, fevrî, sıcakkanlı mizaca neden olur. Çağdaş kuramlarda da duygusal tepkilerde iç salgı bezlerinin rolü vurgulanmaktadır. Batı düşüncesinde, mizahla insan biyolojisi arasında kurulan ilgi, Doğu düşüncesinde de görülür. Arapça mizah ve mizac sözcüklerinde de bu anlam ilgisi vardır. Mizac (Arapça mezc den.) manevî niteliklerin, eğilimlerin tümü, huy anlamına gelir. 10 Ayrıca, insan vücudunun fizyolojik yapısı anlamında da kullanılmaktadır. 10 Meydan Larousse. Bakınız mizac maddesi; Ayrıca; Devellioğlu, Ferit. Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat. Ankara: Aydın Yayınları, Baskı. s ile karşılaştırınız.

16 Mizahı, işlevini göz önüne alarak açıklayan kaynaklardan bir tanesi de Ali Püsküllüoğlu nun hazırladığı Türkçe Sözlük tür. Buna göre mizah yani gülmece; eğlendirmek, güldürmek ve birine, bir davranışa incitmeksizin takılmak ereğini güden ince alaydır (eş. Humor). Ayrıca; gerçeğin, durumların, kişilerin güldürücü yanlarını vurgulayarak anlatan, ortaya koyan yazı türüne de mizah ( humor) denir. 11 Bütün bunların yanında mizah kelimesinin diğer Türk lehçelerindeki karşılıklarına baktığımızda, şu terimleri bulmaktayız: Mizah, Azeri Türkçesinde yumor, lâtife ; Türkmen Türkçesinde yumor, gülküli (söz) ; Özbek Türkçesinde yumor, hazil ; Kazak Türkçesinde azil, kaljın, ajuva ; Kırgız Türkçesinde kakşık, tamaşa, mışkıl ; Başkırt Türkçesinde şayartıv, kölkö, kölü ; Tatar Türkçesinde şayatru, kölü, kölki ; Uygur Türkçesinde hazil ; Rusça da yumor kelimeleriyle karşılanır. 12 Sözlük ve ansiklopediler dışında, pek çok bilim adamının da mizahla ilgili görüşleri vardır. Örneğin; Berlyne, komik sanat olarak tanımladığı mizahı şöyle açıklamıştır: Komik sanat, en yüksek kompleks yapı içerisinde belirtici olarak kullanılabilen refleks düzeyinde, yoğun cevabın alındığı bir ortamı hazırlayan yaratıcı güçtür. 13 Hem düşünürler, hem de sözlük ve ansiklopediler tarafından birbirine yakın kelimelerle karşılanan mizah terimi, günümüzde gülmece sözüyle de karşılanmaktadır. Genel olarak gülmece veya mizahı, tıpkı ağlama gibi, insanın içini boşaltan, kendi kendisiyle hesaplaşmasını sağlayan, özeleştiriye giden yolları açan bir yöntem olarak tarif etmek mümkündür. Bu genel karşılıklardan sonra, mizah veya gülmecenin özellikleri hakkında da bilgi verelim. Mizahın en önemli unsurlarından birisi, gülmedir. Gülmeyi açıklamaya çalışan bilim adamları gülme ile mizahı tartışmışlar; gülmenin bir duygu mu, yoksa bir davranış şekli mi olduğu konusunda çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir. Yapılan 11 Püsküllüoğlu, Ali. Türkçe Sözlük. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, s Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü-1. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, ss İsmailova, Gülnara. Kırgız Mizahı ve Mizah Tipleri. İzmir: Doktora Tezi, s.1. Ayrıca; Berlyne, D. E. Gülme, Mizah ve Oyun. University of Toronto, s.3. ile karşılaştırınız.

17 araştırmalardan ulaşılan sonuca göre; gülmeyi mizahtan ayırmanın mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Ancak gülünç olan ile mizahî olan birbirinden çok farklıdır. Komik olan, yani mizahî olmayan, gülme durumları, -örneğin gıdıklama, bebeklerde ceee yapma, histeri, utanç, bir sorunu problemi veya bulmacayı çözme, azot oksit koklama, bir tehlikeyle karşılaşmanın ardından kendini yine güvence içinde duyup rahatlama gibi durumlar, bize gülmenin bir refleks, yani fizikî bir olay, olduğunu düşündürür. Ancak gülme öksürmek ya da hapşırmak gibi, sadece fizikî sebeplerle açıklanamaz; duygularla alakalıdır. 14 Araştırmacılar bir taraftan mizahın ne olduğunu açıklamaya çalışırken, bir taraftan da gülme üzerinde yoğunlaşmışlardır. Mizahın temel özelliklerinden biri olan gülmenin ne olduğu pek çok sözlükte açıklanmıştır. Örneğin; Kâmus-ı Türkî de gülme şu şekilde açıklanır: 1. İnsana mahsus olan bir his ile kah kah diyerek, sesle veya sessiz ve ekseriya ağzı açarak ve dişleri göstererek bir hareket-i mahsusada bulunmak. 2. Sevinmek, eğlenmek, cünbiş etmek. 3. İstihza etmek, birbiriyle eğlenmek, birini masharaya almak. 4. Memnun ve mesrur olmak, teselli bulmak. 15 Gülme kelimesinin sözlük anlamları yanında, diğer Türk lehçelerindeki karşılıklarını da vermek istiyoruz. Gülmek kelimesi Azeri Türkçesinde gülmak ; Türkmen Türkçesinde gülmek ; Özbek Türkçesinde külmak ; Kazak Türkçesinde külüv ; Kırgız Türkçesinde külü ; Başkurt Türkçesinde kölöv ; Tatar Türkçesinde kölü ; Uygur Türkçesinde külmak sözcükleriyle karşılanmaktadır. 16 Her etki, tepkiyi doğurur. Mizahın sonucunda da gülme faaliyeti meydana gelir. Tıbbî açıdan bakıldığında gülmek, insanın hoşuna ya da tuhafına giden olaylar, durumlar, sözler vb. karşısında yüzün kasılması, kesik kesik, değişik oranda sesli biçimde neşe duygusunun açığa vurulmasıdır. 17 Gülmeye sebep olan hoşlanma ve 14 Morreal, John. age., s Şemsettin Sami. Kâmus-ı Türkî. Dersaadet: İkdam Matbaası, C.2, s Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü-1. ss Türkçe Sözlük. Ankara: TDK Yayınları, Türk Tarih Kurumu Basımevi. 1. Cilt. s. 581.

18 garipseme kavramlarına dikkat etmek gerekir. Garipseme, mizahın temelinde gerçek tabloya uymayan ikinci bir tablonun varlığının karşıtlık yaratmasını ele alan karşıtlık kavramının temel taşlarından biridir. Gülmenin duygulanma sonucu olduğu kadar, fizyolojik sebeplerle de ortaya çıktığını düşünen araştırmacılar da vardır. Bunlardan Darwin şunları söylemiştir: Gülme sırasında ses, diyaframın kesintili kasılmasından sonra derin bir iç çekme ile ortaya çıkar. Sesin çıkmasından hoşnut olma durumunun varlığı anlaşılır. Çünkü hayvanlar aleminde gürültülü ve enstrümantal sesler birbirlerini cinsel yönden etkilemek için çıkarılır. Bu sesler ıstırap anında çıkarılan çığlık ve haykırışlardan farklıdır. 18 Gülme anında soluk alma bir an için kesilir, kaslarda güç yitimi görülür, şiddetli gülmelerde kas denetimi bile yitirilebilir. Örneğin insan idrarını kaçırabilir. Bazı araştırmacılar, kendi görüşleri çerçevesinde gülmeyi açıklamaya çalışmışlardır. Örneğin John Morreal e göre gülme; İnsanın içinde bulunduğu dünyada algılamış olduğu bazı şeylere verdiği tepkinin dışa vurumudur -en kaba biçimiyle söylersek duyumsal bir uyarana verilen motor bir yanıttır. 19 Gülüşün zengin anlamları üzerine çalışan Greig, toplumsal gülmeyi ortak bir saldırı veya geri çekilmeye çağrı olarak düşünmektedir. 20 Gerçekten de gülme bozguncudur, tehlikelidir. Bu nedenle, yetkili kişilerin iktidarını sarsabilir. Yine aynı nedenle tarih boyunca engellenmeye çalışılmıştır. Mesela Rönesans ta gülmeye karşı ezici baskılar getirilmiş, buna bağlı olarak aydınlanma dönemi boyunca gülenler birer suçlu gibi görülmüştür. İnsan bedeninin her davranışı fizyolojik bir etki sonucudur. İnsan, tepkiye yol açan bir etkiyle karşı karşıya kaldığında bedeninde sinirsel bir enerji birikir. Bu enerji kendini çeşitli şekillerde açığa çıkarma eğilimindedir. Kimi zaman ağlayarak, kimi zaman gülerek. Sonuç olarak her iki hareket de rahatlamaya yöneliktir. İnsan neden ağlayarak değil de gülerek rahatlamaya çalışır? sorusuna cevap olarak söylenecek çok 18 Türkmen, Fikret. Söz Sanatlarına ve Kelime Oyunlarına Dayalı Nasrettin Hoca Fıkraları Üzerine. Uluslar Arası Türk Dili Kongresi Bildirileri. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, s Morreal, John. age. s Türkmen, Fikret. agm. s. 2.

19 şey vardır. Her şeyden önce gülme ile ağlama arasında nitelik ve kimyasal olarak belirgin farklılıklar mevcuttur. Yukarıda değindiğimiz gibi, bedenimizde enerjiye yol açan korku, acıma, sevgi, öfke gibi her türlü duygu, kendini davranış olarak gösterme eğilimindedir. Bütün bu duygular mutlaka bir tepkiye dönüşürler. Örneğin korku, fiziksel bir geri çekilmeye, saldırıya, ağlamaya ya da tam tersine bastırmak için bedenin kendini öne sürmesine, karanlıktan korkan bir çocuğun şarkı söylemesi gibi bir tepkiye dönüşebilir. Meselâ öfke, yüksek sesle, bağırmayla, ağlamayla, belki de şiddetle açığa çıkabilir. Ama gülme, bir etkiye gösterilebilecek en son tepkidir. Önceki durumlarda zincirleme bir reaksiyon söz konusuyken, gülme bu reaksiyonu durdurur. Çünkü gülme başka hiçbir şeye dönüşmez. Kavga eden bir çift, bir espriye aynı anda güldüklerinde, bedenlerindeki sinirsel gerilimi boşaltmış olurlar ve şu bir gerçektir ki; gülme, diğer tepkilerde görülmeyen bir olumluluk, iyileştirme özelliği taşır. Walter B. Cannon da Acı, Açlık, Korku ve Öfke Durumlarında Bedensel Değişiklikler (Bodily Changes in Pain, Hunger, Fear and Rage) adlı kitabında bedeni harekete geçiren duygularla ilgili ayrıntılı bilgiler vermiş ve gülmeye neden olan durumları da bu doğrultuda açıklamaya çalışmıştır. 21 Arthur Koestler, Mizah Yaratma Eylemi adlı kitabında bedenin abartmaları olarak adlandırdığı fiziksel tepkilerin, sempatik-adrenal sinir sistemi adı verilen ve özerk sinir sisteminin sempatik ayrımı denen şeyle, böbrek üstü bezlerinin iliği tarafından salgılanan adrenalin ve noradrenalin (korku ve öfke) salgıları tarafından açığa çıkarıldığını savunur. Ayrıca adrenalin salgılamamıza neden olan tepkilerin gülmeyle sonuçlandığını söyler. 22 İnsanlar neye güler? Bu sorunun cevabını vermek oldukça güçtür. Yalın gülme (mizahî olmayan gülme) ile mizahî gülmenin sebepleri farklıdır. John Morreal, gülmeye neden olan üç unsurdan söz eder: 1. Ani değişiklik (psikolojik), 21 Koestler, Arthur. Mizah Yaratma Eylemi. çev: Sevinç- Özcan Kabakçıoğlu. İstanbul: İris Yay, S. 44. Ayrıca; Cannon, W. B. Bodily Changes in Pain, Hunger, Fear and Rage. New York: D. Appleton and Co., Baskı. ile karşılaştırınız.

20 2. Psikolojik geçişler, 3. Psikolojik değişikliğin memnuniyet verici olması. 23 Bütün bunlara zihinsel aykırılık, algılanabilir saçmalık, istem dışı hareket, beceriksizlik, insan vücudunun bir makine olduğunu düşündürecek mekanik bir katılık (Toplum karakterin, aklın, hatta bedenin her katılığına kuşku ile bakar. 24 ), kişileştirme, taklit, tekrar, tabiata aykırılık, biçim bozukluğu, hareket ve yüz komikliği, abartı gibi bir çok sebep de eklenebilir. Gülmenin sebepleri üzerine çalışmalar yapan Monroe, Dış veya iç etkinin birbirlerini zıt ve farklı dizide bir çok bilginin yer aldığı düşünce biçimleri ile gülmenin şekillendiği sonucuna varmıştır. 25 Sonuç olarak; mizah ve gülme konusunda ortaya koyulan bu görüşler, gülmenin mizahtan ayrılamayacağı gerçeğini gözler önüne serer. Mizahın bir sanat dalı olarak ortaya çıkmasında, insanların dünyaya gülerek bakmalarının büyük payı vardır. Bu sanat dalı, pek çok bilim dalının çalışması için elverişlidir. Bu nedenle bu konuda yapılabilecek pek çok çalışma vardır. B. MİZAH TEORİLERİ Mizahı, işlevlerini, amaçlarını, sonuçlarını anlama çalışmaları, bilim adamlarının mizahla ilgili çeşitli teoriler geliştirmesine yol açmıştır. Bu mizah teorileri, mizahı anlamamıza yardımcı olacağı gibi, mizahın bir unsuru olan gülmeyi de anlamamıza yardımcı olacaktır. Teorilerin her biri mizahın ve gülmenin bir başka yönünü açıklamaya çalışır. Bu açıklamalar, mizah dediğimiz bütünün parçaları olarak, onun 22 Koestler, Arthur. age. s Morreal, John. age. ss Bergson, Henry. age. s Türkmen, Fikret. Mizahta Üstünlük Teorisi ve Nasrettin Hoca Fıkraları. 5. Uluslar Arası Türk Halk Kültürü Kongresi. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, s. 3.

21 birbirinden farklı ama yine de birbiriyle ilişkili yönlerini ortaya koyar. Şimdi bu teorileri gözden geçirmeye çalışalım. B. I. ÜSTÜNLÜK KURAMI: En eski gülme teorisidir. Platon ve Aristo nun görüşleri doğrultusunda yapılandırılmış, başta Hobbes olmak üzere pek çok bilim adamı tarafından geliştirilmiştir. Platon, gülmenin insanî şeytanlık ve budalalıktan kaynaklandığını söyler. İnsanı gülünç kılan şey, kendini bilmemesidir. Kendini olduğundan fazla gören insanlar gülünçtür. Bu tip insanlara gülme; kötülemeyi, hor görmeyi de içerir. Gülerken insanî yanımızı yitiririz. Bu nedenle Platon, gülmeyi, güldüğümüz kusurlar bize de bulaşabilir diye doğru bulmaz. Platon, sanatta da gülen insanların betimlenmesini sakıncalı bulur. Platon, Laws adlı eserinde ise, çirkinliğin neye benzediğinin bilmenin eğitimsel bir görevi olduğunu düşünür. 26 Aristo da Platon a benzer görüşlere sahiptir. Ona göre Nükte, adam edilmiş küstahlıktır. 27 Şakacı tutum, insanı gayri ciddi yapar ve kişinin karakterine zarar verir. Yine de Aristo, gülmenin yapıcı olduğunu düşünür. Hiçbir insan kendisine gülünmesinden hoşlanmaz. Bu nedenle kendisini komik duruma düşürecek aptalca şeyler yapmaktan kaçınır. Bu görüşleri temel alan ve gülmenin vahşi, saldırgan, bencil doğası üzerine çalışanlardan biri de Hobbes tir. Hobbes, insanlığın ölümle sona eren bir güç arzusu içinde olduğunu öne sürer ve bu süreçte kazanılan zaferlerin gülmeye neden olduğunu söyler ve Daha önce bize ait olan zayıflıklarımızla karşılaştırdığımızda, birden bire içimizi bir yücelik duygusu kaplar. der. 28 Gülme kendini bir başkasından veya 26 Morreal, John. age., ss Morreal, John. age., s. 9. Ayrıca ; Aristoteles. Rhetoric. ss. 2, Morreal. age., s. 10. Ayrıca; Hobbes. Human Nature. English Works. Ed. W. Molesworth. London: Bohn, S. 4, Bölüm 9.

22 kendinin daha kötü olduğu önceki bir durumundan iyi görme sebebiyle bir çeşit kendinin kutlamadır. Ancak Hobbes de, Platon ve Aristo gibi gülmenin kişinin karakterine zararlı olabileceğini düşünür. Kişinin, kendisini başkalarıyla karşılaştırarak değil, kendisindeki bazı yetenekleri aniden kavramak yoluyla güldüğünü savunur. Çünkü başkalarına gülme bir korkaklık işaretidir. 29 Gülmeyi Kontrol altına alınmış bir korkaklık işareti olarak gören Konrad Lorenz ise, gülmenin özünü insanlığın gelişim çizgisinde, ilkel dönemlerinde arar. 30 Anthony Ludovici, Gülmenin Gizi (The Secret of Laughter) adlı eserinde Her gülme, bir kişinin bazı özel durumlara ya da genelde çevresine olağanüstü uyum duygusunun bir ifadesidir der. 31 Gülme, düşmana fiziksel ve ruhsal bir meydan okumadır. Herhangi bir duruma ondan daha iyi uyum sağladığımızı gösterir. Hem güç ve çeviklik, hem akıllılık, hem de anlayış ve sağlıkla ilgilidir. Ludovici ye göre çocuklar fiziksel uyumsuzluklara daha fazla gülerler. Büyüdükçe ruhsal ve kültürel uyumsuzluklara da gülmeye başlarlar. 32 Albert Rapp da gülmeyi araştıranlardan biridir. Nükte ve Mizahın Kaynağı ºThe Origin of Wit and Humor adlı kitabında, tıpkı Konrad Lorenz gibi, gülmenin ilkel bir davranıştan kaynaklandığını düşünür. Ayrıca gülmenin diğer grup üyelerinin rahatlamalarını sağlayan sesli bir işaret olabileceğini aktarır. 33 Alay etmeyle ilgili olarak da Rapp, çıkış noktasının kavgada yenilen tarafın fiziksel zaafları (morarmış göz, kırılan bacak vs.) olduğunu söyler. Bunun modern şekilleri halen vardır. Biz de zaaflara, yapılan yanlışlıklara, yenilgilere güleriz ve kendi başımıza gelmesinden çekiniriz. Şen 29 Morreal, John. age., ss Morreal, John. age., s Morreal, John. age., s. 12. Ayrıca; Ludovici, Anthony. The Secret of Laughter. New York: Viking Press, ss , 69. ile karşılaştırınız. 32 Morreal, John. age., ss Morreal, John. age., s. 13; Ayrıca; Hayworth, Donald. The Social Origin and Function of Laughter. Psychological Review, , 370. ile karşılaştırınız.

23 mizahta ise, tıpkı bir çocuğun çeşitli hallerine gülmemizde olduğu gibi, gülmeye sevgi ve alay, hatta şefkat karışır. 34 Araştırmacılar sadece başkalarına değil, kendimize gülmemizle de ilgilenmişler; bu konuyla ilgili de fikirler üretmişlerdir. Albert Rapp kendimize güldüğümüzde, hâlâ üstünlük duyguları taşımakta olduğumuzu iddia eder. Çünkü alay ettiğimiz kendimiz, gülen tarafımızdan koparılmıştır. Biz, kendimizin, belli bir durumdaki kötü resmine güleriz. 35 Gülmenin alay ettiği şey, gülen benlikten ayrılmış bir benliğin resmidir. 36 Bütün bunlara karşın, bu kurama karşı çıkanlar da olmuştur. Örneğin Voltaire, gülmenin, küçük görme ve öfkeyle bağdaşmayacağını ileri sürmüştür. Max Eastman, onu bu yüzyılda destekler ve hor görme işin içine girer girmez gülmeyi ondan ayırmamız gerektiği ni söyler. 37 Ancak John Morreal, bu eleştirilerin, insanların başkalarıyla alay etmek için güldükleri yolundaki gerçeği göz ardı ettikleri için eksik olduğunu düşünür. Modern dünya, bu hiç de insanî görünmeyen olguyu reddetse de bu gerçektir ve çocukların başkalarının fiziksel uyumsuzluklarını alaya alan ad takmalarında bile görülür. Bu alaycı gülme yetişkinlikte de sürer. Örneğin bize zararı dokunmuş birinin felaketine ya da çektiği acılara güleriz. Herhangi bir konuda üstünlük duyduğumuz kimselere güleriz. 38 Morreal in kurama karşı çıkma sebeplerinden biri de, her türlü gülmenin üstünlük kuramıyla açıklanamamasıdır. Mizahî olmayan gülme durumlarında, üstünlük duygusu yoktur. Ayrıca mizahî gülmede de üstünlük duygusu içermeyen örnekler vardır. Bu durum üstünlük kuramının kapsamlı bir gülme kuramı olamayacağının kanıtıdır. Bu da araştırmacıları, başka kuramlar aramaya itmiştir. B. II. UYUMSUZLUK TEORİSİ: 34 Morreal, John age., ss Morreal, John. age., s. 14. Ayrıca; Rapp, Albert. Origins Wit and Humor. New York: E.P. Dutton, ss ile karşılaştırınız. 36 Morreal, John. age., s. 14. Ayrıca; Eastman, Max. The Sence of Humor. New York: Scribner s, s. 7. ile karşılaştırınız. 37 Morreal, John. age., s Morreal, John. age., ss

24 İnsanlar, bebekliklerinden itibaren her şeyi, deneyimlerini birleştirerek, onları düzenli şemalara, çeşitlilik içinde bütünlük gösteren kalıcı örneklere sınıflayarak öğrenirler. Öğrenilen bu örnekler, onlara benzer durum ve olaylar karşısında nasıl davranacağımızı gösterir. Öğrenilen şey zamanla alışkanlığa dönüşür. Alışkanlıklar davranışlarla ortaya çıkar. Olması gereken, olabilir, mümkün olan her şeyi, durumu, olayı zihnimize kazımışızdır ve bunlar bize normal görünür. Ancak bu otomatikleşmiş düşünme ve davranma yolları ndan 39 kaçmaya çalışma insanın doğasında vardır ve bu, mizahı doğurur. Yani olayların akışında, dinleyici ya da okuyucuda, olayın nasıl sona ereceğine dair bir beklenti, otomatik bir düşünme ve kavrama mantığı vardır. Ancak olay beklenilenin dışında gerçekleşirse, insan şaşırır. Umulanın tersi, insanı güldürür. 40 Uyumsuzluk kuramı bu düşünce üzerine yapılanmıştır. John Morreal e göre, üstünlük kuramında esas olan başkalarıyla alay ederek eğlenmektir. Uyumsuzluk kuramında ise, esas olan, mantığa uymayan, beklenmedik olana duyulan zihinsel tepkidir. Üstünlük kuramında insan kendini başkalarıyla ya da daha önceki kendiyle karşılaştırır ama bu karşılaştırmadan çıkan sonuç her gülme durumu için geçerli olmayabilir. Bu açıklığı kimi bilim adamları uyumsuzluk kuramıyla kapatmaya çalışmışlardır. 41 Bu kuramın öncüleri Kant, Henry Bergson ve Schopenhauer gibi filozoflardır. Fakat kuramı ilk kez Aristo ortaya atmıştır. Rhetoric adlı eserinde, uyumsuzluğu bir gülme kaynağı olarak kabul etmiştir. Bu eserinde Aristoteles, dinleyicilerde belli bir beklenti yaratıp sonra da onları beklenmedik bir şekilde vurmanın, iyi bir güldürme yolu olduğunu anlatır. Aynı şekilde telaffuz değişikliği ve sözcük oyunları da insanları güldürür. 42 Yine de bu kuram, ancak 17. ve 19 yüzyılda ayrıntılı biçimde işlenebilmiştir. 39 Koestler, Arthur. age., s Koestler, Arthur. age., ss Morreal, John. age., s Morreal, John. age., s. 25.

25 Kant, Gülme; yıkılan bir umudun hiçliğe doğru, ani değişiminden doğan bir duygudur der. 43 Ona göre bir fıkrayı dinlerken edinilen beklenti, beklenmedik sonuçla bir hiçliğe dönüşür. Bu hiçlik, insanı güldürür. Schopenhauer ise, Kant ın öne sürdüğü hiçliğin olmayacağını, mutlaka bir beklentimizin olacağını savunur. Biz sadece beklemediğimiz doğrultuda duygulanım ediniriz. Her durumda gülmemizin nedeni, bir kavramla, o kavram ilişkisi içinde düşünülen gerçek nesneler arasındaki uyumsuzluğun aniden algılanmasıdır ve gülmenin kendisi bu uyumsuzluktan başka bir şey değildir der. 44 Uyumsuzluk kuramı da tıpkı üstünlük kuramı gibi her türlü gülme durumunu açıklayamaz. Sadece mizahî gülme durumları (Uyumsuzluk içermeyenleri de vardır. Örneğin, bir bulmacayı çözme, akrobasi gösterisi izleme vs...) bu şekilde açıklanabilir. Bunu dile getirenlerden biri James Beattie dir. James Beattie, gülmeyi duygusal ve hayvansal gülme olarak ikiye ayırır. Birincisi yani duygusal gülme, uyumsuzluktan doğar. Aynı bütünde birleşmiş uyumsuz şeylerin görünüşünden yükselir görünür. İkincisi ise bedensel duygulardan ve ani tepkilerden doğar. Gıdıklama, sevinç, bebeklerde cee yapma gibi tamamen mizahî olmayan gülme durumlarıdır ki bunları uyumsuzlukla açıklayamayız. Beattie e göre, uyumsuzluk zihinsel ya da kavramsal bir konudur ve ardında psikolojik bir mekanizma vardır. 45 Morreal e göre, Beatti nin uyumsuzluk teorisine kazandırdığı bir düşünce de, her uyumsuzluğun gülmeye neden olmayacağına dairdir. Rahatsızlık uyandıran, korku, acıma, hoşnutsuzluk, öfke ya da nefret gibi duygular uyandıran uyumsuzluklara 43 Morreal, John. age., s. 26. Ayrıca; Kant, Immanuel. Kritic of Judgment. çev: J. H. Bernard. London: Macmillan, s ile karşılaştırınız. 44 Morreal, John. age., s. 26; Sschopenhauer, Arthur. The World as Will and Idea. çev: R.B. Haldane- J. Kemp. London: Routledge& Kegan Paul, Sayı: 1, Bölüm: Morreal, John. age., s. 28.

26 gülemeyiz. İnsanî yanımız ağır basar. Çünkü, gülmeye duygusuzluk eşlik eder. Duygular işin içine girince gülünmez. 46 Beattie nin düşünceleri kabul görmüş, uyumsuzluğun da genel bir gülme kuramı olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. B. III. RAHATLAMA TEORİSİ: Rahatlama teorisinde gülmeye fizyolojik bir bakış açısı vardır. Gülmenin insanda fiziksel ve dolayısıyla ruhsal olarak rahatlamaya yol açması bu kuramın temelini oluşturur. İnsanlarda çeşitli baskıların, yasakların ya da günlük sıkıntıların yol açtığı sinirsel enerji bu yolla boşaltılır, biyolojik ve psikolojik bir rahatlama meydana gelir. Bu teoriyi, Morreal in Gülmeyi Ciddiye Almak adlı kitabında ele aldığı bilgileri naklederek anlamaya çalışalım. İlk olarak Shaftesbury nin 1711 yılında yayımladığı Nükte ve Mizahta Özgürlük (The Freedom of Wit and Humor) makalesinde bu kuramın izlerine rastlanır. Baskı altında olan ruhlarını kimi kez taşlamayla, öykünmeyle, soytarılıkla rahatlatan insanlar, bu sayede baskılardan öç alırlar; gülerler. Bu görüşlere katılan Alexander Bain de, Shaftesbury i takip eden bir düşünürdür. 47 Yasaklar arzuları doğurur ve hedefine ulaşamamış arzu, açığa çıkarılmamış sinirsel enerjiye dönüşür. Örneğin cinsellik ve şiddet çoğu zaman bastırılan iki duygudur. Bu duygular kışkırtıcı bir etkiyle karşılaştıkları zaman, tepki gülme şeklinde olur. Hemen her toplumda, yaş ve meslek grubunda cinsel fıkraların çok rağbet görmesi buna delil olarak gösterilebilir. Gülerek rahatlamak, kişinin birikmiş enerjisinin açığa çıkmasıdır. Bazen cinsellik ve düşmanlık içermeyen, yani insanda bastırılmış bir enerji hissi yaratmayan şeylere de gülünür Morreal, John. age., s Morreal, John. age., ss Morreal, John. age., s. 35.

27 Bu kurama ilişkin sayabileceğimiz en önemli iki isim Spencer ve Freud dur. Spencer, kuramı Gülmenin Psikolojisi Üzerine (On the Physiology of Laughter) adlı eserinde açıklamıştır. 49 Spencer bu eserinde, duygularımızın, sinir sistemimizde sinir enerjisine dönüştüğünü ve bunun da mekanik enerji olarak kendini gösterdiğini savunur. Sinir enerjisinin daima kas hareketleriyle ifade edilmeye yatkın olduğunu söyler. Spencer a göre gülme, duygusal enerjinin sıradan boşalma yöntemlerinden başka bir şeye dönüşmeme yönüyle farklıdır. Sinir sistemi boşalır ve devinim durur. Tabi gülmenin sadece yüz kaslarını değil, enerjinin sürekli ve çok olması ve gülmeyle boşalmaması halinde, solunum sistemine ait diğer organları da (diyafram ve ciğerler) etkilediği açıktır. John Dewey, Spencer dan oldukça etkilenmiş ve o da gülmenin sinirlerin aniden boşalması anlamına geldiğini yinelemiştir. 50 Ancak mizahî gülme, duygusal bir enerji içermez. Ayrıca baskı altındaki duygularımızdan değil de başka sebeplerden dolayı da gülebilir ve rahatlayabiliriz. Duygusal bir etki olmadan da gülmek mümkündür. Spencer gülmenin yoğundan aza doğru bir seyir izleyip sonunda tükendiğini söyler ki, gülmenin bütün türlerinin ya da bütün insanların gülmelerinin bu kalıp içine sokulamayacağı açıktır. Bütün bunlar da gösteriyor ki, rahatlama kuramı da bütün gülme türlerini tek başına açıklayacak genel bir kuram değildir. Ancak günümüzde de kabul edilen gerçek, mizahın iyileştirici bir gücünün olduğudur. Mizah korkuyu, zayıflığı, hastalığı, başarısızlığı yenmemize yardım eden, bize yeni bakış açıları kazandıran, hayata dengeli tutunmamızı sağlayan olumlu bir olgudur. Özellikle günümüzün, insanı her yönden kuşatan sosyal, ekonomik, kültürel zorluklarının yarattığı stres düşünüldüğünde, mizahın bütün bunlarla baş etmeyi sağlayacak pozitif düşünceyi insana kazandırdığı gerçeği daha iyi anlaşılır. Rahatlama kuramından bahsedildiğinde mutlaka Freud da anılır. Freud rahatlamayı baskı altındaki cinsellik ve şiddetin açığa vurumu şeklinde, kendi 49 Morreal, John. age., s. 36. Ayrıca; Spencer, Herbert. On the Physiology of Laughter. Essays on Education. London: J. M. Dent, ile karşılaştırınız. 50 Morreal, John. age., s. 38. Ayrıca;Dewey, John. The Theory of Emotion. Psychological Review , 559. ile karşılaştırınız.

28 psikoanalitik yöntemiyle açıkladığından onun görüşlerini ayrı bir kuram olarak ele almak mümkündür. B. IV. PSİKOANALİTİK KURAM: Tezli gülmece kuramı da denen bu kurama göre her insanda gizli kalmış bir saldırı isteği vardır. Zaman zaman çeşitli davranış ve konuşmalarda bu istek açığa çıkar. Freud, çok bilinen psikoanalitik kuramını gülme ve mizahı açıklamak için de kullanmış ve düşüncelerini Şaka ve Şakanın Bilinçaltı ile İlişkisi (Jokes and Their Relation to the Unconscious) adlı kitabında açıklamaya çalışmıştır. 51 Bu kitaba göre insanlar, her türlü tepki için bir enerji ayırmışlardır ancak gereksiz olup da kullanılmayan bu enerjiler şaka yaparken, komik durumlara gülerken ve mizahî durumlarda ortaya çıkar. Şaka yaparken bastırılmış ya da yasaklanmış duygu ve düşünceler için ayrılıp kullanılmayan enerjiyi; komik durumlara tepki verirken, düşünmeye ayrılıp da kullanılmayan enerjiyi; mizah için de, duygularca kullanılmayan enerjiyi kullanırız. Freud şakanın, düşmanca bir saldırıdan, yergiden veya kendini koruma amacından kaynaklandığını savunur. 52 Yani Freud, toplumsal baskıların zapt ettiği duygu ve düşüncelerimizi (bilinçaltımızı), şaka yoluyla açığa (bilince) çıkardığımızı söyler. Şaka, yöntem itibariyle tıpkı rüya görme gibidir; bilinçaltımızı açığa çıkarır. Ve insanlar şaka yapmaktan zevk alırlar çünkü başka şekilde tatmin edemedikleri zevklerini bu yolla tatmin ederler. 53 Ancak, Morreal in ifadesine göre, Freud un bu fikirleri başka araştırmacılar tarafından tutarlı bulunmamıştır. Freud şakayı bilinçaltıyla ilişkilendirir. Her türlü komik ve mizahî durumu bilinçaltıyla açıklayamayacağımız gerçeğini gözden kaçırır ya da yok sayar. Örneğin mizah yazarları ya da günümüzde moda olan bir meslek grubu olan stand-upçılar gibi profesyonelce şaka üretenler, tamamen bilinçaltı kaynaklı hareket etmezler. Ayrıca Freud duygularımızı bastırmak için kullandığımız enerjiyi, yine bu duyguları açığa çıkarmak için kullandığımızı savunur. Oysa genel rahatlama kuramında Spencer, herhangi bir duygu için biriktirilmeyen, aniden ortaya çıkan bir 51 Morreal, John. age., s. 43. Ayrıca; Freud, Sigmund. Jokes and Their Relation to the Unconscious. New York: Penguin Books, ile karşılaştırınız. 52 Morreal, John. age., s.40.

29 enerjiden ve bu enerjinin gülme yoluyla boşaltılmasından bahseder. Gülme eğer gereksiz enerjinin açığa çıkarılmasıysa, Enerji nasıl gereksiz olur ya da gereksiz enerji nedir? sorusunun cevaplanması gerekir. Bir de kurama tersinden yaklaşacak olursak, ilginç bir saptamayla karşı karşıya kalırız. Madem insanlar bastırılan enerjilerini gülme veya fıkra anlatma, dinleme yoluyla açığa çıkarıyorlar; öyleyse bu fıkraları dinleyen, anlatan insanlar bu duyguları en çok bastırılan insanlar olmalıdırlar. Mantıklı gibi görünen bu düşünce pek çok deneyle çürütülmüştür. Örneğin Eysenck, cinsel ve saldırgan duygularını bastırmayıp dile getirenlerin, cinsel fıkralara, bu duygularını bastıranlardan daha çok ilgi duyduğunu kanıtlamıştır. 54 Freud, üç şeye gülündüğünü düşünür: Şakalara, komik durumlara ve mizaha. Freud un kuramı yalnızca mizahî durumlara neden gülündüğünün açıklanması esnasında tutarlı görünür. Spencer in tersine Freud sadece mizahî gülmenin duygusal enerjinin boşaltılması için kullanıldığını düşünür. Freud un diğer iki gülme biçimiyle ilgili bir çalışması mevcut değildir. Bu nedenle Morreal, bu kuramın tam olarak net olmadığını düşünüyor. B. V. MEMNUNİYET VERİCİ BİR DEĞİŞİKLİKTEN KAYNAKLANAN GÜLME: John Morreal, Gülmeyi Ciddiye Almak adlı kitabında bilinen mizah teorilerini verdikten sonra, bunlara dayanarak yeni bir teori ortaya atar. Çünkü bilinen gülme teorilerinin hiç biri, gülmeyi tam olarak açıklayamaz; her biri gülmenin farklı bir boyutunu ele alır. Gülme kuramlarının zayıf kabul edilen ve eleştiriler yöneltilen 53 Morreal, John. age,. ss Morreal, John. age., s. 50. Ayrıca; H.J. Eysenck. The Psychology of Humor için yazdığı önsöz. Ed. Jeffrey H. Goldstein and Paul E. McChee. New York: Academic Press, s. XVI. ile karşılaştırınız.

30 kısımlarını bu kuramla sağlamlaştırmaya çalışan Morreal, özellikle gülmenin nedenlerinden hareket etmektedir. Morreal, daha önce de belirttiğimiz gibi gülmenin ani psikolojik bir değişiklik, psikolojik geçişler ve de psikolojik değişikliğin memnuniyet verici olması gibi unsurlara dayandığını söylemektedir. Anilik, psikolojik değişim; değişme ise düşünce ile ilgilidir. Morreal, kuramında sözü edilen bu unsurları daha da açar ve bunları gülmenin yapısını ortaya çıkaracak genel bir formül haline getirmeye çalışır. Gülme değişimin neden olduğu duyguların sinirsel bir eylemle dile getirilmesidir diyen Morreal, bu duyguyu eğlenti ya da şenlik diye adlandırır. Mizahî olmayan gülme durumlarının, gülme kuramları ile açıklanamamasına karşın, bunların da gülme kuramları içinde yer alabileceğini ispatlamaya çalışır. Kuramında özellikle mizahî olmayan gülme durumları üzerine eğilir. Mizahî olmayan gülme çeşitleri (utanma, histeri ve azot oksit soluma hariç) psikolojik değişim tepkisidir. Bu tepkide anilik ve bunun içerdiği bir zevk söz konusudur. Ani olmayan değişiklikler gülmeye yol açmaz. Her hoş değişiklik de gülmeye neden olmaz. Bazen de aksine hoş olmayan bir değişiklik gülmeye neden olabilir. Psikolojik değişimdeki anilik, değişim miktarına (Bir önceki durumla bir sonraki durum arasındaki fark) ve değişimin olabilmesi için geçen zamana bağlıdır. Bir psikolojik değişim, eğer korku, acıma, öfke, iğrenme gibi olumsuz duygulardan herhangi birini uyandırıyorsa, gülme ortaya çıkmaz. Şaşkınlık, merak, hayret ya da sorunu çözme isteği uyandıran değişiklik de insanı güldürmez. Ancak bir yetişkin, komik olmayan bir duruma gülebilir. Örneğin bir çalışan patronunun anlattığı bir olaya gülebilir. Çünkü gülme yetişkinler için öğrenilmiş bir davranıştır. Ayrıca psikolojik değişimden zevk alabilmek için acil ihtiyaçlarımızın giderilmiş olması gerekir. Fizyolojik ihtiyaçlar sosyal güdülere her zaman baskın çıkarlar. 55 Morreal, öncelikle bebeklerin gülmelerini ele alır. Yazara göre, bir bebeğin gıdıklama yoluyla güldürülmesi duyularla alakalıdır. Bir başka deyişle kavrama ve 55 Morreal, John. age., ss

31 anlamayla değil, duygusal değişimlerle ilişkilidir. Teninde şaşırtıcı bir dokunuş hisseden, buna eşlik eden tanıdık ve sevecen bir ses duyan ve de rahatsız olacağı herhangi bir durumla karşılaşmayan bebek, mutlaka gülecektir. Burada değişiklik anidir. Çünkü bebek dünyayı kavrayış dizgeleri içerisinde tanımadığı bir şeye maruz kalır ve bu temas onu şaşırtacak çabukluktadır. Bu durum, gülmede aniliğin olması gerektiğinin bir kanıtıdır. Çünkü gıdıklanacağını bilen bir yetişkin kendini bu duruma hazırlar. Komik bir olayı ya da fıkrayı anlatan bir kişinin, anlattığı olaya dinleyiciler gibi gülememesinin arkasında da bu yatar. Anlatıcı sonucu bilir, yani sonuç onun için beklenmedik ve ani değildir. Bir espriye ikinci kez aynı şekilde gülünemez. Bu da gülmede aniliğin gerekli olduğunu kanıtlayan bir örnektir. 56 Aynı şekilde bir yetişkin tarafından havaya atılıp tutulan bir bebek, havaya atıldığı andaki güvensizliğin, yerini tekrar tutulduğu andaki güvene bırakması esnasındaki değişiklik sonucu güler. Bebek biraz daha büyüdüğünde sadece duyumsal değil, fiziksel uyaranlarla karşılaştığında bunlara gülmeyi de becerir. Cee yapma oyununda olduğu gibi, görsel deneyimlerle seçtiği nesnelere, insanlara, oyunlara güler. Piaget e göre, bebekler sekiz aylık olana kadar nesnelerin gözden kaybolduklarında da varlıklarını sürdürdüklerini bilmezler. Bu nedenle saklanan oyuncaklarını aramazlar. Çocuklar daha önce karşılaşmadıkları şeylere gülerler. Yüzün bir açılıp bir kapanması oyunu onlar için bir var olup bir var olmamasıdır ve bu oyun ani ve çabuk olduğu ölçüde komiktir. Saklanma uzun sürerse bebek korkar, ani olmazsa sonucu bilir ve sıkılır. Çocuk, büyüyüp, dünyadaki varlıkları ve olayları kavramsal bir yapıya oturttuğunda mizahî durumlardan da hoşlanmaya başlar. Farklı olan, ancak bu fark tehdit edici değilse ve hoşsa, ona komik gelir. Çocukların yetişkinlerden daha çok gülmesi bu şekilde açıklanabilir. Yetişkinler dünyayı tanırlar ve çocuklara tuhaf gelen şeyler onlar için tanıdıktır. 57 Biz de daha önceden bilmediğimiz şeylerle, mesela yeni ve şaşırtıcı bir teknolojik aygıtla karşılaşırsak benzer tepkiler veririz. Tanrılar Çıldırmış 56 Morreal, John. age., s Morreal, John. age., s. 63.

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ KIŞILIK KURAMLARı GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ Kişilik Nedir? Psikolojide kişilik, kapsamı en geniş kavramlardan biridir. Kişilik kelimesinin bütün teorisyenlerin üzerinde anlaştığı bir tanımlaması yoktur.

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri Kurucuları ve Okullar ( W. Wundt Okulu,

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Davranış Bilimleri I. Fizyobiyolojik Sistem A Biyolojik Yaklaşım II. Psikolojik Sistem B. Davranışçı Yaklaşım C. Gestalt

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5

Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 Psikolojiye Giriş Bilişsel Gelişim Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 2 Okuma raporu #1 Alkolizm için Freudyen bir açıklama getirin. Daha sonra da davranışçı bir açıklama getirin. Son

Detaylı

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR?

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? SELDA TÜRKMEN le EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? EFT, orijinal İngilizce isminin baş harflerinin kısaltmasıdır; "Emotional Freedom Techniques". İnsanda huzursuzluk yaratan bütün kötü duygulardan

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI Okul öncesi dönem genel anlamda tüm gelişim alanları açısından temellerin atıldığı

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi ÖFKE KONTROLÜ Aşağıdaki kendini değerlendirme soruları bilimsel bir araç olarak tasarlanmış değildir. Amaç; çeşitli durumlardaki davranışlarınıza

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER SAYI:3 1. SINIF III. PYP SORGULAMA ÜNİTESİ VELİ BÜLTENİ ANA FİKİR: Oyunlar duygu ve düşüncelerimizi keşfetme ve ifade etme yollarımızdan biridir. 1. Oyun çeşitleri 2. Oynarken hisset"klerimiz ve öğrendiklerimiz

Detaylı

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve

Detaylı

II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI)

II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI) II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI) Fiziksel Gelişim Bu dönemdeki çocukta, ilköğretimin II. Kademesine geç uyum sağlama görülebilir. Hem bedensel hem de psikolojik açıdan birçok

Detaylı

NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO

NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO Cilt:3 Sayı:4 Şubat 2013 Issn: 2147-5210 www.thestudiesofottomandomain.com NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO THE

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları: OYUN VE ÇOCUK Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Yardımcı Doçentlik Tarihi: 1999 Doçentlik Tarihi: 2012

ÖZGEÇMİŞ. Yardımcı Doçentlik Tarihi: 1999 Doçentlik Tarihi: 2012 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Arzu Araz 2. Doğum Tarihi: 17/ 04/ 1967 3. Ünvanı: Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Psikoloji Ege Üniversitesi 1988 Y. Lisans Sosyal Psikoloji

Detaylı

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57 Eğitimci yazar M. Emin KARABACAK ın BAYRAMLIK İSTEMEYEN ÇOCUKLAR (Çocukların Okul Başarısını Artırmada Anne Babalara Düşen Görevler) kitabından sonra ikinci kitabı BİLİNÇALTI APTALDIR ŞAKADAN ANLAMAZ kitabı

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Erken Dönem Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Mitolojik Teori Mitlerin Meteorolojik Gelişimi Teorisi Güneş Mitolojist Okul ve Güneş

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES 1 2 Stres nedir? bireyin fizik ve sosyal çevredeki uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrettir 3 Stres nedir? EUSTRESS: Hedefler,

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI GÜRÜLTÜ = HOŞA GİTMEYEN SES GÜRÜLTÜNÜN SÜRESİ ŞİDDETİ ZAMANI TÜRÜ GÜRÜLTÜ FİZYOLOJİK TEPKİLER RUHSAL TEPKİLER FİZYOLOJİK TEPKİLER ANĠ GÜRÜLTÜDE KAS GERĠLMELERĠ BAġ DÖNMESĠ YORGUNLUK ĠġĠTME KAYIPLARI METOBALĠZMA

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ * Koyu renkle yazılmış kazanımlar; ulusal sınavlarda (SBS...gibi) sınav sorusu olarak çıkabilen konulardır; diğer kazanımlarımız temel ana dili becerilerini geliştirmeye

Detaylı

Mitolojik Kuram. Dr. Süheyla SARITAŞ 4

Mitolojik Kuram. Dr. Süheyla SARITAŞ 4 Okullar ve Ekoller Dr. Süheyla SARITAŞ 1 Mitolojik Kuram Mitolojik kuram veya mitolojik okul olarak bilinen bu yaklaşım Grimm lerin Alman dili ile ilgili çalışmalarda kullandıkları karşılaştırmalı dilbilimi

Detaylı

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162 TREYT KURAMLARI (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) TREYT KURAMLARI Treyt Bireylerin farklılık gösterdiği kişilik boyutlarının temelini oluşturan duygu, biliş ve davranış eğilimleri Utangaç, açık,

Detaylı

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE? ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? Prof. Dr. Mukim SAĞIR ÖZET Bu makalede ana dil ve ana dili terimlerinin kullanımları üzerinde durulacaktır. Aralarında nüans olan bu iki terimin Türkçe ve Türk Dili öğretiminde

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

4-6 YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ GELİŞİM ALANLARI 1- PSİKOMOTOR GELİŞİM 2- SOSYAL-DUYGUSAL GELİŞİM 3-ZİHİNSEL ALAN VE DİL GELİŞİMİ

4-6 YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ GELİŞİM ALANLARI 1- PSİKOMOTOR GELİŞİM 2- SOSYAL-DUYGUSAL GELİŞİM 3-ZİHİNSEL ALAN VE DİL GELİŞİMİ 4-6 YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ GELİŞİM ALANLARI 1- PSİKOMOTOR GELİŞİM 2-3-ZİHİNSEL ALAN VE DİL GELİŞİMİ 4-4 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR? PSİKOMOTOR GELİŞİM Top oyunlarında iyice ustalaşmıştır..

Detaylı

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX 1. Çocuklara Zarar Veren Anne-Baba Davranışları...1 Aşırı Koruyuculuk ve Kısıtlayıcılık...2 Reddetme; Maskelenmiş Mahrumiyet...4 Aşırı Hoşgörü ve Şımartma...5 Aşırı Beklentiler...6

Detaylı

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ DÜNYANIN EN BÜYÜK MARKALARI, GÖRMENİN ÖTESİNE GEÇTİLER. Onlara Katılın, Bugün. GÖRMENİN ÖTESİNDE GELİŞMEK Karanlıkta Diyalog Nedir? Karanlıkta Diyalog atölye çalışmaları

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni Çocuk ve Cinsellik Cinsel kimlik kişinin ait olduğu cinsi bilme hissidir. Cinsel kimlik gelişimi, doğumla başlayan ve yetişkinliğe kadar devam eden

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

D. Kodu Ders Adı Ders Saati Kredi Z/S TDE 501 AğızAraştırmaları 3 3 S TDE 503 Arapça I 3 3 S TDE 505 Âşık Edebiyatı 3 3 S TDE 507

D. Kodu Ders Adı Ders Saati Kredi Z/S TDE 501 AğızAraştırmaları 3 3 S TDE 503 Arapça I 3 3 S TDE 505 Âşık Edebiyatı 3 3 S TDE 507 YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ABD LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI Türk Dili ve Edebiyatı Tezli Yüksek Lisans Programı Programın öngörülen

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ?

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? Cerrahi Servisler İnsanlar duyuları aracılığı ile dış dünyayı algılar, ruhsal, zihinsel, sosyal gelişimini sağlar. Duyulardan birinin eksikliği, algılamanın bütünlüğünü

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir.

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir. Rehberlik Servisinin Ve Rehberliğin Tanıtılması Rehberlik Nedir? Rehberlik; eğitimde bir hizmet alanı olarak demokratik ortam içinde öğrencinin bedensel, zihinsel ve sosyal bütün kapasitelerini en ileri

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU. 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr.

1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU. 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. ÖZ GEÇMİŞ-CV 1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 16.03.1979 tarihinde Malatya da doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini ve ayrıca üniversite lisans ve yüksek lisans

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ Adı, soyadı... : Sınıfı... : Tarih :.../.../2015 YÖNERGE: Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse sağdaki boşluğa " doğru " anlamına gelen D harfinin altına

Detaylı

kavramının inşa edilmesi

kavramının inşa edilmesi B E N L İ K kavramının inşa edilmesi Ben kimim? Doç.Dr. Hacer HARLAK - Sosyal Psikoloji I sorular sorular - sorular Siz diğerlerinden farklı mısınız, yoksa benzer mi? Herkes için aynı kişi misiniz? (Eğer

Detaylı

İçerik. Duygunun Tanımı Bileşenleri Sınıflandırması Duyguların ifadesi Duygular ve psikosomatik bozukluklar Duygusal Zeka testi

İçerik. Duygunun Tanımı Bileşenleri Sınıflandırması Duyguların ifadesi Duygular ve psikosomatik bozukluklar Duygusal Zeka testi DUYGULAR İçerik Duygunun Tanımı Bileşenleri Sınıflandırması Duyguların ifadesi Duygular ve psikosomatik bozukluklar Duygusal Zeka testi Duygu Nedir? Kişiye göre deneyimleme Öznel ifade biçimi Karmaşık

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

Yabancı Dil Ööğreniminde Güçlü Hafıza Teknikleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Yabancı Dil Ööğreniminde Güçlü Hafıza Teknikleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yabancı dil öğreniminde kelime ve anlamını ezberleme oldukça önemli bir yere sahiptir. En sık kelime ezberleme yöntemi ise tekrardır. Yani sık sık kelimenin ve anlamının tekrar edilmesidir. Bu kelimelerin

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ Prof. Dr. Erdal ZORBA GEÇMĐŞTEN GÜNÜMÜZE SAĞLIK Geçmişte sağlığın tanımı; hastalıklardan uzak olma diye ifade edilirdi. 1900 lerin başında ölümlerin büyük bir kısmı bakteri ve

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ Tutum Tutum bir kişinin diğer bir kişi, bir olay veya çevresi ile ilgili olarak negatif veya pozitif tavırdır. Tutum Tutumlar değerler gibi sosyal ve duygusal inşalardır

Detaylı

SAĞLIK YÜKSEKOKULU ÇOCUK GELİŞİMİ TEZLİ YÜKSEK LİSANS DERSLERİ YÜKSEK LİSANS BİLİMSEL HAZIRLIK DERSLERİ YÜKSEK LİSANS ZORUNLU/SEÇMELİ DERSLERİ

SAĞLIK YÜKSEKOKULU ÇOCUK GELİŞİMİ TEZLİ YÜKSEK LİSANS DERSLERİ YÜKSEK LİSANS BİLİMSEL HAZIRLIK DERSLERİ YÜKSEK LİSANS ZORUNLU/SEÇMELİ DERSLERİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU ÇOCUK GELİŞİMİ TEZLİ YÜKSEK LİSANS DERSLERİ YÜKSEK LİSANS BİLİMSEL HAZIRLIK DERSLERİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİNE GİRİŞ EĞİTİMSEL YAKLAŞIMLAR GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Z 2 0 2 6 ÇOCUĞU TANIMA

Detaylı

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

I. BÖLÜM I. DİL. xiii I. BÖLÜM I. DİL DİL NEDİR?... 1 İNSAN HAYATINDA DİLİN ÖNEMİ... 3 ÇOCUĞUN İNSAN OLMA SÜRECİNDE DİLİN ÖNEMİ... 5 ANA DİLİNİN ÖNEMİ... 6 DİL VE DÜŞÜNCE... 7 DİL, SEMBOL VE İŞARET İLİŞKİSİ... 12 DİL, KÜLTÜREL

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri. Doç. Dr. Recep KARA

Bilimsel Araştırma Yöntemleri. Doç. Dr. Recep KARA Bilimsel Araştırma Yöntemleri Doç. Dr. Recep KARA 3. Ders 1.Literatür Taraması - Literatür taraması nedir ve nasıl yapılır? - Literatür taramasında kütüphaneler 2. Süreli Yayın nedir? Süreli Yayınların

Detaylı

Sahaja Yoga ÜNİVERSİTE Programları

Sahaja Yoga ÜNİVERSİTE Programları 2013 Sahaja Yoga ÜNİVERSİTE Programları Meditasyon - Hint Kınası - Hint Müziği - Hint Dansı Sahaja Yoga, her insanın içinde var olan pozitif potansiyeli açığa çıkarmayı hedef alan, iç huzur ve denge sağlayan,

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ OKUMA KÜLTÜRÜ (5 EYLÜL - 21 EKİM) - Konuşmacının sözünü kesmeden sabır ve saygıyla dinler. - Başkalarını rahatsız etmeden dinler/izler. - Dinleme/izleme yöntem ve tekniklerini

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim İletişim "Ne kadar çok bilirsen bil, söylediklerin karsındakinin anlayacagı kadardır."

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Hamileliğe başlangıç koşulları

Hamileliğe başlangıç koşulları Zeka aslında tek bir kavram değildir. Zekayı oluşturan alt yeteneklere bakıldığında bu yeteneklerin doğuştan getirilen yeteneklerin yanı sıra sonradan kazanılmış, gerek çocuğun kendi çabasıyla edindiği,

Detaylı

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır.

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır. AİLE TUTUMLARI Eğitimciler olarak bizler çocukların gelecekte uyumlu ve başarılı olabilmeleri için en sağlıklı eğitim yollarının geliştirilmesi çabası içindeyiz. Öğrenci eğitiminde ve çocuğa karşı doğru

Detaylı

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS Dersin Adı Psikolojiye Giriş Dersin Kodu OKÖ105 Dersin Türü Zorunlu Dersin Seviyesi Lisans Dersin AKTS kredisi 4 Haftalık Ders

Detaylı

Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları

Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları Murat Demirbaş 1, Mustafa Bayrakci 2, Mehmet Polat Kalak 1 1 Kırıkkale University, Education Faculty, Turkey 2 Sakarya University, Education Faculty,

Detaylı

Bizi Zorlayan Çocuklarımızla İletişim. Prof. Dr. Ayşegül Ataman Lefke Avrupa Üni. TÜZYEKSAV Mütevelli Heyet İkinci Başkanı

Bizi Zorlayan Çocuklarımızla İletişim. Prof. Dr. Ayşegül Ataman Lefke Avrupa Üni. TÜZYEKSAV Mütevelli Heyet İkinci Başkanı Bizi Zorlayan Çocuklarımızla İletişim Prof. Dr. Ayşegül Ataman Lefke Avrupa Üni. TÜZYEKSAV Mütevelli Heyet İkinci Başkanı Ana babaları zorlayan özellikler Soruları ile sizi çıldırtıyor mu? Sizin unutmak

Detaylı

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Okuma-Yazma Öğretimi Teori ve Uygulamaları ESN721 1 3 + 0 7 Okuma yazmaya hazıroluşluk, okuma yazma öğretiminde temel yaklaşımlar, diğer ülke

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Yapılandırmacı Yaklaşım

Yapılandırmacı Yaklaşım Yapılandırmacı Yaklaşım Dr Ismail Marulcu 1 Yapılandırma ama neyi? Öğrenme sürecinde yapılandırılan, inşa edilen ya da yeniden inşa edilen bilgidir. Yapılandırmacılık öğrencilerin yeni bilgileri nasıl

Detaylı

TURKCEDERSĠMĠZ.COM 2014-215EĞĠTĠM ÖĞRETĠM YILI TÜRKÇE DERSĠ 5. SINIF ÜNĠTELENDĠRĠLMĠġ YILLIK PLANI KAZANIMLAR METİNLER ÖLÇME DEĞ.

TURKCEDERSĠMĠZ.COM 2014-215EĞĠTĠM ÖĞRETĠM YILI TÜRKÇE DERSĠ 5. SINIF ÜNĠTELENDĠRĠLMĠġ YILLIK PLANI KAZANIMLAR METİNLER ÖLÇME DEĞ. BİREY VE TOPLUM 15 26 EYLÜL (12 SAAT) PARA CÜZDANI (ÖYKÜLEYİCİ METİN) OKUMA KONUŞMA YAZMA DİL BİLGİSİ 11. Kurallarını Uygulama 1. k için hazırlık 2. amacını belirler. 3. amacına uygun yöntem belirler.

Detaylı

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM EVLİLİKTE İLETİŞİM ve YAŞAM BECERİLERİ -2 EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM EVLİLİKTE İLETİŞİM ve YAŞAM BECERİLERİ 2 SUNUM İÇERİĞİÇ Evlilikte İletişim

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENİ LİSESİ R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 2010 2011 Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. Sokrates 9. S ı n ı f l a r LĠSELĠ OLMAK ve REHBERLĠK SERVĠSĠNĠN TANITIMI Sevgili

Detaylı