mazluma dini, milliyeti sorulmaz!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "mazluma dini, milliyeti sorulmaz!"

Transkript

1 ya işçi - yoksul köylü hükümeti, ya kıyamet! İSCİ KARDESLİĞİ... Sayı 42 Ocak YTL mazluma dini, milliyeti sorulmaz! TEKEL işçileri Ankara da İşçi Kardeşliği Partisi merkezi gazetesidir Halklarımız kardeş olacak! İşçi sınıfımız kazanacak! İKP Merkez Yürütme Kurulu T ürk halkıyla Kürt halkının birbirlerine düşman olmasından yararı olan kim? Herhalde hayatını perişan bir şekilde sürdüren ve oradan oraya göç etmek zorunda bırakılan yoksul Kürt köylüsü değil. Herhalde büyük kentlerin varoşlarında sefalet içinde yaşamaya çalışırken bu kentlerin en pis işlerini yapmak zorunda kalan yoksul Kürt gençleri de değil. Ya da her bulabildiği işten senesi dolmadan atılan genç Türk işçisi mi? Yoksa artık işsizlikten ve parasızlıktan kahve köşelerine bile gitmekten çekinen kimisi yüksek okul mezunu Türk gençleri mi? Önlerindeki tek seçenekleri gidip birbirlerini öldürmek zorunda bırakılan Türk ve Kürt gençleri mi? Tabii ki hiçbiri değil. Peki o halde, yoksa sakın bu kış soğuğunda kendini Ankara ya atıp hükümetin polisinden bir araba dayak yemesine rağmen işçi sınıfı olmanın sorumluluğunu sırtında taşıyan Tekel işçileri mi Türk halkıyla Kürt halkının birbirlerine düşman olmasını istiyorlar? Alay gibi soru değil mi? Elbette ki istemiyorlar. Türkiye işçi sınıfımız saflarının Türklerle Kürtlerden oluştuğunu herkesten iyi bildiği için böyle bir düşmanlığın oluşmasının karşısındaki en büyük güç olarak duruyor. Ama gene de halklarımı- zı birbirine düşman etmeye çalışan kanlı çatışmalar sürüyor. Demek ki bu çatışmaların devam etmesini arzulayanlar var. Kim bunlar? Hangi güçler bunlar? Cambaza bak! Bak sen şu ABD emperyalizmiyle onun yardakçısı AB ye! Bir yandan Irak ı işgal edip orada yaşayan bütün halkları ve Müslüman mezhepleri birbirlerine Saddam döneminde bile olduğundan daha fazla düşman edip kırdıracaklar, Afganistan ı işgal edip, orada da Taliban var gerekçesiyle bu işgali Pakistan a da yaymaya çalışacaklar; Yugoslavya yı ne hale getirdiklerini herkes biliyor. Öbür yandan hiç sıkılmadan çıkıp Türklerle Kürtler barış yapsın! diyorlar. Günümüzün kokuşmuş ve şairin sözüyle tek dişi kalmış canavar ı olan emperyalizmin ayakta kalmasını sağlayan tek beslenme imkanı halkların kanı ve bunun için de sürekli taraflara silah satmak zorunda. Dünyanın en büyük savaş kışkırtıcısının barış istemesi kadar büyük bir yalan olabilir mi? Ya bu yalana kendisi de ortak olup insanları kandırmaya çalışan AKP hükümetine ne demeli? Kürt halkıyla Türk halkı zaten işçi direnişlerinde bir araya gelip kardeşleşmenin yolunun nereden geçtiğini dost düşman herkese gösteriyorlar. Ama barış açılımı diyen cambaza herkes şu soruyu sormak zorunda. Barış konusunda gerçekten samimi isen önce emperyalizmin hizmetine sunup Afganistan a gönderdiğin askerlerini geri çek de görelim! Uluslararası bir savaş aygıtı olan NATO dan çık da görelim! Etraftaki ülkelere bomba yağdıran kendi ülkendeki Amerikan askeri üslerine el koy da görelim! Bu işler öyle one minute! cambazlıklarıyla yürümez, bilmiş ol! İşçi sınıfı mücadelesi halkların kardeşliğinin yolunu gösteriyor! Halkların kardeşliğinin yolunun nereden geçtiğini TEKEL işçilerinin direnişi ve giderek yayılmaya başlayan yeni işçi mücadeleleri derhal göstermeye başladı. İşçi sınıfı mücadelesi güçlendikçe halklar arasına atılmış nifak tohumları yok oluyor. Kardeşlik tabanda güçleniyor. Tersinden kardeşlik güçlendikçe de sınıf mücadelesi güç kazanıyor. Bu durumda emperyalistlerin ve onların yardakçılarının bütün planları altüst oluyor. Türk ve Kürt halklarının her daim kardeşliğinin çimentosu olan Türkiye işçi sınıfının öncülüğündeki mücadele, önümüzdeki dönemde emperyalizmden bağımsız bir kurucu meclis açılımıyla milleti yeni temellerde yeniden oluşturmanın yollarını sonuna kadar açacaktır. İşçi Kardeşliği Partisi bu görevin bir parçası olmaya şimdiden hazır olduğunu ilan eder.

2 GÜNCEL Aramızda hırsızlar var! İşsizlik, yoksulluk dizboyu, banka karları ise zirvede Ülkemizde işsizlik ve yoksulluk insanlarımızı kavururken Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) açıklamasına göre geçen yıla göre bankaların karları yüzde 45,9 artarak Ekim ayı itibarı ile 17 Milyar 393 milyon liraya yükseldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Ekim 2009 itibarıyla, bankaların gönderdikleri kesinleşmemiş geçici verilere göre sektörün göstergelerini açıkladı. Bankaların, geçen yıl Ekim sonunda 11 milyar 920 milyon lira olan dönem karları, bu yıl Ekim itibarıyla yüzde 45,9 artarak 17 milyar 393 milyon liraya yükseldi. Bankacılık sektöründe 2009 un ilk yarısı boyunca gerçekleşen kâr rekorları Borç Makinesi üçüncü çeyrekte yenilendi. Sadece iki bankanın kârlılığı geçen yılın ilk dokuz aylık dönemine göre geriledi. Geri kalan 12 bankada yüzde 100 ü aşan kâr artışları yaşandı. 14 bankanın toplam kâr rakamı 1.98 milyar dolar (2.95 milyar TL) artarken, sektörün kâr rekortmeni Garanti Bankası oldu. Ülkemizde işsizliğin, yoksulluğun her geçen gün arttığı böyle bir dönemde bankaların karlarının rekor kırması hükümetin politikaları ile ilgili. Hükümet uyguladığı politikalarla yüzde ı yabancıların olan bankaları kara boğdu! Bu politikalarla üretime verilen krediler azaltıldı borçlar artırıldı. Toplam borçlar Ağustos ayı itibarı ile 475 milyar liraya çıkarken bankalar İşçi Kardeşliği Sayı: 42 Ocak 2010 Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: İşçi Kardeşliği Partisi adına Engin Bodur Yönetim Yeri: İKP Genel Merkezi Öncebeci Mh. İncesu Cd. Doğan Apt. 7/B Çankaya/Ankara Tel: (312) İnternet: Hesap No: PTT Posta Çeki: Akbank: Baskı: Ofis Matbaa Yayın Kağıt Sanayii Ltd. Davutpaşa Kışla Cd. Güven Sanayi Sitesi No: 388 Topkapı/İstanbul Tel: (212) da Hazine nin finansörü haline geldi. Bütçeden faiz ödemeleri hızla arttı. Daha bu yılın ilk 9 ayında bütçeden yapılan faiz harcamaları 45,5 milyar TL ye ulaştı, yani toplam bütçe harcamalarının yüzde 23 ünü götürdü. Bu oran yılsonuna kadar daha da artacak. İKP Programı ndan: Tüm özel bankalar kamulaştırılacak, dış ticarette devlet tekeli koyulacaktır. Bir kumarhane olan borsa kapatılacaktır. Bizim Taraf Zeki Kılıçaslan Heeeeeey!... Türkleeeeeer!... Kürtleeeeeer!... AKP nin tutarsız, temelsiz Açılım politikasının tıkanması, Kürt illerinde artan sokak eylemleri, Tokat ta 7 askerin öldürülmesi ve DTP nin kapatılması. Son aylarda ve günlerde yaşadığımız bu olaylarla Türkiye yeni bir gerilimli ve tehlike dolu döneme girdi. Kürt sorunu tarihten devraldığımız bölgenin ve ülkemizin bir gerçekliği. Bugünkü Türkiye topraklarında yaşayan Türkler ve Kürtler Osmanlı döneminde Hiristiyan azınlıklardan farklı olarak İslam ve halifelik şemsiyesi altında yakın bir birliktelik içindeydi. O günün kapalı ekonomik ve sosyal koşullarında Kürtler kendi yerel koşullarında kısmi özerk geleneksel bir yaşam tarzı içindeydiler. Türkiye Cumhuriyeti devleti yeni bir ulus-devlet inşa ederken Osmanlı dan kalan Müslüman çoğunluk içindeki bu Türk ve Kürt halk gerçekliğini dikkate almadı. Farklı etnik kimlikleri tanıyarak demokratik bir içerik kazanabilecek ulusal devlet yerine farklı kimlikleri yok sayan, totaliter bir yönelime girdi. Herkesi Türk ve öte yandan da devlet güdümlü Sunni Müslüman bir kalıba sokmaya çalıştı. Ortak İslami kimliğin kamusal hayatın dışına çıkarıldığı ve halifeliğin kaldırıldığı artan baskı koşullarında, egemenliğini her alana yayan merkezi devlet otoritesinden rahatsız olan yerel Kürt otorite ve önderlikler öncülüğünde dini veya etnik kimlikle isyanlar, başkaldırılar yaşandı ve bunlar kanla bastırıldı. Devlet bir yandan baskıyı sürdürürken diğer yandan da giderek Kürt bölgesindeki egemenlerle anlaşmaya gitti. Ağalık, şeyhlik düzenine dokunulmadı. Ağalar veya yakınları hem tek parti döneminde hem de çok partili sisteme geçildikten sonra milletvekili yapıldı, Kürt kimliğini öne sürmedikçe makbul kabul edildi. Yoksul köylü Kürtler ise eğitimsiz bir kitle olarak ağaların hizmetinde idi. Bütün soğuk savaş döneminde bu düzen, uluslararası koşulların da elverişliliği sayesinde sürdürüldü. ABD ve NATO şemsiyesi altında anti- komünizm ve Türk milliyetçiliği herkese dayatıldı. Ama zaman giderek değişti. Kapitalizm Türkiye topraklarında yükseliyordu. İşçi ve sosyalist hareketler gelişti. Kürt gençleri ve yoksul halkı bundan etkilendi, kitlesel olarak Ecevit in halkçı politikalarını ve sosyalist eğilimleri destekledi. Emek ve sosyalist hareketin yükselişi kısa sürdü. Türkiye de kitlelerle, emekçi halkla bütünleşen sermaye güçlerinden bağımsız, kitlesel, kalıcı bir işçi/ emekçi siyaseti oluşturulamadı. Başlangıçta emek, yoksul halk, sosyalist kimlikle yükselen Kürt halkının siyasallaşması ise Sovyet sisteminin zayıflaması ve sosyalizm umutlarının sönmesi ile Kürt milliyetçiliği yönünde evrilmeye başladı. 12 Eylül yönetimin işkenceci, baskıcı yönetim koşulları silahlı/şiddete dayalı mücadele biçimleri için siyasal/ sosyal ve toplumsal psikolojik olarak zemin hazırladı. Silahlı mücadeleyi esas alan PKK giderek güçlendi larda yeni bir döneme girdik. Sovyetler çökmüştü. Rakipsiz kalan Kapitalist-emperyalist sistem bütün sosyal devlet uygulamalarını geri almaya başladı. Küreselleşme ve Yeni liberal politikalarla eşitsizlik, sömürü ve işsizlik giderek arttı. Yeni liberal politikaların uygulanması ile sosyal devlet uygulamalarından yoksun sendikasız, sigortasız çalışma koşullarında çalışan, işsiz kalan Türk emekçi kitleler ve gençlik ya dini mezhebi cemaat örgütlenmelerine ya da Türk milliyetçisi siyasi eğilimlere yöneldi. Kürt yoksul çoğunluk ise benzer şekilde ya PKK ve DTP eksenindeki Kürt kimlik hareketine ya da dini cemaatler içine çekildi. Sistemini sürdürmek için Komünizm öcüsünden yoksun kalan Emperyalist sistem bir yandan büyük ölçüde kendi kontrolünde veya desteklediği uluslararası terörizm ve radikal İslami hareketleri öne sürerken diğer yandan sadece etnik-ulusal, dini-mezhebi kimlikleri kapsayan insan hakları, demokrasi, özgürlük politikalarını yükselterek kitlelerin desteğini almak istiyordu. Daha önce desteklediği anti-komünist otoriter ulus devletler, artık her koşulda işine yarayan bir araç değildi. Emperyalist-Kapitalist egemenlik sistemi için petrol ve diğer enerji kaynakları nedeniyle çok önemli olan Ortadoğu ve tüm Avrasya bölgesi giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştı. Egemen sistem bu bölgede emperyalistkapitalist sisteme, küresel kapitalizme karşı çıkmayan her türlü demokratik hak arayışına sıcak bakıyordu. PKK uluslararası destek bulduğu ortamda daha da etkili olmaya başladı. Yaşanan çatışmalar büyük manevi ve maddi yaralar açtı ve açmaya devam ediyor. Hepimiz biliyoruz ve yakın tarihten öğrendik ki emperyalist sistem için esas olan bu tür sorunların eşitlikçi, demokratik bir çözümü değildir. Onlar sorunların kendi bölgesel egemenliğine zarar vermeyecek ya da güçlendirecek tarzda çözülmesini veya her zaman kullanabileceği şekilde bir tür çözümsüzlüğü isterler. Onların çözümü barışçı olabileceği gibi kanlı da olabilir. Şimdi parlamenter/demokratik Kürt siyasal hareketi olarak DTP özelindeki Kürt mücadelesinin yeni bir baskıya alındığı koşullarda yaşıyoruz. Halklarımız arasında İzmir de, Çanakkale de yaşandığı gibi gerilimler artıyor. Ortak yaşanan kentlerde mahalleler daha da bir ayrılmaya başlıyor. Nereye gidiyoruz? İşte burada haykırmak gerekiyor. Heeeeeey!... Türkleeeeeer!... Kürtleeeeeer!... Nereye gidiyoruz? Bize yakışan bu muydu? Heeeeey!... Türk, Kürt, Sunni, Alevi işçileri, emekçileri, yoksul halkları... Bu ülkeyi Türklerin ve Kürtlerin eşit özgür olarak yaşadığı, emperyalistkapitalist sömürün son bulduğu bir yeni uyanış dönemine mi sokacağız, yoksa... 2 İŞÇİ KARDEŞLİĞİ

3 GÜNCEL Hükümet özelleştiriyor, patronlar kar ediyor, işçiler sokağa atılıyor Biz yatarak para kazanmıyoruz ama siz özelleştirerek Açıklamanın geri kalanında: Türkşeker e ait Türkiye nin batısından doğusuna kadar 25 adet şeker fabrikası bulunmakta, fabrikalar, bulundukları bölgeler açısından işsizliği önleyici ve sosyal hayatı düzenleyici önemli bir rol oynamaktadır. Kar ve zarar eden fabrikaların birbirini dengelediği Türkşeker de, toplamda kamuya ait olan şeker fabrikaları her yıl kar etmektedir. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi durumunda ne olacağı geçmişte yaşanan örneklerden bilinmektedir. Bu fabrikaların büyük bir bölümü kapatılacaktır ve ülkemizin en köklü kurumlarından biri daha tarih olacaktır. Tabi işin en önemli boyutlarından biri, bu fabrikaların kapanması ile birlikte Türkiye nin şeker ve şekerin yan ürünleri ba- zenginleşiyorsunuz Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. ye kımından da dışa bağımlı bir ülke ait Kastamonu, Kırşehir, Turhal, haline gelecek olmasıdır. Türkiye yi Yozgat, Çorum ve Çarşamba Şeker kendi kaynaklarından mahrum Fabrikaları 8 Aralık ta AK-CAN Şeker Sanayi ne devredilerek özelleştirildi. Türkiye de 25 adet şeker fabrikası bulunuyor. Bunlardan en kârlı 6 fabrika değerinin çok altında bir bedelle satıldı. Akcan şirketinin verdiği parayı iki yılda çıkaracağını açıklayan Şeker-İş Sendikası Başkanı İsa Gök, özelleştirmenin ardından 3 fabrikanın kapanacağını söyledi. Özelleştirmelerle ilgili bir açıklama yapan Türk-iş Yönetim Kurulu ise Türkiye nin yıllardan beri özelleştirme kıskacı altında bulunduğunu, yılları arasında 199 kuruluşun özelleştirildiğini, bunlardan 125 inin kapatıldığını, en yoğun özelleştirmenin AKP hükümeti döneminde yapıldığını belirtti. Özelleştirme nedeniyle 42 bin işçinin işini kaybettiği, bunlardan yaklaşık 18 bininin her türlü işçi olma hakkından yoksun bırakılarak 4-C kapsamına alındığı ifade edilen açıklamada, bu kapsamda çalıştırılanların sendika üyesi olamadığı ve kıdem tazminatı hakkından da yoksun oldukları söylendi. 750 işçinin çalıştığı Malatya Şeker fabrikasının da aralarında bulunduğu 4 fabrika ise 2010 yılının Ocak ayında satışa çıkarılacak. Tekel işletmelerinde olduğu gibi şekerde de özelleştirilen fabrikaların büyük bir kısmı kapatılacak. bırakıp, kat kat pahalıya şeker ithal eder duruma getirmek, bu hükümet açısından övünülecek bir durum olmayacaktır. Söz konusu özelleştirme işsizliğe de neden olacak, işsiz Fabrikalar zarar ediyorsa bunun sorumlusu sizin hükümetinizdir. Bu güne kadarki zarar ettirilen fabrikaların sorumlusu da sizin gibi patron hükümetlerinizdir. Zarar eden fabrikalar bilinçli olarak özelleştirilmeye gerekçe bulmak için zarar ettiriliyor. kalan şeker işçileri tıpkı diğer örneklerinde olduğu gibi 4-C kapsamına alınarak güvencesiz bir mağduriyete mahkûm edilecektir. denildi. Şeker fabrikaları zarar mı ediyor? Bu güne kadarki diğer patron hükümetleri gibi AKP hükümeti de özelleştirmeyi, talanı, namussuzluğu meşru göstermek işçilerin rızasını almak için aynı yola başvuruyor: Yalan. Hükümet ülkemizde pancardan üretilen şekerin satış fiyatının diğer ülkelere göre yüksek olduğu ve şeker fabrikalarının zarar ettiğini söylüyor. Hâlbuki ülkemizde pancar şekeri maliyetleri ve satış fiyatları Avrupa nın birçok ülkesinde üretilen pancar ve kamış şekeri maliyetinin ve satış fiyatının altında. ABD-AB emrediyor AKP uyguluyor AKP hükümeti, AB ve ABD emperyalizmleri ve büyük şeker tekellerinin ondan istediklerini harfiyen uyguluyor. Avrupa Birliği nin bütün ekonomi ve tarım politikaları AB nin merkezinde yer alan dört büyük ülkenin ve bu ülkede faaliyet gösteren şirketlerin çıkarlarına göre şekilleniyor. 27 üyeli Avrupa Birliği birçok birlik üyesine pancar şekeri üretiminde kota sınırlaması getirerek diğer ülkelerin şeker üretimini engellemiş, İngiltere de üretilen kamış şekerini ithal etmeye mecbur bırakmıştır. Fiyatı Londra borsasında belirlenen kamış şekerinin maliyeti ve satış fiyatları pancar şekerine göre yarı yarıya düşük olmasına karşın Borsa da dünyanın en pahalı şekeri haline gelmektedir. AB ve ABD emperyalizmleri ithal şekere yüzde 200 ün üzerinde gümrük vergisi koyarak içerde ürettiği kamış ve pancar şekerlerini korurken, Türkiye deyse Şeker üretimini yok ederek kendi ürettikleri şekeri ithal etmeye mecbur bırakıyor. AKP hükümeti AB nin tarım politikalarını uygulamaya şeker fabrikalarını özelleştirerek başladı. Özelleştirmelerin ardından ikinci adım olarak şeker fabrikaları kapatılacak ve şeker pancarı ekiminden vaz geçilecek. Üçüncü adımda Türkiye, şekeri AB ve ABD ülkelerinden ithal etmeye başlayacak. Sağlık Hizmetleri Otelcilik Hizmetlerine Dönüştürüldü Özel hastanelerin SGK lılardan aldıkları fark ücreti, Bakanlar Kurulu kararı ile yüzde 30 dan yüzde 70 e çıkarıldı. 1 Ocak tan itibaren yürürlüğe girecek karar özel hastanelerde tedavi masraflarını 2 kat artıracak. Yeni düzenlemeyle özel hastanelere otellerdeki yıldız sitemi getiriliyor. Hastaneler 1 den 5 e kadar numaralandırılacak. Parası olana 5 yıldızlı otel hizmeti, olmayana ise tek yıldızlı otelcilik hizmeti sunulacak. İstanbul Üniversitesi Temizlik İşçileri Mücadeleyi Kazanarak İşe Geri Döndüler İstanbul Üniversitesi Çapa, Cerrahpaşa ve Haseki Kardiyoloji Enstitüsü nde çalışan temizlik işçilerinin sendikalaşma mücadelesi 2007 Nisan ayında başladı. Türk-İş e bağlı Belediye-İş Sendikası bu işyerlerindeki temizlik işçilerinin çoğunluğunu sendika üyesi yaparak işyerinde yetkiyi aldı Aralık ayında işyerinde taşeron şirket olarak çalışan Avrupa-Seven Ortaklığı ile Toplu Sözleşme görüşmelerine başlayan Belediye-İş, 2008 Mart ayında Toplu Sözleşme görüşmelerini sonuçlandırarak, 2008 Ocak ayında başlamak üzere işyeriyle sözleşmeyi imzaladı. Bu süreçte İstanbul Üniversitesi temizlik işlerini yeniden ihaleye çıkardı, ihaleyi Çağ Ltd. firması kazandı. Çağ Ltd. sendikanın diğer firma ile daha önce yapmış olduğu toplu sözleşmeyi uygulamayarak işçilere bireysel sözleşmeyi dayattı. Yeni gelen firma daha önce çalışan 55 yaşını aşmış, diploması olmayan ve sendikalaşma sürecinde aktif olarak çalışmış 85 kişinin işine kanundışı bir şekilde son verdi. Çıkışlardan sonra 1 Temmuz 2009 tarihinde işçiler bu haksız uygulamaya karşı hastane bahçesinde direnişe geçtiler ve bu süreçte işe iadeleri için dava açtılar. İşten atılarak yaklaşık 1,5 yıl mağdur edilen ve işsizliğe mahkûm edilen İstanbul Üniversitesi temizlik işçileri, onurlu mücadelelerini mahkeme sonucunda kazanarak 20 Kasım 2009 tarihinde işlerine geri döndüler. İŞÇİ KARDEŞLİĞİ 3

4 SENDİKALARIMIZ 25 Kasım 2009 Grevi ve Eskişehir Garı Bu yazının yazılma amacı 25 Kasım Grevini yaşayan bir kamu emekçisi olarak yaşadığım kişisel deneyimleri İKP li arkadaşlarımla paylaşmaktır. Belki anlatacağım deneyimin çok daha fazlasını defalarca yaşamış birçok abimiz-ablamız var ama benim kuşağım açısından önemli bir deneyim olduğunu düşündüğüm için, kişisel gözlem ve değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Kasım Grevi Türkiye nin her 25 yerinde beklenenin üzerinde bir katılımla gerçekleşti. (KESK başkanı Sami Evren greve katılımın yüzde 90 oranında olduğunu söylese de bu gerçekçi bir rakam olmaktan çok uzak. Katılımla ilgili kesin rakamlara henüz ulaşılabilmiş değiliz.) Grev işçi sınıfının kullandığı en etkili silahtır. Grevde şarteller iner, üretim durur. Kamu alanında adına layık bir grev ancak okulların, hastanelerin ve vergi dairelerinin kapanması; posta, belediye hizmetlerinin durdurulması anlamına gelecektir. 25 Kasım da bu kurumlarda işler durmasa da yavaşladı, sağlıklı bir hizmet verilmedi. Tüm okullar olmasa da sendikal örgütlülüğün fazla olduğu kimi okullarda eğitim yapılmadı. Çoğu hastanede sadece acil servisler çalıştı. Bütün bu sektörler içerisinde grev adına layık bir yer varsa orası Devlet Demiryolları ydı. Bütün istasyonlarda trenler ve banliyöler durduruldu. Demiryolu ulaşımını ucuz ve güvenli olduğu için seçen halkın, bayram öncesi yollarda kalması, hem halkın grevden haberdar edilmesinde büyük rol oynadı hem de medyanın daha çok ilgilenmesini sağladı. Ben grevi 24 Kasım ı 25 e bağlayan gece yarısında Eskişehir garında karşıladım. O gece yaşadıklarım grevin nasıl bir şey olduğunu az çok tecrübe etmemi sağladı. O gece emekçiler arasında yaşanan dayanışma, devlet güçlerine ve polise karşı birlikte karşı duruş, grev kırıcılara duyulan tepki. Yani bir grevde yaşanabilecek çoğu şey vardı. Memur denilen emekçilerin işçi sınıfının asli bir parçası olduğunu ve memur - işçi ayrımının ne kadar suni bir ayrım olduğunu bir kez daha gördüm. Bu nedenle, Eskişehir deki grev çalışmalarının merkezinde yer almış bir arkadaşınız olarak hem grevin Eskişehir deki örgütlenmesi hem de o gece paylaşılmayı hak ediyor. İşçi Kardeşliği nin 41. sayısında belirtildiği gibi 25 Kasım grevi KESK ve Kamu Sen in ortak kararı olsa da birçok konuda, ortaklık sağlanmadan planlanmış bir eylemdi. Nitekim çoğu ilde KESK ve Kamu Sen 25 Kasım da farklı alanlarda miting yaptılar. Eskişehir de ise 25 Kasım ın birlikte örgütlenmesi, ortak alanda miting yapılması konusunda KESK şubelerinin ortak bir tavrı vardı. Bütün illerde, bu ortaklığın sağlanması gerektiği konusunda ilimize gelen KESK MYK üyelerine de öneri ve eleştirilerimizi sunduk. Bu konuda KESK içindeki bazı radikal (Eskişehir de öne çıkanlar Halkevi ve TKP oldu) bizi faşistlerle işbirliği yapıyorsunuz diye eleştirdiler. (nihayetinde, TKP liler iş bırakacağız ama ortak alana gelmeyeceğiz dediler) Neyse ki emekçilerin birliğini önemseyenler, Kamu Sen in farklı nedenlerle de olsa nihayetinde KESK in grev talebine evet dediğini, onların tabanlarını etkilemek için ortak eylemlerde bir araya gelmek gerektiğini söyleyenler çoğunluktaydık. Eskişehir de KESK ve Kamu Sen den oluşan bir grev komitesi oluşturuldu. Birlikte işyerleri gezildi. İşyeri panolarına iki konfederasyonun afişleri birlikte asıldı. Halka, hazırlanan ortak imzalı bildiriler dağıtıldı. Grev komitesinden KESK e bağlı Birleşik Taşımacılık Sendikası yla (BTS) Kamu Sen e bağlı Türk Ulaşım Sendikası nın anlamlı bir talebi oldu. Bu iki sendika yöneticileri Eskişehir Garının grevde kilit bir rol oynayacağını, gece yarısından önce Haydarpaşa, Ankara, İzmir ve Konya dan kalkacak birçok trenin Eskişehir e geleceğini ve burada tutulması konusunda kararlı olduklarını ifade ettiler. Bu nedenle gece yarısı demiryolu emekçilerinin desteğe ihtiyacı olacağını söylediler. Grev Komitesi, KESK ve Kamu Sen e bağlı yöneticilerin gece yarısından itibaren garda olmasına ve gerekirse sabaha kadar beklenilmesine karar verdi. Zaten ertesi gün yapılacak miting için de garın önündeki alan seçilmişti. Gece yarısı garda buluşan yaklaşık kişilik yönetici ve aktivistle birlikte Eskişehir Gar ına grev pankartını astık. Polisin de önemli bir yığınak yaptığı garda gergin bekleyiş başladı. Gara gelecek olan ilk trenin Memur Sen üyeleri tarafından götürüleceği ve bunların greve ikna edilemediği söylense de trenin gara girdikten sonra yoluna devam etmesi orada bulunanlarda moral bozukluğuna ve endişeye yol açtı. Saat 02:00 civarı gara gelen Anadolu Ekspresi nden inen makinist ve kondüktörler polisin ve gar müdürlüğünün tehditlerine, kimi yolcuların protestolarına boyun eğmeden grevde olduklarını, trenin yola devam etmeyeceğini söyleyerek alkış ve sloganlarla grevcilerin yanlarına geldiler. Saatlerdir orada bekleyen herkeste bu kez yüzler gülüyor, grevin başarılacağına dair inanç artıyordu. Diğer istasyonlardan gelen haberler alınmaya başlandığında daha bir gayret ve cesaretle gara giren trenlerin önüne atlıyor, demiryolu emekçilerini coşkuyla karşılıyorduk. Devlet güçleri ve TCDD Genel Müdürlüğü bir yandan trenlerin hareket ettirilmesi için talimatlar gönderirken diğer yandan yolcular kasıtlı olarak bekletiliyor ve grevci emekçilerle karşı karşıya getirilmeye çalışıyordu. Zaman zaman tansiyon yükselse de BTS ve Ulaşım Sen li emekçiler başta olmak üzere kimse provokasyonlara meydan vermedi. Tam tersine tehditler orada bulunanlar arasındaki birlik ve dayanışma ruhunu daha da artırdı. O gece Eskişehir Garı nda ve Enveriye İstasyonu nda altı tren ve yaklaşık iki bin yolcu bekletildi. TCDD saat 06:30 gibi bekletilen yolcuları, kiraladığı otobüslerle gidecekleri yerlere taşımak zorunda kaldı. Bu 25 Kasım Grevinin başarıldığını ve işverenin pes ettiğini gösteren en önemli kanıttı. Ertesi gün alana giren KESK ve Kamu Sen kortejlerinde en çok gece boyunca garda direnen demiryolu emekçilerine gönderilen selamlar yankılandı. Değerli mücadele arkadaşlarım, benim kuşağım 12 Eylül rejimi ve Özal döneminin mağduru olan bir 90 kuşağıdır. Ben de 90 ların sonunda kamu emekçilerinin mücadelesine fiili olarak katılmış bir arkadaşınızım. Benim kuşağım ne 1970 lerdeki büyük grevleri, boykotları, direnişleri yaşadı ne de 1989 Bahar eylemlerini. Benim kuşağım bir ölçüde 1995 lerdeki kamu emekçilerinin verdiği fiili-meşru mücadeleye tanıklık etti. Emek Platformu nun Sosyal Güvenlik yasasına karşı 1999 da gerçekleştirdiği Ankara Mitingi ve 1 Aralık 2001 Grevi benim kuşağımın ve işçi sınıfının belleğinde yer eden önemli dönemeçler oldu. 25 Kasım Grevinin de işçi sınıfının yeni bileşenlerinin belleğinde yer alacağını biliyorum. Devlet ve sistem tarafından her türlü saldırıların hedefi olmuş, bütün örgütleri yağmalanmış, parçalanmış emekçilere bu dönemeçler her şeyin henüz bitmediğini, tarihin devam ettiğini gösteriyor. Bu nedenle 25 Kasım ı hem kişisel olarak bana yaşattığı tecrübeler hem de bu topraklarda süren sınıf mücadelesinde önemli bir kilometre taşı olduğu için önemsiyorum. Herkese selam olsun. İKP İrtibat Ankara Genel Merkez: Öncebeci Mh. İncesu Cd. Doğan Apt. 7/B Çankaya/ Ankara Tel: (312) Eryaman: Özlem Sarı Tel: (505) Mamak: Sevim Şimşek Tel: (312) İstanbul İl Merkezi: Aksaray Guraba Hüseyinağa Mh. Kakmacı Sk. Blok: 10 Daire: 14 Fatih (Aksaray Metro karşısı) Tel: (212) Anadolu Yakası: Rasimpaşa Mh. Nüzhet Efen di Sk. No: 36/5 Kadıköy Tel/Faks: (216) Bağcılar: Mustafa Durdağı Tel: (536) Bayrampaşa: Salih Aşkın Tel: (534) Esenler: Erhan Taş Tel: (535) Küçükçekmece: Osman Zorba Tel: (535) Gaziosmanpaşa: İsmail İşcan Tel: (546) Sarıyer: Yaşar Avcı Tel: (533) Zeytinburnu: Necdet Kılıçaslan Tel: (537) İzmir Kapılar mahallesi, sokak, No:2 D:2 Konak Çetin Aryal: (507) Antalya Hasan San Tel: (532) Balıkesir Adnan Menderes Mh. Çarşı Mevkii No: 12 (Megyad üstü) Nadir Bıçakçı: (542) Muharrem Kartefe: (544) Bursa Rasim Gökçe: (539) Edirne Tel: (535) (538) Eskişehir Cumhuriye Mh. Porsuk Bulvarı, Dilem Sk. Çağlayan İş Merkezi, Kat 5, No: 47/d Tel: (222) Gaziantep Mustafa Yanılmaz Tel: (536) Malatya Nazire Sarıkaya Tel: (536) Mersin İ. Halil Çakırlı Tel: (537) Tekirdağ/Çorlu Saffet Bilgi Tel: (535) Yalova Enver Karagünli Tel: (505) Zonguldak Kadir Tuncer Tel: (542) İnternet 4 İŞÇİ KARDEŞLİĞİ

5 ULUSLARARASI POLİTİKA Gençler Cezayir de sorunlarını dile getirdi ve çözüm aradı Cezayir Devrim için Gençlik Konferansı Cezayir İşçi Partisi nin ev sahipliğini yaptığı Devrim için le düşüncelerini paylaştı. Genelde gerekliliğinden bahseden Ceza- konuşmalardan da anlaşıldı ki, dünya M. Abdelmadjid Sidi-Saïd gençlik- mücadeleden ve milli sanayinin yaşadığı sorunlar üzerine yaptığı Gençlik Organizasyonu nun 1. kongresinde çeşitli ülkelerden gelen gençler, Cezayirli kardeşleriyle birlikte gençliğin sorunlarını masaya Cezayir gençliğinin sorunları üzerine tartışılsa da hiç kuşku yok ki Türkiye, Bangladeş, İspanya, Fransa ve Filistinli gençlerin katılımı kongreyi ulusyir birleşik sendikaları başkanı M. Abdelmadjid Sidi-Saïd in, sanayileşmeyi milli burjuvazinin gelişmesine bağlaması ağır bir şekilde eleştirildi. gençliğinin yaşadığı sorunlar birbirinden çok farklı değil. Emperyalist güçlerin varlıklarını sürdürebilmek için ve kârlarını yükseltmek için yatırdı ve çözümler için yol lararası bir platforma taşıdı. Kongre Yukarıda bahsettiğimiz savaşa ve sömürüye karsı komisyonun temini değiştirmek için belirledikleri başlattıkları savaşlardan, eğitim sis- haritasını belirlemeye çalıştı. çalışmaları içinde oluşturulan savaşa ve sömürüye karşı komisyonu nda Kongrenin açılış konuşmasını dışında, üç ayrı komisyon daha yol haritalarından tek fayda sağlayan oluşturulan dünya gençliğine ve yapan Cezayir İşçi Partisi Başkanı çalışmalarını yaptı. Bunlardan birisi organizasyondan sorumluyken, Bu insanlıkdışı savaşlardan ve kapital sahipleri, yani patronlar. işçilerine hitaben çıkan çağrı yazısı Louisa Hanoune, gençliğin yaşadığı da bu kongrenin uluslararası misyonunun en büyük göstergesidir. sorunların çözülmesi için, kendilerine karşı yapılan saldırılara ve yükseköğretim sistemine dayattığı dan en çok zarar gören ise işçiler diğer ikisi kapitalizmin Cezayir deki eğitim sistemine yapılan saldırılar- haksızlıklara karşı gerek ulusal gerek Konferansta konuşan Salah Salah, İsrail tarafından Filistin halkına Doktora karşı reformu) ve güvence- Ülkesinde işçilerin sesini meclise yeni düzen, LMD (lisans, Master, ve yarının işçileri olan gençler. uluslararası alanda ortak bir mücadele yürütülmesi gerekliliği üzerinde siz iş üzerine çalışmalarını yaptı. taşıyabilecek kadar güçlenmiş olan karşı uygulanan zulmün bir an önce durdurulması ve bu zulümden başta durdu ve uluslararası katılımın da Ayrıca hâlihazırda işçi olan veya Cezayir İşçi Partisi nin ev sahipliğini Amerika Birleşik Devletleri olmak sağlandığı bu konferansın gençliğin üniversitede okuyan işçi adayları yaptığı böylesine büyük bir organizasyon bir şey daha gösterdi ki, o üzere, rant sağlayan emperyalist mobilizasyonu açısından itici bir güç ülkelerin oyununun bozulması için olarak, gençliğin problemlerinin oluşturmasını umduğunu belirtti. gençliğin uluslararası alanda birleşik işçi sınıfınınkiyle direk bağlantılı da güçlü bir kitlesel işçi partisinin Yoğun bir programı olan konferans 3 gün sürdü. İsteyen gençlerin bahsetti. Filistin de yaşanan dramdan bir cephe oluşturmasının öneminden olduğu ve bu yüzden de belli kazanımlar elde etmek için verilecek başta gençlik olmak üzere toplumun varlığının sadece işçiler için değil, söz alarak düşüncelerini belirttiği ve yıllardır süregelen mücadeleden olan mücadelenin işçi sınıfıyla bütün ezilen kesimleri için etkili bir mücadele verebileceğidir. ve sorularını yönelttiği konferansta, bahseden Salah Salah, bu sorunun omuz omuza verilmesi gerektiği Filistin sorunuyla ilgili konuşması çözümünün, vatandaşların din ve düşüncesi konferansa hâkimdi. İKP olarak, bu organizasyona için davet edilen Salah Salah ve Cezayir deki işçi sınıfı ve Cezayir deki sendikal mücadele üzerine konuşan Cezayir Birleşik Sendikaları başkanı ırk ayrımına uğramadan eşit haklarla yaşayabileceği tek bir Filistin Devletinin oluşturulmasında yattığını söyledi. Cezayir deki sendikal İçinde partimiz öğrencileri adına katılan üyemizin yaptığı konuşmanın da bulunduğu, uluslararası katılımcıların kendi ülkelerindeki gençliğin ev sahipliği yapan Cezayir İşçi Partisi ne teşekkür ediyor ve konferansa katılan gençlere çalışmalarında başarılar diliyoruz. Katsayı kavgası AKP nin emrindeki YÖK, meslek liselilerin yükseköğretime katılırken, alanları dışındaki bölümlere girişini zorlaştıran katsayı uygulamasını kaldırdı. Ardından Laikçilerin son kalesi haline gelmiş Danıştay yürütmeyi durdurdu. AKP nin tabanını daha da sağlamlaştırmak için aldığı kararı Danıştay ın hükümet muhalifi kadrosu bozdu. Başbakanın karar ideolojiktir demesi de bu yüzdendi. Uzun zamandır göre geldiğimiz çatışma yinelendi ama bu kez eğitim üzerine... TÜSİAD katsayı uygulamasının devam etmesini isterken Ülkemizde sanayi ve hizmet sektörleri, yüksek nitelikli ara kademe insan gücüne ihtiyaç duymaktadır. diyor. Sıkıntıları belli: Daha az vasıflı eleman eşittir daha az para ödenecek eleman. Bir teknikere bir mühendisin işini yapsa dahi sen meslek liselisin denilerek daha az maaş verilecek. AKP karar yürütmeye de konulsa bu işten karlı çıkacaktı. Daha önce de söylediğimiz gibi, AKP bakın gençler, sorunu çözdüm diyerek oy toplayacak. Bu şekilde de iptalden sonra oluşmuş ya da oluşmakta olan eleştirileri Danıştay a yönlendirerek bakınız ben çözüm getirdim ama Danıştay izin vermedi diyecek. Danıştay a saldıracak. Böylece Danıştay ın da içini boşaltmak, kuyusunu kazmak, halk ile Danıştay ı karşı karşıya getirmek için eline bir fırsat geçecek. Zaten kurumların çoğu AKP leşmiş durumda, buna bir de Danıştay eklenecek. Gençler, daha çocuk denecek yaşta, yeteneklerini ve kendini tanımadan ailelerinin ve çevrenin isteği doğrultusunda meslek lisesine gönderiliyor. Bu gencin, daha sonradan tercihinin değişebileceği hiç düşünülmüyor. Gençler istemediği halde okuduğu o meslek dalıyla birlikte hayatının geri kalanını da belirlemiş oluyor. Ana hatlarıyla sorunu bu şekilde ortaya koyabiliriz. Peki, bu konu üzerine konuşanlar kim? Danıştay üyeleri, TÜSİAD ın ileri gelenleri, dershaneler, parti başkanları, eğitim bakanı Nimet Çubukçu... Bunların hiçbiri eğitim sistemi üzerine ne bir bilirkişi ne de eğitim sistemini gençlerin çıkarları doğrultusunda değiştirmek istiyor. Eğer sorunun çözümünde samimi olunsaydı bu işin uzmanlarından eğitim emekçilerinden ve öğrencilerin örgütlü temsilcilerinden oluşan (sermayeden, siyasetten, Lizbon sürecinden) bağımsız bir komite kurulurdu ve bu komite diğer ülkelerdeki sistemleri de inceleyip bu coğrafyanın da ihtiyaçlarını karşılayan çok daha verimli olabilecek bir eğitim sistemini yapılandırabilirdi. Kritik Zamanlar Mustafa Çubuk Kritik eşikteki muhasebe ihtiyacı Anayasa Mahkemesi, DTP yi kapatarak bir çıkmaz sokağın duvarı işlevini yerine getirirken, ezilenlerin, sömürülenlerin mücadelesini de bir eşiğe taşıdı. Kapitalist toplumun üzerine inşa edildiği temel ilişkiler bütününe/ sistemine karşı tavır alınmadan ve yine O`nun araçlarıyla gidilebilecek yolun sonunu göstermesi açısından olduğu kadar, Kapitalizmin krizi ve içinde yer aldığımız Orta Doğu özgülünde belirginleşen tarihin daralması/sıkışması itibari ile de oldukça önemli, kritik bir eşik. Bu eşikte verilecek her karar stratejik önem taşıyacağı gibi yeni bölünme ve birleşmeleri de beraberinde getirecektir. Ya Kapitalist sistemin üzerine inşa edildiği ilişkiler sisteminden koparılmış barış, demokrasi, bağımsızlık, özgürlük soyutluğuyla egemenlere yedeklenilecek ya da sistemin kendisine tavır alınarak bu kavramlar somut karşılıkları ile yeniden kazanılacak. Muhasebe imkânını saklı tutarak bakıldığında görünen; ortak paydasını yukarıda barış, demokrasi, bağımsızlık, özgürlük olarak özetlediğim birinci eğilim, oldukça baskın durumda ve ikinci eğilim dağınık, zayıf. Birinci eğilimin pazılın parçaları olarak ayrı duruşları, manzarayı değiştirmiyor ama egemenlerin taşıdığı potansiyeli gizliyor. Mutsuz ulus devletin mutsuz aile fertleri stratejisi, Misak-ı Milli ruhlu, aşiret ve klan demokrasisi ile süslenmiş demokratik uygarlık stratejisi veya egemenlerin vicdani sosyal devlet stratejisi, barışçı demokratik emperyalizm stratejisi içinde erimeye veya birleşmeye mahkûmdur. Umut verici olan; işçi sınıfı hareketi yükselirken yer yer şövenist hegemonyanın kırılmaya başlaması kadar yol açıcı önerilerin de ortaya çıkmaya başlamış olmasıdır. Bu önerilerin en başında İKP nin Kurucu Meclis önerisi geliyor. Kurucu Meclis önerisi, kritik eşiğin gerekli kıldığı muhasebe yapılabilirse egemenlerin dayattığı kirli savaşın büyütülmesine karşı direnebilmenin pratik kalkışına da cevap veriyor. İŞÇİ KARDEŞLİĞİ 5

6 PARTİMİZ Meclise gireceğiz, patronlardan ve toprak ağalarından hesap soracağız. Röportaj: İstanbul Esenler de kimisi tekstil işçisi, kimisi işsiz Türkiye nin farklı bölgelerinden gelmiş arkadaşlarımıza partimize neden üye olduklarını sorduk. Neden İKP ye üye oldunuz? Metin Bardakçı (Diyarbakırlı tekstil işçisi): Mevcut siyasi partilerin Kürtler üzerindeki asimilasyon politikalarını beğenmeyip bir oyun olduğunu anladığımda, işçi olduğumdan emek ve emperyalist ayrışmada net çizgi koyan, çözümde de kurucu meclis çözüm önerisini desteklediğimden İşçi Kardeşliği Partisi ne üye oldum. Musa Çınar (Batmanlı tekstil işçisi): Ben bir Kürt işçiyim, hem Kürt kimliğimin inkâr edilmesi hem de işçi haklarını yok etmek için adeta söz birliği yapmış hükümet ve muhalefetin politikalarına karşı, özgürlükçü emek mücadelesi veren İşçi Kardeşliği Partisi nin fikirleri bana geleceğim için bir ışık tuttu. Savundukları ve gerçekten öyle olduğuna inandığım Kürtler, Türkler, Aleviler ve Sünnilerin bir arada yaşayacağı, kimsenin kimseyi öteki görmeyeceği tek yerin emek çatısı olduğu kanısını taşıdığım için bundan böyle yaşam kavgamı İşçi Kardeşliği Partisi nde vereceğim. Ali Çelik (Sivaslı, işsiz): 2005 te esnaftım, kurmuş İşçi Kardeşliği ne Neden katıldık? olduğumuz aile şirketini yönetmekteydim dan bu yana Türkiye de ekonomik kriz baş göstermesine rağmen hükümetler icraatlarıyla 2006 dan bu yana krizi hissettirmediler. Devlet arazilerini, köprüleri devlete ait olan bazı kurumları satarak piyasaya sürdüler, krizi millete hissettirmediler. Krizden etkilenip iflas ettik. İKP ile tanışmamın yegâne nedeni Hüseyin Yüksel ve Zeki Kılıçaslan dır. Zeki hocanın yaptığı çalışmalar ve karakter olarak işçilerin, mazlumların yanında olması, İKP ye patronların üye olamayacağındandır. Partide yapılan çalışmalara tanık oldum. Partideki arkadaşları tanıdıktan sonra benim de yerimin İKP olduğunu anladım. Mikail Yerli (Sinoplu işçi): İşçiyim, 4 kişilik bir atölyede elektrikçi olarak çalışıyorum. Ailem ve çocuklarımın geleceği için, sigortalı sosyal güvencesi olan bir iş için İKP nin iktidara gelmesini canı gönülden istiyorum. Ferman yılmaz (Mardinli tekstil işçisi): 33 yıllık işçiyim, bu zaman çerçevesinde kendi sosyal yaşantımı düşünmeyip, işverenlerin 50 lira fazla teklifiyle onları bir nevi korumuş olduk. Ne kadar pişmanlık içine girdiğimi İKP yi tanıdıktan sonra anladım. Şu an İKP nin destekçisiyim çünkü yoksulun, ezilenin yanında ve bizim çocuklarımızın ileride bu partiden öğreneceği çok şey var. Ferhat Ay: Emperyalist ve kapitalist bir düzenin maşası olan iktidar ve muhalif partilerin işçinin ve emekçinin hakkını alamadığı bu düzende, babanın oğula, abinin kardeşe güveni kalmadığı bu düzende, kardeşçe yaşamanın zor olduğu bu düzende bunları değiştirecek bir manevra olmalı. Bence bu düzeni İKP değiştirebilir. En azından bu maşalara bir duruş göstermeyi denemeliyiz. Soldan sağa: Ferhat Ay, Ferman Yılmaz, Metin Bardakçı, Mikail Yerli, Musa Çınar, Ali Çelik Röportaj: Partimize yakın bir zaman önce üye olmuş İstanbul Gaziosmanpaşa ilçesinden Sezer Şenol ile İKP üzerine konuştuk. Niçin İKP ye üye oldunuz, sizce böyle bir partiye neden ihtiyaç var? Sezer Şenol: Beni İKP ile Gaziosmanpaşa dan bir arkadaşım tanıştırdı. Genel başkanımızın da katıldığı iki, üç toplantıya katıldım. Görüşlerini olumlu bularak üye oldum. Türkiye de gerekli olan emekten yana, sömürülenden yana olan bir partinin (bu konuda hiç şüphem yok) içine girmek biz 12 Eylül küskünlerini umutlandırır. Umarım bu hareketim diğer arkadaşlara da örnek teşkil eder. Bu parti ile başlangıçta çok büyük kitlelere ulaşamasak bile tarihe omuz veren bir yürekle birlikte onurlu bir not da benden kalsın istedim. Parti üyesi arkadaşlarımın fedakârlıklarını, çalışkanlıklarını, dürüstlüklerini takdirle karşılıyorum. Beni aralarına aldıkları için teşekkür ediyorum. Sizce İKP nasıl örgütlenmeli? Sezer Şenol: İKP nasıl örgütlenmeliden çok neden örgütlenmesinin üzerinde durulmalıdır. Ülkemizdeki emek-sermaye, akademik-demokratik, kimliklere dayandırılan, mezheplere dayandırılan ayrışma had safhaya varmıştır. Hatta adını sol koyan bazı kurulmakta olan siyasal partiler de bu mezhep ayrımcılığına alet olarak sermayeye hizmet etmektedir. Böyle bir toz bulutu içerisinde yurtsever, ilerici ve devrimci arkadaşlar tüm bu sorunların emekten yana bir siyasetle çözüleceğinin farkına varmalıdırlar. İKP nin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sezer Şenol: Tarihin akışını belki geçici olarak yavaşlatabilirsiniz ama durduramazsınız. İşte bu bağlamda İKP bir fırsat gibi karşınızda duruyor. Ben katıldım sizler de katılınız. Kartopunu büyütelim, çığ gibi olup tarihe akalım. Hepimize kolay gelsin deyip kucaklıyorum. 6 İŞÇİ KARDEŞLİĞİ

7 POLİTİKA Yeni Sol Parti Tartışmaları Emperyalist/Kapitalist sisteme Karşı Mücadele den Sistemin Vicdanı Olmaya Doğru ÖDP den ayrılan Ufuk Uras ve arkadaşlarının yeni parti arayışları, SHP ve 10 Aralık Hareketi ile birlik arayışında ilerlerken Ali Balkız ve çevresinin esasta Alevi örgütlenmelerine dayanan hareketi ile buluşmakta ve muhtemel olarak ortak bir partiye doğru ilerlemektedir. Öte yandan DTP nin kapatılmasından sonra daha geniş bir parti arayışına giren ve daha önce sosyalist bazı örgütler ile Çatı Partisi girişimi oluşturan Kürt Hareketi ile ortaklaşma tartışmaları da gündemdedir. Gerçekte hiçbir zaman sosyal demokrat bir yapı ve çizgiye sahip olmamış olan CHP nin her zamanki politikalarına ek olarak son yıllarda izlediği milliyetçi/otoriter, anti-demokratik politikalarla siyaset alanında daha da belirginleşen bir boşluk oluşmuştur. AKP nin giderek yıpranması koşullarında sistem siyaseti içinde oluşan boşluğu doldurmaya çalışan birinci hareket Sarıgül ün girişimidir. Bu hareket Sarıgül ün yıllardır belediye kaynaklarını kullanarak yarattığı popüler etki yanında egemen sisteme yolladığı şu mesaja dayanmaktadır. Benim hiçbir ilkem yok, İstediğiniz her şeyi hatta Erdoğan a bile yaptıramadığınız her şeyi yapmaya hazırım. Sarıgül ün girişimini bir kenara bırakırsak tartışma gündeminde olan diğer hareketi Yeni Sol parti girişimini ele alabiliriz. Ufuk Uras ın başını çektiği Özgürlükçü Sol Hareket belgeleri ve bizzat Uras ve hareketin önünde olan kişilerin açıklamaları nasıl bir siyaset arayışı olduğunu önemli ölçüde ortaya koymaktadır. Yeni Sol parti hareketinin sınıf mücadelesi ve kapitalizme karşı tutumu Neşe Düzel ile röportajında Ufuk Uras Biz yeni sol partiyi, yurttaşların bir özgürlük, demokrasi, adalet ve vicdan hareketi olarak tasarlıyoruz. diyor. Bu sol partinin ekonomi politikası ne olacak? Serbest piyasayı destekleyecek misiniz? sorusuna karşı Günümüz dünyasının piyasası küresel bir piyasa. Bu salı pazarı değil ki ben Misak-ı Milli ye uygun olarak bu pazarı, piyasayı kaldırıyorum diyebilesin. Yapılacak şey, insanları küresel piyasalar karşısında sosyal politikalarla korumak. diyor. Özelleştirmelere, ABD ye, AB ye, IMF ye, NATO ya, Irak ve Afganistan ın işgaline karşı çıkmayan, işten atılmaların yasaklanmasını istemeyen bir sol parti olur mu?? Ayrıca zaten hareketin önünde olan birçok kişi özelleştirme politikalarına karşı değil. Emperyalizme karşı mücadele Yeni Sol parti girişiminin şimdiye kadar yayınladığı bildirilerde emperyalizme karşı herhangi bir tutum görülmemekte. Hatta hareketin önünde olanlardan Hüseyin Ergün Taraf gazetesine verdiği demeçte Bir kere Türkiye de emperyalist bir güç yok dünya da emperyalizm tarafından sömürüldüğü için geri kalan hiç bir ülke yoktur diyor. Hareket Avrupa Birliği nden yana ve bunu Türkiye nin demokratikleşmesi için çok önemli görüyor. NATO dan çıkılması, Amerikan askeri üslerinin kapatılması gibi bir talebi yok. Demokrasi mücadelesi, Kürt ve Alevi Sorunu Ufuk Uras AKP ye muhalefet, ancak daha çok demokrasi, daha çok özgürlük temelinde yapılabilir diyor. Hareket Kürt hareketinin demokratik taleplerini destekliyor. Alevi hareketi ile ortaklaşmaya çalışan girişim, Ufuk Uras ın deyimi ile Aleviler(i) artık siyasi özne olarak görüyor, onlarla birleşmeyi önüne koyuyor. Sonuç olarak Ufuk Uras ın başını çektiği Yeni Sol parti girişimi yukarıda gösterildiği gibi esas olarak solcuları, Kürt hareketini, Alevileri herhangi bir sınıf ayrımı yapmadan demokrasi ve özgürlük talebi etrafında birleştirmeyi hedeflemektedir. Yani büyük patron veya toprak ağası olup olmaması önemli değil solcu ise veya Alevi ise veya Kürt halk taleplerini savunuyor ise siyasal birlik mümkün. Kendini bir sınıf/emek siyaseti olarak değil bir vicdan hareketi olarak tanımlayan hareketin bu durumda doğal avantajları nedeni ile ezilenlerin değil ezenlerin bir vicdan hareketi olacağı açıktır. Tabiî ki bütün düzen partileri gibi o da işçilerden, emekçilerden, yoksullardan, AKP gibi fakir fukara, garip gureba dan oy isteyecektir ama onların değil olsa olsa ve eğer varsa vicdanlı egemenlerin partisi olacak, sadece emperyalist kapitalist sisteme sol dan bir payanda anlamına gelecektir. Emekçiler ve Yakın Geleceğimiz Ali Çubuk Emekçi kesimlerin sermaye egemenliğine karşı kendiliğinden var olan sınıfsal konumuna karşılık düşen değil onu dönüşümün öznesi haline getirebilecek güçlü, birleşik bir siyasal hareketin ortaya çıkmamasının zaafiyeti, bugünden başlayarak yakın gelecekteki olanakları da hızla tüketmektedir. Bu durumun olumlu bir evreye taşınamamasındaki güçlükleri ve önümüzdeki olanakları anlayabilmek için birkaç dönüm noktasını ve yaşananları ana hatları ile hatırlamak yararlı olacaktır. Eylül 1980 cuntası başta işçiler olmak üzere tüm emekçi katmanların kazanımlarını yok etmiştir. 90 lı yıllara gelinirken kamu çalışanları yoğun bir örgütlenme atağına geçerken, az da olsa kıpırdanan işçi eylemleri başlamıştı. Bunlardan en akılda kalanı bahar eylemleri ve maden işçilerinin Ankara yürüyüşü ve diğer grev ve direnişlerdir. Bu eylemler ayrı bir öneme sahiptir. Ancak bu işçi hareketleri kendi etkisini genişletme fırsatına dönüşmeden, birçok koldan ablukaya alınarak etkisizleştirildi. Bazı sendika liderleri parlamentoya taşınırken diğer kalkışmalar da farklı şekillerde geriye itilerek sonlandırıldı. Yine de işçi hareketinin üzerindeki külleri atması bakımından oldukça önemli sayılmalıdır. Ancak daha sonra, Sovyetler Birliği ve diğer Doğu Avrupa ülkelerindeki reel sosyalizmin çökmesi ile birlikte, fiili olarak yok edilen sınıf hareketi, ondan daha ağır sayılabilecek küresel bir ideolojik taarruza muhatap kalarak, beklenenden daha fazla olumsuzluğun yaşanacağı bir sürece girmiştir. İşçi sınıfı yarım yamalak yeniden eline geçirdikleri sendikalarda toparlanmaya çalışırken, döneme damgasını vuran, siyasetin kendi gerçeğine aykırı ve aldatıcı konumlanışıdır. Sendikaların bir kısmı direk devletin resmi çekim alanı içerisine girerken geri kalanların büyük bir kısmında ise bürokratik yapılanmalar hâkim olmuştur. Sosyalist hareket ise başını kaldırmaya başladığında, işçi ve emekçi katmanlardan fazlasıyla uzaklaştığını ve güçsüz düştüğünü fark etti. Arayı kapatmak için birden fazla yöntem denendi ve birçok yapılanmaya gidildi. Bu arayışlardaki inat halen devam ediyor. İşçi ve emekçilerden kopuk bulunmanın dezavantajı bu yapıların meşruiyet kazanmasına engel oldu ki bu da doğal olandır. Doğal olmayan bugün halen mevcut durumlarında ısrar etmeleridir. Bir taraftan da, yine o dönemlerde, işçilerin ve tüm çalışanların emek eksenli birleşik kitlesel bir siyasal oluşumun kurulması için bizzat sendika ve işçi önderlerinin içinde bulunması gerekliliğini dile getiren bir anlayış geliştirilmeye çalışıldı. Çoğu sendikanın bürokratik yönetimleri, kendilerine gelen bu öneriyi zamana yayarak çürütme yoluna girdiler. Sosyalistler ise birleşe birleşe ayrıldılar ve kendi etraflarını çizerek yine eski mecralarını korumaya çalıştılar. Bütün bu süreçte, düzen partileri hükümeti ve muhalefeti ile birlikte devlet egemenliğinin tüm araç ve olanaklarını kullanarak dinsel, etnik, bölgesel farklılıkları alabildiğine derinleştirmiştir. Bütün sermayeci hükümetler, bu alanlardaki gerilimleri tırmandırarak yönetmeyi benimsemiş ve uygulamışlardır. Özellikle Kürt kimliğini tanımayarak şiddeti daha da tırmandırmış ve Kürt ve Türk emekçilerin düşmanlıklarını körüklemiştir. AKP, CHP ve MHP sırasıyla Müslüman, laik, milliyetçi sıfatları öne çıkartan politikaları ile toplumu kimlikler üzerinden bölerek yönetmekten fazlası ile başarılı olmuşlardır. Buna karşılık başta işçi ve emekçilerin yaşamsal ihtiyaçlarını öne çıkaran demokratik siyasi projeler, ya hiç gündeme gelmemiş ya da çok etkisiz kalmışlardır. Her ne kadar son dönemde devletin demokratik açılım, Alevi Çalıştayı vb. gibi politikaları gündeme taşınmışsa da sermayenin genel krizi artık üstü kapatılmaya çalışılan sınıf temelinde siyaset yapma tarzını yeniden gündeme taşıyacaktır. 29 Mart seçimlerinde, SP ve CHP nin İstanbul un emekçi kesimlerindeki oylarını fazlasıyla arttırmaları bu yöndeki gelişmeleri açıkça göstermiştir. Bir taraftan işten atma, sendikasızlaştırma, düşük ücretle çalışmanın, diğer yandan uluslararası piyasanın acımasızlığına bırakılan tarımdaki yoksullaşmanın emekçileri ortak talepler etrafında geliştirilecek politikalara yönelteceği açıktır. Gelişen sınıf eksenli toplumsal yönelime karşılık düşen siyasal seçeneğin oluşturulması için kaybedecek zaman yoktur. Başlamış olan birleşik işçi, emekçi örgütlenmesi işyerlerinde ve köylerde örülmeli ve üretici dinamiklere dayanmalıdır. Kamuda ve diğer işyerlerinde örgütlü bulunan ve kendisini bürokratik sendikacılıktan ayıran duyarlı işçi-emekçi önderlerinin de bu süreçte aktif olmalarının da zamanı geçmektedir. Emek eksenli ve sınıf aidiyetini yaratmaya dönük bu çalışmaların sermayeye karşı ciddi bir siyasal seçeneğe dönüşmesinde, tek tek veya örgütlü bulunan sosyalistlerin rolü vazgeçilmezdir. Kapitalizme karşı verilen kavga, esas itibariyle kitlelerin bizzat kendi mücadelesi ile büyüyecek ve kazanılacaktır. Bunun dışında bulunan hiçbir argüman inandırıcı olmayacaktır, olmamıştır. İşçilerin kardeşliği ve emekçilerin birleşik mücadelesi, emeğin ve özgürlüğün iktidarına giden yolda tek çıkışımızdır. Bu anlayışın geliştirilmesine yönelik İşçi Kardeşliği Partisi nin yapmış olduğu çağrının hayati önemi ortadadır. Bu çağrının ayırt edici tarafı, sınıfın birleşik mücadelesini temel alan tüm kesimlere ve bireylere sorumluluk yüklemiştir. İŞÇİ KARDEŞLİĞİ 7

8 SENDİKALARIMIZ Bu direnişin en iyi örneğini Adıyaman tekel işçileri verdi. Adıyaman da AKP ye üye 319 TEKEL işçisi AKP nin de diğerleri gibi patron partisi olduğunu görüp topluca istifa ettiler. Tekel İşçisi Direnişin Simgesi Bu slogan tekel işçilerinin mücadelesini bekliyordu dedi. Önal, Söylememize rağmen işçilerimizin sahipsiz kaldığını gördük somutlayan ve Türkiye işçi sınıfının son dönemde en kararlı mücadelesini belirtmesi ve yan unsurlar bu eyleme destek vermeye bakımından da çok anlamlı. Tekel işçileri 15 başladılar. Aldığımız bilgilere göre, diğer Aralık sabahından itibaren deyim yerindeyse başkentin buz tutan bürokrasi ve hükü- çok daha kalıcı yapma durumu ortaya çıktı. illerimizden de Ankara ya gelip bu eylemi metine karşı direnişlerini yılmadan devam Buna tabii ki müsaade edemezdik. Şu anda ettiriyorlar. İşçiler Ankara ya kendi ifadeleriyle söyleyecek olursak gemileri yakarak mızda yaralanma, can ve mal kaybı yoktur. çok şükür, ne polisimizde ne vatandaşları- gelmişler ve sonuç almadan gitmeye niyetleri yok. Yarınlarının ne olacağının belirsizliği seydi ve müdahaleye gerek kalmasaydı. Üzüntümüz vardır, keşke sözler dinlen- onlar için ölüm-kalım meselesi durumunda Ama unutulmamalıdır ki burası Türkiye ve bu yüzden kaybedecekleri hiçbir şey yok. Cumhuriyeti dir, kanun devletidir, hukuk Bu yüzdendir ki ne polis engellemesi ne gaz devletidir, kanunları gereği gibi uygulamak da bizlere verilen görevdir dedi. ne soğuk hiçbir şey onların kararlılıklarını gölgeleyemiyor. Sonuna kadar mücadele Birleşe birleşe kazanacağız vb. durumunda kaldılar. Onlar da tehlike nin Müdahaleye rağmen parkın çeperinden ayrılmayan işçiler, daha sonra İşçilerin ekmek davasında birlikteli- farkındalar. Eğer bu süreç işçi sınıfının birle- edip haklarını almadan gitmeyeceklerini bugün bir kez daha dosta düşmana karşı TÜRK-İŞ genel merkezi önünde toplanmaya başlamışlardır. İşçiler burada örtülüsünün de aynı sloganları haykırdı- da yanacaklar. Biliyorlar ki Özal hükümeti ği ve sağcısının da, solcusunun da, baş şik mücadelesini ateşleyen fitil olursa onlar göstermiş durumdalar. Saat sularında Sıhhiye deki Abdi İpekçi Parkı nda hem gözaltıların serbest bırakılmasını ğını görmek mümkündü Tekel işçilerinin ile AKP nin aynı akıbeti paylaşma riski devam ettirdikleri eylemlerine polis önce su (bırakıldı) hem de TÜRK-İŞ in kararını eyleminde. Aynı şekilde Bitlis ten gelen var. Evet, düğümün esas çözümü birleşik sıkarak, sonra gaz bombaları ile müdahale bekliyorlar. İşçilerle dayanışma için siyasi Kürt işçi ile Tokat tan gelen Türk işçisinin mücadelede. 25 Kasım grevini gerçekleştiren kamu emekçilerinin hükümetten etmiştir. Yaklaşık yarım saatlik hengâmede çevreler ve KESK, DİSK, TMMOB de birlikteliği vardı meydanda. İşte bu birliktelik değil midir AKP yi titreten, ege- grev hakkını ve TİS i almaya gücü şimdilik Tek Gıda-İş Genel Başkanı ve genel merkez Sakarya da basın açıklaması yaptıktan yöneticileri ile çok sayıda yönetici üye sonra TÜRK-İŞ e geldiler. Tekel işçileri menlerin belirleye geldiği gündemi alt üst yetmiyor. Tekel işçisinin de istediklerini (yaklaşık 500) gözaltına alınmıştır. Ankara bu dayanışma sonrası moralleri daha da eden. İşçi sınıfının örgütlü (belki de son ne kadar alabilecekleri şimdilik muğlâk. Valiliği işçilere, sendika yöneticilerinin yükselerek beraber sloganlar haykırdılar. kale) olduğu bir alanda bundan aldığı güçle Bu süreci büyüterek genişletemezsek işçi işçileri ortada bıraktığı, alandan kaçtığı yalanını işlemeye çalışmış ancak bu çaba işçiler Ankara nın soğuk rüzgârını patronlara sonunda tekel işçileri de kaybedecektir. İşçi sonuna kadar mücadele eden Tekel işçileri, sınıfı daha büyük yıkımlar yaşayacak ve Tekel işçisi yalnız değildir Tekel işçisi direnişin simgesi tarafından boşa çıkartılmıştır. Ankara Valisi doğru estiriyor. Ve buz tutuyor resmi sınıfının mücadelesini ortaklaştırması ve Tekel halkındır, Tayip satılık Kemal Önal, TEKEL işçilerinin eylemine yalanlar. Buz tutuyor kokuşmuş bürokrasi. belki de genel greve gidecek süreci örgütlemesi tek çıkar yol olarak karşımıza geliyor. yapılan polis müdahalesiyle ilgili, Eğer bu Ölmek var, dönmek yok Tekel işçileri öyle bir açıklıkla mücadelelerini ortaya koydular ki sözde mu- müdahale olmasaydı sizleri, bizleri, çok Ekmek davasındayız, Türkiye sevdalısıyız yapıp bunu sağlamak durumundadırlar. Sendika yöneticileri üzerlerine düşeni daha fazla meşgul edecek sıkıntılı günler halefet partileri de alanda boy göstermek İşçi düşmanı AKP istifa 17 Aralık 2009 Röportaj: İşçi Kardeşliği: Eyleme hangi ilden geldiniz ve nerede çalışıyorsunuz? Halise: İstanbul dan, Cevizli Tekel Fabrikası. Mehmet: Diyarbakır dan, Yaprak Tütün işletmesi Müdürlüğü İşçi Kardeşliği: Çalıştığınız işyerinde çalışan sayısı kaç ve ne kadarı bu eyleme katıldı? Halise: Cevizli de eskiden 5000 kişi çalışıyordu ancak işçi alınmaması, zorla emeklilik vb. yöntemlerle bu sayı şimdi 700 kişiye kadar düşürülmüş durumda. 700 kişinin 700 ü de bu eyleme katılmış durumda. Mehmet: Bizim işyerinde çalışan sayısı 560. Çoğu işçi arkadaşım bu eyleme katıldı. İşçi Kardeşliği: Ankara ya gelme sürecinizden bahseder misiniz? Halise: Hükümetin fabrikalarımızı bütün 8 İŞÇİ KARDEŞLİĞİ 15 Aralık tan bu yana beş gündür Ankara da hak alma mücadelelerini yürüten tekel işçilerinden Halise ve Mehmet ile görüştük. eylemlerimize rağmen özelleştirmesinden sonra sendikamızla sürekli diyalog halinde süreci değerlendirdik. Bizim işyerlerimizin kapanacak olması, dolayısıyla bizleri başka kurum ve kuruluşlara 4-C li olarak göndereceklerinin bilgisine sahip olduktan sonra süreç başladı. Bizler başka kurumlara özlük haklarımızın korunması koşuluyla geçeceğimizi, bunun dışında bir seçeneği kabul etmeyeceğimizi dile getirdik. Ben 21 yıllık bir işçiyim eğer 4-C li olarak başka bir yere gidersem bu kadar yıllık emeğim boşa gidecek. Bizlerin asıl mağdur olacağı nokta burası. Mehmet: Sendikamız bize bakanlığa 3 seçenek önerdiğini söyledi. Birincisi özlük haklarının korunarak geçişin sağlanması, ikincisi 4-B li olarak geçme ve üçüncüsü 4-C li olarak ancak 12 ay çalışma, en düşük memur maaşına endeksli (1200 TL) ücret ve sendikalı olmanın garantisinin verilmesi koşuluyla. Halise: İşçiler olarak sendikanın bu önerisine karşı çıktık. Özlük haklarımızın korunmasının sağlanması için Ankara da eylem yapılması konusunda ısrar ettik. Bundan sonra Ankara yolu göründü. İşçi Kardeşliği: Ankara ya gelirken bu kadar polis baskısı ve hükümetin ısrarla duymazdan gelmeye çalışmasını bekliyor muydunuz? Halise: Bizler evdekilerle helalleşerek ayrıldık. Ne olursa olsun haklarımızı almadan dönmemek konusunda yemin ettik. İstanbul dan Ankara ya engellemeler yüzünden 12 saatte gelebildik. Açıkçası polisin bu kadar sert müdahale edeceğini beklemiyorduk. Bu durum bizleri üzse de sonuna kadar, hakkımızı alana kadar mücadelemizi yürütme isteğimizi pekiştirdi. Mehmet: Yapılanlar bizim ilk kez gördüğümüz şeyler değil. Hatırlarsanız 18 Şubat 2008 de Tekel özelleştirilmesine karşı da sendikamız eylem yapmıştı. Şubatın soğuğunda bizlere su sıkılmıştı. İşçi Kardeşliği: Yeri gelmişken soralım. Sendikanızın özelleştirme sürecindeki mücadelesi sizce yeterli miydi? Mehmet: Bence elinden geleni yaptı. Halise: Mücadele ettik ama daha fazlası yapılabilir miydi diye düşünüyorum. Sendika yöneticilerimiz önce BAT (BRITISH AMERICAN TOBACCO) buraya giremez deseler de sonra BAT ile görüşerek anlaştı. Gerçi o süreçteki eylemlere fabrikalar destek verdi, ne yazık ki yapraktakiler yeterince sahip çıkmadılar. İşçi Kardeşliği: Peki, şimdi olan duruma yeterince sahip çıkabilecek mi? Halise: Sahip çıkmak zorunda. Bizler olmazsak sendika da olmaz. Bir bakıma sendika da varolma savaşı veriyor, o yüzden mücadeleyi daha fazla sahipleniyorlar. İşçi Kardeşliği: Son derece hoşgörülü ve demokrat görünen hükümet sizlere neden bunları reva görüyor? Bu konuda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Mehmet: Ben seçimlerde AKP ye oy vermiş birisi olarak şimdi kahroluyorum. Nasıl oldu da bu partiye oy verebilmişim diye. Hükümet güya açılım yapıyor gerçek açılım burada. Türkiye nin her yerinden işçi var. Gelsin de görsün. Halise: Bizlerin mücadelesiyle AKP nin maskesi düştü. Emeğin, işçilerin karşısında olduğunu cümle âlem gördü. İşçi Kardeşliği: Son olarak neler söylemek istersiniz? Halise: Hakkımızı alana kadar Ankara dayız. Mehmet: Ölmek var, dönmek yok.

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım.

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. Sayın Birlik Başkanım, Odamızın Değerli Yöneticileri, Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım; Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. İstanbul dan, İzmir den, Sivas

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EKİM 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık İlçesi nde meydana gelen dolu yağışı

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

TÜRKİYE ENERJİ, SU VE GAZ İŞÇİLERİ SENDİKASI

TÜRKİYE ENERJİ, SU VE GAZ İŞÇİLERİ SENDİKASI TÜRKİYE ENERJİ, SU VE GAZ İŞÇİLERİ SENDİKASI TES-İŞ ten 6. okul: Kayseri Veteriner Fakültesi Genel Başkan Kumlu nun acı günü Seydişehir ETİ Alüminyum a Danıştay dan iptal TES-İŞ ten 6 ncı okul: Kayseri

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

BÖLÜM 13. BASIN BİRİMİ ÇALIŞMALARI

BÖLÜM 13. BASIN BİRİMİ ÇALIŞMALARI BÖLÜM 13. BASIN BİRİMİ ÇALIŞMALARI Oda Basın Birimi çalışmaları, etkinlikler, raporlar, meslek ve uzmanlık alanlarımızla ilgili konular ve güncel gelişmelere ilişkin görüşlerimizi basın ve kamuoyunun bilgisine

Detaylı

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin/Mezitli Gençlik Kolları ile TBMM de bir

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015 ARGETUS ARAŞTIRMA, DANIŞMANLIK, EĞİTİM, PROJE VE ORGANİZASYON AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI 25 AĞUSTOS 2015 Mehmet Akif Mah.Recep Ayan Cad. Günaydın Sok. No:6 Kat:3 Çekmeköy

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

işçiokulu FASİKÜL 22:

işçiokulu FASİKÜL 22: Emperyalizm nedir? Emperyalizm dünya üzerinde uluslararası sermayenin tek tek ülkelerdeki emekçileri sömürmesi ve baskı altına almasının adıdır. Bütün yeraltı ve üstü zenginliklere el koyma, pazarı ele

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR BÜLTEN 21.05.2015 SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR 7 Haziran genel seçimine günler kala nefesler tutuldu, gözler yapılan anket çalışmalarına ve seçim vaatlerine çevrildi. Liderlerin seçim savaşının

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Af Örgütü ve Hakikat Adalet Hafıza Derneği'nin her ay düzenledikleri

Detaylı

Türkiye de Özelleştirme: Ekonomik ve Sosyal Etkileri. Dr. Orkun ÖZBEK. Tanım ve Amaçlar

Türkiye de Özelleştirme: Ekonomik ve Sosyal Etkileri. Dr. Orkun ÖZBEK. Tanım ve Amaçlar 2007 ARALIK -EKONOMİ Türkiye de Özelleştirme: Ekonomik ve Sosyal Etkileri Dr. Orkun ÖZBEK Tanım ve Amaçlar Genel bir tanımla kamu mülkiyetinin kısmen ya da tamamen özel sektöre devri anlamını taşıyan özelleştirme,

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MART 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman

Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman SEÇİMİ BOYKOT ET! SOSYALİST DEVRİMİ ÖRGÜTLE! [B SÖMÜRÜ DÜZENİNE KARŞI ÇIKMAYAN HİÇ BİR PARTİYE VE KİŞİYE OY YOK 7 Haziran da genel seçimler

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep

Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep 09 Kasım 2015 Haber Linki: http://www.egehabergazetesi.com/halil-kurttan-esnafi-sevindirecek-talep/1651/ Ekonomi nin candamarını oluşturan Esnaf ve Kobi ler Karabağlar

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 www.metropoll.com.tr Yerel seçimlerden sonra ülke gündeminde

Detaylı

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi EK 1 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi Cumhuriyet Halk Partisi() 397 85,4 Demokrat Parti (DP) 61 13,1 Bağımsızlar (DP Listesinde 4 0.9 Yer Alarak Seçilen)

Detaylı

SIRA SAYISI: 679 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

SIRA SAYISI: 679 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ YASAMA DÖNEMİ YASAMA YILI 24 5 SIRA SAYISI: 679 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Arasında Üçüncü Taraf Maliyet Paylaşımı Anlaşmasının

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli/Akdeniz Mahallesinde 2015 Genel Seçimlerine

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

Mevsimlik İşçiliğe Hayır Dedik

Mevsimlik İşçiliğe Hayır Dedik 12006 Mevsimlik İşçiliğe Hayır Dedik 2006 yılından beri Bütün öğretmenler kadrolu olmalıdır diyerek mücadelemizi, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi yönünde yoğunlaştırdık. 2 22008 Bakan Hüseyin

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI Umut Oran Basın Açıklaması 27.5.2013 -TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI -SON ÜÇ YILDA KİŞİBAŞINA DÜŞEN TÜKETİCİ BORCU YÜZDE 90 ORANINDA ARTARKEN, AYNI DÖNEMDE TASARRUF NDAKİ ARTIŞ

Detaylı

SEÇMENLERİN TOPLUMSAL PROFİLİ VE SİYASAL EĞİLİMLERİ: SINIF, TOPLUMSAL CİNSİYET, ETNİSİTE, DİN, İDEOLOJİ VE GEZİ OLAYLARI

SEÇMENLERİN TOPLUMSAL PROFİLİ VE SİYASAL EĞİLİMLERİ: SINIF, TOPLUMSAL CİNSİYET, ETNİSİTE, DİN, İDEOLOJİ VE GEZİ OLAYLARI SEÇMENLERİN TOPLUMSAL PROFİLİ VE SİYASAL EĞİLİMLERİ: SINIF, TOPLUMSAL CİNSİYET, ETNİSİTE, DİN, İDEOLOJİ VE GEZİ OLAYLARI SAMER araştırma merkezi, 23 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında İstanbul ve İzmir

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER tmmob 2002/2004 Cumhuriyet / 7 Haziran 2002 Radikal / 7 Haziran 2002 218 Evrensel / 15 Temmuz 2002 37. dönem çalışma raporu 219 tmmob 2002/2004 Cumhuriyet

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş.

DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. Sayfa No: 1 SERİ:XI NO:29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. TEMMUZ-EYLÜL 2008 DÖNEMİ

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

KUSADASl - demokrat 12 Mart 2010 Sayfa 5 AYDIN'DA SEKTÖR TOPLANTILARI 'Ekonomi, sanayi ve ticaret' konulu toplantı Atatürk Kültür Merkezi'nde yapıldı Vali Coş: Kriz döneminde, kredi notu yükseltilen ender

Detaylı

Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı

Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı Sosyal Güvenlik Haftası 11-15 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinlik ve ziyaretlerle kutlandı. Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) Başkanı Yadigar

Detaylı

Cüneyt Özdemir de halkın, işçilerin, öğrencilerin sorunlarını programına taşıyor ve ayrıcalığını gösteriyor. Teşekkürler Cüneyt Özdemir.

Cüneyt Özdemir de halkın, işçilerin, öğrencilerin sorunlarını programına taşıyor ve ayrıcalığını gösteriyor. Teşekkürler Cüneyt Özdemir. DİRENİŞİN 109. GÜNÜ 26 Ekim 2010 Bugünlerde çok sık misafirim var. Gün uzadıkça gelenler artıyor. İlk defa bir arkeolog ziyaretçim vardı. O da işsizdi. Uzun zamandır gelmek istiyormuş. Nasıl giderim diye

Detaylı

Destek Personeli Eğitimleri

Destek Personeli Eğitimleri 2.Dönem eczane çalışanlarının Destek Personeli Eğitimleri 28 Aralık 2009 tarihinde başladı 9 Valimiz Sayın Zübeyir KEMELEK 15 Aralık 2009 tarihinde Yönetim Kurulumuzu ziyaret etti.. İstanbul Ecza Koop'la

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Yeni Seçilen Tarsus CHP İlçe Yönetimini ziyaret ederek

Detaylı

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı 14. Dönem Siyaset Akademisi Lider Ülke: Türkiye Yerel Yönetimler-II programında dereceye girenler ödüllerini Sayın Başbakanımızın elinden aldı. Mart

Detaylı

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Tarsus CHP İlçe Örgütünü ziyaret ederek,

Detaylı

DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. NİSAN-HAZİRAN 2009 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU

DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. NİSAN-HAZİRAN 2009 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. Sayfa No: 1 SERİ:XI NO:29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. NİSAN-HAZİRAN 2009 DÖNEMİ

Detaylı

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016 Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması 1 Şubat 2016 Yöntem ve Künye Araştırma çalışması, 3-10 Aralık 2015 tarihleri arasında, Türkiye 18+ yaş nüfusunu temsil eden 1024 kişiyle, 16 ilin kentsel

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI 16 ŞUBAT 2011 CVK OTEL- İSTANBUL Tarihi günler yaşıyoruz. 10 Şubat-15 Şubat tarihleri arasında

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

YOL, YAPI, ALTYAPI, BAYINDIRLIK VE TAPU KADASTRO KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI

YOL, YAPI, ALTYAPI, BAYINDIRLIK VE TAPU KADASTRO KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI YAPI-YOL SEN YOL, YAPI, ALTYAPI, BAYINDIRLIK VE TAPU KADASTRO KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI ZİYA GÖKALP CADDESİ NO:36/20 06420 YENİŞEHİR/ANKARA. TEL - FAX : 433 46 06-434 39 84-431 73 05 web sayfası: http:/www.yapiyolsen.org

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı