2. Dönem, Sayı 7 Yazdırılabilir Sürüm

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "2. Dönem, Sayı 7 Yazdırılabilir Sürüm"

Transkript

1 2. Dönem, Sayı 7 Yazdırılabilir Sürüm Bu sürüm, bilgisayardan okuyacağı her şeyi, öncesinde yazıcı çıktısını alarak okuyanlar için hazırlandı. Resim yok, renk yok, yazılar 1 punto daha büyük, 4 sütun yerine 2 sütun var. Sapasade! Toner ve kartuş dostu. Kısa ve zamansal açıdan geçici yazılar hemen 2 dakikada monitörden okunabildiği için bu sürüme dahil edilmemiştir. Kağıt israfı yapmamak için öneriler: 1- Bir tarafı kullanılmış, öbür tarafı boş müsvedde kağıtlarından kullanın. 2- Görme sıkıntınız yoksa yazıcınızın ayarlarından iki sayfa yan yana yazdırmayı deneyin. 3- Sadece okuyacağınız yazının sayfalarını yazdırın. 4- Üstteki madde uyarınca bu sayfayı yazdırmak abes bir hareket olacaktır! İyi okumalar dileriz...

2 Birtakım notlar: 1- Dergideki röportajların kırpılmamış versiyonlarını burada okuyabileceğinizi biliyor muydunuz? 2- Yazılar dergideki sırası korunacak şekilde sıralanmıştır. Dolayısıyla bir içindekiler sayfasına daha gerek kalmadı. 2

3 Spoilar Dizi-film mevzuları -Ali Hıdımoğlu Okumadan Önce: Burada okuduğunuz her satırda bilinçli olarak spoiler (izlemeden önce okuyunca filmin heyecanını kaçıran detaylar) ile karşılaşabilirsiniz. Sonrasında dergiye aman da ben bunu okudum tüm zevkim kaçtı ya da hani böyle demiştin olmadı temalı e-postalar atmayınız (Bkz: Spoiler Free). Merhaba arkadaşlar, farkında olduğunuz gibi bu aralar diziler yeni sezonlarına girdiğinden yayında çok az dizi bulunmakta. Bu yüzden var olan dizilere ağırlık vermek yerine, favori şovlarımızın ne zaman başlayacağı ve ne gibi sürprizler içereceği konularına yoğunlaşmak istiyorum. Öncelikle dizilerin başlangıç tarihlerine değinelim. Hepsinden önce, derginin yayına çıktığı tarihte Breaking Bad başlayacak. Ağustos ayının 13 ünde Grimm sezonu başlatan diziler arasında. Eylül ayının 16 sında Boardwalk Empire, 20 sinde The Office, 24 ünde How I Met Your Mother, 25 inde New Girl başlayacak. 27 sinde The Big Bang Theory, Two and a Half Man ve Person of Interest, 28 inde CSI: NY, Blue Bloods ve Fringe varken, 30 unda The Good Wife ve The Mentalist başlayacak. Ekim ayında ise; 3 ünde Supernatural, 4 ünde 30 Rock, 8 inde Gossip Girl, 11 inde The Vampire Diaries, 14 ünde The Walking Dead, 19 unda Nikita başlayacak. Eylül ayı gelmeden dizilerinizi izlemek için program yapmaya başlayabilirsiniz, düzgün izleme planı olmadan birikirler arkanızdan ağlarlar. Şu aralar özlemle beklediğimiz dizilerden True Blood yayında, pek tabii ki hiç ara vermemiş gibi senaryosuna kaldığı yerden devam eden dizi, reyting tablolarında güzel sonuçlarla yapımcıyı, senaryodaki ince detaylarla da seyirciyi memnun ediyor. Dergi yayınlanırken altıncı bölümünün gösterimi yapılmış olacak. Haberi olmayan varsa otursun, hafta sonu True Blood izlesin. Yeni yayınlanan dizilerden değinecek olursak, son zamanlarda burada bahsettiğim bir dizi vardı; Continuum. Şahsen Kanada yapımı bu bilimkurgu-polisiye temalı diziyi sevmiş bulunmaktayım. Zaten Stargate Universe sonrası sönük olan kanada bilim kurgu dizi piyasası en azından bu dizi sayesinde tekrardan ayaklamış gözükmekte. Konumuz zaman yolculuğu temalı olsa da esasında genel hattı ile polisiye. Fakat senaryonun işleyişi zaten var olan polisiye filmlerden farklı olarak, hem gelecekten hem de günümüzden parça parça gitmekte. Ayrıca süper teknolojik aletleri de es geçmeyelim. Tavsiyedir, izleyiniz. Yine başka bir dizi olan Anger Management a değinelim. Charlie Sheen in, Charlie Goodson adındaki bir öfke kontrolü terapistini canlandırmakta. Kendi öfke sorunları yüzünden böyle bir kariyere yönelen, her zamanki gibi çapkın ve boşanmış birisi Charlie. Eski karısı ile bitmeyen görüşmeleri, obsesif kompulsif bozukluk yaşayan kızı, seks arkadaşı, terapi grubu ve sevgilileri ile güzel bir dizi gibi gözükmekte. İlk birkaç bölümünü izlediğimde elimde olmadan karakterin Two and a Half Man den fırlamış olduğunu sandım, fakat bu önyargı kırıldıktan sonra, burada ele alınan ana karakterin daha cana yakın, daha tutunmaya çalışan birisi olduğunu fark ediyorsunuz. Tabii sonuçta, Charlie Sheen ile aynı dizide bulunan yan karakterlerin kendilerini tam olarak ifade edememeleri de bir problem. En nihayetinde reytingler dizinin yaşayıp yaşamayacağına karar verecek. Ah burada bir yerli yapım yazmayalı epey olmuştu. Evet, İşler Güçler den bahsetmekteyim. Son zamanlarda Leyla ile Mecnun, Üsküdar a Giderken gibi yapımlar absürt komedi tarzının genç izleyici (evet bu biziz) tarafından çokça benimsendiğini zaten göstermekteydi. İşler Güçler ise, kadrosunda yukarıda bahsettiğim iki diziden de oyuncu almış, başarılı, güldüren, dokunduran bir yapım. İlk bölümü için detaylı analize gerek yok, ilk fırsatta izleyin ve eğlenmenize bakın. 3

4 Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? Milli İmtihan da son durum nedir? Mahallemiz sakinleri kimlerdir? Androidler elektrikli koyun düşler mi? Kendimizi bozmadan sakince, efendice gözlemlerimizi sizlere arz ettik. -Alper Kara Ben ne güzel işerim güneşe karşı / Arkamda medrese duvarı önümde çarşı / Bir sürekli kaşınmadır yaşadığım / Törelere ve alışkanlığa karşı -Turgut Uyar Selamlar saygıdeğer okuyucular Şu satırları Mayıs ın son günlerinde kaleme alıyorum ve halen yağmurlar, soğuklar bitmedi ancak ümitliyiz. Havalar aniden değişen ve trip atmaya başlayan sevgili edasıyla bi güldürüp beş ağlatıyor. Artık kime ne yaptık ne günah işlediysek? (geçen yaz da sıcaklara sövüp durmuştuk, belki ondan bi duyan olmuştur) Eğer yaz mevsimi tedavülden kalkmadıysa güneşin, sahilin, denizin tadına biz de varmak istiyoruz. Ancak malumunuz, ihtiyaçlar sonsuzdur ve karşılanamaz. Hatırlarsanız mecmuamızın dördüncü sayısında Eurovision temsilcimiz Can Bonomo ya destek verelim kabilinden bişeyler yazmıştık. Bir heves daha geldi geçti. Gerçi kendisini gönderirken de en çok heyecanı kendi dost, arkadaş çevresi yapmıştı. Burada yarı finale neden son anda çıktığımızdan veya aldığımız dereceden falan dem vurmayacağım. Çünkü bu gelişmeler olurken, bi kaç arkadaşımla gittiğimiz, bilmem kaçıncı barda, kafam beş milyar, etrafımdakileri güldürürken düşündürmekle meşguldüm. Bir ara birisi hatırladı da ekrana kenardan baktık az biraz. Büyütecek bişey yok işte; abimiz gitti, şarkısını söyledi, yeni (ve ömrü sabun köpüğü kadar olacak) arkadaşlar edindi, çıkışta da büyük ihtimal içildi. Zaten bu işin kimseye faydası dokunduğunu ne işittim ne de gördüm. Yarışmadan sonra acayip albüm satışları artan ya da 3 yıl süren dünya turnesine çıkan mı oldu? Tek eleştirimiz belki de kariyerinin henüz başında olan genç bir insanın ömür billah hatırlayacağı ancak yapımcıların aynı hoşgörüde olmayacağı bir hatıra olduğu yönünde. Umarız yanılan biz oluruz. İki fotoğraf bi ilmuhaber Girişte bahis açtığımız yaz memleketimizde müzikal anlamda bereketli olacak. İlk kez gelenlerin yanı sı- 4

5 ra, senelerdir güzel yurdumuzu çokça ziyaret etmekten neredeyse ikamet adreslerini unutacak olan gruplar/vokalistler var. Misal Jay Jay Johanson (artık kütüğü Eskişehir veya Ankara ya aldırsa olur) veya Joe Lynn Turner (o da Kadıköy e yerleşsin) ve Jethro Tull (10 Eylül de. Ama orijinal grup değil, Ian Anderson ve dadaşlar şeklinde -Alper D.). Şimdi mevzu Jethro Tull olunca otomatik olarak görüşümüz sübjektif (evet çifte standart, n apalım?) Çocukluğumuzdan bu yana her albümüyle bambaşka diyarlardan, acayip hikayeler anlatan Ian Anderson la tanışıklığımız yıllar öncesine dayanıyor. Moda Çarşısı nın altında, her hafta mesai gibi gidip vitrinini yaladığım bi plak dükkanı vardı. En çok ilgimi cezbedenler inci gibi dizilmiş Jethro Tull CD leri olurdu. Bütün diskografiyi edinmek için Donald Trump kadar paramız olması gerektiğini düşünür ağlardım. Teknoloji sağ olsun şimdi hepsi kuzu gibi yatıyo evde. İlk geldiklerinde Ian Anderson a bir afiş imzalatmak için sarı sıcağın altında beklediğimizi de hatırlarım (ne kadar açsak artık konsere, sevdiğimiz bi grubu görmeye). Kaç defa gittim, izledim ve her seferinde ayrı bi dümenle aklımı almayı bildiler. Sonrasında, eski tabirle buraları kötü köy edip zırt pırt gelir oldular. Vakti zamanında şöhretlerinin tavan yaptığı yıllarda (70-80 ler) sanırız dünya haritasında ülkemiz görünmüyordu. Okuduk ki yine geliyorlar bu yaz. Bu kez Thick as a Brick albümünü baştan sona komple çalmak için. Şimdi bu adama kötü söz söyleyemem, beri yandan aklımdan geçen laflar midemi akşam yemeğinde ucu kaçan zeytinyağlı dolmalar gibi sıkıştırıyor. Henüz gidip görmeyeniniz varsa, belki de artık iyice yaşlanmadan bu şeytanı sahnede izlemenizi şiddetle tavsiye ederim (nası bi dansözlük yaptım, kendim bile anlamıyorum). Aynı hesaptan bir başka sevimli insan Marcus Miller, bu kez enteresan bir projeyle 5 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi nde gerçekleştirilecek The Istanbul Project başlıklı konserde ülkemizin değerli müzisyenleriyle bir araya geliyor. Hüsnü Şenlendirici, Burhan Öcal, Okay Temiz, İmer Demirer ve Bilal Karaman ın Miller ile neler döktüreceğini, emprovizasyon mu yoksa standartların mı çalınacağını bilemiyoruz, ancak gidebilenlerin çok hoşnut kalacağı bir gece olacağına eminiz. Ridley Scott neyin peşindesin? Gece demişken Kanaatimce geceye her zaman en yakışan filmlerden biridir Blade Runner. Ridley Scott ın şaheseridir. Gerek film-noir, gerekse science fiction özellikleriyle, Vangelis in etkileyici film müzikleriyle ve Harrison Ford un muhteşem oyunculuğuyla (yoruldum övmekten) gerek karakterleri, gerekse içeriğiyle kısa sürede kült mertebesine yükselmiş, sinema tarihinin başyapıtlarından biri. Binlerce filmlik arşivi olan çok sevdiğim bi arkadaşım var. Film izleyip bikaç tek atalım diyoruz ve o kadar film kenara atılıp Blade Runner izleniyor (evet böyle bi takıntılı yönümüz de var). Ayar olduğumuz nokta ise Ridley Scott ın bir devam filmi çekmek istemesi. Evet bazı filmler için elzemdir. İki buçuk, üç saat hikayeyi bitirmeye yetmez ama Blade Runner bir Vizontele değil ki ikincisini çekesin. Örneğin Blues Brothers filmini ikincisini çekerek harcamaya çalışmadılar mı? Dedim ya hikaye güzel, oyunculuk harika, film şahane. E anlattın işte bitti, bunun üstüne daha ne fantazisi ekliyceksin? Derdin ne Ridley Scott? Paran yoksa gönderelim. Gelecek ay, yıllık iznimizin bi bölümünü kullanmak üzere, biraz huzur yakalamak, arkadaşları görmek ve özlediğimiz o yaz günlerinden bi parça tad almak için buralarda olmayacağız (siz de kafa dinleyin, ben de Malum tatil hepimize lazım). Tekrar görüşünceye dek sizleri her Perşembe saat 22:00/01:00 saatleri arasında indie, post punk, garage ve Britpop un nadide örneklerini dinleyebileceğiniz Closedown a bekleriz (radionovo. com). Esen kalın saygıdeğer okuyucular 5

6 Selin Arısoy Röportaj: Pınar Derin Gençer, Yazı: Kamer Yılmaz Henüz sanat mı yoksa zanaat mı olduğu konusunda ortak bir karara varılamayan grafik tasarımında tartışmalar devam ederken genç illüstratörleri sayesinde yepyeni tasarımlar ortaya çıkmaya devam ediyor. Bu, genç ve başarılı yeteneklerden biri de Selin Arısoy doğumlu olan Arısoy, Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarımı Bölümü nü okuduktan sonra Anadolu Üniversitesi nde yüksek lisans programına dahil olarak eğitimine devam etmiş. Önce birbirimizi bir tanıyalım Önceleri birbirimizi bir tanıyalım diyerek grafik tasarımına başlasa da zaman içinde bağlanmaya başlamış. Grafik tasarımına olan ilgisinin küçük yaşlarda başladığını; Çocukluğum ağabeyimden bana kalan bir Commodore 64 ekranı karşısında geçti diyebilirim. Oyunlardaki renkler, ara yüzler, karakterler ve oynarken bu görselleri benim kontrol ediyor olduğum gerçeği beni hep cezbederdi. Bir şey değişmedi, hâlâ bir nevi görselleri kontrol etmeye çalışıyorum diyebilirim. sözleriyle anlatan Arısoy, ilgisini akademik bilgilerle profesyonelleştirmeye başlamış. Okumayı, çizgi romanları, teknolojiyi ve teknolojinin sunduğu imkânları, yenilikleri seven bunları hayatının birer parçası haline getiren genç çizer, bazıları gibi hayatını bilgisayar başında geçirmekten hiç de şikâyetçi değil. O, ilgi alanlarını tek bir alanda birleştirip bu alanda da profesyonelleşmeyi başarmış. Kendisini Öncelikle meraklı bir insanımdır. İlgi alanlarımın ve zevklerimin belli olmasına rağmen, sınırlamalara saygı gösteren fakat onları sorgulayan da bir kişiyimdir. Çok düşünür, okur, izler ve araştırırım. Savunmadığım konularda bile fikir sahibi olmayı severim. Aldığım grafik tasarım eğitiminin de katkısı ile, bende iz bırakan her şeyi görselleştirmeye çalışırım. Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümünden mezun olduktan sonra yoluma Anadolu Üniversitesi nde yüksek lisans programında devam ettim. Kısaca ben çizerim, ben karalarım efendim. diye takdim ediyor. Ve kitaplar onunla, yeniden şekilleniyor Geçtiğimiz yıl Anadolu Üni-versitesi nin de desteği ile Antoine de Saint-Exupéry nin Küçük Prens kitap illüstrasyonları projesinde bulunan Arısoy, Anadolu Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi ile birçok projenin içinde yer almış. Ankara Siyah Beyaz Galeri de Toys for Adults ve Global Warming sergileri, 2008 de Jonathan Barnbrook workshop ı ile What is m ss ng? sergisine de dahil olan genç illüstratörün, geçtiğimiz yıl da İzmir deki 7. Küçük Şeyler Sergisi nde Küçük Prens illüstrasyonları sergilenmiş. Grafik tasarımını sınırlı olmayan değil de sınırları esnetilebilen bir alan olarak gören Selin Arısoy, eserlerini yaratırken de bunu birebir yaşadığını; Meselâ karalama olarak başladığım herhangi bir çizim, ilk fikre benzeyerek bitmiyor, her eser farklı bir şeklide gelişiyor. Bazen bu süreçte yüklediğin anlam bile değişiyor ki bu iyi, bu daha gerçek. sözleriyle anlatıyor. Yaptığım işin sonucu beni mutlu etsin yeter Grafik tasarımının kendine özel sınırsızlığı; teknolojinin getirdiği ve getirmeye devam edeceği yenilikler, yeni yöntemler nedeniyle net bir hedef belirlemektense bu sınırsızlığa uyum sağlamayı tercih ettiğini 10 yıl sonra kendimi bu tarzda, grafiğin bu kolunda ilerlerken görüyorum diyemiyorum. Yaptığım işin sonucu beni mutlu etmeye devam etsin yeter. diyerek belirtiyor Selin Arısoy. Şu sıralar Academy of Art University de Animasyon & Görsel Efekt Bölümünden Duygu Baki ile başladığı bir çizgi roman/kısa animasyon projesi içinde olan genç illüstratör, Rombie the Blind Zombie yi gerçek hayata geçirmekteki görüşmelerinin olumlu bir şekilde ilerlemekte olduğunu da belirtti. 6

7 Alt Kültürler KONTAKT ta Buluştu #2 Alt kültür meraklıları olarak uzunca bir süredir beklediğimiz Kontakt 2 etkinliğine gittik, bir güzel de eğlendik. -Günhan Oral Alt kültür takip edenler bilir, geçtiğimiz Kasım ayında Türkiye Alt Kültür Topluluğu ilk etkinlikleri olan Kontakt ı kısıtlı imkanlarla da olsa gerçekleştirebilmişti. Yaklaşık 600 katılımcı İTÜ de doyasıya eğlenmiş, uzunca bir süre unutamayacakları bir gün geçirmişlerdi. Uzunca bir süre diyorum çünkü yaklaşık yedi aylık bir bekleyişin sonunda TAKT ın ikinci etkinliği, Kontakt 2, ilk etkinliğin izlerini silebilecek iki muhteşem gün ile alt kültür meraklılarının gönlünü fethetti. Türkiye Alt Kültür Topluluğu üniversite kulüplerinden ve kimi bağımsız organizatörlerden oluşmuş amatör bir grup gibi dursa da etkinlik boyunca ellerinden geleni yaparak birçok organizasyon firmasına taş çıkarttı. Yıldız Teknik Üniversitesi nin girişinde bekleyen görevli arkadaşlar katılımcılarla ilgilenip servis arabalarına bindirirken mekan girişindeki görevlilerse yüzlerinde bir gülümseme ile gelenleri karşılıyordu. Zaten oraya gidip de gülümsememek elde değil. Filmlerden, dizilerden, oyunlardan, çizgi romanlardan karakterlere bürünmüş o kadar çok insan vardı ki kapıdan girdiğinizde tamamen farklı bir dünyaya adım atmış gibi oluyordunuz. Terminator 2 daki civa adamdan tutun, League of Legends daki Caitlyn e, hatta Die Antwoord un Rich Bitch klibindeki kedi kadına kadar birçok farklı karakter etrafta dolanırken eğlenmemek elde değildi. İki güne o kadar çok aktivite sığdırmışlardı ki, saymak biraz zor olacak ama değinmeden de olmaz. Mesela girdiğinizde elinize bir görev kağıdı tutuşturuyorlardı, gün boyu yapabildiğiniz görev sayısına göre farklı farklı ödüller alıyordunuz. Görevlerden kasıt da aktivitelere katılmak. Ne kadar çok aktivite, o kadar çok puan, o kadar güzel ödüller. Örneğin D&D Battleground a katıldık, seçtiğimiz karakterler ve ellerimizdeki peluş zarlarla 2vs2 yaptığımız mücadelede (düşman takımın kafalarına kafalarına attığım zarların da etkisiyle) galip geldik. Dört oyuncu da aktiviteye katıldığı için puan aldı. Binanın hemen girişinde son dönemin en popüler bilgisayar oyunlarından biri olan League of Legends için düzenlenmiş yerel bir turnuvanın final maçları düzenleniyordu. Her ne kadar projeksiyon çok kaliteli olmasa da Uğur Ülger ve Ocan Şahin in yorumlarıyla tatlanan maçlar izledik. Turnuva galibinin de WristArt.lol takımı olduğunu not düşmeliyim. Tebrik ediyorum kendilerini. Board Game alanında Warhammer dan Game of Thrones a, birçok çeşitte oyun vardı. Bu alanda fazla durmadım çünkü Quoridor da tam yendim derken son anda yenilince bir hışımla Bu ne biçim oyun yea, bozuk bu! diyerek terk ettim orayı. Çıkmadan gözüme çarpanlar arasında Özgür Özol un fantastik eseri Ilgana nın oyun sistemi Sagu vardı. Alt kat tamamen FRP oyunlarına ayrılmıştı. Etkinlik alanında daha fazla gezip muhabbet etmek adına herhangi bir oyuna kaydolmamıştım. Dolayısı ile oraya da sadece bir göz atmayla yetindim. Masalardaki insanlar mutlu görünüyordu. Birkaç gösteri ve söyleşiye de katılma imkanım oldu. Tirendaz her iki günde de birer saat boyunca geleneksel Türk okçuluğu üzerine söyleşiler yaparken Sevgi Aikido yaptığı demonstrasyonlarla aikidoyu Türk izleyicisine tanıttı. Geçtiğimiz sayıda röportaj yaptığımız FABİSAD yetkilileri de yerli fantastik romanlardan nasıl oyunlar yapılabileceği üzerine bir konuşma ile Kontakt alanındaydılar. İki gün boyunca birbirinden güzel ve ilgi çekici kostümleriyle görsel şölen yaşatan cosplayerlar da her iki günde de yapılan yarışmalarda yer aldılar. İlk günün birincileri Twi lek kostümüyle Ayşe Türkay ve Raistlin kostümüyle Beytullah Ünal olurken ikinci gün düzenlenen EuroCosplay elemeleri birincisi Ahri kostümüyle Elif Özkaya oldu. Aslında anlatacak daha birçok şey var ancak ayrılan yer ne yazık ki kısıtlı. Eğer bu tarz etkinliklerden hoşlanıyorsanız Facebook taki Türkiye Alt Kültür Topluluğu grubuna girmenizi tavsiye ederim. Orada ilgi alanlarınıza dair birçok tartışma, bilgi paylaşımı ve eğlenceli yönlendirmeler bulabilirsiniz. Ayrıca bir dahaki TAKT etkinliğine gelmezseniz bence çok şey kaçırırsınız. Sonuçta 1000 den fazla katılımcının toplandığı bir etkinlik Türkiye için gerçekten önemli bir başarı. 7

8 Aşk Merdivenlerini Tırmanan Şarkılar Senelerdir Ankara müzik piyasasında güler yüzlü tavrı ve usta müzisyenliğiyle beğeni toplayan Hakan Küçükçınar la ilk solo albümü Aşk Merdivenleri nden, Ankara dan, müzikten ve daha birçok şeyden söz ettik. Sağ olsun doldur-boşalt yapmadan tüm sorularımıza samimiyetle yanıt verdi. -Alper Kara Sn. Küçükçınar kendinden biraz bahseder misin? Müzik hayatın nasıl başladı? Kendimi bildim bileli müzik aletleri ve bir şeyler çalan adamlar hep ilgimi çekmiştir. Çocukluğumda, oyuncaklarım arasında bir sürü gitar, akordeon, mızıka filan olmuştur. İlkokul sonlarında bağlama kursuna gittim, sonra ortaokul yıllarında klasik gitar ilgimi çekti ve sazdan gitara geçip oradan da basgitar çalmaya başladım ve halen çalmaya/çalışmaya devam ediyorum. Basgitarı gördüğüm ve elime aldığım gün müzikal zehirlenmem tamamlanmış oldu. Geri dönüşü olmayan yola girmiş oldum. Müzik hayatım böyle başladı. Etkilendiğin, müzisyen olmama sebeptir dediğin bir albüm, grup ya da müzisyenler var mı? Orta 1 gibi sanırım, okul arkadaşlarımın elinde gitar görür olduk. Bolca The Beatles ve Simon & Garfunkel şarkıları çaldıkları için de ilk anda bu iki gruptan çok etkilendim. Evde 60 lı yıllara ait liste başı olmuş çeşitli grup ve şarkıcıların karışık plakları vardı. Beatles tan Girl ve A Hard Day s Night bu plakta yer alan ilk dinlediğim Beatles şarkılarıydı, akorlarını baştan sona ilk çalabildiğim şarkı Girl olmalı, basgitarlarını duyarak çıkarmaya çalıştığım şarkı ise Milliyet Müzik Yarışması nda lise grubu ile birlikte icra etmeye çalıştığımız yine Beatles tan Oh Darling dir. İlerleyen zamanda tabii ki onlarca grup ve müzisyen dinledim, Bob Dylan, Elvis, Johnny Cash, Led Zeppelin, Steely Dan, King Crimson ilk aklıma gelen etkilendiğim adamlar. Sanırım Johnny Cash in ölmeden önce yaptığı coverlar da tüm bu olan bitenin üzerine son tuğlayı koydu. Cash ilahımdır tek kelimeyle. Tabii bir de işin Türkçe müzik ve Türkçe şarkı yazarlığı kısmı var. Bu konuda çok fazla isim sayamıyorum maalesef. Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok ve Mazhar Alanson Türkçe şarkı yazma ve yorumlama alanında üç büyüklerimdir diyebilirim. Asıl mesleğin olan mali müşavirlik ve müzik bir arada nasıl gidiyor? Uyku düzenin var mı, varsa neye borçlusun? Büronun işlerini çok yükseltmeyip ancak geçinecek ve tek çalışanımın maaşı ve SGK primini karşılayacak kadar bir iş hacmiyle işimi sürdürüyorum. Böylece ne müzik ne muhasebe ikisi de birbirine engel olmayacak şekilde 8

9 bir denge kurmaya çalışıyorum. Malum hem geçinmeliyim hem mutlu olmalıyım. Uyku düzenim var, ancak sabah çok erken uyanmıyorum, genelde 9-10 civarı güne başlarım. 20 li yaşlarımdaki kadar bara da gitmiyorum, uyku düzenimi saat civarı uyumaya borçluyum. Yanılmıyorsam daha önce yayınlanmış olan çeşitli albümlerde de yer aldın 1993 te Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisiyken okul arkadaşlarımla Çekirdek adında bir grup kurup, Siste Yürümek adında bir albüm kaydettik ve Uzelli den yayınlandı o sene. Şiir besteliyorduk o zamanlar, o albümde Shakespeare den Hermann Hesse ye, Nazım Hikmet ten Orhan Veli ye bir şiir antolojisini andırır tipte bir albümdü. Kendime ait sözlerin yer aldığı ilk albüm ise Ortanca adlı grupta yaptığımız işlerdir. Çekirdek ekibinden Burak Kaya ile birlikte yıllarında ikimizin altışar şarkısından oluşan bu albümü kendi imkanlarımızla kaydettik ancak maalesef yayınlatamadık lı yılların algısıyla bu albümü yayınlatmaya uğraşırken, MP3 formatının piyasada yarattığı tahribatı ancak bu albüm elimizde ve yayınlatacak yer ararken anladık. Youtube da bu iki gruptan bazı şarkılara ulaşmak mümkün. Yine Çekirdek ekibinden davulcu arkadaşım Gürcan Aşk Merdivenleri albümünde de davul ver perküsyon çaldı. Burak Kaya ise kendi ismiyle bir akustik-folk-caz proje grubu kurdu ve önümüzdeki birkaç ay içerisinde bu albüm de yayınlanacak. Geçen aylarda yayınlanan ilk solo albümün Aşk Merdivenleri hakkında Boo! okuyucularına bilgi verebilir misin? Bu albüm benim sözlerini de yazdığım ilk şarkıdan son şarkıya kadar yıllık külliyatımı içeriyor diyebilirim. Albümdeki şarkılardan Kaybettiklerim sözlerini de yazdığım ilk şarkıdır. Daha önce çok şiir bestelemiştim ancak sözü de insanın kendine ait olunca biraz daha ağır bir sorumluluk yüklüyor, o nedenle cesareti toparlamak gerekiyor gibi 90 larda yazdığım bu ilk şarkılar üzerinde tekrar çalıştım ve kiminin nakaratı kiminin A sı B si ya değişti, ya da aynen kaldı. Albümdeki en az 6-7 şarkıyı döneminde yazdıklarım içinden seçtim. Albüm yapmaya karar verince tümünü elden geçirirken ilk yazıldığı andaki duygusunu ve naifliğini korumaya da gayret ettim. Mesela Gidelim adlı şarkının nakaratı söz ve melodi olarak o yıllarda yazdığım şekliyle aynen kaldı, ancak zayıf bulduğum 4 tane dörtlüğü sıfırdan yazdım. Şarkıları yayınlamakta acele etmediğime göre içime tamamen sinmesi gerekiyordu. Geride kalan 3-4 şarkı ise son birkaç yıl içinde yazılmış daha olgunluk dönemi şarkılar diyebilirim. Kördüğüm gibi, Aşk Merdivenleri gibi Birlikte de anlamlı ve tutarlı duruyorlarsa ne mutlu. Albümün yapım aşaması nasıldı? Bu süreçte zaman, finans veya besteler açısından zorlandığın zamanlar oldu mu? Besteler zaten hazırdı ancak son bir kez elden geçirmem gerekiyordu. Zira bazı şarkıların nakaratı ya da A sı B si eksikti ya da bana göre yetersizdi. Birkaç ay içinde yoğun bir çalışmayla eski şarkıların söz ve müziklerini yeniden düzenledim. Bazen şarkı yazarken her şey çok iyi gider, tek oturuşta çorap söküğü gibi çıkarırım şarkının büyük bir kısmını, ancak bazen de tek bir kelime nedeniyle günlerce keyfim kaçabilir. İşin kolayına kaçmamaya gayret ederek en sade, en içten ve en derin nasıl anlatabileceksem onu yakalamaya gayret ederim. Genelde aklıma gelmiş ya da esmiş güzel birkaç akor ve sözü aynı anda yazarım, önce bir kabası çıkar ortaya sonra birkaç uğraşırım, halen bir ışık görüyorsam o şarkıya iyice yoğunlaşırım ve şu meşhur heykeltıraş benzetmesi gibi fazlalıkları ata ata son halini veririm şarkıya. Bu sırada da gitar sürekli kucağımdadır. Her yazdığım şarkı olmuyor tabii, gülünç şeyler de çıkabiliyor arada, ama onları da çöpe atmıyorum, sonradan dönüp bakıp gülmek için bile olsa saklarım yazdığım kötü şeyleri de. Zamanı ve finansı ise bir şekilde ayarladım. Serbest çalıştığım için süreci hep mali takvimin en uygun ve geniş zaman bulabileceğim dönemlerine denk getirerek stüdyo kayıtları aşamasını hallettik. Finans meselesinde ise tüm maliyetleri doğal olarak tek başıma karşıladım. Başka bir çözüm olmadığından bu albüm bu şartlarda kaydedildi ve sunuldu. Bundan sonraki albümler daha farklı koşullarda kaydedilsin ve bir öncekinin üzerine çıksın diye çalışmalarımı ve ümitlerimi bu yönde sürdürüyorum. Yapım aşamasında yapımcım Haluk Polat ın desteği ve varlığı en önemli noktadır. O inanmasaydı bu albüm kesinlikle olmazdı. Beste yaparken nelere dikkat edersin? Örneğin bir aşk şarkısı yazarken gerçekten aşık mısındır? Ya da çeşitli ortam etmenlerine ihtiyaç duyar mısın? Yoksa ilham geldiğinde sigara paketine not alır, akşam inci gibi işleyerek şarkı haline getirir misin? Ben iki türlü de yazabiliyorum sanırım. Hayali bir aşk için de içli bir şeyler yazabilirim ama sanırım yaşanmamış bir şey yazdığımı zannederken aslında yine yaşadıklarımın etkisi olabilir diye düşünüyorum. Misal aslında yaşamadığım bir aşkı anlatırken belki de hayalini kurduğum ve erişemediğim için beni mutsuz eden ve yaralayan bir durumu anlatıyorumdur. Hayali gibi dururken belki de asıl gerçek odur, bilemiyorum. Ancak ne olursa olsun yaşanmış tecrübeler üzerine yazılanların sahiciliği ve derinliği tartışılmaz hiçbir zaman. En derin ve etkileyici sanat eserleri de yaşanmış gerçek mutsuzluk üzerine yazılan çizilen eserlerdir sanıyorum ki. Kafka, Chopin, Van Gogh gibi adamların hayatlarını ve eserlerini yan yana koyunca böyle bir resim görüyorum ben. Hayattan ya da bir kadından güzel bir sille yediğimde ve canım hakikaten yandığında, belki de hayatla ve tüm olan bitenle mücadele edebilmek için böyle bir savunma geliştirmiş olabilirim. Hayata ve insanların yüzüne saydıramadığım lafları ya da içimde kalanları yazdığım birkaç şarkıyla çözmeye çalışıyorum belki de. Aslında kendini iyi ifade edemeyen ve güzel konuşamayan bir adamım. Bu eksiğim olmasa belki de şarkı yazma söyleme ihtiyacı da duymazdım bilemiyorum. Türkiye de albüm yapan nadir bas gitaristlerdensin. Örneğin benim aklıma hemen Gürol Ağırbaş, Demirhan Baylan, Alp Ersönmez ve Kamil Erdem geliyor. Sence enstrümanının tılsımı nedir? Beste yaparken akustik gitar mı tercih ediyorsun? Aslında bu albümün tarzı için, bas gitarist albümü değil 9

10 de, şarkı yazarı albümü gibi bir isimlendirme uygun olur. Ya da belki bas gitar çalan ama bas gitarda çok iddialı olmayan ancak olağanüstü şarkılar yazan ve müzisyenliklerinden çok kendi şarkılarını söyleyen Sting, Roger Waters gibi ya da Paul McCartney benzeri bir modele benzetilebilir bu yaptıklarım, ettiklerim. Bu albümde tüm enstrüman çalanlar çok sade ve olgun bir şekilde çalmaya gayret etti, istesek bir dünya numara ve atraksiyon filan yapabilirdik ama yapmadık. Bu albümde sözü, müziği ve vokali öne çıkarmaya gayret edince grup müziğinden ziyade, şarkı yazarına eşlik eden bir orkestra duyarlılığında çalındı ve söylendi tüm albüm. Bob Dylan ın Like a Rolling Stone şarkısını düşünün, arkadaki davulcuya aman ne davul çalmış demez kimse, ama rock tarihini de kökünden sarsmış bir şarkı ve icradır. Belki bir sonraki albüm grup tınısı ve tadında olur. Şu an konser verdiğimiz grubu sürdürmemiz durumunda bu da çok mümkün görünüyor. Besteleri akustik ve klasik gitarla yaparım, basgitarla da beste yapmanın güzel bir kafası olabilir muhtemelen, henüz yaşamadım bu deneyimi. İlerde tıkanırsam, canım sıkılırsa diye bir kenarda tatmadığım güzel bir yemek çeşidi gibi tutuyorum. Bir gün onu da denerim belki. Ülkemizden ve dünyadan sevdiğin basçılar kimler? Basgitar ilahım açık ara Jaco Pastorious tur. Çok şey öğrendim ve çok kez iştaha getirmiştir beni. Hazin sonu da çok etkilemiştir aynı zamanda. Adamın bir ders videosu var ilgili olanlar bilir, ne zaman izlesem sanki mahalleden bir abi bana basgitarın inceliklerini anlatıyor gibi gelmiştir. Haddinden fazla kapı açmıştır basgitar âleminde. Bazı adamlar tarihin akışını değiştirir, Jaco da onlardan birisi. John Paul Jones ikinci isim. Led Zeppelin in o anormal davuluna ancak bu kadar bas çalınabilirdi. Klasik rock, blues, country nasıl çalınır bu adamdan duydum öğrendim. Lemon Song bana blues basının tüm inceliklerini anlatır. Ve Blues Brothers basçısı olarak tanınan Donald Duck Dunn. Ben nasıl blues çalarım? diyen birine Sweet Home Chicago yorumunun basgitarlarını dinletmek gerek. Özellikle son bölümde nefeslilerin yer aldığı bölümde çaldığı basgitara bir dikkat edin. Her bir dönüşte basgitar dersleri vardır adeta. Geçtiğimiz ay kaybettik kendisini bu arada. Benim kuşağımdaki birçok basçının bas çalmayı seçmesinde etkendir. Ülkemizde benim yaş grubum için ilk dikkatleri çeken isim Barış Manço nun basçısı Ahmet Güvenç tir tartışmasız şekilde. Gülpembe, Dönence gibi şarkılardaki bas yürüyüşleri ve rifleri kulağımıza ilk çarpan basgitar tınılarıdır. MFÖ nün Özkan ı gelir ondan sonra benim için. Ele Güne Karşı nın basları bile yeter. Biraz da bar çalışmalarından söz edelim. Kaç yıl oldu başlayalı? 18 yaşımı doldurduğumda bara gitmeye, ardından da çalmaya başladım gibi şimdi Gençlerbirliği tesislerinin yakınındaki bir kafede çalmaya başlamıştım, iki klasik gitar çalıyorduk o zamanlar. Sonra yazları Altınoluk ta, kışları Kızılay barlarında çalar olduk. Lise grubunda birlikte çaldığım Alp ve Özgür ile bir grubumuz vardı 1993 gibi. Sonra Trip adında Ankara çapında bayağı nam salacak grubumuzu kurduk. Bu grupta Özgür Şener, Deniz Yenigün ve Selçuk Ergen ile birlikte yer aldık. Davulcumuz Deniz, ABD ye doktoraya gittiğinde yerine Bülent Aksanı çaldı Trip in son günlerinde. Yılda 1-2 kez konser şeklinde dinletiler yapıyoruz halen Trip ile. Şu anda Kendinden Prensli At adındaki grubumuzla Ankara da bar programlarımız devam ediyor. Kendinden Prensli At adıyla bir albüm yapmayı düşünüyor musunuz? KPA şu an faal olan grubum. Bu grupta Süleyman Bağcıoğlu ve Barış Menküer ile birlikte müzik yapıyoruz. Barda yorum çalan bir grup olarak kuruldu ve amacına da uygun şekilde işlerimizi yapıyoruz. Albüm yapmak başka türlü bir iş. Bunun için herkesin hazır ve çok istekli olması lazım, birlikte duyguyu yakalamak lazım. Şu an için öyle bir plan yok ama ileride ne olur bilinmez. Aşk Merdivenleri nin ilk videosu Kördüğüm ü biraz anlatır mısın? Senaryosuna senin katkıların da oldu mu? Kördüğüm biraz asık suratlı bir klipe sahip. Senaryosu daha da sertti ilk yazıldığında. Daha fazla silah içerip, intihar yerine kurşuna dizme gibi bir sahne ile bitiyordu. Benim katkım senaryoyu biraz yumuşatmak oldu. Ancak televizyonlarda yayınlanması için yeterli olmadı sanırım. Karamsar ve sert bir klip yapmak istedik öyle de oldu ama fazla piyasa bir iş olmadığından kanallar rağbet etmedi diyebilirim. Albümün ilk konseri geçtiğimiz haftalarda Manhattan adlı mekanda gerçekleşti. Başka illerde de tanıtım konserleriniz olacak mı? Evet, 31 Mayıs gecesi Manhattan da albüm tanıtım konseri verdik ve gayet de eğlenceli geçti. 4 Temmuz da IF Performance Hall de ikinci konserimiz oldu. Sonbahardan itibaren de büyük illere ve üniversitesi olan kentlere gitme niyetimiz var. Bu albüm, sahnede çalınınca değeri ve güzelliği artan bir albüm. Canlı çalınınca şarkılar bir başka kimyaya bürünüyor ki konser vermek için bu çok yeterli ve güzel bir motivasyon bence. Başta Ankara da, sonra başka şehirlerde mümkün olduğunca çalmaya çalışacağız. Şu sıralar kimleri dinliyorsun? Sixpense None the Richer ile yeni tanıştım (biraz ıskalamışım bu grubu), ayrıca Leonard Cohen in son albümü Old Ideas yeni dinlediklerimden. MP3 çalarımda her telden bir şeyler var, yürüyüş yaparken ne denk gelirse dinliyorum. Beni müziğe yönelten adamları az önce saymıştık, o tipler var işte şarkı listelerimde. Son olarak, Fender mi Washburn mü? Basgitarım Fender, akustik gitarım Gibson. Dolayısıyla Fender ve Gibson diyorum. hakankucukcinar.com 10

11 Başka Renklerin Kokusu Güney sahillerinde başlayan, Ankara da kesişen ve İstanbul da son dönemecine giren bir serüvenin; Doğan Aşkıner ve Uğur Ersözlü tarafından oluşturulmuş hali Mono! Metropolün karmaşası ve yalnızlığı, güneyin sıcaklığı ve enerjisi ile harmanlanmış müziklerinin kapısını aralıyoruz. -Pınar Derin Gençer Üniversite şenlikleri, çeşitli organizasyon ve konserlerle, bar performansları ile geniş bir dinleyici kitlesi kazanan Mono kimdir? Kendini müzikle ifade eden, duygularını şarkılarla dışa vuran, yaşadığını sahneye çıkınca hisseden iki adamın günlüklerinin adıdır Mono. Nasıl ki bu günlerde bir operatörün reklam sloganı hayat paylaşınca güzel ise bizim için de, önce yaşadıklarımız sözlere ve notlara yansıyor, sonrasında bir şekilde bunlar dinleyiciyle buluşuyor. İşte o zaman hissettiklerimizi somutlaştırıp karşılığını almış ve başka dinleyicilerin gözünde de yaşamaya başlamış oluyoruz. Yani Mono için hayat paylaşınca hayat oluyor. Mono adını almanızın bir hikayesi var mı? Ve nedir bu adı vermenizi sağlayan mana? Aslında bu ismi kullandıkça bizim için daha çok anlam kazanıp, kullandıkça bir hikayesi oluşmaya başladı diyebiliriz. Çünkü başlangıçtaki sözlük anlamından çok daha fazla anlamlar yüklendi bizim için. Kendimize verdiğimiz sözler, hayallerimiz, yaşanmışlıklarımız hepsi hayatımızın merkezinde olan Mono kelimesinin altında yatıyor diyebiliriz. IF Performance Hall un 7. yıl özel albümünde yer alan Gri Düşler ile dinleyici kitlenizi genişlettiniz. Peki bunun dışında nasıl bir güzellik getirdi Gri Düşler Mono ya? Dinleyicilerimizden aldığımız olumlu tepkilerden ve kayıt sürecindeki deneyimlerimizden sonra, artık şarkılarımızı kendimize saklamamamız ve bir an önce bir albüm çatısı altında toplayıp dinleyicilerle paylaşmamız gerektiğine karar verdik. Sonucuna bakınca, bize getirdiği güzellik bu oldu diyebiliriz sonuçta meyvesi elimizde. Prodüktör Veyasin ile başladığınız çalışmalar sonucunda kaydedilen albümün sürecinden bahsedebilir misiniz? Ankara da 8 ayda tamamladık albüm kayıtlarını. Tesadüf Veyasin de bizim gibi İstanbul a taşınmaya karar vermişti. İki taraf için de bu albüm süreci Ankara ya olan vefa borcunu ödemek için yapılan bir seremoni gibi geçti. Bu güne kadar Ankara nın bizlere verdiği her şeyi yansıtmaya çalıştık. Bu anlamda bizim için çok özel ve geri dönüp baktığımızda unutamayacağımız çok keyifli günlerdi. 11

12 Durul Gence ismine rastlıyoruz albüm sürecinde, başka hangi isimlerden var bu oluşum sürecinde? Evet, Durul Gence nin de içinde olduğu 30 u aşkın Ankaralı müzisyen yer aldı bu albümde. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Ankara nın bize verdiği en değerli şeylerden birisi de müzisyen dostlarımızdı. Her yaştan, çok farklı birikime ve tarzlara sahip, birçok isim desteğini esirgemedi, yanımızda oldu. Kısaca Veyasin başta olmak üzere Durul Gence, Cem Tuncer (Betone), Burak Gürdal ve Erman Erdoğan (Sondört), Alper Sarıoğlu (Gecegece), Günhan Erengöl ve Emre Topak (Karnaval), Burak Karadeniz ve Evren Kalaycıoğlu (Soulproject) gibi isimleri sayabiliriz. Farklı müzisyenlerin ve renklerin harmonisi olarak tanımlayabileceğimiz albümün şarkılarına gelecek olursak neler söyleyebilirsiniz dinleyicilere? En başta Veyasin le çok iyi bir elektrik yakaladık. Bizi çok iyi anladı ve ne yapmak istediğimizi adeta bize gösterdi yani tam olarak bizi yansıtan bir albüm oldu diyebiliriz. Albümü kendi imkanlarımızla yaptığımız ve ilk albümümüz olduğu için, sahip olduğumuz tüm renkliliği yansıtmak istedik. Bu yüzden dinleyicilere her şarkıda farklı tatlar yaşayabileceklerini, farklı müzisyenleri de barındırdığı için, farklı tınılardan değişik hazlar alabileceklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. gibi görünmeyi düşlemeyen tek bir grup bile yoktur cümlesini dolduracak olsanız bu hangi grup olurdu? Ve neden? Bizim için kesinlikle MFÖ olurdu. 3 kişinin de ayrı ayrı birçok yeteneğe sahip olduğu, inanılmaz yüksek ve eğlenceli bir sahne enerjisiyle dinleyicileri mest eden, üstüne üstlük bunca zamandır müziğin içinde var olup gelen her nesli, kendi müziğinden ödün vermeden, peşinden sürükleyen başka bir isimin var olduğunu düşünmüyoruz. Feyz alıyor severek takip ediyoruz. Nasıl yaşanacağını, kenarda durup izlemeden dünyanın nasıl hem içinde hem dışında olunacağını öğrendim. Bir daha asla ama asla hayattan kaçmayacağım. Aşktan da diyor Audrey Hepburn; peki Mono nun ya da Mono sakinlerinin müziğinde kaçtığı şeyler nelerdir? Aslında şarkılarımız hiç bir şeyden kaçmadığımızın göstergesidir diyebiliriz. Biz hayatın bize yaşattığı acıları, sorunları yaptığımız şarkılara dökerek göğüslüyoruz. Belki de şarkılarda anlattıklarımızla meydan okuyoruz hayata ve hala bir şeyleri hissedebildiğimizi, hissettiklerimizin bizi olgunlaştırarak ayakta tuttuğunu haykırıyoruz. Dünyada her zaman kötülerin ve iyilerin savaşı sürer gider. Müzik piyasası da aslında dünyanın küçük bir yansımasıdır bu bakımdan. Peki Mono bu savaşın neresindedir? Bizim kuşak, iyilerin kazandığı çizgi filmlerle, iyilerin yaptıklarını alkışlayan büyüklerimizi seyrederek büyüdü. Sadece var olmak, fayda sağlamak, bir yerlere gelmek için bir şeyler üretmiyoruz. İnandığımız, en başta kendimizi tatmin eden ürünler sunmaya gayret ediyoruz. Biz de güzel şeyleri alkışlıyor, desteğimizi esirgemiyor ve bu bilinçteki insanlarla mesaimiz geçirmeye çaba gösteriyoruz. Kelebek şarkısı almış başını gidiyorken klip hangi şarkıya gelecek? Temmuz ayında başlamak üzere uzun zamandır bu konuda düşünüp çalışmalar yapıyoruz. Herhalde kısa zamanda Kelebek şarkımızın klip çalışmasını dinleyicilerimizle paylaşacağız. Mono nun gelecek projelerinden ve yakın zamandaki performanslar nerelerde olduğundan bahsedebilir misiniz? En yakın performansımız 18 Temmuz Çarşamba günü Mayotte Beyoğlu Pub&Live Music te gerçekleşecek. Diğer performanslarımız için de dinleyicilerimiz bizi monotr.net adresinden takip edebilirler. 12

13 Klip Var, Durmak Yok! Geçtiğimiz Ekim ayında ilk albümleri Gerçek Yeni Bir Rol ü çıkaran, ikinci klibini Nisan da yayınlayan Sınır ile geç de olsa bir araya gelip albüm üzerine konuştuk. -Pınar Derin Gençer 2002 yılından beridir pek çok organizasyonda adını duyuran Sınır kimdir? Müziğe lise yıllarında başlayan dört arkadaş tarafından Adana da kuruldu Sınır. Kurulduğu 2002 yılından beri ülke çapında pek çok konser ve organizasyonda performans sergiledi ve adını müzik severlere duyurdu yılında katıldığımız Rock n Dark müzik yarışmasında kazandığımız Türkiye ikinciliği ile grubun adını daha geniş kitlelere duyurmayı başardık. Kendi şarkılarımızdan oluşan ilk albümümüz için 2010 yılında çalışmalara başladık, prodüktörlüğünü Mert Medeni nin yaptığı ve Gerçek Yeni Bir Rol adını verdiğimiz ilk albümümüzü MMA stüdyolarında kaydettik. Miks ve kayıtları da Mert Medeni tarafından yapılan albümün masteringi ise Grammy ödüllü Evren Göknar a ait. Ekim ayında ZET Müzik etiketi ile müzik marketlerde yerini alan albümün fotoğraf çekimlerini ve görsel yönetmenliğini Sertaç Pişkin yaparken, albümün çıkış parçası Küçük Kadınlar ve ardından Düşmemek Adına isimli parçamıza 2. klibi çektik yılında Rock n Dark müzik yarışmasında gelen ikinciliğin gruba ne gibi yenilikler getirdi? Müzik piyasasından değerli yapımcı ve müzisyenlerle tanışma fırsatımız oldu, kaliteli mekanlarda sahne alma fırsatını yakaladık. İşlerin nasıl ilerlediği hakkında bilgi edindik. Bunun haricinde sesimizi Adana dışına duyurmamıza yardımcı oldu. Düşmemek Adına ilk klibinize göre daha çok 13

14 ses getirdi gibi görünüyor, siz de böyle düşünüyor musunuz? Evet ikinci klibimizde büyük bir prodüksiyon var. Yönetmeninden set ekibine kadar çok değerli insanlarla çalıştık. Klibin yönetmenliğini Gökçe Pehlivanoğlu, görüntü yönetmenliğini Emre Başaran üstlendi. Klipte değerli oyuncu Ece Uslu bize eşlik etti. İki Farklı mekan kullanıldı. Hikayenin çekildiği mekan Kadir Has Üniversitesi nin kütüphanesi, performansların çekildiği mekan ise Ortaköy deki güzel bir resim atölyesidir. Bir ülkenin medeniyet seviyesini yine insan göçlerinden kolaylıkla anlayabiliriz. İnsanlar topraklarında huzuru ortalama bir seviyede bulabiliyorlarsa evlerinden göçmezler. Müzikte de bu böyledir. Bu bağlamda Türkiye deki müzik piyasasını nasıl değerlendiriyor Sınır? Türk müzik piyasasında müzik yapmak gerçekten zor. Piyasa öylesine karışık ve kendini tekrar ediyor ki hissiyattan kopmuşlar ve genel olarak maddi bir yarış içerisindeler nerdeyse para kiminse en güzel şarkı onun şarkısı en güzel albüm onun albümü olmuş bu piyasada... Bu bağlamda tabii ki kalıcı olmak çok zor, fedakarlık ve istikrar gerekiyor. Türkiye şartlarında çok başarılı albümler de kaydediliyor, ancak dinleyici ile buluşması noktasında kesinlikle bir sıkıntı var bunun üstesinden gelinmesi lazım. Ayrıca bizce ülke olarak daha farklı müzikler dinlemeye de ihtiyacımız var. Erich Fromm un çok sevdiğim bir söylemi var: Yapmamız gereken şey kendimizi güvenli hissetmek değil, güvensizliğe dayanmaktır. Sınır müzik yolculuğunda kendini güvenli sularda mı görüyor? Erich Fromm dan müzik yolculuğuna. Bak bunu sevdim işte! Erich Fromm un makalelerinden birinde insanın, dünyanın ezici gücü karşısında bazı kaçış mekanizmalarından bahseder: İçe kapanış (dünyanın tehdit unsurunu yok etmek amacıyla, dünya ile bağlantısını kopartma) ve yükselme (Dışındaki Dünya yı küçük kılacak şekilde kendini büyütmesi). Bunların dışında Erich Formm un üzerinde durduğu başka bir mekanizma vardır ki bu tehlikeli kaçış mekanizması çağımızın sorunudur. Birey kendi olmaktan çıkar; kültürel kalıpların kendisine sunduğu kişi olur. Böylece diğerleri gibi ve onların da kendinden beklediği gibi olur. Böylece yalnızlık duygusunu yener. Hatta Erich Fromm bu durumu bukalemuna benzetmiş. Onlar da bulundukları yerin rengini alarak çevrelerinden ayırt edilmezler. Ama bukalemun kaybolur. Benliğini yitirir, varlığı anlaşılmaz. Aynılaşma, tek tipleşme Artık ne derseniz. Bu nasıl ki bireylerde oluşan bir hastalıksa (bana göre hastalık) aynı şey müzisyenlerde, müzik gruplarında da vardır. Kendini topluma kabul ettirmiş müzik insanlarını taklit ederek (taklit edilen kişi ne kadar doğrudur burası da tartışılır) kendilerini topluma kabul ettirmeye çalışırlar. İşte burada problem başlar, müzisyen, icracı, besteci benliğini kaybetmiş olur. Bütün bunları açıklamam şu sebepten. Sınır kendini güvenli sularda mı görüyor? Güvende mi? Güvende hissetmesi mi lazım? Bilmem ama, Sınır ın hiçbir zaman benliğini yitirmeyeceğini, aynılaşıp tek tipleşmeyeceğini, bukalemun gibi çevresine göre renk değiştirmeyeceğini söyleyebiliriz. Düşmemek Adına şarkınız parçalayıp geçmiş bir hikayenin sonunda doğmuş gibi bir izlenim yarattı bende, özellikle bu parça olmak üzere albümdeki şarkılardan bahsedebilir misiniz? Düşmemek Adına, yalan dolan içinde kalmış, bitmesi gereken ancak bitmekte zorlanmış bir aşkın hikayesi. Bu aşkın bitiminden kısa bir süre sonra, aşkı yaşarken söylenememiş sözlerin ve içinde bulunulan durumun kaleme alındığı bir beste. Albümün temasına genel olarak yalnızlık, geçip giden zaman ve aşk diyebiliriz. Sınır ın etkilendiği müzik grupları kimlerdir? Yerli yabancı hepimiz farklı isimlerden etkilenmişizdir, bunların içinde hepimizin ortak dinlediği isimlerden Müslüm Gürses ve Radiohead sanırım en önemlileri :) Ancak biz kendi içimizde özümseyerek yeni bir sound yaratmaya çalıştık. Gerçek, yeni bir yol mudur? Albüme adını veren bu cümlenin Sınır daki yeri nedir? Gerçek Yeni Bir Rol adlı parçamız davulcumuz Aykut un sevgili abisi Hamit Acarlar a ithaf ettiği parçadır. Kendisini kısa zamanca önce kaybettik. Albümü ona ithaf ederek bir güzel hediye vermek istedik ona ve albümü, bu parçanın adını vererek daha da anlamlı bir hale getireceğimizi düşündük. Sınır ın gelecek projelerinden bahseder misiniz? Önümüzdeki aylarda yeni bir klip daha çekeceğiz, bunun planı var. Onun dışında 2 parçadan oluşan bir single çıkarma planımız var. Durmak yok! 14

15 Kısa, Yavaş, Gerçeküstü... Geçtiğimiz Mart ayında gerçekleşen Güzel Ama Yalnız Kadınlar adlı sergiye katılan, kısa film çalışmalarıyla tanınan Volkan Ergen ile bir aradaydık. Ergen in progresif monologlarına sorularla eşlik ettik. Tercih ettiğiniz alkollü içecekten bir yudum ya da tercih ettiğiniz meyveden bir sulum eşliğinde röportaja buyurunuz... -Pınar Derin Gençer Sanatçıyı kontrol etmek mümkün olsaydı, bu sanatın ölümü olurdu. Sanat Türkiye de can çekişiyor mu? Sanatçı, aklımda sonsuz uzunluktaki tanımlar, bir kısmı etüt edilmiş öğretilmiş baskılanmış sert şablonlar Mümkün olsaydı? Davranışlarımızı kontrol eden havadan hafif minik organizmalar olmalı ki bu denli aykırı-sapkın davranışlar bütünü, yıkıma-toza karşı hissettiğimiz büyük açlık, benliğin içselliğin hiç sayılması, hiçin yok sayılması... Sanatçıyı kontrol ediyorsunuz, dahası sanatı ne giydiğinizi düşündüğünüzü, kiminle seviştiğinizi neden seviştiğinizi, ceplere uzanan gözler kirpiklerdeki mürekkep parçacıkları, halüsinasyon... Kostümümde bir simitçinin üzerindeki yoğunlukta toplumsal baskı var, onun sorumlulukları benimkilerle hemzemin, aynı (benzer) mesleki deformasyonlara sahibiz, aynı (benzer) şekilde doğduk, ikimizin de ilk öpücüğü var... Gerçek çıkmaz sanatçı, o kontrol etmek istiyor, devşirmek. Benzersiz soru işaretleri doğurmak, yadsımak, o süslü alıngan bebek daha fazlası için haykırmakta, bittiğini kabul edemeyecek kadar küstah, işe yaramaz olduğunu Sanatı sanatçılardan kurtarın (Artist In The Face Of Radical Theory) Acı, ondan yola çıkmamızı gerektiren somut nokta ise; senin çalışmalarının yola çıktığı somut nokta neresidir, nedir? Her şey kaygan, biraz yapışkan pürüzsüz bir balık cildi gibi hareketli, tutulması sabitlenmesi oldukça zor ki bunu halihazırda istediğim de yok, etiğim; erimiş. Yeni farkındalıklar edinilmiş önceleri panikle birliktelik, içe çekilme yoğuşma sonraları minik fısıltılar yükselen iç ses sonunda başka bir şey duyamama, sadece iç... Somut nokta kalmamış dolabımda, bir iki hatıra yüksek 15

16 raflarda ara sıra tozu alınmak suretiyle unutulmuş, görülebilen sis, su buharı; bulut, başlangıç noktası şekillendirilebilir isimlendirilebilir, nedenleri bilinmiyor, sadece his... Tüm düşünce, acı ve mutluluğun somut kutupları arasında mı kuşatılmıştır? Senin düşüncelerini kuşatan kutuplar nedir? Acı, içerisinde henüz isimlendirilmemiş binlercesini barındırır, karmaşa yaratılır kabullenilmişler üzerinde, ortaya çıkan kötü kokulu bitki, bir şey üretene kadar taciz eder dipte tutar, sonra yeniden devinim... Zaman var(ken) somut yok (olur), minik bir akıntı halinde tüm bildiklerimiz... Yaratımının gizemini besleyen, destekleyen bir nevi de bitmemişlik hissi midir? Evet. Bitmiyor, hareket halindeki balon yetişilmesi imkansız o hep arayı açmakta... Güzel Ama Yalnız Kadın-lar daki kısa filmin hakkında konuşursak, nasıl bir oluşum süreciydi? Bir süredir Cem Büyükhanlı yla birlikte üretmek istiyor, durmadan konuşuyor pudra şekeri naifliğindeki düşleri karartmak, çirkinleştirmek üzere yol alıyorduk. Sonra Güzel Ama Yalnız Kadınlar karşımıza çıktı ve o ana kadarki şablonlar hızlıca elendi törpülendi, Cem bir metin yazdı ben onu bozdum, o da bozdu hemhal olduk, bir apartman bulundu, terkedilmiş bir hane, oyuncular dansçılar ışıklar merdivenler küvetler yataklar sobalar birazcık para uzun yazışmalar... Çok karmaşık bir trafik birbirlerini görmeden dans edenler, çalan telefon, çokça soğuk, bolca içki, kar, yeni tanımlar, Zeynep Cin, Can Dağarslanı... İmrenmek... Güzel Ama Yalnız Kadın-lar ın içi öylesine dolu ki, senin kadınların peki? Beni seviyorlar, dizlerine uzanıyorum, sutyenlerinin ekşi kokusu burnumu yalamakta, kirliyim diye sesleniyorum, beni götürdükleri mermer banyo, zifir. Tabureye oturmuşum; yüzüm ayaklarımda, başımdaki sabun bezi, sonra diğerleri, hiç arınmamak gibi, kırışmış parmak uçlarımın arasına taşınsalar, keşke... Volkan Ergen denen adamı nasıl anlatırdın? Kendimi portakal rengi leğenin içinde uzunca bekletiyorum, hücrelerim son hızla çoğalıyor, içeride biriken selüloitten hamur, tıpkı ben. Dışıma çıkıyorum, gözlerimde öpüşen tilkiler, görkem... Sonra o hamuru yiyorum, yeniden içimdeyim, burası ne kadar sıkışık, sıkıcı, karanlık, ne acınası organlar, kaşınan cilt kanayan yaralar, kusulmuş eller, yorgun sırt, az sonra kapanacak gözler, korku en büyüğünden, tereddüt hiç eksilmemiş, kocaman anlar, durmadan yıkanan. Ne ağır koku ne çok pislik... Sanat senin yolculuğunun neresinde ya da sen sanatının neresindesin? Yolculuk seçimim değil, sona erdirmek seçimim olabilir, henüz erken. Gözlerime bastırdığımdaki geometrik şekiller. Bir anlamı olmalı. Boşlukta yürümek gibi yükselmek ilerlemek için, bastıklarınız arkanızda; yok olmakta, üzerinden atlıyorum yaptıklarımın sonra hatırlaması çok zor; yetersizlik duygusu, heves etmek yenilenen, unutmak süreklilik başa dönme tutkusu. Gittikçe daha çok kendime benzemekteler, bir dil oluşturmak etrafımda konuşulan, benzerlikler aranmakta soyut terazilere yerleştirilmekte şey ler, kulağına fısıldanan isimler, türlerin içerisine sığdırılmak, tartılmak (gibi), gittikçe daha çok kendime benzeseler, ne güzel... Film, müzik, fotoğraf, edebiyat diye devam ederken listem; yeni varoluşlardan, öncekilerden, hepsinden bahset, içini dök desem? Hepsini bakır kazanda haşlamak, suyunu süzmek, kalıplara dökmek, dondurmak üzerlerini, boyamak, parlatmayı istemek, yeni ifadeler çoklarımız gibi belli belirsiz, gelişimin merdivenlerle bir ilgisi yok. Süreç bir odaya girmekle başlamakta, kısa süre sonra geldiğiniz kapı karanlık, dönmek, devinmek, durmadan, çok ya da az ya da hiç zaman yeni bir kapı fark edilen nasıl olmuşsa (gözden kaçmak), çok ya da az ya da hiç zaman yeniden aralanır yeniyle tanışılır ve aynı hal... Uzay bir şato olmalı... Büyük bir coşkuyla gittiğin bir ülkeden, bir kadın ya da düşünceden; derin bir hayal kırıklığı ile ayrıldın mı hiç? Ve nedir o? Bir ülkeden beklentim olmadı hiç, ülkemden. Nerede yaşadığım önemsiz, nerede doğdum nereye (neye) doğdum Birbirlerine uzak gibi görünen nesneleri hisleri örgütlemek, egom doğrultusunda yönetmek becerim. Bu çalışan ruh sisteminden sıkıldığımda ise bazı oyunlarım hortlamakta, araba ev banyo benim oyun alanım, şimdilik... Daha fazlasını beklemek ise alışkanlığım, o kadından ben olmasını istemek, yalvarmak. Hayal kırıklığı kaçınılmaz. Yaşadığın ülkede bir şey eksik biliyorsun fakat yaşamaya devam ediyorsun. Peki nedir seni bağlayan neden? Eksiği doldurma ihtimalim ve tüm insan açmazları (bağımlılık, tekrar, aitlik...) Sosyal özgürlüklerin beş para etmediği, insana dair nice sorunun Kaf Dağı nın arkasına gömülmesini hüzünle izlediğimiz şu günlerde; senin gözlerin neler görüyor? Utanıyorum. Geç olsa da Dersim 38 belgeselini izledim, çok olmamış o askerlerden ve diğerlerinden. Ağızlarda aynı ezber o zaman için gerekliydi. Jim Jones fısıldıyor kulağıma, onlarınki inkarla dolmuş işitmemekteler. Tüm zamanların kötüleri, sizi halkın tapınağı nda bekliyoruz. Son sorumu sevgili Şafak Pavey in kitabından esinlenerek sormak istiyorum. Nereye gidersem gökyüzü benimdir. diyor Şafak Pavey, peki senin gökyüzün nerede? Yukarıya bakmak çok zor, ışık delici eritir yumuşacık etleri, benim gözüm toprakta yakında detayda, oradan yansıyanlar tatmin edici, bir de bazıları; gökyüzü gibi onları izlemek büyük zevk, aydınlanma peşlerinden gitmek. 16

17 Tek Gün, Tekil İsim, Bol Sahne Türkiye de son yıllarda sayısı artan (ve çoğu, tarihin tozlu sayfalarına karışan) yaz festivallerine, bu sene bir marka eklendi: Mono Festival. 30 Haziran da Kilyos Solar Beach te gerçekleşen festivale dair, pek çok söylem, pek çok detay var. Basın davetlisi olarak katıldığımız festivalden izlenimlerimiz burada -Merve Sevinç Günümüze değin İstanbul olsun, Antalya olsun, farklı şehirlerde farklı tarzlara yönelik birçok festival düzenlendi. Bu tarz organizasyonların artmasını, fiyatların uygun olmasını, her şeyin mükemmel geçmesini hepimiz içten içe arzuluyoruz. Mono Festival, bence günümüz şartlarında yapılan etkinlikleri düşündüğümüzde güzel bir açılım yarattı. Müziği, eğlenceyi kumsala güzel bir şekilde taşıdı. Festivalin en önemli özelliği 20 saat kesintisiz müzik vaat etmesiydi ki gerçekten 5 farklı sahnede yer alan birbirinden farklı sanatçılar sayesinde, müziğe tam bir doyum gerçekleşti benim açımdan. Üstelik gündüz vakti deniz kum güneş üçlüsü, keyiflere tavan yaptırdı. Festival alanına gidiş Taksim den servisler ya da biraz daha maliyeti düşürmek adına metro-otobüs ikilisi şeklinde sağlandı. Festival alanında 5 sahne bulunduğunun bilincinde yol boyunca elimde program, nerede ne zaman ne olduğunu inceleyip durdum. Dinlemek istediğim insanların listesiyle, aklımda fikirler, alana adım attım. Dinamo Hexagon sahnesi Festival alanına adım atınca dinleyiciyi solda Dinamo Hexagon sahnesi karşılıyordu. Gün boyunca Dinamo DJ lerinin yer aldığı sahne, alandaki bir bina içinde yer alan üstü kapalı tek mekandı. Yanlardan pencereler açık, üfür üfür Festivalin girişinde ve yüksekte olmasından dolayı, bütün alanı en iyi gören yerdi diyebilirim. Hem plajı hem de diğer sahnelerin ışıkları, diğer yanda ise deniz manzarası Biz içeri girdiğimizde Fattish çalıyordu. Genelde elektronik müzik severlerin toplandığı mekan günün erken saatlerinde festivaldekileri ağırlamaya başlamıştı ki gün boyu neredeyse boş kalmadı. Dinamo Hexagon; Kaan Düzarat ve Macit Kimyacı yla güne başlayıp, geceyi Cervus, Junior ve Tangun un performanslarıyla hareketlendirdi. Beach Bums ve deniz kum güneş Oradan Solar Beach in içlerine doğru ilerlediğimizde 17

18 gördük ki sahile yakın, barın hemen yanı olan kısım Beach Bums sahnesine ayrılmış. Beach Bums, festivalin en uğrak sahnesiydi. Sahilde rahatça duyulan ses, gün boyunca denizde insanların dans ederek yüzmesini sağladı. Yani işin şakası, Ras Memo ve Selekta Firuzağa nın reggae ile insanların enerjisine renk kattığı bir açılış ve ardından gelen isimler kumsalda keyifleri yerine getirdi. Baktık ki müzik güzel, sahil yakın, kendimize kurulacak bir yer aradık. Malum o kadar yol gelmişiz, kendimizi bir denize atasımız var Bir süre şezlong aradık. Bulamayacağımızı anlamamız fazla uzun sürmedi, herkes gelmiş yerleşmiş, hemen B planı. Çıkardık pikemizi küçük bir çimlik alana yerleştik. O an düşündüğüm ilk şey, bu tarz etkinliklerde kişi sınırlaması olmayışı. Yani alan 4 bin kişilik olabilir, ama 3 bin kişiyle sınırlandırılmış olursa daha iyi. Denize girip geldiğimizde pikenin etrafında adım atacak yer kalmamıştı. Gün boyunca da insanlar gelmeye devam etti. Ama güzel olan bir şey vardı ki kadın ve erkek sayısının orantısı, insanı rahatlatır cinstendi. Hoş, gecenin ilerleyen saatlerinde bu durum aynı kalmadı ama buna sonra değineceğim. Henüz keyfimiz yerinde Deniz derseniz, Kilyos biraz dalgalı olmakla birlikte, temiz bir denize sahip. Yani insana öyle geliyor, koli basili ölçümünü bilemem tabii Paradiso, bir cennet sanki Beach Bums dan devam ettiğimizde ise alanın son ucunda Paradiso sahnesinin yer aldığını gördük. Paradiso nun özelliği eşsiz gün batımı ve hatun DJ lerin gün boyu festivale gelenleri coşturmasıydı. Paradiso sahnesine geldiğimizde Elif Tanrıbilir çoktan başlamıştı çalmaya. Denizimize girmiş, güzel birer içki almışız elimize, ilaç gibi gölgelik minderlere attık kendimizi. İçki fiyatları, normal bir bara gittiğinizde neyse o idi. Bira kuyrukları Beach Bums dışında normal sayılırdı ve biraya diğer alternatif sadece votkaydı. Paradiso da az daha vakit geçirip Cosmicloud un da tadına baktıktan sonra, aklımda gece Dearhead den Evrim in çalacağını bir kenara yazdım ve ana sahneye Gogol Bordello yu dinlemeye yollandık. Geldik festivalin ağır toplarına Beach Bums un iki yanından merdivenle çıkılan bir üst platformda ise ana sahne ve Dubstep&Electronica sahnesi yer alıyordu. Aynı zamanda Paradiso sahnesinden de yukarı bir kaç merdiven tırmanarak varacağınız yol size doğruca ana sahneye çıkarıyordu. Yani festival alanı öyle aman aman büyük olmasa da, bir uçtan bir uca yine de iyi bir mesafeydi. Ana sahnede akşamüzeri beşte başladı müzik, Ringo Jets in performansıyla açılan sahne, ilerleyen saatlerde Gogol Bordello, Metric gibi isimleri ağırladı. Daha önce Rock n Coke ve One Love da sahne almış Gogol Bordello, sahnesi izlenesi bir grup. Eğlenceli müziklerine bir de şovları eklenince tadından yenmiyor. Alandaki herkes zıplıyordu bir ara, eller havada, eğlence son raddede. Oldukça keyifli dakikalar geçirdik. Sonrasında, benim pek Oh Land ile aram yoktur, o sebeple, ana sahneden ayrılıp etrafta neler oluyor diye gezmeye koyulduk. Anasahnenin hemen yanında bulunan Dubstep&Electronica sahnesine bir uğrayalım dedik. Bir baktık ki millet kopuyor, kabinde Com Truise. Com Truise daha önceleri sık sık adını duyduğum, müziğiyle ilk defa haşır neşir olduğum bir isim. Günümüzde moda haline gelen dubstep, pek çok farklı tarzla karşımıza çıkıyor. Pek çok isim duyuyoruz, duymaya alışıyoruz. Com Truise, Burn sahnesinin visual ekranları önünde oldukça güzel bir performans sergiliyordu sahneye vardığımızda, hemen kendimizi müziğe kaptırıp, onlarca insanın arasına karışıverdik. Gece boyunca Compa, Ruckspin, Commodo ve Jack Sparrow gibi isimler dub&electro severleri coşturmaya devam ettiler. Metric, seni seviyorum Ana sahnenin yıldızı benim için Metric ti. Kendilerini gençliğimden bilirim, canlı dinlemek beni çok heyecanlandırdı. Yeni albüm turnesinde olan Kanadalı grubun performansı da kendilerini beklememe değdi doğrusu. Basın mensubu olmanın verdiği tüm avantajı kullanarak sahne önünde hazır bulundum. Bence çok iyilerdi. Yeni albüm zaten dinlenilesi, bir de sahne ışıkları Haines in kıyafetiyle birleşince, oldukça keyifli bir konser oldu. Synthetica albümünü merak ediyorsanız sayfalar sonra albümler sayfamıza uğrayınız. Her gecenin bir sabahı vardır Gecenin ilerleyen saatlerinde biz bir o sahne bir bu sahne gezinirken, aklıma Evrim in çalacağı geldi. Hemen koştum Paradiso sahnesine. Ama bir şeylerin garipleşmeye başladığı oldukça aşikardı. Güzel müzik güzel ortam, ama bir anda o gündüz eğlenen güzel insanlar gitmiş, yerlerine türlü tipler gelmişti. Bu önce biraz can sıkıcı bir hal aldı. Sonra baktım hala gruplaşmış arkadaşlar dans ediyor bir yerlerde, ben de onlara yaklaşıp kendimi rahatsız edici bakışlardan korumaya çalıştım. Ortamı iyice tasvir edesim yok, ama demek istediğimi sanırım anlatabilmişimdir. Sabahın ilk ışıklarına kadar sürecek müziğin heyecanıyla sahneler arası geçişlere ve dans edişlere devam ettik. Bir süre sonra baktık ki yorulmuşuz, artık dönüş yoluna koyulalım dedik. Saat 3 civarı. Toparladık eşyaları sırtlandık, geldiğimiz yoldan servislere doğru ilerledik. Sanırım gecenin fiyaskosu, servislerdi. Hani işe, okula koyulan servisler vardır. Baktık uzaktan 3-4 tane otoparkın orada duruyor. Önce rahatladık. Sonra yaklaşınca fark ettiğimiz kuyruk, kafamızdan aşağı içtiğimiz bütün içkilerin dökülmesi gibiydi. Sabahın 10 undan beri gelen insanlar, doğal olarak artık evlerine dönmek istiyordu. Servis azlığı, bekleyen insanların çokluğu, bizi vazgeçirdi. Hop, yine B planı. Döndük festival alanına, kendimize biraz sakince, güzel manzaralı bir minder yığını bulduk, aldık üstümüze pikemizi, oraya kıvrıldık. Görevlilerin bizi uyandırıp alanı kapıyoruz, demesiyle, yine sırtlandık çantaları. Otopark alanına gittiğimizde kişi ve servise dönüştürülmüş minibüsler bizi bekliyordu. Atladık evimize döndük. Ama duydum ki pek çok kişi 1 saati aşkın süreler beklemek zorunda kalmış. Festivalin başlangıcı kadar bitişini de düşünen bir organizasyonla, daha iyi Monolarda görüşmek üzere 18

19 Notlar Votkanın sertini severiz Festivalde İstanblue nun standında votkanın her türlüsünü rahatça bulma imkanı vardı. Özellikle gündüz saatlerinde frozenla yapılan kokteyller sanırım herkesin ağzına bal gibi gelmiştir. O sıcağın alnında, mis gibi frozen içen bizler, votkanın tadını alamasak da hissiyatını rahatça fark ettik. Neyse ki barmenlerin eli bizim kadar açıktı. Dubstep&Electronica alanında geniş eğlence Burada en güzel olan çılgınca dansetmek isteyen insanlar için yeterli alanın olmasıydı, sağa sola savrulan dinleyici gönlünce koptu gitti. Ama buna rağmen alan boş da değildi. Yani boşluktan değildi rahatlık, genişliktendi kısacası. Sonra bir ara çocukluğumuza dönüverdik. Baloncuk saçan o deterjan dolu şişelerden dağıttılar. Herkes ortama hasta oldu doğal olarak. Sürekli değişen spotlar, baloncukları rengarenk yaptı. Biz de çakır keyif de olmanın verdiği o gazla tepine tepine dans ettik. Daha çok alternatif, Daha az kuyruk Alternatiflerin artması harika bir şey, biraz gidip dans ediyorsunuz, manzaraya bakıyorsunuz, güneş karşınızdan batıyor, diğer tarafa geçiyorsunuz, güneş arkanızda, az dinleniyorsunuz, sonra bir etkinlik, biraz butiklerde gezme... Ama kesinlikle hep deriz ya, azıcık daha az insan olabilirdi. Bunu en iyi tuvalet kuyruğunda anladı festivale gelenler kişiye Solar Beach in tuvaletleri yetmedi doğal olarak. Ekstra hiçbir yöntem de geliştirilmediğinden, insanlar herhalde bir saatlerini geçirmişlerdir o kuyruklarda Etkinlikler Alanda aktivite anlamında güzel şeyler düşünülmüş. Kaykaycılar için hemen ana sahnenin yanında kurulmuş bir platform bulunuyordu. Türlü şovlarla müzik dinleyen gençler aynı zamanda izlenilesi bir kaç hareket görme imkanı da buldu. Play Station ve Nintendo oyunları oynanabilecek bir alan mevcuttu. Yani ben çok sıkıldım, canım denize de girmek istemiyor dediğiniz anda bir alternatif yaratmak için yanınıza iskambil kağıdı almayı unuttuğunuza hayıflanmaya gerek kalmadan, oyun alanlarına doğru yollanabilirdiniz. Her festivalin vazgeçilmezi langırt tabi ki başköşede, hemen girişte kurulmuştu. Bir de, Radikal in okuma köşesi vardı. Normalde böyle bir şey pek beklenmez, dergilerin stantları olur ama kimse orada oturup okumaz. Radikal le böyle bir açılım yaratılması bence başarılı bir fikir olmuş. Hatta bir ara bir şeyleri twitleyene Steve Jobs kitabı verildiğini bile gördüm. Bunların yanı sıra su sporları namına muz, ringo, jet ski gibi alternatifler halihazırda plajın bir ucunu süslüyordu. Tırmanma duvarı olduğunu duydum ama hiç ilgimi çekmediğinden gidip görmek aklıma maalesef gelmedi. Ama su dışında böyle bir aktivite eminim tırmanıcı ruhu taşıyanları memnun etmiştir. Festivalin en can alıcı aktivitesi ise SCAD oldu. Bilen bilir, bilmeyenler için şöyle tanımlayalım: Bir filenin içine size koyuyorlar, sonra hop yukarı çekiyorlar, sonra hop aşağı bırakıyorlar. Yükseklik korkusu olmayanlar için şahane bir uçma hissi Sonra bir baktık ki biz içkilerimizi yudumlarken birtakım insanlar rengarenk geziniyorlar, pembe, yeşil olmuşlar. Fark ettik ki Color Power etkinliği başlamış. Düşünün deniz kenarında birbirine renkli tozlar dolu balon atanlar. Ne kadar eğlenceli siz tahmin edin! Bence aktivite olarak adlandırılan tüm etkinliklerin arasında en güzeli ise Silent Disco idi. Manzarası müthiş, hemen Paradiso sahnesinin üzerinde yer alan Silent Disco ya girerken kulaklıklarınızı takıp etrafın bütün gürültüsünden bir anda kurtulup kendi dünyanıza dönüp manzaranın keyfini çıkarma olanağı bulabiliyordunuz. Düşünün ki her yer insan ve müzik, gidip kulaklıkları takıp gözlerini kapatarak dinlenmek inanın insana çok iyi bir mola sağlıyor. 19

20 Mehmet Aytekin Fotoğraftan önceki hayatın nasıl geçti? Çok sakin. Genelde ailemin yanında, evimde vakit geçirerek, sadece müzik dinliyordum diyebilirim. Fotoğraf çekmeye nasıl başladın? Çok yakın bir arkadaşımın ölüm haberini almıştım ve tek başıma tatil yapmaya karar vermiştim. Tatile çıkarken de kuzenimin fotoğraf makinesini almıştım ödünç olarak. Yalnız olduğum için, o sürede konuşacak kimsem olmadığı için sürekli etrafımdakilerin fotoğraflarını çekiyordum. Sergilenmiş hangi projelerin var? Kurması en keyifli sergi hangisiydi? Sergilenmiş herhangi bir projem olmadı. Üniversiteye giderken sadece 1 fotoğrafım seçilip Fotoğraf Evi nde sergilenmişti o kadar. Ekipman senin için ne kadar mühimdir? Nasıl fotoğraflar çektiğine bağlı, ne için çektiğine. Şu ana kadar çok fazla ekipmanla çalışmadım. Zaten sadece analog makine ile çektiğim fotoğraflarımı ortaya çıkardım şimdilik. Ben ışığa çok önem veriyorum. Fotoğraf çekmek için genelde güneşli günleri seçiyorum. Benim için yeterli oluyor açıkçası. Fotoğraflarını izlerken en çok etkilendiğin fotoğrafçılar kimler? Hollanda da yaşayan Mirjan adında bir kız var, onun self portrelerine bakarken gerçekten çok fazla etkileniyorum (flickr.com/photos/rooze). Amerika da yaşayan Natalie isimli bir arkadaşımız var bir de, onun da fotoğrafları çok etkiliyor beni (nataliekucken.com). Onun dışında çok fazla fotoğrafa bakıyorum ve etkilendiğim çok fazla fotoğraf oluyor, ama aklıma gelen ve en çok etkileyen bu iki kişi. Fotoğraf çekme eylemine özel anlamlar katanlardan mısın, yoksa sadece severek yaptığım bir uğraş demek yeterli mi? Spontane fotoğraflar çekiyorum ben genelde. Ama bir yandan da özel kılan bir şeyler katıyorum fotoğraflarıma. Örneğin; bir arkadaşımın fotoğraflarını çekeceğim, oturuyoruz sohbet ediyoruz, kahve hazırlamış ve içiyoruz, tadı çok fazla hoşuma gitti diyelim ve bunun üzerine konuştuk, fotoğraflarını çekmeye başladığımda kahve fincanını da kadraja sokuyorum bir şekilde. Bunun gibi yüzlerce örnek Onun dışında ekstradan özel anlamlar katayım diye kafa yormuyorum. Fotoğraf çekmekle ilgili geleceğe dair hedeflediğin bir şeyler var mı? Bugüne kadar hep eşimle, dostumla, arkadaşlarımla bir şeyler yaptık. Bir şekilde fotoğrafla ilgilenen çok fazla insanla diyalogum oldu, tanıştım. Dediğim gibi spontane fotoğraflar çektim sürekli ama sanırım moda fotoğrafları çekmemin zamanı geldi diye düşünüyorum. Daha profesyonel işler yapmalıyım. Bakalım, zamanla. 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:1 Nisan 2015 1 KİTAP VE KÜTÜPHANENİN ÖNEMİ 3 2014-2015 KÜTÜPHANE ORYANTASYONUMUZ 5 KÜTÜPHANEMİZ 8 OKUMA ŞENLİĞİMİZ 10 BRITANNICA ONLINE 12 SEVİM AK

Detaylı

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ OKULA UYUM OKULUM, BEN VE ARKADAŞLARIM Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Eğitim Dizisi. Hazırlayanlar: Dr. Seçil Yücelyiğit - Bil. Uzm. Sibel Güler

Eğitim Dizisi. Hazırlayanlar: Dr. Seçil Yücelyiğit - Bil. Uzm. Sibel Güler Oyun gemisi Eğitim Dizisi Her cilt 24 cm x 30 cm - 110 gr. 1. hamur Bu eğitim dizisinde okul öncesi dönem çocuklarının hem bilişsel gelişimlerini, hem de sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyen zengin

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S KİM BU PEPEE? YIL 2007, Bir düşümüz var: Türk çizgi filmi yapmak Bu da düşümüzün rakamsal temeli: Türkiye de milyonlarca çocuk var. Binlerce yıllık anlatı kültürü

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER ARALIK 2014 Sevgili Veliler; Bizler Aralık ayını da dolu dolu yaşadık. Önemli gün ve haftaları büyük bir coşku, sevinçle yaşadık. Sınıf içi etkinliklerimize tüm çocuklarımız keyifle katıldılar. Etkinliklerimizle

Detaylı

SADECE BİR ÇANKAYALI DEĞİLİM; ULTRA ÇANKAYALIYIM

SADECE BİR ÇANKAYALI DEĞİLİM; ULTRA ÇANKAYALIYIM Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler 2010 Yılı Mezunu ve halen Çankaya Üniversitesi nde kamu hukuku üzerine yüksek lisansına devam eden Kültür Hizmetleri Müdürlüğü Personeli Sayın

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak?

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? AMAÇ Amacımız dört temel dil becerisinin bir ayağını oluşturan yazma becerisine farklı bir bakış açısı kazandırmak; duyan, düşünen, eleştiren, sorgulayan insanlar yetiştirme

Detaylı

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok.

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. eyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. 14 Ekim 2004 de yönetmen eyfi Teoman ile Yamaç Okur un moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirildi. Teoman ın ilk

Detaylı

2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ

2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ 2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ TED İSTANBUL KOLEJİ Yıl:6 Hafta:10 Sayı: 8 06 Kasım 2015 Değerli Velilerimiz, İnsanın işini sevmesinin çok önemli olduğunu her gün yaşayarak bizzat deneyimliyorum.

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013 ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013 ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 10 Ιουνίου 2013 ΩΡΑ: 11.00 14.15 ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

MAYIS 2014 BÜLTENİ. Merhaba! Mayıs ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz.

MAYIS 2014 BÜLTENİ. Merhaba! Mayıs ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz. MAYIS 2014 BÜLTENİ Merhaba! Mayıs ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu içindeyiz. DOĞUM GÜNLERİMİZ Şirinlerden Arda, Elif Sena ve Kerem

Detaylı

Sınıf Yönetimi etkinlikleri

Sınıf Yönetimi etkinlikleri Sınıf Yönetimi etkinlikleri http://meb-itec-moocakademi.weebly.com/uygulama.html Toplam katılım etkinlikleri Aşağıdaki uygulamayı kendi alanınızda rahatlıkla yapabilirsiniz İngilizce dersi sadece model

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 22 Mart 2013 Sayın Velimiz, Dördüncü rehberlik postamızda sizlerle, Davranış ve Değerler Eğitimi Programı kapsamında

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

APADOKYA. Güzel atlar ülkesi

APADOKYA. Güzel atlar ülkesi K Güzel atlar ülkesi APADOKYA Aslına bakarsanız anlatacağım hikayenin neresinden başlamalıyım inanın bilemiyorum. İçinde tarih olan, mitolojik çağların mistik kokularını çağrıştıran ilginç ve bir o kadar

Detaylı

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU AYLIK BÜLTENLER SERİSİ EKİM, 2008 SAYI: 2 KONU: Çocuğunuzun Beceri ve Yeteneklerini Nasıl Geliştirebilirsiniz? Aileler çocuklarının mutlu bireyler olmalarını ve en yüksek

Detaylı

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise Işık Tünelinin Sonrası Fulya SanatMerkezinde birbirinden güzel etkinlikler sanatseverler ile buluşuyor. Aralıkayının ilk haftası yine yoğun programlarıyla FulyaSanat Merkezi odak noktasıydı. Bu etkinliklerden

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Yapı Kredi Play Relansman 25.12.2014

Yapı Kredi Play Relansman 25.12.2014 Yapı Kredi Play Relansman 25.12.2014 StratejikYaklaşım Challenge Gençlik markası mı? GENÇ MARKA OLMAK mı? Peki ben kimim? Beni kendinize benzetmeye kasmayın. BEN HİÇBİRİNİZE BENZEMİYORUM. Ben hiç vazgeçmiyorum!

Detaylı

GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR. Fotoğraf YARIŞMA ŞARTNAMESİ FAALİYET TAKVİMİ

GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR. Fotoğraf YARIŞMA ŞARTNAMESİ FAALİYET TAKVİMİ GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR Fotoğraf YARIŞMANIN ADI: GİRESUN UN EVLERİ YARIŞMANIN TÜRÜ: Fotoğraf YARIŞMANIN KONUSU: Geleneksel Giresun un Evlerini Fotoğraflamak. YARIŞMANIN AMACI: Giresun un doğal güzelliklerine

Detaylı

ÖZEL ASÇAY ANAOKULU SİHİRLİ ELLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ

ÖZEL ASÇAY ANAOKULU SİHİRLİ ELLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ ÖZEL ASÇAY ANAOKULU SİHİRLİ ELLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ Hazırlayan: Ebru BAHADIR ÖĞRETMENİN MESAJI: MERHABA; 18.05.2015-22.05.2015 tarihleri arasında uygulanan etkinliklerin özetini sizlere sunmaktayım.

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

İki yaka birleşiyor. ve İstanbul'un iki yakasını birbirine. içine de ray döşendi. olan 13.5 kilometrelik. Programa göre,

İki yaka birleşiyor. ve İstanbul'un iki yakasını birbirine. içine de ray döşendi. olan 13.5 kilometrelik. Programa göre, İki yaka birleşiyor İSTANBUL UN ve dolayısıyla Beşiktaşlılarında yaşadığı trafik sıkıntısına Marmaray'la çözüm bulunması bekleniyor. İki kıtayı ve İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan Marmaray'da

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI!

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! 51. ULUSLARARASI ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ'NİN ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI'NIN JÜRİSİ BELLİ OLDU Bu yıl 51.si düzenlenecek olan Uluslararası Antalya

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Çocukların Medya Tüketimleri ve Yaşam Tarzları. Nobody s Unpredictable

Çocukların Medya Tüketimleri ve Yaşam Tarzları. Nobody s Unpredictable Çocukların Medya Tüketimleri ve Yaşam Tarzları 1 Nobody s Unpredictable Çocukluk Affan Dede ye para saydım,. Havuzda su şırıl şırıldır Zıpzıplarım pırıl pırıldır. Ne güzel güzel dönüyor çemberim; Hiç bitmese

Detaylı

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Beş önemli kritik nokta 1. Bir kez, hedef çizim NUMARASINI yazdığınızda, hemen ardından, AŞAMA 1 deki, sağ üst köşedeki

Detaylı

DOWN SENDROMLULARDAN ANLAMLI MESAJ

DOWN SENDROMLULARDAN ANLAMLI MESAJ DOWN SENDROMLULARDAN ANLAMLI MESAJ 21 Mart Down Sendromlular gününde sahne alan özel çocuklar, ilgi ve sevginin gücüyle aşılamayacak hiçbir engel olmadığını kanıtlayarak, bu hayatta biz de varız mesajı

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ Sevgili Velimiz; Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi nin kapılarını ilk kez açtığı gün olan 23 Nisan ı çocuklara armağan etmiştir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve

Detaylı

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ ÇİÇEK GRUBU EYLÜL AYI BÜLTENİ

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ ÇİÇEK GRUBU EYLÜL AYI BÜLTENİ 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ ÇİÇEK GRUBU EYLÜL AYI BÜLTENİ OKULUM VE ARKADAŞLARIM BEN KİMİM? Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme Sınıfını

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: 1. Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? (Hangi saatlerde) 2. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? 3. Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını

Detaylı

51. ULUSLARARASI ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ

51. ULUSLARARASI ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ S.1 51. ULUSLARARASI ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ, SAP FORUM 2014 / S.2 36. ULUSAL SOLUNUM KONGRESİ, TÜRK HAVA KUVVETLERİ 103. YIL KUTLAMALARI / S.3 FERRARİ RACING DAYS, 6. WEBİT GLOBAL KONGRESİ

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI AYLIK BÜLTEN OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Yönergeye uygun çizgi çalışmaları yaptık. 6 rakamı ile büyük ve küçük İ harflerini boyadık ve yazdık. Sağ-Sol, Sıcak-Soğuk, Batar-Batmaz, Uzun-Kısa, Dik-Eğri-Eğik,

Detaylı

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi pişirdik. Topla tanışma oyunları oynadık. Heykel ol, adını

Detaylı

güzel bahçem MUTLULUĞUN EŞ ANLAMI www.meaguzelbahcem.com

güzel bahçem MUTLULUĞUN EŞ ANLAMI www.meaguzelbahcem.com güzel bahçem MUTLULUĞUN EŞ ANLAMI www.meaguzelbahcem.com Ve yine yolculuk başlıyor... Benim için her proje ekibim ile birlikte, güzeli aradığımız, heyecan verici bir yolculuk, bir arayış. Projenin gerçekleşeceğini

Detaylı

Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi

Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi Yazan: Ben Jones Yayınlanma Tarihi: Ocak 2016 Konular

Detaylı

12.000 yıl önce Yeryüzünde kutsal bir yer vardı

12.000 yıl önce Yeryüzünde kutsal bir yer vardı 12.000 yıl önce Yeryüzünde kutsal bir yer vardı Filmin Hikayesi Herkesin ve herşeyin anlatacak bir hikayesi vardır. Bu hikayelerden bazıları hiçbir zaman günışığına çıkmaz, sonsuza dek birer sır olarak

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Çoklu Zeka Kuramı - Zeka Tipleri

Çoklu Zeka Kuramı - Zeka Tipleri Çoklu Zeka Kuramı - Zeka Tipleri Howard Gardner "Çoklu Zeka Kuramı" nı ortaya atmadan önce insanların zeki olup olmadığı matematik, geometri ve mantık sorulardan oluşan IQ testleri ile ölçülmekteydi. Fakat

Detaylı

LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI

LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI Portal Adres LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI : www.sabah.com.tr İçeriği : Gündem Tarih : 08.06.2015 : http://www.sabah.com.tr/guney/2015/06/08/lojistik-sektorunun-puf-noktalari-anlatildi 1/3

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ÖZEL SAYISI

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ÖZEL SAYISI İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ÖZEL SAYISI 1 Değerli Velimiz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, okulumuzda yönetici,

Detaylı

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ve hangi okulları

Detaylı

ETKİNLİKLERİMİZ. 24 Kasım Öğretmenler Günü: Öğretmenler Günüyle ilgili etkinlikler yapıyoruz, Baş Öğretmen Atatürk le ilgili sohbet ediyoruz.

ETKİNLİKLERİMİZ. 24 Kasım Öğretmenler Günü: Öğretmenler Günüyle ilgili etkinlikler yapıyoruz, Baş Öğretmen Atatürk le ilgili sohbet ediyoruz. SAYI:2 ETKİNLİKLERİMİZ SOHBET SAATLERİ 10 Kasım ve Atatürk :Atatürk kimdir?, Ailesinde kimler vardır?, Atatürk ün hayatı, neler yaptığı, Atatürk ün kişisel özellikleri ve 10 Kasım Atatürk ü anma günü ile

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

ZAMBAK 3.Sınıf Hayat Bilgisi Konu Başlıkları

ZAMBAK 3.Sınıf Hayat Bilgisi Konu Başlıkları ZAMBAK 3.Sınıf Hayat Bilgisi Okul Heyecanım 1 10. kazanımlar Okul Heyecanım 11 20. kazanımlar Okul Heyecanım 21 30. kazanımlar Benim Eşsiz Yuvam 1 6. kazanımlar Benim Eşsiz Yuvam 7 20. kazanımlar Benim

Detaylı

Ben Olsaydım Projesi Ödül Töreni

Ben Olsaydım Projesi Ödül Töreni Ben Olsaydım Projesi Ödül Töreni SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -SGK OLARAK TÜRKİYE DEKİ BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜN PARÇASIYIZ, BU NEDENLE ÇALIŞMALARIMIZI HİÇ DURMADAN SÜRDÜRMEK MECBURİYETİNDEYİZ

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

ÖZEL GÖKYÜZÜ İLKÖĞRETİM OKULU 2011-2012 ÖĞRETİM YILI

ÖZEL GÖKYÜZÜ İLKÖĞRETİM OKULU 2011-2012 ÖĞRETİM YILI ÖZEL GÖKYÜZÜ İLKÖĞRETİM OKULU 2011-2012 ÖĞRETİM YILI 1/B SINIFI KASIM AYI E-BÜLTENİ 1 İÇİNDEKİLER 1. Mihver Dersler 2.Branş Dersler 3.Kulüpler 2 TÜRKÇE Kasım ayında Türkçe dersinden harfleri öğrenmeye

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi.

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi. Aylık Elektronik Haber Servisi Ocak 2012 Sanatla dolu geçen bir dönem daha: Sevgi Gönül Kültür Merkezi Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

FESTİVAL HAKKINDA. Magical Fest Türkiye'de en çok biletli seyircinin ağırlayacağı bir festival olacak.

FESTİVAL HAKKINDA. Magical Fest Türkiye'de en çok biletli seyircinin ağırlayacağı bir festival olacak. İÇİNDEKİLER Festival Hakkında... 3 Festival Programı... 4 Line Up (1.Gün)... 5 Line Up (2. Gün)... 6 Festival'in Tanıtımı... 7 Rakamlarla MagicalFest... 8 Festival Alanı... 9 Festivalin Mobil Uygulaması...

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ Sevgili Velimiz; Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi nin kapılarını ilk kez açtığı gün olan 23 Nisan ı çocuklara armağan etmiştir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜRKÇE DERSİ 2. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI ATATÜRKÇÜLÜK, ARA DİSİPLİNLER VE DİĞER DERSLERLE İLİŞKİLENDİRME

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜRKÇE DERSİ 2. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI ATATÜRKÇÜLÜK, ARA DİSİPLİNLER VE DİĞER DERSLERLE İLİŞKİLENDİRME AFFETMEK BÜYÜKLÜK- TÜR (Dinleme Metni) TRAFİK BİREY TOPLUM 5 EYLÜL - 0 EKİM 6 ders saati MİSAFİR AĞIRLAMAK UĞURLAMAK ÖĞRETMENİM N ADI 0-05 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜRKÇE DERSİ. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK

Detaylı