İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ. AÇIK ve UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ. AÇIK ve UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ"

Transkript

1 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK ve UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ Tüm yayın ve kullanım hakları İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesine aittir. Hiçbir şekilde kopya edilemez, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. Ancak kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Ders notlarının içeriğinden yazarları sorumludur.

2 BÖLÜM: TARİH DÖNEM (GÜZ / BAHAR): BAHAR EĞİTİM ÖĞRETİM YILI: DERSİN ADI: DOĞU AVRUPA TÜRK TARİHİ II DERS NOTU YAZARININ ADI-SOYADI: PROF. DR. MUALLA UYDU YÜCEL 2 / 19

3 1. HAFTA DERS NOTU 3 / 19

4 İÇİNDEKİLER 1. HAZAR HAKANLIĞI ( ) 1.1. Hazar Hakanlığının Kuruluşu 1.2. Hazar-Arap Münabasebetleri 4 / 19

5 ÖZET İlk hafta Hazar Hakanlığının kuruluşu ile Hazar Kağanlığının Kafkaslarda büyük bir iktidar mücadelesine giriştiği Araplarla münasebetleri hakkında bilgi verilecektir. 5 / 19

6 1. HAZAR HAKANLIĞI ( ) 1.1. Hazar Hakanlığının Kuruluşu Doğu Avrupa tarihinde büyük bir rol oynayan Hazar hakanlığı, yedinci yüzyıldan onuncu yüzyıla kadar, güçlü teşkilâtı, ticarî faaliyeti, dinî hoşgörüsü ve iktisadî refahı ile öne çıkmıştır. Kafkaslar ile Karadeniz in kuzey düzlüklerinde İdil den Dnyeper (Özi)-Çolman a (Kama) ve Kiev e kadar uzanan sahada siyasî istikrar sağlamıştır. Hazar kelimesi isim olarak Arapçada el-hazar; İbranicede Hazar, Kuzari; Latincede Chazari, Gazari; Grekçede Khazaroi; Rusça da Kozar, Kozarin; Gürcüce de Hazar-i; Çincede T u- Chüe Ho-sa, Ko-sa ve Ka-sat şekillerinde geçmektedir. Kelime gez anlamına gelen kaz kökünden türemiştir. Ka-zar: gezer yâni serbest dolaşan, bir yere bağlı olmayan anlamına gelmektedir. Hazarların menşei itibarıyla Türk olup, Türkistan dan geldikleri muhakkaktır. Hazarların bir müddet Hun devletine tabi zümreler arasında bulunmuş olmaları da ihtimal dahilindedir. Nitekim IV. yüzyılın ikinci yarısında, Hunların hâkim bulundukları Güney-Rus bozkırları ile Kuzey-Kafkasya ve Azak Denizi arasındaki topraklar, V. yüzyılda doğudan gelen Türk-Ogur boylarının hâkimiyeti altına girmiştir. Ogur boylarının bu sahaya girmeleri ise 500 yıllık Hun hâkimiyetinin sonunu hazırlamıştır. Miladi 460 sıralarında Gobi Çölü civarında oturan Juan- Juanların hücumu, Tanrı Dağları ile İli Irmağı bölgesinde oturan Sabarları (Sabir) yerlerinden uzaklaştırmış, batı yönünde ilerleyen Sabarlar da bu bölgede yaşayan Ogur boylarının bir kısmını ülkelerinden çıkarmışlardır. Bu Ogur boyları İdil i geçerek Karadeniz kıyıları boyunca ilerlemişler ve Hunların oradaki arazilerini ellerine geçirip Kuban Nehri ile Azak Denizi arasındaki araziye yerleşmişlerdir. Sabarlar çok geçmeden daha da batıya ilerlemek zorunda kalarak, Ogurların arkalarından 506 yılında Kafkasya nın kuzeyine yerleşmişlerdir. Sabarların, 558 yılında bu bölgeyi ele geçirerek Avar istilâsına kadar Kafkasya da hüküm sürdüklerini görüyoruz. Avarların bu topraklardaki hâkimiyetlerine ise Gök-Türkler son vermişlerdir. Batı Gök-Türk ordularının 576 da Kafkasya ya doğru yöneldiklerini öğrenen Avarlar bu bölgeyi terk etmişler, böylece 6 / 19

7 Don-İdil ve Kafkas Dağları arasındaki arazi Gök-Türklerin hâkimiyeti altına girmiştir. Bu sırada Ogurların bir kısmı da kendi istekleriyle Gök-Türklere tabi olmuşlardır. Ancak Gök- Türklerin iç savaşlarla meşgul olmaları bu bölgeden kısa bir süre de olsa uzaklaşmalarına sebep olmuş ve ancak VII. yüzyılın başında yeniden Kafkasya ya dönebilmişlerdir. Gök-Türklerin batıdaki en uç kanadını meydana getiren Hazarlar ise, Sabarların bir devamı olarak tarih sahnesine çıkmışlar ve bundan sonra Hazar Denizi ile Karadeniz arasında dağınık bir halde yaşayan ve aslen Sabar olan Semender ve Belencer adlı iki Hazar boyu ile hakanlık topraklarında yaşayan diğer Sarogur ve Onogur gibi bütün Türk boylarını kendi bünyelerinde eritmişlerdir. Nitekim X. yüzyıl İslâm tarihçisi Mes ûdî İranlıların Hazar adını verdikleri kavme Türklerin Sabar (Sabir) dediklerini belirtmektedir. Ayrıca bu bölge doğudan batıya doğru gelişen büyük göç hareketlerinin yolu üzerinde bulunduğundan Hun, Ogur, Fin-Ugor ve Avarlardan kalan bakiyeler de burada hayatlarını devam ettirmişlerdir. Hazarların Türkistan dan çıkarak Hazar Denizi ile Karadeniz arasındaki bölgeye yâni İdil boyuna ne zaman geldikleri kesin olarak bilinmemektedir. Ancak Hazarların ülkeleri önceleri Terek havalisinde iken, sonraları ağırlık merkezlerini Aşağı İdil boyu teşkil etmiştir. Burası İdil, Yayık, Don ve Kuban gibi dört büyük nehrin havzasında bulunmakla beraber, devrin en önemli ticaret yollarının da kavşağında yer alıyordu. Hazarlar hakkında bilgi veren Gürcü kaynaklarına göre Hazarlar bu bölgeye milattan önceki devirlerde gelmişlerdir. Gürcü hükümdarı Mirvan (M.Ö ) Hazarlara karşı savaşmış, ülkesini onlardan korumak için Daryal geçidinde istihkâmlar inşa ettirmiştir. Hazarların tarih sahnesine çıkışları kaynakların ifadesi ile kesin olarak M.S. II. yüzyılın sonlarına doğru olmuştur. M.S. 198 yılında Hazarlar Barsilialarla birlikte Ermenistan a saldırmışlardır. M.S. III. yüzyıldan başlayarak IV. yüzyılın ortalarına kadar Ermenistan bölgesinde Bizans ve Sâsânî İmparatorlukları arasında meydana gelen savaşlarda Hazarlar her zaman Sâsânîlerin yanında yer almışlar ve Bizans a karşı onlarla birlikte savaşmışlardır. Ancak M.S. IV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Sâsânîler Ermenistan ı istilâ edip, komşularına karşı istilacı bir siyaset izleyince, Hazarlar bu defa Bizans ile anlaşarak, onlara karşı savaşmaya başlamışlardır. M.S. 363 yılında Bizans İmparatoru Julian ın Ermenistan da bulunan Sâsânîlere karşı yaptığı savaşa Hazarlarda katılarak Bizans a yardım etmişlerdir. 7 / 19

8 Bunun üzerine Sâsânîlere Kafkasya da bulunan kabilelerle anlaşarak onların Hazarlara saldırmalarını sağlamışlardır. Hazarlar, V. yüzyılda yâni Attila (Atil-İdil Nehrinin adından gelmektedir) nın 434 yılında Hun hükümdarı olması üzerine bir süre Hunlara tabi olmak zorunda kalmışlardır. Ancak Attila nın ölümünden sonra dağılan Hun devletinden ayrılan Hazarlar, yeniden Sâsânî topraklarına saldırmaya başlamışlardır. Nitekim Hazarlar 457 yılında Kafkasya daki Sâsânî savunmasını kırarak Kür ve Aras ülkesini ele geçirmişler, İberya, Gürcistan ve Ermenistan ın içlerine kadar ilerlemişlerdir. Bu durum karşısında Sâsânî imparatoru çaresiz kalarak Bizans tan yardım istemek zorunda kalmıştır. Bundan sonra Hazarlar ile Sâsânîler arasındaki savaşlar sürekli olarak devam etmiş ve Sâsânî Hükümdarı Kubad ( ) döneminde özellikle Hazarlara karşı Derbent ve Kafkasya daki geçitlerde bir dizi kaleler inşa ettirilmiştir. V. yüzyılda ortaya çıkan Avarlar da bir süre Hazarları hâkimiyetleri altına almışlardır. Sâsânî Hükümdarı Anuşirvan ( ) Hazarlarla savaşarak onlara karşı Derbend (Bab el-ebvab) i yaptırmıştır. Ayrıca o sarayında Hazarlar için bir tercümanı daima hazır bulundurmuştur. Yine iyice kuvvetlenen Hazarları yenemeyeceğini anlayan Anuşirvan onlarla dost olma yoluna giderek, onlardan gelecek tehlikeleri önlemeye çalışmış, hatta bu uğurda kızını bile Hazar hakanına vermeyi denemiştir. 558 yılından sonraki yıllarda Kafkaslar ın hâkimi ve Sâsânîlerle savaşan bir boy olarak bildirilen Hazarlar 576 yılında Kırım daki Kerç kalesinin Gök-Türklerin eline geçmesiyle bu devletin sınırlarını Karadeniz e kadar ulaştırmışlardır. Nitekim Hazarların 586 dan itibaren Bizans tarafından oldukça iyi bilindiklerini ve hatta Türk ismi ile de anıldıklarını görüyoruz. Hazarlar bundan sonra Gök-Türk Hakanlığının batıdaki en uç kanadını meydana getirmişler ve onların istekleri doğrultusunda hareket etmişlerdir. Ermeni ve İslâm kaynaklarına göre ise, bu durum ilk defa Gök-Türk hanedanına mensup Aşina soyundan gelen bir başbuğun idaresi altında VII. yüzyılın ikinci yarısına kadar devam etmiştir. Hazarlar yine VII. yüzyılda Batı Gök-Türk hâkanının iradesi ile Sâsânîlere karşı Bizans a yardım etmişlerdir. Hazarların Derbend i geçerek Gürcistan a girip Tiflis i kuşattıkları ve Azerbaycan a akınlar yaptıkları yılına doğru, kendisi Doğu Karadeniz sahillerinde bulunan ve başkenti Sâsânî-Avar muhasarasına alınmış olan Bizans İmparatoru Herakleios, Tiflis önlerine gelerek Hazar hükümdarı ile vardığı anlaşma sonucunda sağladığı 8 / 19

9 40 bin atlının desteği sayesinde İran içlerine kadar yürümeye muvaffak olmuştur. Bu sırada Sâsânî hükümdarı Hüsrev Perviz idi. Hazar kumandanı Çorpan Tarhan, Aras Nehrine kadar bütün Kuzey Azerbaycan ı ele geçirerek bazı Ermeni kitlelerini itaat altına almıştır. Bu arada başkent Belencer den başka Güney Kafkasya da Kabale (günümüzdeki Nuha vilâyetindeki Çuhur Kabala köyü) Şehri kurulmuştur. 628 yılında kış mevsiminin başlaması yüzünden o yıl alınamayan Tiflis, ancak 629 yılında Hazar kumandanı Çorpan Tarhan ın başarı ile yürüttüğü harekât neticesinde Hazar Yabgusu tarafından zapt edilmiştir. Bu münasebetle Anadolu İranlıların istilâsından kurtarılmış, Sâsânîler artık büyük bir devlet olmaktan çıkarılmış ve Hazar Hakanlığı, İran karşısında Bizans ın en iyi müttefiki durumuna gelmiştir. Bu sırada Hazarlar henüz müstakil bir devlet değillerdi; fakat Gök-Türk Devletinin 582 yılında Batı ve Doğu Gök-Türk Devleti diye ikiye ayrılmasından ve daha sonrada Batı Gök- Türk Devletinin yıkılmasından sonra kendi başlarına bağımsız bir Hakanlık olarak tarih sahnesine çıkmışlardır. Süratle siyasî ve askerî nüfuzlarını genişleten Hazarların tam bağımsız bir devlet haline gelmeleri ise 630 yılında olmuştur. Bağımsızlıklarına kavuşan Hazarlar, ilk önce Bulgarlar ve Slavlarla savaşmaya başlamışlardır. Çünkü bu dönemde Karadeniz in kuzeyinde Hazarlardan başka bir de Büyük Bulgar (Magna Bulgaria) Türk Devleti kurulmuştur (635). Hazarlar, Güney Rusya dan Tuna Nehrine kadarki geniş düzlüklere hükmeden Bulgarlara 641 yılında saldırarak onları Tuna ya doğru göçe zorlamışlar ve 665 yılından sonra da yıkmışlardır. Böylece Hazarların topraklarının sınırları iki katına çıkmıştır. Yine Dinyeper ve Oka çevresindeki Slavları vergiye bağlayıp onları da kuzeye itmişlerdir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi 665 i tâkip eden yıllarda, Karadeniz in kuzeyindeki Büyük Bulgarya devletinin kuvvetli Hazar genişlemesi karşısında dayanamayarak parçalanması sonucunda, Dinyeper e kadar uzanan düzlükler Hazarların eline geçmiş ve hakanlık Kafkaslar ın güneyinde de İslâm ileri harekâtına karşı yolları kapamıştı. 669 yılında Sabarlar ve Urgianlar, Obrianların yönetiminden ayrılarak Don Nehri ile Kafkaslar arasına yerleşmişler ve Hazarların hâkimiyeti altına girmişlerdir. Hazarlar 679 yılında Bulgarları idareleri altına alarak Don ve Dinyeper arasında batıya doğru yayıldılar. 683 yılında ise İberya, Albaniya ve Ermenistan a saldırıp, büyük ganimetler elde 9 / 19

10 ederek geri döndüler. Bu arada 685 yılında Ermeni prensi Aşot, ülkesini istilâ etmek isteyen Hazarlar la savaşarak, ordularını geri püskürtmüştür. VII. yüzyıl sona ermeden Hazarlar Kırım ı ele geçirip, Azak Denizi üzerinde tam bir hâkimiyet sağlamışlar ve böylece Hazar Denizinden, Dinyester e, Kafkas Dağlarının güney eteklerinden Oka Nehrine kadar bütün bölgeyi ve Kırım ı ellerine geçirmişlerdir. Hazarlar, VII-VIII. yüzyıllarda Kafkaslarda Araplarla çetin bir mücadele içine girip, ağır kayıplar verdikleri halde Doğu Avrupa ve Bizans sınırları ile Kırım ve Azak sahillerinde nüfuzlarını arttırmışlardır. Kırım Gotları VII. yüzyılda Hazarlara tabi olmuşlardır. Nitekim 710 yılında Kırım a vali olarak tayin edilenlere eski Türk geleneklerine uygun olarak tudun unvanı verilmiştir. Hazarlar 787 yılında Güney Kırım daki Doros kalesini işgal etmişler ve böylece Gotların Kırım daki hâkimiyetleri sona ermiştir. Hazar Hakanlığı VIII.-IX. yüzyıllarda büyüyerek sınırları batı ve kuzey yönünde genişlemiş ve Doğu Avrupa nın en kudretli devleti olmuştur. Bu sıralarda, Kama ve İdil boyundaki birçok boylar: Avarlar, Alanlar, Aslar, On-Oğurlar ve Kafkaslar ın dağlı boyları, İdil Bulgarları, İdil civarında Fin-Ugor Burtaslar ve başka çeşitli Fin boyları, Kuban havalisindeki Macarlar ve Kiev ile dolayları, hakanlığın idâresine tâbi oldukları gibi Desna ve Orta Dinyeper boyundaki türlü Slav boyları da (Radimiç, Vyatiç, Severyan ve Polyanlar) Hazar hâkimiyetini tanımışlardır. Her boydan belli şartlara göre vergi alınmıştır. Meselâ Desna boyundaki Slav kabilelerinden ev başına yılda bir kıymetli hayvan kürkü alınıyordu. Yine Kama boyundaki Bulgarlardan ve Fin zümrelerinden de bilhassa kıymetli hayvan kürkü ve bal alındığı anlaşılmaktadır. Bu suretle Hazar Hakanlığının siyasî sınırları Yayık (Ural)-Cim (Emba) den başlayarak Dinyeper e kadar uzanmış ve dolayısıyla iki büyük ticaret yolunun üzerindeki çok geniş sahayı işgal etmiştir Hazar-Arap Münabasebetleri Dinyeper e kadar uzanan toprakları ele geçiren Hazarların burada tutunmaları hiç de kolay olmamış, kendilerini Kafkaslarda cihat anlayışı içerisinde savaşan Müslüman-İslâm orduları ile yaklaşık 150 yıl sürecek bir mücadelenin içerisinde bulmuşlardır. Özellikle VII. yüzyılın ortaları hem İslamiyet in hem de Hazarların hızla yayıldığı bir dönem olmuş ve bu yüzden her iki milletin yayılma politikaları aynı coğrafya üzerinde kesişmiştir. 10 / 19

11 Hazarlar ile Müslüman Araplar arasındaki münasebetlerin birbirleriyle doğrudan doğruya temas kurmaya başladıkları yani karşı karşıya geldikleri dönemden itibaren başladığını söyleyebiliriz. Aslında Arapların Türkler hakkında bazı görüşleri olmuş ama bu görüşler daha çok genel izlenimler şeklinde kendini göstermiştir zira her iki milleti birbirinden ayıran İran coğrafyası bu iki milletin doğrudan birbirlerini tanımalarına izin vermemiş; izin verdiğinde ise bu tanıma daha ziyade Farslılar vasıtası ile olmuştu. Hazar-Bizans işbirliği sayesinde zayıflayan Sâsânî İmparatorluğu lerde İslâm Orduları tarafından çökertilerek toprakları Arapların eline geçmiştir. Böylece Müslümanların harekâtları bir yandan Ermeniye yolu ile Kafkaslara; diğer yandan da Suriye üzerinden Anadolu içlerine kadar gelişmeye başlamıştır. Yani Sâsânî Devletinin ortadan kaldırılması bir anlamda Müslüman Araplarla Hazarları karşı karşıya getirmiştir. Zira artık komşuydular. Dönemlerinin en kuvvetli çağını yaşayan Müslüman Araplar ile Hazarların menfaatleri çakışıyordu. Müslüman Araplar hedeflerini Kafkasları aşıp Karadeniz in kuzeyine hâkim olmak, Bizans ı mağlup ederek Doğu Avrupa ya yerleşmek olarak büyütmüşlerdir. Ama Kafkaslara dayandıkları sırada bölgede iki hâkim güç vardı: Bizans ve Hazar. Müslüman Araplar kuzeye Hazar topraklarına doğru ilerleyişlerini sürdürmek isterlerken, Hazarlar da bir taraftan İdil-Ural arasındaki saha ile Kırım a kadar olan bölgede varlıklarını devam ettiriyorlar diğer taraftan da güneye inmek için uğraşıyorlardı. Müslüman Araplar ile Hazarlar arasındaki ilk münasebetler görünüşte iki milletin sınır komşusu olmaları üzerine başlamış görünse de aslında her iki milletin genişleme siyaseti planı çerçevesinde başlamıştır. Siyasî hedefleri olan bu mücadele şiddetli ve devamlı savaşlar şeklinde devam etmiştir. Hazar-Müslüman münasebetlerinin detaylarını İbnü l Esîr, Taberî, Mesudî, Yakubî gibi İslâm tarihçilerinin eserlerinde bulabiliyoruz. Bu tarihçilerin verdikleri bilgilere göre İslâm Orduları Halife Hz. Ömer zamanında ( ) ilk defa Derbent (Babü l Ebvab) i ele geçirmişlerdir. İslâm coğrafyacısı Taberî nin verdiği bilgilere göre Türk tarihinde Demir Kapı olarak adlandırılan Derbent Geçidi dolaylarında adı geçen ilk Müslüman komutan Bükeyr b. Abdulah tır. Hz. Ömer döneminin bu başarılı komutanı bölgeye gelmek için bizzat kendisi Halifeden izin istemiştir. Bölgedeki Müslüman akınlarının rastgele ve plansız askerî hareketler olmadığını göstermek isteyen Hz. Ömer de onunla birlikte bazı yeni komutanları 642 yılında bu bölgeyi fethetmeleri için atamıştır. Bu komutanlar arasında Suraka b. Amr, 11 / 19

12 Abdurrahman b. Rebia, Selman b. Rebia el-bahilî yi sayabiliriz. Derbent Şehri bu sırada aslen Fars olan Şehriyar (Şehrabaz) tarafından yönetilmiş ise de şehir Hazarların tehdidi altında kalmıştır. Şehriyar, İslâm ordusundan aman dileyince iki taraf arasında bir anlaşma yapılmıştır. Derbent in ele geçirildiği Hz. Ömer e bildirilmiş ve bu haber devletin merkezinde büyük bir sevinçle karşılanmıştır. Ancak Derbent in ele geçirilmesi o an için Müslümanlar açısından tam bir başarı ve zafer olarak telakki edilse de Hazarlar bu bölgedeki varlıklarını devam ettirmek hatta daha ileriye gitmek istedikleri için daimî bir kalıcılık sağlayamamışlardır. Bu durum Derbent in Müslüman Araplar ile Hazarlar arasında sık sık el değiştirmesine sebep olmuştur. Zaferden hemen sonra zaferin mimarı Suraka b. Abdullah yönetimi altındaki komutanları bölgenin diğer yerlerine göndererek seferler düzenlemiş ama bu seferler başarı ile neticelenememiştir. Hz. Ömer tarafından Kafkasya cephesi komutanlığına gönderilen Suraka b. Abdullah aynı yıl yani 642 de ölmüş ve yerine Abdurrrahman b. Rebia bizzat Ömer tarafından Türk illerine (Hazarlar) gaza yapmak üzere görevlendirilmiştir. Hazarların bu sıradaki merkezleri Belencer di. Doğal olarak bu askerȋ harekȃt Belencer üzerine yapılmıştır. Bu sırada Derbent te bulunan Abdurrahman b. Rebia ya şehrin eski hâkimi Şehriyar, şehrin dışına çıkarak savaşmasının çok da doğru bir karar olmadığını söylemiş ancak Belencer i almak isteyen Rebia yı bu fikrinden vazgeçirememiştir. 642 yılında gerçekleşen bu sefer hakkında maalesef kaynaklarımızda teferruatlı bilgiler yer almamaktadır. En önemli kaynaklarımızdan biri olan ve bu sefer hakkında en fazla bilgiyi hikâyemsi bir tarzda veren İbnü l Esîr e göre İslâm Ordusu büyük bir kahramanlıkla savaşmış ve pek çok ganimet elde ederek geri dönmüştür. Hazarlar bu sefere karşı tabiri caiz ise hiçbir şey yapamamışlar, savunmaya çekilerek Müslümanları seyretmişlerdir. Ancak Müslüman Araplarda her nedense şehre sığınan Hazarlara karşı daha büyük çapta bir savaşa girişmemişlerdir. Ordu komutanı Abdurrahman şehri ele geçirmek düşüncesinde iken bu düşüncesini uygulayamamış ve ganimetlerle Derbent e dönmeyi tercih etmiştir. Aslında böyle yapmasının sebebi galiba bu seferin bir keşif seferi veya öncü harekâtı olmasından kaynaklanmış olmasıdır. Çünkü Belencer de kalıcı olmak için bölgede daha kuvvetli tutunmak gerekli idi. Ayrıca şu da bir gerçek ki Hazarlar Arapların karşısına çıkıp savaşmamışlar ama şehrin askerî gücünün ne kadar kuvvetli olduğunu da onlara göstermişlerdir. Bu durum komutan Abdurrahman da şehrin askerȋ gücünün beklediklerinden daha kuvvetli olduğu ve burada tutunmak için daha çok askerȋ kuvvete ihtiyaçları bulunduğu kanaatini uyandırmıştır. Nitekim ilerideki tarihler bize bu seferin Abdurrahman a bunu gösterdiğini; bu şehri fethedebileceği fikrini iyice kuvvetlendirdiğini ve onun Belencer den asla vazgeçmediğini göstermektedir. Ayrıca bu seferin Müslümanların Hazar topraklarına 12 / 19

13 karşı ilerleme planlarının yönünü göstermesi bakımından son derece önemli olduğunu da söyleyebiliriz. Bu seferden sonra Müslümanlar bölgede tutunmaya çalışmışlar; buna karşılık Hazarlar Müslümanlara karşı büyük bir harekâta girişememişler, başkentlerini Aşağı İdil havalisine naklederek güneye doğru ilerleyip Ermenistan a girmişlerdir. Kafkaslarda iktidarı ele geçirmek için yapılan bu mücadele Hz. Ömer in vefatından sonra yerine geçen Hz. Osman döneminde (644) daha da alevlenmiştir. 642 de Belencer e yapılan bu seferden sonra 10 yıl boyunca mücadele tam bir sukȗnet devresine girmiş sadece Rey de bulunan Huzeyfe b.el- Yeman bu sırada Derbent te bulunan Abdurrahman a yardıma gitmiştir. Bu yardıma gitme bize Abdurrahman ın bu sırada Hazarlara karşı zor durumda bulunduğunu yorumlama fırsatını vermektedir. Müslüman Arapların Hazarlar üzerine 642 yılında yaptıkları bu seferden sonra gerçekleşen ilk büyük savaş 652 yılında yapılan Belencer savaşıdır. Bu savaşa dair bilgilerimizi İbnü l Esîr den alıyoruz. Ancak bu bilgiler genelde daha çok farazî ve hikâyeye dayanan bilgilerdir. Meselâ bu faraziyelerden biri Hazarların Müslümanların ölümsüz olduklarına inandıkları ve bu yüzden de saldırıya geçmedikleri şeklindedir. Ona göre Belencer savaşının başlangıç nedeni Hazarların Müslümanların gerçekten ölüp-ölmediklerini anlamak için pusu kurmaları ve böylece Müslümanlara saldırmalarıdır. Hakikat ise bazı Müslümanların şehit edilmeleri üzerine Abdurrahman ın harekete geçmesidir. Uzun zamandır bu bölgede bulunan Abdurrahman ın hedefi Belencer i almak olmuş ve Hazarların bu tür saldırıları Abdurrahman a harekete geçmesi için iyi bir sebep vermiştir. Ancak bu tecrübeli tavrına Halife Osman ihtiyatlı yaklaşmış ve kendisine Derbent ten ayrılmadan önce orduyu telef etmemesi ve askerleri hücuma sürüklememesi konusunda dikkat etmesi uyarısında bulunan bir mektup göndermiştir. Ancak İbnü l Esîr e göre o halifeyi anlamamış ve tam aksi bir harekette bulunmuştur. Abdurrahman b. Rebia (ki Belazurî ve bazı İslâm kaynakları bu savaşta Müslümanların başında Selman b. Rebia nın olduğunu söylemektedirler) ordusunu kuvvetlendirdikten sonra Derbent ten Belencer e doğru harekete geçtiğinde Hazarlar da boş durmamışlar, bu güçlü orduya karşılık kendileri de güçlü bir ordu hazırlamışlardır. Ancak Müslüman ordusunda Mancınık gibi ağır ateşli silahların bulunması Hazarların işini zorlaştırmıştır. 13 / 19

14 Her iki ordu önce şehrin etrafında küçük çaplı çatışmalarla karşı karşıya gelmişler, bu çatışmalarda genellikle Müslümanlar atak yapan, Hazarlar da bunlara karşılık veren taraf olmuşlardır. Taberî Hazarların, Müslümanlardan bir komutanın birliklerini toplamaya çalıştığı bir sırada şehirden çıkarak yarma harekâtı yaptıklarını söylemektedir. Yine bu sırada diğer Türk boylarının yardıma gelmeleri Hazarların büyük bir kuvvetle şehirden çıkarak Müslümanların üzerine ani ve ustaca saldırmalarına sebep olmuş ve bu savaşın şiddetini arttırmıştır. Bu şiddet çarpışma neticesinde Abdurrahman b. Rebia şehit düşmüştür. Onun şehit düşmesi ile askerler arasında birlik ve düzen kalmamış, askerlerinin bir kısmı Hazar silahları altında can verirlerken; bir kısmı da kaçarak canlarını zor kurtarmışlardır. Canlarını kurtarabilenlerin bir kısmı Derbent e doğru kaçarlarken ki bunlar yolda bu sırada Hz. Osman ın emriyle bölgeye gönderilen ve şehit düşen komutanları Abdurrahman ın kardeşi Selman b. Rebia ile karşılaşmışlar ve onun refakatinde Derbent e gelebilmişlerdir. Diğer bir grup ise Gilan ve Cürcan taraflarına gitmişlerdir. Kanlı bir şekilde neticelenen Belencer savaşı özellikle Müslümanlar açısından çok ağır kayıpların verildiği, dört bin asker ile tecrübeli komutanlarının şehit edildiği zaiyatın had safhada olduğu bir savaş olarak tarihe geçmiştir. Böylece Hazarlar kendileri ile bu topraklarda iktidar mücadelesine girişen İslâm ordularına askerî güçlerinin boyutunu ve hiç de küçümsenmeyecek bir rakip olduklarını göstermişlerdir. Savaştan sonra Hazarlar güneye doğru inerek Ermenistan a girmişler ve Bizans tahtındaki değişikliklerde rol oynayarak kuvvetlerini perçinlemeye çalışmışlardır. Müslümanlar ise iç karışıklıklarla uğraşmak zorunda kalmışlardır. Bu iç çekişmeler Hz. Osman ın şehit edilmesi (656) ve Hz. Ali nin halife seçilmesinden sonra meydana gelen karışıklıklardır. Bu karışıklıklar yüzünden Kafkaslar yönündeki İslâm saldırıları azalmış ve bunu fırsata dönüştürmek isteyen Hazarlar da Arrân a kadar inmişlerdir. Bundan sonra yaklaşık yarım asırdan fazla Hazar-İslâm münasebetleri sınır boyu çarpışmaları şeklinde devam etmiştir Yıllarına gelindiğinde Müslümanlar ile Hazarlar arasındaki mücadele ateşinin yeniden parladığını ve parlamayı Müslümanların büyük çapta harekâtlarının tâkip ettiğini görüyoruz. Çünkü Emevî Halifesi Muâviye, İslâm Ordusunun Kafkas taarruzlarına yeniden başlamasını istemiştir. Bu seferlerin başında Bizans savaşlarından tanıdığımız Emevîlerin ünlü kumandanlarından ve Halife Velîd I in, ( ) kardeşi Mesleme b. Abd il-melik bulunuyordu. Taberî ye göre Mesleme b. Abdülmelik, Azerbaycan daki bazı yerleri fethetmiş 14 / 19

15 ve Derbent yolu üzerinde bulunan Hazarlarla savaşarak Derbent e kadar ilerlemiştir. Aslında bu bilgi bize daha önce Müslümanların elinde olan Derbent in bu sırada Hazarların eline geçtiğini ve burada bir Hazar hâkimiyetinin var olduğunu göstermektedir. Buradan bu dönemde şehirdeki hâkimiyetin bir Müslümanlar bir Hazarlar arasında el değiştirdiği neticesini çıkarabiliriz. Ancak Mesleme 714 de Derbend i zaptetmiş ise de İstanbul a karşı yapılacak sefere katılmak üzere Kafkaslardan ayrılmıştır. Bunun hemen akabinde, Hazar taarruzu karşısında Arap kuvvetleri geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Yaklaşık on yıl sonra yani 717 yılında Hazar ordusu Müslümanlara karşı Şirvan a girerek, Azerbaycan ın büyük bir kısmını ele geçirmiş ve Müslümanların bir kısmını öldürmüştür. Hazarların bu harekâtı kaynakların bildirdiği ve tarihçilerin de ittifakla kabul ettikleri ilk ciddi Hazar saldırısı olarak kabul edilmektedir. Aslında Hazarların Müslümanlar üzerine yaptıkları saldırının tarihi de önemlidir zira bu tarih yani 717 yılı Müslümanların İstanbul muhasarasına yoğunlaştıkları bir yıldır ve Hazarlar da bundan istifade etmek istemişlerdir. İslâm Ordularının İstanbul muhasaraları başarıyla sonuçlanmamış ancak bu sırada Emevî Halifesi Ömer b. Abdülazîz ( ) in Hazarların üzerine gönderdiği Hâtim b. Nu mân eş-bâhilî, Hazarları yenilgiye uğratmayı ve Halifenin yanına elli kadar Hazar esiri ile geri dönmeyi başarmıştır gerçi bunun karşılığında kendi ordusu da ağır kayıplar vermiştir. İslâm Orduları ile Hazarlar arasındaki bu askerî mücadelenin 5 yıl sonra yıllarında daha da artarak şiddetli bir şekilde devam ettiğini görüyoruz. Bu yıl Sübeyt en Nehranî komutasındaki Müslüman ordusu, Hazar topraklarına girmiştir. Bunun üzerine Hazarlar diğer Türk boylarından özellikle de Kıpçaklardan yardım alarak, Müslümanları Mercülhicâre de bozguna uğratmışlardır. Hem ordugâhlarını hem de ağırlıklarını kaybeden Müslümanlar Dımaşk (Şam) a kaçmak zorunda kalmışlardır. Bunlar arasında komutanları Sübeyt te vardı. Bu duruma çok kızan ve üzülen Halife Yezîd b. Abdülmelik ( ), Sübeyt i azarlamış ama o verdiği cevapta ellerinden geleni yaptıklarını söylemiştir. Aslında bu yenilginin asıl sebebi yardım alan Hazarların sayılarının Müslümanlardan daha çok olmasından kaynaklanmıştır. Hazarlar elbette ki başarılarının ardından boş durmamışlar ve Müslümanlara karşı sürekli akınlarda bulunmuşlardır. Bu sırada Halife Yezid b. Abdülmelik, hem Sübeyt in mağlubiyetinin cezasız kalmamasını sağlamak hem de Kafkasların kendileri için olan önemini bir kez daha ortaya koymak üzere ünlü komutanı Cerrâh b. Abdullah el-hakemî yi güçlü bir 15 / 19

16 ordu ile beraber Hazarlar la savaş yapmak üzere Ermeniye valiliğine getirerek onlarla mücadeleye memur etmiştir. Cerrâh b. Abdullah ın hem güçlü hem de kalabalık bir ordu ile harekete geçtiğini haber alan Hazarlar Derbent e çekilmişlerdir. Bu sırada Beyda ya ulaşan Cerrâh, burada hem ordusunu dinlendirmiş hem de girişeceği askerî harekâtın planını yaparak uygulamaya koymuştur ki bu durum seferin de kaderini belirlemiştir. Zira yaptığı plan çerçevesinde ordusunun Beyda da birkaç gün dinleneceğini ilan etmiş ve bunun inandırıcı olması için de oldukça fazla yemek yapılmasını emretmiştir. Taktiği işe yaramış ve Beyda da bulunan Hazar habercisi durumu hemen Derbent e haber vermiştir. Bu haber üzerine birkaç gün rahatlayan Hazarlar savaş için yeterli hazırlık yapmaları gereken zamana sahip olduklarını düşünmüşlerdir. Ama ne var ki Cerrâh hemen o gece ordusunu harekete geçirmiş ve sabah olduğunda Hazarlar şehrin kapılarında İslâm Ordusu ile karşılaşmışlardır. Hazarlar bir taraftan hazırlıksız yakalandıklarına mı yansınlar diğer taraftan Cerrâh ın kalabalık ordusundan bazı küçük grupları şehrin her yönüne göndererek mukavemet güçlerini kırdıklarına mı yansınlar bilememişlerdir. Cerrâh bu planı ile şehrin etrafından gelebilecek küçük çaplı direnişi kırmayı tasarlamış ve bu tasarıyı eğer başarılı bir şekilde hayata geçirebilirse büyük bir başarı kazanmayı düşünmüştür. Ama onun en büyük isteği savaşı Derbent te yapmak olmuştur. Bunun için Cerrâh b. Abdullah, askeri ile şehrin önüne gelmiş ve sabahtan itibaren şehrin kapılarını zorlamaya başlamıştır. Savaş ertesi gün Derbend in 6 fersah kuzeyindeki Narvan mevkiinde yapılmıştır. Hazar Hakanı, Müslüman ordusunun kendileri için çok büyük bir tehlike olduğunun farkına varmış ve bu yüzden de kişilik ordusunun başına kaynaklarda değişik şekillerde okunsa da Barjik adlı oğlunu görevlendirmiştir. Savaşın başlaması, gelişimi ve sonucunun nasıl olduğuna dair teferruatlı bilgilere sahip olmasak ta sonucun Hazarlar için büyük bir mağlubiyetle neticelendiğini biliyoruz. İslâm Ordusu, Hazarlara hem ağır kayıplar verdirmiş hem ağırlıklarını ele geçirmiş hem de Derbent in yanısıra çevredeki bazı küçük yerleşim yerlerini fethetmiştir. Savaştan sonra ele geçirilen esirler sayıca çok oldukları için Cerrâh ın emri ile âileleri ile birlikte Belencer Nehrine atılmışlardır. Cerrâh, bundan sonraki hedefini de Belencer olarak belirlemiştir. Önce bu hedef üzerindeki Tarki yi almışsa da bu sefer Hazarlar karşısına hazırlıksız çıkmamışlar ve gerekli tedbirleri almışlardı. Ancak bu tedbirlerin alınması Cerrâh ı yıldırmamış; ısrarla ve büyük bir inançla askerlerinin başarıya ulaşması için uğraşmış ve sonuçta da şehri ele geçirmeyi başarmıştır. Müslüman askerler ise bu gayretli mücadelelerinin sonunda oldukça fazla ganimet elde etmişlerdir. Dönemin en zengin devletlerinden biri olan Hazarlardan alınan 16 / 19

17 ganimette bir atlı askere 300 dinar düşmüştür. Bundan sonra Hazar Hakanı İdil Nehri üzerinde bulunan İdil Şehrine taşınarak burayı kendisine başkent yapmıştır. Belencer in Müslümanlar tarafından alınması Hazarlara büyük bir darbe olmuş ancak sürekli Belencer de kalmayı düşünmeyen Cerrâh ın Hazar hâkim ile anlaşarak her şeyi kendisine haber vermesi karşılığında şehrin yönetimini ona bırakması bir nebze de olsa yaralarını sarmıştır. Cerrâh bundan sonraki hedefini diğer bir Hazar şehri olan Semender olarak belirlemiş ve hazırlıklarına başlamışsa da kışın yaklaşmakta olması bu hedefini ertelemesine sebep olmuştur. 724 yılında Halife Yezîd b. Abdddülmelik ölünce yerine Hişam b. Abdülmelik ( ) geçmiştir. Yeni Halife de Cerrâh a muvafakat vererek ona yardımcı kuvvetler göndermeyi vaat etmiştir. Bu sırada Hazarlar ile Müslümanlar arasında sürekli karşılıklı seferler ve savaşlar yapılmıştır. 724 yılında önce Hazarlar saldırmışlarsa da hemen akabinde ertesi yıl Cerrâh buna karşılık vermiştir. Her iki taraf içinde sonucu kesin olmayan karşılıklı askerî hareketler devam ederken yeni Halife Kafkaslarda zaferle sonuçlanmayan bu mücadelede faturayı Cerrâh a çıkararak onu görevden almış ve yerine efsanevi bir komutan olarak ün kazanan Mesleme b. Abdülmelik i Azerbaycan valiliğine atamıştır. 17 / 19

18 ÇALIŞMA SORULARI 1- Aşağıdaki nehirlerden hangisi Hazar topraklarından geçmemiştir? a. Dinyeper b. Don c. Aksu d. Kama e. Seyhun 2- Hazarlar Gök-Türklerin batıdaki en uç kanadını oluşturur. Doğru- Yanlış 3- Hazarlar hangi Türk hükümdarı döneminde bir süre Hunlara tabi olmak zorunda kalmışlardır? a. Dengizik b. Attila c. Rua d. İrnek e. Balamir 4- Hazar- Müslüman münasebetleri hakkında bilgi veren kaynakları belirterek bu münasebetlerle ilgili bilgi veriniz. 5- Hangi şehrin Müslümanlar tarafından alınması Hazarlara büyük bir darbe olmuştur? a. Belencer b. Dımaşk c. Semender d. Rey e. Arran CEVAPLAR 1- e 2- Doğru 3- b 5- a 18 / 19

19 KAYNAKLAR Artomonov, (2004). İstoriya Hazar, Çev.Türk. A.Batur, İstanbul: Selenge. Golden P. (2006). Hazar Çalışmaları, E.Çağrı Mızrak, İstanbul: Selenge. Uydu Yücel, M.(2002). Hazar Kağanlığı. Türkler, C.II, ss , Ankara. 19 / 19

20 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK ve UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ Tüm yayın ve kullanım hakları İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesine aittir. Hiçbir şekilde kopya edilemez, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. Ancak kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Ders notlarının içeriğinden yazarları sorumludur.

21 BÖLÜM: TARİH DÖNEM (GÜZ / BAHAR): BAHAR EĞİTİM ÖĞRETİM YILI: DERSİN ADI: DOĞU AVRUPA TÜRK TARİHİ II DERS NOTU YAZARININ ADI-SOYADI: PROF. DR. MUALLA UYDU YÜCEL 2 / 17

22 2. HAFTA DERS NOTU 3 / 17

23 İÇİNDEKİLER 1. HAZAR HAKANLIĞI ( ) 1.2. Hazar-Arap Münasebetleri 1.3.Hazar-Bizans Münasebetleri 4 / 17

24 ÖZET İkinci hafta, Hazar-Arap münasebetleri ile genelde dostluk çerçevesinde geçen Bizans-Hazar münasebetleri hakkında bilgi verilecektir. 5 / 17

25 1. HAZAR HAKANLIĞI ( ) 1.2. Hazar-Arap Münasebetleri (Devam) Kafkaslar daki iktidar mücadelesinde ne Müslümanlar kuzey Kafkasya da hâkimiyetlerini tesis edebilmişler; ne de Hazarlar güney Kafkasya ya yerleşebilmişlerdir. Bu yüzden her iki taraf da kendi üstünlüklerini kurmak ve varlıklarını sürekli hale getirmek için mücadeleye devam etmek zorunda kalmışlardır. Mesleme b. Abdülmelik 727 yılında bizzat komutayı ele alarak Azerbaycan dan harekete geçmiş ve Dağıstan üzerinden Hazar topraklarının içlerine kadar yürümeyi başarmıştır. Bu yürüme oldukça fazla ganimetler ele geçirmesi ile neticelenmiştir. Mesudî, bu sefer sırasında Daryal geçidine savunma amaçlı bir de garnizon kurulduğunu söylemektedir. 728 de ise yine Mesleme nin komutasındaki İslam Ordusu ile Hazarlar arasında bir aydan fazla süren savaşlar olmuş ama bu savaşlar her iki tarafında kesin zaferiyle neticelenmemiştir. Özellikle Arap kaynaklarında çok yağmurlu bir mevsimde olduğundan dolayı bu savaş çamur vakası adı altında anılmıştır. Yine kaynaklarımız zaferi Araplara mal etseler de bu doğru değildir. 729 yılında Halife Mesleme nin de istediği başarıyı kazanamaması karşısında Cerrâh b. Abdullah ı tekrar Azerbaycan valiliğine getirmiştir. 730 yılında Cerrâh Hazarlara saldırarak Beyda Şehrini ele geçirmiştir. Halifenin istediği Kafkaslarda sorunsuz bir hâkimiyetti ama bunu isterken karşısında kendi orduları kadar güçlü bir orduya sahip bir milletle savaştığının henüz farkında değildi. Cerrâh, bu sırada Hazarların Müslümanlar üzerine saldırıya geçtiklerini öğrenmiş, ama o sırada hiç bir şey yapamamıştır. Ayrıca Hazarların saldırıları da büyük çapta olmamıştır ama her iki taraf bir yıl sonra yani 731 de Musul yakınlarında karşı karşıya gelmişlerdir. Hazar askerlerinin sayısının Müslüman askerlerinin sayısından daha fazla olduğu savaşta şiddetli çarpışmalar üç gün boyunca devam etmiştir. İlk iki gün Hazarlar müthiş bir performans göstermişler ve Müslüman askerlerinin maneviyatlarını bozarak zor durumda kalmalarını sağlamışlardır. Üçüncü gün maneviyatları bozulan askerler dağılmaya başlamışlar, bunu gören Hazarlar son darbeyi indirerek Müslüman ordusunu imha etmişlerdir. Ölenler arasında komutan Cerrâh ta vardır. Bu durumda Halife hemen pes etmemiş ve derhal Sa id b. Amr el- Hareşî yi, Hazarlarla savaşmak üzere göndermiştir. Hazarlar ise bu zaferden oldukça 6 / 17

26 memnun olmuşlar ve harekâtlarına güneye inerek Azerbaycan dan Diyarbakır a kadar olan sahada devam etmek istemişlerdir. Ama onlarda biliyorlardı ki bu zafer onlar için de kesin bir zafer değildi. Sa id, Hazarların eline geçen birçok şehir ve kaleyi kurtarmış, Beyda ya kadar ilerlemiş ve Beylekan üzerine yürüyerek emrindeki güçlü ordu ile Beylekan da Hazarlarla büyük bir savaş yapmıştır. Hazarlar bu toprakların kendileri için ne kadar önemli olduğunu, Said in karşısına Hakanın oğlunu komutan olarak çıkarmakla göstermişler ama İslâm ordusuna mağlûp olmaktan kurtulamamışlardır. Savaşın nasıl cereyan ettiği hakkında kaynaklarımızda çok fazla bilgi bulunmamakla beraber Hakanın oğlunun öldürüldüğünü ve Hazarların ağır bir yenilgi aldığını biliyoruz. Hazarlara böyle ağır bir yenilgi tattıran Vali Sa id kıskançlığa yenik düşmüş ve Mesleme nin isteği üzerine Halife tarafından görevden alınmıştır. Ünlü kumandan Mesleme, selefi Sa id in böyle bir başarı kazanmasını hazmedememiş ve kendisi gelene kadar ona Hazarlarla savaşmamasını emrettiğini ancak onun bu emri dinlemediğini söyleyerek hapsettirmiştir de Mesleme Hazarlar üzerine başarılı seferler yapmıştır. Önce Derbent üzerine yürümüş ancak kış olması hasebiyle Said b. Amr ı bir kısım askerle burada bırakarak geri dönmüştür. Ertesi yıl tekrar sefere çıkarak asıl hedefi Semender e ulaşmak üzere Belencer e doğru yürüyüşe geçmiştir. Belencer Dağını geçerek Hakanın oğlunu öldürmüştür. Hakan, oğlunun öldürüldüğünü ve Mesleme nin ilerlediğini görünce hemen hazırlıklara başlamıştır. Aslında Mesleme nin hedefi üzerinde görüp yendiği ve başarılar kazanmasını sağlayan kuvvetler Hazarların esas kuvvetleri değildi ve o Hazarların bu asıl kuvvetleriyle henüz savaş yapmamıştı. Mesleme durumu bir kez daha gözden geçirerek müzakere etmiş ve Hazarlarla ciddi bir savaşa tutuşmak için kendisini yeterli görmemiştir. Tabiî bu görüşte Cerrâh ın akibeti de tesirli olmuştur. Bu yüzden ordusunu tekrar Derbent e doğru çekmiş ama çekişte acele ettiği için de ordu ağırlıkları Hazarların eline geçmiştir. Azerbaycan Valisi Mesleme nin Hazarlar karşısında beklenilen cesareti ve başarıyı gösterememesi, valilikten alınmasına sebep olmuştur yılında daha sonraları Halife olacak olan Mervan b. Muhammed Ermenistan ve Azerbaycan a vali tayin edilmiştir. Halefi Mervan b. Muhammed bu bölgeyi, Mesleme döneminden itibaren iyi biliyordu ve bu göreve getirilmeyi bizzat Halife Hişam b. Abdülmelik in huzuruna giderek kendisi istemişti zira o 7 / 17

27 aynı zamanda Halifenin amcasının oğlu idi. Mervan, Hazarlara karşı daha sert bir mücadele verilmesi gerektiği kanaatini taşımış ve Halifede bu görüşüne katılmıştır. Mervan ın idaresine güçlü bir ordu vermiştir. Bu orduya ayrıca pek çok gönüllüde katılmıştır. Bu gönüllülerle güçlenen İslam Ordusu en önemli başarılarını onun komutasında elde etmişlerdir. Mervan b. Muhammed, önce bölgede yani Azerbaycan ve Ermenistan da tutunmaya çalışmış ve ufak-tefek başarılar kazanmıştır. Ancak onun asıl hedefi Hazarlara büyük bir darbe indirmek olmuş ve bunun için acele etmemiştir. Savaşın planlarını en ince detaylarına kadar yapmış ve uygulamaya koymak için zamanın ve fırsatın kendisine gelmesini beklemiştir. Mervan, önce kişilik ordunun başında Derbent Geçidi ni aşıp Belencere girmiş ve burada oldukça fazla tahribatlar yapmıştır. Derbent e Arap muhafız kuvvetlerini yerleştirdikten sonra kişilik bir ordu ile iki koldan Hazarların merkezi ve yeni başkentleri olan İdil Nehrine kadar gitmeye karar vermiştir. Bu arada Terek Nehri üzerinde bulunan Semender Nehri Arapların eline geçmiştir. Böylece Hazar şehirlerini ele geçiren Mervan, Dağıstanlıları da vergiye bağlayarak, Cerrâh ın intikamını almıştır. İşte tam bu sırada beklediği fırsat 737 de bizzat Hazar Hakanı tarafından kendisine sunulmuştur. Hazar Hakanı bu yıl elçisini Mervan a göndererek aralarında barış yapılmasını teklif etmiştir aslında Mervan ın bölgedeki askerî seferleri Hazarları çok da zor duruma düşürecek seferler değillerdi ama nedense Hakan barış yapmak istemiş ama bu isteği büyük bir hüsranla sonuçlanmıştır. Mervan, uzun zamandır planladığı düşüncesini elçinin yanına gelmesi üzerine uygulamaya koymuştur. Bir taraftan elçiyi oyalamış diğer taraftan da ordusunu savaşa hazırlamıştır. Elçiyi oyaladıktan sonra ona Hakanın yanına gitmesi için izin vermiş ama verirken elçinin yakın değil de uzak yolu kullanmasını sağlamıştır. Tabiî ki bu Mervan a zaman kazandırmış ve elçi ülkesine döndükten çok kısa bir süre sonra Hakan, İslam ordusunu karşısında görmüştür. Mervan kendisine göre mükemmel bir taktik uygulamış; ama bu taktik, Hazar Hakanı için tam bir hezimet olmuştur yılında Mervan, komuta ettiği bu kişilik orduyla İdil Nehrine kadar ilerlemiş merkez olarak kabul ettiği Kür Nehri üzerindeki Kasak (Kesek, Kazak) Nehrinden, Hazarların Dağıstan daki ikinci büyük şehri olan Semender e saldırmıştır. Semender de ordusunu ikiye ayırmış, ilk grup Derbent ten girerken kendisinin bizzat komuta ettiği diğer grup Daryal geçidini kullanarak Hazar topraklarına girmiştir. Mervan ın ordusu ile Semender den ayrılarak Beyda ya doğru herekte geçtiğini haber alan Hazar Hakanı istişare etmek üzere adamlarını toplamış ve ordu toplamak için gerekli zamanlarının olmadığını, hazırdaki kuvvetlerle savaşırlarsa yenileceklerini bu 8 / 17

28 yüzden de iç bölgelere çekilme kararı almalarının daha uygun olacağını söyleyerek bu yönde karar alınmasını sağlamıştır. Mervan, bütün kuvvetleriyle Hazar başkenti İdil Şehri üzerine yürüyerek, İdil Nehrinin batı kısmı olan Beyda yı ele geçirmiştir. Bunun üzerine Hazar Hakanı, bu şehirden kaçarak İdil Nehrinin gerisine kuzeye çekilmiştir. Mervan la savaşmak görevini ise askerle Hazar Tarhan a vermiştir. İki ordu İdil Nehrinin her iki tarafında yerlerini alarak, akşama kadar beklemişlerdir. Gece olunca Mervan, bir kumandanını Hazarları çembere almak üzere göndermiş ve Müslüman askerler Hazarları arkadan sarınca savaşın sonucu da belli olmuştur. Hazar Tarhan ın idaresindeki ordu büyük bir yenilgiye uğratılarak, Hazarlar çok sayıda kayıplar vermişler ve elçi göndererek barış istemek zorunda kalmışlardır. Mervan, Hakanı saklandığı yerde yakalayarak, şehri savunan Tarhan ı öldürmeyi başarmıştır. Bu savaşta Hazarlar ölü ile 7000 kadar esir vermişlerdir. Mervan ın barış için tek bir şartı Hakanın İslamiyet i kabul etmesi olmuş; Hakan da kerhen de olsa İslamiyet i kabul ederek barış yapılmıştır. Bunun üzerine Mervan, Hakanın İdil e dönmesine izin vermiştir. Ayrıca Hazarlara İslamiyet i öğretecek iki de fakih göndermiştir. Aslında Mervan ın Hakanın Müslüman olmasını istemesi bölgenin kontrolünü sağlanmak içindi. Yine Mervan, Hazarlara iki fakih göndermekle bu devletle olan ve savaşlar üzerinden gelişen ilişkilere yeni bir boyut kazandırmak istemiştir ki kanaatimizde de doğru yapmıştır zira Hazarlar, Müslümanlarla hep savaştıkları için bu dini yakından tanıma fırsatını o ana kadar hiç bulamamışlardır. İşte bu iki fakih ileride özellikle Hazar halkı arasında İslamiyet in kabulünde etkin bir rol oynayacaklardır. Bu galibiyet iki devlet arasında yapılan en büyük savaş olarak tarihe geçmiştir. Mervan bu sefer esnasında aldığı esirleri Derbend in güneyine geçirerek Samur Köprüsü ile Şaberân arasına yerleştirerek geri dönmüştür. Hazar Hakanı ise İslamiyet i kabul etmesinde samimi olmadığını kısa bir süre sonra yine kendi Gök-Tanrı dinine geri dönerek göstermiştir. 737 deki bu galibiyet İslâm Ordusu açısından, Hazar başkentine ulaşılan bir zafer olarak yorumlanmış ve Hazarların yakın bir zamanda bu mağlubiyetin acısını çıkarmak gibi bir teşebbüsün içerisinde bulunmamaları gerektiğini anlamalarına sebep olmuştur. Nitekim Hazarlar aldıkları bu ağır mağlubiyetin etkisiyle olsa gerektir, Müslümanlar üzerine harekete geçememişlerdir. 9 / 17

29 Mervan bölgede iki-üç yıl daha kalmış ancak Hazarlarla bir daha savaşmamıştır. Daha sonra geri dönerek Halifelik makamını elde etmek için mücadele etmiştir. İslam Devletindeki bu iç mücadeleler, devletin bütün cephelerindeki fetihlerini bir süre de olsa sekteye uğratmıştır ki Kafkaslardaki bu mücadele de bundan nasibini almıştır. Bu arada Hazarlar arada sırada Derbend den çıkarak Azerbaycan a ve İslâm ülkelerine saldırmaya devam etmişlerdir. Müslüman Araplar ile Hazarlar arasındaki mücadele Emevîler döneminde yukarıda da verdiğimiz gibi şiddetli bir şekilde devam etmiştir. Ancak yönetimin Abbasîlere geçtiği dönemden itibaren Hazar-Müslüman ilişkileri eski şiddetini kaybetmiştir. Hazar askerî gücünü çok iyi anlayan Abbasî Halifesi Ebû Ca fer El-Mansûr ( ) de dahil olmak üzere yönetime gelen Halifeler 737 deki bu barış anlaşmasının daha da güçlendirilmesini istemişlerdir. Halife Mansûr Hazarlarla barış içerisinde yaşamak için büyük bir gayret sarfetmiş ve bu gaye ile kendisinin 758 Daryal da kurmuş olduğu Ermenistan vilâyet merkezine vali olan Yezîd b. Useyd al-sulamî ye Hazar Hakanının kızı ile evlenmesini tavsiye etmiştir. Yezîd bu tavsiyeye uyarak Hazar Hakanı Bagatır a teklifi iletmiş ve Hakanın kabul etmesi üzerine de yüz dirhemlik kalını ödemiştir. Hazar Hakanı da Tarhanların refakatinde ağır çeyizi ve çeşitli hediyelerle birlikte kızını vilâyet merkezi olan Beyda ya göndermiştir. Böylece Araplarla Hazarlar arasında çok kısa süreli de olsa bir dostluk ve akrabalık tesis edilmiştir. Ancak prensesin bir müddet sonra doğum esnasında çocuğu ile beraber ölmesi, Hakanı bunun gerçekte bir ihanet sonucu olabileceği düşüncesine sevk etmiş ve bunu bir savaş sebebi saymıştır. Hakan, Hazarları As-Tarhan (Ras-Tarhan) ın komutasındaki bir ordu ile göndererek Araplara yeniden saldırtmıştır. Bu saldırı oldukça şiddetli olmuş ve Yezîd, Halife Mansȗr dan yardım istemek zorunda kalmıştır. Ancak yardım gelmesine ve hemen karşı harekete geçmesine rağmen başarılı olamamıştır. Hazarların saldırılarına devam etmeleri üzerine Halife Mansȗr, sınır bölgelerinde savunma kaleleri inşa ettirmiş ve ancak bu şekilde saldırıların önüne geçilebilmiştir. Buna rağmen yine de Hazarların çok sayıda esir ve bol miktarda ganimet ele geçirmelerine engel olunamamıştır. Kaynaklarımızda bu seferin tarihi hakkında tam bir mutabakat olmamakla birlikte genelde 762 olarak kabul edilmektedir. 775 yılında Hazarlar, diğer Türk boylarının da yardımlarıyla Ermenistan a saldırarak Tiflis i tekrar ele geçirmişler ve birçok Müslümanı öldürmüşlerdir. Bu mağlubiyetten sonra İslâm orduları Kafkaslarda dolayısı ile Hazarlara karşı büyük bir askerî harekâtın içerisinde 10 / 17

30 olmamışlardır. Bunda Abbasî Halifeliğinin barış ortamını destekleyen faaliyetleri etkili olmuştur. Hazarlar ile Müslümanlar arasındaki son savaş 762 den tam 35 yıl sonra 797 tarihinde Halife Hârûnûrreşîd döneminde yapılmıştır. Kaynaklarımıza göre savaşın iki sebebi vardı. Birincisi Ermenistan bölgesinde çıkan karışıklıklar üzerine Halife, Sa id b. Selm b. Kuteybe el-bahili yi bölgeye vali tayin etmişti. Ancak bu tayin ters tepki yapmış ve valiye karşı muhalefetin artmasına sebep olmuştur. Bu muhalefete Derbent halkı da katılınca olaylar büyümüştür. Muhalefetin başında Necm b. Haşim vardı. Sa id kendi vergi memurunun öldürülmesi üzerine Necm i yakalayarak öldürtmüş, Necm in oğlu da Hazarlara sığınmıştır. Bunun üzerine Hazarlar Müslümanlara karşı harekete geçmişlerdir. İkinci sebep ise Hazar Hakanının kızının Fadıl b. Yahya el-bermekî ile olan evliliği sırasında ölmesi olarak gösterilmektedir. 799 yılında vezir Bermekî Hazar Hakanının kızı Sitit ile evlenmiş ve Sitit hamile iken zehirlenerek Beyda da ölmüştür. Sitit in ölümü üzerine yanında bulunan Hazar askerleri ülkelerine geri dönerek Hakana kızının eceli ile değil de kasten öldürüldüğünü söylemişlerdir. Bu duruma çok sinirlenen Hakan, İslâm topraklarına saldırmış ve yüz bine yakın Müslümanı esir almıştır. Ancak her iki sebeple de olsa savaşın olduğu bir gerçektir. Hazarlar ile Müslümanlar arasında Güney Kafkasya da bundan sonra meydana gelen savaşların asıl sebebini Müslüman idareciler arasında çıkan anlaşmazlıklar ve bu anlaşmazlıklara Hazarların dâhil edilmeleri teşkil etmiştir. Hazarlar bunlardan istifade ederek anlaşmazlıkları kendi lehlerine değiştirmek istemişler ve 799 yılında Derbent ten harekete geçerek Müslümanların idaresindeki topraklara saldırmışlardır. Bu harekâtlarına tam bir mukavemetle karşılaşmayınca da Kür Nehrine kadar ulaşmışlar ve Güney Kafkasya yı yağmalayarak çok sayıda esir almışlardır. Bölgede 70 gün kalarak, oldukça fazla tahribatlar yapmışlardır. Bölge valisi Sa id onlara karşı hiç bir varlık gösterememiş ve Halife Hârûnûrreşîd onu görevden alarak yerine Huzeym b.hazım ı getirmiştir ama yeni vali bölgeye kuvvetli bir ordu ile geldiğinde Hazarlar işlerini bitirmişler bol ganimet ve esir alarak geri çekilip gitmişlerdir. O yüzden de hiçbir şey yapamamıştır. Bunun üzerine Halife Hârûnûrreşîd kumandanı Yezîd i Hazarlar üzerine göndermiş, o da Hazarları Ermenistan dan çıkarmayı başarmıştır. Bu tarihten itibaren kaynaklarımızda ne Hazarların Müslümanlara ne de Müslümanların Hazarlara karşı saldırıda bulunduklarına dair bir kayıta rastlıyoruz. Bunun en önemli sebebi 11 / 17

31 her iki tarafında birbirlerine üstünlük kuramamaları, psikolojik yorgunluk yaşamaları ve bu tarihlerde her iki devletinde doğudaki ve batıdaki hedeflerinin değişmiş olmasıdır. Daha sonra Halife Vâsik-Billâh tarafından Ye cûc ve Me cûc seddi hakkında bilgi edinmek için görevlendirilen Muhammed b. Mûsâ el-hârizmî ile Sellâm et-tercümân, Hazar hakanının izni ve yardımlarıyla yaptıkları araştırmalarda Hazar ülkesinde böyle bir seddin bulunmadığını tespit etmişlerdir. Kuvvetlerinin doruğunda oldukları bir dönemde Müslümanlara karşı gösterdikleri güçlü mukavemetin Hazar tarihi açısından getirdiği sonuçları şu şekilde açıklayabiliriz: 1. Karadeniz in Kuzeyi, Doğu Avrupa ve Kuzey Kafkaslar gibi zor ve çetin mücadelelerin yaşandığı bir coğrafyaya sahip olarak dönemin en büyük devletlerinden biri olduklarını sadece Bizans ve Ruslara değil Araplara da göstermişlerdir. 2. Bu mücadele başlangıçta İslâm ordularının ileri harekâtına karşı bir set oluşturma şeklinde kendini göstermiş ve bu set etkili bir şekilde işlevini yerine getirerek Hazar ordusunun güçlenmesini sağlamıştır. 3. Emevî iktidarında güdülen savaşçı politika Hazarlar üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır. Zira Hazarlar hakkında bilgi veren bütün kaynakların ittifakla kaydettikleri Hazar Barışı ile tam bir dini hoşgörüye sahip olma özellikleri, Emevîlerin uyguladıkları politika sonucunda hiçbir zaman hayata geçirilememiştir. Emevî iktidarı eğer Hazarlara baskı, zulüm ve zorla gelmemiş olsaydı belki de daha ilk başlarda Müslümanlığı kabul edecekler ve böylece Kafkasların tarihi büyük ölçüde bir değişim yaşayacaktı. Ayrıca büyük bir dünya devleti olma özelliğini yaşayan Hazar devleti resmen bu dini kabul etmiş olsa idi, kendisinden etkilenen diğer devletlerin de değişim yaşamalarına sebep olabilirdi. Özellikle Rusların, Kiev Knezliği döneminde Hazarlardan kültür alanında çok etkilendiklerini biliyoruz. Bu dönemde Hıristiyanlığı henüz kabul etmemiş bir Rusya yı samimi olarak Müslümanlığı kabul etmiş Hazarlar etkileyebilirler ve böylece dünya tarihinin belki de başka mecralarda akmasını sağlayabilirlerdi. 12 / 17

32 4. İslâm Devletinde iktidara Abbasîlerin geldiği dönemde barıştan yana tavır alınması bu mücadelenin yönünü değiştirmiş, savaştan barışa dönülerek yüzyıllarca sürecek dini birlikteliğin başlamasının temelleri atılmıştır. 5. Bu mücadelenin Hazar tarihi açısından en önemli yönlerinden biri de hiç kuşkusuz Hazar ordusunda ücretli askerlerin görev almaları ve belli bir süre sonra bu askerler tarafından Hazar halkı arasında Müslümanlığın yayılmasıdır. Müslüman askerler konusunda Mesudî eserinde detaylı bilgiler vermektedir. Ona göre bu askerler ülkelerinde İslâmiyet in çıkışından sonra meydana gelen karışıklıklar yüzünden Hazar Hakanının yanına Harezm taraflarından gelmişlerdi. Bu askerler kahraman ve güçlü kişiler oldukları için Hakan onları yanına alıp ordusunda görev vermekten çekinmemiştir. Ancak bu askerler onunla Müslümanlara karşı savaşmayacaklarına, ülkesinde dinlerini serbestçe yaşayabilmeleri için izin vermesine ve mescit inşa etmeleri konusunda bir anlaşmada yapmışlardır. Bu anlaşmanın bir diğer şartı da Hazarlar arasında kendilerini temsil eden bir Müslüman vezirin bulunması da vardı. Nitekim Mesudî ye göre Ahmet b. Kuye askerler arasından seçilmiş bir vezirdi. Harezim den gelen bu Müslüman askerlere Erissiye denilmiş ve bunlar Hazar ülkesinin hâkim sınıfı arasında yer almışlardır. Netice olarak yaklaşık 150 yıl süren bu iktidar mücadelesi zaman zaman her iki devletin bir güç gösterisi çerçevesinde gelişmişse de daha sonra dini bir mahiyet alarak devletin resmî dini olmasa da Hazar halkının İslâmiyet i kabul etmesinde etkili olmuş ve İslâm hidayet güneşinin halk arasında yaşamasını başarmıştır Hazar-Bizans Münasebetleri Karadeniz in kuzeyi, Karadeniz sahilleri, Kuban boyu ve Kırım ın Hazarların eline geçmesi üzerine Bizans ile Hazarlar arasındaki münasebetler büsbütün sıklaşmıştır. Bu münasebetler genellikle de dostane olmuştur. Bunun da sebebi galiba, her iki devletin Kırım yarımadasında ortak bir sınırlarının bulunması ve en önemli düşmanlarının da ortak olmasıydı. VII. asrın ikinci yarısından itibaren gittikçe kuvvetlenerek VIII. yy. boyunca devam eden siyasî menfaatler ortaklığı her iki tarafın hükümdar aileleri arasında evlenmelere varacak ölçüde değer ve önem kazanmıştır. Nitekim daha 627 yılında Sâsânîlere saldırmak isteyen Bizans 13 / 17

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

BEDİR SAVAŞI. Nedenleri Savaş Sonuçları UHUD SAVAŞI. Nedenleri. Savaş Sonuçları HENDEK SAVAŞI. Nedenleri. Sonuçları. Kaynakça

BEDİR SAVAŞI. Nedenleri Savaş Sonuçları UHUD SAVAŞI. Nedenleri. Savaş Sonuçları HENDEK SAVAŞI. Nedenleri. Sonuçları. Kaynakça BEDİR SAVAŞI Nedenleri Savaş Sonuçları UHUD SAVAŞI Nedenleri Savaş Sonuçları HENDEK SAVAŞI Nedenleri Kaynakça Sonuçları Bedir savaşın en önemli nedeni Müslümanları hicrete zorlayan Kureyşlilerin, hicret

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ HAZAR-ARAP İLİŞKİLERİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ HAZAR-ARAP İLİŞKİLERİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ HAZAR-ARAP İLİŞKİLERİ ABSTRACT Mehmet ÇOG The relations Byzantion-Hazar that started period of Caliphate Ömar vehemently attending become wars. The wars to slow down at Perid

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

Dört Halife Dönemi Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer Devri Ders Notu

Dört Halife Dönemi Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer Devri Ders Notu Dört Halife Dönemi Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer Devri Dört Halife Dönemi Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer Devri Ders Notu 1. HZ. EBU BEKİR DÖNEMİ (632-634) a.yalancı peygamberlerle mücadele edildi.

Detaylı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST 1 1) Türklerin Anadolu ya gelmeden önce

Detaylı

Kadınların Savaş ve Sağlıkla İlgili Hizmetleri

Kadınların Savaş ve Sağlıkla İlgili Hizmetleri Kadınların Savaş ve Sağlıkla İlgili Hizmetleri İslam ve Hemşirelik Savaşta Kadınların Görevleri Savaşta Yaralı Bakımı Kahraman Kadın Savaşçılar Ümmü Habibe Kahraman Havle Hastabakıçısı Rufeyde Hasta Bakım

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devleti): Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devletî):

Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devleti): Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devletî): Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devleti): Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devletî): Orta Asya'da bilinen ilk teşkilatlı Türk devleti Hunlar tarafından kurulmuştur Hunların ilk oturdukları yer Sarı Irmak'ın kuzeyi

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM Ramazan DEMİRTAŞ Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi, Aktif Tektonik

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında,

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında, İKİSU KÖYÜ YERİ VE NÜFUSU İkisu Köyü, bağlı olduğu Yomra İlçesi nin güneybatısında yer alır. Yomra İlçesi ne 4 km., Trabzon İli ne 16 km. uzaklıktadır. Bu uzaklıklar köyün giriş uzaklığıdır. Köyün girişindeki

Detaylı

Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA

Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Ankara da SELÇUKLU MİRASI Arslanhane Camii (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Çizim: Yük. Mim. Mehmet Emin Yılmaz 11. yüzyıldan başlayarak Anadolu ya yerleşmeye başlayan Türkler, doğuda Ermeni ve Gürcü yapıları,

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Dr. Ahmet Emin Dağ İstanbul, 2015 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Detaylı

Cilt:3 Sayı:5 Ağustos 2013 Issn: 2147-5210. www.thestudiesofottomandomain.com

Cilt:3 Sayı:5 Ağustos 2013 Issn: 2147-5210. www.thestudiesofottomandomain.com Cilt:3 Sayı:5 Ağustos 2013 Issn: 2147-5210 www.thestudiesofottomandomain.com Osmanlı Belgelerinde Kafkasya Göçleri, Yayına Hazırlayanlar: Kemal Gurulkan, Dr. Ali Osman Çınar, Yusuf İhsan Genç, Uğurhan

Detaylı

Nihat Sami Banar!ı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, s. 89-93'ten özetlenmiştir.

Nihat Sami Banar!ı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, s. 89-93'ten özetlenmiştir. Uygur Devleti Ders Anlatım Videosu UYGUR DEVLETİ (744 840 ) Uygurlar, Asya Hun Devleti ne bağlı olarak Orhun ve Selenga nehirleri kıyılarında yaşamışlardır. II. Kök Türk Devleti'nin son zamanlarında Basmiller

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

DOĞU ANADOLU YA İLK SELÇUKLU AKINI

DOĞU ANADOLU YA İLK SELÇUKLU AKINI DOĞU ANADOLU YA İLK SELÇUKLU AKINI ATİLLA BALIBEY E Posta:a.balibey@mynet.com Giriş: Türkler in Anadolu ya tarihi kayıtlarla sabit ilk girişi; 395 396 yıllarında, Hun Türkleri tarafından gerçekleştirilmiştir.

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Kent Devleti nden Akdeniz İmparatorluğuna: İtalya da Fetih ve Genişleme

Kent Devleti nden Akdeniz İmparatorluğuna: İtalya da Fetih ve Genişleme Kent Devleti nden Akdeniz İmparatorluğuna: İtalya da Fetih ve Genişleme Geçmiş İ.Ö. 5. yüzyıldan 3. yüzyıla kadar Roma, bir yandan sınıf çatışmalarına sahne olurken öte yandan İtalya yarımadasındaki diğer

Detaylı

İslâm Tarihi Kaynaklarında Ermeniler

İslâm Tarihi Kaynaklarında Ermeniler IX İslâm Tarihi Kaynaklarında Ermeniler Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, İslâm Tarihi Öğretim Üyesi, Rize Giriş İslâm tarihi, Müslümanların farklı milletler ve değişik inanç guruplarıyla

Detaylı

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 Güzel İzmir imizin kurtuluşu, bugün doksan birinci yılına basıyor. Bu mutlu günü anarken, harp tarihinde eşi görûlmiyen Başkomutanlık Meydan Muharebesindeki geniş

Detaylı

Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Projenin Önemi: Projenin amacı: Projenin Uygulanması: Projenin Maliyeti:

Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Projenin Önemi: Projenin amacı: Projenin Uygulanması: Projenin Maliyeti: Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Kutsal Mescid in kutlu komşularının evlerini restore ederek onlara karşı vefa borcumuzu öderken Aksa dan Müslümanları uzaklaştırıp Yahudilere yer açmaya çalışan

Detaylı

Edirne Tarihi - Edirne nin Yaşadığı İşgaller. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Edirne nin Yaşadığı İşgaller. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Edirne nin Yaşadığı İşgaller Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne nin Yaşadığı İşgaller - Dört İşgal Dönemi........ 4 0.2 İlk Rus İşgal

Detaylı

UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ

UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ Yrd. Doç. Dr. A. Poyraz GÜRSON Atılım Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü Dr. A. Poyraz Gürson, İlk-ortaöğretim ve liseyi İzmir Karşıyaka'da tamamlamayı müteakip

Detaylı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı Bu el kitabı, 2015 yılı Kızılay Haftası okul etkinlikleri için Türk Kızılayı şube, bölge ve yerel merkezlerine hazırlanmıştır. İlköğretim 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanan sunumun

Detaylı

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... BELGELER III SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp Raporu... 1 2. Ali İhsan Paşa nın Güney

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 27.12.2012 Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 000 Sinem KARADAĞ Gözde TOP Babasının denge siyasetini başarıyla yürüten İlham Aliyev, Azerbaycan ın bölgesel nitelikli

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI Müslümanlarla yaptıkları antlaşmaya ilk ihanet eden Yahudi kabilesi Kaynukâ'oğullarıdır.

Detaylı

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir?

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? 1)Birinci İnönü Savaşının kazanılmasından sonra halkın TBMM ye ve düzenli orduya güveni artmıştır. Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? A)TBMM seçimlerinin yenilenmesine

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA 1 Kütahya- Eskişehir Savaşı nda ordumuz Sakarya Nehri nin doğusuna çekilmişti. 2 TEKÂLİF-İ MİLLİYE NİN SAKARYA SAVAŞI NA ETKİSİ Tekâlif-i Milliye kararları daha uygulamaya yeni başlandığı için Sakarya

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur.

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur. Yunan Grek Uygarlığı Video Ders Anlatımı YUNAN (GREK) (M.Ö. 1200 336) Akalara son veren DORLAR tarafından kurulan bir medeniyettir. Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde

Detaylı

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN*

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* * Gnkur.ATASE D.Bşk.lığı Türk kültüründe bayrak, tarih boyunca hükümdarlığın ve hâkimiyetin sembolü olarak kabul edilmiştir. Bayrak dikmek bir yeri mülkiyet sahasına

Detaylı

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN Mustafa ŞAHİN 07 Eylül 2015 GÖÇ DUVARLARI Suriye de son yıllarda yaşanan dram hepimizi çok üzmekte. Savaştan ötürü evlerini, yurtlarını terk ederek yeni yaşam kurma ümidiyle muhacir olan ve çoğunluğu göç

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

HABERLER ÖZBEKİSTAN-TÜRKİYE ULUSLARARASI ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR PROJESİ: ÖZBEKİSTAN DA YERKURGAN MERKEZ TAPINAĞI 2013 YILI ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMASI

HABERLER ÖZBEKİSTAN-TÜRKİYE ULUSLARARASI ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR PROJESİ: ÖZBEKİSTAN DA YERKURGAN MERKEZ TAPINAĞI 2013 YILI ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMASI HABERLER ÖZBEKİSTAN-TÜRKİYE ULUSLARARASI ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR PROJESİ: ÖZBEKİSTAN DA YERKURGAN MERKEZ TAPINAĞI 2013 YILI ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMASI İlk Özbekistan-Türkiye uluslararası arkeolojik çalışmalar

Detaylı

Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat

Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Tarih / Terra Cotta Savaşçıları, Çin Halk Cumhuriyeti Kitap / Türkan Röportaj / Doç. Dr. Okan Gülbahar El Sanatları / Geleneksel

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için düzenledikleri seferlere "Haçlı Seferleri" denir. Haçlı Seferlerinin

Detaylı

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları 1. Almanya ve İtalya'nın; XIX. yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere ve Fransa'ya karşı birlikte hareket etmelerinin en önemli nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir? A) Siyasi birliklerini

Detaylı

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator BURUNDİ Burundi, Orta Afrika'da, Büyük Göller bölgesinde yer alan küçük bir ülkedir. Tanzanya, Ruanda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine)

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) Hipokratik-Galenik Tıp ekolunun devamı Cerrahi teknikler bilinmesine rağmen, yüksek enfeksiyon riski nedeniyle zorunlu haller dışında pek uygulanmıyor Tam olarak hangi

Detaylı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIġI GÖREV RAPORU. BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIġI GÖREV RAPORU. BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı Ormancılık alanında Bosna-Hersek ile işbirliğini geliştirmek amacıyla Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı aracılığıyla iki

Detaylı

Katolikler bir hac yolculuğu gibi kilise yolunda dua ederek yürüyorlar

Katolikler bir hac yolculuğu gibi kilise yolunda dua ederek yürüyorlar 1845 Kapusen rahiplerin gelişi: Gürcistan'da yaşayan İtalyan asıllı 8 kapusen rahip yaşadıkları ülkeyi terk etmek zorunda kalmışlardı. Yolculuk sırasında Karadeniz üzerinden geçerken bu bölgede yalnız

Detaylı

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER DOĞU VE GÜNEY CEPHELERİ KURTULUŞ SAVAŞI DOĞU VE GÜNEY CEPHESİ DOĞU CEPHESİ Ermeniler XIX. Yy`a kadar Osmanlı topraklarında huzur içinde yaşadılar, devletin çeşitli kademelerinde

Detaylı

Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Videosu. Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Ders Notu

Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Videosu. Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Ders Notu Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Videosu > Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Ders Notu Aşağıda tarihteki 23 Türk devleti hakkında bilgiler verilmiştir. Türkler'in bugüne değin kurmuş oldukları devletlerin

Detaylı

Soru:Mısır yazısını. geliştirerek 22 harften oluşan bir alfabe oluşturmuşlardır. Mısır yazısını. geliştirerek 22 harften oluşan bir alfabe

Soru:Mısır yazısını. geliştirerek 22 harften oluşan bir alfabe oluşturmuşlardır. Mısır yazısını. geliştirerek 22 harften oluşan bir alfabe Orta Anadolu da Anadolu da ilk siyasi birliği kurmuşlardır. İlk yazılı antlaşma olan Kadeş antlaşmasını yapmışlardır. Denizcilik yapmışlar ve koloniler kurmuşlardır. Bilimsel faaliyetlerde Anadolu nun

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 BAKİ SARISAKAL SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 Bosna-Hersek ve Bulgaristan olaylarının devam ettiği sırada Selanik

Detaylı

İSLAM TARİHİ II DR. HALİDE ASLAN

İSLAM TARİHİ II DR. HALİDE ASLAN İSLAM TARİHİ II DR. HALİDE ASLAN Mali Yapı, Medeniyet ve Kültür Konular: *İdari Yapı *Mali Yapı *Askeri Yapı *Adli Yapı *Medeniyet ve Kültür Mali Yapı, Medeniyet ve Kültür Kaynaklar: *Mustafa Fayda, Hulefayı

Detaylı

TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM

TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM Türk Dünyası, Türk milletine mensup bireylerin yaşamlarını sürdürdüğü ve kültürlerini yaşattığı coğrafi mekânın tümünü ifade eder. Bu coğrafi mekân içerisinde Türkiye, Malkar Özerk,

Detaylı

Çöküş ve Toparlanma. Çöküş ve Toparlanma Diocletianus un Reformları. İ.S. 3. yüzyıl kargaşası, 235-285

Çöküş ve Toparlanma. Çöküş ve Toparlanma Diocletianus un Reformları. İ.S. 3. yüzyıl kargaşası, 235-285 Çöküş ve Toparlanma Çöküş ve Toparlanma Diocletianus un Reformları Severus Alexander in öldürülmesinden sonra bir dizi imparator askeri güçle güç kazandılar. Uzun süredir boşlanan sınırlar tehdit eden

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

GÜRCİSTANDA NEDEN OKUMALISINIZ?

GÜRCİSTANDA NEDEN OKUMALISINIZ? GÜRCİSTANDA NEDEN OKUMALISINIZ? 78 bin kilometrelik yüz ölçümüne sahip Gürcistan, bir Güney Kafkasya ülkesi. Güney batısında Türkiye ile sınır komşusu olan Gürcistan, okuma yazma oranının yüksek olması

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

CAMİ İNŞA PROJESİ ÇAD ( 200 M² )

CAMİ İNŞA PROJESİ ÇAD ( 200 M² ) CAMİ İNŞA PROJESİ ÇAD ( 200 M² ) İHH Projeler Birimi PROJENİN KONUSU Bu proje, Çad ın başkenti N'Djamena'daki Diguel semtinde 200 m² büyüklüğünde bir cami ve imam evi inşa edilmesini kapsamaktadır. ÇAD

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

KÂĞIDA İŞLENEN UYGARLIK- Kâğıdın Tarihi ve İslam Dünyasına Etkisi, Jonathan M. Bloom (trc. Zülal Kılıç), Kitap Yayınevi, İstanbul 2003, 336 s.

KÂĞIDA İŞLENEN UYGARLIK- Kâğıdın Tarihi ve İslam Dünyasına Etkisi, Jonathan M. Bloom (trc. Zülal Kılıç), Kitap Yayınevi, İstanbul 2003, 336 s. sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 11 / 2005, s. 251-255 kitap tanıtımı KÂĞIDA İŞLENEN UYGARLIK- Kâğıdın Tarihi ve İslam Dünyasına Etkisi, Jonathan M. Bloom (trc. Zülal Kılıç), Kitap Yayınevi,

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum,

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, 5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, Beşinci yılını dolduran Suriye Krizi, küresel bir meseledir doğudan batıya; güneyden kuzeye hepimizi

Detaylı

Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli?

Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli? Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli? Dr. Ali Asker (*) AGÝT Minsk Grubu = AGÝT Turizmi Son birkaç aydan beri Azerbaycan siyasi terminolojisine yeni bir terim dahil edilmiþtir: AGÝT Turizmi.

Detaylı

YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL

YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL YUNAN'A BEŞ BEŞ Kurtuluş Savaşı ndan 7 yıl sonra ilk kez bir Yunan Takımı; Selanik Şampiyonu Aris 1, yurdumuza gelmişti. Bu, temeli atılmakta olan Türk-Yunan Dostluğu çerçevesi

Detaylı

Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri

Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri On5yirmi5.com Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri Anadolu da kurulan ilk Türk Beylikleri ve önemi nelerdir? Yayın Tarihi : 2 Kasım 2012 Cuma (oluşturma : 11/18/2015) Anadolu da Kurulan İlk Türk Beylikleri

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

Yard. Doç. Dr. Ali AHMETBEYOĞLU

Yard. Doç. Dr. Ali AHMETBEYOĞLU Yard. Doç. Dr. Ali AHMETBEYOĞLU 1964 yılında Kayseri de dünyaya gelen Ali Ahmetbeyoğlu, 1976 yılında Kayseri Namık Kemal İlkokulu ndaki, 1979 yılında Kayseri 50. Dedeman Ortaokulu ndaki, 1982 yılında ise

Detaylı

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ 17-26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan Yazı,

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

Hasan Mesudi (280-345 H.K.), "Mürevvicü'l-Zeheb" eserinde. Sam, Ham ve Yafes'dendirler ve Türk soyu da Yafes'den

Hasan Mesudi (280-345 H.K.), Mürevvicü'l-Zeheb eserinde. Sam, Ham ve Yafes'dendirler ve Türk soyu da Yafes'den AŞKANÎ TÜRKLERİN 480 YIL İRAN'DAKİ İKTİDARLARI Mir Hidayet HESARİ, İran tarihçileri, İran'ın İslâm'dan önceki tarihi hakkında kesin bilgi verememişler. Bu nedenle, yalnız Yunanlı tarihçilerinin bilgilerine

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

SEL FELAKETİNE YÖNELİK ACİL YARDIM PROJESİ-AFGANİSTAN

SEL FELAKETİNE YÖNELİK ACİL YARDIM PROJESİ-AFGANİSTAN SEL FELAKETİNE YÖNELİK ACİL YARDIM PROJESİ-AFGANİSTAN İHH Projeler Birimi Nisan 2014 PROJENİN KONUSU Bu proje Afganistan ın üç şehrinde, Badğis, Serpul ve Cevizcan, büyük hasara sebep olan sel felaketinde

Detaylı

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde ATATÜRK Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanımdır. Doğup büyüdüğü Selanik, o dönemde önemli bir kültürel merkezdi. XIX. yüzyılın son çeyreğinde

Detaylı