T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ"

Transkript

1 T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ RESİM YAYGIN EĞİTİMİ BÖLÜMÜ RESİM ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMI LİSANS TEZİ YAŞAR ÇALLFNIN HAYATI VE ESERLERİ TEZ DANIŞMANI Yrd. Doç. Pınar DİNÇER HAZIRLAYAN Demet ŞİMŞEK ANKARA-1999

2 İÇİNDEKİLER Önsöz 1 Giriş 3 Bölüm I. Türk Resim Sanatı Tarihi... 5 Bölüm II. Yaşar Çallı'nm Hayatı 11 Yaşar Çallı'nm kişiliği 17 Yaşar Çallı'nm Sanat Anlayışı 19 Bölüm III. Katalog 22 Bölüm IV. Değerlendirme 81 Bölüm V. Bibliyografya 85

3 ÖNSÖZ Bu çalışma Gazi Üniversitesi Yaygın Eğitim Fakültesi Resim Bölümü lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Araştırmamızın konusu, Türk resim sanatında, sanatıyla ve kişiliğiyle özel ve önemli bir yeri olan Ressam Yaşar Çallı'dır. Büyük sanatçı portre ressamı olarak tanınmakla birlikte sosyal içerikli konulara da çok önem vermiş, duyarlılığını eserlerine bu yönüyle de taşımıştır. Figürlü, figürsüz peyzajlarla ve figürlü kompozisyonlarıyla resim sanatına damgasını vurmuştur. Eserlerine yansıttığı duygu gerçekçiliğini foto gerçekçiliğinden ayırarak, çağdaş mesajlı gerçekçilik olarak ortaya koymuştur. Portrelerinde kişilerin ruhunu yakalamış, yüz hatlarında ve bakışlarında bunu en iyi şekilde yansıtmıştır. Duygu yüklü ruh atmosferiyle başladığı çalışmalarını en kısa zamanda tamamlamış içinde taşıdığı duygu yoğunluğunu bir nebze de olsun rahatlatmıştır. Duygusal ve estetik yönü çok ağır basan doğa hayranı ünlü ressam çevresiyle hep iç içe yaşamış, yaşamında durağanlığa hiç izin vermemiş, hareketliliği, samimiyeti ve esprileriyle her zaman fark edilen bir kişilik olmuştur. Halen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sanat danışmanı olarak çalışan sanatçı, Meclis içindeki atölyesinde resim çalışmalarını sürdürmektedir. Yaşar Çallı ayni zamanda Türk resim sanatının ilklerinden ünlü ressam İbrahim Çallı'nm da torunudur. Böylesine renkli bir kişiliği ve Türk Resim Sanatında özel ve önemli bir yer edinmiş olan sanatçıyı araştırma konusu olarak seçmiş olmaktan gurur duymakta ve bu tez ile birlikte sanatçının eserlerini ve hayatını sizlere tanıtmaya çalışmaktayım. Tez konusu seçimimizde bize yardımcı olan ve araştırmalarımız süresince çalışmalarımızı yönlendiren, Yrd.Doç.

4 Pınar Dinçmen'e, zaman ve mekan gözetmeksizin kendisi hakkında bilgilenmemizi sağlayan ressam Yaşar Çallı'ya, evinin kapısını bize açan ve sanatçı hakkında önemli bilgiler aktaran, sanatçının 20 yıllık arkadaşı, eski milletvekili, iktisat doktoru Yahya Kanbolat Bey'e ve eşine, tezin yazılmasında yardımcı olan ve çalışmalarım sü r esince bana büyük döstek veren eşim, Latif Şimşek'e teşekkür ederim. - Demet Şimşek Ankara 1999 ;

5 GİRİŞ Araştırmamızın konusu olan Yaşar Çallı sanatını genetiksel olarak taşımıştır. Sonradan sanatçı olanlardan değil, sanatçı olarak doğanlar sınıfındandır. Yedi yaşından bu yana resim yapmakta 1960'lardan bu yana sanatçı olarak adını duyurmaktadır. Daha çok portre ressamı olarak tanınan Yaşar Çallı, çeşitli konulardaki izlenimlerini sosyal içirikli tablolarına taşımış, çağdaş mesajlı Çallı Üslupçuluğu olarak değerlendirebileceğimiz eserler ortaya koymuştur. Aynı zamanda dedesi ressam ibrahim Çallı gibi bir doğa hayranı olan sanatçı doğadan yola çıkarak yaptığı peysajlarıyla da adından söz ettirmiş, bunların yanı sıra natürmort ve allegorik çalışmaları en iyi şekilde tablolarına yansıtmıştır. Sadece resim sanatına bağlı kalmamış, sanatın bir başka dalı olan heykele de ilgi duymuş, Eczacıbaşı Seramik Fabrikasında Prof. Sadi Diren gözetiminde çalışmalar yapmış, uzun zaman çamur yoğurmuş, heykel yontmuştur. Sanatçı Yaşar Çallı, çoğunlukla orta boyutlu tuvaller kullanmış, (70x55 cm) büyük boyutlarda (2x3 m) ve küçük boyutlarda (35x30 cm) tablolar yapmıştır. Eserlerinde renk kompozisyonunu çok güzel kullanmış, genelde nötr tonları tercih ederken uçuk tonlar arasına mutlaka parlak bir renkle esere canlılık katmıştır. Sanatçı renk seçiminde sarı, mavi, kahverengi, beyaz ve siyahı çokça tercih etmiş, bu renklerin karışımından oluşan tonlamalarıyla eserler ortaya koymuştur. Bu araştırmamızda kataiog bölümümüzde sanatçının otuz beş tane tablosu incelemeye alınmış olup, eserlerin bazılarını sergi kataloglarındaki fotoğraflardan, bazılarını eseri satın almış olan şahısların mekanlarından fotoğrafa yansıtarak, bazılarını da sanatçının atölyesi ve evinde fotoğraflayarak temin etmiş bulunmaktayız. Katolog resimlerinden alınıp araştırmamıza konulmuş eserlerin birçoğu satılmış veya hediye edilmiş

6 bulunmasından dolayı bizim orijinallerine ulaşmamamıza engel olmuştur. Dolayısıyla bu eserlerde yapacağımız tasvirler, fotoğrafa bağlı olarak yapılan tasvirler olacağından, orijinallerine göre tasvirlerde az farklılıklar olabilir. Fakat orijinallerini görmüş olduğumuz katoloğumuzdaki diğer eserler fotoğraflarına bağlı kalmadan direkt orijinallerine yönelik olarak tasvir.edilmiştir. Tezimizin ilk bölümünde Türk Resim Sanatı Tarihi incelenmiş bu incelemede batılılaşma dönemi ve sonrası daha ayrıntılı olarak verilmiştir, ikinci bölümümüzde ise Yaşar Çallı'nın kişiliği, hayatı ve sanat anlayışı, hem kendi anlattıklarından hem de kendisi hakkında yapmış olduğumuz röportajlardan ve görüşmüş olduğumuz arkadaş çevresinden bize anlatılmış bilgiler doğrultusunda hazırlanmış ve incelenmiştir. Üçüncü bölümde sanatçının eserleri tasvir edilmiş, dördüncü bölümde ise sanatçının çalışmalarının değerlendirmesi yapılmıştır. Türk Resim Sanatında adından söz ettiren ve portre resminde çok önemli bir yere sahip olan sanatçı Yaşar Çallı hakkında vermiş olduğumuz bilgilerin yetmeyeceği, dolayısıyla sanatçımızın daha iyi tanınabilmesi için daha kapsamlı araştırmaların yapılması dileğiyle...

7 BOLUM -I TÜRK RESİM SANATİ TARİHİ. Türk resmi genellikle 19. Yüzyılın sonlarına yerleştirilmektedir. Çünkü bu yıllarda, askeri okullarda teknik resim gibi dersler verilmeye başlanmış ve burada eğitim gören askerlerden bazıları batıya resim eğitimi almaya gitmişler ilk kez batılı anlamdaki tuval resmini gerçekleştirmişlerdir.(l) Elbette bu düzeye birdenbire gelinmemiş, belli evrelerden geçilmiştir. Batılı etkilerin yerleşmeye başladığı 18. yüzyıla gelene kadar resim sanatımız, örneklerini minyatür dalında vermiş ve kökünü ise Türk-İslam geleneğine dayanan kitap ressamlığından almıştır. Bu nedenle önce minyatürden bahsetmek gerekir. İslam dünyasında büyük önem taşıyan minyatür sanatına Osmanlılar yeni bir yaklaşım getirmişlerdir. Genellikle tarihsel konulu kitaplarda yer alan Osmanlı minyatürlerinde, sultan veya vezirlerin hayat ve sefer hikayeleri, savaştaki başarıları, av sahneleri canlandırılmıştır. (2) Ayrıca Osmanlı minyatürlerinde bir portreciiik geleneğinden de söz edilebilir. Fatih Sultan Mehmet döneminde Gentile Bellini gibi Avrupalı ressamlarınözendirdiği batı anlamındaki yağlı boya portreciiik, Osmanlı nakkaşlarının elinde minyatür portreciliğine dönüşmüştür.(3) Yabancı bir ustanın öğrencisi olan Sinan Bey'in Fatih Portresi, minyatür geleneği ile batılı anlayışta portre tablosunu kaynaştıran bir eserdir(4). (1) Renda 1977, 19: Özsezgin 1985, 15: Tansuğ 1996, 51. (2) Kuban 1970, 'de Osmanlı minyatürünü Konu açısından dört bölüme ayırmış bu konuları olayları hikaye eden minyatürler maddesinde ele alınmıştır. Renda- Erol 1980, 24. (3) Renda-erol 1980,24. (4) Arık 1976, 3.

8 Osmanlı tarihiyle ilgili olayları yansıtan minyatürler ise birer belge niteliğindedir. 16. Yüzyıl islam dünyasında önemli bir yeri olan figürsüz manzara resimlerinin en seçkin örneklerinden biri olan Matrakçı Nasuh'un beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han adlı eseri bu alanda türünün en kayda değer örneğidir(5) Topoğrafik resim geleneği 17. yüzyıl başlarında da sürdürülmüştür. 18. yüzyıl ise batılı etkilerin kendini göstermeye başladığı bir dönemdir, ilk etkiler III. Ahmet döneminde, O'nun saltanatının son oniki yılı ( ) boyunca süren Lale Devri'nde görülmeye başlamıştır. Lale Devri'nin en önemli resim sanatçısı ise Abdulcelil Çelebi, yani Nakkaş Levni'dir. osmanlı resmini etkileyen batı anlayışlarını gelenekselliğe uygulamayı başaran, özellikle de bunu doğa tasvirlerinde mükemmele ulaştırmıştır (6). Sultan III. Ahmet'in oğullarının sünnet düğününü görselleştiren Surname-i Vehbi ve Osmanlı sultanlarının resimlerini yaptığı diğer bir eser Silsilename adlı eserleri sanatçının en önemli eserlerindendir. Levni'den sonra ise tek figür ve çiçek resimleriyle tanınan Abdullah Buhari gelir. Eserlerinde batılı etkilerin en yoğun görüldüğü bir sanatçı olup tarihleri arasında eserler vermiştir (7). 18. Yüzyılda giderek etkinliğini yitiren minyatür sanatının son örneklerinde teknikler de değişmiştir. Guaj, sulu boya ve tempera gibi batılı teknikler uygulanmıştır. Yüzyılın ikinci yarısında mimaride batı etkileri görülmeye başlamışken, bu etkiler duvar resminin doğmasına neden olmuştur. Hem İstanbul, hem Anadolu'da yapı duvarlarında bir çoğu manzaradan oluşan, minyatür geleneğini sürdüren sıva üzerine yapılmış resimlerdir. (5) Arık 1976, 4-7: Renda-erol 1980, 25'de Matrakçı Nasuh'un Kanun 1 döneminde önemli seferlere katıldığından ve uğrak yerlerini bir harita gibi belgelediğinden bahseder. (6) Arık 1976, 9-19: Renda-Erol 1980, 33. (7) Arık 1976,21: Renda-Erol 1980, 35'de daha çok kıyafet resimleri ve çeşitli figür çalışmalarıyla tanınan Nakkaş'ın resimlediği 1929 tarihli bir cilt kapağı O'nun her yönüyle denemeci bir sanatçı olduğunu gösterdiğini belirtmiştir.

9 Bu resimlerde perspektif uygulanmış, gölgelemelere yer verilmiş, olup, bu yeni denemeler daha çok manzara tasvirlerinde görülmektedir (8) Duvar resimleri, geleneksel süslüme tekniği olan kalem işi denilen teknikten pek farklı değilse de konular değişmiştir. Önceleri anıtsal yapıların üst yapı bezemesi olarak kullanılan, hatayi, rumi, palmetve kıvrık dallar gibi bitkisel bezeme; yerini önce çiçekli vazolar ve meyve sepetlerine bırakmış, ardından da barok ve rokoko bezeme öğeleri kullanılmıştır. Konu programına figürün girmesi ancak 19. yüzyıl sonlarında söz konusu olmuştur (9). Duvar resmi alanında 1850'lerden sonra pekçok ürün verilmişse de bunların İstanbul'daki örnekleri tamamen batı resmi niteliği kazanmış resimlerdir (10). Türk resmi minyatür tekniğiyle bağlarını koparıp batıya açıldığında her şeye sıfırdan başlamak zorundaydı. Batıyla ilişki içinde olan elçilerimiz batıdan gelen yabancı sanatçılar batı etkisinde büyük rol oynamışlardır. Özellikle Yirmi sekiz Mehmet Çelebi'nin yıllarındaki Fransa gezisi batıya açılan ilk pencere olarak kabul edilir(11). Batılı etkiler önce eğitim kurumlarına yansımış, birtakım askeri okullar kurulmuştur. Bunlardan; 1793'te Mühendishane-i Berrii Hümayun kurulmuş ve burada teknik resim dersleri okutulmaya başlanmış, böylece perspektif ve ışık-gölge. uygulaması gibi batılı resim kuralları, resim eğitimi programı içinde yer almıştır(12) -.., (8) Arık 1976, (9) Renda-Erol 1980, 51 (10) Renda İ (11) Renda 1977,11 (12) Renda 1977, 19: Özsesgin 1985,!5: Tansuğ 1996, 51

10 Mühendishane, batılı anlamda resim yapan ilk önemli sanatçıların yetiştikleri bir okuldur. Daha sonra bunu harbiye mektebi izlemiştir. Daha sonra ise sadece sanat eğitiminin yapılacağı bir okul olan, Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi, 1 Mart 1883'te kurulmuştur. Bu sıralarda yurtdışına resim eğitimi için gönderilen Senayi-i Nefise'nin 1990'lı yılların mezunları Avrupa'ya gitmeden Osman Hamdi dönemi ve Hoca Ali Rıza-Halil Paşa ekolünden çok farklı bir kültürel oluşum içindeydiler. Bu öğrencilerden İbrahim Çallı, Avni Lifij, Namık İsmail ve Nazmi Ziya Güran isimli sanatçılar yurda döndüklerinde bu akademik, eğitimin tersine izlenimci anlayışta resim yaptılar. "1914 kuşağı" ya da "İzlenimciler" diye anılan Çallı ve arkadaşları, Sanayi-i Nefise'de göreve başlamışlar, beraberlerinde getirdikleri yeniliklerin temelini atmak için 1909 yılında kuruluşuna katıldıkları Osmanlı Ressamlar Cemiyeti'nde toplanarak ilk resim sergilerini de bu isim altında açmışlardır. Bu cemiyet, Türk resim.sanatında kurumlaşma ve çağdaşlaşmanın başlangıcı sayılabilir. 1929'da Cumhuriyet döneminin ilk sanatçı topluluğu "Müstakil Ressam ve Heykeltraşlar Birliği" kurulmuştur. Ardından 1933'te ise kurulan dördüncü birlik olması nedeniyle 'D Grubu' adını alan biri heykeltraş, beşi ressam olmak üzere altı sanatçı birliği daha kurulmuştur. 1870'li yıllarda Çallı ve arkadaşları, Nazmi Ziya dışında, izlenimciliği Türkiye'ye getirdiklerinde Türk resmi büyük ölçüde doğaya açılmıştı. Ressamlarımız sehpalarını İstanbul güneşinin altına kuruyor ve bu manzarayı tuvale geçiriyorlardı. Onlar ayrıntıdan çok konuya bütün görünüşüyle kavrama eğilimindeydiler(13). Türk resminde izlenimci hareket gibi 1929'da kurulan Müstakiller hareketi de Avrupa'daki sanat gelişmelerini geriden izleyen bir gelişmedir. Sanatta doğayı değiştirmeye yönelik biçim bozucu eğilimler, resmimizde ilk kez görülmekle beraber temelde değişmeyen bir olgu var ki; o da batıdan alınan teknikle, bize özgü konuların işlenmesidir(14).

11 Türkiye'de resmin modernleşme çabalarının başlangıcı 'D Grubu' ile başlamış, bu grup üyeleri batıdaki modern sanat akımlarının biçim ve yapı ilkelerini alıp aynı şekilde uygulayarak Türk resmine sokmuşîardır(15). 1940'larda Güzel Sanatlar Akademisi'nde Zeopold Levy Atölyesi'nde eğitim gören gençlerin "Yeniler Grubu" adıyla kurdukları topluluk, D Gurubu'nun aşırı biçimciliğine karşı toplumcu ve gerçekçi bir içeriği benimsemiştir(16) yıllarında Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesi öğrencilerinden bir topluluğun oluşturduğu "101ar Grubu" ise yenilikçilik bakımından bir etkinlik gösterememiştir. 1950'li yıllarda uluslararasında yaygın olan soyut akımlar Türkiye'ye de yansımış ancak bu akımı Türkiye'de izleyen ressamlar figüratif resmiyle de ilgilenmişlerdir (17) ı yıllarda figüratif ve portre türü çalışmalar da yoğunluk kazanmaya başlamıştır. Hele ki soyut sanata ilginin fazla olduğu bu dönemde bile figüratif resim gerilememiştir lere gelindiğinde, ressam sayıları artmış, resim sanatını destekleyen özel kurum ve kişiler de çoğalmıştır. Sanat ortamının bu denli hareket kazanmasında yurt dışında bulunan Türk ressamlarının çalışmalarını yurt içinde sergilemeleri de etkilidir(18) 1975'lerden günümüze, Türk resim sanatçıları Avrupa ve Amerika gibi ülkelerin sanatlarına daha çok ilgi duymuşlar ve daha çok dışa açılmışlardır. Bu dönemde çağdaş bat; resmiyle daha da yakınlaşılmış, yeni malzemeler, yeni boyutlar ve yeni akımlar Türk resminde yerini bulmuştur. Bu arada çevreyi bir başka yönde irdeleyen, Pop-Art, Yeni Gerçekçi, Foto gerçekçi ve Yeni İfadeci eğilimleri benimseyen kuşaklar da yetişmiştir(19). 1980'li yıllardan bu yana artık yönelişler belli isimler altında toplanmayıp çok yönlü eğilimler sanatçıları etkilemiş, kişisel yorumlara gidilmiştir. Sanatçılar, geliştirdikleri dünya görüşlerini biçim ve renklerle kendi özgürlüklerini oluşturmuşlar ve özgür atılımlar gerçekleştirmişlerdir. Son yıllarda bu çeşitli yaklaşımlara, yan düşsel, yarı gerçekçi bir anlayış da katılmış; bu bazı genç sanatçılar arasında ilgi görmüştür. Bunun yanında erotik içerikli bazı sürrealist resimlere

12 de zaman zaman rastlanmakta olup bu üsluplar çok fazla benimsenmemiştir. (13) Özsezgin 1985, 16 (14) Özsezgin 1985, 17: Koksal 'de 'Müstakiller'in somut bir görüşle insan ve çevre yaşantısına eğilen resimlerinde izlenimciliğin etkisiyle, resmimizde silinmeye yüz f'itar. çizgi ve yapı sağlamlığına öncelik verdiklerinden bahseder. Tansuğ 1996, (15) Ersoy 1987, 21: Koksal : Tansuğ 1996, (16) Ersoy 1987, 21'de toplumumuzun duygularını, geleneklerini ve folklorunu yansıtan bu grubun ressamlarının, resmin daha kolay algılanabilmesinde figür olgusundan aracı olarak yararlandıklarını ve figüratif resimden uzaklaşılıp soyuta yaklaştıkça resmin yöresel ve yere! niteliğini de kaybettiği düşüncesinde olduklarını anlatmıştır. (17) koksal 1992, 7 (18) Ersoy 1987, 22 (19) Germaner 1987, 18

13 \ BÖLÜM-11 YAŞAR ÇALLI'NİN HAYATI(20) Sanatçı, 19 Aralık 1941 yılında Denizli'nin Buldan Kasabası'nda doğdu. Yaşar Çallı, ünlü ressam İbrahim Çallı'ın ilk eşi olan Ayşe Çallı'nın kızı Sara Ekinci'den olan torunu olup; Sara Ekinci'nin, Hasan Ekinci'den olan altı çocuğundan biridir. Her zaman kardeşleri arasından sanatçı yaratılışı ve yetenekli oluşuyla farkedilmekte ve sık sık kendisine bu vurgulanmaktadır. O'nun resimle tanışması, dede İbrahim Çalh'yla hiç de bağlı olmaksızın çocukluk yıllarına dayanır. Yaşar Çallı çocukluğunu, eline geçirdiği kitapların boş kısımlarına kimi zaman kömürle duvarlara, devamlı bir şeyler çizmekle uğraşan, akranlarıyla uyum sağlayamayan, yalnız doğayla anlaşabilen, doğayla mutlu olabilen bir çocukluk olarak tanımlamaktadır. Bu ayrıcalığı yedi yaşındayken Denizli'de ilkokula başladığında öğretmeni tarafından da farkedilmiştir. Yaşar Çallı o günü şöyle anlatıyor; "İlkokulda kara tahtaya tebeşirle Atatürk'ün portresini yaptırdılar. Okuldan birçok öğretmenin ve müdürün çağrıldığını ve resmin gösterildiğini, saçımı okşayarak birinin (Sen de deden gibi çok büyük bir ressam olacaksın) dediğini hatırlıyorum. O zamana kadar ressamın ne demek olduğunu bilmiyordum. Daha sonra ressam kelimesini deftere, kağıtlara, duvarlara defalarca yazıyorum. Tabii ressamın ne demek olduğunu daha sonra öğreniyorum". (20) Bu tezde Yaşar Çallı'nın hayatı anlatılırken, 25 Aralık Mayıs 1999 tarihleri arasında, Yaşar Çallının kendisi ve yakın arkadaşları ile yapılan görüşmelerden ve ressamla ilgili, yayınlanmış çok sayıda sergi kataloglarından yararlanılmıştır.

14 Yaşar Çallı'nm ailesi, kültür düzeyi sanat adına uğraşlar verecek ve O'nu yönlendirecek ölçüde olmayan, ekonomik durumu orta halli bir ailedir. Ancak olumsuz şartlara rağmen Yaşar Çallı,çalışmalarını kendi gayretleriyle devam ettiriyor, doğayla iç içe yaşıyor, doğaaakı hoşuna giden izlenimlerini çizmeye çalışıyor. Sanatçı ortaokul döneminde ancak tanıyabiliyor tuvali, suluboyayı, yağlıboyayı ve fırçayı. Boya alacak kimsesi olmadığından, çoğunlukla kendi boyasını kendisi yapıyor, böylelikle resimle yoğunlaştığı, ayrıcalıklı bir dünya kuruyor kendisine. Bu sıralarda kendisini yönlendiren, yüreklendiren bir öğretmeninden, Besim Yazıcı'dan bahsediyor Yaşar Çallı. Denizli Lisesi'nden resim öğretmeni olan bu kişi aynı zamanda Dede İbrahim Çallı'nm da öğrencisidir. Yaşar Çallı, Besim Yazıcı için, "O'nun kütüphanesindeki kitaplardan, başka ressamları ve tarzlarını tanıdım. Resmin öğrenilmesi gereken teknik yönünü O'ndan öğrendim" diyor. Çallı'nm ilk öğretmenim dediği Besim Yazıcı, Çallı'yı o dönemlerde hiç yanından ayırmamış. O'nun resme olan yeteneğinin en büyük destekçisi olmuştur. Çalh'nın "Minnet borçluyum" dediği Besim Yazıcı'nın yardımıyla yedi yaşından on altı yaşma kadar taşıdığı Çallı Dede özlemi son bulmuştur. Bir yaz tatilinde Besim Yazıcı, Yaşar Çallı'nm resimlerini toplayıp, İstanbul'a İbrahim Çallı'nm yanına götürmüştür. Çallı Dede, Yaşar Çallı'ya gün ders vermiş ve resimlerini kontrol etmiştir. Ve İbrahim Çallı, torunu Yaşar Çallı'nm resimlerini çok beğenmiştir. Yaşar Çallı "Miraca çıkışım" diye adlandırdığı o günden sonra kendini dedesinin devamı olarak görmüş, fakat hiçbir zaman O'nun gölgesinde kalmayacağını ama Dedesi'nin izinde kendi yetenekleri ve sanatçı kişiliğiyle önemli yerlere geleceğini aklına yazmış ve bugün arzu ettiği noktaya gelmekle birlikte, sanat yaklaşımında her zaman, gören, duyan, arayan ve üreten olarak hep bir adım ilerisi için mücadele etmiştir. Y O'nun güzel sanatlar akademisine girmesini çok arzu etmiş / \ olan dedesi, Denizli'deki eğitimini tamamlaması gerektiğini söylemiştir. Çallı Dede'nin bu özlemi ancak vefatından sonra, 1960 yılında gerçekleşebilmiştir. İbrahim Çallı vefatından önce, "Manevi Oğlum" dediği, İstanbul Numune Hastanesi röntgen mütehassısı Esat Minkari'ye Yaşar Çallı'ya emanet etmiştir. Daha sonra Yaşar Çallı'nm çok yardımlarını göreceği Esat Minkari, her zaman sanatçının yanında yer almış, sanatçıya büyük faydaları dokunmuştur.

15 Denizli'deki öğrenimini tamamladıktan sonra 1960 yılında İstanbul'a gelen Yaşar Çallı, Dedesi'nin ikinci eşi Münire Çallı'dan olan kızı Belma Çallı (Taki)'nın ısrarıyla onların evine yerleşmiştir. Bu dönemde sık sık görüştüğü Esat Minkari ile Çallı Dede'nin mezarına gidip ağlayarak, dedesinin mezarını resmetmiş aynı zamanda da İbrahim Çallı'nın da tablolarını yaptığı Numune Hastanesi bahçesinde manolyaları resmetmiştir. Yaşar Çallı 1960 yılında girdiği İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki öğrencilik yıllarını 1964 yılında tamamladı. Öğrencilik yıllarını kapsayan dönemlerinde galeri hocası olan Halil Dikmen'le, daha sonra ise atölye hocası olan Zeki Faik İzer'le çalışmıştır, akademinin bittiği 1964 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde seramik bölümü başkanı, olan Prof. Sadi Diren, Sanatçı'yı Eczacıbaşı seramik fabrikasına davet etmiş, orada bir süre Yaşar Çallı'nın tabiriyle çamurla oynamış, bir süre sonra Sadi Diren'in isteğiyle modelist oiarak kadroya alınmıştır. Yaşar Çallı'nın arkadaşı Seyfi Başkan, "O'nun sanat yaşamında sadece ; resim yapmak değil, uzun yıilar çamur yoğurmak, heykel yontmak da vardır" demektedir. Bu konuşmayı doğrulayan, halihazırda Yaşar Çallı'nın yaptığı birçok seramik ve heykel çalışması, bir çok kurum ve kuruluşların duvarlarını ve köşelerini süslemektedir.. Ressam Çallı yılında, 20 yıi sürecek ilk evliliğini yaptı. Eşi Hayriye Hanım'dan, Şebnem ve Altınay isminde iki kızı olmuştur. Büyük kızı Şebnem, Yaşaı Çallı'nın öğrencilerinden Selami Yazıcı ile evlenmiş olup, Şebnem ve Selami Yazıcı'dan olan ilk torun Serhat Yazıcı da, dedeleri gibi sanatçı ruhunu kanında taşımakta, bunu çevresine ve dedesi Yaşar Çallı'ya farkettirmektedir. Yaşar Çallı torununun yetenekli olduğunu ve bir kuşak akışı içerisinde Serhat'ı kendine çok benzettiğini ve O'nun için elinden geleni yapmak istediğini söylemektedir. Sanatçı ilk sergisini yıllan arasında İstanbul'da Beyoğlu Şehir Galerisi'nde açtı. Bu sergi Sanatçı'nın izlenimlerinde dikkatini çeken dilencilerin ve sahipsiz çocukların resmedildiği tablolardan oluşuyordu. Bunun akabinde çok renkli insanlar olan çiçekçi çingeneleri tablolarına seri halinde yansıttı yılında İstanbul Hilton'da ilk portre sergisini açmış, böylelikle aynı zamanda da Hilton'da sergi açma geleneğini başlatan ilk sanatçı olmuştur. Bu arada Çallı Dede'nin kurucusu olduğu, Ressamlar Cemiyeti'ne üye olmuş, Cemiyette açılan karma

16 sergilerde yer almıştır. Irak hükümetinin daveti üzerine 1979 yılında gittiği Irak'ta devlet erkanının portrelerini çalışmış, dört kez daha Irak'a davetli olarak gitmiştir. Portreleriyle ünlü olan sanatçı, yapmış olduğu yerli ve yabancı devlet büyüklerinin portreleriyle de sanat işleyişini her seferinde perçinlemiştir yılında Cahit Karakaş Meclis Başkanı iken, Cumhurbaşkanı ve diğer devlet adamlarının portrelerini yapmak üzere Ankara'ya, Meclis'e gelmiş, Türkiye büyük Millet Meclisi Milli Saraylar Müdürlüğü'ne ressam olarak atanmıştır. Atatürk'ün doğumunun yüzüncü yılı olması nedeniyle 1981 yılında Cumhuriyet Senatosu Vakfı'nın düzenlediği Atatürk konulu resim yarışmasında İsmail Gümüş, Orhan Duru, Devrim Erbil, Naciye İzbul, Kaya Özsezgin, Mehmet Karagöz, Celal Seyhan, İsmail Tunalı, Bedia Yağız'dan oluşan seçici kurulun katıldığı yarışmada mansiyon ödülüne hak kazanmıştır nisan 1983 yılında Resim Heykel Müzesi'nin açtığı sergideki eserlerinin birkaçı askeri müzeye konulmuştur. Sanatçı, 1983 yılında öğrencisi olan Çiğdem Hanım'la tanışarak 13 ocak 1989 yılında Çiğdem Hanım'la ikinci evliliğini yapmıştır. Bu evlilikten 1995 yılında İbrahim Çallı dünyaya gelmiştir. Yaşar Çallı, Yugoslavya, Makedonya, Strimuçe Plastik Sanatlar Akademisi'nin daveti üzerine diğer Avrupa ülkelerinden gelen sanatçılarla birlikte ortak çalışmalara katıldı. Yaşar Çallı, Makedonya Üsküp Üniversitesi Mozaik Bölüm Başkanı, Prof. Dr. Gazanfer Bayram'ın kurduğu sanatçı ağı ve ilişkisinin temelleri üzerinde yükselen "Ulusal Plastik Sanatlar Kolonisi" nin çalışmaları Türkiye'de Denizi; ilinde sürdürülmektedir yılında birincisi gerçekleşen "Uluslararası Plastik Sanatlar Kolonisi" nin ikincisi 1-20 ekim 1997'de yapıimıştır yılında, Makedonya, İsviçre, İngiltere, Hollanda ve Amerika'dan gelen sanatçılar kendi yapıtları ile katılmışlardır, bu koloni her yıl Eylül- Ekim aylarında Denizli'de, Ağustos aylarında ise Makedonya'da toplanır ve sanatçıların her biri 4-5 tane tablo bırakırlar. Bu yüzden Yaşar Çallı'nın yaptığı eserler buraya gelmemiş, orada kalmıştır. Sanatçı yıllarında Irak Kültür Bakanlığı'nın davetlisi olarak tekrar Irak'a gitmiş ve yeni çalışmalara başlamıştır. Sanatçı yapmış olduğu çalışmalardan ötürü Irak Devlet Başkanı tarafından ödüllendirilmiştir.

17 Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkam'nın Türkiye'yi ziyareti sırasında yaptığı portreleri, zamanın Cumhurbaşkanı ve Kültür Bakanı tarafından kendilerine hediye edilmiştir. 14 Aralık 1989'da Çin Kültür Bakanlığı'nın resmi davetlisi olarak eşi Çiğdem Çallı ile Birlikte Çin'e gitmiştir. Yaşar Çallı.Çin'i ziyaret eden ilk Türk ressamı ve sanat elçisidir. Bir ay süreyle Çin'de kalmışlar, Pekin, Shangaı, Hangzhou'ya gitmişler, Çin Seddi'ni gezmişler, izlenimlerini Türkiye'ye döndükten sonra resmetmişlerdir. 'Çin izlenimleri' adı altında 26 m art-13 nisan 1990'da Ankara Türkiye İş Bankası Sanat Galerisi'nde bir sergi açılmıştır. Buradaki tabloların bazıları satılmış bazıları Çin Sefaretlerine ya da Çinlilere hediye edilmiştir. Bu serginin açılışında dönemin Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özai ve eşi Semra Özal da bulunmuştur. O dönemlerde STFA Firması kurucularından Sezai Türkeş ve Fevzi Akkaya'nın portrelerini yapmıştır yılının sonunda iki ay süreyle STFA firmasının misafiri olarak eşiyle birlikte İngiltere ve Fransa'ya gitmişler ve orada sanat incelemelerinde bulunmuşlardır. İki ay boyunca Londra, Milano, Venedik, Paris gibi kentlerde ağırlanmışlar ve orada başka ressamlarla tanışmışlardır. 25 Mayıs 199.1'de Newyork'ta düzenlenen Türk Haftası'na eşi Çiğdem Çallı'yla birlikte katılmıştır. ABD'de kaldığı bir aylık süre içinde yaptığı çalışmaları Newyork'takl Türk Evi'ne ve Başkonsolosluğuna bırakmıştır sonbahar-kış döneminde Almanya'da kişisel resim sergisi, önce Essen Başkonsolpsluğu'nun çalışmaları sonucu Mülheim An Der Ruhr Belediye Sarayında açılmış, kısa bir süre sonra da Münster Başkonsolosluğumuzun bölgesindeki üçüncü bir sergi salonuna nakledilmiştir. 9 Aralık 1995'te Köln Atatürk Kültür Merkezi'nde de eserleri sergilenmiştir. Serginir: açılışına Köln Büyükşehir Belediye Başkanı da dahil olmak üzere çok sayıda Türk ve Alman davetli katılmıştır. Çallı'nın eserleri Anadolu'nun güzel doğasını, geleneksel yaşam biçimini yansıttığından, Türk kültürünü yansıtması açısından Türkler ve yabancılar tarafından beğeniyle karşılanmıştır..

18 Yur dışı gezi ve sergileri dışında yurt içinde de eşi Çiğdem Çallı'yla karma sergileri olmuş, Trabzon, Sinop, Eskişehir, Ankara gibi birçok yerde birlikte sergiler açmışlardır. Sanatçı; 27 şubat 1990 tarihinde Ankara'daki Kent Sanat Galerisi'nde, 11 mayıs-18 Haziran 1993 tarihinde İstanbul Toprakbank Sanat Galerisi'nde, 15mayıs-11 Haziran 1996'da Toprakbank Sanat Galerisi'nde, 16 mayıs-9 haziran 1995 tarihleri arasında Ankara Ziraat Kültür Merkezi'nde, Haziran 1996'da Denizli Colossae Hotel'de, 1-5 Ekim 1997*de TÜYAP 7 İstanbul Sanat Fuarı'nda Toprak Sanat Galerisi'nde, 27 Mart 1998'de Ankara Nefertiti Sanat Galerisi'nde kişisel sergiler açmıştır yılında ise 5-20 Ocak tarihlerinde İş Bankası sanat Galerisi'nde, Mart tarihlerinde ise Toprakbank Sanat Galerisi'nde olmak üzere ikin sergi açmıştır. Ayrıca 1999 Nisan ayında sanat çevrelerinin davetlisi olarak yeniden Amerika'ya gitmiş ve resim çalışmaları yapmıştır. '.^J'}&0 n^!^^^. TJN^-... Yaşar Çallı, halen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ressam ve sanat danışmanı olarak çalışmakta olup, AREL Sanat Galerisi'nde resim dersleri vermektedir.

19 KİŞİLİĞİ "Oldukça duygusal, samimi ve şefkatlidir. Her işte ve her zaman duyguları hep ön planda olmuş, asla iki yüzlü davranmamıştır. İnsanlarla hep iyi geçinmiş, (benim için her insan bir dünyadır) sözü O'nun insanlara duyduğu sevgi ve saygının bir göstergesi olmuştur. Bazen çabuk kırılan ama asla kin tutmayan ve kin tutanları bir türlü anlayamaaığını söyleyen, derin manalar taşıyan harika gözlere sahiptir". Bu sözler, sanatçı Yaşar Çallı'nm kişiliği hakkında bilgi aldığımız ve O'nu çok iyi tanıyan nadir insanlardan biri olan, 20 yıllık arkadaşı, eski milletvekili ve iktisat doktoru Yahya Kanbolat'a aittir. Yahya Kanbolat'ın yanı sıra, sanatçının kendisinden ve diğer çevresinden öğrendiğimiz kadarıyla, Yaşar Çallı, oldukça özgürlüğüne düşkün, sorumluluk almayı sevmeyen, hep duygularıyla el ele gezen, azimli ve çalışkan bir yapıya sahiptir. İnsanları ve doğayı çok sevmektedir. Sanat O'nun hayatının en önemli parçası değil tamamıdır. Yine, sanatçının eski dostlarından olan hukukçu Unsal Piroğlu, sanatçının kişiliği konusundaki izlenimlerini şöyle aktarmaktadır: "O'nun özgünlüğü, özgürlüğü, bağımsızlığı, gönül zenginliği, naif sevgisi ve doğallığıdır. O her zaman aramızda, sizden bizden biri ama başka biridir. Barışa, bağışlamaya, her durumda gönül yapmaya hep hazır, bir Yunus yanı, oldukça kırılgan fakat küstüğü hiç görülmeyen farklı bir çoruk yanı hap vardır. Kin tutmayı, düşman olmayı hiç becerememiş, bu tür dünyevi işlere aklı hiç yatmamıştır. Garsonlarla, Cumhurbaşkanlarıyla ve krallarla aynı mesafede olmuş, aynı gönüi terazisinde tartmış, sevdiyse onları, kendi tabiriyle (boyamak, resmini yapmak) hep istemiştir." Duyguları hep ağır basan sanatçı, içindeki devinimlerini şiirleriyle de dışa vurmuş, 3 nisan 1987 yılında arkadaşı Yahya Kanbolat Bey'le otururken radyoda dinlediği miraç konuiu bir söyleşiden hislenip şu şiiri kaleme almıştır:

20 Gönlümün miracına çıktın dün gece Gözlerin yüreğime akıyor yıllardır Ve yüreğimde yaşlar dolaşıyor şimdi kan yerine Çallı'nın kişiliği ile ilgili söylenecek ilk ve son söz O'nun duygusal yönüyle ilgilidir. Dostlarının söylediği gibi, dünya adamı değil, gönül adamı olan Çallı, kendi deyimiyle, ara sıra içindeki Yaşar Çallı ile küsse de, insanlarla hep barışık yaşamaya devam edecektir.

21 SANAT ANLAYIŞI "Sanat evrenseldir ama önce ulusaldır" diyerek sanat içinde kendi çizgisini belirleyen Yaşar Çallı, sanat anlayışını; " Türkiye'de yaşayan sanatçı olarak, içinde yaşadığımız olaylardan etkilenip de konuları tuvale işlememek mümkün değil, sadece duvarları süsleyen, göze hoş gelen, renkli tablolar yapmak yerine, duyarlı ve Yaşadığı olaylardan etkilenen eserler vermekten yanayım" sözleriyle özetliyor. Yaşar Çallı öncelikle, portre sanatçısı olarak tanınmakta olup, portre çalışmalarına direk, eskizsiz, fırça kontürleriyle başlayarak daha sonra anlamlı bütüne ulaşıyor. Çalışmalarını kısa sürede tamamlayıp, portrede istenen ve aranan ifadeler bu kısa süre içinde yerli yerine oturuyor. Fakat yine Yaşar Çallı şu sözleriyle birtakım kaygı ve tedirginliğini dile getirip, "Bugün öncelikle portre çalışmalarımla popüler olduğum söyleniyor. Gerek sanat ortamı, gerekse toplum içinde kanayan, tutkularımdan bihaber, yaşamımın gerekleri için, geçinebilmek için durmaksızın birilerinin portrelerini yapmak gerekiyor. Oysa bazen yalnız benzetmeye yönelik bu çalışmalarımdan ıstırap duyuyorum. İçeriği olan kompozisyonlar yapmak, özgürce çamur yoğurmak en büyük özlemimdir" şeklinde ifade etmektedir. Sanatçı her ne kadar içindeki sanat devinimleriyle birtakım duygulara kapılmış olsa da bizlere sunduğu portreleri dışında birçok sosyal içerikli konuları işlediği, figüratif resimleri, doğadan izlenimleriyle oluşan peyzajları ve büyük figürlü kompozisyonlarıyla hep ön sırada yer almıştır. Anadolu insanının hayat mücadelesini içeren konulu çalışmaları değişik üsluplar içerisinde sergilenmiştir. Olligarik çalışmalarıyla da güncelliği tuvallerinde hep yakalamış, resimleriyle her zaman birilerine ya da biryerlere mesajlar vermiştir. Yaşar Çallı, peyzajları ve figürlü kompozisyonlarında portrelerine göre daha akademiktir. Figürlü eserlerinde, figürlerin yüz hatları belirginliğini kaybetmiş, duruşları, hareketleri ve kıyafetleri dikkati çekmiştir, bu gibi konularda Çallı için gerçekçiliği yansıtmak değil, duyumsadığı izlenimlerini vurgulayabilmek çok daha önemlidir. Yaşar Çallı'nın arkadaşı Seyfi Başaran, sanatçının sanat anlayışı konusunda şunları söylemiştir:

22 "Çallı'nın hızlı, fakat kendinden emin, hesaplı bir çalışma temposu vardır. Birçok portreyi tek seansta bir-iki saate sığdırarak tamamladığına tanık olmuşumdur. Sanatçı portre çalışan pekçok ressamda görüldüğünün aksine, portrelerine kalemle bir taslak hazırlamadan doğrudan boyayarak başlamaktadır. Yaşar Çallı'nın, yılların deneyimlerini özümsemiş olmanın rahatlığı ile yüze ifadeyi, üslup karmaşası ukelalıklarına girmeden, gerçekçi bir şekilde oturtmayı başarması özellikle belirtilmesi gereken bir noktadır. Bu yanıyla O'nun portrelerinde gerçekçilik, foto gerçekçilikle ilgisi olmayan, çağdaş mesajlı Çallı Üslupçuluğu olarak değerlendirebileceğimiz bir gerçekçiliktir. Bu portrelerde, yeni eğilim kaygılarına dayanan ya da beceriksizlik sonucu doğan, piroporsiyon bozuklukları yoktur. Modelin biçim uygulamasında görülen gerçekçilik, ifadenin yansıtılmasında da görülür, ancak bu ifadede kendini belli eden bir anlatımcılık da gözden kaçmaz. Özellikle ışığı çok iyi kullanabilmesi, renklere egemen olmasına olanak tanımaktadır. Sanatçı, portreleri yanında bir o kadar da tuvallerine çeşitli konulardaki izlenimlerini boyamıştır. Özellikle figürlü manzaralarında Halil Dikmen-Zeki Faik İzer izleri farkedilir derecededir, onların zorlamasız biçimciliği, sanatçıyı oldukça etkilemiştir. Manzara olsun, çok figürlü tasvir olsun, hemen bütün Yaşar Çallı resimlerinde, bir kaygı da gözden kaçmaz. Bu O'na bir akademi katılımı olan grafik konumlandırmacılıktır. Tuvale yerleştirdiği öğeler, tuvalde ezbere değil, belli bir konumlandırma düşüncesine göre yer alırlar. " Yaşar Çallı, eserlerinde renk olarak, nötr tonları tercih etmekle birlikte, eserde mutlaka canlandırıcı bir tonu kullanmıştır. Daha ziyade, beyaz, siyah, gri, kahverengi ve sarı tonların karışımından elde edilen değişik tonlamaları eserlerine işlemiş, portre çalışmalarında genelde fon rengi olarak mavi ve mavi tonlarını tercih etmiştir.. Yaşar Çallı, hemen hemen her yıl sergi açan ve turnelere çıkan sanatçı olmamakla birlikte, oldukça çalışkan ve üretken, grup sergilerine katılmayı kişisel sergiler açmaya yeğleyen, üslup ve sanatçı birliği gibi toplu hareket etmeyi sevmeyen bir * sanatçıdır. Sanatçı soyut resim hakkındaki düşüncelerini, "Soyutu seviyorum. Ama sanatta şov yapan şarlatanlara karşıyım. Sanatla şov yapılmaz. Soyut resmi biierek yapan sanatçılara saygım var" sözleriyle dile getirmektedir. "Sanatçı bir duygu fıçısıdır ve ondan devamlı duygu fışkırır" diyen Çallı, Türk resim sanatında hiç

23 bozmadığı çizgisiyle ve üretkenüğiyle, yerini almış olmakla birlikte sanatçının şu sözleri.türk resim sanatı için düşündürücüdür; "Türk resmi arayış içinde.. Ben de bu çarkın içinde gerçek sanatçı kişiliğimi bulamadan, zamanımı ve üretebileceklerimi tüketip gidiyorum işte." ı -

24 BOLUM III KATOLOG Fotoğraf No Eserin Adı Eserin Boyutları Eserin yapıldığı yıl Kullanılan Teknik Bulunduğu yer ESERİN TASVİRİ : -1- : Hikmet Şimşek : 80 X 1 10 cm : 1994 : Tuvai üzeri yağlı boya : Koleksiyon Eserde, Hikmet Şimşek bir sandalyede otururken resmedilmiştir. Figür, sola dönmüş olarak oturmakta, sol eliyle "Yunus emre" adlı bir kitabı dayamış olarak tutmaktadır. Figürün sağ kolu, rahat bir şekilde, sağ bacağı üstündedir. Yüzde hafif bir

25 gülümseme, saçları geriye taranmış, saç uçlarına hafif dalgalar verilmiştir. Figür, koyu lacivert takımlı, beyaz gömlekli olup, boyna bağlanan mavi fularla açık olan gömlek yakası kapatılmıştır. Figürün hemen arkasında kitaplık yer almakta, raflarda dizilmiş kitaplar görünmektedir. Kitaplığın üzerinde ise gri ve beyazlardan oluşan Atatürk büstü yer almakta olup, eser gri ve kahve tonların kullanıldığı fonla tamamlanmıştır.

26 Fotoğraf No : -2- Eserin Adı : Çiğdem Çallı Eserin boyutları : 55 x 70 cm Eserin yapıldığı yıl : 1990 Kullanılan teknik : Tuvai üzeri yağlı boya Bulunduğu yer : Koleksiyon ESERİN TASVİRİ Eserde sanatçının eşi, Çiğdem Çallı'nın omuzdan yukarısı resmedilmiştir....

27 Figür hafif sağ tarafa dönük durmakta olup bakışları da sağ tarafa yöneliktir. Figürün boyun ve omuzlarını açıkta bırakacak şekilde, diğer kısımlar kürkle kapatılmış, kürk giysi sol omuzdan biraz daha aşağıda durarak omzu ortaya çıkarmıştır. Aynı kürk, başta şapka olarak kullanılmış, sol kulak ve inci küpe şapkanın dışında kalmıştır. Eserde mavi, mor, pembe renklerin karışımıyla fon oluşturulmuş, sarı, beyaz, siyah kahverengi karışımıyla kürk dokusu verilmiştir. Dudaklar kırmızı renkte olup, ten üzerinde ışıkgölge ile hatlar belirginleştirilmiştir.

28 Fotoğraf No :-3- Eserin adı : İbrahim Çallı Eserin boyutları : 35 x 50 cm. Eserin yapıldığı yıl : 1992 Kullanılan teknik : Tuval üzeri yağlı boya Bulunduğu yer : Koleksiyon ESERİN TASVİRİ Eserde, Yaşar Çallı'nın oğlu İbrahim Çallı'nın portresi yer almaktadır. Arkada, mavi, gri, kahverengi, mor renklerden oluşan fon görülmektedir. Figürde, bedenin bir kısmı da gövdenin yarısına kadar çalışılmıştır. Vücudu ve başı hafif sola dönük olup, beyaz gömleği üstünde renkli papyonu görülmektedir. Figürün saçları kısa ve düz olup, siyah ve kahverengi tonları ile gölgelendirilmiştir.

29 Fotoğraf No Eserin adı Eserin boyutları Eserin yapıldığı yıl Kullanılan teknik Bulunduğu yer ESERİN TASVİRİ : -4- : Yekta Güngör Özden : 50 x 70 cm. : 1995 : Tuval üzeri yağlı boya : Özden'in kendisinde Eserde, Yekta Güngör Özden'in portresi çalışılmıştır. Figür sağa yönelik durmakta olup, başını ve bakışlarını hafif sola yöneltmiştir. Sol kolunu başına doğru kıvırmış, sol elinin işaret parmağı ile hafif eğik başını desteklemiş olup, parmağında

30 yüzüğü görülmektedir. Koyu İacivert ceketin içine beyaz bir gömlek giymiş, gömlek üzerine sarı, turuncu ve siyah renkten oluşan, desenli kravat takılmıştır. Figürün kahverengi saçları geriye taranmış, yer yer beyazlıklar belirtilmiştir. Yüzde beliren hafif tebessüm esere yumuşaklık katmış olup, eserde koyu maviler arasına serpiştirilen pembeliklerle fon oluşturulmuş, eser tamamlanmıştır D CıOH'Hök - *» l ' " "! >... * Oı ' " w '. i : ; WH ' ' ' >'<. I.

31 Fotoğraf No Eserin adı Eserin boyutları Eserin yapıldığı yıl Kullanılan teknik Bulunduğu yer f ESERİN TASVİRİ : -5- : Yaşar Çallı : 35 x 50 cm. ğı yıl : 1985 : Tuval üzeri yağlı boya : Koleksiyon Eser, sanatçı Yaşar Çallı'nın portresidir. Portre omuz hizasından resmedilmiş olup, gövdesi hafif sağa dönük ve yönü karşıya bakar vaziyettedir. Üzerinde yakasr hafif aralanmış beyaz gömlek ve yakasında gevşek bağlanmış kravat vardır. Figürün, saçları dalgalı olup, siyah beyaz karışımıyla oluşturulmuş bir grilik vardır. Aynı renk bıyıklarda da kullanılmıştır. Işık-gölge ile verilen hatlar yumuşak olmakla, bakışlar serttir. Eserde, renkler birbiriyle uyumlu kullanılmış, fonda mavi renk esere canlılık kazandırmıştır. Gömlekte kullanılan beyaz renk üzerinde yer yer mavilikler ve sarılıklar belirtilmiş, fon ve saç rengiyle bir bütünlük oluşturulmuştur.

32 Fotoğraf No : -6- Eserin adı : Ruhi Karakaş Eserin boyutları : 55 x 75 cm. Eserin yapıldığı yıl : 1995 Kullanılan teknik : Tuval üzeri yağlı boya Bulunduğu yer : Koleksiyon ESERİN TASVİRİ Eserde, Ruhi Karakaş'ın portresi çalışılmıştır. Figür sola dönük durmakta, bakışları bize bakıyor vaziyettedir. Figürün üzerinde koyu kırmızı ve siyah renklerle vurgulanan ceketi ve onun içinde önden düğmeli yakasız beyaz gömleği

33 bulunmaktadır. Kahverengi, gri karışımı renklerle oluşturulan saç, hafif dalgalı, bıyıklar gür ve koyu kahverengi olup, bakışlarda hüzün sezilmektedir. Eserde, beyaz, kırmızı, gri, kahverengi, sarı, siyah, mavi renkler kullanılmış, arka plandaki fonda bütün bu renklerin yanı sıra, mavi ton ağırlıklı oiarak verilmiştir.

34 Fotoğraf No Eserin adı Eserin boyutları Eserin yapıldığı yıl Kullanılan teknik Bulunduğu yer : -7- : Kazakistanlı Asker : 55 x 70 cm. : 1989 : Tuval üzeri yağlı boya : Yahya Kanbolat Koleksiyonu ESERİN TASVİRİ Eserde, Kazakistanlı bir asker konu olarak seçilmiş olup, eserin merkezinde yer alan asker, bol çimenli, rengarenk, minik çiçekli bir yerde oturmakta, bakışları öne yönelik olmakla birlikte, gövdesi sola doğru dönüktür. Sağ ayağını, sol ayağının üstüne J i

35 atmış, çizme bulunan ayaklarını eserin soluna doğru uzatmıştır. Sağ kolu bacak altına gizlenmiş, sol kolu ise yukarı kaldırılmaya hazır vaziyette bükülmüştün Askerin üzerinde yöresel, askeri koyu renkli kıyafeti içindeki kırmızı giysisi yer almakta olup, boynunda omuzlarını kapatacak şekilde beyaz bir şal atılıdır. Belindeki kılıcı uzunca olup ucu yeşillikler arasındadır. Kıyafetinin göğsüne dikilmiş mermi yuvaları çok sayıdadır. Başında yöresel siyah bir kalpak yer almış, kalpak altında gri olan saçları belirmiştir. Figürün hemen sol gerisinde ağaçlı bir alan ve onun da gerisinde çok büyük dağlar, inişli çıkışlı ve yer yer karla kaplı olarak yer almakta, dağlar üzerinde yükselen gökyüzüyle eser tamamlanmaktadır. Eserde, gerilerdeki mavi ve beyaz karışımından oluşan dağlara inat, ön planda yer alan yeşil alan içinde pembe, kırmızı, mavi, sarı, minik çiçekler kendini göstermekte, dağlardaki soğuk ve haşmetli görüntüyü bu alan yumuşatmaktadır. Eserde, siyah, beyaz, mavi ve yeşil ağırlıklı renk olarak kullanılmıştır.

36 atmış, çizme bulunan ayaklarını eserin soluna doğru uzatmıştır. Sağ kolu bacak altına gizlenmiş, sol kolu ise yukarı kaldırılmaya hazır vaziyette bükülmüştür. Askerin üzerinde yöresel, askeri koyu renkli kıyafeti içindeki kırmızı giysisi yer almakta olup, boynunda omuzlarını kapatacak şekilde beyaz bir şal atılıdır. Belindeki kılıcı uzunca olup ucu yeşillikler arasındadır. Kıyafetinin göğsüne dikilmiş mermi yuvaları çok sayıdadır. Başında yöresel siyah bir kalpak yer almış, kalpak altında gri olan saçları belirmiştir. Figürün hemen sol gerisinde ağaçlı bir alan ve onun da gerisinde çok büyük dağlar, inişli çıkışlı ve yer yer karla kaplı olarak yer almakta, dağlar üzerinde yükselen gökyüzüyle eser tamamlanmaktadır. Eserde, gerilerdeki mavi ve beyaz karışımından oluşan dağlara inat, ön planda yer alan yeşil alan içinde pembe, kırmızı, mavi, sarı, minik çiçekler kendini göstermekte, dağlardaki Soğuk ve haşmetli görüntüyü bu alan yumuşatmaktadır. Eserde, siyah, beyaz, mavi ve yeşil ağırlıklı renk olarak kullanılmıştır.

37 Fotoğraf No : -8- Eserin adı : Şeyh Şamil Eserin boyutları : 55 x 70 cm. Eserin yapıldığı yıl : 1989 Kullanılan teknik : Tuval üzeri yağlı boya Bulunduğu yer : Yahya Kanbolat koleksiyonu ESERİN TASVİRİ Eserde, Şeyh Şamil'in bacaktan yukarısı konu olarak alınmış olup, figür sola dönük vaziyette durmaktadır. Sağ elini uzatarak bir yere bastırmış, sol kolunu dirsekten bükerek elini beline dayamıştır. Ayakta duran figür, gayet dik ve mağrurdur. Profilden

38 görülen yüzü, grili beyazlı bol sakallı olup bakışları tamamen sola yöneliktir. Başında beyaz renkte sert bir görüntü ile metal miğferi durmaktadır. Figürün üzerindeki kıyafet, yöresel ve askeridir. Kıyafetin lameli ön kısmı hafif aralık olup belde gümüş hissi verilen bir kemerle tutturulmuştur. Hemen kemer altından, göbekten aşağıya kadar sarkan, uzunca, kını içinde bir bıçak görülmektedir. Yine sol el altında, yanda asılı, daha irice başka bir bıçak yer almaktadır. Eser arka fondaki mavi tonlamalarla tamamlanmış olup, figür üzerindeki kıyafet, gri, siyah, sarı, beyaz ve yeşil renklerle oluşturulmuş, baştaki miğfer ve bıçak kınları, beyaz içine sarı tonlamalarıyla verilmiştir.,

39 Fotoğraf No Eserin adı Eserin boyutları Eserin yapıldığı yıl Kullanılan teknik Bulunduğu yer -9- : Cevher Dudaev : 55 x 70 cm. : 1989 Tuval üzeri yağlı boya : Yahya Kanbolat koleksiyonu ESERİN TAVİRİ Eserde, Çeçen Lider Cevher Dudaev'in portresi çalışılmıştır. Omuzdan yukarısı resmedilen portrede, başında siyah, geniş kalpak bulunmakta, baş öne yönelik durmakta, fakat bakışları hafif sağa doğru yönelmektedir. Başındaki kalpak kulak arkasına inmiş olup, kulaklar dışarıda kalmaktadır. Yakasız gömleğinin düğmeli kısmı boynu hafif sarmakta, yeşil şal iki omuzu da kapatmaktadır. Eserde renk olarak yeşil ve siyah ağırlıklı olarak kullanılmış, fonda koyu yeşil hissi veren, siyaha yakın bir tonlama kullanılmıştır. c:sf 36-1< v"ı

40 Fotoğraf No :-1Q- Eserin adı : Çile Eserin boyutları : 50 x 70 cm. Eserin yapıldığı yıl ; 1995 Kullanılan teknik : Tuvai üzeri yağlı boya Bulunduğu yer : İstanbul'da satıldı ESERİN TASVİRİ Eserde, karlı bir yolda zorlu bir yolculuk tema olarak alınmıştır. Ön planda, uzun kızağı çeken eşek ve arkadan kızağı iten kadınla önde yürüyen erkek figürü yer almaktadır. Erkek figürü hafif öne eğik, bir elindeki değneğiyle destek alarak yürümekte olup, şapkası, kaşkolü ve paltosuyla havanın soğukluğunu hissettirmektedir. İki ayağı da karlara gömülmüş vaziyettedir. Figürün hemen arkasındaki eşek, ayakları kara gömülmüş olarak, arkasındaki kızağı çekmeye zorlanmakta ve kızağın arkasından hafif öne eğik bir kadın figürü elleriyle kızağı itmeye çalışmaktadır. Figürün bacakları aralanmış, ayakları kara gömülmüştür.... Kahverengi gövdesi ve dallarının üstündeki beyaz karlarla örtülü ağaçlar eserin sol köşesinde yer almaktadır. Onların gerisindeki uzayan dağlar da kariarla örtülmüş, eser gökyüzünün beyazlığı ve griliğiyle tamamlanmıştır. Eserde siyah, kahve, beyaz, mavi tonların karışımıyla renkler oluşturulmuş, eserdeki sıkıntıiı yolculuğun verdiği rahatsızlığı gökyüzünün parlak beyazlığı gidermeye çalışmıştır.

41 Fotoğraf No Eserin adı : Eymir Gölü Eserin boyutları : 50 x 60 cm. Eserin yapıldığı yıl : 1992 Kullanılan teknik : Tuval üzeri yağlı boya Bulunduğu yer : Satıldı ESERİN TASVİRİ Eserde göl ve ağaçlar tema olarak alınmıştır. Eserin ön planında geniş başlayan yol, sağ tarafa hafif kıvrımlı, eserin ortalarına doğru hafif daraiarak devam etmektedir. Eserin

42 ön sağ köşesinde, beş figür yüzleri göle dönük vaziyette, yol kenarında ağaç altına oturmuştur. Figürlerin önünde gölün bir bölümü yer almakta olup, göl geride devam eden sazlıklarla birleşmiştir. Yol kıvrımı boyunca devam eden sağlı sollu bol ağaçlık, gerilerde görülen ağaç kümesiyle birleşmiş, ağaçlar arasından gökyüzü az miktarda görülmüştür. Eserde yeşilin ve sarının tonları bol miktarda kullanılmış, ağaç gövdelerindeki kahverengiler, yapraklarda da vurgulanmıştır. Gökyüzünün ve ağaçların yola yansıyan renkleri yol boyunca, mavi, sarı, mor, yeşil tonlarla bir renk ahengi oluşturmuştur.

43 Fotoğraf No Eserin adı Eserin boyutları Eserin yapıldığı yıl Kullanılan teknik Bulunduğu yer -12- Eski İstanbul : 75 x 90 cm Tuval üzeri yağlı boya : Koleksiyon ESERİN TASVİRİ Eserde eski İstanbul görüntüsü tema olarak alınmıştır. Ön planda kara parçasının bir bölümü görülmekte, kara üzerine çekilmiş kayıklar ters ve düz şekilde durmaktadır. Öndeki büyük kayığın etrafında dört figür görülmekte olup, figürlerden üç tanesi kayığı tutmuş, diğer figür kayığın hemen önünde yere doğru eğilmiştir. Kara parçasının sağ kenarında iki figür denize dönük durmaktadır. Karadan sonra başlayan deniz, eserin merkezini oluşturmakta ve deniz üzerinde eserin sağında iki kayık ve onun gerisinde kule görünmektedir. Eserin solunda yine denizle birleşen kara parçası kuleye paralel durmakta, kulenin hemen arkasındaki, eserde boylu boyunca devam eden kara üzerinde uçuk bir şekilde binalar sezilmektedir. Karaların ve denizin üzerinde yükselen gökyüzü eseri tamamlamıştır, Eser, parlak ve canlı renklere sahiptir. Yeşiller, maviler parlak şekilde kullanılmış, gökyüzünde beliren parlak açık morlar,, denize koyulaşarak yansımış, deniz ortasındaki kulenin beyazlığı, gökyüzünün sol köşesindeki pembe-beyaz karışımı ışıltıyla bütünleşmiştir.

44 Fotoğraf No Eserin adı Eserin boyutları Eserin yapıldığı yıl Kullanılan teknik Bulunduğu yer : -13- : Sivas'ta Bir Köy : 70 x 55 cm. : 1994 ; Tuval üzeri yağlı boya : İstanbul'da satıldı ESERİN TASVİRİ Eserde, Sivas'ta bir köy konu olarak alınmıştır. Ön planda bir köprü yer almakta olup, köprü altındaki donmuş su köyün içerisine kadar devam etmekte, köprü üzerinden geçen yol, eserin sağında devam ederek gerilerde görülen yüksek, karlı, dağ aralarına kadar devam etmektedir. Köprüden gelen bu yol, tepede kalan evlere doğru ulaşan ikinci bir yola ayrılmaktadır. Köprünün hemen sağında hareketli insan figürleri görülmekte olup, köprünün arkasında kalan köy evleri, birbirlerine uzaklı yakınlı gerilere kadar devam etmekte, evler yanında üzerleri karla kaplı ağaçlar yer almaktadır. Köyün gerilerinde devam eden, inişli çıkışlı dağ kümeleri ve dağlar üzerinde yükselen gökyüzünün bir bölümüyle eser tamamlanmıştır. Eserde kışın dondurucu soğuğunu hissettiren beyaz renk, yer yer pembe ve mavi renk karışımıyla güç'endirilmiş, ağaçlar, evler, köprü ve figürler üzerinde işlenen koyu renkler, hatları belirginleştirmiştir. Gökyüzünde görülen sade beyazlık kendini dağlar üzerindeki kar beyazlığından ayırmıştır.,

45 Fotoğraf No Eserin adı Eserin boyutları Eserin yapıldığı yıl Kullanılan teknik Bulunduğu yer -14- ; Bodrum Kalesi : 55 x 70 cm : Tuvai üzeri yağlı boya : İstanbul'da satıldı ESERİN TASVİRİ Eserde Bodrum Kalesi tema olarak alınmış olup ön planda ve serin sağ tarafından yer alan birkaç balıkçı figürü ağ örmekte ve yardımlaşmaktadırlar. Hemen figürlerin sağından başlayan kıyı, deniz şeridi ve denizle yan yana dizıimiş, yat, kayık ve gemiler

46 görülmektedir. Bu diziliş, resmin ortalarından sola doğru uzanmakta, eserin solunda yer büyük palmiye ağaçlarıyla birleşmektedir. Öndeki bu görüntülerin gerisinde, yeşillikler arasında yükselen kale surları görülmekte ve ser gökyüzünün bir kesitiyle sona ermektedir. Eser renkli bir çalışma olup, sarı, mor, pembe, yeşil, kahverengi ve mavi yanında bolca beyaz tonları kullanılmıştır.. s.. -.

47 Fotoğraf No : -15- Eserin Adı : Balıkçı Eserin boyutları : 40 x 35 cm. Eserin yapıldığı yıl : 1995 Kullanılan teknik : Tuval üzeri yağlı boya Bulunduğu yer : Koleksiyon ESERİN TASVİRİ Eserde balıkçının günlük yaşantısından bir kesit tema olarak alınmıştır. Ön planda balık ağı üzerinde büyükçe ip yumağı yer almakta olup, hemen onun gerisinde ağ örmeye çalışan balıkçı figürü oturur şekilde yer almaktadır. Figür, denize sırtını dönük başını sol tarafa hafif bükmüş, öne bakmakta ve ki eliyle ağ örmeye çalışmakta olup, sol bacağını bükerken, sağ bacağını ağlar üzerine uzatmış vaziyettedir. Balıkçının kırlaşmış sakalları ve ağzında yarım bir sigara görülmektedir. Başında kasketi ve üzerinde beyaz gömleğiyle şortu vardır. Balıkçının hemen sol tarafında tabak içinde yiyecekler ve şarap şişesi görülmektedir. Balıkçının hemen arkasında kıyı son bulmuş ve deniz başlamıştır. Deniz, gerilerdeki yüksek kara parçasıyla birleşmekte, sol köşelerde görülen gökyüzünün küçük bir kesitiyle eser tamamlanmaktadır İs Eserde, sarı ve turuncu renkler ön planda kendini göstermekle birlikte, beyaz, mavi ve yeşil tonlar da ayrıca kullanılmıştır.

OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN

OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN OSMAN HAMDİ BEY 1842 yılında İstanbul'da doğdu. 1860'da hukuk öğrenimi için Paris'e gitti. Hukuk öğreniminin yanı sıra o dönemim ünlü ressamlarının

Detaylı

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN - EDEBİYAT FAKÜLTESİ ARKEOLOJİ - SANAT TARİHİ BÖLÜMÜ SANAT TARİHİ ANA BİLİM DALİ YAŞAR ÇALLPNIN HAYATI VE ESERLERİ

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN - EDEBİYAT FAKÜLTESİ ARKEOLOJİ - SANAT TARİHİ BÖLÜMÜ SANAT TARİHİ ANA BİLİM DALİ YAŞAR ÇALLPNIN HAYATI VE ESERLERİ T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN - EDEBİYAT FAKÜLTESİ ARKEOLOJİ - SANAT TARİHİ BÖLÜMÜ SANAT TARİHİ ANA BİLİM DALİ YAŞAR ÇALLPNIN HAYATI VE ESERLERİ LİSANS TEZİ TEZ DANIŞMANI Prof. Dr. Hakkı ACUN HAZIRLAYAN Feyza

Detaylı

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU Sergi açılış kokteylini onurlandırmanızı dileriz. Tarih: 26 Eylül 2014 Cuma Saat: 18.00 Birlik Mahallesi Doğukent Bulvarı 450. Cadde Vadi İkizleri Sitesi No: 3/A Çankaya ANKARA BEDRİ

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ TEZHİP I. SINIF GÜZ DÖNEMİ 12 Ekim 2015 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 19 Ekim 2015 Hatai çizimleri, kurşun kalem çalışması 26 Ekim 2015 Yaprak çizimleri,

Detaylı

Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN

Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN İÇİNDEKİLER İlk Söz /9 Hayatı ve Sanatı /17 Paris'te Resim Dersleri /19 İstanbul'a Dönüş /20 "Doğululuk" Eğilimi /23 Kadın Figürleri /25 Bilimsel

Detaylı

İSTANBUL UN İZDÜŞÜMLERİ

İSTANBUL UN İZDÜŞÜMLERİ İSTANBUL UN İZDÜŞÜMLERİ İSMEK RESİM ÖĞRETMENLERİ KARMA SERGİSİ 5-11 NİSAN 2013 / MARMARA ÜNİVERSİTESİ SULTANAHMET KAMPÜSÜ REKTÖRLÜK BİNASI Başkan dan İstanbul, kâh tablolarda hayat bulmuş, kâh en dokunaklı

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM DETAYLARDAKİ ETKİLEŞİMLER Değerli hoca Şeref Akdik in yaktığı ışık ile sanatla tanışan ve lise çağlarında ressam olmaya karar veren Neslihan

Detaylı

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi FOTOĞRAF DLNDE BR SÖYLEŞ K R K Y L N B R K M BRAHM DEMREL brahim DEMREL, 1941 yılında Malatya Akçadağ ilçesi Durulova (Körsüleyman) köyünde doğdu. lkokulu köyünde okuduktan sonra Akçadağ Öğretmen Okulu,

Detaylı

TT-')CPlr0l t h. 90 NAZLI ECEVİT (1900-1985) "Şile tual üzeri yağlıboya, 1959 tarihli ve imzalı. 45x55 cm. 1.750-2 MİLYAR.-TL.

TT-')CPlr0l t h. 90 NAZLI ECEVİT (1900-1985) Şile tual üzeri yağlıboya, 1959 tarihli ve imzalı. 45x55 cm. 1.750-2 MİLYAR.-TL. TT-')CPlr0l t h 90 NAZLI ECEVİT (1900-1985) "Şile tual üzeri yağlıboya, 1959 tarihli ve imzalı. 45x55 cm. "Albay Emin Sargut'un kızıdır. 1915 te Darül Muallimat ı (Kız Öğretmen Okulu) bitirdi. İlk kadın

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI 23NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI Bitkileri tanıdık. Bitkileri gözlemledik. Bitki türlerini isimlendirdik. Bitkilerin

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

file://c:\documents and Settings\Ozan\My Documents\My Web Sites\turkresmi\darus...

file://c:\documents and Settings\Ozan\My Documents\My Web Sites\turkresmi\darus... Page 1 of 7 DARÜŞŞAFAKALI RESSAMLAR SORUNU Darüşşafakalı ressamlar sorununa geçmeden önce sanırım Darüşşafaka okulunun geçmişine göz atmak gerekiyor. Darüşşafaka 1863 yılında kurulmuş ve 1873 yılında eğitim

Detaylı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı REMBRANDT Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı Ölümü: 4 Ekim 1669 Ünlü Yapıtları: Dr.Nicolaes

Detaylı

1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi. Ressamın, kırsal manzaraları bazı genç meslektaşlarını etkiledi.

1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi. Ressamın, kırsal manzaraları bazı genç meslektaşlarını etkiledi. Çağdaş Dünya Sanatı 1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi. Ressamın, kırsal manzaraları bazı genç meslektaşlarını etkiledi. Bu genç ressamlar, şekilciliği reddedip doğadan

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

Rembrandt Harmensz van Rijn! Paletime ışık koyar, fırçamı karanlığa batırırım.

Rembrandt Harmensz van Rijn! Paletime ışık koyar, fırçamı karanlığa batırırım. Benim resimlerimde ışık ve karanlık birbirinden ayrılamayan iki sevgili gibidir. Yan yana durdukları için, tablolarım güzelleşir. Işığın resmini yapabilir misin? Peki, ya karanlığın? Benim adım, Rembrandt

Detaylı

Tatilde Sanatla Uğraşalım

Tatilde Sanatla Uğraşalım Tatilde Sanatla Uğraşalım Bu kitapçığın sahibi 2 Yaz tatili sanat etkinlikleri yapmak için çok uygun bir zaman. Biz de bu yaz tatilinde yararlanmanız için bir sanat etkinlikleri kitapçığı hazırladık. Kitapçığın

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

Sakıp Sabancı Müzesi Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan 34467 İstanbul

Sakıp Sabancı Müzesi Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan 34467 İstanbul SAKIP SABANCI MÜZESİ TEKNİK GEZİ RAPORU Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Lisans Programı, MİM 103 Mimarlıkta Araştırma Yöntemleri dersi kapsamında, Sakıp Sabancı Müzesi teknik gezisi 20 Aralık 2012 tarihinde,

Detaylı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI TEMEL EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI - 2012. PAMUK ŞEKERİM I (Kavram Eğitimi Kitabı)

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI TEMEL EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI - 2012. PAMUK ŞEKERİM I (Kavram Eğitimi Kitabı) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI TEMEL EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI - 2012 PAMUK ŞEKERİM I (Kavram Eğitimi Kitabı) ANKARA 2012 BAŞLARKEN Okul öncesi yıllar çocukların örgün eğitime başlamadan

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI EYLÜL / 2014 ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : 1 EYLÜL / 2014 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 1 EYLÜL 2014-2015 Eğitim Öğretim yılı Öğretmen Seminerlerinin Başlaması

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

Başarıyı Temsil Eden Üniforma

Başarıyı Temsil Eden Üniforma Başarıyı Temsil Eden Üniforma 1 Dünyanın en büyük perakende döviz sağlayıcısı olarak, markamızı temsil eden çalışanlarımıza sadece şirketin gelecekteki gelişimi ve başarısı açısından değil, aynı zamanda

Detaylı

2. PROF. DR. ALAYBEY KAROĞLU Sanatta Otuzuncu Yıl Anısına düzenlenen ÇAĞDAŞ TÜRK SANATI SEMPOZYUMU

2. PROF. DR. ALAYBEY KAROĞLU Sanatta Otuzuncu Yıl Anısına düzenlenen ÇAĞDAŞ TÜRK SANATI SEMPOZYUMU PROF.DR. ALAYBEY KAROĞLU TÜRKİYE DE BİR İLK E İMZA ATTI! Alaybey Karoğlu, Adnan Turani ile 1. ALAYBEY KAROĞLU KİŞİSEL RESİM SERGİSİ Trabzon İli Çaykara İlçesi doğumlu Prof. Dr. Alaybey Karoğlu,( Gazi Üniversitesi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 2 Ünvanı : Prof.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

ÖZGEÇMİŞ. 2 Ünvanı : Prof.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans 1. Adı ve Soyadı : AYLA ERSOY ÖZGEÇMİŞ 2 Ünvanı : Prof.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Edebiyat.Fakültesi.Sanat Tarihi Bölümü İstanbul Üniversitesi 1971 Yüksek Lisans Doktora Türk

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

DESTEKLERİYLE. 32 nd FIAP CONGRESS 32. FIAP KONGRESİ 01-07 SEPTEMBER 2014 ANKARA - CAPPADOCIA 01-07 EYLÜL 2014 ANKARA-KAPADOKYA

DESTEKLERİYLE. 32 nd FIAP CONGRESS 32. FIAP KONGRESİ 01-07 SEPTEMBER 2014 ANKARA - CAPPADOCIA 01-07 EYLÜL 2014 ANKARA-KAPADOKYA DESTEKLERİYLE 32. FIAP KONGRESİ 01-07 EYLÜL 2014 ANKARA-KAPADOKYA www.tfsf.org.tr 32 nd FIAP CONGRESS 01-07 SEPTEMBER 2014 ANKARA - CAPPADOCIA www.fiap32congress.org 32. FIAP KONGRESİ TÜRKİYE DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TÜRKİYE KÜLTÜR PORTALI PROJESİ SANAT TARİHİ TÜRK HEYKEL SANATI HEYKEL SANATINDA GERÇEKÇİ YORUMLAR

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TÜRKİYE KÜLTÜR PORTALI PROJESİ SANAT TARİHİ TÜRK HEYKEL SANATI HEYKEL SANATINDA GERÇEKÇİ YORUMLAR T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TÜRKİYE KÜLTÜR PORTALI PROJESİ SANAT TARİHİ TÜRK HEYKEL SANATI HEYKEL SANATINDA GERÇEKÇİ YORUMLAR Prof. Dr. Kıymet GİRAY KASIM- 2009 ANKARA 11.2. Heykel Sanatında Soyut

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR:

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR: PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 6 5 9 4 2 7 3 1 8 SORULAR: 1- Fotoğrafta kaç çocuk var? 2- Çocuklardan kaç tanesi sana doğru bakıyor? 3- Kız çocuğu elinde ne tutuyor? 4- Fotoğrafçı

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL KIRAÇ ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ AİLEMİ,ARKADAŞLARIMI VE HAYVANLARI SEVMEK TEMASI FAALİYET SONU RAPORUDUR

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL KIRAÇ ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ AİLEMİ,ARKADAŞLARIMI VE HAYVANLARI SEVMEK TEMASI FAALİYET SONU RAPORUDUR 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL KIRAÇ ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ AİLEMİ,ARKADAŞLARIMI VE HAYVANLARI SEVMEK TEMASI FAALİYET SONU RAPORUDUR 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı Özel Kıraç Anaokulu Değerler Eğitimi

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ/EĞİTİM FAKÜLTESİ/GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ/RESİM-İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI/

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ/EĞİTİM FAKÜLTESİ/GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ/RESİM-İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI/ MUSTAFA DİĞLER ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 Adres : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ RESİM- İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI 6800 AKSARAY Telefon

Detaylı

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 NİSAN AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Çiçekleri tanıdık. Çiçekleri gözlemledik. Çiçek türlerini isimlendirdik. Çiçeklerin birer canlı olduğunu öğrendik. Farklı çiçeklerin

Detaylı

İLETİŞİM BİLGİLERİ. BARTIN ÜNİVERSİTESİ, Bartın Meslek Yüksekokulu 74100 BARTIN ÖĞRENİM DURUMU

İLETİŞİM BİLGİLERİ. BARTIN ÜNİVERSİTESİ, Bartın Meslek Yüksekokulu 74100 BARTIN ÖĞRENİM DURUMU Öğr. Gör. Murat SARI Tasarım Bölümü, Grafik Tasarımı Programı İLETİŞİM BİLGİLERİ Yazışma Adresi BARTIN ÜNİVERSİTESİ, Bartın Meslek Yüksekokulu 74100 BARTIN Telefon 0 378 227 99 39 Dahili 143 Faks 0 378

Detaylı

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor!

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor! BASIN BÜLTENİ SODA Sunar Meriç Kara: A Domestic Schizophrenic Project 26 Mayıs 2010 3 Temmuz 2010 Açılış: 26 Mayıs 2010 Çarşamba / 18:30-21:00 (Basın Toplantısı: 17:00) SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN OKULLARI GÜNLÜK EĞİTİM PROĞRAMI 6YAŞ 20.EKİM.PAZARTESİ-25.EKİM.CUMA

Ö.Ç BİLFEN OKULLARI GÜNLÜK EĞİTİM PROĞRAMI 6YAŞ 20.EKİM.PAZARTESİ-25.EKİM.CUMA 20.10.2014 PAZARTESİ Ö.Ç BİLFEN OKULLARI GÜNLÜK EĞİTİM PROĞRAMI 6YAŞ 20.EKİM.PAZARTESİ-25.EKİM.CUMA Türkçe Dil Etkinliği: Sağlıklı olmak için neler yapıyoruz? Nasıl sağlıklı olabiliriz? Soruları sorularak

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 13 NİSAN PAZARTESİ Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 13-17 NİSAN 2015 SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

İş hayatında dengeleri değiştirecek

İş hayatında dengeleri değiştirecek İş hayatında dengeleri değiştirecek 1 2 3 Yıldız a İş imiz Düştü Ankara da iş hayatının nabzının attığı yer olan Yıldız, farklı mimarisiyle göz dolduran Yıldız Kule ye ev sahipliğine hazırlanıyor. İş hayatında

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

TEMAS - 2 / CONTACT - 2. Grup Resim Sergisi / Group Exhibition

TEMAS - 2 / CONTACT - 2. Grup Resim Sergisi / Group Exhibition TEMAS - 2 / CONTACT - 2 Grup Resim Sergisi / Group Exhibition B - C SALONLARI Temas - 2 / Contact - 2 Grup Resim Sergisi / Group Exhibition 29 Nisan / April - 18 Mayıs / May 2016 Burak KUTLAY Demet YAZICI

Detaylı

Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf

Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf Yrd. Doç. Dr. Özgül Polat Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf 11 Adım ve Soyadım Eşleştirme yapalım. A Cümlelerin ilk harflerinin her zaman büyük olması gerektiğini biliyor muydunuz? e T t E l e E L L

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE GÖREV YAPAN EMNİYET HİZMETLERİ SINIFI PERSONELİ SAYGI NÖBETİ İLE CENAZE TÖRENİ KIYAFETİ YÖNERGESİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE GÖREV YAPAN EMNİYET HİZMETLERİ SINIFI PERSONELİ SAYGI NÖBETİ İLE CENAZE TÖRENİ KIYAFETİ YÖNERGESİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE GÖREV YAPAN EMNİYET HİZMETLERİ SINIFI PERSONELİ SAYGI NÖBETİ İLE CENAZE TÖRENİ KIYAFETİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönergenin

Detaylı

İKSV Tasarım Mağazası ndan yaptığınız her alışveriş, kültür ve sanata destek oluyor.

İKSV Tasarım Mağazası ndan yaptığınız her alışveriş, kültür ve sanata destek oluyor. İKSV Tasarım, 2008 yılından bu yana tasarım ve sanat dünyasının önde gelen isimlerini ve markalarını aynı çatı altında buluşturuyor, tasarım meraklılarına çok özel armağan alternatifleri sunuyor. Koleksiyonunda

Detaylı

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren AKM Klasik Türk Sanat Müziği Korosunun Şef Mitat

Detaylı

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ KONULAR VE FAALİYETLER ATATÜRK VE ATATÜRKÇÜLÜK Bu ünitede ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ün hangi şehirde doğduğunu, evini, annesinin ve babasının adlarını, soyadının neden olmadığını, ilk adının Mustafa

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

YABANCI GELİNLERDE ESERLERİNİ SERGİLEDİLER

YABANCI GELİNLERDE ESERLERİNİ SERGİLEDİLER YABANCI GELİNLERDE ESERLERİNİ SERGİLEDİLER İlk Kez Karyalı savaşçıların miğferlerinde yer alan sanat dalı da sergide yer aldı. Bodrum Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından açılan kurslara katılan öğrenciler

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

BİLGİ YOLU Mesleki Sosyal Kültürel Sanat ve Edebiyat Dergisi Yıl: 5 Sayı:8 Aralık 2005 Sayfa: 59-61 KONYA

BİLGİ YOLU Mesleki Sosyal Kültürel Sanat ve Edebiyat Dergisi Yıl: 5 Sayı:8 Aralık 2005 Sayfa: 59-61 KONYA BİLGİ YOLU Mesleki Sosyal Kültürel Sanat ve Edebiyat Dergisi Yıl: 5 Sayı:8 Aralık 2005 Sayfa: 59-61 KONYA MEVLANA RESİM YARIŞMASININ SANAT EĞİTİMİNE KATKISI Yrd.Doç. Mehmet BÜYÜKÇANGA 1.GİRİŞ İnsanlık

Detaylı

İSMEK İN USTALARI DURUŞ İSMEK USTA ÖĞRETİCİLERİ EBRU, MİNYATÜR VE TEZHİP SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI DURUŞ İSMEK USTA ÖĞRETİCİLERİ EBRU, MİNYATÜR VE TEZHİP SERGİSİ İSMEK İN USTALARI İSMEK USTA ÖĞRETİCİLERİ EBRU, MİNYATÜR VE TEZHİP SERGİSİ İSMEK USTA ÖĞRETİCİLERİ EBRU, MİNYATÜR VE TEZHİP SERGİSİ 3-10 Haziran 2014 / CRR Konser Salonu Fuayesi Başkan dan ni tarihe yazdırmış

Detaylı

1979 Nihat Sümeralp ile birlikte Koleksiyon Sanat Galerisi ni kurdu, 1989 a kadar yönetti.

1979 Nihat Sümeralp ile birlikte Koleksiyon Sanat Galerisi ni kurdu, 1989 a kadar yönetti. BUBİ İstanbul da doğdu. Psikoloji öğrenimi gördü. 1979 Nihat Sümeralp ile birlikte Koleksiyon Sanat Galerisi ni kurdu, 1989 a kadar yönetti. 1989 Hüsamettin KüLte ile birlikte Lâmi Sanat Galerisi ni kurdu

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

Ü R Ü N K A T A L O Ğ U

Ü R Ü N K A T A L O Ğ U ÜRÜN KATALOĞU İKSV Tasarım, 2008 yılından bu yana tasarım ve sanat dünyasının önde gelen isimlerini ve markalarını aynı çatı altında buluşturuyor, tasarım meraklılarına farklı armağan alternatifleri sunuyor.

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ TEZHİP I. SINIF (A) GÜZ DÖNEMİ 07 Ekim 2013 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 14 Ekim 2013 Hatai çizimleri, kurşun kalem çalışması 21 Ekim 2013 Yaprak çizimleri,

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

Mustafa Tunçalp Seramikler Sergisi 21 Ekim 10 Kasım tarihlerinde Rezan Has Müzesi nde ziyaret edilebilir.

Mustafa Tunçalp Seramikler Sergisi 21 Ekim 10 Kasım tarihlerinde Rezan Has Müzesi nde ziyaret edilebilir. MUSTAFA TUNÇALP SERAMİKLER Mustafa Tunçalp Seramikler Sergisi 21 Ekim 10 Kasım tarihlerinde Rezan Has Müzesi nde ziyaret edilebilir. Günümüz seramik sanatçılarından Mustafa Tunçalp, köklerinden yola çıkarak

Detaylı

Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji

Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji kaynağı olmuştur. Güzel bir şey ortaya koymanın heyecanı

Detaylı

Çin'den Osmanlıya Kaat'ı Sanatı...

Çin'den Osmanlıya Kaat'ı Sanatı... On5yirmi5.com Çin'den Osmanlıya Kaat'ı Sanatı... Geçmişten bugüne unutulmaya yüz tutan birçok el sanatımız var. Bunlardan biri de Kaat'ı. Peki Kaat'ı hakkında ne biliyorsunuz? Yayın Tarihi : 26 Ekim 2009

Detaylı

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 TEKNİK GEZİ RAPORU Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 Meclis-i Mebusan Caddesi - Liman İşletmeleri Sahası - Tophane Konumu: Bienal alanının konumunu gösteren harita

Detaylı

Savaş ve Barış: "Kurtuluş Savaşından Cumhuriyet'in ilk Yıllarına Türk Resminden Kesitler"

Savaş ve Barış: Kurtuluş Savaşından Cumhuriyet'in ilk Yıllarına Türk Resminden Kesitler Zafer Toprak, "75. Yıldönümünde Cumhuriyet ve Sanat", içinde Savaş ve Barış: "Kurtuluş Savaşından Cumhuriyet'in ilk Yıllarına Türk Resminden Kesitler", İstanbul: Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, 1998,

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

27 yıl önce ki İngiliz müşterileri tekrar mavi tur için Bodrum a geldi

27 yıl önce ki İngiliz müşterileri tekrar mavi tur için Bodrum a geldi 27 yıl önce ki İngiliz müşterileri tekrar mavi tur için Bodrum a geldi 27 yıl önce, 8 yaşında babası ile geldiği mavi yolculuk teknesini internetten bularak kendi eşi ve çocukları ile tekrar Bodrum a tatile

Detaylı

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT Şeffaf altın su temizlik simgesi hamam sanatla uyumunu zenginleştirdi Küçük Mustafa Paşa Hamamı sanatla dirildi 15 Eylül - 13 Ekim 2013 tarihleri arasında

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

ÖZ GEÇMİŞ FORMU. ouslu@cu.edu.tr ozlemuslu00@yahoo.com. Bekar. Tarihler(Başlangıç-Bitiş) İşverenin Adı-Adresi Sahip Olunan Pozisyon

ÖZ GEÇMİŞ FORMU. ouslu@cu.edu.tr ozlemuslu00@yahoo.com. Bekar. Tarihler(Başlangıç-Bitiş) İşverenin Adı-Adresi Sahip Olunan Pozisyon ÖZ GEÇMİŞ FORMU Kişisel Bilgiler Adı-Soyadı Özlem Uslu Adresi Atatürk Caddesi Gülbahçesi Sitesi A blok Kat:12 D:24 Seyhan/ ADANA Telefon 0 505 319 09 58 0 542 512 28 82 E-Posta ouslu@cu.edu.tr ozlemuslu00@yahoo.com

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

hanedandan bir ressam Abdülm ecid y Efendi ^ 60yı] YAPI KREDİ m N A T IO N A L P A L A C E S T B M M M İLLİ S A R A Y L A R

hanedandan bir ressam Abdülm ecid y Efendi ^ 60yı] YAPI KREDİ m N A T IO N A L P A L A C E S T B M M M İLLİ S A R A Y L A R hanedandan bir ressam Abdülm ecid y Efendi ^ 60yı] YAPI KREDİ m N A T IO N A L P A L A C E S T B M M M İLLİ S A R A Y L A R HANEDANDAN BİR RESSAM ABDÜLMECİD EFENDİ Prof. Dr. Günsel Renda Arnavutköy Amerikan

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel

Detaylı

MÜZE EĞĠTĠMĠ MODÜLÜ. Prof. Dr. AyĢe Çakır ĠLHAN Doç. Dr. Müge ARTAR Öğr. Gör. AyĢe OKVURAN AraĢ. Gör. Ceren KARADENĠZ

MÜZE EĞĠTĠMĠ MODÜLÜ. Prof. Dr. AyĢe Çakır ĠLHAN Doç. Dr. Müge ARTAR Öğr. Gör. AyĢe OKVURAN AraĢ. Gör. Ceren KARADENĠZ MÜZE EĞĠTĠMĠ MODÜLÜ Prof. Dr. AyĢe Çakır ĠLHAN Doç. Dr. Müge ARTAR Öğr. Gör. AyĢe OKVURAN AraĢ. Gör. Ceren KARADENĠZ Projenin Amacı: Müzelerde akran eğitimi yoluyla çocukların; Ulusal ve kültürel değerleri

Detaylı

T.C. KASTAMONU VALİLİĞİ MİMAR VEDAT TEK KÜLTÜR ve SANAT MERKEZi

T.C. KASTAMONU VALİLİĞİ MİMAR VEDAT TEK KÜLTÜR ve SANAT MERKEZi T.C. KASTAMONU VALİLİĞİ MİMAR VEDAT TEK KÜLTÜR ve SANAT MERKEZi Efendiler, Gördüklerimin en kıymetli kısmı bu güzel bölgenin samimi halkının çok aydın ve çok genis ve yüksek zihniyet sahibi olmalarıdır.

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

ÖĞRETMEN REHBER KİTAPÇIĞI. Oryantalist Resim Koleksiyonu Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar. 7-12 Yaş

ÖĞRETMEN REHBER KİTAPÇIĞI. Oryantalist Resim Koleksiyonu Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar. 7-12 Yaş ÖĞRETMEN Oryantalist Resim Koleksiyonu Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar 7-12 Yaş REHBER KİTAPÇIĞI Değerli Öğretmenlerimiz, Pera Müzesi olarak okul gruplarına yönelik 7-12 yaş grupları için Suna ve

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

SÜHEYL ÜNVER ARAŞTIRMA MERKEZİ RESSAM HOCA ALİ RIZA BEY KOLEKSİYONU KONSERVASYONU

SÜHEYL ÜNVER ARAŞTIRMA MERKEZİ RESSAM HOCA ALİ RIZA BEY KOLEKSİYONU KONSERVASYONU SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ KONSERVASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ SÜHEYL ÜNVER ARAŞTIRMA MERKEZİ RESSAM HOCA ALİ RIZA BEY KOLEKSİYONU KONSERVASYONU HOCA ALİ RIZA BEY KİMDİR? Üsküdarlı Hoca Ali Rıza

Detaylı

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi Eylül - EYLÜL 5.Hafta EKİM 1.HAFTA GEL BİZE KATIL BİZE OYUN, SANAT OKUL RESMİ ALAN GEZİSİ, SANAT SABUN DENEYİ SANAT,OYUN,FEN SEBZELER KONUŞUYOR DRAMA, OYUN OKULVAKTİ TÜRKÇE, MÜZİK,OKUMA-YAZMA BAY MİKROP

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU 23 MART PAZARTESİ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 23-27 MART 2015 SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

KONULARINA GÖRE G OSMANLI MİNYATM OTTOMAN MİNİATURES ACCORDİNG TO SUBJECT

KONULARINA GÖRE G OSMANLI MİNYATM OTTOMAN MİNİATURES ACCORDİNG TO SUBJECT KONULARINA GÖRE G OSMANLI MİNYATM NYATÜRLERİ OTTOMAN MİNİATURES ACCORDİNG TO SUBJECT Metin And, Osmanlı Tasvir Sanatları:1-Minyatür, T. İş Bankası, 2002 PORTRELER PORTRAITS Fatih Portresi Portrait of Mehmed

Detaylı

Her güzelin bir kusuru var

Her güzelin bir kusuru var Her güzelin bir kusuru var Posted date: Ekim 30, 2012 Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bu yıl ilk kez düzenlenen İstanbul Tasarım Bienali kapsamında hazırladığı Her güzelin bir kusuru var

Detaylı

ABİDİN DİNO 1913-1993

ABİDİN DİNO 1913-1993 ABİDİN DİNO 1913-1993 Abidin Dino 23 Mart 1913,İstanbul`da doğdu. Ressam, karikatürist, yazar, film yönetmeni. Çok yönlü bir kültür adamı olan Abidin Dino, çağdaş Türk resminin öncülerindendir. 1933 yılında

Detaylı