Sağlık sorunu şiddetle çözülmez!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sağlık sorunu şiddetle çözülmez!"

Transkript

1

2 2015 / 2. SAYI mümkün mü? Engin Altan Düzyatan: Yemeklerimi sefer tası usulü evden getiriyorum Mobil Sağlık Danışma Noktaları İstanbul un hizmetinde Meme kanserini önleyebilmek Metabolizmayı bezdiren 7 diyet hatası Şeker hastalığı uzuv kayıplarında erken önlem önemli İSTANBUL DA SAĞLIK 2015 / 2. SAYI Sağlık sorunu şiddetle çözülmez! İstanbul Sağlık Müdürlüğü nün 3 ayda bir yayınlanan ücretsiz dergisidir. ISSN NO:

3 PROF. DR. SELAMİ ALBAYRAK Değerli İstanbul da Sağlık okurları Ben bu vesile ile buradan bir kez daha şu konunun altını çizmek istiyorum. Ülkemizin en ücra mezralarında, ilçelerinde, şehirlerinde vatandaşlarımızı yaşatmak için hizmet veren doktorundan hemşiresine, ebesinden teknikerine kadar tüm sağlık çalışanlarımız bizim evladımız, kardeşimiz, eşimiz, annemiz, babamızdır. Ailemizin her ferdi ne kadar mukaddesse, onlarda o kadar mukaddestir, özeldir. Fedakarlıkla, özveriyle gece gündüz demeden hizmet veren sağlık çalışanlarımıza insanlık dışı muamele yapmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Buradan vatandaşlarımıza sesleniyorum. Vatandaşımızın kendi canına can katan, sancısını dindiren bu kitleye, bu gönül ordusuna, bu fedakar insanlara sahip çıkması gerekir. Bu menfur hadiselerin son bulması için hastalarımızın sağlık çalışanlarının hakkını müdafaa etmesini bekliyorum. Toplumsal yaşamda, okulda, sporda, siyasette neredeyse hayatımızın tüm alanlarında şiddet kültürüyle karşı karşıyayız. Günlük yaşamımızın bir parçası haline gelen bu durum, sağlık sektöründe de sıklıkla karşılaştığımız bir sorun halini aldı. Maalesef son yaşadığımız acı olay şiddetin ulaştığı boyutu bir kez daha ortaya koydu. Değerli meslektaşımız Op. Dr. Kamil Furtun, Samsun da görevi başında vahşice katledildi. Hepimizin yüreğini dağlayan bu trajik olay, kanayan yaramızı bir kez daha açtı, acıttı Acımız büyük. Sağlık uğruna hayatından, ailesinden fedakarlık yapıp gece gündüz demeden mesai harcayan böylesi kıymetli bir meslektaşımızı bu denli çirkin bir olay sonucu kaybetmek bizi tekrar şiddet sorunu ile yüz yüze getirdi. Kamil kardeşimiz bizim sağlık ailemizin önemli bir ferdi, çalışmaları ile sağlık camiamızın yüz akı olmuş kıymetli bir çalışanıydı. Böylesi parlak bir kariyere sahip, ömrünü hastalarının şifa bulması için harcayan bir hekim niçin öldürülmek istenir? Tek gayesi mesleğini icra etmek olan birinin hayatına neden kastedilir? İnanın bir sağlık yöneticisi ve tabi ki bir insan olarak bu sorunun cevabını bulamıyorum. Maalesef şiddet hızla artıyor. Öyle ki artık vasfı sıfatı ne olursa olsun bireyler sorunlarını şiddet yoluyla çözmeye çalışıyor. Peki neden? Neden bir insan sorunu şiddet marifetiyle çözmeye çalışır? Bu ay bu sorunun cevabını bulmaya çalıştık. Şiddet konusunda yürüttüğümüz bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık vererek, sağlık alanında yaşanan şiddet olaylarının neden ve niçinlerini sorguladık. İnşallah bu konuda farkındalık oluşturmada başarılı olabilmişizdir. Bütün sağlık çalışanları gençliklerini, ailelerini, hayallerini bir kenara bırakarak kendilerini hastalarına ve mesleklerine adamış birer kahramandır. Birileri sağlık çalışanlarımızın hastalarla olan ilişkisini bozmak isteyebilir, birileri sağlık çalışanlarını tedirgin ederek vermiş oldukları hizmetleri sekteye uğratmak isteyebilir. Vatandaşlarımız buna asla müsaade etmemelidir. Böylesi bir ihtimal doğduğunda her tür önlemi alacak öncelikle hastalarımızın kendileridir. Sağlık çalışanlarımızı korumak kollamak bir vatandaşlık görevi, bir vefa göstergesidir. Bu itibarla İstanbul Sağlık Müdürlüğü olarak kalite, hasta memnuniyeti ve çalışan güvenliğinden ödün vermeden nitelikli bir sağlık hizmet sunumu için tüm gayreti sürdüreceğimizi belirterek, hepinize sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir Ramazan Ayı ve Ramazan Bayramı diliyorum

4 4Sık şeker tüketimi bağımlılık yapıyor Sağlıklı bir Ramazan için 11 altın öneri 20 Epilepsi nöbeti geçiren kişiye soğan koklatılır mı? 6 8Engin Altan Düzyatan:Yemeklerimi sefer tası usulü evden getiriyorum! Sahte güneş gözlüğü kullanmaktansa hiç kullanmamak daha iyi Sağlık hizmetinde şiddet ve nedenleri

5 42 Karın şişliğinizin sebebi gıda intoleransınız olabilir SAHİBİ İstanbul Sağlık Müdürlüğü adına İstanbul Sağlık Müdürü Prof. Dr. Selami Albayrak SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Selcan Yücel YAZI İŞLERİ Hacer Çokluk Mustafa Kaan Bulut Nedir bu GDO 28 Çocuklarda kabızlığı hafife almayın 54 KONSEPT DANIŞMANI Dr. Nurgül Osmanbeyoğlu YAYIN KURULU Uzm. Dr. Çiğdem Yazıcı Ersoy Dr. Şahin Çınar Dr. Bekir Turan Av. Ülker Kuğu Hediye Ünver BİLİMSEL DANIŞMA KURULU Prof. Dr. Fahri Ovalı Prof. Dr. Hamit Okur Prof. Dr. Murat Elevli Prof. Dr. Recep Özturk Prof. Dr. Selami Albayrak Prof. Dr. Yüksel Altuntaş Doç. Dr. Adem Akçakaya Doç. Dr. Mustafa Bilici Doç. Dr. Özgür Yiğit Op. Dr. Sadiye Eren 34 Sinir Menopozu hastalık olarak görmek yanlış 56 Yorgunluk alerjik rinit ileikiye katlanıyor 60stres dişlerin de düşmanı GÖRSEL TASARIM VE YAYINA HAZIRLIK Onüç Reklam Prodüksiyon San. ve Tic. Ltd. Şti. Nisbetiye Mahallesi Hakkışehithan Sokak No13 B blok, D Ulus, İstanbul Telefon Faks FOTOĞRAF Umut Erşah REKLAM VE SATIŞ PAZARLAMA Tolga Dumrul Telefon BASKI Uniprint Basım Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ömerli köyü, Hadımköy İstanbul Caddesi, No: İstanbul Telefon pbx Faks YAZIŞMA ADRESİ Basın Bürosu İstanbul Sağlık Müdürlüğü Peykhane Caddesi No10 Çemberlitaş İstanbul Telefon Faks Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Bu dergide yer alan yazılardan kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Bu dergi tamamıyla reklam gelirleri ile 3 ayda bir yayınlanmakta ve ücretsiz dağıtılmaktadır.

6 DOÇ. DR. ESMA GÜLDAL ALTUNOĞLU İSTANBUL EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ DAHİLİYE KLİNİĞİ / EĞİTİM SORUMLUSU Sık şeker tüketimi bağımlılık yapıyor

7 Şeker-şekerşeker Hepimizin doğduğumuz andan itibaren ilk tercih ettiği tat olan bu madde, günümüzde hemen hemen yediğimiz her tür gıdanın içinde kullanılan bir ürün halini aldı. Peki son yıllarda bir alışkanlık hatta bağımlılık halini alan şeker ne kadar masum? Çikolatadan kahvaltılık gevreklere, salata soslarından, pirinç ve beyaz una kadar akla gelebilecek her besinde bulunan şeker, ne gibi olumsuzluklara sebep olabilir? Bu soruların cevabını Doç. Dr. Esma Güldal Altunoğlu verdi. Şeker oranı yüksek besinlerle beslenmenin diyabetten, erken yaşlanmaya, kanserden hafıza problemlerine kadar pek çok olumsuz etkiye neden olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Esma Altunoğlu, şeker tüketiminin olabilecek en asgari seviyede tutulması gerektiğini söylüyor. Doç. Dr. Altunoğlu, şekerli besinlere düşkün olanların kanında insülin değerlerinin daima yüksek olduğunu belirterek, şekerin vücudun değişik bölgelerinde ve iç organlarda yağ olarak depolanmasının ana sebebinin insülin hormonu olduğunu ifade ediyor. Sadece balda pekmezde şeker yok Bu durumun şişmanlığa, kronik yorgunluğa, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, karaciğer ve böbrek hastalıkları, kanser gibi ciddi birçok hastalığa neden olabileceğine dikkat çeken Altunoğlu, Şeker sadece balda, pekmezde, reçelde bulunmamaktadır. Gün boyu tüketilen meşrubat, süt, ekmek, bisküvi, galeta gibi birçok besinde de fazla miktarda yer alır. Şeker kaynağı olarak yediğimiz karbonhidratlar günlük diyetimizin yüzde ını oluşturmalıdır. Diyabetik olmayan kişiler de günlük olarak toplamda en fazla 8 kesme şeker kadar şeker tüketmelidir. Unutulmamalıdır ki tadı şekerli olan her gıdada basit şeker vardır. Bunlardan kaçınmak, günlük şeker ihtiyacımızı karşılamak için kompleks karbonhidratlardan yararlanmak daha doğrudur. Kompleks karbonhidratlar lif de içermektedir. Bunlar arasında bakliyat grubu başta gelmektedir. Sağlıklı beslenmek için işlenmemiş tahıl ürünleri tercih edilmelidir diyor. Karaciğer yağlanmasındaki ana sebep şeker Şekerin vücudumuz üzerinde ortaya koyduğu etkilere değinen Altunoğlu, Şeker sadece kilo artışına neden olmaz, metabolik hastalıkları da tetikleyerek böbrek, göz, kalp gibi her organı olumsuz etkileyebilmektedir. Şekerin fazlası direkt olarak kana karışır ve yağa çevrilir. Bu yağ vücudun belli organlarında birikir. Son zamanlarda da çok fazla görülen karaciğer yağlanmasında ki ana sebepte budur. Karaciğer yağlanması uzun dönemde sindirim bozukluğuna yol açan bir hastalıktır. Bununla birlikte sık şeker kullananlarda kanser riskinin arttığına dair çalışmalar mevcuttur. Aynı zamanda yüksek şeker tüketimi demir gibi bazı minerallerin yetersizliğine sebep olarak kişilerin daha sık tatlı krizleri yaşamalarına sebep olur. Vücut yetersiz alınan vitamin ve/veya mineralin intikamını daha çok tatlı isteyerek alır bilgisini veriyor. Polikistik over hastalığı gibi hormonsal hastalığı olan kadınların birçoğunda gizli şeker yani insülin direnci bulunduğunu dile getiren Altunoğlu, Bu grup hastalarımızın tatlı krizlerini diğer kadınlara göre çok daha sık yaşadıkları bilinmektedir. Bu ve buna benzer hormonal bozukluğu olan kadınlarımızın şekerli her tür üründen uzak durması gereklidir şeklinde konuşuyor. Şeker cildimizi de erken yaşlandırıyor Şeker sadece iç organlarımıza değil, dış görünüşümüzde de birçok olumsuzluğa sebep olan bir maddedir diyen Altuoğlu, Sık şeker kullananlarda, cilt sıkılığını, elastikiyetini sağlayan ve deri hücrelerinin sürekli yenilemesine yardımcı olan kolajen dokunun azalması görülür. Yaşlanan deride kırışıklık görüntüsü daha da belirgin bir hal alır. Böylece kişi olduğundan daha yaşlı ve daha mat bir görünüme kavuşur diyor. Dikkat ve hafıza bozukluklarına sebep oluyor Doç. Dr. Altunoğlu, yüksek şeker seviyesinin dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu, hafıza kapasitesi düşüklüğü ve öğrenme güçlüğü yapabildiğini belirterek, İleri dönemlerde kanda biriken yüksek şeker oranı beyin içindeki hücreler arasında geçişin bozulmasına ve dolayısıyla yıpranmasına sebep olur. Bunu önce periferik sinirler daha sonra beyin izler. Bu durum zaman içinde hafıza kapasitemizi olumsuz etkileyerek kronik unutkanlık halini alabilir uyarısında bulunuyor. Şeker ihtiyacınızı meyve ile karşılayın Sağlıklı bir beslenme düzeninde günde 3 porsiyon meyve tüketiminin günlük şeker alımı için yeterli bir oran olduğunu kaydeden Altunoğlu, şunları söylüyor: Meyve şekerinin hızla kan şekerini yükseltmemesi için meyvenin yanında süt, ayran, yoğurt veya kepekli bisküvi önerilmektedir. Canınız tatlı istediğinde taze veya kuru meyveler ile bu ihtiyacınızı bastırabilirsiniz. İşyeri çekmecenizde veya mutfağınızda aşırı kalorili şekerli atıştırmalıklar yerine kuru kayısı, kuru incir, hurma, kuru erik gibi tatlı ama sağlıklı atıştırmalıklara yer açın. Tatlandırıcı ve esmer şeker kullanmayın Tatlandırıcı ve esmer şeker gibi endüstriyel ürünlerden de uzak durun. Zira esmer şeker; şeker kamışı ya da şeker pancarının ikinci şurubundan doğal olarak elde edilir. Rafine edilmediği için glisemik indeksi beyaz şekere oranla daha düşüktür; ancak buna aldanılmamalıdır çünkü sıralamada beyaz şekerden hemen sonra gelir. Hatta esmer şeker kristallerinin daha küçük olmasından dolayı daha fazla sıkıştırılmaktadır. Kısacası aynı hacimde esmer şeker, beyaz şekere oranla daha yüksek kalorili olabilmektedir. Örneğin; 1 tatlı kaşığı esmer şeker 48 kaloriyken, 1 tatlı kaşığı beyaz şeker 45 kaloridir. Sonuç olarak halk dilinde kullanılan azı karar çoğu zarar deyişi tam da şeker tüketimini yansıtmaktadır. Harcadığımız kadar almalıyız; fazladan alacağımız şeker bize kilo ve beraberinde bir çok sorun olarak geri dönecektir, bundan sakınmalıyız

8 PROF.DR. CANDAN GÜRSES İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ / NÖROLOJİ ANA BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ / TÜRK EPİLEPSİ DERNEĞİ BAŞKANI / TÜRK NÖROLOJİ DERNEĞİ EPİLEPSİ ÇALIŞMA GRUBU BAŞKANI Epilepsi nöbeti geçiren kişiye soğan koklatılmalı mı?

9 Beyinde aniden meydana gelen aşırı elektriklenme sonucu oluşan nöbetlerle kendini gösteren Epilepsi (Sara) Hastalığı hakkında önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Candan Gürses, nöbet geçiren kişilere su içirmenin veya soğan koklatmanın tamamen yanlış bir uygulama olduğuna dikkat çekiyor. Nöbet geçiren bir kişiye yapılacak en doğru hareketin yan yatırmak eğer bu mümkün değilse de kafasını sağa veya sola çevirmek olduğunu söyleyen Gürses, nöbet geçiren kişilerin dişlerinin arasına hiçbir şekilde kalem, kaşık gibi sert cisimler konulmaması, sadece yumuşak gereçlerin ağzın bir kenara yerleştirilmesini ve asla parmakların ağzın içine sokulmaması gerektiğine değinerek, konu ile ilgili birçok merak edileni cevaplıyor; Epilepsi nasıl bir hastalıktır ve de nöbetler ortaya nasıl çıkar? Epilepsi beyinde oluşan bir hastalıktır. Beynimiz aynen bir bilgisayar gibi çalışır. Bilgisayarda nasıl devreler elektrik verildiğinde çalışmaya başlıyorsa beynimiz de bu mantıkla bakıldığında elektriğin geçtiği devrelerden oluşur. Burada hastalık elektriğin aşırı şekilde ortaya çıkmasıyla meydana gelmektedir. Yani beynin bir bölgesinde aşırı elektriklenme olduğunda, o bölgenin yönettiği kısımla alakalı bir reaksiyon görülür. Örneğin; görmemizi sağlayan beynimizin arka kısmında aşırı elektriklenme olduğunda kişi epilepsi nöbeti geçirecekse gözlerinde ışık çakması görebilir veya tamamen görme kaybolabilir. Bu epilepsi nöbetinin işaretlerinden biridir. Epilepsi nöbetlerini oluşturan nedenler nelerdir? İnsan beyninde bu akım fazlalığını oluşturan birçok neden var. Örneğin kafaya alınan bir darbe, yüksekten düşme veya beyin tümörü, damar yumağı kalıntısı, beyin kanaması, beyinde iltihaplanma ve bunun gibi birçok neden Epilepsi ye sebep olabilir. Her insan nöbet geçirebilir, bunun adına Epilepsi denmesi için bu nöbetlerin tekrarlayıcı nitelikte olması gerekir. Kaç çeşit Epilepsi vardır? Yüzlerce çeşit Epilepsi nöbeti vardır. Burada en çok bilinen tiplerini söylemek gereklidir. Herkesin görebildiği sokaklarda rastlayabildiği bir çeşit olan Kasılmalı Çırpınmalı Nöbet ya da halk arasında Büyük Nöbet denilen nöbet çeşidinde öncü belirti olmaksızın kol ve bacaklarda aniden kasılma başlar, kişi ayaktaysa yere düşer ve bu kasılmanın ardından gerilme, sertleşme olabilir. Kişi o esnada dilini ısırabilir, idrar kaçırabilir. Bu yaklaşık 1-2 dakika sürebilir. Ondan sonra yavaş yavaş kasılmalı durum biter ve kişi genellikle uykuya dalar. O sırada uyandırılamaz. Yaklaşık yarım saat sonra uyanır ve günlük aktivitesine devam eder. Nöbet geçiren kişilerin ağzından köpük gelmesinin nedeni nedir? Aslında köpük gelmesinin pek bir anlamı yok, o esnada bir ifrazat oluyor, yutkunma hareketini o an yapamadığı için tükürüğü dışarı atmaya çalışıyor. Diğer nöbet türlerinden bahsedebilir misiniz? En çok görülen bir diğer nöbet türü Dalma Nöbeti dir.kişi sizinle konuşurken aniden donma, konuşmayı yarım bırakma, boş bakma şeklinde kendini gösterebilir veya bu boş bakmanın yanında hasta üstünü başına düzeltme hareketi yapıyormuş gibi davranabilir. Üçüncü en sık görülen nöbet türü de sıçrama nöbetleridir. Genellikle kişi sabah uyandığında ortaya çıkar. Aileler bu nöbetleri pek önemsemezler. Bizim çocuk hep böyle sakar, sabah böyle oluyor ama gün içinde başka olmaz tarzı yaklaşımlar olur. Bir zaman sonra sıçramalar, kasılmalı çırpınmalı nöbetler şeklinde görülmeye başlanır. Bir artçı deprem gibi düşünülmeli. Önlem alınmadığında giderek kasılmalı çırpınmalı nöbete dönüşebilir. Tedavisi nasıldır? Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, hastaların %70 i ilaçla tedavi edilebilmektedir. Geri kalan hastaların %10-15 arasında ameliyat şansı var ve ameliyat ederek tedavi ediyoruz. Bunun dışında ketojenik diyet denilen özel bir diyet var. Bir diğer yöntem de pil uygulamasıdır. Çeşitli şekilde piller var. Boyuna takılan, beynin içine takılan piller var. Bu yöntemlerin hepsi epilepsinin tedavisinde kullanılan yöntemlerdir. Epilepsi hastaları etrafındaki kişilerle hastalıklarını paylaşmalılardır ki acil durumlarda hızlı müdahale edilebilsin. Hasta yere düştü ve kasılmaya başladı. Orada yapılacak tek şey başını sağ veya sol tarafa doğru çevirip yan yatırmaktır. Kriz geçiren kişinin gövdesini çevirmek zor ise en azından başını bir tarafa çevirmek gereklidir. Bunu yapmaktaki temel amaç hastanın kusma ihtimaline karşılık, sıvının vücuttan kolaylıkla atılmasıdır. Aksi takdirde kusmuk akciğerlere kaçabilir. Bu durumda akciğerde iltihap oluşacak ve tedavisi en az bir ay sürecektir. Bunun yapılma sebebi ise dişlerin dili ısırmasını ve kanamasını önlemektir. Burada önemli olan nokta hastanın ağzına sert bir cisim (kalem,kaşık) sokulmamasıdır. Kriz geçiren bazı hastaların ağzından gelen sıvıda bazen kan görülebilir çünkü dişler dili ısırmıştır. Belirtilen bu direktifleri yerine getirdikten sonra hastaya müdahale etmemek gerekiyor. Dışarıdan birisi kasılmayı önlemeye çalıştığında kemik kırık-çıkıkları oluşturabilir. Son olarak önerileriniz nelerdir? -Epilepsi teşhisi almış kişilerin ilaçlarını düzenli kullanması gerekir. Hastalar ilaçlarını asla kendi kafalarına göre kesmemelidir. Kesildiğinde nöbet koması denilen arka arkaya devamlı nöbet geçirme riski artar. Epilepsi ilaçlarının dozları yavaş arttırılır ve ilaç kesilirken de yavaş yavaş bırakılır. Diğer yanlış bilinen bir konu ise Her epilepsi ilacı her epilepsi nöbetine iyi gelir anlayışıdır. Aksine epilepsi ilaçları doğru nöbet tipine göre verilmezse nöbetleri arttırabilir. -Uyku düzeni çok önemlidir. Uykusuzluk veya normalden az uyuma nöbet riskini arttırabilir. Epilepsi hastaları uyku düzenlerine çok dikkat etmeli ayrıca dengeli beslenmeye önem vermeli. Uzun süreli aç kalmak yine tehlikeli sonuçlar doğurabilir. -Bazı hastaların ışığa duyarlı epilepsileri vardır. Bu sebepten ev dışına çıkarken koyu renkli gözlükler ve şapka kullanmaları gerekiyor. -Işığa duyarlı epilepsisi olan hastaların televizyon seyrederken, ekranın diagonal boyutunun en az 3 katı kadar mesafeden seyretmesi ve disko gibi ani yanıp sönen ışıkları olan yerlerden kaçınmaları gerekmektedir

10 Engin Altan Düzyatan: Yemeklerimi sefer tası usulü evden getiriyorum!

11 Fiziği, oyunculuğu ve kendine özgü ses tonuyla beğeni toplayan Engin Altan Düzyatan ile başrolünü üstlendiği Diriliş Ertuğrul dizisinin setinde bir araya geldik. Türkiye nin en popüler oyuncularından olmasına rağmen mütevazı kişiliği ile dikkat çeken yetenekli oyuncu, spor ve sağlık konusunda oldukça titiz bir yaşam sürüyor. Çocukluğundan bu yana sporun birçok dalıyla ilgilenen tecrübeli oyuncu, Ben sporu bir yaşam biçimi olarak görüyorum. Düzenli spor yapmanın sadece vücuda değil, ruha ve beyne de çok faydalı olduğunu düşünüyorum diyor. Düzyatan, evlendikten sonra neredeyse tüm besinleri organik tüketmeye başladığını belirterek, Çocukluğumdan kalan tat ve kokuları tekrar hissetmeye başladım. Artık yemeklerimi sefertası usulü evden getiriyorum. Ağırlıklı olarak yeşil çay gibi bitkisel çaylar tüketiyorum diyor ve ekliyor: Sağlığımı düzenli ve kaliteli beslenmeme borçluyum Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Oyunculuğa nasıl başladınız? Dokuz Eylül Üniversitesi Oyunculuk mezunuyum. Tiyatro yapmaya 15 yaşında lisede başladım. Liseden sonra da profesyonel oyuncu olmaya karar verdim. Üniversitede aldığım oyunculuk eğitimin sonrasında çok da planlamama rağmen bir şekilde yolum İstanbul a düştü. Burada televizyon dizileri ile başlayan meslek hayatım daha sonra tiyatro ve sinema ile devam etti. Yoğun bir çalışma ve set programınızın olduğunu biliyoruz? Bu yoğunluk içerisinde nasıl besleniyorsunuz? Ağırlıklı hangi besinleri tüketiyorsunuz? Ben genel olarak protein ağırlıklı beslenen birisiyim. Güne sağlam bir sabah kahvaltısı ile başlarım. Kahvaltımda mutlaka 2-3 yumurta yerim. Sarısından daha ziyade beyazını tüketirim.sarısının sadece tat anlamında bir katkısı oluyor. Protein anlamında bir etki yaratmadığı için genelde beyazından yapılmış omleti tercih ediyorum. Ama menemen tarzı bir yemek varsa sarısını da yiyorum tabi. Kahvaltı en ağırlık verdiğim öğün olduğu için enerji verebilecek her tür gıdayı yiyorum. Peynir, zeytin, domates, salatalık ve balı her sabah mutlaka tüketirim. Hiç diyet yaptınız mı? Sizce ideal bir diyet nasıl olmalı? Hiçbir zaman zaman diyet yapmadım. Daha doğrusu hiç diyet yapmaya ihtiyacım olmadı. Çünkü her zaman yediklerime dikkat eden, kilo almamaya özen gösteren birisi oldum. Ben şahsen gereksiz kilo almanın hem vücudu hem de beyni yorduğunu düşünenlerdenim. Bu yorgunluk zaman içinde birçok ciddi hastalığa zemin hazırlıyor. Bu nedenle kilo konusunda gerektiğinden çok daha dikkatliyimdir. Mesela ömrüm boyunca hiçbir zaman gece yemek yeme alışkanlığım olmamıştır. Bu konuda katı prensip sahibiyim. Yatmadan 2-3 saat önce yemek yemeyi bırakırım. Akşamları ağırlıklı hafif bir beslenme alışkanlığım vardır. Düzenli meyve ve sebze yemeye dikkat ederim. Sabah ve öğlen yemeğinde yüklü protein ve salata ağırlıklı bir beslenme alışkanlığım var. En hafif öğünümü genelde akşam saatleri tüketiyorum. Evlendikten sonra eşim Neslişah ın sayesinde bu konuda daha da dikkatli beslenir hale geldim. Kendisinin organik ürünler satan bir firması var. Bu nedenle biz evimizde tamamen organik besleniyoruz. Evimde tükettiğim yumurtamdan tavuğuma, ekmeğimden, sebzelere hatta çerezlerime kadar her şey organiktir. Tabi sette öyle olmuyor. Set ortamı maalesef stresli ve zor bir yerdir. Elinizi kolunuzu ne yapacağınızı bilemezsiniz. Sürekli size çay getirirler. Ben günde bardak şekersiz çay içiyorum. Ara sıra eşim yanıma yeşil çay koyuyor. Bari kendine yeşil çay yaptır diyor. Aslında son zamanlarda öğlen yemeklerini de kendim getiriyorum. Bir şekilde ısıttırıyorum ve öğlen yemeğimi de kendim yiyorum. Organik beslenmenizin vücudunuzda yarattığı bir fark oluyor mu? Organik beslenmeye başladıktan sonra çoğu gıdanın vücudumda oluşturduğu hazımsızlık hissi kayboldu. Yumurtanın, domatesin, salatalığın çocukluğumda kalan o eski gerçek kokusunu alabilir duruma geldim. Şimdi evimizde yardımcımız tavuğu düdüklü tencereye 3 saat önceden koyuyor. Zira pişmesi düdüklüde bile en az 2-3 saat alıyor. Ama normal şarküteriden aldığınız tavuk yarım saatte parçalanacak kadar pişiyor. Gerçekten organik çok farklı bir olaymış. Çocukluğumda annem mutfakta salatalık domates soyduğunda kokusu oturma odasına kadar gelirdi. Ama artık o kokular yok maalesef. Biz büyüdükçe hiçbir şeyin kokusunu alamamaya başladık.

12 Peki sizce sorun nerede? Sorun bizim burnumuzda değil tabi ki yediğimiz gıdalarda. Şu an ülke olarak birçok sebzenin, meyvenin köklerini, tohumlarını yurt dışından ithal ediyoruz. Maalesef bu tohumlar genetiğiyle oynanmış tohumlar. Bir kez size tohum veriyor, bir daha vermiyor. Buna göre kurgulanmış bir üretim anlayışı var. Şimdi normal bir tohum olsa böyle bir şey olabilmesi mümkün olur muydu? Bir meyve-sebze tohum vermiyorsa ya da veremiyorsa burada bir problem var demektir. Demek ki kimyevi olarak bir şey yapıldı ki tohumun tohum vermesi engellendi. Benim anneannemler köyde yaşarlardı. Biz hafta sonları kendilerinin ziyaretlerine giderdik. O zamanda serada salatalık yapılırdı. Şimdi de yapılıyor. Ama şimdi biliyorum ki serada yapılan salatalıklar kabak tohumundan üretiliyor. Çok ilginç bir durum. Ben bunu ilk defa birkaç sene önce öğrenmiştim. Düşünsenize tohumu kabak olan bir ürün size salatalık veriyor. Zaten çekirdeğinden de anlayabiliyorsunuz. Şekerli gıdaların zamanla bağımlılık yapıp obezite gibi ciddi sağlık sorunlarına hatta kansere sebep olduğuna yönelik çalışmalar var? Sizin şekerle aranız nasıldır? Tatlıyla aram çok iyidir. Ama şekerle aram hiç yoktur diyebilirim. Mesela çayıma şeker atmam. Dışarıdan şeker almamaya çalışırım. Ama çikolataydı, tatlıydı onları yiyorum. Tabi tatlıyı çok sevmeme rağmen kontrollü bir tüketim anlayışım var. Şekerin vücuduma gereksiz enerji ve kalori yükü getirmesini istemiyorum. Onun için haftada birkaç kez tatlı yiyerek konuyu kapatıyorum. Ben de düzenli şekerli gıda tüketiminin birçok hastalığı tetikleyebileceğini düşünenlerdenim. Özellikle bağımlılık yaratacak kadar tüketilmesinin genetik yatkınlığı olan insanlarda, çeşitli hastalıklara sebebiyet verebileceğine inanıyorum. Günde kaç saat uyuyorsunuz? Bizim maalesef işimizle doğru orantılı olarak istediğimiz düzende bir uyku uyuma imkanımız olmuyor. Ne olursa olsun geç yatmak zorunda kalıyoruz. Mesela benim bugün burada setim saat 2 den önce bitmez. 2 de setiniz bittiğinde yarım saat toparlanıp eve gitmek 2 buçuğu buluyor. Eve gider gitmez de hemen yatamıyorsunuz. Biraz bir şeyler okudun, bir 15 dakika televizyonu açtın haber seyrettin derken bir bakıyorsunuz en az 1 saat daha geçmiş. Tabi o vakti de kendinize ayırmazsanız yaşadığınızı anlayamıyorsunuz. Sadece çalışmak için yaşıyormuşsunuz gibi bir durum ortaya çıkıyor. Dolayısıyla uyku konusunda istediğim düzeni sağlayabilmek pek mümkün olamıyor. Ama şunu yapıyorum, öğlen yemekleri arasında bir yarım saat kestiriyorum. Bizim öğlen yemek aramız 1 saat oluyor. Genelde yarım saatte yemeği yiyip geri kalan yarım saatte karavanda kestiriyorum. Peki spora vakit bulabiliyor musunuz? Ne tür sporlarla ilgilisiniz? Ben düzenli spor yapan birisiyim. Hayatımın her döneminde aksatmadan mutlaka sporun bir dalıyla ilgilendim. Gençliğimde çok sıkı bir yüzücüydüm. Bu alışkanlığımı uzun yıllar devam ettirdim. Ortaokul ve lisedeyken profesyonel olarak voleybol okul takımındaydım. Üniversiteyken masa tenisi takım kaptanıydım. Son yıllarda da 4-5 yıl boksla ilgilendim. Kite surf yapıyorum. Hala düzenli bir şekilde kışları kayıyorum. Tenis ve pinpon oynuyorum. Ama diğer yandan da düzenli spor salonuna gidip fitness yapıp ağırlıkta çalışıyorum. Bu bakımdan spor anlamından iyi bir noktada olduğumu söyleyebilirim. Geçmişte çok isteyip de yapamadığınız bir şey oldu mu? Yok çok şükür. Şunu çok yapmak isterdim ama yapamadım dediğim bir şey olmadı. O konularda maşallah şanslı birisiyim. Çok gezdim, mesleğimde iyi bir noktaya geldim. Yaşım 35 olmasına rağmen Avrupa da gezmediğim ülke kalmadı desem yeridir. Danimarka ve İsveç hariç bütün ülkeleri gördüm.

13 Tabi gezmenin sonu yok. Bu anlamda gezmeyi seven birisi olduğum için bu yönde organizasyonlar yapmayı eğlenceli buluyorum. Ama tabi çok da bir acelesi yok. Bundan sonraki yaşamımda Allah ömür verirse yavaş yavaş düzenli bir şekilde dünya ülkelerini gezmeyi planlıyorum. Eğer oyuncu olmasaydınız, şu an ne yapıyor olurdunuz? Çocukluğumda savaş pilotu olmayı istiyordum. Ama bir film çektim, Anadolu Kartalları diye ve orada bir pilotu oynadım. Gerçekten de bir F16 savaş uçağının içinde uçtum. Aslında neredeyse bu hayalim de gerçekleşti diyebilirim. Ama benim için çocukluktan bu yana en kutsal mesleklerden biri doktorluktur. Zira işin sonunda kurtarılmayı bekleyen bir hayat var. Mesela şu anda benim yaptığım iş eğlence sektöründe var olan bir iş. İnsanları belki güldürebiliyor, günlük dertlerinden uzaklaştırabiliyorsak iyi bir tarafımız olabilir. Ama doktorluk bambaşka bir meslek. İnsanların hayatlarında en önem verdikleri şeye, sağlıklarına yönelik planlamalar yapıyorsunuz. Bence çok ulvi, manevi tatmini çok yüksek olan bir iş. Ben şahsen doktor olmayı çok isterdim. Uzun süredir sigara kullandığınızı biliyoruz. Bırakmayı düşünüyor musunuz? Sigarayı bırakıyorum. Bu hafta doktordan randevu aldım. Uzun yıllardır içtiğim için yardım almadan bırakmam çok güç maalesef. Çok küçük yaşta başladım. İki kez birer yıl bıraktım. Ama sonrasında tekrar başladım. Sağlık Bakanlığı nın sigara konusundaki çalışmalarını takdir ediyorum. Kapalı alanlarda içilmemesinin çok çok doğru bir karar olduğunu düşünüyorum. Eskilerde şehirlerarası otobüslerde, uçaklarda sigara içildiğine şahit olan birisiyim. Şu an bize çok ütopik bir şey gibi geliyor ama maalesef böyleydi. Bu konuda son yılda Türkiye olarak çok ciddi mesafe katettik. Gelecek nesillerin selameti açısından sigaranın ne kadar önemli bir konu olduğunu şimdilerde çok daha iyi anlıyorum. Tabi ki ölüm kaçınılmaz. Allah ın emri. Tabi ki bir gün biz de o yola gireceğiz. Ama bir o yola bedenin ve ruhun sağlamken gitmek var. Bir de nefes alamayıp, öksürerek, acılar çekerek daha başka türlü girmek var. O yüzden bu seçim elimizdeyken bunu değerlendirmemiz kullanmamız gerekiyor. Bu nedenle sigarayı bırakmaya kararlıyım. Bizimle, mesleğinize ilişkin ilginç bir hatıranızı paylaşabilir misiniz? Kışın dizi çekiyoruz Mardin Midyat ta. Eksi 3 derece dışarısı. Senaryo gereği aşık olduğum kızın yanına gitmem gerekiyor. Dağılmış bir ruh haliyle evimden gömlekle dışarı fırlıyorum. Hesapta da dışarıda yağmur yağıyor. Bir tane arazöz getirmişler bizi ıslatıyorlar. Duygusal bir sahne. Ağlamam gerek Ben arazözdeki suyu bir yedim, başladım hüngür hüngür ağlamaya. Yönetmen soruyor Gerçekten mi ağlıyorsun Evet dedim. Eksi 3 derecede suyu da yiyince elektro şok almış gibi titriyorum. Haliyle soğuktan ağzım gözüm morardı. Epey ağladım. O kadar ki gözyaşlarım donmaya başladı. Son olarak hastalara ne mesaj vermek istersiniz? Dünyada sağlıktan daha değerli hiçbir şey yok. Bence insan için en büyük varlık, sağlık. Ne maddiyat ne de başka bir şey sağlığın yerini tutmuyor. Sağlığınız olmadığı sürece hiçbir şeyin karşılığı yok. Bu beden bizlere bir emanet. Bunu unutmamak ve emanete sahip çıkmak durumundayız. Sağlığımız anlamında yaptığımız her şey çocuklarımıza, gelecek nesillere mirastır. Onların istikbali için onlara iyi genetik miras bırakmak durumundayız. Kendi sağlığımız için yapmıyorsak bile çocuklarımız için sağlıklı olmaya ve sağlıklı kalmaya özen göstermemiz gerekiyor. Ben şahsen pozitif düşünceye inanan birisiyim. Yurt dışındaki bilim adamları bir deney yapmışlar. Pirinci 2 ayrı kavanoza koymuşlar. Birine sürekli kötü söz söylemişler. Bir diğerine iyi sözler söylemişler. Bir süre sonra kötü söz söylenen pirinç kararmış ve bozulmuş. Bunun birçok örneği var. İnsanın kendini, hayatını mutlu kılması, pozitif düşünmesi çok önemli. Yani ne kadar olumlu ve aydınlık düşünürsek onun karşılığını da bir şekilde alıyoruz. Ben buradan tüm hastalarımız için Allah tan şifa diliyorum. Morallerini yüksek tutsunlar. Her zaman ümit etmek, yaşamaya azmetmek gerek. Hastalıklarını yenebileceklerine inansın ve hekimlerine güvensinler

14 DOÇ. DR. BÜLENT KADRİ GÜLTEKİN ERENKÖY RUH VE SİNİR HASTALIKLARI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ / PSİKİYATRİ KLİNİĞİ Sağlık hizmetinde şiddet ve nedenleri

15 Toplumsal yaşamda, okulda, sporda, siyasette neredeyse hayatımızın tüm alanlarında şiddet kültürüyle karşı karşıyayız. Günlük yaşamımızın bir parçası haline gelen bu durum sağlık sektöründe de sıklıkla karşılaştığımız bir sorun halini aldı. Peki şiddete neden başvurulur? Şiddet bir alışkanlık mı, yoksa bir tür psikolojik hastalık mı? Şiddeti ve gücü kutsayan bir anlayışın toplumda bu denli egemen olmasının sebebi ne? Bu soruların cevabını Doç. Dr. Bülent Gültekin verdi. Gültekin, şiddetin oldukça karışık bir davranış biçimi olduğunu kaydediyor. İnsanların şiddet uygulamasıyla ilgili çok sayıda psikolojik ve sosyolojik sebep olduğunu vurgulayan Gültekin, bu sebepleri şöyle sıralıyor: Kişilerin şiddet uygulanmasindaki psikolojik sebepler Sevgi / ilgi eksikliği İhmal Cezalandırılma Fiziksel / duygusal / cinsel istismar Hayal kırıklıkları Dışlanmışlık ve yalnızlık duyguları Özgüven eksikliği Sosyolojik sebep ve faktörler Olumsuz rol modeller Sağlıklı olmayan aile ortamı Sosyal uyumsuzluk Medyanın olumsuz etkisi Şiddet içeren programlar, filmler, bilgisayar oyunları, Ekonomik sorunlar Yetersiz eğitim sistemi Uyuşturuculara ve ateşli silahlara ulaşım kolaylığı, Şiddetin özellikle erkekler için toplum tarafından normalize edilmesi Olumsuz arkadaş grupları En sık kadın sağlık personelleri şiddete maruz kalıyor Son dönemlerde hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarının arttığına dikkat çeken Gültekin, Maalesef günümüzde hekimler ve sağlık çalışanları kendilerini güvende hissetmemektedir. Şiddet, diğer tüm çalışma alanlarına göre sağlık sektöründe çok daha fazla ortaya çıkmaktadır. Sağlıkta şiddet olayları incelendiğinde en çok sözel ve fiziksel şiddetin olduğu, en sık kadın sağlık personeli ve özellikle hemşirelerin saldırıya maruz kaldığı, saldırıların en fazla hasta yakınları tarafından gerçekleştirildiği görülmüştür. Saldırıyı gerçekleştirenler ise daha çok erkek, psikiyatrik sorunu olan ya da alkol/ madde kullanan kişilerdir. Çalışmalar sağlıkta şiddetin en çok acil servis, birinci basamak ve psikiyatri poliklinikleri ve servislerinde olduğunu göstermektedir. Sağlıkta şiddet nedenleri konusunda yapılan araştırmalar şiddete başvuran kişilerin çoğunun bunu bir kültür olarak benimsediğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte hasta ve yakınlarına ait faktörler, sistemle ilgili sorunlar, sağlık çalışanlarıyla ilişkili faktörler, medya, meslektaş vb. durumlarda şiddet konusunda belirleyici olabiliyor bilgisini veriyor. İstesek de istemesek de şiddet kültürü diye bir kavram var Doç. Dr. Bülent Gültekin konu hakkında şunları söylüyor: Çocukluktan itibaren sorunları şiddet kullanarak çözme alışkanlığının pekiştirilmesi, gençlerin televizyonda her gün onlarca şiddet sahnesi seyrederek yetişmeleri, toplumda, gücü kutsayan değişim, genel olarak sorunları açıklıkla konuşma, dinleme ve empati alışkanlığının pek olmaması bu kültürü beslemektedir. Hasta ve yakınlarına ait pek çok faktör şiddeti körüklüyor Hasta ve yakınlarının hastalık, sakatlanma veya ölüm olayı nedeniyle, kaygı, öfke, gerginlik, endişe, bitkinlik vb. olumsuz duygular taşıyor olmaları ve beraberinde karşılanamayacak aşırı istekte bulunmaları bu durumu daha da körüklüyor. Bu anlamda hastaların eğitim düzeylerinin düşük olması, beklentilerinin yüksek olması, alkol veya madde kullanıyor olmaları, psikiyatrik sorunlarının olması önemli risk faktörleridir. Sağlık çalışanları çok ciddi bir iş yükü ile karşı karşıyalar Sağlık çalışanlarının aşırı iş yükü ve olumsuz çalışma koşulları, izin ve tatil yapamama, sık ve yoğun geçen nöbetlerin ertesinde çalışmaya devam etmeleri; polikliniklerde günde hastaya bakmak zorunda kalmaları gerekli özen ve ilgiyi göstermelerini engelleyen bir tükenmişlik sendromu yaratmaktadır. Sağlık hizmetinin sunumundaki organizasyonel sorunlar, uzun bekleme süreleri, sağlık kurumlarının uyulması gereken kuralları, ödeme zorlukları vb. faktörlerde sağlıkta şiddetin oluşumuna katkı yapmaktadır.

16 Şiddet olaylarında medyanın rolü küçümsenemeyecek kadar büyük Hasta ve hasta yakınlarının son yıllarda hekimlere ve sağlık çalışanlarına karşı negatif duygularla dolu ve çok öfkeli oldukları görülmektedir. Bu negatif algıda hergün hastanelere, hekimlere başvurup ihtiyacı olan hizmetini alıp, sağlığına kavuşan ve hekimlere, sağlık çalışanlarına teşekkür eden, dua eden, memnuniyet besleyen milyonlarca hastaları görmezden gelerek, sadece kötü / olumsuz örnekleri ve sonuçları gündeme taşıyan medyanın önemli rolü bulunmaktadır. Hasta ve yakınları çok yüksek bir beklenti içindeler Burada hasta ve yakınlarının hekimlerden yüksek beklentilerinin de hekime yönelik şiddetin önemli nedenlerinden biri olduğunu vurgulamak gerekiyor. Bireylere ölen veya iyileşmeyen her hastanın sorumlusunun hekim veya sağlık çalışanları olmadığı; bazı hastalıkların uygun tedaviye / müdahaleye rağmen iyileşmeyebileceği ve ölümle sonlanabileceği; hekimlerin de hasta olduğu, öldüğü, dolayısıyla hekimin ölüme çare olmadığının vurgulanması, sıklıkla anlatılması gerekiyor. Şiddete uğrayan sağlık çalışanları psikolojik travma ile karşı karşıyalar Çalışmalar şiddete maruz kalan hekimlerin ve sağlık çalışanının duygusal (stres, korku, üzüntü, öfke, hayal kırıklığı, anksiyete, utanç) fizyolojik (uyku bozukluğu, iştah değişiklikleri, başağrısı, yorgunluk) işle ilgili performans değişiklikleri (üretkenlik kaybı, işten ayrılmayı düşünme, tükenmişlik sendromu) ilişki sorunları (aile, iş ve arkadaş ilişkileri) ve bazı psikiyatrik sorunlar yaşadıkları ve bir kısır döngüyle hizmet verdiğini ortaya koyuyor. Bu durum hastalar tarafından ilgilenilmiyor algısına sebep olabilmektedir. Sağlık hakkımız ve sorumluluklarımız konusunda eksiklerimiz var Hasta ve yakınları, hakları kadar sorumlulukları olduklarını göz ardı etmemelidir. Maalesef hastalar randevuya uyma, sırasını bekleme, acil ve tıbben durumu ağır olguya öncelik tanıma, sağlık çalışanlarına karşı saygılı olma, hastanede uygulanan kurallara uyma, riskleri kabullenerek onam verme vb. konularda duyarlı olmamaktadırlar. Sağlık ve şiddet kelimeleri yan yana bile gelmemeli Şiddet ve sağlık kelimelerinin yanyana gelmesinin bile çok acı olduğu; amacı hastalarına yardım etmek ve onları sağlığına kavuşturmak olan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının, hasta veya yakınlarının onların hayatına kastedecek davranışlara girmelerinin anlaşılmaz bir durum olduğu düşünülmektedir. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının şiddetten uzak, güvenli koşullarda çalışmak istemeleri onların en doğal haklarıdır. Çok zor eğitimlerden geçerek hekim olunduğu, zor şartlar altında çalıştıkları düşünülürse eklenen bu şiddetle beraber nitelikli hekimliğin yapılamaz noktaya gelebileceği ve bundan sadece hekimlerin değil, hastaların ve toplumun ciddi olarak zarar göreceği bilinmelidir. Sağlıkta şiddet uygulanan hekimler ve sağlık çalışanları mesleğini bırakmayı düşünmekte, yoğun tükenmişlik sendromu yaşamakta, düşük verimle çalışmaktadır. Sağlıkta şiddet ortamının devam etmesi durumunda nitelikli sağlık hizmeti verebilecek nitelikli doktor ve sağlık çalışanı bulamama riskiyle karşı karşıya kalabileceğimiz unutulmamalıdır

17

18 PROF. DR. ÖMER KAMİL DOĞAN AVRUPAGÖZ MERKEZİ MEDİKAL DİREKTÖRÜ Sahte güneş gözlüğü kullanmaktansa hiç kullanmamak daha iyi

19 Yaz mevsiminin vazgeçilmez aksesuarı güneş gözlükleri, zararlı ultraviyole ışınlarını süzerek göz sağlığının korunmasına destek olur. Ancak, ucuz olduğu için sıklıkla tercih edilen ve yaygın şekilde kullanılan sahte güneş gözlükleri aynı işlevi görmez, aksine gözü tamamen korumasız bırakarak, körlüğe neden olabilir. Sahte güneş gözlüklerinin yarattığı büyük tehlikeye dikkat çeken Avrupagöz Merkezi Medikal Direktörü Prof. Dr. Ömer Kamil Doğan, İyi bir güneş gözlüğünün ultraviyole ışınları önlemesi gerekir. Oysa sahte güneş gözlüğü, aldatıcı bir karanlığa neden olur. Bu da gözbebeğinin büyümesine ve zararlı tüm ultraviyole ışınlarını daha çok içine çekmesine neden olur. Kısa süreli kullanımlarda göz kızarıklığına neden olan sahte güneş gözlükleri, uzun süreli kullanımda katarakt, sarı nokta, halk arasında gözde büyüyen et oluşumu olarak bilinen Pterjium, alerjik göz hastalıklarında artış ve retinada yanıklara neden olabilir. Bu nedenle gözleri korumak için sertifikalı güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Sahte güneş gözlüğü kullanmaktansa hiç kullanmamak göz sağlığı için daha yararlıdır diyor. Çocuklarda risk daha da fazla Ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için güneş ışınlarının en dik olduğu saatleri arasında güneşe çıplak gözle bakılmaması ve güneş gözlüğü takılması gerektiğini ifade eden Avrupagöz Merkezi Medikal Direktörü Prof. Dr. Ömer Kamil Doğan, Çocuklarda göz merceğinin ultraviyole ışınları süzebilme yeteneği, yetişkinlere göre daha azdır. Bu sebeple; çocukların gözlerinin zararlı ultraviyole ışınlarından korunması için her türlü önlem alınmalı, özellikle yüksek miyop varsa mutlaka güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Çocuk güneş gözlüklerinde, % 100 UV filtreli polarize camlar tercih edilmelidir. Dolayısıyla ebeveynler; çocuklara küçük yaşta güneş gözlüğü alışkanlığı kazandırmalı ve güneşin zararlı ışınlarından korunmak için sokağa çıkarken geniş kenarlı şapka takmaya özen göstermelidir bilgisini veriyor. Sertifikalı güneş gözlüğü kullanın Tüm canlılara yaşam veren güneş, dikkat edilmediği ve önlem alınmadığı durumlarda, göz sağlığını olumsuz etkileyerek, hastalıklara neden olabilir. Sertifikalı güneş gözlüğü kullanılması, göz sağlığını korumaya yardımcı olduğu gibi, kontrast duyarlılığını artırarak net görmeyi sağlar ve göz kenarındaki kırışıkların oluşmasını önler Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gerekenler: *İyi bir güneş gözlüğü zararlı ultraviyole ışınları süzebilmelidir. Kaliteli güneş gözlüklerinin birçoğu ultraviyole ışınların (UV-A ve UV-B) % 95 inden fazlasını süzerken bu oran % 99 ve daha yüksek de olabilir. *Güneş gözlüklerinin kalite belgesi ve ultraviyole ya da mor ötesi ışınları kestiğine dair bir sertifikası mutlaka olmalıdır. *Gözlük camlarının renginin ve koyuluğunun, ultraviyole ışınlarını kesme derecesiyle herhangi bir ilişkisi yoktur. Güneş gözlüğü seçimi, yüz şekline göre yapılmalıdır. Yüzü saran yanlardan ışık almayı engelleyen türdeki gözlükler tercih edilmelidir. *Polarize camlı güneş gözlükleri, ultraviyole ışınları süzerken, düz yüzeylerde oluşan ışık parlamalarını engelleyerek daha kaliteli bir görüş sağlama özelliğine sahiptir. Ancak polarize camlarla LCD ekranlara belli bir açıdan bakıldığında, ekran görüntüsü kaybolabileceği için araçlarında bu tür göstergeleri olan sürücüler daha dikkatli olmalıdır.

20 Mobil Sağlık Danışma Noktaları İstanbul un hizmetinde! İstanbul Sağlık Müdürlüğü Sağlık Danışma Noktası adı altında gezici danışmanlık hizmeti vermeye başladı. Toplumun ihtiyaçları doğrultusunda bilinç artırımı ve farkındalık oluşturmak amacıyla başlatılan çalışma, Anadolu ve Avrupa Yakasının farklı güzergahlarında devam ettirilecek. Sağlık Danışma noktasında hafta içi her gün sabah 08:30 ile 16:30 saatleri arasında hizmet verilecek. Sağlık çalışanları tarafından verilen hizmetlere ilişkin güzergah bilgileri, İstanbul Sağlık Müdürlüğü internet sayfasında yayınlanacak. Evde sağlık hizmetlerinden engelli birey raporlarının alınma şartlarına, SGK kapsamındaki estetik hizmetlerden işe giriş sağlık raporunun nasıl alınacağına kadar sağlıkla ilgili pek çok konuda danışmanlık hizmeti sunan ekipler, halkın merak ettiği birçok konuyu yerinde cevaplandıracaklar. Mobil Sağlık Danışma Noktaları ndan hizmet alan bireylere Yaşam Boyu Sağlık Hizmet Rehberi verilecek. İstanbul Sağlık Müdürlüğünün oluşturduğu rehberde bireylerin hayatlarında karşılaşabileceği sağlık sorunları ile baş edebilmesine yönelik bilgiler yer alıyor. Söz konusu kitapçık doğumdan başlayarak yaşamımızı tamamladığımız son ana kadar yararlanabilecek sağlık hizmetlerlerine yönelik bilgiler de sunuyor. Danışmanlık verilen diğer konular; Hasta Hakları Hasta Sorumlulukları Randevu Nasıl Alınır Organ Bağışı Nedir Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Göz Sağlığında Sosyal Haklar Acil Sağlık Hizmetleri Kronik Hastalıklarda Rapor Alma Evlilik Raporu Nasıl Alınır Sürücü Olur Raporu Nasıl Alınır İşsizlikte Sağlık Hizmetleri Tüp Bebek Gebe İzlem Zamanları Lohusalık Sağlam Çocuk İzlem Ergen Sağlığı Kadın Sağlığında Menopozun Yeri Andropozun Tanımı İstanbul İli Bakım Evleri Cenaze Defin Resmi İşlemleri

21

22 UZM. DYT. ELİF TUĞBA ÇİLİNGİR İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ Sağlıklı bir Ramazan için 11 altın öneri

23 Yaz sıcaklarının iyiden iyiye kendini hissettirdiği Ramazan ayında doğru beslenme ve yeterli sıvı alımını sağlamak için uzmanların önerilerine kulak vermek gerekiyor. Susuzluğa bağlı olarak gelişen sıvı kaybını engellemenin püf noktası ise sahura kalmaktan geçiyor. Vücut direncinin düşmemesi ve sağlığın bozulmaması için mutlaka sahura kalkılması gerektiğini söyleyen Dyt. Elif Tuğba Çilingir, beslenme düzeninin değiştiği bu döneme yönelik şu altın önerilerde bulunuyor. 1 2 ana 2 ara öğün beslenin Onbir ay boyunca 3 ana öğün ve 2-3 ara öğünden oluşan beslenme düzenimiz Ramazan ayında değişmektedir. Ramazan ayında beslenme sahur ve iftar olarak 2 ana öğün ve iftardan sonra 1-1,5 saat aralıklarla 2 ara öğün olarak düzenlenmelidir. 2 Sahura mutlaka kalkın Sahur öğünü kesinlikle atlanmamalıdır. Çünkü kahvaltı yerine geçen bir ana öğün olan sahur öğününü atlamak tıpkı kahvaltıyı atlamak gibi metabolizmanızı yavaşlatacak ve açlık süresini uzatacağı için kan şekeri düşüklüğü ve baş ağrısı gibi sorunlara sebep olacaktır. 3 Sahurda ağır ve yağlı yemekten kaçının Sahur öğününde tüketilen ağır yiyecekler gece metabolizma hızı düştüğü için tüketilen besinlerin yağa dönüşme hızı ile birlikte kilo alma riski ortaya çıkartmaktadır. 4 Tuzlu ve baharatlı gıdalardan uzak durun Sahurda tüketilen tuzlu ve aşırı baharatlı yiyecekler gün içerisinde susuzluk hissini artıracağı için bu besinlerin tüketimine dikkat edilmelidir. 5 Lokmaları yavaş ve iyi çiğneyerek yutun Gün boyu uzun süreli açlık sonucu, yapılan en büyük hata çok hızlı bir şekilde ve fazla miktarda besin tüketilmesidir. Beynimiz doyma emrini dakika sonra verdiği için çok hızlı yemek yediğinizde doyma emri verilmeden yüksek miktarda ve enerjisi yüksek besinler tüketebilirsiniz. İlerleyen günlerde bu durum kilo artışına sebep olabilir. Bunu engellemek için yemekler mümkün olduğu kadar yavaş, küçük lokmalar halinde ve iyice çiğnenerek tüketilmelidir. 6 İftarda tüm besin gruplarını tüketin İftar sofrasında 4 ana besin grubu (süt/ yoğurt, et/yumurta/kurubaklagil, ekmek/ tahıl, sebze/meyve) içerisine giren tüm besinlere yer vermemiz gerekmektedir. 7 İftardan sonra kısa yürüyüşler yapın İftar öğününden sonra dinlenmek yada uzanmak yerine kısa mesafeli yürüyüşler sindirim sistemine yardımcı olacaktır. Aynı zamanda metabolizmanızı da hızlandıracaktır. 8 İftar ve sahur arasında sıvı tüketimine ağırlık verin Ramazan ayının yaz aylarına gelmesi nedeniyle su tüketimi daha da önem kazanmaktadır. Bir bireyin günlük su ihtiyacı 2 2,5 litre iken yaz aylarında 3 litreye kadar çıkmaktadır. Dolayısı ile iftar ve sahur arasında bir anda yüklenmeden günlük ihtiyacımız olan sıvı tüketimini karşılamayız. 9 Yemekte çok sıvı tüketiminden kaçının Yemek arasında çok su içmek mide özsuyunun sindirime yardımcı olan enzimlerin yapısını bozacağından sindirimi zorlaştırır. Yemek sırasında en fazla 1 bardak su içmek, bütün gün boş olan midenin yemeklerle zorlanmasının dışında bir de suyla sindirimi yavaşlatmasını engeller. 10 Posalı ve lifli gıdalara ağırlık verin Gün boyu süren uzun açlık kişilerde kabızlık problemine neden olabilir. Bu nedenle Ramazan ayı boyunca posalı ve bol lifli besinlerin tercih edilmesi gerekmektedir. Kabızlık sorununun yaşanmaması için yeterli sıvı tüketimi de önemlidir. 11 Sigaradan uzak durun İnsan sağlığına, özellikle solunum yolları ve kalbe sigaradan daha zararlı hiçbir madde yoktur. Ramazan ayında sigara tiryakilerinin çoğu, iftar yemeğine başlamadan hemen bir sigara yakarlar. Aç karnına içilen sigaranın zararları çok daha fazla olup, Allah korususun kalp krizine çok açık davetiye çıkarttığından yemekten önce kesinlikle sigara içilmemelidir. Şunu unutmamalıyız ki... Ramazan ayında vücudumuzun enerji ihtiyacı değişmemekte, tüm gün aç kalmamız akşam ihtiyacımızdan fazla yiyeceğimiz anlamına gelmemektedir

24 YRD. DOÇ. DR. NÜKHET İŞİTEN Bebeğinizde bu belirtiler varsa otizme dikkat!

25 Doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen karmaşık bir gelişimsel farklılık olan otizmde erken teşhisin önemine dikkat çeken uzmanlar, Erken tanı ile otistik çocuk, uygun birebir eğitim ile kendi başına bazı işleri yapabilecek hale getirilebiliyor. Bazı durumlarda da çocuk aldığı eğitim ile neredeyse bu hastalığı yok edecek düzeye gelebiliyor. uyarısında bulunuyor. Üsküdar Üniversitesi NP İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesi nden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Nükhet İşiten, otizmle ilgili şu bilgileri veriyor: Otistik çocuklarda özellikle kendini ifade edebilme, duygu ve düşüncelerini aktarabilme ya da sözel iletişim kısıtlıdır. Otistikler kendi anlam dünyalarında yaşayan çocuklardır. Otizmin Türkçe karşılığı, kendi dünyasında yaşamak demektir. Tedavi de bunun üzerine kurulur. Yani onu kendi otistik dünyasından çıkarıp hepimizin yaşadığı normal dünyaya adapte edebilmek amaçlanır. Sosyal iletişime kapalılar Yine bu çocuklarda zihinsel gelişim yani IQ ayrı bir şeydir. Yüksek de olabilir, normal de olabilir, düşük de olabilir. EQ duygusal zeka, bu çocuklarda daha kısıtlıdır. Yani sosyal iletişimi kısıtlıdır, duygusal iletişimi kısıtlıdır, zekası çok yüksek olup iyi probnoz gösteren ki bunlar üniversiteye bile gidebilirler ama insan ilişkilerinde ya da kendini ifade etmede çok zorlanırlar. Yüksek ateşli olup bunu söyleyemeyen çocuklar da vardır. Kulakları kapatma özellikleri vardır. Dış dünyaya kendini kapatıp yine kendi dünyasına girme ve dışarıdan gelen uyarıları kabul etmeme reddetme çabası görülür. En önemli belirti göz teması Bir beyin hastalığı olan otizmde erken tanının önemine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. İşiten, Erken tanı ile otistik çocuk, uygun birebir eğitim ile kendi başına bazı işleri yapabilecek hale getirilebiliyor. Bazı durumlarda da çocuk aldığı eğitim ile neredeyse bu hastalığı yok edecek düzeye gelebiliyor ancak tamamen iyileşmesi mümkün olmuyor. Burada yapılacak tek şey erken tanı ile eğitime bir an önce başlamak ve yol almak. Özellikle anne-babanın ikinci aydan itibaren bebeği çok iyi izlemeleri, otizm işaretleri taşıyıp taşımadığını gözlemlemeleri gerekiyor. En önemli belirti göz teması. Bebek başta annesi olmak üzere karşısındaki kişiyle göz teması kurmaz. Gözleriyle bir şeyi takip etmez, seslere tepki göstermez Bu belirtilere dikkat! Yrd. Doç. Dr. Nükhet İşiten, bu belirtilere karşı anne ve babaları uyardı: Göz teması kurmaz, seslenmeye tepki vermez. Kayıtsızdırlar, duymuyormuş gibi davranırlar. Taklit etmezler, oyun oynarken bir senaryo ile oyun kurmazlar. Dönen bir şeyi saatlerce takip edebilirler. Yaşıtları ile oynamazlar, annesi ayrıldığında kayıtsızdırlar. Ayak parmakları üzerinde ve kendi etraflarında dakikalarca dönebilirler. Anlamsız vücut hareketleri yaparlar. Anlamsız sesler çıkarır, aynı kelimeyi defalarca anlamsız şekilde tekrarlayabilirler. Konuşma becerileri yoktur. Sosyal gülümseme yok, sarılmazlar.

26 PROF. DR. BAHADIR GÜLLÜOĞLU MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ /GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ Meme kanserini önleyebilmek mümkün mü?

27 Meme kanserine yakalananların sayısı sadece Türkiye de değil, dünyada da hızla artıyor. Peki bu hızlı artışın sebebi ne? Kadınların korkulu rüyası haline gelen meme kanserinden korunmak mümkün mü? Bu soruların cevabını Prof. Dr. Bahadır Güllüoğlu verdi. Kadın olmanın meme kanseri için başlı başına bir risk faktörü olduğunu söyleyen Güllüoğlu, ilerleyen yaşla birlikte bu riskin artarak devam ettiğini ifade ediyor. Obezite ve hareketsiz yaşamın tüm kanserleri olduğu gibi meme kanserini de tetiklediğine işaret eden Güllüoğlu, her ay düzenli olarak yapılan elle muayenenin hayati öneme sahip olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Güllüoğlu, konu hakkında şu bilgileri veriyor: Hocam öncelikle şunu sormak istiyorum. Meme kanseri bugün dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türü. Bu denli önemli bir hastalık olan meme kanserinden korunmak mümkün mü? Evet, meme kanseri bugün ülkemizde de kadınlarda gördüğümüz en sık kanser türü. Maalesef bugünkü bilgi ve tecrübemiz ışığında meme kanserinden korunmanın yüzde yüz mümkün olmadığını söylemek durumundayız. Ancak bu konuda her geçen gün daha ileri adımlar atılıyor ve hastalığın şifrelerinin çözümlenmesi konusunda ilerleme sağlanıyor. Bu konudaki gelişmeleri bizimle paylaşabilir misiniz? Öncelikle on yıl öncesinde insan genomunun ortaya konması ile birlikte meme kanserine yol açan ya da ilerlemesini sağlayan genetik değişiklikler giderek daha fazla ortaya konuyor. Her oluşan meme kanseri genetik değişiklik sonrası ortaya çıkar. Bazı genler bu hastalıkla özellikle ilişkilidir. Gerçi bu hastalıkla ilişkili tüm genler tam olarak ortaya konmasa da bugün hastalığın tedavisinde kişiye yönelik uygulamalarda şu ana kadar rolü ortaya çıkarılmış genlerdeki değişiklikler giderek daha fazla hedef alınmaktadır. Hastalığın önlenmesinde de bu genlerin bir kısmı bize yol gösterici olabilmekte. Örneğin BRCA1 ve BRCA 2 adlı genlerdeki bazı mutasyonlar bu hastalığa yakalanma şansı yüksek olan kişileri belirleyebilmemizi sağlayabiliyor. Bunların dışında da diğer bazı genlerdeki istenmeyen değişiklikler meme kanserine yol açabiliyor. Bunları da tespit edebilmek artık mümkün. 2 memeyi almak bile kanseri yüzde yüz önlemez Bu tip genetik değişiklikleri olan kişilere ne gibi önlemler alıyorsunuz? Meme kanseri gelişme olasılığını yüksek derecede gösteren gen değişikliği olan kadınlara her iki memesinin önleyici amaçla alınması önerilebiliyor. Ancak bu ameliyat dahi meme kanserini %100 önleyemeyebiliyor. Neden? Memenin tamamı alınmıyor mu? Maalesef bu ameliyatlarda yine de geride %5 civarında meme dokusu kalabiliyor. Geride hiç meme kalmaması zaten teknik olarak mümkün değil. Bu da bu ameliyatı geçiren kadınlarda %5 de olsa bir riskin baki kalmasına yol açıyor. Bunun dışında özellikle BRCA1 ve 2 genlerindeki anlamlı değişiklikler yumurtalık kanseri gelişmesi ile de ilişkilidir. Bu nedenle yumurtalık kanserini önlemek amacı ile de her iki yumurtalığın çıkarılması da önerilebilmektedir. Yumurtalıkların alınması da meme kanseri gelişme olasılığını yarı yarıya azaltabiliyor. Östrojen ve progesteron gibi hormonların salındığı yumurtalıkların cerrahi olarak alınması ile meme kanseri gelişme olasılığı da azaltılmış oluyor. Ancak bu ameliyatın faydası sadece yumurtalıkları aktif olan menopoz öncesi kadınlarda geçerlidir. Bu ameliyat da genetik değişikliği ispat edilmiş kadınlara önerilebiliyor. Meme kanseri tedavisinde tek çözüm cerrahi girişimler midir? Bugüne kadar gösterilmiş en etkin yöntem her iki memenin birden önleyici amaçla alınmasıdır. Ancak aynı yumurtalıkların alınmasında olduğu gibi östrojen ve benzeri hormonların salınımını engelleyen ya da hormonların memeye tutunmasını engelleyen ilaçlar da söz konusu. Ağızdan alınan bu ilaçlar da meme kanseri gelişme olasılığını en fazla %80 oranında azaltabiliyor. Yani bu yöntemle de %100 korunma yine mümkün değil. Ayrıca genetik değişikliğin tipine göre de korunma oranı düşebiliyor. Bu ilaçlar arasında tamoksifen, raloksifen ve aromataz inhibitörleri yer alır. Buradaki en önemli fark ise bu ilaçlar menopoz sonrası kadınlarda da etkili olması. Genetik değişikliği olmasa ya da gösterilemese de diğer bazı yüksek risk faktörlerine sahip kadınlarda bu ilaçlar kullanılarak meme kanseri görülme riski azaltılabiliyor.

EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ. Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin

EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ. Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin Bu yayın, FSA nın (Food Standards Agency) izniyle tercüme edilmiştir. Bu kitapçık, bir GAV yayınıdır. GAV Yayın No:

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME NEDEN ÖNEMLİDİR? Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Gebelik öncesi ideal ağırlığında olan yetişkin kadınların ortalama 9-14 kg arasında (ayda 1-1,5kg)

Detaylı

Doğum Yeri 2,2 4,4 2,2 4,4 4,4 2,2 2,2 2,2 28,8 2,2 6,6 17,7 4,4 4,4 2,2

Doğum Yeri 2,2 4,4 2,2 4,4 4,4 2,2 2,2 2,2 28,8 2,2 6,6 17,7 4,4 4,4 2,2 Doğum Yeri Katılımcıların doğum yerlerine bakıldığında üçte birine yakınının (%28,8) İzmir doğumlu olduğu görülmüştür. İzmirlileri, Kars doğumlular (%17,7) ve Kütahya doğumlular (6,6) izlerken diğer katılımcıların

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı Dengeli Beslenme Yaşamımız boyunca sürekli büyürüz. Bebeklikten itibaren sağlıklı bir şekilde büyümek ve gelişmek için düzenli, dengeli ve yeterli beslenmemiz gerekir. Beslenmek yani yemek yemek günlük

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

neden az yağlı az kolesterollü diyet?

neden az yağlı az kolesterollü diyet? neden az yağlı az kolesterollü diyet? DYT-YRD07 Rev / 2 Yürürlük Tarihi / 30.12.2005 Rev Tarihi / 17.18.2012 neden az yağlı az kolesterollü diyet? Kolesterol insan vücudunda doğal olarak bulunan yağa benzer

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Besin Gidaların Yararı ve Zararı

Besin Gidaların Yararı ve Zararı Besin Gidaların Yararı ve Zararı Yiyip içtiklerinizin sağlığınızı nasıl etkilediğini, ömrünüzü uzatıp uzatmadığını ya da sizi yavaş yavaş öldürüp öldürmediğini merak ediyormusunuz. Yiyeceklerin eksi ve

Detaylı

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir.

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir. Metabolizma, bedeninizdeki kimyasal tepkimelerin toplamını ifade eden sihirli bir sözcüktür. Özellikle orta yaşlar ve sonrasında görülen kilo artışlarının, çabuk yorulma, halsizlik ve yorgunlukların başlıca

Detaylı

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr Ağacın kökü toprak İnsanın kökü EKMEK tir. 2 BİR AYDA 7-12 KG. VERMEK

Detaylı

Okul Hastalık Getirmesin!

Okul Hastalık Getirmesin! On5yirmi5.com Okul Hastalık Getirmesin! Veliler dikkat! Okulların açılması ve havaların soğumasıyla çocuklarda görülen hastalıklar da artıyor. Yayın Tarihi : 14 Eylül 2010 Salı (oluşturma : 11/21/2015)

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır.

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. Yağ dokusunun oranı; Yetişkin erkeklerde % 12 15, Yetişkin kadınlarda %20 27 arasındadır. Bu oranların

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

TC SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

TC SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TC SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ Aşırı sıcaklar çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirmektedir.sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak

Detaylı

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1. YETERLİ ve DENGELİ BESLENME. PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1. YETERLİ ve DENGELİ BESLENME. PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1 YETERLİ ve DENGELİ BESLENME PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ OKUL ÇAĞINDA BESLENME Okul çağı dönemi, büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu, besin

Detaylı

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz Diyetisyen Serap Orak Tufan İstanbul 2015 NEDEN OKULA GİDERİZ? PEKİ NEDEN YEMEK YERİZ? Hastalanmamak için Daha Güçlü olmak için Daha çabuk büyümek için Karnımızı

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ

SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK; Fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. BESLENME; Büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken

Detaylı

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ ΙV ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70013 Γ) HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK Sağlıklı bir

Detaylı

Sağlıklı bir hamilelik için izlenmesi gereken 10 adım

Sağlıklı bir hamilelik için izlenmesi gereken 10 adım http:www.babycentre.co.uk/midwives 10 steps to a healthy pregnancy (Turkish) Sağlıklı bir hamilelik için izlenmesi gereken 10 adım 1. Hamilelik sürecini erkenden planlayın ve organize edin! 2. Sağlıklı

Detaylı

ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği

ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği Diyabet Nedir? Önce Hastalığımızı Tanıyalım! Şeker Glikoz Karbonhidrat! İnsülin!

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum...

ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum... ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum... ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Ha4ada 2-3 defa kabızlığım oluyor... Kabız olduğumda fissür/hemoroid şikayetlerim

Detaylı

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI 16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ Dünya da bir yanda obeziteyle mücadele yapılırken diğer tarafta açlıktan ölme noktasına gelen insanlara

Detaylı

Diyabet ve komplikasyonlarıyla. yla mücadele uzun bir yolculuk gibidir. Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, r. Lao Tzu MÖ 600

Diyabet ve komplikasyonlarıyla. yla mücadele uzun bir yolculuk gibidir. Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, r. Lao Tzu MÖ 600 İki veciz söz s Diyabet ve komplikasyonlarıyla yla mücadele uzun bir yolculuk gibidir. Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, tek bir adımla başlamak zorundadır. r. Lao Tzu MÖ 600 Şeker Hastalığı; Ülkemizde;

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI Ekmek, diğer tahıllar ve patates Meyve ve sebzeler Et, balık ve alternatifleri Yağ ve şeker oranı yüksek yiyecek ve içecekler Süt ve süt ürünleri Sağlıklı beslenme tabağı insanların

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

Zayıflarken Yapılan 5 Hata ve Çözümleri

Zayıflarken Yapılan 5 Hata ve Çözümleri Zayıflarken Yapılan 5 Hata ve Çözümleri Ebru Pelin 10 günde 10 kilo verin... X diyetiyle bu yaza ideal kilonuzda girin... X biberi, Y kapsülü ile ayda 15 kilo verin... Bu ve benzeri iddialarla oluşturulan

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI Türkiye beslenme durumu yönünden hem gelişmekte olan, hem de gelişmiş ülkelerin sorunlarını birlikte içeren bir görünüme sahiptir. Ülkemizde halkın beslenme

Detaylı

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Hipertansiyon HT Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Neslihan Yukarıkır ve Arş. Gör. Dr. Dilber Deryol Nacar

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir.

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir. KANSER HASTALARINDA BESLENME DESTEĞİ Dengeli ve sağlıklı beslenme sadece tedavi gören kanser hastaları için değil tedavi sonrası süreçte de sağlıklı yaşamı oluşturan önemli unsurlardan biridir. Kanser

Detaylı

Prof Dr Candan Gürses İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji AD. 08 Mayıs 2014 Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi

Prof Dr Candan Gürses İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji AD. 08 Mayıs 2014 Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi Prof Dr Candan Gürses İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji AD 08 Mayıs 2014 Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi YANLIŞ İNANIŞLAR: Epilepsisi (sarası) hastalar Cinli, Perili DEĞİLDİR Akıl hastası

Detaylı

DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ HİPOGLİSEMİ (KAN ŞEKERİNİN DÜŞMESİ) Tedavi planınız kan şekerinizi hedef değerler arasında tutmada daha etkili hale geldikçe, arada sırada hipoglisemi (düşük

Detaylı

BESLENME İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ

BESLENME İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ BESLENME İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 SUNU PLANI Sağlıklı ve dengeli beslenme Temel besin öğeleri ve grupları Öğün içerikleri: Kahvaltı Fast-food ve zararları Çocuğunuzun beslenme çantası

Detaylı

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein,

DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein, DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein, karbonhidrat, yağ ve enerji ihtiyacınızı karşılayacaktır. * Bu

Detaylı

Çocukluk Çağı Obezitesi

Çocukluk Çağı Obezitesi Çocukluk Çağı Obezitesi Prof. Dr. Hilal Özcebe Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü hozcebe@hacettepe.edu.tr Çocuklarda Obezite Son yıllarda önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmesi Gelişmiş

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

5. Sınıf Fen ve Teknoloji

5. Sınıf Fen ve Teknoloji KONU: Besinler ve Dengeli Beslenme Besinlerin gerekliliği Bütün canlılar büyümek, gelişmek, ve yaşamını sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmek için beslenmeye ihtiyaç vardır. Canlılar koşmak, yürümek

Detaylı

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ İstanbul Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ Dr. Dyt. Cemile İdiz Ne yemeliyim? DİYABET Tatlı meyve yeme!! Limon şekeri düşürür

Detaylı

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir.

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir. Doğru beslenme için karbonhidrat, yağ ve proteinler belirli oranlarda belirli miktarlarda düzenli olarak alınmalıdır. Alınan kalori verilen kaloriden fazla olduğu zaman kilo alımı başlar. Her gün yenilen

Detaylı

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler Besin Grupları Doğada çok çeşitli besinler bulunmakta ve her besinin besin öğesi bileşimi farklılık göstermektedir. Besin öğelerini tek bir besinle vücudumuza almamız imkansızdır. Besin öğelerinin dengeli

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

Gebelikte Beslenme Vitaminler

Gebelikte Beslenme Vitaminler Gebelik döneminizde dengeli bir beslenme alışkanlığı edindiğinizde, sıvıyı bol miktarda aldığınızda, doktorunuzun verdiği demir içerikli preparatları düzenli olarak aldığınızda, normal sınırlar içinde

Detaylı

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME Beslenme Yetersizliğine Bağlı Sorunlar 1 PROTEİN ENERJİ YETERSİZLİĞİ Büyüme ve gelişme için gerekli olan enerji, protein, karbonhidrat, vitamin ve minerallerin yeterince alınmamasına

Detaylı

YAŞLILIKTA BESLENME VE SAĞLIK. MERSİN SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ Züleyha KAPLAN Beslenme ve Diyet Uzmanı

YAŞLILIKTA BESLENME VE SAĞLIK. MERSİN SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ Züleyha KAPLAN Beslenme ve Diyet Uzmanı YAŞLILIKTA BESLENME VE SAĞLIK MERSİN SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ Züleyha KAPLAN Beslenme ve Diyet Uzmanı Yaşlanma her canlıda görülen ve vücutta değişiklik yapan bir süreçtir Herkes bir gün yaşlanacaktır

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

Kari m ve eşi Kelly alti sonra çocuk sahi bi olmak i sti yor

Kari m ve eşi Kelly alti sonra çocuk sahi bi olmak i sti yor Kari m ve eşi Kelly alti sonra çocuk sahi bi olmak i sti yor Karim in eşi Kelly altı ay sonra hamile olmak istiyor 1. Karim in eşi Kelly altı ay sonra hamile olmak istiyor Karim in eşi Kelly hamile olmak

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI YETERLİ VE DENGELİ BESLENME Beslenme; insanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin vücuda alınıp kullanılabilmesidir.

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik 2. Ders YB 205 Beslenme İkeleri 2015 Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr BESLENME Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ)

Detaylı

İngiliz doktorlar daha sağlıklı olmak isteyenler için 30 öneri getiriyor.

İngiliz doktorlar daha sağlıklı olmak isteyenler için 30 öneri getiriyor. İngiliz doktorlar daha sağlıklı olmak isteyenler için 30 öneri getiriyor. The Independent gazetesinde yayınlanan sağlık ipuçları listesinde günde bir diş sarımsak yemek, sık sık balık tüketmek, kansere

Detaylı

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ* PROGRAMI

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ* PROGRAMI KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ* PROGRAMI Diyabet, erişkinlerde daha sık olmak üzere her yaşta görülebilen ve yol açtığı komplikasyonlar nedeniyle çok önemli bir halk sağlığı

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI GRİZİNC 15 mg / 5 ml şurup Ağızdan alınır. Etkin madde: Her 5 ml şurupta 15 mg çinkoya eşdeğer 66 mg çinko sülfat heptahidrat bulunur. Yardımcı maddeler: Şeker (sükroz), gliserin, nipajin

Detaylı

Diyabette Beslenme. Diyabet

Diyabette Beslenme. Diyabet Diyabette Beslenme Diyabet BR.HLİ.044 Diyabet Hastası Nasıl Beslenmeli? Halk arasında şeker hastalığı olarak adlandırılan diyabet, düzenli beslenme programı gerektirir. Düzenli ve bilinçli bir beslenme

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ. Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü

21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ. Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü 21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü 1 OKULDA DİYABET PROGRAMI www.okuldadiyabet.org DİYABET VE OBEZİTE 2 KAN ŞEKERİ, İNSÜLİN VE DİYABET

Detaylı

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ KOAH VE EGZERSİZ KOAH kalıcı nefes darlığı ile kendini gösteren, geri dönüşü olmayan bir akciğer hastalığıdır. Sigara ve cevre kirliliği gibi faktörlerin etkisiyle hasta sayısı hızlı bir şekilde artmaktadır.

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy YENİ BİR YIL YENİ BİR SİZ Kendimizde dahil, birçok kişi, yeni bir yıla birçok yeni kararla başlar.

Detaylı

KOLOREKTAL KANSERE DUR DEMENİN 12 YOLU

KOLOREKTAL KANSERE DUR DEMENİN 12 YOLU KOLOREKTAL KANSERE DUR DEMENİN 12 YOLU Kolorektal kanseri engellemek için benimseyeceğiniz yaşam biçimi kalbinize yardım etmek için benimsemeniz gereken yaşam biçimiyle birebir örtüşüyor. Yani bir yandan

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

Menopozda Öz-bakım. Doç.Dr.Nevin Hotun Şahin İ.Ü Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi

Menopozda Öz-bakım. Doç.Dr.Nevin Hotun Şahin İ.Ü Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Menopozda Öz-bakım Doç.Dr.Nevin Hotun Şahin İ.Ü Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Yapılan araştırmalar, kadınların menopozun ne olduğunu, bedenlerinde meydana gelen değişikliklerin

Detaylı

SORULAR / CEVAPLAR. 2 metabolic balance ile kilo nasıl dengeleniyor?

SORULAR / CEVAPLAR. 2 metabolic balance ile kilo nasıl dengeleniyor? SORULAR / CEVAPLAR 1 nedir? kilo düzenleyici metabolizma programıdır. Bu program doktorlar ve beslenme uzmanları tarafından geliştirilmiştir. Bu program yardımıyla yeme içme alışkanlıklarınız sağlıklı,

Detaylı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi KALP KRİZİ Kalp krizi (miyokard

Detaylı

HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR

HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Hedef kan basıncı değerlerine ulaşmak için başarılı bir tedaviye gerek vardır. Başarılı tedavi 2 kısımdan oluşur: 1.Yaşam düzeninin değiştirilmesi 2.İlaç

Detaylı

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı Bebek beslenmesinde 0-3 yaş arası kritik bir dönemdir. Bu dönemde annelerin her konuda olduğu gibi beslenme konusunda bebekleri için mümkün olan en 1 / 7 iyi

Detaylı

Reflü Hastaları Ne Yapmalı?

Reflü Hastaları Ne Yapmalı? On5yirmi5.com Reflü Hastaları Ne Yapmalı? Reflü hastalarının, yaşam kalitelerini yükseltmek ve daha az sorun yaşamaları için yapabilecekleri basit çözümler var. Yayın Tarihi : 11 Ekim 2011 Salı (oluşturma

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. ZİNCOPLEX 15 mg / 5 ml şurup Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her 5 ml şurupta 15 mg çinkoya eşdeğer 66 mg çinko sülfat heptahidrat Yardımcı maddeler: Gliserin, sorbitol, esans olarak raspberry

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

KANSERDE BESLENME. Önce-esnasında-sonra

KANSERDE BESLENME. Önce-esnasında-sonra KANSERDE BESLENME Önce-esnasında-sonra İYİ BESLENMENİN YARARLARI Kanser hastalığı ile savaşanlarda doğru beslenme çok önemlidir.çünkü hastalığın kendisi ve tedavi şekli iştahı çok olumsuz etkiler.kanser

Detaylı

Kanser Hastalarında Beslenme

Kanser Hastalarında Beslenme Kanser Hastalarında Beslenme Tedavi Öncesi, Tedavi Süresince ve Tedavi Sonrası Beslenme İpuçları Uzm.Dyt.Elvan YILMAZ AKYÜZ Hedefler Sağlıklı kiloyu korumak Vücudun onarımını ve tedavisini sağlayan sağlıklı

Detaylı

Diyabette başarılı bir tedavinin temel taşı diyettir.

Diyabette başarılı bir tedavinin temel taşı diyettir. Diyabette başarılı bir tedavinin temel taşı diyettir. Diyabete ait özel bir diyet yktur. Fakat her diyabetliye özel bir diyet vardır. Diyabetliye uygulanacak diyet; diyabetlinin kilsuna, byuna, yaşına,

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ?

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? Kalsiyum bir çok kişinin bildiği gibi kemik ve dişlerin yapı, oluşum ve sürdürülmesinde temel bir gereksinimdir. Kemik erimesini azaltmada yardımcı

Detaylı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı Sporcu Beslenmesi Ve Makarna Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı BESLENME Genetik yapı PERFORMANS Fiziksel kondisyon Yaş Cinsiyet Yaş Enerji gereksinimi Vücut bileşimi

Detaylı

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar üretir. Bunların başında insülin gelmektedir. İnsülin, pankreastan

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. KULLANMA TALİMATI ZADİTEN 1 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. Yardımcı maddeler: Magnezyum stearat, mısır nişastası,

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR TEHLİKELİ YOLCULUKLAR Maun masanın sahibi, ciddi bakışlarını üstümden çekmiyordu. O izin verse ben de gözümden birkaç damla yaş çıkmasına izin verecektim. Doktorumun karşısında oturmuş, son sözlerini kavramaya

Detaylı

n lf o o d p l a Bu metnin Türkçeye çevirisi Pınar Enstitüsü'nün desteği ile gerçekleştirilmiştir.

n lf o o d p l a Bu metnin Türkçeye çevirisi Pınar Enstitüsü'nün desteği ile gerçekleştirilmiştir. g olf or w. coo n lf o o d p l a et. g or co w w et. ww w.efa d.o rg.eufic.org w ww Bu metnin Türkçeye çevirisi Pınar Enstitüsü'nün desteği ile gerçekleştirilmiştir. Bisiklet sürmeyi öğrendiğin zamanı hatırlıyor

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

Tavsiyelerimizi mutlaka dikkate alırsanız hızlı bir şekilde sağlıklı yaşam sürdürebilecek ve aynı zaman da sağlıklı diyet uygulayabileceksiniz.

Tavsiyelerimizi mutlaka dikkate alırsanız hızlı bir şekilde sağlıklı yaşam sürdürebilecek ve aynı zaman da sağlıklı diyet uygulayabileceksiniz. Zayıflamak isteyen her bayan öncelikli olarak görünümünü değil sağlığını düşünmelidir. Zayıflamak için dünya genelinde bir çok yöntem geliştiriliyor. İlaçlar, kapsüller ve bir çok diyet programı kadınların

Detaylı