BAĞIMLILIK. Alkol ve madde bağımlılığı Alkol sigara beyinde küçülmeye yol açıyor Sigarayı nasıl bırakabilirim Davranışsal bağımlılıklar

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BAĞIMLILIK. Alkol ve madde bağımlılığı Alkol sigara beyinde küçülmeye yol açıyor Sigarayı nasıl bırakabilirim Davranışsal bağımlılıklar"

Transkript

1 32 BAĞIMLILIK Alkol ve madde bağımlılığı Alkol sigara beyinde küçülmeye yol açıyor Sigarayı nasıl bırakabilirim Davranışsal bağımlılıklar Sağlık Çalışanlarına Yönelik Artmış Şiddet Viral Hepatitler, Tehlike Geçmiş Değil Uçuş; Her İnsan Arınmak İster Tarihi Bugüne Taşıyan Şehir; Prizren

2

3 ED TÖR DEN Sağlıkta Nabız Dergisinin Değerli Okurları, Prof. Dr. Ömer Faruk AKINCI Dergimizin bu sayısında dosya konusu olarak tütün, alkol ve madde bağımlılığı başta olmak üzere genel olarak bağımlılıkları ve kötü alışkanlıkları irdelemeye çalıştık. Hem bireysel olarak hem de toplum sağlığı açısından konunun son derece önemli olduğunu takdir edersiniz. Bireysel olarak nice bedenleri ve ruhları kendine esir eden sigara, alkol ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı maddeler üzerinde ne kadar çok durulursa yeridir. Belki de bireysel olarak tam bağımsız ve toplum olarak da tam özgür hale gelmemizin önündeki en önemli engel kötü alışkanlıklarımızdır. İnsani özelliklerimizin ön plana çıkabilmesi, özümüzdeki güzelliklerin dışa yansıyabilmesi, bizi diğer varlıklardan üstün ve farklı kılan yönlerimizin görünür hale gelmesi ancak ruhlarımızı ve duygularımız esir alan, körleştiren, kabalaştıran ve adeta bizim insani özelliklerimizi baskılayan kötü alışkanlıklarımızdan sıyrılmamızla mümkün olabilir. Kendimizi bu kötü alışkanlıklardan sıyırabildiğimiz ve bedenimizi, ruhumuzu ve kalbimizi iyi ve güzel alışkanlıklarla donatabildiğimiz ölçüde hem kendimiz hem de ailemiz ve toplum için verimli ve faydalı hale gelebiliriz. Aslında koruyucu sağlık hizmetlerinin de, eğitimin de en temel görevlerinden biri bu olmalıdır. Böylece her aşamada ve her dairede her birimize düşen önemli görevler olduğunu bir kere daha hatırlatmaya çalıştık. Elbette zorla, baskıyla, başkalarının hayatına müdahale ederek değil; bilgilendirmeyle, eğitimle, yol gösterme ve iyi alternatifler üreterek yapılmalıdır bu görev ve sorumluluklar. Zor, baskı ve yasak çoğu kez yetersiz kaldığı gibi, yol açtığı reaksiyonlarla bazen alışkanlıkların daha da derinleşmesine, pekişmesine ve yerleşmesine de yardımcı olur. Sağlıkta Nabız Dergisinin bu sayısında ayrıca sağlık çalışanlarına karşı hız kesmeden devam eden şiddet ve sebeplerini ayrı bir yazı konusu olarak yeniden ele aldık. Sebebi ve gerekçesi ne olursa olsun şiddetin bir hak arama yöntemi olarak kabul edilemeyeceğini bir kere daha vurgulamaya çalıştık. Her sayımızda olduğu gibi bu sayımızda da güncel sağlık sorunlarını, bize yol gösterecek yeni literatür verilerini, hastalarla hekimler arasındaki güven bunalımını, performans sisteminin getirdiği mekanik hasta yaklaşımlarını, ihmal edilen koruyucu sağlık hizmetleri ve tıp eğitimi gibi önemli gördüğümüz konuları, bazen bir yazı konusu bazen da satır aralarında işlemeye çalıştık. Özellikle koruyucu sağlık hizmetlerinin büyük bir ciddiyet, planlama ve organizayonla yeniden ele alınması gerektiğini her sayımızda bir şekilde vurgulamaya çalışıyoruz. Aslında bedenimiz ve hayatımız bize bahşedilen en önemli değerlerdir. Hayatımızın her anını iyi, güzel ve doğru bir şekilde değerlendirebilmemiz ancak onu bilerek iyi alışkanlıklarla donatmamıza bağlıdır. Bu konuda herkes kendisinden, kendi hayatından ve alışkanlıklarından sorumlu olduğu gibi her anne ve baba da çocuklarından bir ölçüde sorumludur. Her bireyin bu sorumluluklarının gereği olarak sürekli ve etkin olarak yapacağı bilinçlendirme çalışmaları bir insanın diğer insanlar için yapabileceği en kutsal ve en değerli hizmettir. Bilinmelidir ki hayat boşluk kabul etmez ve boş bırakılan veya iyiliklerle donatılmayan alanlar mutlaka kötüleriyle doldurulur. Sağlıklı ve kötü alışkanlıklardan uzak bir dünya dileğiyle. Eylül

4 İÇİNDEKİLER 32 BAĞIMLILIK 06 Alkol ve Madde Bağımlılığı Alkol ve madde bağımlılığı Alkol sigara beyinde küçülmeye yol açıyor Sigarayı nasıl bırakabilirim Davranışsal bağımlılıklar Sağlık Çalışanlarına Yönelik Artmış Şiddet Viral Hepatitler, Tehlike Geçmiş Değil Uçuş; Her İnsan Arınmak İster Tarihi Bugüne Taşıyan Şehir; Prizren Alkol: Bile Bile Lades! Alkol ve Sigara Beyinde Küçülmeye Yol Açar Tütün, Alkol ve Kanser İlişkisi Alkol ve Tütünün Diş Üzerindeki Etkisi 29 Sigarayı Nasıl Bırakabilirim? 32 Sigarayı Bırakmak mı İstiyorsunuz? Eczacınıza Danışın. 34 Davranışsal Bağımlılıklar 2013 Say İyi Alışkanlıklar Literatürden Seçmeler Alkol Ömürümüzden Kaç Yıl Çalıyor? Eylül

5 50 Sağlık Çalışanlarına Yönelik Artmış Şiddet Sağlığınız İçin Mobil Uygulamalar Menisküs Yırtıkları Burada karşılaştığım insanlar tanıdık geliyordu. Nereden tanıdığımı bilmiyordum ama bu yakınlık acılarına ortak ediyordu beni. Sa l kta Nab z Aktüel ve Sosyal T p Dergisi 2013 / Say : 32 ISSN stanbul Sa l k Mensuplar Derne i Ad na SAH B ; Opt. Dr. Ahmet Seyfi GÖZAYDIN YAZI filer SORUMLUSU Yrd. Doç. Dr. Memet IfiIK ED TÖRLER Doç. Dr. Kaz m BEfi RL Prof. Dr. Ömer Faruk AKINCI ED TÖR YARDIMCILARI Prof. Dr. Zekeriya AKTÜRK Prof. Dr. Abdülkadir KOÇER Kendimize de Reçete Yazabilsek Eğitim Günleri Artık Nabız ın Kendi Evinde Masfed Kültür Akşamları Başladı Viral Hepatitler, Tehlike Geçmiş Değil Ön Çapraz Bağ (ÖÇB) Yırtıkları Milli Mücadele Romanları Uçuş; Her İnsan Arınmak İster 58 Bir Anı 66 İletişim Kazaları Senkronisite ve Rektum Üstüne YAYIN KURULU Prof. Dr. Mustafa BAKIR Prof. Dr. Hüseyin BAYRAMLAR Uzm. Dr. Mustafa GÜVEL Prof. Dr. Sad k KARA Prof. Dr. Hakan ÖZHAN Doç. Dr. Mehmet ÖZKÖKEL Uzm. Dr. Saim fiend L Uzm. Dr. Murat TEK N Uzm. Dr. Ahmet Ruhi TORAMAN Yrd. Doç. Dr. Mustafa TEK DANIfiMA KURULU Prof. Dr. Recep ÖZTÜRK Prof. Dr. Hamit OKUR Prof. Dr. Fatih AKÇAY Prof. Dr. Ayten ALTINBAfi Doç. Dr. Filiz AVfiAR Doç. Dr. hsan BAKIR Prof. Dr. Ahmet ÇELEB Doç. Dr. Tuncay DEL BAfiI Prof. Dr. Ahmet DEM RKAZIK Prof. Dr. Cihangir EREM Prof. Dr. Reha ERKOÇ Prof. Dr. Hakk GÖKBEL Prof. Dr. brahim GÜLLÜ Prof. Dr. Hüsrev HATEM Prof. Dr. Fatma Tülin KAYHAN Prof. Dr. Yüksel KES M Prof. Dr. Ahmet KÜLAHLI Prof. Dr. Hakan LEBLEB C O LU Prof. Dr. Çetin ÖNSEL Doç. Dr. Ali ÖZCAN Prof. Dr. Tayyar SARIO LU Prof. Dr. Yunus SÖYLET Prof. Dr. fierif Ali TEKALAN Prof. Dr. Ümit TOPALO LU Prof. Dr. Nurdan TÖZÜN Musa UYAR BASIN VE HALKLA L fik LER Ömer YASLI GENEL KOORD NATÖR Yusuf Celal TONBUL REKLAM / TANITIM Dr. Sinan TAfiBAfi / smail ÇET N YAPIM MEDYAT F F K R SANATLARI YAYIN TÜRÜ Yayg n ve Süreli Yay n 80 Tarihi Bu Güne Taşıyan Şehir: Prizren RT BAT MERKEZ stanbul Sa l k Mensuplar Derne i Sa l kta Nab z Dergisi Libadiye Cad. Kani Karaca Sok. No: 1 Kat:3 Üsküdar / stanbul Tel: Faks: BASKI MAVİ OFSET adet bas lm flt r Gürültünün İnsan Sağlığına Olumsuz Etkileri Öğüt Mediakatür e-posta: mzal yaz lar n sorumlulu u yazarlar na aittir. stanbul Sa l k Mensuplar Derne i Yay n Organ d r. Y lda 4 say yay mlan r. Eylül

6 DOSYA EDİTÖRÜ NDEN Sağlıkta Nabız Dergisinin Değerli Okurları, Prof. Dr. İlhan YARGIÇ Bu sayımızda dosya konusu olarak bağımlılığı ele aldık. Alanında uzman olan hekim ve akademisyenler, bağımlılık yapan maddelerin zararlarını, bağımlılığın nasıl oluştuğunu ve kurtulma yollarını işleyecekler. Bağımlılık yapıcı maddelerle ilgili sorunlar gittikçe büyümektedir. Aslında bağımlılık yapan çeşitli maddelerin kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Alkol, afyon ve esrar kullanımı binlerce yıllık geçmişe sahiptir. Dolayısıyla bunlar, yeni problemler değildir. Ancak problemin niteliği, niceliği ve yaygınlığı konusunda ciddi bir artış vardır. Bugün madde bağımlılığı bütün dünyayı saran epidemik bir hastalık haline gelmiştir. Keyif almak amacıyla dünyanın belli bölgelerinde kullanılan maddeler, küreselleşme sayesinde tüm dünyaya yayılmıştır; aynı maddelerin daha saf ve dolayısıyla etkin deriveleri üretilmiştir; yeni sentetik psikotrop maddeler üretilmiştir; damar içi kullanım gibi yeni kullanım yolları geliştirilmiştir. Bağımlılık yapıcı madde türlerindeki yeni buluşlar, kullanım yollarındaki yenilikler, üretim ve dağıtım yollarındaki gelişmeler problemi çağımızda her zaman olduğundan daha karmaşık hale getirmiştir. Son yüzyıllarda madde üretim ve kullanım yolları bütün dünyaya yayılmıştır. Ulaşım ve ticaretin artması bunda önemli bir rol oynamıştır. Tütün ve daha sonra kokain Amerika kıtasından bütün dünyaya yayılmıştır. Afyon ve esrar da bunun tersine Avrupa dan Amerika ya yayılmıştır. Alkol üretimi çok eski çağlardan itibaren dünyanın hemen her yerinde bilinse de, daha konsantre ve dolayısıyla etkin alkol üretim yolu olan distilizasyon Avrupa dan dünyaya yayılmıştır. Yakarak dumanını içme Amerika kıtasından dünyaya yayılırken, enjeksiyon ile maddelerin beyne en hızlı en yüksek konsantrasyonda iletilmesi 19. yüzyıldaki teknolojik gelişim ile sağlanmıştır. Psikotropik etkisi için üretilmeyen pek çok endüstriyel madde bu amaçla kullanılmaya başlanmıştır. Benzin, aerosoller, boya bileşimleri, temizlik maddeleri, tutkal bunlar arasında sayılabilir. Belki binlerce yıldır kendi kültürlerinde belli maddeleri, belli bir sosyokültürel çerçeve içinde kullanmayı bilen insanlar, bu sayılan gelişmeler sonucunda kültürlerinin nasıl kullanacaklarını kendilerine öğretmediği yeni maddelerle karşılaştılar, önceden bilmedikleri bu maddelerin beyni çok daha fazla etkilemesinin yollarını öğrendiler. Örneğin binlerce yıldır afyonu hap şeklinde alan insanlar son bir kaç yüzyılda sigara şeklinde içmeyi, son yüzyılda da enjekte etmeyi öğrendiler, afyondan en az 10 kat güçlü olan saf eroin ve sentetik opioid türevlerini üretmeye başladılar. Bu yeni kullanım tarzı birçok yeni sağlık sorunlarına yol açarken bütün dünyada opioid bağımlılığının çığ gibi büyümesine neden oldu. Başka bir örnek de Ingiltere de 2 yüzyıl önce cin ilk üretilmeye başlandığında görülen Ingiliz Cin Epidemisi dir. Ocak

7 Son yılda çoklu madde kullanımı yaygınlaşmıştır. Alkol, esrar, opiyat ve sentetik maddelerin birkaçının birden kullanımı anlamına gelen bu durum çok ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Bu durum özellikle gençler arasında yaygındır. Çoklu madde kullanıcıları arasında suç oranları çok daha yüksektir. Bugün, Galen in Roma da 15 yüzyıl önce tanımladığı alkol problemlerinin çoğu olurken yeni maddelerin üretilmesiyle yeni problemler ortaya çıkmakta yeni sosyal çalkantılarla yeni epidemiler görülmektedir. Modern teknoloji de tabloyu karmaşıklaştırmaktadır. Binek hayvanlarının tek ulaşım aracı olduğu devirlerde sarhoş bir sürücünün verebileceği zarar oldukça kısıtlıydı. Yüksek hızlı endüstri ve tarım araçları, elektrikli aletler, gelişmiş cerrahi teknikler vb de kullanan kişilerin muhakemesi ve psikomotor koordinasyonunun tam olmaması halinde önemli zararlara yol açabilirler. Hızlı ulaşım ve yüksek mobilite, kültürel difüzyon ve dünya çapında kozmopolitan gençlik kültürünün gelişmesi ile madde kötüye kullanımının bütün çeşitleri tüm dünyaya yayıldı. Son yüzyılda toplumlar zenginleştikçe ve alkol kullanımı ile ilgili geleneksel kültürel sınırlar gevşedikçe dünya çapında alkol kötüye kullanımı artmıştır. Tütün kullanımı dünyanın her yerinde çok sayıda insanda kalp hastalığı ve akciğer kanserine neden olmaktadır. Alkol kullanımı ile ilgili cinsiyet farkı da kalkmaktadır. Erkekler geleneksel olarak kadınlardan daha fazla psikoaktif madde kullanmalarına rağmen, özellikle gelişmiş toplumlarda kadınlar her alanda eşitliğe ulaştıkça bu ara da kapanmaktadır. Benzer bir şekilde madde kullanımı geleneksel olarak yetişkinlere has iken gençler giderek daha fazla etkilenmektedirler. Başlangıçta belli bir alt kültür içinde kullanılan maddeler zamanla toplumun bütün katmanlarına yayılmaktadır. Bugün popüler kültür eğlenmeyi temel bir ihtiyaç, alkolü de eğlencenin vazgeçilmez bir parçası olarak görmektedir. Bağımlı hale gelmediği sürece, içmek doğal gibi kabul edilmektedir. Oysa bağımlılık bir kabahat değil, bir hastalıktır ve kişinin isteyerek geldiği ya da elinde olan bir sonuç değildir. Bağımlılığın gelişmesinde genetik, psikolojik, sosyal bazı yatkınlık oluşturucu etkenler söz konusu olsa da bu etkenlerin varlığına ya da yokluğuna bakarak, birey bazında, o kişinin bağımlı olup olmayacağını kestirmek mümkün değildir. Dolayısıyla alkol ya da madde kullanan her birey bağımlı olma riski taşımaktadır. Bu nedenle bağımlılığı engellemenin en etkili yolu kullanmayı engellemektir. Mücadele bağımlılıkla değil, bağımlılık yapıcı şeylerin kullanımıyla olmalıdır. Bağımlılık ise ancak tanınıp tedavi edilmeye çalışılır. Bu problemi kanuni yasaklar yoluyla halletmek mümkün değildir. En kritik nokta teşvik edilen popüler yaşam tarzıdır. Hayatın temel amacını eğlenmek ve hayattan zevk almak olarak öğreten bir kültürde, kısa vadede en büyük keyifleri veren maddelerin bu kadar yaygın olarak kullanımına şaşırılmamalıdır. Bireysel zevkler peşinde koşan ve kendini her şeyin önüne koyan nesiller yerine toplum için çalışmayı ve başkalarına yararlı olmayı görev bilen sorumlu bireyler yetiştirmeyi başardığımızda bütün bu sorunların üstesinden gelebileceğiz. Ocak

8 DOSYA Alkol ve Madde Bağımlılığı Bağımlılık hastalıktır. Hasta olmamak elimizde! Prof. Dr. İlhan YARGIÇ İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Psikiyatri Anabilim Dalı Bağımlılık Psikiyatrisi Programı Sorumlusu Madde bağımlılığı tıbbi bir hastalıktır. Her hastalığın olduğu gibi bağımlılığın da biyolojik, psikolojik ve sosyal yönleri vardır. Bağımlılık bir irade zayıflığı, kişilik bozukluğu ya da ahlak zayıflığı olarak değerlendirilemez. Genel anlamdaki iradesinin hayatın çeşitli alanlarında çok güçlü olduğu görülmüş, iyi bir kişiliğe sahip ya da ahlaklı kişiler de bir gün bağımlı olabilir. Bu konuda hiç kimsenin garantisi yoktur. Hiç kimse bu konuda kendime güveniyorum, ben madde kullanmayı denesem de bağımlı olmam deme rahatlığına sahip değildir. Bağımlılığa yol açabilen, kişinin hoşuna giden ve psikoaktif etkiler gösteren, herhangi bir yolla vücuda alınabilen her şeye madde denir. Alkol genellikle ayrı olarak belirtilse de alkol de madde kavramına dahildir. Özellikle belirtilmediği sürece madde denilen her yerde alkol ve sigara da kast edilmektedir. Bağımlılık zararlı sonuçlarına rağmen kompulsif madde kullanımı anlamına gelir. Başka bir deyişle alkol ya da madde kullanımı ile ilişkili sosyal, tıbbi, ailesel, mesleki ya da psikolojik sorunların yaşanmasına rağmen kişi alkol ya da madde kullanmaya geri döner. Bağımlı kişi kontrollü kullanımı sürdüremez (kontrol kaybı). Örneğin bir alkol bağımlısı içmeden aylarca, yıllarca durabilir ama az içmeyi kalıcı olarak sürdüremez. Yani içmeden durabilir ama az içerek duramaz. Bu nedenle bağımlıların, kullanıma ara verdikleri dönemler (alkol bağımlıları için ramazan ya da kutsal gecelerde sıktır) olabilir. Bu ara verme ya da kullanmadan durabilme, Ocak

9 o kişinin bağımlı olmadığını göstermez. Çünkü tekrar içmeye başladığında az miktarda ve seyrek içmeyi sürdüremez, miktar yine artar ve sorunlar yaşanır. Bu durum klasik anlamdaki irade ile açıklanamaz. Çünkü aynı kişi başka alanlarda çok iradeli olabilir. Bu durumu şeker (diyabetus mellitus) hastalığına benzetebiliriz. Şeker hastası 1 kilo baklava yerse komaya girebilir. Baklavayı yedikten sonra kan şekerini normal tutmak onun elinde değildir. Ancak o baklavayı yememekle sorumludur. Tıpkı bunun gibi içmeye başladıktan sonra duramamak tıbbi bir hastalıktır ve bunun gereği bu durumdaki kişinin ağzına alkolü sürmemesidir. Diğer bağımlılıklar da buna kıyas edilebilir. Alkol ya da madde kullanımı konusunda kontrol kaybı anlamındaki bağımlılık, kronik ve tekrarlayıcı bir hastalıktır, tıpkı diyabet ya da hipertansiyon gibi. Kişi bağımlı olduktan sonra bağımlı olduğu maddeyi kullanmayı bırakabilir ancak onu kontrollü olarak kullanmaya geri dönemez. Bu nedenle bağımlılık kalıcıdır, ancak kullanım durdurulabilir. Örneğin bir nikotin bağımlısı, sigara ve tütün ürünlerini bıraktıktan sonra da remisyonda bir nikotin bağımlısı dır. Bir nedenle tekrar bir tane sigara içtiğinde kısa süre sonra eski kullanım miktarına geri dönecektir. Çünkü o tek kullanım onun içindeki kullanma isteğini büyük bir kuvvetle tetikler. Yani içtikçe içesi gelir, uzak durursa vücudu yavaş yavaş onu unuttuğu için isteği gittikçe (aylar, yıllar içinde) azalır. Diyabetli bir hasta diyetine çok dikkat etse ve kan şekeri hep normal sınırlarda seyretse, hiçbir şikayeti olmasa o kişi yine de belirti vermeyen bir diyabet hastasıdır. Tıpkı onun gibi bağımlılar da bağımlı oldukları maddeyi kullanmayı kalıcı olarak bırakıp onun bütün olumsuz etkilerinden kurtulabilirler. Ancak eski hallerine dönmek istemiyorlarsa hiçbir zaman tekrar sosyal kullanıcı olmayı denememelidirler. Alkol ya da madde kullanımına bağlı sorunlar yaşayıp kullanımı bırakan ve hayatını yoluna koyan hiçbir kişi eski kötü haline dönmek için içmeye başlamaz. Bu durumdaki kişilerin tipik düşüncesi, bir süredir kullanmadığı için bağımlı olmadığını kanıtladığı ve ara sıra içen diğer insanlar gibi olabileceğidir. Bu niyetle başlar, bir süre aralıklı ve az kullanarak kalabilse dahi bir süre sonra problemler artarak yaşanmaya devam eder. Bağımlılığı diğer hastalıklardan ayıran en önemli özelliklerden biri, bir yandan keyif ya da doyum vermesidir. Bağımlı kişi bütün zararlarına rağmen bağımlı olduğu şeye karşı büyük bir istek duyar ve onu kullandığında haz alır. Bu da bağımlılığın temel ikilemidir. Hatta ileri derecedeki bağımlılarda keyif alma ortadan kalktığı halde bu kullanma arzusu devam eder ve kullanım bu arzunun doyurulmasını sağlar. Bağımlılık ilerleyici bir hastalıktır. Bağımlılık süreci deneme ile başlar. Kişi denediği şeyden keyif alırsa tekrar yapmak ister (pozitif pekiştirme). Böylece zaman zaman kullanma ya başlar. Bir süre düzenli kullanım haline gelir (örneğin hafta sonları). Bu arada kullanıma bağlı sorunlar da yaşanıyordur ancak alınan keyif ağır bastığı için kişi bunları görmezden gelir ya da başka Alkol ya da madde kullanımı konusunda kontrol kaybı anlamındaki bağımlılık, kronik ve tekrarlayıcı bir hastalıktır, tıpkı diyabet ya da hipertansiyon gibi. Ocak

10 şeylere bağlar (inkar mekanizması). Örneğin eşinin dırdırından dolayı içtiğini söyleyen bir erkeğe eşinin dırdır ederken neler söylediğini sorarsanız, sürekli çok içtiği için eleştirdiğini söyleyebilir. Bu durum bir alkol bağımlısının hayatına ve alkole karşı yaklaşımı için oldukça karakteristiktir. Yaşadığı sorunlar nedeniyle zaman zaman kullanımı azaltma ya da durdurma çabası içine giren kişi tekrar eski haline döner ya da böyle bir azaltma/bırakma çabasını dahi gösteremiyorsa bağımlı olmuş demektir. Bu arada kullanılan miktar giderek artar (tolerans). Bağımlılık ilerledikçe kullanımı azaltma ya da bırakmaya bağlı Bağımlılık (başlayınca duramamak) bir hastalıktır ve fakat bağımlının yeniden kullanmaya başlaması kendi sorumluluğu ve tercihidir. yoksunluk belirtileri de görülebilir. Ancak unutulmamalıdır ki fiziksel belirtiler (tolerans ya da yoksunluk) bağımlılık tanısı koymak için şart değildir. Bağımlılığın bir hastalık olarak tanımlanması, kullanımı durdurma ya da kullanıma bağlı problemlerden dolayı sorumlu olma açısından bir mazeret oluşturmaz. Yani bağımlılık (başlayınca duramamak) bir hastalıktır ve fakat bağımlının yeniden kullanmaya başlaması kendi sorumluluğu ve tercihidir. Nasıl ki diyabet hastalığı kalori diyeti yapmayı gerektiriyorsa, alkol bağımlılığı da hiç alkol kullanmamayı gerektirir. Bu nedenle bağımlının öncelikle, bağımlı olduğunu yani bağımlı olduğu şey karşısında güçsüz olduğunu, onu kontrollü olarak (seyrek ve az miktarda) kullanamadığını kabullenerek hiç kullanmamak için gerekli tedbirleri almaya başlaması gerekir. Bağımlılık Tanı Kriterleri Bağımlılığın tanı kriterleri şöyle tanımlanır (bu kriterler alkol ve bütün maddeler için ortaktır): 1. Niyetlendiğinden daha fazla miktar ve süre kullanmak 2. Sürekli bırakma isteği ya da başarısız bırakma girişimleri 3. Temin etmek, kullanmak (örn birbirinin ardı sıra sigara içme) ya da etkilerinden kurtulmak için fazla zaman harcamak 4. Sosyal faaliyetleri, mesleki etkinlikleri, hobileri, başka zevk verici aktiviteleri azaltmak ya da terk etmek 5. Maddeye bağlı ya da madde Ocak

11 kullanımıyla artan fiziksel (örneğin alkolle kötüleşen mide ülseri, karaciğer hastalığı, yüksek tansiyon vb), ya da psikolojik (depresyon, anksiyete, uyku bozukluğu vb) problemler yaşamasına rağmen kullanmaya devam etmek. 6. Tolerans (istenen etkiyi sağlamak için fazla miktarda kullanmak ya da sürekli aynı miktarda kullanan bir kişide etkinin azalması. Kişi yıllardır hep aynı miktarda içiyor bile olsa, ilk başladığı zamana göre artış olması toleransı gösterir) 7. Yoksunluk ya da yoksunluk belirtilerinden kaçmak için kullanmak (Her maddenin yoksunluk belirtileri kendine özgüdür) Bu kriterlerden üçü mevcutsa tanı konur. Tanı konduktan sonra, fizyolojik bağımlılık gösteren (6 ya da 7. maddelerden biri vardır) ve fizyolojik bağımlılık göstermeyen (6 ya da 7. maddelere ait kanıt yok) şeklinde kodlanır. Psikolojik bağımlılık diye resmi bir tanı yoktur. Yoksunluk ve tolerans, bağımlılık tanısı için gerekli ya da zorunlu değildir. Bazı maddelerde (ör esrar, uçucular) fizyolojik yoksunluk ya da tolerans olmadığı halde, bağımlıları bütün zararlı sonuçlarına rağmen kompulsif kullanımı sürdürebilirler. Bu durumun tam tersi olarak, tıbbi bir nedenle (ör: başka tedavilere cevap vermeyen kronik fizyolojik ağrı tabloları) başlanan opiyat türevi ağrı kesicilere bağımlılık olmadan tolerans gelişebilir, kompulsif kullanım olmadan yoksunluk belirtileri yaşanabilir. Vaka 1 Bayan A, 68 yaşında ileri derecede osteoporozu, eklemlerinde dejeneratif değişiklikleri olan bir hastaydı. 2 yıldır lomber disk hernisi gelişmişti ve çok şiddetli ağrıya neden oluyordu. Bu ağrı nedeniyle günlük işlerini hatta kendine bakımını yapamayacak durumdaydı. Genel durumu nedeniyle ameliyat edilmesi kontraendike olarak değerlendirilen hastaya Morfin Sulfat 60/gün başlandı. Önceleri hastada uyku hali gibi yan etkiler olsa da zamanla geçti ve ağrısı önemli derecede azalarak, günlük aktivitelerini yapabilecek hale geldi. Aradan geçen 1 yıl içinde ilaç dozu ihtiyaç doğrultusunda 80 mg/gün e çıkarılarak düzenli kullanılmaya devam edildi ve Bağımlının öncelikle, bağımlı olduğunu yani bağımlı olduğu şey karşısında güçsüz olduğunu, onu kontrollü olarak (seyrek ve az miktarda) kullanamadığını kabullenerek hiç kullanmamak için gerekli tedbirleri almaya başlaması gerekir. hiçbir intoksikasyon belirtisi görülmeksizin fayda elde edildi. Bayan A, uzun bir bayram tatilinde ilacı bittiği ve yazdıramadığı için tipik opiyat yoksunluk belirtileriyle hastaneye başvurdu. Burada tanı opiyat yoksunluğudur. Opiyat yoksunluğu geçici ve kolayca tedavi edilebilen bir durumdur. Bu hastada opiyat bağımlılığı söz konusu değildir. Vaka 2 Bay M, gögüs cerrahisi uzmanıydı. Pethidine kullandığı için hastane idaresi tarafından yönlendirilmişti. Bu ilacı ilk defa, idrar yollarındaki taşa bağlı ağrı nedeniyle urolog meslektaşlarının önerisiyle damardan kullandığı öğrenildi. İlacın kendisini canlandırdığını ve rahatlattığını fark etmesi üzerine, ağrısı olmadan da günün yorgunluğunu ve stresini gidermek amacıyla zaman zaman kullanmaya başladığını anlattı. Kullanma sıklığı ve miktarı giderek artmış ve gün içindede kullanmaya başlamıştı. İlacı çalıştığı hastanenin ameliyathanesinden gizlice almaktaydı. Kullanım miktarı artınca ilacı temin edebilmek için yalan söylemeye ve başkalarının üzerine reçete yazmaya başlamıştı. Kendisini normal zannetmesine rağmen iş arkadaşları gün içinde odasına kapandıktan sonra kendisini gözleri yarı kapalı bir vaziyette sallanır halde gördüklerini ifade ediyorlardı. Bir keresinde de pethidine intoksikasyonuna bağlı konvülzyon geçirmişti. Birkaç kez bırakma denemesi olmuş ve tekrar başlamıştı. Opiyat bağımlılığı tanısı kondu. Alkol/Madde Kötüye Kullanımı Alkol ya da madde kullanımına 1 aydan daha kısa süreli verilen ararların tıbbi bir anlamı yoktur. Ancak 1-12 ay arası belirtilerin ortadan kalkması durumuna erken remisyon, 12 ay ya da daha uzun süre Ocak

12 belirtilerin ortadan kalkmasına kalıcı (sustained) remisyon denir. Burada kalıcı olarak çevrilen kelime, o kişinin bir daha hiçbir zaman eski haline dönmeyeceği gibi bir anlam içermez. Kullanımın bırakılmasından sonraki ilk 12 ayda relaps riski özellikle yüksek olduğu için bundan daha kısa süreli remisyonlar erken olarak adlandırılmıştır. Bağımlılık ya da kötüye kullanım için tanı ölçütlerinin hiçbirini karşılamıyorsa tam remisyonda bağımlılık, bu ölçütlerden birini ya da birden fazlasını karşılıyorsa kısmi remisyonda bağımlılık tanısı konur. Vaka 3 Bay A, gastrit nedeniyle tedavi gördüğü iç hastalıkları kliniğinden, uyarılara rağmen hemen her akşam alkol almayı sürdürdüğü için yönlendirilmişti. Kendisi, sırf doktoru ve eşi istediği için geldiğini, alkolik olmadığını, sadece içmeyi sevdiğini, istediği zaman örneğin ramazanlarda 1 ay içmediğini, sadece akşamları içtiğini, içmediği zaman krize girmediğini söylüyordu. Benim tek sorunum içmeye başlayınca duramamak, ağzıma sürdüm mü gerisi geliyor, bana öyle bir şey yapın ki ben de başkaları gibi 2 kadehte kalayım diyordu. Eşi, Bay A nın daha önce ailesinin ısrarı üzerine az içmeyi ya da bırakmayı denediğini ama sonra yeniden başladığını anlatıyordu. Yukarıdaki tanı kriterlerindeki 1,2 ve 5. maddeleri karşılayan bu vakaya alkol bağımlılığı tanısı kondu. konusudur. Buna kötüye kullanım adı verilir. Kötüye kullanımı olanlarda sürekli bir kullanım olmadığı için tolerans ve yoksunluk da görülmez. Madde kötüye kullanımı tanısı koyabilmek için kişinin hiçbir dönemde bağımlılık kriterlerini karşılamamış olması gerekir. Halen bağımlılık kriterlerini karşılayan bir kişi kötüye kullanım belirtilerini de gösterebilir, bu durum da ek bir tanı konmaz. Geçmişte bağımlılık kriterlerini karşılamış ve sonra kullanımı bırakarak remisyona girmiş bir kişide sadece kötüye kullanım belirtileri görülürse, bu durumda tanının kısmi remisyonda bağımlılık olması uygundur; burada da kötüye kullanım tanısı almaz. Alkol-madde kötüye kullanımı tanısı daha çok, maddeyi yeni almaya başlayanlarda konmakla birlikte bazı kişiler bağımlılık geliştirmeden uzun süre madde ile ilişkili olumsuz toplumsal sorunlar yaşamaya devam edebilirler. Madde kötüye kullanımı kategorisi kafein ve nikotin için uygulanmaz. Alkol/Madde Kötüye Kullanımı Tanı Kriterleri Madde kötüye kullanımı şöyle tanımlanır (bu kriterler alkol ve maddeler için ortaktır): 1. İşte, okulda ya da evde alması gereken başlıca sorumlulukları alamama ile sonuçlanan yineleyici bir biçimde madde kullanımı (örneğin bazı sabahlar akşamdan kalma olduğu için işe ya da okula geç gitme ya da işi/okulu asma, alkol aldığı için çocuğa bakamama vb) 2. Fiziksel olarak tehlikeli durumlarda yineleyici biçimde kullanım (ör: alkollü araç kullanma) 3. Madde ile ilişkili yineleyici biçimde ortaya çıkan yasal sorunlar (örneğin alkol etkisinde bir olaya karışma ya da madde kullanımı nedeniyle gözaltına alınmak) 4. Maddenin neden olduğu ya Alkol kötüye kullanımı olan kişiler her zaman içmeyen ancak çevresinde genellikle içmesini bilmiyor şeklinde algılanan kişilerdir. Bağımlılıkta kullanıma ara verilse bile genellikle uzun süre kullanım ve devam eden sorunlar vardır. Ancak bazı kişilerde bağımlılıkta olduğu gibi kompulsif bir kullanım olmaksızın zaman zaman ortaya çıkan zararlı sonuçlarına rağmen yineleyen bir kullanım söz Ocak

13 da alevlendirdiği sürekli ya da tekrarlayıcı toplumsal ya da insanlararası sorunlar (örneğin alkollüyken fazla konuşma ve huzursuzluk çıkarma nedeniyle eşiyle tartışmalara girme ya da fiziksel kavgalar). Bağımlılığın biyolojik etkileri: organlar üzerinde dejeneratif etkiler, MSS nin etkilenmesi nedeniyle tolerans, yoksunluk ve aş erme (maddeye karşı şiddetli arzu, craving) olarak sıralanabilir. Bunlardan biri bile tekrarlayan bir şekilde görülse, kötüye kullanım tanısı konur. Vaka 4 Bayan A eşiyle zaman zaman yaşadıkları sorunu şöyle anlatıyordu: Akşam yemeğe çıkacağız, eşime lütfen az iç, yoksa yine gecemiz zehir olacak. Çok kaçırınca eskileri açmaya başlıyorsun ve her şeye kızıyorsun diye tembih ediyorum. Eşim sen de beni alkolik yerine koydun, kırk yılda bir içiyorum. Hem sen üstüme gelmesen, idare etsen hiçbir sorun çıkmaz diye kendini savunur. Sonra yine aynı tatsızlıklar yaşanır ve sonra eşim ertesi gün pişman olup özür diler. Alkol kötüye kullanımı olan kişiler her zaman içmeyen ancak çevresinde genellikle içmesini bilmiyor şeklinde algılanan kişilerdir. Bağımlılığın Biyolojik Temelleri Bağımlılığın biyolojik etkileri: organlar üzerinde dejeneratif etkiler, MSS nin etkilenmesi nedeniyle tolerans, yoksunluk ve aş erme (maddeye karşı şiddetli arzu, craving) olarak sıralanabilir. Eskiden bağımlılık, kişinin madde kullanmayı gittikçe arttırması ve sonra bırakmaya çalıştığında yaşadığı yosunluk belirtileri nedeniyle kullanmaya devam etmesi (negatif pekiştirme) olarak anlaşılırdı. Oysa çoğu bağımlının kullanıma ara verdiği kısa ya da uzun dönemler vardır. Fiziksel yoksunluk belirtileri, madde kullanımını bıraktıktan sonra çoğu alkol ya da eroin bağımlısında 3-5 gün içinde geçer. Oysa bağımlıların birçoğu yoksunluk belirtilerini atlattıktan çok sonra yeniden madde kullanmaya başlarlar. Çünkü aş erme (yeniden kullanma isteği) aylarca devam eder. Çoğu bağımlı için fiziksel yoksunluk belirtileri ile baş etmek görece daha kolaydır. Aş erme (craving) maddeye yeniden başlamanın en önemli nedenidir. Aş erme duygusuna nedeni merkezi sinir sisteminin orta beyin kısmında yer alan Ödül Yolu (Reward Pathway) adı verilen sistemin tekrarlayan madde kullanımı ile aşırı uyarılmasıdır. Ödül Yolu (Reward Pathway), venterotegmental alan ile nukleus akumbens arasında uzanan ve buradan prefrontal kortekse projeksiyonlar veren dopaminerjik ve opioid nöronlardan oluşan bir yolaktır. Bu sistem yumuşakçalardan primatlara dek tüm canlılarda mevcuttur. Bu sistem yaşamamız ve neslimizin devamı için gerekli temel işlevleri yapmamız için dürtü-motivasyon verir. Yiyecek, su ve seks doğal ödüllerdir. Bunlara karşı bir açlık ve istek duyarız ve bunları yaptığımız zaman bir doyum hissederiz. Örneğin insan protein ihtiyacını düşünmeksizin canının kebap çektiğini hisseder ve isteğini gerçekleştirdiğinde doyuma ulaşır. Bu arada vücudu protein ihtiyacını karşılamış olur. Şekil 1: Ödül Yolu (Reward Pathway) Bütün maddeler beyindeki bu merkezi doğrudan ya da dolaylı uyarırlar ve böylece hayatın devamı için gerekli olan pekiştirmeyi kullanırlar. Yani doyum aldıkça yeniden yapma isteği artar (pozitif pekiştirme). Maddeler tekrarlayan uyarılarla bir bilgisayar virüsü gibi beyni adeta yeniden programlarlar. Madde adeta yemek, içmek ya da cinsellik gibi temel bir ihtiyaçmışçasına kişinin canı o maddeyi çekmeye başlar. Bu istek korteksin daha üst kısımlarına ait Ocak

14 işlevlere galip gelebilir. Örneğin nikotin bağımlısı bir doktor sigaranın zararlarını yakından bildiği ve sigaranın sağlığa zararlı olduğunu düşündüğü halde sigara içme arzusuna yenik düşebilir. Dolayısıyla bağımlılık, akıl ve bilgi eksikliği değil dürtü kontrolü ile ilgili bir sorundur. Eroin ve kokain kullanıcıları intoksikasyonu cinsel orgazma benzetirler; kokain bağımlısı kobaylar onu yiyecek ve suya tercih ederler; sigarayı bırakan bir tiryaki aylarca zaman zaman sigara için kıvrandığını hissedebilir. Bu gözlemler, ödül yolunun fizyolojik olarak aşırı uyarılmasının yol açtığı pratik sonuçlardır. Bu fizyolojik durum, bazen psikolojik bağımlılık şeklinde de adlandırılan kavrama karşılık gelmektedir. Pozitif pekiştirmenin yol açtığı koşullanma kullanımın devamını sağlar. Çevresel ipuçları (kullanımı hatırlatan şeyler) ve hüzün, öfke, sıkıntı vb içsel duygu durumları öğrenilmiş ve şartlanılmış aş ermeye (craving) yol açar. Örneğin bir şırınga görmek ya da sıkıntı hissetmek eroin bağımlısında eroin Nikotin bağımlısı bir doktor sigaranın zararlarını yakından bildiği ve sigaranın sağlığa zararlı olduğunu düşündüğü halde sigara içme arzusuna yenik düşebilir. Dolayısıyla bağımlılık, akıl ve bilgi eksikliği değil dürtü kontrolü ile ilgili bir sorundur. kullanmak için büyük bir istek doğurur. Stimulan bağımlılarında yapılan PET çalışmaları bu sistemdeki metabolizma artışının 1 yıla kadar devam ettiğini göstermektedir. Oysa fizyolojik yoksunluk belirtileri temel olarak kullanım sırasında baskılanan bazal ganglionlardaki noradrenerjik aktivitenin kullanımın durmasıyla artmasına bağlıdır ve diğerine göre çok kısa sürelidir. Alkol Ve Madde Bağımlılığının Tedavisi Bağımlılık iyileştirilebilir bir hastalık olmasa da tedavisi işe yarar. Başka bir deyişle bağımlı olan kişinin hedefi az kullanmak değil, hiç kullanmamak olmalıdır. Hiç kullanmamayı başarmak mümkündür ama az kullanmak kalıcı olarak mümkün değildir. Eski kullanımına dönenlerin hemen hepsi sosyal kullanıcı olma niyetiyle ya da bir seferlik diye yeniden başlarlar. Tedavinin diğer hedefleri hastanın fiziksel, psikiyatrik ve psikososyal yönlerden iyileşmesi; destek gruplarının oluşturulması ve güçlendirilmesidir. Bazı bağımlı hastalar herhangi bir profesyonel yardım almadan kullanımı durdurabilmektedirler. Tedavi için başvurmak zorunda kalan kişilerin genellikle bağımlılık düzeyleri daha ağır, eşlik eden tıbbi ve psikiyatrik problemleri daha sıktır. Tedavi için başvuran bağımlı bir hastada intoksikasyon belirtileri varsa öncelikle bunlar tedavi edilemeli, ardından yoksunluk belirtileri ortaya çıktığı Ocak

15 taktirde bunlar ele alınmalıdır (detoksifikasyon). Ancak bağımlılığın asıl tedavisi bundan sonra başlar ve 6-12 ay sürer. Bu tedavi yeniden madde kullanmaya geri dönüşü engellemeyi amaçlar. Bağımlılık tedavisi psikolojik ve sosyal ağırlıklıdır (bireysel ve grup psikoterapileri, danışmanlık, psikoeğitim, aile görüşmeleriterapileri, sosyal tedaviler, kendine yardım grupları: Adsız Alkolikler- AA, Adsız Narkotikler-NA, Al-Anon, Alateen) rehabilitasyon merkezlerinde ya da tedavi topluluklarında (therapeutic community) yapabilir. Yatarak tedavi öncelikli seçenek değildir. Ancak şu durumlarda yatarak tedavi tercih edilir: a) Ayaktan tedavilerin başarısız olması, Yasal zorlama altında ve gönüllü tedaviye girenlerin tedaviye yanıtları benzerdir. Örneğin bazı ülkelerde mükerrer şekilde alkollü araç kullanırken polise yakalananlar, ehliyetini yeniden alabilmek için psikiyatrik tedavi görmek zorundadır. Ülkemizde yasadışı madde kullanıcıları polise İlaç tedavileri psikososyal tedavilere eşlik edebilir. Doğrudan madde kullanımını azaltmaya yönelik ilaç tedavileri yanında eşlik eden psikiyatrik sorunlara dönük ilaçlar da kullanılabilir. Tek başına detoksifikasyon (yoksunluk belirtilerinin giderilmesi) bağımlılık tedavisi değildir. Madde kötüye kullanımının neden olduğu ekonomik, sosyal, tıbbi ve yasal sonuçlar tüm toplumu etkiler. Bu nedenle bağımlılık tedavisi masrafına değerdir (cost effective). Bağımlılık tedavisinde kullanılan psikoterapiler: davranışçı-bilişsel terapiler, motivasyonel terapiler, 12 basamak yönelimli terapi, aile terapileri, relaps önleme terapileri, network terapisidir. Dinamik terapinin bağımlılık tedavisinde yeri yoktur. Dinamik psikoterapi güçlü bir ego gücü gerektirir. Bağımlı bir hastanın stresle başlıca baş etme yolu madde kullanmaktır. Bu nedenle dinamik terapi sırasında hastanın madde kullanımı daha da artabilir. Dinamik terapiye başlamadan önce hastanın en az bir yıldır alkol ve maddeden uzak kalması ve bunu sürdürebilir durumda olması önerilir. Bağımlılık tedavisi ayaktan (idrarda madde taraması ile), gündüz hastanesi ortamında, yatarak, Bağımlılık tedavisinde kullanılan psikoterapiler: davranışçıbilişsel terapiler, motivasyonel terapiler, 12 basamak yönelimli terapi, aile terapileri, relaps önleme terapileri, network terapisidir. b) Şiddetli tıbbi ya da psikiyatrik sorunlar, c) Psikososyal desteğin olmaması, d) Şiddetli ve uzun süreli bağımlılık Tedaviye girme ve sürdürme için hastanın bağımlı olduğu maddeyi bırakmak istemesi şart değildir. Hasta gönüllü olmasa da etkin bir tedavi mümkün olabilir. Aile, işveren, hukuk sisteminin zorlaması tedaviye başlama ve devamı arttırır. yakalandıklarında mahkemeye çıkarılırlar ve kendilerine hapse girme cezasına alternatif olarak denetimli serbestlik önerilir. Bu uygulamada aralıklı olarak o kişinin idrarında madde taraması yapılır. Kişinin hapis cezasına çarptırılmaması için danışmanlık, tedavi ve idrar tahlillerine devam etmesi ve idrar tahlillerinin temiz gelmesi gerekir. Ocak

16 DOSYA Alkol: Bile Bile Lades! Alkol tüketimin sadece siroz ve trafik kazalarına neden olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz demektir. Doktorlar alkol ile 60 dan fazla hastalığı ilişkilendirmektedirler. Zafer KAHRAMAN Şu sorulara bir bakalım; -Alkol probleminiz var mı? -Alkol içmenizi azaltmanız gerektiğini hiç hissettiniz mi? -Diğer insanlar sizi içmenizden dolayı aşağıladı mı? Veya dalga geçtiler mi? -Alkol almanız konusunda kötü veya suçlu hissettiniz mi? -Hiç sabah kalktığınızda ilk iş olarak sakinleşmek ya da daha iyi hissetmek için içtiğiniz oldu mu? olur. Alkol mideye ulaştıktan sonra, alkol dehidrogenaz enzimi tarafından yıkılmaya başlanır. Bu şekilde kana karışan alkol miktarı %20 oranında azalır. Aslında bu enzim kadınlarda daha az bulunmaktadır. Bu ise daha az alkol ile kadınların daha fazla entoksike olmalarını açıklayabilir. Bunun dışında yaklaşık olarak alınan alkolün %10 u nefes ve idrar ile atılmaktadır. Alkol üst gastrointestinal sistemde ince barsağın ilk kısımlarında hızla emilmektedir. Daha sonrasında portal sistem vasıtası ile alkol yüklü kan, önce karaciğere gelir ve buradaki her Eğer bu sorulardan bir tanesine evet cevabı veriyorsanız, alkol probleminiz olabilir. Eğer birden daha fazlasına evet diyorsanız bu yüksek ihtimal ile probleminiz olduğunu göstermektedir. Alkol tüketiminin sağlık konusunda büyük etkileri olduğu sır değildir. Fakat alkol tüketimin sadece siroz ve trafik kazalarına neden olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz demektir. Doktorlar alkol ile 60 dan fazla hastalığı ilişkilendirmektedirler. Alkolün Bedenimizde Yolculuğu Alkol vücudumuzda çok hızlı bir şekilde metabolize edilmektedir. Besinlerde gerekli olan sindirim basamakları alkol için gereksizdir ve alkol hemen emilir. Aslında alınan alkolün yaklaşık olarak %20 kadarı boş mide duvarından direkt olarak emilerek kana karışır ve 1 dakika içinde beyine ulaşmış Ocak

17 hepatosit hücresine uğrar. Hepatositler, tüm vücudumuzda alkolün oksidize edilmesi için yetecek miktarda alkol dehidrogenaz enzimine sahip türdeki tek hücrelerimizdir. Aslında, alkol kan vasıtası ile ulaştığı tüm organlarda hasar bırakan etkilere sahip olsa da, bunlar içinde en dramatik etki muhtemel karaciğerde kullanımı, karaciğer hepatosit hücrelerinde yapısal değişikliklere neden olarak, karaciğerin yağları metabolize etme kabiliyetinde kalıcı hasarlara neden olmaktadır. Bu da ağır alkol tüketicilerinin neden yağlı karaciğerleri olduğunu açıklamaktadır. Eğer günlük olarak karaciğerin metabolize edebileceğinden daha fazla alkol girişi olursa, baş edilemeyen Alkol varlığında, karaciğer hücreleri, ilk öncelikle alkolün metabolize edilmesine zorlanırlar. Bu durum ise yağ asitlerininin bazen büyük miktarlarda birikmesine yol açmaktadır. nedeni ile bu hidrojen ionlarını toplar ve NADH halini alır. Sonuçta alkol metabolize olduğunda NAD azalır ve NADH artar. Bunun çok önemli sonuçları vardır. Alkol metabolizması esnasında NAD tükenince diğer birçok önemli basamakta aksaklık olmaktadır. NAD olmadığı için glikoliz, TCA siklusu ve elektron transport zinciri bloke olur. Dolayısıyla NAD tükenince bedenimizin enerji yolağı bloke olur. Diğer taraftan hidrojen atomlarının birikmesi bedenimizde asit yönünde birikim demektir. NAD tükenirken diğer taraftan NADH birikmektedir. NADH birikmesi TCA siklusunun yavaşlamasına ve piruvat asetil CoA yapımına neden olur. Asetil CoA nın aşırı miktarda artışı yağ asiti sentezi ve karaciğerde yağ birikimine neden olmaktadır. Yağlı Karaciğer ve Karaciğer Hastalığı oluşmaktadır. Karaciğer hücrelerimiz normalde enerji yakıtı olarak yağ asitlerini tercih etmektedirler. Fazla gelen yağ asitleri ise paketlenip trigliserit olarak diğer vücut dokularına sevk edilirler. Halbuki alkol varlığında, karaciğer hücreleri, ilk öncelikle alkolün metabolize edilmesine zorlanırlar. Bu durum ise yağ asitlerininin bazen büyük miktarlarda birikmesine yol açmaktadır. Kronik alkol alkol kan aracılığı ile tüm vücuda dağılacaktır. Alkol dehidrogenaz enzimi, alkolü hidrojenlerini iki basamakta ayırarak parçalar; ilk basamakta alkol dehidrogenaz enzimi tarafından asit aldehite oksidize edilir. İkinci basamakta ise asit aldehid dehidrogenez enzimi tarafından asit aldehit, asetyl CoA a oksidize edilir. Bu iki reaksiyon sonucu hidrojen ionları açığa çıkar (yani asit üretilir). B vitamini olan niacin, koenzim NAD olarak görevi Ağır alkol alımı ile karaciğerde ciddi sonuçlar oluşabilmektedir. Sonuçta beslenme sağlığı için gerekli görevleri yerine getiremeyen karaciğerde yağ birikimi olmaktadır. Yağlı karaciğer, alkol kullanımında karaciğer hasarının ilk göstergelerinden birisidir. Eğer bu durum yeterince uzun süre devam edecek olur ise karaciğer hücrelerinde başlayan ölüm yerini fibröz dokuya bırakacaktır. Eğer alkol bırakılırsa bazı karaciğerde rejenerasyon ve düzelme olabilirse de çoğunlukla içmekte ısrar edenlerde siroz gelişmektedir. Alkol ve Beslenme Bozukluğu Aslında hafif ve orta derecede alkol içenlerin iştahlarının daha fazla olduğu bilinmektedir. Fakat ağır alkol içiciliğinin tam ters etki yaptığı söylenebilir. Alkol kullanımı ile birlikte oluşan öfori iştahı Ocak

18 baskılamakta, kişi az miktarda yemek yemekte ve böylece beslenme bozukluğu oluşmaktadır. Alkol enerji açısından yüksek kalori içermektedir. Fakat aynen saf şeker ve yağ gibi diğer önemli yan besinlerden eksiktir. Dolayısıyla yüksek kalori içeren alkol miktarı arttıkça, kişi kendisi için gerekli diğer besin öğelerini almama eğilimine girecektir. Alkol birçok organ sisteminde birçok farklı zararlı etkilere neden olmaktadır. durumdur. Protein ve enerji zaafına bağlı beslenme bozukluğu riski artar. Bu kişilerde protein, kalsium, demir, Vitamin A, Vitamin C, thiamine, vitamin B6 ve riboflavin görülmektedir. Ağır alkol kullanımı ile ilişkili 12 hastalıktan kısaca bahsedelim. Alkol enerji açısından yüksek kalori içermektedir. Fakat aynen saf şeker ve yağ gibi diğer önemli yan besinlerden eksiktir. Dolayısıyla yüksek kalori içeren alkol miktarı arttıkça, kişi kendisi için gerekli diğer besin öğelerini almama eğilimine girecektir. Özetlemek gerekirse sistemlere göre bakıldığında şu zararlı etkilere görülecektir. Alkol kullanımı gut hastalığı ile ilişkili artriti arttırmaktadır. Kanser etkileri açısından bakıldığında, karaciğer kanseri, pankreas kanseri, rektum kanseri, meme kanseri, ağız boşluğu kanserleri, farenks kanseri, larinks kanseri ve özofagus kanserlerinde artışa sebeb olmaktadır. Anneleri alkol tüketen bebeklerde fötal alkol sendromu oluşmakta ve bebekte fiziksel ve davranışsal bozukluklara neden olmaktadır. Diğer taraftan kardiovasküler sistem üzerinde de alkolun oluşturduğu zararlı etkiler bilinmektedir. Alkol kan basıncını ve kan lipidi (yağ) düzeylerini yükseltir ve dolayısıyla, kan krizi, felç ve inme riskini arttırılar. Alkol tüketimi kan şeker değerlerini yükseltir ve düzenlemeyi güçleştirirler. Özellikle diyabet hastalarında kan şekerinin düzenlenmesi zorlaşır hastalarda sıklıkla hipoglisemi dediğimiz aşırı kan şeker düşüklüğü ve buna bağlı beyin hasarı gelişebilir. Alkol böbrek üzerinde de etkilere sahiptir; böbrekleri büyütür, böbreklere ait hormonal işlevleri bozar ve böbrek yetmezliği tehlikesini arttırır. Karaciğer üzerinde ise ciddi etkileri mevcuttur; karaciğer yağlanması, alkolik hepatit ve buna bağlı siroz hastalığı oluşabilmektedir. Beslenme bozukluğu, ağır alkol kullanımında sık rastlanan bir gibi vitamin eksikliklikleri sıktır. Ayrıca bu kişilerde kalsium, fosfor, Vitamin D gibi özellikle kemik metabolizmasında çok önemli olan maddelerin emiliminde ciddi bozukluklar ortaya çıkmaktadır. Alkol alımında en çok hasar gören organ sistemlerinin başında sinir sistemi gelmektedir. Alkol alımı sinir hücrelerinde ciddi hasar oluşturmakta ve nöropatiye neden olmaktadır. Yanlızca denge ve hazıfa bozuklukları değil uzun dönemde de bunama bu kişilerde ciddi bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Hafif orta derecede alkol alımında iştah ve enerji alımı artar ve obesite riski artar. Psikolojik etkileri çok geniş olmakla beraber kısaca bahsetmek gerekirse bu kişilerde sıklıkla uyku ve kaygı bozuklukları, depresyon Anemi (Kansızlık) Ağır alkol kullanımı kanımızdaki oksijen taşıyıcı hücrelerde (eritrosit) ciddi miktarda düşüşlere neden olur. Bu durum anemi yani kansızlık olarak bilinir ve kişide yorgunluk, bitkinlik, nefes darlığı ve başdönmesi şikâyetleri ile ortaya çıkabilir. Kanser Alışkanlık halindeki alkol kullanımı kanser riskini arttırmaktadır. Bilim adamları bu arttmış riskin alkolün metabolizması esnasında ortaya çıkmakta olan ve çok etkili bir kanserojen olan asit aldehit in etkisinin olduğuna inanmaktadırlar. Alkol kullanımı ile ilişkili olabilecek kanser bölgeleri şunlardır; ağız boşluğu kanserleri, farenks (boğaz) kanseri, larinks (ses telleri) Ocak

19 kanseri, özofagus (yemek borusu) kanseri, karaciğer kanseri, meme kanser ve kalın barsak kanseri. Alkol ile birlikte tütün ürünleri kullananlarda kanser riski daha da artmaktadır. Kalp Damar Hastalıkları Ağır alkol alımının devamlılık arz etmesi durumunda platelet ler dediğimiz kanda pıhtılaşmaya sağlayan hücrelerimizin toparlanıp kolayca pıhtılaşmasına neden olmakta ve böylece kalp kirizi ve felçlere zemin hazırlamaktadır yılında meşhur Harvard Üniversitesinden yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre böyle ağır alkol alanlarda ölüm riski iki kat fazla bulunmuştur. Ağır alkol alımları aynı zamanda kardiyomyopati dediğimiz bir hastalık nedeniyle de önemlidir. Kardiyomyopati alkol alımı sonucunda kalp kaslarının giderek zayıflaması ve sonuçta işini yapamıyacak şekilde yetmezliğe girmesidir. Bu hastalarda kalp ritmini kaybedebilir ve atrial veya ventriküler fibrilasyon dediğimiz ölümcül durumlar ortaya çıkabilir. Atrial fibrilasyonda kalbin kulakcık dediğimiz odacığında kasılmalar ritmik ve etkilli olmaktan çıkıp kaotik bir düzensizlik içinde işlemeye başlar. Bu durumda bu bölgede pıhtılaşma olur ve emboli dediğimiz hayatı tehdit eden damar tıkanmaları oluşabilir. Ventriküler fibrilasyonda ise kalbin karıncık dediğimiz ve aslında pompa vazifesini yürüten kısmında düzensizlik olur ve kalp yeteri kadar kan pompalayamaz. Bu durumda çok kısa sürede hayatı tehdit eden bir durum olarak bilinç kaybı ve şok gelişebilir. Tedavi edilemez ise bir kaç dakika içerisinde ölüm gerçekleşir. Siroz Alkol tüm bedenimizde toksik (yani zehirli) bir etki göstermektedir. Fakat özellikle karaciğerimiz bu zehirli etkiyi gidermekle görevli organ olarak ciddi hasar görebilmektedir. Kimin ne kadar alkol kullanımı ile siroz olacağını tahmin etmek mümkün olmayabilir. Fakat en iyisi bu zararlı içecekten tamamen uzak durmak olacaktır. Kadınların daha az miktar alkol ile daha hızlı ve kolay şekilde siroz olabilecekleri bilinmektedir. Diğer taraftan zaten altta yatan karaciğer hastalığı olanları (hepatit B, hepatit C vb) alkol kullanımı ile daha hızlı bir şekilde siroz oldukları gözlemlenmiştir. Diğer taraftan yanlızca ülkemizde değil tüm dünyada salgın haline gelmiş olan obesite, non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı yapmakta ve alkol ile birleştiğinde siroza gidiş çok hızlanmaktadır. Bunama (Demans) Aslında insanlar yaşlandıkça, beyin hücrelerinde kısmen yaşa da bağlı olarak, yılda ortalama %1.9 oranında kayıp oluşmaktadır. Bu normal olarak kabul edilen orandır. Fakat bu oran alkol kullanımı ile daha da artmakta ve beynin kritik bölgelerindeki hasarla birlite hafızada kayıp ve demans (bunama) ile sonuçlanmaktadır. Diğer taraftan ağır ve devamlı alkol kullanımı ile aslında bizleri insan yapan daha yüksek bilinçli faaliyetlerimizde bozukluklar olmaya başlar. Özellikler sağlıklı karar verme yetisi, problem çözme yeteneği ve yönetsel diğer kabiliyetlerimiz zarar görürler. Bu konuda aslında alkolün direkt neden olduğu beyin incelmesi (atrofi) yanı sıra alkol kullanımı ile birlikte olan beslenme bozuklukları ve kritik öneme sahip vitamin ve besinlerin düzgün alınamaması veya emilememesi önemlidir. Depresyondaki insanlar, kendilerini tedavi etme ve acı, sıkıntılarını silme amaçlı olarak alkol kullanımına başlamakta fakat sonrasında bundan kurtulamamaktadırlar. Depresyon Uzun zamandır depresyon ve alkol kullanımının birliteliği bilinmektedir. Fakat tartışılan şey ise hangisinin önce başladığıdır. Bir teoriye göre depresyondaki insanlar, kendilerini tedavi etme ve acı, sıkıntılarını silme amaçlı olarak alkol kullanımına başlamakta fakat sonrasında bundan kurtulamamaktadırlar. Diğer taraftan Yeni Zelanda dan yapılan bir çalışma ise bunun tam tersi olduğunu göstermektedir. Yani ağır alkol kullanımı depresyona Ocak

20 neden olmaktadır. Epilepsi Nöbetleri Ağır alkol alımı epilepsi (sara) ataklarını tetikleyebilir hatta epilepsisi olmayanlarda bile başlamasına neden olabilir. Ayrıca epilepsi ataklarında kullanılmakta olan ilaçların etkinliğini boşa çıkarabilir. Gut Hastalığı Gut Hastalığı, bedende aşırı olan Ürik Asit kristallerinin eklemlerde birikerek ağrı ve yangıya sebeb olmasıdır. Bazı olgularda kalıtımsal özellikler mevcuttur fakat çoğu hasta için alkol alımı ve beslenme şekli önem göstermektedir. Alkol kullanımı gut hastalarında hastalığı kötü yönde etkilemekte ve olgularda hastalığın ağırlaşmasına ya da aktif hale geçmesine neden olabilmekedir. Hipertansiyon Otonomik sinir sistemimiz damarlarda daralma veya genişleme yaparak dışarıdan gelen uyarılara göre bedenimizdeki kan basıncını düzenleyen sistemdir. Bu sistem stres, sıcaklık, zorlanma ve benzeri dış etkenlere yanıt verir. Fakat alkol alımı ile otonomik sinir sistemimizde bozukluk oluşarak, kan basıncımızın yüksek değerlere gelmesine neden olur. Zamanla bu etki kronik yani devamlı bir hal alır. Kan basıncının devamlı yüksek seyretmesi başta kalp damar sistemi olmak üzere, böbrek hastalıkları ve felç gibi ciddi hastalıklara yol açtığı zaten ispatlanmıştır. İnfeksiyon Hastalıkları Ağır alkol alımı, bağışıklık sistemimizi baskılayarak bir çok mikrobik hastalık için zemin hazırlamaktadır. Bu mikrobik hastalıklar arasında tüberküloz, zatüree, HIV/AİDS ve diğer cinsel temasla geçen hastalıklar sayılabilir. Ağır alkol kullanan kişilerin cinsel yolla bulaşan hastalıklar için daha riskli ilişkiler yasadıkları bilinmektedir. Sinir Hasarı Ağır alkol kullanımı sinir hücrelerinde, alkolik nöropati denen ciddi bir hasar oluşturmaktadır. Bu hasar sonucu el ve ayak uclarında iğne batar tarzda ağrı ve acı hissi ve uyuşukluk oluşabilir. Bunun yanısıra kas güçsüzlüğü, idrar ve büyük tuvaleti tutamama, kabızlık ve erkeklerde iktidarsızlık ve benzeri sinir hücrelerinin kontrolünün gerekli olduğu bir çok vazifede bozukluk yaşanabilir Pankreatit Alkol kullanımı direkt olarak midenin iç derisine (mukoza) hasar vermekle birlikte yine sindirim sistemimizin bir parçası olan pankreas isimli bir organımıza da zarar vermektedir. Pankreas isimli bu sindirim organımızın hasar görmesi sonucu sindirim işlevi aksar ve ciddi karın ağrısı ve süreğen bir ishal ortaya çıkmaktadır. Bütün bu zararlı etkilere rağmen yakın zamanda yayınlanan bir gazete haberi: Tarih 18 HAZİRAN 2012: 2003 te 500 milyon litre olan alkollü içki satışları 7 yılda 1 milyar 902 milyon litreye ulaştı. Aynı araştırmaya göre ortaöğretimde alkol kullanımı yüzde 50 düzeyinde çıkarken, üniversiteliler arasında bu oran yüzde 50 yi de aşmış durumda. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu nun yıllara göre alkol tüketim raporları ise, reklamların etkisini açıkça ortaya koyuyor. Sözkonusu araştırmaya göre 2003 yılında 505 milyon litre alkollü içki satılırken, 2010 yılına kadar geçen 7 yıl içinde bu rakam 1 milyar 902 milyon litreye ulaştı. Daha fazla söze gerek yok. Alkol, bile bile lades!!! Alkol kullanımı nedeniyle pankreas isimli sindirim organımızın hasar görmesi sonucu, sindirim işlevi aksarken, ciddi karın ağrısı ve süreğen bir ishal ortaya çıkmaktadır. Ocak

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ Doç. Dr. Okan Çalıyurt Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Edirne Temel Kavramlar Madde kötüye kullanımı Madde bağımlılığı Yoksunluk Tolerans

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD 7 Ekim 2010 MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARI DSM IV Madde bağımlılığı Madde

Detaylı

SİGARA VE GENÇLİK. Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR. Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Göğüs Hastalıkları Bölümü. 01.Nisan.

SİGARA VE GENÇLİK. Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR. Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Göğüs Hastalıkları Bölümü. 01.Nisan. SİGARA VE GENÇLİK Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü 01.Nisan. 2015 TÜTÜN ZEHİRLİ BİR BİTKİDİR VE İSTER ELDE İSTER FABRİKADA İŞLENSİN BU

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN

MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN MADDE BAĞIMLILIĞI NEDİR? Madde kullanımı sonucunda gelişen belirli bir hastalık

Detaylı

5A 5R KAVRAMLARI. Dr.Cengiz ÖZGE Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

5A 5R KAVRAMLARI. Dr.Cengiz ÖZGE Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı 5A 5R KAVRAMLARI Dr.Cengiz ÖZGE Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Genel İlkeler Tütün bağımlılığı kronik bir hastalıktır. Genellikle birkaç denemeden sonra bırakılır. Her

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

ALKOLIZM IPIN UCU KAÇTIKÇA GELIYOR!

ALKOLIZM IPIN UCU KAÇTIKÇA GELIYOR! ALKOLIZM IPIN UCU KAÇTIKÇA GELIYOR! Portal : www.sondakikahaberleri.info.tr İçeriği : Gündem Tarih : 16.04.2015 Adres : http://www.sondakikahaberleri.info.tr/haber/1507670-alkolizm-ipin-ucu-kactikca-geliyor

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği OP. DR. ÜNSAL ÖZKUVANCI Genel bilgiler Şeker hastalığı bir çok organı etkilediği gibi cinsel fonksiyonları da olumsuz

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi KALP KRİZİ Kalp krizi (miyokard

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Sayın (ebeveyn / bakıcı)

Sayın (ebeveyn / bakıcı) Sigara içmenin insan vücudu üzerine etkileri Sayın (ebeveyn / bakıcı) Aşağıdaki faaliyet, sigara kullanımıyla ilgili konuları çocuğunuzla konuşmanıza yardımcı olmak için kullanılabilir. Bu aynı zamanda

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

Aşerme (Craving) Bağımlılıkta Kriz Durumları ve Aşermeyle (Craving) Mücadele Yrd. Doç. Dr. Emrah SONGUR Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi

Aşerme (Craving) Bağımlılıkta Kriz Durumları ve Aşermeyle (Craving) Mücadele Yrd. Doç. Dr. Emrah SONGUR Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Aşerme (Craving) Bağımlılıkta Kriz Durumları ve Aşermeyle (Craving) Mücadele Yrd. Doç. Dr. Emrah SONGUR Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Aşerme (Craving) kişinin

Detaylı

SİGARAYI DEĞİL KENDİNİZİ YAKIYORSUNUZ SİGARANIN ZARARLARI

SİGARAYI DEĞİL KENDİNİZİ YAKIYORSUNUZ SİGARANIN ZARARLARI SİGARAYI DEĞİL KENDİNİZİ YAKIYORSUNUZ SİGARANIN ZARARLARI AKCİĞER KANSERİNİN ÖLÜMLERİNİN %90 neden sigaradır. SİGARA NEDİR? Zehirli bir bitki olan tütünün, ince bir kağıt içine sıkıştırılarak sarılmış

Detaylı

DIABETES MELLITUS NEDİR? NEDENLERİ VE SONUÇLARI. Mümkün olduğunca normal bir yaşam. Lilly Deutschland GmbH Werner-Reimers-Straße 2 4 61352 Bad Homburg

DIABETES MELLITUS NEDİR? NEDENLERİ VE SONUÇLARI. Mümkün olduğunca normal bir yaşam. Lilly Deutschland GmbH Werner-Reimers-Straße 2 4 61352 Bad Homburg DIABETES MELLITUS NEDİR? NEDENLERİ VE SONUÇLARI DEDBT01944 Lilly Deutschland GmbH Werner-Reimers-Straße 2 4 61352 Bad Homburg Mümkün olduğunca normal bir yaşam www.lilly-pharma.de www.lilly-diabetes.de

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır.

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır. KULLANMA TALİMATI CASODEX 50 mg film tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde : 50 mg bikalutamid Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, magnezyum stearat, polividon, sodyum nişasta glikolat, metil hidroksi

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ Omurilik yaralanmaları, omurganın içinde bulunan sinir dokusunun, travma ya da

Detaylı

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi. Figen Karadağ Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi. Figen Karadağ Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Figen Karadağ Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Madde kullanımı 56% Alkol Kullanımı 49% Newcomer 2006, Krishnan 2005 Başlangıçta %33, 2 yıl sonra %39 olan

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir.

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir. Metabolizma, bedeninizdeki kimyasal tepkimelerin toplamını ifade eden sihirli bir sözcüktür. Özellikle orta yaşlar ve sonrasında görülen kilo artışlarının, çabuk yorulma, halsizlik ve yorgunlukların başlıca

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU

SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU KİŞİSEL BİLGİLER Adınız: Soyadınız: Doğum Tarihi: Doğum Yeri: Adres: (Ev) (İş) Telefon:(Ev): (İş) (Cep) E-mail: Eğitim Durumunuz: Mesleğiniz: KİLO

Detaylı

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar üretir. Bunların başında insülin gelmektedir. İnsülin, pankreastan

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? KOAH NE DEMEKTİR? KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Hastalar için özet bilgiler KOAH nedir? KOAH, hastalığın belli başlı özelliklerinin tanımını içinde barındıran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı teriminin

Detaylı

Gebelikte Beslenme Vitaminler

Gebelikte Beslenme Vitaminler Gebelik döneminizde dengeli bir beslenme alışkanlığı edindiğinizde, sıvıyı bol miktarda aldığınızda, doktorunuzun verdiği demir içerikli preparatları düzenli olarak aldığınızda, normal sınırlar içinde

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

sigara kullanma yaşının 7 ye, alkol kullanımının 12 li yaşlara

sigara kullanma yaşının 7 ye, alkol kullanımının 12 li yaşlara Alkol, sigara, uyuşturucu madde, kumar gibi zararlı alışkanlıkların tüm dünyada tehlikeli boyutlarda yaygınlaşmaya başlaması ülkemizi de tehdit eden bir problemdir. Lise ve üniversite öğrencileri ile çalışan

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

KORDEXA 0.5 mg Tablet Ağızdan alınır.

KORDEXA 0.5 mg Tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI KORDEXA 0.5 mg Tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablette 0.5 mg deksametazon. Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, nişasta, povidon K-30, kroskarmelloz sodyum, magnezyum stearat.

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ. Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü

21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ. Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü 21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü 1 OKULDA DİYABET PROGRAMI www.okuldadiyabet.org DİYABET VE OBEZİTE 2 KAN ŞEKERİ, İNSÜLİN VE DİYABET

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182 İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2013 YILI HASTA OKULU PLANI HASTANE ADI TARİH SAAT KONU EĞİTİM YERİ HASTA OKULU PROGRAMI İÇİN HASTA VE YAKINLARININ İLETİŞİM KURABİLECEKLERİ TELEFON NUMARASI HASEKİ 28/01/2013

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D.

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D. UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D. Uyku tanımı Uyku Fizyolojisi (uyku evreleri) Sirkadiyen ritim Uyku yoksunluğu İdeal uyku Uyku ile ilgili bazı hastalıklar

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür KULLANMA TALİMATI XYZAL 5 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür Yardımcı maddeler: Mikrokristalin selülöz, laktoz monohidrat, kolloidal anhidrus

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER PSH 501 - Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Temelleri

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. KULLANMA TALİMATI ZADİTEN 1 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. Yardımcı maddeler: Magnezyum stearat, mısır nişastası,

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

Diyabet nedir? Ensülin nedir?

Diyabet nedir? Ensülin nedir? Was ist Diabetes? Was ist Insulin? (Türkisch) Diyabet nedir? Ensülin nedir? Diyabet melitusun temelleri Diyabet melitus Diyabet, kronik bir özümleme bozukluğudur. Diyabetli olmak demek, ya vücudunuzun

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

Olumsuz çevreyle (özellikle arkadaş çevresiyle) ilgili sebepler. Merak, özenti, taklit duygularıyla ilgili sebepler, Mutsuzluk sebepleri.

Olumsuz çevreyle (özellikle arkadaş çevresiyle) ilgili sebepler. Merak, özenti, taklit duygularıyla ilgili sebepler, Mutsuzluk sebepleri. ÖNCESİ SONRASI Adı ne olursa olsun, insanın ruh ve beden sağlığına zarar veren her alışkanlık zararlıdır. İnsanları zararlı alışkanlıklara yönlendiren sebepleri üç grupta toplamak mümkündür: Olumsuz çevreyle

Detaylı

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. I Adınız soyadınız [..] II Doğum tarihiniz [ ] III Cinsiyetiniz? Kadın Erkek IV

Detaylı

SİGARA BIRAKMA SÜRECİ

SİGARA BIRAKMA SÜRECİ SİGARA BIRAKMA SÜRECİ DOÇ DR ZEYNEP AYFER SOLAK EÜTF GÖĞÜS HASTALIKLARI AD Çevresel ve sosyal faktörler. Medya, merak, aile. Sosyoekonomik yapı. Kültürel yapı Davranışsal ve psikolojik faktörler. Öğrenme.

Detaylı

Sizlere Soralim. Uyuşturucu nedir? Uyuşturucu maddeler arasında bildikleriniz var mı?

Sizlere Soralim. Uyuşturucu nedir? Uyuşturucu maddeler arasında bildikleriniz var mı? Sizlere Soralim Uyuşturucu nedir? Uyuşturucu maddeler arasında bildikleriniz var mı? Uyusturucu Nedir? Bir tanımlama yapmak gerekirse; uyuşturucu maddeler, bedene girdiklerinde ruhsal, davranışsal ve bedensel

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. ADELEKS IM 4 mg/2 mi Ampul Kas içine uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her bir ampulde 4 mg Tiyokolşikosid Yardımcı maddeler: Sodyum klorür, enjeksiyonluk su. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR.

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR. KAZANIMLAR; BOŞALTIM SİSTEMİ. KARACİĞER: Proteinlerin kullanılması sonucunda amonyak açığa çıkmaktadır. Zehirli olan amonyağı daha az zararlı olması için üreye dönüştürmektedir. 1. Boşaltım sistemi ile

Detaylı

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 13 Diyabet ve diş-dişeti sorunları

Detaylı

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ Bu sunu Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Hayatboyu Öğrenme Programı Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi kapsamında düzenlenen Eğitim Toplantıları için hazırlanmıştır.

Detaylı

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir.

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir. Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir. Genel anlamda ise kanser, hücrelerde DNA'nın hasarı sonucu hücrelerin

Detaylı

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y Avanos ve Gülşehir İlçelerinde Görülen Kronik Hastalıkların Prevalans, İnsidans ve Risk Faktörlerinin Değerlendirildiği İzlem Çalışması 18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y V E R İ T O P L A M A F O R M U Hane ve

Detaylı

DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ HİPOGLİSEMİ (KAN ŞEKERİNİN DÜŞMESİ) Tedavi planınız kan şekerinizi hedef değerler arasında tutmada daha etkili hale geldikçe, arada sırada hipoglisemi (düşük

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. SİSTRAL Krem. Cilt üzerine, haricen uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. SİSTRAL Krem. Cilt üzerine, haricen uygulanır. KULLANMA TALİMATI SİSTRAL Krem Cilt üzerine, haricen uygulanır. Etkin madde: 1 gram kremde 15 mg klorfenoksamin hidroklorür bulunur. Yardımcı maddeler: İsopropil miristat, stearik asit, setostearil alkol,

Detaylı

T E N S T E R A P İ BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR

T E N S T E R A P İ BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR T E N S T E R A P İ BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR İÇİNDEKİLER TENS TERAPİ NEDİR... 1 TENSİN VÜCUDA UYGULANMASI, TENS İÇİN ELEKTRODLARIN YERLEŞTİRİLMESİ... 2 TENS TERAPİNİN ETKİLİ OLDUĞU HASTALIKLAR... 3 TENS

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ KOAH VE EGZERSİZ KOAH kalıcı nefes darlığı ile kendini gösteren, geri dönüşü olmayan bir akciğer hastalığıdır. Sigara ve cevre kirliliği gibi faktörlerin etkisiyle hasta sayısı hızlı bir şekilde artmaktadır.

Detaylı

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA)

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA) DABİGATRAN (PRADAXA) NE İÇİN KULLANILIR? Dabigatran (PRADAXA) pıhtıönler ilaç grubundadır. Halk arasında kan sulandırıcı ilaç olarak bahsedilen ilaçlardan bir tanesidir. Kan damarları içerisinde pıhtı

Detaylı

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

SİGARA BAĞIMLILIK ANKETİ

SİGARA BAĞIMLILIK ANKETİ Araştırma, Bilgi Sistemleri, Sağlığın Geliştirilmesi ve Halk Sağlığı Şubesi SİGARA BAĞIMLILIK ANKETİ Anketi Hazırlayan: Meryem TER İstatistik: Nurgül GİRGİN 1 Statistics TOPLAM CİNSİYETİ N Valid 123 123

Detaylı

FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL

FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL 1 MESAJLAR! Fiziksel etkinlik (FE) ve iyi bir fiziksel uygunluk, hastalık riskini azaltır uygun sağlık ve iyi olma haline katkıda bulunur.!

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Prof. Dr. Semih KESKİL

Prof. Dr. Semih KESKİL Yazar Ad 55 Prof. Dr. Semih KESKİL Larson un 1960 larda veciz olarak belirttiği gibi, yaşlıların acil hastalıkları diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceğimiz yaşlılar arasındaki acil

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. KULLANMA TALİMATI ANTISTAX 180 mg Sert Jelatin Kapsül Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. Yardımcı maddeler: Susuz kolloidal silisyum

Detaylı

TİP 2 DİYABET HASTALARI İÇİN RAMAZAN SÜRESİNCE ORUÇ TUTMANIN ESASLARI HAKKINDA BİLGİ KİTİ

TİP 2 DİYABET HASTALARI İÇİN RAMAZAN SÜRESİNCE ORUÇ TUTMANIN ESASLARI HAKKINDA BİLGİ KİTİ TİP 2 DİYABET HASTALARI İÇİN RAMAZAN SÜRESİNCE ORUÇ TUTMANIN ESASLARI HAKKINDA BİLGİ KİTİ GİRİŞ Bu bilgi kiti, size Ramazan süresince oruç tutmanın esaslarını anlatmak ve pratik tavsiyeler sunmak amacıyla

Detaylı

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI AKTİF EĞİTİM -SEN Aktif Eğitimciler Sendikası BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI Aktif Eğitim-Sen - 2015 2 AKTİF EĞİTİM-SEN Beştepe Mahallesi 33. Sokak Nu.:13 Yenimahalle/ ANKARA Tel:

Detaylı

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır.

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. Yağ dokusunun oranı; Yetişkin erkeklerde % 12 15, Yetişkin kadınlarda %20 27 arasındadır. Bu oranların

Detaylı

Sigara içme alışkanlığı hakkında ne kadar bilgilisiniz? Sayın (ebeveyn / bakıcı)

Sigara içme alışkanlığı hakkında ne kadar bilgilisiniz? Sayın (ebeveyn / bakıcı) Sayın (ebeveyn / bakıcı) Aşağıdaki faaliyet, sigara kullanımıyla ilgili konuları çocuğunuzla konuşmanıza yardımcı olmak için kullanılabilir. Bu aynı zamanda çocuğunuzun bilgilenmesinde katkınız olmasını

Detaylı