III. KUR'AN HAFTASI. Kur'an Sempozyumu. j Türkive Divanet Vakfı. İslam Aı~aştırı;ıaları Merkezi Kütüphanesi Dem. No: Ocak 1997

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "III. KUR'AN HAFTASI. Kur'an Sempozyumu. j Türkive Divanet Vakfı. İslam Aı~aştırı;ıaları Merkezi Kütüphanesi Dem. No: 13-19 Ocak 1997"

Transkript

1 III. KUR'AN HAFTASI Kur'an Sempozyumu Ocak 1997 j Türkive Divanet Vakfı İslam Aı~aştırı;ıaları Merkezi Kütüphanesi Dem. No: ANKARA 1998

2 ASR-1 SAADETfE VE GÜNÜMÜZDE KUR'AN VE MÜSLÜMANLAR Prof. Dr. M. Zeki DUMAN* Saygı değer dinleyenlerim; sözlerime Allah'a hamd, Resülü'ne salat-ü selam ile başlarken sizlere de saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum. Mübarek Ramazan ayımn insanlık alemi için iyiliklere vesile olmasım diliyor feyiz ve bereketinden bolca istifade etmenizi Cenab-ı Hak'dan niyaz ediyorum. Değerli dinleyenlerim, takdirnci arkadaşın belirttiği gibi konumuz Nüzulünden Günümüze Kur'an ve Müslümanlar değil, "Asr-ı Saadette ve Günümüzde Kur'an ve Müslümanlar" şeklinde olmalıdır. Çünkü biz bugün bu konferansımııda Kur'an, indirildiği asırda, ki buna "Asr-ı Saadet" tabir edilmektedir, ilk muhatapları tarafından nasıl karşılandı, onu nasıl okudular; onlardan sonra gelen nesiller özellikle günümüzdeki müslümanlar Kuran'ı nasıl okuyor ve ondan ne biçimde yararlaruyarlar ya da yararlanmıyorlar. İşte bu konuyu gözden geçirmek istiyoruz. Özellikle günümüzdeki müslümanların Kur'an'a yaklaşımlarım, daha çok eleştirel açıdan ele alıp irdelemek istiyoruz. Değerli dinleyenlerim! İnsan, Allah Teala'nın değer verdiği, en güzel biçimde yarattığı üstün bir varlık; yaratılmışların tamamının kendisi için var edilip hizmetine sunulduğu Eşref-i mahlükattr. Kainat insan için, insan da sırf Allah için yaratıldığım Kur'an-ı kerimden okuyoruz: "0, yer yüzündeki her şey, tamamen sizin hizmetinize sundu." (Lokman, 31/20) Bu yaratılışınsırnda sadece Allah'a kul olmak, O'ndan başkasına kulluk etmemektir: "Ben cinleri ve insanları sadece buna kulluk etsinler diye yarattım."(zariyat, 51/56) ayetide bunu söylemektedir. Bizler yaratılış maksadımız ve hayatımız itibariyle Allah'a ait olduğumuz gibi ölümümüzden sonra da Allah'a aitiz ve O'na döndürüleceğiz:" İnna lillahi ve inna ileyhi raci'ün."(bakara, 2/156) ayeti bunu söylüyor. İnsamn hayatı sadece bu dünya - Erciyes Üniversitesi tlahiyat Fakültesi 267

3 hayatından ibaret değil, ahiret hayatı ile tamamlanan bütün bir hayattır. Dolayısıyla insan; tamamen Allah'a ait özel -re üstün nitelikler! e yaratılmış değerli bir varlıktır. Allah'ın verdikleri ile imtihan edilmek üzere Dünya hayatına getirilmiş olan insan, hayatının ahiretteki kısmını dünyadaki arnellerine göre kazandığı bir ortamda tamamlayacaktır: "0, hanginiz daha iyi iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O Aziz'dir /gafur'dur. (Mülk, 67/2) ayeti bunları söylemektedir. Değerli kardeşlerim!!nsan nıh ve bedenden müteşekkil bir varlıktır. Ne yalnız başına ruh, insanı temsil eder; ne de ruhsuz beden insan sayılır. Çünkü ruh olmayınca beden ölüdür. Hiçbir anlamı yoktur. Beden olmayınca da nıhun hiçbir anlamı yoktur. tkisi birlikte insanı vücuda getirmektedirler. Biliyoruz ki ruhun kaynağı Allah Teala'dır. O'nun, tesviye edildikten sonra bedene üflemesidir. Ruhun, hayat özelliğinden başka akıl ve vicdan gibi iki önemli bassası daha vardır ki, asıl insanı insan yapan bu iki hususiyettir. Akıl ve vicdan yönüyle nıh, insanı yüceltmek, fıtratında sahip olduğu temizliği, selameti kanıyup kabiliyederiyle daha da artarak Rabbının huzunına iyi bir kul, salih bir mü' min olarak döndürmek çabasındadır. Beden ise topraktan yaratılmıştır. Toprak maddi aleme aittir. Bu yüzden insan bedeni, hemen hemen toprağın elementlerle ilgili tüm özelliklerini taşımaktadır. Bedende öfke, yeme, içme, İstirahat etme, uyuma ve cinsel istekler şeklinde ortaya çıkan güce nefis diyonız. Nefsin bu tabii istekleri ve tatmin yolları yine kendisine göredir. Onda, akıl ve vicdan gibi iyiyi kötüden, doğnıyu yanlıştan ayırt edici bir güç ve kötülüklerden rahatsızlık duyma gibi bir özellik olmadığı için isteklerinde de iyi ve kötü, helal ya da haram şeklinde bir anlayışı da bulunmamaktadır. lşte insan ruhunun, isteklerin dizginlenmesi ve insani öl~ülerde tutulması açısından bedenine karşı sürdürdüğü nefs mücadelesi büyük cihattır. Eğer kişi, aklına saygı duyar ve ondan gelen iyi ya da kötü... gibi ayırt edici mesajlara gerektiği biçimde değerlendirir, iradesini o şekilde yönlendirirse Allah'a yaklaşır, O'nun sevgisini kazanır; aksi halde bedenin istek ve dürtülerine esir olur, aklına ve vicdanına kulak vermezs~ o da Rabbından uzaklaşmakla kalmaz insanı niteliklerini de tamamen kaybeder: "Biz insanı en güzel biçimde yarattık, sonra da inanıp salih iş yapanların dışındakileri aşağıların aşağısına çevirdik." (Tin,96/4-6) Ayetinin ifade ettiği sünnetllllah gerçe~leşir. Aziz dinleyenlerim, Allah Teala, insanı bu nefis mücadelesinde sadece fıtratına koymuş olduğu!slam ve aklıyla baş başa bırakmamıştır. Onu, gönderdiği Peygamberler ve de indirmiş olduğu valıiy ile de desteklemiştir. "Fıtratına koyduğu!slam" dedim. Bunu biraz açmak istiyonım. Hepimizin 268

4 bildiği gibi kültürümüzde "Elest bezmi" diye bir kavram söz konusudur. Bu aynı zamanda Kur'an-ı Kerimde yer aldığı için bir inanç konusudur. Fakat bu konudaki bilgilerimiz, şayet Kur'an'da anlatıldığı biçimde değilse, bu konunun bize yanlış öğretildiğini düşünüyorum. Kanaatimizce müslümanların çoğunun bu konudaki bilgisi şöyledir: Allah Teala her şeyden önce ruhları yarattı. Sonra da ruhları kendisine muhatap kıldı ve onlara: "Elestü birabbiküm?" "Ben bizim Rabbınız değil miyim?" dedi. Onlar da: "Galü bela!" "Evet, Sen bizim Rabbımızsın dediler." Bunun bir başka anlatılış şekli de şöyledir: Allah Tealakendi nurundan Resulullah'ın ruhunu yarattı. Onun ruhundan da bütün insanların ruhlarını yarattı. Bu yüzden, Resülullah, ruhları bakımından insanların ilk babası; Adem de bedenleri bakımından ilk babası olarak bilinir. Sonra da ruhların hepsini karşısına aldı ve onlara: "Ben sizin Rabbınız değil miyim?" dedi. Onlar da "Evet, sen bizim Rabbımızsın dediler." Halbuki bu koıiu Kur'an-ı Kerimde yer aldığı şekliyle hiç de böyle değildir. Bu bilgi Araf Suresi 172. ayette verilen bilgi ile tamamen çelişmektedir. Bu ayete göre "Elestü birabbiküm"ün muhatapları kesinlikle ruhlar değil; Adem oğullarının bellerinden alınan tohumlardır/zerre, zürriyyetdir: "Rabbın, kıyamet gününde "Biz bilıniyorduk ya da daha önce babalarımız Allah'a ortak koştular. Biz de onlardan sonra gelen nesiller idik. Gerçeği saklayanların yüzünden bizi helak mı edeceksin? dememeleri için Biz, Adem oğullarının bellerinden zürriyetlerini aldık ve onları kendilerine şahit tuttuk: "Ben sizin rabbınız değil miyim?" dedik. Onlar da: "Evet, sen bizim Rabbımızsın, bunu bildik" dediler." (A'raf, 7/172-1"73).. Kur'an'da anlatılan "Elest Bezrni" buclur. Arzu ederseniz bu ayeti biraz açıklayalım. Ayette geçen zürriyet insan nesli, tohumu anlamınadır. Belden alınması ise: "!nsan neden yaratıldığına bir baksın! O sulb ile teraib arasından fışkırarak çıkan bir sudan yaratılmıştır."(tarık, 86/5-7) ayetinde geçen sulb bel; teraib de göğüs ya da kaburga kemikleri anlamındadır. Buna göre insan, bel ile göğüs kemikleri arasından fışkırarak çıkan bir sudan yaratılmıştır ki bu suya başka ayeti kerimelerde "Nutfe" tabir edilmektedir. CBu.konuda geniş bilgi için bkz. M. Harndi Yazır, Hak dini Kur'an Dili, VI/ ; Prof. Dr. M. Zeki Duman, Kur'an ve Tıbb'a Göre İnsanın Yaratılışı ve Tüpbebek Hadisesi, İzmir, 1991.) Bu ayetlerden açıkça anlaşılıyor ki, Allah Teala'nın kendisinemuhatap kıldığı obje, kesinlikle toplu halde ruh ya da ruhlar değil; babanın sulhünden alınan zerre, tohum, yani spermadır. şahit tutma zamanı ise ruhlar alerol değil, birleşme esnasında spermanın, babadan annenin rahmine intikali anıdır. 269

5 Buna göre diyebiliriz ki Allah Teala, "Rabbımızın Allah olduğuna dair bilgimiz yoktu." dememeleri için her :nsanı yaratırken onu kendisine şahit tutup Rabbının Allah olduğu bilgisini bir biçimde bedenini vücuda getiren ilk hücresine işlemiştir. Dolayısıyla her insan, Fazlurrahman'ın da dediği bir bakıma müslim; fıtrat dini, hücrelerine yerleştirilmiş olarak yaratılmıştır. Bu olayı Rum Suresi 30.ayetle de test etmek mümkündür: "Yüzünü hanif olarak Din'e, Allah'ın insanları yapısal olarak yarattığı dine çevir. Allah'ın yaratmasında değişiklik olmaz.!şte, sağlam din budur... "!şte, "İnsanlar da bir bakıma müslim olarak yaratılmışlardır." sözümüzden kastımız budur. Bu konuda söz konusu ettiğimiz ayetlerin tefsiri Elmalılı M. Harndi Yazır'ın tefsirinden okunursa, daha geniş bilgi edinilebileceği kanaatindeyiz. Allah Teala, dünya hayatındaki imtihan ortamı ve kendisine kulluk yarışında insanı desteklemek amacıyla onu fıtrat üzere yaratmıştır. Kişi "Ben neyim?" sorusunu cevaplamak üzere aklını kullanarak tefekkür maksadıyla kendisine dönüş düşündüğü anda Yüce ve eşsiz bir yaratıcı olarak Rabbını bulmaması mümkün değildir. Nefs dediğimiz bedensel istekler gücü ile nefsin dışındaki eşya, özellikle kainattaki tabii güzelliklerin tamamı insanı cezbedecek şeylerdir. Bunların arzı:.ı edilmesi de tabiidir. Çünkü insan için yaratılmış ve onun hizmetine sunulmuşlardır.!şte Allah Teala, insanoğlu bu nimetlerden yararlanırken ölçüyü kaçırdığı ve dünya nimetlerine dalıp Rabbını unuttuğunda onu uyarması maksadıyla, fıtri yapısı ve aklından başka üçüncü bir destek olarak peygamberler göndermiştir. Hatta Yüce Allah, Ahiretteki azabı Peygamberlerle uyarma esasına bağlamıştır. "Biz, peygamber göndermediğimiz bir topluma aza b edecek değiliz"c!sra, 17 /15) buyurmuştur.!nsan eğer fıtri yapısından ve aklından bir uyarı alamamışsa derhal onu uyaracak ve ikaz edecek peygamberlere ihtiyaç vardır. Peygamberler hem inzar etme/u yarma, hem müjdeleme görevleriyle yükümlü elçiler ve aynı zamanda örnek ahlak ve yaşayışları ile Allah'a kul olma konusunda model insanlardır. Allah Teala insana, bunlardan başka, sürekli olarak elinde bir rehber gibi kullanabileceği dördüncü bir destek olarak kitaplar indirmiştir. Böylece insanoğlunun dünya hayatında nasıl yaşaması ve konınınası gerektiğini; nasıl yaşarsa, insani: vasıflarını konıyabileceğini, insani: nitelik ve niceliklerini artırarak yüceleceğini; ne halde yaşarsa bu vasıllardan uzaklaşıp, insanlıktan düşecek, aşağıların aşağısına yuvarlanacağını... vahiy yoluyla indirdiği kitaplada açıklamıştır.!şte Allah Teala, fıtri din 1 yapı, Akıl, Peygamberler ve indirdiği kitaplada in- 270

6 sanı desteklemiş. Dünya hayatında kendisine kulluk yarışında başanya ulaşabilmesi için gerekli olan her şeyi lütfetmiştir. Değerli dinleyenlerim, insan oğlunun yaratılış amacını ve donanımını bu şekilde kısaca belirttikten sonra Kur'an'a dönmek, hakkında bir-kaç söz söylemek istiyorum. Kur'an, genelde tüm insanlar (Bakara, 2/185), Özel olarak da Muttakiler 1 Korunanlar için llahi bir rehber ve rahmettir. O, "Diri Olanları", yani kalbi, gözü ve kulağı canlı olup yerli yerince kullanabilmeleri "İnzar Etmek" içirı indirilmiştir. Kur'an, Allah Teala'nın kelamıdır. Arzdan arşa uzatılmış olan habl-i methıi, tutunan kimsenin elini boşa çıkarmayacak sağlam kulpudur.!ndirildiği asırda bu kulpasıkı sıkıya sanlan insanlar Ortaçağın karanlıklanndan kurtulup onun aydınlığında insani vasıflanna yeniden kavuşup yüceldikleri gibi, örnek nitelikleriyle nice toplulukların da yücelmelerirıe katkıda bulunmuşlardır. Fakat geçmişte ve günümüzde bu gerçeği yakalayamayanlar, onun uyanlarına kulak vermeyen insanların akıbetieri ise dünya hayatında insanlıktan, ahirette de ateş çukuruna düşmekten başka değildir. O sebeple tek tek değil, "hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılmak, topluca kurtulmak gerekmektedir. İşte bu yüzden Kur'an-ı Kerimi hem insanlıktan düşürmeyen bir ip, hem de insanı ateş çukurundan kurtaracak birici sağlam kulp olarak iyi değerlendirmek zorundayız. Değerli dinleyenlerim Kur'an-ı Kerim, Ehl-i Kitab'ın, Tevrat ve İncil'de yer alan!lahi sese kulak vermedikleri, ona uygun biçimde yaşamadıkları; müşriklerin kendi elleriyle yaptıklan putlara taptıkları, akıl almaz biçimde onlardan medet umdukları ve bu inançlarına paralel olarak vahşice bir hayat yaşadıkları; llak,ve hukuktan söz edilmediği; insanlık dışı anlayış ve yaşayışın hakim olduğu bu ortamda indirilmiştir. Bu gayr-ı insani ortamda insanlar, özellikle güçsüz ve fakir insanlar bunalmışlardı. Bu sıkıntılarından çıkış yolu aradıklan, aydınlığa çağıran bir sesi has- retle bekledikleri bir durumda onların ~ağlıklanna bir cevap olarak indirilmiştir.!şte böyle bir ortamda, Allah'tan başka tanrı olmadığı; her şeyi O'nun yarattığı; her insanın O'na karşı sorumlu olduğu; hiç bir kimsenin yaptıklarının yanına kalmayacağı, mutlaka büyük bir gündehesaba çekileceği kötülerin cezalandırılacağı, kötülüklerden uzak kalanların ise cennetle ödüllendirileceğine dair uyarı ve müjdeyi duyan bu zavallı insanlar, aradıkları sesin bu ses olduğunu kavramakta gedkmediler. Bekledikleri ışığı bulduklarını düşünerek ve inanarak ona yöneldiler.!ndirilen ayetleri susuzluklarını gideren ve yeniden hayat balışeden bir iksir olarak yudumladılar. Gün geçtikçe, geleri her ayetle birlikte ümitleri daha da artıyordu. Allah'a, Resülü'nü daha fazla yaklaşıyor ve bir daha kopmamacasına gönülden bağla- 271

7 nıyorlardı. Gelen her ayet, onlar için kendilerini unutmayan sahiplerinden gönderilmiş bir mektup olarak telakl-:1 ediliyor ve "Rabbimiz bugün bize ne buyurmuş" anlayışı içerisinde okunarak cahilliye döneminden kalan kötülüklerden uzaklaşılıyor, yerine insani bir nitelik ikame ediliyordu. Rabbın buyruklarına göre hayata yeniden çeki-düzen veriliyordu. İnanç açısından, ahlak açısından, insanlar arası ilişkiler açısından her gelen ayet, insanlarda yeni bir tavrın sergilenmesine sebep oluyordu. Tabii ki Mekke döneminin o sıkıcı, baskı altındaki günlerini göz önünde bulundurursak, sahabeyi kiramın Kur:an'dan istifade etmek için metodltı ve sistemli bir eğitim, öğretim dönemi yaşamadıklarını tahmin etmeniz mümkündür. Fakat Medine'ye hicretle düzenli bir eğitim süreci başlatılmış ve sahabeyi kirarn Mescid-i Nebi'deki Suffe'de düzenli eğitim-öğretim faaliyetine başlamıştı. Değerli dinleyenlerim, sahabenin Kur'an öğrenmeleri ve O'ndan istifadeleri, günümüzde olduğu gibi sadece lafzını okuruayı öğrenmek, yüzünden sevap kazanmak değil; hayatlarındaki gayr-ı insani niteliklerden arınma ve kendilerini yüceltecek insani niteliklere kavuşma çabası idi. Gelen ayetlerin çoğunluğu da bu hedefe yönelikti. Bazen oluyordu ki bir sahabenin yaptığı bir iş ya da bir davranışı Yüce Yaratıcının ikazı ile karşılanıyor, kendilerinden beklenen açıklanıyordu. Hatta bazen de Resülullah, bir davranışı sebebiyle ikaz alıyordu. Mesela; Bedir Harbinden sonra sahabe arasında ganimetierin taksimi problem edilip gündemi gereğinden fazla işgal edince, Cenab-ı Hakk "Bir Nebiye, bulunduğu bölgede ağırlığını koyup otoriteyi eline geçirmedikçe esirler meselesiyle uğraşması yakışmaz! Şayet ganimet Ierin helal olacağına dair bir hükmümüz olmasaydı, aldıklarınız sebebiyle size kesinlikle büyük bir azab dokunurdu." (Enfal, 8/67) mealincieki ayetleri ile ikazda bulunmuştur. Bunun gibi sahabenin hayatında, bir öncekini değiştirebilecek nitelikte ayetler gün geçtikçe devam ediyordu. Peygamber Efendimizin: "Şüphesiz sizin en hayırlınız Kur'an-ı öğrenen ve öğretenlerinizdir." (Buhari, F.Kur'an, 21.) hadisi, sahabenin Kur'an-ı öğrenme ve öğretmekonusundaki şevk ve gayretini daha da artırıyordu. Bu hadisi şerif günümüzde de okunuyor. Belki bir zamanlar biz de Kur'an'ı öğrenme ve öğretme k~nusunda teşvik maksadıyla bu hadisi şerifi çok çok kullandık ve kullanıyoruz. Fakat şunubilmemiz lazım ki, bu söz söylendiğinde muhatapları Kur'an'ı, kendilerince anlıyorlardı. O gün için Kur'an-ı öğrenmek ve öğretmek demek, O'nun anlaşılması ve uygulanması doğrultusunda bir öğrenme ve öğretme 272

8 şekli idi. Yoksa bugünkü uyguladığımız gibi harflerini, telaffuzunu, mahreç yerleri ve harfin mahreçten çıkartılış biçimlerini öğretmek; biraz da makamla güzel ses ile, talim biçiminde bir Kur'an öğretimi değildi. Mesela, lbn Mes'ud ve Ubey b. Kab (r.a)'dan gelen rivayetlere göre şöyle demişlerdir: "Biz Kur'an-ı 10 ayet 10 ayet öğrendik. Her 10 ayeti anlamadıkça, üzerinde düşünüp iyice kavramadıkça ve hayatla ilgili alanları uygularoadıkça yeni 10 ayet almazdık Biz Kur'an'dan ilim ile arneli birlikte öğreniyorduk." Hz. Osman'ın da şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Biz Kur'anı 5 ayet 5 ayet öğrendik." Abdullah lbn Ömer (r.a) demiştir ki: Biz Bakara ve Al-i tınran surelerini bilenleri gözümüzde çok büyütürdük ve derdik ki; "Bak! şu adam Bakara ve Al-i tmran surelerini biliyormuş." Abdullah b. Ömer (r.a)'in: "Ben sadece Bakani suresini öğrenmek için, bu sure üzerinde tam sekiz yıl durdum." dediği de nakl edilmiştir. Sahabilerin bu ifadelerinden anlaşılıyor ki, onların Ktır'an öğrenmesi, anlamadan, sadece lafızlarla okumaya dayalı bir okuma ve ezberleme tarzında öğrenme değildi. Çünkü Bakara suresinin ezberlenmesi söz konusu olsaydı, tbn Ömer'in, sadece Bakara suresini sekiz yılda ezberlemesi asla söz konusu olmazdı. Halbuki on:un anlatmak istediği Bakara suresinde anlatılanlar, vermek istediği mesajlar ve hayata uygulanış biçimiyle birlikte kavrayıp öğrenmek uzun zamanını almıştır. Yoksa bugünkü zamanımızda zannedildiği gibi, sadece lafzını okumak ve ezberlemeye yönelik bir okuma faaliyeti değildir. Ezberlemek derken burada bir kısım bilgiler var. Onlara da burada değinmek istiyorum. Belki birçok kimse zanneder ki sahabenin tamamı Kur'an-ı baştan sonuna kadar ezberlemişti. Halbuki ilgili kaynaklarda yer aldığına göre bu doğru değil. Kur'an-ı Kerim'i baştan sona ezberleyen sahabenin sayısı çok azdır. Mesela, Suyuti, Ebu Ubeyd'den şöyle nakletmiştir: On sekizi muhacir ve beşi de ensardan olmak üzere toplam 23 sahabi Kur'an'ın tamamını ezberlemiştir. (Bkz.'ltkan, I/72) ancak Enes b. Malik (a.a.)'den gelen rivayetler onu doğrulamamaktadır. Ona göre sadece sayılı bir-kaç sahabi bu işi başarabilmiştir. Enes (r.a.) demiştir ki:" Kur'an'ı cem'edenlerin tamamı şu dört keşidir ve hepsi de Ensardandır. Bunlar Ubey b. Ka'b, Muaz b. Cebel, Zeyd b. Sabit ve Ebu Zeyd'dir." Enes (r.a) başka bir rivayetinde de: Resulullah (s.a.v.) vefat ettiğinde sadece şu dört kişi Kur'anı cem'etmiştir. Bunlar Ebu'd-Derha, Muaz b. Cebel, Zeyd b. Sabit ve Ebu Zeyd'dir." demiştir. (Buhari, Fedailü'l-Kur'an, 8) Muhammed b. Ka'b el-kurazi'ye göre "Kur'an'ın tamamını, sadece ensardan beş kişi ezberlemişti. Bunlar Muaz b. Cebel, Ubade b. Samit, Ubey b. Ka'b, Ebu 273

9 Eyyüb elcensari ve Ebu'd-Derha (r.a.)'dır. (Bkz. Kandehlevi, M. Yusuf, Hayatü's-Sahabe, Tre. III/460) tınarn Gazali'nin tespitine göre ise, "Reslılullah (s.a.v.) vefat ettiği zaman Medine ve civarında kadar sahabi vardı. Bunlardan, Kur'an'ı baştan sonuna kadar ezberleyenlerin sayısı altıyı geçmiyordu. Bu altı sahabeden ikisinin tam hafız olduğu datartışılır durumdaydı." 1 Şa'bi'nin kaydettiğine göre, Ebu Bekir, Ömer ve Ali, Kur'an'ın tamamını ezberlemeden /cem' öldüler. Halifelerden sadece Osman Kur'an'ın tamamını cem'etmişti. Bütün bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, sahabilerden Kur'an'ın tamamını ezberleyenlerin sayası en fazla dört ya da beşi geçmemektedir. Yani, sahabiler Kur'an'ın sadece lafzı ile değil O'nun tebliği ve tebyini; hayata uygulanışı ile ilgileniyorlardı. Ayrıca savaşlar, onların açtığı yaralar ve geçim sıkıntısı.... gibi diğer gaileler de Kur'an'ın tamamını ezberlemelerine engel teşkil eden başka bir faktörler idi. Kur'an'ın, manasını gözardı edip sırf lafzına yönelik bir okuyuş ve ta'lim konusunda Hz. Ömer'in, ibret ve basiret dolu bir tavrını nakletmeden geçemeyeceğim. Nakledildiğine göre Basra Valisi ve aynı zamanda muallimi dummunda olan Ebu Musa el-eş'ari, halife Ömer'e bir mektup yazarak o yıl Basra'da Kur'an'ın lafzını ezberleyenlerin sayısının arttığını; teşvik ve ödüllendi~e maksadıyla bunlara Beytülrrıal'den maaş bağlanmasını teklif etmiştir. El-Eş' ari, aradan bir yıl geçmesine rağmen, Hz. Ömer'den bir cevap alamamıştır. Ertesi yıl, ikinci bir mektup daha yazar ve Ömer'e, Basra'da Kur'an'ı ezberleyenlerin sayısının kat kat arttığını söyleyerek teklifini yineler. Bu ikinci mektup üzerine Hz. Ömer'in O'na verdiği cevap çok açık ve ilginçtir."... şayet onlara, Kur'an'ı ezberledikleri için Beytülmal'den maaş bağlarsak, korkarım ki insanlar, bunun için kendilerini Kur' an' ı ezberleme işine kaptındar da, anlama işini ihmal ederler. O sebeple onları kendi halleriyle baş başa bırak!" 2 Değerli dinleyenlerim Hz. Ömer (r.a.)'ın korktuğu bu dumm, yani Kur'an'ın lafzını ezberleyip de manasını ihmal etm'e dummu, özellikle Emevi'le~ döneminin başlangıcından itibaren gelenek halinde uygulanmaya başlamış, maalesef günümüze kadar devam edegelmiştir! Kıraat incelikleri ve tecvit kurallarını ihtiva eden; güzel ses, makam ile okuma ve ezberleme şeklinde Kur'an'a yaklaşım tarzı, üzülerek 1- İhya, I/ Kaddum'i, Muhadarat, s. 131; Kettan'i, Abdu'l-Hayy, et-teratibu'l-idariyye, II/

10 söyleyelim ki, Onun manasını ihmale; neticede de müslümanları Kur'andan uzaklaşmaya (Krş.A'raf,7 /30) kadar götürülmüştür... Bilmiyonız ki Allah Teala bu şekilde Kur'an ezberleyenlere ödül verir mi, yoksa Hz. Ömer gibi onları kendi hallerine mi havale eder? Değerli dinleyenlerim, biz biliyonız ki Kur'an tüm insanlar için, bilhassa inananlar için bir kılavuzdur, yolumuzu aydınlatan!lahi bir nurdur. Onun aydınlığını almadan, rehberliğinden istifade etmeden ezberlemenin ne faydası olacak? Biz Kur'an'ın, sadece lafzını ezberleyecek bugüne, hem de hoşnut almadığımız bir konuma geldik. Sadece lafzı ezberlenen Kur'an'ın müslümanlara hiçbir şey vermediğini gördük. Bu açıdan konuya yaklaşıyonım. Yoksa Kur'an'ın ezberlenmesi anlamında hafızlığa karşı oldtığum sanılmasını Kur'an'ın ezberlenmesi ve hafızada Allah'ın ayetlerinin sürekli bulunması her olayda bir ayetin hafızada şimşek gibi çakması; yaptığın yanlışlar sebebiyle aklına gelip de seni o anda döndürmesi... Allah'ın bir ni.ü'mine balışettiği eşsiz bir nimeti, büyük bir lütfudur. Ben, bundan daha büyük bir nimet tahayyül edemiyonım. Benim yakınınağa çalıştığım konu bugün lslam :'ileminin içine düştüğü ya da düşürüldüğü içler acısı dunımdur. Sahabeyi ortaçağ karanlığından kurtaran Kur'an neden bize çare olmuyor? Bunu dile getirrneğe çalışıyonım... Sadece lafzının öğretilmesi ve ezberlenmesi sebebiyle, getirdiği hayat anlayışı ve temel ilkeleri ile Kur'an müslümanlar arasında o kadar uzaklaştırılmış ve yerine o kadar ters ve yanlış İslam anlayışları doldunılmuş ki adeta Asrı-ı Saadette hayat bahşolan İslam, müslümanların hayatında tanınmaz olmuş. Tıpkı bir çekirdek gibi henüz yen! dikmişsiniz, tutmuş, bakmış, sulamış emek vermişsiniz boy vermiş, gelişmeye başlamış... Fakat daha sonra ilgilenmediğiniz için çevresinde o kadar yabani otlar, dikenler, çalılar çağalmış ve etrafını sarmış ki, neredeyse sizin dikip yeşerttiğiniz o filizin gelişmesi durmuş, yabani atların arasında görülmez, tanınmaz hale gelmiş!... Bugün İslam toplumları arasında İslam bu hale gelmiş; ne!slam, ne değil, seçilmez olmuş... Allah'a ham d olsun ki Kur' an' ı Kerim Yüce Allah'ın koruması sebebiyle Tevrat ve!ncil'in akıbetine uğramamış, asıl metin elimizde... Bu konuda oldukça spesifik bir örnek vermek istiyonım. Güncel olduğu için bunu seçtim. Anlatılanlar şayet doğnı ise, sözüm ona bir tarikat lideri, gayr-ı meşru olarak kıydığı bir nikah ile "Bu üçüncü karımdır. Üç karı oldu, dördüncüyü de alacağım ve şeriatımı tamamlayacağım." demektedir... Belki bu şahısla ilgili sözlerden bıkmışsınızdır, bunların konuşulmasının size zevk vermediğini biliyonım. Ama acı olan dördüncü nikahla şeriatın tamamlanacağı anlayışı dır!...ikinci kadını alınca ş eri- 275

11 at artıyor, üçüncü ve dördüncü evlilikte şeriat tamamlandığı hangi ayet ya da hadiste yazıyor!... Bu nasılislam anlayı_şı, doğrusu anlamak mümkün değil... Değerli dinleyenlerim; Peygamber Efendimiz(s.a.v.)'in Kur'an-ı oktımakla ilgili özellikle, aniayarak ve kavrayarak okumakla ilgili bazı tavsiyelerini burada aktarmak istiyorum. "Kalpleriniz Kur'an ile ülfet ettiği sürece, Kur'an-ı okumaya devam edin" diyor. Kalbiniz Kur'an ile ülfeti kesmiş ise oktımayı bırakın, buyuruyor. (Buhari, Fadailu'l-Kur'an, 37) Kalbin Kur'an'la ülfeti şu olmalıdır: Okuduğunu rahatlılda anlıyorsun, söylemek istediklerini kavnyorsun ve mesajlar zihninde belirginleşiyor ve okuduğundan istifade ediyorsun... Bu hald~yken okumamza devam ediniz. Ama baktım ki yoruldunuz, kafamza bir şeyler takıldı, sizi meşgul ediyor, okuduğunuzu takip edemiyor ve de onu iyi kavrayamıyor veyahut ne demek istediğini anlayamıyorsunuz. O zaman oktımayı bırakın buyuruyor. Bir başka hadisi şerifinde ise. "Uyku bastıımış gözlere hakim olunamıyorsa, bu halde de namazı kılma yın, uyuyup uyandıktan sonra kılınız." buyuruyor. Çünkü diyor, "Böyle halde kişi kendisine dua edeyim derken belki aleyhine beddua eder ediyor. (Müslim, Müsafirun 223) Yine Peygamber Efendimizin, Kur'an-ı aniayarak okumamız için bize tavsiye ettiği bir yöntem şudur: "Kur'an-ı sesli değil, sessiz okuyan, açıktan sesli olarak okuyandan daha üstündür." (Bkz. Tirmizi, F.Kur'an, 20, V ( ) buyuruyor sonra da "Kur'an'ı sessiz olarak okuyan, sadakayı gizli olarak verene benzer. Sesli okuyan ise açıktan verene benzer." tarzında bir teşbih yapıyor. Bakınız, günümüzde de okuduğumuz metni daha çabuk okumak ve daha fazla istifade edebilmek için bize okuma yöntemi olarak tavsiye edilen de sessiz; hatta dil-dudak hareketlerini de araya katmadan, hafıza ile okuma ~ekli değil mi? Bir kitabı veya metni en iyi biçimde aniayarak okuyabilmek için ses, dil-dudak hareketlerini çok büyük engel sayan bilim adamlan, daha iyi anlamak için bu engelleri aşıp gözler ve hafıza ile tilavet ederken, bir önceki cümle ile gelecek cümle arasında irtibatı koparınadan ve düşünerek okumanın gerektiğini söylemektedirler. (Bkz. Mustafa Ruşen, Hızlı Okuma,!stanbul 1995 (12. Baskı), s.38; Aynca bkz. Doç. Dr. Firdevs Güneş, Hızlı Okuma Teknikleri) Kur'an:ı Kerim de anlamak için okuduğumuz bir kitap olduğuna göre, harhalde bu yöntem orada da aynı şekilde geçerli olmalıdır. Resultillah (s.a.v.): "Sesinizle birbirinizi rahatsız etmeyin. Biriniz namazda veya namaz haricinde okurken sesini yükseltip, başkalannı duymakta etki altına almasın." (Ebu Davud, Salat, ) buyurmuştur.) Peygamber Efendimizin "Sessiz okuyun" anlamındaki bu hadisini, bazıları 276

12 riya karışır şeklinde yorumlamışlardır. Belki bu yorum doğru olabilir. Ancak aynı konuda karşılaştırına yapabileceğimiz bir ayet-i kerime var. Bununla Hz. Peygamberin maksadını daha iyi anlamamız mümkün olacağı kanaatindeyiz: "Sadakaları açıktan verirseniz, o ne güzel. Ama onu gizler, fakiriere gizlilik içerisinde verirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır." (Bakara 2/271) buyuruyor. İyi ile hayırlılık arasındaki ince bir farka dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu hadis-i şeriflde Kur'an'ı Kerim'i sessiz okumak, sadakayı gizli vermeye benzetildiğine göre deinek ki, Kur'an-ı sessiz okumak sesli okumaktan daha iyidir, diyebiliriz. Zemahşeri bu hadisi şöyle yorumlamıştır: Kur'an okurken, sesi yükseltmeyip kısmak hem ihlası korumak için gerekli hem de söylediğini iyi bir şekilde tefekkür etme ve anlama ile çok yakından ilgilidir. (Zemahşeri, a.g.e. II/140; Ebu-s Suud, a.g.e. II/310; Alusi, a.g.e. IX/150) Hz. Ali, (kerremallahu veche) "İçinde anlayış bulunmayan ibadette hayır olmadığı gibi, üzerinde tefekkür edilmeden, verilmek istenen mesajlar alınmadan okunan Kur'an'da da hiç bir hayır yoktur." demiştir. AllahTealada "Bu mübarek Kitabı sana ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik" (Sad, 38/29) buyurmuyor mu? "Gündüzler, senin için uzun meşguliyet vakti olduğundan, Kur'an okumaya geceleri ayır. Çünkü gece, kalp ile dilin uyum içinde olması sebebiyle hem, manayı kavrama bakımından daha uygun ve kolay, hem de sakin bir ortam olarak sözü doğru anlamaya daha müsaittir." (Müzzemmil, 73/6-7; Krş. Zemahşeri, Keşşaf, IV/176) Bütün bunlara rağmen günümüzde Kur'an.. ı Kerim'i hala anlamadan okuma faaliyeti devam ediyor. Ama şunu da belirtelim ki; şu bir kaç seneden beri, Allah'a hamd olsun, toplumumuzda Kur'an'ı anlıyorsak okumanın gerekliliği gittikçe yaygınlaşrtıaktadır. Bu sevindirici hal ile beraber hala Kur'an-ı anlamadan okumayı savunanlar da, bütün güçleriyle iddialarını sürdürmektedirler. Hatta öyle fetvalar da veriliyor ki, şaşmamak mümkün değil! Birileri soruyor: Kur'an okumayı bilmiyorum, ama her satır için ihlas suresini okuyarak hatim indirirsem kabul olur mu? Cevap: Sen okumaya devam et! Neden olmasın?... Bu da zannederim Araplara isnad edilen şu fetvaya benziyor. Bir Arabi Allah'ı rüyasında görüyor ve O'na diyor ki: "Yarabbi! Kur'an'ı okuyan her kimseye sevap var mıdır?" Allah: "Elbette vardır" diyor. "Peki Kur'an-ı okuyan kimse Kur'an'ın dilini bilmiyor, manasını anlamadan okuyorsa yine sevap var mıdır?" Cevap? "Evet, dilinibilmeseve anlamasa dasevap vardır" oluyor. Bu tip fetvalar, insanların Kur'an-ı aniayarak okumalarının önündeki 277

13 engeller olarak, maalesef literatüriimüzde yaygın bir biçimde yer almaktadır. Değerli dinleyenlerim, Kur';;n-ı sadece aniayarak okumak değil, anladığınızı yaşamıyorsanız, bu anlamının da hiç bir faydası yoktur. Asıl buraya değinmek istiyoıum şimdi. Enfal suresine "Ey İnananlar! Allah'a ve Resülüne itaat edin, işittiğiniz halde ondan yüz çevirmeyin." (Enfal, 8/20-22.) buyuıuluyor. Demek ki insanın itaat etmesi gerekli bir ayeti okuduğunda onun aksi bir halde ise, derhal kendisine çeki düzen vermemişse o hali değiştirmemişse veya Resülullah'ın kendisine mesaj içeren bir hadisini işitmiş ve o hadise göre kendisinde bir tavır değişikliği olmamışsa o şahsın duıumu kötüdür. Ayetin devamına dikkat edin: Sakın ha!... "!şitmedikleri halde, işittik diyenler gibi olmayın". Ne demek "işitmedikleri halde işittik demeleri?". Mesela ben diyorum ki "!şittim." Cenab-ı Hak diyor ki: "Hayır işitmedin, duymadın." Sebep: Çünkü Yüce Allah, işittiğim halde itaat etmediğim için o i'itmeyi işitme kabul etmiyor. Bundan da anlaşılıyor ki, itaatin olmadığı yerde işitmek veya anlamak hiçbir fayda vermiyor. işitmedikleri halde, işittik diyenler gibi olmayın, kimdir onlar? Aynı surenin 31. ayeti kerimesinde, "Kendilerine ayetlerimiz okunduğu zaman; tamam işittik, dilersek bunun benzerini biz de söyleriz. Bunlar bizden evvelkilerin uydurma masallarından başka bir şey değildir." diyen müşriklerdir. Demek ki Yüce sahibimiz, sakın ha! İşitınediğiniz halde işittik diyen müşrikler gibi almayınız, diye inananları uyamıaktadır. Kur'an-ı Kerimi okuyar ve anlıyoruz, ama yaşamamız gereken yerde yaşamıyorsak, müşriklerin durumuna düşmüş oluyoruz demektir. Cenab-ı Hak bir başka ayet-i kerimesinde Hamele-i Kur'an oldukları halde onu gerektiği biçimde okuyup yaşamayanları şöyle bir teşbihle dikkatierimize arz ediyor: "Kendilerine Tevrat yükletildiği halde, onu gerektiği tarzda taşımayanlar, sırtlarında kocaman kocaman kitap yükü taşıyan eşekler gibidirler..." (Cuma, 62/5.) Tevrat'ın yüklerilmesinden maksat, elbetti hayatta kılavuz olarak kullanmak, ondan gerektiği biçimde yararlanmak, bunlar yapılmadığı taktirde sorumlu tutulmak olmalıdır. Fakat onlar kendilerine indirilen Tevrat'ı gerektiği biçimde taşımıyorlar. O'na göre yaşamıyorlar, onu bir tarafa atmışlar. Kendilerine göre bir hayat tarzı seçip ona göre yaşıyorlar.!şte bu sebeple onlar, sırtında kocaman kocaman kitap yükü taşıyan merkeplere benzetiliyor. Her ikisi de kitap yükü taşıyor. Fakat ikisi de taşıdığından istifade etmiyor. İnsan, okuma ve okuduğundan yararlanma özelliğine sahiptir. Buna rağmen merkebe benzetilmesi, ona denk tutulması, onun' için aynı zamanda hakaret anlamını da taşımaktadır. Çünkü insanların "Akılları var, 278

14 onunla gerçekleri kavramıyorlar, Gözleri var, onunla gerçekleri görmüyorlar, kulakları var, onunla gerçekleri işitmiyorlar. Onlar hayvanlar gibidir; belki ondan daha da aşağı. "(Bakara,2/171) Değerli dinleyenlerim, Fahreddin Razi, Kurtubi gibi müfessirler bu ayeti kerimeyi tefsir ederlerken diyorlar ki; Bu ayet-i kerimeler her ne kadar Ehl-i Kitap hakkındanazil olmuşsa da, mana ehline göre Kur'an-ı Kerim'i, gerektiği gibi okuyamayanlar hakkında da aynı mesajı taşımaktadır ve onları da aynı dereceye düşürmektedir". (Mefatihu'l-Gayb, XXX/5.Ayatu'l-Ahkam, XVIII/94.) Zaten bu ayet, mana ve maksadı açısından düşünüldüğünde aynı yargıya varmamak mümkün değildir... Değerli dinleyenlerim, Peygamber Efendimizin, Kur'an'ı gerektiği biçimde taşımayan ve onu hayatından uzaklaştıranları Allah'a şikayet edeceği, Kur'an'da şöyle ifade edilmiştir: "Resul, Rabb'ım! Benim kavmim bu Kur'an'ı kendilerinden uzaklaştırdılar, dedi." 3 Bu Ayeti tefsir ederken Elmalılı Harndi Yazır şöyle demiştir: "Kur'an'ı mecbur tutmak," iki manaya gelir: Birincisi, Kur'an'ı terkedip ondan uzak durmak ve onunla amel etmemektir ki, nitekim "ya Rabbi, bu kulun beni kendisinden uzaklaştırdı, benimle aramızda hükmünü sen ver" demesi bundandır.!kincisi de, Kur'an hakkında bezeyanlar uydurmak ve saçmalamakla olur." 4 Enes (r.a)'ın naklettiği bir hadis, sözkonusu ayeti, şöyle tefsir etmektedir: Resülullah (s.a.v.) demiştir: "Kim Kur'an'ı öğrenir, sonra da mushafını asar; onu sık sık asılı açıp okumaz ve ondan istifade etmezse, Kıyamet Günü o mushaf, boynuncia olarak gelecek ve diyecek ki, ey Rabbim, bu kulun beni kendisinden uzaklaştırdı. şimdi benimle aramızda hükmünü sen ver."5 Zaten, "Dedi ki, sana ayetlerimiz geldi, fakat sen onları unuttun. Aynı şekilde sen de bu gün unutulanlardansın." (Taha, 20/126) ayetide aynı şeyleri söylemektedir... Aziz Mü'minler, Kur'an, bir amaç değil; aksine insanların yeryüzünde barış ve ülfet içerisinde yaşayabilmeleri, düny;;t ve ahiret mutluluğunti elde edebilmeleri yolunda bir rehberdir; Allah'a inananlar için de kulluk görevini tam olarak yerine getirip O'nun hoşnutluğunu kazanmaları dolayısıyla dünyada ve ahirette gerçek mutluluğa erebilmeleri hususunda kılavuzluk eden bir araçtır. Yanlış bir telakki ile 3- Furkan, 25/ Tefsir, V / Kuıtubi, el-cami', XIII/27; Elmalılı, Tefsir, V/

15 O, inananlar tarafından araç olma niteliğini unutularak amaç haline getirilirse, tabii ki, ondan beklenileni elde etmeleri mümkün olmaz!... Zira amacı doğrultusunda kullanılmayan her araç, vasıta olmaktan çıkartıldığı an, ondan istifade mümkün değildir! "Nice Kur'an okuyanlar var ki, okudukları Kur' an, onlara lanet eder. " 6 Buhari, okuyana lanet edecek olan tilaveti şöyle açıklamıştır: "Bu, şarkı ve türkü havasında, ses dalgalandınlıp teğanni yapılarak ve manaya önem verilmeden okumaktır," diyor? Biz buna, özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde, sırf para karşılığında üç İhlas bir Fatiha, Yasin, Tebareke surelerini... okuyanlarla, ölü başında veya mezarlıkta, "taze okunmuş hatimlerimiz var" diyerek, ücret mukabili hatim satan Kur'an simsarlannın da katılabileceğini düşünüyoruz... Günümüzde, özellikle de arife günlerinde, mezarlıklarda, ellerinde Kur'an-ı Kerim, ölüler için parayla Kur'an satan kimseler oldukça çoğaldı. Bunları zaman zaman televizyon ekranlarında da görmekteyiz. Mesela bir ekranda Adana'daki Qir mezarlıkta muhabir, Kur'an simsarlarından birine yaklaşıyor ve "şu sayfadan birkaç satır oku!" diyor fakat o kişi okuyamıyor. Bu da gösteriyor ki, okuyan ve okuyamayan her kimse eline Kur'an-ı Kerimi alıp, sırf para kazanmak için kullanmaktadır. Bunları görüp de M. Akif'in: İnınemiştir hele Kur'an bunu hakkıyla bilin! Ne mezarlıkta okumak ne de fal bakmak için... mısralannı batıdamamak ve üzülmernek mümkün mü? Çok enteresandır, mezarlıklarda-belki lstanbul'a has değil, Anadolu'da da yaygın olabilir- başında sarık, sırtında cüppe ile gezen insanlar görürsünüz. Ve size yaklaşır: "Taze okunmuş hatimlerimiz var" diye Kur'an pazarlarlar. Bu çok çirkin! Kur'an'a bu hakaret yapılmamalı!... Bizzat şahit olduğum daha çirkin bir olayı sizlere anlatmak istiyorum. Bir tarihte bir arkadaşımla beraber İstanbul da onun bir arkadaşını ziyaret etmek için görevli olduğu camiye gittik. Namazdan sonra imamla birlikte camiden çıkmak üzereyken biraz yaşlı bir kadın yanımıza doğru geldi ve imam arkadaşa: "Oğlum, bir hatim rica etmek için sizi rahatsız ediyorum, okur musunuz?" dedi. İmam: "Olur, teyzeciğim! Fakat hangisinden istiyorsunuz?" dedi. Bu soru karşısında doğrusu ben 6- Bkz. Gazali, İlı ya, I/ Fadailu'l-Kur'an,

16 de şaşırdım kadın da şaşırmış olacak ki: "Oğlum, bir hatim indirmeni istiyorum. Hatimin hangisi olur mu?" deyince, imam şöyle açıklamada bulundu: "Teyzeciğim, 50 liralık hatim var, 100 liralık hatim var bir de 150 liralık hatim var. Sen hangisinden istersin?" Kadın daha da şaşkın bir ifade ile: "100 liralıktan olsun." Dedi ve bir köşeye çekildiler, hemen oracıkta du'asını ettiler ve parasını alıp yanımıza geldi. Anladık ki, hatimler önceden okunrnuş, paket halinde hazırmış!... Arkadaşımla, biraz da taacüble birbirimize baktık ve oradan ayrıldık.. Kur' an, her ha ide bunlara da lanet ediyor olmalıdır!... Değerli dinleyenlerim! Bu gün Türkçe meal ve tefsirler yardımı ile de olsa, zamanında el verdiği ölçüde her gün Kur'an'dan bir veya birkaç ayet okuyup, anlama imkanına sahip olduğu halde, bunu yapmayıp tembellik veya herhangi bir sebepten ötürü O'nu anlamadan, her okuduğunda hayatında bir kısım değişiklikler olmadan okumaya devam eden mü'minler, bizce okuduklarından sevap beklememelidirler. Çünkü Arapça'yı bilmernek bu gün için, Kur'an-ı Kerimi anlamadan okumak için geçerli bir mazeret değildir. Belki geçmişte, bundan yıl önceki insanlanmız Kur'an'ı anlamadan okudukların da, Allah katında mazur sayılabilirlerdi. Çünkü o dönemlerde, ülkemizde hem okuma yazma bilenlerin sayısı'az idi hem de vatandaşların okuyup anlayabilecekleri nitelikte Türkçe meal ve tefsir pek bulunrnuyordu. Buna yoksulluk, imkansızlık, ortamın müsait olmayışı... gibi daha başka sebepler de eklenebilir! Fakat şimdi, hiçte öyle değil. Allah'a hamd olsun milletimizin okuma yazma bilmeyeni yok denecek kadar az; kendi dilimizde yazılmış çok sayıda meal ve tefsir var. Bir o kadar da başka dillerden dilimize tercüme edilmiş tefsir bulunmaktadır. Geçmişe göre refah düzeyimiz de bir hayli yüksek; o zamanki kadar geçim sıkıntısı bir başka problemler de mevcut değil!... Bütün bu imkanlara rağmen okuma yazma bilen ve okuduğunu aniayabilecek kabiliyere s~hip olan bir müslümanın, hala Kur'an'ı anlamadan okumaya devam etmesi, belki kasıt aranmaz ama, Allah'a ve Kur'an'a saygısızlık sayılmaz mı? Bu milletin, Kur'an'ın haricinde anlamadan okuduğu başka bir yazı ya da kitap var mıdır? Allah indinde neyi mazeret olarak gösterebileceğiz!... İşte bu yüzden diyoruz ki, imkanı olduğu halde Allah'ın Kelamını anlamadan okumaya devam edenler, bu tarzda okuduklarından sevap beklememelidirler. Herkes anladığı kadar, dağarcığı kadar Kur'an'dan istifade edebilir.!lim adamı ilminin seviyesine göre, halk da kendi seviyesine göre... Dikkat edin. Sahabe-i Kiram, özellikle Mekke döneminin ilk Müslümanlan, hangileri, bu gün bizim sahip olduğumuz bilgi ve kültür seviyesine sahip idi? Buna rağmen Kur' anı okuyor veya 281

17 dinliyor ve istifade ediyorlardı. Şunu bilelim ki, bu Kur'an-ı Kerim'den yediden yetmişe kadar her insan, bilgi ve kültür seviyesine göre istifade edecektir. Bugün bir çok Müslümanın evinde tefsir kitapları var; sadece vitrinieri süslüyor. Pek okumuyarlar. Onlardan okumaları gerekirken hala anlamadan ha tim indirmeye devam ediyorlar... Özellikle Ramazan ayında okuma faaliyetleri daha da hızlandırılıyor. Kimilerince Ramazan ayı mahsül ayı olarak değerlendirilir. Bir Ramazan'da 55 hatim alıp da okuduğumı söyleyeni ben biliyorum. Kendisiyle konuştum. Bir Ramazan'da ellibeş hatim okuyor. Nasıl okuyor bu kişi acaba? İddiaya gerilirse, bizce de olmayacak şey değil. Günde yaklaşık olarak iki hatim düşer ki, yapılabilir. Günahlarını almayalım ama, belki üç ihlas bir fatiha ile de bu işi kolay yoldan hallediyor olabilirler?... Tabii ki sonunda hediyelerini(!) de alıyorlar!... Kur'an bunun için mi indirilmiştir? Böyle bir Müslüman-Kur'an ilişkisi, topluma hayır getirir mi?... Şimdi de bizim bugünkü du" clffiuffiuzu çok canlı bir biçimde tasvir eden bir sahabi ile Resuluilah arasında geçen bir diyaloğu sizlere sunmak istiyorum: Ravi demiştir ki ResUluilah (s.a.v.) ashabına bir şeyler anlattı ve bunun vukuunda ilmin kaybalacağını söyledi. Ziyad: "Ey Allah'ın Resulü! Biz Kur'an-ı okuyor, çocuklarımıza da okutuyor iken; çocuklanmız da Kur'an'ı okuyacak ve kendi çocuklarına okutacakken, nasıl olur da ilim kaybolur?" dedi. Nebi (s.a.v.) soruyu soran Ziyad bin Tebid'e hitaben, Ey anası yitiresice, ben seni Medine'deki en akıllı insan zannediyordum... Yahudi ve Hıristiyanların ellerinde Tevrat ve İncil bulunduğunu ve ondan hiç istifade etmediklerini görmüyormusun? dedi. Demek ki, elde Kur'an'ın bulunması veya ve çokça okunınası yetmiyor! Ondan istifade etmek için Kur'an'ı hayata hakim kılmak, yaşamak gerekiyor. Onun arılamadan okumak da fayda vermediğine göre, demek ki Kur'an da bizlere bir şey vermiyor... Allah'ın Resulü bir başka hadisinde şöyle buyurmuştur: "Aranızdan bir toplum çıkacak. Kur'an'ı okuyacaklar ama okudukları hançerlerinden öteye gitmeyecek, okun yaydan çıktığı gibi onların da dinden çıktıklarını göreceksiniz." Burada, biraz özel olmakla beraber ibret dolu bir hadise olduğu için, hoşlanmadığım halde bir hatıraını anlatmak istiyorum. Bir tanıdık. Kendisi Hamele-i Kur'andır. Hemde hıfzı çok kuvvetli bir hafızdır. Yıllarca Kur'an kurslarında talebi 282

18 yetiştirdi. Belki loo'ün üzerinde yetiştirip mezun ettiği hafız vardır. Bu konuda konuşuyonız. Çocukları da var. Tezini savunmak için: "Yahu ahirete gidip de gelen mi var?" demesin mi!... Oradakilerin hepsi şaşakaldık!... Okuduğu kendisine bir şey verememesi veya Kur'an'dan hiçbir şey almamış, ama bu kadar da hafız yetiştirmiş, söylediği söz bu: "Ahirete gidip de gelen mi var?" çünkü, o, ahireti Kur'an'dan öğrenemedi. Çünkü Allah'ı Kur'an'dan öğrenemedi, çünkü Peygamber'i Kur'an'dan öğrenemedi. Çünkü!slam'ı Kur'an'dan öğrenemedi. Çünkü insanlarla ilişkileri Kur'an'dan öğrenemedi. Çünkü Kur'an'ın verdiği imanı yaşamıyor. Kur'an'ın vermek istediği ahlakı taşımıyor. Kur'an'ın vermek istediği hukuku tanımıyor. Kendi sonımluluğunu bilmiyor. Ve yeri geldiğinde de, bu tip laflar ağzından çıkıyor. Yukarıda naklettiğimiz hadisi okuduğumda hep o şahıs aklıma geliyor, çok üzülüyonım... Kur' anı okuyorlar. Okudukları, hançerderinden ileriye gitmiyor. Okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkıyorlar! Peygamber Efendimizin Kur'an okuyanları kategorize eden şu hadisini de, ibret maksadıyla burada nakletmek istiyonım. Buyurmuşlardır ki: "Halis mü'min, Kur'an'ı okur ve onun gerektirdiği şekilde yaşar. Kur'an'ı okuyup, onun prensipleri doğnıltusunda yaşayan mü'min, tıpkı tadı ve kokusu güzel olan turunçgillere benzer; Kur'an'ı okuyamayan, ancak, onun hükümleriyle amel eden halis niü'min de tadı güzel fakat, ko/kusu olmayan hurmaya benzer; Kur'an'ı okuyan, ancak onun icap ettirdiği tarzda yaşamayan f:kir ise, kokusu güzel ama tadı acı olan reyhan otuna benzer; Kur'an okumayan ve onunla amel etmeyen münafık da, Ebu Cehil Karpuzuna benzer, onun tadı da acı, kokusu da kötüdür." 8 Demek ki halis mürnin olabilmek için ya Kur'anı okumak ve onun gerektirdiği biçimde yaşama,mız gerekir ya da, okuma imkanımız yoksa mutlaka birilerinden dinleyerek muhtevasını öğrenmek ve yaşamak zonındayız. Yani ya öğreten, ya öğrenen ya da dinleyen olmak zorundayız! Başkası değil!... Değerli dinleyenlerim. Resulullah döneminde Kur'an-ı Kerim ölülere kesinlikle okunmuyordu. Ne sahabenin hayatında ne Resulullah'ın hayatında mezarlığa gidip de ölü için Kur'an okumak kesinlikle yok idi. Resulullah vefat ettikten sonra Sahabe-i Kiramın Resuluilah için Kur'an okuyup sevabını bağışladıkları da söz konusu değildi. Birkaç yerde Fatiha suresinin ölüler için okunduğu söyleniyor. Fakat, tahkik ehli muhaddislerimiz kesinlikle bunların uydurma olduğunu söylüyorlar. Çünkü ResUl ve ashabı biliyorlardı ki Kur'an-ı Kerim ölüler için değil, diriler 8- Buhar!, Fedaili'l-Kur'an, 17;36,37 283

19 içindir. Öldükten sonra fayda vermek için değil, yaşayarak faydalanılmak için indiriimiş bir kılavuzdur. Ölümle artık ondan istifade imkanı kalmamıştır. Resulullah (s.a.v.) hayatta iken zaman zaman Baki Mezarlığını ziyaret edip, ölüler için dua ettiğine dair birbirinden farklı rivayetler bulunmaktadır. (Bkz. İbn Mace, Cenaiz, 1546, 47) Ancak Kur'an okuduğu veya ashabına, ölüler için Kur'an okumaları ve sevabını bağışlamaları konusunda tavsiyede bulunduğuna dair, sahih hiçbir rivayet bulunmamaktadır. Sadece sünenlerde Hz. Peygamber'in ölü için Fatiha Suresini okuduğu ve ashabına tavsiye ettiği konusunda zayıf, hatta kimilerine göre uydurma rivayetler bulunmaktadır. Fakat Beyhaki, bu rivayetlerin zayıf olduğunu söylemiştir. (Bkz. İbn Mace, Cenaiz, 1595, 96, I/480) Aynı şekilde sahabenin denebi (s.a.v.) hayatta iken veya öldükten sonra mezarlıkta, ne kendi ölülcri için ne de Resulullah için Kur'an okudukları, hatim inciirdikleri ve sevabını bağışladıkları hususunda da sahih bir rivayet bulunmamaktadır!... Çünkü Kur'an hayatta olan, işiten, gören ve kavrayabilenler için indirilmiş dünya hayatıyla ilgili bir kılavuzdur.. O, ölülere Ilitap etmiyor, onların da ondan yararlanma zaman ve imkanları kalmamıştır. Bu yüzden ölülere onu duyurmak mümkün olmadığı gibi, bunun için çaba sarf etmekte boştur!... Hz. Peygamber Bedir savaşından sonra müşrik ölülerini bir çukura gömdükten sonra orada yüksek sesle: "Ey falan oğlu falan şimdi gördün mü Kur'an'ın hak olduğunu... Biçiminde söylen\yordu. Onu işiten Hz. Ömer yanına yaklaştı ve Ey Allah'ın Elçisi, ruhları olmayan cesetlere ne söylüyorsun? Onlar seni işitirler mi? Dedi. ResUluilah (s.a.v.), "Muhammed'in nefsi elinde olan Allah'a yemin olsun ki şu anda onlar, benim kendileri için söylediklerimin hak olduğum ı biliyorlar, demiştir. Hz. Aişe (r.a.) bu olayı naklettikten sonra şu ayetleri okudu: "Sen, ölülere; 'işitmek istemeyen sağırlara arkalarını dönüp kaçadarken çağrıyı işittirmezsin!" (Nemi, 27/80; Rum, 30'51); "Sen ka birdekilere duyurucu değilsin." (Fatır, 35/22) Hz. Aişe'nin de dediği gibi, ölülere sesi işittirmek mümkün değildir. Değerli dinleyenlerim! Allah Teala, Mülk Suresi 2. ayetinde, "İnsanlardan hangilerinin daha güzel iş yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarattığını" söylemiştir. Bu ve benzeri ayetlerden anlaşılıyor ki, ahirette, cennet ya da cehennem; her kişi yerini kendisi kazanmalıdır. Yine Allah Teala, her insanın, sadece kendi kazancına rehin olduğunu (Tur,52/21; Müddessir, 74/38), iyiliklerin ve kötülüklerin şahsın lehine ve aleyiline olacağını (Bakara, 2/134, 286), kim zerre ağırlığında iyilik yaparsa, mutlaka karşılı- 284

20 ğını göreceğim; yine zerre ağırlığınca kötülük yapanların da cezalarını çekeceğini (Zilzal, 99/7,8) söylemiştir. Herkes bu hayatta neyi kazandı ve hak etti ise karşılığının tam olarak verileceği ve hiçbir kimseye haksızlık edilmeyeceği (Bakara, 2/281; A.'Imran, 25,161)... gibi açıklamalar da Kur'an'ın sıkça vurguladığı konulardandır. Başkalarının yardımıyla değil!... Sadece Allah'ın dileyip affettikleri kimseler, bu genel kaidelerin haricinde tutulacağı da yerinde belirtilmiştir... Ölülere telkin meselesi: Bir Hadisinde Resulullah (s.a.v.), "Ölülerinize illi ~1.Wl ~ 'ı telkin ediniz." Buyurmuştur. Nevevi'nin de işaret ettiği gibi Hz. Peygamber'in bununla maksad1, ölmüş olanlara değil, ölmek üzere bulunanlaradır. Çünkü Hz. Peygamber'in: "Bir kimsenin son sf":ü illi ~r 4.11 ~ olursa o kimse cennete girer." Hadisi bu manayı te'yit etmektedir. (M. Nevevi, Riyazu's-Salihin, tre. K. Burslan, H. Hüsnü Erdem, Ankara, Dokuzuncu baskı, II/277.) Bu gün uygulandığı biçimde ölüye Yasin okuma konusu da aynı şekilde bir sapma olarak değerlendirmekteyiz. Çünkü Ahmed b. Hanbel, Hz. Peygamber' in, "ölülerinize onu (Yasin) okuyun." (Ebu Davud, Cenaiz, 3121; İbn Mace, Cenaiz, 1448) hadisini naklettikten sonra," ölünün yanında Yasin okunursa, ruhun çıkması kolay olur; Allah ona can verme sıkıntısıni hafifletir" şeklinde yorumlandığını zikretmiştir. (Sünen, V/26; İbn Kesir, Tefsir, VI/547, 48'den naklen.) İbn Mace de bu hadisi, "ölmek üzere olan hastanın yanında konuşulacak şeyler" babında ve aynı anlamda nakletmiştir. Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, telkin ve Yasin ile ilgili hadisler, ölmüş olanlara değil ölmek üzere olanlar için tavsiye edilmiştir!... Şimdi biz ne yapmışız! Hadisin yarısını almışız, yarısını bırakmışız, mezarlıkta Yasin okutuyoruz. Dört mezhep imamızın da mezarlıkta Kur'an okumanın rnekruh olduğunu söylediği kitaplarda yazılıdır. Ama kimileri bunu Kur'an'ın metininden, yüzünden okuma şeklinde yorumluyorlar, kimisi de Kuran okumak şeklinde kabul ediyorlar. Çünkü bunlar, sahabe devrinden uzaklaştıkça müslümanlar arasında Kur'an'dan uzaklaşma da o oranda artmaktaydı. Bu durumun vahametini gören bir kısım iyi niyetli insanlar müslümanların, yeniden Kur'an'la meşgul olmalarını sağlamak amacıyla stirelerin faziletlerine dair hadis uydurmaya başlamıştı!. Mesela, Ebu!sına' Nuh b. Ebi Meryem (v.173/789) bunlardan biriydi. "İkrime tarikiyle!bn Abbas'dan sure sure, Kur'an'ın faziletleri ile ilgili gelen haberler sana nereden geldi" diye sorulduğu zaman o: "Ben, insanların Kur'an'dan yüz çevirip Ebu Hanife'nin fıkhı, Muhammed b. İshak'ın Meğazisi ve İbn Hişam'ın Siyre'si ile meşgul olduklarını gördüm ve onları, tekrar Kur'an'a çevirmek maksadıyla sevap ümit ede- 285

21 rek bu hadisleri uydurdum. " 9 cevabını vermiştir... Teşvik maksadıyla süreler'n faziletlerine dair hadis uyduranıardan biri de Meysere b. Abdirrabih idi. Ona da, "Kim bu sureyi okursa, şu kadar sevap kazanır. Şeklindeki hadisleri niçin uydurdun" denildiği zaman, verdiği cevap daha acıydı: "Ne yapayım, baktım ki müslümanlar Kur'an'ın haricinde başka şeylerle meşgul oluyor, O'nu okumuyorlar. Ben de, O'na rağbet ettirmek için bu hadisleri uydurdum"10 demiştir!... Emeviler ve Abbasiler devrinin müslümanları, Kur'an ve Resülullah'ın sünnetlerine bağlılıktan uzaklaşıp İslam'ın kendilerinden beklediği cehd ve gayreti sergilemedikleri için, "Kendilerini, kendi elleriyle tehlikeye atmışlar" 11 Sonuçta, "Bir topluluk kendini değiştirmedikçe Allah da o topluluğu değiştirmez" (Ra'd, 13/11 Enfal, 8/53) sünnetini yeniden icraya koydu!... Halbuki, Allah Teala, Kur'an-ı Kerim'de Nebisi Hz. Muhammed'in ifadesi ile şöyle buyurmuştur: "De ki, İşte benim metoduru bu, basiret üzere Allah'a davet ederim. Bana tabi olanlar da öyle... " 12 "Bilerek, ihlas ve yakin üzere yürüyerek nezahet ve hikmet dairesinde, ancak Allah için Allah'a davet edilmelidir..." 13 Pek çok İslam ilim adamı, "taklidi iman ve taklidi amel ancak reşit oluncaya kadar geçerlidir, reşit olduktan sonra hem iman hem de arnelde tahkiki esastır" demesine rağmen bugün hala kör taklide çağıran, müslümanların, körü köriine inanmalarını ve yaşamalarını doğrulayanlar, çoğunlukta bulunmaktadırlar!... Bunlardan öyleleri de var ki, müslümanların, doğnıdan doğnıya Kur'an ve Hadis'le karşı karşıya gelmelerine asla cevaz vermezler. Allah Teala'nın, "And olsun ki biz, öğüt alsınlar diye Kur'an'ı kolaylaştırdık Öğüt alan var mı? (Kamer, 54'17, 22, 32, 40.) ayetlerine rağmen... Bu ayet, aynı surede dört defa tekrarlanmasına bu kimseler derler ki: "Zamanımızda müctehid müfessir bulunmadığı için Kur'an'a mana vermek haramdır. Bugün müslümanların yapması gereken şey, tercüme edilmiş tefsir kitaplarını okumaktır...! Hadis' e de, ancak muhaddis imamlardan icazetli olanlarmana verebilirler. Zamanımızda muhaddis imamdan icazet almış muhaddis bulunmadığı için Hadis' e manavermek de caiz değildir." 9- Zerkeşi, Burhan, I/432; Suyuti,'Itkan, II/ Suyuti,'Itkan, II/155. ll- Bakara, 2/ Yusuf, 12/ Elınalılı, 286

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır. İslam çok yüce bir dindir. Onun yüceliği ve büyüklüğü Kur an-ı Kerim in tam ve mükemmel talimatları ile Hazret-i Resûlüllah (S.A.V.) in bu talimatları kendi yaşamında bizzat uygulamasından kaynaklanmaktadır.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet.

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet. BULUŞ YOLUYLA ÖĞRENME ETKİNLİK Ders: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ Sınıf: 9.Sınıf Ünite: İslam da İman Esasları Konu: Kitaplara İman Etkinliğin adı: İlahi Mesaj Süre: 40 dak + 40 dak Yine onlar, sana indirilene

Detaylı

Teravih Namazı - Gizli ilimler Sitesi

Teravih Namazı - Gizli ilimler Sitesi Niçin Teravih Namazı denilmiştir? Ramazan ayında yatsı namazından sonra kılınan namaz. "Teravih" kelimesi Arapça, "Terviha"nın çoğuludur ve "oturmak, istirahat etmek'" anlamına gelmektedir. Teravih namazı

Detaylı

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd

Detaylı

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ حكمة ريم م ا ير ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil 2009-1430 1 حكمة ريم م ا ير» باللغة ال ية «مد صالح

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri 1 ) İlahi kitapların sonuncusudur. 2 ) Allah tarafından koruma altına alınan değişikliğe uğramayan tek ilahi kitaptır. 3 ) Diğer ilahi

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ EBU SEYF

ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ EBU SEYF ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ EBU SEYF Hamd Allah subhanehu ve tealayadır. Salat ve selam ise O nun Rasulünedir. Bundan sonra: Allah sana hidayet etsin. Bil ki şirk koşmak günahların en büyüğüdür ve bütün amelleri

Detaylı

KUR'ANDAN DUALAR. "Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru." ( Bakara- 201 )

KUR'ANDAN DUALAR. Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru. ( Bakara- 201 ) KUR'ANDAN DUALAR "Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kıl, neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tövbemizi kabul et zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

RABBİN KİMDİR? Allah gizliyi de açığı da hesaba çekecek olandır.

RABBİN KİMDİR? Allah gizliyi de açığı da hesaba çekecek olandır. RABBİN KİMDİR? Allah gizliyi de açığı da hesaba çekecek olandır. Göklerde ve yerde olan her şey sadece Allah ındır. (Ey İnsanlar!) İçinizdeki (yapmayı düşündüğünüz bir günah eylemi)ni açığa vursanız da

Detaylı

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir. KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER Soru 1 : Kur an ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur an ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir;

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir; Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla 3 Bu güvenli belde şahittir; 1 4 1 İNCİR AĞACI ve zeytin (diyarı) şahittir! 4 Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış, 2 İncir ile Hz Nuh un tufan bölgesi olan

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI 1- Soru: Allah ın insanlar arasından seçip vahiy indirdiği kişiye ne ad verilir? Cevap: Peygamber/Resul/Nebi denir. 2- Soru: Kuran da peygamber hangi kelimelerle ifade edilmektedir? Cevap: Resul ve nebi

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır.

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır. Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığı nın belirlediği ve uyguladığı imsak vakti, oruca başlama ve sabah ezanın okunması ile Müslümanların sabah namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK AİLE KURMAK &AİLE OLMAK Dr. Fatma BAYRAKTAR KARAHAN Uzman-Ankara Aile Nedir? Aile kelimesinin kökü, ğavl dir. Bu kelime, ağır bir sorumluluk altına girmek demektir. Bu kökten gelen aile ise, birini çekince

Detaylı

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar Camiye Girerken Allah ın adıyla, Allah ın Resulüne salat ve selam olsun. Allah ım, hatalarımı bağışla ve bana rahmet kapılarını aç. Camiden Çıkarken Allah ın adıyla, Allah

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL Ey İnsanlık! Sizi bir tek canlı varlıktan yaratan, ondan da eşini var eden ve her ikisinden de bir çok erkek ve kadın üreten Rabbınıza karşı sorumluluğunuzun

Detaylı

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3]

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3] Şimdi de hızlıca Müteşabihat hakkında bir iki şey söylemek istiyorum. Deniliyor ki Kur ân da hem Muhkemat hem Müteşabihatlar vardır. Bu durumda Kur ân a nasıl güvenebiliriz? Gerçek şudur ki bu konu doğru

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir?

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Kısacası

Detaylı

Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır

Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır Tevafuk birbirine denk gelmek, birbiriyle uygun vaziyet almak demektir. Tevafuklu Kur anda tam 2806 Allah lafzı pek az müstesnalar

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

8. KÂFİRÛN SÛRESİ ÖĞRENELİM

8. KÂFİRÛN SÛRESİ ÖĞRENELİM SÛRELERİMİZİ tefekkürle ÖĞRENİYORUZ 8. KÂFİRÛN SÛRESİ ا ل ا ع ب د ما ت ع ب دو ن 1 ق ل ي ا ا ي ها ال كا ف رو ن و ا ل ا ن ا ع ا ب د 3 و ا ل ا نت م ع ا ب دو ن ما ا ع ب د 2 5 و ا ل ا نت م ع ا ب دو ن ما ا ع

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 9-10

KURAN YOLU- DERS 9-10 KURAN YOLU- DERS 9-10 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 6 no lu dersinin özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1. İsm-i Tafdil: «Daha» ve «En» kelimeleri ile yapılan Karşılaştırma Sıfatlarıdır. Örneğin,

Detaylı

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler GÜNAH ve İSTİĞFAR Israr etmek kişiyi nasıl etkiler Peygamber (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Hiçbir küçük günah yoktur ki, ısrarla işlenilmeye devam edildiği halde büyümesin. Ve

Detaylı

Muhammed Salih el-muneccid

Muhammed Salih el-muneccid KABİRDEKİ HAYATIN TABİATI NASILDIR? [ Türkçe ] طبيعة الحياة في القبر [باللغة التركية [ Muhammed Salih el-muneccid محمد بن صالح المنجد Terceme eden : Muhammed Şahin ترجمة: محمد بن مسلم شاهين Tetkik eden

Detaylı

Abdullah b. Abdurrahman el-cibrîn

Abdullah b. Abdurrahman el-cibrîn RAMAZAN GECELERİNDE KILINAN NAMAZIN CEMAATLE EDÂSININ MEŞRULUĞU ] ريك Turkish [ Türkçe Abdullah b. Abdurrahman el-cibrîn Terceme: Muhammed Şahin Tetkik: Ali Rıza Şahin 2011-1432 وعية اجلماعة يف قيام رمضان»

Detaylı

Asr-ı Saadette İçtihat

Asr-ı Saadette İçtihat Mehmedkirkinci.com Asr-ı Saadette İçtihat Sual: Hazret-i Peygamber zamanında içtihat yapılmış mıdır? Her güzel şey, her hayır Nebi ler eliyle meydana geldiği gibi, küllî bir hayır olan içtihadı da ilk

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 1-2. DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) ikra : İlk inen vahiy. Oku! anlamına gelir. Kıraat (okumak) kelimesi de aynı kökten gelir.

KURAN YOLU- DERS 1-2. DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) ikra : İlk inen vahiy. Oku! anlamına gelir. Kıraat (okumak) kelimesi de aynı kökten gelir. KURAN YOLU- DERS 1-2 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 2 no lu dersinin özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) ikra : İlk inen vahiy. Oku! anlamına Kıraat (okumak) kelimesi de aynı kökten 2) Tilavet,

Detaylı

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar yusufisik1@hotmail.de K ur ân-ı Kerim deki dua ayetleri gibi Peygamberimizin duaları da Arapça aslından okunursa daha iyidir. Ancak, tercümeleri de dua olarak okunabilir.

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU 25 Ders 3 İnsan Bir gün ağaçtan küçük bir çocuk oyan, ünlü bir ağaç oymacısı hakkında ünlü bir öykü vardır. Çok güzel olmuştu ve adam onun adını Pinokyo koydu. Eserinden büyük gurur duyuyordu ama oyma

Detaylı

ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ

ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ استواء االله عرشه ] تر [ Türkçe Turkish Abdurrahman el-berrâk Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 00-43 استواء االله عرشه» باللغة ال ية «عبد الر ن ال اك

Detaylı

Sunabihi (Rah Aly.) anlatıyor: Ölüm döşeğinde yatmakta olan Ubade b. Samit'i (R.A.) ziyarete gittim. Onu gürünce ağladım. Ubade, "Dur biraz!

Sunabihi (Rah Aly.) anlatıyor: Ölüm döşeğinde yatmakta olan Ubade b. Samit'i (R.A.) ziyarete gittim. Onu gürünce ağladım. Ubade, Dur biraz! Sunabihi (Rah Aly.) anlatıyor: Ölüm döşeğinde yatmakta olan Ubade b. Samit'i (R.A.) ziyarete gittim. Onu gürünce ağladım. Ubade, "Dur biraz! Neden ağlıyorsun? Yeminle söylüyorum ki, biri hariç Resulullah'tan

Detaylı

Türkçeye Tercüme Edilen Hadis Kitaplarında Geçen Zayıf Hadislerin Numaraları

Türkçeye Tercüme Edilen Hadis Kitaplarında Geçen Zayıf Hadislerin Numaraları Türkçeye Tercüme Edilen Hadis Kitaplarında Geçen Zayıf Hadislerin Numaraları Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace, Nesai, Edebu l-mufred, Muvatta, İbn Carud, Taberani (Mucemu s-sagir) İçindekiler 1- Sünenu İbn

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

Muharrem ayı nasıl değerlendirilmelidir?

Muharrem ayı nasıl değerlendirilmelidir? On5yirmi5.com Muharrem ayı nasıl değerlendirilmelidir? Muharrem ayı nasıl değerlendirilmelidir? Muharrem orucunun önemi nedir? Yayın Tarihi : 6 Kasım 2013 Çarşamba (oluşturma : 1/22/2017) Hayatın bütün

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TEFSİR V İLH 403 7 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Dua ve Sûre Kitapçığı

Dua ve Sûre Kitapçığı Dua ve Sûre Kitapçığı Hazırlayan: Melike MÜFTÜOĞLU instagram.com/oyunveetlinliklerledinogretimi SÜBHANEKE DUASI Allah ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır.

Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. Bazı insanlar vardır ki, yapmadıkları halde yapmış gibi övünürler İmkânlar

Detaylı

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir.

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir. UMRE DİNİ SUNUM UMRENİN FAZİLETİ CİHADA DENKTİR Hz. Aişe (r.a) Efendimiz e (s.a.v) sorar: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki

Detaylı

Sabah, uyanabildiğinin şükrü olarak Rabbi için namaz kılar ve niyazda bulunur. Gününe, ilk olarak temizlikle (abdestle) başlar. Allah temizdir.

Sabah, uyanabildiğinin şükrü olarak Rabbi için namaz kılar ve niyazda bulunur. Gününe, ilk olarak temizlikle (abdestle) başlar. Allah temizdir. Müslümanın 24 Saati Sabah, uyanabildiğinin şükrü olarak Rabbi için namaz kılar ve niyazda bulunur. Gününe, ilk olarak temizlikle (abdestle) başlar. Allah temizdir. Temizliği ve temiz olanları sever. (Hadis,

Detaylı

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE Ümmü'l-mü'minîn Âişe bint Ebî Bekr es-sıddîk el-kureşiyye (ö. 58/678) Hz. Ebû Bekir'in kızı ve Hz. Peygamberin hanımı. Babası Ebû Bekir b. Ebû Kuhâfe, es-sıddîk

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim.

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim. DUA Eudhu Billahi Minessaytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdulillahi Rabil-alemin Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel

Detaylı

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir.

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. TEMEL DİNİ BİLGİLER KİTAPLARA İMAN 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. 2 Kutsal kitap neye denir? Allah ın emir ve yasaklarını,

Detaylı

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Mülheim an der Ruhr Fatih Camii Islam kelimesi üc manaya gelir 1. Yüce Allahın emirlerine itaat edip, yasaklarından kacınmak. 2. Bütün insanlarla diğer canlılar

Detaylı

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1. Güzel ahlâk 2. Kötü ahlâk 2 Güzel ahlâk neye denir? Allah ın ve Resulü nün emir ve tavsiye ettiği, diğer

Detaylı

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza

Detaylı

1- Aşağıdakilerden hangisi suhuf gönderilen peygamberlerden biri değildir?

1- Aşağıdakilerden hangisi suhuf gönderilen peygamberlerden biri değildir? DİN KÜLTÜRÜ 6. SINIF 1. ÜNİTE TEST 1 1- Aşağıdakilerden hangisi suhuf gönderilen peygamberlerden biri a)hz. İbrahim b)hz. Yunus c)hz. Şit d)hz. Adem 2- Varlıklar hakkında düşünerek Allah ın varlığına ve

Detaylı

Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar]

Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar] Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar] Ezan Vakti uygulaması sadece bir ezan vakti icin yola baş koymuş zamanla gelişerek farkli ozelliklere sahip olmuş çok faydalı ve önemli bir

Detaylı

İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR - Genç Gelişim Kişisel Gelişim SİVAS BELEDİYESİ İŞARET DİLİ EĞİTMENİ MUSTAFA EPİK. İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR. İŞBİRLİĞİ İÇİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR MUTLAKA BAŞARILI OLACAKTIR SORU- Bize kısaca kendinizi

Detaylı

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ. EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ www.almuwahhid.com 1 Müellif: Şeyhu'l-İslam İbni Teymiyye (661/728) Eser: Mecmua el-feteva, cilt 4 بسم هللا الرحمن الرحيم Selefin, kendilerinden sonra gelenlerden daha alim, daha

Detaylı

Question. Kadir gecesi yalnız bir gece midir yoksa bir geceden fazla mıdır? Gündüz de kadir gecesinden. sayılır mı?

Question. Kadir gecesi yalnız bir gece midir yoksa bir geceden fazla mıdır? Gündüz de kadir gecesinden. sayılır mı? Question Kadir gecesi yalnız bir gece midir yoksa bir geceden fazla mıdır? Gündüz de kadir gecesinden sayılır mı? Answer: Kadir gecesi, mübarek ve önemli bir gecedir. Kur'an'ın nassıyla ramazan ayının

Detaylı

Her İşin İlk Adımı: Niyet

Her İşin İlk Adımı: Niyet Her İşin İlk Adımı: Niyet Niyet, bir işin ne için yapılacağına -kalple- hissederek karar vermektir. Allah Teâlâ nın bizlere müjdeci bir elçi olarak gönderdiği Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), Yaptığınız

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

MANİSA'DAN KUDÜS İZLENİMLERİ

MANİSA'DAN KUDÜS İZLENİMLERİ MANİSA'DAN KUDÜS İZLENİMLERİ İlahiyat Fakültesi, Manisa İl Müftülüğü ve İlim Yayma Cemiyeti Manisa Şubesi işbirliği ile düzenlenen; Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Rektörümüz Prof. Dr. A. Kemal Çelebi, Rektör

Detaylı

KUR AN DA AKIL ve BİLGİ

KUR AN DA AKIL ve BİLGİ KUR AN DA AKIL ve BİLGİ Memduh ÇELMELİ Aklın Dinî Sorumluluktaki Yeri ve Önemi Akıl, doğru ile yanlışı ayırt edebilme kabiliyetidir. Aynı zamanda her türlü sorumluluğun da ön şartıdır. Aklın özgürce işlevini

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

Hz. Peygamber'in ilk muhatapları olan Mekkelilerle mücadelesini anlatan Kur'ân'da tam

Hz. Peygamber'in ilk muhatapları olan Mekkelilerle mücadelesini anlatan Kur'ân'da tam 2. Ders İLK MUHATAPLAR NEDEN KUR'ÂN'A İMAN ETMEDİLER? Sahâbe demek ne demektir? 1. Beşeriyetlerin İzharı 2. Zaafiyetlerin Islahı 3. Kabiliyetlerin İnşası 4. Mesuliyetlerin İdraki 5. Rehberiyetlerin İhyası

Detaylı

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته ] تر [ Türkçe Turkish Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2010-1431 1 ما حكم الصيام وحكمته» باللغة ال ية «عبد

Detaylı

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2016-2017 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 2016-2017 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

Detaylı

İmam Humeyni'nin vasiyetini okurken güzel ve ince bir noktayı gördüm ve o, Hz. Fatıma

İmam Humeyni'nin vasiyetini okurken güzel ve ince bir noktayı gördüm ve o, Hz. Fatıma Question İmam Humeyni'nin vasiyetini okurken güzel ve ince bir noktayı gördüm ve o, Hz. Fatıma (s.a)'nın mushafı hakkındaki sözleri idi. Allah-u Teâlâ tarafından Hz. Fatıma Zehra (s.a)'ya ilham edilen

Detaylı

5 Peygamberimiz in en çok bilinen dört ismi hangileridir? Muhammed, Mustafa, Mahmud, Ahmed.

5 Peygamberimiz in en çok bilinen dört ismi hangileridir? Muhammed, Mustafa, Mahmud, Ahmed. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Siyer-i Nebi ne demektir? Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) doğumundan ölümüne kadar geçen hayatı içindeki yaşayışı, ahlâkı, âdet ve davranışlarını inceleyen ilimdir.

Detaylı

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ ب س م الله الر ح من الر ح يم الل ه ل نت ل ه م و ل و ك نت ف ظ ا غ ل يظ ال ق ل ب ف ب م ا ر ح م ة م ن لا نف ض وا م ن ح و ل ك İmran, 159) (Al-i HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ Muhterem Müslümanlar!

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS KURAN OKUMA VE TECVİD IV ILH

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS KURAN OKUMA VE TECVİD IV ILH DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS KURAN OKUMA VE TECVİD IV ILH 202 4 2+0 2 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Türkçe Lisans Dersin Türü Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI. lar aha beteri. dir veya 7 2. Y. 4. a bakarak " " dersek h 6. olarak sadaka verme.

M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI. lar aha beteri. dir veya 7 2. Y. 4. a bakarak   dersek h 6. olarak sadaka verme. M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI lar aha beteri dir... 1. -3-5 veya 7 2. Y 3. : me sem. 1 (B bir olmaz) 4. a bakarak " " 5. sek, dersek h 6. olarak sadaka verme. 2 3 k, iyilik yapmak, anaya -

Detaylı

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi;

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi; Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi; 1) Güçlük içinde ve çok zor durumda olan insanın, 2) Savaş altındaki insanın

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI TEOG SINAV SORUSU-1 1. Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder. Bu hadiste verilen mesaj aşağıdaki ayetlerin hangisinde

Detaylı