EKONOMİ YÖNETİMİNDEKİ BECERİKSİZLİĞİN FATURASI DAR VE SABİT GELİRLİYE ÖDETİLİYOR. Genel Başkan İsmail KONCUK :

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EKONOMİ YÖNETİMİNDEKİ BECERİKSİZLİĞİN FATURASI DAR VE SABİT GELİRLİYE ÖDETİLİYOR. Genel Başkan İsmail KONCUK :"

Transkript

1 MEMUR-SEN İN YENİ KAZANIMI GELİYOR: İŞ GÜVENCESİ KALDIRILIYOR 657 değişiyor. Memur artık topun ağzında olacak. Devlet memurluğu güvencesi kalkıyor. İktidara ilk geldiği günden beri personel rejimini değiştirmekten bahseden AKP Hükümeti, gelinen noktada memurun iş güvencesini kaldıracak çalışmalara hız verdi. Devamı 4. sayfada HALKIN SIRTINA BİNEREK ÜLKE YÖNETİLMEZ! Devamı 24. sayfada 10 YILDA MAAŞI ERİYEN İKİ KESİM VAR Devamı 25. sayfada Genel Başkan İsmail KONCUK : EKONOMİ YÖNETİMİNDEKİ BECERİKSİZLİĞİN FATURASI DAR VE SABİT GELİRLİYE ÖDETİLİYOR Devamı 8. sayfada Elektrik ve Doğalgaza yapılan fahiş zamları protesto etmek için düzenlenen eylemde konuşan İsmail KONCUK ; Hayali enflasyon hesabına göre hazırlanan bütçe hedefleri tutmayınca, vatandaşın sırtına yüklenen vergi artışları ve zamlar artık dayanılmaz hale gelmiştir. Sadece 2012 yılının başından Ekim ayına kadar doğalgaz %29,3; LPG %25,9; Mazot %13,5; Benzin %12 zamlanmış oldu. Bu zamların başlangıç olduğunu, bugünden itibaren iğneden ipliğe her şeye zam geleceğini hepimiz biliyoruz. Nimeti bizlerle paylaşmayanların, külfette bizlerden fedakârlık isteme hakkı yoktur. Devleti yönetmekte acz içinde olanlar, milletin yakasından düşmeli, dar ve sabit gelirlilerin sırtından inmelidir.

2 Türkiye nin Sendikası 20 Yaşında GENEL BAŞKAN, GENÇ AKADEMİSYENLER DERNEĞİNİ ZİYARET ETTİ Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim- Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk; Genel Sekreter Musa Akkaş, Genel Mali Sekreter Seyit Ali Kaplan, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz Kocakaplan ve Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir ile birlikte 6 Ekim 2012 tarihinde Genç Akademisyenler Derneğini ziyaret etti. Çok sayıda akademisyenin hazır bulunduğu ziyarette Genç Akademisyenler Derneği Başkanı Murat Şahin bir konuşma yaptı. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim- Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk da akademisyenlere hitap ederek, önemli açıklamalarda bulundu. Orta öğretimden Yükseköğretime geçiş sürecinde yaşanan sıkıntılara değinen Koncuk, Hala üniversiteye giriş sistemini tartışıyoruz. Üniversiteye giriş sisteminin değişeceği, yılda 3 sınav yapılacağı, öğrencinin en başarılı olduğu puan sonucuna göre tercih yapma olanağının sağlanacağı ifade ediliyor. Bu da ilk bakışta güzel geliyor. Ama öğrencileri 3 sınava girmek zorunda bırakacağız. Emin olun her sınav öğrenciden bir şeyler götürüyor. İnsanların geleceğini şekillendiren sınavlar ciddi bir stres oluşturuyor. Hayatının merkezinde sınav olan bir nesil meydana geliyor. Bu; olumlu yanları olan, ama olumsuz yanları da olan bir sitem. İyi tartışılması lazım. Sürekli bir şeyleri değiştirmeye çalışıyoruz. Bunun gençler üzerinde nasıl bir fiziki ve psikolojik travma yarattığı görmezden geliniyor dedi. KPSS de yaşananlara da dikkat çeken Koncuk, 2010 yılında sendika olarak KPSS de hırsızlık olduğunu tespit ettik. Soruların en az 10 bin kişiye servis edildiğini biliyorum. Sadece eğitim bilimlerini iptal ettiler, Ünal Yarımağan da ÖSYM Başkanlığından istifa etti yılında da yine KPSS de soruların servis edildiğini tespit ettik. Ama maalesef hırsızlığı yapanların yanına kar kaldı yılındaki sınavda da hırsızlık yapanlar, öğretmen olamasalar da, başka puanlarla devlet kadrolarına atandılar. Şimdi bu olayları yaşayan bir nesil düşünün. Lisede ya da üniversitede okuyorsunuz ve bu olayları yaşıyorsunuz. Nasıl bir değerlendirme içine gireceksiniz? Bu devlet, benim devletim mi? diye sorgulamayacak mısınız? Devlete küseceksiniz. Bu yaşananlardan dolayı kim kaybedecek? Hepimiz kaybedeceğiz. Hırsızlığı meşru gören, başkalarının hakkını gasp etmeyi hak olarak gören bir nesil. Böyle bir nesil ile biz nereye gideceğiz? Türkiye nereye gidiyor? Bunu sorgulamamız lazım. Hırsızlığı yapan kişiler hakim olsa, savcı olsa, devlet yönetse nasıl kararlar verir? diye konuştu. Sohbette akademisyenlerin yaşadığı sorunlara da değinen Genel Başkan KONCUK, sendika olarak önümüzdeki aylarda geniş çaplı bir çalıştay düzenleyerek üniversitelerin ve üniversite çalışanlarının meselelerini masaya yatıracaklarını ifade etti. Genel Başkan daha sonra soruları cevaplandırdı. Dernek Başkanı Murat Şahin de Genel Başkanımız İsmail Koncuk a bir plaket takdim etti. 2

3 Köşe Yazısı ARAP BAHARI TÜRK KIŞINA DÖNMESİN Özellikle son 10 yıldır uluslararası alanda Büyük Ortadoğu Projesi tartışılıyor. Basına deklare edilen, dünya kamuoyuna açıklanan hali ile Büyük Ortadoğu Projesi, Ortadoğu ve yakın çevresi coğrafyasında yer alan ülkelerde Batılı anlamda demokrasinin sağlanması, terörizmin ortadan kaldırılması, ekonomik ilişkilerin arttırılması ve ekonomik işbirlikleri sağlanarak bölgenin istikrara kavuşturulmasını amaçlıyor. Oysa, Büyük Ortadoğu Projesi gerçekte, dünyanın jeopolitik merkezi olan Ortadoğu nun, İsrail lobilerinin güdümündeki Amerikan merkezli bir yapılanma yoluyla Asyacı güçlerin eline geçmesini engellemek amacı taşıyor. ABD Temsilciler Meclisi üyesi Hyde ın hazırladığı programa göre 2. Dünya Savaşı sonrası Avrupa yı Marshall Planı ile hegemonyasına alan ABD, yeni plan ile de Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türkistan ı ele geçirmeyi planlıyor. Amacı ne olursa olsun bu proje, Ortadoğu coğrafyasında yaşayan devletlere ve halklara, dışarıdan bir müdahaleyi öngörüyor. Özellikle şahinlerin yönetiminde olduğundan beri ABD, dünya hâkimiyetine dönük girişimlerde bulunuyor. Bu yolda başarı temin etmek için de farklı hareket modellerini yürürlüğe koyuyor. Şekli ne olursa olsun Ortadoğu daki bu operasyonların temelinde üç gaye yatıyor. Uygulamaya konan bu modellerin birinci gayesi, ABD nin dış gücünü kullanarak ve bir süper devlet olarak, içindeki değişik kuruluşlara, sanayisine, silah tüccarlarına, kimya ve ilaç imalatı ile tüm büyük teknolojisine yeni pazarlar açmak. İkinci gaye ise dünyadaki dengelerin daha henüz aleyhlerine dönüşmeden, tüm yeraltı ve yerüstü zenginliklere ve stratejik maddelere el koymak suretiyle, gelecek için ABD nin gücünü ve hâkimiyetini garantiye almak. Üçüncü gaye de, ABD nin mutlak güvenliğinin sağlanması! Kendi çoğalttığı ve adeta ektiği Dünya Terörünü kontrol altına almak ve dünyayı istediği gibi istismar etmek Kısacası yaptığı ve yapacağı istismarın güvenliğini sağlamak Aslında Büyük Ortadoğu Projesi, emperyalizmin Osmanlı İmparatorluğu geri çekildikten sonra Ortadoğu ya hâkim olma adına ürettiği bir planın adıdır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında bu projenin İngiliz Fransız ortaklığıyla devreye girdiğini görüyoruz. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise Fransa ve İngiltere nin yollarının ayrıldığı bir noktada, Amerika ve İngiltere nin Ortadoğu ya girdiğini ve Bağdat Paktı, CENTO, RCD gibi bölgesel işbirliği antlaşmasıyla bölge ülkelerinin bir araya gelmesi noktasındaki bölgesel paktlara Amerika ile İngiltere nin de müdahil olduğunu ve Anglo-Saksonların Atlantik İttifakı nın bölgede yeni kurulan devlet olan İsrail e bir şemsiye kurduklarını görüyoruz. Ortadoğu da Osmanlı İmparatorluğu nun geri çekilmesinden sonra meydana gelen otorite boşluğu II. Dünya Savaşı sonrasında soğuk savaş gerginliği ortamında Sovyet Bloku ile Batı Bloku arasında dengelenmişti. Bu aşamada Türkiye bir NATO ülkesi olarak batı bloğu ile beraber hareket ederek Ortadoğu da Sovyetlerin hâkimiyetine karşı bir denge unsuru olmaya çalıştı. Ama küreselleşme sürecine girildikten sonra Sovyetler Birliği nin geri çekilmesiyle meydana gelen otorite boşluğu noktasında Amerika, ürettiği politikalarla, Irak ın önce Kuveyt i işgal etmesini sağladı daha sonra da Kuveyt in işgalini bahane ederek 1. Körfez Savaşı nda bölgeye askeri bir varlık olarak girmeyi başardı. 1. Körfez Savaşı sonrasında özellikle Kuzey Irak istikrarsızlığa sevk edildi ve böylece bölgesel bir yeniden yapılanmanın önü, bölgedeki istikrar düzeni yıkılarak açılmış oldu. İsmail KONCUK Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Büyük Ortadoğu Projesi uzun yıllar önce planlanmıştı ancak harekete geçilmesi için bir nedene ihtiyaç vardı. Bu neden de 11 Eylül 2001 yılında bulundu! Bugün Ortadoğu coğrafyasında yaşadığımız büyük değişim sürecinin tohumları ABD ye yapılan 11 Eylül saldırılarıyla atıldı. İkiz Kulelere yapılan saldırılar, dünya için son derece önemli gelişmelerin miladı oldu. Ancak bu saldırının sonrasında terör örgütlerinin peşinden Afganistan a saldıran emperyalist güçlerin asıl amaçlarının farklı olduğu kısa zaman içerisinde görüldü. Afganistan dan sonraki durak ise Irak tı. ABD nin Irak a gelirken asıl amacının petrol ve enerji kaynaklarının üzerine oturmak olduğunu, pek çok otorite açıkça itiraf etti. Nitekim mevcut durum ortadadır. Öte yandan teröristlere karşı 11 Eylül sonrasında tutum değiştiren ABD, terörizmi yok etmek için girdiği Irak ın Kuzeyine konuşlanmış olan PKK militanlarına karşı hiçbir harekât yapmadı. Terörizme bu denli karşı olan bir ülkenin Türkiye gibi bir müttefikine saldırmaya can atan teröristlere karşı bu kadar sessiz kalması, üstelik CIA yetkililerinin PKK lılarla toplantı üstüne toplantı yapmaları, ABD nin Türkiye ile ilgili farklı planları olduğunu açıkça gösteriyordu. Burada iki noktaya dikkat çekmek istiyorum: Bunlardan birincisi, Irak ın Kuzeyi ni istikrarsızlaştırma politikası; ikincisi de terörü yok etmek üzere Irak a giren ABD nin PKK terörüne sessiz kalışı. Bu iki politika, ABD nin aslında Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, Türkiye politikasını da ortaya koyuyor. Bu politikalarda hedef; Ortadoğu da İsrail in önünü açmak, İsrail merkezli bir büyük yapıyı oluşturmak ve Büyük Ortadoğu yu gerçekleştirerek Ortadoğu üzerinden Kafkasya ya ve Orta 3

4 Türkiye nin Sendikası 20 Yaşında Asya ya yönelen petrol coğrafyasını, Kuzey Atlantik İttifakı nı, Anglo-Saksonlarla Yahudilerin ortaklığından meydana gelen ittifakın hâkimiyet alanına sokmaktır. Kısacası hedef; Büyük İsrail hayalini gerçekleştirmektir. Bağımsız, üniter ve güçlü bir Türkiye nin bölgesinde böyle bir oluşuma izin vermeyeceği açıktır ve bu nedenle Türkiye de istikrarsızlaştırılacak ülkeler kapsamında ele alınmalıdır. Bu planlar içerisinde Türkiye deki devlet yapılanmasını değiştirerek projeye uygun şekilde yeniden yapılandırma ve Türkiye yi Ortadoğu da kurulması düşünülen çok uluslu, çok dinli, çok kültürlü, kozmopolit bir bölgesel federasyonun arazisi haline dönüştürme hedefi de vardır. Türkiye de kamu yönetimi, kamu personel rejimi ve yerel yönetimler alanında yapılmak istenilen düzenlemelere de bu planın bir parçası olarak bakılmalıdır. Nitekim geçtiğimiz aylarda iktidara mensup bazı milletvekilleri tarafından Yerel Yönetim Paketi adı altında hazırlanan bir çalışma; özellikle öğretmen ve doktorların yerel idareler tarafından atanması, iş güvencelerinin yalnızca görev yaptığı ille sınırlandırılması ve memurların başka ile tayin haklarının ellerinden alınması gibi önerileri içermektedir. Bu durum, tam anlamıyla yerel yönetimlere özerklik verilmesi ve kamu çalışanlarının iş güvencesinin yok edilmesi anlamı taşımaktadır. Eğitim, sağlık gibi temel kamu hizmetlerinin yerel yönetimler tarafından götürülmesi, kamu hizmetlerinin gördürülmesinde aranan kamu yararı ve idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ilkelerini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve yeni dünya düzeni içinde Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında öngörülen Federal Türkiye nin kurulması adımlarından biri olarak görülebilir. Haritasını bildiğimiz, amacını bildiğimiz bir operasyon içerisinde Türkiye ise; kendisine biçilen rolü oynayarak günü kurtarma peşine düşmüş görünmektedir. Planın odak noktasındaki ülkenin Türkiye olduğunun görmezden gelinip, yanı başımızda Irak ın parçalanmasına sessiz kalınarak başlanan macerada, Libya ve Mısır daki operasyonlara destek verildi. Özellikle dış basından okuduklarımıza göre Suriye deki operasyon ise Türkiye tarafından yürütülüyor. Suriye den sonraki durağın İran olduğu yolunda hiç kuşku yok. Büyük Ortadoğu Projesi için üretilen haritaya baktığımızda, Türkiye nin de plan içerisinde olduğunu görüyoruz. Olan biteni anlamak için dahi ya da kâhin olmaya gerek yok. Son dönemde artan terör olaylarını Suriye ye bağlayanlar, büyük fotoğrafa karşı nedense gözlerini kapatmakta ısrar ediyorlar. Bugün bizler, kapı komşularımızla kanlı bıçaklı düşmanlar haline gelirken yıllardır terör örgütünü kuran, besleyen ve büyüten ülkeleri yok sayarak yeni suçlular arıyoruz. Batı nın pompalamasıyla benimsediğimiz ve desteklediğimiz Arap Baharı, bir anlamda Türkiye için soğuk bir kışa dönüşme riskini de içinde barındırıyor. Başka bir deyişle adeta gerçeklerden kaçıyoruz. Komşularla sıfır sorun sloganıyla başlayan dış politikada sorunsuz sıfır komşu konumuna nasıl ve ne için geldiğimizi anlamak zorundayız. Çevremizde güvenebileceğimiz bir tek ülke kalmamışken, dört bir yanımızı ateş çemberi sarmışken, ateşe körükle giden Türkiye nin bu yangından etkilenmeden çıkacağını hayal edenler, büyük yanılgı içindedirler. MEMUR-SEN İN YENİ KAZANIMI GELİYOR: İŞ GÜVENCESİ KALDIRILIYOR 657 değişiyor. Memur artık topun ağzında olacak. Devlet memurluğu güvencesi kalkıyor. İktidara ilk geldiği günden beri personel rejimini değiştirmekten bahseden AKP Hükümeti, gelinen noktada memurun iş güvencesini kaldıracak çalışmalara hız verdi. Sık sık Çok çalışan çok, az çalışan az maaş alacak. diyerek yeni sistemi açıklamaya çalışan hükümet, verimsiz memurla yolunu ayıracağını belirtti. Çalışan/çalışmayan memurun ne gibi kriterlerle belirleneceği ise henüz bilinmiyor. VERİMSİZ MEMUR KOVULA- CAK Memurun maaşında da performans kriterleri geçerli olacak. Hayata geçirilmek istenen uygulamaya göre memur verimsiz bulunduğunda kolayca işten atılabilecek. Eğitim alanında daha önce uygulamaya konan ve kamu personel rejiminin temelini oluşturan sözleşmeli öğretmenlik tepki toplaması nedeniyle kaldırılmış, sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilmek zorunda kalınmıştı. Önümüzdeki süreçte sözleşmeli öğretmenliğin geri getirilmesi için hükümetin yeni bir çalışma yapacağı tahmin ediliyor. EN BÜYÜK DESTEKÇİ MEMUR SEN Dİ Daha 2003 yılında, bugün hayata geçirilmeye çalışılan ve devlet memurluğu güvencesini kaldıracak olan uygulama MEMUR-SEN tarafından hükümete önerilmişti. Memur-Sen Başkanı, yayımlanan bir açıklamasında devlet memurluğu güvencesi kaldırılmalıdır. demişti. Memur-Sen eski genel başkanı Ahmet Aksu nun, 2003 yılında Ufuk Dergisi nde yayımlanan bir yazısında ülke şartları göz önüne alınmalı, devlet memurluğu güvencesi kaldırılmalı demişti. Memur Sen den gelen öneri ciddiye alınmış olmalı ki, hükümet de iş güvencesini kaldırılacak çalışmalara başladı. Memur Sen in bu durumu yeni bir kazanım olarak sunup sunmayacağı merak ediliyor. KAYNAK:http://www.egitimciyiz. com/is-guvencesi-kaldiriliyor.html/ 4

5 BAŞBAKAN ETNİK AYRIMCILIK YAPIYOR (!) Köşe Yazısı Adalet ve Kalkınma Partisi nin, 4. Olağan Büyük Kongresi 30 Eylül 2012 tarihinde gerçekleştirildi. Kongrede sayın Başbakan uzun bir konuşma yaptı. Sayın Erdoğan ın, neredeyse tüm TV kanallarından canlı yayınlanan ve konjonktüre uygun hamaset yüklü konuşmasında ağzına almadığı, fakat delegelere dağıtılan kitapçıkla açıklanan 62 maddelik yol haritası ise zihinleri bulandırmış durumda. Kongreyle birlikte kamuoyuna sunulan yeni vizyonun içeriğini teşkil eden bu 62 maddeden bazıları şimdiden gündemi işgal etmeye başlamış durumda. Özellikle, Ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik komisyonunun kurulması, Kamu hizmetlerinde dini, etnik ayrımcılığa son verilmesi ve Mevzuatta etnik ayrımcılık algısı yaratan bütün hükümlerin ayıklanması hedefleri üzerinden tartışmalar başladı bile. Gerekçesini ve ne için gündeme alındığını bilemediğimiz bu üç hususun, iktidar partisinin 2023 yürüyüşünün yol haritasına neden dahil edildiğini anlamak zor(!) Çünkü tarihimizin hiçbir döneminde ve hiçbir Türk Devletinde etnik veya dini temelli ayrımcı bir uygulama ya da tercihe şahit olunmamıştır. Sanırım bu hususta sabıkası bembeyaz olan nadir egemen milletlerden biriyizdir. Değişik zamanlarda topraklarımızda vuku bulan aşiret temelli kalkışmaları, savaş dönemlerinde çok uluslu güçlerin piyonluğunu yapan oluşumların ihanetlerini ve terörist faaliyetleri bu kapsamda değerlendirmeye gayret eden malum mihrakların zaten niyeti bellidir; bu iddiaları ciddiye alarak muhatap olmak dahi kendimize haksızlık olur. Hal böyleyken, yol haritası içerisinde bir nevi Önleyici tedbir niteliğinde düzenlemelere yer vermek abesle iştigal bir tutumdur. Kızılderililerin katledildiği ABD de, etnik çatışmaların etnik temizlikle(!) sonuçlandığı Balkan ülkelerinde ya da Cezayirli Müslümanların soykırıma tabi tutulduğu Fransa da veyahut da hala ülkesinde Doğu Türkistan lı soydaşlarımıza soykırım uygulayan Çin de bu tür önleyici tedbirlerin alınması doğaldır. Lakin, tarihinde etnik ayrımcılığın manasıyla uyuşan tek bir dönemi bile yaşamayan milletimizi, itham altında bırakacak bu tür düzenlemelerin gündeme getirilmesi dahi anlamsızdır. Esasında Hükümet, bir yerlere şirin görünmek ve önümüzdeki seçim süreçlerinde oy devşirmek kaygısıyla attığı bu adımların, niyetlerinin ötesinde anlam taşıdığını ve ileride farklı neticelere neden olabilecek bir zemini hazırladığını görmelidir. AKP nin özünde hangi amaçla bu açılıma giriştiğini tarih bize gösterecek. Fakat şimdiden bazı kesimler, -ki, aralarında varlığını AKP Hükümetinin varlığına adayan çok sivil toplum kuruluşları da yer almakta- taarruza geçmiş durumdalar. Başbakanın sözlerinden cesaret ve işaret alan bu çevreler, mevzuatımızda etnik ayrımcılık algısı oluşturan ne kadar husus var ise temizlenmesi gerektiğini iddia etmekte. Anlaşılıyor ki, önümüzdeki süreçte, tüm kurum ve kuruluşlar ile yasa, yönetmelik ve uygulamalar Etnik Ayrımcılık Avcıları nın hedefinde olacak. Özellikle eğitim alanında, yeni vizyona uygun düzenlemelerin neler olması gerektiği hususunda malum çevreler tarafından kamuoyu oluşturmaya dönük açıklamalar yapılmakta. Müfredattan tutun da uygulamalara kadar hangi değişikliklerin gerçekleştirilmesi gerektiğine kadar bir dizi öneri ve görüş gündeme getirilmekte. Her zaman olduğu gibi, bu yeni durumu da fırsat olarak değerlendirmek isteyen mili kimlik düşmanları yine harekete geçtiler. Başta Öğrenci Andı olmak üzere ders kitaplarında ve MEB mevzuatında sözde etnik ayrımcılık algısı oluşturan unsurlara yönelen bu tipler yine milletimizin sabrını zorlamaktalar. AKP nin iktidar olduğu günden itibaren Öğrenci Andı nın içeriğine yönelik sergilediği alerjik tutum, Sen ne mutlu Türküm dersen öbürü de ne mutlu Kürdüm der.. gibi saçma sapan Talip GEYLAN Genel Teşkilatlandırma Sekreteri mukayeseleri ve nihayetinde Anayasamızın 66. maddesinde anlamını bulan milli kimliğimize dönük eleştirileri, artık gına getirdi. Şimdi de sayın Başbakanın ortaya koyduğu vizyon paralelinde bu çevreler tarafından Mili Eğitim Bakanlığı mevzuatında, yapılanmasında ve müfredatda ayıklama operasyonu başlatılacak. Tabii ki bu operasyonun(!) hangi amaçlara devşirileceğini kestirmek için kahin olmaya gerek yok! Esasında Sayın Başbakan dahil bir çok çevrenin hareket noktası ve değerlendirmeleri sağlıklı değil. Zihinlerinin bulanık olduğu alenen anlaşılıyor. Şöyle ki; sayın Başbakanın 9 Ekim 2012 tarihli TBMM Grup konuşması dahi kendi sistematiği içerisinde çelişkilerle dolu. Sayın Erdoğan, partisinin kırmızı çizgilerini tanımlarken Ne dedik Afyon dan yola çıkarken, iktidarımızdan 16 ay önce; 3 kırmızı çizgimiz var, bir biz etnik milliyetçilik yapmayacağız dedik. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, bilmem ne ayrımı yapmayacağız... diyor. Yani Erdoğan, Türk kimliğini ülkemizdeki diğer bir çok alt kimlik gibi sadece bir etnisitenin ismi olarak nitelendiriyor. Ki, kendisi bunu siyasi hayatı boyunca yaptığı yüzlerce konuşmasında tekrarlamıştır. Fakat sayın Erdoğan yine aynı konuşmasında Devletimizin dış politikasına yönelik eleştirileri yanıtlarken Türk dış politikasının belirlenmesinde mezhep konusu etkili olmamıştır... ya da Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızı tanımlarken Türk vatandaşlarının başka ülkelerde azınlık olduğu yerde bile anadilde eğitim yok... veyahut da CHP nin eleştirilerini cevaplarken Kapıları kapatıp onları zalim Esed rejiminin kucağına atalım; binlerce, onbinlerce insanı o katliamın içinde bırakalım onu mu istiyorlar, Bu Türk milletine yakışır mı diyerek TÜRK 5

6 Türkiye nin Sendikası 20 Yaşında adını ülkemizdeki bir etnisitenin ismi olarak değil -belki de farkında olmadan- devletimizin ve o devletin üzerine oturduğu milletimizin milli kimlik sıfatı olarak kullanıyor. Yani, aynen Anayasamızın 66. Maddesinde anlamını bulduğu şekliyle... Sayın Başbakan ve onunla aynı zihin oluşumuna sahip olanlar, ne kadar inkar ederse etsinler kendileri de bir noktada gerçeği ifade etmek durumunda kalıyorlar. Ya Başbakanın 2071 hedefine ne demeli? Neyin yıldönümü? TÜRKLERİN Anadolu ya girişinin yıldönümü değil mi? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu demezler mi? Şimdi siz bu vizyonu ortaya koyarsanız etnik ayrımcılık algısına yol açmayacak mısınız? O zaman diğer etnik gruplar rahatsız olmayacak mı? Onlar, biz de istiyoruz, bizim de yıldönümlerimiz olsun derlerse ne yapacaksınız? Bu söylemleriyle sayın Başbakan da etnik ayrımcılık yapmış olmuyor mu? Değerli Türk Eğitim-Sen üyeleri, teşkilat mensuplarımız ve akademisyenler; sizler için uzun bir hazırlık ve ön çalışmadan sonra 15 Nisan 2012 tarihinde yayımlanmaya başlayan akademik dergimizin 2. sayısını da 15 Ağustos 2012 tarihinde Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi olarak çıkarmış bulunuyoruz. İlk sayısının ardından dergiye gösterilen ilgi ve teveccüh neticesinde böyle bir yayının ne denli ihtiyaç olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Dergimiz; akademik çalışma yapan öğretmenlerimiz, üniversitelerde görev yapan akademisyenlerimiz, özellikle de kendisini geliştirmek isteyen pek çok insanımız tarafından ilgiyle karşılanmıştır. Dergimiz;bu kültür hizmetinin yanında, çalışma hayatında kariyer yapmak, kendisine hedefler koyarak onlara ulaşmak isteyen araştırmacı ve eğitimciler açısından oldukça önemli bir hizmet olarak karşımıza çıkmaktadır. Dergi, üniversitelerde atanma ve Sizi gidi etnikçiler sizi! Düşünebiliyor musunuz; Altın Portakal Film Festivaline katılsa ödül alabilecek bir senaryo zemininde büyük bir kongre yapıyorsunuz; kongre temanızı Büyük millet, büyük güç, hedef 2023 olarak belirliyorsunuz, fakat hangi millet sorusuna TÜRK MİLLETİ diyemiyorsunuz. Çünkü size göre bu söylem etnik ayrımcılık algısı oluşturabilecektir! Şu anlayışa bakın! Bu yoldan giderseniz daha çok tökezlersiniz. Anayasamızdaki Türk ten, Öğrenci Andı ndaki Türk ten, Ne mutlu Türküm diyene vecizesindeki Türk ten rahatsız olursanız eğer..; Bunun sonu yok! Ne yapacaksınız yani; TÜRK Silahlı Kuvvetleri, TÜRK Hava Kurumu, TÜRK Tarih Kurumu, TÜRK Standartları Enstitüsü, TÜRK Akreditasyon Kurumu, TÜRK Telekom, TÜRK Ceza Kanunu, TÜRK Eczacılar Birliği HAKEMLİ ULUSLARARASI DERGİMİZİN 2. SAYISI ÇIKTI yükselme kriterlerinde önemli rol oynamaktadır. MEB in getirmek istediği kariyer basamaklarında da etkisi zamanla ortaya çıkacak olan dergimiz, akademik yayın ihtiyacının giderilmesi için de oldukça gereklidir. Dergi uluslararası hakemli bir yayın olduğu için önemli bir puan değerine sahiptir. Genç bir yayın olmasına rağmen akademik index tarafından taranıyor olması da önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Derginin basımının ardından yapılan dağıtım çalışması ile derginizi ülkemiz sınırlarında bütün üniversite rektörlüklerine, üniversite kütüphanelerine ve araştırma merkezlerine; yurt dışında da sınırlı olsa da akademik birimlere; alanlarında önemli çalışmalarla Türk ve Dünya akademik hayatına katkılar yapmış bilim insanlarına da ulaştırmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki süreçte Kültür Bakanlığı na bağlı bütün ihtisas ve il kütüphanelerine de derginizi ulaştırmaya çalışacağız. Dergimiz ayrıca, teşkilatlarımız vasıtasıyla ülkenin dört gibi sayabileceğimiz daha yüzlerce kurum ve kuruluşun ismini de mi değiştireceksiniz? Etnik ayrımcılık algısı oluşturuyor diye; ders kitaplarından Türk Tarihi, Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Kültürü, Türk misafirperverliği, Türk devletleri... vs. gibi ifadeleri ve konuları çıkaracak mısınız? Ya da Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?/ Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; dizeleriyle etnik ayrımcılığı körükleyen(!) İstiklal Marşı nı da yasaklayacak mısınız? Veyahut da; TÜRKİYE demek Türklerin yurdu demektir. Dolayısıyla ülkemizin adını da etnik ayrımcılık algısı oluşturmayacak bir şekle çevirelim mi diyeceksiniz? Yani, uzun lafı kısası TÜRK adını bu topraklardan, bu milletin zihninden kazıyacak mısınız? Beyler; hain değilseniz, cahilsiniz! Ve bu cehaletinizin, hem bu dünyada millet vicdanında ve hem de ebedi alemde ilahi adaletin terazisinde mahkum olacağını unutmayın. Allah ıslah etsin. bir yanındaki üniversite ve eğitim kurumlarına ulaştırılmakta ve okurlarıyla buluşmaktadır. Bundan sonraki süreçte de dergimizin aynı şekilde hem Türk Eğitim-Sen teşkilatları hem de Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği nin de desteği ile Balkanlar, Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerinde de ilgililerine ulaştırılması planlanmaktadır. Derginizin ulaştırılması gereken akademik birimler, kütüphaneler, araştırma merkezleri olduğunu düşüyoruz. Dergide akademik temsilci olarak görev almak ve dergi kurullarında yer almak; ölçütlerimize uygun olarak hazırlanmış makale göndermek istiyor iseniz, bizimle Türk Eğitim-Sen teşkilatları, web sayfamız veya elmek adresimizden irtibat kurabilirisiniz. Türk Eğitim-Sen olarak üyelerine, akademisyen ve eğitimcilere yönelik bir kültür hizmeti olan dergi tamamen ücretsiz olarak sunulmaktadır. Dergimize Genel Merkezimiz, teşkilatlarımız veya web sayfalarımız vasıtasıyla ya da dergimizin ilk sayısından itibaren asos indeks tarafından taranmaya başladığı için, adresinden de ulaşabilirsiniz. 6

7 Sosyal Güvenlik Kurumu, 5510 sayılı Kanunun 80. maddesinde yer alan genel düzenlemeyi dayanak alarak, sözleşmeli personele ödenen ek ödemelerden %14 oranında sigorta primi kesintisi yapmaktadır. Adalet Bakanlığı, bu husustaki tereddütlerin giderilebilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu ve Maliye Bakanlığına görüş sormuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu, 5510 sayılı Kanunun 80. maddesine göre sigorta primi kesintisi yapılması gerektiğini bildirmiştir. Maliye Bakanlığı ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9. maddesinde yer alan; Bu ödeme tutarı damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz. hükmü gereğince sigorta primi kesintisi yapılamayacağını belirtmiştir. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının tarihli yazısında, 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1.maddesinin 1. bendi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye Ek 9. madde olarak eklenen bent ile, kadro karşılığı sözleşmeli personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personel hariç olmak üzere, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele verilecek ek ödemenin özel olarak düzenlendiği ve yapılan düzenlemede, bu ek ödemenin damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulamayacağının açık olarak yazıldığı, 5510 sayılı Kanun da yer alan prim kesintisine ilişkin düzenlemelerin ise sözleşmeli personel de dahil olmak üzere tüm kamu görevlilerine ilişkin genel nitelikte düzenlemeler mahiyetinde olduğu, ayrıca 666 sayılı KHK nın 5510 sayılı Kanun dan tarih itibariyle de daha sonra olduğu hususu da dikkate alındığında, sonradan çıkan özel nitelikte bir düzenleme olan 666 sayılı KHK nın, önceden çıkan ve genel nitelikte bir kanun olan 5510 sayılı Kanun a göre ek ödeme hususunda uygulama önceliğinin bulunduğu, bu anlamda 666 sayılı KHK ile bu KHK nın verdiği yetki çerçevesinde çıkarılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca sözleşmeli personele yapılan ek ödemeden prim kesintisi yapılamayacağı, 666 sayılı KHK da yer alan Bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. düzenlemesi de dikkate alındığında bu hususta Maliye Bakanlığı görüşüne itibar edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, sözleşmeli personel olarak çalışanların kendilerine yapılan ek ödemelerden kesilen sigorta primlerinin kesilmemesini ve geçmişe yönelik yapılan kesintilerin iadesini talep etme hakları doğmuştur. Bu hususta, öncelikle aşağıda yer verdiğimiz dilekçe örneğini kendilerine uygun olarak düzenleyerek kurumlarına vermeleri ve gelen cevabın olumsuz olması halinde konuyu yargıya taşımaları gerekmektedir. 7

8 Türkiye nin Sendikası 20 Yaşında ZAM YAĞMURUNU PROTESTO ETTİK Türkiye Kamu-Sen son yapılan elektrik ve doğalgaz zamlarını protesto etmek için 3 Ekim Çarşamba günü Kızılay da kitlesel basın açıklaması yaptı. Bütçe açığını kapatmak için temel harcama kalemlerine zam yağmuru yağdırarak vatandaşa yüklenen zihniyeti protesto ettik. Aldığı maaşla zor geçinen vatandaşın, kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte elektrik ve doğalgaza yapılan zamlarla beli iyice büküldü. Yapılan haksızlığı sessiz kalmayan Türkiye Kamu-Sen bir kez daha çalışanın yanında olduğunu gösterdi. Genel Başkan İsmail Koncuk: Yıllardan beri kamu görevlilerinin üzerindeki baskılar artarak devam ederken, yeni yasama dönemiyle başlayan uygulamalar, bizleri daha zor günlerin beklediğini ortaya koymaktadır. Her yıl, siyasi iktidarın gerçekçi olmayan hedeflerine paralel olarak belirlenen enflasyona endekslenen; ekonomik hayatın olumsuzluklarının, geçim sıkıntısının, zorunlu harcama kalemlerindeki fiyat artışlarının göz ardı edildiği maaş artışlarıyla, yoksulluğa, açlığa ve kaderine terk edilen memurlar, dar ve sabit gelirliler ekonomik olarak ayrımcılığa ve zulme tabi tutulmaktadırlar. Hayali enflasyon hesabına göre hazırlanan bütçe hedefleri tutmayınca, vatandaşın sırtına yüklenen vergi artışları ve zamlar artık dayanılmaz hale gelmiştir. Öyle ki 2012 yılı için memur ve emekli maaşlarına toplamda %8,2 lik artış yapılmasına rağmen; Bütçe açıklarının kapatılması için, düşük silindirli otomobillerden alınan ÖTV artırıldı.tapu harçlarına zam yapıldı. Benzin, mazot ve LPG den alınan vergiler 30 kuruş yükseltildi. 15 gün içinde benzine tam 4 defa zam geldi. Bununla da yetinilmedi doğalgaz ve elektriğe %10 zam daha yapıldı. Doğalgaza ve elektriğe bu yıl Nisan ayında da yüksek oranlı zam gelmişti. Böylece sadece 2012 yılının başından Ekim ayına kadar doğalgaz %29,3; LPG %25,9; Mazot %13,5; Benzin %12 zamlanmış oldu. Bu zamların başlangıç olduğunu, bugünden itibaren iğneden ipliğe her şeye zam geleceğini hepimiz biliyoruz. Bu günden sonra zamlar, ekmekten, suya, otobüs, taksi ücretlerinden, temel gıda maddelerine yağmur gibi yağacaktır. Bu zamlar karşısında olan yine bizlere, sizlere, dar ve sabit gelirlilere olacaktır. Memur maaşlarına %4+4 zam yaparken elleri titreyenlerin, doğalgaza, elektriğe, tüpe, benzine %25-30 zam yaparken vicdanları sızlamıyor mu? Ekonomideki her olumsuzluğa aynı mantıkla yaklaşılması, bilinen, kolay tedbirlerin uygulanması sonucunda bütün zorunlu tüketim kalemlerine zam yapılmakta, vergi ve harçlar artırılmakta, alım gücü düşmekte bu kez de tüketim daralmakta ve ekonomik krizler daha da derinleşmektedir. Bugün de ekonomik verilerin bozulması sonucunda yine aynı tedbirlere başvurulmuş, Hükümet vurun abalıya mantığıyla, memurlarımızın ve dar ve sabit gelirlilerin sırtına yüklenmiştir. Yıllardır iktidarların başarısızlıkları, kötü niyetli yöneticilerin beceriksizlikleri bizlerin sırtına yükleniyor. Her ekonomik kriz yeni zenginler yaratırken, çalışanlar ve memurlar fedakârlık yapan, geliri azalan ve zamlar altında ezilen kesim oluyorlar. Siyasi alanda alınan her karar milletimiz öyle istiyor diye meşrulaştırma- 8

9 ya çalışılırken her alanda tekel haline getirilen malum çevrelerin milletimizi, esnafı ve tüketiciyi inim inim inletmesine yarayacak tedbirler uygulanırken nedense millet hep unutuluyor. Dünyanın en pahalı benzinini kullanmak istemiyoruz. Dünyanın en yüksek oranlı peşin vergisini ödemek istemiyoruz. Siyasetçilerin beceriksizliklerinin bedelini ödemek istemiyoruz. Adaletsiz vergi yükü altında ezilmek istemiyoruz. Nimeti paylaşırken bencil davrananların, külfeti bu milletin sırtına bindirmesine Hayır diyoruz. Bu adaletsizliklerin durdurulması, memuru, emekliyi, dul ve yetimleri hallaç pamuğu gibi atan zamların iptali için mahkemeye başvurmuş bulunuyoruz. İnşallah siyasilerin basiretsizliğini, adli makamlar çözecek; memurlarımızı, emeklilerimizi, işçilerimizi, dul ve yetimlerimizi çepeçevre saran bu zam prangası göstereceğimiz irade ve kararlılıkla, kırılacaktır. Bütçenin dengesini bozanlar, memurlar, işçiler, emekliler, dul, yetim ve çiftçiler değildir. Bütçenin dengesini bozanlar TBMM tarafından kullanılan 28 araç için yıllık tam 454 bin TL yakıt bedelini devletin kaynaklarından ödetenlerdir. Bütçenin dengesini bozanlar temsil gideri adı altında devlete milyarlarca lira hesap çıkaranlardır. Bütçenin dengesini bozanlar, beş yıldızlı otellerde yaptıkları etkinliklerin parasını devlete ödetenlerdir. Bütçenin dengesini bozanlar, rahatları için milyonlarca lira bedelle kendilerine lojman binası yaptıranlar, kamunun gereksiz ve lüks tüketimine göz yumanlardır. İsrail in kurguladığı, ABD nin yönettiği Büyük Ortadoğu Projesi ne taşeronluk yapmak uğruna komşularımızla düşman olduk. Ortadoğu da çıkarılan iç çatışmalarda malum devletler silah satarak para kazanıyor. Ortadoğu da sözde kahramanlığa soyunanların dış politikadaki hataları ise ticarete yansıyor, bu yanlışın bedelini de zamlar yoluyla yine milletimiz ödüyor. Bugün ülkemizin en zengin %20 si ile en fakir %20 si arasında tam 8 kat fark oluşmuş durumdadır. Bu adaletsizlik, Türkiye yi OECD nin gelir dağılımı en bozuk üçüncü; yoksulluğun en yoğun olduğu beşinci ülkesi yapmıştır. Her geçen gün zengin biraz daha zengin; fakir biraz daha fakir hale gelmektedir. Her gün büyük şehirlerde, herkesten ayrı, giriş-çıkışın kontrol altında tutulduğu, kendine has, lüks bir yaşam sunan sitelerde, tanesi milyon dolarları bulan evler inşa ediliyor. Bir avuç mutlu azınlık için milletten ayrı yaşam alanları oluşturuluyor.buna karşın milletimizin % 42 si çatısı akan evlerde yaşıyor. %80 i evine eşya dahi alacak durumda değil. Milyonlarca dolarlık evlerde yaşayanlarla, çatısı akan evlerde yaşayanlardan aynı miktarda vergi toplanırsa, bunun adına adalet demek mümkün müdür? Düzeltilmek zorunda olan bunca yanlış dururken kurtuluşu, maaşına yalnızca %4+4 zam yapılan memurun, işçinin, emeklinin, dul ve yetimin rızklarında arayanlar Allahlarından bulsunlar. Olaylara kendilerine ait dünyalardan, sırça köşklerden bakarak milletin sorunlarına çare arayanlar, 740 lira asgari ücretle, 1000 lira emekli maaşıyla, 1500 lira memur maaşıyla kuru ekmeğe talim edenlerin halini anlayamazlar. Yıllardır her ekonomik krizde adeta günah keçisi haline getirilen ve her gün yeni bir uygulama ile ezilen dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın, bu zamları karşılayacak gücü kalmamıştır. Yetkililer, bu gerçeği görmeli, yaptıkları hataların bedelini millete ödetmekten vazgeçmelidir. Nimeti bizlerle paylaşmayanların, külfette bizlerden fedakârlık isteme hakkı yoktur. Devleti yönetmekte acz içinde olanlar, milletin yakasından düşmeli, dar ve sabit gelirlilerin sırtından inmelidir. Eyleme katılan çalışanlar sloganlar atarak ve zamları protesto eden pankartlar taşıyarak tepkilerini dile getirdiler. 9

10 Türkiye nin Sendikası 20 Yaşında DİYARBAKIR EMNİYET MÜDÜRÜ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU Türk Dayanışma Konseyi adına, Türkiye Kamu-Sen ve Şehit Aileleri Derneği emniyet müdürü Recep Güven hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Dağda ölen teröriste ağlamayan insan değildir diyerek tepkileri üstüne toplayan Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven yapmış olduğu açıklama ile devlet memuru olmasına rağmen alenen suç işlemiştir. Konuyla ilgili suç duyurusunda bulunan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ile Şehit Aileleri Derneği Başkanı Hamit Köse öncesinde basına açıklamada bulundu. Hamit Köse yaptığı açıklamada, yetkili makamların bir an önce bu şahsın görevine son vermesi gerektiğini söyleyerek, emniyet müdürünün sözlerini protesto etti. Recep Güven in terörle mücadele edeceğine terör örgütüne ağıt yakacağını ve dertlerine derman olmak adına Kürtçe öğrenmeye gideceğini açıkça beyan etmesini kınayan Köse, Recep Güven i istifaya davet etti. Vatanın birlik ve bütünlüğünü korumak adına şehit olan askerler için ağlamayan bir zihniyetin, insan avcısı eli kanlı teröriste nasıl ağlayabilir diye soran Köse, hükümeti görevini yapmaya davet etti. Daha sonra Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk bir açıklamada bulundu. Koncuk, açıklamasında Başbakan ın emniyet müdürünün sözlerini tasvip etmediğini söylemesinin yeterli olmadığını belirterek, Recep Güven i görevinden almasını istedi. Koncuk konuşmasına şöyle devam etti: Türk milleti merhametlidir, karıncayı bile incitmekten korkan bir neslin çocuklarıyız biz. Ama Recep Güven denilen zat nasıl bir adamdır ki, şehit edilen kamu görevlilerinden söz etmiyor. Bu zat öldürülen imamlarımızdan, sağlık görevlilerinden, öğretmenlerden, savcılardan, kaymakamlardan hiç söz etmiyor. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ın, Güven in sözlerine ilişkin tutumunu da eleştirerek, insanları dağa çıkaranlar, Türk milletinin yaşam hakkını gasp etmek isteyenler için ağlamayacaklarını vurgulayan Koncuk, Bu milletin Mehmetçiğine, vatandaşlarına ağlamaktan göz pınarları kurudu ey emniyet müdürü. Sen kimin emniyet müdürüsün? dedi. Sayın başbakanın biz teröriste ağlamayız sözü yetmez. Teröriste ağlayan emniyet müdürüne nasıl tahammül ediyorsunuz? diyen Koncuk, Güven in derhal görevden alınmasını istedi. Tunceli Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz tarafından yapılan açıklamada da Tunceli ye Alevi polis istendiğini belirten Koncuk, Bu ülkeyi kim yönetiyor? Bu sözlere nasıl tahammül ediliyor? Bu ülkeyi siz mi yönetiyorsunuz, yoksa saçma sapan konuşan bürokratlar mı? Bu anlayıştaki bürokratların tespit edilip ayrılması lazım diye konuştu. Genel Başkan İsmail Koncuk konuşmasında kardeş vurgusu yaparak son olarak şunları söyledi: Biz Türk e de ağlarız, Kürt e de ağlarız, biz teröristlerin kurşunladığı kundaktaki kürt bebeğe de ağlarız. Kürtler de bizim kardeşimizdir. Bu milletin birlik ve bütünlüğüne saygı duyan herkes bizim kardeşimizdir. Bu ülkede Diyarbakır da okullar bombalandı. Bu okullarda kimler okuyor Kürt çocukları. Terör Kürt, Türk ayırmıyor. Böyle bir zihniyete sahip olanlara nasıl ağlayacağız? Konuşmalar sık sık Recep Güven ve PKK aleyhine sloganlarla kesildi. Recep Güven İstifa ve Teröriste ağlayan insan değildir sözleriyle tepki dile getirildi. Konuşmaların ardından avukatlar aracılığıyla emniyet müdürü hakkında suç duyurusunda bulunulan dilekçe Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunuldu. Eyleme, Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, Türk İmar- Sen Genel Başkanı Necati Alsancak, Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, Türk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Nazmi Güzel ve sendika genel merkez yöneticileri de katıldı. 10

11 Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim- Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülen Rabia Sevilay Durukan ın, İzmir de yapılan cenaze törenine katıldı. 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii nde 28 Eylül günü yapılan cenaze töreninde gözyaşları sel oldu. Eğitim şehidimiz son yolculuğuna dualarla uğurlandı. Cenaze töreni öncesinde Konak Meydanı nda protesto gösterisi yapıldı. Binlerce eğitimci öğretmenlere yönelik şiddeti protesto etti. Öğretmene uzanan eller kırılsın, Öğretmen düşmanı Bakan istifa sloganlarının atıldığı eylemde eğitimciler, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ne yürüdü. Burada bir açıklama yapan Genel Başkan İsmail Koncuk, Bizim öğrencilerimiz böyle değildi, bizim velilerimiz de böyle değildi. Öğretmen düşmanı değildi, öğretmen dostuydu. Ne oldu öğrencilerimize, ne oldu velilerimize, birdenbire öğretmen düşmanı kesildiler? Bunun sorumlusu kimdir? Bu vebali bu ülkede birilerinin taşıması gerekir. Dün, Eti senin, kemiği benim diyerek çocuklarının her şeyini öğretmene teslim eden öğrenci velilerimiz, maalesef elbette hepsi için söylemiyorum ama bir kısmı sanki öğretmeni bir şamar oğlan olarak görüyor. Değersiz bir insan olarak görüyor. Bu sonucu, bu ülkeyi yönetme becerisi gösteremeyen siyasi iktidarlar sağlamadı mı? Daha dün, Bana bir harf öğretenin kölesi olurum anlayışı içinde olan velilerimiz, öğretmene niye hor bakıp değersiz görüyor? Bu sorunun cevabını, bu ülkeyi yöneten başta Sayın Başbakan olmak üzere Ömer Dinçer e soruyorum. Bunun sorumlusu, bu öğretmenler midir? Elbette biz öğrencilerimizi sevmeye devam edeceğiz. Birkaç kendini bilmez, birkaç psikopatın öğrencilerimize olan sevgimizi azaltması, yok etmesi elbette düşünülemez ve beklenemez diye konuştu. Daha sonra İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne siyah çelenk konuldu. Genel Başkan ve Genel Merkez Yöneticileri; Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Nebi Yay, Türk Eğitim-Sen İzmir Şube Başkanları Merih Eyyup Demir, İrfan Toksoy, Adnan Sarısayın ve Necdet Balpınar ile birlikte İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı yı ziyaret ederek, şehit olan öğretmenimizin yaşadığı acı olay ile ilgili bilgi aldı. Genel Başkan, kalp krizi sonucu vefat eden Karabağlar Atatürk Endüstri Meslek Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni üyemiz Ahmet Nurdoğan ın cenaze namazına katıldı. Genel Başkan ve Genel Merkez Yöneticileri, kız kardeşi vefat eden İzmir Valisi Cahit Kıraç a da taziye ziyaretinde bulundu. Türk Eğitim-Sen olarak eğitim şehidimiz Sevilay öğretmene bir kez daha Allah tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm eğitim camiasına baş sağlığı diliyoruz. 11

12 Türkiye nin Sendikası 20 Yaşında ÜNİVERSİTE HOCALARININ ÜCRET SORUNU ACİLEN ÇÖZÜLMELİDİR Köşe Yazısı Önceki yıllarda olduğu gibi on yıldan beri de iş başına gelen hükümetler; Akademisyeni düşük maaşa mahkûm ederek Üniversiteyi hizaya getirme politikasını sürdürmektedir. Bu politikalar akademik personeli parasal bakımdan çok büyük, çok derin ve çok ciddî bir bunalıma itmiş bulunmaktadır. Şu anda maaş adıyla ödenen paralar gerçekte ancak burs niteliğindedir. Bu maaşlarla geçinmek ve hele bir de bilimsel çalışma yapmak imkânsızdır. Maaş düşüklüğü, Üniversite nin ve Üniversite Hocalığı nın saygınlığını çok tehlikeli bir şekilde aşındırmaktadır. Üniversite Hocaları, yeni mezun olup işe başlayan talebelerinden daha az maaş alma konumuna getirilmiş bulunmaktadırlar. Üniversitelerimizdeki hocalar dünyadaki meslektaşlarıyla mukayese edilince; onlardan 3 kat-5 kat daha az maaş aldıkları ortaya çıkmaktadır. Nitekim Kanada da bir öğretim elemanı aylık 5,733-9,485 dolar, Amerika Birleşik Devletlerinde 4,950-9,118 dolar, Güney Afrika Cumhuriyetinde 9,330 dolar, Suudi Arabistan da 8,524 dolar, İngiltere de 8,369 dolar, Malezya da 7,864 dolar, Avustralya da 7,499 dolar, Hindistan da 7,433 dolar maaş almaktadır. Ülkemizde öğretim elemanları Brezilya ve Kolombiya daki meslektaşlarından daha az maaş alır konuma getirildi. Dört kişilik bir ailenin Yoksulluk Sınırının (Asgari Geçim Endeksi) 3400 TL ye dayandığı günümüzde Üniversite Hocalarının % 86 sı bu sınırın altında, yaklaşık %78 i de 2500 TL nin altında bir maaşa mahkûm edilmiş bulunmaktadır. Bu kasıtlı kötü politikanın sonucu olarak, Akademisyenlik, diğer adıyla Üniversite Hocalığı artık toplumsal saygınlığını çok büyük ölçüde kaybetmeye başlamıştır. Çünkü Üniversite Hocalığı amatörce yapılan, boş zamanlarda vakit geçirmek için uğraşılan bir boş zamanları değerlendirme meşgalesi değil, bir meslek tir. Yani, asistanından profesörüne varıncaya dek, tüm akademisyenler, amatör değil, profesyonel dir. Bir iş yapar, bunun karşılığında bir ücret alır ve bununla da geçimini sağlarlar. Bunlardan başka, akademisyenlerin diğer kamu çalışanları ndan ayrıldığı önemli bir yanları vardır: Bir akademisyen, yaptığı işi, yani mesleği için kendi cebinden para harcayan tek memurdur. Beri yandan, Üniversitelerin araştırma imkânlarının yetersiz olması, Hocaların bu masraflarını daha da arttırmaktadır. Üniversite Hocası, her şeye rağmen ücret sorununu yüksek sesle konuşmaktan, açıkça dile getirmekten utanmakta, hicap duymakta, yüzü kızarmakta, gururunun kırılacağını düşünmektedir. Bunun içindir ki üniversite hocalarına üniversitenin sorunları hakkında bir soru yöneltildiğinde, daha ziyade genel konular dile getirilmekte, ücretlerden ya hiç bahsedilmemekte ya da sıkılarak kırık-dökük bir kaç söz söylenmektedir. Bunun asıl sebebi, belirtmiş olduğumuz hususu, işaret ettiğimiz utanç duygusudur. Hocalar, parasızlıklarını açıkça dile getirmekten utanmakta, bunu bir ayıp olarak kabul etmekte, bir diğer ifadeyle, kan kusarken kızılcık şerbeti içtiklerini söylemekte, sessiz, mahcup, sıkılgan ve utangaç bir tavırla vurdum-duymaz siyasetçilerden medet ummaktadır. M. Hanefi BOSTAN İstanbul 1 No lu Şube Başkanı Bilindiği üzere, Üniversite nin aslî fonksiyonu, görevi ve varoluş sebebi, her şeyden önce, bilimsel araştırma yapmaktır; öğretim de dâhil olmak üzere bütün faaliyetleri bundan sonra gelir. Ancak, Üniversite, uzun bir zamandan beri git-gide yoğunlaşan bir biçimde, meslek adamı yetiştirmeye yönelik eğitim ve öğretim programlarına daha fazla eğilmek ve bilimsel araştırmayı ikinci plana atmak zorunda bırakılmıştır. Bu durumda, vaktinin büyük kısmını bilimsel araştırma dışındaki eğitim ve öğretim alanlarına ayırmak durumunda kalan akademisyenler aslî görevleri olan bilimsel araştırmalarını yapamaz hâle gelmeye başlamışlardır. Bunun yanında, bilimsel araştırma imkânlarının her geçen sene biraz daha daraltılması ve bu alanlara ayrılan ödeneklerin yeterli olmaması da Üniversite yi aşırı derecede zorlamış, bilim kurumu olma kimliğini ihlâl etmiş ve çökme sınırına getirmiştir. Akademik personelin hem özlük hakları ve hem de ilmî çalışmaları açısından en önemli sorunlarından birisi yabancı dil konusudur. Bilimsel açıdan yabancı dilden mahrum olmak hemen-hemen her alanda bir zafiyet doğurmakta ve fakat beri yandan, akademisyenlerin kariyer yapmalarına ve statü yükselmelerine de engel teşkil etmekte ve bu da ortaya bir özlük hakkı sorunu ortaya çıkarmaktadır. Doçenti unvanını alıp bu kadroya ataması yapılmayan yardımcı doçent, öğretim görevlisi veya araştırma görevlisi kadrosunda bulunan öğretim elemanları 500 TL ile 1000 TL arasında maddi hak kayıplarına uğramaktadır. Yerel mahkemelerin ve Danıştay ın verdiği kararlara göre; bu konumda bulunan öğretim elemanları, doçent 12

13 unvanını aldıkları tarihten itibaren doçentlere uygulanan ek gösterge üzerinden maaşlarını almaları gerekmektedir. Ancak bazı üniversite rektörleri ve dekanları mahkemelerin vermiş olduğu kararları uygulamamakta ısrar etmektedirler. Üniversitenin esas olarak, öncelikle, bir bilim kurumu olduğu unutulmamalı; bunun için de üniversitelerde çağımızın ihtiyacına göre, gerekli olan bilimsel çalışma ortamları, imkânları ve mali kaynakları sağlanmalı; akademisyenler, kendi maaşlarından bilimsel çalışmaya para ayırmak mecburiyetinde kalmamalıdırlar. Tabiatıyla bu konu, Devlet bütçesinden daha fazla kaynak ayrılması anlamına gelmektedir. Ne var ki, 2012 yılı genel bütçenin %14,3 ü faizciye faiz parası olarak ödenirken, eğitim, öğretim ve ilim faaliyetlerine dünyada en az kaynak tahsis eden birkaç ülkeden birisi olmanın utancından henüz kurtulamadık. Üniversite personelini özlük haklarında yukarıda zikretmiş bulunduğumuz haksız uygulamalar ve kısıtlamalar ortadan kaldırılmalı ve benzeri hak ihlâllerine izin verilmemelidir. Şu an için birinci dereceden önem kazanmış bulunan Maaş Meselesi ne gelince: Yukarıda detaylı bir şekilde açıkladığımız gibi, şu anda akademik personelin en önemli sorunu, eline geçen maaşı ile nasıl geçineceği meselesidir. Yani, işin doğrusu şudur ki, geçim açısından sıkıntıda olan bir akademisyenden, hiç kimse tatmin edici bilimsel araştırma da beklememelidir. Herkesin bildiği gibi, bilim adamları para için bilim yapmazlar; hiçbir bilim adamı zengin olmak gibi bir hülya ile üniversitede kalmaz. Ama yine unutulmamalıdır ki, para için çalışmak ile para ile çalışmak aynı şey değildir. Evet: İlim para için yapılmaz, fakat para ile yapılır. Bu bakımdan, hiç kimsenin ilim para ile/veya için yapılmaz diyerek samimiyetsizlik yapmamasını, bunun bütün bilim adamları tarafından çok seviyesiz bir riyakârlık olarak algılandığını açıkça belirtmek mecburiyetindeyiz. Sonuç olarak; 61. Hükûmet e yönelerek diyoruz ki: Nasıl ki mahkeme kadıya mülk olmaz ise, bu iktidar, sizden öncekilere olduğu gibi size de tapulu mülk değildir. Bir gün sizden de gidecektir. Fakat ne var ki; önemli olan, giderken memleket ve millet için iyi, doğru ve güzel olan şeyleri yapmış olarak gitmektir. Bunun için de sizden, Türk Eğitim- Sen olarak talep ediyoruz ki: Akademik personelin bilimsel çalışma şartlarını ve imkânlarını çok hızlı bir şekilde düzeltecek tedbirleri düzenleyerek hayata geçirmelisiniz. Aynı şekilde, özlük haklarının da hiç vakit kaybedilmeden ıslah edilmesi kesin şarttır. Ancak, hepsinden acil ve hemen ilk elde yapılması gereken, Üniversite personelinin ücretlerinin mutlaka ve behemehâl statülerine yaraşır bir seviyeye çıkarılması gerekmektedir. Yine bu cümleden olmak üzere, Üniversite personeline de ilk ve orta öğretimde olduğu gibi, her yarıyıl açılışında en az 1 (bir) maaş tutarında bilimsel çalışmaya katkı payı ödenmelidir. MEB BURSLUSU OLARAK YURT DIŞINDA DOKTORA YAPANLARIN ÖZLÜK HAKLARI NE OLACAK? Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanlığı 1416 Sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun ile devlet üniversitelerinin öğretim üyesi ihtiyaçlarını karşılamak üzere; üniversitelerin araştırma görevlisi kontenjanlarını kullanılarak yurt dışında yüksek lisans ve doktora çalışması yapmak üzere burslu öğrenci göndermektedir. Bu bursları kazananlar eğitimlerini tamamlayıp döndüklerinde atanacakları üniversitelerde burs aldıkları sürenin iki katı süre mecburi hizmet yapma yükümlülükleri bulunmaktadır. Bunlar Araştırma Görevlisi statüsündedirler. Kadrolarının bulunduğu üniversitelerden istifa ettirilerek 1416 Sayılı Kanunun bursundan yaralandırılması sağlanmakta ve dolayısıyla özlük haklarında, özellikle emeklilik sürecinde büyük kayıpları söz konusu olmaktadır. Diğer yandan da 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu gereği, YÖK tarafından üniversitelerin öğretim üyesi ihtiyaçlarını karşılamak üzere yüksek lisans ve doktora yapmak üzere yurt dışına veya yurt içinde gelişmiş üniversitelere araştırma görevlisi statüsünde öğrenci gönderilmektedir. Gönderilen araştırma görevlilerinin yurt dışındaki eğitimleri devam ederken özlük hakları da (emeklilik gibi) devam etmektedir. Daha doğrusu 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında atanan araştırma görevlisi, atandığı günden itibaren, maaşa hak kazanır. Emekliliği ve bütün özlük hakları işlemeye başla. Yurtdışına gittiğinde hem maaşını ve hem de bursunu almaya devam eder Sayılı Kanun kapsamında yurtdışına yüksek lisans ve doktora için gönderilenlere burs dışında herhangi bir ödeme yapılmaz. Kendilerine maaş bağlanmaz ve özlük/emeklilik hakları da başlamaz. Yukarıdaki iki farklı durum değerlendirildiğinde, aynı kurumlarda çalışan/çalışacak kişilere farklı uygulama yapılması önemli bir çarpıklık olup hakkaniyet açısından doğru değildir Sayılı Kanun ile yurt dışında eğitimini tamamlayıp üniversitede mecburi hizmetini tamamlayanların burs aldıkları sürelerin emeklilikten sayılması bu haksızlığı bir nebze giderecektir. Diğer yandan yapılacak böyle bir uygulamanın 1416 Sayılı Kanunla yurt dışına gönderilenlerin dönüşlerine özendirici bir katkı sağlayacaktır. Bilindiği üzere bu konuda gerek TÜBİTAK, gerekse Hükümetin diğer ilgili birimleri özendirici tedbirler almaya çalışmaktadır. Türk Eğitim Sen olarak, bu önemli haksızlığın giderilmesi için başta MEB ve Hükümet olmak üzere bütün Siyasi Partileri göreve çağırıyoruz. 13

14 Türkiye nin Sendikası 20 Yaşında TÜRK EĞİTİM-SEN GENÇ AKADEMİSYENLER EĞİTİM, KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ BAŞKANI MURAT ŞAHİN İLE SÖYLEŞİ Derneğinizi kısaca tanıtır mısınız? Genç Akademisyenler Eğitim, Kültür ve Araştırma Derneği, Ankara da yaklaşık yedi yıldan beri faaliyet göstermektedir. Derneğimizdeki faaliyetlerin büyük çoğunluğu üniversite öğrencilerine yöneliktir. Bu anlamda derneğimiz bünyesinde, üniversitelerde çeşitli alanlarda lisans, yüksek lisans ve doktora öğrenimini sürdüren öğrenciler bulunmaktadır. Derneğimiz, devam eden üyelerimize yönelik eğitsel, kültürel, mesleki ve sosyal faaliyetler gerçekleştiren aynı zamanda üyelerinin akademik gelişimini önemseyen ve disiplinler arası çalışma ortamını sunan bir dernektir. Derneğinizin misyonu ve amacı nedir? Kurumsal kimliğimiz içerisinde misyonumuz, milli ve manevi değerler çerçevesinde, insan yetiştirmektir. Bu anlamda kendi kızıl elması olmayanın, milli kızıl elması olamaz düşüncesinden hareketle, çalışmalarımız üç temel felsefe üzerinden yürütülmektedir. Birincisi kendimizi yetiştirmek, ikincisi derneğimizdeki kardeşlerimizin yetişmelerine katkı sağlamak, üçüncüsü de dernek bünyesinde bulunan kardeşlerimizin sevgi ve muhabbet içerisinde birlik ve beraberliğini sağlamaktır. Bu temel prensiplerimiz çerçevesinde, birlik ve beraberlik duygularıyla donanmış arkadaşlarımız alanında Türkiye nin en uzman isimleri olma hedefine sahiptir. Dernek bünyesinde yaptığınız çalışmalar hakkında bilgilendirme yapar mısınız? Dernek bünyesinde üç kurulumuz bulunmaktadır. Bunlardan biri derneğimize adını verdiğimiz, lisans öğrencilerinden oluşan Genç Akademisyenler Kuruludur. Bunlara yönelik çalışmalar öğrencilerimizin ilgi alanlarına yönelik şekillenmektedir. Bu yıl faaliyete geçireceğimiz Ziya Gökalp Fikir Akademisi nde geleceğin kanaat önderlerini yetiştirmek maksadıyla akademik formatta sekiz kişilik gruplar oluşturacağız. Burada lisans öğrencilerimiz sosyoloji, siyaset bilimi, araştırma teknikleri, beden dili ve hitabet konulu dersler göreceklerdir. Hem kişisel gelişimlerine katkı sağlanacak hem de akademik çalışmaları birlikte yürütebilecekleri ekipler oluşturulmuş olacaktır. Ayrıca oluşturulan her sekiz kişilik grubun başına, araştırma görevlisi olan arkadaşlardan olmak üzere, birer danışman atanacaktır. Lisans öğrencilerimizin yazı alışkanlıklarının geliştirilebilmesi için, kendilerinin yazmış olduğu deneme, makale vs. türü yazıları derneğimizin internet dergisi olan Kırk Tuğ Dergisinde yayınlamaktayız. Derneğimiz bünyesinde yüksek lisans ve doktora yapanlara yönelik oluşturduğumuz Akademik Kurulumuz bulunmaktadır. Akademik Kurulumuz, lisans öğrencilerine danışmanlık hizmetleri, bilimsel çalışmaların yapıldığı proje merkezli ekip çalışmaları ve bilimsel formatta hazırlanmış dergi çalışmalarını yürütmektedir. Her proje formatına uygun ekipler oluşturularak çalışmalar takip edilmektedir. Bu vesile ile akademik kurul üyelerimiz disiplinler arası çalışma becerisi de kazanmaktadır. Dernek bünyesinde oluşturduğumuz bir diğer kurulumuz ise Danışma Kuruludur. Danışma Kurulunda görev alabilmek için doktorayı bitirmiş olmak şartı bulunmaktadır. Danışma Kurulu derneğimizin aynı zamanda üyelerimizin gerektiğinde başvurdukları akıl hocalarıdır. Dernekte yapılan çalışmaları denetleyen, yapılan çalışmalardaki verimliliği gözlemleyerek derneğimizin çalışmalarına katkı sağlamaktadırlar. Kurul çalışmalarının yanında yaptığınız diğer çalışmalar nelerdir? Genç akademisyenler Eğitim, Kültür ve Araştırma Derneği olarak üyelerimizin kültürel ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayacağını düşündüğümüz kurslar verilmektedir. Yabancı dil kursları, Osmanlıca dersleri, bağlama kursları, Kuranı Kerim ve İlmihal Dersleri, Siyer sohbetleri gibi programları da talep olması ve ihtiyaç duyulması halinde düzenleyebilmekteyiz. Bütün bunların yanında hafta sonu konferansları, hafta içi günlerde dar gruplu sohbet toplantıları, geziler, anma programları ve bir takım sosyal etkinliklerle üyelerimize hizmet vermeye çalışıyoruz. Faaliyetlerinizi hangi kaynaklarla sürdürüyorsunuz? Genç Akademisyenler Derneği yedi yıl boyunca yalnızca insana yatırım yapmış ve yalnızca bu insanların katkıları ile kendi yağında kavrulmuş bir oluşumdur. Dernek faaliyetlerini büyük ölçüde üyelerinin fedakârlıkları ile sürdürmektedir. Son olarak neler söylemek istersiniz? Geleceğin Büyük Türkiye si, bilimsel çalışmalarla üretilmiş bilginin zihinler tarafından işlenerek toplumun değerleriyle yoğrularak oluşturulan projelerin hayata geçirilmesi kurulabilecektir. Bu projeleri oluşturabilecek ve uygulayabilecek beyinler akademi dünyasından çıkacaktır. Ancak şu anda Türkiye de azımsanamayacak kadar akademisyen olmasına rağmen neden eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ekonomide ve diğer konularda projeler hazırlanıp hayata geçirilememektedir. Bu sorunun cevabı, birbirini tanıyan ve birbirine güvenen, toplumun değer yargılarıyla yoğrulmuş gerçek bilim adamlarının ortak aklının oluşması ile mümkündür. Biz de bu amaçla farklı disiplinlerden olan arkadaşların birlikte çalışma ortamını daha akademik hayatlarının başlarında oluşturmaya çalışıyoruz. Bütün gayretimiz kısıtlı imkânlarla da olsa büyük işlerin başarılabileceğini görmek ve göstermektir. Bu duygu ve düşünceler içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz, bundan sonra da aynı çizgi içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Genç Akademisyenler Eğitim, Kültür ve Araştırma Derneği olarak bizlere bu fırsatı verdiği için Türk Eğitim Sen e teşekkür ederiz. 14

15 Köşe Yazısı YENİ BİR YÜKSEKÖĞRETİM YASASINA DOĞRU Yükseköğretim kanununun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim - öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir. O yılında kabul edilerek yürürlüğe giren ve günümüze kadar da devam eden 2547 sayılı yasa ; yükseköğretim kurumlarında görev yapan unsurları tam anlamıyla içermediği, zaman içerisinde uygulamadaki aksaklıkların giderilemediği, yasa maddelerinin keyfi uygulamalara maruz kaldığı gibi gerekçelerle amaca hizmet etmekten uzak kaldı. Kurumlarda çalışan herkesi kapsayan, görev, sorumluluk, yetki paylaşımlarının şeffaf bir şekilde yapıldığı, toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek, yüksek öğretimin sorunlarına ve işleyişine çare olacak yeni bir yasa hepimizin ortak hedefi oldu. Biz; Türk Eğitim-Sen olarak Türkiye de ilk defa Yükseköğretimin yeniden yapılandırılması için 2003 yılında yasa tasarısı hazırladık ve başta kamuoyu olmak üzere konunun muhataplarıyla paylaştık. (www.ankara1.tesweb.org./mevzuat inceleyiniz, eleştiri ve katkılarınızı bekleriz) Hazırladığımız tasarı, kurumlarımızın; akademik personel, idari personel ve öğrenci asli unsurları üzerine oluşturulduğu bilinciyle birlikte, topluma hizmet etmenin ruhunu taşımaktadır. Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşlarında aynı amaçlar için hizmet veren bu unsurları birbirinden ayrı düşünmek ve bu doğrultuda kanunlar hazırlamak yapılacak en büyük hatadır. Yenilikler getirdiği söylenen taslağın içeriğini; kurumsallaşmış köklü üniversitelerde Bakanlar Kuruluna yani hükümetlere endeksli üniversite konseylerinin oluşturulması ve yetkilendirilmesi temeli oluşturmaktadır. Üniversitelerde yapılan oylamalarda konsey oluşturulması kabul görmez ise ne olacak? Yetki, Yükseköğretim Kurulunun teklifiyle Bakanlar Kurulunda. Sadece bir kesimin oylarıyla da olsa, seçim sonucunun ve ortaya çıkan iradenin anlamı var mı? Diyelim ki konsey oluştu; üniversiteyi oluşturan unsurlar tam anlamıyla temsil edilebiliyor mu? Kurumlarının işleyişi ve geleceğiyle ilgili söz sahibi olabilecekler mi? Yeni açılan üniversitelerdeki farklı uygulamalar nasıl olacak? Hani, Yükseköğretim yasasının amacı bir bütünlük içerisinde düzenlemeler getirmekti? Daha bir çok açmazın bulunduğu taslağın hedefi; köklü üniversiteleri köklerinden koparmak kamuoyuyla paylaşılmasındaki amacı da; Bakanlar Kurulu ve Konsey oluşturulması fikirlerinin benimsetilmesidir. Gerisi teferruat. Emin olun, yasa çıkarken daha pek çok anlayamadığımız dayatmaları ve tehdit unsurlarını içeren değişikliklere uğrayacaktır. Kaldı ki; idari personelin yok sayıldığı bir kanunun önceki kötü örnekleri ve sonuçları ortadayken, akademik personelin özlük haklarında, çalışma şartlarında büyük sorunlar varken, öğrenciler eğitim-öğretimin ve sosyal Ali YAZICI Ankara 1 No lu Şube Başkanı yaşantının sorunlarında yok olurken, yeni denilen tasarıda da aynı hataların tekrarlanmasının izah tarafı yoktur, bu haliyle de sorunlara ve ihtiyaçlara cevap veremeyeceği açıktır. Hayata geçirilmesi düşünülen taslak; mevcut halden kurumlarımızı daha da geriye götürecek. İktidarların gölgesinde, üniversitelerin özerkliğine, eğitim-öğretimin ruhuna ve topluma öncülük edecek kurumların oluşmasına sekte vuracaktır. Oluşturulmak istenilen yapı, siyasallaşmaya ve kadrolaşmaya yöneliktir! Türk Eğitim-Sen ve temsilcileri olan bizler; kurumlarımız asli unsurlarına teslim edilene kadar, inandığımız doğrular uğrunda mücadelemize devam edeceğiz. Amacımız; siyasi kaygı ve düşüncelerden arınarak, yeni tasarının eğitim-öğretim sisteminin ve kurumlarımızda hizmet edenlerin sorunlarının çözümüne katkı sağlayarak, ülkesinemilletine yararlı hizmetler üretebilmesine yöneliktir. Süreç içerisinde çalışmalarımızı, önerilerimizi gerekli her yerle paylaşacağız ve takipçisi olacağız. Vakit çok geç olmadan, toplumun her kesimini; anlık menfaatlerden, kişisel çıkarlardan sıyrılarak, taraftar değil, geleceklerine sahip çıkma adına taraf olmaya, bilgi ve birikimleriyle konuya katkı sağlamaya ve en azından doğruların yanında yer almaya davet ediyorum. Selam ve saygılarımla 15

16 Türkiye nin Sendikası 20 Yaşında İŞYERLERİ ÖNÜNDE ŞEHİTLERİMİZİ ANDIK Türkiye Kamu-Sen ülke genelinde şehitlerimizi anmak için 26 Eylül tarihinde saygı duruşunda bulundu. Şehitlerimizi rahmetle anmak için düzenlediğimiz etkinlikte, ülkenin dört bir köşesinde kamu çalışanları bu vatan uğruna canlarını feda etmiş Mehmetçikler ve Polislerimiz için saygı duruşunda bulundu. Konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın genel merkezleri de Ankara daki kamu kurumları önünde toplanarak şehitlerimizi andı. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türk Diyanet Vakıf- Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, Türk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut ile sendikaların genel merkez yönetim kurulu üyeleri ile TÜRKAV Genel Başkanı Sinan Yüksel Ankara Posta İşletme Merkez Müdürlüğü önünde idi. Çalışanların kurumun önünde toplanmasının ardından şehitlerimiz için saygı duruşunda bulunuldu ve ardından hep bir ağızdan İstiklal Marşı okundu. Çalışanların geniş katılımıyla gerçekleşen anma eyleminde konuşan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, ülkenin sıkıntılı günler yaşadığını söyleyerek birlik ve beraberlik duygusunun zedelenmeye çalışıldığına dikkat çekti. Genel Başkan konuşmasına şöyle devam etti: Şehitlerimizin kanlarıyla sulayarak vatan yaptığı topraklarımız üzerinde 16

17 ODTÜ TEMSİLCİLİĞİ REKTÖRLÜK ÖNÜ TÖRENİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT VE VETERİNER FAKÜLTELERİ TÖRENİ hain emeller besleyen eli kanlı caniler, neredeyse her gün birkaç evladımızı şehit eder duruma gelmiştir. Uzun soluklu ve küresel bir planla, milletimizin teröre karşı duyarlılığı yok edilmek, direnci kırılmak istenmektedir. Ama bu topraklarda ateş sadece düştüğü yeri yakmaz. Birimizin derdi hepimizin derdidir. Birimizin acısı, hepimizin yüreklerini dağlar. Bu nedenle bu milleti yok etmek için kurulan bütün hain planlar bozulmaya mahkûmdur. Unutmayalım ki; bizler rahat yataklarımızda uyurken, 20 yaşındaki gencecik evlatlarımız, soğukta, sıcakta; gece, gündüz, yağmur, çamur demeden nöbet tutuyor, çatışmaya giriyor. Bu topraklarda ezanlar susmasın diye, ay yıldızlı al bayrak göklerden inmesin diye can veren evlatlarımız var. Bu yavrularımız, gündelik, gelip geçici telaşlar içerisinde unutulup gitmeyi değil, her an, her saniye hatırlanmayı hak ediyorlar. Bizler milletçe birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olduğumuz sürece ülkemizi bölmeye, kardeşi kardeşe düşman etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Birliğimiz ve kardeşliğimiz; ortak hareket ederek, sevinci ve kederi paylaşarak artacak, şehitlerimizin ruhları bu sayede huzur bulacaktır. Bugün buraya, bizler milletçe şehitlerimizi unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı ifade etmeye geldik. Bu vatan için hayatlarının baharında canlarını vermiş, bizlerin buralarda güven içinde çalışabilmelerini ve yaşayabilmelerini sağlamış şehitlerimizi anmak, İstiklal Marşı mızın ebediyete kadar bu topraklarda yankılanacağını bir kez daha ilan etmek ve onlara olan minnetimizi, ruhlarına göndereceğimiz bir Fatiha ile duyurmak üzere toplandık. Bilinmelidir ki, şehitlerimiz canlarını bu vatanın birliği ve dirliği için verdiler. Bu nedenle her türlü provakasona, tahriğe ve desteğe rağmen et tırnaktan ayrılmayacak, bu vatanın hiçbir ferdi binlerce yıllık kardeşliğimizden vazgeçmeyecek, hainler emellerine ulaşamayacaktır. Şundan eminiz ki; bizi bize düşman etmeye, kardeşliğimizi bozmaya yeltenenler, döktükleri kardeş kanlarında, babaların, bacıların, anaların göz yaşlarında boğulup gidecektir! Bu vesile ile terörü, teröristi ve onların gizli açık her türlü destekçilerini lanetliyor; devletimizin ve birliğimizin teminatı; varlığımız ve huzurumuz için can veren şehitlerimize bir kez daha Allah tan rahmet diliyoruz. Daha sonra Türk Diyanet Vakıf- Sen Genel Başkanı Nuri Ünal şehitlerimiz ve ülkemiz için dua okudu. Duanın ardından El Fatiha okunarak şehitlerimiz bir kez daha rahmetle anıldı. Posta dağıtıcısı olarak askeri görevini yapmakta iken şehit olan Ahmet Sandalcı da törende anıldı. GAZİ ÜNİVERSİTESİ GÖLBAŞI KAMPÜSÜ ANKARA ÜNİVERSİTESİ TANDOĞAN KAMPÜSÜ 17

18 Türkiye nin Sendikası 20 Yaşında EĞİTİM ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜR EDİYORUZ MEB de görev yapan , üniversitelerde görev yapan ve YURTKUR da görev yapan eğitim çalışanı üye olarak sendikamıza destek vermiş, bir kez daha gerçek ve etkili SENDİKACILIĞIN adresinin Türk Eğitim-Sen olduğunu göstermiştir. Geçen yıl sendikamızın MEB de , üniversitelerde ve YURTKUR da olmak üzere toplam üyesi bulunmaktaydı. Bir yıllık sürede, teşkilatımızın sergilediği başarılı çalışmalar sayesinde, Türk Eğitim-Sen net artış sağlayarak üye sayısını e ulaştırmıştır. Türk Eğitim-Sen in Şube, İl ve İlçe Temsilciliklerinde Yönetim Kurulu üyesi ya da kurumlarda işyeri temsilcisi olarak görev yapan bütün emektarlarımıza fedakarane çalışmalarından ve katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Evet, bu başarı, teşkilatımızın her kademesinde hiçbir karşılık beklemeden, temsil ettikleri kesime ve mensubu olmaktan gurur duydukları milletine hizmet etmenin dışında hiçbir arzusu olmayan teşkilat yöneticilerimizin ve temsilcilerimizin eseridir. İkbal tacirliği ve ulufe dağıtıcılığı yapmadan, tehdit ve şantaja başvurmadan, hile ve kandırmayı asla bir yöntem olarak görmeden, eğitim çalışanlarına yalan vaatler ve gerçek olmayan sözler vermeden; 18 Sadece doğruları söyleyerek ve yalnız eğitim çalışanlarından aldıkları güce dayanarak onurluca mücadele eden bütün arkadaşlarımızı tebrik ediyor; sendikamıza güven duyarak destek olan eğitim çalışanlarına teşekkür ediyoruz.

19 TÜRK DİL BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN Türk Dil Bayramımızın 80. yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Geçmişle gelecek arasında köprü vazifesi gören dil; varlığımızın ayrılmaz bir parçasıdır, bir toplumu bütünleştiren, milli kültür ve milli kimliğimiz için hayati öneme sahip bir unsurdur. Türk dili bugün yıpratılmaya, kuşatma altına alınmaya çalışılmaktadır. Oysa Türk varlığının teminatı olan Türkçemize sahip çıkmak ve Türkçeyi korumak çok önemlidir. Dilimiz bir yandan yabancı dillerin istilasına uğrarken, diğer yandan ana dilde eğitim talebi ve bu doğrultudaki tartışmalar belli güruhlar tarafından sürekli gündeme getirilmektedir. İki dilli bir toplum yaratma gayretinde olanlar artık bunu açık açık dile getirirken, yaptıkları kirli propagandalarla hedeflerine ulaşmaya çalışmaktadır. Bugün Kürtçe okullarda seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Teröristler silahla başaramadığını, dili kullanıp, insanları ayrıştırarak başarma gayretindedir. Kürtçenin seçmeli ders olması, bölünme sürecinin ve dilimize darbe vurmanın önemli bir adımıdır. Üstelik terörist talepler bununla sınırlı kalmayacak, sıra ana dilde eğitim talebine gelecektir. Dilimize yönelik birçok tehlike söz konusudur. Türkçe dersinin ilkokullarda azaltıldığı günümüzde; cadde, sokak, kafe, restoran, alışveriş merkezleri ve işyerlerinde Türkçe isimlere rastlamak da zorlaşmıştır. Dünyanın başka hiçbir ülkesinde ana dili dışında bu kadar çok yabancı dilde, tabela adına rastlamamız mümkün değildir. Çok zengin olan dilimizi, yabancı sözcüklerden arındırmak yerine, yabancı sözcüklerle deforme etmek de son derece sakıncalıdır. Ne yazık ki Türkçeyi doğru konuşamayan, Türkçe ile yabancı sözcükleri bir arada kullanan bir nesille karşı karşıyayız. Acı ama gerçek, gençlerimiz giderek kendi diline yabancılaşmaktadır. Türk Dili dünyada hak ettiği değeri görememektedir. Bu konuda siyasetçilere, sanatçılara, medyaya büyük görev düşmektedir. Ulu Önder Atatürk dile o kadar büyük önem veriyordu ki, 26 Eylül 1932 tarihinde Türk Dil Kurultayı gerçekleştirilmiştir. Ulu Önder in dil konusundaki hassasiyeti tüm siyasetçilerimize örnek olmalıdır. Ayrıca dil konusunda toplumsal farkındalığın artırılması, dil bilincinin oluşturulması, dil ile ilgili kurultayların sık sık yapılması, çocuklarımıza dil eğitiminin eksiksiz olarak verilmesi, dilimize yönelik yürütülen olumsuz kampanyalara geçit verilmemesi çok önemlidir. Bu vesileyle; Türk Dil Bayramını en içten dileklerimizle kutluyor, Türkçemiz için toplumun tüm kesimlerinin ortak hareket etmesini, Türk Dili konusunda herkesin duyarlı davranmasını istiyoruz. 19

20 Türkiye nin Sendikası 20 Yaşında TEPAV ın Arap Reform İnisiyatifi (ARI) ortaklığında düzenlediği Demokrasiye Geçiş Çağında Anayasa Yapmak başlıklı uluslararası konferans Ankara da yapılıyor. Toplantının açılışını TBMM Başkanı ve Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu Başkanı Cemil Çiçek yaptı. Toplantıya AKP Milletvekili Ahmet İyimaya, CHP Milletvekilleri Atilla Kart, Rıza Türmen, MHP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, BDP Milletvekili Altan Tan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, TEPAV Direktörü Güven Sak ile çok sayıda yabancı ülke temsilcisi ve bilim adamı katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türkiye nin yangın yeri olduğunu söyleyerek, önce ülkemizin normalleşme sürecini yaşaması gerektiğini kaydetti. Koncuk şunları söyledi: Şehitlerimize Yüce Allah tan rahmet diliyorum. Hepimiz endişeyle yarınlara bakmaya başladık. Bu manzarayı dikkate almayan pek çok insan, ülkenin geleceği ile ilgili ciddi kaygılar yaşamaya başladı. Böyle bir ortamda Anayasa yapmaya çalışıyoruz Anayasasının yapılış şeklinden ben son derece rahatsızım. Aklı başında her insan da rahatsız. Darbe mantığıyla anayasa olmaz. Ama çoğunlukçu bir anlayışıyla mı anayasa olur? şeklinde tereddütler yaşıyorum. Milletin ihtiyaçları doğrultusunda bir anayasa mı yapacağız? yoksa uluslar arası güçlerin, terör örgütü gibi yapıların dayatmasıyla mı anayasa yapacağız? 1982 Anayasasının yapılış şeklinden elbette rahatsızız. Muhteviyatı tartışılır. Ama öyle çevreler var ki, Anayasanın 66. Maddesindeki Türklük tanımından rahatsızlar. ABD de yaşayan herkes Amerikanım diyor ama Türkiye de yaşayan herkes Türküm diyemiyor. Birileri dedirttirmiyor. Türkiye de etnik yapılar planlı, organize olarak öne çıkartılıyor. Millet olamayan bir yapı Anadolu coğrafyasında hakim kılınmaya çalışılıyor. Biz devletimizi kurduk, artık Türkiye Cumhuriyeti ile nasıl geçineceğiz buna bakıyoruz diyorlar. Adamların eyvallahı yok. Böyle bir atmosferde nasıl bir anayasa yapacağız? Bu milleti geleceğe taşıyan bir anayasa yapmayı başarabilir miyiz? Herkesin gittiği yere gümbür gümbür koşmanın alemi yok. Doğruları söylemeliyiz. Türkiye nin normalleşme sürecini yaşaması lazım. Memleket yanıyor, memleket evlatları ne idüğü belirsiz insanlar tarafından katlediliyor, bunun hiçbir tedbiri alınmıyor. Bingöl de askerlerimizin şehit olma şekline bakıyorum, böyle bir tedbirsizlik olabilir mi? 200 askerimizi araçlara bindirmiş, gönderiyorsunuz. Bunun sorumluluğunu birilerinin bu ülkede üstlenmesi lazım. Memleket evlatları hiçbir tedbir alınmayan bir konvoyda bomba patlayarak ölecek, ama bunun sorumluluğunu bu ülkede hiç kimse üstlenmeyecek. Böyle bir şey yok. Hepimizin şapkayı önüne koyması lazım. Bu atmosfer ne Türkü, ne Kürdü, ne de başka birini mutlu eder. Bu ülke nereye gidiyor? Nereye götürülmek isteniyor? Biz bu yangın içerisinde anayasa yapmaya çalışıyoruz. Böyle bir atmosferde yanlış kararlar da vermemiz çok muhtemeldir. Türkiye nin birlik beraberlik içinde, bölünmez bütünlüğünü sağlayacak, bu milleti yarınlara güven içinde taşıyacak ve bu coğrafyada milletimizin hür ve bağımsız yaşamasını temin edecek bir anayasaya ihtiyacı vardır. Varsa onu yapalım, ama hangi şartlarda yapıldığını iyi düşünmemiz lazım. Meclis te yapılan tartışmalarda anlaşma sağlanamıyor. Mesela devlet memurlarına siyaset yapma hakkı konusunda mutabakat sağlanamıyor. Devlet memurlarının siyaset yapmasına engeller koyacağız, sonra özgürlüklerden söz edeceğiz. Siz bu kafayla hangi özgürlüğü sağlayacaksınız? Anayasa yapılması gerektiğine inanıyorum, ama Türkiye nin normalleşme sürecinin hızlandırarak anayasa yapılmasının daha doğru bir yaklaşım olacağını düşünüyorum. Bugün şu yangını görünce bizim önceliklerimiz nedir? diye düşünmeye başladım. Altan Bey (BDP Milletvekili Altan Tan) bir şeyler söyledi. Bakınız; artık Türkü de Kürdü de düşünmemiz lazım. Bu ülkede ayrı gayrı yok. Suni bölünmeleri kaşımanın bir anlamı yok. Bu gidişle buradan mutlu bir tek insan çıkmaz. Birileri seyrediyor. Birilerinin piyonu, maşası oluyoruz farkında değiliz. Güya insan hakları adına bunları yapıyoruz. Türkiye de anayasa yapım sürecinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sizlerin de bu atmosferde nasıl bir anayasa yapılacağı konusunda bir takım endişeler taşımasının doğru olacağına inanıyorum. Anayasa yapalım, bu çalışmalar devam etsin. Ama iyi düşünerek, her attığımız adımın ne anlama geleceğini, Türk milletini nereye götüreceğini düşünerek bir anayasa yapmamız lazım. Kimsenin gül hatırı için biz anayasa yapamayız. Güven Sak (TEPAV Direktörü) memnun olsun diye anayasa yapamayız. Bu milletin, bu coğrafyada bağımsız yaşamasını sürdürebilmesinin garantisi olan bir anayasayı yapmanın yollarını bulmalıyız. Saygılar sunuyorum. Toplantının hayırlı olmasını diliyorum. 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU Konusu: İlgili Mevzuat: Bakanlığımız 4/B Sözleşmeli Personellerine ödenen Ek Ödemeden sigorta prim kesintisi kesilip kesilmeyeceği, 31.05.2006 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sayı : B.10.0.THG.0.70.00.04/3360 23 Ocak 2012 Konu : Ek Ödeme GENELGE 2012/7

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sayı : B.10.0.THG.0.70.00.04/3360 23 Ocak 2012 Konu : Ek Ödeme GENELGE 2012/7 Konu : GENELGE 212/7 İlgi : 15/4/211 tarihli ve 1748 sayılı 211/32 Nolu Genelge. Bilindiği üzere, 12/5/26 tarihli ve 26166 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında

Detaylı

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nın 76. maddesinin son fıkrasında; hâkimler ve savcılar,

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK BİR SORUNU DAHA ÇÖZÜME KAVUŞTURDUK Üniversitelerde idari ve akademik personeli bir bütün olarak görüyoruz. 666 Sayılı KHK ile idari personelin ek ödeme oranlarında artış gerçekleştirilirken,

Detaylı

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48 Pazartesi 20 Ocak 2014 07:48 Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi nin yaptığı araştırma kamu görevlilerinin meslek haya tlarını borç ödeyerek geçirdiklerini ortaya koydu Yüzde 97 si borçlu olan memurların 60

Detaylı

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık.

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık. E RSİT E ÜNİV 1 12 Eylül 2010 tarihinde halkın onayına sunulan anayasa değişikliği referandum paketine toplu sözleşme hakkının eklenmesini ve pakete verdiğimiz destekle, iş güvencesine dokundurtmadan kamu

Detaylı

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 76 ncı maddesinin son fıkrasında; hakimler ve savcılar, yüksek

Detaylı

Temsil Tazminatı. I-Genel Açıklama

Temsil Tazminatı. I-Genel Açıklama Temsil Tazminatı I-Genel Açıklama Temsil tazminatı, 12 Şubat 2000 tarih ve 23962 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

Detaylı

Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer'e de ulaştırdığımız Tem-Der'in hazırladığı

Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer'e de ulaştırdığımız Tem-Der'in hazırladığı rapor Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer'e de ulaştırdığımız Tem-Der'in hazırladığı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmüne Kararname 14.09.2011 Tarihli Resmi Gazetede

Detaylı

HİZMET STANDARDI TABLOSU

HİZMET STANDARDI TABLOSU HİZMET STANDARDI TABLOSU SIRA NO HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENEN BELGELER HİZMETİN ORTALAMA TAMAMLAN MA SÜRESİ 1 Akademik ve İdari Personelin Hususi Pasaport Çıkarma ve Temdit (Süre uzatma) 1- Personelin,

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

GENELGE. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemenin Uygulanmasına İlişkin Genelge

GENELGE. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemenin Uygulanmasına İlişkin Genelge Sayı Konu T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü : B.07.0.BMK.0.15-115456-6 : Ek ödeme 22/10/2008*16352 GENELGE 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı ve Türkiye Ziraat odaları Birliği tarafından düzenlenen bilgilendirme, toplantısında konuşan Ziraat odaları

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARI VE AYLIK KARŞILIĞI OKUTACAKLARI DERSLERE İLİŞKİN

Detaylı

GİRESUN BELEDİYE BAŞKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

GİRESUN BELEDİYE BAŞKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU 1 İş Başvurusu 1-Dilekçe, 2-Özgeçmiş, 3-CV 7 GÜN 2 İlk defa devlet memurluğuna alınma 1-ÖSYM Başkanlığından gelen atanacakların listesi, 3- Nüfus cüzdan sureti 5-Sağlık raporu 7-İkametgah belgesi, 8-Mal

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDEN İSTİSNA SINIRI

VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDEN İSTİSNA SINIRI VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDEN İSTİSNA SINIRI Özet: 01.01.2015 30.06.2015 ile 01.07.2015 31.12.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere uygulanacak

Detaylı

V. : 4/7/2001, : 631 : 10/4/2001, : 4639 : 13/7/2001, : 24461 : V

V. : 4/7/2001, : 631 : 10/4/2001, : 4639 : 13/7/2001, : 24461 : V 973 MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN MALİ VE SOSYAL HAKLARINDA DÜZENLEMELER İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin

Detaylı

Mevsimlik İşçiliğe Hayır Dedik

Mevsimlik İşçiliğe Hayır Dedik 12006 Mevsimlik İşçiliğe Hayır Dedik 2006 yılından beri Bütün öğretmenler kadrolu olmalıdır diyerek mücadelemizi, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi yönünde yoğunlaştırdık. 2 22008 Bakan Hüseyin

Detaylı

Amaç. Dayanak. Kapsam

Amaç. Dayanak. Kapsam MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARI VE AYLIK KARŞILIĞI OKUTACAKLARI DERSLERE İLİŞKİN

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat 07.07.2015/130-2 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI

Sirküler Rapor Mevzuat 07.07.2015/130-2 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI ÖZET : 1.7.2015-31.12.2015 tarihinden arasında geçerli olmak üzere uygulanacak Gelir Vergisinden istisna

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ÖSYM SINAV GÖREVLİLERİNİ BELİRLEME VE ATAMA İLKELERİ

ÖSYM SINAV GÖREVLİLERİNİ BELİRLEME VE ATAMA İLKELERİ ÖSYM SINAV GÖREVLİLERİNİ BELİRLEME VE ATAMA İLKELERİ ÖSYM, sınav görevlileri atama işlemlerini merkezi olarak Görevli İşlemleri Sistemi (GİS) üzerinden gerçekleştirmektedir. 20 Mart 2011 tarihinden itibaren

Detaylı

MADDE 48 (1) Öğretmenler, aynı eğitim kurumunda adaylık dâhil toplamda en fazla 8 yıl görev yapabilir.

MADDE 48 (1) Öğretmenler, aynı eğitim kurumunda adaylık dâhil toplamda en fazla 8 yıl görev yapabilir. Öğretmenlerin aynı eğitim kurumunda azami çalışma süresi MADDE 48 (1) Öğretmenler, aynı eğitim kurumunda adaylık dâhil toplamda en fazla 8 yıl görev yapabilir. (2) Aynı eğitim kurumunda yer değiştirme

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ Fakültemiz 2809 sayılı Kanunun Ek 30. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 02.06.2000 tarih ve 2000-854 sayılı kararnamesiyle kurulmuş, 2001-2002 Eğitim

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 23/02/1961 tarihli ve 257 sayılı Er ve Erbaş Harçlıkları Kanunu nda Değişiklik Yapılmasına (Er ve erbaş harçlıklarının artırılması ve askerlikte geçen sürelerin

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

Evrak Tarih ve Sayısı: 02/07/2014-12732

Evrak Tarih ve Sayısı: 02/07/2014-12732 Evrak Tarih ve Sayısı: 02/07/2014-12732 T.C. KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ İslami İlimler Fakültesi Dekanlığı *BE6LB1S2* Sayı : 23987327-612.01.01- Konu: Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem

Detaylı

ASTSUBAY KADROSUNA ATANAN VEYA FİİLEN BÖYLE BİR KADRODA GÖREV YAPAN PERSONELİN MALİ HAKLARI

ASTSUBAY KADROSUNA ATANAN VEYA FİİLEN BÖYLE BİR KADRODA GÖREV YAPAN PERSONELİN MALİ HAKLARI ASTSUBAY KADROSUNA ATANAN VEYA FİİLEN BÖYLE BİR KADRODA GÖREV YAPAN PERSONELİN MALİ HAKLARI ÖZET : Gerek 657 sayılı kanun ve gerek 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddeleri ve Anayasamızda

Detaylı

Kanun No. 5454 Kabul Tarihi : 8.2.2006

Kanun No. 5454 Kabul Tarihi : 8.2.2006 Kanun T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ek Ödeme Yapılması ile Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ödenen

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

T.C. ESOGÜ MÜHENDİSLİK MİMARLIK FAKÜLTESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ

T.C. ESOGÜ MÜHENDİSLİK MİMARLIK FAKÜLTESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ STANDART 3 : PERSONELİN YETERLİLİĞİ VE PEFORMANSI Fakültemizde çalışan personel, 2547 sayılı yüksek öğretim Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında istihdam edilmektedir. Araştırma Görevlisi

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Enerji Ülkeleri.Rusya En Zengin..! 26 Ocak 2015

Enerji Ülkeleri.Rusya En Zengin..! 26 Ocak 2015 Enerji Ülkeleri.Rusya En Zengin..! 26 Ocak 2015 Dünyanın Enerji Kaynakları Konusunda En Zengin Ülkeleri A1 Capital Yorumu Coğrafya ve tarih kitaplarında ülkemiz için jeopolitik öneme sahip kilit ve kritik

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) 4. Olağan Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı(ÇSGB) Süleyman Soylu nun ev

Detaylı

Hükümetten OHAL Kararnamesi: "TİB Kapatıldı, Soru Çalanlar İhraç Edilecek"

Hükümetten OHAL Kararnamesi: TİB Kapatıldı, Soru Çalanlar İhraç Edilecek Hükümetten OHAL Kararnamesi: "TİB Kapatıldı, Soru Çalanlar İhraç Edilecek" Soru çalıp memur olanlara ihraç, TSK'dan atılan pilotlar dönmesi ve TİB'in kapatılması gibi önemli kararlar var. 15.08.2016 /

Detaylı

TÜRKİYE DE AKADEMİSYENLERİN ÖZLÜK HAKLARININ MEVCUT DURUMU VE ÖZLÜK HAKLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ RAPORU

TÜRKİYE DE AKADEMİSYENLERİN ÖZLÜK HAKLARININ MEVCUT DURUMU VE ÖZLÜK HAKLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ RAPORU TÜRKİYE DE AKADEMİSYENLERİN ÖZLÜK HAKLARININ MEVCUT DURUMU VE ÖZLÜK HAKLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ RAPORU Ülkemizde 2023 hedefleri çerçevesinde belirlenen amaçlara ulaşmak için kararlı bir şekilde önemli adımlar

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) 38. Genel Konferansı'na katılmak için gittiği Paris te, UNESCO Genel Direktör

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) 38. Genel Konferansı'na katılmak için gittiği Paris te, UNESCO Genel Direktör Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) 38. Genel Konferansı'na katılmak için gittiği Paris te, UNESCO Genel Direktör Irina Bokova, Afganistan Yüksek Öğretim Bakanı Khatera

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Kısaltmalar

BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Kısaltmalar TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNOLOJİK ARAŞTIRMA KURUMUNDA GÖREV YAPAN VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ KAPSAMI DIŞINDA BULUNAN PERSONELE YAPILACAK ÖDEMELERE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak,

Detaylı

T.C. Resmî Gazete. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ

T.C. Resmî Gazete. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ Resmî Gazete Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır 21 Ekim 2014 SALI YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ Sayı : 29152 Mükerrer BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ BAŞBAKANLIK 17 Ekim

Detaylı

BİRİM GÖREV TANIMLARI

BİRİM GÖREV TANIMLARI T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ BİRİM GÖREV TANIMLARI BİRİM: BAĞLI OLDUĞU BİRİM: İDARİ VE MALİ İŞLER DAİRE BAŞKANLIĞI GENEL SEKRETERLİK GÖREVİN KISA TANIMI: Üniversitemiz birimlerinin hizmetlerini en iyi şekilde

Detaylı

CEZA İNFAZ KURUMLARI VE TUTUKEVLERİ PERSONELİ EĞİTİM MERKEZLERİ KANUNU

CEZA İNFAZ KURUMLARI VE TUTUKEVLERİ PERSONELİ EĞİTİM MERKEZLERİ KANUNU 8331 CEZA İNFAZ KURUMLARI VE TUTUKEVLERİ PERSONELİ EĞİTİM MERKEZLERİ KANUNU Kanun Numarası : 4769 Kabul Tarihi : 29/7/2002 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 2/8/2002 Sayı : 24834 Yayımlandığı Düstur : Tertip

Detaylı

MERKEZİ FİNANS VE İHALE BİRİMİNİN İSTİHDAM VE BÜTÇE ESASLARI HAKKINDA KANUN

MERKEZİ FİNANS VE İHALE BİRİMİNİN İSTİHDAM VE BÜTÇE ESASLARI HAKKINDA KANUN 10131 MERKEZİ FİNANS VE İHALE BİRİMİNİN İSTİHDAM VE BÜTÇE ESASLARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5671 Kabul Tarihi : 26/5/2007 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 7/6/2007 Sayı : 26545 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EKİM 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık İlçesi nde meydana gelen dolu yağışı

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE

T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI B.30.0.PER.0.00.00.01/01 - O o t o 2202.2011*007940 Yurtdışı Destekleri ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE İlgi: Maliye Bakanlığı nm 03.02.2011 tarih ve B.07.0.BMK.0.10.38.01.310-1458

Detaylı

BARTIN ÜNİVERSİTESİ PERSONEL DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

BARTIN ÜNİVERSİTESİ PERSONEL DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU BARTIN ÜNİVERSİTESİ PERSONEL DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ) 1 1- Hizmet veya Yeşil Pasaport Formu

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR?

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? Ulusal Eğitim Programı, iki yıllık bir çalışma sonucunda ve çok sayıda akademisyen ve eğitimcinin görüşleri alınarak ülkemiz eğitim sisteminin iyiye ve doğruya dönüşmesi

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te.

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te. AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ 4 te AK YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T

Detaylı

Bozok Üniversitesi. Hizmet Envanteri Tablosu Hizmet Sunmakla Görevli / Yetkili Kurumların / Birimlerin Adı

Bozok Üniversitesi. Hizmet Envanteri Tablosu Hizmet Sunmakla Görevli / Yetkili Kurumların / Birimlerin Adı 6 B32B2K13 532 5 B32B2K13 513 5-1 4 511 2 gün 5-1 3 B32B2K13 5 2 4 1 B32B2K13 1 Sıra No Kurum Kodu Standart Dosya Planı Kodu Hizmetin Adı Hizmetin Tanımı Hizmetin Dayanağı Mevzuatın Adı Ve Madde Numarası

Detaylı

OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ PERSONEL DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ) SIRA NO

OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ PERSONEL DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ) SIRA NO OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ PERSONEL DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO 1 2 HİZMETİN ADI İSTENİLEN BELGELER Hususi pasaport çıkarma ve temdit (Süre uzatma) talepleri Hizmet

Detaylı

Sayı : 01-02-44 26.02.2015 Konu : Tavsiye Kararı Talebi KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMUNA

Sayı : 01-02-44 26.02.2015 Konu : Tavsiye Kararı Talebi KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMUNA Sayı : 01-02-44 26.02.2015 Konu : Tavsiye Kararı Talebi KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMUNA Türk kamu yönetiminde son dönemde yaygınlaşarak artan uzmanlaşmaya dayalı personel yaklaşımının, Bakanlık düzeyindeki ilk

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

Başkan Gökalp İlhan 12. Türkiye Eczacılık Kongresi nde

Başkan Gökalp İlhan 12. Türkiye Eczacılık Kongresi nde Başkan Gökalp İlhan 12. Türkiye Eczacılık Kongresi nde SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -2008 YILINDA TOPLAM 10 MİLYAR 717 MİLYON LİRA OLAN İLAÇ HARCAMALARI 2013 YILINDA YÜZDE 46 ORANINDA

Detaylı

9 Ekim 2008 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27019 TEBLİĞ Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNUN 4.

9 Ekim 2008 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27019 TEBLİĞ Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNUN 4. 9 Ekim 2008 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27019 TEBLİĞ Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (c) BENDİ KAPSAMINDA

Detaylı

AKTİF EĞİTİM-SEN 2015 YILI TOPLU SÖZLEŞME TALEPLERİ

AKTİF EĞİTİM-SEN 2015 YILI TOPLU SÖZLEŞME TALEPLERİ AKTİF EĞİTİM-SEN 2015 YILI TOPLU SÖZLEŞME TALEPLERİ Sıra No 1 2 1- MALİ HAKLAR a) Tüm Kamu Çalışanları için İstekler/Talepler İstek/Talebin Gerekçesi İstek/Talebin Gerçekleşmesi İçin Gerekli Değişiklik

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, İstanbul Üniversitesi Kariyer

Detaylı

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

SAYIŞTAY KARARLARI. Temyiz Kurulu Kararları

SAYIŞTAY KARARLARI. Temyiz Kurulu Kararları SAYIŞTAY KARARLARI Temyiz Kurulu Kararları TEMYİZ KURULU KARARI Tarih : 07.01.2014 No : 38179 Yemek maliyetinin yarısının Tebliğ de belirtilen tutarları aştığı durumda yemek yiyenlerden ek göstergelere

Detaylı

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU 6219 MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 2945 Kabul Tarihi : 9/11/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 11/11/1983 Sayı : 18218 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin/Mezitli Gençlik Kolları ile TBMM de bir

Detaylı

18.08.2009*0 2 6 0 4 3

18.08.2009*0 2 6 0 4 3 B.30.0.PER.0.00.00.01/01- Doktora Sonrası Araştırma İnceleme Hk. Y Ü K S E K Ö GR E T İMJK U R UI, U BAŞKANLIĞI 18.08.2009*0 2 6 0 4 3 ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

YÖNETMELİK. MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, 2828 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamına girenlerin;

YÖNETMELİK. MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, 2828 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamına girenlerin; 12 Haziran 2014 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29028 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı) ndan: SOSYAL HİZMETLER KANUNU KAPSAMINDA TANINAN İSTİHDAM HAKKININ KULLANIMINA

Detaylı

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Kırklareli Üniversitesine bağlı

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

SİNOP ÜNİVERSİTESİ İDARİ PERSONEL ÖDÜL YÖNERGESİ

SİNOP ÜNİVERSİTESİ İDARİ PERSONEL ÖDÜL YÖNERGESİ SİNOP ÜNİVERSİTESİ İDARİ PERSONEL ÖDÜL YÖNERGESİ Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı, Sinop Üniversitesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan idari personelin, aynı Kanunun

Detaylı

MECLİS KARAR ÖZET TUTANAĞI Ü Y E L E R T.C. KARAPINAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI KARAR TARİHİ : 09/05/2014 KARAR NUMARASI : 13

MECLİS KARAR ÖZET TUTANAĞI Ü Y E L E R T.C. KARAPINAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI KARAR TARİHİ : 09/05/2014 KARAR NUMARASI : 13 KARAR NUMARASI : 13 AYDOĞDU, Belediye Meclisi 5393 Sayılı Belediye Kanunun 20. maddesi uyarınca 2014 yılı Mayıs ayı toplantısı için Belediye Hizmet binası, Başkanlık odasında toplandı. Toplantı başında

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

SESIN YOLCULUGU 8: GENÇ BESTECILER SENLIGI

SESIN YOLCULUGU 8: GENÇ BESTECILER SENLIGI Portal Adres SESIN YOLCULUGU 8: GENÇ BESTECILER SENLIGI : www.bugunbugece.com İçeriği : Kültür/Sanat Tarih : 06.04.2015 : http://www.bugunbugece.com/git-gor/sesin-yolculugu-8-genc-besteciler-senligi 1/2

Detaylı