Haramlar ve Helâller

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Haramlar ve Helâller"

Transkript

1 Ondördüncü Bölüm Haramlar ve Helâller I. LKE ve AMAÇLAR Aklî ve hissî birçok üstün yetenekle donat l p sayg de er bir varl k olarak yarat lan ve yeryüzünün bütün nimetleri emrine tahsis edilen insan n, yaratan n tan mas ve ona ibadet etmesi yarat l n n özünü ve amac n te kil etti i gibi hayat n ve insan ili kilerini O nun istekleri do rultusunda düzenlemesi de dünya ve âhiret mutlulu unun anahtar n olu turur. nsan n yarat lanlar n en ereflisi oldu u, akl n kullanarak ve olupbitenden ders alarak iyi, do ru ve güzeli bulup ya atabilece i kural olarak do ru ve mümkün olsa bile yine insan n birçok zaaf n n bulundu u, sonu gelmez emel ve ihtiraslar n esiri olarak çevresini cehenneme çevirebilece i de bir di er gerçektir. Akl n bedene, dü üncenin duyguya hâkim olup insan n dünyada meleklerin de g pta edece i bir hayat sürmesi, dirlik ve düzenlik kurmas ancak yaratan n ona yol göstermesi, yard mc olmas ve insan bilgisinin dar s n rlar n madde ötesine do ru geni leterek sonsuzlu a açmas durumunda mümkün hale gelir. Bunun için de Allah yeryüzüne halife k ld insan ba bo b rakmam, peygamberleri arac l yla mesajlar göndererek insan n

2 30 LM HAL özünde sahip oldu u f trat ve akl selimi desteklenmi, ona yol göstermi tir. slâm n ilâhî inâyet ve hidayet; yani yard m ve yol gösterme olmas n n anlam budur. Böyle olunca, slâm dininin iman ve ibadet hayat yla ilgili bilgilendirmesi ve emirleri gibi aile hayat, insan ili kileri ve toplumsal alanla ilgili her türlü bilgilendirme ve yönlendirmesi de bu rahmet ve inâyetin bir parças d r. Netice itibariyle slâm, ferde dünya ve âhiret mutlulu unu kazand rmay hedefler. Çünkü iman ve ibadet bireyin derunî mutlulu u, hayat anlaml hale getirebilmesinin vazgeçilmez yolu oldu u gibi dinin sosyal hayata ve insan n yap p ettiklerine ili kin ço u genel çerçevede kalan tâlimatlar da sa l kl bir toplum hayat ve kamu düzeni olu mas n n âdeta ön art d r. nsanlar n birbirlerinin hak ve hukukunu ihlâl etmeden dirlik ve düzen içinde ya ayabilmesi için kurallara ve ayn zamanda bu kurallar n iyi bir biçimde i letilmesine ve bireyler taraf ndan özümlenmesine de ihtiyaç vard r. slâm dini hayat bütün yönleriyle bir bütün halinde ele al p her alanda bireye yard mc olmay, ona k lavuzluk etmeyi ve mutluluk kazand rmay hedefledi inden, ki ilerin inanç dünyas ve ibadet hayat kadar yeme içme, giyinme ve süslenme, e lence, aile içi ili kiler ve cinsî hayat, sosyal hayat ve be erî ili kiler gibi hayat n de i ik alanlar da dinin bilgilendirme ve yönlendirmesine konu olmu tur. Ancak bu bilgilendirme ve yönlendirme insan n akl selimine ve f trat na ayk r bir yük, insan n onurunu k r c bir müdahale de il, aksine onu destekleyen, ona metafizik bir güç ve anlam kazand ran bir katk olarak görülmelidir. D etkilere, sapma ve sapt rma tehlikesine devaml mâruz olan ferdin de toplumun da bu tür katk lara ihtiyac vard r. Öte yandan be erî davran lar ve ili kiler alan nda dinin sadece temel kurallar hat rlatmakla veya zorunlu gördü ü yasak ve kay tlar belirlemekle yetindi i, bunun d nda Allah n hidayet ve inâyeti ile nefsini terbiye etmi ferde- geni bir hareket alan b rakt da burada hat rlanmal d r. Nitekim slâm bilginleri mubahl k ve serbestli in, yani herhangi bir sorumlulu un ve yasa n olmay n n kural oldu unu, ancak dinî bir belirleme varsa o zaman görev ve yasaktan söz edilebilece ini ifade etmi lerdir. On dört as rl k tarihî süreç içinde müslüman toplumlarda, Kur an ve Sünnet te yer alan kay tlar, emir ve tavsiyeler etraf nda zengin bir bilgi ve yorum birikimi ve ya ay gelene i olu mu tur. Bu birikim ve gelene i, dinin kendisi olarak alg lamak do ru olmamakla birlikte dinin emir ve yasaklar n n muhtemel yorum çerçevesini ve alternatif çözüm tarzlar n göstermesi itibariyle göz ard etmek de mümkün de ildir. Bunun için slâm bilginlerinin görü leri ve dinin müslüman toplumlardaki ya an biçimi çok önemlidir.

3 HARAMLAR VE HELÂLLER 31 Bu bölümde, slâm dininin günlük hayat, bireysel davran ve sosyal ili kiler alan nda getirdi i yasak ve kay tlar, bunlar n amaç ve hikmetleri, anlam ve uygulama çerçevesi ve bunlar etraf nda olu an bilgi birikimi ve gelenek ele al nacakt r. Haram ve helâl kavramlar hakk nda I. ciltte yeterli bilgi verilmi ti. Nas l ki iman ve ibadetler ferdin yaratan na kar ba l l k ve kullu unu simgeleyen bir anlama sahipse, dinin birtak m gayelerle koydu u yasaklara ve s n rlara uymak da yine dindarl n, Allah a kar gösterilmesi gereken ba l l k ve kullu un bir gere idir. Bu sebeple de hadislerde ve f k h kültüründe haramlardan kaç nma ile farzlar yerine getirme ayn düzlemde ele al nm, hatta ço u yerde birincisi daha önemli addedilmi tir. Öte yandan, âriin bir hususu aç kça yasaklamas ile fakihlerin o yasa a yorum getirmeleri ve benzeri davran lar da ayn çerçevede mütalaa etmeleri aras nda fark vard r. F k h literatüründe haramdan ayr olarak tahrîmen mekruh, tenzîhen mekruh, câiz de il, do ru de il gibi tabirlerin ortaya ç kmas ve s kça kullan lmas bu farkl l vurgulamay amaçlar. Bir davran n dinî yasak kapsam nda görülmesi âyet ve hadisin yorumuyla ilgili olabilece i gibi, fakihlerin dönemlerindeki artlarla, söz konusu fiilin ortam ve sonuçlar yla da ba lant l olabilir. F k h müslüman toplumlar n ya ay biçimi, bilgi birikimi ve hukuk kültürü oldu undan, bireysel ve toplumsal hayat n geneli f kh n kapsam na al n p dinî bilgi ve motivasyon toplumun in a ve slah nda aktif bir unsur olarak önemli bir görev üstlenmi tir. Eti yenen ve yenmeyen hayvanlardan sanat ve e lenceye, bid at ve bât l âdetlerden ah s ve mal aleyhine i lenen suçlara, avlanmadan cinsî hayata kadar bu bölümde ele al nacak olan çe itli konularda slâm âlimlerinin sergiledi i tav r da böyle bir bak aç s na sahiptir. II. Y YECEKLER Beslenme, dolay s yla g da maddeleri insan n vazgeçilmez tabii ve temel ihtiyaçlar ndan biri olup birçok bilim dal n uzaktan veya yak ndan ilgilendirdi i gibi dinlerin, bu arada slâm dininin de belli aç lardan ilgi alan olmu tur. Bunun sebebi, beslenmenin gerek kaynak gerekse sonuçlar itibariyle insan n beden ve ruh sa l n, üçüncü ah slar n haklar n, hatta baz yönlerden sosyal düzeni yak ndan ilgilendirmesidir. Tabii ki ak lla kavranabilen gerekçelerinin ve hikmetlerinin ötesinde, bütün ilâhî buyruk ve yasaklar n Allah n iradesine samimiyetle teslim olanlar di erlerinden ay rt eden bir s nav olu turma hikmet ve amac nda birle ti i de göz ard edilmemelidir. Yahudilik te beslenme ve yiyeceler konusunda getirilen birtak m k s tlamalar n H ristiyanl k ta ve slâmiyet te k smen kald r ld söylenebilirse de,

4 32 LM HAL bu üç ilâhî dinde de belli tür g da maddelerinin yenmesi veya içilmesi yasaklanm, slâm dininde yasaklar en aza indirilmi, bu konuda temel ilke ve amaçlar n belirlenmesiyle yetinildi i de olmu tur. Kur an da, yeryüzünde ne varsa hepsinin insan n yarar na yarat ld ve insan n emrine verildi i belirtilmi (el-bakara 2/29; el-câsiye 45/13), di er alanlarda oldu u gibi yiyecekler konusunda da ancak zorunlu ve istisnaî hallerde yasaklama getirildi i ifade edilmi tir. Bu, slâm n rahmet ve kolayl k dini olmas n n tabii sonucudur. Nitekim Kur an da, De ki; bana vahyolunanda ölmü hayvan (meyte), ak t lm kan, domuz eti -ki pisli in kendisidir- ya da günah i lenerek Allah tan ba kas ad na kesilmi hayvandan ba ka, yiyecek kimseye haram k l nm bir ey bulam yorum (el-en âm 6/145) buyurularak haram k l nan yiyecek maddelerinin dört kalem oldu u belirtilmi, bu s n rlama ba ka âyetlerde de teyit edilmi tir (bk. el-bakara 2/173). Bir ba ka âyette (el-mâide 5/3) yenmesi haram k l nan on ayr maddeden söz edilmekle birlikte bunlar yukar da zikredilen dört grubun örneklendirilmesi mahiyetindedir. Yine Kur an da iyi ve temiz eylerin (tayyibât) yenmesinin helâl, pis ve kötü (habâis) eylerin yenmesinin ise haram oldu u ilkesi tekrar edilmi (el-bakara 2/172; el-mâide 5/4; el-a râf 7/157), Hz. Peygamber de bu konuya aç klama getirmi ve baz belirleyici ölçüler koymu tur. Kur an ve Sünnet teki bu ve benzeri esas ve aç klamalardan hareketle slâm hukukçular n n ço unlu u, yiyecekler konusunda da temel ve as l hükmün helâl ve mubahl k oldu unu, haraml n ancak o konuda özel bir delilin bulunmas yla sabit olaca n ifade etmi ler, sonraki dönemlerde olu an slâm hukuk doktrinini de bu çerçevede geli tirmi lerdir. Hangi tür ve grup yiyecek maddelerinin haram veya mekruh oldu u, bu konuda haram k l c ölçü ve sebebin neler olabilece i gibi konular klasik f k h literatüründe et ime (yiyecekler) ba l alt nda do rudan; hayvanlar n bo azlanmas (zebâih), avlanma (sayd), kurban (udhiyye) gibi ba l klar alt nda ise dolayl olarak ele al n r. Konuyla ilgili kaynaklarda yer alan tercih ve görü lerde, Kur an ve Sünnet te zikredilen ilke ve amaçlar n yan s ra, fakihlerin kendi bilgi ve tecrübe birikimlerinin, bölgesel örf ve telakkilerin de etkisi olmu tur. slâm dininde baz yiyeceklerin haram k l nm olmas, çe itli hikmet ve amaçlarla aç klanabilir. Ancak bu aç klamalar n, yasa n hakiki sebebi ve yeterli aç klamas oldu unu iddia etmek do ru olmaz. Gerçek nedeni bilen sadece Allah olup, kullar n Allah n emir ve yasaklar na itaat etme yükümlülü ü bulunmakla birlikte, slâm n her bir emir ve yasa n n mâkul bir

5 HARAMLAR VE HELÂLLER 33 anlam ve sebebinin de bulundu undan hareketle bunlar n neler olabilece i üzerinde dü ünüp ara t rma yapmalar yasaklanmam, aksine te vik edilmi tir. Yiyecekler konusundaki yasaklar n en ba ta gelen amac, insan n beden ve ruh sa l n n korunmas d r. nsan n beden ve ruh sa l na zararl oldu u sabit olan maddelerin yenilip içilmesi dinen de haram görülür. Bu konuda f k h ilmiyle müsbet ilimlerin kar l kl bilgi al veri i içinde olmas, tecrübeyle ve bilimsel metotlarla elde edilen sonuçlar n dinî hükümlerde de dikkate al nmas gerekir. Sarho edici özelli i bulunan maddelerin yenilip içilmesi de yine slâm n yasaklar aras nda yer al r. Ayr ca selim tabiatl insanlar n öteden beri pis ve i renç buldu u, necis olarak gördü ü eylerin slâm da haram k l nd aç kt r. slâm n bütün bu yasaklar, öteden beri insanlar n bu konudaki ortak tutum ve telakkileriyle de uyum içindedir. Bu konuda slâm f kh n n belki de en dikkat çekici ve ay r c özelli i, avlanma, hayvanlar n kesimi, eti yenen ve yenmeyen kara ve su hayvanlar gibi konularda getirilen ölçü ve grupland rmalard r. G da maddelerinin isim, tür veya grup olarak yasaklanmas na ilâve olarak, bazan da bir yiyecek aslen de il de hâricî bir sebeple haram k l nm t r. slâm dini ferdi korumay ve yüceltmeyi amaç edindi i gibi be erî ili kileri düzene koymay, âhenkli ve düzenli bir toplumsal hayat kurmay da amaç edindi inden, bir eyin yenmesinin câiz say lmas için onun bizzat helâl olmas art n n yan s ra, er î yasaklar n ve üçüncü ah s haklar n n ihlâl edilmemi olmas art n da aram t r. Faiz, h rs zl k, hile, gasp, kumar gibi haram yollarla elde edilen mal n yenmesinin de haram görülmesi, vak f, yetim, hazine mal n n veya özel mülkiyete konu olan bir mal n izinsiz tüketilmesinin a r bir vebal ve sorumluluk do uraca n n bildirilmesi bu anlay - n sonucudur. Hatta slâm bilginleri ki inin haram yoldan elde etti i g da ile beslenmesinin onun ki ili ini, huy ve tabiat n olumsuz yönde etkileyece- ini, yapaca ibadetlerin kabul edilme ans n bile azaltaca n ifade etmi ler, helâl r z k ve helâl g da ile beslenmenin de i ik aç lardan önemini vurgulam lard r. slâm n beslenme ve yiyecekler konusundaki s n rlama ve önerilerini bunlardan ibaret saymak yanl olur. slâm dini, dünya ile âhiret, ruh ile beden, hak ile sorumluluk aras nda denge getirdi i gibi yiyecekler konusunda da dengeli beslenme ve tüketimi emretmi, ihtiyaç fazlas tüketimi israf ve ihtiyaç olmayan yönde tüketimi de tebzîr olarak adland r p haram k lm, hem beden ve ruh sa l n hem toplumsal dengeyi gözetici bir

6 34 LM HAL dizi tavsiyede bulunmu tur. Günümüzde geli mi Bat ülkelerinde a r beslenmenin ve israf n ciddi düzeyde sa l k ve ekonomi problemi haline geldi i görülünce, slâm dininin bu alandaki ilke ve önerilerinin önemi daha iyi anla lmaktad r. Bu ba l k alt nda önce eti yenen ve yenmeyen hayvanlarla ilgili genel ve özel hükümler, hayvanlar n kesiminde ve avlanmada aranan dinî artlar üzerinde durulacak, daha sonra da içki türleri, sigara ve uyu turucu maddelerle ilgili dinî hükümler ve f khî yorumlar ele al nacakt r. A) Eti Yenen ve Yenmeyen Hayvanlar Kur ân- Kerîm de, yeryüzünde ne varsa hepsinin insan için yarat ld (el-bakara 2/29), göklerde ve yerde bulunan her varl k ve imkân n Allah tan bir lutuf olmak üzere insan n emrine verildi i (el-câsiye 45/13), iyi ve temiz eylerin helâl, pis eylerin haram k l nd (el-mâide 5/5; el-a râf 7/157) bildirilir. Cenâb- Allah n rahmân s fat n n sonucu olarak dünya hayat nda O nun bu lutfuna mazhar olan bütün insanl k bunlardan kendi amaçlar do rultusunda ve yap lar na uygun olarak yararlanmaktad r. Hayvanlar da bu imkânlar demetinin önemli bir parças n olu turur. Nitekim insanlar, tarih boyunca hayvanlar binek veya yük ta ma arac olarak kullanmak, gücünden, etinden, sütünden, derisinden, tüylerinden yararlanmak suretiyle hayatlar n büyük ölçüde kolayla t rm lard r. nsano lu bu çe it faydalar elde etmeye yönelirken, hayvanlar n neslinin devam n sa lamada olumlu bir rol da üstlenmi olmaktad r. a) Tarihçe Hayvanlardan yararlanma konusunun önemini hiç yitirmeyen hatta her geçen gün daha da önem kazanan yönü hayvanî g dalar ve özellikle hayvan etleridir. Tabiatta bütün imkânlar n insanl n emrine verilmi oldu u gerçe inden hareketle, her türlü hayvanî g dan n ve özellikle etin yenebilece i dü ünülebilirse de, dinler hatta baz felsefî ak mlar bile birtak m kay tlay c hükümler koydu undan bu konuda hemen her inanç çevresinin kendine has kurallar bulunagelmi tir. Bunlardan baz lar oldukça a r l a kaçarken baz lar da yasaklar n s n r n çok daha dar tutmu tur. Meselâ, Brahmanlar ve baz filozoflar hayvan kesmeyi ve hayvan eti yemeyi kendilerine haram k larak en uç noktada yer alm lard r. Bunlar n kendileri için bu yasa koymalar n n sebebi, hayvanlar n kesimini bir canl ya kar kat kalplilik olarak kabul etmeleridir.

7 HARAMLAR VE HELÂLLER 35 Üç büyük semavî dinden biri olan Yahudilik te bu konuda getirilen yasaklar n gerekçesi farkl d r. Kur an da ta k nl klar ve zulümleri sebebiyle srâilo ullar na baz hayvanlar n tamamen, baz hayvanlar n da belirli k s mlar n n haram k l nd bildirilir. Konuyla ilgili olarak Kur ân- Kerîm de öyle buyurulur: Yahudilere t rnakl bütün hayvanlar haram k ld k. S rtlar nda yahut ba- rsaklar nda ta d klar ya da kemi e kar an ya lar hariç olmak üzere s r ve koyunun iç ya lar n da onlara haram k ld k. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdi imiz cezad r. Biz elbette do ru söyleyeniz (el-en âm 6/146). Yahudili i tamamlamak üzere gelen H ristiyanl k ta da durumun böyle olmas gerekirken h ristiyanlar, Tevrat ta kendilerine haram k l nanlar helâl saym lar ve Pavlus un a zdan giren eylerin de il, a zdan ve kalpten ç kan eylerin insan kirletece i, çar da sat lan her eyin yenebilece i (Matta, 15/11, 18; Korintoslular a Birinci Mektup, 10/25) eklindeki sözlerini esas al p yeme ve içme s n r n çok geni tutmu lard r. Buna ba l olarak da, Tevrat ta haram k l nm olmas na ra men domuz eti yemeyi helâl saym lard r. Câhiliye Araplar bât l inançlara dayal olarak baz özelliklerdeki hayvanlara belirli isimler vermi ler, bunlar putlara kurban etmek veya putlar ad na serbest b rakmak suretiyle bir k s m hayvanlar kendilerine haram k lm lard r. Meselâ onlar, be bat n do uran ve be inci yavrusu erkek olan devenin kula n yar p serbest b rak rlar, art k o hayvandan yararlanmay ve o hayvan n -kime ait olursa olsun- su içmesine ya da otlaklarda beslenmesine müdahale edilmesini yasak sayarlard ; böyle hayvanlara bahîra denirdi. Bir yolculuktan salimen dönmeye yahut bir hastal ktan kurtulmaya ba l olarak putlara adanan di i deve de sâibe ad n al r ve serbest b rak l rd. Koyun di i do urursa kendilerinin, erkek do urursa putlar n olurdu; fakat hem di i hem erkek do urdu unda art k erke i kurban etmezler, bu koyuna vasîle derlerdi. Bir erkek devenin dölünden on bat n do arsa bu deve koruma alt na al n r ve ona binilmez, yük ta t lmazd ; bu hayvana hâm denirdi. Kur ân- Kerîm de bu bât l inanç ve âdetler temelden reddedilmi, baz hayvanlar n bahîra, sâibe, vasîle ve hâm gibi isimlendirmelerle özel hükümlere tâbi tutulup haram say lmas Allah a yap lan bir iftira olarak nitelendirilmi tir (el-mâide 5/103). Mü riklerin bu saçma dü- ünce ve uygulamalar na ba ka âyetlerde de yerme ifadeleri ile i aret edilmi tir (meselâ bk. el-en âm 6/136, , ). b) lke ve Amaçlar slâm dininde ise, yeryüzündeki her türlü imkân ve nimetin Allah n insano luna lutuf ve ihsan oldu u, ükrünü eda etmeleri kayd yla bunlardan

8 36 LM HAL yararlanabilecekleri bildirilmi, ayn anlay n bir devam olarak hayvanlardan ve özellikle etlerinden yararlan lmas özendirilmi, bu konuda s n rl say da yasaklama ve k s tlama getirilerek bunlara uyulmas istenmi tir (el- En âm 6/142, 145). slâm dininin getirdi i kay tlay c hükümler, bu konuda yeryüzünde gelenek ve inanç çevreleri aras nda orta bir yolu temsil etti i gibi insan tabiat yla ve önceki semavî dinlerle de uyum gösterir. Kur ân- Kerîm de ve Hz. Peygamber in hadislerinde yenmesi helâl ve haram olan etler ile ilgili baz aç klamalar yer alm t r. Bu aç klamalar bir bütün olarak göz önüne al nd nda, her eyden önce etleri yenebilecek hayvanlarla ilgili bir liste verme yönüne gidilmedi i, sadece belli ilke ve ölçüler getirilmekle yetinildi i görülür. Kur an da, yeryüzündeki bütün imkânlar n insanl n emrine verilmi oldu u vurguland için, slâmiyet te bu konudaki temel kural n helâllik oldu u, aksi yönde delil bulundu u takdirde haraml k hükmünün söz konusu olabilece i anlay slâm bilginlerinin ço unlu unca benimsenmi tir. Gerçekten Kur ân- Kerîm de, yenmesi helâl olan etlerin ayr ayr belirtilmesi yönüne gidilmemi, Allah n nimetlerini hat rlatmak ve müslümana yara an eylerin yenmesi gerekti ini vurgulamak üzere iyi ve temiz eylerin helâl k l nd (meselâ bk. el-bakara 2/172; el-mâide 5/4; el-a râf 7/32) ifadeleri ile yetinilmi, bu cümleden olmak üzere en çok yenmesi mûtat olan koyun, deve ve s r gibi türlere (behîmetü l-en âm) i aret edilmi tir (el-mâide 5/1). Kur an da yiyecekler konusunda haraml kla ilgili aç klamalar n ortak noktas ise, tayyibât (iyi ve temiz) say lamayacak habâis (pis ve i renç) eylerin yenmemesi gere idir. Ayr ca sa l a zararl maddelerin al nmamas slâm n genel ilkelerinin (meselâ bk. el-bakara 2/195) gereklerindendir. Bu konudaki somut yasaklar, baz âyetlerde (el-mâide 5/3) on madde halinde say lm ise de -a a da aç klanaca üzere- bunlar n bir k sm ayn grup içinde dü ünülerek tamam n n Bakara sûresinin 173. âyetinde yer alan dört ana maddede toplanmas mümkündür. Bunlar da; kendili inden veya dinî usulde bo azlanmaks z n ölmü hayvan (meyte), ak t lm kan, domuz ve Allah tan ba kas ad na kesilen hayvanlard r. Hz. Peygamber in sünneti, Kur ân- Kerîm deki bu yasaklamalar teyit eden ifadelerin yan s ra, pis ve i renç yiyeceklerin özelliklerine ili kin detayland r c aç klamalar da içermektedir. Meselâ Hz. Peygamber y rt c hayvanlar n (zî nâb: a z n n dört yan nda uzun ve sivri di leri olan hayvan-

9 HARAMLAR VE HELÂLLER 37 lar) ve y rt c ku lar n (zî mihleb: pençesi ile av n parçalayan ku lar) etlerinin yenmeyece i özellikle belirtilmi tir (Müslim, Sayd, 15, 16; Ebû Dâvûd, Et ime, 32; Tirmizî, Sayd, 9, 11). Ayr ca Resûlullah tan baz hayvanlar n etleri ile ilgili hadisler de rivayet edilmi tir. Bu konuda dikkat edilmesi gerekli bir husus, Hz. Peygamber in yiyecekler konusunda bütün uygulamalar n n ve ahsî tercihlerinin daima dinî bir emir veya yasak olarak de erlendirilmemesi gere idir. Meselâ u olay bu noktaya k tutmaktad r: Abdullah b. Abbas ve Hâlid b. Velîd Hz. Peygamber le birlikte Hz. Meymûne nin evinde yeme e oturmu lar ve önlerine -Necid taraflar ndan ev sahibesinin bir akrabas n n getirdi i- k zarm bir iri keler konmu tu. Resûl-i Ekrem yemeyince bn Abbas Bunu yemek haram m d r ey Allah n resulü? diye sordu. Hz. Peygamber: Hay r, fakat bizim taraflarda olmayan bir yemektir, ho uma gitmedi i için yemiyorum buyurdu. Hâlid b. Velîd bu olayla ilgili olarak, Sonra ben o yeme i önüme çektim ve yedim; Resûlullah da yedi- imi görüyordu demi tir (Buhârî, ez-zebâih ve s-sayd, 33). Kitap ve Sünnet in, hayvanlar n etleri ile ilgili olarak getirmi oldu u s n rlamalar incelendi inde, bunlar n, mükellefleri baz nimetlerden mahrum b rakarak cezaland rma yahut baz yiyeceklere kutsall k verme amac na yönelik olmad, temel amac n -di er bütün dinî de erlendirmelerde oldu u gibimüslümanlar insanl k onur ve haysiyetine yara r davran lara yöneltme, onlar n faydas na olan cihetleri gözetme (yarar sa lay p zarar savma) oldu u görülür. Gerçekte, bu konudaki yasaklar n her birinde iyi bir tetkik sonunda kavranabilecek birçok hikmet bulundu u söylenebilir. Yine bu konudaki yasaklar n, müslümanlara, onlar di er dinlerin mensuplar ndan ay rt edici özellikler sa lad da bir gerçektir. Fakat bütün bunlar n ötesinde, ilâhî buyruk ve yasaklar, Allah n iradesine can gönülden boyun e enleri di erlerinden ay rt eden bir s nav olu turma hikmet ve amac nda birle ir. slâm bilginleri, belirtilen amaç ve ilkeler nda ictihad ederek hangi hayvanlar n etinin helâl ve haram oldu unu ya tek tek veya grupland rarak belirlemeye çal m lard r. Bu belirlemelerde, baz hadislerin sahih kabul edilip edilmemesi veya farkl yorumlanmas n n yan s ra, mahallî âdet ve damak zevkinin, ilkeyi somut olaylara uygulamadaki de erlendirme farkl l klar n n, hatta ayn hayvan n de i ik yerlerde çe itli isimlerle an lmakta olu unun etkili oldu u bir gerçektir. Öte yandan, yeryüzündeki bütün hayvan cinslerinin ismen f k h eserlerinde an lm olmas n n beklenemeyece i de aç kt r. Bu sebeple de f k h kültüründe eti yenen ve yenmeyen hayvanlar konusunda zengin bir bilgi birikimine ve birbirinden oldukça farkl görü ve temayüllere rastlan r.

10 38 LM HAL c) Kara Hayvanlar Kara hayvanlar özelliklerine göre grupland r larak etinin yenmesinin dinî hükmü aç klanabilir. a) Etlerinin yenmesinin helâl oldu unda görü birli i bulunan hayvanlar dört gruptur: 1. S r, manda, koyun, keçi, deve, tav an, tavuk, kaz, ördek, hindi türünden evcil hayvanlar n, 2. Geyik, ceylan, da keçisi, yabanî s r ve zebra gibi vah i hayvanlar n, 3. Güvercin, serçe, b ld rc n, s rc k, bal kç l gibi ku lar n etlerinin helâl oldu unda fakihler görü birli indedir. Bu say lanlar n bir k sm n n helâlli i Kur an da tasrih edilmi (el-mâide 5/1; el-hac 22/28, 30), di erleri de Kur an n yiyiniz dedi i iyi ve temiz eyler kapsam nda görülmü tür. Bu hayvanlar n y rt c olmad yani a zlar n n dört yan ndaki uzun ve sivri di leri ile veya pençeleriyle kap p avlanmad ve kendilerini savunmad klar da aç kt r. 4. Çekirge de, sünnette yenebilece ine dair özel hüküm bulunmas sebebiyle yenmesi helâl hayvanlar grubunda yer alm t r (Buhârî, Zebâih, 13; Müslim, Zebâih, 52). b) Etlerinin yenmesinin haram oldu unda görü birli i bulunan hayvanlar ise üç gruptur: l. Domuzun haram oldu u Kur an n aç k hükmüyle sabittir (el-bakara 2/173). Kur an da tür olarak yasaklanan tek hayvan domuzdur. Domuzun çe itli parçalar ndan yararlanman n dinî hükmü a a da ayr ca ele al nacakt r. 2. Allah tan ba kas ad na kesilen hayvanlar n etlerinin haram oldu u da yine Kur an n hükmüne dayan r (a. bk.). Bu slâm n tevhid akîdesine verdi i önemin ve irke kar ald kesin tavr n bir sonucudur. Câhiliye döneminde Araplar putlar ad na kurban kesip Kâbe nin duvar na b rak rlard. Hayvanlar n kesiminde Allah n ad n n an lmas n n emredilmi olmas da bu sebepledir. Törenlerde, aç l ve kar lamalarda kesilen hayvanlar ise, Allah n ad an larak kesildi i, u runa kesilen ah s veya kuruma bir kutsiyet atfedilmedi i sürece bu grupta yer almaz. 3. Meyte tabir edilen, dinî usulde kesilmemi veya kendili inden ölmü hayvan n etinin haram oldu u da yine Kur an n aç k hükmüne dayan r. Bakara sûresinin 173. âyetinde, Allah size meyteyi (dinî usullere göre

11 HARAMLAR VE HELÂLLER 39 bo azlanmadan ölmü hayvan etini), kan, domuz etini ve Allah tan ba kas ad na bo azlanm hayvan haram k lm t r, Mâide sûresinin 3. âyetinde de, Meyte, kan, domuz eti, Allah tan ba kas ad na bo azlanm, bo ulmu, darbe ile (bir yerine vurularak) öldürülmü, (yukar dan) yuvarlanarak ölmü, (ba ka hayvan taraf ndan) süsülerek ölmü, -ölmeden yeti ip bo azlad klar n z müstesna- y rt c hayvan taraf ndan yenmi (y rt c hayvan art ), dikili ta lar (putlar) üzerine bo azlanm hayvanlar... size haram k l nd buyurularak bir önceki âyetin hükmüne aç kl k getirilmi tir. Birinci âyette üç türlü hayvan etinin haram oldu u bildirilmektedir: Ölü hayvan eti, domuz eti ve Allah tan ba kas ad na bo azlanm hayvan eti. kinci âyette bunlar tekrarland gibi, ayr ca alt madde say lmaktad r. Fakat bunlardan be i (bo ulmu, darbe ile bir yerine vurulup öldürülmü, yüksekten yuvarlan p ölmü, ba ka hayvan taraf ndan süsülüp ölmü, y rt c hayvan art ) esasen ilk âyetteki birinci madde kapsam ndad r, yani bunlar da meyte hükmündedir. Alt nc madde ise (dikili ta lar, putlar üzerine bo azlanm hayvan) birinci âyetin son maddesi kapsam ndad r, yani Allah tan ba kas ad na kesilenlerdendir. te bu âyetlerde say lan hayvan etlerinin haram oldu u hususunda bütün slâm bilginleri fikir birli i içindedir. c) Yukar da say lan gruplar n d nda kalan hayvanlar n etlerinin yenmesinin dinî hükmü fakihler aras nda tart mal d r. Baz hayvanlar fakihlerin ittifaka yak n derecede büyük ço unlu u taraf ndan haram veya helâl say l rken baz hayvanlarda görü lerin dengeli ekilde da ld görülür. 1. Y rt c hayvanlar grubundan olan yani alt ve üst çenesindeki dört uzun ve sivri di leri ile kap p avlanan ve kendisini bu yolla savunan -evcil olsun olmas n- kurt, aslan, kaplan, pars, maymun, s rtlan, köpek, kedi gibi hayvanlar ile pençesiyle kap p avlanan ahin, do an, kartal, akbaba gibi y rt c ku lar, bu özellikte olmasa bile genelde pislikle beslenen kuzgun, karga gibi ku lar, tabiat itibariyle i renç bulunan fare, y lan gibi hayvanlar, akrep, sinek, örümcek gibi ha erat fakihlerin büyük ço unlu u taraf ndan haram görülmü tür. Mâlikî bilginlerin bir k sm na göre aslan, kaplan gibi y rt c hayvanlar n etlerini yemek helâldir, bir k sm na göre haram olmamakla beraber mekruhtur. Mâlikî mezhebinde me hur görü e göre ahin, kartal gibi y rt c ku lar n ve pislikle beslenen ku lar n yenmesi de mekruhtur. Bu âlimler Kur an da sadece domuzun haram k l nm olmas ndan, âyetteki genel iznin hadisle s n rlanamayaca noktas ndan hareket etmi lerdir.

12 40 LM HAL 2. Eti yenen hayvanlar n tesbitinde çerçeveyi en dar tutanlar n Hanefîler, en geni tutanlar n ise Mâlikîler oldu u söylenebilirse de bu çerçeve içinde pek çok görü farkl l klar bulunmaktad r. Baz hayvanlar n sald rganl k özelli i, av n tutma ve yeme ekli ile tabiat itibariyle i renç say l p say lmamas hususunda farkl de erlendirmeler bulundu u için etlerinin hükmü hakk nda da ihtilâf edilmi tir. Meselâ tilki, Hanefîler den Ebû Yûsuf ve Muhammed e, âfiîler e, -bir rivayette- Hanbelîler e ve baz Mâlikîler e göre helâl say lm t r. Yine bu de erlendirmeler çerçevesinde olmak üzere, ay Hanefî ve âfiîler e göre haram, Mâlikî ve Hanbelîler e göre helâl, zürafa âfiîler de mutemet görü e göre haram, di er üç mezhepte helâl kabul edilmi tir. Kezâ tavus ku u ve papa an âfiî mezhebinde haram, di er üç mezhepte helâl, kirpi Hanefî ve Hanbelîler de haram, âfiî ve Mâlikîler de helâl say lm t r. Bu çerçeve dahilinde pek çok detay ve görü farkl l bulunmaktad r. Hanefîler e göre -yukar da say lanlar d nda- yenmesi câiz görülmeyen belli ba l hayvanlar unlard r: Çakal, sincap, samur, sansar, s rtlan, keler, gelincik, çaylak, kuzgun, bayku, atmaca, kaplumba a, köstebek, kertenkele, salyangoz ve her türlü ha erat. Hakk nda hadis bulunmas veya bir hadis ile ilgi kurulmas dolay s yla yenmesinin câiz olup olmad na dair farkl görü belirtilen hayvanlar da vard r. Bunlar n ba l calar unlard r: 3. Tav an eti, dört Sünnî mezhebe göre helâl olmakla birlikte, baz sahâbe ve tâbiîn bilginleri ile müctehid imamlardan bn Ebû Leylâ ya göre tahrîmen mekruhtur. 4. At eti, dört mezhepte genel kabul gören görü e göre helâldir; Ebû Hanîfe ye göre ise tahrîmen mekruhtur. Hanefî literatüründen zâhirü r-rivâye eserlerinde mekruh, Hasan b. Ziyâd rivayetinde haram nitelemesi geçmekte ise de, as l belirtilmek istenen husus bunu yemenin helâl olmad d r. mâmeyn ise (Ebû Yûsuf ve Muhammed) at eti yemeyi mekruh saymam lard r. Fakat baz Hanefî bilginlerin görü ü do rultusunda olmak üzere Hanefî mezhebinde tenzîhen mekruh görü ü yayg nd r. Mâlikî mezhebi içinde de at eti yemeyi haram görenler ve tenzîhen mekruh sayanlar vard r. 5. Evcil e ek eti konusunda dört mezhepçe genellikle kabul edilen hüküm, ehlî merkeplerin etinin haram oldu u yönündedir. Mâlikî bilginlerin bir k sm bunu tenzîhen mekruh saym, baz sahâbîlerden ve Hanefî bilgin Bi r el-merisî den ehlî e ek etinin helâl oldu u görü ü nakledilmi tir.

13 HARAMLAR VE HELÂLLER Kat r ve benzerlerinin etine gelince, iki ayr türden hayvan n birle mesi ile meydana gelen hayvan n konusunda üç durum söz konusudur: a) Her iki tür, eti helâl olanlardan ise, bunlardan meydana gelen hayvan n eti de helâldir. b) Her iki tür, eti haram olanlardan ise, bunlardan meydana gelen hayvan n eti de haramd r. c) Biri eti helâl olanlardan di eri haram olanlardan ise, Hanefî ve Mâlikîler e göre hükümde anan n türü esas al n r; âfiî ve Hanbelîler e göre helâl olmayan taraf esas al n r. Buna göre dört mezhepte de anas e ek olan kat r n haram oldu u görü ü yayg nd r. Anas at ise, Ebû Hanîfe ye göre mekruhtur; Ebû Yûsuf ve Muhammed e göre mekruh de ildir. Ayr ca, anas n n at veya e ek olmas hususunda ay r m gözetmeden -ba ka delillere dayanarak- kat r etinin mekruh oldu unu savunan bir görü de vard r. d) Su Hayvanlar Kur ân- Kerîm de deniz av n n ve denizden elde edilen yiyece in helâl oldu u bildirilmi (el-mâide 5/96; el-fât r 35/12), Hz Peygamber de deniz hakk nda sorulan bir soruya Onun suyu temiz, meytesi (içinde ölen) helâldir eklinde cevap vermi tir (Ebû Dâvûd, Tahâret, 41; Tirmizî, Tahâret, 52). Gerek bu aç klamalar gerekse hakk nda özel bir hüküm bulunmayan konularda mubahl n esas al nmas ilkesi suda ya ayan hayvanlarla ilgili hükmün temelini te kil eder. 1. Bal k türleri bütün mezheplere göre helâldir, bo azlama i lemine de gerek yoktur. u var ki, Hanefîler e göre kendili inden ölmü ve su üzerine ç km bal klar yenmez. Hanefîler in bu görü ü sa l k aç s ndan ihtiyat tercih etmi olmalar ndan kaynaklan r. Fakat suyun çok s cak veya so uk olmas ndan, buzlar aras na s k maktan, su içine hapsedilmekten ve suyun çekilmesinden ötürü ölen bal klar kendili inden ölmü say lmaz, yenebilir. Yine, bal k avlamak üzere suya bal k otu at ld nda bal klar ele geçirilmeden ölse ve onlar n bu yüzden öldü ü bilinse, kezâ k l ç bal gibi büyük bal klar avland nda sudan ç kmadan ba na sert bir cisim vurularak öldürülse, yenebilir. 2. Bal k türü d nda kalan (midye, kurba a, yengeç gibi) su hayvanlar n yemek Hanefîler e göre helâl de ildir. Di er üç mezhebe göre ise, sadece suda ya ayan her türlü hayvan -kendili inden ölmü bile olsa- yenebilir, helâldir. âfiî mezhebinde, Hanefîler in paralelinde bir görü ile su hayvanlar ndan eti yenen kara hayvanlar na benzeyenleri helâl, eti yenmeyen kara hayvanlar na benzeyenleri haram sayan bir görü de vard r.

14 42 LM HAL Hanefîler Mâide sûresinin 3. âyetinde geçen meyte lafz n mutlak ekilde yorumlam lar, ayr ca bal k d ndaki türleri habâis (i renç eyler) kapsam nda kabul etmi lerdir. Fakihlerin ço unlu u Mâide sûresinin 96. âyetindeki deniz av ifadesinin umumunu (kapsaml olu unu) esas alm lar ve ayr ca Hz. Peygamber in Denizin suyu temiz, ölüsü helâldir (Ebû Dâvûd, Tahâret, 41; Tirmizî, Tahâret, 52) anlam ndaki hadisine dayanm lard r. e) Hem Karada Hem Suda Ya ayan Hayvanlar Hem karada hem suda ya ayan kurba a, kaplumba a, yengeç, y lan, timsah gibi hayvanlar hakk nda üç görü vard r: Hanefîler e ve âfiîler e göre bunlar yemek helâl de ildir. Mâlikîler e göre bu tür hayvanlar yenebilir, helâldir. Hanbelîler e göre timsah, kurba a ve y lan n yenmesi helâl de- ildir, di erleri yenebilir. Ancak bunlardan, ak c kan olan (kaplumba a, su ayg r gibi) hayvanlar için bo azlama i lemi gerekir, ak c kan olmayanlar için bo azlama da gerekmez. Yengecin ak c kan olmamakla beraber mezhepte yayg n görü, herhangi bir yerini keserek bo azlama yerine geçecek bir i lemin (tezkiye) yap lmas gerekti i yönündedir. Ahmed b. Hanbel den ise tezkiye gerekmedi i rivayet edilmi tir. f) Hayvan Etleri ile lgili Baz Meseleler Etinin yenmesi helâl say lan bir hayvan n usulüne göre bo azlanmas (tezkiye), avlanma yoluyla elde edilecekse bu konudaki dinî artlara uyulmas gerekir. Her iki konu da ileride ayr ca ele al nacakt r. Etinin yenmesi helâl olmakla beraber, pislik yemi olan kara hayvanlar n n (cellâle) bekletilmeden kesilip yenmesi hemen bütün mezheplerce mekruh görülmü tür. Ahmed b. Hanbel den mekruh ve haram oldu una dair iki rivayet vard r; Mâlikîler de yayg n görü mekruh olmad yönündedir. Bu tür hayvanlar bir süre temiz yiyeceklerle beslenmeli, etindeki kötü kokunun gitmesi sa lanmal d r. F k h kitaplar nda, bu durumdaki tavuklar için üç gün, koyunlar için dört gün, s r ve develer için on gün gibi süreler belirtilmi ise de aslolan hayvandaki pis kokunun gitmesini sa layacak bir süre beklenmesidir. Bal klar n temiz olmayan sularda bulunmu olmas, etlerinin yenmesine engel de ildir. Bal n yuttu u bal k da -e er parçalanmam sa- yenebilir. Etinin yenmesi helâl türlerden bile olsa, canl hayvandan -henüz bo- azlama yap lmadan- kopar lan parça, meyte (murdar) hükmündedir; yenmesi

15 HARAMLAR VE HELÂLLER 43 bütün bilginlere göre haramd r. Usulünce kesilmi hayvan n da yenmesi câiz görülmeyen baz organ ve cüzleri vard r. Hayvanlar n yumurtas ve sütü genellikle etlerinin hükmüne ba lanm t r; ancak baz ayr nt lar vard r. Buna göre, etinin yenmesi câiz olan bir hayvandan ister canl iken ister dinî usulüne göre bo azland ktan sonra (ya da bal k gibi bo azlamaya gerek olmayan hayvanlardan ölü halinde) ç kan yumurtan n yenmesi -bozulmu olmad kça- câizdir; bu hususta slâm bilginleri fikir birli i içindedir. Etinin yenmesi câiz olan fakat dinî usulüne göre bo- azlanmadan ölmü bir hayvandan ç kan yumurta sertle mi se yenebilir, aksi halde yenmez. Etinin yenmesi câiz olmayan hayvan n yumurtas na gelince, Hanefîler e ve Hanbelîler e göre bunun yenmesi câiz de ildir. âfiîler e göre -domuz, köpek ve bunlardan do mu hayvanlar hariç- canl halinde iken bütün hayvanlar temiz oldu undan, eti yenmeyen hayvanlar n da canl iken yapt klar yumurta temizdir ve yenebilir. Mâlikî fakihleri de yumurtlayan hayvanlarda eti yenen ve yenmeyen ay r m yapmay p, zararl de ilse bunlar n yumurtalar n n yenebilece i görü ündedir. Süt, dört mezhebe göre etin hükmüne tâbidir. nsan eti, sayg nl na binaen haram k l nm t r. Ancak sütü haram de ildir. Ebû Hanîfe den at etinin haram veya mekruh oldu una dair nakledilen görü ü esas alan baz bilginler sütünü de haram veya mekruh olarak nitelendirmi lerse de, mezhepte sahih kabul edilen görü e göre at n sütü mubaht r, çünkü eti pis oldu u için de il cihad arac oldu u için yasaklanm t r. Eti yenen bir hayvan bo azland nda karn ndan ç kan yavru ile hemen do um sonras ölen yavru hakk nda, hayvanlar n deri, boynuz, k l gibi parçalar ndan yararlanman n hükmü hakk nda özel hükümler mevcut olup bu konuya ileride temas edilecektir. g) Domuzla lgili F khî Hükümler Domuz etinin yenmesi gerek Kur an da (el-bakara 2/173; en-nahl 16/115) gerekse Hz. Peygamber in hadislerinde aç k ve kesin bir ifade ile müslümanlara yasak k l nm, ümmetin icmâ ve uygulamas da bu yönde olmu tur. Zaten slâm da yiyecek ve içeceklerden haram k l nanlar oldukça s n rl d r ve bunlar n ba nda da domuz eti yer al r. Hatta Kur an da tür itibariyle haram k l nan tek hayvan domuzdur. Esasen domuz etinin yenmesi bütün ilâhî men eli dinlerde, söz gelimi Yahudilik ve H ristiyanl k ta da haramd r. Tevrat ta domuzun murdar oldu u belirtilip etinin yenmesi ve ölüsüne dokunulmas yasaklanm t r (Tesniye, 14/8).

16 44 LM HAL ncil de domuz yer yer a a land halde (bk. Matta, 7/6; Markos, 5/11-14) etinin yenmesini yasaklayan aç k bir ifade yoktur. Ancak bu durum, H ristiyanl bu yönde köklü al kanl klar olan toplumlara benimsetebilmek maksad yla Pavlus un domuz etini yasaklayan ibareleri ncil den ç kar p nsan a zdan giren de il a zdan ç kan kirletir (Matta, 15/11, 18) hükmünü esas ald ve Çar da al n p sat lan eyler yenebilir (Korintoslular a Birinci Mektup, 10/25) gibi ifadelerle bu yönde bir uygulama ba latt eklinde aç klanmaktad r. Kur an da ak t lm kan ile domuz, meyte ve Allah tan ba kas ad na kesilen hayvanlar n etinin haram k l nd birkaç defa tekrar edilir (el-bakara 2/173; el-mâide 5/3; el-en âm 6/145; en-nahl 16/115). Yine Kur an da temiz olan her eyin insanlar için helâl, pis olan eylerin de haram k l nd bildirilir (el-a râf 7/157; Tâhâ 20/81; el-mü minûn 23/51). Hz. Peygamber de bu yasa devaml teyit etmi, Allah ve resulü arab n, ölü hayvan etinin, domuzun ve putlar n al m sat m n haram k lm t r buyurmu, hadisin devam nda da meytenin ya n n gemilerin cilâlanmas nda, derilerin ya lanmas nda ve ayd nlatmada kullan lmas n n da haram oldu unu ifade etmi tir (Buhârî, Büyû, 112; Ebû Dâvûd, Büyû, 66; Tirmizî, Büyû, 61). Yeme aç s ndan domuzun etiyle ya n n aras nda fark olmay p ikisinin de haram oldu unda slâm hukukçular görü birli i içindedir. Domuzun cüzlerinin, söz gelimi iç ya n n g da d ndaki amaçlarla kullan lmas na gelince, slâm hukukçular n n ço unlu u ilgili âyet ve hadisleri yorumlayarak bunlar n da necis ve haram oldu u sonucuna varm lard r. slâm bilginleri domuz etinin haram k l nmas n aç klamak amac yla, domuz etinin insan sa l n ve tabiat n olumsuz yönde etkileme özelli i üzerinde srarla durur, bu hususta birçok aklî, tecrübî ve ilmî aç klamada bulunurlar. Ancak, bu anlat lanlar domuz etinin haram k l nmas n n gerçek sebebi (illeti) olmad ndan, haraml k hükmü zikredilen sak ncalar n olup olmamas na göre de i iklik göstermez. XX. yüzy lda geli en teknolojik imkânlar n bu sak ncalar bertaraf etmesi, domuz eti ve ya n n ba ka terkip ve ekiller alt nda haz rlanmas veya katk maddesi olarak kullan lmas da dinin bu aç k yasa n kald rmaz. Çünkü, dinin emir ve yasaklar n n mutlaka mâkul bir sebebi ve aç klamas olsa bile, bunun tamam n n bugün için kavranabilece ini ve gerçek sebebin bulunabilece ini ileri sürmek ölçüsüz bir iddia olur. lmî geli meler ve tecrübeler artt kça dinin emir ve yasaklar ndaki hikmet ve gaye daha iyi anla lmaktad r. Öte yandan müslüman aç s ndan slâm n emir ve yasaklar, do rulu una inan lan gerçekler olup iyi müslüman olma bunlara s k s k ya ba l olmakla mümkün olur.

17 HARAMLAR VE HELÂLLER 45 slâm toplumlar nda domuz etinin ve ya n n yenmesinin haraml konusunda gerek uygulamada gerekse hukuk doktrininde görü birli i vard r. Ancak etinin yenmesi hariç domuzla ilgili birçok f khî mesele tart lm t r. Bunlar aras nda, domuzun a z n sürdü ü kab n ve suyun hükmü, k l n n, derisinin, kemi inin kullan m, domuzun al m sat m, telef edildi inde tazmininin gerekip gerekmedi i say labilir. Ana hatlar yla ifade etmek gerekirse, domuz slâm hukukunda müslümanlar aç s ndan hukuken de erli mal (mütekavvim mal) say lmaz. Bir müslüman n domuz üzerinde mülkiyet hakk olamayaca gibi kasten telef edilmesi halinde tazmini ve çal nmas halinde çalan n cezaland r lmas gerekmez. Domuzun gayri müslimlere nisbetle mal hükmünde olup olmad ise tart mal d r. Hanefî ve Mâlikîler e göre mald r, gayri müslime ait bir domuz haks z yere telef edilmi se tazmin edilmesi gerekir. slâm hukukçular n n büyük ço unlu u domuzun canl iken de necis oldu u, bu sebeple salyas n n, terinin vs. bula t eyin de necis oldu u görü- ündedir. Bu sebeple de a z n sürdü ü kab n, biri toprakla olmak üzere yedi defa y kanmas gerekti ini söylerler. Mâlikî hukukçular ise canl oldu u sürece köpek gibi domuzun da necis olmad görü ündedir. Bu ihtilâf n pratik sonucu domuzun girip ç kt veya salyas n bula t rd suyun temizli i ve temizlenmesi konusunda kendini gösterir. slâm hukukçular n n ço- unlu u domuzun derisinin tabaklansa bile kullan lmayaca, necis oldu u görü ünde iken, Zâhirîler, Ebû Yûsuf, bn Hazm gibi baz hukukçular tabaklanan domuz derisinin kullan labilece i görü ündedir. Bir k s m hukukçu da bu derinin tulum gibi s v maddelerde de il de örtü, sergi, çad r gibi suyla temas ettirilmeden kullan labilece ini söyler. Domuzun k l n n i ne ve badana f rças olarak kullan lmas n n slâm hukukçular n n ço unlu u taraf ndan câiz görülmesi de buna o dönemde olan ihtiyaç sebebiyledir. Domuzun eriyip çürüyüp ba ka bir maddeye dönü mesi halinde slâm hukukçular n ço unlu una göre bu yeni olu an maddenin hükmü esas al n r. Baz koruyucu terkiplerin içinde domuz vb.nin ya n n bulunmas da, istihâle ve temize kar ma yoluyla de i me konusunda hâkim olan ölçü ve yakla mdan hareketle hükme ba lanabilir. B) Hayvanlar n Kesimi Kur an n genel anlat m ndan, yeryüzü nimetlerinin insan n yararlanmas için yarat ld, insan n helâl ve temiz r z klardan diledi i gibi yararlan p yaratan na ükretmesi gerekti i, yeryüzü nimetlerinden yararlanmada mubah

18 46 LM HAL ve serbest olu un aslî kural oldu u, ancak gerekli görüldü ünde birtak m s n rlamalar n getirildi i de anla lmaktad r. slâm n gerek eti yenen ve yenmeyen hayvanlarla ilgili olarak koydu u ölçüler, gerekse eti yenebilen hayvanlar n kesim art ve usullerine dair getirdi i hükümler de bu nevi kay t ve s n rlamalar aras nda yer almakta olup sa l k, beslenme ve dinî mükellefiyet aç s ndan önem ta yan ve srarla üzerinde durulan bir konudur. Hayvanlar n bo azlan p kanlar n n ak t lmas suretiyle yenmesi canl lar aras nda sadece insana mahsus bir özellik olarak görülür. Bütün semavî dinler de bu usulün gereklili i konusunda ortak görü e sahip olup Yahudilik te konu üzerinde bugün de hassasiyetle durulur. H ristiyanl k ta da ayn hususun benimsenmesi gerekirken Pavlus, dini, farkl kültür ve geleneklere sahip topluluklara yayabilmek için yeme ve içme konusundaki dinî kay tlar yok denecek ölçüde kald rm, bu yüzden de H ristiyanl k ta hayvanlar n kesimi dinî bir hüküm olma özelli ini yitirmi tir. slâm dini, yeme ve içme konusundaki yasak ve kay tlar en aza indirmi olmakla birlikte eti yenen kara hayvanlar n n ancak fiilen veya hükmen bo azlanmas halinde helâl olaca, aksi takdirde meyte (murdar, ölü hayvan) hükmünde olup etlerinin yenmeyece i ilkesini devam ettirmi tir. Hayvanlar n kesimi konusu f k h kitaplar nda zebâih (tekili zebîha) ba l alt nda ayr bir bölüm halinde ele al n p incelenir. Hayvanlar bo azlama klasik literatürde zebh ve tezkiye/zekât kelimeleriyle, develerin nisbeten farkl kesim usulü de nahr kelimesiyle ifade edilir. Bal k gibi sadece suda ya ayan hayvanlar n bo azlanmas ve kanlar n n ak t lmas art olmad için, hayvanlar n kesimi ve bo azlanmas ndan söz edildi inde kural olarak, kara hayvanlar ile hem su hem de karada ya ayabilen hayvanlar kastedilir. Konunun helâl ve haramla yak n ilgisi bulundu u ve dinin yeme içmeyle ilgili önemli bir hükmü oldu u için, hayvanlar n kesimi, kesen ah s, kesilen hayvan, kesimin ekli gibi alt konularda ayr nt l f khî hükümlere yer verilmi tir. a) Kesilen Hayvan Kesim i lemi genelde eti yenen hayvanlar için söz konusu ise de, eti yenmeyen hayvanlar n kesiminin de baz f khî sonuçlar olabilir. Hanefîler e göre etinin yenmesi helâl olmamakla birlikte canl iken temiz say lan hayvanlar bo azland takdirde temiz say lmas hükmü devam eder, tüy ve derisinden de yararlan labilir. Bo azlanmad takdirde derisi ancak tabaklanmakla temiz olur.

19 HARAMLAR VE HELÂLLER 47 Eti yenen hayvanlar n ise ancak fiilen veya hükmen bo azlanmas halinde etlerinin yenmesi helâl olur. Bunlardan bal k türü su hayvanlar ile kara hayvanlar ndan çekirgenin bo azlanmas gerekmez. Bir hadiste Hz. Peygamber Denizin suyu temiz, ölüsü helâldir (Ebû Dâvûd, Tahâret, 41) buyurmu, bir ba ka hadiste de bo azlanmaks z n ölen (meyte) hayvanlardan ikisinin, bal k ve çekirgenin slâm ümmetine helâl k l nd bildirilmi tir (Müsned, II, 97). Hanefîler suda ya ayan hayvanlardan sadece bal k türünü helâl sayarken, di er mezhepler yaln zca suda ya ayan di er hayvanlar da kural olarak helâl sayar ve bo azlanmas n n gerekmedi ini ifade ederler. Hem karada hem de suda ya ayan hayvanlar n hangi türlerinin helâl oldu u veya bo azlanmas n n gerekti i fakihler aras nda tart mal ise de bunlardan ak c kan olanlar n ancak bo azlanmakla helâl olaca görü ü a r basar. Av hayvanlar n n usulüne uygun ekilde avlanmas ve öldürülmesi ço u zaman bo azlama hükmünde görülmekle birlikte, ele geçirildi inde henüz ya amakta olanlar n ayr ca bo azlanmas da gerekli görülür. Hayvan n kesim esnas nda canl olmas ve ölümünün de bu kesim i lemi sonucu olmas gerekir. Hayvan n kendili inden ölmü olmas (meyte) halinde eti haram olaca ndan kesim esnas nda hayvan n canl olmas art üzerinde titizlikle durulursa da bu konuda farkl ölçüler benimsenir. Söz gelimi fakihlerin ço unlu u kesim esnas nda hayvan n hareket etmesi ve kan n n akmas gerekti ini söyler. Ebû Hanîfe ye göre hayvan n ya ad n n bilinmesi, Ahmed b. Hanbel e göre kan n akmas yeterlidir. Hayvan n ölümünün bu kesim i lemi sonucu meydana gelmi olmas art da yukar da zikredilen canl l k art n tamamlar. b) Hayvan Kesenin Niteli i Hayvan kesen kimsenin ak l ve temyiz gücüne sahip, müslüman veya Ehl-i kitap olmas, av hayvan kesiyorsa ihramda olmamas, hayvan Allah ad na kesmesi gerekir. Kesen kimsenin kad n veya erkek olmas fark etmedi i gibi bâli olmas da gerekmez. Allah ad na kesmeyi kavrayacak ölçüde temyiz gücüne sahip olmas genelde yeterli görülür. Bu konular aras nda, Ehl-i kitap hükmündeki yahudi ve h ristiyanlar n kesti i hayvanlar n hükmü özel bir önem ta r. Ehl-i Kitab n Kesti i Hayvan n Hükmü. Yahudi ve h ristiyanlar gibi esas nda Allah a inan p peygamberine tâbi olup hak dine mensup iken zaman içinde bu hak yoldan uzakla an ve son hak peygamber Hz. Muhammed e de inanmayan kimseler Ehl-i kitap olarak adland r lm, onlar mü rik ve

20 48 LM HAL putperestlerden farkl tutularak k zlar yla evlenme, yiyeceklerini yeme müslümanlara helâl k l nm t r. Kur an da Bugün size temiz ve faydal eyler helâl k l nd. Kitap verilenlerin yiyecekleri size, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir (el-mâide 5/5) buyurulur. Âyet genel bir ifadeye sahip olup domuz, arap, meyte gibi hakk nda özel yasak bulunan yiyecekler hariç, Ehl-i kitab n yiyip içtiklerinin tamam n kapsar. Bununla birlikte konuyla ilgili olarak kaynaklarda yer alan tart malar n bir k sm hâlâ güncelli ini korur. Bunlardan birincisi, kimlerin Ehl-i kitap say laca meselesidir. Kur an daki Ehl-i kitap tabiriyle ilk planda yahudi ve h ristiyanlar n kastedildi i aç kt r. Birçok sapma bulunmakla birlikte temelde Allah inanc n ta d için Mecûsîler i, Sâbiîler i, Budist ve Brahmanlar da Ehl-i kitap kapsam nda sayan slâm bilginleri mevcuttur. Ehl-i kitab n bo azlama eklinin sonucu etkileyip etkilemeyece i de tart mal d r. slâm bilginlerinin ço unlu una göre Ehl-i kitab n kestikleri ancak slâm dininin öngördü ü bo azlama usulüne uyulmas yani keskin bir aletle hayvan n bo az kesilmesi art yla yenebilir. Aralar nda Mâlikî fakihi bnü l- Arabî nin de bulundu u bir grup slâm bilginine göre, Ehl-i kitab n kestiklerinin yenebilmesi için müslümanlar n kesim usulüne uymalar art olmay p, kendi dinlerine göre geçerli olmas yeterlidir. Buna göre slâm a göre yenmesi helâl bir hayvan bir h ristiyan veya yahudi kendi dinlerine uygun ekilde kesmi veya öldürmü ise bu hayvan n etinden müslümanlar da yiyebilirler. Dinlerine göre yenmez ise müslümanlar da yiyemezler. Öte yandan Ehl-i kitab n kesim esnas nda Allah n ad n anmalar (tesmiye) art olmamakla birlikte hayvan n Allah tan ba ka birinin ad na kesilmesi halinde o hayvan n etinin yenmeyece i görü ü hâkimdir. c) Tesmiye slâm dininin özünü, Hz. Âdem den bu tarafa devam eden tevhid inanc te kil etti inden, bunun tabii gere i olarak her türüyle irke kar amans z bir mücadele verilmi tir. Bunun günlük hayatla ilgili bir sonucu da, hayvanlar n kesimi esnas nda Allah tan ba kas n n isminin an lmas n n veya hayvan n Allah tan ba kas ad na kurban olarak kesilmesinin ve bu ekilde kesilen hayvan n etinin yenmesinin yasaklanm olmas d r (el-bakara 2/173; el-mâide 5/3). Kur an da haram k l nd bildirilen dört tür yiyecekten biri de (meyte, ak t lm kan ve domuz etinden sonra) Allah tan ba kas ad na kesilen hayvanlard r (el-bakara 2/173; el-mâide 5/3; el-en âm 6/145; en-nahl 16/115). Bu ifadeyle ilk planda putlar ad na kesilen ve putlara kurban edilen hayvanlar kastedilmekte, Allah tan ba ka varl k ve güçlere kutsall k atfedilmesine

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder.

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. 8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. Soru : Din nedir? Din, Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberler

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015-1-69 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 16-02/30-9 Karar Tarihi : 14.01.2016 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr. Ömer

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR Çocuğun çalışması, hemen bütün ülkelerde yaşanmakta olan evrensel bir olgudur ve önemli bir sosyal

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR?

KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR? KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR? Müslüman olmak. Akıllı olmak. Ergenlik çağına gelmiş olmak. Hür olmak. Nisap miktarı mal yada paraya sahip olmak. Yolcu olmamak. DEVE En az 5 yaşını doldurmuş olmalı.

Detaylı

ÇANAKKALE BELEDİYESİ VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ÇANAKKALE BELEDİYESİ VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ÇANAKKALE BELEDİYESİ VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1)Bu Yönergenin amacı; Veteriner İşleri Müdürlüğü

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 28 Aralık 2012 İÇİNDEKİLER Ara Dönem Revizyon Notları........ 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 30 Temmuz 2012 ĐÇĐNDEKĐLER Dönem Revizyon Notları........ 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların Anlamı.........

Detaylı

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk.

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Sayı: 64597866-120[94-2014]-131 Tarih: 28/08/2014 T.C. GELİR

Detaylı

MADDE 2 (1) Bu Yönerge, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve değişiklikleri ile İzmir Üniversitesi Ana Yönetmeliği esas alınarak düzenlenmiştir.

MADDE 2 (1) Bu Yönerge, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve değişiklikleri ile İzmir Üniversitesi Ana Yönetmeliği esas alınarak düzenlenmiştir. İZMİR ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve Kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönerge; İzmir Üniversitesi nin Fakülteleri, Meslek Yüksekokulu ve bölümlerinde ÖSYM ve Üniversite tarafından

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir. Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği

Detaylı

4 Mart 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29643 TEBLİĞ Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) ndan: KURUMLAR VERGĠSĠ GENEL TEBLĠĞĠ (SERĠ NO: 1) NDE

4 Mart 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29643 TEBLİĞ Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) ndan: KURUMLAR VERGĠSĠ GENEL TEBLĠĞĠ (SERĠ NO: 1) NDE 4 Mart 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29643 TEBLİĞ Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) ndan: KURUMLAR VERGĠSĠ GENEL TEBLĠĞĠ (SERĠ NO: 1) NDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR TEBLĠĞ (SERĠ NO: 9) MADDE

Detaylı

: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr.

: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2014-1-132 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 15-12/159-72 Karar Tarihi : 18.03.2015 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr.

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 24 Mart 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29663 YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

YÖNETMELİK. a) Basamak kontrolü: On beş basamaklı IMEI numarasının son basamağının doğruluğunun kontrolünü,

YÖNETMELİK. a) Basamak kontrolü: On beş basamaklı IMEI numarasının son basamağının doğruluğunun kontrolünü, 27 Haziran 2009 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 27271 YÖNETMELİK Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan: ELEKTRONİK KİMLİK BİLGİSİNİ HAİZ CİHAZLARA DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak,

Detaylı

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi,

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi, 27 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28246 Bingöl Üniversitesinden: YÖNETMELİK BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK ARAŞTIRMA VE REHBERLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

KLASİK MANTIK (ARİSTO MANTIĞI)

KLASİK MANTIK (ARİSTO MANTIĞI) KLASİK MANTIK (ARİSTO MANTIĞI) A. KAVRAM Varlıkların zihindeki tasarımı kavram olarak ifade edilir. Ağaç, kuş, çiçek, insan tek tek varlıkların tasarımıyla ortaya çıkmış kavramlardır. Kavramlar genel olduklarından

Detaylı

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi ÜN VERS TEYE G R SINAV S STEM NDEK SON DE KL E L K N Ö RENC LER N ALGILARI Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Detaylı

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği KONU SİRKÜLER 2009 / 32 Sigorta Primi Desteklerine Yönelik Yeni Düzenlemeler (5921 Sayılı Kanun) Genel Olarak İşsizlikle mücadeleye yönelik bir yasal düzenleme olarak nitelendirilebilecek olan 5921 Sayılı

Detaylı

Ekonomi Bakanlığından: GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞININ KONTROLÜNE TABİ ÜRÜNLERİN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ (ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2013/5)

Ekonomi Bakanlığından: GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞININ KONTROLÜNE TABİ ÜRÜNLERİN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ (ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2013/5) Ekonomi Bakanlığından: GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞININ KONTROLÜNE TABİ ÜRÜNLERİN İTHALAT DENETİMİ TEBLİĞİ (ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2013/5) Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, insan sağlığı

Detaylı

GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 01/12/2014 Sayı: 2014/107 Ref : 6/107. Konu: MISIR MENŞELİ POLİSTİREN İTHALATINDA DAMPİNG SORUŞTURMASI AÇILMIŞTIR

GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 01/12/2014 Sayı: 2014/107 Ref : 6/107. Konu: MISIR MENŞELİ POLİSTİREN İTHALATINDA DAMPİNG SORUŞTURMASI AÇILMIŞTIR GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 01/12/2014 Sayı: 2014/107 Ref : 6/107 Konu: MISIR MENŞELİ POLİSTİREN İTHALATINDA DAMPİNG SORUŞTURMASI AÇILMIŞTIR 30/11/2014 tarihli ve 29191 sayılı Resmi Gazete de İthalatta Haksız

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş.

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. 27 Şubat 2016 ÜNSPED GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ VE LOJİSTİK HİZMETLER A.Ş. Kurumsal Yönetim Notu: 7.30 Priv. YÖNETİCİ ÖZETİ ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 22 Mayıs 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28300 Kafkas Üniversitesinden: YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar TÜRKĠYE ĠSTATĠSTĠK KURUMUNUN ĠDARĠ Ġġ VE ĠġLEMLERĠ ĠLE ĠLGĠLĠ HATA, USULSÜZLÜK VE YOLSUZLUKLARA ĠLĠġKĠN ġġkayetlerġn BĠLDĠRĠMĠ VE DEĞERLENDĠRĠLMESĠNE DAĠR YÖNERGE Amaç BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

TEŞVİK BELGELİ MAKİNA VE TEÇHİZAT TESLİMLERİNE UYGULANAN KDV İSTİSNASINDA BİR SORUN

TEŞVİK BELGELİ MAKİNA VE TEÇHİZAT TESLİMLERİNE UYGULANAN KDV İSTİSNASINDA BİR SORUN Emre KARTALOĞLU Gelirler Kontrolörü TEŞVİK BELGELİ MAKİNA VE TEÇHİZAT TESLİMLERİNE UYGULANAN KDV İSTİSNASINDA BİR SORUN GİRİŞ Bilindiği gibi, 4842 sayılı Kanunla 1 vergi kanunlarında köklü değişiklik ve

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Amasya Üniversitesi bünyesinde kurulan Etik Kurulun oluşumunu, görevlerini

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ YAZ OKULU YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ YAZ OKULU YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ YAZ OKULU YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı, Gaziosmanpaşa Üniversitesi bünyesinde yaz okulunda uygulanacak olan

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 18 Aralık 2015 İÇİNDEKİLER Dönem Revizyon Notları........ 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların Anlamı.........

Detaylı

Gümrük Müsteşarlığından: GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİ (ULUSLARARASI ANLAŞMALAR) (SERİ NO: 7)

Gümrük Müsteşarlığından: GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİ (ULUSLARARASI ANLAŞMALAR) (SERİ NO: 7) 10 Nisan 2008 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 26843 TEBLİĞ Gümrük Müsteşarlığından: GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİ (ULUSLARARASI ANLAŞMALAR) (SERİ NO: 7) Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, Türkiye ile Avrupa Topluluğu

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını,

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını, NİĞDE ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, Niğde Üniversitesine bağlı olarak kurulan

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

İTİRAZ YOLU İLE ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI

İTİRAZ YOLU İLE ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/6024 İTİRAZ YOLU İLE ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI Birkan Yakan ve 493 dava arkadaşının vekili Av. Ziynet Özçelik tarafından, 18.2.2011 tarih

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

Nakit Sermaye Artırımı Uygulaması (Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:9))

Nakit Sermaye Artırımı Uygulaması (Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:9)) Sirküler 2016 / 019 Referansımız: 0259 / 2016/ YMM/ EK Telefon: +90 (212) 29157 10 Fax: +90 (212) 24146 04 E-Mail: info@kutlanpartners.com İstanbul, 08.03.2016 Nakit Sermaye Artırımı Uygulaması (Kurumlar

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ. ÇİFT ANADAL ve YANDAL PROGRAMI YÖNERGESİ

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ. ÇİFT ANADAL ve YANDAL PROGRAMI YÖNERGESİ İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ÇİFT ANADAL ve YANDAL PROGRAMI YÖNERGESİ Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı, anadal lisans programlarını üstün başarıyla yürüten öğrencilerin, aynı zamanda ikinci

Detaylı

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015 Medya İslam ı ile karşı karşıyayız Batıda tırmanışa geçen İslamofobinin temelinde yatan ana unsurun medya olduğu düşünülüyor. Çünkü medyada yansıtılan İslam ve Müslüman imajı buna zemin hazırlıyor. Sosyal

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun 141 Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (Resmî Gazele ile yayımı : 6.4.1990 Sayı : 20484) Kanun No. Kabul Tarihi Dış ilişkiler - MADDE 1. Türkiye Büyük Millet

Detaylı

Kredi ve Diğer Finansman Sözleşmelerinde Tüketicinin Korunması

Kredi ve Diğer Finansman Sözleşmelerinde Tüketicinin Korunması Prof. Dr. YEŞİM M. ATAMER İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Kredi ve Diğer Finansman Sözleşmelerinde Tüketicinin Korunması Kredi Sözleşmeleri Konut Kredisi Sözleşmeleri

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS PROGRAMLARI ARASINDA YATAY GEÇİŞ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS PROGRAMLARI ARASINDA YATAY GEÇİŞ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS PROGRAMLARI ARASINDA YATAY GEÇİŞ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1 - (1) Bu yönerge İstanbul Kemerburgaz

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ SENATO KARAR ÖRNEĞİ

ANKARA ÜNİVERSİTESİ SENATO KARAR ÖRNEĞİ Karar Tarihi : 07/07/2014 Toplantı Sayısı : 392 Karar Sayısı : 3304 ANKARA ÜNİVERSİTESİ SENATO KARAR ÖRNEĞİ 3304- Yönetmelik Komisyonu tarafından incelenen, Ankara Üniversitesi Burs Yönergesi taslağının

Detaylı

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim Kurulunun önerileri doğrultusunda bu çalışma yapılmıştır. GENEL KONULAR: Madde 1.Tanım: 1.1.

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü) T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü) Sayı : 90792880-155.15[2013/2901]-889 02/09/2015 Konu : TÜBİTAK tarafından desteklenen

Detaylı

HAYALi ihracatln BOYUTLARI

HAYALi ihracatln BOYUTLARI HAYALi ihracatln BOYUTLARI 103 Müslüme Bal U lkelerin ekonomi politikaları ile dış politikaları,. son yıllarda birbirinden ayrılmaz bir bütün haline gelmiştir. Tüm dünya ülkelerinin ekonomi politikalarında

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA ÇİFTLİĞİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) ne ait tarla arazisi,

Detaylı

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI Halil YAVUZ Emekli müftü ÖNSÖZ Hamd, şânı yüce olan Allah(c.c) a, salât-ü selâm O nun kulu ve Rasûlü Muhammed

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 23.07.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25884

Resmi Gazete Tarihi: 23.07.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25884 Resmi Gazete Tarihi: 23.07.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25884 SAYIŞTAY YÖNETİM MENSUPLARININ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1

Detaylı

AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD)

AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD) AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD) 1 GÜNDEM Tanım Epidemiyoloji (Hastalığın Yayılımı) Mücadele Soru-Cevap 2 Afrika Hastalığı Nedir? Sivrisinek, kene ve sokucu sineklerle

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan;

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan; SAYI : 2012/ KONU : Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvuru /05/2012 KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULUNA (GÖNDERİLMEK ÜZERE) DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINA 30 Nisan- 21 Mayıs 2012 tarihleri arasında yapılan

Detaylı

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ HÜKMÜ ŞARTI ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

Detaylı

Muhasebe, Personel Müdürlükleri ne

Muhasebe, Personel Müdürlükleri ne SİRKÜ : 2011/08 KAYSERİ Konu : Sosyal Güvenlik ve İş Hukuku Mevzuatında 31.03.2011 Torba Kanunla Yapılan Değişiklikler ve Yeni Düzenlemeler (3) Muhasebe, Personel Müdürlükleri ne Bundan önceki iki sirkülerlerimizde;

Detaylı

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015 Öğr.Gör.Mehmet KÖRPİ İŞLETMENİN TANIMI Sonsuz olarak ifade edilen insan ihtiyaçlarını karşılayacak malları ve hizmetleri üretmek üzere faaliyette bulunan iktisadi birimler işletme olarak adlandırılmaktadır.

Detaylı

Yolsuzlukla Mücadele Politikası

Yolsuzlukla Mücadele Politikası Yolsuzlukla İçindekiler Amaç 1 1. Kapsam 2 2. Tanımlar 3 3. Görev ve Sorumluluklar 4 3.1. Yönetim Kurulu 4 3.2. Kurumsal Yönetim Komitesi 4 3.3. Çalışanlar 5 3.4. Uygulamaların İzlenmesi ve Politika ile

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

DEVREDEN YATIRIM İNDİRİMİNİN KULLANIMI HAKKINDA GENEL TEBLİĞ YAYIMLANDI:

DEVREDEN YATIRIM İNDİRİMİNİN KULLANIMI HAKKINDA GENEL TEBLİĞ YAYIMLANDI: SİRKÜLER TARİHİ : 01/10/2010 SİRKÜLER NO : 2010/81 DEVREDEN YATIRIM İNDİRİMİNİN KULLANIMI HAKKINDA GENEL TEBLİĞ YAYIMLANDI: Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi nin iptal kararı üzerine, 01 Ağustos 2010

Detaylı

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir?    Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir? İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

ÜRÜN SORUMLULUK POLİÇESİ:

ÜRÜN SORUMLULUK POLİÇESİ: ÜRÜN SORUMLULUK POLİÇESİ: Sigortalının ürettiği malların/ürünlerin kullanılması esnasında 3.şahısların uğrayacağı zararlar neticesinde yasal olarak ödemekle sorumlu olduğu bedeni ve/veya maddi zararları

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

AÇIKLAYICI BİLGİ NOTU

AÇIKLAYICI BİLGİ NOTU AÇIKLAYICI BİLGİ NOTU TARİH SAYI RESMİ GAZETE NO MEVZUAT TÜRÜ YAYINLANMA TARİHİ GEÇERLİLİK TARİHİ AÇIKLAMA Tebliğ Taslağı 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına eklenen

Detaylı

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIM İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIM İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIM İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu yönetmeliğin

Detaylı

Ümmü Kühhâ. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 09:26

Ümmü Kühhâ. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 09:26 Ümmü Kühhâ radıyallahu anhâ hakkında ferâiz âyetleri nâzil olan bir hanım sahâbî... Cahiliye devrinin kötü âdetlerinden birinin ortadan kalkmasını sebeb olan bir bahtiyar... Mirastan, hanım ve kızlara

Detaylı

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A..

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. KURUL GÖRÜ Ü TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. Kurul Toplant Tarihi : 18/10/2011 li kili Standart(lar) : TFRS 2, TFRS

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ Dr. Ayhan HELVACI Giriş Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda yapılan eğitim birçok disiplinlerden

Detaylı

MESLEKİ GELİŞİM ÇALIŞMA SORULARI

MESLEKİ GELİŞİM ÇALIŞMA SORULARI MESLEKİ GELİŞİM ÇALIŞMA SORULARI 1.Yokluk hissi ile başlayan, karşılandığı zaman mutluluk, karşılanmadığı zaman acı ve üzüntü veren duyguya ne ad verilir? A. Tüketim B. İhtiyaç C. Ürün D. Doğa 2. Maslow

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İş Sağlığı

Detaylı

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA Dersin Amacı Bu dersin amacı, öğrencilerin; Öğretmenlik mesleği ile tanışmalarını, Öğretmenliğin özellikleri

Detaylı

İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ

İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ KURULUŞ: Madde 1 İstanbul Kültür Üniversitesi, Anayasa, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ile Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

SİRKÜLER 2013/23. : Vadesi Gelmemiş İleri Tarihli Çeklere Senetler Gibi Reeskont Uygulanabilecek

SİRKÜLER 2013/23. : Vadesi Gelmemiş İleri Tarihli Çeklere Senetler Gibi Reeskont Uygulanabilecek SİRKÜLER 2013/23 SİRKÜLERİN Tarihi : 02.05.2013 Konusu Mevzuat Yasal Dayanak : Vadesi Gelmemiş İleri Tarihli Çeklere Senetler Gibi Reeskont Uygulanabilecek : 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu : 30.04.2013 Tarih

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Tanımlar ve İstisnalar

İKİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Tanımlar ve İstisnalar TÜRKİYE RADYO TELEVİZYON KURUMU AMBAR HİZMETLERİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR (Yönetim Kurulunun 20/05/2009 tarih ve 2009/191 sayılı Kararı) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Tanımlar ve İstisnalar Amaç MADDE 1

Detaylı

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler Kurul, komisyon ve ekiplerin oluşturulması MADDE 107- (1) Okullarda, eğitim, öğretim ve yönetim etkinliklerinin verimliliğinin sağlanması, okul ve çevre işbirliğinin

Detaylı