BİR SOKAK ADAMININ ÖLÜMÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BİR SOKAK ADAMININ ÖLÜMÜ"

Transkript

1 BİR SOKAK ADAMININ ÖLÜMÜ Şehrin en sessiz olduğu ve sır vermediği zamanı-sabah saatlerini- yağmur damlalarının tam o anda çatıdan içeri kaydığı gibi yaşıyorduk: gizlice, titrekçe, ama şaşırtıcı bir biçimde hızlı. Birçok hayat tecrübesi sonunda öğrendiğim şey şuydu: Sokakların kulağı vardı. Bu kulakların tek bir aciz insan kulağından çok daha sert ve acımasız olaylara açıkça şahitlik ettiğini belki de gerçekliğimin en zirve noktasında anlamıştım. Uzun yıllarımı geçirdiğim, bana kucak açmış sokaklarda görebildiğimiz kırık gri tuğlalar, siyah bir is ve gecelerin rutubetiyle buğulanmış pencereler, kaldırımlara saçılmış cam kırıkları, çıkılmaktan yorgun düşmüş merdivenler, adi demir korkuluklar ve çoğunluğu nemli ahşaptan yapılmış yıkık dökük evler, hepsinin bana ve benim gibilere verdiği bir mesaj, bir izlenim vardı. Bizlerin ve hatta dünya üzerinde nefes alan tüm varlıkların dış görünüş olarak adlandırdığımız maskelerini düşürmeyi, tüm derinliklerini öğrenmeyi bir amaç bellemişlerdi. Kocaman kulaklarıyla bizi duyuyor, dinliyorlardı. Bizi dinledikleri gibi bizi anlayamayacağımız bir biçimde görüyor, varlığımızı en ince ayrıntısına kadar hissediyorlardı. Yaşamımın neredeyse her günü, geçtiğimiz sokakların bizi görüp bildiğini ben hatırlatıyorum. Sokaklarla ilgili bir gerçek de şuydu: Toplumun bizlere yaptığı gibi alnına bir etiket yapıştırarak onları tanımlamak kesinlikle imkansızdı. Aralarından geçen insanların size kendi çıkarları için merhametsizce acı verecek kötü insanlar mı, yoksa iyi kalpli dostlar mı olduğundan-tecrübeli olup olmamanız fark etmez- kesinlikle emin olamazdınız. Sokaklar bize önyargılarımızın gereksizliğini, dış görünüşün ne kadar yanıltıcı olabileceğini ve benim durumumdaki gibi insanları nasıl tanıyabileceğinizi öğretirdi. Sokaklar, bana hayatımda en çok şeyi öğretenlerdendi. Sokakları ancak yaşayarak tanırdınız. Sokaklarda yara almamak ve kimi zaman hayatta kalmak zorlu bir görev halini alabilirdi. Kendimi böyle bir hayal kırıklığının pençesine düşmekten kurtarmak için yapmam gereken en önemli şeyleri biliyordum: ne istediğimi bilmek, başkalarının benden ne isteyebileceğini tahmin etmek ve buna göre tedbirlerimi almak. Eskiden bu hayatta çok yeniydim, kendimi bu hayatın hataları ve risklerinde kaybetmeye çok yaklaşmıştım ve yalnız hissediyordum. Yeni hayatıma bu denli yabancı, suçların bu kadar eşiğinde olmak benim için en büyük işkenceydi, kendimi denizin ortasındaki bir teknede susuz kalmış bir kazazede gibi hissediyordum. Etrafım suyla kaplıydı ama içemeyeceğimi biliyordum çünkü içtiğim zaman ölürdüm. Ben, benliğimi kaybetmişken; yeni bir dost, yeni bir mutluluk, bana yol gösterecek birini ararken onun karşıma çıkması, başıma gelen en enteresan ve en iyi olaydı. Hayattaki bilgilerini ve görüşlerini benimle paylaşmıştı zamanında, bir insanın bana bu kadar yakın olması ve çok benzer fikirlere sahip olmasına inanmak zor gelmişti. Bu ihtiyar, bana ayrıca yağmurlu sabahların erken saatlerinin düşünmek veya kafa dinlemek için ideal zamanlar olduğunu söylemişti ki bu görüşüne ben de katılıyordum. Bu sabah da böyle

2 bir sabahtı; kasvetli, karanlık, yağmurlu ve iç karartıcı... Ama benim, havası içinde kendimden çok parça bulabildiğim bir sabah... Yedi kişi yaşadığımız evimizde en erken kalkan bendim. Beş oğlan çocuğunun en küçüğüyle paylaştığım odamın penceresindeki yağmur damlalarını görmek beni tarifi zor bir huzurla doldurdu. Sokak, bu sabah ihtiyarın giydiği paltolara ve yürüyüşüne daha da yakışır bir griydi. Böyle sabahlarda yürüyüşe çıkar, bin defa aynı yoldan geçmiş olsa da her ayrıntıyı ilk defa görüyormuş gibi sinsi gözleriyle büyük bir dikkatle inceler, dik kafası ve omuzlarıyla kendinden emin görünerek yılların yaşlandırdığı dizlerinin zar zor izin verdiği kısa adımları atarak güneş aydınlanana kadar yürürdü. Sokaklarda gizlenir, sokaklara sevgisini ve sokaklarla arkadaşlığını her hareketiyle belli ederdi. Böyle sabahların kasveti onda aynı zamanda babacan olan bir görünüşte ete kemiğe bürünürdü. Böyle bir sabahta beni ziyarete geleceğini tahmin etmiştim. Evin diğer sakinleri onu pek sevmiyordu. Aslında ev demekten hiç hoşlanmadığım binadaki yatağımın üstünde yatarken çocukları ne zaman uyandırmam gerektiğini düşündüm. Daha uyumak için yarım saatleri vardı. Bu uykuyu onlardan almak istemediğime karar verdim. Genelde onları abileri, anneleri, bakıcıları olarak uyandırmama gerek kalmazdı. Kendileri uyanırlar ve okula hep zamanında yetişirlerdi. Benden daha çok uyudukları kesindi, belki de benim gibi asabi yerine güler yüzlü ve iyimser olmalarını buna borçluydular. Yatağımda oturmayı anlamsız bulduğum için günlük kıyafetlerimi giyip yatağımı düzelttim. Çatıdan akan birkaç yağmur damlası çocuğun üstüne düşünce yorganını iyice örttüm. Küçük çocuk yanımda mışıl mışıl uyurken birden uyanıverdi. Geç kalıp kalmadığını sordu; kalmadığını söyledim. Rahatlamışlığın gülümsemesiyle bana bakıp tekrar uykuya daldı. Bir anlığına onun yaşadığı on yazın benim yaşadığım on dokuz kışı nasıl hemen ısıttığına şaşırdım. Ona eskisi gibi şefkat gösteremediğim için üzülüyordum. Çocukları çok sevdiğim doğruydu. Onlar için bu evi adeta bir yetimhaneye veya daha sevecen bir deyişle yuva haline getirmiştim, onların kurtarıcı meleği olmuştum ama artık gitme zamanımın geldiğini hissediyordum. Uzun süredir aldığım nefesi bile onlar için alıyordum; artık kendim nefes alamaz hale gelmiştim. Onlar için yaptığım fedakârlıklardan haberdar olup olmadıklarını merak ediyordum bazen. Onların güvende olduğundan emin olacak, sonra kendimi yoluma gidip kendime yeni bir hayat kuracaktım. İhtiyar bana bu konuda yardım etmek için elinden geleni yapacaktı. İhtiyar ın hayatıma ilk girdiği zaman ona güvenmemin ve en özel duygularımı, problemlerimi onunla paylaşmamın yegâne sebebi, beni bu kötü hayattan kurtarma sözü vermiş olmasıydı. Önceden içimde onunla ilgili şüpheler olsa da sonradan bu şüpheler uçup gitti. Ona güvendim, bana neden yardım etmek istediğini anlamamama rağmen. Bana yaptığı iyilikleri yapma ihtiyacını neden hissettiğini öğrendiğimde artık daha iyi bir insan olduğumu düşünmüştüm. Bu hayatın benim için çok bir değer taşıdığını söylemek doğru olmazdı ama çok alışmıştım. Yavaş yavaş veda etmem lazımdı. Vedalar her zaman çok zordu. Bu zorluğu atlatmak için buradan sonraki hayatımda neler yapabileceğimi, neler yaşayabileceğimi hayal ediyordum.

3 Eski hayatımda geride bıraktıklarıma dönmeyi planlamıştım. Annemin eski evine yerleşebilir, mirası alıp eğitimime devam edip hayalimdeki mesleği yapabilir, kendime yeni bir hayat kurabilirdim. Evlenebilirdim. Kendi çocuklarım olabilirdi. Annemden sonra tekrar mutlu olabilirdim, belki de onu bulabilirdim. Gerçekten güzel, hayallerimdeki gibi bir hayatım olabilirdi. Hayallerime kavuşabilmek için geride bırakmam gerekenler şunlardı: nefret ettiğim bir iş, nefret ettiğim bir patron, nefret ettiğim bir ev, İhtiyar ın küçük sokak serserileri olduğunu düşündüğü çocuklar ve bazı anılar... O zamanlarda yaşadığımız bu evi, benim evin sahibi için her gün canımı dişime takıp çalışmama borçluydum. Nasıl işler olduğundan bahsetmek istemiyorum ama o çocuklardan birinin ben gittikten sonra patronum için çalışmasına asla izin veremezdim. Kaçtıkları yetimhaneye de geri gidemezlerdi. Onları sokağın ortasında tek başlarına bırakacak kadar gaddar değildim. Onlara ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli imkânları sağlayacaktım. Sokakta onları bekleyen kötülüklerden korumak için çalışacaktım çünkü sokağın nasıl kötülükleri barındırabileceğini bizzat biliyordum. Yaşayarak öğrenmiştim. İhtiyar bu konuda bana yeni bir ufuk açtı. Onları terk edilmiş kullanılmayan bir eve yerleştirebileceğimizi, ben mirasımı aldıktan sonra onların masraflarını karşılayabileceğimizi söyledi. Geriye kalan şey, kendilerini korumak ve iyi yetiştirmek zorunda kalacak olmalarıydı. Ben de az çok kendimi yetiştirmiştim. Sonra İhtiyar dan hayatım boyunca unutmayacağım dersler almıştım. Bana Sen bu sokakları değil, gerçek bir hayatı yaşayacaksın. Bu hayatın senden öncekileri söndürdüğü gibi seni de söndürmesine izin vermeyeceğim, senin ışığının hiç sönmemesi için ben sana bizzat yardım edeceğim. demişti. Sözünde durdu. Birlikte kurguladığımız planın bir sonraki adımını konuşmak için en beklemediğim zamanlarda çıkıp geliverirdi, önceden geleceğini anlamazdım ama gölgesini üstümde hissederdim. Zamanla içime işledi konuşması, fikirleri ve tecrübeleri. Kendimde eksikliğini hissettiğim bilgeliği ve özgüveni onda buldum. Bu yüzden ona bulduğum her fırsatta teşekkür ettim. Her seferinde teşekkürlerimin gereksiz olduğunu söylemesi, ona hayranlığımın sebeplerinden biri olan alçak gönüllüğüne imrenmemi sağladı. Karakter bakımından ona daha çok benzemeyi diledim hep. Buna bir itirazı yoktu, hatta gururunun okşandığını söylerdi. Tek endişesi benim onun yaptığı hataları yapmamam, yaşadığı kötü olayları yaşamamam, onun gençken düştüğü bataklığa düşmememdi. Kanım ona çabuk ısınmıştı, çok çabuk... Kısa sürede bana kol kanat gerip hayatımda vazgeçilmez bir birey olmuştu. Onun bana kanının nasıl ısındığını bilmiyordum ama ısındığı belliydi. Hep yanımda olmuştu, maddi ve manevi anlamda. Fiziksel anlamda hep yanımda olamasa da üstümde bıraktığı bir manevi etki vardı. Kendimi o yanımda değilmiş gibi neredeyse hiç hissetmedim. Beni birkaç gündür görmeye gelmemesinin sebebinin onun yaşlı ve mavi gözlerini fazlasıyla rahatsız eden güneş ve hiç sevmediği ılık, nemli hava olduğunu tahmin ediyordum. Başkası tarafından anlaşılmak ve güvenilmek, her insanın ihtiyaç duyduğu sevgiye ve gururunun okşanmasına işaret ediyordu.

4 Daha önce geldiği sabahlardan daha erken bir saatte gelmişti o gün. On dakika önce gelmiş olsaydı beni büyük bir vicdan azabından kurtarabilirdi ama ona kızmadım. Acı gerçekle karşı karşıya kalacaktık hepimiz er ya da geç. Ben bu beş çocuğu kısmen terk edecek olmanın verdiği büyük suçluluk duygusuyla başa çıkmaya çalışıyordum. Nedense böyle sabahlarda daha da suçlu hissediyordum kendimi. Küçük ü uyumaya bıraktıktan sonra hayaletleri bile uyandırmayacak bir sessizlikte merdivenlerden aşağı indim. Sabahın soğuğu duvarlardan içeri işlemişti. Ben, soğuktan rahatsız olmazdım ama çocuklar yataklarında üşüyeceklerdi. Uyuşukluğumdan bir nebze kurtulabilmek için kahveye yöneldim. Kahveyi alelacele ve acemice yaptıktan sonra yudumlarken merdivenlerden inen gölge gözümü aldı. Gölge üstüme karanlık bir bulut gibi düştü. Bu gölge ev sahibinin, yani patronumun gölgesiydi. Ev sahibi en üst katta, ben ve oğlanlar ikinci katta, mutfakla birleşik oturma odamız en alt kattaydı bu evde. Ev sahibinin en üst kattan benim bulunduğum mutfağa geldiğini gördüğümde duygularım hiç olumlu değildi. Ona ilk zamanlarda bana evini açtığı için minnettar olmuştum. Ama sonra beni en ağır işlerde çalışmaya zorladığı için kızmıştım. En sonunda da kişiliği nedeniyle ondan tamamen soğumuştum. İhtiyar onun taklidini çok iyi yapıyordu. Ona bağımlı yaşamak, hayatımla ilgili en çok nefret ettiğim şey olabilirdi. Çocukların onun beni nasıl işlerde çalıştırdığıyla ilgili en ufak bir fikirleri dahi yoktu. Böyle olmasını ben istemiştim. Sırtımdaki yüke ortak olmalarını istemedim. Hiçbir zaman böylesine ağır bir yükün altında kalmamalarını diliyordum. Benim de bu yükten kurtulmama az kalmıştı. Kurtulmak için, bu yaşama ihanet edecektim. Kurtuluş planım uzun süredir bir aksaklık olmadan devam ettiği için şanslıydım. Aksaklık olmadan devam edebilmem için ev sahibinin mümkün olduğu kadar her şeyden habersiz, mümkün olduğu kadar hiçbir şeyden şüphelenmemiş olması gerekiyordu. Onun küçük bir şüphesi planı suya düşürebilirdi. Dikkatliydim. Bana doğru yürüdü. Artık beni bu saatte uyanık görmeye alışmış olmalıydı. Bana nefret ettiğim ve her gördüğümde içimde nedensiz bir kızgınlık duygusu doğuran o yapmacık gülümsemesiyle baktı. Kara saçları ve kara gözleri, öne doğru eğilen bir burnu, fazla uzun bir boynu, samimiyetsiz bir yüzü vardı. Boyu İhtiyar la ancak yarışırdı. En mutlu olduğu zamanlarda bile gözleri nefret ile dolu olurdu. Sertliğini yüzünden okuyabilirdiniz. En kötü korkum, en kötü kabusum önümde duruyordu. İlk o günaydın dedikten sonra ben de ona dedim. Boyumun ondan çok daha uzun olmasına rağmen o an kendimi kısa hissettim. Ses tonum neredeyse fısıltıydı. Bana daha çok uyumayı öğrenmemi söyledi. Zoraki de olsa gülümsedim. Bugün cumaydı. Bugün izin günümdü, sadece izin günlerimde ne yaptığımla alakadar olmazdı. Ona her izin günümde uyumaya çalıştığımı söyledim. Sadece izin günlerimde uyumaya çalıştığım için ilgilenmiyordu çünkü çok az izin günüm vardı. Paltosunu alıp kendini kapıdan dışarı attı. Merdivenden adım sesleri geldi. İnenler çocukların en büyük ikisiydi. Biri on beş diğeri on dört yaşındaydı. En küçük kardeşleri gibi ikisinin de kıvırcık saçları vardı. Bu günlerde onları ihmal ettiğimi düşünüyor, benimle konuşmayı pek istemiyorlardı. Onları suçlayamazdım.

5 Hemen selam verip uzaklaştılar. Sessizce koltuklara geçtiler. Kapıda bir tıklama duydum. Çocuklar bozuntuya vermeden önce kapıyı hemen açtım. Gelen İhtiyar dı. Kapıyı açıp onu içeri buyur ettim. Kapıdan içeri girdiği an çocukların sert bakışlarına maruz kaldı. Aldırış etmeden bana selam verdi. Paltosunu almaya çalıştığımda istemedi ve uzun süre oturmayacağını söyledi. Beni almaya geldiğini, bugün birlikte bir yerlere gideceğimizi söyledi. Bana söylediklerini merdivenlerden inen yeni uyanmış Küçük de duydu. Eğer onu içeri alırsam çocuklar ne düşünür? diye sormuştum kendime önceden. Onun, çocuklarla nasıl konuşacağını ve onları rahat ettirmek için nasıl davranmasını bildiğinden şüphem yoktu ama ondan korktuklarını, onu sevmediklerini, onlar yerine onunla boş zamanımı geçirmemi kıskandıklarını bildiğimi biliyorlardı, bu yüzden onlara göre bu adamı onların yaşam alanına kadar getirmek onlara yapılmış büyük bir hakaretti. Şaşırmışlardı. Yapacak bir şey yoktu. Ben her şeyi göze almıştım, incinmeyi de göze almıştım ama incinen tarafın ben değil onlar olması beni daha çok üzüyordu. İhtiyar masaya oturduğunda ben de yanına oturdum. Bu sabah havanın nasıl yağmurlu olduğundan bahsetti, ben de sadece Evet, yağmurlu. diyebildim. Çocuklar konuşmalarımızı dinliyorlardı. Böyle basit konulardan konuşuyor olmamıza şaşırmış olmalıydılar. Bir süre havadan sudan konuşmaya devam ettik. Kulağıma eğilip planlarımıza devam etmek için bugünün ideal olduğunu, daha fazla zaman kaybetmemek için hemen çıkmamızın iyi olacağını söyledi. Göründüğü ve konuştuğu kadar ciddi ve katı biri değildi. Planımızdan konuşacağımız günün büyük çoğunluğunu birlikte gülerek ve eğlenerek geçirirdik ama bugünün daha ciddi bir gün olmasını bekliyordum çünkü tahminlerime göre planımıza son şeklini verip harekete geçeceğimiz gün bugündü. Heyecanlıydım. Montumu alıp kapıya yöneldiğimde Küçük kendi yaşından çok daha büyük bir cüretle İhtiyar a beni nereye götürdüğünü sordu. Kimse böyle bir soruyu ondan beklemiyordu. Soran başkası olsa ona kızardım ve bir güzel haşlardım ama Küçük e kızamıyordum asla. Ona kızmak, ona sesimi yükseltmek içimden gelmezdi hiç. İhtiyar ona, gezmeye gideceğimizi söyledi ama Küçük bu cevapla tatmin olmuşa benzemiyordu. Yine de susmak zorunda kaldı. Emindim ki o anda, o odada olan herkes küçük bir çocuğun bu soruyu sormasının fazla merakından olduğunu düşünürdü. Benim iyiliğimle ilgili endişe duyması, beni düşünmesi kötü bir şey miydi? Hatta yasak mı olmalıydı? Cevabın hayır olduğunu biliyordum. Bu düzende çocuklara çok söz hakkı verildiği söylenemezdi. Eğer ben onlardan biri olsaydım bu evde yaşayamaz, muhtemelen patlardım. Hayal kırıklığı ve yenilmişlik duygusuyla başını eğmişti. Nasıl sabrettiklerini merak etmiştim. Ona karşı çok sempati duyuyor ama belli edemiyordum. Ona karşı artık buz gibi soğuk olmam gerekiyordu. Bu benim, içimde gittikçe daha çok parçalanmama sebep oluyordu. En çok bu yıkıyordu aslında beni. Bu durum, onun için bir dönemin sonu gibiydi. Artık tek başına ayakta durmayı öğrenmek zorundaydı; güçlenip, büyüyüp, benim ilgime bağımlı olmamalıydı. Bunun farkına varmıştı artık. Ona soğuk davrandığım zamanların çoğunda olduğu gibi gözyaşlarıyla mücadele etti. Ağlamayacaktı. Ağabeylerinden birinin kollarında rahatlık buldu.

6 Çocuklar bana suçlayıcı gözlerle baktıklarında geri bakmaya cesaretim yoktu, olmayacaktı. O gözlerin delici bakışları beni, bıçakların yaralayabileceğinden çok daha derin yaralamıştı. Bu yaralarımın iyileşip iyileşmeyeceğini zaman gösterecekti. Evden çıktığımızda derin düşüncelere ve suçluluk duygusuna kapılmıştım. Olacakları daha önceden düşünmüş olmama rağmen değişik düşünceler yaşıyordum. Birlikte hiç alışkın olmadığımız bir sessizlik içinde sokaktan aşağı yürüdük. İhtiyar ın sessizliğinin altında yatanı tahmin edemiyordum. Üzerinde yürüdüğüm bu yollar, onlarla tanışalı yıllar olmuştu, beni bir yabancı gibi karşıladı. Kendi kendime bu sokaklarda yaşamış olanın ben olmadığımı söyledim. Ben bundan ibaret değildim. Beni bencillikle suçlayabilirlerdi ama ben en özümde bencil olmadığımı biliyordum, kendimi tanımıştım zamanla. Sahi, en son ne zaman kendim için bir şey yapmıştım? Bilmiyordum, hatırlamıyordum. Uzun sessizliğimizi bu soru bozmuştu. Ona bilmediğimi söyledim. Bu cevabı beklermiş gibi bir hali vardı. Uzun sokağı neredeyse hiç konuşmadan ardımızda bıraktığımızda önümüzde bir merdiven çıktı. Bu merdivenden yolum daha önce çok geçmemişti, bu sokakları avcumun içi gibi bilmeme rağmen. Yürüdüğümüz sürede planımızdan bahsetmiyorduk, çünkü sokakların kulağı vardı. Dikkatli olmak zorundaydık. Başkalarından korktuğumuz için değil, sadece eskiden kalma bir tereddütümüz, tedbirimiz vardı. Merdivenden inerken zorlandığını gördüm, içimden yardım etmek geldi ama edemeyeceğimi biliyordum. Yardım etmeye çalışsaydım beni bir eliyle iter ve pis bir bakışla beni olduğum yere mıhlardı. Kimsenin yardımına ihtiyaç duymadığını düşünmeyi severdi. Başkasının ona aksak yürüyüşü nedeniyle acıyıp yardım etmeye çalışması onun içinde yatan genç delikanlı için yıkıcı olurdu. Yaşlandığı doğruydu ama içi az çok aynıydı. Ebedi gençliğinin dizlerinden kaybolması onun kendisinden sakladığı bir sırdı. Ak saçlarının arasındaki siyah saç telleri en büyük anılarıydı. Saçlarının yaşadığı seneleri göstermesini engellemek için kafamdaki görünüşüyle bütünleşmiş şapkasını takardı çünkü kafasının içi benimkinden çok farklı değildi ama artık böyle olması için çok zamanı kalmamıştı. İçinde kalan bu gençliği bana aktarmak istiyordu, henüz zamanı varken. Küçük, yemyeşil bir parka indik. Bu park evime en yakın yeşil alan olabilirdi. Çocukların oyun oynadığı yerin karşısındaki banka oturdum yorgun olmamama rağmen ve onu da yanıma çağırdım çünkü onu bıraksaydım bayılana kadar yürürdü. Oyun oynayan üç çocuktan biri yanlışıkla topu bizim olduğumuz yere atınca çeviklikliğiyle hemen eğilip onlara geri attı. Topu alan çocuk ona teşekkür etti, diğer ikisi de gülümsedi. Bana bizim oğlanların asla bu kadar hatırbilir olmayacağını söyledi. Bunu biliyordum. Sokak serserileri olduklarını da söylemişti. Bu kısmen doğruydu. İşledikleri suçlar yüzünden başım az belaya girmemişti. Ben onlar gibi değildim. Benim bir zamanlar mutlu bir ailem vardı. Şu anki ailem bu ihtiyardı. Kalkıp tekrar yürümeye başladığımızda konuyu açmak için mi yoksa gerçekten merak ettiği için mi bilmediğim sebeple benim için en büyük umutsuzluğu çağrıştıran soruyu sordu:

7 Annen kaybolalı ne kadar oldu? kelimeleri yarama tuz basmıştı. Birkaç yıl. dedim zorlanarak. Birkaç yıl Beni içine düşürüp boğduğu deniz buydu. Birkaç yıl, sonsuzluk, umutsuzluk Gölün kenarına vardığımızda neredeyse bir saat geçmişti. Önce meydana gittik, sonra beni bir dükkanın içine soktu. Beraber bir masaya oturduk. Bir elini omzuma koyarak annemi bulacağımızı söyledi. Beni her seferinde güvenle ve umutla doldurmayı başarıyordu. Artık mahallenin tepesindeki kocaman terk edilmiş evi sahiplenme planımızdan bahsetmemizi bekliyordum. Bu evden daha önce kimseye bahsetmemiştim. Bu ev uzun süredir boş duruyordu. Bizim sokaklar için fazla güzeldi. Bazen evin önünde durup mimarisini hayranlıkla izlerdim. Burada yaşamayı ancak hayal edebilirdim. İhtiyar la ilk defa bu evin önünde tanışmıştık. Bu ev, bizim mahallemize adeta uzaydan gelip konmuş gibiydi. Bu eve sahip olmayı her şeyden çok istiyordum ama sorun şuydu ki, isteyen tek kişi ben değildim. Bu ev, büyük rüyalarımın küçük bir anahtarıydı ama onun anahtarına sahip olmadığım sürece bir işe yaramazdı. Sokaklarda hırsızlara, katillere rastlayabilirdiniz. Sokakta her türlü suçlu sizi bekliyor olabilirdi. Bir de henüz suç işlememiş, suçlu olmak için fazla genç olan, potansiyel suçlular vardı. Bu potansiyel suçlular; çocukluklarından itibaren şiddete, sokağın soğuk yüzüne, bu yaşam tarzına göre yetiştirildikleri için en tehlikelileri olurlardı. Çevrelerine zarar vermeye başlayabilmeleri için zihinsel bir olgunluğa erişmelerine gerek yoktu. İhtiyaç duydukları fiziksel olgunluktu. Bu ev için mücadele ettiğim, hatta bir gün eve dönerken iki genç üyesi tarafından kafama atılan bir taş yüzünden yaralanmıştım, çete suçlulardan oluşuyordu ama evin anahtarına sahip değildiler henüz. İhtiyar, o dükkânda bana anahtara sahip olduğunu söylemişti. Böylesine güzel, heyecanlandırıcı ve gerçekten yüreğimi mutlulukla dolduran bir duyguyu en son ne zaman hissettiğimi hatırlamıyordum. Bunu hiç hissetmemiş de olabilirdim ve hepsini karşımda oturan yaşlı adama borçluydum. Ona teşekkür etmek anlamsızdı çünkü ona asla yeteri kadar teşekkür edemezdim. Ona verebileceğim tek şey arkadaşlığımdı. Ben de ona gülümsedim. Biz konuşurken garson yanımıza geldiğinde İhtiyar onu tersledi ve yan taraftaki dükkana gitmek istediğini söyledi. Bu dükkanda onu rahatsız eden bir şeyler vardı. Sorgulamadan istediğini yaptım. Sokakta da evle ilgili planlarımızdan konuşmaya devam ettik. Diğer dükkana geçip oturduk, İhtiyar iki kahve söyledi. Evin arka balkonundan gölü ve dağları görebilirsin dedi bana fısıltıyla. Kendimi bir saniye o balkonda dururken, manzarayı izlerken, bu hayatta çok zorluk yaşamama rağmen bunları ustalıkla atlattığımı ve daha çok şey başaracağım fikrine kapılmış bir halde hayal ettim. Ona evin içini daha önce hiç görüp görmediğini sordum, bana anılarını anlattı. Birlikte güldük. En sonunda ona evinin nerede olduğunu sorma cüretini kendimde buldum. Rüzgar nereye eserse... Ben özgür bir kuşum. Kafese hapsedilemem! dedi gülerek.

8 Kahvelerimizi içtikten sonra dükkandan çıkarken şaşırtıcı miktarda yüklü bir para bıraktı masaya. Sahilde yürürken bunun nedenini sorduğumda bana Para insanın eline aldığı en kirli şey... Ne kadar temiz olursam o kadar iyi! dedi. Para için değilse neden çalışıyoruz o zaman, diye sordum. Emek. dedi. Bir insan ancak bir işe emek verdiğinde olgunlaşabilir. Benim de ömrümün sonuna kadar çalışmamı istediğini çünkü her zaman öğrenecek yeni bir şeyler olduğunu söyledi. Çalışacağımı söyledim. Yüzü gülüyordu. Keyfi yerine gelmişti. Bir süre yürüdük. Rüzgar esiyordu, hava hafif kapalıydı. Mutluluğumuza rağmen o gün başımıza kötü bir olayın geleceği, balığı yakalamaya çalışırken boğulan martıyı gördüğümde içime doğdu. Buradan sonraki durağımızda, tepede, vurmuştu onu pis bir kurşun, yılların eskitmeye utandığı o gözlerinden. Beni vurması benim için daha merhametli olurdu. Nasıl olduğunu tam olarak hatırlamıyordum. Bayılmıştım. Polis beni karakola götürmüştü. İki memur hatırlıyorum. Adamla kan bağım olup olmadığını sormuşlardı. Olmadığını söylediğim zaman bana garip garip bakıp onun annemin babası yani dedem olduğunu söylemişlerdi. Sokakların gerçekten kulakları vardı, insanların da. İhtiyar ın, dedemin, ilk gittiğimiz dükkanda rahatsız olmasının nedeni buydu. Bunu ona yapanlar bizi sokaklarda takip etmişlerdi. Biz arkadaşlığımız dışında hiçbir şey hissetmemiştik. Garip olan, bir kere bile ona adını sormamıştım onu tanıdığım sürece. Eğer sorsaydım adımın ondan geldiği gerçeğine biraz daha yaklaşabilirdim. O, uzaktan beni koruyup kollamış, Sokak Adamı olmuştu. Cebinden bir kağıt çıkarmışlardı. Mirasını yanında taşıyordu çünkü kanser hastasıydı, kanser bütün vücudunu sarmıştı neredeyse. Bana evini ve parasını bırakmıştı. Benim baktığım beş çocuğa da tüm eğitim masraflarını karşılayacak kadar para bırakmıştı. Özel eşyalarını anneme ve teyzeme vermişti. Bu şekilde annemle kavuşabileceğimizi de planlamış olmalıydı. Dört senedir evime gitmemiştim. Düşünüyorum da eğer kendini bana siper etmeseydi, o soğuk sedyede ben yatıyor olacaktım. O, bundan, kelimeyi söylemekten ne kadar nefret etsem de, ölümden kaçmamıştı. Onu eski bir arkadaş gibi karşılamıştı. Hayatımda tanıdığım en cesur kişiydi. Annemin yokluğunu öğrendiğim zaman evden kaçtığımdan beri, beni daha önce hiç görmemiş olmasına rağmen beni aramaya başlamış işini bırakıp. Kafamdaki tek kahraman figürü odur. Dostum, kurtarıcım, kahramanım, dedem: Sokak Adamı.

9 Öğrencinin Adı Soyadı: Damla Köse Doğum Tarihi: Okulun Adı: Özel MEF Ortaokulu Sınıfı ve Numarası: 8-B Okul Adresi ve Telefon Numarası: MEF Eğitim Kampüsü Ulus Mah. Öztopuz Cad. Leylak Sok Ulus-Beşiktaş-İSTANBUL Ev Adresi: Telefonu: E-posta: Türkçe Öğretmeninin Adı Soyadı: Osman Tuncer Cep Telefonu: E-posta :

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR TEHLİKELİ YOLCULUKLAR Maun masanın sahibi, ciddi bakışlarını üstümden çekmiyordu. O izin verse ben de gözümden birkaç damla yaş çıkmasına izin verecektim. Doktorumun karşısında oturmuş, son sözlerini kavramaya

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek 1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek İngilizce öğrenilememesinin ilk ve en büyük sebeplerinden birisi, İngilizce öğrenmeyi ders çalışmak olarak görmek. Çoğu zaman İngilizce iş hayatında başarılı

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ Adı, soyadı... : Sınıfı... : Tarih :.../.../2015 YÖNERGE: Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse sağdaki boşluğa " doğru " anlamına gelen D harfinin altına

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

BuranoVenedik denince akla ilk

BuranoVenedik denince akla ilk Rengarenk Bir Ada BuranoVenedik denince akla ilk gelen aslında kanallar, gondollar ve maske festivali oluyor. Pek bilinmese de Venedik kendi içinde eşsiz bir görselliğe sahip Burano Adası nı da kapsıyor.

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE:

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE: SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE:Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse, cevap kağıdındaki doğru anlamına gelen ( D ) harfinin üstüne X işareti, her zaman veya genellikle geçerli

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

Sınıf Yönetimi etkinlikleri

Sınıf Yönetimi etkinlikleri Sınıf Yönetimi etkinlikleri http://meb-itec-moocakademi.weebly.com/uygulama.html Toplam katılım etkinlikleri Aşağıdaki uygulamayı kendi alanınızda rahatlıkla yapabilirsiniz İngilizce dersi sadece model

Detaylı

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır.

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır. BEN BĐR YAŞAM KOÇUYUM 7.SEANS Koçluk ve danışmanlık Bazen öyle zamanlar olur ki danışanlarınızın koçluk hizmetinin sınırları içinde olmayan problemlerine yardım etme durumunda kalırsınız. Böyle zamanlarda

Detaylı

Ö ğ renci Gö zü yle. Van Depremi. Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu

Ö ğ renci Gö zü yle. Van Depremi. Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu Ö ğ renci Gö zü yle Van Depremi Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu Son yılların ülkemiz için en büyük afetlerinden biri 23.10.2011 de Van Erciş te 7.2 şiddetinde bir deprem olarak yaşandı.

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Appendix. Appendix A: SRS-22r HASTA ANKETİ Hasta Adı : Doğum Tarihi : / / Bugünün Tarihi : / / Yaş : + Dosya Numarası :

Appendix. Appendix A: SRS-22r HASTA ANKETİ Hasta Adı : Doğum Tarihi : / / Bugünün Tarihi : / / Yaş : + Dosya Numarası : Appendix Appendix A: SRS-22r HASTA ANKETİ Hasta Adı : Doğum Tarihi : / / Ad Soyad Gün Ay Yıl Bugünün Tarihi : / / Yaş : + Gün Ay Yıl Yıl Ay Dosya Numarası : Bu ankette sırtınızın ve belinizin şu andaki

Detaylı

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum!

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! CEVİZE GİRİŞ Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! Her şey bir pantolon ile başladı Evet, yanlış anlamadınız;

Detaylı

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ Merhaba arkadaşlar, adım Öykü ilköğretim 2. sınıf öğrecisiyim. Gün içinde düşüncelerimi, duygularımı, hissettiklerimi yazdığım bir günlük defterim var. Günlük defterime bugün not aldığım,

Detaylı

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Aðaçlar gördüm yeryüzü yaþýnda; Gölgesinde yaz uyur, kýþ uðuldar baþýnda.

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER BEBEKLİK DÖNEMİNDE (0 3 YAŞ) ERKEN TANI İÇİN KRİTİK DÖNEMLER Bebeklik dönemi, gelişimin en hızlı ilerlediği dönemdir. Çevrelerine

Detaylı

Geçmişin Gölgesi. Sümeyra Andıç

Geçmişin Gölgesi. Sümeyra Andıç Geçmişin Gölgesi Sümeyra Andıç 4 Teşekkür Bana destek olan herkese, arkadaşlarıma, en yakın arkadaşım Elif Gökçen Solmaz a ve her konuda yanımda olan aileme teşekkür ediyorum. Anne ve babama ayrıca teşekkür

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

Ev ve apartmana dair / H.Cahit YALÇIN

Ev ve apartmana dair / H.Cahit YALÇIN "Biz apartmanlara yabancıyız. Bir ailenin hayatında ev ocak en esaslı bir unsurdur. Bir odanın kapısını açtığım zaman, burada babam doğmuştu, bir sofaya çıktığım zaman, burada halam gelin olmuştu, bahçeye

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

Dünya Onlarla Daha Renkli

Dünya Onlarla Daha Renkli Dünya Onlarla Daha Renkli Okudunuzsa bileceksiniz, yıllar önce yayımladığım bir kitaba, Dünyanın sahipleri arasında biz insanların yanı sıra başka canlılar da olduğunu ilk ne zaman düşünmüştüm? diye bir

Detaylı

MEF İLKOKULU MART-NİSAN AYI DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI

MEF İLKOKULU MART-NİSAN AYI DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI MEF İLKOKULU MART-NİSAN AYI DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen projede mart ve nisan ayı Değerler Eğitimi konusu: Empati Öğrencilerimiz mart ve nisan ayları

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

03 Temmuz, 2015 Ömer ASAR Çankırı Karatekin Üniversitesi MYO Mekatronik Programı Öğrencisi

03 Temmuz, 2015 Ömer ASAR Çankırı Karatekin Üniversitesi MYO Mekatronik Programı Öğrencisi Merhaba arkadaşlar ben Mekatronik bölümü öğrencisi Ömer ASAR; Meslek Yüksekokulumuzun Erasmus öğrenci değişim programına katılan ilk öğrenciyim. Tecrübelerimi siz değerli arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Ailelerle bağlantılar kurmak. İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek

Ailelerle bağlantılar kurmak. İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek Ailelerle bağlantılar kurmak İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi Uygulamasına Dayanan Kaynaklar projesine, Eğitim Çalışma ve İşyeri İlişkileri Bakanlığı

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

İstanbul da, Bursa da, Çanakkale de, Sakarya da. Ve şimdi Konya da.

İstanbul da, Bursa da, Çanakkale de, Sakarya da. Ve şimdi Konya da. İstanbul da, Bursa da, Çanakkale de, Sakarya da Ve şimdi Konya da. 23 Bursa Prestij Modern 23 yıllık İstanbul Prestij Park Bakyapı Uzmanlığıyla Prestijli Bir Hayat Sakarya Çamlıca Apart Evleri Çanakkale

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

1. Bir süre için hayatınızdaki iyi şeylerin artık olmadığını varsayın.

1. Bir süre için hayatınızdaki iyi şeylerin artık olmadığını varsayın. MUTLULUĞU ARTTIRMAK İÇIN BILIMIN KANITLADIĞI ON BASIT FAALIYET Bilimsel çalışmaların sonuçlarına kulak verdiğimizde mutluluğunuzu arttırmak için yol gösterebilirler. Aşağıdaki faaliyetleri 10 gün düzenli

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464 Otistik Çocuklar Otistik olmak normal insan olmaktan çok farklı değildir aslında, sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yani bizim kendi başımıza yapabildiğimiz (yemek yeme, kıyafet giyme, oyun

Detaylı

İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nde Farkındalık Çalışması

İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nde Farkındalık Çalışması İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nde Farkındalık Çalışması * Bu çalışma Pozitif Yaşam Derneği UNAIDS ve İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi iş birliği ile Oturum öncesi (OÖ) 17 kişiye,

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı