BİR SOKAK ADAMININ ÖLÜMÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BİR SOKAK ADAMININ ÖLÜMÜ"

Transkript

1 BİR SOKAK ADAMININ ÖLÜMÜ Şehrin en sessiz olduğu ve sır vermediği zamanı-sabah saatlerini- yağmur damlalarının tam o anda çatıdan içeri kaydığı gibi yaşıyorduk: gizlice, titrekçe, ama şaşırtıcı bir biçimde hızlı. Birçok hayat tecrübesi sonunda öğrendiğim şey şuydu: Sokakların kulağı vardı. Bu kulakların tek bir aciz insan kulağından çok daha sert ve acımasız olaylara açıkça şahitlik ettiğini belki de gerçekliğimin en zirve noktasında anlamıştım. Uzun yıllarımı geçirdiğim, bana kucak açmış sokaklarda görebildiğimiz kırık gri tuğlalar, siyah bir is ve gecelerin rutubetiyle buğulanmış pencereler, kaldırımlara saçılmış cam kırıkları, çıkılmaktan yorgun düşmüş merdivenler, adi demir korkuluklar ve çoğunluğu nemli ahşaptan yapılmış yıkık dökük evler, hepsinin bana ve benim gibilere verdiği bir mesaj, bir izlenim vardı. Bizlerin ve hatta dünya üzerinde nefes alan tüm varlıkların dış görünüş olarak adlandırdığımız maskelerini düşürmeyi, tüm derinliklerini öğrenmeyi bir amaç bellemişlerdi. Kocaman kulaklarıyla bizi duyuyor, dinliyorlardı. Bizi dinledikleri gibi bizi anlayamayacağımız bir biçimde görüyor, varlığımızı en ince ayrıntısına kadar hissediyorlardı. Yaşamımın neredeyse her günü, geçtiğimiz sokakların bizi görüp bildiğini ben hatırlatıyorum. Sokaklarla ilgili bir gerçek de şuydu: Toplumun bizlere yaptığı gibi alnına bir etiket yapıştırarak onları tanımlamak kesinlikle imkansızdı. Aralarından geçen insanların size kendi çıkarları için merhametsizce acı verecek kötü insanlar mı, yoksa iyi kalpli dostlar mı olduğundan-tecrübeli olup olmamanız fark etmez- kesinlikle emin olamazdınız. Sokaklar bize önyargılarımızın gereksizliğini, dış görünüşün ne kadar yanıltıcı olabileceğini ve benim durumumdaki gibi insanları nasıl tanıyabileceğinizi öğretirdi. Sokaklar, bana hayatımda en çok şeyi öğretenlerdendi. Sokakları ancak yaşayarak tanırdınız. Sokaklarda yara almamak ve kimi zaman hayatta kalmak zorlu bir görev halini alabilirdi. Kendimi böyle bir hayal kırıklığının pençesine düşmekten kurtarmak için yapmam gereken en önemli şeyleri biliyordum: ne istediğimi bilmek, başkalarının benden ne isteyebileceğini tahmin etmek ve buna göre tedbirlerimi almak. Eskiden bu hayatta çok yeniydim, kendimi bu hayatın hataları ve risklerinde kaybetmeye çok yaklaşmıştım ve yalnız hissediyordum. Yeni hayatıma bu denli yabancı, suçların bu kadar eşiğinde olmak benim için en büyük işkenceydi, kendimi denizin ortasındaki bir teknede susuz kalmış bir kazazede gibi hissediyordum. Etrafım suyla kaplıydı ama içemeyeceğimi biliyordum çünkü içtiğim zaman ölürdüm. Ben, benliğimi kaybetmişken; yeni bir dost, yeni bir mutluluk, bana yol gösterecek birini ararken onun karşıma çıkması, başıma gelen en enteresan ve en iyi olaydı. Hayattaki bilgilerini ve görüşlerini benimle paylaşmıştı zamanında, bir insanın bana bu kadar yakın olması ve çok benzer fikirlere sahip olmasına inanmak zor gelmişti. Bu ihtiyar, bana ayrıca yağmurlu sabahların erken saatlerinin düşünmek veya kafa dinlemek için ideal zamanlar olduğunu söylemişti ki bu görüşüne ben de katılıyordum. Bu sabah da böyle

2 bir sabahtı; kasvetli, karanlık, yağmurlu ve iç karartıcı... Ama benim, havası içinde kendimden çok parça bulabildiğim bir sabah... Yedi kişi yaşadığımız evimizde en erken kalkan bendim. Beş oğlan çocuğunun en küçüğüyle paylaştığım odamın penceresindeki yağmur damlalarını görmek beni tarifi zor bir huzurla doldurdu. Sokak, bu sabah ihtiyarın giydiği paltolara ve yürüyüşüne daha da yakışır bir griydi. Böyle sabahlarda yürüyüşe çıkar, bin defa aynı yoldan geçmiş olsa da her ayrıntıyı ilk defa görüyormuş gibi sinsi gözleriyle büyük bir dikkatle inceler, dik kafası ve omuzlarıyla kendinden emin görünerek yılların yaşlandırdığı dizlerinin zar zor izin verdiği kısa adımları atarak güneş aydınlanana kadar yürürdü. Sokaklarda gizlenir, sokaklara sevgisini ve sokaklarla arkadaşlığını her hareketiyle belli ederdi. Böyle sabahların kasveti onda aynı zamanda babacan olan bir görünüşte ete kemiğe bürünürdü. Böyle bir sabahta beni ziyarete geleceğini tahmin etmiştim. Evin diğer sakinleri onu pek sevmiyordu. Aslında ev demekten hiç hoşlanmadığım binadaki yatağımın üstünde yatarken çocukları ne zaman uyandırmam gerektiğini düşündüm. Daha uyumak için yarım saatleri vardı. Bu uykuyu onlardan almak istemediğime karar verdim. Genelde onları abileri, anneleri, bakıcıları olarak uyandırmama gerek kalmazdı. Kendileri uyanırlar ve okula hep zamanında yetişirlerdi. Benden daha çok uyudukları kesindi, belki de benim gibi asabi yerine güler yüzlü ve iyimser olmalarını buna borçluydular. Yatağımda oturmayı anlamsız bulduğum için günlük kıyafetlerimi giyip yatağımı düzelttim. Çatıdan akan birkaç yağmur damlası çocuğun üstüne düşünce yorganını iyice örttüm. Küçük çocuk yanımda mışıl mışıl uyurken birden uyanıverdi. Geç kalıp kalmadığını sordu; kalmadığını söyledim. Rahatlamışlığın gülümsemesiyle bana bakıp tekrar uykuya daldı. Bir anlığına onun yaşadığı on yazın benim yaşadığım on dokuz kışı nasıl hemen ısıttığına şaşırdım. Ona eskisi gibi şefkat gösteremediğim için üzülüyordum. Çocukları çok sevdiğim doğruydu. Onlar için bu evi adeta bir yetimhaneye veya daha sevecen bir deyişle yuva haline getirmiştim, onların kurtarıcı meleği olmuştum ama artık gitme zamanımın geldiğini hissediyordum. Uzun süredir aldığım nefesi bile onlar için alıyordum; artık kendim nefes alamaz hale gelmiştim. Onlar için yaptığım fedakârlıklardan haberdar olup olmadıklarını merak ediyordum bazen. Onların güvende olduğundan emin olacak, sonra kendimi yoluma gidip kendime yeni bir hayat kuracaktım. İhtiyar bana bu konuda yardım etmek için elinden geleni yapacaktı. İhtiyar ın hayatıma ilk girdiği zaman ona güvenmemin ve en özel duygularımı, problemlerimi onunla paylaşmamın yegâne sebebi, beni bu kötü hayattan kurtarma sözü vermiş olmasıydı. Önceden içimde onunla ilgili şüpheler olsa da sonradan bu şüpheler uçup gitti. Ona güvendim, bana neden yardım etmek istediğini anlamamama rağmen. Bana yaptığı iyilikleri yapma ihtiyacını neden hissettiğini öğrendiğimde artık daha iyi bir insan olduğumu düşünmüştüm. Bu hayatın benim için çok bir değer taşıdığını söylemek doğru olmazdı ama çok alışmıştım. Yavaş yavaş veda etmem lazımdı. Vedalar her zaman çok zordu. Bu zorluğu atlatmak için buradan sonraki hayatımda neler yapabileceğimi, neler yaşayabileceğimi hayal ediyordum.

3 Eski hayatımda geride bıraktıklarıma dönmeyi planlamıştım. Annemin eski evine yerleşebilir, mirası alıp eğitimime devam edip hayalimdeki mesleği yapabilir, kendime yeni bir hayat kurabilirdim. Evlenebilirdim. Kendi çocuklarım olabilirdi. Annemden sonra tekrar mutlu olabilirdim, belki de onu bulabilirdim. Gerçekten güzel, hayallerimdeki gibi bir hayatım olabilirdi. Hayallerime kavuşabilmek için geride bırakmam gerekenler şunlardı: nefret ettiğim bir iş, nefret ettiğim bir patron, nefret ettiğim bir ev, İhtiyar ın küçük sokak serserileri olduğunu düşündüğü çocuklar ve bazı anılar... O zamanlarda yaşadığımız bu evi, benim evin sahibi için her gün canımı dişime takıp çalışmama borçluydum. Nasıl işler olduğundan bahsetmek istemiyorum ama o çocuklardan birinin ben gittikten sonra patronum için çalışmasına asla izin veremezdim. Kaçtıkları yetimhaneye de geri gidemezlerdi. Onları sokağın ortasında tek başlarına bırakacak kadar gaddar değildim. Onlara ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli imkânları sağlayacaktım. Sokakta onları bekleyen kötülüklerden korumak için çalışacaktım çünkü sokağın nasıl kötülükleri barındırabileceğini bizzat biliyordum. Yaşayarak öğrenmiştim. İhtiyar bu konuda bana yeni bir ufuk açtı. Onları terk edilmiş kullanılmayan bir eve yerleştirebileceğimizi, ben mirasımı aldıktan sonra onların masraflarını karşılayabileceğimizi söyledi. Geriye kalan şey, kendilerini korumak ve iyi yetiştirmek zorunda kalacak olmalarıydı. Ben de az çok kendimi yetiştirmiştim. Sonra İhtiyar dan hayatım boyunca unutmayacağım dersler almıştım. Bana Sen bu sokakları değil, gerçek bir hayatı yaşayacaksın. Bu hayatın senden öncekileri söndürdüğü gibi seni de söndürmesine izin vermeyeceğim, senin ışığının hiç sönmemesi için ben sana bizzat yardım edeceğim. demişti. Sözünde durdu. Birlikte kurguladığımız planın bir sonraki adımını konuşmak için en beklemediğim zamanlarda çıkıp geliverirdi, önceden geleceğini anlamazdım ama gölgesini üstümde hissederdim. Zamanla içime işledi konuşması, fikirleri ve tecrübeleri. Kendimde eksikliğini hissettiğim bilgeliği ve özgüveni onda buldum. Bu yüzden ona bulduğum her fırsatta teşekkür ettim. Her seferinde teşekkürlerimin gereksiz olduğunu söylemesi, ona hayranlığımın sebeplerinden biri olan alçak gönüllüğüne imrenmemi sağladı. Karakter bakımından ona daha çok benzemeyi diledim hep. Buna bir itirazı yoktu, hatta gururunun okşandığını söylerdi. Tek endişesi benim onun yaptığı hataları yapmamam, yaşadığı kötü olayları yaşamamam, onun gençken düştüğü bataklığa düşmememdi. Kanım ona çabuk ısınmıştı, çok çabuk... Kısa sürede bana kol kanat gerip hayatımda vazgeçilmez bir birey olmuştu. Onun bana kanının nasıl ısındığını bilmiyordum ama ısındığı belliydi. Hep yanımda olmuştu, maddi ve manevi anlamda. Fiziksel anlamda hep yanımda olamasa da üstümde bıraktığı bir manevi etki vardı. Kendimi o yanımda değilmiş gibi neredeyse hiç hissetmedim. Beni birkaç gündür görmeye gelmemesinin sebebinin onun yaşlı ve mavi gözlerini fazlasıyla rahatsız eden güneş ve hiç sevmediği ılık, nemli hava olduğunu tahmin ediyordum. Başkası tarafından anlaşılmak ve güvenilmek, her insanın ihtiyaç duyduğu sevgiye ve gururunun okşanmasına işaret ediyordu.

4 Daha önce geldiği sabahlardan daha erken bir saatte gelmişti o gün. On dakika önce gelmiş olsaydı beni büyük bir vicdan azabından kurtarabilirdi ama ona kızmadım. Acı gerçekle karşı karşıya kalacaktık hepimiz er ya da geç. Ben bu beş çocuğu kısmen terk edecek olmanın verdiği büyük suçluluk duygusuyla başa çıkmaya çalışıyordum. Nedense böyle sabahlarda daha da suçlu hissediyordum kendimi. Küçük ü uyumaya bıraktıktan sonra hayaletleri bile uyandırmayacak bir sessizlikte merdivenlerden aşağı indim. Sabahın soğuğu duvarlardan içeri işlemişti. Ben, soğuktan rahatsız olmazdım ama çocuklar yataklarında üşüyeceklerdi. Uyuşukluğumdan bir nebze kurtulabilmek için kahveye yöneldim. Kahveyi alelacele ve acemice yaptıktan sonra yudumlarken merdivenlerden inen gölge gözümü aldı. Gölge üstüme karanlık bir bulut gibi düştü. Bu gölge ev sahibinin, yani patronumun gölgesiydi. Ev sahibi en üst katta, ben ve oğlanlar ikinci katta, mutfakla birleşik oturma odamız en alt kattaydı bu evde. Ev sahibinin en üst kattan benim bulunduğum mutfağa geldiğini gördüğümde duygularım hiç olumlu değildi. Ona ilk zamanlarda bana evini açtığı için minnettar olmuştum. Ama sonra beni en ağır işlerde çalışmaya zorladığı için kızmıştım. En sonunda da kişiliği nedeniyle ondan tamamen soğumuştum. İhtiyar onun taklidini çok iyi yapıyordu. Ona bağımlı yaşamak, hayatımla ilgili en çok nefret ettiğim şey olabilirdi. Çocukların onun beni nasıl işlerde çalıştırdığıyla ilgili en ufak bir fikirleri dahi yoktu. Böyle olmasını ben istemiştim. Sırtımdaki yüke ortak olmalarını istemedim. Hiçbir zaman böylesine ağır bir yükün altında kalmamalarını diliyordum. Benim de bu yükten kurtulmama az kalmıştı. Kurtulmak için, bu yaşama ihanet edecektim. Kurtuluş planım uzun süredir bir aksaklık olmadan devam ettiği için şanslıydım. Aksaklık olmadan devam edebilmem için ev sahibinin mümkün olduğu kadar her şeyden habersiz, mümkün olduğu kadar hiçbir şeyden şüphelenmemiş olması gerekiyordu. Onun küçük bir şüphesi planı suya düşürebilirdi. Dikkatliydim. Bana doğru yürüdü. Artık beni bu saatte uyanık görmeye alışmış olmalıydı. Bana nefret ettiğim ve her gördüğümde içimde nedensiz bir kızgınlık duygusu doğuran o yapmacık gülümsemesiyle baktı. Kara saçları ve kara gözleri, öne doğru eğilen bir burnu, fazla uzun bir boynu, samimiyetsiz bir yüzü vardı. Boyu İhtiyar la ancak yarışırdı. En mutlu olduğu zamanlarda bile gözleri nefret ile dolu olurdu. Sertliğini yüzünden okuyabilirdiniz. En kötü korkum, en kötü kabusum önümde duruyordu. İlk o günaydın dedikten sonra ben de ona dedim. Boyumun ondan çok daha uzun olmasına rağmen o an kendimi kısa hissettim. Ses tonum neredeyse fısıltıydı. Bana daha çok uyumayı öğrenmemi söyledi. Zoraki de olsa gülümsedim. Bugün cumaydı. Bugün izin günümdü, sadece izin günlerimde ne yaptığımla alakadar olmazdı. Ona her izin günümde uyumaya çalıştığımı söyledim. Sadece izin günlerimde uyumaya çalıştığım için ilgilenmiyordu çünkü çok az izin günüm vardı. Paltosunu alıp kendini kapıdan dışarı attı. Merdivenden adım sesleri geldi. İnenler çocukların en büyük ikisiydi. Biri on beş diğeri on dört yaşındaydı. En küçük kardeşleri gibi ikisinin de kıvırcık saçları vardı. Bu günlerde onları ihmal ettiğimi düşünüyor, benimle konuşmayı pek istemiyorlardı. Onları suçlayamazdım.

5 Hemen selam verip uzaklaştılar. Sessizce koltuklara geçtiler. Kapıda bir tıklama duydum. Çocuklar bozuntuya vermeden önce kapıyı hemen açtım. Gelen İhtiyar dı. Kapıyı açıp onu içeri buyur ettim. Kapıdan içeri girdiği an çocukların sert bakışlarına maruz kaldı. Aldırış etmeden bana selam verdi. Paltosunu almaya çalıştığımda istemedi ve uzun süre oturmayacağını söyledi. Beni almaya geldiğini, bugün birlikte bir yerlere gideceğimizi söyledi. Bana söylediklerini merdivenlerden inen yeni uyanmış Küçük de duydu. Eğer onu içeri alırsam çocuklar ne düşünür? diye sormuştum kendime önceden. Onun, çocuklarla nasıl konuşacağını ve onları rahat ettirmek için nasıl davranmasını bildiğinden şüphem yoktu ama ondan korktuklarını, onu sevmediklerini, onlar yerine onunla boş zamanımı geçirmemi kıskandıklarını bildiğimi biliyorlardı, bu yüzden onlara göre bu adamı onların yaşam alanına kadar getirmek onlara yapılmış büyük bir hakaretti. Şaşırmışlardı. Yapacak bir şey yoktu. Ben her şeyi göze almıştım, incinmeyi de göze almıştım ama incinen tarafın ben değil onlar olması beni daha çok üzüyordu. İhtiyar masaya oturduğunda ben de yanına oturdum. Bu sabah havanın nasıl yağmurlu olduğundan bahsetti, ben de sadece Evet, yağmurlu. diyebildim. Çocuklar konuşmalarımızı dinliyorlardı. Böyle basit konulardan konuşuyor olmamıza şaşırmış olmalıydılar. Bir süre havadan sudan konuşmaya devam ettik. Kulağıma eğilip planlarımıza devam etmek için bugünün ideal olduğunu, daha fazla zaman kaybetmemek için hemen çıkmamızın iyi olacağını söyledi. Göründüğü ve konuştuğu kadar ciddi ve katı biri değildi. Planımızdan konuşacağımız günün büyük çoğunluğunu birlikte gülerek ve eğlenerek geçirirdik ama bugünün daha ciddi bir gün olmasını bekliyordum çünkü tahminlerime göre planımıza son şeklini verip harekete geçeceğimiz gün bugündü. Heyecanlıydım. Montumu alıp kapıya yöneldiğimde Küçük kendi yaşından çok daha büyük bir cüretle İhtiyar a beni nereye götürdüğünü sordu. Kimse böyle bir soruyu ondan beklemiyordu. Soran başkası olsa ona kızardım ve bir güzel haşlardım ama Küçük e kızamıyordum asla. Ona kızmak, ona sesimi yükseltmek içimden gelmezdi hiç. İhtiyar ona, gezmeye gideceğimizi söyledi ama Küçük bu cevapla tatmin olmuşa benzemiyordu. Yine de susmak zorunda kaldı. Emindim ki o anda, o odada olan herkes küçük bir çocuğun bu soruyu sormasının fazla merakından olduğunu düşünürdü. Benim iyiliğimle ilgili endişe duyması, beni düşünmesi kötü bir şey miydi? Hatta yasak mı olmalıydı? Cevabın hayır olduğunu biliyordum. Bu düzende çocuklara çok söz hakkı verildiği söylenemezdi. Eğer ben onlardan biri olsaydım bu evde yaşayamaz, muhtemelen patlardım. Hayal kırıklığı ve yenilmişlik duygusuyla başını eğmişti. Nasıl sabrettiklerini merak etmiştim. Ona karşı çok sempati duyuyor ama belli edemiyordum. Ona karşı artık buz gibi soğuk olmam gerekiyordu. Bu benim, içimde gittikçe daha çok parçalanmama sebep oluyordu. En çok bu yıkıyordu aslında beni. Bu durum, onun için bir dönemin sonu gibiydi. Artık tek başına ayakta durmayı öğrenmek zorundaydı; güçlenip, büyüyüp, benim ilgime bağımlı olmamalıydı. Bunun farkına varmıştı artık. Ona soğuk davrandığım zamanların çoğunda olduğu gibi gözyaşlarıyla mücadele etti. Ağlamayacaktı. Ağabeylerinden birinin kollarında rahatlık buldu.

6 Çocuklar bana suçlayıcı gözlerle baktıklarında geri bakmaya cesaretim yoktu, olmayacaktı. O gözlerin delici bakışları beni, bıçakların yaralayabileceğinden çok daha derin yaralamıştı. Bu yaralarımın iyileşip iyileşmeyeceğini zaman gösterecekti. Evden çıktığımızda derin düşüncelere ve suçluluk duygusuna kapılmıştım. Olacakları daha önceden düşünmüş olmama rağmen değişik düşünceler yaşıyordum. Birlikte hiç alışkın olmadığımız bir sessizlik içinde sokaktan aşağı yürüdük. İhtiyar ın sessizliğinin altında yatanı tahmin edemiyordum. Üzerinde yürüdüğüm bu yollar, onlarla tanışalı yıllar olmuştu, beni bir yabancı gibi karşıladı. Kendi kendime bu sokaklarda yaşamış olanın ben olmadığımı söyledim. Ben bundan ibaret değildim. Beni bencillikle suçlayabilirlerdi ama ben en özümde bencil olmadığımı biliyordum, kendimi tanımıştım zamanla. Sahi, en son ne zaman kendim için bir şey yapmıştım? Bilmiyordum, hatırlamıyordum. Uzun sessizliğimizi bu soru bozmuştu. Ona bilmediğimi söyledim. Bu cevabı beklermiş gibi bir hali vardı. Uzun sokağı neredeyse hiç konuşmadan ardımızda bıraktığımızda önümüzde bir merdiven çıktı. Bu merdivenden yolum daha önce çok geçmemişti, bu sokakları avcumun içi gibi bilmeme rağmen. Yürüdüğümüz sürede planımızdan bahsetmiyorduk, çünkü sokakların kulağı vardı. Dikkatli olmak zorundaydık. Başkalarından korktuğumuz için değil, sadece eskiden kalma bir tereddütümüz, tedbirimiz vardı. Merdivenden inerken zorlandığını gördüm, içimden yardım etmek geldi ama edemeyeceğimi biliyordum. Yardım etmeye çalışsaydım beni bir eliyle iter ve pis bir bakışla beni olduğum yere mıhlardı. Kimsenin yardımına ihtiyaç duymadığını düşünmeyi severdi. Başkasının ona aksak yürüyüşü nedeniyle acıyıp yardım etmeye çalışması onun içinde yatan genç delikanlı için yıkıcı olurdu. Yaşlandığı doğruydu ama içi az çok aynıydı. Ebedi gençliğinin dizlerinden kaybolması onun kendisinden sakladığı bir sırdı. Ak saçlarının arasındaki siyah saç telleri en büyük anılarıydı. Saçlarının yaşadığı seneleri göstermesini engellemek için kafamdaki görünüşüyle bütünleşmiş şapkasını takardı çünkü kafasının içi benimkinden çok farklı değildi ama artık böyle olması için çok zamanı kalmamıştı. İçinde kalan bu gençliği bana aktarmak istiyordu, henüz zamanı varken. Küçük, yemyeşil bir parka indik. Bu park evime en yakın yeşil alan olabilirdi. Çocukların oyun oynadığı yerin karşısındaki banka oturdum yorgun olmamama rağmen ve onu da yanıma çağırdım çünkü onu bıraksaydım bayılana kadar yürürdü. Oyun oynayan üç çocuktan biri yanlışıkla topu bizim olduğumuz yere atınca çeviklikliğiyle hemen eğilip onlara geri attı. Topu alan çocuk ona teşekkür etti, diğer ikisi de gülümsedi. Bana bizim oğlanların asla bu kadar hatırbilir olmayacağını söyledi. Bunu biliyordum. Sokak serserileri olduklarını da söylemişti. Bu kısmen doğruydu. İşledikleri suçlar yüzünden başım az belaya girmemişti. Ben onlar gibi değildim. Benim bir zamanlar mutlu bir ailem vardı. Şu anki ailem bu ihtiyardı. Kalkıp tekrar yürümeye başladığımızda konuyu açmak için mi yoksa gerçekten merak ettiği için mi bilmediğim sebeple benim için en büyük umutsuzluğu çağrıştıran soruyu sordu:

7 Annen kaybolalı ne kadar oldu? kelimeleri yarama tuz basmıştı. Birkaç yıl. dedim zorlanarak. Birkaç yıl Beni içine düşürüp boğduğu deniz buydu. Birkaç yıl, sonsuzluk, umutsuzluk Gölün kenarına vardığımızda neredeyse bir saat geçmişti. Önce meydana gittik, sonra beni bir dükkanın içine soktu. Beraber bir masaya oturduk. Bir elini omzuma koyarak annemi bulacağımızı söyledi. Beni her seferinde güvenle ve umutla doldurmayı başarıyordu. Artık mahallenin tepesindeki kocaman terk edilmiş evi sahiplenme planımızdan bahsetmemizi bekliyordum. Bu evden daha önce kimseye bahsetmemiştim. Bu ev uzun süredir boş duruyordu. Bizim sokaklar için fazla güzeldi. Bazen evin önünde durup mimarisini hayranlıkla izlerdim. Burada yaşamayı ancak hayal edebilirdim. İhtiyar la ilk defa bu evin önünde tanışmıştık. Bu ev, bizim mahallemize adeta uzaydan gelip konmuş gibiydi. Bu eve sahip olmayı her şeyden çok istiyordum ama sorun şuydu ki, isteyen tek kişi ben değildim. Bu ev, büyük rüyalarımın küçük bir anahtarıydı ama onun anahtarına sahip olmadığım sürece bir işe yaramazdı. Sokaklarda hırsızlara, katillere rastlayabilirdiniz. Sokakta her türlü suçlu sizi bekliyor olabilirdi. Bir de henüz suç işlememiş, suçlu olmak için fazla genç olan, potansiyel suçlular vardı. Bu potansiyel suçlular; çocukluklarından itibaren şiddete, sokağın soğuk yüzüne, bu yaşam tarzına göre yetiştirildikleri için en tehlikelileri olurlardı. Çevrelerine zarar vermeye başlayabilmeleri için zihinsel bir olgunluğa erişmelerine gerek yoktu. İhtiyaç duydukları fiziksel olgunluktu. Bu ev için mücadele ettiğim, hatta bir gün eve dönerken iki genç üyesi tarafından kafama atılan bir taş yüzünden yaralanmıştım, çete suçlulardan oluşuyordu ama evin anahtarına sahip değildiler henüz. İhtiyar, o dükkânda bana anahtara sahip olduğunu söylemişti. Böylesine güzel, heyecanlandırıcı ve gerçekten yüreğimi mutlulukla dolduran bir duyguyu en son ne zaman hissettiğimi hatırlamıyordum. Bunu hiç hissetmemiş de olabilirdim ve hepsini karşımda oturan yaşlı adama borçluydum. Ona teşekkür etmek anlamsızdı çünkü ona asla yeteri kadar teşekkür edemezdim. Ona verebileceğim tek şey arkadaşlığımdı. Ben de ona gülümsedim. Biz konuşurken garson yanımıza geldiğinde İhtiyar onu tersledi ve yan taraftaki dükkana gitmek istediğini söyledi. Bu dükkanda onu rahatsız eden bir şeyler vardı. Sorgulamadan istediğini yaptım. Sokakta da evle ilgili planlarımızdan konuşmaya devam ettik. Diğer dükkana geçip oturduk, İhtiyar iki kahve söyledi. Evin arka balkonundan gölü ve dağları görebilirsin dedi bana fısıltıyla. Kendimi bir saniye o balkonda dururken, manzarayı izlerken, bu hayatta çok zorluk yaşamama rağmen bunları ustalıkla atlattığımı ve daha çok şey başaracağım fikrine kapılmış bir halde hayal ettim. Ona evin içini daha önce hiç görüp görmediğini sordum, bana anılarını anlattı. Birlikte güldük. En sonunda ona evinin nerede olduğunu sorma cüretini kendimde buldum. Rüzgar nereye eserse... Ben özgür bir kuşum. Kafese hapsedilemem! dedi gülerek.

8 Kahvelerimizi içtikten sonra dükkandan çıkarken şaşırtıcı miktarda yüklü bir para bıraktı masaya. Sahilde yürürken bunun nedenini sorduğumda bana Para insanın eline aldığı en kirli şey... Ne kadar temiz olursam o kadar iyi! dedi. Para için değilse neden çalışıyoruz o zaman, diye sordum. Emek. dedi. Bir insan ancak bir işe emek verdiğinde olgunlaşabilir. Benim de ömrümün sonuna kadar çalışmamı istediğini çünkü her zaman öğrenecek yeni bir şeyler olduğunu söyledi. Çalışacağımı söyledim. Yüzü gülüyordu. Keyfi yerine gelmişti. Bir süre yürüdük. Rüzgar esiyordu, hava hafif kapalıydı. Mutluluğumuza rağmen o gün başımıza kötü bir olayın geleceği, balığı yakalamaya çalışırken boğulan martıyı gördüğümde içime doğdu. Buradan sonraki durağımızda, tepede, vurmuştu onu pis bir kurşun, yılların eskitmeye utandığı o gözlerinden. Beni vurması benim için daha merhametli olurdu. Nasıl olduğunu tam olarak hatırlamıyordum. Bayılmıştım. Polis beni karakola götürmüştü. İki memur hatırlıyorum. Adamla kan bağım olup olmadığını sormuşlardı. Olmadığını söylediğim zaman bana garip garip bakıp onun annemin babası yani dedem olduğunu söylemişlerdi. Sokakların gerçekten kulakları vardı, insanların da. İhtiyar ın, dedemin, ilk gittiğimiz dükkanda rahatsız olmasının nedeni buydu. Bunu ona yapanlar bizi sokaklarda takip etmişlerdi. Biz arkadaşlığımız dışında hiçbir şey hissetmemiştik. Garip olan, bir kere bile ona adını sormamıştım onu tanıdığım sürece. Eğer sorsaydım adımın ondan geldiği gerçeğine biraz daha yaklaşabilirdim. O, uzaktan beni koruyup kollamış, Sokak Adamı olmuştu. Cebinden bir kağıt çıkarmışlardı. Mirasını yanında taşıyordu çünkü kanser hastasıydı, kanser bütün vücudunu sarmıştı neredeyse. Bana evini ve parasını bırakmıştı. Benim baktığım beş çocuğa da tüm eğitim masraflarını karşılayacak kadar para bırakmıştı. Özel eşyalarını anneme ve teyzeme vermişti. Bu şekilde annemle kavuşabileceğimizi de planlamış olmalıydı. Dört senedir evime gitmemiştim. Düşünüyorum da eğer kendini bana siper etmeseydi, o soğuk sedyede ben yatıyor olacaktım. O, bundan, kelimeyi söylemekten ne kadar nefret etsem de, ölümden kaçmamıştı. Onu eski bir arkadaş gibi karşılamıştı. Hayatımda tanıdığım en cesur kişiydi. Annemin yokluğunu öğrendiğim zaman evden kaçtığımdan beri, beni daha önce hiç görmemiş olmasına rağmen beni aramaya başlamış işini bırakıp. Kafamdaki tek kahraman figürü odur. Dostum, kurtarıcım, kahramanım, dedem: Sokak Adamı.

9 Öğrencinin Adı Soyadı: Damla Köse Doğum Tarihi: Okulun Adı: Özel MEF Ortaokulu Sınıfı ve Numarası: 8-B Okul Adresi ve Telefon Numarası: MEF Eğitim Kampüsü Ulus Mah. Öztopuz Cad. Leylak Sok Ulus-Beşiktaş-İSTANBUL Ev Adresi: Telefonu: E-posta: Türkçe Öğretmeninin Adı Soyadı: Osman Tuncer Cep Telefonu: E-posta :

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken Engin Deniz İpek 21301292 Üniversite Üzerine Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken formüllerden ya da analitik zekayı çalıştırma bahanesiyle öğrencilerin önüne

Detaylı

Sevda Üzerine Mektup

Sevda Üzerine Mektup 1 Ferda Çetin 21401765 Sevda Üzerine Mektup Sevgilim, Sana mektup yazmamı istiyorsun. Yazayım, tamam, ama hayal kırıklığına uğramazsın umarım. Ben senin gibi değilim. Şiirler yazamam, süslü sözler bilmem.

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ 1- Beni çok iyi tanımlıyor 2- Beni iyi tanımlıyor 3- Beni az çok iyi tanımlıyor 4- Beni pek tanımlamıyor 5- Beni zaman zaman hiç tanımlamıyor 6- Beni hiç tanımlamıyor

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım.

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım. Meraba, Ben Asena Ünğan. 19 yaşındayım. 1-22 Eylül 2016 tarihinde Güney Kore'de, Incheon, Seoul,Jeonju,Gyeonju ve Busan da bulundum. Güney Kore topraklarına sevdam 9 yaşında iken, Taekwondo ile başladı.

Detaylı

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2

Detaylı

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu İgi ve ben Benim adım Flo ve benim küçük bir kız kardeşim var. Küçük kız kardeşim daha da küçükken ismini değiştirdi. Bir sabah kalktı ve artık kendi ismini kullanmıyordu. Bu çok kafa karıştırıcıydı. Yatağımda

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. SOKAK - DIŞ - GÜN ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. Batu 20'li yaşlarında genç biridir. Boynunda asılı bir fotoğraf makinesi vardır. Uzun lensli profesyonel görünşlü bir digital makinedir. İlginç

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

OHIO DOĞAÇLAMASI (OHIO IMPROMPTU)

OHIO DOĞAÇLAMASI (OHIO IMPROMPTU) OHIO DOĞAÇLAMASI (OHIO IMPROMPTU) Samuel Beckett (1981) Türkçesi: Semih Fırıncıoğlu Ohio Doğaçlaması (Ohio Impromptu) ilk kez 9 Mart 1981 de, Ohio State Üniversitesi nin işbirliğiyle, Drake Union, Stadium

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an Ece Şenses 21001982 ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an oldu mu hiç? Louvre müzesi benim için tam olarak böyle oldu. Sadece benim

Detaylı

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamını sağlayan kelime sıfat değildir? A) Kaç liralık fatura kesilecek? B) Oraya gidip de ne iş yapacaksın? C) Ne kadar güzel konuşuyor

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR İnsan Okur Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 2 Süleyman Bulut İnsan Okur 4 Süleyman Bulut İnsan Okur Süleyman Bulut Ben küçükken, büyükler hep aynı soruyu sorardı: Büyüyünce ne olmak istiyorsun?

Detaylı

Sevgili dostum, Can dostum,

Sevgili dostum, Can dostum, Sevgili dostum, Her insanı hayatta tek ve yegâne yapan bir öz benliği, insanın kendine has bir kişiliği vardır. Buna edebiyatımızda, günlük yaşantımızda ve dini inançlarımızda çeşitli adlar vermişlerdir.

Detaylı

YALNIZ BİR İNSAN. Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem

YALNIZ BİR İNSAN. Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem YALNIZ BİR İNSAN Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem öyle sonunda hep iyilerin kazandığı, kötülerin cezalandırıldığı veya bir suçluyu bulmak için

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı,

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, elinde boş bir çuval, alanın ortasında öylece dikiliyordu.

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Şizofreninin nasıl bir hastalık olduğu ve şizofrenlerin günlük hayatlarında neler yaşadığıyla ilgili bilmediğimiz birçok şey var.

Detaylı

Çocuklar İçin Koruyucu Aile Rehberi. Biz Gönüllüyüz Ya Siz?

Çocuklar İçin Koruyucu Aile Rehberi. Biz Gönüllüyüz Ya Siz? Çocuklar İçin Koruyucu Aile Rehberi Biz Gönüllüyüz Ya Siz? ÇOCUKLAR İÇİN KORUYUCU AİLE REHBERİ Sevgili arkadaşlarım; bu kitapta koruyucu aile hakkında bilgiler bulunmaktadır. Bu kitap, biz çocukların

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Herkes Birisi Herhangi Biri Hiç Kimse

Herkes Birisi Herhangi Biri Hiç Kimse Gösterdim Gördü anlamına gelmez Söyledim Duydu anlamına gelmez Duydu Doğru anladı anlamına gelmez Anladı Hak verdi anlamına gelmez Hak verdi İnandı anlamına gelmez İnandı Uyguladı anlamına gelmez Uyguladı

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek 1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek İngilizce öğrenilememesinin ilk ve en büyük sebeplerinden birisi, İngilizce öğrenmeyi ders çalışmak olarak görmek. Çoğu zaman İngilizce iş hayatında başarılı

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU

xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU Test, Yrd. Doç. Dr. Oktay Aydın tarafından geliştirilmiştir. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve kullanılamaz. OKUL EV VE AİLE KİŞİSEL ÖĞRENME

Detaylı

Özgüven Gelişiminde Anne Baba Rolü

Özgüven Gelişiminde Anne Baba Rolü Özgüven Gelişiminde Anne Baba Rolü Çocukların kendilerini güvenle ifade edebilmeyi öğrenmeleri için toplumda yerleşmiş bir kanı olan uslu çocuk iyi çocuk yorumunu değiştirmek gerekir. Özgüven eğitimi konusunda

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

tellidetay.wordpres.com

tellidetay.wordpres.com Peşin Alınmış Ücret Gecenin oldukça ilerlemiş bir vaktinde özel bir kliniğin önünde duran taksiden üç kişi indi. Şoför yarı baygın yaşlıca bir adamın bir koluna aynı yaşlarda görünen hanımı ise diğer koluna

Detaylı

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR TEHLİKELİ YOLCULUKLAR Maun masanın sahibi, ciddi bakışlarını üstümden çekmiyordu. O izin verse ben de gözümden birkaç damla yaş çıkmasına izin verecektim. Doktorumun karşısında oturmuş, son sözlerini kavramaya

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Mutlu Haftalar! Mutlu Ramazanlar! ilkokul1.com

Mutlu Haftalar! Mutlu Ramazanlar! ilkokul1.com Mutlu Haftalar! Mutlu Ramazanlar! ilkokul1.com Emrah & Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Adı-Soyadı:... yalancı

Detaylı

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına 23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına Bodrum da 3 yıl önce kaptanlığa başlayan Gül Yavuz, 23 yıl yazılım sektöründe çalıştıktan sonra nasıl yat kaptanı olduğunu ve denizlerde kadın kaptan olmanın

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

Hiçbir şey olmamış gibi çekip giden, kalpleri hunharca katlederek bırakanların bu hayatta mutlu olacağına inanmıyordum. Zamanla bu inanç alev aldı;

Hiçbir şey olmamış gibi çekip giden, kalpleri hunharca katlederek bırakanların bu hayatta mutlu olacağına inanmıyordum. Zamanla bu inanç alev aldı; Hisler körelir. Köreldikçe naçiz vücutta dans etmeye kalkışan ruhun etrafı kötülüğün demirden dikenleriyle çevrelenir. Her bir diken yastır ve mutluluğun katline en vefasız şekilde, acımasızca mührünü

Detaylı

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN MUTLU HAFTALAR Emrah&Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok BÜYÜK HARFLERIN KULLANIMI Emir Defne Özel isimlerin ilk harfleri

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ Adı, soyadı... : Sınıfı... : Tarih :.../.../2015 YÖNERGE: Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse sağdaki boşluğa " doğru " anlamına gelen D harfinin altına

Detaylı

Sonsuza Kadar Beraber Sonsuza Kadar Ayrı

Sonsuza Kadar Beraber Sonsuza Kadar Ayrı Sonsuza Kadar Beraber Sonsuza Kadar Ayrı Bazı insanlar vardır hayatınızda, onlar ile birlikteyken öyle bir hisse kapılırsınız ki... Bazen bir bütün gibi hissedersiniz, bazen ağaçtaki kuş, denizdeki balık

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır.

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır. BEN BĐR YAŞAM KOÇUYUM 7.SEANS Koçluk ve danışmanlık Bazen öyle zamanlar olur ki danışanlarınızın koçluk hizmetinin sınırları içinde olmayan problemlerine yardım etme durumunda kalırsınız. Böyle zamanlarda

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE:

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE: SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE:Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse, cevap kağıdındaki doğru anlamına gelen ( D ) harfinin üstüne X işareti, her zaman veya genellikle geçerli

Detaylı

BuranoVenedik denince akla ilk

BuranoVenedik denince akla ilk Rengarenk Bir Ada BuranoVenedik denince akla ilk gelen aslında kanallar, gondollar ve maske festivali oluyor. Pek bilinmese de Venedik kendi içinde eşsiz bir görselliğe sahip Burano Adası nı da kapsıyor.

Detaylı

ama yüreğe dokunanlar

ama yüreğe dokunanlar Hiçbir hatıra tekrar yaşanamaz, ama yüreğe dokunanlar O gün tam 8 yıl öncesine gittim. Çekingen ve meraklı tavırlarla otobüsten inen abilere ve ablalara bakıyordum. Bizim için gelmişlerdi sadece bizim

Detaylı

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir.

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir. Çeviri Deniz Hüsrev Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir. 5 6 BİRİNCİ BÖLÜM Hayatınızı elinizden alınıp klozete atılmış, ardından da üzerine

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

"ben sana mecburum, sen yoksun."

ben sana mecburum, sen yoksun. Ad-Soyadı: Kübra Nur Akkoç Numara: 21302138 Ders - Şube: Türkçe 101-19 Öğretmen: Başak Berna Cordan Tarih: 17.11.2014 "ben sana mecburum, sen yoksun." Kavuşulamayandı. Erişilemeyen hedefti, sonu mutlu

Detaylı

Deniz Kantarcıoğlu Anaokulu Rehber Öğretmeni. «Okula Uyum»

Deniz Kantarcıoğlu Anaokulu Rehber Öğretmeni. «Okula Uyum» Deniz Kantarcıoğlu Anaokulu Rehber Öğretmeni «Okula Uyum» Hayatımızda yeni bir sayfa daha açılıyor. Bu başlangıç hem çocuğunuzun hem de sizlerin hayatında yepyeni bir dönemin başlangıcı... Çocuklar, okula

Detaylı

Cümle içinde isimlerin yerini tutan, onları hatırlatan sözcüklere zamir (adıl) denir.

Cümle içinde isimlerin yerini tutan, onları hatırlatan sözcüklere zamir (adıl) denir. ZAMİR (ADIL) Kitapları dolabın diğer rafına koyalım. Bunları dolabın diğer rafına koyalım. Yukarıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri inceleyelim: ilk cümlede "kitap" sözcüğü bir varlığı kar şıladığından

Detaylı

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum!

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! CEVİZE GİRİŞ Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! Her şey bir pantolon ile başladı Evet, yanlış anlamadınız;

Detaylı

DON GİOVANNİ. uygun ve çok uzun uçuş saatleri gerektirmeyen bazı Avrupa şehirlerine göz gezdirirken

DON GİOVANNİ. uygun ve çok uzun uçuş saatleri gerektirmeyen bazı Avrupa şehirlerine göz gezdirirken TURK 101-57 2014-2015 Güz Dönemi İlk Ödev-Son Metin Opera 08.10.2014 Beril Babacan 20901276 DON GİOVANNİ Geçtiğimiz kış bir arkadaşımla ara tatilde yurtdışına çıkmak istiyorduk. Bütçemize de uygun ve çok

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Yazan: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Ne varmış, ne çokmuş, gece karanlık, güneş yokmuş. Her kasabada kabadayı insanlar varmış.

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Fatma Atasever.

Fatma Atasever. Fatma Atasever fatmaatasever@windowslive.com Karar almak ne güç bir iştir. Çok zorlar insanı. Yorar. Takatsiz bırakır. Belki de yaşam içindeki en karmaşık zaman dilimidir karar alma süreci. Büyüklere danışırız,

Detaylı

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Benim adım Deniz. 7 yaşındayım. Bu hafta sonu annem ve babamla birlikte kampa gittik. Kampa

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Benimle Evlenir misin?

Benimle Evlenir misin? Benimle Evlenir misin? Bodrum sokakları ilginç bir evlenme teklifine daha sahne oldu. Bodrumlu genç kaptan Ali Özbaylan 9 yıl önce tanıştığı kız arkadaşı Tuba Cihat a, Milta Marina da bulunan bir kafede

Detaylı

Hayata dair küçük notlar

Hayata dair küçük notlar Hayata dair küçük notlar İlk önce sen merhaba- de. Olanaklarının altında yaşa. Sık sık -teşekkür ederim- de. Bir müzik aleti çalmayı öğren. Herhangi bir konuda öğretmenlik yap, herhangi bir konuda öğrenci

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK

ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK Geçen gün amcam bize koca bir kutu çikolata getirmişti. Kutudaki çikolataların her biri, değişik renklerde parlak çikolata kâğıtlarına sarılıydı. Mmmh, sarı kâğıtlılar muzluydu,

Detaylı

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67)

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67) KOCAER 1 Tuğba KOCAER 20902063 KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA... Hepsi için teşekkür ederim hanımefendi. Benden korkmadığınız için de. Biz ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya...

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Aðaçlar gördüm yeryüzü yaþýnda; Gölgesinde yaz uyur, kýþ uðuldar baþýnda.

Detaylı

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN .com Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok benim kahraman dedem Kelimeleri zıt

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

küçük bizon kızılderili köyü

küçük bizon kızılderili köyü ETKİNLİK HAKKINDA Kimileri onları elinde ok ve yayla acımasız birer savașçı olarak resmetti, kimileri ise doğaya ve tabiata saygılı ve sevgi dolu insanlar olduklarını anlattı. Peki Kızılderililer aslında

Detaylı

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU 25 Ders 3 İnsan Bir gün ağaçtan küçük bir çocuk oyan, ünlü bir ağaç oymacısı hakkında ünlü bir öykü vardır. Çok güzel olmuştu ve adam onun adını Pinokyo koydu. Eserinden büyük gurur duyuyordu ama oyma

Detaylı

ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI. Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir?

ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI. Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir? ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir? Ebeveynler için Notlar Bu kitapçık, yaklaşık 4 ila 12 yaş aralığındaki, psikoterapi düşünülmüş çocuklar

Detaylı

Elvan & Emrah PEKŞEN

Elvan & Emrah PEKŞEN Bu hafta için 5 güne 5 değerlendirme hazırlıyoruz. İlk üçünü paylaşıyoruz. 2 Tanesi de çarşamba sitemizde! Puanlama Aşağıda... 1. Sınav Test Soruları 5 puan 6x5=30 Harf,hece tablo 1 puan 45x1=45 Sayı okuma

Detaylı

Elvan & Emrah PEKŞEN

Elvan & Emrah PEKŞEN Bu hafta için 5 güne 5 değerlendirme hazırlıyoruz. İlk üçünü paylaşıyoruz. 2 Tanesi de çarşamba sitemizde! Puanlama Aşağıda... 1. Sınav Test Soruları 5 puan 6x5=30 Harf,hece tablo 1 puan 45x1=45 Sayı okuma

Detaylı

Sınıf Yönetimi etkinlikleri

Sınıf Yönetimi etkinlikleri Sınıf Yönetimi etkinlikleri http://meb-itec-moocakademi.weebly.com/uygulama.html Toplam katılım etkinlikleri Aşağıdaki uygulamayı kendi alanınızda rahatlıkla yapabilirsiniz İngilizce dersi sadece model

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı