ÇOCUĞUNUZ SINAVA MI GİRECEK?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇOCUĞUNUZ SINAVA MI GİRECEK?"

Transkript

1 ÇOCUĞUNUZ SINAVA MI GİRECEK? Günümüzde lise çağındaki pek çok genç için üniversite imtihanını kazanmak, hayatta başarılı olma adına olmazsa olmaz addedilen bir engel olarak karşılarında duruyor. Ancak üniversitelerin amacı, hayat başarısı değil, bilgi sunmak. Bu nedenle, üniversite imtihanının başarıyla ilişkilendirilmesi elbette yanlış. Bir üniversiteye girememek, üniversiteye giriş imtihanında başarısız olmak hayatın sonu olmadığı gibi, kampüslerde geçirilecek bir dört yıl, bir kişinin kendisini geliştirmesinin garantisi de değildir. Ayrıca bir ülke gençliğinin tamamının üniversite bitirmesi güzel olmasına rağmen gerekli de değildir. Çünkü eğer amacınız bilgiyse -ki aslında öyle olmalı- bu bilgiye ulaşmanın yolu sadece bu kurumlardan geçmiyor. İşinin zirvesinde olan fakat üniversite diploması olmayan pek çok insan var. Elbette bakkal olmak için üniversite mezunu olmak gerekmiyor ama üniversite mezunu bir bakkal tabiî ki işin ideal tarafı. Bunları söylerken, üniversite eğitiminin gereksiz olduğunu değil, üniversite eğitimini alamayanların da bu açığı kolayca kapatabilir olduklarını kast ediliyorum elbette. Talep edilen bilgi, ideale dönüştüğü ölçüde başarı kolaylaşır. Buradan imtihana girecek gençlere şunu söylemek isterim ki üniversite sınavını kazanmadan önce sağlam bir ideale sahip olmak gerekir. Başarı bunun ardından gelecektir. Çünkü bir ideale bağlanmak bir ömür boyu bilgiye ulaşmak için sizi kamçılar, fakat bir üniversite diplomasının size vereceği bilgi dört yıllık bilgidir. Özet olarak şunu söylemeliyim: İdealiniz olan tercihi kazanmanız sizi başarılı kılacaktır. Bu başarı dünyanın en iyisi olmanıza kadar sizi götürebilir. Aksine sadece bir yer kazanmak için girdiğiniz sınav ve okuduğunuz üniversite size fazla bir katkı sağlamayacaktır. Kimilerine tuhaf gelebilir, ama bugün eğitim alanındaki en büyük sorunumuz, gençlerimizin ilgi alanlarında dünyanın en bilgili insanı olmayı hedeflememeleridir. Dahası, böyle bir şey akıllarına dahi gelmiyor. Sadece üniversite sınavında bir yer tutturarak çevrenin baskısından kurtulmayı hedefliyorlar. Bu baskı öğrenciler üzerine ailesi, okul idaresi ve eğitimdeki yönetim kademesi tarafından bilinçli ya da bilinçsiz yapılıyor. Bugün içinde yaşadığımız ortam, ne yazık ki gençlerimize ümit değil, karamsarlık aşılıyor. Ekonomik şartların zorlaşması neticesinde, bilginin paraya endekslenmesi de bu durumu pekiştiriyor. Bütün bunların sonucunda, ideal kavramının tamamen denklemden çıktığını, gençlerin, hayat planını önce bir şekilde üniversiteye, ardından da bir işe kapak atmak şeklinde özetleyen bir düşünceye sürüklediğini bilmek gerekiyor. Maddeye endekslenen gençlerin önemli bir kısmı, değil branşlarında dünyanın en bilgili insanı olmak, kendi alanlarındaki temel eserleri dahi okuma ihtiyacı hissetmeden mezun oluyorlar. Bu durum kalite sorununu ele almamızı gerektiriyor ancak bu ayrı bir yazı konusu olabilir. Bu alanda yaşanan bireysel ve sosyal sorunları elbette gençlerimizin alanlarında dünyanın en iyisi olmamalarına bağlamak doğru olmaz. Böyle bir şey zaten teorik olarak mümkün değil. Sorun, bilgi eksikliğinde değil, bu eksikliği doldurmaya ihtiyaç hissetmeyen, bunu bir zaaf olarak görmeyen bir zihniyetin toplumun geneline hakim olup, amaçsız, hedonist bireyler üretmesi. Bu noktada, konu eğitimin felsefesine dayanıyor. Ama baştan hayat felsefesi çarpık olanların bu sorunu çözmeleri beklenebilir mi?

2 BABALAR VE OĞULLAR Değerli dostum, akademisyen Fatih Yalçın ın Babam ve Oğlum başlıklı yazısını okurken bir anda hayallerim Irak a götürdü beni. Millet olarak acıyı sevdiğimizden bahseden yazısını okurken Irakta yaşanan acılar canlandı gözümde. Takvimlerin üzerinde rakamlar değişse de Irak ın gündemi çok fazla değişmiyor. Rüzgarın ıslıkları yerine kurşun ıslıkları dinledikleri orada çocukların. Onların göklerinde çelik kanatlı kuşlar uçuyor. Buldukları bir bombayla oynarken ellerinde patlıyor ölüm. Oyuncakları farklı Iraklı çocukların. Bütün çocuklar kuşları sever. Ama savaş çocuklarının göklerinde kuşlar uçmaz. Siyah bir duman kaplamıştır semalarını kuş sürüleri yerine. Onlar dua uçururlar göklere kuş gibi uçsun diye. Anaları, babaları, arkadaşları ölmesin diye Savaş olmasın diye Farklı mekânların çocukları olsa da aynı sevgiyle çarpan yürekler taşıyor savaşın çocukları. Bütün çocuklar annelerinin kucağında uyurken nasıl uyusun savaşın kucağındaki çocuklar. Kameraların önünde ölmedikten sonra unutulup gider savaşın çocukları. Çocukların ölümüne duyarsız bir medyanın bu çağda bulunması ne kadar kötü. Küçülen dünyada ölen çocukların haberlerini bizden nasıl gizleyebiliyor ajanslar. Galiba medya iletişim organı değil, canilerin elinde bir kontrol aracı olarak kendini yapılandırıyor. Empati. Çocuklar için ne kadar anlamsız. Günahkar bedenler masum yavrulara nasıl empati yapabilir. Nasıl senin yerine koymaya çalışır insanlar kendilerini. Sen ölürken onlar hayatlarını zevk içinde yaşamanın yollarını ararlar. Senin yerine kim koyabilir kendini. Sen ötekisin. Ötekilerin hayatları da ölümleri de önemli değildir onlar için. Çok erken ölüyor savaşın çocukları. Okul çağında silahlarla tanışıyorlar. Kurşun kalem yerine kurşunlarla Eskiden savaş cephelerde yapılırdı. Şimdi savaş evlere taşındı. Artık savaşın ortasında büyüyor çocuklar. Savaşın çocukları benzer acıları yaşıyorlar değişik coğrafyalarda. Ben kendi adıma dudaklarımı bulsam saçlarından öpeceğim savaşın çocuklarını, kelebek öpücükleri konduracağım yanaklarına. Kelimeleri sözlüklerde unuttum savaşın çocuklarını anlatabilmek için... Kelimeler kifayetsiz kalıyor. Onun için savaşın çocuklarına onları sevdiğimi söyleyemedim. Babam benim saçımı da okşamadı bir kez, ya da ben hatırlamıyorum. Aynı serzenişte çocuklarımız da bulunacak ilerde. Ama çocuklarımızı ve bütün çocukları sevdiğimizi çocuklarımıza söylememiz gerekiyor. Savaşın kucağında olmak yerine savaşsız bir coğrafyada baba kucağından uzak olmak da hamdetmeye değer. En azından bunu çocuklarımıza öğretebilsek.

3 EbuCehil Tavrı Sergileyip EbuBekir Muamelesi Bekle İnsaf kelimesi Türkçede Hakkı teslim esasına dayanan ılımlı davranış, vicdana uygun hareket olarak tarif ediliyor. Hatta aşırılık sergileyenlere el-insaf şeklinde Arapçada kullanılan haliyle hitap ediyoruz. Hayatımız boyunca tavrımızı haktan yana değil de güçlüden yana koyuyoruz. Alkış tutuyoruz zalimlere. Zulme rıza gösteriyoruz çoğu zaman. Mazlumların yanında yer almaya cesaret edemiyoruz. Prensiplerimiz yok, duruşumuz yok. Flu bir resim çiziyoruz. Hayatımızın anlamı olacak temel mesnetten, istinatgâhtan yoksunuz. Olaylar karşısında aldığımız vaziyet elastiki. Dolduğumuz her kabın şeklini alan cıvık bir yapımız var. Tavrımızı genelde zalimden, hırsızdan, gaddardan, hainden, zorbadan, Tirandan, Nemruttan yana koyuyoruz. Kurtuluşu güçlünün eteğine yapışmada buluyoruz. Haksızlıklar karşısında susuyoruz. Şeytanı adım adım takip etmede bir beis görmüyoruz. Cebimizdeki beş kuruşun kaybolmasında verdiğimiz tepkiyi kaybolan ideallerimiz, değerlerimiz, onurumuz karşılığında vermiyoruz. Daha doğrusu değer yargılarımız altüst olmuş. Daha farklı bir ifadeyle değerimiz kalmamış. Bütün kötülüklere bulaşıyor veya bulaştırılıyoruz. Sonra hiçbir pişmanlık duymadan hayatımıza devam ediyoruz. Bunun akabinde de neden böyle, ne olacak halimiz türünden cümleler kuruyoruz. Karşımıza çıkan kötülüklerin besleyip büyüttüğümüz kötülükler olduğunun ya hiç farkına varmıyoruz ya da şahsımıza dokunmadığı sürece yaşamasında bir beis görmüyoruz. Bütün bunlar yaşanırken çok masumane çevremizdeki kötülüklerden bahsediyoruz. Kendimizi bütün kötülüklerden beri tutuyoruz. Hâlbuki kötülüğe şahit olmamız kötülükle aramızda ister istemez ilişki kuruyor. Çünkü kötülüğü gördüğümüz yerde uygun bir metodla üstüne gitmek gerekiyor. Mehmet Akif in diliyle: Dicle kenarında kurt kaparsa bir koyunu Gelirde adli ilahi Ömer den sorar onu. Her yanlışın, her haksızlığın parçası olmamıza rağmen Ömer tavrı sergileyemiyoruz. Dolaylı veya dolaysız şer kalelerine tuğla olmaktan geri durmazken şahsımıza yönelen zulümler karşısında feveran etmeyi de ihmal etmiyoruz. Bu çelişkiler karşısında el-insaf demekten gayri yapacak bir şey yok. Ancak bu el-insaf kelimesini aynanın karşısına geçerek söylemeliyiz. Kendi aleyhimizde kalemi kırmak pahasına olsa da. El-insaf. Nazım Hikmete kulak veriyoruz: Dünyanın En Tuhaf Mahluku Akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. Serçe gibisin kardeşim, serçenin telaşı içindesin. Midye gibisin kardeşim, midye gibi kapalı, rahat. Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. Bir değil, beş değil, yüz milyonlarlasın maalesef. Koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye. Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, hani şu derya içre olup deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, demeğe de dilim varmıyor ama kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

4 YORGUN BEYİNLERE YOSMA SORULAR. Modernliği, galat ifadesi ile çağdaşlığı; Türk çayı içmek yerine, buzlu çay içmek biçiminde algılayan bir toplumun, Avrupa Birliği macerası da bu anlayışın sınırlarını aşamaz. Tamamen sathi(yüzeysel), tamamen yapmacık. En seçkininden, en sade vatandaşına kadar herkesin diline doladığı bu kelime, içeriğinde ne olduğu bilinmeyen bir iksir gibi sunuluyor bizlere. Şifa mı zehir mi olduğu noktası henüz aydınlatılmış değil. Vatandaşa gerçek anlamda anlatılmayan bu efsane, dinleyen herkesin iştahını kabartıyor. Hani dedik ya, kokusunda davet var... Bir nevi defineci hikâyelerine benziyor. Dinledikçe iştahınız kabarıyor. Yetkili olanlar öncelikli sorunları askıya alıp, popüler mesajları yeğliyorlar bence. Bir kere bu halkın önüne Avrupa Birliği bilmecesinin ne olduğu, en açık şekliyle konulmadan; tabanı aydınlatmadan tavan sağlam kurulamaz. Bu bağlamda aydınlarımıza, entelektüellerimize büyük görev düşüyor. Herkes bir rüyanın, bir hülyanın peşine takılıp giderse, sonumuz nereye varır; varın siz hesap edin... Halk arasında, kulak kabartıp gezdiğiniz zaman; herkesin kendine göre bir beklentisi olduğunu görürsünüz Avrupa Birliği nden. İşsiz iş, aşsız aş; baskı altında olduğunu düşünen özgürlük, okuma hakkı elinden alınmış başörtülü genç kız, okuma hakkına kavuşma özleminde. İşportacılarımız Paris caddelerinde tezgah açmayı düşünüyor beklide. Tanzimat tan beri, cilvesine meftun olduğumuz Avrupa isimli dilberin, bize atmadığı kazık kalmadı. Bizi başkalarıyla aldatmadı mı? Biz hâlâ, acaba? Safdilliği ile hareket ediyoruz. Son olarak AİHM nin başörtüsü konusunda verdiği karar bize bir fikir vermediyse Peygamberimizi(sav) çirkin şekilde gösteren karikatür krizi ne kadar beklenti içinde olmamız gerektiği konusunda bir fikir verir sanıyorum. Bence, Avrupa Birliğine girmeden önce, yapılması gereken işler yapılmalı. Önce kendimize değer vermeliyiz. İnsanımız tebaalıktan, reâyâlıktan vatandaşlığa yükseltilmeli. Birey olduğunun, insan olduğunun farkına varmalı. Özgürlüklerin önü açılmalı. Sağlık sorunları çözülmeli. Sosyal güvence geniş kitlelere yayılmalı. Yolsuzluklar önlenmeli! Hukukun üstünlüğü ilkesi işlerlik kazanmalı. Çalışanlar arasındaki ücret dengesizliği giderilmeli. Resmi kurum ve kuruluşlarda israfa, adam kayırmaya son verilmeli... Bunların gerçekleşmesi için Avrupa Birliğine girmemize de gerek yok. Bu gayret bize düşüyor. Kendi özümüze dönersek, bu cevherin içimizde saklı olduğunun farkına varacağız. Biz öyle bir hülyaya kapılıyoruz ki; sanki Avrupa Birliğinin sihirli değneği var; dokundurunca her yer güllük gülistanlık olacak, bütün problemler aşılacak, bütün sıkıntılarımızdan kurtulacağız. Yok böyle bir şey. Bir millet kendi durumunu değiştirmedikçe Allah o milletin durumunu değiştirmeyecektir. Değil Avrupa Birliği. İnsanımızın insanca yaşaması, hastane kapılarında, kuyruklarda ölmemesi, gittiği mercilerde insan muamelesi görmesi gibi durumlar eğitim yoluyla erişilebilecek kazanımlardır. Bana kalırsa, bizim Avrupa birliğine girmekten ziyade; top yekûn bir silkinişe, kendimize dönmeye, insan olduğumuzu hatırlamaya ihtiyacımız var. Mesnevide okuduğum bir hikâye özetle şöyle: Bir ineğin üzerine sinekler konuyor. İnek kafasını bir sallasa sinekler kaçacak fakat inek kendindeki gücün farkında değil. Önce kendimizden başlamalı, nefsimizden, evimizin önündeki pislikten Herkes evinin önünü temizlerse şehir tertemiz olur. Hatta kimse evinin önünü kirletmezse sorun çözülür. Yoksa kayıtsız şartsız Avrupa Birliği hülyasının serapla sonuçlanacağı endişesini taşıyorum ben kendi adıma.

5 BANA DOKUNMAYAN YILAN Türkçemizde bir deyim var: "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." Bu söz belki de "Laisser faire, laisser passer Monde va de lui meme: Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler, dünya kendi kendine dönüyor." liberal görüşün Türkçe versiyonu. Bunun gibi daha nice sözlerimiz var. "Gemiyi kurtaran kaptan.", "Devlet malı deniz..." Böyle düşüncelerin yeşerdiği bir toplumda bu sözlere uyan aklıevveller çıkacaktır şüphesiz. Fakat gün gelecek bu insanlar bize de dokunacaktır. Toplum olarak vurdumduymazlığımız devam ettiği müddetçe birileri gemilerini yüzdürecektir. Fakat yüzen bu geminin ne yazık ki kürek mahkûmları bizleriz. Toptan bir millet. Toplum olarak olaylara lakayt kalmamızın sebeplerini incelemekte fayda var. Bizim gördüğümüz sadece aysbergin üst kısmı, suyun altında kalan büyük kütle hakkında bilgimiz yok fakat varlığından da haberdarız. Sanki toplum olarak hafızalarımıza "level format" atılmış ta geçmişi hatırlayamıyoruz. "Hafızayı beşer nisyan ile maluldür." derler; fakat bizdeki unutkanlık bir hastalık halini almış. Hâlbuki toplum olarak idiot, embesil veya moron olma ihtimalimiz söz konusu değil. Söylediklerimiz bir yerlerde yankı bulmayacak, bunu da biliyoruz. Ancak; Ahmet Turan Alkan'ın dediği gibi: "Bizi bu gereksiz yere endişelenmeler mahvediyor. Halk irfanının şekillendirdiği "ağanın malı gider, azabın canı" özdeyişi, bizler gibi siyasi gündemi zerre miskal etkileme kudreti olmadığı halde ölesiye siyaset düşünen ve kahrolasıya "n'olacak bu memleketin hâli" diye tasalanan kuru kalabalıkların fuzuli sıkıntılarını aksettiriyor. "Bugün Türkiye'de..." girizgâhı ile başlayan her cümle, aslında hiçbir maddi yaptırım gücüne haiz olmadığı için neticede beyazperdede seyrettiği "içli melodram"a mendiller dolusu gözyaşı döken saf ve temiz ev hanımlarının teessürü kadar karşılıksız kalıyor. Baskı gruplarının veya kamuoyunun siyaset gündemini etkileyebilme katsayısı, bir sinema salonunu dolduran iyi niyetli ve masum seyirci kalabalığının filmin gidişatını değiştirmek yolunda gösterdiği gayret kadar etkisiz ve beyhude görünüyor. Biz yine de tırnak kemirmeye devam ediyoruz. Çünkü insanız ve vicdanımızın bir yerlerinde irfan kırıntıları var. Bu tür düşünceler şahsi olmaktan öteye gitmiyor, kamu vicdanında yankı bulmuyor. Laing: "Yaşamaktan ve sevmekten, ölmekten korktuğumuz gibi derin bir korkuyla korkuyoruz," diyor. Toplum olarak sevgiye, hayata ve sorgulamaya yanaşmaktan çekiniyoruz. Kendi kendini öldüren akrep misali. Mustafa İslamoğlu buna "Entellektüel Sadomazoşizm" diyor. "Bildiğiniz gibi "sadomazo"lar, kendi kendilerine işkence etmekten hoşlanan, bununla "tatmin" olan "ruh hastalarıdır." Biz bu hastalığı Sultan II. Mahmud döneminden beri tanıyoruz. O günden bu güne, içimizdeki beyaz casuslar, emellerini müstevlilerin emelleriyle birleştirip, kendi değerlerine, düşmandan beter düşmanlık ettiler. Son yıllarda, entellektüel sadomazoşizmin ne derekelere inebileceğinin çarpıcı örneklerine şahit olduk Yılan soğuk bir hayvan. Yazının başlığını bize atasözü diye yutturulan uydurma bir cümleden aldık. Gayri sahih atasözleri de hayatımızda önemli bir yer etti atasözlerine karşılık. Ancak gerçek atasözlerini kim dinliyor ki. Mesela: Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Şimdi atasözleri yerine torun sözleri revaçta Torun sözü de ne ola ki derseniz. İşte size Abdurrahim Karakoçtan birkaç tane torun sözü: Yedir arpayı, oynat sıpayı. Koltuğa buyur eyle, koruğu seyir eyle. Ver parayı, kullan maskarayı. Artırıver yemini, inkar etsin dinini. Göster eti, götür iti. At tuzu, yalasın kuzu. Maymuna makam ver babasına oğlum der. (Düşünce Yazıları, Abdurrahim Karakoç)

6 AHİR ZAMAN YAZILARI "Milenyum" Hristiyan aleminin son bin yıl olarak kabul ettiği zaman dilimine verdikleri isim. İslam aleminde kıyamete yakın olan zaman dilimi "Ahir Zaman" olarak isimlendiriliyor. Fakat İslam aleminde ahir zamanın ne zaman başlayacağı belli değil. Her zaman ahir zamanın başlangıcı olabilir. Öyle bir zamandayız ki; kargaşa ve stres içinde yaşamak normal algılanır oldu. Zamanın işlerimizi yapmak için yetmediğini söylemekten çekinmiyoruz. İşte bu zaman diliminde tanıdıklarımız arttı, dostlarımız azaldı. İçten "dostum" dediğimiz kaç kişi kaldı Allah aşkına. Bolluk arttı, bereket azaldı. Günübirlik aşklar arttı, sevdalar azaldı. Hayatımızı kolaylaştıracak eşyalarımız arttı, huzurumuz kalmadı. Ömrümüzü eşyalar karşısında ipotek eyledik. Taksit taksit ömür veriyoruz eşyalar karşılığında. Bir ömrü boş şeylere heba ediyoruz. Gün doğumlarını uykuya, gün batımlarını telaşa kurban ediyoruz. Talih ve şans oyunlarına bağladık umutlarımızı. Manavımızda brokoliden avakadoya kadar her şey mevcut, ama damak tadımız kalmadı, iştahımız kalmadı. Çocukluğumuzda bize uzatılan bir sakızın verdiği huzuru şimdi bütün oyuncakçı dükkanı bizim olsa vermiyor. Eskiden bakkallar bizden biriydi. İstediğimiz zaman deftere yazarlardı. Şimdi muhatabımız digital fiyat bildirgeleri, kasiyerler, alışveriş arabaları ve kredi kartları. Evvelden "Bereket versin!" Vardı. Şimdi ise onun yerini "Kredi kartı limitiniz dolmuş" aldı. Hastanelerimiz, hastanelerde doktorlarımız arttı; tedaviler güçleşti. Hastalık hastası olduğumuz da söylenebilir. Dertler sıkıntılar arttı, çareler azaldı. Poşetler dolusu alışveriş hayatımıza 1 kg. portakalın verdiği o eski mutluluğu vermiyorsa bizde bir problem var demektir. Sohbetlerimizi televizyonlar çaldı, düşlerimizi televoleler... İletişim araçları arttı artmasına ama iletişim kurduğumuz kaç kişi var acaba? Ajandamızdaki adresler arttı, yazdığımız mektuplar azaldı. Cep telefonumuza kaydettiğimiz numaralar arttı, konuşmalarımız azaldı. Dostlukları kontur sayılarına bağladık. Ulaşımı kolaylaştıracak vasıtalar arttı. Misafirlikler azaldı. Son gittiğimiz misafirliğin üzerinden veya bize gelen misafirin üzerinden kaç gün geçti? Bütün estetik anlayışımızı tene heba ettik. Estetikle ilgili kurduğumuz tek cümle: "güzele bakmak sevap." Ruh güzelliğini bir tarafa attık. Ruhlarımız curufat içinde yüzüyor. Camiler, mescitler arttı; cemaatler azaldı. Zenginler arttı; hayır hasenat yapanlar azaldı. Okullar arttı; okuyanlar azaldı. Kütüphanelerde kitaplar arttıkça müdavimler azaldı. Kurallar arttı; kurallara uyanlar azaldı. Velhasıl kötülükler arttı; güzellikler azaldı. Yüreğimizin sesini parazitler boğdu. Sesler altmış desibeli geçti. Frekanslar arasında kayboldu yürek sesimiz. Kısacası garip bir hayat yaşıyoruz vesselam. İşin doğrusu garipliğimizin farkında da değiliz. Yoksa ahir zamanda mı yaşıyoruz? Her şey bizim içimizde. Mutluluk da sıkıntı da. Onu ortaya çıkarmak önemli olan!..

7 PANDORANIN KUTUSU Açtırma kutuyu söyletme kötüyü. Bu tabir zaman zaman kullanmakta olduğumuz bir tabir. Bana dokunma yoksa bütün kötülüklerini sayar dökerim anlamında kullanılıyor. Buna benzer bir deyim daha var: Pandora nın kutusu Pandora nın kutusu eski yunan mitolojisiyle alakalı bir efsaneden alınma; bizde sıkça kullanılan bir deyim. Efsane şu: "tanrıların armağanı" anlamına gelen Pandora, ilk kadındır. Prometheus un ateşi çalmasına misilleme olarak Zeus un emriyle yaratılır: Topal tanrı Hephaistos, Aphrodite dan esinlenerek toprağa bir kadın şekli ve sesi verir; Athena Pandora ya çeşitli elişleri vb. öğretir; Aphrodite ise onu çeşitli büyüler ile kuşatır. Son olarak Hermesias Pandora nın içine bir köpek yüreği, tilki huyu koyar ve Pandora Zeus un ona "sakın açma" diyerek verdiği kutusuyla birlikte dünyaya gönderilir. Kutunun içinde bilumum kötülükler, hastalıklar vardır. Merakına yenik düşen Pandora kutuyu açar, yaptığı hatayı fark edince kutuyu hemen kapatır fakat iş işten geçmiştir, bütün kötülükler yeryüzüne dağılmıştır ve umut tek başına, kutunun içinde kapalı kalır... Açtırma kutuyu söyletme kötüyü dediğimizde açılacak kutu bu Pandora nın kutusu mudur bilinmez. Buna yakın manaca aynı şeyi karşılayan bir deyimimiz daha var: Ben senin Cemaziyülevvelini bilirim şeklinde. Cemaziyülevvel bir ay ismi. Osmanlı döneminde kullanılan Arabî aylardan birisi. Anlatıldığına göre iki arkadaş devlet dairesinde çalışıyormuş. Bu arkadaşlardan birisi arşivlenen evrakların konulduğu bez torbalardan birini alarak iç donu yapmış. Bir gün iki arkadaş hamamda yıkanırken birisi diğerinin üzerindeki iç donunun üzerindeki cemaziyülevvel yazısını görmüş. Bu yazının arşiv torbalarında bulunan yazı olduğunu, arkadaşının arşiv torbasından iç donu yaptığını anlamış. Çünkü arşiv torbalarının üzerine ay isimleri yazılarak o aya ait evraklar o torbaya konulurmuş. İlerleyen zamanlarda arkadaşın birisi terfi etmiş değişik makamlara gelmiş. Gelmesine gelmiş ama mesai arkadaşını görmez olmuş. Artık arkadaşını küçümsüyor, ona tepeden bakıyormuş. Bu duruma içerleyen arkadaşı kendisine haber göndermiş ve demiş ki; o kadar büyüklenmesin ben onun cemaziyülevvelini bilirim. Cemaziyülevvelini bilmek deyiminin tarihi arka planını bu şekilde hatırladıktan sonra şunu söyleyelim. Ne kutuyu açalım ve ne de kötüyü söyleyelim. Fakat pınar kadar berrak deyimlerimizden birkaç misal vererek yazımızı bitirelim. Arabayı düze çıkartmak: Sonunda işini kolaylaştırmak Boyunun ölçüsünü almak: Biri tarafından ağzının payı verilmek Çizmeyi aşmak: Haddini bilmemek Dümen suyundan gitmek: Karşısındakinin huyuna göre davranmak Ensesinde boza pişirmek: Çok eziyet çektirmek Feleğin çemberinden geçmiş: Tecrübeli, bilmiş Gemi aslanı: Gösterişli, işe yaramayan adam Habbeyi kubbe yapmak: Önemsiz bir şeyi büyütmek Hangi peygambere ümmet olacağını şaşırmak: Kimin sözünü ve yolunu tutacağını, ne yapacağını şaşırmak İstemem yan cebime koy: Rüşvet konusunda alay yollu söylenir Kınalar yakmak: Çok sevinmek Lügat paralamak: Anlamını bilmediği halde, bilgiç konuşmak Nabzını yoklamak: Karşısındakinin ne düşündüğünü anlamaya çalışmak Paparayı yemek: Paylanmak, azar işitmek Rüzgâr ekip fırtına biçmek: Yapılan kötülüğe karşı daha büyük kötülüğe uğramak Sarı Yahudi: Paraya düşkün kişi Tut kelin perçeminden: Boşuna uğraşma, onda yok anlamında Üvey evlat muamelesi görmek: Ayrı ve hor görülmek Voyvoda kesilmek: Zalim olmak. Yel kayadan ne alır: İmkânsız bir durumu belirtmek için kullanılır. Zevahiri kurtarmak: Bir işi yarım yamalak yapıp eleştiri almamak

8 Bir Şehri Yaşanır Kılmak Bir şehri yaşanır kılan da yaşanmaz kılan da orada yaşayan insanlardır. Doğal güzellikler bir şehirde yaşamak için yeter sebep olamaz. Bir şehrin sakinlerini mutlu eden ya da mutsuz eden coğrafyadan öte aynı ortamı paylaştığı kimselerdir. Çünkü hüzünler dostlarla giderilir, sevinçler dostlarla paylaştıkça çoğalır. İnsan sosyal bir varlıktır. Hiçbir yaratığa verilmeyen konuşmak ve gülmek melekeleriyle donatılmıştır. Bu iki fiil de insanın sosyal olmasıyla ilgilidir. Sosyalleşen insan medenidir de. Medeni insan diğer insanların kendisinden emin oldukları insandır. İstanbul dünyanın en güzel şehirlerinden biridir. Ama orada yaşamak artık tercih edilir bir şey değildir. Çünkü bütün tabii güzelliğine rağmen huzurlu yaşanacak bir şehir olma özelliğini kaybetmiştir. Son zamanlarda artan bombalama olayları, kapkaç olayları, trafik yoğunluğu ve daha başka sebepler o güzelim şehri yaşanmaz hale getirmiştir. Tüm bu olumsuzlukların arkasında insan unsuru vardır. Mekke Rasulullah(sav)ın çok sevdiği bir yerdir. Orada yaşamıştır. Oraya tarif edilemez duygularla bağlıdır. Ancak o mekânı terk etmek zorunda kalmıştır. Hatta Mekke den ayrılırken Kabe ye dönüp: Ey Mekke sen bana sevimlisin ancak senin ehlin beni buradan çıkarmak istiyor diyerek duygularını dile getirmiştir. Tarihin güzel şehirlerinden Bağdat, bu gün bir kaos şehridir. Bağdat sokaklarında huzurlu insanlar, mütebessim çehreler göremezsiniz. Bağdat sakinleri Bağdat tan kaçmanın yolunu aramaktadır. Çünkü insanların bir kısmı Bağdat ı yaşanmaz hale getirmişlerdir. Burada da yine insan unsuru ön plandadır, coğrafya değil. Bütün bu sözlerin üstüne Gümüşhane yaşanabilir bir şehir midir? Bu soruya benim cevabım bütün olumsuzluklara rağmen evet tir. Bu evet cevabının oluşmasını destekleyen birçok sebep vardır tabiî ki Ama bu sebeplerin en başta geleni yine insan unsuruna dayanmaktadır. Ankara da yaşayan bir hemşehrimizle sohbet ederken bana şöyle bir soru sordu: Ankara da yaşamak mı daha iyi Gümüşhane de mi? Ben cevap vermeden kendisi ekledi. Gümüşhane de işten çıkınca en az yirmi kişiye selam verirsin, stres atarsın. Ama bu şehirde böyle bir şey yoktur. Kapı komşunu bile tanımazsın. Hemşehrime hak vermiştim. Çok basit gibi gözüken selamlaşmanın kıymetini insan yaban ellerde, gurbette daha iyi fark ediyor. Gümüşhane ye yolu düşen bir kamyon sürücüsü Fuadiye köprüsünün yanında dükkânların üstünde bulunan plastik boruları görünce merak edip sormuş. Bunlar her zaman böyle açıkta mı durur? Evet, cevabını alınca hayret etmiş. Bizim memlekette olsa sabaha bir tane kalmaz diye söylemiş. Gümüşhane huzurlu iller sıralamasında ilk sıralarda bulunuyor. Bu bizim için övünülecek bir durumdur. Olumsuz yanları olmasına rağmen bu Gümüşhane nin yaşanabilir bir il olduğunu gösteriyor. Ancak Gümüşhane nin kitap okuyan iller sıralamasında listenin sonunda yer aldığını da bilmemiz lazım. Bu bizim için bir utanç vesilesi olmalıdır. Bir şehri yaşanır kılan da yaşanmaz kılan da o şehrin sakinleridir diye yazının başında söylemiştim. Bu bağlamda bu şehri paylaştığımız insanlara çağrımız şu olacaktır. Lütfen uygar bir insan olarak davranışlarımıza dikkat edelim. Bu şehrin medeni ve modern bir şehir olması bize bağlı.

9 DEĞERLERİMİZ VAR MI? Değerden azade siyaset, değerden mahrum ekonomi, değerden yoksun mimari olmaz. Aslında hayat bir değerler bütünüdür. Hayatta yaptığımız her işin bir etik birde estetik tarafı vardır. Her doktrinin kendi kuralları mevcut. Tabii ki, siyasetin, ekonominin, mimarinin ve diğer bütün bilim dallarının kendisine mahsus kuralları, kaideleri olmak zorunda. Her bilimin objektif kıstasları, dikkat edilmesi gereken şartları bulunur. Mesela ekonomide "piyasaya fazla para sürerseniz enflasyon ortaya çıkar" şeklindeki kural gibi yüzlerce kural vardır. Ekonomiyi yönetenlerin bu objektif kurallara uyması başarılı bir ekonomi yönetimi açısından asgari bir şarttır. Ya da bir bina inşa edecekseniz, bunun objektif kaideleri, hesaplamaları vardır. Bir tuvaletin asgari ölçüleri vardır, bir mekânı aydınlatacak pencerenin ölçüleri belirli hesaplara göredir. Bu kuralları gözardı etmek, binanın eksik olmasına sebep olur. Tüm bunlar doğrudur. Ama bir de bu bilimlerin normatif boyutları vardır. Siz sahip olduğunuz dünya görüşüyle, ideolojiyle, dini veya kültürel anlayışla belli bir ekonomi politiğine, mimari tarza sahip olabilirsiniz. Bu sizin kültürünüzü oluşturacak argümandır. Mesela misafir odası bizim kültürümüze ait bir şeydir. Bina yapmanın mimari kuralları dışında böyle bir plan oluşturmamız var olan kuralları kültürümüze göre şekillendirmemiz demektir. Kendi değer yargılarınız, hassasiyetleriniz, ahlaki ölçüleriniz ve ideallerinizle şekillendirdiğiniz yaklaşımlarınız vardır ki, bunlar işin normatif kısmını oluşturur. Günümüzde unutulan harem, selamlık buna misal olarak verilebilir. Sadece ekonominin, siyasetin veya mimarinin matematiğiyle hareket ederseniz ortaya sığ, kuru ve ruhsuz bir eser çıkar. Sizin kültürünüzle, medeniyetinizle, ideolojik önceliklerinizle şekillendiremediğiniz durumlarda ortaya sizin karakterinizi yansıtmayan mahsuller çıkar ki bu yapılar ruhtan, estetikten oldukça uzak kalır. Daha doğrusu sizin kültürünüzün bir parçası olmaktan fersah fersah ötede kalır. Benim burada vurgulamak istediğim, genel-geçer bilimsel kurallar ile kişinin tarihi birikimiyle getirdiği kültürel, manevi, fikri yaklaşımların harmanlanmasıdır. Bütün bu ekollerin bağımsız olarak ele alınması; kültürden, ahlaktan ve inançtan uzak tutulması, günümüzde yaşanılan birçok olumsuzluğun ana kaynağıdır. Günümüzde sanat, bilim ve ahlak arasında kopan bağların yeniden kurulabilmesi bize özgü olanın ortaya çıkmasına sebep olacaktır. Böylece kültürümüzü sergileyecek mimari tarzın ortaya çıkması mümkün olur.

Tüm IlnKI-'En ~ TÜM BANKA VE SiGORTA ÇALıŞANLARı SENDiKASı KES K. TOM BANKA VE SIGORTA ÇALıŞANLARı. AYlıK HABER BÜLTENi ÖZEL SAYı HAZiRAN 1997

Tüm IlnKI-'En ~ TÜM BANKA VE SiGORTA ÇALıŞANLARı SENDiKASı KES K. TOM BANKA VE SIGORTA ÇALıŞANLARı. AYlıK HABER BÜLTENi ÖZEL SAYı HAZiRAN 1997 Tüm IlnKI-'En ~ TÜM BANKA VE SiGORTA ÇALıŞANLARı SENDiKASı KES K -izm-jr C-a-d-. y,-ap-r-ak-a-pt-. 2-4-/1-2 -li-ef&-f-a-x;-o(-3-12-) 4-1-7-2S-4-0-K-ız-ı'-ay--A-N-K-AR-A ~, TOM BANKA VE SIGORTA ÇALıŞANLARı

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

ISTE BIZ BÖYLE ANLAMISIZ ASLINDA BIZI SEVENLERLE DEGIL, BIZIM SEVDIGIMIZ March 2014 (5)

ISTE BIZ BÖYLE ANLAMISIZ ASLINDA BIZI SEVENLERLE DEGIL, BIZIM SEVDIGIMIZ March 2014 (5) http://modernmaco.com/ Tuesday 21st of October 214 2:2:4 AM Olanlara Kayıtsız MODERNMAÇO Kalamazdım. MODERNMAÇO KIMDIR? KATEGORILER VIDEOLAR ÖNCEKI YAZILAR Iste biz böyle anlamısız aslında bizi sevenlerle

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 21 Ekim 2005 A company of ( Kadınlar dan hatırlatma) Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 14 Haziran 2005, Salı A company of Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef kitleyi geleneksel

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

İLETİŞİM TEKNİKLERİ UYGULAMALARI

İLETİŞİM TEKNİKLERİ UYGULAMALARI İLETİŞİM TEKNİKLERİ UYGULAMALARI Ne söylediğinizi önce siz anlayın, Ne istediğinizi bilin, İletişim kurduğunuz kişi yada kişilerin durumunu iyi gözlemleyin, uygun olunmayan bir zamanda iletişim kurmaya

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ Adı, soyadı... : Sınıfı... : Tarih :.../.../2015 YÖNERGE: Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse sağdaki boşluğa " doğru " anlamına gelen D harfinin altına

Detaylı

Evliliğin Yazısız Kuralları!..

Evliliğin Yazısız Kuralları!.. On5yirmi5.com Evliliğin Yazısız Kuralları!.. Evlilik insan hayatının en önemli dönüm noktası. Peki iyi günde kötü günde evlilik nasıl olmalı? Aklınızdaki bütün sorulara bu röportaj cevap verecek!.. Yayın

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip

Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip olmaktadır. Ev sahibi olmak herkesin temel rüyalarından bir tanesidir.

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı Bu el kitabı, 2015 yılı Kızılay Haftası okul etkinlikleri için Türk Kızılayı şube, bölge ve yerel merkezlerine hazırlanmıştır. İlköğretim 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanan sunumun

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

LİSE REHBERLİK SERVİSİ

LİSE REHBERLİK SERVİSİ LİSE REHBERLİK SERVİSİ Verimli Ders Çalışma Ders çalışma konusunda bir çoğunuz da çeşitli şikayetler vardır. Bir kısmınız ders çalışmaya başlamakta güçlük çekerken Bir kısmınız çalışma esnasında derse

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

'Yaşam, seçimler üzerine kurulu'

'Yaşam, seçimler üzerine kurulu' 'Yaşam, seçimler üzerine kurulu' Yeni yıl için yeni kararlar almak, yeni seçimler yapmak zorunda olanlar, Prof. Dr. Kemal Sayar'ın önerilerini okumadan adım atmasın. Psikiyatr olan Prof. Dr. Kemal Sayar

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

TÜRKÇE. NOT: 1. 2. 3. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır?

TÜRKÇE. NOT: 1. 2. 3. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır? TÜRKÇE Hiçbir zaman elinde sapan olan bir arkadaşım olmadı. Daha doğrusu, öyleleri ile arkadaşlık yapmadım. Çünkü minicik bir kuşun canına kıyarken acıma duygusu olmayan kişi, zor duruma düşene elini uzatmaz.

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr?

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG & YGS- LYS Dedikleri Bu seminerimizle TEOG & YGS- LYS sisteminde yapılan son değişiklikleri sizlere aktarıyoruz. Örneğin, A) Sınava toplam kaç başvurunun olduğu,

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Sevgili Kişisel gelişim Yolcusu,

Sevgili Kişisel gelişim Yolcusu, Sevgili Kişisel gelişim Yolcusu, İnsanın kendisini geliştirmesi için önce kendisine, sonra Kişisel gelişim Yolculuğunda kendisine yardım edecek insanlara güvenmesi gerekir. Bu güven olmayınca yani, insanın

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

www.rehberlikservisi.org

www.rehberlikservisi.org www.rehberlikservisi.org 1 BAŞLARKEN Çocuklarımız bizim için ne kadar önemli? TEOG öncesinde onlar için neler yapıyoruz? Gelecekleri için planlarınız var mı? Çocuklarınızı yeterince anlıyor musunuz? Neden

Detaylı

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Büskivili pasta yapıyoruz.

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Büskivili pasta yapıyoruz. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı Mutfak Etkinliği Sohbetler Yaşayan değerlerimizden Doğruluk ile ilgili sohbet ediyorum. Sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız konulu sohbet

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı

Barınak Gönüllüleri ve Hayvanlara Yaşam Hakkı Derneği 498 - Tavşan 500 - Harry

Barınak Gönüllüleri ve Hayvanlara Yaşam Hakkı Derneği 498 - Tavşan 500 - Harry 498 - Tavşan Kemerburgaz'da yeşillikler içindeki evlerin bahçelerinde bakılan şanslı kedilerden değilim ben. İsmimin 'Tavşan' olma sebebi de bu aslında! Trafik kazası geçirip de iç kanama ve kısmi felç

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz. UYGULAMA REHBERI Yeryüzünde Çocuklar Okul Öncesi ve İlkokul 1. Sınıf Malzemeler Yerküre, çocuk fotoğrafları Zihinsel Hazırlık Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU BULUTLAR SINIFI EYLÜL AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU BULUTLAR SINIFI EYLÜL AYI KAVRAM VE ŞARKILAR YAŞASIN OKULUMUZ Daha dün annemizin kollarında yaşarken Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken Şimdi okullu olduk Sınıfları doldurduk Sevinçliyiz hepimiz yaşasın okulumuz. ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun.

Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun. Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun. Nasıl Çalışır? Herhangi bir yere giderken yolda acıktınız ve yemek yemeniz gerekiyor. Yemek bütçenizi 20 TL olarak belirlediniz ancak

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENĐ LĐSESĐ R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 2010 2011 Kız olursa Sarin, erkek olursa Masis Erkek olursa doktor, kız olursa öğretmen KENDĐNĐ TANIMA VE MESLEK SEÇĐMĐ Sevgili veliler,

Detaylı

S. 115 ARTI YÖN. Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel. Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum

S. 115 ARTI YÖN. Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel. Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum ARTI YÖN ARTI YÖN Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum Hadan Türkal: Hayat adına kimse vazgeçmemeli S. 115 BAŞARI ENGEL TANIMAZ!

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin

Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin S eks, yemek ve oyun doğal zevklerdendir. Her memeli hayvan hoşlanır bunlardan. İlk ikisi konumuz dışında. Üçüncüsünü konu edeceğiz. 1. İlk oyunumuz şöyle: Aşağıdaki dört

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı