EDİTÖR. Sevgili okurlar;

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EDİTÖR. Sevgili okurlar;"

Transkript

1 EDİTÖR Sevgili okurlar; Kültür turizmi, bu derginin ana konusunu oluşturuyor. Türkiye coğrafi konumu ve yapısı gereği doğal varlıklar açısından zengindir. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Türkiye de son yıllarda her ilin sahip olduğu değerleri tanıtmak amacıyla yapılan çalışmalar da sektöre verilen önemin bir göstergesidir. Turizm açısından dünya lideri ülkeler de sahip oldukları kent markalarıyla daha fazla turist ve yatırım çekmektedirler. Ülkemizde eskiden deniz-kum-güneş anlayışından ibaret olan turizm faaliyetleri, bugün dört mevsim on iki ay anlayışı ile farklı bir açılım kazanmış ve hizmet alanı genişlemiştir. Akarsu, av, golf, inanç, kongre, mağara, sağlık, yat, yayla, kış sporları, hava sporları turizmi gibi alanlar açılmış, dağcılık, İpek Yolu, kuş gözlemciliği, termal turizm, su altı dalış gibi hizmet çeşitlendirmeleriyle zengin bir yapıya kavuşmuştur. Ülkemizi, sahip olduğu varlıkları ile 2012 yılında yaklaşık 32 milyon kişi ziyaret etmiştir. Bu sayının artması için tanıtım faaliyetlerine devam edilmelidir. İnşaat Sanayi ne valilerimiz bu yönde yaptıkları çalışmaları anlattılar. Dergimiz için çalışırken gördük ki her ilde farklı bir şenlik var. Sizlere ancak birkaç örnek verebildik. Sayfalarımız, ülkemizin güzelliklerini anlatmaya yetmedi. 29 yıl süren geleneğin 166 sı Limak İnşaat AŞ ev sahipliğinde gerçekleşti. Geleneksel Toplantımızın Onur Konuğu olarak Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecimiz Sayın Egemen Bağış katıldı. Halatın kıvrımları ile gelen sanat, Ahmet Yeşil, İnşaat Sanayi okurlarına yaşamak için sanata adanmış öyküsünü anlattı. Yazın renklerine uygun bir dergi ile karşısındayız, bir sonraki dergimize ise çalışma hayatı ile devam edeceğiz. Sağlıcakla kalınız...

2 İÇİNDEKİLER Türkiye; Medeniyetlerin Buluştuğu Ülke 10 Tarihin, lezzetin, termalin ve mermerciliğin başkenti Afyon İrfan BALKANLIOĞLU, Afyon Valisi 14 Efsanevi ve kutsal Ağrı Dağı Dr. Mehmet Tekinarslan, Ağrı Valisi 18 Turizm Markası: Bartın Irmağı Ali ÇINAR, Bartın Valisi 20 Bursa 2023 te Türkiye'nin, küresel marka kentler liginin en önemli aktörü olacak Şahabettin HARPUT, Bursa Valisi 24 Tarihe Gülümseyen Mersin Hasan Basri GÜZELOĞLU, Mersin Valisi 28 Ordu; renklerin buluştuğu il Kenan ÇİFTÇİ, Ordu Valisi 32 Samsun cazibe noktası haline geldi Hüseyin AKSOY, Samsun Valisi 34 Tokat ta mimari, bir medeniyet senfonisidir Mustafa TAŞKESEN, Tokat Valisi 38 Kültür ve sanatıyla zengin kenti Trabzon Recep KIZILCIK, Trabzon Valisi 40 Akdamar Kilisesi, inanç turizminin odağı oldu Münir KARALOĞLU, Van Valisi 42 Rize bir yaylalar cennetidir 46 Turizm, iki kıta bir şehir İrfan GÜRPINAR, Turizm Eski Bakanı 48 Ankara da turizm potansiyeli kalkınma projeleri ile hayata geçiriliyor 50 Profesyonel turizm için bütüncül destinasyon planlaması şarttır Dr. Fatih AKBULUT, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri 54 Marka şehir olgusu turizm için kaçınılmaz Yusuf ESGİN, Güney Ege Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Vekili 58 Yaşanabilir ve yaşam kalitesini sürekli yükselten kent: İstanbul Doç. Dr. Abdülmecit KARATAŞ, İstanbul Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kentsel pazarlama bir uzmanlık dalı oldu Doç. Dr. Ergüder CAN, İzmir Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri 66 Trakya yı destinasyonlar arasında çıkarmayı hedefliyoruz Gökay ÜSTÜN, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri 70 Bölge turizminin potansiyeline ivme katıyoruz N. Bahadır ŞANVER, Zafer Kalkınma Ajansı Tanıtım ve Koordinasyon Birimi Başkanı

3 74 Gülermak AŞ Polonya da Türkiye yi tanıtıyor 76 Gülsan, Harput da bir kültür mirasını tarihe kazandırdı Görkem Gül Duman, Gülsan İnşaat Sanayi Turizm Nakliyat ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi 78 Güvensoy İnşaat AŞ den Beyaz-sakin-dingin-sıcak: KAR S OTEL Gültekin GÜVENSOY Güvensoy İnşaat ve Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yenigün AŞ Nehroz Kasrı'nın kapılarını ziyaretçilerine açtı Mithat YENİGÜN, Yenigün İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı 6 82 İstanbul İKSV ile kültür ve sanat dolu günler geçiriyor Bülent ECZACIBAŞI, İKSV Başkanı 86 D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali 108 Hukuk 22 Haziran 2013 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6325 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk yasası Ali Rıza YÜCEL, İnşaat Mühendisi- Hukukçu 90 AB Proje 92 Toplantı 114 İGY'den 120 Kültür/Sanat 124 Etkinlik 126 Haberler 131 Yeni Yayınlar 133 Summary İNTES İşveren Sendikası Adına Sahibi M. Şükrü KOÇOĞLU Sorumlu Müdür H. Necati ERSOY Yayına Hazırlayanlar Ercan DEVA Demet SOMUNOĞLU Yönetim Yeri 4. Cadde 719. Sokak No: 3 Yıldız / Çankaya-Ankara Tel: (pbx) Faks: [email protected] "İnşaat Sanayii Dergisi 556 Sayılı KHK Uyarınca Türk Patent Enstitüsü Tarafından Tescile Bağlanmıştır" İNTES Kuruluş Tarihi 5 Şubat 1964 Sendikamız Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu üyesidir. İnşaat Sanayii Dergisi Ocak-Şubat 2004 tarihinden itibaren hakemli dergidir. İNTES İnşaat Sanayii Dergisi'nin adı da dâhil olmak üzere tamamı üzerindeki telif hakları İNTES'e aittir. Dergide yayınlanan yazılar yazarlarının kişisel görüşü olup hiçbir şekilde İNTES tüzel kişiliğinin görüşü olarak mütalaa edilemez. Dergide yayınlanan yazıların her hakkı saklı olup, İNTES'ten yazılı izin alınarak ve kaynak gösterilmek suretiyle kullanılabilir. ISSN: Yayın Türü Yerel Süreli Yayın Ücretsizdir İki ayda bir yayımlanır, abonelerine ücretsiz olarak gönderilir. Yapım Tokdemir Ajans Prodüksiyon-Organizasyon-Yayıncılık Ltd. Şti Turan Güneş Bulvarı 4. Cad Sok. No: 1/3 Yıldız / Çankaya-Ankara Tel: Faks: [email protected] Basım Dumat Ofset Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. Bahçekapı Mah Sk. No: 6 Şaşmaz / Ankara Tel: Faks: Basım Tarihi ve Yeri XX XX 2013 / ANKARA

4 BAŞYAZI M. Şükrü KOÇOĞLU Yönetim Kurulu Başkanı Açık hava müzesi Türkiye Asya ile Avrupa arasında bir köprü olan ve tarih boyunca önemli uygarlıklara da ev sahipliği yapan bu topraklar, zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Efes Harabeleri, Akdamar Kilisesi, Zeugma Antik Kenti ve Ayasofya gibi birçok eser bize dünya mirası emanetidir. Türkiyemiz uygarlıklara ev sahipliği yapan bir Açık Hava Müzesi dir. Türkiye doğal güzellikleri, sahilleri ve güneşi kadar kültürel ve tarihi zenginlikleriyle de ön plana çıkmalıdır. Bunun için turizm sektöründe tarihi ve kültürel değerlerimizi de içine alan yeni bir yol haritası çizilmesi gerektiğine inanıyoruz. Öncelikle turizm sektörünün tüm aktörleri, kamu, özel sektör, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmeleri ile yeni bir turizm stratejisi oluşturmalarının gerekliliğine inanıyoruz. Bugün dünya genelinde UNESCO nun Dünya Miras Listesi ne kayıtlı 936 kültürel ve doğal varlık bulunuyor. Medeniyetler beşiği dediğimiz Anadolu nun Dünya Miras Listesi nde sadece 11 varlığı ile yer alması oldukça düşündürücüdür. Bunlar tarihi yarımada olarak bilinen İstanbul un tarihi alanları, Safranbolu, Hattuşaş, Nemrut Dağı, Xanthos-Letoon, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Truva Antik Kenti, Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi, Çatalhöyük Neolitik Kenti, Pamukkale-Hierapolis, Göreme Milli Parkı ve Kapadokya dır. Dünya Miras Listesi'ne girmeyi bekleyen 37 varlığımız daha vardır. Dünyadaki en önemli uygarlıklara tanıklık etmesi nedeniyle en fazla kültürel mirasa sahip Anadolumuzda yer alan bu zenginliklerin de bir an önce Dünya Miras Listesi ne alınması yönündeki çabaları gönülden desteklemeliyiz. Turizm yolu, barış ve kalkınma yoludur. Küreselleşen dünyada kültürel mirasların korunup, paylaşılması dünya barışına katkı sağlayacak en önemli olgulardan biri olarak kabul ediliyor. Bu açıdan da değerlendirdiğimizde Kültürel ve tarihi mirasımıza sahip çıkarak, bu değerlerimizin ulusal ve uluslararası arenada marka haline getirilmesi ve etkin şekilde tanıtılması önemlidir. Türkiyemiz, bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen, evrensel değerlere sahip çok sayıda kültürel ve doğal zenginliği olan şanslı bir ülke. Bizlere düşen öncelikli görev; bu varlıkların yok olmasına engel olmak, bunları koruyarak dünya çapında tanıtmaktır. Unutmamalıyız ki; bugün bu topraklarda yaşayan bizler, bu zenginlikleri geçmişten miras olarak değil, gelecekten emanet olarak aldık. Bu emanete sahip çıkmak ve yaşatmak hepimizin görevidir.

5

6 DOSYA Türkiye; medeniyetlerin buluştuğu ülke Turizm konusunda Türkiye, sahip olduğu varlıkları uluslararası düzeyde çeşitlendirerek her geçen gün konumunu güçlendiriyor. Yıllardır deniz, güneş, kum sloganını ve tarihi zenginliklerini ön plana çıkaran bir strateji izleyen Türkiye nin, kültür turizmi alanında da çok daha güçlü ve etkin bir konuma geleceğine inanıyoruz. Bu düşünceden yola çıkarak dergimizin dosya konusunu kültür turizmi olarak belirledik. Türkiye de yabancı ülke turistlerinin dini açıdan kutsal olarak gördükleri çok farklı yöreler bulunuyor. Bu yöreler arasında bazıları özellikle Hıristiyan âleminin ilgi odağı haline gelmiş durumda. Ege de Meryem Ana, Antalya nın Demre ilçesinde Aziz Nicholas Kilisesi, Kars ta Ani Harabeleri ve İstanbul da Ayasofya dikkat çeken birkaç önemli mekân Diyarbakır da ve Mardin de de yabancı turistlerin ilgi odağı olan kutsal mekânlar bulunuyor. Türkiye de yaşayan ve İslam kültürünü yansıtan önemli yerler arasında öncelikle Peygamberler diyarı Urfa dikkati çekiyor. Konya da Mevlana hem yerli hem yabancı turistlerin ilgi odağı olma konumunu koruyor. Erzurum ve Sivas ta Çifte Minareler, yine Erzurum da Yakutiye Medresesi, Sivas ta koruma altına alınan İlçe Camisi, Bitlis te Ahlat İslam Mezarlığı, Siirt Tillo da İbrahim Hakkı hazretlerinin mezarı, İstanbul da ise Yuşa Peygamber in 6

7 mezarı ve Eyüp Sultan, Müslümanların sık sık uğradıkları yerler arasında sayılıyor. Anadolu kültürünün ürünü olan Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre ve Akşehirli Nasrettin Hoca sadece yerli değil, yabancı turistlerin de büyük ilgisini çekiyor. Türkiye, antik yerler açısından da son derece zengin. Antik yerleri yazıya dökmeye kalkarsak kelimeler yetersiz kalabilir. Ama dünyadan her yıl milyonlarca kişinin ziyaret ettiği iki örnekle yetinelim: Efes Harabeleri ve Side deki Antik Tiyatro. Doğa açısından çok çarpıcı mekânlar da mevcut. Denizli de Pamukkale, Tokat ta Ballıca Mağarası, Manyas Kuş Cenneti, tatlı su ile deniz suyunun karıştığı, deniz kaplumbağaları dikkate alarak sivrisineklerin öldürülmediği Köyceğiz iki güzel örnek oluşturuyor. İstanbul un güzelliklerine anlamlı bir ayrıntı katan Kız Kulesi de derin kültürün çok çarpıcı bir örneğini sergiliyor. Türkiye nin modern kültür anlayışına örnek gösterilebilecek mekânları da var. Bu mekânlara ülkemizin dört bir tarafında rastlamak mümkün. Yabancıların ilgi alanları arasında müzelerin yeri ayrı. İstanbul da Topkapı yı gezen bir turist Osmanlı kültürünün boyutlarını görünce çok şaşırabilir. Ankara da Anıtkabir in müzesinde ise Kurtuluş Savaşı nın izlerini yaşamak mümkün. Ankara Etnografya Müzesi nde ise Anadolu kültürünün derinliğini görebilirsiniz. Çanakkale topraklarındaki anıt mezarlar ise insan ruhunun en derinliklerine inerek ve I. Dünya Savaşı nda yaşananları yansıtarak tarihe ders verircesine dimdik ayakta duruyor. Türkiye eserleri ile Dünya Miras Listesi nde de ülkemizi temsil ediyor. Dünya Miras Listesi; UNESCO nun koruma ve kültürel miras hakkındaki bilinçlenme çabalarını destekleyen en etkin aracıdır. UNESCO Dünya Mirası Listesi nde herhangi bir kültürel varlığının yer almasını isteyen ülkelerin öncelikle Birleşmiş Milletler in 1972 tarihli Dünya Kültür ve Doğal Miraslarının Korunmasına Yönelik Sözleşme sini imzalamış olması gerekmektedir. Amaç, bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal varlıkları dünyaya tanıtmak, toplumda söz konusu evrensel mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak ve çeşitli sebeplerle bozulan, yok olan kültürel ve doğal değerlerin yaşatılması için gerekli iş birliğini sağlamaktır. Uluslararası önem taşıyan ve bu nedenle takdire ve korunmaya değer doğal oluşumlara, anıtlara ve sitlere dünya mirası statüsü tanınmaktadır. Sözleşmeyi kabul eden üye devletlerin UNESCO ya başvurusuyla başlayan ve Uluslararası Anıtlar 7

8 ve Sitler Konseyi (ICOMOS) ve Uluslararası Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) uzmanlarının, başvuruları değerlendirmesi sonunda tamamlanan bir işlem dizisinden sonra aday varlıklar, Dünya Miras Komitesi nin kararı doğrultusunda bu statüyü kazanmaktadır. Dünya Miras Komitesi tarafından korunan varlıklar Dünya Miras Listesi amblemi ile gösterilmektedir. Belçikalı sanatçı Michel Olyff tarafından yapılan bu amblem, 1998 den beri resmi olarak kullanılmaktadır. Amblemde ortadaki kare, insan yeteneklerinin ve hayal gücünün sonuçlarını, onu çevreleyen daire ise doğanın sunduklarını simgeler. Amblemin yuvarlak oluşu, dünya mirasının küresel olarak korunmasını ifade etmektedir. Amblemin çevresinde İngilizce, Fransızca ve İspanyolca dillerinde dünya mirasları yazmaktadır. Dünya Mirasları Listesi ne girmek için: İnsan zekâsının yaratıcılığını gösteren eserler olması, İnsani değerlerin önemini göstermek için belirli bir zaman aralığında belirli bir bölgedeki sosyokültürel yapının güçlenmesini desteklemesi ve anıtsal sanatlar kapsamında yer alması, 8 Yaşayan ya da yok olmuş bir uygarlığı temsil etmesi, Bilinen insanlık tarihinin bir ya da daha fazla dönemini temsil etmesi, İlgili toplumun sahip olduğu mimari ve peyzaj yeteneğini göstermesi, En azından bir kültürü ve gelenek yapısını betimlemesi, Evrensel önem taşıyan kültürel, dini ya da fikre dayalı bir eser olması, gerekmektedir. Dünya genelinde UNESCO Dünya Miras Listesi ne kayıtlı 962 kültürel ve doğal varlık bulunmaktadır. Bunların 745 tanesi kültürel, 188 tanesi doğal, 29 tanesi ise karma yani kültürel/doğal varlıktır. Yılda bir defa toplanan Dünya Miras Komitesi toplantıları ile listeye yeni varlıklar eklenebilmektedir. Komite, Dünya Mirası Konvansiyonu na imza atmış ülkelerden 21 tanesinin iki senede bir yapılan seçimlerle belirlenmiş temsilcilerinden oluşmaktadır. Komitenin yıllık toplantısı, o dönem komite üyesi olan ülkelerden birinde yapılır. Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, İtalya, Meksika, Rusya, İspanya, İngiltere, Amerika Dünya Miras Listesi nde en çok varlığa sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Liste, ilk kez 1978 yılında 8 kültürel, 4 doğal ve 1 de karma olmak üzere toplam 13 varlığın Dünya Mirası olduğu kabulü ile hayat bulmuştur. Almanya daki Aachen Cathedral i, Polonya daki Krakow Tarih Merkezi, Ekvator daki Simen Doğal Park ve tarihi Galapagos Adaları ve Tarihi Quito Şehri, Kanada daki Nahanni Ulusal Park listeye ilk giren varlıklar arasındadır. Ülkemizde ise 11 varlığın Dünya Kültür Mirası olduğu kabul edilmektedir. Listeye ilk girenler Nevşehir deki Kapadokya ve Göreme Milli Parkı, İstanbul un tarihi alanları, Sivas taki Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası dır. Listedeki diğer varlıklar ise şöyledir: Hattuşaş (Boğazköy)-Hitit Başkenti (Çorum): 1986 Nemrut Dağı (Adıyaman-Kahta): 1987 Xanthos-Letoon (Antalya- Muğla): 1988 Safranbolu Şehri (Karabük): 1994 Truva Antik Kenti (Çanakkale): 1998 Pamukkale-Hierapolis (Denizli): 1998 Edirne Selimiye Camisi ve Külliyesi (Edirne): 2011 Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya): 2012 UNESCO Dünya Miras Merkezi ne iletilen geçici listeye giren varlıklarımız ise 2000, 2009, 2011 ve 2012 yıllarında güncellenmiş olup, bu listede 2 karma (kültürel/ doğal) ve 35 kültürel olmak üzere toplam 37 varlık bulunmaktadır. Geçici Liste (alfabetik sıralanmıştır) Afrodisias Antik Kenti (Aydın) Ahlât Eski Yerleşimi ve Mezar Taşları (Bitlis) Aizanoi Antik Kenti (Kütahya) Alahan Manastırı (Mersin) Alanya (Antalya) Ani Tarihi Kenti (Kars) Beçin Ortaçağ Kenti (Muğla) Bergama (İzmir)

9 Beyşehir, Eşrefoğlu Camisi (Konya) Birgi Tarihi Kenti (İzmir) Bursa ve Cumalıkızık Erken Osmanlı Kentsel ve Kırsal Yerleşimleri (Bursa) Diyarbakır Kalesi ve Surları (Diyarbakır) Efes (İzmir) Gordion Antik Kent (Ankara) Göbeklitepe Arkeolojik Alanı (Şanlıurfa) Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi (Nevşehir) Harran ve Şanlıurfa Yerleşimleri (Şanlıurfa) Hatay, St. Pierre Kilisesi (Hatay) Hecatomnus Mozelesi ve Kutsal Alanı (Muğla) İshak Paşa Sarayı (Ağrı) Karain Mağarası (Antalya) Konya Selçuklu Başkenti (Konya) Likya Uygarlığı Antik Kentleri (Antalya ve Muğla) Mamure Kalesi (Mersin) Mardin Kültürel Peyzaj Alanı (Mardin) Odun Pazarı Tarihi Kent Merkezi (Eskişehir) Perge Antik Kenti (Antalya) Tarihi Anıtlar (Niğde) Sagalassos Antik Kenti (Burdur) Selçuklu Kervansarayları Denizli- Doğubayazıt Güzergâhı St. Nicholas Kilisesi (Antalya) St. Paul Kilisesi, St. Paul Kuyusu ve Çevresi (Mersin) Sümela Manastırı (Trabzon) Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesi (Gaziantep) Zeugma Arkeolojik Alanı (Gaziantep) Kültürel olarak, Güllük Dağı-Termessos Milli Parkı (Antalya) Kekova (Antalya) Ülkemizin turizm hazineleri elbette bu listeler ile sınırlı değildir. Çünkü medeniyetlerin buluşma noktası Anadolu köklü bir tarihe sahiptir. Örneğin Anadolu, yerel festivaller ve folklor kültürü açısından da son derece zengindir. Anadolu nun farklı yörelerinde kurulu folklor kulüplerinin tüm dünyada büyük ilgi gördüğü biliniyor. Folklor etkinliklerinde ekiplerimiz dünyada başarılı dereceler elde ediyorlar, ülkemizi gururlandırıyorlar, kültür mozaiğimizi yansıtıyorlar. Ayrıca sanatçılarımız, kültür elçileri olarak dünyanın dört bir tarafında tanınan saygın şahsiyetler olarak dikkatleri çekiyor. Kültür turizmi konusunda ülke olarak çok iyi bir tanıtım ve propaganda yapmalıyız. Kültür turizmi ile ilgili zenginliğe ek değerler katmak, bazılarını uluslararası boyuta taşımak için iletişim de son derece önemlidir. Bu konuda ülkenin çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren kalkınma ajansları turizm sektörüne katkı veriyorlar. Turizm yatırımları ile bölgenin kalkınma dinamiklerini harekete geçiriyorlar. Ülkenin birçok yöresinde kimi ulusal kimisi ise uluslararası boyuta ulaşmış yayla şenlikleri ile yayla turizmi yapılıyor. Farklı konularda düzenlenen festivallere her gün yenileri ekleniyor. Dergimizin sorularını yanıtlayan Afyon, Rize, Trabzon, Mersin, Ağrı, Van, Tokat, Samsun, Bursa, Ordu, Bartın Valilerimiz kültür turizmine verdikleri önemi gösterdiler. Didim de Yat Limanı D-Marin in uzun yıllardır düzenlediği Klasik Müzik Konserleri, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı nın İstanbul Uluslararası Film Festivali de kültür turizminin önemli etkinlikleri olarak dergimizde yer aldılar. İNTES üyesi firmalar da ülkenin farklı yerlerinde kültür turizmini destekleyecek projelere katılıyorlar. Üyelerimizin kültür alanında sosyal sorumluluk projelerine verdikleri katkılara dair birkaç örnek sunduk. Turizm eski Bakanı İrfan Gürpınar da kültür turizmi konusunda görüş ve önerilerini dergimizle paylaştı. Sonuç olarak kültür turizmi, Türkiye nin özellikle yabancı turistler açısından çok daha fazla önem vermesi gereken bir ağırlık taşıyor. Amacımız, bu konuyu kamuoyunun gündemine getirerek farkındalık yaratabilmek. Kültür turizminin tanıtımı, yatırım değerinin iyi anlaşılması ve uluslararası alanda konumunun güçlenmesi için tüm sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere devlete, özel sektöre ve bireylere sorumluluklar düşüyor. Birçok ülkede 100 yıllık binalar yabancı turistlere tarihi bina olarak sunuluyor. Örneğin Beyazıt Camisi nin Amerika keşfedilmeden inşa edildiğini biliyoruz. Anadolumuzun tarih ve kültür zenginliği ile yarışacak bir ülke yoktur. Topraklarımızda medeniyetler binlerce yıl üst üste yaşamışlardır. Sahip olduğumuz bu değerleri tanıtabilmek için tarih ve kültür zenginliğimize sahip çıkıp, bunun uluslararası düzeyde tanıtımına odaklanalım. Bu zenginliğin farkında olalım... Yaz aylarında sizi renkli sayfalarımızın içinde bir gezintiye davet ediyoruz. 9

10 DOSYA İrfan BALKANLIOĞLU Afyon Valisi Tarihin, lezzetin, termalin ve mermerciliğin başkenti Afyon Afyonkarahisar bugün dünyada sahip olduğu mermer zenginliği ile tanınmaktadır. Türkiye nin önemli mermer üretim merkezlerinden biri olan kentimizde 9-11 Mayıs tarihlerinde Mermer Makine Teknolojileri Sarf Malzemeleri ve İş Makineleri İhtisas Festivali düzenlenmiştir. Türkiye de ilk defa düzenlenen bu festival, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve ilgili paydaşların desteği altında gerek ilimizden gerekse de diğer illerden yoğun katılımla gerçekleştirilmiştir. Festival 3 bin 500 metrekaresi kapalı alan, 12 bin 500 metrekaresi açık alan olmak üzere 16 bin metrekarelik bir alanda 57 firmanın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Binlerce yıldır sahip olduğu mermer ocakları ile dünya çapında birçok mimariye katkı sağlamış olan kentimizde düzenlenen bu festival ile mermere hayat veren üretim 10

11 teknolojileri Afyonkarahisar ın ev sahipliğinde meraklılarıyla buluşturulmuştur. Bu festival, makine teknolojileri ve sarf malzemeleri üreticileri ile doğal taş sektörünün atölye, ocak ve fabrika gibi uygulamacısı olan sanayicileri buluşturmuş, aynı zamanda mermerde dünyada hatırı sayılır bir yere sahip olan Afyonkarahisar ı da dünyaya tanıtmıştır. Festival olarak başlayan bu organizasyonun, kısa zamanda uluslararası bir fuara dönüşmesi dileğimiz ve hedefimizdir. Düzenlenen festivalin mermer işletmecilerine sektördeki teknolojik yenilikleri takip etme konusunda büyük katkılar vereceği kuşkusuzdur. İhracatın yüzde 23 ü maden sektöründen Afyonkarahisar, maden sektöründe en fazla ihracat yapan İstanbul, Afyonkarahisar tarihin, lezzetin ve termalin de başkentidir. Ankara ve İzmir den sonra dördüncü sıradadır. İl olarak gerçekleştirdiğimiz ihracatın yaklaşık yüzde 23 ü maden sektörüne dayalıdır. Afyonkarahisar mermerciliği 3 bin yıl öncesine dayanmakta olup, özellikle İscehisar bölgesi Roma döneminden bu yana tanınmaktadır. İscehisar bölgesinin bu potansiyeli, sektörde 1980 li yıllarda başlayan gelişmeyle birlikte Türkiye yi dünyaya tanıtır hale gelmiştir li yıllarda tüm iş makinelerini İtalya gibi ülkelerden satın alan iş adamlarımız, zamanla bu makineleri kendileri üretme seviyesine gelmiş, günümüzde ise kendileri üretir olmuşlardır. Birçok firmamız ise artık ürettiği bu makineleri dünyaya satarak ülkemizi ve ilimizi mermerin yanında önemli bir sektörel iş makinesi ihracatçısı konumuna getirmiştir. Mermerciliğin başkenti olarak kabul edilen ilimizde böyle bir festivalin yapılması bu sektöre büyük bir fayda sağlamıştır. Bu faydanın daha üst seviyelere çıkarılması için ise, festivalin periyodik olarak yapılan bir uluslararası fuara dönüşmesi şarttır ve bu hedefe yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Nasıl ki iyi bir futbol takımı kendisini stadyumda, iyi bir güreşçi de minderde takdim ediyorsa, iyi ürünler de fuarlarda takdim edilmekte ve müşterilerini orada bulmaktadır. Bu nedenle ilkini gerçekleştirdiğimiz ve devamını getireceğimiz Mermer Makineleri Festivali, ilimizde sektörel iş birliği ve istihdama yönelik ciddi katkılarla birlikte ek katma değerler 11

12 üretecektir. Bu tür festivaller ve fuarlar özellikle iş adamlarımız için yeni pazar kapılarının açılması için büyük bir fırsattır. Yine bu sektörde çok sayıda iş adamı ve fabrikamız bulunmaktadır. Bunların her biri aynı zamanda bir mermer üniversitesi konumundadır. İş adamlarımızın yapmış oldukları araştırma ve geliştirme çalışmaları sayesinde mermerde verimliliğin 12 arttırılması amacının en güzel şekilde yansımasıdır bu festivaller. 158 milyon dolarlık mermer ihracatı Mermer sektöründe faaliyet gösteren firma sayımız yaklaşık 295 tir. Bu firmalarımızda yaklaşık olarak 5800 kişi istihdam edilmektedir. İhracatımızın önemli bir kısmını oluşturan mermer sektörümüzde geçen sene 158 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilmiştir. Firmalarımızca ağırlıklı olarak taş ve mermer işleme makinaları ihracatı yapılmaktadır. Mermer ürünlerimizi bütün dünyaya ihraç etmekteyiz. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Güney Afrika, İngiltere, İsrail, Hollanda, Kanada, Tayvan, Brezilya, Belçika, İtalya, Suriye, Libya, Çin gibi ülkelere ağırlıklı olarak ihracat yapılmaktadır. Ürünlerimiz ham, plaka, ebatlı malzeme, fayans, basamak, mozaik ve blok olarak ihraç edilmektedir. Taş ihracatına ek olarak makine üreten şirketlerimiz tarafından mermer ocak ve fabrika makineleri de ihraç edilmektedir. Firmalarımız ihtiyaçlara ve isteklere göre zaman zaman değişik ürünlerin ihracatını ve ithalatını da yapmaktadır. Uluslararası alanda faaliyet gösteren ve ihracat tutarları milyon dolarları bulan çok sayıda firmamız bulunmaktadır. Bu firmalara örnek olarak; G-M Mermer, Şuayp Demirel İthalat İhracat AŞ, Emek Mermer, YSN Mermer, Kara Mehmet Mermer, Bayyurt Madencilik, Tem-Mer Mermer Madencilik, Dervişoğlu Traverten, Marmarchı Mermer, Reisoğlu Mermer, Natura Mermer, Çakmaklar Mermer, Delta Mermer, Alimoğlu Mermer, Fammer Mermer i sayabiliriz. Tarih, lezzet ve termal kenti Milli Mücadele'de Fransız temsilcisi Afyonkarahisar ı işgal eden Yunan kuvvetlerinin ellerinde son derece modern silahların bulunduğunu söyleyerek, bu modern orduya

13 karşı mücadele etmenin çılgınlık olduğunu dile getirmiştir. Fransız temsilcisinin huzurunda bulunan il heyetimizin ise söylemiş olduğu şu sözler aslında ilimizin sahip olduğu kararlılığın, mücadele odaklı olduğunu göstermektedir. Biz Afyonkarahisarlılar, ellerimizde sopa, balta, satır ile karşı koyarız, ya ölürüz ya da Yunan ordusunun elindeki silahları alarak onları kendi silahlarıyla perişan ederiz. demiştir. İlimizin sahip olduğu potansiyeli vizyoner bir bakış açısıyla değerlendirmek, Afyonkarahisar marka kentini meydana getirme konusunda büyük öneme sahiptir. Afyonkarahisar, kabuğunu kırarak büyüme potansiyelini harekete geçiren il olarak, tarihin, mermerin, lezzetin, termalin başkenti Afyonkarahisar vizyonuyla marka kent olma yolunda ilerlemektedir. Şehrimizin marka şehir olma konusunda öncelikli sektörü termal turizmdir. İlimizdeki zengin şifalı jeotermal kaynakların değerlendirilerek, termal turizmin geliştirilmesi yönünde ciddi bir çaba sarf edilmektedir. Bu sektörde Türkiye de ilk defa uygulamaya sokulan termal su birliği ile termal suyumuzun daha etkin ve verimli kullanılması sağlanmış, en önemli yeraltı kaynaklarımızdan biri olan termal suyun zayi olması önlenmiştir. Giderek artan beş yıldızlı otel sayımız (şu an 7 tane) dünya standartlarını yakalamıştır. Devam etmekte olan yatırımlarla birlikte sağlık turizmi de gelişecektir. Yine yaşlılarımızın hizmet göreceği Gelişen ekonomik faaliyetler arasında jeotermal seralar bulunuyor. ve Türkiye de bir ilk olan termal huzurevi Sandıklı ilçemizde hizmete açılmıştır. Böylelikle ülkemizin farklı bölgelerinden gelecek olan yaşlılar kür, kaplıca, fizik rehabilitasyon tedavisi göreceklerdir. Ülkemizde turizmdeki yatak sayısı 2002 yılından bu yana yaklaşık olarak %63 oranında artmıştır, ilimizde ise termal turizm konusunda yatak kapasitemizde görülen artış, sektörün geleceğinin çok parlak olduğunu göstermektedir. Nitekim ilimizin yatak kapasitesi 2002 yılında yaklaşık olarak 5000 iken şu an itibarıyla tamamlanan yatırımlarla birlikte yaklaşık %300 artış göstererek e yaklaşmıştır. Afyonkarahisarda gelişmekte olan ekonomik faaliyetlerden birini de jeotermal seralar oluşturmaktadır. Toprağın derinliğinden gelen servet sadece turizmde değil, sağlıklı gıda üretiminde de devreye girmiş bulunmaktadır. Potansiyelimizi harekete geçirmede öncü sektörler arasında yer alan termal turizmle birlikte kentimiz aynı zamanda mermerin de başkenti ve üniversitesi konumundadır. İşletile bilir m e rm e r reze r vinin %35-40 ına sahip olan ilimizden Türkiye mermer ihracatının yaklaşık %16 sı karşılanmaktadır. İhracatımızın yaklaşık olarak %52 lik kısmını da doğal taş oluşturmaktadır. Bu sektörde çok sayıda iş adamı ile birlikte fabrikalarımız katma değer üretmektedirler. Bu nedenle bu fabrikaların her birinin mermer üniversitesi olduklarını söyleyebiliriz. Öncü sektörler arasında yer alan gıda sektöründe Afyonkarahisar, İstanbul et ihtiyacının çoğunu karşılayarak hayvansal üretim bakımından Türkiye nin önde gelen illeri arasındadır. Et ürünleri ve buna dayalı sanayi bakımından en gelişmiş iller arasında yer alan kentimiz haftalık milyon yumurta üretimi ile yumurtanın günlük fiyatının belirlendiği ve yumurta borsasının kurulduğu Başmakçı ilçesini bünyesinde barındırmaktadır. Yine Afyonkarahisar a özgü şekerleme ve lokumdan yılda 5563 ton ton reçel, 4700 ton helva ve 4645 ton tahin üretilmektedir. Bu kapasitenin büyük bir kısmı diğer şehirlere toptan satılmaktadır. İlde 32 adet şekerleme fabrika ve imalathanesi bulunmaktadır. Gıda işletmeleri; piyasalarına göre uygun, yeterli teknoloji ve donanıma sahiptir. Kocatepe siyle, Karahisar Kalesi ve çevresindeki tarihi dokusuyla binlerce yıllık medeniyetleri ve eserleri bünyesinde barındıran Frig Vadisi yle zaferin kazanıldığı toprakların bağrında kurulu olarak gezi turizmi için de önemli potansiyele sahip olan Afyonkarahisar, ülkemizin önemli marka kentlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. 13

14 DOSYA Dr. Mehmet Tekinarslan Ağrı Valisi Efsanevi ve kutsal Ağrı Dağı Ağrı Dağı 5137 metrelik zirvesi ile ülkemizin ve Avrupa nın en yüksek noktasıdır metreden sonra Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı olarak ikiye ayrılır. Ararat, Kuh-i Ruh, Cebel el Haris çeşitli dillerdeki adlarıdır. Ağrı Dağı dünyada ve ülkemizde iki önemli özelliğe sahiptir. Bunlardan birincisi Ağrı Dağı nın inanç turizmi açısından önemidir. Nuh Tufanı Hadisesi nin kutsal kitaplarda geçmesi dolayısıyla Ağrı Dağı bütün semavi dinler için kutsal kabul edilmektedir. Bu nedenle Nuh un Kayıp Kenti nin Ağrı Dağı nda olduğuna dair bir inanış bulunmaktadır. Bir diğer önemi, dağ turizmi açısından taşıdığı değerdir. Ağrı Dağı, Avrupa ve Anadolu coğrafyasının en yüksek dağı olması dolayısıyla yüksekliği, buzulları, dağ sınırına kadar kaplı otlukları ve çayırları ile son derece ilginç ve çekici bir görünüme sahiptir metreye kadar bazalt, daha sonraki 14

15 yükseklikte andezit lavlarından oluşarak volkanik bir dağ özelliği göstermektedir metreden sonra daimi buzullarla kaplıdır. Flora ve fauna zenginliği, ilginç peyzaj özellikleri, jeolojik-jeomorfolojik oluşumları, sulak alanları ve rekreasyonel potansiyeli ile dağcılık ve doğa turizmi tutkunlarının vazgeçemeyeceği istisnai bir turizm destinasyon bölgesidir. Nuh un kayıp kenti Ağrı Dağı yılda yaklaşık 6000 civarında yerli ve yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yapmaktadır. Ziyaretçilerin büyük bir kısmını dağcılık sporu ile ilgilenen çeşitli yaş katmanlarına ait vatandaşlar oluşturmaktadır. Rağbet edilmesinin bir diğer sebebi, efsanevi veya kutsal yönü ile ilişkilidir. Nuh un Kayıp Kenti nin Ağrı Dağı nda olduğu düşüncesinden hareketle çeşitli dinlere mensup kişilerin ibadetlerini gerçekleştirdiği kutsal bir mekândır. Ağrı Dağı, tüm semavi dinler için kutsal kabul edilmektedir. Ağrı Dağı arama-kurtarma timi Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü nce Ağrı Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı nın uygulama aşamasına getirilmesi son derece önemlidir. Turizmin devamlılığını sağlamak için yerel mihmandarlığın güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Ağrı Dağı nın bütün rotalarını bilen, dağa hâkim gençler için dağcılık kursları açılması, yerel mihmandarlığı destekleyici faaliyetler yürütülmesi ve Doğubayazıt ta Ağrı Dağı Arama Kurtarma Timi nin oluşturulması, gelen turistler için bir güven ortamının oluşmasını sağlayacaktır. Ağrı Dağı na tırmanışlarda dağcılardan alınan ücretlerin Doğubayazıt Kaymakamlığı na ait bir hesaba aktarılması, bu paranın yerel turizmi güçlendirmesine yarayacaktır. Örneğin bu kaynak Ağrı Dağı nın tanıtımı ve çevre düzenlemesi, rota, ağaçlandırma, çevre temizliği, yol yapımı gibi amaçlarla kullanılabilir. Tırmanışlardaki olumsuzlukları engellemek ve arama kurtarma çalışmalarının sağlıklı yürütülmesini sağlamak açısından 3200 ve 4200 metrede bir sığınma evi ve tuvaletin yapılması bu alandaki gereksinimleri karşılayacaktır. Ağrı Dağı, tırmanış merkezi oluşunun yanı sıra farklı etkinliklerle zenginleştirilecek bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi turizm faaliyetlerinin çeşitlenmesini sağlayacaktır. Örneğin motokros, çim kayağı, yürüyüş parkurları, yaylacılık, yamaç paraşütü gibi etkinliklerle zenginleştirilebilir. Dağcılık turizmi potansiyelinin geliştirilmesi için tanıtıcı belgesel çalışmaları yapılması ve bu projelere destek sağlanması 15

16 gerekmektedir. Bu bağlamda uluslararası tanıtımlar, festivaller, kongreler ve sempozyumlar gelenekselleştirilmelidir. Flora çeşitliliği açısından zengin Ağrı Dağı flora çeşitliliği açısından oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Belli başlı otsu türler; geven, çoban yastığı, keklik, yavşan, yonca, çörek otu, üçgül, adaçayı, gelincik, sığırkuyruğu, koyun yumağı, çan çiçeği, yabani arpa ve yabani buğdaydır. Belli başlı odunsu türler ise; yabani gül, ardıç, 16 gürgen, huş, meşe, yabani badem ve kadıntuzluğu olarak sıralanabilir. Dağcılar mekânı kirletmemeli Ağrı Dağı ülkemizin dağcıları ve yabancı ülke dağcıları açısından önemlidir. Bu dağdaki faaliyetler ülkemiz turizmine çeşitlilik katmaktadır. Valiliğimiz İl Özel İdaresi bütçesiyle her yıl düzenli olarak Ağrı Dağı nda temizlik çalışmaları yapılmaktadır. Dağcılar aldıkları eğitim gereği bulundukları mekânı kirletmemeli ve Ağrı Dağı, dağcılık ve doğa turizmi tutkunlarının vazgeçemeyeceği istisnai bir turizm destinasyon bölgesidir. kirletilmesine müsaade etmemelidir. Ağrı Dağı nın temiz tutulması dağda faaliyet gerçekleştiren herkesin sorumluluğundandır. Tırmanan grupların kendilerine ait çöpleri beraberinde indirmeleri gerekmektedir. Bu da kişisel bir sorumluluğun gereğidir. Bu konuları içerecek bir protokol ve yönerge hazırlama çalışmaları devam etmektedir. Saraydan öte bir külliye: İshakpaşa Ağrı'nın önemli bir kültür hazinesi İshak Paşa Sarayı, Eski Bayezid şehir merkezinde ve bugünkü Doğubayazıt ilçe merkezinin 7 km güneydoğusunda bulunmaktadır. Gerek bölge içinden gerekse dışarıdan gelen konuklar için rahat ulaşılabilir bir yerdedir. Saray, harem taç kapısı üzerindeki kitabeden anlaşılacağı üzere 1784 tarihinde İshak Paşa tarafından yaptırılmıştır. Saray; Orta Asya, Selçuklu, İran ve Osmanlı mimari özelliklerini bünyesinde toplamıştır. Topkapı Sarayı nı andırır kapıları, kabartma, süsleme ve zengin bitki motifleriyle Selçuklu sanatının özelliklerini taşır. İshak Paşa Sarayı, saraydan öte bir külliyedir. Bir saray için gerekli tüm bölümler; harem, harem odaları, aşevi, hamam, toplantı salonları, eğlence yerleri, mahkeme salonu, cami, çeşitli hizmet odaları, oturma odaları, uşak ve seyis odaları, muhafız koğuşları, cezaevi, erzak

17 depoları, cephanelik, tavlalar, kütüphane vs. vardır. Bu yönüyle teşkilatlı bir saraydır. Son devirde yapılan sarayların en ünlüsüdür. Osmanlı İmparatorluğu nun Lale devrinde yapılmış son büyük anıt yapısıdır. Yapımı birçok efsane ve hikâyeye konu olan İshak Paşa Sarayı; Osmanlılar döneminde Ağrı da yapılan en büyük ve en önemli mimari eserdir. İshak Paşa Sarayı, geleneksel Türk mimarisi karakterinde ve Selçuklu mimarisi biçiminde bir yapıdır. Bu yapılar topluluğunda Osmanlı ve Selçuklu mimarisinin öğeleri yanında, Avrupa sanatının Barok üslubunun etkileri de görülmektedir. Bütün bu özellikleri ile Saray, esinlendiği karma mimari özellikleri, taş oymacılığındaki üstün boyutu ve tüm diğer yönleri ile bir ilk olduğu gibi benzerinin inşa edilmemiş olması en büyük özelliğidir yılından bu yana devam eden restorasyon çalışmaları, 2010 yılı itibarıyla hız kazanmıştır ve 2013 Haziran ayı itibarıyla bitirilmesi planlanmaktadır. İlimiz turizm potansiyeli yüksek olan kültürel ve doğal varlıkları bünyesinde bulundurmaktadır. Dağcılık, inanç turizmi, Balık Gölü ve yaylaları ile otantik bir gezi Ağrı, muhteşem eserleri ve doğal güzellikleri ile mutlaka görülmesi gereken yerler arasındadır. rotası olan ilimiz gerek kara yolu gerekse hava yolu turizmi açısından sorunsuzdur. Ağrı Havaalanı bütün merkezlere duble yollarla dakika uzaklıktadır. Gerek Karadeniz üzerinden Kars-Ani gerekse Nemrut Van Gölü rotası üzerinden ilimize gelen kültür turları için tam orta noktada yer almaktadır. Ulaşım ve konaklama sıkıntısı bulunmaktadır. Ağrı, muhteşem eserleri ve doğal güzellikleri ile mutlaka görülmesi gereken yerler arasındadır. İshakpaşa da kültürel etkinlikler Ülkemizin ve ilimizin en önemli yapılarından biri olan İshak Paşa Sarayı, kültürel anlamda her türlü etkinliğe ev sahipliği yapmak üzere kapılarını açmıştır. İlk program 11 Mayıs 2013 tarihinde Ağrı Turizm Çalıştayı toplantısı ile yapılmıştır. Artan prestiji ile bundan sonra il içinden ve dışından her türlü toplantı için Saray tahsis edilebilecektir yılı İshak Paşa Sarayı için çeşitli konferanslar, sempozyumlar ve etkinliklerin açılış ve kapanış noktası olacaktır. Ağrı ilimizin, tarihi ve kültürel değerlerimizin tanıtımı amacıyla gerek ulusal gerekse uluslararası faaliyetler, ilgili bakanlıklarla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve seyahat acenteleri ile birlikte planlanmaktadır. Ulusal ve uluslararası tanıtım fuarları ve organizasyonlara katılım sağlanması hedeflenmektedir. İhtiyaç duyulacak tanıtım broşürleri, filmler ve il rehberlerinin hazırlanması çalışmaları devam etmektedir. İlimizin tarihi değerlerini içeren il envanteri hazırlanmıştır ve baskı aşamasındadır. Yabancı ülke vatandaşlarının özellikle Ağrı Dağı ve İshak Paşa Sarayı ile ilimizin doğa turizmi potansiyeline ilgilerini arttırmak ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak, benim nezaretimde çeşitli projeler geliştirilmektedir. Ayrıca ziyaretçilerin ihtiyaç ve sorunlarına profesyonel bir yaklaşımla çözüm geliştirilmesi amacıyla ilgili tüm taraflar ve özellikle TÜRSAB Başkanlığı ve ilgili diğer birlik, dernek ve federasyonlarla birlikte çalışılmaktadır. 17

18 DOSYA Ali ÇINAR Bartın Valisi Turizm markası: Bartın Irmağı Önce Kurucaşile ilçemiz hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum. İlimizin doğusunda yer alan ve il merkezine 62 km mesafede bulunan Kurucaşile nin tespit edilebilmiş kaynaklara göre 3000 yıllık bir tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Kurucaşile nin İlkçağ'da Fenikeliler başta olmak üzere Miletoslu ve Megaralı gemiciler tarafından kurulan Kromna adında bir site olduğu çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir. Roma, Bizans 18 ve Ceneviz hakimiyetinden sonra yörede görülen ilk Türk komutanı Kutalmışoğlu Süleyman Bey in komutasındaki Kara Tigin dir. Yıldırım Beyazıt 1395 te bu bölgeyi Candaroğulları ndan alarak Osmanlı hakimiyetine katmıştır. Cumhuriyet tarihine geldiğimizde ise tarihinde ilçe olan Kurucaşile nin 4 mahalle ve 28 köyü bulunmakta olup; yüzölçümünün %40 ı ormanlarla kaplıdır. Doğası, denizi ve yeşil bitki örtüsüyle cennetten bir köşe Kurucaşile nin ahşap yat ve tekne imalatındaki geçmişi çok eski tarihlere dayanmaktadır. Tarihi kaynaklara göre MÖ 12. yüzyılda Miletoslu ve Megaralı denizcilerin kurduğu Kurucaşile tarih boyunca denizci özelliğini korumuş ve Osmanlı Donanması na da hünerli ustalarıyla yıllarca hizmet etmiştir. İlçemiz halen ahşap tekne ve yat imalatında Türkiye de söz sahibi ilçelerden biridir. Ahşap Tekne ve Yat Festivali Kurucaşile Ahşap Tekne ve Yat Festivali; ülkemiz genelinde ve bölgemizde unutulmaya yüz tutmuş geleneksel ahşap tekne ve yat yapımını yeniden tanıtarak yöremizi ziyaret eden yerli ve yabancı turist sayısını arttırmak, ilçemizin sosyoekonomik gelişmesine ve geleneksel kültürümüzün yaşatılmasına katkı sağlamak amacıyla düzenlenmektedir. Festival süresince yarışma, konser, söyleşi, halk oyunları gösterisi gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştirilerek; ilçemize özellikle yaz aylarında yurt

19 dışından gelen gurbetçilerimiz ile belde halkımızın kaynaşmaları, hoş vakit geçirebilmelerinin yanında tanıtılarak turizmin canlandırılması amaçlanmaktadır Haziran 2013 tarihleri arasında 11. si düzenlenecek olan Kurucaşile Ahşap Tekne ve Yat Festivali kapsamında Geleneksel Ahşap Tekne ve Yat yapımını tanıtan showroom ve satış alanlarının oluşturulması, ülkemiz genelinde bulunan geleneksel ahşap tekne ve yat yapımcılarının ilçemizi tanımaları, eserleriyle ilgili sergilerin açılması ve katılımın arttırılmasına dönük hazırlıklar yapılmaktadır. Festival boyunca yerli ve yabancı toplamda 5000 in üzerinde turist ilçemizi ziyaret etmektedir. Festival süresince 5000 in üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan Kurucaşile ilçemizin nüfusunun köyler dâhil 7210 olduğu göz önüne alındığında; festivalin şehir ekonomisinde büyük bir hareketlenme sağladığı anlaşılmaktadır. Festival boyunca yapılan bilgilendirme ve tanıtım faaliyetleri sonrasında ahşap yat tekne siparişlerinde gözle görülür bir artış gözlenmektedir. Ayrıca festivalimiz turizm gelirleri noktasında gerek ilimize gerekse ilçemize olumlu katkı sağlamaktadır. Festivalin tanıtımı yerel basın, Kaymakamlık ve Belediyemizin internet sayfaları, tanıtım afişleri, davetiyeler ve yurt dışında yaşayan hemşerilerimizin vasıtasıyla yapılmaktadır. Saltukova Havalimanı işlerlik kazanmalı Son yıllarda ülkemiz ulaştırma alanında büyük bir atılım içerisinde olup; ülke genelinde sürdürülen bu çalışmalar ilimizde de hız kesmeden devam etmektedir. Saltukova Havalimanı na işlerlik kazandırılması özellikle yurt dışından gelecek turistler açısından Bartın a avantaj sağlayacak. Özellikle ilimizin İstanbul, Ankara gibi büyük metropollere yakın konumu ve devam eden ulaştırma ve altyapı projeleriyle birlikte ilimizin turizmden aldığı pay her geçen gün artmaktadır. Ulaştırma alanında yapımları süren Amasra Tüneli, Amasra Limanı Küçük Tekne Yanaşma Yeri ve Yolcu İskelesi; ayrıca ilimizin çevre illerle karayolu bağlantısını kuvvetlendirecek Ulus-Azdavay- Pınarbaşı Yolu ile Zonguldak- Amasra-Kurucaşile (Karadeniz Sahil Yolu) projeleri ilimiz için önem arz etmektedir. Bunların yanında ilimize 35 km mesafede yer alan Zonguldak ili içerisindeki Saltukova Havalimanı na işlerlik kazandırılması özellikle yurt dışından gelecek turistlere kolaylık sağlayacağından turizm alanında ilimize avantaj sağlayacaktır. Turizm markası: Bartın Irmağı Günümüz dünyasında markalaşmanın kaçınılmaz olduğunu, illerin markalaşma ile kendilerini daha kolay ifade ederek kalkınabileceğine inanıyorum. İlimize adını veren ve Türkiye nin üzerinde taşımacılık yapılabilen tek ırmağı hüviyetini taşıyan Bartın Irmağı nın turizme kazandırılması ile Bartın ın bir turizm markası haline gelebileceğini düşünüyorum. Şehrin tam ortasından geçerek Karadeniz e açılan Bartın Irmağı ile ilgili proje çalışmaları devam eden Bartın Irmağı nın Peyzaj Odaklı Turizme Kazandırılması Projesi tam olarak bu düşüncemizi gerçekleştirmeye dönük bir çalışmadır. Dünyada sayılı örneği bulunan bu çalışma ile Bartın Irmağı nın çevre düzenlemesi yapılacak ve ırmak çevresinde turizme dönük kentsel yaşam alanları inşa edilerek şehrin ırmaktan istifade etmesi sağlanacaktır. Bunun dışında 59 km lik sahili bulunmasından ötürü ilimiz deniz turizmi ile anılmaktadır. Oysaki; mevcut turizm potansiyeline bakıldığında kültür, tarih, doğa, av gibi alternatif turizm uygulamalarıyla da ilimizin turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilebileceği anlaşılmaktadır. Buradan hareketle ilimizin turizm potansiyelinin değerlendirilerek, gerekli tanıtım faaliyetleriyle markalaşmanın sağlanması, rekabet gücünü arttırarak hem ilimiz hem de ülkemizin turizm girdilerinin artmasına vesile olacaktır. 19

20 DOSYA Şahabettin HARPUT Bursa Valisi Bursa 2023 te Türkiye'nin, küresel marka kentler liginin en önemli aktörü olacak 20 Türk gölge oyunu Karagöz, Bursa'da doğup tüm ülkemize yayılmıştır. Kenti dünyanın geleneksel tiyatro ve gölge oyunu merkezlerinden biri olarak lanse etmek amacıyla uluslararası Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması düzenlenmektedir. Etkinlik çalışmalarını otantik folklorik değerlerini çağdaş formlarda sahne koşullarına uygulayan halk dansları topluluklarının katılımına açıktır. Yarışmaya her ülkeden bir topluluk kendi ülkesinin folklorik danslarını sergilemek kaydı ile iştirak edebilir. Yarışma, ilk kez 1987 yılında 26 yıllık bir festival deneyiminin sonucunda gerçekleştirilmiştir. Daha ilk yılında 13 ülkenin katılımı ile gerçekleşen yarışma, uluslararası çevrelerde büyük beğeni ile karşılandı, haklı bir saygınlık kazandı. Ülkemizin konusunda ilk ve tek organizasyonu olan Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması geride bıraktığı süreç içinde birçok

21 dünya ülkesinden 450 halk dansları topluluğu ile yaklaşık kişiyi yüz akı ile ağırlayarak Bursa yı dünya halk dansları festivalleri arasında ayrıcalıklı bir yere ulaştırmıştır. Yarışmaya her yıl, onlarca başvuru arasından yapılan bir ön değerlendirme sonucunda en fazla 22 ülke katılabilmektedir. Bir prensip kararı ile ev sahibi olarak ülkemiz, organizasyonda yarışmacı olarak yer almamaktadır. Geleneksel olarak her yıl 4-12 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen yarışma, 7 Temmuz günü Cumhuriyet Alanı ndan kortej yürüyüşü ve Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu nda gerçekleştirilen resmi tören ile başlamaktadır. Yarışma süresince, Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu ve dış parklarda sokak gösterileri olmak üzere tümü halka açık gerçekleştirilen 42 gösteri Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması Dünya Halk Kültürleri Platformu'nda saygın bir yere sahip. programı her yıl yaklaşık kişi tarafından izlenmektedir. Bir sonraki grupların seçimi, gerçekleşen yılki yarışmanın bitiminden itibaren başlar. Ülkelerin büyükelçilikleri ve konsolosluklarına yazılar gider ve beğenilen grupların tarafımıza yönlendirilmeleri talep edilir. Ayrıca yapılan araştırmalar ile kendisi başvuru yapan gruplar değerlendirmeye tabi tutulur. Beğenilen 100 gruba indirgenen topluluklar arasından yaklaşık 25 grup tercih edilerek yarışmacılar belirlenir. Gruptaki dansçıların 16 yaşını doldurmuş olmaları yarışma kuralları arasındadır. Yarışma, Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan ihaleye girilerek Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı İktisadi İşletmesi tarafından gerçekleştirilir. Yarışmaya her yıl ortalama yabancı grup katılmakta ve yaklaşık 600 yabancı misafir ağırlanmaktadır. Festivalin şehrin ekonomisine katkısı Bu festivalin yapılmasındaki amaç, ülkemizin ve insanımızın turistik zenginlikleri, konukseverliği, kültürel değerleri ile uluslararası alanda tanınmasını sağlamak ve yurdumuzun uluslararası tanıtımında aktif bir misyon üstlenmektir. Kentimizde kaldıkları 6 gün boyunca yabancı grupların şehrimizin tarihi ve turistik zenginliklerini rehber eşliğinde gezmeleri sağlanır. Konaklama için genellikle Uludağ 21

22 tercih edilir ve otele giriş-çıkışlar teleferik ile yapılarak dağ turizmini tanımaları sağlanır. Kısa geçmişine karşın UNESCO ya bağlı IOF ve CIOFF tarafından benimsenerek uluslararası takvimlere alınan yarışmamız, Dünya Halk Kültürleri Platformu nda saygın bir yere sahiptir. Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması bugün dünyanın en önemli halk dansları organizasyonları arasında kabul edilmektedir. İl genelinde festival etkinlikleri yerel basınımız aracılığı ile kamuoyuna duyurulmakta ve geniş kitlelerin konu ile ilgili bilgilendirilmesi sağlanmaktadır. Yarışmanın açılış ve final gecesi canlı olarak bir yerel televizyonda sonrasında ise TRT Avrasya kanalında yayınlanmaktadır. Ulaşım projelerine önemli kaynak Bursa nın sahip olduğu maddi, manevi, ekonomik, sosyal, kültürel, doğal zenginlikleriyle dünyayla entegre olabilmesi açısından ulaşımın önemi açıktır. Devlet son on yılda Bursa daki ulaşım projeleri için 2,5 milyar TL harcama yaptı. Sadece bu yılın ilk beş ayında Bursa da otoban projesinin kamulaştırılması dâhil 22 proje için 164 milyon TL ödenek kullanıldı. Şu an Karayolları Genel Müdürlüğü 14. Bölge Müdürlüğü nün sorumluluğunda devam eden 21 yatırımın proje tutarı 3 milyar TL yi buluyor. Bu projeler için özellikle son on yılda devletimiz 2,2 milyar TL harcama yaptı. Bu rakama 6,3 milyar dolarlık yatırım büyüklüğü ile dünyanın 50 ülkesinin bütçesinden 22 Bursa, turizmin her çeşidiyle öne çıkan bir kenttir. fazla olan İstanbul-Gebze-Bursa- İzmir Otoban Projesi nin 137,6 kilometrelik Bursa etabı için yapılan harcamayı da ilave edersek, ulaşım yatırımlarımıza bu dönemde yapılan harcama 2,5 milyar TL yi aşıyor. Sadece bu yılın ilk 5 ayında otoban projesinin kamulaştırmalarıyla birlikte projelerimiz için 164,3 milyon TL kaynak kullanıldı. Bursa nın yol ağı bugün itibarıyla 4 bin 952 kilometreye ulaştı. Böylece Marmara nın tam merkezinde 25 milyon insanın odak noktası olan Bursa, bu ulaşım imkânları ile beraber dünya çapında önemli bir cazibe merkezi haline geliyor. Bu, Bursa nın normal turizmini, ticaretini, sanayisini, sosyal faaliyetlerini, her şeyi belki katbekat arttıracak önemli bir hadisedir. Devletimizin başta hızlı tren ve kara yolları projeleriyle Bursa, birçok hedefe giden yolda Türkiye nin ve dünyanın yeni merkezi haline gelecek. Cumhuriyetimizin 100. yaşında Bursa, küresel marka kentler liginin en önemli aktörü olacaktır. Hedef: Sağlık turizminde liderlik Bursa, sanayideki büyük hamlesinin yanı sıra ülkemizin tarih, kültür ve medeniyet zenginliği bakımından da önemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla sanayinin yanı sıra Bursa yı turizm merkezi haline getirmek için önemli çalışmalar yapmaktayız. Dünyada pek çok şehir tek bir yönüyle marka olabilmektedir. Deniz ülkesi diyorsunuz; insanlar akın akın oraya gidiyor, dağa gidiyor, tarihe, kültüre gidiyor, termale gidiyor, kongre merkezlerine gidiyor. Bursa da bunların hepsi var. Dağ var, Uludağ; kış turizminin merkezi, botanik bitki turizmi var, deniz var, termal var, tarih var, kültür var, her şey var. Bu hazineyi gün yüzüne çıkarıp Bursa nın ve Türkiye nin istifadesini sağlamalıyız. Artık rota çizilmiştir. Bu rotaya göre; turizmi öne alarak bu yönde politikalar hazırlamak ve projeler geliştirmek zorundayız. Bursa, turizmin her çeşidinde; sağlık turizmi (termal), tarih ve kültür turizmi, Uludağ da doğa turizmi ile ön plana çıkan bir kenttir. Bursa nın jeotermal kuşakta yer alması nedeni ile sağlık turizmini canlandırmak amacıyla Dağyenice Termal Turizm Bölgesi adıyla yürütülmekte olan proje başta olmak üzere ciddi çalışmalarımız bulunmaktadır. Amacımız Bursa yı sağlık turizminin lideri yapmaktır. Yaşlanan dünyamızdaki yaşlı insanları buradaki termal merkezlere çekmek istiyoruz. Mayıs ayı içerisinde Bursamız Avrupa Tarihi Termal Kentler Birliği olan EHTA nın üyeliğine seçildi. Avrupa nın Tarihi Termal Kentler Destinasyon üyeliğine girdiğiniz zaman; Acaba bu destinasyonda hangi ülke ve şehirler var? dendiğinde, Almanya, Fransa ve Çek Cumhuriyeti gibi Türkiye nin Bursası akla gelecek. Artık; Biz bir termal kentiyiz, bize gelin dememize gerek kalmayacak çünkü bu uluslararası en büyük örgütün tabi üyesi olarak Bursa nın adı marka oluyor. Bu, Türkiye için de Bursa için de bir onurdur. Tarihi

23 2. Uludağ Ekonomi Zirvesi, Bursa yı Türkiye nin Davos u yapma yolunda önemli bir adım oldu. Termal Kentler Birliği nin 10 ülkeden 25 üyesi vardı, bu üyelik ile 11 inci ülkeden 26. üyesi oluyoruz. Bu bağlamda; Dağyenice Termal Turizm Bölgesi Bursa için bir mega prestij projesidir. Nilüfer ilçesine bağlı Dağyenice Bölgesi nde gerçekleştirilmesi planlanan Termal Turizm Bölgesi Projesi kapsamında yaklaşık 11 bin dönümlük alanda, ormanın içinde ve gölet kıyısında yapılacak komplekste çok sayıda kaplıca, spor, sağlık ve sosyal tesis yer alacaktır. Ayrıca Bursa yı 2013 yılı Arap Turizm Başkenti ilan ettik. Turizm yatırımlarımızı her geçen yıl arttırıyoruz. Bursamızın 8000 yıllık bir tarihi geçmişi bulunmaktadır. Roma, Bizans ve Osmanlı nın ilk dönem muhteşem mimarisini, camileriyle, kiliseleri, sinagogları, hanlarıyla, kervansaraylarıyla, çeşmeleriyle ve bütün asaletiyle sinesinde barındırır. Bu, kesinlikle çok özel bir durumdur. Özellikle Hıristiyanlık inancı için çok önemli olarak bilinen birinci Konsilin ve yedinci Konsilin toplantılarının yapıldığı yer olması, İznik i dünya ölçeğinde bir kutsal şehir yapar. Böylesine tarih kokan bir şehirde tarih turizmi başlı başına bir alandır. Son yıllarda bu alanda yapılan gelişmeler Bursa yı ciddi olarak belli yerlere taşımıştır. Uludağ, kış turizmi alanında Türkiye nin ilk göz ağrısıdır. Şelaleleri, soğuk suları, orman, bitki örtüsü ve değişik kelebek türleri ile doğal zenginlik anlamında oldukça büyük bir potansiyele sahiptir Mart 2013 tarihlerinde 2. Uludağ Ekonomi Zirvesi ilimizde düzenlenmiş, Bursa yı Türkiye nin Davos u yapma yolunda önemli bir adım atılmıştır. Ulaşımla ilgili olarak ayrıca yapımı tamamlanan duble yollar, konaklama tesisi olarak yeni yapılan 4-5 yıldızlı oteller, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi, sağlık turizmi için açılan özel hastaneler, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleri, uluslararası turizm fuarlarına katılımlar, gerçekleştirilen önemli gelişmelerdir. Bursa nın turizmden daha fazla pay alması görevimizdir. Bursa kaybettiği termal kimliğini artık geri alıyor. Unutulmaya yüz tutan değerlerimizi tekrar ortaya çıkarıyoruz. Turizm, Bursa da bir numaralı gündem oldu. Bursa, sahip olduğu zenginliklerle ülkemizi en iyi seviyeye taşıyacak olan şehirlerden biridir. Bize düşen kendimizi iyi tanıtmaktır. Bursa sadece Bursalıların değil, Türkiye nindir. Bu gücü değerlendirirsek Türkiye nin de gücü artacaktır. 23 yıldır inşaat sektörünün iletişim kaynağı olan yayın organınız İnşaat Sanayi derginizin; yerel yöneticilerin ve özel sektör yöneticilerinin görüşlerine, projelerine, yatırımlarına, kıymetli fikirlerine yer vererek, halkın haber alma ve bilgi edinme hakkını kullanmasında önemli katkılar sağladığı görülmektedir. Eleştirme, kamuoyu oluşturma, insanların sağlıklı konut ve iş yerlerine sahip olma, kurumlarla bireyler arasında bilgi akışı sağlama, toplumsal bilinci güçlendirme, toplumu eğitme ve düşünce dünyasını zenginleştirme gibi görevleri gerçekleştirmekle önemli bir kamusal görevi yerine getiren İnşaat Sanayi dergisinin tüm çalışanlarına teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim. 23

24 DOSYA Hasan Basri GÜZELOĞLU Mersin Valisi Tarihe Gülümseyen Mersin Şüphesiz dünyanın en güzel coğrafyasında, en köklü kültürel ve tarihsel geçmişe sahip bir konumda, her türlü turizmin altyapısına sahip ülkemiz ve onun izdüşümü olan ilimiz, turizm adına çok daha ötesini, iyisini ve yükseğini hedeflemek zorundadır. Bu açıdan baktığımızda görev ve sorumluluğuna başladığımız 2010 yılından bu yana bu değerler ışığında ilimiz turizmini öncelikle tüm boyutlarıyla değerlendirilmesini, kullanılabilir tüm alan ve konumlarının öne çıkarılmasını ve en önemlisi de sektörler ve kurumlar arası ilişkinin tam anlamıyla sağlanmasını hedefledik. İlimizde dünyaya sunulabilecek zenginlikler arasında bulunan alanlar için çok başarılı çalışmalar yürüttük. Aynalıgöl Mağarası ndan başlayarak bütün bu alanların gerek kültür varlıkları fonu, İl Özel İdaresi ve Kalkınma Ajansı nın kaynaklarıyla çevre düzenlemesinin 24

25 yanında, bu alanların fonksiyonel olarak kullanılması amacıyla da prestij projeleri yapıldı. Sadece ilimizin değil, ülkemizin de markası olan Kızkalesi; yaklaşık 2 milyon TL lik bir harcama ile Akdeniz Oyunları öncesinde prestij sayılabilecek bir ışıklandırma ile âdeta yeniden doğdu, yeniden tanımlandı. Bu sene Kanlıdivane çevre düzenlemesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı nın yatırım programına alındı. İl merkezindeki Yumuktepe dâhil arkeolojik varlıkların hepsi bir projenin tamamlaması olarak tanımlamaktadır. Mağara turizmi bakımından da ilimiz eşi benzeri olmayan zenginliklere sahiptir. Biz bu zenginliğimizi hem ülkemizden hem de dünyanın dört bir yanından gelecek misafirlerimize sunmak, ülkemiz turizmine kazandırmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. İlimizdeki başlıca mağaraları şunlardır: Dünya harikası ve dünyaya sunulabilecek zenginlikler olan Aynalıgöl Mağarası Mersin de yerliyabancı turistlerin ilgi odağıdır. Cennet Çöküğü Mağarası: Antik Çağ'da Korykos Mağarası olarak adlandırılan ve her biri kayalık, geniş ve derin çukurlardan oluşan iki doğa harikasından biridir. Bu çukurlar, yeraltı sularının bin yıllar boyunca kireç tabakasını eritip boşaltması sonucu altı oyulan tavanın çökmesiyle meydana gelmiştir. Her iki boşluk zamanla birleşmiş, sonunda bugünkü yeraltı mağara-boğaz oluşmuştur. Bu mağaranın ağzında küçük bir de kilise vardır. Kayalara gelişigüzel oyulmuş yaklaşık 450 basamaklı yoldan önce kuzeye doğru gidilir sonra güneye dönülür ve 300. basamakta mağaranın ağzındaki kiliseye ulaşılır. Cehennem Çukuru: Cennet Çöküğü nün 75 m kuzeydoğusundaki Cehennem Çukuru da Cennet Çöküğü gibi oluşmuştur. Ağız çapı 50 m ve 75 m, derinliği 128 metredir. Kenarları içbükey olduğu için aşağısına inmek çok zordur. Mitolojiye göre Zeus, alevler kusan yüz başlı Typhon u buradaki bir kavgada yendikten sonra onu Etna Yanardağı nın altına sonsuza dek kapatmadan önce bir süre burada hapsetmiştir. Her ikisi de çok ziyaret edilen ve iyi bilinen turistik mekânlardır. Astım Mağarası: Birbirine bağlantılı, toplam uzunluğu 200 m yi bulan galeriler, silis minerallerinin birikmesiyle oluşmuş çok ilginç şekilli dev sarkıt ve dikitlerle süslüdür. Mağaranın içindeki yüksek nem oranından dolayı astım hastalarına iyi geldiği söylenir. İçerideki ışıklandırma ve 25

26 sarkıtların görüntüsünden dolayı burayı ziyaret eden misafirlerimiz kendilerini bir süreliğine farklı bir yerde hissettiklerini ifade etmektedirler. Muhteşem güzelliğiyle çokça ziyaretçi çekmektedir. Köşekbükü Mağarası: Anamur ilçe merkezine 9 km uzaklıkta, yıllık bir geçmişe sahip olan mağara, 500 metrekarelik bir alana oturmuştur. Mağara 3 bölümden meydana gelmiştir. Birinci bölümün adı Huzur, ikinci bölümün adı Şifa, üçüncü bölümün adı ise Dilek tir. Astım hastalarına iyi geldiğine inanılmaktadır. Bu mağara da vatandaşlarımızın ziyaretine açıktır. Yedi Uyurlar (Eshab-ı Kehf) Mağarası: Herkes tarafından çok iyi bilinen Eshab-ı Kehf Mağarası, Kur an-ı Kerim in Kehf Suresi nin ayetlerinde anlatıldığı gibi Allah a inanan ve yaşadıkları devrin zalim ve müşrik kralından kaçan yedi gencin (Yemliha, Mekselina, Meslina, Mernus, Debernuş, Şazenuş, Kefeştatayyuş ve köpekleri Kıtmir) 309 yıl uyudukları mağaradır. Eshab, Arapça sahip, dost anlamındadır. Kehf ise dağlarda oyulmuş ev gibi yerlere denmektedir. Genellikle bunu ifade için mağara kelimesi kullanılmaktadır. Küçüğüne gar, büyüğüne de kehf denilmektedir. Eshab-ı Kehf in Türkçe karşılığı Mağara Dostları, Mağara Arkadaşları dır. İnanç turizmi açısından bir çekim merkezidir. Aynalıgöl Mağarası: Bir dünya harikası olarak nitelediğimiz mağara, doğal güzelliğinin yanı sıra 1. derece doğal sit alanı içinde yer almaktadır. Mağara içinde seramik parçalar yüzeysel olarak görülebilmektedir, geç neolitik ve kalkolitik döneme tarihlendirilmiştir. 26 Kızkalesi, yaklaşık 2 milyon TL lik bir harcama ile Akdeniz Oyunları öncesinde prestij sayılabilecek bir ışıklandırma ile yeniden doğdu. Muhteşem güzelliği ile mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. Mağaranın giriş ağzı, deniz seviyesinden 46 m yükseklikte, toplam uzunluğu 550 metredir. Mağara içinde sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları, mağara iğneleri, kalsit kristaller dev boyutta olup, mağaranın sonunda büyük bir göl bulunmaktadır. Gölün kenarında sarkıt, dikit, sütun ve mağara iğneleri yer almaktadır. Mağaranın çevre düzeni ve aydınlatması yapılmış olup, ziyarete açılması için çalışmalar devam etmektedir. Çobanların bulduğu mağara Aynalıgöl Mağarası: 1999 yılında, Aydıncık ın doğusunda bulunan Gemi Durağı Mevkisi nde çobanlar tarafından bulunmuştur. Orman mülkiyetindeki mağaranın çevre düzeni ve aydınlatma işleri tamamlanmış olup, hizmete açılması için çalışmalar devam etmektedir. Milli Park ve Bahçeler Şubesi Müdürlüğü nce Milli Park olarak tescili yapılacak, ardından da (DÖSİMM tarafından değerlendirilebilmesi için) Bakanlığa tahsisi mümkün olabilecektir. Mevcut yolu stabilize olan mağaranın İl Özel İdaresi nce asfaltlaması yapılacak olup, içme suyu altyapısı Aydıncık Belediyesi tarafından tamamlanacaktır. Genel tanıtım broşürlerine ilave olarak sadece mağaraları tanıtan broşürler hazırlanmaktadır. Ulusal ve uluslararası fuarlarda tanıtım yapılmaktadır. Bu güzelliğin Mersinlilerle ve ilimizi ziyaret eden misafirlerimizle kaliteli ve en hızlı şekilde buluşabilmesi için bütün çalışmaları yapıyoruz. Eshab-ı Kehf Mağarası, inanç turizmi kapsamında ziyaret edilmektedir. Cennet Çöküğü içinde bulunan Meryem Ana Kilisesi Hıristiyanlar açısından önem arz etmektedir. Köşekbükü ve Astım mağaralarının astım hastalarına iyi geldiğine inanılmaktadır. Yapılan tanıtım ve düzenleme çalışmaları neticesinde hem ülkemizden hem de dünyanın dört bir yanından turistlerin ilgisini çekmeye başlamıştır. Yılda 1,5 milyon turist Çukurova Bölgesel Havalimanı ile Mersin-Antalya ve Mersin-Karaman kara yolunun tamamlanması, misafirlerin Mersin e gelmesini kolaylaştıracaktır. Altyapı çalışmaları devam eden, Tarsus- Kazanlı Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ndeki 7600 yatak kapasiteli 16 adet tesis hizmete açıldığında %50 doluluk oranı olsa bile yılda yaklaşık 1,5 milyon turist Mersin e gelecektir. Planlama çalışmaları hızla devam eden diğer turizm bölge ve merkezleri de hizmete açıldığında Mersin, Doğu Akdeniz in en önemli turizm destinasyonlarından biri olacaktır. Turizm alanında da önemli bir merkez olan Mersin in Erdemli ilçe sınırları içerisinde bulunan Kız Kalesi nin ışıklandırma çalışmaları tamamlandı. Tarsus ilçemizde de gözle görülür çevresel düzenlemeler yapacağız. Kaleleriyle Türkiye nin en özel kentlerinden olan Mersin, UNESCO mirası Alahan Manastırı ve

27 diğer tarihi güzellikleri ile birlikte turizm merkezidir. Kayak turizminin merkezi olmaya aday Karboğazı na da ciddi bir ivme kazandırılacaktır. Valiliğimizce Mersin i dünya çapında bir turizm markası yapmak amacıyla doğaya ve bütünüyle çevreye duyarlı bir anlayışla sürdürülebilir ve rekabetçi bir turizm politikası uygulanmaktadır. Çünkü Mersin, turizm değerlerini bir an önce ekonomik değere dönüştürmek zorundadır. Bu amaç doğrultusunda; il bütünündeki tarihi ve kültürel değerlerimizin turizme kazandırılmasına yönelik çalışmalar; Tarihe Gülümseyen Mersin projesi adı altında büyük bir kararlılıkla devam etmektedir. Kazanlı Turizm Bölgesi, Akdeniz Sahil Yolu ve Çukurova Bölgesel Havaalanı gibi büyük projelerimiz ve yatırımlarımız da bu bütünleşik yapıda olmazsa olmazlarımız arasında yer almaktadır. Geçen sene ilk defa gerçekleştirdiğimiz ve önemli sonuçlar kazandığımız kurvaziyer turizmi kapsamında bu yıl daha fazla gemiyi ilimizde ağırlayacağız. İlimizin bu bağlamda turizm pastasından aldığı pay da her sene artacaktır. Çünkü 2020 Olimpiyatları için referans olacak Akdeniz Oyunları nda 6500 sporcu yarışıyor. kurvaziyer turizmi, ekonomik gelirin en fazla sağlandığı turizm çeşitliliğindendir. İlimizin tanıtımını düzenlenen uluslararası fuarlara katılarak pekiştiriyoruz ye referans: Akdeniz Oyunları Akdeniz Oyunları: Akdeniz havzasındaki ülkelerin sporcuları her dört yılda bir Akdeniz Oyunları için bir araya gelirler. Birçok spor branşını kapsayan Akdeniz Oyunları, Olimpiyat Oyunları ndan sonra en önemli spor organizasyonudur. Bu bölgesel oyunlar, aynı zamanda farklı kıtalardan gelen (Avrupa, Afrika ve Asya) sporcuları farklı dil, din, ırk ve kültürlerine rağmen olimpiyat idealinde bir araya getirmeyi mümkün kılmaktadır. XVII. Akdeniz Oyunları, Haziran 2013 tarihlerinde katılımı beklenen 6500 sporcu ve seyirci ile Mersin de yapılacaktır. Mersin, oyunlar süresinde Türkiye demektir. Ülkemiz oyunlarda sportif başarıda da en üst düzeyde temsil edilme onurunu yaşayacaktır. Çünkü Mersin her alanı ve kesimiyle bu büyük organizasyona hazırdır. Kamu, yerel, sivil ve özel tüm paydaşlar organizasyon boyunca Türk halkının konukseverliğini sunacaktır. Amacımız, ülkemizi temsil etme sorumluluğu içerisinde yüz akı bir organizasyon gerçekleştirmek ve ilimize gelen konuklarımıza unutulmaz bir şölen sunmaktır. Akdeniz in incisi Mersin; tarihi zenginlikleri, doğal güzellikleri, kültürel birikimleri ve insani değerleri ile oyunlara katkı sunacak; oyunlar Mersin e, Mersin ise Türkiye ye ve Akdeniz Oyunları na ayrı bir anlam katacaktır. Mersin, Gençlik ve Spor Bakanlığımız tarafından olimpiyatlara sporcu yetiştirme merkezi olarak ilan edildi, ilimiz ülkemizin sporcu fabrikası haline gelecek. Tüm bunların yanında 2013 Akdeniz Oyunları ülkemizin 2020 Olimpiyat Oyunları adaylığına önemli bir referans olacaktır. 27

28 DOSYA Kenan ÇİFTÇİ Ordu Valisi Ordu; renklerin buluştuğu il Ordu doğal zenginlikleri, tarihi dokusu, denizi, dereleri, yaylalarıyla dünyanın en güzel köşelerinden biridir. Bir günde dört mevsimin yaşandığı Ordu da, doğa sporunun her çeşidini yapabilirsiniz. Kuş gözlemciliği, dağcılık, trekking, kamp, piknik, güneşin doğuşunu ve batışını seyretmek, yüzmek, doyumsuz yaylalarımızda balık yemek, her şeyden önce huzur bulmak. Ordumuzun sahip olduğu bu değerleri tanıtmak amacıyla önemli çalışmalar yürütmekteyiz. Ordu da turizmi geliştirmek, turizm hareketliliği oluşturarak Ordu nun gelişmesine ve kalkınmasına katkı sağlamak amacıyla son 3 yıl içinde gerçekleştirilen kültür ve turizm hizmetleri şöyle sıralanabilir: 28

29 Restorasyon Çalışmaları Mesudiye Kültür Merkezi Mesudiye deki eski kilise binasının restorasyon çalışmalarına, Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle Mayıs/2010 tarihinde İl Özel İdaresi tarafından başlandı. 341 bin TL ye mal olan restorasyon çalışmaların ardından eski kilise binası, Mesudiye Kültür Merkezi olarak hizmete açıldı. İkizce Laleli (Çivisiz) Camii İkizce ilçesinde, 1500 lü yılların sonunda, tamamı ahşaptan yapılmış ve hiç çivi çakılmaması nedeniyle Çivisiz Camii olarak da bilinen Laleli Camii, restore edilerek 2012 yılında yeniden hizmete açıldı. Fatsa Hacı Hulusi Camisi Fatsa nın Mustafa Kemal Paşa Mahallesi'nde, 1920 yılında yapılan Ordumuzun sahip olduğu değerleri tanıtmak amacıyla önemli çalışmalar yürütmekteyiz. Hacı Hulusi (Tekke) Camisi, Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restore edilerek, 2012 yılında yeniden hizmete açıldı. Ünye Yalı Kilisesi Ünye Belediyesi'nce 10 yıllığına Kültür ve Turizm Bakanlığı'na tahsis edildi. Kültür Merkezi olarak hazırlanan restorasyon projesi, Samsun Koruma Kurulu tarafından onaylandı. Trabzon Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından yürütülen yaklaşık maliyet tespit ve özel mülkiyete ait 2 adet parselin kamulaştırılma çalışmaları devam ediyor. Ünye Kalesi Restorasyon ve çevre düzenlemesi için 955 bin TL ödenek tahsis edildi. 505 bin TL bedelli 1. etap çalışmaları, 2010 yılında tamamlandı. Diğer etapların ihale edilebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan izin talep edildi. Kale, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından 2011 yılında Ünye Belediyesi'ne tahsis edildi. Maliye Bakanlığı tarafından belediyeye devir işlemleri devam ediyor. Ulubey Akoluk ve Sarpdere Köprüleri; Ulubey ilçesinde bulunan ve Osmanlı döneminde yapılan tarihi Akoluk ve Sarpdere köprüleri, Ordu Valiliği'nin talebi üzerine Samsun Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü tarafından 2012 yılında restore edildi. Restorasyon çalışmaları sonucunda 29

30 bir dönem Ordu-Sivas arasındaki ulaşımın da sağlandığı yaklaşık 200 yıllık geçmişe sahip olan ancak yok olmaya yüz tutmuş tarihi köprüler korunarak, gelecek kuşaklara aktarılması sağlandı. Eskipazar Bayrambey Camisi ve Hamamları Merkez Eskipazar mevkisindeki tarihi Bayrambey Camisi etrafında 16. yüzyılda yapılan büyük hamam ve 18. yüzyılda yapılan küçük hamam için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyon çalışması başlatıldı yılında restorasyon projesi hazırlanarak, onaylanmak üzere Trabzon Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü'ne gönderildi. 10 ayda tamamlanması hedeflenen restorasyon çalışmaları sonunda, tarihi alanın yapımı devam eden botanik bahçesi projesi ile birlikte değerlendirilmesi planlanıyor. Sokak sağlıklaştırma (tarihi dokunun canlandırılması) çalışmaları Merkez Sıtkıcan Caddesi ve Menekşe Sokak (I. ve II. etap) Sokak Sağlıklaştırma Çalışmaları; 2010 yılında projeleri hazırlatılan, Merkez Sıtkıcan ve Menekşe Sokak'taki eski Ordu Evleri nin restorasyonu ve sokak düzenlemesi çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan sağlanan ödenekle Ekim 2011 de başladı ve Eylül 2012 de tamamlandı. I. etapta 13 tarihi ev restore edildi. Ünye Kadılar Yokuşu Sokak Sağlıklaştırma Çalışmaları Ünye Kadılar Yokuşu'nda yer alan tarihi 8 evin restore edilmesi için 2010 yılında restorasyon projesi hazırlandı. Ekim 2011 de başlayan restorasyon çalışmaları, Ocak 2013 te tamamlandı. Kamulaştırma Çalışmaları Sağralar Konağı Merkez ilçe Selimiye Mahallesinde, 1890 lı yıllarda yapılan Sağralar Konağı, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan gönderilen ödeneklerle 2009 yılı sonunda kamulaştırılarak proje ihalesi yapıldı. Konağın restorasyonu 30

31 tamamlandığında kültürel amaçlı olarak değerlendirilmesi düşünülüyor. Eski Vali Konağı 1960 lı yıllara kadar Vali Konağı olarak hizmet veren ancak daha sonra satılan Merkez Taşbaşı Mahallesi'ndeki tescilli Eski Vali Konağı, 2012 yılında kamulaştırıldı. Restorasyon projesi hazırlatılma aşamasında olan konağın, kültür evi olarak hizmet vermesi planlanıyor. Ünye Saray Hamamı 1800 lü yıllarda yapılan Ünye Saray Hamamı, 2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ndan gönderilen 523 bin TL ödenekle kamulaştırıldı. Restorasyon projesinin ihale edilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Kurul Kalesi Yerleşkesi Merkez Bayadı Köyü sınırları içinde bulunan ve 2010 yılında arkeolojik kazı çalışmaları başlatılan Kurul Kalesi etrafında toplanan m 2 lik alanın kamulaştırılması için çalışma başlatıldı. Şimdiye kadar m 2 lik bölümü kamulaştırılan arkeolojik alanın kalan kısmının kamulaştırılması için çalışmalar devam ediyor. Yason Burnu Perşembe ilçesi Çaytepe köyü sınırları içinde bulunan 1. derece arkeolojik, 2. derece doğal sit alanı olan Yason Burnu nda proje çalışması yapılıyor. Proje kapsamında 2012 yılında 3173 m 2 lik alan kamulaştırıldı. Projenin uygulanabilmesi için geriye kalan 9234 m 2 lik alanın da kamulaştırılması amacıyla İl Özel İdaresi tarafından çalışma yürütülüyor. Bozukkale (Kotyora) 2. derece arkeolojik sit alanı olan Merkez Güzelyalı Mahallesi Bozukkale mevkisindeki Kotyora Antik Yerleşkesi için kamu yararı kararı alındı. Kamulaştırma çalışmaları devam ediyor. Kazı Çalışmaları Kurul Kalesi Yerleşkesi 2010 yılında başlanan arkeolojik kazı çalışmalarına, 2011 ve 2012 yıllarında da devam edildi. Kazılar sonucu 2700 yıl öncesine ait tapınak ve kale duvarlarına rastlandı. Kazı ekibi çalışmalarında kullanılmak üzere eski bir okul binası onarılarak kazı evi olarak düzenlendi. Kazı çalışmalarına 2013 yılında da devam edilecek. Fatsa Cıngırt Kayası; 2011 yılında, Fatsa nın Yapraklı köyünde bulunan Cıngırt Kayası'nda yaptırılan yüzey araştırması sonucunda ortaya çıkan bulgular doğrultusunda, 2012 yılında kazı çalışmalarına başlandı. Kazı çalışmalarına 2013 yılında da devam edilecek. 31

32 DOSYA Hüseyin AKSOY Samsun Valisi Samsun cazibe noktası haline geldi Samsun Uluslararası Halk Dansları Festivali nin 30 yılı aşan bir mazisi vardır. 1 Temmuz 1963 tarihinde açılan Samsun Fuarı, şehrimizde ulusal ölçekte ticari hareketlilik yaratmış, bunun yanı sıra eğlence ve kültür hayatımıza da önemli katkılar sağlamıştır. Uluslararası Halk Dansları Festivali yaz aylarında düzenlenmekte olup, kentimizin bir marka olarak uluslararası düzeyde tanınmasını, sevgi ve kardeşliğin tesisini amaçlamaktadır yılı için yapılan görüşme ve değerlendirmeler sonucunda 18 ülke festivale davet edilmiştir. Yazılı ve görsel medya ile şehrin belirli yerlerine ve araçlara asılan afişlerle duyuru yapılmaktadır. Gelecek ekiplerin, konukların ulaşım, konaklama ve yeme-içme hizmetleri ile ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Festival dönemi yaz ayına denk geldiği ve şehrimiz geçiş noktası üzerinde bulunduğu için festivale 32

33 Karadeniz otoyolunun açılması ve Ankara kara yolu hattının iyileşmesi Samsun u cazibe noktası haline getirmiştir. gelenlerin sayısını tam belirlemek yanıltıcı olabilir. Ancak festival süresince yapılan etkinliklere önemli bir katılım olmaktadır. Günlük ortalama ile kişi etkinlikleri izlemektedir. Halk Dansları Festivali, şehrimiz için önemli bir sanat ve kültür etkinliğidir. Festival nedeniyle şehrimizde konaklama, yemeiçme, ulaşım ve diğer sektörlerde ekonomik canlılık görülmektedir. Yatırımcıların Samsun hakkında bilgi ve fikir edinmesini sağlamakta ve şehrimizde yatırım yapma konusunda teşvik edici olmaktadır. Festival, şehrimizin ulusal ve uluslararası düzeyde bilinirliğini ve tanınırlığını arttırmaktadır. Festivalimiz, ülkemizin sayılı festivalleri arasındadır. Değişik ülkelerden gelen ekiplerle iletişim kurulmakta, fotoğraf ve bilgi temin edildikten sonra yazılı ve görsel basın yoluyla ve afişlerle hedef kitlelere duyurular yapılmaktadır. Şehrimizin muhtelif noktalarında büyük ilan panoları asılmaktadır. Sosyal medya etkin bir şekilde kullanılarak çok sayıda video ve görsel materyal paylaşılarak hem duyuru yapılmakta hem de dikkatler festivale çekilmektedir. Hava yolu ağı turizmi canlandırdı Ülkemizde ulaştırma alanındaki gelişmeler, şehrimizin ekonomisini de olumlu yönde etkilemektedir. Özellikle hava yolu ağının genişlemesi ve yaygınlaşması, ticaret hayatını ve turizmi canlandırmıştır. Sağlık ve konaklama yatırımları önemli düzeydedir. Karadeniz otoyolunun açılması ve Ankara kara yolu hattının iyileşmesi Samsun u cazibe noktası haline getirmiştir. Büyükşehir Belediyemizin son yıllarda Kardeş Şehirler adı altında yaptığı iş birliği neticesinde, ticari-ekonomik ve kültürel alandaki ikili ilişkiler ileri boyutlara taşınmış, şehrimiz için olumlu gelişmeler sağlanmıştır. Samsun, Milli Mücadele nin başlangıç noktası olması nedeniyle oldukça yüksek bir tanınma oranına sahip olmakla birlikte, yeterince bilinmemektedir. Samsun un yaşanabilir bir kent olma yolunda sahip olduğu yeni durum, markalaşma yolunda da umut vericidir. Samsun un turizm, sağlık ve spor kenti özelliği ile markalaşmasını isteriz. 33

34 DOSYA Mustafa TAŞKESEN Tokat Valisi Tokat'ta mimari, bir medeniyet senfonisidir Şair, Tokat aklıma bile gelmezdi babam on beşli olmasa diyor. Çoğumuz yolumuz düşmezse Tokat ı fark etmeyiz bile. Oysa yüzyıllar öncesinden Mevlana Hazretleri bilge bir rehber tecrübesi ve sezgisiyle Fihi Mafihi nde Tokat ın havasının sıcak, insanlarının onun dilinden anlayan insanlar olduğunu söyleyerek Tokat a gitmek gerek diyor. Atalarımızın uzak Asya dan gelip Avrupa içlerine kadar uzanan koşusunda nefes aldığı, gölgelendiği, mimarisiyle, sanatıyla, duyuşu ve düşüncesiyle Buhara yı İstanbul a, Semerkant ı Mahmutpaşa'ya, Mahmutpaşa'yı Mamuşa ya bağladığı serin gölgelik. Bilinen 7500 yıllık tarihiyle Hattilere, Hititlere, Frigyalılara, Komanaya ve Romaya; Danişmend'e, 34

35 Selçuklu'ya, İlhanlı'ya, Ertanaya, Kadı Burhanetti'ne ve Osmanlı'ya ev sahipliği yapmış kadim şehir. Evliya Çelebi Halkı zevk ehlidir, gariplerle dostturlar, kin tutmaz, hile bilmez, derya gönüllü, halim selim insanlardır. Herkese iyi zanda bulunurlar, iyi geçinirler. diye anlatır. Hacı Bektaş-ı Veli hayırlı ve bereketli dualarıyla bu eski tarihi şehri Alimler konağı, fazıllar yurdu ve şairler yatağıdır diye över. İngiliz Kraliçesi nin botanikçisi Tournefort un 1714 te Küçük Asya nın önde gelen bir ticaret merkezi olarak övdüğü, "Tokat ta gördüğüm güzellik ve gelişmişlik manzarasını dünyanın hiçbir yerinde görmedim" dediği şehir. Ünlü sanat tarihçisi Süheyl Ünver in Tokat ta Osmanlılar ile Selçuklular'ın eser yapmak için âdeta yarıştıklarını, bu eserlerin şehri millileştirdiğini ve şehre ruhumuzu aşıladığını, yani coğrafyayı vatan yaptığını ifade ettiği şehir. Tokat keşfedilmeyi bekleyen yitik bir hazinedir Gerçekten de Tokat, birbirinden güzel ilçeleriyle, tarihiyle, mimarisiyle, yemekleri, sosyal yaşamı, bitki örtüsü, etnik ve dinsel yapısı, el sanatları, meyve ve sebzeleriyle, bağları ve bahçeleriyle keşfedilmeyi bekleyen yitik bir hazine, duvağını açmamızı bekleyen muhteşem bir nazenin ve belki de sakinlerinin ve ziyaretçilerinin kendini sadece mecburiyet caddesinden ibaret görmelerine içten içe üzülen bir eski zaman bilgesidir. Bektaşiliğin Anadolu da Hacı Bektaş tan sonra 2. merkezi olan Hubyar ın bulunduğu diyardır Tokat. Tokat ta mimari, bir medeniyet senfonisidir. Aynı frekansa geçemeyenlerin duyamayacağı, ancak onu duyanların tekrar tekrar mest olacağı bir senfoni. Sulusokak bizi 900 metrede 900 yıllık tarihe götürür. Burada Osmanlı, İlhanlı'dan kalma Burgaç Hatun türbesinin yanına aritmetik hesapların ulaşamadığı bir güzellikte Ali Paşa Camisi ni inşa etmiştir. Hemen ilerisinde bir İlhanlı eseri, az yukarıda ise Selçuklu tarzı ancak Osmanlı eseri bir Ulu Camii vardır. Aynı sokağın sağında ve solunda zengin ve estetik bir medeniyetin yüzyıllar gerisinden hâlâ bize seslenen şiirden ve hendeseden oluşan güzellikler bulunur. Takyeciler Camisi, Deveciler Hanı, Arastalı Bedesten, Sulu Han, Paşa Han, Ali Tusi Türbesi, Yağıbasan Medresesi gibi. Sulusokak'ın hemen sağında Tokat ın kadim ve doğal kalesi vardır. Doğal burçlarıyla, yükseltisiyle uzun asırlar bir savunma merkezi olmuş ve şehir halkını korumuştur. Fatih Sultan Mehmet bugün batıda korku filmlerinin ve vampirlerin atası olan Kont Drakula yı belki de havasından, suyundan tadar da 35

36 biraz insanlık öğrenir diye bu şehre sürgün etmiş ve Drakula bir süre burada yaşamıştır. Taşhan, Anadolu da Sultanhan dan sonra en güzel hanlardan biridir. 100 odalı, tüccarların ve atlarının kalabileceği, günümüz konaklama anlayışını üç yüz yıl önce gerçekleştiren bir anlayışın ürünüdür. Anadolu nun en güzel saat kulelerinden biri, Sultan Abdülhamit in tahta çıkışının 25. yılında halk tarafından yaptırılan Tokat Saat Kulesi tam 109 yıldır zamanın nabzını tutmaktadır. Verimli Yeşilırmak'ın üzerine bir gerdanlık gibi takılmış 800 yıllık tarihiyle zamana meydan okuyan Taşköprü ya da Hıdırlık 36 Hacı Bektaş-ı Veli, bu tarihi şehir Tokat'ı 'Alimler konağı, fazıllar yurdu ve şairler yatağıdır.' diye över. Köprüsü, Tokat ın abidelerinden biridir. Üzerinden iki otobüsün aynı anda geçebileceği Taşköprü hâlâ kullanılmakta ve güzelliğiyle, sağlamlığıyla bizi geçmişi anlamaya çağırmaktadır. Tokat bir müzeler şehridir de. Sulusokak ta bulunan Arastalı Bedesten, Mevlevihane, Atatürk Evi ve Latifoğlu Konağı yla dört müze vardır şehirde. Ahşap mimarisi, kitaba saygıya zorlayan alçak kapı girişleri, bozkırı tavana işleyen muhteşem tavan süslemeleriyle insana iç çektiren, öteleri, denizi, çiçekleri, çocukları, taze sağılmış sütü, taze biçilmiş çimeni hatırlatan bir müzedir. Mevlevihane dünyada tüm müştemilatıyla ayakta kalmış tek ve en güzel Mevlevihane örneğidir. Tıpkı Hubyar ın Bektaşiliğe merkez olduğu gibi burası da Mevleviliğe merkez olmuştur. Amasya ne kadar şehzadeler şehriyse Tokat da o kadar valideler şehridir. İstanbul da büyüyen, her an denizi gören valide sultanların, saray çıkmalarının Tokat ta denizi konaklarda istemesi Latifoğlu Konağı nın duvar ve tavan süslemelerine yansımıştır. Kündekarileri, asma tavanları, kalem işlerini Tokat ta görebildiğiniz güzellikte başka hangi şehirde görebilirsiniz bilemem. Sezar, Roma nın haşmetli Kralı Sezar, Zile ye kadar gelmiş, Pontus Krallığı nı yenmiş ve literatüre geçmiş o meşhur Veni Vidi Vici (Geldim, Gördüm, Yendim) sözünü burada söylemiştir. Tokat, yemekleriyle de ünlüdür. Keşkekten bata, Toyga çorbasından dolma çeşitlerine, şölen yemeklerinden olan Pehlili pilavdan Tokat kebabına, dünyanın pek çok dilinde aynı kelimeyle anılan Tokat yaprağına ve sarmasına kadar pek çok leziz yemek süsler sofraları. Sadece yemekler değil, Tokat ta aklınıza gelen hemen her meyvenin reçeli, her sebzenin turşusu ve kurutması yapılır. Kış hazırlıkları Tokat ta bir iş değil, bir tür eski zaman ayinidir. İçinden bozulacak kısımları çıkarılmış patlıcanlar balkonda huşu içinde kurumayı beklerken, yaramaz salatalıklar, acı biberler, ham kalmış kavunlar

37 Tokat ta, meyveler ikram, ikramlar dostluk, dostluklar da tatlı birer hatıra olur. mutfakta sirkeyle, sarımsakla, pastırmalar çemenle terbiye edilir. Yağmur ve bereketli toprakların ağaç olduğu, ağaçların şeftaliler, ayvalar, kirazlar, dutlar, halinde meyveye durduğu Tokat ta, meyveler ikram, ikramlar dostluk, dostluklar da tatlı birer hatıra olur. Meyveler sadece reçele dönüşmez. Hemen her meyvenin ıhlamur kalıbında desen olduğu, desenlerin sevdaları, acıları, yürek burukluklarını, erken bitmiş baharları, özlemleri yansıtan birer motif olduğu, motiflerin yazmalara, allı, yeşilli, sarılı yazmalara basıldığı bir yazma diyarıdır Tokat. Bursa dan Şam a, İstanbul dan Tebriz e yüzyıllardır yazma yollamıştır bu şehir. Genç kızların başında şen şakrak bir mani, gelinlerin başında huzura kavuşmuş bir ninni, yaşlıların başında ağır başlı bir Tokat havası söyler yazmalar. Tokat Kalesi ne çıkanın yedi yıl Tokat tan ayrılmayacağı inancı vardır şehirde. Bu bir batıl inanç değildir. Arkasındaki mantık şudur: Eğer Tokat Kalesi ne çıkacak kadar vaktiniz olmuşsa, bu şehrin insanıyla hemhâl olmuşsunuz, bu şehrin yemeklerinden tatmışsınız, yeni tanıştığınız Tokatlı teyzenin zambak reçelini zorla da olsa yemişsiniz ve mümkünse tüm şartları zorlayıp bu kuytu, bu sakin, bu gölgelik, bu gülen şehirde uzun süre kalmaya karar vermişsiniz demektir. Bu kararınızda çeşit çeşit pekmezler, kömeler, pestiller, nivikler, kuşburnu marmelatları, cevizler, çemenler ve soğuk ayvaz suyu kadar Tokat ın sade gönüllü, hoşsohbet, devletine ve milletine bağlı, kasaptan aldığı bifteği siyah poşette evine götürecek kadar ince ve güzel insanları da etkili olmuş demektir. Bağlarıyla bahçeleriyle, ballıcasıyla, yaşayan tarihiyle, sosyal barışı tarihte değil, bugünde gösteren etnik ve dinsel dokusuyla, folkloruyla, hanlarıyla, hamamlarıyla, hamam kültürüyle, son derece gelişmiş kiler kültürüyle, Tokat bileziğiyle, bölgenin en iyisi olmaya aday üniversitesiyle, domateslerin en Tokatlısı, pekmezlerin en Zilelisiyle keşfedilmeyi, duyulmayı, takdir edilmeyi bekleyen, bir türkü kadar uzak bir türkü kadar yakın, Çin kadar uzak, can kadar yakın muhteşem bir hazinedir Tokat. Tokat, yayla turizmi açısından da şanslıdır. Temiz havası ve gür ormanları ile olağanüstü güzelliğe sahip Topçam Yaylası; Yavuz Sultan Selim in Çaldıran Seferi sırasında konakladığı ve Cuma namazı kıldığı, bundan dolayı her Cuma yayla pazarı kurulan Selemen Yaylası; çim kayağına uygun geniş çayır alanı, çam ve kayın ağaçlarından oluşan muhteşem manzaralı Akbelen Yaylası; bünyesinde kırktan fazla yayla barındıran, rengârenk yayla çiçeklerinin büyüleyici görüntüsü ile yaşama sevincini bir kat daha arttıran Dumanlı Yaylası; sık ve gür çam ormanları, havası ve buz gibi suları ile Batmantaş Yaylası Tokat'ın zenginliğidir. Niksar dan Karadeniz e açılan Canik Dağları üzerinde bulunan, Çamiçi Yaylası Tokat'ın başka bir değeridir. Bu doğa harikası yayla, Niksar Belediyesi nce her yıl Çamiçi Yayla Şenlikleri nin ve yılları arasında Türkiye Oryantirik Şampiyonası finallerinin, yılları arasında ise International Niksar Cup un düzenlendiği, 12 km² lik Oryantiring parkur haritası ile bütün arazi şekillerini bünyesinde barındırdığından yerli-yabancı yarışmacılar tarafından özellikle tercih edilmektedir. Yayla, Turizm Bakanlığı ndan belgeli tesislerin, otellerin, apartların, pansiyonların ve lokantaların yaz-kış hizmet sunduğu bir doğa harikasıdır. Tokat, Çamiçi Yaylası ve daha nice yaylaları ile misafirlerini beklemektedir. 37

38 DOSYA Dr. Recep KIZILCIK Trabzon Valisi Kültür ve sanatıyla zengin kent Trabzon Trabzon yaylaları olağanüstü güzelliğe sahiptir. Bunların başlıcalarını; Şolma, Erikbeli, Karadağ, Hıdırnebi, Lişer, Sultanmurat olarak sayabiliriz. Bu yaylalar aynı zamanda hayvancılık merkezleridir. Müthiş doğal güzellikleri bünyesinde barındırırlar. Ulaşımları kolaydır. Her yaylamızın kendine özgü şenlikleri vardır. Halkımız bu şenliklerde bir araya gelir. Hem kültürel hem sosyal hem de ticari anlamda bir kaynaşma yaşanır. Yaylalarımız zengin bitki örtüsüne sahiptir. Kendine has flora çeşitliliği bu zenginliği oluşturur. Sarıçam, gürgen, liganba, meşe, ormangülü gibi zengin bitki örtüsünün yanı sıra yaban hayatı da yaylalarımızda mevcuttur. Uluslararası fuarlara katılım İlimizi tanıtmak için her türlü fırsatı değerlendirmekteyiz. Ulusal ve uluslararası fuarlara katılarak Trabzon u en iyi şekilde 38

39 temsil etmekteyiz. Bu kapsamda İstanbul EMİTT, İzmir Travel Turkey, Moskova, Berlin, Dubai, Riyad, Batum, Miami Krovizer fuarına katılınmıştır. Türkçe-İngilizce- Fransızca-Almanca-Farsça-Arapça broşür, kitap, CD gibi tanıtım malzemeleri bastırılarak ulusal ve uluslararası tanıtıma katkı verilmektedir. Ayrıca Uzungöl Maçka, Sümela Vadisi nde yeni turizm danışma büroları açılarak yerli ve yabancı turistlere hizmet verilmektedir. Yeşil Yol projesi hızlandı Nitelikli, profesyonel yatırımcıları ilimize davet ediyoruz. Var olan potansiyeli, standardı yüksek tesislerin daha da arttıracağını biliyoruz. Önemli bir destinasyon olan Trabzon için bölge bazında hazırlanan Turizm Master Planı çerçevesinde ulaşım sorununu çözme yolunda önemli mesafeler alınmıştır. Yeşil Yol projesi Trabzon da bütün hızıyla sürmektedir. Sümela insanlığın ortak kültür miraslarından biridir Dünya Kültür Mirası: Sümela Trabzon un önemli bir zenginliği Sümela Manastırı dır. Sümela sadece Trabzon un değil, ülkemizin de önemli bir kültür varlığıdır. İnsanlığın ortak kültür miraslarından biridir. Yüzyıllara meydan okuyan vadisi, doğanın ortasında görkemli yapısıyla tüm ziyaretçilerin hayranlığını kazanmaktadır. Yılda 350 bini aşkın yerli ve yabancı ziyaretçi Sümela yı gezmektedir. Sümela, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilerek Dünya Kültür Mirası olarak korunmaya devam etmektedir. 350 bin kişilik ziyaretçinin 40 bini yabancıdır. Manastır içindeki freskler büyük önem arz etmektedir. Manastırda her yıl 15 Ağustos ta Ortodokslarca dini tören yapılmaktadır. Turizm master planı önemi Şehrimiz ulaşım alanında çok şanslı bir ildir. Hava-kara-deniz yoluyla kentimize ulaşım çok kolaydır. Ayrıca Turizm Master Planı nda yer alan yeşil yol projeleri bittiğinde Trabzon ve bölge yaylaları birbirine daha kolay biçimde bağlanacaktır. Yol ve ulaşım, turizmin olmazsa olmazlarındandır. Bu konuda önemli çalışmalarımız sürmektedir. Kültür ve sanat zenginliği Trabzon, kültür ve sanat alanında çok zengin bir kenttir. Yıl boyunca uluslararası tiyatro festivalleri başta olmak üzere edebiyat, müzik, karikatür, fotoğraf sanatçıları ve ressamların katkı sağladığı etkinlikler coşkulu bir katılımla sürmektedir. Ayrıca il ve ilçe merkezlerimizde 50 ye aşkın festival ve yayla şenlikleri Trabzon da kültürel hayatımıza renk katmaktadır. Sportif anlamda da uluslararası organizasyonlar ilimizde sıkça yapılmaktadır. 39

40 DOSYA Münir KARALOĞLU Van Valisi Akdamar Kilisesi, inanç turizminin odağı oldu Van gerek tarihi ve kültürel yapısı gerekse doğal güzellikleri bakımından, turizm açısından büyük bir potansiyele ve öneme sahiptir. Farklı turizm tiplerini bünyesinde barındıran ilimizde inanç turizmi de oldukça gelişmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı nın 2010 yılında aldığı karar sonucunda Van Gölü üzerinde bulunan Akdamar Adası ndaki Akdamar Kilisesi, inanç turizmi kapsamına alınmıştır. Kilisenin inanç turizmi kapsamına alınmasıyla Van, turizm potansiyelini kullanma anlamında güçlenmiştir. Genel olarak ilimize ve kiliseye gelen toplam ziyaretçi sayısındaki artışın, birçok sektördeki talep artışını da beraberinde getirdiği açıktır. Artan talepleri karşılamak ve daha kaliteli hizmet sunmak amacıyla konaklama, ulaşım, yeme-içme, eğlence hizmetleri gibi sektörlere; alanlarında daha fazla yatırım yapma imkânı sağlanmaktadır. 40

41 Van Göl'ü kentin kültür ve sanat merkezi haline getirilecek. Van Gölü ndeki etkinlikler Uluslararası İnci Kefali Göçü Kültür ve Sanat Festivali (Haziran), Van Denizi ve Su Sporları Şenlikleri (Haziran), Dünya Offshore Yarışması (Temmuz), Akdamar Adası Akdamar Kilisesi nde dini ayin (Eylül ayının ilk haftası). Akdamar Kilisesi nin tarihe kazandırılması için restorasyonlar yapılmıştır. Konuyla ilgili ihale süreci tamamlanmış, çevre düzenlemesi ve müştemilat restorasyonuna başlanmıştır. Ayrıca 2007 yılında kilisenin restorasyonu tamamlanarak tekrar ziyarete açılmıştır. Van Gölü ve Akdamar Kilisesi için yapılacak yatırımlar ise şunlardır: - Tanıtımın çok iyi yapılması, - Turların iyi organize edilmesi, - Ulaşımın daha iyi hale getirilmesi, - Konferans ve seminer gibi ulusal ve uluslararası toplantılara ev sahipliği yapılması için Van Gölü ve Akdamar Adası nda gerekli tesislerin oluşturulması, - Van Gölü ve çevresinde ulusal ve uluslararası spor kulüplerinin hazırlık çalışmalarını yapabilecekleri spor tesisleri kurulması, - Van Gölü ne akan derelerin ıslahı ve arıtma tesislerinin bir an evvel oluşturulması, - Van Gölü ve çevresinde yapılacak çalışmalar ile ilimizin kültür ve sanat merkezi haline getirilebilmesi. Ulusal ve uluslararası fuarlarda Van ın tanıtımı çok iyi bir şekilde yapılmaktadır. Ulaşımın kent turizmine etkisi Bilindiği üzere turizm; ulaştırma yol ve araçları kullanarak yapılan bir yer değiştirme faaliyetidir. Turizm, ulaşım sistemlerine bağlı olarak başlamış, gelişme göstermiş; aynı şekilde turizmin gelişmesi de ulaşımı canlandırmıştır. Dolayısıyla ülkemizde ulaşım alanında yapılan yatırımlar, tüm ülkede turizmi canlandırdığı gibi ilimizde de turizmin gelişmesine büyük katkıda bulunmuştur. İlin ulaşım imkânları ise şöyledir: Van ın Saray ilçesindeki Kapıköy sınırında demir yolu ulaşımı vardır. TCDD Van Gölü feribot bağlantılı olmak üzere İran a düzenlenen tarifeli seferler yapılmaktadır. İstanbul-Tahran-İstanbul arasında haftada bir gün düzenlenen tren seferi vardır. Trans Asya treni ve Van- Tebriz-Van arasında haftada bir gün düzenlenen tren seferi mevcuttur. İlimizi transit geçen İran ile Suriye arasında demir yolu bağlantısı bulunmaktadır. Haftada 2 gün yapılan yurt içi yolcu ve yük taşımacılığına yönelik Van Gölü Ekspresi ile Haydarpaşa-Tatvan-Haydarpaşa seferleri vardır. THY, Anadolu Jet, Sun Express ve Pegasus Havayolları ile Van Ferit Melen Havaalanı ndan İstanbul, Ankara, Antalya ve İzmir e karşılıklı seferler düzenlemektedir yıllının organizasyonları ise şunlardır: Nevruz kutlamaları, Van ın kurtuluşu etkinlikleri, turizm haftası, hıdırellez, Kanisipi Festivali, inci kefali, fekiye teyran, su sporları, offshore, ayin, flamingo, İpek Yolu Fuarı ve Turizm Fuarı. Ayrıca bu yıl birincisi yapılan 1. Van Kitap Fuarı nın da her yıl yapılması planlanmaktadır. 41

42 DOSYA Rize bir yaylalar cennetidir* Rize'de Kaçkar Dağları nın eteklerinde kalabalıktan uzak, doğanın eşsiz güzellikleriyle baş başa kalmak için ideal çok sayıda yayla bulunur. Yayla hayatı Haziran ayının başından Eylül ayının ilk haftasına kadar sürüp giden üç aylık bir dönemi kapsar. Yaylalar insanların birbirini, bereketi simgeleyen gülsuyu ile ıslatması anlamına gelen ve coşkuyla kutlanan bağbozumu bayramı Vartavor şenlikleriyle ünlüdür. Horon ve sisli manzaralar, yayla yaşamının vazgeçilmezlerindendir. Rize'nin eşsiz yaylaları Handüzü Yaylası: Güneysu ilçe merkezine 16 km uzaklıkta olan yayla, 1790 m yüksekliktedir. Otantik özelliğini yitirmiş bir yayladır. Merkeze yakın olması nedeniyle çok gelişmiş, kolay ulaşılabilir olmasıyla popüler olmuş büyük bir yayladır. Bu yayladan güney ve güneybatı yönündeki pek çok yaylaya ulaşımı sağlayan yollar geçmektedir. * Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanmıştır 42

43 Çağırankaya Yaylası: İkizdere ilçesinde, 2392 m yüksekliktedir. Rize nin en büyük yaylalarından biridir. İkizdere-Çayeli-Güneysu- Çamlıhemşin güzergâhlarından gelen yolların birleştiği ana merkezdir. Yaylada yoğun şekilde betonlaşma vardır. Yaz aylarında yoğun nüfusa sahiptir. Vaşa Yaylası: İkizdere ilçesinde, 2643 m yükseklikte, mimari olarak tüm otantik özelliklerini koruyan, aynı zamanda hayvancılık ve yaylacılık faaliyetlerinin yürütüldüğü bir yayladır. Hâkim konumu ve yükseltisi sayesinde önemli bir manzara noktasıdır. Petran Yaylası: Anzer Yaylası yolu üzerindeki Kamanın Dibi mevkisinden ayrılarak ulaşabileceğiniz yaylaya, mevsim koşullarına bağlı olarak araçla da gidilebilir. Homeze Yaylası: İkizdere ilçesinde, 2368 m yükseklikte bulunur. Yeni Rize nin Bağbozumu Bayramı Vartavor şenlikleriyle ünlüdür. dönem yapılaşmalarının dikkatlice ve genellikle ahşap malzeme kullanılarak inşa edildiği önemli bir manzara noktasıdır. 360 derecelik bir panoramik nokta olarak ön plana çıkan bir yayladır. Sivrikaya Yaylası: İkizdere ilçesine 25 km mesafede bulunan yayla, 1875 m yüksekliktedir. Ormanları ve geniş otlaklar arasındaki yerel ahşap mimari örnekleri gözlemlenebilir. Anzer (Ballıköy) Yaylası: İkizdere ilçesinde, 2105 m yüksekliktedir. Kent merkezine 85 km mesafede bulunan yaylaya İkizdere ilçesinden ulaşım sağlanır. Ballıköy adı ile de anılan Anzer, bir taraftan Çoruh Nehri ve Bayburt kentine, diğer taraftan Trabzon Uzungöl Turizm Merkezi ne bağlanır. Bir geçiş bölgesinde olmasının getirdiği kültürel etkilerin yanı sıra Meles, Petran, Kabahor, Garzavan yaylalarıyla çevrili konumuyla geleceğin önemli turizm merkezlerinden biri olma yolundadır. Kırklardağı eteklerinde yer alması nedeniyle bir yayla merkezi niteliğindedir. Yeme-içme ve konaklama imkânı bulunmaktadır. Dünyaca ünlü Anzer balı yaylalarının bin türlü çiçeğinden damıtılır. Yaz aylarında yeşilin farklı tonlarına, kış aylarındaysa sarı ve kırmızı ağırlıklı renklere bürünerek yaprak döken ağaçlarıyla özellikle doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılığı için de cezbedicidir. Ovit Yaylası: İkizdere ilçesine yaklaşık 36 km mesafedeki Ovit Yaylası ve çevresi Kış Turizmi Merkezi ilan edilmiştir. Yazın dağcılık ve trekking gibi aktivitelere ev sahipliği yapan bölgenin, kış sporlarına uygun coğrafi potansiyelinin değerlendirilmesi planlanmaktadır. 43

44 Göl Yayla: İkizdere ilçesinde, 2420 m yükseklikte bulunur. Yaylada betonlaşma görülür. Sal Yaylası: Çamlıhemşin ilçesinde, 2002 m rakımlı, geleneksel ahşap evleri ile otantik özelliğini koruyan manzaralı bir yayladır. Pokut Yaylası: Çamlıhemşin ilçesinin güneyinde, Fırtına ve Hala derelerinin oluşturduğu vadiler arasında yer alan yayla, orman üst sınırı civarında 2032 m yükseklikte yer alır. Doğa yürüyüşü yapmak ve dinlenmek için ideal bir ortam sergileyen yaylalar, zengin biyolojik çeşitliliklerinin yanı sıra emsalsiz bir sivil mimari yapıya sahiptir. Çamlıhemşin ilçesine 15 km mesafede bulunan yayla, özgün mimarisiyle ilgi çekicidir. Sisli manzaraları ve otantik ahşap evleri yaylaya masalsı manzaralar sunar. Pansiyon olarak hizmet veren yayla evlerinde konaklama imkânı da sağlanmaktadır. Hazindağ Yaylası: Çamlıhemşin e bağlı olup, 1967 m yükseklikte 44 bulunur. Otantik yapısı tamamen korunan yayla, çok güzel bir manzara noktasıdır. Samistal Yaylası: Çamlıhemşin ilçesinden 2508 m yükseklikte bulunan yayla, sal şeklindeki büyük taş kütlelerinden oluşan ve geçmişi eskiye uzanan yöresel mimari özellikleri ile dikkat çeker. Golezana Yaylası: Ardeşen ilçesinde, 2230 m rakımda yer alır. Otantik yapısı ile manzara ve fotoğraf için uygun bir yayladır. Palovit Yaylaları: Çamlıhemşin ilçe merkezine araç ile 4 saat mesafede bulunan Palovit Yaylası nın yüksekliği 2338 metredir. Geleneksel taş yayla evleri ile dikkat çeken Palovit Yaylası, Kaçkar Dağları nın kuzeybatı yamacında, bir yanı tümüyle ormanlarla kaplı, diğer yanı ise dağ yamacına dayalı Karadeniz in en güzel yükseltilerinden biridir. Elevit Yaylası: Çamlıhemşin ilçesinde, 1884 m rakımda bulunur. Yayla daha çok gurbetçiler tarafından yaz aylarında ziyaret edilmektedir. Konaklama imkânı bulunan yaylanın geleneksel yayla evleri de ilgi çekicidir. Horonlarıyla ünlü Elevit Yaylası, Ağustos ayında yapılan şenlikleri ile de dikkat çeker. Başta yaban keçisi olmak üzere Karadeniz e özgü diğer yabani hayvanlar da bulunur. Amlakit Yaylası: Çamlıhemşin ilçesinde, 1993 m rakımda bulunur. Varvator Şenlikleri ile ünlüdür. Yerel mimari örnekleri ile görülmesi gereken yaylalardandır. Verçenik Yaylası: Çamlıhemşin ilçe merkezine yaklaşık 60 km mesafede olan yayla, 2618 m rakıma sahiptir. Çevresinde 10 dan fazla göl bulunur metreyle Kaçkar zirvesinden sonraki en yüksek nokta, yayla sınırları içindedir. Bu yükseltisi ile ülkenin en yüksek 12 tepesinden biri olma özelliğine sahiptir. Yaylaya Çamlıhemşin-Çat yolu kullanılarak ulaşılabilmektedir. Hacivanak Yaylası: Çamlıhemşin ilçesinde, 2587 m rakımda yer alır. Yaklaşık 100 hanelik yerleşime sahiptir. Bakir kalmış doğal güzellikleriyle görülmeye değer yerlerden olan yayla, özellikle günübirlik doğa yürüyüşleri için idealdir. Aşağı ve Yukarı Kavron Yaylaları: Kaçkar Dağları eteklerinde kurulu yaylalardan olan Yukarı Kavron Yaylası 2267 m, Aşağı Kavron Yaylası da 1953 m rakımda yer alır. İki yayla arasında yaklaşık 1,5 km mesafe bulunmaktadır. Yemeiçme ve konaklama imkânı bulunan yaylanın yaz aylarında turizm potansiyeli oldukça yüksektir. Kaçkarlara yapılacak yürüyüş ve tırmanışların son çıkış noktası olma özelliğini taşır. Aynı zamanda

45 Kaçkar bölgesi göllerine yapılan yürüyüşlerin de en çok kullanılan başlangıç noktasıdır. Ambarlı Yaylası: Çayeli ilçesinde, 2429 m yükseklikte, manzaralı bir yayladır. Yayla araç ile gidilebilecek son noktadır. Kito Yaylası: Çamlıhemşin e bağlıdır ve Fırtına Vadisi nden güney yönüne doğru manzaralı bir orman yolundan ulaşılır. Manzaralı ve hâkim konumlu bir yayladır. Dünya markası Anzer balı Rengârenk kır çiçekleri, dağ çayırları ile örtülü yaylaların çevresi, genellikle ladin türü çam ağaçları ile kaplıdır. Karadeniz kıyıları sahip olduğu yeşillikleri sadece bol yağmuruna değil, nemli ve sisli havasına da borçludur. Yaylalarda bitki örtüsü genel olarak köknar, ladin, sarıçam, sedir, kayın, meşe, ıhlamur, karaağaç, gürgen, kızılağaç, yabani fındık gibi ağaç türleriyle kardelen, yabani açelya, orman gülü, gökovan gibi binlerce çeşit kır çiçeği ile kaplıdır. Orman üst sınırının ötesinde bulunan yaylalarda ve çayırlık alandaki çiçek türleri arıcılığa olanak tanır. Dağlardaki su kaynaklarına yakınlığı ve çiçek çeşitliliği ile Anzer balı, dünyaca tanınan bir marka haline gelmiştir. Ormanlık alanda geyik, ceylan, bozayı, kurt, çakal, tilki gibi hayvanların yanı sıra çayırlık ve fundalık alanlarda huş tavuğu, ur kekliği, yalçın tepelerde ise çengel boynuzlu dağ keçisi gibi türlere rastlamak mümkündür. Atmaca avcılığı ve yakalanan bu hayvanların eğitimi sonrasında yapılan bıldırcın avcılığı yöre kültüründe önemli yer teşkil eder. Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içinde kalan bölgeden ayrıca bahsetmek gerekirse, Kaçkar Anzer balı Yöredeki en önemli markadır. zirvelerinden doğan Hala Deresi ile kaynağı Verçenik Dağları ndan olan Fırtına Deresi civarı zengin florası ile de dikkati çeker. Şenlikler ve fuarlar Haziran ayının ikinci haftasından, Ağustos ayının son haftasına kadar olan dönemde Rize yaylaları binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen şenliklerle bezenir. Sembolik yayla göçü, yöresel kıyafet ve yöresel yemek yarışmaları, atma türküler şenliklere ayrı bir heyecan katmaktadır. Bu şenlikler sadece Türkiye deki değil, tüm dünyadaki Rizelilerin buluşma nedenidir. Festival zamanı bölgede bulunan turistler için de büyük ilgi odağı olan bu organizasyonların tarihleri hava koşullarına göre değişebilmektedir. Ulusal ve uluslararası turizm fuarlarına (Emitt, Dubai, Utrecht, Berlin, Batum) katılarak Rize nin ve ülkemizin tanıtımı yapılmaktadır. Ayrıca ilde sivil toplum örgütleri, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ile birlikte sempozyumlar, paneller düzenlenerek farkındalık oluşturulmaktadır. Ekosistem korunarak yeni yapılaşmalara izin verilmeden yaylalarda var olan evler, konaklar turistlerin konaklayabileceği mekânlar haline getirilmeli ve onlara doğayla baş başa bir yaşam sunulmalıdır. Geleneksel yaylacılığın yaşatılması ve geleneksel yaylacılığın ekoturizm uygulamaları için önemli bir değer olduğu yaklaşımıyla yöre halkının bilinçlendirilmesi, yönlendirilmesi ve desteklenmesi sağlanmalıdır. Anzer balı da Rize'nin önemli bir markasıdır. Adını aldığı endemik çiçeklerin bulunduğu Anzer Vadisi, Anzer balının ana kaynağıdır. Marka değeri yüksek olup, geliştirilmesi yönünde çalışmalar sürdürülmektedir. Coğrafi koşullar sebebiyle kısıtlı ulaşım imkânlarına sahip olan ilde havaalanı ile birlikte demir yolu bağlantısının da olması gerektiği, bu sayede Rize yi yerli ve yabancı turistlerin daha çok ziyaret edeceği ve konaklama gün sayılarının da artacağı düşünülmektedir. Rize'de her yıl olduğu gibi 2013 yılında da yerel etkinlikler ve festivaller gerçekleştirilecektir. Festivallerden en çok ilgi görenleri; Rize Yaz Spor Şenlikleri, Ayder Kültür Sanat ve Doğa Festivali, Uluslararası Dağcılık Şenliği, Fırtına Rafting Şenliği, Formulaz Tahta Araba Şenlikleri ve İkizdere Ovit Yayla Şenlikleri, Büyük Handüzü Yayla Şenlikleri, Ovit Kar Şenlikleri, Fındıklı Yeşil Altın Gümüş ve Deniz Festivali, Ardeşen Kaçkar Altıparmak Sırt ve Golezana Yayla Şenlikleri, Ardeşen Yeniyol Şenlikleri, İkizdere Anzer Balı ve Yayla Şenlikleri, Çağrankaya Yayla Şenlikleri, Pazar Spor Şenlikleri, Dutğe Yayla Göçü Festivali belli başlı yerel festivallerdendir. Doğa ve kültür turizmi, son yıllarda turizmin en çok konuşulan iki hususudur. İl doğa ile kültür turizminin en önemli özelliklerini yansıtan turistik değerlere sahip önemli bir merkezdir. Birbirinden eşsiz güzel yaylaları, şelaleleri, gölleri, kaleleri, ahşap ve taş camileri, köy konakları ve kemer köprüleri ile doğa ve kültür turizminde önemli bir cazibe merkezi olması ve bu yönü ile markalaşması hedeflenmektedir. 45

46 DOSYA İrfan GÜRPINAR 52. Hükümet Dönemi Turizm Bakanı Turizm, iki kıta bir şehir Türkiye, 2012 yılında 35 milyon turisti misafir etmiş ve bunun sonucu olarak ekonomisine 30 milyar dolar gibi ciddi bir kaynak sağlamıştır. Bu, sektörün canlılığında büyük bir istihdam 46 ve yerli ürünlerimizin üretiminde önemli bir katkıya yol açmıştır. Şunu söylemem gerekir ki, Türkiye bugünlere kolay gelmemiştir li yıllarda bin turistin geldiği Türkiye bugünlere doğru ve isabetli uygulanan politikalarla gelmiştir yılında yürürlüğe konulan Turizmi Teşvik Kanunu uygulamaları ve zamanın hükümetinin (Özal Hükümeti) bu konuya verdiği önem, isabetli bir başlangıç olmuştur. Bakanlıksektör ilişkileri anlayış birliği içinde yürütülmüş, o dönemden bu yana turizm sektörü diğer sektörler ve özellikle turizm tesislerinin inşasında önemli bir rol oynayan inşaat sektörü bu konuda çok başarılı örnekler vermiştir. Bugün Türkiye nin turistik tesisleri, tatil köyleri, otelleri, genç dinamik ve çağdaş talepleri karşılayan niteliktedir ve her yeni tesis, öncekilerin daima ilerisinde ve yeniliklere açık olarak inşa edilmektedir. Ben yıllarında Turizm Bakanlığı yaptım. O tarihte Türkiye de turizm, DENİZ-KUM- GÜNEŞ anlayışı ile Akdeniz Bölgesi nde yoğunlaşmıştı. Gelen turist sayısı 4,5 milyondu. 18 Nisan 1995 tarihinde Antalya ya turizm sezonunu açmaya gitmiştik, o gece

47 Antalya da gezerken, her tarafın turistle dolu olduğunu gözlerimle görmüştüm. Ertesi gün Antalya Meydanı nda yaptığım konuşmada bu sezon açılışının son olduğunu, bundan böyle Türkiye nin turizmin sezon anlayışını terk etmesi gerektiğini ve her sezon ve her ay turizm yapılabileceğini söylemiştim. 4 MEVSİM 12 AY BÜTÜN TÜRKİYE sloganı ile yeni turizm politikamızı vurgulamış ve uygulamaya başlamıştık. Bu politikanın sonucu turizmimizi DENİZ-KUM-GÜNEŞ anlayışından kurtarıp, çeşitlendirme politikalarını uygulamaya başladık. Bunun sonucunda kayak, inanç ve kültür, yayla, golf gibi turizm hareketlerini teşvik etmeye, desteklemeye başladık senesinde Türkiye ye Ağustos ayında 1 milyon ve sene sonu itibarıyla 5 milyon turist getirerek rekor kırdık. Ama şunu belirteyim ki, ilk defa Ağustos ayında 1 milyon turistin gelmesi birtakım sıkıntılar yarattı, yatak kapasitesi yeterli olmadığı için bazı misafirleri yatlarda ve pansiyonlarda karşılamak mecburiyetinde kaldık. Bakanlıkta kurulan kriz masası o dönem için başarılı çalışmalar yaptı. Uygulamaya koyduğumuz 4 MEVSİM 12 AY BÜTÜN TÜRKİYE politikamız çok başarılı sonuçlar verdi. Şunu şükranla belirtmek isterim ki, Türkiye de turizm politikaları siyasete kurban edilmemiştir. Gelen hükümetlerin ve turizm bakanlarının, sektörün öncülüğünde başarılı politikalar uygulaması sayesinde bugünlere gelinmiştir. Turizm dinamik bir sektördür, bu rakamlarla yetinmemeli ve hedefimizi büyütmeliyiz. Türkiye 1980 lerden bu yana her sene Türkiye, yakın zamanda 60 milyon turist ve 50 milyar dolar hedefini yakalayabilir. turist sayısı ve turizm geliri itibarıyla %10 civarında bir büyüme sağlamıştır. Bu trendin devamı halinde Türkiye yakın zamanda 60 milyon turist ve 50 milyar dolar hedefini yakalayabilir. Bunun için yatırımlara, çevreye ve turizm çeşitlendirmesine önem vererek isabetli politikalar uygulamalıyız. Bu konuda önemli bir hususa değinmeliyim, Türkiye turizm politikalarını uygularken başarılı olmuş, gözünü Antalya, Muğla yörelerine çevirmiş ve yatırımlarını o yörede yoğunlaştırmıştır. Ama asıl potansiyel ve önemli bir destinasyon olan İSTANBUL u ihmal etmiştir. Londra, Paris, Roma, Moskova, Berlin, Madrid, New York gibi şehirler tek başlarına milyon turist çekerken, İstanbul son zamanlarda 7-8 milyon turisti misafir eder hale gelmiştir. Tabii bu sonuç, bu konuda İstanbul a bugüne kadar yeterli önem ve destek verilmemesinden kaynaklanmaktadır. İstanbul yukarıda saydığımız şehirlerden daha fazla bir dünya şehridir. Bir MARKA şehir olmalıdır. Müthiş bir tarihi geçmişi, dünyanın en güzel doğa yapısı, son zamanlarda yapılan çok güzel konaklama tesisleri, alışveriş merkezleri, 24 saat canlı yaşayan boğazı ve eğlence hayatı, yeme içme imkânları ile İstanbul; Avrupa, Amerika ve diğer Asya ülkeleri için bulunmaz bir destinasyon olmalıdır. İstanbul çok rahat bir moda, kongre, eğlence ve alışveriş merkezi, boğazı ile çok cazip bir yeme içme merkezi, üniversiteleri ile uluslararası bir eğitim merkezi ve son zamanlarda çok gelişen sağlık tesisleri ile bir sağlık turizmi merkezi olabilir. Avrupa daki şehirler bazı özellikleri ve sloganlarıyla anılır. Paris in bir aşk şehri, Milano nun moda merkezi olarak anıldığı gibi. İstanbul un da imkânları böyle bir sloganla reklam edilebilir. Bu konuda bir yarışma açılarak İstanbul a yakışan slogan tespit edilebilir. Benim aklıma gelen İstanbul un Avrupa ve Asya kıtalarının bir köprüsü olmasından hareketle 2 KITA 1 ŞEHİR veya benzeri sloganlarla bu iş başlatılabilir. İnanıyorum ki İstanbul en kısa zamanda milyon turisti misafir eden bir şehir haline gelecektir. Turizm, bir ülkenin kalkınma dinamikleri arasında inşaat ile birlikte lokomotif sektördür. Döviz getiren, tesis yatırımları ile istihdam sağlayan, yerli mallarının tüketilmesine olanak tanıyan bir sektördür. Çok sayıda yan sektörü beslemektedir. Ülkemizde sahip olunan bu potansiyel, bana göre yeterince kullanılabilmektedir. Ancak turizm; önü açık, büyümeye müsait ve geleceği olan bir sektördür. Bu nedenle bir noktadan sonra üzerinde durmamak, gelişmesi yönünde çalışma yapmamak çok yanlış olur. Gerekli adımları atarak, 60 milyon turist 50 milyar dolar turizm geliri hedefini yakalamalıyız. 47

48 DOSYA Ankara da turizm potansiyeli, kalkınma projeleri ile hayata geçiriliyor Ankara Kalkınma Ajansı, 9 Temmuz 2010 tarihinde Genel Sekreter atamasının ardından kurumsallaşma çalışmalarını hızlı bir şekilde tamamlamış ve başkentin sürdürülebilir kalkınma stratejilerinde öncü kuruluş olmak için çalışmalarına başlamıştır. Ankara Kalkınma Ajansı, Ankara Bölgesi nde Aralık 2010 tarihi itibari ile çok boyutlu bir bölge planlama çalışması sürecine başlamıştır. Kamu kurumlarından, sivil inisiyatife; üniversitelerden özel kuruluşlara değin 600 ün üzerinde katılımcı ile 60 tan fazla toplantı gerçekleştirilerek oluşturulan Ankara Bölge Planı; katılımı ve sahiplenme bilincini geliştirmesi, kalkınma sürecine yol göstermesi, daha yaşanabilir bir bölgenin resmini çizecek olması ve yerel kuruluşların politika önceliklerine rehberlik etmesi açısından il için önemlidir Ankara Bölge Planı nda öne çıkan sektörlerden biri de turizm olmuştur. Bu çerçevede 2011 Yılı Teklif Çağrısı nın başlıklarından biri Turizm Potansiyelinin Harekete Geçirilmesi Mali Destek Programı olarak gerçekleşmiştir. Program çerçevesinde 45 proje desteklenmeye değer bulunmuştur. Bu projelerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Juliopolis Nekropolünün Turizme Kazandırılması Projesi ile 2000 yıllık tarihin gün yüzüne çıkması sağlanmıştır. Kazı alanından çıkan arkeolojik eserler Anadolu Medeniyetleri Müzesi nde ziyaretçilere sunulmuştur. Kırsal Turizm Ankara da Yaygınlaşıyor ve Kurumsallaşıyor Projesi ile Nallıhan ilçesi Beydili köyünde kırsal turizm altyapısı güçlendirilmiş ve doğal kaynaklar ile yerel ürünlerin değerlendirilerek kırsal turizm potansiyelinin açığa çıkmasına yönelik faaliyetler gerçekleştirilmiştir. Ankara yı Yaşamak Projesi ile Ankara daki turizm potansiyelinin harekete geçirilmesine katkıda bulunmak amacıyla Türkiye nin çeşitli illerinden 30 acente sahibi kadın 2 gün boyunca Ankara yı gezerek, Ankara nın tarihi ve turistik yönleri, mekânları hakkında yerinde bilgi almışlardır. 48 Tarihi ve Kültürel Mirasın Turizme Kazandırılması Projesi ile Polatlı Belediyesi tarafından kurulan atölyelerde yetişen kursiyerlerin ürettiği Polatlı ya özgü seramik ve ahşap ürünleri sergisi açılmıştır.

49 Geçmişten Günümüze Ankara Kadınları Sergi ve Sanat Evi, 2 Kasım 2012 tarihinde düzenlenen törenle açılmıştır. Ulucanlar Cezaevi Müzesi nde açılan sergi evinde, Hititler den Cumhuriyet dönemine Ankara kadınlarının kullandığı giysi ve takılar ziyaretçilere sunulmuştur. Beypazarı Hamam Müzesi Projesi ile Türkiye nin ilk hamam müzesi Ankara Kalkınma Ajansı nın desteğiyle Beypazarı nda açılmıştır. Tarihi Paşa Hamamı, Ankara Kalkınma Ajansı desteği ile müzeye dönüştürülerek Türkiye nin ilk Hamam Müzesi olarak faaliyet başlamıştır. Kültürel faaliyetler için sergi salonu olarak da kullanılabilecek müze, Selçuklu ve Osmanlı sosyal yaşamının önemli unsurlarından olan hamamları deneyimleme olanağı sunmaktadır. Nallıhan da Eko Turistle Eko Turizm Projesi çerçevesinde restore edilen Nafiz Bey Konağı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen in katıldığı törenle açılmıştır. Öte yandan, 2012 Yılı Teklif Çağrısı nın başlıklarından biri yine turizm olmuştur. Bu program, Ankara Bölge Planı nda yer alan dört mevsim gerçekleştirilebilir turizm faaliyetleriyle turizmde rekabet gücünü arttırmak, bölgedeki insan kaynağı kapasitesini geliştirmek ve beşeri sermayeyi destekleyerek, kalkınmaya yönelik değer üretimini Türkiye nin ilk hamam müzesi Ankara Kalkınma Ajansı nın desteğiyle Beypazarı nda açılmıştır. arttırmak ve sosyal sermayeyi güçlendirme ve bölgeyi uluslararası bir kültür-sanat merkezi haline getirmek amaçları kapsamında Ankara nın turizm kapasitesinin geliştirilmesi ve bunun etkin bir şekilde tanıtımına yöneliktir. Projelerden 6 tanesi desteklenmeye değer bulunmuştur. Neden turizm? 2010 yılında ülkemize havayolu ile gelen yaklaşık 19 milyon yabancı turistin sadece %1,8 inin Ankara yı ziyaret etmiş olması başkentin turizmden elde edilen gelirden istenen ölçüde pay alamadığını göstermektedir. Yine 2010 yılı itibarıyla Ankara da bulunan 146 Turizm İşletme Belgeli tesiste yatak kapasitesine sahip olunmasına rağmen bu tesislerdeki doluluk oranının %33 te kalması Ankara nın turizm konusunda potansiyelinin altında kaldığının bir başka göstergesidir. Ankara 21 yükseköğretim kurumu ve 7 si uluslararası düzeyde akredite edilmiş 63 hastane ile özellikle eğitim ve sağlık turizminde önemli bir rol oynayacak kapasiteye sahiptir. Ankara Kalkınma Ajansı gerek sunduğu mali destek programları ile gerekse yürüttüğü araştırma çalışmaları ve lobi faaliyetleri bu potansiyelin ortaya çıkması yönünde çaba göstermektedir. 49

50 DOSYA Dr. Fatih AKBULUT Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Profesyonel turizm için bütüncül destinasyon planlaması şarttır 50 Doğu Marmara Kalkınma Ajansı, kısaltılmış adıyla MARKA, kamu, özel sektör ve STK lar arasında iş birliği ve eşgüdüm sağlayarak bölgesel gelişim stratejileri kurgulayan ve bu stratejilere girişim yapılmasını ve yeni yatırımlar kazandırılmasını sağlayan tüzel kişiliğe haiz bir kamu kurumudur. Ajans, ülke ekonomisinin yaklaşık yüzde 30 unu karşılayan Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce ve Yalova illerini kapsamaktadır. Kalkınma ajansımızın amacı, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlayarak yerelden küresele potansiyeli harekete geçirmek, bölgesel gelişmeyi hızlandırmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmaktır.

51 Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova illerini kapsayan Doğu Marmara Bölgesi, Avrupa yı Asya ya bağlayan stratejik bir konuma sahiptir. Türkiye nin ekonomi merkezi İstanbul ve idari merkezi Ankara ile güçlü ulaşım bağlantıları ve Karadeniz ile Marmara Denizi üzerinden dünyaya açılan kapıları ile uluslararası sanayi üssü ve Türkiye nin sanayi başkenti konumundadır. Bu konumunu; planlı sanayi yapılanması, nitelikli iş gücü potansiyeli, bilimsel kurumlar ile sanayi arası iş birliği altyapısı ve ArGe gücü ile sağlamlaştırmaktadır. Bölge, Türkiye nin en önemli 3 metropolünün (İstanbul, Ankara, Bursa) ortasında yer almaktadır. Türkiye, coğrafi konumu ve yapısı gereği doğal varlıklar açısından Türkiye de İstanbul, İzmir, Antalya gibi illerde şehir ölçeğinde markalaşma çalışmaları yapılmaktadır. zengin; pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olmasından dolayı önemli bir turizm ve kültür merkezidir. Bu özelliklerinden ötürü de hemen her noktası ayrı ayrı turizm destinasyonu olabilecek niteliktedir. Her il ya da ilçe veya destinasyon, haklı olarak tüm değerlerini turizmde değerlendirmek amacıyla ön plana çıkarma çabasındadır. Ancak günümüz profesyonel turizm anlayışlarında bütüncül destinasyon planlaması, bölgelerin çekiciliği için bir gereksinim haline gelmiştir. Kalkınma ajansları turizmde ayrıntıları kaçırmayacak nitelikte ülke ölçeğinden küçük, destinasyonları bütüncül ele alabilecek nitelikte il ölçeğinden büyük, bölgeler bazında planlama yetkisiyle donatılmıştır. Bu da ajansların turizmi en doğru ölçekte ele almalarını sağlamaktadır. Bildiğiniz gibi marka kent terimi şehir turizminin yoğun olarak yapıldığı yerleşimler için kullanılmaktadır. Bu terime uyan New York, Amsterdam, Viyana, Roma gibi kentler en bilinen örneklerdir. Türkiye de ise İstanbul, İzmir, Antalya gibi illerde şehir ölçeğinde markalaşma çalışmaları yapılmaktadır. Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova illerinden oluşan Doğu Marmara Bölgesi nde her ne 51

52 Kalkınma ajansları bölgedeki potansiyelin hayata geçmesini hızlandırıcı olarak bölge turizminin gelişmesine yönelik çeşitli çalışmalar gerçekleştirmektedir. kadar markalaşma faaliyetleri metropollerdeki kadar etkin olmasa da turizm konusundaki tüm doğal ve kültürel değerleri ile tanınırlığını sağlamak üzere çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Özet olarak kalkınma ajansları bölgedeki potansiyelin hayata geçmesini hızlandırıcı olarak koordinasyon sağlanması ve kilit konulara verdiği destekle bölge turizminin gelişmesine yönelik çeşitli çalışmalar gerçekleştirmektedir. Turizm merkezlerine yol haritaları Planlama konusunda yasal dayanağımız, aynı zamanda hazırlanması yetkisini elimizde bulundurduğumuz Bölge Planı dır. Bu plan, küresel trendler ve ulusal stratejilere dayanmasının yanı sıra bölgemizin kaygılarını ve yereldeki tüm kesimlerin önerilerini derleyen nitelikte bir belge. Bu plan doğrultusunda turizm sektörü için planlama çalışmalarına devam etmekteyiz. Hâlihazırda, dönemini kapsayacak bölge planı için çalışmaları sürdürmekteyiz. Bölgenin tanıtılması ve potansiyelinin hayata geçirilmesi için hem bütüncül hem de bölgedeki turizm merkezlerini, odaklarını ve koridorlarını ayrı ayrı ele alarak yol haritaları oluşturmaya çalışmaktayız. Bunu yaparken de o bölgedeki tüm turizm sektörü temsilcilerinin görüşlerini ve önerilerini almakta, bunları küresel ve ulusal trendler çerçevesinde yorumlamakta ve bilimsel teknikleri azami kullanarak politikalarımıza yansıtmaktayız. Ajansımızın misyonu gereği ve koordinatör rolümüzden dolayı bölgemizde yer alan konaklama ve yeme içme tesislerinden, seyahat acentelerine, tur operatörlerine, rehberlere, derneklere, birliklere kadar geniş bir ağa ulaşarak, turizmde söz sahibi kurum ve kuruluşları desteklemeye ve iş birliklerinin etkin olmasına çabalamaktayız. Dünya genelinde kültür, termal, inanç ve doğa olmak üzere dört alternatif turizm çeşidine talep artmaktadır ve bölgemiz bu anlamda oldukça zengindir. Kültür turizmine yönelik olarak bölgemizin en önemli alanlarından biri, Bitinya Krallığı na başkentlik yapmış olan Düzce Konuralp tir. Doğu Marmara Müzeler Ağı aracılığıyla hayata geçirdiğimiz proje ile bölgemizin müzeleri Bitinya teması üzerinden tanıtılma olanağı bulmaktadır. 52 Öte yandan Ayaş-Sapanca İpek Yolu Turizm Koridoru nun öne çıkan bir destinasyon olması için çeşitli katılımcı planlama çalışmalarını tamamladık, bundan sonra ise tanıtıma ağırlık vereceğiz. Bir diğer önemli mekân olan Hereke için de Tanıtma Fonu ndan aldığımız ödenekle

53 ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına destek olmaktayız. Yine Kocaeli Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından su kemerlerinin ortaya çıkarılması gibi çeşitli projelere destek vermiş bulunmaktayız. Bölgemizdeki Kuzey Anadolu fayının getirdiği risk ve olumsuzluklara rağmen bize sağladığı önemli bir değer olan termal suları da turizmde kullanmak arzusundayız. Çeşitli ilçelerimizde jeotermal kaynak araştırmalarına mali desteğimiz oldu. Öte yandan termal turizm merkezlerinin özellikle sağlık ve Orta Doğu pazarında y bilinirliğinin arttırılması konularına yönelik çeşitli platformlarda tanıtım faaliyetleri gerçekleştirmekteyiz. Bölgemizin belki de en güçlü olduğu turizm çeşidi doğa turizmidir. Bölgemiz yüz ölçümünün önemli bir bölümünü kaplayan ormanların yanı sıra, zengin su kaynaklarımız ve yaylalarımız ile longoz gibi nadir bulunan doğal alanlara sahibiz. Bunların da korumakullanma dengesi içinde turizmde değerlendirilmesi için çalışmalarımız bulunmaktadır. Yatırım Destek Ofisleri önemli Bölgede İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerimizin ve yerel yönetimlerimizin yapmış olduğu pek çok envanter ve tanıtım faaliyeti mevcuttur. Kalkınma Ajansımız, kilit konulara verdiği destekle bölge turizminin gelişmesine yönelik çeşitli çalışmalar yapıyor. Ajansı olarak biz, bu kurumların faaliyetlerini desteklemek üzere mali ve teknik desteklerin ve planlama çalışmalarının yanı sıra koordinasyon sağlayıcı ve iş birliği ortamı geliştirici faaliyetleri tercih etmekteyiz. Örneğin her biri ayrı bir turistik destinasyon olan Sapanca, Geyve, Taraklı, Mudurnu ve Göynük ilçelerimizin turizmde daha etkin yer alabilmeleri amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Kalkınma Ajansı ve İpek Yolu Belediyeler Birliği, Bolu ve Sakarya Valilikleri ile birlikte Ayaş-Sapanca İpek Yolu Turizm Koridoru çalışmalarında yer aldık. Buradaki temel amaç, tanıtımda kaynakların etkin kullanılması ve birbiriyle rakip ilçelerin iş birliği içerisinde rekabet ederek turizm pastasını büyütmelerini sağlamaktı. Bu amaçla oluşturduğumuz Doğu Marmara Turizm ve Markalaşma İş Birliği Ağı, EMITT-Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarlarına 2 yıldır bölgeyi taşımakta, bölge turizmine katkı sağlayacak fonların kullanılmasını özendirmektedir. Yatırım Destek Ofisleri eliyle de turizm yatırımlarını çekmede ve hayata geçmesinde destek sağlamaktayız. Yatırımcılara ve seyahat acentelerine bölge promosyonu gerçekleştirmekte ve bu gibi pek çok çalışma yürütmekteyiz. Bu çalışmaları yaparken en önemli destekçimiz, bölgenin zengin kültürel, tarihi ve doğal mirası ile sayısız alternatif turizm çeşidini barındırması ve İl Kültür ve Turizm Müdürlerimiz başta olmak üzere sektör yöneticilerinin aktif çalışma ve iş birliği faaliyetleridir. Bu faaliyetlerden bazıları 3 yıldır EMITT Fuarı na bölgesel katılım sağlamamız, yatırım destek faaliyetleri kapsamında birçoğunun süreci içinde yer aldığımız 11 adet 5 yıldızlı, 11 adet 4 yıldızlı ve 8 tane 3 yıldızlı otel olmak üzere 300 milyon liralık turizm yatırımının bölgede gerçekleşmesi, KOSGEB le birlikte verdiğimiz uygulamalı girişimcilik eğitimleri ile butik otelciliğe katkı sağlamak ve sektöre toplam bütçesi 1,6 milyon TL yi bulan teknik ve mali destek vermemiz şeklinde sıralanabilir. Öte yandan bölge turizminin hedef kitlelerini tespit ederek bu gruplara yönelik özel çalışmalar kurgulamaktayız yılında yönetim kurulumuzun aldığı kararla Dubai deki Arabian Travel Market ve Riyad Seyahat Fuarları nda bölgeyi tanıtma ve yerel acente ve otelleri Orta Doğulu outbound acentelerle eşleştirme olanağı bulduk. Ayrıca Amerika nın Los Angeles kentinde gerçekleştirilen Anadolu Kültürleri ve Yemek Festivali ne katılım sağlanarak bölgenin kültür ve turizm destinasyonlarını Amerikalılarla paylaştık. 53

54 DOSYA Yusuf ESGİN Güney Ege Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Vekili Marka şehir olgusu turizm için kaçınılmaz 54 Türkiye nin cennet bölgelerinden biri olarak tanımlanan Güney Ege Bölgesi Antik Karya dan Sparta ya, İyonya dan Osmanlı ya birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, eşsiz doğal güzellikleri, 1250 km yi aşan kıyı şeridi, çok sayıda mavi bayraklı sahili ile Türkiye ve dünya çapında büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Bölge, sadece deniz-kum-güneş turizmini değil, jeotermal kaynaklar ile sağlık turizmini, coğrafi özellikleri ile yayla ve kış turizmini, tarihi ile kültür turizmi ve tarımı ile agro turizmini dört mevsim geniş bir yelpazede sunarak tüm dünyada birçok turistin ilgisini çekmektedir. Bu ilgi, Türkiye nin turizm politikalarının sağladığı gelişmeler ile birlikte yıllardır artarak devam ederken, ülkede yaygın olan deniz-kum-güneş turizminin artık doyuma ulaştığı kabul edilmektedir. Bu sebeple

55 bölgenin ve Türkiye nin sahip olduğu tüm turistik özellikleri ile alternatif yollar üretmesi, turizmden elde ettiği gelirin arttırılması gerekliliği tartışılmaktadır. Bu noktadan bakıldığında alternatif turizm çeşitliliğinin arttırılmasının yanında marka şehir olgusunun yaratılmasının turizm açısından olmazsa olmaz olduğunu görüyoruz. Moda şehri Milano, romantizmin başkenti Paris, kentsel dönüşümde başarı hikâyesi olarak kabul edilen Barcelona nın bunun yanında futbolla anılması, turizmde marka şehir olgusunun dünyadaki en iyi örnekleridir. Çünkü çağımızda, ülkelerden çok şehirler kendilerine ait farklı yönleri ile ön plana çıkarak ülkelerin itibarlarını belirlemektedir. İnsanların zihninde bir bütün olarak tutarlı bir ülke algısı oluşturmak özellikle turizm sektörü için oldukça Muğla Markalaşma Projesi ne reklam ve tanıtım çalışmalarıyla destek verilirken, Denizli, Aydın illeri için de markalaşmaya yönelik strateji ve tanıtım odaklı çalışmalar başlıyor. zor görünüyor. Günümüzde insanlar tatil seçeneklerini belirlerken Fransa ya, İtalya ya gitmiyor. Paris e, Roma ya veya Prag a gidiyor. Bu yönden baktığımızda faaliyet alanımızdaki üç il olan Aydın, Denizli ve Muğla illerimiz sahip oldukları tarihi zenginlik, coğrafi yapı, kültürel birikim ve zengin ekonomik çeşitlilik ile marka oluşturma altyapısına sahip görünüyor. İşte bu noktada; kalkınma ajansları bölgelerindeki turizm potansiyeline sahip kentlerin ve kültürel değerlerin markalaşmasında turistik ve kültürel değerlerin tespiti, eksiklerin, olanakların belirlenmesi ve iyileştirilmesinde öncü rol oynamaktadırlar. Kentsel ölçekte markalaşma çalışmalarının yapılması ve bölge ürünlerinin markalaştırılarak pazarlanmasını amaçlayan Ajansımız, bu kapsamda Muğla Markalaşma Projesi ne reklam ve tanıtım çalışmalarıyla destek verirken, önümüzdeki günlerde Denizli, Aydın illeri için de markalaşmaya yönelik strateji ve tanıtım odaklı çalışmalarına başlayacaktır. Alternatif turizm mali destek programı Ajansımızın Ekonomik Araştırmalar ve Planlama Birimi; Bölge Planımızda yer alan gelişme eksenleri ve bölgede yapılan analizler doğrultusunda, turizm 55

56 Alternatif Turizm Mali Destek Programı kapsamında, Güney Ege Bölgesi ne toplam 14 milyon TL lik kaynak aktarılacaktır. odaklı ilçelerimizde turizme yönelik GZFT analizleri düzenleyerek kanaat önderleri ile mülakatlar gerçekleştirmiştir dönemini kapsayacak 2. Bölge Planı hazırlık çalışmalarına ışık tutacak bu çalışmalar kapsamında ayrıca; Aydın ilinde 3, Denizli de 2 ve Muğla da 3 adet turizm çalıştayı düzenlenerek bölge turizmini daha 56 ileriye taşıyacak önemli hedef ve stratejiler belirlenmiştir. Ajansımız; bölgede yaptığı araştırma ve analizler doğrultusunda ve Bölge Planımızda yer alan amaç ve hedeflere de uygun olarak; 8 Nisan 2013 tarihinde Alternatif Turizme Yönelik 2013 Yılı Proje Teklif Çağrısı nı kamuoyu ile paylaşmıştır. Alternatif Turizm ve Turizm Altyapısı Mali Destek Programlarından oluşan 2013 Yılı Proje Teklif Çağrısı nın son başvuru tarihi 28 Haziran 2013 e kadar devam edecektir. Güney Ege Bölgesi nin alternatif turizm çeşitliliğinin arttırılmasına katkı sağlayacak özellikler taşıyan Alternatif Turizm Mali Destek Programı kapsamında, Güney Ege Bölgesi ne toplam 14 milyon TL lik kaynak aktarılacaktır. Termal, sağlık, tarih, kültür, yayla, agro ve kış turizmi alanlarında uygun projelerin destekleneceği programla bölgemiz, deniz-kum-güneş turizminin yanı sıra bu alanlarda da turizmde öncü konuma ulaşacaktır. Marmaris in projesine destek Ajansımız 2011 yılında ilan ettiği 2012 yılında yürüttüğü "Doğrudan Faaliyet Desteği" kapsamında; bölgenin kalkınması için gerekli bilgi altyapısının oluşturulması ve bölgenin potansiyelinin tespit edilerek gerekli verilerin üretilmesine katkıda bulunacak projelere destek vermiştir. Bu kapsamda; bölgeye özgü tarihi ve kültürel değerler ile ürünlerin araştırılması, kırsal turizme yönelik olarak yurt içi ve yurt dışı pazar analizlerinin yapılmasını amaçlayan Marmaris ve Çevresi Turizm Alanı Altyapı Hizmet Birliği nin hazırladığı Marmaris Turizm Birliği Köyleri Kırsal Turizm Envanteri Projesi Ajansımız tarafından desteklenmiştir. Marmaris ve çevresindeki 15 köyü kapsayan proje için köyler tek tek taranarak doğal, kültürel, tarihi zenginlikleri ön plana çıkaran 96 sayfalık bir tanıtım yayını hazırlanmıştır. Yayın 3 dilde ve toplam 6 bin adet basılmıştır. Proje kapsamında ayrıca kırsal turizmin dünyanın farklı ülkelerinde uygulanış şekli, kırsal turizm için en çok harcama yapan turist yapısı, hangi ülkelerde ne tür tanıtım yapılması gerektiğini ortaya koyan bir de pazar raporu hazırlanmıştır.

57 Kültürel değerlerde farkındalık 2012 yılında bölgenin tanıtımına ağırlık veren Ajansımız, Güney Ege nin kaybolmaya yüz tutmuş kültürel değerlerini geniş kitlelere tanıtmak amacıyla Yatağan Bıçakları, Ters Lale, Milas Halısı ve Körüklü Çizme gibi kültürel tanıtım kitapçıkları çalışmalarını tamamlayarak kamuoyuyla paylaşmıştı. Söz konusu kültürel değerler konusunda kamuoyunda farkındalık yaratmayı sağlayan Ajansımız, kültürel tanıtım kitapçıkları serisine bugünlerde tamamladığı Karacasu Seramikleri ile devam etmektedir. Ardından da bu seriye Güllübahçe Bez Bebekleri, Yeşilyuva Ayakkabıcılığı, Çal Üzümleri, Kavaklıdere Bakırcılık Sanatı ve Bodrum Guleti kitapçıklarıyla devam edilecektir. Bunların yanında, Denizli Tanıtım Kitabı ve Muğla nın il oluşunun 100. yılı çerçevesinde Ajans, kültürel değerler konusunda kamuoyunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. hazırlanan Muğla Kitabı ise 2013 yılında kamuoyuyla paylaşılacak çalışmalardır. Son olarak ise Güney Ege nin yöresel yemek kültürünü ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtmaya yönelik ve önümüzdeki dönemde gurme turizminin bölgede yapılabilirliğini araştırmak için başlattığımız Güney Ege Lezzetleri adlı çalışmayla tanıtım faaliyetlerine devam etmekteyiz. Hibeye hak kazananlar belirleniyor Ajansımız; bölge planımızda yer alan gelişme eksenleri ile gerçekleştirdiği planlama ve analiz çalışmaları ışığında, bölge ekonomisinin rekabet edebilirlik düzeyinin arttırılması amacıyla bölgenin ihtiyaçlarını belirleyerek uygun destek programları tasarlamaktadır. Bu kapsamda önümüzdeki yıllarda bölgemizin ihtiyaçlarına yönelik mali destek programlarımız ve projelerimiz devam edecektir. Ayrıca 2012 yılında başlattığımız Doğrudan Faaliyet Desteği ve Teknik Destek süreçleri de devam etmektedir yılında söz konusu destek programlarında uygun başvuru sahipleri belirlenerek hibe almaya hak kazanacaklardır. Faaliyet alanımızdaki her üç ilimiz (Aydın, Denizli, Muğla) tarımdan turizme, sanayiden enerjiye kadar birçok sektörde yüksek potansiyele ve zenginliğe sahiptir. Ajansımız tasarladığı destek programlarıyla, tanıtım ve yatırım çalışmalarıyla ayrıca danışmanlık hizmetleriyle bölgemizin ve paydaşlarımızın yanında olmaya devam edecektir. 57

58 DOSYA Doç. Dr. Abdülmecit KARATAŞ İstanbul Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Yaşanabilir ve yaşam kalitesini sürekli yükselten kent: İstanbul 58 Kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak gibi görevleri bulunan İstanbul Kalkınma Ajansı, 2008 yılında kurulmuştur. İSTKA Vizyonu: Küresel kent İstanbul için çalışan, insan odaklı ve çevreye duyarlı, etkili ve yön veren bir çözüm merkezi olmak. İSTKA Misyonu: Katılımcılığı benimseyerek ortak aklı temsil etmek; iş birliği

59 ağlarının merkezinde yer alarak kaynakları İstanbul için ortak değere dönüştürmek. Kuruluşundan hemen sonra çalışmalarına başlayan ajans öncelikle İstanbul un bölgesel gelişimi için çeşitli alanlardaki potansiyelini tespit etmek; bu potansiyele bağlı olarak bütün kesimleri ortak bir paydada buluşturacak bölgesel kalkınma vizyonu ve önceliklerini belirlemek üzere İstanbul Bölge Planı hazırlık çalışmalarını yürütmüştür. Kültürel zenginlikler ve turizm İstanbul Bölge Planı nın hem vizyonunda hem de gelişme eksenleri ve stratejik amaçları altında kendine yer bulan önemli başlıklar olarak öne çıkmıştır. Bölge Planı vizyonunda İstanbul un tarihi ve doğal mirasını koruması gerektiği vurgulanmış; diğer taraftan turizm, yüksek katma değer üreten ekonomik sektörlerden biri olarak değerlendirilmiştir. Turizm ayrıca İstanbul un küresel ölçekte benzer diğer şehirler ile rekabetinde ve küresel ekonomi ile entegrasyonunda katkı sağlayacak önemli bir sektör olarak görülmüştür. Bu nedenle İstanbul Bölge Planı, turizmin geliştirilmesine ilişkin hedefler ortaya koymuştur. 59

60 harekete geçirilmesi için strateji ve hedefler belirlemenin yanı sıra bunların hayata geçirilmesi için de ilgili kurumların bu konudaki projelerini destekleyen bir hibe programı hazırlamış ve yürütmüştür. Bunun yanı sıra doğrudan turizm sektörüne yönelik olmayan diğer hibe Turizm sektörünün kalkınma için ve alışveriş olanakları; seyahat sunduğu potansiyelin daha detaylı acenteleri, turistik rehberlik bir şekilde tespiti ve daha etkin hizmetleri ele alınmıştır. Turizm bir şekilde kullanılması amacıyla çeşitleri arasında ise kültür ajansımız Türkiye ve İstanbul turizmi, kongre ve etkinlik turizmi, Bölgesi nde Turizm konulu bir rapor kurvaziyer ve yat turizmi, sağlık hazırlamış ve yayınlamıştır. turizmi, golf turizmi olanakları incelenmiştir. Raporda İstanbul a gelen yabancı ziyaretçi sayısı, yıllara, aylara, Ajansımız turizmin ülkelere ve giriş kapılarına dağılımı, önceliklendirilerek İstanbul un turizmin döviz girdisi gibi temel kalkınma gündeminin önemli göstergeler incelenmiştir. Raporda maddeleri arasına sokulması; ayrıca İstanbul daki konaklama İstanbul un turizm için sunduğu imkânları; yeme, içme, eğlence potansiyelin ortaya konması ve 2012 Yılı 1. Dönem Mali Destekleri Proje başına asgari- azami Proje başına Program bütçesi Son başvuru Program adı destek asgari-azami (TL) tarihi tutarları destek oranı (TL) Kar Amacı Gütmeyen programları kapsamında da turizm sektörü ile ilişkili projeler de desteklenmiştir. Ajansın turizm odaklı mali destek programına başvuran 77 projeden başarılı olan 17 sinin de sözleşmeleri imzalanmıştır. Bütçeleri toplamı 11 milyon TL yi aşan bu projeler, İSTKA dan yaklaşık yüzde doksan oranında destek görmektedir. Başarılı projeler arasında Sağlık Turizmi Başkenti İstanbul dan, Uluslararası Kongreler Şehri İstanbul a, İstanbul Müzeleri 3 Boyutla Canlanıyor dan, İstanbul Turizminin Yeni Çekim Alanı: Çağdaş Sanat a kadar pek çok alanda İstanbul un turizm potansiyelini harekete geçirecek projeler yer almaktadır. Kuruluşlara Yönelik Küresel Turizm Merkezi İstanbul Mali Destek Programı %25 - % Ajansımız diğer birçok sektörün gelişimine de olanaklar sunan turizmin gerek ülkemizin ve gerekse İstanbul un kalkınmasında çok önemli bir rol oynayacağına inanmaktadır. Halihazırda İstanbul un gelecek 10 yılının kalkınma vizyonu ve kalkınma gündemini ortaya koyacak olan İstanbul Bölge Planı hazırlık çalışmalarını yürüten ajansımız bu dönemde turizmin 60

61 İstanbul un öncelikli sektörleri arasında olacağını, önem ve ağırlığının giderek artacağını öngörmektedir. Bu nedenle turizm sektörünün gelişimini şekillendirecek strateji ve hedeflere de 2023 İstanbul Bölge Planı içerisinde yer verecektir. Bunlara ek olarak ajansımız İstanbul da turizm sektörünün daha da detaylı olarak çalışıldığı diğer kurumlar tarafından hazırlanan İstanbul Turizm Master Planı gibi çalışmaları da çok önemsemekte ve gerektiğinde katkılarını sunmaktadır. Gerek turizm sektörünün bir bütün olarak gerekse bireysel olarak yürütülen turizme ilişkin projelerin sürdürülebilirliği için bunların bu konudaki ulusal ve yerel stratejiler uyumlu olması gerekmektedir. Diğer bir deyişle turizm sektörü ve projeleri ülkenin ve kentin kalkınma gündemi ve hedefleri ile uyumlu bir şekilde gelişmelidir. Turizmde sürdürülebilirliğin bir diğer boyutu ise bir taraftan turizme konu her türlü varlık ve değerlerin korunması diğer taraftan ise ekonomik değere dönüştürülebilmesidir. Burada, merkezi ve yerel ölçekte kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektöre önemli görevler düşmektedir. Kalkınma ajansları ise bu kurumlar arasındaki uyum ve eşgüdümü başarılı bir şekilde sağlayabilir. Kalkınma ajansları ayrıca turistik değerlerin tanıtımına önemli katkılar sunabilir. Ajansımız turizm sektörü için ortaya konan stratejiler ve hedefler doğrultusunda önümüzdeki dönemde gerekli çalışmaları yürütmeyi, diğer kurumların bu konudaki proje ve çalışmalarını desteklemeyi ve bu çalışmalara katılım sağlamayı amaçlamaktadır. İstanbul un hem turizm hem de yatırım olanaklarının daha iyi tanıtılması, bu alandaki kurumsal yapı ve kapasitenin geliştirilmesi, daha nitelikli tanıtım materyallerinin hazırlanması ve dağıtılması, İstanbul için bir marka kent stratejisinin hazırlanması ve uygulanması gibi çalışmalar bunlar arasında sayılabilir. 61

62 DOSYA Doç. Dr. Ergüder CAN İzmir Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kentsel pazarlama bir uzmanlık dalı oldu 62 Kalkınma ajansları 2006 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kurulan, bölgelerin yerel potansiyelini katılımcı bir şekilde harekete geçirmek için tasarlanan, nitelikli insan kaynağı ve maddi kaynaklarla donatılan yeni nesil bir örgütlenme biçimidir. Günümüzde kalkınma ekonomik olduğu kadar, sosyal ve kültürel olarak da irdelenen çok boyutlu ve çok disiplinli bir olgudur. Sadece ekonomik kalkınmayı hedefleyen ve bu yönde kaynaklarını kanalize eden şehir veya ülkelerin uzun vadede stratejilerine insani boyutu da entegre etmek zorunda kaldıkları, bu nedenle para veya zaman kaybettikleri aşikârdır. Günümüzde kalkınma modellerini incelediğimizde özellikle turizme müsait varlıkları olan bölgelerin iyi stratejilerle, bu varlıklardan en yüksek derecede ekonomik

63 Kentsel pazarlama, artık bir uzmanlık dalı haline gelmiştir. verimi alarak, sürdürülebilir bir markalaşma sürecine girdiklerini görebiliriz. Kentin markalaşmasının sosyal, ekonomik, kültürel sonuçları bulunmaktadır çünkü marka bir değere sahiptir ve ekonomik kıymeti bulunmaktadır. Ayrıca günümüzde yalnız ülkeler değil, kentler hatta yöreler de kendi markalarını yaratarak küresel rekabette öne çıkmak için yarışmaktadır. Ülkeler sahip oldukları kent markalarıyla daha fazla turist ve yatırım çekmektedir. Şehirlerin pazarlanması, yani "kentsel pazarlama", artık bir uzmanlık dalı haline gelmiştir. İşte bu sebeple şehirlerin turistik açıdan markalaşmasında kalkınma ajanslarının rolünün belirginleşmeye başladığına ve önümüzdeki dönemde bu rolün pekiştiğine hep birlikte şahit olacağız. Kalkınma ajanslarının örgütlenme biçimlerinden dolayı en belirgin misyonu ve avantajı, birlikte iş yapma kültürünün benimsenmesidir. İzmir de kamu kesimi, özel kesim, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin kurumsal kapasitesini arttırmak, aralarında ortak iş yapma kültürü ve verimli iş birlikleri geliştirmek İzmir Kalkınma Ajansı nın (İZKA) öncelikleri arasındadır yılında, İZKA nın önderliğinde İzmir in EXPO 2015 adaylığı sürecinde edinmiş olduğu kazanımları nasıl değerlendirebileceğinin tartışıldığı arama/karar konferansında İzmirli kanaat önderleri, İzmir in tanıtım stratejisinin oluşturulmasını 15 öncelikli eylemden biri olarak saptamıştır. Bu eylem planından hareketle Türkiye nin ilk kentsel pazarlama stratejik planı uluslararası bir konsorsiyum marifetiyle 2010 ve 2017 dönemi için hazırlanmıştır. İzmir Kentsel Pazarlama Stratejisi, kentimiz içinde hemen herkesin ilgili ve sorumlu olduğu, bir şekilde sonuçlarından yararlanacağı ve etkileneceği bir çalışma olmuştur. Strateji, yurt içinden ve yurt dışından binlerce kişinin görüş, öneri ve değerlendirmelerini kapsamakla beraber, İzmir in iletişim stratejisinde ahenkli bir bütünsellik ve tekseslilik sağlamayı amaçlamıştır. İzmirlileri daha iyi yaşam kalitesine kavuşturabilmek, İzmir in turizm ve yatırımlardan aldığı payı arttırabilmek, bireylerin algılarının oluşmasını tesadüflere bırakmadan bizzat tasarlamayı ve yönetmeyi gerektirmektedir. 63

64 Kentsel pazarlama stratejisinin sonucu olarak İzmir in kurumsal kimliği tasarlanmış ve uygulamaya konmuştur. Yapılmış olan kentsel pazarlamada imaj projesinin amacı sadece bir görsel kimlik yaratmak değil, hedef kitle ve stratejik önceliklerimizi saptayarak, tanıtım faaliyetlerini sistematize ve koordine etmek, ilgili tüm kesimler arasında sinerji yaratmaktır. Logo ile başlayan uygulama sürecinde, planda belirlenmiş yaratıcı yenilikçi 177 eylemin hayata geçirilebilmesi amacıyla tüm aktörlerin iş birliği ve ortak akıl ile hareket etmesini sağlamak için uygun bir ekosistem yaratılması hedeflenmektedir. İZKA tarafından başlatılan bu süreç şehrin tüm paydaşları tarafından sahiplenilmiş, kentin tüm ulusal ve uluslararası organizasyonları ve kurumsal faaliyetlerinde özel sektör, kamu kurumları ve STK lar tarafından logo kullanılmaya başlanmıştır. Turizmde markalaşma perspektifi Kalkınma ajanslarına verilen bölge planı yapma görevi turizmde markalaşma perspektifinden bakıldığında ayrı bir önemli 64 Bölge planında İzmir in turizm değerlerinin arttırılmasına yönelik hedeflere yer veriliyor. sorumluluktur. Bölge planları bölgesel kalkınmanın sağlanması için bir bölgeye gereken çalışma ve ilerlemeyi sağlayacak önemli yapı taşıdır. Bu plan; kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlayarak yerel potansiyeli harekete geçirmek ve bölgesel program ve projelere temel oluşturmak üzere hazırlanan koordinasyon, yönlendirme ve strateji belgesidir İzmir Bölge Planı, İzmir halkının, kamu kurum ve kuruluşlarının, özel sektörün, sivil toplum örgütlerinin ve üniversitelerin, kısacası kalkınma sürecinde söz sahibi olan tüm paydaşların fikir birliğinin ortak bir ürünü olarak ortaya çıkacak yeni dönem bölge planı olarak İzmirlilerle birlikte tasarlanmaktadır (ref: Bölge planında İzmir in turizm değerlerinin arttırılmasına yönelik hedeflere yer verilecektir. Bu stratejik öncelikler yedi ana başlık altında özetlenebilir: 1. Turizm Altyapısının Geliştirilmesi 2. Kültür ve Turizm Olanaklarının Tanıtımı 3. Turizmin Çeşitlendirilmesi ve Yatırımların Arttırılması 4. Kurumsal Kapasite ve Beşeri Sermayenin Geliştirilmesi 5. Sürdürülebilir Turizmin Uygulanması ve Yaygınlaştırılması 6. Turizm Faaliyetlerinin 12 Aya Yayılması 7. Kent Turizminin Canlandırılması Madde 3 te yer alan turizmin çeşitlendirilmesi stratejik önceliğinde hedeflenen; İzmir in potansiyeli olan turizm alanlarında (Eko-turizm, inanç, sağlık, kongre-fuar, kültür turizmi vb.) alternatifler geliştirilmesi ve turizmde faaliyet gösteren kurum/ kuruluşların alternatif turizm türlerini birleştirmeleri yönünde çalışmalar yapılmasıdır. İzmir in sahip olduğu turizm potansiyelinin değerlendirilmesi için ürün çeşitliliğinin arttırılması, daha yüksek gelir grubundan daha fazla turistin gelmesinin sağlanması ve turizm gelirlerinin arttırılması için yapılması gerekenler bu stratejik öncelik altında irdelenecektir. Turizm sezonunu 12 aya uzatacak termal turizm, sağlık turizmi, kongre turizmi, kültür turizmi, medikal turizm, eğitim turizmi, kruvaziyer turizmi gibi alternatif turizm türlerinin geliştirilmesi; rekabet avantajı olan inovatif ürünler geliştirilmesi gibi konuları kapsamaktadır. Dünyada da yeni gelişen eğilimlerden; lüks turizmi (affluent tourism), karanlık turizm (dark tourism), 4. yaş turizmi ve gönüllü turizm gibi ürünlere de İzmir in uygunluğunun araştırılması ve rekabet avantajı olanlar da herkesten önce davranarak o alanda ve hedef pazarda lider olunması

65 yönünde araçlar geliştirilecektir. Bu hedeflere ulaşmak için İZKA nın yıllık olarak hazırladığı çalışma programlarında hedeflerle uyumlu olarak çeşitli destek mekanizmalarını çalıştıracaktır dönemi için hazırlanan bölge planında turizmin geliştirilmesi yine kentimiz için öncelikli konuların başında gelmekteydi. Bu nedenle stratejik öncelik ve hedefler doğrultusunda 2009 yılında Turizm ve Çevre başlığında 2010 yılında ise Turizmde Rekabet Edebilirlik ve Yenilik başlığı ile iki mali destek programı uygulanmış ve bu programlarla yaklaşık 16,5 milyon TL mali kaynak, turizmin geliştirilmesi ve turizm değerlerinin arttırılması için aktarılmıştır. İZKA aynı zamanda bölgede yeterince bilinmeyen turistik değerlerin tespit edilmesi ve bu değerlerin turizmde ürün geliştirilmesinde kullanılmasına yönelik çalışmalar yapmaktadır. İzmir kentsel pazarlama stratejik planında ortaya çıkan marka vaadi de bu çalışmaların altlığını oluşturmaktadır. İzmir, gizli kalmış cevherleriyle size unutulmaz değerler yaratır marka vaadiyle turistlere verilmek istenen mesaj "İzmir in şimdiye kadar hiç bilmediğim birçok gizli cevheri varmış, burada sıkılmadan, hafızamda uzun süre yer edecek deneyimler yaşamanın keyfini sürüyorum." dur. İzmir in gizli kalmış cevherlerinin ortaya çıkması için İZKA tarafından desteklenen projelere aşağıdakiler örnek verilebilir: Mağaraların envanteri çıkarılıyor Ege Mağara Araştırma ve Koruma Derneği tarafından gerçekleştirilen proje ile İzmir deki mağaraların envanterinin çıkarılarak yurt içindeki ve yurt dışındaki profesyonel mağaracılar için haritalama çalışmasını içeren bir kaynak oluşturulmuş ve alternatif turizmin gelişmesi için imkân yaratılmıştır. Ödemiş ilçesinin Birgi Belediyesi tarafından yönetilen projede Birgi nin özel tarihi ve kültürel dokusunu, görsel algılama ve çevre düzeniyle iyileştirerek; tarihi, doğal ve kültürel varlıklarını koruma bilinci altında birleştirip, yerli ve yabancı turistlere sunumu sağlanarak bölgenin ekonomik yapısı canlandırılmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yönetilen Agora Kazı Evi Restorasyon projesi ile İzmir ili Konak ilçesindeki Agora Kazı alanında mevcut 19. yüzyıl konut mimarisine ait tarihi yapı görsel algılama açısından restore edilmiş, mimarlık ve restorasyon çevrelerinde tanıtımı yapılmıştır. Restore edilen yapının iç mekân fonksiyonlarının kent merkezindeki arkeoloji müzesinde sergilenebilecek buluntu sayısını arttırmış ve buluntular üzerinden yeni akademik çalışmalara ışık tutacak Agora Kazı Evi olarak düzenlenerek kent merkezinde kültür turizminin gelişmesine destek verilmiştir. Desteklenen projelerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve turizmde kentin cazibe merkezi ve tercih edilen bir destinasyon olması için İZKA tarafından etki ve değerlendirme analizleri yapılmaktadır. Başarılı programlar devam ettirilmekte, sonuçları nispeten geliştirilebilir olan programlar önümüzdeki dönem gerçekleştirilecek projeler için kaynak niteliğinde olmaktadır. İzmir in rekabet avantajı olduğu saptanan, diğer turistik kentlere nazaran daha güçlü olduğu ve dünyada da gelişen eğimlere uygun olan sürdürülebilir turizm kapsamında; otel ve tesislerin eko duyarlı projelere geçmesi, mavi bayrak uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların yeniden kullanılma/dönüşüm projelerinin uygulanması, çevreye duyarlı (yeşil anahtar programı, eko etiketleme, çevre kalite standartlarına uyan vb.) otellere ve turizm tesislerine destek ve teşvik sağlanması, yine bu bağlamda eko seyahat ve tur paketlerinin güncelleştirilmesi, İzmir ekonomisinde turizm payının arttırılması yönünde önümüzdeki dönemde İZKA nın çalışmaları devam edecektir. Doğal kaynakların varlığının sürdürülebilir kılınması ve iyi yönetilen süreçlerle turizm; şehirlerin markalaşmasında en etkin ve hızlı araçtır. Sürdürülebilirliğin sağlanması ve kentsel pazarlama alanında yeni ivmelenmeye başlayan markalaşma sürecinin artarak sürmesi, İZKA nın önceliği olmaya devam edecektir. 65

66 DOSYA M. Gökay ÜSTÜN Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Trakya yı bilinen destinasyonlar arasında öne çıkarmayı hedefliyoruz 66 Kalkınma ajansları, yerel dinamikleri harekete geçirmek ve planlama faaliyetlerinin yerelden yürütülmesini sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Kurumsal yapısı ve personel politikasına dikkat edildiğinde ajansların günümüz yönetişim anlayışına uygun yapılar olduğu kolaylıkla görülebilir. Ajanslar, bulundukları bölgedeki yerel potansiyelin tespiti, harekete geçirilmesi ve kalkınmaya dönüştürülmesi, istihdamın arttırılması, bölgeye yatırımcı çekilmesi ve bölgesel aktörlerin karar alma süreçlerine katılımı için politika ve stratejiler üretmektedir. Elinde çeşitli enstrümanlar bulunan ajansların en dikkat çekici yönü, nitelikli insan kaynağı yapısı ile yeni bir kalkınma perspektifini hayata geçirmiş olmasıdır. Ajanslar bölgede faaliyet gösteren işletmelere mali destekler vermek, bölgeye gelen yatırımcıların

67 işlemlerini takip etmek, bölgenin yatırım imkânlarını tanıtmak, sektörel araştırmalar yapmak ve bölge planı hazırlamak gibi çeşitli görevlerle donatılmıştır. Bu kapsamda yapılan sektörel araştırmalar, potansiyel taşıyan sektörlerin belirlenerek bu alanda yatırımların özendirilmesi ve istihdamın arttırılması üzerine kurgulanmıştır. Birçok kalkınma ajansının, geliştirmek için üzerinde mesai harcadığı sektörlerin başında turizm gelmektedir. Turizm, bölgesel kalkınmada en etkin araçlardan biri olarak görülmektedir. Bölgeye turist çekilmesi altyapı yatırımlarını arttıracak, yöresel ürünlerin pazara sunulmasını hızlandıracak, bölgede girişimciliği geliştirerek mal ve hizmet girişini teşvik edecektir. Özellikle turizm alanında rekabetçi olan yörelerde kalkınma ajansları tarafından yürütülen turizm destek Trakya Kalkınma Ajansı, bölge turizmini sadece yurt içinde değil, uluslararası arenada da tanıtmaktadır. faaliyetleri, bölgesel kalkınma ve turizm arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için bir fırsattır. Söz konusu destek faaliyetlerini Trakya Kalkınma Ajansı da yürütmektedir. Türkiye nin Avrupa ya açılan tek kapısı olan Trakya Bölgesi, birçok doğal ve tarihi güzelliği bünyesinde barındırmaktadır. Bölge, tarihi, coğrafyası, kültürel kimliği ve doğal kaynakları ile muhtemel ziyaretçilere eşsiz imkânlar sunmaktadır. Trakya aynı anda üç denize (Marmara, Ege, Karadeniz) kıyısı olan tek bölgedir. Trakya nın kuzey bölümünde longoz ormanları bulunmaktadır. Özellikle Demirköy ve İğneada, eko turizm ve kıyı turizmi için bulunmaz bir örnektir. İstanbul a sadece 2 saat uzaklıkta olan bu bölge, doğanın içinde vakit geçirmek isteyen ziyaretçilere kapılarını sonuna kadar açmaktadır. Marmara Ereğlisi, Vize, Kırklareli ve Edirne ise Trak, Roma, Bizans ve Osmanlı mirasını bir arada tutan tarihi eserlerin bulunduğu destinasyonlardır. Arkeoloji turizmi, inanç turizmi ve tarih turizmi açısından zengin olan bu şehirler, sektördeki rakiplerine fark atacak birçok değere ev sahipliği yapmaktadır. Tekirdağ Merkez, Şarköy, Keşan ve Enez hattı boyunca uzanan Güney Trakya, turizm alanında su sporları, tarih ve kültür turizmi, yamaç paraşütü, kıyı turizmi, şarap turizmi ve eko turizm için önemli merkezler bulunmaktadır. Bu yerlerde cazibeyi arttırmak amacıyla altyapı yenileme çalışmaları devam etmektedir. 67

68 Yatırımların tamamlanması ve hizmet kalitesinin artmasıyla birlikte bölge, ilerleyen yıllarda önde gelen turizm destinasyonları arasına katılacaktır. Bu süreçte bölge turizmine, Trakya Kalkınma Ajansı nın da çeşitli katkıları olacaktır. Trakya Bölgesi nin turizm alanında rekabetçiliğini arttırmak ve bölgeyi bilinen destinasyonlar arasında yukarı sıralara taşımak, Trakya Kalkınma Ajansı nın turizmdeki temel hedefidir. Bu hedefleri gerçekleştirmek için ajans, aktif olarak faaliyete geçtiği 2009 yılından bu yana birçok çalışma yapmıştır. Bu çalışmalar Trakya Turizm Master Planı, turizm tanıtım faaliyetleri ve turizmciye verilen mali destekler başlıkları altında ele alınabilir. Trakya Turizm Master Planı Bir destinasyonun turizm gelirlerini arttırmak için planlı bir politika takip edilmesi şarttır. Plansız 68 Trakya Kalkınma Ajansı, otel yenileme, sokak sağlıklaştırma, restorasyon, renovasyon ve servis kalitesinin arttırılması gibi konularda yatırımcılara ve kamu kurumlarına mali destek sağlamıştır. yapılan turizm belki kısa vadede bir büyüme sağlayabilir ancak orta ve uzun vadede hem yerel halka hem turizmciye hem de kamuya ciddi sıkıntılar yaşatacaktır. Bunun örneklerini hem ülkemizde hem de dünyada çokça görmek mümkündür. Doğal kaynakların hunharca katledilmesi, ekolojik hayata verilen zararlar, çevre kirliliği ve betonlaşma, sürdürülebilirliği olmayan turizm aktiviteleri plansız turizm faaliyetlerinin kötü sonuçlarından sadece birkaçıdır. Trakya Kalkınma Ajansı, sürdürülebilir bir turizm anlayışını Trakya Bölgesi nde hâkim kılabilmek için işe ilk olarak nitelikli bir Turizm Master Planı hazırlamakla başlamıştır. Çalışmalarına 2011 yılında başlanan plan, turizm alanında bir marka olan Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (TUYGAR) ile birlikte yapılmıştır. Bu süreçte Boğaziçi Üniversitesi nden akademisyenler ve ajansımız uzmanları görev almıştır. Planın temel felsefesi, bölgede turizm hacmini sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde arttırmak ve turizmde çeşitliği sağlamak olarak öne çıkmıştır. Ayrıca planda bölgenin kalkınmasında turizmin etkisini güçlendirmek amacıyla somut öneriler getirilmiştir. Planın hazırlık aşamasında yönetişim ve iş birliği ilkelerine özellikle dikkat edilmiştir. Süreç içerisinde İstanbul da bin kişiden oluşan bir grup üzerinde pazar araştırması yapılmış; Trakya da ise 1560 katılımcı ile algı ve tutum anketi gerçekleştirilmiştir. Katılımcılığı sağlamak amacıyla üç ilde geniş katılımlı çalıştaylar tertip edilmiş; çalıştaylara sivil toplum kuruluşu, özel sektör ve kamu kesiminden temsilciler davet edilmiştir. Ayrıca İstanbul da birçok tur operatörünü bir araya getiren bir odak grup toplantısı düzenlenmiş ve Trakya nın bir turizm destinasyonu olabilmesi için neler yapılması gerektiği işin uzmanlarına sorulmuştur. Planı hazırlayan akademisyen grubun bölgeyi tanıması için kapsamlı bölge ziyaretleri gerçekleştirilmiş; tarihi ve doğal değerler yerinde görülmüştür.

69 Turizm tanıtım faaliyetleri Turizm master planında öngörülen stratejiler çerçevesinde Trakya Kalkınma Ajansı, Trakya Bölgesi nin turizm ekonomisindeki payını arttırmak ve destinasyonların tanınırlığını yükseltmek için tanıtım ve pazarlama çalışmaları yürütmektedir ve 2013 yıllarında EMITT Fuarı nda Trakya Bölgesi, Trakya Kalkınma Ajansı çatısı altında tanıtılmıştır. Turizm tanıtımında bütüncül yaklaşımı benimseyen ajans, üç ilin il kültür ve turizm müdürlükleri ile ortaklaşa hareket etmektedir. Trakya da yapılabilen farklı turizm türlerinin ön plana çıkarıldığı, tarihi ve doğal varlıkların anlatıldığı stantlarda, yöresel ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunulmuştur. Tanıtım çalışmalarında kullanılmak üzere ajans tarafından birçok broşür, kitapçık, turizm haritası, fotoğraf albümü, kent rehberi ve afiş hazırlanmıştır. Söz konusu materyallerin toplantı ve sunumlarda binlerce insana ulaşması sağlanmış, özellikle İstanbul da bulunan tur operatörlerine ve turizmcilere özel gönderimler yapılmıştır. Bu çalışmaların bir sonraki ayağını geniş kitlelere ulaşacak reklam ve tanıtım faaliyetleri oluşturacaktır. Ajansımız bu tür aktivitelerde kendi dinamik ekibi ile birlikte, profesyonel firmalardan destek almaktadır. Trakya Kalkınma Ajansı, bölge turizmini sadece yurt içinde değil, uluslararası arenada da tanıtmaktadır. Kırklareli Valiliği tarafından 2012 yılında Makedonya da düzenlenen Kırklareli Günleri ne destek veren ajansımız, Vize nin sakin şehir (Cittaslow) unvanını almasında da önemli rol oynamıştır. Turizmcilere verilen mali destekler Trakya Kalkınma Ajansı, 2010 ve 2011 yılında çıktığı mali destek programlarında birçok yatırıma destek vermiştir. Otel yenileme, sokak sağlıklaştırma, restorasyon, renovasyon ve servis kalitesinin arttırılması gibi konularda yatırımcılara ve kamu kurumlarına mali destek sağlayan ajans, bölgede turizmin geliştirilmesi için çalışmaya devam etmektedir. Trakya Kalkınma Ajansı nın destekleri arasında Havsa Kaymakamlığı nın Mimar Sinan Eserleriyle Yaşıyor projesi dikkat çekmektedir. Toplamda 588 bin TL ye mal olan projenin %73 ü ajans tarafından karşılanmıştır. Bu rakam 430 bin TL ye tekabül etmektedir. Proje ile Sokullu Kasım Paşa Külliyesi nin içinde yer alan Sokullu Mehmet Paşa Camisi nin son cemaat yerinin ve külliyeye ait çeşmenin yenilenmesi gerçekleştirilmiştir. Yenilenme ile eserler turizme kazandırılacak ve sektörün gelişimine katkı sağlanacaktır. Kurulduğu günden bu yana buna benzer birçok projeye mali destek sağlayan Trakya Kalkınma Ajansı, projelerin sürdürülebilirliğine büyük önem vermektedir. Değerlendirme sürecinde tüm projelerin sürdürülebilirliği ayrıntılı olarak incelenmektedir. Kabul edilen projelerin sağlıklı bir şekilde işleyip işlemediğini takip amacıyla izleme ve değerlendirme çalışmaları titizlikle yürütülmektedir. Sürecin her aşamasında rapor tutulmakta, verilen kaynağın doğru kullanılıp kullanılmadığı izlenmektedir. Bugüne dek turizm alanında 7 projeye 1 milyon TL nin üzerinde hibe desteği veren Trakya Kalkınma Ajansı, gelecek dönemde de mali destekler hususunda turizme dönük projelere ağırlık vermeye devam edecektir. Bölgenin kalkınması ve refahın artmasında turizmin öneminin farkında olan ajansımız, doğal kaynakların korunması ve turizmde sürdürülebilir büyümenin sağlanması için desteklerini sürdürecektir. 69

70 DOSYA N. Bahadır ŞANVER Zafer Kalkınma Ajansı Tanıtım ve Koordinasyon Birimi Başkanı Bölge turizminin potansiyeline ivme katıyoruz 70 Kalkınma ajansları iktisadi ve sosyal gelişimle ilişkili olarak geniş bir görev alanına sahiptirler. Ajans görevleri arasında; bölgesel Planlama, araştırma, yatırım çekme, kurumlar arası stratejik iş birliklerine ön ayak olma ile birlikte faaliyet gösterdikleri bölgedeki aktörlerin çeşitli proje ve faaliyetlerine yönelik mali (hibe) destekler ve eğitim/danışmanlık destekleri yer almaktadır. Bu doğrultuda, ülkemizin hemen hemen her bölgesinde gelişme ve refah artışı için kritik bir sektör olan turizm sektörü kalkınma ajansları için de özel bir ilgi ve çalışma alanını teşkil etmektedir. Zafer Kalkınma Ajansı, Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa ve Uşak illerinden oluşan ve TR33 Bölgesi adıyla anılan bölgede faaliyet göstermektedir. Bölge

71 termal/sağlık turizmi açısından kritik önem arz etmektedir. Bugün Afyonkarahisar ili merkezinde 10 a yakın 5 yıldızlı otel faaliyet göstermekte veya faaliyete geçmek üzeredir. Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Hastanesi nin bu alanda özel çalışmaları vardır. Benzer şekilde Kütahya, Manisa ve Uşak illeri ve ilçelerinde önemli jeotermal merkezler bulunmaktadır. Bunun yanında bölgede tarih ve kültür turizmi anlamında Frig, Lidya ve Osmanlı medeniyetlerinden önemli eserler mevcuttur: Uşak taki Karun Hazineleri, Frig Vadisi, Sardes (Salihli) antik kenti, Aizanoi antik kenti (Çavdarhisar, Kütahya) başta olmak üzere pek çok değer ve eser mevcuttur. Yine Manisa ve Kütahya illerinin Osmanlı Devleti ndeki rollerine bağlı olarak önemli yapılar ve eserler bulunmaktadır. Doğa Zafer Kalkınma Ajansı, bölge aktörleri ile birlikte bölgedeki turizm merkezlerinin potansiyellerin daha iyi değerlendirilmesi için çalışmakta. turizminde ise Murat Dağı ve Ulubey Kanyonları gibi alanlar ön plana çıkmaktadır. Akla ilk gelen bu değerlerle birlikte dört ilin merkez ve ilçelerinde sağlık, kültür ve doğa turizmine ilişkin sayısız turizm değeri bulunmaktadır. Kütahya ve Manisa nın Kültür ve Turizm Bakanlığı nın belirlediği 15 marka kent arasında yer almaları çalışmalara ayrı bir ivme kazandırmaktadır. Zafer Kalkınma Ajansı, bölge aktörleri ile birlikte bu turizm merkezlerinin planlı bir şekilde geliştirilmesi ve potansiyelin daha iyi değerlendirilmesi için çalışmaktadır. Bölge aktörleri bu önemli potansiyelden hareketle ajansımıza önemli projeler sunmaktalar. Öncelikle Zafer Kalkınma Ajansı nın mali destek sağladığı turizm projelerinden birkaç örnek sunalım: Afyonkarahisar ın kültürel ve turistik değerlerinin KİOSK Elektronik Tanıtım Cihazları ile Tanıtılması Projesi Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından geliştirilen proje ile Afyonkarahisar da turizm belgeli tesisler başta olmak üzere 18 ayrı mekâna dokunmatik ekranlı kiosklar (elektronik tanıtım cihazları) yerleştirilmiştir. Afyonkarahisar la ilgili her türlü bilgi, görsel ve yazılı olarak bu cihazlara yüklenmiş ve hizmete 71

72 sunulmuştur. 150 bin TL bütçeli projenin 107 bin TL si ajansımızın hibe desteği ile gerçekleştirilmiştir. Kütahya Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarının Yenici Tekniklerle Görselleştirilmesi (Kütahya Sanal Gezinti) Afyonkarahisar daki projeye benzer ancak biraz daha kapsamlı bir proje Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmiştir. Kütahya nın merkezinde, ilçe, belde ve köylerinde bulunan 1407 adet tescilli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının üç boyutlu ve panoramik görüntüleri çekilip, görüntüler künyeleri ile birlikte bilgisayar veri tabanına kaydedilmiş, 72 Bölgemizdeki paydaşlarımız turizm ile ilgili olarak Ajansın mali destek programlarına büyük rağbet göstermektedir. veri tabanına kaydedilen eserler internet aracılığı ile yayınlanarak insanlara taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının içinde sanal tur yaptırılmıştır. Yaklaşık 500 bin TL değerindeki projenin 450 bin TL si ajansımız tarafından karşılanmıştır. Uşak İl Özel İdaresi tarafından Tarihi Fark Et! Projesi 190 bin TL si ajansımızın hibe desteği ile sağlanan 227 bin TL bütçeli proje kapsamında Uşak ın önemli tarihi ve kültürel mekânlarının fiziki eksiklikleri giderilerek bu alanlardaki hizmet kalitesi arttırılmıştır. Uşak ın önemli tarihi ve kültürel mekânlarına yön ve bilgilendirme levhası yerleştirilerek fiziki kalitede de iyileşme sağlanmıştır. Hediyelik Eşyada Manisa Markası Projesi Proje, Manisa nın tarihi ve folklorik değerlerinin tanıtılacağı el sanatı ürünleri alanında araştırmalar yapmaya ve bu amaçla tasarım, eğitim çalışmaları gerçekleştirmeye yöneliktir. Proje arşivi için il genelinde yapılan alan çalışmalarında 7399 adet fotoğraf ve 75 HD video kaydından oluşan dijital bir arşiv kurulup, 89 el sanatı ustasının bilgileri envantere kaydedilmiştir. Proje ekibinin Manisa temalı hediyelik eşya ve aksesuar koleksiyonlarına örnek oluşturmak için hazırladığı 380 tasarım üreticilere dağıtılmış, istenen niteliklere uygun 426 el sanatı ürün satın alınıp kataloglanmıştır. Projenin tanıtımı bir basın toplantısı ile yapılmış; projeye katılan üreticiler, kooperatifler ve derneklerle bir sergi ve el sanatları çarşısı düzenlenmiş, üç fuara katılım sağlanmıştır. Yine proje kapsamında bir tasarım yarışması düzenlenmiş ve başarılı olan tasarımlara para ödülü verilmiştir. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yürütülen projenin bütçesi 205 bin TL olup, 185 bin TL si ajans tarafından karşılanmıştır.

73 Bu örneklerden görüldüğü üzere bölgemizdeki paydaşlarımız turizm ile ilgili olarak ajansın mali destek programlarına büyük rağbet göstermektedir. Zafer Kalkınma Ajansı turizm desteklerinde yalnızca kamu ile sınırlı kalmamış; özel sektörden de pek çok proje ajansa sunulmuştur. Bu kapsamda Kütahya ve Manisa dan iki otel renovasyon çalışmaları ile ilgili ajansımızdan hibe desteği almıştır. Zafer Kalkınma Ajansı nın turizme ilgisi yalnızca mali desteklerle sınırlı değildir, farklı açılardan kapasite geliştirme çalışmaları sürdürülmektedir. Bunun en büyük ayağını planlama faaliyetleri oluşturmaktadır. Zafer Kalkınma Ajansı, diğer kalkınma ajansları gibi bölge planı hazırlamakla sorumludur. Bölge planı, Ulusal Kalkınma Planı ile eşgüdüm halinde hazırlanan ve diğer alt ölçekli planlar üzerinde bağlayıcılığı bulunan, bölgenin gelişimi ile ilgili vizyon ve gelişim eksenlerini tanımlayan planlardır. Zafer Kalkınma Ajansı halihazırda Bölge Planı hazırlama çalışmaları yürütmektedir. Bölge aktörlerinin katılımcılığı ile hazırlanan planda turizm sektörü büyük önem arz etmektedir. Bölge Planı hazırlık çalışmaları kapsamında Ajansımız TR33 Bölgesi Turizm Stratejisi ve Operasyonel Programı başlıklı bir çalışma hazırlamaktadır. Bu çalışma dört ilin turizmi ile ilgili bir yol haritası sunmakla birlikte illerin bir arada ele alınmasını ve birbirlerinin potansiyelini desteklemesini sağlayacaktır. Dört ilin turizm kapasitesinin arttırılması ile ilgili bir diğer çalışma ortak şekilde katılım sağlanan turizm fuarlarıdır. Kalkınma ajanslarının kurulması ile illerin EMITT ve Travel Turkey gibi önemli turizm fuarlarına bulundukları bölgedeki kalkınma ajansları çatısı altında katıldıkları görülmektedir. Zafer Kalkınma Ajansı da bugüne kadar 2011 ve 2012 yıllarında Travel Turkey ve 2013 yılında EMITT fuarlarına katılarak Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak ve Manisa illerini tanıtmıştır. Bu fuar katılımlarında kritik olan yalnızca katılım sağlayarak illeri tanıtmak değil, aynı zamanda dört ili mümkün olduğunca ortak bir destinasyon olarak yansıtmaktır. Zafer Kalkınma Ajansı faaliyetlerindeki çeşitliliğe paralel olarak paydaşları ile birlikte turizm alanında önemli faaliyetler yürütmeyi sürdürecektir. Orta ve uzun vadede yerel kaynakların daha etkin kullanılması, potansiyelin değerlendirilmesi, altyapı ve üstyapının planlı ve koordineli bir biçimde geliştirilmesi, yurt içinde ve yurt dışında etkin tanıtım yapılması ve turizmin sürdürülebilir bir gelişme perspektifiyle ele alınması için faaliyetler devam edecektir. Kalkınma ajansları gün geçtikçe kendi kaynakları ve sağladığı network lerle pek çok alanda olduğu gibi turizm alanında da etkili ve faydalı kurumlar olarak dikkat çekecektir. Bu nedenle turizmle doğrudan ve dolaylı olarak ilişkili aktörlerin kalkınma ajansı çalışmalarını takip etmeleri, katkı ve katılım sağlamaları oldukça önemlidir. 73

74 DOSYA Gülermak AŞ Polonya da Türkiye yi tanıtıyor 74 GÜLERMAK Ağır Sanayi İnşaat ve Taahhüt AŞ, kültür, eğitim, sanat gibi toplumu yönlendiren ve geliştiren alanlarda projeler geliştirmekte ve bu projelere finansal destek sağlamaktadır. Faaliyetlerini yalnız Türkiye sınırlarında değil, ülkemizi tanıtmak ilkesi ile yabancı ülkelerde de sürdürmektedir. Varşova Metrosu Projesi ile Polonya ya Türk markasını inşa eden Gülermak, bu amaçla sosyal faaliyetlerde de ülkede ismini duyurmaktadır yılı Türkiye- Polonya Dostluk Anlaşması nın imzalanmasının 90. yıldönümüdür. Bu kapsamda Polonya da faaliyet gösteren sivil toplum örgütü olan Polonya Türkiye İş Adamları Derneği (POTİAD) etkinlikler düzenlemektedir. Bunlardan biri Polonya da Türk Günü olarak kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerini de

75 kapsayan Nisan tarihleri arasında başkent Varşova da düzenlenen Türkiye-Polonya Dostluk Günleri dir. Polonya daki tüm vatandaşların davetli olduğu bu etkinlikler kapsamında; Gülermak ailesi tarafından 14 Nisan günü Hacettepe Senfoni Orkestrası, Polonya Radyosu nda konser vermek üzere davet edildi. Varşova Üniversitesi ile koordineli yapılan bu programda 2013 yılında 100. doğum yılı kutlanan Polonyalı besteci Lutoslawski ve Türk bestecilerin eserleri çalındı. Turizm Bakanlığı ile birlikte sponsor olunan Türk gecesi 19 Nisan akşamı Türkiye den gelen dansçı ve orkestraların katılımları ile gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Yusuf Ziya Özcan ın da katıldığı bu gecede, Polonyalı birçok devlet görevlisi ve iş adamı da yer aldı Nisan günleri Varşova eski şehir yaya bölgesinde Türk dostu Adam Mickiewicz Anıtı önünde Türkiye-Polonya Dostluk Günleri Sokak Festivali adı altında bir organizasyonla, çadırlarda Türk ürünlerinin ve firmalarının tanıtımı yapıldı. Festival süresince Türk halk oyunları ekibi, Türk müziği grupları ve Karagöz gösterileri ile ülke değerlerimiz tanıtıldı. Türkiye-Polonya Dostluk Günleri nin son aktivitesi olarak Nisan tarihlerinde Varşova da düzenlenen Türk Filmleri Haftası na da Gülermak, sponsor olarak katkı verdi. Gülermak; kültür, eğitim ve sanat alanlarındaki faaliyetlerini ve desteklerini arttırarak devam ettirmeyi hedefliyor. 75

76 DOSYA Görkem Gül Duman Gülsan İnşaat Sanayi Turizm Nakliyat ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Gülsan, Harput ta bir kültür mirasını tarihe kazandırdı Harput Şefik Gül Kültür Evi Sosyal sorumluluk çatısı altında, kültürel çalışmalara yıllardır desteğini sürdürmekte olan Gülsan Şirketler Grubu, bu niyetinin en son ürününü Elazığ/Harput ta yaklaşık 200 yıllık bir konağın onarılması projesiyle sundu. Tarihi kimliğine uygun olarak onarılan bu konağın bilinen geçmişi, 19. yüzyılın başına dayanıyor. 76 Harput un günümüze ulaşabilen nadir sivil mimari yapılarından biri olan bu yapı, Gülsan tarafından öncü bir örnek olarak kente kazandırılmak üzere satın alındı. Yapının restorasyon projesi ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen önderliğinde, Yüksek Mimar Metin Keskin tarafından hazırlandı ve Gülsan tarafından gerçekleştirildi yılında Harput Şefik Gül Kültür Evi adı verildi ve bir Müze Ev olarak halkın hizmetine açıldı. Konağın restorasyonu bölgede yaşayan özel taş ustaları tarafından geleneksel yapım yöntemleri ve yöreye ait malzemeler kullanılarak gerçekleştirildi. Tüm çalışmalar üniversiteler, akademisyenler ve sivil toplum örgütleri ile beraber yürütüldü. Gülsan, önemli bir sosyal sorumluluk üstleniyor Gülsan, yıllardır topluma değer katacağına güvendiği proje ve kurumları destekliyor. Faaliyet gösterilen bölgelerde projeler üreterek ya da projelere entegre olarak topluma uzun vadeli fayda yaratmayı hedefliyor. Harput hem ülkemizde hem de yurt dışında özel bir konuma sahip bulunuyor. Burada zengin ama ne yazık ki erozyona uğramış bir kültür ortamı var. Harput kültür iklimini yaşatmaya çalışmak elbette ki büyük bir sorumluluk anlamına geliyor. Biz Harput u yaşatma girişimimizi planlarken işe önce sivil mimari

77 örneği bu evin restore edilmesi ile başladık. Akabinde Kentler pazarlarından doğar mantığı ile arastanın ayağa kaldırılmasının doğru olacağını hesap ettik. Ne var ki bürokratik engellerden dolayı bu ikinci etapta daha fazla ilerleyemedik. Burada çok katlı betonarme, bölge mimarisine uymayan, hatta Harput Kalesi ni gölgeleyen yapılar yükselmiş durumda. Elbette şehirleşme doğal bir süreç. Fakat kentleşme kendi geleneksel ögelerini yok ederek yükselmemeli. Bu projeyi hayata geçirirken amacımız başarılı bir restorasyon projesi çıkarmak ve bunun da bölgeye örnek olarak yeni ve doğru restorasyon projelerinin çıkmasına önayak olmaktı. Bunlardan ayrı olarak restorasyon esnasında yerel iş gücü kullanmak, kullanılan malzemelerin yöreye ait olması, yapının özgün haline sadık kalınması gibi sorumluluklarımız var idi. Harput Şefik Gül Kültür Evi nin bölgeye katkıları Bugün için diğer birçok bölgemiz gibi kültürel hafıza kaybının yaşandığı Harput kentinde de başta geleneksel yapılar olmak üzere, birçok iz ne yazık ki silinmiş durumda. Zaman içinde plansız büyüme ve birtakım yanlış imar uygulamalarıyla beraber buradaki doku daha da tahrip edilmiş ve neticede bölgenin bütününün algılanması iyice güçleşmiş. Şefik Gül Çevre Kültür Evi nin restorasyonu sırasında ev ile içinde bulunduğu bölge bir bütün olarak ele alındı. Yani bu girişim salt bir sivil mimari restorasyonu olmanın dışında uzun vadede bir bedesten projesi ile beraber tasavvur edildi. Buradaki temel hedef, Ulu Cami ve Harput Kalesi çevresinde bir kültür odağı yaratarak, hareketin bu noktadan kentin bütününe aktarılması idi. Gerçekleştirilebilseydi Harput un ticari hayatı canlanabilecek, içindeki 42 dükkân geleneksel mesleklere tahsis edilecekti. Bu dükkânlar dışında açık hava müzesi, kahvehane, butik otel ve lokantalar da tasarlanmış idi. Kaleye uzanan ana aks üzerinde yerleşen arasta, konaklama ve yeme-içme birimleri, Şefik Gül Kültür Evi ni bu aksa bağlayan arkeolojik kalıntıların bulunduğu meydan farklı noktalarda Ulu Cami nin bulunduğu meydanla ilişki kurar şekilde tasarlanmıştı. Harput taki Şefik Gül Çevre Kültür Evi restorasyou ile Harput zaman içinde yeniden ilgi odağı oldu. Bugün için bu ev, kente gidenlerin görmeden dönmediği bir mekân haline geldi. Bu adım Yukarı Fırat Havzası nın yeniden bir tarih-kültür-turizm merkezi olmasına katkıda bulunabilir. Doğru restorasyon projeleri sayesinde kısa, orta ve uzun vadede ülke için çok yönlü faydalar sağlanabilir. Harput ta ne yazık ki restorasyon ve koruma projelerine sıklıkla rastlanmıyor. Dolayısıyla bu yapının bugün bölgeye bir kültür aşısı olarak hizmet verdiği düşünülebilir, turistik katkıları büyük olabilir. Bu yapı restore edildikten sonra ABD, Avustralya ve Avrupa nın hemen hemen tüm ülkelerinden misafirlerimiz oldu. Burası ayrıca bürokratlar, konsoloslar hatta cumhurbaşkanları tarafından ziyaret edilen, merak edilen bir yer. Bunun da kent turizmine olumlu katkısı olduğu kolaylıkla söylenebilir. Marka şehirler oluşturmanın önemi Geçmişle yarın arasındaki bağını yeniden kurabilen, yaşam kültürlerini yeniden kazanabilen kentlerin uzun ömürlü olduklarını biliyoruz. Onarılan, yaşama katılan her geleneksel yapı tarihteki boşluğu yeniden dolduruyor. Böylelikle bu önemli geçmişe sahip birimler ayağa kalkıyor ve yaşamaya devam ediyor. Böylesi birikimle hayatına devam eden kentler turizm anlamında da bir hayli ilgi çekici oluyor. Kültürel olarak zengin kentlerin, ekonomik olarak da önemli değerler sağlayabildiğini biliyoruz. Harput un tanıtımına yönelik çalışmalar Geçtiğimiz dönemde çalışmalarımızı bir vakıf çatısı altında toplamaya karar verdik. Bu vakıfla beraber vakit kaybetmeden Nisan ayında, bir de kültürel yayın girişiminde bulunduk. Gülsan Eğitim ve Kültür Vakfı nın bir yayını olan çalışma Şafak Uykusundaki Kent Harput adını taşıyor. Bu yayın ile beraber Harput un gerçeğe, dünden daha çok yaklaşacağına inanıyoruz. Ayrıca bölgeye ve tarihe ilgisi olanları da daha iyilerini yapmaya davet ediyoruz. 77

78 DOSYA Gültekin GÜVENSOY Güvensoy İnşaat ve Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Güvensoy İnşaat AŞ den Beyaz-sakin-dingin-sıcak: KAR S OTEL 78 Güvensoy İnşaat AŞ tarafından restore edilen Kar s Otel, Kars ın Rus işgali altında olduğu dönemde Hollandalı mimarlar tarafından konut olarak tasarlanmıştı. Yıllarca onarım görmediği için harabeye dönmüş olan yapının dış kabuğu olduğu gibi korunmak suretiyle iç fonksiyonları değiştirildi; pencere doğramaları ve kapıları aslına uygun yenilenerek konuttan otele dönüştürüldü. Mimarisi son derece güçlü olan yapı içine yıl sonra tekrar yerleşirken, kar-beyazsakin-dingin-sıcak kavramları, proje konseptinin anahtar kelimeleri oldu. Dış cephede taş ve ahşabın bir araya gelişi, iç mekân düzenlemelerinde de devam etti. Taşın ağırlığı, ahşabın sıcaklığı ile yumuşadı. Aşırıya kaçmayan, dengeli, dingin mekânlar hedeflendi. Kars sivil mimarisinde etkisi görülen Kuzey Avrupa mimarisinden faydalanmak, yeni tasarımı bu anlamda eskiye yaklaştırdı.

79 yılları arasında Kars ın denetimini ellerinde bulunduran Ruslar, bu yıllar içerisinde sıra dışı bir imar çalışmasına imza atarak, 1890 yılında Hollandalı mühendislere yaptırdıkları ızgara düzenli kent planı üzerinde Baltık mimarisi tarzında binalar inşa etmişler ve kenti radikal bir biçimde modernleştirerek, tipik bir garnizon kentine dönüştürmüşlerdi. Kar s Otel, Kars Kalesi nin içinde ve yamaçlarında kurulmuş olan organik dokuya sahip tarihi Kale İçi Mahallesi nin düzlüğe ulaştığı ve ızgara düzenli bu kentsel genişleme planıyla buluştuğu noktada, Gazi Ahmet Muhtar Paşa Caddesi ile Halit Paşa Caddesi nin kesiştiği parselde konumlanmaktadır. Düğün kesme bazalt taşlarından yapılma 2 katlı tarihi bir konut yapısı ile bahçesindeki 2 katlı ardiye binasının otel fonksiyonuna uygun olarak restore edilmesiyle lüks bir butik otele dönüştürülen Kar s Otel; standart, süit ve çatı katındaki çift odalı Arpaçay Aile Connection Suit odası olmak üzere toplamda 8 odanın yanı sıra, zemin katında yer alan bir restorana ve 30 kişilik VIP toplantı odasına sahiptir. Kar s Otel 2009 yılında Hürriyet Gazetesi nin Türkiye genelinde düzenlediği en iyi restore edilmiş butik oteller yarışmasında ilk on arasında yerini almıştır yılında da Siyaset Dergisi nin düzenlediği Yılın Turizm Ödülü adlı ankette de ilk on otel arasında yerini almıştır. Yine 2012 yılında Time Turkey de Kar s Otel yılın en iyi butik oteli seçilmiştir. Türkiye ulusal basında muhteşem sükse yapan Kar s Otel, ülke genelinde olduğu gibi yurt dışında da bulunduğu mekân, verdiği hizmet, rahat ve konforun yanında turizme verdiği katkılardan da adından sıkça söz ettirmiştir yılında Kars Havaalanı nın sivil hava ulaşımına açılması kentin turizm faaliyetlerini hızlandırmıştır. Ayrıca Sarıkamış bölgesinin 1991 yılında turizm merkezi ilan edilerek Sarıkamış Kayak Merkezi nin hizmete açılması Kars ı, kış turizminin önemli uğrak noktalarından biri haline getirmiştir. Geri planda kalmış Kars sivil mimarisi Kar s Otel in başlattığı ivmeyle de yeniden turistik bir değer olarak ortaya çıkmaya başlamıştır. Tüm bu gelişmelerin paralelinde 1995 yılında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu nca Kars Kalesi ve çevresindeki tarihi dokuya yönelik koruma amaçlı bir plan devreye girmiştir. İnsanın ruhuna işleyen bu sıcak mekân misafirlerini evinde hissettirecek kadar konforlu, sıcak, huzurlu bir ortam ile hizmet veriyor. 79

80 DOSYA Mithat YENİGÜN Yenigün İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yenigün AŞ Nehroz Kasrı'nın kapılarını ziyaretçilerine açtı Yüzyıllarca Süryanilerin yaşadığı Midyat a yerleşen ilk Müslüman aile olan Nehrozlar tarafından 260 yıl boyunca ev olarak kullanılan kasır, 1600 yıl önce kilise mimarisi tarzında iki burçlu bir yapı şeklinde inşa edilmiş ve uzun yıllar Süryani kilisesi olarak kullanılmıştır lerde Süryanilerin, civar aşiretlerin saldırılarından korunmak için Nehrozları Midyat a davet etmesinden sonra bölgeye yerleşen aileye verilen eve Nehroz Kasrı; mahalleye ise Nehrozlar Mahallesi adı verilir. Nehroz Kasrı yüzyıllarca Nehroz (Yenigün) ailesinin evi olarak kullanıldıktan sonra 2009 yılında yöresel mimari tarzı korunarak restore edildi ve Kasr-ı Nehroz Otel adıyla yeni konuklarına kapılarını açtı. Aile bireylerinin yıllarca kullandığı birçok eşya ve aksesuarın sergilendiği kasrın mutfak olarak kullanılan odasında 80

81 Yenigün ailesinin kadınları yayıkta tereyağı yaparken, şimdi torun sahibi olan o zamanın küçük çocukları avluda oyun oynardı. Nehroz Kasrı, Kasr-ı Nehroz a dönüştürülürken bu sıcak doku ve ev yaşantısının korunmasına ayrı bir özen gösterildi. Midyat, Mardin Havalimanı na 75 kilometre, Diyarbakır a 170 kilometre, Suriye sınırında yer alan Nusaybin e 65 kilometre uzaklıktadır. İlçenin merkezindeki otogara, gümüşçüler çarşısına ve ziyaret edilebilecek kiliselerin birçoğuna yürüme mesafesinde olup, tarihi Midyat taş evlerinin arasında yer alır. Yenigün İnşaat AŞ tarafından restore edilen tesis iki tarihi binadan ibaret olup, 1600 yıllık geçmişe saygı duyularak çağdaş yaşama uygun bir şekilde tasarlanmıştır. Otelimizin ana bloğunda 9 adet standart çift kişilik (twin bed), 11 adet standart çift kişilik (french bed), 2 adet tek kişilik (single), 1 adet üç kişilik (triple) ve 1 adet süit toplam 24 oda bulunmaktadır. İkinci blokta ise 1 adet aile odası, 1 adet üç kişilik (triple) oda, 3 adet standart çift kişilik (double) oda olmak üzere toplam 5 oda yer almaktadır. Kasr-ı Nehroz Otel de bulunan toplam 29 odanın her biri farklı mimari özelliklere sahip olarak düzenlenmiştir. Odalarımızda enerji-kart sistemi, plazma televizyon, klima, telefon, mini bar, emanet kasası, internet bağlantısı ve saç kurutma makinesi vardır. Son yıllarda güneydoğuya olan talebe bir parça katkıda bulunabilmek, personel eğitimini geliştirmek, karınca kararınca Midyat ekonomisine katkıda bulunmak başlıca hedeflerdir. Sadece duygusal fizibilite ile yapılan bu yatırımın ileriki yıllarda hak edeceği yeri alacağını ümit ediyoruz. Ülkemizde layıkıyla tanınmayan yerler çoğunluktadır. Bunların tanıtılması hem ülkenin zenginliğini ortaya çıkarır hem tanıtılan yerin ekonomisine katkı sağlar hem de turizmcilere yeni çalışma alanları açar. Turizm, spor ve sanatta olduğu gibi insanların duyularına hitap eden, dostluk ve kardeşlik duygularını pekiştiren en önemli öğelerdendir. Özellikle bölgenin ihtiyacı olan huzur ortamının gelişmesinde, tarihsel tanıtımın yanı sıra, insanların Anadolu nun gerçek misafirperverliğini görüp, kültürel olarak da tanıması adına önemli bir araçtır. Bu nedenle bölgeye yatırım yapılması, iş imkânlarının yaratılması, etkileşim ve kaynaşmanın geliştirilmesi çok önemlidir. Biz, bölgenin tarihsel mirasının en estetik şekilde gelecek nesillere aktarılması amacıyla üzerimize düşeni yapmaktan son derece mutluyuz. 81

82 DOSYA Bülent ECZACIBAŞI İstanbul Kültür Sanat Vakfı Başkanı İstanbul İKSV ile kültür ve sanat dolu günler geçiriyor İstanbul, geçtiğimiz elli yıl içinde birçok farklı açıdan değişim ve dönüşüm geçirdi. Bu süreçte, önemli bir gelişim de kültür-sanat alanında yaşandı. İstanbul Kültür Sanat Vakfı nın kurucusu Nejat Eczacıbaşı, İstanbul da bir festival düzenleme fikrini 1960 lı yıllarda oluşturmaya başlamıştı. O zamanlar düzenlenen kültür-sanat etkinlikleri, bugünle karşılaştırıldığında yok denecek kadar azdı. On yılı aşkın bir planlama ve ön çalışma sürecinden sonra ilk İstanbul Festivali, Cumhuriyetin ellinci yılı kutlamaları kapsamında, 1973 yılında gerçekleştirildi. Birinci festivali takip eden yıllar boyunca İKSV, İstanbul u dünya kültürsanat başkentleri arasında ön sıralara taşımak üzere çalışmalarını sürdürdü yılında, daha sonra İstanbul Film Festivali adını alacak Sinema Günleri düzenlenmeye 82

83 başlandı. 1987, ilk İstanbul Bienali nin gerçekleştirildiği yıldı yılında İstanbul Tiyatro Festivali başlatıldı ve 1994 yılında İstanbul Caz Festivali de etkinlikler arasına katıldı yılında ilk İstanbul Tasarım Bienali nin düzenlenmesiyle İKSV, uluslararası nitelikte dört festival, iki bienal ve yıl boyunca özel etkinlikler gerçekleştiren bir kurum haline geldi. Bu etkinliklerin yanı sıra devam eden faaliyetlerimiz arasında artık İstanbul un yanı sıra her yıl altı farklı kenti de gezen sonbahar film haftası Filmekimi, iki yılda bir düzenlenen Leyla Gencer Şan Yarışması ve Venedik Bienali ndeki Türkiye Pavyonu ile Paris Cité des Arts misafir sanatçı programı gibi yurt dışında yürüttüğümüz projeler de var. İstanbul Kültür Sanat Vakfı olarak kültür ve sanat yaşamına nasıl Ülkemizde alanında uzman sanatçılar yetiştirmek, sanatçıların ve sanatseverlerin yurt dışıyla bağını kuvvetlendirebilmek için çalışmalar geliştiriyoruz. daha fazla katkımız olabileceğini, hangi alanlardaki eksikleri gidermek üzere çalışmalar yürütebileceğimizi değerlendirerek her yıl etkinliklerimizi yeniden gözden geçiriyoruz. Kültür-sanat etkinliklerinin başarı kriterlerinden biri de hitap ettikleri toplum üzerinde olumlu etkileri olmasıdır. Biz de bir sivil toplum kuruluşu olarak çalışmalarımızda hep bu bakış açısıyla, kültür ve sanat yoluyla toplumsal dönüşüme katkıda bulunma misyonuyla hareket ediyoruz. İzleyici gelişimi ve toplumun duyarlılaştırılması konularında BitamBiöğrenci gibi projeler geliştiriyoruz. Türkiye nin katılımcı, çoğulcu ve sürdürülebilir kültür politikaları geliştirmesini önemsiyor, bunun için raporlar hazırlıyor, araştırmalar yürütüyor, sempozyumlar düzenliyoruz. İKSV aracılığıyla ülkemize faydalı genç bireylerin gelişimini desteklemek, alanında uzman sanatçılar yetiştirmek, sanatçıların ve sanatseverlerin yurt dışıyla bağını kuvvetlendirebilmek için çalışmalar geliştiriyoruz. Türkiye'deki ve dünyadaki güncel sanat üretimine katkıda bulunabilmek de hedeflerimiz arasında yer alıyor. Eser siparişleri vererek ve ortak yapımlar gerçekleştirerek güncel kültür-sanat birikiminin zenginleşmesine katkıda bulunuyoruz. 83

84 Uluslararası basın ve yurt dışından sanatseverler festivallerimizi yakından takip ediyor. İKSV nin en önemli özelliklerinden biri, birçok konuda öncü görevini üstlenmesidir. Düzenlediğimiz festival ve bienaller, çok geniş kapsamlı ve büyük katılımlı etkinliklerdir yılından bu yana İKSV nin, klasik müzik ve sinemadan tiyatroya, güncel sanattan caza kadar birçok alanda sanat sevgisinin ve beğenisinin ülkemizde yaygınlaşmasında en önemli aktörlerden biri olduğunu söylemek mümkün. Geçtiğimiz kırk yıl boyunca İstanbul un kültür-sanat yaşamının geçirdiği dönüşüm ile İKSV nin gelişimi arasında da paralellikler görülebiliyor. İstanbul son yıllarda dünya kültür-sanat gündeminde adını çokça duyurmaya başladı. Önemli yabancı yayın organlarında İstanbul un kültür sanat ortamındaki yükselişe dikkat çeken yazılar yayımlandı. Eskiye kıyasla kentin bilinirliği ve popülerliği belirgin bir artış gösterdi. Ancak uluslararası standartlarda kültürsanat mekânlarına sahip olmayan kentimizin, dünya kültür-sanat merkezleri arasında ilk sıralarda bulunma hedefine hâlâ uzun bir yolu olduğu da ortada. İstanbul un içinde bulunduğu bu dönüşümün, kültür ve sanat etkinliklerinin zenginleşmesiyle, şehircilik konusunda yapılacak ilerlemelerle ve gerçekleştirilecek altyapı çalışmalarıyla desteklenmesi şart. Bizler de düzenlediğimiz festivallerin bu yolda önem taşıdığına ve etkili olduğuna inanıyoruz. Uluslararası arenada görünürlüğümüzü arttırabilmek amacıyla yurt dışında basın toplantıları düzenliyor, uluslararası basın temsilcilerini festival ve bienallerimizde ağırlıyoruz. Bu çalışmalarımız sonucunda da uluslararası basın organlarında tüm festivallerimizden övgüyle bahseden yazılar okuyoruz. Yalnızca uluslararası basın temsilcileri değil, yurt dışından sanatseverler de festivallerimizi yakından takip ediyor. İKSV nin düzenlediği etkinliklerin en belirgin özelliklerinden biri belki de İstanbul un kendisi. Mekân yetersizliğinin de etkisiyle, 84

85 Toplumun kültür ve sanat yoluyla gelişimine inanan şirketler ve yöneticiler, sosyal sorumluluk için ayrılan bütçelerini kültür ve sanat etkinliklerine aktarıyorlar. tarihi binaları ve yapıları kültür ve sanat mekânları olarak kullanıyoruz. Bu kimi zaman sahne altyapısının ve koltuk kapasitesinin yetersiz kalmasına yol açsa da bir yandan da etkinliklerimizin dünyadaki diğer festivallerden farklılaşmasını sağlıyor. Hem sanatçılar hem izleyiciler için Aya İrini de gerçekleştirilen bir konser deneyiminin benzersiz olduğunu söyleyebiliriz. Tarihi mekânların çekiciliğinin yanı sıra, eser siparişleri, dünya prömiyerleri, Türkiye den ve yurt dışından sanatçıları birlikte sanat üretimine yönlendiren, yalnızca bir kere yahut ilk kez gerçekleştirilen ortak projeler gibi içerikleri yaratabildikçe uluslararası izleyicilerin ilgisinin ve katılımının da arttığını görüyoruz. İKSV gibi kâr amacı gütmeyen kültür kurumlarının çalışmaları hem kamu katkılarıyla hem de özel kuruluşların üstlendikleri sponsorluklarla destekleniyor. Toplumun kültür ve sanat yoluyla gelişimine inanan şirketler ve yöneticiler, sosyal sorumluluk için ayrılan bütçelerini kültür ve sanat etkinliklerine aktarıyorlar. Ülkemizin 2023 te dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden birine sahip olması hedeflenirken biz de kültür endüstrisinin ekonomideki büyüme hedefinden payını alacağını ümit ediyoruz. Ülkelerin gelişiminin yalnızca ekonomik büyümeyle ölçülemeyeceğini, bu büyümeye kültürel, sanatsal, sosyal gelişimin de eşlik etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu hedefe ulaşmak için de hem kamu hem de özel sektör kuruluşlarının bu alandaki gelişimi destekleyici mekanizmalar geliştirmesi, nitelikli sanat etkinliklerinin çoğalması, sanatçıların ve sanat üretiminin desteklenmesi, her şeyden önce de bireylerin kültür ve sanata ilgilerini ve bu etkinliklere ayırdıkları vakit ve enerjiyi arttırmaları gerekiyor. İstanbul ve Türkiye, dünyanın belli başlı kültür turizmi istikametlerinden biri haline ancak bu şekilde, hepimizin ortak çabasıyla gelebilir. Kültür ve sanatı destekleyen bu yöndeki çalışmaların, iş adamları ve şirketlere en büyük getirisi de ülkemizin bu gelişimine katkıda bulunmanın verdiği gurur olacaktır. 85

86 DOSYA D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali, klasik müziğin ülkemizdeki gelişimi, daha çok dinleyiciye ulaşması, Türk sanatçılarının dünya çapında çalışmalara imza atmasına katkı sağlamak amacıyla 2005 yılından bu yana, Doğuş Grubu kurucu destekçiliği ile D-Marin Turgutreis te düzenlenmektedir. Etkinlik, bir marinada düzenlenen ilk ve tek festival olma özelliği taşımaktadır. Dört gün süresince; günbatımı ve gece konserleri ile yedi konser sunan festival, ülkemizde sadece klasik müziğe yer veren ayrıcalıklı yerini korumaktadır. İlk üç senesinde Kemal Küçük ün, son beş senesinde ise Yücel Canyaran ın sanat yönetmenliğini üstlendiği festival, kronolojik olarak aşağıdaki sanatçı ve orkestralara ev sahipliği yapmıştır. 86

87 Birincide tema sevgi ve barıştı D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali ilk kez Eylül 2005 tarihlerinde gerçekleşmiştir. Sevgi ve Barış temalı festival için Kos, Kalimnos ve Laros Adaları ndan Turgutreis e tekne seferleri düzenlenmiştir. Festival in konukları; Rengim Gökmen/Alexander Markov/Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, Işın Metin/Gülsin Onay/Bilkent Senfoni Orkestrası, Vesna Souc/ İdil Biret/Belgrad Oda Orkestrası, Gülsin Onay/Bilkent Senfoni Orkestrası, Hakan Şensoy/Hasan Gökçe Yorgun/Arslan Büyükkaya/ Nil Kocamangil/Filarmonia İstanbul, Şirin Pancaroğlu/Tatjana Masurenko /Kornelia Brandhkamp, Tedi Papavrami/Cana Gürmen, Saygun Quartet, Uzel Ametist Klarnet Beşlisi dir. Festival, klasik müzik dergisi Andante nin organizasyonu olan 2012 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri kapsamında Yılın Klasik Müzik Etkinliği seçildi. İkincinin konusu aşk ve sevgi Aşk ve Sevgi temalı ikinci Festival, Ağustos 2006 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Gürer Aykal/Güher-Süher Pekinel /Hakan Aysev/Burçin Çilingir/ Bolşoy-Kirov-Münih- Madrit solistleri/bilkent Senfoni Orkestrası, Aleksander Rahbari/ Ilia Gringolts/Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası, Rengim Gökmen /Jiri Barta/İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, Rengim Gökmen/ Gülsin Onay/Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, Pera Quartet/Nusret İspir, Anjelika Akbar/Elif Yurdakul, Cihat Aşkın/Gülden Teztel Festival konuklarıdır. Ulusaldan Evrensele 30 Ağustos-02 Eylül 2007 tarihleri arasında üçüncüsü düzenlenen Festival in teması; değerli müzik adamı Ahmed Adnan Saygun un doğumunun 100. yılı nedeniyle Ulusaldan Evrensele olarak belirlenmiştir. Emil Tabakov/Shlomo Mintz/Mesut İktu/Bilkent Senfoni Orkestrası, Büyük Moskova Klasik Bale Topluluğu, Gürer Aykal/Han-Na Chang/Simge Büyükedes/Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Rengim Gökmen/Kit Armstrong/ Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, Rengim Gökmen/Gülsin Onay/ Mirjam Tschopp/Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Rüya Taner/ Cihat Aşkın, Sevil Ulucan/Nihan 87

88 Atalay/Cana Gürmen, Alexander Melnikov/Jan Erik Gustafsson konuk olmuşlardır. Vatan Sevgisi Ağustos 2008 tarihleri arasında dördüncüsü Vatan Sevgisi temasıyla düzenlenen festivalde; Klaus Weise/Maxim Fedetov/ Bilkent Senfoni Orkestrası, Maxim Fedetov/İdil Biret/Moskova Senfoni 88 Orkestrası, Bolşoy ve Kremlin Balesi Baş Dansçıları, Rengim Gökmen/Nicola Martinucci/The Trio Nota Bene/Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, Hector Ulises Passarella Tango Sekizlisi, Erol Erdinç/Şenol Talınlı, Görkem Ezgi Yıldırım, Ayça Varlıer, Onur Turan/İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, Ezgi Anıl, Elnara Kerimova/Orfeon, Jülide Yalçın Dittgen, Ece Tokatlı Sayarı, Trio Ephesus konuk olmuşlardır. Büyük Besteciler, Usta Yorumcular Temmuz 2009 tarihleri arasında beşincisi düzenlenen festivalde tema; Büyük Besteciler, Usta Yorumcular olarak belirlendi. Festivale; İbrahim Yazıcı/Fazıl Say /Patricia Kopatchinskaja/Aykut Köselerli, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası/Yalçın Adıgezalov/ Sun Huang, Antonio Anselmi/ I Musici di Roma, Rudolf Bible/ Symphonieorchester der Volksoper Wien, Hande Dalkılıç, İzmir Barok, Zeynep Üçbaşaran konuk olmuşlardır. Müzikte Romantizm ve Temmuz 2010 tarihleri arasında altıncısı gerçekleştirilen D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali nin teması; Romantik Dönem in iki büyük dehası Schumann ve Chopin in doğumlarının 200. yılı nedeniyle Müzikte Romantizm olarak belirlenmiştir. Festivale; Royal Philharmonic, İdil Biret/ Fazıl Say ve Arkadaşları/Çukurova Senfoni Orkestrası/Emin Güven Yaşlıçam/Halit Turgay/Jonathan Leatwood/Burak Bilgili/ Perihan Nayır/Tuncay Kurdoğlu/Gökhan Koç /Murat Karahan konuk olmuşlardır. Romantizmden Modernizme ve Temmuz 2011 tarihleri arasında yedincisi Romantizmden Modernizme temasıyla düzenlenen D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali ne; Moskova Tchaikovsky Senfoni Orkestrası/Vladimir Fedoseyev/Mischa Maisky /Rahşan Apay/S. Tuluğ Tırpan/ACADEMY of ST. MARTIN in the FIELDS/ Julian Rachlin/Borusan Kuartet/

89 Festival, beşinci yılında Avrupa Festivaller Birliği ne (EFA) kabul edildi. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası/ Ferenc Gabor/Endre Hegedüs/ Tünde Szaboki/Burak Bilgili/Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası/ Gürer Aykal/Fazıl Say/Gabor Boldoczki konuk olmuşlardır. Yılın Klasik Müzik Etkinliği ve Temmuz 2012 tarihleri arasında sekizincisi gerçekleştirilen D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali, Türkiye nin ilk klasik müzik dergisi olan Andante nin organizasyonu olan 2012 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri kapsamında Yılın Klasik Müzik Etkinliği seçildi. Festival e, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası/José Carreras/ Simge Büyükedes/Gülru Ensari/ Mirijam Contzen/Moskova Solistleri/ Juri Bashmet/Alena Baeva/Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası/Rengim Gökmen /José Maria Gallardo Del Rey/ Antonio Marquez/Sevil Ulucan /Gülnare Şekinskaya/Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası/ Gürer Aykal/Fazıl Say/Carolina Eyck /Bülent Evcil/Çağatay Akyol konuk olmuşlardır. Festivale İlgi Artıyor Düzenlendiği ilk yıl 7 bin, ikinci yıl 12 bin, üçüncü yıl 13 bin 500, dördüncü yıl 14 bin 100 dinleyiciye ulaşan Festival, beşinci yılında Avrupa Festivaller Birliği ne (EFA) kabul edilmiştir. Beşinci yılında Festival i yaklaşık 15 bin seyirci izlemiştir. Katılım sayısı altıncı yılında 17 bin 500 kişiye ulaşmıştır. Festivale ilgi artarak devam etmiştir. Festivalin yedinci yılında katılımcı sayısı 17 bin 500 olurken, sekizinci yılda bu sayı 20 bin 500'e ulaşmıştır. Festival ayrıca Andante Dergisi tarafından organize edilen 2012 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri nden Yılın Klasik Müzik Etkinliği Ödülünü almaya hak kazanmıştır. Festival in önümüzdeki yıllarda da artan bir ilgiyle takip edilmesi, bu yolla ülkemizde klasik müziğin geniş kitlelere dinletilebilmesi, yabancı sanatçı ve orkestraların Türk izleyicilerle daha fazla buluşması hedeflenmektedir yılında dinleyicileri dünyanın müziği ile buluşturacak program: GECE Orkestra: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şef: Ramón Tebar Solist: Angela Georghiu (Soprano) GÜNBATIMI Ankara Çağdaş Müzik Topluluğu GECE Orkestra: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şef ve Solist: Maxim Vengerov (keman) GÜNBATIMI Merve Kocabeyler (arp) Deniz Yücel (viyola) Halit Turgay (flüt) GECE Orkestra: Amsterdam Simfonietta Solist: Daniel Müller-Schott (çello) GÜNBATIMI Solist: Fatma Said (Leyla Gencer Şan Yarışması Birincisi) GECE Orkestra: Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Şef: Gürer Aykal Solistler: Fazıl Say (piyano) Carolina Eyck (theremin) Burcu Karadağ (ney) Aykut Köselerli (vurmalı enstrümanlar) 89

90 AB PROJE Ulusal Yeterlilik Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (UYEP) Kapanış Konferansı ile Tamamlandı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından, Avrupa Birliği eş finansmanıyla yürütülen Türkiye de Mesleki Yeterlilik Kurumu nun ve Ulusal Yeterlilik Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (UYEP) Ankara da yapılan konferansla tamamlandı. Ulusal yeterlilik sisteminin güçlendirilmesi, eğitim ve istihdam arasındaki ilişkinin geliştirilmesi yoluyla nitelikli işgücü istihdamının artırılmasını hedefleyen Projenin 90 Kapanış Konferansı, 18 Haziran 2013 Salı günü Ankara Hilton Oteli nde yapıldı. 22 Mart Eylül 2012 tarihleri arasında yürütülen İnşaat Sektöründe Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Projesi ile İNTES in de ortağı olduğu Proje nin Kapanış Konferansına Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanı Bayram Akbaş, MYK Başkan Yardımcısı Firuzan Silahşör, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mustafa Kemal Biçerli ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sektör Yöneticisi Mustafa Balcı ile proje ortaklarının temsilcileri katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkan Yardımcısı Firuzan Silahşör, AB destekli Türkiye de Mesleki Yeterlilik Kurumu nun ve Ulusal Yeterlilik Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (UYEP) nin Türkiye nin mesleki yeterlilik çerçevesinin oluşturulmasında önemli katkılarının olduğunu

91 söyledi. Projenin katkılarının önümüzdeki dönemde daha çok görüleceğini kaydeden Firuzan Silahşör, nihai hedefin Türkiye deki insan kaynağının daha kaliteli hale getirilmesi olduğunu ifade etti. Hayat boyu öğrenmenin yaygınlaştırılmasının da projenin hedefleri arasında olduğunu belirten Silahşör, MYK olarak amaçlarının Türkiye deki insan kaynakları profilini yükseltecek projelere imza attıklarını söyledi. Projeye 40 kuruluşun başvuruda bulunduğunu hatırlatan Silahşör, 11 sektörde faaliyet gösteren 26 proje ortağının hibe programından finanse edildiğini anlattı. Projenin sürdürülebilirliğinin de önemini vurgulayan Firuzan Silahşör, bu amaçla UYEP -2 nin hazırlandığını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından uygun bulunan bu projenin 7,5 Milyon Auro kaynaklı olduğunu açıkladı. Silahşör, Bu projelerin Türkiye Yeterlilik Çerçevesinin oluşturulmasında önemli katkıları olacaktır. Önemli olan proje ortağı kuruluşların da çalışmalarına aynı kararlılık ve hızla devam etmesidir dedi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sektör Yöneticisi Mustafa Balcı da konuşmasında Türkiye nin mesleki yeterlilik çerçevesi oluşturulması açısından bugün AB de örnek gösterilecek bir noktaya geldiğini söyledi. Türkiye nin mesleki yeterliliklerle ilgili kapasitesini hızla geliştirdiğini ve sorumluluklar aldığını ifade eden Mustafa Balcı, bu konuda MYK nın yaptığı çalışmaların önemini vurguladı. Mesleki Yeterlilik Kurumu üzerinde ciddi bir yük olduğunu savunan Balcı, MYK henüz ürün vermeye Mesleki Yeterlilik Kurumu Bayram AKBAŞ İNTES standını ziyaret etti. başlamadı. MYK büyüme, emekleme safhasında. Türkiye de özel sektöründe dış pazarlarda rekabet gücünün arttırılması için işgücünü kaliteli hale getirmesi önemli bir konu diye konuştu. Kapanış Konferansı nda konuşan Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanı Bayram Akbaş da projenin en somut çıktısının Türkiye Yeterlilik Çerçevesi metni olduğunu dile getirdi. Mesleki Yeterlilik Sisteminin herkesin kazandığı bir sistem olduğunu kaydeden Bayram Akbaş, şöyle devam etti: Bu sistemle firmalarımız da, mesleki kuruluşlar da, işçi ve işverenlerimiz de kazanıyor. Baktığımızda 26 proje ortağından birçoğu işveren kuruluşu. Haklı olarak işverenlerimiz işe alacağı elemanların kalitesinin güvencesini temin etmeyi amaçlıyor. Uluslararası düzeyde, kalite güvencesi sağlanmış, eğitimin istihdamla uyumunu güvence altına alarak nitelikli insan kaynağının oluşmasını sağlayan bu sistemde, sosyal taraflar ve sektörü temsil yeteneğini haiz kurum ve kuruluşların, MYK ile birlikte çalışmaları önem arz etmektedir. Türkiye de Mesleki Yeterlilik Kurumunun ve Ulusal Yeterlilik Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi nin Ulusal Yeterlilik Sisteminin oluşturulmasında ve sosyal taraflarla birlikte sistemin işletilmesinde önemli katkılar sağladığına inanıyorum. Projenin katkılarının önümüzdeki dönemde daha çok görüleceğine inanıyorum Konferansın sonunda fuaye alanında Hibe Faydalanıcılarının projelerini tanıtabilmeleri ve etkileşim sağlayabilmeleri amacı ile VOC-Test Merkezleri Hibe Programı Sergisi düzenlendi. İNTES de İnşaat Sektöründe Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Projesi kapsamında ürettiği temel tanıtım malzemelerini ve projelere ilişkin bilgilerini içeren materyallerini sergi alanında tahsis edilen stantta sergiledi. 91

92 toplantı İş Sağlığı ve Güvenliği, 44. Çözüm Arama Konferansı nda ele alındı İNTES in düzenlediği 44. Çözüm Arama Konferansı 15 Mayıs 2013 Çarşamba günü Swiss Otel de yapıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer in başkanlık ettiği toplantıda İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Ahmet Ersoy tarafından da bir sunum yapıldı. Toplantıda konuşan Özer, güvenli iskeleler oluşturulması halinde inşaatlardaki kazaların %40 ının önlenebileceğini ifade etti ve iskele güvenliği 92 konusunda kampanya düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. İş kazalarının sadece Türkiye de değil, dünyada da sorun olduğunu belirten Özer, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yürürlüğe girdikten sonra risk değerlendirmesi konusunun öneminin arttığını dile getirdi ve bu konuda İNTES in her zaman kendileriyle iş birliği yaptığını ifade etti. Teşvik ve tedbir kazaları önler Özer, inşaatlardaki kazaların temeline inildiğinde günübirlik çalışanların yaşadığı kazaların, oranların artmasında etkili olduğunu kaydetti. İnşaatlarda güvenlik önlemlerinin risk değerlendirmesi yapıldıktan sonra alınmasının önemine değinen Özer, biraz teşvik ve tedbir ile kazaların önlenmesi yolunda mesafe alınabileceğini söyledi. Bakanlığın özellikle inşaat, maden ve kimya sektörleri üzerinde hassasiyetle durduğunu ifade eden Kasım Özer, yılları arasında gerçekleştirilen AB projesini hatırlattı. Proje kapsamında İş Teftiş Kurulu Başkanlığı nda bu sektörler hakkında birer rehber hazırlanarak dağıtıldığını anlatan Özer, ellerinde inşaat sektörüyle ilgili bir hayli doküman olduğunu bildirdi.

93 Kanun un yayınlanmasının ardından risk değerlendirmesi konusunda ortak yöntemlerin geliştirilmesi düşüncesiyle İNTES ile iş birliği yapmak istediklerini anlatan Özer, İNTES in bu konuya çok sıcak baktığını ve iş birliğinin hemen başladığını bildirdi. Özer, bu iş birliği ile 2012 yılının Mayıs ayında Almanya dan pek çok kişinin katıldığı güzel bir seminer gerçekleştirdiklerini de hatırlattı. Risk değerlendirmesi büyük önem taşır Risk değerlendirmesinin Türkiye de bilinmediğini ve çok bilinmeyenli bir denklemi çözmek gibi algılandığını anlatan Özer, risk değerlendirme formalarının işverenlerce kolay doldurulacağını anlattı. Bu kapsamda kuaförler, berberler, apartmanlar ve ofislerle ilgili risk değerlendirmesi formları oluşturduklarını ifade eden Özer, hedeflerinin 50 tane sektörün risk değerlendirmesi formunu yayınlamak olduğunu aktardı. İnşaatlarda da buna benzer bir yapı kurgulandığını belirten Kasım Özer, bir bina inşaatı yapan işverenin bu formu kolaylıkla doldurup kullanabilecek şekle getirmesinin birinci hedefleri olduğunu aktardı. Özer, iş kazalarında en çok dikkati çeken hususun, görünür maliyetlerin ötesinde, hesap edilemeyen görünmeyen maliyetler olduğunu kaydederek 1 lira görünür maliyeti varsa, 4 lira görünmez maliyeti oluyor. İnşaatlarda tedbir almak büyük önem taşır. Ancak tedbir almak da risk değerlendirmesi yapma temeline dayandırıldığında bir anlam ifade eder. diye konuştu. Risk değerlendirmesi yapmadan tedbir almanın süreklilik veya etkinlik göstermediğine dikkati çeken Özer, Gördüğümüz noksanı hemen gideriyoruz ama görmediğimiz noksanları giderme noktasında başarılı olamıyoruz. Hâlbuki risk değerlendirmesi, gördüğümüz ve görmediğimiz noksanları veya tehlikeleri önceden belirleyip, görünür hale getirip, arkasından tedbirler 93

94 manzumesini listeledikten sonra bunların uygulamasını takip etmeyi gerektiriyor. Yani Tespiti yap, uygula ve kontrol et şeklindeki sistemi çalıştırdığımızda hakikaten iş kazalarının önüne geçildiğini ve bu çerçevede değişik uygulama 94 metotlarıyla da kazaların önlenebileceğini beyan etmek istiyorum. dedi. İş sağlığı ve güvenliğinin akademik çalışmalarda yer alması için de Genel Müdürlük olarak çalışmalar sürdürdüklerini, bu kapsamda yaklaşık beş yıldır YÖK Başkanıyla, yardımcılarıyla, vekilleriyle, üniversite rektörleriyle, dekanlarla sürekli temas halinde olduklarını anlatan Özer, Üniversitelerimizden bir tane isteğimiz var. İş sağlığı güvenliğiyle ilgili önce mühendisliklerde, tıp fakültelerinde seçmeli ders koymaları, arkasından mümkünse bunu zorunlu hale getirmeleri ve master programları açmalarıdır. Akademik çalışma ile iş sağlığı güvenliğine bir yön verebilirsek, ben inanıyorum üniversiteden mezun olan arkadaşlarımız iş sağlığı güvenliğini bilerek sahaya çıkacaklardır. diye konuştu. Çözüm Arama Konferansı nda konuşan İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Ahmet Ersoy, 6631 sayılı yeni Kanun ile beraber, herkesin iş sağlığı ve güvenliği kapsamı içerisinde olduğunu ifade ederek

95 Örneğin ben devlet memuruyum, kamu çalışanı olarak ben de bu kapsam içerisindeyim. dedi. Ersoy, konu ile ilgili bakanlıkta bir risk değerlendirmesi ekibi kurduklarını ve 2014 yılından itibaren Kanun un gerektirdiği bütün yükümlülükleri yerine getirmeye başlayacaklarını aktararak Kanun un en önemli özelliğinin bütün çalışanları kapsaması ve bağımsızlığı olduğunu aktardı. Ersoy, Kanun hakkında bilgi vermeye devam eden Ersoy, Bu kapsamda inşaat, çok tehlikeli sınıfına giriyor ve sektörde önlemlerin en üst seviyede alınması gerekiyor. değerlendirmesinde bulundu. Risk değerlendirmesinin artık çok önemli bir konu haline geldiğini dile getiren Ersoy, işlerin çok tehlikeli, tehlikeli ve az tehlikeli olarak sınıflandırıldığını, buna göre alınacak önlemlerin ve çalıştırılacak nitelikli uzman ve iş yeri hekimlerinin ve çalışma saatlerinin değişebileceğini aktardı. Ersoy, inşaatların çok tehlikeli sınıfa girdiğini hatırlatarak önlemlerin en üst seviyede alınması gerektiğini vurguladı. Hayati tehlike durumunda iş yerlerinin tamamında veya bir bölümünde işin durdurulmasının söz konusu olduğunu aktaran Ersoy, bir inşaatta risk değerlendirmesi yapılmaması durumunda da işin durdurulabileceğini anlattı. Ersoy, Artık risk değerlendirmesi çok önemli ve bunun hiçbir şekilde bir kâğıt üzerinde bir sistem olmaması gerekiyor. ifadesini kullandı. Özellikle dinamik sistemler olduğu için inşaatlarda karşı tedbir alınması gerektiğini ve işin planlama aşamasından bitimine kadar iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sürekli takip edilmesinin önemini vurgulayan Ersoy, Biraz daha dinamik olması sebebiyle yapı işlerinin mutlaka güncellenmesi gerekiyor. dedi. İşverenin yükümlülüğünün iş yerindeki risk değerlendirmesini yapması veya yaptırması olduğunu aktaran Ersoy, çalışanın yükümlülüğünün de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan 95

96 tedbirlere uymak olduğunu söyledi ve işçinin iş güvenliğini zorunluluktan öte, bir işin gereği olduğunu anlamasının sağlanmasının önemini vurguladı. İş güvenliği kültürünün de önemine 96 değinen Ersoy İşverenin iş yerinde bir çalışana Baretini tak! veya İş güvenliği ayakkabını giy, emniyet ayakkabını giy! dediğinde kendisi takmıyorsa, burada bu güvenlik kültürü oluşmayacaktır ve iş kazaları azalmayacaktır. diye konuştu. Risk değerlendirmesi yol gösterici olmalı Risk değerlendirmesi ekibinde mutlaka işveren, işveren vekili, görevlendirilmişse iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi, çalışan temsilcileri ve destek elemanları bulunması gerektiğini kaydeden Ahmet Ersoy, iş kazalarını en kolay çözebilecek kişinin çalışanın kendisi olduğuna dikkati çekerek Yeter ki istesin, bu konuda istekli olsun. Ama onları teşvik etmek gerekiyor. Belki kazalardan örnek vermek gerekiyor. Risk değerlendirmesinin bir yol gösterici olması gerekiyor. Tedbirleri ortaya koymak için bir yazılı metin ve bu metin sonucunda da yaşayan bir sistem olması gerekiyor. ifadelerini kullandı. Tasarım ve kuruluş aşamasında tehlikelerin tanımlanacağını

97 aktaran Ersoy, risklerin belirlenip analiz edilerek risk ve kontrol tedbirinin kararlaştırılacağını ve belgelenebileceğini anlattı. Yapılan çalışmaların güncelleneceğini ve gerektiğinde yenileneceğini aktaran Ersoy, risk değerlendirmesi çalışmalarının çok tehlikeli sınıfta 2, tehlikeli sınıfta 4, az tehlikelide 6 yılda bir yenilenmesi gerektiği bilgisini verdi. Ölümle sonuçlanan kazalar fazla Ahmet Ersoy, iş kazalarının yaklaşık %11 inin yapı iş kolunda gerçekleştiğine dikkati çekerek, bu kazaların %5 inin ölümle sonuçlandığını, iş kazası sonucu ölümlerin %33 ünün yapı iş kolunda meydana geldiğini anlattı yılları arasında inşaat iş yeri sayısı, sigortalı iş yeri sayısı, ölümlü iş kazası sayıları konusunda da bilgi veren Ersoy, 2008 de 297 iken, 2011 yılında 570 olmuş durumda. İnşaat sektörü Türkiye nin lokomotifi deniyor. Türkiye ekonomik olarak ilerledikçe inşaat sektörü de ilerliyor ve inşaat sektörü ilerledikçe de ne yazık ki kazalar ilerliyor. Bunun tam tersine bir hareket olması lazım, kazaların azalması gerekiyor. diye konuştu. Risk değerlendirmesi mantığını bir iş olmadan, bir kaza olmadan önce onunla ilgili önlem almak şeklinde açıklayan Ahmet Ersoy, Ama önlem almadan önce onları tespit etmek gerekiyor. Mutlaka riskleri analiz etmemiz ve kontrol tedbirlerini tasarlamamız gerekiyor. dedi. Meslek hastalıkları konusunda bilgi veren Ersoy, inşaat sektöründe en sık karşılaşılan meslek hastalıklarının gürültüye bağlı işitme kaybı, titreşime bağlı beyaz parmak hastalığı ve karper tünel sendromu olduğunu aktararak İnşaat, sadece iş kazalarının olduğu, iş sağlığı ve güvenliği açısından iş kazalarının öne çıktığı bir saha değil, meslek hastalıkları da oldukça fazla ve çeşitli. dedi. Katılımcıların ilgi ile takip ettiği konferans, soru cevap bölümü ile sona erdi. 97

98 toplantı 166. Geleneksel Toplantının Konuğu AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış Oldu İNTES'in 4 Haziran Salı günü düzenlenen 166. Geleneksel Toplantısı nın onur konuğu Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış oldu. AB Finansmanlı Altyapı Yatırımları konulu aylık Geleneksel Toplantı, Limak Holding ev sahipliğinde Ankara Sheraton Otel de yapıldı. İNTES Yönetim Kurulu Başkanı M. Şükrü Koçoğlu ve Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir in açılış konuşmalarını yaptığı toplantıda 98 Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış: Türkiye nin kalkınması, demokratikleşmesi ve özgüvenine kavuşması için AB sürecine ihtiyacı var. AB Bakanı Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye nin Avrupa Birliği ne tam üyelik sürecinde atılan adımları anlattı. Türkiye nin kalkınması, demokratikleşmesi ve özgüvene kavuşması için AB sürecine ihtiyacı olduğunu belirten Egemen Bağış, çözüm sürecinin de AB sürecinden farklı düşünülemeyeceğine işaret etti. Konuşmasında son günlerde tüm yurtta yaşanan Gezi Parkı olaylarına değinen Bakan Bağış Gerçekten bu süreçte farklı kesimlerin farklı mesajları olabilir. Bu bahsi geçen gösterilere katılanların ortak bir mesajı yoktur. Farklı farklı mesajlar vardır. Çok farklı siyasi hareketlere destek vermek isteyenler, samimi çevreci duyguları olanlar, farklı

99 sosyalleşme arayışında olanlar bir araya gelmişlerdir. dedi. Ben de Beyaz Saray önünde eylem yaptım Protestolar ve gösteriler konusunda da AB standartlarının yakalanması gerektiğine dikkati çeken Egemen Bağış, AB üyesi olmasa da oradaki standartlara benzer standartları olan Amerika Birleşik Devletleri nde 17 yıl yaşadım. 17 yıl boyunca da pek çok eyleme katıldım. Gün geldi Kıbrıs davamız için gösteriler düzenledim, gün geldi Bosna Hersek le dayanışma içinde olduğumuzu göstermek için, gün geldi Karabağ da yaşanan dramı dile getirmek için BM önünde, gün geldi sözde Ermeni soykırımı iddialarına cevap vermek için Beyaz Saray önünde gösteriler düzenledim. diye konuştu. İğneyi kendilerine batırsınlar sonra çuvaldızı göğsüme saplasınlar AB ülkeleri ve ABD de kamu malına zarar verildiğinde güvenlik güçlerinin verilen zararı engelleme görevi olduğuna işaret eden Bağış, şöyle devam etti: Almanya da da güvenlik güçlerinin nasıl faaliyet gösterdiklerine 99

100 bizzat şahit oldum. Güvenlik güçlerinin aşırı güç kullanmasının tek örneği Türkiye değil. Ama o ülkelerden bir tanesinin Şansölyesi çıkıp Türkiye ye bu konuda nutuk 100 atarken, kendi ülkesinde hâlâ Neo-Nazi davalarında, ırkçılık davalarında öldürülen Türklerle ilgili yargılanmaların olduğunu unutuyor. Biz Avrupa dakilere de birtakım mesajları iletmek açısından AB sürecini önemsiyoruz. Ben şunu diyorum; iğneyi kendilerine batırsınlar sonra gelsinler çuvaldızı benim göğsüme saplasınlar, ben ona razıyım. Ortak çıkarlarımıza odaklanmalıyız Birbirimizi değiştiremeyeceğimizi kabul etmemiz lazım ifadesini kullanan Egemen Bağış, birlikte hareket edildiği takdirde kazancın çok daha fazla olacağına dikkati çekti. Çözüm sürecinden rahatsızlık duyanların varlığının normal olduğunu vurgulayan Bağış, provokasyonlara karşı toplumu uzun süredir uyardıklarını söyledi. Bundan bazı yerel, bölgesel ve küresel güçlerin rahatsız

101 olması son derece doğaldır. diyen Bağış, şunları kaydetti: Endişelerimizin ne kadar gerçekçi olduğunu sizler de herhalde takip ediyorsunuz. Bunlar tesadüf olaylar değil. Bunlar İstanbul un Gezi Parkı ndaki dört tane ağacın yerinden sökülmesi, iki tanesinin kesilmesiyle alakalı bir mesele değil. Öyle başlatılmış, öylece insanların istismar edilmiş olduğu süreçler olabilir ama bu süreçte iki yanlış bir doğru yapmıyor. Bundan sonraki süreçte hep birlikte ortak çıkarlarımıza odaklanmalıyız. Bu süreçte Ahmet, Mehmet, AK Parti, CHP, MHP kaybetti diyemeyiz. Türkiye kaybediyor. Bundan hepimiz zarar görüyoruz. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, son 10 yılda 2,5 milyar ağaç dikildiğini, bu alandaki çalışmaların devam edeceğini de sözlerine ekledi. Türkiye bugüne kadar çok büyük başarılar elde etti Egemen Bağış, Türkiye nin 54 yıl önce başlayan AB süreci ile o günden bugüne kadar görev alan tüm hükümetlerin Avrupa Birliği sürecini bir devlet politikası olarak gördüklerini hatırlattı da Türkiye o sürece ilk başvurduğunda kişi başına düşen gelirin 350 dolar olduğunu, Osmanlı döneminden kalma dâhil, toplam 14 üniversitede eğitim İNTES Başkanı M. Şükrü Koçoğlu: Hükümetin AB konusundaki duruşunu takdir ediyorum. AB ye girmek için her türlü özveriyi gösterdik. Ama buna rağmen giremedik. görüldüğünü anlatan Bağış, bugün ise gençlerin tüm Türkiye de yaygın 200 üniversitede eğitim gördüğünü, Türkiye nin yıllık turizm gelirinin 9 milyon dolardan 30 milyar dolara yükseldiğini, kişi başına düşen gelirin ise 11 bin dolardan 25 bin seviyesini hedefleyen bir konuma geldiğini vurguladı. Avrupa Birliği sürecinde en büyük yatırımın demokrasiye yapıldığını ifade eden Bakan Bağış Demokrasimiz kazandıkça, ekonomimiz de gelişti. Çünkü demokrasisi topal olan bir ülkenin ekonomisinin felç olması kaçınılmazdır. Bugün burada Türkiye nin kalkınmasında çok büyük emekleri olan İNTES üyeleriyle Cumhuriyet tarihi boyunca, 1923 ten 2002 ye kadar toplam 6100 kilometre yol yapabilen devletin sizlerle iş birliği içerisinde son 10 yılda 17 bin kilometre yeni yol ve otoban yaptığına şahitlik ettik. Bugün Türkiye de hizmet veren okulların, hastanelerin yarısından fazlası son 10 yılın eseridir. dedi. Bağış, bütün bu gelişmelerin arkasında da Avrupa Birliği sürecinin çok ciddi katkıları olduğunu vurguladı. 101

102 Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir: Türkiye artık örnek alan değil, örnek alınan bir ülke haline geldi, bizler de bu durumun kıymetini bilmeliyiz. İNTES Başkanı Şükrü Koçoğlu toplantının açılışında yaptığı konuşmada, hükümetin Avrupa Birliği konusundaki duruşunu 102 takdir ettiğini belirterek, AB ye girmek için her türlü özveriyi gösterdik ama buna rağmen giremedik. ifadesini kullandı. AB üyeliği için atılan adımların aslında Türk insanı için atıldığının farkında olduklarını aktaran Koçoğlu, halkın da bunun bilincinde olduğunu ve AB standartları olarak adlandırılan bu uygulamaları sosyal hayata hızla adapte ettiklerini anlattı. Koçoğlu, 31 Temmuz 1959 tarihinde Türkiye nin o zamanki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu olan AET ye ortaklık başvurusuyla başlayan serüvenin, 54 yıldır devam ettiğini aktararak, Türkiye nin üyelik süreci içerisinde gösterdiği çabanın halkın yararına olduğunu ifade etti. Koçoğlu: Hükümetin AB konusundaki duruşunu takdir ediyorum. Konuşmasında bundan tam 37 yıl önce işletme yüksek lisansı yaptığı sırada bir çalışma için yürüttüğü anketin sonuçlarını paylaşan Şükrü Koçoğlu, AB den o günkü beklentilerle bugünkü beklentiler arasında benzerlikler olduğuna dikkat çekti. Türkiye de AB ye 37 sene önceki bakış açısıyla bugünkünün farklı

103 olabileceğini ifade eden Koçoğlu, hükümetin AB üyelik sürecinde attığı adımları memnuniyetle izlediklerini vurgulayarak AB ülkeleri nezdinde Türkiye yi anlatma ve tanıtmaya dair Bakanlığımızın yürüttüğü kapsamlı çalışmaları da memnuniyetle takip ediyoruz. dedi. İNTES olarak AB destekli 9 proje gerçekleştirildiğini ve bu projelerin başarılı bir şekilde tamamlandığını anlatan Koçoğlu, Bu projeler bize çok önemli deneyimler kazandırdı. Bazı projelerin işçiişveren sendikalarının birlikteliği açısından ayrı bir yeri var. YOL-İŞ Sendikamız ile kurduğumuz Türkiye Eğitim Şantiyesi ilk deneyimlerini AB projeleri ile başlattı. AB projelerinde bütçe imkânlarının kısıtlı olduğu unutulmamalıdır. İNTES olarak, projelerimize AB nin sağladığı hibe oranında maddi katkı sağladık ve belirlenen hedefleri yerine getirdik. Uygulamaya aldığımız projeler ile 180 in üzerinde kişiyi istihdam ettik. diye konuştu. 103

104 Vize sorununa da değinen Koçoğlu, birçok ülkenin iş adamlarının AB ye vizesiz girmesine karşın Türk iş adamlarına vize uygulanmasını eleştirdi. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ın AB ile Gümrük Birliği yerine serbest ticaret anlaşması imzalanması önerisini hatırlatan Koçoğlu, Serbest ticaret anlaşması ile herhalde düzlüğe çıkarız. değerlendirmesinde bulundu. Sektörün Anayasası AB direktifleri ile Kamu İhale Kanunu konusuna da değinen Koçoğlu, Kanun ile Türkiye pazarının AB ülkelerine ve uluslararası pazarlara açıldığını ancak Türkiye AB ye tam üye olursa buna uygun yapılar düzenlemenin ülke çıkarlarına uygun olacağını vurguladı. 104 Kamu İhale Kanunu ve ikincil mevzuatın uygulanmasında karşılaşılan birçok sorunun temelinde isteyen herkesin hiçbir şart ve deneyim aranmaksızın inşaat-taahhüt sektöründe faaliyet göstermesi olduğunu vurgulayan Koçoğlu, Kanun ve ikincil mevzuatın uygulamasında karşılaşılan birçok sorunun temelinde de bu sorun yatmaktadır. dedi. Koçoğlu, AB direktiflerinde yer alan son beş yıl içinde tamamlanma koşuluna ilişkin olarak yapım işlerinde 15 yıllık işlerin dikkate alındığını, AB nin bu sürenin 5 yıla düşmesini istediğini eğer bu kabul edilirse dört Türk müteahhidinden üçünün işsiz kalacağını vurgulayarak Türk müteahhitleri Türkiye de sadece taşeronluk yapacaklar demektir. dedi. Özdemir: Türkiye artık örnek alan değil, örnek alınan bir ülke Toplantıya ev sahipliği yapan Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir de şirket ve konsorsiyum olarak yürüttükleri projeler ve üstlendikleri büyük ihaleler hakkında bilgi verdi. Cengiz, Mapa, Kolin ve Kalyon şirketleri ile İstanbul un 3. havalimanı projesini aldıklarını hatırlatan Nihat Özdemir, İstanbul a dünyanın en büyük havalimanlarından birini

105 inşa edeceğiz. dedi. Türk özel sektörünün finansman bulma kabiliyetine dikkat çeken Özdemir, şöyle devam etti: İstanbul 3. havalimanı gibi mega bir projenin, kamu-özel iş birliği modeli ile başarıyla gerçekleştiriliyor olması, özel sektörün bu projeye finansman bulma kabiliyeti, tüm dünyanın dikkatini çekti. Londra Belediye Başkanı Financial Times a şöyle bir açıklamada bulundu: Türkiye bize göstermiştir ki, özel sektör mega havalimanları kurabilmek için kaynak bulabilmektedir. Biz de bu havalimanı yarışında Türkiye yi örnek alalım ve yeni bir havalimanı yapalım. Türkiye artık örnek alan değil, örnek alınan bir ülke haline geldi, bizler de bu durumun kıymetini bilmeliyiz. Türkiye nin özellikle enerji, altyapı ve ulaştırma sektörlerinde çok daha fazla büyüme potansiyeli var. Bizler inanıyoruz ki Türkiye, devletimizin 2023 yılı hedeflerine paralel büyümeye devam edecek ve bölgedeki lider ülke konumunu sürdürecek. Türkiye, 2023 yılında dünyanın ilk 10 en güçlü ekonomisi arasına girmeyi, 25 bin USD kişi başı milli gelire sahip olmayı, 500 milyar USD ihracat, 650 milyar USD ithalat, 60 milyon turist ve 500 milyar kilovat/saat elektrik tüketim rakamlarına ulaşmayı hedefliyor. Bu hedeflere ulaşmak için özelleştirmelerin tamamlanması ve piyasaların tamamen liberalleşmesi gerekmektedir. Bu süreçte devletimizin biz yatırımcıları desteklemesi ve teşvikleri sürdürmesi büyük önem taşımaktadır. Toplantı, Bakan Bağış ve Limak İnşaat AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir adına Orman ve Su İşleri Bakanlığı Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrol Seferberliği Kampanyası kapsamında dikilen ağaçlara ilişkin sertifikaların sunulması ile sona erdi. 105

106 AB'DEN Türk ve AB Sivil Toplum Kuruluşları, Türkiye yi Avrupa Birliği ne El Ele Taşıyor Bülent Özcan AB Bakanlığı Proje Uygulama Başkanı Son yıllarda Türkiye, sivil toplum konusunda etkileyici gelişmeler gösteriyor. Pek çok farklı alandaki konuyla ilgilenen STK lar, giderek artan bir şekilde seslerini duyurmaya başladı ve sosyal ve siyasal etki merkezi olmak için mücadele ediyorlar. Tam da bu noktada sivil toplum, süregelen Avrupa Birliği ne katılım sürecinin yanında kaygı ve algıların samimi ve açık bir biçimde tartışıldığı bir diyaloğun oluşturulmasına da katkı sağlıyor. Avrupa Konseyi de Katılım müzakerelerine paralel olarak, Avrupa Birliği nin her aday ülkeyle yoğun politik ve kültürel diyaloğa girmesi öngörülmüştür, bu diyaloğun uzun vadedeki hedefi, Avrupa Birliği ve Türkiye sivil toplumunu Avrupa Birliği nin gelecekteki genişlemesine hazırlamaktır. şeklindeki açıklaması ile diyaloğu desteklediğini ifade ediyor. Hal böyleyken, Sivil Toplum Diyaloğu genişleme sürecindeki Avrupa Birliği için vazgeçilmez ve elzem bir kavram haline geldi. 106 Genişleme tüm taraflara pek çok imkân sunarken, beraberinde kültür çeşitliliğini de getiriyor. AB, şimdiden 27 ülkeden oluşan geniş bir yelpazeye sahip. Dolayısı ile vatandaşların genişlemeden kaynaklanan şartlar, fırsatlar, zorluklar ve farklı kültürler hakkında daha iyi bilgilendirilmeleri gereği doğdu. Türk halkı AB uygulamalarını ve bunları kendi hayatlarına adapte etmeye ihtiyaç duyarken, AB halkları da geleceğin üye halkı Türkleri daha iyi tanımaya ihtiyaç duyuyor. Bu karşılıklı birbirini tanıma süreci, AB ile Türkiye arasındaki sivil toplum diyaloğu olarak adlandırılan ve AB genişlemesinin getirdiği imkânlara dikkat çekmeyi hedefleyen bir süreç. Bu diyalog sadece büyük şehirleri hedeflemiyor, her bölgeden ve sektörden insanların katılımını sağlayacak şekilde geniş kapsamlı olması gerekiyor. Doğal olarak bu tür bir diyalog kolay sağlanamamakla birlikte, Avrupa Birliği Bakanlığı 2008 yılında Türk ve AB sivil toplumu arasında diyaloğun geliştirilmesine birçok sivil grubun katkı vermesine imkân sağlayacak bir program başlatmıştır. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Avrupa Birliği Bakanlığı liderliğinde uygulanan AB-Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu Programı, Türkiye den ve AB ülkelerinde sivil toplum kuruluşlarının ortaklıklarını bünyesinde toplayan yüzlerce projeye zemin oluşturuyor. Programın başlıca hedefleri ise; AB ve Türkiye sivil toplumları arasında deneyim paylaşımının sağlanması ve ilişkilerin güçlendirilmesi; diğer yandan AB de Türkiye nin, Türkiye de ise AB nin daha iyi anlaşılmasını destekleyecek bilgi paylaşımına olanak tanınması olarak özetlenebilir yılları arasında tamamlanan programın ilk bölümünde, sivil toplumun temsilinde önemli aktörler olarak görülen belediyeler, meslek örgütleri, üniversiteler ve gençlik girişimleri tarafından hazırlanan, diyalog sürecine ve dolayısıyla yukarıdaki hedeflerin gerçekleştirilmesine katkı sağlayacak projelere hibe desteği verildi. Haziran 2008 de başlayan ilk programda 119 hibe projesine yaklaşık 19,3 milyon avro hibe desteği sağlandı döneminde yürütülen ikinci bölümdeyse, üyelik müzakerelerinin öncelikli alanlarından biri olan tarım ve balıkçılık ve toplumsal yakınlaşmaya öncülük eden kültür ve sanat ortaklıkları desteklendi. Ekim 2010 da ikinci ayağı hayata geçirilen Sivil Toplum Diyaloğu II programı altında kültür ve sanat ile tarım ve balıkçılık temalarında 41 hibe projesine yaklaşık 5,3 milyon avro hibe verildi döneminde, programın üçüncü aşamasında yine tematik bir yaklaşımla Medya başlığı altında medya ve sivil toplum kuruluşlarının ve Siyasi Kriterler başlığı altında bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının geliştirecekleri diyalog projelerine destek sağlanacak den beri el ele çalışan AB ve Türk Sivil

107 Toplum Kuruluşları, toplumlar arası diyaloğu şimdi de Siyasi Kriterler ve Medya başlıkları altında ortak projelerle güçlendirecek. İnsan hakları, ayrımcılıkla mücadele, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve medya alanlarında AB ve Türkiye arasındaki diyaloğu güçlendirmeye yönelik projelere yaklaşık 9 milyon avro hibe tahsis edilecek. Siyasi Kriterler Alanında Sivil Toplum Diyaloğunu Güçlendirmek Programın üçüncü bölümündeki bu bileşenle, Avrupa Birliği nin siyasi kriterler alanındaki politikaları ve uygulamaları hakkında Türkiye deki sivil toplum kuruluşlarının, bilgi ve birikimlerinin güçlendirilmesi ve Avrupa Birliği ndeki muadilleriyle yapacakları ortaklıklar, gerçekleştirecekleri iş birlikleri ve kuracakları güçlü bir diyalogla, karşılıklı anlayış ve etkileşimin arttırılması hedefleniyor. Aynı zamanda proje, ülkemizde siyasi reformların hayata geçirilmesinde kritik rol oynayan sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitelerinin arttırılmasına da destek veriyor. Ulusal düzeydeki mevzuat ve uygulamalar ile gerek uluslararası gerekse Avrupa daki uygulamalar arasındaki farklılıkların en aza indirilmesi için sivil toplum kuruluşlarına önemli bir rol düşüyor. Sivil Toplum Diyaloğu Programı nın bu bileşeni kapsamında, sivil inisiyatifle tasarlanıp hayata geçirilecek projeler sonucunda, Türkiye de siyasi kriterlere yönelik mevzuat ve uygulamaların hem uluslararası hem de Avrupa Birliği düzeyine taşınması bekleniyor. Oldukça farklı alanları bünyesinde barındıran siyasi kriterler ana başlığı altında tasarlanacak projelerin ele alması beklenen konular şöyle belirlendi: İnsan hakları Ayrımcılıkla mücadele Demokrasi ve hukukun üstünlüğü. Programın bu bileşeni altında projelere toplam 6 milyon avro hibe desteği sağlanması planlanıyor. Diyalog için medya katkısını güçlendirmek Medya, birçok konuda kamuoyu yaratılması ve şekillendirilmesi bakımından önemli bir güç. Bu açıdan değerlendirildiğinde medya, Avrupa Birliği hakkındaki kamuoyunun oluşturulması ve toplumda farkındalık yaratılması açısından da önemli bir rol oynuyor. Sivil Toplum Diyaloğu Programı nın bu bileşeni, medya sektöründe yer alan kuruluşların Avrupa Birliği konusundaki mesleki birikimlerinin arttırılması ve Türkiye ile AB üye ülkelerindeki medya kuruluşları arasında kalıcı bir diyalog geliştirilmesini hedefleniyor. Bu amaçla oluşturulacak teknik destek yapısı aracılığıyla medya kuruluşlarında Türkiye ve AB ilişkileri konusunda farkındalık yaratmaya yönelik eğitimler düzenlenmesi öngörülüyor. Aynı zamanda hem Türkiye de hem de Avrupa da sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, meslek örgütleri gibi medya alanında etkin role sahip aktörlere, Türkiye-AB ilişkileri konusunda kamuoyunu bilgilendirme ve farkındalığı arttırmaya yönelik geliştirecekleri projeler için hibe desteği sağlanıyor. Bu proje kapsamında sunulacak hibe ve eğitim programları, Türkiye de medya sektörüne, AB üye ülkelerindeki meslektaşlarıyla iş birliği ve ortaklık kurma ve aralarındaki diyaloğu güçlendirmeleri için bir platform görevi görüyor. Bu bileşen altında yürütülecek ortaklık projelerineyse toplam 3 milyon avro hibe desteği verilmesi planlanıyor. Siyasi Kriterler ve Medya Hibe Programlarına kimler başvurabilir? Siyasi Kriterler Hibe Programı na tüzel kişiliğe sahip, kâr amacı gütmeyen, projelerin hazırlanması ve yönetiminden doğrudan sorumlu olacak; Avrupa Birliği üye ülkeleri ve/veya Türkiye de, insan hakları, ayrımcılıkla mücadele, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarından en az birinde faaliyet gösteren vakıf ve dernekler başvurabilecek. Medya Hibe Programı na ise yerel, bölgesel, ulusal TV ve radyo kanalları ve gazeteler gibi medya kuruluşları ve kâr amacı gütmeyen sivil toplum kuruluşları (STK lar) ve sektörün ihtiyaçlarına hizmet eden/destek veren, yazılı, görsel ve işitsel medya alanlarında faaliyet gösteren profesyonel kurum/ kuruluşlar başvurabilecek. Siyasi Kriterler ve Medya Hibe Programına başvuru yapmayı düşünen sivil toplum kuruluşlarının şimdiden AB üye ülkelerinden proje ortağı bulma çalışmalarına başlamaları da öneriliyor (Siyasi Kriterler ve Medya Hibe Programı na başvurularda ortaklık zorunludur. Türkiye de faaliyet gösteren başvuru sahipleri, AB üye ülkelerinden birinde faaliyet gösteren bir STK ile ve benzer şekilde AB üye ülkelerinden birinde faaliyet gösteren başvuru sahipleri de Türkiye de faaliyet gösteren bir STK ile ortak başvuru yapmak durumundadır). Siyasi Kriterler ve Medya Hibe programlarını duyurmak ve STK ların projelerini hazırlayabilmeleri için bilgilendirme yapmak amacı ile 2013 yılı Mayıs/ Haziran aylarında Türkiye çapında bir dizi Bilgilendirme Günü etkinliği yapılması planlanıyor. Projeler için son başvuru tarihi Temmuz 2013 olacaktır. Bilgilendirme Günleri ve hibe programı ile ilgili tüm ayrıntılar veya web adreslerinden takip edilebilir. 107

108 HUKUK Ali Rıza YÜCEL İnşaat Mühendisi-Hukukçu 22 Haziran 2013 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasası Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları kapsamında yer alan ve en etkin şekilde işlerlik kazanan kavramların arabuluculuk ve uzlaştırma olduğunu söylemek olanaklıdır. Esasen, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, Anglosakson menşeli bir kurum olmasına rağmen Kıta Avrupası ülkelerinde de uygulama alanı bulmuştur. Ülkemizde de uzun zamandır gündemde olan bu konu, arabuluculuk biçimi ile tarihinde 6325 sayılı Yasa olarak kabul edilmiş ve 22 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete de yayınlanmıştır. Yürürlük tarihi olarak; 28 ila 32 nci maddeleri ile geçici maddelerinin yayım tarihinde, diğer hükümlerinin ise yayım tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Yani 22 Haziran 2013 tarihi itibarıyla anılan yasa tüm hükümleri ile yürürlükte olacaktır. Yürürlüğüne kısa bir süre kalan bu yasa hakkında bir değerlendirme yapmanın gerekli olduğu kanısıyla bu yazı kaleme alınmıştır. TBMM ne sunulan Genel Gerekçe de yer alan ifadelerden bazıları şöyledir: Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle uyuşmazlıkların çözümü son yıllarda pek çok ülkenin kanun koyucularını meşgul etmektedir. Uyuşmazlıkların dava yolu ile çözümü yerine tarafların kendi iradeleri ile uzlaşarak uyuşmazlığa son vermeleri, toplumsal barışın korunması açısından tercih sebebi sayılmaktadır. Bu yolların geniş kapsamlı ve etkin bir biçimde işlerlik kazanması mahkemelerin iş yükünün azalmasına katkı sağlayacaktır. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, aslında yargı sistemi ile rekabet içinde olmadığı gibi amaç, yargısal yollara başvuru imkânını ortadan kaldırmak da 108

109 değildir. Devlete ait olan yargı yetkisinin mutlak egemenliğine zarar vermeden uyuşmazlıkların daha basit ve kolay çözümü amaçlanmaktadır. Hazırlanan tasarı, sadece tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri, yabancı unsurlu olanlar da dâhil, özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulanacaktır. Uyuşmazlıkların anlaşmaya varmak suretiyle çözümü hakkında pek çok yöntem bulunmaktadır. Alternatif uyuşmazlık çözümleri ceza yargısı ile idari yargı alanında da kabul edilmektedir. Ancak özel hukuka ilişkin uyuşmazlıkların niteliği ve arabuluculuk yöntemlerinin de farklı olması nedeniyle ceza ve idari uyuşmazlıklardan ayrı olarak düzenlenmesinin isabetli olacağı düşünülmüştür. Öte yandan, bu yöndeki düzenlemenin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu içinde yer alması düşünülebilir ise de genel bir kanunda bu hükümlere yer verilmesi yerine, ayrı bir kanunla düzenlenmesinin daha doğru bir yaklaşım olacağı sonucuna varılmıştır. Nitekim, Avusturya, Almanya, Bulgaristan, Macaristan ve Slovakya gibi ülkelerde de arabuluculuk özel kanunlarla düzenlenmiştir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları sınırlı değildir. Her ülkeye ve sosyolojik gerçeklerine uygun alternatif uyuşmazlık çözümleri mevcuttur. Ancak arabuluculuk, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde en yaygın ve başarılı olanıdır. Bu nedenle hazırlanan kanun tasarısı, arabuluculuğa ilişkindir. Arabulucu, tarafların anlaşarak seçtikleri üçüncü bir kişidir. Arabuluculuk süreci sonunda arabulucu bir karar vermez, bilimsel yöntemlerle, taraflar arasındaki iletişimi sağlayarak, uyuşmazlığın çözümünü mümkün kılmayı amaçlar. denilmektedir. Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanun un amacı, hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Şu kadar ki, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir. denilmektedir. Maddeden görüleceği üzere arabuluculuk kurumunun uygulama alanı, hukuk uyuşmazlıklarıdır. Sözü edilen hukuk uyuşmazlıkları yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, özel hukuk uyuşmazlıklarıdır. Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir. Arabuluculuk kurumu ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda uygulanır. Bu nedenle kamu düzenine ilişkin olan hukuki ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk kurumu uygulama alanı bulamayacaktır. Tanımlar MADDE 2- (b) fıkrasında Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ihtiyari olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini, ifade eder. denilmektedir. Benzer şekilde; Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Madde 19, (5) nci fıkrada; Arabulucu, sürecin yürütülmesi sırasında, taraflara hukuki tavsiyelerde bulunamaz; bir çözüm önerisi ya da öneriler kataloğu geliştirip, bunu onlara empoze edemeyeceği gibi müzakereler sırasında geliştirilen bir çözüm önerisi üzerinde anlaşmaya varmaları için de onları zorlayamaz. Ancak taraflardan birinin, uyuşmazlığın çözümü bağlamında, sunmuş olduğu bir önerinin, arabulucu tarafından, diğer tarafa iletilmesi ve onun bu konudaki beyanının alınması bu kapsamda mütalaa edilemez. denilmektedir. Yine, Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği, madde 5 te şöyle denilmektedir: (1) Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda tamamen serbest olup, öncelikle uyuşmazlığı arabuluculuk yoluyla sonuçlandırma konusunda anlaşırlar. Taraflar hiçbir şekilde zorla bu sürecin içine dâhil edilemeyecekleri gibi her aşamada uyuşmazlığı arabuluculuk yoluyla çözmekten de vazgeçebilirler. (2) Taraflar gerek arabulucuya başvururken gerekse süreç boyunca eşit haklara sahiptirler. Taraflardan biri arabuluculuk sürecinin dışında bırakılamayacağı gibi söz hakkı da diğerlerine göre kısıtlanamaz. 109

110 Bütün bu tanım ve kavramlardan sonra arabuluculuk için şunları söylemek olanaklıdır: Arabuluculuk; tarafların, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyari olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini ifade eder. Arabulucu, sürecin yürütülmesi sırasında; taraflara hukuki tavsiyelerde bulunamaz; bir çözüm önerisi ya da öneriler kataloğu geliştirip, bunu onlara empoze edemeyeceği gibi müzakereler sırasında geliştirilen bir çözüm önerisi üzerinde anlaşmaya varmaları için de onları zorlayamaz. Taraflar; arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda tamamen 110 serbest olup, öncelikle uyuşmazlığı arabuluculuk yoluyla sonuçlandırma konusunda anlaşırlar. Taraflar hiçbir şekilde zorla bu sürecin içine dâhil edilemeyecekleri gibi her aşamada uyuşmazlığı arabuluculuk yoluyla çözmekten de vazgeçebilirler. Arabuluculuğa İlişkin Temel İlkeler: İradi olma ve eşitlik MADDE 3- (1) Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. (2) Taraflar, gerek arabulucuya başvururken gerekse tüm süreç boyunca eşit haklara sahiptirler. Arabuluculuk kurumu, tümüyle tarafların ihtiyarına (isteğine) bağlı olarak faaliyet gösteren bir kurumdur. Taraflar hiçbir şekilde zorla bu sürecin içine dâhil edilemeyecekleri gibi her aşamada uyuşmazlığı arabuluculuk yoluyla çözmekten de vazgeçebilirler. Taraflardan biri arabuluculuk sürecinin dışında bırakılamayacağı gibi söz hakkı da diğerine göre kısıtlanamaz. O nedenle arabulucunun taraflara eşit mesafede olması ve onlara eşit muamelede bulunması esastır. Gizlilik MADDE 4- (1) Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür. (2) Aksi kararlaştırılmadıkça taraflar da bu konudaki gizliliğe uymak zorundadırlar. Bunlara ilaveten; Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği nde şu hususlar da kaleme alınmıştır. - Arabuluculuk faaliyeti sırasında fotoğraf çekilemez, ses ve görüntü kaydı yapılamaz. - Gizlilik kuralına aykırı hareket eden arabulucunun; hukuki ve cezai sorumluluğu saklı olup, sicilden silinmesine de karar verilebilir. - Gizlilik kuralına uyma yükümlülüğü, arabulucunun yanında çalışan kişiler ile denetim ve gözetiminde ilgili mevzuatı çerçevesinde staj yapanları da kapsar. Aksi kararlaştırılmamışsa, taraflar ve varsa vekilleri de birinci fıkrada belirtilen gizlilik kuralına uymakla yükümlüdür. Aynı şekilde, Bakanlık ve Kurul görevlileri yönünden de bu yükümlülük geçerlidir. Görüldüğü üzere gizlilik ilkesi büyük önem taşımaktadır. Gizlilik, tarafların ticari hayatta ve toplumdaki güvenilirliklerinin ve saygınlıklarının korunması açısından önemlidir. Ayrıca müzakere sürecinin samimi ve karşılıklı güvene dayalı uygun bir ortamda gerçekleşmesinin de güvencesidir gizlilik.

111 Beyan veya belgelerin kullanılamaması MADDE 5- (1) Taraflar, arabulucu veya arabuluculuğa katılanlar da dâhil üçüncü bir kişi, uyuşmazlıkla ilgili olarak hukuk davası açıldığında yahut tahkim yoluna başvurulduğunda, aşağıdaki beyan veya belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz: a) Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği. b) Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler. c) Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü. d) Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler. (2) Birinci fıkra hükmü, beyan veya belgelerin şekline bakılmaksızın uygulanır. (3) Birinci fıkrada belirtilen bilgilerin açıklanması mahkeme, hakem veya herhangi bir idari makam tarafından istenemez. Bu beyan veya belgeler, birinci fıkrada öngörülenin aksine, delil olarak sunulmuş olsa dahi hükme esas alınamaz. Ancak söz konusu bilgiler bir kanun hükmü tarafından emredildiği veya arabuluculuk süreci sonucunda varılan anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli olduğu ölçüde açıklanabilir. (4) Yukarıdaki fıkralar, arabuluculuğun konusuyla ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, hukuk davası ve tahkimde uygulanır. (5) Birinci fıkrada belirtilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla, hukuk davası ve tahkimde ileri sürülebilen deliller, sadece arabuluculukta sunulmaları sebebiyle kabul edilemeyecek deliller haline gelmez. Esasen, yukarıda ifade edilen hususlar, gizlilik ilkesinin de bir gereğidir. Arabulucuların Hak ve Yükümlülükleri Unvanın kullanılması MADDE 6- (1) Sicile kayıtlı olan arabulucular, arabulucu unvanını ve bu unvanın sağladığı yetkileri kullanma hakkına sahiptirler. (2) Arabulucu, arabuluculuk faaliyeti sırasında bu unvanını belirtmek zorundadır. Ücret ve masrafların istenmesi MADDE 7- (1) Arabulucu yapmış olduğu faaliyet karşılığı ücret ve masrafları isteme hakkına sahiptir. Arabulucu, ücret ve masraflar için avans da talep edebilir. Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucunun ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan Arabulucu Asgari Ücret Tarifesi ne göre belirlenir ve ücret ile masraf taraflarca eşit olarak karşılanır. Arabulucu, arabuluculuk sürecine ilişkin olarak belirli kişiler için aracılık yapma veya belirli kişileri tavsiye etmenin karşılığı olarak ücret alamaz. Bu yasağa aykırı işlemler batıldır. Taraflarla görüşme ve iletişim kurulması MADDE 8- (1) Arabulucu, tarafların her biri ile ayrı ayrı veya birlikte görüşebilir ve iletişim kurabilir. Taraflar bu görüşmelere vekilleri aracılığıyla da katılabilirler. Buna ilaveten, Yönetmelikte şu husus da hüküm altına alınmaktadır: Arabulucu, taraflarla görüşülerek iletişim kurulduğuna, arabuluculuk faaliyetine başlandığına, bu faaliyete ilişkin işlem ve eylemlerin doğru bir biçimde uygulandığına ve nihayetinde arabuluculuk faaliyetinin sona erdirildiğine yönelik fiili durum ve aşamaları belgelendirir; belge, arabulucu taraflar veya vekillerince imzalanır. Taraflar veya vekillerince imzalanmaz ise sebebi belirtilmek sureti ile sadece arabulucu tarafından imzalanır. denilmektedir. Kuşkusuz, arabulucu tarafların her biriyle ayrı ayrı veya her ikisiyle aynı anda görüşebilme ve iletişim kurabilme hakkına sahiptir. Esasen arabulucunun görevi tarafları bir masa etrafında bir araya getirmek, onlar arasında bir müzakere ortamı oluşturmak ve bu ortamı sürekli ve canlı kılabilmektir. Arabulucu uyuşmazlığın tarafları ile her an bir iletişim içinde olmalıdır. Arabulucu, iki tarafla da aynı anda görüşme ve iletişim kurma özeni ve çabası içinde olmalıdır. Bu husus taraflara eşit mesafede olma ve onlara eşit davranma yükümlülüğünün de bir sonucudur. Ancak arabulucu, taraflardan her biriyle ayrı ayrı iletişim kurma ihtiyacı duyuyorsa, bir tarafla iletişim kurmadan önce bu hususta diğer tarafı da haberdar etmesi, tarafsızlığına uygun olacaktır. Görevin özenle ve tarafsız biçimde yerine getirilmesi MADDE 9- (1) Arabulucu görevini özenle, tarafsız bir biçimde ve şahsen yerine getirir. (2) Arabulucu olarak görevlendirilen kimse, tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli hal ve şartların varlığı halinde, bu hususta tarafları bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu açıklamaya rağmen taraflar, arabulucudan birlikte talep ederlerse, arabulucu bu görevi üstlenebilir yahut üstlenmiş olduğu görevi sürdürebilir. 111

112 (3) Arabulucu, taraflar arasında eşitliği gözetmekle yükümlüdür. (4) Arabulucu, bu sıfatla görev yaptığı uyuşmazlıkla ilgili olarak açılan davada, daha sonra taraflardan birinin avukatı olarak görev üstlenemez. (4) ncü fıkra kapsamı, Yönetmelik ile daha da genişletilmiş ve aşağıdaki şekilde kaleme alınmıştır: Arabulucu bu sıfatla görev yaptığı uyuşmazlık ile ilgili olarak açılan davada, daha sonra, hâkimlik, hakemlik ve bilirkişilik yapamayacağı gibi avukat olarak da görev üstlenemez. denilmektedir. Arabulucu, arabuluculuk görevini özenle ve tarafsız bir biçimde yerine getirmekle yükümlüdür. Uyuşmazlık içine düşmüş ve aralarındaki iletişim kopmuş olan tarafları, birbirlerini anlamaları ve aralarında iletişim sürecinin yeniden kurulmasını gerçekleştirmeyi sağlamak amacıyla onları bir araya getirmekle görevli arabulucunun oldukça hassas ve özenli bir biçimde davranması zorunludur. Tarafsızlık ve bağımsızlık, arabulucunun sahip olması gereken temel niteliklerdir. Arabulucunun 112 bağımsızlığı, onun hiç kimseye tabi olmaksızın, hiç kimseden emir ve talimat almaksızın hareket etmesidir. Tarafsızlığı ise, onun taraflardan her ikisine de aynı mesafede olması ve onlara eşit davranabilmesidir. Reklam yasağı MADDE 10- (1) Arabulucuların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında arabulucu, avukat ve akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır. Tarafların aydınlatılması MADDE 11- (1) Arabulucu, arabuluculuk faaliyetinin başında, tarafları arabuluculuğun esasları, süreci ve sonuçları hakkında gerektiği gibi aydınlatmakla yükümlüdür. Bunlara ilaveten, Yönetmelik te aşağıdaki hususlar da yer almaktadır: - Arabulucu, bu yükümlülüğü yerine getirirken tarafsızlığı hakkında şüpheye yol açacak tutum ve davranışlardan kaçınır. - Arabulucu, tarafları arabuluculuk yoluyla çözümlenen hukuki uyuşmazlıklar ve arabuluculuk faaliyeti sonucunda tarafların anlaşmaya varması durumunda düzenlenecek olan ve mahkemesince şerh verilmesi ile birlikte ilam niteliğinde belge halini kazanan, anlaşma belgesinin nitelik ve hukuki sonuçları hakkında özellikle bilgilendirir. Arabulucuya başvuru MADDE 13- (1) Taraflar dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilirler. Mahkeme de tarafları arabulucuya başvurma konusunda aydınlatıp, teşvik edebilir. (2) Aksi kararlaştırılmadıkça taraflardan birinin arabulucuya başvuru teklifine otuz gün içinde olumlu cevap verilmez ise bu teklif reddedilmiş sayılır. Bunlara ilaveten, yönetmelikte maddenin (1) inci fıkrası genişletilerek aşağıdaki ifade yer almıştır: Mahkeme de tarafları arabulucuya başvurmak konusunda; arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki sonuçları hakkında aydınlatıp, arabuluculuk yoluyla uyuşmazlığın çözülmesinin sosyal, ekonomik ve psikolojik açıdan faydalarının olabileceğini hatırlatarak onları teşvik edebilir. denilmektedir. Bu, gerçekten çok ciddi bir husustur ve tartışmaya açıktır. Nitekim madde gerekçesinde de Taraflar, dava açmadan önce veya dava açtıktan sonra anlaşarak doğrudan kendileri bu yola başvurabilirler. Bunun için iki tarafın anlaşmış olmaları gerekli ve yeterlidir. Ayrıca bir dava açıldıktan sonra mahkeme de tarafları arabulucuya başvurmak konusunda

113 aydınlatıp, teşvik edebilir. Bir davanın başında veya yargılamanın ilerleyen aşamalarında, taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları iyice belirlendikten sonra özellikle tarafların çok az konuda uyuşmazlık içinde oldukları ya da belirli bir anlaşma zemini bulunduğu tespit edilirse, mahkemenin tarafları bu yola teşviki yararlı olacaktır. Hâkimlerin, uygulamanın değişik aşamalarında, uzlaşabilecekleri kanaatine varmaları halinde taraflara bu şansı vermeleri ve teşvik etmeleri doğrudur. denilmektedir. Esasen mahkemelerin görevinin haklıyı haksızdan ayırmak olduğu ve Anayasa nın 9. maddesinin, Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır hükmünün yukarıdaki madde hükmü ve gerekçesi ile çelişki oluşturduğu bir gerçektir. Hâkimin, yargılamanın herhangi bir aşamasında, aranızdaki uyuşmazlığı kendi aranızda çözmeniz daha iyi olur anlamına gelebilecek ve tarafları arabuluculuğa teşvik etmek şeklinde bir yaklaşım sergilemesinin, mahkemeden size fayda yok ya da ben bu uyuşmazlığı çözemiyorum anlamına gelmediğini iddia etmek olanaklı mı? Bu hususun da hukukun temel ilkelerinden olan Hâkim görevini yapmaktan imtina edemez ilkesi ile de bağdaştığı söylenemez. Kaldı ki hukukumuzda yer alan hâkimin tarafları sulha davet etmesi işlevine işlerlik kazandırılması öncelikli husus olması gerekirken, mahkemelerimizi arabuluculuk kurumuna, aracılık etmeye zorlamanın hukuk mantığı ve felsefesi ile izahı olanaklı değildir. Son olarak arabuluculuk eğitimine değinmek istiyorum. Arabuluculuk eğitimi MADDE 22- (1) Arabuluculuk eğitimi, hukuk fakültesinin tamamlanmasından sonra alınan, arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesiyle ilgili temel bilgileri, iletişim teknikleri, müzakere ve uyuşmazlık çözüm yöntemleri ve davranış psikolojisi ile yönetmelikte gösterilecek olan diğer teorik ve pratik bilgileri içeren eğitimi ifade eder. Yönetmelik te; Eğitim kuruluşlarına izin verilmesi başlıklı maddede; izin için yazılı olarak yapılan başvuruların sadece - aile hukuku uyuşmazlıkları, - ticari uyuşmazlıklar ve - işçi-işveren uyuşmazlıkları gibi belirli alanlarda arabuluculuk eğitimi verilmesine yönelik olabileceği belirtilmektedir. Arabulucular siciline kayıt olma şartları arasında: - Mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu olma koşulu göze çarpmaktadır. Arabuluculuk eğitimi üniversitelerin hukuk fakülteleri, Türkiye Barolar Birliği veya Türkiye Adalet Akademisi tarafından verilecektir. Sonuç: 22 Haziran 2013 tarihinde tüm maddeleri ile yürürlükte olacak olan; Arabuluculuk Yasası nın, TBMM ye sunulan Genel Gerekçesi nde ifade edildiği gibi: Adalete erişim, Anayasamızın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin 6 ncı maddesinde güvence altına alınan temel bir haktır. Alternatif uyuşmazlık çözümleri ile taraflar uzlaşma sürecine dâhil olmakta ve kendi iradeleriyle anlaşarak sonuca ulaşmaktadırlar. Alternatif uyuşmazlık çözümü bu yönüyle devletin, yargı yetkisi dışında uyuşmazlıkların çözümü konusunda kişilere sunduğu bir imkândır. Tarafların kendi aralarındaki uyuşmazlıkları her zaman anlaşarak ve üçüncü kişilerin aracılığından faydalanarak çözümleyebilecekleri düşünülebilirse de; bu alanda da devletin düzenleme yapması bir gerekliliktir. Uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözümü ancak zaman içinde genel kabul gören bir alternatif uyuşmazlık çözümü hâline gelebilecektir. Bu sebeple öncelikle uyuşmazlıkların arabuluculuk yöntemiyle çözüm yolunun topluma tanıtılması ve olumlu yönlerinin anlatılması gerekecektir. Bunun, Adalet Bakanlığı içinde kurulacak Daire Başkanlığı tarafından yerine getirilmesi doğru bulunmuştur. Başkanlığın, uluslararası alanda toplantılar yapması, uygulamayı izlemesi, gerekli yasal değişiklikleri önermesi, anket ve istatistik çalışması yapması bu açıdan son derece önemlidir. şeklindeki değerlendirme mi uygulamada karşılık bulacak, yoksa ilgili yasanın yasalaşması sürecinde karşı oy yazısında ifade edilen Bölgeler arası farklılıklar, geri sosyal dokularda feodal örf ve adetlerin uygulama alanı bulması gibi özellikler nedeniyle, böyle bir uygulama ayrıca farklı hukuk yapılarının bölgelere göre de farklı dağılım alanlarına sahip olabileceği ve üniter yapının buradan da darbe yiyebileceği dikkate alınmamıştır. Uygulama özellikle kadınların medeni hakları aleyhine yeni tahribatları/gerilemeleri gündeme getirip, pekiştirebilecektir. Medeni hukuk dışı fiili uygulamalara bir anlamda meşruiyet kazandırabilecek, kadını ikinci sınıf bir statüye daha fazla itebilecektir. yolundaki kaygılarla mı uygulamada karşılaşılacak? Bunu zaman içerisinde hep birlikte göreceğiz. 113

114 İGY'DEN Genç yöneticilerin Umman çıkartması İNTES Genç Yöneticiler Grubu Umman pazarını yerinde inceledi. Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası Genç Yöneticiler Grubu nun hedef ülke ziyaretleri kararlılıkla devam ediyor. Ekonomi Bakanlığı tarafından hedef pazar olarak belirlenen ülkelere, teknik heyet ziyaretleri düzenleyen İNTES Genç Yöneticiler Grubu, 2013 yılının ilk ziyaretini Umman a yaptı. Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Bülent Uğur Ecevit başkanlığında 5-9 Mayıs 2013 tarihleri arasında Umman Sultanlığı na yapılan ziyaret sırasında hedef ülkenin yatırımcı bakanlık ve kurumlarının yetkilileri ile çok yönlü ve kapsamlı görüşmeler gerçekleştirildi. 114 Seyahate Müsteşar Yardımcısı Ecevit in yanı sıra, Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Çağrı Köseyener, Şube Müdürü Nil Gökçe ve Uzman Yardımcısı Murat Yağış, İNTES Genç Yöneticiler

115 Dönem Başkanı Asude Öztürk Camadan, İGY Başkan Yardımcısı Emrah Yaykıran ve İGY üyesi Mert Yıldızhan ile İNTES temsilcileri katıldı. Ekonomi Bakanlığı tarafından düzenlenen ve Muskat Ticaret Müşavirliği nce organize edilen program çerçevesinde Umman Teknik Müteahhitlik Heyeti, yatırımcı kurum ve kuruluş yetkililerinden ihaleye çıkacak projelerle ilgili detaylı bilgi aldı. Heyet, Umman Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı, Bölgesel Belediyeler ve Su Kaynakları Bakanlığı, Elektrik ve Su Kamu Kurumu, Umman Ticaret ve Sanayi Odası, Al Batinah Ticaret ve Sanayi Odası, Sohar Limanı ve Serbest Bölgesi ile ENKA ve TAV şantiyelerini ziyaret etti. Genç Yöneticiler, hedef pazar ülkelere teknik ziyaretler kapsamında geçen yıl da Hindistan ve Polonya yı ziyaret ederek, yatırımcı kuruluşların yetkilileri ile görüşmüş ve projeleriyle ilgili ayrıntılı bilgi almışlardı. Değerlendirme Toplantısı Umman Sultanlığı na yapılan ziyaret sonrasında İNTES Genç Yöneticiler Grubu tarafından hazırlanan bilgi notu 29 Mayıs Çarşamba günü Ankara da Houston Otel de yapılan toplantıda Ekonomi Bakanlığı yetkilileri ve İNTES Yönetim Kurulu üyelerine sunuldu. Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Bülent Uğur Ecevit ile İNTES Başkanı M. Şükrü Koçoğlu nun İNTES Genç Yöneticiler Grubu nun hedef ülke ziyaretleri devam ediyor. da katıldığı toplantıya, İNTES Genç Yöneticiler Dönem Başkanı Asude Öztürk Camadan ev sahipliği yaptı. Toplantıda Umman ile ilgili hazırlanan bilgi notunun sunumunu yapan İGY Dönem Başkan Yardımcısı Emrah Yaykıran, ziyaret sırasında Umman daki yatırımcı kuruluşların yetkilileriyle gerçekleştirdikleri görüşmeler ve ülkedeki yeni projeler hakkında bilgi verdi. Sektör yılını garanti altına alıyor Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Bülent Uğur Ecevit, toplantıda yaptığı konuşmada dost ve kardeş ülke Umman a yapılan ziyareti değerlendirdi. Ziyaretin çok verimli geçtiğini ve ileriye dönük güçlü bağlantılar yapıldığını vurgulayan Ecevit, Türk inşaat sektörünün her geçen gün daha büyük projelere imza attığını anlattı. İnşaat sektörünün Türkiye ekonomisinin lokomotifi olduğunu hatırlatan Bülent Uğur Ecevit, Türk inşaat sektörünün yurt dışı 115

116 müteahhitlik hizmetlerindeki 100 ülkede 26,7 milyar dolara ulaşan başarısının dünya tarafından da dikkatle izlendiğini söyledi. Sektörün genç kuşak temsilcilerinin çalışkan ve çok azimli olduğuna 116 dikkat çeken Ecevit, genç yöneticilerin hedef pazara yaptıkları bu ziyaretlerle Türk müteahhitlik sektörünün yurt dışında yılını garantiye aldığını kaydetti. Ekonomi Bakanlığı nın desteğiyle hedef pazar ülkelere teknik heyet ziyaretleri düzenleyen, İNTES Genç Yöneticiler Grubu, 2013 yılının ilk ziyaretini Umman a yaptı. Türk müteahhitlerinin yurt dışında özellikle su kaynaklarının kullanılması projelerini başarıyla tamamladığına işaret eden Ecevit, Müteahhitlerimizin bu tecrübelerini Umman da gerçekleştirilecek projelere de rahatlıkla aktarabileceğine inanıyorum. Türk firmaları daha önce de bu ülkede sulama, liman ve havalimanı gibi büyük projelere imza attı. Umman da önümüzdeki dönemde birçok proje ihaleye çıkarılacak. Bu projelerde de firmalarımızın önemli rol alacağını düşünüyorum. dedi.

117 Toplantıda konuşan İNTES Yönetim Kurulu Başkanı M. Şükrü Koçoğlu da Genç Yöneticilerin yaptıkları çalışmaları ve hedef ülkelere yaptıkları ziyaretleri gururla izlediklerini ifade etti. Türk müteahhitlerinin yaptıkları kaliteli işler ve üstlendikleri projelerle dünya liderliğine oynadığını belirten Şükrü Koçoğlu, Umman gibi hedef ülkelerde Türk müteahhitlik firmalarının katma değer ve istihdam yaratan projelerde yer alması gerektiğini kaydetti. Yurt dışında iş yapan Türk firmalarının iş almak için birbirleriyle kıyasıya rekabete girmesini eleştiren Koçoğlu, yurt içindeki rekabetin yurt dışına taşınmasının yanlış olduğunu, bu nedenle kâr oranlarının çok düştüğünü dile getirdi. Umman Türk müteahhitlerini bekliyor Umman Sultanlığı na yapılan teknik ziyaret sonrasında İNTES Genç Yöneticiler Grubu tarafından hazırlanan rapora göre, Ummanlı yetkililer Türk müteahhitlik firmalarını ülkenin büyük yatırım projelerini üstlenmek üzere ülkelerine bekliyor. Yetkililerle yapılan görüşmelerden çıkan sonuca göre; Türk firmalarının özellikle su projelerinde deneyimli ve son teknolojileri kullanarak başarılı işler gerçekleştirdikleri biliniyor ve özellikle Umman ın su kaynaklarının geliştirilmesi açısından Türkiye nin tecrübesinden yararlanılması hedefleniyor. Umman daki yatırımcı kuruluşların yetkilileri, ülkede demir yolu alanında gerçekleştirilecek büyük projelere Türk müteahhitlerini beklediklerini aktararak, bu konularda Türk ve Umman Ticaret odalarının dirsek temasında bulunmasını istiyorlar. Yetkililerden alınan bilgiye göre; yatırıma ihtiyaç duyulan bir diğer önemli alan da sağlık sektörü. Ziyaretler sırasında yapılan görüşmelerde ayrıca Türk iş adamları heyetlerinin bölgeye ziyaretlerini arttırarak iş birliği olanaklarının geliştirilmesi dilekleri ifade edildi. 117

118 İGY'DEN İNTES ve İgy üyeleri şantiye öncesi stres attı İNTES Genç Yöneticiler Grubu (İGY) tarafından hafta sonu Ankara Atlı Spor Kulübü nde düzenlenen Şantiyeye Dönüyoruz etkinliğinde bir araya gelen inşaat sektörü yoğun sezon öncesinde stres attı. Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) bünyesinde faaliyet gösteren İNTES Genç Yöneticiler Grubu (İGY), inşaat sezonu öncesinde düzenlediği Şantiyeye Dönüyoruz etkinliğinde sektör temsilcilerini iş stresinden uzak bir ortamda buluşturdu. İNTES Genç Yöneticiler Grubu (İGY) Başkanı Asude Öztürk Camadan ın ev sahipliğini yaptığı etkinliğe, Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı M. Şükrü Koçoğlu, İNTES üyelerinden İsmail Çelik İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çelik, Göçay İnşaat A. Ş Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Eren, İNTES üyesi firmaların yöneticileri ile İGY Yöneticileri ve üyeleri aileleriyle birlikte katıldı. 118 Ankara Genç İşadamları Derneği (ANGİAD), Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şubesi üyeleri ile Genç Girişim ve Yönetişim Derneği Başkanı Nezih Allıoğlu da Ankara Atlı Spor Kulübü nde gerçekleştirilen etkinliğin önemli misafirleriydi. İGY

119 Başkanı Asude Öztürk Camadan, Başkan Vekili Burak Çelik, geçen dönem Başkanı Mehmet Göçen ve İGY Üyeleri, Çiğdem Kurt, Didem Kurt, Erdem Kurt, Ebru Çelik Ceylan, Kemal Ceylan, Leyla Nasıroğlu, Murat Güleç misafirleriyle yakından ilgilendiler. Yaklaşık 100 davetlinin katıldığı etkinlikte, inşaat sanayicileri, şantiyelere çıkmadan önce aileleriyle birlikte barbekü başında, doğayla iç içe, samimi bir ortamda keyifli bir gün geçirdi. İNTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, Şantiyelere Dönüyoruz etkinliği ile şantiyelere gitmeden önce enerji topladıklarını vurgulayarak, Yaz sezonu inşaat sektörünün en canlı, en hareketli dönemi. Bizi uzun ve yorucu bir dönem bekliyor. Genç yöneticilerimiz doğa ile iç içe bir ortamda bizleri bir araya getirerek keyifli bir etkinliğe imza attılar. Hepsini kutluyorum ve teşekkür ediyorum dedi. İGY Başkanı Asude Öztürk Camadan: Zor ve yorucu bir sezon bizi bekliyor İGY Başkanı ve Haselsan İnşaat Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Asude Öztürk Camadan de inşaat sektörünün bu sezon zorlu ve yorucu olacağını kaydetti. Yılın ilk çeyreğinde inşaat sektörünün beklentilerin çok üzerinde yüzde 5,9 büyüdüğünü hatırlatan İGY Başkanı Asude Öztürk Camadan, Geçen yılı yüzde 1 in altında büyüme ile kapatan sektörümüz bu yılın ilk üç ayında nefes aldı. İlk çeyrekte inşaat sektöründeki büyüme beklentilerin üzerinde. İlk çeyreğin şantiyelerin kapalı olduğu bir dönem olduğu dikkate alınırsa, bu sonuçlar 2013 yılının geçen yıla oranla daha iyi geçeceğinin sinyalini veriyor. Dolayısıyla zor ve yorucu bir inşaat dönemi bizi bekliyor diye konuştu. Camadan, bu yıl ikincisi düzenlenen Şantiyeye Dönüyoruz etkinliğini geleneksel hale getirilmesini amaçladıklarını belirterek şunları söyledi: İnşaat sezonu açıldı. Herkes tatile giderken biz şantiyelere gidiyoruz. Ailelerinizle tatil yapma fırsatımız olmuyor. Bu nedenle sezon öncesinde şantiyelere dağılmadan camiamızın temsilcilerini bir araya getirerek hoşça vakit geçirme ve kaynaşma fırsatı buluyoruz. Yoğun iş dönemi öncesinde ailelerimizle birlikte iş stresinden uzakta doğayla iç içe, samimi bir ortamda buluşarak şantiyelere gitmeden stres atıyoruz. 119

120 KÜLTÜR/Sanat Türk sanatında bir ekol: Ahmet YEŞİL Ahmet Yeşil, sanat dünyasının önemli isimleri olan İlhan Çevik, Nuri Abaç ve Ernur Tüzün gibi hocalardan eğitim almış. Sürekli okuyan, derin düşünen, durmadan çalışan, dahası sanatı bir yaşam biçimi olarak seçen Yeşil, halatın kıvrımlarıyla farklı bir tarzda, özgün eserler üretmeye başlamış. Onun eserlerinde halatın ritmi yaşamı sergiliyor. Öyle ki ülkemizde açtığı sayısız serginin yanında dışında yurt dışından da çok önemli etkinliklerden kendisine davet gelmiş. Amerika dan, Kanada ya; Avrupa nın hemen tüm kentlerinde açtığı sergiler ile bir Türk sanatçı olarak ülkemizi temsil etmiş. Bu başarılar da kendisine haklı olarak sayısız ödül getirmiş. Ahmet Yeşil işte bu özgün sanatını İnşaat Sanayi okurları ile paylaştı. Bir yaşam biçimi olarak seçtiğiniz resme başlama öykünüzü anlatabilir misiniz? İlkokula başlamadan önce üst kat komşumuz İstanbul dan Mersin e gelen bir ressamdı. Beni yanına alırdı. Birlikte galeriye, atölyesine giderdik. Resim sanatı ile ilk buluşmam böyle oldu. Ortaokul sıralarında da resim öğretmenimin benimle yakından ilgilenmesi sayesinde resme ve sanata daha çok ilgi duymaya başladım. Aslında okul yıllarında idealim tıp okumaktı. Hatta futbola büyük bir ilgim vardı. Fen lisesine gitmek istiyordum. Resim öğretmenimiz aynı zamanda müdürümüzdü. Fen lisesi sınavları için başvuru formunu vermedi bana çünkü ısrarla güzel sanatlar eğitimi almamı istiyordu. Ancak okul sonrası bir rahatsızlık geçirdim ve Güzel Sanatlar 120 Fakültesi ne gidemedim. Tabii burada bitmedi sanat eğitimim. Ankara da Gazi Eğitim Fakültesi'nin hocaları ile atölyede ilk akademik eğitimim başladı. İlhan Çevik, Nuri Abaç ve Ernur Tüzün hocalarımın atölye eğitimiyle devam etti eğitim sürecim. Sonuçta resim öğretmenimin öngörüleri doğrultusunda resim ve sanat yaşam biçimim oldu. Halatlardan sanat eserleri üretmeye nasıl başladınız? Sizi bu tarzda eserler üretmeye teşvik eden biri oldu mu? Bu döneme kadar geçen sürede nasıl resimler üzerinde çalışıyordunuz? Her sanatçı, kendi sanat serüveninde özgün bir tarz arar. Araştırmaları, denemeleri, çalışmaları sürecinde yakaladığı ne ise onun üzerinde yoğunlaşarak kendi sanat serüveninin özgün kimliğini oluşturur. Bu teknik, malzeme gibi biçimlerde de olabilir; ki bunun arkasında da semantik gelir. Her resmin bir alt metni vardır elbette. Sanatınızın özgün kimliğini okuyucularımız ile paylaşabilir misiniz? Halatın nesnel kimliği üzerinden sanatsal objeye dönüşen ipin/ halatın ritmi yaşamın ritmiyle beraber yarattığı kosmos plastik

121 bir dile dönüşürken, sanatıma da özgün bir kimlik kazandırıyor. Bunun öncesinde sanat yaşamımda üç ana dönem var. İlk çalışmamı 1981 yılında yaptım. Halatlar o dönemlerin içinde zaman zaman vardı yılıyla beraber çalışmalarımda sadece halat/ip unsuru bütünüyle sanat objesine dönüşerek tuvalde yer almaya başladı. Resminiz plastik bir kavrayışa daha yakın desek, doğru mu söyleriz? Özellikle son dönemde daha minimal bir anlayışla çalışıyorum. Bu süreçte, bütünüyle plastik bir dil içinden üretiyorum. Dış dünyanın resmime sızması, bu plastik dille durduruldu. Halatlar ile resimler üretmek oldukça ilgi çekici. Ama bir o kadar da zor olsa gerek. Farklı bir tarzda sanat eseri üretmenin zorlukları var mı? Hayalinizdeki resimleri ortaya koymada çalıştığınız tarz sizi kısıtlıyor mu? Hayır, başladığım her çalışma bir diğer çalışmayı tetikliyor. Burada sanatçının yaratıcı gücü devreye giriyor. Öylesine farklı çalışmalar üretiyorsunuz ki. Dünyada sizin tarzınızda çalışma yapan farklı ressamlar var mıdır? Bildiğim kadarıyla yok. Sanat tarihçi ve eleştirmenlerinin de söylediği bu tarz, kendi ekolünü yaratma oluyor bir nevi. Çok çalıştığınızı, sanatı yaşam biçimine dönüştürdüğünüzü biliyoruz. Sanat yaşamınızdaki ilkenizi bize nasıl aktarabilirsiniz?

122 Otuz yılı aşkın sanat yaşamımda disiplinimden, çalışma tempomdan, ilkelerimden ödün vermeden, eğilip bükülmeden ürettim. Sanatı, yaşam biçimi olarak seçtim. Beni en çok mutlu ve onurlu hissettiren de budur. Sanatçılar bir ülkenin önemli marka değeridir. Türkiye de bugüne kadar çok büyük sanatçılar yetişti. Sanatçıların bir ülkenin bilinirliliği konusundaki rolüne ilişkin değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz? Sanatçılar bu ülkede her zaman çağdaş, özgür ve özgün kimlikleri ile ülkemizin kültür ve sanat yaşamına kattıkları değerler açısından çok büyük bedeller ödeyerek görevlerini yaptılar, yapıyorlar. Ama aynı duyarlılık ve evrensel sanat ve kültür politikaları olmadan sanat ve kültür adına yönetenler ne yapıyor? Bunun sorulması, sorgulanması ve irdelenmesi gerekir. Sizi resim yapmaya motive eden unsurlar var mıdır? Atölyenizin vazgeçilmez eşyaları nelerdir? Beni motive eden şeyler olarak 122 düşünmedim. Çünkü yirmi dört saatimin on sekiz, yirmi saati çalışmak ve araştırmakla geçer. Sürekli konsantre halinde çalışır, düşünür, okurum. Günlük uykum üç saati geçmez. Günde beş-altı gazete, aylık en az sekiz-on dergi atölyeme girer. Kütüphanemde beş bine yakın sanat ağırlıklı kitaba sahibim. Vazgeçilmezim de kitaplarımdır. Bütün eserlerinizin özel olduğundan hiç şüphe yok. Ancak vazgeçemediğiniz ve siz de anısı olan bir eseriniz var mıdır? Var ise hikâyesini bizimle paylaşabilir misiniz? Özel hissetmediğim hiçbir çalışmaya imzamı atmam. En sevdiğim çalışmam da henüz yapmadığım, yapmaya çalıştığım bir sonrakidir. Yurt dışında da ülkemizi temsil etmektesiniz. Yurt dışı

123 çalışmalarınızı ve sergilerinizi anlatabilir misiniz? Evet; önümüzdeki sezon yurt dışında üç müzede çok yoğun bir sergi programım var. Bunun ilk ayağı 22 Haziran daki Gürcistan Ulusal Müzesi nde gerçekleşecek olan sergi. 22 Haziran da önemli bir sergim olacak. Aralık ayında yine Paris te Louvre Müzesi nde 1890 dan bu yana yapılan salon sergisine katılacağım. Ayrıca Almanya da Ludwing Müzesi nin, A Salonu nda büyük bir kişisel sergim olacak. Yurt içi sergilerim de bu sezonun Mart, Nisan ve Mayıs aylarında İstanbul, İzmir ve Ankara da açıldı. Eserlerinizde en çok hangi renkler göze çarpar? Siz renkleri kelimelerle tanımlarsanız hangi ifadeleri kullanmak isterdiniz? Akdeniz in yarı tropikal ikliminde güneş ışığının altında renkler öyle ışıklı parlak görülüyor ki. E bende bir Akdeniz çocuğu olduğumdan (tabii bu bir espri!) hiçbir renk muhafazakârlığım yok. Resim, hangi duygu ve düşünceyi ifade edecekse, paletimi o renge açarım. Akdeniz insanı oluşum belki de resimlerimde mavi ve turkuazı öne çıkarmama neden oluyor. Dergimizin bu sayısının konusu "Kültür Turizmi". Bir sanatçı olarak sizin de görüşlerinizi öğrenmek istiyoruz. Batıda görüp gezdiğiniz yerlerdeki kültür turizmi ile Türkiye deki kültür turizmini karşılaştırdığınızda ne tür farklılıklar gözlemliyorsunuz? Çok büyük farklılıklar var. En önemlisi bir kültür sanat politikaları var. Çok büyük yatırımlar yapmışlar. Müzeler, mahalle marketleri gibi. Yaşamın her alanında kültür ve sanat birikimlerini sergiledikleri yani topluma açtıkları yüzlerce müzeleri var. Bir toplumun, ülkenin gelişmişlik düzeyi sadece ekonomik göstergelerinin yüksek oluşuyla değildir. Sanat ve kültür birikimleri de çok önemli bir göstergedir. Kültür ve sanat birikimi olan toplumlar çağdaş gelişmiş toplumlar arasında saygınlık kazanıyorlar. Ülkemizde bu konuda özel girişimcilerin, iş adamlarının, bazı sanatçı hocalarımızın sanatlarından kazandıkları birikimleri ile kurdukları müzeler, sanata yaptıkları yatırımlarla bu sürece katılmaya çalışıyoruz. Hâlâ sanat yatırımlarını destekleyen sponsorlukları teşvik edecek çağdaş bir sistemimiz yok. Örneğin Mustafa Ayaz hocamızın Ankara ya kazandırdığı bir müze var. Müze, kendisinin olağanüstü gayreti ve birikimlerini yönlendirmesi ile ayakta duruyor. Bu konu tek başına bir panel, makale konusu. Birkaç satırda yanıt vermek doğru değil. Çok derinlere inmek gerekiyor. Okuyucularımızla paylaştığınız değerli görüşleriniz için teşekkür ederiz. Ben de camianız ile tanışmaktan memnun oldum. 123

124 ETKİNLİK İş Sağlığı ve Güvenliği nde Görsel Bilinçlendirme İŞ VE İNŞAAT GÜVENLİĞİ Temalı Uluslararası Fotoğraf ve Afiş Tasarımı Yarışmalar İş sağlığı ve güvenliği alanında 2011 yılında karikatür ve 2012 yılında kısa film yarışması düzenleyen Anadolu Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü bu yıl fotoğraf ve afiş tasarımı yarışmaları ile sektörü bir araya getiriyor. Avrupa Birliği Leonardo da Vinci Yenilik Transferi programı İnşaat Sektöründe İş Kazalarını Önlemek-İş Sağlığı ve Güvenliğinde Animasyonlu Öğrenme projesi kapsamında bir iş ve inşaat güvenliği temalı fotoğraf ve afiş tasarımı yarışmaları düzenlenecektir. İNTES, proje ortağı olarak bu projeye destek vermektedir. Koordinatörlüğünü Anadolu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Gökhan Arslan ve Yrd. Doç. Dr. Serkan Kıvrak ın yaptığı projede İNTES in yanı sıra Varşova Teknoloji Üniversitesi (Polonya), Minho Üniversitesi (Portekiz), Erbil Müşavirlik Mühendislik, Polonya Yapı Yöneticileri Birliği, Yapı Kurumları Birliği (CIOB- 124 İngiltere) ve TAV Holding proje ortağı olarak destek vermektedir. Projenin amacı, inşaat sektöründe dikkatsizlikler nedeniyle meydana gelen kazaları görsel hafızayı güçlendirerek azaltmaktır. Anadolu Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü inşaat kazalarını azaltmak amacıyla İNTES in de destek verdiği İnşaat Projelerinde Kaza Önleme Sistemi: Şantiyelerde Kör Noktaları Deşifreleme Modeli başlıklı yeni bir projenin çalışmalarına başlamıştır. Doç. Dr. Gökhan Arslan ve Yrd. Doç. Dr. Serkan Kıvrak ın koordinatörlüğünde yürütülecek projede şantiyelerde kör noktalardan kaynaklanan kazaların engellenmesi amaçlanmaktadır. 22 Ekim 2013 tarihinde düzenlenecek fotoğraf ve afiş tasarımı yarışmalarına tüm dünyadan geniş yelpazede bir katılım bekleniyor. Festival için 7 Ekim 2013 son başvuru tarihi olacak. Festivale katılan tüm film, belgesel, animasyonlar ile görseller iş güvenliği eğitimleri için sektörün kullanımına sunulacak. Yürütülen projeler ile Türk inşaat sektöründeki kazaları azaltmak, ölümlü iş kazalarını sıfıra yaklaştırmak, ağır yaralanmaları azaltmak ve diğer kazaların hafif atlatılmasını sağlamak hedefleniyor. Yürütülen tüm etkinliklerin amacı, geleneksel eğitim modeline yeni, çağdaş modeller ekleyerek bu konuda istenen hedeflere ulaşılmasıdır. Projeye ilişkin ayrıntılı bilgiler için; Doç. Dr. Gökhan ARSLAN, Anadolu Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü,Eskişehir, E-posta: [email protected] Yard. Doç. Dr. Serkan KIVRAK, Anadolu Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü, Eskişehir, E-posta: serkankivrak@anadolu. edu.tr Web:

125 125

126 haberler İnşaat Sektörü Türkiye Tünelcilik Semineri'nde Buluştu Son dönemde yaptığı tünellerle dünya tünelcilik literatürüne girecek projelere imza atan inşaat sektörü, Türkiye Tünelcilik Semineri'nde buluştu. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün desteği ile Yollar Türk Milli Komitesi tarafından düzenlenen ve Apa Etkinlik tarafından organize edilen Tüneller Geleceğe Açılıyor Türkiye Tünelcilik Semineri' 13 Haziran Perşembe günü Ankara Sheraton Otel de yapıldı. Türkiye deki tünel sektörünün tüm taraflarının bir araya getiren ve sektörün yol haritasının 126 çizildiği Seminer de ortak mesaj, Türkiye'de tünel alanında önemli bir bilgi birikimi ve deneyimi oluştuğu oldu. Seminer in açılış konuşmalarını Karayolları Genel Müdürü Cahit Turhan ve Yollar Türk Milli Komitesi Genel Sekreteri Gürkan Güngör yaptı. İNTES Başkanı Koçoğlu: Yid Tüneller İçin Handikap Türkiye Tünelcilik Semineri kapsamında düzenlenen Türkiye de Tünelcilik panelinde konuşan Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı M. Şükrü Koçoğlu, tünellerin yap-işlet-devret (YİD) modeliyle yapılmasını eleştirdi. Türkiye de tünellerin her zaman öngörülenden farklı yapıldığına dikkat çeken Şükrü Koçoğlu, Yap-İşlet veya Yap-İşlet-Devret modellerinin tünel projeleri için ciddi bir handikap oluşturduğunu kaydetti. Tünel projelerinde öngörülen maliyetin her zaman ikiye katlandığını vurgulayan Koçoğlu, şunları söyledi: Maliyetler açısından değerlendirdiğinizde tünel

127 projeleri ülkemizde göç yolda düzelir mantığıyla yapılıyor. Ve firmalar öngörülenin çok üzerinde bir maliyetle karşı karşıya kalıyor. Örnek olarak, biz Sabuncubey Tüneli yapımını üstlendik. Tünel 4 km ama 16 km bağlantı yolu var. Öngördüğümüzün çok üzerinde bir tünel boyutu oldu. YİD olmasaydı bu tüneli Karayolları Genel Müdürlüğü para verip yaptırsaydı farklı olur muydu acaba diye düşünüyorum. Tünellerin Yİ veya YİD modeliyle anahtar teslimi şeklinde yapılması son derece sağlıksız. Tüneller gerekli sondajlar yapılamadığı için kapalı bir kutu. Dolayısıyla içinden ne çıkacağı belli olmuyor. Özetle canı yanan biri olarak söylüyorum sondaj konusu tüneller için son derece önemli bir konu. Toplantıda, İstanbul Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Mahir Vardar Dünyada ve Türkiye de Tünelcilik, KGM Zemin Mekaniği ve Tüneller Şubesi Müdürü Sina Kirizoğlu Karayolları genel Müdürlüğü nde Tünelcilik, Yüksel Proje Jeopolitik Hizmetler Grup Müdürü Mustafa Kemal Akman Tünellerde Pazarlama, Araştırma ve Mühendislik Hizmetleri ve Tasarım konularında görüşlerini açıkladılar. Dr. Orhan Şimşek Bolu Dağı Tüneli, KGM Jeolojik Hizmetler Şubesi Müdürü Ahmet Şirin Tünelcilikte Yapım, Karşılaşılan Sorunlar ve Çözümler, KGM Trafik Yönetim Sistemleri Şubesi Müdürü Murat Durdun Barut da Tünel Güvenliğinde Kullanılan Akıllı Ulaşım Sistemleri konusunda katılımcıları bilgilendirdiler. Daha sonra Prof. Dr. Mahir Vardar ın yönetiminde yapılan panelde İNTES Başkanı M. Şükrü Koçoğlu nun yanı sıra KGM Genel Müdür Yardımcısı Erol Altun, Marmaray Projesi Sözleşme BC1 Gama Nurol Proje Müdürü Nurettin Demir, İSBAK Genel Müdürü Kasım Kutlu, İMDER Başkan Yardımcısı Merih Özgen, Türk Müşavir Mühendis ve Mimarlar Birliği Başkan Yardımcısı Hamdi Aydın tünelcilik ile ilgili bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştılar. 127

128 ENKA dan Dev Projelerle gelen başarılar Enerji Sektörü Dünya İnşaat Ligindeki Başarısı Enka İnşaat, Engineering News Record (ENR) dergisi tarafından organize edilmiş olan Küresel En İyi Proje 2013 yarışmasında enerji/ endüstri sektöründe, Dünyanın En İyi Projesi ödülünü kazandı. Kazanılan bu ödül, ENKA nın Rusya da gerçekleştirdiği 411 MWe Yajva Bölgesi Enerji Santrali Projesi nin emniyetli olarak, orijinal süresi ve bütçesi içinde ve Rusya ve uluslararası standart, norm ve izinlerine uygun olarak tamamlamasındaki başarısını onaylıyor. Ödül töreni, 6-7 Haziran 2013 tarihinde New York ta düzenlenen ENR 2013 İnşaat Zirvesi sırasında gerçekleştirilecek. ENKA İnşaat, Avrupalı Enerji Devi 128 E.ON un Rusya daki yan kuruluşu olan şirketin sahibi olduğu Yajva Bölgesi Enerji Santrali Projesi ni anahtar teslimi (EPC) yüklenici olarak Ağustos 2011 de tek başına tamamladı. Yarışma, tüm dünyadaki projeler arasında geçen yıl içinde inşaat ve mühendislik alanında ulaşılan mükemmeliyeti ödüllendiriyor Dünya nın En İyi Projesi yarışmasını kazananlar, geniş uluslararası tecrübeye sahip, endüstriyel profesyonellerden oluşan 7 kişilik bağımsız bir jüri tarafından belirlendi. Yarışmadaki seçim kriterleri; emniyetli çalışma, yaratıcılık, estetik kalite ve işçilik, küresel topluma katkı ile özellikle proje ekibinin küresel anlamda çeşitliliğinden oluşuyor. 411 MWe Yajva Bölgesi Enerji Santrali Projesi ENKA, Rusya nın Perm bölgesindeki 411 MWe Yajva Single-shaft Kombine Çevrim Santralı ihalesini mühendislik, tedarik ve inşaat (EPC) yüklenicisi olarak Temmuz 2008'de kazandı. Santralin sahibi OJSC E.ON-Rusya şirketi. Kontrat, anahtar teslimi bazında ve izinlerin alınmasını, tüm tasarım, mühendislik, satın alma, inşaat, montaj, devreye alma ve işletme personelinin eğitimi işlerini kapsıyor. Mühendislik hizmetleri ENKA nın uzun süreli iş ortaklarından Bechtel Power tarafından ABD deki Frederick ve Hindistan daki Yeni Delhi ofislerinden verildi, inşaat ve çelik projelendirmeleri ise ENKA nın İstanbul daki ofisinden gerçekleştirildi. Tesis, 10 Ağustos 2011 tarihinde, orijinal kontrat süresi ve bedeli içinde, sıfır kaza, sıfır tazminat talebi ile uluslararası ve Rus standart, norm ve izinlerine uygun olarak tamamlanarak E.ON Rusya şirketine teslim edildi. Kosova Otoyol Projesi ile otoyollar ve yollar kategorisinde dünyanın en iyi projesi ödülünü kazandı ENKA, Bechtel firmasıyla ortaklaşa yapılan Kosova Otoyol Projesi ile Engineering News Records (ENR) nin düzenlediği Global Best Projects Competition te Dünyanın En İyi Projesi ödülünü kazandı.

129 Kazanılan bu ödül, projenin dünya çapında Otoyollar ve Yollar kategorisinde Yılın Projesi olduğunu onaylıyor. Farklı kategorilerde değerlendirilen projeler, proje esnasında küresel zorluklara karşı gösterilen stratejiler ve inovasyon çalışmaları, emniyetli çalışma, yapılan işin kalitesi ve işçiliği ve yapılan dizaynın estetiği gibi konularda değerlendirildi. Başarılı projeler, dizayn ve yapı konusunda uzman endüstriyel profesyonellerden oluşan bağımsız bir jüri tarafından seçildi. ENKA ya ödülü, 6-7 Haziran tarihlerinde Newyork ta düzenlenecek olan ENR İnşaat Zirvesi (Construction Summit) sırasında verildi. Ayrıca ödül ENR Magazin de de yayınlanacak. Kosova Otoyolu Projesi Güneydoğu Avrupa, Transit Avrupa Otoyol (TEM) ağının bir parçası olan Kosova Otoyol Projesi, Arnavutluk'un güneybatısındaki Morine sınır kapısından Kosova nın başkenti Pristina nin kuzeyine uzanan 89 km lik 2x2 otoyol projesi. Projenin 2013 yılında tamamlanmasıyla birlikte otoyol, Kosova ve çevre ülkelerin ekonomik kalkınmasında ve kültürel/siyasi kaynaşmasında önemli bir rol oynayacak. Yapım süresi boyunca ENKA endüstriyel standartlarda gerçekleştirmiş olduğu Kalite Yönetim Sistemi ve İş Güvenliği Prosedürleri altında işi yapmakla kalmadı, aynı zamanda dizayn eksiklikleri ve kamulaştırmanın tamamlanmamış olması gibi zorlukların da kendi kontrolünün altında tutarak üstesinden gelmeyi başardı. Bu süreç içerisinde ENKA, projenin ilk 38 km si için 18,5 milyon m 3 kazı, 6,9 milyon m 3 dolgu, m 3 beton, ton asfalt imalatını 18 ay gibi kısa bir sure içerisinde herhangi bir bütçe artışı olmadan, müşteri memnuniyetiyle tamamlamıştır. Ayrıca, yakın geçmişte, ENKA Kosova Otoyol Projesi ile birlikte Uluslararası Yol Federasyonu nun (International Road Federation) 2012 Küresel Yol Başarıları Ödülleri nde (Global Road Achievement Awards 2012) Program Yönetimi (Program Management) ödülünü ve Kosova çapında yürüttükleri çevre bilinci, sürdürülebilirlik uygulamalarıyla Yeşil Ayakizi Ödülü nü (Green Footprint Awards) kazandı. ENKA İnşaat ve Sanayi AŞ ENKA, 1957 deki kuruluşundan itibaren Türkiye nin mühendislik, satın alma ve inşaat sektöründe uluslararası lider müteahhitlik kuruluşlarından biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. ENKA, ulaşım ve iklim koşulları açısından zorlu coğrafyalar da dâhil olmak üzere 42 ülkede 455 ten fazla projeyi başarı ile tamamlamıştır. ENKA dünya çapında sayılı firmalardan biri oldu ve hizmetlerine hastane, bina, otel, alışveriş merkezi, endüstiriyel fabrikalar, petrol ve gaz projeleri, enerji santrali, altyapı (otoyollar, havaalanları, barajlar) gibi sektörlerde devam etti. ENKA günümüze kadar Kosova, Arnavutluk, Hırvatistan, Romanya ve Türkiye de 600 km den fazla otoyol, köprü, tünel, üst geçit gibi yapı işlerini tamamladı ve bu alandaki çalışmalarına devam ediyor. 129

130 İMSAD Başkanı Yetişener, İNTES i ziyaret etti İMSAD Başkanı Dündar Yetişener ile İMSAD Yönetim Kurulu üyeleri 7 Mayıs 2013 Salı günü İNTES Başkanı M. Şükrü Koçoğlu nu ziyaret etti. Ziyarette İNTES Başkanı Koçoğlu, İMSAD ın yeni Yönetim Kurulu üyelerini kutlarken, İMSAD, İNTES in çözüm ortağıdır. dedi. Koçoğlu, inşaat sektörü olarak İMSAD a nasıl katkıda bulunabilecekleri konusunda İki kuruluş arasında sinerji yaratırken, genel sekreterlerce bir iş birliği eylem planı hazırlanabilir. dedi. Ziyarette HES lerde cirodan alınacak olan yüzde 1,5 oranındaki su payı uygulamasından da yakınan Koçoğlu, vergiler hakkında şöyle konuştu: "Yüksek vergiler ödüyoruz. Kârlar yerlerde sürünüyor. Devlet bir şekilde alıyor. Maliyetin üstüne yüzde 5 kâr koyuyoruz. Kısa vadede tamam ama sürdürülebilir değil." İMSAD Başkanı Yetişener ise ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, sektörün farklılığını ortaya koymaya kararlı olduklarını kaydetti ve inşaat malzemeleri ihracatının 21,2 milyar dolara ulaştığını, otomotiv sektörünün ihracat rakamının ise 19 milyar dolar olduğunu söyledi. Yetişener, İMSAD şapkası altındaki tüm arkadaşlarımız Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 için 100 milyar dolarlık hedefe inanıyorlar. ifadesini kullandı. İMSAD Başkanı Yetişener vergilerden yakınırken, kanun koyucuya karşı birlikte hareket etme önerisinde bulundu ve Biz tüm kümesteyiz. Aslında birbirimizden farkımız yok. dedi. İMSAD Başkanı Yetişener ile Yönetim Kurulu üyelerinin ziyaretinde Koçoğlu ile birlikte İNTES Başkanvekili Gürhan Özdemir ile Genel Sekreter Necati Ersoy da hazır bulundu. 130

131 YENİ YAYINLAR Yapıdan Yazıya Ruhi TARKAN ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ruhi Tarkan, uzun yıllar KUTLUTAŞ ta şantiye mühendisliğinden proje müdürlüğüne kadar çeşitli görevler yaptı. ODTÜ Geliştirme Vakfı na bağlı EBİ AŞ de Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkanlık yapan Tarkan, ODTÜ Senatosu nca takdir ödülü alan bir mühendis. Ruhi Tarkan, halen ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü nde FIDIC sözleşmeleri ve uygulamaları, inşaat kalıp sistemleri, iş emniyeti ve güvenliği, sözleşme anlaşmazlıkları ve hakemlik ile Kamu İhale Kanunu konularında ders vererek yarı zamanlı öğretim üyeliği yapıyor. Bir özel firmada müşavir olarak görev yapan Ruhi Tarkan ın yazdığı Yapıdan Yazıya adlı kitapta mühendisler için alınacak çok ders var. Özellikle bu kitap, ODTÜ de yüksek lisans ve doktora öğrencilerini profesyonel hayata hazırlayacak önemli unsurlar içeriyor. 131

132 İnşaat İşyerleri İçin Sosyal Güvenlik İŞVEREN REHBERİ Cüneyt OLGAÇ & Dr. Mehmet Bulut İNTES Yayını / 412 sayfa Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sigorta Primleri Genel Müdürü Cüneyt Olgaç ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Eğitim Kültür Araştırma (EKA) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Mehmet Bulut un birlikte hazırladıkları İnşaat İşyerleri İçin Sosyal Güvenlik / İŞVEREN REHBERİ kitabı İNTES yayını olarak çıktı. Kitapta, sosyal güvenlik ihtiyacının karşılanmasında, gerek tarihsel gerekse de ideolojik yaklaşımlar doğrultusunda, farklı yöntemler uygulandığı kaydediliyor. Sosyal güvenliğe yönelik harcamaların yıllar geçtikçe önemli boyutlara ulaşmasının beraberinde getirdiği finansal problemlere işaret edilen kitapta, sosyal güvenliğin temel kavramlarına ilişkin açıklamalardan, ayrıntılı işveren yükümlülüklerine ilişkin uygulamalara kadar işveren işlemlerini ilgilendiren sosyal güvenlik konularına değiniliyor. Kitapta, genel sağlık sigortası uygulamasına ilişkin yükümlülüklerden, asgari işçilik uygulamalarına, işverenlerin ilişiksizlik belgesi alma işlemlerinden işverenin sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına ilişkin itiraz ve dava yollarına kadar birçok konu tüm boyutlarıyla ele alınarak inceleniyor. İŞVEREN REHBERİ, işverenler için önemli bir kaynak kitap niteliği taşıyor. 132

133 SUMMARY Turkey: The Land of Converging Civilizations Tourism is one of the most rapidly developing industries in terms of economy throughout the world. Turkey has also been taking an increasing share of the global tourism market. Turkey has the most beautiful geography in the world, and boasts the deepest cultural and historical roots. Turkey ranked the 12th in terms of tourism revenues in the world in Turkey aspires to have been listed among the top five destinations in terms of number of tourists and tourism revenues by the year Turkey has a great wealth of historical, cultural and touristic treasures spread throughout the country from east to west and from north to south. As Turkey increases the number of its tourist destinations consistent with international standards, its place in the global tourism market is becoming stronger and stronger. There are a number of locations that are considered sacred for foreign tourists in Turkey. Some of those have great significance for Christians such as the house of Mother Mary in the Aegean region, St Nicholas church in Demre, Antalya, the Great Cathedral in Anı, Kars and St Sophia in İstanbul. There are sacred places in Diyarbakır and Mardin, attracting foreign tourists as well. Urfa, the land of prophets, can be mentioned among the principal places reflecting the Islamic culture in Turkey. Mevlana museum in Konya is a major attraction for both foreign and domestic visitors. Twin Minarets in Erzurum and Sivas, Yakutiye Medresesi in Erzurum, İlçe Mosque in Sivas, Ahlat Islamic Cemetery in Bitlis, İbrahim Hakkı Erzurumi s Tomb in Tillo, Siirt, Joshua s Hill, also known as the Giant s Grave and Eyüp Sultan in İstanbul are places that are visited by many tourists. Also major cornerstones of Anatolian cultural heritage, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre and Hodja Nasreddin of Akşehir are stopping points in the itinerary of many. Turkey has a great wealth in terms of ancient history as well. Anatolia hosted a number of major civilizations from early history to contemporary times. Therefore, it is one of the richest regions in terms of cultural heritage in the world. Two of the seven wonders of the ancient world, situated in Turkey, Temple of Artemis at Ephesus and Mausoleum at Halicarnassus, bear witness to Anatolia s cultural wealth. Ephesus is the only ancient mega-city that managed to avoid the construction of modern buildings in contemporary periods. It makes an invaluable contribution to world heritage. Turkey has a spectacular nature as well. Pamukkale in Denizli, Ballıca Caves in Tokat, Bird Paradise in Manyas and the lake in Köyceğiz are only some of the examples of Turkey s great wealth. The Maiden Tower in İstanbul is also a great example of the Anatolian culture. Museums in Turkey attract a great number of visitors every year. A visitor will be fascinated by the details of the Ottoman culture at the Topkapı Museum in İstanbul and will be amazed at the 133

134 details of the Independence War at Anıtkabir Museum in Ankara. The museum in Burdur will offer archaeological treasures while the mosaic museums in Gaziantep and Hatay will thrill visitors with their stunning exhibits. Turkey has a number of treasures listed in the World Heritage List. Sites and monuments that are of international significance are included in the World Heritage List. The UNESCO World Heritage List includes 962 properties forming a part of the cultural and natural heritage which the World Heritage Committee considers as having outstanding universal value. These include 745 cultural, 188 natural, and 29 mixed properties throughout the world. The World Heritage Committee, which convenes once a year, reviews the list and may add new properties to the list. The original list, announced in 1978, had a total of 13 properties, of which 8 were cultural, 4 were natural and 1 was mixed. Currently, Turkey has 11 properties included in the World Heritage List. The first ones in the list were the Rock Sites of Cappadocia and Göreme National Park in Nevşehir, Historic Areas of İstanbul and Great Mosque and Hospital of Divriği, Sivas. The other properties in the list are as follows: Hattusha (Boğazköy) the Hittite Capital (Çorum): 1986 Mount Nemrut (Adıyaman - Kahta): 1987 Xanthos-Letoon (Antalya - Muğla): 1988 City of Safranbolu (Karabük): 1994 Archaeological Site of Troy (Çanakkale): 1998 Pamukkale-Hierapolis (Denizli):1998 Selimiye Mosque and its Social Complex (Edirne):2011 Neolithic Site of Çatalhöyük (Konya): 2012 There are also 37 cultural properties in the UNESCO World Heritage Tentative List: Archaeological Site of Aphrodisias (Aydın) The Tombstones of Ahlat the Urartian and Ottoman citadel (Bitlis) Ancient City of Aizanoi (Kütahya) Alahan Monastery (Mersin) Alanya (Antalya) Historic City of Anı (Kars) Medieval City of Beçin (Muğla) Bergama (İzmir) Beyşehir, Eşrefoğlu Mosque (Konya) Historic Town of Birgi (İzmir) Bursa and Cumalıkızık Early Ottoman urban and rural settlements (Bursa) The Citadel and the Walls of Diyarbakır (Diyarbakır) Ephesus (İzmir) Ancient Town of Gordion (Ankara) The Archaeological Site of Göbeklitepe (Şanlıurfa) Hacı Bektaş-ı Veli Complex (Nevşehir) Harran and Şanlıurfa settlements (Şanlıurfa) Hatay, St. Pierre Church (Hatay) Mausoleum and Sacred area of Hecatomnus (Muğla) İshak Pasha Palace (Ağrı) Karain Cave (Antalya) Konya- capital of Seljuk Civilization (Konya) 134

135 Ancient Cities of Lycian Civilization (Antalya and Muğla) Mamure Castle (Mersin) Mardin Cultural Landscape (Mardin) Odunpazarı Historical Urban Site (Eskişehir) Archaeological Site of Perge (Antalya) Historical Monuments (Niğde) Archaeological Site of Sagalassos (Burdur) Seljuk Caravanserais on the route from Denizli to Doğubeyazıt St. Nicholas Church (Antalya) St. Paul Church, St. Paul s Well and surrounding historic quarters (Mersin) Sümela Monastery (Trabzon) Yesemek Quarry and Sculpture Workshop (Gaziantep) Archaeological Site of Zeugma (Gaziantep) And these properties are on the natural treasures list: Güllük Dağı - Termessos National Park (Antalya) Kekova (Antalya) Touristic treasures of Turkey are certainly not limited to these lists since Anatolian culture has deep roots, having been the meeting point of great civilizations. Turkey is also very rich in terms of local festivals and folklore, kept alive in Anatolia. Groups representing Turkish folklore dances are always a great attraction throughout the world. For instance, the International Folklore Festival, held annually in Samsun, has a history of 30 years. The Folklore Festival is a major artistic and cultural event for Samsun. Each year, about 20,000 people visit the city during the festival. A total of 13 countries have been invited to the festival in Many regions in Turkey are also known for their plateau festivals and plateau tourism. For instance, there are many plateaus on the skirts of Kaçkar Mountain in Rize, where people can enjoy the incredible beauty of its nature. The plateaus can only be visited for a period of three months. Honey produced in the area, called Anzer Honey, is world famous and very valuable, thanks to the great diversity of flowers and crystal clear waters in the vicinity. Another city famous for its plateaus is Trabzon. Among its impressive plateaus we can list those in Şolma, Erikbeli, Karadağ, Hıdırnebi, Lişer and Sultanmurat. They all offer breath-taking views and each of them have their own festivals when locals meet and celebrate annually. On the other hand, the city of Van is of great significance in terms of faith-tourism. Akdamar Church on Akdamar Island in the Lake Van is a major stopping point for those following a faith-tourism itinerary. There are also a number of activities held by the Lake Van throughout the year. Mersin is one of the Turkish cities that has plenty to offer with its gorgeous nature. In addition to its beautiful sea, it has unique caves. For instance, Cennet Obruğu is a very large and deep sinkhole. Similarly, Corycian Cave, popularly known as Cehennem Obruğu, is even a deeper sinkhole and is a spectacular place to visit. They are both visited by a great number of foreign and domestic visitors. Mount Ararat, situated in Eastern Anatolia, is, of course, one of the most noteworthy places in Anatolia. It is the highest point in Turkey and Europe, reaching a height of 5137 metres. It is a favourite destination for many 135

136 climbers offering a wide range of flora, glaciers and unforgettable scenery. It is of great significance in terms of faith-tourism as well, since Mount Ararat is the resting place of Noah s Arc in the Bible. It is, therefore, sacred ground for all celestial religions. Tokat is a treasure waiting to be discovered with all its beautiful towns, history, architecture, cuisine, social lifestyle, flora, ethnical and religious make-up, handcrafts, fruit and vegetables, as well as its vineyards and orchards. Annual festivals are held to exhibit the regional treasures of our cities. For instance, the wooden boats and yachts festival in Kurucaşile Bartın is an interesting example of a promotional festival. A number of events take place during the festival, in which local people compete, or enjoy concerts and shows. The city of Afyonkarahisar has provided many structures throughout the world with highquality marble for thousands of years. Therefore, it is no surprise that a Marble Festival Is held there annually. The origins of Karagöz - Hacivat, traditional shadow play that became popular during the Ottoman period, are found in Bursa. Therefore, the first international Karagöz Folklore Competition was held in 1987 in Bursa. It was held with the participation of 13 countries in its first year. Since then it has grown to be very popular and has so far enjoyed the participation of 450 international folklore groups including 16,000 people, putting Bursa in a special place on the world folklore map. Turkey hosts many music festivals every year with the participation of well-known domestic and international artists. Classical Music Concerts organized by D-Marin in Didim and İstanbul International Film Festival can be listed among the major cultural events held annually. Tourism has a favourable impact on the dynamics of a developing country. Consequently, development agencies set up throughout the country are very effective and useful organizations as they provide resources and networks in various regions. Development agencies play an undeniable role in creating brandnames for our cities. Development agencies operating in Turkey carry out projects focusing on the development of the tourism infrastructure, promotional activities regarding cultural and touristic potential, diversification of tourism and increasing tourism investments, improving organizational capacity and human capital, implementation of sustainable tourism, increasing the tourist season, and vitalizing urban tourism. In conclusion, cultural tourism in Turkey is of greater significance particularly for foreign tourists. The state, private sector, NGOs and individuals all have different responsibilities for the promotion of cultural tourism and to place greater emphasis on it both in terms of investments and its positioning in international markets. While many countries exhibit their 100-year-old buildings as historical landmarks, there is hardly a country to match Anatolia s great historical and cultural heritage. It is enough to note that Beyazıt Mosque, which is only one of the many treasures of our country, was built before Columbus discovered America. 136

UNESCO DÜNYA MİRAS ALANLARI - TÜRKİYE

UNESCO DÜNYA MİRAS ALANLARI - TÜRKİYE UNESCO DÜNYA MİRAS ALANLARI - TÜRKİYE İÇERİK Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme Dünya Miras Listesi Türkiye nin Dünya Miras Listesi ndeki Yeri Geçici Liste Dünya Miras Listesine

Detaylı

TÜRK TURİZMİ. Necip Boz TOBB Turizm Meclisi Danışmanı

TÜRK TURİZMİ. Necip Boz TOBB Turizm Meclisi Danışmanı TÜRK TURİZMİ Necip Boz TOBB Turizm Meclisi Danışmanı 2 45.000.000,00 40.000.000,00 35.000.000,00 30.000.000,00 25.000.000,00 20.000.000,00 15.000.000,00 10.000.000,00 5.000.000,00 Turizm Gelirleri ve Turist

Detaylı

KÜLTÜR VARLIKLARI, ANITSAL YAPILAR, SİTLER vb. ÇEVRE VE PEYZAJ TASARIMI

KÜLTÜR VARLIKLARI, ANITSAL YAPILAR, SİTLER vb. ÇEVRE VE PEYZAJ TASARIMI KÜLTÜR VARLIKLARI, ANITSAL YAPILAR, SİTLER vb. ÇEVRE VE PEYZAJ TASARIMI Kültür varlıkları ; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi

Detaylı

Turizmde Arz (Tarihsel Çekicilikler)

Turizmde Arz (Tarihsel Çekicilikler) Turizmde Arz (Tarihsel Çekicilikler) TARİH Miras ilişkileri T O P L U M MİRAS K Ü L T Ü R DOĞA ÇEVRE MİRASIN KAPSAMI MİRAS ÇEKİCİLİKLERİ ÇEVRE MEKAN YER İNSAN PEYZAJLAR YAPISAL UNSURLAR ÇALIŞMA ALANLARI

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı. 10.04.2013 Anadolu Üniversitesi

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı. 10.04.2013 Anadolu Üniversitesi 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 10.04.2013 Anadolu Üniversitesi Küresel Turizm Sektörü Dünya daki turist sayısı 2011 yılında bir önceki yıla göre % 4,6 ve 2012

Detaylı

Türkiye nin Dünyaya Açılan Kapısı: Yeryüzü Cenneti Mersin

Türkiye nin Dünyaya Açılan Kapısı: Yeryüzü Cenneti Mersin Türkiye nin Dünyaya Açılan Kapısı: Yeryüzü Cenneti Mersin 80 81 de taçlandırmaktadır. Nitekim Mersin Serbest Bölgesi; 9 bine yakın istihdamı ve Türkiye de faaliyet gösteren 19 Serbest Bölge içerisinde

Detaylı

KÜTAHYA. Dr. Kamil TÜRKMEN- Kütahya İl Sağlık Müdürü [email protected]

KÜTAHYA. Dr. Kamil TÜRKMEN- Kütahya İl Sağlık Müdürü drkamilturkmen@gmail.com KÜTAHYA Dr. Kamil TÜRKMEN- Kütahya İl Sağlık Müdürü [email protected] 3.Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi nde Alternatif Turizm de Alternatif İl Kütahya sloganıyla başlattığımız çalışma Kütahya

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013 Küresel Turizm Sektörü Dünya daki turist sayısı 2011 yılında bir önceki yıla göre % 4,6 ve 2012 de %4 artışla 1,035 milyar

Detaylı

PARK-BAHÇE VE PEYZAJ MİMARİSİ

PARK-BAHÇE VE PEYZAJ MİMARİSİ PARK-BAHÇE VE PEYZAJ MİMARİSİ Yrd.Doç.Dr. Simay KIRCA 2017-2018 Güz Yarıyılı DERS 5 KÜLTÜREL PEYZAJLAR Kültür; toplumların yaşam biçimleri, gelenek ve göreneklerinin, üretim olanaklarının bileşkesi olarak

Detaylı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı AVRUPA MİRAS GÜNLERİ Umut Özdemir Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Avrupa Miras Günleri fikri Fransa da 1984 yılında başlatılan Kapıları Açık Anıtlar tasarısının tüm Avrupa ya yayılmasının

Detaylı

T.C. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Düzce Yatırım Destek Ofisi Yatırıma Uygun Turizm Alanları Raporu Sektörel Raporlar Serisi IX

T.C. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Düzce Yatırım Destek Ofisi Yatırıma Uygun Turizm Alanları Raporu Sektörel Raporlar Serisi IX T.C. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Düzce Yatırım Destek Ofisi Yatırıma Uygun Turizm Alanları Raporu Sektörel Raporlar Serisi IX AĞUSTOS 2014 DÜZCE TURİZM YATIRIM ALANLARI T.C. DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI

Detaylı

TÜRKİYE TURİZM PİYASALARI 2010-(Balıkesir)

TÜRKİYE TURİZM PİYASALARI 2010-(Balıkesir) TÜRKİYE TURİZM PİYASALARI 2010-(Balıkesir) Gayrimenkul değerlemesi ve gayrimenkul danışmanlığı hizmeti vermekte olan İstanbul Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. nin Haziran-2011 de yayınladığı raporun

Detaylı

Yerel yönetimler, Kamu ve Sivil toplum kurum/kuruluşları, İşletmeler, Üniversiteler, Kooperatifler, birlikler

Yerel yönetimler, Kamu ve Sivil toplum kurum/kuruluşları, İşletmeler, Üniversiteler, Kooperatifler, birlikler Kalkınma İller Konu Başlığı Uygun Başvuru Sahipleri Son Başvuru Destek Üst Limiti (TL) Destek oranı (%) Ankara Ankara İleri Teknolojili Ürün Ticarileştirme Mali Destek Yerel Ürün Ticarileştirme Mali Destek

Detaylı

MALİ DESTEK PROGRAMI SAMSUN

MALİ DESTEK PROGRAMI SAMSUN Yeşil Yol Güzergâhındaki Kültür-Turizm ve Altyapı Yatırımlarının Desteklenmesi MALİ DESTEK PROGRAMI SAMSUN (Kar Amacı Gütmeyen Kurum ve Kuruluşlar için) KAYS Üzerinden Son Başvuru: 26.03.2018 Saat 23:59

Detaylı

Bir Destinasyon Olarak Edirne ve Durum (Swot) Analizi

Bir Destinasyon Olarak Edirne ve Durum (Swot) Analizi Bir Destinasyon Olarak Edirne ve Durum (Swot) Analizi Planlama Süreci Durum Analizi (SWOT-GFTZ) Vizyon, Misyon, Amaçların Belirlenmesi Stratejilerin Belirlenmesi Uygulanacak Planın Seçimi Denetim ve Düzeltme

Detaylı

T.C.KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TANITMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ REKLAM FİLMİ İHALESİ BİLGİLENDİRME RAPORU

T.C.KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TANITMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ REKLAM FİLMİ İHALESİ BİLGİLENDİRME RAPORU T.C.KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TANITMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ REKLAM FİLMİ İHALESİ BİLGİLENDİRME RAPORU TÜRKİYE TURİZMİNİN MEVCUT DURUMU TÜRKİYE TURİZMİNİN MEVCUT DURUMU TURİZM İSTATİSTİKLERİ - 2011 Turist Sayısı

Detaylı

Gayri Safi Katma Değer

Gayri Safi Katma Değer Artıyor Ekonomik birimlerin belli bir dönemde bir bölgedeki ekonomik faaliyetleri sonucunda ürettikleri mal ve hizmetlerin (çıktı) değerinden, bu üretimde bulunabilmek için kullandıkları mal ve hizmetler

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

Detay Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti

Detay Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti Detay Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti HAKKIMIZDA Detay Fuarcılık Organizasyon & Tanıtım Hizmetleri Limited Şirketi TOBB- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nin Y-276 numaralı Yurtiçinde

Detaylı

Türkiye nin 2023 Turizm Stratejisi. Hazırlayan : Ahmet Burak Kargı www.kpsscebimde.com

Türkiye nin 2023 Turizm Stratejisi. Hazırlayan : Ahmet Burak Kargı www.kpsscebimde.com Türkiye nin 2023 Turizm Stratejisi Hazırlayan : Ahmet Burak Kargı www.kpsscebimde.com Türkiye Turizm Stratejisi Eylem planı nedir? Turizm sektörü için bir yol haritası oluşturularak bu yol haritası ile

Detaylı

23 OCAK 2015 EMITT 19. DOĞU AKDENİZ ULUSLAR ARASI TURİZM VE SEYAHAT FUARI UÇAK ORGANİZASYONU İSTANBUL TÜRKİYE

23 OCAK 2015 EMITT 19. DOĞU AKDENİZ ULUSLAR ARASI TURİZM VE SEYAHAT FUARI UÇAK ORGANİZASYONU İSTANBUL TÜRKİYE 23 OCAK 2015 EMITT 19. DOĞU AKDENİZ ULUSLAR ARASI TURİZM VE SEYAHAT FUARI UÇAK ORGANİZASYONU İSTANBUL TÜRKİYE Hazırlayan: Nesrin SARIÇAY Şubat 2015 23 OCAK 2015 EMITT 19. DOĞU AKDENİZ ULUSLAR ARASI TURİZM

Detaylı

Turizmin Göz Bebeği Muğla

Turizmin Göz Bebeği Muğla Turizmin Göz Bebeği Muğla Her sayı farklı bir ili tanıttığımız dergimizde bu ay da insanlığın keşfettiği en güzel doğa parçalarından biri olan ve tarihin ilk yıllarından beri yüzlerce medeniyete beşiklik

Detaylı

Sektör paydaşı seçkin bir davetli grubu ile gerçekleştirilen Çalıştayda, aşağıdaki soruların yanıtları aranmıştır:

Sektör paydaşı seçkin bir davetli grubu ile gerçekleştirilen Çalıştayda, aşağıdaki soruların yanıtları aranmıştır: Likya Yolunun Turizme Kazandırılması Projesi, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) 2015 Yılı Proje Teklif Çağrısı Alternatif Turizmin Desteklenmesi Mali Destek Programı kapsamında, TR61/15/TRZMK/0022 sözleşme

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry AĞUSTOS 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU (24.07.2015-27.08.2015)

Detaylı

İSTANBUL 2018 YILI İLK 12 AY TÜRKİYE İSTANBUL 2017 ye Göre

İSTANBUL 2018 YILI İLK 12 AY TÜRKİYE İSTANBUL 2017 ye Göre TÜRKİYE 2018 YILI İLK 12 AY TÜRKİYE'YE GELEN YABANCI ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI YILLAR % DEĞİŞİM ORANI AYLAR 2016 2017 2018* 2017/2016 2018/2017 OCAK 1 170 333 1 055 474 1 461 570-9,81

Detaylı

ARAŞTIRMA ÖZET SONUÇLARI 24 27 Nisan 2014 KONMAK 2014 KONELEX 2014 İSKON 2014

ARAŞTIRMA ÖZET SONUÇLARI 24 27 Nisan 2014 KONMAK 2014 KONELEX 2014 İSKON 2014 ARAŞTIRMA ÖZET SONUÇLARI 24 27 Nisan 2014 KONMAK 2014 Konya 11. Uluslararası Metal İşleme Makineleri, Kaynak, Delme, Kesme, Teknolojileri, Malzemeler, El Aletleri, Hidrolik ve Pnömatik Fuarı KONELEX 2014

Detaylı

GELİBOLU TİCARET VE SANAYİ ODASI OCAK-ŞUBAT-MART 2015 BÜLTENİ

GELİBOLU TİCARET VE SANAYİ ODASI OCAK-ŞUBAT-MART 2015 BÜLTENİ GELİBOLU TİCARET VE SANAYİ ODASI OCAK-ŞUBAT-MART 2015 BÜLTENİ Feshane Uluslararası Fuar Kongre ve Kültür Merkezi'nde başlayan "Çanakkale Tanıtım Günleri"nde Gelibolu standı ilgi odağı oldu. Kazan başına

Detaylı

Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi

Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi On5yirmi5.com Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi Hangi şehrin yaşam standartları daha yüksek, hangi şehirde yaşam daha kolay? Yayın Tarihi : 11 Kasım 2012 Pazar (oluşturma : 2/6/2016) Aylık iş ve

Detaylı

Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi (DATUR)

Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi (DATUR) Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi (DATUR) 1. Dönem İlerlemesi ve 2. Dönem Önerileri Proje neyi hedefledi? Temel vurgu Çoruh vadisinde turizm aracılığıyla yerel ekonomik kalkınmanın sağlanması için

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Gelecek Turizmde Çoruh Vadisi Deneyimi

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Gelecek Turizmde Çoruh Vadisi Deneyimi Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Gelecek Turizmde Çoruh Vadisi Deneyimi 12.12.12 Atılım Üniversitesi, Ankara Pelin Kihtir Öztürk [email protected] UNDP Türkiye üç alanda çalışıyor: 1. Demokratik

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELERLE HATAY. Levent Hakkı YILMAZ İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı

EKONOMİK GÖSTERGELERLE HATAY. Levent Hakkı YILMAZ İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı EKONOMİK GÖSTERGELERLE HATAY Levent Hakkı YILMAZ İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hatay Hakkında Genel Bilgiler Hatay; gerek demografik yapısı ve kültürel mozaiği, gerek üretim

Detaylı

TUROB - Selanik Philoxenia 2014 Turizm Fuarı Sonuç Raporu. 2. Istanbul CD 3. İstanbul Haritası 4. Katılımcı otellerin sağladığı promosyonlar

TUROB - Selanik Philoxenia 2014 Turizm Fuarı Sonuç Raporu. 2. Istanbul CD 3. İstanbul Haritası 4. Katılımcı otellerin sağladığı promosyonlar TUROB - Selanik Philoxenia 2014 Turizm Fuarı Sonuç Raporu Fuar Tarihleri 13-16.11.2014 Fuarın Açık Olduğu saatler 11.00 20.00 Dağıtılan Malzemeler 1. Istanbul Guide 2. Istanbul CD 3. İstanbul Haritası

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry ARALIK 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI 2015 ARALIK / AFYONKARAHİSAR İHRACATI İlimizin

Detaylı

Dünyada yılda bir milyar kişi ülke değiştiriyor ve bu sayı her yıl %7 artıyor.

Dünyada yılda bir milyar kişi ülke değiştiriyor ve bu sayı her yıl %7 artıyor. Sağlık Turizmi GENEL BİLGİ Dünyada yılda bir milyar kişi ülke değiştiriyor ve bu sayı her yıl %7 artıyor. Türkiye 2002 de 17. Sıradan 2012 de 7 sıraya yükseldi. (Fransa, ABD, Çin, İspanya, İtalya, İngiltere,

Detaylı

YENİ ŞEHİR ARNAVUTKÖY / 2. İSTANBUL. Daha İyi Bir Gelecek İçin Bugün`den Harekete Geçin

YENİ ŞEHİR ARNAVUTKÖY / 2. İSTANBUL. Daha İyi Bir Gelecek İçin Bugün`den Harekete Geçin Daha İyi Bir Gelecek İçin Bugün`den Harekete Geçin İstanbul'dan yeni bir şehir doğuyor. Proje alanı büyüklügü 453 milyon metrelik bölgeye 7 milyonluk nüfusun yaşayacağı Yeni Şehir, 2. İstanbul planlanıyor.

Detaylı

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Bulgaristan a ihracat yapan 585 firma bulunmaktadır. 31.12.2013

Detaylı

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 SUNUM AKIŞI Bölge Planı Hazırlık Süreci Paydaş Analizi Atölye Çalışmalarının Gerçekleştirilmesi Mevcut Durum Analizi Yerleşim Yapısı ve Yerleşmeler Arası İlişki Analizi

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry ARALIK 2016 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI 2016 ARALIK / AFYONKARAHİSAR İHRACATI İlimizin

Detaylı

Şehir Güzelleştirme ve Turizm Araştırması Raporu Kasım 2012

Şehir Güzelleştirme ve Turizm Araştırması Raporu Kasım 2012 Şehir Güzelleştirme ve Turizm Araştırması Raporu Kasım 2012 AMAÇ & KAPSAM ERA Research & Consultancy tarafından gerçekleştirilen araştırmanın ana amacı, Türkiye de yaşanılan şehirlere ilişkin şehir güzelleştirme

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry EYLÜL 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU (28.08.2015-18.09.2015)

Detaylı

ARAŞTIRMA ÖZET SONUÇLARI 27 Şubat 2 Mart 2014 KONYA TOHUM 2014 KONYA HAYVANCILIK 2014

ARAŞTIRMA ÖZET SONUÇLARI 27 Şubat 2 Mart 2014 KONYA TOHUM 2014 KONYA HAYVANCILIK 2014 ARAŞTIRMA ÖZET SONUÇLARI 27 Şubat 2 Mart 2014 KONYA TOHUM 2014 3. Tohum Teknolojileri, Bitki Besleme, Fidancılık, Bahçe Bitkileri, Zirai Mücadele, Sulama, Gübreleme ve Ekipmanları Fuarı KONYA HAYVANCILIK

Detaylı

YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU ( ) AFYONKARAHISAR CHAMBER OF COMMERCE AND INDUSTRY

YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU ( ) AFYONKARAHISAR CHAMBER OF COMMERCE AND INDUSTRY YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU (22.11.2018-27.12.2018) AFYONKARAHISAR CHAMBER OF COMMERCE AND INDUSTRY ÜYE İSTATİSTİKİ 22.11.2018-27.12.2018 tarihleri arasında Odamıza; 54 yeni üye kaydedilmiş, 89 üyenin

Detaylı

ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı. 7 11 Aralık 2005. Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları

ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı. 7 11 Aralık 2005. Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı 7 11 Aralık 2005 Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları TÜYAP BURSA FUARCILIK A.Ş. TÜYAP Bursa Uluslararası Fuar

Detaylı

KRUVAZİYER TURİZMİNDE DÜNYA VE İZMİR, TÜRKİYE KRUVAZİYER PLATFORMU NUN ÇALIŞMALARI

KRUVAZİYER TURİZMİNDE DÜNYA VE İZMİR, TÜRKİYE KRUVAZİYER PLATFORMU NUN ÇALIŞMALARI KRUVAZİYER TURİZMİNDE DÜNYA VE İZMİR, TÜRKİYE KRUVAZİYER PLATFORMU NUN ÇALIŞMALARI DÜNYA KRUVAZİYER PAZARI NEREYE GİDİYOR? Hazırlayan: Mine Güneş Kruvaziyer destinasyonlar içerisinde, son yıllara kadar

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm 1.1. ANADOLU ÇAĞLARI... 1 1.1.1. Tarih Öncesi Çağ... 1 1.1.1.1. Yontma Taş Devri (Paleolitik)... 1 1.1.1.2. Orta Taş Devri (Mezolitik)... 2 1.1.1.3. Cilalı Taş Devri (Neolitik)...

Detaylı

SAĞLIK TURİZMİNİN YENİ YILDIZI; TÜRKİYE. Dünyada sağlık turizminin gelişmesine sebep olan faktörler şu şekilde sıralanabilir;

SAĞLIK TURİZMİNİN YENİ YILDIZI; TÜRKİYE. Dünyada sağlık turizminin gelişmesine sebep olan faktörler şu şekilde sıralanabilir; Yrd. Doç Dr. Gonca Güzel Şahin SAĞLIK TURİZMİNİN YENİ YILDIZI; TÜRKİYE Sağlık Turizmi; insanların tedavi olmak amacıyla yaşadıkları ülkeden, kaliteli ve görece daha ucuz hizmet alabilecekleri başka ülkelere

Detaylı

Eşsiz Bodrum Tanıtım TIR ı Zonguldak ta

Eşsiz Bodrum Tanıtım TIR ı Zonguldak ta Eşsiz Bodrum Tanıtım TIR ı Zonguldak ta Eşsiz Bodrum Tanıtım TIR ı Kocaeli nin ardından 11. durağı olarak Zonguldak a ulaştı. Uğur Mumcu Kavşağında bulunan TIR, Zonguldaklı vatandaşlar ile buluşuyor. Bodrum

Detaylı

FUAR SONUÇ RAPORU NİSAN ekolojizmir.izfas.com.tr

FUAR SONUÇ RAPORU NİSAN ekolojizmir.izfas.com.tr FUAR SONUÇ RAPORU 27-30 NİSAN -2016 ekolojizmir.izfas.com.tr ŞEHİRLERE GÖRE DAĞILIM Orgaik Gıda Organik Kozmetik Üniversite ve Diğer %60 %08 113 KATILIMCI %10 Organik Tekstil Organik Gübre Tarımsal İlaç

Detaylı

Sivas ı Turizm Profesyonelleriyle Buluşturuyoruz. 06-09 Kasım 2014 TÜRSAB İstanbul Bölgesi Acentaları Sivas Tanıtım Gezisi

Sivas ı Turizm Profesyonelleriyle Buluşturuyoruz. 06-09 Kasım 2014 TÜRSAB İstanbul Bölgesi Acentaları Sivas Tanıtım Gezisi Sivas ı Turizm Profesyonelleriyle Buluşturuyoruz 06-09 Kasım 2014 TÜRSAB İstanbul Bölgesi Acentaları Sivas Tanıtım Gezisi İlimizin turizm potansiyelinin tanıtılması, öne çıkarılması ve turizm gelirlerinden

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 10 2014 Sayı 31 TEPAV İSTİHDAM İZLEME TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Haziran 2014 verilerinin değerlendirildiği- 31. sayısında sigortalı

Detaylı

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Türk altın mücevherat üretim geleneği çok eskilere dayanmaktadır.

Detaylı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı YAZ 2015 SAYI: 305 58 59 şehir tanıtımı Çin in fuar şehri: Guangzhou GUANGZHOU, ZİYARETÇİLERİNE HEM TİCARET HEM ZİYARET İMKANLARINI BİR ARADA SUNUYOR. BAŞAR KURTBAYRAM TUR REHBERİ şehir tanıtımı 60 61

Detaylı

Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri"

Türkiye'nin en rekabetçi illeri yorgun devleri Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri" Türkiye nin kalkınmasında önemli rol üstlenen İstanbul, Ankara ve İzmir, iller arasında rekabet sıralamasında da öne çıktı. İSTANBUL - Elif Ferhan Yeşilyurt

Detaylı

İTÜ HBSK ÜNİVERSİTELER ARASI HALK KÜLTÜRÜ GÜNLERİ İTÜ HALK BİLİMİ VE SANATLARI KULÜBÜ

İTÜ HBSK ÜNİVERSİTELER ARASI HALK KÜLTÜRÜ GÜNLERİ İTÜ HALK BİLİMİ VE SANATLARI KULÜBÜ İTÜ HBSK ÜNİVERSİTELER ARASI HALK KÜLTÜRÜ GÜNLERİ İTÜ HALK BİLİMİ VE SANATLARI KULÜBÜ İTÜ HBSK KİMDİR? Halk Bilimi ve Sanatları Kulübü, 1999 güzünde, İTÜ bünyesinde Halk Oyunları, Müzik Birimi ve Kafkas

Detaylı

Ajans Press; Marka Şehir ve Belediyelerin Medya Karnesini açıkladı

Ajans Press; Marka Şehir ve Belediyelerin Medya Karnesini açıkladı Basın Bildirisi Ajans Press; Marka Şehir ve Belediyelerin Medya Karnesini açıkladı 01 Ocak - 31 Aralık 2011 tarihleri arası Ajans Press in takibinde olan yerel, bölgesel ve ulusal 2659 yazılı basın takibinden

Detaylı

Geçmişten Günümüze Kültürel Miras. Prof.Dr. Zeliha DEMİREL GÖKALP Anadolu Üniversitesi

Geçmişten Günümüze Kültürel Miras. Prof.Dr. Zeliha DEMİREL GÖKALP Anadolu Üniversitesi EPALE E-Platform for Adult Learning Europe (Avrupa Yetişkin Öğrenimi Elektronik Platformu) HAYAT BOYU ÖĞRENMEDE İYİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ VE KÜLTÜREL MİRAS KONFERANSI 18-19 ARALIK 2018/Ankara/Başkent Öğretmenevi

Detaylı

Batum 6. Uluslararası Turizm ve Otel Ekipmanları Fuarı Raporu

Batum 6. Uluslararası Turizm ve Otel Ekipmanları Fuarı Raporu Batum 6. Uluslararası Turizm ve Otel Ekipmanları Fuarı Raporu Hikmet DENİZ Mehmet Adnan AKSOY Haziran, 2013 2013 Batum 6. Uluslararası Turizm ve Otel Ekipmanları Fuarı Raporu 1. Fuar Künyesi Fuar Alanı

Detaylı

SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ

SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ DEVLET DESTEKLERİ 1- AJANSIN MALİ DESTEKLERİ 2- DEVLETİN YATIRIM TEŞVİKLERİ 3- DEVLETİN HİZMETLER SEKTÖRÜNE VE İHRACAT A YÖNELİK TEŞVİKLERİ İller arası Sosyo Ekonomik

Detaylı

DESTİNASYON MARKA YÖNETİMİ

DESTİNASYON MARKA YÖNETİMİ DESTİNASYON MARKA YÖNETİMİ MUĞLA, YENİ KURUMSAL KİMLİĞİYLE DÜNYA TURİZM DESTİNASYONLARI ARASINDA DAHA DA GÜÇLENİYOR! Muğla... Türkiye nin en önemli turizm destinasyonlarından biri. Ülkemizin gözbebeği.

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI KALIP AVRASYA 2014 BURSA METAL İŞLEME TEKNOLOJİLERİ FUARI BURSA SAC İŞLEME TEKNOLOJİLERİ FUARI 2014 BELEX 2014 BURSA 5. HIRDAVAT VE İŞ GÜVENLİĞİ FUARI 2014 4 7 Aralık 2014 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI

Detaylı

BALIKESİR de. Yatırım Yapmak İçin 101 Neden

BALIKESİR de. Yatırım Yapmak İçin 101 Neden BALIKESİR de Yatırım Yapmak İçin 101 Neden Coğrafi Konum 1. Türkiye nin ekonomik hareketliliğinin en yüksek olduğu Marmara Bölgesi nde yer alması, 2. Marmara ve Ege Denizi ne kıyılarının bulunması, 3.

Detaylı

FIT 2014 LATİN AMERİKA TURİZM FUARI SONUÇ RAPORU

FIT 2014 LATİN AMERİKA TURİZM FUARI SONUÇ RAPORU FIT 2014 LATİN AMERİKA TURİZM FUARI SONUÇ RAPORU TÜRSAB FIT 2014 LATİN AMERİKA TURİZM FUARI SONUÇ RAPORU Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) 25-28 Ekim 2014 tarihleri arasında Arjantin in Başkenti

Detaylı

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ*

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ* TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ* GENEL BİLGİLER 200 yılında yayınlanan 469 sayılı Kanun ile kurulan Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde; teknolojik bilginin üretilmesi, üretilen bilginin ticarileştirilmesi,

Detaylı

COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ:

COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ: TARİHİ : Batı Toroslar ın zirvesinde 1288 yılında kurulan Akseki İlçesi nin tarihi, Roma İmparatorluğu dönemlerine kadar uzanmaktadır. O devirlerde Marla ( Marulya) gibi isimlerle adlandırılan İlçe, 1872

Detaylı

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren AKM Klasik Türk Sanat Müziği Korosunun Şef Mitat

Detaylı

SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU

SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU Temel Ekonomik Göstergeler: Temmuz ayında; Üretici fiyatları genel indeksinde(üfe), Bir önceki aya göre %1,25 artış Bir önceki yılın Aralık

Detaylı

KONYA İLİ NEDEN YATIRIMLARI İÇİN HİZMET SEKTÖRÜ

KONYA İLİ NEDEN YATIRIMLARI İÇİN HİZMET SEKTÖRÜ KONYA İLİ HİZMET SEKTÖRÜ YATIRIMLARI İÇİN 10 NEDEN KONYA ANADOLU NUN ORTASINDA BİR YILDIZ OLARAK PARLAYACAK KONYA İLİ HİZMET SEKTÖRÜ YATIRIMLARI İÇİN 10 NEDEN 1. Genç ve Nitelikli İnsan Kaynağı 2. Stratejik

Detaylı

TROIA BİR ANADOLU DESTANI

TROIA BİR ANADOLU DESTANI TROIA BİR ANADOLU DESTANI TROİA NEDEN ÖNEMLİ? İLYADA ve ODESA DESTANLARI TROİA NEDEN ÖNEMLİ? DÜNYA KÜLTÜRLERİNİ BİRLEŞTİREN EN ÇOK REFERANS VERİLEN KÜLTÜREL MİRAS ALANI TROİA NEDEN ÖNEMLİ? DOĞU ve BATI

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Dr. Müge ŞANAL. Ziraat Mühendisi Antalya

Dr. Müge ŞANAL. Ziraat Mühendisi Antalya Dr. Müge ŞANAL Ziraat Mühendisi 06.04.2017 Antalya 1 Ülkemiz binlerce yıllık kültürel birikimi ve doğal güzellikleri ile dünyanın önemli kültür ve turizm merkezleri arasında yer almaktadır. 2 Kültür ve

Detaylı

Uluslararası 15. MÜSİAD Fuarı ve 18. IBF Kongresi Lansmanı 03.06.2014. Yazın başlangıcını hissetmeye başladığımız Haziran ayının bu ilk

Uluslararası 15. MÜSİAD Fuarı ve 18. IBF Kongresi Lansmanı 03.06.2014. Yazın başlangıcını hissetmeye başladığımız Haziran ayının bu ilk Uluslararası 15. MÜSİAD Fuarı ve 18. IBF Kongresi Lansmanı Değerli Basın Mensupları, 03.06.2014 Yazın başlangıcını hissetmeye başladığımız Haziran ayının bu ilk günlerinde, size, Türk insanının aklından,

Detaylı

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI Övgü PINAR-Nurel KILIÇ Yapı fuarları; mal ve hizmet üreten kuruluşlar ile yine bu sektörde çalışan yöneticiler, mimarlar, mühendisler,

Detaylı

FUAR İLE İLGİLİ BİLGİLER

FUAR İLE İLGİLİ BİLGİLER FAALİYET BİLGİ RAPORU FUAR İLE İLGİLİ BİLGİLER Faaliyetin Adı Faaliyetin Konusu Düzenleyen Kurum/Kuruluş(lar) Faaliyet Yeri (Şehir/Ülke) 2012 ITB Berlin Turizm Borsası Fuarı Turizm Fuarı Messe Berlin GmbH

Detaylı

Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%) a r k a. o r g. t r 11,5 7,5 5,8 7,4 7,4 7,3 7,2 3,6 6,1 5,3 3,2 5,3 5,3 4,9 4,8 4,2 2,6 1,8 -3, ,8

Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%)   a r k a. o r g. t r 11,5 7,5 5,8 7,4 7,4 7,3 7,2 3,6 6,1 5,3 3,2 5,3 5,3 4,9 4,8 4,2 2,6 1,8 -3, ,8 Büyüme Hızı (%) %10 veya fazla %6-%10 %3-%6 %0-%3 %0 dan küçük Veri yok 2018* 2017 2016 2015 YILLIK 2,6 IV -3,0 III 1,8 II 5,3 I 7,4 YILLIK 7,4 IV 7,3 III 11,5 II 5,3 I 5,3 YILLIK 3,2 IV 4,2 III -0,8 II

Detaylı

ULUSAL ÖLÇEKTE GELIŞME STRATEJISINDE TR52 BÖLGESI NASIL TANIMLANIYOR?

ULUSAL ÖLÇEKTE GELIŞME STRATEJISINDE TR52 BÖLGESI NASIL TANIMLANIYOR? KIRSAL KALKINMA, KURAKLIK VE EKOLOJİ: KONYA KARAMAN OVASI TR52 BÖLGESİ ULUSAL ÖLÇEKTE GELIŞME STRATEJISINDE TR52 BÖLGESI NASIL TANIMLANIYOR? BÖLGESEL GELIŞME ULUSAL STRATEJISI BGUS Mekansal Gelişme Haritası

Detaylı

1) 3.Yaş turizmi nedir? 2)3.Yaş turizmi nasıl yapılır? 3)Türkiye 3.Yaş turist sayıları (Vasco Turizm) 4) 3.Yaş Turizmi davranışsal özellikleri

1) 3.Yaş turizmi nedir? 2)3.Yaş turizmi nasıl yapılır? 3)Türkiye 3.Yaş turist sayıları (Vasco Turizm) 4) 3.Yaş Turizmi davranışsal özellikleri İÇİNDEKİLER 1) 3.Yaş turizmi nedir? 2)3.Yaş turizmi nasıl yapılır? 3)Türkiye 3.Yaş turist sayıları (Vasco Turizm) 4) 3.Yaş Turizmi davranışsal özellikleri 5)Birleşmiş Milletler ve Dünya Yaşlanma Örgütü

Detaylı

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 Ekim ayı içerisinde Odamız tarafından; üyelerimizce talep edilen 37 adet Kapasite Raporu, 15 adet Ekspertiz raporu ve 6 adet de Fiili Tüketim Belgesi düzenlenmiştir.

Detaylı

AFYONKARAHİSAR TİCARET VE SANAYİ ODASI

AFYONKARAHİSAR TİCARET VE SANAYİ ODASI AFYONKARAHİSAR TİCARET VE SANAYİ ODASI E- BÜLTEN 2017 YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU (24.02.2017-30.03.2017) Oda Meclisimizin 30 Mart 2017 tarih ve 49 sayılı toplantısının gündeminde yer alan, Yönetim

Detaylı

Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%) a r k a. o r g. t r * II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III

Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%)   a r k a. o r g. t r * II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III 18.01.2019 Ulusal Gelişmeler Büyüme Hızı (%) %10 veya fazla %6-%10 %3-%6 %0-%3 %0 dan küçük Veri yok 2016 2017 2018* 14 II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III 12 10 8 6 11,5 4

Detaylı

TÜRKİYE SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMLERİ SIRALAMASI 2017 SBKY / KY İNDEKSİ 2017

TÜRKİYE SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMLERİ SIRALAMASI 2017 SBKY / KY İNDEKSİ 2017 KAYFOR 15 02 KASIM 2017 ISPARTA TÜRKİYE SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMLERİ SIRALAMASI 2017 SBKY / KY İNDEKSİ 2017 HM KİRİŞ & H GÜL SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER

Detaylı

YARATICI ÇOCUKLAR DERNEĞİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇOCUKLAR VE KENTLER ETKİNLİĞİ

YARATICI ÇOCUKLAR DERNEĞİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇOCUKLAR VE KENTLER ETKİNLİĞİ YARATICI ÇOCUKLAR DERNEĞİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇOCUKLAR VE KENTLER ETKİNLİĞİ YARATICI ÇOCUKLAR DERNEĞİ, BELEDİYE BAŞKANLIKLARI VE İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLERİNİN İŞBİRLİĞİ İLE HER YIL BAŞKA BİR

Detaylı

AĞAÇ İŞLEME MAKİNESİ 2006 19. Uluslararası Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı

AĞAÇ İŞLEME MAKİNESİ 2006 19. Uluslararası Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı AĞAÇ İŞLEME MAKİNESİ 2006 19. Uluslararası Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı İNTERMOB 2006 9. Uluslararası Mobilya Yan Sanayii ve Aksesuarları, Orman Ürünleri ve Ahşap Teknolojisi

Detaylı

DESTEKLERİYLE. 32 nd FIAP CONGRESS 32. FIAP KONGRESİ 01-07 SEPTEMBER 2014 ANKARA - CAPPADOCIA 01-07 EYLÜL 2014 ANKARA-KAPADOKYA

DESTEKLERİYLE. 32 nd FIAP CONGRESS 32. FIAP KONGRESİ 01-07 SEPTEMBER 2014 ANKARA - CAPPADOCIA 01-07 EYLÜL 2014 ANKARA-KAPADOKYA DESTEKLERİYLE 32. FIAP KONGRESİ 01-07 EYLÜL 2014 ANKARA-KAPADOKYA www.tfsf.org.tr 32 nd FIAP CONGRESS 01-07 SEPTEMBER 2014 ANKARA - CAPPADOCIA www.fiap32congress.org 32. FIAP KONGRESİ TÜRKİYE DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ İŞ GELİŞTİRME MERKEZLERİ (ABİGEM)

AVRUPA BİRLİĞİ İŞ GELİŞTİRME MERKEZLERİ (ABİGEM) AVRUPA BİRLİĞİ İŞ GELİŞTİRME MERKEZLERİ (ABİGEM) Mustafa BAYBURTLU, TOBB AB Daire Başkanı 21 Eylül 2014 Şirketlerin dönüşüm geçirmesine yol açan birçok değişikliğin kaynağı, o dönüşümü yaşayan şirketin

Detaylı

Antik Medeniyetlerin İzinde GAP Turu

Antik Medeniyetlerin İzinde GAP Turu Dünya Mirası Gezginleri Derneği ve Sultan Tur Organizasyonu (TÜRSAB A-752) ile 1 Kabul edilen 3 Aday olarak önerilen UNESCO Dünya Miraslarının görüleceği Antik Medeniyetlerin İzinde GAP Turu 17 Mayıs 2013

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI 2017 İZMİR FUARCILIĞINA GENEL BAKIŞ VE 2016 TÜRKİYE FUAR İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI 2017 İZMİR FUARCILIĞINA GENEL BAKIŞ VE 2016 TÜRKİYE FUAR İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU İZMİR TİCARET ODASI 2017 İZMİR FUARCILIĞINA GENEL BAKIŞ VE 2016 TÜRKİYE FUAR İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU Hazırlayan: Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Fuarcılık Şefliği ARALIK 2016 Genel Bilgiler

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry MART 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI İLİMİZ İHRACAT RAKAMI 2015 ŞUBAT / AFYONKARAHİSAR

Detaylı

TURIZM OTEL YÖNETICILERI DERNEĞI TANITIM DOSYASI

TURIZM OTEL YÖNETICILERI DERNEĞI TANITIM DOSYASI 2017 TURIZM OTEL YÖNETICILERI DERNEĞI TANITIM DOSYASI İcadiye Mahallesi Çifte Çınar Sokak No 26 Kuzguncuk Üsküdar İstanbul Tel : +90 (216) 383 2200 [email protected] TURİZM OTEL YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ (TUROYD)

Detaylı

Yeni Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi

Yeni Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 12-13 Mayıs 2014, IV. Arazi Yönetimi Çalıştayı Yeni (6360) Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 12-13 Mayıs 2014 6360 sayılı

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU ( )

YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU ( ) AFYONKARAHİSAR TİCARET VE SANAYİ ODASI Sayın Meclis Üyeleri, YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU (29.12.2017-25.01.2018) Oda Meclisimizin 25 Ocak 2018 tarih ve 59 sayılı toplantısının gündeminde yer alan, Yönetim

Detaylı

Fethiye Kruvaziyer Limanı Fırsat Analizi Projesi Kruvaziyer Liman Çalıştayı 30 Nisan 2014 Fethiye Kruvaziyer Limanı Fırsat Analizi Projesi

Fethiye Kruvaziyer Limanı Fırsat Analizi Projesi Kruvaziyer Liman Çalıştayı 30 Nisan 2014 Fethiye Kruvaziyer Limanı Fırsat Analizi Projesi Sayın Vali Yardımcısı, Sayın Belediye Başkanları, Deniz Ticaret Odalarının Sayın Temsilcileri; Değerli Konuklar, Kıymetli Basın mensupları, Güney Ege Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Fethiye Kruvaziyer

Detaylı

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center Kurumsal yönetime inancınızı paylaşmak, sürdürülebilir kalkınma hedefiyle ilerlemek için VIII. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi nde yerinizi alın!

Detaylı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1 Mayıs 2013 - Düzce 1 İçerik Giriş Kamu Üniversite Sanayi İşbirliğinde En Somut Ara Yüzler: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Bölgesel

Detaylı

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Sağlık Turizmi - İkili İşbirliği Kapsamındaki Hastaların Koordinasyon Eğitimi ve Değerlendirme Toplantısı

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Sağlık Turizmi - İkili İşbirliği Kapsamındaki Hastaların Koordinasyon Eğitimi ve Değerlendirme Toplantısı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Sağlık Turizmi - İkili İşbirliği Kapsamındaki Hastaların Koordinasyon Eğitimi ve Değerlendirme Toplantısı 04 06 Aralık 2013_Antalya Medikal Turizmde Kamu Hastane Birliklerinin

Detaylı

TÜRKİYE TURİZM STRATEJİSİ 2023 VE MALATYA İLİ TURİZMİ

TÜRKİYE TURİZM STRATEJİSİ 2023 VE MALATYA İLİ TURİZMİ TÜRKİYE TURİZM STRATEJİSİ 2023 VE MALATYA İLİ TURİZMİ Dr. ADNAN ASLAN 27 MART 2013 ANKARA KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI YATIRIM ve İŞLETMELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇERİK 1.Dünyada ve Türkiye de Turizm 2. Türkiye

Detaylı

Kamyonet Duraklarımız. Fabrika Taşımacılığı

Kamyonet Duraklarımız. Fabrika Taşımacılığı 1 9 7 0 ' d e n b u y a n a NAKLİYE YÜK BORSASI D Ü N Y A ' N I N T A Ş I Y I C I G Ü C Ü! Türkiye'nin 81 ilinden 935 ilçesine yurtiçi 70.000 araç ve 8.500 temsilcilik, yurtdışı binlerce anlaşmalı şoför

Detaylı