GELİR İDARESİ ÖZELGELERİ 6 Haziran 2016
|
|
|
- Bora İnanç
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 GELİR İDARESİ ÖZELGELERİ 6 Haziran 2016 İçindekiler Suriyeli gönüllü öğretmenlere yapılan ödemelerin vergilendirilmesi hk. Gerçek usulde mükellefin işi terk edip tekrar işe başlamasında basit usul mükellefiyeti hk. Öğrenci yurdu inşaatında çalışan işçilere ödenen ücretlerden tevkifat yapılıp yapılmayacağı. Basit usulün tespitinde, iş hasılatında KDV nin hariç olması hk. İş başı eğitim programında çalışan personele İşkur ödemesine ilave ödemenin vergi matrahından indirilip indirilmeyeceği 4/C Maddesi Kapsamında Çalıştırılan Personele Mahkeme Kararına İstinaden 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek-9 uncu Maddesine Göre Yapılacak Ek Ödemelerden Gelir Vergisi Kesintisi Yapılıp Yapılmayacağı LPG bakım ve onarım faaliyetinin basit usulde vergilendirilip vergilendirilmeyeceği. Yabancı kurumdan elde edilen ücret gelirinin beyanı hk. Üstün Başarı Belgesi Verilenlere Yapılan Maaş Ödülü Ödemesinin Gelir Vergisinden İstisna Olup Olmadığı Seyyar olarak veya ikamet adresinde yürütülen saç ve cilt bakımı faaliyetinin yanında kira geliri elde edilmesi. Ölüm teminatlı prim iadeli hayat sigortası için yatırılan primlerin serbest meslek kazancı matrahından indirimi hk. Müzik organizasyonu ile uğraşan kişilerin yanında çalıştırdığı (davulcu, zurnacı. klarnetçi, sazcı) kişilere yaptığı ödemeler Dar mükellef kurumdan elde edilen gelirin vergilendirilmesi. Basit Usul mükellefinin yanında çalışan oğlunun diğer ücretli olarak vergilendirilip vergilendirilmeyeceği. Eylemli turist rehberinin vergilendirilmesi Adi ortaklık tarafından sürdürülen serbest meslek faaliyeti ve ticari faaliyetin vergilendirilmesi ve belge düzeni. İrtibat bürosuna yurt dışından döviz olarak gelen ödemelerin TL olarak ödenip ödenmeyeceği ve çalışanların yaptığı konaklama vb. harcamaların belgelendirilmesi Serbest Bölgede Ücret İstisnası Basit usule tabi olmanın özel şartlarının aşılması durumunda gerçek usulde vergilendirme El ilanları ve internet aracılığıyla tanıtımı yapılmak suretiyle evde pişirilen yemeklerin satışından elde edilen kazancın vergilendirilmesi. Yurt dışındaki sermayedar şirket çalışanının, Türkiye deki şirkette yönetici olarak görev yapması nedeniyle yurtdışından ödenen ücretin vergilendirilmesi. Mahkeme kararında ücretli avukatın adının yer alması durumunda serbest meslek makbuzu ve gelir vergisi tevkifatı hk.
2 Suriyeli gönüllü öğretmenlere yapılan ödemelerin vergilendirilmesi hk. Sayı: B.07.1.GİB [61-15/23] Tarih: 06/05/2016 ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: [61-15/23] /05/2016 Konu: Suriyeli gönüllü öğretmenlere yapılan ödemelerin vergilendirilmesi hk. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eki dilekçenizde, Vergi Dairesi Müdürlüğünün vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğunuz, 1998 yılından beri Türkiye de faaliyetinizin devam ettiği ve herhangi bir ticari faaliyetinizin olmadığı, Alman Hükümetinin Kurumunuza vermiş olduğu yetkiyle Türkiye de acil yardım projeleri kapsamında malzeme ve hizmet alımları da dahil insani yardım projelerini de yürüttüğünüz, Suriyeli öğrencilere kaliteli eğitim hizmetlerinin sağlanması hususunda Türkiye de devlet tarafından sunulan eğitim hizmetlerine artan talebin yaratabileceği olumsuz etkileri hafifletmek adına ulusal düzeyde Milli Eğitim Bakanlığı Yabancı Öğrenciler Komisyonu, il düzeyinde ise İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yakın iş birliği içerisinde çalışmayı hedeflediğiniz, İl Mili Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen Geçici Eğitim Merkezlerinde sınıf öğretmenliği veya branş öğretmenliği görevini gönüllü bir şekilde icra edecek olan ve yine Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen ve onaylanan Suriyeli gönüllü öğretmenlere Milli Eğitim Bakanlığı ile mutabakat halinde belirlenen tutarda (aylık net 900 TL) teşvik ödemesi yapılacağı ve Suriyeli gönüllü öğretmenlere yapılacak olan teşvik ödemelerinin, yapılan gönüllülük hizmeti karşılığında sunulan yardım olduğunun kararlaştırıldığı belirtilerek, bahsi geçen yardım niteliğindeki teşvik ödemelerinde vergi açısından dikkate alınması gereken hususların neler olduğu ve bu ödemelerin istisna olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. hükmü yer almıştır. Yine aynı Kanunun 65 inci maddesinde, Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır... hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan anılan Kanunun 82 nci maddesinde arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hasılatın vergiye tabi arızi kazanç olduğu belirtilmiştir. Buna göre, arızi kazanç olarak kabul edilebilmesi için serbest meslek faaliyetine konu işin devamlılık arz edecek şekilde yapılmaması ve bu işin mutad meslek haline getirilmemesi gerekmektedir. Anılan Kanunun 23 üncü maddesinin 14 numaralı bendinde; Kanuni ve iş merkezi Türkiye de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretlerin gelir vergisinden istisna edileceği hükme bağlanmıştır. 147 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği nin Kanuni ve İş Merkezi Türkiye de Olmayan Dar Mükellefiyete Tabi îşverenlerce Hizmet Erbabına Döviz Olarak Ödenen Ücretler başlıklı 1-c bölümünde; İstisna hükmünün uygulanmasında, aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir. -İşveren sıfatıyla ücret ödemesinde bulunan kurumların, Türkiye de herhangi bir kanuni merkezinin veya iş merkezinin bulunmaması gerekir. Türkiye de kanuni ve iş merkezi olmayan kurumların ise tam mükellef oldukları devlette hangi statüyü taşıdıkları, tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığı herhangi bir iktisadi işletmelerinin varlığı ya da yokluğu önem taşımayacaktır. -Türkiye de hizmet arzeden gerçek kişinin işveren sıfatıyla bağlı olduğu dar mükellef kurum, söz konusu kişiye döviz olarak ödediği ücretleri, doğrudan doğruya yurt dışında elde ettiği gelirinden ayırıp vermeli, hiç bir zaman için Türkiye de elde ettiği kazanç ile ilgilendirmemelidir. Bu çerçevede hizmet
3 erbabının Türkiye de tam mükellef veya dar mükellef statüsünü taşıması hiçbir önem taşımayacaktır. Ödeme, yurt dışında elde edilen gelir üzerinden yapılacağı için, Türkiye deki faaliyetler nedeniyle bu ücretler Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi hükmüne göre gider olarak dikkate alınmayacaktır... açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, kanunî ve iş merkezi Türkiye de bulunmayan dar mükellefiyete tâbi kurumların bünyesinde çalışan hizmet erbabına ödenen ücretlere istisna uygulanabilmesi için; 1-Türkiye de hizmet arz eden gerçek kişinin bağlı olduğu işverenin dar mükellef kurum olması, bu kurumun da Türkiye de kazanç elde edecek şekilde faaliyette bulunmaması, 2-Dar mükellef kurumda çalışan kişinin hizmet erbabı ve yapılan ödemenin de ücret niteliğinde olması, 3-Dar mükellef kurumun Türkiye deki personeline yapılacak ödemenin bu kurumun yurt dışı kazançlarından karşılanması, 4-Ücretin döviz olarak ödenmesi, 5-Ödenen ücretin dar mükellef kurumun Türkiye deki hesaplarına gider olarak kaydedilmemesi, şartlarının bir arada mevcut olması gerekmektedir. - Kurumunuzun kanuni ve iş merkezinin Türkiye de bulunması veya Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin (14) numaralı bendinde sayılan diğer şartlardan birinin ihlali halinde anılan personelin Kurumunuzdan elde edeceği söz konusu ücretin Gelir Vergisi Kanununun 23/14 üncü maddesi kapsamında gelir vergisinden istisna tutulması mümkün olmayacak olup bu durumda söz konusu ücret ödemelerinin Türkiye de Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergilendirilmesi, 4- Suriyeli gönüllü öğretmenlerin söz konusu faaliyeti bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesaplarına devamlılık arz edecek şekilde ve mutad meslek olarak yapmaları halinde serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi, buradan elde edilen kazanç için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi, 5- Faaliyetin devamlılık arz etmeyecek şekilde ve mutad meslek haline getirmeden gönüllülük esasına dayanılarak yapmaları durumunda elde edilecek gelirin arızi serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup Kanunun 82 nci maddesine göre bir takvim yılında arızi kazanç dolayısıyla elde edilen gelirlerin toplamının (2016 yılı gelirleri için) TL yi aşmaması halinde yıllık beyanname verilmemesi, gerekmektedir. Bu hüküm ve açıklamalara göre; 1- Merkezi Almanya da bulunan Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu isimli kuruluşunuzun Türkiye de kurulan irtibat bürosunun mükellefiyet durumunun bağlı olduğunuz vergi dairesi müdürlüğü tarafından tespit edilmesi, 2- Yapılan tespit sonucunda kuruluşunuzun dar mükellef kurum olması ve Türkiye de kazanç elde edecek şekilde faaliyette bulunmaması, 3- Kuruluşunuz ile Suriyeli gönüllü öğretmenler arasında bir hizmet akdi olması veya bu kişilerin kuruluşunuzun emir ve talimatları doğrultusunda çalışması durumunda; - Kurumunuz tarafından Suriyeli gönüllü öğretmenlere döviz olarak ödenecek ücretler, Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (14) numaralı bendinde sayılan diğer tüm şartları taşıması şartıyla gelir vergisinden istisna olup, söz konusu ücret ödemeleri üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca tevkifat yapılmaması,
4 Gerçek usulde mükellefin işi terk edip tekrar işe başlamasında basit usul mükellefiyeti hk. Sayı: B.07.1.GİB [ /ÖZE-09]- 48 Tarih: 06/05/2016 SAMSUN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü Sayı: [ /ÖZE-09]-48 06/05/2016 Konu: Gerçek usulde mükellefin işi terk edip tekrar işe başlamasında basit usul mükellefiyeti hk. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, tarihinde gerçek usulde mükellef iken işinizi terk ettiğinizi, tarihi itibariyle dolmuşçuluk faaliyetine başlamanız halinde basit usul mükellefiyet kaydının açılıp açılamayacağı, gerçek usulde faaliyete başlamanız durumunda hangi tarihten itibaren basit usulde mükellefiyet kaydınızın açılacağı ve ikinci bir araç almanız halinde mükellefiyetinizin basit usul olarak devam edip etmeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş olup aynı maddenin dördüncü fıkrasında; Ticari kazanç, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı gerçek (bilanço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edilir. hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 46 ncı maddesinde; 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur.... Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarını haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler dilekçelerinde belirttikleri tarihten veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, 47 nci maddede yazılı şartları taşıyanlardan arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi 48 inci maddede yazılı hadlerden düşük olanlar, yazılı talepleri üzerine bu şartın gerçekleşmesini takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçebilirler. İşin eş ve çocuklara devri halinde iş hacminin hesabında devirden önceki süreler de dikkate alınır. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edilenler hiçbir suretle basit usulde vergilendirilmezler. hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 47 nci maddesinde basit usule tabi olmanın genel şartları sayılarak, maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde ise Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz.) hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, Vergi Usul Kanununun, vergi yasalarının uygulanmasını düzenleyen 3 üncü maddesinin (A) fıkrasında vergi kanunu hükümlerinin; lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceği kurala bağlandıktan sonra, lafzın açık olmadığı durumlarda hükümlerin, kanunun yapısındaki yeri, öngörülüş amacı ve diğer hükümlerle ilgisine göre uygulanması gerektiği kurala bağlanmıştır. Ticari kazanç, emek ve sermayeye bağlı olarak elde edilen kazanç türüdür. Bu organizasyon her türlü ticari faaliyette bulunmakla birlikte, sermayeye göre emeğin daha yoğun olarak faaliyete katıldığı durumlarda göreceli olarak iş hacminin küçüldüğü bilinmektedir. Gelir Vergisi Kanununda da bu ayrım gözetilmiş ve emek unsurunun sermayeden daha önemli olduğu faaliyetleri yürüten küçük sanat ve ticaret erbabının belli koşullarla basit usulde vergilendirilmesi öngörülmüştür. Bu amaçla, Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinde; 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit olunması kurala bağlandıktan sonra bu usule tabi olmanın genel şartlarının düzenlendiği 47 nci maddenin birinci fıkrasına bağlı birinci bentte, kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak koşulu aranmıştır. İşin, küçük sanat ve ticaret erbabının kişisel çaba ve yönetimi ile yürütülebilir nitelikte kabulü için eylemli olarak işin başında bulunması bir ölçü olarak benimsenmiştir.
5 Yardımcı eleman istihdamının, işin başında bilfiil bulunma koşulunun ihlali sayılmamasının nedeni, işin yürütülmesiyle ilgili kararların iş sahibi tarafından alınmasıyla sınırlı değildir. Aynı zamanda faaliyete özgülenen emeğin iş sahibine ait olmaya devam etmesi, işin iş sahibinin iradesi ve gücüyle yürütülmesidir. Bu koşullar bulunduğu takdirde geçici sürelerde, işin başında bilfiil ve sürekli olarak bulunma koşulunun bozulmuş sayılmayacağı kabul edilmiştir. Yolcu taşımacılığı yapılan ve sadece bir motorlu kara taşıtı işletilen durumlarda, taşıtın bilfiil küçük sanat ve ticaret erbabı kabul edilen sahibi veya işleticisi tarafından işletildiği düşünülebilir. Aynı işe tahsis edilen taşıt sayısının birden fazla olması halinde öncelikle işin hacmi, bir kimsenin bilfiil başında bulunarak yürütebilir olmasından çıkmakta ve taşıtlardan birinin ücretle istihdam edilen sürücü tarafından sevk ve idaresi zorunlu olmaktadır. Yasa yapıcının, işin başında bilfiil bulunulmasını basit usulde vergilendirmeye koşul yapmaktaki amacı dışında kalan bu durumun, yardımcı işçi veya çırak kullanılmasının fiilen işin başında bulunulması şartını bozmayacağına ilişkin parantez içi düzenleme ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun yürürlüğe konulmasından başlayarak aynı kuralın uygulanmasına ilişkin davalar hakkında verilen ve yerleşmiş Danıştay İçtihatları da bir tek motorlu taşıtta iş sahibinin yardımcı sürücü istihdamının yasal koşulu ihlal etmeyeceği, birden çok taşıtta sürücü istihdamının zorunlu olması ve ikinci ve sonraki taşıtlar yönünden işin başında bilfiil bulunmak koşulunun gerçekleşemeyeceği yönündedir. 93 Seri No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinin Diğer hususlar başlıklı bölümünde, İşe başlanılan yıla ilişkin kıst dönem, iki yıllık süre hesabında dikkate alınacak olup, kıst dönemde ve takip eden dönemde elde edilen alış, satış ve/veya hâsılat tutarları Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yer alan ilgili yıl hadleri ile karşılaştırılacaktır. açıklamasına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre; - Gerçek usulde gelir vergisi mükellefiyetinizi 30/11/2014 tarihinde terk edip, 24/02/2016 tarihinde yeniden gerçek usulde mükellefiyet kaydınızın yapılması nedeniyle, işe başladığınız kıst dönemde (24/02/ /12/2016) ve takip eden dönemde elde ettiğiniz alış, satış ve/veya hâsılat tutarlarınızın, Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yer alan ilgili yıl hadlerinin altında olması ve diğer şartları da topluca taşımanız ve bağlı bulunduğunuz vergi dairesine 2018 yılı Ocak ayı içerisinde yazılı olarak başvurmanız halinde, tarihinden itibaren basit usule geçmeniz mümkün bulunmaktadır. - Basit usulde gelir vergisi mükellefi iken ikinci bir ticari araç almanız ve iki araçla ticari faaliyette bulunmanız halinde ise gerçek usulde vergilendirilmeniz gerekmekte olup, gerçek usulde vergilendirilmeye başlama tarihinin ise ikinci bir araçla ticari faaliyette bulunulduğu hususunun nezdinizde düzenlenecek tutanakla tespit edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlayacağı tabiidir. Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinde de belirtildiği üzere, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğundan, bir mükellefin birden fazla taşıtla ticari faaliyette bulunup bulunmadığının, mükellefin imzasının da bulunduğu tutanakla tespit edilmesi gerekmektedir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar uyarınca, bir araçla ticari faaliyette bulunan basit usule tabi mükelleflerin ikinci bir araç alarak iki araçla ticari faaliyette bulunmaları, Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak şartının ihlali anlamına geleceğinden, bu şekilde faaliyette bulunan mükelleflerin basit usulde vergilendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Gerçek usulden basit usule geçiş ile ilgili ayrıntılı açıklamalar, 27/07/2012 tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 283 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 18/12/2013 tarihli ve 93 Seri No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde yapılmıştır.
6 Öğrenci yurdu inşaatında çalışan işçilere ödenen ücretlerden tevkifat yapılıp yapılmayacağı. Sayı: B.07.1.GİB [ /ÖZE-18]-49 Tarih: 06/05/2016 SAMSUN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü Sayı: [ /ÖZE-18]-49 06/05/2016 Konu: Öğrenci yurdu inşaatında çalışan işçilere ödenen ücretlerden tevkifat yapılıp yapılmayacağı. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, derneğiniz tarafından dernek amacı doğrultusunda kullanmak üzere sahibi bulunduğunuz arsa üzerine Öğrenci Yurdu İnşaatı yapacağınızı ve yurt inşaatında işçi çalıştıracağınız belirtilerek, çalıştıracağınız işçiler için vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, söz konusu maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır. Söz konusu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, ticari faaliyet bir tür emek sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Gerçek kişilerin ticari gaye olmaksızın, servetin nitelik değiştirmesi veya bir takım zorunlu nedenlerle gayrimenkul inşa etmeleri ticari faaliyet olarak kabul edilmemektedir. Özel inşaat yapımında gayrimenkullerin şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşması ve ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurlarını açıkça taşıması, yapılan faaliyetin ticari sayılması için yeterlidir. Şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşan mesken veya şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşmamakla birlikte işyeri ya da mesken ve dükkan ünitelerinden oluşan inşaatın yapılması durumunda, ticari bir organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça ortaya çıkması nedeniyle bu faaliyetin de ticari sayılması gerekmektedir. Aynı Kanunun 61 inci maddesinde; Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında da, Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında, dernek veya vakıflara ait ve tabi olup faaliyetleri devamlı bulunan sermaye şirketi ve kooperatif statüsünde bulunmayan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi işletme olduğu; altıncı fıkrasında ise dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, ayrıca mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
7 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerle ilgili (2.4.) bölümünde; iktisadi işletmenin belirlenmesinde iktisadi işletmenin en belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alımsatımı, imalatı veya hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. beyanname ile beyan edilerek bağlı bulunulan vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir. Dernekler, tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisi mükellefi olmamakla birlikte, dernek tüzel kişiliğine bağlı iktisadi işletme oluşturacak ticari, sınai ve zirai faaliyetlerin kurumlar vergisine tabi tutulması gerekecektir. Buna göre, derneğiniz tarafından yapılacak öğrenci yurdu inşaatının tamamlanarak faaliyete geçmesiyle verilecek yurt hizmetinin bir bedel karşılığı olmaksızın yerine getirilmesi halinde, bu faaliyetiniz nedeniyle derneğe bağlı iktisadi işletme oluşmayacaktır. Ancak, bu faaliyetinizin yerine getirilmesi için yapılan masrafların hizmet verilenlerden doğrudan ya da dolaylı olarak tahsil edilmesi veya bu hizmetler için bağış adı altında dahi olsa bir bedel alınması durumunda ise derneğe bağlı iktisadi işletme oluşacağından, oluşan iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinizin tesis edilmesi ve mükellefiyetinize ait sorumluluklarınızın yerine getirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, dernekler ile derneklerin iktisadi işletmeleri, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca bu maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca da kurumlara avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben yaptıkları bu fıkrada sayılan ödemeler üzerinden istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben, tevkifat yapmaya mecbur oldukları hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesiyle tevkifat yapma yükümlülüğü bulunan kişi ve kurumlar arasında dernekler ve derneklerin iktisadi işletmeleri de sayılmış olduğundan, dernekler ile derneklerin iktisadi işletmelerinin bu maddeler uyarınca nakden veya hesaben yapacakları ödemeler üzerinden yapmış oldukları tevkifatların, muhtasar
8 Basit usulün tespitinde, iş hasılatında KDV nin hariç olması hk. Sayı: B.07.1.GİB [ ]-53 Tarih: 09/05/2016 MANİSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü Sayı: [ ]-53 09/05/2016 Konu: Basit usul mükellefiyetten gerçek usule geçiş İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, nakliyecilik faaliyetinden dolayı Vergi Dairesi Müdürlüğünün basit usulde mükellefi olduğunuz, 2015 yılı iş hasılatınızın Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yer alan hasılat tutarları ile karşılaştırılmasında, hasılatınıza Katma Değer Vergisinin dahil olup olmadığı hususunda, Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 46 ncı maddesinde; 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur. (6322 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle değişen fıkra; Yürürlük ) Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarını haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler dilekçelerinde belirttikleri tarihten veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, 47 nci maddede yazılı şartları taşıyanlardan arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi 48 inci maddede yazılı hadlerden düşük olanlar, yazılı talepleri üzerine bu şartın gerçekleşmesini takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçebilirler. İşin eş ve çocuklara devri halinde iş hacminin hesabında devirden önceki süreler de dikkate alınır. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edilenler hiçbir suretle basit usulde vergilendirilmezler. (6322 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle eklenen fıkra; Yürürlük ) Gerçek usulde vergilendirilmekte iken işini terk eden mükellefler ile basit usulün şartlarını kaybedenlerden gerçek usulde vergilendirilmeye başlamadan önce işini terk eden mükellefler, terk tarihini takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule dönemezler. Bu hüküm, işin eş veya çocuklara devri halinde de uygulanır. hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 48 inci maddesinde de; Basit usule tabi olmanın özel şartları şunlardır: 1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların yıllık alımları tutarının lirayı (290 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile tarihinden itibaren TL) veya yıllık satışları tutarının lirayı (290 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile tarihinden itibaren TL.) aşmaması, 2. 1 numaralı bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşanların bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatının lirayı (290 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile tarihinden itibaren TL.) aşmaması, 3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde, yıllık satış tutarı ile iş hasılatı toplamının lirayı (290 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile tarihinden itibaren TL.) aşmaması.... hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinin 6. Gelir Tablosu Hesapları nın 60. Brüt Satışlar başlıklı bölümünde; İşletmenin esas faaliyetleri çerçevesinde satılan mal yada hizmetler karşılığında alınan yada tahakkuk ettirilen toplam değerleri kapsar. Satılan mal ve hizmetlerle ilgili subvansiyonlar, satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili dönem içinde ortaya çıkan kur farkları, vergi iadeleri brüt satışlar içinde gösterilir. Brüt Satışlara Katma Değer Vergisi dahil edilmez. Brüt Satışlar; yurtiçi satışlar, yurtdışı satışlar ve diğer gelirler şeklinde bölümlenir.... açıklamalarına yer verilmiştir.
9 Buna göre, 2015 yılı hasılatınızın Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yer alan tutarlarla karşılaştırılmasında, gayri safi iş hasılatınızın KDV hariç tutarının dikkate alınması gerekmektedir.
10 İş başı eğitim programında çalışan personele İşkur ödemesine ilave ödemenin vergi matrahından indirilip indirilmeyeceği Sayı: B.07.1.GİB [ /1]-42 Tarih: 09/05/2016 MUĞLA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü Sayı: [ /1]-42 09/05/2016 Konu: İş başı eğitim programında çalışan personele İşkur ödemesine ilave ödemenin vergi matrahından indirilip indirilmeyeceği İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, noterlik faaliyeti dolayasıyla serbest meslek mükellefi olduğunuz, personelinizin Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen işbaşı eğitim programından faydalandığı, İŞKUR tarafından yapılan ödemeye ilave olarak personelinize TL arası ücret ödediğiniz belirtilerek, yapmış olduğunuz bu ödemenin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ncı maddesinin birinci fıkrasının 11 numaralı bendi kapsamında vergi matrahından indirip indiremeyeceğiniz hususunda görüş talep ettiğiniz anlaşılmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun; 37 nci maddesinde, Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır., 40 ıncı maddesinde, Safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir: Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen işbaşı eğitim programlarından faydalananlara, programı yürüten işverenlerce fiilen ödenen tutarlar (Bu kapsamda işverenler tarafından ticari kazancın tespitinde ücretle ilişkilendirilmeksizin her bir katılımcı itibarıyla indirim konusu yapılacak tutar aylık olarak asgari ücretin brüt tutarının yarısını aşamaz.)., 61 inci maddesinde, Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez., 65 inci maddesinde, Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır., 67 nci maddesinde, Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır., 68 inci maddesinde, Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir: Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgahlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgah için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgahı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler) hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan
11 ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. denilmiş, aynı fıkranın 1 numaralı bendinde ise Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre, Gelir Vergisi Kanununda safi kazancın tespitinde indirilebilecek giderler her gelir unsuru için ayrı ayrı belirlenmiş olup Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen işbaşı eğitim programlarından faydalanan personele, programı yürüten işverenlerce yapılan ödemeler sadece ticari kazancın tespitinde indirim olarak dikkate alınmaktadır. Buna göre, serbest meslek kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 40 ncı maddesinde yazılı indirimlerden faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır. Ancak, Türkiye İş Kurumunun İşbaşı Eğitim Programı na katılan personele tarafınızca yapılan ödemelerin ücret kabul edilerek Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergilendirilmesi kaydıyla, aynı Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında gider olarak indirim konusu yapılabileceği tabiidir.
12 4/C Maddesi Kapsamında Çalıştırılan Personele Mahkeme Kararına İstinaden 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek-9 uncu Maddesine Göre Yapılacak Ek Ödemelerden Gelir Vergisi Kesintisi Yapılıp Yapılmayacağı Sayı: B.07.1.GİB [ ]-26 Tarih: 09/05/2016 HATAY VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü ÇOK İVEDİ Sayı: [ ]-26 09/05/2016 Konu: 4/C Maddesi Kapsamında Çalıştırılan Personele Mahkeme Kararına İstinaden 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek-9 uncu Maddesine Göre Yapılacak Ek Ödemelerden Gelir Vergisi Kesintisi Yapılıp Yapılmayacağı İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin tetkikinden; Defterdarlığınız Personel Müdürlüğü emrinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/C maddesi kapsamında geçici personel statüsünde istihdam edilen personele mahkeme kararına istinaden 375 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin Ek-9 uncu maddesine göre yapılacak ek ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı konusunda görüş talebinde bulunduğunuz anlaşılmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü ve müteakip maddelerinde ücretlere ve ücret sayılan ödemelere ilişkin istisnalara yer verilmiş olup, 61 inci maddesinde ise; Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, tarih ve mükerrer 2810 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 nci maddesi ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 9 uncu maddesinde; Aylıklarını 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutan dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet Memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır. Ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, döner sermaye ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad adı altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz. hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 657 sayılı Kanunun İstihdam şekilleri başlıklı 4 üncü maddesinde kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği hüküm altına alınmış ve anılan maddenin (C) fıkrasında geçici personele ilişkin; C) Geçici personel Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir. Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya
13 malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir. hükmüne yer almaktadır. Anılan fıkranın birinci paragrafı uyarınca Türkiye İstatistik Kurumu ve Yüksek Seçim Kurulunda istihdam edilecek geçici personelin çalışma usul ve esasları ile bunlara yapılacak ödemeler her yıl Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan esaslarda belirlenmektedir. 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında istihdam edilen geçici personelin çalışma usul ve esasları ile bunlara yapılacak ödemeler ise 29/12/2014 tarihli ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Özelleştirme uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar da belirlenmiştir. 1/1/2015 tarihinden itibaren uygulanmakta olan 2014/7140 sayılı Kararın Ücretler başlıklı 7 nci maddesinde; MADDE 7-(l) Bu Karara göre istihdam edilecek geçici personele, tahsil dereceleri dikkate alınmak suretiyle aşağıdaki brüt aylık ücretler ödenir. a) Yükseköğrenim mezunlarına gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar. b) Lise ve dengi okul mezunlarına gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar. c) İlköğretim (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) mezunlarına gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar. (2) Geçici personelden, bu Kararda belirtilen görevleri yapmak üzere, görevli oldukları memuriyet mahalli dışında görev yapacaklara 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah ödenir. (3) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde fiilen görev yapan geçici personel, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin asli personeli gibi iaşe edilir. (4) Geçici personel, 19/11/1986 tarihli ve 86/11220 sayılı Kararname ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği hükümlerinden aynı usul ve esaslar çerçevesinde faydalandırılır. (5) Geçici personele, 657 sayılı Kanunun 203 üncü maddesinin üçüncü fikrası hükümleri hariç olmak üzere aynı usul ve esaslar çerçevesinde eş için ve her bir çocuk için 297 gösterge rakamı üzerinden aile yardımı ödeneği verilir. (6) Geçici personelden normal çalışma saatleri dışında fiilen çalışanlara, bu çalışmaları karşılığında ayda 50 saati geçmemek üzere yılı merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücreti tutarında fazla çalışma ücreti ödenir. (7) Geçici personele, bu Esaslar ve ilgili yıla ilişkin toplu sözleşmelerde yapılması öngörülen avni ve nakdi ödemeler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılmaz ve sözleşmelere bu yolda hüküm konulamaz, (8) Bu ödemeler, sosyal güvenlik mevzuatına göre kişiden yapılacak kesintiler ile gelir ve damga vergisi dışında herhangi bir kesintiye tabi tutulmaz. hükmü bulunmaktadır. Anılan hükümde ve 14/8/2013 tarihli ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2 nci Dönem Toplu Sözleşmede geçici personele ek ödeme yapılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, 2015 yılı ve daha önceki yıllarda 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (C) fıkrası kapsamında çalışan geçici personele ek ödeme yapılmasına yetki veren herhangi bir mevzuat bulunmamaktadır. Ancak, 23/08/2015 tarihli ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara ilişkin 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3 üncü Dönem Toplu Sözleşmesinin 24 üncü maddesinde; Ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar ile parça başı ücret vermek suretiyle istihdam edilenler hariç olmak üzere 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (C) fıkrası hükmüne istinaden yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararları kapsamında Yüksek Seçim Kurulu ve Türkiye İstatistik Kurumunda istihdam edilen geçici personel ile 29/12/2014 tarihli ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen geçici personele, gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ek ödeme verilir... hükmüne yer verilmiştir. Bu kapsamda, anılan personele 2016 yılından itibaren 3 üncü Dönem Toplu Sözleşmesindeki söz konusu hüküm çerçevesinde ek ödeme verilmeye başlanmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalara göre, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (C) fıkrası kapsamında
14 geçici personele ödenen ek ödemeyle ilgili olarak kendi kanuni dayanağında herhangi bir istisna hükmü bulunmadığından ve Gelir Vergisi Kanununun 23 ve müteakip maddelerinde yapılan ödemeye ilişkin herhangi bir istisna hükmü yer almadığından, söz konusu personele ödenen ek ödemelerin Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddeleri gereğince vergiye tabi tutulması gerekmektedir.
15 LPG bakım ve onarım faaliyetinin basit usulde vergilendirilip vergilendirilmeyeceği. Sayı: B.07.1.GİB [ /1]-267 Tarih: 10/05/2016 İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: [ /1] /05/2016 Konu: LPG bakım ve onarım faaliyetinin basit usulde vergilendirilip vergilendirilmeyeceği. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, tarihi itibariyle motorlu kara taşıtlarında bulunan lpg sistemlerinin tamir ve bakımı faaliyeti nedeniyle gerçek usule tabi gelir vergisi mükellefi olduğunuz, işe başlama tarihinden itibaren işyeri kira ödemelerinizin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yer alan hadlerin, alım ve satım tutarları ile gayrisafi iş hasılatınızın ise 48 inci maddede yer alan hadlerin altında olduğunu belirterek, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde yürüttüğünüz söz konusu faaliyet nedeniyle tarihinden itibaren basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceğiniz hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 46 ncı maddesinde; 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur.... Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarını haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler dilekçelerinde belirttikleri tarihten veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, 47 nci maddede yazılı şartları taşıyanlardan arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi 48 inci maddede yazılı hadlerden düşük olanlar, yazılı talepleri üzerine bu şartın gerçekleşmesini takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçebilirler. İşin eş ve çocuklara devri halinde iş hacminin hesabında devirden önceki süreler de dikkate alınır. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edilenler hiçbir suretle basit usulde vergilendirilmezler. Gerçek usulde vergilendirilmekte iken işini terk eden mükellefler ile basit usulün şartlarını kaybedenlerden gerçek usulde vergilendirilmeye başlamadan önce işini terk eden mükellefler, terk tarihini takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule dönemezler. Bu hüküm, işin eş veya çocuklara devri halinde de uygulanır. hükmüne yer verilmiştir. Konu ile ilgili açıklamalar, tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 283 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 18/12/2013 tarihli ve 93 Seri No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde yapılmıştır. Öte yandan, aynı Kanunun 51 inci maddesinde basit usulün hududu gösterilmiş olup, söz konusu maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan 12/01/1995 tarih ve 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Büyükşehir belediyesi olan illerin (Erzurum, Diyarbakır, Sakarya ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alınan yerlerden, yeni bağlanan mahallelerle birlikte 2000 yılı genel nüfus sayımındaki nüfusu den az olan yerler ile 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında büyükşehir belediyesi kurulan ve büyükşehir belediyesi sınırları içerisine alınan yerler hariç) mücavir alan sınırları dahilinde motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanların tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecekleri hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, konu hakkında 183 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ve tarih ve sayılı genel yazıda gerekli açıklamalar yapılmıştır. Söz konusu genel yazının Motorlu Taşıtların Her Türlü Bakım ve Onarımı İle Uğraşanlar başlıklı 4 üncü bölümünde, Bu mükelleflerle ilgili olarak Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, bazı mükelleflerin motorlu araçların bakım ve onarımını, kendi işletmelerine ait yedek
16 parça veya diğer malzemeleri kullanmak suretiyle yaptıkları, bazı mükelleflerin ise bakım ve onarım işini, yedek parça ve diğer malzemeyi müşterinin getirmesi suretiyle sadece işçilik şeklinde yaptıkları, bu mükelleflerden hangilerinin gerçek usule alınacağı konusunda tereddütlerin doğduğu anlaşılmıştır. Buna göre, 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamına, motorlu taşıtların bakım ve onarımını, kendi işletmelerinde bulunan yedek parça veya diğer malzemeleri kullanmak suretiyle yapan mükellefler girecektir. Diğer bir ifade ile söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı kapsamına, yedek parça ve malzeme müşteriye ait olarak, sadece işçilik almak suretiyle motorlu taşıtların bakım ve onarım işiyle uğraşan mükellefler girmeyecektir. açıklamasına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar uyarınca, motorlu kara taşıtlarında bulunan lpg sistemlerinin tamir ve bakımı faaliyetini sadece işçilik vererek yapmanız şartıyla, 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında değerlendirilmeyeceğinden, basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarını da topluca taşımanız ve Genel Tebliğde belirlenen süre içerisinde bağlı bulunduğunuz vergi dairesine yazılı olarak başvurmanız kaydıyla, basit usulde vergilendirmeden yararlanmanız mümkün bulunmaktadır. Ancak, motorlu kara taşıtlarında bulunan lpg sistemlerinin tamir ve bakımı faaliyetini işçilik ve yedek parça da dahil vererek yapmanız halinde ise faaliyetiniz söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında değerlendirileceğinden basit usulden faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır.
17 Yabancı kurumdan elde edilen ücret gelirinin beyanı hk. Sayı: B.07.1.GİB [ /1]-269 Tarih: 10/05/2016 İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: [ /1] /05/2016 Konu: Yabancı kurumdan elde edilen ücret gelirinin beyanı hk. İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Türkiye de kanuni ve iş merkezi bulunmayan Hollanda mukimi ünvanlı firmanın Ülkemizde yatırım fırsatı olup olmadığını belirlemek üzere danışmanlığını yapacağınız, hükümleri tarihinden geçerli olacak sözleşme uyarınca adınıza Euro üzerinden ödenecek ücret ödemelerinin ilkinin tarihinde gerçekleştirileceği, anılan firmanın Türkiye de satış yapması durumunda tarafınıza ayrıca ücret ödemesi yapılacağı belirtilerek, söz konusu ücret ödemelerinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23/14 üncü maddesinde belirtilen ücret istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, istisna hükmünden faydalanamamanız halinde ilk ödemesi tarihinde gerçekleştirilecek ücret gelirini hangi yılın Gelir Vergisi Beyannamesiyle beyan etmeniz gerektiği ile Ülkemiz Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyeceğiniz Yurt dışı hizmet borçlanma primi ni yıllık gelir vergisi beyannamesinde indirim konusu yapıp yapamayacağınız hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 14 üncü bendinde, kanuni ve iş merkezi Türkiye de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretlerin gelir vergisinden istisna edileceği hüküm altına alınmıştır. Konu ile ilgili olarak tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 147 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin Kanuni ve İş Merkezi Türkiye de Olmayan Dar Mükellefiyete Tabi İşverenlerce Hizmet Erbabına Döviz Olarak Ödenen Ücretler başlıklı 1-c bölümünde; İstisna hükmünün uygulanmasında, aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir. -İşveren sıfatıyla ücret ödemesinde bulunan kurumların, Türkiye de herhangi bir kanuni merkezinin veya iş merkezinin bulunmaması gerekir. Türkiye de kanuni ve iş merkezi olmayan kurumların ise tam mükellef oldukları devlette hangi statüyü taşıdıkları, tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığı herhangi bir iktisadi işletmelerinin varlığı ya da yokluğu önem taşımayacaktır. -Türkiye de hizmet arz eden gerçek kişinin işveren sıfatıyla bağlı olduğu dar mükellef kurum, söz konusu kişiye döviz olarak ödediği ücretleri, doğrudan doğruya yurt dışında elde ettiği gelirinden ayırıp vermeli, hiç bir zaman için Türkiye de elde ettiği kazanç ile ilgilendirmemelidir. Bu çerçevede hizmet erbabının Türkiye de tam mükellef veya dar mükellef statüsünü taşıması hiçbir önem taşımayacaktır. Ödeme, yurt dışında elde edilen gelir üzerinden yapılacağı için, Türkiye deki faaliyetler nedeniyle bu ücretler Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi hükmüne göre gider olarak dikkate alınmayacaktır... açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, kanuni ve iş merkezi Türkiye de bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumların bünyesinde çalışan hizmet erbabına ödenen ücretlere bu istisnanın uygulanabilmesi için; -Türkiye de hizmet arz eden gerçek kişinin bağlı bulunduğu işverenin dar mükellef kurum olması, bu kurumunda Türkiye de hiçbir şekilde kazanç elde edecek mahiyette faaliyette bulunmaması, -Dar mükellef kurumda çalışan kişinin hizmet erbabı ve yapılan ödemenin de ücret niteliğinde olması, -Dar mükellef kurumun Türkiye deki personeline yapacağı ödemenin bu kurumun yurtdışı kazançlarından karşılanması, -Ücretin döviz olarak ödenmesi, -Ödenen ücretin dar mükellef kurumun Türkiye deki hesaplarına gider olarak kaydedilmemesi, şartlarını bir arada taşıması gerekmektedir. Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Tevkifata tabi olmayan ücretler başlıklı 95 inci maddesinde, ücretlerini yabancı bir memleketteki işverenden doğrudan doğruya alan hizmet erbabının bu ücret gelirleri için yıllık beyanname vermelerinin gerektiği hükme bağlanmıştır.
18 Aynı Kanunun 63 üncü maddesinin 2 nci bendinde, Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primler; in ücretin safi tutarının tespitinde gayrisafi ücret tutarından indirileceği hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, borçlanma aidat ve primlerinin ücretin safi tutarının tespitinde, gayrisafi ücret tutarından ne şekilde indirileceği 111 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Buna göre, emeklilik aidatı ve sosyal sigorta primlerinin gider olarak indirilmesi kanunen kabul edilmiş bulunan kurumlara, kanunlarında öngörülen şekilde ücretten kesilmek suretiyle ödenen borçlanma aidat ve primlerinin miktarına ve nispetine bakılmaksızın, kesildiği aya ait ücretin safi tutarının bulunmasında gider olarak indirilmesi gerekir. Aidat toptan ödenmişse, ödenen tutara ulaşılıncaya kadar bu miktarın ücretin safi tutarının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. gereğince 2017 yılı Mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar vergiyi tarha yetkili vergi dairesine yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmeniz gerekecektir. Diğer taraftan, söz konusu ücret gelirinizin yıllık gelir vergisi ile beyanının gerekmesi durumunda, 3201 sayılı Kanuna göre yurtdışı hizmet borçlanması kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyeceğiniz primleri, ücretlerinizin vergiye tabi tutarından indirim konusu yapabileceğiniz tabiidir. Öte yandan, 5754 sayılı Kanununun 79 uncu maddesi ile 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanuna eklenen geçici 6 ncı maddesinde. Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 1/1/1989 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabi tutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye de ikamet eden ve 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir. hükmü yer almıştır. Bu itibarla, dar mükellef kuruma bağlı olarak çalışmanız karşılığında anılan kurumun doğrudan doğruya yurt dışından elde ettiği kazanç üzerinden tarafınıza döviz olarak ödediği ücretin, yukarıdaki şartların da sağlanması halinde Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 14 numaralı bendine göre gelir vergisinden müstesna tutulması mümkün bulunmaktadır. Ancak ilgide kayıtlı özelge talep formuna ek dilekçenin tetkikinden, yürüttüğünüz faaliyet sonucu sözleşme süresince anılan kurumun Ülkemizde satış anlaşması yapması durumunda ücretiniz dışında adınıza ödeme yapacağı anlaşılmaktadır. Anılan kurumun Ülkemizde satış anlaşması yapması durumunda Türkiye de kazanç elde edecek mahiyette faaliyette bulunduğunun kabulü gerektiğinden, bu durumda söz konusu ücret istisnasından faydalanmanız mümkün bulunmamakta olup, 2016 yılı Ocak ayından itibaren elde edeceğiniz ücret gelirinizi Gelir Vergisi Kanununun 95/1 inci maddesi
19 Üstün Başarı Belgesi Verilenlere Yapılan Maaş Ödülü Ödemesinin Gelir Vergisinden İstisna Olup Olmadığı Sayı: B.07.1.GİB [2016/1530]-49 Tarih: 10/05/2016 BALIKESİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı: [2016/1530]-49 10/05/2016 Konu: Üstün Başarı Belgesi Verilenlere Yapılan Maaş Ödülü Ödemesinin Gelir Vergisinden İstisna Olup Olmadığı İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 122 inci maddesi gereğince üstün başarı belgesi sonucu maaşla ödüllendirildiğiniz belirtilerek, söz konusu ödemeden gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. hükmü yer almaktadır.... hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, yukarıda bahsedilen istisna hükmü çerçevesinde ödenen ikramiye ve mükafatlar, bir hizmet sözleşmesine bağlı olarak hizmetin başarılı bir şekilde yürütülmesinden dolayı hizmet karşılığı devamlı ödenen bir ücret olmayıp, ilim ve fenin gelişmesine katkıda bulunulmasından dolayı ve memleket çapında önemi haiz bir çalışma sonucunda katkıda bulunanları ödüllendirmek amacıyla yapılan bir ödemedir. Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 122 nci maddesinde, Görevli oldukları kurumlarda olağanüstü gayret ve çalışmaları ile emsallerine göre başarılı görev yapmak suretiyle; kamu kaynağında önemli ölçüde tasarruf sağlanmasında, kamu zararının oluşmasının önlenmesinde ve önlenemez kamu zararlarının önemli ölçüde azaltılmasında, kamusal fayda ve gelirlerin beklenenin üzerinde artırılmasında veya sunulan hizmetlerin etkinlik ve kalitesinin yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı olarak katkı sağladıkları tespit edilen memurlara, merkezde bağlı veya ilgili bakan, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından başarı belgesi verilebilir. (Ek cümle: 22/5/ /44 md.) Türk Silahlı Kuvvetlerinde (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı hariç) görevli Devlet memurları için Millî Savunma Bakanı bu yetkisini devredebilir. Üç defa başarı belgesi alanlara üstün başarı belgesi verilir. Üstün başarı belgesi verilenlere, merkezde bağlı veya ilgili bakan ve illerde valiler tarafından uygun görülmesi hâlinde en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 200 üne kadar ödül verilebilir.... hükmü yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 122 nci maddesi gereğince üstün başarı belgesi verilenlere anılan madde hükmü uyarınca yapılan ödül ödemesinin, memleket bakımından faydalı olan diğer işleri ve faaliyetleri teşvik maksadıyla verildiğinin kabulü ile Gelir Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi gereğince gelir vergisinden istisna edilmesi gerekir. Aynı Kanunun 29 uncu maddesinde ise; Teşvik gayesiyle verilen aşağıda yazılı ikramiye ve mükafatlar Gelir Vergisi nden müstesnadır: 1. İlim ve fenni, güzel sanatları, tarımı, hayvan yetiştirilmesini ve memleket bakımından faydalı olan diğer işleri ve faaliyetleri teşvik maksadıyla verilen ikramiyeler ve mükafatlar;
20 Seyyar olarak veya ikamet adresinde yürütülen saç ve cilt bakımı faaliyetinin yanında kira geliri elde edilmesi. faaliyetiniz dolayısıyla basit usulde vergilendirmeden yararlanmanız mümkün bulunmakta olup kira gelirinizin basit usulden yararlanmanıza herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Sayı: B.07.1.GİB [ ]- 270 Tarih: 10/05/2016 İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı: [ ] /05/2016 Konu: Seyyar olarak veya ikamet adresinde yürütülen saç ve cilt bakımı faaliyetinin yanında kira geliri elde edilmesi. İlgide kayıtlı özelge talep formunda; seyyar olarak veya ikamet adresinizde saç ve cilt bakımı faaliyeti dolayısıyla basit usulde vergilendirilmek istediğiniz, söz konusu faaliyetin yanında kira gelirinizin de bulunduğunu belirterek, kira gelirinizin basit usulde vergilendirmeye etkisinin olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, aynı Kanunun 46 ncı maddesinde, 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit olunacağı belirtilmiş, anılan maddelerde ise basit usule tabi olmanın genel ve özel şartları açıklanmıştır. Kanunun 51 inci maddesinde de basit usulden faydalanamayacak olanlar sayılmıştır. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar uyarınca, emtia alım-satımı yapmamanız ve Gelir Vergisi Kanununun 47 ve 48 inci maddelerinde yazılı şartları topluca taşımanız kaydıyla, seyyar olarak veya ikamet adresinizde yürüteceğiniz saç ve cilt bakımı
21 Ölüm teminatlı prim iadeli hayat sigortası için yatırılan primlerin serbest meslek kazancı matrahından indirimi hk. Sayı: B.07.1.GİB [ ]-67 Tarih: 11/05/2016 DENİZLİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı: [ ]-67 11/05/2016 Konu: Ölüm teminatlı prim iadeli hayat sigortası için yatırılan primlerin serbest meslek kazancı matrahından indirimi hk. İlgide kayıtlı özelge talep formunda mali müşavirlik faaliyetinde bulunduğunuzu ve kendiniz için ölüm teminatlı prim iadeli hayat sigortası yaptırdığınızı belirterek, sigorta poliçelerine yatırdığınız paranın ne kadarının vergi indirimine konu edilebileceği hususunda Başkanlığımız görüşünü talep ettiğiniz anlaşılmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde, Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. hükmü yer almıştır. Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinde; Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir: 1. Beyan edilen gelirin %15 ini ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla (Bu şartın tespitinde işverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ile 63 üncü maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ve bu bent kapsamında indirim konusu yapılacak prim ödemelerinin toplam tutarı birlikte dikkate alınır.) mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortalarına ödenen primlerin %50 si ile ölüm, kaza, hastalık, sağlık, (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; ) engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri (Sigortanın Türkiye de kâin ve merkezi Türkiye de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim kendi gelirlerinden indirilir.). Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir. hükmü mevcuttur. Ayrıca, 23/10/2012 tarihli 85 No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinin 8.3. Ödenen Şahıs Sigorta Primlerinin Yıllık Beyanname ile Beyan Edilecek Gelirlerden İndirimi başlıklı bölümünde 6327 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yapılan değişiklik uyarınca, 1/1/2013 tarihinden itibaren, elde edilen gelirler için verilecek yıllık gelir vergisi beyannamelerinde, bireysel emeklilik dışında kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin beyan edilen gelirin % 15 ine kadar olan kısmı matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir. Beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutar esas alınacaktır. Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları hiçbir surette indirim konusu yapılmayacaktır. Yıllık beyannamede matrahın tespitinde dikkate alınacak sigorta primleri; - Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait birikim priminin alındığı hayat sigortalarına ödenen primlerin %50 si ile - Ölüm, kaza, hastalık, sağlık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primlerinden müteşekkildir. İndirim konusu yapılacak primlerin toplamı, beyan edilen gelirin %15 ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır. açıklamalarına yer verilmiştir.
22 Buna göre, kendi adınıza yaptırdığınız ölüm teminatlı prim iadeli hayat sigortası için ödemiş olduğunuz primlerin tamamının serbest meslek kazancı olarak beyan edilen gelirin %15 ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmaması koşuluyla gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
23 Müzik organizasyonu ile uğraşan kişilerin yanında çalıştırdığı (davulcu, zurnacı. klarnetçi, sazcı) kişilere yaptığı ödemeler Sayı: B.07.1.GİB [ ]-73 Tarih: 12/05/2016 DENİZLİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı: [ ]-73 12/05/2016 Konu: Müzik organizasyonu ile uğraşan kişilerin yanında çalıştırdığı (davulcu, zurnacı. klarnetçi, sazcı) kişilere yaptığı ödemeler İlgide kayıtlı özelge talep formunda, müzik organizasyonu işi yaptığınız, değişik illerden müzik programı teklifleri aldığınız ifade edilerek, vergi kayıtları bulunmayan şarkıcı, davulcu, zurnacı, sazcı ve klarnetçilere program başına yapacağınız ödemelerinizin ne şekilde belgelendirileceği ile gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 65 inci maddesinde, Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır... denilmiş, 66 ncı maddesinde de Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez Dava vekilleri, müşavirler, kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticarî ve meslekî işlerini takip edenler ve konser veren müzik sanatçıları; 5. Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyan ebe, sünnetçi, sağlık memuru, arzuhalci, rehber gibi mesleki faaliyette bulunanlar (şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançları gelir vergisinden muaftır.) hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, gezici olarak şarkı söyleyen ve müzik icra edenlerin mükellefiyeti hakkında tarih ve 74 sayılı sayılı Gelir Vergisi Sirkülerinde gerekli açıklamalar yapılmıştır. Söz konusu sirkülerde, bir işyerinde çalışmaksızın gezici olarak kendi nam ve hesaplarına çalışmak suretiyle şarkı söyleyenler ile müzik icra edenlerden (davulcu ve zurnacılar dahil), Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançlarının gelir vergisinden muaf tutulması gerekir. Anılan maddede belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyanlar serbest meslek erbabı sayılacağından, bu kişiler nezdinde, elde ettikleri kazançtan dolayı serbest meslek mükellefiyeti tesis edileceği açıklanmıştır. Öte yandan, aynı Kanunun 94 üncü maddesinde; Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. 1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,
24 2.Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç);... b) Diğerlerinden %20 oranında vergi tevkifatının yapılacağı hükmü yer almaktadır. Bu açıklamalara göre, - Organizasyonunuz ile şarkıcılar, müzik icra edenler (davulcu, zurnacı, klarnetçi, sazcı) arasında hizmet sözleşmesine dayalı işçi işveren ilişkisinin bulunması halinde, bunlara yapılan ödemelerin ücret sayılarak, Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94, 98, 103 ve 104 üncü maddelerine göre ücret olarak, - Şarkı söyleyenler ile müzik icra edenlerin (davulcu, zurnacı, klarnetçi, sazcı) kendi nam ve hesabına mutat olarak çalışmaları halinde elde edilen gelir serbest meslek kazancı sayılacağından, serbest meslek kazancının vergilendirilmesine ilişkin (gerçek usul serbest meslek kazancı veya arızi serbest meslek kazancı) hükümleri çerçevesinde, vergilendirilmesi gerekmektedir. Ancak, bir işyerinde çalışmaksızın gezici olarak kendi nam ve hesaplarına çalışmak suretiyle şarkı söyleyenler ile müzik icra edenlerden (davulcu ve zurnacılar dahil), Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançlarının gelir vergisinden muaf tutulması gerekmektedir. Serbest meslek erbabına yapılan ödemeler üzerinden, muaf veya mükellef olup olmadığına bakılmaksızın, Gelir Vergisi Kanununun 94/2-b maddesi gereğince %20 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir. Öte yandan, serbest meslek faaliyetinin süreklilik arz etmeyecek şekilde arızi olarak yapılması veya ilgili mevzuat hükümleri gereğince bu faaliyetlere ilişkin kazançların gelir vergisinden muaf tutulması halinde, tarafınızca bu kişilere yapılan ödemeler için gider pusulası düzenlenmesi ve KDV hesaplanmaması gerekmektedir.
25 Dar mükellef kurumdan elde edilen gelirin vergilendirilmesi. Sayı: B.07.1.GİB [ /1183] Tarih: 12/05/2016 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı: [ /1183] /05/2016 Konu: Dar mükellef kurumdan elde edilen gelirin vergilendirilmesi. İlgide kayıtlı özelge talep formu ekinde yer alan dilekçede, Hong Kong mukimi ve o ülkede tüzel kişiliğini koruyan... Ltd.nin 2005 yılında satın alma yoluyla... bünyesine katıldığı ve kendi belirlemiş olduğu görev tanımı doğrultusunda bağımsız çalışan (freelancer) iş sözleşmesi yaparak sizinle çalışmak istediği, bu Şirketin Türkiye ile bir bağlantısı veya Türkiye de bir faaliyetinin bulunmadığı belirtilerek, işi kabul etmeniz halinde vergisel durumunuzun nasıl olacağı hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır. I) GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1 inci maddesiyle gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabi tutulmuş olup, gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu; 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, Türkiye de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilecekleri hükmüne yer verilmiştir. 61 inci maddesi ile ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 65 inci maddesinde; Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.... ; 66 ncı maddesinde; Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır ; 85 inci maddesinde, Mükellefler, ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verirler. Bu Kanuna göre beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanması zorunludur. Tacirlerle çiftçiler ve serbest meslek erbabı ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden kazanç temin etmemiş olsalar bile, yıllık beyanname verirler. Bu hüküm şirketlerin faaliyet ve tasfiye dönemlerine şamil olmak üzere kollektif şirket ortakları ile komanditeler hakkında da uygulanır. Yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlar: 1.Mükellefin bunları Türkiye de hesaplarına intikal ettirdiği yılda; 2.Türkiye de hesaplara intikal ettirilmemesinin mükellefin iradesi dışındaki sebeplerden ileri geldiği tevsik olunan hallerde, mükellefin bunlara tasarruf edebildiği yılda; elde edilmiş sayılır. hükümleri yer almıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Hong Kong mukimi Ltd.nin belirlemiş olduğu görev tanımı doğrultusunda bağımsız çalışan (freelancer) iş sözleşmesi yaparak ifa edeceğiniz hizmet karşılığında elde edilen kazancın serbest meslek kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmekte olup yurt dışından elde edilen ve tevkifata tabi tutulmamış bahse konu gelirin Gelir Vergisi Kanununun 85 inci maddesinde yer alan hüküm gereğince yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. II) KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN;
26 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye de yapılmasının, hizmetin Türkiye de yapılmasını veya hizmetten Türkiye de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu, -12/2 inci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin II-A/2. Hizmet İhracı başlıklı bölümünde; 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun 12/2 inci maddesine göre; - Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurt dışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. Yurt dışındaki firmaların, Türkiye ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye de tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye de verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV ye tabidir. Bu durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile doğrudan ilişkili olması gerekir. açıklaması yapılmıştır. Özelge talep formunuzda, bağımsız çalışan (freelancer) sözleşmesi yaparak Hong Kong mukimi, Türkiye de faaliyeti bulunmayan... td. ile hizmet sözleşmesine bağlı olarak çalışacağınız belirtilse de özelge talep formu eki sözleşmenin tetkikinden, adı geçen Şirketten bağımsız olarak faaliyetlerinizi yürüteceğiniz, her ne kadar aylık ücret belirlenmiş olsa da hizmet sağlanmadığı takdirde tarafınıza herhangi bir ödeme yapılmayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilmi, mesleki bilgi ve ihtisasa dayanarak işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında, bağımsız çalışan olarak kendi nam ve hesabınıza gerçekleştireceğiniz danışmanlık hizmeti serbest meslek faaliyeti kapsamında değerlendirilecektir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, tarafınızdan yurt dışında mukim... Ltd. nin yurt dışındaki faaliyetlerine yönelik verilen danışmanlık hizmeti, yukarıda belirtilen şartlar dahilinde hizmet ihracı kapsamında değerlendirilecek ve bu işlem KDV Kanununun 11 ve 12 inci maddeleri uyarınca KDV den istisna tutulacaktır. Öte yandan, vermiş olduğunuz danışmanlık hizmetinin yurt dışında mukim... Ltd. nin Türkiye de yürüteceği faaliyetlerine yönelik olması durumunda ise bu hizmet KDV Kanununun 1/1 inci maddesi hükmü uyarınca KDV ye tabi olacaktır. III)VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 172 nci maddesi ile serbest meslek erbabına defter tutma mecburiyeti getirilmiş, 210 uncu maddesinde serbest meslek erbabının serbest meslek kazanç defteri tutacağı hüküm altına alınmış, 236 ıncı maddesinde ise Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteride bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir. hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, bu faaliyetinizden elde edilen gelirin serbest meslek faaliyeti olarak vergilendirilmesi nedeniyle serbest meslek kazanç defteri tutmanız ve mesleki faaliyetinize ilişkin her türlü tahsilatınız için serbest meslek makbuzu düzenlemeniz gerekmektedir.
27 Basit Usul mükellefinin yanında çalışan oğlunun diğer ücretli olarak vergilendirilip vergilendirilmeyeceği. Sayı: B.07.1.GİB [ /73] Tarih: 12/05/2016 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı: [ /73] /05/2016 Konu: Basit Usul mükellefinin yanında çalışan oğlunun diğer ücretli olarak vergilendirilip vergilendirilmeyeceği. Buna göre, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin yanında ücretli olarak çalışan kişilerin, Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında diğer ücretli olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, 23/10/2012 tarih ve 85 sayılı Gelir Vergisi Sirkülerinin 10. Diğer Hususlar başlıklı bölümünde Çocuk veya küçük çocuk tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları ifade eder. açıklamasına yer verilmiştir Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; yanınızda çalışan oğlunuzun yukarıda yer alan tanıma göre çocuk sayılması ve adına nakten veya hesaben yapılan bir ücret ödemesinin olmaması veya Sosyal Güvenlik Kurumuna herhangi bir prim ödemesinin de bulunmaması halinde diğer ücretli olarak vergilendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Aksi halde ise diğer ücretli olarak vergilendirileceği tabiidir. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Sarıyer Vergi Dairesi Müdürlüğünün basit usule tabi mükellefi olduğunuzu oğlunuzun yanınızda yardımcı olarak çalıştığını belirterek, oğlunuzun Gelir Vergisi Kanunu nun 64 üncü maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca diğer ücretli olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan aynı Kanunun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca, kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalışanların ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilmektedir.
28 Eylemli turist rehberinin vergilendirilmesi Sayı: B.07.1.GİB [ /926] Tarih: 13/05/2016 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: [ /926] /05/2016 Konu: Eylemli turist rehberinin vergilendirilmesi İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; eylemli turist rehberi olarak işveren nezdinde ücretli olarak çalıştığınızı ve aynı zamanda bireysel olarak faaliyette bulunduğunuzu, serbest olarak icra ettiğiniz faaliyet dolayasıyla elde ettiğiniz gelirlerden, ödemeyi yapan şirketler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapıldığı ve gider pusulası düzenlendiği belirtilerek, 289 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan serbest meslek kapsamında faaliyette bulunan rehberlerin serbest meslek makbuzu düzenlemesi gerektiği açıklamalarına göre, ücretli olarak mesleğinize devam ederken, zaman zaman serbest olarak yapmış olduğunuz faaliyet dolayısıyla mükellef olarak serbest meslek makbuzu düzenleyip düzenlemeyeceğiniz hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; 61 inci maddesinde, Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. 65 inci maddesinde, Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. 66 ncı maddesinde, Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez. 82 nci maddesinde; Vergiye tâbi arızi kazançlar şunlardır:... Arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hâsılat üncü maddesinde, Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. 1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre, 2.Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç); a)18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden b)diğerlerinden 96 ncı maddesinde, Vergi tevkifatı, ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde bu vergi, bilfiil ödenen miktar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır. hükümleri yer almaktadır. Anılan Kanunun 85 inci maddesinde, mükelleflerin ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verecekleri, bu kanuna göre beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmış olup, 86 ncı maddesinin bir
29 numaralı fıkrasının (b) bendinde, tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil) için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. gerekmektedir. Ancak, rehberlik faaliyetini arızi olarak yapmanız halinde ise faaliyete ilişkin ödemenin, ödemeyi yapan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri tarafından gider pusulası ile belgelendirilmesi gerekmektedir. Turist rehberlerinin vergilendirilmesine ilişkin olarak 19/11/2015 tarih sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 289 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, eylemli turist rehberliği faaliyetinin; - Kendi nam ve hesabına mutat meslek olarak süreklilik arz edecek şekilde yapılması halinde, Gelir Vergisi Kanununun serbest meslek kazancının vergilendirilmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde, - Süreklilik arz etmeyecek şekilde yapılması halinde, Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi kapsamında, - Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde tanımlanan ücretin tüm unsurlarını taşıyacak şekilde bir hizmet sözleşmesine dayalı olarak faaliyette bulunmaları halinde, elde edilen gelirin, Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca ücret olarak, vergilendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, Gelir vergisi tevkifatı uygulaması açısından, serbest meslek kazancının devamlı veya arızi nitelikte ya da gelir vergisinden muaf olmasının herhangi bir önemi bulunmadığından. eylemli turist rehberliği faaliyetiniz dolayısıyla tarafınıza yapılan serbest meslek ödemeleri üzerinden tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (b) alt bendi hükmüne göre %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Makbuz Mecburiyeti başlıklı 236 ncı maddesinde de; Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir. hükmü yer almıştır. Buna göre, hizmet sözleşmesine bağlı olmadan kendi nam ve hesabınıza yaptığınız serbest meslek faaliyetiniz nedeniyle, tarafınıza yapılacak ödemeler karşılığında serbest meslek makbuzu düzenlemeniz
30 Adi ortaklık tarafından sürdürülen serbest meslek faaliyeti ve ticari faaliyetin vergilendirilmesi ve belge düzeni. Sayı: B.07.1.GİB [ /498] Tarih: 13/05/2016 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: [ /498] /05/2016 Konu: Adi ortaklık tarafından sürdürülen serbest meslek faaliyeti ve ticari faaliyetin vergilendirilmesi ve belge düzeni. İlgide kayıtlı özelge talep formunda; iki gerçek kişi birleşerek adi ortaklık kurduğunuz, tehlikeli madde ve güvenlik danışmanlığı faaliyetiyle uğraştığınız, aynı zamanda bu adi ortaklık üzerinden reklam ve organizasyon acentesi kurup ticaret yapacağınız belirtilerek, yapılacak faaliyetler nedeniyle serbest meslek kazancı olarak mı ticari kazanç olarak mı vergilendirileceğiniz, serbest meslek sayılması halinde serbest meslek makbuzunun ortaklık adına mı bastırılacağı, ortaklık adına serbest meslek makbuzu düzenlenmesi halinde yapılan tevkifatın nasıl mahsup edileceği hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır. GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde; Her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançlar ticari kazançtır. Kolektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda komandite ortakların ortaklık karından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir. (66 ıncı madde hükmü mahfuzdur.) hükmü ile ticari kazancın tarifi yapılmıştır. Aynı Kanunun 65 inci maddesinde; Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Tahkim işleri dolayısiyle hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da, serbest meslek kazancıdır. hükmüne yer verilmiştir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olup olmadığı, faaliyetin; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması, bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması unsurlarını taşıyıp taşımadığına bağlı bulunmaktadır. Anılan Kanunun 66 ncı maddesinde ise Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez. Bu maddenin uygulanmasında: 3. Serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirketlerde ortaklar, adi komandit şirketlerde komanditeler; Bu işler dolayısiyle serbest meslek erbabı sayılırlar. hükmü yer almaktadır. Buna göre, bir kimsenin serbest meslek erbabı olabilmesi için hem serbest meslek faaliyetinde bulunması hem de bu faaliyetini mutad meslek halinde yapması gerekmektedir. Diğer taraftan, söz konusu maddede serbest meslek faaliyetinin yanında başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılmasının bu vasfı değiştirmeyeceği belirtilmiştir. Dolayısıyla serbest meslek erbabı olan bir kimsenin aynı zamanda ticari kazanç geliri elde etmesi onun serbest meslek erbabı olma niteliğini değiştirmemektedir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, serbest meslek faaliyetinde bulunan adi ortaklıklarda, ortaklar bu işleri dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılmakta olup tehlikeli madde ve güvenlik danışmanlığı faaliyetinin adi ortaklık halinde sürdürülmesi durumunda elde edilecek kazanç serbest meslek kazancı olacaktır.
31 Diğer taraftan, adi ortaklık adına yapılan gelir vergisi tevkifatları adi ortaklığın ortakları tarafından hisseleri oranında gelir vergisinden mahsup edilebilecektir. Ayrıca, adi ortaklık olarak yapılacak reklam ve organizasyon faaliyeti nedeniyle elde edilecek kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır. Kanunun 231 inci maddesinin 5 numaralı bendinde de; faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmemiş olan faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 232 nci maddesinde ise, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla, kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun Makbuz Mecburiyeti başlıklı 236 ncı maddesinde ise serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, serbest meslek faaliyetinde bulunan adi ortaklıklarda, ortaklar bu işleri dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılmaktadır. Bu nedenle, serbest meslek faaliyetinin adi ortaklık olarak sürdürülmesi halinde, mesleki faaliyetlerinize ilişkin her türlü tahsilat için, ortaklık adına anlaşmalı matbaalara bastıracağınız ya da notere tasdik ettireceğiniz serbest meslek makbuzunun tanzim edilmesi gerekmektedir. Öte yandan ticari kazanç kapsamında yapılan reklam ve organizasyon faaliyetleri nedeniyle, adi ortaklık adına fatura bastırılması ve bu faaliyetler kapsamında yapılan mal teslimleri ve/veya hizmet ifaları için teslim ve/veya ifa tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir.
32 İrtibat bürosuna yurt dışından döviz olarak gelen ödemelerin TL olarak ödenip ödenmeyeceği ve çalışanların yaptığı konaklama vb. harcamaların belgelendirilmesi Sayı: B.07.1.GİB [ /399] Tarih: 13/05/2016 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı: [ /399] /05/2016 Konu: İrtibat bürosuna yurt dışından döviz olarak gelen ödemelerin TL olarak ödenip ödenmeyeceği ve çalışanların yaptığı konaklama vb. harcamaların belgelendirilmesi İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Kenya da mukim bir şirketin Türkiye de irtibat bürosu olarak faaliyet gösterdiğiniz, çalışanlarınıza şirket merkezinden gelen döviz ile ücretlerinin ödendiği, söz konusu ücret ödemelerinin TL olarak ödenmesinin mümkün olup olmadığı ile şirket merkezinin aktardığı dövizlerden TL ye çevrilerek çalışanlarına yol, yemek, barınma ücreti adı altında yapılan ödemelerin de Gelir Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi kapsamında olup olmadığı ile söz konusu ödemelerin belgesiz olması durumunda nasıl bir yol izleneceği hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin (14) numaralı bendinde, kanuni ve iş merkezi Türkiye de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretlerin gelir vergisinden istisna edileceği hüküm altına alınmıştır. 147 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin Kanuni ve İş Merkezi Türkiye de Olmayan Dar Mükellefiyete Tabi İşverenlerce Hizmet Erbabına Döviz Olarak Ödenen Ücretler başlıklı 1-c bölümünde; İstisna hükmünün uygulanmasında, aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir. -İşveren sıfatıyla ücret ödemesinde bulunan kurumların, Türkiye de herhangi bir kanuni merkezinin veya iş merkezinin bulunmaması gerekir. Türkiye de kanuni ve iş merkezi olmayan kurumların ise tam mükellef oldukları devlette hangi statüyü taşıdıkları, tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığı herhangi bir iktisadi işletmelerinin varlığı ya da yokluğu önem taşımayacaktır. -Türkiye de hizmet arzeden gerçek kişinin işveren sıfatıyla bağlı olduğu dar mükellef kurum, söz konusu kişiye döviz olarak ödediği ücretleri, doğrudan doğruya yurt dışında elde ettiği gelirinden ayırıp vermeli, hiç bir zaman için Türkiye de elde ettiği kazanç ile ilgilendirmemelidir. Bu çerçevede hizmet erbabının Türkiye de tam mükellef veya dar mükellef statüsünü taşıması hiçbir önem taşımayacaktır. Ödeme, yurt dışında elde edilen gelir üzerinden yapılacağı için, Türkiye deki faaliyetler nedeniyle bu ücretler Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi hükmüne göre gider olarak dikkate alınmayacaktır... açıklamaları yer almıştır. Buna göre, kanuni ve iş merkezi Türkiye de bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumların bünyesinde çalışan hizmet erbabına ödenen ücretlere istisna uygulanabilmesi için; 1-Türkiye de hizmet arzeden gerçek kişinin bağlı olduğu işverenin dar mükellef kurum olması, bu kurumun da Türkiye de hiçbir şekilde kazanç elde edecek şekilde faaliyette bulunmaması, 2-Dar mükellef kurumda çalışan kişinin hizmet erbabı ve yapılan ödemenin de ücret niteliğinde olması, 3-Dar mükellef kurumun Türkiye deki personeline yapılacak ödemenin bu kurumun yurtdışı kazançlarından karşılanması, 4-Ücretin döviz olarak ödenmesi, 5-Ödenen ücretin dar mükellef kurumun Türkiye deki hesaplarına gider olarak kaydedilmemesi, şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Kenya da mukim şirketin irtibat bürosunda çalışanlara, kurumun doğrudan doğruya yurt dışından elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretin, yukarıdaki şartların bir arada sağlanması halinde istisna kapsamı içerisinde değerlendirilecektir. Ayrıca, yurt dışından döviz olarak ödenen ücretin, irtibat büronuz tarafından çalışanlarınıza yol, yemek, barınma ücreti adı altında nakdi yardımlar yapılması
33 durumunda söz konusu nakdi yardımlar ücret olarak değerlendirilecek olup yukarıdaki şartların da sağlanması halinde, bu ödemeler de 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin (14) numaralı bendine göre gelir vergisinden müstesna olacaktır. Diğer taraftan, istisnanın uygulanabilmesi için söz konusu ücretin irtibat bürolarında çalışanlara döviz olarak veya yurt dışından gelen paraların yetkili bankalarda bozdurulmak suretiyle Türk parası olarak Türkiye de ücretliye ödenmesi ve döviz bozdurulması ile ilgili belgelerin ücret bordrolarına eklenmesi gerekmektedir. Ancak, irtibat büroları Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan sair kurumlar kapsamında olduğundan, bu madde kapsamında nakden veya hesaben yapacağı istisna kapsamında olmayan ücret ödemeleri dahil diğer ödemelerden tevkifat yapılması gerektiği tabiidir.
34 Serbest Bölgede Ücret İstisnası Sayı: B.07.1.GİB [KVK.2016.ÖZ.7]-148 Tarih: 17/05/2016 ANTALYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI GELİR VE KURUMLAR VERGİLERİ MÜDÜRLÜĞÜ Sayı: [KVK.2016.ÖZ.7] /05/2016 Konu: Serbest Bölgede Ücret İstisnası İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 3218 sayılı Kanun kapsamında yatların elektrik panellerini imal edip yat ihracatı yapan firmalara bölge içi işlem formu düzenleyerek sattığınız belirtilerek, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu 1 Seri No.lu Tebliği gereğince personel ücretlerinin gelir vergisinden istisna edilip edilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi uyarınca, 1/1/2009 tarihinden geçerli olmak üzere, serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükellefler tarafından bölgelerde üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az % 85 inin yurt dışına ihraç edilmesi kaydıyla, istihdam edilen personele ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir.... açıklamasına yer verilmiştir. Söz konusu madde metninden de anlaşılacağı üzere, ücret istisnası serbest bölgede üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az % 85 ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödenen ücretler için geçerli olmaktadır. Buna göre, serbest bölgede üretimini yaptığınız ürünlerin ilgili mevzuatta yer alan düzenlemelere uygun olarak ihraç edilmemesi nedeni ile personel ücretleri ile ilgili olarak 1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde istisnadan faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu nun 5810 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile değişik geçici 3 üncü maddesinde; Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar; b) Bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az % 85 ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler gelir vergisinden müstesnadır. Bu oranı % 50 ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir. hükmüne yer verilmiştir. 1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde istisnanın uygulanmasına yönelik açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğin 3.1.Üretilen Ürünlerin FOB Bedeli başlıklı bölümünde;
35 Basit usule tabi olmanın özel şartlarının aşılması durumunda gerçek usulde vergilendirme Sayı: B.07.1.GİB [ÖZG ]-53 Tarih: 23/05/2016 TRABZON VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı: [ÖZG ]-53 23/05/2016 Konu: Basit usule tabi olmanın özel şartları İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; büfe işletmeciliği faaliyetinden dolayı basit usulde gelir vergisi mükellefi olduğunuz, sigara ve içki satışı yanında diğer emtia satışlarınızın da bulunduğu, 2015 yılı alışve satış tutarlarınızın ekli tabloda gösterildiği şekilde olduğu belirtilerek, bu tutarlara göre 2016 yılında mükellefiyetinizin basit usul olarak devam edip edemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 46 ncı maddesinde; 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartlara topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit olunacağı hükme bağlanmış olup, anılan maddelerde basit usule tabi olmanın genel ve özel şartları açıklanmıştır. Aynı Kanunun Basit usule tabi olmanın özel şartları başlıklı 48 inci maddesinde, Basit usule tabi olmanın özel şartları şunlardır: 1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların yıllık alımları tutarının lirayı (2015 yılı için 287 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile TL) veya yıllık satışları tutarının lirayı (2015 yılı için 287 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile TL) aşmaması,... Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için, bu maddenin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı hadler yerine ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığınca belirlenecek alım satım hadleri uygulanır. hükmü yer almaktadır. 136 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise kar hadleri emsallerine göre düşük tespit edilmiş bulunan emtia ile diğer emtia alım satımının birlikte yapılması halinde, yıllık alım ve satım tutarı hesaplamalarının ne şekilde yapılacağı açıklanmıştır. Kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş olan emtia alım satımı ile diğer emtia alım satımını birlikte yapan mükelleflerin mükellefiyet şekillerinin belirlenmesinde; diğer emtianın alım satım tutarı ile alım satım ölçüsü tayin olunan emtia tutarına 136 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutarların toplamı, Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinin (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan hadlerle karşılaştırılacaktır. Özelge talep formunuz ekinde yer alan 2015 yılı için beyan edilen alım-satım tutarlarınıza ilişkin tablonun incelenmesinden, sigara alış tutarınızın ,00 TL, satış tutarınızın ,00 TL, İçki alış tutarınızın ,00 TL, satış tutarınızın ,00 TL, diğer emtia alış tutarınızın ,00 TL satış tutarınızın ,00 TL olduğu görülmektedir. Beyan etmiş olduğunuz alım-satım tutarları dikkate alındığında; 136 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği nin kar hadleri emsallerine göre düşük tespit edilen emtialar ile diğer emtiaların alım-satımını birlikte yapanlara ait hesaplamalar sonucunda 2015 yılı alım tutarınızın ,00.-TL ve satış tutarınızın ,20.-TL olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, 2015 yılı alış tutarınızın Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesi birinci fıkrasının (1) no lu bendinde yer alan ve 2015 yılı için belirlenen ,00-TL yi aşması nedeniyle, basit usulden yararlanmanız mümkün bulunmamakta olup, 01/01/2016 tarihi itibariyle gerçek usulde vergilendirilmeniz gerekmektedir.
36 El ilanları ve internet aracılığıyla tanıtımı yapılmak suretiyle evde pişirilen yemeklerin satışından elde edilen kazancın vergilendirilmesi. Sayı: B.07.1.GİB [9-2015/243] Tarih: 24/05/2016 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı: [ /243] /05/2016 Konu: El ilanları ve internet aracılıyla tanıtımı yapılmak suretiyle evde pişirilen yemeklerin satışından elde edilen kazancın vergilendirilmesi. İlgide kayıtlı özelge talep formunda ve dilekçenizde, evinizde yaptığınız yemeklerin, el ilanları dağıtmak ve internet paylaşım sitelerinde resimlerini paylaşmak suretiyle tanıtımını yaparak müşterilerinize evinizden teslim veya şahsi aracınızla tarafınızca müşteriye teslim etmek suretiyle satmak istediğiniz, internette bir blog veya site açmadığınız belirtilerek, bu faaliyetiniz nedeniyle Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde yer alan esnaf muaflığından yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde vergiden muaf esnafa ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, kimlerin esnaf muaflığından faydalanacakları da maddede bentler halinde sayılmıştır. Aynı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, Motorlu nakil vasıtaları kullanmamak şartı ile gezici olarak veya bir iş yeri açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenlerin (Giyim eşyalarıyla zati ve süs eşyaları, değeri yüksek olan ev eşyaları ile pazar takibi suretiyle gıda, bakkaliye ve temizlik maddelerini ve sabit iş yerlerinin önünde sergi açmak suretiyle o iş yerlerinde satışı yapılan aynı neviden malları satanlar hariç). hükmü yer almakta olup, maddenin mülga ikinci fıkrasından sonra gelen üçüncü fıkrasında, ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tâbi olanlar ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanların esnaf muaflığından faydalanamayacakları açıklanmış, son fıkrasında da Bu muaflığın Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur. denilmiştir. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar ile tevkifata tabi tutulacak ödemeler belirtilmiş, 13 numaralı bendinde esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden (2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca) ;... c) Diğer mal alımları için % 5, oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 156 ncı maddesinde, Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir. hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, mükelleflerin ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerini yaptıkları yerlerin iş yeri özelliğini taşıyabilmesi için bu yerlerin faaliyetin icrasına tahsis edilmesi veya faaliyetin icra edildiği yer olma özelliğini taşıması gerekmektedir. Öte yandan, internet ya da benzer bir elektronik ortam veya alanın ticari veya mesleki faaliyete tahsis edilmesi veya bu faaliyetlerde kullanılması durumunda da bu yer iş yeri olarak kabul edilecektir. Buna göre, evinizde yapacağınız yemeklerin satışını sabit bir iş yeri açmaksızın ve motorlu nakil vasıtaları kullanmaksızın gezici olarak yapmanız halinde, Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca esnaf muaflığından yararlanmanız mümkün bulunmakta olup, söz konusu ürünlerin 94 üncü maddede sayılan kişi veya kuruluşlara satılması durumunda, bu satış karşılığında yapılacak ödemeler üzerinden anılan maddenin (13/c) bendi gereğince %5 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. Öte yandan, söz konusu yemeklerin satışının, bir iş yeri açılarak yapılması, internet üzerinden ya da internette bir blog veya site açılarak yapılması halinde esnaf muaflığından yararlanılması mümkün bulunmamakta olup, yapmış olduğunuz yemeklerin sosyal paylaşım sitelerinde resimlerinin paylaşılması
37 esnaf muaflığından yararlanmanıza engel teşkil etmeyecektir.
38 Yurt dışındaki sermayedar şirket çalışanının, Türkiye deki şirkette yönetici olarak görev yapması nedeniyle yurtdışından ödenen ücretin vergilendirilmesi. Sayı: B.07.1.GİB [ /314] Tarih: 24/05/2016 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı: [ /314] /05/2016 Konu: Yurt dışındaki sermayedar şirket çalışanının, Türkiye deki şirkette yönetici olarak görev yapması nedeniyle yurtdışından ödenen ücretin vergilendirilmesi. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin faaliyet konusunun yurtdışından tekstil ürünleri ithalatı ve yurt içinde satışı olduğu, İtalya da mukim sermayedar şirketiniz tarafından satış yöneticisi olarak çalışmak üzere, 2 yıllığına İtalya Cumhuriyeti vatandaşı bir personel gönderilmesinin planlandığını, söz konusu personelin İtalya daki şirketin bordrosunda yer alması ve maaşının İtalya daki şirketten ödenmesinin planlandığını belirtilerek söz konusu personelin, hangi ülkede vergilendirilmesi gerektiği hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmış olup konuya ilişkin Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti ile İtalya Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak, tarihinde yürürlüğe girmiş olup, tarihinden itibaren uygulanmaktadır. İtalya da mukim sermayedar şirketten gönderilerek, Türkiye mukimi Limited Şirketi nde Satış Müdürü olarak çalışacak personele yönelik olarak Anlaşma kapsamında iki yönden değerlendirme yapılması gerekmektedir. İlk olarak, Türkiye de hizmet ifa eden personele İtalya da mukim şirket tarafından ödenecek ücret gelirlerinin vergilendirilmesi, ikinci olarak da Türkiye de mukim şirkete hizmet istihdamı sağlayan İtalya mukimi şirkete yapılan ödemelerin vergilendirme durumu değerlendirme konusudur. Dilekçenizde, İtalya da mukim sermayedar şirketten gönderilerek, Türkiye de mukim Limited Şirketi nde Satış Müdürü olarak çalışacak personelin, hangi ülke mukimi olduğu belirtilmemiştir. Bu nedenle, bu personelin elde edeceği ücret gelirlerinin vergilendirilmesi hususunda Anlaşma kapsamında değerlendirilme yapılabilmesi için öncelikle söz konusu kişinin mukim olduğu ülkenin Anlaşma nın Mukim başlıklı 4 üncü maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir. Dilekçenizde mukimi olunan ülkeye ilişkin bilgi bulunmadığından, söz konusu kişinin durumu Başkanlığımızca Türkiye veya İtalya mukimi olmasına göre ayrı ayrı değerlendirilecektir. Anlaşma nın Mukim başlıklı 4 üncü maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarında; 1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, bir Akit Devletin mukimi terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ev, ikametgah, kanuni merkez, iş merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi anlamına gelir. Fakat bu deyim, o Devletin vergi mükellefiyeti altına sadece söz konusu Devlette gelir elde ettiği için giren kişileri kapsamına almaz. 2.1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin statüsü aşağıdaki kurallara göre belirlenecektir: a. Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu Devletin mukimi kabul edilecektir (hayati menfaatlerin merkezi); b. Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Devlet saptanamazsa veya kişinin her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir; c. Eğer kişinin her iki Akit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev söz konusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir;
39 d. Eğer kişi her iki Devletin de vatandaşıysa veya aksine her iki Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu karşılıklı anlaşmayla çözeceklerdir. hükümleri öngörülmektedir. Bu hükümler uyarınca, bir devletin iç mevzuatına göre ev, ikametgâh, kanuni ana merkez, yönetim yeri veya benzer yapıdaki kriterler nedeniyle, o devlette vergi mükellefiyeti altına giren kişiler o devletin mukimi kabul edilmektedir. Kişinin her iki devletin de mukimi olması durumunda ise, ikinci fıkradaki kriterler uygulanmak suretiyle mukimliğin tespiti yapılmaktadır. Yukarıda sayılan kriterlere göre, anılan kişinin Türkiye de mukim olduğunun kabul edilmesi halinde, elde edilen ücretin Anlaşma nın 15 inci maddesinin 1 inci fıkrası; İtalya da mukim olduğunun kabul edilmesi durumunda ise 15 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmü çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu Anlaşma nın Bağımlı Faaliyetler i düzenleyen 15 inci maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarında; 1. 16, 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukiminin bir hizmet akdi dolayısıyla elde ettiği ücret, maaş ve diğer benzeri menfaatler, bu hizmet diğer Akit Devlette ifa edilmedikçe, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir. Eğer hizmet diğer Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen gelir diğer Devlette vergilendirilebilir inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette ifa ettiği hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer: a) Gelir elde eden kişi, bu diğer Devlette bir takvim yılı içinde bir veya bir kaç seferde toplam 183 günü aşmamak üzere kalırsa, ve b) Ödeme, bu diğer Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa, ve c) Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa, yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir. hükümleri yer almaktadır. Buna göre, söz konusu kişinin Türkiye mukimi olarak kabul edilmesi halinde, Türkiye mukimi söz konusu şirket için Türkiye de ifa ettiği hizmetler karşılığında yapılan ücret ödemelerinin vergilendirilmesi, ödeme İtalya kaynaklı olsa dahi anılan Anlaşma nın 15 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre yalnızca Türkiye de ve iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde yapılacaktır. Vergilendirme hakkının Türkiye ye ait olduğu durumda; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1 nci maddesiyle gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabi tutulmuş olup, gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu belirtilmiştir. Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ise Türkiye de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden tam mükellefiyet esasında vergilendirileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 4 üncü maddesinde; Aşağıda yazılı kimseler Türkiye de yerleşmiş sayılır: 1.İkametgahı Türkiye de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin 19 uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir.); 2. Bir takvim yılı içinde Türkiye de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye de oturma süresini kesmez.) hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümlere göre, ikametgahı Türkiye de bulunan veya bir takvim yılı içinde Türkiye de devamlı olarak altı aydan fazla oturan gerçek kişiler Türkiye de yerleşmiş sayılacaklarından, elde ettikleri gelirlerin tam mükellefiyet esasına göre gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Anılan Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler sayılmış, birinci bendinde de hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) Kanun un 103 ve 104 üncü maddelerine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiği hükmüne yer verilmiş olup, 95 inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ise ücretlerini yabancı bir memleketteki işverenden doğrudan doğruya alan hizmet erbabının gelirlerini yıllık beyanname ile bildirecekleri hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde şirketinizde satış yöneticisi olarak Türkiye de 183 günden fazla görev yapacak kişinin elde ettiği gelirin ücret hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gelir vergisi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir. Diğer taraftan yabancı ülkede bulunan işverenlerce Türkiye de mukim şahıslara hizmetleri karşılığında
40 yapılacak ödemelerin Türkiye de vergi tevkifatına tabi tutulması mümkün olmadığından, ücret gelirinin Gelir Vergisi Kanununun 95 inci maddesine göre yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekeceği tabiidir. Anılan kişinin İtalya da mukim olduğunun kabul edilmesi ve hizmetin Türkiye de verilmesi durumunda, söz konusu kişiye Türkiye de ifa ettiği hizmetler karşılığında ödenen ücretlerin Türkiye de vergilendirilmesi için 15 inci maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen ve gerçekleşmesi halinde yalnızca mukim olunan Devlete vergileme hakkı veren koşullardan (183 günden az kalırsa, ücreti Türkiye mukimi olmayan bir işverenden alırsa ve ücreti böyle bir işverenin Türkiye deki bir iş yerinden veya sabit yerinden almamış ise) en az birinin ihlal edilmesi gerekmektedir. Bu üç şartın topluca gerçekleştiği durumda vergileme yalnızca İtalya da; şartlardan birinin ihlal edilmesi halinde ise vergileme Türkiye de ve yine iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde yapılacaktır. Diğer taraftan, bahse konu kişinin Türkiye de Satış Yöneticisi olarak çalışması karşılığında Türkiye deki firmadan İtalya daki firmaya yapılan ödemelerin Anlaşmanın Serbest Meslek Faaliyetleri ni düzenleyen 14 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu maddenin 2 nci fıkrası; 2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer: a)teşebbüs, bu hizmet veya faaliyetleri icra etmek üzere bu diğer Devlette bir iş yerine sahip olursa; veya b)hizmetlerin icra edildiği süre veya süreler, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde, 183 günü aşarsa, söz konusu gelir, aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir. Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu işyerine atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette icra edilen hizmet veya faaliyetlere atfedilebilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. Her iki durumda da, bu teşebbüs, söz konusu gelir dolayısıyla bu diğer Akit Devlette bu Anlaşmanın 7 nci maddesi hükümlerine göre vergilendirilmeyi, yani söz konusu gelir bu diğer Devlette bulunan bir işyerine atfedilebilirmiş gibi vergilendirilmeyi tercih edebilir. Bu tercih, bu diğer Devletin söz konusu gelir üzerinden tevkif suretiyle vergi alma hakkını etkilemeyecektir. hükümlerini öngörmektedir. Bu hükme göre, Türkiye de serbest meslek faaliyeti addedilen bir faaliyeti icra eden İtalyan teşebbüsüne yapılacak ödemeler, İtalyan teşebbüsünün bu faaliyetini icra etmek üzere Türkiye de bir iş yerinin bulunmaması ve faaliyet süresinin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden az olması koşulları ile Türkiye de vergiye tabi tutulmayacak; bu koşullardan birinin gerçekleşmesi durumunda, elde edilen kazanç Türkiye de vergilendirilecektir. Bir diğer ifadeyle, söz konusu vergilemenin Türkiye de yapılabilmesi için; söz konusu İtalya mukimi teşebbüsün bu faaliyetlerini icra etmek üzere Türkiye de bir iş yerine sahip olması veya, faaliyet süresinin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla olması gerekmektedir. Yukarıda belirtilen koşullardan birinin gerçekleşmemesi durumunda serbest meslek faaliyeti dolayısıyla elde edilen kazançlar Türkiye de tevkifata tabi tutulmayacaktır. Söz konusu İtalya mukimi teşebbüsün Türkiye de icra edeceği serbest meslek faaliyetlerini bir iş yeri vasıtasıyla gerçekleştirmesi durumunda kendisine yapılacak ödemeler üzerinden vergi sorumlularınca Kurumlar Vergisi Kanunu nun 30 uncu maddesi uyarınca tevkifat yapılması gerekmektedir. İtalya mukimi teşebbüsün bir iş yeri bulunmaksızın Türkiye de icra edeceği serbest meslek faaliyeti ise, bu teşebbüsün personelleri vasıtasıyla Türkiye de yapacağı serbest meslek faaliyetlerini ifade etmektedir. Bu durumda da, Türkiye nin vergilendirme hakkı ve vergi sorumlularının tevkifat yükümlülüğü teşebbüsün faaliyet icrası amacıyla Türkiye de herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşan bir süre kalması koşuluna bağlanmıştır. Faaliyetin Türkiye de icra edilmesi durumunda, istihkak sahibi teşebbüsün (İtalya da mukim şirket) faaliyet icrası amacıyla Türkiye de herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşan bir süre kalıp kalmayacağının yaptıkları serbest meslek ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi sorumlularınca ödeme sırasında belirlenebilir olması ya da bilinmesi mümkün olmayabileceğinden, söz konusu ödemeler üzerinden vergi sorumlularının vergi tevkifatını yapmaları gerekmektedir. Kendilerine yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapılan teşebbüsler, Anlaşma hükümleri çerçevesinde bu ödemelerin Türkiye de vergilendirilmemesinin gerektiği durumlarda, bizzat veya vekilleri vasıtasıyla, tevkif edilen vergilerin iadesi için ilgili vergi dairesine başvurabileceklerdir.
41 İtalya da mukim teşebbüsün Türkiye de serbest meslek icrası için kaldığı sürenin bir vergilendirme dönemi içinde bir veya bir kaç seferde 183 günü aşıp aşmadığının tespitinde; Türkiye de birden fazla teşebbüse serbest meslek faaliyeti sunuluyorsa bu faaliyetlerin tamamı ve hizmetin Türkiye ye gönderilen birden fazla personel vasıtasıyla icra edildiği durumda, bunların Türkiye de toplam kalma süreleri dikkate alınacaktır. Anlaşma hükümlerine göre serbest meslek kazançları veya ücret gelirleri yönünden Türkiye de vergi ödenmesi durumunda ödenen bu vergiler; Anlaşma nın Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi ne ilişkin 23 üncü maddesinin 2 nci fıkrası çerçevesinde, İtalya da mahsup edilecektir. Diğer taraftan, Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Türkiye de elde edilen kazanç veya iratların ilgili Anlaşma çerçevesinde vergiye tabi tutulabilmesi için, İtalya mukimi olması durumunda söz konusu personelin ve Türkiye mukimi şirkete hizmet veren İtalya mukimi söz konusu şirketin, İtalya da tam mükellef olduklarının ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiklerinin İtalya yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile noterce veya bu ülkedeki Türk konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin birer örneğinin ilgili vergi dairesine veya kendilerine yapılan ödeme üzerinden vergi sorumlularınca vergi tevkifatı yapılması durumunda ise vergi sorumlularına ibraz edilmesi gerekmektedir.
42 Mahkeme kararında ücretli avukatın adının yer alması durumunda serbest meslek makbuzu ve gelir vergisi tevkifatı hk. Sayı: B.07.1.GİB [ /2]- 296 Tarih: 26/05/2016 İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: [ /2] /05/2016 Konu: Mahkeme kararında ücretli avukatın adının yer alması durumunda serbest meslek makbuzu ve gelir vergisi tevkifatı hk. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, dava sonucu kurumunuz aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ödemelerine ilişkin mahkeme kararında belirtilen avukatın, avukatlık bürosunun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4/(a) maddesi uyarınca hizmet akdi ile işveren tarafından çalıştırılan sigortalı çalışanı olması nedeniyle serbest meslek makbuzu düzenlemesinin mümkün olmadığı belirtilerek, söz konusu vekalet ücretinin ödenmesinde serbest meslek makbuzunun aranılıp aranılmayacağı ile gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; 61 inci maddesinde; Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez., 65 inci maddesinde ise Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır... hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaları gerektiği hükme bağlanmıştır. Buna göre, dava sonunda mahkeme ilamına göre veya icra takibi sonucu verilen kararla avukatlık tarifesine dayanılarak karşı tarafa yüklenilecek vekalet ücretinin Gelir Vergisi Kanununun 65 ve 66 ncı maddelerine göre serbest meslek erbabı olan avukatlara ödenmesi halinde, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ve 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca sorumlularca % 20 nispetinde gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 ile 166 ncı maddelerinde avukatlık ücreti tanımlanmakta ve kaynakları itibariyle, sözleşmeye bağlı olarak iş sahibinden sağlanan vekalet ücreti ile dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti olmak üzere iki ayrı vekalet ücretinden söz edilmektedir. Adı geçen Kanunun uygulamasında meslek mensupları kendi nam ve hesabına çalışabilecekleri gibi başka bir avukatın yanında ücretli olarak da çalışmaları mümkün bulunmaktadır. Bu hükümlere göre, bir avukatlık bürosunda serbest meslek erbabı avukatın yanında ücretli olarak çalışan ve mahkeme kararına istinaden adına vekalet ücreti hükmedilen avukatın, kendisine ait bir belge düzenlemesinin mümkün olmaması nedeniyle, yapılacak vekalet ücreti ödemesi karşılığında işveren konumundaki serbest meslek erbabı avukatın serbest meslek makbuzu düzenlemesi ve tarafınızca yapılacak vekalet ücreti ödemeleri üzerinden % 20 nispetinde gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
ŞİRKET ORTAKLARININ SİGORTALILIĞI VE HUZUR HAKKI
Tarih: 06.05.2016 Sayı : 2016/96 ŞİRKET ORTAKLARININ SİGORTALILIĞI VE HUZUR HAKKI 01.10.2008 tarihinden itibaren işverenlerin kendi işyerlerinden 4/a (SSK) sigortalısı olmaları mümkün değildir. Ancak 01.10.2008
266 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
266 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ Resmi Gazete No: 26740 Resmi Gazete Tarihi: 28/12/2007 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer
273 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
273 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ Resmi Gazete No: 27447 Resmi Gazete Tarihi: 29/12/2009 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer
GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 285)
GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 285) Resmî Gazete 30 Aralık 2013 PAZARTESİ Sayı : 28867 (Mükerrer) Maliye Bakanlığından: 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47,
Arkan & Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş.
İstanbul, 23.12.2008 270 Seri No.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2008/137 23.12.2008 tarih ve 27089 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 270 Seri No.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel
KAPSAM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ.
Sirküler No : 2013/13 Sirküler Tarihi : 05.02.2013 Konu : 01.01.2013-30.06.2013 Tarihleri Arası Geçerli Çocuk Zammı ve Kıdem Tazminatı Tutarları 01.01.2013-30.06.2013 döneminde geçerli çocuk zammı ve kıdem
1. 2012 YILINDA UYGULANACAK OLAN GELİR VERGİSİ KANUNU NDAKİ BAZI MAKTU HAD VE TUTARLAR İLE VERGİ TARİFESİ:
SİRKÜLER TARİHİ : 26/12/2011 SİRKÜLER NO : 2011/99 280 SERİ NO LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ YAYIMLANDI: 26 Aralık 2011 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 280 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği sirkülerimiz
: 2015 Takvim Yılında Uygulanacak Olan Maktu Had ve Tutarlara İlişkin Gelir Vergisi Genel Tebliği
Sirküler No : 2014/93 Sirküler Tarihi : 31.12.2014 Konu : 2015 Takvim Yılında Uygulanacak Olan Maktu Had ve Tutarlara İlişkin Gelir Vergisi Genel Tebliği 30.12.2014 tarih ve 29221 Sayılı Resmi Gazete de
ASGARİ ÜCRET. 2013 yılında dönemler itibariyle uygulanacak asgari ücret tarifesi aşağıdaki gibidir.
ASGARİ ÜCRET 2013 yılında dönemler itibariyle uygulanacak asgari ücret tarifesi aşağıdaki gibidir. A- 2013 YILINDA UYGULANACAK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 4857 sayılı İş Kanunu nun 39 uncu maddesi uyarınca,
AA BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM A.Ş. Şehit Ersan Cad. No:28/5 Çankaya. 06580 Ankara, TURKEY. Tlf: +90 312 4688150 Fax:+90 312 4270847
AA BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM AŞ Şehit Ersan Cad. No: 28 / 5 06680 Çankaya- Ankara. Tel:+90 312 4688150 Faks: +90 312 4270847 Ticaret Sicil No: Ankara-170606 www.aa-ymm.com SİRKÜLER Tarih,30/12/2014 Sayı:2014/30
2014 Takvim Yılında Uygulanacak Olan Maktu Had ve Tutarlara İlişkin Gelir Vergisi Genel Tebliği Yayımlandı
2014 Takvim Yılında Uygulanacak Olan Maktu Had ve Tutarlara İlişkin Gelir Vergisi Genel Tebliği Yayımlandı Maliye Bakanlığınca 30 Aralık 2013 tarihli ve 28867 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
Konu: 01.01.2014-30.06.2014 Tarihleri Arasında Uygulanacak Kıdem Tazminatı Tavanı Tutarı
1 İstanbul, 06.01.2014 Konu: 01.01.2014-30.06.2014 Tarihleri Arasında Uygulanacak Kıdem Tazminatı Tavanı Tutarı Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü nün 03/01/2014*54 tarih ve 27998389.115913
Gayrimenkul Sermaye İratlarında Uygulanan İstisna Tutarı
No: 2010/61 Tarih: 31.12.2010 ERK Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Hizmetleri Ltd. Şti. Acıbadem Cd. Çamlıca Apt. No.77 K.4 34718 Acıbadem-Kadıköy/ISTANBUL Tel :0.216.340 00 86 Fax :0.216.340 00 87 E-posta:
SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 38 İST, 24.03.2009
SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 38 İST, 24.03.2009 ÖZET: 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 2) yayımlandı: 5746 SAYILI ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME
2014 Takvim Yılında Uygulanacak Olan Maktu Had ve Tutarlara İlişkin Gelir Vergisi Genel Tebliği Resmi Gazete de Yayımlandı.
İstanbul, 02.01.2014 2014 Takvim Yılında Uygulanacak Olan Maktu Had ve Tutarlara İlişkin Gelir Vergisi Genel Tebliği Resmi Gazete de Yayımlandı. DUYURU NO:2014/05 30.12.2013 tarih ve 28867(Mükerrer) Sayılı
KONU: Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Had ve Tutarların 2014 Yılı Değerleri Belirlendi
MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO: 107/2013 İstanbul, 31.12.2013 KONU: Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Had ve Tutarların 2014 Yılı Değerleri Belirlendi ÖZET: Gelir Vergisi Kanunu nun 21, 23/8, 31, 47, 48,
Sirküler Rapor Mevzuat 12.01.2015/24-1 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI
Sirküler Rapor Mevzuat 12.01.2015/24-1 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI ÖZET : 1.1.2015-30.6.2015 ile 1.7.2015-31.12.2015 tarihleri
AR-GE VE TASARIM MERKEZLERİ İLE TEKNOKENTLERDE MALİ UYGULAMALAR. Mehmet AKARSLAN Gelir İdaresi Başkanlığı Grup Başkanı
AR-GE VE TASARIM MERKEZLERİ İLE TEKNOKENTLERDE MALİ UYGULAMALAR Mehmet AKARSLAN Gelir İdaresi Başkanlığı Grup Başkanı I. 5746 sayılı Kanundaki Gelir Vergisi Stopaj Teşviki Uygulaması - Kamu personeli hariç
GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 292)
GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 292) Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa, 10/2/2016 tarihli ve 29620 sayılı Resmî Gazete de yayımlanan
Özelge: Mükelle yet Tesisi hk.
Özelge: Mükelle yet Tesisi hk. Sayı: 73903997-120[94-2012/2]-157 Tarih: 13/08/2013 T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ESKİŞEHİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı : 73903997-120[94-2012/2]-157
Özelge: Bilgisayar oyunları için lokalizasyon, tercüme, uyarlama faaliyetinin gelir vergisi ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına göre durumu
Özelge: Bilgisayar oyunları için lokalizasyon, tercüme, uyarlama faaliyetinin gelir vergisi ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına göre durumu Sayı: 84098128-120.04[65-2013-4]-207 Tarih: 16/04/2014
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI. Konya Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı :
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Konya Vergi Dairesi Başkanlığı Sayı : 31435689-120.03.05.01-101471 29.12.2016 Konu : Geçici olarak görevlendirilen personele ödenen gündeliklerin vergilendirilmesi İlgide
VUK SĐRKÜLERĐ. Đkametgâhlarını işyeri adresi olarak gösteren hekimlerin durumu
18.02.2009/56 HEKĐMLERĐN POS CĐHAZI KULLANIMI VE ECZANELERĐN MUAYENE KATILIM PAYINA ĐLĐŞKĐN VUK SĐRKÜLERĐ ÖZET 40 sıra No lu VERGĐ USUL KANUNU SĐRKÜLERĐnde, sağlık kuruluşlarında çalışan hekimler (diş
Özelge: Şirket hissedarlarına ait arsanın kiralanarak arsa üzerine yapılacak binanın inşaasına ilişkin harcamaların GV ve KDV karşısındaki durumu.
Özelge: Şirket hissedarlarına ait arsanın kiralanarak arsa üzerine yapılacak binanın inşaasına ilişkin harcamaların GV ve KDV karşısındaki durumu. Sayı: Tarih: 28/05/2014 39044742-KDV.29-1496 T.C. GELİR
1. Asgari ücret desteğinden faydalanabilecek işverenler kimlerdir?
Sayı: 2016/5 Konu: Asgari Ücret Desteğine İlişkin Soru ve Cevaplar Bilindiği üzere, 6661 sayılı Kanunla, işverenlere getirilen Asgari Ücret Desteğine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri
DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.
Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2006/48 İstanbul, 18 Mayıs 2006 KONU : SM, SMMM ve YMM Kanunu
6111 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ
SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi : 09.05.2011 Sirküler No : 2011 / 29 6111 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ (Seri No:2) 06.05.2011 tarih ve 27926 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Türkiye Halk Sağlığı Kurumu DAĞITIM YERLERİNE
TC SAĞLIK BAKANLIĞI Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Sayı : 88701720/0100702 Konu : 3 Dönem Toplu Sözleşmenin Ek Ödemeye İlişkin Hususları DAĞITIM YERLERİNE 23 Ağustos 2015 tarihli ve 29454 Sayılı Resmi Gazetede
Harcırah Tutarları. 30.07.2015 Sirküler, 2015/22. Sayın Meslekdaşımız,
Sayın Meslekdaşımız, 30.07.2015 Sirküler, 2015/22 KONU : 01.07.2015-31.12.2015 Tarihleri Arasında Geçerli Gelir Vergisinden İstisna Harcırah Tutarları Gelir Vergisi Kanununun 24/2 nci maddesinde, 6245
2016 YILINDA BELİRLENEN ASGARİ ÜCRET VE ASGARİ ÜCRETE İLİŞKİN HESAPLAMALAR
2016 YILINDA BELİRLENEN ASGARİ ÜCRET VE ASGARİ ÜCRETE İLİŞKİN HESAPLAMALAR 2016 yılında uygulanacak olan asgari ücret tutarları, 4857 sayılı İş Kanunu nun 39. maddesi gereğince, iş sözleşmesi ile çalışan
KONU : FATURA DÜZENLEME VE AMORTİSMAN UYGULAMA ALT SINIRI BELİRLENDİ
KONU : FATURA DÜZENLEME VE AMORTİSMAN UYGULAMA ALT SINIRI BELİRLENDİ 31 Aralık 2012 tarih ve 28514 sayılı Resmi Gazete de (4. mükerrer) yayımlanan 422 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile
Özelge: Üyelerinize verilen kredi ve emekli ikramiyelerinin KDV Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu karşısındaki durumu hk.
Özelge: Üyelerinize verilen kredi ve emekli ikramiyelerinin KDV Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu karşısındaki durumu hk. Sayı: Tarih: 14/09/2011 B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-4-14001-28/-726
Özelge: Vergi mükelle 䎘晐 olmayan kişilerden mal ve hizmet alınması halinde yapılacak ödemelerden hangi oranda tevkifat yapılacağı ve belge düzeni hk.
Özelge: Vergi mükelle 䎘晐 olmayan kişilerden mal ve hizmet alınması halinde yapılacak ödemelerden hangi oranda tevkifat yapılacağı ve belge düzeni hk. Sayı: 11395140-105[234-2012/VUK-1-...]--1330 Tarih:
GERÇEK USULDEN BASİT USULE GEÇİŞE İLİŞKİN 93 NO LU GVK SİRKÜLERİ YAYIMLANDI
Sirküler Rapor 19.12.2013/217-1 GERÇEK USULDEN BASİT USULE GEÇİŞE İLİŞKİN 93 NO LU GVK SİRKÜLERİ YAYIMLANDI ÖZET : 6322 sayılı Yasa ile yapılan düzenlemeyle basit usulde vergilendirilen mükelleflerin gerekli
Özelge: Yurt dışı mukimi 硸rmalardanشى alınan hizmetlerin gelir ve kurumlar vergisi ile KDV karşısındaki durumu ve belge düzeni hk.
Özelge: Yurt dışı mukimi 硸rmalardanشى alınan hizmetlerin gelir ve kurumlar vergisi ile KDV karşısındaki durumu ve belge düzeni hk. Sayı: Tarih: 03/02/2012 B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-436 T.C. GELİR İDARESİ
T.C. MALĠYE BAKANLIĞI Gelir Ġdaresi BaĢkanlığı. Sayı : B.07.1.GİB.0.05.71-010.06.01-3/9677 02.02.2011 UYGULAMA ĠÇ GENELGESĠ SERĠ NO: 2011/1
T.C. MALĠYE BAKANLIĞI Gelir Ġdaresi BaĢkanlığı Sayı : B.07.1.GİB.0.05.71-010.06.01-3/9677 02.02.2011 UYGULAMA ĠÇ GENELGESĠ SERĠ NO: 2011/1. VERGĠ DAĠRESĠ BAġKANLIĞINA Ġlgi: 14.09.2004 tarihli ve 2004/10
G E N E L G E ( 2007 / 8 )
T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sayı : B.13.2.SSK.5.01.07.00.IX.031-61220 29/01/2007 Konu : 2007 Yılı Gelir ve Aylık Artışları. G E N E L G E ( 2007 / 8 ) 29/12/2006 tarih, 26391 (Mükerrer) sayılı
YURTDIŞI İNŞAAT ONARIM - MONTAJ VE TEKNİK HİZMETLERDEN SAĞLANAN KAZANÇLARIN VERGİLEME SORUNLARI. Şefik ÇAKMAK Eski Hesap Uzmanı
YURTDIŞI İNŞAAT ONARIM - MONTAJ VE TEKNİK HİZMETLERDEN SAĞLANAN KAZANÇLARIN VERGİLEME SORUNLARI Şefik ÇAKMAK Eski Hesap Uzmanı EKİM, 2003 1 2 İÇİNDEKİLER Sayfa 1. GENEL DEĞERLENDİRME... 11 2. YURTDIŞI
: Son Zamanlarda Verilen Bazı Özelgeler
Sirküler No : 2014/8 Sirküler Tarihi :19.03.2014 Konu : Son Zamanlarda Verilen Bazı Özelgeler Son zamanlar verilen bazı özelgelerin özeti aşağıda verilmiş olup, özelgeler ekte gönderilmiştir. 1. Performans
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Özelge: Psikolojik danışmanlık hizmeti veren gerçek kişinin yurt dışından aldığı hizmet bedelleri için yaptığı ödemelerin KDV ve Gelir Vergisi karşısındaki durumu ve kayıt düzeni hk. Sayı: Tarih: 22/03/2012
: Turist Rehberlerinin Vergilendirilmesine İlişkin Gelir Vergisi Genel Tebliği Hk.
Sirküler No : 2015/69 Sirküler Tarihi : 20.11.2015 Konu : Turist Rehberlerinin Vergilendirilmesine İlişkin Gelir Vergisi Genel Tebliği Hk. 19 Kasım 2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı : 62030549-120[23-2012/1183]-56888 12.05.2016 Konu : Dar mükellef kurumdan elde
Yeni Düzenlemeler Doğrultusunda Kamu İhaleleri Kapsamında Taşıt Kiralamalarından KDV Tevfikatı Yapılacak mıdır?
Yeni Düzenlemeler Doğrultusunda Kamu İhaleleri Kapsamında Taşıt Kiralamalarından KDV Tevfikatı Yapıl Yeni Düzenlemeler Doğrultusunda Kamu İhaleleri Kapsamında Taşıt Kiralamalarından KDV Tevfikatı Yapılacak
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-5/1- Konu: Tam mükellef kurumun ortağı olduğu serbest
Söz konusu Kanunun 3. maddesi ile gelir vergisi tarifesi aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir. 8.800 TL'ye kadar % 15
1. Gelir Vergisi Kanununun 103. maddesinde ücretler için 5 puan düşük olarak uygulanan gelir vergisi tarifesi 30 Mart 2006 tarih ve 5479 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI. Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı. Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü Sayı : 77058783-105[VUK.ÖZ.16.51] - 81099 13.06.2017 Konu : Avukatların Arabuluculuk faaliyetinde
T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı. Gelir Vergisi Sirküleri / 98
T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı Konusu Tarihi Sayısı Gelir Vergisi Sirküleri / 98 :Emekli ve Yardım Sandıklarına Yapılan Aidat ve Prim Ödemelerinin Ticari Kazanç ve Ücret Karşısındaki Durumu
SİRKÜLER RAPOR. Sirküler Tarihi: 02.01.2009 Sirküler No: 2009/5
SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi: 02.01.2009 Sirküler No: 2009/5 270 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ Resmi Gazete No 27089 Resmi Gazete Tarihi 23/12/2008 Kapsam 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun
[BELGE BAŞLIĞI] [Belge alt konu başlığı] [TARİH] TURMOB [Şirket adresi]
[BELGE BAŞLIĞI] [Belge alt konu başlığı] [TARİH] TURMOB [Şirket adresi] 12.12.2018/190-1 ÖZEL MEVZUAT SİRKÜLERİ 2019 YILINDA İŞLETME HESABI ESASI VE BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTMA VE SINIF DEĞİŞTİRME
HARCIRAH DÜZENLEMESİ. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 24 üncü maddesinin 2 numaralı bendinde,
HARCIRAH DÜZENLEMESİ 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 24 üncü maddesinin 2 numaralı bendinde, "Harcırah Kanunu kapsamı dışında kalan müesseseler tarafından idare meclisi başkanı ve üyeleri ile denetçilerine,
GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR 2018 YILI İÇİN ARTTIRILDI
02.01.2018/4-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR 2018 YILI İÇİN ARTTIRILDI ÖZET : 302 seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, 2018 yılında uygulanacak Gelir Vergisi Kanunu nda yer alan
İŞBAŞI EĞİTİM PROGRAMINDA ÇALIŞAN PERSONELE YAPILAN İLAVE ÖDEMENİN VERGİ MATRAHINA ETKİSİ
İŞBAŞI EĞİTİM PROGRAMINDA ÇALIŞAN PERSONELE YAPILAN İLAVE ÖDEMENİN VERGİ MATRAHINA ETKİSİ Kenan AKBULUT* 40 * ÖZ İşgücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda Türkiye İş Kurumu tarafından; mesleki eğitim
GELĠR VERGĠSĠ GENEL TEBLĠĞĠ (SERĠ NO: 293) BĠRĠNCĠ BÖLÜM Yurt DıĢına Hizmet Veren ĠĢletmelerde Ġndirim
Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) ndan: GELĠR VERGĠSĠ GENEL TEBLĠĞĠ (SERĠ NO: 293) Amaç ve Kapsam MADDE 1- (1) Bu Tebliğde, 9/8/2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/7/2016
Özelge: Belediyeden kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi hk.
Özelge: Belediyeden kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi hk. Sayı: 84098128-120-13 Tarih: 09/01/2015 T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri
Konu : Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ile şahıs sigorta primleri
SİRKÜ : 2013/04 KAYSERİ Konu : Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ile 25.01.2013 şahıs sigorta primleri 29.06.2012 tarih ve 28338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6327 sayılı Bireysel Emeklilik
278 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
278 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ Resmi Gazete Sayısı 27800 (6. Mükerrer) Resmi Gazete Tarihi 29/12/2010 Kapsam 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü Sayı: 64597866-125[30-2013]-31 20/02/2013 Konu: Yurtdışından alınacak bilgisayar yazılımları
T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SOSYAL SİGORTALAR KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü Sigorta Primleri Daire Başkanlığı
T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SOSYAL SİGORTALAR KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü Sigorta Primleri Daire Başkanlığı SAYI: B.13.2.SSK.5.01.08.00/VIII-031-101810 KONU: Yemek paraları
SİRKÜLER. TARİH 01.07.2015 KONU Çalışanlara ramazan paketi verilmesi hk. ÖZET ÇALIŞANLARA RAMAZAN PAKETİ VERİLMESİNİN VERGİSEL BOYUTU
SİRKÜLER TARİH 01.07.2015 KONU Çalışanlara ramazan paketi verilmesi hk. ÖZET ÇALIŞANLARA RAMAZAN PAKETİ VERİLMESİNİN VERGİSEL BOYUTU - Çalışanlara Verilen Ramazan Paketlerinin Gelir Vergisi Kanunu Açısından
Özelge: Rusya'da mukim grup rması tarafından Türkiye'de görevlendirilen personele ödenen ücretlerin vergilendirilmesi hk.
Özelge: Rusya'da mukim grup rması tarafından Türkiye'de görevlendirilen personele ödenen ücretlerin vergilendirilmesi hk. Sayı: 64597866-125[30-2013]-72 Tarih: 20/05/2013 T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı : 62030549-125[2-2015/339]-56816 12.05.2016 Konu : Vakıf üyelerine ait birikimlerin
ĠÇĠNDEKĠLER. 1. AYLIKLARDA YAPILAN ARTIġLAR (HĠZMET AKDĠ ĠLE VE BAĞIMSIZ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)...2
ĠÇĠNDEKĠLER 1. AYLIKLARDA YAPILAN ARTIġLAR (HĠZMET AKDĠ ĠLE VE BAĞIMSIZ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)...2 1.1. Genel olarak...2 1.2. 2008 yılı gelir ve aylık artıģ miktarları...2 1.3. 2010 yılı gelir ve aylık artıģ
56 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2013/11
İstanbul, 02.01.2013 56 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2013/11 01.01.2013 Tarih ve 28515 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 56 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği
SON DÜZENLEMELER ÇERÇEVESİNDE SİGORTA VE KAMBİYO İŞLEMLERİNDE BSMV UYGULAMASI
I. Giriş SON DÜZENLEMELER ÇERÇEVESİNDE SİGORTA VE KAMBİYO İŞLEMLERİNDE BSMV UYGULAMASI 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun
VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/48 TARİH: 19.08.2013
VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/48 TARİH: 19.08.2013 KONU Gelir Vergisinden İstisna Edilen Yurt İçi ve Yurt Dışı Gündelik Tutarlarına İlişkin Gelir Dilimleri ve Yurt İçi Harcırah Tutarları Yeniden Belirlenmiştir.
KİRA GELİRİ İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER
Tarih: 23.02.2016 Sayı : 2016/38 KİRA GELİRİ İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER Kira Gelirinde Hasılatın Tespiti Nasıl Olacaktır? Mükelleflerce bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak
ERCİYES Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş.
SİRKÜ : 2016/06 KAYSERİ Konu : 2016 Yılı İçin Belirlenen Asgari Ücret Tutarı ile 26.01.2016 Bu Konuyla İlgili Diğer Değişiklikler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 2016
Sirküler No :2014 / 030. Sirküler Tarihi :23.09.2014. KONU: SGK Borçlarının Yeniden Yapılandırılması
Sirküler No :2014 / 030 Sirküler Tarihi :23.09.2014 KONU: SGK Borçlarının Yeniden Yapılandırılması 11 Eylül 2014 tarihli mükerrer Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun ile vergi
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı GELİR VERGİSİ KANUNU. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mart 2017
1 GELİR VERGİSİ KANUNU Mart 2017 2 2016 YILINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERLE BEYANLARA YANSIYACAK DÜZENLEMELER 3 GENÇ GİRİŞİMCİLERDE KAZANÇ İSTİSNASI 4 YARARLANABİLECEKLER Ticari, zirai veya serbest meslek
Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) ndan: GELĠR VERGĠSĠ GENEL TEBLĠĞĠ (SERĠ NO: 292)
Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) ndan: GELĠR VERGĠSĠ GENEL TEBLĠĞĠ (SERĠ NO: 292) Giriş MADDE 1 - (1) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa, 10/2/2016 tarihli ve 29620 sayılı
Saðlýk Kuruluþlarýnda Çalýþan Hekimler ile Ýþyeri Hekimlerinin Ne Þekilde Vergilendirileceðine Ýliþk Cuma, 20 Þubat 2009
Saðlýk Kuruluþlarýnda Çalýþan Hekimler ile Ýþyeri Hekimlerinin Ne Þekilde Vergilendirileceðine Ýliþk Cuma, 20 Þubat 2009 Taþpýnar Muhasebe Saðlýk Kuruluþlarýnda Çalýþan Hekimler ile Ýþyeri Hekimlerinin
Ekli listede de görüleceği üzere, 01.01.2013 tarihinden itibaren; - Belli parayı ihtiva eden sözleşmeler, taahhütnameler ve temliknameler binde 9,48
SAYI: 2013/29 KONU: Damga Vergisi Kanununa Ekli (1) Sayılı Tabloda Yer Alan Kâğıtlara Uygulanan Nispi Vergi Oranları ve Maktu Vergi Tutarları ile Her Bir Kâğıttan Alınacak Damga Vergisinin Üst Sınırları
T.C. ORDU VALİLİĞİ Defterdarlık Gelir Müdürlüğü. Serbest Meslek Kazancından İndirilebilecek Giderler.
T.C. ORDU VALİLİĞİ Defterdarlık Gelir Müdürlüğü Sayı : 25953680-002-5 01/03/2016 Konu : Serbest Meslek Kazancından İndirilebilecek Giderler. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Mali Müşavirlik faaliyetiniz
Özelge: Spor Kulübü Derneğinin Kurumlar Vergisi Mua 袆算 yeti hk.
Özelge: Spor Kulübü Derneğinin Kurumlar Vergisi Mua 袆算 yeti hk. Sayı: 63611781-125[2-2013/9 ]-15 Tarih: 26/05/2014 T.C. AFYONKARAHİSAR VALİLİĞİ Defterdarlık Gelir Müdürlüğü Sayı : 63611781-125[2-2013/9
GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU
Konusu: İlgili Mevzuat: İl Müdürlüğünde, 657 sayılı Kanunun 4/C maddesine tabi olarak çalışan personelin Aile ve Çocuk Yardımı ödenmesi ile ilgili tereddüte düşülen konular hakkında. 1-657 Sayılı Devlet
SİGORTA İŞLEMLERİ İLE KAMBİYO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN GİDER VERGİLERİ TEBLİĞİ YAYIMLANDI
30.07.2008/120 SİGORTA İŞLEMLERİ İLE KAMBİYO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN GİDER VERGİLERİ TEBLİĞİ YAYIMLANDI ÖZET : 86 seri No lu Gider Vergileri Genel Tebliğinde, 5766 sayılı Yasa ile 6802 sayılı Gider Vergileri
SİRKÜLER RAPOR (2009-57)
DMF SİSTEM ULUSLARARASI BAĞIMSIZ DENETİM DANIŞMANLIK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. www.dmf.com.tr & dmfsystem.eu [email protected] www.russellbedford.com Ankara : Farabi Sokak 12/11 06680 Çankaya Tel: 0.312.428
SİRKÜLERİMİZİN KONUSUNU GELİR VERGİSİ KANUNU UYGULAMASINDAKİ YENİLİKLER OLUŞTURMAKTADIR.
Vezin Sirküler 2016 044 SİRKÜLERİMİZİN KONUSUNU GELİR VERGİSİ KANUNU UYGULAMASINDAKİ YENİLİKLER OLUŞTURMAKTADIR. KAPSAM : 02.10.2016 tarih ve 29845 sayılı resmi gazetede yayınlanan 293 no lu Gelir Vergisi
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı : B.07.1.GİB.4.06.16.01-120[40-11/9]-249 20/02/2012 Konu : Bedelsiz kiralanan otomobile
6111 SAYILI KANUN İLE YAPILAN DÜZENLEMELER (2) (Madde 6-9)
YOUR GLOBAL NETWORK OF LEADING TAX ADVISORS 01.03.2011 Vergi Gazetesi 2011-19 6111 SAYILI KANUN İLE YAPILAN DÜZENLEMELER (2) (Madde 6-9) www.taxand.com 1 MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI Gelir ve Kurumlar Vergisinde
Sirküler Rapor Mevzuat /5-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI
Sirküler Rapor Mevzuat 04.01.2016/5-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI ÖZET : 290 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, 2016 yılında uygulanacak Gelir Vergisi Kanunu nda
Sirküler Rapor /232-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI
Sirküler Rapor 31.12.2014/232-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI ÖZET : 287 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, 2015 yılında uygulanacak Gelir Vergisi Kanunu nda yer alan
5766 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile 6802 sayılı Kanunun 30, 31 ve 47 nci maddelerinde değişiklikler yapılmıştır. Buna göre 6802 sayılı Kanunun;
Resmi Gazete Tarih: 26 Temmuz 2008 Sayı: 26948 Maliye Bakanlığından: GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ SERİ NO: 86 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda
DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.
Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2005/106 İstanbul, 29 Aralık 2005 KONU : Gelir Vergisi Kanunu
SİYASİ PARTİ GRUP BAŞKANLIKLARINDA SÖZLEŞMELİ OLARAK ÇALIŞTIRILACAK GRUP DANIŞMANI VE BÜRO GÖREVLİSİ HAKKINDA HİZMET SÖZLEŞMESİ ESASLARI
SİYASİ PARTİ GRUP BAŞKANLIKLARINDA SÖZLEŞMELİ OLARAK ÇALIŞTIRILACAK GRUP DANIŞMANI VE BÜRO GÖREVLİSİ HAKKINDA HİZMET SÖZLEŞMESİ ESASLARI Başkanlık Divanı Karar Tarihi : 06/01/2012 Karar No : 12 Başkanlık
252 seri numaralı GVKGT nden özellik önem arz ettiğini düşündüğümüz bazı noktaları hatırlatmakta fayda görüyoruz.
YILLIK BEYANDA MAHSUP EDİLEMEYEN (DEVREDEN) GEÇMİŞ DÖNEM VERGİ ALACAĞININ MAHSUBU YOLUYLA CARİ DÖNEM GEÇİCİ VERGİLERİNİN ÖDENMESİ VE CARİ DÖNEMDE YENİDEN OLUŞAN VERGİ ALACAĞI VE MUHASEBESİ YILLIK BEYANDA
2015 Yılında Yapılan Değişiklikler
T.C. KAYSERİ VALİLİĞİ İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü KAMU İHALE KANUNU EĞİTİMİ 2015 Yılında Yapılan Değişiklikler İhalelerin 3 yıllık olarak yapılması Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin,
İÇİNDEKİLER VERGİ HUKUKU
İÇİNDEKİLER 1. Bölüm VERGİ HUKUKU I. Vergi Hukukuna İlişkin Tanıtıcı Açıklamalar... 3 A. Vergi Hukuku nun Hukuk Sistemi İçindeki Yeri... 3 B. Vergi Hukukunun Çeşitli Açılardan Tasnifi... 4 C. Vergi Hukukunun
KONU : 284 SERİ NOLU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ İLE DUYRULAN 2013 YILINDA UYGULANACAK DİĞER PARASAL YÜKÜMLÜLÜKLER
KONU : 284 SERİ NOLU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ İLE DUYRULAN 2013 YILINDA UYGULANACAK DİĞER PARASAL YÜKÜMLÜLÜKLER Gelir Vergisi Kanunu'nun yer alan parasal büyüklüklerin 2013 yılında uygulanacak tutarları
2011 Yılı Kira Gelirlerinin Beyanında Bilinmesi Gerekenler
2011 Yılı Kira Gelirlerinin Beyanında Bilinmesi Gerekenler Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde yazılı mal ve hakların (Arazi, bina, haklar, motorlu taşıtlar vs.) kiraya verilmesinden elde edilen
mali açıklamalar YÖNTEM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK ve BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş.
2013/072 31.12.2013 Konu: Gelir Vergisi Uygulamasında 2014 Yılında Geçerli Olacak Bazı Had Ve Tutarlar Gelir vergisi uygulamasında 2014 yılında geçerli olacak bazı had ve tutarları belirleyen 285 no.lu
SERMAYE DÜZELTİLMESİ OLUMLU FARKLARI R A P O R 09/12-13-14-15-16 15 MART 2009 21
SERMAYE DÜZELTİLMESİ OLUMLU FARKLARI 21 SERMAYE DÜZELTİLMESİ OLUMLU FARKLARI GİRİŞ 30.12.2003 tarih ve 25332 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5024 sayılı Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar
