Hasan Şensoy İle Yapılan Didar Şensoy Röportajı
|
|
|
- Eren Erdal
- 4 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Hasan Şensoy İle Yapılan Didar Şensoy Röportajı DİDAR ŞENSOY U KARDEŞİ HASAN ŞENSOY ANLATTI Halk devrimcileri nasıl bağrına basarsa, o da bizi öyle bağrına basmıştı. Bu anlamda, bir devrim sempatizanı olarak Ve cezaevlerindeki firar girişimlerimiz sırasında da bir devrim sempatizanından öte bir militan gibi yapabileceği herşeyi, yapılması gereken herşeyi yaptı. Haberleşmede, içeriye silah sokulmasında ve daha birçok konuda, en önemli desteğimiz Didar Abla mızdı Toptaşı firarı, o süreçte gerçekleştirildi. DİDAR ŞENSOY U KARDEŞİ HASAN ŞENSOY ANLATTI AA- Herşeyden önce sizin için bir abla, bir anne, bir mücadele yoldaşı olmak gibi yaşamınız içinde zengin anlamları, boyutları olan bir devrim kadını üzerine röportaj yapabilmekten dolayı sevincimi belirtmeliyim. Bunun ötesinde, aradan geçen uzun yıllara rağmen, bu konuda neredeyse ilk kez konuşmakta oluşunuzun tanığı olmak da beni heyecanlandırıyor. Hasan Şensoy- Konuya girmeden önce, derginizin çalışmalarıyla ilgili olarak sizleri içtenlikle kutluyorum. Ve bu derginin yayın hayatını sürdürmesinin önemini
2 vurgulamak istiyorum. Direnç ve emek sürecinizi saygıyla izliyorum. Benim, Didar Şensoy ile ilgili olarak aradan geçen bu kadar yıla rağmen çok fazla konuşmama tavrıma ilişkin söylediklerinize gelince, ben sadece bir devrim kadını, bir devrim insanı olan Didar Abla mla ilgili değil, uzun yılları kapsayan -neredeyse 30 yıl oluyor- savaşımız boyunca yitirdiğimiz bütün yoldaşlarımız için de konuşmayı, herşeyden çok daha fazla zor buldum. Yani bu durum, sadece Didar Abla yla ilgili değildir, tüm diğer şehit arkadaşlarımızla da ilgilidir. Aynı sorunu, onlarla ilgili olarak da yaşıyorum. AA- Sanıyorum aradaki yaş farkı dolayısıyla Didar Abla nın yaşamının ilk dönemleriyle ilgili bilgileriniz, sadece duyduklarınızla sınırlıdır. Hasan Şensoy- Yaşamımızın son derece farklı biçimlenmesinden dolayı, ne yazık ki bu konuda duyduklarım da son derece sınırlıdır. Dolayısıyla o konuda anlatabileceğim çok fazla bir şey yok. Aile içinde, geçmişe yönelik olarak, kim nerede ne yapmış, ne olmuş, nasıl olmuş diye çok fazla bir diyaloğun da tanığı olmadığım için, ailede öyle bir gelenek olmadığı için, geçmişe ilişkin anımsadıklarım, oldukça sınırlı Sadece, Didar Ablamın Gilan da doğduğunu hatırlarım. Yugoslavya nın Kosova Bölgesi nde. Piriştine nin ilçesidir Gilan. Ailenin orada yaşadığını biliyorum. Daha önce, Piriştine den önce, bölgenin il merkezi Gilan dır. Kosova Bölgesinde yaşayan Arnavutların ulusal talepler doğrultusundaki aktivitelerinin merkezi de Gilan dır Annem Dobrucan lıdır. Orası da Gilan a yakındır. Kosova bölgesindeki Gilan, ailemizin ilk yaşadığı yerdir. Gilan daha önce, bölgesel olarak, ekonomik ve idari merkezmiş. Şimdi bu rolü, Priştine üstlenmiştir, zaman içinde ekonomik ve idari ağırlık Priştine ye kaymıştır. Kosova zaten Arnavutluk a komşu bir bölgedir ve dolayısıyla Arnavutların bu bölgede yaşaması son derece normaldir. Yugoslavya sınırındaki Arnavut bölgesi Sanıyorum; tarihsel olarak Arnavutlar ın oraya yerleşmesi, Kosova Meydan Savaşı ndan sonra oluyor. Osmanlılar ın işgalinden sonra, oraya bilinçli olarak bir nüfus kaydırma politikası izlenmiş. Sonuçta Arnavutlar Kosova da yerleşik bir biçimde yaşıyor. Bizim de ailemiz bu Arnavutlar dan. Ve aleviler. Alevilik, bektaşilik, Arnavutlar arasında çok yaygındır.
3 AA- Ailenizde bazı bireylerin dönemin Yugoslav iktidarına karşı aktif muhalefet yürüttüklerini öğrenmiştim. Bu konudaki bilgilerim doğru mu? Hasan Şensoy- En büyük enişte, devrim sonrası, 2 Dünya Savaşı sonrası, Kosova da, Arnavut Dili nin eğitiminin örgütlenmesinden görevli. Bu alanda en önemli yetkililerden bir tanesi. O, bu görevini yaparken, bir gün hiçbir açıklama yapılmadan tutuklanıyor. Birkaç yıl cezaevinde yatıyor. İlk başlarda aileye en küçük bir açıklama yapılmıyor. Neden tutuklandı, nereye götürüldü? Hiçbir açıklama yapılmıyor. Tutuklanıp tutuklanmadığı bile açıklanmıyor. Resmen kayıp gibi Kimse araştırmaya da cesaret edemiyor. Türkiye de yaşayan devrimcilerin pek bilmediği bir olay ama o dönem reel sosyalist ülkelerde yaşanan ve daha sonra patlayan gerçekleri, bizler, yaşamış insanlar olarak biliyoruz. Bütün devrim yapılan ülkelerde, reel sosyalist diye tanımladığımız ülkelerde, ne yazık ki durum genellikle böyle. Halkta, devlet görevlisi dahi olsalar, müthiş bir devlet korkusu var ve devlet sorgusuz-sualsiz, nedenli-nedensiz alıyor, kaybediyor. Hiç hesap da vermiyor. İnsanların niçin tutukladığı, ne yapıldığı konularında herhangi bir açıklama yok Bu durum, orada da eniştemin başına geliyor. Babam, genel tavrın dışına çıkarak, hiç korkmadan konuyla uğraşıyor ve çözüyor. Buluyor, ilgileniyor. Eniştem, birkaç yıl sonra dışarı çıktığında da öylesine zayıf ve bitkin çıkıyor ki neredeyse dışarıdan bakıldığında iç organları görülecek durumda Daha sonra da Arnavutluk a göç etmekten başka çareleri kalmıyor. AA- Büyük dayınız ve ağabeyleriniz için de asilerin yaşam tarzını benimsedikleri söyleniyor. Hasan Şensoy- Ağabeylerimden önce annemin dayısı Kosova da, Arnavutların ulusal haklarını kazanmak için militanca mücadele eden, sürekli silahlı dolaşan, devlet tarafından sıkı biçimde aranan bir insan. Bir direnişçi. Devlet güçleriyle sürekli çatışma içinde olan bir insan. Evine ancak korsan gibi giriyor ve bölgede önemli bir kahraman. Babam, bulunduğu yerde çok önemli bir terzi, son derece iyi para kazanıyor. Evlendikten sonra, Atatürk zamanında, annemle birlikte bir kez Türkiye ye gelip gidiyorlar. Hiçbir şey hoşlarına gitmiyor, kafalarında dolaşan yerleşme fikrinden vazgeçiyorlar.
4 Annemin dayısı, benim dayılarım ve iki dedem Çanakkale de, Anadolu Savaşları nda şehit düşmüş. Annemin babası, savaştan önce Ödemiş e geliyor. Memleketteki varını yoğunu da satıyor. Oradan getirdiği servetle, Ödemiş-Tire tarafında büyük bahçeler alıyor. O bölgedeki en büyük değirmenlerden birini satın alıyor. Kaydını yaptırıyor. Çocuklarına miras kalacağını düşünüyor. Hatta daha sonra, M.Kemal zamanında çağrı mektubu geliyor anneme; Babanızın burada mülkleri var, kendisi şehit düştü, gelip mülkünüze sahip çıkabilirsiniz diye. Ağabeylerimin her ikisi de Tito nun savaş öncesi verdiği sözleri devrimden sonra yerine getirmemesini, oralarda yaşayan Arnavutlar a daha önceden vadettiği kültürel ve politik hakları uygulamaya sokmamasını hiç bir zaman bağışlamamış ve bu konudaki duygularını tavırlarıyla dile getirmişlerdir. Arnavutlar da yeşeren ulusal bilincin, Kosova Kurtuluş Savaşı hareketleri içinde yer alan Arnavut direnişçilerinin, ulusal hakların tanınması yolunda mücadele edenlerin simgelerinden biri olan bazı kıyafetleri, inatla giymişlerdir. Onların bu yöndeki tavır alışlarına ilişkin bilgilerim, bu düzeyi çok fazla geçmemektedir. AA- Anneniz, bu röportajı gerçekleştirdiğimiz 1999 yılı itibarıyla çok yaşlı, bir kaç ulusun mücadelesine tanık olmuş, dayılarından ve babasından başlamak üzere yakınlarını ulusal kurtuluş savaşlarında yitirmiş, son olarak da kızını bu mücadelede şehit vermiş, bir oğlunu daha yitirmiş, sizin yaklaşık 30 yıllık güçlüklerinizi acılarınızı yüklenmiş bir çınar, deyim yerindeyse Ve bu yaşlı çınarda, hala canlı bir çetnik bilinci, düşmanlığı var. Bunun özel nedenleri var mı? Hasan Şensoy- Çetnikler, Sırp faşistleri bilindiği gibi. Irkçılar. Ve kendilerinden olmayan herkese çok yoğun baskı yapan bir hareket. Savaş sırasında, yaşamında yoğun bir biçimde hissetmiş olmasından kaynaklanan bir hafıza canlılığıdır. AA- Didar Abla nın genç kızlığıyla ilgili olarak anımsadıklarınız nelerdir? Hasan Şensoy- Küçüklüğünde de yırtıcı, kavgacı, dışa dönük bir insandı. Daha sonra okulda ve sosyal yaşamda da son derece aktif. Mahallede ağabeylerim kendisinden küçük olduğu için kardeşlerine yönelik birtakım haksızlıklar olduğunda tavır alan, karşısındakinin bayan ya da erkek olduğuna aldırmayan, kavga etmek gerektiğinde öne atılan, başka mahallelerin gençlerinin de korktuğu bir tip.
5 Savaş sonrası dönemde gıda maddelerinin uzun kuyruklara girilerek karnelerle alındığı süreçte, o eziyet sıralarına hep kendisi giren, aile için sürekli fedakarlıklara katlanan bir özelliği var. O sınırsız fedakarlığını, yaşamının her döneminde aralıksız sürdürdü. Aile yaşamında aktif rolü olan, aile ihtiyaçları için sürekli koşturan bir insandı. Didar Abla, her zaman, her şey için çok çaba harcamıştır. Evlenmeden önce ve evlendikten sonra da ailesinden ilgisini esirgememiştir. Özellikle eşinden ayrıldıktan sonra, her zaman ailesinin ihtiyaçlarını kendi yaşamının önüne koymuştur. Bu nedenle, eşinden ayrıldıktan sonra da bir çok cazip evlilik teklifleri aldığı halde, evlenmeyi sürekli ertelemiştir. AA- Kendisinin ve eşinin Yugoslavya daki konumları nasıldı? Neden Türkiye ye geldi? Hasan Şensoy- Didar Abla, öğretmen. Eşinin Cakova, son direnişin yaşandığı bölge olan Cakova Bölgesi Valisi olduğunu biliyorum. Kendisi de, radyoda spikerlik, öğretmenlik yaptı. Sonra kocasının bir ilişkisi olduğunu öğrendi, ihaneti kabul etmedi, kocasını bıraktı, ayrıldı ve Türkiye ye, ailesinin yanına geldi. Üç kız çocuğu olmuştu. En büyüğü benim yaşımda. Bir kaç ay fark var aramızda. Diğerleri ikişer yaş küçük. Hepsi Yugoslavya da yaşıyor. Önce, çocuklarıyla ilişkisini, uzun süre telefonlaşarak sürdürdü. Daha sonra Türkiye ye gidip gelmeye başladı çocukları. Kendisi de oraya gidip geliyordu. Eşi daha sonra, o ilişkide olduğu kadınla evlendi. Çocuklar sanıyorum, en büyüğü 9 yaşındaydı Didar Abla bıraktığında. 9, 7, 5 yaşlarında AA- Türkiye ye geldikten sonra çabuk adapte olabildi mi? Hasan Şensoy- Oldu. Yine iradeciliğiyle Daktilo öğrendi. Sekreterlik yaptı. Hayatımı kazanacağım diye bir problemi olmadı. Hatta yine aileye katkıda bulundu. Zaten her zaman başkaları için yaşadı AA- Didar Abla Türkiye ye geldiğinde siz kaç yaşındaydınız? Hasan Şensoy- İlk geldiğinde biz İstanbul Zeytinburnu semtindeydik. Ben İlkokul 5 teydim. İlkokulu bitirmeden Bakırköy e taşındık. Beşinci sınıfın sonlarında. Çünkü 5.Sınıfın bir döneminde Bakırköy den Zeytirburnu na okula gidip geldiğimi iyi hatırlıyorum. Sonra Ortaokulu Bakırköy de sürdürdüm. O arada, yani ben 5.
6 sınıfta iken sanıyorum Didar Ablam geldi te olabilir. AA- Bu arada siz bir çok okul değiştirmek zorunda kaldınız sanıyorum. Hasan Şensoy- İstanbul Zeytinburnu Yeşiltepe İlkokulu nda okudum. Sonra Yeni Mahalle de, İstasyon yanındaki Bakırköy Lisesi nde ortaokul ve liseyi okudum. Sonra üniversite AA- Didar Abla geldikten sonra, aile yaşantısında egemen bir kimlik haline geliyor anladığım kadarıyla? Hasan Şensoy- Aile yaşamımızda otoritesi her zaman oldu. Otoritesi demesek de, babam öldükten sonra, Didar Abla ailenin reisiydi. Babam, ben orta ikide iken öldü. Orta birden orta ikiye geçtiğim sırada AA- Didar Abla nın Türkiye ye gelişiyle ilgili olarak ailenizden herhangi bir biçimde tepki oldu mu? Niye geldin, eşini, çocuklarını neden bıraktın şeklinde? Hasan Şensoy- Hayır. Olmadı. Çünkü ailede herkes, ihaneti kabullenemeyecek bireylerdi. AA- Aileyi tanıyan bazı şahısların, Didar Abla nın ve hatta sizin kişilik özelliklerinizin, mücadeleci kimliklerinizin, annenizin şahsiyeti ile bağlantıları olduğu yönünde gözlemleri var. Annenin kişilik özelliklerini nasıl tarif etmek lazım? Hasan Şensoy- Kuşkusuz insanların kimliğinin ve yaşamdaki duruş tarzlarının oluşumunda, aile bireylerinin, olumlu ya da olumsuz, benzerlik ya da bazen tepkilerle oluşan aykırılık yönünde izleri vardır. Annem bir ev kadınıdır. İnançlı bir alevidir Onun aleviliğiyle tanrı tanımazlık arasında çok az bir fark vardır. İnançlarına bağlı ve hizmet eden bir insandır. Alevi olmasından dolayı, Zeytinburnu, Kazlıçesme, Yedikule, Mevlanakapı, Belgradkapı, Silivrikapı gibi çevredeki bütün yatırları, alevi ileri gelenleri olarak görür, alevi düşüncesinin, tasavvufun temsilcileri olarak bilinen insanların mezarlarını her hafta mutlaka gidip temizlerdi. İbadetini yapar, alevilerin muharrem orucunu tutardı. Bunun dışında, zeki, cefakar, zaman zaman esprili, insanlar üzerinde keskin gözlemleri olan, bizlere büyük sevgi ve saygı duyan bir insandı.
7 AA- Didar Abla nın Türkiye li devrimcilerle tanışma süreci, düşünsel ve tavırsal gelişme sürecine gelirsek?.. Hasan Şensoy- Önceleri, ülkemizin ortalama solculuk düzeyindeki bir solcuydu sadece. Biz aktif devrimci olduğumuzda, ülkeyi, ilişkileri, mücadeleyi dolaylı bir biçimde izlemiştir. Eve gelip giden bütün devrimci arkadaşları sevgiyle, kardeş gibi bağrına basmıştır. Benimsemiştir. Hiçbir zaman tepki göstermemiştir. Her zaman sadece, kendimize dikkat etmemizi söylemiştir. Gecenin kaçında ve ne biçimde eve gelirsek gelelim, giriş çıkışlarımıza tepki göstermemiştir. Sadece bir konuda bizlere kızmıştır; temizlik konusundaki müthiş titizliğinden dolayı, aşırı bir kirlilik yaptığımız zaman, şurayı kirletmeyin, burayı kirletmeyin diye sevimli müdahaleleri olmuştur, o kadar Onun dışında yaptığımız hiçbir işe karışmamıştır. Engel olmamıştır. Altı, yedi, sekiz kişilik toplantılar yaptığımızda, hiçbir şekilde itirazı olmamıştır. Bizler de zaten girip çıktığımız her yerde temizliğe dikkat ettiğimizden dolayı, kendisinin bizlere yönelik olarak ifade ettiği önemli bir rahatsızlığı da olmamıştır. Devrimcilere, gençlere her zaman zevkle hizmet etmiştir. Aramızda anne çocuk düzeyinde çok büyük yaş farkı olduğu için, arkadaşlarımın hepsini çocuğu gibi severdi, döverdi, küfür ederdi, onlara yönelik sevimli bağırışları olurdu. Onlara bazan zorla evi badana yaptırır, yemek yapar zorla yedirirdi. İlk ayrılığımız, sanırım onu sarsan en önemli olaylardan biriydi: 12 Mart döneminde, 1972 Kızıldere Darbesi nin hemen ertesinde, bizim Suriye ye gidişimiz Aileye hiçbir şekilde haber vermeden, benim arkadaşlarla Suriye ye, Lübnan a, Filistin e gidişim ve 1973 te dönüşüme kadar hiçbir şekilde haberleşmemiş olmamız, onları ilk sarsan olay oldu. Bir seneye yakın bir süre için, hiçbir şey söylemeden ayrılmıştım. Bir cumartesi günü öğle saatlerinde, kapıdan çıkarken, tamam, ben biraz sonra geliyorum dedim ve 73 e kadar bir daha dönemedim. Bu, ilk uzun ayrılık AA- Bu arada ne hissetmişler, ne düşünmüşler? Hasan Şensoy- Telaşlanmışlar, korkmuşlar Sevgi, saygı ilişkilerinin de yoğun biçimde yaşandığı bir ailede yaşanabilecek tüm duyguları, kaygıları, yoğun biçimde yaşamışlar doğal olarak
8 Döndüğümde, çok ciddi bir tepkiyle karşılaşacağımı düşünüyordum. Onun için doğrudan eve gitmedim. Henüz, gidebileceğim uygun bir ilişki de yoktu. Deşifre olduğumuzu, arandığımızı da ciddi biçimde hesaplamak zorundaydım. Çünkü, benden bir süre önce dönen bir arkadaş, mahalli ilişkilerimize uğramış, normal ve sıradan bir şekilde dolaşması gerektiği halde, gizlilik ve benzer konularda önemli yanlışlar yapmıştı. Tanıdıklarına, bizim Filistin e gittiğimiz, Lübnan da Filistin kamplarında kaldığımız, benim binbaşı olduğum, işi çok ilerlettiğim yolunda sözler söylemiş. Ortalıkta bu şekilde dolaşıp, bizi deşifre ederek geri gelmiş. Bundan dolayı, durumun polisin kulağına gittiğini ve alınma ihtimalim olduğunu düşünüyordum. Dolayısıyla, dönüşümde de aileme gitmedim. Bir süre sonra, durumun düşündüğüm sonuçları yaratmadığını tam olarak anladığım zaman görüştüm onlarla. Ve ciddi bir tepki göstermediler. Gayet iyi davranıldı. Devam ettik yolumuza, barış içinde AA- Bu ilk ayrılık ve ilk kavuşma sonrasında Didar Abla nın özel bir tavrı oldu mu? Hasan Şensoy- Kavuşmanın sevinciyle, sevgiyle hareket ettiler. Hiçbir tepki de göstermediler. Niye ayrıldın, niye bize haber vermedin demediler. Çünkü, memlekette yaşadıkları süreçlerden dolayı, neden söylemediğimi, neden söylememem gerektiğini ve benzeri bir çok şeyi biliyorlardı. Gizlilik gereği söylemediğimi biliyorlardı. Bunlardan dolayı da, anlayışla karşıladılar. Sanıyorum bu tavırlarında, biraz da beni daha fazla uzaklaştırmamak isteklerinin rolü vardı. Yani daha fazla uzaklaşmamı engellemek için fazla tepki göstermediler. AA- Bu konuda senin anlatma çabanın, onların anlama çabasının rolü nedir? diye düşünüyorum. Hasan Şensoy- Zaten bazı şeyleri biliyorlardı, benden önce de biliyorlardı. Benimle sadece daha aktif olarak süreci izleme ve duygusal olarak da yaşama imkanı buldular. AA- Bu arada güzel, çekici, genç, aktif bir kadın olan Didar Abla nın özel bir yaşamı da var ve gezmeyi, eğlenmeyi seviyor. Fakat, özel yaşamını senin, genel olarak ailenin dışında kurma noktasında, daima sizleri tercih ediyor. Siyasallaşması, daha bilinçli tavırlar içine girmesi o süreçte mi başladı?
9 Hasan Şensoy- O dönemdeki duruşuna siyasallaşma denilebilir mi, bilemiyorum. Siyasallaşmaktan anlaşılması gereken, doğrudan politik aktivite içinde yer almaktır dan sonra, ilk yakalanmamla birlikte, daha aktif bir destek ilişkisi içine girdi. Sürekli, her hafta ziyarete gidip geldi. Bizlere yemekler hazırladı, yiyecekler getirdi. Her hafta bir otomobil dolusu yiyecekle geliyordu. Hiçbir zaman bir iki kişilik birşeyle gelmedi. Bu, maddi durumunun iyi olmasından kaynaklanan birşey değildi kesinlikle. Tamamen fedakarlıkla ve kendi ihtiyaçlarından kısıntı yaparak oluyordu. Getirdiği herşeyi, hepimize getiriyordu. Hiç birşey özel değildi. Arkadaşlarımla, onun deyimiyle çocuklarla ilişkisi daha özel ve sıcak oldu. Tam anlamıyla, halk devrimcileri nasıl bağrına basarsa, o da bizi öyle bağrına basmıştı. Bu anlamda, bir devrim sempatizanı olarak Ve cezaevlerindeki firar girişimlerimiz sırasında da bir devrim sempatizanından öte bir militan gibi yapabileceği herşeyi, yapılması gereken herşeyi yaptı. Haberleşmede, içeriye silah sokulmasında ve daha birçok konuda, en önemli desteğimiz Didar Abla mızdı Toptaşı firarı, o süreçte gerçekleştirildi. Didar Abla, benim yakalanışımdan önceki süreçteki aktivitemizin ciddiyetinin farkındaydı. Ama boyutları, illegal eylemimizin boyutlarını bilmiyordu. Sadece, kesinlikle silahlı bir aktivite içinde olduğumuzu seziyordu, anlıyordu. Çünkü, günün koşullarında, eve giriş çıkışlarımız, taşıdıklarımız, getirip götürdüklerimiz, biz ne kadar dikkat edersek edelim, evdeki uyanık birinin dikkatini çekmeyecek gibi değildi. Üstelik bazı odalarda, kapıları kapatıp onların görmesini istemediğimiz birşeyler yapıyoruz. Ve o seziyordu mutlaka, ülkedeki bazı gelişmelerde bizim de payımızın olduğunu Hazırlıklar oluyor, hemen ardından birşeyler oluyor. Bunları da seziyordu. Sonra bunlar tümüyle açığa çıktı. Giderek, daha aktif bir desteğe dönüştü onun bizlerle ilişkisindeki tutumları O günkü bilinç düzeyiyle, deneyimiyle yapabileceği şey, bize sahip çıkmak, her türlü maddi manevi yardımda bulunmaktı ve bizim cezaevinden çıkıp özgür olmamız için, üstüne ne zaman bir görev düştüyse, tereddütsüz yaptı. Sezdiği şeylerin çok daha üst boyutta gerçek olduğunu gördüğü zaman, herhangi bir tepki duymadı, gerilemedi, tam tersine, daha aktif destekte bulundu.
10 Polisin elinde olduğumuz ilk ve yoğun işkence dönemlerinde de aktif bir şekilde sahip çıktı da, şubenin önüne karargah kurdu. Cezaevi ve mahkeme süreçlerinde de öyle. Ailenin bütün olanaklarını, diğer kardeşlerimi, herkesi zorlayarak, her hafta düzenli biçimde, bir araba dolusu ihtiyaç maddesiyle geldi cezaevlerine Avukatlarla yoğun biçimde ilgilendi, onları harekete geçirdi, gerektiğinde zorladı, düşünülebilecek her türlü desteği sınırsızca ve yoğun özverilerde bulunarak sundu. Her biçimde özgürlüğümüzü kazanmamız için gerekli olan her şeyi, üstüne düşen herşeyi, talep edilen herşeyi, büyük bir zevkle yaptı. Hiçbir zaman tereddüt etmedi. İstekleri daima severek, canla başla yerine getirdi. Firardan sonraki günlerde de görüştük, kısa bir süre sonra Oldukça coşkuluydu, hiç bir tereddütü yoktu, ürkmüyordu. Yine, olağanüstü risklere girdi. Toptaşı Firarı yla, 1980 deki yakalanmam arasındaki süre içinde, gazetelerde resmimizin çıkmadığı hafta olmadı. Çok sık olarak basına yansıdık, çok sık olarak ölüm emriyle arandığımız duyuruldu. O, sürekli bu gerginliği yaşadı. Yoğun bir biçimde yaşadı. İzlendi, basın tarafından rahatsız edildi, tüm aile olarak Bu arada, yine zorlu iletişim koşullarını yararak, iletişimimizi de kurdu, başka arkadaşlara yardımcı da oldu de tekrar yakalandığımda, her zaman olduğu gibi, şubenin önünde karargahını kurdu. Biz tutuklanana kadar geçen süre içinde, yine yoğun emek ve çabayla, herşeyi izledi, gereken tüm aktiviteleri, yaratıcı biçimde yaşama geçirdi. AA- Bu arada, bildiğim kadarıyla başka arkadaşların da başları her derde girdiğinde, maddi manevi her türlü ihtiyaçları için, İstanbul da ilk çaldıkları kapı, O nun kapısı oldu. Hasan Şensoy- Öyle Bunların hiçbirini reddetmedi. Bunların hepsi için koşturdu. Hepsi için elinden geleni yaptı. Elinden geleni de, gelmeyeni de AA- Çeşitli ifadelerde de O nun adının geçtiğini, defalarca gözaltına alındığını, sorgulandığını, sorguları sırasında son derece yürekli davrandığını biliyoruz. Hasan Şensoy- Evet, 80 başlarından itibaren bazı şahısların ifadelerinde adı geçti. Ondan sonra da zaten, kendisini öldürmeye yönelik girişimler başlıyor. Sultanahmet Cezaevi nde ziyaretlere gidiş gelişi sırasında, bu yöndeki ilk
11 girişimler oldu. Faşistlerin, Sultanahmet Cezaevi çevresindeki semtlerde denetimi vardı ve orada, bizimkilere yönelik ciddi bir tehlike sözkonusuydu. Özellikle, Didar Abla ya yönelik. AA- Bir anlamda kaçınılmaz bir yönelim olarak, O nda yoğunlaşan bir tepki vardı. Ta Bakırköy den, Zeytinburnu ndan O nu tanımaktan başlayan, sizin ablanız olmaktan da öte, gerek bazı şahısların ifadelerinde geçtiği haliyle, gerekse sürecin ilk direnişinin içinde sivrilmesiyle Hem polisin, hem de o bölgenin sivil faşistlerinin gözünde, yok edilmesi gereken ciddi bir odak haline geliyor. Hasan Şensoy- Tüm bunları, başka arkadaşlar daha iyi hatırlar ve mutlaka anlatıyorlardır AA- Bir de kendisinin trenden atılmaya çalışıldığı bir olay duymuştum, sizin bu konuda bilginiz var mı? Hasan Şensoy- O olay, 12 Eylül den daha sonra, cezaevleri sürecindeki problemlerin çözümü için sık sık Ankara ya geliş gidişleri sırasında yaşanıyor. O dönemlerde cezaevi çevresinde yollarının kesildiğini, sürekli tehdit edildiklerini biliyorum, hatırlıyorum. AA- Bu arada Didar Abla nın, yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi temizlik konusunda da çok büyük bir titizliği var. Sizin cezaevinde olduğunuz süreçlerde, size bir ziyaretçi olarak gelişlerinde, size ve diğer arkadaşlara getirdiği eşyalarda, onların güzel kokmasından güzel ütülenmesine kadar varan çok büyük bir titizliği var. Hasan Şensoy- Ve aynı zamanda, onların içeriye sokulması konusunda da büyük bir inadı var. Kavgacılığı var. 12 Eylül den hemen sonra yoğun baskılar başladığında, hiç duraksamaksızın O da kavgasına başladı. 12 Eylül Askeri Diktatörlüğü nün gelişinden, tezgahlanışından ve sonraki yoğun katliamlarından, baskılarından dolayı kapıldığı bir yılgınlık, en ufak bir tereddüt olmadı. Cezaevi kapısında, anında, içerde biz nasıl tereddüt etmeksizin direnişe geçtiysek, O da dışarıda, cezaevi kapısında, desteğini, aktif eylemleriyle, tavrıyla, kavgacılığıyla başlattı. Başlattı demek doğru değil aslında, yükselterek, ara vermeksizin sürdürdü. Dönem ne gerektiriyorsa, tereddüt etmeksizin yaptı. Ve cezaevi yöneticilerinin
12 illallah dediği, kavgacı bir insan haline geldi. O arada yalnızdı da 12 Eylül le birlikte yanlızlaşmasına rağmen yükselttiği bir kavga var. 12 Eylül ün ilk süreçlerinde, aileleri bile kapsayan yoğun bir gerileme, sinme var çünkü gerçekte AA- O hiç tereddüt etmeksizin varlığını, eylemini sürdürdü. Hasan Şensoy- Sultanahmet Cezaevi Müdürü nün, o dışarıda kavga ettikten sonra gelip, şu ablana birşey söyle, dışarıda bizi mahvediyor, şöyle yapıyor, böyle yapıyor, bak fena olacak, tutuklatacağım diye, bizim dolayımızla onu pasifleştirme çalışmasına dair konuşmalar, sık sık tekrarlanırdı O, hiç bir şekilde tereddüt etmedi. Yükseltti direnişini. 81 de bizim mahkemeler başladığı günlerde, Ahmet Ateşli ekibi bir gün yine evi basıyor. Sanıyorum 6 Haziran günlerine de denk geldi. Savaş halinde düşmana yardım etmek suçlamasıyla, onlara yoğun baskılar yaptılar. Tehditlerini arttırdılar, göz altına aldılar. Metris Direnişi sırasında da aynı şekilde son derece aktif hareket etti. Ziyaretler kısa olduğu için o kısa ziyaretlerde, ancak çok önemli şeyleri konuşabildik. Dışarıda onların yaptıklarını dinleyip öğrenmek, yani pratik destek faaliyetleri hakkında bilgi almak imkanı olmuyordu. Sadece yapılması gerekenlerle ilgili çok kısa ve özlü konuşabiliyorduk. Onlar, o aldıkları mesajlara göre, cezaevindeki direnişin isteklerini anlıyor ve dışarıda da onun yürütücülüğünü layıkıyla yapıyorlardı. Adnan Binbaşı gibi İstanbul Cezaevleri nin en azgın, en fazla ismi çıkmış komutanlarını titreten bir tutum içinde olduğunu, ben kendisinden hiç bir zaman öğrenemedim. İlk olarak hastanede iken bir arkadaşın ziyaretçisinden öğrendim. Başka siyasetlerden olan ve o süreçte hastanede yatan arkadaşlardan duydum. Diğer ziyaretçiler, tutsak arkadaşlarımıza, dışarıda neler olup bittiğini ziyaretlerde anlatıyorlar. Ama biz konuşma imkanı bulamadığımız için, bu konuda da şu an anlatabileceğim fazla şey yok ne yazık ki Öz olarak söyleyeceğim şudur; ziyaret kısa olduğu için yapılanlarla ilgili tartışma ve aktarım imkanımız yoktu. Benim de konumumdan dolayı, sadece cezaevinde yürütülen direnişin, mücadelenin ihtiyaçlarını, bu doğrultuda dışarıda yapılması gerekenleri konuşuyorduk. O da, onları kısa bir süre içinde, kısıtlı şekilde
13 aktarıldıkları haliyle anlayıp, dışarıda aktif uygulayıcısı ve yönlendiricisi oluyordu. Hüseyin Abi mle birlikte O na haksızlık yapmamak lazım. Her zaman bu işin içinde oldu. Didar Abla gibi yoğun ve özverili emek, aktivasyon gösterdi. Hüseyin abim bir hayli politik düşünen, taktik üretebilen bir insandı ve kavgacıydı. Düşündüğünü uygulardı. Ödünsüzdü ve yaşamın maddi bağlayıcılıklarından tümüyle uzak prensipler içinde, ödünsüz bir biçimde var olmuştu. Metris Cezaevinde onların rollerinden dolayı, oynadıkları rolden dolayı, direnişin ilk dönemlerinde, oradaki faşist Emin Yüzbaşı nın, ablana, abine söyle çok fazla şey yapıyorlar, kışkırtıyorlar milleti, onları asarız, keseriz diye tehdit ettiğini, onlara mesaj ileterek pasifleştirme girişimlerinde bulunduğunu hatırlıyorum. İçeride gereken cevabı da ben veriyordum. AA- Dışarda, onlara bütün bunların çok daha fazlası söyleniyordu. Ayrıca fiziki olarak da her türlü işkence ve baskıdan nasiplerini alıyorlardı. Ama onlar, bütün bunlara rağmen hiç bir biçimde gerilemiyorlardı. Didar Abla nın, Adnan Binbaşı nın Metris in Nizamiyesi nde yolunu kestiğini, yakasından tutup arabasından indirerek tir tir titrettiğini biliyoruz. O yılları yaşayan insanlar, O nun, bütün bu zorlu mücadelesi esnasında, çok güzel gülen, insanlara moral aşılayan, onları, kahkahalarını izleyen güçlü ajitasyonlarıyla hareketlendiren, gerektiğinde somut durumun etkili propagandasını yapabilen, çevresindekileri canlandıran, harekete geçiren kimliğini, çok derin izleriyle hatırlıyorlar. Hasan Şensoy- Mücadeleden kaçınanları küfürleriyle tahrik eden, azarlayan, insanları cezaevindeki tutsakların beslenmesi için alışverişe zorlayan, eylemleri organize eden, siz dışarıda yemiyeceksiniz onlara yedireceksiniz diye baskı yapan bir zindan mücadelecisi O 1981 de Metris in içini de tanıdılar. Kısa bir büre yattılar. Böylece savaşımları, sadece zindan önleriyle sınırlı kalmadı. Duvarların ötesini de somut biçimde yaşadılar ve orada da direnişlerini layıkıyla sürdürdüler. 12 Eylül sonrasında, İstanbul Cezaevleri nde yatan devrimci tutsaklar için açılan ilk toplu dava, MLSPB davası oldu ve ilk iddianame de doğal olarak MLSPB iddianamesi idi. Bu iddianameyi, büyük bir karşı propaganda kampanyasıyla yayınladılar ve kamuoyuna duyurdular.
14 Çok sayıda tutukluya idam isteniyordu. Didar Abla, iddianameyi alır almaz hazırlayıcı olarak lanse edilen savcı Faik Tarımcıoğlu nun Selimiye deki makamına, yeğenlerini yanına alarak gidiyor: Siz bu insanların yalnız kaldığını, bunları rahatlıkla idam edebileceğinizi düşünüyorsunuz, ama yanılıyorsunuz! Biz yaşıyoruz. Onları kesinlikle idam ettirmeyeceğiz! Onları idam ettirmek için bu iddianameyi hazırladınız. Onları bitirebileceğinizi sanıyorsunuz, ama onlar bitmiyor, bak yeğenleri var, onları yetiştireceğim, bütün bu yaptıklarınızı anlatacağım ve seni vurdurtacağım, diyor. Çocuklar o zaman 8 ve 6 yaşlarında Böylesine bire bir cebelleştiği insanlar, savcılar, sıkıyönetim komutanları, adli müşavirler, Necdet Üruğ, Haydar Saltık AA- Bu iddianame okununca, mahkemede, hiç unutulmayan ve sık sık ifade edilen bir tepkisi var. Yıllardır dile getirilen ve aile direnişçiliğinin bir sembolü olmuş bu sözlerinde; Çocuklarımızı Öldürtmeyeceğiz diye haykırıyor. Fakat, bütün bunların yanısıra, bu röportajda; daha çok sıradan insan özelliklerinden ve özel ilişki yanlarından hareketle, direnişçiliğin insan karakterindeki biçimlenişini oluşturan salt insan kriterlerini yakalamak istiyorum izninizle Çünkü bir çok şey, buralardan hareketle oluşuyor. İnsanın kimliğindeki özelliklerden başlayan bir tarzda gelişiyor ya da başka mecralara akıyor. Metris te, yıllar süren zorlu mücadelelerden sonra, bir açlık grevinin zaferle sonuçlanmasıyla, açık görüş hakkı da elde edilmişti. O ilk kucaklaşmada siz ne hissettiniz, o ne yaptı? Hasan Şensoy- Biz O nunla aslında hiç yalnız kalamadık Hep kalabalık olduk Hep kalabalıkta olduk 1986 sonlarında Tek Tip Elbise dolayısıyla uygulanan ziyaret yasaklarından sonra Metris e döndük ve bir süre sonra yeniden ziyaretler açıldı. Yani yıllarca süren ısrarlı, ödünsüz bir direnişin sonunda, düşman cephesi gevşedi. Politika değişikliğine gitmek zorunda kaldı. Bize sivil elbiselerimizi yavaş yavaş verdi. Ziyaretler başladı. İlk ziyaretimizde, ben hiç konuşamadım. Sürekli ağladım. Aynı şekilde, o da öyle Uzun süren zorlu bir mücadelenin, birbirimizi göremeden karşılıklı olarak
15 sürdürülmüş bir direnişin başarıyla sonuçlanmış olması, bir dönemin kapanmış olmasıyla birlikte, kavuşmayı yaşamıştık. Siyasi partiler kanunu çıkıp siyasi partiler oluştuğu andan itibaren, siyasi partiler nezdinde cezaevlerine destek faaliyetlerine hız verdiler. Cezaevleri direnişlerimizi, SODEP in oluşumunda ve sonrasında SODEP platformuna, politik platformlara taşımaya çalıştılar. O zamanki bütün toplu gösterilerde, mitinglerde, bu doğrultuda pankartlar açtılar. Cezaevleri sorununu duyurmaya, kamuoyuna yansıtmaya çalıştılar. Daha sonraki süreçte, önemli olan şudur; 12 Eylül sonrası dönemde, o ortamda, gereken tavrı alamayanlar, almayanlar, ilginç bir biçimde, bütün cezaevleri mücadelesine, abartılı bir şekilde sahip çıkmaya çalışmışlardır. Kendilerinden başkalarının direnmediğini söyleyerek çarpıtılmış bir resmi tarih oluşturmaya çalışmışlardır. Polisin elinde ve cezaevlerinin ilk dönemlerinde direnmeyen bu tutsaklarının dışarıdaki yakınları da kaçınılmaz biçimde, onların cezaevlerindeki ilk yıllarının yalpalamalarına parelel bir yalpalama ve tereddüt içindeydiler. Tutsak yakınlarını yargılamak, doğru değildir. Ama sözkonusu tutsakların, tarihi çarpıtma ve tam tersine çevirme, adeta, Osmanlı-TC geleneğinin bir devamı olarak tarihi tersinden yazma geleneklerinin yargılanması, zorunludur. Bugün tersinden bir tarih yazmaya çalışan bu insanlar, içeride en geri noktalarından, teslimiyet olarak tanımlanan tavırların içinden çekilerek, genel direniş sayesinde bir yerlere taşınmıştır. Ama o zorla taşındıkları noktalardan geriye bakarak, herkes postal yaladı, bir tek biz direndik edebiyatı yapmaya başlamışlardır. Ve onlara paralel olarak, doğal bir biçimde, 12 Eylül sonrası dönemde dışarıdaki aileleri de uzun süre, en basit bir dilekçe imzalama eylemine bile katılmaları için, ilk direnişi geliştiren aileler tarafından zorlanmışlar, fakat bu basit ilk tavırlardan bile kaçınmışlardır. Aileler, bu grupların tavırlarını-tavırsızlıkları anlatıyorlardı bize, şikayet ediyorlardı. Biz ise, görevinizdir, ısrarlı olun, kazanın, zamanla onlar da anlayacaktır diyorduk. Bu gerçeği, 12 Eylül sonrasının ilk döneminin doğru anlaşılması açısından bilmekte yarar var ve farklı anlatımlar nedeniyle, aktarmakta zorunluluk var.. Sözkonusu ailelerin de canlandırıcısı, onlar oldular. Hüseyin Abi, Didar Abla, diğer birkaç aile
16 AA- Hüseyin Abi nin çok ciddi bir rolü var o dönemde. Dışarıdaki direnişlerin yürütülmesinde ve örgütlenmesinde birinci dereceden rol oynayan üç beş insandan biri. Canlanmayı zorlayan bir insan. Ve şimdi örgütlerin militanlarının bile kavramakta zorlandığı bir işi kavrayıp yapıyorlar. Nerede en ufak bir muhalefet, bir kıpırdanma olsa, hemen orada, kendi talepleriyle ve onların eylemlerini destek için yer alıyorlar. Hasan Şensoy- Sadece muhalefet etmek çerçevesinde değil. Egemen partilerin, ANAP gibi bir partinin bile nefes alışından dahi bir şeyler çıkarmak istiyorlar. Hangi parti, en basit bir şekilde, sadece ortamı istismar için, hümanizmden, insancıllıktan, demokrasiden söz ettiyse, onların o demogojisinden yararlanarak, sürdükleri demokratik mücadele için bazı sonuçlar almaya çalışmışlardır. Onların en merkezi kademelerine kadar, heyetler oluşturarak gitmiş ve istemleri doğrultusunda diyaloglara girmişlerdir, bu güçleri zorlamışlardır. Ve onların o çabaları sayesindedir ki, ANAP içinde dahi bazı milletvekilleri, bu yoğun baskılardan etkilenerek zaman zaman cezaevleri için olumlu şeyler yapmışlardır. ANAP ta bir çok kademeyi etkilemişlerdir. Hücre tipi cezaevleri uygulamasıyla ilgili olarak, cezaevlerinin sivil sürece geçişiyle ilgili olarak, düşman cephesini çatlatmak ve oradan destekler yaratmak konusunda, oldukça başarılı bir çalışma yürütmüşlerdir. AA- Tavırlarında, müthiş bir caymazlık, direniş ve inat var. Müthiş bir emek var. Yılmama var, hesapsızlık var. Daha sonraki yıllarda analardan biri anlatıyordu. Didar Abla, çok ileri yaşlarda, 50 li yaşlarda o kadar çok ve kesintisiz koşturuyor ki, geceyarıları eve geldiklerinde, tabanları şişiyor. Fakat ertesi gün yapmak zorunda oldukları çok fazla şey var. Görüşmeleri, eylemleri, direnişleri var. Kendisini, tabanlarını oklavayla dövdürerek rahatlatmaya çalışıyor ve ertesi günün sabahı erkenden yeni bir eylem için yola koyuluyorlar. Bu süreçte, cezaevleri direnişleri cerçevesinde, 12 Eylül sonrasının ilk eylemcileri olan bu ellili yaşlardaki insanların, yaşamın bütün diğer alanlarına müdahale etme tavırları da var. Bütün kıpırdanışlara koşma yüreklilikleri var. Muhaliflerin bütün gereksinimleri için var olma, çözüm üretme dinamizmleri var. Yıl, Bir yasadışı eylem sonrasında, izlenmeye alınan bir grup devrimcinin içinde bulunan bir bayan, 12 Eylül öncesinden tanıdığı bir arkadaşının evine
17 giriyor. Evde sadece bir bayan ve bir küçük çocuk var. Küçük çocuk çok hasta, ateşler içinde kavruluyor. Oraya, bir takip sonucu, gizlenmek için giren bayan devrimci, bir başka bayanın ve çocuğun çaresizliğine çözüm getirmek zorunluluğu ile karşı karşıya kalıyor. Çare, yine Didar Abla dır Çocuk Didar Abla ya götürülüyor. Didar Abla çocuğu vakit geçirmeksizin doktora götürüyor ve tedavi ettiriyor. Didar Abla, bütün bunların yanısıra, daha o yıllarda mücadelenin içine giren, mücadeleyi bölmeye, parçalamaya çalışan sınıf dışı unsurlarla mücadele etmek gibi bir zorlu yöntemin de içinde buluyor kendini O na, belki de en zor gelen, bu insanlarla uğraşmak, onların ne için olduğu, neden olduğu henüz belirsiz tavırlarına karşı mücadele etmek oluyor. Objektif olarak oğlu, O nun yakını gibi işkencede olan, eşi, idama mahkum olan bu insanların mücadeleyi ilk bakışta anlaşılmaz biçimde geri çekmeye ilişkin tavırlarına karşı savaşmak, kuşkusuz O nun için de, mücadelenin en zor yönlerinden biri oluyor. Aynı insanlar, bildik yöntemlerle, O nu yıpratmaya çalışıyorlar. Anlamıyor. Nedenini kavrayamıyor. Ama, kişiliğindeki sağlam direnişçi özelliklerin kararlılığıyla, neden bu şekilde tavır aldıklarını bir türlü anlayamadığı bu garip insanlara karşı da tavır almakta, hem de en kararlı bir biçimde tavır almakta tereddüt etmiyor. Mücadelelerin bir adım daha ileriye götürülmesi, belki de biraz bu düz insan algılarından, O insanların tereddützüz tavır alışlarından yola çıkacaktır. Daha önceki örneklerinde olduğu gibi Fazlaca politik taktik, stratejik, hesaplamalar, bizi tarihin gerisine mi atıyor acaba? Tekrar sürecin pratiğine dönersek, özellikle 12 Eylül den sonraki cezaevleri mücadelenizde, direnişinizde, çok fazla açlık grevleri oluyordu. Bu esnada Didar Abla nın tavrı nasıl oluyordu? İlk açıkladığınız zaman, sürecin gelişimde, sözgelimi sizin o mide kanaması geçirdiğiniz grevde neler yapmıştı? Hasan Şensoy- Hiçbir zaman, yapma etme, kendini esirge gibi bir tepkisi olmadı. Yaptığımız herşeyin yapılması gerekenler olduğunu biliyordu. Bu anlamda bir karşı çıkışı olması söz konusu değildi. Bazen en fazla şunu derdi: Siz kendinize birşey yapmayın, biz dışarda yapalım. Ne gerekiyorsa biz yapalım. Siz zarar görmeyin, biz görelim gibi. Bu içerikteki sözlerle tepkisini ifade ediyordu.
18 AA- O nun, bir tren yolculuğu esnasında trenden atılarak öldürülmek istendiği, bu tarzda bir komployla karşılaştığını biliyorum. Sözkonusu öyküyle ilgili bildiklerinizi anlatır mısınız? Hasan Şensoy- Yine Cezaevleri Direnişleriyle ilgili olarak yaptıkları bir Ankara mekiklerinden birinde, ailelerden Şükriye Nazari ile beraberken, bir ara bir fırsat buluyor birisi, O nu trenden aşağıya atmaya çalışıyor. Son süratle giden trenden İtişip kakışıyorlar, kurtuluyor. Bunları, sözkonusu ailelerle konuşmanız gerekir daha çok AA- Haklısınız. Son olarak, izninizle, Didar Abla nın ölümünü nasıl duyduğunuzu ve o anı nasıl yaşadığınızı eğer mümkünse dinlemek istiyorum? Hasan Şensoy- Ankara yürüyüşüne gideceklerdi. Cezaevleriyle ilgili bir genelgeye karşı çıkılması gerekiyordu. Cezaevlerinin askeri yönetimden sivil yönetime geçişi ile ilgili bir kampanyaydı. O süreçte Adalet Bakanı olan Oltan Sungurlu nun yayınladığı bir genelge vardı. Biz, süresiz açlık grevi, dönüşümlü süresiz açlık grevi sürecindeydik. Aileler de destek için dışarıda bir hayli aktif faaliyet yürüttüler. O arada da, Ankara ya gitme kararı almışlardı. Ankara ya gittiler. Gideceklerini biliyoruz. Ertesi gün, sabah erkenden ziyarete çağrıldım. Normal ziyaret başlamadan epeyce önce Bir olağanüstülük olduğunu sezdik ama ne olduğunu anlamadım. Yine cezaevleriyle ilgili bir sözcülük, haberleşme işi vardır diye düşündüm. Çünkü bazen öyle oluyordu. Gittim, bizim davadan yargılanan arkadaşların, cezaevleri mücadelesinde aktif olan ailelerinden bir kaç kişi, Metris Cezaevi nin ziyaret yerinde, ama mazgaldaydılar. Birşeyler sezdim. Kötü bir haber geldiğini sezdim. Onlar, Didar Abla nın öldürüldüğünü söylediler Kısaca konuştuk. Tamam dedim. Avukatımız Nebi Barlas Ağabey de vardı. Koğuşa geri döndüm. Arkadaşlara söyledim. AA- Ne hissettiniz ilk duyduğunuz anlarda, koğuşa giderken, o uzun koridorlarda yürürken? Hasan Şensoy- Öfke! Kaybetme hissi, birşeyler yapamama çaresizliği.
19 Ondan sonra da zaten pek yalnız kalmadım. AA- Kabullenmeme hissi yaşadınız mı? Hasan Şensoy Sanki olmamış gibi Yaşadım. Şimdi bile, güzel bir şey gördüğüm zaman, keşke o da olsaydı diye düşünüyorum. Bir yarım yokmuş gibi hissettiğim anlar oluyor. Eksikliğini şiddetle hissettiğim anlar Eylül 1998
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de
OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ
OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi
2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU
2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 1 Av.Dr. M. SEZGİN TANRIKULU İSTANBUL MİLLETVEKİLİ GİRİŞ 2015 yılı Ağustos ayından itibaren tekrar başlayan çatışmalar Türkiye tarihinde eşi az görülmüş bir yıkıma, sayısız
FETÖ elebaşının ByLock'taki 'yeğen' grubu
FETÖ elebaşının ByLock'taki 'yeğen' grubu FETÖ'nün kripto haberleşme uygulaması ByLock'a dair her geçen gün yeni bir gelişme yaşanıyor. Deşifre edilen binlerce kullanıcı arasında teröristbaşı Gülen'in
ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.
ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya
Cumhuriyet Halk Partisi
1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı
TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.
TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi
İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012
15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene
Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken
Engin Deniz İpek 21301292 Üniversite Üzerine Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken formüllerden ya da analitik zekayı çalıştırma bahanesiyle öğrencilerin önüne
GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR
GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR.YAPTIĞIN İŞİ ADAM GİBİ YAPMAYI VE GELİŞİMİN ÖNEMİNİ ONUN HAYATINDA ÖĞRENDİM SORU-Bize kısaca kendinizi
Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor.
Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor. İşçi Cephesi: Direnişiniz nasıl başladı? Kazova dan bir işçi: Bizim direnişimiz ilk önce 4 aylık maaşımızı, kıdem ve tazminat
Nasuh Mitap ı Ankara dan tanırım. Kendisi hakkında bir şey yazmayacağım.
Nasuh Mitap ı Ankara dan tanırım. Kendisi hakkında bir şey yazmayacağım. Cenaze namazıyla yapılan cenaze törenine bir kere daha canım sıkıldı da diyemeyeceğim Devrimcilerin bu türlü davranışlarına alıştık
Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi
Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi 1990 yılında Latin Amerika'nın ada ülkesinde bir grup Müslüman ülkedeki yönetimi ele geçirmek için silahlı darbe girişiminde bulunmuştu.
Silahlı propagandanın amacı her şeyden önce bu suni dengenin bozulmasıdır. Şimdi hepimizin bildiği bu teoriyi Mihrac Ural ın durumuna tercüme edelim:
Hemen başlangıçta belirteyim: Bu yazı Mihrac Ural ile ilgilidir. Suni denge ile Mihrac Ural ın ne ilgisi var? diye düşünüyorsanız, okuyunca görürsünüz. Suni dengenin tanımını biliyorsunuz: Halkta potansiyel
Hava-İş: İşten atılanlar işe alınana kadar mücadeleyi bırakmayacağız!
Hava-İş: İşten atılanlar işe alınana kadar mücadeleyi bırakmayacağız! Havacılık sektörüne grev yasağı getiren yasa tasarısı mecliste onaylandı. Hava-İş Sendikası, yasa mecliste görüşülmeye başlanmadan
Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.
Bu kitapçığı, büyük olasılıkla kısa bir süre önce sevdiklerinizden biri size cinsel kimliği ile biyolojik/bedensel cinsiyetinin örtüşmediğini, uyuşmadığını açıkladığı için okumaktasınız. Bu kitapçığı edindiğiniz
Güzel Bir Bahar ve İstanbul
Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.
CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı
CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Örgütü Yalıkavak Mahalle Temsilciliği tarafından geniş katılımlı birlik ve dayanışma
Sayın Başkanım, Sayın Müdürüm, Protokolümüzün Değerli Mensupları, Çok kıymetli Hocalarım, Değerli Öğrenci Arkadaşlarım, Velilerimiz
Sayın Başkanım, Sayın Müdürüm, Protokolümüzün Değerli Mensupları, Çok kıymetli Hocalarım, Değerli Öğrenci Arkadaşlarım, Velilerimiz ve Özellikle Canım Annem 1 Üniversite tercihlerini yaptığımız zaman,
HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR
BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı
ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI
ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM
Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz
Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden
A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:
A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.
19 GİRİŞ 19 Dört Duvar Arasında 'Sürek Avı'
İÇİNDEKİLER 4. BASKIYA NOT 13 19 GİRİŞ 19 Dört Duvar Arasında 'Sürek Avı' BÖLÜM 1 29 1) İSTANBUL CEZAEVLERİ 29 Eylül Erken Geldi 34 Bir Garip Firar Girişimi 35 Tutuklulara Yaylım Ateş 37 Uykulu Günler
iyi günler sevgili ilk yar'larımızın değerli dostları, Bugün geçmişlere gideceğiz, çünkü yakınlarda kulaklarını çok çınlatmıştık... Ne kadar güzel bir örnek çalışmaydı öğretmenlerimizin sevgili Ahmet Hocamızın
2006 Yılı Türkiye Đnsan Hakları Đhlalleri Bilançosu
2006 Yılı Türkiye Đnsan Hakları Đhlalleri Bilançosu YAŞAM HAKKI ĐHLALLERĐ Yargısız Đnfazlar 44 914 Toplumsal Gösterilere Müdahalede Aşırı Güç Kullanımı 12 869 Dur ihtarı na Uymama ve Silah Kullanma Yetkisinin
22 İL Hane Ziyaretleri-2015 Sonuçları. Katılan kişi sayısı: 22864
22 İL Hane Ziyaretleri-2015 Sonuçları Katılan kişi sayısı: 22864 Görüşmenin yapıldığı dil Sayı % Türkçe 19562 85,6 Kürtçe 3252 14,2 Zazaca 15 0,1 Arapça 35 0,2 Rusça 0 0,0 Farsça 0 0,0 Diğer 0 0,0 Toplam
Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya
Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki
Tarih:. Yer:. Katılımcı numarası:... Sosyolinguistik Görüşme 1) İsim:.. Cinsiyet: Meslek:.. Doğum tarihiniz:.. Yaşınız:.. Milliyetiniz:.
Sosyolinguistik Görüşme 1) İsim:.. Cinsiyet: Meslek:.. Doğum tarihiniz:.. Yaşınız:.. Milliyetiniz:. 2) Nerede doğdunuz? Yer:. Bölge:. Eyalet: Ülke:... 3) Tamamladığınız en yüksek okul derecesi nedir? a.
Yazan : Osman Batuhan Pekcan. Ülke : FRANSA. Şehir: Paris. Kuruluş : Vir volt. Başlama Tarihi : Bitiş Tarihi :
Yazan : Osman Batuhan Pekcan Ülke : FRANSA Şehir: Paris Kuruluş : Vir volt Başlama Tarihi : 4.7.2017 Bitiş Tarihi : 9.8.2017 E-posta : [email protected] Herkese Paris ten selamlar. Dün itibariyle 1
SORU-- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
İşitme Engelliler Milli Hentbol Takımının en genç oyuncusu Mustafa SEMİZ : Planlı çalışarak, disiplinli çalışarak zamanını ve gününü ayarlayarak nerede ve ne zaman is yapacağıma ayarlarım ondan sonra Her
Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler.
ENGİN VE İKİZLER ALIŞ VERİŞTE Hastane... Dr. Gamze Hanım'ın odası, biraz önce bir ameliyattan çıkmıştır. Elini lavaboda yıkayarak koltuğuna oturur... bu arada telefon çalar... Gamze Hanım telefon açar.
Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam
Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen
Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım
Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa
"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."
Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir
MAYIS 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili
MAYIS 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık CHP İlçe Yönetim Kurulu ve Belediye
A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:
A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.
ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.
SOKAK - DIŞ - GÜN ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. Batu 20'li yaşlarında genç biridir. Boynunda asılı bir fotoğraf makinesi vardır. Uzun lensli profesyonel görünşlü bir digital makinedir. İlginç
Pirinç. Erkan. Pirinç (Garson taklidi yaparak) Sütlükahve söyleyen siz değil miydiniz? Erkan
1. Sahne (Koruluk. Uzaktan kuş cıvıltıları duyulmaktadır. Sahnenin solunda birbirine yakın iki ağaç. Ortadaki ağacın hemen yanında, önü sahneye dönük, uzun ayaklık üzerinde bir dürbün. Dürbünün arkasında
Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış
Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman
Niğde Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencisi Esra Yardım Öğrenciler iletişimi sevmiyorlarsa sadece yerinde sayarlar
Niğde Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencisi Esra Yardım Öğrenciler iletişimi sevmiyorlarsa sadece yerinde sayarlar SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?
CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY
CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen, 29 Kasım Pazar günü yapılacak olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Kongresinde ilçe başkanlığına tekrar aday olduğunu
Cüneyt Özdemir de halkın, işçilerin, öğrencilerin sorunlarını programına taşıyor ve ayrıcalığını gösteriyor. Teşekkürler Cüneyt Özdemir.
DİRENİŞİN 109. GÜNÜ 26 Ekim 2010 Bugünlerde çok sık misafirim var. Gün uzadıkça gelenler artıyor. İlk defa bir arkeolog ziyaretçim vardı. O da işsizdi. Uzun zamandır gelmek istiyormuş. Nasıl giderim diye
zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,
ADIN YERİNE KULLANILAN SÖZCÜKLER. Bakkaldan. aldın?
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ismin yerini tutan bir sözcük kullanılmıştır? A) Onu bir yerde görmüş gibiyim. B) Bahçede, arkadaşımla birlikte oyun oynadık. C) Güneş gören bitkiler, çabuk büyüyor.
ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü
ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden
Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08
Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar
BİMEKS B.B.Bodrumspor a Teknoloji Sponsoru Oldu
BİMEKS B.B.Bodrumspor a Teknoloji Sponsoru Oldu B.B. Bodrumspor ile Ortakent Yahşi mahallesinde bulunan Bimeks Teknoloji Mağazaları arasında sponsorluk anlaşması yapıldı. B.B. Bodrumspor un Gümbet Mahallesinde
Öğrenci velileriyle ne zaman kardeş kıskançlığı ya da kardeş kavgaları konusunda bir görüşme yapsam iki şey hayalimde canlanır.
Öğrenci velileriyle ne zaman kardeş kıskançlığı ya da kardeş kavgaları konusunda bir görüşme yapsam iki şey hayalimde canlanır. Birincisi; çocuklarımın beni çileden çıkardıkları günün ardından birinin
En büyük gücümüz teşkilatlarımız
En büyük gücümüz teşkilatlarımız Temmuz 28, 2012-11:30:21 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''10 yıldan beride bu tarihe layık olmak için takımımızın başı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde
12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN
12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın
Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor
Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon un davetiyle Bodrum a gelen Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor. Van Mustafa Cengiz Ortaokulu Mor Menekşeler
Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap
Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Şizofreninin nasıl bir hastalık olduğu ve şizofrenlerin günlük hayatlarında neler yaşadığıyla ilgili bilmediğimiz birçok şey var.
Okul fobisi nasıl gelişir?
Eğer bir kelimenin sonuna "fobi" eklenmişse, hemen bir şeylerden korkulduğunu düşünürüz. Ancak okul fobisi gelişen çocukların okula gitmek istememelerinin tek nedeni okuldan korkmaları değil. Çocuğa bu
DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT
ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM
HASAN KABLI GÖREVE BAŞLADI, PERSONEL İSTİFA DİLEKÇESİ VERDİ
HASAN KABLI GÖREVE BAŞLADI, PERSONEL İSTİFA DİLEKÇESİ VERDİ 9 Şubat Pazar günü gerçekleştirilen seçimler ile Bodrum Şöförler ve Otomobilciler Esnaf Odası başkanı seçilen Hasan Kablı, Aytekin Çanakcı dan
Diğer: Diğer:... Diğer:...
Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz
YOLSUZLUK ALGI ARAŞTIRMASI
YOLSUZLUK ALGI ARAŞTIRMASI Özel Sektör Araştırma Sonuçları Araştırma Kurgusu Araştırmanın amacı: İş dünyası nezdinde etik, itibar ve yolsuzluk gibi kavramların nasıl algılandığını ölçmektir. Araştırmada
İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR - Genç Gelişim Kişisel Gelişim
SİVAS BELEDİYESİ İŞARET DİLİ EĞİTMENİ MUSTAFA EPİK. İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR. İŞBİRLİĞİ İÇİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR MUTLAKA BAŞARILI OLACAKTIR SORU- Bize kısaca kendinizi
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2017 YILI İLK 3 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU BİLANÇO 05 MAYIS 2017 İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2017 YILI İLK 3 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU BİLANÇO 05 MAYIS 2017 İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ -AÇIKLAMA- Bu raporda yer alan veriler ve verilere
Sosyolinguistik Görüşme. 1) İsim:.. Cinsiyet: Meslek:.. Doğum Tarihiniz:.. Yaşınız:. Milliyetiniz:.
Sosyolinguistik Görüşme 1) İsim:.. Cinsiyet: Meslek:.. Doğum Tarihiniz:.. Yaşınız:. Milliyetiniz:. 2) Nerede doğdunuz? Yer:. Bölge:. Eyalet: Ülke:... 3) İkamet (yaşadığınız) ettiğiniz şehir... yılından
NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.
Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci
Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi
Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi Yedi yaşındaki otizmli Eymen Şen, 10 okuldan geri çevrildikten sonra bir okul bulabildi. O tek örnek değil. Türkiye de 0-18 yaş arasında 350 bin otizmli çocuk var.
Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!
Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,
Samed Behrengi. Püsküllü Deve. Çeviren: Songül Bakar
Samed Behrengi Püsküllü Deve Çeviren: Songül Bakar Samed BEHRENGİ Azeri asıllı İranlı yazar Samed Behrengi, 1939 da Tebriz de doğdu. Öğretmen okullarında öğrenim gördükten sonra Tebriz Üniversitesi İngiliz
I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS
I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMİ BİR DERS Genç adam evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara
Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!..
BABAN GELİRSE ÇAĞIR BENİ OĞUL.. Çanakkale destanının 99. yıl dönümünü yaşadığımız günlere saatler kala yine bir Çanakkale k ahramanının hikayesiyle karşınızdayım.. Değerli okuyucular; Hak için, Hakikat
Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.
PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye
22 İL. Hane Ziyaretleri 2015 Raporu
22 İL Hane Ziyaretleri 2015 Raporu 2015 yılı içerisinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan 22 ilde 22864 kadın evlerinde ziyaret edilerek onlara aileleri, evlilikleri ve çocuklarıyla ilgili
Manisa İl merkezinde Yaşayan Kadınların Aile İçi Şiddete İlişkin Görüşleri, Deneyimleri ve Etkileyen Faktörler
Manisa İl merkezinde Yaşayan Kadınların Aile İçi Şiddete İlişkin Görüşleri, Deneyimleri ve Etkileyen Faktörler Celal Bayar Üniversitesi kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (CBÜKAM) Araştırmanın
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2017 YILI İLK 6 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU -BİLANÇO-
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2017 YILI İLK 6 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU -BİLANÇO- 21 TEMMUZ 2017 İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ -AÇIKLAMA- Bu raporda yer alan veriler ve verilere
Sabah erken saatlerde de koğuşlara baskınlar yapılarak sürgüne gönderilecekler toplanmaya başladı ve sıra bizim koğuşa gelmeden isyan başladı.
Başlarken önceki yazıdaki bir hatayı düzelteyim: İbrahim sabaha karşı değil gece yarısı sayım bahanesiyle koğuş dışına çağrıldığını ve hemen alınarak sürgüne gönderildiğini iletti. O sırada koğuş içlerinden
Biz beyaz yakalılarız. Günümüzün çoğu plazalarda geçer. 9-6, 9-9, bazen de ne kadar giderse o kadar çalışırız. Adımız aynı zamanda kimliğimiz.
Biz beyaz yakalılarız. Günümüzün çoğu plazalarda geçer. 9-6, 9-9, bazen de ne kadar giderse o kadar çalışırız. Adımız aynı zamanda kimliğimiz. Beyazız. Bir rengin tarafı değiliz. Elimizden geldiğince iyilik
Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.
İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan
ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ
ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες
Sevgili Anne ve Babalar;
Sevgili Anne ve Babalar; Rehberlik ve psikolojik danışma servisi, okulumuzda öğrenim gören tüm öğrencilerimizin yaş dönemine özgü gelişim süreci içerisinde karşılaştıkları güçlükleri sorun haline dönüşmeden
HAKAN ÇAVUŞOĞLU: YUNANİSTAN İÇİN ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA HER ZAMAN HAZIRIZ" Cumartesi, 04 Kasım :31
Video izle: http://www.dailymotion.com/video/x67kzj3 Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti olarak üzerimize düşen bir şey varsa bu noktada burası için, Yunanistan için elimizi taşın
3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri,
3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ 9.11.2017 Sayın Bakanım, STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri, 1 İş Dünyamızın Değerli Temsilcileri, Kıymetli Basın Mensupları, Global
yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde
otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur
2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...
ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?
Benimle Evlenir misin?
Benimle Evlenir misin? Bodrum sokakları ilginç bir evlenme teklifine daha sahne oldu. Bodrumlu genç kaptan Ali Özbaylan 9 yıl önce tanıştığı kız arkadaşı Tuba Cihat a, Milta Marina da bulunan bir kafede
TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER
TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul [email protected] SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011
19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ
19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI 19.09.2014 Bugün 19 Eylül. Bugün bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütü TMMOB nin mücadele dolu tarihi açısından
KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA
KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini
EĞİTİME İLK ADIM MODERN PDR
EĞİTİME İLK ADIM MODERN PDR HAYATIMIZDA YENİ BİR SAYFA AÇILIYOR Bu başlangıç hem çocuğunuzun hem de sizlerin hayatında yepyeni bir dönemin başlangıcı... Okul öncesi ve ilkokula başlama döneminde çocuk
Sakine Cansız 1991 Mayıs sonunda Şam a gitti.
Sakine Cansız 1991 Mayıs sonunda Şam a gitti. Yaklaşık olarak bir yıl kadar Bekaa vadisinde kaldı. Ardından Güney Kurdistan a gönderildi. Beş yıl dağda yaşadı. 1996 Yılında Şam a geri çağrıldı, bir buçuk
SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Bugüne kadar nerelerde görev aldınız?
Reşadiye Öğrenci Meclisi Başkanı Yücel Bolat: Asla kin tutamam bana yapılan kötülüğü unutur geleceğe bakarım geçmişe takılmam. Bu davranışlarım da bana çok dost kazandırdı iletişimimi geliştirdi. SORU-
2016 YILI İLK 9 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2016 YILI İLK 9 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU -BİLANÇO- 19 EKİM 2016 İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ YAŞAM HAKKI İHLALLERİ ÖLÜ YARALI YARGISIZ İNFAZ (Keyfi
Akhisarlı Hakkı Baba, 1934 yılında Akhisar da doğdu. Ailesi Aslen Makedonya nın PİRLEPE şehrinden gelmiş Arnavut kökenli bir ailedir.
1934 -. Akhisar dan Akın - Hakkı Babayı Anlatıyor- : Akhisarlı Hakkı Baba, 1934 yılında Akhisar da doğdu. Ailesi Aslen Makedonya nın PİRLEPE şehrinden gelmiş Arnavut kökenli bir ailedir. Hakkı Baba 18
AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE
Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY
ÖZEL ANAKENT İLKOKULU. 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ
ÖZEL ANAKENT İLKOKULU 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ FEDAKARLIK & YARDIMSEVERLİK 02.05.2014 3K Yardım Kampanyamızla Kardeş Okulumuza
(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı
2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle
Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.
Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2
> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik
KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...
BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU
BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri
EDEBİYATIN İZİ 86. İZMİR ENTERNESYONAL FUARI NA DÜŞTÜ
EDEBİYATIN İZİ 86. İZMİR ENTERNESYONAL FUARI NA DÜŞTÜ Oya Baydar, Mine Söğüt, Özcan Yüksek, Ercan Kesal, Arif Keskiner ve Melih Güneş konuklarla sohbet etti 86. İzmir Enternasyonal Fuarı nda bu yıl ilk
MERAKLI KİTAPLAR. Alfabe
MERAKLI KİTAPLAR Alfabe Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya
14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ
TÜRK-İŞ Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ 25-27 Mayıs 2012 Nova, İbis Hotel - İstanbul Oturumlar Panel
Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım.
Meraba, Ben Asena Ünğan. 19 yaşındayım. 1-22 Eylül 2016 tarihinde Güney Kore'de, Incheon, Seoul,Jeonju,Gyeonju ve Busan da bulundum. Güney Kore topraklarına sevdam 9 yaşında iken, Taekwondo ile başladı.
ORGANLARI 5 KİŞİYE HAYAT VERDİ
Organ bağışı BODRUM BAHÇEŞEHİR KOLEJİ NDE ORGAN BAĞIŞI VE NAKLİ KONULU SEMİNER DÜZENLENDİ Bodrum Bahçeşehir Koleji Ortaokul öğrencileri, Fen ve Teknoloji dersi kapsamında Bodrum Acıbadem Hastanesi Anestezi
