Millî iradenin zaferi: 15 Temmuz

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Millî iradenin zaferi: 15 Temmuz"

Transkript

1 Eylül 2016 //// HAKİMİYET MİLLETİNDİR 39 Millî iradenin zaferi: 15 Temmuz Meclis in bombalandığı kara gece...36 TBMM tek yürek, tek vücut...44 Demokrasi nöbeti Yenikapı da taçlandı ISSN

2

3 Eylül 2016 Sayı: 39 Fiyatı: 20 TL/Kurum ve kuruluşlar için: 30 TL Yerel süreli yayın ISSN Büyükharf Bas. Yay. Tan. Dan. ve Org. Ltd. Şti. adına TPB Parlamento Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Eren Safi Yayın Koordinatörü Erbay Kücet Editör Songül Baş Yazı İşleri Burçin Armutlu Çağla Taşkın Elif Erdem Enver Uygun Gökçe Doru Nehir Öztürk Neşe Sarıdoğan Nil Özben Orhan Gülenay Pınar Çavuşoğlu Sena Kılıç Zeynep Yiğit Katkıda Bulunanlar Dr. Ahmet Tetik Hakan Arslanbenzer Dr. Polat Safi Tasarım Evrim Uluçay Sinan Günçiner TÜRK PARLAMENTERLER BİRLİĞİ GENEL BAŞKAN Nevzat PAKDİL 22, 23, 24. Dönem Kahramanmaraş Milletvekili YAYIN KURULU Yahya AKMAN 21, 22, 23, 24. Dönem Şanlıurfa Milletvekili Cahit BAĞCI 23, 24, 25. Dönem Çorum Milletvekili Kadir Ramazan COŞKUN Genel Sekreter 19. Dönem İstanbul Milletvekili İlknur İNCEÖZ Aksaray Milletvekili Alpaslan KAVAKLIOĞLU Niğde Milletvekili Ömer Faruk ÖZ Genel Sayman 23. ve 24. Dönem Malatya Milletvekili Ramazan Kerim ÖZKAN 22, 23, 24. Dönem Burdur Milletvekili Genel Koordinatör İsmail Demir Yayımlanan yazıların hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir. Makul alıntılar dışında izinsiz iktibas yapılamaz. YAPIM Büyükharf Bas. Yay. Tan. Dan. ve Org. Ltd. Şti. Uğur Mumcu Cad. 89/8 Çankaya/ANKARA T: F: BASKI Özel Matbaası Basım Yeri: Matbaacılar Sanayi Sitesi Sokak No: 6 İvedik/Ostim/ANKARA T: Basım Tarihi:

4 EYLÜL 2016 İÇİNDEKİLER 06 MİLLÎ İRADENİN ZAFERİ 15 TEMMUZ Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milletimizin dik duruşu nesiller boyunca takdirle anlatılacak TBMM Başkanı Kahraman: Temmuz gecesi Meclisimizi açarak birlik ve beraberlik içinde demokrasiye sahip çıktık 36 MECLIS IN BOMBALANDIĞI KARA GECE 30 Başbakan Yıldırım: Bu aziz milletin bir ferdi olmaktan bir kez daha gurur duydum

5 54 TPB GENEL BAŞKANI NEVZAT PAKDIL: MILLET IRADESINE EL KOYMAK KIMSENIN HAKKI VE HADDI DEĞILDIR 78 SİYASİ PARTİ GRUPLARI DARBE GİRİŞİMİNİ KINADI 100 TÜRK DEMOKRASISINE INEN ILK DARBE: 27 MAYIS BAŞKAN IN MESAJI 62 SAAT SAAT MILLÎ ZAFER 66 MILLETVEKILLERINDEN 15 TEMMUZ DEĞERLENDIRMELERI 70 DARBE GECESİNİ BÖYLE YAŞADILAR 77 VATANDAŞLAR NE DIYOR? 84 CAHIT BAĞCI: BÜTÜNLEŞTIK, MILLET OLDUK 86 O GECEYE TANIKLIK EDEN HABERCILER 93 VATANDAŞLAR NE DIYOR? 94 MILLETVEKILLERINDEN 15 TEMMUZ DEĞERLENDIRMELERI 104 YAŞAR KARAYEL: MILLETIMIZ DEVLETINE VE DEMOKRASIYE SAHIP ÇIKMIŞ, HALKIN GÜCÜ TANKIN GÜCÜNÜ YENMIŞTIR 122 SOSYAL MEDYA GÜNLÜKLERI 44 TBMM TEK YÜREK, TEK VÜCUT DIYANET IŞLERI BAŞKANI PROF. DR. MEHMET GÖRMEZ ILE SÖYLEŞI 112 DEMOKRASI NÖBETI YENIKAPI DA TAÇLANDI

6 BAŞKAN IN MESAJI DARBE KARANLIĞINDAN DEMOKRASİ AYDINLIĞINA Nevzat Pakdil Türk Parlamenterler Birliği Genel Başkanı 22, 23, 24. Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Temmuz 2016 gecesi ülkemiz bir büyük badire 15 atlattı. Peygamber ocağı dediğimiz, canımızı emanet ettiğimiz ordumuzun içinde yuvalanmış bir grup terörist, milletin alınteriyle alınmış silahları milletin sinesine doğrulttu. Balkan Savaşları nda, Cihan Harbi nde, Yunan işgalinde düşman ordularının bile sivil halkımıza yapmadığı muameleyi Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) mensupları gözlerini kırpmadan gerçekleştirdi. Meşru hükümeti devirerek Türkiye yi dış güçlerin emrindeki sözde liderlerine teslim etmek isteyen caniler, demokrasiye sahip çıkmak üzere meydanları dolduran silahsız insanlara ateş etti, tankları üzerlerine sürdü, havadan bomba yağdırdı. Darbeci askerlerin kanlı saldırılarını sürdürdüğü kara gecede milletimiz ve onun iradesinin tecelligahı Gazi Meclisimiz ise asırlarca unutulmayacak bir destan yazdı. Ne var ki yaşanan acılar akla Kurtuluş Savaşı nın ardından İstiklal Marşı nı yeniden yazması teklif edilen merhum Mehmet Âkif in şu sözünü getiriyor: Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın. Türkiye, ne yazık ki, caddelerde tankların yürüdüğünü, askerî uçakların alçak uçuş yaptığını daha önce de gördü. 27 Mayıs 1960 sabahı çoğunluğunu düşük rütbeli subayların oluşturduğu bir cuntanın ele geçirdiği tanklar sokağa çıkmış, askerler seçimle gelmiş hükümeti devirmiş, TBMM yi kapatmış, böylece ülkemiz askerî darbelerle tanışmıştı. 27 Mayıs ın sonuçları çok ağır oldu. Demokrasi getirdiğini söyleyen ve Başbakan Adnan Menderes i diktatörlükle suçlayan darbeciler, Başbakan la birlikte Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu yu idam etti. Demokrasimize çalınan bu kara lekeyi unutmayan milletimiz darağacında can veren şehitlerini her zaman gönlünde yaşattı. 12 Mart 1971 de askerler bu kez silahlı müdahale tehdidiyle dikildi demokrasinin karşısına. Meşru hükümeti istifaya zorlayan muhtıra maalesef yüce Meclis in kürsüsünde okundu. TBMM içinden hükümet kurulmasına izin vermeyen askerlerin atadığı bakanlarla oluşmuş kabineler Türkiye de kalkınmanın ve istikrarın önüne set çekti. Bu süreçte ilan edilen sıkıyönetimle binlerce kişi takibata uğradı, haksız cezalara çarptırıldı, işinden edildi, işkence gördü. 12 Eylül 1980 deyse izleri yıllarca silinmeyecek acılara sebep olan darbe yaşandı. Yine TBMM kapatıldı, insanların temel hak ve özgürlükleri kısıtlandı, basın susturuldu, devlet mekanizması işlemez hale geldi yılında yargılanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nı ve TBMM yi ortadan kaldırmaya, Meclis in görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılan ve orgenerallik rütbesinin erliğe düşürülmesine karar verilen Kenan Evren in hafızalardan çıkmayan Asmayalım da besleyelim mi? söylemi ve bir sağdan, bir soldan prensibiyle onlarca mahkum idam edildi. Gözaltında kaybolan, işkencede hayatını kaybeden yüzlerce vatandaşımızın yanı sıra bir neslin travmalarla yetişmesine neden olan 12 Eylül den 17 yıl sonra, 28 Şubat sürecinde tanklar tekrar sokağa çıktı. Demokrasiye balans ayarı yapıldığı söylenerek dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan istifaya zorlandı. 27 Nisan 2007 ye gelindiğinde, kendilerini meşru hükümetin üzerinde gören güçler, silahlar çekilmeden ama aba altından sopa göstererek yine demokrasiyi gölgelemek istedi. 4

7 15 TEMMUZ, MILLETIMIZIN DEMOKRASIYE SAHIP ÇIKMASI AÇISINDAN BIR MILAT OLMUŞTUR. DIRENIŞIMIZIN, BIRLIK VE BERABERLIĞIMIZIN SEMBOLÜ HALINE GELEN BU GÜN, ASIRLAR BOYU UNUTULMAYACAKTIR. Darbeye direnme kültürü Demokrasi tarihimizde askerî vesayetin ortadan kaldırılamaz olduğuna ilişkin inanç 2000 li yıllarla birlikte yıkılmıştır. Bu dönemdeki hükümetlerin çalışmaları, TBMM de kabul edilen kanunlar, sivil toplum örgütlerinin girişimleri, medya organlarının duyarlılıkları sayesinde darbelere ve darbe girişimlerine karşı bir bilinç oluştuğunu söyleyebiliriz. 27 Mayıs ta ve 12 Eylül de siyasilerin darbe karşısında teslim olan, 12 Mart ve 28 Şubat ta hükümetten çekilen tavrının aksine 27 Nisan 2007 e-muhtırası karşısında o dönem Başbakanlık görevini yürüten Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ın dik duruşu bir kırılma noktası olmuştur. Tehditten çekinmek yerine onun üstüne giden, Meclis i ve meşru hükümeti yalnızca millete hesap verme konumunda gördüğünü dile getiren Erdoğan ın bu yaklaşımı siyaset kültürümüzdeki yerini almıştır. Cumhurbaşkanımızın 15 Temmuz gecesindeki daveti üzerine halkın meydanlara çıkıp canını düşünmeden tankların önüne dikilmesini hazırlayan sürecin arka planında, son yılların demokratik kazanımlarıyla yerleşen yeni siyasi kültürün olduğu da hatırlanmalıdır. 15 Temmuz akşamı yaşananları birkaç kelimeye sığdırmak gerekirse, FETÖ mensupları, Türkiye nin can damarlarını, TBMM yi, Polis Özel Harekat ı, Millî İstihbarat Teşkilatı nı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ni uçaklardan bombaladılar. Adı artık 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olan Boğaziçi Köprüsü nde halkın üzerine ateş açtılar, darbe girişimini engellemek isteyen masum insanları şehit ettiler. Hiçbir düşman ordusunun veya darbeci zihniyetin aklından geçirmeye bile cesaret edemediği şekilde Gazi Meclis e Türk uçaklarından bomba yağdırılması, TBMM de temsil edilen tüm partiler tarafından şiddetle kınandı. Milletimizi ve devletimizi karanlığa sürüklemek üzere yola çıkan hainler, ilk silleyi milletten yedi. Meydanlarda halk, TBMM çatısı altında başta Meclis Başkanımız İsmail Kahraman olmak üzere milletvekillerimiz o gece darbecilere geçit verilmeyeceğini gösterdi. 15 Temmuz, milletimizin demokrasiye sahip çıkması açısından bir milat olmuştur; direnişimizin, kurtuluşumuzun, birlik ve beraberliğimizin sembolü haline gelmiştir. 15 Temmuz, şehitler günümüz olmuştur. 21. yüzyılda böylesi hain bir darbe girişimine kalkışanlar, Meclisimizi devre dışı bırakarak devleti ele geçirmeye çalışanlar lanetle anılacaklardır. Darbe girişimini kanıyla canıyla engelleyen sivil vatandaşlarımız, Emniyet ve Silahlı Kuvvetler mensuplarımız ebediyete kadar şükranla, minnetle yâd edileceklerdir. Darbe teşebbüsü sırasında hayatlarını kaybeden şehitlerimize Allah tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyorum. 5

8 MİLLÎ İRADENİN ZAFERİ 15 TEMMUZ

9 TÜRKIYE NIN 27 MAYIS, 12 MART, 12 EYLÜL VE 28 ŞUBAT LA YARALANMIŞ DEMOKRASISI, ÜLKEMIZI GERI DÖNÜŞÜ OLMAYAN BIR KARANLIĞA SÜRÜKLEMEK ISTEYEN FETÖ/PDY TARAFINDAN BIR KEZ DAHA ASKIYA ALINMAK ISTENDI. 15 TEMMUZ 2016 GECESI CUMHURBAŞKANI, TBMM, HÜKÜMET, VATANSEVER ASKER VE EMNIYET GÜÇLERI ILE VATANDAŞLAR EL ELE VEREREK HAIN DARBE PLANINI BOŞA ÇIKARDI. TÜRK MILLETI BIRLIK VE BERABERLIK IÇINDE BIR DEMOKRASI DESTANI YAZDI. ENVER UYGUN 7

10 Dünya demokrasi tarihi, derebeylerine, krallara, diktatörlere karşı canını hiçe sayarak sokaklara dökülen insanların tarihidir. O güne dek örgütlü halde bulunmasalar bile bıçağın kemiğe dayandığı an hak ve özgürlükler için ayağa kalkan halk kitleleri, bugün birer destan olarak okuduğumuz mücadeleleri koyar ortaya. Antik Yunan daki köle ayaklanmalarından İngiltere Kralı na Magna Carta nın imzalatılmasına, Fransız İhtilali nden Macar gençlerinin Sovyet tanklarının önüne yatmasına kadar çeşitli olaylarda milletlerin yönetim le ilgili son sözü söylediğine tanık oldu dünya. Halkın meydanlara çıkarak sesini yükselttiği, millet iradesine el koymak isteyenlere cesaretle karşı durduğu örnekler arasına 15 Temmuz 2016 gecesi, asırlar boyu unutulmayacak biri daha katıldı. Bundan yaklaşık 100 yıl önce, vatanını düşmandan kurtarmak için canını ortaya koyan Türk milleti, bu kez bir iç düşmana karşı birleşti. Kamu kurumlarına sızarak devlet mekanizmasını ele geçirmeyi hedefleyen, başını Amerika Birleşik Devletleri nde yaşayan Fetullah Gülen in çektiği Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması na (FETÖ/PDY) yönelik tasfiye operasyonlarının bir süredir gündemde geniş yer tuttuğu Türkiye de örgütün zararlı faaliyetleri hakkında bir kamuoyu kanaati oluşmuştu Aralık sürecinin ardından Emniyet Teşkilatı ndaki yuvalanmanın üzerine giden siyasi irade, çok sayıda FETÖ mensubunu görevden alarak adalete teslim etti. Yüksek yargı ile birinci derece mahkemelere sızmış örgüt üyelerinin tespiti ve temizlenmesi sürerken araştırmaların diğer kurum ve kuruluşlara uzanacağı da konuşuluyordu. Özellikle Ağustos ayı sonunda gerçekleştirilecek Yüksek Askerî Şura da Türk Silahlı Kuvvetleri nin komuta kademesine kadar yükselmiş terör örgütü bağlantılı kimselerin görevlerine son verilip haklarında soruşturma başlatılacağı biliniyordu. Bu gelişmeler karşısında köşeye sıkıştığını anlayan FETÖ, 15 Temmuz 2016 tarihinde milletin parasıyla alınmış silahları milletin bağrına doğrultarak bir darbe girişiminde bulundu. Acı deneyimlerden ders almak Türkiye, ne yazık ki, darbe kavramını bilen, geçmişte askerî müdahalelerin acısını yaşamış bir ülke. Tankların caddelere çıktığını en son 1997 yılında, 28 Şubat sürecinde görmüş, silah kullanma tehdidiyle hükümet ve parlamento üzerinde baskı kurulduğuna tanıklık etmiş halkın alçaktan uçan uçaklar ve asfaltta yürüyen 8

11 TÜRKIYE, NE YAZIK KI, DARBE KAVRAMINI BILEN, GEÇMIŞTE PEK ÇOK KEZ ASKERÎ MÜDAHALEYLE KARŞI KARŞIYA KALMIŞ BIR ÜLKE. 27 MAYIS 1960 LA BAŞLAYAN DARBE VE MUHTIRA DÖNEMLERI NICE ACI OLAYLA DOLU. paletlerle karşılaştığında en hafif ifadeyle tedirgin olması olağandır. Türkiye nin yakın geçmişi hakkında bilgi sahibi olanların veya o dönemi yaşayanların her köşe başında bir askerin beklediği, kişisel hak ve özgürlüklerin rafa kalktığı 12 Eylül günlerini düşünmesi veya 27 Mayıs tan sonra bir yandan basın yoluyla demokrasi propagandası yapılırken öte yandan ülkenin seçilmiş başbakanının idam edilmesini akla getirmesi de... Atatürk ün sağlığında iki kez denenmesine rağmen dönemin şartlarından dolayı hayata geçirilemeyen çok partili sistem, ilk kez 1946 yılındaki milletvekili genel seçimiyle gerçekleşmiş, Demokrat Parti muhalefet partisi olarak TBMM de temsil hakkı kazanmıştı seçimlerinde ise Cumhuriyet tarihinde ilk kez iktidar sandık yoluyla değişmişti. Ne var ki, 27 yıllık Tek Parti Dönemi nde asker ve sivil bürokrasinin milletin ve vekillerinin hizmetinde bulunduğu, devlet kurumlarının sahibi değil emanetçisi olduğu görüşü tam olarak oturmamış, bu nedenle kimi çevreler kendilerini veya bulundukları makamı devletin bizatihi kendisi saymayı alışkanlık edinmişti. Halkın oylarıyla oluşmuş parlamentoyu hiçe sayan, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde örgütlenmiş, çoğu düşük rütbeli bir grup subay 27 Mayıs 1960 tarihinde ülke yönetimine el koydu. Kurtuluş Savaşı gazisi, İstiklal Madalyası sahibi Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Bakanlar Kurulu üyeleri başta olmak üzere çok sayıda yönetici tutuklandı. 14 Ekim Eylül 1961 tarihleri arasında görülen, tarihe Yassıada Duruşmaları adıyla geçen 202 oturum sonunda Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan oy birliğiyle; aralarında faaliyetleri durdurulan TBMM nin son başkanı Refik Koraltan ve darbe gerçekleştiği sırada Genelkurmay Başkanı olan Rüştü Erdelhun un da bulunduğu 11 kişi oy çokluğuyla idama mahkum edildi. Menderes, Zorlu ve Polatkan ın cezaları Eylül 1961 tarihinde infaz edildi. Ülkenin demokratik rejime döndüğünü kanıtlamaya çalışan askerî 9

12 15 TEMMUZ AKŞAMI BAŞTA ANKARA VE İSTANBUL OLMAK ÜZERE BIRÇOK ILDE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI BIR HAREKETLILIK BAŞ GÖSTERDI. BAŞKENT SEMALARINDA ALÇAK UÇUŞ YAPAN UÇAKLAR DIKKAT ÇEKERKEN ISTANBUL DA TANKLAR KÖPRÜLERI TRAFIĞE KAPATTI. yönetimin belirlediği genel seçim tarihi bundan yalnızca bir ay sonrasıydı. Türkiye nin darağacı gölgesinde gittiği seçimde, Demokrat Parti geleneğini sürdüren Adalet Partisi ve Yeni Türkiye Partisi, DP nin 1957 de ulaştığı oy oranını yakaladı. Henüz çok genç yaştaki Türk demokrasisinde askerî müdahale karşısında milletin tepkisi maalesef darbe sırasında değil, normalleşme sürecinde geldi. 27 Mayıs ın Türk siyasi hayatına etkisi, demokrasiye indirdiği darbe ve getirdiği kurumlarla sınırlı kalmadı. Silahlı gücün millet iradesiyle oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve onun bünyesinden çıkan hükümet üstünde denetleyici, hatta buyurucu bir konum alması bu darbeyle başladı. Açılan yol, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 tarihlerinde demokrasinin bir kez daha ağır hasar görmesine neden olarak ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişimini de derinden etkiledi li yılların başına gelene kadar siyasi görüşleri dolayısıyla darbelerden doğrudan etkilenen kesimler dışında, askerî müdahaleleri engelleme yolunda bir siyasi veya sivil iradenin varlık gösterdiğini söylemek oldukça zor. Yaşanan acılardan dersler çıkaran siyaset kurumu ve halk kitleleri artık seçilmiş hükümete karşı girişilecek bir silahlı hareketi engelleme kudretine sahip olduğunu 2016 yılında gösterdi. Silahlı Kuvvetler in kalbinde çatışma 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı başta Ankara ve İstanbul olmak üzere birçok ilde hayatın olağan akışına aykırı bir hareketlilik baş gösterdi. Saat 20:30 sularında Başkent semalarında alçak uçuş yapan uçaklar vatandaşın dikkatini çekti. Yaklaşık bir saat içinde uçuş sayısındaki artış insanları tedirgin etmiş, herkes elindeki 10

13 imkanları kullanarak olup biteni öğrenmeye çalışmaya başlamıştı. Basın-yayın organları ve sosyal medya üzerinden haberleşmeyi deneyenler arasında darbe sözcüğünün dolaşması gerginliği bir kat daha artırdı. Bu sırada Silahlı Kuvvetler ve Emniyet mensupları ile siyaset dünyasından kişilerin içeriden aldığı, yakın çevrelerinden başlayarak halka yaydığı bilgilerle, seçilmiş hükümete karşı bir askerî darbe girişiminin söz konusu olduğu ortaya çıktı. Saatler 22:00 yi gösterdiğinde Genelkurmay Başkanlığı nın önünde durumu protesto etmek, ne pahasına olursa olsun darbeyi engellemek için toplanan bir kalabalık bulunuyordu. Daha önce benzeri görülmemiş şekilde Genelkurmay Başkanlığı ndan silah sesleri yükselirken bir helikopter de dışarıda toplanan insanların üzerine ateş açtı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre kimi subaylar da Genelkurmay bahçesinden dışarı ateş emri verdi, emre uymayan erleri darp etti. O karanlık gecede Ankara da en çok sivil kaybının bu bölgede yaşandığı tespit edildi. Genelkurmay Başkanlığı nın dışındaki hareketin, aslında içerideki son derece vahim karmaşanın bir yansıması olduğu daha sonra ortaya çıktı. Kalkışmayı yöneten generallerin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ı hazırladıkları darbe bildirisine imza atması için iknaya çalıştıkları, Akar ın bu ihanetin içinde yer almaya direnmesi sonucu onu kelepçeleyerek rehin aldıkları saat 23:30 sularında öğrenildi. Türk Silahlı Kuvvetleri nin emir-komuta zinciri içinde yönetime el koyduğu görüntüsünü yayabilmek için Orgeneral Akar ın ya zorla bildiriyi imzalaması ya da devreden çıkarılması gerekiyordu. Darbeci subaylar Akar ın boynunu kemerle sıkmak dahil fiziksel baskıyla amaçlarına ulaşamayınca Genelkurmay Başkanı nı darbe girişiminin harekat merkezlerinden Akıncı 4. Ana Jet Üssü ne götürdüler. Aynı saatlerde İstanbul da da kaygı verici gelişmeler yaşandı. Bir grup asker zırhlı araçlarla Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerini trafiğe kapattı. Yalnız İstanbul un değil Kafkas-Balkan hattının en önemli noktalarından boğaz geçişinin kapatılması, darbe girişiminin geniş kitlelerce öğrenilmesinde etkin rol oynadı. Bir yandan köprülere bağlanan yollarda tankları engellemek üzere evlerinden fırlayan vatandaşlar, bir yandan emir-komuta zincirinin hilafına hareket eden sözde meslektaşlarını bu ihanetten döndürmek için silaha sarılan askerler, bir yandan da emniyet güçleri olaya müdahale etmek için yoğun çaba harcadı. Tankların üzerine çıkarak veya onları taşlayarak kalkışmanın karşısında duran vatandaşlara zırhlı araçlardan ateş açıldı. Tanklar, önüne çıkanları genç-yaşlı, kadın-erkek demeden paletlerinin altına alarak ilerlemeye devam etti. Buna rağmen Boğaziçi Köprüsü darbe karşıtı vatandaşlarca terk edilmedi. 25 Temmuz 2016 günü toplanan Bakanlar Kurulu nda köprünün adının 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak değiştirildiği Başbakan Binali Yıldırım ın şu sözleriyle duyuruldu: İstanbul ve Ankara'da birer şehitler anıtı kurulması bugünkü Bakanlar Kurulu nda kararlaştırdığımız diğer bir konudur. Darbecilerin ilk hedefi olan ve vatandaşlarımızın şehit edildiği Boğaziçi Köprüsü nün adının 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak değiştirilmesine de karar verilmiştir. Başbakan canlı yayında açıkladı Ankara ve İstanbul un kritik noktaları ile Anadolu nun çeşitli yerlerinde görülen olağanüstü hareketliliğin neden kaynaklandığı büyük merak konusuyken bu durumla ilgili ilk açıklamayı Başbakan Binali Yıldırım yaptı. Yıldırım telefonla bağlandığı bir televiz- 11

14 GÜVENLIK KAYNAKLARI 15 TEMMUZ U 16 TEMMUZ A BAĞLAYAN GECE YARISI ASKERÎ DARBE GIRIŞIMININ FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜ/PARALEL DEVLET YAPILANMASI TARAFINDAN GERÇEKLEŞTIRILDIĞINI DUYURDU. yon yayınında, özellikle Boğaz köprülerinin kapatılması üzerine akla gelen PKK veya DAİŞ kaynaklı bir terör saldırısının olup olmadığı sorusuna, Bir kalkışma ihtimali üzerinde duruyoruz. Bir kalkışma olduğu doğrudur. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti iş başındadır. Bunun iş başından gitmesi ancak milletin kararıyla olur. Bu çılgınlığı yapanlar da en ağır şekilde bedelini ödeyecektir. Asla pabuç bırakmayacağız. Güvenlik güçleri harekete geçmiştir cevabını verdi. Saat 23:05 te gerçekleştirilen bu canlı yayının ardından sokaklara çıkan vatandaş sayısında artış olduğu gözlendi. Televizyonları başında olan biteni takip eden halk, Türkiye nin meşru güçlerine karşı illegal bir hareketin yürütüldüğünü, Türk Silahlı Kuvvetleri nin tamamının değil, suça bulaşmış küçük bir bölümünün bu ihanete kalkıştığını öğrendi. Bu anlarda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ın darbeci bir grup asker tarafından rehin alındığı duyuruldu. Başbakan Binali Yıldırım ın açıklamasını takip eden dakikalarda Ankara Gölbaşı nda bulunan Polis Özel Harekat Eğitim Merkezi nde patlama meydana geldi. Yenimahalle deki Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) yerleşkesine askerî helikopterden ateş açıldı. MİT personeli saldırıya karşılık verdi. Kalkışmacıların Türkiye nin sinir uçları sayılan bu iki stratejik kurumu hedef alması, amaçlarının ülkemizi içte ve dışta zayıf düşürmek olduğunu ortaya koyuyordu. Nitekim hainler ilerleyen saatlerde gerçekleştirecekleri başka alçakça eylemlerle de niyetlerini gösterdiler. TRT ekranlarında korsan bildiri Güvenlik kaynakları 15 Temmuz u 16 Temmuz a bağlayan gece yarısı askerî darbe girişiminin Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu. Yapılan açıklamalarda Türk Silahlı Kuvvetleri nin bütünüyle bu kalkışmanın içinde olmadığının altı çizildi. Saatler 00:13 ü gösterdiğinde Ankara Or-An da bulunan TRT Genel Müdürlüğü nü ele geçiren kalkışmacı askerler devlet televizyonunun yayın akışını değiştirdi. Yurtta Sulh Konseyi adlı terörist yapının hazırladığı bildiriyi spiker Tijen Karaş ın, sesinin titremesine engel olmaya çalışarak okumasına canlı yayında milyonlarca vatandaş şahit oldu. Hainler sözde bildiride, kendi suçlarını itiraf edercesine Türk Silahlı Kuvvetleri dahil olmak üzere devletin tüm kurumları 12

15 ideolojik saiklerle dizayn edilmeye başlanmış ve dolayısıyla görevlerini yapamaz hale getirilmiştir dedi. Halk tarafından seçilmiş Cumhurbaşkanı ile meşru hükümet hakkında tahkir edici ifadelere yer veren düzmece metnin, daha önceki darbelerde, özellikle 12 Eylül askerî müdahalesinde okunan bildiriye son derece benzediği dikkat çekti. Bildirinin okunmasından kısa bir süre sonra, Türkiye de radyo ve televizyon yayınlarının altyapısını sağlayan TÜRKSAT, darbecilerin kara propaganda yaparak halkta bezginlik yaratmasına izin vermemek amacıyla TRT yayınını durdurdu. Darbeci askerler tesise gelerek TRT dışındaki tüm kanalların yayınının durdurulmasını istedi. TÜRKSAT personelinin darbecileri oyalayarak milletin olaylardan haberdar olmasını sağlaması, kalkışma gecesinin önemli hadiselerindendi. Darbeciler yayınları durdurmak için uydu antenlerini bombaladı, TÜRKSAT binasına girmek için silahlarına sarıldı. Çıkan çatışmada hayatını kaybeden siviller oldu. Türkiye nin büyük acılar yaşamasına neden olan 27 Mayıs ve 12 Eylül darbeleri, o tarihlerde tek yayıncı kuruluş olan TRT mikrofonları ve ekranlarından halka duyurulmuştu. Kalkışmacı askerler, TRT dışındaki yayınları engelleyerek tek kanal üzerinden darbe girişiminin başarıya ulaştığı algısını yaratmak istedi. FETÖ mensupları, propaganda üstünlüğüyle askerî harekatın başarıya ulaşması arasındaki bağı doğru hesaplamışlardı, ancak milletin iradesi ile vatanına bağlı asker ve polislerin bu çabayı boşa çıkaracağını kestirememişlerdi yılında, Kara Harp Okulu Komutanı iken darbeye kalkışan, girişimi başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra emekliye sevk edilen Albay Talat Aydemir in, 1963 yılında tekrar denediği ve kendisini darağacına sürüklediği kalkışmada yaşananların bir benzeri 15 Temmuz 2016 gecesi tekrarlandı. Aydemir e bağlı askerler TRT Ankara Radyosu nda hakimiyet kuramayıp mikrofonu darbe karşıtı subaylara kaptırınca girişimin emir-komuta zinciri içinde planlanmadığı anlaşılmış, sahte emirlerle sokağa çıkan askerî birlikler harekata devam etmemişti. Kalkışma bastırıldıktan sonra görülen davalar sonucu Aydemir ile Binbaşı Fethi Gürcan idam edilmiş, yüzlerce genç subay ve Harp Okulu öğrencisinin orduyla ilişiği kesilmişti. Gecenin ilerleyen saatlerinde TRT yerleşkesi, emniyet güçlerinin operasyonları ve Or-An a akın eden halk kitlelerinin iradesiyle darbeci askerlerden temizlendi. Kalkışmacı çemberini yararak stüdyoların bulunduğu bölüme gelenler arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ile TRT Genel Müdürü Şenol Göka da vardı. Saat 03:00 sularında olağan akışına dönen TRT nin ilk canlı yayınında Soylu ve Göka nın mesajlarının yanı sıra sözde bildiriyi okumak zorunda kalan Tijen Karaş ın yaşadığı korku dolu anlar da millete aktarıldı. Karaş, metni silah zoruyla okuduğunu açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milletimizi meydanlara davet ediyorum Darbeci askerlerin TRT de korsan bildiri okuttuğu dakikalarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tatilini geçirmek üzere bulunduğu Marmaris teki otelden ayrıldı. Ankara ya gitmeyi düşünen Cumhurbaşkanı Erdoğan ın, telefonla görüştüğü 1 inci Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ın aktardığı bilgilerden 13

16 hareketle İstanbul a uçmaya karar verdiği öğrenildi. Orgeneral Dündar ın, 1 inci Ordu da hakimiyet sağlandığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan ın İstanbul a inmesinin daha güvenli olacağını söylediği kaydedildi. Saat 00:26 da, darbe girişiminin seyrini değiştiren tarihî bir gelişme yaşandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan özel bir televizyon kanalının canlı yayınına sesli ve görüntülü bağlanarak açıklamalarda bulundu. Yaşananların Türk Silahlı Kuvvetleri nin içindeki bir azınlığın kalkışması olduğunu belirten Erdoğan, Paralel yapılanmanın teşvik ettiği, üst akıl olarak onların kullandığı bir harekettir. Ülkemizin birliği, beraberliği, bütünlüğüne yönelik bu harekete karşı, inanıyorum ki milletçe vereceğimiz güzel bir cevapla bunlar gerekli olan cezayı alacaklardır dedi. Konuşmasına, kalkışmada bulunanların milletin imkanlarıyla ortaya konmuş tankı, topu, uçağı, helikopteri kullanarak milletin üzerine gelmesinin bedelinin ağır olacağını kaydederek devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bu konuda gerek Cumhurbaşkanı olarak, gerek Başbakanımız, Hükümetimiz olarak bizler atılması gereken adımlar neyse dik durmak suretiyle bu adımı atacağız. Yani bunun bedelini asla bizler farklı bir şekilde yorumlamayız ve meydanı da onlara bırakamayız. Şu anda yapmış oldukları işgali de çok kısa zamanda ortadan kaldıracağımıza inanıyorum. Kararlı bir şekilde de bu işin üzerine gideceğimizi özellikle bildirmek istiyorum. Ve bu konuda bu kararlılığımızı kimsenin test etmeye de gücü yetmeyecek dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın mesajının can alıcı noktası halkı darbe girişimine karşı meydanlara çağırmasıydı. Erdoğan, Milletimizi illerimizin meydanlarına davet ediyorum, havalimanlarına davet ediyorum ve milletçe meydanlarda, havalimanında toplanalım ve o azınlık grubu, tanklarıyla, toplarıyla gelsinler, ne yapacaklarsa halka orada yapsınlar. Halkın gücünün üstünde bir güç ben tanımadım bugüne kadar hayatımda, bundan sonra da zaten böyle bir şey tanımamız söz konusu değil ifadelerini kullandı. Darbe girişiminin kesinlikle emir-komuta zinciri içinde işlemediğini vurgulayan Erdoğan, Zaten bu ülkede cumhurun başı olarak ben Cumhurbaşkanıyım ve Başkomutanım aynı zamanda. Başkomutan olarak benim haberimin olmadığı böyle bir adımı atanlara da yargı zaten hemen cevabını verdi, gereği neyse bunu da zaten yapacağız, yapılacaktır, bundan kimsenin endişesi olmasın dedi. Erdoğan sözlerini şöyle sonlandırdı: Ben kesinlikle bu darbecilerin başarılı olacağına inanmıyorum. Tarih boyunca darbeciler başarılı olamamıştır, er veya geç onlar yok olmuşlardır, bunu da böyle bilmeniz lazım. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın milleti darbeyi engellemek üzere meydanlara çağırması ânında karşılık buldu. Nefesini tutmuş, ekranlara kilitlenmiş vatandaşlar Erdoğan ın kararlı ifadelerinden güç alarak sokaklara indi. Etnik köken, mezhep, siyasi görüş ayrımı olmaksızın demokrasiye sahip çıkma iradesi gösteren millet karşısında darbeciler ihanetlerini bir kat daha artırdı. Haksız olmaktan doğan baskın çıkma dürtüsü vatan hainlerinin 14

17 15 TEMMUZ GECESI TARIHINDE ILK KEZ BOMBALARA HEDEF OLAN TBMM BINASINDA BÜYÜK HASAR MEYDANA GELDI. vatan evlatlarının canına kastetmesine yol açtı. Gecenin ilerleyen saatlerinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ın Marmaris ten İstanbul a hareket etmeden önce kaldığı otele helikopterden ateş açıldığı öğrenildi. Helikopterlerden inen yüzleri maskeli, ağır silahlarla donanmış darbeci askerler oteli ablukaya aldı. Çıkan çatışmada 2 polis şehit oldu. Takip eden günlerde Cumhurbaşkanı na suikast timi olarak adlandırılan bu gruba mensup askerlerin 37 kişi olduğu belirlendi. Dağlık bölgelere kaçan darbeciler güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonlarla gruplar halinde yakalandı. Milletin kalbine bomba 23 Nisan 1920 de, Son Osmanlı Mebuslar Meclisi nin işgal güçlerinden kaçabilen üyeleri ile milletin yeni temsilcilerinden oluşan Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin kurtuluş mücadelesini yönetmesiyle dünyada eşi benzeri olmayan bir başarıya imza atmıştı. Bin yıllık vatanını düşman askerine bırakmamaya kararlı olan millet, I. Dünya Savaşı ndan yenik ve yorgun çıkmış ordusunun yaralarını sardı. Olağanüstü şartlarda yeniden bir ordu tesis etmeyi, bu orduyla Anadolu yu namahremden temizlemeyi başardı. Milletin özgürlük ve bağımsızlığının kazanıldığı savaşı yöneten parlamento Gazi Meclis olarak anıldı. Kurtuluş Savaşı nda Yunan ordusunun, 27 Mayıs ve 12 Eylül de darbecilerin fiziki saldırıyı akıllarından bile geçiremedikleri TBMM binası, 15 Temmuz kalkışmasında askerî uçaklardan atılan bombaların hedefi oldu. Milletin hafızasından asla silinmeyecek bu ihanetin yaşandığı dakika- 15

18 larda milletvekilleri Genel Kurul Salonu ndaydı. Kalkışmayı haber alır almaz Meclis çatısı altında olmayı görev bilen milletvekilleri can güvenliklerini düşünmeden yola çıktı. TBMM Başkanı İsmail Kahraman ın açtığı Genel Kurul da bazı bakanlar ve çok sayıda milletvekili bir araya geldiğinde saat 01:39 u gösteriyordu. Bu dakikaya kadar helikopterden taciz atışına maruz kalan Gazi Meclis e ilk bomba saat 02:42 de atıldı. 02:49 da düşen ikinci bombadan sonra milletvekilleri ve TBMM personeli sığınağa inmek zorunda kaldı. 22 Nisan 1920 gecesi civardaki okul ve evlerden getirilen malzemelerle inşaatı tamamlanıp 23 Nisan günü Hacıbayram Camii nde okunan duaların ardından törenle açılan Birinci Meclis, 1924 yılında hizmete giren İkinci Meclis ve yapımına 1939 da başlanıp 1961 yılında açılışı yapılan bugünkü TBMM binası aynı ruhu temsil eder. 15 Temmuz gecesi bomba yağdırılan yapı hem bu ruhun taşıyıcısı hem de bir kültür varlığıdır. Dünyaca ünlü mimar Prof. Dr. Clemens Holzmeister tarafından, her unsuru Türk kültüründen bir ögeye, demokrasi kavramının açılımlarına tekabül edecek şekilde tasarlanan bu anıtsal bina milletin kutsalları arasındadır. Böyle bir yapının saldırıya uğraması, demokrasi açısından bir faciaya işaret etmenin yanı sıra kültürel alanda da vandallık olarak tanımlanır. Çatısında, bahçesinde, kulis bölümünde ve çeşitli birimlerinde maddi hasar oluşan TBMM ye saldırı, darbecilerin asıl hedefinin milletin ta kendisi olduğunu ortaya koydu. Milletvekillerinin daha önceki darbelerde görülmedik şekilde askerî müdahaleye karşı dik duran tavırları da tarihe altın harflerle yazıldı. Yeni güne demokrasi ışığıyla uyanmak 15 Temmuz u 16 Temmuz a bağlayan gece saat 02:00 den itibaren kalkışmacı askerler gözaltına alınmaya başladı. Türk Silahlı Kuvvetleri nin komuta kademesindeki çok sayıda generalin televizyon kanallarına bağlanarak açıklamalarda bulunması, ortadaki bilgi kirliliğinin önüne geçti ve vatansever askerlerin darbeciler tarafından kandırılmasını önledi. Ancak bu durum iki silahlı grubun çatışmasını da gündeme getirdi. Bir yanda devletin silahlarını devlet aleyhine kullanan FETÖ mensupları, diğer yanda, göreve başlarken ettiği yemine sadık kalan askerler ile emniyet güçleri bulunuyordu. Darbeci askerler, amaçlarına ulaşmak için gece yarısından sonra eylemlerinin şiddetini artırmaya yöneldi. Gölbaşı nda bulunan Özel Harekat Daire Başkanlığı havadan hedef alındı. Yıllardır terörle mücadelede yüzlerce şehit vermiş, özel eğitimli personelden oluşan bu birimin vurulması, Türkiye nin zayıf düşürülmesi bakımından sinsice planlanmış bir hareketti. Yapılan saldırıda çok sayıda Özel Harekat polisi hayatını kaybetti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi de darbecilerin hedefleri arasındaydı. Saat 02:30 da Külliye ye girmeye çalışan kalkışmacı askerlerden 13 ü gözaltına alındı. FETÖ mensupları artık sonlarının yaklaştığını anladıkları 06:45 sularında Külliye yakınlarına uçaklardan bomba attı. 07:00 de ise Külliye civarındaki Jandarma Kavşağı bombalandı. Sabaha karşı, Başbakan Binali Yıldırım, resmî sosyal medya hesabından darbe girişimi içinde yer alan bir generalin öldürüldüğü bilgisinin geldiğini ve aralarında albayların da bulunduğu 130 askerin gözaltına alındığını açıkladı. İlerleyen saatlerde söz konusu generalin Tuğgeneral Semih Terzi olduğu ve onun öldürülmesinin darbe girişiminin bastırılmasındaki önemi ortaya çıktı. Ankara Gölbaşı nda bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığı nı ele geçirmek üzere bir grup FETÖ mensubu askerle birlikte Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) karargahına gelen Terzi, komutanın artık kendisinde olduğunu söyleyerek birliği teslim almak istedi. Darbecilerin geldiğini Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı dan Şehit Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir 16

19 ÖZEL KUVVETLER KOMUTANI TÜMGENERAL ZEKAI AKSAKALLI NIN EMIR ASTSUBAYI KIDEMLI BAŞÇAVUŞ ÖMER HALISDEMIR, HIÇ TEREDDÜT ETMEDEN DARBECI TUĞGENERAL SEMIH TERZI YI ALNINDAN VURARAK OLAYLARIN SEYRINI DEĞIŞTIRDI. telefonla öğrenen ve ne pahasına olursa olsun karargahı onlara teslim etmeme emri alan, Aksakallı nın emir astsubayı Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir, tereddüt etmeden Semih Terzi yi alnından vurdu. Türk Silahlı Kuvvetleri nin strateji ve muharip yetenek bakımından en donanımlı birliklerinden olan Özel Kuvvetler Komutanlığı nın darbecilerin emrine girmesi Türkiye yi felakete sürükleyecek bir gelişme olacaktı. Kahraman Astsubay Halisdemir in eğitimi ve vatan sevgisi sayesinde saniyelerle ifade edilecek bir zaman diliminde uygulamaya koyduğu karar 15 Temmuz gecesinin kırılma noktalarından oldu. ÖKK gece boyu darbecileri etkisiz hale getirme görevini sürdürdü. Bu birliğin ele geçmesi, kalkışmanın emir-komuta zinciri içinde olduğu algısını yaratacağı gibi darbenin önlenmesinde önemli paya sahip iyi yetişmiş çok sayıda askeri de saf dışı bırakacaktı. Ömer Halisdemir ÖKK bahçesinde çıkan çatışmada, düne kadar silah arkadaşı saydığı teröristlerce açılan ateş sonucu şehit oldu. 16 Temmuz sabahı saat 06:30 da Ankara ve İstanbul sokaklarında büyük oranda hakimiyet sağlandı. Darbecilerin elindeki bir helikopterin düşürüldüğü ve çok sayıda kalkışmacı askerin yakalandığı bilgisi de bu dakikalarda paylaşıldı. Boğaziçi Köprüsü nü işgal eden askerlerin de teslim olmasıyla darbe girişiminin bastırılmasındaki son aşamaya gelindi. Saat 06:52 de Genelkurmay Başkanlığı na 1 inci Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ın atandığının açıklanmasından yaklaşık bir buçuk saat sonra Orgeneral Hulusi Akar, rehin tutulduğu Akıncı 4. Ana Jet Üssü ne düzenlenen bir operasyonla kurtarıldı. Ankara nın Kazan ilçesinde bulunan Akıncı 4. Ana Jet Üssü, FETÖ mensubu askerlerin darbe girişimini yönettiği merkez konumundaydı. Millet iradesine darbe vurmak isteyen uçakların buradan havalandığını öğrenen Kazan halkı 15 Temmuz akşamı bu ihanet şebekesini çökertmek üzere sokaklara döküldü. Kazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk ün girişimiyle üssün elektriği kesildi. Halk hoparlörlerden yapılan anonsların ardından darbecilerin bulunduğu bölgeye doğru harekete geçti. Bu sırada kalabalığa ateş açıldı. Kazanlılar, uçakların kalkışını engellemek üzere, tarlalarda henüz hasadı yapılmamış ürünleri yakarak havada duman bulutu oluşmasını sağladı. Belediye kamyonlarıyla taşınan lastikler de aynı amaçla ateşe verildi. Helikopterden ateş açılarak yıldırılmaya çalışılan halk, darbeye direnerek üsse girmeyi başardı. Kalkışmanın ilk saatlerinde 25 uçağın havalandığı pistten saat 02:00 den sonra ancak 1 uçak ile 3 helikopter kalkabildi. Demokrasiye ve vatanına sahip çıkan Kazan 17

20 halkının kahramanlığı, FETÖ mensuplarının amaçlarına ulaşmasını engelleyen önemli etkenler arasındaydı. Kalkışmayı bastırmaya çalışan Kazanlılardan 8 i açılan ateş sonucu şehit olurken 82 kişi de yaralandı. 16 Temmuz sabahı, Genelkurmay Başkanlığı ndaki askerlerin teslim olduğu ve kalkışmacıların elinde bulunan Jandarma Genel Komutanlığı nın Özel Harekat polislerince teslim alındığı bilgileri art arda geldi. Hava Kuvvetleri eski Komutanı Orgeneral Akın Öztürk ile Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı Muhabere ve Destek Eğitim Komutanı Korgeneral Metin İyidil başta olmak üzere çok sayıda yüksek rütbeli asker hakkında vatana ihanet suçundan işlem başlatıldığı, tüm hakim ve savcıların izinlerinin iptal edildiği ve yurt çapında çok sayıda gözaltı işlemi yapıldığı duyuruldu. Saat 10:00 dan itibaren artık darbecilerin saldırıları yerine bu ihanet hareketine katılanların tespiti ve yakalanması söz konusuydu. OHAL ilan edildi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, 16 Temmuz 2016 günü TBMM yi olağanüstü toplantıya çağırdı. Genel Kurul toplantısından önce Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü nde bir basın açıklaması yaparak 15 Temmuz kalkışmasıyla ilgili kamuoyunu bilgilendirdi. Başbakan Yıldırım a Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Millî Savunma Bakanı Fikri Işık ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar eşlik etti. Başbakan Yıldırım, basın mensuplarına Bu kalkışma bastırılmıştır, toplam 161 şehidimiz, şu ana kadar 1440 yaralımız vardır açıklamasını yaptı. İlerleyen günlerde şehit sayısı 246 ya yükselirken yaralı sayısı da arttı. Başbakan Yıldırım, darbe girişiminde hayatını kaybeden güvenlik güçlerini ve sivil vatandaşları rahmetle, minnetle, şükranla andığını, yaralılara Allah tan şifa dilediğini belirterek başladığı açıklamasında, Vatanını, milletini seven, bayrağını seven ve bu alçakça girişime asla prim vermeyen değerli komutanlarımızı, subaylarımızı tebrik ediyorum dedi. Olayların başladığı ilk andan itibaren meydanları dolduran sivil toplum kuruluşlarına, vatandaşlara ve siyasi partileri destekleyenlere teşekkürlerini ileten Yıldırım şunları söyledi: Bu yaşadığımız olay bir şeyi ortaya koymuştur. Türk milletinin demokrasi konusunda ne kadar engin bir tecrübeye sahip olduğunu, demokrasinin ve millî iradenin ülkemizin bağım- 18

21 CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, OHAL KARARINI BU UYGULAMA KESINLIKLE DEMOKRASIYE, HUKUKA VE ÖZGÜRLÜKLERE KARŞI DEĞILDIR. TAM TERSINE BU DEĞERLERI KORUMA VE GÜÇLENDIRME AMACINA YÖNELIKTIR SÖZLERIYLE DEĞERLENDIRDI. sızlığı için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha bütün dünya gördü. Hele hele köprüyü kesen, yolları kesen, binalara girmeye çalışan tankların önüne yatan, o tankların üzerine çıkan o aziz vatandaşlarımızı, canını bu uğurda veren o şehitlerimizi bu büyük millet asla ve asla unutmayacak. Bu zor günümüzde bizi arayarak dayanışma isteklerini ortaya koyan dost ülkelere de teşekkür ediyorum. Bu paralel çete mensupları artık yüce Türk adaletinin elindedir. Müstahak oldukları her türlü cezayı, karşılığı göreceklerdir. Milletimiz bu olayda çok büyük bir basiret göstermiştir ve bu basiret Türkiye de millî iradenin kesintiye uğramasının önüne geçmiştir. Dolayısıyla bu kalkışmayı yapanlar bir kez daha şu gerçeği anlamalıdır, hiç kimse bu büyük milletin iradesiyle oyun oynayamaz, demokrasi aşkıyla, özgürlük umdesiyle asla ve asla boy ölçüşemez. Vatandaşlarımızın bugün normal hayata dönmüş olması erdeminin bir göstergesidir. Devletin silahıyla, parasıyla, tankıyla, bombasıyla, uçağıyla, helikopteriyle bu ülkenin vatandaşlarının üzerine ateş açanlar PKK teröründen daha da aşağılık bir terör örgütüdür. Asla ve asla bu millet, bu hain çeteyi unutmayacaktır. 20 Temmuz 2016 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında art arda gerçekleştirilen Millî Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu toplantılarında darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla bertaraf edilmesi amacıyla 3 ay süreyle Olağanüstü Hal (OHAL) ilan edilmesi kararlaştırıldı. Kararı kamuoyuna duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bu uygulama kesinlikle demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere karşı değildir. Tam tersine bu değerleri koruma ve güçlendirme amacına yöneliktir dedi. OHAL kararı 21 Temmuz da TBMM tarafından onaylandı. İçişleri Bakanı Efkan Ala, 10 Ağustos 2016 tarihinde bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada Fetullahçı Terör Örgütü ile mücadele kapsamında görevden uzaklaştırılan kamu personeli sayısının 76 bin 100 civarında olduğunu belirterek, Gözaltına alınan ve şu anda gözaltı işlemleri devam edenlerin sayısı 5 bin 171, tutuklu sayısı ise 16 bin 899 dedi. Ala, tutuklananların 3 bin 83 ünün polis, 7 bin 248 inin asker, 2 bin 288 inin hakim ve savcı, 119 unun mülki idare amiri, 4 bin 161 inin ise sivil olduğu bilgisini aktardı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ise 12 Ağustos 2016 tarihinde yaptığı açıklamada devlet ve vakıf üniversitelerinde toplam 6 bin 792 akademik ve idari personel hakkında işlem başlatıldığını, bunların 5 bin 342 si ile ilgili görevden uzaklaştırma kararı alındığını belirtildi. Öte yandan, Genelkurmay Başkanlığı ndan yapılan açıklamada darbe girişimine katılan FETÖ üyesi askerî personel sayısının 8 bin 651 olduğu belirtildi. Kalkışmada 24 ü muharip 35 uçak, 8 i taarruz tipi 37 helikopter, 74 ü tank 246 zırhlı araç, 3 gemi, 3 bin 992 hafif silah kullanıldığı tespit edildi. 19

22 CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: MILLETIMIZIN DIK DURUŞU NESILLER BOYUNCA TAKDIRLE ANLATILACAK 20

23 CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYIP ERDOĞAN, GÖZLERINI KIRPMADAN MILLETIN ÜZERINE ATEŞ EDENLERIN HALKIN KORKACAĞINI VE EVLERINE ÇEKILECEĞINI SANDIĞINI IFADE EDEREK, AMA MILLETIMIZ, ÜZERINE AÇILAN ATEŞLERE, ATILAN BOMBALARA, YÖNELTILEN TEHDITLERE, GÖZLERININ ÖNÜNDE VURULAN INSANLARA RAĞMEN ASLA GERI ADIM ATMAMIŞ, MEYDANI DARBECILERE BIRAKMAMIŞTIR DEDI. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ/PDY tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin ardından bir video mesaj yayımlayarak 15 Temmuz da yaşananlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde saat 22:00 civarında başlayan ve ertesi gün öğle saatlerine kadar devam eden bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmıştır diyen Erdoğan, mesajına şu sözlerle devam etti: Esasen ülkemiz yaklaşık üç yıldır, millete, millî iradeye rağmen devleti ve hükümeti ele geçirmeye yönelik farklı biçimlerdeki teşebbüslerle karşı karşıya bulunuyordu. 15 Temmuz da bu teşebbüsler silahlı darbe girişimi halini alarak, hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın Türkiye nin farklı mahiyette bir terör saldırısıyla karşı karşıya olduğunu ortaya koymuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri nin emir-komuta zinciri dışında, çeşitli sınıflardan ve rütbelerden, Fetullahçı Terör Örgütü üyesi bir grup askerin başlattığı bu darbe girişimi, sınırlı ama ellerindeki silahların gücü sebebiyle tehlikeli bir boyutta cereyan etmiştir. Boğaziçi Köprüsü nün tanklarla kapatılması, savaş uçaklarının Ankara ve İstanbul başta olmak üzere çeşitli şehirlerimizde alçak uçuş yapmaya başlamaları ve bazı şehirlerimizde tankların sokaklara çıkması bu darbe girişiminin ilk işaretleri olmuştur. Ankara da Genelkurmay Başkanlığı karargahı ve Jandarma Genel Komutanlığı binası bu grup tarafından ele geçirilmiş, MİT yerleşkesi, Emniyet Teşkilatı nın çeşitli binaları, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi stratejik yerlere hunharca ve alçakça saldırılar düzenlenmiştir. Gölbaşı ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığı binalarına yönelik bombardımanda 47 polisimiz hayatını kaybetmiştir. Boğaz köprülerinin girişini tutan tanklardaki üniformalı teröristlerin açtıkları ateşler sebebiyle çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Ankara da, Genelkurmay Başkanlığı nın önü başta olmak üzere, çeşitli yerlerde, açılan ateşler ve yapılan bombardıman neticesi yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetmiş veya yaralanmıştır. TRT Genel Müdürlüğü binasını işgal eden bir grup, silah zoruyla ekranlardan, eski darbelerin özentisiyle hazırlandığı anlaşılan korsan bir bildiri okutmuştur. Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinden de benzer bir bildiri korsan olarak yayımlatılmıştır. Yine az sayıdaki askerle İstanbul daki bir medya grubunun binası, kısa bir süre de olsa işgal edilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi önündeki çatışmada çok sayıda vatandaşımız ve belediye personeli hayatını kaybetmiştir. Darbe girişiminin başlamasının ardından, Sayın Başbakanımız, saat 23:00 civarında medya aracılığıyla kamuoyunu bilgilendirmiş ve hükümetin iş başında olduğunu açıklamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri de, tüm partilerden milletvekillerinin katılımıyla millî iradenin tecelligahı olan Gazi Meclis in darbe teşebbüsü karşısındaki tavrını ortaya koymuşlardır. Bu toplantı devam ederken Meclis, darbe teşebbüsü yapan grup tarafından savaş uçakları ve helikopterlerle bombalanmıştır. Bu gelişmeler karşısında derhal harekete geçtik. İlgili birimlerimize talimatlar verdik ve darbe girişimini durdurmak için gereken adımları attık. Milletimizi, ülkesini, vatanını, milletini seven herkesi meydanlara çıkmaya, devletini ve demokrasisini sahiplenmeye davet ettik. Hemen arkasından da, tüm tehditlere ve tehlikelere rağmen İstanbul a hareket ederek, milletimle birlikte darbecilere karşı kararlı duruşumuzu ortaya koyduk. Milletimizin ülkesine ve iradesine kararlı bir şekilde sahip çıkması karşısında, darbecilerin ne silahları, ne tankları, ne helikopterleri, ne uçakları işe yaramamıştır. Onların tankları, topları, uçakları varsa, sokaklardaki o milyonlarca vatandaşımın imanı vardı. Emirleri komutanlarından almayan, millete ve devlete hizmet etmek yerine iradelerini Fetullahçı Terör Örgütü nün başına teslim eden şer çetesi mensuplarının teşebbüsleri, milletin iradesi, tüm kurumlarıyla devletin kararlılığı karşısında başarısız olmuştur. Milletimiz, gece boyunca sayısız kahramanlık destanı yazmıştır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gözlerini kırpmadan milletin üzerine ateş edenlerin halkın korkacağını ve evlerine çekileceğini 21

24 sandığını ifade ederek, Ama milletimiz, üzerine açılan ateşlere, atılan bombalara, yöneltilen tehditlere, gözlerinin önünde vurulan insanlara rağmen asla geri adım atmamış, meydanı darbecilere bırakmamıştır dedi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: Milletimiz, Emniyet Teşkilatımızın mensuplarıyla ve darbecilere karşı harekete geçen Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarıyla el ele vererek bu darbe girişimine karşı tarihî bir duruş sergilemiştir. Tankların etkisiz hale getirilmesi başta olmak üzere, asker görünümlü teröristler karşısındaki dik duruşlarıyla memleketine ve geleceğine sahip çıkan milletimiz, gece boyunca sayısız kahramanlık destanı yazmıştır. Bıyıkları henüz terlememiş gençlerden 70 yaşındaki ihtiyarlara, işçisinden patronuna, köylüsünden şehirlisine kadar milletimizin tüm fertleri parti, meşrep, siyasi görüş farkı gözetmeksizin darbeciler karşısında tek vücut olduk. Darbe teşebbüsünde bulunan hainlerin karşısına dikilen vatandaşlarımız önlerinde, arkalarında, sağlarında, sollarında onlarca kişi vurularak yaralanmasına, şehit olmasına rağmen sabaha kadar yerlerini terk etmemişlerdir. 15 Temmuz darbe girişimi, tüm milletimizle birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerimize karşı da yapılmış bir ihanettir. Genelkurmay Başkanımızı, Kuvvet Komutanlarımızı, pek çok subayımızı silah zoruyla rehin alan ve görev yapamaz hale getiren bu örgüt mensupları, üzerlerindeki üniformanın izzetine ve şerefine gölge düşüren teröristlerdir. Üzerlerinde üniforma olması, bu teröristlerin gerçekten bir ihanet çetesinin mensupları olduğu gerçeğini asla değiştirmez. Tıpkı üzerlerindeki üniformaya ve cübbeye rağmen aynı ihanet çetesine hizmet eden hakimler, savcılar, emniyet mensupları gibi, diğer kurumlardaki benzer kişiler gibi, ordumuz içinden de hainler çıkabilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Mehmetçiklerimiz bizim gözbebeğimizdir. Bu darbe girişimi vesilesiyle, ülkemizin her kurumu gibi, Türk Silahlı Kuvvetlerimize de sirayet etmiş olan bu kanser hücreleri süratle temizlenecektir. Esasen, bu temizliğin hazırlıkları zaten başlatılmıştı. Bugüne kadar, haksız yere kimseyi mağdur etmeme anlayışıyla, hukuk devleti titizliğiyle yürütülen çalışmaları zafiyet sanan terör örgütü üyeleri, bu girişimle kendilerini alenen ortaya çıkarmışlar ve bir anlamda işimizi kolaylaştırmışlardır. Yargı ve Emniyet Teşkilatı başta olmak üzere, diğer kurumlarda zaten yürütülmekte olan çalışmalar, bu gelişmenin ardından hızlandırıl- 22

25 TÜRK SILAHLI KUVVETLERI VE MEHMETÇIKLERIMIZ BIZIM GÖZBEBEĞIMIZDIR. BU DARBE GIRIŞIMI VESILESIYLE, ÜLKEMIZIN HER KURUMU GIBI, TÜRK SILAHLI KUVVETLERIMIZE DE SIRAYET ETMIŞ OLAN BU KANSER HÜCRELERI SÜRATLE TEMIZLENECEKTIR. mıştır. Bir örümcek ağı gibi, hepsi aynı merkeze bağlı pek çok kanaldan oluşan bu terör örgütünün artık gizlenecek, saklanacak, takiye yapacak durumu kalmamıştır. Dolayısıyla 15 Temmuz darbe girişiminden hareketle Mehmetçiğimizi zan altında bırakacak, ona zarar verecek hiçbir hareketi, hiçbir ithamı asla kabul etmiyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri nin emir-komuta zinciri, bu darbe girişimine karşı çıkarak demokrasi ve hukuk devletine olan bağlılığını ispat etmiştir. Çoğu da yalan-yanlış olan birtakım görüntülerden hareketle, 15 Temmuz darbe girişimini meşrulaştırmaya, üniformalı teröristleri ve onların arkalarındaki güçleri mağdur göstermeye çalışanlar sadece ve sadece darbe destekçileridir. Türkiye, 15 Temmuz da, hiçbir istisnası, hiçbir izahı, hiçbir farklı açıklaması olmayan bir yol ayrımıyla karşı karşıya kalmıştır. Bir tarafta, Fetullahçı Terör Örgütü mensupları ve onları destekleyenlerin ülkemizi, milletimizi, geleceğimizi teslim almaya yönelik girişimi vardır. Diğer tarafta ise iradesine, demokrasisine, istiklaline ve istikbaline canı pahasına sahip çıkan bir millet vardır. Darbe teşebbüsçüleriyle millet arasında gri bir alan oluşturmaya çalışanlar ise hükmen terör örgütü mensubudur; çünkü ortada böyle tereddütlü bir alan yoktur. Yapılan teşebbüsün adı vatana ihanettir. Dünyanın her yerinde vatana ihanetin cezası ne ise bu terör örgütü mensupları da aynı cezaya maruz kalacaklardır. Siyaset kurumu, 15 Temmuz daki duruşuyla onuruna sahip çıkmıştır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz gecesinden itibaren her partiden, her görüşten, her hayat biçiminden vatandaşın, iradesine, demokrasisine ve geleceğine sahip çıkmak için bir araya geldiğine işaret ederek şu değerlendirmelerde bulundu: Türkiye Büyük Millet Meclisi nde, tüm siyasi partilerin ortak imzasıyla, tek yürek, tek vücut olarak darbe teşebbüsüne karşı millî iradeye sahip çıkılmıştır. Kendisini bu ülkenin bir ferdi, bu milletin bir evladı olarak hisseden herkes bu darbe girişiminin karşısında yer almıştır darbesinde Menderes ve arkadaşlarına, 1980 darbesinde bir sağdan, bir soldan anlayışıyla darağaçlarına gönderilen gençlerine sahip çıkamamanın yıllardır acısını yaşayan milletimiz, 15 Temmuz 2016 da bu gidişe dur demiştir. Ülkemiz tarihinde ilk defa, bu çapta bir silahlı darbe teşebbüsü, bizzat millet tarafından engellenmiştir. Türkiye, demokrasi ve hukuk devletine olan bağlılığın, sadece yazıda, sadece sözde kalmayan, gerektiğinde vatandaşlarının canı pahasına bu değerlerin hayata geçirildiği bir ülke olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. 23

26 Bizim tarihimiz dışarıdan gelen saldırılara ve içeride yapılan ihanetlere rağmen milletin vatanına ve devletine sahip çıkmasının örnekleriyle doludur. 15 Temmuz şanlı direnişi, bu muhteşem tarihin en başında yerini alacaktır. Milletimizin, bu üniformalı teröristlerin elindeki silah ve tank namlularının, uçak ve helikopter bombalarının karşısında gösterdiği dik duruşun nesiller boyunca takdirle anlatılacağına inanıyorum. Yaptığım çağrıyla birlikte meydanlara, sokaklara çıkan vatandaşlarımın her birine şükranlarımı sunuyorum. Tankların önüne kendini siper edip hedeflerine ulaşmalarını engelleyen, bunun için hayatını riske atan, yaralanan, şehit olan her bir vatandaşımız için ne desek minnettarlığımızı ifade edemeyiz. Sokağa çıkma imkanı bulamayıp da sabaha kadar evinde duasıyla, yüreğiyle, gözyaşıyla darbe teşebbüscülerine buğzeden vatandaşlarımın her birine teşekkür ediyorum. Geçmişteki darbelerin ve darbe teşebbüslerinin aksine, 15 Temmuz darbe girişimine karşı tepkisini süratle ortaya koyan, yayımladıkları bildiriyle temsil ettikleri milletin şerefine, onuruna, haysiyetine sahip çıkan milletvekillerimizin her birini tebrik ediyorum. Siyasi partilerimizin genel başkanlarına, olması gerektiği gibi, demokrasinin, millî iradenin safında güçlü bir duruş sergiledikleri için şükranlarımı sunuyorum. Siyaset kurumu, 15 Temmuz daki duruşuyla onuruna sahip çıkmıştır. İş makinelerini, otobüslerini, ellerindeki tüm araç ve gereci darbe girişimini engellemek için sahaya süren belediyelerimize, kurumlarımıza, şahsi araçlarını aynı amaçla kullanan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. 15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında en çok katkısı olanların başında hiç şüphesiz Emniyet Teşkilatımız ve polislerimiz geliyor. Darbe teşebbüsünde bulunan ihanet çetesinin ilk hedefi, kendilerine müdahale etme potansiyeli gördükleri Emniyet Teşkilatımızın kritik birimleriydi. Gölbaşı ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığımızı uçakla bombalayıp kahraman polislerimizi şehit ettiler. Ankara Emniyet Müdürlüğü binasını aynı şekilde bombaladılar. İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze saldırmaya çalıştılar. Buna rağmen polislerimiz büyük bir fedakarlıkla, Türkiye nin her yerinde görevlerinin başından bir an olsun ayrılmadılar. Ellerindeki tüm imkanları kullanarak, milletimizle birlikte ihanet çetesi mensuplarının girişimini boşa çıkarmak için çalıştılar. Bu darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında büyük katkısı olan Emniyet Teşkilatımızın her bir mensubuna en kalbi şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz darbe girişiminin kahramanlarından biri de medyamızdır. Medyamızın neredeyse tamamı darbecilerin karşısında yer almış, demokrasinin ve millî iradenin safında net bir tavır sergilemiştir. Silah tehdidine rağmen darbe teşebbüsünde bulunan terör örgütü mensupları karşısında son derece net ve sağlam bir duruş sergileyen medya mensuplarımızın her birini şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Elbette en önemli teşekkürlerden birini, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, darbe teşebbüsüne karşı çıkan, emirlerindeki kuvvetleri bu alçak girişimin dışında tutan komutanlarımız ile baskılara rağmen bu ihanete ortak olmayan askerlerimiz hak ediyor. Herhangi bir örgütün veya şahsın esiri değil, milletin ordusunun mensupları olduklarını gösteren tüm subaylarımıza, askerlerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu süreçte, gerek bizzat arayarak, gerek mesaj göndererek, gerek medyaya açıklama yaparak Türkiye deki meşru yönetime destek veren ülkelere, devlet ve hükümet başkanlarına, dost ve kardeş toplumlara da teşekkürlerimi ifade ediyorum. Tüm terör örgütlerine, tüm yapılara karşı amansız bir mücadele yürütülecektir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Her gecenin nihayetinde bir sabah, her zorluğun sonunda bir kolaylık olduğu gibi, bu tür acı hadiselerin ardından da yeni imkanlar ortaya çıkar ifadesine yer verdiği mesajında sözlerine şöyle devam etti: 24

27 MECLISIMIZLE, HÜKÜMETIMIZLE, SIYASI PARTILERIMIZLE, SIVIL TOPLUM KURULUŞLARIMIZLA, TÜRKIYE YE DESTEK OLAN HERKESLE BIRLIKTE ÜLKEMIZI 2023 HEDEFLERIMIZE ULAŞTIRMA KARARLILIĞIYLA YOLUMUZA DEVAM EDECEĞIZ. Millet olarak, Anadolu coğrafyasındaki bin yıllık varlığımız boyunca bu tür sayısız tehditle, saldırıyla, teşebbüsle karşı karşıya kaldık. 100 yıl önce, artık ayağa kalkamaz denilen milletimizin Çanakkale deki, Kutü l-amâre deki şahlanışından aldığımız güçle İstiklal Harbimizi verdik ve başarıya ulaştırdık. Cumhuriyet tarihi boyunca da ülkemize ve milletimize yönelik saldırılar, tuzaklar, ihanetler durmadı, hep devam etti. Türkiye ne zaman bir hamle yapacak olsa, darbeyle, cuntayla, ekonomik, siyasi, sosyal krizlerle önü, gücü, takati kesilmeye çalışıldı. Ülkemiz, geçtiğimiz 14 yılda elde ettiği istikrar ve güven ortamı sayesinde ekonomik dengelerden yatırımlara, savunma sanayiinden ihracata kadar her alanda yeni bir şahlanış dönemine girdi. Bölgesinde ve dünyada söz sahibi olmaya başlayan, sesi gittikçe daha gür çıkan Türkiye fotoğrafının birilerini çok rahatsız ettiğini biliyoruz. Şunu da çok iyi biliyoruz ki, ülkemizde faaliyet gösteren tüm terör örgütleri, ki buna Fetullahçı Terör Örgütü de dahildir, proje ürünüdür ve belli amaçlarla üzerimize salınmıştır. Bu topraklarda, kendi milletinin üzerine tankla, uçakla, helikopterle saldıracak alçaklar asla yetişmez. Bunların hepsi, uzun yıllar boyunca, sinsi bir planın parçası olarak özel olarak yetiştirilmiş, eğitilmiş, beyinleri iğfal edilmiş mankurtlardır. Gözleri olup görmeyen, kulakları olup işitmeyen, dilleri olup konuşmayan bu insanlara ne anlatsanız boş. Demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden taviz vermeden, milletimizin ve devletimizin geleceğini tehdit eden tüm terör örgütlerine, tüm yapılara karşı amansız bir mücadele yürütülecektir. Birliğini, beraberliğini, kardeşliğini güçlü tutan bir Türkiye de huzurun, istikrarın, kalkınmanın önünde hiçbir engel olamaz. Geçmişte, millete rağmen milleti idare etme anlayışının bedelini çok ağır şekilde ödedik. Artık kimsenin, hangi söylemle ve hangi amaçla olursa olsun milletimize bedel ödetmeye hakkı yoktur. Türkiye nin sadece büyümeye, güçlenmeye, kalkınmaya, refahını artırmaya, savunmasını tahkim etmeye, eğitimini, sağlığını, adalet sistemini, altyapısını güçlendirmeye ihtiyacı vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin doğrudan milletin oyuyla iş başına gelmiş ilk Cumhurbaşkanı olarak tek amacım işte bu Türkiye yi inşa etmektir. Cumhurbaşkanı olarak, Meclisimizle, Hükümetimizle, siyasi partilerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, Türkiye ye destek olan herkesle birlikte ülkemizi 2023 hedeflerimize ulaştırma kararlılığıyla yolumuza devam edeceğiz. 25

28 TBMM BAŞKANI İSMAIL KAHRAMAN: 15 TEMMUZ GECESI MECLISIMIZI AÇARAK BIRLIK VE BERABERLIK IÇINDE DEMOKRASIYE SAHIP ÇIKTIK SÖYLEŞI VE FOTOĞRAFLAR: SONGÜL BAŞ-NEŞE SARIDOĞAN 26 SÖYLEŞI

29 DARBE TEŞEBBÜSÜ SIRASINDA KENDI KARARIYLA MECLIS I AÇTIĞINI IFADE EDEN TBMM BAŞKANI İSMAIL KAHRAMAN, MECLIS IN BOMBALANMASINI ÇILGINLIK OLARAK NITELENDIRIYOR. DARBE TEŞEBBÜSÜNDEN BIR GÜN SONRA, 16 TEMMUZ 2016 TARIHINDE TBMM YI OLAĞANÜSTÜ TOPLANTIYA ÇAĞIRDIĞINI BELIRTEN KAHRAMAN, MECLIS E YENI BIR SIĞINAK YAPILACAĞINI, BOMBANIN DÜŞTÜĞÜ ALANLARIN ISE MÜZE OLARAK DÜZENLENECEĞINI IFADE EDIYOR. Darbe girişimi olduğunu ne zaman ve nasıl öğrendiniz? 15 Temmuz akşamı Meclis Konutu nda yemek yiyordum. O sırada alçak uçuş yapan bir F-16 sesi duydum. Hemen televizyonu açtım. Baktım, Boğaziçi Köprüsü ne tank giriyor. Eyvah, yazık, bir darbe hareketi bu dedim. Yemekten kalktım, abdest aldım ve hemen Meclis e geldim. Dört siyasi parti grubuna birer yazı gönderdim; 16 Temmuz Cumartesi günü saat 14:00 te Meclis i olağanüstü toplantıya çağırdığımı bildirdim. Daha sonra Çankaya Köşkü ne Hükümet le görüşmeye gittim; orada bazı bakanlar, mesela Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan vardı. Çankaya Köşkü nde bazı milletvekilleri de bulunuyordu. Meclis e gitmek üzere hareket ettik. Meclis e geldik, kapıyı açtık, ana salona girdik, ışık ve ses tertibatını açtırdık. Herhangi bir yerden teklif, telkin, talep olmaksızın Meclis i açtım. Tatil olmasına, milletvekilleri seçim bölgelerinde bulunmasına rağmen, Ankara daki milletvekili arkadaşlarımız Meclis e geldiler; hatta bazıları gittikleri yerden geri dönerek Genel Kurul a ulaştılar. O akşam Genel Kurul Salonu nda toplam 97 milletvekili vardı. Üç partinin grup başkanvekilleri; AK Parti den Mehmet Muş, CHP den Özgür Özel, MHP den Erkan Akçay Başkanlık Divanı nda yer aldılar. HDP yoktu. HDP den Mithat Sancar ve İdris Baluken arayarak Yolda ya da orada bir provokasyona sebep olmayalım diye gelmiyoruz. Bizi orada sayın. Yarınki olağanüstü toplantıda bulunacağız dediler. Diğer üç parti ise parti rozetini bir tarafa bırakıp ay yıldızlı rozetin altında çok güzel bir şekilde bir araya geldiler. Milletvekilleri ve Bakanlar Genel Kurul da konuştular. O akşam kadınların cesaretinin çok yüksek olduğunu gördüm. Mesela Balıkesir Milletvekili Sema Kırcı oğluyla birlikte geldi. İki rekat sefer namazı kılıp helalleşerek Meclis e gelmişler. Milletvekilleri Genel Kurul un açıldığını nasıl öğrendi? Birbirlerine haber mi verdiler? Evet, herkes birbirini çağırarak bir araya gelindi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partili milletvekillerine Meclis e gitmeleri için davette bulundu. Ben inanıyorum ki, tatil nedeniyle milletvekilleri seçim bölgelerinde olmasaydı bütün arkadaşlarımız Meclis e gelirdi. Yine de o akşam Genel Kurul da bir arada olduğumuz milletvekillerinin sayısı hiç de az değildi. TBMM İdare Amiri Ahmet Gündoğdu beni arayıp Başkanım, darbe oluyor, ne yapacağız? dedi. Meclis teyim, bekliyorum, gel dedim. İlk gelenlerden biri de odur. Ayrıca, yollar kesilince Meclis e gelemeyip Külliye ye gidenler de oldu. Siz Genel Kurul Salonu ndayken Meclis e bombalar atıldı. Sığınağa inmeye nasıl karar verildi? O gece Meclis e üç büyük bomba ve ses bombası atıldı. Helikopterler devamlı kurşun yağdırdılar. Genel Kurul Salonu nda bulunduğumuz sırada düşen ikinci bomba nedeniyle salon sallandı, içeride toz bulutu oluştu. Buna rağmen orada kalmaya ve konuşmalarımıza devam ettik. Ancak tam anlamıyla hayati tehlike söz konusu olunca sığınağa indik. 27

30 15 TEMMUZ DA MILLET DARBEYE DUR DEMIŞTIR. ARTIK HIÇ KIMSE ELIMDE SILAH VAR DIYE MIKROFONU ALIP, EKRANA ÇIKIP BEN DARBE YAPTIM DIYEMEYECEKTIR. DARBELER TARIHIN ÇÖPLÜĞÜNE ATILMIŞTIR. Sığınak yeterli miydi? Sığınağın birçok eksiği olduğunu gördük. Meclis in projesi Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister tarafından 1954 te yapılmış. Bu sığınak, o günün şartlarına uygun olabilir, ama bugün için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Su deposu, sağlık odası yok, çıkışlar sorunlu. Sığınakta tek tuvalet var. 730 kişinin girebileceği odalar ve yanlarda iki mekan daha bulunuyor. Geniş mekanlardan bir bölümü mutfak deposu, bir bölümü kütüphane arşivi yapılmış. Onların hepsini boşalttık. Tuvalet eklentisi yapıyoruz. Fakat bize bugünün sivil savunma normlarına uygun bir sığınak lazım. İnşallah onu yapacağız. O gece sığınağa indiğimizde oturacak yer olmadığını, tuvalet, su ve gıda yokluğunu gördük. Sığınak illa darbelerde lazım değil. Allah korusun, harp, sel, deprem olur, sığınağa ihtiyaç duyulur. 15 Temmuz gecesi Genel Kurul un açılması ve Meclis in tek yürek oluşu darbe girişiminin önlenmesinde etkili oldu. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Darbe teşebbüsünün olduğu gece büyük bir badire atlattık. O süreçte parti farkı gözetmeksizin milletvekili arkadaşlarımızla yan yana gelmemiz çok önemliydi. Hepimiz Türkiye nin mutluluğunu, refahını, huzurunu, iyi bir geleceğe sahip olmasını ve demokrasiden vazgeçilmemesini istiyoruz. O halde niye hasım olalım. Fikirlerimizi söyleyeceğiz, birbirimize tahammül edeceğiz ki doğruyu bulalım. O gece ve arkasından Yenikapı mitinginde bütün Türkiye bir araya geldi, birlik ve bütünlük sağlandı. Siz Genel Kurul u açtığınız anlarda neler hissettiniz? Kaptanlar gemilerini terk etmezler, gemiyi ilk terk edenler farelerdir, kaptanlar sonuna kadar gemide kalırlar. O akşam hiçbir dünyevi düşünce, korku olmadan hemen harekete geçerek Meclis i açtım. Eski tecrübelerime dayanarak, darbe karşısında tarihî sorumluluğumun ve manevi inancımın gereği Meclis e gelmem ve TBMM yi açık tutmam gerekiyordu. Vazifemi yaptım tan itibaren darbeleri biliyorum. Darbelerde paniğe kapılmamak, dik durmak gerekir. Dik durduğunuzda ve milletin iradesini güçlü bir şekilde ortaya koyduğunuzda, darbecilerin başarıya ulaşması mümkün olmaz. O gece Meclisimiz tarihinde ilk kez bombalandı Türkiye Büyük Millet Meclisi ne bomba atıyorsunuz. Bu ne şuursuzluk, ne hainlik. Genel Kurul da toplantı halindeyiz. Başkanlık kürsüsündeyim. O sırada atılan bomba şayet 15 metre beriye düşmüş olsaydı hepimiz şehit olmuştuk. Meclis bombalanmaz, harplerde bile böyledir. Bu ne çılgınlık! Biz şimdi Başbakan ın odasının bulunduğu, bomba atılmış o kısmı bir müze halinde saklayacağız. Bir başka bombanın düştüğü bahçeye giden, demokrasi yolu dediğimiz yolun kenarına ise camekan yapılacak. Gelenlere bunu gösteriyoruz. Şunu da ifade etmek istiyorum; bizim büyümemizi istemeyen devletler hâlâ darbeyi kötülemiş, telin etmiş değiller. Biraz önce belirttiğiniz gibi, geçmişteki darbe dönemlerini yaşamış birisiniz. Bu darbe girişiminin diğerlerinden farkı nedir? Türkiye de 27 Mayıs 1960 darbesi, tabiri caizse bir sel yatağı meydana getirdi. Ormanda ağaçlar suyu emerler, sele mâni olurlar. Şiddetli bir yağmur yağıp sel yatağı oluştuktan sonra eski yağmurların çok daha azı da yağsa artık o yataktan yeni seller başlar tan günümüze 16 darbe vardır; neticelenmiş, 28 SÖYLEŞI

31 neticelenmemiş, gizli kalmış, açığa çıkmış Mesela 27 Mayıs 1960 bir darbedir. 22 Şubat 1962 de Talat Aydemir in yaptığı bir darbe teşebbüsüdür. O teşebbüs, anlaşma sağlanması üzerine sona erdirilmiştir. Talat Aydemir 21 Mayıs 1963 te yeniden darbeye kalkışmıştır. Bu sefer yeğeni Fethi Gürcan la beraber 1964 te idam edilmiştir. Yine 1971 de bir darbe teşebbüsü vardır. Doğan Avcıoğlu nu Türkiye nin başbakanı yapacaklardı. Türkiye de sistem değişikliği yani ihtilal olacaktı. İhtilaller sosyal, siyasi, hukuki, ekonomik yapıyı değiştiren hareketlerdir da Fransız İhtilali, 1917 de Bolşevik İhtilali gibi, ihtilaller bütün sistemi değiştiriyor. İdareyi değiştirip başkasını idareye getirmeye ise darbe denir. Talat Aydemir darbe yapmak istedi, kalıcı bir askerî idare getirecekti, 1962 ve 1963 te başarılı olamadı, darbe teşebbüslerini hayatıyla ödedi. 9 Mart 1971 de yapılacak olan bir ihtilaldi, ama önlendi, 12 Mart 1971 muhtırasına dönüştü. Süleyman Demirel e dediler ki, Rusya da Yeltsin tanka çıkıp darbeyi önledi, sen şapkanı aldın gittin. Süleyman Bey in şöyle bir cevabı var: Tank vardı da mı çıkmadık? 15 Temmuz daki darbe teşebbüsünde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tanka değil, uçağa bindi ve İstanbul a indi. Kendisine Marmaris te kaldığı otelin sahibi tarafından 5 dakika sonra uluslararası alandayız, 10 dakika sonra da Yunan adasındayız diye teklif yapıldı. Cumhurbaşkanımız gereken cevabı verdi ve İstanbul a geldi. Halkın ona güvenmesi ve meydanlara çıkma davetine karşılık vermesiyle Türkiye bir büyük badireden kurtuldu. Bu darbe teşebbüsünün önlenmesindeki bir numara Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan dır. Milletimiz ve basınımız da bu süreçte çok güzel bir imtihan vermiştir. Biraz önce ifade ettiğim gibi, 1960 tan günümüze neticelenmiş, neticelenmemiş, gizli kalmış, açığa çıkmış 16 darbe vardı; bundan böyle 18 incisi olmayacak. 15 Temmuz da millet darbeye dur dediği için, millete rağmen bir hareket olamayacağı için artık hiç kimse Elimde silah var diye mikrofonu eline alıp, ekrana çıkıp Ben darbe yaptım diyemeyecek, buna inanıyorum. Darbeler tarihin çöplüğüne atılmıştır. Bu darbe girişimi şimdiye kadarkiler içinde en organize olanı idi. 27 Mayıs ta İstanbul da darbeyi tek başına Davutpaşa daki zırhlı tugay yapmıştı. Geçmişte küçük kuvvetlerle harekete geçiyorlardı. Şimdi ise Hava Kuvvetleri, Zırhlı Birlikler, Deniz Kuvvetleri, Jandarma Bir büyük güç. Anlaşılıyor ki çok uzun zamana yayılan bir hazırlık yapılmış. Bir diğer farklılığı da, darbelerin yapıldığı zamandan önce harekete geçilmesidir. Darbeler saat 03:00 te, herkes uykudayken yapılırdı. Sabah kalktığınızda bir bakardınız ki idare değişmiş. 15 Temmuz da darbe teşebbüsünün erken başlaması, darbe yapılacağının haberi ulaştı paniği ve korkusuyla oldu. O da çok iyi oldu. Halk daha ayaktayken başladı. Millet Darbeye hayır dedi. Demokrasiyi özümsediğini ortaya koydu. 15 Temmuz un diğer darbelerden bir farkı da budur. Geçmişte halk organize değildi; sayı çoktu ama bağ yoktu. Mesela 1960 darbesi olduğunda Demokrat Parti nin en az yüzde 70 taraftarı vardı. Karşı koyamadı, meydana çıkmadı. Niye? Çünkü bugünkü iletişim ve bilgilendirme yok, organizasyon yok. 15 Temmuz da halkımız demokrasiyi özümsediğini, birlik ve beraberlik içinde olduğunu gösterdi. Dünya ve hepimiz şunu gördük; milletimizin mayası o kadar sağlam ki, yeri geldiğinde kimliğini, şahsiyetini ortaya koyuyor. Tankın önüne çıkıyor, helikoptere uzanıyor; indireceğim seni diye. Önündeki düşüyor, o yine devam ediyor. Şehit ailesinin evine gidiyorsunuz, ağlamak yok, Vatan sağ olsun diyor. Yaralılar aynı durumda. Allah rahmete kavuşanlara rahmet eylesin, onlar ebediyete şehit olarak gittiler, Peygamber Efendimize komşu olmuşlardır inşallah. Milletimizin başı sağ olsun. Yaralılara acil şifa diliyorum. Cenab-ı Hak bir daha böyle günler göstermesin. Milletimize, devletimize zeval vermesin. Bu vesile ile bu şanlı mücadelede desteğini esirgemeyen ve eli kanlı darbecilere, asker kıyafeti giymiş teröristlere, gülenizm taraftarlarına karşı ayağa kalkan, vakur tavırlarıyla, tavizsiz davranış ve dik duruş sergileyen değerli milletvekillerimize bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. 29

32 BAŞBAKAN YILDIRIM: BU AZIZ MILLETIN BIR FERDI OLMAKTAN BIR KEZ DAHA GURUR DUYDUM 30

33 BAŞBAKAN BINALI YILDIRIM, 15 TEMMUZ GECESI TÜRKIYE NIN BÜYÜK BIR FELAKETIN EŞIĞINDEN DÖNDÜĞÜNÜ BELIRTEREK, SILAHLI, KANLI BIR DARBE GIRIŞIMI MILLETIMIZIN DIRENCIYLE, HÜKÜMETIMIZIN VE CUMHURBAŞKANIMIZIN DIRAYETIYLE BAŞARISIZ HALE GETIRILDI VE ÜLKEDE IŞLER NORMALE DÖNDÜ DEDI. Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişiminin ardından ulusal ve uluslararası televizyon kanallarına verdiği röportajlarda o geceyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 15 Temmuz da Türk halkının darbe girişimine karşı dimdik durduğunu belirten Yıldırım, Bu aziz milletin bir ferdi olmaktan bir kez daha gurur duydum dedi. Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz gecesi uçakların alçak uçuş yaptığı, köprülerin kapatıldığı saatlerde bir televizyon kanalının yayınına bağlanarak Bir kalkışma ihtimali üzerinde duruyoruz. Belli ki emirkomuta zinciri olmadan asker içerisindeki bazı kişilerin kanunsuz bir eylemi söz konusu. Vatandaşlar şunu bilsin ki demokrasiye zarar getirecek hiçbir faaliyete izin verilmeyecek dedi. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti nin iş başında olduğunu ifade eden Yıldırım, Bu kalkışmayı yapanlar, bu çılgınlığı yapanlar, en ağır şekilde bedelini ödeyecektir. Asla bu tip kalkışmalara pabuç bırakmayacağız. Asla bu ve buna benzer çılgınlıklara müsaade etmeyeceğimizi bilsinler diye konuştu. Başbakan Yıldırım, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise Demokrasiye ve millî iradeye kalkışma var. Buna izin vermeyeceğiz. Demokrasiden asla taviz verilmeyecek. Yapanlar en ağır bedeli ödeyecek. Bunların kim olduğunu, hangi amaçla hareket ettiklerini kısa sürede anlayacağız ve gereğini yapacağız. Milletimiz rahat olsun, asla ve asla yasa dışı, demokrasiyi kesintiye uğratacak faaliyetlere müsamaha göstermeyeceğiz. Bazı önemli binalara abluka gözlendi. Emniyet güçlerimiz harekete geçti. Misliyle karşılık verilecek. Ucunda ölüm dahi olsa gereken yapılacak değerlendirmesinde bulundu. Başbakan Yıldırım, darbe girişiminden sonra bir televizyon kanalına verdiği röportajda o gece bir kalkışma olduğu kanaatine nasıl vardığını şöyle anlattı: Biz köprüden geçtikten kısa bir süre sonra köprüyü tuttular. Yani bizim oradan geçeceğimiz hesap edilerek köprüye inilmiş, yoksa köprünün ilk anda tutulması gereken bir stratejik hedef olması çok anlamlı değil. Ama orada o zamanlamayı tutturamadılar, Cenab-ı Hak yardım etti ve biz geçmiş olduk. Tuzla da konuta varınca, zaten varmadan öğrendik bir gariplik olduğunu, hemen Genelkurmay Başkanı nı aradık, telefonu çalıyor, cevap vermiyor. İçişleri Bakanı nı arıyoruz, telefonu kapalı; daha sonra öğrendik, uçaktaymış o anda, Erzurum dan geliyormuş. Kimi arasak ses yok. Bu sefer tabii biraz daha işin ciddi olduğu kanaati bizde hasıl oldu ve hemen orada şunu yaptık; Ankara Valisi ni, Ankara Emniyet Müdürü nü, İstanbul Valisi ni, İstanbul Emniyet Müdürü nü aradım, oralardan aldığım bilgilerden sonra şöyle bir sonuca vardım: Bu bir kalkışma ve bu kalkışma Silahlı Kuvvetler içerisinde bir grubun işidir, bunun Silahlı Kuvvetler komuta kademesiyle, onların iradesiyle bir ilgisi yok, o iradenin dışında gelişen bir iştir. Türk demokrasisi adına karanlık bir gece yaşadık Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz gecesinde vatandaşların meydanlara çıkmaya davet edilmesiyle ilgili olarak şu bilgileri paylaştı: 15 Temmuz gecesi çok uzun bir gece oldu, aynı zamanda da çok 31

34 15 TEMMUZ GECESI ÇOK UZUN BIR GECE OLDU, AYNI ZAMANDA DA ÇOK KARANLIK BIR GECEYDI. TÜRK DEMOKRASISI ADINA, MILLÎ IRADE ADINA, MILLETIN GELECEĞI ADINA UZUN VE KARANLIK BIR GECE YAŞADIK. karanlık bir geceydi. Türk demokrasisi adına, millî irade adına, milletin geleceği adına uzun ve karanlık bir gece yaşadık. O gece olay meydana geldiği anda eşim, ben, yakın çalışma arkadaşlarım hemen kısa bir istişare ettik. Dedik ki, bu milletin emanetini yere düşürmeyeceğiz, gerekirse canımızla ödeyeceğiz, ama asla ve asla bunlara pabuç bırakmayacağız. Daha sonra Cumhurbaşkanımızı aradık, kendisiyle görüştüğümüzde aynı kanaatte olduğunu gördük. Ve bir karar verdik Sayın Cumhurbaşkanımızla, bu işle biz mücadele ederiz, ama şu anda güçlerimiz orantılı değil, onlar devletin tankını, tüfeğini, uçağını gasp etmişler ve milletin üzerine acımasızca saldırıyorlar. Bizim elimizde ne var? Bizim elimizde tank yok, uçak yok, tüfek yok, bizim elimizde Polis Teşkilatımız var, Özel Harekatçılarımız var, bu kadar, ama onların göremediği bir güç daha var, o da millet. Milletle savaş yapılmaz. Milletle savaş yapıp da galip olan dünyada hiçbir ülke görülmemiştir. Dedik ki, biz mücadelemizi vereceğiz, ama işin sahibini de haberdar edeceğiz, meydanlara davet edeceğiz. Ve oradan çağrımızı yaptık, Cumhurbaşkanımız da, biz de; Türkiye büyük bir silahlı darbe girişimiyle karşı karşıyadır, iş başa düşmüştür, lütfen herkes üzerine düşeni yapsın. Bu yetti zaten, akın akın insanlar o bombalara, o mermilere, o tanklara meydan okuyarak, önüne durarak, üstüne çıkarak, Benim bedenimden geçmeden geçemezsin diyerek meydanlara indi. Başbakan Yıldırım, o gece yaşadığı ve kendisini oldukça sinirlendirdiğini ifade ettiği bir olayı ise şöyle anlattı: Şimdi, tabii havadan taarruz var, Ankara, İstanbul ağırlıklı, helikopterler sokakları tarıyor, uçaklar bombalar bırakıyor, tanklar önüne geleni ezip sürükleyip götürüyor. Yani tanklara karşı vatandaş göğsünü siper ediyor da, yukarıdaki uçak ve helikoptere bir şey yapamıyor. Tabii Hava Kuvvetleri Komutanı nı da derdest ettikleri için kendisine ulaşamıyoruz. Ne yapalım? Hava Savunma Komutanlığı var Eskişehir de, orayı aradık, dedik ki, Kardeşim, bir şeyler yapın, şu 32

35 uçakları durdurun, şu helikopterleri durdurun, bunlar insanların üzerine ateş açıyorlar, bu vahşete seyirci kalmayın. Efendim, işte Erzurum dan gelecek uçaklar, yüklü değil, yüklenmesi 2 saat alır... Bir sürü böyle mazeret, mazeret. Tabii bizim de canımız sıkılmış, bağırıyoruz çağırıyoruz. Ondan sonra, Efendim, yazılı emir verin. Öyle deyince benim tepem attı, ağzıma geleni söylemeye başladım. Bak dedim, kardeşim, bu telefonda konuştuklarımız yazılı emirdir, bunu ya şu anda uygularsınız yahut da sonra bunun hesabını verirsiniz. Vurun kardeşim, vur emri veriyorum ve mazeret istemiyorum. Efendim, işte şehrin üzerinde uçuyorlar, vurursak şöyle olur... Ya, onlar insanları vuruyorlar, öldürüyorlar insanları. Orada vurmayın, önüne çıkın, taciz edin, dışarı çıkarın, orada vurun, onu da ben mi öğreteceğim? Yani artık çok sinirlenmişim, her şeyi söylüyorum. Gecikmeler oldu, ama yaptılar, emri yerine getirdiler. Büyük bir felaketin eşiğinden dönüldü Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz gecesi Türkiye nin büyük bir felaketin eşiğinden döndüğünü belirterek, Maalesef silahlı, kanlı bir darbe girişimi milletimizin direnciyle, Hükümetimizin ve Cumhurbaşkanımızın dirayetiyle başarısız hale getirildi ve ülkede işler normale döndü diye konuştu. Bütün gece boyunca büyük bir mücadele verildiğini kaydeden Yıldırım, O alçakça darbe girişimine karşı dimdik duran, başta milletimiz olmak üzere herkese şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Bu aziz milletin, aziz Türk milletinin bir ferdi olmaktan bir kez daha gurur duydum. Bütün medya kuruluşlarımıza, yargıçlarımıza, savcılarımıza, valilerimize, kaymakamlarımıza, kahraman polisimize, yurtsever askerlerimize, subaylarımıza teşekkür ediyorum. Velhasıl bu belanın defedilmesinde emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyorum dedi. Yıldırım, Milletimizin yanında olduklarını açık ve seçik ortaya koydular. Bütün vatandaşlarımızı demokrasiye, ülkeye sahip çıkmaya davet ettiler sözleriyle muhalefet partilerinin liderlerine de teşekkür etti. Darbe girişimine sebep olanların bu işten kolay kurtulmalarını kimsenin beklememesi gerektiğine işaret eden Başbakan Yıldırım, Çünkü 246 şehidimiz, binlerce yaralımız var, bunların hesabı sorulacak. Hesap sorarken intikam duygusuyla hareket etmeyeceğiz, adaletle hareket edeceğiz. Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk devletinin gereği neyse o yapılacak. Burada ne kadar derine gider, hangi düzeyde olur, bunu yargı belirler, bizim belirlememiz söz konusu değil. Biz sadece yargının işini yapması için gerekli desteği vereceğiz değerlendirmesinde bulundu. 33

36 BAŞBAKAN YILDIRIM DESTAN YAZAN KAHRAMANLARLA BULUŞTU BURÇIN ARMUTLU Türk milleti 15 Temmuz u 16 Temmuz a bağlayan gece şanlı geçmişindeki destanlara bir yenisini daha ekledi. FETÖ mensubu askerler tarafından gerçekleştirilen darbe girişimini canı pahasına önleyen Türk halkı, türlü yiğitlikler göstererek vatanına sahip çıktı ve toplum hafızasında yer edecek bir kahramanlık öyküsüne imza attı. Darbeci Tuğgeneral Semih Terzi yi alnından vurarak öldürdükten sonra şehit düşen Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir, Atatürk Havalimanı nda tankın önüne yatarak cuntacı askerlere geçit vermeyen Metin Doğan, tankları durdurmak için kendi kullandığı kamyonla Taksim e çıkan Şerife Boz, Malatya da darbecilerin bıraktığı zırhlı aracı kullanarak operasyona destek veren Mustafa Özbey, İstanbul da darbecilerin açtığı ateş sonucu yaralanan Orçun Şekercioğlu ve daha nicesi O gece milyonlar cesaretleriyle adlarını demokrasi tarihimize altın harflerle yazdırdı. 15 Temmuz un kahramanlarından Metin Doğan o gece yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: Araçlar ilerlemiyordu, hayat durmuş gibiydi. Bir motosiklet sürücüsüne rica ettim, beni havalimanına götürdü. Tankların ilerlediğini gördüğüm ilk anda kendimi hemen paletin önüne attım. Asker şaşırdı, benim yattığımı görünce durmak zorunda kaldı. Darbeci askerlerin vurma tehdidinde bulunarak etkisiz hale getirmeye çalıştığı Doğan, o gece hiç korkmadan Ben Türk askeriyim, siz kimsiniz? tepkisini veriyor. Bu ülkeye gönülden bağlı olanların 15 Temmuz gecesi Vatan Caddesi, Genelkurmay Başkanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı gibi yerlerde kahramanlık hikayeleri yazdığını ifade eden vatansever, bu milletin baskı ve zorbalığa her zaman karşı çıktığını vurguluyor. 34

37 15 TEMMUZ, DAHA ÖNCE PEK ÇOK KEZ DARBE TALIHSIZLIĞI YAŞAMIŞ MILLETIMIZIN YENI BIR DARBEYI BÜYÜK BIR CESARETLE ÖNLEDIĞI GÜN OLARAK TARIH SAYFALARINDAKI YERINI ALDI. O GECE ÇOK BÜYÜK BIR DESTAN YAZILDI VE HER DESTANDA OLDUĞU GIBI BU OLAĞANÜSTÜ HIKAYENIN DE BIR KAHRAMANI VARDI: TÜRK MILLETI Vatan, millet için seferber olduk Türk halkı ülkenin dört bir yanında meydanlara çıkıp demokrasi nöbeti tutarken, Malatya da Mustafa Özbey adlı bir vatandaş da gecenin kahramanları arasındaki yerini alıyor. 15 Temmuz da, darbecilerin bıraktığı ve polis tarafından el konulan ZPT yi (Zırhlı Personel Taşıyıcıları) kullanan ve gönüllü olarak operasyonda yer almayı isteyen Özbey, polislerin Vatan, millet için seferber olduk. Sen de geldin seferber oldun. Allah razı olsun. Biz bu araçla içeri gireceğiz. Sen bu olayda şehit ya da gazi olabilirsin. Ne diyorsun? şeklindeki sözlerine Vatan ve millet için ölümü bile göze alırım, siz yeter ki bana ne yapacağımı söyleyin karşılığını veriyor. Aracı Malatya Emniyet Müdürlüğü ne götüren Özbey, o geceyle ilgili olarak şunları ifade ediyor: Bu ülkede hedeflerine ulaşamayacaklar darbesini, sokağa çıkma yasağını, insanların ekmek, su bulamadığı günleri bize anlattılar. Biz Allah ın izniyle o dönemlere geri dönmeyeceğiz. O gecenin simge isimlerinden biri de darbe girişiminin önlenmesinde Türk kadınının gücünü ortaya koyan Şerife Boz. Kendi kullandığı kamyonla Taksim e çıkarak komşusu ile birlikte darbecilere karşı duran Boz, o geceyi şöyle anlatıyor: Eşim gittikten sonra kamyonu alarak Acaba götürebilir miyim? endişesiyle, iman gücüyle aracı oraya götürdüm. Komşumu, kızlarımı, torunlarımı yanıma alarak yola çıktım. Zaten ondan sonra herkes araca bindi, herkes bana yardım etti ve Taksim Meydanı na indim. Orada bir kargaşa oldu. Ne yaptığımın hiç farkında değilim. O kadar duyguluydum ki hiç kimseyi ve hiçbir şeyi fark etmedim. Vatanımı, toprağımı düşündüm. Gençlerin geleceği için, toprağım için oradaydım. Onun için gözüm hiçbir şey görmedi. Başbakan Yıldırım: Sizler adınızı tarihe altın harflerle yazdırdınız Başbakan Binali Yıldırım, o kara bulutlarla kaplı gecede ortaya koydukları cesaretle adlarından söz ettiren kahramanlardan üçünü Çankaya Köşkü nde kabul etti. Metin Doğan, Mustafa Özbey ve Şerife Boz ile görüşen Yıldırım, O gece her bir vatandaşımız birer kahramandı. Direnişin simgesi haline gelmiş kahramanlarımızla bir arada olmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum. Sizler adınızı tarihe altın harflerle yazdırdınız. Her biriniz Anadolu kadınının ruhunu, Anadolu insanımızın asilliğini ölümsüz hale getirdiniz diye konuştu. 35

38 MECLIS IN BOMBALANDIĞI KARA GECE 36

39 BUNDAN 96 YIL ÖNCE BINBIR EMEKLE, AZIMLE VE NICE ZORLUKLA KURULAN TBMM, TARIHINDE ILK KEZ 15 TEMMUZ 2016 DA BOMBALARIN HEDEFI OLDU. DARBECILERIN TÜM SALDIRILARINA, BASKILARINA VE TACIZLERINE RAĞMEN ÇALIŞMASINI SÜRDÜREN GAZI MECLIS, GÖSTERDIĞI CESARETLE MILLÎ DIRENIŞE EN BÜYÜK DESTEĞI VERDI. PINAR ÇAVUŞOĞLU 37

40 1920 lerin başında en taze umutları yeşerten, en büyük güveni hak eden, tek kurtuluş yolu olarak görülen bir oluşumdu Büyük Millet Meclisi. I. Dünya Savaşı sonrası işgalci devletlerin topraklarımıza göz diktiği dönemde, tam bağımsızlık için belirlenen yolun dayandığı temel millî irade ydi. Meclis, I. ve II. İnönü Savaşları, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, Sakarya Meydan Muharebesi, Başkomutanlık Meydan Muharebesi gibi pek çok kritik savaşı başarıyla yönetmiş, millî irade şanlı Türk ordusuyla el ele vererek ülkemizi düşmanlardan temizleyen çok önemli bir güç olmuştu. Oldukça zor şartlarda kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Batı yı gücü ve kararlı duruşuyla susturmuştu. Ancak demokrasinin ve millî egemenliğin simgesi TBMM ye, kuruluşundan 40 yıl sonra indirilen darbe bir yabancı gücün ordusunun değil, bizzat bu ülkenin sözümona devrim cilerinin eseriydi ve 1980 darbeleri seçilmiş hükümetlerin görevine son vererek Türkiye yi askerî idareye teslim etti. Bu zor günlerin olumsuz sonuçları ve ülkemizi sürüklediği kötü koşullar ortadayken, darbelerin yaraları aradan yıllar geçmesine rağmen tam olarak sarılabilmiş değilken, yeni bir askerî müdahaleye kalkışmak ancak vatan hainliği olurdu. Tıpkı 15 Temmuz gecesindeki gibi Eylül askerî darbesinden 30 küsur yıl sonra, 15 Temmuz 2016 da Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanmış bir grup terörist darbe teşebbüsünde bulundu. Kendilerine eylemleriyle tezat oluşturan bir isim seçen Yurtta Sulh Konseyi halka ateş açmış, TBMM yi bombalayarak aslında millî iradeyi hedef almıştı. O gece milletin seçtiği mebuslar direndi, dolayısıyla halk direndi. 96 yıl sonra TBMM yine yalnızca millî iradenin değil, millî direnişin de sembolü oldu. Milletin vekili görevinin başında Türkiye en uzun gecelerinden birini 15 Temmuz da yaşadı. Çoğunlukla 30 Ağustos, 29 Ekim gibi millî günlerde, bir kutlamanın parçası olarak görmeye alışık olduğumuz jet uçakları gökyüzünde tur atıyordu. Asabi uçuşları, bunun bir gösterinin parçası olmadığını apaçık ortaya koyuyordu. Jet uçaklarının alçak geçişleri ve adeta sağır eden sesleri Ankaralıları tedirgin ediyordu. İstanbul da Boğaz köprülerinin tanklar tarafından kapatılması ortada bir terör saldırısı olabileceği ihtimalini düşündürüyordu. Herkes gibi milletvekilleri de olaylardan habersizdi. Başbakan Binali Yıldırım ın Kalkışma ihtimali üzerinde duruyoruz şeklindeki beyanatının ardından kafalardaki sorular yanıt bulmaya başladı ve milletvekilleri ülkenin bu en zor gecelerinden birinde millî iradeye sahip çıkma adına TBMM ye doğru yol aldı. MILLETVEKILLERI ÜLKENIN EN ZOR GECELERINDEN BIRINDE MILLÎ IRADEYE VE DEMOKRASIYE SAHIP ÇIKMAK IÇIN TÜRKIYE BÜYÜK MILLET MECLISI NDE BIR ARAYA GELDI. 38

41 MILLETVEKILLERI DARBEYI KINAYAN KONUŞMALARINI GERÇEKLEŞTIRIRKEN TÜRKIYE NIN DARBELER, HATTA SAVAŞ TARIHINDE DAHA ÖNCE GÖRÜLMEMIŞ BIR OLAY YAŞANDI VE TÜRKIYE BÜYÜK MILLET MECLISI BOMBALANDI. Milletvekillerinin Meclis e girebilmesi kolay olmamıştı. Dikmen ve Çankaya kapıları güvenlik gerekçesiyle önüne otobüsler yığmak suretiyle kapatılmıştı. Zira tankların Meclis e girme çabaları olmuştu. Araçlarından kapı girişlerinde inmek zorunda kalan milletvekilleri Ana Bina daki Genel Kurul Salonu na yaya olarak geldiler. Bu esnada helikopterlerden açılan ateşlere maruz kalan milletvekilleri oldu. TBMM Başkanı İsmail Kahraman, bazı bakanlar ve milletvekilleri Genel Kurul Salonu nda bir araya geldi. Farklı partilerden milletvekilleri kucaklaşarak birbirlerine destek verdi. Herkes bir diğerini orada görmekten memnundu. Milletvekilleri darbeyi kınayan konuşmalarını gerçekleştirirken Türkiye nin darbeler, hatta savaş tarihinde daha önce görülmemiş bir olay yaşandı ve bağımsızlığın sembolü, millî iradenin tecelligahı TBMM cuntacıların elindeki uçaklardan biri tarafından bombalandı. Bombardıman sürerken Genel Kurul da bir hareketlilik yaşandı. Bazı milletvekilleri sığınağa inilmesi gerektiğini dile getiriyordu. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, TBMM Başkanı İsmail Kahraman ın yanına giderek, Genel Kurul u kapatıp aşağı inersek bu millet meydana çıkmaz. Meclis, darbecilerden korktu der. Bizim yapacağımız şey burada ölmektir dedi. Daha sonra kürsüye çıkarak milletvekillerine hitaben konuşan Bozdağ, Darbeciler bu halka hesap verecek dedi. Eliyle yukarıyı işaret ederek cuntacılara seslenen Bozdağ, 39

42 Bomba da atsanız buradayız. Sizi yargının önüne çıkaracağız, millete hesap vermenizi sağlayacağız diye haykırdı. O sırada TBMM yi vuran uçağın düşürüldüğü bilgisinin gelmesi üzerine milletvekilleri hep bir ağızdan Darbeciler halka hesap verecek nidasını tekrarladı. TBMM nin güvenlik bürokrasisi, bombaların hayati tehlike arz ettiğini belirterek Genel Kurul Salonu ndakileri sığınağa yönlendirdi. Saat 03:00 sularıydı. Sığınaktan çeşitli televizyon kanallarına telefonla bağlanarak edindikleri bilgileri aktaran, bunun yanı sıra milletin yalnız olmadığı yönünde mesaj veren milletvekilleri halkı da yüreklendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmaris te kaldığı otelden ayrılarak İstanbul a ulaştığı sıralarda sığınaktaki milletvekillerine moral verdi. Erdoğan, AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz ü telefonla arayarak milletvekillerine, Hiçbir endişeniz olmasın, bu darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Size buradan sesleniyor olmaktan duyduğum derin üzüntüyü iletiyorum. Meclis in hedef olmasından duyduğum üzüntüyü dile getiriyorum. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, Türkiye bundan çok güçlü şekilde çıkacaktır şeklinde seslendi. O gece TBMM Başkanı, bazı bakanlar ve milletvekilleri sığınakta sabahladılar. Ertesi gün ise Meclis olağanüstü toplandı. 40

43 TBMM HEDEF ALINARAK ATILAN BOMBALARDAN BIRI BAŞBAKANLIK MAKAMININ YAKININA ISABET ETTI. BOMBA NEDENIYLE BINADA AĞIR HASAR MEYDANA GELDI. Millet iradesine hain saldırı O geceyle ilgili olarak daha sonra yapılan açıklamalarda Meclis e pek çok kez saldırı gerçekleştirildiği, atılan üç bombanın ağır tahribata neden olduğu bilgisi verildi. Meclis in üzerinde tur atan ancak uzun bir süre müdahalede bulunmayan jet uçakları ve helikopterler ilk saldırılarını milletvekillerinin televizyon kanallarına bağlanarak tüm partilerin darbeye karşı ortak hareket ettiğini vurguladıkları konuşmalarından sonra gerçekleştirdi. Belli ki birlik ve beraberlik sergilenmesi FETÖ mensuplarını rahatsız etti. Darbecilerin saat 02:42 de Meclis e attığı ilk bomba Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı ile Ziyaretçi Kabul Salonu nun bulunduğu binanın bahçesine düştü. Sivil ve polis pek çok kişi yaralanırken binanın tavan ve duvarlarında çökme meydana geldi. Dikmen Kapısı nın yakınındaki bahçede yaklaşık iki metrelik bir çukur oluşturan bomba, çevredeki ağaçları devirdi, civar evlerin camlarını kırdı ve pek çok araca zarar verdi. Bu sırada Ana Bina nın lokantanın bulunduğu cephesindeki camlar parçalandı. İlk bombanın ardından ön bahçeye inmek isteyen helikopterle Meclis in güvenlik güçleri arasında silahlı çatışma yaşandı. Meclis polislerinin canlarını hiçe sayarak darbecilere karşı verdikleri mücadele sonucu helikopteri püskürtmesi, millî iradenin tecelligahına asker postalı bastırmaması, şüphesiz olayların gidişatını FETÖ mensuplarının aleyhine değiştirdi. Kısa bir süre sonra, saat 02:49 da TBMM hedef alınarak bir bomba daha atıldı. Başbakanlık makamının yakınına isabet eden bu bomba çevredeki yapılara ve iç bahçeye de büyük zarar verdi. Bombanın isabet ettiği noktadaki koridorların kolonları büküldü, tavanı çöktü. Başbakanlık makamındaki kapı ve camların kırılmasının yanı sıra neredeyse tüm eşyalar kullanılamaz hale geldi. Oluşan yüksek basınç kulis koridorlarını, iç bahçeye açılan mekanlardaki kapı ve pencereleri patlattı; bu mekanların tavan ve duvar kaplamaları da döküldü. Yaklaşık 1 saat sonra darbeciler TBMM ye üçüncü bir bomba attı. Muhalefet kulisi üzerinde yer alan çatıya isabet eden bomba tavan betonunu çökertti, kiriş ve kolonları tahrip etti. 41

44 CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, MECLIS IN BOMBALANMIŞ HALINI GÖRÜNCE BÜYÜK BIR HÜSRAN YAŞADIĞINI BELIRTEREK, BU TEŞEBBÜSTE BULUNANLARIN BU MILLETIN EVLADI OLMASI MÜMKÜN DEĞIL. BUNLAR SADECE ASKERÎ KILIK KIYAFET IÇERISINDE, BUNA BÜRÜNMÜŞ ÇOK AÇIK VE NET TERÖRISTLERDIR DEDI. FETÖ mensupları eylemlerini yalnızca bomba atmak suretiyle gerçekleştirmiyordu. TBMM yerleşkesi üzerinde uçan, zaman zaman alçalarak Meclis i tarayan helikopterler Ana Bina ve Yeni Halkla İlişkiler Binası ile Ziyaretçi Kabul Salonu nun bulunduğu binaya zarar verdi. TBMM Başkanı İsmail Kahraman sonraki günlerde yaptığı açıklamalarda Meclis in zarar gören yerlerinin onarılmayacağı, bir demokrasi müzesi olarak korunacağı bilgisini verdi. Kahraman, darbe girişiminin ardından TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve beraberindeki heyeti kabulünde konuyla ilgili olarak şunları söyledi: O bombanın düştüğü yeri göreceksiniz. Başbakanımızın ofisinin bulunduğu yer. Orayı saklayacağız. Bir demokrasi müzesi diye muhafaza edeceğiz. İlanihaye kalsın, bir ders versin diye. Ezilen arabamız var, bir de çukur var, bunu oraya taşıyacağız, camekanlayacağız. Müzeci arkadaşlarımız bu çalışmayı yapacaklar. Hafıza çabuk unutur derler... Maziyi unutmayacaksınız. TBMM ye ziyaretçi akını Millî iradenin tecelligahına bomba atılması tüm yurtta büyük tepkiyle karşılandı. Meclis, bu tepkilerini dile getirmek isteyen ziyaretçilerin akınına uğradı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, rektörler, sendika konfederasyonu, vakıf, meslek kuruluşu ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de TBMM yi ziyaret ederek bomba atılan yerlerde incelemelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis in bombalanmış halini görünce büyük bir hüsran yaşadığını belirterek, Bu teşebbüste bulunanların bu milletin evladı olması mümkün değil. Bunlar sadece askerî kılık kıyafet içerisinde, buna bürünmüş çok açık ve net teröristlerdir dedi. Başbakan Binali Yıldırım ise 16 Temmuz da gerçekleşen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı nda TBMM nin bombalanmasıyla ilgili olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, Gazi Meclis 23 Nisan 1920 sonrasındaki en zor, en uzun, en sıkıntılı gecesini yaşadı. İşgal kuvvetleri Polatlı ya kadar gelmişlerdi ama 42

45 Saldırının ardından TBMM yi ziyaret eden 538 sendika konfederasyonu, vakıf, meslek kuruluşu ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi ortak bir bildiriyle darbe teşebbüsünü kınadı. TBMM Tören Salonu nda okunan bildiride Meclisimiz, geçen Cuma demokrasiye kasteden alçakça saldırıların hedefi oldu. Vatan hainleri tarafından tarihinde ilk defa bombalandı. Kahramanca direndi. Gazi unvanını bir kez daha hak etti. Açıktır ki, demokrasi ve hukuk devleti yoksa sivil toplum kuruluşları da yoktur. Bugün burada bir araya gelen bizler, ülkemizin geleceği için demokrasi dışında bir seçenek görmüyoruz sözlerine yer verildi. Türkiye nin demokrasi sınavını başarıyla geçtiği belirtilen bildiri, Geleceğe ve çocuklarımıza daha güçlü, daha huzurlu, daha müreffeh, daha demokratik bir ülke bırakmak hepimizin görevidir. Bu nedenle hızla, hep birlikte çalışmaya odaklanmalıyız ifadeleriyle sonlandı. Bombaların yıkamadığı cesur yürekler bu Meclis e dokunamadılar, dokunmadılar ta darbe yapanlar millî iradeye, Meclis ruhuna saldırsalar bile Meclis in bedenine saldıramadılar. 12 Eylül cuntacıları Meclis i bombalamadılar. 28 Şubat darbecileri Meclis e dokunmadılar. Ancak dün gece öyle canice, öyle alçakça, öyle pervasızca bir saldırı gerçekleşti ki millet iradesinin tecelli ettiği Meclis in hem ruhunu hem de bedenini hedef aldılar. Bunlar asker değil, bunlar asker kılığında teröristlerdir, canilerdir! dedi. Milletin evine dokunanın evinin yanacağını, ocağının söneceğini ifade eden Başbakan Yıldırım, Bugün burada tarihe bir not düşmek isterim. Bundan sonra elli yıl, yüz yıl, bin yıl bu milletin evine, millî iradenin tecelli ettiği bu Meclis e kim el uzatırsa akıbeti aynı olacaktır. Hiçbir darbe, hiçbir darbe girişimi yapanların yanına kâr kalmadı, bundan sonra da kalmayacak diye konuştu. 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminde 246 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı. Yaralananlardan biri, AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu ydu. Kızı ve eşiyle birlikte o gece Meclis e gelen Türkoğlu Ana Bina ya birkaç metre kala saldırıya uğradıklarını, atılan bombanın etkisiyle yaralandıklarını ifade etti. Cuntacıların darbe girişimi sırasında gerçekleştirdiği tüm saldırılara rağmen milletvekili olarak yalnızca bir kişinin yaralanması büyük bir şanstı. Ancak bu kara gün pek çok insanın kalbinde görünmez yaralar açtı. Tüm Türkiye gibi milletvekilleri de yaşam ile ölüm arasındaki belki de en kritik günlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi nin şanına yaraşır bir duruş sergileyerek hem meydanlardaki halkı yüreklendirdi hem de dünyanın hiçbir parlamentosunda daha önce görülmemiş bir cesarete imza atarak adlarını tarihe yazdırdı. 43

46 TBMM TEK YÜREK, TEK VÜCUT... 44

47 TBMM BAŞKANI İSMAIL KAHRAMAN IN ÇAĞRISIYLA DARBE GIRIŞIMININ ERTESI GÜNÜ OLAĞANÜSTÜ TOPLANARAK BU HAIN TEŞEBBÜSÜ KINAYAN MILLETVEKILLERI, SIYASI GÖRÜŞ AYRIMI YAPMAKSIZIN ADETA KENETLENDI. MECLIS TE TEMSIL EDILEN DÖRT SIYASI PARTININ ORTAK HAZIRLADIĞI BILDIRIYLE DE BIRLIK VE BERABERLIK MESAJI VERILDI. 45

48 Darbe girişimi sırasında tarihinde ilk kez bombalara hedef olan Türkiye Büyük Millet Meclisi, 16 Temmuz 2016 günü saat 17:00 de olağanüstü toplandı. TBMM Başkanı İsmail Kahraman ın çağrısıyla gerçekleşen toplantı başlamadan evvel darbe girişimini engellemek isterken şehit düşenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. TBMM Başkanı İsmail Kahraman konuşmasına İstiklal Marşı nın on kıtasını okuyarak başladı. Millî şairimiz Mehmet Âkif Ersoy un yazdığı bu şiirin bir manifesto olduğunu; toplumun ruhunu, iştiyakını, düşüncesini ve kanaatini haykırdığını belirten Kahraman, milletvekillerinden büyük alkış aldı. Konuşmasında bu darbe teşebbüsünün Türkiye de ve dünyada yaşanan gelişmelerden kopuk bir hareket olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kahraman, Türkiyemizin iç meselelerinde, kendi halkına, manevi ve millî değerlerine, tarihine, medeniyetine ve kültürüne sadık kalmaya çalışması, Türkiye yi güdülecek, yönlendirilecek, politikalar dikte edilecek bir kukla ülke olarak görmek isteyen birtakım dış güçleri rahatsız etmektedir dedi. Türkiye nin dış politikaya ilişkin meselelerde tarihine, manevi ve millî değerlerine yakışan bir duruş sergileme çabası içinde olduğunu söyleyen Kahraman, bu çabadan da bazı güçlerin rahatsızlık duyduğunu belirtti. İsmail Kahraman, Türkiye nin ilerleme, kalkınma ve güçlenme yolunda harcayacağı insan kaynaklarını, maddi-manevi güç ve birikimini, potansiyelini ve müktesebatını iç çekişmeler, iç kavgalar ve güvenlik sorunlarıyla heba etmesini sağlamak isteyenlerin hedefine yönelik bu darbe girişiminin siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, devlet kurumları, Türk Silahlı Kuvvetleri nin darbeye prim vermeyen millî ruh sahibi büyük çoğunluğu, Türk milleti, Gazi Meclis ve milletvekillerinin onurlu direnişi sayesinde başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi. TBMM nin bombalanmasına da değinen Kahraman, bunun çok üzücü bir hadise olduğunu dile getirdi. Darbecilerle ilgili, Devletimizin ve milletimizin korunması, güvenliğin, hak ve hukukun payidar kılınması için ellerine verilmiş olan silahları devlete ve millete yöneltmişlerdir. Milletin büyüttüğü, beslediği, eline silah verdiği unsurlar milletin bağrına silahlarını dayamışlardır. Bir yabancı güce, bir işgalciye saldırıyormuş gibi halka saldırılmıştır değerlendirmesinde bulunan Kahraman, bunun bir tür terör olduğunu, darbe teşebbüsünde bulunanların hukuk kuralları dahilinde cezalandırılacağını kaydetti. Konuşmasında bu olumsuz koşullarda birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Kahraman, Şimdi metanetimizi, sükûnetimizi, sağduyumuzu koruyarak, kararlılığımızdan hiçbir şey yitirmeden bu meseleyi kökünden etmek için çalışma zamanıdır, birlik ve beraberlik zamanıdır, yaraları sarma zamanıdır. Bu millet tarihinde pek çok kötü badire atlatmış ve feci nitelikteki muhataralı günler yaşamıştır. Bu günler de geçecektir. Biliyoruz ki zorlukla birlikte kolaylık vardır. Hoşumuza gitmeyen bazı şeyler hakkımızda hayır da olabilir. Dün akşam Büyük Millet Meclisi burada bir demokrasi nöbetinde bulundu. Hiçbir parti farkı gözetmeksizin, aynı ruh, aynı duyguyla bir arada olundu dedi. Kalkışma sırasında hayatını kaybeden resmî görevli ve sivil tüm vatandaşlara rahmet dileyerek konuşmasını sonlandıran 46

49 Kahraman, Cumhurbaşkanı na, parlamenterlere, sivil toplum kuruluşlarına, güvenlik güçlerine, her ilde meydanları doldurarak demokrasi nöbeti tutan vatandaşlara teşekkür etti. Milletimizden sonra en büyük övgüyü Gazi Meclis hak ediyor Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı nda TBMM de temsil edilen siyasi partilerin genel başkanları da birer konuşma yaptı. İlk konuşmayı Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım gerçekleştirdi. Konuşmasına darbe teşebbüsü sırasında hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek başlayan Yıldırım, Dün gece milletin bağımsızlığını, namusunu korumak için sokağa çıkan, tankların önünde birer kahraman olarak dikilen, o mübarek kanlarıyla bayrağının hürriyetini, milletinin istiklalini muhafaza eden şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyor, mekanları cennet olsun diyorum. Hepsini bu yüce Meclis in çatısı altından saygıyla, şükranla selamlıyorum. O kahramanların ailelerine özellikle sesleniyorum: Üzülmeyin, hüzünlenmeyin, onlar peygamberlikten sonraki en büyük rütbeye, en büyük payeye, şehitlik mertebesine ulaştılar. O kahramanlar düne kadar sizin evlatlarınızdı ancak bugün milletin, hepimizin evlatları oldular. Türkiye Cumhuriyeti var oldukça o kahramanların isimleri de yaşayacak. Kabirleri nur, mekanları cennet olsun dedi. Yıldırım, 15 Temmuz gecesi demokrasiye sahip çıkmak adına canlarını hiçe sayarak Meclis e gelen milletvekillerine hitaben şunları söyledi: Dün gece barikatları aşarak, tankları geçerek, kurşunları savuşturarak Büyük Millet Meclisi ne geldiniz, ışıkları yaktınız, Genel Kurul u açtınız, Ya demokrasi ya ölüm diyerek bu salonda dimdik durdunuz. Milletin Meclisi nin üzerine bombalar yağdırmaya başladılar, silahlarla taradılar, bir tek geri adım atmadınız. Her birinizin ölümü yanı başınızda hissettiğinizi biliyorum. Dünya parlamentolarına, dünya demokrasilerine örnek bir duruş sergilediniz. Millet sokakta istiklaline sahip çıkarken siz de milletin vekilleri olarak burada istiklalinize, demokrasiye, millî iradeye sımsıkı sarıldınız. Bu tavrınızla tarih bu yüce Meclis i bir daha yazdı. Bu tavrınızla Türkiye nin talihini değiştirdiniz. Yüzlerce yıl unutulmayacak bir dayanışma, bir kardeşlik, bir işbirliği sergilediniz. Milletimizden sonra en büyük övgüyü tabii ki bu Gazi Meclis hak ediyor, sizler hak ediyorsunuz değerli kardeşlerim. 47

50 BAŞBAKAN BINALI YILDIRIM, BUGÜN BURADA SERGILENEN DAYANIŞMA, INANIYORUM KI YENI BIR SÜRECIN DE BAŞLANGICIDIR. BU RUHLA BIZ TERÖRÜ DE YENERIZ, BU RUHLA YARALARIMIZI DA SARARIZ DEDI. Başbakan Yıldırım, TBMM nin kurulduğu tarihten bu yana geçirdiği en zor, en uzun ve en sıkıntılı gecenin 15 Temmuz olduğunu belirterek Türkiye de daha önce yaşanan darbeler ve darbe girişimlerinde TBMM ye bir saldırı olmadığının altını çizdi. İşgal kuvvetleri Polatlı ya kadar gelmişlerdi, ama bu Meclis e dokunamadılar, dokunmadılar ta darbe yapanlar millî iradeye, Meclis ruhuna saldırsalar bile Meclis in bedenine saldıramadılar. 12 Eylül cuntacıları Meclis i bombalamadılar. 28 Şubat darbecileri Meclis e dokunmadılar, ancak dün gece öyle canice, öyle alçakça, öyle pervasızca bir saldırı gerçekleşti ki millet iradesinin tecelli ettiği Meclis in hem ruhunu hem de bedenini hedef aldılar diyen Yıldırım bunu yapanların asker değil, terörist olduğunu söyledi. Hiçbir darbenin ve darbe teşebbüsünün, yapanların yanına kâr kalmadığını sözlerine ekleyen Yıldırım, Bugünden itibaren hiç kimse milletin evine ve milletin iradesine el uzatmayı aklından geçiremeyecektir. Ama geçiren de olursa gözünün önüne bugün hayatları sönmüş darbeciler gelecek ve buna asla yeltenemeyeceklerdir dedi. 79 milyonun tek yürek olduğu, Meclis içindeki ve dışındaki tüm siyasi partilerin Darbeye hayır dediği 15 Temmuz 2016 gününün bir milat olduğunu söyleyen Yıldırım, Gece boyunca sergilenen, bugün burada sergilenen dayanışma, inanıyorum ki yeni bir sürecin de başlangıcıdır. Bu ruhla biz terörü de yeneriz, bu ruhla yaralarımızı da sararız. Bu birliktelik ruhuyla, Allah ın izniyle, Türkiye yi Gazi Mustafa Kemal in işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine de çıkarırız. Bugün, acı bir hadisenin arkasından çoğalan umutların günüdür. AK Parti Genel Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti nin Başbakanı olarak Meclisimizde bugün oluşan birliktelik ruhuna sımsıkı sahip çıkacağımızın sözünü milletimin huzurunda veriyorum diye konuştu. Darbe girişimini parlamenter demokratik sistemimiz önledi Başbakan Binali Yıldırım ın ardından kürsüye Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çıktı. Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve laikliği savunmanın herkesin ortak görevi olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, demokrasiye bir saldırı niteliğindeki darbe teşebbüsünü lanetlediğini ifade etti. TBMM nin 48

51 CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, DEMOKRASIYI SAVUNMANIN HERKESIN ORTAK GÖREVI OLMASI GEREKTIĞINI BELIRTEREK, AYRILIK YOK, GAYRILIK YOK; DEMOKRASI KONUSUNDA SONUNA KADAR BIRLIKTE MÜCADELE VAR DIYE KONUŞTU. demokrasiyi ve Cumhuriyet değerlerini sonuna kadar savunacağını belirten Kılıçdaroğlu, Bu Meclis e düşen tarihî bir sorumluluk var. Hep birlikte, Cumhuriyet ve özgürlükçü demokrasi bağlamında cepheyi genişletmek zorundayız. Benzer olayların tekrarlanmaması için herkes bu tarihî sorumluluğun gereğini yerine getirmek zorundadır. Öte yandan, bu darbe girişimi bize şunu açık ve net gösterdi: Bu darbe girişimini parlamenter demokratik sistemimizin önlediğini de unutmamamız gerekiyor. Bu, parlamenter demokratik geleneğimizin bize kazandırdığı bir mirastır, bu mirasa sahip çıkmak da hepimizin ortak görevidir. Darbenin bastırılması ayrıca parlamenter demokratik sistemimizin ulaştığı olgunluğu da göstermektedir. Ayrılık yok, gayrılık yok; demokrasi konusunda sonuna kadar birlikte mücadele var diye konuştu. 15 Temmuz gecesi yaşananları tüm çıplaklığıyla yansıtması nedeniyle medyanın başarısına da vurgu yapan Kılıçdaroğlu, İleride Bu darbe girişimi nasıl önlendi? diye tarihçiler oturup araştıracaklar. Bu ülkede korkusuz, demokrat ve özgürlükçü kalmış bir medyamız var. Her türlü eziyet ve yasağa rağmen özgürlüğünü korumaya çalışan medya, darbecilerin yolunu kapattı, özgürlüğün yolunu gösterdi. Dün televizyonlarımızın başında otururken bu gerçeği hep beraber gördük, hem de hepimizin gözleri önünde, canlı yayında medya dün halkın doğru bilgilendirilmesini sağladı, halka direnme hakkını kullanma konusunda cesaret verdi dedi. 49

52 Konuşmasında farklı partilerden milletvekillerinin el ele vererek birlik olmasının demokrasi için önemine de vurgu yapan Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Korumaya yemin ettiğimiz demokratik, laik, sosyal hukuk devleti bütün bu sorunlarımızın aslında çözüm anahtarıdır. Dün burada her partiden milletvekilleri el ele, yan yana mücadele ettiler, büyük saldırılara karşı birlikte göğüs gerdiler, patlayan bombalar altında demokrasiye sahip çıktılar. Yarın da hepimiz ortak akılla, uzlaşı kültürü içinde Türkiye nin sorunlarını çözmek için birlikte çalışmak zorundayız. Bu, bizim, halkımıza vereceğimiz, vadedeceğimiz güzel bir olaydır. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk demokrasisinin çok çetin bir imtihandan geçtiğini belirterek, Dün gece demokrasiye pranga vurulmak, darbe indirilmek istenmiştir. Göz göre göre millet iradesi çok açık saldırı ve suikasta uğramıştır. Türkiyemizin diz çökmesi, omurgasının kırılması, millî varlığın tümden yıkılması maksadıyla şerefli Türk ordusunun içine sızmış bir avuç düşman işbirlikçisi ortalığa çıkmıştır, Türk milleti tam kalbinden hançerlenmiştir. Şimdiye kadar hiç olmayan bir şey gerçekleşmiş, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarından bazıları rehin alınmıştır. Genelkurmay karargahı ise işgal edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri içine yuvalanmış vatan ve millet hasımları dün gecemizi zehir etmiş, tarihimizde eşine az rastlanır bir ihanetin taraf ve failleri olmuşlardır dedi. Konuşmasında TBMM nin bombalanmasına da değinen, böyle bir çılgınlığı Millî Mücadele yıllarında yedi düvelin bile yapmadığını ifade eden Bahçeli, Şu kahredici hususa lütfen dikkat buyurunuz: Çatısı altında bulunduğumuz Gazi Meclis havadan bombalanmıştır. Bu, sözün bittiği püf ve kırılma noktasıdır. Emniyet binaları, devlet televizyonu, özel kanallar, istihbarat kuruluşları, yollar, köprüler, havalimanları, askerî üs ve TBMM nin bombalanması korkunç ve hepimizi dehşete düşüren bir hainliktir 50

53 bugünkü ağır provokasyon ortamını fırsata dönüştürmeye çalışanlara karşı da son derece uyanık olunması gerektiğinin altını çizdi. Bahçeli konuşmasında masum vatandaşlara kurşun sıkan, millî kurum ve kuruluşları bombalayan darbecileri lanetledi. bölgeler ablukaya alınmış, peş peşe saldırıya uğramıştır. Tanklar sokaklara çıkmıştır. Doksan altı yıllık kutlu bir mazisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi nin bombalanması korkunç ve hepimizi dehşete düşüren bir hainliktir diye konuştu. İhtilaller, muhtıralar ve cunta devirlerinin çoktan tarihin çöplüğüne atıldığını kaydeden Bahçeli, Türk milletinin ortak geleceği hukuk ve demokrasidir. Millî birlik ve kardeşliğimizin dayandığı zemin millî ve manevi ilkelere, tartışılmaz esaslara bağlıdır. Hiçbir çete, hiçbir paralel yapı, hiçbir terör örgütü, hiçbir darbe ve dağılma heveslisi mihrak bu zemini çatlatamayacak; nitekim, huzur cellatlarının sonu her daim hüsran olacaktır dedi. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesine sirayet etmiş, kanserleşmiş hücreleri sökerek, keserek yok etmenin, bunu yaparken de askerimizi tümden zan ve töhmet altında bırakmamanın herkesin millî sorumluluğu olduğunu dile getiren Bahçeli, Darbenin panzehiri barış ve demokrasidir Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ın Ankara dışında olması nedeniyle parti adına Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken söz aldı. Konuşmasına Türkiye demokrasisini hedef alan ve amacı kaos yaratmak olan darbe girişimini lanetleyerek başlayan Baluken, askerî, bürokratik ve sivil hiçbir darbenin tek bir meşru gerekçesinin olamayacağını ifade etti. Dün akşam on sularında başlayan ve sabah saatlerine kadar şiddetini artırarak devam eden; halka, resmî ve özel kurumlara, siyasetçilere, millet egemenliğinin temsil edildiği Meclis e, havaalanlarına, basınyayın kuruluşlarına ve ülkenin birçok noktasına dönük olarak gerçekleştirilen saldırılar ülkemiz siyaset tarihi açısından bir kırılma noktası olarak tarihe geçecektir diyen Baluken, bu darbe girişiminin daha öncekilerden farkı ve amacıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: 1960 ve 1980 askerî darbeleri, 28 Şubat ve e-muhtıra örnekleri tipik birer askerî darbeydi, ancak dün akşamki darbe girişimi parlamentonun bombalanması, yüzlerce sivil insanın sokak ortasında katledilmesi, kurum ve kuruluşlara yönelik yapılan baskınlar ve havadan yapılan bombardımanlarla tipik bir askerî darbeyi aşan; vahşet, katliam ve kaosu hedefleyen çok komplike bir planlamayla karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymuştur. Belli ki, bu saate kadar süren saldırılar 51

54 Türkiye de siyaset kurumunu ve kamu işleyişini ortadan kaldırıp bir grup çıkar odağının Türkiye de halka ve kurumlara tahakküm etmesini amaçlamaktadır. Bu yönüyle, hedeflenenin, 78 milyonun tamamının siyasi iradesi olduğunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum. Darbenin panzehirinin barış ve demokrasi olduğunu vurgulayan Baluken, Karşı karşıya olduğumuz demokrasiye saldırı girişiminin amaçlarından biri toplumdaki kutuplaşmayı artırmak, kaos yaratarak iç savaşın kapılarını aralamaktır. Bu kapsamda, kaos isteyenlerin amaçlarına hizmet etmemek için hiç kimse bir diğerine şiddet ve zor yöntemlerini kullanmamalıdır. Demokratik tepkilerini alabildiğince ortaya koyan halkımızın duruşu ne kadar önemliyse bu şekilde ülkemize de yakışmayacak olan birtakım şiddet manzaralarının ortaya çıkması da o düzeyde yanlış ve tehlikeli olacaktır. O nedenle, önümüzdeki dönem açısından her birimizin bu bilinçle, bu sorumlulukla kendi söylemlerine ve kendi pratiklerine dikkat etmesi gerekir çağrısı yaptı. Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı nı izleyenler arasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, bazı üniversitelerin rektörleri, yabancı misyon şefleri, bazı sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de yer aldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi nden ortak bildiri Meclis te temsil edilen Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Halkların Demokratik Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi grupları, 15 Temmuz gecesinde vuku bulan darbe girişimine karşı ortak bildiri hazırlayarak birlik mesajı verdi. Bildiride şu ifadeler yer aldı: Bizler, Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Halkların Demokratik Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi grupları olarak aziz milletimizin kendisine, millî iradeye, devletimize, özellikle de millet iradesinin temsilcisi olan milletvekillerine ve Gazi Meclis e yönelik 15 Temmuz gecesi başlatılan ve 16 Temmuz sabahı etkisiz hale getirilen darbe girişimini ve Meclis e yönelik saldırıları şiddetle kınıyoruz. Milletimiz, bütün dünyaya örnek olacak şekilde darbenin karşısında durmuş ve kanlı darbe girişimini engellemiştir. Türkiye Cumhuriyeti ni ve kurumlarını canı pahasına koruyan bu aziz millet her türlü övgü ve takdiri ziyadesiyle hak etmektedir. Bu uğurda canlarını veren şehitlerimize milletçe minnettarız ve o kahramanlarımızı da asla unutmayacağız. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu aziz ve kahraman milletin temsilcisi olarak milletimizin verdiği yetkiyle bombaların ve kurşunların altında görevini ifa etmiş, bir kez daha milletine layık bir Meclis olduğunu göstermiştir. 52

55 ORTAK BILDIRIDE, HERKES BILMELIDIR KI, BUGÜN OLDUĞU GIBI GELECEKTE DE MILLETIMIZE, MILLÎ IRADEYE, GAZI MECLIS E UZANACAK HER EL, KARŞISINDA TBMM NIN ÇELIKTEN IRADESINI BULACAKTIR DENILDI. Unutulmamalıdır ki, TBMM, Kurtuluş Savaşı nı yöneten, Türkiye nin demokrasiye geçişini gerçekleştiren, demokratik parlamenter sistemi yıllar içinde geliştirmiş, bir milleti yokluk ve yoksulluktan alıp muasır medeniyet seviyesine çıkarmanın mücadelesini vermiş bir meclistir. Meclisimiz tek yürek, tek vücut olarak büyük bir cesaretle darbeye karşı haysiyetli bir duruş sergilemiştir. Darbecilere gereken cevabı, dünyaya da gereken mesajı vermiştir. TBMM nin, meşum darbe girişimine karşı sergilediği kararlılık, Türkiye de demokrasinin daha da yerleşmesi ve gelişmesi adına da son derece değerlidir. Herkes bilmelidir ki, bugün olduğu gibi gelecekte de milletimize, millî iradeye, Gazi Meclis e uzanacak her el, karşısında TBMM nin çelikten iradesini bulacaktır. TBMM milletin demokrasiye sarsılmaz inancını yansıtmayı sürdürecektir. Meclisimizde bulunan tüm parti gruplarının darbe girişimine ortak bir tavır ve ortak bir dille karşı durmaları değerlidir ve tarihe geçecektir. Bu ortak tavır ve ortak dil, milletimizi ve millî iradeyi daha da güçlendirecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tek yürek halinde görevinin başındadır. Milletin Meclisi, millete ve egemenliğine yönelik bu saldırıya girişenlere bedelini hukuk içinde en ağır şekilde ödetecektir. Türkiye de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının en somut ispatı da işte bu ortak bildiridir. Dört parti olarak farklı görüşlerimiz olsa da hepimiz, tüm milletvekillerimizle, tüm teşkilatlarımızla, millî iradenin yanındayız, millî iradeye hep birlikte sahip çıkıyoruz ve ebediyen sahip çıkacağız. Milletimiz müsterih olsun. Milletin Meclisi ve milletvekilleri, milletin emanetini yere düşürmemiştir ve düşürmeyecektir. Bir kez daha demokrasimize, milletimize, millî iradenin tecelligahı TBMM ye saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Demokratik tepki sınırlarını aşan, ülkemize yakışmayan şiddet eylemlerinden uzak durulmasını halkımızdan rica ediyoruz. Darbeye direnirken vefat eden şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyor, milletimize geçmiş olsun diyoruz. Bu zor ânımızda Türkiye nin ve aziz milletimizin yanında duran, destek mesajlarını ileten tüm dost ve kardeş ülkeleri de buradan selamlıyoruz. 53

56 TÜRK PARLAMENTERLER BIRLIĞI GENEL BAŞKANI NEVZAT PAKDIL: MILLET IRADESINE EL KOYMAK KIMSENIN HAKKI VE HADDI DEĞILDIR SÖYLEŞI VE FOTOĞRAFLAR: NEŞE SARIDOĞAN TÜRK PARLAMENTERLER BIRLIĞI GENEL BAŞKANI NEVZAT PAKDIL, TÜRK MILLETININ 15 TEMMUZ GECESI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN OYUNUNU BOZDUĞUNU BELIRTEREK, BU HAIN DARBE GIRIŞIMINE KALKIŞANLAR, MECLISIMIZI DEVRE DIŞI BIRAKARAK DEVLETI ELE GEÇIRMEYE ÇALIŞANLAR LANETLE ANILACAKLARDIR. MILLETIMIZ, TERÖRISTLERIN IHANET PLANLARINI VE MEMLEKETI ELE GEÇIRME SEVDALARINI KURSAKLARINDA BIRAKMIŞTIR DEDI. 54 SÖYLEŞI

57 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde neler yaşadınız? O akşam arkadaşlarımızla beraberdik. Televizyonda İstanbul da Boğaziçi Köprüsü nün trafiğe kapatıldığı haberini izledik. İlk başta aklımıza Acaba bir DAİŞ, PKK saldırısı mı var? sorusu geldi. Bulunduğumuz yerden AK Parti Genel Merkezi ne geçtiğimizde ortalık henüz sakindi. Yavaş yavaş duyumlar şekillenmeye başlıyordu. Meclis Başkanımız İsmail Kahraman ı aradım. Sayın Meclis Başkanı TBMM yi açacağını, bu yönde çağrı yaptığını söyledi. Bunun üzerine biz de en hızlı biçimde TBMM ye geldik. Uçaklar Ana Bina nın hemen üstünden alçak uçuş yapıyor ve sonik patlamalara neden oluyordu. Milletvekili arkadaşlarımızla birlikte Genel Kurul Salonu na geçtik. Sayın Başkanımız Meclis i açmıştı. Kendisi tecrübesi itibarıyla 60 ihtilalini, 71 muhtırasını, 80 ihtilalini yaşamış, 28 Şubat döneminde Kültür Bakanlığı yapmış, 2007 deki e-muhtırayı bir sivil toplum kuruluşunun başkanı olarak yaşamıştı. Meclis Başkanımız dirayetli bir duruş sergiledi, o gece hiçbir tereddüt göstermeden Meclis i açtı ve yönetti. Kendisine müteşekkirim. AK Parti, CHP ve MHP den milletvekili arkadaşlarımız geldi, hepsine ayrı ayrı söz verdi. Meclis te kararlı bir duruş sergilendi. Bu arada özel bir televizyon kanalı yayına geçti. Teknolojik olanaklarla da Meclis ten yayınlar yapılmaya, milletvekilleri televizyon kanallarına bağlanmaya başladı. Geçmişte düşman Polatlı ya kadar gelmişti fakat Meclis faaliyetlerine ara vermemişti. Meclis in açılması, Gazi Meclis olarak bu işi yönetmesi, aynı kararlılıkla çalışmasını sürdürmesi üzerine, alçaktan uçan uçaklar Meclis e bomba yağdırmaya başladı. Bildiğim kadarıyla ilk bomba açık alana, ikinci bomba Başbakan ın kullandığı makamla Genel Kurul arasındaki kısma düştü. O bomba 5-6 metre daha ileri düşseydi tam Genel Kurul un tepesine isabet edecekti. Orada toplanan yaklaşık 100 milletvekili için belki bir facia, katliam olacaktı. Büyük bir gürültü koptu, ardından Genel Kurul Salonu nun içini bir toz bulutu kapladı. Tüm bu yaşananlara rağmen Meclis in toplanma sürecinde ve sonrasında milletvekillerinde tarihî bir görev yapmanın heyecanını gördüm. Hiçbirinde korkudan eser yoktu. Bugün burada değilsek ne zaman olacağız şeklinde bir yaklaşımları vardı. Bombalar atılmasına rağmen görüşmeler devam etti. Meclis görüşmelerini tamamladıktan sonra da bombalama sürdürülünce, birtakım istihbari bilgiler de gelince sığınağa inilmesi kararı alındı. Hep birlikte oraya gittik. Sınırlı imkanları olan bir yer. Sığınakta Meclis Başkanımız, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 24. Dönem TBMM Başkanı ve Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, Gıda, Tarım ve Hayvancılık eski Bakanı Mehdi Eker, AK Parti, CHP ve MHP nin grup başkanvekilleri, milletvekilleri, Meclis personeli ve gazeteciler de vardı. O süreç içerisinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir televizyon kanalına bağlanıp sokaklara ve meydanlara çıkılması çağrısı yaptı. Diğer yandan yükselen sala ve ezan sesleri de milletimizin manevi motivasyonuna katkıda bulundu. Vatandaşlarımız meydanları doldurmaya, canları pahasına darbeye karşı koymaya başladı. Aldığımız bilgilere göre, Çankaya Kapısı ndan bir tank Meclis e girmek istemiş, fakat başarılı olamamış. Ayrıca bir helikopterle önce Çankaya Kapısı na, daha sonra Dikmen Kapısı na indirme yapmak istemişler. Ancak TBMM de görevli emniyet güçlerimizin cansiperane karşılık vermesi üzerine inememişler. İnseler gelecekleri yer sığınak olacaktı. Cuntacı askerler, bir ara Meclis in İçişleri Bakanlığı na bakan merdivenlerinden TBMM ye girmeyi denemişler, yaşanan yoğun çatışmalar neticesinde oradan da bir sonuç alamamışlar. Bu esnada Genelkurmay kavşağında ciddi çatışmalar yaşandığı, çok sayıda şehidimizin olduğu haberleri de geldi. Sonrasında Başbakanımız televizyon kanallarına bağlandı. O arada TRT nin işgal edildiğini ve TRT ekranından bildiri okutulduğunu gördük. Özel televizyon kanallarının açıklamalarıyla birlikte bunun askerî yapı içerisinde örgütlenmiş bir cuntanın darbe girişimi olduğu artık iyice anlaşılmıştı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yaşananlar tüm çıplaklığıyla açığa çıktı. 55

58 O GECE MECLIS IN IÇINDEYKEN DARBEYE KARŞI KONULMASI VE MILLET IRADESININ ARKASINDA DURULMASIYLA ILGILI SÜREKLI SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINDA BULUNDUK, BÜTÜN MILLETVEKILLERIMIZE MESAJLAR GÖNDERDIK. TBMM nin o gece açık olması sizce nasıl bir etki yarattı? Bu süreçte Meclis Başkanı nın ve milletvekili arkadaşlarımızın gösterdiği irade son derece mühimdir. Çünkü geçmişte biz Meclis i açık tutamadık. Hatta bazen Meclis te darbe bildirileri bile okundu. Acı bir olay. Ama Meclis bu dönem içerisinde milletin kendisine verdiği iradeye sonuna kadar sahip çıktı. Meclis ile ilgili önemli bir husus ise TBMM Muhafız ve Tören Taburu nun, 24. Yasama Dönemi nde kanunla Meclis dışına çıkarılması oldu. Bu kadar örgütlü bir yapı, bu darbeci ve işgalci güç, bu terör örgütü Tabur a çok rahat sızabilirdi. Bir de Tabur Meclis te olduğu zaman akşamdan sonra güvenlik askere aitti. Meclis te AK Parti olarak çoğunluğu elde ettiğimiz andan itibaren kafamızda hep Burası Meclis, burayı Emniyet güçlerimiz korusunlar düşüncesi vardı. Hatta bir ara Meclis i özel güvenliğin koruması yönünde görüşler dile getirilmişti. Ama sonuçta Tabur Meclis ten çıktı. Şu anda Muhafız Alayı nın içine düştüğü durum ve orada görev yapan askerlerle ilgili soruşturmalara bakıldığı zaman ne kadar doğru bir karar verildiği aşikârdır darbesi döneminde küçük yaştaydık, 71 de delikanlılık çağında muhtırayı gördük, 80 ihtilalini bizzat yaşadık, 28 Şubat ı, e-muhtıra yı gördük. 15 Temmuz da ise bombalanan Meclis çatısı altındaydık. Türk Parlamenterler Birliği olarak darbe girişimini duyduğunuz anda neler yaptınız? Türk Parlamenterler Birliği Genel Başkanı olarak o gece Meclis in içindeyken darbeye karşı konulması, millet iradesinin arkasında durulmasıyla ilgili sürekli sosyal medya paylaşımlarında bulunduk. Bütün milletvekillerimize Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve siyasi partilerin duruşlarıyla ilgili mesajlar gönderdik. Milletvekillerimizin Meclis te yapmış olduğu konuşmaları duyurmaya çalıştık. Üzerimize düşen görev kapsamında Bugün millî irade günü, birlik-beraberlik günü, Meclisimize ve demokrasimize sahip çıkma 56 SÖYLEŞI

59 O AKŞAM EVDEN ÇIKARKEN EŞIM VE ÇOCUKLARIMLA HELALLEŞTIK. AILEME, VAKUR OLUN, ALLAH IN DEDIĞI OLUR. BUGÜN BIZIM IÇIN MECLIS TE OLMA GÜNÜDÜR DEDIM VE TBMM YE GITMEK ÜZERE YOLA ÇIKTIM. olur. Bugün bizim için Meclis te olma günüdür, Meclis te olma mecburiyetimiz vardır. Yoksa bu süreçte siz yarın babalarınızın, nerede, ne iş yaptığını kimseye izah edemezsiniz dedim. Size göre Türkiye nin darbeler tarihinde bu darbe girişimi nerede yer alacak? günü diyerek bu düşüncelerimizi arkadaşlarımıza duyurduk. Ertesi gün TBMM nin olağanüstü toplantısına da katıldık. Biz milletvekillerinin birliğini temsil ettiğimize göre burada bize düşen görev demokrasinin ve milletin yanında olmaktı ve o irademizi gösterdik. İnsanın aklına her şey geliyor, nihayetinde bu bir darbe. Milletvekilleri karşı çıksaydı bu muhtıralar olur muydu, Adnan Menderes idam edilirken şu kadar insan sokakta olsaydı bu işler olur muydu soruları hep zihinleri meşgul ediyordu. O akşam evden çıkarken eşim ve çocuklarımla helalleştik. Aileme, Vakur olun, Allah ın dediği İlk karşılaştığımız darbe olan 27 Mayıs 1960 darbesi bir cuntanın eseriydi. 27 Mayıs ın ardından 1961 in Eylül ünde önce Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, bir gün sonra da Başbakanımız Sayın Adnan Menderes idam edildi. Çok acı günlerdi. Ekim de seçim olacak, Eylül de iki bakan ve bir Başbakan idam ediliyor. Darbecilerin şunu düşünmesi lazım; bu yaşananların ardından millet kanaatinden vazgeçiyor mu? Geçmişte görüldüğü gibi, vazgeçmiyor. Millet iradesi ilk seçimde tekrar iktidar oluyor de Silahlı Kuvvetler emir-komuta zinciri içinde bir muhtıra veriyor. O zaman Sayın Süleyman Demirel Başbakan olarak istifa ediyor ve ara hükümetler kuruluyor. O da bir millî irade gaspı darbesinde Meclis kapatılıyor de Meclis açık, siyasi partiler faaliyetlerini sürdürüyorlar. Ama hükümetler millî iradeyi değil, cuntacıların iradesini temsil ediyor öncesinde sağ-sol çatışması had safhaya çıkıyor. Yine emir-komuta zinciri içinde Silahlı Kuvvetler olaya el koyuyor, Meclis kapatılıyor ta millî irade birtakım kurumlarla vesayet altına alınıyor, bu kurumlar 12 Mart 1971 de restore ediliyor, 1980 darbesiyle de kökten kaldırılıp yerine daha katı bir vesayet sistemi konuluyor. O süreç çok acı; bu dönemde çocuk yaştaki insanlar yaşları 57

60 BU SÜREÇTE MECLIS BAŞKANI NIN VE MILLETVEKILI ARKADAŞLARIMIZIN GÖSTERDIĞI IRADE SON DERECE MÜHIMDIR. ÇÜNKÜ GEÇMIŞTE BIZ MECLIS I AÇIK TUTAMADIK. HATTA BAZEN MECLIS TE DARBE BILDIRILERI BILE OKUNDU. büyütülerek idam ediliyor. Siyasi partiler kapatılıyor, vesayet sistemi insanların üzerine tabiri caizse karabasan gibi çöküyor. Yeni müesseseler oluşturuluyor. İhtilalciler istedikleri partiyi seçime sokuyorlar, üstelik adayları veto etme hakları var. 28 Şubat 1997 de balans ayarı diyerek tanklar yeniden sokağa çıkıyor. Pekiştirilmiş vesayet dönemi yaşanıyor de ise e-muhtıra gündeme getiriliyor. Biraz önce kısaca değindiğim gibi, 1960 tan başlayarak ülkemiz çeşitli darbe ve muhtıra dönemleri yaşadı. 15 Temmuz 2016 gecesi ise Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), Türkiye de yeni bir darbe yapmaya kalkıştı. Darbe girişiminde bulunan bu cunta, bu terör örgütü mensupları, Meclis i, Özel Harekat ı, Emniyet i, MİT i, Cum- hurbaşkanlığı Külliyesi ni vurdular, Boğaziçi Köprüsü nde halkın üzerine ateş açtılar, darbe girişimini engellemek isteyen masum insanları şehit ettiler. Bu daha önce hiç görülmemiş bir durumdu... Evet, bu durum ne mantığa ne vicdana sığar. Milletin üzerine ateş açmanın hiçbir açıklaması olamaz. FETÖ mensupları insanlarımızı öldürerek millet iradesine el koymaya çalıştılar. Millet iradesine el koymak kimsenin hakkı ve haddi değildir. Herkes her şeyi biliyor. Darbe girişiminin Pensilvanya veya başka bir yerden idare edilmesi ayrı bir konu; bu, millet iradesinin kanlı bir şekilde gasp edilmek istenmesidir. Milletimiz canı pahasına terör men- 58 SÖYLEŞI

61 BU CUNTACI EKIBIN, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN DEVLETI ELE GEÇIRMESINE BAŞTA MILLETIMIZ OLMAK ÜZERE CUMHURBAŞKANIMIZ, MECLIS BAŞKANIMIZ, BAŞBAKANIMIZ VE SIYASI PARTILERIMIZ FIRSAT VERMEMIŞTIR. suplarının hain planlarına müsaade etmemiştir, darbeye karşı direnmiştir. Millet kendi hakkını, hukukunu korumuştur. Geçmişte hep 1960 ta millet niye sokağa çıkmadı? Adnan Menderes idam edildiyse bunda bizim bir payımız yok mu? 1971 de Meclis niye kendi hakkını gasp ettirdi? diye bir serzeniş vardı de Meclis i, partileri kapattılar. 15 Temmuz, milletimizin demokrasiye sahip çıkması açısından bir milat olmuştur; direnişimizin, kurtuluşumuzun sembolü olmuştur. 15 Temmuz, şehitler günümüz olmuştur. 21. yüzyılda böylesi hain bir darbe girişimine kalkışanlar, Meclisimizi devre dışı bırakarak devleti ele geçirmeye çalışanlar lanetle anılacaklardır. Milletimiz, teröristlerin ihanet planlarını ve memleketi ele geçirme sevdalarını kursaklarında bırakmıştır. Türk milleti Bu memlekette millî irade ve demokrasi hâkim olacaktır. Bunun için gerekirse canımızı veririz demiştir. Allah korusun, terör mensupları darbe girişiminden netice alsaydı Türkiye nin hali ne olacaktı? Bu insanlar Türkiye ye 50 yıl, 100 yıl kaybettirecek bir ihanetin içindeydi. Çok şükür, onlar kaybettiler. Bu cuntacı ekibin, terör örgütünün devleti ele geçirmesine başta milletimiz olmak üzere Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız, Başbakanımız ve siyasi partilerimiz fırsat vermemiştir. Cuntacıların darbe girişimine karşı duran milletimize, millet iradesini temsil eden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti nin yanında yer alan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza, Emniyet Genel Müdürlüğü personelimize, Özel Harekat polislerimize ve teknolojinin bütün imkanlarını milletin iradesi ve demokrasi doğrultusunda kullanan basın mensubu arkadaşlarımıza da teşekkürü bir borç biliyorum. Canla başla milletin, demokrasinin yanında oldular. Milletimizi bir utançtan hep beraber kurtardık. El koydum deyince millet iradesine el konulamayacağını herkesin gördüğünü ümit ediyorum. Türkiye de bir kısım güruhun kafasında zaman zaman şu olmuştur; Biz örgütleniriz, çıkarız ortalığa ve bu iktidarı alırız. Bunun için oy istemeye filan gerek yoktur. Milletimiz bu düşünceyi hafızalardan silmiştir. Millet kendi iradesine sahip çıkmış, terör örgütünün oyununu bozmuştur. Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. 59

62 TÜRK PARLAMENTERLER BİRLİĞİ NDEN GEÇMİŞ OLSUN VE TAZİYE ZİYARETLERİ TÜRK Parlamenterler Birliği (TPB) Genel Başkanı Nevzat Pakdil ve Yönetim Kurulu üyeleri, 15 Temmuz daki darbe teşebbüsünün ardından TBMM Başkanı İsmail Kahraman ı ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Nevzat Pakdil, darbe teşebbüsünün ilk anlarından itibaren sergilediği kararlı duruşu ve o gece Meclis i açarak millet iradesini tam anlamıyla temsil etmesi dolayısıyla İsmail Kahraman a teşekkür etti. Darbe teşebbüsünün ortaya çıkmasının ardından Kahraman ı arayarak kendilerine düşen bir görev olup olmadığını sorduğunu belirten Pakdil, daha sonra Meclis e geldiğini kaydetti. İsmail Kahraman ın millet iradesini kimsenin gasp edemeyeceğini ve Meclis i açık tutacağını söyleyerek kendilerine moral ve cesaret verdiğini dile getiren Nevzat Pakdil, Meclisimizin bombalar altında çalışmaya devam etmesi, birlik ve beraberlik içinde darbe teşebbüsüne karşı durması büyük önem taşımaktadır. TBMM o gün açık olmasaydı, böyle bir darbe girişimini zımnen de olsa kabul etmiş görünseydi Türkiye çok farklı bir yere gidebilirdi diye konuştu. Pakdil, Kahraman a Bu süreçte asil ve vakur bir davranış sergilediğiniz, size yakışanı yaptığınız, milletimizin hislerine tercüman olduğunuz için teşekkürlerimizi, şükranlarımızı ifade ediyoruz dedi. TBMM Başkanı İsmail Kahraman ise 15 Temmuz gecesinde demokrasinin ve milletin galip geldiğini belirterek Türkiye nin büyük bir badireden kurtulduğunu 60

63 POLIS ÖZEL HAREKAT DAIRE BAŞKANLIĞI NI ZIYARET EDEN TÜRK PARLAMENTERLER BIRLIĞI HEYETI, HAIN SALDIRI SIRASINDA ŞEHIT DÜŞENLERE ALLAH TAN RAHMET, YARALILARA ACIL ŞIFA DILEDI. ifade etti. Konuşmasında geçmiş darbe dönemleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Kahraman, Hiçbir millet devletsiz, hiçbir devlet ordusuz olmaz, ama ordunun yeri kışlasıdır. Dışarıya çıkmayacak. Talihsiz bir vaka yaşadık. Bir musibet bin nasihatten evladır. Çok dersler çıkarmamız gereken bir hadiseyi yaşadık. Milletimize geçmiş olsun dedi. Şehit olanlara Allah tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyen Kahraman, hakimiyetin ne bir silahlı güce, ne bir şahsa, ne de bir gruba değil, millete ait olduğunu vurguladı. Türk Parlamenterler Birliği Genel Başkanı Nevzat Pakdil ve Yönetim Kurulu üyeleri, darbe teşebbüsü sırasında tarihinde ilk kez bombalı saldırıya maruz kalan Meclis te incelemelerde bulundu. Atılan bombalar nedeniyle hasar gören yerleri tetkik eden TPB heyeti, millî iradenin tecelligahı Meclis in hedef alınmış olmasına yönelik tepkilerini dile getirdi. Genel Başkan Nevzat Pakdil ve Yönetim Kurulu üyeleri, 15 Temmuz gecesi darbecilerin bombalı saldırıda bulunduğu Gölbaşı ndaki Polis Özel Harekat Daire Başkanlığı ile Ankara Emniyet Müdürlüğü ne taziye ziyaretinde bulundu. Hain saldırı sırasında şehit düşen polislere Allah tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyen Nevzat Pakdil, Polis Özel Harekat Dairesi Başkan Yardımcısı Mahmut Yenikalaycı ya Türk Bayrağı ve Kuran-ı Kerim takdim etti. MEHMET ALİ KUMBUZOĞLU NA YENİ GÖREVİNDE BAŞARI DİLEĞİ TÜRK Parlamenterler Birliği (TPB) Genel Başkanı ve 22, 23, 24. Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil ile TPB Genel Sekreteri ve 19. Dönem İstanbul Milletvekili Kadir Ramazan Coşkun, TBMM Genel Sekreterliği ne atanan Mehmet Ali Kumbuzoğlu nu ziyaret etti. Pakdil ve Coşkun, Kumbuzoğlu na yeni görevinde başarı diledi. 61

64 SAAT SAAT 15 Temmuz Genelkurmay Başkanlığı nda silah sesleri duyulmaya başladı. Aynı saatlerde Ankara jet uçakları ve helikopterlerin alçak uçuşuna, İstanbul ise köprülerin tanklarla trafiğe kapatıldığına şahit oluyordu. Bir grup asker Ankara Or-An daki Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) Genel Müdürlüğü ne girdi. TEMMUZ Ankara Gölbaşı ndaki Polis Özel Harekat Eğitim Merkezi nde patlama meydana geldi. 22:00 23:05 23:24 23:30 23:53 00:00 Başbakan Binali Yıldırım bir televizyon kanalının canlı yayınına bağlanarak ülkedeki olağanüstü durumla ilgili açıklama yaptı. Yıldırım, ordu içerisindeki bir grup askerin kalkışması ihtimali üzerinde durduklarını söyledi. Anadolu Ajansı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ın darbeci askerler tarafından rehin alındığını açıkladı. 16 Temmuz Güvenlik kaynakları, askerî kalkışmanın ordu içindeki Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/ PDY) mensubu bir grup subay tarafından gerçekleştirildiği bilgisini verdi. 62

65 MILLÎ ZAFER TRT ye giren darbeci askerler, TRT spikeri Tijen Karaş a canlı yayında Yurtta Sulh Konseyi adına bildiri okuttu. Darbecilerin elindeki askerî helikopterler, Ankara Yenimahalle de yer alan Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) yerleşkesine ateş açtı. MİT saldırıya silahla karşılık verdi. TRT yayınını kesen TÜRKSAT ın Gölbaşı ndaki tesisleri cuntacı askerler tarafından bombalandı. 4 dakika sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü, darbecilerin elindeki savaş uçağı ve helikopterlerin saldırısına uğradı. 00:09 00:11 00:13 00:26 00:57 Diyanet İşleri Başkanlığı nın talimatıyla tüm illerde sala okunarak birlik çağrısı yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmaris ten İstanbul a doğru hareket etti. Bundan kısa bir süre sonra darbeci askerler Erdoğan ın Marmaris teyken kaldığı otele saldırı düzenledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir televizyon kanalının canlı yayınına bağlanarak, Malum yapıdan birtakım odaklar girişimde bulunmuştur. Bunun da üstesinden gelinecek. Bütün halkı havalimanlarına, meydanlara, sokaklara bekliyorum dedi. 63

66 SAAT SAAT TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve milletvekilleri Meclis e gelerek Genel Kurul Salonu nda toplandı. TEMMUZ TBMM bombalanmaya başladı. Helikopterlerin silahla taramalarına da maruz kalan Meclis te büyük hasar meydana geldi. TÜRKSAT ı bombalayan askerî helikopter Gölbaşı nda düşürüldü. Ankara Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı nda cuntacı askerler tarafından rehin tutulan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, düzenlenen operasyonla kurtarıldı. 01:39 02:20 02:42 03:20 06:30 06:43 08:32 09:46 Ankara Gölbaşı nda bulunan Özel Harekat Daire Başkanlığı darbeci askerlerin saldırısına uğradı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul a indi. 04:17 de Atatürk Havalimanı nda halka seslenen Erdoğan yaşananların ihanet hareketi olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi nin yakınlarına bomba düştü. Kısa bir süre sonra Külliye civarındaki Jandarma Genel Komutanlığı nın bulunduğu kavşağa da bomba atıldı. Hava Kuvvetleri eski Komutanı Orgeneral Akın Öztürk hakkında vatana ihanet suçundan soruşturma başlatıldı. 64

67 MILLÎ ZAFER Başbakan Binali Yıldırım Çankaya Köşkü nde açıklamalarda bulunarak şehit ve yaralı sayısı ile gözaltılar hakkında bilgi verdi. 20 Temmuz Millî Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi nde toplandı. MGK ve saat 15:00 te düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Türkiye de üç ay süreyle OHAL ilan edildiği açıklandı. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Başbakan Binali Yıldırım ı arayarak darbe girişimine katılan ve Yunanistan a sığınma talebinde bulunan 8 askerin Türkiye ye iadesi için işlemlerin başladığını bildirdi. 12:57 16:00 22:12 18:00 11:15 12:00 17 Temmuz Genelkurmay Başkanlığı, 19 Temmuz 2016 tarihinde yaptığı basın açıklamasıyla, darbe girişiminin yurt genelinde tam anlamıyla 17 Temmuz 2016 günü saat 16:00 da bastırıldığı bilgisini verdi. 19 Temmuz AK Parti Grup Toplantısı nda konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Fetullah Gülen in Amerika Birleşik Devletleri nden (ABD) iadesi için hazırlanan dosyaların ABD nin ilgili ve yetkili makamlarına iletildiğini açıkladı. 18 Temmuz Daha önce gözaltına alınan Hava Kuvvetleri eski Komutanı Orgeneral Akın Öztürk ün de aralarında bulunduğu 26 general ve amiral tutuklandı. 65

68 MILLETVEKILLERINDEN 15 TEMMUZ DEĞERLENDIRMELERI SENA KILIÇ 66

69 BURHAN KUZU AK PARTI İSTANBUL MILLETVEKILI 15 Temmuz gecesi tam bir kâbustu, hâlâ inanamıyorum. Hiçbir darbede, savaşta bunlar olmadı. Kurtuluş Savaşı nda bile Meclis böyle bir şey yaşamadı. Böylesi bir dönemde, hepimizin değer verdiği askerin rütbesini kirletenler, tanklarla milletin üzerine yürüdü. Yaşananlar, bunların ne kadar vatan-millet düşmanı, ne kadar gözü dönmüş, ne kadar aklını kiraya vermiş insanlar olduklarını gösterdi. Amerika daki şahıs Bu iş bitecek diye bu cuntacılara talimatı verdi. Bunlar başarmış olsaydı Türkiye bitmişti diye düşündüm. Darbeciler 27 Mayıs ihtilalini taklit etmişler. Çünkü orada da emir-komuta zinciri dışında bir grup subay harekete geçmişti. Cemal Gürsel Paşa yı pijamasıyla İzmir den alıp, ayarladıkları kıyafeti giydirerek Millî Birlik Komitesi nin başına getirdiler. Başlarında bir nevi orgeneral bulunmuş oluyordu. 15 Temmuz daki de bunun benzeri bir darbe girişimiydi. Ancak şimdiki darbeciler bugünkü basının gücü ve iletişim çağı faktörünü hesap edemedi. O zamanlar bir tek TRT vardı. Üstelik sadece radyo kanalı bulunuyordu. Radyoda Sayın vatandaşlar yönetime el koyduk deniyor ve olay bitiyordu. Köydeki vatandaş yaşananları nereden bilsin, lambasını söndürüp uyuyordu. Sokağa çağıracak kimse de yoktu. Ne yapalım kader diye kenara çekilen gruplar vardı. Darbe girişimcileri TRT yi ele geçirip ekrandan bildiri okursak bu işi bitiririz diye hesap ettiler. Ancak özel televizyon kanallarının hesabını yapmadılar. Darbeciler işin içine halkın gireceğini de hesap edemediler. Cumhurbaşkanımız Herkes sokağa deyince, darbe girişimini halk sokakta bitirdi. Elbette polis ve asker darbecilere karşı mücadele etti, ama halk olmasa bu çatışma belki günlerce sürerdi. 27 Mayıs ta da, 12 Eylül de de, 28 Şubat ta da halk sokağa dökülmemişti. Halkın bu darbelerden sonra içinde ukde kalmıştı. Halk arasında Menderes döneminde keşke millet sokağa dökülseydi, bakalım asabiliyorlar mıydı türünden söylenen sözler vardı. Halk şimdi sokağa dökülünce darbeciler hesap edemedikleri bir tabloyla karşılaştı ve girişimleri sonuçsuz kaldı. SEZGIN TANRIKULU CHP İSTANBUL MILLETVEKILI Türkiye ye karşı ağır bir darbe girişimi oldu ama sonuçta bu parlamentonun ve halkın iradesi darbeyi boşa çıkardı. Ancak bizim üzerine düşmemiz gereken konu şudur; darbeci zihniyeti ve ona elverişli ortamı tamamen yok etmek. Bu darbe girişimi gösterdi ki, darbeci zihniyet bu devletin kurumlarında zaman zaman filizleniyor. Onların filizleneceği ortamı ancak demokrasiyi güçlendirerek, çoğulculuğu yayarak, özgürlük ve adaleti sağlayarak ortadan kaldırabiliriz. Bize düşen görev bundan sonra bu olmalıdır. Ordu veya Emniyet te, elinde silah gücü olan insanların kafasından bunu silmeliyiz. Ordu mensubunun herhangi bir devlet memurundan, bir doktordan, bir avukattan, bir mühendisten farklı olmadığını onlara iletmeliyiz. Bu millet görev için onların eline silah veriyor. Onlar Türkiye yi düşünüyor da doktorlar, avukatlar veya esnaf düşünmüyor diye bir şey yok. Ellerindeki silahın onlara bir avantaj kazandırdığı fikrini kafalarından silmeliyiz. Buna da ordudaki eğitimden, askerî liseden, harp okulundan başlamak lazım. Bu parlamento bütün siyasi partilerle birlikte darbeye karşı bir tutum ortaya koymuştur. O gün parlamentonun açık olması, darbe girişiminin devam ettiği saatlerde milletvekillerinin kürsüde darbeye karşı birlikte tutum alması, darbeyi boşa çıkaran en önemli ögelerden biri olmuştur. 67

70 UTKU ÇAKIRÖZER CHP ESKIŞEHIR MILLETVEKILI O gece Meclis e gelen milletvekilleri arasındaydım. Çok tarihî bir geceydi. Önce AKP ve CHP den, daha sonra MHP den milletvekilleri geldi. Yanılmıyorsam milletvekiliydik. HDP de desteğini Sayın Meclis Başkanımıza ifade etmiş. Meclis te demokrasiyi, hukuk devletini, parlamenter sistemi hedef alan bu müdahaleye karşı olduğumuzu söyledik. Meclis içinden yapılan canlı yayın bağlantısıyla tüm milletvekillerinin darbeye karşı olduğunun halka duyurulduğu an ise TBMM hedef alındı. Bomba atıldığında biz Genel Kurul Salonu ndaydık. Ortalık toz duman oldu. Güvenlik görevlileri dışarı çıkmamızın sakıncalı olduğunu söyleyince sığınağa geçtik. Çok zor, kaygı ve üzüntü verici bir geceydi. Yaklaşık 7 saat Meclis te kaldık. Bunun 1 saati Genel Kurul Salonu, kalan bölümü sığınakta geçti. Meclis Başkanı İsmail Kahraman, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bizimle birlikteydi. Grup Başkanvekillerimiz, Genel Başkan Yardımcılarımız da vardı. Kimi zaman bir masanın etrafında oturduk, kimi zaman holde ayakta bekledik. O gece yaralanan polisler oldu. Onlara ilk müdahaleyi doktor milletvekilleri yaptı. Demokrasiye, parlamenter sisteme bu tür müdahaleler kabul edilemez. O gece birlikte darbeye nasıl karşı çıktıysak, bundan sonra da hepimizin yani siyaset kurumunun, parlamenterlerin, tüm siyasi aktörlerin ana hedefi demokrasinin daha fazla güçlendirilmesi olmalıdır. Bundan sonra gideceğimiz doğrultu, bu tür kalkışmaların olmayacağı bir hukuk devletinin yaratılması, temel hak ve özgürlük ortamının genişletilmesi olmalıdır. Şunu bilmek lazım; o gün hükümet, muhalefet, polis ve askerin önemli bir bölümü yani tüm toplum darbeye karşı çıktı. Bundan sonra da demokrasimizin zarar görmemesi için askerî veya sivil her tür vesayete, darbe girişimine karşı çıkmalıyız. Tek idealimiz, hedefimiz, demokrasimizin, hukuk devletinin güçlenmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi olmalıdır. Darbe girişimi gerçekleşti diye tüm orduya karşı olmamalıyız. Tüm halkımıza sağduyu çağrısı yapıyorum. ALTAN TAN HDP DIYARBAKIR MILLETVEKILI 15 Temmuz gecesi Diyarbakır daydım. Türkiye deki gidişat benim açımdan şaşırtıcı olmadı. Çünkü Türkiye de darbe mekaniği birkaç yıldır işliyor. Toplum aşırı derecede gerildi, kamplaştı, siyaset toplumdaki bu kamplaşmayı giderecek demokratik adımları atmadı. Özellikle siyasette kullanılan dil ve üslup daha da çatışmacı ve gerginleştirici oldu. Memlekette meydana gelen şiddet, terör olayları ve çatışmalar bazı kesimleri böyle bir beklenti içine sokmuştu. Allah a şükür ucuz atlattık. 15 Temmuz darbe girişimini de, Osmanlı dan günümüze tarihimizdeki bütün darbeleri de şiddetle ve nefretle kınıyorum. Bundan sonra Türkiye nin önündeki tek yol daha fazla demokrasi, daha fazla şeffaflaşma ve daha fazla hukuk devleti olma gayretidir. Bunlar gerçekleşmediği müddetçe bu yapılar her zaman harekete geçebilir. Sistem yerine oturmazsa, rejim demokratikleşmezse eline güç geçiren herkes ya askerî ya sivil darbe yapar. Sivil darbe de en az askerî darbe kadar tehlikelidir. Halk size bir yetki veriyor, ama bu yetki Ben istediğimi yaparım anlamı taşımaz. Onun için sivil darbelerin de, askerî darbelerin de önündeki en büyük engel şeffaflıktır, adalettir, hukuktur ve demokrasidir. Sistemi yerine oturtmak gerekir. Bugün Almanya da, İsveç te, Japonya da hiç kimsenin aklına askerî veya sivil bir darbe yapmak gelmiyor. 68

71 ÖMER FARUK ÖZ 23. VE 24. DÖNEM MALATYA MILLETVEKILI Silahlı Kuvvetlerimizin içerisine sızmış dindar görünümlü istihbarat ve ihanet çetesinin 15 Temmuz daki hedefi, bu ülkede halk iradesiyle seçilmiş hükümeti yıkmak ve bir iç savaş çıkarmaktı. Ancak milletimizin sağduyusu, millet olma bilincinin getirdiği vatanperverlik, dayanışma, birlik-beraberlik ve dik duruş sayesinde bu hain planlar bertaraf edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Başbakanımızın ve siyasi parti liderlerinin dirayetli duruşları da darbe girişiminin püskürtülmesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Bu musibetten elde edilmiş en önemli kazanç ise siyasi düşünce, etnik köken, inanç yapısı gibi farklılıkları bir tarafa bırakarak vatana aidiyet duygusuyla hareket ettiğimizde böyle büyük bir meselenin bile üstesinden gelebileceğimizin görülmüş olmasıdır. Milletimiz 15 Temmuz gecesi el ele vererek, canını ortaya koyarak ülkemizin başındaki belayı defetmesini bilmiştir. Bundan sonra da birlik ve beraberliğimizi devam ettirmemiz büyük önem taşımaktadır. Ülkemizdeki darbelerin veya darbe girişimlerinin sebeplerinden biri, subayların ekseriyetinin Türkiye nin yönetimi ve sahipliğini kılıç hakları olarak görmeleri, o bilinçle yetiştirilmiş olmalarıdır. Bu mantık, kendi dışında gelişen sivil yaklaşımları bir karşı devrim olarak ötekileştirmektedir yılından başlayarak belli aralıklarla Osmanlı ordusunda görev yapan Alman General Colmar Von Der Goltz Paşa nın Türk halkına yönelik millet-i müsellaha (silahlı millet) ifadesi ile Her Türk asker doğar şeklindeki söylemler eğitim ve medya yoluyla millete de ustaca benimsetilmiş, böylece militer bir toplum oluşturulmuştur. Türkiye deki darbelerin arkasında böyle bir psikoloji egemen olmuştur. Bu psikoloji bilinmeden, ülkemizdeki darbelerin sebeplerinin sağlıklı bir şekilde anlaşılması zordur. Türkiye nin önündeki tek seçenek, tüm organlarıyla ivedi olarak sivilleşmektir. Seçilmişlerin iktidara gelip militer bir baskı yaşamadan yönetimi sürdürebilmesi, cebir ve şiddet olmadan sadece halkın oyuyla iktidardan gidebilmesi için tek çare sivilleşmenin tam manasıyla özümsenmesi ve hayata geçirilmesidir. Silahlı Kuvvetlerimiz ise düşmana korku, milletine güven düsturu doğrultusunda, güçlü vatan savunmasına hazır halde tutulmalıdır. 15 Temmuz daki darbe girişimini engellemek isterken hayatını kaybeden şehitlerimize Allah tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum. EKMELEDDIN MEHMET İHSANOĞLU MHP İSTANBUL MILLETVEKILI 15 Temmuz gecesi Türkiye nin tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Türk milletinin 2016 senesinde böyle bir muameleye maruz kalması çok düşündürücüdür. Bunu yapmaya yeltenenler bu milletin evladı, bu asil ordunun sadık fertleri olamazlar. Bunlar gözü dönmüş insanlardır. Meclis te bombayla açılan büyük çukuru görünce arkadaşlara dedim ki; Artık bu çukurun büyümemesi ve kapatılması lazım. Tekrar normal hayat seyrine dönmemiz lazım. Bir musibet bin nasihatten evladır. Şimdi bu bir musibet olmuştur. Bizim bunu defetmemiz lazım. Parlamento ve Türkiye de siyaset kurumları 15 Temmuz da çok başarılı bir imtihan vermiştir. Başta MHP ve Sayın Devlet Bahçeli nin bu konudaki tavrı herkesin takdirine mazhar olmuştur. Ayrıca dört parti bir beyannamenin altına imza atmış ve Sayın Meclis Başkanı bunu kürsüden okumuştur. Şimdi bizim bu beyannamedeki esaslar etrafında kenetlenmemiz lazım. Bu darbecilere karşı hukuk dairesi, kanun hakimiyeti anlayışı ve anayasal düzenin sınırları içinde gereken dersi vermemiz lazım. Eğer biz bu kanun hakimiyeti sınırları, meşruiyet sınırları dışına çıkarsak, intikam ruhuyla hareket edersek bu çukur büyüyecektir. Eğer kanun, hukuk gereği ve Anayasa nın çizdiği çerçeve içinde davranırsak bu çukur kapanacaktır. Onun için bu sözüm başta iktidaradır. Çünkü bu konuda bu adımları atacak olan iktidardır. Meclis in dört partinin ortak imzasıyla ortaya koyduğu tavrı devam ettirmesi, muhalefet ve iktidarın da aynı tavrı göstermesi gerekir. 69

72 DARBE GECESİNİ BÖYLE YAŞADILAR 70

73 DARBE TEŞEBBÜSÜNÜN OLDUĞU GECE TARIHÎ ANLARA TANIKLIK EDEN MILLETVEKILLERI YAŞADIKLARINI TPB PARLAMENTO YA ANLATTI. MECLIS E GELDIĞI SIRADA ATILAN BOMBA NEDENIYLE YARALANAN HACI BAYRAM TÜRKOĞLU, ŞEHADET RÜTBESI NASIP OLMADI AMA IKINCI KEZ GAZI OLAN GAZI MECLIS IN GAZI MILLETVEKILI OLMA ŞEREFINE ERIŞTIK DIYOR. ELİF ERDEM üniversitede okuyor. Hakkınızı helal edin deyip yere düştü. Bu arada helikopterden yağmur gibi kurşun yağıyor. Kurşunlardan dördü eşimin koluna isabet etti, sağ kolunda parçalı kırık var. Sol koluna isabet eden de omuz hizasından girip çıkmış. Gövdeye isabet etmemesi bir mucize. Yaralı eşim ve kızımı Dikmen Kapısı na kadar götürdüm. Polisler bizi fark edince orada aracıyla duran bir vatandaşı çağırdılar ve hastaneye ulaştık. O sırada Genelkurmay ın önünde de ateş açılmış, çok sayıda yaralı ve şehit olmuş. Oradaki halk canhıraş çalışarak ambulansın gelmesini beklemeden yaralıları hastaneye taşımış. O cehennemi yaşadık ama içimizde zerre kadar korku yoktu. Yüreğinde Allah korkusu taşıyan insanın başka korkuları yoktur. Biz de yüreğimizde Allah korkusu taşıyoruz. Vatan sevgisi imandandır düşüncesiyle hareket ettiğimiz için de hepimiz HACI BAYRAM TÜRKOĞLU AK PARTI HATAY MILLETVEKILI O gece tüm milletvekillerinin TBMM de çalışmaya davet edilmesi üzerine hemen Meclis e yöneldim. TSK içine sızmış FETÖ mensuplarının bu darbe kalkışmasına karşı bizim de millî iradenin temsilcisi olarak Meclis te çalışmamız lazım diyerek yola çıktım. Eşim ve kızım beni yalnız bırakmak istemediler. Ne olacaksa hep beraber olsun dediler. Dikmen Kapısı güvenlik nedeniyle kapalı olduğu için araçla giremedim, yol kenarına park ettim. Üçümüz kapıdan yürüyerek geçtik. Ana Bina ya 6-7 metre kala jet, Meclis bahçesine ilk bombayı bıraktı. O esnada çıkan şarapnel parçaları bize denk geldi. Eşim ve ben sağ kolumuzdan yaralandık. Bir şarapnel parçası eşimin gözüne, kızımın da başına isabet etti. Kızım 71

74 bu vatanın bekçileriyiz. Millet bizi Meclis e kendisini en iyi şekilde temsil etmemiz için seçti. Ülkemizi dört-beş çapulcuya teslim edecek halimiz yok. Bunlar ruhları ve beyinleri satılmış hainlerdir. Bizim tarihimizde kendi masum halkını tankla ezen, helikopterle kurşunlayan bir eşkıya sürüsüne rastlanmamıştır. Nefretle, lanetle kınıyorum. Bunlarda zerre kadar iman, zerre kadar vatan sevgisi yok. Allah ın izniyle çapulculara meydan vermeyiz. Ülkemiz, vatanımız, bayrağımız için her şey feda olsun. Her şeyi kabullenerek bu yola çıkmışız. Şehadet rütbesi nasip olmadı ama ikinci kez gazi olan Gazi Meclis in gazi milletvekili olma şerefine eriştik. O gün için Meclis in çalışması, o kararlılık çok önemliydi. Cumhurbaşkanımızın kararlı ve dik duruşu, açıklamaları, Başbakanımızın kararlı duruşu, siyasi partilerimizin dik duruşu, sivil toplum örgütlerinin meydanlara dökülmesi, medya dünyasının tavrı önemliydi. Halkın iradesi tankın, topun gücüne, helikopterlerden atılan mermilere, uçaklardan bırakılan bombalara aldırış etmeden takdire şayan bir tarih yazmıştır. Yani Türk milleti yeniden bir kurtuluş mücadelesi vermiştir. Bu aziz milleti bir kez daha kutluyorum, şehitleri ve gazileri minnetle anıyorum. AYŞE KEŞIR AK PARTI DÜZCE MILLETVEKILI Darbe girişiminin sivil demokrasiye karşı yapılmış olması ve tüm siyasi partilerin buna tepki göstermesi çok önemliydi. Parlamentonun açılması da aslında bu tepkinin devamıydı. Daha önce darbeler olduğunda sivil siyasetin bir kısmı suskun kalabiliyordu. O gece, tam tersi, tüm sivil siyaset bir araya geldi. Parlamentonun olaylar başladıktan 1-1,5 saat sonra açılıyor olması, Genel Kurul Salonu nda bulunmamız çok önemliydi. Başta milletvekiliydik, sonra bu sayı 100 e çıktı. Çünkü arkadaşların büyük kısmı seçim bölgelerindeydi. Üç partinin orada hazır olduğunun kamuoyuyla paylaşılmasını hem mesleki hem siyasi açıdan önemli buldum. Çünkü vatandaş, Cumhurbaşkanımızın sokağa çıkın talimatını aldı, ama diğer partilerin tepkileri henüz görüntülü olarak dile getirilmemişti. Toplumun, muhalefet partilerine destek verenlerin Meclis teki ortamı görmelerini kendi adıma önemli buldum. O an, yayıncılık açısından ilkel şartlara sahip olmamıza rağmen, cep telefonu kamerasını kullanarak bir televizyon kanalına bağlandım ve sivil siyasetin orada bir arada olduğunun, nöbet tutmaya devam ettiğinin ve milletten aldığı bu emanete sahip çıktığının gösterilmesini istedim. Hem iktidar ve muhalefet milletvekilleri hem de Meclis Başkanımız o telefon aracılığıyla mesaj verdiler. Bunun halktaki yansımasının önemli bir kırılma noktası olduğunu düşünüyorum. Bomba atılınca kadın, erkek, iktidar, muhalefet herkes aynı tepkiyi verdi. Ne oluyor, ne yapacağız diyen olmadı. Herkes şiddetli bir tepki gösterdi. Çünkü ne savaş tarihinde ne darbeler tarihinde Meclis in bedenine dokunulmadı; buranın bir kutsiyeti ve sembolik değeri var. Bu sembol hiçbir zaman zedelenmedi. Meclis ten yayın yapılması ve bunun geniş kitlelere ulaşması da Meclis i bombalamayı cüret etmelerine sebep oldu. Meclis e bomba atıl- 72

75 ması protesto edildi ve bombaya rağmen Nöbet tutmaya devam edeceğiz, milletin emanetine sahip çıkacağız anlayışı vurgulandı. O anda Genel Kurul Salonu nda bulunan milletvekillerinin hepsi aynı ruhla hareket etti. Benim aklıma ölüm hiç gelmedi, eminim hiçbir arkadaşımın aklına da gelmedi. Millet sivil siyasete sahip çıkarak çok büyük bir kırılma noktası yarattı. Milletin 15 Temmuz duruşu siyasi tarihimize altın harflerle yazılacak. Bu olayın çok hazin ve çok derin mesajları var. Bunların asla unutturulmaması lazım. Dün Düzce deydim. Polis Özel Harekat tan bir şehit cenazesi vardı. Babası, Benim oğlum aslanlar gibiydi, 1.90 boyundaydı, çarpışarak ölmeyi hak ediyordu, kalleşçe havadan saldırdılar dedi. Vatandaşın böyle bir duruşu var. Şehitler, şehit yakınları, yaralılar gerçekten bir tarih yazdılar. Tuğgeneral 20 kişilik ekibiyle geliyor, Özel Kuvvetler Karargahı na girmek istiyor. Ömer Astsubay Bu yaptığınız iş kanunsuz deyip Tuğgenerali alnının ortasından vuruyor. Bu kahraman asker ve polislerimizin, şehit ve gazilerimizin, bu hikayelerin unutturulmaması gerekiyor. NIHAT ÖZTÜRK AK PARTI MUĞLA MILLETVEKILI O akşam Marmaris te evimdeyken köprülerin kapatıldığı, Ankara ve İstanbul da uçakların alçak uçuş yaptığı haberleri gelmeye başlayınca Darbe oluyor dedim. Sayın Cumhurbaşkanımızın Marmaris te otelde olduğunu biliyordum. Hemen otelin sahibi arkadaşımızı aradım, otele gelmemi söyledi. Darbe oluyor, Sayın Cumhurbaşkanımızı yalnız bırakmayın dedim. Ardından eşimle beraber hemen otele geçtik. Polisler beni içeri aldı, Beyefendi ye haber verdiler. Sayın Cumhurbaşkanımız bana telefonda talimat vererek herkesin meydanlara inmesini istedi. İl, ilçe başkanlarını ve teşkilatları harekete geçirdik. Vali ve Emniyet Müdürümüz geldi. O arada otelin önünde 500 kişi toplandı. Sayın Cumhurbaşkanımız televizyon kanalına bağlandıktan sonra otelin önü hıncahınç doldu. Otel yerleşkesi çok büyük. Üç otelin birleştiği 5 kilometrelik bir alan. Milletin toplandığı yerle Cumhurbaşkanımızın kaldığı yer arasında 3 kilometrelik yol var. Karadan saldırı gelmesi ihtimaline karşı önlem aldık. Aksaz da büyük bir deniz üssü var, oradan bir taarruz olursa diye Aksaz yolunu kapattık. Tabii bir güven sorunu var, Alay dan bir şey gelecek mi, Aksaz dan bir şey gelecek mi bilmiyoruz. Emniyet teki arkadaşlar son kurşunlarına kadar Sayın Cumhurbaşkanı nın yanında olduklarını söyleyince rahatladık. Alay Komutanı nın bizimle birlikte hareket ettiğini öğrenince jandarmadan da bir şey gelmeyeceğini anladık. Sayın Cumhurbaşkanımız bana halkın yanına gitmemi ve topluluğu organize etmemi söyledi; ben bu konuyla ilgilenirken, o sırada yanımda olan eşimi de İl Başkanımızla görüşmeye gönderdim. Marmaris te olduğum için olayın hemen başında Cumhurbaşkanımızın yakınındaydım. Tarihe tanıklık ettim. Cumhurbaşkanımız otelden hareket edene kadar yaklaşık 3 saat o anları bire bir yaşadık. O gece hep birlikte 73

76 Sayın Cumhurbaşkanımıza siper olmaya gittik. Otelin önündeki herkes, teşkilatlarımız ve vatandaşlar canını siper ederek Sayın Cumhurbaşkanı nı korumaya çalıştı. O gece her şey olabilirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın ferasetli dik duruşu çok önemliydi. Biz Hadi çıkalım dedikçe o canlı yayını önceledi, ne kadar doğru yaptığını daha sonra anladık. Cumhurbaşkanımız canlı yayına bağlanmasaydı belki de işimiz daha zor olacaktı. Canlı yayın bağlantısının ardından, sokağa çıkanların sayısı üçe beşe katlandı. Cumhurbaşkanımızın kaldığı yer ile helikopter pisti arasında bir otel var. Biz ön kapıdaydık. Sayın Cumhurbaşkanımız arka kapıdan gizlilik içinde, karartılmış bir şekilde, helikopterle çıktı. Yanında ailesi de vardı. Kendisi acil bir şekilde Dalaman a indi, daha sonra oradan ayrıldı. Bize verilen bilgiye göre Dalaman da kule desteği almadan kalktı uçak. Bence o gecenin iki büyük kahramanı var; biri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, biri de canını hiçe sayarak kendini tankın önüne atan aziz Türk milleti. Allah Sayın Cumhurbaşkanımızı milletimize bağışladı. Önemli olan tarafı da budur. AYHAN SEFER ÜSTÜN AK PARTI SAKARYA MILLETVEKILI 15 Temmuz günü akşam üzeri Ankara dan Sakarya ya gittik. Akşam namazı için hazırlık yapıyordum. Manisa Milletvekilimiz Selçuk Özdağ aradı ve Evin üstünden uçak geçti, darbe oluyor bilgisini verdi. Bunun üzerine Hemen harekete geçelim dedim. Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeki Toçoğlu nu arayarak, Bir hareket başlamış, bizim de karşı harekete geçmemiz lazım diye konuştum. Kendisi birkaç milletvekili ve teşkilatla görüştükten sonra bana Arkadaşlar Valiliğe gidelim diyorlar dedi. Ben de Aman ha, böyle bir hata yapmayalım, çünkü muhtemelen bunların ilk basacağı yer Valilik olacak. Üst düzey yöneticiler orada yakalanırsa 74

77 bu durum vatandaş için büyük moral çöküntüsü yaratır. Valilik yerine partide buluşalım, kent meydanına yürüyelim karşılığını verdim. Saat 22:00 civarında 7-8 kişi yürümeye başladık. İnsanlar bir yandan yemek yiyor, bir yandan da bize bakıyor; şehrin ileri gelenleri telaşlı bir halde nereye yürüyor diye. Darbe oluyor diyoruz, anlamayıp tebessümle bakıyorlar. Süratle kent meydanına indik. O sırada yaklaşık 60 kişiydik. Sakarya da yerel bir gazeteciyle konuştum. Darbeci askerler şimdi Valiliğe geldi dedi. 3 otobüs, 2 kamyon, 2 tank kullanıldığını söyleyince gelenlerin kişi olduğunu tahmin ettik. Sürekli mesaj ve telefonlarla meydanda kalabalık oluşturmaya çalıştık. Valilik binamız şehrin 10 kilometre açığında olduğundan oraya gidilebilmesi için belediyeden 10 otobüs geldi. Bu otobüslere insanları yönlendirdiğimiz dakikalarda Valiliğin içinde iki polis ve bir muhtar rehin alınıyor. Fakat muhtar arbede sırasında kaçmayı başarıyor. Dışarıda bir vali yardımcısını görüyor. Vali yardımcısı, Arabada anons sistemi var, git mahalleleri örgütle diyor. Muhtar mahalleleri örgütlüyor. Biz de 10 otobüsün 8 ini Valiliğe yönlendirdik, 2 sini ise Sakarya Emniyet Müdürlüğü önüne tank geldiğini öğrenince oraya gönderdik. Otobüslerden biri Kadın Kolları Başkanlığımızı taşıyordu; eşim ve kızlarım da oradaydı. Sakarya dan gelen otobüsler Valiliğin ön kapısını, üç mahalleden gelen otobüsler de arka kapıyı tuttular. Bahçe kapılarındaki erler çok kolay ekarte edilmiş, ama vatandaşlar binaya doğru yürürken rütbeliler ateş edince kişi yaralanmış. Bu olaylar yaşanırken Kadınlara ateş etmezler nasıl olsa, onlar öne geçsinler önerisi geliyor. O sırada Hacer Anne diye bilinen Kuran kursu öğretmeni, erlere Oğlum sizin silahınızı, elbisenizin parasını biz ödemiyor muyuz, yazık değil mi, vatandaşa silah doğrultulur mu, niye böyle yapıyorsunuz? deyince askerler yumuşuyor. Böylece erler ekarte ediliyor. Daha sonra kadınlar önde yürürken rütbeliler ateş ediyor. Hacer Anne, lise çağındaki oğlu ve kızı ayaklarından vuruluyor. Belediyenin hukuk başmüşaviri Mehmet Akyazıcı yı ise bacaklarından tarıyorlar. Valilik teki askerler internet üzerinden yazışarak İzmit ten hava desteği istiyorlar. Hava desteği gönderemiyoruz, kara desteği gönderiyoruz karşılığını alıyorlar. İzmit ten tanklar yola çıkıyor. İl yönetimimizde vinç şirketi sahibi biri var. Vinçleri mi sokağa çıkaralım diye düşünülürken, Sakarya ile İzmit arasındaki Eşme beldesinde insanlar tankların önünü kesiyorlar. O arada Valilik te rütbelilerden bir tanesi havaya ateş ederken mermi sekiyor, kendi elini vuruyor. İnsanlar o sırada Valilik binasına giriyorlar ve binayı ele geçiriyorlar. Bu gelişme üzerine desteğe gelen tanklar geri dönüyor. Emniyet e getirilen tankları da otobüslerle gelenler ile Roman mahallesindeki vatandaşlar engelliyor. Darbecilerin başındaki Albay Uğur Coşkun, Tugay Komutanlığı na kaçıyor. Bu sefer halk oraya yöneliyor. Tugay dakiler direnmesin diye elektrik ve suları kesiliyor. Büyükşehir den iş makineleri Tugay ın kapısına çekiliyor. Darbecilerin başı oradan alınıp hastaneye götürülüyor. Bildiğim kadarıyla darbeciler bir tek Sakarya da Valiliği işgal ettiler ama millet bu işgali sonlandırdı. Darbe girişimini çok önceden haber almamız, ilk başta Valiliğe değil meydana gitmemiz, STK ve kanaat önderlerinin meydanda olması, farklı partilerin eski yöneticilerinin ve sporcuların halkla kenetlenmesi çok etkili oldu. En son o meydanda 100 bin kişi vardı. 2-3 gün Sakarya Valiliği nde nöbet tutuldu. Bir ilde darbeye karşı yapılması gereken ne varsa yapıldı. Biz haberleri çok sonra izleyebildik. Gece boyunca meydanda koordinasyonu sağlayıp halkı bilgilendirerek onlara moral ve motivasyon vermeye çalıştık. 21. yüzyıldayız, darbeler devrinin kapandığını söylüyorduk, ama 15 Temmuz gecesi halkımız bunu kanıyla, canıyla ispat etti. Bundan sonra hiçbir meczup böyle bir şeye kalkışamaz. Çünkü bedelinin vatandaş tarafından ağır bir şekilde ödettirildiği yakinen görüldü. Darbeler devri kapanmıştır. Milletimize şükranlarımızı sunuyoruz ve bu milletin gönlüne vatan sevgisini aşılayan Rabbimize sonsuz hamdediyoruz. 75

78 SELÇUK ÖZDAĞ AK PARTI MANISA MILLETVEKILI Bütün darbeler kötüdür. Türkiye de maalesef uzun süre şu darbe iyidir, bu kötüdür diyerek meselelere ideolojik gözlükle bakan insanlar ve zümreler vardı. Son dönemlerde özellikle Türkiye nin eğitim seviyesinin yükselmesi, siyasi kültürünün belli bir noktaya gelmesi ve darbe girişimlerinin olumsuz sonuçlarının herkes tarafından bilinmesi nedeniyle darbeler kötüdür denmeye başladı. Darbelerle ilgili olarak hesap sorma noktasında 12 Eylül 2010 referandumu bir milattı. O zaman ben de evet kampanyası yürütmüştüm. Çünkü darbecilerden hesap sormalıyız diye düşünüyordum ın hesabını sorsaydık 1971 muhtırası olmazdı. Onun hesabını sorsaydık 1980 darbesi olmazdı. Onun hesabını sorsaydık 28 Şubat olmazdı, aradaki muhtıralar olmazdı. Maalesef Türkiye de hesabı sorulmayan her darbe bir başka darbenin davetçisi oldu. Bugün de 15 Temmuz da bir darbe girişimi yaşandı. Böyle bir girişimi şahsen bekliyordum. Fetullah Gülen cemaatinin 4+4 le beraber Türkiye ile, AK Parti iktidarı ile hesaplaşmaya başladığını gördüm. Ayrıca dershanelerle ilgili bir hesaplaşma vardı. Her ikisine de direnç gösterdim. Radyo, televizyon ve gazeteleri ile ticari faaliyette bulundukları yerlere kayyum atanması onları rahatsız etti. Yüksek Askerî Şura nın gelmiş olması, Gülen in iade dosyasının hazırlanması ve yargıdaki temizlik de onları rahatsız etti. Ben bu nedenlerle bir harakiri yapacaklarını tahmin ediyordum. Darbe girişimini saat 21:30 da öğrendim. Hemen Sayın Başbakan ı aradım. Kendisi de bazı duyumlar aldığını söyledi. Siz bir açıklama yaparsanız televizyonlar kapatılmadan sokağa çıkarız. Köşk e gideyim, arkadaşlar da oraya gelsin, süreci oradan yürütelim dedim. Çankaya Köşkü ne çıkmadan ilk tweeti ben attım; Vesayetçiler yeniden demokrasimize göz koydular, müsaade etmeyeceğiz, üstesinden geleceğiz milletçe ve demokrasiye inanmış olan kişi ve kurumlarla diyerek. Ardından Çankaya Köşkü ne gittim. Sayın Süleyman Soylu ile beraber bir değerlendirme yaptık. Üç-beş arkadaşımızla bu süreci yürüttük. Haber vermek için aradığım bakanlar, milletvekilleri, gazeteciler oldu. Manisa daki danışmanımı aradım. Herkesi partiye davet etmelerini istedim. Muğla da eskiden birlikte üniversite hocalığı ve siyaset yaptığım ne kadar milliyetçi kökenli arkadaşım varsa onları arayarak Marmaris e hareket edin ve Sayın Cumhurbaşkanımızı koruyun dedim. Engin Altay vasıtasıyla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu na, Ümit Özdağ vasıtasıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ye ulaşmaya çalıştım. Zaten o gece TSK içinde sağduyu sahibi, demokrasiye ram olmuş insanlar bulunması; milletin iradesi; Başbakan Sayın Yıldırım, Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli nin bildiri ve açıklamaları; Köşk te birkaç arkadaşla bu süreci yönetmemiz; ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ın halkı sokağa davet etmesi çok önemliydi. Halkımız asil bir duruş sergileyerek Menderes tutuklandığında yapamadığını, Demirel şapkasını alıp gittiğinde yapamadığını, 1980 de Kenan Evren e yapamadığını, 28 Şubat ta yapamadığını ilk defa şimdi yaptı. Bir noktada millet bütün darbelerin hesabını gördü. Bu darbe girişiminin hedefi Türkiye nin geleceğine ket vurmaktı; sadece Recep Tayyip Erdoğan ın, AK Parti nin şahsına yapılmış olan bir şey değildi. Türkiye nin geleceğine yönelik bir darbe girişimiydi. Cengiz Aytmatov un romanı var Gün Olur Asra Bedel diye. Bir gündü, asra bedeldi. Bir yandan yüzyılımızı alıp götürecekti, bir yandan gelecek yüzyılımızı çöpe atacaktı. O nedenle darbe girişiminden kurtulmuş olmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Millet asil ve asıl olduğunu gösterdi. Millet darbelerin hesabını sordu ve şu mesajı verdi: Bütün gerçek demokrasilerde senaryoyu halk yazar, rolleri halk dağıtır, kimin iktidar kimin muhalefet olacağına halk karar verir. Ne cuntacılar, ne kirli ve şantajcı sermayedarlar, medya patronları veya oligarşik bürokratlar, ne de terör örgütü, cemaat Türkiye de kararı halk verir, sandık verir. Sandıkla gelenler sandıkla gider. 76

79 VATANDAŞLAR NE DIYOR? BEŞIR YÜCE: Demokrasiye, halkın iradesine sahip çıkmak için meydanlara geldik. Yapılanı tasvip etmiyoruz. Ülkede her şey dört dörtlük giderken, hiçbir sıkıntı yaşanmazken böyle bir kalkışmayı kabul etmek mümkün değil. Benim dedelerim bu ülke uğruna şehit oldular. Biz de şehadet şerbetini içmeye her zaman hazırız. Bu ülke bizim. Bizi içimizden seçtiklerimiz idare edecek. Bunun dışında bir şey kabul etmiyoruz. HATICE FILIZER: Devletimize, ülkemize, Cumhurbaşkanımıza destek olmak için buradayız. 15 Temmuz gecesi sabaha kadar hiç uyumadan yaşananları takip ettik. Hiç korkmadım. O akşam da burada olmayı çok istedim, ama bir bayan olarak gece çıkıp gelemedim. Şimdi devletimize ve ülkemize sahip çıkmak için bu meydandayım. 77

80 SİYASİ PARTİ GRUPLARI DARBE GİRİŞİMİNİ KINADI 78

81 Darbe girişiminin ardından 16 Temmuz da olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu, 19 Temmuz da ise 26. Dönem in 115 inci birleşimini gerçekleştirdi. Toplantıda söz alan grup başkanvekilleri ve milletvekilleri darbe girişimini kınayarak milletimize geçmiş olsun dileklerini iletti. AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Naci Bostancı, 15 Temmuz darbe girişimini lanetleyerek ve kalkışmanın arkasında, önünde, sağında, solunda her kim varsa hukuk önünde hesap vereceğini vurgulayarak başladığı konuşmasında, Askeriyenin içinde çöreklenmiş bir eşkıya grubu bu girişimde bulunmuştur. Esasen toplumumuzda travma yaratan önemli unsurlardan biri, devletin tankıyla, devletin zırhlı aracıyla, devletin uçağıyla millete karşı bu alçakça girişimde bulunulması hadisesidir dedi. Millet iradesine dayanmayan, hesabını millete vermeyen her girişimin kirli olduğunu belirten Bostancı, darbe girişimine en büyük itirazın partisi ne olursa olsun, sokakları, meydanları dolduran milletten geldiğini kaydederek şunları söyledi: Her şerden hayır çıkar. Bu girişim demokrasinin, millet iradesinin, medeni kurallar içerisinde siyasi rekabeti sürdürmenin, farklılıklar kadar yeri geldiğinde ortak değerler için mücadele etmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Darbeye karşı direnen halkımızı şükranla anarken şehitlerimize rahmet, gazilerimize, yaralılarımıza şifa diliyorum. Demokrasinin ruhunu yükselten herkese, bütün siyasi partilere, her kesimden halkımıza, Alevi sine, Sünni sine, Türk üne, Kürt üne teşekkür ediyorum. Millet iradesi her şeyin üstündedir. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, 15 Temmuz gecesi Türkiye nin tarihî ve kritik bir süreçten geçtiğini ifade etti. Yaşanan olaylar sırasında hayatını kaybedenlere Allah tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyen Gök, Gazi Meclis bombalar altında çalışmalarını sürdürmüş ve darbeye karşı olduğunu bütün partilerin yekvücut olmasıyla dosta düşmana göstermiştir. Halkımızın da darbeye direnmesiyle bu darbe girişimi önlenmiş ve Türkiye büyük bir badireden kurtulmuştur dedi. Yaşanan olayların, siyasi partilerin ve parlamenter rejimin ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Gök, uzlaşma kültürünün bir an önce hayata geçirilerek Türkiye nin siyaset dilinin değişmesi gerektiğini söyledi. Levent Gök sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı: Türkiye bir daha darbelerle karşılaşmayacaktır, çünkü Gazi Meclis vardır. Bombalar altında çalışan Gazi Meclis o gün bir tarih yazmıştır. Bütün partiler ve halkımız bütünleşmiş, darbeye geçit vermemiştir, bundan sonra da vermeyecektir. Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, 15 Temmuz gecesi gerçekleştirilen darbe girişiminin bugüne kadarki bütün darbelerden farklı bir niteliğe sahip olduğunu vurguladı. Halk egemenliğinin tecelli ettiği Meclis e yönelik saldırıların ve sivil halkın hedef alınmasının darbecilerin nasıl bir kaos öngördüklerini gösterdiğini kaydeden Baluken, Bu darbeyi planlayanları, gerçekleştirenleri ve bu darbeyle bir şekilde destek içerisinde olan bütün çevreleri, buradan şiddetle kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade etmek istiyoruz dedi. Darbe girişiminde hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifa dileyen Baluken şunları kaydetti: 15 Temmuz darbe girişimi boşa çıkarıldıktan sonra artık söz Türkiye de siyaset kurumundadır. Başta siyasi iktidar olmak üzere muhalefet partileri, sivil toplum alanı bir bütün olarak demokrasi, insan 79

82 hakları, hukuk devleti ve toplumsal barış temelinde yeni dönemin politikalarını belirlemek durumundadır. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 15 Temmuz gecesi ülkemizin büyük bir badire atlattığını belirterek demokrasi ve hukuk dışı bu arayışa milletçe dur dendiğini vurguladı. Bu kalkışma yalnız seçilmiş iktidar ve milletvekillerini değil, Türk milletinin tamamını, millî iradeyi, bütün kurumları hedef almıştır. Bu darbe girişimiyle ülkemiz bir kaos ortamına sokulmak istenmiştir. Bu ortamda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, ihanete karşı milletçe ve devletçe bütün demokrasi kurumlarıyla bir arada olmamızdır diyen Akçay, önümüzdeki süreçte Türk Silahlı Kuvvetleri ile milleti karşı karşıya getirecek söylem ve eylemlerden özenle uzak durulması gerektiğini ifade etti. Akçay sözlerini şöyle sonlandırdı: Altını çizerek belirtmek istiyorum ki hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Bütün silahlı-silahsız darbelere karşı çıkmak, demokrasiye sahip çıkmaktır. Darbenin karşısında durmak, Türkiye Cumhuriyeti ne, birlik ve dirliğimize, hukuka sahip çıkmaktır. Milletvekillerinden birer dakikalık konuşma Genel Kurul da birer dakikalık konuşma yapan milletvekilleri darbe girişimiyle ilgili görüşlerini aktardı. Toplantıda söz alan bazı milletvekillerinin ifadeleri özetle şöyle: Erkan Aydın (Bursa): Darbe girişimini ve Türkiye nin demokratik rejiminin değiştirilme çabalarını kınıyorum. Önümüzdeki süreçte darbecilerin hesap vermesi, toplumsal normalleşmenin sağlanması ve demokrasinin güçlendirilmesini temenni ediyorum. Bununla birlikte, Türkiye nin saygınlığı açısından süreç sadece ve sadece hukuk sınırları içinde yürütülmelidir. Serkan Topal (Hatay): 15 Temmuz gecesi bir azınlık tarafından gerçekleştirilmeye çalışılan askerî darbe demokrasimize ve parlamenter sistemimize olan inançla engellenmiş, fakat geride maalesef yüzlerce şehit ve yaralı bırakmıştır. Buradan bir kez daha darbelerin hiçbir soruna çözüm olmadığı gibi birlikte yaşam olanaklarımızı da tahrip ettiğini belirtmek istiyorum. Nurhayat Altaca Kayışoğlu (Bursa): 15 Temmuz gecesi gerçekleştirilen darbe girişimini lanetliyorum. Çatısı altında bulunduğumuz Gazi Meclisimize yönelik alçakça saldırıya karşı gerçekleştirilen ortak mücadeleyi de selamlıyorum. Bundan sonraki süreçte herkesin samimiyetle demokrasinin bütün kurumlarına sahip çıkmasını temenni ediyor, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti nin ve parlamenter demokrasinin birlikteliğimizin teminatı olduğu bilinciyle hareket edilmesini diliyorum. Didem Engin (İstanbul): Ülkemizin tarihinde ilk kez kendi Meclisini bombalayan ve parlamenter sistemi hedef alan bir darbe girişimiyle karşılaştık. Hepimiz bu darbe girişimini şiddetle kınadık. Şehitlerimize Allah tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum. Bu tür girişimleri planlayanlar bilmeliler ki ülkemizde darbelere asla geçit verilmeyecektir. Çetin Arık (Kayseri): Milletimizin sağduyusuyla başarısızlığa ulaşan darbe girişiminde şehit olan yurttaşlarımıza Allah tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kendi milletine silah çeken darbecileri lanetliyor, milletimize başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bülent Yener Bektaşoğlu (Giresun): 15 Temmuz gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri içinde örgütlenmiş bir terör örgütünün silahlı güç kullanarak yönetimi ele geçirme girişimine hep birlikte tanık olduk. Bu olay sırasında şehit olanlara Allah tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar, vatandaşlarımıza 80

83 geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Birdenbire ortaya çıkmadığı anlaşılan bu teşebbüsün örgütlü yapısı içinde bulunanların kim ya da kimler olduğunun, uzantılarının, arkasındaki güçlerin birlikte ortaya çıkarılması en içten dileğimizdir. Murat Emir (Ankara): 15 Temmuz gecesi Meclisimize ve parlamenter demokrasimize karşı yapılan darbe girişimini şiddetle ve nefretle kınıyorum, lanetliyorum. Bu darbenin savuşturulmasında başta Millet Meclisi olmak üzere bütün anayasal kurumlarımızı ve buna karşı duran siyasi partilerimizi ve tüm vatandaşlarımızı tebrik ediyorum. Mehmet Tüm (Balıkesir): 15 Temmuz gecesi yüce Meclisimize karşı darbeciler tarafından yapılan bu çirkin saldırıyı şiddet ve nefretle kınıyorum. Darbelerin ve darbecilerin önüne geçmenin tek yolu daha çok demokrasi ve insan haklarıdır. Bugün her zamankinden daha çok laik, demokratik ve sosyal hukuk devletine ihtiyacımız var. Bundan asla vazgeçmemeliyiz. Meral Danış Beştaş (Adana): 15 Temmuz darbe girişimini lanetliyorum. Gerçekten Türkiye tarihine kara bir gün olarak geçecek. Bundan sonra hepimizin önünde çok daha önemli görevler var; daha fazla demokrasi, daha fazla hak, daha fazla özgürlük Şu anda Meclis te de var olan ortamın, uzlaşı ortamının, görüş ve diyalog ortamının devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ahmet Yıldırım (Muş): Sivil iradeyi hedef alan bu darbe girişimini kınıyorum. Sadece bir kişiyi veya sadece bir partiyi değil, bütün ülkeyi ve toplum yapısını hedefleyen bir darbe olarak algılıyoruz bunu. Daha fazla güvenlikçi politikalarla değil, daha fazla demokrasi ve özgürlükle darbenin nedenlerini ortadan kaldıracak bir çalışmayı bu parlamentonun önüne koyması gerektiğini düşünüyorum. Osman Baydemir (Şanlıurfa): Bir kez daha halkın hür iradesine, demokrasiye, aslında insanlığa yöneltilmiş olan darbe, darbe suçu ve girişimcilerini kınıyoruz. Özü itibarıyla, hedeflenen, hepimizin birlikte yaşam arzusu, birlikte yaşam duygusudur. Baki Şimşek (Mersin): Yüce milletimizin iradesine karşı düzenlenen, demokrasi tarihimize kara leke olarak geçecek bu girişimi şiddetle kınıyorum. Darbelerden ve işkencelerden en büyük mağduriyeti yaşamış bir siyasi hareketin lideri Genel Başkanımız, 81

84 uçaklar havada alçak uçuş yaparken tavrını her zaman olduğu gibi milletten ve demokrasiden yana koymuş, darbecilerin umudunu kırmış ve namlusunu millete çevirenlere selam durmayacağımızı belirtmiştir. Ruhi Ersoy (Osmaniye): En kötü demokrasi en iyi darbeden daha üstündür diyen Kurucu Genel Başkanımız, Başbuğumuz Alparslan Türkeş i rahmetle anıyor, onun rahleitedrisinden geçerek Milliyetçilik ve demokrasi ikiz kardeşimiz diyen Devlet Bahçeli Beyefendi nin milliyetçi, ülkücü iradeyi temsilen o gece gösterdiği tavra bir kez daha milletim adına teşekkür ediyorum. O gece burada beraber mücadele verdiğimiz tüm milletvekili arkadaşları tebrik ediyorum. Kadir Koçdemir (Bursa): Türk milletinin irade ve kaderine yapılan, ülkeye kabus yaşatan şerefsiz teşebbüsü lanetliyorum. Vakar ve cesaretle demokrasiye sahip çıkan aziz milletimizi takdir ve hürmetle selamlıyorum. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu olay, bir daha böylesi acılar yaşanmaması için demokrasiye bütün kurum ve kurallarıyla sahip çıkmanın önemini göstermiştir. Bir kere daha, kuvvetler ayrılığı ve bilhassa hukuk devleti ilkesinin ne kadar hayati olduğu görülmüştür. Erhan Usta (Samsun): Türk milletine ve devletine karşı yapılan darbe girişimini şiddetle kınıyorum. Bu girişim karşısında asil milletimiz tek yumruk olmuş, demokrasiyi ne kadar özümsediğini ve demokrasiden vazgeçmeyeceğini ortaya koymuştur. Bundan sonra yapılacak iş, darbecileri hukuk kuralları içinde, intikam hırsına kapılmadan, en ağır şekilde cezalandırmak olmalıdır. Ayrıca, toplumda sevgiyi, hoşgörüyü ve uzlaşıyı hâkim kılacak, demokrasimizin standartlarını yükseltecek, hukuk sistemini tam ve kusursuz bir şekilde işletecek adımlar atılmalıdır. Murat Alparslan (Ankara): 15 Temmuz günü hain, kalleş bir darbe teşebbüsüne maruz kalan milletimiz, bu çapulcuların ve vatan hainlerinin kalkışmasına topyekûn karşı durarak verdiği mücadeleyle tarihe demokrasi kahramanları olarak geçecektir. Milletimiz Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır / Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır şiarınca bayrağına, devletine, ülkesine sahip çıkmıştır. Mücahit Durmuşoğlu (Osmaniye): Tarihin her döneminde imkansızı başaran şanlı ordumuzla aziz milletimizi karşı karşıya getirmeye çalışan vatan hainlerini en güçlü şekilde lanetliyorum. 15 Temmuz un kahramanı şüphesiz ki aziz milletimiz, kaybedeniyse Pensilvanya dan aldıkları talimatla vatana ihanet eden paralel çetedir. Demokrasi şehitlerimizi rahmetle anıyor, yaralılara Allah tan acil şifalar diliyorum. İshak Gazel (Kütahya): 15 Temmuz gecesi, maalesef, alçakça ve haince bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Bu darbe girişimi Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın yerinde müdahalesi, milletimizi meydanlara çağırması ve cesareti; diğer siyasi parti liderlerimizin ve milletvekillerimizin darbe karşısındaki net duruşu; kefenlerini giyerek meydanları dolduran milletimizin feraseti sayesinde ucuz atlatılmıştır. Darbe karşısında duran bütün milletimizi saygıyla anıyorum. 82

85 İlyas Şeker (Kocaeli): 15 Temmuz darbe girişimini nefretle kınıyorum. Demokrasi şehitlerimize Allah tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Yaşlısıyla, genciyle sabahlara kadar sınırda nöbet tutar gibi demokrasi nöbeti tutan tüm halkımıza teşekkür ediyor ve diyorum ki: Tarih sizi, bu şanlı direnişinizi yazacak ve gelecek nesiller sizlerle övünecektir. Emine Yavuz Gözgeç (Bursa): 15 Temmuz da milletimiz tarih yazmıştır. İhanet içindeki paralel terör örgütü tarihte kapkara bir leke olarak yer alacaktır. Çok şükür ki Meydanlara gelin, meydanlardan bunlara gereken cevabı verelim çağrısıyla hiç tereddüt etmeden vatanına, iradesine, demokrasiye sahip çıkan bir milletimiz var. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri nin dediği gibi Hak şerleri hayr eyler/ Ârif anı seyreyler / Zannetme ki gayreyler / Mevlâ görelim neyler/ Neylerse güzel eyler. Abdullah Nejat Koçer (Gaziantep): Ülke olarak bir tarafta paralel terör örgütüyle, diğer tarafta bölücü terör örgütüyle mücadele ettiğimiz zor bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte yaşanan hainliklerin en alçakçası olan, vatan hainliğiyle yapılan darbe girişimini ve bu alçak kalkışmayı tertip edenleri, onlara destek verenleri, işbirlikçileri ve hain FETÖ üyelerini şiddetle, nefretle kınıyor, lanetliyorum. Yılmaz Tunç (Bartın): 15 Temmuz gecesi paralel terör çetelerinin hain darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Millî iradenin tecelligahı bu kutsal çatıya bomba atacak kadar vatan haini, Polis Özel Harekat a bomba yağdıracak kadar aşağılık, MİT ve Cumhurbaşkanlığı na saldıracak kadar düşman, Cumhurbaşkanımızı öldürebilecek kadar gözü dönmüş, halkımızı kurşun yağmuruna tutup tanklarla ezecek kadar cani bu darbe girişimi, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın dirayetli duruşu, vatan sevgisiyle dolu milletimizin kahramanca mücadelesi sonucu akamete uğratılmıştır. Bu asil millet, 15 Temmuz u demokrasi bayramı olarak geleceğimize armağan etmiştir. Millî irade kahramanlarını kutluyor, şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Ayşe Sula Köseoğlu (Trabzon): 15 Temmuz 2016 günü, darbe girişimine karşı halkın iradesinin galip geldiği bir demokrasi bayramının yıldönümü olarak tarihe geçecektir. Demokrasinin yaşaması, halkın iradesine sahip çıkılması adına Türk halkı tüm dünyaya örnek bir duruş sergilemiştir. Milletimiz sokaklara ve meydanlara, milletvekillerimiz de millî iradenin tecelligahı Meclis e sahip çıkmıştır. Halis Dalkılıç (İstanbul): 15 Temmuz gecesinde bu ülkenin bağımsızlığına ve huzuruna yönelik yapılan alçak ve hain kalkışmada, başta Başkomutanımız Cumhurbaşkanımızın bir sözüyle alanları, sokakları dolduran yüz binlerce vatandaşımıza teşekkür ediyorum. Gazi Meclis i açık tutan Meclis Başkanımızı, kararlı tutumundan dolayı Sayın Başbakanımızı, tüm partilerin liderlerini ve milletvekillerini gönülden kutluyorum. Bu hain kalkışmada milleti, vatanı için canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Alpaslan Kavaklıoğlu (Niğde): Milletimiz 15 Temmuz gecesi alnına sürülmek istenen kara lekeyi önlemiştir. Tüm dünya aziz milletimizi hayranlıkla izlemiştir. Çok sayıda polisimiz, askerimiz ve sivil vatandaşımız şehadet şerbetini içmiştir. Allah hepsine rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Ben özellikle, buradan, Niğdeli kahraman hemşehrim Astsubay Ömer Halisdemir i rahmetle, minnetle anmak istiyorum. O gece Özel Kuvvetler Komutanlığı ele geçirilmek istendiğinde, yiğit astsubayımız hiç tereddüt etmeden hain generali alnının ortasından vurarak olayın seyrini değiştirmiştir. O cuntacı hain terörist general ölmeseydi, bugün çok farklı bir yerde olabilecektik. Bu kahramanımızın tavrı FETÖ cü darbeyi sekteye uğratmıştır. Böyle yiğit bir evladı yetiştiren ana, baba, eşi, kızı Elif ve oğlu Ertuğrul milletimizin emanetidir. Kahraman Ömer imizin ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun. Reşat Petek (Burdur): Fetullahçı Terör Örgütü nün kamu kurumlarında, yargıda, Silahlı Kuvvetler de sinsi sinsi örgütlenmek suretiyle 15 Temmuz günü kalkıştığı bu darbe girişimini lanetliyorum. Darbe girişimi karşısındaki ortak tepkiyi, demokrasiye sahip çıkma duygumuzu bundan böyle de millet olarak, siyasi partiler olarak devam ettirmemiz milletimizin hayrına olacaktır. Kendilerine tevdi edilen silahları milletimize döndüren bu alçakları, bu şerefsizleri hep birlikte telin edelim, bundan sonra benzeri girişimde bulunamasınlar. 83

86 CAHIT BAĞCI: BÜTÜNLEŞTIK, MILLET OLDUK SÖYLEŞI: NEHIR ÖZTÜRK 15 Temmuz darbe kalkışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? 15 Temmuz gecesi Fetullahçı Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanması nın (FETÖ/PDY) Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanmış üniformalı teröristleri eliyle gerçekleştirilen askerî darbe ve vesayet kalkışmasının, bu coğrafyada ayakta kalmış son vatan Türkiye nin ele geçirilmesi ve işgal edilmesi planının bir parçası olduğundan hiç şüphemiz yok. Bu plan ne ilk ne de sondur ve bugüne de ait değildir. Bu coğrafya üzerine çıkar ve gelecek hesapları yapan ülkeler ve güçler her zaman güçlü Türk devletinden rahatsızlık duymuşlar, Türkiye üzerinde de oyun ve planlar yaparak Türkiye nin kendi iç sorunları ile boğuşan bir ülke olmasını arzu etmişlerdir. Son darbe kalkışmasının da dışarıda dünyaya yeni bir düzen kurma planları yapan egemenlerin uzun soluklu planlarının ve devleti içeriden ele geçirme stratejisinin bir ürünü olduğunu görmek durumundayız. Planı yapanlar içeriden piyonlar ve maşalar kullanmışlardır. Ancak, bu hain kalkışma Biz bu yola kefenimizle çıktık diyen Cumhur- başkanımız Recep Tayyip Erdoğan ın açıklamaları, demokrasiye ve millet iradesine sahip çıkmak için milleti meydanlara daveti, TBMM Başkanımız İsmail Kahraman, Başbakanımız Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli nin darbe kalkışmasına karşı demokrasiye ve millet iradesine sahip çıkma yönündeki açık ve net açıklamaları, milletin tanklara göğsünü siper etmesi ile tersine çevrilmiş ve bertaraf edilmiştir. Anadolu bin yıldır sayısız ihanet, içten çökertme, kalkışma ve darbelerle karşılaşmış, ancak hiçbirinde bu denli ihanet görülmemiştir. Tarihinde ilk defa Milletin Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı kendi ordusunun uçakları ve helikopterlerini kullanan hain askerler tarafından bombalanmış, terörle mücadelede polisle birlikte omuz omuza savaşan rütbeli askerler Türk polisine bomba atmış, kurşun sıkmıştır. Bu, darbenin demokrasiye ve millet iradesine karşı yapıldığının açık göstergesidir. Türkiye yi içten çökertmeye çalışan hain kalkışma ve işgale karşı milletimiz demokrasi mücadelesi vermiş, vatan sevgisi ile yoğrulmuş milletin bütün renkleri aynı duygularla birlik olmuş ve bütünleşmiştir. Bu kalkışmaya karşı fert fert duruşlarımız bizi tekrar millet yapmıştır. İktidarıyla muhalefetiyle siyasi iradenin dik duruşu, milletimizin cesareti, feraseti, kararlılığı ve kahramanlığı istiklal ve istikbal mücadelesine dönüşmüş, büyük bir bela son anda atlatılmıştır. Bu karşı duruşun adı demokrasi destanı dır. Bu darbe kalkışmasına karşı milletin direncini nasıl değerlendiriyorsunuz? Millet olduk demiştim. Gerçekten Anadolu coğrafyasında yaşayan her fert ülkesi ve milleti için ayağa kalkmıştır. Türkiye üzerine plan yapanlar milletin mayasındaki vatan sevgisi ni hesap edememişlerdir. Millet, sırtını dünya egemenlerine dayamış FETÖ nün bu ihanet girişimine ikinci Kurtuluş Savaşı anlayışıyla karşı koymuş, göğsünü siper etmiştir. Coğrafyamızı kasıp kavuran ve sınırlarına dayanan yangının ülkesine sıçratılmasına müsaade etmemiştir. Ayrıca bu darbe kalkışmasına karşı Türk milletinin gösterdiği kahramanlık ve bütünleşme mazlumlara yeni bir dünya kurulabileceğinin umudu olmuştur. 84 SÖYLEŞI

87 23, 24 VE 25. DÖNEM ÇORUM MILLETVEKILI DR. CAHIT BAĞCI, TÜRKIYE ÜZERINE PLAN YAPANLAR MILLETIN MAYASINDAKI VATAN SEVGISI NI HESAP EDEMEMIŞLERDIR. MILLET, SIRTINI DÜNYA EGEMENLERINE DAYAMIŞ FETÖ NÜN BU IHANET GIRIŞIMINE IKINCI KURTULUŞ SAVAŞI ANLAYIŞIYLA KARŞI KOYMUŞTUR DIYOR. Bundan sonra bizi nasıl bir gelecek bekliyor? Bu hain darbe kalkışmasında sağlanan birlikteliğin ülkemizi aydınlık ve güzel ufuklara taşıyacağına inancım tamdır. Bu süreçte siyasi iradeye ve devlete düşen en önemli görev, bu tarz ihanetlerin nüks etmesini önleyecek tedbirleri almak ve düzenlemeleri yapmaktır. Fetullahçı hainler, piyonlar ve maşalar tek tek devlet içinden temizlenmeli ve ihanetlerinin hesabını adalet önünde vermelidirler. 15 Temmuz, ülkemizde yeni bir toplumsal barış ve bütünleşmenin miladı olmuştur. Bölünme, parçalanma, cepheleşme, kutuplaşma, kavga, ayrışma yerine hoşgörü, kaynaşma, bütünleşme, kardeşlik ve demokrasi etrafında kenetlenme sağlanmıştır. Bu süreçte en büyük kazanımımız budur. Bize düşen görev, he- pimizin güveneceği bir devleti, vatanımızı koruyacak bir orduyu, kardeşlik duygusu sapasağlam bir demokrasiyi ve hepimizin sığınacağı bir adaleti ve hukuk sistemini yeniden inşa etmektir. Hiç kuşkusuz Türkiye bundan sonra dış ilişkilerini yeniden sorgulayacak ve gözden geçirecek, müttefiklik ve stratejik ortaklık gibi hayati konular diplomasi temelinde yeniden ele alınacaktır. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Yaşanan bu acı süreçten güçlü Türkiye yi inşa edecek süreçleri çıkarmak hepimizin görevidir. Bu durumun toplumun bütün kesimlerince açık ve net bir şekilde anlaşıldığını düşünüyorum. Herkesin ülkemizi ve bütünlüğümüzü koruma ve geleceğimizi inşa etme adına birlik zamanı düşüncesinde olduğundan hiç kuşkum yok. 25 gün boyunca her gece ülkemizin köy-kent binlerce meydanında yaşlı-genç, çoluk-çocuk, kadın-erkek milyonların tuttuğu demokrasi nöbeti bu kaynaşmanın ve bütünleşmenin fotoğrafıdır. Bu ruhla, ümitlerimiz ve hayallerimizle daha güçlü Yeni Türkiye yi inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Yenikapı Demokrasi ve Şehitler Mitingi nin önemi konusunda neler söylemek istersiniz? 15 Temmuz darbe kalkışması sonrasında Anadolu nun yiğit analarının, babalarının ve kahraman evlatlarının çelik iradeleri ve tarih yazan yürekleri ile ortaya koydukları tavır ve hareket en büyük kazanımımızdır. 7 Ağustos, milletin adeta etle tırnak gibi bütünleşmesinin zirvesi olmuş, Yeni Türkiye nin dirilişinin destanı yazılmıştır. Türkiye tek ses, tek nefes ve tek yürek olmayı başararak millî birliği sağlamış, yeniden millet olmuştur. Yenikapı, yarına açılan yeni bir kapı olmuştur. Toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla gerçekleşen bu millet-devlet buluşması ve kaynaşması ile ülkemiz yeni bir dönemin eşiğine gelmiştir. Türkiye birbirine kenetlenmiştir. Geleceğimiz adına en büyük ve en değerli kazanımımız da budur. Buradan Türkiye yi güçlü kılacak bir sinerji yakalanacaktır. Vatanımız, devletimiz ve ülkemiz için tanklara ve tüfeklere göğsünü siper eden tüm şehitlerimize Allah tan rahmet, ailelerine sabır, gazilerimize şifa diliyorum. İhanetin ilk dakikalarından itibaren kararlı ve sağlam duruşu ile milleti adeta birbirine kilitleyen ve kenetleyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan a, mücadelenin tüm bilinen ve bilinmeyen kahramanlarına, meydanlarda şerefli demokrasi nöbeti tutan aziz milletimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum. 85

88 O GECEYE TANIKLIK EDEN HABERCILER 86

89 15 TEMMUZ 2016 GECESI YAPTIKLARI HABERLER VE YAYINLARLA KAMUOYUNU BILGILENDIREN BASIN MENSUPLARI, DARBE TEŞEBBÜSÜNÜN EN YAKIN TANIKLARI ARASINDA YER ALDI. MEDYA, DARBE GIRIŞIMININ ENGELLENMESINDE ÖNEMLI ROL OYNAYARAK TÜM TÜRKIYE NIN TAKDIRINI KAZANDI. ELİF ERDEM NAGEHAN AKBULUT 24 TELEVIZYONU PARLAMENTO MUHABIRI 15 Temmuz akşamı olaylar çıkınca bizi haber merkezine çağırdılar. Görevlendirmeyle önce AK Parti Genel Merkezi ne gittim. En büyük gerilimi de burada parti binasının önünde yaşadım. Çünkü ilk kez helikopterden izli mermi atılıyordu. Gördüğüm manzara film sahnesini andırıyordu, insanlar panik halde sağa sola kaçıyordu. Bu sırada Meclis in açılacağı yönünde duyum alınca Genel Merkez den ayrılıp TBMM ye yöneldik. Dikmen ve Çankaya kapılarında çatışma olduğu bilgisinin gelmesi üzerine kameraman arkadaşımla Güvenlik Caddesi ne geçtik. Ters yönden girdiğimiz caddeden hızla Meclis in Güvenlik Kapısı na ulaştık. O sırada Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da gelmişti. Birlikte Ana Bina ya yürümeye başladık. Karartma yüzünden karanlıkta yürümek zordu. Üstelik zifiri karanlıkta kurşunun nereden geleceğini de bilmiyorduk. F-16 lar neredeyse kulaklarımızı patlatacak kadar alçaktan uçuyordu. Muhalefet kulisinin bahçesinden Genel Kurul Salonu na ulaştık. Salon içinden ilk canlı yayını bitiremeden bombalar yağmaya başladı. İlk bombada biraz sarsıldık ama Salon da herkes sakin görünüyordu. Başbakan ın makam odasının yakınına düşen ikinci bomba ise Genel Kurul Salonu nu salladı ve ortalığı bir anda toz bulutu kapladı. Milletvekilleri kürsüdeki Bekir Bozdağ ın etrafında bir araya gelerek, Darbeye geçit vermeyeceğiz diye slogan atmaya başladılar. Bir süre sonra kulise çıktım, bombanın etkisiyle patlayan camlarla yaralanan güvenlik görevlilerini götürüyorlardı. Sonra tekrar içeri girdim. Arada ses bombası da atılıyordu. Bir süre sonra güvenlik bürokrasisi milletvekillerini ve bizleri sığınağa indirdi. Sığınaktayken bir yandan haber geçiyor, bir yandan da beni merak eden ailemle konuşuyordum. Oğlum metabolik hasta. Bir süre sonra eşim aradı ve oğlumun beslenme tüpünün yerinden çıktığını söyledi. Tüpü de benden başka kimse takamıyor. Bombalama var, dışarı nasıl çıkarım diye düşündüm. Fiziki durumu tespit 87

90 etmek için önce sığınaktan ayrıldım. Polisler dışarı göndermek istemedi ama gitmem gerekiyordu. Karanlıkta yürümek zordu. Kameraman arkadaşımla muhalefet kulisinden bahçeye çıktık. Güvenlik Kapısı na ulaşmak için koşmaya başladık. O sırada helikopterden tarama başladı. Kapıya gelince, Buradaki polisler bizim gazeteci olduğumuzu bilmeyebilir düşüncesiyle panik oldum. Basın mensubuyuz diye bağırmaya başladım. Ağaçların arkasına siper alan polisler bir anda ortaya çıktı. Oradan bir araçla televizyon binasına ulaştık. Sonra da hızla eve geçtim. Oğlum çok gerilmişti. Beslenme tüpünü takıp onu sakinleştirdikten sonra kısa bir süre daha evde kaldım. Sabah 07:00 civarında tekrar Meclis e döndüm. Maliye Bakanlığı nın orada polis beni durdurarak geçişin güvenli olmadığını söyledi. Genelkurmay tarafından silah sesleri geliyordu. Ben ısrar edip Meclis kartımı gösterince geçmeme izin verdi. Dikmen Kapısı na geldiğimde büyük otobüslerle kapıyı kapattıklarını gördüm. Kapıdaki polise Meclis ten çıktığımı söyleyince girmeme müsaade etti. Meclis in etrafını hızla dolaşıp sığınağa ulaştım. Sığınaktakiler önce inanmak istemediler. Gerçekten dışarı çıktın mı, dışarıda ne oluyor? diye sordular. Bir süre sonra Meclis içinde dolaşmaya başladım. Gece karanlıkta koşarak Meclis ten ayrılırken hasarın boyutunu anlayamamıştım. Gece nasıl bir cehennemden çıktığımı gündüz tabloyu görünce anladım. COŞKUN ERGÜL ANADOLU AJANSI PARLAMENTO MUHABIRI 15 Temmuz akşamı evdeydim. Saat 21:00 de savaş uçaklarının alçak uçuş seslerini duyunca Ne oluyor acaba? diye pencerelere koştuk. Ben Herhalde tatbikat var, ondan uçuyorlardır diye düşündüm. Ancak alçak uçuşların devam etmesi üzerine 88

91 bir şeylerin ters gittiğini anladım. Ne olduğunu öğrenmek için birkaç telefon görüşmesi yaptım. Meclis Büromuzun Whatsapp grubu var. Meclis e geçmemiz istenince AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz le konuştum. İlknur Hanım Meclis e geçtiklerini, Genel Kurul u toplayacaklarını söyledi. Hemen arabayla yola çıktım ve Dikmen Kapısı na geldim. Arabayı yolun kenarına park ederek polis noktasına koştum. Polisler milletvekili dışında kimseyi içeri alamayacaklarını söylediler. Polis noktasında beklerken, darbeci askerler Genelkurmay tarafından ateş etmeye başladı. Bir süre sonra içeri geçmeme izin verilince koşarak Ana Bina ya ulaşıp Genel Kurul Salonu na girdim. TBMM Başkanı İsmail Kahraman ın çağrısıyla AK Parti den Mehmet Muş, CHP den Özgür Özel, MHP den Erkan Akçay Başkanlık Divanı na gelip konuştular. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ kürsüde konuşma yaparken bomba atıldı ve etrafı toz bulutu kapladı. İlk bomba atıldıktan sonra Genel Kurul çalışmalarına devam etti, ancak ikinci bomba daha şiddetli olunca sığınağa inilmesi gündeme geldi. O sırada muhalefet kulisine çıktım. Çünkü bomba o tarafa doğru atılmıştı. Kuliste MHP li Oktay Vural ın ağlayan oğluna sarıldığını ve Allah büyüktür oğlum, korkma diyerek onu sakinleştirdiğini gördüm. Kafasından, kolundan yaralanan polisler de çay ocağının olduğu tarafa doğru geliyordu. O sırada Genel Kurul da Bakan Bozdağ, Burada kalalım, gitmeyelim diyordu. Ancak güvenlik görevlileri, Sizin güvenliğinizi sağlamamız için sığınağa inmeniz gerekiyor diye ısrar edince sığınağa inme kararı alındı. Sığınakta beklerken emniyet kuvvetleri zaman zaman Meclis Başkanı na bilgi aktardı. Darbecilerin helikopterle asker indirmeye çalıştıklarını ve Meclis polislerinin onları püskürttüğünü öğrendik. Sığınaktaki polisler, arkadaşları yukarıda çatışırken sığınağın giriş kapılarını tutmuş, elleri tetikte bekliyordu. O anlar film sahnelerini andırıyordu. Helikopterin tarama sesi ile çatışma seslerini duyabiliyorduk. Sabaha doğru durumun biraz normale döndüğü, darbecilerin teslim olmaya başladığı haberleri gelince, moraller giderek düzeldi. Sığınakta korku değil endişe, belki de sevdiklerini bir daha göremeyecek olma düşüncesi vardı. Sabah 07:00 civarında yukarı çıktım. Ana Bina nın halini, özellikle Başbakan ın makamının bulunduğu katı görünce büyük bir şok yaşadım. Milletvekillerinin o gece Meclis e gelmesi, iktidarıyla muhalefetiyle birlik görüntüsü vermesi çok güzel bir tabloydu. Meclis o gece milletvekiliyle, personeliyle, basınıyla darbe girişiminin karşısında dimdik durdu. Umarım, bir daha böyle geceler, günler yaşamayız. Bütün millete geçmiş olsun. HANDE FIRAT DOĞAN TV ANKARA TEMSILCISI 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın açıklamalarını cep telefonundaki FaceTime üzerinden görüntülü olarak tüm Türkiye ye duyuran Doğan TV Ankara Temsilcisi Hande Fırat, Erdoğan ı canlı yayına nasıl çıkardığını CNN Türk ekranlarında şöyle anlattı: O akşam evden çıkarken bütün haber kaynaklarımı aramaya başlamıştım. Daha haber kanalları aralıksız yayına geçmemişti. Bir şey olduğunu biliyoruz, ama ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. O süreç boyunca Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan dahil olmak üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın yanındaki isimlerin hepsini aradım. Sayın Erdoğan ile konuşmak ya da ne yaptıklarını, nerede, nasıl olduklarını öğrenmek istedim. Benim için o an öncelikli olan, haber anlamında elime ne geçerse ekrana 89

92 DARBECILERIN ZORLA BILDIRI OKUTTUĞU TRT SPIKERI TIJEN KARAŞ, MESLEK HAYATIMIN EN ZOR GECESI VE YAYINIYDI. SABAHA ÇIKABILECEK MIYIZ, EVLADIMI, SEVDIKLERIMI TEKRAR GÖREBILECEK MIYIM DIYE KORKTUM AÇIKÇASI DIYOR. yansıtmaktı. İlk etapta Cumhurbaşkanı açıklama yapacak denildi. Yanılmıyorsam, bu bağlantıdan bir saat önce Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklama yapacak diye son dakikayı ekrana yansıttık. Daha sonra stüdyoda beklerken diğer haber kaynaklarımızı da aramayı sürdürdük ki izleyicilere taze bilgi verebilelim. O sırada Cumhurbaşkanlığı nı bir kere daha aradım. Hasan Doğan a Açıklama yapacaktınız, bir saat geçti, ne oldu? dedim. Tabii biz o iki helikopter meselesini bilmiyoruz, hiçbir gazeteci de bilmiyor. Hasan Doğan, Hande biz Periscope ta açıklama yaptık dedi. Periscope taki bitmiş açıklamayı bizlerin verme ihtimali yok, hiçbirimiz görmedik. Ben de o açıklamayı ekrana yansıtmak istiyorum dedim. Beyefendi ye sorayım dedi. Hasan Doğan kendi aralarındaki değerlendirmeden sonra Tamam, yapalım bu yayını dedi. Ben hâlâ burada oturuyorum, İstanbul haber merkezi ve içerideki arkadaşlarım dahil olanlardan kimsenin haberi yok. Canlı yayın gönderme imkanı yok, nasıl yapacağız? diye düşünürken Hasan Doğan Skype var mı? diye sordu. Yok, FaceTime var dedim. Beni FaceTime dan aradı. Ben hâlâ kimseye bir şey söylemedim. Önümde Hasan Doğan ve Sayın Cumhurbaşkanı aynı karede yer alıyorlar. İstanbul a ve içerideki arkadaşlara söyledik. Benim için önemli olan o an elimizdeki malzemeyle teknolojiyi kullanarak o ilk demeci alabilmekti açıkçası. Yaka mikrofonunu tutarak o röportajı gerçekleştirdik. TIJEN KARAŞ TRT SPIKERI Darbecilerin o gece TRT yi basarak zorla bildiri okuttuğu spiker Tijen Karaş, yaşadıklarını TRT ekranlarından özetle şöyle anlattı: Emirlere itaat etmemiz gerektiğini, bu işin şakası olmadığını ifade ettiler. Bizi yere yatırdılar, ellerimizi arkadan tutmamızı istediler. Asla hareket etmeyeceksiniz, bacaklar açık vaziyette olacak dediler. Soru soramayacağımızı, kendi aramızda dahi konuşamayacağımızı söylediler. Başımızı kaldırmamıza bile müsaade etmediler. İki asker ile bir de komutan diye hitap ettikleri kişi vardı. Soru soran arkadaşımıza, bir daha soru sorulduğunda dipçikle müdahale etme ve gerekirse vurma talimatı aldıklarını ifade ettiler. Bunun bir şaka olmadığını yineleyip durdular. Bize ilk önce Yere yatın denince ne olduğunu anlayamadık; Savaş mı çıktı diye düşündük. Güvendesiniz, korkmayın, TSK mensubuyuz, güvenliğiniz için buradayız sözünü sürekli tekrar ettiler. Bir süre sonra bizi yukarı çıkardılar. Kilitli bir oda aradılar. Bir asker biraz insaflı davranıp su içmemize izin verdi. Ama hiçbir şekilde yanlarından ayrılamadık. Bazı arkadaşlarımızın tuvalet ihtiyacı vardı ama izin vermediler. Komutan diye ifade edilen kişi bildiriyi okumak için kamuflajını çıkardı, üniformasını giydi. Önce nasıl okuyacağını bilemedi. Sonra Genelkurmay dan istek geldiği söylendi. Spiker olarak kim varsa, ki o dakikalarda ben vardım, 90

93 Sizin okumanız gerekiyor denildi. Cep telefonundaki yazı, önce yazıcıya oradan promptere aktarıldı. Rejide yayın yapacak sadece 3-4 arkadaşım vardı. Silahlı kişiler yine rejideydi. Ben ve kameraman arkadaşım buradaydık ama onlar rejiden bizi görüyorlardı. O bildiriyi okumak zorunda kaldım. Elbette ne olduğunu bilemiyorduk. Kayıt yapılana kadar defalarca okudum. Tansiyonumun düştüğünü ve daha fazla devam edemeyeceğimi söylememe rağmen devam etmem gerektiğini ifade ettiler. Birazdan diğer kanalların da yayına gireceği, tüm Türkiye için böylesinin daha hayırlı olduğu yönünde ifadede bulundular. Ben bildiriyi okurken yönetmen arkadaşımıza da şu şekilde soruyorlarmış; Özel kanallara nasıl müdahale edebiliriz, onların yayınlarını nasıl kesebiliriz? Rejideki arkadaşlarımıza da, Bu bildiriyi onlara da okutmak istiyoruz, nasıl yapabiliriz? diye sormuşlar. Bildiriyi okuduğum dakikalarda zangır zangır titriyordum. O gece yaşadığım o korku dolu dakikalar Görüntülere sonradan bakabildim; gözlerimde dehşet vardı. Bu yayını can güvenliğimiz olup olmadığını bilmeyerek yaptık. Bundan sonra ne olacak, sabaha uyanabilecek miyiz, kaç gün burada rehin tutulacağız, okurken acaba başka bir silahlı grup gelip stüdyoyu mu basacak, çatışmanın ortasında mı kalacağız?... Kafamızda böyle sorular vardı. Neler olduğunu haber de alamıyoruz. Meslek hayatımın en zor gecesi ve yayınıydı. Sabaha çıkabilecek miyiz, evladımı, sevdiklerimi tekrar görebilecek miyim diye korktum açıkçası. Bu olaylar bittikten sonra seyircilerimiz TRT binasının içine, hatta stüdyoya girerek bize destek verdi. PMD DEN DARBE GIRIŞIMINE KINAMA Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) yaptığı yazılı açıklama ile 15 Temmuz darbe girişimini kınadı. Açıklamada, Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu TBMM nin tarihinde ilk kez ateş altına alındığı, bombalandığı, Başkent üzerinde alçaktan uçan jetlerin Türkiye demokrasisini derinden tehdit ettiği kaydedildi. 15 Temmuz gecesi medya kuruluşlarının basıldığına, yayın yasakları getirildiğine, gazetecilerin silahla tehdit edildiğine ve çok sayıda insanın yaşamını yitirdiğine dikkat çekilen açıklamada şu ifadeler yer aldı: Dün yaşanan darbe girişimi demokrasiyi askıya alma çabasının bir başka yansımasıdır. Parlamento muhabirleri TBMM nin kurulduğu günden bu yana olduğu gibi dün gece de parlamento çatısı altında görev yapmış, bombaların, silahların gölgesinde toplumu bilgilendirme görevini eksiksiz yerine getirmiştir. Bundan sonra da demokrasi ve basın özgürlüğüne sahip çıkarak aynı görev bilinci ile hareket edeceğinden kimse kuşku duymamalıdır. Parlamento Muhabirleri Derneği olarak Türk demokrasisine, Gazi Meclis e ve Türkiye halkına karşı yapılan darbe girişimini şiddetle kınıyoruz. Allah tan ölenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Yaşasın demokrasi, yaşasın özgür basın. 91

94 DANIŞMANLAR DARBE GECESINI ANLATTI Darbe girişimi gecesi Meclis e gelen bir grup siyasi danışmanın yaşadıklarını AK Parti Grup Siyasi Danışmanı Cenk Sarıgöl şöyle anlattı: 15 Temmuz akşamı Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ın danışmanı Serhan Benk ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar ın danışmanı Önder Karakartal ile birlikteydik. Tankların Boğaziçi Köprüsü ne indiğiyle ilgili haber geldi. Arabaya bindik, ilk aklımıza gelen Meclis e ulaşmaktı. Reisi size yedirmeyeceğiz diye slogan atarak Dikmen Kapısı na ulaştık, ancak girişin yasak olduğu söylendi. Oradan ayrıldığımızda Mamak askerî bölgesinde hareketlilik olduğu haberi geldi. Sonra radyodan tankların Kızılay ve Genelkurmay önüne hareket ettiğini duyduk. Bunun üzerine tekrar Meclis e yöneldik. Sıhhiye de Hitit Heykeli önünde bir tankın 6-7 vatandaş tarafından durdurulduğunu gördük. Otomobilimi tankın önüne park edip Diyarbakır Gençlik Kolları ndan İdris Aksakal ile araçtan indik. İronik bir şey söyleyeyim; araçla tankın arasında kalan vatandaşlarımız bize şöyle seslendi: Ağabey aracı çek, tank eziyor. Tankın bizim arabayı ezmesi için önce o insanları ezmesi gerekiyordu. Hiç kimse Arabayı koydu, biz çekilelim demiyordu. Bagajdan fiberglas kaplamayı alıp tank önünü göremesin diye üzerine örtmeye karar verdik. İple bağlamaya çalışırken tank hareket etti ve aracımın tampon ve bagaj kısmını ezerek geçti. Yürüyerek Çankaya Kapısı na ulaştığımızda, polis uzaktan yere yatmamızı istedi. Personel olduğumuzu belirtmemize rağmen girişin yasak olduğunu söylediler. Bu arada Grup tan bize Meclis i olağanüstü toplayacağız, gelin diye mesaj ulaşmıştı. Onlara bu yasak emrini sözlü mü, yoksa yazılı mı aldıklarını sorduk, sözlü olduğunu söylediler. Biz de aynı emri aldık, Meclis e gireceğiz dedik. Tartışma uzadı. Sonunda Siz hangi tarafsınız? diye bağırdım. Onlar da Bizim hangi taraf olduğumuz belli değil mi? Meclis i koruyoruz deyince, Darbeciler Meclis i kapatmaya geliyorlar. Biz ise bu Meclis i çalıştırmaya geliyoruz. Ölmek pahasına TBMM çalışacak. Sizler bizim girişimizi engelleyerek darbecilere yardımcı oluyorsunuz karşılığını verdim. Sesimiz yükselince yanımıza bir memur arkadaş vererek bizi Meclis e aldılar. Meclis in çalıştığının millete yansıtılması gerekiyordu. Kendi grubumuzun ışıklarını ve Ana Bina üst kat ışıklarını memur arkadaşımız Nihat Dereağzı ile birlikte hızlıca yakıp aşağı indik. Aynı düşüncelerle kurşunların altında bir haber kanalının canlı yayın aracını Meclis e getiren kişi Grup Danışmanımız Mustafa Hançerkıran oldu. Oradan danışman arkadaşlarımla birlikte Genel Kurul Salonu na geçtik. İlk bomba ile etrafı toz bulutu kapladı. Sabaha kadar kulislerde bekledik. İşin vahametini, hainliğin boyutunu ancak sabah Meclis in halini görünce anladık. Allah bu milleti korudu. Şehit ve gazilerimiz kanları ve canlarıyla bu milleti parçalatmadılar. Türkiye nin bölünmesini engelleyip işgal girişimini durdurdular. Her şerde bir hayır vardır dedikleri gibi, bu darbe kalkışması milletimize tekrar birlik olma şansı verdi. Ben inanıyorum ki, bu yaşadıklarımızdan sonra vatandaşlarımız birbirine daha nazik olacak, haksızlığa karşı daha duyarlı hale gelecek. Allah o gece korkuyu bizim kalbimizden kaldırdı. O gece ruhumuzda başka bir pencere açtı. Biz artık eski Cenk Sarıgöl, Mustafa Hançerkıran, Önder Karakartal, Mehmet Taşyürek, Serhan Benk, Mahmut Değirmenci olmayacağız. 92

95 VATANDAŞLAR NE DIYOR? TOLGA TAN: Kırşehir den Ankara'ya demokrasi mitingi için geldim. İki gündür de buradayım. Ülkemizi kimse bölemez, bölmeye gücü yetmez. Her zaman Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın arkasındayız. EMINE TURAN: Ülkemizde savaş çıkmaması, her türlü terör eylemine ve teröriste karşı durmak için buradayız. Bu olaylar daha da devam ederse canımızı da veririz, çocuklarımızı da feda ederiz. Vatan için ölürüz. Ülkemizde tehlike geçene kadar meydanlara geleceğiz. 93

96 MILLETVEKILLERINDEN 15 TEMMUZ DEĞERLENDIRMELERI SENA KILIÇ 94

97 MUSTAFA ŞENTOP AK PARTI İSTANBUL MILLETVEKILI 15 Temmuz gecesi yaşananın darbe teşebbüsü değil, terör hareketi ve işgal teşebbüsü olduğu kanaatindeyim. Türkiye tarihinde pek çok darbe yaşadı. Darbelerin hepsi kötüdür, hepsi alçakça hareketlerdir. Ama Türkiye de yapılan darbelerin en alçağı budur diyebiliriz. Dünya genelinde darbe olan yerlerde darbecilerin en büyük problemi meşruiyet olmuştur. Hükümetlerin meşruiyeti bellidir, onlar seçimle meşruiyet kazanır. Ama silah zoruyla iktidarı ele geçirenler meşruiyet sıkıntısı içindedir ve bunu mümkün olduğu kadar gidermeye, bu sıkıntının etkilerini azaltmaya çalışırlar. O bakımdan halkı değil, daha çok siyasetçileri ve yöneticileri karşılarına alırlar. En azından halkın da gönlünü kazanmaya çalışırlar. Dünyanın pek çok yerinde yaşanan budur. Bu darbe girişiminde ise çok tuhaf bir durum var. Darbecilerin halka ateş açması, halkı karşısına alması darbeci mantığı bakımından da çok yanlış. TBMM nin, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi nin bombalanması da aynı şekilde değerlendirilebilir. Darbe yapınca yönetimi ele geçirip ülkeyi yöneteceksiniz. Meclis ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi size lazım. Bunları niye tahrip ediyorsunuz? Bu olayı şöyle yorumlamak mümkün; bu bir darbe değil, bir işgal, tahrip hareketidir. Belki bir ihtimal Yönetimi ele geçiririz diye düşünmüş olabilirler ama bunun olmayacağını fark ettikleri andan itibaren tahrip etmek, ülkeye, devlete, kurumlara zarar vermek, intikam almak için yapılmış bir hareket olarak gözüküyor. Bu girişimin ardından Türkiye çok büyük bir beladan kurtulma olanağı bulabilir. Bu terör örgütünün devlet içerisindeki uzantılarını temizleme imkanı da karşımıza çıktı. Çünkü kendilerini ortaya çıkardılar. Aksi halde belki on yıllarca devam eden bir süreç yaşanacaktı. Böylece devletimizin bu terör örgütü uzantılarını temizleme işi kolaylaşmış oldu. İDRIS ŞAHIN 24. DÖNEM ÇANKIRI MILLETVEKILI Bu ülkenin dış güvenliğini sağlamakla görevli olan Silahlı Kuvvetler in elindeki silahı, bombayı milletine çevirdiği ve acımasızca kullandığı bir süreci yaşadık. Namlunun millete çevrildiği bu anlara ülke adına tanıklık etmenin utancını yaşıyoruz. Geçmişte de bu tür çirkin saldırılara ve demokrasinin askıya alındığı dönemlere hep birlikte tanıklık etmiştik. Ancak hiçbiri bu kadar can alıcı ve millete bu kadar zarar verici bir şekilde gerçekleşmemişti. Dolayısıyla bunu bir vahşet olarak değerlendiriyoruz. Darbe teşebbüsünü, akıllarını bir kısım yerlere ipotek etmiş canilerin, milletin iradesine karşı gerçekleştirdiği bir eylem olarak değerlendirmek gerekiyor. Elbette çok büyük acılarımız var. Bu acıları müşterek yaşamak ve millet olmanın gereklerini yerine getirmek durumundayız. Olay anı ve sonrasında ülkemizde siyasi partilerimizin, medyamızın, üniversitelerimizin, sivil toplum örgütlerimizin millet olma şuuruyla hareket ettiğini görüyoruz. Geçmiş dönemdeki darbelerde Silahlı Kuvvetler in içerisindeki cuntacılara destek olan sivil toplum, medya, üniversiteler, iş dünyası gibi çevrelerin, bu darbe girişimi sonrasında milletimizle birlikte alanda olduğunu, milletin kendi iradesine sahip çıktığını görmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Sonuç itibarıyla, cumhur kendi reisine de, parlamentosuna da sahip çıkmıştır. Olay günü TBMM nin açık olması gerçekten tarihe kazınmış çok önemli bir ayrıntıdır. Çünkü geçmiş dönemlerde postallar ve silahlar altında Meclis kuşatılmış ve milletin seçmiş olduğu milletvekilleri maalesef parlamentodan uzaklaştırılmıştır. Milletvekilleri, milletin kendilerine vermiş olduğu yetki ve iradeye sahip çıkamamışlardır. Ancak 15 Temmuz gecesi TBMM tarihî bir direniş göstermiştir, Gazi Meclis kendisine yakışanı yapmıştır. Bombalar altında milletin iradesini korumuş ve kollamıştır. Bu gerçekten övünülecek bir davranıştır. 95

98 YAHYA AKMAN 21, 22, 23 VE 24. DÖNEM ŞANLIURFA MILLETVEKILI Karanlığı aydınlığa çeviren milletimize ve Başkomutanımıza minnet ve şükran borçluyuz. 15 Temmuz gecesi önce jetlerin geçişini duyduk. TSK nın yönetime el koyduğu yönündeki açıklamanın ardından da Tijen Karaş ın bütün milleti iliklerine kadar titreten konuşması ve sokağa çıkma yasağı geldi. O sırada arabayla eve dönmeye çalışıyorduk. Çocuklar korkuyor, telaşlanıyordu. İçimizi sinsi bir tereddüt kapladı. Biz darbe görmüş milletiz. Bu ülkenin darbe adı altında ne acılar yaşadığını biliriz. 27 Mayıs ların, 12 Eylül lerin yanına bir de 15 Temmuz u koymak istediler. Fakat hiçbir darbede bu kadar güçlü bir hükümet, böyle cesur bir Başkomutan yoktu; milleti cesaretlendirdi, sokağa çağırdı. O gece vatandaşlarımız tankın önüne yattı, üstüne çıktı, üzerlerine silahla gelen askere koştu. Bir gecede bütün dünya bu milletin ne kadar gözükara olabileceğine şahit oldu. Sala okunmaya başladı, imamlar halkı meydanlara çağırdı. Dedik ki o zaman, işte bugün ezanları bitiren darbelerin değil, darbeleri bitiren ezanların vakti. Havaalanında Cumhurbaşkanımızın konuşmasını dinlediğimizde bu işin artık son bulduğunu anlamıştık. Bu millet o gece kefenini giyip kendini sokağa attı, tekbir getirerek şehadet şerbetini içti. Yaşlılarımız evde secdelerde dua ederken, gençlerimiz demokrasinin askerliğini yaptı. Böylece 15 Temmuz sadece bir darbe girişimi olarak kaldı. Şehit olan insanlarımız adına Demokrasi Bayramı ilan edildi. Daha sonra kendini hoca sanan şahıs çıktı ve bu millete ahmak deme gafletinde bulundu. Bir gecede tank nasıl sürülür, darbe nasıl durdurulur öğrenen halka ahmak dedi. Eğer ahmaklık vatan ve millet aşkıyla yanıp tutuşmaksa, kefenini giyip sokaklara dökülmekse, Rabbim hepimize ahmak olmayı nasip etsin. AYHAN BILGEN HDP KARS MILLETVEKILI Siyasi iradeye ve topluma yönelik her tür saldırı demokrasi açısından tehdittir ve asla kabul edilemez. Ama Türkiye nin bu sürece nasıl geldiğini sadece son birkaç saati ile değil, son aylarıyla bir bütün olarak ele almak, darbe pratiğini genel değerlendirmek, darbe sonrasında da insan hakları ve demokrasiyi güvenlik bürokrasisinin sivil denetimini, parlamenter denetimini önemseyerek bir yapısal reforma vesile kılmak gerekiyor. Darbeleri nihai olarak bitirmek, bir daha kimsenin bu işe tenezzül ve tevessül etmeyeceği demokratik bir anayasayı Türkiye de egemen kılmak lazım. Toplumun gösterdiği duyarlılığı siyasetin de bir yapısal dönüşüm için fırsata çevirmesi gerekiyor. 15 Temmuz gecesi çoğu arkadaşımız Ankara da yoktu. Gece gelme imkanı bulamadık. Ankara daki az sayıda arkadaşımızın da Meclis e ulaşma imkanı olmadı. Ancak saat 23:00-24:00 civarında bildirimizi sanal ortamda netleştirdik. Gece 01:00 de de Merkez Yönetim Kurulu adına ortak bildirimizi yayımladık, basına demeçlerimizi verdik. Bir sonraki gün yapılacak ortak açıklamaya imza vereceğimizi, oturuma katılacağımızı da beyan ettik. 96

99 HALUK İPEK AK PARTI AMASYA MILLETVEKILI 15 Temmuz gecesi söz de, karar da büyük oranda milletin olmuştur. 15 Temmuz dan sonra artık yepyeni bir Türkiye vardır. Daha demokratik, kurumların daha sağlıklı işlediği, halkın da bu kurumlara sahip çıktığı bir Türkiye olacaktır. Bundan sonra ülkemizin önü çok daha aydınlıktır. 15 Temmuz hepimizi yaraladı, ama dünyanın çeşitli yerlerinden tanıdığım insanlar Türk milletine hayranlık duyduklarını ifade etti. Halkın tankların üzerine çıkmasını, uçaktan bomba atıldığında bile meydanların hiç terk edilmemesini bütün dünya hayranlıkla izledi. 15 Temmuz akşamı ben de Meclis teydim. Meclis te tarihî bir gece yaşadık. Tüm milletvekilleri çok kararlıydı. Hemen Meclis i açtık. Meclis Başkanımız oturumu yönetti. CHP ve MHP den arkadaşlarımız geldi. Meydanları dolduran milletle, çalışan bir parlamentodaki milletvekilleri darbeye karşı bütünleştiler. O bütünleşme zaten darbecilerin yaptığı girişimin başarısız olmasına yol açtı. Meclis in açık olması bu süreçte tarihî bir öneme sahipti. Bu durum darbecileri rahatsız etti. Meclis in açık olması aynı zamanda bu darbenin engellenmesinde hayati bir önem teşkil etti. Geçmişte de darbeler yaşandı ama kurumlara, insanlara, özellikle TBMM ye saldırı olmamıştı. İngiltere Parlamentosu na gitmiştim. II. Dünya Savaşı nda Almanya tarafından atılan bomba sonucu yıkılan parlamento binasının fotoğraflarını gördüm. Hitler savaştığı devletin parlamentosuna saldırmıştı, ki zaten dünyaya birçok acı yaşattıktan sonra onun da sonu hüsran oldu. Fakat burada, darbeciler bu milletin verdiği kaynaklarla alınan uçakları, milletin verdiği paralarla alınan bombaları milletin parlamentosuna yönelttiler. Bunu bütün dünya gördü. Bu alçaklığın, vatan hainliğinin en büyüğüdür. Ancak milletimizin, Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın dirayetli duruşu darbe girişiminin püskürtülmesinde belirleyici olmuştur. Yine muhalefet liderlerinin açıklamaları, bu hainlerin, terör eylemini yapanların amaçlarına ulaşamamasında çok önemlidir. Bu millet aziz ve büyük bir millettir. RECEP YILDIRIM 22. VE 23. DÖNEM SAKARYA MILLETVEKILI 15 Temmuz gecesi benim için büyük bir şok oldu. Olayları vatana, millete, kendi insanına karşı yapılan büyük bir darbe olarak nitelendiriyorum. Eski darbelere hiç benzemiyor darbesini çocukluğumdan hatırlıyorum darbesinin ise üniversite mezunu bir insan olarak canlı şahidi oldum. Her iki darbe öncesinde de belli olaylar, bahaneler vardı. Oysa şu an Türkiye de darbelere gerekçe yapılan bahanelerden hiçbiri yok. Her şey düzgün giderken, ekonomide, sanayide, özgürlüklerde hiçbir sorun yokken, halk arasında bir huzursuzluk yaşanmazken böyle bir saçmalık olamayacağını düşündüğüm için darbe girişimi bende şok etkisi yarattı. Bu insanlar aramıza katılarak hep iyi niyetli olduklarını söylediler, tabiri caizse arkadan hançerlendik. Türkiye deki terör unsurlarından her tür şey beklenebilirdi ama bu insanlardan bunu beklemiyordum. Milletimizin dinî duygularını, vatan, millet, töre yani bir milleti meydana getiren unsurları istismar edip, bunları vatan ve millet aleyhine kullandılar. İnsanlarımızı sükûtu hayale uğrattılar. Allah vicdan, izan versin. Sağduyulu askerimiz, polisimiz, halkımız başta olmak üzere Allah Cumhurbaşkanımıza da uzun ömür nasip etsin. 97

100 BARIŞ YARKADAŞ CHP İSTANBUL MILLETVEKILI Darbe girişimini alçaklık olarak nitelendiriyorum. Çünkü halkın iradesiyle seçilmiş bir yönetimi, elinize geçirdiğiniz silahlarla gayrimeşru bir şekilde yürütemezsiniz. Darbe girişiminin ortaya çıkmasından yaklaşık 1 saat sonra sosyal medya hesaplarıma, AKP yi halk getirdi, sandıkta da halk götürmelidir. En kötü sivil yönetim bile en iyi askerî yönetimden iyidir. Bu darbe kesinlikle kabul edilemez diye yazarak tavır koydum. Parlamentonun meşruiyetine inanıyorum ve bu parlamentonun üyesi olarak burayı korumam gerekiyor. Siz bir yönetimi beğenmeyebilirsiniz. O yönetimle mahkemelik olabilirsiniz. Siyasi kavgalarınız da olabilir, ama bu hiçbir zaman o yönetimin silah zoruyla gönderilmesini meşru kılmaz. İktidarın kim olacağına asker ya da polis değil, halk karar verir. Halk sandığa gider, beğendiğini seçer, beğenmediğini gönderir. O yüzden sahip çıkmamız gereken üç şey var; parlamentomuz, demokrasimiz ve cumhuriyetimiz. Bunların üçünün de ne denli önemli olduğunu Temmuz günü postalların gölgesinde sanırım herkes bir kez daha anlama şansına kavuşmuştur. 15 Temmuz da darbecilerin, cuntacıların doğrudan Meclis i hedef alması kafalarında nasıl bir yönetimin olduğunun da göstergesidir. Belli ki darbe yapanlar eğer başarılı olabilseydi, Türkiye Meclis i olmayan, halkın iradesinin yönetime yansımadığı bir idare şekliyle karşı karşıya kalacaktı. O gün Meclis in bizzat hedef alınması demokrasimizin nasıl bir tehditle, tehlikeyle karşı karşıya kaldığının görülmesi açısından önemlidir. Cuntacılar en başta dört yeri hedef seçmişler; Saray, Meclis, Genelkurmay ve Özel Harekat. Belli ki devleti çökertmeye veya ele geçirmeye, rejimi de değiştirmeye yönelik bir adımdı. O yüzden Meclis in o akşam koyduğu tavır Türkiye ye nefes aldırdı. Meclis Başkanı ve yanında muhalefet partilerinin grup başkanvekillerini gören toplum darbeye karşı daha kararlı bir tavır almıştır. Şu bir kez daha görüldü; bu Meclis eksiğine gediğine, eleştirilere rağmen bu halkın Meclisidir. Bu parlamento milletin toplanma alanıdır. Parlamentomuzu gözbebeğimiz gibi yaşatmamız, sahip çıkmamız ve daha çok güçlendirmemiz gerekir. YUSUF HALAÇOĞLU MHP KAYSERI MILLETVEKILI 15 Temmuz da demokrasiye uymayan bir olay yaşandı, bir darbe girişimi oldu. Açıkçası Türkiye de bir darbe olabileceğine hiç ihtimal vermiyordum. Türkiye nin bu konuda olgunlaştığını ve bugüne kadar yaşanmış darbelerin verdiği zararın herkes tarafından görüldüğünü düşünüyordum. Ancak maalesef böyle bir olay yaşadık. Bu olay daha önceki darbelerden de çok farklı bir nitelik taşıyordu. Zira TBMM başta olmak üzere Ankara Emniyet Müdürlüğü ve diğer kurumlara yönelik bombalı saldırılar, halk ve polisle yaşanan çatışma gibi hadiseler çok üzücü olaylardır. Allah a şükür ki darbe girişimi başarıya ulaşamadı. Darbe girişiminin bir daha yaşanmaması için Türkiye nin hukuk devleti statüsünü muhafaza etmesi lazım. Darbecilerin yapabilecekleri gayri hukuki olayların yapılmaması, daha aklıselimle hareket edilen, hukuk içinde kalan bir tavır takınılması gerektiğini düşünüyorum. Şayet biz Gülen cemaatinin bu işi yaptığını düşünüyorsak, ki öyle olduğunu görüyoruz, o takdirde bunların ordu, polis teşkilatı ve bürokrasi içindeki yerleşmelerini ciddi olarak tekrar ele alıp, bu örgüt içerisinde yer alanları hukukun karşısına çıkarmamız lazım. Hukuk devleti olmak istiyorsak, 15 Temmuz gecesinde gerçekte sadece komutanının emrini dinleyen Mehmetçiğe karşı yapılan vahşice hareketlerin üzerine de aynı şekilde gitmemiz, bunların sorumlularını yakalayıp onları da hukukun karşısına çıkarmamız gerekir. Kaldı ki bu demokrasinin bir gereğidir. Bunların bu kadar ordu, polis teşkilatı ve bürokrasi içine yerleşmesine göz yuman kim varsa onların da tespit edilip hukukun karşısına çıkarılması gerekir. Böylece yılanın başının kim olduğunun tespit edilerek, bir daha bu tür hareketlere girişilmemesi konusunda her türlü tedbirin alınması gerekir. 98

101 99

102 TÜRK DEMOKRASISINE INEN ILK DARBE: 27 MAYIS

103 TBMM ESKI BAŞKANI FERRUH BOZBEYLI, TÜRKIYE NIN ASKERÎ DARBEYLE TANIŞTIĞI 27 MAYIS DÖNEMININ YAKIN TANIKLARI ARASINDA YER ALIYOR. YASSIADA YARGILAMALARI SIRASINDA AVUKATLIK YAPAN BOZBEYLI, YASSIADA DA KARŞILAŞTIĞIM OLAYLAR BENI SIYASETE YÖNLENDIRDI, YAŞANANLARA SEYIRCI KALAMAYACAĞIMI DÜŞÜNDÜM DIYOR. ZEYNEP YIĞIT evgili vatandaşlar, bugün demokrasimizin içine düştüğü Sbuhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri memleketin idaresini ele almıştır Türkiye Cumhuriyeti askerî darbeyle tanıştığında takvimler 27 Mayıs 1960 ı gösteriyordu. Türk demokrasisine inen bu ilk darbe, sonrakilere de zemin hazırlayacak, ülkede her on yılda bir askerin ayak sesleri duyulacaktı. TBMM eski Başkanı Ferruh Bozbeyli, 27 Mayıs 1960 darbesi döneminin yakın tanıkları arasında yer alıyor. Yassıada Yargılamaları sırasında Demokrat Parti Trabzon Milletvekili Prof. Dr. Osman Turan ın avukatlığını üstlenen Bozbeyli, Yalnız Demokrat isimli hatıratında darbeyi nasıl öğrendiğini şöyle anlatıyor: Sultanahmet te sabahleyin marşlarla uyandık. Radyoda marşlar söyleniyor. Mızrak isimli yarı deli bir adam var. Dolaşır durur sokaklarda. Mızrak nedir bu? dedim. İhtilal oldu. Marşları da Balıkesir Talebe Yurdu nun çocukları söylüyor dedi. Böyle öğrendim. Sultanahmet ten yürüye yürüye Babıali ye geldim. Ama nasıl? Kimse yok, sokağa çıkma yasağı var. Her köşe başında askerler bekliyor. Fakat hiçbir asker de bana Nereye gidiyorsun? diye sormadı. Yürüdüm, Son Havadis gazetesine geldim. Kapısında bir üsteğmen duruyordu. Gazeteci Hami Tezkan ve Gökhan Evliyaoğlu vardı içeride. Sordum, onlar da fazla bir şey bilmiyordu. Kalktım, tekrar eve geldim. 27 Mayıs ın ardından 30 lu yaşlarındayken Demokrat Partili Osman Turan ın avukatlığını üstlenen Ferruh Bozbeyli, Beni siyasete yönlendiren Yassıada oldu dediği o günlerle ilgili şunları söylüyor: Yassıada da duruşmalar bittikten sonra iddiaya yani savcılık makamına bir ay mühlet verdiler, müdafaaya ise on gün Üstelik bu on günün de bir günü müvekkillerle görüşmeye ayrıldı. Fenerbahçe Vapuru her gün sabahleyin saat sekizi çeyrek geçe Dolmabahçe Camii nin önünden kalkıyor, saat dokuzda Yassıada da oluyor, saat dokuzu on geçe de duruşmalar başlıyor. Her gün böyle. Müvekkillerle görüşeceğimiz o tek gün, bir çarşambaydı, bütün avukatlar yine sekizi çeyrek geçe geldiler Dolmabahçe rıhtımına. Fenerbahçe Vapuru da orada, fakat çalışmıyor. Dolmabahçe Camii nin bahçesine insan boyundan yüksek bir tel örgü çekmişler. Bakıyorsun, hiç kimse görünmüyor tel örgünün içinde. Bir adam göreceksin ki Ne zaman bineceğiz? diye soracaksın. Bekliyoruz. Saat sekizi çeyrek geçe oldu, sekiz buçuk oldu, vapur kalkmıyor. Kime 101

104 12 MART OLMASA BELKI DE TÜRKIYE NIN SIYASI TABLOSU DEĞIŞECEKTI DIYEN FERRUH BOZBEYLI, DEMOKRASI KÜLTÜRÜNÜN YERLEŞMESININ ÖNEMINI VURGULUYOR. şikayet edeceğimizi de bilmiyoruz. Çünkü kimse yok ortada. Bizi götürmüyorlar. Bu arada saat on oldu. Ne zaman görüşeceğiz, konuşacağız müvekkillerimizle? Nihayet içeriden bir yüzbaşı geçiyordu. Bağırdılar, Yüzbaşı, yüzbaşı diye. Adam geldi, Benimle ilgisi yok dedi, gitti. Neyse içeriden bir binbaşı çıktı. Fenerbahçe Vapuru bozulmuşmuş. Biz kendimiz bir motor tutup öyle gidebilirmişiz. Nasıl bir iş bu? Aylardır her gün bizi siz götürüyorsunuz Fenerbahçe Vapuru yla, şimdi Motor bulun, kendiniz gidin diyorsunuz. Yani devletin Fenerbahçe Vapuru bozuksa başka düzgün vapuru yok mu? Neyse sonunda bir motor bulundu. Biz oraya saat yarımda vardık. Bundan daha âlâ zulüm olur mu? Saatler geçiyor, çile bitmiyor Avukatlar güç bela Yassıada ya ulaşıyor, fakat karşılarına yeni zorluklar çıkıyor. Ferruh Bozbeyli, orada karşılaştıkları manzarayı şöyle anlatıyor: Yassıada da bir basketbol salonu var. Orada olur zaten duruşmalar. Basketbol salonunun ortasına Demokrat Parti nin on yıllık grup zabıtlarını yığmışlar. Öbür yanına da on yıllık Meclis müzakere zabıtlarını koymuşlar. Başında da bir üsteğmen. Biz hangi tarihin Meclis zabıtları veya grup zabıtlarının işimize yaradığını söyleyeceğiz, üsteğmen de bulup verecek. Avukatlar yetmişin üstünde... Gözünüzle görmeseniz şu söylediğim şeye inanamazsınız; üç aylık Anayasa yı ihlal davasının zabıtları tek kopya bir klasör. Şimdi bakın, bütün avukatlar ne yapacak? Bir, müvekkili ile görüşecek. İki, vaktiyle bir gün duruşmaya gelmemişse ve o gün de bir gelişme olmuşsa, zabıtlarda kendi savunmasına yarayan bir şey var mı diye arayıp bulacak. Üçüncüsü, Demokrat Parti nin on yıllık Meclis ve grup zabıtları içinde kendi müdafaasına yarar bir şey var mı, yok mu, onu bulacak. Yerini ve tarihini belirleyecek, üsteğmen de belgeyi bulup verecek. Üç aylık zabıt kitabını alıp herhangi bir sayfasına baksanız, ikinci sayfayı bir başkasının açması mümkün müdür? Bir kitabın başında üç-dört avukat. Biri diyor ki Dur, çekme, biri diyor ki İtme Yassıada da avukatların çektiği sıkıntılar bunlarla da bitmiyor. Ferruh Bozbeyli, müvekkillerle zor şartlar altında konuşulduğunu belirterek, Osman Bey ile görüştüğümüz yer nasıl biliyor musunuz? Şimdi bir oda düşünün. Bu odanın ortasında bir oda daha düşünün. Bu oda tel örgülü. Müvekkillerimiz iç odaya giriyorlar, bizler dışarıdayız. İçeride yirmi mebus var. Biz de etrafta yirmi avukat... Sen bir şey konuşsan, öteki duymuyor. Duymadıkça daha çok bağırıyor insanlar. O gürültüde doğru düzgün anlaşmak mümkün değil diyor. 102

105 Darbeden muhtıraya Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan ın idam edildiği, yüzlerce kişinin hapis cezasına çarptırıldığı 27 Mayıs döneminden yaklaşık on yıl sonra Türkiye bu defa askerî muhtırayla karşı karşıya kaldı. 12 Mart 1971 tarihinde saat 13:00 te TRT radyolarından şu cümlelerle başlayan bildiri okundu: Parlamento ve hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatıyla yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, Atatürk ün bize hedef verdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasasının öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür... Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur un imzasını taşıyan bildirinin ardından Başbakan Süleyman Demirel istifa etti, Nihat Erim Hükümeti kuruldu yılları arasında TBMM Başkanlığı yapan Ferruh Bozbeyli, 12 Mart 1971 Muhtırası verildiğinde Demokratik Parti Genel Başkanı olarak Meclis te yer alıyor. 12 Mart bir cuma idi. Ben her zaman olduğu gibi Meclis e gittim. Hiçbir şey hissetmedim. Hafızamda iz bırakan herhangi bir olay yok diyen Bozbeyli, 12 Mart olmasa belki de Türkiye nin siyasi tablosu değişecekti yorumunu yapıyor. Demokrasi kültürü yerleşmeli Ferruh Bozbeyli nin Yassıada ile ilgili unutamadıkları arasında duruşmaları takip eden dinleyiciler de yer alıyor: Yassıada ya dinleyici olarak alınanlar belli insanlardı. Öyle, Ben de gideceğim diyen herkese izin vermiyorlar. Onların vazifesi Demokrat Partilileri rahatsız etmek. Mesela Adnan Menderes e bir şey soruluyor, Hatırlayamadım derse bütün dinleyici localarında gülüşmeler oluyor. Kimseye de Ne gülüyorsun? diyen yok. Bunları çoğaltmak istemiyorum. Geçmiş olayları tekrar hatırlamak da istemiyorum. Hiç güzel değildi. Ferruh Bozbeyli, 12 Mart döneminde askerlerin parti genel başkanlarıyla ayrı ayrı görüştüğünü ifade ederek şu bilgileri aktarıyor: Açık açık söylemiyorlar, Faruk Gürler cumhurbaşkanı olacak demiyorlar da, Efendim bir geçitten geçiyoruz. Yeni cumhurbaşkanı seçilecek. Türkiye nin böyle çalkantılara tahammülü yok. Bir an evvel cumhurbaşkanının seçilmesi gereklidir. Bunun için de herkesin üzerinde ittifak edeceği bir isim bulmak gerekir. Siz ne düşünüyorsunuz? diye soruyorlar. Komutanlar oturmuşlar, ikna için siyasilerle konuşuyorlar. Ben de şöyle söyledim: Paşam, bakın. Şurada hepiniz paşasınız. Aranızda bir kıdem, bir derece farkı vardır. Bir tek paşanın Genelkurmay Başkanı önünde bacak bacak üstüne attığını görmedim. Askerlik böyledir. Ama ben sizin karşınızda bacak bacak üstüne atmış oturuyorum. Sivillerin hayatı başkadır. Siz burada bir emir verirsiniz, herkes kabul eder. Ama ben genel başkanım diyerek burada bir söz vermeye kalksam, bütün milletvekilleri beni dinleyecek değiller. Ben herhangi bir konuda bir meseleyi onlara götürmek, onlarla konuşmak, onların fikirlerini almak durumundayım. Onun için size herhangi bir şey söyleyemem. Sadece bir teklif ile karşı karşıyaysam bu teklifi götürür arkadaşlarıma sunarım. Onların düşüncelerini alır size söylerim. Başka bir şey söyleyecek durumda değilim. Bu sözlerim üzerine Peki dediler. 27 Mayıs 1960, 22 Şubat 1962, 21 Mayıs 1963, 12 Mart Türk demokrasisinin sancılı dönemlerinin yakın tanığı Ferruh Bozbeyli, demokrasi kültürünün yerleşmesinin ve insanların birbirlerine karşı saygılı ve hoşgörülü olmasının önemini vurguluyor. 103

106 YAŞAR KARAYEL: MILLETIMIZ DEVLETINE VE DEMOKRASIYE SAHIP ÇIKMIŞ, HALKIN GÜCÜ TANKIN GÜCÜNÜ YENMIŞTIR SÖYLEŞI: NEHIR ÖZTÜRK FETÖ/PDY nin 15 Temmuz da gerçekleştirdiği darbe girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye zor bir coğrafyada bulunmaktadır. Tarihi boyunca pek çok medeniyetin geçiş güzergahında yer almış ülkemizde yaşamanın daima bir bedeli olmuştur. Burayı vatan olarak elde tutmak ve burada yaşamak tüm nesillere bedel ödetmiştir. Asya yı Avrupa ya bağlayan ülkemiz aynı zamanda Ortadoğu, Rusya ve Avrasya petrol ve doğalgaz kaynaklarının ticari geçiş güzergahındadır. Dolayısıyla bu topraklar, ekonomik ve stratejik değeri nedeniyle her zaman kritik öneme sahip olmuştur. Türkiye de yaşamak güçlü olmayı ve daima güçlü kalmayı gerektirir. Bin yıl kesintisiz dünyaya hükmetmiş bir milletin tabii ki iç ve dış düşmanları vardır ve olacaktır. Zor zamanlarda doğru kararlar vermek, bunları uygulamak ve netice almak ülkeleri ve liderleri büyütür, yüceltir. Geçmişte yaşanmış darbe ve darbe girişimlerinden ders çıkarmayan, beyni yıkanmış, iradesi ve gayesini başkasının eline ve kararlarına teslim etmiş, bir kısmı asker giyimli, vatan haini FETÖ/ PDY teröristlerinin 15 Temmuz daki darbe kalkışması tarihimizin en büyük yüz karasıdır. Bu kalkışmayı ve mevcut askerî yapıyı iyi analiz etmek lazımdır. Öncelikle ülkemizdeki devlet kurumlarının ve askerî yapının çağın gereklerine göre tüm unsurlarıyla birlikte yenilenmesi şarttır. Bu düzenleme Yeni Türkiye, Güçlü ve Büyük Türkiye anlayışı ve hedefiyle gerçekleşmelidir. Her on yılda bir darbe yapmaya alışmış, dış güçlerin telkinine açık bu yapı mutlaka millî bir anlayışla yenilenmelidir. 15 Temmuz da canice yapılan darbe girişimi vaka-i adiye ve vaka-i şerriye den vaka-i hayriye çıkarılması ve devletin yeniden yapılanması için bir fırsattır. Bu sebeple başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım, TBMM Başkanımız Sayın İsmail Kahraman, siyasi partilerimizin genel başkanları ve mensupları bu darbenin önlenmesinde öncü olmuşlardır. Yeniden yapılanmanın da mimarları olacaklardır. Bu anlayış birlikteliği ülkemiz ve devletimiz için çok önemlidir. Bu birliktelik her türlü siyasi rekabetin ve siyasi anlayışın üzerindedir. İstanbul Yenikapı daki Demokrasi ve Şehitler Mitingi buna en iyi örnektir. Hükümet, Olağanüstü Hal Kanunu na dayanarak, FETÖ nün darbeci insan kaynağı haline gelen dershaneler, özel okullar, harp akademileri, askerî liseler ve astsubay hazırlama okullarını kapatmıştır. Millî Savunma Üniversitesi adıyla yeni bir üniversite kurulmuştur. Kuvvet Komutanlıkları Millî Savunma Bakanlığı na, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıkları İçişleri Bakanlığı na, askerî hastaneler Sağlık Bakanlığı na, tersaneler ise Millî Savunma Bakanlığı na bağlanmıştır. Devlette yeni ve doğru yapılanmalar gerçekleştirilirken, FETÖ cü hainler hukuk içinde hesap vereceklerdir. 15 Temmuz gecesi milletin silahları millete yöneltildi, yüzlerce şehit verildi, binlerce kişi yaralandı. Bu konudaki değerlendirmeleriniz nelerdir? Tarihimizde ilk defa Silahlı Kuvvetlerimiz içindeki asker giyimli bir avuç terörist, kendi uçak, tank ve silahlarımızla kendi ordumuzu ve milletimizi vurmuştur. Bu ne acı bir olaydır ki darbeciler toplu- 104 SÖYLEŞI

107 15 TEMMUZ GECESI ATATÜRK HAVALIMANI NDA TANKLARI DURDURAN VATANDAŞLAR ARASINDA YER ALAN 23, 24 VE 25. DÖNEM KAYSERI MILLETVEKILI YAŞAR KARAYEL, DARBELERIN SUSTURDUĞU EZANLARDAN SALALARIN SUSTURDUĞU DARBELERE ULAŞTIK DIYOR. mumuzun peygamber ocağı olarak gördüğü kurumdan çıkmıştır. Eskiden darbelere gerekçe olarak laiklik, Atatürkçülük ve devlet yönetiminin paylaşılmasındaki anlaşmazlıklar gösterilirdi. Bu sefer aklını ve şahsiyetini kiraya vermiş, hipnoz edilmiş, emperyalistlerin oyuncağı olmuş bir güruhun yandaşları bu adiliği yapmıştır. İnsanlıktan nasibini almamış, devlet ve millet düşmanlığında sınır tanımayan, itaatsiz, zalim, gözü dönmüş bu hainler kendi komutanlarını işkenceyle alıkoymuş; TBMM yi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ni, Emniyet Müdürlüğü nü, MİT i, Polis Özel Harekat Merkezi ni bombalamış; TRT, özel televizyon kanalları ve devlet kurumlarını işgale kalkışmıştır. Rahmetli Turgut Özal zamanında Polis Özel Harekat darbe ve teröre karşı güçlendirilmiş, 28 Şubat döneminde ise Özel Harekat ın bütün ağır silahları toplatılmıştır. Bu silahların ne kadar elzem ve önemli olduğu 15 Temmuz da anlaşılmıştır. Meclis i, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ni, Emniyet Müdürlüğü nü koruyacak füze savunma sistemleri ve ağır silahlar olmamasının acısı yaşanmıştır. Devlet kurumları, binaların önüne ve yollara çöp kamyonları, otobüs ve araçlarla barikatlar kurularak korunmaya çalışılmış, Zırhlı Birlikler in kapıları tır ve Sykes-Picot Antlaşması belediye araçlarıyla tutulmuştur. Devletin bu tip darbelere karşı hem istihbarat hem de imkanlar bakımından ne kadar hazırlıksız olduğu görülmüştür. Size göre darbe girişiminin ardında yatan nedenler nelerdir? 15 Temmuz FETÖ/PDY darbe teşebbüsü Türkiye yi siyasi ve ekonomik olarak çökertme girişimidir. FETÖ, daha önce MİT Müsteşarı'nın sorgulanması, MİT tırlarının durdurulması ve Aralık ta olduğu gibi çeşitli yollarla gücünü denemiş, fakat iktidarımızın kararlı duruşu ve erdemli davranışı sayesinde amacına ulaşamamıştır. Söz konusu terör örgütü, bu yılki Yüksek Askerî Şura da tasfiye edileceğini anlayınca asker ve sivil ne kadar yandaşı varsa bunları harekete geçirerek, iç ve dış düşmanlarla işbirliği yaparak bu menfur darbe saldırısını gerçekleştirmiştir. Bunlar devlet ve milletin kurumlarına yerleşmiş bir virüstür. Yok edilmeleri ancak tasfiyeyle mümkündür. Uzun yıllardır her iktidar döneminde içeri sızmış ve kendilerini gizlemişlerdir. Hedeflerine ulaşmak için her yolu mübah saymışlardır. CHP ve MHP de kaset skandalları yaratarak siyaseti şekillendirmeye çalışmışlar, iktidarı da tehdit etmişlerdir. Kendi çıkarları ve emrinde oldukları emperyalistlerin talepleri doğrultusunda ülkemizi Suriye ve Iraklaştırmak istemişlerdir. Gayeleri Türkiye de bir iç savaş çıkarmak ve kardeşi kardeşe vurdurmaktır. Daha önce denenmiş Çorum, Maraş, Sivas olayları gibi çatışmaların çıkması için propaganda yapmışlardır. Bu sırada Türkiye düşmanları ve şer unsurlarının hepsiyle işbirliği içine girmişlerdir. Bu darbe girişimi başta ABD olmak üzere AB, İsrail ve uzantıları tarafından özel olarak desteklenmiştir. Bu ülkeyi bölme ve parçalama planı yeni değildir. Yüz yıl önce yarım kalmış planın yeni bir versiyonudur. Bu planı biraz açar mısınız? Bilindiği gibi, I. Dünya Savaşı sırasında, 29 Nisan 1916 da Osmanlı ordusu, İngiliz kuvvetlerini Kutü'l-Amâre de bozguna uğratmıştır. Bu büyük zaferimizden 17 gün sonra, 16 Mayıs 1916 da İngiltere ve Fransa arasında Osmanlı İmparatorluğu nun Ortadoğu daki topraklarının paylaşımı konusunda Sykes-Picot Antlaşması yapılmıştır. Fakat İngiltere, Osmanlı ya karşı ayaklanan Şerif Hüseyin i 105

108 destekleyerek Arap Yarımadası nda kendine bağlı bir Arap devleti kurmak isteyince Fransa buna razı olmamış ve yeni bir antlaşma yapılmasını talep etmiştir. Bunun üzerine Rusya nın da katılımıyla Osmanlı İmparatorluğu nun topraklarının paylaşımına yönelik bir antlaşma imzalanmıştır deki Rus devriminden sonra Troçki bu gizli antlaşmayı dünya kamuoyuna açıklamıştır. Batılı emperyalistlerin böl-yönet anlayışı hiç değişmemiştir. 15 Temmuz daki darbe girişimi de bu anlayış ve planın FETÖ tarafından çıkarılacak bir iç savaş sonrasında uygulanmasına yöneliktir. Bu menfur darbe girişimi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, Başbakanımız ve TBMM Başkanımızın kararlı duruşu, aziz milletimizin devlete ve demokrasiye sahip çıkmasıyla önlenmiştir. Şimdi arınma ve temizlenme zamanıdır. İntikam alma duygusu ile değil, devletin adalet anlayışı ile hareket edilerek suçlu suçsuzdan ayrılmalı, devlete ve millete silah doğrultan, bu terör örgütüne yardım ve yataklık eden, devlet gücünü ve imkanlarını bu hainler lehine kullanan kim varsa devlete hesabını vermelidir. Darbe girişiminin olduğu gece neler yaşadınız? Kalkışmayı haber alır almaz oğlum ve yeğenlerimle birlikte arka yolları kullanarak Atatürk Havalimanı na ulaştık. Buraya geldiğimizde, alanı kontrol vazifesi verilen tanklardan ikisi milletin üzerine doğru hareket ediyordu. Önlerine geçip tankları durdurduk. Araçlardan birinin komutanı, milletin kararlı duruşu sayesinde tankın kapağını açmak zorunda kalınca vatandaşlarımızla birlikte harekete geçtik ve üzerine çıkarak tankı teslim aldık. Araç komutanını ve askerleri havalimanındaki polis karakoluna bizzat teslim ettik. Diğer tank ise bir minibüsü ezmiş, insanları yaralamış olmasına rağmen vatansever insanlarımızla birlikte onu da durdurmayı başardık ve içindeki darbecileri polise teslim ettik. O sırada bazı darbeciler kuleye çıkmış, bir kısmı güvenlik kuvvetlerimiz tarafından yakalanmıştı. Biz de kuleye çıkarak geri kalan darbecilerin ele geçirilmesi ve kulenin kontrolünün sağlanması konusunda yardımcı olduk. Kule ve pistlerin emniyetinin sağlandığı saatlerde F-16 uçakları alçaktan uçuş yaparak milleti taciz ediyordu. Ses bombası gibi bir etkisi bulunan bu alçak uçuşlar camların kırılmasına ve insanlarımızın yaralanmasına sebep oluyordu. Biz kuleden ayrılıp Devlet Konukevi ne girdiğimiz sırada Sayın Cumhurbaşkanımız aile fertleriyle birlikte ATA uçağından alana indiler. Devlet Konukevi nde yaralılar vardı. Yaralılarla ilgilenen Cumhurbaşkanımız, daha sonra basın toplantısında millete hitap ederek darbecilerin teslim olmaya başladığı, durumun kontrol altında olduğu müjdesini verdi. 15 Temmuz gecesi bitmiş, güneş Türkiye nin üzerine yeniden doğmuştu. Bu güneş demokrasinin ve ülkemizin geleceğini aydınlatıyordu. Darbelerin susturduğu ezanlardan salaların susturduğu darbelere ulaştık. Medya kuruluşlarımız tam bir vatanseverlik örneği göstererek devletine, milletine ve demokrasiye sahip çıktı. Siyasi partiler ve mensupları hep birlikte hareket ederek devlet ve millet kaynaşmasına destek verdi. Bu anlayışın sürekli olması millî menfaatlerin gereğidir. Zafer ve hakimiyet Allah ın yardımıyla milletimizin olmuştur. Bu zalim darbe girişimine karşı millet ayağa kalkmış; köken, mezhep, meşrep, siyasi parti, ideolojik düşünce gözetmeden ülkesinin işgal girişimine mani olmuştur. Savaş uçaklarına, bombalara, tanklara, makineli tüfeklere karşı göğsünü siper etmiş, insanlarımızı ezerek şehit eden tankları ellerindeki şehit kanıyla sulanmış bayrağımızla teslim almıştır. Şehitlerimiz, gazilerimiz ve tüm milletimiz sayesinde halkın gücü tankın gücünü yenmiş ve demokrasi kazanmıştır. Bundan sonra zalime ve darbecilere merhamet etmek milletimize zulümdür. Bize 106 SÖYLEŞI

109 KALKIŞMAYI HABER ALIR ALMAZ OĞLUM VE YEĞENLERIMLE BIRLIKTE ARKA YOLLARI KULLANARAK ATATÜRK HAVALIMANI NA ULAŞTIK. BURAYA GELDIĞIMIZDE, ALANI KONTROL VAZIFESI VERILEN TANKLARDAN IKISI MILLETIN ÜZERINE DOĞRU HAREKET EDIYORDU. güç veren 79 milyon insanımıza, 81 ilimize, meydanları boş bırakmayan kahramanlarımıza, gazilerimize şükran ve minnet borcumuz var. Tüm şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, yaralı vatandaşlarımıza acil şifa diliyorum. Yenikapı'da ülkesine ve demokrasiye sahip çıkmak için toplanan beş milyon vatan evladını saygıyla selamlıyorum. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Darbe mi? Bir daha asla! Türkiye 15 Temmuz öncesinde de darbe girişimleri ile darbe ve muhtıra dönemleri yaşadı. Siz bu dönemleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye deki darbe geleneğinin Osmanlı dönemine kadar uzandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Yeniçeri Ocağı nın Sultan Murad, Sultan Selim, Sultan Mahmud; İttihat ve Terakki mensubu ve subaylarının ise Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülhamid e karşı ayaklanmaları bildiğimiz tarihî hakikatlerdir. Her darbe vesayet düzeni nin tahkim edilmesine, ordunun siyaset ve siyasetçiler üzerindeki etkisinin artırılmasına sebep olmuştur. Seçilmiş, meşru, millet iradesini hakkıyla temsil eden Demokrat Parti iktidarı ve Başbakan Adnan Menderes e yönelik 27 Mayıs 1960 darbesi, darbelerin anası olarak tarihteki yerini almıştır. 27 Mayıs ın ardından Türkiye de her on yılda bir darbe yapma geleneği hayata geçirilmiştir; 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, 27 Nisan 2007 e-bildirisi Ve 15 Temmuz. Her darbe Türkiye de demokratikleşmeyi, insan haklarını, fikir hürriyetini, sivil siyaset anlayışını ve örgütlenmeyi engellemiş, ülkemizin kalkınmasına ve refahına zarar vermiştir. Yüzüncü yılını kutlamaya hazırlandığımız Cumhuriyetimizin kırk altı yılı askerî yönetimler altında sıkıyönetim ve olağanüstü hal uygulamalarıyla geçmiştir. Darbelerin yapıldığı her dönemde TBMM nin yetkileri askıya alınmış veya Meclis Talat Aydemir in 21 Mayıs 1963 tarihindeki darbe girişimi. kapatılmış, millet iradesi yok sayılmış, toplum baskı altına alınarak temel hak ve hürriyetlerinin hepsi çiğnenmiştir. Bu ay 36 ncı yıldönümü olması nedeniyle 12 Eylül darbesine de değinelim. 12 Eylül döneminde Türkiye de yaşananlarla ilgili neler söylemek istersiniz? 12 Eylül, zulüm ve işkencenin yoğun bir biçimde yapıldığı, faili meçhul cinayetlerin işlendiği bir dönem olmuştur. Başta TBMM olmak üzere siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları kapatılmıştır. 12 Eylül döneminde resmî kayıtlara göre 650 bin kişi gözaltına alınmış, 210 bin kişi hakkında sıkıyönetim mahkemelerinde dava açılmış, 65 bin kişi mahkum olmuş, 6 bin 353 kişi hakkında idam istenmiş, 500 kişi için idam kararı verilmiş, 50 kişi idam edilmiştir. 388 bin kişiye yurt dışı yasağı konulmuş, 4 bin 891 kamu görevlisinin işine son verilmiş, 4 bin 509 kişi sürgün edilmiş, 20 bin kişi zorla emekli yapılmış, 30 bin vatandaş yurt dışına kaçmış, 15 bin kişi vatandaşlıktan çıkarılmıştır. 23 bin 667 sivil toplum kuruluşu kapatılmıştır. 937 film yasaklanmış, bazıları imha edilmiştir. Hatırlanacağı gibi, 2012 yılında Meclis te temsil edilen dört siyasi partinin ortak önerisiyle TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyon 12 Eylül le birlikte tüm darbe ve muhtıra dönemlerini detaylı bir şekilde inceleyerek hazırlanan raporları iki cilt halinde TBMM Başkanlığı na sunmuştur. 15 Temmuz'a yönelik olarak TBMM'de yeni kurulan Meclis Araştırma Komisyonu da bu menfur işgal girişimini tüm detaylarıyla araştırarak önerilerini Meclis'e sunacaktır. 107

110 DIYANET İŞLERI BAŞKANI PROF. DR. MEHMET GÖRMEZ: 15 TEMMUZ GECESI SALA VE EZAN SESLERI F-16 UÇAKLARININ SESLERINI BASTIRDI SÖYLEŞI: ZEYNEP YIĞIT DIYANET İŞLERI BAŞKANI PROF. DR. MEHMET GÖRMEZ, DARBE TEŞEBBÜSÜNDEN HABERDAR OLUR OLMAZ BIR KRIZ MASASI OLUŞTURDUKLARINI BELIRTEREK, TÜM DIN GÖNÜLLÜSÜ KARDEŞLERIMDEN SALA VE EZAN OKUYARAK MILLETIMIZIN MANEVIYATINI AYAKTA TUTMALARINI ISTEDIM. MILLETIMIZIN KAHIR EKSERIYETI BUNDAN ÇOK BÜYÜK BIR MUTLULUK DUYDU, TELEFONLARIMIZ SUSMAK BILMEDI DIYOR. 108 SÖYLEŞI

111 Bir darbe girişimi olduğunun kamuoyuna açıklanmasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı olarak neler yaptınız? Öncelikle milletimizin onurunu ve hukukunu korumak uğruna canlarını siper ederek bu menfur ve meşum hadisede hayatlarını kaybeden bütün kardeşlerimize Cenab-ı Hak tan rahmet diliyorum. Her bir şehidimizi rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum. Yüce Mevla dan ailelerine sabır ve metanet, lütuf ve merhamet niyaz ediyorum. Yaralı olan gazilerimize acil şifalar diliyorum. Cumhurbaşkanımıza, Meclisimize, Silahlı Kuvvetlerimize, Emniyet güçlerimize ve hassaten milletimizin her bir ferdine geçmiş olsun diliyorum. Cenab-ı Hak, şanlı tarihi boyunca adaletin temsilcisi ve mazlumların umudu olmuş bu milleti her türlü beladan muhafaza buyursun. Sorunuza geldiğimizde, 15 Temmuz gecesinde Ankara da binaların hemen üstünden geçen savaş uçaklarını, helikopterleri, yolları tutan tankları ve köprülerin kapatılmasını duyar duymaz özel bir mekanda kriz masası oluşturduk. O menfur gecede bize düşen görev, milletimizin yanında durmak, milletimizi hukukuna sahip çıkmaya davet etmek ve kendi hukukunu savunurken maneviyatını da ayakta tutmaya çalışmaktı. Bu meşum olayın ilk saatlerinden itibaren 120 bin din görevlisine hitaben Değerli din gönüllüsü kardeşim! diye başlayan ve hep birlikte milletimizin yanında yer almamızı ifade eden bir metin gönderdik. Bu mesajda milletin hukukunu korumamız gerektiğini, bütün minarelerin ışıklarının yakılmasını ve vatanımızın bu zor zamanında milletimizin maneviyatını ayakta tutmanın görevimiz olduğunu ifade ettik. Ayrıca ben çocukken Kıbrıs Harekâtı nda bütün minarelerden sala okunduğunu hatırlıyorum. Menfur olaylar başladığında bulunduğum yerden bütün televizyon kanallarına ulaştım ve tüm din gönüllüsü kardeşlerimden sala ve ezan okuyarak milletimizin maneviyatını ayakta tutmalarını istedim. Biz, özgürlüğümüzün simgeleri minarelerden yükselen ve Resul-i Ekrem e (sas) karşı muhabbetin en güzel ifadesi olan bu salaların güven ve huzur aşılayacağını biliyorduk. Sala ve ezan sesleri F-16 uçaklarının seslerini bastırdı, tankların namlularından çok daha güçlü bir şekilde bütün illerimizde, bütün kasabalarımızda, köylerimizde yayıldı. Hamdolsun, milletimiz kendi hukukuna sahip çıkmak için anında evlerinden çıktı. Ayrıca bu gibi zamanlarda kaos oluşabileceğini de dikkate alarak her cümlede, her anonsta asla herhangi bir şiddete başvurulmadan, herhangi bir taşkınlık yapılmadan ve hiç kimseye zarar verilmeden hareket edilmesi gerektiğini; sadece meşru olarak haklarımızı ve hukukumuzu müdafaa etmemiz lazım geldiğini de ilave ettik. Milletimizin kahir ekseriyeti bundan çok büyük bir mutluluk ve heyecan duydu, telefonlarımız susmak bilmedi. Milletimiz adeta salayla özdeşleşti, sala milletimizle özdeşleşti. Ezanları susturan darbelerden, darbeleri susturan sala seslerini bize lütfettiği için Allah a hamdolsun dedik. Bizim tarihimizde darbelerin acı izleri vardır. Söz gelimi Diyanet İşleri Başkanlığımızın kayıtlarına göre 1960 ihtilalinde 7-8 gün ezan okunmamıştır bu ülkede. 12 Eylül sabahında hiçbir imam gidip ezan okuyamamıştır. Üzülerek ifade edeyim ki, yüzyıllar boyu dinmeyen ezanlarımızı darbeler susturmuştur. Bundan dolayı halkımız Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu süreçte çok önemli bir vazife üstlendiğini ifade ediyor. Bizim salamız kalbe inşirah vermek için okunmuş bir saladır. Salalarımızın yankısı sınırlarımızı aşmış, Kerkük ten Saraybosna ya bütün İslam coğrafyasında dolaşarak Müslüman kardeşlerimizin dualarını bize ulaştırmıştır. Tekrar belirtmek isterim ki, böyle bir zamanda milletin maneviyatını yükseltmek, birlik ve beraberliğine katkı sunmak Diyanet İşleri teşkilatının hem yasal hem de manevi sorumluluğudur. Her türlü siyasetin dışında kalarak, toplumsal varlığımızı ve birliğimizi, huzurumuzu ve kardeşliğimizi bütün menfaatlerin üstünde tutarak hareket eden Başkanlığımız, milletinin emrinde ve din-i mübinin hizmetinde olmaya devam edecektir. Darbe girişimi sırasında öldürülen darbecilere yönelik din hizmetleri verilmeyeceğini açıkladınız. Bu uygulamayla ilgili neler söylemek istersiniz? Öncelikle ifade etmek isterim ki, söz konusu karar dinî bir karar değil, kurumsal bir karardır. Prensip olarak bir insanın öldükten sonra hükmü Allah a aittir. Ancak Din İşleri Yüksek Kurulumuz, milletin iradesini yok sayarak meşru yönetimi ortadan kaldırmak isteyenlere ve millet üzerinde baskı kuranlara yönelik almış olduğu kararı bir basın açıklamasıyla toplumumuza duyurmuştur. Bu kararda belirtildiği üzere cenaze namazı, ölen bir mümin için kardeşleri tarafından yerine getirilen bir tezkiye ve duadır. Darbecilerin milletin üzerine uçakla, tankla ve ağır silahlarla ateş etmesi, giriştikleri eylemler ile sadece bireylerin değil, bütün bir milletin hukukunu ayaklar altına almış olduklarını göstermektedir; bu meşum kalkışmayı millete reva görenler, müminlerin tezkiye ve dualarını hak etmemektedir. Bu nedenle ülkemizin meşru yönetimine başkaldıran, milletimizin ve devletimizin bekasını hedef alan, TBMM başta olmak üzere kamu kurumları üzerine bomba yağdıran, acımasızca halka karşı silah kullanan ve bu sırada öldürülen darbecilere karşı toplumun maşeri vicdanı dikkate alınarak Başkanlığımızca sala, teçhiz, tekfin ve cenaze namazı kılınması gibi din hizmetlerinin verilmeyeceği ifade edilmiştir. Bu kararımız yer yer suistimal edilmek istenmiş ve darbecilere yönelik ayrı bir mezarlık tartışması başlamıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu olaya büyümeden engel olunmuştur. 109

112 BU ÖRGÜT, SIYASI VE IKTISADI EMELLERINE ULAŞABILMEK ADINA ALLAH IN KELAMINI VE RESUL-I EKREM IN MIRASINI DAHI KULLANMAKTAN ÇEKINMEMIŞTIR. 15 Temmuz da darbe teşebbüsünde bulunan FETÖ/PDY hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz? Bu örgütün 40 yıldır muhabbet fedaileri adı altında husumet fedaileri yetiştirdiğine şahit olduk. 40 yıldır bu topraklarda ve İslam coğrafyasının muhtelif bölgelerinde din görüntüsü altında fitne-fesat tohumu ekenler, kanlı darbe girişimiyle gerçek yüzlerini göstermiştir. Bu kalkışma ve altında yatan ihanet hareketi, sadece ülkemize ve milletimize değil, en büyük zararı din-i mübin-i İslam a vermiştir. Bu ihanet şebekesi, sadece milletin bütün varlığına suikast düzenlemekle kalmayıp inancımızı, güvenimizi, şefkat, merhamet, himmet ve izzetimizi, din ve medeniyetimizin bütün şeâir ve kıymetlerini, ümmetin ilim, irfan, marifet ve hikmet mirasını, feragat, yardım ve dayanışmanın ulviyetini, dinimizi ve dindarlığımızı millet evladı nezdinde olduğu kadar insanlık nezdinde de bir düşman akçesine harcamıştır. Daha kahredici olanı ise bu örgüt küresel siyaset borsalarının muktedir müşterilerine kendi meşrebini yıllarca ılımlı İslam, protestan Müslümanlık, dinler arası diyalog, hoşgörü, uzlaşmacı Müslüman vb. ambalajlarla sunarken 15 Temmuz gecesi giriştiği ihanet ile Meclisimizi, şehirlerimizi, caddelerimizi bombalayıp aziz vatanımıza, mübarek Türkiyemize ve milletimize karşı bir suikasta kalkışarak görünür meşrebini Irak ve Suriye yi kana bulayan DAİŞ vahşetine tercüme etmekten çekinmemiş ve utanmamıştır. Bu menfur cinnet ve vahşet milletin silah ve teknolojisiyle milletin şehirlerine bomba kusarak sadece maddi varlığımızı tahrip etmekle kalmayıp dinimizin en temel değer ve şiarlarına, milletimizin dayanışma ve güven duygusuna da darbe indirmiştir. Bu örgüt, siyasi ve iktisadi emellerine ulaşabilmek adına Allah ın kelamını ve Resul-i Ekrem in mirasını dahi kullanmaktan çekinmemiştir. Bu yapı, küresel bir fesat hareketinden başka bir şey değildir. FETÖ terör örgütünün zararı sadece ülkemizle sınırlı kalmamıştır. Zira Orta Asya da zalim hegemonyadan kurtulan ve yeniden yeşerecek olan İslam aklını yanlış yerlere kanalize etmiş, mazlum Afrika kıtasında sömürge sonrası Müslüman zihinleri teslim almıştır. 110 SÖYLEŞI

113 Altını çizerek belirtmek isterim ki, İslam, Allah tan başka rabler edinmeden, dini yalnız Allah a has kılarak ibadet etmeyi ve O nun rızasına uygun olarak insanlığa hizmet etmeyi esas alır. Dinimiz Hz. Peygamber den (sas) başka masum ve tartışılmaz bir otorite, yapı ve rehber kabul etmez. Hiçbir kimse ve hiçbir yapı kendisini dinin yegâne temsilcisi olarak göremez ve insanları kendisine mutlak itaate çağıramaz. Zira İslam dininde mutlak bağlılık, çerçevesi Kur an ve Sünnet tarafından belirlenmiş olan ilkelerdir. İslam fıtrat dinidir. İradesi elinden alınarak liderine, şeyhine, hocasına, imamına mutlak manada teslim olan, adeta büyülenmiş bir şekilde onlardan aldığı emir ve talimatları her şeyin üstünde gören insanlar yetiştirmenin İslam la bir alakası yoktur. Nitekim bu terör örgütü mensuplarının giriştikleri cinnet ve vahşet, akletmeyenlerin, aklını başkasına kiralayanların dindarlık adı altında sadece kendilerini değil, koca bir milleti felakete sürükleyebileceğini göstermiştir. Uzun yıllardır varlığı bilinen ve her türlü yolu kendi emelleri için mübah gören, dini istismar eden, her türlü gayr-i İslami ve gayr-i ahlaki tutum ve davranışlarla kendine insan ve imkan devşiren FETÖ terör örgütünü dinî bir yapı olarak görmek mümkün değildir. Bu örgütün elebaşı da din âlimi ve dinî rehber olarak kabul edilemez. Bizim hakikatlerimiz, değerlerimiz, iman ve ibadet esaslarımız bellidir. Kimse hakikatin sahibi değildir, kimse dinin sahibi değildir. Dinin sahibi Allah tır. Hakikatin kaynağı O dur. Bizim böyle kapalı, muğlak ifadelerle, hezeyanlarla, riya ve hileyle insanlarımızı aldatanlara karşı çok daha uyanık olmamız, Diyanet ve ilahiyatçılar olarak hep birlikte özeleştiri yapmamız gerekmektedir. 81 İl Müftüsü ile olağanüstü bir toplantı gerçekleştirdiniz. Hemen akabinde Olağanüstü Din Şûrası düzenlediniz. Bu toplantılardan hangi sonuçlar çıkmıştır? FETÖ/PDY gibi yapıların bir daha ortaya çıkmaması için ne gibi önlemler alınmalıdır? Öncelikle bu süreci aşabilmek için el birliği ve gönül birliği etmemiz gerekiyor. Puslu havalardan medet umanlara fırsat vermemeli, millet olarak güçlenerek çıktığımız bu imtihanın ardından doğru ve sağlıklı adımlarla yolumuza devam etmeliyiz. İnsan yetiştirme mekanizmalarımızı gözden geçirmemiz gerekmektedir. Bebeklikten çocukluğa, çocukluktan gençliğe, okullarımızdan camilerimize, liselerimizden üniversitelerimize, sokaklardan medyamıza kadar bütün alanlarda dinle ilişkimizi çok iyi değerlendirip yeniden düşünmemiz gerekiyor. Ayrıca milletimizin en zor zamanlarında ülkemizin ve milletimizin dinî ve ilmî hayatına hizmet eden bütün sivil toplum kuruluşlarını, dinî-sosyal teşekküllerini, İslam medeniyetinin irfan geleneğine bağlı kalmış tasavvufi yapılarını aynı kategoriye dahil etmek büyük bir yanlışlık olur. Başkanlığımız bu ve benzeri yapıların ülkemize, milletimize, İslam a, Müslümanlara ve İslam algısına verdiği zararları tespit etmek, örgüt tarafından kullanılan dinî argümanlar hakkında istişarelerde bulunmak üzere olağanüstü bir Din Şûrası tertiplemiştir. Başkanlığımızın tecrübesi ve ilahiyatın birikimi ile din hizmetleri, din eğitimi ve öğretimi alanında başta hukuki düzenlemeler olmak üzere mevcut eksiklikleri tespit etmeye ve buna göre atmamız gereken adımları belirlemeye çalıştık. Olağanüstü Din Şûrası nda, Din İşleri Yüksek Kurulu bünyesinde, ilahiyat fakültelerindeki farklı branşlardan akademisyenlerin de iştirakiyle FETÖ/PDY nin dinî hayatımıza verdiği zararları tespit etmek için ortak bir komisyon kurulması, her seviyede din eğitim ve öğretim anlayışının gözden geçirilmesi ve benzer yapıların oluşmaması için STK larla ortak çalışmalar yapılması kararlaştırıldı. Bu örgütün zarar verdiği en önemli kesimlerden birinin gençler olması dolayısıyla gençlerin maruz kaldıkları manevi zararı önlemek için özel çalışmalar yapılması karara bağlandı. Toplumumuzun zihninde dinî oluşum, yapılanma ve STK lara karşı oluşan olumsuz algıyı bertaraf etmek, ayrıca bu hain hareketin istismar ettiği kavram ve değerlerimizi yeniden inşa etmek adına eserler kaleme alınması, eğitim çalışmaları yapılması kararlaştırıldı. İnşallah bu günler geçecek, milletimizin geleceği daha aydınlık, daha güçlü ve huzurlu olacaktır. Cenab-ı Hak, aziz milletimizi böyle derin acılardan, ağır imtihanlardan, onulmaz yaralardan muhafaza buyursun. Birliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim kılsın. 111

114 DEMOKRASI NÖBETI YENIKAPI DA TAÇLANDI 112

115 15 TEMMUZ DARBE GIRIŞIMININ ARDINDAN HEM SIYASETTEKI HEM DE MEYDANLARDAKI BIRLIK VE BERABERLIK YENIKAPI MITINGINDE DORUĞA ULAŞTI. FARKLI SIYASI GÖRÜŞLERDEN MILYONLARCA KIŞI 7 AĞUSTOS 2016 TARIHINDE İSTANBUL YENIKAPI MITING ALANI NDA DÜZENLENEN DEMOKRASI VE ŞEHITLER MITINGI NDE TEK YÜREK OLDU. 113

116 Cumhurbaşkanlığı himayesinde, İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi nin desteğiyle gerçekleştirilen Demokrasi ve Şehitler Mitingi ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kuvvet Komutanları ve KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün ün yanı sıra siyasetçiler, sanatçılar ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 5 milyon kişi katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Kahraman, Başbakan Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Bahçeli miting öncesi bir araya gelip sohbet etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı nın okunmasıyla başlayan mitingde, Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez şehitler için dua etti. Erdoğan: Bu millete kimse esareti asla getiremeyecektir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mitingde yaptığı konuşmada, 15 Temmuz gecesi sokak ve meydanları dolduran herkesin vatanın, demokrasinin ve özgürlüğün korunmasına katkıda bulunduğunu belirterek, 79 milyon olarak hepimizin gazası mübarek olsun dedi. Türk milletinin bin yıl önce Malazgirt te hangi inanç ve kararlılıkla Anadolu nun kapılarını açmışsa, 15 Temmuz da da aynı hissiyatla darbecilerin karşısına dikildiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: Süleyman Şah 1075 yılında bu coğrafyadaki ilk devletimizi hangi vizyonla kurmuşsa, 15 Temmuz da da ülkemize aynı vizyonla, aynı ufukla sahip çıktık. Osman Gazi, 1299 da tarihin en kudretli devletini hangi temeller üzerine bina ettiyse, biz de o gece Türkiye yi aynı ilkeler etrafında müdafaa ettik. Ecdadımız 100 yıl önce hangi idrakle Çanakkale de kanının son damlasına kadar mücadele ettiyse, 15 Temmuz da da aynı iradeyle FETÖ cü terör örgütünü, darbecileri geri püskürttük. Gazi Mustafa Kemal in İstiklal Harbi ni başlatmasını ve zafere ulaştırmasını sağlayan inancın bir benzeri, 15 Temmuz da Türkiye nin 114

117 tüm şehirlerinde adeta kol geziyordu. 15 Temmuz, dostlarımıza bu ülkenin sadece siyasi, ekonomik, diplomatik saldırılara değil, aynı zamanda askerî sabotajlara karşı da güçlü olduğunu, yıkılmayacağını, rayından çıkmayacağını göstermiştir. Aynı gece Türkiye nin yerle yeksan olması için ellerini ovuşturarak bekleyen düşmanlarımız ise ertesi güne, bundan sonra işlerinin çok daha zor olduğunu görmenin kahrıyla uyandılar. Şimdi bugün burada, Genelkurmay Başkanıyla, Cumhurbaşkanıyla, Başbakanıyla, CHP ve MHP Genel Başkanlarıyla, 81 vilayetimizdeki her görüşten, her meşrepten insanımızla verdiğimiz şu görüntü var ya, işte bu görüntü inanın bana, ülkemizin düşmanlarını, en az 16 Temmuz sabahı kadar üzmüştür, kahretmiştir. Onun için her zaman ne diyoruz? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Kardeşlerim, 15 Temmuz gecesinden beri atılan her adımda 79 milyon tek yürek oldunuz, tek ses oldunuz, demokrasi nöbetini farklı yürüttünüz diyen Erdoğan, Yenikapı Meydanı nda bugün demokrasi nöbetini taçlandırıyorsunuz. Hepimiz ay yıldızlı al bayrağımızın birleştiriciliği altında buluştuk. Daha güçlü, daha müreffeh bir ülke içinde devletin yeniden yapılandırılması sürecini, bu yönde bir siyaset inşasını inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz ifadelerini kullandı. Gazi Mustafa Kemal in 1920 yılında İstanbul ve İzmir başta olmak üzere ülkenin büyük bölümünün işgal altında olduğu günlerde Milletimiz çok büyüktür, hiç korkmayalım. O esaret ve zillet kabul etmez. Fakat onu bir araya toplamak ve kendisine Ey millet sen esaret ve zillet kabul eder misin? diye sormak lazımdır. Ben milletimin vereceği cevabı biliyorum dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi den 96 yıl sonra Yenikapı Meydanı ndan aynı soruyu sizlere soruyorum, ey millet sen esaret ve zillet kabul eder misin? dedi. Meydandakilerin Hayır yanıtı üzerine Erdoğan, Mesele bu. Bu millete kimse bu esareti asla getiremeyecektir diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, idam cezasıyla ilgili olarak ise Şu anda siyasi partilerimizin genel başkanları burada. Sizin zaten talebinizi biliyorlar. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna göre, sizler de idam talebinde bulunduğunuza göre, bunun kararını verecek olan merci Türkiye Büyük Millet Meclisi dir. Meclisimiz böyle bir kararı verdikten sonra atılacak adım bellidir. Onamaksa, Meclis ten gelen böyle bir kararı ben peşinen ifade ediyorum; onarım dedi. 115

118 AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZ ALTINDA, TEK MILLET, TEK VATAN ŞUURU IÇINDE OLDUĞUMUZU HAYKIRMAK VE DARBELERI TARIHE GÖMDÜĞÜMÜZÜ BÜTÜN DÜNYAYA DUYURMAK IÇIN BIR ARADAYIZ. Kahraman: Darbeler tarihi sona ermiştir TBMM Başkanı İsmail Kahraman, mitingdeki konuşmasında Bugün 15 Temmuz şehitlerimizi anmak ve darbeye karşı demokrasimizin kazandığı zaferi taçlandırmak için bir aradayız. Ay yıldızlı bayrağımız altında, tek millet, tek vatan şuuru içinde olduğumuzu haykırmak ve darbeleri tarihe gömdüğümüzü bütün dünyaya duyurmak için bir aradayız dedi. Vatansever güvenlik güçleriyle milletin bir bütün olarak darbeyi önlediğini vurgulayan Kahraman, Demokrasi kazandı. Bundan sonra hiçbir güç darbeye teşebbüs edemeyecektir. Darbeler tarihi sona ermiştir. Milletimiz demokratik tecrübesi, azmi, cesareti, ferasetiyle bir büyük fitneyi defetti. Biz milletimize inanıyor ve güveniyoruz. İnşallah akıl ve gönül birliğiyle her zorluğu birlikte aşacağız. Bizler derken canlarını seve seve feda eden şanlı insanlarımızı unutmadan yarınlara umutla bakacağız diye konuştu. Sırt sırta, omuz omuza vererek hep ileriye gidileceğini kaydeden Kahraman, Allah tan başka kimsenin önünde eğilmeyecek, niyazda bulunmayacağız. Millet devletsiz, devlet ordusuz olmaz. Bizler ordumuzu peygamber ocağı olarak kabul eden bir milletiz. Muazzez bir ordu olan ordumuzun yeri kışladır. Ancak vatan müdafaası için çağrıldığında kışlasından çıkar. Bir daha kışladan çıkmayacağına inanıyorum. Millet olarak tarih yazmaya devam edeceğiz. Bu muhabbetimizi Cenab-ı Allah daim ettirsin dedi. TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 15 Temmuz gecesi darbe harekatının başlaması üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi nin hemen açıldığını ve gece boyunca açık tutulduğunu hatırlatarak, Ertesi gün olağanüstü toplantı yaptık. Türkiye Büyük Millet Meclisi nde grubu bulunan dört siyasi partinin imzaladığı ortak bir bildiri yayımladık diye konuştu. Partilerin darbenin karşısında, demokrasinin yanında durduklarını tüm dünyaya açıkladıklarını belirten Kahraman, İradeye konulmak istenen ipoteğe karşı koyarak ikinci defa Meclisimiz gazilik payesini hak etti. Milletçe yaptığımız şanlı direnişe tahammül edemeyen meczuplar milletin kalbini, bağrını bombaladılar. Meclisimize bomba attılar ifadelerini kullandı. Yıldırım: 15 Temmuz ikinci Kurtuluş Savaşı dır AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Çanakkale de ve Kurtuluş Savaşı nda destan yazan milletin aynı ruhla 15 Tem- 116

119 muz destanını yazdığını söyledi. 15 Temmuz ikinci Kurtuluş Savaşı dır değerlendirmesinde bulunan Yıldırım, Allah a hamdolsun, toprağın altında şerefiyle yatan şehitlerimiz sayesinde bugün bu topraklarda şerefimizle, bağımsızlığımızla, kardeşliğimizle bir olarak, beraber olarak yaşıyoruz. Güya Türk askeri kılığına girip topraklarımızı işgal edeceklerdi. Sanki bu milletin iradesini çalacaklardı. Allah şerleri hayra çevirir, bizi öldürmeyen her darbe bizi daha da güçlendirir dedi. Siyasette meydana gelen birleştirici tabloyu bozmayacaklarını kaydeden Yıldırım, uzlaşma ve işbirliğini güçlendireceklerini, Türkiye yi milletle, siyasi partilerle, sivil toplum örgütleriyle 2023 hedeflerine taşıyacaklarını ifade etti. Türk, Kürt, Alevi, Sünni arasındaki dayanışma ve kardeşliği daha da geliştireceklerini belirten Yıldırım, Aramıza giren bölücü terör örgütünü de milletimizin arasından çıkaracağız. Hangi mezhepten, hangi meşrepten olursa olsun bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz diye konuştu. Beraber olunduğunda aşılamayacak hiçbir engel olamayacağına dikkat çeken Yıldırım, İşte bugün buradaki tarihî birlikteliği gözümüz gibi koruyacağız. İntikam duygusuyla değil, adaletle, hukukla hareket edeceğiz. Bu terör örgütünün mensuplarından şehitlerimizin, gazilerimizin hesabını soracağız. Demokrasiden taviz vermeyeceğiz. Özgürlükleri daha da geliştireceğiz, ekonomimizi daha da büyüteceğiz, düşmanlarımızı azaltacak, dostlarımızı çoğaltacağız. 15 Temmuz Türkiye nin mikroplarından temizlendiği gündür. Bugün Türkiye temizlik yapıyor. Devleti kilitleyen, ekonomiyi daraltan, milleti rahatsız eden unsurları teker teker ortadan kaldırıyoruz ifadelerini kullandı. Başbakan Yıldırım, gençler için Bunlar memleket meselesiyle ilgilenmez diyenlerin 15 Temmuz gecesi ne kadar yanıldıklarını gördüklerine işaret ederek, Tankların önüne göğsünü siper eden, tankların önüne yatan gençlerimizi, kadınlarımızı yürekten kutluyorum. Allah sizden razı olsun. Millet size minnet borçludur dedi. Kılıçdaroğlu: Türkiye yi düzlüğe çıkarmak hepimizin ortak görevi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz akşamı Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanan bir çete grubunun Türk demokrasisine, parlamentoya darbe yapmak istediğini belirterek, Özellikle buradan TBMM yi 15 Temmuz akşamı sabaha kadar açık tutan ve yöneten TBMM Başkanı na yürekten teşekkürlerimi sunmak istiyorum dedi. 15 Temmuz un bir uzlaşma 117

120 kapısı araladığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz da artık yeni bir Türkiye vardır. Eğer biz bu gücü, bu uzlaşma kültürünü daha da ileri taşıyabilirsek çocuklarımıza güzel bir Türkiye yi hep birlikte bırakmış olacağız diye konuştu. Bundan sonrasına ilişkin 12 maddelik yol haritasını açıklayan Kılıçdaroğlu, Eksiği olabilir, fazlası olabilir, ama Türkiye yi düzlüğe çıkarmak hepimizin ortak görevidir. Benim de görevim, iktidardakilerin de görevi, sivil toplum örgütlerinin de görevi, vatandaşın da görevi. Buradan söz veriyorum ve şunu söylüyorum, hep birlikte mücadele edelim diye konuştu. Meydanda ön saflarda kadınların bulunduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, Tıpkı darbe gecesi tankların önünde durdukları gibi. Bundan büyük gurur duyuyorum dedi. Kılıçdaroğlu, Hepimiz bu toprakların çocuklarıyız. Bu toprakların çiçekleriyle, türküleriyle, annelerimizin duaları ve ninnileriyle büyüdük. Birlikte kardeşçe yaşadık. Birlikte kardeşçe yaşayacağız. Birlikte kardeşçe mücadele edeceğiz. Bu topraklar bereketli topraklardır. Bu topraklarda Yunuslar var, Mevlânalar var, Hacı Bektaş-ı Veliler var, Neşet Ertaşlar var, Erzurumlu Emrahlar var, Ferhatlar var, Şirinler var. Onlar bu topraklardan çıktı. Bu topraklarda huzur içinde, barış içinde demokrasimizi güçlendirerek, farklılıklarımıza saygı göstererek birlikte mücadele etmeliyiz ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, haksızlıklarla mücadele ederken hukukun dışına çıkılmaması gerektiğini de kaydetti. Bahçeli: Vesayetçi odaklara şans tanımayalım MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk vatanını çekemeyen, üzerine çöreklenmek isteyen, milletimizin varlığından rahatsız olan ne kadar kanı bozuk çevre 118

121 varsa FETÖ nün sırtını sıvazladı, eline silah tutuşturdu dedi. 15 Temmuz da TBMM yi, emniyet ve istihbarat kuruluşlarını bombalayıp, sivil ve masum vatandaşlarımızı katledenlerle, 101 yıl önce Çanakkale kıyılarına gelip üzerimize ateş saçanların aynı karanlık yolun yolcusu olduğunu ifade eden Bahçeli, Ülkemin neresinde doğarsanız doğunuz, kökünüz, kökeniniz, mezhebiniz ne olursa olsun, vatanım, bayrağım, milletim, demokrasim, şehitlerim, kardeşliğim ve mukaddesatım demek için Yenikapı yı doldurdunuz. Bu ruh devam ettiği müddetçe hiçbir hain bize yanaşamayacaktır. Millî birlik ve kardeşliğimiz sağlam kaldığı, hatta sürekli tahkim edildiği sürece hiçbir çıldırmış, hiçbir hayasız ve vicdansız Türkiye ye saldırmayı aklından bile geçiremeyecektir diye konuştu. Yeni bir sayfa açalım, millî bir uzlaşmayla hukukun üstünlüğünü gözeterek, insan hak ve özgürlüklerini muhafaza ederek geleceğin yol haritasını çizelim diyen Bahçeli, şöyle devam etti: Türkiye nin tarihsel haklarını lekelemeye cüret edenleri şaşkına çevirelim. Bu arada Türk askeri topyekûn darbeci ve suçlu görülmemelidir. Ordu-millet dayanışması canlandırılmalı, Mehmetçik gözden ve gönülden çıkarılmamalıdır. Bu sisli ve tereddütlü ortamda, mazlum vatandaşlarımız ve kamu görevlileri mağdur edilmemelidir. Suçsuzu suçludan ayıracak adalet şuuru eksiksiz ve faal olmalıdır. Yani manda özlemlerine geçit vermeyelim, bu milleti himayesi altına almaya kalkışan vesayetçi odaklara şans tanımayalım. Akar: Terörist hainlerin TSK nın ezici çoğunluktaki mensuplarıyla hiçbir alakası yoktur Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da mitingde bir konuşma yaparak, 15 Temmuz günü ülkemizin tüm kurum ve kuruluşları ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri ne sızmış bulunan bir grup illegal çete mensubu terörist hain (FETÖ), tarihimizde görülmemiş bir şekilde vatanımıza, milletimize, cumhuriyetimize bu zilleti ve rezaleti yaşatmış ve Türk Silahlı Kuvvetleri nin şan ve şerefle dolu geçmişine kara bir leke sürmüşlerdir. Her yönüyle millî ve yerli olan yüksek siyasi liderlikçe verilen direktifler doğrultusunda, asil milletimiz ve onun bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri nin gerçek evlatları ile Emniyet mensupları kahramanca ve ferasetle bu hain girişime karşı koymuşlardır dedi. Bu rezaleti devlete, TSK ya ve millete yaşatanların en ağır şekilde cezalandırılacağını vurgulayan Akar, Burada özellikle şunu da belirtmek isterim; 15 Temmuz akşam saatlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yuvalanan illegal çete mensubu terörist hainlerin (FETÖ) darbe girişiminin halkımızın peygamber ocağı olarak adlandırdığı Türk Silahlı Kuvvetleri nin, vatanını, milletini, bayrağını seven ezici çoğunluktaki mensuplarıyla kesinlikle hiçbir alakası yoktur ifadelerini kullandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün işaret ettiği Hakimiyet milletindir düsturunun en temel anlayışları olduğunu kaydeden Akar, Milletimizin bağrından çıkan, bayrak, vatan, devlet ve milleti için ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışıyla, ibadet vecdi ile görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri tüm personeliyle demokratik hukuk sistemi içerisinde devletimizin ve yüce milletimizin emrinde, görevinin başındadır dedi. Gazi Orçun Şekercioğlu: Şahit olduğum hadise yeni bir istiklal mücadelesiydi 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Boğaziçi Köprüsü nde darbecilerin açtığı ateş sonucu yaralanarak bir bacağını kaybeden gazi Orçun Şekercioğlu ise mitingdeki konuşmasında kahraman milletin bir parçası olmaktan gurur duyduğunu belirterek şunları söyledi: O gece şahit olduğum hadise yeni bir Çanakkale ydi, yeni bir istiklal mücadelesiydi. Tıpkı o cephelerde olduğu gibi sağımda ve solumda vurulanlar olmasına rağmen hiç kimse geriye kaçmadı, hep bir adım ileriye attı. Vurulanın yerini diğer bir kardeşim hemen tamamladı. O gece yollarda, köprülerde, meydanlarda 79 milyonun özeti vardı. 119

122 KAHRAMAN SIZ KALMADIK ERBAY KÜCET Kahraman bekleyen yığınlarını, Kahramansız bırakma Allah ım! Arif Nihat Asya hafızalarımıza kazınan Dua şiirini bugünü düşünerek yazmış olmalı yılında milletvekili danışmanlığı için adım attığım Gazi Meclisimizde daha sonra idareci olarak çeşitli görevlerde bulundum. Bugün de yüce Meclis çatısı altında idarecilik yapmanın onurunu taşımaya devam ediyorum. Rabbimin bahşettiği ömürle hayat yolculuğumuz sürüyor. 61 yılı geride bıraktığım yaşamımda acı-tatlı pek çok olay yaşadım. Birkaç yıl önce doktorların cerrahi müdahale yapmak zorunda kaldığı kalbimin örselendiği zamanlar, kırıldığı anlar elbette oldu. Ancak hiçbir olay, devletimize, milletimize ve demokrasimizin kalbi ne kasteden 15 Temmuz daki hain darbe teşebbüsü kadar kalbimi acıtmadı. Demokrasi tarihimizin kara lekeleri olan darbelerin bazılarını hayal meyal, bazılarını ise tüm gerçekliğiyle hatırlıyorum. 27 Mayıs 1960 darbesi çocukluk yıllarımda gerçekleştiği için o günlere dair pek hatıram yok, ancak gençlik ve yetişkinlik dönemlerimdeki darbelerin ülkemize ve milletimize verdiği eziyetlerden nasibini almış biriyim. 27 Mayıs 1960 darbesi yapıldığında 5 yaşındaydım. Annem ve komşularının Ankara Aktaş Mahallesi Plevne Caddesi nden konvoy halinde geçen askerî araçlara bakarak Menderes i yakalamışlar, asacaklarmış diye birbirlerine fısıldamaları hafızamın bir köşesinde durur. O çocuk yaşımda asmak kelimesi aklıma sadece çamaşır ı getirdiği için annemlerin konuştuklarını anlamakta güçlük çekmiştim. Ben ne olup bittiğini kavrayamasam da, 27 Mayıs döneminde bu ülkenin seçilmiş başbakanını astılar, hem de millete rağmen İlk gençlik yıllarımda, aile büyüklerimin televizyonsuz sohbet- 120

123 27 MAYIS 1960 DARBESI ÇOCUKLUK YILLARIMDA GERÇEKLEŞTIĞI IÇIN O GÜNLERE DAIR PEK HATIRAM YOK, ANCAK GENÇLIK VE YETIŞKINLIK DÖNEMLERIMDEKI DARBELERIN ÜLKEMIZE VE MILLETIMIZE VERDIĞI EZIYETLERDEN NASIBINI ALMIŞ BIRIYIM. lerinde Menderes haksız yere idam edildi sözünü duyduğumda, Madem bu kadar seviyordunuz, neden sokağa çıkıp tepkinizi göstermediniz? diye sorduğumu hatırlıyorum. 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından 1962 ve 1963 yıllarında Talat Aydemir in darbe teşebbüslerini, 12 Mart 1971 muhtırasını, 12 Eylül 1980 darbesini gördü Türkiye. 28 Şubat 1997 tarihi ise postmodern darbe olarak kayıtlara geçti. Rahmetli Necmettin Erbakan ın başbakanlığında kurulan REFAHYOL Hükümeti nin Tarım Bakanı Sayın Musa Demirci nin basın müşaviri olarak görev yaptığım dönemde 28 Şubat postmodern darbesini yaşadım. O günleri unutmam mümkün değil. İliklerimize kadar hissettiğimiz 28 Şubat sürecindeki mağduriyetimizi burada ifade edip kazandığımız sevapları boşa çıkarmayacağım. Yaşadık, geçti gitti. O dönemde ülkemiz bir badireyi daha atlatırken biz de Vatan sağ olsun deyip yola devam ettik. Ülkemizde siyasi hayatın darbeler ve muhtıralar sonrasında geldiği durumu benim yaşımdakiler bilirler. Tam düzlüğe çıkacağımız zamanlarda yapılan bu baskıların nereden, nasıl ve niye geldiğini bilmek için müneccim olmaya gerek yok. Türkiye nin yakın dostları (!), bizi çok sevdiklerinden olsa gerek içimizdeki işbirlikçileriyle kurdukları temaslarla yurdum insanının daha rahat etmesi için (!) çabalıyorlar. İstemediğimiz halde bizi kurtarmaya geldiklerini söylüyorlar. Halbuki biz kurtarılmaktan kurtulmak istiyoruz. Bunu bir türlü anlamıyorlar. Meclis te tarihî anlar yaşandı 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin darbeci askerler tarafından kapatıldığı dakikalarda İstanbul daydım. TRT ekranlarından Yurtta Sulh Konseyi adına korsan bildirinin okutulması, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım ın halkı darbe teşebbüsüne karşı meydanlara çağırması, vatandaşların canlarını ortaya koyarak tanklara geçit vermemesi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ın rehin alınması gibi pek çok olayın birbirini izlediği gece, Türkiye Büyük Millet Meclisi nde de tarihî anlar yaşandı. TBMM Başkanımız Sayın İsmail Kahraman başta olmak üzere bakanlar ve milletvekilleri Genel Kurul Salonu nda bir araya gelerek darbe teşebbüsüne karşı tek ses, tek yürek oldu. Meclisimizde sergilenen dik duruş, darbecilerin yaptıkları hain planları boşa çıkaran en önemli unsurlar arasında yer aldı. TBMM nin millî irade ve demokrasiye kararlılıkla sahip çıkması üzerine darbeci askerler Gazi Meclisimizi de hedef aldılar. Halka ateş edecek, vatandaşları tankla ezip geçecek kadar gözü dönmüş darbeciler, demokrasinin kalbine bombalar attı, tarihî binaya büyük hasar verdi. Millî iradenin tecelligahı TBMM nin bombalarla sarsıldığı dakikalarda, Meclis Başkanımız Sayın İsmail Kahraman, bakanlar ve milletvekilleri Darbeye hayır demeye, millet iradesine sahip çıkmaya devam etti. 15 Temmuz la ilgili yazılacak çok şey, konuşulacak nice kahramanlık öyküsü var. O gece Meclisimizi açarak çalışmasını sağlayan TBMM Başkanımız soyadıyla müsemma olarak yaşamaya devam edecektir. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, siyasi partilerin genel başkanları darbe karşısında sergiledikleri dik duruşla daima hatırlanacaklardır. 15 Temmuz da Türk milletinin yazdığı kahramanlık destanı ise nesilden nesile aktarılacaktır. 121

124 SOSYAL MEDYA GÜNLÜKLERİ İbrahim Halil Halkımız meydanda, biz TBMM deyiz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, milletimizle birlikte demokrasimize ve devletimize sahip çıkıyoruz. Tekin Demokrasi tarihimizin en karanlık gecelerinden birini yaşadık. Halkımıza geçmiş olsun diyor, sağduyuya davet ediyorum. Fatih Milletimizin bizlere emanet etmiş olduğu aziz iradesine uzanan kirli elleri bir kez daha kıracağız. Millet kazanacak, Demokrasi kazanacak. Fatma Güldemet Baba bildik devleti, Aziz bildik milleti, Biz şehadet şerbeti İçtik memleket için Mevlüt TBMM deyiz. Meclisimiz maalesef büyük hasar aldı... Didem #Cumhuriyet ve #Demokrasi buluşmamızda halkımızla #Taksim de Darbelere Hayır! Yaşasın Özgürlükçü Demokrasi! dedik. Erkan Demokrasi nöbetinden #TBMM Meral Danış Meclis in dışı ve içi... Necdet Adana İstasyon Meydanı nda #DemokrasiNöbeti ne devam Mücahit Demokrasi nöbetiyle gücünü gösteren milletimizin desteği sürdükçe Türkiye dosta güven, düşmana korku verecektir. 122

125 Mustafa Aziz milletimiz iradesine sahip çıktı. Demokrasi şehitlerimize Allah tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Millet olarak minnettarız. Selina TBMM de tadilat sürüyor. Tarumar olmuş belli bir bölümün öylece bırakılmasını öneriyorum. Halkın iradesine yapılan saldırıyı unutturmamak için. Edip Semih 15 Temmuz darbe teşebbüsü karşısında dik duran, hangi makamda olursa olsun demokrasi sınavını verebilen her memleket evladına selam olsun. Berdan Demokratik siyaset tek çıkış yoludur! Veysel Bu asil ve aziz millet Çanakkale ve İstiklal Harbi ruhunun ilelebet var olacağını bütün dünyaya haykırdı. Okan Cumhuriyete ve demokrasimize sahip çıkıyoruz. Parlamenter demokrasimizin vazgeçilmezi olan yurttaşlarımızın özgür iradesine bağlıyız. Cevdet Biriz, beraberiz, farklılıklarımızı zenginlik bilerek hep birlikte Türkiye yiz. #15TemmuzDayanışması Harun Millet eğilmez, Türkiye yenilmez! Aziz Bu toprakların mayası kardeşliktir, birlik ve beraberliktir. Yenikapı'da kardeşlik, birlik, beraberlik, Türkiye var. Ahmet Darbe teşebbüsüne karşı iktidar ile muhalefet birlik olmuş, milletin hukukunu korumuştur. Veli Halkımız cumhuriyet ve demokrasinin kazanımlarına sahip çıkmıştır. Türkiye nin yolu tektir; demokrasidir

126 SOSYAL MEDYA GÜNLÜKLERİ Ayşe Acar HDP, her koşulda ve ilkesel olarak her tür darbeye karşıdır! Çiğdem Cumhurbaşkanlığı Külliyesi nde tek tek şehitlerimizin isimleri okunuyor ve demokrasi nöbetçilerinden tek bir ses yükseliyor: BURADA Oktay Yaşasın Türk milleti. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Yaşasın millî egemenlik. Yaşasın demokrasi. Yaşasın hukuk devleti. Ayşe Sula Millet, vekilleriyle nöbette buluşuyor... El ele, gönül gönüle... Nurettin Bu birlik ve dayanışma ruhu millet olmanın mayasıdır, omurgasıdır, korunması gerekir. Bütün renklerimizle birlikte meydanlarda olacağız. Murat Meclis te şiddetli patlama oldu, Genel Kurul da duman dışında hasar yok. Emrullah TBMM aslanlar gibi darbeye meydan okuyor ve şu anda darbeye karşı tavrını ortaya koyuyor. Lütfiye Selva Geleceğimize güçlü ve temiz Türkiye bırakacağız inşallah. Millî irade devletine sahip çıkıyor. Nükhet Aziz milletimiz destan yazmaya devam ediyor #TekMilletTekYürek Nuri Türk milleti iktidarı ve muhalefeti ile el ele vererek demokrasiye sahip çıkacak ve darbecilere karşı duracaktır. 124

127 Muharrem Demokrasinin ve millî iradenin mabedi Gazi Meclis in hasar gören yerlerini ziyaret ettiğimde üzüntüm ağırlaştı. Vecdi Az önce helikopter tarafından tarandık. Şu an Meclis e girdik. Demokrasimize sahip çıkıyoruz, halkın evindeyiz. Ahmet O gece, bombalar altında Meclis te sabaha kadar millî iradeyi diri tutan Başkan ve milletvekillerinin asaletleri önünde saygı ile eğiliyorum. Ziya Her türlü darbe ve darbe girişimine karşıyız! Hiç kimse halkın iradesini yok sayamaz! Tahsin Yine tek yüreğiz... Laiklik ve demokrasi, başka yolumuz yok. Jülide Millet iradesine sahip çıkmak için bombalar altında TBMM'de sürdürdüğümüz demokrasi nöbetimize devam ediyoruz. Hilmi Diz çökmedik diz çökmeyeceğiz. Milletin hukukunu korumak için hukuk içinde ne yapılması gerekiyorsa yapılacak. Milletimizin gönlü rahat olsun! Ruhi TBMM deki durumun vahameti hava aydınlanınca daha net anlaşıldı. Öznur #15TemmuzDayanışması Aziz milletimizin Çanakkale ruhu ile yeni bir destan yazmasıdır. #KardeşçeMeydanlardayız Gürsel Demokrasiye sahip çıkmak için Yenikapı dayız... Ahmet Kenan Muzaffer Türk milletine hezimet yaşatmaya hiçbir melunun nefesi yetmeyecektir. Demokrasiye sahip çıkarak büyüyeceğiz! 125

128 SOSYAL MEDYA GÜNLÜKLERİ Mevlüt Ülke ve Türk milleti olarak yakın tarihimizin en büyük tehdit ve tehlikesi ile karşı karşıyayız. Hepimiz bu sorumluluk bilincinde olmalıyız. Erhan Türk milletine ve demokrasiye karşı yapılan darbeyi şiddetle kınıyorum. Türkiye sorunlarını daha fazla demokrasiyle çözmelidir. Mihrimah Belma Demokrasi nöbeti için meydanları dolduran vatandaşlarımıza selam olsun. Bir ve beraber oldukça bizi kimse yıkamaz. Allah yardımcımız olsun. Selin Sayek Demokratik düzen bizim için vazgeçilmezdir. Sema Muhteşemsin İstanbul, muhteşemsin Türkiyem. Yenikapı da milletimiz tarihe yeni bir kapı araladı. Gelecek aydınlık günler bizi bekliyor. #TekMilletTekYürek Selim Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen bu hainleri yüce milletimiz asla affetmeyecektir. Selma Burası TBMM Akif TBMM de 15 Temmuz darbeye teşebbüs gecesinden arta kalan bir görüntü. Ahmet Haluk Ne darbe, ne dikta. Türkiye; demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bu vatan, bu değerler, hepimizin kutsalı... Sezer Başka söze hacet var mı? #TekMilletTek- Yürek 126

129 Hülya Atçı Bu millet Çanakkale de, Sakarya da, Kutü l-amâre de nasıl destan yazdıysa bugün de 15 Temmuz kalkışmasına karşı destan yazıyor. Müslüm Darbeye karşı halkların, inançların ortaya koyduğu ortak irade, yeni özgürlükçü bir sürece ve demokratik bir gelişmeye olanak vermektedir. Ümit TBMM nin bombalandığı söyleniyor. Yoldayım, TBMM ye gidiyorum ve bütün milletvekillerini TBMM ye davet ediyorum. Mazlum Cumhuriyet ten, laiklikten, adaletten ve demokrasiden yana olan bir milletvekili olarak darbe girişimini lanetliyorum. Tufan TBMM bombalanmaya devam ediyor. Hep beraber sığınaktayız. Özgür Gece boyunca Meclis te ateş altındaydık. Türkiye Büyük Millet Meclisi ni bu hale getirdiler. Aykut Şu melanetten... Daha eşit... Daha özgür... Daha zengin... Daha şeffaf... Bir ülke çıkarıp birlikte kardeşçe yaşayabilir miyiz? YAPARIZ... İsmail Demokrasiye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne inanıyoruz. Hiçbir askerî darbe girişimini asla kabul etmiyoruz. Mustafa Karşınızda Türkiye nin bütünlüğünü bozmaya yönelik hain bir güç var. Ancak böyle bir hain güç TBMM yi bombalayabilir. Atay 15 Temmuz Demokrasi Bayramı... Dün olduğu gibi bugün de demokrasi nöbetindeyiz. Mustafa İşte Türkiye nin yeni profili! Birdik bin olduk, milyonlar olduk. Birliğimiz daim olsun... #TekMilletTekYürek 127

130 TÜRK PARLAMENTERLER BIRLIĞI NDEN - ÜYE AIDATLARIMIZ 17. OLAĞAN GENEL KURUL KARARIYLA 2016 YILINDA YILLIK 120 TL DIR. - BANKALAR TARAFINDAN MÜŞTERILERINE ULUSLARARASI BANKA HESAP NUMARASI (IBAN) VERILMEKTEDIR. ÜYELERIMIZIN AIDATLARINI YATIRIRKEN PROBLEM YAŞAMAMALARI IÇIN BIRLIĞIN IBAN NUMARASI AŞAĞIDA BELIRTILMIŞTIR. - BILINDIĞI GIBI 2002 DE YILLIK 30 TL OLAN ÜYE AIDATLARI 2004 YILINDAN ITIBAREN 60 TL VE 2013 YILINDAN BERI 120 TL DIR. GERIYE DOĞRU AIDAT BORÇLARININ BUNA GÖRE HESAPLANMASI VE TÜRK PARLAMENTERLER BIRLIĞI ZIRAAT BANKASI TBMM ŞUBESI IBAN: TR HESAP NUMARASINA YATIRILMASI; 5253 SAYILI DERNEKLER KANUNU NA GÖRE, ALINAN AIDATLARIN BELGESINE ÜYELERIN TC KIMLIK NUMARALARININ YAZILMASI GEREKMEKTEDIR. - ÜYELERIMIZIN TC KIMLIK NUMARALARINI MEKTUP VEYA TELEFONLA BIRLIĞE BILDIRMELERI RICA OLUNUR. TPB HABER PORTALI FAX HATTI: SAYIN ÜYELERIMIZ HER KONUDA BIZE ULAŞABILIRSINIZ. TÜRK PARLAMENTERLER BIRLIĞI ANKARA KONUKEVI: ANKARA HOTEL PİNO BAYRAKTAR MAHALLESI VEDAT DALOKAY CADDESI BAYRAKLI SOKAK NO: 35 GOP/ANKARA TEL: TÜRK PARLAMENTERLER BIRLIĞI TBMM Yeni Halkla İlişkiler Binası Zemin Kat No: Bakanlıklar/ANKARA Tel: Fax: Türk Parlamenterler Birliği Ziraat Bankası TBMM Şubesi IBAN: TR

131

132

Türkiye'de 3 Ay OHAL İlan Edildi

Türkiye'de 3 Ay OHAL İlan Edildi Türkiye'de 3 Ay OHAL İlan Edildi Erdoğan, "OHAL uygulaması kesinlikle demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere karşı değildir" dedi. 21.07.2016 / 09:56 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından

Detaylı

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ VE MİLLETİN ZAFERİ

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ VE MİLLETİN ZAFERİ 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ VE MİLLETİN ZAFERİ CUMHURBAŞKANLIĞI GENEL SEKRETERLİĞİ Birinci Baskı: Ağustos 2016 EDİTORYAL ÇALIŞMA VE METİN Kurumsal İletişim Başkanlığı, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü Görsel

Detaylı

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu GÜNÜN MANŞETLERİ 23 Temmuz 2016 Cumartesi 11:52 Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu FETÖ darbe girişimi olaylarında darbecilerin hedefinde UIC Yönetim

Detaylı

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SENATO KARARI KARAR TARİHİ TOPLANTI SAYISI KARAR SAYISI /

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SENATO KARARI KARAR TARİHİ TOPLANTI SAYISI KARAR SAYISI / Üniversite Senatosu Rektör Prof. Dr. Sait BİLGİÇ başkanlığında saat 15:00 da toplandı. Yeterli çoğunluğun olduğu anlaşıldı. Gündem onaylanarak kabul edildi. Konuların görüşülmesine geçilerek aşağıda yazılı

Detaylı

İşte ihanet yıllığı HIZLA YÜKSELDİLER

İşte ihanet yıllığı HIZLA YÜKSELDİLER İşte ihanet yıllığı Hava Harp Okulu nun 2006 yıllığı 15 Temmuz gecesi bomba yağdıran pilotlarla dolu. 16 hain yüzbaşı eğitimlerini Akın Öztürk ün komutan olduğu Çiğli 2. Ana Jet Üssü nde tamamladı. SABAH,

Detaylı

TED İN AYDINLIK MEŞALESİNİ 50 YILDIR BÜYÜK BİR GURURLA TAŞIYAN OKULLARIMIZDA EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLADI

TED İN AYDINLIK MEŞALESİNİ 50 YILDIR BÜYÜK BİR GURURLA TAŞIYAN OKULLARIMIZDA EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLADI TED İN AYDINLIK MEŞALESİNİ 50 YILDIR BÜYÜK BİR GURURLA TAŞIYAN OKULLARIMIZDA 2016-2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLADI Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ün 1928 yılında Ankara

Detaylı

Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları

Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları Cumhuriyetin kuruluşu Anadolu insanının iman, namus, bağımsızlık, özgürlük, vatan ve millete sevgi ile bağlılığının inancı ve iradesi ile kendisine önderlik yapan Mustafa

Detaylı

Türkiye'de ilan edilen olağanüstü hal uygulaması dünya basınında geniş yer buldu / 11:14

Türkiye'de ilan edilen olağanüstü hal uygulaması dünya basınında geniş yer buldu / 11:14 Dünya Basınında OHAL Türkiye'de ilan edilen olağanüstü hal uygulaması dünya basınında geniş yer buldu. 21.07.2016 / 11:14 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 3 ay süreli OHAL kararı dünya

Detaylı

Haber Bülteni. Yeni Seçilen Üyelerin TBMM Başkanı Sayın İsmail KAHRAMAN ı Ziyareti. Sayı: 236 Yıl:20. Temmuz 2016

Haber Bülteni. Yeni Seçilen Üyelerin TBMM Başkanı Sayın İsmail KAHRAMAN ı Ziyareti. Sayı: 236 Yıl:20. Temmuz 2016 Sayı: 236 Yıl:20 Temmuz 2016 Adres : T.C. Sayıştay Başkanlığı 06100 Balgat/Ankara Tel : 0.312 295 30 00 Faks : 0.312 295 40 94 e-mail : [email protected] web : www.sayistay.gov.tr 1 Yeni Seçilen

Detaylı

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler Dünya üzerindeki birçok İslami kurum, kuruluş ve şahsiyetler Türkiye'de yaşanan darbe girişimi hakkında mesajlar yayımladı. 16.07.2016 / 22:09 15 Temmuz gecesi

Detaylı

2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU

2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 1 Av.Dr. M. SEZGİN TANRIKULU İSTANBUL MİLLETVEKİLİ GİRİŞ 2015 yılı Ağustos ayından itibaren tekrar başlayan çatışmalar Türkiye tarihinde eşi az görülmüş bir yıkıma, sayısız

Detaylı

Mete Yarar'dan 15 Temmuz kitabı : Darbenin Kayıp Saatleri

Mete Yarar'dan 15 Temmuz kitabı : Darbenin Kayıp Saatleri Mete Yarar'dan 15 Temmuz kitabı : Darbenin Kayıp Saatleri Araştırmacı, yazar Mete Yarar 15 Temmuz kanlı darbe girişimini farklı açıdan okurlara sunuyor. Özel Kuvvetler Komutanlığı ndan 2004 yılında kendi

Detaylı

Sudan'da Türk-Sudan İlişkileri Sempozyumu düzenlendi

Sudan'da Türk-Sudan İlişkileri Sempozyumu düzenlendi 28.11.2016-22:02 Sudan'da Türk-Sudan İlişkileri Sempozyumu düzenlendi Sudan'da Türk-Sudan İlişkileri Sempozyumu düzenlendi - Sudan Stratejik Çalışma ve Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Hüseyin: - "Türkiye,

Detaylı

Türk Armatörler Birliği

Türk Armatörler Birliği Cilt 1, Sayı 7-8 Bülten Tarihi : 19 AĞUSTOS 2016 TAB E-BÜLTEN TEMMUZ-AĞUSTOS 2016 Türk Armatörler Birliği 15 TEMMUZ 2016 TÜRKİYE nin KARA GÜNÜ Kara Bir Gün 15 Temmuz 2016 günü akşam saatlerinde Türkiye

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu Ocak 05, 2017-4:11:00 Başbakan Binali Yıldırım, Keçiören Belediyesi önünde düzenlenen metro açılış töreninde yaptığı konuşmada, nüfusu

Detaylı

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem NEDEN Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem YERLi VE MiLLi BiR SiSTEM Türkiye, artık daha büyük. Dünyada söz söyleyen ülkeler arasında. Milletinin refahını artırmaya başladı. Dünyanın en büyük altyapı

Detaylı

Hükümetten OHAL Kararnamesi: "TİB Kapatıldı, Soru Çalanlar İhraç Edilecek"

Hükümetten OHAL Kararnamesi: TİB Kapatıldı, Soru Çalanlar İhraç Edilecek Hükümetten OHAL Kararnamesi: "TİB Kapatıldı, Soru Çalanlar İhraç Edilecek" Soru çalıp memur olanlara ihraç, TSK'dan atılan pilotlar dönmesi ve TİB'in kapatılması gibi önemli kararlar var. 15.08.2016 /

Detaylı

OHAL Bilançosu, Hak İhlalleri Raporu

OHAL Bilançosu, Hak İhlalleri Raporu OHAL Bilançosu, Hak İhlalleri Raporu 15 Temmuz kanlı darbe girişimi sonucu 241 yurttaşımız şehit oldu, 2bin 194 yurttaşımız yaralandı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 17 Ağustos 2016 tarihinde hükümetin

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Ankara Sincan da halka hitap etti

Başbakan Yıldırım, Ankara Sincan da halka hitap etti Başbakan Yıldırım, Ankara Sincan da halka hitap etti Nisan 14, 2017-7:12:00 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Ankara Sincan ilçesi Lale Meydanı'nda mitinge katılarak vatandaşlara hitap

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

T.C. İZMİR İLİ URLA BELEDİYESİ MECLİS KARARI

T.C. İZMİR İLİ URLA BELEDİYESİ MECLİS KARARI Karar No :300 KARAR 300 : Gündem maddelerinin görüşülmesi tamamlanmış olduğundan Ağustos ayı meclis toplantısının birinci birleşiminin kapatılmasına, bir sonraki meclis birleşiminin 5 Ağustos 2016 Cuma

Detaylı

Devrim Öncesinde Yemen

Devrim Öncesinde Yemen Yemen Devrimi Devrim Öncesinde Yemen Kuzey de Zeydiliğe mensup Husiler hiçbir zaman Yemen içinde entegre olamaması Yemen bütünlüğü için ciddi bir sorun olmuştur. Buna ilaveten 2009 yılında El-Kaide örgütünün

Detaylı

MİT'ten yurt dışındaki FETÖ'cülere 3 aşamalı operasyon

MİT'ten yurt dışındaki FETÖ'cülere 3 aşamalı operasyon MİT'ten yurt dışındaki FETÖ'cülere 3 aşamalı operasyon 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da Fetullahçı Terör Örgütü ile çok ciddi bir mücadele yürütülüyor. 16 ülkede

Detaylı

Gülen'in Haki Cübbesi Darbe Sinyali Miydi?

Gülen'in Haki Cübbesi Darbe Sinyali Miydi? Gülen'in Haki Cübbesi Darbe Sinyali Miydi? Türk istihbarat kaynaklarına göre Fetullah Gülen ordudaki takipçilerine darbe girişiminin sinyalini aylar önce vermişti. 30.07.2016 / 13:18 ABD'nin en çok satan

Detaylı

TSK'dan Sınır Ötesi IŞİD Operasyonu

TSK'dan Sınır Ötesi IŞİD Operasyonu TSK'dan Sınır Ötesi IŞİD Operasyonu TSK Müşterek Özel Görev Kuvveti ve koalisyon hava kuvvetleri tarafından Suriye'nin Cerablus bölgesinin IŞİD'ten geri alınması için operasyon başlatıldı 24.08.2016 /

Detaylı

Sayın Ahmet Davutoğlu na Yöneltilen Sorular 1) Bakanlık ve Başbakanlık yaptığınız süre içerisinde FETÖ örgütlenmesi hakkında resmi veya gayri resmi

Sayın Ahmet Davutoğlu na Yöneltilen Sorular 1) Bakanlık ve Başbakanlık yaptığınız süre içerisinde FETÖ örgütlenmesi hakkında resmi veya gayri resmi Sayın Ahmet Davutoğlu na Yöneltilen Sorular 1) Bakanlık ve Başbakanlık yaptığınız süre içerisinde FETÖ örgütlenmesi hakkında resmi veya gayri resmi herhangi bir istihbari bilgi aldınız mı? Aldıysanız bu

Detaylı

Meclis toplantısında darbe girişimini kınayan Balıkesir Sanayi Odası, Yatırıma ve üretime devam mesajı verdi

Meclis toplantısında darbe girişimini kınayan Balıkesir Sanayi Odası, Yatırıma ve üretime devam mesajı verdi Meclis toplantısında darbe girişimini kınayan Balıkesir Sanayi Odası, Yatırıma ve üretime devam mesajı verdi Balıkesir Sanayi Odası'nın son meclis toplantısında 15 Temmuz'daki darbe kalkışmasının etkileri

Detaylı

BURDUR VE ISPARTA OSB LERİ İÇİN ATIKSU ARITMA TESİSİ YAPIMI İLK ADIM ATILDI

BURDUR VE ISPARTA OSB LERİ İÇİN ATIKSU ARITMA TESİSİ YAPIMI İLK ADIM ATILDI AĞUSTOS 2017 Bülten 4 AĞUSTOS 2017 BURDUR VE ISPARTA OSB LERİ İÇİN ATIKSU ARITMA TESİSİ YAPIMI İLK ADIM ATILDI Burdur 1 inci, 2 inci Organize Sanayi Bölgesi ve Isparta Süleyman Demirel Organize Sanayi

Detaylı

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE AZERBAYCAN DAN BAKIŞ

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE AZERBAYCAN DAN BAKIŞ 15 TEMMUZ DARBE GIRIŞIMININ İSLAM COĞRAFYASINDA YANSIMALARI KONFERANSI 24-26 Ağustos 2016 Kütahya gesam.dpu.edu.tr 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE AZERBAYCAN DAN BAKIŞ Araz ASLANLI 1 Türkiye Cumhuriyeti 15-16

Detaylı

BAŞBAKAN YARDIMCISI HAKAN ÇAVUŞOĞLU, BATI TRAKYALI GENÇLERLE YTB DE BULUŞTU Cuma, 13 Nisan :47

BAŞBAKAN YARDIMCISI HAKAN ÇAVUŞOĞLU, BATI TRAKYALI GENÇLERLE YTB DE BULUŞTU Cuma, 13 Nisan :47 Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneğinin girişimleriyle Yunanistan'dan gelen Batı Trakyalı öğrencilerle

Detaylı

Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası

Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası Temmuz 15, 2015-4:50:00 Başbakan Ahmet Davutoğlu, salonda bulunanlara, "Bayrama ulaşmadan önce bir bayramı daha sizlerle yapabilmek için bu atama merasimi gerçekleştirme

Detaylı

Baki olan Rabbimiz ve davamızdır

Baki olan Rabbimiz ve davamızdır Baki olan Rabbimiz ve davamızdır Eylül 26, 2014-2:33:00 Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yine böyle bir şölenle inşallah, bir gün biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın bana tevdi ettiği bu görevi bir başka kardeşimize

Detaylı

CAN ATAKLI SAAT SAAT AÇIKLADI...

CAN ATAKLI SAAT SAAT AÇIKLADI... CAN ATAKLI SAAT SAAT AÇIKLADI... Gazeteci Can Ataklı darbe gecesini aydınlatmaya kararlı. Ataklı yine flaş değerlendirmelerde bulundu. Habertürk TV'de Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu 'Türkiye'nin Nabzı'

Detaylı

TÜRKİYE SİYASİ GÜNDEM ARAŞTIRMASI AĞUSTOS 2016

TÜRKİYE SİYASİ GÜNDEM ARAŞTIRMASI AĞUSTOS 2016 TÜRKİYE SİYASİ GÜNDEM ARAŞTIRMASI AĞUSTOS 2016 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM de eski ve yeni milletvekilleri ile iftar yemeğinde bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM de eski ve yeni milletvekilleri ile iftar yemeğinde bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM de eski ve yeni milletvekilleri ile iftar yemeğinde bir araya geldi Haziran 15, 2017-12:10:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis tören alanında, TBMM Başkanı İsmail

Detaylı

Doç. Dr. Selçuk ÖZDAĞ

Doç. Dr. Selçuk ÖZDAĞ AK PARTİ TBMM GRUP BAŞKANLIĞI MİLLETVEK TEMMUZ 2016 FAALİYET RAPORLARI Doç. Dr. Selçuk ÖZDAĞ TBMM 24. 25. ve 26. Dönem Manisa Milletvekili AK Parti Siyasi Erdem ve Etik Kurulu Üyesi TDED Manisa Şube Başkanı

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Fırat Kalkanı harekatı Başladı

Fırat Kalkanı harekatı Başladı Fırat Kalkanı harekatı Başladı Suriye nin kuzeyine yönelik Fırat Kalkanı harekatı kapsamında tank birlikleri, Suriye sınırından içeri girdi. Cerablus a doğru hareket eden tanklar, IŞİD hedeflerini vuruyor.

Detaylı

CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY

CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen, 29 Kasım Pazar günü yapılacak olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Kongresinde ilçe başkanlığına tekrar aday olduğunu

Detaylı

Başbakan Yıldırım, 39. TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği ne gelen çocukları kabul etti

Başbakan Yıldırım, 39. TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği ne gelen çocukları kabul etti Başbakan Yıldırım, 39. TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği ne gelen çocukları kabul etti Nisan 20, 2017-11:17:00 Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü'nde, 26 ülkeden, "39. TRT Uluslararası 23 Nisan

Detaylı

İstanbul 13. Müebbet çıktı

İstanbul 13. Müebbet çıktı 19 MART 2013 www.reisgida.com.tr Müebbet çıktı ERGENEKON davasında Savcı Pekgüzel, mütalaasını mahkemeye sundu. İlker Başbuğ dahil 64 sanık için ağırlaştırılmış müebbet istendi. İstanbul 13. Ağır Ceza

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Şubat 03, 2017-5:56:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi'nin ve yapımı tamamlanan

Detaylı

Nedim Şener'den belgelerle Fetullah Gülen kitabı

Nedim Şener'den belgelerle Fetullah Gülen kitabı Nedim Şener'den belgelerle Fetullah Gülen kitabı Şener in yeni baskısı yapılan kitabı bu alana ilgi duyan okurlar için iyi bir seçim. Posta Gazetesi yazarı Gazeteci Nedim Şener in Ergenekon Belgelerinde

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

YILINDAKİ DEV YATIRIMLAR VE ESERLER

YILINDAKİ DEV YATIRIMLAR VE ESERLER 2016 YILINDAKİ DEV YATIRIMLAR VE ESERLER AK PARTİ GENÇLİK KOLLARI AR-GE VE EĞİTİM BAŞKANLIĞI KURUMSAL YAYINLAR SERİSİ 2016 YILINDAKİ DEV YATIRIMLAR VE ESERLER OCAK 2017 I ANKARA 2016 YILINDAKİ DEV YATIRIMLAR

Detaylı

TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR

TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR ANAYASANıN TEMEL ILKELERI 2 1. madde Türkiye devleti bir cumhuriyettir. 2. Madde Cumhuriyetin nitelikleri Cumhuriyetçilik Başlangıç ilkeleri Atatürk

Detaylı

YILINDAKİ DEV YATIRIMLAR VE ESERLER

YILINDAKİ DEV YATIRIMLAR VE ESERLER 2016 YILINDAKİ DEV YATIRIMLAR VE ESERLER AK PARTİ GENÇLİK KOLLARI AR-GE VE EĞİTİM BAŞKANLIĞI KURUMSAL YAYINLAR SERİSİ 2016 YILINDAKİ DEV YATIRIMLAR VE ESERLER OCAK 2017 I ANKARA 2016 YILINDAKİ DEV YATIRIMLAR

Detaylı

Pazartesi İzmir Basın Gündemi

Pazartesi İzmir Basın Gündemi 12.12.2016 Pazartesi İzmir Basın Gündemi İKÇÜ'DEN Teröre Lanet! Hafta sonunda İstanbul'da gerçekleştirilen hain terör saldırısında hayatını kaybedenlerin anısına, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi çalışanları

Detaylı

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ 5899 ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 16/4/2012 No : 2012/3073 Yayımlandığı

Detaylı

Süleyman Demirel Hayatını Kaybetti

Süleyman Demirel Hayatını Kaybetti Süleyman Demirel Hayatını Kaybetti Türkiye Cumhuriyeti nin 9. Cumhurbaşkanı, 40 yılı aşkın siyasi hayatında kendi deyimiyle altı kez gittiği başbakanlığa yedi kez gelen parti lideri, Devlet Su İşleri nin

Detaylı

Başbakan Binali Yıldırım, başbakan olarak ilk kez memleketi Erzincan'a geldi.

Başbakan Binali Yıldırım, başbakan olarak ilk kez memleketi Erzincan'a geldi. Başbakan Binali Yıldırım, başbakan olarak ilk kez memleketi Erzincan'a geldi. 1/5 Başbakan Yıldırım'ı Erzincan Havalimanı'nda İçişleri Bakanı Efkan Ala, Erzincan Valisi Süleyman Kahraman, Erzurum Valisi

Detaylı

Tümgeneral Dişli: Görüşmeleri Emirle Yaptım

Tümgeneral Dişli: Görüşmeleri Emirle Yaptım Tümgeneral Dişli: Görüşmeleri Emirle Yaptım Darbe girişimi soruşturmasında tutuklanan ı Tümgeneral Mehmet Dişli'nin verdiği ifade yayımlandı. 27.07.2016 / 10:38 Darbe girişimi suçlamalarını kabul etmeyen

Detaylı

15 TEMMUZ BELGESELİ 112 AMBULANS SÜRÜCÜLERİ VİDEO ÖZÇEKİM YÖNERGESİ

15 TEMMUZ BELGESELİ 112 AMBULANS SÜRÜCÜLERİ VİDEO ÖZÇEKİM YÖNERGESİ 15 TEMMUZ BELGESELİ 112 AMBULANS SÜRÜCÜLERİ VİDEO ÖZÇEKİM YÖNERGESİ 15 Temmuz darbe girişimi gecesi 112 ambulans şoförlerinin tanıklıklarını ve kahramanlıklarını anlatmak üzere Öz-Sağlık İş sendikamız

Detaylı

GÖKYÜZÜNDE KISA FİLM SENARYOSU

GÖKYÜZÜNDE KISA FİLM SENARYOSU GÖKYÜZÜNDE KISA FİLM SENARYOSU 1. DIŞ. CADDE - GECE 1 FADE IN: Saat 22:30. 30 yaşında bir gazeteci olan Eren caddede araba sürmektedir. Bir süre sonra kırmızı ışıkta durur. Yan koltukta bulunan fotoğraf

Detaylı

Necdet Özel: Milletten Özür Dilememiz Gerekiyor

Necdet Özel: Milletten Özür Dilememiz Gerekiyor Necdet Özel: Milletten Özür Dilememiz Gerekiyor Necdet Özel, görev yaptığı dönemde en fazla Gülen örgütü mensubu subayın generalliği yükseldiği dönemin genelkurmay başkanı... 12.08.2016 / 10:27 Eski Genelkurmay

Detaylı

DİDİM. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 78. yılında Didim de anıldı

DİDİM. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 78. yılında Didim de anıldı Sayfa 4 15 Temmuz Demokrasi Parkı törenle açıldı Hafta içi 08:00 / 17.30 saatleri arasında hizmet vermekteyiz 3 10/Kasım/2016 DİDİM VATANDAŞLARIMIZIN DAİMA HİZMETİNDE... Çağrı Merkezi ve Halk Masası 444

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ. 5.Ders. Yrd.Doç.Dr. Uğur ÖZER

KAMU YÖNETİMİ. 5.Ders. Yrd.Doç.Dr. Uğur ÖZER KAMU YÖNETİMİ 5.Ders Yrd.Doç.Dr. Uğur ÖZER 1 TÜRK KAMU YÖNETİMİNİN YAPISI (MERKEZ ÖRGÜTÜ) DEVLETİN TEMEL ORGANLARI KAMU YÖNETİMİNİN YAPISI MERKEZ (BAŞKENT) ÖRGÜTÜ Cumhurbaşkanı Bakanlar kurulu Başbakan

Detaylı

En büyük gücümüz teşkilatlarımız

En büyük gücümüz teşkilatlarımız En büyük gücümüz teşkilatlarımız Temmuz 28, 2012-11:30:21 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''10 yıldan beride bu tarihe layık olmak için takımımızın başı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde

Detaylı

Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi

Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi 1990 yılında Latin Amerika'nın ada ülkesinde bir grup Müslüman ülkedeki yönetimi ele geçirmek için silahlı darbe girişiminde bulunmuştu.

Detaylı

Karaman Ticaret ve Sanayi Odası Bülteni

Karaman Ticaret ve Sanayi Odası Bülteni KTSO BAŞKANLARINDAN KARAMAN OSB DE ÇIKAN BÜYÜK YANGIN A GEÇMİŞ OLSUN MESAJI Odası Meclis Başkanı M. Gökhan Alkan ve Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Odası Meclis Başkanı Toktay, Organize Sanayi Bölgesinde

Detaylı

"Olmadı işte komutanım, başaramadık"

Olmadı işte komutanım, başaramadık "Olmadı işte komutanım, başaramadık" Darbeci general cezaevine girerken 'komutanım başaramadık' demiş. 03.01.2017 / 11:09 Fethullah Gülen yanlılarının darbe girişimiyle ilgili Malatya'da 76 şüpheli hakkındaki

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Ankara YHT Garı açılış töreninde konuştu

Başbakan Yıldırım, Ankara YHT Garı açılış töreninde konuştu Başbakan Yıldırım, Ankara YHT Garı açılış töreninde konuştu Ekim 29, 2016-6:32:00 Başbakan Binali Yıldırım, "Bu modern Ankara Tren Garı yap-işlet-devret modeliyle 725 trilyon harcanarak, bu hale geldi.

Detaylı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi nde düzenlenen basın toplantısında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi nde düzenlenen basın toplantısında konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi nde düzenlenen basın toplantısında konuştu Ağustos 21, 2017-1:53:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde

Detaylı

FETÖ elebaşının ByLock'taki 'yeğen' grubu

FETÖ elebaşının ByLock'taki 'yeğen' grubu FETÖ elebaşının ByLock'taki 'yeğen' grubu FETÖ'nün kripto haberleşme uygulaması ByLock'a dair her geçen gün yeni bir gelişme yaşanıyor. Deşifre edilen binlerce kullanıcı arasında teröristbaşı Gülen'in

Detaylı

FETÖ cü polisler onlar hakkında da istihbarat toplamış

FETÖ cü polisler onlar hakkında da istihbarat toplamış FETÖ cü polisler onlar hakkında da istihbarat toplamış FETÖ nün okullarına mülki amirlerin ricasıyla 200 ton demir gönderen fabrika müdürü, şirketini eleştiren esnaf hakkında FETÖ ü polislere istihbarat

Detaylı

İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI ARALIK AYI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU ARALIK 2012

İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI ARALIK AYI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU ARALIK 2012 İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI ARALIK AYI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 01 31 ARALIK 2012 M. SEZGİN TANRIKULU CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI İSTANBUL MİLLETVEKİLİ GİRİŞ: Bugün 10 Aralık İnsan Hakları

Detaylı

Atatürk Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Müdürlüğü Öğretim Üyesi

Atatürk Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Müdürlüğü Öğretim Üyesi 10 KASIM 2015 ATATÜRK Ü ANMA GÜNÜ Yrd. Doç. Dr. Asaf ÖZKAN * Sayın Valim, Sayın Milletvekillerim, Sayın Kolordu Komutanım, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım, Sayın Cumhuriyet Başsavcım, Sayın Rektörüm,

Detaylı

2016 YILI DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ

2016 YILI DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2016 YILI DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU -BİLANÇO- 23 OCAK 2017 İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ YAŞAM HAKKI İHLALLERİ ÖLÜ YARALI YARGISIZ İNFAZ (Keyfi Öldürme,

Detaylı

YAŞ ta bedelliye olumlu bakıldı

YAŞ ta bedelliye olumlu bakıldı YAŞ ta bedelliye olumlu bakıldı Aralık 05, 2014-3:06:00 Başbakan Davutoğlu, bedelli askerlik konusunun Yüksek Askeri Şura'da (YAŞ) görüşüldüğünü ve olumlu kanaatlerin ifade edildiğini söyledi. Başbakan

Detaylı

ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum

ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum Kunduz'da yaşanan savaş ABD için iki seçeneği ortaya çıkardı; ya işgal güçlerini artıracak yada Taliban'ın ilerleyişine göz yummak zorunda

Detaylı

2.8 milyon TL harcanarak 8 ayda tamamlanan Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksek Okulu (MYO) binasının açılışı Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY yaptı.

2.8 milyon TL harcanarak 8 ayda tamamlanan Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksek Okulu (MYO) binasının açılışı Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY yaptı. 2.8 milyon TL harcanarak 8 ayda tamamlanan Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksek Okulu (MYO) binasının açılışı Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY yaptı. Binanın açılış törenine Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul

Detaylı

669 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA VE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

669 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA VE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları İl Başkanımız ve Belediye Başkanımız; AK Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuki

Detaylı

Başbakan Yıldırım, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

Başbakan Yıldırım, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu Başbakan Yıldırım, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu Ocak 20, 2017-4:19:00 Başbakan Binali Yıldırım, Ankara Emek Merkez Camisi'nde kıldığı cuma namazı sonrasında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını

Detaylı

Özet Rapor. Kürt Öz Yönetim Güçleri Tarafından Gerçekleştirilen Tutuklama Sayıları ve Zorla Kaybolma Vakalarındaki Artış. Pazartesi, Şubat 18, 2019

Özet Rapor. Kürt Öz Yönetim Güçleri Tarafından Gerçekleştirilen Tutuklama Sayıları ve Zorla Kaybolma Vakalarındaki Artış. Pazartesi, Şubat 18, 2019 Özet Rapor Kürt Öz Yönetim Güçleri Tarafından Gerçekleştirilen Tutuklama Sayıları ve Zorla Kaybolma Vakalarındaki Artış Pazartesi, Şubat 18, 2019 1 Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) Haziran 2011 de kurulmuş

Detaylı

Milletin Zaferi. Bülten. 15 Temmuz. Sunar Millet ile El Ele. Sayı: 33 Temmuz Temmuz Video Açıklaması (QR) Sunar dan Hayırlı İşler

Milletin Zaferi. Bülten. 15 Temmuz. Sunar Millet ile El Ele. Sayı: 33 Temmuz Temmuz Video Açıklaması (QR) Sunar dan Hayırlı İşler Sayı: 33 Temmuz 2016 Bülten 15 Temmuz Milletin Zaferi 15 Temmuz Video Açıklaması (QR) Sunar Millet ile El Ele Sunar dan Hayırlı İşler Sunar, Demokrasi Nöbetinde ikramlarda bulundu Çomu, Demokrasi Nöbetinde

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.aktifhaber.com Tarih: 22.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.aktifhaber.com Tarih: 22.01. Günlük Haber Bülteni 23.01.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.aktifhaber.com Tarih: 22.01.2015 1 2 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 22.01.2015 İNTERNET

Detaylı

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Kahramanmaraş ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü törenlerle kutlandı. Valilik Kavşağında gerçekleştirilen kutlama törenleri, Sağlık Bakanı Dr. Mehmet

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02. Günlük Haber Bülteni 02.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

"15 Temmuz Şehidimiz hemşehrimiz Mustafa Cambaz ın kendisi artık belki aramızda değil, ancak onun Fotoğrafları Batı Trakya da sergileniyor.

15 Temmuz Şehidimiz hemşehrimiz Mustafa Cambaz ın kendisi artık belki aramızda değil, ancak onun Fotoğrafları Batı Trakya da sergileniyor. ŞEHİDİMİZ MUSTAFA CAMBAZ ARTIK ARAMIZDA DEĞİL AMA FOTOGRAFLARI MEMLEKETİNDE SERGİL "15 Temmuz Şehidimiz hemşehrimiz Mustafa Cambaz ın kendisi artık belki aramızda değil, ancak onun Fotoğrafları Batı Trakya

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Başbakan Yıldırım, 25. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı sonrası basın çadırını ziyaret etti

Başbakan Yıldırım, 25. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı sonrası basın çadırını ziyaret etti Başbakan Yıldırım, 25. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı sonrası basın çadırını ziyaret etti Ekim 23, 2016-8:39:00 Başbakan Binali Yıldırım, "Peşmerge güçleri Başika kasabasını DEAŞ'tan temizlemek için

Detaylı

Çoğunluk olmak, azınlığı yok saymak

Çoğunluk olmak, azınlığı yok saymak AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT İÇİ HAFTALIK BÜLTENİ YIL: 2013 SAYI : 198 22-29-TEMMUZ 2013 İstanbul, geleneksel iftarımızda buluştu Çoğunluk olmak, azınlığı yok saymak anlamına gelmez Ülkedeki

Detaylı

Çocuklara sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır

Çocuklara sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır Çocuklara sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır Nisan 23, 2012-10:12:04 Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ülkesinin çocuklarına, gençlerine gerekli yatırımı yapmayan, gereken sorumluluğu ve özeni yerine

Detaylı

BALYOZ ZULMÜ KARŞISINDA SUSUP SİNENLER UTANSIN

BALYOZ ZULMÜ KARŞISINDA SUSUP SİNENLER UTANSIN BALYOZ ZULMÜ KARŞISINDA SUSUP SİNENLER UTANSIN Eğer bir ülkede yargıç ve savcılar, adalet yerine zulüm dağıtıyorsa; o ülkede hak, hukuk, adalet, özgürlük ve demokrasi bitmiştir. Eğer bir ülkede insanlar

Detaylı

Sayın Hava Kuvvetleri Komutanım, Kıymetli konuklar,

Sayın Hava Kuvvetleri Komutanım, Kıymetli konuklar, Sayın Hava Kuvvetleri Komutanım, Kıymetli konuklar, Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür denir... Sizleri yakın tarihimizde kısa bir yolculuğa çıkarmak istiyorum: Sene 1923 Çetin mücadeleler neticesinde,

Detaylı

Türk bürokrasisinde güç mücadelesi: Muhafazakar blok ve Perinçek grubu

Türk bürokrasisinde güç mücadelesi: Muhafazakar blok ve Perinçek grubu Türk bürokrasisinde güç mücadelesi: Muhafazakar blok ve Perinçek grubu Erdoğan ın güvenlik-istihbarat yapısındaki bu güç mücadelesini nasıl yöneteceği bürokrasinin ve AK Parti nin anayasal yapısının dönüşümünü

Detaylı

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş gazileri ziyaret etti

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş gazileri ziyaret etti Diyanet İşleri Başkanı Erbaş gazileri ziyaret etti Erbaş, "Bizim bu mücadele ruhumuz böyle sürdüğü müddetçe hiçbir güç bu milleti mağlup edemeyecektir. Her zaman biz galip olacağız. Yeter ki bu inanç,

Detaylı

Emanetiniz Emanetimizdir

Emanetiniz Emanetimizdir Emanetiniz Emanetimizdir Bu millet, gazi millettir. Bu vatan, şehitlerin ve gazilerin bizlere emanetidir. Bizler şehitlerimizin, gazilerimizin mirasını layıkıyla gelecek nesillere aktaracağız. Bu toprakları

Detaylı

ARALIK 2017 VE ÖNCESİ TARİH BASKILI SOSYAL DAVRANIŞ VE PROTOKOL DERS KİTABINA İLİŞKİN DÜZELTME CETVELİ

ARALIK 2017 VE ÖNCESİ TARİH BASKILI SOSYAL DAVRANIŞ VE PROTOKOL DERS KİTABINA İLİŞKİN DÜZELTME CETVELİ ARALIK 2017 VE ÖNCESİ TARİH BASKILI SOSYAL DAVRANIŞ VE PROTOKOL DERS KİTABINA İLİŞKİN DÜZELTME CETVELİ 1- Ünite 1, Sayfa 8, Günümüzde bay ve bayan sözcükleri yalnızca cinsiyeti ayırt etmek için kullanılmakta;

Detaylı

2017 Türkiye Anayasa Değişikliği 2017 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ. Madde 9 Bağımsız olduğu zaten belirtilen mahkemeler için ayrıca tarafsız ibaresi eklendi.

2017 Türkiye Anayasa Değişikliği 2017 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ. Madde 9 Bağımsız olduğu zaten belirtilen mahkemeler için ayrıca tarafsız ibaresi eklendi. 2017 Türkiye Anayasa Değişikliği 2017 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ Madde 9 Bağımsız olduğu zaten belirtilen mahkemeler için ayrıca tarafsız ibaresi eklendi. Madde 75 Türkiye Büyük Millet Meclisindeki koltuk sayısı

Detaylı

26. DÖNEM MİLLETVEKİLLERİ ARALIK AYI ÇALIŞMA PROGRAMI

26. DÖNEM MİLLETVEKİLLERİ ARALIK AYI ÇALIŞMA PROGRAMI MİLLETVEK A HABER TV ARKA PLAN PROGRAMINDA ERKAN 01.12.2016 21:00 ANKARA TAN'IN CANLI YAYIN KONUĞU OLDUM 5 FETÖ/PDY DARBE GİRİŞİMİNİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU OLARAK TÜRKSAT AŞ. GENEL 02.12.2016 10:30 ANKARA

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Türkiye genelinde 40 İlçeye Doğalgaz Dağıtım Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Türkiye genelinde 40 İlçeye Doğalgaz Dağıtım Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Türkiye genelinde 40 İlçeye Doğalgaz Dağıtım Töreni nde konuştu Kasım 06, 2016-7:47:00 Başbakan Binali Yıldırım, "Erzincan can şehirdir, canların şehridir. Erzincan Türkiye'nin, Erzincan

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Otonomi Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Otonomi Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Otonomi Açılış Töreni nde konuştu Aralık 02, 2016-2:37:00 Başbakan Binali Yıldırım, Avrupa'nın en büyük otomotiv ticaret merkezi Otonomi'nin açılışında yaptığı konuşmada, başkentin gelişimine,

Detaylı