KABE TARİHİ VE HAC REHBERİ
|
|
|
- Ömer Yavuz
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 KABE TARİHİ VE HAC REHBERİ Mehmet BOZKURT 2009 / ANKARA
2 Dizgi ve Tasarım Düzeltme : Zeynep BOZKURT KARACAN Kapak tasarım : Sultan BOZKURT Baskı ÖZYURT Matbaacılık [email protected] Bu kitabın tüm hakları saklıdır. Kitap, kaynak gösterilmeksizin tamamen veya kısmen hiçbir yöntemle kopya edilemez, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. ISBN: Mehmet BOZKURT Eğitimci ve İlahiyatçı Hanımeli Sokak No: 36/3 Kızılay/ANKARA Tel: [email protected]
3 Mehmet BOZKURT tarihinde Kars-Merkez Çerme köyünde doğdu. Kars-Merkez Çerme Köyü İlkokulu, Kars ve Ankara Merkez İmam-Hatip Lisesi ve Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden (Yüksek İslam Enstitüsü) mezun oldu. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı, Ankara'daki ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında uzun yıllar öğretmenlik ve okul müdürlüğü yaptı. Ankara Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak görev yaparken, tarihinde emekli oldu. Aileden gelen bir gelenekle, emeklilik sonrası çalışmalarına, kendisine ait E.F.E.M İnşaat Şirketinde devam etmektedir. Sünnilik Şiilik Alevilik Vehhabilik Nedir? (2010) İnsanlık Tarihine Yön Veren Sözler (2011) Bilim ve Kur an a Göre Evren ve İnsan! (2012) adlı eserleri vardır.
4 İ T H A F : Bu çalışmamı; değerli eşim Fatma BOZKURT a ithaf ediyorum. Mehmet BOZKURT
5 İÇİNDEKİLER KISALTMALAR... 7 AÇIKLAMALAR... 9 ÖNSÖZ A- KABE TARİHİ B- UMRE VE HAC *UMRE UMRE NİN RÜKÜNLERİ UMRE NİN VACİPLERİ *HAC HACCIN FARZ OLMASININ ŞARTLARI HACCIN EDASININ ŞARTLARI HACCIN SAHİH OLMASININ ŞARTLARI HACCIN FARZLARI a- İHRAM İhram ın Sünnetleri İhram a Niyet Telbiye Mikat İhramlı Olarak Yasak Olan Şeyler İhramlı Olarak Yasak Olmayan Şeyler b- ARAFAT VAKFESİ Arafat Vakfesinin Sünnetleri c- MÜZDELİFE VAKFESİ d- ŞEYTAN TAŞLAMA Şeytan Taşlamanın Sünnetleri... 50
6 e- KURBAN KESMEK f- TIRAŞ OLMAK g- ZİYARET TAVAFI h- SA Y Sa y ın Şartları Sa y ın Vacipleri Sa y ın Sünnetleri HACCIN VACİPLERİ HACCIN SÜNNETLERİ VEDA HACCI HAC DA KADINLARIN DURUMU C- HAC VE UMRE İÇİN: Genel Olarak Yapılması Gerekenler Tavaf ta Yapılması Gerekenler Arafat Gününde Yapılması Gerekenler Mina da Yapılması Gerekenler Medine de Yapılması Gerekenler D- SUUDİ ARABİSTAN KAYNAKLAR E- DUALAR Tavaf Duaları Sa y Duaları F- RESİMLER Mekke deki Kutsal Mekanlara Ait Resimler (34) Medine deki Kutsal Mekanlara Ait Resimler (20)
7 KISALTMALAR a.g.e : Adı geçen eser a.s : Aleyhisselam b. : Bin, İbn Bkz. : Bakınız. c. : Cilt çev. : Çeviren d. : Doğum DİA : Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi DİB : Diyanet İşleri Başkanlığı h. : Hadis H. : Hicri Hz. : Hazreti M. : Miladi ö. : Ölüm r.a : Radiyallahu anhu r.anh : Radiyallahu anha s. : Sayfa s.a.v : Sallallahu Aleyhi ve Sellem vb. : Ve benzeri
8
9 AÇIKLAMALAR ALTINOLUK (MİZAB): Kabe nin damında biriken yağmur sularının dışarıya akmasını sağlamak amacıyla Hatim in bulunduğu taraftaki duvarın üstüne yerleştirilen altından yapılmış oluktur. ARAFAT: Mekke nin 25 km güney doğusunda ova görünümünde düz bir alanın adıdır. Doğu, kuzey ve güneyi dağlarla çevrilidir. Arafat, Hill bölgesinde Harem sınırları dışında kalır. Harem sınırı ile Arafat arasında Urane vadisi vardır. Arafat ın ortasında Cebel-I Rahme, batısında Nemire Mescid i yer alır. AREFE GÜNÜ: Zilhicce ayının 9. gününe verilen isimdir. Arafat vakfesi bu gün yapılır. Kurban bayramından bir önceki gündür. CEBEL-İ RAHME: Mekke nin 25 km güney doğusunda bulunan, düz ve geniş bir alan olan Arafat ovası içinde bulunan bir tepedir. CEM-İ TAKDİM: Arafat ta öğle vaktinde, öğle ile ikindi namazlarını birlikte kılmaktır. CEM-İ TEHİR: Müzdelife de yatsı vaktinde, akşam ile yatsı namazlarını birlikte kılmaktır. CEMRE: (CEMY-İ CİMAR): Çakıl taşı ve ateş koru anlamına gelen Cemre, Hac edenlerin kurban bayramı günleri Mina da, Şeytan a atılan taşların herbirine denir. Bu taşların atıldığı yerlere de Cemre denir. HACER-İ ESVED= HACER ÜL-ESVED: Kabe de tavafın başlangıç yönünü gösteren cm ebadında, etrafı gümüş halka ile çevrilmiş siyah ve parlak bir taştır. Bu taş cennetten indirilmiştir. 30 cm çapında, 12 kg ağırlığındadır. Kabe nin güney doğu köşesinde 1 metreden fazla yüksekliğindedir. HATİM: Hatim denilen yerin iç kısmı tavaf alanının dışında kabul edilir. Bu yüzden de tavafın Hatim'in dışından yapılması gerekir. Çünkü altınoluk tarafında, kısa duvarla çevrili Hatim denilen küçük bir alanın, Kabe'ye dahil olduğu Hadis lerle sabittir. 1 m yükseklikte ve 1.5 m kalınlığında yarım daire şeklindeki duvarla çevrili alandır. HEDY: Hac ve Umre ile ilgili olarak, Harem e ve Kabe ye hediye olmak üzere kesilen kurbandır.
10 10 HERVELE: Safa ile Merve arasında bulunan yeşil direkler arasında, erkeklerin koşar adımlarla yürüyüşüne denir. Remel den farklıdır, ondan daha hızlıdır. Hervele, Sa y ın her Şavt ının sünnetidir. Kadınlar Hervele yapmazlar. HİCR-İ İSMAİL: Kabe nin kuzeybatı duvarının önünde iki ucu Rükn ü-şami ile Rükn ü-irakı den 2 m kadar mesafede olan ve Hatim adı verilen yarım daire şeklinde, duvarla çevrili olan ve Kabe den ayrılmış olmakla birlikte onun bir parçası olan kısma Hicr veya Hicr-i İsmail adı verilir. Yarım ay şeklindeki Hatim duvarının içinde kalan ve Hicr-i İsmail denen yer, Hz. İbrahim (a.s)'in inşa ettiği asıl Kabe'nin binasına dahil iken, İslam'ın çıkışından önce, Kureyş'in temelden itibaren yaptıkları bir tamir sırasında bu yer, Kabe duvarlarının dışında bırakılmıştır. İFRAD HACCI: Umresiz yapılan farz, vacip veya nafile Hac dır. İhram a girilir ve sadece Hac için niyet edilir. Bu durumda Hacı, bayramın birinci gününe kadar İhram dan çıkamaz. İfrad Hacc ı yapanlar, Mekke ye vardıklarında Kudüm tavafını yaparlar. Bu tavafın ardından Hacc ın Sa y ını de yapabilirler. Bu durumda Kudüm tavafını yaparken İztiba ve Remel yapmaya da dikkat ederler. Artık ziyaret tavafından sonra Sa y etmezler. İfrad Hacc ı yapanların kurban kesmeleri vacip değildir. İHRAM: Hac veya Umre niyetiyle, diğer zamanlarda helal olan fiil ve davranışlardan bazılarının Hac ve Umre süresince haram kılınması demektir. İSTİLAM: Tavaf esnasında Hacer ül-esved ı selamlamaktır. İZAR: İhram elbisesinde belden aşağı örtülen örtüdür. İZTİBA: Koltuk altına almak, omuza alınan havlu vb. şeyi koltuk altından geçirmektir. Bir fıkıh terimi olarak; Hac'da erkeklerin Ziyaret Tavafı na başlamadan önce, omuzlarına almış oldukları ihram havlularının ucunu sağ kolluklarının altından geçirerek, sol omuzları üzerine atmalarıdır Böylece sağ omuz ve sağ kol açık kalmış, sol taraf ise kapanmış olmalıdır. İztiba yapmak, Hac amellerinden olup sünnettir. Hz. Peygamber (s.a.v)'in tavaf sırasında iztiba yaptığı ve Ashabına da tavsiye ettiği Hadis lerle sabittir.
11 KABE = BEYTULLAH: Allah ın Evidir. Mekke de yapılan ilk binadır. Hz. Adem (a.s) ve daha sonra Hz. İbrahim (a.s) ile oğlu Hz. İsmail (a.s) tarafından yapıldı. KIRAN HACCI: Hac ile Umre ye birlikte niyet edilen Hac dır. Önce Umre için Tavaf ve Sa y yapılır. Sonra İhram çıkarılmadan ve tıraş olunmadan Hac günleri beklenir, yani İhram lı durumu devam eder. Kıran Hacc ı için niyet edenler, Mekke ye geldiklerinde önce Umre yaparlar ve Hacc ı eda edinceye kadar İhram dan çıkmazlar. Bunların, Umre yaptıktan sonra Kudüm Tavafı yapmaları sünnettir. İstemeleri halinde bu tavaftan sonra Hacc ın Sa y ını yaparlar. Bu durumda ziyaret tavafından sonra Sa y yapmazlar. Kıran Hacc ı yapanların kurban kesmeleri vaciptir. MAKAM-I İBRAHİM: Makam-ı İbrahim, Hz. İbrahim (a.s) in Kabe yi inşa ederken, örülen duvarın boyunu aşması üzerine, üstüne çıkıp inşaatı devam ettirdiği taş olarak bilinmektedir. Bu taş, Kabe nin inşası esnasında iskele olarak kullanıldığı için, üzerinde zaman içinde Hz. İbrahim (a.s) in ayak izleri oluşmuştur. Bir görüşe göre de bu taş, Hz. İbrahim (a.s.) in insanları Hacc a çağırmak için üzerine çıktığı taştır. Aslında Hz. İbrahim (a.s.) in, her iki durumda aynı taşın üzerine çıkmış olması da muhtemeldir. Hatta bu konudaki başka rivayetlerin varlığı da gösteriyor ki Hz. İbrahim (a.s), başka zamanlarda da bu taşı kullanmış, onu bir kenara kaldırmamıştır. Bu taş, Hz. İbrahim (a.s) e bazen bir iskele, bazen bir kürsü ve bazen de bir minber olmuştur. Zira bu taş her ne kadar görünürde bir taş olsa da hakikatiyle cennettendir. Bütün bu ve benzer rivayetler, o günden bugüne, bölgede yaşayan halk tarafından buranın Hz. İbrahim (a.s) in makamı olarak tanındığını da göstermektedir. Bugün bu taş ve üzerindeki mübarek izler bir cam fanus içinde muhafaza edilmektedir. Kabe nin kapısının olduğu tarafta, Kabe ye metre uzaklıktadır. Hafif sarı ve kırmızı karışımı beyaza yakın bir rengi olan taşın kalınlığı 20 santimetredir. Kenar uzunluklarından biri 38, diğerleri 36 şar santimdir. MES A: Hac ve Umre yapan kimselerin, Safa ile Merve arasındaki 456 m lik Sa y yaptıkları yere verilen isimdir. MESCİD-İ HARAM: Saygı vacip olduğu için bu ismi almıştır. 95 kapısı ve 9 adet minaresi olan, alanı ve çevresi ile metre karedir.
12 12 Müslümanların kıblegahıdır. Kabe nin bulunduğu alandaki caminin adıdır. Şu anda inşaatı devam eden ilave cami ve 2 minare daha yapılmaktadır. METAF: Tavaf edilen yer anlamına gelir. Mescid-i Haram içerisinde, Kabe nin etrafında tavaf etmek için tahsis edilen yerdir. MİKAT: İhrama girme zamanı ve yeri demektir. Harem bölgesinde veya Mekke ye gelmek isteyenlerin İhram a girmeden geçemeyecekleri sınırları belirleyen noktalara denir. MÜLTEZEM: Hacer ül-esved in bulunduğu köşe ile Kabe kapısı arasında kalan kısma denir. REMEL: Erkeklerin, tavafın ilk üç Şavt'ında; kısa adımlarla koşarak ve omuzları silkerek çalımlı ve süratli yürümeleridir. Tavaftan sonra, Sa'y yapılacak tavaflarda "Remel" yapmak sünnettir. Sa'y yapılmayacak tavaflarda remel yapılmaz. Kadınlar Remel yapmazlar. RİDA: İhram elbisesinde omuzlara örtülen örtüdür. SA Y: Hac ve Umre de Kabe nin doğusundaki Safa ve Merve arasında yürümektir. SADER TAVAFI: Mekke den ayrılmadan önce veda tavafıdır. ŞAVT: Hacer ül-esved hizasından başlayarak tavaf niyetiyle Kabe nin etrafında 7 defa dönmektir. Her dönüşe Şavt denilir. TAVAF-I KUDUM: Kabe ye ilk varıldığında yapılan kavuşma tavafına denir. TAVAF-I ZİYARET: Hacc ın farzlarından olan tavaftır. TELBİYE: İcabet etmek anlamına gelir. Allah a teslimiyeti ifade eder. Lebbeyk diye başlayan cümleleri söylemeye denir. TEMETTÜ HACCI: Hac aylarında Umre ve Hac ın ayrı ayrı iki İhram la yerine getirildiği Hac dır. Temettü Haccında, İhrama giren kimse önce Umre ye niyet eder, Umre yaptıktan sonra İhram dan çıkar. Hac günlerinde yeniden İhram a girerek Hac görevini yapar. TERVİYE GÜNÜ: Arefe gününden bir gün önce, yani Zilhicce ayının 8. günüdür. Mina ya veya Arafat a hareket günüdür. ZEMZEM: Kabe nin doğusunda, Allah ın Hz. Hacer ile Hz. İsmail (a.s) e ihsan ettiği suyun adıdır.
13 ÖNSÖZ Hac, İslam dininin temel beş esasından birisidir. İbn-i Ömer (r.a) den rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: İslam beş esas üzerine kurulmuştur Allah tan başka ilah olmadığına, Muhammed in Allah ın kulu ve Resulü olduğuna Şehadet etmek, Namaz kılmak, Zekat vermek, Ramazan orucu tutmak ve Kabe yi Haccetmek. 1 Hem mal ve hem de beden ile yapılan bu kutsal ibadet, Müslümanları Asr-ı Saadete götürür. Birlik ve kardeşlik ruhu aşılar. Ölüm ve ölüm ötesini insana hatırlatır. Mükaddes yerleri ziyaret eden dünya Müslümanlarının birlik, beraberlik, tanışma, kaynaşma, paylaşma ve kucaklaşmasını sağlar. Yüz binlerce Müslüman ın bir anda ve bir arada ibadet etmesini sağlar. İnsan hayatını bir düzene koyar. İnsanın kalbine Allah korkusunu ve merhametini koyar. Her insan, yaratılışı gereği Allah a karşı kulluğunu ortaya koymak ihtiyacındadır. Hac insana, en belirgin bir şekilde Allah karşısında aczini ortaya koyma, kulluğunu ifade etme ve O nun verdiği nimetlere şükretme imkanı verir. Çünkü Hacı; mal, mülk, makam ve mevki gibi dünyevi unsurlardan sıyrılarak Allah a yönelir. Sonsuz güç ve kudret sahibi olan Allah karşısında teslimiyetini ve bağlılığını ifade eder. Bu durum Kendisine Allah a kul olma zevkini tattırır. Hac; renk, dil, ırk, ülke, kültür, makam ve mevki farkı gözetmeksizin aynı amaç ve gayeleri taşıyan milyonlarca Müslüman ı bir araya getirerek eşitlik ve kardeşliğin çok canlı bir tablosunu oluşturur. Bu, lafta kalan kuru bir iddiadan ibaret değildir. Zenginiyle, fakiriyle, güçlüsüyle ve güçsüzüyle bütün hacılar aynı kıyafetler içinde, aynı mahrumiyetleri yaşayarak, aynı güçlüklere katlanarak ve aynı şartlarda hareket ederek fiili bir eşitlik ve kardeşlik eğitiminden geçerler. Çok zengin ile geçimini zor karşılayan bir fakiri, aynı kıyafet içinde Arafat ta birlikte el açıp dua ettiren ve Kabe nin etrafında yan yana tavaf ettiren Hac ibadeti, insanlara makam, mevki, mal 1 Müslüm, İman.1 ; Buhari, İman,1
14 14 ve mülkle böbürlenmemeyi, İslam kardeşliği içinde tanışıp kaynaşmayı ve mahşeri unutmamayı öğretir. Hac ibadetiyle Müslüman, Allah ın kendisine lütfettiği sağlık, yetenek, mal ve mülk gibi dünyevi nimetlerin şükrünü eda etmiş olur. Hac ibadetini yapan Müslümanlar sabır, tahammül, sıkıntılara katlanma, güçlüklere göğüs gerebilme, büyük kalabalıklarla aynı anda hareket ederek aynı şeyleri yapabilme, yardımlaşma, dayanışma ve belli kurallara adapte olabilme gibi ahlaki özelliklerini geliştirirler. Hac, Müslümanlarda ömür boyu silinmeyecek derin hatıralar bırakır. Bu hatıralar; mü minin Hac dan sonraki hayatında istikametini kaybetmemesine hizmet eder. Hac, mü minin hayatında adeta bir dönüm noktası oluşturur. Arafat gibi mahşerin örneğini oluşturan bir yerde, Allah a el açıp yalvaran ve günahlarından sıyrılan bir Müslüman, bir daha eski işlediği günahlara dönmek istemez. Bu yönüyle Hac, günahkar Müslümanlar için bir arındırma ve iyileştirme işlemi görür. Kısaca Hacc ın, başka ibadetlerde olmayan, kendine has pek çok hikmetleri, ahlaki, sosyal, ekonomik ve psikolojik yararları vardır. Hac, İslam dünyasında, yılda bir defa yerine getirilen genel bir kongresi hükmündedir. Hac mevsiminde, İslam ülkeleri iç ve dış konularda fikir birliğine vararak, dış dünyaya karşı yenilmez bir kuvvet halinde topyekun hareket etme imkanı bulurlar. Birbirleriyle tanışıp kaynaşma; kültür, fen ve sanat alışverişinde bulunma imkanı elde ederler. Dini ibadetlerden, özellikle Hac, dini duyguları kuvvetlendirir. Yeryüzünde Allah'a ibadet için inşa edilmiş olan Mabed ı (Kabe'yi) ziyaret etmek, alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber (s.a.v) in doğup büyüdüğü, Peygamber olarak görevlendirildiği ve son semavi dinin kitabı olan Kur'an-ı Kerim'in kendisine indiği bu kutsal yerleri görmek, insana heyecan verir ve onu asırlar öncesine, Peygamberimiz (s.a.v) in yaşadığı mutluluk asrına götürür. Bu ise hiç şüphesiz, insanın manevi duygularını kuvvetlendirir. Hac, insana zorluklara karşı dayanma gücü kazandırır. Hac turistik gezi değildir, oldukça yorucudur. Esasen her yolculukta birtakım zorluklar vardır. Hac ise yolculukların en zor olanlarından biridir. Bunun için Hacc a niyet etmiş olan bir kimsenin, her zamandan daha çok hoşgörülü olması ve arkadaşlarına kırıcı söz ve davranışlardan sakınması tavsiye edilmiştir.
15 Böylece insan, her zamankinden daha çok iradesine hakim olacak ve çevresine rahatsızlık vermemeye özen gösterecektir. Karşılaştığı zorluklara katlanacak ve erdem sahibi olmaya yönelecektir. Hac yapabilme imkanına sahip olmasına rağmen, Hacc a gitmeyen insanın, ciddi bir eksiklik içinde olduğu ve üzerine farz olan bir ibadeti, hiçbir mazereti olmadan yapmamanın dini hiçbir izahı yoktur. Bu ulvi görevi yapmak için hemen hiç zaman geçirmeden yapması gerekir. Denilebilir ki, istenildiği zaman hemen gidilemiyor, sıraya giriliyor. Gitmek isteyen hemen sıraya girmeli ve her yıl sırasını yenilemekle görevini yapmış olur. Yani mutlaka bir yıl sırası gelmiş olacaktır. Kişinin isteği dışındaki mazeretler, kişiyi sorumluluktan kurtarır. Hac, insana mahşer gününü hatırlatır. İnsanlar ölecek, sonra da dirilip hesap vermek üzere mahşer yerinde toplanacaklardır. Bilindiği üzere Hacc a niyet edilirken, normal elbiseler çıkarılır ve iki bez parçasından ibaret olan ihrama bürünür. Sosyal durumları ne olursa olsun, her seviyedeki erkek Hacı adayı, aynı kıyafete girmek zorundadır. Bu ise ona, doğuştan herkesin Allah katında eşit olduğunu ve öldükten sonra tekrar dirilip Allah'ın huzurunda dünyada yaptıklarının hesabını vereceğini hatırlatır ve O na, hesap gününü yaşatır. Düşünmesi bile insana dehşet veren o anın hatırlaması ise, o güne kadar yaptığı pek çok şeye karşı pişmanlık duymasını ve tevbe etmesini sağlar. Kısaca Hac, İnsanın hayatında yeniden bir diriliş sağlamasıdır. Allah ın evi Kabe de, Allah a misafir olma şerefine nail olmaktır. Hac ibadetini yaparken mutlaka onun bilincinde olarak hareket etmek zorunda olunmalıdır. Kendisine, dinine ve milletine yakışır davranışlar sergilenmelidir. Unutulmamalıdır ki, İslam dininin 5 temel esasından biri olan Hac ibadetini yapmış oluyoruz. Bu nedenle gerek o günlerde ve gerekse Hac sonrası hayatımızda, mutlaka her konuda daha dikkatli davranmalıyız. Her birimizi biraz olsun düşündürmesi gereken bir hatırayı Ali Ulvi Kurucu şöyle anlatır: 1970 lı yıllarda, Endonezya nın eski Başbakan ı Dr. Muhammed Nasır, Medine ye gelmişti. Kendilerini ziyaret ettiğimde, Bu sene Türkiye den kaç hacınız var? dedi. 150 bin kadar dedim. Ağlamaya başladı ve hemen secdeye kapandı. Secdede hıçkırıklarla ağlayan bu büyük devlet adamına, Sizi bu derece etkileyen nedir? efendim. dedim. O büyük insan ah çekerek, şöyle dedi. Ben Türkiye yi çok iyi tanırım. Yabancı devletlerin hesaplarına göre, Müslüman Türk milleti bu günleri gör- 15
16 16 meyecekti. Yıllarca kimseyi Hacc a göndermeyen Türkiye Cumhuriyeti hükümeti; şimdi 150 bin hacısına pasaport verecek, dövizini temin edecek ve tahsis ettiği vasıtalarla Hacc a gönderecek! İşte bu azametli tecelli sahnesidir. Bu olay karşısında ben nasıl şükretmem. dedi. 2 Bu ulvi ibadeti yerine getirirken, bu eseri hizmetinize sunan bendeniz kardeşinize de dua edersiniz İnşaallah Kabe de dua, duaların en çok kabul görenidir. Buna hepimizin ihtiyacı vardır. Benim de duanıza ihtiyacım vardır. Bu kitabı, Hac görevinizden sonra, başka bir Hacı olacak kardeşinize hediye etmenizi, yazar olarak sizden rica ediyorum. Allah dualarınızı kabul ve Hacc ınızı mebrur etsin. Amin Mehmet BOZKURT 2009-ANKARA 2 Ali Ulvi Kurucu, Gecelerin Gündüzü, s. 277
17 A- KABE TARİHİ Kabe, yeryüzünde yapılan ilk mabed, yani ibadet yeridir. Müslümanların kıblesidir. Mekke şehrinde Mescid-i Haram ın ortasında dört köşeli, taştan yapılmış bir odadır. Mü minler, Hac ibadetini yapmak için dünyanın her tarafından Kabe yi ziyarete gelirler. İslam inancına göre, yeryüzünün en kıymetli yeri Kabe dir. Kabe, görünüşte dünyadaki evlerden biridir. Hakikatte ise ahirettendir. Kabe, dünya ve ahireti kendinde toplamıştır. Kabe, Beytullah tır. Allah ın üstün ve faziletli kıldığı eşsiz yerdir. Hz. Adem (a.s), yeryüzüne indirilmesinden dolayı çok üzülüyor ve günlerini ağlamakla geçiriyordu. Onun üzüntüsüne Melekler de ortak oluyorlardı. Bir defasında Hz. Adem (a.s) secde ederken: Ya Rabbi! Bana ne oldu ki, artık meleklerin seslerini, senin zatını tesbih ve takdis etmelerini duyamıyorum. Onları göremiyorum. diye arz edince, Allah buyurdu ki: Ey Adem! Senden sadır olan zelle, meleklerin tesbihini işitmene manidir. Ancak benim yeryüzünde bir beytim vardır. Sen onun temelini bulup üzerine bir Beyt bina et. Beni takdis ve Beyt in etrafını tavaf et. Ey adem! O Beyt i Mekke de kıldım. Evladından her kim Beytime gelip, sadece benim rızamı isterse, bizzat beni ziyaret eden misafirim gibidir. Bunları şanına laik bir şekilde ağırlarım ve bütün ihtiyaçlarını gideririm. 3 Hz. Adem (a.s), Allah ın bu emri ile Serendip adasından Mekke ye doğru yürümeye başladı. Bir Melek kendisine yol gösteriyordu. Mekke nin bulunduğu yere gelince, Allah ona yardımcı melekler gönderdi. Melekler, Beyt ül- Ma mur un tam hizasına gelecek şekilde, yedi kat yere kadar varan bir temel kazdılar. Kazılan bu temele toprak seviyesine kadar otuz kişinin ancak kaldırabileceği büyüklükte taşlar yerleştirdiler. Sonra Allah, Melekler vasıtasıyla bu temelin üzerine bir Beyt indirdi. Bu Beyt, Cennet yakutlarından bir yakut olup, parlıyordu. İndirilen bu Beytin biri doğu ve batı olmak üzere iki kapısı vardı. Beytullah ın içinde ayrıca nurdan kandiller yakılmıştı, kandillerin çanakları Cennetin külçe altınlarındandı ve etrafında yıldız gibi parlayan beyaz yakutlar diziliydi. Hacer ül-esved de bunlardan 3 Muhammed el- Erzaki, Ahbar ul- Mekki, s. 126
18 18 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi biriydi. Hacer ül-esved in daha sonra günahkar kimselerin el sürmesiyle karardığı rivayet edilmiştir. Böylece Beyt ül-ma mur un tam altına gelecek şekilde yeryüzünde de Beytullah, yani Kabe inşa edilmiş oldu. Bazı rivayetlere göre cennetten gelen bu Beytullah, Hz. Adem (a.s) in vefatından sonra tekrar göklere kaldırıldı. Hz. Adem (a.s) in evlatları önceki temellerin üzerine taştan ve çamurdan bir bina yaptılar. Bu bina, Hz. Nuh (a.s) zamanındaki tufana kadar zaman zaman tamir edildi ve tufanda yıkıldı. Kabe nin tufandan sonra Hz. İbrahim(a.s) e kadar yeri belirsiz olup, yalnız bulunduğu saha bilinmekteydi. Bu bölge kırmızı topraklı ve sel sularının yükselemeyeceği kadar tümsek bir tepe durumundaydı. Yeri kesin bilinmemekle beraber, insanlar Kabe nin o bölgede olduğunu biliyorlardı. Yeryüzünün çeşitli memleketlerinden zulme uğramış, sıkıntılı, dertli ve Allah a sığınmak isteyen kimseler bu bölgeye gelip dua ederlerdi. Hz. İbrahim (a.s), Beytullah ı yeniden yapmasına kadar, bu bölgeye olan saygı devam etti. Hz. İbrahim (a.s), Allah ın emriyle Kabe yı yapmak için Mekke ye gitti. Oğlu İsmail (a.s) ve Hacer validemizi yıllar önce oraya bırakmıştı. Hz. İbrahim (a.s), oğlu Hz. İsmail (a.s) ile Zemzem kuyusunun başında karşılaştılar. Yıllardır hiç görüşemeyen baba-oğul, sevinçle birbirlerine sarılıp hasret giderdiler. Zemzem kuyusunun başında oturdukları zaman Hz. İbrahim (a.s): Ey İsmail! Allah, bana kendi zatı için bir Beyt yapmamı emrediyor. Sen de yardım eder misin? buyurdu. Hz. İsmail (a.s) da: Elbette yardım ederim. diye cevap verdi. Hz. İbrahim (a.s) Ya Rabbi! Kabe yi nerede yapayım? diye sual etti. Allah: Biz sana onun yerini göstereceğiz. buyurdu. Bir rivayete göre Kabe nin yerini Cebrail (a.s) gösterdi. Böylece Hz. İbrahim (a.s) ve oğlu Hz. İsmail (a.s) ile birlikte temel kazmaya başladılar. Hz. Adem (a.s) zamanında kazılan temeli buldular. Aynı temel üzerine, Kabe yi inşa etmeye başladılar. Cebrail (a.s) in tarifine göre, Hz. İbrahim (a.s), binayı Hz. İsmail (a.s) in getirdiği taşlarla yapıyordu. Nihayet Kabe nin duvarları yükseldi ve yukarıya taş yetişemez oldu. Bunun üzerine büyükçe bir taş getirdiler. Hz. İbrahim (a.s) bu taşa basarak duvarı örmeye devam etti. Ayağının izi çıkan bu taşa, Makam-ı İbrahim denildi. Binanın yapımında, melekler, taş getirmede Hz. İsmail (a.s) e yardım ettiler. Sıra Hacer ül-esved e gelince Hz. İbrahim (a.s): Ey İsmail! İyi bir taş getir ki, Hacılara işaret olsun! buyurdu. Hz. İsmail (a.s) bir taş getirdi. Hz. İbrahim (a.s): Bundan daha iyi bir taş getir. deyince, Ebu Kubeys dağından: Cebrail (a.s), tufanda bana bir taş emanet etti.
19 Kabe Tarihi 19 Gel onu al! diye bir ses işitti. Bunun üzerine Hacer ül-esved taşı, Ebu Kubeys dağından alınarak Kabe deki yerine yerleştirildi. Baba-oğul, Kabe yi bitirince: Ya Rabbi! Bizden bu hayırlı işi kabul et. Muhakkak ki sen, duamızı işitici, niyetimizi bilicisin. 4 diye niyazda bulundular. Kabe, Hz. İbrahim (a.s) den sonra zaman zaman yıkılarak yeniden inşa edilmiştir. Bu inşaların biri de, Hz. Peygamber(s.a.v) in Peygamberliği bildirilmeden önce olmuştur. Peygamberimiz o zaman otuz beş yaşlarındaydı. Yağmur ve seller Kabe nin duvarlarını iyice yıpratmıştı. Ayrıca çıkan bir yangın, hasara sebep olduğundan, binayı yeniden yapmak lazımdı. Bunun üzerine Kureyş Kabilesi Kabe yi, Hz. İbrahim (a.s) in yaptığı temele kadar yıkarak yeniden inşa etmeye karar verdiler. İhtiyaç duyulan malzeme ve parayı temin etmeye çalıştılar. Fakat toplananlar, ihtiyaca cevap vermekten uzak olup, Kabe yi, Hz. İbrahim (a.s) in oturttuğu temel üzerinden yapacak miktarda değildi. Kendi aralarında istişare ettiler. Kabe nin temelinin bir tarafını kısaltmak, topladıkları malzeme miktarınca taştan bir bina yapmak için karar aldılar. Hilal şeklindeki Hatim denilen küçük duvar ile Kabe arasını boş bırakarak, dört köşe, kuzey duvarını altı arşın bir karış içerden başladılar. Diğer duvarları, eski temelin üzerine inşa etmeye devam ettiler. Bir sıra taş, bir sıra tahta ile duvarlar örülüyordu. İstemedikleri kimseleri içeri sokmamak için, sel sularını bahane ederek Kabe kapısını yer seviyesinden bir insan boyu yüksekten başladılar. Kabe nin içini, kapının eşiği seviyesine kadar toprakla doldurdular. Hacer ül-esved in konulacağı yere kadar binayı yükselttiler. Fakat Hacer ül-esved i yerine yerleştirmek konusunda ihtilafa düştüler. Her kabile bu şerefe kavuşmak istediğinden, aralarında büyük bir anlaşmazlık çıktı. Abdüddaroğulları: Bu işi bizden başkası yaparsa kan dökeriz. diyerek meydan okudular. Dört beş gün süren bu anlaşmazlık sebebiyle, neredeyse kan akıtılacaktı. Bu sırada Abdülmuttalib in dayısı ve yaşlı bir zat olan Huzeyfe bin Muğire: Ey Kureyş topluluğu! Anlaşamadığınız iş hakında hüküm vermek üzere, şu kapıdan ilk girecek zatı aranızda hakem yapın. diyerek, Kabe ye açılan Beni Şeybe kapısını gösterdi. Oradakiler bu teklifi kabul ettiler ve bu işi halledecek kimseyi beklemeye başladılar. Nihayet kapıdan, doğruluğunu ve üstün ahlakını son derece takdir ettikleri, El-Emin, yani kendisine güvenilir dedikleri Muhammed in geldiğini gördüler. Hep birden; İşte El-Emin! O nun hükmüne razıyız. dediler. Durum, Hz. Peygamber 4 Bakara, 2/127
20 20 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi (s.a.v) e anlatılınca, bir örtü istedi; onu yere sererek Hacer ül-esved i örtünün üzerine koydu: Her kabileden bir kişi bir ucundan tutsun. buyurdu. Taşı, konulacağı yere kadar kaldırttı. Sonra kendisi taşı kucaklayarak yerine koydu. Böylece çıkmak üzere olan büyük bir çarpışmanın önlendiğini gören kabileler bu hareketten memnun kaldılar. Kapı yüksekliğini dört arşın bir karış yaparak binayı tamamladılar ve tavanının düz yapılmasını tercih ettiler. Üzerine yağacak yağmurların akması için kuzey taraftaki duvara bir de Oluk (altın oluk) yaptılar. Bina tamamlandığında ellerinde bir miktar malzeme arttı. Onunla da kuzey tarafta kalan, yapamadıkları temel üzerine yüksekliği az bir duvar yaptılar. Böylece Hatim denilen hilal şeklindeki duvar meydana geldi. Bu duvar ile kuzey duvarı arası Kabe ye aittir, yani Kabe nin içi sayılır. Onun için tavaf yapılırken, Hatim in dışından dolaşılır. Hatim in içinde namaz kılmak çok kıymetlidir. Hz. İsmail (a.s) in kabri de Hatim dedir. M.683/H.64 yılında Hüseyn bin Numeyr es-sekuni nin Mekke yi kuşatması sırasında, Kabe tamamen yandı. Bundan sonra Abdullah bin Zübeyir, Hacer ül-esved i gümüş bir bağ ile bağladı. Abdullah bin Zübeyir, Hz. Peygamber (s.a.v) in, Hz. Aişe (r.anha) ye buyurduğu: Senin kavmin, Beytullah ın binasını kısalttılar. Maddi imkanları kafi gelmedi de Hatim tarafından birkaç arşın yer bıraktılar. Eğer senin kavminin zamanı küfre yakın olmasaydı, Kabe yi yıkar, bıraktıkları kısmı İbrahim (a.s) in yaptığı ilk temel üzerine inşa ederdim. Beytullah a ayrıca, yer seviyesinden iki kapı da yapardım. Biri şark, diğeri garp kapısı olurdu. İnsanlar şark kapısından girer, garp kapısından çıkarlardı... 5 Hadis ine uygun olarak Kabe yı yeniden yaptırmaya başladı. Böylece Kabe, Hz. İbrahim (a.s) in yaptığı temel üzerine yapılmış oldu. Kapılar yer seviyesine indirildi. Hacer ül-esved i, Abdullah bin Zübeyir in oğlu Ubbad ile Cübeyr bin Şeybe yerine yerleştirdi. Kabe ye, Mısır da dokunan iyi cins bir kumaş ile örtü yapıldı. Kabe nin bu hali, Halife Abdülmelik bin Mervan ın Mekke valiliğine tayin ettiği Haccac bin Yusuf zamanına kadar devam etti. Haccac, halifeye mektup yazarak Kabe yi eskisi gibi yapmak istediğini bildirdi. Kabul edilince kuzey duvarını yıkıp, Hatim i dışarıda bıraktı. Garp kapısını kapattı, şark kapısını eski haline getirdi. Bundan sonra Kabe artık tekrar yıkılıp yapılmadı. Ancak zaman zaman Osmanlı sultanları, tamirat ve tezyinatlar yaptılar. Mesela: 1612 yılın- 5 Müsim, Hac, 403 (1333)
21 Kabe Tarihi 21 da Sultan I. Ahmed Han, seksen bin Osmanlı altını harcayarak tamirat yaptırmıştır. Bundan 18 yıl sonra oğlu 4. Murat Han, pek çok altın sarf ederek tamir ve tezyinatta bulunmuştur. Kabe, Mescid-i Haram ın ortasında, dört köşe taştan bir oda olup, m. yüksekliktedir. Kabe nin geniş duvar yapısı yaklaşık bir küp biçimindedir. Kuzey doğu duvarı m. Güney batı duvarı m. Güney doğu duvarı 11,22 m. Kuzey batı duvarı m. dır. Doğu ve güney duvarları arasındaki köşede Hacer ül-esved taşı vardır. Hacer ül-esved in yüksekliği, yere nazaran bir metreden fazladır. Taş, Hacıların ellerini, yüzlerini sürmeleri ve öpmeleri sebebiyle çukurlaşmıştır. Kabe nin doğu duvarında bir kapı vardır. Kapı yerden 2.13 m. yükseklikte olup, eni 1,7, boyu 2,7 m dir. Duvarlarının iç yüzü ve zemini renkli mermerlerle kaplıdır. Duvarlarının iç yüzü ve zemini renkli mermerlerle kaplıdır. Duvarlarında kullanılan taşlar Mekke tepelerindeki granit taşlardandır. Toplam 145 m² alan üzerine kurulmuştur. Kabe nin kordinatları, 21 25' 24'' N, 39 49" 24" E dır. Kabe nin dört köşesine Rükn denir. Şam a karşı olan köşeye Rükn-i Şami, Bağdat a karşı olana Rükn-i Iraki, Yemen tarafında olana Rükn-i Yemani, dördüncü köşeye de Rükn-i Hacer ül-esved denir. Rükn-i Iraki hizasında; yedisi mermer, diğer basamakları ağaçtan 27 basamaklı, minare merdiveni gibi yuvarlak olan merdiveni, Osmanlı sultanlarından II. Mustafa Han yenilemiştir. Kapının sağ tarafında çukur ve tavana kadar yükselen üç direk bulunmaktadır. Kabe nin dış yüzü, ipekten siyah bir perde ile örtülüdür. Kapının perdesi yeşil atlastır. Zemzem Kuyusu, Mescid-i Haram içinde, Hacer ül-esved köşesi karşısında ve köşeden 8 m uzakta bir odada olup, 1.8 m yüksekliğinde taştan yapılmış bir bileziği vardır. Sultan I. Abdülhamid Han ın yaptırdığı bu odanın zemini mermer döşeli ve duvarlara doğru meyillidir. Tavafı engellediği için bugün, zemzem kuyusunun üzeri kapatılmıştır. Dünyada Mekke de bulunan Kabe den başka ikinci bir Kabe yoktur ve burası yeryüzünün en kıymetli yeridir. Kabe, ilahi iradenin yer yüzündeki en büyük işaretidir ve varlığının en büyük delillerindendir. Bu kutlu yolculukta az çok hemen herkes, bambaşka bir alemin sahillerinde, farklı bir dünyaya doğru yol aldığını duyar gibi olur ve bütün yolculuk esnasında hep hayret kuşaklarında dolaşır durur.
22 22 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Kabe, bulunduğu noktaya o kadar uygundur ki, ona dikkatlice bakan herkes, bulunduğu yerle onun ruh ve manası arasındaki sımsıkı bağı hemen sezebilir. Sanki o, hariçten getirilmiş rastgele malzeme ile yapılmamış da, yerden fışkırıp çıkmış veya gökte melekler tarafından inşa edilerek, sonra yeryüzüne indirilmiş gibidir. Kabe yi muhteşem kılan diğer yanı da budur. Hz. Peygamber (s.a.v) in hatıralarının bulunduğu o mübarek yerler, İslam ın beşiğidir. O topraklar Cebrail (a.s) den ilahi kelami, Bilal den ezan dinlemiştir. Bu nedenle, o topraklar kum yığınları değildir. O halde, cennet bahçelerine dünya gözü ile girebilmek ve Hz. Peygamber (s.a.v) in şefaatine nail olabilmek için, kutlu yolculukta ihmalkarlık yapmamak lazımdır. Hiç zaman kaybetmeden, imkan olması halinde hemen farz olan bu görevi yapmak gerekir.
23 B- UMRE VE HAC Bilindiği gibi İslam dünyası ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu sıkıntılar Amerikan magandalığının dünyayı, özellikle İslam alemini gönlünce dizayn etme çabalarıyla gittikçe yoğunluk kazanıyor. Afganistan, Irak gibi en merkezi yerler fiilen ABD ablukası altına alınmış bulunuyor. Her an yeni plan ve desiselerle karşımıza çıkıyor. Fitne kavramıyla açıklayabileceğimiz bu sürecin, önümüzdeki dönemlerde en önemli yönünü de her halde Müslümanların birbirine düşürülmesi çabası teşkil edecektir. Şiilik-Sünnilik gibi İslam ı yorumlayış farklarına dayalı en tabii oluşumları bir çarpışma sebebi olarak kullanmak istemektedirler. Böylesi bir ortamda Müslümanlar daha dikkatli olmak, mezhep ve fırka farklarını gündeme getirmekten kaçınmak zorundadırlar. Ayrımcılıkların önüne geçmenin genelde yolu da ümmet bilincinde olmaktır. Ümmet sözlükte; topluluk, halk, cemaat anlamlarına gelmektedir. Ümmet kavramı imam (lider) kökünden türemiş ve dolayısıyla da belli bir eksende, belli bir amaç çerçevesinde oluşmuş birliktelik manasını taşımaktadır. Kur an-ı Kerim ın 64 yerinde geçen ümmet kavramı, kendisi için kullanılan birlikteliğin amaç çeşitliliğine bağlı olarak farklı anlamlarda kullanılmıştır. Bir cins kümesi, inanç birliği, akraba, din ve şeriat birlikleri bu anlamlardan bazılarıdır. Üstelik ümmet, grup dinamiği taşıyan fiili bir birliktelik olabileceği gibi, kültürel bir olgu da olabilir. Yani bir merkezi olmayan ama mensubiyet duygusuyla birbirine bağlı bir oluşum olarak karşımıza çıkabilir. Ümmet kavramı şüphesiz etimolojik anmanda yalnızca İslam a inananlar birliği anlamına gelmemektedir. Yerine göre inkarcılar da kendi aralarında bir ümmet oluştururlar. Kur an-ı Kerim, inkarcılar için ümme dda va, yani kuru iddia sahipleri, inkarcılar güruhu ifadesini kullanır. Güncel şartlara uyarlayarak söylemek gerekirse, bugün ABD ve yandaşları bir ümmettir. Tabi Müslümanlar da ayrı bir ümmettir. Demek ki, ümmet kavramında önemli olan, birini diğerinden ayıran şey, onun muhtevasıdır.
24 24 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi İslam da ümmet kavramı ilk defa Hz. Peygamber (s.a.v) tarafından Medine de oluşturulan ilk sosyal/politik birliktelik için kullanılmıştı. Burada ümmet, o gün Medine de yaşayan, bir ana çerçevede yer alan ve Medine nin ortak savunmasına katılacak olan Yahudi, Hıristiyan gibi farklı sosyal unsurları da içine alan bir anlama sahipti. Daha açık bir nitelemede bulunmak gerekirse bu, Hz. Peygamber (s.a.v) in inisiyatifinde kurulmuş bir Medine Ümmeti idi. Daha sonraki şartlar, bu sosyal/politik birlikteliği ayrıştırdı ve Müslümanlar ayrı bir ümmet haline geldi. Zamanla ümmet kavramı Müslüman kitleyi anlatmada o kadar özdeşleştirilerek kullanıldı ki, ümmet kelimesi tek başına da bir mensubiyet duygusuyla birbirine bağlı Müslümanlar birliği anlamına geldi. Ümmetin bu anlamının pekişmesindeki önemli sebeplerden birisi, İslam dışındaki din ve inanç birlikteliklerini ifade edecek daha özel kavramların varlığıdır. Mesela:Hıristiyanlıkta kullanılan ve sözlük anlamıyla cemaat, topluluk anlamına gelen Kilise tam anlamıyla ümmetin karşılığıdır.tabi bu bağlamda Protestan kilisesi, Protestan ümmeti demektir. Bizde ümmet en azından kategorik olarak Müslümanlar birliği demektir. Etnik, bölgesel ve dilsel birlikteliklere karşılık İslam eksenli, iman temelinde mensubiyet duygusuna dayalı bir birlikteliktir.yani ümmet fiziki/sosyal etkinliklerin üzerinde bir hedefe sahiptir. Bu bağlamda Mağrib li bir Berberi ile uzak doğuda Endonezya lı bir Müslüman, Afrikalı bir zenci ile Türkiye li bir beyaz Müslüman kendini aynı camianın üyesi kabul ederler. Bu haliyle ümmet, sosyolojinin tanımladığı en kapsamlı sosyal birlik olan ulustan daha fazla ve farklı bir şeydir. Tarihsel ifadeyle ümmet, İslam ın evrensel yapısına uygun bir oluşumdur. Dil, ırk ve etnisite gibi sosyal oluşumlar içine sığdırılamaz. Bundan dolayıdır ki, günümüzdeki özellikle ulusçu yapılar, ümmet bilincine karşı çıkmaktadırlar. Çünkü ümmet bilinci, ulusçu kurguya genelde engel bir olgudur. Modern Türkiye de de bu İslami mensubiyet duygusu, çağ dışı ümmetçilik nitelemesiyle tahkir edilegelmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki, bugün küresel boyutta ABD ve onun ekseninde saldırıya geçen dünya ile İslam dünyası arasında yaşanan, bir farklı ümmetler çatışmasıdır. Yaşanan süreç başka türlü açıklanamaz. Sözgelimi Irak olayı, yalnızca bir Irak sorunu değildir. Müdahale edilen ve edilmesi düşünülen ülkeler ve toplumlar göz önünde bulundurulduğunda bu durum daha iyi anlaşılabilir.
25 Umre ve Hac 25 Bu nedenle Müslümanlar, bu çirkin saldırılar karşısında aynı ümmetin üyeleri olduklarının bilincinde olmalı ve ona uygun olarak fiziki farklılıklarının ötesinde, mensubiyet duygularını pekiştirerek tek yürek olabilmelidirler. Özellikle son zamanlarda planlanan ve etnik, mezhep ve fırka farklılıklarına dayalı olarak oluşturulmak istenen çatışma senaryolarına karşı duyarlı olmalıdırlar. Aslında İslam da ümmet bilinci oluşturan ve pekiştiren pek çok şey vardır. Mesela: Bütün ibadetlerin, manevi yönlerinin yanında dünyevi bir tarafları da vardır. Bu dünyevi yönün en önemlisi de bir toplum bilinci oluşturmasıdır. İbadetler kişisel olarak yapıldığında bile toplumsal bir çerçeve ortaya çıkmaktadır. Mesela: Namazın insanı kötülüklerden alıkoyması, doğrudan namaz kılanla ilgili değil, çevresindeki sosyal dünya ile ilgili bir sonuçtur. Tek tek fertleri muhatap alan namaz, oruç ve zekat emri, sonunda toplumsal bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Belki de bunun hedeflenmesi nedeniyledir ki, emir ve yasak ayetlerinde çoğu defa ifade, çoğul olarak kullanılmıştır: Namazı dosdoğru kılınız, zekatı veriniz., Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz. örneklerinde olduğu gibi. Bundan dolayı Müslümanlar birlik ve beraberlikleri için de ibadetler konusunda duyarlı olmalı, onları ruhuna uygun olarak yapmalı ve yaşamalıdır. Bu konuda Hac ibadeti önemli ve güzel bir örnektir. Hac ibadeti, Ümmet bilincinin geliştirilmesinde fevkalade önemli yeri olan ibadetlerden birisidir. Bilindiği gibi Hac, dünyanın değişik yerlerinden gelen ve farklı renk, dil ve ırktan Müslümanların Zilhicce 9-13 günlerinde, Kabe den Arafat a kadar, haram mevkilerde gerçekleşen muazzam bir ibadettir. En son emredilmiş ibadetlerden olan Hac; kurban, tavaf, namaz, vakfe, zikir, tevbe ve cihad gibi pek çok ameli kapsamaktadır. Bu durum farkına varıldığı oranda, ümmet bilincini güçlendirecek bir süreçtir. Hac sembollerden kurulu bir ibadettir. Tavaf tan Sa y e, kurbandan şeytan taşlamaya kadar yapılan ibadetin hemen hepsi semboliktir. Kur an-ı Kerim, Safa ve Merve nin Allah ın birer sembolü olduğunu ifade eder. Sembolik dünyanın ötesinde, insanın bilgi, inanç ve duygularının yeniden inşasında etkili olan bir alandır. Hac, Hz. İbrahim (a.s) ve Hz. İsmail (a.s) den, Hz. Hacer e kadar dayanan geçmişin sembolleriyle, geleceği kuran bir ibadettir. Bir ilk yaratılış ve şimdiki hayat senaryosudur.
26 26 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Hac gerçekten, bir bakıma ilahi bir tiyatrodur. Yaratıcısı Allah olan, rolleri Peygamberi tarafından tanımlanmış büyük bir tiyatrodur. Herkes aynı rolü yerine getiriyor, ama ortaya büyük bir tablo çıkıyor. Herkes aynı rolü, benzer giysiler içinde gerçekleştiriyor. Bir ortak ümmet bilinci kazanmada etkin olan Hac da, yapılan ibadetlerden birisi şüphesiz ihramlılık halidir. Mahremiyet içinde olmak anlamına gelen ihram, kendine has bir kıyafet içinde gerçekleşen, bir dünya ayrımıdır. İhram, bir giysi olarak mü minler arasındaki farklılığı ortadan kaldırdığı gibi, duyguda birliğin bir doruk noktasıdır. Yasakları göz önünde bulundurulduğunda görülür ki, ihramlılık din dışı yapılanmaya karşı bir tavır alıştır ve bütün Müslümanlar, her zaman ihramlı bir konumda bulunmalıdırlar. Esasen haram düşüncesi, dinin en temel unsurlarından birisini oluşturur. Haram, bir yer ve zaman farkı belirleme konusudur, nerede ve nasıl davranılacağını bilmektir. Bunun için Hac, haram ilkesi üzerine inşa edilmiştir. Haram, Mikat mahallinden başlar, Kabe bir haram Mescid dir. Hac Beytullah ı, yani Allah ın evini ziyaret demek olduğuna göre, burada Kabe merkezi bir konumdadır. Alemlerin Rabb i olan ve hiçbir fiziki mekanla ilintili olmayan Allah, burasını kendisine ev edinmiştir. Aslında bu ev, Allah ın tecelligahı ise de, insanların evidir. Mü min ziyaretçilerin buluşma yeridir. Bir başka deyişle, evin ziyaretçileri mü minlerdir. Böylesi bir durumda inananların yapacağı iş, göstereceği saygı ve onun çevresinde pervane olup dönmek, yani tavaf etmektir. Bir başka deyişle çoklukta birliği yakalamaktır. Bu dev kitle, Allah ın misafirleridir. Tavaf sözlükte, bir şeyin etrafını dönmek, dolanmak tır. Denilebilir ki, evren dönme üstüne kuruludur. Uzaydaki küçüklü-büyüklü parçalar belli eksenlerde dönmekte ve tavaf etmektedirler. Kabe nin çevresindeki tavaf ise, bunun bir beşeri istek biçimidir. Daha çok Allah ın işaretleri olan Safa ile Merve arasında gidip gelmeler halinde gerçekleşen Sa y, bir arayışın sembolik ifadesidir. Kanaatimce bu arayış, o anda mü minlerin ihtiyaç duyduğu şeyin arayışıdır. Sa y i ilk defa gerçekleştiren Hacer validemizin arayışı su idi, çünkü buna ihtiyacı vardı. Bugün Müslümanların maddi-manevi kurtuluşa ve birliğe ihtiyaçları vardır. Sa y, bunların arayışı olmalıdır. Bütün arayışlar bilme ve bilinçlenme ister. İşte Arafat ta başlayan vakfeler, bunu gerçekleştirmeye yöneliktir. Vakfe, durmak hayatın hareketini yavaşlatmak demektir. Hac da vakfenin önemli bir yeri vardır.
27 Umre ve Hac 27 Hacc ın Mina dan Arafat a, Müzdelife den Mina ya, Akabe ye ve nihayet Ka be yi tavaf ve Sa y ile devam eden sürekli ve hızlı bir hareket olduğu göz önünde bulundurulursa, Hac bütün bu koşuşturmalar içerisinde belli yer ve zamanlarda durmayı da kapsar. İşte bu duraksamalara genel olarak vakfe denmektedir. Vakfenin en belirgin şekilleri Arafat, Müzdelife ve Mina vakfeleridir. Ancak bunların hükmi dereceleri birbirinden farklıdır. Arafat vakfesi farz, Müzdelife vakfesi vacip, Mina vakfesi sünnettir. Yapıldıkları vakitleri de farklıdır. Arafat vakfesi gündüz, Müzdelife vakfesi gece, Mina vakfesi birkaç günün bütününü içine almaktadır. Hac denen bu kıyamet senaryosunda Allah ın huzurunda bekleyiş demek olan vakfe, gelişigüzel bir duruş değil, farkında olunan bir bekleyiştir. Esasen bu açıdan bakıldığında, adı geçen vakfelerin içerikleri de az çok farklılık taşımaktadır. Arafat, bilme-tanıma yeri demektir. Çünkü Ariflik, soyut düzeyde bir bilgi demektir. Arafat bilmeye yöneliş iken, Müzdelife bir bilinç kazanım yeridir. Gerçekten de Allah, Müzdelife yi Meş ar-i Haram, yani şuur kazanılan haram mevki olarak nitelemiştir. Şuurun soyut ariflikten farkı, bilginin eyleme dökülebilir hale gelmesidir. Vakfeler için bir İslam konferansı olduğu yorumu sıkça yapıla gelmiştir. Ancak kanaatimce ne vakfeler ve ne de Hac da yapılan diğer ibadetler bir İslam kongresi değildir. Teknik anlamdaki kongreden daha öte bir şeydir. Çünkü kongre, belli organizatörlerce düzenlenen, çoğu kere toplumların seçkinlerinin rol aldığı, resmi bir dilin kullanıldığı ve görüşmelerin sonunda konuların raporlara döküldüğü toplantılardır. Halbuki bu muazzam Hac senaryosunun nihai yöneticisi Allah tır. Milyonlarca insan, aynı rolü oynamakta ve mesela bir kongre başkanlığı rolü bulunmamaktadır. Bununla birlikte Hac, manevi din dilinin kullanıldığı bir ümmet toplantısıdır ve konusu Allah a yöneliştir. Her aşamasında O nu anan mü minler topluluğu oluşturmaktır. Allah bu bağlamda,...arafat tan akın edince Meş ar-i Haram da da Allah ı anın... 6 buyurmaktadır. Yani burada içerik öncelikle manevidir, İslam dünyasının ortak sorunlarının görüşülmesi Hac dışında, ümmetin oluşturacağı, temsilcilerinin düzenleyeceği toplantılarda gerçekleştirilmelidir. 6 Bakara, 2/198
28 28 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Çok anlamlıdır ki, Hac süreci içinde Mina eylem aşamasıdır. Aslında sözlük anlamı itibarıyla Mina aşırı istek, terim manasıyla, Allah a kavuşma isteği anlamına geliyorsa da, bu istek soyut bir davranış olamaz. Mina da iki önemli eylem gerçekleşmektedir. Kurban kesme ve şeytan taşlama birbiriyle bağlantılı iki işlemdir. Bunlardan birincisi yanıltıcı etkenlerin reddi, ikincisi Allah için beşeri isteklerimizin gerektiğinde kesilebilmesidir. Kurban da şeytan taşlama da sembolik işlemlerdir. Sözlükte yakınlık, yakınlaşma demek olan kurban, pratikte de Allah a yakın olma çabası anlamına gelmektedir. Kurban, insanı dünyaya bağlayan düğümün çözülmesi ve isteğin kesilmesidir. Hz. İbrahim (a.s) in kurbanı oğlu İsmail di; çünkü en çok sevdiği oydu, bu isteğinin Allah a bağlılığın gerisine alınması gerekiyordu. Bu açıdan bakıldığında amaç aynı olsa da, herkesin kurbanının farklı olduğu söylenebilir. Evlat, makam-mevki, meslek, mal ve servet, vb. Kesilen hayvan, düğümün Allah lehine çözüldüğüne ilişkin bir karineden ibarettir. Allah: Kurbanlarınızın kanları ve etleri Allah a ulaşmaz, ona ulaşan takvanız (iyi niyetleriniz) dır... 7 buyurmaktadır. Mina da yapılan ikinci bir eylem şeytan taşlamadır. Küçük, orta ve büyük şeytan kategorileri vardır. Bunların güncel hayatta nelere denk düştükleri konusunda farklı yorumlar yapılmıştır. Üç şeytanın siyaset, ekonomi ve din gibi üç önemli kurumdaki İslam dışı yapılanmaya denk düştüğü söylenmiştir. Ali Şeriati ye göre, bunları da Firavun, Karun ve Bel am temsil etmektedir. Esasen Hz. İbrahim (a.s) in taşladığı şeytan da böylesi bir aklileştirme taşıyordu. Allah ın kana ihtiyacının olmadığını, hele insanın kendi çocuğunu kurban etmesinin anlamsız olduğunu, kurban emrinin açık bir vahiyle değil, rüya ile gerçekleştiğini söylüyordu. Bir mü min için büyük şeytan bu idi ve Hz. İbrahim (a.s) onu taşlamıştı. Kısaca tavaf, vakfe, cemreler, kurban ve benzeri eylemler kalıcı yapılan işlerdir. Dolayısıyla farkına varılarak yapılmış bir Hac Müslüman ın şuurunu ve ümmet bilincini geliştirip pekiştiren muazzam bir ibadettir. Çünkü Hac Allah ile din, din ile toplum arasında kurulan bir bağ ve bir kesişme noktasıdır. İslami hayatı motive yönü güçlü bir ibadettir. Öyle ki, sadece yerine getirilenlerle sınırlı olmadığı bile söylenebilir. Gidiş ve dönüşüyle geniş bir kesimi ilgilendiren sosyal bir boyuta sahiptir. 7 Hac, 22/37
29 Umre ve Hac 29 Hac, Hz. İbrahim (a.s) anlayışında putlarla savaş, Nemrut la mücadele, Allah a samimiyetle bağlılık ile ateşten kurtuluş, eşini ve çocuğunu çölde Allah a adama, iblis/şeytan ile mücadele, oğlu İsmail i kurban etme imtihanı, hicretler ve Kabe yi inşa çerçevesinde yaptığı ilk tavaf ve bu tavafın gereği olarak Hanif bir din ve gelecek insanlığa örnek bir imam olarak hayatını adamadır. Böylesi örneklerle dolu tarihi bir süreçtir. Diğer taraftan ise Hac, geleceğe yönelik bir şeydir. İhramlılık hali, vakfenin bilinçlenme ve arınma eylemi, şeytani işleri reddetme ve kurbanın yaklaşma duygusu gibi, bir Müslüman ın hayatı boyunca sürmesi gerekli inanç, duygu ve düşüncelerdir. Sonuç olarak sınırları Allah tarafından çizilmiş bir hayat yaşamaktır. Bu açıdan denilebilir ki, Hac olgusu, ifade ettiği anlam itibari ile henüz Hacc a gitmemiş mü minler tarafından da üzerinde düşünülmesi gerekli bir ibadettir. Belirtmeliyiz ki, ayetteki yoluna güç yetirebilmek bile böylesi bir yoğunlaşma, mü minin gündemine almasıyla yakından ilgilidir. Sonuç itibariyle Hac, her zamankinden daha çok muhtaç olduğumuz, ayrılıkları önleyecek, düşman hilesini boşa çıkaracak ve ümmet bilincini geliştirme gücünde büyük bir ibadettir. Mü minler olarak bunun farkında olmalıyız. 8 Umre veya Hacı adayları, Mikat mahallinden itibaren İhram yasaklarına riayet ederek Telbiye, Tekbir, Tehlil ve Selavat-ı Şerife söyleyerek Mekke ye ulaşırlar. Harem bölgesine vardıklarında biraz dinlendikten ve yıkandıktan sonra Telbiye ve Tekbir getirerek Harem-i Şerife girerler. Mekke ye gündüz ve abdestli girmek sünnettir. Kabe yi görünce Telbiye kesilir. Müstehap olduğu için Bab üs-selam kapısından Tekbir, Tehlil ve Selavat-ı Şerife getirilerek girilir. Beytullah ı görünce üç defa Tekbir ve Tehlil getirilir ve dua edilir. Bu dua kabul gören dualardandır. Mescid-i Haram a girildiğinde, eğer cemaatle farz namaz kılınmıyorsa, Rukn-ı Yemani tarafından gelerek Hacer ül-esved ı selamlayarak tavafa başlanılır. Temettü Haccı yapacak olanlar Mikat mahallinde Umre ye niyet ettiklerinde, Umre tavafını yaparlar. Daha sonra Umre nin Sa y ı yapılacağından tavafın ilk üç Şavt ında İztiba ve Remel yapılır. 9 Umre tavafı bitince Makam-ı İbrahim ın arkasın- 8 9 Umran Dergisi, 3/2005 Ahmet bin Hambel, Müsned, 1/ ; Ebu Davud, Menasik, 49-50
30 30 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi da, eğer izdiham varsa Harem-i Şerif in uygun bir yerinde iki rekat tavaf namazı kılınır ve dua edilir. Daha sonra bol bol Zemzem içilir. Tavafı; Hacer-ı Esved köşesinde veya hizasından başlayarak tavaf niyeti ile Kabe nin etrafında 7 defa dönmektir. Hacer-i Esved in karşısına gelinir ve tavaf için niyet edilir. Allah ım, senin rızan için tavaf etmek istiyorum, bunu benden kabul buyur ve kolaylık ihsan eyle. denilir. Sonra Tekbir, Tehlil getirilir ve dua okuyarak Hacer ül-esved in hizasına gelinir. Başlama çizgisinin yanına varıldığında, içleri Kabe ye doğru olacak şekilde, eller namaza durur gibi, omuz veya kulak hizasına kadar kaldırılarak: Bismillah..! Allah u Ekber..! denilir ve tavafa başlanır. Mümkünse Hacer-i Esved öpülür, mümkün değilse İstilam, yani selamlama yapılır. Ancak Hacer ül- Esved e dokanacağım veya onu öpeceğim diye, diğer Müslümanlara eziyet etmek kesinlikle doğru değildir. Hz. Peygamber (s.a.v) in uygulamalarına aykırıdır. Bir Müslüman, Kabe nin hemen dibinde Hz. Peygamber (s.a.v) in onay vermediği bir uygulamanın içinde olamaz. Buna özellikle dikkat etmek gerekir. Sünneti yerine getireceğim diye, başka Müslümanlara eziyet vermek olan haram bir iş yapmamak lazımdır. Kul hakkına en fazla riayet edilmesi gereken günler ve yerlerde bulunduğumuzun farkında olarak hareket etmek lazımdır. Ayrıca hal ve hareketlerimizle bir milleti temsil ettiğimizi de unutmamak lazımdır. Belki de Hac ve Umre ibadetini yaparken, en çok dikkat etmemiz gereken davranışlarımız olmalıdır. Ancak arzu edilir ki, Hacer ül-esved i öpmektir. Bu eğer mümkün olmadıysa, kesinlikle üzülmemek lazımdır. Zaten tavaflarda onu selamlıyoruz. Tavaf bittikten sonra Umre nin Sa y ını yapmak üzere Safa ya gidilir. Kabe görününceye kadar çıkılır. Sa y için niyet edilir. Allah ım rızan için Safa ve Merve arasında Umre Sa y ını yapmak istiyorum, bunun edasını bana kolay kıl ve benden kabul eyle. denilir ve daha sonra Umre Sa y ı yapılır. Sa y bittikten sonra tıraş olunur ve İhram dan çıkılır. İhramlıya yasak olan her şey, yeniden İhram a girinceye kadar helal olur. Erkekler saçlarını dipten tıraş ederler veya kısaltırlar. Kadınlar ise, saçlarının ucundan bir miktar keserler. Kısaltmada saçların ucundan alınacak miktar, parmak ucu uzunluğundan daha az olamaz. Hac için tekrar İhram a girinceye kadar bütün ihram yasakları kalkar. Kıran ve İfrat Hac cına niyet edenler İhram lı kalmaya devam ederler. Temettü Hac cına niyet etmiş olanlar böylece Umre lerini bitirip, İhram dan çıktıktan sonra Hac için İhram a girinceye kadar Mekke de İhramsız olarak kalırlar. Bu arada nafile tavaf yapabilirler. Zilhicce ayının 8. gününe kadar İhramsız
31 Umre ve Hac 31 beklerler. Günlük namazlarını Harem-i Şerif te cemaatle kılmaya devam ederler. Hac için İhram a giriş, Temettü Hacc ına niyet edip de Umre yaptıktan sonra Mekke de bulunan Hacı adayları, Hac için İhram a genellikle Zilhicce ayının 8. günü, yani Tevriye günü girmektedirler. İki rekat İhram namazı kıldıktan sonra, Hac için İhram a niyet edilir. Allah ım, senin rızan için Hac yapmak istiyorum. Bunu bana kolaylaştır ve kabul buyur. denilir. Daha sonra Telbiye getirilerek Hac için İhram a girilmiş olunur. Böylece tekrar İhram yasakları başlar. Hac için İhram a girdikten sonra, Arafat a çıkmadan önce nafile bir tavafın ardından Hac cın Sa y ı yapılabilir. Hacc ın Sa y ını bu şekilde önceden yapanlar artık ziyaret tavafından sonra Sa y yapmazlar. Ancak Sünnet e uygun olan, Haccın Sa y inin ziyaret tavafından sonra ve İhramsız olarak yapılmasıdır. Bundan sonra kafile ile birlikte Arafat a hareket edilir. İntikal esnasında Telbiye, Tekbir, Tehlil, Salavat-ı Şerif getirilir ve bol bol dua edilir. Bu mübarek günlerin bereketinden yararlanmaya çalışılır. Arafat a gittikten sonra Çadırlara yerleşilir. Bir süre dinlendikten sonra Allah a dua edilir, Telbiye, Tekbir ve Tehlil getirilir. Kur an-ı Kerim okunur, namaz kılınır, günahları için tevbe edilir ve zikirle meşgul olunur. Zeval vakti, yani öğle vaktine kadar ibadet etmeye devam edilir. * UMRE Umre nin farz oluşu hususunda İslam alimleri, ihtilafa düşmüşlerdir. İmam Şafii ve İmam Ahmed bin Hambel e göre Umre, Hac gibi insanın ömründe bir defa yapması farzdır. Buna delil olarak da, Kur an-ı Kerim de: Hacc ı ve Umre yi Allah için tamamlayın ayetinin emir şeklinde gelmiş olmasını dayanak olarak kabul etmişlerdir. Bir Hadis te: Hacc ı ve Umre yi peşi peşine yapınız. Bu ikisi körüğün; demir, altın ve gümüşün pasını yok ettiği gibi, fakirliği ve günahları yok eder. 11 buyurmaktadır. 10 Bakara, 2/ Tirmizi, Sünen, Kitab ül- Hac,2 ; Nesai, Kitab ül- Hac,6
32 32 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Hadis te öncelikle Hacc ın ifa edilmesini ve ondan hemen sonra da Umre nin yapılması emredilmiştir. İmam Ebu Hanife ve İmam Malik e göre ise, Umre yapmak sünnettir. Sünnet olduğuna dair ise, şu delilleri zikretmişlerdir. Hz. Peygamber (s.a.v) den rivayet edilen İslam beş esas üzere bina edilmiştir. 12 Hadis inde Hac zikredilirken, Umre zikredilmemiştir. Başka bir Hadis te ise, Hac vaciptir, Umre ise tatavvu dur. 13 yani sünnettir, buyurdu. Bu ihtilafın sebebi görüldüğü gibi, rivayet edilen çeşitli Hadis lere dayanmaktadır. Hacc a veya Umre ye gidenler birden fazla Umre yapabilirler. Ancak bazıları gece gündüz demeden onlarca defa Umre yapmaktadırlar. Halbuki daha çok Kabe nin tavaf edilmesi tavsiye edilmiştir. Mescid il-harama a her girişte, namaz vakitlerinin dışında, imkan olması halinde tavaf yapılması sünnettir. Çünkü Kabe yi selamlama, Kabe yi tavaf etmektir. Hacc a gidenler mutlaka Umre görevini de yerine getirerek dönerler. Önemli olan bu görevin şeklen yerine getirilmesi değildir, içerdiği mana önemlidir. Çünkü hem Hac ve hem de Umre nin vecibeleri, tamamı ile sembolik bir takım fiillerden oluşmaktadır. Her sembolün bir veya birkaç anlamı vardır. Mekke de binlerce Peygamberin hatıraları, binlerce sahabenin ve evliyanın anıları vardır. Bu bölge tamamen Peygamberler iklimiyle kuşatılmıştır. Onun için önemli olan, Peygamberler ikliminden feyz alarak, kendi nefsinde gerçek hicreti ve gerçek değişimi yaparak dönmektir. 1- UMRE NİN RÜKÜNLERİ a- İhram: Umre ye başlama niyeti demektir. Rükün oluşunun delili Hz. Peygamber (s.a.v) in: Ameller ancak niyetlere göredir. 14 Hadis idir. b- Tavaf: Kabe yi tavaf etmektir. c- Sa y: Bunun delili Hz. Peygamber (s.a.v) in: Hediye kurbanı getirmemiş ise Beyti tavaf etsin, Safa ile Merve arasında da Sa y yapsın. 15 Hadis idir. 12 Buhari, İman,1; Müslim, İman, 1 13 İmam Beyhaki, IV/348; imam Şafii, Müsned, 1/281 h. No: Buhari, I,9 ; Müslim, III, 1515
33 Umre ve Hac UMRE NİN VACİPLERİ a- Harem bölgesi dışında Umre için İhram a girmektir. b- Saçları tıraş etmek veya kısaltmaktır. * HAC Hac, İslam dininin rükünlerinden bir rükün ve dinin sembollerinden de ulvi bir semboldür. İbadetlerden en son farz kılınanıdır. Hayatın birbirinden farklı birçok yönünü onaran faydaları içerdiği için, diğer rükünlerin faziletini de içerebilecek bir konumdadır. Emin beldeyi ve Müslümanların kıblesini ziyaret etmek her müslümanın arzusu, her müslümanın amacı, her akıllı ve zeki insanın dileği olmalıdır. Zira ziyaret şerefli bir taleptir. Bu emin belde, tarih boyunca bütün Müslümanların buluşma noktası olmuştur. Büyük bir özlemin giderildiği yüce bir mekandır. Bu mübarek belde, İslam ın doğduğu yer ve Müslümanların başkentidir. Sözlükte Hac, saygıdeğer makamlara isteyerek ziyarette bulunmak demektir. Dindeki anlamı ise, İhram a girerek belli günde Arafat ta bulunmak ve Kabe yi usulüne uygun olarak ziyaret etmektir. Hac, İslam dininin temel şartlarından biridir ve maddi imkanı olan her Müslüman a ömründe bir defa Hacc a gitmek farzdır. Ümmet de, gücü yeten kimsenin hayatta bir defa, Haccetmesinin farz olduğunu icma ile kabul etmiş bulunmaktadır. 16 Bu ibadeti yerine getiren kimseye ise Hacı denir. Beytullah, Allah ın evidir. Bu eve Allah ı ziyaret için gelinir. Hem mali ve hem de bedeni bir ibadet olan Hac kelimesinin sözlük anlamı: Yönelmek, kastetmek, bir kimseyi, ya da bir yeri çokça ziyaret etmek demektir. Hac, hicretin 10. yılında (H.631) farz kılınmıştır. Kur an-ı Kerim: Orada apaçık deliller, ayrıca İbrahim in makamı vardır. Oraya giren emniyette olur. Yoluna (gitmeye) gücü yetenlerin o evi ziyaret etmesi, Allah ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkar 15 Buhari, III, 539 ; Müslim, II, İbn-i Kudame, el- Muğni,V,6
34 34 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi ederse bilmelidir ki, Allah bütün alemlerden müstağnidir. 17 buyurmaktadır. Bu ayet, Müslümanlara Hacc ın farz olduğunun delilidir. yoluna gücü yetenler Hacc a gitme imkanına kavuşanlar demektir. Bu imkanın ölçüsünün ne olduğu konusunda mezhepler farklı görüşler ortaya koymaktadırlar. İmam Şafii ye göre bu imkan, vasıta ve yol masraflarını karşılama kudretidir. İmam Malik e göre, yürüme ve çalışıp kazanma iktidarıdır. İmam Ebu Hanife ye göre ise, bu söylenenlerin tamamıdır. Hz. Peygamber (s.a.v) de: İslam beş temel kaide üzerine oturtulmuştur. Bunlar, Allah tan başka İlah olmadığına ve Hz Muhammed (s.a.v) in Allah ın Peygamberi olduğuna tasdik etmek, Namaz kılmak, Zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Kabe yi Haccetmektir. 18 buyurmuştur. Bir başka Hadis inde Hz. Peygamber (s.a.v): Ey İnsanlar! Haccetmek size farz kılındı. Binaenaleyh Haccediniz. 19 buyurdu. Bazı Ayet ve Hadis lerde de, Hz. İbrahim (a.s) in Hac a gitmesinden ve insanları Hacc a çağırmasından bahsedilmektedir. Şüphesiz, alemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk ev (mabed), Mekke deki (Kabe) dir. 20 Bu ayet, Kabe nin mabed olarak yeryüzünde yapılmış ilk bina olduğunu ve tarih boyunca saygınlığını koruduğunu ifade etmektedir. Mekke deki evden maksat Kabe dir. Allah, Mekke yi dünyanın en kutsal şehri kılmıştır. Mekke şehrinin yer aldığı bölge her şeyden önce mukaddes, saygınlığı korunan ve içinde kan dökmekten sakınılan yer anlamına gelen Harem adıyla anılmaktadır. Hani biz İbrahim e, Kabe nin yerini, Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rüku ve secde edenler için temizle diye belirlemiştik. İnsanlar arasında Hacc ı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın de- 17 Al-i İmran, 3/97 18 Buharı, İman,1; Müslim, İman,1 19 Müslim, II, Al-i İmran, 3/96
35 Umre ve Hac 35 veler üzerinde sana ulaşsınlar. Böylece kendilerine ait bir takım yararları yakinen görmeleri, Allah ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah ın ismini anmaları(kurban kesmeleri için) sana (Kabe ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yiyin, hem de yoksula, fakire yedirin Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve o eski evi (Kabe yi) tavaf etsinler. 21 Müfessirlere göre, ayetin birinci cümlesinde işaret edilen faydalar, hem dünyevi ve hem de uhrevidir. Dünyevi olanı, Hacc ın insan üzerinde meydana getirdiği ahlaki tesirler ile ticari ve sosyal faydalardır. Uhrevi olanlar ise, Allah ın hoşnutluğu ve O nun mü minlere olan af ve mağfiretidir. Müslümanların, Allah ın ismini anarak kurban kesmeleri emredilen belli günler e Eyyam-ı Nahr, yani Kurban kesme günleri denilir. Bu günler Zilhicce ayının ve 12. günleridir. Hacıların kirlerini gidermelerinden maksat, özellikle tıraş olmaları, tırnaklarını kesmeleri, koltuk altlarını ve kasıklarını temizlemeleridir ve genel olarak bütün bedeni kirlerden arınmalarıdır. Eski evi tavaf etsinler demek, Kabe nin etrafını dolaşsınlar demektir. Bir defa dolaşmaya bir Şavt denilir. Tavaf, 7 Şavt tan ibarettir. Bunlardan ilk dördü farz, üçü vaciptir. Bu, Haccın rükünlerinden olan tavaftır. Bu tavafa Tavaf-ı Ziyaret denir. Kabe ye ilk varıldığında yapılan kavuşma tavafına Tavaf-ı Kudüm, Kabe den ayrılırken yapılan tavafa da Veda tavafı veya Tavaf-ı Sader denir. Sa y konusunda Kur an-ı Kerim: Şüphesiz, Safa ile Merve Allah ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim Hac ve Umre niyetiyle Beyt i (Kabe yi) ziyaret eder ve onları da tavaf ederse bunda bir günah yoktur 22 Safa ve Merve, Kabe yakınındaki iki küçük tepenin adıdır. Allah a güvenini devam ettirip bir sabır ve tevekkül sınavını başarıyla veren Hz. Hacer in anısını yaşatmak üzere, bu iki tepe arasında yedi defa gidip gelmek, Hacc ın uygulamaları arasında yer alır ve bu uygulamaya Sa y denilir. Hz. Hacer, su bulmanın imkansız gibi göründüğü bu ıssız çöl ortamında bile, Allah tan ümidini kesmemiş, yerinde oturup kendisinin ve çocuğunun ölümünü beklemeye razı olmamış, aksine inanıp güvendiği Allah 21 Hac, 22/ Bakara. 2/158
36 36 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi için, hiçbir şeyin imkansız olmadığını düşünerek sabırla su aramaya devam etmiş ve sonunda Allah, aradığını O na lütfetmiştir. Allah insanları her zaman bu şekilde sınamalardan geçirebilir. Hz. Hacer in gösterdiği inanç, ümit, sabır, tevekkül ve kararlılığı gösterenler bir şekilde Allah ın keremine nail olurlar Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: Onlar, insanlar ve Hac için vakit ölçüleridir 23 Müslümanlar, Hz. Peygamber (s.a.v) e Ay ın kimi zaman ip gibi ince, kimi zaman da güneş gibi dolgun görünecek kadar çok değişik evreler geçirmesinin faydasını ve hikmetini sormaları üzerine inen bu ayette, incecik hilalin bir ay boyunca bu şekilde sürekli değişmesinin insanlara vakit tayiniyle ilgili birçok yararlar sağladığı belirtilmiş, bu yararlardan yalnız Hac ile ilgili olanına işaret edilmiştir. Hacc ı da, Umre yi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olursa (tıraş olmak zorunda kalır) fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman Hacc a kadar Umre ile faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü Hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah a karşı gelmekten sakının ve Allah ın cezasının çetin olduğunu bilin. 24 Allah için kaydı, Hacc ı ve Umre yi yalnız Allah a ibadet maksadı ile yapın, başka amaçlar gütmeyin, Hacc a riya katmayın anlamına gelir. Ayette, Engellenirseniz kolayınıza gelen bir kurban gönderin buyrulmaktadır. Buradaki engellerden maksat, ağırlıklı görüşe göre, Hac yapma imkanını ortadan kaldıran veya tehlikeye düşüren hastalık, yol emniyetinin olmayışı, düşman tehlikesi gibi iç ve dış olumsuzluklardır. Nitekim Ayetin devamındaki Güvenlikte olduğunuzda ifadesi de bunu desteklemektedir. Mealinde Kurban diye çevirdiğimiz Hedy kelimesi, sözlükte Gönderilen, hediye edilen demektir veya hediye kelimesinin çoğulu- 23 Bakara, 2/ Bakara, 2/196
37 Umre ve Hac 37 dur. Dini bir terim olarak, Kabe ye hediye olarak kesilen kurban anlamına gelir. Konumuz olan bu Ayette de işaret buyrulduğu üzere, aynı Hac döneminde hem Hac ve hem de Umre yapanların (Kıran ve Temettü Hacc ı) kurban kesmeleri vaciptir. Sadece Hac (ifrat Hacc ı) yapanlar ise, isterlerse kurban kesmeyebilirler. Ayette bir engel yüzünden Kabe ye varamayanların uygun bir kurbanlık göndermeleri, bir özrü bulunmayanların kurbanlık hayvan, mahalline ulaşıncaya kadar tıraş olmamaları istenmektedir. Hacıların ihramlı oldukları süre içinde tıraş olmaları yasaktır. Ancak ayet, sağlık sorunu bulunanlara, bir fidye ödemeleri şartıyla tıraş olma ruhsatı vermektedir. Fidye, mazereti nedeniyle belirli bazı dini görevleri yerine getiremeyen kimseden ve buna karşılık olarak ödemesi istenen bedeli ifade eder. Hac görevleriyle ilgili bu bedel oruç tutmak, sadaka vermek veya kurban kesmekle ödenir. Bir Hadis e göre, orucun süresi üç gündür. Sadaka vermek isteyen kişi ise, altı yoksulu sabah, akşam doyurur. Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda Hacc a başlarsa, artık ona Hac da cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Şüphesiz, azığın en hayırlısı takva(allah a karşı gelmekten sakınma) dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının. 25 Hac bilinen aylardadır buyrularak, genel bir ifade ile anılan Hac ibadetinin yerine getirilme zamanı, bizzat Hz. Peygamber (s.a.v) in bu uygulamasıyla tam olarak tayin ve tespit edilmiş ve bugüne kadar bütün uygulamalar da bu şekilde sürdürüldü. Bu nedenle ayette geçen Hac bilinen aylardadır. şeklindeki mutlak ifadeye bakarak, bu ibadetin belirtilen iki ay on gün günlük zaman içinde, başka günlerde de yerine getirilebileceğini veya bazı güçlükleri azaltmak ya da ortadan kaldırmak için bu süre içinde farklı zamanlara yayılabileceğini düşünmek, bizzat Hz. Peygamber (s.a.v) in, Hulefa-i Raşidin in ve bugüne kadar gelmiş geçmiş bütün Müslüman bilginlerin görüşlerine aykırıdır. Ayrıca Ayette İnsanın, bu ibadete niyet edip başladığı andan itibaren sözlerinde, tutum ve davranışlarında, insanlarla ilişkilerinde son derece dikkatli olması gerektiğinin önemi vurgulanmıştır. Şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır. buyurularak, Hac yolculuğuna hazırlıksız çıkarak sonra da insanlardan yiyecek ve içecek istemenin 25 Bakara, 2/197
38 38 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi iyi bir davranış olmadığına, takvaya da aykırı olduğuna ve Hac sırasında bu tur yanlışlardan kaçınmak suretiyle Allah a karşı saygılı davranışlar sergilemek gerektiğine işaret edilmektedir. Ancak Müslümanların ihramli iken de ticaret yapabileceklerini ve Allah ın lütfundan yararlanabileceklerini bildirmektedir. (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife ye) akın ettiğinizde Meş ar-i Haram da Allah ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz, O nun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz. 26. Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah ı anın. İnsanlardan, Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver diyenler vardır. Bunların Ahirette bir nasibi yoktur. 27 Ayette sadece, bize bu dünyada ver diyenlere uyarı vardır. Ahirette de verilmesi için dua edilmesi istenmektedir. Müslüman hem dünya ve hem de ahiret için, Allah ın lütfunu dua ile dilemelidir. Sayılı günlerde Allah ı anın (Telbiye ve Tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina dan Mekke ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin. 28 Sayılı günlerden maksat, Teşrik Tekbirleri yani Tekbir günleri, Allah ı zikretmekten maksat da bu günlerde, beş vakit namazın farzlarından sonra okunması vacip olan tekbir sözleridir. 1- HACCIN FARZ OLMASININ ŞARTLARI a- Müslüman olmak: Erkek veya kadın, şartları taşıyan her Müslüman a, ömründe bir defa olmak üzere Hac etmesi farzdır. Çünkü Allah: Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yıl- 26 Bakara, 2/ Bakara, 2/ Bakara, 2/203
39 Umre ve Hac 39 lardan sonra Mescid-i Haram a yaklaşmasınlar 29 diye buyurmaktadır. b- Akıllı olmak: Diğer ibadetlerde olduğu gibi, deli olana Hac ibadeti de farz değildir. Çünkü aklı olmayanın dini sorumluluğu yoktur. c- Hür olmak: İradesi ile hareket edebilme durumunda olması gerekir. Köleye Hacc etmesi farz değildir. Bununla beraber Hacc edecek olursa Hacc ı sahihtir, fakat farz olan Hacc ın yerini tutmaz. d- Ergenlik çağına girmiş olmak: Ergenlik yaşı ile birlikte sorumluluk başlar. Ergenlik yaşına gelinceye kadar küçük çocuğa Hac farz değildir. e- Haccın farz olduğunu bilmesi ve işitmesi: Hacc ın farz olduğunu işitmesi gerekir. Müslüman olmayan bir toplumda yaşayan, ancak Hacc ın farz olduğunu henüz öğrenmemiş bir Müslüman, diğer şartları taşısa bile öğreninceye kadar kendisine Hac farz değildir. f- Haccın yapıldığı vakte erişmiş olmak: Hac vakti, Arefe günü ve bayram günleridir. g- Maddi güce sahip olmak: Geçim ihtiyacından fazla olarak Hacca götürecek ve geride kalacak ailesine yetecek kadar maddi imkana sahip olmaktır. Ancak güç yetiremeyen bir kimse Hacc edecek olursa, onun bu Hacc ı, farz olan Hacc ın yerine geçer. 30 Kur an-ı Kerim: gücü yetenler 31 emriyle, Hacc ın farz olduğunu bildirmektedir. 2- HACCIN EDASININ ŞARTLARI a- Sağlıklı olmak: Hacc a gidecek kadar sağlıklı olması gerekir. Hac beden ile yapılan bir ibadettir. Bedenen Hac yapmaya gücü yetmeyen kimseye Hac farz olmaz. b- Hapsedilmiş veya yasaklanmış olmamak: Tutukluluk ve yurt dışına çıkma yasağı gibi bir engelin bulunmaması gerekir. 29 Tevbe,9/28 30 İbn-i Kudame, el- Muğni,V, Al-I İmran, 3/97
40 40 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi c- Hac için gideceği yolda ve Hac yapacağı yerde emniyetin olması gerekir: Hac yolunun güvenli olması gerekir. d- Kadının Hacc a gidebilmesi için: Eşleri veya kendilerine nikahı düşmeyen mahrem akrabasından bir erkeğin beraberinden gitmesi lazımdır. Ancak bir koca, karısını farz olan Hac ibadetinden men etmemelidir. Çünkü buna hakkı yoktur. Eğer koca, geçerli bir neden olmadan, kasten engel oluyorsa kadın, bu durumda kocasından izin almadan bir mahremiyle beraber Hacc a gidebilir. Çünkü Allah ın emirlerini yerine getirmede hiç kimseye itaat edilmez. Şafii mezhebine göre: Mahremsiz olarak iki kadın, farz olan Hacc a gidebilir. Hanifi mezhebine göre ise: Kadın, yalnız olarak değil, kocası veya nikahı düşmeyen bir yakın akrabası ile beraber gidebilir. Bu görüşler, o günün şartlarında ve bugünkü imkanlara sahip olunmadan kabul edilmiştir. Bugün oldukça güven içinde ve kolaylıkla Hac yapabilme imkanına sahibiz. İki kadının bir arada, farz olan Hacc ı yerine getirmeleri mümkündür. e- Boşanmış kadınlar: Aradan üç ay, 32 kocası ölmüş kadınlar da aradan dört ay on gün 33 geçmedikçe Hac yolculuğuna çıkamazlar. Dolayısıyle iddet müddeti denilen bu süreyi beklemeleri gerekir. 3- HACCIN SAHİH OLMASININ ŞARTLARI a- Hac yapan kişi, Müslüman olmalıdır. b- Akli dengesi yerinde olmalıdır. c- Hac niyetiyle İhram a girmelidir. Hac görevini yapacak kimse, Hac yapmaya niyet eder ve Telbiye getirir. Böylece İhram a girmiş olur. İhram a girmeden yapılan Hac geçerli olmaz. 34 d- Belirli bir zaman içinde Arafat vakfesini ve ziyaret tavafını yapması gerekir. e- Hacc ın şartlarını, belirtilen yerlerde yapmak gerekir. 32 Bakara, 2/228; Talak, 65/4 33 Bakara, 2/ İbn-I Hümman, II, 415
41 Umre ve Hac HACCIN FARZLARI a- İHRAM Hac veya Umre niyetiyle, diğer zamanlarda helal olan bir kısım fiil ve davranışları, kişinin kendisine Hac veya Umre süresince haram kılması demektir. Halk arasında İhramlı insanın örtündüğü iki parça örtüye de İhram denilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.v) : Ameller niyetlere göredir ve her kişi için ancak niyet ettiği vardır. 35 buyurmaktadır. İhram, Hac cın üç şartından birisidir. İhrama girmiş olmanın gereklerinden biri olarak bedendeki bütün giysilerden soyunup yerine iki parça beyaz havlu ve benzeri türden sarılan dikişsiz kıyafettir. İhram, insana bir mesajdır. Sen kendine malik değilsin, sahibinin kim olduğunun farkına var. Burada yaratıcıya kaçış manası olan, buyur Ya Rabbi sana geldim, mesajı vardır. Adeta içimde ve dışımda var olan her şeyi geride bıraktım ve sana geldim Rabbim diyebilmektir. Omuzlara örtülen örtüye RİDA, belden aşağı örtülen örtüye ise İZAR denir. İhrama girmek ve İhram yasaklarından uzak durmak vaciptir. 1- İhram ın Sünnetleri a- İhram a girmeden önce, özel durumlardaki kadınlar da dahil boy abdesti almak, mümkün değilse abdest alınmalıdır. b- İhram elbiselerinin, vücudun üst kısmını örten Rida ile belden aşağısını örten İzar dan meydana gelmesi gerekir. c- İhram namazının ilk rekatında sure olarak Kafirun, ikinci rekatında da İhlas suresi okumak. d- Farz namazlardan sonra, kafilelerle her karşılaşmada, seher vakitlerinde ve benzeri durumlarda Telbiye getirmek. e- İhram a girmeden önce tırnakları kesmek, kasık ve koltuk altı temizliği yapmak. 35 Buhari, I,9 ; Müslim, III,1515
42 42 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi f- İhramlı olduğu zaman yüksek sesle Telbiye okumak. Telbiyeyi her söyleyişte üç defa tekrarlamak ve hemen sonra Tekbir, Tehlil, Salavat-ı Şerife okumak müstehaptır. g- İhram a girmeden önce güzel koku sürmek. h- İhram a gireceği elbisenin beyaz ve temiz olması gerekir. Erkekler İhramlı iken, başı açık, ayağı çıplaktır ve Uygun terlik giyerler. İhram ın üzerine para kemeri bağlayabilir. Kadınlar ise, normal her gün giydiği elbise ile veya bu yolculuk için hazırlanan elbise ile İhram a girerler. Kadınların ayakkabılarının kapalı olması, çorap ve eldiven giymeleri yasak değildir. 2- İhram a Niyet: Hacc a gidecek kişinin Temettü, Kıran ve İfrat haclarından hangisini yapacağına dair içinden karar vermesidir. Ayrıca bunu dili ile söylemesi müstehaptır. Hacc a gidecek kişi, İhram a girerken, eğer İfrat Haccı yapacaksa Hacc a, Temettü Hacc ı yapacaksa Umre ye, Kıran Hacc ı yapacaksa hem Umre ye ve hem de Hacc a niyet eder. Türkiye den giden Hacılar genellikle Temettü Hacc ı yaptıkları için, önce Umre ye, daha sonra ikinci defa, Hac için Hava alanında veya Mikat mahallinde İhram a girerler. Allah ın! Senin rızan için Hac/Umre yapmak istiyorum, onu bana kolaylaştır ve benden kabul eyle. diyerek Hac veya Umre ye niyet eder ve hemen sonra Telbiye getirirler. Böylece İhrama girmiş olunur. 3- Telbiye Lebbeyk! Allahumme Lebbeyk! Lebbeyke La şerike leke Lebbeyk! İnnel Hamde ve n-ni mete Leke ve l- Mülk! La şerike leke! Buhari, Hac- 26, Libas-89
43 Umre ve Hac 43 Buyur Allah ım buyur! Buyur, senin hiçbir ortağın yoktur, buyur. Şüphesiz ni met de, hamd de ve mülk de sana aittir. Senin hiçbir ortağın yoktur. Telbiye, kelime anlamı icabet etmek demektir. Erkekler yüksek sesle, kadınlar da seslerini yükseltmeden telbiye getirirler. Artık İhram yasakları başlamıştır. Bundan sonra herkesin, özellikle söz ve davranışlarına çok dikkat etmesi gerekir. Telbiye Allah a teslimiyeti ifade eder. Telbiye, Umre ve Hacc ın simgelerindendir. Hz Peygamber (s.a.v) şöyle buyurur : Telbiye getiren her mü minin yol boyunca sağında ve solunda bulunan taş, ağaç yani her şey onunla beraber Telbiye getirir. Telbiye de sesini yükselten veya tekbir getiren her kimseye Cennet müjdesi verilir. Cebrail (a.s) bana geldi: Ashabına Telbiye de seslerini yükseltmelerini bildir, çünkü Telbiye Hacc ın simgelerindendir. 37 diye haber verdi. İhram a girme ve İhram yasakları konusunda kadınlar da erkekler gibidir. Ancak kadınlar normal elbise ve kıyafetleri ile İhram a girerler.çorap, ayakkabı ve eldiven giyebilirler. Ancak İhramlı iken, yüzlerini örtmezler, Telbiye ve Tekbir getirirken seslerini yükseltmezler. 4- Mikat: İhram a girme yeri ve zamanı demektir. Mekke çevresinde, çeşitli bölge ve ülkelerden Hacc a gelenlerin İhram a girecekleri özel yerleri ifade eder. İhram a, Mikat denilen yerlerde Niyet ve Telbiye ile girilir. Hava yolu ile Cidde ye gidecek olan Hacılar, Hava alanında veya uçakta ihrama girerler. Niyet ve Telbiye İhramın rükünlerindendir. Bunlar olmadan İhram a girmek mümkün değildir. Mekke Bölgesinde Mikat Yerleri 1- Zü l Huleyfe: Hz. Peygamber (s.a.v) mescidine uzaklığı 11 km. dir. Buradan Mekke ye olan uzaklık da 450 km dir. Medinelilerle yolları Medine ye uğrayanların mikat yeridir. Medine yönünden Mekke ye gelenlerin mikat yeridir. Hz. Peygamber (s.a.v), Veda Hacc ı için burada İhram a girmiştir. 2- Cuhfe : Şam yönünden gelenlerin mikat yeridir. Şimdi burası harebe halindedir. Cuhfe ile Mekke arası 187 km dir. 37 İbn-i Mace, Sünen, Menasik-16 ; Tirmizi, Sünen, Hac-15
44 44 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 3- Karn: Mekke ile uzaklığı 96 km dir. Körfez bölgesi, İran ve Irak Hacıları burada İhram a girerler. Günümüzde bu Mikat, Seyl diye anılır. 4- Yelemlem: Yemen yönünden gelenlerin mikat yeridir. Yelemlem büyük bir vadidir. Mekke ile uzaklığı 54 km dir. 5- Zat-ı Irk: Irak yönünden gelenlerin Mikat yeridir. Mekke nin doğu tarafından 94 km. uzaklıktadır. Bu Mikat yeri, şimdi terk edilmiş durumdadır. Çünkü buradan yol geçmemektedir. 6- Ten im-cirane-hudeybiye: Mekke de bulunanlar; gerek Mekke li ve gerekse yabancı olsun Umre için Mikat mahalli Hill dir. Harem bölgesi dışına çıkarak İhram a girerler. Bu yerler, Ten im, Cirane ve Hudeybiye dir. Ten im, Mekke arasında 30 km. mesafe vardır. Mekke ye en yakın Mikat yeridir. Ten im de Hz. Aişe (r.anha) nın adıyla bilinen Mescid de niyet edilir ve İhram namazı kılınır. Genellikle Mekke de bulunan Hacılar burada İhram a girerler. Cirane, Hz. Peygamber (s.a.v) in Huneyn Gazvesi ve Taif seferinin arkasından İhram a girdiği yerdir. Hudeybiye de Mekke ye 30 km mesafededir. 5- İhramlı Olarak Yasak Olan Şeyler a- Cinsel ilişki veya şehevi arzuları tahrik edici söz ve davranışlarda bulunmak yasaktır. Ayrıca İhramlı bir kimse evlenemez. Evlenmek üzere talip olamaz. Konu ile ilgili olarak Kur an-ı Kerim: Hac esnasında kadına yaklaşmak yoktur 38 b- Tırnak kesmek, saç ve sakal tıraşı olmak yasaktır. Konu ile ilgili olarak Kur an-ı Kerim : Kurban yerine (Mina ya) varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin 39 c- Vücuttan kıl koparmak, koku sürmek, oje ve ruj kullanmak, parfüm kullanmak, saçlara jöle kullanmak, saç ve bıyıkları yağlamak ve boyamak yasaktır. 38 Bakara, 2/ Bakara, 2/196
45 Umre ve Hac 45 d- Harem bölgesinde, yani Mekke ve çevresinde yeşil otları, ağaçları koparmak ve kesmek yasaktır. e- Münakaşa yapmak, kötü şeyler söylemek, kalp kırmak yasaktır. f- Dinen yasak olan şeyleri yapmak, başkasını günaha tahrik ve teşvik etmek yasaktır. g- Elbise giymek, başı ve yüzü örtmek, erkeklerin eldiven, çorap ve ayakkabı giymesi yasaktır. 6- İhramlı Olarak Yasak Olmayan Şeyler a- Yıkanırken kokusuz sabun kullanmak ve serinlemek için gusletmek caizdir. b- İhram elbisesini yedeği ile değiştirmek veya kirlenmesi halinde yıkanabilir. c- Diş fırçalamak ve diş çektirmek. d- Kan aldırmak ve iğne yaptırmak. e- Silah taşımak, kol saati ve yüzük takmak, güneş gözlüğü ve numaralı gözlük kullanabilir. f- Kemer ve para çantası takmak. g- Yüzü ve başı örtmeden üzerine pike örtmek ve gölgelik veya şemsiye kullanabilir. h- Kurban kesmek. i- Zarar veren kılları koparmak. b- ARAFAT VAKFESİ Arafat Vakfesi, Hacc ın en önemli ruknüdür. Hz. Peygamber (s.a.v) Hac Arafat tır. 40 buyurmuştur. Arafe günü güneşin tepe noktasına gelmesiyle başlayıp, bayramın birinci günü tan yerinin ağarmaya başladığı ana kadar devam eden süre, Arafat Vakfesinin zamanıdır. Yalnız Arefe günü, gündüz Arafat a çıkanların güneş batıncaya kadar Arafat ta kalmaları Vaciptir. Arafat ın Urane Vadisi dışında her yerinde vakfe yapılır. Cebel-i Rahme tepesinin eteklerinde vakfe yapmak sünnettir. Bilme, anlama ve güzel koku gibi anlamlara gelen Arafat veya Arafe, Mekke nin 25 km güney doğusunda, Taif dağı yolu üzerinde geniş ve düz bir alanın adıdır. Arafat sahası içerisindeki dağın de- 40 Ebu Davud, Menasik,68
46 46 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi vamı gibi duran küçük tepe Cebel-i Rahme dir. Arafat sınırları, uyarıcı levhalar ve belirleyici işaretlerle tespit edilmiştir. Vakfe; az bir zaman için de olsa, belirli bir yerde kalmak ve durmak demektir. Yani Arefe günü, Hac için İhram lı olarak Arafat sınırlarında bulunmaktır. Süresi içinde Arafat ta bulunmayanlar, o yıl Hacc yapmamış sayılırlar. Arafat Vakfesinin sahih olabilmesi için: 1- Hac için İhram a girmiş olmak lazımdır. 2- Belirlenen süre içinde Arafat ta bulunmak şarttır. Terviye günü, yani Zilhicce ayının 8. günü, Mina ya veya Arafat a hareket edilir. Terviye günü, sabah namazı Mekke de kılınır, güneş doğduktan sonra İhram lı olarak Telbiye, Tekbir ve Salavat-ı Şeriflerle Mina ya hareket edilir. Öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları Mina da kılınır ve Geceyi Mina da geçirirler. Bu şekildeki uygulama sünnettir. Zilhicce ayının 9. günü, yani Arafe günü sabah namazını Mina da kıldıktan sonra Arafat a hareket edilir. Yerleşim yeri olan çadırlarda öğleye kadar ibadet ve zikir yapılır. Öğle vakti içinde, öğle ve ikindi namazları Cem-i Takdim ile kılınır ve çadırlarda vakfe yapılır. Bütün gün ibadetle değerlendirilir. Güneş battıktan sonra, akşam namazını kılmadan, Arafat tan ayrılarak Müzdelife ye hareket edilir. Akşam ve yatsı namazları, yatsı namazı vakti girdikten sonra birlikte Cem-i Tehir ile kılınır. Şeytan taşlamada kullanacak taşları burada toplanabilir veya Arafat ta toplanır. Arefe günü, Arafat ta öğle ve ikindi namazları birleştirilerek kılındıktan sonra, ayağa kalkılarak kıbleye karşı dönülür ve Arafat duası ayakta okunur, böyle yapılması müstehaptır. Ayrıca Telbiye, Tehlil ve Salavat-ı Şerifeler getirilir. Tevbe, İstiğfar ve dua edilir, Kur an-ı Kerim okunur. Esas olan herkesin Arafat Vakfesi duasını bizzat okumasıdır, ancak uygulamada topluca okunur. Hac ile ilgili Arafat hutbesi ve Öğle ile ikindi namazı, öğle vaktinde Cemaat-ı Kübra ile Nemire Mescid inde kılınır. 300 bin kişinin namaz kılabileceği büyüklüktedir. Ancak bu mümkün değilse, bulunduğumuz yerde kılabiliriz. Hz. Peygamber (s.a.v) Arafat ın fazileti hakkında: Hiçbir Müslüman yok ki, Arefe günü öğleden sonra yüzünü kıbleye çevirerek vakfeye
47 Umre ve Hac 47 durup ondan sonra; 100 defa Tevhid kelimesini, 100 defa İhlas süresini okuyarak, 100 defa Salavat-ı Şerife getirmiş olsun da, buna karşılık Allah şöyle der: Meleklerim şu kulumun mükafatı nedir? Zira beni Tesbih, Tehlil ve Ta zim etti, beni tanıdı, hamdü senada bulundu. Siz şahit olun Meleklerim..! Şüphesiz O nu mağfiret ettim ve kendisine şefaat yetkisi verdim. Eğer bu kulum şu vakfede duran insanlar için af dileseydi, onlar için de O na şefaat yetkisi verirdim. 41 buyurmaktadır. 1- Arafat Vakfesinin Sünnetleri a- Arefe günü güneş doğar doğmaz Arafat a hareket etmek. (Yoğunluk nedeniyle daha önce Arafat a gidilir.) b- İmamın okuduğu hutbeyi dinlemek. c- Öğle ve ikindi namazlarını beraber kılmak. d- Namazdan sonra Vakfe ye durmak. e- Zamanını Zikir, Tesbih, Tehlil ve İstiğfar ile değerlendirmek. f- Dua etmek. g- Ayakta kıbleye yönelerek, Mümkünse Cebel-i Rahme nin eteklerinde Vakfe de bulunmak. h- Münakaşa ve gereksiz sözlerden kaçınmak. i- Bol bol sadaka vermek. j- Kur an-ı Kerim okumak. k- Zeval vaktinden sonra, Vakfe için mümkünse gusletmek. l- Vakfe yaparken abdestli olmak. c- MÜZDELİFE VAKFESİ Zilhicce ayının 9. günü, yani Arafe günü güneş battıktan sonra, Arafat tan Müzdelife ye intikal başlayacağından, akşama doğru hazırlık yapılır. Güneşin batması ile birlikte Müzdelife ye hareket edilir. Akşam namazı Müzdelife de yatsı vaktinde, yatsi namazı ile birleştirilerek, yani Cem-i Tehir yapılarak kılınır. Yol boyunca Telbiye, Tekbir, Tehlil, Salavat-I Şerife ve dua yapmaya devam edilir. Müzdelife de sabah namazı kılınır ve namaz- 41 Müslim, Hac, 1348
48 48 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi dan sonra ortalık aydınlanıncaya kadar vacip olan Müzdelife Vakfesi yapılır. Harem sınırları içinde bulunan Müzdelife nin sınırları da levhalarla belirtilmiştir. Müzdelife de bir ezan iki kamet ile akşam ve yatsi namazları cem edilerek kılınır. Teşrik tekbirleri getirilir. Müzdelife vakfesi, bayram gecesi, gece yarısından itibaren güneşin doğuşuna kadar olan süre içerisinde yapılır. Bu süre içerisinde kısa bir müddet bile olsa orada bulunan kimse, Müzdelife vakfesini yerine getirmiş sayılır. Müzdelife vakfesini, sabah namazı vaktinin girmesinden sonra yapmak sünnettir. Müzdelife vakfesi duasını rehberin okuması ve dinleyenlerin amin demesi mümkündür. Güneş doğmadan Müzdelife den, Mina ya hareket edilir. Yol boyunca Tekbir,Tehlil, Telbiye ve Salavat-ı Şerifeler okunur. Bugün Telbiye nin son günüdür. d- ŞEYTAN TAŞLAMA Müzdelife vakfesinden sonra Mina ya gidilir. Yol boyunca Telbiye, Tekbir ve Tehlil getirmeye devam edilir. Mina da çadırlara yerleşilir. Bir müddet dinlenilir. Daha sonra büyük Şeytan a 7 taş atılır. Bayram günlerinde Mina da büyük şeytan, orta şeytan ve küçük şeytana taş atmak Hacc ın vaciplerindendir. TABLO: BAYRAM KÜÇÜK ŞEYTAN ORTA ŞEYTAN BÜYÜK ŞEYTAN BİR GÜNDE ATILAN TAŞ 1. Gün Taş = 7 Taş 2. Gün 7 Taş 7 Taş 7 Taş = 21 Taş 3. Gün 7 Taş 7 Taş 7 Taş = 21 Taş 4. Gün 7 Taş 7 Taş 7 Taş = 21 Taş TOPLAM 21 Taş 21 Taş 28 Taş = 70 Taş Taşlama işine, küçükten büyüğe doğru olmasına dikkat edilir. Mina da kalmayanların dördüncü günü taş atmaları gerekli değildir. Nohut
49 Umre ve Hac 49 tanesi büyüklüğünde olan taşlar, sağ elin baş ve şehadet parmaklarının ucuyla tutularak atılır. Bunu yaparken, Bismillah..! Allah u Ekber rağmen li şeytani ve hizbih. Allah ın adıyla..! Allah u Ekber..! Şeytana ve O nun birliklerine rağmen. denilerek taşlar atılır. Taşlar tek tek atılır ve kümelerin üzerine veya havuzlara atılır. Atılan taş yerine düşmezse, başka taş atılır. Bayramın birinci günü, büyük şeytana 7 taşın atılması ile son verilir. Birinci günkü taşlama sabah namazı vaktinin girmesiyle başlar, bayramın ikinci günü sabah vaktine kadar devam eder. Bayramın ikinci günü öğle vaktinin girmesi ile başlayan ve üçüncü günü sabah vaktinin girmesine kadar, küçüğünden başlanarak her üç şeytana 7 taştan, toplam 21 taş atılır. Bayramın üçüncü günü de 21 taş atılır. Bayramın dördüncü günü, Mina dan ayrılmamış olanlar 21 taş daha atarlar. Ancak tan yeri ağarmadan, Mina dan ayrılanların taş atmaları gerekmez. Küçük ve orta şeytanlara taş attıktan sonra dua edilir. Büyük şeytana taş attıktan sonra hemen oradan ayrılmak gerekir. Vaktinde atılamayan taşların, bayramın dördüncü günü güneş batıncaya kadar atılması vaciptir. Atılmadığı takdirde ceza gerekir. Hanefi Mezhebine göre, şeytan taşlama günlerinin gecesini Mina da geçirmek sünnettir. Maliki, Hambeli ve Şafii mezheplerinde ise, bu gecenin yarıdan çoğunu Mina da geçirmeleri vaciptir. Bayramın birinci günü, büyük şeytana taş atıldıktan sonra kurban kesilir ve daha sonra İhram dan çıkılır. İmam-ı Azam Ebu Hanife ye göre vacip olan, önce büyük şeytana taş atmak, sonra kurban kesmek ve daha sonra da tıraş olup İhram dan çıkmak ise de, diğer bazı mezheplere göre, taş atmadan, ya da kurban kesmeden önce de tıraş olmak ve İhram dan çıkmak mümkündür. Şeytan taşlamada Hz. İbrahim (a.s) in verdiği iç mücadele var. Korku, kıskançlık, istek ve iç çekişme gibi olumsuz duygular ortaya çıktığı zaman, içimizdeki negatif güçler harekete geçer. Bunlar semavi kitaplarda şeytan olarak tanımlanmıştır. Burada gaflet, cehalet ve nefsimizdeki olumsuz dürtüler taşlanılıyor. Hac boyunca her türlü kötülüklerden arınan insan, son işlem olarak şeytan taşlamak ile Allah a sığınmış oluyor.
50 50 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 1- Şeytan Taşlamanın Sünnetleri a- Taşlar nohuttan büyük olmalıdır. b- Taşlar 4 veya 5 m mesafeden atılmalıdır. c- Bayramın 2. 3 ve 4. günü sırası ile taş atmak gerekir. d- Her taşı atarken Bismillah Allah u- Ekber demek gerekir. e- Küçük ve orta şeytana taş attıktan sonra kıbleye karşı dua etmek gerekir. f- Temiz taş atmak gerekir. e- KURBAN KESMEK Bayramın birinci günü Akabe cemresine (büyük şeytana) taş atıldıktan sonra, kurbanlar kesilir ve tıraş olunur. Buraya Mina denilmesi, kurban kesilerek kan akıtılmasındandır. Mina, kelime olarak kan akıtmak anlamındadır. Mina, Müzdelife ile Mekke arasında bir yerdir. Harem bölgesine dahildir. Hedy, sözlükte gönderilen ve nakledilen şey anlamına gelen bir isimdir. Dini terim olarak Hedy, Harem e ve Kabe ye hediye olmak üzere kesilen kurbanlıklardır. Temettü ve Kıran Hacc ı yapanların Harem bölgesi içinde, Hedy kurbanı kesmeleri vaciptir. Kur an-ı Kerim: Hacc ı da, Umre yi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız, artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olursa (tıraş olmak zorunda kalır) fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman Hacca kadar Umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü Hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah a karşı gelmekten sakının ve Allah ın cezasının çetin olduğunu bilin. 42 buyurmaktadır. Temettü ve Kıran Hacc ı yapanların bir mevsimde hem Umre ve hem de Hac eda edebilmiş olmalarına şükretmek üzere kesilmesi vacip olan kurban şükür Hedy dir. Bu kurban, bayramın ilk günü tan yeri ağarmasın- 42 Bakara, 2/196
51 Umre ve Hac 51 dan, üçüncü gün güneş batıncaya kadar olan sure içinde kesilmesi vacip olur. Gecikmesi halinde ceza gerekir. Kurban kesme imkanı bulamayanlar, on gün oruç tutarlar. Hacılar kurban bayramında, şartlarını taşıyan her Müslümanın, her yıl kesmekte olduğu normal kurbanı kesmek zorunda değillerdir. f- TIRAŞ OLMAK Saçları dipten kazıtmaya Halk, makasla kısaltmaya da Taksir denir. Hac ve Umre yapanlar, usulüne uygun görevler yapıldıktan sonra tıraş olmaları vaciptir. Hac da tıraş, bayramın birinci günü sabahı, Fecr-i Sadık ta başlar. Ebu Hanife ye göre, Eyyam-ı Nahr denilen kurban kesme günlerinde, üçüncü günü güneş batıncaya kadar olan süredir. Bu sürede tıraş olmak vaciptir. Geciktirilmesi cezayı gerektirir. Tıraş olmanın yeri Harem bölgesidir. Başın en az dörtte birinin tıraş edilmesi veya saçlarının uçlarından kesilerek kısaltılması vaciptir. Hz. Peygamber (s.a.v) Veda Hacc ı yaparken, bayramın birinci günü Müzdelife den Mina ya geldiğinde, önce: a- Akabe Cemre sine 7 taş attı.(büyük Şeytan a 7 taş attı.) b- Kurban kesti. c- Saç tıraşı oldu. d- Sonra Mekke ye giderek Ziyaret Tavafı yaptı. e- Daha sonra Mina ya döndü. Tıraş olduktan sonra,ihram yasakları ortadan kalkar, buna I.Tahallül denir. Ancak eşi ile birlikte olma yasağı devam eder. Ziyaret tavafı yapıldıktan sonra II.Tahallül gerçekleşir ve bütün yasaklar kalkar. Artık Hac tamamlanmış olur. g- ZİYARET TAVAFI Ziyaret Tavafı Hacc ın farzlarındandır. Hacc ın iki rüknünden birisidir. Buna İfada Tavafı da denir. Ziyaret Tavafı, bayramın birinci günü, gece yarısından itibaren başlar ve aslında ömrünün sonuna kadar devam eder. Ziyaret Tavafının, bayramın ilk üç gününde yapılması usule uygun ise de, daha sonraki günlerde yapılması da mümkündür. Tavaf, Hacer ül- Esved köşesinden veya hizasından başlayarak,tavaf niyetiyle Kabe nin etrafında 7 defa dönmektir. Her bir dönüşe Şaft denir. 7 Şaft bir tavaf demektir. İlk
52 52 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi dört şaft farz, diğer üç şaft vaciptir. Konu ile ilgili olarak Kur an-ı Kerim: «sonra o Eski Ev i (Kabe yi) tavaf etsinler» 43 buyurmaktadır. Hacer ül- Esved in karşısına gelerek tavaf için niyet edilir: Allah ım, senin rizan için tavaf etmek istiyorum, bunu benden kabul buyur ve kolaylık ihsan eyle. Burada İhram ın bir ucunu sağ koltuk altından geçirerek sol omuz üzerine alarak, sağ kolu omuzla birlikte açık bırakmak gerekir. Buna İnziba denir. Sonra Tekbir, Tehlil getirerek ve dua yaparak Hacer ül- Esved hizasına gelinir. Başlama çizgisinin yanında, ellerin içi Kabe ye doğru olacak şekilde, kulak veya omuz hizasına kadar kaldırılarak Bismillah..! Allah u Ekber denilir ve Tavaf a başlanılır. Mümkün olması halinde Hacer ül- Esved öpülür, mümkün değilse İstilam, yani selamlama yapılır. Ziyaret Tavafı 7 şaftla tamamlanır ve daha sonra tavaf namazı kılınır. Ziyaret tavafının her şaftında dua edilir. Tavaf ın Hatim in dışında yapılması gerekir. Erkekler tavafın ilk üç şaftından kısa adımlarla koşar gibi yürümeleri sünnettir. Tavaf esnasında Kur an-ı Kerim okunabilir, ancak Telbiye getirilmez. Tavaf ın ara verilmeden yapılması sünnete uygundur. Ruk-i Yemani, yani Yemen köşesi istilam edilir. Hacer ü-esved köşesine veya hizasına varılınca bir şaft tamamlanmış olur. Beklenmeden tekrar İstilam edilerek ikinci Şaft a devam edilir. Diğer Şaft lara da aynen devam edilir. Yedinci Şaft ın sonunda Hacer ül-esved tekrar İstilam edilerek Tavaf bitirilir. Sonra Harem in uygun bir yerinde, mümkün olması halinde Makam-i İbrahim de iki rekat tavaf namazı kılınır. Bu namazın sevabı çok büyüktür. Tavaf namazından sonra, dua edilir ve Zemzem içilir. h- SA Y Sözlük olarak; Hızlı yürümek anlamına gelmektedir. Terim olarak ise, Hac ve Umre de Kabe nin doğusundaki iki tepe olan Safa dan başlayarak Merve ye 4 gidiş, Merve den Safa ya 3 dönüş olmak üzere, 7 gidiş ve gelişe sa y denir. Safa da Merve ye her gidişi ve Merve den Safa ya her dönüşe Şavt denir. Safa ile Merve arasındaki 456 m. uzunluğundaki yürüme alanına Mes a denir. Sa y yapmak vaciptir. Şafii, Hambeli ve Maliki mezheplerine göre farzdır. 43 Hac, 22/29
53 Umre ve Hac 53 Tavaf yapıldıktan ve tavaf namazı kılındıktan sonra Sa y etmek için Harem-i Şerif ten çıkılır. Ancak sünnete uygun olan Safa ya yakın olan kapıdan, yani Bab-ı Safa dan çıkılır. Konu ile ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.v): Sa y ediniz. Çünkü Allah üzerinize Sa y etmeyi yazdı. 44 buyurmaktadır. Sa y esnasında herkesin içinden geldiği gibi dua etmesi mümkün olmakla beraber, Sa y dualarının okunması da uygundur. Yeşil ışıklı direklerin arasında, erkekler koşar adımlarla yürümeleri gerekir. Buna Hervele denir. Hacer ül-esved istilam edildikten sonra Mes a ya, yani Sa y yapılan yere gidilir ve orada niyet edilir: Allah ım senin rızan için Safa ile Merve arasında 7 Şavt Hac/Umre Sa y ını yapmak istiyorum. Onu bana kolay kıl ve benden kabul buyur. Sa y a Safa tepesinden başlamak üzere Kabe görününceye kadar çıkılır. Orada Kabe ye karşı dönerek Tekbir, Tehlil, Salavat-ı Şerife okunur ve dua yapılır. Sonra Merve tepesine doğru gidilir ve Kabe görünecek şekilde çıkılır. Merve de de Tekbir,Tehlil, Salavat-ı Şerife okunur ve dua yapılır. Böylece bir Şavt bitmiş olur. 7 Şavt bir Sa y dır. Safa tepesi ile Kabe arası 97 m dir. Safa ile Merve tepelerinin arası 760 arşın, yani 456 m dir. Duaların en çok kabul edildiği önemli mekanlardan birisi de Safa tepesidir. Dua için özel zaman ikindi vaktidir. 1- Sa y ın Şartları a- Sa y e Safa dan başlamak gerekir. b- Hacc ın Sa y ını Hac ayları içinde yapmak gerekir. c- Usulüne uygun olarak, Tavaf tan sonra Sa y yapmak gerekir. d- Şavt ların en az 4 unu yapmış olmak gerekir. e- Hac veya Umre için İhram a girdikten sonra Sa y yapmak gerekir. 2- Sa y ın Vacipleri a- Mazereti yoksa, yürüyerek yapmak gerekir. b- Şavt ları 7 ye tamamlamak gerekir. (Şafii, Hambeli ve Maliki mezheplerine göre, 7 Şavt ın tamamı rükündür.) 44 Müsned, VI,421
54 54 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 3- Sa y ın Sünnetleri a- Tavaftan sonra, Tavaf namazını kılmak, ara vermeden Sa y a başlamak gerekir. b- Sa y a başlamadan Hacer ül- Esved e selam vermek gerekir. c- Abdestli olarak yapmak lazımdır. d- İki yeşil direk arasında erkeklerin Hervele yapması gerekir, ancak kadınların Hervele yapmaları gerekmez. e- Şavt lara ara vermeden yapmak gerekir. f- Dua ve zikirle Sa y a devam etmek lazımdır. g- Safa ve Merve de ellerini kaldırarak dua etmek gerekir. h- Dünya kelamı konuşmamak lazımdır. i- Niyetle Sa y e başlamak gerekir. j- Necasetten taharet içinde olmak gerekir. Hac ve Umre için sadece birer defa Sa y yapılır. Tavaf ya da Sa y yapılırken namaz için kamet getirildiğinde, Tavaf veya Sa y bırakılır, cemaatle namaz kılınır ve daha sonra Tavaf veya Sa y yapmaya devam edilir. 5- HACCIN VACİPLERİ a- Müzdelife de vakfe yapmak, yani Müzdelife de gecelemek gerekir. b- Şeytan taşlamak, yani sırası ile Cemrelere taş atmak, teşrik gecelerinde Mina da gecelemek gerekir. c- Saçlarını kesmek veya kısaltmak gerekir. d- Sa y yapmak gerekir. e- Veda Tavafı yapmak da vaciptir. Konu ile ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.v): Hiç bir kimse, son işi Beyt i tavaf etme olmadıkça Mekke den ayrılıp gitmesin. 45 buyurmaktadır. 6- HACCIN SÜNNETLERİ a- Kudüm Tavafı yapmak gerekir. b- Hac hutbelerini dinlemek gerekir. 45 Müslim, II, 963
55 Umre ve Hac 55 c- Arefe gecesini Mina da, bayram gecesini de Müzdelife de geçirmek gerekir. d- Kurban kesme günlerinde Mina da kalmak ve orada gecelemek gerekir.(hanefi mezhebine göre sünnet, diğer mezhepler göre vaciptir.) e- Mina dan Mekke ye dönüşte Muhassab veya Batha vadisinde bir müddet dinlenmek gerekir. (Bu vadi günümüzde Mekke içinde kaldığından, bu sünnet uygulanmamaktadır.) 7- VEDA HACCI Hacc a uzaklardan, yani Mikat sınırları dışından gelmiş olanların Mekke den ayrılmadan Veda Tavaf ı yapmaları Vaciptir. Bu son görevdir ve buna Sader Tavafı da denir. Veda Tavafı için niyet edilir: Allah ım..! Senin rızan için veda tavafı yapmak istiyorum. Bunu bana kolaylaştır ve kabul eyle. Veda Tavaf ından sonra tavaf namazı kılınır ve dua edilir. Daha sonra Kabe ye ve Mescid-i Haram a veda edilir. Bu ayrılış son derece zordur. Ancak tekrar nasip olması için dua etmek gerekir. 8- HAC DA KADINLARIN DURUMU Hacc ibadetini yerine getirme konusunda, kadın ile erkek arasında herhangi bir fark yoktur. Yalnız şu konularda farklılık söz konusudur. 1-Telbiye getirirken seslerini, ancak kendileri işitecek kadar yükseltirler. 2- Safa ile Merve arasında "Sa'y" ederken, yeşil işaretler arasında Hervele yapmazlar ve "Tavaf" esnasında Remel ve İztiba yapmazlar. 3- Saçlarını dibinden tıraş etmezler, ancak uçlarından biraz kesmeleri gerekir. 4- Kalabalık ve sıkışık durumlarda, Hacer ül- Esved'i istilam etmeyebilirler. 5- Kadınlar, erkekler gibi başlarını açmazlar, yalnız yüzlerini açık bulundururlar.
56 56 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 6- Kendilerine ait her çeşit dikişli elbise ve ayakkabı giyerler. Hayız ve Nifaz hallerinde, temizlik için yıkanırlar ve tavaftan başka bütün vazifelerini yaparlar. Hayız ve Nifas sebebiyle farz olan ziyaret tavafını yapamayanlar, temizlendikten sonra bu farzı yerine getirirler. Hayız ve Nifas denilen özel halleri nedeniyle Ziyaret Tavafı nı Eyyam-ı Nahr dan yani bayramın 3. gününden sonra yapmak ve Veda tavafını terk etmekle kendilerine ceza gerekmez. 7- Kadınların Hayız halinde olmaları, Sa y yapmalarına engel değildir. Bu halde Sa y yapmaları caizdir. Bu durumda genel kaide, Mescid-i Haram dışında yapılan Hac ile ilgili ibadetlerde taharet şart değildir. Ancak bu İbadetleri taharet üzere yerine getirmek daha faziletli ve sünnete daha uygundur. Mescid-i Haram da yapılan her ibadet için taharet şarttır ve Vaciptir. 8- İhram a girmeden önce veya İhram a girdikten sonra özel halini gören kadınlar, Tavaf dışında, Hac ibadeti esnasında, yerine getirilmesi gereken bütün ibadetlerini yapabilirler. Bu durumda olan bir kadın Kudüm veya Umre tavafını yapmadan, Arafat Vakfesini yapmak mecburiyetinde kalırsa bu durum ortaya çıkar: a- İfrat Hacc ı yapmak üzere İhram a girmişse, temizlendikten sonra Ziyaret ve Veda tavafını yapar, Kudüm tavafını terk etmesi nedeniyle ceza gerekmez ve Hacc ı tamamlanmış sayılır. b- Şayet Temettü Hacc ı yapmak üzere, Umre için ihrama girmişse, Arafat a çıkıncaya kadar temizlenmeyi bekler. Ancak temizlenmeden veya temizlendikten sonra Umre tavafını yerine getirme zamanı ve imkanı bulmadan Arafat a çıkmak zorunda kalırsa Hac için niyet eder, Telbiye yaparak Umre ihramını iptal eder ve İfrat Hacc ı yapmış olur. Dolayısı ile Temettü kurbanı kesmesi gerekmez. Ancak Hac dan sonra Umre yi kaza eder, iptal ettiği için Hanefi mezhebine göre, ceza kurbanı kesmesi gerekir.
57 C- HAC VE UMRE İÇİN 1- Genel Olarak Yapılması Gerekenler a- Haccetmek için borç almaktan kaçınmalıyız. Çünkü Hac, yoluna gücü yetenlere farzdır. b- Amelleri bozacak veya sevabını azaltacak herhangi bir duruma fırsat vermemek için, Hac ibadetinin nasıl yapılacağını öğrenmeye çalışmalıyız. c- Hac da mezheplerden birini taklit etmek gerektiğini bilmeliyiz. Bundan dolayı gücünün yetmediği şeylerle uğraşmaya gerek yoktur. Allah, hiç kimseye gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemez. d- İnsanların ne yaptığını takip etmeyi bırakıp kendi amellerine ve ibadetine önem vermeliyiz. Bazı Müslümanların cahilliklerinden dolayı tuhaf ameller yaptığını gördüğünde, bunları sabır ve yumuşaklıkla çözmeye çalışmalıyız. Çünkü böyle davranmak yüce ahlakın alametlerindendir. e- Günah işlemeye karşı kendimizi korumalıyız. f- Tavaf, Sa y ve diğer ibadetlerimizi yaparken insanlara eziyet etmekten kaçınmalıyız. g- Kalabalığın çok olduğu Tavaf, Sa y ve Arafat gibi yerlerde kadınlara dokunmaktan kaçınmalıyız. h- Bazı ibadetlerin sebebini kendimize veya başkalarına sormamalıyız. Kendimizi Allah a teslim etmeye çalışmalıyız. i- Harameyn halkına karşı yumuşaklıkla davranmalıyız. Onlara sert ve kaba davranmamalıyız. Çünkü Mekke halkı Allah ın Evi nin, Medine halkı da Hz. Peygamber (s.a.v) in komşusudur. j- Türkiye de daha iyi ve daha ucuz bulmak mümkünken, orada alış veriş yapmanın doğru olmadığını bilmeliyiz. Bu anlayış bir milli görevdir. İsraf olacak şekilde eşya almanın caiz olmayacağının bilincinde hareket etmeliyiz.
58 58 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 2- Tavaf ta Yapılması Gerekenler a- Tavafın Mescid-i Haram ı selamlama olduğunu bilmeliyiz. Tavaf yaparken, ibadet halinde olduğumuzu unutmamalıyız. b- Fazla beklemek kalabalığa neden olacağından, Hacer ül- Esved i selamlarken çok beklememeliyiz. c- Hacer ül- Esved i öpmek için izdiham oluşturmamalıyız. Çünkü Hacer ül- Esved i öpmek sünnet, kendimize ve başkalarına eziyet vermemek ise vaciptir. Vacibin uygulanması, sünnetten daha evladır. d- Tavaf esnasında huşu içinde olmak ve kalbinin de başka şeyler ile meşgul olmaması müstehaptır. e- Tavaf ta Şavt ları,arka arkaya yapmak müekket sünnettir. f- Tavaf esnasında parmakları çıtlatmaktan sakınmalıyız. Aynı zamanda yemek, içmek, dua ve zikir dışında konuşmak da mekruhtur. g- Abdesti sıkışmış halde tavaf yapmak mekruhtur. h- Tavaf ı, Hatim in dışından yapmak gerekir. Çünkü Hatim, Kabe nin içi sayılır. i- Tavaf esnasında sesimizi yükseltmemeliyiz. Çünkü yüksek ses, tavaf edenleri rahatsız edebilir. j- Bütün Şavt larda Remel yapmamalıyız. Çünkü sünnet olan Tavaf ın ilk 3 Şavt ında Remel yapmak olup, diğer Şavt larda normal olarak yürümeliyiz. k- Remel in, ilk 3 Şavt ta, İzdiba nın ise, bütün Şavt larda yapılması sünnettir. l- Kadınların tavaf anında Remel yapmaları ve Sa y anında Hervele yapmaları gerekmez. Bu durum erkekler için sünnettir. m- Namaz kılarken İzdiba yapmamalıyız. n- Tavaf tan sonra, kalabalık olması halinde, Makam-ı İbrahim in arkasında namaz kılmak için ısrar etmemeliyiz. Harem-i Şerif in herhangi bir yerinde de namaz kılabiliriz.
59 Hac ve Umre İçin 59 o- İhram dan çıkan kadınlar, saçlarını kısaltırken erkeklere göstermemelerine dikkat etmelidirler. 3- Arafat Gününde Yapılması Gerekenler a- Arafat a giderken Telbiye yi sesli olarak getirmeliyiz. b- Arefe günü tembellik, uyuşukluk ve vakti boşa geçirmekten kaçınmalıyız. Kendimizi dua ve zikirle meşgul etmeliyiz. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Duaların en hayırlısı Arefe günü yapılan duadır. 46 c- Dua yaparken mümkün olması halinde Kabe ye yönelmeliyiz. Arafat sınırları içinde kalmaya dikkat etmeliyiz. d- Nemire Mescidi nin %75 i Arafat sınırları içinde, %25 i ise Arafat sınırları dışındadır. Herkesin buna dikkat etmesi gerekir. Çünkü Arafat sınırları dışında vakfe yapmak, Hac ibadetinin iptal olmasına neden olur. e- Kalabalığa ve insanlara eziyet etmeye neden olacağından, vakfeyi Rahmet tepesinde, yani Cebel-i Rahme de yapmaktan kaçınmalıyız. f- Arafat tan, güneş battıktan sonra ayrılmaya dikkat etmeliyiz. Böylece gece ve gündüz kalmış oluruz. Ayrılmaması halinde kurban kesmek gerekir. g- Allah ın günahlarımızı affetmeyeceğine dair bir düşünce içinde bulunmamalıyız. Eğer böyle yaparsak ilk günahı işlemiş oluruz. Çünkü Allah ın rahmetinden ümit kesilmez. 4- Mina da Yapılması Gerekenler a- Taşların Cemrelere vurması gerekir ve taşlar düzenli atılmalıdır. b- Taşların tamamının bir defada atılmaması gerekir. Hepsi bir defada atıldığı zaman 7 atış değil, 1 atış sayılır. 46 Tirmizi, Hudud, 8
60 60 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi c- Cemrelere taş atarken, küçük, orta ve büyük sırasını takip etmeliyiz. d- Atılan taşlar konusunda şüphe olmaksızın, kasıtlı olarak az veya fazla atmamalıyız. e- Küçük ve orta cemreyi taşladıktan sonra dua etmeliyiz. Bu durum sünnete uygundur. f- Büyük cemreye taş attıktan sonra dua yapılmaz, çünkü bu durum sünnetin gereğidir. 5- Medine de Yapılması Gerekenler a- Hz. Peygamber (s.a.v) in sünnetine tam olarak uymalıyız. b- Eğer birisi Hz. Peygamber (s.a.v) e selam göndermiş ise, ismini zikrederek selamını iletmeliyiz. c- Namazları mübarek Ravza-ı Mutahhara da kılmaya önem vermeliyiz. Çünkü orası Cennet bahçelerinden bir bahçedir. d- Kabirlerin duvarlarına el-yüz sürmemeliyiz ve öpmemeliyiz. Bu durum bit at tır. e- Medine de sakin ve edepli olarak hareket etmeliyiz. Çünkü biz orada Hz. Peygamber (s.a.v) in ve ashabının ayak bastığı yerlerde yürümekteyiz. f- Yüksek sesle konuşmamalıyız. Çünkü Hz. Peygamber(s.a.v) in yanında yüksek sesle konuşmak hayırlı amelleri boşa çıkartır. g- Sigara içmemeliyiz. Eğer sigara içiyor isek, bu mukaddes topraklarda ondan vazgeçmeliyiz. Bırakmak için karar vermek ve dua etmenin tam zamanıdır.
61 D- SUUDİ ARABİSTAN Suudi Arabistan, İslam ın kutsal beldelerini ve doğuş topraklarını yönetimi altında tutan bir devlet olduğundan, bütün dünya Müslümanlarının gündeminde olan bir devlettir. Hac ve Umre için bu devletin vizesine ihtiyaç duyulması nedeniyle, bu ibadetlerini yerine getirmek isteyenlerin zorunlu olarak bu devletle bir irtibatları da olmaktadır. Suudi Arabistan Hakkında Genel Bilgiler Resmi adı Yönetim Biçimi Başkenti Önemli şehirleri Yüzölçümü Para Birimi : Suudi Arabistan Krallığı : Monarşi (Bir hükümdarın, devlet başkanı olarak yönetimde olduğu yönetim şeklidir.) : Riyad : Mekke, Medine, Cidde, Taif, Dammam, Dahran, Bureyde : km² : Suudi Arabistan Riyali Enflasyon oranı : (Tüketici Fiyatları) % -1.2 Nüfusu Nüfus artış hızı Etnik yapı Dil Okur yazarlık oranı : %62.8 Haftalık tatil Çalışma saatleri : Milyon (2000 yılında) : %3.9 Nüfusun %77.5 ı şehirlerde yaşamaktadır. : Nüfusun % 94'ü Arap tır. Kalan nüfusu da Güney Asyalılardır. : Resmi dil de, konuşulan dil de Arapça'dır. : Perşembe ve Cuma günleridir. : Bankalar : Cumartesi-Çarşamba 08:00-12:00 17:00-20:00 arası açıktır. : Mağazalar : Cumartesi-Çarşamba 09:00-12:00 15:00-18:00 arası açıktır.
62 62 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Elektrik : 110 & 220 Volt Saat farkı : Yaz döneminde saat farkı yoktur, kışın 1 saat ileridedir. Telefon kodu : (00966) Mekke(2) - (00966) Medine (4) Türkiye yi aramak için Cep telefonu : 0090+Alan Kodu + Telefon numarası. : TURKCELL- AVEA - VODAFONE Ortalama hava sıcaklığı : En düşük 25, en yüksek 47 derecedir. Ekonomik yapı: Fert başına düşen milli gelir: 7070 dolardı. İhracat 48 milyar $, İthalat 28 milyar $, İşgücü kişi, Dış borç 28 Milyar USD, Doğal kaynaklar, Petrol rezervi 261,5 milyar varildir. (1999) Üretim, 8,8 milyon günlük varildir. Suudi Arabistan ekonomisi büyük ölçüde petrole dayalı bir yapı arz etmekte, temel ekonomik faaliyetler kamu idaresinde yürütülmektedir. Suudi Arabistan yeryüzündeki ispatlanmış petrol rezervlerinin % 26 sına sahiptir. En büyük petrol ihracatçısı olan ülkedir, aynı zamanda OPEC de de lider konumunda bulunmaktadır. Bu miktar OPEC ülkelerinin 24 milyon 520 bin varil olan günlük toplam petrol üretiminin üçte birine yakındır. Yılda ortalama 33 milyar m³ miktarında da doğal gaz üretmektedir. Petrol ve doğal gazdan elde edilen gelirin gayri safi yurtiçi hasıla içinde payı % 35'tir. Tarım ve hayvancılıktan elde edilen gelirin milli gelir içindeki payı % 6'dir. Havayolu seyahat süresi : 3-3,5 saattir. Din: Resmi dini İslam'dır ve halkın % 99'u Müslüman dır. Müslümanların çoğu Sünni ve büyük çoğunluğu Hanbelidir. Vehhabilik anayasal bir inançtır. Az sayıda da Şii Müslüman vardır. Müslümanların dışında az sayıda Hıristiyan ve doğu dinleri mensubu mevcuttur. Coğrafi durumu: Ortadoğu ülkelerinden sayılan ve Arap yarımadasının büyük bir kısmını kaplayan Suudi Arabistan, kuzeyde Ürdün ve Irak, kuzey doğuda Kuveyt, doğuda Basra Körfezi, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri, güney doğuda Umman, güneyde Yemen, batıda Kızıldenizle çevrilidir. Topraklarının % 1'i tarım alanı, % 39'u otlak, kalanı çöl ve kumsaldır. Suudi Arabistan'a sıcak ve kurak bir iklim hakimdir. Ekonomik coğrafya: Suudi Arabistan geniş bir yüz ölçümüne sahiptir. Bu genişlik Arap yarımadasının yaklaşık 4/5 ine tekabül etmektedir.
63 Suudi Arabistan 63 Basra körfezi vasıtası ile Asya ya, Kızıl deniz vasıtası ile de Afrika ve Avrupa kıtalarına geçiş hattı durumundadır. Yönetim şekli: Suudi Arabistan krallık rejimiyle yönetilmektedir. Kral oldukça geniş yetkilere sahiptir. Yasama yetkisi de kralın elindedir. Anayasaya göre ülkede uygulanacak yasaların Şeriat a dayanması gerekir. Ancak pratikte bu konuda birçok pürüz mevcuttur. Anayasayı değiştirme yetkisi kralın elindedir. Her ne amaçla olursa olsun toplantı ve tören için özel izin gerekir. İdari bölünüş: Suudi Arabistan 13 idari bölgeye ayrılır. Tarihi: Bilindiği üzere bugün Suudi Arabistan yönetiminin elinde olan topraklar İslam'ın beşiği olan topraklardır. Bu itibarla bu toprakların İslam i tarihi, Hz. Peygamber (s.a.v)'in Peygamber olarak ortaya çıkmasıyla başlamış, Halifeler, Emeviler ve Abbasiler dönemleriyle devam etmiştir. I. Dünya savaşının Osmanlı Devleti'nin aleyhine sonuçlanması üzerine, Suud yönetimi 1921'den sonra Hail, Taif, Mekke, Medine ve Cidde'yi ele geçirdi. Abdülaziz bin Suud, 5 Aralik 1924 tarihinde Necd ve Hicaz kralı olarak ilan edildi. 27 Mayıs 1927 tarihinde İngilizlerle yapılan anlaşmayla "Necd ve Hicaz Krallığı" bağımsız bir devlet statüsü kazandı tarihinde devletin adı "Suudi Arabistan Krallığı" olarak değiştirildi. İklim şartları ve hava sıcaklık durumu: Son dönemlerde Ramazan Umre si ve Hac Mevsimi iklimin yumuşak olduğu kış aylarına denk geldiğinden, gündüzleri çok rahatsız etmeyen bir sıcaklık, akşamları ise hafif bir serinlik olabilir. Medine yılın her anı Mekke ye göre daha serindir. Sıcaklık gündüzleri kışın derece, akşamları derece, yazın ise gündüzleri en yüksek sıcaklık derece, geceleri en düşük sıcaklık derece olmaktadır. Öğle saatlerinde mümkün mertebe dışarıda kalmamaya dikkat etmeliyiz. Sağlığımızı korumaya dikkat etmeliyiz: Suudi Arabistan yıllar geçtikçe sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltti. Hastaneler hala ücretsiz, ancak özel hastanelerin sayısı da bir hayli fazladır. Genel olarak sağlık hizmetlerinde sıkıntı ve aksama hissedilmiyor. Musluk suları genelde içilmiyor. Şişe suyu tercih ediliyor. Hemen her bölgede hastane bulunuyor. Her türlü sağlık sorununda, bu hastanelere gidebiliyoruz. Sürekli ilaç kullanıyorsanız, yanınıza almanızı tavsiye ederiz. Aşırı kalabalık zamanlarda hizmetlerde aksama olabileceğini göz önünde bulundurunuz.
64 64 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Kıyafet seçimi: Havanın genellikle sıcak ve güneşli olması nedeniyle, yanımıza ince ve açık renkli kıyafetleri almalıyız. Kumaş cinsi olarak keten ve pamuk cinsi tercih edilmelidir. Ancak her ihtimale karşı bir ceket veya hırka götürmekte fayda vardır. İhram elbisesi alırken kalın olanını seçmemiz faydalı olacaktır. Telefon Sistemi: Türkiye den götüreceğiniz mobil telefonları uluslar arası kullanıma açtırmanız gerekiyor. Ayrıca Türkiye ye telefon kabinlerinden ucuz telefon açabilir veya telefon kartı satın alabiliriz. Suudi Arabistan hazır mobil telefon sim kartı satın alıp cihazınıza takarak kullanabiliriz. Alışveriş: Giderken yanınıza Riyal, Dolar veya Euro alabiliriz. Bazı alışveriş yerlerinde kredi kartı da kullanılabilmektedir. Mağazalardan günün her saatinde alış-veriş yapılabilmektedir. Hediyelik alış-verişimizi hem Mekke ve hem de Medine de yapmak mümkündür. Hurma alışverişi için daha çok Medine tercih edilir. Kargo şirketleri: Satın alacağınız hurma vb. eşyalarımız ile zemzem bidonlarımızı Mekke ve Medine den, Türkiye nin her yerine eşya taşıyan kargo şirketleri vasıtası ile gönderebiliriz. Ancak her kargo şirketine itibar etmemeliyiz. Bu konuda zaman zaman ciddi sıkıntıların yaşandığı bilinmektedir.
65 65 KAYNAKLAR Büyük İbadet Hac, Prof Dr. Yakup Çiçek, İstanbul Hac İlmihali, Doç. Dr. İsmail Karagöz ve Komisyon, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara Hacc ı Anlamak, Haccın Hikmetleri ve Yapılışı, Prof. Dr. Bünyamin Erol, Dr. Ekrem Keleş, Diyanet İşleri Başklanlığı Yayınları, Ankara Kur an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Prof. Dr. Hayrettin Karaman ve Komisyon, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara Umre Duaları, Dr. Ekrem Keleş, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara Umre Rehberi, Dr. Ekrem Keleş, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara el- Müsned, Ahmed bin Hanbel, I-VI, Kahire-1313 Gecelerin Gündüzü, Ali Ulvi Kurucu, Ankara-1987 Hacılar için Türkçe- Arapça Seyahat Kitabı ve Hac Rehberi, Yakup İskender, Yeni İlahiyat Kitapevi, Ankara-1987 İslam Peygamberi, Prof. Dr. Muhammed Hamidullah, İrfan Yayınları, İstanbul Kütüb-i Sitte (Hadis kaynakları) Mukaddes Beldeler, Mekke-Medine Hac ve Umre Rehberi, Süleyman Güzel, İzmir-2005 Şamil İslam Ansiklopedisi, Şamil Yayınları, İstanbul-1998 Kur an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali, Prof. Dr. Hayrettin Karaman ve Komisyon, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara-1993
66
67 E- DUALAR Tekbir لل ه أك ب ر الل ه أك ب ر لا إ له إ لا الل ه والل ه أك ب ر الل ه أك ب ر ول ل ه الح م د Tehlil Tesbih
68 68 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Veya kısaca; Salâvat-ı Şerife Kısaca; Yahut;
69 Dualar 69 Yola Çıkarken Okunabilecek Dua
70 70 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Vasıtaya Binerken Okunabilecek Dua
71 Dualar 71 Harem e Varınca Okunabilecek Dua Kabe yi Görünce Okunabilecek Dua
72 72 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Mescide Girerken Okunabilecek Dua
73 Dualar 73 Mescitten Çıkarken Okunabilecek Dua Zemzem İçerken Okunabilecek Dua
74 74 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi TAVAF Tavafta her şavtın başında şu duanın okunması güzel olur: Tavafta Yemen köşesi ile Hacer-i Esved köşesi arasında şu dua okunur:
75 Dualar TAVAFIN BİRİNCİ ŞAVTI DUASI
76 76 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
77 Dualar 77
78 78 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 2. TAVAFIN İKİNCİ ŞAVTI DUASI
79 Dualar 79
80 80 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
81 Dualar TAVAFIN ÜÇÜNCÜ ŞAVTI DUASI
82 82 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
83 Dualar 83
84 84 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 4- TAVAFIN DÖRDÜNCÜ ŞAVTI DUASI
85 Dualar 85
86 86 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
87 Dualar TAVAFIN BEŞİNCİ ŞAVTI DUASI
88 88 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
89 Dualar 89
90 90 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
91 Dualar TAVAFIN ALTINCI ŞAVTI DUASI
92 92 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
93 Dualar 93
94 94 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 7- TAVAFIN YEDİNCİ ŞAVTI DUASI
95 Dualar 95
96 96 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
97 Dualar 97 Tavaf Namazından Sonra Okunabilecek Dua
98 98 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
99 Dualar 99
100 100 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
101 Dualar 101 Mültezemde Okunabilecek Dua
102 102 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
103 Dualar 103 SA Y 1- SA Y IN BİRİNCİ ŞAVTI DUASI
104 104 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
105 Dualar 105
106 106 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
107 Dualar SA Y IN İKİNCİ ŞAVTI DUASI
108 108 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
109 Dualar 109
110 110 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
111 Dualar SA Y IN ÜÇÜNCÜ ŞAVTI DUASI
112 112 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
113 Dualar 113
114 114 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
115 Dualar SA Y IN DÖRDÜNCÜ ŞAVTI DUASI
116 116 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
117 Dualar 117
118 118 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
119 Dualar 119
120 120 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 5- SA Y IN BEŞİNCİ ŞAVTI DUASI
121 Dualar 121
122 122 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
123 Dualar 123
124 124 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 6- SA Y IN ALTINCI ŞAVTI DUASI
125 Dualar 125
126 126 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
127 Dualar 127
128 128 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 7- SA Y IN YEDİNCİ ŞAVTI DUASI
129 Dualar 129
130 130 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
131 Dualar 131
132 132 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Sa yden Sonra Merve de Okunabilecek Dua
133 Dualar 133
134 134 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
135 Dualar 135
136 136 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
137 Dualar 137
138 138 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi KABE DEN AYRILIRKEN
139 Dualar 139
140 140 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
141 Dualar 141
142 142 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi MEDİNE YE GİDERKEN Mescid-i Nebevî ye girerken, mescitlere girerken okunan dua ve salâvat-ı şerifeyi birleştirerek şöyle dua edilebilir:
143 Dualar 143
144 144 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Resulullah (s.a.v.) ın Kabrini ziyaret ederken
145 Dualar 145
146 146 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
147 Dualar 147 Hz. Ebu Bekir (r.a) in kabrini ziyaret ederken
148 148 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Hz. Ömer (r.a) in kabrini ziyaret ederken Ey mü minlerin emiri Ömer el-faruk! Selam üzerine olsun. Ey İslâm ı güçlendiren! Selam sana! Ey putları kıran! Selam sana! Allah, seni en güzel şekilde mükâfatlandırsın. Allah ın selamı rahmeti ve bereketi üzerine olsun. Allahım! Ondan razı ol. Derecesini yükselt. Makamını mübaret kıl. Mükâfatını bol eyle. Sonra uygun bir yere çekilerek kendisi, anne babası, kardeşleri, yakınları, arkadaşları, dostları, kendisine iyiliği dokunmuş olanlar ve diğer Müslümanlar için dua eder. Mescid-i Nebevî de bulunduğu vakitleri büyük bir ganimet bilmeli ve bolca hamd etmeli; tekbir, tehlil ve tesbih okumalı, dua etmeli, salât ü selam getirmelidir.
149 Dualar 149 Uhud Şehitleri, Baki Mezarlığı ve Diğer Mezarlıkları Ziyaret
150 150 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Mescid-i Nebevî de Okunabilecek Dua
151 Dualar 151
152 152 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
153 Dualar 153 Mescid-i Nebevî den Ayrılırken
154 154 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi
155 Dualar 155
156
157 F- RESİMLER MEKKE ŞEHRİ (1) Mekke nin bilinen tarihi, Hz. İbrahim (a.s) dönemine kadar inmekte, daha önceki tarihi hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Hz. İbrahim (a.s) Allah ın emriyle, henüz çok küçük yaşta olan oğlu Hz. İsmail (a.s) i ve annesi Hz. Hacer i Mekke ye getirip bıraktıktan sonra, Filistin e dönmek üzere ayrıldı. Kur an-ı Kerim de, Ekin bitmeyen bir vadi (İbrahim/37) olarak nitelenen Mekke vadisi çöl karakterli bir araziye sahip olup, iklimi sıcak ve kuraktır. Bu sebeple anne-oğul bir süre sonra susuzluk sorunu ile karşılaştılar. Dini emirlere göre su bulmak için Safa ve Merve tepeleri arasında koşturan Hz. Hacer in, çaresiz kalarak oğlunun hayatından ümit kestiği bir sırada, Allah ın emriyle çocuğun bulunduğu yerden bir su kaynağı fışkırdı. Zemzem adını alan ve suyu bol olan kaynak nedeniyle burası kervanların konaklama yeri oldu. Bir süre sonra Yemen den gelen Cürhümlüler Mekke çevresine yerleştiler. Hz. İsmail (a.s) onlardan Arapça öğrendi ve bu kabileden bir kızla evlendi. Filistin de yaşayan Hz. İbrahim (a.s) zaman zaman eşi Hacer ile oğlu İsmail i ziyarete gelmekteydi. Hz. İbrahim (a.s) Mekke yi üçüncü ziyaretinde Allah ın emri doğrultusunda oğlu İsmail ile birlikte Kabe yi inşa etmeye
158 158 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi başladı. Kur an-ı Kerim deki Bakara,127; Al-i İmran, 96 ve Hac, 26. ayetlerde Kabe nin Hz. İbrahim (a.s) den önce de var olduğu, ancak yıkılıp uzun zaman içinde yerinin kaybolduğu ve Hz. İbrahim (a.s) tarafından bulunarak yeniden yapıldığı anlaşılmaktadır. Kur an-ı Kerim de Hz. İbrahim (a.s) den önce kimin tarafından inşa edildiği konusunda herhangi bir bilgi yer almamakla birlikte, bazı kaynaklarda Hz. Adem (a.s) veya oğlu Hz. Şit (a.s) tarafından yapıldığı kaydedilmektedir. Hz. İbrahim (a.s), Kabe nin inşasını tamamlayınca, Cebrail (a.s) gelip kendisine Hac ibadetinin nasıl yapılacağını öğretti. O da insanları Hac ibadetine davet edip, oğlu ile birlikte görevini tamamladıktan sonra, Hz. İsmail (a.s) i burada bırakarak Filistin e döndü. Mekke ve Kabe nin idaresi Hz. İsmail (a.s) den bir nesil sonra Cürhümlüler in eline geçti. Önceleri Hz. İsmail (a.s) in tebliğ ettiği dini benimsemiş olan Cürhümlüler zamanla sapıklığa düştüler; çeşitli ahlaksızlıklar yanında Kabe ye takdim edilen hediyeleri çaldıkları gibi, Hac maksadıyla şehre gelenlere de kötü davranmaya başladılar. Bir süre sonra Güney Arabistan dan göç ederek Mekke civarına gelen Huzaa kabilesi, Cürhümlüler le yaptıkları savaşta, onları mağlup ederek şehirden çıkardı. Cürhümlüler, Hacer ül-esved i yerinden söküp bir yere gömdükten ve Zemzem kuyusunu kapatıp yerini belirsiz hale getirdikten sonra tekrar ilk yurtları olan Yemen e gittiler. İsmailoğulları ise sayılarının azlığı nedeniyle savaşta taraf olmadı ve Beni Huzaa ile anlaşarak şehirde kalmaya devam etti. Huzaalılar zamanında kabilenin ileri gelenlerinden Amr bin Luhay, Mekke ve Kabe idaresini eline alınca Tevhid geleneğini bozarak şehirde putperestliğin başlamasına sebep oldu. V.yüzyılın ilk yarısında Hz. Peygamber (s.a.v) in beşinci kuşaktan dedesi Kusay bin Kilab liderliğindeki Kureyş kabilesi, Huzaalılar a karşı mücadele ederek Mekke yönetimini ele geçirdi. Böylece büyük şeref ve saygınlık ifade eden Kabe hizmetleri de Kureyş kabilesine geçmiş oldu. Kusay, Mekke civarında dağınık halde yaşayan Kureyş kollarını birleştirerek Kabe çevresinde yerleştirdi. Ayrıca gerekli düzenlemeler yaparak Mekke idaresi, başkumandanlık, sancaktarlık, Kabe nin bakımı, kapısının ve anahtarlarının muhafazası, hacılara su temini ve hacıları ağırlama hizmetlerini elinde topladı. Onun yaptırdığı Dar ün-nedve önemli meselelerin görüşülüp karara bağlandığı ve çeşitli törenlerin düzenlendiği bir toplantı yeri olarak İslam dönemine kadar devam etti. Kusay dan sonra Mekke idaresi ve Kabe hizmetleri onun çocukları ve torunları tarafından sürdürüldü. Kusay ın torunu ve Hz. Peygamber
159 Resimler 159 (s.a.v) in üçüncü kuşaktan dedesi Haşim bin Abdümenaf, gerek Mekke ye gelen hacıların ve gerekse Kureyş kabilesinin yiyecek ve su ihtiyacını karşılamak için çalıştı. Haşim, ticaret için Suriye ye giderken bir süre kaldığı Yesrib de (Medine) Neccaroğulları ndan Amr bin Zeyd in kızı Selma ile evlendi. Bu evlilikten Hz. Peygamber (s.a.v) in dedesi Abdülmuttalib dünyaya geldi. Haşim, seyahatı sırasında Filistin deki Gazze şehrinde öldü ve oraya defnedildi. Abdülmuttalib sekiz yaşına kadar Medine de kaldıktan sonra, amcası Muttalib tarafından Mekke ye getirildi. Abdülmuttalib i amcası yetiştirdi ve ölümüne yakın bir zamanda kabile reisliği görevini ona devretti. Abdülmuttalib gördüğü bir rüya üzerine Cürhümlüler in Mekke yi terkederken kapattıkları Zemzem kuyusunun yerini bularak yeniden açtı. Hacılara yiyecek ve su temini görevlerini üstlendi. İslam öncesinde Mekke coğrafî konumu yanında dini ve ticari bir merkez olmasından dolayı Bizans, İran ve Habeşistan gibi dönemin devletlerinin dikkatini çekmiştir. Habeş Krallığı nın müstakil Yemen valisi Ebrehe, Arapların Kabe yi ziyaretlerini engellemek üzere San a da bir kilise yaptırmış, ancak amacına ulaşamayınca Kabe yi yıkmaya karar vermiş, şehri ele geçirerek dini merkez olma özelliğini ortadan kaldırmayı ve Mekke lilerin ticari faaliyetlerine son vermeyi planlamıştı. Ebrehe, ordusuyla birlikte Mekke yakınlarına kadar gelip konakladı. Bu sırada Kureyş in Haşimoğulları kolunun reisi olan Hz. Peygamber (s.a.v) in dedesi Abdülmuttalib, Ebrehe ile görüştü ve Allah ın evi olarak bilinen Kabe yi sahibinin mutlaka koruyacağını ona hatırlattı. Kabe yi yıkmaya kararlı olan Ebrehe, hücum emri verdi. Ancak ordusunun önünde bulunan fil, Kabe ye doğru asla hareket etmediği gibi, ordusu da Fil suresinde(105/1-5) belirtildiğine göre, Allah tarafından gönderilen Ebabil kuşlarının attığı küçücük taşlarla helak oldu. Bu olaya Fil Vak ası, meydana geldiği yıla da Fil yılı adı verilmiştir. Ebrehe nin girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması Arapların Kabe ye ve Hac ibadetine daha önce görülmemiş derecede değer vermeye başlamalarına yol açtı, Mekke ve Kureyş in itibarı arttı. Mekke, Hicaz bölgesinin üç önemli şehrinin başında geliyordu, diğer ikisi Yesrib (Medine) ve Taif ti. Güneyde Yemen e, kuzeyde Akdeniz e, doğuda Basra körfezine, batıda Kızıldeniz limanı Cidde ye ve Afrika istikametine giden yolların kesişme noktasında bulunan Mekke, ekonomik açıdan çok elverişli bir mevkide yer almaktaydı. Öte yandan Kabe dolayısıyla şehir, Arabistan ın dini merkezi idi. Yılın belirli aylarında Arabistan ın her tarafından Kabe yi ziyarete gelen insanlar, şehrin ticari faaliyetlerine
160 160 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi canlılık kazandırır, panayırlar kurulur ve şiir yarışmaları yapılırdı. Coğrafi şartlar yüzünden tarıma elverişli olmayan Mekke de, ekonomik hayatın temelini ticaret oluşturmaktaydı. Mekke de Arabistan yarımadasının genelinde olduğu gibi putperestlik hakimdi. Kabe ve çevresinde sayıları 360 a ulaşan putların en büyükleri Lat- Menat-Hübel ve Uzza olup, Kureyş in en önemli putları idi. Bunların dışında evlerin çoğunda da put vardı. Araplar gökleri ve yeri yaratan, idare eden en yüce Tanrı olarak Allah ın varlığını kabul etmekle birlikte, kendilerini Allah a yaklaştıracağı ve O nun katında şefaatçı olacağı düşüncesiyle putlara tapıyorlardı. Böylece sadece Allah a kulluğu öngören Tevhid inancından saparak Allah a ortak koşmak suretiyle şirke düşmüş oluyorlardı. Öte yandan Mekke de sayıları az olmakla birlikte Hz. İbrahim (a.s) den gelen Tevhid inancına sahip Hanifler de bulunuyordu. MEKKE DE MESCİD-İ HARAM (2) Mescid-i Haram, Mekke'de Kabe'nin bulunduğu alandaki caminin adıdır. Hürmet ve saygı gösterilmesi gereken Mescid anlamında bu ad verilmiştir. Yeryüzünde inşa edilen ilk Mescid ve Müslümanların kıblesidir. Buraya Mescid-i Haram denildiği gibi, Harem-i Şerif de denir. Açık bir alan üzerinde bulunan Kabe, Hacer'ül- Esved, Makam-ı İbrahim, Zemzem
161 Resimler 161 Kuyusu ve Safa-Merve tepeleri, bu Mescid in birer parçasıdır. İslam'ın ilk yıllarında ibadetlerde kıble Kudüs'teki Mescid-i Aksa iken, hicretten sonra 16. ayda kıble, Mekke'deki Mescid-i Haram'a çevrilmiştir. Kur'an-ı Kerim'de bu değişiklik şöyle açıklanır: "Yüzünü çevirip durduğunu görüyoruz. Seni sevdiğin kıbleye mutlaka çevireceğiz. Hemen yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ey mü minler! Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram tarafına çevirin."(bakara, 2/144) Mescid-i Haram, önceleri Kabe'nin çevresinde tavaf edenlere ayrılmış bir alandan ibaretti. Asr-ı Saadette ve Hz. Ebu Bekir (r.a.)'in halifeliği döneminde Mescid in çevresinde duvar yoktu. Etrafı evlerle çevrili idi. Zamanla Hacıların kalabalıklaşması ve sıkışıklık meydana gelmesi üzerine, kenardaki evler satın alınarak yıktırılmış ve çevresine duvar çektirilmiştir. Mescid, Emeviler, Abbasiler, Osmanlılar ve Suudlular zamanında çeşitli tamirler görmüş ve değişikliklere uğramıştır. Şimdiki haliyle Kabe'ye yakın olan kısmın üzeri açık, dış kısmın üzeri kapalıdır. Mescid-i Haram, yeryüzündeki Mescid lerin en faziletlisidir.
162 162 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi ZEMZEM KUYUSU (3) Kabe'nin yanında bulunan kuyu ve bu kuyunun mubarek suyunun adıdır. Zemzem hakkında Kur'an'da herhangi bir ayet bulunmamaktadır. Ancak zemzem hakkında nakledilen bazı rivayetler vardır. İbn-i Abbas'tan nakledildiğine göre, Hz. İbrahim (a.s)'ın Hacer ve Sara adında iki eşi vardı. Hacer, Hz. İsmail (a.s)'in annesi idi. Hz. İsmail (a.s)'in annesi Hacer ile Sara'nın arasında geçimsizlik çıktı. Geçimsizlik had safhaya varınca, Hz. İbrahim (a.s) Allah'tan Mekke'ye gitmek ve Hz. İsmail (a.s.) ile annesi Ha-
163 Resimler 163 cer'i oraya yerleştirmek üzere emir aldı. Hz. İbrahim (a.s.) bunun üzerine eşi Hacer ve oğlu Hz. İsmail (a.s)'ı yanına alarak yola çıktı. Hz. İsmail (a.s) o zaman küçük bir çocuktu. Uzun bir yolculuktan sonra Mekke'ye vardılar. O tarihte Mekke'de hiç kimse yoktu. İçecek su bile yoktu. Hz. İbrahim (a.s) eşi Hacer ve oğlu Hz. İsmail (a.s)'ı buraya bıraktı. Yanlarında yalnız bir su kırbası ve biraz hurma vardı. Sonra Hz. İbrahim (a.s) Filistin e gitmek üzere geri döndü. Hacer onun peşine takıldı: "Ey İbrahim, bizi bu ıssız yere bırakıp nereye gidiyorsun? Bizi kime teslim ediyorsun" gibi sorular sordu. "Yoksa bunu sana Allah mı emretti?" diye sorunca, Hz. İbrahim (a.s) "Evet, Allah emretti" diye cevap verdi. O zaman Hacer: "Öyle ise git. Allah bize yeter. O bizi korur" dedi. Hz. İbrahim (a.s), onları şimdiki Zemzem kuyusunun üst tarafında ve Kabe'nin yerinin yukarısında bulunan bir ağacın altında bırakmıştı. Bir müddet sonra Hacer'in yiyeceği ve içeceği bitti. Susuzluktan halsiz bir hale düştü. Dolaysı ile sütü de kesildi. Çocuğu Hz. İsmail (a.s) açlıktan kıvranmaya başladı. Onun acı halini görmeye dayanamayan annesi Hacer, yanından uzaklaştı. Yanındaki Safa tepesine çıktı. Belki çevrede birini görürüm diye etrafına baktı. Ondan sonra Merve tepesine geçti. İki tepe arasında yedi defa gidip geldi. İki tepenin arasındaki çukur yerinde koşarak geçiyordu. Hz. Muhammed (s.a.v) onun bu hatırası üzerine "İnsanlar bu sebeple Safa ve Merve arasında koşmaktadırlar" diye buyurmuştur. Hz. Hacer, çocuğunun halini görmek için döndüğünde, bir ses duydu. "Ey ses sahibi, sesini duyurdun! Eğer sen bize yardım etme kudretine sahip isen, bize yardım et!" diye dua etti. Ondan sonra Zemzem kuyusunun yerinde Cebrail (a.s)'i gördü. Cebrail (a.s) yeri kazıyordu. O nun kazdığı yerden su göründü. Hacer hemen suyu havuz gibi yaptı. Ondan hem içti hem de kırbasına doldurdu. Su alındıkça, yerinden kaynamaya devam etti. Hz. Peygamber (s.a.v) bu hususta şöyle buyurmuştur: Allah İsmail'in annesi Hacer'e rahmet etsin! O, Zemzem'i kendi haline bıraksaydı, suyun etrafına kum gerip havuz yapmasıydı, muhakkak zemzem akar ve bir ırmak olarak devam ederdi" Hacer bu sudan içmeye devam etti. Bu su onun hem susuzluğunu ve hem de açlığını gideriyordu. Çocuğuna da süt emzirerek bakıyordu. Hz. İbrahim (a.s)'in duası, Hacer'in teslimiyeti ve henüz küçük bir bebek olan Hz. İsmail (a.s)'in hatırı için, Allah Zemzem'i böyle ortaya çıkardı.
164 164 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Bütün bu rivayetlerden anlaşıldığı gibi, Zemzem suyu, İslam dinine göre mübarek olarak kabul edilen bir sudur. Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu giderir ve şifa niyetiyle içene de şifa verir. Dünyanın her yerinden Hac ve Umre için Mekke'ye giden mü'minler, memleketlerine Zemzem suyundan götürmekte ve yakınlarına ikram etmektedirler. HACER ÜL- ESVED (4) Hz. İbrahim (a.s), Kabe'nin inşasını bitirdikten sonra oğlu Hz. İsmail (a.s) ile tavafa başlangıç sırasını bildirmek için: İsmail, bana bir taş getir de tavafın nereden başlayacağını işaret edeyim. dedi. Hz. İsmail (a.s) da Cebel-i Kubeys'ten bir taş alıp babasına verdi. O da tavafın başlayacağı bugünkü Kabe'nin köşesine taşı koydu. Taş, yumurta şeklinde santimetre yarıçapında idi. Konduğu yer, yerden 1.5 m yüksekliğinde idi. Böyle yükseğe konmasının sebebi ve sırrı her yerden herkesin gö-
165 Resimler 165 rebilmesi için idi. Rengi vaktiyle beyaz olan bu taş, çokça istilam edildiği, yani selamlanıp öpüldüğü için kırmızımsı esmer bir taş haline gelmiştir diye rivayet edilmektedir. Hacer ül-esved, Melekler tarafından, Peygamberler tarafından ve Hz. Peygamber (s.a.v) tarafından öpülmüştür. Hacer ül- Esved'i öpmek, teslim ve ikrar manasını ifade eder. İşte bunun içindir ki, Hz. Ömer (r.a): Vallahi seni öpüyorum. Senin taş olduğunu, zarar ve fayda veremeyeceğini de biliyorum. Eğer Resulullah (s.a.v)'in seni öptüğünü görmeseydim, seni öpmezdim. demiştir. MAKAM-İ İBRAHİM (5) Makam-ı İbrahim: Kabe kapısı karşısında m mesafede bulunan, Hz. İbrahim (a.s) in Kabe yi inşa ederken, iskele olarak kullandığı taşın adıdır. Hz. İbrahim (a.s) in ayak izlerinin bulunduğu bu taş, dörtgen şeklinde olup, gümüş çerçeve ile muhafaza edilmektedir. Tavaf namazı
166 166 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi burada kılınır. Burada yer bulamayanlar Mescid in uygun bir yerinde kılarlar. Hz. İbrahim (a.s) in ayak izleri beş ila altı bin yıldan fazla bir zamandan beri muhafaza edilmektedir. İzlerin derinliği 10 cm, Uzunluğu 27 cm, Eni ise 14 cm dir. Ancak taşın kenar uzunluklarından biri 38, diğerleri 36 şar santimdir.tavaf esnasında Kabe ile Makam-ı İbrahim arsından geçmek eftaldır. Tavaf bitince iki rekat tavaf namazını Makam-ı İbrahim civarında kılmak eftaldır. Makam-ı İbrahim temelinin yüksekliği 75 cm olup, camekan kısmının çapı 80 cm, yüksekliği ise 1 m den fazladır. Önceleri 18 m² alanı işgal eden Makam-ı İbrahim, tavaf alanını genişletmek amacı ile 1967 yılında bu cam fanus yapılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman, Sultan IV. Murat ve daha sonra da Sultan Abdülaziz Han, Makam-ı İbrahim i tamir ettirmişlerdir. MAKAM-İ İBRAMİM (ÜSTTEN BAKIŞ) (6)
167 Resimler 167 KABE ÖRTÜSÜ (7) Kabe nin kapısı üzerinde yer alan örtünün ilk defa ne zaman kullanılmaya başlandığı kesin olarak bilinmemekte, fakat Memlüklülerin kadın hükümdarı Şecerüddür tarafından gönderilmiş olduğu kayıtlarda vardır. Memlüklüler zamanında siyah mavi ipekten, Osmanlılar döneminde uzun bir süre yeşil, daha sonra siyah atlastan yapılmıştır. Birbirine tutturulmuş dört parçadan oluşan bugünkü altın ve sırmalarla bezenmiş kapı örtüsü 7,5 4 m ebadında olup, üzerinde bazı ayetler yer almaktadır. Kabe öttüsü 16 parçadan oluşuyor. Kumaşı ve dokuma iplikleri özel olarak seçilen örtünün dokumasında 200 usta çalışıyor. Özel ihtisas sahibi
168 168 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi ustalar özenle seçiliyor. Kabe örtüsünün yüksekliği 14 metreden oluşurken, en ölçüleri değişiyor. Rük u-yemani ile Hacer ül-esved arasındaki bölüm 10 metre 29 santimdir. Kabe nin kapısının olduğu bölüm 11 metre 82 santimdir. Altınoluk tarafı 10 metre 30 santimdir. İbrahim kapısı olarak nitelendirilen bölüm ise 12 metre 15 santimden oluşuyor. ARAFAT OVASINDA, CEBEL-İ RAHME (8) Arafat ovası, Mekke'nin güney doğusunda, şehre 25 km. mesafede, alanı 14 km² civarında düz bir ovadır. Bu sahanın batısında Hz. Peygamber (s.a.v)'in Veda Hacc ında konakladığı yere yapılan Nemire Mescid i, doğusunda ise Rahmet Tepesi bulunmaktadır. Ova içinde yaklaşık 70 m kadar yükseklikte bir tepe görünümündedir. Cebrail (a.s), Hz. İbrahim (a.s)'e Hac ile ilgili bilgileri ve Hacc ın nasıl yapılacağını burada öğretmiştir. Ayrıca Hac yapmak üzere gelen Müslümanlar, bu meydanda bulundukları zaman içinde günahlarının affı için Allah'a tövbe ederler. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı bilme, anlama, tanışma, konuşma ve buluşma yeri manalarına gelen Arafat kelimesi bu meydanın ismi olmuştur. Kur an-ı Kerim Arafat hakkında: "Vakfenizi tamamlayıp Arafat'tan Müzdelife'ye doğru coşkuyla akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram civarında Allah'ı zikrediniz..." (Bakara, 2/198) buyurmaktadır. Dünya'nın her tarafın-
169 Resimler 169 dan gelen Müslümanlar, Hac ibadetinin en önemli farzı olan "Arafat Vakfesi" için Zilhicce ayının 9. günü, yani Arefe günü bu meydanda toplanırlar ve güneş batıncaya kadar burada ibadet halinde bulunurlar. Hz. Peygamber (s.a.v): "Hac Arafat'tır ve Arafat'ın her tarafı vakfe yeridir. Hadis i ile Arafat ın önemini işaret etmiştir. Arafat, Hill bölgesinde Harem sınırları dışında kalır. MÜZDELİFE (9) Müzdelife Mekke'de, Arafat ile Mina arasında bulunan ve Hac'da Arafat'tan sonra vakfe yapılan yerdir. Müzdelife kelimesi "yaklaşmak, yakınlaşmak, toplanma, bir araya gelme anlamındadır. Müzdelife, Mina ile Arafat arasında, Mina'ya yaklaşık 5 km mesafede bir yerde bulunmaktadır. Hz. Adem (a.s), Hz. Havva ile burada buluşmuş ve birbirine yaklaşmışlardı. Ayrıca insanların burada toplanarak Vakfe ile Allah a yaklaştıkları, Hac esnasında insanların bir araya gelip toplanmaları veya Mina'ya yaklaşmış olmaları veya buranın Allah a yaklaşılan bir yer olarak telakki
170 170 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi edilmesinden dolayı bu adı almıştır. Bakara suresinin 198. ayetine istinaden buraya, Meş ar'ül-haram da denilmektedir. Kurban Bayramı akşamı gece yarısından sonra güneşin doğması arasında, Müzdelife'de bir an da olsa durmak, yani Vakfe yapmak vaciptir, geceyi orada geçirmek sünnettir. Kur'an-ı Kerim:"Arafat'tan sel gibi akıp inerken Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin..." (Bakara, 2/198) Hz. Peygamber (s.a.v):"kim bizim şu sabah namazımızda hazır bulunur, biz ayrılıncaya kadar bizimle birlikte vakfe yapar ve daha önce gece veya gündüz, Arafat vakfesini de yapmış durumda ise, O nun Hacc ı tamam olur." buyurmaktadır. MÜZDELİFE (10)
171 Resimler 171 MİNA (11) Mina, Mekke nin kuzey doğusunda Müzdelife ile Mekke arasında kalan geniş bölgeye denir. Vakfeden sonra Müzdelife denilen yerde, şeytan taşlanmak için taş toplanır. Daha sonra Mina'ya gidilir. Temsili olarak şeytan taşlama burada gerçekleştirilir. Mina da üç gün devam eden şeytan taşlamak vaciptir. Cemerat ismiyle bilinen şeytan taşlama yerleri, hac kurbanlarının kesildiği mezbahaneler ve Hz. Peygamber (s.a.v) in Mina günlerini geçirdiği mekana denir. Mescid ül- Hayf burada bulunmaktadır. Ayrıca bu günlerin gecelerini de Mina da geçirmek Hacc ın sünnetlerindendir. Mina da Cemre adı verilen ve Müzdelife de toplanan taşlar ile taşlanan üç ayrı yer vardır. 1- Akabe Cemresi: Şeytan taşlamanın ilk gününde taşlanan ve halk arasında Büyük Şeytan diye anılan taşlama yeridir. 2- Birinci Cemre: Şeytan taşlamanın ikinci, üçüncü ve dördüncü günündeki taşlamalara oradan başlanan ve halk arasında küçük şeytan diye anılan taşlama yeridir. 3- İkinci Cemre: Şeytan taşlamanın, ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerindeki taşlamalarda birinci cemreden sonra taşlanan ve halk arasında orta şeytan diye anılan taşlama yeridir.
172 172 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi MİNA DA ŞEYTAN TAŞLAMA ALANI (12) MİNA DA ŞEYTAN TAŞLAMA ALANI (13)
173 Resimler 173 MİNA DA ŞEYTAN TAŞLAMA ALANI (14) MİNA DA ŞEYTAN TAŞLAMA ALANI ( KULELER) (15)
174 174 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi KABE NİN KAPISI (16) Kabe nin Kapısı, Kabe nin kuzeydoğu duvarında Hacer ül-esved e 2 m mesafede ve yerden 2.13 m yükseklikte yer alır. Kabe, Hz. İbrahim (a.s) tarafından inşa edildiğinde kapı yeri boş bırakılmış, ilk kapıyı kimin taktığı bilinmemektedir. Fakat Cürhümlüler veya Himyerilerin yaptığı rivayet edilmektedir. M.605 yılında Kabe yi inşa eden Kureyşliler, yer seviyesinde olan iki kapısını bire indirerek, yerden 2 m yüksekiliğe koymuşlar ve tek kanatlı kapı takmışlardı. Kabe nin kapısı ilk defa Halife I. Velid tarafından altın levhalarla kaplatılmış ve daha sonra halife, sultan ve devlet adamları tarafından, ya tamamen değiştirilmiş, ya da yeniletilmiştir. Bakır üzerine gümüş ve altın kaplamadır. Özenle ve ustalıkla işlenmiş el yapımı Kabe kapısı, görenleri şaşkına çevirecek güzelliktedir. Ebatları, 95 x 57 x 8 cm. dir
175 Resimler 175 KABE NİN KAPISI (17) MÜLTEZEM (18) Kabe nin kuzey doğu duvarında yerden 2.13 m yükseklikte Kabe nin kapısı yer alır. Hacer ül- Esved in bulunduğu köşe ile Kabe kapısı arasında kalan kısma Mültezem denir. Mültezem kelimesi, bir şeyi üzerine gerekli kılmak, sarılmak anlamlarına gelir. Duanın en çok kabul gördüğü yerdir.
176 176 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi HİCR-İ İSMAİL (19) Kabe nin kuzeybatı duvarının önünde iki ucu Rükn ü-şami ile Rükn ü-iraki den 2 m. kadar mesafede olan ve Hatim adı verilen yarım daire şeklinde duvarla çevrili olan ve Kabe den ayrılmış olmakla birlikte, onun bir parçası olan kısma Hicr veya Hicr-i İsmail adı verilir. Burası başlangıçta Kabe ye dahildi ve M.605 yılındaki yeniden inşası sırasında, Mekkeliler ellerindeki malzemenin, Hz. İbrahim (a.s) in temelleri üzerine yapılacak inşaatı tamamlamaya yetmeyeceğini anlayınca, binanın daha küçük tutulmasına karar verdiler. Hicr adı verilen yeri, göğüs hizasında bir duvarla çevirerek Kabe nın dışında bıraktılar ve Kabe den olduğu anlaşılsın diye burayı taşla döşediler. Nitekim Hz. Aişe (r.anha), Kabe ye girip namaz kılmak isteyince, Hz. Peygamber (s.a.v) onun elinden tutarak Hicr e soktuğu Kabe ye girmek istersen, burada namaz kıl, çünkü o Kabe den bir parçadır. buyurduğu bilinmektedir. Emeviler den iktidara gelen Yezid bin Muaviye ye biat etmeyerek Hicaz a 9 yıl 22 gün hakim olan Abdullah bin Zübeyir, burayı 684 tarihinde, Hz. İbrahim (a.s) in temellerini esas alarak Kabe ye dahil etti. 692 tarihinde Mekke ye girerek Abdullah bin Zübeyir in varlığını ortadan kaldıran Haccac bin Yusuf, Halife Abdulmelik bin Mervan ın onayını alarak Hicr i tekrar eski haline getirdi.
177 Resimler 177 ECYAD KALESİ (20) Suud yönetimi tarafından yıkılan Ecyad Kalesi, mukaddes topraklarda, Osmanlı'dan geriye kalan önemli eserlerden biriydi. Kabe nin hemen güneydoğusunda yer alan ve sıra tepelerinin ilk ve en görkemlisi üzerine kurulu bulunan Ecyad Kalesi, 1781 yılında Osmanlı tarafından güvenlik amaçlı inşa edilmişti. Zamanla aldığı ağır tahribat yüzünden, 1884 yılında Osmanlı tarafından tamamen yenilenmiş ve Arap yarımadasının elimizden çıktığı, I. Dünya savaşına kadar Türk garnizonu olarak kullanılmıştı. 23 dönümlük bir alana kurulu Ecyad Kalesi'nin biraz uzağında 80 metre yüksekliğindeki "Bülbül Dağı"nı da düzleme kararı alan Suud yönetimi, düzlenen dağla birlikte Ecyad Kalesi arazisini birleştirerek buraya katlı dev bir otel yapılmasını öngören projeye onay verdi. Ecyad Kalesi'nin yıkılmasından sonra, Mekke'de, Kabe deki Sultan Abdülaziz ve Abdülhamit tarafından inşa ettirilen Revaklar dışında, Türklere ait eser kalmadı.
178 178 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi SAFA VE MERVE SA Y ALANI (21) Safa tepesi Mescid-i Haram in kuzeydoğusunda, Merve tepesinden daha yüksek ve Kabe ye daha yakın olanıdır. Merve tepesi ise Mescid-i Haram in kuzeybatısında olan ve aralarında yaklaşık 456 m. mesafe olan iki tepedir. Önceleri bir vadi olan Safa ile Merve arası zamanla doldurulmuş, yükseltilmiş ve yürüyüşe uygun hala getirilmiştir. Ayrıca tepelere çıkmayı kolaylaştırmak için merdivenler yapılmıştır tarihinde iki tepe arasındaki Sa y yapılan alanın üstü kapatılmış, 1955 tarihinde Kabe'nin genişletme çalışmaları çerçevesinde burası Mescid-i Haram a katılarak iki katlı olacak şekilde tasarlanmış ve zaman içinde bugünkü haline getirilmiştir. Safa ile Merve, Hz. İbrahim (a.s) ın eşi Hz. Hacer ve oğlu Hz. İsmail (a.s) i bıraktığı vadinin çevresindeki mübarek tepelerdir. Hz. İbrahim (a.s) in ayrılmasından sonra suyu ve yiyeceğinin tükenmesi üzerine çaresiz kalan Hz. Hacer, oğlu Hz.İsmail (a.s) in susuzluktan ölmesinden endişe ederek, Safa ve Merve tepeleri arasında su bulmak amacıyla koşturmaya başlamış ve tam ümitlerin tükendiği bir anda mucize gerçekleşmiş ve Hz. İsmail (a.s) in ağlarken ayaklarını vurduğu yerden su fışkırmıştır. İşte yüzyıllardır insanlara şifa kaynağı olan Zemzem suyunun mucizesi budur.
179 Resimler 179 Hızlı yürüyüş anlamına gelen Sa'y, umuda koşmaktır ve bir arayıştır. Sa'y İbadeti, Hz. Hacer'in hatırasının canlandırılmasıdır. İşte bu nedenle Safa ile Merve arasındaki gidiş ve geliş, yani Sa y İbadeti, İnsanın Allah a büyük bir huşu ve acziyet itirafı içerisinde iltica etmesi ve dualarının kabul olması hikmetini taşımaktadır. Safa ve Merve tepeleri ile ilgili olarak Kur an-ı Kerim: Şüphesiz Safa ile Merve, Allah ın nişanelerindendir (Bakara, 2/158) buyurmaktadır. SAFA VE MERVE SA Y ALANI (22)
180 180 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi HZ. PEYGAMBER(S:A:V) İN DOĞDUĞU EV (23) Hz. Peygamber(s.a.v) in doğduğu ev, Mekke kütüphanesi olarak kullanılmaktadır. Ancak yerinin ziyaret edilmesi bile anlamlıdır. Hz. Peygamber (s.a.v) Mekke dönemi, Peygamberlik görevini yaparken bu evde yaşamıştır. Hz. Peygamber (s.a.v.) dünyaya teşrif ettikleri evdir. Zaman içerisinde çeşitli tadilatlardan geçerek restore edilmiştir. Bu kütüphaneye yalnızca erkeklerin ziyaretine izin verilmektedir. Nisan ayının 20. günü, Rebiulevvel ayının 12. Pazartesi gecesi sabah olurken, Mekke'de Haşim Oğulları mahallesinde, Hz. Peygamber (s.a.v) dünyaya geldi. Hz. Peygamber (s.a.v) doğduğu gece, birçok mucizeler meydana geldi. Mübarek sırtının iki küreği arasında, kalbinin hizasında Peygamberlik mührü vardı. Melekler annesini tebrike geldi. Kabe'de ve civardaki putlar yüzüstü yere serilmiş halde bulundu. Hükümdarların sarayları sarsıldı, direkleri yıkıldı. Mecusilerin bin yıldan beri devamlı yanan ateşleri söndü, İran'da Save gölü kurudu ve bin yıldır kurumuş olan Semave vadisi sularla dolup taştı. İnsanlar, büyük bir olayın başladığını anladı. Hz. Peygamber (s.a.v) ın soyu, Hz. İbrahim (a.s) in oğlu Hz. İsmail (a.s)'e dayanır. Babası Kureyş'in Haşim Oğulları sülalesinden Abdulmuttalib'in oğlu Hz. Abdullah'dır. Annesi ise, Zühre Oğulları'ndan Vehb'in kızı Hz. Amine'dir. İkisi de Mekke'li olmakla birlikte, birkaç göbek yukarıda soyları birleşir. Abdullah, Hz. Peygamber (s.a.v) daha ana rahminde iken, doğumundan iki ay evvel Suriye seyahatinden dönerken Medine'de 25 yaşında vefat etmişti. Doğduğunda Muhammed ve Ahmed isimleri ve daha sonra da Mahmud ismi verildi.
181 Resimler 181 HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN DOĞDUĞU EV (24) MEKKE DE MUALLA MEZARLIĞI (25) Hz. Peygamber (s.a.v)'in evinden kuzeye doğru uzanan Gazze caddesinin solunda, yaklaşık 2 km ilerde Mualla mezarlığı bulunmaktadır. Mekke de bulunan Mualla mezarlığı veya diğer ismiyle Cennet ül- Mualla da Hz. Peygamber (s.a.v) in eşi Hz. Hatice (r.anha) ve birçok sahabenin kabri bulunmaktadır.
182 182 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi MEKKE DE HİRA NUR DAĞI VE HİRA MAĞARASI (26) Mekke nin kuzey doğusunda bulunan Nur dağındaki Hira mağarasına, Hz. Peygamber (s.a.v), Peygamberlik öncesi zamanlarda tefekkür etmek üzere çıkardı. İşte 610 yılının Ramazan ayında, Hz. Peygamber (s.a.v) e Kur an-ı Kerim in Alak suresinin ilk 5 ayeti indi. İlk vahyin indiği yer burasıdır. Hira, Mekke'nin yaklaşık 5 km kuzeydoğusunda bir dağın adı olup, bu dağdaki bir mağarada Hz. Peygamber (s.a.v) ilk vahyin geldiği mekan oluşu nedeniyle bu dağa, Cebel ün-nur, yani Nur dağı adı da verilir. Nur dağı, kendisini çevreleyen dağlar arasında uzaktan farkedilmekte olup, özel bir yapı arzeder. Mekke'den Mina'ya giden yolun yakınındadır. Hira mağarasında kendisini Allah'a vererek ibadette bulunuyordu. İşte bu şekilde Allah a kullukta bulunduğu anlardan birisinde, kırk yaşında iken bu mağarada, O'na ilk vahiy indirildi. Cebel-i Nur ve onun üze-
183 Resimler 183 rinde bulunan Hıra mağarası, Hz. Peygamber (s.a.v.)'e inen, insanlara ilim ve medeniyet yolunu gösteren ilk vahye beşiklik yapmıştır: "Yaratan Rabbinin adıyla oku. O, insanı Alaka dan (kan pıhtısından) yarattı. Oku, Rabb in en büyük kerem sahibidir. O, (insana) kalemle (yazmayı) öğretti. İnsana bilmediğini öğretti."(alak 96/1-5) ayetleri burada inmiştir. MEKKE DE HİRA NUR DAĞ (27)
184 184 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi MEKKE DE SEVR MAĞARASI (28) Hz. Peygamber (s.a.v) Mekke den Medine ye hicret ederken, hicret yol arkadaşı Hz. Ebu Bekir (r.a) ile Sevr mağarasında 3 gün kalmıştır. Bu Sevr mağarası, bulunduğu dağın adıdır. Bu esnada mağaraya yaklaşan müşriklerin, Hz. Peygamber (s.a.v) e zarar verebileceğini düşünen Hz. Ebu Bekir (r.a) korkmuş, bunun üzerine: Üzülme Allah bizimledir. Tevbe suresinin 40. ayeti nazil olmuştur. Mekke'nin güneyinde Kabe'ye yaklaşık 5 km. uzaklıkta ve yüksekliği 500 m. civarında olan bir dağdır. Bu dağın zirvesine yakın bir yerde Hz. Peygamber (s.a.v) ile yol arkadaşı Hz. Ebubekir (r.a)'in Mekke'den Medine'ye hicret ederlerken gizlendikleri mağara bulunmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.v) ve yol arkadaşı gece vakti bu dağa çıkmışlar ve üç gece burada kalmışlardır. Sonra gizlendikleri mağaradan çıkarak Kızıl Deniz sahil yolundan Medine'ye ulaşmışlardır. Mağara'da kaldıkları zaman içinde bazı mucizeler meydana gelmiştir. Allah, Hz. Peygamber (s.a.v) i müşriklerin kötülüklerinden, örümcek ve güvercin gibi varlıkların bir kısmını görevlendirerek korumuştur. Konu ile ilgili olarak Kur an-ı Kerim: "Siz o Resul'e yardım etmeseniz de Allah O na yardım eder. Hani o kafirler, O nu Mekke'den çıkardıkları vakit sadece iki kişiden biri iken, (Hz. Muhammed ve Ebu Bekir) ikisi de mağarada bulundukları sırada arkadaşına: Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir diyordu. Allah O nun kalbine sükunet ve kuvvet indirmişti ve O nu sizin bilmediğiniz ve göremediğiniz askerler ile de desteklemişti..." (Tevbe, 40)
185 Resimler 185 MEKKE DE SEVR MAĞARASI (29) SEVR DAĞI (30)
186 186 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi MEKKE DE CİN MESCİDİ (31) Mekke de bulunan Cin Mescid i, Hz. Peygamber (s.a.v) in Cinler den bir topluluğa ayetler okuduğu ve onların da bu ayetleri dinlediği ve daha sonra Hz. Peygamber (s.a.v) in İslam ı onlara tebliğ ettiği Mescid dir. Hz.Peygamber (s.a.v) davet için gittiği Taif dönüşünde, yol üzerindeki Nahle vadisinde namaz kılarken, bir grup Cin, Kur'an-ı Kerim'i dinleyerek etkilenmişlerdir. Daha sonra Hz. Peygamber (s.a.v)'i takip eden bu Cinler, Mekke girişinde Hz. Peygamber (s.a.v) ile görüşmüşler ve Müslüman olmuşlardır. Kur'an-ı Kerim'deki Cin Suresi burada nazil olmuştur. Sonraları bu mekana bir Mescid yapılarak, Cin Mescid i ismi verilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v), İnsanlara ve Cinlere İslam'ı tebliğ etmek için görevlendirilmiştir. Bu konu ile ilgili olarak Kur'an-ı Kerim:"Ben İnsanları ve Cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat, 56) buyurmaktadır. Cin Mescid i, Mualla Mezarlığı'nın Harem-i Şerif e doğru giden caddenin hemen sağında, bir yolun girişindedir. Bu Mescid e Hars Mescid i de denir yılında yıkılmış, yeniden yapılmıştır. Namaz vaktinden çok önce, özellikle Uzakdoğulu Müslümanlar tarafından doldurulan Mescid, diğer zamanlarda kapalı tutulmaktadır.
187 Resimler 187 KABE DEN BİR GÖRÜNTÜ (İÇ KISMI) (32) Kabe, Mescid-i Haram ın ortasında m. yüksekliğinde, 12 m boyunda, 11 m genişliğinde taştan yapılmış, dört köşe bir binadır. Doğudaki köşesine Rükn-i Hacer ül- Esved, batı köşesine Rükn-i Şamî, güney köşesine Rükn-i Yemani ve kuzey köşesine de Rükn-i Iraki denir. Hacer ül-esved den Rükn ü-şami ye olan mesafesi m. dir. Rükn ü-yemani den, Rükn ü-iraki ye olan mesafesi m. dir. Hacer ül- Esved den, Rükn ü-yemani ye olan mesafesi m. dir. Rükn ü-şami den, Rükn ü- Iraki ye olan mesafe de 9.90 m. dir. Yeryüzünde insan yaşamazken Allah, Cebrail (a.s) e Arş ta Beyt ül- Ma mur un bulunduğu kısmın altına gelecek şekilde yeryüzünde bir bina, yani mabed yapmasını emretti. Cebrail (a.s) ve melekler emir üzerine Bey-
188 188 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi tullah ı inşa ettiler. Hz.Adem (a.s.) yeryüzüne indikten sonra, Cebrail (a.s.) vasıtasıyla Beytullah ın yerini tespit eder ve planına göre Kabe yi eski temelleri üzerine bina eder. Ancak Nuh Tufanı nda yıkılan ve mekan olarak belirsiz hale gelen Kabe nin aynı yerde tekrar yapılmasını Allah, Hz. İbrahim (a.s) e emretti. Hz. İbrahim (a.s) ve oğlu Hz. İsmail (a.s.) Kabe nin yerini aradı, ancak Cebrail (a.s) in yardımıyla toprak ve kumların altındaki temelleri bularak yeniden inşa etmeye başladılar. Hz.İsmail (a.s) tarafından Ebu Kubeys dağından tavafa başlama noktasını belirtmek üzere getirilen taş, yani Hacer ül- Esved, Hz.İbrahim (a.s) tarafından bu günkü yerine konuldu. Kabe nin dışı siyah mermerle, fakat içi beyaz mermerlerle kaplıdır. Tavanı yeşil renkte olup, iç yüksekliği 8.24 m. dir. Tavan 3 ahşap direk direk üzerine oturtulmuştur. İç duvarlarında 9 kabartma, bir de altın yazmalı ayetler bulunur. Tavan direklerinde gümüş ve saf altından kandiller asılıdır. Direkler altın levhalar ile süslenmiştir. Çatıya açılan bir kapı bulunmaktadır. KABE NİN PLANI (33) Kabe nin bir çok ismi vardır. Bunlar; Beytullah ve Mescid ül- Haram dır.
189 Resimler 189 Kabe nin kelime anlamı: Sözlükte dört köşeli veya küp şeklinde olmak anlamlarındaki Ka'b kökünden gelen Kabe "küp şeklinde nesne" demektir. İlk olarak Hz. Adem (a.s)'den de önce melekler tarafından yapıldığına inanılmaktadır. Daha sonrasında Hz. İbrahim (a.s) ve oğlu Hz. İsmail(a.s) tarafından tekrar yapılmıştır. Mescid-i Haram in tam ortasında yer almaktadır. Kabe'nin etrafını halen çevirmekte olan Kabe yüksekliğini aşmayan kubbeli yapı, yani revaklar II. Selim zamanında yapılmış, planını Mimar Sinan hazırlamıştır. Duvarlarında kullanılan taşlar Mekke tepelerindeki granit taşlardır. Tavanı ahşaptandır. Yer yüzünde yapılmış ilk Mescid ve ilk binadır. Üzeri altın işlemeli hat yazıları bulunan siyah bir örtü, yani sitare ile örtülüdür. Örtüsü her sene Hac mevsiminde yenilenmektedir. Kabe'nin içinde tavana çıkmak için bir merdiven ve üç ağaç sütun bulunmaktadır. İç duvarlar ve yerler mermer kaplıdır. Tavanda altın ve gümüş kandiller asılıdır. Yerden 2.13 m. kadar yükseklikte altın kapısı vardır. Kabe nin ilk binasında yüksekliği 4,32 m. idi ve yere bitişik iki kapısı vardı. Biri doğuda, diğeri ise batıda idi. Hz. İbrahim (a.s) binasında, çatısı yoktu ve kapılara da açılıp kapanan kanat konulmamıştı. Kabe nin yüksekliği her inşa edilişinde değişmiştir. Hz. İbrahim (a.s) zamanında 4,32 m. Kureyşlilerin yapısında 8,64 m. Abdullah bin Zubeyir yapısında 12,95 m. idi. Abdulmelik bin Mervan bu yüksekliği daha sonra korumuştur. Kabe, ilk inşasından bu güne kadar 12 defa yeniden inşa edilmiştir.
190 190 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi KABE (34) 1- Hacer ül- Esved: Kabe nin doğu köşesinde, Kabe kapısının bulunduğu cephede 1,5 m. yükseklikte özel muhafazası içinde cm. siyah kırmızı karışımı parlak bir taştır. 4- Kabe Kapısı: Kabe nin kuzeydoğu duvarında tabandan yaklaşık 2.13 m. yüksekliktedir. 3- Mültezem: Hacer ül- Esved ile Kabe kapısı arasında kalan kısma denir. 7- Hatim: Kabe nin kuzeybatı duvarının karşısında yerden 1 m. yükseklikte, 1.5 m. kalınlığında yarım daire şeklindeki duvara denir. Kabe ile Hatim arasındaki boşluğa ise Hicr-i İsmail denir. Bu boşlukta dua edilir ve burası Kabe nin içi sayıldığından tavaf bunun dışından yapılır. Ayrıca Hz İsmail (a.s) ile annesi Hz. Hacer in buraya defnedildiği de rivayet edilmektedir. 9- Altınoluk (Mizab-ı Kabe): Kabe nin kuzeybatı duvarı üzerinde, tam orta kısmında yağmur sularının dışarıya akıtıldığı bir oluk olup, son olarak Osmanlı padişahı Sultan Abdulmecit tarafından altından yapılarak yerine konulmuştur.
191 Resimler 191 MEDİNE ŞEHRİ VE RESULULLAH (S.A.V) (1) Yesrib'in Medine haline gelme sürecini ve Hz. Peygamber (s.a.v) in oradaki on yılını ana hatlarıyla şöyle izleyebiliriz: 1- Dar ul-erkam'da gizlice Kur'an okunmaya çalışılan Mekke döneminden sonra, İslam'ı devlet yapma, Allah'ın ahkamını kanunlaştırma dönemi Medine döneminde oldu. İslam devletinin temel ilkeleri yerleştirildi. Kıyamete kadar yaşayacak bütün insanların rehberi olacak sistem oluşturuldu. Medine'de yaşayan farklı kesimleri ihtiva eden önemli bir anlaşma yapılarak, kurallı ve ilkeli bir yapılaşma tesis edildi. 2- Mü'minler, aynı anneden doğdukları kardeşleriyle hissettikleri yakınlığı bile aşacak düzeyde bir kardeşlik bağını tesis ettiler. Birbirlerine mal ve can feda etmeye hazır hale geldiler. Böylece, İslam'ın devlet haline gelmesinin en önemli gereklerinden biri olan kenetlenmiş halk kitlesi oluştu. O halk, canıyla, malıyla dini ve dinini yaşadığı toprağı için hazır ordu haline geldi. Konuşmak gerektiğinde konuşan ve iş gerektiğinde iş yapan mübarek bir halk tabakası ortaya çıktı. Medine, Kur'an-ı Kerim'ın emirlerinin Mushaflarda yazılı iyi sözler olarak kalmasını önleyip, bütün Kur'an-ı Kerim'ın tek harfine kadar yaşanmış ve gönül rızasıyla tatbik edilmiş bir kitap haline getirmiştir.
192 192 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 3- Medine, İslam'ın geleceği açısından fitne oluşturabilecek Yahudilerden temizlendi. Çünkü Yahudilere, daha önce din gelmiş ve o dini tahrif etmişlerdi. Müslümanların dinlerini sulandırmaları açısından ciddi bir tehlike ve askeri açıdan da riskli bir konumda bulunuyorlardı. Kısa bir zamanda, imzaladıkları anlaşmalara ihanet ederek, Medine dışına sürülmelerinin yasal zeminini kendileri oluşturdular. 4- Medine'nin dışında kalan devletler ve kabileler davet halkasına alındı. Bizzat Hz. Peygamber (s.a.v), onlara elçilerini gönderdi ve onlar imana davet edildiler. Açılım merkezden bütün dünyaya doğru gerçekleşti. Medine'ye gelen temsilcilerle görüşüldü. 10 yıl gibi kısa bir zamanda, uluslararası hale gelindi. 5- Ashab, Mekke döneminde gösterdiği sabrın bir benzerini Medine'- de de gösterdi. Medine, Mekke'deki olaylardan aşağı kalmayacak sıkıntılarla yoğruldu. Medine, Mekke'ye göre daha rahat bir dönem değildi. Bilakis daha yoğun ve daha ağır sorunlar yaşandı. 6- Medine döneminde, küfrün fikir babalarına karşı yapılan mücadeleler önemli sonuçlar kazandırdı. Medine'yi çevreleyen bölgede üretken kafirler temizlenmiş oldu. 7- Ekonomik yapı güçlendirildi. Sadaka alan konumundan, sadaka dağıtan konuma geçildi. Cihadın en önemli türlerinden biri olarak mal ile cihat geliştirildi. 8- Mescid hayatın merkezi haline getirildi. Ezan simge oldu. İslam dininin kemale erdiği, Kur'an-ı Kerim emriyle perçinlendi. 9- En önemli toplumsal sorunlardan biri olarak, münafıklığa karşı ciddi tedbirler alındı. Kur an-ı Kerim in uyarısı üzerine, bunlara karşı çok daha dikkatli davranıldı.
193 Resimler 193 MEDİNE DE MESCİD-İ NEBEVİ (2) Hz. Peygamber (s.a.v)'ın Medine'ye hicretinden hemen sonra ashabıyla birlikte bina ettiği Mescid dir. Bu Mescid, Mescid-i Resul, Mescid-i Şerif, Mescid-i Saadet ve Mescid-i Nebevi adlarıyla da anılmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.v), Hicret yolculuğunda, kısa bir müddet Medine'nin dışında bulunan Kuba köyünde kalmıştı. Bu esnada Kuba Mescid i adıyla bilenen Mescid i inşa ettirmişti. Buradan yola çıkıp, Medine'ye girdiği zaman, Hz. Peygamber (s.a.v) i, misafir edip ağırlama şerefine nail olabilmek için herkes birbiriyle yarışa girmişti. Kendisini davet edenlere Hz. Peygamber (s.a.v): "Bırakın deve serbestçe yürüsün. O bizi Allah ın razı olacağı bir yere kadar götürecektir" buyurdu. Deve bir süre yürüdükten sonra, iki yetim kardeşe ait boş bir arsaya çöktü. Buraya evi en yakın olan Ebu Eyyub el-ensari, Hz. Peygamber (s.a.v)'ın eşyalarını alıp evine taşıdı. Hz. Peygamber (s.a.v)'ın devesinin çöktüğü bu arsa sahipleri olan Neccaroğullarından Sehl ve Suheyl hibe etmek için ısrar ettilerse de bunu kabul etmedi ve on dinar gibi sembolik bir meblağ karşılığında satın aldı. Bu arsa üzerinde hemen bir Mescid bina edilmeye başlandı. Ensar, Muhacir ve diğer gönüllü kimselerin de katıldığı kalabalık bir işçi ve usta topluluğu tarafından yürütülen çalışmalar sonunda Mescid, kısa sürede bina edildi.
194 194 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Eni ve boyu 45 santim olmak üzere, kare şeklinde inşa edilen Mescid in mihrabı Beyt ul-makdis yönüne denk düşecek şekilde kuzey duvarında işaretlenmişti. 3 kapıdan biri güney tarafındaki arka duvarda, ikincisi batı tarafındaki duvarda, üçüncüsü ise Hz. Peygamber (s.a.v)'in hücrelerinin bulunduğu doğu tarafında idi. Bu kapıya Cibril kapısı denilirdi. Temelleri toprak seviyesine kadar taş, zeminden yukarısı ise kerpiç kullanılarak bina edilen Mescid in temeli 1.5 m derinliğinde açılmıştı. Hz. Peygamber (s.a.v), ilk önceleri bir hurma kütüğü üzerine çıkarak hutbe okuyordu. Bir süre sonra bizzat Hz. Peygamber (s.a.v)'in isteği ve arkadakilerin hutbe okurken onu göremediklerini bildirmeleri üzerine, bir kaç basamaklı bir minber yapıldı. Hicretten 16 ay sonra, Kıblenin yönü Beytullah tarafına çevrildiği zaman, güneydeki kapı kapatılarak, burası mihrab yapıldı ve kuzeydeki duvarda da bir kapı açıldı. Mescid de namaz kılınan yerin üzeri açıktı. Ancak Mescid in ortasında, hurma ağacından yapılan direkler üzerinde, hurma dallarından bir gölgelik yapıldı. Mescid in doğu tarafında duvara bitişik olarak Hz. Peygamber(s.a.v)'in eşleri Hz. Aişe (r.anh) ve Hz. Sevde (r.anh) için, iki oda inşa edilmişti. Ayrıca yine Mescid e bitişik olarak, gündüzleri bir eğitim-öğretim yeri ve geceleri ise, evsiz kimseler ve misafirlerin barınması için "Suffa" denilen üzeri kapalı bir bölüm eklenmişti. Hz. Peygamber (s.a.v)'e ait odalara, zamanla yedi oda daha eklenerek, oda sayısı dokuza çıkmıştır. Mescid-i Nebevi, ilk inşa edilişinden sonra bir takım genişletme faaliyetleri gördü. Hayber'in fethinden sonra Hz. Peygamber (s.a.v), Mescid i bir miktar genişletmişti. İlk ciddi genişletme, Hz. Ömer (r.a)'in hilafeti zamanında yapıldı. Güney tarafından beş, batı ve kuzey taraflarından da onar metre ilave yapıldı. Doğu tarafına ilave yapılmadı ve Hz. Peygamber(s.a.v)'in eşlerinin odaları olduğu gibi kaldı. Kuzey, doğu ve batı duvarlarında ikişer tane olmak üzere, kapı sayısı altıya çıkarıldı. Hicretin 29. yılında Hz. Osman (r.a), Mescid i yeniden inşa ettirdi. Duvarları süslü taş ile yeniden örüldü. Taş sütunlar kullanılarak Mescid in bir kısmının üzeri kapatıldı. Emeviler zamanında, Medine Valisi Ömer bin Abdülaziz eliyle Mescid yeniden inşa ettirildi. H arası süren çalışmalarla Mescid doğu, batı ve kuzey yönlerinden genişletilmişti. Mescid in duvarları taş ve kerpiç kullanılarak yapılmış ve mermerlerle kaplanarak süslenmişti. Tavanı da Hindistan'da yetişen saac ağacı ile örtüldü ve altın suyu ile yaldızlandı. Bu yenileme ile Mescid in uzunluğu 200 Zır a, yani m, genişliği de 167 Zır a, yani m. ye çıkmıştır. Sütunları mermerden yapılarak, sütun başlıkları altınlarla süslendi. Eyvanların yapımında taşlar, kurşun kul-
195 Resimler 195 lanılarak birbirine geçirilerek sağlamlaştırıldı. Ravza-ı Mutahhara'ın tavanı saac ağacı ile örtülerek yazılarla süslendi. Mihrab ve 4 minare ilave edildi. H.654/1256 yılının Ramazan ayının ilk cuma günü, kandilleri yakan kandilcinin ihmali, kutsal emanetlerin korunduğu kubbeli oda hariç, Mescd in tamamen yanmasına sebep olmuştu. Abbasiler'den el-mu'tasım, h.655/1257 yılı Hac mevsiminde, ustalar ve malzeme göndererek Mescid in yeniden inşa edilmesini sağladı. Yemen Meliki Muzaffer ve Mısır Meliki Nureddin Ali İbn-i Mu'iz'in de iştirak ettiği bu çalışmalarla Hücre-i Nebevi ye ve duvarların bir kısmı yeniden yapılmıştı. Melik Muzaffer, Yemen'de yaptırdığı sanat değeri çok yüksek bir Minber i de Mescid e yerleştirmişti. Ancak imar işi tamamlanamamıştı. h.685/1295'de Baybars, yarım kalan inşaatı tamamladı ve küçük bulduğu Melik Muzaffer'in minberini kaldırarak yerine, Mısır'dan getirttiği daha büyük ve sanat bakımından daha zarif bir minberi yerleştirdi. H.886/1481 Ramazan ayının 13. günü minarelerden birine isabet eden yıldırım, Mescid in yanarak, duvarlarının yıkılmasına sebep oldu. Minber, müshaflar ve kitapların tamamı yandı. Ravza-I Mutahhara zarar görmemişti. Mısır Memluk Sultanı Eşref Kaytabay, Emir Sankar el-cemali'yi kalabalık bir usta kafilesiyle Medine'ye gönderdi. Mescid biraz genişletilerek duvarlar ve minberler yeniden inşa edildi. Mihrab ı da biraz genişleterek, üzerini, çevresindeki direklerin başlıklarına oturtulan bir Kubbe ile kapattılar. Ravza-ı Mutahhara'nın duvarları üzerine de bir kubbe oturttular. Bunun üzerini de sütunların taşıdığı diğer bir kubbe ile kapattılar. Sonra Ravza-ı Mutahhara ile kıble duvarı arasına, etrafını üç küçük kubbenin çevrelediği büyük bir kubbe yapıldı. Yapılan diğer bazı kubbelerle de Mescid in bir kısmı örtülmüş oldu. Yeniden yapılan mihrab, renkli mermerler ile süslendi. Rahmet kapısının yanında Medrese-i Mahmudiye adıyla anılan bir medrese inşa edildi. Osmanlılar döneminde Mescid-i Nebevi'nin bakımı titizlikle yerine getirilmiş ve tezyin edilmiştir. I. Mahmud, Ravza-ı Mutahhara'nın üzerinde bulunan kubbeyi yenileyerek, koyu yeşile boyadı. Bundan dolayı bu kubbe, Kubbet ul-hadra, yani yeşil kubbe adıyla anılır. Mısır valisi Mehmed Ali Paşa da Mescid-i Nebevi'de birtakım restorasyon çalışmaları yapmıştır. Mescid, Abdulmecid tarafından yeniden inşa edilmiştir. Abdulmecid'in bu iş için seçtiği ustalar, Akik vadisinde bulunan Hedab denilen kayadan sütunlar ve taşlar kestiler. Mescid i parça parça inşa etmeye başladılar. Yani bir kısmını yıkıyor ve yerini hemen yapıyorlardı yılları arasında
196 196 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi 12 yılda bu çalışma tamamlandı. Mayıs 1953 yılında başlatılan diğer bir çalışma ile ön kısmı hariç, yeni baştan inşa edilerek bugünkü hale getirildi. İlk imar edildiğinde yaklaşık m² büyüklüğünde olan Mescid-i Nebi, tarih boyunca süren çeşitli inşaat faaliyetleri sonunda m² genişliğe ulaşmıştır. MEDİNE DE MESCİD-İ NEBİ (3) Mescid-i Nebevi'nin alanı yaklaşık m, sutuh alanı m², Mescid'i çevreleyen alan m², toplam alan ise m² dir. Cemaat kapasitesi, kapalı kısımlarda yaklaşık kişi, Üst katta kişi ve çevresiyle birlikte kişi kapasitesindedir. Yaklaşık kişi namaz kılabiliyor. Kral Fahd döneminde yapılan genişletme bölümünde 27 adet hareketli kubbe vardır. Bu kubbeler ihtiyaç anında açılır ve kapanır. 9 tonu ahşap olmak üzere, her biri 60 tondur. Mescid-i Nebevi'nin 10 minaresi vardır. 6 tanesi yenidir. Yeni minareler 104 metre yüksekliğinde ve 334 basamaklı, 5 şerefelidir. Minarelerin üstündeki hilaller altın kaplama olup, Türkiye'de imal edilmiştir. Üst kata çıkış için 6 yürüyen, 18 de normal merdiven vardır. Kapı adedi 81'dir.
197 Resimler 197 Mescid in yeni bölümünün altında, derinlikleri 20 ila 57 metre arasında bulunan adet betonarme kazık kullanılmıştır. Zemin katta adet, zeminin üstünde adet kolon vardır. Mescid-i Nebevi'nin yeni yapılan kısımları klimalıdır. Soğutma yaklaşık 7 km. uzakta kurulmuş bulunan tesislerden tünel bağlantısı ile sağlanmaktadır. İnşaatta adet granit kullanılmıştır. Mescid-i Nebevi'nin son genişletilmiş bölümünün iç duvarları pencere altına gelecek şekilde mermer panolar üzerine Türk hattatlarca yazılmış Hüsn ü Hat tablolarıyla donatılmıştır. Her biri 5 metre çapında ve kg. ağırlığında, bronzdan mamul 68 adet avize vardır. Mescid de 627 adet güvenlik ve naklen yayın kamerası vardır. Bunlar sayesinde Mescid in her noktası görüntülenebilmektedir. Mescid in altında takriben adet araç kapasiteli U şeklindeki katlı yer altı otoparkı yapılmıştır. MESCİD-İ NEBEVİ NİN PLANI (4)
198 198 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi MEDİNE DE MESCİD-İ NEBİ (5) MEDİNE DE MESCİD-İ NEBİ (6) Mescid-i Nebevi, Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa'dan sonra, yeryüzündeki Mescid lerin en faziletlisidir. Mescid-i Nebi'de, bir bölüm vardır ki, Hz. Peygamber (s.a.v) buraya, Ravza-I Muttahhara, yani cennet
199 Resimler 199 bahçelerinden bir bahçe olduğunu buyurmuştur. Ayrıca,"Evimle minberimin arası Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim de Cennet bahçelerinin üzerindedir. buyurmuştur. Diğer bir Hadis de de; "Evimle minberimin arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim havzımın üzerindedir" şeklindedir. Yeryüzünde namaz kılmak ve ziyaret etmek maksadıyla yolculuğa çıkılabilecek üç Mescid den birisidir. Mescid-i Nebi'de kılınan namaz, diğer Mescid lerde kılınan namazlardan çok daha faziletlidir. MEDİNE DE HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN MUBAREK KABRİ (MESCİD-İ NEBİ) (7) Hücre-i Saadet, kıble yönüne doğru, en sağ tarafta Hz. Peygamber (s.a.v) in kabri vardır ve hiza olarak en öndedir. Hz. Peygamber (s.a.v) in solunda ve hiza olarak biraz gerisinde Hz. Ebu Bekir (r.a) ve O nun solunda ve hiza olarak biraz gerisinde Hz. Ömer (r.a) defnedilmiştir. Hücre-i Saadet in kapısı işlenmiş taşlarla örülerek, kapısı olmayan duvarla tamamen kapatılmıştır. Ömer bin Abdülaziz tarafından, Emeviler döneminde bu odanın etrafına Kabe ye benzememesi için beşgen şeklinde bir oda daha yaptırıldı ve ona da kapı yeri bırakılmadı. Daha sonraki yıllarda perde ile
200 200 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi örtülen bu odanın dışı parmaklıklarla çevrildi. Ziyaretçiler Kabr-i Saadet i parmaklık dışından ziyaret etmektedir ve parmaklığın içine ise yalnızca görevliler girebilmektedir. Kabr-i Saadet in olduğu asıl Hücre-i Saadet e girmek ise mümkün değildir. Fakat Hz. Hasan (r.a) in vefatından sonra birkaç kez tamir için, Hücre-i Saadet e girmek mecburiyetinde kalınmış, tamirattan sonra duvarlar tekrar örülmüştür.hz. Peygamber (s.a.v) in kabrinde sandukanın olduğu hakkında bilgi bulunmamaktadır. HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN MUBAREK KABRİ (8) Erkeklerin ziyaret alanında, Bab us-selam kapısından, 41 No lu kapının çıkışına doğru giden yoldaki görüntüdur. 1- Birinci Kapı boştur. Kapı üzerindeki çerçeveli ayet: Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat O, Allah ın Resulü ve Peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. (Ahzab, 33/40) 2- İkinci Kapı, Hz. Peygamber (s.a.v) in ismi yazılıdır. İkinci ve üçüncü kapı üzerindeki çerçeveli ayet: Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber e yüksek sesle
201 Resimler 201 bağırmayın; yoksa siz farkına varmadan amelleriniz gidiverir. (Hucurat, 49/2) 3- Üçüncü Kapı boştur. 4- Dördüncü Kapı, Hz. Ebu Bekir (r.a) in ismi yazılıdır. Dördüncü ve beşinci kapı üzerindeki çerçeveli ayet: Allah ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükafat vardır. (Hucurat, 49/3) 5- Beşinci Kapı, Hz. Ömer (r.a) in ismi yazılıdır. MEDİNE DE BAKİ MEZARLIĞI (9) Baki Mezarlığı, Mescid-i Nebevi nin doğu tarafında yer alır. Başta Hz. Peygamber (s.a.v) in eşi Hz.Aişe (r.anha), Hz. Safiye (r.anha), Hz. Osman (r.a), kızları Hz. Rukiye, Hz. Ümmü Gülsüm, Hz. Fatıma (r.anha) ve en küçük oğlu İbrahim, torunu Hz. Hasan (r.a), amcası Hz. Abbas (r.a) ve on bin kadar sahabenin defnedildiği bir mezarlıktır. Hz. Peygamber (s.a.v), zaman zaman bu kabristanı ziyaret etmiştir.
202 202 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi MEDİNE DE KUBA MESCİDİ (10) Hz. Peygamber (s.a.v) in Mekke den Medine ye hicret ederken Medine ye 5 km. mesafede olan Kuba köyüne gelmiş ve burada 14 gün kalmıştır. 12 Rebiulevvel/23 Eylül 622 tarihinde Kuba Mescid ini inşa ettirdi. Kur an-ı Kerim, bu Mescid in takva üzerine yapıldığını Tevbe suresinin 108. ayetinde ifade etmektedir. Bu nedenle bu Mescid i ziyaret ederek iki veya dört rekat namaz kılmak müstehaptır. Hz. Peygamber (s.a.v), her Cumartesi günü binekli veya yaya olarak Kuba ya giderek, Kuba Mescid inde namaz kılardı.
203 Resimler 203 MEDİNE DE KUBA MESCİDİ (11)
204 204 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi MEDİNE DE KIBLETEYN MESCİDİ (12) Müslümanların ilk yıllarındaki kıblesi, Kudüs teki Mescid-i Aksa idi. Hz. Peygamber (s.a.v), hicretten 16 ay sonra, Seleme oğulları mahallesinde ikindi namazını kıldırdığı bir sırada, kıble olarak Kabe ye dönmesi emredildi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v) namazını bozmadan, hemen Kabe ye doğru döndü. Cemaat de o tarafa döndüler. Kılınmakta olan ikindi namazının iki rekatı Kabe ye dönülerek tamamlandı. Bu nedenle bu Mescid e iki kıbleli Mescid anlamında Mescid-i Kıbleteyn ismi verildi
205 Resimler 205 MEDİNE DE UHUD ŞEHİTLİĞİ (13) Medine nin 5 km. kuzeyinde yer alan Uhud dağının Medine ye bakan eteklerinde, H.11 Şevval/27 Mart 625 tarihinde Hz. Peygamber (s.a.v) ile Mekke li müşrikler arasında yapılan Uhud savaşında, Ashab tan 70 şehit verilmiştir.orada defnedilen bu şehitler arasında, Hz. Peygamber (s.a.v) in amcası Hz. Hamza (r.a) da vardır.
206 206 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi OKÇULAR TEPESİ (14) "Kuşların cesetlerimizi didiklemeye başladığını görseniz bile, bulunduğunuz yerleri terketmeyiniz." Hz. Peygamber (s.a.v) in savaş esnasında, okçular tepesine yerleştirdiği okçulara emridir. Ancak savaştaki galibiyet sevinci, okçuların yerlerini terk etmesine neden oldu. Bu durum savaşın seyrini değiştirdi. Birçok okçunun yerini terk etmesiyle, İslam Ordusunun arka cephesi müdafaasız kaldı. Kureyş Ordusunun süvari komutanı Halid bin Velid de, zaten böyle bir fırsatı kolluyordu. Halid bin Velid emrindeki kuvvetler, tepede kalan 10 kadar okçuyu şehit ettikten sonra, Müslüman saflarının arkasından daldı. Hücum, anı ve beklenmedik bir anda olmuştu. Bu durumda Müslümanlar, iki ateş arasında kalmışlardı. İki taraftan sarılınca kuvvetlerini kaybetmişlerdi.
207 Resimler 207 MEDİNE DE UHUD ŞEHİTLİĞİ (15) Uhud dağı eteğinde bulunan bu alanda, Hz. Peygamber (s.a.v) in, Uhud savaşından sonra dinlenmek ve emin hale gelmesini sağlamak için getirildiği yerdir. Hz.Peygamber (s.a.v) yaralıydı, yorgundu ve kendi başına yürüyecek kuvveti kalmamıştı. Sa'd bin Muaz (r.a) ve Sa'd bin Ubade (r.a)'ye dayanarak, Müslümanların sığındığı Şi'b'deki kayalığa doğru çıktı. Burada dinlenmek ve yorgunluğunu gidermek istiyordu. Bir süre yürüdükten sonra, bu takatten de mahrum kaldı. Üzerindeki iki zırh ise, oldukça ağırlık yapıyordu. Bu sırada Talha bin Ubeydullah yere çöktü. "Buyur Ya Resulullah! Ben kuvvetliyim." diyerek Hz. Peygamber (s.a.v) ı sırtına aldı ve kayalığa taşıdı. Hz. Peygamber (s.a.v), düşman bölgeden ayrılıncaya kadar burada güven altına alınmış ve dinlenmesi için bekletilmiştir.
208 208 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi MEDİNE DE YEDİ MESCİDLER (16) Müslümanlarla Mekke müşrikleri ve müttefikleri arasında hicretin 5. yılında meydana gelen, Hendek savaşının yapıldığı sahada, birbirlerine yakın olmak üzere yedi Mescid yapılmıştır. Bu Mescid e, Mescid-i Fetih de denilir. MEDİNE DE YEDİ MESCİDLER (17)
209 Resimler 209 MEDİNE DE YEDİ MESCİDLER (18) MEDİNE DE OSMANLI TREN İSTASYONU (19) Sultan II. Abdülhamit Han, Hicaz demiryolu iradesini 2 Mayıs 1900 tarihinde yayınladı. İnşaat 1 Eylül 1900 tarihinde başladı. Demiryoluna 1.05 m. açıklıkta dar hatlı raylar döşendi. Demiryolu yapımına ilk olarak Şam-Der a arasında başlandı te Amman a, 1904 te Maan a ulaşıldı. Maan dan Akabe körfezine bir şube hattı yapılarak Kızıldeniz e çıkılmak istendi ise de, İngilizlerin karşı çıkması sonucu gerçekleştirilemedi.
210 210 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi Yolcu taşımacılığına 1 Eylül 1905 yılında başlandı. Aynı yıl Mudevvera ya ve 1 Eylül 1906 tarihinde de Madain Salih e ulaşıldı. Al-Ula ya 1907 de, Medine ye 31 Ağustos 1908 de erişildi. O tarihe kadar Hicaz demiryolu toplam km yi buldu. Sultan II. Abdülhamit in tahta çıkışının 33. yıldönümü olan 1 Eylül 1908 tarihinde, yapılan resmi törenle bütünüyle işletmeye açıldı. Hicaz demiryolu I. Dünya Savaşı na kadar yoğun bir şekilde kullanıldı. Şam dan Amman a her gün, Medine ye ise haftada üç gün seferler yapılıyordu. Bu özel Trenin Medine ye varış süresi yalnızca 48 saatti. Bu seferlerin dışında Medine ye yük ve su taşıyan proğramlı ve proğramsız Tren seferleri bulunmaktaydı. Hattın Hayfa şubesinden Şam a her gün yaklaşık 12 saat süren düzenli tren seferleri yapılmaktaydı. Gerektiğinde ek seferler düzenleniyordu. Demiryolu boyunca 7 büyük bakım atölyesi bulunmaktaydı. Şam ın Kadem istasyonu m² alan üzerine kuruldu. Bugün hala faaliyette olan bu dev atölye, bölgede ilk defa elektrik enerjisi kullanan mekan olma özelliğini de taşımaktadır yılında demiryolu Kadem dem Şam ın merkezine doğru 3 kilometre daha uzatılarak Şam ın tam orta yerindeki modern yeni istasyon binasına kavuştu. Bu istasyon binası bugün hala faaliyette ve Suriye deki Hicaz Demiryolları Genel Müdürlüğünün merkez binasıdır. Hicaz demiryolunun inşaatı sırasında birçok köprü, istasyon, tünel, menfez, gölet, çeşme, fabrika, hastahane, dökümhane, okul, mescid, karantina ve tamir atölyesi vs. yapıldı. Bazı istasyonlarda postaneler ve telgraf merkezleri kuruldu, özellikle Hicaz telgraf hattı resmi ve sivil haberleşmede çok büyük kolaylıklar sağladı. Demiryolu dışında yapılan inşaat faaliyetlerinden bazıları şunlardır: Şam da lokomotif vagon tamir ve bakım atölyesi, Medine tren ve lokomotif bakım atölyesi, adet kagir köprü ve menfez, 7 adet demir köprü, 9 adet tünel, 96 adet istasyon, 7 adet gölet, Hayfa, Der a ve Maan da fabrika, Hayfa da iskele, ambarlar, dökümhane, boruhane, Maan da otel ve hastahane, Tebuk de hastahane, 37 adet su deposu. II. Abdülhamid Han in tahttan indirilmesine kadar Hamidiye Hicaz Demiryolu olarak anılan ve 18 Ocak 1909 dan itibaren de sadece Hicaz Demiryolu olarak bilinen hat yapılan şube hatları ile beraber 1918 de km yi aşmıştır yılında trenlerle taşınan sivil yolcu sayısı , 1913 yılında olarak gerçekleşti yılından 1913 yılına kadar toplam sivil yolcu taşındı. Yılda ortalama
211 Resimler Hacı, Hicaz demiryolunu kullanmaktaydı yılında lira gelir, lira kar, 1913 yılında ise lira gelir, lira kar elde edildi. MEKKE DEN MEDİNE YE HİCET YOL GÜZEGAHI (20) Hicri yılın başlangıcı kabul edilen Hicret olayı, insanlık tarihinin önemli bir dönüm noktasını teşkil etmektedir Sözlükte, bir yerden başka
212 212 Kabe Tarihi ve Hac Rehberi bir yere göç etmek anlamına gelen hicret kelimesi, dini bir kavram olarak, Hz. Peygamber (s.a.v) ile Mekke den Medine ye M. 622 yılında göç eden sahabeler topluluğuna denilmektedir Hz. Peygamber (s.a.v) in davetini etkisiz bırakmak isteyen Mekkeliler, O na inananları engellemek için, çeşitli yollar denemişler ve ancak gün geçtikçe Müslümanların sayısı suretle artmıştır. Bu durum müşriklerin, iman edenlere karşı hırçınlaşarak sert tutum takınmalarına, şiddete, hakarete, işkence ve cinayete varan uygulamalarına sebep olmuştur. Artık Mekke de hayat, Müslümanlar için tahammül edilmez bir hal alınca, Hz. Peygamber (s.a.v) Müslümanların Habeşistan a gitmelerini tavsiye etti. Müslümanlara uygulanan üç yıllık boykotun ardından, Hz. Peygamber (s.a.v) in en büyük destekçisi olan amcası Ebu Talib in ölümü, müşriklerin baskısını daha da arttırdı. Böyle bir ortamda İslam ı tebliğ edemeyeceğini anlayan Hz. Peygamber (s.a.v), Taif e giderek yeni bir çevrede İslam ı anlatmaya çalıştı. Ancak sert bir tepkiyle karşılaştı. Mekke ye dönmek mecburiyetinde kaldı. Bu sırada Mekke ye Hac için gelen bir grup Medine li insan, Hz Peygamber (s.a.v) e inanmış ve O nu Medine ye davet etmişlerdir. Müslümanlar hicret ederken, mallarını, yakınlarını ve yaşadıkları toprakları Allah rızası için terk ederek gitmişlerdir. Konu ile ilgili olarak Kur an-ı Kerim: İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihat edenler ve (hicret edenleri) barındırıp onlara yardım edenler var ya, işte onlar hakiki mü minlerdir. Onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır. (Enfal, 74) Hicretle beraber İslam Medine de de yayılmaya başladı Bu durum Kureyş in ileri gelenlerini daha da telaşlandırdı Bu durumu görüşmek üzere, Dar un- Nedve denilen yerde toplandılar. Sonunda Hz. Peygamber (s.a.v) ı öldürmeye karar verdiler Onların bu kararı ile ilgili olarak Kur an-ı Kerim: Hani Kafirler seni tutuklamak veya öldürmek ya da Mekke den çıkarmak için tuzak kuruyordu Allah da tuzak kuruyordu Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır (Enfal, 30) Onların bu gizli planını Allah, Hz. Peygamber (s.a.v) e bildirerek, Medine ye hicret etmesine izin Verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v) yol arkadaşı Hz. Ebu Bekir (r.a) ile birlikte gece Mekke den çıkarak Sevr dağındaki mağarada bir süre korundu. Sonra Medine ye doğru yola çıktı. Yol üzerindeki Küba köyünde bir Mescid inşa ettikten sonra, Medine ye hareket etti. Böylece Hz. Peygamber (s.a.v) in 23 yıllık Peygamberlik
213 Resimler 213 hayatının 13 yıllık Mekke devri bitmiş, 10 yıllık Medine devri başlamıştır. Böylece Mekke li Müşriklerin baskı, eziyet ve işkencelerine maruz kalan Müslümanlar, hicret sayesinde güvenli bir ortama ulaşmışlar, güçlenmişler ve Hz. Peygamber (s.a.v) in önderliğinde kendi varlıklarını kabul ettirmişlerdir. Haritada, Hz. Peygamber (s.a.v) ve Kur an-ı Kerim in ifadesiyle yol arkadaşı olan Hz. Ebu Bekir (r.a) ın kullandığı hicret yolculuğundaki yol güzergahi görülmektedir. Allah, gerektiğinde herkese yolunda hicret etmeyi nasip etsin... Hamd (övme ve övülme), Alemlerin Rabb i olan Allah a mahsustur. (Fatiha,1/2)
214 N O T L A R
215 N O T L A R
216 N O T L A R
217 N O T L A R
218 N O T L A R
219 N O T L A R
220 N O T L A R
221 N O T L A R
222 N O T L A R
223 N O T L A R
224 N O T L A R
ÖZEL BİLFEN İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ
ÖZEL BİLFEN İLKÖĞRETİM OKULU 2016-2017 ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TEST: 16 1. Hac ibadeti ne zaman farz olmuştur? A) Hicretin 9. yılında B) Hicretin 6. yılında C) Mekke nin fethinden
Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar
Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mikat Sınırları Kâbe (Beytullah) Makam-ı İbrahim Safa ve Merve Tepeleri Zemzem Kuyusu Arafat Müzdelife Mina 1 Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mekke deki Önemli Ziyaret Mekânları
HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR.
HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. Hac Allah Teala nın (c.c) emri, İslam ın beş temel şartından biridir: Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe yi tavaf etmesi Allah ın insanlar üzerindeki hakkıdır. (Al-i
HAC ve UMRE. Memduh ÇELMELİ. dinkulturuahlakbilgisi.com
HAC UMRE Memduh ÇELMELİ HAC-UMRE: AYET HADİSLER Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabet, Mekke deki çok mübarek bütün âlemlere hidayet kaynağı olan ev (Kâbe) dir. ( Âl-i İmrân suresi, 96) ) «Gücü yetenlerin
HAC ve UMRE. Memduh ÇELMELİ
HAC UMRE Memduh ÇELMELİ HAC-UMRE: AYET HADİSLER Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabet, Mekke deki çok mübarek bütün âlemlere hidayet kaynağı olan ev (Kâbe) dir. ( Âl-i İmrân suresi, 96) ) «Gücü yetenlerin
HAC ÖNCESİ DİNİ HAZIRLIKLAR
HAC ÖNCESİ DİNİ HAZIRLIKLAR HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. Hac Allah Teala nın (c.c) emri, İslam ın beş temel şartından biridir: Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe yi tavaf etmesi Allah ın insanlar
HAC ÖNCESİ DİNİ HAZIRLIKLAR
HAC ÖNCESİ DİNİ HAZIRLIKLAR HAC RABBİMİZ (c.c) EMRİDİR. Hac Allah Teala nın (c.c) emri, İslam ın beş temel şartından biridir: Ayeti Kerimede Rabbimiz şöyle buyurmuştur. Ona varmaya gücü yeten kimsenin
HAC SEMİNERİ 2 HOŞGELDİNİZ
HAC SEMİNERİ 2 HOŞGELDİNİZ ARAFAT Hz. Adem İle Hz. Havva Validemizin yeryüzünde ilk buluştuklar tukları,, kavuştuklar tukları yerdir. Peygamber Efendimizin Veda Hutbesini söyledis ylediği yerdir. Orada
1- İhrama girmek(mikat), 2- Vakfe yapmak (Arafat), 3- Tavaf yapmak (Ziyaret).
HACCIN TARİFİ VE ÖZELLİKLERİ Hac, - Sözlükte, yöneliş, yürüyüş ve kutsal yerleri ziyaret etmek anlamlarına gelmektedir. - Terim olarak ise, yılın belirli günlerinde ( Zilhicce ayının 9,10,11,12,13. günleri)dinimizce
CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir.
UMRE DİNİ SUNUM UMRENİN FAZİLETİ CİHADA DENKTİR Hz. Aişe (r.a) Efendimiz e (s.a.v) sorar: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki
Yazar Rehnüma Cumartesi, 20 Kasım 2010 11:00 - Son Güncelleme Cumartesi, 20 Kasım 2010 11:09
VEDA (Sader) TAVAFI Mekke den ayrılmayı isteyince, yedi şavt olarak, remil ve sa y olmaksızın tavafı sader (ved a tavafı) yapar. Bu, Mekke de mukim olmayanlara vaciptir. Sonra zemzemden içer, sonra Kabe
HAC VE ŞARTLARI İHRAM YASAKLARI
34 HAC VE ŞARTLARI İHRAM YASAKLARI İhrama girdikten sonra birtakım yasaklar başlar ki bunlara uyulmaması hâlinde hem haccın sevabında bir eksilme, hem de birtakım dünyevi cezalar söz konusu olur. İhramlının
Hac, sözlükte yönelmek, ziyaret etmek anlamına gelir
Hac, sözlükte yönelmek, ziyaret etmek anlamına gelir HAC İBADETİ NEDİR Hac ibadeti; İslamın şartlarından beşincisi olup, Kameri aylardan Zilhicce ayında İslam kurallarına uygun şekilde ihram denilen örtüye
T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 14 ARALIK 2013 Saat: 11.20
T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTK (MZERET) SINVI 14 RLIK 2013 Saat: 11.20 DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. Biz herşeyi bir ölçüye göre yarattık. (Kamer suresi, 49. ayet) Güneş ve ay bir hesaba göre hareket eder.
dinkulturuahlakbilgisi.com amaz dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com
amaz Memduh ÇELMELİ NAMAZ: AYET ve HADİSLER «Namazı kılın; zekâtı verin ve Allah a sımsıkı sarılın...» (Hac, 78) Namazı kılın; zekâtı verin; Peygamber e itaat edin ki merhamet göresiniz. (Nûr, 56) «Muhakkak
Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları
Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine
1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.
İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.
dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com
KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ KURBAN: AYET ve HADİSLER Biz, her ümmet için Allah ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine onun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. İlahınız,
1. İHRAM YASAKLARI VE CEZALARI
1. İHRAM YASAKLARI VE CEZALARI İhrama nasıl girilir? Umre ya da hac yapmak isteyen kişi, niyet ettikten sonra telbiye yaparsa muhrim olur. Yani ihrama girmiş olur. Niyet eder telbiye yapmazsa ya da telbiye
Hoş Geldiniz Kutsal Misafirler
Hoş Geldiniz Kutsal Misafirler İslâm ın şartlarından biri de hac dır. Hac, belli zamanda, belirli yerleri özel bir şekilde ziyaret etmektir. Hac günü Kurban Bayramı na rastlayan Zilhicce ayının onuncu
7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız
4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir
UMRE YAPMANIN FAZİLETİ
UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad
HAC KİTABIM İstanbul, 2013
HAC KİTABIM İstanbul, 2013 DEĞERLER EĞİTİMİ MERKEZİ YAYINLARI Eserin Her Türlü Basım Hakkı Anlaşmalı Olarak Değerler Eğitimi Merkezi Yayınlarına aittir. ISBN : 978-605-4036-37-0 Sertifika No: 17576 Kitabın
ÖĞRETİM YILI. MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSLARI İBADET DERSİ DÖNEM DÜZEYE GÖRE DERS PLÂNI
EYLÜL EKİM KASIM İBADET VE MÜKELLEF T E M İ Z L İ K 1.İbadetin (Salih Amel) Tanımı 2.Amacı ve Önemi: İbadet Bize Ne Kazandırır? 4.Temizlik-İbadet İlişkisi 9 2 NAMAZ 1.DÖNEM 1. DÜZEY (KUR 1) 3. Temel İbadetler
İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır.
Lise 2. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Video Ders Anlatımları Oruç Hac ve Zekat Video Ders Anlatımı 2.2. Oruç İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç, niyet ederek
3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler
3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.
Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?
Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen
2018 Hac kura sonuç sorgulama ekranı! Hac kura sonuçları açıklandı!
1 / 6 2018/02/16 17:35 2018 Hac kura sonuç sorgulama ekranı! Hac kura sonuçları açıklandı! Hac kura sonuçları açıklandı. Diyanet İşler Bakanlığı, hacı adaylarının merakla beklediği hac kura sonuçlarını
TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir;
Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla 3 Bu güvenli belde şahittir; 1 4 1 İNCİR AĞACI ve zeytin (diyarı) şahittir! 4 Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış, 2 İncir ile Hz Nuh un tufan bölgesi olan
Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.
Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.
5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ
5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ Allah İnancı Ünite/Öğrenme Konu Kazanım Adı KOD Hafta Tarih KD1 KD2 KD3 KD4 KD5 KD6 Allah Vardır ve Birdir Evrendeki mükemmel düzen ile Allahın (c.c.) varlığı ve birliği
Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid
Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza
Anlamı. Temel Bilgiler 1
Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,
1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar
1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.
FİZİKİ HUKUKİ MANEVİ YOLCULUK ÖNCESİ HAZIRLIKLAR. Bedenimizi Hazırlama. Ruhumuzu Dinlendirelim. İbadet. Dua. Sabır
FİZİKİ YOLCULUK ÖNCESİ HAZIRLIKLAR Yeşil Pasaport Sahiplerinin Yapması Gerekenler Gri Pasaport Sahiplerinin Yapması Gerekenler HUKUKİ Bedenimizi Hazırlama Yürüyüş Egzersiz Yanımıza Alacaklarımız İlaçlarımız
ÖNCESİNDE BİZ SORDUK Editör Yayınevi LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yeni Tarz Sorular Nasıl Çözülür? s. 55
Tarz Sorular Nasıl Çözülür? s. 55 8 Ey insanlar! Rabbiniz birdir, atanız (Âdem) da birdir. Hepiniz Âdem densiniz, Âdem ise topraktan yaratılmıştır. Allah katında en değerli olanınız, O na karşı gelmekten
Peki, bu bayramın bizlere nasıl hediye edildiğini biliyor musunuz? Dilerseniz bu kıssayı hep birlikte hatırlayalım.
Bayramınız Mübarek Olsun Görülür sevgi seli, kokar bahçenin gülü, Bayram günü gelince öpülür büyüklerin eli. Sevgili arkadaşlar kurban bayramı yaklaştı hepimizi tatlı bir heyecan sardı. Şimdiden bayramlıklarımız
İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]
K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç
ZEKAT, HAC VE KURBAN İBADETİ
ZEKAT, HAC VE KURBAN İBADETİ 1. İnsanın paylaşma ve Yardımlaşma ihtiyacı - İnsanın yeme, içme, barınma ve korunma gibi temel ihtiyaçları vardır. - İnsan temel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz. Başka
Yardımlaşma Kurumlarımız. Hac Nedir ve Niçin Yapılır? Hac ve Umre İle İlgili Kavramlar. Haccın İnsan Davranışları Üzerindeki Etkisi
Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Yardımlaşma Kurumlarımız Hac Nedir ve Niçin Yapılır? Hac ve Umre İle İlgili Kavramlar Haccın İnsan Davranışları Üzerindeki Etkisi Kurban Nedir ve Niçin Kesilir? BÖLÜM:
8. SINIF 3. OTURUM A. Bu metni aşağıdaki ayetlerden hangisi destekler?
1. Üzerinde yaşadığımız dünyanın da içinde bulunduğu güneş sistemi, kendilerine takdir edilmiş bir yörüngede hareket eder. Dünyamız, ne diğer gezegenlere çarpar, ne de onlardan uzaklaşır. Yeryüzünde de
Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te
9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır
KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ
KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya
LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Deneme Sınavı
LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Deneme Sınavı LGS(Liselere Geçiş Sistemi) deneme sınavı arayan birçok öğrenci için güzel bir hizmet Şanlıurfa MEM tarafından veriliyor. LGS deneme sınavı ile 2 Haziran
1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.
İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler
tarafından yazıldı. Pazartesi, 13 Ağustos :33 - Son Güncelleme Pazartesi, 13 Ağustos :52
ASİLDER in organize ettiği ve çok sayıda genç üyemizin katılımı ile 2-16 Temmuz 2012 tarihleri arasında gerçekleşen ASİLDER Umre Organizasyonumuz güzel bir şekilde tamamlanmıştır. Rabbim, bu güzel organizasyona
İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090
İÇİNDEKİLER Sayfa Önsöz: Bu kitabı niçin yazdım? 11 1. İslam'dan önceki Arabistan 13 1.1. İlk müslümanlar 13 1.2. Dünyanın en eski kutsal yeri: Kabe.... 16 1.3. İslam'dan'önceki Arabistan 17 1.4. Muhammed'ten
UMRE YOLCULARI EĞĠTĠM PROGRAMI 2018 YILI UMRE ORGANĠZASYONUNUN SERVĠSLĠ (24 GÜNLÜK) 16. TURU UMRE SEMĠNER PROGRAMI
UMRE YOLCULARI EĞĠTĠM PROGRAMI 2018 YILI UMRE ORGANĠZASYONUNUN SERVĠSLĠ (24 GÜNLÜK) 16. TURU UMRE SEMĠNER PROGRAMI DERS SAATĠ KONULAR AMAÇLAR AÇIKLAMALAR KAYNAKLAR İbadetin ve bu bağlamda Umre ibadetinin
Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.
Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında
Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac
UMRE PROGRAMI 1993 yılının sonbaharında Türkiye de Umre ve Hac yapmak isteyenlere daha kaliteli hizmet sunmak maksadıyla dört ortak tarafından, İstanbul'da kurulmuş ve faaliyetine başlamıştır. O yıllarda,
Sabah akşam tevâzu içinde yalvararak, ürpererek ve sesini yükseltmeden Rabbini an. Sakın gâfillerden olma! (A râf sûresi,7/205)
Zikir, hatırlayıp yâd etmek demektir. İbâdet olan zikir de Yüce Allah ı çok hatırlamaktan ibârettir. Kul, Rabbini diliyle, kalbiyle ve bedeniyle hatırlar ve zikreder. Diliyle Kur ân-ı Kerim okur, duâ eder,
Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti
Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de
HACCA. Manevi Hazırlık
HACCA Manevi Hazırlık HACCA MANEVİ HAZIRLIK HELALLEŞMEK Hacca gitmeden önce kırgın olduğumuz akraba, arkadaş,komşularla helalleşmeli ve gönülleri alınmalı.kimseye karşı kalbimizde kin bırakmadan hac yolculuğuna
Gençlik Eğitim Programları 7. SINIF SİYER-İ NEBİ
Gençlik Eğitim Programları 7. SINIF SİYER-İ NEBİ Gençlik Programları 1. HAFTA SIYER NEDIR? Siyeri nasıl okuyalım? Niçin Peygamber gönderilmiştir? Hz. Peygamber i sevmek ve hayatının bilinmesi gerekliliğini
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TESTİ
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TESTİ DİKKAT! BU BÖLÜMDE YANTLAYACAĞNZ TOPLAM SORU SAYS 20 DİR. ÖNERİLEN YANTLAMA SÜRESİ 40 DAKİKADR. 1) Annemize Babamıza 3) İnsanda yardımlaşma, cömertlik, insan sevgisi
Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan
Muharrem ayı nasıl değerlendirilmelidir?
On5yirmi5.com Muharrem ayı nasıl değerlendirilmelidir? Muharrem ayı nasıl değerlendirilmelidir? Muharrem orucunun önemi nedir? Yayın Tarihi : 6 Kasım 2013 Çarşamba (oluşturma : 1/22/2017) Hayatın bütün
TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla
TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde
İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...
IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11
Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:
Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği
Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar]
Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar] Ezan Vakti uygulaması sadece bir ezan vakti icin yola baş koymuş zamanla gelişerek farkli ozelliklere sahip olmuş çok faydalı ve önemli bir
Veda Hutbesi. "Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.
Veda Hutbesi Peygamberimiz Vedâ Hutbesinde buyurdular ki: Hamd, Allahü Teâlâya mahsûstur. O'na hamd eder, O'ndan yarlığanmak diler ve O'na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin günahlarından
T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI HAC VE UMRE HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAC VE UMRE HAZIRLIK KURSLARI HAC VE UMREDE KADINLARA ÖZGÜ KONULAR
T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI HAC VE UMRE HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAC VE UMRE HAZIRLIK KURSLARI HAC VE UMREDE KADINLARA ÖZGÜ KONULAR Belirlenmiş zaman içinde Kabe, Arafat, Müzdelife ve
TRABZON veya İSTANBUL KALKIŞLI. UMRE TURLARI REHBERi
TRABZON veya İSTANBUL KALKIŞLI UMRE TURLARI REHBERi HAKKIMIZDA Torlak Turizm 1994 İsmail Torlak tarafından kuruldu. 1994 yılından itibaren her yıl düzenli olarak Hac ve Umre Organizasyonları gerçekleştiren
DİYANET UMRE. T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı
DİYANET UMRE 2012 T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı DİYANET UMRE ORGANİZASYONUNDA ANA HEDEFİMİZ: > Usulune Uygun İbadet, > İrşad ve Rehberlik, > Güven ve Huzur, > Sağlıklı İntikal ve İkamet, > Zaman ve Mali
Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî
Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته ] تر [ Türkçe Turkish Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2010-1431 1 ما حكم الصيام وحكمته» باللغة ال ية «عبد
Telbiye (Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk, innel hamde ve n-ni mete leke ve l mülk lâ şerike lek) demektir.
Haccın Eda Şekilleri Hac, hac ayları denilen zaman dilimi içinde yapılan bir ibadettir. Hac ayları Hicrî takvime göre Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk on günüdür. Hac, bu aylar içinde umresiz
Cahiliyye Döneminde Bir Bayram Günü
Cahiliyye Döneminde Bir Bayram Günü Henüz Allah Rasûlü Muhammed Mustafâ (sas) hidayet elçisi olarak gönderilmemiş, son İlahi Mesajlar insanlığı aydınlatmamıştı. Kureyş, cahili bayram günlerinden birini
Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri
Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri 1 ) İlahi kitapların sonuncusudur. 2 ) Allah tarafından koruma altına alınan değişikliğe uğramayan tek ilahi kitaptır. 3 ) Diğer ilahi
TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI
TEOG SINAV SORUSU-1 1. Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder. Bu hadiste verilen mesaj aşağıdaki ayetlerin hangisinde
2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI
TARİH GÜN VAKİT ADI-SOYADI UNVANI VAAZIN VERİLECEĞİ YER VAAZIN KONUSU AHMET ERDEM İL MÜFTÜSÜ ALİPAŞA CAMİİ Oruçlunun Dikkat Etmesi Gereken Hususlar ÜNAL TAN İL MÜF. YARD. ŞEHİTLER CAMİİ Oruçlunun Dikkat
Bir selam ile selamlandığınızda ondan daha iyisiyle veya aynısıyla selamı alın (Nisa 86)
1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: Bir selam ile selamlandığınızda ondan daha iyisiyle veya aynısıyla selamı alın (Nisa 86) 2) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Müslüman ın Müslüman üzerindeki hakkı
Ramazan: Hicri takvimin dokuzuncu ayıdır. Ramazan-ı Şerif veya Oruç Ayı da denilir.
Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan Recep ve Şaban ayını mübarek kılıp bizi ramazan ayına ulaştıran rabbimize hamd olsun. Bu yazımızda sizinle ramazan ayıyla ilgili terimlerin anlamını inceleyelim. Ramazan: Hicri
5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.
TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu
HACCIN YAPILIŞI. Lebbeyk Allâhümme lebbeyk! Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk! İnne lhamde ve n-ni mete leke ve l-mülk, lâ şerîke lek!
HACCIN YAPILIŞI Lebbeyk Allâhümme lebbeyk! Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk! İnne lhamde ve n-ni mete leke ve l-mülk, lâ şerîke lek! Hacca ilişkin görevlerinizi benden öğreniniz. (Nesâî, Menasîk, 220) Hac,
Bilmeceli-Bulmacalı-Oyunlu. Namaz Kitabım. Bilal Yorulmaz
Bilmeceli-Bulmacalı-Oyunlu Namaz Kitabım Bilal Yorulmaz İstanbul 2012 DEĞERLER EĞİTİMİ MERKEZİ YAYINLARI Eserin Her Türlü Basım Hakkı Anlaşmalı Olarak Değerler Eğitimi Merkezi Yayınlarına aittir. ISBN
T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00
T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00 DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK İLGİSİ 1. Kimsesiz ve yaşlı bir kadın olan Fatma Hanım, kendisine yardımcı olanlara eytullah a yüz sür evladım! diye
Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17
Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta
Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği
& Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Mülheim an der Ruhr Fatih Camii Islam kelimesi üc manaya gelir 1. Yüce Allahın emirlerine itaat edip, yasaklarından kacınmak. 2. Bütün insanlarla diğer canlılar
UMRE SUNUMU 2014. www.safahacumre.com
UMRE SUNUMU 2014 www.safahacumre.com ALİ BİN MUVAFFAK HZ. LERİ; Ali bin Muvaffak hazretleri, bir zaman Kâbe-i muazzamayı tavaf ettikten sonra Altın oluğun hizâsında oturup tefekküre daldı. "Acabâ Allahü
İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler
İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd
Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya
VAHYE DAYALI DİNLER YAHUDİLİK Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya nispetle verilmiştir. Yahudiler
Bazı Zaman ve Mekanların Ayrıcalığı Cuma, 04 Temmuz :00
Kur ân pek çok ayetinde, değişik isimlerle, zaman ve zaman dilimlerinden bahseder. Bazı zamanlara dikkat çeker. Tıpkı bazı mekanlara dikkat çektiği gibi. Aslında bütün zaman ve mekanların sahibi Yüce Allah
Ck MTP61 AYRINTILAR. 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi. Konu Tarama No. 01 Allah İnancı - I. Allah inancı. 03 Allah İnancı - III
5. Sınıf 01 Allah İnancı - I 02 Allah İnancı - II 03 Allah İnancı - III Allah inancı 04 Ramazan ve Orucu - I 05 Ramazan ve Orucu - II Ramazan orucu 06 Ramazan ve Orucu - III 07 Adap ve Nezaket - I 08 Adap
Teşrik günlerinde zevâlden önce cemreleri taşlamanın hükmü
Teşrik günlerinde zevâlden önce cemreleri taşlamanın hükmü ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed b. Salih el-useymîn 0Terceme0T 0T: 0TMuhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2012-1433 ح اجلمار قبل الزوال يف أيام
EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI
5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz
ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI
Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü
URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Teravih Namazı. Namazı Bozan Durumlar. Namazın İnsana Kazandırdıkları. Kunut Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3
Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Teravih Namazı Namazı Bozan Durumlar Namazın İnsana Kazandırdıkları Kunut Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 o Teravih namazı ramazan ayında kılınır. o Yatsı namazının son
TEMİZLİK HAZIRLAYAN. Abdullah Cahit ÇULHA
TEMİZLİK HAZIRLAYAN Abdullah Cahit ÇULHA TEMİZLİK MADDİ TEMİZLİK MANEVİ TEMİZLİK İslam dini, hem maddî, hem de manevî temizliğe büyük bir önem vermiştir. Bu iki kısım temizlik arasında büyük bir ilgi vardır.
ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN
KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,
AİLE KURMAK &AİLE OLMAK
AİLE KURMAK &AİLE OLMAK Dr. Fatma BAYRAKTAR KARAHAN Uzman-Ankara Aile Nedir? Aile kelimesinin kökü, ğavl dir. Bu kelime, ağır bir sorumluluk altına girmek demektir. Bu kökten gelen aile ise, birini çekince
6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI
1- Soru: Allah ın insanlar arasından seçip vahiy indirdiği kişiye ne ad verilir? Cevap: Peygamber/Resul/Nebi denir. 2- Soru: Kuran da peygamber hangi kelimelerle ifade edilmektedir? Cevap: Resul ve nebi
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ H A C 1. Aşağıdakilerden hangisi hac görevini yaparken yapılması zorunlu olan görevlerden biri değildir? a) İhrama girmek b) Tavaf etmek c) Şeytan taşlamak d) Telbiye getirmek
Cİ'RÂNE. Heyet. Terceme: Muhammed Şahin Tetkik: Ali Rıza Şahin
Cİ'RÂNE ] ريك Turkish [ Türkçe Heyet Terceme: Muhammed Şahin Tetkik: Ali Rıza Şahin 2011-1432 جلعرانة» اللغة الرت ية «موعة من العلماء رمجة: مد مسلم شاه مراجعة: ع رضا شاه 2011-1432 Birincisi: Ci'râne Bu
BEP Plan Hazırla T.C Osmangazi Kaymakamlığı HAMİTLER TOKİ MTAL Müdürlüğü Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı
BEP Plan Hazırla T.C Osmangazi Kaymakamlığı HAMİTLER TOKİ MTAL Müdürlüğü Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı Öğrenci : HİDAYET KENAR Eğitsel Performans Duanın Allah tan
URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Dua. Dua İbadetin Özüdür. Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2
Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Dua Dua İbadetin Özüdür Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2 Dua Arapça kökenli bir kelime olup «istemek, davet etmek» demektir.
Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03
Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, Alevilerin 1400 yıllık gelenekleri olan Ğadir Hum Bayramı nın bir sevgi günü olduğunu
İÇİNDEKİLER İTİKAD ÜNİTESİ. Sorular
İÇİNDEKİLER Takdim. 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... Dinin Çeşitleri... İslâm Dininin Bazı Özellikleri... I. BÖLÜM 11 11 11 II. BÖLÜM İman İmanın Tanımı... İmanın Şartları... Allah'a İman... Allah
