BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı olarak yetkisiz ve kontrolsüz, revir adı altında sağlık hizmet birimleri oluşturarak amaçları dışında faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle görevden alınması için Sağlık Bakanlığı tarafından haklarında dava açıldığını söyledi. Gezi olaylarında, Türkiye'nin dört bir yanında milyonlarca kişinin meydanlara çıkarak, hükümetin giderek yoğunlaşan baskı politikasına başkaldırdığını iddia eden Dr. Gündoğdu, bu barışçıl gösterilere çok sert karşılık verildiğini söyledi. Olayların bilançosun ağır olduğuna dikkat çekerek, "2013 Haziran ayında yaşanan Gezi Parkı eylemlerinde, polis şiddeti ve kullanılan biber gazı sonucu yaşamını yitiren yurttaşlarımız oldu. Binlerce kişi yaralandı, birçok sağlık sorunu yaşandı. Polisin mermi gibi kullandığı gaz fişekleriyle gözünü kaybedenler oldu. Gezi eylemlerinde sağlık sorunu yaşayanlar, sağlık hizmetlerine ulaşmak için büyük güçlük çektiler ve Sağlık Bakanlığı, bu olağanüstü duruma rağmen sahada hizmet vermek için bir girişimde bile bulunmamıştır. Yaralananlara kısa sürede ulaşabilecek acil yardım ekipleri, ihtiyaç olan alanlarda yeterli sayıda bulundurulmamıştır." dedi. Olaylarda kelimenin tam anlamıyla büyük bir halk sağlığı problemi yaşandığını savunan Gündoğdu, "Sağlık Bakanı, bu tabloyu seyretti. Bakanlık, milyonlarca insanın sağlığını tehdit eden biber gazının hukuka aykırı bir şekilde kullanılmasını engellemek, toplum sağlığını korumak için kılını dahi kıpırdatmadı. İşte bu olağandışı ortamda bile her zamanki gibi özveriyle hizmete koşan hekimler, tıp öğrencileri, diş hekimleri, eczacılar, tüm sağlık çalışanları sokaklara çıkıp ihtiyacı olan herkesin yardımına koştular. Yasayla kendilerine halkın sağlığını koruma görevi verilmiş olan Tabip odaları, bütün bu gönüllü çabayı koordine ederek hasta ve yaralılara daha hızlı ve etkili müdahale edilmesini yardımcı oldu." diye konuştu. Bunun için hekim ve sağlıkçı olmaya gerek olmadığını aktaran Gündoğdu, o şartlarda yardıma koşmak için insan olmanın yeterli olduğunu söyledi: "İşte hekimler bunu yaptı. Biz, siz, hepimiz Sağlık Bakanlığı'nın açtığı bu davaların siyasi davalar olduğunu biliyoruz, çünkü hükümetin kendisine muhalif gördüğü hiçbir şeye tahammülü yok, çünkü hükümet demokratik tepkilere katlanamıyor. Hekimler camide, sokakta, hastanede, nerede ihtiyaç varsa oradadır. Bizler meslek onuru ve insanlık değerlerine uygun davranışları nedeniyle baskıya uğrayan, haklarında dava açılan hekimlerimizi yalnız bırakmayacağız. Hasta ve yaralı tedavi etti diye hekimler yargılanamaz, çünkü hekimlik yargılanamaz, hekimliğimiz yargılanamaz. Biz bu davaya müdahiliz ve yaşananlara tanığız. Duruşma günü saat 09.30'da Ankara Adliyesi'ndeyiz. Hekimlere ve hekimliğe dokunmayın diye. İgilileri sağduyuya davet ederek teşekkür ederiz."
30.09.2014 11:13 BALIKESİR TABİP ODASI: HALKIN DOKTARLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı olarak yetkisiz ve kontrolsüz, revir adı altında sağlık hizmet birimleri oluşturarak amaçları dışında faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle görevden alınması için Sağlık Bakanlığı tarafından haklarında dava açıldığını söyledi. Gezi olaylarında, Türkiye'nin dört bir yanında milyonlarca kişinin meydanlara çıkarak, hükümetin giderek yoğunlaşan baskı politikasına başkaldırdığını iddia eden Dr. Gündoğdu, bu barışçıl gösterilere çok sert karşılık verildiğini söyledi. Olayların bilançosun ağır olduğuna dikkat çekerek, "2013 Haziran ayında yaşanan Gezi Parkı eylemlerinde, polis şiddeti ve kullanılan biber gazı sonucu yaşamını yitiren yurttaşlarımız oldu. Binlerce kişi yaralandı, birçok sağlık sorunu yaşandı. Polisin mermi gibi kullandığı gaz fişekleriyle gözünü kaybedenler oldu. Gezi eylemlerinde sağlık sorunu yaşayanlar, sağlık hizmetlerine ulaşmak için büyük güçlük çektiler ve Sağlık Bakanlığı, bu olağanüstü duruma rağmen sahada hizmet vermek için bir girişimde bile bulunmamıştır. Yaralananlara kısa sürede ulaşabilecek acil yardım ekipleri, ihtiyaç olan alanlarda yeterli sayıda bulundurulmamıştır." dedi. Olaylarda kelimenin tam anlamıyla büyük bir halk sağlığı problemi yaşandığını savunan Gündoğdu, "Sağlık Bakanı, bu tabloyu seyretti. Bakanlık, milyonlarca insanın sağlığını tehdit eden biber gazının hukuka aykırı bir şekilde kullanılmasını engellemek, toplum sağlığını korumak için kılını dahi kıpırdatmadı. İşte bu olağandışı ortamda bile her zamanki gibi özveriyle hizmete koşan hekimler, tıp öğrencileri, diş hekimleri, eczacılar, tüm sağlık çalışanları sokaklara çıkıp ihtiyacı olan herkesin yardımına koştular. Yasayla kendilerine halkın sağlığını koruma görevi verilmiş olan Tabip odaları, bütün bu gönüllü çabayı koordine ederek hasta ve yaralılara daha hızlı ve etkili müdahale edilmesini yardımcı oldu." diye konuştu. Bunun için hekim ve sağlıkçı olmaya gerek olmadığını aktaran Gündoğdu, o şartlarda yardıma koşmak için insan olmanın yeterli olduğunu söyledi: "İşte hekimler bunu yaptı. Biz, siz, hepimiz Sağlık Bakanlığı'nın açtığı bu davaların siyasi davalar olduğunu biliyoruz, çünkü hükümetin kendisine muhalif gördüğü hiçbir şeye tahammülü yok, çünkü hükümet demokratik tepkilere katlanamıyor. Hekimler camide, sokakta, hastanede, nerede ihtiyaç varsa oradadır. Bizler meslek onuru ve insanlık değerlerine uygun davranışları nedeniyle baskıya uğrayan, haklarında dava açılan hekimlerimizi yalnız bırakmayacağız. Hasta ve yaralı tedavi etti diye hekimler yargılanamaz, çünkü hekimlik yargılanamaz, hekimliğimiz yargılanamaz. Biz bu davaya müdahiliz ve yaşananlara tanığız. Duruşma günü saat 09.30'da Ankara Adliyesi'ndeyiz. Hekimlere ve hekimliğe dokunmayın diye. İgilileri sağduyuya davet ederek teşekkür ederiz."
30 Eylül 2014 Salı HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı olarak yetkisiz ve kontrolsüz, revir adı altında sağlık hizmet birimleri oluşturarak amaçları dışında faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle görevden alınması için Sağlık Bakanlığı tarafından haklarında dava açıldığını söyledi. Gezi olaylarında, Türkiye 'nin dört bir yanında milyonlarca kişinin meydanlara çıkarak, hükümetin giderek yoğunlaşan baskı politikasına başkaldırdığını iddia eden Dr. Gündoğdu, bu barışçıl gösterilere çok sert karşılık verildiğini söyledi. Olayların bilançosun ağır olduğuna dikkat çekerek, "2013 Haziran ayında yaşanan Gezi Parkı eylemlerinde, polis şiddeti ve kullanılan biber gazı sonucu yaşamını yitiren yurttaşlarımız oldu. Binlerce kişi yaralandı, birçok sağlık sorunu yaşandı. Polisin mermi gibi kullandığı gaz fişekleriyle gözünü kaybedenler oldu. Gezi eylemlerinde sağlık sorunu yaşayanlar, sağlık hizmetlerine ulaşmak için büyük güçlük çektiler ve Sağlık Bakanlığı, bu olağanüstü duruma rağmen sahada hizmet vermek için bir girişimde bile bulunmamıştır. Yaralananlara kısa sürede ulaşabilecek acil yardım ekipleri, ihtiyaç olan alanlarda yeterli sayıda bulundurulmamıştır." dedi. Olaylarda kelimenin tam anlamıyla büyük bir halk sağlığı problemi yaşandığını savunan Gündoğdu, "Sağlık Bakanı, bu tabloyu seyretti. Bakanlık, milyonlarca insanın sağlığını tehdit eden biber gazının hukuka aykırı bir şekilde kullanılmasını engellemek, toplum sağlığını korumak için kılını dahi kıpırdatmadı. İşte bu olağandışı ortamda bile her zamanki gibi özveriyle hizmete koşan hekimler, tıp öğrencileri, diş hekimleri, eczacılar, tüm sağlık çalışanları sokaklara çıkıp ihtiyacı olan herkesin yardımına koştular. Yasayla kendilerine halkın sağlığını koruma görevi verilmiş olan Tabip odaları, bütün bu gönüllü çabayı koordine ederek hasta ve yaralılara daha hızlı ve etkili müdahale edilmesini yardımcı oldu." diye konuştu. Bunun için hekim ve sağlıkçı olmaya gerek olmadığını aktaran Gündoğdu, o şartlarda yardıma koşmak için insan olmanın yeterli olduğunu söyledi: "İşte hekimler bunu yaptı. Biz, siz, hepimiz Sağlık Bakanlığı'nın açtığı bu davaların siyasi davalar olduğunu biliyoruz, çünkü hükümetin kendisine muhalif gördüğü hiçbir şeye tahammülü yok, çünkü hükümet demokratik tepkilere katlanamıyor. Hekimler camide, sokakta, hastanede, nerede ihtiyaç varsa oradadır. Bizler meslek onuru ve insanlık değerlerine uygun davranışları nedeniyle baskıya uğrayan, haklarında dava açılan hekimlerimizi yalnız bırakmayacağız. Hasta ve yaralı tedavi etti diye hekimler yargılanamaz, çünkü hekimlik yargılanamaz, hekimliğimiz yargılanamaz. Biz bu davaya müdahiliz ve yaşananlara tanığız. Duruşma günü saat 09.30'da Ankara Adliyesi'ndeyiz. Hekimlere ve hekimliğe dokunmayın diye. İgilileri sağduyuya davet ederek teşekkür ederiz."
29.09.2014 BALIKESİR TABİBLER ODASI ANKARA'DA Balıkesir Tabibler Odası 29.09.2014 günü verdiği basın toplantısında ; Sağlık Bakanlığı'nın Ankara Tabip Odası ile Hatay Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Onur Kurulu Üyelerinin görevden alınması için başvurduğu davaya katılmak üzere Yarın Saat 9:30 da Ankara Adliyesinde duruşmaya katılacaklarını bildirdiler. Açılan Davanın Gerekçesinin ; Gezi olayları sürecinde Tabip Odalarının yaptıkları olduğunu bildiren Balıkesir Tabibler Odası, Ne yapmış olabilirler? Hukuka aykırı olarak yetkisiz ve kontrolsüz revir adı altında sağlık hizmet birimleri oluşturarak amaçları dışında faaliyet göstermişler Hekimler, camide, sokakta, hastanede nerede ihtiyaç varsa oradadır. Bizler meslek onuru ve insanlık değerlerine uygun davranışları nedeni ile baskıya uğrayan haklarında dava açılan hekimlerimizi yalnız bırakmayacağız. Hasta ve yaralı tedavi etti diye hekimler yargılanamaz. Çünkü hekimlik yargılanamaz. İlgilileri sağduyuya davet ediyoruz. Şeklinde açıklamalarda bulundular.
30 Eylül 2014 Balıkesir Tabip Odası: Halkın doktarlarından korkuyorlar Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Başkent Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı vakaları sürecinde hukuka aykırı olarak yetkisiz ve kontrolsüz, revir ismi altında sıhhat hizmet birimleri oluşturarak amaçları dışında çalışma gösterdikleri sebebiyle görevden alınması için Sağlık Bakanlığı tarafından haklarında dava açıldığını belirtti. Gezi olaylarında, Türkiye'nin dört bir beraberinde milyonlarca kişinin meydanlara çıkarak, hükümetin giderek yoğunlaşan baskı politikasına başkaldırdığını iddia eden Dr. Gündoğdu, bu barışçıl gösterilere çok fazla sert karşılık verildiğini belirtti. Olayların bilançosun ağır olduğuna dikkat çekerek, "2013 Haziran ayında yaşanan Gezi Parkı eylemlerinde, polis kaba kuvveti ve kullanılan biber gazı neticesi yaşamını yitiren yurttaşlarımız oldu. Binlerce şahıs yara aldı, birden fazla sıhhat problemi yaşandı. Polisin mermi gibi kullandığı gaz fişekleriyle gözünü kaybedenler oldu. Gezi eylemlerinde sıhhat problemi yaşayanlar, sıhhat hizmetlerine ulaşmak için çok büyük güçlük çektiler ve Sağlık Bakanlığı, bu olağanüstü duruma rağmen sahada hizmet vermek için bir girişimde bile bulunmamıştır. Yaralananlara kısa zamanda ulaşabilecek acil yardım ekipleri, gereksinim olan alanlarda yeterli sayıda bulundurulmamıştır." diye belirtti. Olaylarda kelimenin tam anlamıyla çok büyük bir halk sağlığı problemi yaşandığını savunan Gündoğdu, "Sağlık Bakanı, bu tabloyu izledi. Bakanlık, milyonlarca insanın sağlığını tehdit eden biber gazının hukuka aykırı bir biçimde kullanılmasını önlemek, cemiyet sağlığını korumak için kılını bile kıpırdatmadı. İşte bu olağandışı ortamda bile her zamanki gibi özveriyle hizmete koşan hekimler, tıp öğrencileri, diş hekimleri, eczacılar, tüm sıhhat çalışanları sokaklara çıkıp gereksinimi olan herkesin yardımına koştular. Yasayla kendilerine halkın sağlığını koruma görevi verilmiş olan Tabip odaları, bütün bu gönüllü olarak gönül vermiş çabayı koordine ederek hasta ve yaralılara daha hızlı ve etkili müdahale edilmesini muavin oldu." diye açıkladı. Bunun için hekim ve sağlıkçı olmaya ihtiyaç bulunmadığı aktaran Gündoğdu, o şartlarda yardıma koşmak için insan olmanın yeterli olduğunu belirtti : "İşte hekimler bunu yaptı. Biz, siz, hepimiz Sağlık Bakanlığı'nın açtığı bu davaların siyasi davalar olduğunu biliyoruz, çünkü hükümetin kendisine muhalif gördüğü hiçbir şeye tahammülü yok, çünkü devlet demokratik tepkilere katlanamıyor. Hekimler camide, sokakta, hastanede, hangi yerde gereksinim varsa oradadır. Bizler iş onuru ve insanlık değerlerine uygun davranışları dolayısıyla baskıya uğrayan, haklarında dava açılan hekimlerimizi yalnız bırakmayacağız. Hasta ve yaralı tedavi etti diye hekimler yargılanamaz, çünkü hekimlik yargılanamaz, hekimliğimiz yargılanamaz. Biz bu davaya müdahiliz ve yaşananlara tanığız. Duruşma günü saat 09.30'da Başkent Ankara Adliyesi'ndeyiz. Hekimlere ve hekimliğe dokunmayın diye. İgilileri sağduyuya davet ederek teşekkür ederiz."