TÜRKÇE SÖZCÜK TÜRLERİ- BELİRTEÇ(ZARF)
AD (İSİM) ÖN AD (SIFAT) ADIL (ZAMİR) EYLEM (FİİL) SÖZCÜK TÜRLERİ BELİRTEÇ (ZARF) ÜNLEM BAĞLAÇ İLGEÇ (EDAT)
ZAMAN BELİRTECİ DURUM BELİRTECİ MİKTAR(NİCELİK) BELİRTECİ BELİRTEÇ (ZARF) SORU BELİRTECİ YER-YÖN BELİRTECİ
Durum belirtecini bulmak için eylem ya da eylemsiye nasıl sorusu sorulur. DURUM BELİRTECİ Müdür, iş kazasında yaralanan işçiyi ayakta karşıladı. Suriye sınırındaki mülteciler barışı umutla bekliyor. Çocukça davranacağına benimle böyle konuş. Kurban etlerini dolaba poşet poşet koydu. Bu ülkede kardeşçe yaşamak varken birbirimizi ötekileştiriyoruz.
Zaman belirtecini bulmak için eylem ya da eylemsiye ne zaman sorusu sorulur. ZAMAN BELİRTECİ Gelecek yıl şehir hastaneleriyle ilgili proje hayata geçirilecek. Çok Güzel Hareketler reklamlardan sonra devam edecek. 10 dakika içinde telefon açan herkese 3 değil, 4 değil, tam 5 kavanoz Bolderesi balı ve polen 100 lira!.. Her sabah güne çıkıkremle başlıyorum.
Miktar belirtecini bulmak için eylem ya da eylemsiye ne kadar sorusu sorulur. MİKTAR BELİRTECİ Benim kadar çalışırsan başarılı olursun. Bursa'da aşağı yukarı bir ay kaldık. Dün akşam seni çok aradım. Biraz konuştuktan sonra oradan ayrıldık. Seni daha önce hiç görmedim.
Yer-yön bildiren sözcükler ek alırsa, ikileme oluşturursa, İsme yönelik kullanılırsa yer-yön belirteci olmaz. Yukarı katı kiraya veriyorlarmış. (sıfat) Birazdan yukarıya çıkmayı düşünüyoruz. (isim) Benimle ileri geri konuşunca orayı terk ettim. (durum belirteci) YER-YÖN BELİRTECİ Arkadaşlar, içeri girer misiniz? Dışarı çıkmak için uğraşıyordu. Arabayı biraz daha ileri park et. Beri gel, biraz daha yakından konuşalım. Bu yoldan geri dönülmez. Düşmana doğru ilerlediler.
Belirteçleri bulmak için sorduğumuz sorular (nasıl,ne zaman,ne kadar ) soru belirtecidir. SORU BELİRTECİ Sen buraya ne zaman geldin? Ne diye sana yapılan yardımları kabul etmiyorsun? Senin için ne kadar çabaladığımı biliyor musun? O günleri nasıl unutabilirim ki? Neden burada bekleyerek zamanımızı harcıyoruz?
En, pek,daha,çok, pek,hayli, epey, oldukça gibi sözcükler bir ön addan(sıfat) veya belirteçten önce de kullanılabilir. Bu durumda o sözcüğü derecelendiren bir miktar belirteci olur. DERECELENDİRME Daha güzel günler görmek için çabalıyoruz. Çok yakışıklı bir çocukla tanışmıştı. BELİRTEÇLERİ Daha güzel konuşabilirdin onunla. Bugün çok yakışıklı görünüyorsun.
Kesinlik Zarfları "elbet, elbette, asla, mutlaka, hiç mi hiç, ne olursa olsun, kuşkusuz, hiç kuşkusuz,katiyen " Olasılık Zarfları "bakarsın, belki, ola ki, sanıyorum,muhtemelen,büyük ihtimalle " Yineleme Zarfları İkide bir, bir daha, yine, tekrar,gene
1. Hasta, yatakta inim inim inliyordu. 2. Çocuk paldır küldür içeri girdi. 3. Hepimiz, yorgun argın okula gitti. 4. Ayşe nin kara kuru bebeği çok sevimli. 5. Başından geçenleri, derin derin düşündü. Verilen cümlelerdeki ikilemelerden hangisi, türce diğerlerinden farklıdır? a) 1 b) 2 c) 3 d) 4 e) 5
Aşağıda verilen cümlelerin hangisinde soru anlamı, belirteçle sağlanmıştır? a) Hangi adam bu işlere bakıyor? b) Bu durumu onlara kim anlattı? c) O olayı bize nasıl anlattı? d) Oradan gelirken sana ne getirdi? e) Kaç liraya aldın bu kalemi?
Nasıl sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde farklı görevde kullanılmıştır? a) En iyi arkadaşının adını nasıl unuttun? b) Bu adamın nasıl biri olduğunu anladın mı? c) Durumunu bile bile bu parayı senden nasıl istedi? d) Bunca haksızlığa nasıl dayanıyorsun? e) O karanlıkta beni nasıl seçebildin?
1. İçeri oda çok sıcaktı. 2. O da şimdi içeri girdi. 3. Aradığım kişi şimdi içerdedir. 4. İçerde iki kişi daha vardı. 5. Ben de içeriyi gezecektim. Verilen cümlelerin hangisinde içeri sözcüğü belirteç görevindedir? a) 1 b) 2 c) 3 d) 4 e) 5
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zor sözcüğü Kendisine zor bir görev seçti. cümlesindeki göreviyle kullanılmıştır? a) Adamın zoru ne ise, benimle uğraşıyor. b) Bu soruyu biraz zor çözersiniz. c) İşler gittikçe zor gelmeye başladı. d) Zor soru ama siz çözebilecek düzeydesiniz. e) İşini zor bulunca, hemen bırakmaya kalktı.
büyük sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde belirteç olarak kullanılmıştır? a) En büyük gölümüz Van Gölü dür. b) Bu ülke büyük insanlar yetiştirmiştir. c) Sorunlar tahminimizden büyük görünüyor. d) Kasadaki büyük elmaların hepsi bitmiş. e) Büyükler yeniliklere genelde kapalıdır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemi durum yönünden tamamlayan bir sözcük kullanılmamıştır? a) Konuşmalardan sıkılmış olmalı ki odadan sessizce ayrıldı. b) Bu soğuk havada buraya kadar yürüyerek mi geldiniz? c) Bu yılda çok sert geçti kış mevsimi. d) Sorularımıza cevap verirken dikkatli konuşuyordu. e) Yolda oyalandığımız için eve biraz gecikmiştik.
Aşağıdaki dizelerin hangisinde zarf kullanılmamıştır? a) Son raksına dalarken için titrer derinden b) Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun c) O tutuşmuş başın, en sonunda unutturdu bana d) Bin gemle bağlanan yağız at şaha kalkıyor. e) Ben bu rengi taşırım her zaman baş köşemde.
Edatlar, başka sözcüklerle öbekleşerek zarf gurubu oluşturabilir Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya örnek yoktur? a) Kendimi tutamamış, çocuk gibi ağlamıştım. b) Seni sevdiği için sana öğüt veriyor. c) Pınarın buz gibi suyu yorgunluğumuzu unutturdu. d) Saat üçe doğru telefon çaldı. e) Annesini görünce boynuna sevinçle sarıldı.
Aşağıdaki dizelerin hangisinde ikileme ötekilerden farklı görevde kullanılmıştır? a) Düğüm düğüm bir telaşı kucaklıyorlar. b) Ilgaz Dağı duman duman ağlasın. c) Meram yaz kış yeşil yeşil konuşur. d) Kuşlar geçiyor, sürü sürü, çığlık çığlık e) Dostlarla da ayrıldı yollarımız bir bir
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gösterdiği sonsuz zaman, bir belirteçle sınırlanıp belirtilmemiştir? a) Hava iyice karardı, yağmur yağacak. b) Sabahleyin beni buradan alacak. c) Otobüs, biraz önce hareket etti. d) Bu kent on yıl önce kurulmuş. e) Bu kitabı bize dün vermişti.
Aşağıdakilerden hangisinde açık sözcüğü türü yönünden, ötekilerden farklıdır? a) Açık havada yarım saat dolaş, açılırsın. b) Dünkü gazetede başyazara yazılmış açık mektubu okudun mu? c) Konuyu saptırma, ne demek istediğini açık söyle. d) Pazar günü çok aradık ama, açık eczane bulamadık. e) İkinci Dünya Savaşı ında Paris, açık şehir ilan edilmiş.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde la, (- le) eki, ötekilerden farklı bir görevde kullanılmıştır? a) Dallar, ilkbaharın tatlı rüzgarlarıyla kımıldıyordu. b) Her zamanki gibi bu işi de kolaylıkla başardı. c) Ağlayan çocuğun yüzüne sevgiyle baktı. d) Sevinçle birbirlerine koşarak sarıldılar. e) Ayağına kadar gelen topa hızla vurdu.
Akıllı akıllı oturup bizi dinledi. Altı çizili ikilemenin görevce özdeşi aşağıdakilerden hangisinde görülmez? a) Günlerce buralarda gezdi tembel tembel. b) Olay yerine sürü sürü geldiler. c) Uludu uzun uzun bakarak semalara. d) Uslu uslu durup gelenleri izledi. e) Tamam tamam nasıl istersen öyle olsun.
1. Bana ne zaman gücendin? 2. Bu elmadan ne kadar aldın? 3. Buralara kadar ne diye geldin? 4. Bu giysinin hangisini beğendin? 5. Dün Ceren e nasıl bir kitap götürdün? Yukarıdaki cümlelerde kullanılan soru sözcüklerinden hangileri soru zarfı değildir? a) 1 2 b) 4 5 c) 3 4 d) 1 5 e) 2 5
-li eki, aşağıdakilerin hangisinde, sözcüğe kattığı anlam ve görev yönünden ötekilerden farklı bir kullanımdadır? a) Hızlı yürüyorlar ve birbirine hiçbir lakırdı söylemiyorlar. b) Bu dünyada en anlayışlı dost sizsiniz. c) Önümüzde kırmızı önlüklü, siyah başlıklı kandınlar yürüyordu. d) Gardiyan, budaklı kızılcık dalına meraklı idi. e) Anneannesi, cumbalı, tarihi bir evde oturuyordu.
I. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor II. Bu şehir o eski İstanbul mudur? III. Karanlıkta bulutlar parçalanıyor IV. Sokak lambaları birden yanıyor V. Kaldırımlarda yağmur kokusu... Bu dizelerden hangisinde zarf (belirteç) kullanılmıştır? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili sözcüklerden hangisi farklı görevde kullanılmıştır? A) Cemal Bey bu katta değil, bir de yukarı kata bakınız. B) Yıllar önce ayrıldığı ülkesine mühendis olarak geri döndü. C) Evde canı sıkılınca hava almak için dışarı çıkmış. D) Arabanızı biraz ileri çekerseniz kapının önü açılmış olur. E) Yemek yenilen salon dolunca biz aşağı indik.
Zarflar sıfatların derecelerini de artırır. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bu açıklamaya örnek bir kullanım vardır? A) Hastamız birkaç gündür çok iyi görünüyor. B) Bu hafta yine çok işimiz var. C) Ara sıra şekerli besinler tüketmesinin çok zararı olmaz. D) Eve geç gidince babası Cenk'e çok kızmış. E) Şehre yakın bir bölgede çok güzel bir evleri vardı.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim tamlaması zarf (belirteç) görevinde kullanılmıştır? A) İstanbul un cefası da çoktur, sefası da. B) Yaz aylarında şehirdeki insanlar kıyı kasabalarına giderler. C) Kasaba ve köylerin yollan yeniden düzenleniyor. D) İşten döndükten sonra evin bahçesinde çay içerdik. E) Denizden esen meltem, kasabayı serinletiyordu.
Şimdi kavak ağaçları görünüyor (I) Penceresinden Gündüzleri yağmur yağıyor (II) Ay doğuyor geceleri (III) Ve pazar kuruluyor karşıda (IV) (V) Bu dizelerdeki altı çizili sözcüklerden hangileri farklı türdedir? A) I. ve II. B)l.ve lll. C) II. ve III. D) III. ve IV. E) IV. ve V.
Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde sıfat tamlaması zarf (belirteç) görevindedir? A) Beş kuruşun varsa beş yere düğümle. B) İki karpuz bir koltuğa sığmaz. C) Az eli aşta gör, çok eli işte gör. D) Bir ağacın gölgesinde bir sürü yatar. E) Her gün gezen kırda, bir gün uğrar kurda.
Senin için yazdığım şiirleri Dün(I) teker teker(ii) okudum Nasıl (III) sevmişim bir zamanlar(iv) Örneğin yüzen gemileri Bunca mavisini denizin Fark etmemişim şimdiye kadar (V) Bu dizelerdeki altı çizili zarflardan hangi ikisi ötekilerden farklı türdedir? A) I. ve II. B) II. ve III. C) III. ve IV. D) III. ve V. E) IV. ve V.
(I) Bir gazete bayisinde umutsuz bir şekilde, okuyacak bir şeyler arıyordum. (II) Derginizi gördüm, ne yalan söyleyeyim, umursamazca aldım. (III) Çok kötü geçen bir sınavdan çıkmıştım. (IV) Dergiyi açıp okuduktan sonra, inanın abart-mıyorum, hayatım değişti. (V) Şimdi, her ayın ilk günü dergiyi bayiden, belki de, ilk ben alıyorum. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisindeki altı çizili söz görevce ötekilerden farklıdır? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.