ANİ İŞİTME KAYBINDA OTOAKUSTİK EMİSYONUN YERİ



Benzer belgeler
OTOAKUSTİK EMİSYONLAR. Mehmet AKŞİT, Ph.D DUYSEL Odyolojik Tanı Merkezi

Guinea PIG'lerde TEOAE Bulgularý

Temel İşitme Muayenesi. Dr. Şule DOKUR Halk Sağlığı Uzmanı

Arşiv Kaynak Tarama Dergisi

ODYOLOJİ DE KULLANILAN TEMEL KAVRAMLAR

Efüzyonlu otitis media tanı ve takibinde otoakustik emisyon testlerinin değeri

ODYOLOJİ DE KULLANILAN TEMEL KAVRAMLAR

Sağlıklı erişkin sıçanlarda işitmenin distorsiyon ürünü otoakustik emisyon ölçüm yöntemiyle değerlendirilmesi


SÜT ÇOCUĞU DÖNEMİ SAĞLIKLI ÇOCUKLARDA MULTİFREKANS TİMPANOMETRİ İLE ORTA KULAK REZONANSI NORMATİF DEĞERLERİMİZ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİLER ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ PROJESİ

BASİT TONAL-ABR İLE OBJEKTİF ODYOGRAM ELDE ETMEDE KULLANILAN YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI

24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ

KRONİK SİGARA KULLANICILARINDA TEOAE SONUÇLARI

Ani İşitme Kaybında Erken Kombine Steroid Tedavisinin Etkinliği

Ani İşitme Kaybında Prognostik Faktörlerin Değerlendirilmesi

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department

Odyolog. Bilimsel yayınlarda «odyoloji» ve «odyolog» kavramlarının kullanımı ilk 1946 yılına dayanır

Postmenopozal Kadınlarda Vücut Kitle İndeksinin Kemik Mineral Yoğunluğuna Etkisi

Zeynep Eras, Özlem Konukseven, Fuat Emre Canpolat, Çiğdem Topçu, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen

Yeni Doğan ve Đnfant Döneminde Đşitmenin Değerlendirilmesinde Bazı Odyolojik Yöntemlerin Karşılaştırılması

Title: Evaluation of Olivocochlear Efferent System Activation After Music Exposure in Young Individuals

APHAB Memnuniyet Anketi Kullanılarak İşitme Cihazı Memnuniyeti ve Performansının Değerlendirilmesi. Eyüp KARA¹, Ahmet ATA޹, Zahra POLAT².

Ulusal Yenidoğan Ġşitme Tarama Programı (YDĠTP)

DUYSEL İŞİTME DÜNYASI

Dr. Figen HANAĞASI Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Nöroloji Bölümü

ODYOMETRİ PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ

İkinci Basamak Bir Merkezde Yapılan Yenidoğan İşitme Tarama Testlerinin Değerlendirilmesi

Normal İşitmeye Rağmen Ard Alan Gürültüsünde Konuşmayı Anlama Problemi: Takip Çalışması Sonuçları

Hiperbilirubinemik Yenidoğanlar ve Aminoglikozid Tedavisi Alan Yenidoğanlarda TEOAE ile Đşitmenin Değerlendirilmesi

AUDIOLAB. Ġki Kanallı Klinik Odyometre. Tonal Odyometri Vokal Odyometri MASKELEME SISI ABLB DECAY Testi BEKESY

Seröz otitis medialı çocuklarda distorsiyon ürünü otoakustik emisyon sonuçları

Kontralateral Akustik Uyar n n Spontan Otoakustik Emisyonlar Üzerine Etkileri

Mustafa Suphi Elbistanlı, Emre Gürkan*, Serveren Yurtsever**, Reşit Murat Açıkalın***, Abdullah Karataş***, Zuhal Aydan Sağlam****

Ani İşitme Kaybında İntratimpanik Steroid Tedavisi ile Hemodilüsyon ve Vazoaktif Tedavi Kombinasyonunun Karşılaştırılması

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması

Çocukluk dönemi işitme taramalarında ülkemizde ve dünyada güncel durum

YENİDOĞANDA İŞİTMENİN GELİŞİMİ VE İŞİTME TARAMA TESTLERİ

Ani İșitme Kayıplı Hastalarda Prognozu Belirlemede Kalorik Testin Değeri Var mı?

Odituvar Nöropati. Otolarengoloji. Girifl. Türk. Arflivi. T. Erdem, T. Kirazl

GÜRÜLTÜYE BAĞLI İŞİTME KAYBINDA NÖRAL KOMPONENT VARLIĞININ UYARILMIŞ İŞİTSEL BEYİNSAPI POTANSİYELLERİ İLE ARAŞTIRILMASI

İşitme Sorunları (1)

KULAK BURUN BOĞAZ ve ODYOLOJİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS

RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ. Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN BAŞARILARI ÜZERİNE ETKİ EDEN BAZI FAKTÖRLERİN ARAŞTIRILMASI (MUĞLA ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F ÖRNEĞİ) ÖZET ABSTRACT

IV. YARIYIL

Ototoksisitenin Odyolojik Monitörizasyonu

PRESB AKUZ DE; SAF SES VE KONUfiMA ODYOMETR S, OTOAKUST K EM SYON (OAE) VE BEY N SAPI ODYOMETR S NCELEMELER N N KARfiILAfiTIRMALI DE ERLEND R LMES

Spinal Anestezi Sonrası İşitme Kaybının İki Ayrı İşitme Testi İle Değerlendirilmesi

ODYOLOJİK BULGULAR: Ne İstemeliyim? Nasıl Yorumlamalıyım?

GENÇ BADMiNTON OYUNCULARıNIN MÜSABAKA ORTAMINDA GÖZLENEN LAKTATVE KALP ATIM HIZI DEGERLERi

SERVİKAL YETMEZİĞİNDE MCDONALDS VE MODDIFIYE ŞIRODKAR SERKLAJ YÖNTEMLERININ KARŞILAŞTIRILMASI

KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Programı

ÜZERiNE ETKiSi. performansı etkilemediğini göstermektedir. Anahtar Kelime/er: Kreatin, kreatin fosfat, futbol, slalom koşusu, performans.

Hiperbarik Oksijen Tedavisinin İşitme Fonksiyonları Üzerine Etkisi

FİZİKSEL ETKENLER. 1 GÜRÜLTÜ 2 TİTREŞİM 3 TERMAL KONFOR FAKTÖRLERİ 4 İYONİZAN ve NONİYONİZAN RADYASYON 5 BASINÇ

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu

İSTANBUL RUMELİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU ODYOMETRİ PROGRAMI DERS İZLENCESİ

İŞİTME BOZUKLUĞUNA NEDEN OLAN RİSK FAKTÖRLERİ İLE YENİDOĞAN İŞİTME TARAMASININ SONUÇLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ

İnvaziv olmayan mekanik ventilasyon tedavisinde klinik ve polisomnografik izlem: Basınç ayarı kontrolü rutin olarak yapılmalı mı?

Timpanogram ve Akustik Immitance Akustik Refleksler

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN

Romatoid artritli hastalarda sensörinöral işitme kaybı Sensorineural hear-loss in patients with rheumatoid arthritis

İŞİTMENİN OBJEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

Tip 2 diabetes mellituslu hastalarda işitsel değerlendirme

PREİMPLANTASYON GENETİK TANIDA KULLANILAN YÖNTEMLER ve ÖNEMİ

C Seviyesinin Objektif Tanımı

TİNNİTUSLU BİREYLERDE OTOAKUSTİK EMİSYON İLE KONTRALATERAL SUPRESYON MEKANİZMASININ İNCELENMESİ

PRİMER İŞİTSEL NÖROPATİ: VAKA SUNUMU

ÖZET GİRİŞ NU-4 ve 6

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

OTOZOMAL DOMİNANT SENSÖRİNÖRAL İŞİTME KAYBI (+)

Baha Bone Anchored Hearing Aid

YAPILAN BU YENİ FİYAT DÜZENLEMESİ İLE İŞİTME ENGELLİLERİN MAĞDURİYETİ BİR NEBZE DE OLSA AZALACAKTIR.

ÇOCUKLARIN MÜZİKSEL SES ÖZELLİKLERİNE UYGUN ŞARKI SÖYLEYEBİLME BECERİLERİNE İŞİTME KAYBI DEĞİŞKENİNİN ETKİSİ 1

Doç. Dr. Ahmet ALACACIOĞLU

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ ve SPOR BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN ÖSS ve ÖZEL YETENEK SINAVI PUANLARINA GÖRE GENEL AKADEMİK BAŞARILARI

Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi yenidoğan işitme tarama bulguları

KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK EĞİTİM PROGRAMLARI. KBB-007 KBB Ab.D. Burun ve Paranazal Sinüs Hastalıkları Teorik Dersleri

Konuşmada Akıcılık Sorunu olan Çocuklarda Kontralateral Supresyon Yanıtların Transient Evoked Otoakustik Emisyon Testi ile Değerlendirilmesi

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES

DÖNEM III KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI

Ani işitme kayıplarında pirasetam ve/veya asiklovir eklenerek yapılan kombine tedavi: 81 olguluk deneyim

INVESTIGATION OF RELATIONS BETWEEN ÖSS SCORES AND QUALIFICATION SCORES(HEARING AREA, VOCAL AREA, INSTRUMENT AREA) IN THE SPECIAL QUALIFICATION TESTS

Cinsiyet, Stimulus Þiddeti ve Stimulus Tekrarlama Oranýnýn Normal Ýþitmeye Sahip Olgularda Ýþitsel Beyin Sapý Cevaplarý Üzerine Etkisi


Hasta Çalışan Güvenliğinde Enfeksiyon Risklerinin Azaltılmasına Yönelik Đstatistiksel Kalite Kontrol Çalışmaları

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

T.C. ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU ODYOMETRİ PROGRAMI 1. YARIYIL GÜZ DÖNEMİ DERS İÇERİKLERİ

Tiroidektomi Sonrası Hipokalsemi Gelişiminde İnsidental Paratiroidektominin, Hastaya Ait Özelliklerin ve Cerrahi Yöntemin Etkilerinin İncelenmesi

Nutrisyonel Vitamin B12 Eksikliği Vakalarında Oral B12 Tedavisi

Parkinson hastalığında Uyku yapısı Eşlik eden uyku bozuklukları Gündüz uykululuk Bektaş Korkmaz, Gülçin Benbir, Derya Karadeniz

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE


İ Ö İ


DUYSEL İŞİTME DÜNYASI

Transkript:

ANİ İŞİTME KAYBINDA OTOAKUSTİK EMİSYONUN YERİ OTOACOUSTIC EMISSIONS IN PATIENTS WITH SUDDEN IDIOPATIC HEARING LOSS Dr. Fazıl APAYDIN, Dr. Tamer ERDEM, Dr. Yılmaz EGE, Dr. Nasır ORDUBADİ ÖZET: Bu çalışma, ani işitme kaybının saptanması ve izleminde otoakustik emisyonların yararlılığını saptamak için yapıldı. Ani işitme kaybıyla gelen 28 olgunun, stabil nörosensoriyel işitme kayıplı 27 hastanın ve l psödohipoakuzi vakasının geçici uyarılmış ve distorsiyon ürünü emisyonları kaydedildi. Bu ölçümler için ILO88/92 sistemleri kullanıldı. Ani işitme kayıplı 28 hastaya 10 günlük tedavi rejimi uygulandı. Ani işitme kayıplı hastalarda 10. günde odyogramlar ve otoakustik emisyon ölçümleri tekrarlandı. Test sonuçlarının frekansiyel spektral analizleri karşılaştırılarak işitmenin düzelme periyodunda pür ton odyogramlarla korelasyonu araştırıldı. Pürton odyogramlarla otoakustik emisyon ölçümleri arasında yüksek oranda korelasyon saptandı. Bu nedenle otoakustik emisyon ölçümlerinin, ani işitme kaybının tanı, ayırıcı tanı ve izleminde önemli bir prosedür olduğu düşünülmüştür. Anahtar Sözcükler: Ani işitme Kaybı, Otoakustik Emisyon SUMMARY: This study was performed to determine whether evoked otoacoustic emissions are useful as a clinical test in detecting and following patients with idiopathic sensorineural hearing loss. Transient evoked otoacoustic emissions and distortion products were recorded in 28patients with sudden deafness, 27patients with stable NSHL and 1 pseudohypoacusis case. The measurements were performed with the ILO88/92. Otoacoustic emissions and the pure tone audiogramms were taken before and at the end of a 10 day lasting treatment regimen. Frequency spectral analysis obtained from all the tests were compared with each other to find out if there is a correlation among them during the recovery phase of hearing. it has been found that there was a high correlation between the pure tone audiometric results and the emission results. For these reasons, EOE testing should take part in the test battery of patients with idiopathic hearing loss. Key Words: Idiopathic sensorineural hearing loss, otoacoustic emissions GİRİŞ Kokleanın fonksiyonları hakkında son 20 yılda yapılan araştırmalar sonunda ortaya konan konulardan biri kokleanın sadece sesi alan bir organ olmadığı, aynı zamanda akustik enerji ürettiği gerçeğidir. Bu tür ses enerjisinden ilk bahseden 1948 yılında Gold ise de 4, bu durum ancak 30 yıl sonra Kemp tarafından kanıtlanmıştır 5. Günümüzde dış kulak yoluna konan bir prob tarafın- * Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Hastalıkları Anabilim Dalı. İZMİR dan elde olunan bu seslere otoakustik emisyonlar (OAE) denmektedir. Son 20 yılda ortaya konan bir diğer özellik de sadece pasif alıcı bir organ olarak düşünülen kokleanın ayrıca sesleri aktif bir şekilde işlediği, istenen sesleri aktif olarak amplifiye ettiğidir. Bu aktif amplifikasyonun dış tüylü hücrelerde yapıldığı ileri sürülmektedir. OAE'ların da dış tüylü hücrelerden kaynaklandığına dair önemli kanıtlar mevcuttur 3. Bu nedenle otoakustik emisyonlar ile kokleanın mekanik özellikleri, noninvaziv ve objektif olarak ortaya konabilmektedir. Otoakustik emisyonlar sinirsel aksiyon potansiyellerinden bağımsızdır ve kokleanın mekanik fonksiyonunun bir ürünüdür. 121

Otoakustik emisyonlar spontan ve uyarılmış emisyonlar olmak üzere başlıca iki gruba ayrılmaktadır. Spontan emisyonlar uyarılma olmadan normal kulakların yaklaşık %40-60'ında vardır 28, ancak pratikte kullanım alanı kısıtlıdır. Uyarılmış emisyonlar da geçici olarak uyarılmış emisyonlar (TEOAE), stilumus frekans emisyon (SFO- AE), distorsiyon ürünleri emisyonlar (DPOAE) olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Bugün için en yaygın kullanım alanı bulan tipleri TEOAE ve DPOAE'dir. Otoakustik emisyonlar başlıca yeni doğan taraması, ototoksisite, gürültüye bağlı işitme kaybı, test edilmesi zor olgular ve pseudohipoakuzide kullanım alanı bulmuştur. OAE'lar ile son 10 yılda 1200'den fazla makale yayınlanmasına karşın ani işitme kayıplı olgularda kullanımı hakkında fazla çalışma yapılmamıştır 7,9. Bu çalışmada ani işitme kayıplı (AIK) olguların izleminde uyarılmış emisyonların yeri araştırılmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM Bu çalışmada Nisan 1996 ve Temmuz 1997 tarihleri arasında kliniğimizde yatırılarak tedavi gören 28 AIK olgusunun 28 kulağı, 27 stabil nörosensoriyel işitme kayıplı (NSIK) olgunun 43 kulağı ile l adet psödohipoakuzi olgusunun verileri değerlendirilmiştir. Toplam 56 olgunun 72 kulağı ele alınmıştır. Ani işitme kayıplı olguların yaş ortalaması 41 (14-63) ve stabil nörosensoriyel işitme kayıplı hastaların yaş ortalaması ise 44 (18-69) idi. Psödohipoakuzi olgusu ise 14 yaşındaydı. Bu olguların tümüne otoskopi, l-, 5. ve 10. gün pür ton odyometr,k inceleme, 1. ve 10. günde geçici uyarılmış Otoakustik emisyon ölçümü ve distorsiyon ürünleri ölçümü uygulanmıştır. Gerek görülen vakalara ise timpanometri, ERA incelemesi ve ileri radyolojik incelemeler de yapılmıştır. Pür ton odyometri ile kemik yolunda 250-4000 Hz, hava yolunda 125-8000 Hz frekans aralıklarında eşikler saptanmıştır. Olguların otoakustik emisyon ölçümleri ILO88/92 otodinamik analiz cihazı ile yapılmıştır. TEOAE ölçümleri için ILO88 4.20 B versiyonu, DPOAE ölçümü için ise ILO921.35 versiyonu kullanılmıştır. Ölçüm tekniği daha önce başka bir çalışmamızda detaylı olarak verilmiştir 1. TEOAE'le- rin ölçümü sırasında yaklaşık 80 dbspl'lik default stimulus amplitüdlü klikler kullanılmaktadır. TE- O A Eler "ayına nonlineer stimulus yöntemi" ile elde edilmektedir 6. DPOAE ölçümlerinde kullanılan her iki stimulus tonunun şiddeti yaklaşık 70 dbspl civarındadır. Bu odyometrik ölçümler hastayla karşılaşılan ilk günde yapılmakta ve hastalar hospitalize edilerek, 10 günlük tedaviye alınmaktadır. Tedavide hemodilusyon, oral ve parenteral yoldan periferik vazodilatatör, kortikosteroid, antikoagulan ajanlarla, vitaminler verilmektedir. Tedavinin 5. gününde ani işitme kaybı tedavi protokolümüz gereği tonal odyometri yapılmakta, 10. gününde ise tonal odyometri, geçici uyarılmış otoakustik emisyon ve distorsiyon ürünü emisyonların ölçümleri tekrar edilmektedir. Ayrıca vakaların odyogramlan ile otoakustik emisyon sonuçlarını karşılaştırılmış ve frekansiyel korelasyon olup olmadığı araştırılmıştır. Bunun için AIK hastalarının yatış ve çıkışta alınan (28x2=56 kulak) ve NSIK olan hastaların (43 kulak) odyogram, TEOAE ve DPOAE ölçümleri kullanılmıştır (Toplam 99 kulak). Korelasyon için üç tetkikte de ortak olarak saptayabildiğimiz 3 frekans olan l, 2, 4 khz alındı. Her bir frekansta odyometri ve emisyonlar arası koralesyon araştırıldı. TEOAE için 30 db sınır olarak alınmış ve buna göre sonuçlar 3 sınıfa ayrılmıştır. 1. gruba 30 db üzerinde eşiği olup TEOAE elde edilemeyenler ve 30 db altında eşiği olup TEOAE elde edilenler alındı. Bu gruba giren vakaların odyogramları ile TE- OAE'leri arasında korelasyon olduğu kabul edildi. 2. Gruba: işitme eşiği 30 db altında olup TEOAE saptanamayan hastalar alındı. 3. Gruba ise 30 db üzerinde eşiği olup, TEOAE saptanabilenler dahil edilmiştir. DPOAE ile odyometri arasındaki korelasyonu araştırmak amacıyla benzer grup örnekleri kullanıldı. Burada sınır 35 ve 50 db olmak üzere iki ayrı çalışma yapıldı. 1. gruba 50 db (diğer çalışmada 35 db) üzerinde eşiği olup DPOAE elde edilemeyenler ve 50 db (veya 35 db) altında eşiği olup DPOAE elde edilenler alındı. Bu gruba giren vakaların odyogramları ile DPOAE'leri arasında korelasyon olduğu kabul edildi. 2. gruba: işitme eşiği 50 db (veya 35 db) altında olup DPOAE sap- 122

tanamayan hastalar alındı. 3 gruba ise 50 db (veya 35 db) üzerinde eşiği, olup, DPOAE saptanabilenler dahil edildi. BULGULAR Olguların yatışlarında ve çıkışlarında saptanan hava yolu eşikleri ile kontrol grubu olarak alınan stabil nörosensoriyel işitme kaybı olan vakaların hava yolu eşikleri de Tablo-1'de verilmiştir. Bu sonuçlara göre tedavi sonrası ani işitme kaybı olgularının kulaklarında 125 Hz'de 18 db, 250 db'de 19 db, 500 Hz'de 22 db, 1000 Hz'de 20 db, 2000 Hz'de 15 db, 4000 Hz'de 16 db ve 8000 Hz'de 16 db işitme kazancı saptandı. Stabil nörosensoriyel işitme kaybı olan vakaların, işitme kayıpları daha ağırlıklı olarak tiz frekansları ilgilendiriyordu. DPOAE ölçümlerinin ortalamalarında, ani işitme kaybı olgularının yatışlarında l khz'de emisyon saptanmadı. 1.5, 2, 3 khz'de ise gürültü spektrumunun hemen üzerinde (3 db'den daha az farkla) emisyon mevcuttu. 4, 5,6 khz'de ise gürültü spektrumunun 3 db'den daha üzerinde emisyonlar elde edilmişti. Çıkış DPOAE ölçüm ortalamalarında ise l khz dışında tüm frekanslarda gürültü spektrumunun 3 db üzerinde emisyonlar saptandı. Tablo-2'de "*" işareti olan frekanslarda; yatış ve çıkış DPOAE amplitüdlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklar saptanmıştır (Eşleştirilmiş t- testi p<0.05) Olguların yatışlarında ve çıkışlarında yapılan DPOAE ölçüm sonuçlarının ortalamaları Tablo 2, Şekil l ve Şekil 2'de kontrol grubu ile karşılaştırmalı olarak verilmiştir. TEOAE tetkiklerinde ise ani işitme kayıplı 28 vakanın 15'inde yatış sırasında hiç emisyon elde edilemezken, bu rakam çıkışta 8'e düşmüştür. Parsiyel pozitif ve pozitif yanıtlar ise 13'den 20'ye yükselmiştir. 43 stabil NSIK olgusunun 26'sında TEOAE yokken, 10 tanesinde parsiyel pozitif, 7'sinde pozitif yanıt edilmiştir. Olguların TEOAE sonuçları Tablo-3'de verilmiştir. 123

Korelasyon analiz sonuçlarına göre, TE- OAE incelemelerinde 1000, 2000 ve 4000 Hz frekanslarında olguların gruplara göre dağılımı paralellik göstermekteydi. Burada korelasyonun varolduğu 1. gruba vakaların %75'i ile %84'ü girmekteydi. Tablo 4'te frekanslara göre olguların TE- OAE değerlerinin gruplandırılışı gösterilmiştir. DPOAE'de korelasyon çalışması için öncelikle sınır 50 db olarak alındı. Ancak burada 1000 Hz'de korelasyonun izlenmemesi üzerine sınır 35 db olarak alındı. Ancak burada da korelasyon çok az artarken, tiz frekanslarda (4000 Hz) grup 3 olguların arttığı izlenmiştir. DPOAE'de 1000 Hz'de korelasyonun diğer frekanslara göre daha az olduğu ve bu frekansta yapılan ölçümlerin güvenilirliğinin yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Sınırın 35 db olarak alındığı çalışmada, eşiğin 35 db üzerinde olup, DPOAE saptanan vakaların (Grup-3) sayısının özellikle 4000 Hz'de arttığı belirlenmiştir. Bu nedenle DPOAE'nin, işitme eşiği 50 db'e kadar olan vakalarda ölçülebilir olduğu düşünülmüştür (Bkz. Tablo 5-6). Son olarak psödohipoakuzi tanısı alan ve ani işitme kaybı tablosuyla başvuran olgunun yapılan odyometrisinde sağ kulakta ileri derecede sensörinöral işitme kaybı saptanmıştı. Yapılan otoakustik emisyon ölçümleri olağan olarak bulundu. Bu durumda olguya retrokokleer patoloji ve psödohipoakuzi ayırıcı tanısı için ileri incelemeler yapıldı. Yapılan ERA testlerinde işitme eşikleri ve interpik latanslar olağan olarak saptandı. Radyolojik incelemelerde de patolojiye rastlanmadı. Olgu bu bulgularla psödohipoakuzi olarak değerlendirildi ve tedaviye son verildi. TARTIŞMA Ani işitme kaybı, tanısı ve tedavisi aciliyet gerektiren bir hastalıktır. Olguların yakın odyometrik takibi oldukça önemlidir. 10 günlük tedavi süresinde yatan hastaların giriş ve çıkış pür ton od yogramlarında tüm hastaların frekans eşik değerleri ortalamaları karşılaştırıldığında işitmenin iyileşmesi lehine anlamlı bir sonuç elde edilmiştir. Bu durum, koklea düzeyinde var olan sorunun ortadan kalktığı veya azaldığı anlamına gelmektedir. Dış tüylü hücrelerden kaynaklandığı düşünülen otoakustik emisyonların da bu iyileşmeden etkilenip etkilenmediği araştırılmıştır. TEOAE tetkiklerinde ani işitme kayıplı 28 vakanın 15'inde yatış sırasında hiç emisyon elde edilemezken, bu rakam çıkışta 8'e düşmüştür. Parsiyel pozitif ve pozitif yanıtlar ise 13'den 20'ye yükselmiştir. 43 stabil NSIK olgusunun 26'sında TEOAE yokken, 10 tanesinde parsiyel pozitif, 7'sinde pozitif yanıt elde edilmiştir. Truy ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada tedavi öncesi ve tedavinin 5. gününde yapılan TEOAE ölçümlerinde 1000 ve 1500 Hz'de anlamlı kazançlar saptanmıştır 6. Yine aynı çalışmada ilk gün emisyonun elmde edilip edilememesi ile odyometrik düzelme arasında korelasyon belirlenmemiştir. Bu çalışmada TEOAE ile odyometrik testlerin korelasyon analizlerinde 1000, 2000 ve 4000 Hz frekanslarında olguların gruplara göre dağılımı paralellik göstermekteydi. Burada korelasyonun varolduğu 1. gruba vakaların %75'i ile %84'ü girmekteydi. Truy ve arkadaşları 500, 1000, 2000 ve 4000 Hz'lik odyometrik eşiklerle 900,1200, 2100 ve 4100 Hz'lik TEOAE frekans band amplitüdleri arasında korelasyon saptamışlardır 9. Araştırmamızda; DPOAE ölçümlerinin ortalamalarında, ani işitme kaybı olgularının yatışlarında l KHz'de emisyon saptanmamış, 1.5, 2, 3 KHz'de ise gürültü spektrumunun hemen üzerinde (3 db'den daha az farkla) emisonlar (+) bulunmuştu. 4, 5, 6 KHz'de ise gürültü spektrumunun 3 db'den daha üzerinde emisyonlar elde edilmişti. Çıkış DPOAE ölçüm ortalamalarında ise l KHz dışında tüm frekanslarda gürültü spektrumunun 124

3 db üzerinde emisyonlar saptandı. 4 ve 6 khz hariç yatış ve çıkış DPOAE amplitüdlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklar saptanmıştır (eşleştirilmiş t-testi p<0.05). DPOAE ile odyometri arasındaki korelasyonu saptamak için öncelikle sınır 50 db olarak alındı. Ancak burada 1000 Hz'de korelasyonun izlenmemesi üzerine sınır TEOAE kaybolma sınırı olan 35 db olarak alındı. Ancak bu şekilde de anlamlı bir fark elde edilmedi. DPOAE'de 1000 Hz'de korelasyonun diğer frekanslara göre daha az olduğu ve bu frekansta yapılan ölçümlerin güvenilirliğinin yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Sınırın 35 db olarak alındığı çalışmada, eşiğin 35 db üzerinde olup, DPOAE saptanan vakaların (Grup-3) sayısının özellikle 4000 Hz'de arttığı belirlenmiştir. Bu nedenle DPOAE'nin, işitme eşiği 50 db'e kadar olan vakalarda ölçülebilir olduğu düşünülmüştür. İşitme eşiklerinde 50 db'e kadar kayıp olan vakalarımızda 2000 ve 4000 Hz'de büyük oranda pozitif yanıtlar elde edilmiştir. Nakamura ise çalışmasında 1000 Hz'de 45 db, 2000 Hz'de 40 db ve 4000 Hz'de 60 db'in üzerinde emisyon saptanabileceğini belirtmiştir 7. Bu da bizim çalışmarımızdaki 35 db sınırla yapılan korelasyon çalışmasında Grup 3 olguların artışı ile benzer bir anlam ifade etmektedir. Sonuç olarak; odyometrik eşiklerle otoakustik emisyonların varlığı arasında korelasyon izlenmiş, DPOAE'ların TEOAE'lere göre daha yüksek eşik değerlerde de ortaya çıkabildiği gösterilmiştir. Ancak sadece, DPOAE testlerinden ede edilen l khz yanıtlarının güvenilir olmadığı görülmüştür. Ani işitme kaybı düşünülen hastaları psödohipoakuziden ayırmada çok önemli objektif bir inceleme yöntemi olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu sonuçlara dayanarak otoakustik emisyonların, AIK düşünülen hastaların tanı, ayırıcı tanı ve izleminde değerli olduğu düşünülmüştür. KAYNAKLAR 1. APAYDIN F, EGE Y, GÜNHAN Ö, BİL- GEN V: Otoakustik emisyonlarda ilk uygulamalarımız. 1995 23. Ulusal KBB Kongresinde tebliğ edilmiştir. 2. BRIGHT KE, GLATKE TJ: Spontaneus otoacoustic emissions in normal ears. In Collins MG, Glatke TJ, Harker LA, editors: Sensorineural hearing loss, Iowa City, University of Iowa Press, 1986. 3. BROWNELL WE: Outer hair cell electromotility ans otoacoustic emissions. Ear Hear 1990;ll:82-92. 4. GOLD T: Hearing II. The Physical basis of the action of the cochlea. Proc R Soc Lond biol 135:492-498, 1948. 5. KEMP DT: Stimulated acoustic emissions from within the human auditory system. J Acoust Soc Am 64:1386-1931, 1978. 6. KEMP DT, Ryan S, Bray P: A guide to the effective use of otoacoustic emissions. Ear and Hearing 11:93-105, 1990. 7. NAKAMURA M, YAMASOBA T, KA- GA K: Changes in otoacoustic emissons in patients with idiopatic sudden deafness. Audiology 36:121-135, 1997. 8. SCLOTCH E: Akustische Aussendungen des menschlichen Ohres (Otoakustische Emissionen). Technische Universität, München, Dissertation, 1982. 9. TRUY E, VEUILLET E, COLLET L, MORGON A: Characteristics of transient otoacoustic emissions in patients with sudden idiopatic hearing loss. British Journal of Audiology, 27:379,385,1993. Yazışma Adresi: Dr. Fazıl APAYDIN Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı Bornova-İZMİR 125