DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN Heyelan ya da toprak kayması, zemini kaya veya yapay dolgu malzemesinden oluşan bir yamacın yerçekimi, eğim, su ve benzeri diğer kuvvetlerin etkisiyle aşağı ve dışa doğru hareketidir. Kayalardan, döküntü örtüsünden veya topraktan oluşmuş kütlelerin, çekimin etkisi altında yerlerinden koparak yer değiştirmesine heyelan denir.. Doğu Karadeniz Bölgesinde görülen dar anlamda toprak kaymalarının geniş anlamda heyelanların tek nedene bağlanması imkânsızdır Bölgede toprak kaymalarının bölgenin toprak ve iklim özellikleri ile ilgisi olduğu gibi insanlarla da ilgisi bulunmaktadır. Doğu Karadeniz bölgesini "heyelan bölgesi" haline getiren temel faktörler; sahilden itibaren dağların birden yükselmesi ile eğim değerleri artan morfoloji, bu eğim üzerinde güçlü akış halinde olan akarsuların derine doğru aşındırmaları, kuzey yamaçlardaki yüksek yağış değerleri ve yağış tipleri ile en önemlisi de bölgenin jeolojik özellikleridir. Doğu Karadeniz şeridinin jeolojik ve topoğrafik yapısı nedeniyle yüksek derecede heyelan tehlikesi ve riskleriyle karşı karşıyadır. Eğimlerin fazla olduğu sahalarda heyelan riski artmaktadır. Bazı sahalarda fay yamaçları dik eğimlerin oluşmasına neden olarak heyelanları kolaylaştırırlar. Bölgenin genellikle eğimli olması veya toprak alt katmanlarında geçirimsiz bir tabakanın olması, herhangi bir neden ile ağırlaşan toprağın eğim doğrultusunda kolay hareket etmesini sağlamaktadır. Toprağı ağırlaştıran nedenlerden en önemlileri su, toprak üzerinde bulunan yanlış bitki örtüsü ve yanlış yapılaşmadır. Türkiye genelinde en fazla yağış alan bölge Doğu Karadeniz olması nedeniyle yüzey akışa geçen su ile toprak taşınımı artarken, suyun toprak tarafından emilmesi ile ağırlaşan toprak taşınımı da artmaktadır. Toprak üzerinde var olan bitkilerin kökleri ve gövdesi itibari ile suyun toprağın içine daha rahat girmesini ve suyun daha iyi tutulmasını kolaylaştırdığı için toprağı ağırlaştırmakta ve toprak kaymaları oluşmaktadır. Bölgede bitkilendirme çalışmalarında toprağın tutulmasını artıracak güçlü
köklü bitkiler seçilmeli, mümkün olduğunca doğal doku bozulmamalıdır. Doğru bitkilerin toprak taşınmasını önlediği unutulmamalıdır. Bölgede tesis edilen çaylıklarda üreticilerin aynı alanlara evlerini yapmaları, yollar açmaları toprak kaymalarına davetiye çıkarmaktadır. Geniş alanlara yayılan çay bahçelerinde yapılan binalar ve ulaşım yolları toprak yükünün daha da artmasına neden olmaktadır. Çayın gübrelenen bir bitki olması nedeni ile çayın gübrelenerek iyi gelişmesi, bulunduğu alanlarda suyun toprak içine girişini kolaylaştırarak daha fazla tutulmasını sağlamakta ve toprak ağırlığının dolaylı olarak artmasına neden olmaktadır. Ancak ağırlık artımı ve toprak kaymalarında kullanılan gübrelerin direkt bir etkisi bulunmamaktadır. Asıl problem bölgenin arazı yapısı, doğal bitki örtüsünün bozulması ve arazilerin yanlış kullanılmasıdır. Düz olan arazilerde ve doğal bitki örtüsü altında olan bölgelerde toprak kaymaları söz konusu olmadığına göre, toprak kaymalarına neden olan problem çay bahçelerinde kullanılan gübreler değil doğal alanların çay tarımına açılarak gübrelenmesidir. Ayrıca bu alanlardan suyun drenajını sağlama, tarıma açılan alanlarda teraslama gibi ağırlık eksiltme çalışmalarının yapılmaması da ayrı bir problem olarak çözüm beklemektedir. Bu doğal koşulları bir risk haline getirerek heyelanların tetiklenmesinde insan parametresi önemli role sahiptir. İnsanlar; kanallar ve yollar açarak ya da yol ve maden kazılarından çıkan toprakları denge açısına erişmiş bulunan yamaçlar üzerine atarak heyelan oluşumuna neden olan koşulları hazırlarlar. Gevşek unsurların denge açısını her hangi bir nedenle aştığı durumlarda heyelan oluşur. Eğimin ya da eğim sonunun kazılması, eğimin yüklenmesi, yer altı su kaynaklarının tüketilmesi, bölgedeki ormanların yok edilmesi, sulama çalışmaları, madencilik çalışmaları, yaratılan yapay titreşimler gibi mühendislik çalışmaları yanı sıra farklı olarak yerleşim birimlerinden kaynaklanan su sızıntıları gibi faktörler heyelanı tetikleyen insan kaynaklı etkenlerdir
Heyelanların başlıca nedenleri Yamaç eteklerinin alttan oyulması Yamaca ek bir yük binmesi Sızıntı suları ile toprak strüktürünün değişmesi Yüzey altı suları tarafından bir kayma zemini oluşturulması Altta bir yöne doğru eğimli geçirimsiz tabakanın bulunması halinde, toprağa infiltre olan yağış suları bir tabaka boyunca akarak, üstteki kütle ile alttaki kütlenin bağlantısını zayıflatırlar. Sızıntı sularının yüzeye çıktığı alanda meydana getirdiği erozyonda, geçirimsiz tabakanın üstteki büyük dağ kütlesinin desteksiz kalmasına ve geçirimsiz tabaka üzerinde hızla kayarak uçmasına yol açar Heyelanı tetikleyen nedenler 1- Yağış şiddeti ve tekrarı: Şiddetli ve ardı sıra yağan yağmurlar 2- Toprağın geçirimliliğini etkileyen etmenler a) Toprağın fiziksel özellikleri ve toprak yüzeyi: Killi toprakların yüzeyi yağmur damlalarının darbe etkisi ile sıkışıp sıvanır ve su geçirmez hale gelir. Kimyasal gübrelerin uzun yıllar boyunca aşırı dozda ve tekniğine aykırı uygulanması sonucu toprak yüzeyinde su geçirmeyen sert bir tabakanın oluşur. b) Toprak nemi İnfiltrasyonu etkiler. Kil fraksiyonu ve diğer kolloidlerce zengin topraklar ıslakken şişecekleri için İnfiltrasyon kapasiteleri kuru hallerine göre çok daha az olacaktır. c) Vegetasyon ve ölü örtü: Toprak üzerinde doğal bitkilerin biriktirdiği organik artıklar yani ölü örtü şiddetli yağışları kolaylıkla geçirebilecek infiltrasyon kapasitesine sahip olup toprağı erozyona karşı korur. Ölü örtü ve humus kendi ağırlığının 9 katı kadar su tutabilmektedir
3- Topografya: Yamacın eğimi ve uzunluğu toprak erozyonunda önemli topoğrafik etkendir. Doğu Karadeniz Bölgesinde yağışın fazla, arazinin çok eğimli olması erozyonun başlıca nedenidir. Orman alanlarını azaltma değil aksine çoğaltmak gerekmektedir. 4- Ġnsan Etmeni: İnsan tarımsal, sosyal ve ekonomik gereksinimleri için koruyucu vejetasyon örtüsünü kaldırarak diğer kullanma şekillerine dönüştürmektedir. Eğimli Orman arazisinin çay bahçesine dönüşümünde genellikle arazinin doğal dengesi bozularak erozyon artmaktadır. Islah Önlemleri 1. Yağmur damlasının toprak yüzeyi üzerindeki tahripkâr etkisini ortadan kaldırmak 2. Yüzeysel suların tehlikesizce akışını ve toprağa nüfuzunu sağlamak olarak iki ana başlıkta toplanabilir. %50 eğim üzerindeki orman alanlarının doğal haliyle korunması ve asla çay tarımına açılmaması, %50 nin altında eğime sahip arazilerde ise tekniğe uygun şekilde teraslama yapılması, Sap odun talaşı gibi cansız örtü (malçlama) ile toprak yüzeyinin örtülmesi Heyelanların Neden Olduğu Ekonomik Ve Toplumsal Kayıplar Heyelanlar yıkım ölçüsünde can ve mal kayıplarına yol açabilmektedir. Can kayıpların ekonomik olarak ölçülebilmesi olanağı yoktur. Alt ve üst yapı yatırımlarında akçalı zarara yol açan heyelanlarda bile doğrudan ve dolaylı ekonomik kayıpların değerlendirilmesi çok güçtür. Heyelanların neden olduğu tarımsal hasarlarda tarla, bağ ve bahçeler ile üzerinde ekili bulunan ağaç ve bitkiler heyelanla sökülerek yamaç aşağı taşınabilmektedir. Bitki toprak ilişkisi bozularak ürünler yerinden sökülüp tahrip olmaktadır.
Ayrıca yamaçta bulunan bir bahçenin yerinden kayarak aşağıda başka birine ait araziye yerleşerek burada zarara neden olmaktadır. Heyelanların Önlenmesi Ġçin Yapılması Gereken Çalışmalar Yamaç altı kenarına taş duvar beton duvar gibi yük koymak Yamaç şevlerinin korunması Teraslama ile yamaçların düzenlenmesi İyi projelendirilmiş drenaj sisteminin oluşturulması Yamacın kütle kaymasına neden olacak kısmının kazılması, Heyelana hassas yamaçtaki zeminin sertleştirilmesi Heyelanların sık görüldüğü veya görülme şansının yüksek olduğu yerlerde kütle hareketleri konusundaki çalışma ve araştırmaların aralıksız sürdürülmesi Dr. Turgay TURNA Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı