Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Sertaç DANACI



Benzer belgeler
Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de


TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)


Cumhuriyet Halk Partisi


haber TMMOB ESKÝÞEHÝR KENT SEMPOZYUMU GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði Eskiþehir Ýl

Tek Rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine


Editörler: Prof. Dr. Müberra Babaoðul Araþ. Gör. Uzm. E. Betül Sürgit

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

Türk Kütüphaneciliði 21,1(2007), 75-87

ÝNTES ÝN AYLIK GELENEKSEL TOPLANTISI 01 HAZÝRAN 2001 TARÝHÝNDE ÝSTANBUL DA YAPILDI

Cumhuriyet Halk Partisi

sayý 94 yýl : 17 MART - NÝSAN 2009

TAKIM KURMA. 4) Üyeler arasýnda yüksek derecede güven duygusu geliþmiþtir. 2. TAKIM ÝLE ÇALIÞMA GRUBU ARASINDAKÝ FARKLILIKLAR :

frekans araştırma

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

EKONOMÝDE GELÝÞMELER

Haberler / News. Dizin / Index. Hayýrsever iþ adamýndan

20 EKÝM DE ALANLARDAYIZ

SOSYAL BÝLÝMLER 1 TESTÝ (Sos 1)

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

ÖDP : Maraþ'ý unutmayacak unutulmasýna izin vermeyeceðiz

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

Onlar konuşur, AK Parti yapar


TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Günlük Kent Gazetesi

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama Haftanýn Testi...25

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

mmo bülteni ekim 2005/sayý 89

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

Cumhuriyet Halk Partisi

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

KAMU PERSONEL REJÝMÝ REFORM YASASI I I

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00

A NADOLU I SUZU Y ILLIK R APOR. isuzu ANADOLU GRUBU

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : Tarih:

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ

Dr. Ercan YAVUZ Türk Tabipleri Birliði SSK Kolu Çalýþaný Ýþyeri Hekimi

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü. 10 Ağustos için gerçekleştirilmiştir.

BİR GRUP EĞİTİM-SEN ÜYESİ GÖREVİNDEN AYRILAN MUSTAFA ÖZCAN ALEYHİNE EYLEM YAPTI

35 YKR. ABD li turistler Ýlicek Köyünde. Muhtar Özdoðan (Saðda) Turistlerle

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Kapadokya Þiir Yarýþmasý

SGK Deneme sýnavý 2 Gönderen : total - 17/02/ :01

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

1-Zihinsel kazanýmlar 2-Duyuþsal kazanýmlar 3-Bedensel kazanýmlar


Bettina Knab Tel: / Þu anda çocuðunuzla tedavi için hastanede bulunuyorsunuz. Bu elbette sizin ve aileniz için kolay bir durum deðil.

Onuruna sahip çýk! Sýnýfa Karþý Sýnýf Kurultayý'na güç ver!

13 Kasým 2009 tarihli Resmi Gazete'de yayýmlanan Bakanlar Kurulu kararýyla, çeþitli üniversitelerde

TOBB İLKOKULU E-BÜLTEN. Mart TOBB ilkokulu SAYI 3. Telefon: 0 (464) Faks: 0 (464) E-posta: @meb.k12.


TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

Plaka Tahdidi Gündemi Yoğun Geçiyor

Ortak Ýsmi Hisse Tutarý Ortaklýk Payý (%) Ýzulaþ A.Þ YTL 18,13. Ýzbeton A.Þ YTL 15,03. Ýzenerji A.Þ

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

ÝÞYERÝ SAÐLIK BÝRÝMLERÝ VE ÝÞYERÝ HEKÝMLERÝ ÝLE ÝLGÝLÝ YENÝ YÖNETMELÝÐÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ

ÝÞ SAÐLIÐI GÜVENLÝÐÝ EÐÝTÝMÝ GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ

İlerici Kadınlar Kimdir?

DOWN SENDROMLULARDAN ANLAMLI MESAJ

KREDÝLÝ MENKUL KIYMET ÝÞLEMLERÝ ÇERÇEVE SÖZLEÞMESÝ

ÝNÞAAT ÝÞKOLUNDA ENDÜSTRÝ ÝLÝÞKÝLERÝ **

Yaz l Bas n n Gelece i

Cumhuriyet Halk Partisi

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

ERASMUS PROGRAMI. Erasmus (Yükseköðretim) Programý. Erasmus AVRUPA BÝRLÝÐÝ EÐÝTÝM VE GENÇLÝK PROGRAMLARI MERKEZÝ BAÞKANLIÐI

MÝMARLIK EÐÝTÝMÝNÝN DÖNÜÞÜMÜ

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ

interview INTERVIEW Ernst WELTEKE Haziran 99


Çorumlu vergi rekortmenleri, ödüllerini dün düzenlenen törenle aldý. * HABERÝ 10 DA. Erbakan dan Arif Ersoy açýklamasý

ÇORUM'DA YOLLAR BUZ PÝSTÝNE DÖNDÜ

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül :55

129 KADINI TEMSİLEN 129 KADIN MHP YE ÜYE OLDU

TÜRKÝYE SAÐLIK SEKTÖRÜNDE ÝNSAN GÜCÜ: Eþitsiz Daðýlým, Ucuz Emek Gücü

" ENERJÝ VERÝMLÝLÝÐÝ " KONULU RESÝM ve AFÝÞ

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi. Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

Transkript:

Demokrasi Mücadelesinden Emekli Olunmaz þiarýyla yola çýkan yüreði genç ve yaþý olgun ilerici demokrat insanlarýn 1995 yýlýnda kuruluþunu gerçekleþtirdiði DÝSK e baðlý Tüm Emekliler Sendikasý (Emekli-Sen), bugün Ankara da Ýnsanca yaþam, Barýþ, Demokrasi ve Ýnsan Haklarý için yürüyüþ ve oturma eylemi gerçekleþtirdi. MÜCADELE GÜCÜMÜZÜ EMEÐÝMÝZDEN, DÝRENME GÜCÜMÜZÜ TORUNLARIMIZDAN ALIYORUZ diyen emekliler; >Sahte intibak yasasý aldatmacasýna karþý çýktýklarý için, >Ýnsanca yaþam, insana yaraþýr bir ücret için, >Örgütlenme önündeki engellerin kaldýrýlmasý için, >Saðlýkta soyguna dur demek için, >Eðitimin parasýz, eþit ve ulaþýlabilir olmasý için, >Eðitimi gericileþtiren 4+4+4 yasasýna hayýr dediði için, >Emperyalistlerin Suriye ve bölge üzerindeki sömürü, paylaþým planlarýna karþý çýktýðý için, Nevþehir Üniversitesi Kapadokya Araþtýrma ve Uygulama Merkezi (NEVKAM) nin organizasyonuyla Nevþehir Üniversitesi akademik ve idari personeli ile öðrencileri festivalde buluþtu. Baþdere Belediye Baþkaný Mustafa Karaman ýn rehberliðinde ilk olarak vadi yürüyüþü gerçekleþtirildi. Ardýndan misafirlere etli pilav ve ayran ikramý yapýldý. Yemekle birlikte canlý müzik ve konser de festivale ayrý bir renk kattý. Turkcell in de reklam çekimlerini gerçekleþtirdiði festivalde katýlanlara Selocan þapkasý daðýtýldý. Ayrýca Turkcell yetkilileri festivalde çeþitli alanlarda yarýþmalar düzenleyerek, yarýþmalarda baþarý gösterenlere ödüller verdi. Hacýbektaþ Emniyet Müdürlüðü ve Ýlçe Jandarma Komutanlýðýnda 28.05.2012 Pazartesi akþamý hareketli saatlerin yaþanmasýna neden, olan giydiði kar maskesi ve yanýnda taþýdýðý silahla çevrede korkulu anlar yaþatan kiþi, polis ve jandarmanýn ortaklaþa yaptýðý operasyon ile yakalandý. Avanos ilçesine baðlý Topaklý beldesi yakýnlarýnda 38 KH 494 plakalý bir otomobilde baþýnda kar maskesi ve elinde de tabanca olan bir kiþinin Kayseri-Kýrþehir karayolu üzerinde seyir halinde olduðu ihbarý üzerine Nevþehir Emniyet Müdürlüðü ve Jandarma Komutanlýðý ekipleri çalýþmalara baþladý. 3 DE Alevi Bektaþi Federasyonu 6. Genel Kurul u dün Ankara da Hacý Bektaþ Anadolu Kültür Vakfý salonunda yapýldý. Selahattin Özel in baþkanlýðýnda tek liste halinde gerçekleþen... Ayþen Güven Þirin Baba ya ses veren, Godot yu Beklerken de Estagon ve 7 Numara nýn Vahit Emmisi, Engin Alkan lasýnýz. Bu sýralar Þehir ve Devlet Tiyatrolarýný iyileþtirmek, daha demokratik yapmak isteyen Hükümete karþý sanatçýlarýn yaptýðý eylemlerde, kendini yýrtarcasýna derdini anlatmak isterken görüyoruz onu. Oyuncular için tiyatrolarýn kapatýlmak istenmesiyle baþlayan sürecin yeni deneyimler getirdiðini söyleyen Alkan, Emeklemeye çalýþan çocuklar gibiyiz diyor. Tiyatronun reforma ihtiyacý olduðunu bildiklerini söyleyen Alkan yetkililere, iyi niyetlilerse, sürece bizi de dahil etsinler ve ortak akýlla tiyatrolarý iyileþtirmek, ilerletmek üzere adýmlar atalým diye sesleniyor.

Zam, zulüm, iþkence; iþte faþizm sloganý 70 li yýllarda slogan olarak atýlýrdý miting ve yürüyüþlerde. Deðiþen bir þey yok þimdi yine ayný slogan atýlýyor. Bir yýlda doðalgaza % 34 zam, mazota-benzine % 24 zam, elektriðe % 19 zam sessiz sedasýz yapýldý. Milletvekili maaþý % 45, bürokrat memurlarýn maaþý % 30 zamlandý. Yine sessiz sedasýz. Enflasyona ezdirilmediði söylenen kamu çalýþaný memurlara önce yüzde 3, sonra yüzde 3,5 maaþ zammý önerildi. Memuru isyan ettirdiler adeta. Konfederasyonlarýn bir günlük iþ býrakma kararý 23 Mayýs tarihinde gerçekleþti. Bazý illerde ortak olarak iþyerleri boþaltýlarak ortak yürüyüþ ve mitingler yapýlmýþ. Çok sevindirici bir durum. Keþke hak arayan tüm eylemler artýk ortaklaþtýrýlabilse. Dünyanýn hiçbir yerinde olmadýðý þekli ile memur ve iþçi sendikalarý ayrý ayrý örgütleniyor. Birde kendi aralarýnda siyasi ayrýlýklardan dolayý ayrý örgütlenince güç iyice azalýyor. Ýlimiz Kýrþehir'de dört ayrý konfederasyonun ayný alanda dört ayrý basýn açýklamasýný izledim. Ortak kaný þu idi: Neden hepsi bir araya gelip ortak bir basýn açýklamasý ve miting düzenlemediler? Evet, gerçekten de neden bir araya gelinemiyor? Sendikalarýn en önemli görevlerinden birisi de hak arama eylemleri, iþ býrakmalar ve nihayetinde süreli ya da süresiz grevdir. Bunun inancý, partisi yoktur arkadaþ. Ya iþçi, memur ortak sendikalarda örgütlenerek, ülke çapýnda büyük iþler yaparsýn ya da þimdiye kadar yapýldýðý gibi cýlýz eylemlerle sendikal yarýþ yaparsýn. Bu sendikalar arasý sidik yarýþýndan da hep iþverenler, hep hükümetler kazançlý çýkar. Kaybeden hep çalýþanlar olur. Biz eþek olduktan sonra üzerimizden yükü hiç indirmezler unutulmasýn. Zaten halkýn ve emekçilerin yan yana gelip büyük güçler oluþturmalarý sürekli engelleniyor. Emekçilerin bir araya gelmesinden öyle korkuyorlar ki, aralarýnda sürekli yapay ayrýlýklar örülüyor siyaseten. KESK in alanlarda okunan bildirisinde Nazým Hikmet'in korku temalý kýsa bir þiirine de yer verilmiþ. Sizlerle paylaþmak istedim. Þafaktan korkuyorlar dostlar/görmekten, duymaktan, dokunmaktan korkuyorlar/yaðmurda çýrýlçýplak yýkanýr gibi aðlamaktan/sýmsýký bir ayvayý diþler gibi gülmekten korkuyorlar/sevmekten korkuyorlar/tohumdan ve topraktan korkuyorlar/ne ýskonto, ne komisyon, ne veda isteyen bir dost eli/sýcak bir kuþ gibi, gelip konmamýþ ki avuçlarýnýn içine/umuttan korkuyorlar dostlar umuttan/ Korkuyorlar, türkülerimizden korkuyorlar. Brave Heart /Cesur Yürek...'ten bir bölümü tüm çalýþanlara önerelim... Evet, savaþýrsanýz ölebilirsiniz. Kaçarsanýz biraz daha yaþayabilirsiniz. Ama bundan yýllar sonra yataðýnýzda ölümü beklerken, o yaþadýðýnýz günleri bu günle deðiþtirmeyi hayal edeceksiniz. Bu fýrsatý düþleyeceksiniz ve bu günlere dönüp þunu söylemek isteyeceksiniz. Hayatlarýmýzý alabilirler! Ama özgürlüðümüzü asla elimizden alamazlar! Hükümet zammýný al baþýna çal demek en anlamlý cümle. Ýþte o kadar... Cumartesi Anneleri/Ýnsanlarý, bu hafta Galatasaray meydanýnýn ardýndan, Aðar'ýn kaldýðý Yenipazar Cezaevi'nin önündeydi, hem kayýplarýný hem de "Aðar'a özel cezaevi muamelesini" sordular. Cumartesi Anneleri/Ýnsanlarý, eylemlerinin 17. yýldönümünde, eski bakan ve emniyet müdürü Mehmet Aðar'ýn kaldýðý Aydýn'daki Yenipazar Cezaevi'nin önündeydi. "Aðar, kayýplarýmýz nerede?" pankartý taþýyan Cumartesi Anneleri'ne siyasi parti temsilcileri ve insan haklarý savunucularý da eþlik etti. Ýnsan Haklarý Derneði (ÝHD) Ýstanbul Þubesi'nin organize ettiði eylemde, "cezaevlerindeki onlarca hasta tutuklunun tedavisi yapýlmazken, ölümün eþiðindeki tutuklular tahliye edilmezken, Aðar'a özel muamele yapýldýðý" ifade edildi. Kayýp yakýnlarý, "AKP bu çifte standart niye?", "Bu pazarlýðý neden yaptýðýný açýkla!" diye sordu. Dün Yenipazar Cezaevi'ne ilerlemek isteyen Cumartesi Anneleri, polis barikatýyla karþýlaþtý, cezaevinin önüne yaklaþmalarýna izin verilmedi. Gözaltýnda kaybedilen Murat Yýldýz'ýn annesi Hanife Yýldýz "oðlunun kemiklerini istediðini ve bulana kadar da Aðar'ýn kabusu olacaðýný" söyledi. Polisin öldürdüðü Metin Göktepe'nin annesi Fadime Göktepe de kaybettiði oðlunun acýsýnýn hala içinde olduðunu, gerçek sorumlularýn ise cezasýz kaldýðýný ifade etti. ÝHD'den Necla Þengül "Adalet Bakanlýðý'na iletilen cezaevi þikayetlerini bildirdikleri halde hiçbir ilerleme kaydedilmediðini buna raðmen, 'devlet adýna bin operasyon yapan' Aðar'ýn en iyi koþullarda tutulduðunu" söyledi. Þengül, çifte standardýn nedenlerini sordu. Þengül, eylemlerine devam edeceklerini ifade etti. Barýþ ve Demokrasi Partisi (BDP) Iðdýr Milletvekili Pervin Buldan da yaptýðý konuþmada, 1994'te öldürülen eþi Savaþ Buldan da dahil gözaltýnda kayýplar ve faili meçhullerden Aðar'ý sorumlu tuttuklarýný söyledi. Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Sertaç DANACI Eðitim Sen Merkez Yürütme Kurulu nun YÖK ün Çalýþtaylarý Toplumsal Önceliklerden Uzak! Bu Oyununun Parçasý Olmayacaðýz! baþlýklý açýklama metni. 26 Mayýs 2012 tarihinde YÖK, Yükseköðretim Strateji Belgesi Çalýþtayý gerçekleþtirdi. Çalýþtay da konuþma yapan YÖK Baþkaný Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, ''Bize düþen YÖK'ü bütün paydaþlarýnýn taleplerini dikkate alan iþlek bir mekanizmaya dönüþtürmek, "Sen bizi iyi tanýrsýn, biz de seni tanýrýz. Sen unutmazsýn Savaþlarý, Ahmetleri, Rýdvanlarý, Alileri, Düzgünleri. Biz de unutturmayacaðýz seni. Ama sen cezaný çekene kadar senin kabusun olacaðýz ve olmaya devam edeceðiz." Halil Alpsoy'un eþi Fikriye Alpsoy, eþinin Kürt olduðu için öldürüldüðünü söyledi. Nurettin Yedigöl'ün kardeþi Muzaffer Yedigöl, "Aðar'ýn burada tatil yaptýðýný, bu þekilde ödüllendirildiðini" söyledi. Yusuf Eriþti'nin kýz kardeþi, kardeþi öldürüldüðü zaman Aðar'ýn Ýstanbul Emniyet Müdürü olduðunu hatýrlattý. Gazi katliamýnda yaþamýný yitiren Zeynep Poyraz'ýn babasý Cemal Poyraz, "sorumlularýn elini kolunu sallayarak sokakta dolaþtýðýný" söyledi. Aðar'ýn da bu katliamýn sorumlularýndan olduðunu belirtti. Hüseyin Taþkaya'nýn eþi Sultan Taþkaya, eþinin gündüz vakti evden götürüldüðünü ve bir daha haber alýnamadýklarýný söyledi. Taþkaya, Aðar'a iki yýl ceza verilerek otel gibi yerde tutulurken, Hüseyin Taþkaya'nýn kardeþinin hasta olmasýna raðmen F tipi cezaevinde tutulduðunu belirtti. Hasan Ocak'ýn aðabeyi Ali Ocak, kardeþi iþkence edilerek öldürüldüðünde Aðar'ýn Emniyet Genel Müdürü olduðunu yükseköðretim sistemini ne üniversite idarecilerinin, ne öðretim elemanlarýnýn, ne öðrencilerin, ne sivil toplum kuruluþlarýnýn, ne aydýnlarýn, ne de sanayinin talep ve ihtiyaçlarýna duyarsýz kalmadan yapýlandýrmaktýr'' dedi. Sadece bu ifadelere bakýldýðýnda, YÖK ün yükseköðretimin yeniden yapýlandýrýlmasý sürecini olabildiðince demokrat yönettiði düþünülebilir; ancak gerçek bunun tam tersidir. YÖK 21 Mayýs ta, yani çalýþtaydan 5 gün önce sendikamýza bir yazý göndermiþtir. Gönderdiði yazýda çalýþtaya katýlýmýmýzý ve en geç 23 Mayýs günü öðlen saatlerine kadar da katýlýmcý hakkýndaki bilgilerin ulaþtýrýlmasýný talep etmiþtir. Çalýþtay a bu kadar az zaman kala, bu davetin yapýlmýþ olmasý manidardýr. Çünkü daha önceki çalýþtaylarda da kendilerinin söyleyip kendilerinin dinlediði bir çalýþma yürütmüþler, farklý ve muhalif sesleri pasifleþtirebilecek mekanizmalar devreye koymuþlardýr. Öyle ki YÖK tarafýndan 6 Nisan 2011 tarihinde yükseköðretimin yeniden yapýlandýrýlmasý baþlýðýnda düzenlenen çalýþtaya sendikamýz katýlmýþtýr. Ancak yönetiþim mantýðýyla oluþturulan ve ortak akýl süslemesiyle gerçekleþtirilen çalýþtayýn gerek biçimsel ve gerek içerik olarak bilimsel ölçütlerden ve toplumsal önceliklerden uzak olduðunu söyledi. Süleyman Cihan'ýn kardeþi 12 Eylül davasý müdahillerinden Ahmet Cihan, kardeþinin intihar etmediðini, iþkence edilerek öldürüldüðünü söyledi. Aðar hakkýnda, Ankara'daki mahkemeye suç duyurusunda bulunacaklarýný açýkladý. ÝHD Ýstanbul ve Aydýn þubeleri adýna açýklamayý okuyan Sebla Arcan da "17 yýldýr Galatasaray Meydaný'ndan evlatlarýmýzý, eþlerimizi, kardeþlerimizi, anne-babalarýmýzý gözaltýna aldýktan sonra bilinmezliðe götürenlerin isimlerini tek tek açýkladýk. Bu isimlerin baþýnda Aðar geliyor" dedi. Eken tehdit etti! Eylem sonrasý þehir merkezine giden Cumartesi Anneleri'nin yolunu kesen bir grup "Aðar gururumuz" diye slogan attý. Yenipazarlý grup, cezaevinin önünde Ýstiklal Marþý'ný söyledikten sonra daðýldý. Ýçlerinden bazýlarý Cumartesi Anneleri'nin otobüsünü motosikletle bir süre takip etti. Polis gruba müdahale etmedi. NTV'nin haberine göre, eski özel harekatçý Korkut Eken de sabah Yenipazar'a geldiðini ve eylemi uzaktan izlediðini söyledi. Eken, Buldan'ýn, Aðar'a yönelik "Cezaný çekene kadar kabusun olacaðýz" sözlerine karþýlýk da, "Diðer milletvekili ve etrafýndakiler de bizi çok iyi tanýrlar, asýl kabus biz oluruz" dedi. (AS) BÝA Haber Merkezi 28 Mayýs 2012 ifade etmiþtik. Çok sayýda konu baþlýðý olmasýna raðmen sendikamýzýn, temel itirazlarýný ve önerilerini iletebilmesini fiilen engelleyen ve sorunlarýn çeperindeki bir tek baþlýkta görüþlerini açýklamaya zorlayan sistem, ortak akýl þeklindesüslenen söz konusu yönetiþim mantýðýnýn sonucu olarak karþýmýza çýkmýþtýr. Eðitim Sen olarak böylesi bir oyunun parçasý olmak istemediðimiz için YÖK ün 26 Mayýs ta gerçekleþtirdiði çalýþtaya katýlmadýk. YÖK ün yeniden yapýlandýrýlmasý sürecinde bir tek baþlýða deðil, çalýþtaydaki bütün konu baþlýklarýna dair sendikamýzýn görüþünü ifade edebileceði demokratik bir tartýþma ortamý yaratýlmamýþtýr. YÖK ün kendi mantýðýnýn paydaþlarýyla, arka planda oluþturduðu stratejilerin ortaðý olmayacaðýmýz bilinmelidir. Ancak hemen belirtmek isteriz ki YÖK ün düzenlediði tüm çalýþtaylarý ve bu çalýþtaylarýn sonuçlarýný yakýndan takip etmekteyiz. Bilim emekçilerinin haklarýný, toplumu ve yükseköðretim hizmetini yakýndan ilgilendiren yeniden yapýlandýrma sürecinde, talep ve önerilerimizi dile getirmeye, çalýþtaylarýn sonuçlarýný kamuoyuyla paylaþmaya ve özgür bilim, özgür, demokratik üniversite ve güvenceli çalýþma mücadelemizi sürdürmeye devam edeceðiz.

Sulucakarahöyük/NEVÞEHÝR Cuma Onur ÞAHÝN Nevþehir Üniversitesi Kapadokya Araþtýrma ve Uygulama Merkezi (NEVKAM) nin organizasyonuyla Nevþehir Üniversitesi akademik ve idari personeli ile öðrencileri festivalde buluþtu. Baþdere Belediye Baþkaný Mustafa Karaman ýn rehberliðinde ilk olarak vadi yürüyüþü gerçekleþtirildi. Ardýndan misafirlere etli pilav ve ayran ikramý yapýldý. Yemekle birlikte canlý müzik ve konser de festivale ayrý bir renk kattý. Turkcell in de reklam çekimlerini gerçekleþtirdiði festivalde katýlanlara Selocan þapkasý daðýtýldý. Ayrýca Turkcell yetkilileri festivalde çeþitli alanlarda yarýþmalar düzenleyerek, yarýþmalarda baþarý gösterenlere ödüller verdi. Festivalin bitiminde Baþdere Belediye Baþkaný Mustafa Karaman, Nevþehir Üniversitesi nin yöre ve ülke için büyük önem arz ettiðini belirterek, Nevþehir Üniversitesi ile her konuda iþbirliði yapmaya hazýr olduklarýný ve bu festivalin de bunun bir göstergesi olduðunu dile getirdi. NEVKAM Müdürü Yrd. Doç. Dr. Adem Öger ise bu festivali düzenleyen ve Nevþehir Üniversitesi ni de bu güzel etkinliðe davet eden Baþkan Karaman a misafirperverlikleri için teþekkür etti. (28/05/2012) Sulucakarahöyük/NEVÞEHÝR Hüseyin KAÝM Nevþehir Milli Eðitim Müdürlüðü tarafýndan düzenlenen 3. Bilim Þenliði düzenlenen tören ile açýldý. Nevþehir il genelindeki okullarýn, ulusal ve uluslararasý alanda gerçekleþtirilen çalýþma ve projelerinin sergilendiði 3. Bilim Þenliði'nin Ticaret Meslek Lisesi'nde düzenlenen açýlýþ törenine Vali Vekili Mustafa Kemal Keskin, Belediye Baþkan Yardýmcýsý Yusuf Kaya, Ýl Milli Eðitim Müdürü Abdulgafur Büyükfýrat, okul müdürleri, idareciler, öðretmenler ve öðrenciler katýldý. Törende konuþan Ýl Milli Eðitim Müdürü Abdulgafur Büyükfýrat, il genelinden 36 okulun katýldýðý þenlikte, Bu Benim Eserim proje çalýþmalarý, ulusal ve uluslararasý olimpiyat ve yarýþmaya katýlan eserler ile TUBÝTAK Ortaöðretim Öðrencileri Arasý Araþtýrma Projelerinin sergilendiðini söyledi. Þenliðin, çaðdaþ, katýlýmcý ve bilimi yaþam tarzý olarak benimsemiþ gençler yetiþtirmek amacýyla bu yýl 3. kez gerçekleþtirildiðini kaydeden Büyükfýrat, bu gibi organizasyonlarla öðrencileri bilimsel araþtýrmalar yapmaya ve projeler üretmeye teþvik ettiklerini vurguladý. Büyükfýrat: "Çocuklarýmýzýn küçük yaþlardaki bilimsel çalýþmalarý ileride meyvelerini vermeye baþlayacak. Bir ülkenin kalkýnmasý ancak bilimsel çalýþmalarýn yapýlmasý ile mümkün. Bu nedenle bu küçük çocuklarýmýzýn yaptýklarý bu çalýþmalar ülkemizin kalkýnmasýnda ciddi bir rol oynayacak.bu konuda öðrencilerimizin desteklenmesi açýsýndan öðretmenlerimize olduðu kadar velilerimize de önemli görevler düþüyor. Velilerimiz her zaman bu çalýþmalar konusunda öðrencilerimize destek olmalý. Ayakkabý, elbise veya bisiklet almakla veliler öðrencilere karþý görevlerini yapmýþ olmuyor. Öðrencilerimizi bir büyük gibi göstererek, onlara saygý göstererek görev yapýlmýþ olur. Gelecek eðitimde, gelecek çocuklarýmýzda" dedi. Vali Vekili Mustafa Kemal Keskin'de, bilim þenliðine katýlan okul idarecilerini ve öðrencileri kutladý. Öðrencilerin henüz küçük yaþlarda bilimsel çalýþmalara imza atmalarýnýn Türkiye'nin çaðdaþ medeniyetler seviyesine yükselmesinde önemli bir rol oynayacaðýna vurgu yapan Vali Vekili Keskin: "Ülkelerin geliþmesi, kalkýnmasý ancak ilimle olmakta. Bu konuda ne kadar ilerlersek ülkemizi o kadar ileriye götürürüz" diye konuþtu. Konuþmalarýn ardýndan Vali Vekili Mustafa Kemal Keskin, Belediye Baþkan Yardýmcýsý Yusuf Kaya ve Ýl Milli Eðitim Müdürü Abdulgafur Büyükfýrat, öðrencilerin proje stantlarýný gezerek bilgi aldý. Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Güneþ KAÝM Hacýbektaþ Emniyet Müdürlüðü ve Ýlçe Jandarma Komutanlýðýnda 28.05.2012 Pazartesi akþamý hareketli saatlerin yaþanmasýna neden, olan giydiði kar maskesi ve yanýnda taþýdýðý silahla çevrede korkulu anlar yaþatan kiþi, polis ve jandarmanýn ortaklaþa yaptýðý operasyon ile yakalandý. Avanos ilçesine baðlý Topaklý beldesi yakýnlarýnda 38 KH 494 plakalý bir otomobilde baþýnda kar maskesi ve elinde de tabanca olan bir kiþinin Kayseri-Kýrþehir karayolu üzerinde seyir halinde olduðu ihbarý üzerine Nevþehir Emniyet Müdürlüðü ve Jandarma Komutanlýðý ekipleri çalýþmalara baþladý. Polis ve jandarma ekipleri edinilen bilgi ve ihbarlardan yola çýkarak, kar maskeli olduðu ve yanýnda tabanca taþýdýðý belirtilen 46 yaþýndaki E.Avþaroðlu, Hacýbektaþ Ýlçesi'ne baðlý Avuç köyünde yakaladý. Hacýbektaþ Gýda,Tarým ve Hayvancýlýk Ýlçe Müdürlüðü'nde hizmetli olduðu belirtilen E.Avþaroðlu nun alkollü olduðu anlaþýldý. Hacýbektaþ Emniyet Müdürlüðünde sorgulanan E. Avþaroðlu'nun,psikolojik sorunlarý bulunduðu belirtildi. Þüpheli hakýnda 'Alkollü araç kullanmak' suçundan adli iþlem, kuru sýký tabanca taþýmak suçundan da idari iþlem yapýlýrken, Cumhuriyet savcýsýnýn talimatý ile serbest býrakýldý.

Baþbakanýn tekdin söylemi bir gaf ya da sürç-ü lisan deðildir. Devletin baþýolarak aslýnda cumhuriyet boyunca süregelen resmi tek din tek mezhep anlayýþýna, siyasal Ýslamcýlýk aðýrlýðý dahasert bir vurgu yapmýþtýr. Baþbakanýn tekdin çaðrýsýný deðiþmedik dinsel veetnik tekçilik devam ediyor diye okumak gerekir. Resmi ideolojinin genetikkodlarýnda bir deðiþim yok, aksine islamý dozajýný artýrmak var. AKP hükümetidinsel olaný güçlendirmek ve toplum üzerinde etkili kýlmak için tüm yaþamalanlarýna nüfus etmek istiyor. Diyanet TV nin açýlýþ hedefinde ise tek din inþasýný güçlendirmek vardýr. Çünkü Diyanet ÝþleriBaþkanlýðý bir siyasal taþeron kurum olarak aslýnda tek din ve tek mezhep örgütlenmesidir. Diyanetin sunmuþ olduðuhizmetlerin içeriðine, uygulamalarýna ve beslendiði ulemalarýn referanslarýnabaktýðýnýzda bunu görmek mümkündür. Toplum mühendisliðini dinsel açýdan yerinegetirmektedir. Bu nedenle TRT'nin, Diyanet e bir kanal tahsis etmesi, AKPhükümeti ile Sünniler dýþýnda hiç bir inanç topluluðunu memnun etmeyecektir. Aleviler, Gayri müslimler ve ateistler ise bunun ciddi bir ayrýmcýlýk ve eþithak ihlali olduðunu ifade edecektir. Kamusal bir hizmet olarak, devlet eli ve aklý ile toplumayönelik tek dine ve tek mezhebe dayalý dinsel propaganda yapmak ve bunu bir kamu televizyonu üzerinden yapmak kamu anlayýþý ilkeleri açýsýnda doðru bir yaklaþým deðildir. Devlet içinde teolojik telkin içeren bir kamu yayýný iledini ihtiyaçlara cevap veremez. Demokratik, çaðdaþ, laik ve hukuk devletlerinde bunun örneði yoktur. Çünkü din, vicdan ve inanç özgürlüðü bireysel bir haktýr. Kamusal olarak, dini telkin içeren ve tekçiliðe dayalý bir yayýncýlýk tamanlamýyla eþit hak ihlali ile birlikte bir ayrýmcýlýk uygulamasý olup, din,vicdan ve inanç özgürlüðüne aykýrýdýr. Bir ülke Anayasal olarak kendisini, laik devlet olarak tanýmýlýyorsa, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý gibi bir kurumun varlýðý ile o ülkedelaiklik bitmiþ demektir. 125 bin devlet imamý, on binlerce din öðretmeni memur statüsünde olup ve maaþlarýný Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý (DÝB) ve Milli Eðitim Bakanlýðý ndan (MEB) alýyorlar. DÝB kurumu devlet bütçesinden çok ciddi bir pay almaktadýr. Ama bu kurumun tek amacý vardýr; Tek din, tek mezhep için hizmet ve diðer inançlara yönelik ise dýþlayýcýlýk, ayrýmcýlýk ve asimilasyondur. Türkiye de cemevi, kilise, sinagog ve havra gibi farklýdini ve inanç topluluklarýna ait ibadet yerleri vardýr. Cemevinde hizmet veren dedenin, kiliselerde hizmet veren papazýn, Havhra-Sinagogta hizmet veren Haham baþýnýn maaþýný DÝB aracýlýðýyla devlet deðil, kendi toplumlarý gönüllü olarak verir. Zor yoktur. Zorla vergi toplamaz. Türkiye de hiç bir cemevi,kilise, sinagoghavra, verdiði eðitim ve hizmet masraflarý için devleten destekalmaz. Bu ise DÝB nin resmen Sünni-Hanefi bir yapýlanma olduðunun göstergesidir.dýb denilen asimilasyoncu ve toplumsal vicdan mühendisliði yapan bu kurumda tekbir Alevi, Yahudi, Ermeni, Ateist ve Gayri Müslime iþ verilmez. Devlet ve DÝB için tek din-tek mezhep vardýr.farklý inançlarý yok sayar, Alevilerin ibadethane olarak kabul ettikleri cemevlerinide asla kabul etmezler. DÝYANET TV bir devlet televizyonu olarak, asimilyasyon ve ayrýmcýlýk projesidir. Derhal durdurulmasý gerekir. Diyanet TV nin kurulmasý ayrýmcýlýk ve eþitlik ilkesini ihlal ettiðinden dolayý Anayasal suç iþlemektedir. Türkiye de farklý kültürlerden, dinlerden ve inançlardan insanlara, halktan toplanana vergileri bu kamu kurumu üzerinden Sünni inanca aktarmasý, hukukun ulusal ve evrensel normlarýna aykýrýdýr. Hak ihlalidir.diyanet TV devletin resmi sünnihanefilik inancýna dayalý bir propaganda ekraný olmasýnýn ötesine geçemeyecektir. Gerek eðitimde, gerekse anti laik bir uygulama olan dinsel kamu hizmetlerindeki bu mezhep spesifik çalýþmalar, toplumun içindedinsel ve inançsal çeþitlik arasýnda, imtiyazlý ve kollanan inanç ile imtiyazsýz ve dýþlan inançlar gruplandýrmasý yaparak ayrýmcýlýk suçuiþliyecektir. Gerçi AKP hükümeti de, Türkiye de ayrýmcýlýðýn suç olmadýðýný ve ayrýmcýlýk hususunda açýlan davalardaki karar sicilimizin ayrýmcýlýk yapanlarýn lehine olduðundan, hükümet olarak her türlü ayrýmcýlýk uygulamasýna imza atmaktan çekinmemektedirler. Fakat DÝYANET TV uygulamasý gibi birçok kamu dinsel hizmetleri ayrýmcýlýk davalarý açýlarak, AÝHM tarafýnda düzeltileceðine olan inancým güçlüdür. Diyanet Ýþleri Baþkaný Mehmet Görmez her ne kadar "kanalda dinler arasý rekabetolmayacak" buyursa da, adý ve evsahibi belli olan DÝYANET TV gibi kurumun kanalýnda, farklý inançlardan kesimler dakikalýk görüntüleriyle ancak konu mankeni misafirler olarak istismar edilir. AKP ve Diyanetin bu ayrýmcý ve anti laik projesine karþý, toplumun farklý kesimlerinde oluþacak eleþtiri ve tepkilere için alacaklarý tedbirler bellidir. Diyanet ve AKP kendisinin yaratacaðý çakma Aleviler ve farklý inançlardan kesimlerle devletin resmi tek din, tek mezhep anlayýþýna uygun içerikte farklý ses vermeyi deneyecektir. Bununla verilecek mesajda nettir; Bakýn farklý kesimler içinde biz program yapýyoruz Hükümetin bu projesi toplumun vergileriyle tek dintek mezhebe dayalý kamu yayýncýlýðý yapmaktýr. Özellikle AKP hükümetinin son dönemlerde kendi baþýna buyruk ve dayatmalarla eðitimde, diyanette ve kamusalalandaki giriþimleri "tekdil, tek din, tek mezhep tek devlet kutsallýðý ile birlikte söylenmesi vedinsel hizmetlerin toplumu teslim almak için yaygýnlaþtýðý bu dönemde Diyanet TV nin kurulmasý, hükümetin hedefine net olarak açýðý vurmuþtur. Sünni inanca mensup cemaatlerin onlarca özel TV kuruluþu vardýr ve bu TV lerde kendi dini hayatlarýna iliþkin yayýnlarýný yapmaktadýrlar. Kendi cemaatlerinin dini ihtiyaçlarýna cevap vermeye çalýþmaktadýrlar. Devletin asli görevi ise, Diyanet TV kurarak, dinsel kamu vermek deðil, mevcut olan TV lerin kamu düzenine aykýrýlýðýný ve kamu yararý ilkelerinin ihlal edip etmediðini denetlemek olmalýdýr. Böylece halktan topladýðý vergiyi amaç dýþý ve laiklik karþýtý kullanmamýþ olur. Diyanet'in kaldýrýlmasýnýn tartýþýlmasý gerekirken, dindevleti kuruluþunun güçlendiren bu adýmlarýn, dayatmacý ve baskýcý bir kamu hizmeti olarak sunulmasý ise tam bir skandaldýr. Kamu nedir sorusuna AKP nin verdiði cevap; Sünni- Hanefi toplum biçimindedir. Oysa kamu bu ülkede taþayan herkesi haklarýyla kucaklayan bir tanýmdýr. Diyanet TV bir kamu hizmeti ise, bunun da bir kamu yararý ilkesinin olmasý gerekir. Oysa burada bir kamu yararý yoktur, kamu yararý ilkesinin ihlali vardýr. Bireyin özeline devlet memuru imam ve ulemasý ile müdahale bir hak ihlalidir. Böyle bir kamu hizmeti olamaz. Her inanan insan ve cemaatler kendi dini ihtiyacýný kendisi karþýladýðý sürece özgür ve baðýmsýz olur. Oysa bizdeki durumu bakýldýðýnda, devlet elini insanlarýn vicdanýna sokarak müdahale ediyor, teslim alýyor ve kendi paralý imamýna baðýmlý kýlýyor. Böyle bir sistemde din ve vicdan özgür deðildir. Olsa olsa tutsak ve devlet dinine baðýmlý olur. Türkiye nin çoðunluk inancýna görebir devlet dini inþa etmek hukukun evrensel ilke ve deðerlerine aykýrýdýr. Herdini grup dini yaþamý ile ilgili ihtiyaçlarýný kendisi örgütlemeli ve karþýlamalýdýr. Devlet ise her inanan ve inanmayan kesimler karþýsýnda tarafsýz kalmalýdýr. Devlete düþen tek görev vardýr. Herkesin inanma ya da inanmama hakkýný özgürce yaþamasýný saðlayacak yasal düzenlemeleri çýkarmaktýr. Bunun içinde özgürlükçü laiklik ve demokratik bir cumhuriyeti hukukun evrensel ilkleri ekseninde yaratmak için adým atmak vesiyasal irade göstermek gerekiyor. Bu iradenin AKP de bulunmadýðýný ve devletin resmi din anlayýþýný, cemaatlerin ve ulemanýn sözleriyle yeniden inþa etmesürecini örgütlediðini görmek ve farkýnda olmak gerekir. Aleviler, gayri Müslimler ve ateistler, yýllardýr Diyanetin tek din tek mezhep eksenli asimilasyoncu,inkârcý ve ayrýmcý hizmetini tanýyor. Varlýðý bile inanç özgürlüðüne ve laiklik ilkesine aykýrý olan Diyanet kurumunun devlet televizyonuna sahip olmasý demek,akp ile dinsel olanýn güçlü kýlýnacaðýný ve kollanacaðýnýn göstergesidir. Sünni-Hanefi inancýný topluma dayatan devletin dinsel ideolojik aklý ve projesidir. Diyanet kurumu, toplumsal barýþa ve huzura nefret ve ayrýmcýlýk sokan ideolojik bir kurum olarak Sunni-Hanefi toplumunun dinini ve inancýný resmi yolla istismar etmektedir. Bu istismara öncelikle vicdanlarý devlet dini ve devlet fetvasý tarafýndan teslim alýnan Sünni toplumun itiraz etmesi gerekir. Fakat somut durum ise, sünni toplumun devlet dininin dayatmalarýyla rýzalýk içinde ve uyumlu bir birliktelik görüntüsü vermektedir.

Þirin Baba ya ses veren, Godot yu Beklerken de Estagon ve 7 Numara nýn Vahit Emmisi, Engin Alkan lasýnýz. Bu sýralar Þehir ve Devlet Tiyatrolarýný iyileþtirmek, daha demokratik yapmak isteyen Hükümete karþý sanatçýlarýn yaptýðý eylemlerde, kendini yýrtarcasýna derdini anlatmak isterken görüyoruz onu. Oyuncular için tiyatrolarýn kapatýlmak istenmesiyle baþlayan sürecin yeni deneyimler getirdiðini söyleyen Alkan, Emeklemeye çalýþan çocuklar gibiyiz diyor. Tiyatronun reforma ihtiyacý olduðunu bildiklerini söyleyen Alkan yetkililere, iyi niyetlilerse, sürece bizi de dahil etsinler ve ortak akýlla tiyatrolarý iyileþtirmek, ilerletmek üzere adýmlar atalým diye sesleniyor. Tiyatrocularýn kendilerinden müstakil davranmadýklarýný anlatan Alkan, yaratýlmak istenen tek sesli toplumun her bireyin hayatýndan çalacaðýný, korkunun hakim olacaðý bir ülke için kaygý duyduðunu da ekliyor. Eylemlerine Bitmeyen Tiyatro projesiyle devam edeceklerini paylaþan Alkan, halka kendilerini anlatmaktan baþka çareleri olmadýðýný düþünüyor. Üç gün önce Hagop Baronyan ýn yazdýðý, Þark Diþçisi adlý oyunla 37. Ýsmet Küntay En Ýyi Yönetmen Ödülünü kucaklayan Alkan la hiç bitmesin istediðim bir sohbetten sizin için seçtiklerim. Samuel Beckett in Godot yu Beklerken indeki iki karakter, Vladimir ve Estragon beklerler. Tanrýyý ya da güzel bir kadýný... Godot nun bir kurtarýcý deðil de beklemenin, beklentinin adý olduðunu biliriz. Herkese kendi Godot sunu kendi bekleyiþini dayatan iktidara herkes kendi Godot sunu beklemekte özgür olabilmeli diye sesleniyor Alkan. Vira efendim... Hükümet, halk nezdinde sadece karþý çýkan, statüko yanlýsý görünmeniz için algýlara dönük büyük bir kampanya sürdürüyor. Hatta bizzat Baþbakan bu görevi üslenmiþ gözüküyor. Ne istemediðinizi deðil de ne istediðinizi konuþmakla baþlasak Þehir ve Devlet Tiyatrolarý nda gerçekten týkanmýþ, bir zamandýr iþlemeyen, köhneleþmiþ yapýnýn herkes gayet farkýnda. Bu yapýyý yeniden iþler hale getirmekse niyet, bu noktada bizim de söyleyecek çok sözümüz olur. Kamuoyunda, bizim statükocu olduðumuz, kendi maaþlarýmýz için itiraz ettiðimiz gibi bir yanýlsama yaratýlmaya çalýþýldý. Oysa biz memur sanatçý kavramýnýn sanatý öldürdüðünün farkýndayýz. Sanatýmýzý ve kendimizi geliþtirmek için insan üstü bir çaba harcýyoruz. Dolayýsýyla ödenekli kurumlarla beraber özel tiyatrolarý da kapsayacak bir reformun olmasý gerektiðini zaten düþünüyoruz. Ýyi niyetten þüphe etmiyorsak eðer, hemen birbirimizi karþýlýklý dinleyebiliriz ve burada 98 yýldýr oluþmuþ deneyimi, masaya yatýrýp ortak akýlla çözümler arayabiliriz. Ayýn 11 inde Bakanlar Kurulu tarafýndan ödenekli tiyatrolarý da kapsayan bir model açýklanacaðý sinyallerini alýyoruz. Öncelikle bizlerin sürece dahil edilmesi gereklidir. Bir büyük tiyatro hamlesine giden süreci hep beraber baþlatabiliriz. Bizim hükümetten, Kültür Bakanlýðýndan ve Ýstanbul Belediye Baþkanlýðýndan talep ettiklerimiz bunlar. TÝYATRO DEMOKRATÝK OLMAZSA Bir iþe besmeleyle baþlar gibi Hükümet de bütün baskýcý uygulamalarýna demokrasi için diyerek baþlýyor. Tiyatrolarda da böyle oluyor. Peki tiyatrolarýn demokratik olmasý seyirci açýsýndan ne ifade eder? Kendi hayat görüþünü, yaþayýþýný, kendi dertlerinin tezahürünü sahnede görmek isteyen, bu çok seslilik içinde kendini ifade edebilme olanaðý bulmak isteyen seyircinin, kamu tiyatrolarýnýn da, özel tiyatrolarýn da, sanatýn da demokratik bir ortamda yapýlmasýný savunuyor olmasý gerekir. Demokratik olmazsa neler olur? Sadece iktidara yakýn seslerin duyulabildiði, diðerlerinin marjinalleþtiði, bir kenara itildiði ve insanlarýn týpký 80 li yýllarda olduðu gibi, evlerine kapanýp televizyonlarýnýn karþýsýnda uyutulduklarý bir çöl olur. Bugün bu tehlike duruyor önümüzde. Genç yaþýmdaydým darbe olduðunda, tek sesliliðin, baskýcý yönetimin, tiranlýðýn ne demek olduðunu çok iyi biliyorum. Þimdi sivil yönetimle, halk iradesiyle iþ baþýna geçmiþ yani demokrasinin kurallarýyla göreve getirilmiþ bir rejimin despotik uygulamalarýyla karþý karþýyayýz. Bu tek seslilik insanlarýn hayatlarýndan, düþüncelerinden çalacaktýr. Ýnsanlara korkuyu yerleþtirecektir. Þimdi sanatýn/tiyatronun, memleketin hali için Godot yu mu bekleyeceðiz? Godot daki iki karakterimiz beklerler...bekledikleri nedir? Yazar tarafýndan somut biçimde gösterilmemiþtir. Kimisi tanrýyý bekler, kimisi bir güzel kadýný. Kimisi ölümü beklediðini düþünür, ama sonuç olarak hayata gelmeyi ve hayatta kalmayý bir bekleme eylemi içine sokar Becket.Ýnsanlar kendilerini kurtaracak bir þeyi beklemektedirler. Ýster buna tanrý deyin, ister sistem... devrim deyin isterseniz... Ýnsanlara Godot a yükledikleri her neyse onu beklemeye devam edebilecek ortamý saðlamak zorundalar. Godot gelir ya da gelmez, önemli olan bekleme hali ise herkes istediðini beklemekte özgür olmalýdýr. RESMÝ ÝDEOLOJÝNÝN PARÇASI OLMAK DA SANATIN ÝÇÝNDEDÝR 27 yýllýk Þehir Tiyatrosu sanatçýsýsýnýz. Muhafazakar sanatýn herhangi bir disiplinde örnekleriyle karþýlaþtýnýz mý? Mesela hiç muhafazakar bir oyunda oynadýnýz mý? Muhafazakar sanat olmaz! diye bir yargý düþünceyi ipoteklemek anlamýna gelir ki sanat her türlü özgür fikre açýk olmalýdýr. Ancak bildiðimiz kavramlarýn önlerine yeni kavramlar ekleyerek þýpýn iþi ekoller yaratmak mümkün deðildir. Her sanatçý gönlünce manifestolar üretilebilir ancak bunlarýn sanatsal karþýlýklarýný ürünler üzerinden deðerlendirmek gerekir. Sanatta muhafazakarlýk yeni bir þey deðil. Muhafazakar refleksler sanatýn içinde deðiþik ölçeklerde yer alabilirler. Sanatta muhafazakarlýk sorunsalý, belki ta Antigone dan beri tartýþýlan bir konu. Bu noktada verilmiþ örnekler var. Ama muhafazakar sanat diye bir akýmýn, manifestonun varlýðý baþka bir þeydir. Muhafazakar düþünceye yakýn sanat eserleri mutlaka karþýmýza çýkmýþtýr. Sanatçýnýn, yazarýn ya da yönetmenin hayata bakýþýndan kaynaklý bir tercih olarak eserlerde muhafazakarlýk yerini bulmuþtur ya da bulmamýþtýr. Bütün dünyada bunun örnekleri sergilenmiþtir. Öyle olmasaydý Mozart la Salieri ayný zaman diliminde ürün veremezlerdi. Çünkü biri yaþayýþýyla düzene karþý çýkar, diðeriyse düzen yanlýsýdýr. Mesela Hagop Baronyan la Güllü Agop ayný dönem yaþamýþtýr. Hagop Baronyan ý kimse tanýmaz çünkü muhaliftir. Güllü Agop u ise, Yakup olarak da olsa herkes tarafýndan tanýnýr. Muhafazakarlýk ya da resmi ideolojinin bir çeþit parçasý olmak, sanatýn özgürlük alanlarýný kýsýtlý algýlamak da sanatýn içindedir. Ama bu yönelimler bir ekol oluþturmaya yeter þeyler deðildir. Ekol oluþturabilmesi için neler gerekir? Farklý bir estetik, farklý bir felsefe yaratmalý. Böyle iddiada bulunan birinin bunu kanýtlamasýný, farklý bir senteze ulaþmasýný bekleriz. Sanatsal anlamda bu tartýþmalar evrenseldir Türkiye ye ya da Þehir Tiyatrosu na özgü deðildir. Öyleyse bu söylemleri olaðanýn dýþýna çýkaran neler oluyor? Þöyle ki; bu fikir kendi kadrolarýyla, yandaþlarýyla, kendi rant sistemiyle beraber geliyor ve topluma dayatýlýyor. Yandaþlýk muhakemeyi ortadan kaldýrýr. Bu tür tartýþmalarýn pek çoðunun arkasýnda, yandaþ omuz birliði, ortak çýkarlar söz konusu. Siz bugüne kadar Kemalisttiniz, jakobenisttiniz, þimdi çekilin sahadan, biz faydalanacaðýz bu verimli alanlardan gibi bir düþünce kabul edilemez. Burada bugüne kadar emek vermiþ insanlarý bir takým fetiþ haline gelmiþ cümlelerle çok adaletsizce yargýlamýþ olursunuz. Ayrýca, bütün farklýlýklarýmýza raðmen bir arada iþ üretmeyi beceremiyorsak, birinin sokakta gezmesi için diðeri eve kapanmak zorunda kalýyorsa bu ciddi gerilemedir. Çünkü halk zaten kültürel olarak kutuplara çekiliyor. Bakýn bu ülkede on yýllardýr bir iç savaþ devam ediyor. Artýk insanlarý birbirinden koparacak deðil, birleþtirecek söylemlere ihtiyacýmýz var. Yoksa sizin darbe yapan faþist cuntalardan, tek parti yönetiminden ne farkýnýz kalýyor. Þehir ve Devlet Tiyatrolarý için de demokrasi gerekir. Baþýmýzdaki insanlarýn yaptýðý ile söylediði bir olsun istiyoruz. VAR OLMAK MI? YOK OLMAK MI? Bugüne kadar bu tiyatrocular neredeydi?, Baþka fabrikalar, kamu kurumlarý özelleþtirilirken onlarý neden görmedik? deniyor... Burada büyük bir yanlýþ hüküm var. Tiyatro bugüne kadar sesini çýkarmamýþ bir kurum olsaydý, üzerinde baský kurmak için bu kadar uðraþýlmazdý. Tiyatro elbette ki, var olan özgürlük ortamýnýn sýnýrlarý içinde, çok saðlam örneklerle düzeni, adaletsizlikleri eleþtiren bir yapý içinde olmuþtur. Yeterlidir yeterli deðildir, ayrý tartýþýlýr. Ama bizden politik olma adýna 70 li yýllarda olduðu gibi, oyunlarýmýz sýrasýnda sahnede slogan atmamýz beklenmemeli. Daha bu tiyatrocularý sokaklarda görmedik, Bunlar þunlara karþý durmadý, Bize destek vermedi söylemleri bütünüyle gerçeði yansýtmaz. Evet, apolitize olmuþ bir kuþaðýn devamý olan insanlar þu anda sahnelerde. Sanatçýlarýn büyük kýsmý içine kapanýk.bugün bir 68 ruhunu, 70 leri sadece tiyatroda deðil hiçbir yerde bulabilmeniz kolay deðildir. Biz insanlarýn, kendi haklarýný savunmalarý, örgütlenmeleri için kan revan içinde çabalýyoruz. Liberalleþmenin maalesef bizim geleneðimize yansýmasý; örgütlü çalýþmayý bilmemek olmuþtur. Ama Sahnelerde hiçbir þey söylenmemiþtir, Politik tavýr yoktur, Bir eleþtiri geliþtirememiþtir gibi söylemler doðru bir yaklaþým deðildir. Biz sözümüzü sahnedeki mizansenin altýna döþeriz. Derin insani çeliþkileri, insandan yana taraf tutarak sergileriz. Mesela Hamlet teki Var olmak mý? Yok olmak mý cümlesi bugün yaþadýðýmýz þeyi tarif eder. Slogan deðil, basit bir sorudur. Ýktidarýn dümen suyuna geçip sürekli sýrtýmýz sývazlanarak, hiçbir þeye ses çýkarmadan var olmak mý? Yoksa sokaklara dökülüp; atýlmak, kovulmak, ötekileþtirilme hatta deðersizleþtirilme pahasýna gerçekleri söylemek mi? Bu yüzden derdini iyi anlatan bir Hamlet politiktir. OYUNCULAR EMEKLEMEYE ÇALIÞAN ÇOCUK GÝBÝLER ÞU ANDA Son 20 yýl içinde bile çok büyük KÝT özelleþtirildi. Bunlar arasýnda TÜPRAÞ, TÜRK TELEKOM, SEKA, TEKEL gibi çok büyük fabrikalar var. Hepsinde de direniþ, sadece o kurumun emekçilerine kaldý. Þimdi benzer bir durumla Þehir ve Devlet tiyatrolarýnda karþý karþýyayýz. Þimdi de bu dert sadece tiyatrocularý mý ilgilendiriyor? Bizim þu günlerde kendimize itiraf ettiðimiz bir þey var, hani bir musibet bin nasihatten iyidir hesabý... Son günler gösterdi ki; birlikte farklýlýklarýmýza raðmen düþüncelerimizi belli bir düzen içinde ortaya koyup sokaklarda yan yana durabiliyoruz. Aslýnda emeklemeye çalýþan bir çocuk gibi þu anda oyuncular. Bütün bu yaþananlar bir daha gösterdi ki; örgütlü mücadele edilmediði zaman bir þey kazanabilmenin imkaný yok. Örgütlenmeyi yeniden öðreniyoruz. Daha önceki 1 Mayýs larda görmediðim insanlarý bu yýl ellerinde flamalarla alanda gördüm. Toplumlar böyle öðrenmiyor mu? HOÞGÖRÜYE DEÐÝL EÞÝTLÝÐE ÝHTÝYACIMIZ VAR Þark Diþçisi ndeki þarkýlarýn sözlerini yazdýðýnýzý da öðrendik. Bu yýlda sahneye koyduðunuz bu oyundan da bahsedelim... Bugün gelenekçiler, Osmanlý deðiþik kültürleri yaþatabilmiþ, bütün meselelerini halletmiþ, etnik unsurlarý kendi bünyesinde çözmüþ, bir çeþit çok seslilik kültürü geliþtirebilmiþ diyorlar. Buna katýlýyorum. Osmanlý belli ölçülerde toplumsal birlikteliðini hoþgörü ve toleransa dayanarak çözmüþtür. Bugünse, sorunlarýmýzý sadece hoþgörü ile çözemeyiz. Çünkü bugün hoþgörü bir dominantýn resesife gösterdiði bir kýyaktýr. Bu ülkenin yurttaþlarýnýn birbirine hoþgörülü deðil eþit durmasý gerekiyor. Osmanlýnýn da çözemediði yer burasýdýr. OSMANLI NIN YAÞAM PRATÝÐÝNÝ GELÝÞTÝRMEDEN ÝLKESELLEÞTÝRMEK, Osmanlý ya dönelim hevesiyle çaðý yakalayamayýz. Artýk demokrasi düþüncesi hoþgörünün ilerisindedir. Benim hem Ýstanbul Efendisi hem de Þark Diþçisi nde vurgu yaptýðým çok kültürlülük böyle bir esasa dayanýr. Ermeniler ve Türkler elbette birbirinden farklýdýr, ayný olmasýnlar zaten. Bütün bu farklýlýklarýmýza, bilinç altýmýza kazýnmýþ düþmanlýklara raðmen adalet hissiyle üç saat gülüp eðlenip alkýþ alýp sahneden iniyoruz. Kamu tiyatrolarý bu badireyi atlatsýn da bu oyun daha uzun ömürlü olsun diliyorum. TÝYATRO BÝTMESÝN DÝYE BÝTMEYEN TÝYATRO Tiyatrolarýn özelleþtirilmesine karþý yeni protestonuz Bitmeyen Tiyatro ne aþamada? Ne zaman baþlayacak? Uzun soluklu bir sahne kullanýmý gerektiði için; ýþýðýn, elektriðin bitmemesi, güçlü ses düzeni gibi temel ihtiyaçlar var. Bu giderlere sponsor olmalarý için belediyeler ve Tüm Bel- Sen le görüþüyoruz, olumlu geliþmeler de var. Bu Bitmeyen Tiyatro hani atlarý da vururlar gibi. Ne kadar insan üstü bir çabayla uzarsa o kadar ses getireceði için, zaman kýsýtlamasý gerekmeyecek olanaklarý yaratmaya çalýþýyoruz. Tek kiþilik gösteriler, tiratlar, dans gösterileri, oyunlar, doðaçlama, forum tiyatro... Bunlarýn hepsine açýk bir gösteri olacak. Onun için tek bir mekanda kesintisiz devam etmesi, seyirci olduðunda da, olmadýðýnda da, yaðmur da yaðsa, güneþ de açsa devam etmesi amacýmýz. Bir taþýtýn üzerinde gösteriyi, baþka baþka ilçelere, mekanlara taþýmak da mümkün olabilir. Zaten kamuoyuna kendimizi iyi anlatarak desteklerini almaktan baþka çýkar yolumuz yok. 7 NUMARA DAKÝ DEMOKRASÝ DENEYÝMÝNE BUGÜN ÝHTÝYACIMIZ VAR Yerli dizilerin bu kadar kalabalýk olduðu bir ortamda bile kimileri unutulmazlar arasýna adýný yazdýrmayý baþarýyor. Onlardan biri de size, 2001 yýlýnda Nasreddin Hoca Mizah Büyük Ödülü nü getiren 7 Numara. Vahit Emmi ve 7 Numara yý bu kadar sevdiren neydi? Elbette ki 7 Numara baþta Dizinin Senaristi ve Hikaye Yazarý Oya Yüce nin sonra da bu dehaya inanmýþ çok genç kadronun baþarýsýdýr. Çok yaratýcý bir ekipti ve namuslu bir iþ yaptýk. Dizi bugün belki de çok ihtiyaç duyduðumuz bir tema üzerine kuruluydu. O da; aslýnda bir araya gelmeyecek, bir biri hakkýnda ön yargýlý, aþýrý uçlarýn ortak bir yaþam pratiði oluþturmalarý. Köylülerle kentliler, okumuþlarla okumamýþlar, burjuvalarla iþçiler çatýþýk haldeydi. Sonuçta birbirlerini ötelemeden bir evde tüm farklýlýklarýyla bir arada sürdürdükleri hayat; minyatür de olsa bir demokrasi deneyimiydi. Son derece düþük bütçeli, özel kanallarýn reklam/basýn desteðini arkasýna almadan, kendi yaðýnda kavrularak yapýlan bir iþti. Ama birden bire devasa para harcanmýþ projelerle yarýþýr ve hatta onlarý geçer hale geldi. Daha da önemlisi bittiði tarihten (2003) bu yana bir kült dizi halinde Ýnternet ortamýnda sürekli seyrediliyor. Toplum böyle küçük demokrasi deneyimlerinden ilham almayý istiyor. 7 Numara ya galiba en çok bugün ihtiyacýmýz var evrensel.net

Sulucakarahöyük/NEVÞEHÝR Hasan KANKAL Nevþehir de patates üreticileri, Nevþehir- Niðde karayolunu trafiðe kapatarak eylem yaptý. Patatesleri yola döken üreticilere jandarma müdahale etti. Geçtiðimiz yýlýn son aylarýnda yaþanan don sonrasýnda ürünleri tarlalarda donan ve sonrasýnda depolardaki patatesleri çürüyen üreticiler, merkez ilçeye baðlý Kaymaklý beldesinde toplandý. Derinkuyu ilçesi ve baðlý kasaba ve köylerden gelen yaklaþýk 200 üretici Kaymaklý beldesi çýkýþýnda basýn açýklamasý yaptý. Üreticiler adýna konuþan Haþim Çakýl, Nevþehir ve baðlý ilçe ve beldelerindeki üreticilerin yaklaþýk 50 bin ton patatesinin depolarda çürüdüðünü ve patateslerini çöpe dökmek zorunda kaldýklarýný söyledi. Elektrik ve kredi borçlarýný ödeyemeyen üreticilerin çok zor durumda olduklarýný kaydeden Çakýl, "Haciz memurlarýndan baþka kapýmýzý çalan devlet büyüðümüz yok. Sayýn Baþbakaným bizler Nevþehir çiftçileri olarak sorunlarýmýzý sizlere bildirme ihtiyacý duyduk. Bizlerin sorunlarý ile ilgilenmenizi büyük bir içtenlikle arz ederiz. Köy çiftçileri olarak son üç yýldýr çok zor durumdayýz. Çiftçi olarak gübrenin, mazotun ve elektriðin pahalý olmasý nedeniyle gübre ve mazot alamýyoruz. Ýmkanlarýmýzý zorlayarak ekmiþ olduðumuz patateslerimizi tarlada soðuk aldý. Patateslerimizin yüzde 40 ý tarlada kaldý ve bu yüzden borçlarýmýzý ödeyemedik. Elektriðe ve kooperatife olan borcumuzdan dolayý her þeyimiz icra müdürlüðünde hacizli, icra müdürlüðü tarafýndan elektrik trafolarýmýz söküldü" dedi. Þirketlere verilen yüzde 70 desteðin yüzde 10 unun çiftçilere verilmesini istediði belirten Çakýl, "6 aydýr cebimize para girmiyor. Milletvekilleri 3 ay maaþ alamasýnlar çocuklarýna harçlýk veremesinler bizim durumumuzu görürler. Elektrik borcunu ödemeyen Ýç Anadolu Bölgesi mi? Diðer bölgelere neden bu kadar baský yapýlmýyor anlamýþ deðiliz. Biz buraya fabrikamýzý kurduk çocuðumuzu geçindiremez hale geldik. Çiftçilerimiz kaosa sürükleniyor. Asýl sorunumuz elimizdeki patatesler. Bu patatesler ihracata gitmez. Burada sesimizi duymazlarsa da traktörlerle meclise gideriz. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk der ki; `Köylü milletin efendisidir iyi ki Önderimiz köylünün bu halini görmedi" diye konuþtu. Daha sonra üreticiler yaklaþýk 100 traktörle konvoy halinde Kaymaklý beldesine giderken Nevþehir-Niðde karayolunda aksamalar yaþandý. Bazý üreticiler Kaymaklý beldesinde traktörlerindeki patatesleri karayoluna döktü. Tonlarca patatesi yollara döken üreticilere jandarma ekipleri müdahale etti. Jandarmanýn müdahalesiyle birlikte karayolu trafiðe kapanýrken jandarma ile üreticiler arasýnda uzun süre arbede yaþandý. Jandarma ekiplerinin traktörlerindeki patatesleri yola döken üreticiler hakkýnda iþlem yapmasýna tepki gösteren üreticiler jandarmayla tartýþtý. Bir süre sonra sakinleþen üreticiler yeniden traktörlerini çekerek Nevþehir-Niðde karayolunun yeniden trafiðe açýlmasýný saðladý. Sulucakarahöyük/GÖREME Cuma Onur ÞAHÝN KOSGEB ve Göreme Belediyesinin ortaklaþa düzenlediði "Uygulamalý Giriþimcilik Eðitimi ne katýlan kursiyerlere sertifikalarý düzenlenen törenle verildi. Göreme Turist Otel'de düzenlenen sertifika törenine, Nevþehir Valisi Abdurrahman Savaþ, Ürgüp Belediye Baþkaný Fahri Yýldýz, Göreme Belediye Baþkaný Nuri Cingil, KOSGEB Ýl Müdürü Esat Mahmut Beler ile kursiyerler katýldý. Törende konuþan Nevþehir Valisi Abdurrahman Savaþ, kamunun en önemli görevlerinden birinin de halkýn kendisini ifade edebileceði imkanlarý saðlamak olduðunu söyledi. Yer yüzünde en önemli kaynaðýn insan olduðunu, insan aklýnýn olmadýðý hiç bir kaynaðýn iþe yaramadýðýný belirten Vali Savaþ: "Bu gibi eðitim programlarý, kamunun vatandaþýna imkan saðlamak, yol göstermek, vatandaþýný teþvik etmek noktasýnda attýðý son derece önemli adýmlardýr. Yer yüzünde hiç bir ham madde, sermaye ya da kaynak, insanýn aklý olmadan tek baþýna hiç bir iþe yaramaz. Ýnsanýn ortaya koyduðu projeler ile bu Kaynaklar kýymetlenir" dedi. KOSGEB Ýl Müdürü Esat Mahmut Beler ise, sertifika alan kursiyerlerin artýk KOSGEB ailesine dahil olduklarýný ve kuracaklarý iþlerde görüþ alýþveriþi yapabilecekleri bir uzmanýn destek olacaðýný söyledi. Göreme Belediye Baþkaný Nuri Cingil de belediyelerin bulunduðu bölgede vatandaþlara yol gösterici rol oynamasý gerektiðini söyledi. "Uygulamalý Giriþimcilik Eðitimi" programýna çok sayýda baþvuru olmasýna raðmen bu baþvurulardan sadece 30'unu kursa kabul edebildiklerini anlatan Cingil, Haziran ayýnda yeni bir kurs daha düzenleyeceklerinin altýný çizerek, Belediyelerin sadece yol yapýp su hizmetini saðlayýp temizlik hizmeti yapan bir kuruluþ olmadýðýný vatandaþlarýný geliþtirici çalýþmalar yapmakla da yükümlü olduðunu belirtti. Konuþmalarýn ardýndan kursa katýlan 30 kiþiye sertifikalarý verildi. Sulucakarahöyük/NEVÞEHÝR Güneþ KAÝM Konuyla ilgili açýklamalarda bulunan Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürü Seyit Ahmet Baðcý, "Bilindiði gibi kültürel anlamda gençlere yönelik olarak fýrsatlar veren, gençlik merkezi hocamýz Mahir Arýca yönetiminde oluþturulan Türk Halk Müziði kategorisinde çalýþmalarýný sürdüren genç ekibimiz, 27 Mayýs tarihinde Gaziantep ilinde yapýlan Ses ve Saz yarýþmalarýndaki baþarýlarýný, aldýklarý ödüllerle egale ettiler. 15-18 yaþ grubunda Alper Karalar Solo Ses dalýnda ve Solo Çalgý dalýnda iki 1. lik, 19-24 yaþ grubunda Solo Ses dalýnda Güven Taþtan birinci, 19-24 yaþ grubunda Mehmet Çavuþ birinci, Solo Çalgý dalýnda Songül Taþtan ise üçüncü oldu" ifadelerini kullandý. Baðcý, açýklamalarýný þöyle sürdürdü: "Yine Türk Halk Oyunlarý'nda 19-24 yaþ grubunda 28 Mayýs tarihinde Gaziantep'de grup birincisi olan ekibimizin, 8 Eylül 2012 tarihinde Nevþehir ilinde yapýlacak Türkiye Halk Oyunlarý Finali'ne katýlmaya hak kazanmalarý, haklý sevincimizi ikiye katlamýþtýr. Böylesine anlamlý baþarýlarýn mimarý olan gençlerimi, özellikle de konusunda uzman olan deðerli hocamýz Mahir Arýca yý ve Halk Oyunlarý hocamýz Ýsmail Çalýþkan ý yürekten kutlarým. Her iki kategoride de Türkiye finaline katýlacak ekibimize baþarýlar dilerim." Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürlüðü Gençlik Merkezi, 27 Mayýs tarihinde yapýlan Türk Halk Müziði Grup Yarýþmalarý'nda 5 dalda derece yaparak, Türkiye finaline katýlmaya hak kazandý. Türkiye Halk Oyunlarý finali 8 Eylül 2012 tarihinde Nevþehir'de yapýlacak.

Cezaevindeki Mehmet Aðar'ýn dün ziyaretçileri vardý. Cumartesi Anneleri/Ýnsanlarý Aydýn'a giderken otobüslerindeydik Toplu taþýma otobüslerinde adettendir, içeride kaç kiþilik oturacak yer var, ayakta en fazla kaç kiþi alýr, bir köþeye yazýlýr. Taksim Meydaný ndan Aydýn Yenipazar a doðru kalkan o iki otobüste 97 kiþi de oturuyordu, koridorlar boþtu ama o otobüste biz gercekten kaç kiþiydik inanýn bilmiyorum. Koltuðunda bir kendi olarak oturan yoktu çünkü. Ýnönü Stadý ndaki Fetih kutlamasýndan çýkanlarla, cumartesi eðlencesine doðru yeni istikamet belirleyenlerin kesiþtiði bir yerde, iki tarafýn da kafalarýný o yana döndürecek bir siyah pankart tutuyorlardý önlerinde: Aðar kayýplarýmýz nerede? Kimi tek baþýna, kimi topluca kaybolmuþtu. Kiminin gözaltýna alýndýðý bile ispatlanmýþ deðil, çoðu kaðýtlarda diri. Türkiye tarihinin en istikrarlý ve sözü en güçlü sivil itaatsizlik eylemi olan Cumartesi Anneleri, 17 yýl önce Ýnsan Haklarý Derneði cevresinden bir grup kadýnýn fikriyle bir 27 Mayýs günü baþlamýþtý Galtasaray da. 80 ler ve 90 lar devletin kaybetme konusunda istikrarýyla geçti. defalarca gözaltýna alýnmalarýna, suçlu ilan edilmelerine karþýn Cumartesi Anneleri de gittikçe Cumartesi Ýnsanlarý na dönüþerek inadýndaki istikrardan bir þey kaybetmedi. Ýþte þimdi tam 17. yýldönümünde bir cezaevi ziyareti yapmaya karar vermiþler. Feribota binebilmek Faili meçhul cinayetlerin en yoðun olduðu yýllarda emniyet müdürüydü, adalet bakanýydý, içiþleri bakanýydý. Öyle ki yakýnlarýndan geriye bizzat Mehmet Aðar imzalý evraký kalanlar var aralarýnda, telefonda bizzat oðlunu ona soranlar... Devlet için 1000 operasyon yaptýðýný kendisi söylerken, Susurluk Davasý kapsamýnda aldýðý ceza hepi topu iki yýl Aðar ýn. Ýþte sabaha karþý dünyanýn en manalý mola yeri Susurluk tayýz, Hasan Ocak ýn annesinin yapýp yolladýðý gömbeleri yiyoruz. Seneler içinde herkes biraz akraba; Aydýn istikametine giden bir grup yolcu þeklinde yükselen anonsa kadar sohbet sürüyor. Arada gülüþmeler yükselse de, herkesin içindeki civa dibe çökmeye hazýr. Misal feribotta nasýl çökmesin? Murat Yýldýz ýn annesi Hanife Haným, nasýl rahat rahat geçsin karþý yakaya? 95 te 20 yaþýndaki oðlu gittiði kafede patlayan ilgisiz bir silah yüzünden karakola çaðrýldý. Anne elleriyle götürdüðü oðlunu bir daha göremedi. Ýstanbul a getirilirken feribottan atlayýp kaçtýðýný söyleyeceklerdi. Hanife Haným, feribota nasýl binsin? Mola verilen benzinlikte aðýt yakýp halay çekerek girildi Yenipazar a. Ýzmir den, çevre illerden gelenlerle koca bir konvoy olmuþuz. Yenipazar için tescilli yavaþ þehir diyorlar. Yavaþ deðil donuk þehirdi benim gördüðüm. Þöyle... Cezaevine çýkan bütün yollar tutulmuþ, her köþebaþýna polis, jandarma ve hatta zabýta yýðýlmýþ. Otobüslerimizin kývrýldýðý sokaklardaysa hayat donuk. Ya boþ ya da dondurulmuþ bir insan var karþýmýzda. Gözler bizde... Elinde süpürgesiyle eðilmiþ bir kadýn, kahvede ince belli bardaðý elinde donmuþ bir amca, topunu unutan çocuk... Aðar ýn seçimi Aðar ýn kendisini bu cezaevinde bulma sürecini en iyi belediye baskaný Yüsran Erden in þu cümleleri özetliyor: Aðar ýn ilçemizi seçmesi bizim için büyük bir þans. Sayýn Aðar ýn ilçemizi seçerek burada cezasýný çekmeye karar vermesi ilçemizi hareketlendirerek ekonomisinin artmasýna da neden olacaktýr. Pidede iddialýlarmýþ mesela. Misafiri için tadilat geçiren mini cezaevine 100 metre kala birer birer iniyorlar. Metin Göktepe nin ablasý Meryem ve Baþýna Aðar kadar taþ düþsün diye baðýracak Fadime Göktepe, 13 yaþýnda iþkencede ölen Seyhan Doðan ýn abisi Kadri Doðan, öldürüldükten sonra yakýlan Ahmet Kaya nýn kýzý Emine Kaya... Halil Alpsoy un 20 yaþýnda 6 çocukla dul kalmýþ eþi Fikriye Alpsoy... Kaybolduktan 58 gün sonra iþkence gormuþ bedeni Beykoz ormanlarýndan çýkan Hasan Ocak ýn abisi Ali ve kardeþi Maside Ocak... Böyle iniyorlar sýrayla. Eþi Kasým Alpsoy kaybedilirken 1 yaþýný doldurmamýþ bebeðine silah doðrultulan Erdoðan Alpsoy... 81 de altýncý kattan atlayarak intihar ettiði ve vücudundaki yanýklar için de güneþ yanýðý denen Süleyman Cihan ýn abisi Ahmet Cihan ki 12 Eylül Davasý na müdahilliði dýþýnda aldýklarý yeni Adli Týp raporuyla ilkinde imzasý bulunan Mehmet Aðar hakkýnda yeni bir suç duyurusunda bulunacak kendisi. Hüseyin Toraman ýn mezarý için haykýran annesi Hatice Toraman... Ve baþka türlü aðzý yananlar; Gazi Katliamý nda kýzý Zeynep Poyraz ý kaybeden Cemal Poyraz, bedenlerini yatýrdýklarý ölüm oruçlarýnýn izleriyle Yenipazar a gelenler, bir siyasi mesele olarak inatla takip eden gençler... Adlarýný sýðdýramadýklarým ne olur alýnmasýn. Biz hepimiz inip yaklaþabildiðimiz kadar yaklaþtýk cezaevine. Orada bütün bu insanlarýn toplanmasý, ayný anda Katil devlet hesap verecek, Kaybedenler kaybedecek, Aðar ýn kâbusu olacaðýz diye baðýrmasý, adalet demesi, ses eleri içeriden duyulacak biçimde hesap sormasý mühimdir. Bizim dönemimizde faili meçhul yok diye övünenlerin zamanýnda, bir ilçemiz pidesinin þöhretini iþte böyle arttýrabilmektedir çünkü. Sapla samaný ayýrmak baþka, samaný bilmek baþka. Yavaþ þehir dönüþ yolunda hýzlanmýþ, bayraklý bozkurtlu, küfürlü bakan gruplara býrakmýþtý yerini. Gözaltýnda Kayýplara Karþý Komisyon un davetiyle toplanan otobüsler, polis gözetiminde ilçeyi terk etti. Yine de bu Cumartesi Ýnsanlarý nýn yüzündeki ferahlamayý almaya yetmemiþti. Bu yazýyý dönüþ yolunda otobüste yazýyorum ve yine içeride kaç kiþi olduðumuzdan emin deðilim. Fakat söylentisi geldi, eylem vakti Aðar da yalnýz olmayabilirmiþ. Aðar ailesinden önce yörede ev tutan Korkut Eken de içeriden dinlemekteymiþ. (Radikal)28 Mayýs 2012 Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Sertaç DANACI Baþbakan Tayyip Erdoðan'ýn gazeteciler ile ilgili sarf ettiði "akbabalar", "tasmalarýný çýkardýk", "uluslararasý tasma taktýnýz" sözlerine karþýlýk Türkiye Gazeteciler Sendikasý, baþbakana açýk bir mektup kaleme aldý Türkiye Gazeteciler Sendikasý Genel Baþkaný Ercan Ýpekçi imzasýný taþýyan mektup þöyle: "Sayýn Baþbakan, Gazeteci meslektaþlarýmýzla ilgili olarak kullandýðýnýz hakaret içerikli akbabalar, tasmalarýnýzý çýkardýk, uluslararasý tasma taktýnýz sözlerinizden dolayý sizi kýnýyoruz. Bir basýn meslek örgütü olarak en sert ve en sarsýcý açýklamalarý bile ifade özgürlüðü kapmasýnda deðerlendirmemize raðmen, sizin bu üslubunuz, açýkça nefret söylemi içermektedir. Uludere de 34 yurttaþýn katledilmesiyle ilgili gerçeklerin kamuoyunca öðrenilmesi amacýyla mesleki görevlerini yerine getiren basýn emekçilerine yönelik bu kin ve nefret söylemi içeren açýklamalarýnýz, belki sizin kindar eðitim týynetinize uygun düþebilir ancak basýn ve ifade özgürlüðü kapsamýnda savunulmasý mümkün deðildir. Bir devlet adamýna yakýþmayan bu hakaretlerinizin dozunu son zamanlarda giderek artýrmýþ durumdasýnýz. Bu, sizin, hatalarýnýzdan Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Sertaç DANACI Alevi Bektaþi Federasyonu 6. Genel Kurul u dün Ankara da Hacý Bektaþ Anadolu Kültür Vakfý salonunda yapýldý. Selahattin Özel in baþkanlýðýnda tek liste halinde gerçekleþen kaynaklanan endiþe ve korku dolu ruh halinizin dýþavurumu olsa gerek. Görevlerini yaptýklarý için cezaevine konulan ve yargýlanan meslektaþlarýmýzý terörist olarak suçladýðýnýz yetmediði gibi þimdi de uluslararasý tasma takmakla itham edebiliyorsunuz. Baþta Anadolu Ajansý olmak üzere emrinizin altýndaki medya kuruluþlarýnda çalýþan basýn emekçilerine yapýlan mezalimi görmezden gelip, varsýn bir kýsým medya bizimle olmasýn diyerek ayrýmcýlýk yapmaya ve hedef göstermeye devam ediyorsunuz. Bütün bu hakaretlerinizin telafisi için özür dilemeniz bile yetersiz kalacaktýr. Haklarýnýz ve yetkileriniz sýnýrsýz deðildir. Yürütme organýnýn baþý olarak, yurttaþlarýn özgürlük alanlarýna þahsi keyfinize göre müdahale etmeye hakkýnýz yoktur. Hele onlara hakaret etme hakkýna hiç sahip deðilsiniz. Sizin bu devlet adamlýðýna yakýþmayan tutumunuzdan dolayý ülkemizin ve halkýmýzýn geleceði adýna endiþe duyuyoruz. Ýcraatlarýnýzý eleþtiren gazetecilere, yazarlara, sanatçýlara, aydýnlara, akademisyenlere, sendikacýlara, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerine karþý, bütün bir toplumu temsil ettiðinizi iddia ettiðiniz makamýnýzýn aðýrlýðýna uygun düþecek saygý ve tahammülü göstermeye sizi bir kez daha davet ediyoruz. Genel Kurul da 21 kiþilik Genel Yönetim Kurulu ile 9 ar kiþiden oluþan Disiplin ve Denetleme Kurulu üyelikleri belirlendi. Genel Yönetim Kurulu: Selahattin Özel, Engin Gündük, Kemal Bülbül, Hüseyin Yýldýrým, Servet Demir, Muhterem Aktaþ, Ersin Gedik, Mustafa Aslan, Hüseyin Kaya, Miktat Öztürk, Oktay Kandemir, Muharrem Erkan, Murtaza Demir, Mehmet Yenisoy, Hýdýr Temel, Adnan Özdemir, Hüseyin Olgun, Kelime Ata, Sinan Iþýk, Hüseyin Elmas, Sevim Durmaz Disiplin Kurulu: Fevzi Gümüþ, Ali Yýldýrým, Necati Þahin, Necdet Saraç, Hýdýr Çam, Orhan Gazi Türkyýlmaz, Eyüp Tek, Serdar Karaduman, Hüseyin Yýlmaz Denetleme Kurulu: Ali Rýza Yýldýrým, Þükrü Göktepe, Þahin Kurt, Halil Aksu, Remzi Çelik, Ayhan Yerli, Emel sungur, Mustafa Aslan, Ýmam Hüseyin Bor

Sulucakarahöyük/ANKARA Haber:Nehir KIZILIRMAK 26 Mayýs 2012 Demokrasi Mücadelesinden Emekli Olunmaz þiarýyla yola çýkan yüreði genç ve yaþý olgun ilerici demokrat insanlarýn 1995 yýlýnda kuruluþunu gerçekleþtirdiði DÝSK e baðlý Tüm Emekliler Sendikasý (Emekli-Sen), bugün Ankara da Ýnsanca yaþam, Barýþ, Demokrasi ve Ýnsan Haklarý için yürüyüþ ve oturma eylemi gerçekleþtirdi. MÜCADELE GÜCÜMÜZÜ EMEÐÝMÝZDEN, DÝRENME GÜCÜMÜZÜ TORUNLARIMIZDAN ALIYORUZ diyen emekliler; >Sahte intibak yasasý aldatmacasýna karþý çýktýklarý için, >Ýnsanca yaþam, insana yaraþýr bir ücret için, >Örgütlenme önündeki engellerin kaldýrýlmasý için, >Saðlýkta soyguna dur demek için, >Eðitimin parasýz, eþit ve ulaþýlabilir olmasý için, >Eðitimi gericileþtiren 4+4+4 yasasýna hayýr dediði için, >Emperyalistlerin Suriye ve bölge üzerindeki sömürü, paylaþým planlarýna karþý çýktýðý için, >Hükümetin, her gün temel tüketim mallarýna yaptýðý zamlarý protesto için, >Baþta HES olmak üzere, çevre felaketine yol açacak yatýrýmlara karþý hayatý savunmak için, >Banka promosyonlarýnýn emeklilere verilmesi için, >Memur Emeklilerine 5 aydýr zam verilmemesini protesto etmek için, 26 Mayýs 2012 tarihinde Ankara da sokaklardaydý. Emekli Sen liler taþýdýklarý dövizlerle taleplerini belirtip yaþanýlan sorunlara iþaret ettiler Ýstanbul, Çanakkale, Bursa, Samsun ve Sakarya gibi pek çok kentten Ankara ya gelen Emekli Sen üyeleri, taþýdýklarý dövizlerle talep ve yaþanýlan sorunlarý iþaret etmiþ, çözüme iliþkin iradelerinin yok sayýlmamasý gerektiðini ifade etmiþlerdir. Bu dövizler; > Saðlýk hakký satýlamaz, > Siyasi tutsaklar onurumuzdur, > Roboski katliamýný yapanlar açýklansý, > Çorum, Maraþ Sivas katliamýný yapanlar açýklansýn, > Paralý eðitime hayýr, >1 Mayýs 77 katliamý aydýnlatýlsýn, > HES lere hayýr, dereler özgür aksýn, > Demokrasi mücadelemiz engellenemez, > Sosyal devlet sosyal adalet, > Emeðimizin karþýlýðýný istiyoruz, > Ýþ kazasý deðil iþçi cinayetleri, > Ji malniþiniya di gore de na, > Hükümet çocuklarýmýzýn üzerinden elini çek, > Tüm güvencesiz çalýþma uygulamalarýna hayýr, > Tutuklu çocuklarýmýz serbest býrakýlsýn, > Biji biratiya gelan, > Gerici eðitime hayýr, > Kazanana kadar sokaktayýz, > Çocuk iþçi istemiyoruz, > Tutuklu sendikacýlar serbest býrakýlsýn, > Emekliyiz insanýz, > Nükleer santraller istemiyoruz, > Siyasi tutsaklar onurumuzdur, > Muayene ücreti ilaç katký payý soygununa son, > Muhtaç aylýðý deðil 25 yýllýk alýnterimizin bedelini istiyoruz, Bir Cumartesi sabahý Ankara, Kurtuluþ Parký nda Emeklileri karþýladý Sabahýn erken saatlerinde Ankara ya ulaþan Emekli Sen üyeleri, yürüyüþ baþlayýncaya dek Kurtuluþ Parký içinde sohbetler ederek zamanlarýný deðerlendirdiler. Saat: 10:00 a doðru Ankara da yaþayan emeklilerde gelmeye baþladý ve 10:30 da yürüyüþ korteji Kýzýlay a doðru harekete geçti. Onlar Faþizme karþý omuz omuza sloganýný haykýrarak yürüdüler Emekliler taleplerine iliþkin sloganlarýný haykýrarak Sakarya Meydanýna ulaþtýlar. Haykýrýlan sloganlar arasýnda en çok FAÞÝZME KARÞI OMUZ OMUZA sloganý dikkat çekti. Bu slogan, yürüyen emekliler içinde pek çoðunun geçmiþte faþizme karþý aktif mücadele içinde olduklarýný gösterdiði kadar günümüzde AKP nin durmak bilmeyen saldýrýlarýna karþý da bir yanýttý. Genel baþkanlarý da konuþmasýnda ülkenin tüm sorunlarýna deðindi Emekli Sen üyeleri Sakarya Meydanýna, Genel Ýþ Çankaya Þubesinin taþeronlaþtýrmaya karþý 3 gün önce baþlattýðý açlýk grevini selamlayarak girdi. Çiçekçilerin arasýndaki taþ heykelin önüne toplanan emekli sen üyelerine Genel Baþkanlarý Veli BEYSÜLEN yaptýðý çok uzun bir konuþmayla hitap etti. Emekli Sen Genel Baþkaný BEYSÜLEN in konuþmasý da üyelerinin taþýdýðý dövizlerde olduðu gibi pek çok konu ve sorunu içeriyordu. Ýþçi ve emekçilere dönük saldýrýlar AKP ile daha da yükseldi AKP nin 10 yýldýr iþçi ve emekçi halklarýmýza reva gördüðü zamlarý, baskýlarý, adaletsizlikleri, doðanýn/çevrenin tahribatýna iliþkin projelerini, toplumsal barýþý dinamitleyen açýklama ve uygulamalarýný dile getiren BEYSÜLEN, Roboski katliamýna dair AKP yetkililerinin yaptýðý açýklamalarýn insan onurunu yaralayýcý olduðunu söyleyerek tepki gösterdi. 12 Eylül darbecilerinin düþünce ve örgütlenme özgürlüðü önüne koyduklarý engellerin bugün de AKP hükümetince sürdürüldüðünü belirten BEYSÜLEN, buna iliþkin çeþitli örnekler verdi. Ýntibak yasasýný yutmadýlar Hükümetin 2000 yýlý öncesi emekli olan 1 milyon 900 SSK emeklisiyle sýnýrlý tutulan yasayý intibak yasasý diye yutturmaya çalýþtýðýný belirten BEYSÜLEN, milyonlarca emeklinin beklentiye girdiðini ve büyük bir hayal kýrýklýðýna uðratýldýðýný söyledi. Sendikal hareket tehdit altýnda ve 12 Eylül dönemini aratacak hale getirilmek isteniyor Haksýzlýklara, güvencesizleþtirmeye, taþeronlaþtýrmaya ve ülkemizi ucuz emek cenneti haline getirme politikalarýna karþý çýkan sendikal hareketin tehditle baský altýna alýnmaya çalýþýldýðýný belirten BEYSÜLEN, TBMM ye sevkedilen Toplu Ýþ Ýliþkileri Yasa Tasarýsýnýn bu haliyle yasalaþtýðý takdirde, 12 Eylül yasalarýný aratacak pek çok antidemokratik düzenleme içerdiðini kaydetti. Hükümet imzaladýðý uluslararasý sözleþmelere uymuyor Hükümetin imzaladýðý uluslararasý sözleþmelere uygun iç hukuk düzenlemeleri yapmakta ayak sürttüðünü ifade eden BEYSÜLEN, bu sözleþmelerde belirtilen sendika kurma hakkýnýn Türkiye de hükümet tarafýndan keyfi olarak engellendiðini, Öðrenci Gençlik Sendikasý (GENÇ SEN), Çiftçi Sendikalarý Konfederasyonu ve kendi sendikalarý EMEKLÝ SEN hakkýnda keyfi olarak kapatma davalarý açýlarak kapatma kararý verildiðini vurguladý. Tutuklamalar sindirme politikasýnýn bir parçasý Tek suçlarý emekçilerin mücadelesine karþý duyduklarý ve kendilerine yüklenilen sorumluluðun gereðini yerine getirmek olan KESK üyesi kamu çalýþanlarýn tutuklanmasýna tepki gösteren BEYSÜLEN, belediyede taþeron uygulamasýný engellemeye çalýþtýklarý için tutuklanan Genel Ýþ Ýzmir Þubesi yöneticilerinin de tutuklanmasýnýn kabul edilemez olduðunu ve hepsinin derhal serbest býrakýlmasýný istedi. BEYSÜLEN den sonra DÝSK Genel Baþkan Yardýmcýsý Metin EBETÜRK, TTB Merkez Konseyi Baþkaný Eriþ BÝLALOÐLU konuþarak Emekli Sen üyeleriyle dayanýþma içinde olduklarýný söylediler. Konuþmalardan sonra oturma eylemine geçildi. Emekli Sen i bu süreçte epeyce ziyaret eden oldu. Araçtan çalýnan türküler eþliðinde halaylar çekildi ve eylem saat: 14:00 te çekilen halaylarýn ardýndan sona erdi.