MUTLU VE ÖZGÜR. Yazan MEHMET AKMAN



Benzer belgeler
Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

SÜLÜK 1. SAHNE İÇ / ODA / GECE 1.ADAM 2. ADAM

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.


ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

Pirinç. Erkan. Pirinç (Garson taklidi yaparak) Sütlükahve söyleyen siz değil miydiniz? Erkan

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül :41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül :10

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir.

MODERN BARBARLAR. Bu kısım hikayenin ortasından alınmıştır. (86 sayfalık hikayenin 52'inci sayfası)

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek

SAAT DAHA SABAHIN YEDİSİ

ISBN :

Sevda Üzerine Mektup

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Serbest Yazma Konuları. Yrd. Doç. Dr. Aysegul Bayraktar

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

UÇUŞ KORKUSUNUN SEBEPLERİ. Kontrolü kaybetme korkusu. Kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığı yerde panik atak geçirme korkusu.

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

Babamın Ardından. Yazar Leyla Hüseyin

Okula sadece dört dakikalık yürüme mesafesinde oturmama

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

Boğaziçi Grubumuz gönüllüleri TÜYAP Fuarında tanıtım yapıyorlar, oldukça büyük bir fedakarlık yaptıkları, umarım emeklerinin karşılığını alırlar...

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKAYESİ

Şehirdeki Yeni Hayatımız Başlıyor

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU

Muzaffer Asiltürk. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

BİRİNCİ BÖLÜM: ΤAZMA. Lütfen aşağıdaki konulardan birini seçerek, aşağı yukarı kelimelik bir kompozisyon yazınız:

Geçmişin Gölgesi. Sümeyra Andıç

Rukia Nantale Benjamin Mitchley Nahide Büşra Ertekin Turkish Level 5

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler.

Appendix. Appendix A: SRS-22r HASTA ANKETİ Hasta Adı : Doğum Tarihi : / / Bugünün Tarihi : / / Yaş : + Dosya Numarası :

Kadınların Çalışma Deneyimleri

Orhan benim için şarkı yazardı

İşte sağ kolu, sol kola diken cerrah Dr. Bülent Özçelik

Elişa, Mucizeler Adamı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

'Yaşam, seçimler üzerine kurulu'

Bölüm 1 : Eski Sevgiliniz Sizi Neden Terk Etti?

66 Fotoğrafçı Etkinlik Listesi. 52 Haftalık Fotoğrafçılık Yetenek Sergisi

9. Sigarayı bırakma zamanı

1.Aşağıdaki isimlere uygun sıfatkarı getiriniz.(büyük, açık, tuzlu, şekerli, soğuk, uzun,güzel, zengin)

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ağlat Beni Klip Senaryosu Harun KOLÇAK

Ben daha dokuz yaşında iken,bir gün kötü arkadaşıma kandım.mahallelerinde bulunan bir bahçeye girdik.

MEF İLKOKULU MART-NİSAN AYI DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

Hayalindeki Kadını Kendine Aşık Etmenin 6 Adımı - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

ŞİRİNLER ANASINIFI AY GRUBU OCAK AYI EĞİTİM BÜLTENİ

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Akın Uyar. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006


ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI. Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir?

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

KENDİ İŞİNİZİ YAPARKEN KİMSE YANLIŞLARINIZI DÜZELTECEK CESARETE SAHİP OLAMIYOR.

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

STRES NEFES VE KAHKAHA SEVMEZ. Nefes Al, Kahkaha At..

Transkript:

MUTLU VE ÖZGÜR Yazan MEHMET AKMAN mehmetakman989@hotmail.com 0536 918 93 69

İÇ/TOPLANTI ODASI/GECE Halka şeklinde toplanmış bir grup, sandalyede oturmakta ve konuşmak üzere olan bir adam. Gruptakiler onun konuşmasını beklemektedir. Sesini düzeltmek için genzini düzeltir. Genç hasta 30 lu yaşlarda, sakalsız, temiz yüzlü, rahat kıyafetler giymektedir. Flashback girer. Buradaki çoğu kişi konuştu, yaşadıklarını anlattı. Şimdi sıra bende. Bundan 15 ay önce, bana 1 yıl ömrüm kaldığı söylendi. O günü unutamıyorum... İÇ/MUAYENEHANE/GÜN Genç hasta konuşmasına devam ediyordur. Bayan doktor 40 lı yaşlarda, gözünde yakın gözlüğüyle masasında oturmaktadır. Karşısında Genç hasta oturmaktadır ve birbirlerine bakmaktadır. Doktor üzgün, Genç adamın kafası karışmış. Sanki doktorun karşısında zaman yavaşlamış, durmuş gibiydi. Belki gerçekte 10 saniye geçmişti ama o 10 saniyede hayatımın inişleri, çıkışları, en mutlu ve en mutsuz anları, nasıl derler bir film şeridi gibi gözümün önündeydi. Hayatın film şeridini görme meselesi bana daha çok tiyatral gelirdi. Flashback gider, toplantı odasına döneriz. Herkes pür dikkat dinlemektedir. Belki birçoğunuzda bunu biliyor ama bu gerçek. Flashback girer tekrar muayenehanedeyiz. Sonra doktorun seslenmesiyle kendime geldim. Daha önce sorduğum soruyu, dejavu yaşıyormuş gibi umutsuzca tekrar sordum.

Sahnenin başı önceki sayfada: 2. Sesi titreyerek Doktor hanım, testlerde bir hata olamaz mı? Tekrar kontrol edemez misiniz? Biliyorum sizin için çok zor ama..(duraksar) Bu tarz konularda hata payı bırakamayız. Tekrar tekrar kontrol edilir. Bu hastalığın üzerinde çalışmaları olan bir arkadaşıma sonuçları gösterdiğimde, bulduğum sonucu teyit etti. Biliyorum sizin için çok zor ama..(duraksar) Bu tarz konularda hata payı bırakamayız. Tekrar tekrar kontrol edilir. Bu hastalığın üzerinde çalışmaları olan bir arkadaşıma sonuçları gösterdiğimde, bulduğum sonucu teyit etti. Tedavisi yok mu peki? Erken dönemde yaşam süresi uzatılabilmekte ama hastaları tatmin edebilen bir süre değil. Bunun dışında tedavi süreci hastalar için çok acı verici olur. Ne kadar acı verir? Şu an hastalığınız son aşamaya geçmiş bulunmakta. Tedavi olmak isterseniz son 12 ayınızı sadece acı içinde geçirirsiniz. Tedavi ömrünüzü uzatmayacaktır. Sadece size acı verecektir. Ne yapacağım ben?

Sahnenin başı önceki sayfada: 3. Bunu ancak siz bilebilirsiniz? Genç Hasta cevap vermez. Oturduğu yerde öne doğru eğilmiş yere dalmış vaziyette ileri geri sallanmaktadır. Ne yapacağınızı bilmiyorsanız, neden hayatınız boyunca isteyip de yapamadığınız, deneyemediğiniz şeyleri yapmıyorsunuz. Hastanın sallanması durur. Dönüp doktora bakar. Nasıl yani? Eminim bugüne kadar insanlardan çekinip de söyleyemediğiniz, yapamadığınız şeyler oldu. Neden kendinizi özgür bırakmıyorsunuz? Kalan 1 yılınızı neden mutlu ve özgür geçirmeyesiniz? O zaman yaşam sürem artar mı? Ben size yaşam sürenizi nasıl arttıracağınızı söylemiyorum. Size kalan 1 yılınızı nasıl iyi bir şekilde değerlendirmeniz gerektiğini söylüyorum. Mutlu ve özgür. Hasta şaşkın vaziyette bir noktaya bakıp düşünür. Doktora döner. Mutlu ve özgür. İÇ/TOPLANTI ODASI/GECE Hastaneden çıktım. Eve gidene kadar yol boyunca düşündüm. Eve geldim, yemek yedim, duş aldım, televizyon izledim, yatağa uzandım ve tüm bu süre boyunca düşünmeye devam ettim. Nasıl öleceğimi, yanımda kimlerin (Diyalogun devamı sonraki sayfada)

Sahnenin başı önceki sayfada: 4. (Sürdürür) olacağını, kimlerin üzüleceğini, benden sonra ne olacağını ve buna benzer tonlarca şey düşündüm. Yanlış şeyleri düşündüğümü daha sonra anladım. Düşünmem gerekenleri, 1 hafta boyunca devam ettirdiğim rutin işleri yapıp takvime baktığımda anladım. 51 haftam kalmıştı. Hayatım boyunca neler yapmak istemiştim. Neleri söylemek isteyip de içime hapsetmiştim? Derken aklıma eski sevgilim geldi. Beni terk ettiği için ona öyle şeyler söylemek istemiştim ki, ama cesaret edememiştim. Telefonu açtım, telefonumdan sildiğim ama ezberimden bir türlü silemediğim numarayı aradım. O güne kadar içimden onun hakkında geçirdiğim bütün her şeyi yüzüne kustum. Telefonu kapattım. Ağlıyordum ve rahatlamıştım. Bir annenin bebek doğurduktan sonraki rahatlaması ve bebeğini kucağına aldığındaki ağlaması gibi rahatlamıştım ve ağlıyordum. Ve tabi eski sevgilimin şimdiki erkek arkadaşının gözüme attığı yumruğu saymazsak oldukça mutlu olmuştum. Başlangıcım böyle oldu. Mutluluk ve Özgürlüğe ilk adımımı atmıştım. Daha sonra işimden istifa ettim. Hep hayalini kurduğum ama cesaret edemediğim bisiklet seyahatini yapmak istiyordum. Başlarda çok zorlandım ama buna rağmen mutluydum. Bir güzergâh bitince başka güzergâh belirledim. Günlerim azalırken buna ters orantılı mutluluğum artıyordu. Ta ki bir seyahatimde bisiklet kazası geçirene dek... Kapı açılır sözü yarıda kalır. SAKALLI HASTA: Özür dilerim geç kaldım... Sakallı, gömlekli, 40 lı yaşlarda bir adam içeriye girer. Boş bir sandalye arar. İnsanlar rahatsız olmamıştır ve tebessüm ederler.

Sahnenin başı önceki sayfada: 5. SAKALLI HASTA: Tekrar, özür dilerim trafik malum. Gözlüklü hastayı görürüz. Kel, sakalsız, kilolu, gözlüklü, 40 lı yaşlarda bir adamdır. Özür dilemene gerek yok, henüz ne yapılacağına karar vermedik. Sakallı hasta kafasını çevirerek aranır SAKALLI HASTA: O burada mı? Geldi mi? Gözlüklü hasta kafasıyla işaret eder.sakallı hasta işaret edilen yere bakar. İkinci hastanın baktığı kişinin gözünden bakarız ve sakallı hasta şaşırmış bir vaziyette sandalyeye oturur. Herkes tamamsa devam ediyorum. Kimseden ses çıkmaz. Bisiklet kazasında kalmıştım. İÇ/HASTANE ODASI/GÜN Genç hasta yatakta uyanık bir şekilde yatmaktadır. Karın boşluğunda küçük bir yara bandajı vardır. Doktor, erkek, 30 lu yaşlardadır. Elinde bisiklet jant teli ile odaya girer. Al bakalım seni neredeyse öldürmek üzere olan jant teli. Ne zaman bisiklete binebilecek duruma gelebilirim? Şu elimdeki demir parçası karın boşluğuna saplandı. Herhangi bir yöne 1 santim kaysa iç organlarını parçalar ve seni öldürebilirdi. Ama sen bisiklete binmeyi düşünüyorsun. Ölümden döndün biraz mutlu olmayı dene.

Sahnenin başı önceki sayfada: 6. Bir ay önce ya da bir ay sonra ne fark eder nasıl olsa öleceğim. Gayet sağlıklısın dostum. Hiç bir şeyin yok. Nasıl yani? Yani büyük bir kaza atlattın. Röntgen, kan değerleri, beyin tomogrofisi, kalp grafisi her şeyine baktım. Birkaç küçük sıyrık, birde şu telin açtığı iğne deliği büyüklüğündeki yaradan başka bir şeyin yok. Doktor bey ben hastayım. Muhtemelen 2 ayda ömrüm kaldı. Hastane raporlarımı gösteriyim isterseniz. Raporunu incelemem gerek. Eğer paran varsa özel bir hastanede baştan aşağı kontrolden geçebilirsin. Ama tekrar ediyorum senin hiç bir şeyin yok. Burası devlet hastanesi her isteyeni baştan aşağı kontrol edemeyiz. İÇ/TOPLANTI ODASI/GECE Hastalığı atlatmıştım. Ama işimi şansa bırakmadım. Doktorun dediğini yapıp özel bir hastaneye gidip hasta olmadığımı muhtemelen daha öncede hasta olmadığımı öğrendim. Ve doktor ona verdiğim raporu inceledi. Tüm bilgiler doğruydu, hasta bilgileri, hastane mührü. Bir tek hasta olduğumu belirten veriler gerçek değildi. Ama bir doktor neden bir hastaya öleceğini söyleyip sahte bir rapor verebilir diye düşündüm. Önceleri sahte doktor olabileceğini (Diyalogun devamı sonraki sayfada)

Sahnenin başı önceki sayfada: 7. (Sürdürür) düşündüm. Çalıştığı hastaneye gittim. İzine ayrılmıştı. Sonra araştırdım 15 senedir doktordu ve 10 senedir aynı hastanede çalışmaktaydı. Sonra benimle aynı durumda olan sizlerin olduğunu öğrendim. Sonrasını hepiniz biliyorsunuz. Buradaki herkes senin anlattığına benzer şeyler anlattı. Yaşadıklarımız farklı olabilir ama çektiğimiz acılar aynıydı. Mesela ben, karımla hep yüzleşmek istemişimdir. Ama karımın beni hiç sevmediğini fark ettim ve beni terk etti. Şu an nerde olduğunu bile bilmiyorum. İçime kapandım. Düşünmeye başladım hayatım boyunca ne yapmayı hayal etmiştim? Dans etmek benim için imkânsıza yakın bir şeydi. Fiziksel görüntümden dolayı buna hiç cesaret edememiştim. Dans edemesem bile dans edenleri izlemek hoşuma gitmiştir hep. Dans kulüplerine, gece kulüplerine gittim. İnsanlar belki bana bakarak dalga geçiyordu ama umurumda değildi. Bir yıl sonra, sadece onların hafızalarındaki komik dans eden adam olacaktım. Elimdeki avucumdaki tüm parayı tükettim. Hayatım boyunca kazandıklarımı, hayatım boyunca yapmak isteyip yapamadığım şeyler için kullandım. Ve elimde ne kaldı biliyor musunuz? Limanda çürümekte olan bir tekne. Sikiyim böyle hayatı, keşke gerçekten hasta olsaydım, keşke geberip gitseydim de (eliyle karşısındakini gösterir) bu orospunun bana yalan söylediğini bilmeseydim. Ve kadın doktor görünür. Sadece yüzü görülmektedir. Yüzü çökmüştür. İkinci hasta konuşmaya devam eder. Şimdi, herkes yaşadıklarını anlattıysa, ona ne yapacağımıza karar verelim.

Sahnenin başı önceki sayfada: 8. Kimseden ses çıkmaz. Sakallı hasta elini kaldırır. SAKALLI HASTA: Bazılarınız beni tanıyabilir. Zengin ve saygın bir iş adamıydım. Saygınlık kısmı benden çok param için geçerliydi. Çok para kazanıyordum. Tanrıya şükür o zamanlar dahi kazandığım paranın yanlış işlerden kazanıldığının farkındaydım ve bundan rahatsızdım. Ama ben bu işi babamdan böyle görmüştüm. Ne kadar istemesem de bu şekilde yaşıyordum. Bazen diğer tarafı düşünüp vicdan azabı çekerdim. Sonra hatalarımı düzeltmek için daha çok zamanımın olduğunu düşünüp kendimi avuturdum. Sonra bir gün doktor hanımla tanıştım. Bana zamanımın kalmadığını söyledi. Duraksar, sesi titrer SAKALLI HASTA: Ve hayatı boyunca günahlara boğulmuş olan ben, günahlarımı telafi edecek vaktimin kalmadığını öğrendim. İki gün boyunca alkol komasına girecek kadar içtim. İntihar etmek istediğimi düşündüm. Diğer tarafta görülecek hesabıma birde bunun ekleneceğini düşünüp vazgeçtim. Fark ettim ki hala küçük bir umudum vardı. Bu umuda sarılmaya karar verdim. Temizlenmeye ihtiyacım vardı. Bütün şirketlerimi sattım. Günahlar içinde boğulmamı seyredip, sesini bile çıkarmayan tüm tanıdıklarımla konuşmayı bıraktım. Sonra, bütün hayatım boyunca kötülük yaptığım kişileri aradım. Birçoğunu buldum ve kendimi affettirmeye çalıştım. Ama bana bunlar bile kendimi temiz hissettirmeye yetmiyordu. Yardıma ihtiyacı olan kişileri aramaya başladım ve onlara yardım ettim. Daha çok kişiye yardım etmeliydim. Şirketleri sattığım para ve birikimlerimle bir hayır kurumu kurdum. Yetmiyordu, daha fazla yardıma muhtaç kişi bulmalıydım. (Diyalogun devamı sonraki sayfada)

Sahnenin başı önceki sayfada: 9. SAKALLI HASTA: (Sürdürür) Kendi ülkem dar gelmeye başladı. Yardıma ihtiyacı olan ülkeleri dolaştım. Acil ilaç ve gıda ihtiyacı olan yerlere yardım ettim. Ama bana hala yetmiyordu. Artık öyle bir noktaya geldim ki öbür dünya için kendini affettirmek için çıktığım yolda artık kendimi düşünmüyordum. Temizlenmek için yaptığım yardımlar, artık benim için bir araç değil amaç olmuştu. Ve artık fiziksel ve ruhsal değişime uğramış biri olarak buradayım. Bundan da hala mutluyum. Günahlarımın kölesi değilim artık özgürüm. (Doktora bakar) Özgür ve mutlu. Sizin dediğiniz gibi doktor. Ama bu değişimimi size borçlu falan değilim, bir söz vardır su çatlağını bulur. Yani değişmem için sizin yalanınıza ihtiyacım yoktu. Her halükarda ben bu kutsal yolu bulacaktım. Size hala kızgınım. Bana söylediğiniz yalanla yolumu bulmama yardımcı olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ama ya yollarını yitirenler, ya benim gibi intiharı düşünüp sonra bundan vazgeçemeyenler.onlara da yardımcı olduğunuzu düşünüyor musunuz? Bu sırada doktor tekerlekli sandalyede oturur şekilde görünür. Gözlerini kaçırıyordur. Ağzından zorlanarak solumaktadır. Gözleri ağlamaktan şişmiştir. Gözlüklü hasta ellerini ensesinde birleştirip geriye doğru yaslanır. Tamam, herkes konuştu değil mi? Şimdi ne yapacağımızı konuşabiliriz. Hala burada olmayan insanlar var. Sikeyim onları eğer onların umurlarında olsaydı çoktan burada olurlardı. Sakallı hasta, Genç hastaya döner

Sahnenin başı önceki sayfada: 10. SAKALLI HASTA: O haklı. Onunla yüzleşme korkularından buraya gelemediler. Bence onlar olmadan da devam edebiliriz. Tamam o zaman. Öncelikle bu kadının bizlere yaptığı şey küçümsenebilecek bir şey değil biliyorum. Gözlerinizden ondan almak istediğiniz intikamın kıvılcımları fışkırıyor. Bazılarınız belki işkence yapıp bize yaşattığı acıları ona göstermek istiyor. Gözlüklü adam elleri dizlerinde ileri ileri sallanmaktadır ve burnundan solumaktadır. Bunu anlayabilirim. Hatta bazılarınızın onu öldürerek, içindeki acıları onunla beraber mezara koymak isteyebilir. Sakallı hasta sert sert doktora bakmaktadır. Bunu da anlayabilirim Ama buna rağmen ona yapmak istediğimiz ne olursa olsun, bizi bu canavardan ayıran şey merhametimizin olmasıdır. Bu sebepten onu sadece iki farklı şekilde cezalandırabiliriz. Ya insanların adaletine teslim edip kalan ömründe bize yaptıklarını düşünmesini sağlarız. Ya da hiçbir şey yapmayarak ilahi adalete güvenebiliriz. Sizinde gördüğünüz gibi karma gayet güzel çalışıyor. Doktor ağzına oksijen maskesi takmıştır gözleri baygın baygın konuşmayı dinliyordur. Gözlüklü hasta öfkelenir. Bir şey yapmayalım mı yani? Nasıl bir saçmalık bu? Ben size bir öneride bulunmuyorum. Sizin kadar benimde içimde intikam (Diyalogun devamı sonraki sayfada)

Sahnenin başı önceki sayfada: 11. (Sürdürür) hissi var. Seninde dediğin gibi yaşadıklarımız farklı olsa da acılarımız aynıydı. Bu dünyada bizleri, ancak bizler anlayabiliriz. Utanarak söylüyorum. Bende bu kadını öldürmeyi bir defalığına düşündüm. Ama sonra bunun beni daha iyi etmeyeceğini düşündüm. Şuna baksana zaten ölüyor. Benim yerime biri ondan intikam alıyor. Gözlüklü hasta kafasını iki tarafa sallar, sinirlenmiştir. Şimdi herkes sırayla kararını ve varsa düşüncelerini açıklasın. Kamera geçişleriyle diğer hastalar kararlarını açıklarlar konuşmaları duyulmaz. Bu sırada doktor konuşmaları baygın baygın dinler.sıra Genç hastaya gelir. Öncelikle size asla nefret duymadım ama sempatide beslemedim. Her ne kadar benim hayatımı olumlu yönde etkileseniz de bu başkaları için aynı sonuç vermemiş olabilir. Hastalarınızdan kaçının intihar ettiğini bilmiyoruz. Veya kaçının hala ölümü beklediğini. Buna rağmen oldukça zor durumda olduğunuz belli. Bana kalırsa zaten acı çekmekte olan birine daha da fazla acı çektirmek sizin gibi insanların yapabileceği şeyler. Sizin hakkında kararları olumlu ya da olumsuz olsun bence buradaki insanların hiç biri sizin gibi değil. Bu sebepten ben sizi affediyorum. Buradakilerin bazıları görüyorum ki acı şeyler yaşamamışlar. Hala olanlar onlara bir masal gibi geliyor galiba. (ağlamaya başlar)ama ben çok acılar çektim, vicdan azabı duydum. Cehennemi ölmeden burada hayattayken yaşadım. (hızlı nefes almaya başlar) Bunun tek sebebi sensin. Gözlüklü hasta ayağa kalkıp bağırmaya başlar.

Sahnenin başı önceki sayfada: 12. Acı çekerek gebermeni istiyorum. Canlı canlı kurtların seni yediğini görmek istiyorum. Gözlerinin dışarı aktığını görmek istiyorum. Geber ve cehennemin dibinde benden alıp götürdüklerinle cayır cayır yan fahişe. Kadın doktor sanki hiç bir şey olmamış gibi Gözlüklü hastaya bakmaktadır. Gözlüklü hasta yerine oturur sinirli bir şekilde hızlı hızlı nefes almaktadır. Evet arkadaşımızın kararı yeterince açıktı. Bu durumda oylar 6 ya 6 eşit. (sakallı hastaya döner) Bir tek sen kaldın dostum. Kararın ne olursa olsun çoğunluğun istediği gerçekleşmiş olacak. Kendini, elindeki kalemle hüküm verecek hâkim gibi hissetme. Bu yola beraber çıktık, birbirimize destek olduk, alınacak kararın da ortak şekilde hepimiz tarafından paylaşacağından eminim. SAKALLI HASTA: Tanrı biliyor sizi öldürmek istedim. İntihar etmeyi düşündüğüm o iki gün aklıma geldikçe hep sizi öldürmeyi düşündüm. Ama.. Sakallı hastanın boğazı düğümlenir, başlar. duraksar ve ağlamaya SAKALLI HASTA: Ama affedilmek istediğimi hatırladım. Ve af dileyebilmek için önce affetmek gerektiğini anladım. Sandalyeden kalkar, doktorun karşısında eğilir. Doktorun elini kendi kalbine götürür ve doktorun yüzüne bakar. Doktor da ağlamaktadır. SAKALLI HASTA: Seni tüm kalbimle affediyorum doktor. Ve sizin hakkında düşündüğüm kötü şeyler için tanrıdan af diliyorum. Odadakilerin çoğunun gözleri dolar. Genç hasta gelip, elini sakallı hastanın omzuna koyup, onu sandalyesine götürür. Doktora döner.

Sahnenin başı önceki sayfada: 13. Evet doktor, bizleri dinlediniz, bizlere yaşattıklarınızı ve çektirdiğiniz acılara şahit oldunuz. Umarım merhametimizi de görüp, kalan ömrünüzde sizdeki eksikliğin ne olduğunun farkına varırsınız. Sakallı hasta görülür, huzur içinde dinlemektedir. Sizi affediyoruz doktor. Bize söylemek istediğiniz bir şey var mı? SAKALLI HASTA: Ben bu karıyı dinlemek istemiyorum. Dinlemek istemeyenler çıkabilir. Kararımızı verdik. Ne kadar, söyleyeceklerinin beni etkileyeceğini sanmasam da, dinlemek istiyorum. Gözlüklü adamla beraber 6 kişi ayağa kalkar. 5 kişi kapıya doğru gider. Gözlüklü adam olduğu yerde durur. Bu orospudan korkmuyorum. Gözlüklü adam yerine oturur. Odada 7 hasta vardır. Doktor ağzındaki maskeyi çıkarır gülmeye başlar. Beni dinleyebilecek kadar cesaretinizin olduğunuzu sanmıyordum. Oda geniş planda gözükür. Herkes dikkat kesilmiştir Bir şeyler söylememi bekliyorsunuz. Mantıklı bir şeyler arıyorsunuz değil mi? Bir doktor hastasına neden yalan söyleyip öleceğini söyler. Doktor kahkaha atmaya başlar, nefesi daralır, oksijen maskesini ağzına götürüp biraz oksijen soluyup çıkartır

Sahnenin başı önceki sayfada: 14. Sizler yaşamayı hak etmiyorsunuz, ben burada ölürken sizlerin yaşadığını görmek beni deli ediyor. 2 kişi kalkıp odadan çıkar. Odada 5 kişi vardır. Sakallı hasta görülür, kaşlarını çatmıştır. Doktor birden ciddileşir. İki sene önce kendi kanımı test ederken hastalandığımı öğrendim. İnanamadım. Sahte bir hasta dosyası açıp testleri doktor arkadaşlarıma gösterdiğimde bulduğum sonuçların doğru olduğunu ve öleceğimi anladım. Size söylediğim yalandaki gibi tedavisi mümkün olmayan bir hastalık beni öldürüyordu. Kimseye bir şey söylemedim. Günlük hayatıma devam ediyordum. Kaşlarını çatar, suratı ürkütücü görünür. Doktor duraksar Sonra sizlerden iğrendiğimin farkına vardım. Hepinizden nefret ediyordum. Ben ölürken sizlerin normal hayata devam ettiğini görmek beni kahrediyordu. Ben öldükten sonra bile sizin yaşayacağınızı bilmek. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. Doktor sesli sesli gülmeye başlar. Sizlere ölmek üzere olduğunuzu söylediğimdeki, o suratlarınızı görmek. Kahkaha atmamak için kendimi zor tutmuştum. Doktorun kahkahaları odada yankılanırken, Sakallı hasta hayal kırıklığına uğramış görülür. 2 kişi daha odadan çıkar. Odada sadece Doktor, Genç, Sakallı ve Gözlüklü hasta vardır.

Sahnenin başı önceki sayfada: 15. SAKALLI HASTA: Sizi affettiğime utanmak üzereyim, doktor. Söyledikleriniz gerçek olamaz, bir insan bu kadar canavar olamaz. Gözlüklü hasta gülümsemektedir. Bu fahişe aklını kaçırmış. Genç hasta ciddi bir şekilde görünür. Doktor gülümser. Doktor ciddileşir Doktor gülümser Doktor sinirlenir. Anlattığınız şeylere rağmen aklıma takılan bazı sorular var doktor. Sor ve öğren bebeğim. Bizim gibileri araştırmaya başladığımda, bizim gibi olmayan hastalarınız olduğunu da öğrendim. Onlara neden aynı yalanı söylemediniz? Herkese aynı yalanı söyleseydim, foyam kısa sürede meydana çıkacaktı. Bu yüzden planımı yavaş yavaş yapmam gerekiyordu. Tıpkı bir hafta boyunca günlük içmen gereken ilacı, bir günde içmek gibi olurdu. Aklındaki soruyu giderebildim mi? Bizim özelliğimiz ne? Neden onlara değil de sadece bizlere yalan söylediniz? Bizi farklı kılan ne?

Sahnenin başı önceki sayfada: 16. Doktor gülümser Hiçbir özelliğiniz yok benim için dosya dolabında bulunan hasta dosyalarından ibaretsiniz. İsminizin, suratınızın, yaşayışınızın benim gözümde hiçbir değeri yok. O an karşımda siz vardınız size söyledim. Keşke başka bir doktora gitseydiniz Peki doktor, hepimize aynı yalanı söylediniz. Bizden nefret ediyorsunuz ama söylediğiniz yalan bizi önceki hayatımızdan çok farklı yerlere taşıdı. Neredeyse hepimiz değiştik. Bu söylediğiniz yalan yüzünden sizden nefret etmemize rağmen bu değişim bizi mutlu etti. Bize dolaylı yoldan iyilik yapmış oldunuz neden? Size neden böyle oldu bilmiyorum. Umurumda da değil. Ben sizden sadece nefret ettim ve hala nefret ediyorum. Genç hasta sandalyeden kalkar. Doktorun karşısında dikilir. Elleri tekerlikli sandalyenin iki tarafına dayanmış şekilde öne doğru eğilir. Doktorla yüz yüze gelir. Kaşlarını çatar. Bize cevap vermeden bir yere gitmiyorsun. Doktorun nefesi zorlanır. Oksijen maskesini takıp solumaya başlar. Genç hasta yerine oturur. Sakallı ve Gözlüklü hasta oturuş şekillerini değiştirirler. Şimdi cevap ver doktor, neden biz? Doktor ağlamaya başlar. Maskesini çıkartır. Çünkü sizi kurtarmak istiyordum. Doktor hıçkırarak ağlamaya başlar.

Sahnenin başı önceki sayfada: 17. Çünkü sizde benim gibiydiniz. Genç ve Sakallı hasta dikkat kesilir. Gözlüklü hasta kaşlarını çatar. Size dedim. Bu karı kafayı yemiş. Doktor gözyaşlarını siler. Oksijen maskesinden derin bir nefes alır. Bütün suç ailemin. Annem tıp fakültesinde ders veren bir profesör, babam ünlü bir beyin cerrahıydı. Benimde kendileri gibi doktor olmamı istiyorlardı. Ama ben hep ressam olmak istemişimdir, küçüklüğümden beri. Ailem bu konuda bana hiç şans vermiyordu. Karşı gelemedim. Onların, olmamı istediği şeye razı oldum. Ama içimde hep ressam olma hevesi vardı. Tıp fakültesine girdim. Okul süresince hep hayaller kuruyordum. Hayallerimde hep yaptığım resimler vardı. Renk renk boyalarım, çizilmeye hazır tuvallerim, şövalem ve fırçalarım hayallerimin. Kendimi hayallerime ve hayallerimde yaptığım resimlere öyle kaptırdım ki, derslerimde ailemin beklediği gibi başarılı bir öğrenci olamadım. Buna rağmen mezun olabildim, sonunda doktordum. Ama ailemi hala memnun edemiyordum. Onlar dünyaca ünlü bir cerrah yada profesör olmamı beklemişlerdi. Onların bu hayal kırıklığı bende daha derin yaralar açmıştı. Artık resim hayalleri kuramıyordum. Hayal kurmayı denesem bile, gördüğüm şey sadece boş tuvaldi. Çizmeyi istediğim şeyler uçup gitmişti. Mutsuzdum. Ama yüzümde mutluluk maskem vardı beni gizliyordu. Senelerce doktorluk vazifemi eksizce yerine getirirken, yüzümde mutluluk maskemle rahatça rol yapabiliyordum. Sonra annem ve babamı kaybettim. Haftalarca kendime gelemedim. Sebebi onları kaybetmem değildi.

Sahnenin başı önceki sayfada: 18. Doktorun sesi titrer. Onları kaybettiğim için üzülemiyordum. Bu yüzden kendimden utanıyordum. Üzülemeyen, sevinemeyen ruhsuz bir varlık olmuştum. Ruhum yoktu. Bir taştan farksızdım. Önce intiharı düşündüm. Ama sebebini bilmiyorum, ölmek istemiyordum. Yaşamak için bir sebebim yoktu ama ben ölmekten korkuyordum. Yıllar yılları izledi, ben yüzümde maskemle doktorluğa devam ediyordum. İyileştirdiğim insanlar, bir zamanlar ruhu olan bir insan olduğumu anımsatıyordu. Sonra bir gün, hastaneye giderken bir sokak ressamını gördüm. Duvara bir şeyler çiziyordu. İlgimi çekmişti. Ne çizdiğini anlayamıyordum. Yüzüne baktım gülümsüyordu. Yaptığı iş onu mutlu ediyordu. Sonra çizdiği şeye tekrar baktım. Hala ne çizdiğini anlayamamıştım. Daha da dikkatli bakmaya başladım. Doktor gülümsemeye başlar. Önce çizgiler oluştu, sonra içleri renklerle dolmaya başladı. Görüyordum. Yıllarca hayallerimde gördüğüm, sonra içimden uçup giden resimlerim geri dönmüştü. Hemen gidip bir resim seti aldım. Hastaneye vardım. İstifamı verecektim. Eve kapanıp uzun süre resim yapacağımı düşündüm. Hayallerimin tekrar uçup gitmesinden korkuyordum. Güçlü olmalıydım. Herhangi bir hastalıkta hayallerim tekrar gidebilirdi. Sahte bir hasta dosyası açıp kendi örneklerimi kontrol ettim. Hastaydım. Dosyayı arkadaşlarıma gösterdiğimde onlarda onayladı. Ve size söylediğim yalandaki ölümcül hastalık gibi kurtuluşu yoktu. İstifadan vazgeçtim. Kimseye bir şey söylemedim. Birkaç gün sonra resim yapmaya karar verdim. Gündüz (Diyalogun devamı sonraki sayfada)

Sahnenin başı önceki sayfada: 19. (Sürdürür) doktorluk yaparken, akşam resimler yapıyordum. Yaşayacağım günler azalmasına rağmen yaptığım resimlerin artması bana büyük bir mutluluk veriyordu. O zaman ölümden korkmadığımı anladım. Doktorluğa devam ederken sizleri fark ettim. Sizlerde benim eskiden olduğum gibi mutsuzdunuz ve ölümden korkuyordunuz. Parmağınız ağrısa bana koşuyordunuz. Size yardım etmem gerektiğini düşündüm. Sizi izledim. Aile yaşantınıza sosyal hayatınıza baktım. Gerçekten bir hayaliniz var mıydı? Görmem gerekiyordu. Doktor, genç hastaya bakar Seni mesela. DIŞ/KALDIRIM/GÜN Genç hasta üzerinde takım elbise vardır. Kaldırımda park edilmiş bisikleti çömelmiş bir vaziyette yakından inceler. Yanına bisiklet kıyafetli biri gelir. Ayağa kalkıp bisiklete binmesine izin verir. Bisikletli uzaklaşır. Yüzünde mutlu bir tebessüm oluşur. O bisikleti incelerken ki çocuksu mutluluğun, her halinden belli oluyordu. Bisikletin gidişini izlerken, sanki o bisiklette sen varmışsın gibi hayal ettiğine emindim. Doktor. sakallı hastaya bakar. Ya da sen. DIŞ/YOL KENARI/GÜN Sakallı hasta, takım elbiseli ve sakalsız lüks aracından iner. Yolkenarındaki yaşlı bir adamın su ızgarasına anahtarını düşürdüğünü görür. Adam ümitsizce ızgaraya bakar. Sakallı hasta ceketini çıkartır. Izgarayı kaldırır. Yere yatarak anahtarı uzanıp alır ve yaşlı adama verir. Gömleği

Sahnenin başı önceki sayfada: 20. kirlenmiştir. Yaşlı adam onu kucaklayarak minnetini gösterir. Yaşlı adam uzaklaşır. Sakallı hasta arkasından mutlu bir şekilde tebessüm eder. Normal bir insanın bile uğraşmayacağı bir şeye, senin gibi zengin bir adam, karşılıksız nasıl yardım edebilirdi? O yaşlı adama yardım ederken gömleğinin kirlendiğinin farkında bile değildin. Doktor, gözlüklü hastaya bakar. Ve sen. Gözlüklü hasta büyük bir elektronik markete girer. Bir ütü alır. Kasaya yönelirken. Bir çocuğun televizyon karşısındaki bir halının üzerinde dans ettiğini görür. Çocuk uzaklaşır. Oyun ilgisini çeker. halının üzerine çıkıp televizyondaki yönergelere göre dans etmeye başlar. Mutlu bir şekilde kendini kaptırır. Bir görevlinin kendisini izlediğini görüp afallar. Ütüyü almadan marketten aceleyle çıkar. İtiraf ediyorum, senden hiç umudum yoktu. Ta ki dans ederkenki o halini görene dek. Dünyadan kendini soyutlamış gibiydin. Seni birinin izlediğini gördüğündeki o telaşın. Seninde içinde bazı şeyleri bastırdığını gördüm. İÇ/TOPLANTI ODASI/GECE Hepinizin yüzündeki o mutluluk maskesini gördüm. Altındakileri de görmek için bu sebepten sizi izledim. Ve sizinde benim gibi olduğunuzdan emin olduğumda hepinize o yalanları söyledim. Bazen sizin yerinizde olmak istiyorum. Keşke biride bana daha önce yalan söylemiş olsaydı. Odada sessizlik olur Sakallı adam gülümser. Genç hasta ciddiyetini bozmaz. Gözlüklü hasta utangaç bir şekilde gözlerini kaçırır.

Sahnenin başı önceki sayfada: 21. Sormak istediğiniz başka bir şey var mı? Kimseden ses çıkmaz. Doktor maskeyi ağzına götürür. Acı çekiyordur. Maskeyi çıkarmadan konuşur. Çok yorgun hissediyorum. Beni evime götürür müsünüz? Genç hasta duymamış gibi odadan çıkar. Sakallı hasta, ayağa kalkıp tekerlekli sandalyenin arkasına geçer. Doktoru kapıya doğru götürmeye başlar. Gözlüklü hasta, gözleri dolmuştur. Doktor. Sizden özür di.. Doktor sözünü keser. Hiçbir şey dilemene gerek yok. Sadece yapmak istediklerini yap. Yaptıkların için kimseden utanma. İçindekileri bastırma. Kimse mükemmel değil. Hiçbir şey mükemmel değil. Hatta benim resimlerim bile. Sadece mutlu ve özgür ol. Kapıya doğru giderler kapıdan çıkarlar. Gözlüklü hasta ağlamaya başlar. Ağlarken yüzünde bir gülümseme oluşur. Ekran kararır. İÇ/TEKNE/GÜN Gözlüklü adam tekneyi sürerken yakın planda görülür. Gülümsemektedir. Düşüncelerini duymaya başlarız Siz haklıydınız doktor. Hep haklıydınız. Ve ben bunu başından beri göremedim. Size kızdım. Kızdım çünkü maskemin altındakini görmüştünüz. Bu tekneyi hep istediğim için falan almadım. Bu tekne sadece benim için bir araçtı. İntiharı düşündüm. Boğularak ölmek, intiharlar arasında en acı verici olanıymış. Buna inanmıyorum. Deniz benim için mavi bir battaniye gibidir. Altına yatarsız ve huzur içinde uyursun. Ama bunu, ömrümün (Diyalogun devamı sonraki sayfada)

Sahnenin başı önceki sayfada: 22. (Sürdürür) son anlarına saklamayı düşündüm. Ben küçükken ailem beni hasta olduğum gerekçesiyle bir kliniğe kapatmıştı. Kendimi terk edilmiş ve ihanete uğramış hissettim. Günler geçti büyüdüm hastaneden çıktım. İnsanlardan bir hasta olduğumu gizlemeliydim. Dans etmek ilgimi çekmiş olsa da içimdekileri tam olarak yansıtamıyordu. Buna rağmen bana en yakın gelen şey buydu. Sonra bir gün eşimle tanıştım. Onu sevdim, hem de çok sevdim ve onunla evlendim. Maskemin altındakileri görmesinden öyle çok korktum ki. İkinci bir maske giymeye karar verdim. İçimdekileri görmek istese bile sadece dans etmek isteyen bir adamı görecekti. Artık yüzümde iki maske taşıyordum. Zaman geçmeye başladıkça, maskemin altındaki maske, sanki yüzüme yapışıyordu. Benimle bir bütün olmuş gibiydi. Dans etmek bana mutluluk verirken, içimdekileri saklayan ilk taktığım maske yok olmuştu. Ve siz bana yalan söylediniz. Eşime içimde yaşadığım şeyleri göstermeye karar verdim. Bunu istiyordum, çok sevdiğim kadının gerçek beni görmesi gerekiyordu. Ona yaşadıklarımı, hissettiklerimi anlatmaya başladıkça sanki bir canavara bakar gibi bakıyordu. O bakışlarda küçükken yaşadığım ihanet ve terk edilmişliği tekrar yaşadım. Ve onu da geberttim. Tıpkı annemi ve babamı geberttiğim gibi. Artık maske falan taşımama gerek yoktu. Zaten ölecektim. Sonra aslında ölmeyeceğimi öğrendim. Bana yalan söylediğiniz için size kızdım çünkü maskemin düşmesine izin verdiniz. Ve ben en çok sevdiğim kadını öldürdüm. Bana kimsenin mükemmel olmadığını söylediniz. Evet, mükemmel değilim. Sevdiğim kadını ve ailemi öldürdüm.

Sahnenin başı önceki sayfada: 23. Tekneyi durdurur arka tarafa döner. Teknenin arka tarafındaki büyük bavula doğru gider. Bavulu açar. Doktorun cesedi gözleri açık bir vaziyette durmaktadır. Gözlüklü adam cesetle konuşmaya başlar. Size artık kızmıyorum doktor. Bizi yüzümüzdeki maskelerden kurtardınız. Tüm bunları bizim iyiliğimiz için yaptınız. Daha fazla acı çekmenize dayanamazdım. Bavulu kapatır, kaldırıp, denize atar. Artık mutlu ve özgürüm, doktor. Bavul suda batmaya başlar. Mutlu ve özgür. SON