SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TÜRKiYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ YAYINLARI: 5 BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETiNDEN TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETiNE MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI KONYA-2011
S.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2011 /KONYA Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsünün 10.08 2011 tarih ve 2011-7 /l sayılı kararı ile bastırılmıştır. ISBN: 978-975-448-200-3 inceleyenler Prof. Dr. Mikail BAYRAM (S.Ü.-Emekli Öğr.Üyesi) Prof. Dr. Bayram ÜREKÜ (S.Ü. Edb. Fak. Öğr. Üyesi) Prof. Dr. Mustafa DEMİRCİ (S.Ü. Edb. Fak. Öğr. Üyesi) EDİTÖR Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali HACIGÖKMEN Baskı Öncesi Hazırlık Harun YILDIZ I. BASKI 2011, KONYA BASKI S.Ü. Basımevi/0332 24118 44 Eserde yer alan yazıların dil ve bilim sorumluluğu yazara aittir.
YA YlN KURULU ProfDr. Hasan BAHAR Prof.Dr. Bayram ÜREKLİ Prof. Dr. Salim KOCA Prof.Dr. İlhan ERDEM Prof.Dr. Dr. Mustafa DEMİRCİ Yrd. Doç. Dr. M. Ali HACIGÖKMEN Yrd. Doç. Dr. Sefer SOLMAZ Yrd.Doç. Dr. Ali Temizel
İÇİNDEKİLER Mustafa UÇAN Prof. Dr. Melunet Altay Köymen'in Hayatı ve Eserleri... 1 Tuncer BAYKARA Melunet Altay Köymen....41 Abdulkadir YUV ALI Prof. Dr. Melunet Altay Köymen (1916-1993)....47 Kemal GÖDE Merhum Hacarn Prof. Dr. Melunet Altay Köymen'in Aziz Hatırasına... 51 OrhanAVCI Melunet Altay Köymen'in Derslerinde Öğrenci Olmak.... 59 Mildlil BAYRAM Türkiye Selçuklularında Köy Teşkila tı... 65 Salim KOCA İdeal Bir Türk Hükümdan ve Başkomutanı Olarak Oğuz Kağan (Oğuz Kağan Destanının Türk Kültür Tarihi Bakırnından Değerlendirilmesi)... 75 Mustafa DEMİRCİ Selçuklu Anadolu'sunda Bir İnsaniyet Mektebi: Ahilik... 121 İlhan ERDEM Büyük Selçuklularda Kent Reisliği... :... 137 Sefer SOLMAZ Danişmendillerin İskan Politikası... l 45 Salim KOCA Ali TEMiZEL Sultan I. Alaeddin Keykubad'dan Sonra Türkiye Selçuklu Devleti İdaresinde Ortaya Çıkan Otorite Zafiyeti ve Emir Sadeddin Köpek'in Selçuklu Saltanatını Ele Geçirme Teşebbüsü... 165 Selçuklu Döneınİ Hakkında İran' da Yapılan Farsça Akademik Çalışmalar....197 Alunet AKŞİT Sultan Ha ttm Hakkında... 233 Melunet Ali Hubeyş Bin İbrahim Et- Tiflisi ve Tıp Alanındaki Çalışları.... 239 HA CI GÖKMEN H. İbrahim GÖK Ortaçağ Arap Kaynaklarında 'Bilad-ı Rfun' ve Kornşuları... 249 Mustafa UYAR Gaz an Han' ın İlhanlı Ordusunu Reformasyonu... 263 EKLER.... -... 291
SUNU Ş Ülkemizin güzide eğitim kurumlarından birisi olan Üniversitemiz, bünyesinde bulundurduğu akademik birimlerinde, deneyimli eğitici kadrosu ile mesleki alanda eğitimli, üretken ve gelişimi isteyen bireyler yetiştirmek maksadıyla ülke kalkınmasında üzerine düşen görevi başarıyla sürdürmektedir. Bumaksada hizmet etmek üzere Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü de Atatürk'ün hedef gösterdiği çizgide Türk tarihi, dili, edebiyatı, sanatı ve kültürü üzerine yayınlar yapmaktadır. Enstitümüz, bu alandaki müstakil kitap yayınları yanında, Güz ve Bahar sayıları olmak üzere yılda iki defa çıkardığı Türkiyat Araştırmaları Dergisiyle sosyal bilimler alanında Üniversitemizin yüz akları arasındadır. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Selçuklu tarihi üzerine her biri birer şaheser hüviyeti taşıyan pek çok eserin yazarı Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen adına yayımlanan bu Armağan kitapla, Türk tarihçiliğinin duayen ismini hatırlamak ve daha da önemlisi unutturmamak gibi bir görev üstlenmiştir. Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen'in gelecek nesillere miras bıraktığı kitaplarının küçük bir karşılığı olarak onun adına bu eseri hazırlayan Enstitümüz ve dolayısıyla Üniversitemiz, Türkiye Selçuklu Devletinin başkentinde Selçuklu Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden birisi adına bu eseri Armağan etmekten büyük bir gurur yaşamaktadır. Bu vesileyle, öncelikle esere yazılarıyla katkıda bulunan bilim insanlarımıza, eserin hazırlarup hasılınası aşamasına kadar olan süreçte emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Prof. Dr. Süleyman OKUDAN Selçuk Üniversitesi Rektörü
SUNUŞ Türkiyat Enstitüleri, Atatürk'ün direktifiyle kurulan Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumuna benzer olarak; Türk tarihi, dili, edebiyatı ve kültürü üzerinde araştırmalar, yayınlar yapmak üzere üniversiteler bünyesinde kurulmuştur. Özellikle İstanbul, Marmara ve Ege Üniversiteleri bünyesindeki Türkiyat Araştırmaları Enstitüleri Türk kültürü, tarihi, dil ve edebiyatı, sanatı üzerine yüksek lisans ve doktora programları düzenleyerek Atatürk'ün Türk Tarih ve Dil Kurumlarında oluşturmak istediği akademi hüviyetlerini birnebze olsun yerine getirmeye çalışm~şlardır. Selçuk üniv~rsitesi bünyesinde kurulan Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü de kurulduğu 24 Ocak 1991 tarihinden itibaren bu amaçlar doğrultusunda panel, bilgi şöleni, seminer, konferans vb. etkinlikler düzenlemiş, dergimiz yılda iki defa güz ve bahar sayıları olmak üzere düzenli olarak bugüne kadar yayınlanmıştır. 10. sayımızdan itibaren ise hakemli dergi haline getirilmiştir. Dergimiz MLA (Modern Language Association) International Bibliograplıy, Newyork/ ABD, TUBİTAK/ULAKBİM SBVT tarafından dizinlenmektedir. Önümüzdeki sayıdan itibaren uluslararası hale getirilecektir. Ayrıca her sene belli dönemlerde Türk dili, tarihi, sanatı ve kültürü ile ilgili belli konular tespit edilerek o konularla ilgili özel sayılar çıkarılacaktır. Dergimizin gelecek sayılarından birinde "Türk Kültüründe Madencilik" konusunu işlerneyi düşündüğümüzü de şimdiden duyurmuş olayım. Enstitümüz Türk tarihi, dili, edebiyatı ve kültürüne hizmet etmiş yerli ve yabancı önemli bilim adamları adına armağan kitaplar çıkarmayı geleneksel hale getirmeyi düşünmektedir. Böylece bu şahsiyetlerin hayatı, eserleri, metodu, Türk tarihine, diline, edebiyatına, kültürüne sağladığı katkılar ortaya konulacak, bundan sonra yapılma~ı gereken çalışmaların neler olduğu daha isabetli bir şekilde tespit edilmiş olacaktır. "Büyük Selçuklu'dan Türkiye Selçuklu Devletine Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen' e Armağan" kitabının çıkmasında emeği geçen başta editör Yrd. Doç Dr. M. Ali Hacıgökmen'e, Enstitümüzün Müdür Yardımcısı Yrd. Doç Dr. Mustafa Toker' e, kitabın tashihinde emeği geçen Yrd. Doç. Dr. Ali Temizel' e, Enstitümüzün Sekreteri Mehmet Kuşcalı'ya ve özel kalemde görevli Elif Çağlayan'a teşekkür ederim. Prof. Dr. Hasan BAHAR Enstitü Müdürü
Köymen Hoca'yı Anarken "Tekrar dünyaya gelsem tarihçi olurdum" diyecek kadar tarihi seven Köymen Hoca'nın bütün hayatı çile ve mücadele içerisinde geçmiştir. Onun çilesi daha doğmadan babasının Çanakkale cephesinde şehit düşmesiyle başlamıştır. Bütün bu yaşadığı zorluklara ve sıkıntılara rağmen, sahip olduğu kıvrak zeka ve çalışkanlığı sayesinde öğrenim hayatını hep en önde ve en parlak derecelerle tamamlamıştır. Köymen Hoca, dönemin kaynaklarını çok iyi anlama, değerlendirme ve onlardan sonuç çıkarma bakımından Selçuklu devri Türk tarihi araştırmalarına yön vermiştir. Selçuklu tarihi üzerine gerçekleştirdiği sistemli çalışmalar neticesinde, Türk tarihinin bu önemli bölümünün karanlıkta kalmış pek çok meselesini aydınlığa kavuşturmuş; yeni yaklaşımlar ve yorumlar getirmek suretiyle başarılı çalışmalara imza atmıştır. Son derece karışık ve aniaşılmaktan uzak Selçuklu tarihini net bir şekilde tasnif etmiş, bir sisteme oturtarak aniaşılmasını sağlamıştır. Yapmış olduğu bütün bu çalışmalarla alanında otorite haline gelmiştir. Köymen Hoca, Fuat Köprülü'den alarak şekillendirdiği tarih anlayışıyla Ortaçağ Türk Tarihçiliği alanındaki boşluğun giderilmesi ve bu alanda çalışacak yeni tarihçi kuşakların oluşturulabilmesi için hayatı boyunca gayret göstermiştir. Çeşitli vesilelerle genç araştırmacılara tecrübelerini aktarmayı bir fırsat ve görev addederek "metot ve metodoloji" hususuna büyük önem vermiştir. Mehmet Altay Köymen'in ilmi vasiyeti kendisinin sağlığında sürdürmeye çalıştığı "Köprülü Tarih Ekolü" nün yaşatılmasıdrr. Türk tarihi ve medeniyeti araştırmalarının daha da geliştirilerek milletimizin yüceliğinin herkese gösterilmesidir. Milli vasiyeti ise çeşitli iç ve dış tehlikelerle karşı karşıya bulunan Türkiye'nin manevi müdafaasının yapılmasıdır. Hayatının son yıllarını da iç ve dış tehditlere karşı uyarı niteliğinde yazdığı yazılar, devlet adamları için hazırladığı raporlar ve çeşitli kurumlarda verdiği konferanslada geçirmiştir. Türk tarihinden edindiği fikirleri, vardığı sonuçları ve tecrübeleri kağıda döküp ilgili yerlere sunmakla, vatan savunmasının yeni bit örneğini vererek milli bir görevi ifa etmiştir. Böylelikle babası Çanakkale'de cephede canını verme pahasına vatanını korurken, kendisi de kalemiyle, sözüyle ve yetiştirdiği öğrencileriyle vatan savunması yapmıştır. Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali HAClGÖKMEN Konya/2011
S u/tan Hatun Hakkında AhmetAKŞİT' Selçuklu sultanlarının eş ve çocukları hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Bu durum bazı konuların aydınlatılamaması yanında, birtakım karışıklıklarada yol açmaktadır. 1303 tarihli bir belgede IV. Kılıç Arslan'ın Sultan Hatun ismindeki bir kızından bahsedilmektedir. Belgeyi yayınlayan M. Zeki Oral, Sultan Hatun'un kimliği hakkında bazı görüşler öne sürmüş ve adı geçen hanımın Kılıç Arslan'ın Cimri ile evlendirilmeye çalışılan kızı olduğunu belirtmiş-. tir. Burada ileri sürülen bu görüşi'ın tartışmaya açık olduğu gösterilecek ve Sultan Hattın'un aslında Selçuk! Hatunolduğu ispatlanmaya çalışılacaktır. Sultan Hatun ismine 1303 tarihli resmi bir belgede rastlanılmaktadır 1. M. Zeki Oral tarafından yayınlanan bu belgede IV. Rükneddin Kılıç Arslan'ın kızı Sultan Hatun'un Tokat'taki bir mezraayı satın aldığı bildirilınektedir. Adı geçen prenses hakkındaki bilgilerimiz bundan ibarettir. İbn Bibi, Aksarayı ve anonim Selçukname gibi yerli kaynaklarda Sultan Hatun'a dair bir bilgi bulunmamaktadır. Zeki Oral'ın İbn Bibi'nin bir rivayetinden hareketle Sultan Hatun'un kimliğini tespit etmeye çalıştığı görülmektedir. Onun istinad ettiği rivayet esas itibariyle Karamanoğulları ve Cimri'nin faaliyetleriyle ilgilidir. Ana hatlarıyla belirtınek gerekirse İbn Bibi, 1277 yılında Konya'yı ele geçiren Karamanoğlu Mehmed Bey'in Cimri'yi Kılıç Arslan'ın bir kızı ile evlendirrnek istediğini ve gelin adayını annesi Gazalya Hattın'dan istediğini bildirmektedir 2 İbn Bibi'nin bu rivayetine istinad eden Zeki Oral Cimri ile evlendirilmek istenen bu kızın 1303 tarihli belgede ismi geçen Sultan Hatunolduğunu ileri sürmektedir 3. Ancak, Oral'ın bu Selçuklu prensesi ile Sultan Hatun arasında kurmuş olduğu iliş- Yrd. Doç. Dr., Niğde Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi. M. Zeki Oral, "Selçuklu Devri Vesikaları: Sultan Hatun Senedi", Belleten, XIX 1 75 (1955), s.385-394 (Bundan sonra "Sultan Hatun" olarak kısaltılacaktır). İbn Bibi, El-Evamirü'l-Ala'iye Fi'l-Umuri'l-Ala'iye (çev. Mürsel Öztürk), C.II, Ankara 1996, s.210. Oral, "Sultan Hatun", s.392. 233
ki iki bakımdan inandırıcı gelmemektedir. Kuşku uyandıran ilk husus İbn Bibi'nin eserinde gelin adayının isminin geçmemesidir. İbn Bibi'nin mufassal metni yanında muhtasar nüshası4 ve Yazıcızade Ali tarafından yapılan 5 ilaveli tercümesinde de Kılıç Arslan'ın kızının ismi zikredilmemektedir. Bu sebeple İbn Bibi'nin rivayetine istinad etmek suretiyle Cimri ile evlendirilmek istenen Selçuklu prensesinin Sultan Hatunolduğunu ileri sürmek oldukça güçtür. İkinci husus ise Oral'ın Sultan Hatun ile ilgili ileri sürmüş olduğu düşüncelerini Kılıç Arslan'ın Selçuk! Hatun ismindeki bir diğer kızının konumundan hareketle teyid etmeye çalışmasıdır. Devrin kaynaklarında Kılıç Arslan'ın Selçuk! Hatun ismindeki bir kızından bahsedilmektedir. İbn Bibi, Selçuk! Hatun'un 1276 yıllarında Argun ile evlendirildiğini bildirmektedir 6. Karamanoğulları 1277'de Konya'yı ele geçirip Cimri'yi tahta çıkardıkları zaman Selçuk! Hatun Anadolu'da bulunmuyordu. Bu kronolojiye dikkat çeken Oral, Cimri ile evlendirilmek istenen kızın Selçuk! Hatun görüşü ispata kafi değildir. Nitekim Zeki Oral'ın da Sultan Hatun hakkında ileri sürdüğü bu görüşten emin olamadığı ve bu durumu "Cimri için istenilen kızın -aksi sabit oluncaya kadar- bu Sultan Hatun olduğunu kabul etmek mümkündür'"7 şeklinde ifade ettiği görülmektedir. Bunların yanında Oral'ın ileri sürdüğü görüşlerin ilim adamları arasında da ihtiyatla karşılandığı fark edilmektedir. Görebildiğimiz kadarıyla Oral'ın bu araştırmasına sadece Nejat Kaymaz'ın atıfta bulunarak Sultan Hatun ismini zikrettiği8 diğerlerinin ise Cimri'nin evlendirilmesiyle ilgili hususa temas ettikleri halde Sultan Hatun'un ismine yer vermedikleri dikkat çekmektedir. 9 Kanaatimize göre, Oral'ın araştırması sayesinde isminden haberdar olduğumuz Sultan Hatun'un aslında Rükneddin Kılıç Arslan'ın kızı Selçuk! Hatun ile aynı kişi olması kuvvetle muhtemeldir. Sultan Hatun ile Selçuk! Hatun'un İbn Bibi, Selçukname (çev. M. Halil Yinanç, haz. Refet Yinanç-ömer Özkan), İstanbul 2007, s.246. Yazıcızade Ali, Tevarih-i Al-i Selçuk (Oguzname-Selçuklu Tarihi), haz. Abdullah Bakır, İstanbul2009, s.834., İbn Bibi, II, s.179-180; Aksaray!, Müsameretü'l-Ahbar, (çev. Mürsel Öztürk), Ankara 2000, s. 77. Oral, "Sultan Hatun", s.393. Nejat Kaymaz, Pervane Mu'lnü'd-din Süleyman, Ankara 1970, s.123, not 93. Mesela bkz. M. C. Şehabeddin Tekindağ, "Karamanlılar", İA, VI, s.319; İbrahim Artuk, "Sahte Selçuklu Sultanı Cimri", iü. Tarih Dergisi, IX 1 13 (1958), s. 156; Ali Sevim, "Cimri Olayı Hakkında Birkaç Not", Belleten, XXV 1 97 (1961), s.63-74; M. C. Şehabeddin Tekindağ, "XIII. Yüzyıl Anadolu Tarihine Aid Araştırmalar Şemsüddin Mehmed Bey Devrinde Karamanlılar", İÜ. Tarih Dergisi, XIV 1 19 (1964), s.92; Cevriye Artuk, "III. Keyhüsrev ve Sahte Selçuklu Sultanı Cimri Adına Kesilen Sikkeler", Malazgirt Armağanı, Ankara 1993, s.294; Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, İstanbul 1996, s.563. 234
aynı kişiler olduğunu düşündürten ilk husus, Sultan Hattın'un vekili ile Selçuk! Hattın'un kocası olduğu tahmin edilen kişinin isimlerindeki benzerliktir. Zeki Oral'ın yayınlamış olduğu belgede Abdullah oğlu Şücaüddin Uğurluıo ismindeki bir kişinin Sultan Hatun'un vekili olduğu bildirilmektedir. Sultan Hatun adına Tokat'ın İsa Meşhet köyündeki bir mezrayı satın alan bu şahıs hakkında bilgi yoktur. Aynı şekilde Selçuki Hatun'un çevresinde de Şücaüddin isminde bir şahıs görülmektedir. Selçuki Hatun'un türbesindeki 11 mezar taşlarından birinde Paşa Hatun ismindeki bir kadının emir Şücaüddin'in kizı olduğu bildirilmektedir ız. Diğerleri gibi 1344 tarihinde ölen ve Selçuk! Hatun'un türbesine defnedilen Paşa Hatun'un da kim olduğu bilinmemektedir. Ancak, aynı türbeye defnedilmesi onun Selçuk! Hattın'un kızı veya başka bir akrabası olduğunu akla getirmektedir. Bu varsayımlardan ilki doğru ise Paşa Hattın'un mezar taşında ismi zikredilen emir Şücaüddin de Selçuk! Hatun'un kocası oimalıdırb. Paşa Hatun ile ilgili mezar kitabesi dışında diğer kaynaklarda bu. varsayımı teyid edecek herhangi bir kayıt yok ise de, Argun'un ölümünden (1291) sonra Anadolu'ya dönen Selçuk! Hattın'un burada tekrar evlenmesi kuvvetle muhtemeldir. Sultan Hatun'un Selçuki Hatun olduğunu düşündürten ikinci husus ise hem Sultan Hatun'un hem de Selçuk! Hatun'un Tokat şehriyle olan bağlarıdır. Yukarıda da belirtildiği üzere, Sultan Hattın Tokat'ın İsa Meşhet köyündeki bir mezrayı satın almıştıı4. 1292 tarihli bir kitabedenıs Selçuk! Hattın'un da Argun 'un ölümünden hemen sonra Anadolu'ya geldiği ve bir süre Tokat'ta ikamet ettiği anlaşılmaktadır. Selçuki Hattın'un Tokat'ta ne kadar kaldığı belli değildir. Onun adı geçen şehirden ayrıldıktan sonra Niğde'ye geldiği ve burada bir zaviye ile imaret tesis ettiği görülmektedirı6. Bu eserler yanında ölümünden 20 lll ll 12 13 14 ı o 16 Oral, "Sultan Hatun", s.387. 1332 tarihinde vefat eden Selçuk! Hatun'un türbesi Nigde'de bulunmaktadır. Ti.irbe için bkz. M. Zeki Oral, "Selçuk Sanatına Ait Bir Salıeser Hudavend Ti.irbesi",Akpınar, 39 (1939), s.1-15; Hakkı Önkal, Anadolu Selçuklu Türbeleri, Ankara 1996, s.174-182. "Merhum errilr Sücaüddin'in kızı merhume, magfure Pasa Hatun, 744 senesi zilkade ayında vefat etınistir. Allah ona rahmet eyleye" (Önkal, age., s.181). Wittek errilr Sücaüddin'in Selçuk! Hatun'un kocası oldugunu bildirmektedir. Bkz. Besirn Darkot, "Nigde", İA, IX, s.254. Oral, "Sultan Hatun", s.387. Söz konusu kitabede Sultan Hatun devrin hükümdan Il. Gıyaseddin Mesud ile birlikte zikredilınektedir. Bkz. Kaymaz, age., s.l44; Oral, agm., s.l2-14; Sedat Emir, Erken Osmanlı Mimarlığında Çok-İşievli Yapılar: Kentsel Kolanizasyon Yapıları Olarak Zaviyeler I. Öncül Yapılar: Tokat Zaviyeleri, İzmir 1994, s.43 F. Nafiz Uzluk, Fatih Devrinde Karaman Eyaleti Vakıfları Fihristi, Ankara 1958, s.l48; M. Akif Erdoğru, "Karaman Viliiyeti Zaviyeleri", Tarih İncelemeleri Dergisi, IX (1994), s. 150. 235
sene evvel (1312) Niğde'de kendisi için bir türbe inşa ettirmesi de şehirle olan bağını göstermektedir. Bu bağ yukarıda da işaret edildiği üzere, onun burada bir evlilik yapmasıyla ilgili olmalıdır. Sonuç olarak, M. Zeki Oral'ın Sultan Hatun'un kimliğine dair ileri sürmüş olduğu görüşleri teyid etmek mümkün görünmemektedir. Devrin kaynaklarında ona dair herhangi bir bilgi bulunmaması, Oral'ın görüşleri hakkında tereddüt uyandırmaktadır. İsmi ilk kez 1303 tarihli resmi bir belgede geçen Sultan Hatun'un Rükneddin Kılıç Arslan'ın kızı Selçuk! Hatun ile aynı kişi olması kuvvetle muhtemeldir. 236
BİBLİYOGRAFYA Aksarayi, Müsameretü'l-Ahbar, (çev. Mürsel Öztürk), Ankara 2000. Artuk, Cevriye, "III. Keyhüsrev ve Sahte Selçuklu Sultanı Cimri Adına Kesilen Sikkeler", Malazgirt Armağanı, Ankara 1993, s.287-296. Artuk, İbrahim, "Sahte Selçuklu Sultanı Cimri", İÜ. Tarih Dergisi, IX 1 13 (1958), s.151-160. Darkot, Besim, "Niğde", İA, IX, s.253-256. Emir, Sedat, Erken Osmanlı Mimarlığında Çok-İşievli yapılar: Kentsel Kolanizasyon Yapıları Olarak Zaviyeler, I, Öncül Yapılar: Tokat Zaviyeleri, İstanbul 1994. Erdoğru, M. Akif, "Karaman Vilayeti Zaviyeleri", Tarih İncelemeleri Dergisi, IX (1994), s.89-157. İbn Bibi, El-Evamirü'l-Ala'iye Fi'l-Umuri'l-Ala'iye, (çev. Mürsel Öztürk), C.II, Ankara 1996. İbn Bibi, Selçukname, (çev. M. Halil Yinanç, haz. Refet Yinanç-Ömer Özkan), İstanbul2007. Kaymaz, Nejat, Pervane Mu'inü'd-din Süleyman, Ankara 1970. Oral, M. Zeki, "Selçuk Sanatına Ait Bir Şaheser Hudavend Türbesi", Akpınar, S.39 (1939), s.1-15. Oral, M. Zeki, "Selçuklu Devri Vesikaları: Sultan Hatun Senedi", Belleten, XIX 1 75 (1955), s.385-394. Önkal, Hakkı, Anadolu Selçuklu Türbeleri, Ankara 1996. Sevim, Ali, "Cimri Olayı Hakkında Birkaç Not", Belleten, XXV 1 97 (1961), s.63-74. Tekindağ, M. C. Şehabeddin, "Karamanlılar", İA, VI, s.316-330. Tekindağ, M. C. Şehabeddin, "XIII. Yüzyıl Anadolu Tarihine Aid Araştırmalar Şemsüddin Mehmed Bey Devrinde Karamanlılar", İÜ. Tarih Dergisi, XIV 1 19 (1964), s.81-98. Turan, Osman, Selçuklular Zamanında Türkiye, İstanbul 1996. Uzluk, F. Nafiz, Fatih Devrinde Karaman Eyaleti Vakıfları Fihristi, Ankara 1958. Yazıcızade Ali, Tevarih-i AI-i Selçuk (Oguzname-Selçuklu Tarihi), (haz. Abdullah Bakır), İstanbul2009. 237