3 Şubat 2015 Salı www.sondakikagazetesi.com



Benzer belgeler
Yüksek teknolojiye 5. bölge teşviki

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi

Başbakan Yıldırım, İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu Gemlik-Bursa Kesimi Açılış Töreni nde konuştu

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu

Onlar konuşur, AK Parti yapar

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

ORHANGAZİ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN

Bodrum-Datça Feribot Seferleri Başladı


Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi

Üç çocuk çünkü...

Sayı: 2009/18 Tarih: Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

KOBİ ler Nefes alacak / Ankara. TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata

PTT Genel Müdürü Osman Tural, günlük geçiş sayısının ortalama. Tural, köprülerdeki HGS geçiş oranının yüzde 35 olduğunu bildirdi.

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA

Çalışma hayatında barış egemen olmalı

BODRUM, RES LERE KARŞI BİRLİK

MÜSİAD MÜSİAD KÜRESEL GÜÇ

DİDİM. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 78. yılında Didim de anıldı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

Başbakan Yıldırım, Türkiye genelinde 40 İlçeye Doğalgaz Dağıtım Töreni nde konuştu

Özgürlükleri daha da güçlendirmek istiyoruz

En Yüksek Prim Ödeyen 10 İşverene Ödül Verildi

2.8 milyon TL harcanarak 8 ayda tamamlanan Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksek Okulu (MYO) binasının açılışı Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY yaptı.

Kahramanmaraş mutlaka devler liginde olacak

Fethiye den 7 Kooperatif Ulaşımda Dönüşüme Katıldı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!

Cumhuriyet Halk Partisi

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları,

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı


KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı

Başbakan Yıldırım, Ankara YHT Garı açılış töreninde konuştu

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

TBMM MİLLETVEKİLLERİ Cinsiyete göre dağılım. TBMM MİLLETVEKİLLERİ Partilere göre dağılım YEREL YÖNETİMLER KADIN ORANI (%)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı,

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı

İl başkanlarına hükümetin tarım politikalarını anlattı

Emeğin İktidarını Birlikte Kuracağız

Başbakan Yıldırım, Otonomi Açılış Töreni nde konuştu

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR


BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

MUĞLA GAZETECİLER CEMİYETİNDE GÖREV GENÇLERİN

Çarşamba İzmir Gündemi

CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY

BAŞBAKAN YARDIMCISI HAKAN ÇAVUŞOĞLU, BATI TRAKYALI GENÇLERLE YTB DE BULUŞTU Cuma, 13 Nisan :47

Almanya Devlet Bakanı

En büyük gücümüz teşkilatlarımız

Başbakan Yıldırım, 39. TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği ne gelen çocukları kabul etti

Kürtaj konusunda kamuoyunun kanaati olumlu

Türkiye, e-ticarette yüzde 5 e ulaştı

Başkan Atabay, Bayramda huzurevlerini ziyaret etti

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

ÇANTA VE KIRTASİYELER ONİKİŞUBAT TAN

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

hüseyin akdeniz tarafından yazıldı Çarşamba, 02 Şubat :27 - Son Güncelleme Cumartesi, 05 Şubat :13

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz

81 İl Müdürü Ankara da (1)

Mısır alım fiyatı açıklandı

Cumhuriyet Halk Partisi

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

İNOVASYON HAFTASINA MUHTEŞEM İLGİ

NİSAN AYI BÜLTENİ 3. Tarım ve Hayvancılık Fuarı göz doldurdu

Başkan Acar 4. Ulusal Sağlık Kurultayına Katıldı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hedefimiz, Afrika'nın Tamamında Müstakil Büyükelçiliklerimizin Olmasıdır

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

Anadolu Bacıları ndan Tam Destek

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

AK PARTİ BODRUM İLÇE DANIŞMA KURULU YAPILDI

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Başbakan Yıldırım, Milli Tarım Projesi toplantısında konuştu

Mesleki eğitim tanıtım ve işbirliği protokolü

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI

GENEL BAŞKANIN MESAJI

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : KASIM te.

Başkan Acar Genç İşadamlarıyla Bir Araya Geldi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Karacan Düzce'de

Malüliyet Yönetmeliği Değişti

BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANE

Cumhuriyet Halk Partisi

Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı

TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU

Transkript:

SAYFA 1 Karşıyaka da yaşanan transfer kilidi tartışmalarına Başkan Diniz son noktayı koydu KSK BAŞKANI DiNiZ SERT KONUŞTU: KiMSEDEN DESTEK istemiyoruz! Son günlerde Karşıyaka da yaşanan transfer kilidi problemine yeşil kırmızılı camianın başkanı Fatih Diniz son noktayı koydu. Sondakika Gazetesine açıklamalarda bulunan Diniz, oldukça sert ve iddialı konuştu 3 Şubat 2015 Salı www.sondakikagazetesi.com Geleceğin uçak mühendisleri EÜ'den çıkacak İzmir'de, Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu ve Boeing işbirliğinde, Uçak Teknolojisi Programı öğrencilerinin uygulamalı eğitimine katkı sağlamak amacıyla kompozit laboratuvarı açıldı - BU DURUMU TAHMİN EDİP KADROYU ZATEN GENİŞ TUTMUŞTUK Öte yandan bu durumu sene başında tahmin ettiklerini de dile getiren Diniz; Biz sene başında da, üç aşağı beş yukarı, bu durumla karşılaşacağımızı bilerek kadromuzu geniş tutmuştuk. Kaldı ki transferi de açsak, almak istediğimiz oyuncu sayısı 2 veya 3 tür. Kalp krizi yok dedi.»15 te İzmir ile Denizli el ele büyüyecek Denizli Denizli Sivil Sivil Toplum Toplum Buluşması'nda Buluşması'nda konuşan konuşan Başbakan Başbakan Davutoğlu, Davutoğlu, Denizli'nin Denizli'nin İzmir İzmir ile ile birlikte birlikte şaha şaha kalkacağını kalkacağını söyledi. söyledi. Davutoğlu, Davutoğlu, "Denizli'yi "Denizli'yi Türk Türk ekonomisinin ekonomisinin önemli önemli bir bir atardamarı atardamarı haline haline getirmek getirmek istiyoruz. istiyoruz. Bunun Bunun için için de de İzmir'e İzmir'e malınızı malınızı dünyaya dünyaya taşıyacak taşıyacak limanlar limanlar yapıyoruz" yapıyoruz" dedi dedi ÇOK ÖNEMLİ BİR PROJE Türkiye'nin havacılık sanayinde ve sektöründe bulunduğu noktadan daha üst evrelere çıkması gerektiğini vurgulayan Toprak, "Türkiye olarak bizim havacılık sektörü noktasında geri kalmamamız gerekiyor. Havacılık sektöründe önemli marka olmuş Boeing'in Ege Üniversitesi ile işbirliğine gitmesini önemli ve kalıcı buluyorum. Havacılık sektöründe ülkemizde son yıllarda önemli mesafe kaydetti. İzmir'in geri kalması düşünülemez" dedi. devamı 16'da - TRANSFER KİLİDİNİ AÇIP, İÇERDEKİ OYUNCULARI MAĞDUR EDEMEYİZ Teknik Patron Yusuf Şimşek in de veryansın ettiği transfer kilidi problemi ile ilgili Başkan Fatih Diniz açıklamalarda bulundu. Konuya ilişkin, bu bir tercih meselesi, ifadelerini kullanarak sözlerine başlayan Diniz; Transfer kilidinin açılması ve transferin yapılması için şu anda hala çalışıyoruz ama bu bir tercih Yani şu anda transfer kilidini açıp içerideki oyuncuları mağdur etmek gibi bir risk var. Dolayısıyla biz ağırlıklı tercihimizi, mevcut oyuncularımıza karşı yükümlülüklerimizi yerine getirmekten yana yapıyoruz dedi. HIZLI TREN SÖZÜ VERDİ İzmir Çandarlı Limanı'nın İzmir ile birlikte Manisa, Balıkesir, Denizli, Aydın'a da hizmet edeceğini ifade eden Davutoğlu, "En kısa sürede, uluslararası piyasalara girmeniz için ne gerekiyorsa yapacağız. Lojistik merkezler, ulaştırma hatları ki Aydın-Denizli otoyolu da tamamlanıyor buradan da Antalya'ya bağlanacak ve bir anlamda ticaret ve büyük bir tarım havzası, bir turizm havzasıyla turizm, tarım, ticaret, sanayi bu hat üzerinde birbirleriyle entegre hale gelecek. İnşallah 2023 hedefleri içinde de aynı güzergahta bu kez hızlı tren çalışmasını yürüteceğiz" dedi. HASSAS DOKUNUŞLAR Denizlinin, büyük lütuflarla bereketlenmiş mümbit bir kent olduğuna işaret eden Davutoğlu, "Sadece Denizli'ye dönük değil, bütün ülke ekonomisinde belli atardamarları harekete geçirmeye çalışıyoruz. Tıkanıklık olan yerleri küçük müdahalelerle açıyoruz, nerede bir tıkanma varsa. Bu tıkanma ister sektörlerin finansmanı alanında olsun ister ulaşım hatları alanında olsun, hassas dokunuşlarla oraları açıyoruz. Ama o tıkanma noktalarını açtıktan sonra oradan akacak olan Türk girişimcisinin çalışkanlığı olacak. Denizli bu konuda öncü bir şehir" diye konuştu. devamı 8 de Saliha başkan aslına döndü! AK Parti İzmir İl Başkanı Delican, partilerine geçen Kiraz Belediye Başkanı Şengül ile ilkesel olarak farklı düşünmediklerini söyledi. Delican, "Rahmetli babası zaten bizimle birlikteydi" dedi Camisi pis olan bizi arıyor Bayraklı Refik Şevket İnce Mahallesi Yeşil Cami Yaşatma Derneği, Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ a camiye yaptığı katkılardan dolayı teşekkür plaketi verdi. Başkan Karabağ, "İbadethanelere yönelik yaptığımız çalışmalar örnek oldu. Başka ilçedeki camilerden de talepler geliyor. Belediye olarak camilerin halılarını temizliyoruz. Eksikliklerini gideriyoruz. Bu çalışmayı Bayraklı da başlattık tüm Türkiye ye örnek oldu." dedi. devamı 14'te MHP ÇOK AYIP ETTİ MHP İl Başkanı Karataş'ın Başkan Şengül'e yönelik sözlerini yersiz ve boş bulduğunu söyleyen Başkan Delican, "Ani bir kalp krizi ile kaybettiğimiz Durmuş Özçınar'ın kızı Saliha Hanım bizim ilkelerimizle hiçbir ayrılık yaşamamıştır. Ancak ayrıldığı siyasi parti tarafından hiç hak etmediği ölçüde eleştirilere maruz kalmıştır. İdeolojik eski Türkiye nin geçmişte kalan söylem diliyle kaleme alınmış, hakaret dışında içeriği bulunmayan, bize göre içi boş söylemlerdir. Bırakın siyaseti, bir hanımefendiye söylenmeyecek ağır hakaretler içeren, bir siyasi partiye yapılmayacak ağır suçlama ve eleştiriler barındıran söylemleri İzmir halkının nezdinde kınıyorum" dedi. devamı 16'da Buldan Belediyesi'nden örnek dava Denizli'ye bağlı Buldan Belediyesi'nin Başkanı CHP'li Gülbay, geçmişe yönelik yaklaşık 500 bin lira tutarındaki kayıp/kaçak bedelini almak için harekete geçtiklerini açıkladı PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM Kayıp kaçak bedelini geri alabilmek için gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ne gideceklerini söyleyen Başkan Gülbay, "Hırsızlanan paraların geri alınması için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun verdiği bu kararın arkasında durmak, hem CHP nin hem bütün muhalefet partilerinin hem de duyarlı vatandaş olarak hepimizin görevidir. Ben bu yolda iç hukuk yollarını işleteceğim ama bundan sonuç alamazsam, uluslararası hukuk arenasına da bunu taşıyacağım. Şirketler kayıp/kaçağı önleyemiyor diye bunun bedelini yoksul Türk halkının üstüne yıkmazsınız" dedi. devamı 10'da Fuarcı Fuarcıbaşkana başkana patron patrondesteği! desteği! Türkiye nin en en büyük büyük fuar fuar kompleksine kompleksine Türkiye nin kavuşabilmek kavuşabilmek için için geriye geriye sayım sayım başlatan başlatan İzmir, İzmir, fuarcılık fuarcılık heyecanını heyecanını Ege ye Ege ye taşıdı. taşıdı. Nisan da Nisan da düzenlenecek düzenlenecek Olivtech Olivtech ve ve Ekoloji Ekoloji İzmir fuarları fuarları öncesinde öncesinde Ege deki Ege deki sanayi sanayi ve ve İzmir ticaret ticaret odaları odaları ile ile borsa borsa başkanlarını başkanlarını ağırlayan ağırlayan Büyükşehir Büyükşehir Belediye Belediye Başkanı Başkanı Aziz Aziz Kocaoğlu, Kocaoğlu, İzmir İzmir ekonomisi ekonomisi güçlendikçe, güçlendikçe, Ege Bölgesi Bölgesi de de Ege güçlenecek güçlenecek dedi. dedi. Ege Ege iş iş dünyası dünyası ise ise Başkan Başkan Kocaoğlu'nun Kocaoğlu'nun destek destek çağrısına net net yanıt yanıt verdi. verdi. çağrısına Patronlar, Patronlar, Siz Siz görevini görevini yaptınız. yaptınız. Taşın Taşın altına altına elini elini koyma koyma sırası sırası artık artık bizde. bizde. dedi. devamı devamı 16'da 16'da dedi. Bitkimiz çok ama para yok! Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çelik, Türkiye'nin sahip olduğu 12 bin bitki çeşidinden yeterince faydalanamadığını açıkladı. Bitki florasının çok daha düşük olmasına rağmen bu ürünlerden İspanya'nın 35, İtalya'nın 12, İran'ın ise 8 milyar dolar gelir sağladığına, dikkat çeken Prof. Dr. Çelik, tıbbi ve aromatik bitkilerin ülke ekonomisine gelir sağlayıcı hale getirilmesi gerektiğine değindi. devamı 10 da Mustafa Arslan yazdı GERÇEKLER YAŞLANINCA MI ANLAŞILMALI? 10 da >> Sabit İnce yazdı ABD VE AVRUPA >> 8 de

SAYFA 02 SIYAH MAVI KIRMIZI SARI 3 Şubat 2015 Salı Türk müzik tarihine MiRAS: Divannağme! TÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öztürk, küratörlüğünde oluşturulan "Divannağme" çalışması, divan türü eserlerin gelecek nesillere aktarılmasına önemli katkı sağlayacak. Prof. Dr. Öztürk, "Çalışmamız sayesinde, TRT kayıtları ve arşivlerinde bugüne kadar bilinen divan sayısı 3'ten 12'ye yükseldi" diye konuştu Divan türü eserlerin bir araya getirildiği "Geleneksel Türk Müziğinde Divanlar: Divannağme" çalışması, Türk müziğinin önemli eserlerini geleceğe taşıyacak. Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve "Divannağme" Proje Küratörü Prof. Dr. Levent Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, divanın sanat müziğinin besteleme biçimlerinden biri olduğunu söyledi. TRT kayıtları ve arşivlerde bugüne kadar bilinen üç divan olduğunu belirten Öztürk, şarkı, ağıt, semai gibi besteleme biçimleri bulunduğunu, divanın da bunlardan biri olduğunu ifade etti. Divanların arşivlerde az olduğuna işaret eden Öztürk, "Sadece üç tane. Repertuvarımızda 40 binin üzerine eser var. Bu rakama rağmen divanlar neden az, özellikleri nelerdir diye 4 yıl önce araştırmaya başladım" dedi. Öztürk, araştırmaları sonucunda gün yüzüne çıkmamış, daha önce dile getirilmemiş divanlar bulduğunu gördüklerini vurguladı.sanat müziği içerisinde yıllardır çalışan sanatkarlarla görüştüklerini ve başka divan eserleri de ortaya çıkardıklarını ifade eden Öztürk, şöyle devam etti: "Bestekar Necip Gülses ile görüştük. Onun bir 'Hüseyn'i Divan'ı gün yüzüne çıktı. Bir tane Rabikaratte'nin radyo kayıtlarındaki sesinden, ses kaydından notaya çekilmiş bir 'Gerdaniye Divan' çıktı. Zaman içerisinde bunların sayısı 12'ye ulaştı. Biz 12 eseri saptayınca Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne proje olarak sunduk. 'Bunların kayıt altına alınması önemlidir, çünkü serbest okunan eserler, bunların notaya alınmasında da güçlükler var' dedik." "Arşiv için başladık, keyifle dinlenir bir CD ortaya çıktı" Öztürk, Kültür ve Turizm Bakanlığının projelerini ilgiyle karşıladığını ve destek gördüklerini vurguladı. Daha önce hiç yapılmamış bir çalışma ortaya çıkardıklarını belirten Öztürk, "Geleneksel Türk Müziğinde Divanlar: Divannağme' çalışmamız, geleneksel sanat müziğindeki mevcut bilinen bütün divan türü eserleri bir araya getiren ve bunların unutulmasını önleyecek bir çalışmadır" diye konuştu. Öztürk, arşiv için başladıkları projeden, keyifle dinlenebilen bir CD ortaya çıktığını dile getirdi. Türk kültürünün yazılı olmaktan ziyade sözlü kültür olarak geliştiğini, bunların kayıt altına alınma ihtiyacının çok fazla duyulmadığını aktaran Öztürk, şunları anlattı: "Bu da zaman içerisinde pek çok kültürel ögenin kaybolmasına ve unutulmasına yol açmış. Geleneksel sanat müziğiyle uğraşıyorum. Halen çalınıp söylenmeyen çok güzel formlar var. Şarkı dışında farklı formlar yokmuş gibi Türk sanat müziği 30 yıldır şarkı formuna indirgendi. Halbuki çok güzel besteleme biçimlerimiz var. Divan da bunlardan bir tanesidir. Bence divan halk müziğiyle, sanat müziğini tam kaynaştıran orta yerde duran bir türdür. Sanat müziği ile halk müziği ayırımının da ne kadar suni olduğunu vurgulayan bir tür olması açısından önemlidir. Dinlediğiniz zaman orada halk müziği delegeleri ve makamsal özellikler de var." Öztürk, Türk müziğinin geniş bir repertuvara sahip olduğunu ve gelecek nesillere ulaşmasını sağlayacak çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Bunun için "Bir divan da sen bestele" yarışması düzenlenebileceğini aktaran Öztürk, Halil Erseven ve Fadıl Atik ile hazırladıkları Divannağme'nin gelecek nesillere bir miras olduğunu kaydetti. (AA) Karşıyakalılar bu kursları çok sevdi Karşıyakalılar için yeni hobi alanları açmak ve mesleki eğitim imkanı sağlamak isteyen Karşıyaka Belediyesi nin ücretsiz kış dönemi kursları büyük ilgi gördü. Kentteki 4 ayrı merkezde açılan 58 kursta toplam bin 500 kişi eğitim alırken; Arjantin tango, fotoğrafçılık, aerobik gibi farklı branşlardaki 14 kurs için de kayıtlar devam ediyor. Kültür ve sanat etkinlikleri ile kış aylarına renk getiren Karşıyaka Belediyesi, açtığı ücretsiz kurslarla da vatandaşlara hem öğrenme hem eğlenme fırsatı sundu. Bahçelievler Katlı Pazaryeri nde bulunan Kurs Şefliği ile Bülent Ecevit, İsmail Cem ve Ahmet Piriştina kültür merkezlerinde açılan onlarca kurs, vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Dikişten dramaya, Rusça dan bilgisayar işletmenliğine kadar pek çok farklı branşta devam eden 58 kurs, bin 500 kursiyere ulaştı. KAYITLAR SÜRÜYOR Yeni başlayacak kurslara katılmak isteyen Karşıyakalılar ise; Bülent Ecevit Kültür Merkezi nde İngilizce 1. kademe, okuma-yazma ve işaret dili; Ahmet Piriştina Kültür Merkezi nde 2, 3 ve 4. sınıflar için etüd ve Arjantin tango; İsmail Cem Kültür Merkezi nde ebru, İngilizce, Fransızca, kurdele nakışı, ritim, halk oyunları; Bahçelievler Katlı Pazaryeri nde (Kurslar Şefliği) ise aerobik, üç boyutlu resim, fotoğrafçılık branşlarına kayıt yaptırabilecek. Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, Karşıyakalılara her alanda fırsat eşitliği sağlamak için çalışıyoruz. Bu amaçla, hem meslek edindirme hem hobi hem de eğitim alanındaki onlarca kursumuzu hiçbir ücret talep etmeden gerçekleştiriyoruz. Özellikle kadınlarımızın kurslarımıza gösterdiği ilgiden çok memnunuz. Bu kurslar sayesinde kadınlarımız yeteneklerini keşfetme, el emeklerini sergileme şansı buluyor. Altyapısı tamamlanan ve yakında faaliyete geçecek kadın kooperatifimiz de kadınlarımızın el emeklerini maddi kazanca dönüştürebilmeleri için önemli bir fırsat yaratacak dedi. Maden faciasının tanığı Somalı ÇOCUKLARDAN fotoğraf SERGİSİ 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasının tanığı olan Somalı çocuklar, Kadıköy Belediyesi nin konuğu olarak İstanbul a geldi. Caddebostan Kültür Merkezi nde kendi çektikleri fotoğrafları sergileyen Somalı çocuklar, büyük ilgi gördü. Sergi 25 Ocak- 08 Şubat tarihleri arasında gezilebilecek. 23 Ocak ta Soma dan yola çıkacak çocuklar, 24 Ocak Cumartesi günü İstanbul da fotoğraf turuna çıktı. Ayasofya ve Yerebatan sarnıcını gezen 71 çocuk bugün de Soma da çektikleri fotoğraflarını Caddebostan Kültür Merkezi nde Kadıköylülerin beğenisine sundu. Sergiye Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu da katıldı. 'SOMA'DA ÇOCUK OLMAK' FOTOĞRAF PROJESİNİN HİKAYESİ 'Fotoğrafla çocuk olmak' adlı bir grup gönüllü fotoğrafçı, maden faciası sonrası Soma ya gitti. 14-17 yaş arası okul çağı çocuklara destek olmak, yaşadıkları travmayı hafifletecek etkinlik planlandı. Kadıköy Belediye si tarafından desteklenen grup Somalı 71 çocuğa hobi ve uğraş kazandırmak a- macıyla fotoğraf makinesi hediye etti. Aynı gönüllü grubu, çocuklara 5 hafta süren fotoğrafçılık eğitimi de verdi. Fotoğraf çekmeyi öğrenen Somalı çocuklar çektikleri fotoğrafları Caddebostan Kültür Merkezi nde vatandaşların beğenisine sundu. Kadıköy Belediyesi ve birçok eğitim gönüllüsünün desteklediği 'Soma'da Çocuk Olmak' adlı fotoğraf sergisi 25 Ocak- 08 Şubat tarihleri arasında CKM'de görülebilecek. (CİHAN) Teleferik projesi müzeyle taçlanacak Hatay'da inşasına başlanan ancak istasyonun kurulacağı bölgedeki kazı çalışmasında Roma dönemine ait tarihi kalıntılara rastlanması nedeniyle yapımı durdurulan bin 100 metre uzunluğundaki teleferik hattı, onay çıkması halinde kurulacak müzeyle kente ilgiyi daha da arttıracak Çocuklar hayallerini drama ile gerçekleştiriyor Hatay'da geçtiğimiz yıllarda inşasına başlanan ancak istasyonun kurulacağı bölgedeki kazı çalışmasında Roma dönemine ait tarihi kalıntılara rastlanması nedeniyle yapımı durdurulan, Uzun Çarşı'dan Büyük İskender'in Komutanı Seleukos'un inşa ettirdiği surlara kadar uzanacak bin 100 metre uzunluğundaki teleferik hattı, onay çıkması halinde kurulacak müzeyle kente ilgiyi daha da arttıracak. Çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapması nedeniyle her karış toprağından tarih fışkıran Hatay'da, 2012 yılında başlanan teleferik yapım çalışmaları sırasında Roma dönemine ait tarihi kalıntılar bulundu. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tarihi Uzun Çarşı yakınında yer alan İplik Pazarı mevkisinden, Büyük İskender'in komutanı Seleukos'un M.Ö. 300 yıllarında inşa ettiği 23 bin 600 metre uzunluğundaki surların kalan son parçalarının yer aldığı Habib-i Neccar Dağı zirvesine kadar uzanacak teleferik projesini bir an önce bitirmek istediklerini kaydetti. Hatay'ın çok özel ve güzel bir yer Türkan KOÇ Pozitif Drama ve Sanat Atölyesi kurucusu Psikolojik Danışman Selami Özağı, drama eğitimi alan çocukların bu sayede hayallerini gerçekleştirme imkanı bulduklarını söyledi. Pozitif Drama ve Sanat Atölyesi kurucusu Psikolojik Danışman Selami Özağı, dram eğitimi alan çocukların kurdukları hayalleri resmederek sahnede canlandırma imkanı bulduklarından bahsetti. Özağı, drama ile çağdaş, demokratik, yaratıcı ve kendini özgürce ifade edebilen çocuklar yetiştirdiklerinin altını çizdi. Öncelik çocuklarımız Çocuklar bizim her şeyimizdir diyen Özağı, Onların eğitimi, geleceğe bakışları, düşünceleri birinci önceliklerimiz arasında yer alır dedi. Onları topluma yararlı bireyler olarak yetiştirmenin en büyük görevleri arasında olduğunu belirten Özağı, şunları söyledi: Sadece onları eğitmek yetmez. Çocuklarımızın hayallerini ve düşüncelerini de süslemek gerekir. Anne babalar olarak onların hayallerini tek başımıza süsleyebilmemiz mümkün değildir. Mutlaka bu konuda eğitim almış eğitmenlerden de yararlanmamız gerekir. olduğunu ifade eden Savaş, buraya daha çok turist gelmesini sağlamak ve var olan güzellikleri en iyi şekilde sergilemek için çalıştıklarını söyledi. Kentin doğal ve tarihi güzelliklerini kuş bakışı herkese göstermek için 2012 yılında teleferik projesine başladıklarını hatırlatan Savaş, şöyle devam etti: "Çalışma, İplik Pazarı mevkisinde yer alacak istasyonun kurulacağı bölgede yapılan kazılarda tarihi kalıntıların ortaya çıkmasıyla gecikti. Bin 100 metre uzunluğunda olacak teleferik projemiz şuan beklemede. Çünkü kazılar sırasında ortaya çıkan ve çok özel bir mozaiğin de yer aldığı istasyonun kurulacağı bölgedeki kalıntılar nedeniyle çalışmaları durdurduk. Aslında projenin 2 yıl önce bitmesi gerekiyordu. Burada bulunan tarihi kalıntılar teleferik projesini daha da taçlandırdı. Şuan buraya müze yapmak için Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan onay bekliyoruz. Projemize onay çıkması halinde ihaleyi gerçekleştireceğiz. Bu yıl teleferik çalışmasını bitirmek istiyoruz. Müzeyle teleferiğin önemi daha da arttı. (AA) Yıl: 4 İmtiyaz Sahibi Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına Eflatun SAYGILI Yazı İşleri Müdürü- Yayın Sahibi Temsilcisi Azime MOLLA Haber Müdürü Gülseren KUMRU Sayfa Editörü Nur Gülmez BEL Nihal ÖZKEN Dağıtım: Bahri ÖZTÜRK GÜLTEKİN PAZARLAMA GÜREL DAĞITIM. Sayı: 1181. 3 Şubat 2015 Salı Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Fikret DAĞTEKİN İdari Merkez Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat İş Merkezi 45/803 Gümrük - Konak / İZMİR Tel: 0232 425 26 10 (Pbx) 0232 425 26 10 Mail: info@sondakikagazetesi.com Yayın türü: Yerel Basıldığı Yer Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR Tel: 0232 251 76 32 SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir

SAYFA 3 SONDAKiKA GAZETESİ >>3 ASAYiŞ 17 3 Şubat 2015 2013 Salı Perşembe Töre cinayetlerine hayır! Mazlum VESEK İzmir Mardinliler Federasyonu (İMAF) Genel Başkanı Mehmet Şakin Irmak, İstanbul da iki gencin öldürüldüğü o- layla ilgili bir açıklama yaptı. Irmak, 21. yüzyılda yaşanan bu tür cinayetleri kabul etmek mümkün değildir dedi. İ- MAF Genel Başkanı Mehmet Şakin Irmak, Mardin den İstanbul a giden iki gencin Otogar da öldürülmelerinin töre kavramı ile meşrulaştırılamayacağını anlatarak, İstanbul da iki gencimizin öldürülmesi ile sonuçlanan olay, nedeni ne olursa olsun kabul edilir bir şey değildir. Biz bu olayı ne ülkemize ne Mardinli hemşerilerimize yakıştırıyoruz. Toplumlar çağın gerisinde kalmış töre ya da benzeri kavramlarla değil; hukuk ile sorunlarını çözer. İki gencimize Allah tan rahmet dilerken bir daha böylesi acıların yaşanmamasını temenni ediyoruz diye konuştu. Irmak, törelerin veya başka toplumsal kaidelerin insan hayatından daha üstün olamayacağını vurgulayarak, Toplumsal yaşam var olduğu sürece insanlar arasında sorunlar da o- lacaktır. Ancak sorunların çözümü can almak, insan öldürmekle olmaz. Toplumumuza ve geleceğimize zarar verecek her türlü ölüm ve öldürmeden uzak, hukuki temellere dayanan bir hak arayışına girilmelidir. İstanbul da yaşanan cinayeti başta Mardinliler olmak üzere bu ülkenin hiçbir ferdinin kabul etmediğini rahatlıkla söyleyebilirim. Töre adı altında hayatımızı karanlığa mahkum eden bu anlayıştan herkesi uzak durmaya davet ediyorum açıklamasını yaptı. Irmak, özellikle kadına yönelik yaşanan şiddeti de kınayarak, Töre ve namus cinayeti adı altında işlenen ve aslında kadına karşı ölümü revan gören anlayışı da kınıyorum dedi. Lavaboda unutulan parayı harcayana 5 yıl hapis cezası Yerel Mahkeme, unutulan cüzdandaki parayı harcayan kişi hakkında açılan kamu davasında, şikayetçinin olmaması ve kaybolan veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf edildiği gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verdi Temyiz üzerine davada son sözü söyleyen Yargıtay, dinlenme tesisi lavabosunda bir vatandaşın unuttuğu cüzdandaki parayı harcayan, çeki de bozdurmaya kalkışan k- işinin 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması gerektiğine hükmetti. Sakarya'nın Sapanca ilçesinde 2011 yılında meydana gelen olayda, şehirlerarası yolculuk yapan bir vatandaş, mola verilen dinlenme tesisinin lavabosunda içerisinde kartvizit, sürücü belgesi, para ve çeklerin de bulunduğu cüzdanı unuttu. Lavaboya gelen kimliği belirsiz bir kişi, unutulan cüzdanı aldı. Kısa bir süre sonra lavaboda unuttuğu cüzdanını almaya gelen vatandaş, cüzdanın olmadığını farketti. Vatandaşın kayıp müracaatı üzerine olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Cüzdandaki parayı harcayan kişi, cüzdandaki çeki tahsil etmek amacıyla gittiği bankada, güvenlik güçlerinde yakalandı. O- layla ilgili Sapanca Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'Hırsızlık' suçundan açılan davada hakim karşısına çıkan sanık, kaybolan eşya üzerinde tasarrufta bulunduğunu belirterek beraatini istedi. Kararını açıklayan mahkeme, Türk Ceza Kanunu'nun 160. maddesi kapsamında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturduğu gerekçesiyle şikayet yokluğu nedeniyle davanın düşürülmesine hükmetti. KAYBEDİLEN EŞYA OLABİLMESİ İÇİN SAHİBİNİN YERİNİ BİLMEMESİ GEREKİR Cumhuriyet savcısı kararı temyiz etti. Dava dosyasını yeniden inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesi, kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun hukuki konusunu oluşturan eşyanın kaybedilmiş olmasından söz edebilmek için malın sahibinin eşyanın nerede olduğunu bilmemesi ve eşyanın egemenlik alanından çıkması gerektiğine dikkat çekti.kayıp olaylarında, eşyaya sahip olma olanağının kalmamış olmasının arandığının, somut olayda mağdur tarafından suça konu cüzdanının, bıraktığı lavaboda olduğunun bilindiği ve lavabodan ayrıldıktan kısa süre sonra unuttuğu cüzdanını almak için döndüğünde cüzdanının y- erinde olmadığını fark ettiği hatırlatıldı. Yargıtay kararında, "Sanığın elde ettiği cüzdanın, içinde bulunan kimlik ve ehliyet sayesinde mağdura ait olduğunu bildiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülerek aynı yasanın 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturduğu gerekçesiyle şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir." denildi. 5 YILA KADAR YARGILANMALI Yargıtay kararında dikkat çekilen TCK'nın 142/1-b maddesinde "Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşyanın çalan kişinin iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur" ifadesi yeralıyor. Yerel mahkemenin davanın düşürülmesinde yasal dayanak gösterdiği TCK 160. maddesinde ise şu ifadeler yer alıyor: "Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." (CİHAN) 'Seninle evleneceğim' diyerek kredi kartını kullandı, sahte senet verdi Bursa'da, evlilik vaadiyle dolandırıldığını belirten bir kadın polise müracaat etti. Cumhuriyet savcısı, olayla ilgili soruşturma başlattı. Bursa Emniyet Müdürlüğü Merinos Polis Merkezi Amirliği'ne müracat eden S.E. isimli kadın, kendisiyle evleneceğini söyleyen ve kredi kartlarını kullanan A.Ç. tarafından dolandırıldığını söyledi. Olayla ilgili ifade veren S.E., "Yaklaşık üç buçuk yıl önce telefon ile tanıştığım A.Ç., bana bekar olduğunu ve benimle evleneceğini söyledi. Kredi kartlarımı kulanmaya başladı. Bir ay önce, A.Ç.'nin başka bir kadınla resmi nikahla evli olduğunu öğrendim. A.Ç., eşinden boşanıp kendisi ile evleneceğini söyleyince bana güvence olması sebebiyle 15 bin liralık senet verdi. Ancak senedin sahte olduğunu öğrendim." dedi. Cumhuriyet savcısı, dolandırıcılık o- layı ile ilgili soruşturma başlattı. YANKESİCİLER BOŞ DURMADI Öte yandan Yıldırım ve Osmangazi ilçelerinde iki ayrı yankesicilik olayı yaşandı. Çarşı Polis Merkezi Amirliği'ne müracaat eden Y.D.S., carşıda gezindiği esnada montunun cebinde bulunan cep telefonun çalındığını söyledi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yıldırım Beyazıt Polis Merkezi Amirliği'ne müracaat eden N.G. ise camide namaz kılarken içerisinde tablet bilgisayar, 80 lira para ve cep telefonunun bulunduğu çantasının calındığını söyledi. Olayla ilgili savcılık soruşturma başlattı. (CİHAN) Duble yolda ölüm tehlikesi Çanakkale-İzmir karayolunun İntepe mevkisinde yapılan duble yol ve viyadük dikiş tutmuyor. 20 kilometrelik alan içinde daha önce viyadüğün üst kısmında heyelan meydana gelmiş ve düşen kayalar sebebiyle bir facia atlatılmıştı. Çanakkale ile viyadük arasındaki kısımda, viyadüğe yakın alanda yine toprak kaydı ve yolun bir şeridini kapattı. Erenköy mevkisinde ise yol çöktü. En son yapılan ve yaklaşık bir yıl önce biten duble yolda önce çatlak meydana geldi. Bunun üzerine Karayolları ekipleri, çatlağın üzerine yama yaptı. Bugünse yolun çatlayan kısmı çökünce trafiğe kapatıldı. Prof. Dr. Perinçek, yolda mühendislik hatası olduğunu, bu yolu yapan mühendislerin diplomalarını bakkaldan aldığını söyledi. Perinçek, "Erenköy yakınındayız. Yolda bir çatlama oldu. Çatlamanın nedeni, yol yapılırken dolgu üzerine yol yapıldı. Dolgu üzerine yol yapılabilir fakat bunun hemen yanıbaşına istinat duvarı yapılması lazım. Burada bir mühendislik hatası var. Eğer istinat duvarı yapmazsanız, buna benzer o- turmalar olacaktır. Sadece bu mu? Çanakkale'den İzmir yönüne gittiğinizde, dört ayrı yerde mühendislik hatası yapıldığını görüyoruz. 5 kilometre İzmir yönünde, yolda iki yıl önce oturma ve çatlama olmuştu. Nedeni, istinat duvarının hatalı olması. Bulunduğumuz yerde yine mühendislik hatası var. İstinat duvarı yapılmadan, dolgu üzerine yol yaptılar. Viyadüğe gidiyoruz, biliyorsunuz iki kez büyük heyelan oldu, viyadük zarar gördü. İstinat duvarı yaptılar ama çok geç yapılan istinat duvarı, ondan sonra depremin tetiklemesiyle oturmalar gerçekleşti. Bunu mühendisler, Karayolları inkar etti. Biraz daha devam ediyoruz Çanakkale'ye doğru, yolun sağında üç dört yerde heyelan oldu. 20 kilometre içinde dört tane büyük olay olması, bir mühendislik hatası olduğunu gösteriyor. Neden mühendislik hatası? Burada ben iddia ediyorum, bu yolu yapan mühendisler diplomayı arka kapıdan almışlar, bakkaldan almışlardır." şeklinde konuştu. Çanakkale'de bir yıl önce yapılan duble yol çöktü, aynı yol üzerine toprak kayması oldu. Bölgede inceleme yapan ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Perinçek, yolda mühendislik hatası yapıldığını söyledi 'BU MÜHENDİSLER DİPLOMAYI BAKKALDAN ALMIŞ' Yolun büyük bir bölümünün hatalı olduğunu savunan Doğan Perinçek, buranın da yamayla yapılacağını söyledi. Perinçek. şu eleştirilerde bulundu: "Eğer yandaşları görevlendirirsek, bu tür yerlerde olacak sonuç budur. Bu sonuncusu değil. Bu yol üzerinde 50 kilometre içinde başka oturmalar da olacaktır, başka çatlamalar da olacaktır, başka heyelanlar da o- lacaktır, çünkü biz mühendislik hatası yapıyoruz. Bu durumda onların yapacağı şu, gördüğünüz gibi yamalamalar yapacaklar yolda. Asfaltla doldurup viyadükte yaptıkları gibi eski haline getirecekler. Dün akşam ben buraya geldim, bu asfaltı dökmüşlerdi ve çatlağı kapatmışlardı. Çok garip bir şekilde yolu yamamışlardı. Viyadükte de yolu yamaladılar. Bunu söylemeye utanıyorum bir jeolog olarak, çatlama devam ediyor. Şu anda bile milim milim çatlamanın devam ettiğini düşünüyorum. Karayolları mühendisleri veya müteahhitleri gelsinler, burada tartışalım. Onlara da samimi şekilde önerilerimizi söyleyelim. Bizim amacımız eleştirmek değil, bizim amacımız olayların daha büyümesini engellemek." (CİHAN) İzmir'de lodos raporu: 75 ağaç DEVRİLDİ İzmir i iki gündür etkisi altına alan lodos fırtınasının yol açtığı olumsuzluklara anında müdahale etmeye çalışan Büyükşehir Belediyesi, 31 Ocak 2015 ten itibaren 48 saattir teyakkuzda. Şiddetli lodos, 48 saatlik süre boyunca 75 ağacın devrilmesine yol açtı. Belediye Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı na bağlı 16 ekip, lodosun zarar verdiği ağaçların kurtarılması için çalışıyor. Tekrar dikilemeyecek durumda olanlar kaldırılırken kökten yıkılmayan ve sadece zarar gören ağaçlar, tekrar canlanabilmeleri için gergiye alınıyor. Belediye Fen İşleri ve İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ise lodos sebebiyle devrilen ağaçların yanısıra zarar gören elektrik direkleri, devrilen korkuluklar, reklam tabelaları, trafik lambaları, kopan tenteler, uçan çatılar ve bacaların tehlike oluşturmaması için acil müdahalelerini sürdürüyor. Bu konuda itfaiyeden 35 k- işilik sekiz, Fen İşleri nden 23 kişiden oluşan beş ekip görev yapıyor. (CİHAN) Lodos deniz canlılarını da vurdu Balıkesir in Erdek ilçesinde iki gündür devam eden şiddetli lodos deniz canlılarını da vurdu. Erdek sahilinde yaklaşık 30 metre yükseklikteki dev dalgalar sahilde önüne gelen her şeyi yıkıp geçti. Dev dalgalar denizanalarını denizden dışarı attı. Lodostan etkilenen diğer bir canlı ise karabatak kuşu oldu. Dalgalar arasında kalan ve yorgun düşen karabatak kuşunu boğulmaktan son anda vatandaşlar kurtardı. Güney yönünden e- sen lodos, Erdek in sahil bölümünde bulunan büfeleri iskeleleri yerlerinden söktü. Metrelerce yükseklikteki dev dalgalar sahili adeta dövdü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Ülkemizin kuzeybatı kesimlerinde, derin alçak basınç merkezi nedeniyle güneyli yönlerden kuvvetli olan fırtınanın ardından pazartesi günü İstanbul, Bursa, Balıkesir, Kocaeli, Yalova, Çanakkale'nin güney ve doğusu, İzmir ve Manisa çevrelerinde kuvvetli ve yer yer yer çok kuvvetli (21-75 mm) sağanak yağış beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi. (CİHAN)

3 Şubat 2015 Salı Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, "Türkiye Cumhuriyeti, 2015 yılında G20'nin başkanlığını yapıyor. Buralara kolay gelinmedi. Şu an dünya ekonomisinin ne yönde karar alacağının başkanlığını Türkiye yapıyor. Bunu 2002 öncesinde söyleseydiniz hayal denilirdi" dedi Girişimciliğin önemine işaret eden Girişimci İşadamları Vakfı Başkanı Mehmet Koç, "Makroekonomik göstergelerin, işsizliğin, cari açığın, göçü önlemenin ve daha pek çok ekonomik ve sosyal iyileşmenin, girişimciliğin ivedilikle geliştirilmesiyle sağlanabileceğine inanıyoruz" diye konuştu Törende dereceye girenlere ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan takdim etti K ılıç, Samsun 19 Mayıs Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi'nin kentteki bir otelde gerçekleştiren genel kurulunda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 2002'den sonra nereden nereye geldiğini, hangi değişiklikler yaşandığını en iyi anlayan, hisseden ve değerlendirenin esnaf olduğunu söyledi. Önceki dönemlerdeki desteklemelere bakıldığında, oran ve rakamların her şeyi ortaya koyduğunu ifade eden Kılıç, "2002'de Halk Bankası tarafından esnafa verilen destek 153 milyon lira. Bu topraklarda esnaf ve sanatkarın değeri çok önemlidir. Bildiğiniz üzere 2 gün önce Cumhurbaşkanımızla beraber Ahi Evran'ın memleketindeydik. O anlayışın ve yürüyüşün bugünlere nasıl geldiğini ve o üslupla sizin bu millete nasıl hizmet ettiğinizi tekrar hatırlama fırsatımız oldu. Şunu da bilmek lazım ki ülkemizin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan da esnaflık yapmış bir kişidir, esnaf kökenlidir. Dolayısıyla sizlerin nelerle desteklenmeniz gerektiğini, sıkıntıların ne olduğunu bilen bir Cumhurbaşkanımız var" diye konuştu. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da üniversitede akademik kimliğiyle verdiği derslerden dolayı ekonominin, iktisadın ne anlama geldiğini en iyi bilenlerden biri olduğunu dile getiren Kılıç, "İnanıyorum ki yolumuza devam ederken sizlere ciddi manada destekler verildiğini biliyorsunuz. Aslında Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin en iyi şahitleri, en iyi değerlendirmesini yapabilecek olan grup sizlersiniz çünkü her sabah dükkanınızı, iş yerinizi bismillah diyerek açarken vatandaşlarımızla, milletimizle sürekli iç içesiniz" ifadelerini kullandı. - "IMF borç isterse verebiliriz" Türkiye'nin, kredi faizlerinin yüzde 59 olduğu dönemleri gördüğüne dikkati çeken Bakan Kılıç, "Esnafımızın, Halk Bankası'ndan destek isterken 'veremeyiz, eğer verirsek de yüzde 59 faizle veririz' denen günlerini hatırlayın. Kredi kullanım sayısı 38 bine düşmüştü, şimdi 1 milyon barajını geçti. Bu, nereden nereye gelindiğinin açık bir göstergesidir" dedi. Bir zamanlar kimlerin nerede olacağının, kimlere ne yardımlar yapılacağının, ne kadar kredi verileceğinin kararını IMF'nin verdiğini belirten Kılıç, "Bu anlamda şu anda böyle bir sorunla karşı karşı olmadığımızı gayet iyi biliyorsunuz çünkü Türkiye'nin IMF'ye borcu yok ama IMF borç isterse verebiliriz. Biz şu an o durumdayız. Bir zamanlar IMF'den 1 milyar dolar borç alabilmek için ne denmişti; 'kamu bankalarını kapatın'. Şu anda kamu bankalarının görev zararı yoktur. Elde edilen gelirin sizlere dağıtılması, esnafımızı ve sanatkarımızı desteklemesi için bu noktada çok ciddi çalışmalar içindeyiz. 11 milyar görev zararından, destek veren ve destekleyen, 1 milyonun üzerinde kişiye destek veren bir yapıya ulaşmış bir banka var." Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, gelen talepler doğrultusunda esnafa faizsiz kredi verileceğini açıkladığını hatırlatan Bakan Kılıç, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanımızın, başbakanlık görevini sürdürdüğü dönemde esnafın desteklenmesi ve bankaların sizlere aktarılan desteklerin herhangi bir şekilde eksik verilmemesi için nasıl bir mesai harcadığını en iyi bilen bir kişiyim. Yeni AVM yasasıyla esnafa özel ayrıcalıklar tanınacak. İşte bu çalışmalar, bu birliktelikler ve beraberlikler arttıkça hep beraber ülkemizi geleceğe daha kuvvetli taşıyacağız. Bizim vizyonumuzda Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında Türkiye'nin, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında olması var. 2002 yılı dönüm noktasıdır çünkü 2002 yılının öncesindeki ekonomik durum, siyasi durum ve sosyal durum ortada. Bugün böyle bir şey yok. Şu an Türkiye G20'nin başkanı. G20, dünyada ilk 20 ekonomi demek. Türkiye Cumhuriyeti, 2015 yılında G20'nin başkanlığını yapıyor. Buralara kolay gelinmedi. dedi. (AA)

Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) yapılacak yapılandırma başvurularının 2 Şubat'ta biteceğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Yapılandırma süresi 3 ay daha uzatılsın." dedi. Esnaf ve sanatkârların ekonomik olarak zor bir dönemden geçtiğini belirten Palandöken, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Vergi ve prim borçlarını aynı anda ödemeyeceğini düşünen esnafımız yapılandırmada ya vergi ya da SGK primi borçlarından birini tercih ediyor. Bu da 2 Şubat sonrasında esnaf ve sanatkârımız için büyük bir hak kaybına neden olacak. Bu nedenle halen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmekte olan torba kanuna bir madde eklenerek yapılandırma süresi 3 ay daha uzatılmalıdır." Palandöken, 2 Şubat itibariyle 50 milyar liralık SGK prim borcunun yeniden yapılandırılmasını beklendiklerini belirtti. (CİHAN) 1Şubat 3 2013 2015 Perşembe Salı Markalar için bugün müşteri verisinin paradan daha değerli olduğunu belirten Tanı Genel Müdürü Oytaç, Markaların, cirolarını artırmak için mağazada, internette ve mobil dünyada müşteri verisi toplaması ve bu verileri iyi analiz ederek müşteriye uygun teklifler götürmesi gerekiyor dedi

Şubat 3 2015 2013 Salı Perşembe Yeni üye Özkaya ile konukları kapıda karşılayan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç,"Yasama, yürütme ve yargı organlarının, üstün hukuka bağlı, özverili gayret ve çalışmaları demokratik hukuk devleti olma idealinin yolunu açacaktır. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü temelinde yürüdüğümüz sürece sorunlardan korkmanın yılmanın anlamsızlığı açıktır. Her şeye rağmen geleceği umutla baktığımız ifade etmek istiyorum dedi Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen Kadir Özkaya, törenle yemin ederek cübbesini giydi

3 Şubat ubat 2015 2013 Salı Perşembe Erbakan Vakfı Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, projelerinin, çözüm önerilerinin ve inanç niteliğindeki fikirlerinin fiilen uygulanması için bu fikirleri taşıyan Erbakan Vakfı mensuplarının devlet yönetiminde, karar mekanizmasında yer almaları gerektiğini söyledi. Fatih Erbakan, "Bütün bunların yapılması için öncelikle, Milli Görüş zihniyetinin 13 sene aradan sonra mutlaka ama mutlaka temsil edilmesi gerekmektedir Erbakan Vakfı tarafından Ankara'da Gazi Üniversitesi Sosyal Tesisleri nde düzenlen toplantıda konuşan Erbakan, politikadaki gelişmeleri ve Türkiye ekonomisini değerlendirdi. Hükümetin ekonomi politikasını eleştiren Erbakan, faize harcanan paraya ve cari açığa dikkat çekerek, 900 TL asgari ücretin ödendiği vatandaşın ise açlığa mahkum edildiğini söyledi. Türkiye de 10 yıl içinde yapılan yatırımların toplam maliyetinin 30 milyar dolar olduğunu aktaran Erbakan, ancak aynı süre içerisinde 300 milyar dolar faiz ödendiğini, 300 milyar dolar da yeni borcun alındığını belirtti. Yapılanların 20 mislinin millete zarar olarak döndüğünü ifade eden Erbakan, şöyle konuştu: "Türkiye nin toplam iç ve dış borcu kamunun toplam borcu 2002-2012 döneminde 316 katrilyon lira artarak 563 katrilyon liraya yükselmiş. Devraldıklarında 257 katrilyon iken 316 katrilyon yeni borç eklemişler ve 563 katrilyon lira kamunun borcunu çıkarmışlar. Bu ne demektir? Türkiye Cumhuriyeti devleti son 12 senede 80 senede yaptığı borçlanmadan daha fazla borçlanma yapmış, demektir. Özel sektörün dış ticaret borcu 2014 yılında 267 katrilyon liraya ulaşmıştır. Yani 110 milyon doların üzerine çıkmış. Bundan daha felaketi, 78 milyon memleket evladının bankalara olan borçları 2002 yılında 6 katrilyon lira iken 2014 yılında 300 katrilyon liranın üzerine çıkmış. Elli mislinden fazla artmış. 120 milyar doların üzerinde bir borç demektir ki bu dünyanın neresine giderseniz gidin felakettir. Pek çok ülkenin toplam iç ve dış borcundan fazla bir borçlanmayı 77 milyon vatandaş olarak bankalara yapmış durumdayız. Yıllık 50 katrilyon devletin ödediği borç faizi. Yani 25 milyar dolar yapar. Vatandaşlar 120 milyar dolar bankalara borcundan dolayı 15 milyar dolar faiz ödüyorlar. 10 milyar dolar da özel sektör dışarıya olan borçlarından dolayı faiz ödüyor desek, yıllık milleti, devleti ve firmalarıyla 50 milyar dolarlık borç faizi ödeyen bir ülke haline geldik. 10 milyon asgari ücretlinin çalıştığı ücret 900 TL. Bu milletin açlığa mahkum edilmesi olayıdır. Bu milletin yok edilmesi olayıdır. 10 milyonlu asgari ücretli insan aileleri ile 40 milyon eder ki Türkiye nin yarısından fazlası demektir."türkiye nin enerji politikasını da eleştiren Erbakan, "Yıllık 100 milyar dolarlık dış açığı bulunan Türkiye, enerjide, ağır sanayi ve savunma sanayinde tamamen yurt dışına bağlı Türkiye, her dört gencinden bir tanesi işsiz olan Türkiye, nüfusunun yarısı günde 7,5 TL ye bir öğünde 2,5 TL ye talim eden Türkiye ekonomisi ve istikrarı yabancıların sıcak parasına bağlı. İşte özet olarak tablo budur. Böyle bir Türkiye bu noktadan sonra nasıl olup da bölgesel güç olacaktır? Nasıl olup da yeniden Büyük Türkiye olacaktır? Nasıl olup da bu sorunların üstesinden gelecektir?" i- fadelerini kullandı. Paylaşımın ve yönetimin kurallarının dış güçlere bırakılması dahilinde, geride kalan adımların yabancı güçleri ilgilendirmeyeceğine dikkat çeken Erbakan, şöyle devam etti: "Yılda 50 milyar doları onlara ödemeye devam ettiğiniz sürece, isterseniz bütün Milli Eğitime bağlı okulları imam hatip yapın, onları rahatsız etmez. İran ve Gazze ye yapılan ambargolara harfiyen uyduktan sonra, BOP a destek olduktan sonra, Libya ya yapılan operasyona destek verdikten sonra, Kıbrıs ta onların küresel planlarına ses çıkarmadıktan sonra isterseniz 5 yaşındaki çocuğa çarşaf giydirin, bu da onları hiçbir şekilde rahatsız etmez." Fatih Erbakan, konuşmasının sonunda dua etti ve tarihi Milli Görüş Yemini ni yaptı. Toplantıya katılanlar da Fatih Erbakan ın duasına ve yemine eşlik etti. (CİHAN) Tercihli Ticaret Anlaşması na yönelik İranlı üreticilerin itirazlarını değerlendiren İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dursun Topçu, Tepkileri bir içgüdüsel koruma diye düşünüyorum. Zamanında Avrupa Birliği ile gümrük anlaşması yaptığımızda, biz de bunları yaşadık. dedi CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) uygulamasından muaf tutulan faaliyetlerin sayısının giderek arttığını belirterek, Görünen o dur ki çevre, yatırımların önünde engel olarak kabul edilmekte ve bu nedenle uygulamadan muaf tutulan faaliyetlerin sayısı artırılmaktadır dedi

SAYFA 8 Dünya tepetaklak olurken Türkiye tam gaz büyüyor! SONDAKiKA GAZETESİ >> İNCE ZIMBALAR Sabit İNCE sabitince1@hotmail.com ABD VE AVRUPA Bugün size iki güzel anekdot ve tesbit yapan 18. dönem Sakarya Milletvekili Yalçın KOÇAK'ın iki hatırlatması ile ilgili birşeyler yazmaya çalışacağım. Bilirsiniz kötü komşu insanı mal sahibi yapar diye güzel bir sözümüz var. Tam da Koçak bunu ima ediyor ve Abd'nin başta büyük savaş gücü olmak üzere bazı sahip olduklarını bize borçlu olduğunu belirtiyor. İkincisi de Emperyalist Avrupalı'nın sahte yüzünü ortaya koyarak aslında onların bu birlikteliklerinde yine bizim osmanlı ve Cumhuriyet dönemi olarak müsebbib olduğumuzu vurgulamaya çalışıyor. Hatta Atatürk'ün Avrupa hakkında 7 kez emperyalist ifadesini kullandığını belirterek bize bir mesaj vermeye çalışıyor. Hala abd ve Avrupa da Türk korkusunun hüküm sürdüğünü ve bazı birlikte hareket etmelerinin altında da bu gerçeğin yattığını belirtiyor. Çok güzel iki tesbit yapmış.bu tesbitlerini sizinle bir alıntı yaparak paylaşmak istedim. İşte o tespitler: "1- Bugün ABD nin en büyük savaş gücü deniz piyadeleriyse; bilir misiniz ki bunu bize borçlular. 1796 yılında Akdeniz deki Amerikan bandıralı gemilerin limanlarımızda ticaret anlaşması olmaması sebebiyle tutuklayan Cezayir dayısı Aslanlı Hasan paşa Amerikan Senatosunun büyük bir deniz kuvveti kurulması için bütçe ayırmasına neden olmuştur. Sonrasında uzlaşı sağlanmış ve ABD bize haraç vermeyi, hem de dayı Hasan Paşanın dikte ettirdiği şartlarda keş ve açık denizde ödeme, yapılan Antlaşma Osmanlının kullandığı Alfabe ile Türkçe yazılmış ve George Washington efendi padişaha eş tutulamayacağı içinde Cezayir Dayısı tarafından imzalanmıştır. Bu antlaşma Türkiye'ye gelen her diplomata öğretilir. 2- Bugün Avrupa bir birlik gibi gözükmektedir. Gazi Mustafa Kemal daha 1937 Filistin söylevinde bunlardan bahsederken 7 sefer Avrupa Emperyalizmi diyerek üstüne basa basa bunların bize karşı birlikteliğini haykırıyor. Bugün bir Avrupa görüntüsü varsa bununda müsebbibi bizizdir. Avrupa tarihinden bizi çıkarsa geriye sadece çöp kalır. Ekonomisinden biz geri adım atalım; çöker, biter, mahvolurlar. Bugün birliktelikleri devam ediyorsa dahi sebebi Türklerdir. Avrupa nın bugünkü siyasi idarecileri Anaları tarafından Türkler gelir korkularıyla gözleri kapattırılmış, uyutulmuşlardır. Hangi çocuk anasının ninnisini unuttu sorarım sizlere. Bu iki tarihi tespiti paylaşıyorum ki; bu gün ki ilişkilerimizde cahil ve aciz olmayalım. Batı kulübü bizi nasıl görüyor ve biz nasıl tavır, pozisyon almalıyız bilelim." Fazla söze gerek var mı? Yerel ekonomilerin ülke ekonomileriyle entegre olması Makro ekonomik planlamaların, makro sanayi planlamalarının iş adamları tarafından doğru anlaşılmasının da önemine değinen Davutoğlu, ekonomilerin düzlemlerinin birbiriyle irtibatlı olduğunu anlattı. Yerel ekonomilerin ülke ekonomileriyle entegre biçimde gelişmezse ülke ekonomilerinin de yerelden kaynaklanan dinamizmi harekete geçirmelerinin mümkün olmayacağını dile getiren Davutoğlu, "Yani Denizli ekonomisi Türk ekonomisinin bir parçasıdır ama aynı zamanda Denizli ekonomisi kendi vizyonunu belirleyecek iç di- namiklere sahip olmak durumundadır" diye konuştu. Başbakan Davutoğlu, hafta sonu İzmir, Manisa, Afyonkarahisar ve Denizli'de programlarının olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bütün bu bölgenin ekonomik potansiyelini harekete geçirmek için kent ekonomisinden, bölge ekonomisine, bölge ekonomisinden ülke ekonomisine, ülke ekonomisinden de bizim için Avrupa Birliği ve çevre bölgeler ekonomisine ve nihayet küresel ekonomi ile irtibatlı halkalar doğru bağlanmak durumunda. SAYFA 9 MAVi KIRMIZI SARI 8 GÜNCEL 317 Şubat 2015 Salı Şubat 2013 Perşembe SONDAKiKA GAZETESİ >> 9 GÜNCEL SiYAH MAVi KIRMIZI SARI 317Şubat Şubat2015 2013Salı Perşembe Denizli'yi ekonominin önemli bir atardamarı haline getirmek istiyoruz Denizli Sivil Toplum Buluşması'nda konuşan Başbakan Davutoğlu, "Dünyada işletmeler kapanıyor. Bir tek Türkiye'de açılan şirket sayısı artıyor, kapanan şirket sayısı düşüyor bu kriz döneminde. Büyük ülkelerde dahi bu trend yok. Bir tek Türkiye'de 6 milyon kişiye istihdam sağlandı" dedi D avutoğlu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiği "Denizli Sivil Toplum Buluşması"nda yaptığı konuşmada, G-20 dönem başkanlığında "en az gelişmiş ülkelerin dünya ekonomilerine entegrasyonu" ile "KOBİ'lerin dünya gündemine gelmesi" başlıklarını öne çıkaracaklarını belirterek, Türkiye'de KOBİ'lere gereken desteğin verilmesi konusunda kararlı olduklarını söyledi. İstihdamın yüzde 77'sinin, katma değerin yüzde 55'inin KOBİ'lerce sağlandığını bildiren Davutoğlu, "KOBİ'ler sağlamsa geleceğe ümitle bakabilirsiniz çünkü o KOBİ'lerden büyük şirketlerin çıkma potansiyeli yüksektir. Ama KOBİ'ler zayıfsa daha büyük ölçekli şirketlerin varlığı bir ekonomiyi ayakta tutamaz" diye konuştu. Ekonominin gelirinin ülke geneline KOBİ'ler aracılığıyla yayıldığını ifade eden Davutoğlu, "Kurumsallaşma ve Markalaşma Destek Programı"nı geçen hafta kamuoyuyla paylaştıklarını anımsattı. Denizli iş dünyası temsilcilerine, "Denizlinin dinamizmini bilerek söylüyorum, ne olur kurumsallaşma ve markalaşmaya ağırlık verelim" diye seslenen Davutoğlu, esnaf ve KOBİ'lere verilecek desteklere, ekonominin her kademesinde girişimciliği teşvik eden bir politika takip ettiklerine dikkati çekti. Kadın ve engelli girişimcilere üst limitin üzerinde destek verileceğini, KOBİ'lerin inovasyon desteklerinin yüzde 50 artırılacağını söyleyen Davutoğlu, geçen yıl açılan şirketlerin sayısının yüzde 17 arttığını, kapanan şirketlerin de yüzde 10 düştüğünü kaydetti. Büyük ülkeler bile başaramadı" Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bu, dünyada nadir örneklerden biridir. Dünyada işletmeler kapanıyor. Burada ülke ismi zikretmeyeyim, herhangi bir ülkenin adını negatif olarak zikretmemek için ama etrafınıza bakın, bir tek Türkiye'de açılan şirket sayısı artıyor, kapanan şirket sayısı düşüyor bu kriz döneminde. Büyük ülkelerde dahi bu trend yok. Bir tek Türkiye'de 2008'den bu yana 6 milyon kişiye istihdam sağlandı. Geçen sene 1,3 milyon kişiye istihdam sağladık. Bu, KOBİ'ler sayesinde, sizler sayesinde. Biz, size güveniyoruz ama sizden beklediğimiz sizin de hükümetinizin makro stratejik planlamalarına güvenmeniz, o doğrultuda girişimci ruhunuzu harekete geçirmeniz. Onun için, bu sektörel dönüşüm programlarına intibak edin. Açılım programlarına, Latin Amerika'ya, Afrika'ya, diğer bölgelere açılım stratejilerimize intibak edin ve o intibak edişte, bizden ne talep ediyorsanız, girişimcilik adına bizden ne talep ediyorsanız yanınızdayız, arkanızdayız. Yurt dışındaki ihracatı artırmak için ne talep ediyorsanız yine türlü teşvikle ihracatın artırılması için yanınızdayız. Ülkenin ekonomik adaletini sağlayacak olan sizlersiniz. Anadolu sermayesi, Anadolu girişimciliği Türkiye'de bütün ekonomik faaliyetlerin sadece Marmara havzasına odaklanmasını dengeleyecek tek faktördür." Marmara havzası gibi başka havzalar oluşsun istiy- oruz" Başbakan Davutoğlu, İstanbul'un küresel şehir olmasını, Kocaeli'nin, Bursa'nın gelişmesini istediklerini ancak Türkiye'nin bütün ekonomik yükünün burada birikmesini istemediklerini ifade ederek, aksi halde İstanbul, Bursa gibi tarihi dokusu çok zengin şehirlerin olağanüstü bir nüfus baskısı altında kalacağını kaydetti. "Marmara havzası gibi başka havzalar oluşsun istiyoruz. Ege Bölgesiyle ilgili yepyeni bir bölgesel ekonomik kalkınma perspektifi getirmeye kararlıyız, siz de buna intibak ediniz" diyen Davutoğlu, Ege kıyılarının getirdiği turizm, ticaret, ulaştırma imkanları ile kıyının hemen arkasındaki Denizli, Manisa, Afyonkarahisar, Burdur, Balıkesir gibi şehirlerin ekonomik tarım ve sanayi potansiyelinin birleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Tarım alanında çok ciddi teşvikler açıkladıklarını anımsatan Davutoğlu, Türkiye'nin son 12 yılda tarımda Avrupa'nın en büyük, dünyanın altıncı büyük üreticisi haline geldiğine işaret etti. Türkiye'nin, eskiden olduğu gibi sadece "buğday ambarı" veya "fındıkta dünya birincisi olmak"la yetinmeyeceğini dile getiren Davutoğlu tarımda etkinliği, verimli üretimi ve teşvikleri olağanüstü düzeylerde artırdıklarını, artırmaya devam edeceklerini söyledi. Tarım, tarım sanayi ve organik tarımda verilen desteklerle Türkiye'nin önünü açmak istediklerine vurgu yapan Davutoğlu, pamuk konusunda da bir çalışma yapılması talimatı verdiğini, ülke ekonomisinde tarım ürün- lerinin dengeli bir şekilde ve bölgenin jeolojisine uygun yürütülmesinin önemli olduğunu belirtti. Başbakan Davutoğlu, "Çok su gerektiren ürünlerle suya ihtiyaç hissedilmeyen ürünlerin dengeli bir şekilde, doğru planlaması yapılmadan uygulanırsa bir müddet sonra bazı yerlerde çölleşme, başka bazı yerlerde de üretim düşmeleri görebiliriz. Biz bunları merkezden, mümkün olduğunca titiz bir şekilde belirlemeye özen gösteriyoruz" diye konuştu. 62. Hükümet olarak ekonomide niteliksel dönüşüm döneminde Denizli'nin en fazla güvendikleri şehirler arasında yer aldığını söyleyen Davutoğlu, kentin geçmişte, şehirler arasındaki hayırlı rekabette çok önemli aşamalar katettiğini belirtti. Denizli'nin gelecekte de ülke ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olacağına yönelik inancını ifade eden Başbakan Davutoğlu, "İnşallah yükselen Türkiye'nin yükselen şehirlerinin başında, en önünde Denizli olacaktır diye ümit ediyorum" dedi. Denizli öncü şehir olacak" Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin artık yüksek teknoloji üreten bir ülke olmak durumunda olduğunu belirtti. Davutoğlu, sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiği, "Denizli Sivil Toplum Buluşması"nda, kentin tekstil ve birçok alanda yükselen bir trende sahip olduğunu, ihracatın 680 milyon dolardan 2,8 milyar dolara ulaştığını belirtti. Denizli'nin potansiyelinin çok yüksek tesadüf olmadığını ifade eden Davutoğlu, "Denizli'nin simgesi niye horoz? Çünkü horozun üzerine güneş doğmaz. Horoz güneşi haber eder, sizler de çalışkan Denizlililer olarak üzerinize güneş doğmaz, sabah horozdan önce çalışmaya başlarsınız ve güneşi de haber edersiniz. Güneşe öncülük edersiniz. O bakımdan Denizli'nin ben öncü bir şehir olacağına inanıyorum" dedi. İzmir'in tarih boyunca Akdeniz'in en önemli limanlarından biri olduğunu, bu kentin diğer şehirlere göre gelişme hızını yakalayamadığını ifade eden Davutoğlu, "Bunda yerel yönetimlerin ülkenin genel yükselişine uyum gösterememeleri ve birçok faktör var" değerlendirmesinde bulundu. İzmir Çandarlı Limanı'nın İzmir ile birlikte bu kentin hinterlandındaki Manisa, Balıkesir, Denizli, Aydın'a da hizmet edeceğini ifade eden Davutoğlu, şöyle konuştu: "Sizin en kısa sürede en etkin şekilde uluslararası piyasalara girmeniz için ne gerekiyorsa yapacağız. Lojistik merkezler, ulaştırma hatları ki Aydın-Denizli otoyolu da tamamlanıyor buradan da Antalya'ya bağlanacak ve bir anlamda ticaret ve büyük bir tarım havzası, bir turizm havzasıyla turizm, tarım, ticaret, sanayi bu hat üzerinde birbirleriyle entegre hale gelecek. İnşallah 2023 hedefleri içinde de aynı güzergahta bu kez hızlı tren çalışmasını yürüteceğiz." Yüksek teknoloji yatırımına 5. bölge teşviki "Türkiye artık yüksek teknoloji üreten bir ülke olmak durumunda. Orta yüksek teknolojiyi yaygınlaştıran ülke sathına yayan ülke olmak durumunda" diyen Davutoğlu, nerede olursa olsun yüksek teknoloji yatırımına 5. bölge teşvikinin uygulanacağını, Denizli'nin de bu anlamda kapasitesini bildiğini anlattı. Davutoğlu, şöyle devam etti: "Bu entegre ekonomik altyapıyı sağlam bir şekilde bir çerçeveye oturtup bizim Ankara'da yaptığımız makroekonomik planlamanın içine yerleştirmemiz lazım. Denizli'den beklediğimiz sadece konvansiy- haline getirmek istiyoruz. Bunun için bu kararları alıyoruz. Sadece Denizli'ye dönük değil, bütün ülke ekonomisinde belli atardamarlar harekete geçirmeye çalışıyoruz. Tıkanıklık olan yerleri küçük müdahalelerle açıyoruz, nerede bir tıkanma varsa. Bu tıkanma ister sektörlerin finansmanı alanında olsun ister ulaşım hatları alanında olsun, hassas dokunuşlarla oraları açıyoruz. Ama o tıkanma noktalarını açtıktan sonra oradan akacak olan Türk girişimcisinin çalışkanlığı, dinamizmi ve gelişmelere intibak edebilme kabiliyeti... Denizli bu konuda öncü bir şehir." kaybetmiş ülkelerin ekonomileri çöküyor. Japon ekonomisinin karşı karşıya kaldığı problem, beslemek zorunda olduğu yaşlı nüfus ile üretmek durumunda sorumluluğunu üstlenen genç nüfus arasındaki uçurumun gittikçe açılmış olması. Bizim takriben hesaplarımıza göre 2020'lerin başlarında neredeyse başa başa geleceğimiz, 2030'lardan itibaren ise yaşlılık trendine gireceğimiz bir nüfus tablosu varken sorumlu bir hükümet bunu sadece seyretmez. Biz 1980'li, 1990'lı yıllarda olduğu gibi 'nüfusumuz az olursa kişi başına düşen gayrisafi milli hasılamız yüksek görünür' diye bakmıyoruz olaya. Nüfusumuz dinamik olacak ama üretimimiz de yüksek olacak." Ekonomi çok daha iyi olacak" onel üretim yapmak değil. Denizli'de Ar-Ge, inovasyon merkezleri olsun istiyoruz. Üniversitemizde bunun altyapısı gelişsin istiyoruz. Her bir şirketimizin ki maşallah ben bizim milletimizle her zaman iftihar etmişimdir bu yönüyle müthiş gir- izin makro stratejik plan" in et m kü hü de n zi si iz iz a sizden beklediğim nuzu harekete geçirmen hu ru ci im riş gi da "Biz, size güveniyoruz am tu ul ğr, o do lamalarına güvenmeniz işimciyiz ek biz. 'Akıncı ks yü a rt durumunda. O ak m ol ke ül ruhu' r bi en et ür " i munda deniyor knoloj ya "Türkiye artık yüksek te ınlaştıran, ülke sathına yayan ülke olmak duru yg ya bazen bu i iy oj teknol meydanen savaş rd 'le Bİ KO larında göo ü nk çü z ni itle bakabilirsi üm ğe ce " zleniyor bazen le az ge m ta sa tu am ta ğl ak sa i ay iy om "KOBİ'ler on ek. tir ek iktisat meydanks yü i potansiyel larında. Dışişleri büyük şirketlerin çıkma bakanı olarak beni en fazla. rmeye çalışıyoruz zorlayan şeylerden biri çi ge te ke re ha r la ar m atarda " ama sevinerek şevkle "Ülke ekonomisinde belliklık olan yerleri küçük müdahalelerle açıyoruz memnun olduğum husustıkanı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, kentin İç Anadolu'yu, Akdeniz'i ve Ege'yi birbirine bağlayacak şehirler arasında öncü olduğunu dile getirdi. Burada sanayinin gelişmesinin bir Denizlinin, büyük lütuflarla bereketlenmiş mümbit bir kent olduğuna işaret eden Davutoğlu, en kaliteli tarımın yapılacağı havzaların burada bulunduğunu, organize sanayi bölgelerinde de Denizlinin katettiği mesafenin gözlenebileceğini anlattı. Islah organize sanayi bölgesi ile ilgili atılabilecek adımları gözden geçireceklerini, mermer ve kente has diğer sanayi kollarında da büyük bir imkan ve potansiyel olduğunu bildiren Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, Denizli'yi Türk ekonomisinin önemli bir atardamarı lardan biri: Afrika'ya açılım yaptık. Başka bir millet olsa 3 sene planlama yapar, düşünür şirketler yani. Devlet dese ki 'Afrika'ya açılıyorsunuz' iş adamları 3 sene düşünür, 3 sene planlama yapar sonra yavaş yavaş. Bizde maşallah 3 aya bile gerek yok, 3 gün sonra dil bilsin, bilmesin girişimcimiz alır valizini oralara açılır. Tweet üzerinden bile çok şey almışımdır, 'Sayın Bakanım şu anda Kenya Havalimanı'nda mahsur kaldık bize buradan alır mısınız. Göndeririz büyükelçiyi alırız. Bizim insanımızın hareket kabiliyeti çok yüksek. Önünü açmanız yeter. Önünü açtığınızda o girişimci ruh hayata geçer." Taşımacılık konvansiyoneldir, lojistik moderndir" Hükümet olarak açıkladıkları 25 sektörel dönüşüm pro- gramını iş adamlarının incelemesini isteyen Davutoğlu, "Bu hükümet, devlet bize ne demek istiyor diye baksın. Biz onlar raflarda, kağıt üzerinde kalsın diye yapmıyoruz. Uzun hazırlıklardan, aylarca süren hazırlıklardan sonra tek tek bin 350 eylem planı hazırladık ve onların her birinde devlet kendine görev biçti. İş adamlarımızın işini kolaylaştırmak için önemli sektör teşvikleri getirdik" dedi. Davutoğlu, "sağlık turizmini teşvik" diye başlı başına bir teşvik başlığı olduğunu, Afyonkarahisar'da, Denizli'de termal turizmini geliştirebilecek önemli teşvik unsuru olduğunu aktardı. Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mesela lojistik. 'Taşımacılıktan lojistiğe geçiş' dedik, bu bir stratejik hedeftir. Taşımacılık konvansiyoneldir, lojistik moderndir hatta küreseldir. Mesele tırları doldurup bir yere göndermek değil. Mesele lojistik planlamayla bütün mal aktarımının Türkiye üzerinden sistematik bir şekilde dünyaya sağlanması. Onun için lojistik alanda ne yapacağınızı, kimleri hangi kentlerin şehirlerimizin öne çıkacağını biraz da o şehirlerin performansları belirleyecek. Biz kuralları koyarız. Hangi şehir öncülük yaparsa o kazanır. Bir an önce herkesin bu sektörel dönüşüm programlarını incelemelerini rica ediyorum." Nüfus planlaması Ailenin ve sosyal yapının, nüfus dinamizminin korunması" diye başlık açıkladıklarını hatırlatan Davutoğlu, şöyle devam etti: "Çünkü burada istihdamın önemli unsuru olan kadınlarımızın ekonomiye katkıda bulunmalarını istiyoruz. Ama aynı zamanda da nüfus yapımızın çalışan kadınlarımızın ekonomide çalışması dolayısıyla nüfus yapımızın bozulmasını da istemiyoruz. Yani nüfusta bir düşüş trendi istemiyoruz. 1990'lı yıllarda şu mantıkla bakardı hükümetler. Hepiniz hatırlarsınız. Ben de eşimin alanı dolayısıyla biraz da üzülerek takip ederdik: Nüfus planlaması. Nüfus planlamasını niye yapar hükümetler, tembel olduğu için yapar. Yani nüfus ne kadar az olursa uğraşacak nüfus az olacağı için işler o kadar azalır. Ama bugün bakıyoruz Avrupa'da nüfus dinamizmini Başbakan Ahmet Davutoğlu, dünyanın en büyük ekonomik krizlerden birini 2008'den beri yaşadığını belirterek, "Türk ekonomisi hamdolsun kritik eşiklerden, ciddi sınavlardan geçerek, sağlıklı, bütçe disiplini sağlam, finans sistemi son derece sağlam, sanayi altyapısında üretim artışının devam ettiği, bütün pazar daralmalarına rağmen ihracatımızın 158 milyar dolarla yine yüzde 5 nispetinde artışla önemli bir ilerleme kaydettiği güzel bir performans sergiliyor" dedi. Davutoğlu, Anemon Otelde sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle Denizli Sivil Toplum Buluşması adı verilen etkinlikte bir araya geldi. Kentlerin ekonomilerinin ve kendilerine biçtikleri rolün tarih ve coğrafyadan etkilendiğini dile getiren Davutoğlu, "Kritik aşamalarda, eşiklerde, özellikle modern ekonomilerin trend olarak belli bir seyir takip ettiği ya da küresel kriz dönemlerinde doğru zamanlarda doğru karar alan ülkeler diğer ülkelerle aralarındaki farkı kapatır. Kriz şartları, zor ve çetin şartlar olmakla birlikte aslında o aradaki farkı kapatmak için olağanüstü imkan sağlayan şartlardır" diye konuştu. "1929 ekonomik krizinden sonra dünyanın en büyük krizini 2008'den bu yana yaşıyor, hala içindeyiz" diyen Davutoğlu, bazı ülkelerin ekonomilerinde durgunluğun, büyüme hızlarında düşüşün yaşandığını bildirdi. Davutoğlu, "Ama Türk ekonomisi hamdolsun bu kritik eşiklerden, ciddi sınavlardan geçerek, sağlıklı, bütçe disiplini sağlam, finans sistemi son derece sağlam, sanayi altyapısında üretim artışının devam ettiği, bütün pazar daralmalarına rağmen ihracatımızın 158 milyar dolarla yine yüzde 5 nispetinde artışla önemli bir ilerleme kaydettiği güzel bir performans sergiliyor" değerlendirmesinde bulundu. "Türk ekonomisinin ivmesi enerji maliyetlerinin düşmesine paralel olarak daha da artacağı inancındayız" diyen Davutoğlu, 62. Hükümet'i kurduktan sonra ekonomik planlama bağlamında önemli kararlar aldıklarını söyledi. Başbakan Davutoğlu şunları belirtti: "İki koordinasyonun önemini paylaşmak istiyorum, birincisi: Ülkenin ekonomisini yürüten ve makro planlamasını yapan hükümetle hükümetin makro planlamalarıyla iş adamlarının şirket ve strateji planlamaları arasındaki uyum. Biz Ankara'da dünya ekonomilerini takip ederek, Bakanlar Kurulu ve ilgili kurumlarımızda ne kadar vizyonel karar alırsak alalım, eğer bu vizyonel kararlar iş adamlarımızın kendi şirket stratejilerine yansımazsa eksik kalır. Ya da iş adamlarımızın vizyonel stratejik perspektifleri hükümetler tarafından doğru anlaşılmazsa bu bütünlük sağlanmaz." (AA)

SAYFA 10 SONDAKiKA GAZETESİ >>10 DENİZLİ HABERLERİ 3 Şubat 2015 Salı DOĞRUDAN BAKIŞ Mustafa ARSLAN musarslan1960@hotmail.com GERÇEKLER YAŞLANINCA MI ANLAŞILMALI? 1990'lı yılların başlarında ODTÜ'de doktora yapan bir dostum anlatmıştı. Bir gün kendilerini İsmet İnönü'nün oğlu, Türkiye Cumhuriyeti'nin renkli siyasi simalarından aynı zamanda fizik profesörü, ODTÜ'nün eski rektörlerinden Erdal İnönü'nün yapacağı konuşmaya davet etmişlerdi. İnönü inancının olmamasıyla tanınmış bir şahsiyetti. Yıllarca bunun mücadelesini yapmıştı. Fakat konuşması esnasında Tanrı'ya inandığını belli eden ifadeler kullanmıştı. Eskiden İnönü hakkında bilgi sahibi olanlar şaşkınlık içerisindeydiler. Acaba kulakları mı yanlış duyuyordu. Dinleyiciler arasından kız arkadaşıyla beraber toplantıya katılan bir genç Erdal Bey'in bu inancına itiraz etmişti. Erdal İnönü, Tanrı'ya inanma düşüncesini beğenmeyen delikanlıya doğru bakmış ve konuşmasını şöyle sürdürmüştü. - Sen şu anda koluna taktığın genç bir kızla ve bu yaşta benim söylediklerimi anlamayabilirsin. Ama yine de belki faydalı olabilir kanaatiyle bazı şeyler söyleyeyim. Ben Fen Fakültesini bitirdikten sonra Amerika'ya gitmiştim. Bir gün Einstein'in yerini dolduracağı söylenen kimya profesörü bir zat bize konferans vermişti. Konuşması esnasında Tanrı'nın varlığına inanmadığını, bunun insanların uydurması olduğunu, gerekirse bu iddiasını bilimsel olarak izah edebileceğini anlatmıştı. Ben de aynı şekilde düşündüğüm için sesimi çıkarmadım. Fakat Hristiyanlığa inanan bazı dinleyiciler bu düşüncelerine katılmayıp itiraz etmişlerse de Hoca onları susturmuştu. Aradan uzun yıllar geçti. Bir gün kimya profesörü olan bu zatla yeniden karşılaştık. Önceden tanıştığımız için yanına gittim. Koltuğunun altında bir kitap vardı. Hal hatır sormaların ardından koltuğunun altında taşıdığı kitabın ne olduğunu merak ettim. Son okuduğu kitap olduğunu ifade ederek bana verdi. Tanrı'nın varlığını anlatan bir kitaptı. Şaşırmıştım. Yıllarca önce iddia ettiği düşüncelerine ne olmuştu da bunları okumaya başlamıştı. Kendisine bunu sorduğumda bazı şeyleri belli bir olgunluğa gelmeden anlamanın mümkün olmadığını, yaşı ilerledikçe hissiyattan daha çok mantığıyla düşünmeye başladığını ve o zamanki fikirlerinin gençlik heyecanıyla kapıldığı düşünceler olduğunu, şimdi tamamen o anlayışı terk ederek Tanrı'ya bağlanmaya çalıştığını ve istenildiği takdirde Tanrı'nın varlığını bilimsel olarak izah edebileceğini anlatmıştı. O karşılaşmadan sonra uzun uzun düşündüm ve o zatla aynı kanaate sahip oldum. Şimdi ben eşim Sevinç Hanım'la başımızı yastığa koyduğumuz zaman: "Acaba hangimiz sabah gözlerimizi açamayacağız" diyerek yatıyoruz. Şu anda sen bunları düşünmediğin için beni anlaman çok zor. Senin de benim yaşıma geldiğin zaman benim gibi düşüneceğine eminim. Erdal İnönü, bu dünyadan göçüp gitti. Ondan bize bu hatıra kaldı. Ondan almamız gereken ibret var. Gerçekleri yaşlanınca değil de gençken düşünmek ve hayatımızı ona göre yaşamak gerekmez mi? Üniversite sınavı da Teog gibi yapılsın! İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği (İGEDER), Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında, 8. sınıf öğrencilerinin girdiği merkezi ortak sınavlarda yer alan 6 dersin branş öğretmenleriyle anket yaptı. Ankete katılan 5 bin 621 öğretmenden 4 bin 715'i, öğrencilerin kendi sınıfında sınava girmesinin stresi azalttığını söyledi. İGEDER, Milli Eğitim Bakanlığının geçen yıl uygulamaya başladığı TEOG sisteminin, eğitim-öğretime yansımalarını gönüllü öğretmenlerin katkılarıyla araştırdı. Derneğin Ar-Ge Koordinatörü Mücahit Kıbrıs ve Yrd. Doç. Dr. Mustafa Otrar'ın direktörlüğünde gerçekleştirilen çalışmada gönüllü öğretmenler, merkezi sınavlara konu olan Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi, İngilizce, fen bilimleri, sosyal bilgiler derslerine giren 5 bin 621 branş öğretmeniyle, 7 bölgede 38 ilde yüz yüze görüştü. Geçen eğitim öğretim yılının iki döneminde de yapılan görüşmelerde elde edilen veriler, Ocak ayında İstanbul'da düzenlenen TEOG çalıştayında, MEB Müşaviri Ercan Demirci'nin de bulunduğu 26 katılımcı tarafından değerlendirildi ve raporlaştırıldı. Anket sonuçlarına göre, 5 bin 621 öğretmenden 3 bin 328'i, merkezi sınavların, öğrenci okul ilişkisini güçlendirdiğini ifade etti. Bu kapsamda, "Merkezi sınav süresince öğrenci okul ilişkisi güncellendi mi?" sorusuna, 3 bin 328 öğretmen "evet", 2 bin 293 öğretmen de "hayır" yanıtını verdi. Öğretmenlerin çoğunluğu yeni sınav sisteminin eğitim sistemine uyumlu mu buldu. Konuya ilişkin soruyu 3 bin 642 öğretmen "evet", bin 979 u da "hayır" şeklinde cevaplandırdı. 12 bin çeşit bitkimiz var ama para kazanamıyoruz Türkiye'nin, tıbbi ve aromatik bitkilerden 100 milyar dolar gelir sağlayabileceğini söyleyen Prof. Dr. Çelik, "İspanya bizim kadar bir floraya sahip olmamasına rağmen yıllık 35 milyar dolarlık bir girdi sağlıyorsa Türkiye'yi siz düşünün" dedi Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Çelik, Türkiye'nin sahip olduğu 12 bin bitki çeşidinden yeterince faydalanamadığını belirterek, yapılacak çalışmalarla tıbbi ve aromatik bitkilerden yıllık 100 milyar dolar yıllık gelir sağlanabileceğini söyledi. Çöğen bitkisini örnek gösteren Çelik, Berlin'deki Eczacılık Fakültesi ile birlikte üzerine çalıştıkları bitkinin ileride kanser ilaçlarının üretiminde önemli potansiyele sahip olmasını beklediklerini kaydetti. Prof. Dr. Çelik, yer altı zenginliklerinin yanı sıra yer üstündeki bitki örtüsünün de ülkelerin önemli doğal zenginliği olduğunu belirtti. Ilıman iklim kuşağında yer alan Türkiye'nin coğrafi konumu, jeolojik yapısı ve ekolojik özellikleri ile bitki çeşitliliği açısından da önemli zenginliğe sahip olduğunu ifade eden Çelik, yapılan araştırmalarda yaklaşık 4 bin 200'ü yalnızca Türkiye'de yetişen 12 binin üzerinde bitki çeşidinin tespit edildiğini bu sayısının Avrupa kıtasındaki bitki çeşidine yakın olduğunu vurguladı. Bu bitkilerin yurt dışına ham ithal edildiğine, başka ülkelerde işlenerek dünyaya dağıtıldığına işaret eden Prof.Dr. Çelik şöyle devam etti: "Ülkemizde bu tıbbi ve aromatik bitkilerin ticari potansiyeli ancak ham droglar şeklinde. Defneyi yaprak, kekiği ham olarak ihraç ediyoruz. Bunların işlenip ihracatının yapılması gerekir. Ülkemizde birçok doğal bitki türünden maalesef yeterince istifade edilemiyor. Mesela çöğen bitkisi. Şu anda Berlin'deki Eczacılık Fakültesi ile birlikte üzerinde çalışmalar yaptığımız çöğen, ileride kanser ilaçlarının üretiminde önemli potansiyele sahip olan bitkilerden bir tanesidir. Doğu Karadeniz bölgesi de oldukça yüksek potansiyele sahip. Trabzon, Aydın'ın Kuşadası ilçesi ve çevrelerinde salep konusunda oldukça ümit verici ürünler var. Yaban mersini, keçi boynuzu, key eriği elması, yaban erikleri gibi birçok türün ülke ekonomimize önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz." Bitki florasının çok daha düşük olmasına rağmen bu ürünlerden İspanya'nın 35, İtalya'nın 12, İran'ın ise 8 milyar dolar gelir sağladığına, Türkiye'nin gelirinin ise milyon dolarlar seviyelerinde kaldığına dikkati çeken Ali Çelik, tıbbi ve aromatik bitkilerin ülke ekonomisine gelir sağlayıcı hale getirilmesi gerektiğine değindi. Çelik, "İspanya bizim kadar bir floraya sahip olmamasına rağmen yıllık 35 milyar dolarlık bir girdi sağlıyorsa, 12 bin bitki çeşidi olan ülkemizde yapılacak çalışmalar ve hedefli projelerle yaklaşık olarak 100 milyar dolar civarında yıllık gelir sağlanacağını düşünüyorum " diye konuştu. İzmir'de geçen yıl düzenlenen 5. İktisat Kongresinde doğal bitkilerin tarıma kazandırılması gerektiği yönünde sunum yaptığını, bu konuda hazırladıkları bir çalışmayı da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ilettiklerini aktaran Çelik, Yağışlarla temizlenen Bafa Gölü'nde balık bereketi Muğla'nın Milas ilçesinde geçmiş yıllarda da kirlilik iddialarıyla gündeme gelen ve sürdürülen çalışmalarla kirliliğin büyük oranda ortadan şanan çevre kirliliğinin ortadan kalktığını söyledi. Özellikle son yağışlarla gölün kirlilik seviyesinin kabul edilebilir akımı, göl üzerinde oluşan yosunları temizledi. Göle yıl boyunca sürekli temiz su veriyoruz. Son yaşanan yağışla verilen su seviyesi de kalktığı Bafa Gölü'nde yağışlar- ölçülere gerilediğini belirten Gürel, artış gösterdi" diye konuştu. la birlikte göl temizlenirken balık "Bafa Gölü normal haline dönmüş çeşitliliğinin de arttığı bildirildi. Milas durumda. Balıkçılık faaliyetleri devam Göldeki kirlilik ve koku kalmadı ilçesi Bafa Gölü'ndeki Kapıkırı ve Gölyaka yerleşim yeri kıyılarında yaz aylarında kirlilik nedeniyle oluşan su yosunu ve balçıklar bölgede son günlerde yaşanan etkili yağışlar nedeniyle temizlenerek, gölde balık sayısında artış yaşandı. Muğla ve Aydın sınırları içinde yer alan, Ege bölgesinin en büyük doğal gölü olan Bafa Gölü, nesli tehlike altında bulunan birçok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlıyor. Bölgede son günlerde etkili olan yağışlar nedeniyle Bafa Gölü temizlenirken balıkçılık faaliyetleri de yeniden başladı. Milas Kaymakamı Fuat Gürel, Bafa Gölü'nde yaz aylarında yatılar ediyor. Yazdan kaynaklı sıkın- bertaraf edildi. Şu an her şey yolunda gözüküyor. Bölgede, sivil toplum örgütlerinin kirlilikle alakalı duyarlılık yaratma adına çalışmaları sürüyor. Kamu kuruluşları da, üniversiteler de inceleme yapıyorlar. Önümüzdeki günlerde Bafa Gölü'ndeki kirliliğin önlenmesiyle alakalı güzel gelişmeler olur ümidindeyim" dedi. Gürel, bölgede etkili olan yağışın Büyük Menderes Nehri'nin su seviyesini yükselttiğini vurgulayarak, "Bafa Gölü'nde yağışların ardından su seviyesi yükseldi ve Büyük Menderes'ten göle verilen su Bafa Gölü'nün köyleri için vazgeçilmez olduğunu ifade eden Kapıkırı Köyü Muhtarı Necmettin Mekeci ise göldeki kirliliğin ve kirliliğin neden olduğu kokunun ortadan kalktığını söyledi Kirliliğin ortadan kalkmasıyla balık çeşitliliğinde de artış yaşandığını vurgulayan Mekeci, şunları söyledi: "Geçtiğimiz yaz ayında Bafa Gölü nde çok yoğun bir kirlilik yaşandı. Yağışlarla birlikte şu an gölde durum tamamen normale döndü. Balçık benzeri görüntü ve koku ortadan kalktı. Kirlilik sürecinde balıkçılarımız hiç av yapamıyordu. Ya- Denizli nin Buldan ilçesinin CHP'li Belediye Başkanı Mustafa Gülbay, belediyenin elektrik faturalarından geçmişe yönelik yaklaşık 500 bin lira tutarında kayıp/kaçak bedeli alındığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının uygulanarak bunu geri alabilmek için gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ne gideceklerini söyledi. Denizli Gazeteciler Cemiyeti nde bir basın toplantısı düzenleyen Gülbay, Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşunda Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri olduğunu, memleketin hukukun müdafaası üzerine inşa edildiğini ifade etti. Başkan Gülbay, Şimdi çok ciddi bir hukuksuzlukla yüzyüzeyiz. Bunun karşılığında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu dedi ki, Başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerini kurallara uyan abonelerden tahsil yoluna gitmek, hukuk devleti ve adalet düşüncesiyle bağdaşmamaktadır. Arkadaşlar, başkalarının hırsızladığı elektrik bedelini niye Buldan Belediyesi ödüyor? Ortada çok garip şeyler var. Bir yasa çıkarma telaşı var. Bir AK Parti milletvekilinin kanun teklifi var. Hükümetin, Enerji Bakanlığı nın çalışması bağlamında bir kanun tasarısı var. Bu alınan paraları da geri alacaklar, üstüne mahkeme masraflarını da bize yıkacaklarmış. Arkadaşlar, 'orada dur' demenin zamanıdır. dedi. Türkiye nin en önemli gündem maddesinin hukukun "Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne sunduğumuz keçiboynuzu üzerine projemiz destek gördü. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Ekonomik öneme sahip bitkilerin korunması, kültüre alınması, üretim standartlarının ortaya konması, üreticilere destek ve danışmanlık hizmeti verilmesi önemli konular" şeklinde konuştu. Çelik, Denizli'de kurdukları Anadolu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Derneği (ANATAB) bünyesinde doğal bitkilerin tarıma kazandırılması konusunda maddi beklenti olmadan bilimsel destek sağladıklarını sözlerine ekledi. (AA) kaladıkları balıklar bile hemen bozuluyor, satış yapılamıyordu. Şimdi kooperatife bağlı 270 balıkçı gölden geçimini sağlıyor. Daha çok kefal, levrek, yılan balığı ve çupra balığı yakalanıyor. Bafa Gölü, ilkbahar ve sonbahar aylarında yoğun olarak ziyaretçi alır. Şu an gölümüz, tüm güzelliğini sergileyerek ziyaretçilerini beklemekte." Günde 500 kilo balık avlıyoruz Bafa Gölü nde 60 yıldır balıkçılık yaparak geçimini sağlayan Mehmet Akgün ise 80 li yıllarda gölde tatlı su balıklarının da bulunduğunu, susadıkları zaman gölden su içtiklerini söyledi." (AA) Buldan Belediyesi kaçak elektrik bedelini geri almak için AİHM ye gidecek çiğnenmesi olduğunu öne süren Gülbay, Hırsızlanan paraların geri alınması için Hukuk Genel Kurulu'nun verdiği bu kararın arkasında durmak, hem CHP nin hem bütün muhalefet partilerinin hem de duyarlı vatandaş olarak hepimizin görevidir. Ben bu yolda iç hukuk yollarını işleteceğim ama bundan sonuç alamazsam, uluslararası hukuk arenasına da bunu taşıyacağım. Bu ciddi bir sorundur. Bu ülkenin en önemli sorunudur. Ben hukuk istiyorum, hukukun uygulanmasını istiyorum. Bu problem aşılmaz değil. Devletin sorumluluğudur, itibarını kurtaracak en önemli konudur. Devlet, konut edindirme yardımını vatandaşa geri ödedi (CİHAN)

17 Şubat 2013 Perşembe 3 Şubat 2015 Salı

SAYFA 12 ACİL TELEFONLAR İtfaye 110 AKS110 110 Acil Yardım 112 Polis İmdat 155 Elektrik Arıza 186 Jandarma İmdat 156 İZSU Su Arıza 185 Doğalgaz Acil Müdahale 187 Cenaze Hizmetleri 188 Sahil Güvenlik 158 Orman Yangınları 177 YANGIN TELEFONLARI İzmir 110 Karşıyaka 372 58 74 Kadifekale 225 49 99 Bornova 388 10 03 Bostanlı 386 17 86 Buca 487 13 61 Karabağlar 237 13 07 Çamdibi 433 65 59 Çiğli 376 73 23 Balçova 278 76 02 Evka 4 351 09 04 Evka 1 452 24 77 Gaziemir 251 00 44 Hatay 250 86 40 Narlıdere 238 35 97 Güzelbahçe 234 25 34 HASTANE TELEFONLARI -Devlet Hastaneleri- Aliağa 616 87 87 N.S. İşgören Alsancak 463 64 65 Alsancak Acil Servis Ağız ve Diş Sağlığı 422 00 76 Alsancak Diş Hast. 464 78 62 Atatürk Devlet 244 44 44 Behçet Uz 489 56 56 Bornava Dev. Hast. 375 58 58 Bozyaka Eği. Hast. 250 50 50 Buca S.D. Hastanesi 452 52 52 Çeşme A. Çizgenakat 712 07 77 Foça 812 14 29 Göğüs Hastanesi 433 33 33 Konak Diş Hastanesi 441 81 81 Karşıyaka 366 88 88 Çiğli Dev. Hastanesi 376 23 33 Menemen Dev. Hast. 832 58 59 Nejat Hepkon Seferihisar Hastanesi 743 20 10 Selçuk Dev. Hast. 892 70 36 Urla Dev. Hastanesi 752 10 04 Tepecik Dev. Hast. 469 69 69 -Belediye Hastaneleri- Eşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00 -Özel Hastaneler- Anadolu Tıp Merkezi 272 00 11 Agora Tıp Merkezi 425 73 73 Atakalp Kalp Hastanesi 483 14 14 Atakent Tıp Merkezi 336 11 95 Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35 Atafizik, Fizik Ted. Mer. 231 25 15 Batıgöz Hastanesi 489 03 03 Bornova Tıp Merkezi 388 20 40 Bornova Özel Tıp Mer. 343 23 50 Bornova Özel Sağlık Tıp Merkezi 339 77 83 Buca Tıp Merkezi 438 14 14 Buca Sağlık Merkezi 438 06 20 Central Hospital 341 67 67 Can Tıp Merkezi 232 13 48 Caner Göz Merkezi 278 81 11 Çağdaş Tıp Merkezi 285 95 95 Çankaya Tıp Merkezi 425 31 31 Çesav Tıp Merkezi 362 67 67 Çeşme Sissus Has. 723 05 55 Çınarlı Hastanesi 462 27 27 Çiğli Özel Sağ. 386 26 16 Diyabet Hastanesi 449 13 19 Diamed Dah. Dal Mer. 465 27 37 Doğa Tıp Mer. 244 16 16 Dr. Sıhhat Tıp Merkezi 367 67 47 Efes K.B.B. Merkezi 446 15 16 Ege Sağlık Hastanesi 463 77 00 Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45 Egeria Çocuk Sağlık Hastanesi Dal Merkezi 489 35 35 Ekol K.B.B. Dal Mer. 386 55 05 Ekol K.B.B. Şube 369 89 65 El ve Mikro Cerrahi 441 02 21 Gazi Kent Tıp Merkezi 252 45 00 Gaziemir Tıp Merkezi 251 47 67 Hayat Hastanesi 441 41 96 İzmir Hastanesi 483 31 31 İrenbe Tüp Bebek Mer. 464 58 88 Karataş 441 41 70 Karşıyaka Tıp Merkezi 369 00 91 KENT TASARIM atölyesinde ilk eğitim Karabağlar Belediyesi Kent Tasarım Atölyesi nin(keta) Ortak Akıl ve Üretim Atölyesi kapsamında ilk konuğu Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Film Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Kerem Kaban oldu. Kent Tasarım Atölyesi'nde çocuklara Peter&Wolf animasyon filmini izleten Kaban, daha sonra çocuklardan film ile ilgili fikirlerini, görüş ve beklentilerini aldı. Onlara sinema terapi üzerine eğitim verdi. Bu eğitimden keyif alan çocuklar animasyon filmdeki -Türk Telekom- Arıza 121 Bilinmeyen Numara 11811 Danışma 444 14 44 Uyandırma 135 Posta Kodu 119 Fono Tel 141 Borç Ögrenme 163 Çağrı 133 -Sinemalar- Agora Balçova 277 25 25 Afm Park Bornova 373 73 20 Afm Forum Bornova 373 03 50 Afm Ege Park 324 42 64 Afm Passtel 489 22 00 3 Şubat 2015 Salı SONDAKiKA GAZETESİ >>12 GÜNCEL 17 Şubat 2013 Perşembe Bornova Belediyesi nden ÖĞRENCİLERE ingilizce desteği Bornova Belediyesi Gençlik Eğitim Merkezi nde(belgem) İngilizce Destek Kursu'nu tamamlayan 1000 öğrenciye katılım belgelerini Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila verdi. Başkan Atila, eğitime destek vermeye devam edeceklerini söyledi. BELGEM de aldıkları ingilizce destek kursunu başarıyla bitiren 1000 öğrenci Çamdibi ndeki İZBAŞ Düğün Salonu nda düzenlenen törende katılım belgesi almanın heyecanını yaşadı. Bornova Merkez, Altındağ, Çamdibi, Mevlana ve Naldöken olmak üzere beş ayrı yerde eğitim alan 4, 5, 6, 7 ve 8 inci sınıf öğrencilerinin katılım belgelerini Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila verdi. Törende aileler de çocuklarının mutluluğunu paylaştı. Bornova Belediyesi nin sağladığı olanaklarla İngilizcelerini geliştiren çocuklar, mutluluklarını Başkan Olgun Atila ile fotoğraf çektirerek ifade etti. Bornova karakterle empati kurarak kişisel dünyalarındaki hayallerini ve toplumla olan ilişkilerini gözden geçirme ve geliştirme fırsatı bularak kendi dünyalarında farklı bir yolculuğa çıktılar. Kısa süre önce kurulmasına rağmen KETA ya ilgi ve destek her geçen gün artıyor. Önümüzdeki günlerde diğer atölye çalışmalarının da gerçekleşeceği etkinliklerde sinema terapi eğitimleri gençlerle devam edecek. Belli periyotlarda, belli bir sinema filmi seçilerek, belli gruplara izlettirilen, film Avşar Palmiye 277 48 00 Cinebonus 278 87 87 Cinebonus 446 90 40 Cinebonus (Ykm) 425 01 25 Cinecity Kipa Çiğli 386 58 88 Çeşme Hollywood 712 07 13 Çamlıca 343 83 15 Deniz Karşıyaka 381 64 61 Batı Sineması 347 58 25 Çınar Sineması 489 88 85 Karaca Sineması 445 87 76 Kipa Hollywood 252 56 66 Menemen Kültür 832 14 11 Şan Konak 483 75 11 Çınar Center 277 11 00 Belediye Başkanı Olgun Atila, İngilizce öğrenmenin önemine dikkat çektiği konuşmasında çocukların başarılarını kutladı. Bornova Belediyesi olarak eğitime destek vermeye devam edeceklerini söyleyen Atila, Geleceğimizin garantisi çocuklarımızı ne kadar iyi ve donanımlı yetiştirirsek o kadar iyi. Bu anlayışla onlara daha iyi olanaklar sunmak için çalışıyoruz dedi. sonunda uzmanların katılımlarıyla gerçekleştirilen seanslara Sinema terapi denir. Burada amaç filmdeki konuyla ilgili uygun grupların ayarlanması soru-cevap şeklinde katılımcıların filmle ilgili fikir, görüş, düşünce ve duygularının aktarılması istenir. İzleyicilere filmde, kendilerine en yakın hissettikleri karakterlerin yanı sıra, filmin hangi sahnelerinden ne kadar etkilendikleri konusuna kadar bir çok soru sorulur. Sema Sineması 483 91 00 Konak Sineması 483 21 91 Desem Sineması 422 53 10 Karşıyaka Sineması 381 50 98 İzmir Sİneması 421 42 61 -Tiyatro- Konak Sahnesi 483 50 35 Ragıp Haykır Sahn. 369 14 87 İzmir Devlet Tiyat. 445 89 41 Uğur Mumcu Sahnesi 343 04 33 İzmir Tiyatro Bab-ı Sanat Merkezi 446 77 95 İsmet İnönü Sanat Merkezi 441 09 02 POLİKLİNİK TELEFONLARI Borcanevi 255 04 44 Bornova Yeni Yaşam 388 03 31 Bozyaka Halk 261 39 13 Bozyaka Dispanseri 256 09 86 Buca Çözüm 438 76 26 Cansu Karabağlar 237 73 83 Çamdibi Derman Polik. 435 00 77 Çizgi Polik. 226 34 34 Deniz Sağlık Polik. 369 90 91 Ege Sağlık 487 57 64 Egeform Fizik 464 24 24 Eşrefpaşa Ö.Sağ. 227 35 26 Eşrefpaşa Zinde Polik. 262 64 71 Gaziemir Dr. Polik. 252 36 92 Gazi Kent Polik. 274 13 74 Halk Polik. 285 46 34 Hatay Özel Sağlık 250 51 52 İhtisas Polik. 254 13 13 Karşıyaka Park Sağlık 367 22 22 Mevlana Polik. 343 32 43 Mersinli Özel Sağlık 461 19 99 Neron Psikiyatri 256 76 76 Nergiz Özel Sağlık 364 08 10 Onur Polik. 458 77 45 Özel 9 Eylüllüler Polik. 453 81 11 Özel Altındağ 458 05 89 Özel Brn Dr. Dispanseri 347 38 92 Özel Çiğli Polik. 386 05 95 Özel Eylül Polik. 373 85 74 Özel Gülhan Polik. 347 99 91 Özel İrem Sağlık Polik. 251 84 24 Özel İzmir Polik. 343 23 50 Özel Pınarbaşı Polik. 479 80 25 Özel Sarnıç Polik. 281 64 03 Özel Seferihisar Polik. 743 58 48 Özel Serin Polik. 261 29 99 Özel Yedigöller Polik. 442 29 92 Özel Yenişehir Polik. 433 09 24 Park Sağlık Polik. 367 22 22 Sevgi Özel Sağlık 438 37 38 Şöferler Odası Sağlık Polik. 227 99 35 Teos Polik. 743 57 77 Vefa Polik. 341 84 24 Yeşiltepe Polik. 351 38 72 Yıkık Cami Halk. 271 27 27 -Askeri Hastaneler- Hava Hastanesi 285 96 50 Kara Hastanesi 262 55 55 ÜNİVERSİTE TELEFONLARI Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg. Merkezi 330 52 30 Dokuz Eylül Ünv. 412 22 22 Dokuz Eylül Üni. Karşıyaka Polik. 369 30 40 Ege Üniversitesi 444 13 43 İlaç ve Zehir Dan. 277 73 33 Ege Üni.Uyg.ve Araş.Merkezi 330 52 30 -Doğum Evleri- Ege Üni. Tıp Fak. 388 19 63 Konak Doğum Evi 489 09 09 Tepecik Doğum Hast. 449 49 49 -Kan Merkezleri- Kızılay 463 63 53 Çocuk Hastanesi 433 06 08 Ege Üni. 388 28 61 Tepecik Kan Merkezi 433 38 74 ULAŞIM TELEFONLARI Denizyolları 464 88 89 THY Rezervasyon 444 08 49 Basm. Rezervasyon 484 86 38 Alsancak Gar 464 77 95 Santral Garaj 472 10 10 -Körfez Ulaşım İskeleler- Konak 484 98 56 Karşıyaka 368 00 42 Alsancak 464 78 31 Bostanlı 330 89 22 Bayraklı İskele 345 77 53 Pasaport İskele 484 22 56 Göztepe İskele 224 20 22 Üçkuyular İskele 259 40 13 -Elektrik Arıza- Genel Kesinti Seb. 435 11 84 Buca 426 69 37 Çiğli 376 90 91 Karşıyaka 369 79 80 Bornova 388 83 78 Narlıdere 238 32 90 Eşrefpasa 261 48 04 Gaziemir 251 92 05 Güzelbahçe 234 05 34 Konak 425 60 60 Çeşme 712 63 46

SAYFA 13 SONDAKiKA GAZETESİ >> 13 SAĞLIK 317 Şubat 2015 2013 Salı Perşembe Diyabet hastalarının "Belli bir noktadan sonra beklediğimiz faydayı göremiyoruz" "insülin tedirginliği" İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerince ilk kez insülin kullanması gereken diyabet hastası 160 kişi üzerinde yapılan araştırmada, hastaların yüzde 63,1'inin "hastalığın ciddiyetini gösterdiği" endişesiyle insülin kullanmaktan kaçındığı tespit edildi. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Psikiyatri Anabilim dalları öğretim üyeleri, "Kim Korkar İnsülinden" isimli araştırmayla diyabet hastalarının insüline geçişte yaşadığı tedirginliğin nedenlerini inceledi. İnsülin tedavisine ilk kez başlayacak 160 diyabet hastasının katılımıyla anket yöntemiyle yapılan araştırma sonunda, hastaların yüzde 63,1'inin insülini "hastalığın ciddiyetini gösterdiği" kaygısıyla kullanmaktan çekindiği ortaya konuldu. Araştırmada, katılımcıların yüzde 53,8'inin tedavi sürecinde kan şekerini daha sık ölçmesi gerektiğini düşündüğü için insülin kullanımından kaçındığı, yüzde 51,3'ünün diyetine daha fazla kısıtlama getirileceği endişesiyle insülin kullanmak istemediği, yüzde 43,1'inin insülinin kan şekeri düşüklüğüne neden olacağı endişesi taşıdığı, yüzde 10'unun iğne korkusu nedeniyle insülin kullanmak istemediği belirlendi. - "Hastaların insüline karşı çekinceleri oluyor" İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insüline başlaması gereken hastaların neden tedirgin olduğunu ve bu tedaviye niçin temkinli yaklaştıklarını belirlemek için çalışma yürüttüklerini belirterek, "Bu çalışmaya başlarken en büyük düşüncemiz, hastalar, insülin enjeksiyon, iğne olduğu için, bundan kaynaklanıyor diye düşünmüştük ama çalışma sonuçlandığında gördük ki iğne korkusu sadece 10 hastadan birinde görülen, çok daha gerilerde bir korku" dedi. Diyabetin çağın hastalıklarından biri olduğuna dikkati çeken Şahin, hem Türkiye'de hem de dünyada diyabetin sıklıkla görüldüğünü dile getirdi. Bunun en önemli sebeplerinin başında kötü beslenme, yaşam tarzının değişmesi, hareketsiz kalma ve kilo alma olduğunu vurgulayan Şahin, bu nedenlerle özellikle Tip 2 o- larak bilinen diyabetin arttığına işaret etti. Tip 2 diyabetin, ilk olarak insüline i- htiyaç olmasa bile zaman içinde ilerleyebildiğini ve hastaların insülin kullanmasını gerektirdiğini anlatan Şahin, bu süreçte hastaları insülin tedavisine ikna etmekte hekimler olarak zorlandıklarını kaydetti. Şahin, "Hastaların insüline karşı çekinceleri oluyor. Buna karşı dirençlerini çok net bir şekilde görüyoruz. Bunun nedenlerini anlamak için, yani hastalar niye insüline direnç gösteriyor, niye bu insülin tedavisinden kaçınıyor, bunu anlamak için çalışma yaptık" diye konuştu. Hasta insülin kullanmaya ikna olmazsa hastalığı ilerliyor" Araştırma kapsamında, insülin kullanmaya başlaması gereken 160 diyabet hastası için 15 soruluk anket hazırladıklarını anlatan Şahin, araştırma sonucuna göre, en büyük korkunun hastaların tedavi sürecinde insülini son aşama olarak görmesi olduğunu söyledi. Şahin, şunları söyledi: "En büyük korku aslında, insülin tedavisini kabul etmesi demek, hastalığının ilerlediğini, son aşama geldiğini kabul etmesi demek. İnsülinin en son aşamada verileceği gibi bir yanlış anlayış var. Aslında insülin her aşamada verilebilir ve hekim bunu değerlendirirken birçok faktörü göz önüne alır. Gerçekten insülin kullanması gereken hastalarda, hekimin insülin kullanması gerektiğini belirttiği hastalarda insülin kullanılmadığı zaman hastalık daha da ilerliyor. Bazen hastalarımız geliyor, kan şekeri çok yüksek. Biz, onu insülinle tedavi ediyoruz, kan şekeri normale geliyor, pankreası toparlıyor ve tekrar haplarla, tabletlerle tedavi edebiliyoruz. Hastanın pankreası daha uzun süre kullanılabiliyor. Oysa hasta insülin kullanmaya ikna olmazsa hastalığı ilerliyor. Bu, ilerleyici bir hastalık. Kan şekeri yükseldikçe pankreastaki bozukluk artıyor. Pankreastaki bozukluk artınca da hastalığımız daha da ilerliyor ve geri dönüşümsüz safhaya geliyor. Diyabet, artık vücudumuzdaki her yeri etkiliyor." (AA) Diyabet hastalığının körlüğün, görme problemlerinin birinci nedeni olduğunu anımsatan Şahin, ayrıca kazalardan sonra kol, bacak gibi uzuvların kesilmesinde de en önemli nedenlerin başında diyabetin geldiğini vurguladı. Diyalize giren her üç hastadan birinin şeker hastalığı yüzünden böbrek yetmezliği yaşadığına işaret eden Şahin, "Yani diyabet, birçok sistemimizi etkileyen önemli bir hastalık. İnsülin kullanmadıkları zaman bu hastalık çok hızlı bir şekilde ilerliyor. Artık belli bir noktadan sonra insülin kullansalar bile beklediğimiz düzelmeyi, faydayı maalesef göremiyoruz" diye konuştu. Çalışma sayesinde hastaların korkularını belirleyebildiklerini dile getiren Şahin, bu kapsamda diyabet eğitimlerini, hastanın psikolojisini anlayacak şekilde daha iyi değerlendirebileceklerini kaydetti. Şahin, çalışmalarını kongrelerde ABD'deki meslektaşlarıyla da paylaşmayı planladıklarını söyledi. Baş ağrısı deyip geçmeyin Lazerle uçuk ve aftlarınızdan kurtulun Birçok alanda hayatı kolaylaştıran lazer teknolojisi, ağız içine kadar girdi. Özellikle diş hekimi koltuğuna oturmaktan korkanlar için büyük önem taşıyan lazer tedavisi, kansız ve acısız tedavinin yolunu açıyor. Ağız içerisinde yapılan tedavilerde de kullanılmaya başlanan lazer tedavisi, özellikle diş hekiminden korkanlar için kansız ve acısız bir cerrahi müdahale şansı veriyor. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji A.B.D Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serhat Köseoğlu, bazı k- işilerde sık sık uçuk çıktığını söyleyerek, Lazerle uçuk tedavisi olan kişilerin o bölgelerinde bir daha uçuk çıkmadığı kanıtlandı dedi. UÇUK VE AFTLAR İÇİN BİREBİR Bazı kişilerin ağzında çok sık olarak aft ve dudaklarında da uçuk çıktığını belirten Yrd. Doç. Dr. Serhat Köseoğlu, Aftlar yoğun ağrılara neden olur, hastanın günlük yaşantısını etkiler. Aynı şekilde uçuklar da öyle. Özellikle de bir kez çıktığı yerden sürekli çıkar ve kişiyi rahatsız eder. Bu tür hastalara da ANESTEZİ YAPILMIYOR İKÇÜ Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji A.B.D Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serhat Köseoğlu, lazer kullanılan işlemlerde kanama olmadığını söyleyerek, Özellikle yumuşak dokuda yapılan işlemlerde, lokal anesteziye gerek kalmadan işlemler gerçekleştiriliyor. İğne korkusu yaşayan hastalar için birebir diye konuştu. Ağız içerisinde yapılan dolgu ve lazer uygulaması yaparak hastanın ağrısın azalttığımız gibi, yapılan çalışmalar bir daha aynı bölgede aft ya da uçuk çıkmadığını gösterdi şekline konuştu. BİR AY BEKLEM- EYE GEREK YOK Özellikle protez diş yapılan hastalarda, protez öncesi ağız içerisinde cerrahi işlemler yapıldığını bu işlemlerin iyileşmesi için en az 1 ay beklendiğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Köseoğlu, Bu işlemleri lazerle yaparsak hasta hiç beklemiyor aynı anda işlemleri tamamlanıyor. Geçici protez kullanıldığında da durum aynıydı, sıkıntı yaşanıyordu ancak bunu lazer yöntemiyle aşıyoruz diye konuştu. protez gibi işlemlerde kesici aletler kullanıldığına dikkat çeken Köseoğlu, aletlerin yaydığı titreşim birçok hastanın korkmasına neden oluyor. Küçük bir baş ağrısının dikkate alınmadığında ölümle sonuçlanabildiğini belirten Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Terzi, "Beyin tümörü, menenjit, kafa travması ve beyin damar hastalıklarında önemsenmeyen bir baş ağrısı ölüme neden olabilir" dedi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Terzi, küçük bir baş ağrısının dikkate alınmadığında ölümle sonuçlanabildiğini belirterek, bu nedenle baş ağrısının önemsenmesi gerektiğini söyledi. Terzi, her insanın gün içerisinde baş ağrısıyla karşılaşabileceğini söyledi. Yüksek ses, uykusuzluk, soğukta ya da sıcakta kalma, hava durumu ve kişinin aç durması gibi birçok nedenin geçici baş ağrısına neden olduğunu belirten Terzi, "Eğer baş ağrısının sıklık, şiddet ve karakterinde değişme oluyorsa bu ciddiye alınmalıdır. Kişide daha önce yaşamadığı kadar şiddetli baş ağrısı bulguları varsa mutlaka beyin görüntülemeden yararlanmalıdır" dedi. Tıbbi kontrolde baş ağrısına neden olan tümör tespit edilebileceğini dile getiren Terzi, "Tümörün yerleşim yeri, sayısı, boyutları baş ağrısının varlığı ve özellikleriyle ilişkili olabilmektedir. Baş ağrısı, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen önemli klinik tablolardan biridir. Migrene benzer baş ağrısı, hayati tehlike beklenen bir tablo değildir ancak beyin tümörü, menenjit, kafa travması ve beyin damar hastalıklarında önemsenmeyen bir baş ağrısı, fiziksel özürlülük veya hayati tehlikeye yol açabilmektedir" diye konuştu. Her baş ağrısında ağrı kesici kullanmayın" Terzi, tanısı konulmayan küçük bir baş ağrısında dahi herhangi bir ağrı kesicinin çok fazla veya gereksiz yere kullanıldığını dile getirdi. Her baş ağrısında ağrı kesicisi kullanılmaması gerektiğini aktaran Terzi, "Ana amaç, ağrının şiddetinin ve sıklık derecesinin azaltılmasıdır. Bu amaçla daha çok ağrı kesici özelliği olmayan tedaviler ve egzersizler belirli sürelerle yapılabilir. Yüksek ses, uykusuzluk, soğukta ya da sıcakta kalma ve hava durumu gibi nedenlere bağlı baş ağrılarında ilaç tedavisi önerilmemektedir. Öte yandan, klinik tablonun dışında tanı konulmadan kullanılan ağrı kesiciler baş ağrısının geçme süresini daha da uzatabilmektedir" ifadelerini kullandı. Hastanın tedavisi açısından baş ağrısı tanısının ve ağrının özelliklerinin belirlenmesinin önemli olduğunu vurgulayan Terzi, şunları kaydetti: "Hastaların baş ağrısı öyküsünün iyi alınması ve hekim tarafından Memorial Şişli Hastanesi Nöroloji Bölümü nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, hava değişimlerinin baş ağrısı üzerindeki etkilerini anlattı. Havadaki basınç değişikliği baş ağrısını tetiklediğini belirten Özkardeş, "Hava şartları, baş ağrısını ve migreni tetikleyen çevresel faktörden en önemlisi olarak öne çıkmaktadır. Basınç, ısı, nem ve rüzgar gibi tek bir hava özelliğinin ani değişimi veya bu özelliklerinden yeterli süre dinlenmesi gereklidir. Ayrıntılı nörolojik muayenelerinin yapılması, baş ağrısı tanısında en önemli unsurdur. Hastalar tanı alıp uygun tedavileri planlandıktan sonra belirli aralıklarla kontrollere çağrılmaktadır. Baş ağrısı, tedavi sürecinde kontrollerin düzenli yapılması önem taşımaktadır. Hastalar tedavi sürecinde baş ağrısı şikayetlerini yaşayabilir. Böyle bir süreçte her baş ağrısında doktora başvurmak gerekmemektedir. Ayrıca kişide baş ağrısına bağlı güçsüzlük varsa mutlaka doktora başvurmalıdır." (AA) Ani hava değişimleri baş ağrısı yapabiliyor! birkaçının birlikte ani değişimi ağrıyı başlatabilir. Hava basıncında ani düşme, bulutların kalınlaşması, nem artışı, ısıdaki değişimler ve rüzgarın şiddetlenmesi, diğer hava özelliklerinden daha çok migren ataklarını tetiklemekte ve var olan ağrıyı kötüleştirmektedir. Aksine yüksek hava basıncı ile birlikte olan kuru bir hava ve parlak güneş ışığı baş ağrısını yatıştırabilmektedir." dedi.

SAYFA 14 SONDAKiKA GAZETESİ >> 14 GÜNCEL7 31ubat Şubat 2013 2015 Perşembe Salı İzmir deki Ağrı-Diyadinliler yeni hizmet binasına taşındı Yenişehir in KADERİ değişecek Ege Bölgesi Diyadin İlçesi ve Köyleri Derneği, bir süre önce taşındığı yeni hizmet binasında ilk toplantısını yaptı. Derneğin yeni binasındaki toplantıda dernek yöneticileri tek tek söz alarak, görüş ve önerilerini dile getirdi. Toplantıya; Ege Diyadin Der Kurucusu ve Yöneticisi de olan, aynı zamanda İzmir Balıkçı İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Şahin Çakan, Ege Bölgesi Ağrılılar Birliği Genel Başkanı M.Metin Yardımcı, Diyadin Y.Akpazar ve Çevresi Derneği Başkanı Tacettin Sıcak da katılım sağlarken, bir diğer gönüllü katılımcı da Av.M.Harun Elçi oldu. Toplantıdan önce Dernek Yöneticileri ve misafirler birlikte kahvaltı etti. FİZİKİ ŞARTLARI ÇOK UYGUN Ege Bölgesi Diyadin İlçesi ve Köyleri Derneği'nin yeni hizmet binası, gerek fiziki koşulları, gerekse tefrişatı açısından oldukça kullanışlı ve sosyal aktiviteleri ön plana çıkaracak şekilde donatıldı. Dernekte, spor sever hemşehrilerine yönelik, masa tenisi ve bilardo masası da bulunuyor. Toplantı salonu, mutfak ve yönetim odası bölümlerinden oluşan dernekte, bir de mescit oluşturuldu. Ağrı-Diyadinli hemşehrilerinin boş vakitlerini burada değerlendirmelerini amaçlayan Dernek Yönetimi, bunun için her ayrıntıyı düşündü. İŞ REHBERİ HAZIRLANACAK Dernek Yöneticisi Mehmet Şahin Çakan'ın önerisiyle gündeme alınan ve kabul gören öneri doğrultusunda, Ağrı-Diyadinli olup da İzmir'de yaşayan hemşehrilerine yönelik bir iş rehberinin hazırlanarak bastırılması kararlaştırıldı. Rehber hazırlığına Ege Bölgesi Ağrılılar Birliği de katkı sağlayacak. Buna göre; rehber, sektörel olarak kategorize edilecek, meslek gruplarına göre hemşehrilerinin iletişim bilgileri rehberde yer alacak. Rehbere katılımla ilgili ayrıntılar, önümüzdeki günlerde, dernek üyeleriyle, hemşehrilerine duyurulacak. AÇILIŞ 8 ŞUBAT'TA Toplantıda konuşan Ege Bölgesi Diyadin ve İlçesi Köyleri Derneği Başkanı Ferit Çevik, Dernek binalarının tadilat ve tefrişatında hizmet veren ve katkı sunan tüm hemşehrilerine teşekkür ederek, açılış töreninin 8 Şubat Pazar günü, saat 13.00'da gerçekleştirileceğini açıkladı. Açılışa hemşehrilerini davet eden Başkan Çevik, yeni binalarında hizmet kalitelerini artırarak, faydalı projeler üretmeye devam edeceklerini söyledi. Ege Bölgesi Diyadin İlçesi ve Köyleri Derneği, Mevlana Mah. 1738/1 Sk. K:1/1 Bornova/İzmir adresinde hizmet veriyor. Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, Yenişehir Pazaryeri ne inşa edilmesi planlanan yeni hizmet binasının bölgenin kalkınarak gelişmesine katkı koyacağını söyledi Konak Belediyesi nce Yenişehir Pazaryeri nin bulunduğu alana inşa edilmesi planlanan yeni hizmet binasıyla ilgili vatandaşların fikrine başvurulmaya devam ediliyor. İlki kadın ve engelli dernekleriyle gerçekleştirilen, ardından da meslek odaları temsilcileriyle devam eden toplantıların üçüncüsü bu kez yeni binanın inşa edileceği Yenişehir semti sakinlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Konak Belediyesi nin Yenişehir deki Temizlik İşleri Şantiyesi nde düzenlenen toplantıya Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, belediye bürokratları, meclis üyeleri, bölge muhtarları, esnaf ve mahalle sakinleri katıldı. ULUSAL YARIŞMAY- LA BELİRLENECEK Yenişehir halkının düşüncelerini iletme fırsatı bulduğu toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Pekdaş, katılımcı yönetim anlayışı çerçevesinde görüş ve önerilerini aldıkları Yenişehir sakinlerine iyi bir hizmet binası yapmayı a- maçladıklarını söyledi. Yeni Bayraklı Refik Şevket İnce Mahallesi Yeşil Cami Yaşatma Derneği, Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ a camiye yaptığı katkılardan dolayı teşekkür plaketi verdi. Başkan Karabağ, "İbadethanelere yönelik yaptığımız çalışmalar örnek oldu. Desteğimiz sürecek." dedi. Bayraklı Belediyesi nin ibadethanelere verdiği destek, vatandaşlar tarafından takdir görüyor. Belli periyotlarla camileri temizleyen, gerektiğinde boya ve tadilat işlemlerini gerçekleştirilen Bayraklı Belediyesi ekipleri, bu çalışmalarını ara vermeden sürdürüyor. Refik Şevket İnce Mahallesi Yeşil Cami Yaşatma hizmet binası için gerekli plan değişikliklerinin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi nde onaylandığının müjdesini de veren Pekdaş, projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin gelişerek, değişeceğini dile getirdi. Mülkiyeti Konak Belediyesi ne ait Yenişehir Pazaryeri nin yerine inşa edilecek yeni hizmet binasının konum olarak çok uygun bir nokta olduğuna vurgu yapan Pekdaş, Bu bölge Konak ın ortasında bizim hizmet götürmek zorunda olduğumuz mahallelere de ulaşımın en yakın olduğu yer. Derneği Başkanı Muammer Aksakal, ibadethanenin temizliği, korkulukların onarılması ve dış Buraya yapılacak bina projesini bir ulusal yarışmayla tespit etmenin doğru olacağına karar verdik. Meslek odalar, kadın ve engelli dernekleriyle, çalışanlarımızla farklı zamanlarda toplantılar yaptık. Ama bizim için buraya komşu olarak geleceğimiz cephe duvarı yapılmasını sağlayan Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ verdiği destekten dolayı hemşerilerimiz, muhtarlarımız ne düşünüyor, öğrenmek istedik. Çünkü artık biz bu mahallenin sakini olacağız. Bugün hem projeyi tanıtalım, hem de belediyede olmasını istediğiniz şeyler neler, bunları dinleyelim istedik" dedi. Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş'ın ardından Mimar Aydemir Başargan, yeni hizmet binası ile ilgili bilgileri içeren bir sunum gerçekleştirdi. Daha sonra Yenişehir halkı, esnafı ve bölgede görev yapan muhtarlar da söz alarak yapılması planlanan yeni hizmet binasıyla ilgili görüşlerini dile getirdi. Bölgede yaşanan sorunların, belediye binasının hizmete girmesinin ardından hızla çözülmeye başlayacağı konusunda hemfikir olan bölge halkı, kamu hizmetinin gelmesiyle beraber Yenişehir'de yeni bir dönem başlamasını beklediklerini i- fade etti. Ulusal bir yarışmayla belirlenecek projenin şartnamesini hazırlayacak yarışma jürisi önümüzdeki günlerde biraraya gelerek ilk toplantısını yapacak. Bu toplantıya kadar vatandaşlar Konak Belediyesi nin yeni hizmet binasıyla ilgili öneri ve düşüncelerini fikrinisoyle@konak.bel.tr uzantılı e-posta adresi üzerinden ulaştırabilecekler. Cami temizliğinde örnek olduk plaket verdi. Başkan Karabağ, Cami İmamı, dernek başkanı ve cemaatle birlikte yapılan işleri y- erinde inceledi. ÖRNEK OLDU Başkan Karabağ, "İbadethanelere yönelik yaptığımız çalışmalar örnek oldu. Başka ilçedeki camilerden de talepler geliyor. Belediye olarak camilerin halılarını temizliyoruz. Eksikliklerini gideriyoruz. Bu çalışmayı Bayraklı da başlattık tüm Türkiye ye örnek oldu." dedi. Karabağ vatandaşlara cenaze namazının kılındığı alana gölgelik yapılacağının sözünü verdi. bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca Soldan sağa: 1. Bir şeyi bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan halat. 2. Kaz dağlarına eski devirlerde verilen ad. Irmak ya da dere suyunun hızlı aktığı yer. 3. Kıyı, sahil. Altın kökü. 4. Yüksekokul. Kemiklerin toparlak ucu. 5. İslam ın beş şartından biri. Kokulu bir bitki. 6. Utanma, utanç duyma. Kurala uygun. 7. Tayin. Derebeylik Japonya sında paryalar kastı. 8. İsyan eden, başkaldıran. Mermerde bulunan sert kısım. 9. İmtihan. Göğüs, bağır. 10. İçinde katı bir madde erimiş olan sıvı. 11. Kabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı. Fazla bön, avanak. 12. Bir sayı. Adale. Üflemeli bir çalgı. 13. Lale bahçesi. Germanyumun simgesi. 14. Cava yerlilerinin ok ucuna sürdükleri zehir. Namazın bölümlerinden her biri. 15. Gösterişli, çalımlı. Lahza. 16. Bir tür balık ağı. Yalım, yalaz, alaz. 17. Her türlü müzik aleti. Boşa gitme. 18. Avuç içi ile toplamak. 19. Gelenek. Bir anda oluveren, apansız. 20. Ateş. Onarım. Yukarıdan aşağıya: Dünkü bulmacanın cevapları 1. Avrupa da bir başkent. Çobanların çaldığı ıslık. Türk Standartları Enstitünün kısaltması. 2. Avşa adasının şaraplık siyah üzümü. İşletilen paranın faiz katılmamış bölümü. İsim. 3. Sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri. Boya inceltici sıvı. Geveze. 4. Bir ilimiz. Çizgilerin, yüzeylerin birbirilerine rastladıkları ve kesiştikleri yer. Özel gezinti gemisi. 5. Galyumun simgesi. Tohumların ezilip yağ çıkarıldığı yer. Gerekenden eksik. Kelem. 6. Aylardan biri. Artırma, katma. Genellikle sol elini kullanan kimse, solak. Acı, üzüntü, dert, keder. 7. Genellikle kayalık kıyılarda, sığ sularda yaşayan, kırmızı benekli, mavi veya yeşil balık. Sabah rüzgârı. Bir nota. Kalın ve kaba kumaş. 8. Arapçada birinci tekil şahıs, ben. Kaput bezi. Bir tür mürekkep balığı. 9. Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde. Eşi olmayan, biricik, tek. Çocuk sahibi olmuş kadın. 10. Yerine koyma, yerine kullanma. Açık olma, açıklık. Zaman.

SAYFA 15 SONDAKiKA GAZETESİ >>15 SPOR 317 Şubat Şubat 2015 2013 Salı Perşembe Karşıyaka da yaşanan transfer kilidi tartışmalarına Başkan Diniz son noktayı koydu KSK Başkanı Diniz sert konuştu: Kimseden destek istemiyoruz Son günlerde Karşıyaka da yaşanan transfer kilidi problemine yeşil kırmızılı camianın başkanı Fatih Diniz son noktayı koydu. Sondakika Gazetesine açıklamalarda bulunan Diniz, oldukça sert ve iddialı konuştu T eknik Patron Yusuf Şimşek in de veryansın ettiği transfer kilidi problemi ile ilgili Başkan Fatih Diniz açıklamalarda bulundu. Konuya ilişkin, bu bir tercih meselesi, ifadelerini kullanarak sözlerine başlayan Diniz; Transfer kilidinin açılması ve transferin yapılması için şu anda hala çalışıyoruz ama bu bir tercih Yani şu anda transfer kilidini açıp içerideki oyuncuları mağdur etmek gibi bir risk var. Hepsine yetecek kadar bir paramız da yok. Dolayısıyla biz ağırlıklı tercihimizi, mevcut oyuncularımıza karşı yükümlülüklerimizi yerine getirmekten yana yapıyoruz dedi. BU DURUMU TAHMİN EDİP KADROYU ZATEN GENİŞ TUTMUŞTUK Öte yandan bu durumu sene başında tahmin ettiklerini de dile getiren Diniz; Biz sene başında da, üç aşağı beş yukarı, bu durumla karşılaşacağımızı bilerek kadromuzu geniş tutmuştuk. Kaldı ki transferi de açsak, almak istediğimiz oyuncu sayısı 2 veya 3 tür. Çok elzem bir durum yok ortada yani Kalp krizi yok dedi. HERKESE TEK TEK GİDEMEYİZ Kimseden destek gelmemesine ilişkin de düşüncelerini aktaran Fatih Diniz; Destek için Selçuk Yaşar Beyle görüşmedim. Hiçbir iş adamıyla da görüşmedim. Biz gazetelere beyanat verdik. Herkese tek tek gidemeyiz. Herkes duyarlılığını göstersin diye bekledik ama öyle bir destek alamadık kimseden ifadelerini kullandı. BU SAATTEN SONRA KİMSEDEN DESTEK İSTEMİYORUZ Sözlerine oldukça iddialı bir şekilde son veren Karşıyaka Başkanı Fatih Diniz; Artık desteğe gerek de yok. Biz bu saatten sonra kimseden destek istemiyoruz. Kendi ayaklarımızın üzerinde yürümek istiyoruz. Madem başkan benim, madem bu kulübü ekibimle birlikte yönetiyorum; kendimize güveneceğiz ve savaşacağız. Bunun başka izahı yok dedi. ÖZEL HABER Türkiye Gençler Serbest Güreş Şampiyonası Denizli'de yapılacak Fenerbahçe kupaya hazır Ayak bileğinde burkulma olan Alper Potuk ve sağ ön kasık bölgesinde zorlama bulunan Gökhan Gönül antrenmana katılmadı. Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası E Grubu'nda yarın oynayacağı Bayburt Grup Özel İdare maçının hazırlıklarını tek antrenmanla tamamladı. Spor Toto Süper Lig'in 18. haftasında deplasmanda Kardemir Karabükspor'u 2-1 mağlup eden sarı-lacivertliler, bir günlük iznin ardından teknik direktör İsmail Kartal yönetiminde, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde çalışmalarına başladı. Antrenmanda iki ayrı grup halinde çalışan sarı-lacivertlilerde, Kardemir Karabükspor maçında ilk 11'de oynayan futbolcuların salonda kuvvet ve dayanıklılık çalışması yaptığı belirtildi. Diğer futbolcuların ise top kapma ve pas organizasyonlarıyla başladıkları antrenmanı çift kale maç ve bireysel çalışmalarla tamamladığı kaydedildi. (AA) GALATASARAY 1 puana razı oldu Vali Recep Yazcıoğlu Spor Salonunda 6-8 Şubat tarihlerinde düzenlenecek şampiyonada 250 sporcunun mücadele edeceği bildirildi. Türkiye Güreş Federasyonunun faaliyet programında yer alan Türkiye Gençler Serbest Güreş Şampiyonası'nın 6-8 Şubat tarihleri arasında Denizli'de yapılacak. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ahmet İbanoğlu, konuyla ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, grup müsabakalarında ilk 10'a giren 250 sporcunun, Denizli'deki Vali Recep Yazıcıoğlu Spor Salonunda 6-8 Şubat'ta gerçekleştirilecek şampiyonada derece almak için mindere çıkacaklarını belirtti. Müsabakalarda, gelecek dönemde Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonalarında milli formayı giyecek güreşçilerin izlenebileceğini ifade eden İbanoğlu, "Türk güreşi çok sağlam bir altyapı üzerine kurulu. Federasyonumuz gençlerin üzerinde özellikle duruyor. Üst düzey mücadeleler izleyeceğimiz Türkiye Şampiyonasına tüm sporseverleri davet ediyorum" diye konuştu. (AA) Türkiye Tekvando Milli Takımı, 1 altın, 4 bronz madalya kazandı Türkiye Tekvando Milli Takımı, Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da düzenlenen 2015 Bosna Açık Uluslararası Tekvando Turnuvası'nda 1 altın, 4 bronz madalya kazandı. 2016 Rio Olimpiyatları'na puan veren ve Bosna Hersek Tekvando Federasyonunun bu yıl ilk kez düzenlediği turnuva sona erdi. Türkiye Tekvando Milli Takımı'nın 9 sporcu ile katıldığı turnuvaya, 33 ülkeden 535 tekvandocu katıldı. Kadınlar 53 kiloda mücadele eden milli sporcu Fatma Sarıdoğan, altın madalya kazandı. Kadınlarda, 53 kiloda Hatice Kübra Yangın, 73 kiloda Furkan Asena Aydın, erkeklerde, 74 kiloda Okan Şimşek ve 87 kiloda Muhammet Talha Sarı ise bronz madalya aldı. Birinci olan sporcuların 10, ikinci olanların 6 ve üçüncü olan sporcuların da 3 puan topladığı turnuvanın en başarılı takımı ise 11 altın, 10 gümüş ve 11 bronz madalya kazanan Hırvatistan oldu. Ev sahibi Bosna Hersek ise turnuvayı 1 bronz madalya ile tamamladı. (AA) Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Hamdi Yasaman, Spor Toto Süper Lig'de Bursaspor ile 2-2 berabere kaldıkları maçta sergiledikleri oyundan ve skordan memnun olmadığını söyledi. Türk Telekom Arena'da oynanan maçın ardından basın mensuplarına açıklama yapan Yasaman, Bursaspor karşısında kötü mücadele ettiklerini belirterek, "Beraberlikten mutlu değiliz. Bursaspor daha iyi oynadı ve daha çok pozisyona girdi. Biz az pozisyona girdik ve iyi oynamadık. Savunmamız da iyi değildi. Ben oyundan da sonuçtan da memnun değilim. Hata yapmamamız lazım ama iki haftadır hata yapıyoruz" diye konuştu. Yasaman, şampiyonluk yarışında önlerinde daha çok maç olduğunu anlatarak, "Ancak takımın sergilediği oyundan memnun değilim. Çok pozisyon veriyoruz. Bugün açık farkla mağlup olabilirdik. Biraz da şansımıza bir penaltıyla berabere kaldık. İnşallah bundan sonra iyi olur" değerlendirmesinde bulundu. (AA) Başakşehir Fatih Terim Stadı'na özel bakım Başakşehir Fatih Terim Stadı'nın zemini Hollanda'dan getirilen özel malzemelerle ışıklandırılarak, bakımı yapılıyor. Spor Toto Süper Lig ekiplerinden İstanbul Başakşehir'in maçlarına ev sahipliği yapan stadın çimlerine Hollanda'dan getirilen özel malzemelerle yapay güneş ışığı uygulanıyor. İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Asbaşkanı Mesut Altan, yeni transferleri Stephane Badji'nin imza töreninden sonra konuyla ilgili yaptığı açıklamada, son dönemde Türk futbolunda zeminlerden kaynaklanan sorunlar yaşandığını söyledi. Kulüp olarak Başakşehir Fatih Terim Stadı'nın zeminini daha iyi bir duruma getirmek için Hollanda'dan bir firmayla anlaştıklarını aktaran Altan, "Yalancı güneş dediğimiz sistemle, hava kapalıyken çimlerin gelişmesini sağlayacağız. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin uyguladığı bu sistemle, çimin nemini ve sıcaklığını ölçeceğiz. Maç olmadığı günlerde Hollandalı ekiple, Türkiye'deki danışman firmayla çimin sıcaklığını ve büyümesini kontrol edeceğiz. Bir iki ay içinde sonuç alırız" dedi. (AA)

SAYFA 16 Hem teşekkür hem talep Anadolu Birliği Federasyonu Genel Başkanı Ferhan Ademhan, Başbakan Ahmet Davutoğlu na İzmir de Başbakanlık Ofisi için teşekkür etti. Ademhan, aynı zamanda AK Parti den barış sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi yönünde beklentilerinin olduğunu kaydetti. Anadolu Birliği Federasyonu Genel Başkanı Ferhan Ademhan ve yönetim kurulu üyeleri Başbakan Ahmet Davutoğlu ya Kaya Termal Otel de yapılan STK buluşmasında bir araya geldi. Ademhan, Davutoğlu na İzmir de verdiği mesajların kendilerini memnun ettiğini kaydederek, İzmir de Başbakanlık Ofisi nin açılacak olması İzmir imiz çok önemli bir adımdır. Bu sizin İzmir e verdiğiniz önemi i- fade ediyor. Bu adımla İzmir in talihinin değişeceğini düşünüyoruz dedi. Ademhan, AK Parti nin çözüm süreci ile ilgili kararlılığını da gördüklerini belirtti. www.sondakikagazetesi.com 3 Şubat 2015 Salı Ege de Fuar seferberliği odalarıyla borsaların başkan ve üreticilerin ve onların bağlı olduğu Türkiye nin en büyük yöneticileriyle bir araya geldi. kuruluşların istifade etmesini istiyoruz dedi fuar kompleksine Tarihi Havagazı Fabrikası ndaki toplantıda konuşan Başkan Kocaoğlu, Fuar İzmir'in açılışının 2 kattan fazla kavuşabilmek için geriye sayım başlatan İzmir, fuarcılık hatırlatarak, Bu fuar kompleksi Hasan Tunçağ da toplantıda bir dünya çapında bir büyüklüğe u- büyüdü laşan Mermer Fuarı ile yapılacağını İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı heyecanını Ege ye için şu ana kadar 400 milyon TL sunum yaparak hem Fuar İzmir i harcandı. Ulaşımı sağlayacağımız tanıttı, hem yeni alanında ilk kez taşıdı. Büyükşehir monoray projesi ve diğer düzenlenecek Olivtech ve Ekoloji Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir İzmir in fuarcılıkta her zaman sadece Türkiye'nin değil Avru- maliyetlerle birlikte 550-600 milyon İzmir fuarları hakkında bilgi verdi. TL harcamış olacağız dedi. Fuar İzmir in 330 bin m² alanıyla ekonomisi önemli bir rol oynadığına değinen pa'nın da en büyük fuar merkezleri Başkan Kocaoğlu, mevcut fuar arasında yer alacağını belirten güçlendikçe, Ege alanını 5 mislinden fazla büyüterek Tunçağ, birlikte gerçekleştirilecek Bölgesi de düzenledikleri fuarların sayısını ve Olivtech ve Ekoloji İzmir fuarları potansiyelini de aynı ölçüde artıracaklarını söyledi. Ege Bölgesi nin ki yıla göre iki kattan fazla için toplam ayrılan alanın bir önce- güçlenecek dedi önemli bir tarım havzası olduğuna büyüdüğünü söyledi. Tunçağ, İZ- Ege iş dünyası ise Başkan Kocaoğlu'nun destek çağrısına net caoğlu, bölgedeki üreticileri ve ABD gibi ülkelerden alım heyet- dikkat çeken Başkan Aziz Ko- FAŞ olarak Brezilya, Çin, Japonya yanıt verdi: Siz görevini yaptınız. İzmir de dünya fuarcılığı ile buluşturmak ve böylece sektörlerini tüklerini de dile getirdi. leri getirilmesi için temaslar yürüt- Taşın altına elini koyma sırası artık bizde. büyütmeleri ve gelirlerini artırmalarına katkıda bulunmak iste- Kültürpark ta 7 bin 200 metrekare Olivtech Fuarı, geçtiğimiz yıl 25 Mart ta Mermer Fuarı ile kapılarını açmaya hazırlanan Fuar diklerini söyledi. alanda düzenlenmişti, bu yıl 12 bin İzmir, dünya çapında ses getirecek İzmir Büyükşehir Belediye metrekarelik özel holde ziyaretçileriyle buluşacak. Ekoloji İzmir in organizasyonlara hazırlanıyor. Başkanı Aziz Kocaoğlu, 16-19 Bugüne dek alan yetersizliği nedeniyle büyüme potansiyelini Ekoloji İzmir fuarlarının aynı anda te yaklaşık 3 kat büyüyor ve 4 bin Nisan tarihlerinde Olivtech ve alanı ise yeni fuar merkezi ile birlik- değerlendiremeyen Marble düzenleneceğini, yeterli büyüklüğe metrekarelik alandan 11 bin 500 ölçeğinde çok sayıda lokomotif ulaştıklarında da bağımsız fuarlar metrekarelik özel tasarımlı fuar fuarı kente kazandırmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediye- ekonomisine yön veren kuruluş haline geleceklerini belirtti. Bölge holüne taşınıyor. si, Nisan ayındaki Olivtech ve temsilcilerinden bu iki fuara İş dünyası: Sıra bizde Ekoloji İzmir fuarları için şimdiden katılımlarıyla destek vermelerini Toplantıda yer alan iş dünyasının kolları sıvadı. Bu iki önemli fuarın isteyen Başkan Kocaoğlu, temsilcileri ise İzmir Büyükşehir çıtasının yükseltilmesi için bölge Desteğiniz hem sizlere hem Belediyesi ne bu önemli yatırım ekonomisine yön veren kuruluşların da devreye girmesini İzmir ekonomisi güçlendikçe Ege ekonomisinin kalkınması adına k- üyelerinize kazanç olarak dönecek. için teşekkür ederek, bölge isteyen Başkan Aziz Kocaoğlu, Bölgesi de güçlenecek. Oluşacak endilerinin de destek vermesi Ege Bölgesi ndeki sanayi ve ticaret bu fırsattan tüm bölge insanının, gerektiğini dile getirdi. AK Parti İzmir İl Başkanı Delican, partilerine geçen Kiraz Belediye Başkanı Şengül ile ilkesel olarak farklı düşünmediklerini söyledi. Delican, "Rahmetli babası zaten bizimle birlikteydi" dedi. MHP İl Başkanı Karataş'ın Başkan Şengül'e yönelik sözlerini yersiz ve boş bulduğunu söyleyen Başkan Delican, "Kiraz Belediye Başkanı Sayın Saliha Özçınar Şengül hanımefendi AK Parti İzmir 5. Olağan İl Kongremizde partimize katılmıştır. Daha önce rahmetli babası Durmuş Özçınar partimizin ilkeleri ve çalışma prensipleri doğrultusunda uzun süre hizmet etmiştir. Herkesin de bildiği gibi ani bir kalp krizi nedeniyle kendisini kaybetmiştik. Değerli kızı Kiraz Belediye Başkanı Saliha Hanım bizim ilkelerimizle hiçbir ayrılık yaşamamıştır. Bu doğrultuda Kiraz a daha iyi hizmet edebilmek için partimize katılmıştır. Bu katılımdan dolayı k- endisine teşekkür ediyorum. İnşallah çok başarılı hizmetleri Kiraz halkına sunacaktır. Ancak ayrıldığı siyasi parti tarafından hiç hak etmediği ölçüde eleştirilere maruz kalmıştır. İzmir siyasetine uygun olmayan, İzmir in halkı ile ayrı bir söylem dilinde gerçekleştirilen bu eleştiriler ideolojik eski Türkiye nin geçmişte kalan söylem diliyle kaleme alınmış, hakaret dışında içeriği bulunmayan, bize göre içi boş söylemlerdir. Bırakın siyaseti, bir hanımefendiye söylenmeyecek ağır hakaretler içeren, bir siyasi partiye yapılmayacak ağır suçlama ve eleştiriler barındıran söylemleri İzmir halkının nezdinde kınıyorum. dedi. Ender Yorgancılar (Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı) Bu yeni fuar alanı, İzmir'in 30-40 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde. Hem İzmir, hem bölge potansiyelini de değerlendirmek adına önemli bir katkı sağlayacak. Üretim kadar pazarlama da önemli. Bu nedenle fuarlarda yapılan sergileme, alıcıyla satıcıyı buluşturması açısından önemli. Yıllar önce Mermer Fuarı'na katılım sayısı çok düşüktü. Bugün tüm Türkiye'den fuarda yer alabilmek sanayiciler bizlerden yardım istiyor. En az 3-4 yıl sonra Olivtech ve Ekoloji fuarlarının da Mermer Fuarı gibi bir yol izlemesi kaçınılmaz. Şükrü Barış Kocagöz (İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı) Yıllardır özlemini çektiğimiz şeylerin gerçekleştiğini görüyorum. Bundan sonra yeni fuar alanımızdan alacağımız güçle, hem Ekoloji fuarı, hem Zeytin ve Zeytinyağı fuarımızı geliştirme imkanı bulacağız. Bundan sonra üreticiler o- larak bizim de artık taşın altına e- limizi koymamız gerekiyor. Bize bu imkanı sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve gereken katkıyı koyacak oda başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Cüneyt Güleç (İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi) Türkiye de ilk ekoloji tarım faaliyeti Ege bölgesinde başladı. İzmir ihracatta öncü durumda. Bu fuarlar bizim için çok önemli. Dünya'da ekolojik ürünlere verilen değer her geçen gün artıyor. (HABER MERKEZİ) İzmir'de "kompozit laboratuvarı" açıldı İzmir'de, Ege Üniversitesi (EÜ) Ege Meslek Yüksekokulu ve Boeing işbirliğinde, Uçak Teknolojisi Programı öğrencilerinin uygulamalı eğitimine katkı sağlamak amacıyla kompozit laboratuvarı açıldı. EÜ Ege Meslek Yüksekokulu Uçak Teknolojisi Programı Ahmet Eroğlu Eğitim Tesisi'nde düzenlenen törende konuşan İzmir Valisi Mustafa Toprak, üniversitelerin toplumsal, sosyal ve ekonomik gelişime önemli katkı sağladığını belirtti. Türkiye'nin havacılık sanayinde ve sektöründe bulunduğu noktadan daha üst evrelere çıkması gerektiğini vurgulayan Toprak, "Türkiye o- larak bizim havacılık sektörü noktasında geri kalmamamız gerekiyor. Havacılık sektöründe önemli marka olmuş Boeing'in Ege Üniversitesi ile işbirliğine gitmesini önemli ve kalıcı buluyorum. Havacılık sektöründe ülkemizde son yıllarda önemli mesafe kaydetti. İzmir'in geri kalması düşünülemez" diye konuştu. Yeni başkanımıza kimse dokunamaz "Vizyonumuz havacılık fakültesi" EÜ Rektörü Candeğer Yılmaz da EÜ'nün Türkiye'nin cumhuriyet sonrası yükseköğretim tarihinin bir belleği, becerisi ve sorumluluğu niteliği taşıdığını dile getirerek, hedeflerini geleceğe dönük nitelikli insan gücü yetiştirmek olduğunu anlattı. Türkiye'de bu tür insanlara yoğun gereksinim bulunduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, şöyle devam etti: "Vizyonumuz bir fakültedir. Geldiğimiz noktada Boeing'ten bir uçak istiyoruz. Bir Boeing'i laboratuvarımıza istiyoruz. Havacılık sektörü ulu önderin 80-100 yıl önce inanılmaz dahi saptaması olarak g- eleceğin sektörüdür. Gaziemir'de havacılıkla ilgili fakülte açmak için yer istiyoruz." Boeing Türkiye ve Kuzey Afrika Başkanı Bernard Dunn ise genç insanların eğitimine katkıda bulunmanın bir ülkenin geleceğine katkıda bulunma anlamını taşıdığını ifade etti. Kompozit malzemenin havacılık sektörünün geleceğine yön verdiğini kaydeden Dunn, güçlü ve hafif olan bu malzemeden üretilen Boeing 787 tipi uçağın yüzde 25 daha az yakıt tükettiğine dikkati çekti. EÜ'nün, Boeing firmasıyla gerçekleştirdiği işbirliği kapsamında, "nitelikli eleman ihtiyacı artan havacılık sektörüne katkı sağlamak amacıyla" kurulan laboratuvarda eğitim amaçlı kompozit malzeme üretimi, bakımı, onarımı ve test edilmesi işlemleri gerçekleştirilecek. Konuşmaların ardından Vali Toprak, EÜ Rektörü Prof. Dr. Yılmaz, Hava Eğitim Komutanı Korgeneral Mehmet Çetin ile Boeing Türkiye ve Kuzey Afrika Başkanı Dunn laboratuvarı gezdi. (AA) TAVI yöntemiyle 100 aort kapağı değiştirdiler Şifa Üniversitesi Hastanesi, anjiyo benzeri bir yöntemle kalp aort kapağı değişimine imkan tanıyan Transcatheter Aortic Valve Implantation (TAVI) ile bugüne kadar 100 hastayı sağlığına kavuşturdu Hastanenin TAVI ekibi, yenilenen Şifa Kalp Hastalıkları ve TAVI Merkezi nin açılışıyla iki sevinci birarada yaşadı. Yaşı veya bazı hastalıkları dolayısıyla açık kalp ameliyatı yapılması riskli bulunan hastaların kalp aort kapağı, TAVI tabir edilen bir yöntemle değiştiriliyor. Anjiyo benzeri bir yöntemle yapılan değişimle hastalar, i- ki gün gibi kısa bir sürede sağlıklarına kavuşup taburcu olabiliyor. Yaklaşık iki yıldır bu yöntemi uygulayan Şifa Üniversitesi Hastanesi TAVI ekibi, geçen gün iki mutluluğu birarada yaşadı. 100. ameliyatı yaparak 84 yaşındaki Perihan Totuk u sağlığına kavuşturan ekip, hem bu başarıyı kutladı hem de yenilenen Kalp Hastalıkları ve TAVI Merkezi nin açılışıyla daha donanımlı bir merkeze kavuştu. Yenilenen merkezi açan Şifa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarsılmaz, TAVI ekibini başarılarından dolayı kutladı. Dekan Sarsılmaz, Yeni merkezimizi Allah, hayırlı uğurlu eylesin. Kardiyoloji ekibimiz çok güzel işler yapıyor. Arkadaşlarımız, TAVI yöntemiyle bugüne kadar 100 hastamızı sağlıklarına kavuşturdular. Yeni merkezimizde çok daha fazla hastaya hizmet verecekler. AORT KAPAĞI 2. KEZ DEĞİŞTİ Açılışın ardından 100. TAVI hastasını ziyaret eden Prof. Dr. Talat Tavlı ise her hastaya bunu uygulamadıklarını belirterek, SGK, açık kalp ameliyatının çok riskli olacağı hastalar için TAVI ye onay veriyor. 100. TAVI operasyonunu yaptığımız Perihan Totuk da 84 yaşında ve aort kapağı ikinci kez değişiyor. Bundan dokuz yıl önce biyoprostetik kapak takılmış ancak zaman içinde bu kapak işlevsiz hale gelince, TAVI yöntemiyle hastamızın kalp aort kapağını değiştirdik. dedi. Çek ellerini cennetimden İzmir in gözde piknik alanı ile 1,5 milyon lira harcanan Mümin Gençoğlu Sosyal Tesisleri nin belediyenin elinden alınmasına tepki yayılıyor. Belediyenin girmesi şartnameyle engellenen i- halenin rant koktuğunu söyleyen sivil inisiyatif platformuna iki günde binlerce kişi katıldı. 3 Şubat 2015 Salı günü ihalenin yapılacağı Karşıyaka daki Ege Orman Bölge Müdürlüğü nün önünde eylem düzenleme kararı alan platform üyeleri, başta İzmir Milletvekilleri ve STK ve sendika temsilcileri olmak üzere İzmirlileri, Bizi yalnız bırakmayın diyerek desteğe çağırdı. İzmir'in gözde piknik alanı ile Gaziemir Belediyesi nin 1 milyon 500 bin lira harcamayla Sarnıç ta yarattığı Mümin Gençoğlu Sosyal Tesisleri nin ranta kurban edilmesine tepkiler çığ gibi büyürken, sosyal medya üzerinden örgütlenen sivil inisiyatif platformu eylem hazırlığına girişti. Tüm İzmir in ücretsiz yararlandığı piknik alanı ile sosyal tesislerin kira sözleşmesi süresinin uzatılmayarak belediyenin elinden alınması üzerine iki gün önce kurulan Sarnıç Piknik Alanı Koruma Platformu na kısa sürede binlerce İzmirli katıldı. Şenol: Çifte standart uygulandı Yaklaşık 20 yıldır tüm İzmirlilerin ve sivil toplum kuruluşlarının yararlandığı piknik alanı ile içinde restoran, gençlik merkezi, spor tesisleri, hobi bahçeleri ve kır düğün salonları olan 33 hektarlık alanın kira sözleşmesinin uzatılmamasına isyan eden Gaziemir Belediye Başkanı Halil İ- brahim Şenol, geçen Cumartesi günü bir basın toplantısı düzenledi. 2005 yılında imzalanan sözleşmeyle alanı kullanmaya başlayan Sarnıç Belediyesi nin 2007 yılında yaptığı başvuruyu anında dikkate alarak tahsisi 7 yıllığına uzatan Ege Orman Bölge Müdürlüğü nün aynı uygulamayı kendilerine yapmadığını belirten Başkan Şenol, çifte standardın rant uğruna yapıldığını dile getirdi. Şenol: Haksızlığa dur diyeceğiz 27 Eylül 2014 günü tahliye etmek zorunda kaldıkları piknik alanı ve sosyal tesislerin güvenlik ve bakımdan yoksun kaldığını ve kimliği belirsiz kişilerce yakıldığını anlatan Başkan Şenol, bu alanla ilgili yapılan ihalenin de kendilerinden ve kamuoyundan gizlendiğini savundu. Sosyal tesisler içindeki kır düğün salonundan vatandaşların 1000 lira gibi cüzi ücretle yararlandığını hatırlatan, spor tesisleri, gençlik merkezi ve spor tesisleri ile piknik alanında ücret almadan hizmet verdiklerini anlatan Şenol, Çünkü biz belediye olarak kamu yararını gözetiyoruz. İhaleyle burasına alanlar bundan böyle kır düğün salonunu 1000 lira yerine 8 bin liraya kiraya verirse yazık değil mi? diye sordu. İçeride ihale, dışarıda eylem İzmir in en büyük rekreasyon projesi ile gölet projemiz için bize yer tahsis etmeyen, parasıyla kiralamamıza bile izin vermeyen orman idaresi, konu taş ocakları olunca hemen ruhsat verebiliyor diyen Başkan Şenol, Gaziemir ve İzmir halkı ile milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları ile sendika temsilcilerinden destek istedi. Bu haklı mücadelede en önde ben yürüyeceğim. Halkın vergileriyle yapılan bu tesisler ve tüm İzmirlilerin kullandığı piknik alanı ranta kurban etmem diyen Şenol un isyanı üzerine örgütlenen platform üyeleri ihalenin yapılacağı gün Ege Orman Bölge Müdürlüğü nün önünde toplanma kararı aldı. Gezi ruhuyla hareket edeceğiz Platform sözcüleri, 3 Şubat 2015 Salı günü Saat 15.00 de yapılacak ihaleyi yakından takip etmek için İzmir milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ile siyasi parti temsilcileri ile tüm İzmir halkını Ege Orman Bölge Müdürlüğü önünde toplanmaya çağırdı. Salı günü Sarnıç ve Gaziemir den eyleme katılmak isteyenler için Saat 12.30 da Sarnıç Cumhuriyet Meydanı, Saat 13.00 de Gaziemir de Abdullah Arda Meydanı ve belediye hizmet binası önünden otobüslerin hareket edeceğini duyuran platform üyeleri, Gezi direnişindeki ruhla yola çıkıyoruz. Vatandaşın vergileriyle yapılan tesislerin birilerine peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz diye konuştu.