ÖNEMLİ PHRASAL VERBS
Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş phrasal verb leri içerir. 149 adet Toplam 149 adet
1. keep on devam etmek carry on devam etmek continue devam etmek Fiil go on meydana gelmek, devam etmek, çalışmak move on taşınmak, yeni bir şeye başlamak 2. account for oluşturmak, açıklamak 3. get rid of kurtulmak abandon terketmek, bırakmak Fiil give up bırakmak, vazgeçmek leave ayrılmak, terketmek Fiil quit bırakmak, terketmek Fiil 4. cut down on azaltmak cut back on azaltmak 5. keep up catch up ayak uydurmak, hızına yetişmek hızına yetişmek, sorun yaratmak, cezalandırmak keep abreast of hızına yetişmek (ayak uydurmak) keep pace ayak uydurmak 6. look up to hayranlık duymak, saygı duymak look up aramak, bulmak 7. look down on hor görmek, tepeden bakmak 8. set up kurmak, düzenlemek, hazırlamak establish kurmak, belirlemek Fiil found kurmak Fiil 9. make up oluşturmak, uydurmak composed of -den oluşmak comprise içermek, kapsamak Fiil consist -den oluşmak Fiil constitute oluşturmak Fiil 10. make up for telafi etmek balance dengelemek Fiil compensate telafi etmek Fiil counter karşı koymak Fiil 11. take up zaman/ yer kaplamak, hobiye başlamak 12. hold up geciktirmek 13. bring up çocuk yetiştirmek, bahsetmek, kusmak 14. turn into dönüşmek, dönüştürmek convert dönüştürmek Fiil transform dönüştürmek Fiil 15. break off ayrılmak, bırakmak, sonlandırmak 16. put off ertelemek, tiksindirmek, caydırmak delay geciktirmek Fiil postpone ertelemek Fiil 17. call off iptal etmek, sona erdirmek, durdurmak cancel iptal etmek Fiil 18. give up bırakmak, vazgeçmek abandon terketmek, bırakmak Fiil desert terk etmek, ayrılmak Fiil leave ayrılmak, terketmek Fiil quit bırakmak, terketmek Fiil 19. look into incelemek, araştırmak investigate araştırmak Fiil 20. settle down yerleşmek, sakinleşmek 21. get through telefonla ulaşmak, başarılı olmak, tüketmek pull through iyileşmek, başarmak, yardım etmek 22. take after benzemek 23. call for istemek, gerektirmek, çağrıda bulunmak 24. back up desteklemek, doğrulamak assist yardım etmek, desteklemek Fiil back desteklemek Fiil help yardım etmek, yararı olmak Fiil support desteklemek Fiil
25. run up fırlamak, artmak 26. cope başa çıkmak deal ele almak, çözmek, başa çıkmak handle ele almak, çözmek Fiil overcome yenmek, üstesinden gelmek Fiil tackle ele almak, çözmek Fiil 27. deal ele almak, çözmek, başa çıkmak cope başa çıkmak handle ele almak, çözmek Fiil overcome yenmek, üstesinden gelmek Fiil tackle ele almak, çözmek Fiil 28. take off çıkarmak, havalanmak, başarılı olmak, ayrılmak depart ayrılmak Fiil leave ayrılmak, terketmek Fiil 29. put on giymek, açmak, kilo almak 30. come into mirasa konmak, etkilemek 31. clear out boşaltmak 32. step down istifa etmek, ayrılmak, azaltmak 33. break out patlak vermek, kaçmak 34. fall off düşmek, azalmak 35. come along varmak, birlikte gitmek, ortaya çıkmak, gelişmek 36. turn on açmak, tahrik etmek switch on açmak 37. set off yola çıkmak, yol açmak 38. take on üstlenmek, hal almak, işe almak employ işe almak, kullanmak Fiil 39. come across karşılaşmak, iyi etki bırakmak bump into rastlamak encounter karşılaşmak, rastlamak Fiil run across karşılaşmak run into karşılaşmak, çarpmak 40. rule out gözardı etmek, önlemek exclude hariç tutmak Fiil 41. wipe out yok etmek 42. take over devralmak, üstlenmek, yönetimini almak 43. keep out dışarda tutmak, girmemek 44. put up dayanmak, katlanmak bear dayanmak, taşımak Fiil endure dayanmak, katlanmak Fiil tolerate katlanmak, hoş görmek Fiil 45. give rise to sebep olmak bring about sebep olmak, neden olmak cause sebep olmak Fiil contribute to katkıda bulunmak, sebep olma induce ikna etmek, sebep olmak Fiil lead to sebep olmak, yol açmak 46. figure out anlamak, çözmek find out anlamak, bulmak, çözmek, keşfetmek make out anlamak, çözmek work out anlamak, hesaplamak, antrenman yapmak 47. find out anlamak, bulmak, çözmek, keşfetmek discover keşfetmek, bulmak Fiil learn öğrenmek, haber almak Fiil 48. take place meydana gelmek, olmak happen olmak, meydana gelmek Fiil occur meydana gelmek, olmak Fiil 49. make over devretmek, bırakmak 50. put out söndürmek, açmak 51. bring into getirmek 52. give in razı olmak, pes etmek, teslim etmek 53. keep up yukarda tutmak 54. build up birikmek, artmak, güçlendirmek
55. keep off uzak durmak keep away uzak durmak, uzak tutmak 56. make out anlamak, çözmek figure out anlamak, çözmek find out anlamak, bulmak, çözmek, keşfetmek work out anlamak, hesaplamak, antrenman yapmak 57. set out yola çıkmak, başlamak, açıklamak commence başlatmak Fiil embark on işe başlamak, girişmek set off yola çıkmak, yol açmak start başlamak, çalıştırmak Fiil 58. look up aramak, bulmak 59. run over ezmek, taşmak, tüketmek 60. turn out olduğu ortaya çıkmak, sonuçlanmak 61. get up yataktan kalkmak, ayağa kalmak 62. turn up varmak, sesini açmak 63. break through 64. get along engeli geçmek, aşmak biriyle iyi geçinmek keep in ile dost kalmak 65. end up sonuçlanmak emit yaymak Fiil release serbest bırakmak, piyasaya sunmak, yaymak send off salmak, yaymak, göndermek 69. try on elbise denemek 70. count on güvenmek, bel baglamak rely on güvenmek, bel bağlamak 71. fall through suya düşmek, güme gitmek Fiil 72. look after bakmak (ilgilenmek) care for bakmak, ilgilenmek, sevmek take care of ilgilenmek, göz kulak olmak 73. go through yaşamak, geçirmek, incelemek experience yaşamak, geçirmek Fiil undergo maruz kalmak, geçirmek Fiil 74. turn down reddetmek decline azalmak, reddetmek Fiil deny inkar etmek, reddetmek Fiil refuse reddetmek Fiil reject reddetmek Fiil 75. do away yürürlülükten kaldırmak, durdurmak abolish yürürlükten kaldırmak Fiil 76. get away yanına kar kalmak, çözmek 66. get over iyileşmek, atlatmak, üstesinden gelmek 77. come up çözüm yolu bulmak, önermek heal iyileştirmek Fiil recover iyileşmek Fiil 67. use up tüketmek, harcamak consume tüketmek Fiil deplete azalmak, tükenmek Fiil exhaust tüketmek Fiil expend harcamak fiil run out of tüketmek, bitmek devise düşünmek, icat etmek Fiil think up bulmak, uydurmak, tasarlamak 78. rely on güvenmek, bel bağlamak count on güvenmek, bel baglamak depend on güvenmek, bağlamak depend upon güvenmek, bağlamak 79. run out bitmek, tükenmek 68. give off salmak, yaymak, bırakmak run out of tüketmek, bitmek use up tüketmek, harcamak
80. put down yere koymak 81. put forward ileri sürmek, iddia etmek, önermek put forth ileri sürmek, iddia etmek, önermek set forth ileri sürmek set forward ileri sürmek 82. look through incelemek, göz atmak 83. make for e doğru gitmek, e neden olmak, sağlamak bring about sebep olmak, neden olmak cause sebep olmak Fiil give rise to sebep olmak induce ikna etmek, sebep olmak Fiil lead to sebep olmak, yol açmak result in -ile sonuçlanmak, neden olmak 84. care for bakmak, ilgilenmek, sevmek attend to ilgilenmek, çözmeye çalışmak look after bakmak (ilgilenmek) take care of ilgilenmek, göz kulak olmak 85. bring about sebep olmak, neden olmak cause sebep olmak Fiil contribute to katkıda bulunmak, sebep olma give rise to sebep olmak induce ikna etmek, sebep olmak Fiil lead to sebep olmak, yol açmak 86. cut out kesip çıkarmak, bırakmak 87. turn off kapatmak switch off söndürmek, ilgisini yitirmek 93. change over bir yöntemden diğerine geçmek 94. take care of ilgilenmek, göz kulak olmak care for bakmak, ilgilenmek, sevmek look after bakmak (ilgilenmek) 95. run out of tüketmek, bitmek deplete azalmak, tükenmek Fiil run out bitmek, tükenmek use up tüketmek, harcamak 96. close down kapatmak, kepenk indirmek 97. sort out çözmek, anlamak 98. force out zorlamak 99. do alakalı olmak, ilgili olmak 100. turn over devretmek, iş yapmak 101. leave out dışarda tutmak, katmamak 102. cut off kesmek, kapatmak, durdurmak 103. point out açıklamak 104. get in binmek, gelmek get on binmek, geçinmek, devam etmek 105. put over demir atmak 106. work out anlamak, hesaplamak, antrenman yapmak figure out anlamak, çözmek 107. try out denemek 88. run through göz atmak, var olmak, tüketmek 108. get on binmek, geçinmek, devam etmek 89. send for çağırmak, getirtmek 90. do out olmadan idare etmek, sız idare etmek 91. show off hava atmak boast böbürlenmek Fiil 92. think over iyice düşünmek get in binmek, gelmek 109. take back sözünü geri almak, geri vermek 110. pull through iyileşmek, başarmak, yardım etmek 111. wait for beklemek, gözlemek 112. put through telefon ile bağlamak
113. take to ısınmak, hoşlanmak, başlamak 114. bring down devirmek, indirmek, azaltmak flee kaçmak Fiil 135. put away yerine koymak, toplamak 136. draw up hazırlamak, düzenlemek 115. look over göz gezdirmek, incelemek 116. look out for dikkat etmek, gözetmek 117. make do ile yetinmek 118. get off inmek, ayrılmak get out çıkmak, inmek, yayılmak 119. take down indirmek, not almak 120. give back geri vermek 121. play down önemsememek, hafifsemek 122. pull up azarlamak, durmak 123. depend on güvenmek, bağlamak count on güvenmek, bel baglamak depend upon güvenmek, bağlamak rely on güvenmek, bel bağlamak 124. follow up takip etmek, ardını bırakmamak 125. put up inşa etmek, artırmak 126. hold out ileri sürmek, ısrar etmek 127. show up çıkagelmek, ortaya çıkmak 137. come back geri dönmek, aklına gelmek get back geri dönmek, geri gelmek return dönmek, geri vermek Fiil turn back geri dönmek 138. run down eleştirmek, çarpmak, azaltmak, bulmak 139. open up başlatmak, açmak 140. catch up hızına yetişmek, tamamlamak, konuşmak 141. slow down yavaşlamak, sakinleşmek 142. die out yok olmak, soyu tükenmek disappear gözden kaybolmak Fiil vanish gözden kaybolmak Fiil 143. fill out form doldurmak fill in doldurmak, geçici olarakbir işte çalışmak 144. turn back geri dönmek come back geri dönmek, aklına gelmek get back geri dönmek, geri gelmek return dönmek, geri vermek Fiil 128. come up yaklaşmak, ele alınmak, ortaya çıkmak, piyasaya çıkmak 129. fight off defetmek, mücadele etmek 130. keep away uzak durmak, uzak tutmak 145. get around yayılmak, gezmek 146. look for aramak search araştırmak, aramak Fiil search for aramak seek araştırmak, çabalamak Fiil 131. get out çıkmak, inmek, yayılmak 132. hold on beklemek, tutmak 133. bring in tanıtmak, sunmak, kazandırmak, işe almak 134. get away kaçmak, kurtulmak escape kaçmak Fiil evade kaçmak, kurtulmak Fiil 147. carry out yapmak, gerçekleştirmek, uygulamak 148. be fed up bezmek, usanmak 149. carry on devam etmek continue devam etmek Fiil go on meydana gelmek, devam etmek, çalışmak keep on devam etmek
move on taşınmak, yeni bir şeye başlamak