YGS İçin Öneriler, Tavsiyeler, İpuçları Yüksek Öğretime Geçiş Sınavına az bir zaman kaldı. Buna rağmen son günleri dikkatli ve özenli geçirmeniz halinde uzun bir zaman kaldığını da söylemek mümkün. Adayların özellikleri birbirlerinden farklılık gösterse de sınav potasına giren (bu yıl sınava girecek olan) her öğrencinin tempolu bir biçimde ders çalıştığını varsayıyoruz. Burada başlarken ilk söz henüz potaya girmeyen 10 ve 11. sınıf öğrencilerine: Sınava daha çok var demeyin, şimdiden önceki yılların konularını bitirme gayreti içinde olun. Sınav çalışmalarınızı son bir yıla bırakmanız paniğe ve olası bir başarısızlığa neden olabilir. Bugün değilse ne zaman siz değilseniz kim yapacak?12 sınıftaki arkadaşlarınızla konuşun, geçtiğimiz yıllara dair muhtemel pişmanlıklarını sorun. Onların önerilerini, tecrübelerini önemseyin. Bugünü bile kurtaracakken yarını beklemeyin. Yukarıda da belirttiğimiz gibi sınava hiç de azımsanmayacak bir zaman dilimi kaldı. Yine de bu makaleyi eğer sınava bir ay kala veya 1 gün kala bile okuyorsanız bilmelisiniz ki sınavın başladığı o ana kadar hiçbir şey için geç değildir. HATALARINDA ISRAR ETMEYİN Sınava hazırlanan her öğrencinin en büyük hakemi yine kendisidir. Sizler neyi doğru yaptığınızı neyi yapmadığınızı herkesten iyi bilensiniz. Hatalarınızdan vazgeçin bir an önce. Doğru olan neyse onu yapın; bahanelere sığınmadan eksiklerinizi kapatın. Çoğu öğrenci zaman endişesi ile konu kurtarmanın derdine düşer; parçalara takılıp kalmayın sınavın bütününe odaklanın. PANİĞE KAPILMAYIN Panik ve kaygı... Bir düşünür "Kaygı yarının faresinin bugünün peynirini yemesidir" diyor. Kaygı, normal düzeyde sizin dostunuzdur; ne zaman ki kaygınız normal sınav performansınızı etkiler o zaman aşırı kaygı yaşıyorsunuz demektir. O takdirde mutlaka yardım alın. Okul rehberlik servisleri ve uzman eğitim psikologları bu konuda sizlere yardımcı olabilirler. Kaygı çoğu kez tek başına üstesinden gelinebilecek bir süreç değildir. Bir diğer olumsuz durum ise paniktir. Sınav günü yaklaştıkça adayda yeterli olup olmadığına dair bir endişe oluşur. Adaylar sınava vermeleri gereken dikkatlerini
zamana odaklarlar; öylesine ki sınavın adının anılması bile ortamına göre ciddi kavga nedeni olabilmektedir. Herşeyden önce sakin olmayı başarıyor olmanız gerekir. Kendinize bugüne kadar sınavın ne kadar önemli olduğunu söylerseniz söyleyin bu söylem gireceğinizin "sadece bir sınav" olduğu gerçeğini göz ardı ettirmemeli. Çoğu öğrenci ailesinin ve çevrenin beklentilerini, ailesine ekonomik yük olduğunu, bir yıl daha aynı strese katlanamayacağı düşüncesi ile sınava normal olanın çok çok üzerinde anlamlar yükler: "dünyanın sonu", "kazanamazsam biterim", "ailemin suratına nasıl bakarım", "Ayşe, Fatma kazanıp da ben kazanamazsam bunu nasıl açıklarım", "dershaneye onca para harcandı, kazanamazsam aileme ne derim", gibi düşüncelerin çoğu zaman sınav performansınıza hiçbir olumlu katkısı olmadığı gibi, gerçekçi düşünceler de değildir. Ne kadar zaman kalmış olursa olsun size düşün o zamanı en verimli şekilde kullanmaktır. EKSİKLERİNİZİ TAMAMLARKEN BÜTÜNÜ GÖRÜN YGS sınavı 160 sorusu ile bütün bir sınavdır. Alanı ve tercihi ne olursa olsun bütün adaylar testlerin bütününden sorumludurlar. Yine de bu sorumluluk bölüm tercihlerine göre farklı katsayıdadır. Örneğin Türkçe alt testinin mühendis(mf 4 için), doktor (MF 3 için) veya Matematik Öğretmeni (MF 1 için) olmak isteyen bir öğrenci için etkisi % 11 dir. Türkçe testinin Psikoloji (TM 3) okumak isteyen bir öğrenci için katkısı % 15 iken, bu etki Türkçe Öğretmeni (TS 2) olmak isteyen bir öğrenci için % 18 dir. Aday alt testlerin genel sınav puanına katkısını asla göz ardı etmemelidir. Şöyle ki Psikoloji okumak isteyen bir öğrenci için YGS sınavındaki 3 Fen Bilimleri sorusu 1 Türkçe sorusuna eşittir. Aday bu oranlar nispetinde çalışmalarını yönlendirmeli; önceliği kendi alanındaki alt testlere vermelidir ki istediği bir puanı alabilsin. Bunu yaparken de mutlaka konu eksiği bırakmamalıdır. Her sınavda 3 tip soru olduğu söylenir ki bu doğrudur. Birinci tip soru kolay olarak adlandırılabilecek sorulardır ki; adayın heyecanına yenilmemesi durumunda bu soruları çözmesi çok zor değildir. İkinci tip soru orta düzeyde zorluğu sahip sorulardır. 3. tip sorular ise zor olarak adlandırılabilecek sorulardır ki; bu sorular nispeten ciddi bir çalışma yapmış adayların çözebileceği çapta sorulardır; en tepede farkı yaratacak sorular da bunlardır. Bu durumdan çıkarılacak önemli bir sonuç da sınavdaki tüm soruların zor olmayacağıdır. Mutlaka yapabileceğiniz çokça soru vardır.
YARDIM ALIN Mutlaka yardım alın. Üniversite giriş sınavı profesyonellik isteyen sınavlardır. Konular ve soruların soruluş biçimi adayların bolca pratik yapma ve eksik konu bırakmamalarını zorunlu kılar. Özellikle son yıllarda soru sayısının artması ile çok daha kapsayıcı sorular gelebilmektedir. Branş öğretmenlerinize anlamadığınız soruları mutlaka sorun. Sınavdan özellikle birkaç gün önce çözülen soruların sınavda karşınıza çıkması sizi bile şaşırtacaktır. O yüzden "bu soru çıkmaz" düşüncesi ile konuları es geçmeyin, sorun, doğrusunu öğrenin. Yardım alacağınız bir diğer önemli kaynak da rehberlik servisleri ve rehber öğretmenlerdir. Kaygılarınızı ve endişelerinizi konuşun, paylaşın. Sizin ilk defa girdiğiniz bu sınava rehber öğretmenlerinizin her yıl yüzlerce öğrenciyi soktuklarını unutmayın. ZAMANA DİKKAT EDİN YGS"de zaman sizi en çok zorlayacak unsurdur. 160 soru için size verilecek 160 dakikanın yetmeme olasılığı vardır. Özellikle Türkçe sorularının uzunluğu ve sınavın bütününden sorumlu olmanız bu riski arttırır. Adayların üzerine düşen öncelikle bugüne kadar iyi bir okuma alışkanlığı kazanmış olmalarıdır. Fakat sınava günler kala bu yönde bir çaba içinde olmanın etkililiği ve verimliliği tartışmaya açıktır. Bunu yapamasanız bile soru çözme taktiklerinizi mutlaka geliştirin. Çok soru çözmeniz, çözerken de sürelere dikkat etmeniz en önemli tavsiyemizdir. Girdiğiniz deneme sınavlarında sürelere dikkat edin; evde deneme çözerken de her soruya 1 dakikadan fazla süre ayırmayın, bol bol pratik yapın; 160 soruyu 160 dakikaya sığdırın. YAŞAMINIZA DİKKAT EDİN Yaşam tarzına dikkat etmek çoğu adayın ihmal ettiği çok önemli bir unsurdur. Dengesiz beslenme, spordan uzak durma, kötü alışkanlıklar, aşırı kafeinli içecekler tüketimi, uykusuzluk fiziksel yapınızı zorlayacaktır. Düzenli ve yeterli uyku almadığınızda dikkatinizi öğrendiklerinize vermeniz mümkün olamaz; haliyle de boşa kürek çekmiş olacaksınız. Yiyip içtikleriniz vücudunuz yakıtıdır, bütün besinlerden gereken miktarlarda almalısınız; sebze ve meyveyi mutlaka bolca
tüketmelisiniz; çay, kahve gibi içecekleri fazlaca tüketmemeye dikkat etmelisiniz. Vücudun geriliminin azaltılması için spor faaliyetlerine yer vermelisiniz; ara sıra yürüyüşler yapmanız zihinsel dinginlik de sağlayacaktır. TELAFİSİ VAR YGS toplam sınav puanının % 40 ını oluşturur; dolayısı ile telafisi mümkündür. Tekli sınava göre ikili sınav sisteminin en önemli avantajı budur. Sınav profesyonellik isteyen bir süreçtir. Ciddi bir maça hazırlanan sporcu ciddiyeti ile yaşamınıza, kondisyonunuza ve moral-motivasyonunuza dikkat etmelisiniz. Son gün bir arkadaşınız veya öğretmeniniz cevabını bilmediğiniz veya bilip de hatırlamadığınız bir soruyla size gelebilirler. Her halükarda o sınava tek başınıza gireceksiniz. O yüzden tek güç kaynağınıza yani kendinize güvenin; bu güven tek başına sınavınızın % 20 iyi geçmesini sağlayacaktır. KISA HATIRLATMALAR 1. Dengeli beslenin, düzenli uyuyun,spor yapın 2. Sınava kadar başarılarınızı düşünün 3. Sınav gününden önce gireceğiniz yeri mutlaka görün. 4. Sınavdan önceki gece kıyafetlerinizi, belgelerinizi mutlaka hazırlayıp bir araya koyun.. 5. Sınavdan önceki gece erken uyumaya çalışmayın. Normal uyku saatinizde uyumaya gidin. 6. Aşırı bir kahvaltıdan kaçının, midenizi yormayacak şekilde beslenin 7. Kıyafetlerinize dikkat edin. YGS dönemindeki bahar havaları aldatıcı olabilir; ne çok ince ne de kalın giyinin...yanınıza hırka benzeri bir üst kıyafeti alın... 8. Sınava mümkünse ailenizle gidin.. Yolda veya binayla ilgili yaşayabileceğiniz sorunlarda "sorun çözücü" olabilirler; sizi rahatlatabilirler..
9. Sınav saatinden yarım saat önce (daha erken olmamasına da çalışın ) sınav binasında olun. 10. Zihninizin size nesnel gerçekmiş gibi sunduğu abartılı gerçeklerden (ki aslında felaket tellallığıdır) zihninizi uzak tutun. Herşey kötü değil, herşey kötü olamaz, aşırı karamsar olmayın... 11. Üst üste boş veya emin olmadığınız sorularda da paniğe kapılmayın.. Sınavın zorluk derecesi daha önceki yıllarınkine yakındır. Kaldı ki zorsa herkes için zordur, sadece önünüzdeki soruya odaklanın.. 12. Hiçbir fikrinizin olmadığı soruları boş bırakın, kendinizi cevap vermek zorunda hissetmeyin...% 20 olasılık riske girilebilecek bir olasılık değildir. 13. Sınav içerisinde saniyelik molalar alın, bazen gözünüzü kapatıp dinlendirin bazen de dudaklarınızı suyla ıslatın.. 14. Sınav sonucunun bugüne kadar yaptıklarınızın en iyisi olacağına kendinizi sınavdan önce ve sınav esnasında inandırın; buna inanırsanız sonuç da öyle olur..