AKYARLAR DA KESSİNTİSİ ELEKTRİK Aydem den yapılacan açıklamaya göre 13 Ağustos tarihinde 09:00 ile 14:00 saatleri arasında Bodrum Akyarlar mevkisinde uygulanacak olan elektrik kesintisi programı şöyle: BODRUM DA GÜNBATIMINDA GÜLAY ERKAL DEFİLESİ DEFİLE SONRASI SELFİ İLE O ANI YAŞATTILAR Tasarımcı Gülay Erkal ın Çocukluğumdaki Bodrum temalı defilesi Bodrum Trafo Kültür ve Sanat Merkezinde düzenlenen defile büyük beğeni topladı. Defilede giyilen elbiselerde Bodrum doğal yaşamındaki farklı bitki ve çiçekler esin kaynağı oldu. Defileden sonra modellik yapan mankenlerin arkadaşları sahneye
koşarak gelip o anı selfi fotoğrafı çekerek ölümsüzleştiler. Profesyonel ve amatör mankenlerin katıldığı defileye 1973 Türkiye güzeli, eski baş manken ve televizyon sunucusu Yıldız Mavitan yaptı. Defilede eski viskon, empirme, desenli pazen kumaşlardan üretilen giysileri sunulsu. Model olarak; Elif Olgaç, Başak Özkeskin, Pembe Ülgen, Derya Yalçınöz, Melda Oraz, Elena Sabırova, Neşe Sınacı, özgün tasarın olan elbiseleri sundular. Çocukluğu deyince aklına ilk gelenin doğa ve doğadaki büyük özgürlüğü olduğunu açıklayan tasarımcı Gülay Erkal, daha çok mavi yeşil ve mor tonlarının kullanıldığı koleksiyon da dağlardaki kaktüs ve sabırlıkları, evlerin üzerinde asılı duran begonvilleri, denizi ve eskiden renkli desenli pazenlerle, basmalarla elbiseleri tasarımlarına uygulamış. Tasarımcı Erkal, günlük kumaşlar kullanılarak yapılan elbiseler, farklı kumaşlarla abiyeye de uygulanabileceğini söyledi.
Serinlemek almayın! isterken kilo Yaz aylarının en sıcak günlerini yaşadığımız bu günlerde buharlaşma ve terlemeye bağlı olarak sıvı kaybının en üst seviyede olduğuna dikkat çeken uzmanlar, günde en az 1,5-2 litre su tüketilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Uzmanlara göre su dışında limonata, asitli içecek, soğuk çay ve kahve tüketimi günde en fazla 2 bardakla sınırlı kalmalı. Çok sıvı tüketeyim derken kilo almayın uyarısında bulunan uzmanlar, yaz aylarında sağlıklı beslenmenin reçetesini açıkladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Köse, aşırı sıcaklarla beraber beslenme alışkanlıklarının da gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek çok önemli önerilerde bulundu: Mineral kaybınızı yerine koyun! Yazın en sıcak ve en bunaltıcı günlerini yaşıyoruz.
Ferahlatıcı besinler ve sıvı tüketimi ile az da olsa kendinizi rahatlamış hissedebilirsiniz. Özellikle terleme durumunuz var ise mineral suyu tüketerek mineral kaybınızı yerine koyabilirsiniz. Başta su olmak üzere taze sebze ve meyveler de ferahlatıcı etki yapabilir. Saat başı 1 bardak su tüketin! Gün içerisinde buharlaşma ve terlemeye bağlı olarak sıvı kaybımız özellikle bugünlerde hat safhada. Bu yüzden günde en az 1,5-2 litre su tüketimi olmalı. Su dışında çeşitli limonata, asitli ya da soğuk kahve gibi içecekler günde en fazla 2 bardak tüketilmeli. Sıvı tüketeyim derken yazı kilo alarak kapatmayın. Sadece su içerek günü geçirebiliyorsanız ne güzel. Şekersiz kahveyi tercih edin! Çeşitlendirmek için suyun içerisine eklemeler yapabilirsiniz ya da bitki çaylarınızı soğuk tüketebilirsiniz. Kahve alışkanlığınız var ise soğuk kahve tercih edebilirsiniz. Hazır soğuk kahvelerde bolca şeker eklemesi olabiliyor bu yüzden şekersiz ve az yağlı sütten yapılmış kahve tercih edebilirsiniz. Kızartmalardan uzak durun! Yaz aylarının vazgeçilmez sebzeleri patlıcan, kabak ve biber genelde kızartma olarak tüketiliyor. Ancak kızartma işleminde zaten birçok vitamin kaybı oluyor bir de üstüne tüketilen yağın ağırlığı ile sıcaktan daha fazla etkilenebilirsiniz. Bu yüzden pişirme tekniklerinde fırında, ızgara ya da haşlama tercih edin. Salata her öğünde olmalı! Her öğünde mutlaka ama mutlaka salata tüketmelisiniz. Ferahlamanın en iyi yolu taze sebze tüketiminden geçiyor. Özellikle nane vücutta serinleme etkisi yaptığından
salatalarınıza ya da suyunuza ekleyebilirsiniz. Ve de su oranı en yüksek olan sebzelerden salatalık kurtarıcınız olabilir. Hem serinlemenizi hem de sıvı ihtiyacınızın bir kısmını karşılamanızı sağlar bunun yanında tok tutar ve kalori içeriği çok düşüktür. Tuza dikkat! Tadına bakmadan tuz atmayın. Aslında mümkünse tükettiğiniz yemeklere hiç tuz atmayın. Özellikle yemekleri siz hazırlamıyorsanız, okul ya da işyerindeyseniz zaten yemeğin reçetesine göre belirli miktar tuz eklenmektedir. Bir de siz tuz ekleyerek sıvı ihtiyacınızı daha da arttırmayın. Hazır satın aldığınız besinlerde de bolca tuz bulunabiliyor. Hızlı hazırlanan besinlerden uzak durun! Bu yüzden paketli besinlerden (bisküvi, kraker, hazır pizzalar vb) ve özellikle de fast food yiyeceklerden olabildiğince uzak kalmaya çalışın. Fast food tarzı hızlı hazırlanan besinler genel olarak da hayatınızdan çıkarmanız gereken besinler arasında. Ancak bu dönemde hiç tüketmemenizde fayda var. Hamur tatlıları yerine 2 top sade dondurma! Enerjisi yüksek olan besinler genelde bolca karbonhidrat ya da yağ içeriyor. Hamur tatlıları ikisini birden içerdiğinden kan şekeri dengesini bozabilir, havanın da sıcak olması sebebiyle yorgunluğa neden olabilir. Bunun yerine dondurma tercih edebilirsiniz. Bol kalori içeriğinden paketli dondurmalardan uzak durmanızda fayda var. Günde tüketeceğiniz 2 top sade dondurma size kilo aldırmaz ve serinlemenize yardımcı olur.
Büyükşehirden 201 Mavi Kart Muğla Büyükşehir Belediyesi, 2014-2015 yaz sezonlarında toplam 201 tekneye Mavi Kart verdi. Muğla Büyükşehir Belediyesi, Çevre Dostu Muğla sloganıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında Akyaka ve Göcek koylarında 201 tekneye elektronik atık takip sistemi olan Mavi Kart verdi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Akyaka ve Göcek koylarında 6 tekneyle yürüttüğü atık alımlarında, küçük deniz araçlarından sintine, pis su, çöplerin denize deşarjının önlenmesi, ne kadar atık oluştuğu, atığın türü, miktarı, tarihi ve ihtiyaç duyulan diğer bilgiler ile hangi kıyı tesisine verildiğinin elektronik olarak web ortamında online izlenebilmesini sağlayan Mavi Kart ı 201 tekneye verdi. Tekne ve Yatlar gibi küçük deniz araçları için geliştirilen Mavi Kart Sistemi; bayrağı ne olursa olsun Gemi Atık Takip Sistemi GATS dışında kalan atık üretecek donanıma sahip olan bütün gemilerin, atık alım hizmeti veren balıkçı barınakları, yat limanları, çekek yerleri ve buna benzer kıyı tesisleri ile kara ile bağlantısı olmayan yüzer tekne bağlama yerleri ve platformlara gelen gemilerin hizmet almasını sağlıyor. Atık verme işleminde bulunması zorunlu olan Mavi kartı temin etmek isteyen tekne sahipleri; Muğla Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı bünyesinde bulunan Akyaka ve Göcek teki Atık Kabul Tesislerine başvurarak kartlarını temin edebilirler.
BODRUM SPORCU DAN MİLLİ TAKIMA 5 Bodrumspor Karate Takımından 5 sporcu milli takımda mücadele edecek. 14-16 Ağustos 2015 tarihlerinde Trabzon Yomra Spor Salonunda Yapılacak olan Karadeniz ve Hazar Ülkeleri Açık Karate Şampiyonasında Bodrum Belediyesi Bodrumspor Karate Takımından 5 Sporcu Milli Takım da Mücadele edecek. Milli Takıma Çağrılan Bodrumsporlı sporcular Kayra Sezgin, İsmail Tarım, İlayda Çakmak, Enis Altıntaş ve Umut Altıntaş. Sporcuları yetiştiren Antrenörleri aynı zaman da Bodrum Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü olan Fatih Uzunlulu, Milli Sporcu olmak için çok ama çok çalışmak gerektiğini belirterek şu açıklamayı yaptı: Bu çocuklarımız gerek boş zamanlarından gerek aileleri ile geçirecekleri zamandan gerekse de eğitimlerine ayıracakları zamanı antrenmanlara giderek değerlendiriyorlar. Çok çalışmanın sonucunda da başarı geliyor. Bodrum ilçesin den milli takıma en çok sporcu yetiştiren branş olan Karate de ki başarılarımız artarak devam edecektir. Destekleri den Dolayı İl Müdürümüz Bekir Çeker e, Kaymakamımız Dr. Mehmet Gödekmerdan a, Belediye Başkanımız Mehmet Kocadon a, Kulüp Başkanımız Rıza Karakaya ya teşekkür ederiz. Sporcularımıza ve antrenörlerine başarılarının devamını diliyoruz. dedi.
Gümüşlük te festival Ayşedeniz Gökçin le son buldu Gümüşlük te 5 haftadır süren klasik müzik heyecanı geçtiğimiz akşam genç piyanist Ayşedeniz Gökçin in Antik Taş Ocağında verdiği sıra dışı konserle son buldu. Bu yıl DenizBank ana sponsorluğunda gerçekleştirilen 12. Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, Nirvana ve Pink Floyd dan virtüöz piyano için seçmeler adlı konserle kapanırken, festival sahnesinde izleyiciyi büyüleyen bir yetenek vardı. Son yıllarda başarılarıyla dikkat çeken genç piyanistimiz Ayşedeniz Gökçin, rock müzik tarihinin efsanelerinden Nirvana ve Pink Floyd un unutulmaz ezgilerini klasik piyanoya uyarladığı 2 ayrı projeden derlediği bir seçkiyle festival sahnesinde idi. Ayşedeniz Gökçin in, klasik müzik standartlarının oldukça dışına çıkan ancak besteci kimliğini öne çıkardığı konser, bu yıl festival sahnesinde en dikkat çekici konserlerden biri olarak akıllarda kaldı. Klasik müzik ve rock ezgilerinden sentez Genç piyanist Ayşedeniz Gökçin, festival sahnesine Pink Floyd temasıyla hazırladığı albümünden bir seçkiyle çıktı. Gökçin, ilk olarak Roger Waters imzalı Welcome to the Machine adlı parçandan uyarladığı eserle festival izleyicisinin karşısınaydı. Gökçin, ardından yine Roger Waters imzalı Set the controls for the heart of the sun adlı rock klasiğini kendi özgün uyarlaması ile seslendirdi. Daha sonra
Lisztified : Fantasia quasi sonata adlı eseri seslendiren Ayşedeniz Gökçin, bu eserden sonra üç Roger Waters düzenlemesiyle geceye devam etti. Sanatçı ilk olarak unutulmaz eser Hey you, ardından David Gilmour Roger Waters imzalı efsane parça Wish you were here ve son olarak bir Pink Floyd klasiği Another brick in the wall u seslendirerek gecenin ilk yarısını sonlandırdı. Konserin ikinci yarısı Hallucination başlığı altında çalınan 3 eserle başladı. Bu bölümde Ayşedeniz Gökçin kendi imzasını taşıyan 2 eser seslendirdi. İlk olarak Hymn ve ardından Chorale ile sahnede yerini alan genç piyanist, ardından Kurt Cobain imzasını taşıyan Smells like teen Spirit i yorumladı. Programda yer alan son 3 eser ise Nirvana nın yine unutulmaz üç eserini kapsıyordu. Ayşedeniz Gökçin in son projesi olan Nirvana Project de yer alan bu üç eser de Rock müzik tarihinin efsaneleşmiş isimlerinden Kurt Cobain e aitti. Proje kapsamındaki düzenlemeleriyle festival sahnesine gelen Rape me, In bloom ve Heart shaped box adlı eserler büyük alkış alırken Ayşedeniz Gökçin performansıyla dikkat çekti. Konser sonunda 2 kere bis yapan genç sanatçı önce Pink Floyd dan High Hopes daha sonra da Michael Jackson dan Billy Jean adlı parçanın uyarlamasını seslendirdi. Konser bittikten sonra 12. Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali ne destek veren sponsor ve destekçi kurumlara plaket verildi. Klasik müziğin adresi Gümüşlük oldu Türkiye nin en uzun soluklu festivali olan ve bu yıl 5 haftaya yayılan 12. Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, DenizBank ana sponsorluğunda, Piyanist Eren Levendoğlu nun
sanat yönetmenliğinde, devlet sanatçımız Piyanist Gülsin Onay ın sanat danışmanlığında Bodrum Klasik Müzik Derneği nin bir sosyal projesi olarak gerçekleştirildi. Bu yıl festival bünyesinde dünyaca meşhur isimlerden 12 unutulmaz konser; Ahmed Adnan Saygun Piyano Yarışması ve bu kapsamda düzenlenen final konseri, Gümüşlük Antik Taş Ocağının büyülü atmosferinde gerçekleşti. Diğer yandan festival kapsamında Çağdaş Holding sponsorluğunda hayata geçirilen Gümüşlük Festival Akademisi, Gümüşlük sahilindeki festival merkezinde 4 ayrı disiplinde mastrerclass ve 6 öğrenci konserine ev sahipliği yaptı. Bodrum da klasik müziğin adresi haline gelen Gümüşlük, 10 bin civarında izleyiciyi dünyanın en değerli müzisyenleri ile bir araya getirdi. 12. yıla damgasını vuran konser ise kendi ekolünde dünyanın bir numarası olarak kabul edilen Kronos Quartet in Antik Taş Ocağında verdiği konser oldu. Avrupa nın en seçkin festivalleri arasına girdi Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, 12 yılda çok önemli projelere ve konserlere ev sahipliği yaparak dünya çapında dikkat çekti. Gümüşlük ün festivali, Avrupa nın en seçkin festivalleri, EFFE 2015 2016 etiketiyle onurlandırıldı. AB nin festivaller organizasyonu EFFE nin, Avrupa da 31 ülkede gerçekleşen binlerce festival arasından seçtiği Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, Bodrum un gururu haline geldi. Sponsorlar 12. Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivalinin ana sponsorluğunu bu yıl DenizBank üstlendi; Bosch, co-sponsor olarak festivale destek verdi. Festivalin diğer destekçileri ise şu kurumlardan oluştu: TC. Başbakanlık Tanıtma Fonu, TC. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası; otel partneri: Marriott; ulaşım sponsoru: THY; ulaşım destek: Bodrum Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası; tanıtım desteği: Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum FM; GFA Eğitim sponsoru: Çağdaş Holding, A Mutfak Mobilya.
BODRUM DA Geleneksel Türk El Sanatları sergisi İki usta sanatçının Bodrum-Trafo Hakan Aykan Kültür ve Sanat Merkezi nde Geleneksel Türk El Sanatları sergisi büyük beğeni topladı. Serginin açılışının ardından ziyaretçiler eserleri hakkında bilgiler veren Gülşah İkbal Cesur ile İlker Selimler daha sonra Sergi salonunda birde ebru gösterisi yaptılar. İki usta sanatçının canlı olarak gerçekleştirdiği ebru sanatı gösterisinden sonra sanatçı İkbal Gülşah Cesur un 8 yaşındaki minik kızı Neslişah Cesur da bir ebru gösterisi yaptı. Minik sanatçı Neslişah izleyicilerin bakışları altında yaptığı özgür dünyanın mutlu meleklerinin kalpleri adını verdiği eseri gösteriyi izleyenler tarafından alkışladı. Çini, ebru, tezhip, minyatür, seramik sanatının örneklerinin yer aldığı sergiyi ziyaret edenler arasında Bodrum Ticaret Odası Bodto Meclis Başkanı İlhan Ersan, Akut Bodrum Lideri Sadettin Uslu, Bodrum Rotary Klübü Başkanı Aziz Basan, CHP İlçe Başkanı Recai Seymen, Oasis Alışveriş ve Kültür Merkezi Halkla İlişkiler sorumlusu Duru Tümer, İnterackt Kulüp Başkanı Nazan Yıldız yer aldı. 120 eserin yer aldığı sergiyi Bodruma tatil için gelen çok sayıda turist ilgi ile izledi. Sergide geleneksel tarz motiflerin yanı sıra, Kız Kulesi, Van Akdamar, Bodrum Kalesi, Çanakkale Savaşı temalı eserler de yer aldı. Sanatçı Gülşah İkbal Cesur, İzmir Gaziemir ve Güzelbahçe de, İlker Selimler de İstanbul Beşiktaş ta halen Geleneksel Türk El Sanatları konusunda atölye çalışmalarına devam ediyorlar.
BODRUM UN ŞERİF AMCASI VEFAT ETTİ KOCADON AİLESİNİN ACI GÜNÜ Dün tedavi gördüğü Acı Badem Bodrum Hastanasinde vefat eden Bodrum eşrafından Kocadon ailesinin büyüğü Bekir Şerif Kocadon defnedildi. Bodrum Ortakent Mahallesi inde evinin önünde bulunan Köy içi camii inde Cuma namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra, Ortakent Mezarlığına defnedildi. Cenaze törenine, Bodrum ile çevre İl ve ilçelerden gelen
yaklaşık 6 binden kişi katıldı. Törende yer alanlar arasında eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ, İşadamı Rahmi Koç, Ali Şen, Aydın Ayaydın, CHP li milletvekilleri; Umut Oran, Ramazan Kerim Özkan, Prof. Dr. Ömer Süha Algan, Av. Akın Üstündağ, Dr. Nurettin Demir, eski bakanlardan, Fikret Orman, Sümer Oral, Şinasi Altınel, Muğla Valisi Amir Çiçek, Bodrum Kaymakamı Dr. Mehmet Gödekmerdan, Muğla büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Chp Bodrum İl başkanı Mürsel Alban, CHP ilçe Başkanı Recai Seymen, Menteşe Belediye Başkanı Bahatttin gümüş, Yatağan Belediye Başkanı Haşmet Işık, Tarhan Erdem, Oktay Kaynarca, Yüksel Çağlar, Belediye meclis üyeler, daire amirleri, belediye çalışanları, çok sayıda sivil toplum kuruluşu başkan, yönetici, üyeleri ve yakınlarının da bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Merhum Kocadon un cenaze töreninde Cami den mezarlığa sevenlerinin ellerinde taşınırken çok uzun bir kortej oluştu. Bodrum eşrafından merhum Mehmet Kocadon un oğlu, Fatma Kocadon un eşi; Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Bodrum Ticaret Odası Başkanı Mahmut Kocadon ve Dilek Kocadon un babaları olan merhum Bekir Şerif Kocadon un dört torunu bulunuyor. Şerif Kocadon, geçirdiği bir rahatsızlıklardan dolayı hastanede tedavi görüyordu. Bir süredir hastanenin yoğun bakım ünitesinde tutulan Şerif Kocadon, Perşembe günü saat 17.00 civarında yaşam savaşını kaybetti. Daha önceki aylarda kolu kırılan Şerif Kocadon, tedavi edilmişti. 1931 İstanköy doğumlu olan Bekir Şerif Kocadon Galatasaray Lisesi mezunu. Bodrum da sevilen sayılan beyefendiliği ile bilinen Kocadon, Rumca, İtalyanca ve Fransızca biliyordu.
ŞERİF KOCADON VEFAT ETTİ Bodrum eşrafından merhum Mehmet Kocadon un oğlu, Fatma Kocadon un eşi; Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Bodrum Ticaret Odası Başkanı Mahmut Kocadon ve Dilek Kocadon un babaları Bekir Şerif Kocadon vefat etti. Bekir Şerif Kocadon un cenazesi 07 Ağustos Cuma günü Ortakent Köy İçi Camii nde öğle namazına müteakiben kılınacak cenaze namazının öğrenildi. ardından Ortakent Mezarlığı na defnedileceği 1931 İstanköy doğumlu olan Bekir Şerif Kocadon Galatasaray Lisesi mezunu. Bodrum da sevilen sayılan beyefendiliği ile bilinen Kocadon, Rumca, İtalyanca ve Fransızca biliyordu. Bodrum güncel haber olarak, Bekir Şerif Kocadon un vefatı nedeniyle, eşi, çocukları, torunları ve yakınlarına başsağlığı dileriz. Bodrum Ticaret Odası İnternet sayfasından merhum Şerif Kocadon ile Ayşe Özer in yaptığı röportajı anısı için tekrar yayınlıyoruz. Ortakent li gerçek bir beyefendi Nüfus kayıtlarına göre 1932, gerçekte 1930 İstanköy doğumlu. Galatasaray Lisesinin ilk mezunlarından, Cumhuriyetin ilk kabinesinde Dahiliye Vekili olan Şükrü Kaya ile anne tarafından kardeş çocukları 01.07.2007 15:18 Yeşil gözleri, sert ifadeli kaşlarının altından çakmak çakmak, birazda çapkınca bakıyor Oturduğumuz yerden yemek yemeğe geçerken misafirlerine kadın-erkek bakmaksızın yol veriyor. Ben bir ara izin isteyip, masadan ayrıldığımda ve masaya döndüğümde ayağa kalkıyor Artık unuttuğumuz bir centilmen var
karşımızda. Ortakent te çocukluğunun geçtiği her konuşarak geçiyor saatler Biraz da rakı ve balıkla köşede Babam Bodrumlu. Rüştiye mezunu, yani şimdiki ortaokul Bodrum da okumuş, sıhhiye çavuşuydu. Annem İstanköy doğumlu. Annem Osmanlı tebasından O zamanlar rüştiyeyi, yani ortaokulu bitirmiş Adı Beyza Soyadı Dervişoğlu. Oğlum Mahmut kızına koydu annemin adını. 3 yaşına kadar İstanköy de okudum. İtalyan mektebine gittim. Oradan da mezun oldum. İtalyancam, Rumcam ve Fransızcam iyidir. Evde Türkçe, yolda Rumca, okulda İtalyanca konuşurduk Ama Rumcam Atina şivesiyledir, güzel konuşurum Hani bizde de derler ya, İstanbul şivesiyle konuşuyor diye Sonra 2. Dünya Savaşında İstanköy e Almanlar gelince Türk okulu açıldı. Türk okuluna 4. sınıftan girdim, 2 sene de orada okudum Diploma verdiler. Adalar hep Osmanlıdaymış. 1922 deki savaşta İtalyanlara verilmiş. 2. Dünya Harbinden sonrada Yunanlılara verilmiş. Harp sırasında Almanlar İnönü ye Gelin, Adaları alın dediler Bunun karşılığında Stalin de Kars-Ağrı Dağını istedi. İnönü de Ne bir karış toprak veririm, ne de alırım dedi. 1946 da Adalar Yunanlılara verildi zaten Biz dört kardeştik; 3 oğlan, bir kız Ahmet, Ömer, Ülker ve ben Kız kardeşim Ülker, Bodrum un ilk turizm belgeli oteli Kaktüs ün sahibi. Ömer (Aras) ağabeyimi biliyorsun İstanköy de yaşarken Ahmet ağabeyim kunduracılık yapardı. Almanların İstanköy ü işgal ettiği yıllarda Germe ye doğru yürüyormuş. Bir şey görmüş yolda, merak etmiş, belki de onu oyuncak sanmış Meğerse bombaymış. Eline alır almaz orada ölüyor tabi. Bulduğumda sırt üstü yatıyordu. Öldüğünde 15-16 yaşlarındaydı. Kaldık 3 kardeş 1946 yılında annem ölünce Bodrum a geldik babamla. İstanköy de Türk okulundan aldığım diplomayı saymadılar burada. İtalyan okulundan olanı saydılar Evlerin avluları olurdu Avluya dut ağacı dikilir, koza
tutulurdu. Evin damına serilir, kurutulurdu kozalar. Sonra da yatak çarşafı, perde gibi şeyler yapılırdı. Köyün ileri gelenlerinden olan dedem, Ömer Ağaoğlu, ilk kez dokunan ipekleri kumaş halinde kullanmış, kendine bir şalvar diktirmiş. Ama şalvar biraz büyük olmuş bedenine. Bunu görenler; Ağamız kocadonla geliyor demişler. Bu lakapla anılmışız yıllarca. Sonra soyadı kanunu çıkınca; babamla amcam, bu lakaptan vazgeçmemişler, soyadlarını Kocadon olarak almışlar. Sonra o yıllarda bir yere mi gideceksin, keçi, koyun hep bir arada seyahat ederdik. Bodrum Milas arası 6,5 7 saat. İzmir e gitmek için de Aydın ekspresine yetişmek lazım. Karadeniz yapısı çektirme dediğimiz tekneler vardı o zamanlar. Develerle mandalinleri sahile getirir, sandala yüklerdik. Oradan da tekneye yüklenirdi sandıklarla. Yol filan yok tabi. Taşlarla bir hayvan geçebilecek kadar yol açılırdı. 1965 den sonra yollar açıldı da, karadan da göndermeye başladık mandalinleri. Şu yanımızdaki bina var ya İncir ve palamut depolanırdı oralara. Bunlar kösele için kullanılırdı. İncirler dizilir, ebatları 30 a 40 (cm) olan torbalarla ambalajlanırdı. Kokmasın diye incirleri tuzlu suya, yani denize batırırlardı. Sonra o deniz tuzu incirin suyuyla şeker olurdu. Şu karşımızdaki Çelebi adası var ya Biz gençken oraya yüzerek giderdik. Şaşırma hiç, Bitez deki İnce Burun a da yüzerek giderdik. Şimdi otelin içinde kalan kuyunun suyu sodalıydı. Sonra Kara Günay geldi, derinleştireyim kuyuyu derken deniz suyuyla karıştı, sodalı suda tarihe karıştı. Saray sokaktan iskeleye giderken şimdiki Bodrum Cafe nin olduğu yerde Fahri Şakar ın kahvesi vardı. Yolda bir veya 2 kişiyi zor görürdün 50 li yıllarda Saray sokağın başında bir çeşme vardı. Ahmet Ertegün ün evinin hemen bitişiğinde. Rahmetli babam orada duş alırdı. Şimdiki Hadigari nin olduğu yerde jenaratör olduğu
için fabrika derdik oraya. Şimdi Kocadon Restoran var ya Bizim evimizdi orası. Çocukluğum hep orada geçti, benim çocuklarımın da mektepleri bitene kadar orada yaşadım. İşte orayı az geç, arka sokakta otopark olarak kullanılan bir yer var, içinde yıkık bir ev hani. Marina nın arkası gibi Orası dedemindi. Dedem uğraşmış, didinmiş, kocaman yapmış evi, saray gibi. Ama 1 ay bile oturamamış. 1. Dünya Harbi yıllarında, galiba Fransız donanmasının attığı bir bombayla yıkılmış. Bir daha da ellememişler Babaannem sofadaki halıdan kalan bir parçayı yıllarca saklamıştı. Bir de hikâye anlatıvereyim sana, Mahmut a sor bilir, Toplu Hüseyin derler, biri vardır Bodrum da İşte o yıllarda toplar atılırken doğdu diye adını Toplu Hüseyin koyuvermişler. Saat 12 ile 15 arası belediye anons yapardı, bütün iş yerleri kapatılırdı. O saatlerde dışarıda dolaşan, it-uğursuz olur derlerdi. Biz hep İstanköy ü örnek aldık turizmde. Bodrum da pansiyonculuk ile başladı bu işler. Sonra teknecilik geldi. Osmanlı tersanesinin orada tekne yapılırdı. Birde şimdi katamaranın durduğu yerde Nihat usta vardı; tirhandil yapardı. Caminin oradan denize atıldı o kayıklar. Çolak Erol ve daha niceler hep onun yanında yetiştiler Çok iyi ustaydı. Ben ortaokulu Aydın da okudum. Liseye başlarken futbolla tanıştım Gençliğimde uzun yıllar futbol oynadım. Beni oralarda kime sorsan tanırlar. En uzun tacı ben atardım. Hem sağ, hem de sol ayağımı kullanabildiğim için santrhaf oynardım. Forma numaram beşti Libero yani. Bir gün Aydınspor Atina ya gidecek, izinler alınıyor Vali kızmış, Şerif se bir daha gelmeyin, tamamdır demiş. Ömer (Aras) ağabeyim askerliğini yaparken 1 sene onunla birlikte Çanakkale de oturdum. Sonra ağabeyim İstanbul Yüksek Ticaret Okuluna gidince bende onunla İstanbul a yerleştim. Orada 4-5 yıl çalıştım. İzzet Ünver vardı, şimdiki Divan Otelinin hemen arkasında Magirus otobüs ve kamyon fabrikası
vardı. 4-5 yıl orada muhasebecilik yaptım. Sonra benim askerlik zamanım geldi. Önce Polatlı da 6 ay topçu alayında askerlik yaptım. Selam vermeyi bilmiyorum diye 40 gün banyo izni vermemişlerdi. Sonra Genel Kurmay Harp Dairesinde tercümanlık yaptım. Ben askerken tütün yapardık buralarda. Askere gitmeden de evlendim. Fatma nın babaannesiyle benim dedem kardeştiler Babamın bahçesinde su yapar, oradan hemen Fatma ların evine giderdim. Eğersiz, semersiz bir atım vardı. Pek havalıydım Gencim, yakışıklıyım Fatma da güzeldi hani Sonra onu çok isteyen oldu, ama babası Şerif e vereceğim seni demiş. 1959 da evlendik, 1961 in ikinci ayında da düğün yaptık. Fatma nın babası ölmüştü, o yüzden düğünü kendi aramızda yapıverdik Bizim üç çocuğumuz da Ortakent te doğdu. Dayımın oğlu vardır, Muhittin Yine bir gün bahçeden döndük, geldik bir badem ağacından 2 yük badem aldık diye keyifle anlatıyoruz. Fatma nın babası şöyle bir baktı bize, İstanköy den de hiç yalancı çıkmaz, bir sen çıkmışın demek dedi. İnanmadılar o kadar badem aldığımıza bir ağaçtan ama inan doğruydu Bodrum eskiden yoklar yeriydi. Şimdi bak artık her şey var. Daha az yapılaşma olsa iyiydi ama Yine de Bodrum gibisi yoktur. Biz beş-altı sene kadar önce Doğu Anadolu ya, Van a gezmeye gittik. Bir anlatıyorlar ki sorma Güneş burada şöyle doğar, böyle doğar Gecenin bir yarısı kalktık, Nemrut a çıktık Soğuk bir yandan, battaniyelere sarılmışız Güneşin doğuşunu seyrettikten sonra dedim ki, Siz gelin, güneşin doğuşunu bir de Karatoprak tan (Turgutreis) izleyin Anladım ki, onlar hiç Bodrumda bulunmamışlar Keyifli yerdir burası Ama sen de bileceksin anın keyfini çıkartmayı Ben her akşamüzeri gelirim sahile İki kadeh rakımı içer, saat dokuz gibi de evime giderim. Fatma bekler Hiç gecikmem Oturur denizi seyrederim, çocuklarla muhabbet ederim Bak martılara, ahtapot yakalıyorlar. Ama öyle büyük ki
ahtapotlar taşıyamıyorlar. Balık mı ayıklanıyor, bütün martılar üşüşüverirler buraya Bak ne diyeceğim, martılarla ilgili şöyle deriz buralarda İskoç teknesi arkasından martı bile gelmez. İskoçlar cimrilikleriyle meşhur ya Artık benim kalkma vaktim gelmişti. Müsaade istedim Dur bir dakika, sana arabamı göstereyim. dedi. 1974 model Fiat 124. Kapının önünde, içi dışı gıcır gıcır Severim arabamı, iyi de bakarım. Başka araba da istemem Kahveye gel arada dedi tüm sıcaklığıyla. Konuşmaktan, not almaktan yiyemediğim şeftalileri, üzümleri de bir torbaya koyarak Fatma teyzeyle birlikte uğurladılar bizi Teşekkürler Şerif Kocadon Röportajı gerçekleştiren : Ayşe Özer BELEDİYE UYARDI: DOLANDIRICILARA DİKKAT Bodrum Belediyesinden bir açıklama yapılarak Belediye Başkanı veya Başkan yardımcılarının isimleri kullanılarak para talep edenlere dikkat edilmesi ve dikkate alınmaması istendi. Bu konuda yapılan yazılı açıklama şöyle: Son günlerde Bodrum genelinde bazı şahıs veya şahısların; Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ile Başkan Yardımcıları
Taner Uslu, İsmail Altındağ, Kemal Orman ve Turgay Kaya nın isimlerini kullanılarak para talep ettikleri yönünde şikayetler gelmektedir. Vatandaşlarımızın Bodrum Belediyesi, Bodrum Belediye Başkanı ve Başkan Yardımcılarının adını kullanarak gerçekleşen bu tür talepleri dikkate almamasını önemle rica ederiz.